Azerbaycan Hava Yolları’na ait bir Embraer 190 yolcu uçağı, dün Kazakistan’ın Aktau kenti yakınlarında alev alarak yere çakıldı.
38 kişinin hayatını kaybettiği kazada, 29 kişi ise mucizevi şekilde kurtarılarak tedavi altına alındı. Kazanın ardından uçaksavar füzesi iddiaları gündeme geldi.
Uçak, Bakü’den Çeçenistan’ın Grozni kentine gitmek üzere yola çıkmış, ancak rotasından yüzlerce kilometre saparak Hazar Denizi’nin doğu kıyısında acil iniş yapmaya çalışmıştı.
UÇAKSAVAR FÜZESİ TARAFINDAN VURULDU İDDİASI
Havadayken sekiz çizen uçağın neden böyle bir sapma yaşadığıyla ilgili tartışmalar sürerken İngiliz Telegraph gazetesine göre, Rus askeri blog yazarları ve bazı havacılık analistleri, kazanın sebebinin uçaksavar füzesi olabileceğini öne sürdü.
Olay yerinden gelen görüntüler, uçağın dik bir açıyla çakıldığı ve yere düşerken bir ateş topuna dönüştüğünü gösteriyor.

RUSLAR İDDİALARI DESTEKLİYOR
Kaza sonrasında uçağın gövdesindeki deliklerin dikkat çektiğini belirten bazı analistler, bu deliklerin uçaksavar füzesinin şarapnel parçalarından kaynaklanabileceğini iddia etti.
Rus güvenlik servisleriyle bağlantılı olduğu bilinen Baza isimli bir Telegram kanalı, “Bu delikler, bombardıman veya bir patlama izlerini andırıyor.” dedi.
1,3 milyon abonesi olan Rybar isimli bir başka Telegram kanalı ise, gövdedeki hasarın “uçaksavar füzesinin çarpıcı unsurlarını” taşıdığını belirterek iddiaları destekledi.

OKSİJEN TANKI PATLADI
Kazadan hemen önce, uçak mürettebatının havada bir çarpışma yaşandığını bildirdiği öğrenildi.
İlk etapta, bu çarpışmanın kuş sürüsünden kaynaklandığı düşünüldü.
Ancak, daha sonra uçağın oksijen tanklarından birinin patladığı bilgisi ortaya çıktı.
RUSYA’NIN MÜDAHALE ETTİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR
Bu durum, çarpışmanın bir Rus hava savunma sistemiyle karşılaşma olabileceği yönündeki spekülasyonları güçlendirdi.
Telegraph’a göre, uçak planlanmayan bir rota üzerinden geçerken, Rus yetkililerin uçağın uçtuğu bölgeyi kontrol altına aldığı ileri sürüldü.
Kazanın kesin nedeni henüz netleşmemişken uçaksavar füze iddiası, hem Azerbaycan hem de Kazakistan yetkilileri tarafından derinlemesine incelenmeye alındı.

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de Heyet Tahrir Şam çatısı altında birleşen muhalif gruplar, Beşar Esad yönetimine karşı ayaklanarak 8 Aralık tarihinde Şam’a girerek 61 yıllık Baas rejimin çökertmişti.
İran ve Rusya’nın destekleriyle ayakta duran Beşar Esad ise, yenilgisinin ardından Rusya’ya kaçarak mülteci olmuştu.
Suriye’nin geçici yönetimini devralan HTŞ lideri Ahmed eş-Şera , ülkenin yeniden ayaklanması sürecini resmen başlattığını duyurmuştu.
SURİYE’DEN TAZMİNAT TALEP ETTİ
Yaşanan halk darbesinden dış güçleri sorumlu tuttuklarını ifade eden İran yönetimi ise, yeni Suriye hükümetinden Esad yönetimindeki borçları ödemesini istedi.
30 milyar dolarlık bir tazminat beklediklerini açıklayan İran, “Hükümet değişse bile İran’ın Suriye üzerindeki alacaklarından vazgeçilmeyecek. Suriye’de kurulacak yeni yönetim, bu borcu İran halkına ödemekle yükümlü olacak” açıklamasını yapmıştı.

İRAN’A 300 MİLYAR DOLARLIK TAZMİNAT
İran’ın tazminat isteğine, eş-Şara geçici hükümetinden bir adım geldi.
Lübnan’ın El-Modon gazetesinde yayınlanan habere göre, Suriye’nin yeni yönetimi, uluslararası mahkemeler aracılığıyla İran’dan 300 milyar dolar tazminat talep etmeye hazırlanıyor.
“ESAD’A VERDİKLERİ DESTEK ÜLKEDE YIKIMA NEDEN OLDU”
Tazminatın, “Tahran’ın devrik devlet başkanı Beşşar Esad rejimi lehine milislerle kurduğu askeri ittifak sırasında, Suriyelilere ve Suriye’nin altyapısına yönelik suç teşkil eden ve keyfi politikalar nedeniyle oluşan zararların karşılanması amacıyla, Suriye halkına ve Suriye devletine ödeneceği” ifade edildi.
Yeni hükümet, İran’ı Esad’a verdikleri destek nedeniyle yaşanan katliama “ortak” olarak görüyor.

İRAN İLE İLETİŞİM KURULMADI
Lübnan merkezli El-Modon gazetesinin haberine göre, Suriye’deki yeni siyasi yönetime yakın bir kaynak, İran ile henüz herhangi bir iletişim kurulmadığını belirtti.
Kaynak ayrıca, Şam Büyükelçiliği ve Suriye’nin Tahran Büyükelçiliğinin açılmasına ilişkin diplomatik müzakereler de dahil olmak üzere, İran’la hiçbir görüşme gerçekleştirilmediğini ve Tahran yönetiminin, Esad rejimine destek amacıyla kurduğu askeri ittifak nedeniyle dava edileceğini ifade etti.

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze topraklarını işgal eden İsrail ordusu, saldırılarına yenilerini eklemeye devam ediyor.
Binlerce masumu katleden ordu, bu defa yaptıkları katliamı dünyaya duyuran basın mensuplarını hedef aldı.
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’na baskın düzenleyen İsrail askerleri El-Kuds el-Yevm (alqudstoday-tv) televizyonuna ait canlı yayın aracına bombalı saldırı düzenledi.
5 GAZETECİ HAYATINI KAYBETTİ
Feci saldırıda araçta ve aracın yakınında bulunan 5 gazeteci hayatını kaybetti.

KİMLİKLERİ AÇIKLANDI
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, televizyon çalışanlarından 5’inin hayatını kaybettiği, ölenlerin foto muhabiri Eymen el-Cedy ile gazeteciler Faysal Ebu el-Kumsan, İbrahim eş-Şeyh Ali, Muhammed el-Led’a ve Fadi Hassune olduğu kaydedildi.
ÖLDÜRÜLEN GAZETECİ SAYISI 201’E ÇIKTI
Açıklamada, söz konusu gazetecilerin öldürülmesiyle İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda öldürülen gazeteci sayısının 201’e çıktığı ifade edildi.
İsrail’in Filistinli gazetecileri hedef alması, öldürmesi ve suikasta uğratmasının en güçlü şekilde kınandığı açıklamada, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Arap Gazeteciler Federasyonu ve dünyanın tüm ülkelerindeki gazetecilik kuruluşlarına, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik bu sistematik suçları kınamaları çağrısında bulunuldu.

“ABD, İNGİLTERE, ALMANYA VE FRANSA SORUMLU”
Açıklamada, “Bu iğrenç ve vahşi suçun işlenmesinden” tamamen İsrail ve soykırım suçuna iştirak eden ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler sorumlu tutuldu.
Uluslararası topluma, uluslararası örgütlere ve dünyanın tüm ülkelerindeki gazetecilik ve medya çalışmalarıyla ilgili örgütlere İsrail’in suçlarını kınamaları, onu caydırmaları, devam eden suçlarından dolayı uluslararası mahkemelerde yargılamaları ve İsrailli suçluları adalete teslim etmeleri çağrısında bulunulan açıklamada ayrıca soykırım suçunu durdurmak, Filistin’de ve özelde Gazze Şeridi’nde gazetecileri ve medya çalışanlarını korumak, onları öldürme ve suikast suçunu durdurmak için İsrail’e ciddi ve etkili baskı uygulamaları talep edildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olumsuz hava koşulları nedeniyle il genelindeki resmi ve özel olmak üzere tüm örgün ile yaygın eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime bir gün ara verildi.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel ile çocuğu kreşe ya da anaokuluna giden kamu çalışanı anneler de izinli sayılacak.
VAN-BAHÇESARAY KARAYOLU GEÇİCİ OLARAK TRAFİĞE KAPATILDI
kar yağışı ve tipi hayatı olumsuz etkiledi. Vatandaşlar, lapa lapa yağan kar yağışının altında gezintiye çıkıp fotoğraf çekerken, Van-Bahçesaray karayolu geçici olarak trafiğe kapatıldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının ardından Van’da akşam saatleri itibariyle kar yağışı etkili oldu. Kar ve tipi, kent merkezinde vatandaşlar sokağa çıkarak gezinti yaptı. Kar kalınlığı kent merkezinin kenar mahallelerinde 10, yüksek kesimlerde ise 25 santimetreye kadar ulaştı. Yağışa hazırlıksız yakalanan sürücüler trafikte zor anlar yaşadı. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı karla mücadele ekipleri, trafikte aksama yaşanmaması için kent merkezinde kar küreme çalışması başlattı. Bu arada Van-Bahçesaray karayolu da kar ve tipi nedeniyle geçici olarak trafiğe kapatıldı.
Van kent merkezine kar yağmasından mutlu olduklarını belirten Erdem Aldemir, “Hakkari’den Van’a gezmeye geldim. Burada güzel bir kar yağışı var. Bu bölgenin güzelliği de kar ile oluyor. Kar yağışına çok sevindik.” dedi.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğretmenlere sınav uygulamalarında rehber niteliği taşıyan söz konusu örnek soruların çözüm videoları ise öğrencilerin yazılı sınav sorularının cevaplarına ilişkin bilgi sahibi olmalarını sağlayacak.
Öte yandan eğitim kurumu sınıf/alan zümreleri, kendi il sınıf/alan zümrelerince hazırlanan konu soru dağılım tablolarına göre söz konusu örneklerde yer alan soru şekillerine uygun açık uçlu veya kısa cevaplı sorulardan oluşan sınav sorularını hazırlayacak.
Örnek soru kitapçıklarına ve çözüm videolarına bakanlığın internet sitesinden ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay’da Antakya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bağlı okullara gönderdiği yazıda kız öğrencilerin servislerde ön koltuklara oturtulmamasını istedi.
Yazıda konu hakkında öğrencilerin bilgilendirilmesini ve servislerde ön koltukta kız öğrencinin oturduğunun tespiti halinde şoförlerin derhal uyarılması gerektiği belirtildi.
EĞİTİM-SEN: GERİ ÇEKİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ
Eğitim-Sen Hatay Şubesi’nden yapılan açıklamada da “Eğitim Sen Hatay Şubesi olarak Antakya İlçe milli eğitim müdürlüğünün bu yazısını hukuki, pedagojik, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından doğru bulmadığımızı; laiklik karşıtı bu yazıyı geri çekmesini talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz” denildi.
Eğitim Sen Hatay Şubesi olarak Antakya İlçe milli eğitim müdürlüğünün bu yazısını hukuki, pedagojik, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından doğru bulmadığımızı; laiklik karşıtı bu yazıyı geri çekmesini talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. pic.twitter.com/KMARvyfHp1
— EĞİTİM SEN HATAY ŞUBESİ (@sen_subesi) December 16, 2024CHP’Lİ EMİR: SORUŞTURMA BAŞLATILMALI
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir X hesabından yaptığı açıklamada, “Kız çocuklarının okula gönderilmemesini karma eğitime bağlayan gerici Milli Eğitim Bakanı’nın aynı kafadaki İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden çıkan yazının izahatı yoktur! Neymiş? Taşımalı eğitimde kız öğrenciler ön koltuklara oturmayacak, oturanlar uyarılacakmış. Bu kararı akıl eden, yazıyı onaylayan, itiraz etmeyip uygulamaya alan kim varsa hepsi hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır ve yazı geri çekilmelidir! Kadınları, kız çocuklarını ön koltuklardan değil kendi kirli zihniyetinizden koruyun” dedi.
REKLAM
Kız çocuklarının okula gönderilmemesini karma eğitime bağlayan gerici Milli Eğitim Bakanı’nın aynı kafadaki İl Milli Eğitim Müdürlüğün’den çıkan yazının izahati yoktur!
Neymiş? Taşımalı eğitimde kız öğrenciler ön koltuklara oturmayacak, oturanlar uyarılacakmış.
Bu kararı akıl… pic.twitter.com/SCcTM1z89g
— Murat Emir (@muratemirchp) December 17, 2024YENİ AÇIKLAMA: DİKKATE ALMAYIN
Antakya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün taşımalı eğitim ile ilgili okullara gönderdiği ‘Öğrenci servislerinde ön koltukta kız öğrenciler oturmasın’ talimatlı yazısı geri çekildi.

Şube Müdürü Mehmet Öztürk imzasıyla yeniden okullara iletilen yazıyla 12.12.2024 tarihinde iletilen ‘Kız öğrencilerin ön koltukta oturtulması’ içerikli yazının dikkate alınmaması istendi. 17.12.2024 tarihli yazıda, yapılacak iş ve işlemlerin Okul Servis Yönetmeliği’ne göre yürütülmesi istendi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” doğrultusunda 5. ve 9. sınıflara yönelik örnek ölçme araçları ve etkinlik örnekleri daha önce eylül, ekim ve kasım aylarında yayımlanmıştı.
Yeni yayımlanan ölçme araçları da ilgili derslerin farklı öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerinin bir bütün halinde ölçülmesine olanak sağlayan farklı yaklaşımlar kullanılarak hazırlandı.
Yayımlanan ölçme ve değerlendirme araçları hem öğrenme süreçlerinde hem de sınıf içi ölçme ve değerlendirmede kullanılabilecek.
Yeni müfredata uygun ölçme ve değerlendirme araçları ilerleyen dönemlerde belirli aralıklarla yayımlanmaya devam edecek.
Yeni ölçme araçlarına bakanlığın sitesinden ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÜLKELERİNİ AYAĞA KALDIRMALILAR: Bölgemizde ve dünyada önemli hadiseler cereyan ediyor. Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeleri de aynı zaviyeden Suriye halkının çıkarını önceleyen bir yaklaşımla çok yakından takip ediyoruz. Suriye halkının birliğe, dayanışmaya, uzlaşıya ve savaş yorgunu ülkelerini süratle ayağa kaldırmaya ihtiyacı var. Biz de komşuları ve kardeşleri, bu zorlu süreçte Suriye’de istikrarın sağlanmasına katkı sunmaya çalışıyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin yeniden tesisine atfettiğimiz önemi her fırsatta vurguluyoruz.
SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMALIYIZ: Tüm dini, mezhebi ve etnik grupların yan yana sulh içinde yaşadığı terörden arındırılmış bir Suriye’nin inşası en samimi beklentimiz. D-8 üyeleri olarak bu zorlu mücadelelerle Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmamız gerektiğine inanıyorum.

BUGÜN DÜNDEN DAHA GÜÇLÜYÜZ: Teşkilatımızı büyütmek suretiyle etki alanını daha da geliştirmek için yeni üye ve ortaklara kapımızın açık olması gerekiyor. Bu noktada Endonezya Cumhurbaşkanımızın talebini ben de aynen paylaşıyorum. Son yıllarda önemli atılımlar gerçekleştiren Azerbaycan’ın teşkilatımıza üye olmasıyla birlikte bugün dünden daha güçlüyüz. Kardeş Azerbaycan’a D-8 ailemize hoş geldiniz diyorum.
KÜRESEL GÜVENLİK KURUMLARI İŞLEVSİZ: Yaklaşık çeyrek asırlık geçmişe sahip teşkilatımızın kuruluş felsefesinde yer alan barış, diyalog, işbirliği, adalet ve eşitlik kavramlarının önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Artan çatışmalar, krizler ve savaşlar karşısında maalesef küresel güvenlik ve istikrarı teminle görevli kurumlar sorumluluklarını yerine getirmiyor. Gelinen noktada sadece siyasi sistemin değil, temelleri İkinci Dünya Savaşı sonrasında atılan ekonomik nizamın da ciddi sarsıntılar geçirdiğini görüyoruz. Küresel iktisadi kurumlar cari gerçeklere ya uyum sağlayamıyor ya da ihtiyaç duyulan desteği vermekte zorlanıyor. Böylesine hassas bir dönemde gerçekleştirdiğimiz zirvemizde alacağımız kararların sorunların çözümünde bize rehberlik etmesini ümit ediyorum.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN YOLU GENÇLER: Toplantımızın temasını teşkil eden gençler ve KOBİ’ler ülkemizin son 22 yıldır ekonomi alanında kaydettiği ilerlemenin de lokomotifi oldu. Üye ülkelerimizdeki toplamda 1 milyardan fazla nüfusumuzun çok büyük kısmı gençlerden oluşuyor. Avrupa dahil Batı’da nüfusun giderek yaşlandığı bir dönemde genç nüfus iyi değerlendirilebildiğinde bizler için çok büyük bir avantaj. Türkiye olarak sürdürülebilir kalkınmanın ancak gençlerin ekonomiye azami iştiraki ile mümkün olabileceğini biliyoruz. Gençlerimizin teknolojik ve dijital becerileriyle girişimci ruhlarını geliştiren proje ve programlar yürütüyoruz. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’e en az gelişmiş ülkeleri dahil etmek suretiyle küresel adalet ve gelişime katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

TERCİHLİ TİCARETİN ÖNEMİ: KOBİ’lerin desteklenmesinde D-8’in mevcut imkânlarını daha etkin şekilde kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Ticaretten yatırıma, kırsal kalkınmadan tarıma, turizmden enerji ve ulaştırmaya kadar çeşitli alanlarda KOBİ’leri bilgilendirici programlar düzenlenmesinde fayda var. KOBİ’lerin teşkilatımızın en önemli girişimlerinden olan tercihli ticaret uygulamalarından azami derecede istifade edebilmeleri için programlar geliştirilmesi gerekiyor. Bu programlar ülkemiz arasındaki ticarete önemli katkı sunacak. Mısır’ın da tercihli ticaret anlaşmasını onaylamasıyla birlikte artık çok daha geniş çerçevede anlaşmanın uygulanması mümkün olacak.
ABBAS VE MİKATİ DESTEK İSTEDİ
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, “İsrail’in 1967 sınırlarında Doğu Kudüs dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki işgaline son verilmesi gerektiği konusunda tüm dünya hemfikirdir. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerine devam ediyor ve dünya, tek bir standartla hareket etmeli” ifadelerini kullandı. Lübnan Başbakanı Necib Mikati ise Lübnan’ın çok büyük bir kriz yaşadığını belirtti ve İsrail’in ülkelerine saldırıları nedeniyle D-8 ülkelerinden yardım istedi.

KAHIRE’DE YOĞUN DIPLOMASI TRAFIĞI
YENİ Başkanlık Sarayı’ndaki aile fotoğrafı çekiminin ardından, liderler Kuran’da ilk inen ayet olan İkra (Oku) yazılı tablo önünde zirve anı defterini imzaladı. Salonda, Fetih Suresi okundu. Toplantıya, D-8 üyesi Türkiye, Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya ile Pakistan’ın devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov da katıldı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es- Sisi ile görüşen Erdoğan, Mısır’la savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve kalkınma başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmeye, 15 milyar dolar karşılıklı ticaret hacmi hedefine ulaşmak için gayret göstermeye devam edeceklerini ifade etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’le görüşmesinde ise Erdoğan, siyasi ve ekonomik işbirliğini artırmak için çalışmaların devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la da bir araya geldi.

İSRAİL’E KARŞI BİRLİK ÇAĞRISI
D-8 Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen Filistin ve Lübnan’daki durumlara ilişkin özel oturumda İslam ülkelerine İsrail’e karşı atılacak adımlar için birlik ve öncülük etme çağrısında bulunan Başkan Erdoğan şu mesajları verdi:
İsrail yönetimi, Amerika’nın aleni, birçok Batılı ülkenin de dolaylı desteğinden cesaret alarak saldırılarını genişleterek sürdürüyor. Lübnan’dan sonra Suriye de İsrail yayılmacılığının hedefi oldu. İsrail’in Golan tepelerinde yasadışı yerleşimlerini genişletmesi dâhil Suriye’nin toprak bütünlüğünü hiçe sayan adımlarını görüyoruz. Suriye’nin ve bölgemizin istikrarını tehdit eden bu hukuksuzluklara D-8 olarak çok daha güçlü tepki vermemiz gerek.

TECRİT EDİLMELİ
İslam ülkeleri olarak İsrail’e karşı atılabilecek adımlara öncülük etmeliyiz. Her şeyden önce İsrail’e silah ambargosu uygulanması, İsrail ile ticaretin sonlandırılması ve uluslararası alanda tecrit edilmesi çok mühim. Silah satışının durdurulması girişimimize aralarında güvenlik konseyinin daimi 2 üyesinin de bulunduğu 52 üye ve 2 uluslararası teşkilat destek verdi. Güney Afrika tarafından Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan ve Türkiye olarak bizim de müdahillik başvurusu yaptığımız davaya D-8 üyeleri başta olmak üzere azami sayıda ülkenin müdahil olmasını teşvik etmeliyiz. Kısa vadede Gazze’de kalıcı ateşkese ulaşmak her zamankinden daha fazla önem kazandı. Bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Uzun soluklu hedefimiz ise 2 devletli çözümü hayata geçirmek için bir müzakere sürecinin başlatılması olmalıdır. Ateşkesin sağlanması konusunda Katar ve Mısır’ın sürdürdüğü müzakerelere güçlü destek vererek bir an evvel neticeye ulaşmalıyız.
DAHA FAZLA ÇABA HARCAMALIYIZ
Lübnan’da ateşkesin tesisi ve Suriye’de Esad rejiminin çökmesi, ümit ediyorum daha olumlu bir dönemin başlangıcı olacaktır. Lübnan’ın içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde hep birlikte kardeşlerimizin yanında olmamız lazım. Filistin’de olduğu gibi Lübnan’da da siyasi dağınıklığın devam etmesine izin vermemeliyiz. Acil ve kalıcı bir barışın tesisi için D-8 ülkeleri olarak hep birlikte daha fazla çaba harcamalıyız.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin Güney Kore halkına olan “sarsılmaz” desteğine dikkati çeken Blinken, ABD’nin iki ülke arasındaki ittifaka olan bağlılığını yineledi ve ittifakın ortak değerlere ve karşılıklı çıkarlara dayanan ilişkisine değindi.
Blinken, ABD’nin bölgesel güvenlik, refah ve demokratik ilkelerin desteklenmesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak hedeflerini yerine getirmek üzere Güney Kore’de Devlet Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Yoon Suk Yeol’un yerine vekaleten getirilen Başbakan Han Duck-soo ile işbirliği içinde çalışma niyetini ifade etti.
İkili, bölgesel ve küresel zorlukların ele alınmasında iki ülke arasında süregelen işbirliğine dikkati çekti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güler, Suriye‘de son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin gelen soruya verdiği yanıtta ” Suriye‘deki gelişmeleri yakınen takip ediyoruz. Yeni yönetim, devamlı açıkladığı olumlu mesajlarla kendisinin dünyayla ilişki kurması açısından çok önemli adımlar atıyor. AB, İngiltere, Fransa, İtalya, ABD’yle direkt ilişkileri kurmaya başladılar. Bunlar, yeni yönetimin lehine olan gelişmeler. Ayrıca, Suriye içerisinde de topluma verdikleri olumlu mesajlarla da halkla beraber çalışmaya başladığını ve devam edeceğini de açıkça ifade ediyorlar” dedi.
“İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL”
Türkiye‘deki Suriyeli göçmenlerin ülkelerine dönüşlerine ilişkin de konuşan Güler, “Ülkemizde yaşayan Suriyeli vatandaşlar da kendilerine açılan yeni kapılar da dahil olmak üzere çıkışla ilgili faaliyetlerini sürdürmeye başlamışlardır. Henüz arzu edilen seviyede olmasa da yapılacak düzenlemeler sayesinde Suriyeli vatandaşlarımızın güvenli ve onurlu bir şekilde kendi topraklarına kavuşacağını düşünüyoruz” sözlerini sarf etti.
“ZARAR VERMEDEN AYRILACAKLARINI DÜŞÜNÜYORUZ”
Güler öte yandan “Suriye’de şu anda Ayn El-Arab bölgesinde YPG/PKK elemanları bölgeden çıkmama konusunda direniyorlar, Haseke bölgesinde bir eylemde bulundular. Yeni yönetim özellikle Rakka ve Tapka’yı terk etmeleri konusunda kendilerine telkinlerde bulunuyor. Kendi aralarında bu anlaşmaları yapabileceklerini düşünüyoruz. Ayn El-Arab ve Sırrın’da ağır silahları dahil bırakarak, yönetime teslim ederek buralardan çıkmasını ve oradaki vatandaşları rahatsız etmeden, onların daha büyük çatışmalarla zarar vermeden buradan ayrılacaklarını düşünüyoruz” diye konuştu.

Milli Savunma BakanıTbmm Genel KuruluYaşar GülerPolitikaGüvenlikTürkiyeSuriyeGöçmenHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SICAKLIKLAR NORMALLERİN ÜZERİNDE
Hava sıcaklıklarının iç ve batı kesimlerde mevsim normallerinin 3 ila 5 derece üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli, kuzeydoğu kesimlerde batı ve kuzeybatılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
BUZLANMA, DON VE ÇIĞ UYARISI
Yağışların gece saatlerinden itibaren İzmir, Aydın, Çanakkale çevreleri ile Balıkesir’in batı ilçelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğini belirten Meteoroloji, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması konusunda uyardı. Sabah ve gece saatlerinde doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı beklendiği belirtilerek yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması yönünde uyarıda bulunuldu. Ayrıca, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde dik ve eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması yönünde uyarı yapıldı.
BAZI İLLERDE HAVA DURUMU
İSTANBUL °C, 15°C Parçalı çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı
ANKARA °C, 8°C Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
İZMİR °C, 17°C Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
ÇANAKKALE °C, 16°C Parçalı çok bulutlu, sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ANTALYA °C, 18°C Az bulutlu ve açık, öğleden sonra parçalı bulutlu, doğu ilçeleri sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 16°C Parçalı bulutlu
ERZURUM °C, 0°C Parçalı bulutlu
DİYARBAKIR °C, 5°C Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
GAZİANTEP °C, 11°C Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

YaşamDünyaDoğakar
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CENTCOM, Suriye‘nin Deyrizor vilayetinde hedefli bir saldırıda IŞİD Lideri Ebu Yusuf‘u öldürdüğünü açıkladı. Bugün sosyal medya platformu X üzerinden CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, “19 Aralık’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Suriye‘nin Deyrizor Vilayetinde IŞİD lideri Ebu Yusuf aka Mahmud’u hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirerek Ebu Yusuf de dahil olmak üzere iki DEAŞ mensubunun öldürülmesini sağladı” denildi.
“KARARLILIĞIMIZIN PARÇASIDIR”
Açıklamada ayrıca “Bu hava saldırısı CENTCOM’un bölgedeki ortaklarıyla birlikte teröristlerin ABD’den, müttefiklerimizden ve ortaklarımızdan sivillere ve askeri personele yönelik saldırı planlama, organize etme ve gerçekleştirme çabalarını bozma ve geriletme yönündeki süregelen kararlılığının bir parçasıdır. Saldırı daha önce Suriye rejimi ve Ruslar tarafından kontrol edilen bir bölgede gerçekleştirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
“AGRESİF BİR ŞEKİLDE HEDEF ALACAĞIZ”
CENTCOM Komutanı Michael Erik Kurilla ise operasyona ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bölgedeki müttefik ve ortaklarıyla birlikte çalışan ABD, daha önce de ifade edildiği üzere, IŞİD’in Suriye’deki mevcut durumdan faydalanmasına ve yeniden yapılanmasına izin vermeyecektir. IŞİD’in, şu anda Suriye’deki cezaevlerinde tutulan 8 binden fazla DEAŞ mensubunun kaçmasını sağlama niyeti vardır. Suriye dışında operasyonlar yürütmeye çalışanlar da dahil olmak üzere bu liderleri ve ajanları agresif bir şekilde hedef alacağız.”

Amerika Birleşik DevletleriEbu YusufGüvenlikPolitikaSuriyeDünyaIşid
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 MİLYON DOLAR
Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre, Korkmaz’ın uçağını 17 milyon dolara Ronaldo’ya sattığı, yerine 73 milyon dolara GLOBAL 7500 uçağı aldığı anlaşıldı. Kokrmaz’ın yeni uçağının şu anda Almanya’da BRABUS tesislerinde designer tarafından tasarımının yapıldığı ve 14 Şubat’ta Korkmaz’a teslim edileceği öğrenildi.
Sezgin Baran Korkmaz
Ayrıca Korkmaz’a ait uçağın TMSF’ye icra dairesi tarafından satıldığı öne sürülmüştü. ABD’de yaşayan ve bazı yatırımları olduğu belirtilen Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye ne zaman döneceği önümüzdeki günlerde görülecek ola kara para aklama mahkemesiyle belli olacak.
Sezgin Baran KorkmazCristiano Ronaldo3-sayfaFinansFutbolHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“4 BİN İRAN YANLISI MİLİTANI TAHRAN’A GÖTÜRDÜK”
Vladimir Putin, Suriye‘de Esad düşmeden önce toplamda 30 bin rejim askerinin ve İran yanlısı milisin savaşmadan geri çekildiğini belirtmiş ve kendilerinin 4 bin İran yanlısı militanı Tahran’a götürdüklerini öne sürmüştü.
DEVRİM MUHAFIZLARI İDDİAYI YALANLADI
İran tarafından ise Putin’in bu açıklamalarına yalanlama geldi. Putin’in Suriye‘de 4 bin İranlı savaşçıyı Tahran’a götürdükleri yönündeki sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Devrim Muhafızları Ordusu, ülkedeki son çatışmalarda 15 askeri danışmanlarının hayatını kaybettiğini iddia etti.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELER
Suriye‘de 27 Kasım’da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşar Esad güçleri arasında çatışmalar yoğunlaşmıştı. Gruplar, 30 Kasım ile 7 Aralık tarihleri arasında Halep, İdlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurmuştu. Başkent Şam’a 7 Aralık’ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim, Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çökmüştü. Baas Partisinin 61 yıllık iktidarı sona ererken, rejim lideri Esed, 8 Aralık’ta başkentten kendisi ve ailesi için sığınma sağlama kararı alan Rusya’ya kaçmıştı.
Öte yandan, Suriye Milli Ordusu da aralıkta başlatılan Özgürlük Şafağı Operasyonu’nun ilk gününde Tel Rıfat ilçe merkezini terör örgütü PKK/YPG’den kurtarmıştı. Operasyonda Münbiç ilçesinin de kurtarılmasıyla, Fırat Nehri’nin batısındaki en büyük terör yuvasına dönüşen bölge, PKK/YPG’den temizlenmişti. Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de geçici yönetim kuruldu, Muhammed el-Beşir Mart 2025’e kadar geçici yönetimin başbakanı olarak görevlendirildi. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği, 14 Aralık’ta yeniden faaliyete geçti. Rejimin devrilmesinin ardından birçok Batı ülkesi Şam’a heyet gönderdi.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaUluslararası İlişkilerDevrim MuhafızlarıPolitikaSuriyeTahranRusyaDünyaİran
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 MAHKUMUN NAKLEDİLMESİ NEDENİYLE OLAYLAR ÇIKTI
Devlet Güvenlik Sekreteri Victor Hugo Chavez, basına yaptığı açıklamada, şiddet olaylarının 2 mahkumun nakledilmesi nedeniyle çıktığını, polisin cezaevinde güvenliği sağlamak için operasyon yaptığını belirtti. Mahkumlar, çeşitli mobilyaları ve çöpleri ateşe verdi. Operasyonda çok sayıda silah, kesici alet ve patlayıcı madde ele geçirildi.
Öte yandan isyanın duyulması üzerine mahkum yakınları bilgi almak için cezaevi önünde toplandı.

GüvenlikCezaevi3-sayfaGüncelMahkumHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SURİYE’de 61 yıllık Baas rejiminin sona ermesi ile Türkiye’deki Suriyelilerin Hatay’daki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine dönüşleri sürüyor. 13 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Ferhat Ramazan, “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum” dedi.
Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’na sabahın ilk ışıklarıyla araçlarla gelen Suriyeliler, burada kurulan çadırların altında işlemlerinin yapılması için sıraya giriyor. Yanlarında getirdikleri yaşam malzemeleri ile işlemlerini yaptıran Suriyeliler, gönüllü olarak ülkelerine geçiyor. Jandarma herhangi bir sıkıntı yaşanmaması için yoğun güvenlik önlemi alırken, dönenler Türk halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyor. Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda sıra bekleyen Suriyelilere, başta Kızılay olmak üzere Göç İdaresi ekipleri de yemek ihtiyaçlarını karşılayıp, diğer ihtiyaçları için de hizmet veriyor.
‘TÜRKİYE’DEN ALLAH RAZI OLSUN’
Yaklaşık 13 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Ferhat Ramazan (38), “13 yıldır annemi, babaannemi görmedim. Onlara kavuşacağım için mutluyum. Burada inşaatlarda çalıştım. Orada da aynı işi yapacağım. Türklerden, Türkiye’den Allah razı olsun” dedi. Ailesiyle ülkesine dönen Safa Ebubekir (31) ise 7 yıldır Türk halkının misafirperverliği için teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – TekirdağKapaklı ilçesinde gece saatinde başlayan yoğun sis, sabahın erken saatlerinde de ilçe genelinde etkisini gösteriyor.
18 Aralık Çarşamba gecesi saat 22.00 sonrası Kapaklı ilçesi genelinde etkinli olan sisli hava, 19 Aralık Perşembe günü sabahın erken saatlerinde de etkisini kent genelinde sürdürmeye devam etti.
Normal şartlarda 35 kilometre olan görüş mesafesi ise 8 kilometreye düşmesi sebebiyle sürücüler trafikte sis farlarını açarak ilerliyor. Saat 12.00’dan sonra ise sisli havanın kalkarak görüş seviyesinin yükselmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Selvi Kılıçdaroğlu, 2023 Genel Seçim döneminde Cumhurbaşkanı adayı olan eşini desteklemek için X hesabı açmıştı.
O dönem CHP, CHP Kadın Kolları ve eşi Kemal Kılıçdaroğlu’nu takip eden Selvi Kılıçdaroğlu, CHP hesaplarını takipten çıktı. Böylece takip ettiği tek kişi eşi Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kemal Kılıçdaroğlu ise CHP hesaplarını takip etmeye devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Genel Kurul’da sunum yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık ailesinin her geçen gün güçlendiğini belirterek, “2002 yılında toplam 379 bin sağlık çalışanımız vardı. Bugün bu sayı 1,5 milyona ulaştı. Bakanlığımıza bağlı kurumlardaki sağlık çalışan sayısı, 2002 yılında sadece 257 bindi. Bugün biz bu sayıyı 873 bine çıkarttık. 92 bin olan hekim sayımızı, 222 bine çıkarttık. 2002 yılında 114 bin ebe ve hemşiremiz hizmet verirken, bugün 327 bin ebe ve hemşiremiz hizmet veriyor” ifadelerini kullandı.
REKLAM‘2025’TE BİN YENİ AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ AÇACAĞIZ’
Sağlık sistemi içerisinde aile hekimliğinin daha işlevsel hale getirilmesi için çalıştıklarını belirten Bakan Memişoğlu, “Bakmayın siz birilerinin, ‘aile hekimi bundan sonra ilaç yazamayacak, vatandaş hastaneye giderse aile hekiminin maaşı kesilecek’, gibi yalan yanlış iddialarına. Biz, görevinin sorumluluklarını yerine getiren aile hekimlerinin mevcutta sahip olduğu maaş ve teşvik ödemelerinde hiçbir surette kesintiye gitmedik ve de gitmeyeceğiz. Tam aksine; yeni ilave teşvik mekanizmaları getirdik. Aile hekimlerimize verdiğimiz teşvik ödemelerini üç kat arttırarak 14 bin 800 liradan 44 bin 600 liraya çıkarttık. Elbette bu yeni ilave teşvikleri getirirken, bunları belirli kriterlere bağladık” dedi. Öte yandan birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmeye devam edeceklerini de vurgulayan Memişoğlu, 2025 yılında bin yeni Aile Sağlığı Merkezi açacaklarını kaydetti.
‘MADEM ELİNİZDE BELGE VARDI NEDEN SAVCILARLA PAYLAŞMADINIZ?’
‘Yenidoğan Çetesi’yle ilgili de konuşan Bakan Memişoğlu “Denetimlerimizde sıra dışılığı fark eden ve CİMER ihbarıyla daha somut bir hal alınca konuyu adli bir operasyona dönüştüren biziz. Bakın, bu kadar teknik takibi yapan bu devletin savcıları, bu devletin emniyet mensupları. Bu kadar denetimi gerçekleştiren bu devletin sağlık personelleri. Bakmayın siz, bugün birilerinin operasyon yapıldıktan 6 ay sonra ortaya çıkıp, iddianamenin aleniyet kazanmasının üzerinden 2 ay geçtikten sonra; tüm tape kayıtları ve dijital materyallerden elde edilen bulgular kamuoyuna yansıdıktan sonra, sanki konuyu kendileri ortaya çıkarmışlar gibi sözde kahramanlık yapanlara. Madem ellerinde bilgi belge vardı, iddianame yayınlanana kadar akılları neredeydi, bu bilgileri neden kendilerine sakladılar? Neden savcılarla, yetkili makamlarla paylaşmadılar?” diye konuştu.
‘MİTOMANİ’ TARTIŞMASI
Genel Kurul’da bakanların sunumunun ardından soru-cevaba geçildi. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Memişoğlu, “Yenidoğan konusuna yeniden girmeyecektim. Zira, tüm gerçekleri komisyonda açıklamıştım. Gerçeklere tahammül edemeyenler, oradan kaçanlar öğrenememişler. Buna rağmen bazılarının ısrarla kamuoyuna yalan söylemekten vazgeçmediklerini üzülerek izliyorum. Hatta birilerinin patolojik yalan söyleme hastalığı olan mitomaniye yakalandıklarını, psikiyatrist olmasam da bir genel cerrahi olarak görüyorum. Allah şifalarını versin inşallah. Bize başvururlarsa da tedavileri için elimizden geleni yapacağız” dedi.
‘Seyirci kalındı’ şeklindeki iddiaya ilişkin ise Memişoğlu, “Defalarca söyledik, işin başında biz vardık. Gerçekleri öğrenin, algı oluşturmayın. İşin doğası gereği gizlilik içerisinde yürütülen soruşturma aşamasında savcılık makamı ve emniyet güçleriyle çalıştık. Özel denetimleri biz yaptık. Soruşturmanın gizliliği kapsamında elde edilen her bilgi eş zamanlı şekilde bize gelmedi. Ancak bu ne acizlik ne de izlemektir. Bu soruşturmanın gizliliğini korumak için başvurulan zorunlu bir yöntemdir. Kıdemli cerrah olarak çömezleri muhatap almadım” şeklinde cevap verdi.
Bakan Memişoğlu’nun ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Bize saldırarak, bize kabalaşarak, bizleri tehdit ederek, sorularımızı duymazdan gelip küstahlaşarak gerçekleri örtemeyeceksiniz. Mitomani diyenin hak ettiği kelime budur. Kendisini özür dilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesince (İBB), “Orta Doğu ve Kuzey Afrika Barış ve İşbirliği Belediye Başkanları Toplantısı” yapıldı. Eyüpsultan Artİstanbul Feshane’deki toplantıda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu toplantının İstanbul’da tarihin mirası ile günün dinamizmini bir araya getiren Feshane’de düzenlendiğini söyledi.
Feshane’nin, 19. yüzyılın ilk yarısında fes imal eden sanayi tesisi olduğunu dile getiren İmamoğlu, “Bugün kütüphanesi ve sergi alanlarıyla bir kültür merkezi. Feshane de İstanbul gibi, bölgemizin kültürel zenginliğini, direncini ve kendini yenileyebilme gücünü simgeliyor. Bugün, Orta Doğu ve Kuzey Afrika şehirlerinin temsilcileri olarak, barış ve işbirliği vizyonuyla bir araya geldik. Çünkü yoksulluk, adaletsizlik, savaş ve göç gibi sınır aşan pek çok sorunun birlikte yaşandığı bu dönemde, biz yerel yöneticilere tarihi bir sorumluluk düşüyor.” diye konuştu.
REKLAM
Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın tarihsel mirasında barışın, refahın ve biliminin önemli bir yeri olduğuna değinen İmamoğlu, “Bu miras, bize, bölgemizin en parlak dönemlerinin yalnızca güçlü liderlere değil, şehirleri, toplumları ve kültürleri birbirine bağlayan ilişkilere dayandığını hatırlatır.” dedi.
İstanbul’un, Suriye’ye en üst seviyede destek olmaya kararlı olduğunu dile getiren İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sevdiklerini, evlerini ve tüm mal varlıklarını bırakarak, Türkiye ve civar ülkelere giden Suriyeliler, yurtlarına geri döndüklerinde yeni bir bedel ödememeli. Bu yüzden, geri dönerek ülkelerini yeniden inşa etmek isteyenlere, elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Gönüllü olarak geri dönmek isteyenlere, İBB Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları İSMEK’lerde, belediyecilikten zanaatkarlığa pek çok alanda eğitim verebiliriz. Kardeş şehrimiz Şam’la çatışma sonrası kentlere yönelik bir eylem planını birlikte hazırlayabiliriz. Bu çerçevede; kapsayıcılık, kalkınma ve refah ilkeleri üzerine oturan ‘İstanbul Modeli’nin birikiminin ve geliştirdiğimiz pek çok ‘dayanışma belediyeciliği’ uygulamasının, bölgedeki büyük şehirlere ilham kaynağı olabileceğini biliyorum ve düşünüyorum. İBB olarak, afet ve acil durum sonrası müdahaleler konusundaki tecrübemizi dahil olmak üzere, her türlü bilgi birikimimizi paylaşmaya hazırız.”
İmamoğlu, “Uluslararası toplumun, bölgemizdeki çatışmalardan zarar görmüş kentler için yeniden güçlü imar fonu oluşturmasına sözcülük ve liderlik yapalım. Bu fon sayesinde, sadece kentlerin yeniden inşa edilmelerini değil, başka topraklara sığınmak zorunda kalan milyonlarca insanın evlerine onurlu biçimde dönmelerini hep birlikte mümkün kılalım.” şeklinde konuştu.
Toplantıda, “Barış İnşasında Şehirlerin Rolü: Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı oturumda, Bağdat Belediye Başkanı Ammar Mousa Kadhim, Ramallah Belediye Başkanı Issa Kassis, İsfahan Belediye Başkan Yardımcısı Kamal Heidari, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM’de bütçe maratonu başladı.
Genel Kurul, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların 2025 yılı bütçe tekliflerini görüşmek üzere Meclis Başkan Vekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.
Oturumda CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, gündem dışı söz istedi.
Söz alıp kürsüye çıkan Şevkin, izleyenleri şaşkına çeviren bir protestoya imza attı.
TBMM’DE MADEN PROTESTOSU
Maden kazalarında yaşanan can kayıplarına dikkat çeken Şevkin, Taner Yıldız’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde Soma’da 301 madenci, Fatih Dönmez’in bakanlığı döneminde Amasra’da 43 madenci ve mevcut bakan Alparslan Bayraktar’ın döneminde İliç’te 9 madencinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Şevkin, “İliç katliamının üzerinden tam 10 ay geçti. Komisyon bitti, bir türlü komisyon raporu ortaya çıkmadı. Neyi gizliyorsunuz arkadaşlar? Kimi aklamaya çalışıyorsunuz? 10 ay oldu, Allah’tan korkun. 9 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili hiç mi hesap vermeyeceksiniz? Ne Çevre Bakanı sorumlu ne Çalışma Bakanı sorumlu; kim sorumlu? Ölen madenciler sorumlu değil mi?” ifadelerini kullandı.

BİR ANDA YÜZÜNÜ BOYAMAYA BAŞLADI
Madenlerin halkın malı olduğunu belirten Müzeyyen Şevkin, yanında getirdiği siyah boya ile yüzünü boyamaya başladı.
Şevkin, “Şu karayı Soma’da ölen madenciler için, şu karayı Amasra’da ölen madenciler için, bu karayı İliç’te ölen madenciler için, bu karayı da alnıma sürüyorum koruyamadığımız bütün madencilerimiz için. Bu kara hepimizin alnının karasıdır.” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin, azınlıklık hükümetinden desteğini çekmesinin ardından Başbakan Michel Barnier, zorlu güven oylamasıyla karşı karşıya kaldı.
Erken genel seçimin galibi olan solcular, 5 Eylül’de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından göreve getirilen Başbakan Barnier ve hükümetinin aşırı sağla işbirliği içinde olduğunu savunuyor.
Yaklaşık 3 aydır ülkeyi yöneten azınlık Barnier hükümeti, bugüne kadar sınır güvenliği ve göçle mücadele konularındaki açıklamalarıyla aşırı sağın fikirlerini benimsemekle itham edildi.
Mecliste gerçekleştirilen oturuma katılan Başbakan Michel Barnier burada oylama öncesi bir konuşma yaptı.

HÜKÜMET GÜVENOYU ALAMADI
Salt çoğunluğu elde edemeyen hükümet, meclisteki yasama faaliyetlerine devam edebilmek için RN vekillerinin işbirliğine ihtiyaç duyuyordu.
Merkez Sağ Azınlık Hükümeti, 574’e karşı 331 oyla güven oyu alamadı.
Ulusal Meclis’te yapılan oylamada güvenoyu alamayan Başbakan Michel Barnier liderliğindeki hükümet, geçersiz kılındı.
LE PEN’DEN MACRON’A: “SON SÖZ SENDE”
Aşırı sağcıların lideri, aynı zamanda AB’deki yolsuzluk davasında yargılanan Jean Marie Le Pen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik şunları söyledi:
“İstifa çağırısı yapmıyorum, ama baskı artıyor son sözü sadece o söylebilir”


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının 2025 yılı bütçeleri, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Genel Kurul’da, bütçe üzerindeki konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
“MEŞRU KÜRTLERLE İLİŞKİMİZ ORTADAYLEN PKK’YA OLAN DÜŞMANLIĞIMIZ KÜRDOFOBİK OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin, Suriye politikasına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, DEM Partililere tavsiyeleri de dikkat çekti.
PKK terör örgütünün, bulunduğu her yerdeki partilere karşı olduğunu söyleyen Fidan, “Kimin ‘kürdofobik’ olduğu, kimin başka Kürt entisitelerinden alerji duyduğu tarihsel olarak da veri olarak da matematik olarak da ortada. Bu gerçeklik ortadayken, bizim Erbil ile olan ilişkilerimiz ortadayken, bizim Suriye’nin meşru Kürt siyasi temsilcileriyle olan ilişkilerimiz ortadayken, bize silah çekene düşmanlık yapmamızı, ‘Kürdofobik’ olarak nitelendirmeniz hiçbir gerçeklikle bağdaşmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“2025’E GİRİYORUZ BİRAZ KENDİNİZİ GÜNCELLEYİN”
DEM’lilere kendilerini güncelleme tavsiyesinden bulunan Fidan, sözlerine şöyle devam etti:
“Size şunu tavsiye ederim. Artık geldiğimiz noktada 2024 yılındayız 2025’e giriyoruz. Bakın arkadaşlar. Biraz rasyonelliğe, biraz sınıf atlamaya, biraz update’e ihtiyacımız var. Üçüncü dünyacı demagoji ile bir yere gitme şansımız yok. Kendi siyasi çizginize de hizmet etmek için biraz update edin kendinizi.”

Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı’ndan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde silahlanma faaliyetlerine hız verdiğine dair bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından bu konuda yapılan açıklamadaki görüşlerin paylaşıldığının altı çizildi.
“ADADA SİLAHLANMA YARIŞI BAŞLATACAĞINI HATIRLATMAK İSTİYORUZ”
Açıklamada şunlar kaydedildi:
GKRY’nin izlediği bu yanlış politikanın bölgemizin istikrarının ve huzurunun daha da bozulmasına yol açabileceğini ve adada bir silahlanma yarışı başlatacağını hatırlatmak istiyoruz.
KKTC’DEN AÇIKLAMA
KKTC, GKRY’nin son dönemde silahlanma faaliyetlerini artırdığını belirterek bunun bölgedeki hassas dengeleri değiştirme tehlikesi taşıdığını bildirmişti.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, GKRY’nin silahlanma faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yapmıştı.
GKRY’nin son dönemde ABD gibi güçleri arkasına alarak kurduğu stratejik ortaklıklar sayesinde silahlanma faaliyetlerini artırdığı vurgulanarak, “ABD yönetiminin stratejik ortaklık kisvesi altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne vermekte olduğu desteğin ve İsrail ve Fransa gibi ülkelerin Kıbrıs Rum tarafı ile yaptığı askeri işbirliklerinin bölgedeki hassas dengeleri değiştirme tehlikesi taşıdığını uzun bir süreden bu yana ısrarla ifade etmekteyiz” denilmişti.
Son günlerde GKRY’nin İsrail’in hava savunma sistemini Kıbrıs Rum savunma sistemine dahil etme ve NATO üyeliği konusunda girişimler yapmakta olduğu yönünde basında haberler yer aldığı hatırlatılan açıklamada, “Avrupa Birliği tarafından yapılan tarihi hata ile Kıbrıs meselesinde bir anlaşmaya varılmadan önce gayriyasal bir şekilde tek taraflı olarak üyeliğe kabul edilen Rum tarafı NATO ittifakının genişleme kararının oy birliğiyle alındığını unutmuş olacak ki NATO’ya üye olmayı düşünecek kadar cesaretlendirilmiştir. Rum tarafının bu cesareti hangi güçlerden aldığı ortadadır” ifadesi kullanılmıştı.
“ULUSLARARASI AKTÖRLER KIBRIS RUM KESİMİBİ CESARETLENDİRMEMELİ”
GKRY’nin bazı güçlerin çıkarları doğrultusunda askeri bir üs haline getirilmeye çalışılmasına Ada’nın eşit sahipleri olarak karşı mücadelenin sürdürüleceğinin altı çizilmişti.
Rum tarafının sözde güvenlik tehdidi altında olduğu gerekçesiyle silahlanma faaliyetlerini artırdığına işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
(Silahlanma faaliyetleri) İleride tüm Ada’ya bir felaket getirme olasılığı çok yüksektir. Dolayısıyla bir kez daha ilgili tüm tarafları sağduyu ile hareket etmeye ve uluslararası aktörleri Kıbrıs Rum kesimini cesaretlendirmekten vazgeçmeye davet ediyoruz.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği bütçenin ilk günündeki görüşmeler 12 saat 5 dakika sürdü.
GENEL KURUL’DA TAKİP ETTİLER
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tulay Hatımoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan görüşmeleri Genel Kurul’da takip etti.
CHP Genel Başkanı Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Oruç ve Bakırhan ile MHP Genel Başkanı Bahçeli görüşmelerin tümünde Genel Kurul’da bulundu.
AK Parti Genel Başkanvekili Ala, birleşime verilen arada CHP Genel Başkanı Özel’le Genel Kurul Salonu’nda görüştü.
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile Ankara Milletvekili Murat Alparslan, kuliste MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin yanına giderek bir süre sohbet etti.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi partilerin liderleriyle tokalaştı.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin terörle mücadelesi her alanda devam ediyor.
Buna terör ilişkili siyaset de dahil…
Bu kapsamda terör örgütü ile ilişkisi tespit edilen belediyelere kayyum atamaları sürüyor.
CHP’li Esenyurt ve DEM’li Mardin, Batman ve Tunceli belediyeleri ile başlayan süreçte terör ilişkinisi bulunan diğer belediyelere de sırasıyla kayyumlar atanıyor.
“KAYYUM ATAMALARINI DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?”
Siyasetin gündemindeki konu anketlere de konu oldu.
ASAL Araştırma konuyu katılımcılarına “Terör iltisakı sebebiyle Belediyelere kayyum atanmasını doğru buluyor musunuz?” şeklinde sordu.
Araştıram sonuçlarına göre kayyum uygulamasının toplumda ciddi bir memnuniyet yarattığı görülüyor.
Araştırma sonuçları ise şu şekilde:
Evet, kayyum atanmasını doğru buluyorum: %47,8
Hayır, kayyum atanmasını doğru bulmuyorum: %36
Fikrim yok/cevap yok: %16,2

CEVAPLARIN PARTİLERE GÖRE DAĞILIMI

Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, VTB Bankası tarafından düzenlenen “Rusya Çağırıyor” uluslararası yatırım forumunda yaptığı konuşmada, Batı’nın Rusya’ya yönelik ekonomik stratejilerini ve küresel etkilerini değerlendirdi. Putin, Batı’nın Rusya’yı ekonomik alanda yenilgiye uğratma çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek, bu girişimlerin tersine, çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşumunu hızlandırdığını ifade etti.
Putin, Batılı liderlerin Rusya ile işbirliği yapan ülkelere baskı yaptığını ve yaptırım tehditleriyle engel olmaya çalıştığını dile getirerek, “Dünya hızla değişiyor ve her şey eskisi gibi kontrol edilemiyor. Bu eylemleriyle çok kutuplu dünyanın temellerini daha da sağlamlaştırıyorlar” dedi.
“TRUMP’IN MUHALİFLERİ, DOLARIN STATÜSÜNÜ SARSTI”
ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın, BRICS ülkelerini dolardan uzaklaşmamaları ve yeni bir para birimi oluşturmamaları konusunda uyarmasına da değinen Putin, küresel dengelerin artık farklı bir yöne evrildiğine işaret etti:
Trump, Beyaz Saray’dan uzak kaldığı dört yıl içinde dünya ve Amerikan ekonomisi ciddi değişimler yaşadı. Bu süreçte Trump’ın siyasi muhalifleri, doların rezerv para birimi statüsünü sarsacak adımlar attı.

“ABD, ORTA DOĞU’DA AGRESİFPOLİTİKA İZLİYOR”
Orta Doğu’daki ABD politikalarını da eleştiren Putin, şu ifadeleri kullandı:
Washington, bölgede agresif bir strateji izliyor. Bu durum, bölgedeki direniş hareketlerinin karşı tepkisini tetikliyor ve ekonomik işleyişe zarar veriyor. Lojistik rotalar aksıyor, birçok nakliyeci artık Afrika’yı dolaşarak alternatif yollar arıyor.
İRAN İLE İLİŞKİLER
Rusya ile İran arasındaki işbirliğine değinen Putin, ikili ilişkilerin istikrarlı ve yapıcı bir şekilde ilerlediğini belirterek, yıl sonunda ticaret hacminde kayda değer bir artış beklediklerini söyledi. Lojistik, enerji, sanayi ve güvenlik gibi alanlarda önemli projelerin sürdüğünü vurgulayan Putin, İran ile kapsamlı bir işbirliği anlaşmasının imzalanmak üzere olduğunu da açıkladı.
Batılı ülkelerle ilişkilerin iyileşmesinin kaçınılmaz olduğunu dile getiren Putin, bu sürecin zaman alacağını ancak kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FT’nin haberine göre kardeşlerden biri olan Hafız Makhlouf’un Moskova yakınlarındaki bir konut binasında üç odalı bir dairede yaşıyor. Bir kaynak, Esad’ın erkek ve kız kardeşlerinin Moskova’da daire satın almadığını belirtti. İddiaya göre mülkü Neva kulelerine yapılan yatırımlardan kâr elde etmek için aldılar. Telegram kanalı, Beşar Esad’ın ailesinin, Ulitsa 1905 Goda metro istasyonunun yakınındaki Klimashkina Caddesi’ndeki bir evde bir daireye yerleşmiş olabileceğine yazdı. Cheka-OGPU, Esad ailesinin Suriye’deki hizmetkarlarının da Rusya’ya taşınabileceğini belirti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Esad ailesinin sermayesinin 1-2 milyar dolar olduğunu tahmin ederken, Washington, zengin Suriyelilerin varlıklarının farklı hesaplarda veya offshore hesaplarda saklandığına inandığı için kesin bir rakam veremiyor. Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre ise, Suriye eski cumhurbaşkanının mevcut parası rahat bir yaşam için yeterli. Telegraph haberinde, “Beşar Esad sürgündeki yeni lüks hayatında hâlâ şampanya yudumluyor ve havyar yiyor olabilir” dedi. Rusya’da Suriye’nin eski cumhurbaşkanının durumu resmi olarak açıklanmazken, Kommersant, gelecekte Beşar Esad’ın Rusya’dan siyasi sığınma hakkı alabileceğini öne sürdü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Suriyeliler kendi kendilerini savunmak zorundalar çünkü biz orada olmayacağız. Orta Doğu önemli ama Orta Doğu’daki sorunu yönetmek Ukrayna ile Rusya’yı barıştırmaktan daha kolay.”
BLINKEN TÜRKİYE’Yİ ZİYARET EDECEK
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Blinken, sırasıyla Ürdün’ün Akabe kentinde ve daha sonra Ankara’da temaslarda bulunacak.
Blinken’ın ana gündeminde Suriye’deki son gelişmeler, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından geçiş süreci çalışmaları ve ülkedeki siyasi süreç ile Gazze’de olası ateşkes anlaşmasına yönelik başlıklar olacak.
Açıklamada, “Bakan Blinken, değerli bir NATO müttefiki olan Türkiye’de üst düzey yetkililerle bir araya gelecek ve terörle mücadeleden bölgesel istikrara kadar ortak öncelikler üzerindeki devam eden ikili iş birliklerini ele alacak.” ifadesine yer verildi.
Açıklamaya göre Blinken, Türkiye ve Ürdün temaslarında, “ABD’nin hesap verebilir ve temsili bir Suriye hükümetine geçiş sürecine desteğini” de yineleyecek.
Blinken ayrıca, görüşmelerinde, bu geçiş döneminde ABD’nin Suriye’nin komşularına desteğini vurgulayacak ve bölgede yerinden edilmiş Suriyelilerle ilgili ihtiyaçların giderilmesine yönelik konuları görüşecek.
ABD’li Bakan’ın bir diğer önemli başlığı ise Gazze’de olası ateşkes süreci ile buna bağlı olarak esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye daha fazla insani yardım girmesi olacak.
Ankara’da resmi kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın 13 Aralık Cuma günü Türkiye’ye ziyaret gerçekleştireceği bildirilmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seminer, Alaçam Etyemez Mahallesi Merkez Camii Kur’an Kursu’nda yapıldı. Seminerde konuşan Alaçam İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Mevlüt Şen, bağımlılığın dünyanın en önemli problemlerinden biri olduğunu söyledi. Şen, “Başta uyuşturucu olmak üzere her türlü olumsuz etkiye sahip bağımlılıkla mücadele konusunda anne ve babalara büyük sorumluluklar düşüyor. Bağımlılıkla mücadele konusunda devletimiz her türlü tedbiri alıyor ve önleyici çalışmalar yapıyor. Milli ve manevi değerlere bağlı, merhametli, karar alan, vicdanlı, ‘hayır’ demeyi bilen, vatanına ve milletine bağlı çocuklar yetiştirme gayretindeyiz. Böylece çocuklarımızın ve gençlerimizin bağımlılıkla karşılaşma ihtimali en aza indirmiş olacağız. Proje ilçemizde de başarılı bir şekilde uygulanıyor. Olumlu sonuçlar alıyoruz. Projenin hedef kitlesi olan annelerden bu projeleri sahiplenmelerini ve projenin geliştirilmesi yönünde katılımcı olmalarını istiyoruz” dedi.
İlçe Jandarma Komutanı Şen, proje ile ilgili bütün mahallelerde seminer vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. – SAMSUN
JandarmaNarkotik3-sayfasamsunEğitimSağlıkAlaçam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’da, polis ekiplerinin okul çevreleri ile servis araçlarına yönelik denetimleri sürüyor. Bu kapsamda 35 okul çevresinde yapılan uygulamada, 426 şahıs ile 192 araç sorgulandı.
13 yurt çevresinde yapılan denetimlerde ise 189 şahıs ile 107 araç sorgulandı. Servis araçlarına yönelik denetimlerde de 62 araç kontrolü gerçekleştirildi.
Ekiplerin denetimlerinin devam edeceği bildirildi. – MALATYA
Yerel HaberlerGüvenlikmalatya3-sayfaEğitimPolis
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ 15 Temmuz Demokrasi Meydanında ayakkabı boyacılığı yapan Ahmet Kartalmış (52), azmiyle takdir topluyor. Mesleğe 17 yaşında başlayan 4 çocuk babası Kartalmış, yaşadığı geçim sıkıntısına rağmen 4 çocuğundan 2’sini okuttuğunu, 2’sini ise okutmaya devam ettiğini söyledi.
“Okumadığım için pişmanım”
Kış aylarında çalışmanın zorluğundan bahseden Kartalmış, “Ekmeğimi ayakkabı boyacılığı yaparak kazanıyorum. Bu iş sayesinde çocuklarımı okutuyorum. Tabi kış aylarında çalışmak çok zor. Bununda nedeni hava çok soğuk ama mecbur işimizi yapmak zorundayız. Günlük 600 ile 700 lira bir kazanç sağlıyoruz. Okumadığım için çok pişmanım. Okumanın kıymetini şimdi daha iyi anlıyorum. Bu yüzden çocuklarımı okutmaya çalışıyorum. Çocuklarıma okumanın öneminden bahsediyorum ve gençlere naçizane tavsiyem, eğitimlerini tamamlayarak kendilerini geliştirsinler ve bir meslek sahibi olsunlar” dedi.
“Boyacılık bizden sonra biter”
Yapmış olduğu mesleğin gençler tarafından tercih edilmediğini belirten Ahmet Kartalmış, “Gençler şimdi bir işe girip çalışmıyor bile, gelip burada boyacılık mı yapacak? Zaten gençlik bitmiş. Biz 17 yaşımızdan beri bu işi yaptığımız için devam ettiriyoruz ama bizden sonra boyacılık yapan olmaz. Bizde bir yerde mecburiyetten yapıyoruz. Geçimimizi sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. – ELAZIĞ
Yerel HaberlerDemokrasi15 TemmuzEkonomiEğitimYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi alan Vali Aygöl, yaptığı açıklamada, anaokulunun kentin eğitim kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.
Eğitim yatırımlarının sadece bugünü değil aynı zamanda geleceği de şekillendirdiğini vurgulayan Aygöl, “Çocuklarımızın çağın gereklerine uygun ortamlarda eğitim alabilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
İl genelinde eğitim altyapısını güçlendirmek ve modern kurumlar kazandırmak amacıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında inşa edilmeye başlanan anaokulunun kısa sürede hizmete açılması planlanıyor.
Bahçelievler MahallesiŞefik AygölPolitikaEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLKOKUL, ORTAOKUL VE LİSELER İÇİN OKUL KIYAFETİ OKUL MÜDÜRLÜĞÜNCE BELİRLENECEK
Değişiklik ile birlikte; ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenciler için okul kıyafeti, okul-aile birliği yönetim kurulunun ve ikinci dönem başında yapılacak öğretmenler kurulunda öğretmenlerin de görüşü alınarak özel işaret, baskı ve desen gibi kısıtlayıcı ayrıntılara yer verilmeden okul müdürlüğünce belirlenecek. Belirlenen okul kıyafeti görseli ise okulun internet sitesinde yayınlanacak. Belirlenen okul kıyafeti 4 eğitim ve öğretim yılı geçmeden değiştirilemeyecek. Okul kıyafeti değiştirildiğinde ara sınıflardaki öğrenciler bir üst öğrenim kademesine geçene kadar mevcut okul kıyafetlerini giymeye devam edebilecek.
EKONOMİK OLACAK, ÖZEL GÜNLER İÇİN KIYAFET ALDIRILMAYACAK
Belirlenen okul kıyafeti 1739 sayılı kanunda yer alan genel ve özel amaçlar ile temel ilkeler doğrultusunda ekonomik, sade, kullanışlı, kolay temin edilebilir ve pedagojik esaslara uygun olacak. Özel gün, hafta ve kutlamalarda ders içi ve ders dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere veliye mali yük getirecek özel kıyafet aldırılamayacak. Okul öncesi eğitim kurumları ve özel eğitim okullarındaki öğrenciler ise yaş grubu özelliklerine uygun, temiz ve düzenli bir kıyafet giyecek. Sağlık özrü bulunan ve bu durumu belgelendiren öğrenciler ise özürlerinin gerektirdiği şekilde kıyafet giyebilecek. Öğrenciler, öğrenim gördükleri programın özelliklerine göre atölye, işçilik, laboratuvar ve işyerlerinde okul yönetiminin onayı ile önlük, tulum veya yapılan işin özelliklerine uygun kıyafet giyecek. Okul kıyafeti temin edilmesine yönelik olarak okul-aile birliklerince kıyafet satışı ve serbest rekabet şartlarını ihlal eden yaklaşım ve yönlendirilmeler yapılamayacak.


Milli Eğitim BakanlığıAile İçi ŞiddetEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında Beylikdüzü Haldun Taner İlkokulu’nda düzenlenen etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un farklı ilçelerinde kentin birikimi, kültürü ve akademik potansiyelini yazacak uzman eğiticiler ve üniversite hocalarıyla buluştuklarını söyledi.
İstanbul’un farklı yerlerinde bu etkinliklerin devam ettiğini belirten Yentür, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ndeki yeni pedagojik ve sınıf içi uygulamalar ağırlıklı, ölçme değerlendirme ve iletişime yönelik, öğretmen arkadaşlarımızın, sınıfta ve sahada daha güçlü olması ve ihtiyaç duydukları bütün alanlar için, öğrenme, erişim ve tecrübe paylaşımı etkinlikleri düzenliyoruz. Bu programının en büyük amacı, herhangi resmi zorunluluk yok. Tamamen gönüllü ve istekli.” diye konuştu.
Öğretmenlerin kendini geliştiren, yenileyen, değiştiren ve topluma öncü insanlar olduğuna dikkati çeken Yentür, “Öğretmen hem öğrenendir hem de öğretendir. O yüzden biz burada öğretmen arkadaşlarımıza çok nitelikli öğrenme ve paylaşma imkanları sunuyoruz ve hazırlıyoruz. Öğretmenlerimizin ilgi ve motivasyonu bizi de bu konuda şevklendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Yentür, 5-6 yıldır İstanbul’da olan öğretmen akademelerini son 2 yılda daha çok yaygınlaştırdıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Öğretmenlerin rahat erişebilecekleri Anadolu Yakası’nda Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal; Avrupa Yakası’nda da Fatih, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Beylikdüzü ilçelerinde haftasonları rahatlıkla erişebilecekleri okullarda bu tür faaliyetler ve atölyeleri düzenliyoruz. Bugün de Beylikdüzü’ndeki 130 öğretmen katılım belgesi alacak.”
Konuşmaların sonunda Yentür tarafından öğretmenlere katılım sertifikaları takdim edildi.
Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü Zekeriya Postacı da ay yıldızlı bayrağın olduğu tabloyu Yentür’e hediye etti.
Programın sonunda toplu hatıra fotoğrafı çekildi.
Türkiye YüzyılıYerel HaberlerKültür SanatEtkinliklerBeylikdüzüistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HASTANE VE FAKÜLTELERDE YAŞANAN USULSÜZLÜK İDDİALARI BİR BİR ARAŞTIRILMALI!”
“Yenidoğan Çetesi” olarak adlandırılan çetenin ardından gündeme gelen sağlık kurumlarındaki usulsüzlüklere dair konuşan Dinç, kendilerine iletilen bazı iddiaları kamuoyuyla paylaşarak yetkililere seslendi: “Bu çetenin kendi menfaat ve çıkarları için akla-hayale gelmeyecek şekilde masum bebekleri katlettiklerini hepimiz gördük. Sağlık kuruluşlarında yaşanan ahlaksızlık ve usulsüzlüğe millet olarak hepimiz şahit olduk. Bu olayın açığa çıkması sonrasında bazı fakültelerde yaşanan sıkıntılarla ilgili iddia ve talepler tarafımıza iletildi. Fakülte ve bağlı bulunduğu üniversitenin ismini vermiyorum ama bize iletilen iddiaları dile getirmek istiyorum.
Fakültelerde doktorların, öğretim görevlilerinin malzeme parası adı altında yasa dışı bir şekilde astronomik rakamlarla hastalardan ücret talep edildiğine dair iddialar var. Bu ücretler hastanelerdeki aracılar üzerinden veya hastane dışındaki danışmanlık merkezi olarak gösterilen yasa dışı muayenehanelerden bu ücretlerin tahsil edildiği iddiaları bize iletildi. Ayrıca hastanenin imkânlarını, alet ve edevatını kendi özel muayenehanelerinde kullandıklarına dair de iddialar var. Sağlık personeli tarafından hastalarla ilgilenmek yerine estetik işlemler yapıldığı, yasa dışı olarak heyet raporları verildiği, ameliyathanelerdeki randevuların bile satıldığı ve ücretini ödemeyen hastaların ücreti ödeyene kadar ameliyatlarının ertelendiği gibi ciddi iddialar var. Ayrıca öğretim görevlilerinin derslere girmediği, asistanların eğitimsiz bırakıldığı konusunda da ciddi iddialar var. Yetkililerin tüm bunlara rağmen herhangi bir yaptırımda bulunmadığına dair de iddialar var. Bu iddialar tek tek araştırılmalı, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı bu iddiaların üzerine gitmeli ve görevini suiistimal eden her kim varsa hesabını vermelidir. Tabii bunları söylerken tüm sağlık çalışanlarını ve öğretim görevlerini töhmet altında bırakmak istemiyorum.”
“GAZZE’NİN KUZEYİNDE CİDDİ KATLİAMLAR YAŞANIYOR”
Filistin’de yaşanan soykırımın halen devam ettiğini belirterek sözlerine devam eden Dinç, “Bir yılı aşkın bir süredir Filistin’de kadın, çocuk ve siviller katlediliyor. Bununla birlikte 2 aydır Lübnan’da işgal güçlerinin saldırıları sonucu katliamlar yaşanıyor. İşgal güçleri, 2 aydır gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen Lübnan’da bir köy dahi elde edemediler, o bölgede bir tampon bölge oluşturamadılar ve bundan dolayı ateşkes yapmak zorunda kaldılar. Bu kazanım, siyonist terör şebekesine karşı diz çökmeyen Lübnan halkınındır. Siyonist rejim, Lübnan’da bir ateşkes yaptı ama Gazze’de halen soykırımlarına devam ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde ciddi katliamlar yaşanıyor. Gazze’nin kuzeyinde açlık krizi ile birlikte sağlık krizi de başlamış durumda. 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan günümüze Gazze’de bin 50 sağlık çalışanı şehit edildi, 310 tanesi de işgal güçlerinin zindanlarında esirdir. Tüm bu saldırılara rağmen sağlık çalışanları hiçbir şekilde pes etmiyorlar. İnsanlığın onuru ve haysiyeti için mücadelelerine devam ediyorlar.” diye belirtti.
“ACİL BİR ŞEKİLDE GAZZE’DE İNSANİ YARDIM KORİDORU OLUŞTURULMALI”
Kuzey Gazze’de yaşanan ilaç sıkıntısını bir kez daha dile getiren Dinç, kronik hastaların tedavi edilemediğini, halkın kirli suyu tüketmek zorunda kaldığını ve oluşan çöp yığınlarından dolayı salgın hastalıkların baş gösterdiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Siyonist terör şebekesinin sağlık hizmetlerini hedef alması, Gazze’deki tüm insanları yok etmek istediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden acil bir şekilde Gazze’de insani yardım koridoru oluşturulmalıdır. O bölgeye tıbbi malzemeler gönderilmelidir. Sağlık çalışanları o bölgeye ivedilikle gitmelidir. Gazze’de kronik hastalığı bulunanların o bölgeden tahliye edilip acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ateşkesin sağlanabilmesi için İslam ülkeleri tüm gücünü kullanmalı, sağlanabilecek ateşkes ile hiçbir şart ve koşula bağlanılmadan siyonist terör şebekesi o bölgeden çıkmalıdır.”
“AZAMİ SÜRE MAĞDURLARI İÇİN KAPSAMLI BİR AF ÇIKARILMALI VE BU ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERİNE DÖNÜP MEZUN OLMALI”
İç gündeme dair bazı sorun ve sıkıntıları da gündeme getiren Dinç, ilk olarak azami süre mağdurlarının sorun ve taleplerini dile getirerek, “2014 yılında çıkan bir yasaya göre; 2 yıllık üniversite okuyanlar 4 yıl içerisinde, 4 yıllık üniversite okuyanlar 6 içerisinde, 6 yıllık üniversite okuyanlar ise 9 içerisinde mezun olması gerekiyor. Ancak ülkemizde önce pandemi sonra büyük bir deprem yaşandı. Ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşandı. Tüm bunlara bağlı olarak öğrencilerimiz bu süreçlerde okullarından mezun olamadılar. 2022 yılında bir af çıktı ancak bu af kapsamlı olmadığı için genel olarak tüm öğrenciler bu aftan yararlanamadı. Bu öğrencilerimizin mağdur olmaması için, kapsamlı bir af çıkarılmalı ve üniversiteden mezun olması gereken öğrencilerimiz tekrardan üniversite kayıtlarını yaparak öğrenimlerine devam etmesi sağlanmalı.” dedi.
“MERSİN, ADANA VE ANTALYA GİBİ İLLERDE HER YAĞMUR YAĞDIĞINDA SEL FELAKETİ YAŞANIYOR”
Son olarak bazı illerde yaşanan bir takım sorunları da gündeme getiren Dinç, bazı illerde yaşanan sel felaketlerinin önüne geçilmesi için, “Mersin, Adana ve Antalya gibi illerde her yağmur yağdığında sel felaketi yaşanıyor. Her yağmur yağdığında sel felaketinin yaşanmaması için altyapı ile ilgili ciddi çalışma yapılmalı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yağan yağmur sularının tahliye edilmesine yönelik ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Yağmur yağmadan önce erken uyarı sistemi geliştirilmeli ve önlemlerin önceden alınması gerekiyor. Mazgal ve kanalizasyon giderlerinin temizlenmesi gerekiyor. Önceden yaşanan sel felaketleri göz önünde bulundurularak bir daha bu tür felaketlerin yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“SUYUN DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA BİR MİKTAR BELİRLENEREK ÜCRETSİZ OLARAK VERİLMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF SU FİYATLARI HER YIL ASTRONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜKSELMEKTE”
“Adana ve Mersin’deki su fiyatlarının diğer çevre illerdeki su fiyatları arasında astronomik farklar var.” diyerek sözlerine devam eden Dinç, “Mersin’de şu an su birim fiyatı 27,15 TL’dir. Bir ay sonra bu rakam 36,20 TL olacak. Adana’da da şu an su birim fiyatı, 17,85 TL’dir. Hatay’da ise bu rakam 7,63 TL’dir. Birbirine yakın farklı illerin arasında tüketilen suyun fiyatının bu kadar astronomik derecede farklı olması herhangi bir mantık sığmaz. Bu fiyatlar arasında neden bu kadar fark olduğunu soruyoruz ve cevabının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyoruz. Ayrıca temel bir ihtiyaç olan suyun dar gelirli vatandaşlara bir miktar belirlenerek ücretsiz olarak verilmesi gerekmektedir. Fakat biz bunu beklerken maalesef su fiyatları her yıl astronomik bir şekilde yükselmektedir. Buna yönelik tedbirlerin alınıp düzenlemelerin yapılması lazım. Bu konuda seçim döneminde belediye başkanlarının vaatlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
“DİYARBAKIR-SİLVAN KARAYOLU’NDA ASFALTIN YAPISINDAN KAYNAKLI KAZALAR YAŞANIYOR, ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR”
Dinç sözlerini “Diyarbakır-Silvan Karayolu’ndaki asfaltın yapısı ve kullanılan mıcır dolayısıyla bu yolu kullanan araçlar kaza yapıyor, can kayıpları yaşanıyor. En basiti olarak araçlarının camı kırılıyor. Bu konu ile ilgili Karayolları Müdürlüğü denetlemelerini yapmalı, sorunlar her neyse tek tek tespit edilip vatandaşların mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.

Sağlık Bakanlığıİnsan HaklarıDoğal AfetlerMilletvekiliFaruk DinçPolitikaHastaneEğitimSağlıkMersinDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uşak Valisi Naci Aktaş başkanlığında hayırsever etkinliğinde Yaşar Erdem, Saim Erdem, Sultan Metin ve Filiz Şanlı tarafından yaptırılıp Diyanet İşleri Başkanlığına devredilecek olan Kur’an kursunun protokol imza töreni gerçekleştirildi. İmza töreninde Vali Aktaş ve hayırseverlerin yanı sıra Uşak İl Müftüsü Burhan Çakır’da katıldı.
Öte yandan Vali Aktaş, hayırseverlere teşekkür ederek Uşak’a için hayırlı olmasını diledi. – UŞAK
Diyanet İşleri BaşkanlığıBurhan ÇakırPolitikaEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÇOCUKLAR YANLIŞ ANLAMIŞ”
Amasya Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi 3 kızın ailesi konuyla ilgili açıklama yaptı. Cumhuriyet’ten Mehmet Menekşe’ye konuşan mağdur öğrencilerden A.K’nın annesi Ayşe K. “Kızım bana otelde çalışan şefin kendisine dokunduğunu, rahatsız ettiğini söyledi. Bana ‘Çocuklar yanlış anlamış, gözünüz arkada kalmasın, böyle bir sıkıntı yok’ dendi. Kızım şu an psikolojik destek alıyor” dedi.
“KIZLAR İFFETSİZLİK YAPIYOR”
Tacize uğrayan E.A’nın babası A.A. ise şu ifadeleri kullandı; “Lütfullah Aksu ismindeki hoca çocuğu tehdit etmiş ‘Sesini çıkarma, senin boğazını sıkarım’ diye. Benim çocuğum sekiz kez kriz geçirdi, şu anda psikolojik tedavi görüyor, ilaç kullanıyor. Ben bir buçuk ay önce okula gidip Müdür İbrahim Şimşek ile görüştüm ‘Önemli bir durum yok, bunlar çocuk’ dedi. Stajdan sorumlu Ahmet Ünlü de bir şey yok diye olayı kapatmaya çalışıyor. Müdür, çocukların erkek arkadaşı var, iffetsizlik yapıyor diye çocukları karalamaya çalışmış. Benim kızım böyle bir şey olmadığını söylüyor.”
Kız öğrencilerden A.A’nın üç yıl önce de okulun uygulama otelinde taciz edildiği, o dönemin okul müdür yardımcısı Lütfullah Aksu ve müdür Yusuf M’nin olayı örtbas ettiği öne sürüldü.
“SANA KİMSE İNANMAZ, BOŞUNA REKLAM YAPMA”
Müdür Yusuf M., geçtiğimiz yıl 11. sınıfta okuyan bir öğrencinin taciz şikâyeti üzerine görevden alınmış, başka bir okula öğretmen olarak atanmış. Daha sonra da emekli olmuştu. Yusuf M’nin taciz davası devam ediyor. Olaylara tepki gösteren baba A.A., “Üç yıl önce de okulun uygulama otelinde kızıma yönelik bir taciz olayı olduğunu duyunca okula gittim. O zaman da Müdür yardımcısı Lütfullah Aksu kızıma ‘Bundan bir şey tutturamazsın, sana kimse inanmaz, boşuna kendini reklam yapma, adın kötüye çıkar’ diye tehditkâr konuşmuş” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet SavcılığıAntalya3-sayfaGüncelEğitimTurizmHukukÇocukYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Çetinkaya, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, din görevlileri, akademisyenler, öğretmenler ile sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan çalıştayın açılışında konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet Yapıcı, saha araştırmalarında karşılaştıkları sorunlardan birinin, imam hatip okullarında ya da seçmeli din derslerinde Kur’an-ı Kerim öğretimi olduğunu, bunun çözülmemesinin öğrencileri imam hatip okullarını tercih etme noktasında olumsuz etkilediğini söyledi.
Öğrencilerin, Kur’an-ı Kerim dersi nedeniyle imam hatip okullarından nakil aldırdığını aktaran Yapıcı, “Kur’an-ı Kerim öğretimi konusu öğrencilerin nazarında bir problem gibi gözüküyor. Bunları görmezden gelemeyiz, suçu da hiç kimseye atamayız. Bazı okullarda meslektaşlarımız öyle bir yöntem geliştirmişler ki Kur’an-ı Kerim dersi problem değil. İyi örnekler var sahada. O yüzden Kur’an-ı Kerim öğretimi konusunu sahada bunu uygulayan öğretmenlerimizle sorunla bizzat karşılaşan hocalarımızla bu işin paydaşı olan Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu hocalarımızla ilahiyat fakültelerimizdeki hocalarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu alandaki yetkin gönüllüleriyle bu meseleyi masaya yatırmak, ‘Sorun nedir? Bu sorunu nasıl çözebiliriz? Bu konuda farklı öneriler nelerdir?’ sorularını konuşalım istedik.” ifadelerini kullandı.
Çalıştayda, Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli hale gelmesi için 7 başlığın tartışılacağını ve çözüm üretileceğini belirten Yapıcı, konunun “Kur’an-ı Kerim’i nasıl sevdirelim?”, “Kur’an-ı Kerim öğretiminde yöntem ve teknikler”, “Kur’an-ı Kerim dersinde ölçme, değerlendirme ve eğitim teknolojilerinin kullanımı”, “Kur’an-ı Kerim öğretmenlerinin eğitimi ve gelişimi”, “Kur’an-ı Kerim eğitiminde hafızlık”, “Çocukluk döneminde Kur’an-ı Kerim öğretimi” ve “Seçmeli derslerde Kur’an-ı Kerim öğretimi” başlıklarında ele alınacağını aktardı.
Yapıcı, Türkiye ve İstanbul genelindeki seçmeli ders oranlarına bakıldığında en düşük oranın Kur’an-ı Kerim dersi olduğunu vurguladı.
“Gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz?”
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, bugünün gençlerine dini nasıl anlatacakları ve onlara ilahi kelamı nasıl ulaştıracakları konusuna önem verdiklerini anlattı.
Türkiye’de 4-6 yaştan üniversite son sınıfa kadar 28 milyon genç olduğuna işaret eden Ceylan, “Biz bu gençlerden ne kadarına Allah’ın kelamını ulaştırabiliyoruz? Ulaştıramadıklarımızı ne kadar dertleniyoruz? Ulaştırdıklarımızın niteliğini, kalitesini ne kadar artırabiliriz? Bu soruların cevaplarını arayacağız. İmam hatip okullarımızı baz aldığımızda 1,5 milyona yakın gencimiz var. Onları yeniden Kur’an’la buluşturmak, sadece yüzüyle değil, ruhuyla buluşturmak, o ruhu kimliklerine işlemek için bir mücadelemiz, çabamız var.” diye konuştu.
Çalıştayın sonucunda, Türkiye’de okullarda okutulan Kur’an-ı Kerim dersinin daha etkili ve verimli bir hale gelmesi amacıyla eylem planı çıkarılacak.
Kültür SanatSivil ToplumistanbulEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP içindeki kavgalara bir yenisi daha eklendi.
Sık sık eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerle karşı karşıya gelen Özgür Özel parti içi muhalefetin kapalı oturum talebini reddetti.
Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekilleri Genel Kurul’da kürsüye çıkamama ve görmezden gelinme şikayetleriyle Genel Başkan Özel’den kapalı grup toplantısı yapmasını talep etti.
“ATATÜRK DÖNEMİ MUHALİFLERİNE TANINAN KONFOR YOK”
3 saat süren toplantıda muhalif milletvekillerini temsilen Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç söz aldı.
Öztunç, 1931’de yapılan CHP Kurultayı’na atıfta bulunarak Atatürk’ün kendine muhalif olanlara söz hakkı verdiğine dikkat çekti.
Öztunç, “Partide yanlış gittiği düşündüğünüz bir şey varsa söyleyin uyarılarda bulunun” dediğini, o dönemki konforun şu an kendilerine tanınmadığını söyledi.

“BENİM DE ATATÜRK GİBİ KONFORUM YOK”
Özel, Öztunç’a gülümseyerek cevap verdi.
Özel, “O dönemde Atatürk rahattı, sosyal medya yoktu, WhatsApp yoktu benim de öyle bir konforum yok” dedi.
Özel, milletvekillerine, “Bir eleştiriniz varsa gelin burada söyleyin, sosyal medyada partimizi tartıştıracak, zora sokacak açıklamalarda bulunmayın” diye seslendi.
Özel, “Konuşmaya devam edenler istemediğimiz adımlar atmamıza yol açabilir” uyarısında bulundu.

Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tayland Krallığı Milli Günü Resepsiyonu’na katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu,Tayland’da yaşanan sel felaketinden etkilenenlere geçmiş olsun temennilerini ve hayatını kaybedenler için ise taziye dileklerini ileterek, “Tayland ile diplomatik ilişkilerimizin kurulduğu 1958 yılından bu yana dostluk ve halkların karşılıklı yararı temelinde iş birliklerini geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Son dönemde artan karşılıklı temasların ikili ve çok taraflı platformlarda yürütülen iş birliğini pekiştirdiğini söyleyen Uraloğlu, “Bu kapsamda üst düzey ziyaretlerin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ediyor, çeşitli proje ve çalışmalarla çok boyutlu iş birliğimizin daha da gelişeceğine inanıyorum” diye konuştu.
“İKİLİ TİCARET 1,5 MİLYAR DOLARI AŞTI”
İkili ticaret hacmine ilişkin açıklamalarda bulunan Uraloğlu, “Son dönemde ivme kazanarak büyüdüğünü memnuniyetle müşahede ediyoruz. 2002 yılında 200 milyon dolar civarında olan ticaret hacmimiz 2024 yılının ilk 9 ayında 1,5 milyar doları aştı. Ticaretimizin dengeli şekilde büyümesine, yatırımların karşılıklı olarak artmasına önem atfediyor, bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
“TAYLAND İLE FREKANS ARTIŞI”
Türkiye’nin stratejik konumuyla Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’ya açılım yapmak isteyen Tay firmalarına önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Uraloğlu, “Tayland da, Güneydoğu Asya da birçok Türk firması için vazgeçilmez bir ortak haline gelmiş durumda. Türkiye ve Tayland’ın bayrak taşıyıcıları olan Türk Hava Yolları ve Tay Havayolları’nın doğrudan seferleri ekonomik ilişkilerimizi geliştirmede ve halklarımızı birbirine yakınlaştırmada birer köprü işlevi görüyor. Nitekim Tayland’dan ülkemize gelen ziyaretçi sayısı 2022 yılından bu yana neredeyse 2 kat artarak bu yıl ekim ayında 40 bine ulaştı. Ülkemizden de Tayland’a giden turist sayısı her geçen gün artıyor. Bu vesileyle geçtiğimiz hafta sivil havacılık otoritelerimiz arasında yapılan müzakere sonucunda sağlanan frekans artışından memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim” dedi.

Tayland ile demiryolu alanındaki iş birliğinin iki ülke için büyük önem taşıdığını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
2004 yılından bu yana TÜRASAŞ ile Tayland demiryolları arasında sürdürülen iş birliğinin daha da derinleşerek devam etmesini arzu ediyoruz. İkili bağlarımızın güçlendirilmesinde ülkemizde eğitim gören Tay öğrenciler de önemli yere sahip. Onları ülkelerimiz arasında gönül ve kültür elçileri olarak görüyoruz. İlişkilerimizin ahdi temelini oluşturan ticaret, eğitim, kültür, bilim ve kalkınma alanlarındaki çeşitli anlaşmaların ilerleyen dönemde iş birliği potansiyelimizin olduğu enerji, ileri teknolojiler, savunma ve güvenlik gibi diğer alanlarda akdedeceğimiz belgelerle desteklenerek güçlendirilmesini temenni ediyoruz.
Uraloğlu, Türkiye’nin çok boyutlu dış politikası ve Yeniden Asya Girişimi çerçevesinde Asya-Pasifik’in önem atfedilen bir bölge olduğunu ifade etti.
Bölgede çok taraflı diyaloğun güçlendirilmesini arzu ettiklerini ifade den Uraloğlu, “Bu çerçevede Tayland’la iş birliğimizi de ikili boyutun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve sektörel diyalog ortağı olduğumuz ASEAN gibi platformlarda ilerletmeyi hedefliyoruz. Zira bölgesel sınamaların her geçen gün arttığı ve küresel çapta kritik gelişmelerin yaşandığı bu dönemde yakın iş birliğimizin önemine inanıyoruz. Başta Sayın Büyükelçi Epirat Sugondabirom olmak üzere Tayland hükümeti ve dost Tay halkı ile Türkiye’deki Tay vatandaşlarını milli günleri vesilesiyle en içten dileklerimle kutluyorum” açıklamasında bulundu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Anadolu Yayıncılar Federasyonu’nda medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Yerlikaya, Türkiye’de 30 Kasım 2024 itibarıyla 4 milyon 171 bin kayıtlı düzenli yabancı bulunduğunu, bunlardan 2 milyon 938 binin Suriyeli olduğunu, 1 milyon 31 binin ikamet izinli, 201 binin uluslararası koruma altında olan göçmen olduğunu söyledi.
REKLAM
Bakan Yerlikaya, bunlarla ilgili adres güncellemesi yaptıklarını belirterek, “Tüm Suriyeliler ve yabancılarla ilgili adres tahkikatı yaptık. Tek tek adreslerini kontrol ettik. 731 bini adresinde bulunmadı. Bunlara süre verildi. 580 bini adresini güncelledi. 150 bin 327’sini bulamadık. Bunları Aile Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’na sorduk; ‘bu ailelere en son ne zaman hizmet verdiniz?’ diye. Bu ailelerin hiçbiri bir yardım almamış, çocukları okuldaymış almış, sağlık hizmeti almamış, bu aileler yok. Bu ailelerin nerede olduğuyla ilgili kanaatimiz Avrupa’ya geçtikleri yönünde” diye konuştu.
“ADRESİNİ KONUMLA BİLDİRECEK”
Bakan Yerlikaya, düzenli göçle ilgili adres güncelleme işinde 2025’in ilk haftasından itibaren bildirim yükümlülüğü getirdiklerini söyleyerek, “KADES gibi bir aplikasyon yaptık. Konumlu mesaj gönderecek devamlı, ‘ben buradayım’ şeklinde. Birinin konumu kapatılmış veya bildirim yapmadığı zaman polis veya jandarma oraya gidecek. Çünkü bunların tamamı polis ve jandarmaya zimmetli. Sistem ay sonunda 2 milyon 938 bin kişiden tespit ettiği sapmaları bildirecek. Biz de tahkikatı yapacağız. Konum bildirmemeyle ilgili makul bir sebebi yoksa 2 kez tekrarladığında alıp kampa götürüyoruz. Kurallar çok ağır” dedi.
“1 GÜN BİLE ÇALIŞIYORSA SİGORTALI OLACAK”
Bakan Yerlikaya, çalışma hayatlarıyla ilgili de denetimleri artıracaklarını belirterek, “Bir yerde çalışıyorsa sigortalı çalışacak. Yerli hangi kurallara tabiyse düzenli yabancı da aynı kurallara tabi olacak. Bununla ilgili denetimlere başlayacağız. Kural; eşitlik. Kendi vatandaşım berber dükkanı açarken nasıl oluyorsa, bunların tamamı onlar için de olacak. Bir yerde bir Suriyeli çalışıyorsa sigortalı olacak. Bunların cezaları artacak. Denetimleri sistematik yapacağız ve önümüzdeki hafta iş insanlarıyla, özellikle yabancı iş insanlarıyla toplantı yapıp, detaylarını paylaşacağız onlarla da. Biz ülkemizde yabancının düzenli ve yasal olmasını istiyoruz. Yabancıların çalışma izni, sigortası yoksa gereği neyse onu yapacağız. Yılbaşında bununla ilgili denetimleri artıracağız. 1 milyon 654 bin çalışma çağında Suriyeli var. Kayıt dışılığı kabul edemeyiz. 1 gün bile çalışıyorsa kayıtsız çalışmayacak” dide konuştu.
REKLAM“İRAN SINIRINDA 78 KİLOMETRELİK AÇIĞI KAPATIYORUZ”
Bakan Yerlikaya, düzensiz göçle mücadeleyi kesintisiz sürdürdüklerini söyleyerek, “Kaynağında başlayan, hudutlarda devam eden, içeride mobil göç noktaları, deport uygulaması. Suriye’de 4 harekat yaptık. O bölgede kalan insan sayısı 4 milyonu aşkın. Biz o harekatları yapmasaydık, orada hayatın ihyasıyla ilgili gayret göstermeseydik bu insanlar buraya geleceklerdi; orada durdurduk. 914 kilometre Suriye sınırımız, 380 kilometre civarında Irak sınırımız, 561 kilometre İran hududumuz var. İran’la ilgili 78 kilometre açığımız kaldı. 2025 yılında 10 milyar liralık yatırımla beraber orayı da kapatacağız. Suriye ve Irak ile ilgili sıkıntımız yok. Hudut duvarlarından geçmeye çalışıp engellenen sayısı 230 bin 438. Bugüne kadar bu kabine döneminde 212 bin 910 kişiyi sınır dışı ettik. 2023’te 131 bin, bu yıl 140 bini geçeceğiz, hedefimiz bu” dedi.
“MOBİL GÖÇ ARAÇLARINI ARTIRACAĞIZ”
Bakan Yerlikaya, 19 Temmuz 2023’te mobil göç araçlarını devreye aldıklarını söyleyerek, “Türkiye’de 81 ilde 270 mobil göç aracı var. Bu araçlarla ilk 3 ay 50 bin kişiyi sorguladık, yüzde 74,5’i düzensiz göçmen çıktı. Son 1 ayda 332 bin 527 kişiyi sorguladık, yüzde 2,6 düzensiz göçmen çıkmış. Sahadayız biz. Geziyoruz, sürekli aynı yerde yapmıyoruz. Kamu düzeni güvenliğinden asla taviz vermeyeceğiz. Tuzak kurmuyoruz. Bugüne kadar 2 milyon 372 bin 862 sorgulama yaptık, 160 bin 153 kişiyi aldık. Mobil göç araçlarımızı biraz daha artıracağız” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE GÖÇE HEDEF ROTASINDAN ÇIKTI”
Bakan Yerlikaya, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik bu yıl 11 bin 652 operasyonda 7 bin 077 tutuklama yaptıklarını, 2 bin 897 adli kontrol verildiğini söyledi. Bakan Yerlikaya, “Trakya yüzde 99,9 kapalı. Ege’de de önceden 5 kişi geliyorsa şimdilik 2’ye düşürdük. 2025’in ilk 4 ayında Türkiye artık ‘göçe hedef, göçe transit ülke olma’ rotasından çıkıyor, çıktı. Biz bunu istihbarat ağlarıyla diğer meslektaşlarla görüşüyoruz. Türkiye üzerinden 25 şehrimizde 32 geri gönderme merkezimiz var. Bu kabine dönemi vizesi bitmiş, ikamet izni bitmiş, kaçak duruma düşmüş, bunlar 574 bin 58 kişi. 181 bin 955 gönüllü Suriyeli kabine döneminde ülkesine dönmüş. 2016’dan bu yana ise 737 bin gönüllü geri dönmüş” dedi.
REKLAM“AYLIK 11 BİN 453 GERİ DÖNÜŞ VAR”
Bakan Yerlikaya, Türkiye’deki 2 milyon 938 bin Suriyelinin yüzde 42’si, yani 1 milyon 247 bin 432’sinin Halepli, 189 bin 673’ünün İdlibli, 107 bininin Deyrizorlu olduğunu söyleyerek, “2016’da aylık 4 bin kişi gönüllü ülkesine dönerken, 2024’te aylık 11 bin 453 kişi geri döndü. Suriye’nin kuzeyinde 4 güvenli bölgedeki gibi Tel Rıfat ve Halep’te de aynı güvenli, huzurlu ortam olursa önümüzdeki günler bunu gösterecek, olup olmayacağını. Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız. Orada teröristan adacıkları, kukla rejimler olmasın. Oradan gelen saldırıları istemiyoruz. Herkes toprağına dönmek istiyor. Haleplilerin de Halep’e çok düşkün olduğunu biliyoruz. Onlarla görüşüyoruz, çok mutlular. Heyecanlarından duramıyorlar. Ama burayı temizlemek lazım. Hemen oraya gitmek isteyenlere biz ‘bekleyin’ diyoruz. Şu anda güvenli değil. Bize gelen bilgiler şu anda ‘zamanı değil.’ Ne olacağını hep beraber görelim. ‘Evet güvenli’ diye bize kayıt geldiği zaman bu bir şekilde duyulacak, o zaman rahat bir şekilde herkes bunu anladığı andan itibaren inanıyorum ki herkes kendi toprağına gitmeyle ilgili eğer ayda 11 bin ise bu çok daha yukarılara çıkacak. Ayda 11 bin sayısı büyük rakam. Halep 2011’de 4 milyonluk devasa bir şehirdi. Şu anda 2 milyon 938 bin Suriyelinin 1 milyon 247 bini Halepliyse buradan çok büyük bir oranda oraya teveccüh olacaktır. Oradan gelen haberlerin iyi olması, oraya giden insanların da ‘gelin buraya’ demesi, onların çekim gücü bu işi katlayacaktır” diye konuştu.
“KİMSENİN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ YOK”
Bakan Yerlikaya, bazı belediye başkanlarının terör soruşturmaları kapsamında görevden uzaklaştırılmasıyla ilgili “İki kelime yan yana kabul edilemez. Terör ile demokrasi yan yana duramaz. Biz demokrasi, biz hukuk devletiyiz; hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Seçilmiş, atanmış ayırımımız yok. Eğer halkın oyuyla sandıktan belediye başkanı olarak gelen konusu suç olan şey yapıyorsa bunun mutlaka bedelini öder. Hele işlediği suç terörse o zaman farklı bir mekanizma devreye giriyor. Bununla ilgili mekanizmayı geçmişte işlettiğimiz gibi bundan sonra da işletiriz. Bu geçici bir tedbir ayrıca. Her 2 ayda bir tekrar alıyoruz. Bakıyoruz bu arada başka bir gelişme olmuş mu? Bu geçici bir tedbir; ama idari bir işlem ve yargı denetimine tabi, hak aramalara açık” dedi.
Yerlikaya, görevden uzaklaştırılan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün görevine geri döneceği iddialarına ilişkin, “Bizim gündemimizde öyle bir şey yok. Orada 10 yıl üzerinde bir ceza süreci var. Hal böyleyken nasıl dönecek?” dedi.
“10 SANİYE İÇİNDE İÇERİYE GİRMİŞ OLDUM”
Bakan Yerlikaya, TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşanan arbedeye ilişkin de “Biz Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş’un odasında beklerken barikat kurulduğu haberi geldi. Arkadaşlarımıza ‘gelin burada konuşalım’ dedik. ‘Hayır’ dediler. Biz 7 kişiyiz. Orada Meclis koridorlarında bir bakana, daha önce rastlanılmamış engelleme gördüm. Engellemek, yol kesmek bunun halk tabiriyle ne anlama geldiğini ifade etmek istemiyorum. Meclis’in demokratik eleştiri, demokratik söylemleriyle ilgili seviyesine yakışmadığını söylemek istiyorum. Oraya yürürken burada durmamam gerektiğini düşündüm. Hiçbir arkadaşıma da ‘böyle bir şey yapalım’ demedim. Çünkü orada münakaşa olduğunda herkes oraya gelecek ve daha büyük görmek istemediğimiz enstantane ortaya çıkacaktı. Bunu engellemenin bir formülü bir an önce buradan çıkmak fikri aklıma geldi. Ben de 10 saniye içinde içeriye geçmiş oldum. Ama planlı bir şekilde yapılmış. Protesto olacağını biliyorduk; ama neticenin böyle olmasından rahatsızız. Oturmuşlar planlamışlar. Keşke böyle bir şey yapmasalardı. Görüşmek isteyen herkesle biz görüşürüz” dedi.
Yerlikaya, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin düzenlediği konserlerle ilgili müfettiş incelemesine ilişkin de “Müfettiş raporları gelmedi. Yakın zamanda gelir. İstanbul, Ankara, diğer belediyelerle ilgili savcılıklardan gelen çalışmaları arkadaşlarımız çalışıyor. Neticeyi göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başarır, mektubu göndermeden önce Meclis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, müsabakanın Türkiye’de oynanması gerektiğini savunduklarını hatırlattı.

“İktidarın güvenlik gerekçesi sunması” sebebiyle karşılaşmanın Macaristan’da oynandığını söyleyen Başarır, maçta gol atan İsrailli futbolcunun asker selamı vererek çirkin bir harekette bulunduğunu belirtti.
İsrail’in Filistin’de bir katliam yaptığını ve insanlık suçu işlediğini vurgulayan Başarır, “Asker selamı veren futbolcuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu ile Gençlik ve Spor Bakanlığı UEFA’ya bir başvuruda bulunmadı. UEFA da resen bir soruşturma açmadı.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Buna karşın 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda, Türkiye-Avusturya maçında milli futbolcu Merih Demiral’ın sevinç kutlamasına yönelik UEFA’nın soruşturma açtığını anımsatan Başarır, “Bizim futbolcumuz için soruşturma açtı ve ceza verdi; ki bu eylem, çok çok daha ağır, çok çok daha suç teşkil eden bir insanlık suçu. Çocuklar ölüyor, Filistin bombalanıyor, onlar bizim kardeşimiz, Filistinli ölüyor; bu ahlaksız, asker selamı yapıyor.” değerlendirmelerinde bulundu.
Ceferin’e yönelik, UEFA Disiplin Yönetmeliği’nde terör ve insanlık suçunu düzenleyen 11 ve 14’üncü maddeleri hatırlattıkları İngilizce bir mektup kaleme aldığını anlatan Başarır, “Şikayetlerimizi, CHP Grubu, 86 milyon vatandaşımız, dünyada savaşa karşı olan tüm insanlar ve Filistin halkı adına yolluyoruz. Bakalım UEFA ne karar verecek? Bana göre UEFA, verebileceği en ağır cezayı vermeli. İsrail takımına en ağır cezayı vermeli. Çünkü o futbolcu insanlık adına bir suç işlemiştir. Bu süreci iletişimle takip edeceğiz.” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Başarır, açıklamasının ardından beraberindekilerle TBMM’deki PTT şubesine giderek, mektubu UEFA Başkanı Ceferin’e gönderdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arınç sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetinin Filistin ve Gazze konusundaki yaklaşımı ve İsrail’in siyonist yönetiminin masum insanları katleden alçakça tutumuna karşı gösterdiği tavırların açık ve samimi olduğuna inanıyoruz. Türkiye diplomasi, uluslararası hukuk ve insan hakları konusunda her platforma Gazze halkının haklarını savunmaktadır. Ancak farklı düşünenler olabilir. Her zaman bu tür protestolar olağan karşılanmalı ve ceza tehdidi dışarısında kalmalıdır.
Haberin görseli AA’tan alınmıştır…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaklaşık 3 saat süren toplantıda 2025 yılı merkezi bütçesinin Genel Kurul görüşmelerine ilişkin yol haritası görüşüldü. Nasıl bir strateji izleneceği tartışıldı.
SOSYAL MEDYA UYARISI
Edinilen bilgiye göre toplantıda Genel Başkan Özgür Özel, milletvekillerine sosyal medya uyarısında bulundu. Son dönemde CHP Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekillerini kurultay tartışmasına ilişkin açıklamalarına da göndermede bulundu. Özel’in “Bir eleştiriniz varsa gelin burada söyleyin, sosyal medyada partimizi tartıştıracak, zora sokacak açıklamalarda bulunmayın” dediği belirtildi.
MUHALİF VEKİLLER SÖZ ALMADI
Muhalif milletvekillerinin ise, “Zaten söylediklerimiz dikkate alınmıyor” düşüncesiyle söz almadıkları kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Arıkan, Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelsiz yaşamlara yönelik bir farkındalık oluşturması temennisinde bulundu.
Türkiye’de engellilerin eğitim, sağlık, ulaşım, istihdama katılım ve ekonomik refahlarının Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu savunan Arıkan, engellilerin önündeki engelleri kaldırmanın ve yaşamlarını kolaylaştırmanın, toplumdaki her bir ferdin görevi olduğunu söyledi.
Arıkan, engellilere yönelik projelerin sosyal devlet anlayışının en çok ihtiyaç duyduğu konulardan biri olduğunu dile getirerek, engelliler için ayrı bir bakanlık kurulmasını istedi.
REKLAM
Bazı aile hekimlerinin iş bırakma eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, sağlık sisteminin tüm yükünün doktorlara ve aile hekimlerine yüklendiğini söyledi.
Mahmut Arıkan, sağlık hizmetlerindeki düzenlemelerin sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını savunarak, “Grev yapan tüm aile hekimlerimizin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Talep ettikleri özlük hakları, iş yükünün azaltılması ve maaş iyileştirmeleri son derece haklı taleplerdir.” ifadelerini kullandı.
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Arıkan, “Maaş zamları yaklaşıyor. Zam oranları, ayarlı enflasyona göre mi yoksa asgari ücretle atbaşı giden kiralara veya etiket terörüne göre mi belirlenecek? Daha önce de bu ülkede ekonomik krizler oldu ama bu kadar süren bir ekonomik kriz olmadı.” diye konuştu.
Suriye’deki son gelişmelere de değinen Arıkan, “15 yıla yaklaşan iç savaş, Suriye’ye neye mal oldu, bize neye mal oldu? Suriye’de neler oluyor diye sormayalım mı? Bu iktidar kendine güveniyor mu ki biz bu iktidara güvenelim.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Arıkan, “Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin devam ettiğini” öne sürerek, bu ticaretin sona erdirilmesini istedi.
“BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ÇIKARLARI”
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dünyayı bekleyen bir krizin olduğunu söyleyerek, “‘Amerika başkanının görevi devralması dönemine dikkat edin’ dedim. İşaretleri görülmeye başladı, tehditler başladı. ‘Barış getireceğim’ diyen Trump, kime barış getireceğini gösterdi. İsrail’e barış, Gazze’ye cehennem. Getirecekleri barış bu. Bu dönemde teyakkuz halinde olmamız lazım.” değerlendirmelerinde bulundu.
Suriye’de yaşanan gelişmeler karşısında hükümetin doğru bir tavır sergilediğini ifade eden Davutoğlu, “Türkiye, bu iç çatışmada doğrudan bu çatışmayı başlatan ya da teşvik eden bir ülke olarak asla görülmemeli. O yüzden Dışişleri Bakanlığının açıklamaları bazılarınca pasiflik gibi görülebilir ancak Bakanlığın açıklamaları doğrudur. Türkiye bu savaşın doğrudan başlatıcısı gibi görülmemeli.” diye konuştu.
Ahmet Davutoğlu, gelişmeleri yakından takip ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye ne yapmalı? Birinci önceliğimiz, Türkiye’nin stratejik çıkarlarıdır. Onu koruyamazsak, Suriye’yi de Irak’ı da Gazze’yi de koruyamayız. Türkiye’nin stratejik kararları esas olacak. Suriye’de yapılması gereken tavır şudur; Sayın Cumhurbaşkanı’na, Dışişleri Bakanı’na ilgili diplomasi yürütenlere sesleniyorum; şimdi savaş vakti değil, diplomasi vaktidir. Savaş alanda yürüyor. Mesafeli tutum takındınız; doğru. Şimdi diplomasi yapın; Rusya, İran, Amerika, İngiltere, Çin ve Fransa ile temasa geçin. Birleşmiş Milletlere bir mektup yazın, Suriye’de bir geçiş hükümeti kurulsun diye talepte bulunun.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun şunları söyledi: “Kamuoyunun bu yakın ilgisinin doğal bir sonucu olarak medyamız da vuku bulan meseleleri gündemin üst sıralarında değerlendirmekte, sahadan bilgilerle habercilik vazifesini yerine getirmeye, kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmaktadır.
Biz de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak başta sahadaki medya mensuplarının görevlerini daha rahat şartlarda yapmaları ve kamuoyunu etkin bir biçimde bilgilendirebilmeleri için büyük gayret gösteriyor, ilgili tüm kurumlarla koordinasyonu sağlayarak mümkün olan tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm bunları yaparken Suriye meselesinin medyada işlenişiyle alakalı hem basın kuruluşlarımıza hem de vatandaşlarımıza birtakım prensipleri hatırlatma görevimizi de icra etmekteyiz.
Dezenformasyonun normal zamanlardan daha fazla ve hızlı yayıldığı böylesine bir ortamda, medyamızın sorumluluk bilincine sahip bir şekilde, vatandaşlarımızın haber alma hürriyetinin ve ülkemiz menfaatlerinin öncelendiği, özellikle askeri ve istihbari mahremiyete azami şekilde riayet eden, asılsız haberlerden, sadece duyuma dayanan söylentilerden, yanlış yönlendirmelerden ve gerçeklikten uzak yorumlardan kaçınan bir yayın politikası benimseyeceğine inanıyoruz.
Türkiye’nin meseleye dair tutumuna ilişkin yalnızca resmî açıklamaların dikkate alındığı ve niyet okuyan analizlerden uzak durulan yayınların yapılması da kamuoyunun daha sağlıklı bilgilendirmesini temin edecek önemli unsurlardır. Bu kapsamda Türkiye’nin Suriye’nin birlik, istikrar ve toprak bütünlüğünü desteklediği, tek amacının milli güvenliğimizin sağlanması ve teröristlerin bertaraf edilmesi olduğu unutulmamalıdır.
Vatandaşlarımızın da medyayı takip ederken teyit edilmemiş bilgilere itimat etmemesi, dezenformasyon içeren haber ve bilgilerin yayılımına katkı sunmaması gerektiğini, doğru bilgi için resmî kurumların açıklamalarının esas alınmasının önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK-İŞ’teki ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Erbakan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çalışmalarına başlamasıyla ilgili bugün emekçinin, işçinin yanında yer aldıklarını ifade etti.
“ASGARİ ÜCRETİN 24 BİN KÜSUR LİRALARA ÇIKARILMASI GEREKİR”
Bu yılki enflasyon rakamlarının yüzde 48-50 olduğunu belirten Erbakan, şunları kaydetti:
“Yüzde 40’lık bir enflasyon oranını yapacak olursak zam olarak, asgari ücretin 24 bin küsur liralara çıkarılması gerekir. Ancak bizim burada hesaba kattığımız diğer bir husus var. O da çok uzun zamandan beri, neredeyse 20 yıldan beri asgari ücrete Türkiye’nin ekonomik büyümesinden herhangi bir pay yansıtılmadı. Yani enflasyona ezdirmeyelim, enflasyon oranının altında maaş zammı yapmayalım tamam ama bir de ülkenin büyümesinden bu emekçilerimize pay verilmesi lazım. Bu pay da hesaba katıldığında asgari ücretin 34 bin liraya çıkması gerektiğini ekonomik işler başkanlığımız bilimsel olarak hesap ederek ortaya koydu. Biz de bu asgari ücreti 35 bin lira yapalım diye Yeniden Refah Partisi olarak daha önce ifade ettik. Bugün Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde, yoksulluk sınırı 70 bin lira seviyesine gelmiş durumda.”
REKLAM
En az iki asgari ücret giren hanelerin en azından yoksul kalmayacağına işaret eden Erbakan, burada üç parametreyi dikkate aldıklarını, bunların, enflasyona asgari ücretliyi ezdirmemek, Türkiye’nin ekonomik büyümesinden pay vermek ve iki asgari ücret bir araya geldiğinde yoksulluk sınırında bir gelir seviyesine ulaşmak olduğunu söyledi.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da ziyaretinden dolayı Erbakan ve beraberindeki heyete teşekkürlerini iletti.

Asgari ücretin şu anda Türkiye’deki geçim ücreti olduğunu anımsatan Atalay, Asgari Ücret Belirleme Komisyonunda bu yıl bir aşçı, taşeron işçisi, basın mensubu ve kuaförün de olacağını aktardı.
Atalay, asgari ücretlinin haklı taleplerine ülkeyi yönetenlerin kulak vermesi gerektiğini kaydetti.
HAZIRLADIKLARI RAPORU ERBAKAN’A SUNDULAR
Erbakan, daha sonra HAK-İŞ Genel Merkezi’nde Genel Başkan Mahmut Arslan’ı da ziyaret etti.
Ziyaret sonrasında gazetecilere açıklama yapan Arslan, toplumun yarısının asgari ücretle çalıştığını, bunun dramatik bir tabloyu ortaya koyduğunu söyledi.
Bütün muhatapların yer aldığı, sağlıklı, demokratik, katılımcı, çoğulcu bir Asgari Ücret Tespit Komisyonunun kamuoyunu tatmin edecek sonuçlar alabileceğine işaret eden Arslan, çalışanların bunca mağduriyetine rağmen Asgari Ücret Tespit Komisyonunun bu yapısından çok sağlıklı, ciddi bir asgari ücret beklemediklerini dile getirdi.
Arslan, açıklamasının ardından gelir dağılımı, emeklilik ve asgari ücretle ilgili hazırlanan raporu Erbakan’a sundu.
Fatih Erbakan daha sonar DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nu ziyaret etti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Dervişoğlu, İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Engelli vatandaşların sorunlarına değinen Dervişoğlu, Türkiye’deki engelli sayısıyla ilgili kayıtların 13 yıldır tutulmadığını, engelli maaşlarının 2 bin 400 lira ila 4 bin lira arasında değiştiğini, 82 milyon vatandaşın önündeki en büyük engelin iktidarın kendisi olduğunu ileri sürdü.
Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel’in anı kitabındaki Türkiye ile ilgili yazdıklarını aktaran Dervişoğlu, Merkel’in mültecilerle ilgili yazdıklarına dikkati çekti. Dervişoğlu, “Eski şansölye, özetle, ‘3 milyar euroyla birlikte, 6 milyon kaçağı da Türkiye’ye verdik.’ diyor. ‘Avrupa’ya gelebilecek sığınmacılardan, parasıyla bedeli mukabilinde kurtulduk.’ diyor. 3 milyar euroyla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’ne, milli güvenlik sorunu ihraç etmişler.” dedi.
REKLAMSURİYE’DEKİ GELİŞMELER
Suriye’deki gelişmelere değinen Dervişoğlu, geçtiğimiz bir hafta içinde taşların yerinden oynadığı belirtti. Dervişoğlu, “Dünyanın ve Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği bir örgüt, beş günde ülkenin en büyük şehirlerini, tek başına ele geçirdi. Buna inanmamızı bekliyorlar. Arkalarındaki gücün ve aklın kim olduğunu bilmediğimizi zannediyorlar. Amerika’nın, İsrail’in, Rusya’nın, İran’ın ayrı, İngilizlerin apayrı senaryolarla kurduğu bu oyun, Suriye’den sonra en çok da Türkiye’yi tehdit ediyor.” dedi.
Suriye’deki iç savaşın Türkiye’ye etkilerini anlatan Dervişoğlu, milyonlarca sığınmacının Türkiye’nin sırtına yüklendiğini belirtti. Dervişoğlu, şunları kaydetti:
“Asla yerli ve milli olamayan akıllarıyla, yerli ve milli masallarıyla, diplomasiyi işportaya çevirdiler. Şimdi de Misakımilli’yi ekran koruyucu yaparak, ‘büyüyeceğiz’ diye milleti kandırıyorlar. Bu yolun sonunda Türkiye’yi küçültme tehlikesinin bizi beklediğini görmüyorlar. Artık açıkça görüyoruz ki bu planın hazırlıkları çoktan yapılmış, beş hafta önce de düğmeye basılmıştır. Bu acı gerçeği ne kadar erken idrak edersek, milletimize ne kadar iyi anlatırsak, bu bataklıktan o kadar çabuk kurtulacağız. Türk devletinin önceliği kendi insanıdır, kendi vatandaşıdır. Onun sağlığı, zenginliği ve güvenliğidir. Hürriyetidir, istikbalidir ve istiklalidir. Aksi yollardaki maceraların sonu, koşulsuz yıkım ve çöküştür.”
REKLAM“TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASINDA ÖNCELİĞİ BELLİDİR”
Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin neler yapması konusunda görüşlerini de paylaşan Dervişoğlu, şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye politikasında önceliği bellidir, Bu da, 10 milyonu aşkın sığınmacıdan kayıtsız ve şartsız kurtulmaktır. Yeni bir göç dalgasının ne olursa olsun önüne geçmektir. Bu konuda maalesef maceracı iktidara güvenmiyorum, büyük Türk milleti de güvenmiyor. Yaralı da olsa binlerce yıllık geleneği olan devletimize güveniyorum. Devletine ve milletine bağlı olan herkesi teyakkuza geçmeye davet ediyorum. Suriye meselesinde, mesele edeceğimiz üç başlık bellidir; sınır güvenliğimiz, bir terör devleti kurulmasını engellemek ve Türkmen kardeşlerimizin güvenliği.”
Dervişoğlu, Halep kalesine asılan Türk bayrağının Türk milletinin duygularına dokunduğunu ancak bu durumun oynanan oyunu ve aktörlerini görmelerine engel olmadığını, Türk insanının kendi vatanı ve milleti dışında artık hiç kimse için ölmeyeceğini kaydetti.
REKLAM
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, “Milli güvenliğimizin en önemli koşulu, Suriye’nin bütünlüğü ve kuzeye hakimiyetidir. Bölücü terörün her geçen gün güçlendiği Kuzey bölgesindeki tehlikeyi önlemenin tek bir yolu vardır. O da Suriye’deki iktidar boşluğunun giderilmesidir. Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır.” diye konuştu.
“BU TABLOYU IRAK’TA GÖRDÜK”
Şu anki tabloyu 1990’lı yıllarda Irak’ta da gördüklerini aktaran Dervişoğlu, “Devleti çökmüş, etnik ve mezhepsel olarak bölünmüş bir Suriye’nin, Türkiye’ye maliyeti yeni bir Kuzey Irak’tır. Yeni bir terör belasının başlamasıdır. ‘PKK silah bıraksın, gerekirse İmralı canisi Mecliste konuşsun’ denilen ve bugün saraya tutturulan tokmak ve onun medyadaki davulcularının çaldığı türkü budur. Türkiye’yi, Batı’nın dilinde terör destekçisi bir ülke konumuna düşürmekten muradınız nedir? Ondan sonra, PYD’nin PKK olduğunu, her ikisinin de terör örgütü olduğunu kime, nasıl anlatacaksınız?” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, Suriye’nin bir terör örgütü pazarı haline geldiğini, parayı ve silahı verenlerin o örgütleri kendi lehine kullandığını vurguladı.
REKLAM
Suriye’de 2011 yılından bu yana kurdurulan örgüt sayısının 450’yi aştığını aktaran Dervişoğlu, “Bu örgütlerin hemen hepsi birbiriyle bir şekilde kavgalıdır ve maalesef her birinin ülkemizde sempatizanları, taraftarları ve aktif mensupları bulunmaktadır. Belli ki bugün Suriye’yi karıştıran el, yarın Türkiye’ye uzanacaktır. Bunu önlemenin yolu, gerçekçi olmaktır, maceradan uzak durmaktır. Unutmayın ki yandaş televizyon kanalına dizi senaryosu yazmıyorsunuz, Türk devletini yönetiyorsunuz, kendinize gelin.” dedi.
PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” ile ilgili tartışmalara değinen Dervişoğlu, şöyle konuştu:
“Son dönemde, kendileri cesaret edemediği için aracı kullanıp yine aynı yola sapmaya niyetlendiler. Hendeklerde şehitler vererek bedel ödediğimiz açılım-saçılım rezaletinde ikinci perde için cüretlendiler. Üstelik bu konudaki en saçma adımları ve en saçma sözleri de milliyetçiliği temsil ettiğini iddia edenlere sarf ettirdiler. Ortağı pek cesur davranıyor ama Sayın Erdoğan henüz açıkça cesaret edemedi.”
Dervişoğlu, İmralı’daki cani için çıkacak bir affın, Anayasadaki eşitlik ilkesinden dolayı, FETÖ’cüleri de kapsayacak şekilde genişleyeceğini, böyle bir işe zemin hazırlandığını ancak ne Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına ne de FETÖ’cülerin bu ülkede yeniden cirit atmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.
REKLAM“KREDİ KARTLARINDAN FAİZE BIRAKILAN BORÇ REKOR KIRDI”
Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmeler yapan Dervişoğlu, Türkiye’nin dünyada kişi başına düşen gelirde 67’nci sırada olduğunu, zenginliğin yüzde 10’luk, fakirliğin ise toplumun yüzde 90’lık kesimine yayıldığını belirtti.
Dervişoğlu, “Hane halkı borçlarında büyük artış var. Kredi kartlarında faize bırakılan borç rekor kırdı. Toplam kredi kartı borcu 1.6 trilyon liraya ulaştı. Bir milyondan fazla vatandaşımız artık kredi kartını hiç ödeyemiyor. Batık kredi kartı borçları yüzde 216 arttı. Ben demiyorum, devletin kurumları, belgeleri diyor. Bu ne demek? Millet borç almadan ay sonunu getiremiyor demek. Borcunu ödeyemiyor, her geçen gün daha da borçlanıyor demek.” ifadelerini kullandı.
Bu arada Dervişoğlu, konuşmasının bir bölümünde Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesine karşı çıkan madencilerin kendisine gönderdiği bareti takarak, emek mücadelesi veren vatandaşların yanında olduğunu söyledi.
İYİ Parti Grup Toplantısı, Dervişoğlu’nun konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KKTC Ulusal Meclisi Başkanı Öztürkler ve milletvekillerini TBMM’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na seçilen Öztürkler’e tebrik ve başarı dileklerini iletti.
MİLLİ BİR MESELE
Kıbrıs meselesini, günlük siyasetin üzerinde müşterek bir bakış açısına sahip olunan milli bir mesele olarak nitelendiren Kurtulmuş, Kıbrıs meselesinin, en dikkatli takip edilen konuların başında geldiğini belirtti.
REKLAM
Bu sene KKTC’nin Mutlu Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü olduğunu anımsatan Kurtulmuş, “Bu 50 yıllık süre içinde çok badireler atlattık, çok zor zamanlardan geçildi, büyük bedeller ödendi. Ama çok şükür, geldiğimiz noktada artık bütün uzuvlarıyla teşekkül etmiş, olgunlaşmış dirençli bir devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ortaya çıkmış oldu. Kıyamete kadar da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin baki olmasını, Türkiye ile birlikte müşterek hedeflere el ele yürümemizin nasip olmasını temenni ediyorum. Her açıdan Kıbrıs Türk halkının ve Kıbrıs Türk devletinin yanında olduğumuzun bilinmesini bir kere daha Sayın Meclis Başkanımızın ziyareti dolayısıyla teyit etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TANINMASI
50 yıllık sürede iki halkın beraber, eşit bir şekilde yaşaması konusunda Kıbrıs Türklerinin üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, zaman zaman her türlü fedakarlığı ortaya koymaktan da kaçınmadığını ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Ama Rum tarafının tek taraflı yaklaşımları, batılı ülkelerin oldubittiye getirmek için acele olarak attıkları adımlar, çifte standartlı bir şekilde gerçekleştirdikleri baskılarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uluslararası alanda izole edilmeye, çeşitli ambargolarla ekonomik ve siyasi bakımdan zor durumda bırakılmaya çalışılmıştır. Bugün geldiğimiz notada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, güçlü bir devlet olarak ayakta olması hem de uluslararası camiada tanınırlığının artırılması için yeni bir dönemin başladığını ifade etmek isterim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti şu anda Türk Devletleri Parlamenter Asamblesinin (TÜRKPA), Türk Devletleri Teşkilatının ve İslam İşbirliği Teşkilatının gözlemci üyesidir. Bu, tanınma yolunda atılmış olan ilk adımlardan bazılarıdır. Önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması noktasında başta dost ve kardeş ülkelerimiz olmak üzere olumlu adımlar atacaklarını, tanınırlığının gün geçtikçe daha ileriye taşınacağını ümit ediyorum.”
REKLAM
Kurtulmuş, gelinen noktada iki devletli çözümden başka hiçbir çözümün olmadığını vurgulayarak, “Kıbrıs halkı egemen, eşit, toprak bütünlüğü sağlanmış Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin özgür yurttaşlarıdır.” diye konuştu.
“Bir devlet olma hakkından vazgeçmesinin” hiçbir uluslararası platformda KKTC’ye teklif dahi edilemeyeceğinin görülmesini arzu ettiklerini söyleyen Kurtulmuş, Türkiye olarak, KKTC’nin her alanda daha güçlü bir şekilde var olması için mücadelelerine destek olacaklarını belirtti.
Bu kadar büyük türbülansların, çatışmaların yaşandığı bir ortamda, en fazla çatışmaların yaşandığı bölgelerin ortasında yer alan bir ülke olarak hem Türkiye’nin hem KKTC’nin tavrının, bölgesel ve küresel barışın sağlanması için gayret sarf etmek olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Biz bu bölgede, coğrafyada daha fazla çatışma, gerilim istemiyoruz. Bizim tavrımız barışçıl müzakerelerle var olan sorunların çözülmesi için siyasi iradenin ortaya konulmasıdır.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, KKTC Cumhuriyet Meclisinin yeni binası tamamlandıktan sonra Meclis heyetiyle ziyaret etme arzusunda olduklarını da kaydetti.
REKLAM“BÖLGE ÜLKELERİYLE NORMALLEŞME İSTEĞİMİZ HAKİKİ, SAHİCİ VE CİDDİ BİR ADIMDI”
Açıklamalarının ardından Kurtulmuş ve Öztürkler gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin “Türkiye’nin güney sınırlarında bütün dünyanın da takip ettiği sıcak gelişmeler yaşanıyor. Bu süreçten önce de Türkiye ve Suriye arasında bir normalleşme süreci de konuşuluyordu. Nasıl değerlendirirsiniz bu süreci?” sorusuna Kurtulmuş, “Bizim bölge ülkeleriyle normalleşme isteğimiz hakiki, sahici ve ciddi bir adımdı. Hala bu niyete sahip olduğumuzu ifade etmek isterim. Çünkü bölgede izlenen politikaları, gerçekleşen gelişmeleri gördükçe tespitlerimizin ne kadar doğru olduğunu bir kere daha anlıyoruz. Biz bu bölgede daha fazla bölünmenin değil, daha fazla bütünleşmenin, iş birliğinin, dostluk ve barışın hakim olmasını arzu ederiz.” yanıtını verdi.
Kurtulmuş, 1990’ların başında ABD’nin Irak’ı işgaliyle başlayan süreçte bölgenin yeni bir döneme girdiğini, bu dönemde “vekalet savaşları” adı altında terör örgütlerinin bölgeye konuşlandırıldığını, silahlandırıldığını, onlara birtakım lojistik, askeri, istihbarat destekleri verildiğini ve bölgenin çatışmalarla her gün içinden çıkılmaz bir duruma doğru sürüklendiğini de belirtti.
Bu bölgede uygulanan emperyalist planın en temel bakış açısının etnik ve mezhebi temelde Orta Doğu halklarının bölünmesini temin etmek olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Türk devleti olarak üzerimize düşen büyük sorumluluk şudur: Biz vatanımızı, milletimizi, ülkemizi her türlü dış tehlikeden korumakla mükellefiz. En başta da terör örgütleri vasıtasıyla Türkiye’ye karşı oynanmak istenen oyunu bozmak, Türkiye’nin dirliğini, birliğini sağlamak ve bu çerçevede de terör örgütlerinin bu bölgede etkisiz hale getirilmesini temin etmektir. Bunu yaparken, başından beri ısrarla ve samimiyetle söylediğimiz bir başka konu ise başta Suriye ve Irak olmak üzere bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünün temin edilmesidir. Çünkü biliyoruz ki bizim milli menfaatimiz, bölge ülkelerinin birliği ve beraberliğinden geçiyor. Başkalarının milli menfaatleri ise bölge ülkelerinin daha fazla bölünmesinden, parçalanmasından geçiyor. Ümit ederiz ki Suriye halkı artık beklediği huzura kavuşsun.”
REKLAM
Suriye’de 2011’den bu yana süren çatışmaların sona ermesi arzusunda olduklarını dile getiren Kurtulmuş, “Bölgenin muktedir bir ülkesi olarak hem bu çevrede Türkiye’ye de zarar verecek olan terör faaliyetlerine müsaade etmeyeceğimizi hem de bölge ülkelerinin daha fazla bölünme ve parçalanma içine girmesinin, başta o ülkeler olmak üzere bütün bölge halklarına zarar vereceğini teyiden bir kere daha ifade etmek istiyoruz. Ümit ederiz ki en kısa zamanda Suriye’deki bu yüksek tansiyon düşer. Artık birçok ülkenin arkasında durduğu bu terör faaliyetleri sona erer. Özellikle Türkiye’yi yakından ilgilendiren, Türkiye’ye karşı hasmane niyetleri olan PYD/YPG gibi birtakım terör örgütleri de bölgeden tasfiye edilir.” ifadelerini kullandı.
“ALDIKLARI SİLAHLARIN İŞE YARAMAZ OLDUĞUNU GÖRECEKLER”
Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) “Demir Kubbe” hava savunma sistemi alımına yönelik haberlere ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Savaş lordları artık silahlarını satmak için yeni yerler arıyorlar herhalde, öyle görünüyor, yeter artık! Dünyayı kan gölüne çevirmiş olan bu savaş lordlarının, savaş araçlarını satarak bu bölgeyi daha fazla istikrarsız hale getirmemeleri gerekir. Kimin hangi silahı aldığı, alacağı bizi ilgilendirmez. Silahlanmanın durdurulmasını arzu ederiz. Ama ikide bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve onun üzerinden Türkiye’ye ayar vermeye çalışanların Güney Kıbrıs’taki bu silahlanma tutkusunu da görmezden gelmelerini anlayamayız. Hatta tam tersine, Kıbrıs’a bu nasihatleri yapanların Güney’i nasıl silahlandırdıkları, nasıl oralarda birtakım üsleri tahkim ettiklerini biliyoruz.
Ne yaparlarsa yapsınlar, biz de elimizdeki bütün imkanlarla, isteriz ki Türk ve Rum halkı barış içerisinde kendi devletlerinin bayrağı altında kıyamete kadar huzur içinde yaşasınlar ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzurunu bozmak isteyen kimseye de müsaade etmeyiz. Bu anlamda Türkiye, kim karşısında olursa olsun bütün gücüyle Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs Türk devletinin yanındadır, yanında olmaya devam edecektir. Başkalarına silahlanmama uyarısında bulunuruz, kimden ne silah alacaklarına biz karar verecek değiliz. Aldıkları silahların da işe yaramaz olduğunu göreceklerdir.”
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de okul öncesi eğitim veren kurumların sayısıyla ilgili istatistiklere bakıldığında; 3-6 yaş arası çocukların kaydedildiği resmi ve özel anaokullarının toplamı 18 bin 866.
REKLAM
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023-2024 eğitim öğretim yılı istatistiklerine göre, bakanlığa bağlı resmi anaokulu sayısı 6 bin 300. Bunların 4 bin 253’ü ise özel statüde. İstanbul’da 4 bin 900 okul öncesi eğitim kurumunun bin 963’ü özel… Bünyesinde anasınıfı bulunan 19 bin 510 devlet okulu bulunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreş ve bakımevlerinin sayısı ise 2 bin 298 olarak kayda geçirilmiş.
BELEDİYELERİN KREŞ AÇMA YETKİSİ
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi belediyelere okul öncesi eğitim kurumu açma yetkisi veriyordu ancak bu madde okul öncesi eğitim hizmetinin yerel değil ulusal nitelikte bir hizmet olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi bu kanun maddesini 2007 yılında iptal etti. Yasa maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir…” ifadesi kaldırıldı. Yani belediyelerin, doğrudan “anaokulu” veya “ilkokul” gibi eğitim kurumları açma yetkisi yok ancak kreş veya gündüz bakımevi açabilirler. Bazı belediyeler gece çalışan ebeveynler için gece bakımevi hizmeti de vermeye başladı. Yine yasa gereği; büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyelerin, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açma zorunluluğu bulunuyor.
BÜYÜKŞEHİRLERDE DURUM
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yuvamız İstanbul Projesi kapsamında 2020-2021 döneminde açılmaya başlayan kreş sayısı 105 oldu. 34 ilçede hizmet veren Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’nde 150 hedef konulmuş. Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Çocuk Etkinlik Merkezi’nin sayısı 31 iken, İzmir’de 24-72 ay arası çocuklara yönelik eğitim veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait 18 İZELMAN Anaokulu bulunuyor.
REKLAMKREŞ FİYATLARI EL YAKIYOR
Özellikle çalışan ebeveynlerin çocuklarını bırakmak zorunda kaldıkları kreş ve gündüz bakımevlerinin fiyatları da el yakıyor. Tam gün kreş fiyatları büyükşehirlerde 20 bin TL ile 70 bin TL arasında değişiyor. Belediyelerin ya da kamu kurumlarının açtığı kreş ve gündüz bakımevlerinde ise ücretler 6-10 bin TL arasında değişiyor. Daha makul ücretler söz konusu…
Öyle ki aile büyüklerinden destek alamayan ve aylık kazançları kreş fiyatlarını dahi karşılamayan anneler, işlerinden ayrılarak çocuklarına bakmayı tercih ediyor. Birçok anne, “Kazandığım bütün parayı kreşe vereceksem çalışmamın ne anlamı var” diyerek işinden ayrılıyor. Gelin çıkın bu işin içinden…
YAŞLI HUZUREVİ VE BAKIM MERKEZLERİ
Benzer bir problem yaşlı bakımevi, huzurevi ve rehabilitasyon merkezlerinde yaşanıyor. Sosyal devlet ilkesi gereği; ailelerinin yanında kalmalarının mümkün olmadığı durumlarda yaşlılara, huzurevi ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde hizmet veriliyor. Bu alanda da öyle büyük bir sıkıntı var ki araya tanıdık sokulduğunda bile huzurevi ve bakımevi bulunamıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı özel ve diğer kamu kurumlarına ait toplam 452 huzurevi bulunuyor. Devlete ait huzurevlerinde 14 bin 535, özel huzurevlerinde 11 bin 467 olmak üzere toplam 26 bin 2 kişi kalıyor. Maddi imkânı bulunmayan ve bakanlığa bağlı huzurevlerinde kalan bakıma muhtaç yaşlıların bütün masrafları devlet tarafından karşılanıyor. Bu kapsamda 4 bin 84 kişi ücretsiz bakım hizmeti alıyor.
REKLAM
1720 kapasiteli 18 yeni ve 600 kapasiteli yenilenen 5 huzurevi ile toplam 2 bin 320 kapasiteli 23 huzurevinin daha hizmete açılması hedefleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yaşlılarına evde bakan ancak hiçbir geliri olmayan ailelere destek veriyor. Keşke bütün aileler yaşlılarını huzurevine göndermese ve büyüklerine evlerinde baksa ancak hayatın koşulları kimi zaman buna imkân tanımıyor.
Emekli maaşlarının geldiği nokta da yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalma konusunda sorun oluşturuyor. En düşük emekli maaşı 12 bin 500 TL… Diyelim ki güç bela uygun bir yaşlı bakımevi buldunuz ücretler o kadar yüksek ki mevcut emekli maaşınızı verseniz bile bakımevinin ücretini karşılayamıyorsunuz.
Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakım Merkezleri’nde 2024 yılında yüzde 10 KDV hariç olmak üzere aylık bakım ücretlerinin tabanı 4.797,59 TL, tavan 41.036,95 TL olarak belirlendi. 30-40 bin TL’ye ulaşan aylık ücretler karşılanamıyor.
ÖĞRENCİ YURDU MESELESİ
Öğrenci yurtları meselesine de değinmesek olmaz… Yüksek öğrenimdeki öğrencilerin barınma sorunu başlatılan seferberlikle nispeten giderilse de sorun devam ediyor. 2024-2025 yılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurt başvuru sonuçlarına göre 81 ilde bulunan 857 yurt binasına 987 bin öğrenci yerleşti.
REKLAM
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, 81 il, 260 ilçe ve KKTC’de olmak üzere 822 yurt ve toplam 950 bin yatak kapasitesi ile gençlerin hizmetinde olduklarını belirterek, “İlk aşamada, yüzde 87’lik bir yerleştirme oranı ile yeni bir rekora imza attık. Bugüne kadarki en yüksek talebi almış olmamıza rağmen tarihimizin en yüksek yerleştirme oranına ulaştık. Çok kısa süre içerisinde kalan öğrencilerimizin tamamını yerleştirmiş olacağız.” dedi.
Yüksek öğrenim yurtları arasında 200 bin 342 yatakla dernek yurtları, 124 bin 694 yatakla ticari özel yurtlar, 71 bin 597 yatakla vakıf yurtları yer alıyor. Türkiye genelinde vakıf ve derneklerin toplam yurt kapasitesi ise 271 bin 939.
KREŞENDO NEDİR?
Kreşendo bir müzik eserinde gerçek anlamda seslerin daha da veya gittikçe güçleneceğini belirten harekettir. Müziği bir kenara bırakır günlük hayatta kullanımına bakarsak olayın daha da büyüyeceği, daha da ses getireceği manasında kullanılır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜNEY Kore’de muhalefet partileri, Devlet Başkanı Yoon’un azli için meclise önerge verecek.
Güney Kore’de muhalefet partileri, sıkıyönetim ilanı nedeniyle Devlet Başkanı Yoon Seuk Yeol’ün görevden alınması için meclise önerge vereceğini duyurdu. Önergenin 6-7 Aralık’ta görüşülmesinin beklendiğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 29 Kasım-1 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekatları sonucunda Hakurk bölgesinde 6 ve Gara bölgesinde 3 PKK’lı terörist olmak üzere toplam 9 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NAMİBYA’da, 27 Kasım genel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, 34 yıldır iktidarda bulunan Güney Batı Afrika Halkları Organizasyonu’nun (SWAPO) adayı Nandi-Ndaitwah, ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı seçildi.
Namibya Seçim Komisyonu’nun (NEC) verilerine göre, SWAPO’nun adayı Nandi-Ndaitwah, oyların yüzde 57,6’sını aldı. Mevcut Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nandi-Ndaitwah, böylece Namibya’nın ilk kadın cumhurbaşkanı oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ukrayna üyelik konusunu 3-4 Aralık’ta Brüksel’de yapılan NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde ve sırasında bir kez daha gündeme taşıdı.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, NATO dışişleri bakanlarına gönderdiği mektupta, toplantı sırasında Ukrayna’ya üyelik daveti yapılmasını istedi.
Konu, Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında, çalışma yemeği formatında toplanan NATO-Ukrayna Konseyi’nin de gündemindeydi.
Ukrayna bu yönde bir davetin üyeliğin geri çevrilemez olduğunu göstereceği ve Rusya’ya karşı doğru cevap olacağı görüşünde.
NATO’nun tüm üyelerinin aynı görüşte olduğunu söylemek ise oldukça zor.
NATO liderleri, Ukrayna’nın bir gün İttifak’a katılacağının kararını, herhangi bir tarih belirtmeksizin, 2008’deki Bükreş Zirvesi’nde aldılar.
Savaşın başlamasının üzerinden geçen bin günde NATO’nun üyelik konusundaki söyleminde geldiği en ileri nokta ise bu yıl 9-11 Temmuz’da yapılan Washington Zirvesi’nin sonuç bildirisindeki ifadeler: “Müttefiklerin mutabık kalması ve şartların karşılanması halinde Ukrayna’yı İttifak’a katılmaya davet edecek konumda olacağımızı bir kez daha teyit ediyoruz.”
Üyelik daveti için olmazsa olmaz şart NATO üyelerinin oybirliği. İttifak üyeleri henüz bu aşamaya gelemedi.
Hangi ülkeler karşı çıkıyor?
Ukrayna’nın üyeliğine sıcak bakmadığı bilinen ülkeler arasında ilk akla gelen Macaristan.
Toplantı sonrasında açıklama yapan Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “Bu ülke savaşta ve savaştaki bir ülke İttifak’ın güvenliğine katkı sağlayamaz” dedi.
Macaristan, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği konusunda son ana kadar itirazını kaldırmamıştı.
NATO’nun en güçlü üyesi ABD ise olası bir üyelik daveti için zamanlamanın doğru olmadığı görüşünde. Aslında çoğu ülkenin bu görüşte olduğunu söylemek mümkün.
Kağıt üstündeki şartlar bir yana NATO’nun şu an Ukrayna’ya üyelik davetinde bulunması pratikte pek mümkün gözükmüyor.
Bunun nedeni Ukrayna’nın savaşta olması.
Ukrayna’ya üyelik daveti yapılması savaşı daha da tırmandırma riski içeriyor.
Savaş bitmeden olası bir üyelik ise tüm İttifak’ın doğrudan savaşa taraf olması anlamına gelir ki şu aşamada çoğunluk bundan yana değil.
Ukrayna’nın savaşta olduğu ülkenin, NATO’nun, müttefiklerin güvenliğine yönelik en önemli ve doğrudan tehdit olarak gördüğü Rusya olması olası bir davet konusunda aceleci ve duygusal hareket edilmesini engelliyor.
Bu risklere karşın Letonya, Çekya gibi üyelik daveti yapılmasında pek sakınca görmeyen ülkeler de var.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, önceliğin üyelik davetinden ziyade, Ukrayna barış görüşmelerine girmeye karar verdiğinde bunu güçlü bir pozisyonda yapmasının nasıl sağlanacağına yoğunlaşmak olduğu mesajını verdi.
Türkiye’den bekle gör yaklaşımı
Türkiye, Ukrayna’nın NATO üyeliğine ilke olarak karşı değil.
Bununla birlikte öne çıkan bir pozisyon almamayı tercih eden Türkiye, kararını diğer ülkelerin adımlarını da dikkate alarak atmaktan yana.
NATO üyesi ülkeler arasında uzlaşı bulunmaması Türkiye’nin net pozisyon almasını frenleyen etkenlerden biri.
Rusya’yla ilişkileri ve Ukrayna’daki savaşın devam ediyor olması Ankara’nın pozisyonunu şekillendiren diğer unsurlar.
Türkiye, Ukrayna konusunda savaşa müdahil olmaksızın elinden gelenin en fazlasını yapma çabası içinde ve diplomasiye şans verilmesini istiyor.
Ukrayna’nın olası üyeliği konusunda şartların henüz oluşmadığı ve bu adım için doğru zaman olmadığı görüşü şu aşamada daha ağır basıyor.
Toplantı için Brüksel’de bulunun Hakan Fidan’ın bugün Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.
Trump’ın tavrı merak konusu
ABD Başkanı Joe Biden’dan görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki tavrı NATO’daki dengeleri de etkileme potansiyeli içeriyor.
Bazı ülkelerin pozisyon belirlemek için yeni Amerikan yönetimini beklediği biliniyor.
Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze toplantı öncesinde, “Herkes yeni ABD yönetiminin çalışmaya başlamasını bekliyor. Bu söylenen ya da söylenmeyen bir husus ama bir gerçek” dedi.
Trump, henüz bunu nasıl yapacağına ilişkin detaylar net olmasa da göreve geldiğinde savaşı bir günde bitireceği iddiasında.
NATO’daki genel görüş, barış masasına ne zaman ve hangi şartlarla oturacağına karar verecek olanın Ukrayna olduğu yönünde.
Trump, ilk görev dönemindeki çıkış ve hamleleriyle zaman zaman NATO’nun geleneksel işleyişini zorlamıştı. Şimdi de “Ukrayna’yı zorda bırakacak bir adım atar mı?” sorusu soruluyor.
Trump’ın Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi olarak atadığı Keith Kellog, geçtiğimiz aylarda ortak imzayla kaleme aldığı bir makalede, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin uzun bir süre ertelenmesi karşılığında güvenlik garantileri içeren bir barış anlaşması yapılması çağrısında bulunmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖLÜ SAYISI 135’E YÜKSELDİ
İnsan hakları örgütleri tarafından yapılan açıklamaya göre olayda 135 kişi hayatını kaybetti. Açıklamada, güvenlik güçlerinin çatışmaya müdahale sırasında çok fazla göz yaşartıcı gaz kullandığı ve seyircilerin değil yetkililerin korunmasına öncelik verdiği ifade edildi.
Pazar günü Gine Geçici Devlet Başkanı Mamady Doumbouya onuruna düzenlenen yerel bir turnuva sırasında hakemin tartışmalı penaltı kararının ardından taraftar birbirine girmiş ve izdiham yaşanmıştı. Yüzlerce kişinin sahaya indiği olaylarda polis göz yaşartıcı gaz ile müdahale etmişti. Gine Başbakanı Amadou Bah Oury, olayın sorumlularının tespit edilmesi için soruşturma başlatıldığını ifade etmişti. Resmi açıklamada izdiham sonucu aralarında çocukların da bulunduğu en az 56 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DİJİTAL BİYOPSİ KAVRAMI İLE LİTERATÜRE GİRMİŞTİ
Ekibiyle geliştirdiği ‘DISCO Transparency’ adlı özel tekniği ile memeli bir hayvan olan deney faresinin tamamı ile kalp, göz, pankreas gibi bazı insan organ ve dokularını şeffaflaştırıp, dijital olarak haritalandırmayı başaran, ‘dijital biyopsi’ kavramını literatüre sokarak tıp dünyasında çığır açan Prof. Dr. Ali Ertürk, ses getiren yeni bir araştırmaya daha imza attı. Almanya’nın Münih eyaletinde, Ludwig Maximillian’s Üniversitesi Helmholtz Doku Mühendisliği ve Rejeneratif Tıp Enstitüsü Direktörü olarak çalışmalarını yürüten Genetik ve Nörobilim Uzmanı Prof. Dr. Ertürk ve ekibi, önce kafatasının sadece beyni koruyan sert bir kask olmadığını, beynin yaşayan bir parçası olduğunu gösterdi. Kafatası ile beyin arasında yer alan ‘gizli geçitlerde’ bulunan yüzbinlerce savunma hücresinin, birdenbire beyne girebildiğini keşfeden Prof. Dr. Ertürk’ün araştırması, geçtiğimiz yıl dünyanın en saygın bilim dergilerinden Cell’de yayınlandı. Prof. Dr. Ertürk, koronavirüsün, bu mekanizmayı kullanarak beyne sızabileceği hipotezinden hareketle yeni bir çalışma daha başlattı ve bunun için yüzlerce hastanın verisi incelendi. Uzamış Covid (Long Covid) hastaları ile uzamış Covid yaşamayan hastaların beyin sıvılarından alınan örnekler karşılaştırıldı, Covid’den ölen onlarca hastanın kadavrası, kafatası ve beyin örnekleri DISCO Transparency yöntemiyle dijitalleştirilerek incelendi. Geçtiğimiz hafta Cell Host & Microbe dergisinde yayınlanan araştırma, ürkütücü bir gerçeği ortaya çıkardı. Koronavirüsün insan hücresine girebilmek için kullandığı spike proteinleri, kafatasındaki bu gizli geçitlerde ‘çöp gibi’ birikiyor, hatta yıllarca burada gizlenerek beyin yüzeyine sızabiliyor.

VİRÜSÜN VÜCUTTAKİ FOTOĞRAFINI ÇEKTİ
Helmholtz Enstitüsü’ndeki laboratuvarlarının kapılarını Demirören Haber Ajansı’na açan ve yeni araştırmanın detaylarını ilk kez DHA’ya anlatan Prof. Dr. Ertürk, virüsün spike proteininin, hastalık atlatılsa bile yıllarca beynin koruyucu katmanlarında, kafatası kemik iliğinde kalabildiğini vurguladı. Ertürk ayrıca DISCO Transparency tekniği ile virüsün vücutta nerelere yerleştiğini en ince ayrıntısına kadar fareler üzerinde göstermeyi başardı. Üç boyutlu haritalandırma sayesinde Wuhan’da ilk çıkan orijinal virüsün sadece akciğerlere yerleştiği, daha sonraki varyantların ise mideden kalbe, akciğerden böbreklere, hatta testis ve yumurtalıklara kadar neredeyse her organa yerleşebildiği görsel olarak da ortaya konuldu. İnfluenza yani grip virüsü sadece akciğere yerleşirken koronavirüsün neredeyse tüm vücuda yayıldığını kaydeden Prof. Dr. Ertürk, Covid’in sadece beyin ve kalp hastalıklarını değil, böbrek, karaciğer gibi başka organları da etkileyen pek çok hastalığın artmasına da yol açacağını vurguladı.

UZAMIŞ KOVİD’İN SIRRI, ÇÖP GİBİ BİRİKEN PROTEİNLER
Prof. Dr. Ertürk, şunları söyledi: “Kafatasını bu zamana kadar hep bir kasket gibi, sadece beyni koruyan bir görevi olduğu düşünülüyordu. Bu konudaki ilk çalışmamızda bunun böyle olmadığını, kafatasının beynin yaşayan bir parçası olduğunu gösterdik. Çünkü kafatasında küçük küçük kapılar var. Kafatasındaki hücreleri beyne bağlayan kapılar. Bunu şeffaflık ve üç boyutlu taramalar sayesinde gösterdik. Bu araştırmamız Cell dergisinde yayınlanmıştı. Bu çalışmanın ardından bu kapıların başka hastalıklarda da etkili olup olmayacağını araştırmak istedik. Özellikle koronavirüsü merak ettik. Acaba oralarda toplanıp beyne girebiliyor mu diye bir hipotezi araştırmaya başladık. Yüzlerce hastanın verisi ile çalıştık. 50’nin üzerinde Covid sonrası hayatını kaybetmiş hastanın kadavrasında kafatasını inceledik. 60’a yakın hala hayatta olan Long Covid (uzamış Covid) hastası ile uzamış Covid yaşamayan hastalara göre bu tür inflamasyon ve nöronlara zarar veren proteinlerin arttığını fark ettik. Bu çalışma gerçekten önemli çünkü koronavirüsün spike proteininin vücutta bu kadar uzun süre kaldığı bilinmiyordu, bunu kesin olarak kanıtlamış olduk. Long Covid dediğimiz korona sonrası oluşan hastalıkların belki de yüzde yüzünün vücutta artmış, çöp gibi etrafta kalan proteinler nedeniyle oluştuğunu gösterdik.”

‘YILLARCA YOK OLMAYIP SAKLANMASI ÜRKÜTÜCÜ’
Prof. Dr. Ertürk, “İşin ürkütücü kısmı, buralardaki spike proteinler yok olmuyor. Seneler boyunca kafatasının o bölgelerinde saklı duruyor ve beyne geçiş yapabiliyorlar. Beyne geçtikleri zaman da hem inflamasyon hem de damar bozukluklarına, parçalanmalarına neden oluyor. Bu da ne demek? Beynin sağlıklı halini (bağışıklığını) aşağı çekiyor. Beynin dış kısmı, korteks dediğimiz bölgenin, iç kısımlarına göre daha çok etkilendiğini gördük. Çünkü kafatasına daha yakın bu bölge. Beyin yüzeyi bizim düşüncemizi, hafızamızı, karakterimizi, birçok şey kontrol eden bölgelerin olduğu bir yer. Bu etki hem yeni nörolojik hastalıkların sıfırdan ortaya çıkmasına neden olabilir hem de var olan yatkınlıkları tetikleyebilir. Alzheimer, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarla depresyon, şizofreni gibi nöropsikiyatrik hastalıklarda artış yaşanabilir” diye konuştu.

‘UZAMIŞ COVİD’İN, PANDEMİDEN DAHA BÜYÜK ETKİSİ OLABİLİR’
Hayvan modellerinde yine şeffaflığı kullanarak virüsün vücutta nerelerde yayıldığını da çalıştıklarını kaydeden Ertürk, şu bilgileri verdi: “Burada da gördük ki influenza virüsü sadece akciğerde kalıyor. Aynı şekilde ilk çıkan koronavirüs tipi olan Wuhan virüsü de akciğeri tutuyor. Ama Delta ve Omicron’dan sonraki varyantlar bütün vücuda yayılıyor. Aslında korkutucu bir resim bu bilgiye baktığınızda. Çünkü virüs bir şekilde varyantlarla hem vücuda daha çok yayılma hem de beyne daha çok ulaşma şeklinde bir hedef oluşturmuş durumda. Varyantlar çeşitlendikçe vücutta değişik dokulara ulaşma kapasitesi de artıyor. Gençler bile artık çok erken yaşlarda bazı hastalıklara yakalanabilir vücutta biriken bu spike proteinleri yüzünden. Kalp hastalıklarındaki artışın muhtemelen sebebi de vücuda yayılan koronavirüs spike proteinleri aslında, çalışmamızda bunu net olarak gösterdik. Şu an dünyanın yaklaşık yüzde 60’ı Covid geçirmiş durumda. 4 milyardan fazla insan demek bu. Bunların da yüzde 10 ila 15’inde uzamış Covid olduğu düşünülüyor. Yani 400 ila 600 milyon kişi, Long Covid olabilir. Long Covid’in etkisi maalesef artacak. Belki Covid’den çok daha büyük bir problem olarak karşımıza çıkacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALEZYALI yetkililer, ülkede yaklaşık bir haftadır etkili olan selde 6 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ülkenin doğu kıyılarına 5 günde son 6 aydaki kadar yağış düşmesi nedeniyle bazı eyaletlerde geniş pirinç tarlalarının da sular altında kaldığını ve çiftçilerin milyonlarca dolar zarar ettiğini belirtti. Kelantan ile Terengganu eyaletlerinde yolların ve evlerin hasar gördüğünü söyleyen Enver, 6 kişinin hayatını kaybettiği selde altyapıyı onarma maliyetinin 224 milyon doları bulabileceğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Starmer, gerek ABD gerek Avrupa ile olan bağlarını güçlendireceklerini belirten Starmer bir taraf seçmek zorunda olmaklarını ifade etti.
Starmer yaptığı açıklamada, Ukrayna konusuna vurgu yaparak Batı’nın asıl yönelmesi gereken konunun Ukrayna-Rusya savaşı olduğunu dile getirerek Batı’da bölünme yaratacak tartışmalardan kaçındı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esed rejimi güçleriyle 7 gündür çatışan Heyet Tahrir Şam’ın başını çektiği rejim karşıtı gruplar, Hama ili istikametinde ilerliyor.
Gruplar, Hama’nın kuzeyindeki Zor El Mahruka, Zor El Heysa, Zor Ebu Zeyid, Zor El Meselih, Zor Ec-Cedid, Hattap, El-Rehcen, Kuzey Serha, Güney Serha, Mericib El-Cemelen, Şıheytir, El-Hasnevi, El-Şekusiye, Ebu Leffe, Musteriha, Beyyud, Servet ve Maarşahrura yerleşim yerleri ile Nasiriye Tepesi’nin kontrolünü ele geçirdi.
Birinci hat olan Maptane-Halfaya-Taybet İmam’ı kırarak, rejim kontrolündeki Hama kent merkezine 3 koldan ilerleyen rejim karşıtı gruplar, Kamhane-Muharde-Maar Suhur hattında rejim güçleriyle çatışıyor.
REKLAM
Çatışma hattı, Hama kent merkezinin dış mahallelerine 6 kilometre uzaklıkta yer alıyor.
Sahadaki kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Esed rejimi, Hama’daki bankaları ve döviz bürolarını boşaltıyor.
– Suriye’deki gelişmeler
Suriye’nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında, 27 Kasım’da, Esed rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı.
28 Kasım’da Halep’in batı kırsalından merkeze doğru hızla ilerleyen rejim karşıtı silahlı gruplar, 30 Kasım’da merkezin büyük bölümünü ele geçirmişti.
30 Kasım’da Han Şeyhun ilçesini alarak tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlayan silahlı gruplar, Hama ilinde de çatışarak ilerleyişini sürdürüyor.
Suriye Milli Ordusunun Halep kırsalında 1 Aralık’ta terör örgütü PKK/YPG’ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu’nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi terörden kurtarıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin’in aktardığı bilgilere göre, Suriye Milli Ordusu güçlerinin öncülüğünde Münbiç’e yönelik harekâtın yarın sabah başlaması söz konusu.
Habertürk TV canlı yayınında konuşan Çetiner Çetin, “Harekât aslında bugün başlayacaktı ancak Suriye Milli Ordusu’nun eksik kalacağı endişesiyle harekât ertelendi. İdlib’ten diğer muhalif güçlerinde de katılımıyla harekâtın yarın sabah başlaması planlanıyor. İdlib’den Münbiç’e muhalif gruplar gelmeye başladı.” dedi.
REKLAM
Halep İline bağlı olan Münbiç’in savaş öncesi nüfusu 100 bin olarak tespit edilirken hâlihazırda ne kadar insan yaşadığına dâir net bir bilgi bulunmuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı’nın ‘X’ hesabından yapılan açıklamada “Bakanımız Hakan Fidan, Brüksel’de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında Kuzey Atlantik Konseyi Dışişleri Bakanları Çalışma Oturumu’na katıldı.” denildi.
HAKAN FİDAN, MEVKİDAŞLARI İLE GÖRÜŞTÜ.
Hakan Fidan NATO Dışişleri Bakanları Zirvesi için bulunduğu Brüksel’de Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ve Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly ile görüşmelerde bulundu.
Hakan Fidan ayrıca İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı José Manuel Albares ile de bir araya geldi.
Hakan Fidan, mevkidaşlarıyla bölgede ve dünyada yaşanan çatışmaları ele aldı. Suriye, Ukrayna ve Gazze görüşmelerin ana konusu oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Sybiha, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında düzenlenen NATO-Ukrayna Konseyi formatındaki oturum öncesi açıklamalarda bulundu.
Rutte, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın da katılacağını belirttiği toplantıda Ukrayna’ya askeri desteğin artırılması ihtiyacı, ülkedeki enerji altyapısının korunması ve hava savunması yardımları gibi başlıkların ele alınacağını belirtti.
NATO’nun Ukrayna’ya desteğini yineleyen Rutte, “Müttefiklerin sizinle birlikte olduğu konusunda sizi temin etmek istiyorum.” dedi.
REKLAM
Rutte, savaşın sürdüğü Ukrayna’da soğuk kış günlerinin de yaşandığına işaret ederek, enerji şebekesi ve altyapısının korunmasına destek olunması gerektiğini vurguladı. Rutte, “Ukrayna’da Rusya’nın kışı silah haline getirmesine izin veremeyiz.” diye konuştu.
Ukrayna’nın başta hava savunma sistemleri olmak üzere askeri yardımların artırılması ihtiyacına da değinen Rutte, “Bir gün Ruslarla bir tür görüşmeye karar verdiğinizde bunu güçlü bir pozisyonda yapabileceğinizden emin olmak için çok daha fazlasının yapılması gerekiyor. Bu akşam bunu konuşacağız.” ifadelerini kullandı.
“Kesinliğe, güçlü kararlara ihtiyacımız var”
Sybiha ise ülkesinin geleceği için “kesinliğe” ihtiyaçları olduğunu dile getirerek, “Şimdi jeopolitik kesinlik zamanıdır ve bizim bu kesinliğe ihtiyacımız var. Bizi güçlendirecek, kapasitelerimizi güçlendirecek güçlü kararlara ihtiyacımız var.” dedi.
Rusya’nın ülkedeki enerji kaynaklarını “silah haline getirdiği” yorumunu yapan Sybiha, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ukrayna halkı, Ukraynalı siviller, muhtemelen en yoğun füze saldırısına maruz kalıyor. Bizi nükleer enerjiden koparmaya çalışıyorlar. Nükleer enerji tesislerine saldırmaya başladılar. Bu da Rus saldırganlığının yeni bir gerçeği. Bu nedenle (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’i aramak ya da Moskova’yı ziyaret etmek yerine güçlü, güçlü tarihi kararlara ihtiyacımız var.”
Sybiha, ülkesinin stratejik enerji tesislerini ve altyapılarının korunması için “acilen ilave 19 hava savunma sistemine ihtiyaçları olduğunu” aktararak, “Bu 19 hava savunma sistemini temin ettikten sonra kışı geçireceğimizden eminiz. İhtiyaçlarımızın somut listesini zaten gönderdik, bugün ve önümüzdeki günlerde yapacağımız görüşmelerin somut sonuçlarından birinin de en yakın ortaklarımızın bu hava savunma sistemlerini acilen tedarik etme kararı olacağını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
NATO’nun Brüksel’deki karargahında bugün başlayan Dışişleri Bakanları Toplantısı, yarın da devam edecek.
Toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rutte, Ukrayna’ya üyelik daveti ile ilgili herhangi bir gelişme olmadığını söylerken şu an için önemli olan meselenin Ukrayna’ya silah yardımı olduğunu belirtti. Rutte “Toplandığımız bu zirvede şu an için âcil olan konuları ele almalıyız. Şu an için âcil olan konu ise Ukrayna’ya silah yardımıdır.” dedi.
Rutte, Ukrayna’nın üyeliğinin bir süreç gerektirdiğini belirtirken “Ukrayna’nın üyeliği için bir köprü kurduk ancak bu yavaş yavaş gerçekleşecektir.” dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise 1 Aralık’ta yaptığı açıklamada, NATO’ya üyelik konusunda dolaylı bir daveti kabul etmeyeceklerini belirterek sürecin netleşmesi konusundaki kararlılığını vurguladı. Ukrayna Savaşın başından beri NATO’ya üyelik konusunda taleplerini iletse de henüz net bir karşılık bulamadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yonhap’ın haberine göre, sıkıyönetimin kaldırılmasını talep etmek üzere Ulusal Meclis’te acil oturum düzenlendi. Meclisin 300 üyesinden 190’ının katılabildiği kurulda sunulan önerge, oybirliğiyle kabul edildi.
Güney Kore Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisinden yapılan açıklamada, ülkede ilan edilen sıkıyönetimin yapılan oylamanın ardından “hükümsüz” hale geldiği belirtildi.
Anayasa uyarınca sıkıyönetimin parlamento çoğunluğunun talebiyle kaldırılması gerekiyor.
Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Woo Won-Shik, yaptığı açıklamada, “Meclisin ana binasına giren tüm askerler tamamen ayrıldı.” ifadesini kullandı.
CUMHURBAŞKANI SIKIYÖNETİM İLAN ETTİĞİNİ DUYURMUŞTU
Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol YTN televizyonunda canlı olarak yayınlanan konuşmasında sıkıyönetim ilan ettiğini duyurdu.
Cumhurbaşkanı Yoon, ülke muhalefetinin ‘yıkıcı’ çabaları nedeniyle hükümetin felç olduğunu öne sürerken, sıkıyönetim kararıyla ülkenin demokrasisinin ve özgür bir Kore’nin yeniden inşa edileceğini söyledi.
Muhalefet partilerinin ülkeyi krize sokmak için parlamentoyu rehin aldıklarını öne süren Yoon, özgür ve anayasal düzeni korumak için böyle bir tedbire başvurmaktan başka çaresi olmadığını belirtti.
Yoon, “Özgür Kore Cumhuriyeti’ni Kuzey Kore komünist güçlerinin tehdidinden korumak, halkımızın özgürlüğünü ve mutluluğunu yağmalayan aşağılık Kuzey Kore yanlısı devlet karşıtı güçleri ortadan kaldırmak ve özgür anayasal düzeni korumak için sıkıyönetim ilan ediyorum” dedi.
REKLAM
Güney Kore ordusu, parlamento ve parti faaliyetlerinin yasaklandığını duyururken, tüm medya ve yayıncılık faaliyetlerinin kontrol altına alınacağını bildirdi.
Stajyerler dahil tüm sağlık personelinin 48 saat içinde işe dönmeleri emredildi. Ordunun kurallarına uymayanların ‘bir tutuklama emri olmaksızın’ tutuklanacağı duyuruldu.
“ORDU MİLLETVEKİLLERİNİ TUTUKLAYABİLİR”
Anamuhalefet partisi olan Demokrat Parti, kararın ardından milletvekillerini ‘acil’ koduyla parlamentoya çağırdı. Parti lideri Lee Jae-Myung, kararın anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Sıkıyönetim kararını parlamentoda durdurmaya çalışacaklarını söyleyen Lee Jae-Myung, “Ancak ordu parlamento üyelerini tutuklayabilir” açıklamasını yaptı.
Parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran Lee Jae-Myung, internet üzerinden yaptığı canlı yayında “Tanklar, zırhlı personel taşıyıcılar, silahlı ve bıçaklı askerler ülkeyi yönetecek. Kore Cumhuriyeti ekonomisi geri dönüşü olmayacak şekilde çökecek. Yurttaşlarım, lütfen parlamentoya gelin” dedi.
Ülkenin iktidar partisi olan Halkın Gücü Partisi lideri Han Dong-Hoon da sıkıyönetim ilanının yanlış olduğunu belirtirken, kararı engelleme sözü verdi.
Parlamento Başkanı’nın ise oturumu toplamak için parlamentoya gittiği bilgisi paylaşıldı. Ancak polis araçlarının parlamentoyu çembere aldığı belirtildi.
Ülke para birimi Won, sıkıyönetim kararının duyurulmasıyla yüzde 1 değer kaybederek dolar karşısında son iki yılın dip seviyesine geriledi.
Kore Borsasının yarın açılıp açılmayacağına da henüz karar verilmedi.
ABD, KONUYU TAKİP ETTİKLERİNİ BİLDİRDİ
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden Yönetiminin, Güney Kore yönetimi ile temas hâlinde olduğu ve durumu yakından takip ettikleri ifade edildi. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise olayları endişe ile takip ettiklerini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Yetkilisi Kurt Campbell yaptığı açıklamada “Güney Kore ile olan ittifakımız çelik gibidir, sarsılmaz. Ancak yaşananları endişe ile takip ediyoruz ve krizin anayasaya uygun olarak çözülmesini bekliyoruz.” dedi.
ORDU MECLİSE GİRMEYE ÇALIŞIRKEN PROTESTOLAR BAŞLADI
Sıkıyönetim kararını protesto etmek amacıyla Güney Kore Ulusal Meclisi’nin önünde toplanan protestocular, güvenlik güçleriyle arbede yaşıyor. Bu sırada Güney Kore Ordusuna bağlı birlikler de meclis binasına girmeye çalışıyor.

Yetkililerince yapılan açıklamaya göre sıkıyönetim, rejim karşıtı güçler hariç Güney Kore vatandaşlarının gündelik hayatında herhangi bir rahatsızlık yaratmayacak.

Güney Kore Ulusal Meclisi ise yapılan oylamada sıkıyönetim kararını engelleme yönünde karar aldı.
“EKONOMİYİ RAHATLATMAK İÇİN GEREKEN ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ”
Güney Kore Maliye Bakanı Choi San-Mok, sıkıyönetim ilânı sonrası yaptığı açıklamada “Ekonomiyi rahatlatmak için bütün yöntemleri seferber edeceğiz. Buna piyasaya nakit akışı sağlamak da dâhil.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye-Rusya ilişkileri ile Suriye’deki son gelişmeler, küresel ve bölgesel konular ele alındı.
Görüşmede, Türkiye’nin bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklemeye devam ederken, öte yandan Suriye’de adil ve kalıcı çözüm için çabaladığını belirten Erdoğan, bütün bunlarla birlikte bölgede diplomasiye daha fazla alan açılmasının önemli olduğunu, bu süreçte Suriye rejiminin siyasi çözüm sürecine angaje olması gerektiğini kaydetti.
Suriye’de yaşanan son gelişmeler bağlamında en önemli hususun sivillerin zarar görmemesi olduğunun altını çizen Erdoğan, Suriye’nin daha büyük istikrarsızlıklara kaynaklık etmemesi gerektiğini, Türkiye’nin Suriye’de sükunetin sağlanması için elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son gelişmelerden istifade etmeye çalışan terör örgütü PKK ve uzantılarıyla mücadele konusunda Türkiye’nin kararlı tutumunu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güney Kore’de siyasi kriz Haberi Görüntüle
Öncelikle Güney Kore’de “Başkanlık Sistemi” uygulanıyor, Cumhurbaşkanı’nın 5 yılda bir halk tarafından seçildiği bir şekilde yönetiliyor. Nisan ayında gerçekleşen seçimlerde, 300 koltuklu parlamentoda çoğunluk muhalefete geçti.

Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’un partisi Halkın Gücü Partisi 108 koltuğa sahip. Muhalefetin ise toplamda 192 koltuğu bulunuyor, bunun çoğunluğu da 171 ile ana muhalefet partisi Kore Demokratik Partisi‘nde.
SIKIYÖNETİM SÜRECİNE NASIL GELİNDİ?
Bir süredir siyasi baskı karşısında olan Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol, ülkede 50 yıldan uzun bir süre sonra ilk kez sıkıyönetim ilan etti. Peki bu akşam Güney Kore’de yerel saatle 23:00 sularında ilan edilen sıkıyönetim sürecine nasıl gelindi?
REKLAM
Ulusal televizyon kanalında gece yarısı duyuru yapan Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore’yi tehdit olarak gösterdi ve “Kuzey Kore yanlısı, devlet karşıtı güçleri ortadan kaldırmak ve özgür anayasal düzeni korumak için sıkıyönetim ilan ediyorum” ifadelerini kullandı.
Dünyanın şaşkına döndüğü bu açıklama, Güney Kore ve dünya basınında Yoon’un aslında kendi üstündeki siyasi baskıdan kurtulmak istediği şeklinde yorumlandı.
Bu yılın başında parlamentoda çoğunluğunu kaybetmiş olan Yoon, muhalefet tarafından hükümetin iktidarını zayıflatmaya amaçlayan bir dizi muhalefet tasarısı ve önergesiyle mücadele ediyordu.
NİSAN AYINDAN BERİ ‘TOPAL ÖRDEK’
Yoon, muhalefetin ezici bir çoğunlukla kazandığı Nisan ayındaki Güney Kore genel seçimlerinden bu yana ‘topal ördek’ bir başkandı. O zamandan beri hükümeti istediği yasa tasarılarını geçiremedi ve bunun yerine muhalefetin geçirdiği yasa tasarılarını veto etmekle yetindi.
Yoon ve First Lady’e yönelik de bazı yolsuzluk iddiaları da medyada yer almıştı. Yoon, geçtiğimiz ay, First Lady’nin görevlerini denetleyecek bir ofis kurduğunu söyleyerek ulusal televizyonda özür dilemek zorunda kalmıştı. Ancak muhalefet partilerinin talep ettiği daha geniş ve bağımsız bir soruşturmayı reddetti.
REKLAM
Bu hafta başında ise muhalefet, hükümetin bütçe kesinti yapmasını önerdi. (Bütçe tasarısı veto edilemez). Aynı zamanda, muhalefet, First Lady’i soruşturmadıkları için hükümetin denetim kurumunun başkanı da dahil olmak üzere kabine üyelerini görevden almak için harekete geçti.
Yoon’un bu beklenmedik sıkıyönetim ilanı da üzerinde artan baskıdan kaçmanın bir yolu olarak yorumlandı.
SAATLER SONRA SIKIYÖNETİM HÜKÜMSÜZ HALE GELDİ
Güney Kore’de sıkıyönetim en son 1979’da, başkanın darbe sırasında suikasta uğraması üzerine ilan edilmişti. Ülkede 1987’de parlamenter demokrasiye kavuştuğundan beri hiç sıkıyönetim uygulanmadı.
Yoon’un kararının ardından saatler sonra parlamento sıkıyönetimin kaldırılmasını oylayarak kabul etti. Sıkıyönetimin kaldırılmasını talep etmek üzere Ulusal Meclis’te acil oturum düzenlendi. Meclisin 300 üyesinden 190’ının katılabildiği kurulda sunulan önerge, oybirliğiyle kabul edildi.
Güney Kore Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisinden yapılan açıklamada, ülkede ilan edilen sıkıyönetimin yapılan oylamanın ardından “hükümsüz” hale geldiği belirtildi.
EĞİTİM VE ULAŞIM NORMAL İŞLEYİŞİNDE SÜRECEK
Güney Kore’de, Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un sıkıyönetim ilanı, Parlamento’nun da bu kararı oylayıp kaldırılmasını kabulünün ardından ülkede eğitim ve ulaşımın olağan akışında faaliyet göstermeye devam edeceği belirtildi.
Yonhap’ın haberine göre, sıkıyönetim kararının kaldırılması için Ulusal Meclis’te yapılan oylama sonrası, Devlet Başkan Yoon’un oylamaya ilişkin tepkisi bekleniyor. Güney Kore yasalarına göre, Devlet Başkanı oylamaya uymakla yükümlü.
Diğer yandan Güney Kore Eğitim Bakanlığı, ülkedeki basın mensuplarına eğitimin normal akışında süreceğine ilişkin açıklama gönderdi.
Açıklamada, okul ve eğitim kurumlarının kapanmayacağı, olağan akışında faaliyetine devam edeceği belirtildi.
Aynı şekilde, Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı’ndaki acil toplantının ardından duruma ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, insanların günlük yaşamında aksaklıkları önlemek için kara yolları, demir yolları, hava taşımacılığı ve inşaat alanlarının normal şekilde çalışmasının sağlanacağı belirtildi.
Güney Kore Merkez Bankasından yapılan açıklamada da sıkıyönetim ilanının piyasa üzerindeki etkisini ölçmek ve gerekli müdahaleleri görüşmek üzere acil toplantı yapılacağı bilgisi yer aldı.
*Haberin görselleri Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Antalya’da düzenlenen HIMSS Eurasia 2024 Sağlık Bilişim ve Teknolojileri Eğitimi Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Pakistan, Fildişi, Karadağ gibi ülkelerden sağlık bakanı ve bakan yardımcıları, birçok ülkeden sağlık alanındaki teknoloji ve yapay zeka uzmanlarıyla Antalya Valisi Hulusi Şahin ve sağlık teknolojileri temsilcilerinin yer aldığı fuarda, sağlıkta yüksek teknolojiler birçok başlıkta ele alınıyor.
SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Sağlık Bakanı Memişoğlu, bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğine işaret ederek, günümüzde Endüstri 4,0 ile birlikte tüm dünyanın veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti. Sağlık sektörünün, dijital dönüşümün en güçlü şekilde yaşandığı alanların başında geldiğini belirten Memişoğlu, “Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı” diye konuştu.
YAPAY ZEKA İLE YENİDEN YAPILANDIRMA
Devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması ve sağlığın takibi gibi birçok meselenin kritik önem kazandığını anlatan Memişoğlu, “Türkiye olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahibiz. Günümüzde hızla gelişen yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırıyoruz. Yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçiriyoruz. Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemler, internet alt yapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaşmış durumda. Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor” dedi.
E-DEVLET ÖLÇÜTÜ RAPORUNDA NÜFUSA GÖRE TÜRKİYE BİRİNCİ
Avrupa Komisyonu’nun 2024 yılında yayımladığı e-Devlet Ölçütü raporunda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler şeklinde 4 temel kriter olduğunu kaydeden Memişoğlu, “Raporda, Avrupa Birliği hükümetlerinin genel performans puan ortalaması 76 olarak tespit ediliyor. Yine aynı raporda Türkiye 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendiriliyor. Aynı raporda Türkiye, 11 puanlık artış ile son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden biri olarak gösteriliyor. Burada en önemli göstergelerden biri de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye ‘sağlık’ kategorisinde 90 puanla 4’üncü sırada yer alıyor. İlk 3 sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz 1’inci sırada bulunuyor” diye konuştu.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCÜSÜ
Türkiye’nin dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli mesafe katettiğini dile getiren Bakan Memişoğlu, şöyle dedi: “Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz. Bakanlığımızın yeni dönem yol haritasında öne çıkan bazı başlıklarımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Sağlık Bakanlığı olarak önümüzdeki dönemde bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedefliyoruz. Elbette doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceğiz. Bu süreçte aile hekimliğimizi güçlendiriyoruz. İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, Denetim ve Değerlendirme Bilim Kurulları oluşturuyoruz.”
BİLİM ÜRETECEK HEKİMLERE TÜSEB DESTEĞİ
Bakan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarını da açıkladı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistemle bilhassa Faz 1 çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini belirten Memişoğlu, şunları söyledi:
“‘Yeni bir şey söyleyeceğim, yeni bir şey üreteceğim’ diyen arkadaşlarımızın arkasında duracağız. Çünkü ülkemizin ekonomik büyümesine ve kalkınmasına katkı sunacak, marka ve katma değer oluşturacak, üreten sağlık modelini hayata geçirmek istiyoruz. Bu çerçevede Milli Sağlık hamlemizin lokomotifi olacak yeni TÜSEB vizyonumuzu hayata geçiriyoruz. TÜSEB öncülüğünde başlatmakta olduğumuz ve tüm paydaşları kapsayan Üreten Sağlık Modeli, sağlık sektörünü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline getirmeyi ve sağlık alanında önemli bir dönüşüm sürecini tetiklemeyi hedefliyor.”
YILDA 1,8 TRİLYON DOLAR BOŞA HARCANIYOR
Kongre Başkanı Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci de dijitalleşmenin hem hasta hem sağlık profesyoneline sağladığı bu avantajların, sağlık sisteminin çıktılarındaki verimliliği ciddi düzeyde artırdığını söyledi. Birinci, “Bunun önemini vurgulamak için şu veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Her yıl dünyanın sağlığı için harcanan 1,8 trilyon doların verimsizlik sebebiyle boşa harcandığı değerlendirilmektedir. Dijitalleşme sayesinde, harcamaların hangi kalemlere yapıldığı tespit edilebilmekte ve buna yönelik eylem planları oluşturmak için veri analizi yapılabilmektedir. Dünya Bankası’na göre, insan merkezli ve kanıta dayalı dijital yatırımlar, hükümetlerin sağlık maliyetlerinde yüzde 15’e kadar tasarruf sağlamasına yardımcı olmaktadır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü, Kasım ayı boyunca meydana gelen ve olay yeri inceleme timlerince müdahale edilen; 2 kasten öldürme, bir terör (FETÖ), 8 hırsızlık, 4 adet ateşli silahla yaralama, 2 mala zarar verme, 4 genel güvenliği tehlikeye sokmak, 2 narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı olmak üzere toplam 23 olayda olay yerinden elde edilen delillerle olayın faili 29 şüpheli şahıs tespit edilerek olaylar aydınlatıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri ile Yunus Timleri, Güven Timleri ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü personelince toplam 39 ekip 78 personelle çalışma yapıldı. Yapılan 27 şok uygulamada; 3 bin 61 şahıs ve bin 233 oto sorgusu yapıldı, 119 Park/ Bahçe kontrol edildi. Kontrollerde aranan 6 şahıs yakalandı, 2 yoklama kaçağı şahsa da işlem yapıldı. Aramalarda ise; 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca ve 21 adet fişek ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; “Halkımızın huzurunu bozmaya çalışanlar ile mücadelemiz aralıksız ve kararlı bir şekilde devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zorlu kış şartlarında ticari araçların olumsuz etkilenmemesi için 1 Aralık’ta kış lastiği uygulaması devreye girdi. Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından biri olan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde de polis ekipleri denetimlerini sıkılaştırdı. Kışın zorlu geçtiği ve dik rampaların bulunduğu kara yolunda ticari araçlara yönelik Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kış lastiği denetimi yapıldı. Hafif ticari, kamyon, tır ve yolcu otobüsleri denetim noktasında tek tek denetlendi.
Polis ekiplerinin bölgede denetimlerini artıracağı öğrenildi. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Akbıyık, “Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Engelliler Günü” olarak kabul edilen 3 Aralık, toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin sorunlarına ve ihtiyaçlarına dikkat çekilen, onların seslerini daha güçlü duyurdukları anlamlı bir gündür. Devletimiz, son yıllarda engelli bireylerin hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşmaları için fiziki engelleri kaldıracak yatırım ve hizmetlere öncelik vermekte, tüm imkanlarını seferber etmektedir. Eğitimde, iş hayatında, sporda ve sanatta elde ettikleri başarılar, engelli vatandaşlarımızın azmini ve kararlılığını gözler önüne sermekte ve hepimiz için büyük bir gurur kaynağı olmaktadır. Engelli bireylerimizi desteklemek, onları sosyal hayata dahil etmek ve yalnızca fiziki değil, kalplerdeki ve zihinlerdeki engelleri de kaldırmak, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki her birey, bir engelli adayıdır. Bu bilinçle hareket ederek empatiyi, yardımlaşmayı ve dayanışmayı hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, toplumda engellilere yönelik farkındalığın artmasına ve herkesin daha fazla sorumluluk almasına vesile olmasını temenni ediyorum. Hayatın zorluklarına karşı mücadele azmini ve kararlılığını kaybetmeyerek topluma örnek olan tüm engelli kardeşlerimize ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat diliyorum” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Denizli Teşkilatı İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantısı geniş bir katılımla yapıldı. İl Delegeleri Ortak Akıl toplantısına İl Koordinatörü UşakMilletvekiliAlim Tunç, Denizli Milletvekili Cahit Özkan, İl Başkanı Yücel Güngör, Çameli Belediye Başkanı Osman Özpek, ilçe başkanları ve delegeler katılım sağladı. Toplantıya katılan 600 il delegesi, bundan sonraki süreçte yapılması gerekenlerle ilgili fikirlerini yazılı şekilde zarflar içerisinde sandıklara bıraktı. Talep ve önerilerin yazılı olarak ifade edildiği bu zarflar, İl Koordinatörü Tunç tarafından AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığına götürüldü.
AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantısına yoğun bir katılım sağlamasından dolayı tüm il delegelerine teşekkür etti. Başkan Güngör, “AK Parti Denizli İl Teşkilatı olarak İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantımızı yoğun bir katılım ile gerçekleştirdik. Katılım gösteren tüm delegelerimize teşekkür ediyorum. Toplantımız hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Durmak yok, yola devam” dedi.
AK Parti’nin milletin iradesine önem verdiğine vurgu yapan Başkan Güngör, “Bizim sicil amirimiz sadece milletimizdir. Bize ayar verecek olan da sade milletimizdir. Milletimizden başka hiç bir gücü tanımadık. Teşkilatımızla birlikte daha çok çalışacak daha çok koşacağız ve 2028 seçimlerinde bir zafere imza atacağız. İlk tümsekte hedeflerimizden vazgeçecek değiliz. Milletimize güveniyoruz, inanıyoruz. Bugüne kadar rotamızı milletimiz belirledi bundan sonrada milletimiz belirleyecek” diye konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Merkezefendi ilçesi Sarayalar Mahallesinde meydana geldi. edinilen bilgilere göre Mert T., kız arkadaşı Rabia O.’nun yaşadığı apart dairesine gitti. Burada ikili arasındaki tartışma kavgaya dönüştü. Öfkesine yenik düşen Rabia O., önce Mert T.’nin bir arkadaşını arayarak yanlarına gelerek Mert T.’yi götürmesini istedi. Daha sonra hararetlenen tartışma sonucunda Rabia O., eline aldığı bıçakla Mert T.’yi göğsünde yaraladı. Binadan çıkan Mert T., çevredeki vatandaşlardan yardım istedi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri göğsünden hafif yaralanan Mert T.’yi ambulansla Denizli Devlet Hastanesine sevk etti. Polis ekipleri ise Rabia O.’yu gözaltına aldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.
Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.
Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.
Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.
İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:
“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”
“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”
Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.
Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.
“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”
Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”
Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.
Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”
Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.
Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.
“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:
“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”
Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.
Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.
“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”
Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “
İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.
“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”
Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 Aralık Dünya Engelliler Günü tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da çeşitli programlarla kutlanarak engellilerin yaşadığı sıkıntılara ve taleplerine dikkat çekiliyor. Bursa Büyükşehir BelediyesiSosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da engelli bireyler için faaliyetlerde bulunan sivil toplum kuruluşlarının ve Büyükşehir Belediyesi’nde görevli engelli personelin katılımıyla program düzenledi. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa MilletvekiliHasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, engelli belediye personelleri, Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri, eğitmenler ve engelli bireylerin aileleri katıldı.
“Eşit şartlara sahip olmalıyız”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, birbirimize güç vermek, dayanışma ve sevginin her türlü engeli aşabileceğini vurgulamak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Engellerin ötesinde bir kenti birlikte planladıklarını ve birlikte yol aldıklarını belirten Başkan Bozbey, Dünya Engelliler Farkındalık Günü dolayısıyla Aralık ayı boyunca çeşitli etkinlikler ve çalışmalar düzenleyeceklerini açıkladı. Sadece bir gün değil her zaman engelli bireylerin yanında olduklarını ifade eden Başkan Bozbey, “En büyük engel, zihinlerdeki ön yargılardır. Hepimiz aynı havayı soluyor, aynı çevreyi paylaşıyoruz. Dolayısıyla eşitiz ve eşit şartlara sahip olmalıyız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yurttaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmek ve iş yerinde dezavantajlı çalışma arkadaşlarımızın haklarını gözeterek daha kapsayıcı bir çalışma ortamı kurmak bizim öncelikli görevlerimizden biridir. Bursa’mızda adil, katılımcı ve herkesin kendini değerli hissettiği yönetim anlayışımız doğrultusunda birlikte çalışıyoruz” dedi.
“Sizinle daha zengin ve anlamlıyız”
‘Sürekli Engelsiz Yol Yardım Hizmetleri’ (SEYYAH) projesi ile ortopedik engelli yurttaşların akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerinin tamir ve bakımlarını karşıladıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, “Şehir içinde ulaşım desteği veriyoruz. 17 ilçemizin tamamında lift donanımlı araçlarımız, ortopedik engelli yurttaşlarımızı hastane ve kamu kurumlarına ulaştırıyor. Bursa Engelsiz Kulüp uygulamamız ise özel ihtiyaçlı yurttaşlarımızın kentin imkanlarından faydalanmasını, bilgi ve teknolojiye erişim sağlamasına imkan sunan bir dayanışma ağıdır. Her alanda aktif rol alabileceğiniz projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Büyük bir ailenin fertleri olarak dayanışma ruhumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyorum. Sizin yanınızda olarak birlikte daha güzel yarınlara yürümekte kararlıyız. Sizinle daha zengin ve anlamlıyız. Hep birlikte engellerin olmadığı, herkesin eşit ve mutlu yaşadığı Bursa planlıyoruz. Sizlere güveniyor ve sizlerle gurur duyuyoruz” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Türkiye’de ciddi oranda engelli bireyin bulunduğunu belirterek sorunların ancak empati yapılarak aşılabileceğini söyledi. Engellilerin hayatını kolaylaştırarak geleceğin inşa edilebileceğini ifade eden Öztürk, engelli bireylerle birlikte daha fazla farkındalık çalışmaları yapacaklarını dile getirdi.
CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, herkesin birer engelli adayı olduğunu hatırlattı. Başkan Mustafa Bozbey’in herkesin daha rahat yaşayabileceği engelsiz bir kent inşa etmek için çalıştığını söyleyen Yeşiltaş, ortak akılla daha yaşanabilir Bursa’yı tüm kesimlerle birlikte oluşturacaklarını dile getirdi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bilgi ve Yönetim Sistemleri Topluluğu (HIMSS) Avrasya Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Konferansı ve Fuarı, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı.
Bakan Memişoğlu, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğini söyledi.
“Endüstri 4.0” olarak ifade edilen dijital dönüşümün, kendi kendini yöneten otonom sistemleri ve insansız iş akışları gibi kavramları öne çıkarttığına dikkati çeken Memişoğlu, ‘endüstri 4.0’ ile tüm dünyanın, veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti.
Memişoğlu, sağlık sektörünün de dijital dönüşümün en güçlü yaşandığı alanların başında geldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, yaşanan demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı. Özellikle Kovid-19 küresel salgını sonrası dünyada, sağlık sistemlerinin kriz yönetme kabiliyetlerinin çok daha kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde planlanması, donatılması ve sağlık hizmetlerinin yeni yöntemlerle desteklenerek sunulması gerekliliği ortaya çıktı. Bu süreçte devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması, vatandaşların sağlığın takibi gibi birçok mesele kritik önem kazandı. Bu noktada dijital dönüşümün etkisiyle, dünyada değişen hasta profiline de dikkat çekmek gerekiyor. Hastalar, internet ve benzeri kitle iletişim araçları sayesinde sağlık bilgilerine daha kolay erişebiliyor ve kendi sağlık yönetim süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istiyor.”
“Yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırdık”
Türkiye’nin sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahip olduğunu dile getiren Memişoğlu, “Sağlık hizmeti sunumunda son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Gelinen noktada bu süreci daha ileri bir noktaya taşırken, sağlığın bilim ve teknolojisini üretip sürdürülebilir altyapısını güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Memişoğlu, hızla gelişen yapay zeka uygulamalarıyla sağlık sektörünü yeniden yapılandırdıklarını, yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçirdiklerini anlattı.
Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemlerin, internet altyapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaştığına işaret eden Memişoğlu, “Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor”
Bakan Memişoğlu, Avrupa Komisyonunun 2024’te yayınladığı e-Devlet Ölçütü Raporu’nda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler olmak üzere dört temel kritere yer verildiğini aktardı.
Raporda, AB hükümetlerinin genel performans puan ortalamasının 76 olarak tespit edildiğini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye’nin aynı raporda 11 puanlık artışla son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden birisi olarak gösterildiğinin altını çizen Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Burada en önemli göstergelerden birisi de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor. İlk üç sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz birinci sırada bulunuyor. Türkiye olarak, gerçekten de dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz.”
“Aile hekimliğini güçlendireceğiz”
Sağlık Bakanlığı olarak bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Memişoğlu, doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceklerini kaydetti.
Memişoğlu, bu süreçte aile hekimliğini güçlendireceklerini vurgulayarak, “İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, denetim ve değerlendirme bilim kurulları oluşturuyoruz.” dedi.
Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarına da değinen Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistem ile “faz1” çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini anlattı.
Memişoğlu, araştırma hastanelerinde teknoloji transfer ofisleri kurduklarını, AR-GE ve üretim süreçlerini planlayıp, AR-GE ekiplerine gerekli bilgi ve deneyim aktarılmasına rehberlik ettiklerini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son olarak TOKİ tarafından yeni projeler adeta ardı ardına sıralandı. Açıklanan projeler çerçevesinde, 2+1 ile 3+1 dairelerin satışları yapılacak.
Satış listesinde yer alan en uygun konuta peşinat ve aylık 7 bin 789,50 TL taksitten başlayan fiyatlarla sahip olunabilecek.
TUNCELİ’DE 54 DAİRE SATIŞA ÇIKARILACAK
TOKİ; Tunceli ve Mazgirt’te 118 adet konut ve 2 dükkanlı ticaret merkezi kapsamında, stokta bulunan 43 adet dairenin satışa çıkartılacağını açıkladı.
TOKİ tarafından Tunceli’de satışa çıkarılacak konutlar arasında en uygun dairenin; 155 bin 790,01 TL peşinat, 180 ay vade ve 7 bin 789,50 TL taksitten başlayan fiyatlarla alıcısını beklediği görüldü.
Ayrıca başvuru tarihleri, 27 Kasım 2024 – 03 Aralık 2024 olarak duyuruldu.
Söz konusu dairelerin listesi şu şekilde:


EkonomiFinansEmlakYaşamDünyaToki
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GAZİANTEP PLAKALI ARAÇLAR HALEP KALESİ’NDE
Gaziantep plakalı ve çakarlı çok sayıda lüks araç, kentin simge yerlerinden Halep Kalesi’ne geldi. Ayrıca kalede Türk bayrağının dalgalandığı görüldü.
8 YIL SONRA HALEP’E DÖNDÜLER
Öte yandan 2016’da Rusya’nın müdahalesiyle kentten ayrılmak zorunda kalan muhalif güçler, sekiz yılın ardından Halep’e dönmüş oldu. Rejim karşıtı gruplar, kısa sürede valilik ve emniyet müdürlüğü binalarının yanı sıra kentin simgesi olan Halep Kalesi’nde kontrolü sağlayarak ‘Özgür Suriye Bayrağı’nı (ÖSO) göndere çekti.

GaziantepGüncelSuriyeDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) EXPO 2024 Uluslararası Ticaret Fuarı Gala Programı’nda yaptığı konuşmada, MÜSİAD’ın kuruluşundan itibaren sürekli çıtasını yükselterek bugünlere kadar gelen örnek bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.
REKLAM
MÜSİAD’ın Türkiye’nin yakın dönemine damgasını vurduğunu belirten Kurtulmuş, bugün 20’ncisi gerçekleştirilen MÜSİAD EXPO’nun ise bu başarının sadece görünen yüzlerinden birisi olduğunu ifade etti.
“Küresel Ticaret Burada” sloganının, EXPO bünyesinde hem kurum olarak MÜSİAD’ın hem de Türkiye’nin taşıdığı iddiayı ifade etmesi bakımından dikkat çekici olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Türkiye, bir taraftan tarihi İpek Yolu’nun ortasında olması, bütün ticaret yerlerine yakın bir mesafede bulunması, jeostratejik konumu, etrafındaki bütün türbülanslara rağmen ekonomik ve siyasi istikrarını koruyabilme becerisiyle bugün dünyada, özellikle önümüzdeki dönemdeki kapıları sonuna kadar açılmış olan çok kutuplu yeni dünya sistemi içerisinde yıldızı parlayan ender ülkelerden birisidir.” ifadelerini kullandı.
Dünyanın içinde bulunduğu döneme işaret eden, kurulmakta olan yeni dünyanın dengelerinin Türkiye’ye yeni fırsat kapılarını, yeni birtakım imkanları açtığını dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
REKLAM
“Hiç şüphesiz, bu fırsatlarla birlikte birtakım önemli risklerin de ortada olduğu aşikardır. Bunun için her şeyden evvel Türkiye’nin dünyadaki gelişmeler karşısında gerekli adımları atabilmesi için içeride birliği, dirliği sağlaması şarttır. Bunun için başta terör gibi Türkiye’yi yıllardır meşgul eden birtakım unsurları elimine etmek, tam manasıyla 85 milyonun birliğini, beraberliğini, kardeşliğini sağlamak zorundayız. Bunun için demokratik standartları yüksek bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek zorundayız. Başta Anayasa olmak üzere, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve Meclis İçtüzüğü olmak üzere bir taraftan hukuki metinlerimizi düzeltip siyaseti daha demokratik bir seviyeye yükseltirken diğer taraftan da iş dünyasının önündeki yatırımı engelleyen ve iş ortamını zorlaştıran meseleleri de elimine ederek iş dünyasının daha aktif bir şekilde bu mücadelenin paydaşı olmasını temin etmekle yükümlüyüz. Aynı şekilde Türkiye’nin, yakın çevresindeki ülkeler başta olmak üzere birliğin, beraberliğin ve bu bölgelerde istikrarın temin edilmesi için de üzerine düşen her türlü meseleyi, her türlü yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir.”
İsrail’in bölgedeki yayılmacılığından, bundan sonraki yıkıcı adımlarının neler olabileceğinden bahsedildiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“İsrail’in en büyük gücü, ne elindeki askeri gücüdür ne arkasında Amerika başta olmak üzere Batılı ülkelerin verdikleri destektir ne dünya medyasındaki hakimiyetidir ne uluslararası finans çevrelerindeki olağanüstü gücüdür ne Amerika ve Batı ülkelerindeki lobilerinin gücüdür; üzülerek ifade ederiz ki İsrail’in bu bölgedeki en büyük gücü, bölge ülkelerinin, Müslüman ülkelerin bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı, iradesizliği ve kararsızlığıdır. Bizim her şeyden evvel dağılmışlıktan kurtulmamız ve güçlü bir şekilde bölge ülkeleri ve bölge halkları arasında birliği, dirliği sağlamamız lazım. Bunun için Türkiye’nin önümüzdeki döneme yönelik en önemli vizyonlarından birisi, bölge ülkeleriyle aramızdaki meseleleri çözmek ve normalleşme sürecini en kısa zamanda sonuçlarını da alacak şekilde gerçekleştirmek için gayret sarf etmektir. Bu çerçevede Türkiye’nin önüne koyduğu vizyonların hepsi artık küresel vizyonlardır. Türkiye, bölgesinin güçlü bir ülkesidir ancak gelişmeler gösteriyor ki sadece bu bölgede güçlü olmak yetmez; Türkiye’nin, ‘Türkiye Yüzyılı’ adını verdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrında sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke haline gelmesi mecburidir. Sadece sözün güçlü olması artık tek başına yetmiyor. Sözün gücünü mutlak manada güçlü bir şekilde destekleyecek her türlü argümanı da ortaya koymak zorundayız.”
REKLAM“TÜRKİYE, TİCARET ALANINDA HER TÜRLÜ GELİŞMEYİ SAĞLAYABİLECK MUKTEDİR BİR ALTYAPIYA SAHİPTİR”
Türkiye’yi ayağa kaldırması gereken bütün unsurların ortak hedefe doğru yönelmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, “Bu çerçevede siyasetin en büyük sorumluluğu, iş dünyasının ve sivil toplumun önünü açmaktır. Burada Türkiye’nin ortak hedeflerini birlikte gerçekleştirmek için yan yana, omuz omuza mücadele edebilmektir. Türkiye, ticaret alanında her türlü gelişmeyi sağlayabilecek muktedir bir altyapıya sahiptir, bundan dolayı iftihar ediyoruz.” dedi.
Yüksek teknolojilerin kullanılabilmesinin ticaretin en önemli unsurlarından olduğunu dile getiren Kurtulmuş, devletin kurumlarının üzerine düşenin hem yüksek teknolojilerin hem de markalaşmanın önünün açılmasında yeterli destekleri verebilmek olduğunu söyledi.
Bugün dünyanın en önemli meselelerinden birisinin sürdürülebilir kalkınmayı, istihdamı, üretimi ve ihracatı eş zamanlı ve aynı güçle ele alıp yönetebilmek olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, çevreyle uyumlu, insanı ve doğayı koruyarak kalkınma hedeflerine ulaşmanın ortak hedef olması gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin önemli bir çağın başlangıcında olduğunu ve gelecek dönemin Türkiye’yi sadece bölgesel bir güç değil küresel bir güç olarak da daha ileriye doğru taşıyacağını ifade etti.
Türkiye’nin, bugün dünyanın her yerinde insanı ve kainatı ilgilendiren her meselede söz ve karar sahibi ülke konumuna geldiğini dile getiren Kurtulmuş, en son Gazze’de devam eden İsrail’in soykırımı karşısında Türkiye’nin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlarıyla örnek bir liderlik ortaya koyduğunu belirtti.
REKLAM
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bütün uluslararası platformlarda ‘Gazze diplomasisi’ diyebileceğimiz bir alanı, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hepimiz, bu alandaki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. En önemlisi, belki dünyada devlet ve millet olarak bu konuda ortak hareket eden ender ülkelerden birisi olarak adım attık. Her uluslararası platformda sözümüzü söylerken biliyoruz ki arkamızda milletimizin desteği ve milletimizin gücü vardı. Her uluslararası alanda İsrail’e karşı birtakım sözleri gündeme getirirken biliyorduk ki bu maşeri vicdanın, insanlık cephesinin ortak vicdanının sesiydi. Evet, çok acılar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. 50 bini aşkın şehit, yıkılmış şehirler, artık evlerinden koparılmış sadece Gazze’nin halkı değil Batı Şeria’nın insanları… Hatta Lübnan’da… Bakmayın ‘Ateşkesi sağladık.’ diye söylediklerine. Lübnan’da evlerinden, yurtlarından edilen on binlerce insanın varlığı hepimizin yüreklerini dağlıyor ancak sonuç olarak geldiğimiz noktaya baktığımızda dokunulmaz zannedilen İsrail’e dokunulmuştur.”
REKLAM
Uluslararası Adalet Divanının İsrail hakkında verdiği ihtiyati tedbir kararının birinci adım, Uluslararası Ceza Mahkemesinin Netanyahu ve Gallant hakkında verdiği tutuklama kararının da ikinci adım olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bir zamanlar apartheid rejimi uygulamaları dolayısıyla Güney Afrika’nın Birleşmiş Milletler üyeliği nasıl askıya alındıysa şu anda Filistin’de uygulamaya devam ettikleri apartheid politikaları dolayısıyla siyonist İsrail Devletinin BM üyeliği de askıya alınmalıdır, bunu konuşmanın vakti gelmiştir. Bu üçüncü adım da bir müddet sonra gerçekleşecek, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması teklif edilecektir.” diye konuştu.
Kurtulmuş, zor bir zamandan geçildiğini dile getirerek, her alanda el ele vererek gönül birliğiyle başta Türkiye olmak üzere bütün bölge ülkelerini ve bütün insanlığı huzur ve barışa götürecek adımların atılmasının gerektiğini sözlerine ekledi.
NOTLAR
Hafız Ali Fıstık’ın Kur’an-ı Kerim okumasıyla başlayan programda MÜSİAD EXPO’nun anlatıldığı tanıtım filmi gösterildi.
Ardından MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı konuşma yaptı.
Konuşmalardan sonra Kurtulmuş’a Asmalı tarafından üzerinde “La ilahe illallah” yazılı tablo hediye edildi.
Kurtulmuş ve Asmalı, MÜSİAD EXPO 2024’e sponsorluk desteği sağlayan firmaların temsilcilerine plaketlerini verdi. Fuarın Global İletişim Ortağı olan Anadolu Ajansı adına plaketi, AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan aldı.
Program, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
Programa MÜSİAD Kurucu Başkanı ve Uluslararası İş Forumu (IBF) Başkanı Erol Yarar, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ile yerli ve yabancı firmaların temsilcileri katıldı.
Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye başkanları söz alıp görüşlerini paylaştı. Edinilen bilgiye göre basına kapalı gerçekleştirilen toplantıda söz alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kayyumlara karşı etkin mücadele verilmesi gerektiğini söyledi. Yavaş, “Vereceğimiz tepki hukuk çerçevesinde olmalı, hukuk kurallarını aşmamalıyız” ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI
Yavaş, konuşmasında cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmasına da değindi. Bu tartışmaların partiye zarar verdiğini ve uzak durulması gerektiğini kaydeden Yavaş,”Benim adıma kimse cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda konuşmaz, konuşmayacak, herkesten de bu yaklaşımı bekliyorum. Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları için çok erken” diye konuştu.
İMAMOĞLU’NDAN KAYYUM AÇIKLAMASI
Yavaş’ın ardından söz alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da gündeminde kayyumlar vardı. Hiçbir CHP’linin kayyumlarla mücadele ederken hukuk dışına çıkmayacağını belirten İmamoğlu, daha sert bir mücadele verilmesi gerektiğini söyledi. “Daha cesur olmalıyız” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan karar 7 gün içerisinde belediye veya idarelerce ilgililerine iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilecek. Tebliğ edilemediği durumlarda yıkım kararının bir örneği yıkımı yapılacak yapıya asılacak ve ilgili muhtarlığına bırakılacak. Bu tarih, kararın yapı sahibine tebliği tarihi yerine geçecek. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonra belediye veya il özel idaresi tarafından derhal yıktırılacak. Devlet ormanları hakkında Orman Kanunu hükümleri saklı tutulacak.
REKLAM
Mülkiye amirleri, izinsiz yapıların yıkım güvenliğinin sağlanması konusunda yükümlü olacak.
KANUNA “İMAR HAKKI AKTARIMI” TANIMI EKLENDİ
AA’nın haberine göre; teklifle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Bu kapsamda özel bütçe kapsamında bulunan Kentsel Dönüşüm Başkanlığına yapılan arsa ve arazi teslimleri, katma değer vergisinin istisnası kapsamına alınıyor.
Düzenlemeyle İmar Hakkı Kanunu’na “imar hakkı aktarımı” tanımı ekleniyor. İmar hakkı aktarımı, “1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının ya da bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle, parsel üzerinde özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararı ile taşınması işlemidir.” şeklinde tanımlanıyor.
AK Parti’nin Genel Kurulda kabul edilen önergesiyle imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amacıyla İmar Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Bu kapsamda imar hakkı aktarımı yapılırken alıcı parselin emsale esas inşaat alanı en fazla imar planı ile belirlenmiş oranlar kadar ve her halde alıcı parselin yüzde 30’unu geçmemek üzere artırılabilecek.
REKLAM
Verici parselin/parsellerin aktarıma esas inşaat hakları, en yakın komşuluğundaki imar parselinin/adasının emsale esas inşaat hakkını aşmamak kaydıyla ilgili idarece belirlenecek. Aktarma işlemi, alıcı ve verici parselin değer tespitleri üzerinden yapılacak.
Alıcı ve verici parselin aktarıma konu olacak imar haklarının değeri, kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından belirlenen değerlerin ortalamasından az olmamak kaydıyla idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından bedel tespit esaslarına göre belirlenecek. Alıcı ve verici parsellerin aktarıma konu imar haklarının değerleri arasında fark oluşması durumunda karşılıklı mahsuplaşılabilecek.
Verici parselin imar hakkı aktarım işlemi bulunduğu idare veya kurumun yetki alanı içerisinde olması, alıcı parselin imar planı kararı ile belirlenmesi, alıcı parselin metrekare birim değerinin verici parselden daha fazla olması kaydıyla ve verici parselin ilgili idareler lehine bedelsiz devredilmesi suretiyle gerçekleştirilecek.
PARSELASYON
Düzenlemeyle İmar Kanunu’nda yer alan parselasyon hazırlanmasına ilişkin maddede değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakımevleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmi kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşacak ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacak.
REKLAM
Düzenleme sahasında sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanacak.
Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılacak.
Bedel takdiri, bedel tespiti esasları da gözetilerek Sermaye Piyasası Kanunu’na göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilecek.
Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilecek ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenecek.
Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamayacak ve yapı ruhsatı verilemeyecek; tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyecek. Bedelin tamamen ödenmesi halinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilebilecek.
REKLAMDEĞER ARTIŞ PAYI
Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine parsel bazında fonksiyon değişikliği ile ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan parsel veya parsellerin artan değeri ile mahkemelerce iptal edilen imar planı değişikliklerinde, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkının yüzde 90’ı, değer artış payı olarak alınacak.
Değer artış payı bedelinin tespitinde Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddesinde belirtilen bedel tespit esasları gözetilecek.
İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer’i plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek.
Değer artış payı peşin veya taksitle ödenebilecek. Değer artış payının peşin ödenmesi halinde yüzde 10 indirim uygulanacak ve en geç tahakkukun oluştuğu tarihi takip eden bir ay içerisinde ödenecek.
Değer artış payının taksitle ödenmesi halinde ilk ödeme, tahakkuk tarihini takip eden birinci ay içerisinde faizsiz olarak yapılacak. Sonraki taksit ödemeleri ise ilk ödemeden sonraki altıncı, on ikinci ve on sekizinci aylarda olmak üzere ve kalan borç üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları eklenerek artış yapılacak şekilde toplamda dört taksitte gerçekleştirilecek.
REKLAM
Taksitlerin erken ödenmesi halinde ise taksitin ödendiği tarihteki kalan borç üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları eklenerek ödenecek taksit tutarı hesaplanacak. Değer artış payının tamamı ödenmeden tapuda satış, devir, bağış yapılamayacak, yapı ruhsatı düzenlenemeyecek.
İmar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan yerlerden kamu eline geçişi sağlanamayan alanlarda kamu hizmetini yapacak ilgili idarenin kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığına dair görüşü alınarak eş değer alan ayrılmaksızın çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon değişikliği amaçlı plan değişikliği yapılabilecek.
ELEKTRONİK HABERLEŞME ALTYAPILARINDA YAPI RUHSATI ALINMASI
Kanunla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları dikkate alınarak İmar Kanunu’nun “Elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınması” maddesinde düzenlemeye gidildi. Buna göre, 1/1000 ölçekli imar planı bulunmayan yerlerde, kulenin, varsa 1/1000 ölçekli mevcut haritası üzerine işlenerek, bu harita bulunmayan yerde ise 1000 metrekare alanı kapsayacak şekilde halihazır harita hazırlatılarak ve işlenerek ilgili idareye onaylatılacak.
REKLAM
Yapı ve binalarda kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına yüksekliği 10 metreden az olmak, statik ve elektrik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat ve elektrik/elektronik mühendislerince hazırlanacak rapor ile bu meslek mensuplarınca fenni mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname verilmek ve malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin sunulması, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ilgili mevzuatında belirlenen gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ve buna dair güvenlik sertifikasının sunulması ve ilgili mevzuat uyarınca yer seçim belgesinin alınmış olması kaydıyla başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarece izin verilecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkileri belirleniyor. Bu kapsamda Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kalan alanlarda yapılan her tür ve ölçekteki plan, arazi ve arsa düzenlemesi ve kentsel tasarım projelerini onaylamak da Bakanlığın görev ve yetkileri arasında sayıldı.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, “Elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınmasına” ilişkin maddenin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan kule ve direkler ile zorunlu altyapı unsurlarının imar durumu yeniden düzenleniyor.
Buna göre, süresi içinde izin başvurusu yapılmış olan kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için harç veya izin bedeli ödenmiş olması halinde yeniden harç ya da izin bedeli alınmaksızın ve 2 Temmuz 2004 ile 1 Ekim 2009 tarihleri arasında kurulmuş olan elektronik haberleşme istasyonlarına alınacak izin veya ruhsatlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işletmeciler bir yıl içinde ilgili idareye başvuracak. İlgili idarece yapılacak incelemeler sonucu bu hükümde yer alan belgelerin başvuru süresi içinde tamamlanması kaydıyla izin veya ruhsat verilmiş sayılacak.
REKLAM
Teklifin 11’inci maddesinin oylamasından önce muhalefet milletvekilleri yoklama talep etti. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamadığı için birleşimi, 3 Aralık Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.
SİYASİ PARTİLERDEN İSRAİLLİ FUTBOLCUYA TEPKİ
Beşiktaş’ın İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv’le Macaristan’da oynadığı maçta İsrailli bir futbolcunun gol attıktan sonra asker selamı vermesine Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin grup başkanvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “Uluslararası bir spor müsabakasında terör devleti İsrail’in sporcusunun yaptığı o hareketi esefle kınıyorum. Bununla ilgili olarak da UEFA’nın bir yaptırım yapmasını bekliyoruz. Daha önce bizim futbolcumuz Merih Demiral’e iki maç ceza verilmişti, oynatılmamıştı. Yaptığı bir hareketten dolayıydı. Bunu yapan bir İsrail terör devletinin futbolcusu bir asker selamını verme cüretini ve cesaretini gösteriyorsa, bütün dünyaya böyle bir meydan okumaya kalkışıyorsa, UEFA’nın da gerekli cezayı vermesini, bu futbolcunun hatta eğer buna karşı sessiz kalıyorsa, o takımla ilgili cezai bir uygulamanın yapılmasını biz de bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
REKLAM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “O maçta golü attıktan sonra İsrailli futbolcunun asker selamı vermesi insanlık adına utanç verici bir durumdur. Katil bir ülkenin ahlaksız futbolcusu, bu yapmış olduğu hareketle, insanlığa karşı bir suç işlemiştir. Yakın bir zamanda bizim Milli futbolcumuza ceza veren UEFA’yı ben merak ediyorum, bana göre an ağır cezayı vermelidir çünkü burada bir anlamda İsrail’in katliamı, insanlık suçunu, tüm ahlaksızlıkları o asker selamıyla bir hakaret olarak dünyaya, Filistin’e, bizlere yapmıştır. Katil İsrail’in yaptığı zulmün bedelini maalesef Beşiktaş ödedi. Bu maç burada oynanmalıydı. Onlar buraya gelemezdi. Buraya gelip o asker selamını verseydi o stattan da çıkamazdı.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de sporun başlı başına barışa vesile olması için var olduğunu belirterek, “Futbol sahalarında olsun diğer müsabakalarda olsun bu tür davranışları kınıyoruz. Belki İsrail buraya gelmiyordu, UEFA böyle bir tavır gösteriyordu. Madem İsrail’i boykot ediyoruz, madem bundan yanayız Beşiktaş da maça çıkmasaydı. Niçin bu müsabakaya çıkılıyor? Aynı İsrail ile ticaretin devam etmesi gibi bir anlayıştır bu. Boykot etseydik. Biz bu insanlık suçunu kınıyorsak, tavrımızda da artık net olma zamanı gelmiştir.” diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise İsrailli futbolcunun verdiği asker selamının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bozkurt selamı yaptığı için nasıl ki bizim futbolcumuza UEFA bir ceza öngörmüş ise aynı şekilde UEFA’nın bu futbolcuya da gereken cezayı vermesini biz MHP Grubu olarak buradan istiyoruz. Bu konunun da peşinde olacağımızı bütün Türkiye’ye ve dünyaya haykırmak istiyoruz.” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, bu konuda bütün Meclis’in ve siyasi partilerin ortak duygu ve düşüncede olmasının mutluluk verici olduğunu ifade ederek, “Avrupa’nın iki yüzlülüğünü bu konuda ne kadar fazla çifte standart gösterdiğini bir kez daha görmüş olduk. Umarım, bizim futbolcumuza göstermiş oldukları tavrın aynısını hatta daha fazlasını İsrailli futbolcuya da gösterirler diyorum ve kınıyorum.” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Beşiktaş-Tel Aviv maçında bütün dünyanın gözü önünde bir rezalet yaşandığını belirtti. Şahin, şöyle konuştu:
“Eli kanlı İsrail terör devletinin şımarık bir futbolcusu attığı golün ardından asker selamı verdi. Öncelikle bu şımarık futbolcu, bu selamı Beşiktaş’ta Çarşı grubunun önünde veremezdi ama bu maç Çarşı grubunun önünde oynatılmadı. Sonuçta da böyle bir rezalet ortaya çıktı. Bu asker selamı, sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya meydan okumadır. Bu selam, insanlığa karşı işlenmiş soykırım suçlarına karşı verilmiş bir selamdır. Dolayısıyla, bir utançtır. İnsanlık ayıbıdır. Bu utancın üzerine gidilmelidir. Bizim milli futbolcumuza Bozkurt selamı yaptığı için ceza veren UEFA’nın çifte standart yapmasına müsaade edilmemelidir. Bütün dünya ayağa kaldırılmalıdır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tunç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Yargı bağımsızlığı, güvenilir adaletin tesisi, vatandaşların yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya çıkarma adına son 22 yılda yoğun bir gayret gösterildiğini kaydeden Tunç, temel kanunların yenilendiğini, yeni ihtiyaçlar doğrultusunda da kanunlarda düzenlemelere devam edileceğini ifade etti.
REKLAM
Yargı teşkilatında 25 bin hakim ve savcının görev aldığını dile getiren Tunç, “11 milyon 845 şu an derdest dosya bulunuyor önlerinde. Bu yıl içerisinde de 12 milyon 113 bin dosyada karar vermiş durumdalar. Derdest dosya sayısından daha fazla karar verdiklerini görüyoruz.” diye konuştu.
Yargıyı oluşturan 3 sac ayağının iddia, savunma ve hüküm olduğunu belirten Tunç, her üç alana da önem verdiklerini kaydetti.
“Adaletin tecellisi için öncelikle ihtiyaca cevap veren bir mevzuatın olması gerekir.” ifadelerini kullanan Tunç, bu konuda önemli düzenlemelerin yapıldığını belirterek, Yargı Reformu Strateji Belgesi çalışmalarının da sona geldiğini belirtti. Tunç, “Taslak çalışmamızı hazırladık, hedefler doğrultusunda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.
“ARTAN İŞ YÜKÜNE ORANLA HAKİM SAVCI SAYISINI DAHA DA ARTTIRMAMIZ GEREKİYOR”
Adalet Bakanı Tunç, mevzuatın yanı sıra fiziki yapının iyileştirilmesi adına da önemli ilerlemelerin sağlandığını, müstakil adliye sayısının 78’den 379’a çıktığını ifade etti.
“Saraylar yapıyorsunuz, içerisinde adalet yok” eleştirilerine cevap veren Tunç, “Fiziki mekanlardaki insan unsuru çok önemli. O konuda da uygulamaya koyduğumuz önemli çalışmalarımız var. Bugün 25 bine yakın hakim ve savcımız var. 2002’de 9 bin bin hakim ve savcımız vardı. Artan iş yüküne oranla bu sayıyı daha da arttırmamız gerekiyor. Avrupa Konseyi ülkeleri arasında biz hakim savcı sayısı ortalamasını henüz yakalayamadık.” dedi.
REKLAM“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİ OBJEKTİF KRİTERLERE DAYANMIYOR”
Adalet Bakanı Tunç, Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne ilişkin, “Hukukun Üstünlüğü Endeksi Dünya Adalet Projesi olarak bilinen kar amacı gütmeyen bir kuruluş ve bunun kurucusu da ABD eski barolar birliği başkanı. Ülkelerde değişik araştırmalar yaparak bir endeks hazırlıyor.” bilgisini paylaştı.
Hazırlanan endeksin objektif olmadığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:
“Endekse baktığımız zaman Türkiye’nin gerçekleştirmiş olduğu reformların, uygulamaların maalesef oraya yansıtılmadığını görüyoruz. Ben burada ‘masa başında yapılan endeksler’ demek istemiyorum ama objektif kriterlere dayanmıyor. Listeye baktığımız zaman Türkiye’nin üstünde gösterilen birçok ülkede demokrasi bile olmadığını göreceksiniz. Hukuk devleti olmayan, demokrasi olmayan ülkeleri Türkiye’nin üstünde göstermek haksızlık. Kar amacı gütmeyen bu kuruluşun bu çalışmaları yapması için bağışa ihtiyacı var. Adalet Bakanlığı bütçesinde geçen yıl bunla ilgili bir ödenek konulmamıştı. Hala 117. sırada göstermeye bizi devam ediyorlar. 2025 bütçesinde de böyle bir ödenek yok. Bağış yapan ülkelerin daha önde çıktığını görüyoruz. Birinci bağışçı ABD Dışişleri Bakanlığı.”
REKLAM“AYM’NİN 101 İHLAL KARARI İCRA EDİLEMEDİ”
Adalet Bakanı Tunç, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyma konusunda Türkiye’ye yapılan eleştirilerin de yersiz olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin AİHM’in ihlal kararlarına uyma konusunda genel ortalamanın üzerinde olduğunu belirten Tunç, Avrupa Konseyine üye ülkelerin 2012 ile 2023 arasında 10 bin 252 olduğunu, aynı dönemde Türkiye hakkındaki ihlal sayısının 1126 olduğunu bildirdi.
Bakan Tunç, “Avrupa Konseyi ihlal sayıları yüzde 1,52, Türkiye’nin ise yüzde 1,17. Ülkemiz aleyhine verilen ihlal sayısı 2018’den bu yana her yıl azalıyor.” bilgisini paylaştı.
Avrupa Konseyi ülkelerinin 2023 ihlal sayılarının yüzde 2,33 olduğunu belirten Tunç, Türkiye için ise 2023’teki ihlal sayısının yüzde 1,42 olduğunu dile getirdi.
Önemli olanın AİHM’in verdiği ihlal kararlarına uyum olduğunu belirten Tunç, “Avrupa Konseyi ülkelerinin uyum oranı yüzde 78,97, Türkiye’nin uyum oranı ise yüzde 89,66. Dolayısıyla Avrupa ülkelerinin ortalamasının üstünde bir pozitif durum söz konusu.” diye konuştu.
REKLAM
AYM’nin ihlal kararlarına uyum konusunun da “birkaç karar üzerinden tartışıldığını” belirten Tunç, AYM’ye 2012’den bu yana 641 bin 541 başvuru yapıldığını, bunlardan 535 bin 153’ünün sonuçlandırıldığını, hak ihlali kararı verilen dosya sayısının ise 76 bin 394 olduğunu dile getirdi.
AYM’de 106 binden fazla derdest dosya bulunduğunu belirten Tunç, “Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum oranına baktığımız zaman hak ihlali kararı verilen dosya sayısı 76 bin 394, bu kararlardan 76 bin 293’ü icra edilmiş, bunlardan yalnızca 101’i icra edilememiş, bunlardan bir kısmı da teknik sebeplerden.” bilgisini paylaştı.
ÖZEL’E YÖNELİK İFADELERİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, terör soruşturması kapsamında tutuklanan ve Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer’le görüşme talebiyle ilgili yaptığı açıklamanın yanlış anlaşıldığını belirten Tunç, Özel’in kendisine yönelik “Sen nasıl izin vermezsin?”, “İzin vermeyen Adalet Bakanının alnını karışlarım” gibi sözler sarf ettiğini söyledi.
Bakan Tunç, bu ifadeler nedeniyle “Bu şekildeki yakışıksız ifadelerle izin istenilir mi? Adam gibi izin istenir” dediğini kaydetti.
REKLAM
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunun kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Tunç, “Biz, ‘kadına şiddet insanlığa ihanettir’ diyoruz. Kadına yönelik şiddetin, çocuk istismarının önlenmesi hepimizin sorumluluğu. Özellikle çocukların korunmasıyla ilgili önemli yasal düzenlemeler yaptık. Bunların uygulanması konusunu da hassasiyetle takip etmemiz gerekiyor.” diye konuştu.
Tunç, kadına yönelik işlenen suçları, cezada ağırlaştırıcı neden olarak kabul ettiklerini anımsattı.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini geliştirmenin gayreti içerisinde olduklarını anlatan Tunç, “Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, hem toplumsal barışa hizmet eden hem de yargının iş yükünü azaltan önemli bir uygulama. Şu ana kadar 6 milyon civarında dosya arabulucu önüne geldi. Bunun 4 milyonu aşkın rakamı uzlaşmayla sonuçlandı. Bu konudaki arabuluculuğu daha da etkin hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” bilgilerini verdi.
“CAYDIRICILIĞI SAĞLAYACAK TASLAK ÇALIŞMAMIZ VAR”
Toplumdaki “cezasızlık algısını” kırmak adına bazı kanunlarda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Tunç, şöyle konuştu:
“Bu konuda bizim bir çalışmamız söz konusu. Özellikle cezaların alt sınırı bakımından bir cezasızlık algısına yol açtığını görüyoruz. Buradaki caydırıcılığı sağlayacak taslak çalışmamız var. Bunu milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Ceza Muhakemesi Kanunumuzda tutuklama sebepleri var. Katalog suçlar var, tutuklama sebebi varsayılan suçlar belli. Katalog suçlar aynı kalmak kaydıyla, 2 yılın altındaki suçlarda tutuklama yasağı var. Vücut bütünlüğüne aykırı davranışlarda tutuklama yasağı yok ama diğer suçlarda 2 yılın altındaysa tutuklama yasağı var.
Burada özellikle 2 yılı da koruyarak, AİHM kriterlerini de karşılayan, suçun işleniş şekli, kişinin suç işleme eğilimi ve kamu düzeni bozma tehlikesi gibi kriterler getirilebilir. Burada takdir milletvekillerimizin. Yine 2 yılın altındaki suçlar bakımından da denetimli serbestliğin maktu 1 yıl uygulanması nedeniyle cezasızlığa yol açtığını hepimiz biliyoruz. Denetimli serbestlik tedbirinin 1 yıllık maktu süreden yararlanabilmesi için Meclisimizin takdir edeceği bir süre cezaevinde kalma durumu halinde cezasızlık algısıyla ilgili birtakım sorunları da ortadan kaldırabiliriz.”
Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığının 2025 yılı bütçesinin yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Türkiye Adalet Akademisi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ile Danıştay’ın bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları kabul edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Florida’da ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump ile bir araya geldiğini söyledi. Sözcü Farah Dakhlallah, Rutte ve Trump’ın ‘ittifakın karşı karşıya olduğu bir dizi küresel güvenlik meselesini ele aldıklarını’ belirtti.
TRUMP BİDEN’I FÜZE KARARI NEDENİYLE ELEŞTİRMİŞTİ
Donald Trump’ın Rusya-Ukrayna Savaşı ve NATO’nun yapısıyla ilgili görüşlerinin mevcut Başkan Biden’dan çok daha farklı olduğu biliniyor. Trump kampanya döneminde birçok kez, göreve geldikten sonra Rusya-Ukrayna Savaşı’nı hızla bitireceğini vurgularken, Trump’ın ekibi Biden yönetiminin Kiev’e uzun menzilli füzelerin kullanılması yetkisi vermesini sert bir biçimde eleştirmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’daki haber kurumlarına göre merkezdeki sekiz katlı bir bina beş füze ile vuruldu.
Cumartesi yerel saatle sabaha karşı saat 04:00’te gerçekleşen saldırılar şehri sarstı.
İsrail ordusu saldırılarla ilgili bir yorum yapmadı.
Merkezdeki Basta mahallesinde arama ve kurtarma ekipleri karanlıkta çalışmalarını yürütmek zorunda kaldı.
Son aylarda İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da dahil olmak üzere örgütün çok sayıda lideri öldürüldü.
Hizbullah, Filistin’deki Hamas’a destek olmak için attığı füzeleri sıklaştırmasıyla İsrail’in hedefi oldu.
Lübnanlı yetkililere göre çatışmalarda şimdiye kadar 3.500 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin gerçekleştirilmesi için ABD bölgeye bir arabulucu gönderse de henüz görüşmelerde bir ilerleme sağlanamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kod uyarısının ardından İstanbul’da sağanak yağış başladı. Taksim’de etkili olan yağış nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 49 il için gönderdiği sarı kod uyarılarının ardından İstanbul’da sağanak yağış etkili oluyor. Taksim Meydanı’nda etkili olan yağmur vatandaşları olumsuz etkilerken, yağmura hazırlıksız yakalananlar ise zor anlar yaşadı.
Etkili olan yağışta bazı vatandaşların ve turistlerin şemsiyeleri ile ilerlediği, şemsiyesi olmayanlar ise saçakların altında bekledikleri görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Bandırma ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan yoğun sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağmur, cadde ve sokakları göle çevirdi.
Meteorolojinin günler öncesi yaptığı uyarılar, Güney Marmara Bölgesinde özellikle Bandırma’da da etlili oldu. Sabah üzeri bağlayan sağanak yağış rüzgazla birlikte şiddettini hızla arttırdı. Yağmurdan kaçanlar kapalı mekanların tentelerine sığınırken, trafikte ciddi aksamalar yaşandı. Yollarda biriken su, sürücülere zor anlar yaşatarak trafik akışını yavaşlattı.
Bandırma’nın en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’nde de aşırı yağışlar nedeniyle alt yapının yetersizliği nedeniyle rögar kapaklarından sel suları yola aktı. Araçların ve yayaların her türlü risklere tedbir amaçlı, Bandırma Belediyesi Trafik Zabıta birimleri duba koyarak önlem aldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamalara göre, gün boyu Bandırma’da şiddetli sağanak yağış etkili olacak. Gün içerisinde toplamda 30 mm kadar yağış düşmesi bekleniyor. Ayrıca, yağışla birlikte rüzgarın hızını artıracağı tahmin ediliyor.
Yetkililer, vatandaşların su baskınlarına karşı tedbirli olmalarını ve yapılan uyarıları dikkate almalarını önerdi. Özellikle sürücülerin, su birikintilerine karşı dikkatli olması gerektiği vurgulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kovancılar İlçe Müftülüğü her hafta farklı bir camide “sabah namazı buluşması” programı gerçekleştiriyor. Bu çerçevede Seyda Ubeydullah Camisinde ‘sabah namazı buluşması’ gerçekleştirildi. İlçe Müftüsü İrfan Çavaş’ın katıldığı programdan sonra vatandaşlarla sohbet edilip katılım sağlayanlara ikram yapıldı. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Balık ve Vahşi Yaşam Enstitüsü (USFWS), zürafaların ‘Nesli Tehlike Altındaki Türler Sözleşmesi’ (Endangered Species Act) kapsamında kanunla koruma altına alınması için çağrıda bulundu.
USFWS’den yapılan açıklamada, zürafaların nesillerinin tehlike altında olduğu belirtilerek ilk kez koruma çağrısında bulunulduğu ifade edildi. Açıklamada yapılan çağrının, Afrika’daki zürafa popülasyonlarının büyük oranda azalması ve türün doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi, yasa dışı avlanma, hastalıklar ve iklim değişikliği gibi tehditler sebebiyle yapıldığı belirtildi.
Bilim insanları, son 30 yılda zürafa popülasyonlarının yüzde 40 oranında azaldığını belirtiyor. Koruma önerisi, kamuoyunun 60 günlük bir değerlendirme sürecine katılmasını içeriyor. ABD’de bu süreçte bilimsel veriler toplanacak ve türün korunmasına yönelik daha somut adımlar atılacak.
Açıklamada bu çağrının, zürafaların yaşam alanlarının korunmasından yasa dışı ticaretin önlenmesine kadar birçok alanda uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çektiği vurgulandı. USFWS, bu süreci kamuoyu, bilim insanları ve çevre kuruluşlarının katkılarıyla yürütmeyi planladığını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÇİN SOKAĞI DAHİL YENİ BİR YAŞAM ALANI KURACAĞIZ”
BYD’nin yatırımına ilişkin Egedesonsöz’e açıklamalarda bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “İçinde Çin sokağının da olduğu yeni yaşam alanları oluşturmaya çalışıyorum. Ben mimarım ve tam da çözüme ulaşabilecek mesleğe sahibim” ifadelerini kullandı.
“BİR TANE DAHA VESTEL GELİYOR”
Zeyrek ayrıca “BYD’nin parasını Manisa’da tutmam lazım benim. Aslında bir tane daha Vestel geliyor Manisa’ya. Yaklaşık 20 bin kişinin çalışacağı alandan bahsediyoruz. Burada onunla birlikte yan sanayiler gelmeye başlıyor. Yeni OSB bölgelerine yönlendiriyorum gelen sanayicileri. Soma, Kırkağaç gelişsin diye.
Bununla ilgili bir lojistik merkezi kurmaya çalışıyoruz. Alsancak Limanı da artık limitlerini doldurdu. Biz Soma üzerinden Aliağa ve Çandarlı limanlarına inmeyi düşünüyoruz. TCDD’den bir tane rayla birlikte yeni lojistik merkezine şehri yaymamız gerekiyor bizim” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında 2016 seçimlerinden önce yetişkin film yıldızı Stormy Daniels’a yapılan “sus payı” ödemeleriyle ilgili olarak 34 ticari kaydı tahrif etmekten suçlu bulunmuştu.
New York Mahkemesinde görülen davanın Başkanı Yargıç Juan Merchan, Trump’ın “sus payı” davasında suçlamaların düşürülmesi amacıyla dilekçe sunma talebini kabul ederek, nihai ceza kararının açıklanacağı duruşmayı üçüncü kez süresiz olarak erteledi.
Davaya bakan New York yargıcı Juan Merchan, Trump’ın avukatlarına davanın tamamen düşürülmesini talep eden bir dilekçe sunmaları için 2 Aralık’a kadar süre verirken, davayı takip eden Başsavcı Alivn Bragg’in de cevap vermesi için 9 Aralık tarihini belirledi. Trump’ın Sözcüsü ve Beyaz Saray’ın yeni İletişim Direktörlüğüne atanan Steven Cheung karara ilişkin açıklamasında, “Başkan Trump’a karşı açılan sahte Manhattan Davası, kesin bir galibiyetle artık tamamen durduruldu ve ceza ertelendi” dedi.
Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, Merchan’a gönderdiği mektupta cezanın ertelenmesine karşı olmadıklarını ancak davanın düşürülmesine yönelik her türlü çabayla mücadele edeceklerini belirtmişti.
Trump’ın avukatları son taleplerini bu hafta Merchan’a gönderdikleri bir mektupla iletmişlerdi. Trump’ın avukatları gönderdikleri mektupta, “Nasıl ki görevdeki bir Başkan herhangi bir cezai süreçten tamamen muafsa, seçilmiş Başkan olarak Trump da muaftır” diyerek Trump’ın yemin etmesinden bir ay önce, 20 Aralık’a kadar argümanlarını sunmak için izin istemişlerdi. Avukatlar, yaptıkları açıklamada, Trump başkan seçildiği için mahkumiyet kararının iptal edilmesi ve davanın düşmesi gerektiğini belirterek, davanın devam etmesinin anayasaya aykırı olacağını savunmuşlardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAR YAĞIŞI BEKLENEN İLÇELER AÇIKLANDI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı (AKOM), kentteki hava durumuna ilişkin uyarılarda bulundu.
Hava sıcaklığının öğle saatlerinde 5’ye kadar düşeceğini belirten AKOM, gün içerisinde kentte kar yağışının beklendiği ilçeleri de açıkladı.
AKOM’un tahminlerine göre, Çatalca, Silivri, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Çekmeköy ve Şile gibi yüksek noktalarda kalan ilçelerde karla karışık yağmur ve kısa süreli kar görülecek.
DENİZ ULAŞIMI KİLİT
Etkisi arttıran fırtınadan deniz ulaşımı da olumsuz etkilendi. İstanbul Deniz Otobüsleri’nin (İDO) internet sitesindeki duyuruya göre, kötü hava koşulları sebebiyle saat 07.45’deki Yenikapı- Yalova, 08.00’deki Pendik-Yalova, saat 08.30’daki Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı- Kadıköy, 08.30’daki Bandırma-Yenikapı-Kadıköy, saat 09.00’daki Pendik-Yalova, 09.05’teki Kabataş-Kadıköy-Yenikapı- Bursa, 09.45’teki Yalova-Yenikapı ve Yenikapı-Yalova seferleri ile saat 10.30’daki Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı-Kadıköy seferleri gerçekleştirilemeyecek.
Şehir Hatları AŞ’den yapılan duyuruda ise aynı sebeple, Bostancı-Moda-Karaköy-Kabataş Hattı seferlerinin Moda uğraması, Büyükada- Sedef Adası, Ortaköy-Beşiktaş- Eminönü hatları ile Paralel Hat seferlerinin Ortaköy uğramasının gerçekleştirilemediği bildirildi.
UÇAKLAR PİSTE İNEMİYOR
Hava ulaşımında da benzer bir durum söz konusu. İstanbul Havalimanı’na gelen bazı uçaklar iniş yapamayınca pisti pas geçerken, bazıları da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı. Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapmak isteyen uçaklar da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı. Kalkış seferlerinde ise kısa süreli gecikmeler yaşandığı bildirildi.
Ayrıca Türk Hava Yolları, 38 uçuşun İstanbul’da beklenen fırtına nedeniyle iptal edildiğini açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dün akşam şiddetli lodosun etkisine giren Adalar bugün saat 08.30 sularında rüzgarın değişmesiyle birlikte Karayel fırtınasının etkisine girdi. Fırtınanın şiddeti 80 km’ye kadar çıktı.
Şiddetli rüzgar Adalar’da kıyı şeridinde etkili oluyor. Bir çok sahil kesimi su altında kaldı. Kıyıdaki çakıl taşları iç kesimlere doğru sürüklendi. Hava sıcaklığı yaklaşık 8 derece düştü. Adalar’da kıyı şeridinde göletler oluştu. Şehir hatları vapurları ve yolcu motorları seferlerinde zorluklar yaşamaya başladı.
İstanbul Şehir Hatları A.Ş yapılan açıklamada, Büyükada- Sedef Adası Hattı, Maltepe-Büyükada-Heybeliada-Burgazada-Kınalıada Hattı, Adalar- Beşiktaş hattı seferlerinin ikinci bir duyuruya kadar yapılamayacağını duyurdu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) ‘listeria’ bakterisi nedeniyle bir bebeğin hayatını kaybettiğini duyurdu.
CDC, listeria bakterisi nedeniyle ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir bebeğin hayatını kaybettiğini, dört eyalette 9 kişinin hastaneye kaldırıldığını ifade etti. Açıklamada, Kaliforniya, New York, Illinois ve New Jersey’de toplam 11 vakanın bildirildiği ifadeleri kullanıldı. CDC, bakterinin ‘Yu- Shang Food’ isimli markanın şarküteri ürünlerinden bulaşmış olabileceğini incelemelerin sürdüğünü belirtti.
LİSTERİA BAKTERİSİ NEDİR?
Listeria bakterisi, özellikle gıda kaynaklı enfeksiyonlara yol açabilen bir bakteri türüdür. En yaygın türü Listeria monocytogenes’dir. Bu bakteri, genellikle süt ürünleri, çiğ etler ve işlenmiş etler gibi gıdalarda bulunabilir. Listeria’nın neden olduğu enfeksiyon, listeriyoz olarak bilinir. Listeriyoz, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, hamile kadınlar, yaşlılar ve bebekler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hamile kadınlarda bu enfeksiyon, düşük doğum yapma, erken doğum veya bebekte ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1300 HEKTAR BÜYÜKLÜĞÜNDE
Kovada Gölü Milli Parklar Şefi Bahaddin Uysal, kasnak meşesinin doğal yolla meşcere veya orman kurduğu dünyadaki tek alan olması nedeniyle bölgenin ‘tabiatı koruma alanı’ statüsüyle koruma altına alındığını ve 1300 hektar büyüklüğe sahip olduğunu söyledi. Kasnak meşesi ormanının Eğirdir Gölü ve Kovada Gölü sulak alanlarının bulunduğu havzada ardıç, çam ve sedir gibi ormanlarla komşuluk ettiğini belirten Uysal, “Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kasnak meşesi gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir” dedi.

İZİN İÇİN DİLEKÇE YAZILIYOR
Ormanın 1987 yılında tabiat koruma alanı ilan edildiği ve koruma altında olması nedeniyle girişlerin de belli izinler çerçevesinde yapılabildiği, izinsiz girişlerin kesinlikle yasak olduğunu söyleyen Uysal, “Sadece bilimsel çalışmalar ve eğitim amaçlı alana girişlere izin verilmektedir. Bu ormandaki kasnak meşesi endemik bir tür. Farklı bölgelerimizde ülkemizin bu ağaçtan münferit bireyler olmasıyla birlikte orman kurabildiği doğal tek alan burasıdır. Eşsiz sonbahar görseli ise ekimin son haftasıyla kasımın ortası arasında yaşanıyor. Bu iki- üç haftalık sürede alanda güzel bir sonbahar görseli oluyor ama alana gezmek için girişler yasak. Sadece bilimsel ve eğitim amaçlı ayrılmış bir alan olduğu için sadece bilimsel ve eğitim amaçlı girebiliyoruz. Bunun için de Isparta Şube Müdürlüğümüze ya da Kovada Gölü Milli Parkı Şefliği’ne bilimsel ya da eğitim amaçlı alana gelmek istedikleriyle ilgili bir dilekçe yazılması gerekiyor. Uygun görülmesi durumunda alana şefin ya da görevlendireceği bir personelin eşliğinde girişlere izin veriliyor” diye konuştu.
67 ENDEMİK TÜR BULUNUYOR
Üniversiteler veya DKMP uzmanlarının bölgede yaban hayatı ve bitki türleriyle ilgili bilimsel çalışmalar yaptığını anlatan Bahaddin Uysal, alanda okullara yönelik sunumlar da yapılabildiğini dile getirdi. Araştırmalara göre alanda 23 memeli, 442 bitki türünün tespit edildiğini ifade eden Uysal, “Bunların 67’si endemik tür. Amacımız doğal olarak oluşmuş bu değerli alanı koruyup, gelecek nesillere aktarmak. Bunun için de sürekli bilimsel çalışmalar yapılıyor, ekosistemi daha iyi anlamaya ve ona zarar vermeden koruma statüsünün daha da güçlenmesi ve dünya çapında tanınan bir doğal miras alanı haline gelmesini hedefliyoruz” dedi.
İKİNCİ EN KALIN KASNAK MEŞESİ
Diğer yandan endemik kasnak meşesi ormanında ölçümleri 2021 yılında yapılan çapı 1,37 metre, çevresi 4,30 metre ve boyu 33,5 metre ölçülen Türkiye’nin bilinen ikinci en kalın çaplı kasnak meşesi de bulunuyor. ‘Koca kasnak’ adı verilen ağaç ormanın Beşbahçe mevkisinde özel koruma altında.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzlanda Meteoroloji Ofisi’nden yapılan açıklamada, Reykjanes Yarımadası’ndaki yanardağda dün yeniden patlama yaşandığı belirtildi.
Şiddeti Ağustos’takinden daha düşük olan patlamanın ardından yanardağ etrafında 3 kilometre uzunlukta bir çatlağın oluştuğu kaydedilen açıklamada, olayın havayolları için tehdit oluşturmadığı bilgisi paylaşıldı.
Yetkililer, Grindavik kenti de dahil bazı bölgelerdeki gaz emisyonları konusunda uyarıda bulundu.
Öte yandan, bölgedeki yaklaşık 50 konut sakini tahliye edildi.
*Haberin görselleri Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Süregelen bu saldırılar, İsrail’e yaptırım ve özellikle silah ambargosu uygulanması gerektiğini göstermektedir.
Soykırımcı İsrail hükümetine destek verenlerin bu suçlara ortak olduklarını yineliyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme, Netanyahu ve Gallant’ın suç işledikleri için yeteri kadar delil olduğunu belirtirken, İsrail devletinin mahkemenin yetkisinin kabul edip etmemesinin önemli olmadığını vurguladı.
Sivil halka saldırılar planlamakla suçlanan Netanyahu ve Gallant’ın, Gazze’deki halkı bilinçli olarak aç bıraktığı, bunun da bir savaş suçu olduğun ifade edildi.
HAMAS LİDERİ HAKKINDA DA YAKALAMA EMRİ ÇIKARILDI
Mahkeme, Hamas liderlerinden Muhammed Diab Ibrahim Al-Masri hakkında da tutuklama emri çıkardı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında yakalama kararı çıkarmış ve bu kararın ömür boyu geçerli olduğunu belirtmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’daki eylemleriyle ilgili bilgi verildi.
Ukrayna: Rusya ilk kez kıtalararası balistik füze kullandı Haberi Görüntüle
Rus birliklerinin Donetsk bölgesinde Dalneye yerleşim birimini ele geçirdiği kaydedilen açıklamada, “İngiltere üretimi 2 adet “Storm Shadow” seyir füzesi, ABD yapımı 6 adet HIMARS füzesi ve 67 insansız hava aracı (İHA) vuruldu.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna ordusuna ait 648 uçak, 283 helikopter, 36 bin 467 İHA, 586 hava savunma füze sistemi, 19 bin 420 tank ve zırhlı araç, 1490 çok namlulu roketatar, 18 bin 318 obüs ve havan topu ile 28 bin 573 özel askeri aracın imha edildiği kaydedildi.
Dün, İngiliz basınında çıkan haberlerde, İngiltere’nin Ukrayna’ya temin ettiği “Storm Shadow” (Fırtına Gölgesi) uzun menzilli seyir füzelerinin ilk kez Rus topraklarında kullanıldığı belirtilmişti. Söz konusu füzelerin, 250 kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğu biliniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rus haber ajansı TASS ve Diyalog Bölgeleri Merkezinin Moskova’daki Rus Realizm Sanat Enstitüsü’nde düzenlediği foruma, 65 ülkeden 1000’i aşkın uzman katıldı.
Foruma, Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Sergey Nalobin, eski Avusturya, Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Bakanı ve Rusya’daki Önemli Konulara İlişkin Jeopolitik Gözlemevi Merkezi (G.O.R.K.I.) Başkanı Karin Kneissl, TASS Genel Müdürü Andrey Kondraşov ile Anadolu Ajansı (AA) Teyit Haberleri Müdürü Ömer Faruk Görçin de iştirak etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, forumun açılışına görüntülü mesaj gönderdi.
Zaharova, mesajında, ABD’nin Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta ve Google aracılığıyla son 10 yılda kavramları değiştirdiğini belirterek, “Bunlar, kamu bilincini manipüle etme aracı haline geldi.” ifadesini kullandı.
Wikipedia’da da sahte bilgilerin yer aldığını söyleyen Zaharova, “Wikipedia’da siyaset ve tarihle ilgili yazılarda aşırı derecede taraflılık ve ön yargı görmek mümkün.” dedi.
Sözcü Zaharova, tüm bunların insanoğlunun güvenliği ve refahını tehlikeye attığını, bu nedenle de yalan haberlerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
G.O.R.K.I. Başkanı Kneissl, yalan haberlerin uluslararası ilişkileri de etkilediğini belirterek, “Son zamanlarda dünyada yalan bilgilere dayanılarak oluşturulan birkaç çatışma yaşandı. 2002-2003’te Irak’taki savaş da büyük bir yalan üzerine inşa edildi. Bu nedenle haberleri okurken dikkatli olmak gerekiyor.” diye konuştu.
TASS Genel Müdürü Kondraşov da bazı ülkelerin Rus medyasını engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Bu ülkeler, kendi egemenliğiyle ilgili sorunlar yaşıyor.” ifadesini kullandı.
“AA, sahte bilgilerle mücadele ediyor, okuyucuları karşısında sorumluluk üstleniyor”
Forum kapsamında yalan haberlere karşı alınan önlemlerle ilgili panel düzenlendi.
AA Teyit Haberleri Müdürü Görçin, buradaki konuşmasında, modern dünyada sosyal medya araçlarının insanlar için ana bilgi kaynağı haline geldiğine işaret ederek, “Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı. Sosyal ağ kullanıcı sayısı 5 milyara yaklaştı. Televizyon ve yazılı basını bilgi aracı olarak kullanan kişi sayısı ise gittikçe azalıyor. Dolayısıyla insanlar artık sosyal medya araçlarını kullanarak bilgi sahibi oluyor.” dedi.
Bu nedenle sosyal medyada yer alan haberler, fotoğraflar ve görüntülerin denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Görçin, AA’nın, sahte bilgilerle mücadele ettiğini ve bu konuda okuyucular karşısında sorumluluk üstlendiğini, özellikle İsrail’in Filistin konusundaki haberlerini denetlediğini ve sahte olanları ortaya çıkarmaya çabaladıklarını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Müdür Yardımcısı Nalobin de sahte haber ve bilgilerle mücadele ettiklerini dile getirerek, “Ekiplerimiz, haberlerin kaynaklarını denetleyerek analiz yapıyor ve haberin doğru olup olmadığını tespit ediyor, sahte haberin antitezini oluşturuyor.” diye konuştu.
Yalan haberlerin birçoğunun Batılı ülkeler tarafından yapıldığını kaydeden Nalobin, “Bu yalan haberleri de Batı basını yayıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA – Bursa’da etkisini artıran şiddetli lodos ağacı devirdi. Ağacın yarısı yolu kapatırken, diğer yarısı ise elektrik tellerine takıldı.
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi Sevim Sokak’ta meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Marmara Bölgesi’nde yaptığı uyarıların ardından şiddetli rüzgar ağacı kökünden söktü. Kökünden sökülen ağacın yarısı yolu kapatırken, diğer yarısı ise elektrik tellerine takıldı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve belediye ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri ise tellere takılan ağacı kesti. Düşen ağaç sebebiyle bir süreliğine kapanan yol, ağacın yoldan kaldırılmasıyla tekrar açıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, Filistin’deki kitlesel katliamlarına bir yenisini daha ekledi. Yerel yetkililerden edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu bu kez Gazze Şeridi’ndeki Kemal Advan Hastanesi yakınlarında bulunan bir yerleşim bölgesini hedef aldı. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 66 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, 100’ü aşkın kişinin yaralandığı kaydedildi. Devam eden İsrail saldırılarının arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı belirtilirken, İsrail’den saldırının amacına dair açıklama yapılmadı. – GAZZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, karara ilişkin X’ten paylaşımda bulundu. Ghebreyesus, DSÖ’nün M çiçeği virüsüne karşı “LC16m8 aşısını” acil kullanım listesine eklediğini belirterek, bunun salgın bölgelerinde 1 yaş üstü çocuklar için listelenen ilk aşı olduğunu kaydetti.
“HAYATİ BİR ADIM”
“Bu, M çiçeği virüsü yayılmaya devam ederken özellikle çocuklar olmak üzere savunmasız popülasyonları korumak için hayati bir adımdır.” ifadelerini kullanan Ghebreyesus, son iki ayda, salgının merkezi olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki şüpheli tüm M çiçeği vakalarının yarısının 12 yaş altındaki çocuklar olduğunu hatırlattı. Ghebreyesus, “Bu yıl görülen şüpheli M çiçeği vakalarının toplam sayısı 40 bini aştı ve 1200 ölüm bildirildi. Burundi ve Uganda’daki salgınlar da genişliyor. 22 Kasım Cuma günü epidemiyolojik durumu ve devam eden müdahaleyi incelemek üzere Mpox Acil Durum Komitesini yeniden toplayacağım.” ifadelerini kullandı.
DSÖ, 13 Eylül’de M çiçeği virüsüne karşı ön yeterlilik alan ilk aşının Bavarian Nordic’in ürettiği “MVA-BN” olduğunu duyurmuştu. DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti. M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİNLİ BAKAN GÖRÜŞME TALEBİNİ REDDETTİ
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi 10 ülkenin savunma bakanlarının yanı sıra ABD, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Çin’den temsilciler, ASEAN Plus Savunma Bakanları Toplantısı için Laos’un başkenti Viyentiyan’da bir araya geldi. Çin Savunma Bakanı Don Jun, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in toplantı çerçevesinde görüşme talebini reddetti.
“TALİHSİZ BİR DURUM VE BÖLGEYİ ETKİLİYOR”
Austin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu talihsiz bir durum ve bölgeyi etkiliyor. Çünkü bildiğiniz üzere bölge, iki önemli aktörün, bölgedeki iki büyük gücün birbiriyle görüşüyor olmasını gerçekten görmek istiyor” dedi. Austin, “Bunun geleceğe yönelik herhangi bir yansıması olacağını düşünmüyorum. Bunun sadece şu an için yapmayı tercih ettikleri bir şey olduğunu ve niçin böylesine iyi bir fırsatı değerlendirmemeyi seçtiklerini ancak onların açıklayabileceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ BAKAN EN SON MAYIS AYINDA BİR ARAYA GELMİŞTİ
Austin, Çinli mevkidaşı Dong ile geçtiğimiz mayıs ayında uluslararası savunma forumu Shangri-La Diyalogu marjında bir araya gelmişti. İki bakan, ABD ve Çin’in Tayvan konusunda anlaşmazlıkları olduğunu yinelemiş fakat askeri iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yapmıştı.
Tayvan’ın bağımsızlığını tanımayan ve kendi toprakların bir parçası olarak kabul eden Çin, üç hafta önce Tayvan’a 2 milyar dolarlık silah satışına onay veren ABD’yi sert bir şekilde eleştirmiş ve “egemenliğini savunmak için kararlı karşı tedbirler alacağını” açıklamıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğünce yasadışı silah ticareti suçunun önlenmesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, 16 Kasım’da Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan ikamete operasyon düzenlendi. Operasyonda, 100 adet tabanca, 100 adet şarjör, 16 adet uzatmalı şarjör, 3 adet pompalı tüfek ve 4 bin 882 adet tabanca fişeği ele geçirildi.
Olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nüfus sayımı öncesi Erbil ve Süleymaniye kentlerinden çok sayıda ailenin Kerkük’e getirildiğini gözlemlediklerini belirtti.
Turan, “Türkmenler, Irak’taki nüfus sayımını destekliyor. Kerkük 2003 sonrası demografik değişikliğe uğradı. Sayım öncesi de 260 bin kişi kent dışından getirilerek Kerkük nüfus kütüğüne yazdırıldı.” dedi.
“Kerkük’ün demografisini etkilemeye ve Türkmen kimliğini bozmaya yönelik ciddi girişimler var.” diyen ITC Başkanı Turan, Kerkük nüfus sayım sonuçlarının ilanının 1957 yılı nüfus sayımı kütükleri incelenene kadar ertelenmesini talep ettiklerini bildirdi.
Irak’ta tüm ülkeyi kapsayan nüfus sayımı sokağa çıkma yasağının olduğu 2 gün boyunca elektronik ortamda 120 bin görevli tarafından gerçekleştiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Dışişleri Bakanlığı, Yemen açıklarında bir Türk firmasına ait Anadolu S adlı kuru yük gemisine Husiler tarafından füze saldırısı düzenlenmesine tepki gösterdi.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bir Türk firmasına ait Panama bandıralı Anadolu S adlı kuru yük gemisine Yemen açıklarında seyrederken Husiler tarafından düzenlenen füze saldırılarını kınıyoruz. Benzer bir hadisenin tekrar yaşanmamasını teminen gerekli girişimlerde bulunulmaktadır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Enginyurt sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar, merkez bir oluşumun şart olduğunu gösterdi. Bu maksatla hareketle Demokrat Parti’de 2025 Mart ayında kongre yapılması için karar alınmıştı, kongreye kadar merkez sağı toparlamak için Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi ve başka partilerde siyaset yapan insanların bir araya gelmesiyle bir merkez oluşturalım istedik. Fakat aniden Demokrat Parti kongre kararı aldı, 17 Kasım’da kongre yaptı. Biz sayın Genel Başkanı kibar bir şekilde uyardık, rica ettik. Dedik ki bu ani kongre kararının Demokrat Parti’ye bir faydası olmaz. Teklifimiz kabul görmedi, ısrarla kongre yapılmak için gayret gösterildi ve kongre gerçekleşti. Bu saatten sonra Demokrat Parti’de düşüncemizin kabul görmediği, mücadelemizin takdir edilmediği anlayışından hareketle bulunamayacağımızı gördük” dedi.
SALİH UZUN’DAN PAYLAŞIM
Salih Uzun da yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Anavatan Partisi’nin son genel başkanı sıfatıyla yaptığım son konuşmada, merkez sağ siyasetin Türkiye’nin çimentosu ve sağduyu hareketi olduğunu söylemiştim. Bu umut ve inançla Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi’ni tek çatı altında birleştirmiştik. Aynı iddiayı 2022 yılındaki kurultayda da tekrarlamıştım.
Siyasete baktığım yeri özetleyen o sözler hem bir temenni hem de bir uyarı idi. Üzülerek görüyorum ki geldiğimiz noktada ne temennilere kulak asılmış ne de uyarılara dikkat edilmiştir. Merkez siyasetin tarihsel adresi olma sorumluluğuna uygun davranılmamıştır. Sözün kısası, genel başkanlığa kadar her kademede görev yaptığım partime veda ediyorum. 33 yıl önce girdiğim o binadan, ihtiyacımız olan çatıyı inşa etmek üzere ayrılıyorum. O bina içerisinde yapmaya çalışıp yapamadıklarımı, dışarıda yapmak için bu kararı alıyorum.”
TEK MİLLETVEKİLİ KALDI
İki vekilin istifasıyla Demokrat Parti’de koltuk sayısı 1’e düştü. DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, partideki tek vekil olarak yer aldı. Bağımsız milletvekillerinin sayısı da 9’a yükseldi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’da yer alan habere göre ayrıca Hamas Siyasi Bürosu’nun Türkiye’ye taşındığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı aktarıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’nin Esenyurt’ta başlattığı kayyum nöbeti sürerken, Habertürk Muhabiri Mahir Kılıç’ın bildirdiğine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yarın Ankara’daki parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel ve Grup Başkan vekilleri ile bir araya gelecek.
İmamoğlu, görüşmede aynı zamanda başkanı olduğu Türkiye Belediyeler Birliği’nin kayyumlarla ilgili çalışmasını sunacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kandemir, Dereköy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Karamürsel 8. Olağan İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatları içerisinde Kocaeli’nin müstesna bir yere sahip olduğunu, kendi içindeki huzur, birlik ve bir o kadar da inanmışlığıyla tüm Türkiye’ye örnek teşkil ettiğini anlattı.
AK Parti ailesinin bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Kandemir, AK Parti’nin milletin hikayesinin bir özeti, Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağa kalkışı, mücadelesi, itirazları, başarılarının milletin bir hikayesi olduğunu ifade etti.
“Tayyip Erdoğan ve AK Parti’yle Türkiye varacağı limanı gözüne kestirdi. Kendi iradesi, milletin çizdiği istikamet üzere yol yürüme iradesini ortaya koymuş, ne yaptığını bilen, nereye varacağını bilen bir siyasal anlayışla yola çıktı.” diyen Kandemir, teşkilatlarının her bir ferdine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın çalışkanlığıyla örnek yönetim sergilediğine de değinen Kandemir, şöyle konuştu:
“Keşke CHP’liler örnek alsa, yaptıklarına baksalar, ilham alsalar ama onlarda ne böyle bir akıl, ne böyle bir dert, ne de böyle bir samimiyet var. CHP hiç değişmedi. Şöyle tarihin yapraklarını karıştıralım, Meclis tutanaklarını okuyalım, gazete kupürlerinde göz gezdirelim, 50’lerde ne söylüyorlarsa bugün de aynı şeyi söylüyorlar. 60’larda hangi iftiraları atmışlarsa bugün de aynı iftiraları atıyorlar. Çünkü bunların meşrepleri, siyasal ahlaklarında yalan söylemek onların yüzü olmuş. Yüzleri kızarmaz. Bunların derdi millet değil, bunların aklı, bu coğrafya, bu topraklarda değil. Çünkü bunların akıl hocaları, istikamet verenler bu coğrafyanın insanları değil. Bunların gözü ve gönlü batılı efendilerinde. Hep böyle olmuş. Bir bahane bulmuşlar milletin değerleriyle kavga etmişler.”
“Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz”
Kandemir, CHP’nin ahlakının yalan söylemeye, çarpıtmaya müsait olduğunu savunarak, “Biz işimize bakacağız, bunlar ne kadar bizi ayağımızdan aşağıya çekmeye çalışırlarsa çalışsınlar. Kimlerle ittifak kurarlarsa kursunlar, hangi terör örgütünün koluna girerse girsinler Allah’ın izniyle biz bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. Sakın bunların koparttığı gürültüye aldanmayın. İlk genel seçimde, Cumhurbaşkanımız’ın liderliğinde birinci turda Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz. Meclis’te de Cumhur İttifakı olarak birliğimizi perçinleyecek, ilk genel seçimde inşallah yine çoğunluğu elde edeceğiz.” diye konuştu.
Kongre sürecinin Türkiye’de ayağa kalkışa vesile olduğunu, yapacakları büyük kongre ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir manifestoyla yeni dönemin kapısını aralayacağına değinen Kandemir, ” Türkiye Yüzyılı’ derken nasıl bir hayal kurduğumuzu, varmak istediğimiz menzilin ne olduğunu, bugüne kadar ki mücadelemizin, orada biriktirdiğimiz tecrübemizin Türkiye’mizi nereye taşıyacağını dünyaya ilan edeceğiz.” ifadesini kullandı.
AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli MilletvekiliRadiye Sezer Katırcıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da konuşma yaptığı kongreye, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Bursa Milletvekili Osman Mestan, Kocaeli Milletvekilleri Cemil Yaman, Saadettin Hülagü, Veysal Tipioğu ve Mehmet Akif Yılmaz, AK Parti MKYK üyeleri Davut Coşkun Şiviloğlu, İlyas Şeker ve Serpil Yılmaz ile partililer katıldı.
Tek listeyle seçime giren Mecit Erdoğan, AK Parti Karamürsel İlçe Başkanlığına yeniden seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti İlkadım 6. Olağan İlçe Kongresi, Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Mevcut İlçe Başkanı Ersin Kasap’ın tek aday olarak gösterildiği kongreye AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkanı ve İstanbulMilletvekiliZafer Sırakaya, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkanı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, önceki dönem Sağlık Bakanı ve Samsun Milletvekili Ahmet Demircan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı Fuat Köktaş, önceki dönem Samsun Milletvekili Mehmet Kurt, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti ilçe Başkanları, ilçe belediye başkanları, önceki dönem ilçe başkanları ve AK Parti teşkilat mensupları katıldı.
Konuşmasına tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek başlayan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, “Daha önce ben de partimize, İlkadım İlçe Başkanı olarak uzun süre hizmet ettim. Bunun dışında partimizin farklı kademelerinde görev aldım. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Yerel seçimleri sonucunda ise İlkadım Belediye Başkanlığı görevi ile İlkadım’a hizmet etme fırsatı bize nasip oldu. İlkadım Belediyesi inşallah 6 ay içerisinde borçsuz bir belediye olacaktır. Bu noktada çalışmalarımızı ve hizmetlerimizi sürdürüyoruz. AK Partimizin İlkadım İlçe Başkanlığı görevi, kendisine yeniden tevdi edilen Ersin Kasap başkanımıza da görevinde başarılar diliyorum. Kongremizin şenlik ve bayram havasında geçmesine vesile olan tüm teşkilat mensuplarımıza da ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bosna-Hersek’in kuzeybatısında, Hırvatistan sınırı yakınlarındaki Bihaç kentinde yer alan Humci Kent Mezarlığı, insani yardım gönüllülerinin girişimiyle yeniden düzenlendi. Mezarlığın bir bölümü göçmen mezarlığına dönüştürüldü. Mezarlığın ön kısmına üzerinde “Daha iyi bir hayat arayışında, hayalleri de kendileriyle birlikte ölen tüm göçmen ve mültecilerin anısına” yazılı bir levha yerleştirildi.
Avusturya merkezli SOS Balkan Route isimli insani yardım kuruluşunun bağlantısıyla açılan mezarlığa şimdiye kadar tehlikeli Avrupa yolculuğu sırasında bölgede hayatını kaybeden ve birçoğunun kimliği bilinmediği için mezar taşlarında isimleri yer almayan 18 göçmenin cenazesi defnedildi.
Göçmen mezarlığının dün gerçekleştirilen açılışına Bihaç şehir yönetimi temsilcileri, insani yardım gönüllüleri ve vatandaşlar katıldı. Açılış programında basına konuşan SOS Balkan Route Başkanı Petar Rosandic, “Bu, hem Avrupa hem de bizlere bu insanların geleceğini düşünmemiz için bir mesajdır. Bu insanlar niçin sınırlarımızın dışında ölüyorlar, neler yaşıyorlar ve bunlardan kim sorumlu? Bu sadece göçmenlerin değil aynı zamanda bizim toplumsal sorumluluğumuzdur” dedi.
Ocak- Eylül 2024 döneminde 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi
Bosna-Hersek’in de üzerinde yer aldığı Balkan Rotası, düzensiz göçmenlerin Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak için tercih ettiği başlıca göç güzergahları arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin sınır koruma ajansı Frontex tarafından yayınlanan son verilere göre, Ocak-Eylül 2024 döneminde Balkan Rotasında 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi.
İnsani yardım kuruluşlarının raporlarına göre ise, birçok göçmen, Avrupa Birliği sınırını geçtikten sonra pasaportları dahil tüm kişisel eşyaları yakıldıktan sonra illegal bir şekilde sınır dışına geri itiliyor. Çok sayıda göçmen, Avrupa Birliği sınırında defalarca sınırı geçme teşebbüsünde bulundukları bölgelerde hayatını kaybediyor. – SARAYBOSNA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen kongrede, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Tek listeyle gidilen kongrede Abdullah Aydemir yeniden ilçe başkanı seçildi.
Programa, AK Parti BatmanMilletvekiliFerhat Nasıroğlu, AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİN Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye dair bir açıklama yaptı.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Peru’nun başkenti Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, iki liderin bir yıl sonra ilk kez görüştüğü hatırlatıldı.
Görüşmede, ikili ilişkilerin son dört yıldaki gidişatı değerlendirilirken, ABD’de yeni döneme geçiş sürecinde iki ülke arasındaki diyalog ve iş birliğinin sürmesi, fikir ayrılıklarının yönetilmesi ve her iki ülkeyi ilgilendiren uluslararası ve bölgesel meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunulmasının önemine vurgu yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’daki ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin, “Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
Türk Neonatoloji Derneği, ’17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ nedeniyle Ankara’daki CerModern Sanat Galerisi’nde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmetlerini sunan ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Ulaşılabilir, ücretsiz, üstelik de çok kaliteli ve bilgili sağlık çalışanları ve sağlık altyapısıyla dünyaya örnek olan sağlık hizmeti sunan bir ülkeyiz. 2023 senesinde 958 bin doğumdan 123 bini 37 haftanın altında. Yani toplam doğumun yüzde 13’ü prematüre. Bunların içinden 28 haftanın altında olan, yani çok küçük dediğimiz prematürelerde, bunları yaşatma oranlarının yüzde 95’in üstünde olduğunu ve bunları sağlık sistemindeki özverili, çok başarılı hemşirelerimiz, hekimimiz ve altyapımızla, annelerin desteğiyle, ailelerin desteğiyle yaşattığımızı düşünürseniz bu dünya standartlarının üstünde bir başarı oranı” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS’
Ardından sağlıkta şiddet olaylarına değinen Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta şiddete anlam veremiyoruz ve üzülüyoruz. Onun için biz Sağlık Bakanlığı olarak hep şunu söylüyoruz; sağlıkta şiddete sıfır tolerans. Çünkü bizim sağlık çalışanlarımız, bizim hekimlerimiz, bizim hemşirelerimiz dünyanın en özverili ve en çalışkan insanları” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin de “Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmeyi istiyorum. Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Sağlık çalışanları arasında da bu çok az da olsa çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle, bu tür yanlış davranışlar içinde olan insanlarla mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu yolda bu kadar iyi sağlık hizmeti sunan, toplumu sağlıklı kılmak için gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızı bu tür çürük elmalarla birleştirmeyi ve eşleştirmeyi kabul etmiyoruz. Bunlarla mücadeleye devam ediyoruz. Bunu unutmamanızı istiyorum” diye konuştu.
‘TOPLUMUN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM’
Toplumun sağlık çalışanına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Özellikle prematüre bebeklerin aileleri, bu insanların nasıl çalıştığını hepimizden daha iyi biliyor. O küçücük bebekleri yaşatmak için neler yaşadıklarını, nasıl özveriyle hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz. Bu sadece sağlıkçıların değil, bütün toplumun bilmesi gereken bir husustur. O nedenle bizim hekimimizi, sağlık çalışanımızı, hemşiremizi el üstüne tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, Dünya Prematüre Günü’nü kutlayarak konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Pamukkale 4. Olağan İlçe Kongresi Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonunda gerçekleşti. 18 ilçede tamamlanan kongrelerin 19’uncusu Pamukkale’de gerçekleşti. Divan heyetinin seçilmesinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile kongre başladı. Kongrede konuşan ve Pamukkale ilçesini bir kez daha AK Parti Belediye Başkanı ile inşa edeceklerini vurgulayan AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız” dedi.
“Pamukkale’yi bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı ile inşa edeceğiz”
Kongrede konuşan ve daha da çok çalışacaklarını, 2028 ve 2029 yılındaki seçimlerde Pamukkale’de bir zafere imza atacaklarını belirten AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Vazgeçmeyeceğiz. Biz çalışacağız. Zafer Allah’a ait, çalışmak bize ait. Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız. Bizim arkasında durmamız gereken bir tane liderimiz var. O da hayattayken sıkı sıkı sarılıp sahip çıkmamız gereken bir lider. O da adam gibi adam milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.
“Kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz”
Pamukkale İlçe Başkanı ve tek listeden aday olan Osman Özpek, “Göreve geldiğimiz günden bu güne ahlak, cesaret, gayret ve samimiyetle Pamukkale’miz için çalışmalara başladık. Teşkilat mensubu arkadaşlarımla durmadan, yorulmadan kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya gayret ettikve devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yükü çok ağır. Onun liderliğinde yılmak yok yedi düvele karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bizim bir yeminimiz var. Bu bayrak inmeyecek, bu ezanlar susmayacak, bu millet diz çökmeyecek, bu ülke ilelebet payidar kalacak. Yine ve yeniden yeni zaferler diyerek kongremizin hayırları olsun diyorum ve katılımlarınız için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların arından faaliyet raporu okundu. Gelir gider tablosunun okunmasının ardından gelecek dönem için tahmini bütçe de açıklandı. Kongrede son olarak seçime gidilirken, tek liste halinde gidilen seçimde Osman Özpek tekrardan ilçe başkan olarak seçildi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NUN Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen zirve, eğitimciler başta olmak üzere eğitimin her alanından katılımcıları bir araya getirmeyi hedefliyor. Bu yıl, bireysel ve toplumsal özgürlüğün sağlanması için sınırların önemine odaklanılarak, sınırların insanın içsel ve sosyal dünyasını nasıl şekillendirdiği üzerine derinlemesine bir bakış sunulacak.

SORULAR CEVAP BULACAK
Zirvede, “Gerçek özgürlük nedir ve sınırlar bu özgürlüğü nasıl şekillendirir?”, “Sınırsız bir yaşam gerçekten mümkün mü?” gibi sorulara yanıt aranacak. Eğitimde sınırları doğru belirlemenin bireylerin kimlik ve karakter gelişimindeki rolü tartışılacak. Eğitim dünyasının önde gelen isimleri arasında yer alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Prof. Dr. Kemal Sayar, Prof. Dr. Şule Alan, Doç. Dr. Lütfü Hanoğlu ve Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, özgürleştirici sınırların nasıl oluşturulabileceği ve eğitimcilerin bu süreçteki rolü üzerine konuşmalar yapacak.
Zirve boyunca gerçekleşecek olan farklı paneller, atölyeler ve söyleşilerle katılımcılar, sınırların bireysel ve toplumsal gelişim üzerindeki etkilerini keşfetme fırsatı bulacak. Özellikle çağımızın hız ve haz odaklı yaşam tarzının insanın sınırlarını nasıl ihlal ettiğine, bu ihlallerin özgürlük kavramına getirdiği yeni tanımlamalara dikkat çekilecek. Farklı temalarda atölye çalışmaları sunulacak; teknolojinin sınırları, kişisel sınırlar ve sosyal sorumluluk gibi konular derinlemesine işlenecek.

BÜTÜN EĞİTİMCİLER DAVETLİ
NUN Okulları tarafından ilk kez 10 Mart 2018’de düzenlenen geleneksel zirveye bütün eğitimciler davet edildi. Saat 09.00’da başlayacak ve hoş geldiniz konuşmasını NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, açılış konuşmasını ise Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in yapacağı zirvede yönetmen ve yazar Nacer Khemir, “İnsanın engel tanımayan sınırları”, Prof. Dr. Kemal Sayar, “Eğitim serüveninde özgürlük sanrısı ve sınırlar”, Prof. Dr. Mustafa Otrar, “Üretken yapay zekâ öğrenmesi çağında okulda sınırlar”, Prof. Dr. Şule Alan, “Dikkat: Sınır ihlali var”, Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, “Sınırlarda aidiyet inşası”, Prof. Dr. Nabi Avcı, “Dijital görgü ve sınırlar”, Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, “Vücudumuzun karar mekanizması nasıl sınır çizer?” konulu konuşmalar yapacak.
Zirvede ayrıca Yönetim Danışmanı Mehmet Yücel Atış, Akademisyen Doç. Dr. Gül Esra Atalay ve fotoğrafçı-seyyah Sevde Sevan Usak’ın panelist olarak katıldığı “Serbest Çağrışım” başlıklı panel düzenlenecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Yusuf Tekin ile ÖSYM Başkanı Ersoy’un görüşmesine yönelik MEB’ten yapılan yazılı açıklamada “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında hazırlanan beceri örgüsü temelli müfredata geçiş yapılmasının ardından dört yıl sonraki Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için birlikte yürütülecek çalışmalara ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bu yıldan itibaren lise 9’uncu sınıflarda uygulanmaya başlamasıyla birlikte bu öğrencilerin 4 sonra gireceği YKS’de soruların yeni müfredatla uyumlu hâle getirilerek hazırlanması konusu istişare edildi” denildi.

Bakanlık kaynakları 4 yıl içinde sınav sistemlerinde bir sistem değişikliği yapılamayacağını belirterek “Bu yıl ve gelecek 3 yıl için YKS ve LGS soruları benzer tipte olacak. 4 yıl sonraki YKS’de ise sorular yeni müfredatın kazanımlarını ölçmeye yönelik olacak.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Soru tipleri yeni müfredata uygun hazırlanacak. Sorular öğrencilerin yeni müfredatla hedeflenen becerileri kazanı kazanmadığını ölçecek” dedi.

LGS 15 HAZİRAN’DA YAPILACAK
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2024-2025 eğitim öğretim yılı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki sınavın 15 Haziran 2025’te yapılacağı bildirildi.

Yapılan yazılı açıklamada “LGS kapsamındaki merkezi sınavda tüm sorular, 8’inci sınıf ders kitapları öğretim programlarında yer alan konu ve kazanımlar esas alınarak hazırlanacak ve önceki sınavdan farklı bir uygulama olmayacak” denildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havacılık Bölümleri Hangileri?
Havacılık alanında kariyer yapmak isteyenler için 2 yıllık (önlisans) ve 4 yıllık (lisans) programlar mevcuttur. Bunlar:
2 YILLIK (ÖN LİSANS) HAVACILIK BÖLÜMLERİ
Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri
Uçak Teknolojisi
Havacılıkta Yer Hizmetleri Yönetimi
Hava Lojistiği
İnsansız Hava Aracı Teknolojisi ve Operatörlüğü
4 YILLIK (LİSANS) HAVACILIK BÖLÜMLERİ
Pilotaj
Uçak Mühendisliği
Havacılık ve Uzay Mühendisliği
Havacılık Elektrik ve Elektroniği
Havacılık Yönetimi
Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği
Uzay Bilimleri ve Teknolojileri
Astronomi ve Uzay Bilimleri
Bu bölümler, havacılık sektöründe farklı alanlarda uzmanlaşmak isteyen öğrencilere yönelik eğitim programlarıdır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavru Köpek İlk Kakasını Ne Zaman Yapar?
Yenidoğan köpek yavruları, doğumdan hemen sonra annelerinin yardımıyla ilk dışkılarını yaparlar. Anne köpek, yavrularının karınlarını ve genital bölgelerini yalayarak dışkılamalarını teşvik eder. Bu süreç, yavruların sindirim sistemlerinin düzgün çalışmasına yardımcı olur. İlk birkaç hafta boyunca, yavruların dışkılarını yapmaları tamamen anne köpeğin bu uyarıcı hareketlerine bağlıdır. Yaklaşık iki ila üç haftalık olduklarında, yavrular kendi başlarına dışkılamaya başlayabilirler. Bu dönemde, yavruların hareketlenmesi ve çevrelerini keşfetmeye başlamasıyla birlikte, tuvalet alışkanlıkları da gelişir. Ancak, bu süreçte yavruların sağlıklı bir şekilde büyümeleri ve gelişmeleri için anne köpeğin ve sahibinin dikkatli bir şekilde gözlem yapması önemlidir.
Yavru Köpeklerin Tuvaleti Geldiğini Nasıl Anlarız?
Yavru köpeklerin tuvalet ihtiyacı olduğunu anlamak için bazı belirgin davranışlar sergilerler. Yavru köpekler, tuvalet ihtiyacı hissettiklerinde huzursuzlanır, bulundukları alanı dikkatlice koklar ve kendi etraflarında daireler çizerler. Ayrıca, yemek yedikten veya su içtikten sonra uyandıktan ya da oyun oynarken birden durgunlaşarak tuvalet ihtiyacını belirtirler. Bu davranışları fark ettiğinizde, köpeğinizi hemen belirlediğiniz tuvalet alanına götürmeniz önemlidir. Sabırlı ve tutarlı bir şekilde bu işaretleri takip ederek, yavru köpeğinizin tuvalet eğitimini kolaylaştırmanız mümkündür.
Yavru Köpek Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer ve Nasıl Verilir?
Yavru köpeklerin tuvalet eğitimi 4 ila 6 ay sürebilir, ancak bu süre köpeğin cinsine, yaşına ve bireysel öğrenme hızına bağlı olarak değişebilir. Eğitime başlamak için en uygun zaman, köpeğin 8 ila 12 haftalık olduğu dönemdir. Eğitim sürecinde sabırlı ve tutarlı olmak ise çok önemlidir.
Köpeğinizin beslenme ve su içme saatlerini düzenli hale getirerek, tuvalet zamanlarını tahmin edebilirsiniz.
Her yemekten sonra ve uyandıktan hemen sonra köpeğinizi belirlediğiniz tuvalet alanına götürün.
Tuvaletini doğru yere yaptığında onu ödüllendirin ve övgü dolu sözler söyleyin. Yanlış yere tuvalet yaptığında ise sert bir ses tonuyla uyarın, ancak asla fiziksel ceza uygulamayın.
Eğitim sürecinde sabırlı ve kararlı olmak, yavru köpeğinizin tuvalet alışkanlığını kazanmasına yardımcı olacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İKTA SİSTEMİ NEDİR?
İkta kelimesinin sözlük anlamı kesmek ve ayırmaktır. İkta sistemi Hz. Ebu Bekir zamanında kullanılmaya başlamıştır. Türk İslam Devletleri’nde görülmektedir. Bilinen kadarı ile ikta sistemi ilk olarak Büyük Selçuklu Devleti’nde uygulanmıştır. Peki ikta sistemi nedir?
İkta sistemi miri topraklardan, yani devlete ait topraklardan elde edilen vergi gelirlerinin devlet görevlilerine maaş karşılığında verilmesidir. İkta sisteminde kullanılan toprak devlete aittir, ikta sahibi toprağın sahibi değildir, yani toprağın mülkiyet hakkı devlete aittir. İkta sisteminde, devlet çalışanlarına veya askerlere, devlet adına yaptıkları hizmetin bir karşılığı olarak şehir merkezinden uzak birer toprak parçası verilmektedir. Verilen bu toprak parçaları ise bir süre karşılığında o kişinin kullanımına bırakılmaktadır, süre dolduğunda devlet bu araziyi o kişiden geri almaktadır. Devlet tarafından bu kişilere verilen toprakların vergi gelirleri de ikta sahiplerine ait olmaktadır. Yani o toprak üzerinden elde edilen gelir devlete değil, o kişiye aittir. İkta sistemi ile toprak sahibi olan kişinin ise devlet adına asker yetiştirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
İKTA SİSTEMİ TARIMSAL ÜRETİMİN GELİŞMESİNE NE GİBİ KATKILAR SAĞLAMIŞTIR?
İkta sisteminin tarımsal üretimin gelişmesine önemli katkıları olmuştur. Zira ikta sistemi ile bu topraklar üzerinden elde edilen gelir, ikta verilen kişiye ait olduğundan, bu topraklarda gecikmeksizin tarım üretimi başlamıştır. İkta sistemi ile şehir merkezinden uzak, bakir topraklar sahiplendirilmiş ve bu topraklarda üretim hızla artmıştır. Sahipsiz, bakir topraklarda tarımın yapılması ile de ülkenin ekonomisi gelişmiştir.
SELÇUKLULARDA İKTA SİSTEMİ
Diğer Türk İslam Devletleri’nde olduğu gibi, Selçuklu Devleti’nde de ikta sistemi uygulanmıştır. Selçuklularda ikta sistemi birtakım kurallara bağlanmıştır. Bu kurallara uymayanlardan da ikta toprakları geri alınmıştır. Selçuklularda ikta sistemi kurallarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
İKTA VE TIMAR SİSTEMİ ARASINDAKİ FARKLILIKLAR
İkta sisteminin ne olduğu yukarıda anlatılmıştır. İkta ve tımar sistemi arasındaki farklılıkları açıklamadan önce, tımar sisteminin ne olduğunu açıklamakta fayda vardır.
Tımar sistemi Osmanlı Devleti’nin uyguladığı bir uygulamadır. Tımar sistemi, Osmanlı Devleti’nde savaşlarda önemli başarılar kazanmış komutanlara veya önemli işler yapmış olan devlet adamlarına, yaptıkları hizmetin karşılığı olarak toprak verilmesidir. Tımar sisteminde verilen topraklar, şehir merkezinden uzak, bakir, ekilmemiş topraklardır. Osmanlı Devleti’nin tımar sistemi kapsamında verdiği toprakların sahiplerinden bazı beklentileri bulunmaktadır ve toprak sahipleri bu beklentileri karşılayamadığında, bu topraklar geri alınmaktadır. Osmanlı Devleti’nin tımar sahibinden beklentileri şu şekilde sıralanabilmektedir:
İkta ve tımar sistemi dış görünüş olarak birbirlerine oldukça benzemektedir. Lakin iki uygulama arasında birtakım farklılıklar bulunmaktadır. İkta ve tımar sistemi arasındaki farklılıkların başında; ikta sisteminin Selçuklu Devleti’nde, tımar sisteminin ise Osmanlı Devleti’nde uygulanmasıdır. İkinci ve asıl farklılık ise; ikta sisteminde elde edilen gelirin devlet adamlarına, tımar sisteminde ise elde edilen gelirin askerlere verilmesidir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Festival alanında büyük bir kalabalığın gözü önünde gerçekleşen kaza anı kameralara yansıdı. Görüntülerde, Caballero’nun yaptığı tehlikeli hareketin ardından olay yerinde can verdiği görülüyor. Göstericinin yanında bulunan diğer kişiler hızla alandan uzaklaştı.
Mahates kentinden gelen ve daha önce de benzer gösterilerde yer alan Caballero’nun ani ölümü, festivalin geri kalanını da gölgeledi. Yerel yetkililer, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Bu yıl İspanya’da da benzer kazaların yaşandığını hatırlatan uzmanlar, bu tür etkinliklerde güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. Valencia’da 64 yaşında bir kişinin ağır yaralandığı, Tordesillas kentinde ise başka bir göstericinin kaza geçirdiği bildirildi.



KolombiyaFestivalGüvenlik3-sayfaYaşamDünyaKaza
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NHC, bazı izole bölgelerde 75 santimetreye kadar yağış bırakması beklenen tropikal fırtınanın, Orta Amerika ülkeleri ve Meksika’nın güneyinde toprak kaymaları ve sellere neden olabileceği uyarısı yaptı.
Meksikalı yetkililer de tropikal fırtınanın Yucatan Yarımadası üzerinde yoğun yağışlara neden olabileceği konusunda halka uyarıda bulundu.
Uzmanlar, tropik fırtınanın ilerleyen haftalarda ABD’ye ulaşabileceğini belirterek, özellikle Florida’da ikamet edenlerin hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖREV İÇİN YETERSİZ
* Trump, Savunma Bakanlığı için eski asker ve televizyon yorumcusu Pete Hegseth’i aday göstereceğini açıkladı. Çin karşıtlığı ile bilinin Hegseth, hem Irak hem de Afganistan’da farklı dönemlerde görev yaptı. Bazı yetkililer Hegseth’in bu görev için yeterli olmadığını iddia etti.
* Donald Trump, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilciliği görevine emlak zengini golf arkadaşı Yahudi işadamı Steven Witkoff’u atayacağını duyurdu. Witkoff, Filistin’de iki devletli çözüme karşı biri. Gazze saldırıları sırasında ateşkes ve barış görüşmelerine de itiraz etmesiyle dikkat çekmişti.
* İşadamı Elon Musk ve girişimci Vivek Ramaswamy yeni kurulacak Hükümet Verimliliği Bakanlığı’nı yönetecek. Trump, ikilinin savurgan harcamaların kesilmesinde etkili olacağını aktardı.

ABD’DE BAŞKANLIK DEVRİ ‘BARIŞÇIL’ OLACAK
ABD Başkanı Joe Biden ile seçilmiş başkan Donald Trump seçimden sonra ilk kez Washington’da bir araya geldi.
Görüşmenin başında Oval Ofis’te kameralara poz veren ve el sıkışan Biden ile Trump, birbirlerine teşekkür etti.
Biden, başkanlık görevini Trump’a sorunsuz bir şekilde devredeceğini vurgulayarak, “Yeniden hoş geldiniz. Pürüzsüz bir geçiş süreci olmasını bekliyoruz, ihtiyacınız olan her şeyi karşılamak üzere yapabileceğimiz her şeyi yapacağız” diye konuştu. Daha sonra söz alan Trump da “Siyaset zor bir iş ve çoğunlukla dünya çok hoş değil ama bugün dünya güzel. Geçiş süreci olabildiğince pürüzsüz olacak, bunun için çok minnettarım” ifadesini kullandı.
Daha sonra Trump ve Biden’ın, Beyaz Saray’daki basına kapalı görüşmesi, yaklaşık iki saat sürdü.
ANKARA-WASHINGTON İLİŞKİLERİNDE YENİ SAYFA
Donald Trump ikinci kez ABD’de başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanırken, Amerikalı uzmanlar Türkiye-ABD ilişkilerinin olumlu yönde ilerleyebileceğini düşünüyor. Eski ABD’nin Ankara Büyükelçisi, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Wilson Center Ortadoğu Programı Başkanı James Jeffrey, ikinci Trump döneminde ikili ilişkilerin geleceği konusunda “gayet iyimser” olduğunu vurguladı. Hudson Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Luke Coffey ise her yeni ABD yönetiminin müttefiklerle ilişkileri sıfırlama konusunda bir fırsat sunduğunu belirterek, “Bir fırsat sunacak, çünkü hem Başkan Trump hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan, pragmatik olabileceğini ve milli meseleleri her tür kişisel anlaşmazlığın önüne koyabileceğini kanıtladı” ifadesini kullandı.
ABD ASKERLERİ GÜNEY KIBRIS’A YERLEŞMEK İÇİN GÜN SAYIYOR
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) tarafından ABD’ye verildiği belirtilen eski bir Türk köyü olan Tatlısu’daki (Mari) helikopter üssünde çalışmalara hız verildiği bildirildi. Rum basınının Mari’deki Evangelos Florakis Helikopter Üssü ile ilgili yayımladığı haber fotoğraflarında, ABD’ye ait askeri iş makinelerinin bölgedeki çalışmalara katıldığı görüldü. Mari’deki deniz üssü ile liman bölgesinde de genişletme çalışmaları yürüten GKRY’nin, bu alanlarda ABD’den teknik destek aldığı ileri sürülürken, helikopter üssünün Vasiliko Elektrik Santrali’ne komşu olarak inşa edilmesi dikkati çekti. ABD’nin bölgede gizli helikopter üssü bulunduğu iddia edilmiş, Pentagon bu iddiaları ve Mari’ye üs kurulması konusuna dair soruları yanıtsız bırakmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Terör örgütü PKK/YPG, Fırat Nehri’nin doğusunda Irak sınırından başlayarak yaklaşık 122 kilometrelik bir hatta kurduğu onlarca gözlem kulesiyle Fırat Nehri’nin batısında konuşlu İran destekli grupları gözetleme olanağına sahip olacak. Kuleler sayesinde terör örgütü PKK/YPG, Fırat Nehri’nin iki yakasında silah ve petrol kaçakçılığını gözetleyebilecek. AA muhabiri, PKK/YPG’li teröristlerin inşa ettiği kuleleri ve kulelerin karşısında konuşlanan İran destekli grupların mevzilerini görüntüledi.

12 METRE YÜKSEKLİĞİNDE BETONARME KULELER
Kulelerin inşaat projesi, doğuda Suriye-Irak sınırındaki Bağoz beldesinden başlayarak Cedit Akidat beldesine kadar uzanıyor. Terör örgütü PKK/YPG, kuleleri yıl başından bu yana 1000 metrekare, yani yaklaşık bir dönüm alan üzerinde Arap çiftçilerin arazilerine el koyarak kurmaya başladı.
Her biri 12 metre yüksekliğindeki betonarme kuleler, teröristlere hem yer altında hem de üstünde faaliyet alanı tanıyor. Demirle güçlendirilerek beton duvarlarla çevrilen kuleler, toplamda 1000 metrekarelik bir alanı kaplıyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

GELİŞMİŞ GÖZETİM SİSTEMLERİ
Kulelerin ABD ordusunun desteğiyle modern güvenlik teknolojileriyle donatıldığını aktaran kaynaklar, her kulede güvenlik kameraları, termal dürbünler, hafif ve orta çaplı silahlar, sinyal karıştırıcı sistemleri, anti-personel ve zırh delici füzelerin bulunduğunu anlattı.

PKK/YPG’li teröristler, inşası tamamlanan kulelere, terör örgütünün “öz savunma güçleri” olarak adlandırılan yapılanmasının üyelerini konuşlandırdı. Her bir kulede iki saatlik sürelerle 7-8 terörist nöbet tutuyor. Kulelerde görev yapan teröristlere her 24 saatte bir lojistik malzeme sağlayan araçlarla destek veriliyor. Ayrıca teröristler düzenli olarak kuleler arasında devriye geziyor. Terör örgütü, Deyrizor’un doğusunda Latva Ziban bölgesinde de kule inşaat faaliyetlerini sürdürüyor.

TOPRAKLAR GASBEDİLDİ
Güvenlik gerekçesiyle adını vermek istemeyen Bağozlu çiftçi, PKK/YPG’li teröristlerin nehrin kenarındaki tarlasından bir dönüm toprak gasbettiğini söyledi. Tarlasını belirli saatlerde ve teröristlerden izin almak zorunda kalarak sulayabildiğini söyleyen çiftçi, “İtiraz ettik. Ama boş. Tarlama sadece 09.00-17.00 saatlerinde girebiliyorum. Kulelere yakın evler boşaltıldı. Artık orada kimse yaşamıyor.” dedi.
Acil durumlarda nehrin bir yakasından diğerine geçişi sağlayan geçitlerin de kuleler nedeniyle engellendiğini belirten çiftçi, “Köylerin bir kısmı doğuda, kalan kısmı da batıda. Her iki tarafta akrabalarım var. Acil sağlık durumu olduğunda nehrin diğer tarafına geçiyorduk. Artık geçemiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Erdoğan, geçtiğimiz gün Bakü’ye gitmişti. Burada BM İklim Zirvesi’ne katılmış ve ardından uçakta gazetecilerin sorularını cevaplamıştı. Başkan Erdoğan’ın İsrail ile ticareti tümüyle kestik mesajı dünya basınının gündemine girdi.

BAŞKAN ERDOĞAN’I ÖVDÜ
ABD merkezli VOA News, Başkan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i övdü. BM iklim görüşmelerinde dünya liderlerinin en önemli isimlerinin katılmadığını, boşluğu başka liderlerin doldurduğunu bildirdi. Haberde 50 liderin konuşma yapacağı ancak bunlardan en önemlilerinin Aliyev ve Başkan Erdoğan olduğu belirtildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

BAŞKAN ERDOĞAN’IN SÖZLERİ GÜNDEMDE
ABD merkezli Newsweek, “Türkiye İsrail ile ilişkilerini kesti” başlığıyla haber yayınladı. Haberde, Başkan Erdoğan’ın sözlerine yer verildi.

Bir diğer ABD merkezli haber kuruluşuABC News, Başkan Erdoğan’ın Suriye ile normalleşme süreci hakkındaki görüşlerine yer verdi ve Başkan Erdoğan’ın “Suriye ile uzlaşma konusunda umutluyuz” sözünü başlığına taşıdı.

İngiltere merkezli Middle East Eye, Başkan Erdoğan’ın “Türkiye, İsrail ile tüm ilişkilerini kesiyor” ifadelerini başlığına taşıdı. Haberinde uçakta gazetecilere yapılan açıklamalara yer verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Barbar İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde akıl almaz vahşetine devam ediyor. Çocuk, kadın demeden sivilleri katleden katil İsrail ordusu, yaralıları bile yattığı yerde vuruyor.

Gazze’de bir ay görev yapan İngiliz organ nakli uzmanı Prof. Dr. Nizam Mamode, İngiltere Parlamentosu’nun Uluslararası Kalkınma Komitesi’nin “Gazze’deki İnsani Durum” başlıklı oturumunda İsrail vahşetini anlattı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Mamode, bölgedeki manzarayı 2. Dünya Savaşı’nda atom bombası atılan Hiroşima ve Nagasaki’ye benzettiğini söyledi.

İnsanların çadır veya derme çatma yapılarda yaşadığını kaydeden Mamode, drone’ların, İsrail bombardımanlarının ardından operasyon yaptığını söyledi.

Mamode “Çadırların bulunduğu kalabalık bir noktaya bomba düştükten sonra drone’lar geliyordu, çocukları ve sivilleri vuruyordu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesini sabah saatlerinden itibaren en az 5 hava saldırısıyla hedef aldı. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail, Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye’deki Gubeyri ve Burc el-Baracine bölgelerini hedef aldı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee’nin tehdidinin ardından gelen şiddetli saldırılar sonrası bölgeyi toz ve duman bulutu kapladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Gubeyri bölgesine, ilk etapta ikisi İsrail’e ait bir insansız hava aracı, biri de savaş uçaklarıyla 3 hava saldırısı düzenlendi ve saldırılar sonucunda Gubeyri belediyesi yakınlarındaki bir bina yıkıldı. Hizbullah mensuplarının, Gubeyri’de bölge sakinlerini uyarmak ve tahliyeyi hızlandırmak için havaya yoğun ateş açtığı kaydedildi.

İsrail’in daha sonra yine Gubeyri’deki Tayyune bölgesine çok şiddetli bir saldırı daha düzenlediği ve bu saldırının sesinin tüm Beyrut’tan duyulduğu aktarıldı.
İsrail bombası yolcu uçağının yanına düştü!

Öte yandan İsrail güçlerinin Uluslararası Refik Hariri Havalimanı’na yakın bir noktaya bir hava saldırısı gerçekleştirdiği aktarıldı. Havalimanında bir yolcu uçağının yakınına düşen bomba büyük paniğe neden oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DİRENİŞ MUTFAĞI
Filistinli gastronomi içerik üreticisi Hamada Shoo, sosyal medyada yıllardır Gazze’nin kültürel zenginliklerini tanıtırken, İsrail’in saldırıları sonrası bambaşka bir görevi üstlenerek bir mülteci kampında çadır mutfak kurdu. Shoo, yardım paketlerinden çıkan sınırlı malzemelerle hazırladığı çikolatalı donutlardan sıcak makarnalara kadar birçok lezzetle çocukların yüzlerini güldürüyor. “Her yemek bir direnişin hikayesi” diyen Shoo, Gazze halkının zorluklara karşı mücadelesini dünyaya duyuruyor.

ÇOCUKLARI SEVİNDİREN GÖNÜLLÜ
Eskiden sosyal medya hesaplarında Gazze’nin pidelerini, çıtır kızarmış tavuklarını paylaşan Shoo, şimdi yardım paketlerinden hazırladığı yemeklerle kamptaki çocuklara mutluluk aşılıyor. Gönüllü kuruluşlarla iş birliği yapan Hamada Shoo, savaştan etkilenen çocuklara yalnızca besin değil moral ve psikolojik destek de sağlıyor. “Çocukların yüzlerindeki o mutluluğu görmek, bu işin değerini hatırlatıyor” diyen Shoo, savaşın gölgesinde yaşayan çocukların en sevdikleri lezzetleri tekrar tatmalarını sağlıyor.

SAMİRA’NIN MÜTEVAZI SOFRASI
Gazze’nin doğusunda, yoksulluğun izlerini en ağır şekilde taşıyan el-Zeytun Mahallesi’nde ise Samira Abu Amra’nın mütevazı mutfağı, bir umut kapısı olarak öne çıkıyor. Kendi imkanları ve hayırseverden aldığı bağışlarla ayakta kalan Samira, her hafta yaklaşık 70 aile için yemek hazırlıyor. İhtiyaç sahiplerine ulaşabilmek için kısıtlı kaynaklarını büyük bir titizlikle kullanan Samira, mahalledeki çocuklar ve ailelerin sıcak bir öğün için evinin önünde sıraya dizilmesine vesile oluyor. Çocuklar ve aileler, Samira’nın mutfağında buluşarak savaşın soğuk yüzüne karşı birlikte direniş sergiliyor.



Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP DiyarbakırMilletvekili Sezgin Tanrıkulu, ” Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:
” Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını göstermek istiyorsunuz”
“Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Burada yasama uzmanları var, biz varız ama Anayasa’ya aykırı yasa yapılıyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor. Kanun Hükmünde Kararname ile bu kadar çok işlemin yapılmayacağını Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları bilmiyor mu? Ama Anayasa’ya aykırı bir düzen oluşsun sonra Anayasa’ya aykırılık arkadan gelir. Böyle bir düzen olmaz. Hiçkimse Türkiye’ye demokratik demiyor. Yumuşak mı sert mi bir otokrasi arasında gidip geliyoruz. Etki Ajanlığı Yasası’na teorik olarak ihtiyacınız var mı? Bana göre yok. Torba ceza maddeleri var. Onlar sizin ihtiyacınızı zaten karşılıyor. Yargı düzeni bağımsız değil. İstediğiniz insanı istediğiniz biçimde bir soruşturma açıp, bir gizli tanık bulup içeri alabiliyorsunuz. Buna neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Çünkü Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını hem içeriye hem de dışarıya, aynı sınıfta yarıştığınız devletlere göstermek için. O devletler Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Macaristan. Artık biz demokrasi liginde değiliz. O nedenle kayyum yasasına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ahmet Özer’in, Ahmet Türk’ün suçsuz olduğunu bilmiyor musunuz? Toplumsal barışımızın altına bu kayyum siyasetiyle, uyguladığınız dille en büyük dinamiti koyuyorsunuz. Böyle bir barış siyaseti, demokratik siyaset olmaz. Siyaseti bütün bu uygulamalarla zehirlediniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı barışçıl eylemlerle başlayan olaylar, 2011 yılında iç savaş boyutlarına ulaşmıştı. Bölgedeki diğer ülkeler, Rusya ve ABD’nin de dahil olmasıyla vekalet savaşına dönüşen çatışmalarda bugüne kadar 500.000 kişi hayatını kaybetti.
Bugün Suriye dört farklı bölgeye ayrılmış durumda. Bunlar Esad yönetiminin ya da farklı ideoloji ve bağlantılara sahip çeşitli silahlı grupların ve tek taraflı ilan edilmiş oluşumların kontrolünde.
Suriye’de hangi grupların nerelere hakim olduğu, savaşın başından beri önemli ölçüde değişti.
Başlangıçta muhalif gruplara büyük miktarda toprak kaybeden Esad yönetimi, 2015 yılında Rusya’nın savaşa aktif müdahalesi sayesinde, bugün ülkenin üçte ikisini kontrol ediyor.
Ancak özellikle ülkenin kuzeyinde Türkiye ile sınır bölgesinde, kendilerini yetkili ilan eden gruplar ve uluslararası aktörlerin desteklediği silahlı örgütler tarafından çizilen birçok iç sınır bulunuyor.
Pros&Cons Güvenlik ve Risk Analizi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Serhat Erkmen, “Şam’ın doğusundan Fırat Nehri’ne kadar olan bölgede daha yoğun bir İran etkisi var” diyor.
“ Akdeniz kıyı şeridinden Şam’a kadar uzanan bölge ile ülkenin güneyindeki topraklar, Rusya’nın etki alanı.”
İran ve Rusya, Esad yönetimine en fazla destek veren ülkeler.
Suriye’nin Akdeniz’deki başlıca limanının bulunduğu ve iç savaşın başından beri kritik önem taşıyan Lazkiye, Esad’ın kontrolünde.
İdlib kimin kontrolünde?
Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib, Esad karşıtı cihatçı silahlı grupların ellerinde kalan son kaleleri.
Şam yönetiminin 2015 yılında kontrolünü kaybetmesinden bu yana İdlib, birçok rakip muhalif grubun kontrolü altına girdi.
İdlib’in hakimiyeti şu anda Sünni İslamcı siyasi ve silahlı örgüt ’ın (HTŞ) elinde.
BBC İzleme Servisi Cihatçı Medya Uzmanı Mina Al-Lami HTŞ’nin eski isminin “Nusra Cephesi” olduğunu belirtiyor ve “Bu isim birçok kişiye tanıdık gelecektir. Bu örgüt El Kaide’nin Suriye’deki koluydu” diye hatırlatıyor.
Suriye’deki muhalif gruplar El Kaide bağlantıları sebebiyle Nusra Cephesi ile işbirliği yapmayı reddederken, örgüt 2017’de El Kaide ile bağlarını kopardığını açıkladı.
Al-Lami, “Herkes, El Kaide etiketinden korkuyordu. Örgüt de, bağımsızlığını ilan etti.” diyor.
HTŞ bağımsız olduğunu, herhangi bir dış güçle bağlantısı bulunmadığını ve küresel cihat hedefleri olmadığını iddia ediyor. Ancak Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Türkiye, HTŞ’nin El Kaide ile bağlantısı olduğunu düşünüyor ve HTŞ’yi terör örgütü olarak sınıflandırıyor.
Suriyeli gazeteci ve Annaharar Gazetesi Türkiye Editörü Sarkis Kassargian bölgede HTŞ’yi destekleyen birçok radikal grup bulunduğunu, çoğunluğu Çinli Uygurlardan oluşan Türkistan İslam Partisi’nin de bunlardan biri olduğunu söylüyor.
HTŞ, Türkiye destekli silahlı grupların çoğunu İdlib’den çıkardıktan sonra İdlib’de fiili idari kontrolü ele aldı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “HTŞ’nin bakanlıkları var, sosyal medyayı aktif olarak kullanan bakanları var. Bakanlar yeni projeler duyuruyorlar, yeniden yapılandırma çalışmalarına odaklanıyorlar, mezuniyet törenlerine katılıyorlar” diyor ve ekliyor.
“Yani gerçekten kendini devletin içindeki bir alt devlet olarak sunmaya çalışıyor, kendi hizmetlerini sunuyor ve gerçekten uluslararası kamuoyunun onayını kazanmaya çalışıyor.”
Şam yönetimine muhalif Türkiye ile Şam yönetiminin müttefikleri Rusya ve İran, 2017 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’daki görüşmelerinde çatışmaları azaltmak için, İdlib’in de aralarında bulunduğu çatışmasızlık bölgeleri oluşturma kararı aldı.
Sonraki yıl Rusya ile Türkiye, İdlib’de muhalifler ve Suriye Ordusu arasında tampon bölge oluşturmak üzere anlaştı.
Afrin kimin kontrolünde?
Bir zamanlar Kürt grupların denetimindeki, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan bölgesinin kontrolü bugün Türkiye destekli Esad muhaliflerinin elinde.
2018 yılında ABD’nin, Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Afrin’de sınır güvenlik gücü oluşturma kararının ardından Türkiye, sınırın karşı tarafındaki Kürt gruplara yönelik ‘nı başlattı. Ankara YPG’yi, ülkenin güneydoğusunda 30 yılı aşkın süredir çatıştığı PKK’nın bir kolu olarak ve milli güvenlik tehdidi olarak görüyor.
Zeytin Dalı Harekatı’ndan beri Afrin bölgesi Türkiye ile müttefiki Suriyeli grupların kontrolünde.
Türkiye 2017 yılında, desteklediği silahlı örgütleri (SMO) şemsiyesi altında toplamıştı. SMO, ilk etapta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olarak adlandırılmıştı.
SMO’nun oluşumunda, Sultan Murat Tugayı gibi Türkiye ordusu ve istihbaratı ile bizzat bağlantılı olan örgütler ile Müslüman Kardeşler ve Katar’a bağlı diğer gruplar yer almıştı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Bildiğimiz kadarıyla bu gruplar cihatçı gruplarla beraber çalışmıyor. Türkiye’nin bölgedeki gündemi, öncelikleri ve hedefleri ile eşgüdüm içindeler. Yani, Kürtlerin yönetimindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye hükümetinin güçlerinin kesinlikle karşısındalar” diyor.
Türkiye’nin desteğiyle SMO’nun kontrolünü ele aldığı bölgeler Afrin’den Cerablus’a, Fırat Nehri’nin batısına ve doğuda da Tel Abyad’dan Resulayn’a kadar uzanıyor.
SMO, Suriye Geçici Hükümeti isimli idari yapının parçası. Türkiye devleti ve ordusu da Afrin bölgesinde büyük rol oynuyor.
Menbic kimin denetiminde?
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de, ülkenin kuzeyinde büyük etkiye sahip.
Kürt ve Arap kökenli milisler ile muhalif gruplardan oluşan koalisyon, Fırat Nehri’nin doğusundan Irak sınırına kadar olan bölge ile batıdaki Tel Rıfat ve Menbic kentlerinin kontrolünü elinde tutuyor.
SDG 2018 yılında, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni kurarak tek taraflı olarak özerkliğini ilan etti. Suriye topraklarının dörtte biri SDG’nin kontrolünde ve bu alanda ABD ile Rusya’nın askeri üsleri bulunuyor.
Güvenlik uzmanı Serhat Erkmen, SDG’yi “Diğer muhalif yapılardan farklı olarak, bir tarafıyla Moskova, diğer tarafıyla Washington olmak üzere, iki ayrı kanaldan kendisine uluslararası meşruiyet yaratma hedefinde olan bir yapı” olarak tanımlıyor.
“Bir yandan Rusya’nın da yönlendirmesiyle Suriye hükümetiyle görüşmeler yapıp Suriye’nin geleceğine nasıl entegre olabileceğine dair mevcut Beşar Esad yönetimiyle görüşmelerini devam ettirirken, diğer tarafıyla onun kendi ülkesinde kesinlikle reddettiği ABD ile yakın politik, ekonomik ve askeri işbirliği yapıyor.”
Suriye’deki IŞİD tehdidi bitti mi?
(IŞİD) ya da Arapça ismiyle DAEŞ olarak da bilinen örgüt, 2014 yılında halifelik ilan etmiş, yıllar içinde Suriye ve Irak’ta geniş toprakları ele geçirmişti.
IŞİD’in ortaya çıkması Suriye’deki savaşın gidişatını değiştirmişti. ABD öncülüğünde 70’ten fazla devlet, IŞİD’e karşı koalisyon kurmuştu.
2019 yılında bu koalisyon IŞİD’i, Suriye’de elinde kalan son topraktan da çıkardı. Ama Suriye’de IŞİD tehdidi tamamen sona erdi mi?
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Yeniden, vur-kaç saldırıları düzenleyen bir muhalif gruba dönüştü. Ancak hala Suriye’de çok aktifler, hatta bu sene saldırıları kayda değer miktarda arttı” diyor.
Al-Lami’ye göre IŞİD, Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrol ettiği kamplardaki savaşçılarını ve ailelerini serbest bırakabilirse bir dönüm noktası yaşanabilir.
Uluslararası Af Örgütü, IŞİD’in yenilmesinin üzerinden beş yıldan uzun süre geçmesine rağmen hala on binlerce kişinin alıkonduğunu söylüyor.
El Hol ve Roj kampları ile en az 27 gözaltı tesisinde 11.500 erkek, 14.500 kadın ve 30.000 çocuğun alıkonduğu tahmin ediliyor.
Mina al-Lami, “IŞİD’in gözü o kampların üzerinde. Bu kampları ve hapishaneleri basıp, alıkonulan insanları serbest bırakmak için herhangi bir kriz çıkmasını, güvenlik önlemlerinde herhangi bir zayıflama olmasını bekliyor” diyor.
“Örneğin Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlere karşı büyük bir askeri operasyon düzenlemesi, ya da ABD’nin Suriye’deki Şii milis gruplara yönelik bir operasyon düzenlemesi, bu tarz bir kriz oluşturabilir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – ABD Başkanı seçilen Donald Trump, görevi 20 Ocak’ta devralacağı Joe Biden ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Trump’ı karşılayan Biden yaptığı açıklamada, Trump’a Ocak ayında sorunsuz bir iktidar devretme sözü verdi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yaklaşık iki saat süren görüşmede, Trump ve Biden’ın ulusal güvenlik ve iç politika konularını ele aldığını açıkladı.
ABD’de 4 Kasım’da yapılan seçimlerde 47’inci Başkan seçilen Donald Trump, “Beyaz Saray’ı geri kazanmasından” bir hafta sonra Başkan Joe Biden ile görüşmek üzere Beyaz Saray’a geldi.
Trump’ı karşılayan Biden, basına yaptığı kısa açıklamada, “yumuşak bir iktidar geçişi” çağrısında bulundu.
Biden, “Söylediğimiz gibi, yumuşak bir geçiş geçirmeyi, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi karşılamak için elimizden geleni yapmayı dört gözle bekliyoruz. Tekrar hoş geldiniz” dedi. Görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Trump ise “Siyaset zordur ve pek çok durumda pek hoş bir dünya değildir, ancak bugün hoş bir dünya ve olabildiğince sorunsuz bir geçişi çok takdir ediyorum ve bunu çok takdir ediyorum” dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, iki saat süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın seçilmiş Başkan Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmenin “önemli bir toplantı – görüş alışverişi” olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, “Toplantıda ulusun ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli ulusal güvenlik ve iç politika konuları ele alındı. Başkan Biden ayrıca Kongre’nin halefinin seçildiği ancak görev süresinin başlamasından önceki dönemi için yapılacaklar listesinde yer alan, hükümetin finanse edilmesi ve Başkan’ın talep ettiği afet ek fonunun sağlanması gibi önemli konuları da gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.
Jean-Pierre, Biden’ın, seçimden bir gün sonra seçilmiş Başkana ve geçen hafta Rose Garden’da Amerikan halkına yönelik yaptığı “Düzenli bir geçiş ve barışçıl bir iktidar geçişi sağlayacağız” ifadelerini yinelediğini belirtti.
Joe Biden’ın Donald Trump ile görüşmesine, Biden’ın özel kalem müdürü Jeff Zients’in yanı sıra seçilmiş başkan Trump’ın kısa süre önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görev yapacağını açıkladığı Susie Wiles da katıldı. Trump’ın kampanyasını yöneten Wiles, bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.
Joe Biden’ın eşi Jill Biden da Trump’ı karşılama töreninde Biden’a eşlik etti.
Beyaz Saray, Jill Biden’ın Trump’a eşi Melania Trump için el yazısıyla yazılmış bir tebrik mektubu verdiğini ve “ekibinin geçiş sürecine yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini” bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya’nın kuzeyindeki Redzikowo köyü yakınlarında inşa edilen ABD füze savunma sisteminin bir parçası olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü bugün düzenlenen törenle faaliyete girdi. ABD ve onun Avrupalı müttefiklerini İran başta olmak üzere Orta Doğu’dan gelecek füze tehditlerine karşı korumayı amaçlayan füze savunma üssünün her biri 8’er SM-3 IIA önleyici füzesine sahip 3 adet MK41 dikey atım sistemi ve 1 adet SPY-1D balistik füze erken uyarı radarı ile donatıldığı bildirildi.
Bin ile 3 bin kilometre arasında menzile sahip füzelerinin bulunduğu üssün aynı zamanda NATO savunma sisteminin önemli bir unsuru olduğu belirtildi. Üssün açılışında konuşan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ABD ordusu gibi dünyanın güvenliğini koruyacak olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü’nün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Şimdi tüm dünya açık ve net bir şekilde burasının artık Rusya’nın etki alanı olmadığını görecek” ifadelerini kullanan Duda, Polonya genelinde halihazırda 10 bine yakın ABD askerinin görev yaptığını, ABD’nin Polonya ve tüm NATO’nun güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi.
Aegeis Ashore Füze Savunma Üssün’nde 500’e yakın ABD askerinin görev yapacağı belirtilirken Polonya hükümeti üssün gelecekte Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı da Polonya’yı savunmasını bekliyor. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Kongresi’nin iki yasama organından biri olan Senato’da Çoğunluk Lideri içim seçim yapıldı. Senatonun çoğunluk liderliğine Güney Dakota Senatörü John Thune seçildi. Cumhuriyetçi Partili senatörler tarafından seçilen Thune, görevi 2007 yılından bu yana Senatodaki Cumhuriyetçilerin liderliğini üstlenen 82 yaşındaki Kentucky Senatörü Mitch McConnel’dan devralacak.
Halihazırda Senato Azınlık Lider Yardımcısı olarak görev yapan Thune’un Senatonun Çoğunluk Lideri olarak görevi, ocak ayında yeni seçilen senatörlerin göreve gelmesiyle birlikte devralması bekleniyor.
ABD basınında yer alan haberlere göre, kapalı kapılar ardında yapılan gizli oylamada, Thune 29 oy, rakibi Texas Senatörü John Cornyn ise 24 oy aldı. Haberlerde, daha önce kendisini seçilmiş başkan Donald Trump’ın adayı olarak tanıtan ve Trump’ın sağcı müttefikleri tarafından desteklenen Florida Senatörü Rick Scott ise önceki oylama turunda sadece 13 oy aldı ve diğer adaylar Thune ile Cornyn’in oldukça gerisinde kalması nedeniyle yarıştan çekilmek zorunda kaldı.
1961 doğumlu Thune, 2005 yılından bu yana Güney Dakota Senatörü olarak görev yapıyor. Senatoda dördüncü döneminde bulunan Thune, 2021’den bu yana da Azınlık Lideri Yardımcısı vazifesinde bulunuyor. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fotokapan ile görüntülenen Anadolu Parsının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu Parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz” dedi. Bakan Yumaklı paylaşımında Anadolu Parsı’nın görüntülerine de yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililerden alınan bilgiye göre, Beyrut’taki Camille Chamoun Sports City Stadium’un, yerinden edilenlerin yerleştirileceği bir merkez haline getirilmesi için inşa ve donatım çalışmalarına başlandı.
Onlarca işçi, söz konusu spor tesisinde oda inşası ve su tesisatı kurulumuna yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Beyrut Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle inşa edilecek merkeze, İsrail saldırılarında evleri yıkılan veya evlerinden ayrılmak zorunda kalan aileler yerleştirilecek.
Merkeze, yerinden edilenler ve Beyrut’taki okullarda veya özel mekanlarda kalanlar kabul edilecek.
Yerel kaynaklara göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle bugüne kadar 1 milyon 200 binden fazla insan yerinden edildi. Bu da Lübnan nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de 5 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerini kazanan ve 20 Ocak 2025’te göreve başlaması beklenen Donald Trump’ın kabinesinde bir isim daha belli oldu. Trump, yaptığı açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörü olarak eski Demokrat Kongre Üyesi Tulsi Gabbard’ı seçtiğini aktardı. Trump, “Tulsi 20 yılı aşkın bir süredir ülkemiz ve tüm ABD’lilerin özgürlükleri için mücadele etmekte. Demokratların eski başkan adayı olarak her iki partide de geniş bir desteğe sahip olan Tulsi, artık gururlu bir Cumhuriyetçi. Tulsi’nin kariyerini tanımlayan korkusuzluğunu istihbarat topluluğumuza yansıtacağına, anayasal haklarımızı savunacağını ve barışı güvence altına alacağını biliyorum. Tulsi hepimizi gururlandıracak” dedi. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bu yıl yedincisi düzenlenen “Hanoi Uluslararası Film Festivali”nin geliştirme bölümünde yarışan film, “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Festivalin geliştirme bölümünde Bangladeş, Malezya, Hindistan, Türkiye, Arjantin ve Vietnam’dan 8 proje yarıştı.
Bir hafta süren festivalde iki gün konuk olarak ağırlanan yönetmen Soysal, “Rahma” projesini tanıtmanın yanı sıra Türk sineması hakkında da Vietnamlı sinemaseverlere bilgi aktardı.
Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çekimlerine hazırlandığı “Rahma” filminin ödüle değer görülmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Vietnam’da düzenlenen festivalde bulunmak benim için farklı bir deneyimdi. Festivallerin en güzel tarafı farklı coğrafyalardan insanlarla bir araya gelmek, onları sinema penceresinden tanıyabilmek. İki günlük konukluğum sırasında bölgenin sineması hakkında yakından fikir edinme fırsatım da oldu. Hanoi Uluslararası Film Festivali’nin değerli jürisine projemi ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Festival yönetimine ve ekibini de başarılı organizasyonları için kutluyorum.” dedi.
Proje, 2023’te TRT 12 Punto Senaryo Geliştirme Platformu’ndan “Ön Alım”, geçen ay Çanakkale’de ilki düzenlenen Troya Proje Geliştirme Platformu’ndan ise “En İyi Proje” ödüllerini kazanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen “Rahma”, yurt dışında da BulgaristanKültür Bakanlığı Film Fonu’ndan ortak yapım desteği aldı.
Konusunda “Anne sadece doğuran kişi midir, yoksa daha çok bağ kuran mıdır?” sorusunun cevabını arayacak olan film için ayrıca Balkon Film Yapım ve Ars Digital Yapım ortaklığında Avrupa’nın büyük fonu olan Euroimage’a da başvuru için hazırlanılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ICARDI’NIN YERİNİ JOVİC DOLDURACAK
Calcio Mercato’da yer alan habere göre; Galatasaray, Milan forması giyen Luka Jovic ile ilgileniyor. Mauro Icardi’nin sakatlığı sonrası forvet transferi yapmak isteyen sarı kırmızılı takım, Milan’ın 26 yaşındaki golcüyü radarına aldı. Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Sırp golcünün ayrılığa sıcak baktığı belirtildi. Ayrıca yıldız isme İtalya’dan da taliplerin olduğu vurgulandı.

JOVIC’İN RAKAMLARI
Luka Jovic, bu sezon Milan’da istediğini bulamadı. Sadece 4 maçta forma giyebilen 26 yaşındaki golcü, 1 kez gol sevinci yaşadı. Kızılyıldız, Benfica, Frankfurt, Real Madrid ve Fiorentina formaları giyen Jovic, kariyeri boyunca tüm kulvarlarda çıktığı 297 maçta 82 gol, 26 asistlik performans sergiledi. Sırbistan Milli Takımı’nın da formasını terleton deneyimli forvet, 42 karşılaşmada 11 gol attı ve 2 asist yaptı. Luka Jovic’in güncel piyasa değeri ise 5 milyon euro.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Binlerce adayın uzun süredir hazırlandığı ve ter döktüğü Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) süreç tamamlandı.
KPSS kapsamında Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri sınavları 14 Temmuz’da, Alan Bilgisi oturumları 20-21 Temmuz’da ve ÖABT sınavı ise 4 Ağustos’ta düzenlendi.
Sınavların sona ermesinin ardından sonuçlar 23 Ağustos 2024 tarihinde açıklanmıştı.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) 2024 Kamu Personel Seçme Sınavı (2024-KPSS Lisans) ile ilgili açıklama geldi.
4 SORU İPTAL EDİLDİ
ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
14 Temmuz 2024 tarihinde uygulanan 2024-KPSS Lisans’ın Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumunda yer alan Genel Yetenek Testi Temel Soru Kitapçığına göre 3 ve 29 numaralı soruları ile Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumunda yer alan Genel Kültür Testi Temel Soru Kitapçığına göre 33 ve 36 numaralı soruları, yargı kararları gereği iptal edilerek yeniden değerlendirme yapılmıştır.
Adaylar, yargı kararı gereği yapılan değerlendirme sonuçlarına 7 Kasım 2024 tarihinde saat 14.30’dan itibaren ÖSYM’nin ‘https://sonuc.osym.gov.tr’ adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecektir.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sözleşmeli öğretmen alımı kapsamında 2 Temmuz – 10 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen sözlü sınav süreci, yönetmelikteki değişiklikler üzerine açılan davalar nedeniyle ertelenmişti.
Yönetmelik değişikliği ile sözlü sınavın etkisi %100’den %50’ye indirilmiş ve adayların KPSS puanları ile sözlü sınav puanları eşit ağırlıklı olarak değerlendirilmişti. Danıştay’ın yürütmeyi durdurma taleplerini oy birliğiyle reddetmesinin ardından Bakanlık, sonuçları açıklama kararı aldı.
SAAT 22:00’DE SONUÇLAR AÇIKLANDI
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre adaylar, sonuçlarını bu akşam saat 22.00 itibarıyla e-Devlet platformundan öğrenebilecek.
İtirazlar ise 28 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında alınacak ve 11 Kasım’da sonuçlanacak.
Atama tercihleri 14-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak, sonuçlar ise 23 Kasım’da duyurulacak.
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anma programı 10 Kasım sabah saat 09: 00 da başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk heykeline çelenklerinin sunulmasından sonra saatler 09: 05’i gösterdiğinde hayat durdu ve tüm yurtta olduğu gibi Bandırma halkıda atanın huzurunda 2 dakika saygı duruşunda bulundu.
Akabinde İstiklal Marşı okundu. Anma töreninde günün anlam ve önemine belirten konuşmayı Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Resul Yavuz, Atatürk ve Cumhuriyet’ adlı konuşmasını gerçekleştirdi. Törene Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Garnizon Komutanı Hava PilotTuğgeneral Esat Çetin, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, siyasi parti temsilcileri öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Cumhuriyet Meyda’nında gerçekleşen anma töreninin ardından Bandırma Barış Manço Kültür Merkezinde, Recep Gencer Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerin hazırladıkları şiir ve koro müzik dinlesiti ile devam etti. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüm ülke genelinde olduğu gibi Kayseri’nin Bünyan ilçesinde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ölümünün 86. yıl dönümünde saat 09.05’te ilçe protokolü eşliğinde düzenlenen törenle anıldı. 10 Kasım Atatürk’ü Anma programları kapsamında Bünyan’da düzenlenen çelenk sunma töreni; İlçe Kaymakamı Turgut Gülen, Garnizon Komutanı Yakup Konya, Belediye Başkan Yardımcısı Egemen Ulusoy, Başkan Yardımcısı Yaşar Çakmak ve ilçe protokolünün katılımları ile gerçekleştirildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>10 Kasım Atatürk’ü anma programları dahilinde Marmaris Atatürk meydanında ilk olarak çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Kaymakam Nurullah Kaya, Marmaris Belediyesi Başkanı Acar Ünlü, Garnizon Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, çelenk sundu. Çelenk sunumunun ardından Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu 09.05’te ilçe genelinde sirenler çaldı, 2 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından Aksaz Askeri bandosu eşliğinde İstiklal marşının okunması ile Atatürk meydanındaki tören sona erdi.
Atatürk meydanında düzenlenen programa Kaymakam Nurullah Kaya, Aksaz Garnizon Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, Belediye Başkanı Acar Ünlü, Başsavcı Fatmagül Yörük, İlçe Emniyet ve Jandarma, siyasi partiler, okullar, STK’lar ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
10 Kasım programları Armutalan Kültür merkezi, ilçedeki okullarda ve ilçe genelinde düzenlenen etkinlikler ile devam edecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adıyaman Valiliği bahçesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 86. ölüm yıl dönümünde törenle anıldı. Programa, Adıyaman Valisi Osman Varol, Beldiye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Atatürk Anıtına çelenklerin sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP, AK PARTİ’NİN 5 PUAN ÖNÜNDE
Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 5 puanla önünde görüldü. DEM Parti yüzde 9,2 alırken; MHP ve İYİ Parti seçim barajının sınırında yer aldı. Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin oy oranları dikkat çekti.
Anketten çıkan sonuçlar şu şekilde;
CHP: %33,4
AK PARTİ: %28,2
DEM: %9,2
MHP: %7,3
İYİP: %7
Zafer: %6,2
YRP: %6,2

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anma programı çerçevesinde Vali İsmail Ustaoğlu, Garnizon Komutanı Hava Tümgeneral Hüseyin Duman ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Atatürk Anıtına çelenk sundu. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının yanı sıra dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarının da Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından saatler 09.05’i gösterdiğinde siren sesleriyle birlikte saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı okunmasıyla Türk Bayrağı göndere çekildikten sonra yarıya indirildi. Saygı duruşuna yoldaki araçlar da kornalarıyla eşlik ederken yaya vatandaşlar da saygı duruşunda bulundu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sabah Havuzbaşı kent meydanında Atatürk anıtına çelen sunumunun ardından saatle 09.05’i gösterirken siren eşliğinde iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Atatürk’ü Anma programı daha sonra Atatürk Üniversitesi15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndaki tören ile devam etti.
Törene Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticiler, siyesi parti ve STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde saat 09.05’te 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde hayat durdu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86’ncı yıl dönümünde, saatler 09.05’i gösterdiğinde hayat durdu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçiş yönünde polis ekipleri tarafından trafik durduruldu. Saat 09.05’i gösterdiğinde köprü girişinde sürücüler araçlarından indi. Vatandaşlar ve polis ekipleri 15 Temmuz Şehitler Köprüsü girişinde saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşu havadan da görüntülendi.
‘GÜZEL BİR ANIYDI’
Ailesiyle köprüden geçtiği sırada saygı duruşunda duran Erdem Işık, “Kızımızda saygı duruşunda bulundu. İlk 10 Kasım’ı olsun dedik. Atamızı andık. Aracımızdan indik. Güzel bir anıydı. O da öğrenecek. Atasını anacak” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen törende iki dakikalık saygı duruşunun ardından Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşları çelenkleri Atatürk büstüne sunuldu.
Çelenk sunma töreninin ardından devam eden anma etkinliklerinde çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edilirken öğrenciler tarafından şiir, kompozisyon ve oratoryo gösterisi ile etkinlikler son buldu. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, işlek cadde ve sokaklarda gece asayiş ve trafik uygulama faaliyeti gerçekleştirdi.
Ekipler, asayiş yönünden 161 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sisteminden sorgusuna bakıldı, yapılan sorguda bir yoklama kaçağı yakalanıp, 7 açık iş yeri kontrol edildi.
Trafik yönünden yapılan kontrollerde, alkollü araç kullanan bir sürücüye 6 bin 439 idari para cezası verilerek ehliyetine 6 ay el konuldu. Bir araç sürücüsüne ise yüksek sesle müzik yaptığı gerekçesiyle 690 lira idari para cezası kesildi.
Uygulamaların yıl boyunca devam edeceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Garnizon Komutanı TuğgeneralHasan Basri Erkuzu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu.
Tören, İsmail Baha Sürelsan Konservatuarı Türk Sanat Müziği İcra Heyetince Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen”Hasret” isimli konser ile sona erdi.
Muğla
Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Vali İdris Akbıyık, Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Baybars Küçükatay ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Atatürk Anıtı’na çelenk koydu.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, ardından İstiklal Marşı’nı okudu.
Bazı vatandaşlar da evlerinin balkonuna çıkarak saygı duruşuna katıldı.
Anma töreni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinliklerle devam etti.
Burdur
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Garnizon Komutanı İlhan Gökoğlan, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma programı, Burdur Mehmet Akif Ersoy ÜniversitesiKonferans ve Sergi Salonu’nda devam etti.
Programda, Atatürk temalı şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Isparta
Isparta’da 15 TemmuzDemokrasi Meydanı’ndeki anma töreninde, Vali Abdullah Erin, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Atatürk Anıtı’na çelen bıraktı.
Saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla meydandaki protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulundu, İstiklal Marşı’nı okuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’da Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen anma törenine; Vali Seddar Yavuz, 2.Ordu Komutanı Orgeneral Levent Ergün ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yanı sıra siyasi partilerin temsilcileri, askeri ve mülki erkan ile öğrenciler katıldı.
Anma töreninde Valilik, 2.Ordu Garnizon Komutanlığı, Malatya Büyükşehir Belediyesi, CHP İl Başkanlığı, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı, İYİ Parti İl Başkanlığı ile STK’lar Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunda bulunuldu. Saatler 09.05’i gösterirken sirenlerin çalmasıyla birlikte 2 dakikalık saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.
Anma töreninde Anıt Şeref Defterini imzalayan Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Aziz Atatürk; fedakarlıklar ve yokluklar içerisinde kazandırdığınız Kurtuluş Savaşı’ndan sonra hür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kurdunuz. ve bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti devletini daha güçlü, milletimizi de refah içinde yaşatacak şekilde emanetinize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız esnasında hedefimiz aziz milletimizi muasır medeniyet üstüne çıkarmak; bilim, sanayi ve teknolojide yarışmak ve ebediyete kadar Anadolu’da hür ve bağımsız yaşamaktır. Emanetiniz emin ellerdedir. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun” dedi.
Kent merkezinde de saatler 09.05’i gösterdiğinde sirenler çalınca birçok vatandaş araçlarından inerek saygı duruşunda bulundu. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 86’nci yıldönümünde Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törenle anıldı. İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen törene, İstanbul Valisi Davut Gül, 1’inci Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı OrgeneralMetin Tokel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları üyeleri katıldı. Saat 08.50’de başlayan törende, İstanbul Valisi Ali Davut Gül, 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu sırasıyla Cumhuriyet Anıtı’na çelenk sunarak saygı duruşunda bulundu. Protokol çelenklerinin konulmasının ardından baro, siyasi parti ve çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri de sırayla anıta çelenk koydu. Tören, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasının ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 86. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program; Cumhuriyet Meydanı önünde başladı. Programda Tomarza Kaymakamı Ali Buzkaya ve Belediye Başkanı Osman Koç, Atatürk büstüne çelenk sundu. Çelenk sunulmasının ardından saat 09: 05’de itfaiye, ambulans, polis ve jandarma araçlarının sirenleri eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Program; Atatürk konulu şiirler okunması ile son buldu.
Programa; Tomarza Kaymakamı Ali Buzkaya, Tomarza Belediye Başkanı Osman Koç, İlçe Garnizon Komutanı Kadir Er, İlçe Emniyet Amiri Yaşar Şahin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Kurt başta olmak üzere siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, kurum amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM’da, Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde yerden 80 metre yüksekte çalışan kule vinç operatörü Mustafa Ağır (50), saatler 09.05’i gösterdiğinde işini bırakıp saygı duruşunda bulundu.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümünde Çorum’da anma programı düzenlendi. Kent protokolünün Atatürk Anıtı önünde düzenlediği anma etkinliğinin yanı sıra saatler 09.05’i gösterdiğinde çalan sirenler, kentin birçok noktasından duyuldu.
Bahçelievler Mahallesi’nde yapımı devam eden Devlet Hastanesi inşaatında görev yapan kule vinç operatör Mustafa Ağır, 80 metre yükseklikte çalıştığı sırada, siren seslerini duyunca işi bırakıp kabinden çıkarak, saygı duruşuna geçti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk vefatının 86. yıl dönümünde tüm yurtta olduğu gibi Antalya’da da anıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı’nda düzenlenen resmi törene binlerce Antalyalı katıldı. Törene Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Garnizon Komutanı Hasan Basri Erkuzu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, AK Parti Antalya Milletvekilleri İbrahim Ethem Taş, Kemal Çelik, CHP Antalya MilletvekiliSururi Çorabatır, MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı.
Karada ve denizde anıldı
Atatürk Anıtı’na sırasıyla Antalya Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çelenklerinin konulmasının ardından saatler 09.05’i gösterip sirenlerin çalmasıyla seyir halindeki sürücüler araçlarını yol kenarında durdururken, bir grup motorcu Konyaaltı varyantında motorlarını durdurarak saygı duruşunda bulundu. Bir halk otobüsü sürücüsü de durarak içerisindeki yolcularla birlikte saygı duruşunda bulundu. Aynı anlarda Konyaaltı sahilinde bulunan vatandaşların yanı sıra denizde SUB yapan vatandaşlarda denizde saygı duruşunda bulundular. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Batman Valisi Ekrem Canalp, Batman Garnizon Komutanı TuğgeneralMehmet Ali Koç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Batman Üniversitesi Rektörü İdris Demir, kamu kurum müdürleri ve bazı siyasi partiler katıldı.
10 Kasım Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında valilik bahçesinde tören düzenlendi. Kent protokolü tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saatler 09.05 geçeyi gösterdiğinde siren eşliğinde vatandaşların 2 dakikalık saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı okunmasının ardından program sona erdi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hükümet Konağı önünde düzenlenen anma töreninde, Vali Vekili Ziya Polat, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez ve Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger Atatürk anıtına çelenk sundu.
Ardından da Atatürk’ün 86 yıl önce ebediyete göçtüğü an olan 09.05 geçe, il genelinde ‘Ti’ sesi eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar yarıya indirildi.
Atatürk’ü anma etkinlikleri, daha sonra İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu’nda devam etti. Burada da 2 dakika boyunca Atatürk’ün kendi sesinden 10 Yıl Nutku eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Program, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılması devam etti. Atatürk’ün Biyografisi, şiirlerin okunması ve Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türküler dinletisinin ardından program sona erdi.
Programa; Vali Vekili Ziya Polat, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Şahin Yenilmez, Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Başsavcı Mehmet Çepni, kurum ve daire amirleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATATÜRK Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Ayperi Öztürk, kasım ayının ‘Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı’ olduğunu hatırlatarak, Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 1 yılda yaklaşık 31 bin kişinin yeni akciğer kanseri tanısı aldığını ve 25 bine yakın akciğer kanserine bağlı ölüm bildirildiğini söyledi.
Doç. Dr. Ayperi Öztürk, akciğer kanserinin dünyada ve Türkiye’de kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer aldığını söyledi. Doç. Dr. Öztürk, “2022 yılı verilerine göre dünyada yaklaşık 2,5 milyon yeni akciğer kanseri tanısı konulmuş olup, bunların 1,8 milyon kadarı akciğer kanserine bağlı ölüm olarak bildirilmiştir. Bu oldukça yüksek bir rakam. Ülkemizde ise son 1 yılda Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 31 bin kişi yeni akciğer kanseri tanısı almış. Yine ölümlere baktığımızda ise 25 bine yakın akciğer kanserine bağlı ölüm bildirilmiştir” dedi.
Doç. Dr. Öztürk, sigaranın akciğer kanseri için en önemli risk faktörü olduğunu söyleyerek, “Ancak sadece sigarayla sınırlı kalmadığını, tütün ve tütün ürünlerini kapsadığını söylemek daha doğru olacaktır. Sigaranın dışında nargile, özellikle elektronik sigaralar yine bu maruziyetin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Aslında sadece sigara içenler değil, içmeyenler de etkilenmektedir. Mesela bebeklerde, sigara içen annenin ya da içen babanın yanında yaşamak, anne aracılığıyla tensel temas nedeniyle de sigara içerisindeki nikotin ve benzeri yabancı maddeler ya da kanserojen maddelerden geçmektedir” diye konuştu.
Akciğer kanserinde bir başka önemli noktanın elektronik sigara kullanımı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Öztürk, “Son dönemde özellikle gençler arasında popüler olarak ‘Sigara içmiyorum ama ben elektronik sigara içiyorum’ gibi bir algı yaratılmış durumda. Halbuki elektronik sigara içerisinde, sigaranın içinde olan nikotinin dışındaki kimyasal maddeler kadar zararlı kanserojen ve kimyasal maddeler bulunmaktadır. Gençler arasında sık tercih ediliyor ancak oldukça yanlıştır. Kesinlikle bu tür tütün ve tütün ürünlerini asla kullanmamak gerekir. Bir başka çevresel faktör de aslında hava kirliliği, radon gazı, asbest gibi tozsal maruziyetler. Özellikle deprem bölgesinde depremden sonra ortaya çıkan asbest tozları da ileriki yıllarda kanserojen madde olarak çıkabilecektir” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Öztürk, akciğer kanserinin erken dönemde şikayet ya da belirti vermeyebileceğini ifade ederek, “Bu nedenle yavaş seyreder ve geç dönemde genellikle hastalarımız tanı almaktadır. Erken teşhis konulduğunda önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık, yaklaşık yüzde 70 oranında sağ kalım mevcuttur. Hatta bunu çok erken tanı dediğimiz; enstitü aşamasında yakaladığımızda yüzde 100 olmakta. Hastalığın tedavisi için yeni tedavilerden, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerden bahsedebiliriz. Aslında halk arasındaki başka bir deyişle aşı tedavileri ve akıllı ilaçlar bu gruba dahil olmaktadır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOĞAZİÇİ Üniversitesi’nde ‘Tarım ve Gıda Sektörlerinde Yapay Zeka ve İş Zekası’ başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. 1 Kasım’da düzenlenen etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, “Gıda ve tarım sektörleri için sosyal sermayeye çok ihtiyacımız var. Bunun için de sektördeki herkesi bilinçlendirmeli ve geliştirmeliyiz” dedi.
Etkinliğe Tarım ve Ormancılık Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Zekeriya Coştu ve Oruç Baba İnan, akademisyenler ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Yardımcıları kamuda gerçekleştirilen çalışmalardan ve önümüzdeki süreçte hayata geçirecekleri projelerden bahsetti ve sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
ASİL: AKADEMİ VE SEKTÖR ARASINDA KÖPRÜ OLMAK İSTİYORUZ
Akademi ve Sektör Yöneticileri İş birliği Derneği (ASYÖNDER) Başkanı Doğan Asil, akademi ve sektörün işbirliğiyle ‘know-how’ı takip eden değil, ‘know-why’ sürecinde olanların önümüzdeki çağın aktörleri olacağını belirtti. ASYÖNDER olarak akademi ve sektör arasında köprü olmak istediklerini söyleyerek derneğin ana çalışma prensiplerini oluşturacak etki modelini tanıtan Asil, “ASYÖNDER olarak ilk işbirliği toplantımızı, tarım ve gıda alanında gerçekleştirdik. Hem özel sektörün hem de kamunun sektörle ilgili bilgilerinden faydalandık. Akademinin, üniversitelerin sektör için yapabileceklerini değerlendirdik. Bundan sonra da diğer sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelerek akademi ile sektörel işbirliklerinin kurulması amacıyla neler yapabileceğimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.
ÖZERTAN: TARIMDAKİ GORDİON DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZMEYİ UMUYORUZ
Etkinlikte konuşan Boğaziçi Üniversitesi Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformu (Bountarım) Kurucu Üyelerinden Prof. Dr. Gökhan Özertan, bu tür etkinliklerin akademi ve sektörün buluşması açısından değerli olduğundan bahsetti. Tarımın bir çok farklı girdi ve çıktıya sahip sektör olduğunu belirten Özertan, “Biz bunu onlarca farklı ipten oluşan bir Gordion düğümüne benzetiyoruz. Bu düğümü birlikte etkin bir şekilde çözmeyi umuyoruz” dedi.
COŞKUN: SEKTÖR TEMSİLCİLERİ DAHA SIK BULUŞMAK İSTİYOR
Akademi ve kamu temsilcileri ile bu modelde daha çok bir araya gelmek istediklerini belirten BÜYEM Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun, üniversite olarak BÜYEM (Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi), TÜBİTAK Teknoloji Transfer Ofisi’nin yanı sıra üniversitelerin uygulama ve araştırma merkezleriyle yürüttükleri akademi, kamu ve özel sektör iş birliklerine değindi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hasat etkinliğinde, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencileri, belediye çalışanları ile cennet hurması topladı.
Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yaptığı açıklamada, üniversite ve öğrencilere katkı sağlayacak her çalışmada yer almaya çalıştıklarını belirtti.
Her yıl gerek staj için gerek diğer konular için öğrencileri ağırladıklarını aktaran Subaşı, şunları kaydetti:
“Park Bahçeler Müdürlüğü Sera Alanımız aslında sizler için aslında en aktif okullardan biridir. Çünkü burada uygulamalı anlamda bir eğitim almış oluyorsunuz. Bitkiye dokunma ve onu yakından gözlemleme fırsatı buluyorsunuz. Bir park ve refüjde bile siz öğrenciler birçok açıdan bakma imkanı bulabilirsiniz. O bitkilerin birbiriyle uyumu ya da uyumsuzluğu, sulama durumu, birbirine yakınlığı ve uzaklığı gibi birçok konuda fikir ve bilgi sahibi olabiliyorsunuz.”
BŞEÜ Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahadır Sayıncı da fakülte olarak uygulamalı eğitimleri artırmak anlamında eğilimlerinin bulunduğunu dile getirerek, öğrencilerin sera ve dışındaki faaliyetlere dahil olmasını önemsediklerini bildirdi.
Etkinlik, Subaşı ve beraberindekilerin cennet hurması toplaması ve hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Ticaret Bakanlığı İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programında konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Basri İlhan, “İş dünyası olarak üretim ve ihracatın ülke ekonomisi için ne anlama geldiğini biliyoruz, sorumluluğumuzun farkındayız. Şartlar ne olursa olsun, üretmeye devam edeceğiz” dedi.
Eğitim programının açılış konuşmasını yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Basri İlhan, “Ülke ve bölge ekonomisinin gelişmesine, ihracat yönüyle döviz girdisi sağlanmasına ve sanayileşmeye sağladığı katkılarla Malatya’mız, bölgemizin çekim merkezi konumundadır. Şehrimizin sahip olduğu bu stratejik konumun farkındayız. Bu nedenle, hedefimiz ihracatçı üyelerimizin sayılarının artması. Üyelerimizin yeni pazarlar bulmaları, ihracat kapasiteleriniz artırmaları ve ihracat yapmayan üyelerimizin de ihracata yönelmelerini önemsiyoruz. Bu kapsamda Odamızda kurduğumuz Dış Ticaret Birimi aktif bir şekilde çalışıyor. Gerek odamızda düzenlediğimiz ihracat eğitimleri, gerekse URGE projeleri ile şehrimizin ihracatı her geçen yıl artıyor. Deprem öncesinde yıllık 455 Milyon dolar olan ihracatımız, depremin etkisiyle 2023’te yüzde 13 düşüşle 392 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ancak, ihracatımızın yeniden ivme kazandığını söyleyebilirim. Hemen rakamlarla ifade etmek isterim. 2024’ün ilk 10 ayında geçtiğimiz yıla göre yüzde 9,6 artışla 347 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“İş dünyası olarak üretim ve ihracatın ülke ekonomisi için ne anlama geldiğini biliyoruz, sorumluluğumuzun farkındayız” diyen İlhan, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Şartlar ne olursa olsun, üretmeye devam edeceğiz. Şehrimizin ana ihracat kalemi kuru kayısı olsa da farklı sektörlerde ihracat yapan firmalarımız da var. Küresel ihracatın daraldığı bu dönemde inovatif ve yüksek katma değerli ürünleri ihracat kalemlerimize katmamız kaçınılmaz. Yükte hafif, pahada ağır ürünlerin ihracatını gerçekleştirecek firmaların sayılarını arttırmamız gerekiyor. Sanayiciler olarak en zayıf olduğumuz alanın, yenilikçi buluş, inovasyon kapasitesi ve AR-GE kültürü olduğunun farkındayız. Bugünkü eğitimlerin bu anlamda şehrimiz ihracat kültürüne önemli bir katkı sunacağına gönülden inanıyoruz. Sanayimiz için önemli bir konu olan Yeşil Mutabakat konusuna da değinmeden geçmek istemiyorum. Zaman daralıyor. 2026 yılında tamamen uygulanmaya başlanacak olan Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenlemesi, özellikle AB ülkelerine ihracat yapan firmalarımızı yakından ilgilendiriyor. Bugünkü eğitimler arasında Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği konusu da var. Sanayicilerimizin bu eğitimi kaçırmamalarını diliyorum.”
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mükerrem Aksoy ve Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak da birer konuşma yaptı. Konuşmalarda eğitimin faaliyetlerinin önemine vurgu yapıldı. Konuşmaların ardından Ticaret Bakanlığı Uzmanları tarafından TSO üyelerine sunum gerçekleştirildi. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇLİK dönemindeki düzensiz uykunun yaşlılıkta beyin sağlığı için ciddi riskler oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Vedat Göral, “Genç yaşlarda uyku düzeni oluşturmak, yaşlılıkta bilişsel sağlığımızı korumak adına çok önemli. Düzensiz uyku sadece hafızayı değil, aynı zamanda beynin yapısını da olumsuz etkileyebiliyor” dedi.
Uyku düzensizliğinin hayatın her anını etkilediğini ifade eden Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Vedat Göral, “Kalitesiz bir uyku gençlikte anlaşılmasa da yaşlılık döneminde ciddi hastalıkları da beraberinde getiriyor. Beyinde bulunan glimfatik sistem, uykusuz kalan kişilerde yeteri kadar çalışmadığı için beynin fonksiyonlarının bozulmasını, beynin küçülmesini, demansı ve hafıza kaybını tetikliyor. Uyku düzenine genç yaşlarda özen göstermenin, ilerleyen yaşlarda beyin sağlığı için kritik önem taşıyor” diye konuştu.
‘UYKU KALİTESİ BEYİN SAĞLIĞINI KORUYOR’
Sağlıklı bir beyin için düzenli uyku süresinin ideal seviyede olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Göral, “Genç yaşlarda uyku düzeni oluşturmak, yaşlılıkta bilişsel sağlığımızı korumak adına çok önemli. Düzensiz uyku sadece hafızayı değil, aynı zamanda beynin yapısını da olumsuz etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı.
GLİMFATİK SİSTEMİN ETKİSİ VE UYKU ÖNERİLERİ
Uyku düzeninin beyindeki glimfatik sistemin sağlıklı çalışmasını desteklediğini ve bu sistemin uyku sırasında toksinleri temizlediğini vurgulayan Prof. Dr. Göral, ideal uyku süresinin 7 saat olduğunu belirtti. Prof. Dr. Göral, “Gereğinden fazla veya eksik uyku, beyin sağlığı açısından zararlı. Oda sıcaklığı, ışık koşulları gibi etkenler de uyku kalitesini artırmak için dikkate alınmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramankazan Belediyesi 2024 Yılı Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ekim ayında gerçekleşen meclis toplantı tutanağının kabul edilmesi ile başladı. Toplantıda gündem dışı maddeler, 2025 yılı ücret tarifesi değişikliği, şehirlerarası yolcu durağı yapılması, ortak hizmet protokolü, tehlike içeren kavşak ve yollara uyarı işareti ve hız düşürücü engel yapılması, Yıldırım Beyazıt Mahallesi ve Fatih Mahallesi sorunları, Milli Egemenlik Parkı bakım çalışması, Sayıştay 2023 raporu konuları görüşülerek oy birliği ile kabul edildi.
Kahramankazan Belediyesi olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi ile AdanaCeyhan Belediyesi arasında kardeş şehir olma kararı aldıklarını belirten Başkan Çırpanoğlu, kararın sosyo-ekonomik anlamda ilçeye olumlu etkileri olacağını ifade etti.
“Eğitim yatırımlarımız devam edecek”
Kahramankazan Belediyesi olarak öğrencilere destek vermeye devam ettiklerini belirten Başkan Çırpanoğlu, “Lisans ve ön lisans olmak üzere yükseköğrenimlerine devam eden 1000 üniversite öğrencimize 800 TL olarak belirlediğimiz burs destekleri öğrencilerimizin hesaplarına yatırıldı. İnşallah gücümüz yettiğince ilçemizde ikamet eden öğrencilere ve eğitimlerine yönelik yatırımlarımız artarak devam edecek” dedi.
Ayrıca Yükseköğretim Kurumları Sınavı ile Liselere Giriş Sınavı’na girecek öğrencilerin eğitim hayatlarına destek olmak için çalışma içerisinde olduklarını söyleyen Başkan Çırpanoğlu, öğrencilerin sınava hazırlık sürecini verimli şekilde geçirecekleri, hedefledikleri lise ve üniversiteyi kazanmalarına yardımcı olacak online eğitim programı hazırladıklarını vurguladı.
TAİ- TUSAŞ bölgesinin HAB bölgesi kapsamına alınması hakkında istişarelerin yapıldığı toplantı, bir sonraki meclis toplantısının 02.12.2024 tarihinde yapılması kararının ardından sona erdi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler, Yenibosna Mahallesi’nde bulunan özel okulun dış cephesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın nedeniyle okuldan öğrenciler tahliye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ticaret Bakanlığı ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası İşbirliği ile düzenlenecek programda, Bakanlık yetkilileri tarafından yatımcılara sağlanan destekler konusunda detaylı bilgiler verilecek. Eğitim programında şu konular hakkında bilgiler verilecek, “Mal ihracatına yönelik sağlanan devlet destekleri, KOBİ ve kümeleme destekleri, fuar destekleri, markalaşma ve tasarım destekleri, e-ihracat destekleri/ kolay ihracat platformu, hizmet ihracatına yönelik sağlanan devlet destekleri, yeşil mutabakata uyum projesi destekleri ‘responsible’ programı, Ticaret Bakanlığı destek yönetim sistemi.”
Elazığ’ın ekonomik alanda gelişmesi, yeni yatırım alanları, ihracat ve Ticaret Bakanlığa başta olmak üzere diğer kamu kurumlarının verdiği desteklerden, mevcut ve yeni yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile düzenleyecekleri eğitim programının yatırımcılar açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Elazığ TSO Başkanı Alan, “Elazığ, üretim ve ihracatı ile son yıllarda önemli bir atılım yaşayan şehir konumunu her yıl daha da pekiştiriyor ve daha ötelere taşıyor. Birinci OSB’den sonra ikinci OSB’miz olan TEKNOVA’da parsellerimizin kısa bir süre içerisinde yoğun bir talep görmesi ve üretime başlaması da gösteriyor ki ilimiz üretim ve ihracat yolunda istikrarlı bir büyüme yaşıyor. Mevcut iş insanlarımızın yatırımlarını daha da genişletmeleri, yeni ve genç girişimcilerimizin de Ticaret Bakanlığı ve diğer devlet kurumlarımız tarafından sağlanan teşvikler konusunda düzenleyeceğimiz eğitim programına tüm yatırımcılarımız davetlidir” dedi.
7 Kasım 2024 Perşembe günü Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda saat 09.00’da başlayacak eğitim programına katılım sağlayanlara Bakanlık onaylı katılım sertifikası verilecek. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez İlkokulu Bisiklet ve Değerler Kulübü öğrencileri danışman öğretmenler Muhittin Çapacı ve İlknur Atalay önderliğinde Atatürk Haftası kapsamında Gökçehüyük Barajında doğa yürüyüşü ve çevre tanıma etkinliğinde buluştu.
Öğrencilere çevre temizliği konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı kaydeden Okul Müdürü Cemal Şahin, “Doğayı sev yeşili koru anlayışının öğrencilerimizde oluşması için Atatürk Haftası kapsamında bu etkinliği düzenledik. Öğrencilerimiz Gökçehüyük barajında yaşadıkları doğayı tanıma ve doğada yaşayan canlıların bazılarının yaşamsal hareketleri gözlemleme fırsatı buldu. Etkinliğimizin gerçekleştirilmesinde desteklerini esirgemeyen İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Tahir Kibar Bey olmak üzere katkıda bulunan Seydişehir Belediyemize ve velilerimize teşekkür ederiz.” dedi.
Öğrencilerin Gökçehüyük Barajında gerçekleştirdiği etkinliğe İlçe Milli Eğitim Müdürü Tahir Kibar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk dünyası için ortak alfabenin; ortak istikbalin ve geleceğe adım atmanın nişanesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesile ile özellikle ak sakallıların koordinasyonunda ortak dili geliştirmek amacı ile ortak alfabe çalışması eylül 2024’te tamamlandı. 34 harfli alfabede mutabık kalındı. Üyelerin bu alfabe ile gerekli dönüşümü tamamlaması gerek.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
“Ortak bir gelecek inşasını hedef alan kuruluşumuzun 15. yıl dönümünü idrak ettik. Gaspıralı’nın hatıra parasını sizlere takdir etmenin bahtiyarlığını duyuyorum. Zirve’nin Türk dünyası için hayırlara vesile olmasın rabbimden niyaz ediyorum. Teşkilatımız istikrar ve refah iklimini güçlendiren, örnek alınan platform haline gelmiştir.
Türk dünyasını ilelebet payidar kılacak güçlü irade bu masadaki tüm dostlarımda mevcuttur. Teşkilatımızı çok daha ileri taşıyacağız. Güney Kafkasya’daki 30 yıllık çatışma ardından barışa giden yolun kapıları açılmıştır. Azerbaycan’ın tarihi kazanımları en yakın zamanda barış anlaşması ile masada da perçinlemesini ümit ediyoruz.
“BM KARAR DAHİ ALAMIYOR DAHA DOĞRUSU ALMAK İSTEMİYOR”
Gazze başta olmak üzere soykırımın durdurulması noktasında uluslararası toplum kötü bir sınav veriyor. BM güvenlik konseyi karar dahi alamıyor daha doğrusu alma istemiyor. Netanyahu’nun ırkçı zihniyeti Filistinlileri yerlerinden etmeye niyetleniyor. Lübnan’da bir senede ölenlerin sayısı 3 bine yaklaştı yerlerinden edinenlerin sayısı 1. milyona yaklaştı. Türkiye olarak bu katliamları kabul etmiyoruz. Kalıcı barışı tesis etmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.
“AFGANİSTAN HALKININ YANINDAYIZ”
Savaşın en başından beri her iki tarafın masada olduğu müzakere sürecini, adil barışı destekliyoruz. Türk devletleri olarak barışa destek vermemiz önemli. Coğrafyamızın istikrarını Afganistan’daki gelişmelerden ayrı görmüyoruz. Afgan halkının yanındayız. Geçici yönetimin de insan haklarını esas alması kendilerine yeni kapı açacaktır.
“34 HARFLİ ALFABEDE MUTABIK KALINDI”
Geçen sene hayata geçirdiğimiz Türk yatırım fonunun faaliyete alınarak projelerimize destek sağlayacağından eminim. Yenilenebilir enerji için iş birliğimizi yoğunlaştıralım. Türk akademisi ve Türk Dil Kurumu tarafından Eylül ayında Bakü’de düzenlenen ortak alfabe komisyonunda ortak Türk alfabesinde mutabakata varılması tarihi adım teşkil etmiştir. Ortak alfabe, ortak istikbalimizin ve geleceğe adım atmanın da nişanesidir. Bu vesile ile özellikle ak sakallıların koordinasyonunda ortak dili geliştirmek amacı ile ortak alfabe çalışması eylül 2024’te tamamlandı. 34 harfli alfabede mutabık kalındı. Üyelerin bu alfabe ile gerekli dönüşümü tamamlaması gerek. Türk dünyası 2040 vizyonu ile belirlediğimiz hedefler için bugünkü kararların aramızdaki, ülkü birliğinin seviyesini tüm dünyaya ispatlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BU UTANÇ VERİCİ UYGULAMANIN ALTINDA KALACAKLAR”
Ahmet Özer’in tutuklanmasına sert ifadelerle tepki gösteren gösteren İmamoğlu, “Ne yazık ki her gün bir başka bir karanlık hamlenin peşinde koşan bir iktidarla karşı karşıyayız. Benim uzun yıllardır tanıdığım bu memleketin yetiştirdiği bir profesörü uyduruk sebeplerle tutuklayıp Esenyurt’u kayyuma emanet ettiler. 31 Mart gününden bugüne hep aynı uygulamaları, sandıkta kaybettiklerini yargı aracılığıyla geri almadılar mı? Önümüzdeki seçimi bugünden kazanmak için şimdiden milleti baskı altına almak istiyorlar. Yapamayacaksınız. Hukuk görüntüsü altında yaptıkları bu utanç verici uygulamanın altında kalacaklar” dedi.
“HER GÜN BİR YALAN”
İmamoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
Çözüm süreci heyeti arasında gerçekleşen konuşmada İmralı’da yapılan toplantıda Ahmet başkanımızın adı geçiyormuş, demek ki teröristmiş. Çözüm sürecine katkı sağlamak için çabalayan teröristse, o süreci başlatan kamu görevlilerini ne yapacağız? Neymiş; o gün başka bugün başkaymış. Kendi işlerine geldiği gibi evirip çevirip kıvırıp her gününü bir yalanla geçiren akılla karşı karşıyayız. Aklını vicdanını başkasına kiraya vermemiş hiç kimse bunun bir siyasi operasyon olduğunu bilir.
“ALLAH AŞKINA AHMAK DAVASI NEDİR?”
Hak kiminse o hakkı savunmak Ekrem İmamoğlu’nun boynunun borcudur. Bu kardeşiniz 6 yıldır bunların iftiralarıyla, uydurma teftişlerle uğraşmıyor mu? Allah aşkına ahmak davası nedir? Böyle hukuk olmaz. Siz önce milletin sandıktan çıkan iradesine saygılı bir iktidar olduğunuzu kanıtlayın. Dünyada sevgiden büyük bir şey var mı? ‘Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü’ demiyor muyuz? Bu topraklardaki öğretilere bunlar uzaklar.
“BEN SİZİNLE UĞRAŞACAĞIM”
Buradan söz veriyorum ben sizinle uğraşacağım. Bu kötülükle mücadeleyi büyüteceğiz. Cumhuriyet’in ve demokrasinin çürütülmesine asla seyirci kalmayacağız. Bu bileği görüyor musunuz? Seçimlerde bükemediğiniz bu bileği yasaklarla ve kayyumlarla bir milim bile bükemeyeceksiniz. Biz meselelerimizin çözümünü gizli saklı hesaplarla aramıyoruz, ortak değerlerimizde arıyoruz. Herkesin hakkını ona teslim etmekte arıyoruz. Esenyurt’ta biz iki elimizi de saklamadan açtık kardeşlerimize. Sadece Kürt vatandaşlarımızla değil bütün kardeşlerimizle biz bir elimizde gizli bir sözleşmeyi diğerinde de tehdidin şantajın sopasını saklamadık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, ilk olarak Afrika Kültür Evi’ne gelerek, kendisini karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ve Türkiye’de üniversite öğrenimi gören Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.
Daha sonra Senegal Cumhurbaşkanı Fay’ın eşi Marie Khone Fay’ı karşılayan Emine Erdoğan, birlikte kültür evini gezdi.
Lider eşleri, burada sergilenen Senegal ve Afrika’nın diğer ülkelerinden gelen el sanatları ürünlerini inceleyerek, Sağlam’dan Afrika Kültür Evi’nin kuruluşu ve ürünlere ilişkin bilgi aldı.
Fay, Emine Erdoğan’ın himayesinde yayımlanan “Afrika Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri Seçkisi” ve “Afrika Yemek Kültürü” kitaplarını da inceledi.
Lider eşlerine daha sonra Afrikalı müzisyenler tarafından dinleti sunuldu.
Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’nde çocuklarla bir araya geldiler
Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne de ziyaret etti.
Emine Erdoğan ve Fay, Cihannüma Salonu’na geçerek, Senegal kitaplarının yer aldığı bölümü gezdi. Ardından Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi’ne ziyaret eden Emine Erdoğan ve Marie Khone Fay, buradaki atölye çalışmalarına katılan çocuklarla sohbet ederek, fotoğraf çektirdi.
Fay’ın Emine Erdoğan’a, Afrika Kültür Evi ve Millet Kütüphanesi’ne dair hayranlığını dile getirdiği öğrenildi.
Emine Erdoğan’dan ziyaretlere ilişkin paylaşım
Emine Erdoğan, ziyaretlere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Senegal Cumhurbaşkanının eşi Fay’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Birlikte Afrikalı kadınların el emeği ile hayat bulan ürünleri inceledik. Afrikalı kadınların ustalıkla şekillendirdiği her bir eserin, adil bir pazar anlayışıyla yine Afrikalı kadınlar ve çocuklara umut olması ortak mutluluğumuz. Bu çatı altında bir araya gelen her emek, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlü bir ifadesi olarak yarınlara taşınıyor. Bu bakışla Sayın Fay ile bilhassa kültürel ilişkilerimizi geliştirmek adına işbirliği alanlarımızı değerlendirdik. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daimi olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ziyaretine ilişkin de paylaşım yapan Emine Erdoğan, “Kütüphanemizi ve ortak dünya mirası için muhafaza ettiğimiz eserleri tanıtmaktan mutluluk duydum. Senegal kitaplığında kültürün ve tarihin eşsiz izlerini taşıyan kitapları yakından inceledik. Bu dostane buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki gönül köprüsünü güçlendirmesini temenni ediyorum.”ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28. Dönem KayseriMilletvekili Dr. Hulusi Akar, üniversitenin “Türkiye Yüzyılının Başında” seminer serisinin 101’inci semineri ve kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilen “Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış” başlıklı konferansta konuşma yaptı.
Törene; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Erdek Kaymakamı Atakan Atasoy, Bandırma 6. Ana Jet Üs Garnizon Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Esat Çetin, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Bandırma İlçe Başkanı Göksel Karlahan, akademik ve idari personeller, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Konferans kapsamında, Dr. Hulusi Akar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlik meseleleri, savunma sanayii alanındaki gelişmeler ve güvenlik stratejileri üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. Güçlü bir savunma sanayinin önemine dikkat çeken Akar, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların uluslararası arenada ülkemize sağladığı itibar ve stratejik avantajlardan bahsetti.
Akar, konuşmasında, “Bizlerin ‘Suriye’de ne işimiz var’ diyenlerin düşünmesi lazım. Sınır ötesi operasyonları yerinde ve zamanında yapmamış olsaydık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak çok daha zorlu sıkıntılarla karşılaşmış olacaktık. Terörden ve düşmandan arındırdığımız bölgelerde normalleşme süreçleri devam ediyor. Bir il veya ilçede ne gerekiyorsa çoğu yapıldı. Yaklaşık 1.5 milyon insan evlerine gönüllü döndü ve bunların 600 binden fazlası Türkiye’den giden Suriyeliler” ifadelerini kullandı.
Törenin ardından Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Hulusi Akar ve üniversite yönetimiyle kısa bir toplantı yaparak, güvenlik konularında toplumsal bilinç oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, partisinin Eskişehir il başkanlığını ziyaret etti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, partisinin Eskişehir il başkanlığına ziyarette bulundu. Ziyarette Yönter’e, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Alp Yıldız, Fatih Yaşar, geçmiş dönem MYK üyesi Nevzat Ünlütürk ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyesi Taner Gökçek eşlik etti. Yönter, İl Başkanı İsmail Candemir’den teşkilatın faaliyetleri hakkında bilgi alırken, ilçe yöneticilerinin de katıldığı toplantıda, parti çalışmaları, yerel teşkilatların faaliyetleri ve ilerleyen dönemde yapılacak çalışmalar değerlendirildi.
Toplantının ardından hatıra fotoğrafı çektiren MHP heyeti, kentten ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte Balıkesir’in Manyas ilçesindeki bir dizi ziyaretin ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililerle bir araya gelen Akar, çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. Akar, yaptığı konuşmada, “Dünden itibaren değerli arkadaşlarımızla birlikte Manyas, Bandırma ve şimdi de Balıkesir merkezde incelemelerde bulunduk. Vatandaşlarımızla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk, ihtiyaçlarını belirledik” dedi.
Halkın beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayan Akar, “Partimize karşı büyük bir teveccüh var. Bu çalışmalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası gelişmelere de değinen Akar, terörle mücadele konusunda kararlılık mesajı vererek, “Tek mücadelemiz teröristlerle. Amacımız sadece terörü ortadan kaldırmak. Türk devleti olarak tarihimizle gurur duyuyoruz ve dostluğumuzu pekiştirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Akar, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Türkler, Kürtler, Zazalar kardeştir. Sorunların çözüleceğine inanıyorum” dedi. Ayrıca, yeni anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Akar, geleceğin inşası için toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak projeler geliştireceklerini belirtti.
Ziyarette, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Balıkesir MilletvekiliMustafa Canbey, ilçe başkanları ve partililer de hazır bulundu. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Meclis Başkanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelerin TBMM’ye yüklediği önemli sorumluluklar olduğuna işaret eden Kurtulmuş, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi’nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesine yönelik saldırının, zamanlaması ve mekan seçimi itibarıyla Türkiye’nin, yeni bir dönemin başlangıcında, Cumhuriyet’in ikinci asrında yeniden terör sarmalının içerisine girmesi için planlandığını belirtti. Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Bu terör karşısında hem milletimiz birlik beraberlik içerisinde bütünleşmiş hem de gerekli tepkiyi ortaya koymuştur. Özellikle siyonizmin arz-ı mevud planlarının adım adım gerçekleştirilmeye çalışıldığı, bunun sonuçlarının da alınmaya başlandığı bu dönemde, Türk milleti olarak hep beraber güçlü bir şekilde birlik beraberlik tablosunu ortaya koymak zorundayız. Terörün olmadığı, terörün tamamıyla Türkiye’nin gündeminden kalktığı bir Türkiye’yi kurmak da TBMM’nin vazifesidir. Bunun için siyasi farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak, bu konudaki ortak zemini tahkim etmek mecburiyetindeyiz.”
” Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha kuvvetli bir noktaya hep beraber taşıyacağız”
Meclis Başkanı Kurtulmuş, terörün ortadan kalkması için önemli bir görevin de siyasi partilerin üzerine düştüğünü vurgulayarak, “Dünyanın hiçbir yerinde bir eli sandıkta bir eli silahta siyaset olmaz.” dedi.
Siyasi partilerin tamamının terörle arasına mesafe koyması; Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne ve milletin geleceğine kast eden terör örgütlerine, onların arkasındaki siyasi zihniyete karşı da ortak bir zeminde buluşulması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, ülkelerin terör örgütlerine destek vererek nasıl siyasi dizaynlar yaptıklarını bildiklerini belirtti. Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bizim, bu oyunu çevirmemiz, tersine döndürmemiz ve kendi içimizde birliği bütünlüğü sağlamamız gerekir. Bunun yolu da Türkiye’de etnik mezhebi, siyasi, felsefi ve yaşam tarzı bakımından bütün farklılıkları bir tarafa bırakmak ve aynı milletin fertleri olduğumuz, aynı medeniyetin, aynı coğrafyanın insanları olduğumuz bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’ne sıkı sıkıya sarılmamızdır.
Terör örgütlerinin sırtını sıvazlayanlar, terörü bir dış politika kartı haline getirenler esasında bu memlekette ve birçok çevre ülkede iki fay hattı üzerinden hareket etmeyi kendileri için bir siyasi hedef olarak görüyorlar. Bunlardan birincisi, etnik farklılıklar üzerinden ayrışmaların sağlanması, ikincisi ise mezhep farklılıkları üzerinden ayrışmaların ortaya konulmasıdır. Her kim mezhep ya da etnik farklılıklar üzerinden ayrışmayı ortaya koyuyorsa, hiç şüphesiz emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyor demektir. Bu bakış açısı içerisinde gerçekten önümüzdeki hassas dönemde, milli birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmek için farklılıklarımızı zenginlik aracı olarak görecek ve inşallah Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci asrında çok daha kuvvetli bir noktaya hep beraber taşıyacağız.”
Komisyonda, görüşmelerin ardından yapılan oylamada TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın 2025 yılı bütçeleri kabul edildi.
(Bitti)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Ekrem Canalp, Valilik bahçesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, asayiş ve güvenlikle ilgili tedbirleri alma konusunda elde edilen başarıda araç ve donanımın önemine işaret etti.
2023 yılında 22 aracın kentte kolluk kuvvetlerine tahsis edildiğini belirten Canalp, “Bu yıl da Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile yerel imkanlarımızı kısmen kullanarak 12 binek aracı ve 7 motosikleti kolluk kuvvetlerimizin emrine sunuyoruz. Kolluk kuvvetlerimizin elinde ne kadar araç, gereç ve donanım olursa asayiş olaylarına müdahalede ve uyuşturucu ile etkin mücadelede etkinliği o kadar artmaktadır.” dedi.
Konuşmanın ardından Vali Canalp tarafından yeni araçların anahtarları emniyet ve jandarma personeline teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk Devletlerinde Çalışma Hayatı ve Sosyal Koruma Uluslararası Konferansı (TDÇHSK 2024) açılış programı Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Programa ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Azerbaycan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Sahil Babayev, Türk-İş genel Başkanı Ergün Atalay, TİKA Başkanı Serkan Kayalar, yabancı misyon temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Ankara Devlet Türk Halk Müziği korosu ses ve saz sanatçılarının müzik dinletisi ile başlayan programın açılışında konuşan Bakan Işıkhan, “Son yılların devletler arası ilişkilerimiz açısından en sevindirici gelişmesi; kuşkusuz Türk Devletleri Teşkilatının kuruluşu olmuştur. Uzun yıllara dayanan, üye ve gözlemci ülkelerin maddi ve manevi gayreti ile kurulan teşkilat, üyeler arasında otuzun üzerinde iş birliği alanı belirlemiştir. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda ülkeler arası iş birliği ve dayanışmayı daha da kuvvetlendirecek önemli fırsatlar elde etmiş durumdayız. Hepimizin ortak amacı, halklarımızın refahı, güvenliği ve huzurudur. Bu amaca giden en önemli yol ise, iş gücü piyasalarında çalışma barışını sağlamaktan ve sosyal güvenlik sistemlerini güçlü bir şekilde yapılandırmaktan geçmektedir” dedi.
“Sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının önümüzdeki yıllarda artmasını arzu etmekteyiz”
Çalışma bakanlıklarına önemli görevler düştüğünü dile getiren Işıkhan, “Bilhassa sosyal devlet anlayışının bir gereği olan sosyal güvenliğin, bireyleri yaşam boyu karşılaşabileceği risklere karşı koruyan anayasal bir hak olduğu unutulmamalıdır. Emeklilik, sağlık, iş kazası, hastalık ve diğer sosyal risklere karşı vatandaşlarımızı güvence altına almak, devletlerin en önemli sorumluluk alanlarından biridir. Bu noktada, ülkelerimiz arasında sosyal güvenlik sistemlerinin karşılıklı tanınması, bilgi ve tecrübe paylaşımı büyük önem arz etmektedir. Karşılıklı sosyal güvenlik anlaşmaları ile bu alanda ilk adımlar atılmış, muhtelif heyet ziyaretleri ile eğitim programları düzenlenmiş, sistemlerin taraflarca tanınması sağlanmıştır. Anlaşmalar, her iki tarafın çalışanlarının, hangi ülkede bulunurlarsa bulunsunlar, sosyal güvenlik haklarından tam olarak faydalanabilmelerini sağlamaya yöneliktir. Aynı zamanda, bu anlaşmalar sayesinde iş gücü hareketliliği kolaylaştırılmış, işçi ve işveren arasındaki ilişkiler daha sağlam temellere dayandırılmıştır. Şimdilik üç Türk devleti ile imzalanan sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının önümüzdeki yıllarda artmasını arzu etmekteyiz. Özellikle günümüzün küreselleşen dünyasında, iş gücü hareketliliği artmakta ve bireylerin farklı ülkelerde çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün daha karmaşık hale gelmektedir. Bu nedenle, Türk dünyası olarak bizler de birbirimizin tecrübelerinden yararlanmalı, sosyal güvenlik ve çalışma barışı konularında ortak projeler geliştirmeliyiz. Bu kongre de işte bu noktada, ülkelerimiz arasında güçlü işbirliği bağları kurmak için önemli bir platform sunmaktadır” diye konuştu.
“Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısına karşı bu çağrıyı sabote etmeye yönelik bir faaliyettir”
Binali Yıldırım ise yaptığı konuşmada, “Birliğin 5 asil 3 tane de gözlemcisi var. Geçen sene Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Semerkant Zirvesi’nde gözlemci üye olarak aramıza katıldı. Bu önemli bir adımdır. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan beri Kuzey Kıbrıs’a uygulanan izolasyon ve küresel ambargoyu bir anlamda delen, önemli bir karardır. Bugün artık bize düşen, bundan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önce Türk devletleri teşkilatında daha sonra da bütün dünyada gasp edilen bu hakkının verilmesi yönünde mücadelemizi ortaya koymaktır. Ancak bunu yaparsak şehitlerimizin ruhunu şad etmiş oluruz. 40 yıldır terörle terörün her türlüsüyle mücadele eden bir ülkeyiz. Terörle mücadelede bizim uzmanlığımız dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur. Biri bitiyor biri başlıyor. FETÖ’cü terör örgütü, bölücü terör örgütü efendimiz DAEŞ terör örgütü sayabilirsen say. Amaç Türkiye’nin enerjisini azaltmaktır ve Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç olmasını engellemektir ama başaramayacaklar. TUSAŞ’a yapılan saldırı Türkiye’nin bağımsızlığına yapılmış bir saldırıdır. Aynı zamanda son günlerde Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanımızın, Devlet Bahçeli’nin kucaklaşma çağrısına karşı bu çağrıyı sabote etmeye yönelik bir faaliyettir. Bunun iyi bilinmesi lazım. Ama bunlar hiç ama hiç etkili olmayacak ve inşallah vatandaşlarımız arasındaki nifak tohumlarını saçanlar başarısız olmaya mahkum olacaklar” dedi.
Programa hediye takdiminin ardından katılımcıların aile fotoğrafı çekinilmesiyle ara verildi. Konferansın sonraki bölümü bakanlar paneliyle devam etti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Karacabey ilçesinde işten ayrıldığı lastik tamiri dükkanına, başında kask ve kopya anahtarla girip 30 bin TL çaldığı iddia edilen Fatih A. (32), yakalanıp gözaltına alınırken, hırsızlık ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi Sağlık Sokak’taki Sadettin T.’ye ait lastik tamiri dükkanına giren, kasklı şüpheli, çelik kasadan 30 bin TL çaldı. İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Dükkandaki güvenlik kameralarının görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin iş yerinin eski çalışanı Fatih A. olduğunu belirledi. İş yerinden ayrılırken kopyasını aldığı anahtarlarla hırsızlık yaptığı tespit edilen ve yakalanıp gözaltına alınan Fatih A., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Haber: Yasin KESKİN-Kamera: BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdemli Belediyesi tarafından düzenlenen kutlama programı kapsamında kadın mehteran eşliğinde yaklaşık 10 bin kişi meşale ve bayraklarla Cumhuriyet Meydanı’ndan, sahildeki Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’na kadar yürüdü. Bir elinde bayrak diğer elinde meşalelerle yürüyen vatandaşlar Cumhuriyet coşkusunu doyasıya yaşadı. Gecenin sonundaki havai fişek gösterisi görsel şölene dönüştü.
Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, “Bugün Edemli’mizde Cumhuriyet Meydanı’ndan Devlet Bahçeli Meydanı’na ellerimizde bayraklarla, meşalelerle birlikte yürüdük. Tabi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yılı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize hediye ettiği Cumhuriyeti korumak, emanete sahip çıkmak için Erdemlili vatandaşlarımızla birlikte, binlerce vatandaşımızla yürüdük. Halkımızın coşkusunu görüyorsunuz. Erdemli bir Yörük şehri. Atatürk’ün övgüsüne mazhar olan Yörükler her zaman Cumhuriyetine sahip çıkmıştır. Bu emaneti sonsuza kadar Erdemlili hemşerilerimizle birlikte koruyacağız” dedi.
Yürüyüşe katılan gençlerden Eda Ülkü, Cumhuriyet genci olmaktan gurur duyduğunu ifade ederek, “Şu an çok gururlu ve mutlu hissediyorum kendimi. Yürüyüş mükemmel ilerliyor. Herkes gerçekten gurur içinde. Muhteşem bir şekilde burada bulunuyor, harika bence” diye konuştu.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnettar olduklarını dile getiren Berra Döner’de, “En başta Cumhuriyetimizi kurup, bize bu zevki yaşatan Mustafa Kemal Atatürk’e sonra burada bu mutluluğumuzu bizimle birleştiren, bir araya gelmemizi sağlayan belediye başkanımıza ve Erdemli halkına teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kızıyla birlikte yürüyüşe katılan Celal Döner ise, “Cumhuriyetimizin 101. yılında çok güzel bir yürüyüş oldu. Çok kalabalıktı. Gazi Mustafa Atatürk’e Cumhuriyet’i bize armağan ettiği için teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan resepsiyonda Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Vali Aydoğdu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyetimizin değerleri; özgürlük, eşitlik, adalet ve kardeşliktir. Bu değerler, bizi bir arada tutan güçlü bağlardır. Bu gece burada bu değerlere bağlılığımızı, yarınlara olan inancımızı ve birbirimize olan güvenimizi bir kez daha tazeliyor, Cumhuriyetimizin ışığında geleceğe güvenle bakmanın gururunu yaşıyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmetle ve minnetle yad ediyor, onların bizlere bıraktığı bu büyük mirasın sorumluluğunu bir kez daha yüreğimizde hissediyoruz. Bizler bu emaneti daha ileriye taşımaya, her daim daha aydınlık yarınlara doğru yol almaya kararlıyız.”
Resepsiyon, Cumhuriyetin 101. yıl dönümü münasebetiyle hazırlanan pastanın Vali Hamza Aydoğdu, 3. Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakcı ve Belediye Başkanı Bekir Aksun tarafından kesilmesi ile son buldu. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki bir tesiste düzenlenen kabul törenine katılanları kapıda karşılayan Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, davetlilerin bayramlarını kutladı.
Cumhuriyet’in 101. yılı dolayısıyla Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer’in ev sahipliğinde düzenlenen kabul töreni yoğun ilgi gördü. Yoğun bir katılımla gerçekleşen kabul töreni saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Edirne Valisi Yunus Sezer yaptı.
Türkiye’nin yeni yüzyılında Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yılında ilk günkü heyecanla, aynı coşku ve aynı gururu yaşadıklarını söyleyen Edirne Valisi Yunus Sezer, bu anlamlı günde birlik ve beraberlik ruhuyla millet olma bilinciyle bir arada olduklarının altını çizdi.
“Aynı cesaretle, aynı kararlılıkla yaşasın Cumhuriyet diye haykırıyoruz”
Bu vatan, bu Cumhuriyet bizim emanetimizdir diyen Vali Sezer, “O karanlık günlerin içinde, milli mücadele şairi Mehmet Akif, Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı’nı yazdırmasın, diyordu. Bu sözü söylerken verilen fedakarlığı kaybedilen canları ve bütün nice kahramanları hatırlatır bize. O marş bir milletin varoluş destanıdır. Canıyla yazılmıştır. Biz o destanı unutmadık. Bundan sonra da yüzyıllar geçse de unutmayacağız” dedi.
Cumhuriyet’in bir ruh olduğunu söyleyen Vali Sezer, “Bu ruh milletimizin kanıyla, canıyla, dualarıyla ve gözyaşlarıyla büyümüştür. Bugün sınır boylarında, üst bölgelerde teröre karşı mücadele eden şanlı bayrağımızı dalgalandıran vatan evlatlarımız bu ruhu en güçlü şekilde taşımaktadırlar. Atalarımızın mirasını koruyan her Mehmetçiğimiz geçmişten bugüne uzanan bu cesaret zincirinin bir halkasıdır. Bunu sadece askerlerimizde, polisimizde değil memleket için üreten herkeste vardır. Kağan’ın, SİHA’yı, İHA’yı yapan teknisyenlerimizde, mühendislerimizde, Aybüke öğretmenimizde aynı ruh vardır. Gökbey havalandığı zaman, gözyaşıyla onu izleyen aziz milletimizde yine o gurur, o ruh vardır. Cumhuriyetimizin o güçlü mirasını herkes hissetmektedir” İfadelerine yer verdi.
“Hainlere inat daha fazla çalışacağız”
Hainlere inat daha fazla çalışacaklarını ve daha fazla üreteceklerini belirten Vali Sezer, “Bu yolda Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe taşırken bu aziz milletine hizmet eden herkesi saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Bütün şehitlerimize ve gazilerimizden de vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaşayanlara sağlıklı ömürler dileyerek şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.
Vali Sezer’in konuşmasının ardından Cumhuriyet’in 101.yılı anısına pasta kesildi.
Programda sahne alan sanatçıların icra ettiği eserlerden oluşan konser kulakların pasını sildi. Katılımcılar ellerinde Türk bayrakları ile eserlere eşlik etti.
Tüm konukların dalgalandırdığı Türk bayraklarıyla coşkuyla kutlanan gece konserlerin ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum’da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında akşam saatlerinde Bodrum Marina’dan başlayarak Belediye Meydanı’na kadar süren görkemli bir kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, CHP MuğlaMilletvekiliSüreyya Öneş Derici, Bodrum İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz, siyasi parti temsilcileri, gaziler ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle birlikte yaklaşık 10 bin vatandaş, korteje katılarak marşlar eşliğinde Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla yürüdü. Neyzen Tevfik Caddesi boyunca ilerleyen kortej, vatandaşların coşkulu tezahüratlarıyla Belediye Meydanı’na ulaştı.
Kortejin ardından, Belediye Meydanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci halka seslenerek birlik beraberlik mesajı verdi. Mandalinci’nin konuşmasının ardından CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz konuşma yaptı. Kazmaz’ın konuşmasında siyasi içerikli ifadelere yer vermesi, AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Yaşar Yıldız ve MHP Bodrum İlçe Başkanı Tayyar Şafak’ın tepkisine neden oldu. İlçe başkanları, Kazmaz’a “Burası siyaset alanı değil” diyerek tepki gösterirken, Kazmaz’ın mikrofonunun alınmasını istedi. Bu sırada, alanda bulunan partililer de ilçe başkanlarına destek vererek Kazmaz’a tepkilerini gösterdi. Kazmaz, konuşmasını tamamladıktan sonra, ifadelerinin siyasi olarak algılanmasından dolayı özür diledi.
Kısa süreli gerginlik, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin araya girmesiyle sona erdirilmeye çalışıldı. Başkan Mandalinci, ilçe başkanlarıyla konuşarak ortamı sakinleştirdi. Gerginliğin ardından sanatçı Volkan Konak sahneye çıkarak sevilen şarkılarını seslendirdi.
Cumhuriyet’in 101. yılı dolayısıyla Bodrum’da düzenlenen etkinlikler, bu gergin anlara rağmen büyük bir katılımla coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İMAMOĞLU’NDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “İşte milletin egemenliğini hakim kılacaksak, vatandaşı yoksulluk ve işsizlik içerisinde, piyasaların ve sermayenin merhametine bırakamayız. Devletimizi, vatandaşlarına hukuki eşitlik kadar, imkan ve fırsat eşitliği de sağlamakla yükümlü hale getirmeliyiz. Bakın sosyal adaleti, devletin prensiplerinden biri haline getirmeliyiz. Herkesin eşitleneceği bir sosyal devlet yapısı kurmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tam da Ata’mızın hayal ettiği gibi; özgürlük, eşitlik ve adalete dayalı güçlü ve refah içinde bir ülkeyi inşa etmek göreviyle karşı karşıyayız.

Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Çünkü hepimiz, bu göreve hazırız. Öyle değil mi? Bu göreve hazır mıyız? Cumhuriyetin evlatları, hazır mısınız? Biliyorsunuz ki siz; cumhuriyetin, bu devletin, bu milletin, bu canım toprakların, bu vatanın sahipleriyiz. Çünkü biz, en zor zamanlarda birbiriyle kenetlenmeyi bilen, yeniden doğmayı başaran bir milletiz. Biz bunu çok başardık. Kendi koltuklarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin, bizi, ‘şu, bu’ diye birbirinden ayıranlara inat, günü geldiğinde tek yürek olmaya hazır mıyız? Tek yürek olmayı başardık. Dün başardık. Bir kez daha başarırız. O gün gelmiştir. Bundan sonra size tavsiyem; ruhunuzu temizleyin.
Bundan sonra her sabaha özgürlük, eşitlik ve adalete bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bundan sonra her sabaha, gelecek endişesi duymadan, insan gibi yaşayacağımız yeni bir hayata, bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bu umutla, bu inançla daha çok çalışacağız ve mutlaka başaracağız. Ben sizlere çok güveniyorum. Her biriniz kendinize çok güvenin. Çünkü sizler, Cumhuriyetin güzel evlatlarısınız. Herkesi kendi gibi, eşit ve değerli kabul eden milyonlarsınız. Sizler, kimsenin hakkını yemezsiniz. Hakkınızı da yedirmezsiniz. Öyle değil mi? Cumhuriyet sizleri, bu ülkenin, bu devletin sahibi yaptı. Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Bir avuç insanın sizi bir kenara itip, bu ülkeyi kendi bildikleri gibi yönetmesine asla izin vermeyin. Çünkü bugün yapılan her yanlış, sizin geleceğinizi sıkıntıya sokuyor.
“HAZIR MIYIZ?”
Onun için Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet; onurlu, öz güvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet; bizim karakterimiz, en değerli mirasımızdır. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. 86 milyon yurttaşımızın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, hepimizin ortak yürüyüşüdür. Omuz omuza, birlikte ve inançla yapacağımız gelecek yürüyüşüdür. Dün olduğu gibi, bugün ve yarın da hazır mıyız? Başaracak mıyız? Bu bayram, doğru bir sürecin başlayacağı, ikinci yüzyılın ilk bayramdır. Yürüyüşünüz, geleceğiniz aydınlık olsun. Hepinizi çok seviyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk. Yaşasın tam bağımsız ve güçlü mutlu Türkiye.
29 Ekim’de Cumhuriyeti ilan edenlerin, çok net bir hedefi vardı. Kurucusu, bu uğurda ömrünü adamış Mustafa Kemal Atatürk’e -ki ruhu şad olsun, ona minnet duyuyoruz- o büyük lidere teşekkür ediyoruz. İşte Atatürk, o hedefi şöyle tanımlıyordu: ‘Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması…’ Bakın, ne diyor 100 yıl önce Atatürk. Dünya bu kelimeleri daha bilmiyordu. Diyor ki, ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet…’ Cumhuriyet, işte bunları en yüksek seviyede ve herkes için sağlamak üzere kuruldu.

Cumhuriyet, tarihi derinliği olan muazzam bir tasarımdır. Atatürk’ün mimarı olduğu bu muazzam tasarım, milletçe verdiğimiz savaşlar ve mücadeleler sonrası, ortak irademizle şekillenmiştir. Milletin iradesiyle şekillenmiştir. O yüzden bu tasarım, hepimizin, her birimizin… Benim sizden farkım yok. Sizin benden farkınız yok. Bu memleketin eşit hissedarıyız. Eşitiz. Hakkımız, hukukumuz aynı. Bunu bize veren Cumhuriyettir. Bunu bize kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun için çok güzel bir tasarımdır.
“GURUR DUYMALIYIZ”
Her birimiz gurur duymalıyız. Çünkü, Türkiye’deki cumhuriyet, demokrasiden ayrı düşünülemez. Çünkü Atatürk, onu milletiyle kurdu. Dünyanın en organik cumhuriyetidir Türkiye Cumhuriyeti. Ülkemiz kurulduğu andan itibaren, demokrasi ve cumhuriyetin bütünlüğü üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyet, sanıldığı gibi sadece devleti değil, aynı zamanda bizleri, aynı devlet içinde, özgür irademizle bir arada olmamızı temsil eder. Yani birlikteyiz. Devletimiz; bu birliğimizin, bu birliğin kurumsal çatısını oluştururken, milletimiz de neyini oluşturur biliyor musunuz? Ruhunu oluşturur. Cumhuriyet ve demokrasi, asla ve asla güçler ayrılığı olmadan, ulusal bütünlüğü sağlayamaz. Yaşamanın ve hayatın en önemli unsurudur. Bu yönüyle, işte o güçler ayrılığı ne der? Yasamanın, yürütmenin ve yargının birbirinden ayrılması demokratik cumhuriyetimizin en büyük güvencesidir. Bunun da başka bir yolu yoktur. Her güç bir kişinin elinde olabilir mi? Olmaz. Olursa, halka bu güzel yansımaz.”

“İMAMOĞLU ADAYLIĞINI FİİLEN İLAN ETTİ”
İmamoğlu’nun Yenikapı’daki sözleri siyaset kulislerini de hareketlendirdi. Gazeteci İsmail Saymaz, “Ekrem İmamoğlu, bugün 29 Ekim konuşmasıyla cumhurbaşkanı adaylığını fiilen ilan etti” yorumunda bulunurken Sözcü TV yorumcusu Altan Sancar da o konuşmayı şöyle değerlendirdi; “Ekrem İmamoğlu 29 Ekim 2024’te Cumhuriyet Bayramı’nda hem cumhurbaşkanı adaylığını ilan etti hem de paradigmasını ortaya koydu. 29 Mayıs 2023 sabahı, ‘değişim’ dediğinde “İmamoğlu’nun uzun yolculuğu başlıyor” diye bir tweet atmıştım. Yolculuğun ikinci aşaması başladı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKŞENER, AYLAR SONRA GÖRÜNTÜLENDİ
İYİ Parti, kuruluşunun 7. yılını Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen programla kutladı. Törene katılım yoğun olurken, gecenin sürprizi partinin kurucu ve eski Genel Başkanı Meral Akşener oldu.

AYAĞA KALKARAK DERVİŞOĞLU’NA SARILDI
Aylar sonra görüntülenen Akşener, protokolde Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun yanında yer aldı. Partililer, “Anamızı da aldık geldik”, “Adalet peşinde” pankartları açıktı, “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganları attı. Akşener, konuşmasının ardından yerine gelen Müsavat Dervişoğlu’na ayağa kalkarak selamladı.

DERVİŞOĞLU, ÖZEL OLARAK DAVET MEKTUBU VERMİŞ
Öte yandan, İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı Meral Akşener’e özel olarak hazırlanan davet mektubunun bizzat İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu tarafından teslim edildiği ve Akşener’in Dervişoğlu tarafından 7. kuruluş yıl dönümü etkinliğine özel olarak davet edildiği öğrenilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi (TUSAŞ) çalışanlarına başsağlığı ziyaretinde bulundu.
Bakan Işıkhan’a, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bendevi Palandöken eşlik etti. Terör saldırısının gerçekleştiği TUSAŞ’ın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesinde incelemelerde bulunarak bilgi alan Işıkhan, TUSAŞ personeli ile bir araya gelerek başsağlığı diledi. Işıkhan, daha sonra saldırıda şehit olan taksi şoförü Murat Arslan’ın evinin önünde kurulan taziye çadırını ziyaret ederek, ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
Haber ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Aliağa Mali Suçlar Büro Amirliğince yürütülen “rüşvet” ve “görevi kötüye kullanma” soruşturması kapsamında Aliağa Liman Başkanlığında görevli memurlar ile gemi acentesi şirketleri çalışanları arasında; Aliağa ilçesinde bulunan limanlara gelen gemilerin geliş-gidiş zamanlarının belirtilen saatlerde olmaması, gemi personelinin mesleki yeterlilik seviyelerini gösteren belgelerin olmaması, gemilerin getirmiş olduğu konteynır sayılarındaki tutarsızlıklar vb. konulara cezai işlem uygulamak yerine bahse konu fiillere göz yumulması karşılığında hesaptan ve elden para alış verişi olduğu tespit edildi. Bu kapsamda “rüşvet” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarının işlendiği tespiti ile söz konusu hususlar MASAK verileri, yapılan fiziki ve teknik takip çalışmaları ile kamera görüntüleri ile delillendirildi.
3.5 milyonluk rüşvet
Dosya kapsamında tespit edilen toplam 61 hedef şahıstan 6’sı kamu görevlisi olmak üzere 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 22 Ekim’de saat 07.00’da İzmir merkezli toplam 4 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Şahısların tamamı gözaltına alınırken, belirlenen adreslerde yapılan aramada şüphelilerin dijital materyallerine el konuldu. Şüphelilerin gözaltında kaldıkları süre zarfında alınan ifadelerinden hareketle 1 şüpheli şahıs daha yakalanarak gözaltına alınırken toplam gözaltı sayısı 33 oldu. Rüşvet suçuna konu meblağın yaklaşık 3.5 milyon TL civarında olduğu değerlendiriliyor.
23 tutuklama
Emniyetteki işlemlerin ardından, Aliağa Sulh Ceza Hakimliğine tutuklama talebiyle sevk edilen 33 şüpheliden 23’ü tutuklandı, şüphelilerden 9’u adli kontrol şartıyla, 1’i de mahkemeden serbest kaldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazeteciler Cemiyeti ve Balkan Araştırmacı Gazetecilik Ağı (BIRN) tarafından düzenlenen “Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülleri”, Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.
Haberlerin değerlendirildiği ulusal jüride; Faruk Bildirici, Çiğdem Toker ve Tülay Ünal Öçten yer alırken, bölgesel jüri; Drago Hedl, Dunja Mijatovic ile Can Ertuna’dan oluştu.
“Batı Balkanlar ve Türkiye’de Haberin Niteliğinin ve Bağımsız Gazeteciliğin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında düzenlenen törende, Gazeteciler Asuman Aranca Kol, Murat Ağırel, Hale Gönültaş, Thalys Alcantara, Tunca Öğreten ile Murat Baykara ulusal ödül sahipleri olurken, bölgesel ödüller ise Ksenija Pavkov, Saša Dragojlo, Vanja Stokic ve Ajdin Kamber’e verildi.
Törende konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Ayhan Aydemir, “Yaşamını, gerçeği araştırmaya ve açığa çıkarmaya adamış değerli meslektaşlarımı kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum” dedi.
BIRN Hub Proje Yöneticisi Marija Vasilevska ise, “Araştırmacı gazetecilik, BIRN için öncelikli bir alandır ve en iyi araştırmacı hikayeleri ödüllendirerek daha iyi bir toplum inşa etmeye katkı sunduğumuza inanıyoruz” diye konuştu.
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Thomas Hans Ossowski de, “Araştırmacı gazetecilerin anlattığı hikayeler yolsuzlukları açığa çıkarır, sesi duyulmayanların haklarını savunur ve statükoya meydan okur. Bu cesaret, azim ve gerçeğe olan sarsılmaz bağlılığınız için size minnettarız ve bu gece sizi onurlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Birincilik ödülü, Asuman Aranca Kol’un oldu
Ulusal ödül kategorisinde birincilik ödülü, “Sinan Ateş Cinayeti Dosyasındaki Bilirkişi Raporuna T24 Ulaştı: Ateş’in adresini Ülkü Ocakları Başkanı istemiş” haberiyle Asuman Aranca Kol’un oldu. Ödülü, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski’den alan Kol, konuşmasında, “Bu haber, kamuda denetleme görevini yerine getirdiği için çok mutluyum. Çok kötü olayların yaşandığı bir ortamdayız. Ne yazık ki umudumuzu yitirdiğimiz bir zamandayız. Bu ödülü dayanışma içinde olduğumuzu göstermek için alıyorum ve ardında çocuklarını bırakmış ailelere, öldürülen kadın ve çocuklara armağan ediyorum” dedi.
Murat Ağırel: Her zaman ve her şartta haber yapmaya devam edeceğiz
İkincilik ödülü, ” Kızılay, deprem telaşında AHBAP’a çadır sattı” haberiyle Murat Ağırel’in oldu. Ödülünü Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Ayhan Aydemir’den alan Ağırel, konuşmasında, “Kamunun haber alma hakkını sağlayan meslektaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Bu, meslek hayatım boyunca ilk kez doğru çıkmaması için dua ettiğim tek haber oldu. Umarım bir daha böyle haberler yapmak zorunda kalmayız. Yine de her zaman ve her şartta haber yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Üçüncülük ödülü “Süleymancılar, Brezilya’daki Amazon Ormanlarından Türkiye’ye Çocuk Getirdi” haberiyle Hale Gönültaş ile Thalys Alcantara’nın olurken, BIRN Hub Proje Yöneticisi Marija Vasilevska, gazetecilerin yurtdışında bulunmaları nedeniyle ödüllerini Avukat Nuray Özdoğan’a takdim etti. Gazetecilerin teşekkür konuşmaları, ekrandan yansıtıldı.
Hale Gönültaş, “Yaptığımız haberler nedeniyle hedef haline gelebiliyoruz. Türkiye’de gazetecilik suç olarak görülse de her nerede olursa olsun gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilik suç değil değildir” mesajını iletirken, Gazeteci Alcantara ise ödülü almaktan onur duyduğunu ifade ederek, “Amacımız gençlerin ve çocukların korunmasıdır” dedi.
Jüri özel ödülü ise “Met Çıkmazı” haberiyle Tunca Öğreten ile Murat Baykara’nın oldu.
Bölgesel ödüller sahiplerini buldu
Bölgesel Ödüller, “Yüzeyin Altında: Ağın İçinde” haberiyle Ksenija Pavkov’a, “Arnavutlar Tarafından Tedarik Edilen Kalaşnikof Model AK-47’ler Sırbistan Üzerinden Geçen Mülteci Güzergahında Şiddeti Artırıyor” haberiyle Saša Dragojlo’ya, “Muğlak Kayıplar” Belgeseliyle Vanja Stokic ile Ajdin Kamber’e Gazeteci Can Ertuna tarafından takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ankara Büyükelçiliği, Dostluk ve Spor Günü’nde iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek ve sporun birleştirici gücüne vurgu yapmak amacıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte, farklı kültürlerin bir araya gelerek karşılıklı iş birliği ve dostluğu güçlendirmesi, sporun evrensel diliyle insanların buluşması planlanıyor. Etkinlik kapsamında, 26 Ekim tarihinde Gölbaşı Şehir Stadı’nda bir dostluk müsabakası düzenlenecek. Düzenlenen etkinliğe eski milli sporcular, BAE sporcuları, antrenörler ve siyasi isimler katıldı.
“Bu etkinlik sadece bir spor etkinliği değil”
Etkinlikte bir konuşma yapan BAE Ankara Büyükelçisi Said Sani ez-Zahiri, “Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçiliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki iş birliği ve dostluğu sloganıyla bizleri bir araya getiren bu seçkin spor etkinliğinde bugün sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu etkinlik sadece bir spor etkinliği değil, iki ülkeyi bir araya getiren güçlü ve sağlam ilişkilerin somutlaşmış halidir. Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda önemli gelişmeler kaydettiğini de memnuniyetle belirtmek isterim. Bu gelişmeler, iki ülkenin liderleri arasında yapılan birçok karşılıklı ziyaretle kendini göstermektedir” diye konuştu.
“Spor diplomasisi giderek daha fazla önem kazanmaktadır”
Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ise, sporun ülkeler ve halklar arasındaki dostluğu ve saygılı iş birliğini pekiştiren bir platform görevini üstlendiğini belirterek, “Rekabetin öncesinde sevinç, üzüntü, heyecan ve dostluk gibi tüm insanlık için ortak olan duygular birlikte yaşanmaktadır. Bu nedenle günümüzde diplomasi araçları arasında spor diplomasisi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Yarın düzenlenecek dostluk maçında spor diplomasisi güzel örneklerden birini teşkil etmektedir. Söz konusu dostluk maçının ülkeler ve halklar arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını inanıyorum. Spor diplomasisinde başarılı olmanın iki farklı yolu vardır; bunlardan biri spor müsabakalarında başarılar kazanan sporcular yetiştirmek, diğeri ise büyük spor organizasyonlarına başarılı şekilde ev sahipliği yapmaktır. Bu açıdan bakıldığında hem ülkemizin hem Birleşik Arap Emirlikleri’nin spor diplomasisinde adından söz ettiren ülkeler arasında olduğunu gururla söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, 20 bin sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçlarının bugün saat 22.00’de açıklanacağını duyurdu. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddine dair son kararın Bakanlığa ulaştığını, Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verildiğini bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin ‘oy birliği ile reddi’ne dair son kararın Bakanlığa ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, “Danıştay ilgili dairesince oy birliği ile verilen ret kararları, yapılan değişikliğin üst normlara uygunluğunu ve alınan tedbirlerin adayların lehine sonuç doğuracak düzenlemeler olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığımızca yapılan değerlendirme neticesinde adayların bir an önce maarif ailemize katılarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlamak gayesiyle Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verilmiştir” denildi.
Bu kapsamda adaylar, sözlü sınav sonuçlarını ve KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını, bireysel şifreleriyle e-Devlet üzerinden bugün saat 22.00 itibarıyla öğrenebilecek.
Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında bulundukları il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabilecek ve sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım 2024 tarihinde sonuçlandırılacak. Değerlendirme sonuçları, ilgililere sözlü sınavın yapıldığı il milli eğitim müdürlüğünce yazılı olarak bildirilecek.
Atama tercihleri, 14 Kasım’da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00’ya kadar sürecek. Sonuçlar 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak; atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Jandarma Komutanlığı Manisadağı Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri Spil Dağı Milli Parkında uyuşturucu madde ticareti yapılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti. Yapılan baskında D.A. ve M.Ç. isimli şahısların üzerlerinde ve araçlarında yapılan aramada; 2 bin 198 adet sentetik ecza hapı, 20 bin 860 TL nakit para, ele geçirildi. 2 kişi gözaltına alınırken Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da öğretmen Abdullah Küçüktaşdemir (47), ayrı yaşadığı öğretmen eşi Ebru Küçüktaşdemir’i (45) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, saat 18.30 sıralarında merkez Meram ilçesi Havzan Mahallesi, Yeni Santral Caddesindeki bir sitede bulunan apartmanın önünde meydana geldi. Abdullah Küçüktaşdemir, ayrı yaşadığı eşi Ebru Küçüktaşdemir ile apartman önünde bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Abdullah Küçüktaşdemir tartışmanın büyümesi üzerine eşini bıçaklarken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kanlar içinde yatan Ebru Küçüktaşdemir, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ebru Küçüktaşdemir, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Abdullah Küçüktaşdemir polis ekiplerince olay yerinde gözaltına alınırken, cinayetle ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Çalışma kapsamında ekipler, İ.K’nin (49) kent merkezindeki ikametinde, 706 cinsel içerikli ürün buldu.
Gözaltına alınan şüpheli İ.K’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu paylaştığı video ile 27 Ekim’de İstanbul’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Tanrkulu’nun paylaşımı şu şekilde:
“Zor zamanlardan geçiyoruz. Her gün yeni ölümlerle, yeni şiddet vakalarıyla karşı karşıyayız. En son, Yenidoğan cakasını gördük. Daha doğmamış bebeklere ve yeni doğmuş bebeklere karşı insan vicdanının kabul etmediği olaylarla karşı karşıya kaldık. Narin olayını unutmadık. İstanbul’da surlarda iki tane genç kadın boğazı kesilerek öldürüldü. Rojin kayboldu. Yüzlerce örnek verebilirim… Kadına karşı şiddet, çocuğa karşı şiddet, ölüm olayları her tarafta. Yaşam hakkı iş cinayetlerinde, çocuk cinayetlerinde yok sayılıyor. Her tarafta ölüm var, kadınlara karşı ve herkese karşı. Tam da toplumsal barışımızı inşa etme zamanı. Bir süreç başladı ya da başladığını sanıyoruz. Herkesin içine umut doğdu.
Ama Ankara’da bir terör eylemi… Beş sivil insan yaşamını yitirdi, biri taksi şoförü; kabul etmek mümkün değil bütün bunları. Eğer gerçek anlamda barıştan yanaysak, samimiysek, şiddete karşıysak ve Türkiye’nin toplumsal barışını inşa etmek istiyorsak; şiddete, ölümlere karşı, teröre karşı işte size fırsat. İstanbul’da Pazar Günü, ayın 27’de saat 14: 30’da Beşiktaş’ta şiddete, teröre karşı yaşam için bir mitingimiz var. Barış için bir mitingimiz var. Hepinizi davet ediyorum. Hemşehrilerim, dostlarım, barış isteyen herkes şiddete, teröre karşı yaşam için, barış için Barbaros Meydanı’nda olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güney Afrika Cumhuriyeti’nden Angola’ya uzanan binlerce kilometrelik sahil şeridindeki kolonilerde yaklaşık 2 milyon Cape kürklü fokunun yaşadığı tahmin ediliyor.
Kahverengi kürkleri ve 2 metreyi aşan boylarıyla, en büyük fok türleri arasında yer alan Cape kürklü foklarda rastlanan kuduz salgını, bilimsel açıdan emsalsiz bir örnek teşkil ediyor.
KUDUZ ALARMI
Güney Afrika Tarım Bakanlığının temmuz ayında yayımladığı rapora göre, foklar arasında kuduz salgını, ilk kez mayıs ayında görüldü.
Ancak önceki yıllarda ölen foklardan alınan örneklerden edinilen bilgiler ışığında, ilk vaka geçmişinin 2022 yılına dayandığı tahmin ediliyor.
Raporda, temmuz sonu itibarıyla Cape Town ile Plattenberg şehirleri arasındaki sahil şeridinde toplam 17 vaka tespit edildiği ve bu salgının dünya genelinde deniz memelileri arasında görülen ilk kuduz salgını olduğu ifade edildi.
VAKA SAYISI 24’E YÜKSELDİ
Cape Town’da faaliyet gösteren Hout Bay Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi yetkilisi Kim Hattingh, temmuzdan beri tespit edilen 7 vaka ile birlikte toplam vaka sayısının 24’e yükseldiğini belirtti.
Hattingh, bu salgının deniz memelileri arasında ilk kez görüldüğüne dikkati çekerek, “Deniz memelileri arasında kuduz salgınları konusunda bilimsel bir emsal yok ve kuduzun deniz yaşamını nasıl etkileyeceği hakkında hiçbir şey bilinmiyor.” dedi.

FOKLAR İNSANLARA SALDIRIYOR
Kuduz fokların insanlara saldırdığı vakalara değinen Hattingh, “İnsanların ısırıldığına dair birkaç vaka bildirildi, ancak insanların fok ısırıklarından kuduz kaptığına dair bir rapor yok. Ancak, deniz yaşamının yuvası olan okyanusta yüzecekseniz, kuduza karşı aşı olmanız önerilir.” diye konuştu.
Hattingh, fokların açlık nedeniyle de insanlara saldırabileceğine değinerek, “Sahilde bir fok görürseniz, ne yapıyor olursa olsun hayvandan en az 30 metre uzakta durun.” ifadesini kullandı.
Salgın ilk kez görüldüğü için kuduz olmuş bir foku tespit etmenin zor olduğunu belirten Hattingh, “Karada, fokların düzensiz davrandığını, başlarını çevirdiğini ve yutmakta zorlandığını, beslenme doğasına aykırı şekilde nesneleri yakalayıp ısırmaya çalıştığını fark ettik. Ayrıca hayvanın bu belirtileri gösterdikten sonra 30 dakika içinde öldüğünü de tespit ettik.” dedi.
Hattingh, denizde de şişkin halde ve hasta görünümlü foklara rastladıklarına değinerek, “Ayrıca suda yüzen ve teknelere ve insanlara saldıran foklar gördük, ancak bunun kuduz olmayabileceğini, aç ve eskiden olduğundan çok daha saldırgan olan foklar olabileceğini not etmek mühim.” diye konuştu.
BALIKÇILIK ENDÜSTRİSİ FOKLARI TEHDİT EDİYOR
Cape kürklü fokların 2018’de 2 milyon olarak tespit edilen nüfusunun 2021’deki kitlesel ölümlerin ardından düşmüş olabileceğine değinen Hattingh, “Cape kürklü foklar, ciddi tehlike altında, balıkçılık endüstrisi tarafından her gün öldürülüyorlar ve bu, yıllardır devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Hattingh, fokların Afrika geleneksel tıbbında ilaç yapımında kullanılmak üzere yoğun talep gördüğünü belirterek, “Bu vahşet ve cinayet her gün artıyor ve bu hayvanların önümüzdeki birkaç yıl içinde büyük bir risk altında olacağına inanıyoruz. Yerel balıkçılık endüstrisi, fokların, yunusların, balinaların tüm balıkları yediğine inanıyor, bu yüzden foklar ne kadar çok ölürlerse balıkçılar için o kadar iyi.” dedi.
Hout Bay Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nin 1999’dan beri Cape kürklü fokların yetiştirilip doğaya salınması için faaliyet yürüttüğünü kaydeden Hattingh, “Bu hayvanlar sadece fok bakıcılarımız tarafından bakılıyor. Şu anda etiketlenip serbest bırakılmadan önce fokları kuduz aşısıyla aşılıyoruz.” bilgisini verdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Katliamcı İsrail ordusunun Gazze işgali bir yılı aşkın süredir devam ediyor.
Binlerce masum sivili katleden ordu, her gün yeni bir saldırı daha düzenleyerek Gazze’de yaşanan insanlık dramını daha da derinleştiriyor.
Hava ve karadan düzenlenen saldırıdan canlı kurtulmayı başaran Filistinliler ise, işgalci ordunun zulmünden kurtulamıyor.
ZORUNLU GÖÇ EDİYORLAR
Saldırılarda ailesini ve tüm sevdiklerini kaybeden siviller, yıkık binalarda ya da salgın hastalık riskinin yüksek olduğu mülteci kamplarında kalmaya zorlanıyor.
İsrail askerleri ise, her şeyini kaybetmiş bu insanları, kaldıkları bölgenin operasyon bölgesi olduğunu dikte ederek göç etmeye zorluyor.
Gazze’nin kuzeyinde birçok masumu evinden ve sevdiklerinden ayıran katil ordu, bir tahliye çağrısı daha yaptı.
“NEREYE GİTTİĞİMİZİ BİLMİYORUM”
İsrail askerlerinin saldırılarından kaçmak için sürekleri göç etmek zorunda kalan siviller, tekrar yollara düştü.
Gazze’nin kuzeyindeki evlerini geride bırakarak saldırılardan kaçan bir ailenin küçük kızı ise, göç ederken gözyaşlarına boğuldu.
Yaşam savaşı için sürekli göç etmek zorunda kalan ailenin küçük kızı, “Ayağım acıyor artık yürüyemiyorum. Nereye gittiğimizi bilmiyorum.” sözleriyle yaşanan insanlık dışı durumu gözler önüne serdi.



Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’de seçim günü yaklaştıkça adaylar arasındaki gerilim artmaya başladı.
5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimine sayılı günler kala, adayların oy yüzdelerinde dalgalanmalar yaşanıyor.
Son açıklanan ankete göre Kamala Harris öndeyken, yeni ankette ise farklı bir tablo görüldü.
TRUMP HARRİS’İN 2 PUAN ÖNÜNDE
Ülkenin köklü gazetelerinden Wall Street Journal, 19-22 Ekim arasında bin 500 kayıtlı seçmenle yapılan anket sonuçlarını paylaştı.
Katılımcıların yüzde 47’si eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump’a, yüzde 45’i ise ABD Başkan Yardımcısı ve Demokratların başkan adayı Kamala Harris’e oy vereceğini ifade etti.
EKONOMİ KONUSUNDA TRUMP’A GÜVEN DUYULUYOR
Financial Times gazetesinin son anketinde de seçmenlerin yüzde 44’ü Trump’a ekonomi konusunda daha fazla güvendiğini belirtirken, Harris’e güvenenlerin oranı yüzde 43’te kaldı.
Florida Üniversitesi Seçim Laboratuvarı’nın verilerine göre 25 milyon seçmen, başlayan erken oylama sürecinde sandık başına giderek ya da posta yoluyla oyunu kullandı.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Genişletilmiş BRICS Oturumuna katılmak üzere bulunduğu Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyetinin başkenti Kazan’da ikili temaslarda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi.

BARIŞ İÇİN GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNULDU
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede liderler, iki ülke arasındaki barış gündeminin ilerletilmesi, barış anlaşması, sınırların belirlenmesi ve çizilmesi ile karşılıklı ilgi duyulan diğer konular hakkında görüş alışverişinde bulundu.

“MÜZAKERELERE DEVAM” TALİMATI
Aliyev ve Paşinyan, dışişleri bakanlarına, Barış ve Devletlerarası İlişkiler Anlaşması’nın en kısa sürede sonuçlandırılması ve imzalanması için müzakerelere devam edilmesi talimatı verdi.

SAMİMİ ANLAR DİKKAT ÇEKTİ
Görüşmeler olumlu ilerlerken barış havası iki lidere de yansımış durumda. Özellikle kendi aralarındaki gülümsemeler ve samimi sohbetler objektiflerden kaçmadı.
İkili arasındaki samimi tavırlar barış adına büyük bir adım olarak yorumlandı.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması şöyle:
TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALAN ALÇAKÇA SALDIRI
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarından olan TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör eylemi; ülkemizin bekasını, milletimizin huzurunu ve “Tam Bağımsız Türkiye” idealimizin timsali olan savunma atılımlarımızı hedef alan alçakça bir saldırıdır. Terör eyleminin ilk anından itibaren güvenlik kuvvetlerimiz olaya süratle müdahalede bulunmuş ve teröristleri etkisiz hale getirmiştir. Milletimiz şunu bilsin ki Türkiye’ye uzanan kirli eller mutlaka kırılacak; güvenliğimize kasteden hiçbir yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir şer odağı emellerine ulaşamayacaktır. Her türlü terör tehdidiyle ve destekçileriyle mücadelemiz azimle, kararlılıkla ve çok boyutlu bir şekilde devam edecektir.
Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarından olan TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör eylemi; ülkemizin bekasını, milletimizin huzurunu ve “Tam Bağımsız Türkiye” idealimizin timsali olan savunma atılımlarımızı hedef alan alçakça bir saldırıdır.
Terör eyleminin ilk anından…
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) October 23, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZİYARET SONRASI AÇIKLAMA
Özel ziyaret sonrası açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: “Diyarbakır’da şehrin anahtarı Selçuk Mızraklı’ya verildi. Kendisini önce görevden aldılar ve kaçmasın diye tutukladılar. Böyle bir görüşme yapmak bizler açısından çok üzücü ve utanç verici. Sayın Demirtaş, bana son kitabını hediye etti ve bir çağrı metni iletti. Bu çağrı metni çok şey söylüyor. Eğer toplumsal barıştan söz edecek olacaksak önce erkekler olarak kendimizden başlamalıyız diyor. Kadınların ve çocukların güvende olmadığı bir ülkede ilk düğmeyi bizim bağlamamızı söylüyor. İçimizdeki erkeğe seslenmeliyiz diyor. Bugünkü ziyaret gecikmiş bir ziyarettir. Siyasi anlamı olan bir ziyarettir. Doğu ve Güneydoğu’ya yapacağım 6 günde 6 ziyaretin ilki bu ziyarettir. Demokratikleşmeye önem verilecekse tüm aktörler kıymetlidir. Kim sorunları çözecekse tüm aktörler kıymetlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün önemi kalın bir şekilde çizilmelidir. Elbette adalet konuştuk. Memleketin tüm sorunlarını konuştuk. En mutabık olduğumuz konulardan bir tanesi de TBMM’nin önemiydi. TBMM’nin odakta olmadığı hiçbir şey sonuç almadı. Sayın Demirtaş ve Sayın Mızraklı ile bundan sonra iletişim halinde olmaya yüz yüze görüşmeye dair bir mutabakatımız da var. Sayın Demirtaş’ın öneminin altının bir kez daha çiziyorum. Esas olarak bizim görmek istediğimiz mesele hep beraber bir adım atılmasıdır.”
REKLAMFETÖ ELEBAŞI GÜLEN’İN ÖLÜMÜ
“Bu dünyadan öbür dünyaya en çok veballe giden kişi ondan başkası değildir. Gittiği yerde hesabını verir. Sadece kurucusu öldü ama örgüt duruyor. Bu sinsi örgüte karşı herkes tetikte olmalıdır. “
DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Ziyaretin ardından Demirtaş’ın x hesabından da bir paylaşım yapıldı. Demirtaş, “Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık. Ayrıca Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde siyasetin rol üstlenmesinin, diyaloğun ve iş birliğinin öneminin altını çizerek el sıkışma seremonisinin devamının gelmesi için siyasete şans tanınması gerektiğini ifade ettim. Bu aşamada, seçim hesaplarına girmeden, ittifak yarışlarıyla tartışmanın önünü kesmeden, barış için herkesin katkısının önemine değindim” ifadelerini kullandı.
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL’DEN, DEMİRTAŞ’A HEDİYE
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret ettiği önceki Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a İtalyan yazar Dino Buzzati’nin “Tatar Çölü” romanını, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un “Kafamda Bir Tuhaflık” romanını hediye etti. Özel, Demirtaş’a ayrıca bir de tesbih hediye etti.
DEMİRTAŞ’TAN GÖRÜŞME SONRASI AÇIKLAMA
Ziyaretin ardından Selahattin Demirtaş, X hesabından açıklama yayınladı.
Özel’e ziyareti nedeniyle teşekkür eden Demirtaş, açıklamasında, “Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları samimiyetle tartışma fırsatımız oldu. Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık.” ifadelerine yer verdi.
Her şart ve koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacaklarının altını çizen Demirtaş, açıklamasında “Demokrasinin, toplumsal barışımızın sağlanması için üzerimize düşen sorumluluğun gereklerini yerine getireceğiz.” sözlerine yer verdi.
Demirtaş’ın X’ten paylaştığı açıklamasını Özgür Özel’de RT yaptı.
Bugün, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile görüştük. Sayın Özel’e, ziyareti nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) October 21, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HEPİMİZ İNSANLIĞIMIZDAN UTANDIK”
“Kıymetli grubum, Türkiye’nin dört bir yanından bugün bizimle olan belediye başkanlarımız, ekranlardan bizi takip edenler, radyolarından bizi dinleyenler; hepinizi CHP adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Geçen hafta insanlık adına utandığımız haberler aldık. Para adına bebeklerimizi, annesine kavuşmadan kuvöze alan daha sonra da cansız bedenlerini ailelerini teslim eden, insanlığı tamamen kaybetmiş olanların yaptıkları hepimizi insanlığımızdan utandırdı.
Bu çete bir travma yarattı, üzgünüz ve kolay da atlatamayacağız. Pandemi döneminde özveriyle görev yapan doktorlarımızı zan altında bıraktılar. Olayın ilk anından beri arkadaşlarımız orada oldular. İddianameyi okudular, konuyla ilgili ihbarlar yağıyor. Maalesef yine haklı çıktık. Bu iktidara sağlığı piyasalaştırmayın, özel hastanelere bu kadar çok alan açmayın, bu alanı sermayeye açmayın derken ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı.
REKLAM“BEBEKLER ÖLÜYOR BUNLAR TAKİP EDİYOR”
3 sağlık bakanının, 2’sinin özel hastanesi var. Bir tanesi de o zaman İl Sağlık Müdürü, şimdiki bakan. İhbardan 6 ay sonra teknik takip başlıyor. Bebekler ölüyor bunlar takip ediyor. Mayısta gözaltılar başlıyor ama hastaneler açık bulunuyor. İnfial başladıktan sonra şimdi hastaneleri kapatıyorlar. Bebekler nisana kadar ölmeye devam ediyor. O yüzden mesele çuvala sığacak gibi değil.
İlk yapılması gereken şu anki sağlık bakanının soruşturmamayı gölgelememek için görevi bırakmasıdır. Kendisini kişisel sebeplerle değil, ilkesel sebeplerle istifaya davet ediyorum. Kanun önünde, her şeyin ortaya dökülmesi gerekirken bakanlıkta olması gerçekten olmaz. Eğer aklanırsa tekrar gelsin bakan olsun. Şu an işgal ettiği konum gerçekten sorunlu bir durumdur.
Hem bundan önceki hem de hastanesi kapatılan bakanla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Özel hastane sayısı yüzde 111 artmış durumda. Görünen o ki; bu iddianame görünen buz dağının deniz üzerindeki bölümüdür. Özel hastanelere yapılan denetlemelerde, denetmenlerin baskı altına alındığı bildiriliyor.
Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun tıbbi malzeme üzerine çalışan firmasıyla ilgili SGK’nın kurum zararı 15 milyar TL ve hasır altı edildi. Türkiye’deki emeklilere verilen zammın miktarı ise 33 milyar TL. Yani şunu görmemiz gerekiyor ki hem Sağlık Bakanlığı’nın hem SGK’nın yeniden revize edilmesi ve liyakata göre donatılması gerekiyor.
REKLAM“İBRETİ ALEM OLSUN 19 HASTANE KAMULAŞTIRILMALI”
Algı çalışması, çetenin içinde CHP var. O dakika attık partiden. Bu soruşturmada önceki bakanınızın hastanesi var, 19’da 18 hastanede yandaşlarınız var. Ortaya bir isim atıp karartma yapmaya çalışıyorlar. Hangi görüşten olursa olsun cani canidir; bebeğin sağlığına mâl olanların yeri de cezaevidir. Devlet, FETÖ’nün mallarını OHAL ile nasıl kamulaştırdıysa, şu an OHAL’e gerek yok biz buradayız. Bu 19 hastanenin ibret olması için bila bedel kamulaştırmalıdır.
“BU ÜLKEYE ÇOK BÜYÜK KÖTÜLÜK ETTİ”
Dün Fethullahçı Terör Örgütü’nün elebaşı öldü. Bu ülkeye çok büyük kötülük etti. Soruları çaldırdı, başarısız ettiği gençler, mülakatta elettiği memurlar, kurumlarda mobbing yaparak işinden ettikleri, bu dünyada adalet önünde hesap veremeden, sözde müttefik ABD’nin onun hamiliğine soyunması ve onu oradan alamamak da ne kadar beceriksizlik olduğunu hele hele ‘ver papazı al papazı’ deyip Rahip Brunson’u gönderip papazı alamayanlar şimdi konuşuyorlar.
Fethullah Gülen öldü gitti ama günah kapısı açıktır arkadaşlar. Yazılmaya devam edecektir. Ama ona ne kadar yazılıyorsa, ona ne istediyse verenlerin de günah defterine de bunlar işleniyor.
Bütçe görüşmeleri başlıyor. Bütün kamuya bütçeden yüzde 39.5 ayrılmıştı geçen yıl, şimdi bu oran yüzde 25. Ama Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin harcamasına yüzde 38 artış öngörüyorlar. Bunu milletimizin bilmesini istiyorum.
2002’da asgari ücretle 7 çeyrek altın alınıyordu, bugün 3 çeyrek alınabiliyor. Bugün 7 çeyrek altın alabilmek için 35 bin TL gerekiyor. Bugün asgari ücretin 35 bin TL olması gerekiyor. CHP olarak 30 bin TL’nin altında asgari ücreti kabul eden sendikalarla gönül bağı kurmayacağız.
“ESAD İLE ANLAŞMANIN TAM ZAMANI”
Suriye’de genel af ilan edildi. Esad ile anlaşmanın tam zamanı. Erdoğan, Türkiye’deki Suriyelileri göndermenin yolunu aramıyor. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Evlatlarımız işsizlikten kırılmaktadır. 5 çocuktan 3’ü okula aç gidiyor. Yapılması gereken Avrupa’dan Euro almak değil, Türkiye’nin sığınmacı sorununu çözmektir.
Kadınlar vahşice katlediliyor. Narin’in katili hala belli değil. Her gün çocuklar, gençler kayboluyor ve cansız bedenlerine ulaşılıyor. Vatandaşlarımız bu konuda bir şeyler yapmak istiyorlar. Türkiye’de yaşananlardan rahatsız olanlar, uyuşturucunun pençesine düşenlerin yaşam hakkını savunmak üzere 27 Ekim Pazar günü, 14.30’da İstanbul’da Beşiktaş’ta sizleri ‘Yaşam Hakkı’ buluşmasına davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; açıklamada ayrıca İsrail savaş uçaklarının, ülkenin doğusundaki Hirmil’in ilçe merkezinde bir mahalleye düzenlediği hava saldırılarında 5 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı ifade edildi.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberinde de İsrail savaş uçaklarının güneydeki Bint Cubeyl ilçesine bağlı Haris kasabasında bir eve düzenlediği hava saldırısı sonucu 2, Sayda ilçesine bağlı Tuffahata kasabasında bir eve düzenlediği hava saldırısında da 6 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Haberde, İsrail’in doğudaki Baalbek ilçesine bağlı Nebi Şit kentinde bir eve düzenlediği hava saldırısında ise 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin de yaralandığı aktarıldı.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya’nın yaptırımlardan kaçınmasına yönelik önlemler almaya devam ettiklerini belirten Yellen, gelecek hafta içinde Rusya’ya askeri açıdan kritik girdiler sağlayan üçüncü ülkelerdeki aracılar da dahil olmak üzere Rusya’yı hedef alan “güçlü yeni yaptırımlar” açıklayacaklarını söyledi.

Fotoğraf: AA
BASKIYI ARTIRMAK İÇİN İLAVE ADIM
Yellen, ABD’nin Orta Doğu’daki çatışmalara yanıt olarak da elindeki tüm araçları kullandığını aktararak, bu ayın başlarında İran’ın İsrail’e yönelik saldırısına cevaben İran üzerindeki baskıyı artırmak için ilave adımlar attıklarını ve yaptırımları İran’ın enerji sektöründen elde ettiği gelirleri hedef alacak şekilde genişlettiklerini anımsattı.
Bölgede istikrarı artırmak için ellerinden geleni yapmaya odaklandıklarını dile getiren Yellen, Gazze’ye yardım akışının sağlanması için çalıştıklarını, aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uyguladıklarını ve Filistinli bankalar için hayati önem taşıyan bankacılık ilişkilerinin sürdürülmesi için İsrail’e baskı yaptıklarını anlattı.
Yellen, İsrail kabinesinin, Batı Şeria’daki ekonomik istikrarı desteklemek üzere ay sonuna kadar bölgedeki bankaların muhabir bankacılık ilişkilerini korumaya yönelik muafiyetleri uzatmasını beklediklerini kaydetti.
*Haberin görseli AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tanıklar, İsrail’in Gazze’nin kuzeyindeki farklı bölgelere ve Cibaliya beldesine yönelik saldırılarında da ölen ve yaralananlar olduğunu kaydetti.
AA’ya konuşan bir sağlık kaynağı da Gazze’nin batısındaki Sanayi bölgesinde bir grup Filistinliyi hedef alan İHA saldırısında 3 kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE 7 EKİM SONRASI
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.
İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın olmak üzere 42 bin 718 Filistinli öldü, 100 bin 282 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 356’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 752 askerinin öldüğünü duyurdu.
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 166’sı çocuk 760 Filistinli hayatını kaybetti.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güney Koreli üst düzey bir hükümet kaynağı, Yonhap’a yaptığı açıklamada, “Rusya’ya destek için gönderilen Kuzey Kore özel kuvvetlerinin taktiklerini ve savaş kabiliyetlerini izlemek üzere Ukrayna’ya personel gönderilmesi ihtimali var.” dedi.

Ekibin, Kuzey Kore savaş taktiklerini analiz edebilecek ya da yakalanan Kuzey Korelilerin sorgulanmasında görev alabilecek istihbarat birimlerinden ve askeri personelden oluşması bekleniyor.
Güney Kore, Kuzey Kore ve Rusya’ya karşı derinleşen askeri işbirlikleri nedeniyle “aşamalı önlemler” alacağını bildirmişti. Güney Kore Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Kim Tae-hyo, Kuzey Kore birliklerinin derhal geri çekilmesi için Pyongyang yönetimine çağrıda bulunmuştu.
REKLAM
KUZEY KORE: KORKUNÇ SONUÇLARI OLUR
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong, Güney Kore ve Ukrayna’yı eleştirerek ülkesine karşı yapılacak askeri provokasyonun “korkunç sonuçları” olabileceği uyarısında bulundu.
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kim, Pyongyang’ın Rusya’ya destek vermek için Ukrayna’ya asker gönderdiği iddialarının ardından Seul ve Kiev’i eleştirdi.
Kim, Güney Kore’nin ülkesine insanız hava araçları (İHA) göndermesini “affedilmeyecek çirkin bir askeri provokasyon” olarak nitelendirerek “Nükleer silahı olan bir devlete karşı yapılacak askeri bir provokasyon, dünyanın büyük ya da küçük herhangi bir ülkesindeki politikacıların ve askeri uzmanların normal düşünce yapılarıyla hayal bile edemeyecekleri korkunç durumlara yol açabilir.” dedi.
Ukraynalı ve Güney Koreli yetkililere “deliler” diye hitap eden Kim, bu ülkelerin, nükleer silah sahibi ülkelere karşı “takip kabiliyeti olmaksızın rastgele ve pervasızca sözler sarf ettiğini” savundu.
Kim ayrıca Kiev ve Seul’ün “ABD tarafından yetiştirilmiş kötü köpekler” olduğunu söyledi.
REKLAM
Güney’in gönderdiği İHA’lar konusundaki soruşturmanın sürdüğünü kaydeden Kim, “Misilleme ve intikamımızın nasıl tamamlanacağını kimse bilmiyor.” dedi.
ABD: İDDİALARI İNCELİYORUZ
ABD Dışişleri Bakanlığı, Kuzey Kore’nin Rusya’ya destek amacıyla Ukrayna’ya asker gönderdiğine ilişkin iddiaları incelediklerini, konuyu müttefikleriyle görüştüklerini bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Patel, Rus güçlere destek olmak için Kuzey Kore askerlerinin Ukrayna’da savaşa katıldığına ilişkin haber ve iddialar bulunduğunu belirterek, “Durumu incelemeye devam ediyoruz. Daha da önemlisi, ortak ve müttefiklerimizle istişarelerimiz sürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Müttefikler arasında özellikle NATO üyeleriyle diyaloğun önemine işaret eden Patel, “İddialar doğruysa, Rusya’nın faaliyetlerinin sadece Ukrayna ve Avrupa’nın güvenliğini etkilemediğini bir kez daha görmüş olacağız.” dedi.
REKLAM
Patel, tüm dünyadaki müttefiklerin Rusya’nın faaliyetlerinin doğurduğu tehlikenin farkında olduğunu ifade etti.
“Eğer iddialar doğruysa, bu tehlike arz eder.” diyen Patel, Rusya ve Kuzey Kore arasında ilişkilerin yakınlaşmasının Hint Pasifik bölgesi ve küresel güvenlik için istikrar sağlayıcı bir etken olmadığını kaydetti.
Güney Kore’nin Ukrayna’ya istihbarat ve askeri yetkililerden oluşan bir ekip konuşlandıracağı iddiasına ilişkin de konuşan Patel, bunun ülkelerin egemen şekilde alacağı bir karar olduğunu belirtti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Avrupa Birliği (AB) liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından Brüksel’de gazetecilere verdiği demeçte, Rusya’nın savaş alanına yaklaşık 10 bin Kuzey Kore askeri konuşlandırmaya hazırlandığını söylemişti.
KUZEY KORE’NİN RUSYA’YA ASKER GÖNDERDİĞİ İDDİALARI
Güney Kore, 18 Ekim’de Kuzey Kore’nin Rusya’ya destek olmak amacıyla Ukrayna’ya yaklaşık 10 bin asker göndermeyi planladığını savunmuştu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iddiayı henüz teyit edemeyeceklerini söylemişti.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da Kuzey’in Rusya’ya destek amacıyla Ukrayna’ya asker gönderdiğine ilişkin iddiaları henüz teyit edemediklerini ve incelemelerin sürdüğünü bildirmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Kore ordusunun Rusya’da olduğu iddiasıyla ilgili bilgilerin çelişkili olduğuna dikkati çekmiş, “Çok fazla çelişkili bilgi görüyoruz. Güney Koreliler bir şey söylüyor, ardından Pentagon bu tür açıklamaları teyit etmediklerini açıklıyor. Muhtemelen buna böyle yaklaşmamız gerekiyor.” diye konuşmuştu.
Peskov, Kuzey Kore ordusunun Rusya’da olup olmadığı ve Ukrayna’daki “özel askeri operasyona” katılıp katılmadığı yönündeki soruya, “Bu, özel askeri operasyonun yürütülmesiyle ilgili bir soru. Savunma Bakanlığı ile iletişime geçmeniz gerekiyor.” yanıtını vermişti.
*Haberin görselleri Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İsrail vatandaşı Oded Gindi, sahibi olduğu NSO Group’un işletme müdürü Yehuda Lahav ile birlikte, 25 Haziran 2021’de M-ABGG sefer sayılı kiralık uçakla El Dorado Havalimanı’ndaki narkotik polisine ait hangara inmiş. Pegasus’un satın alınması için Duque hükümeti yetkilileri tarafından kendilerine teslim edilen 5,5 milyon doları yanlarında götürmüşler.”
Petro, İsrail istihbaratının kara para aklama raporuna dayanarak, iki İsrail uçağının daha Kolombiya’ya indiğini ve 5,5 milyon dolar nakit alarak Tel Aviv’e döndüklerinin kayıtlara geçtiğini belirtti.
Toplamda 11 milyon dolar nakit ödendiğini dile getiren Petro, “Pegasus yazılımı, altı aydan uzun bir süre boyunca Kolombiya’da gençlik liderlerini ve muhalefeti gizlice dinlemek için kullanıldı. Bu bilgiler daha sonra sağcı bir dergi tarafından özel olarak yayımlandı.” ifadesini kullandı.
REKLAM
Petro, ellerindeki tüm bilgileri başsavcılığa sunacaklarını ve bu durumu “ciddi bir şekilde” takip edeceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Petro, eski Devlet Başkanı Ivan Duque’nin Pegasus casus yazılımının satın alındığına dair iddiaları reddettiğini hatırlatarak, “İsrail’den gelen uçakların bu amaçla Kolombiya’ya indiğini kimse inkar edemez.” dedi.
Kolombiya’da özel bir derginin haberine göre, Kolombiya İstihbarat Müdürlüğü (DNI), uyuşturucu örgütlerinden ele geçirilen fonlar aracılığıyla İsrailli şirket NSO Group’a Pegasus yazılımı için ödeme yapıldığını kabul etti.
“SUÇ İŞLEDİKLERİNİN FARKINDAYDILAR VE BU YÜZDEN GİZLİCE HAREKET ETTİLER”
AA’nın haberine göre; DNI Direktörü Jorge Lemus, basına yaptığı açıklamada, 2021 yılının haziran ve eylül ayları arasında Bogota’dan Tel Aviv’e 11 milyon dolar nakit paranın transfer edildiğini bildirdi.
Lemus, uyuşturucu kartellerinden ele geçirilen paraların Kolombiya vergi makamlarına bildirilmediğini belirterek, “Suç işlediklerinin farkındaydılar ve bu yüzden gizlice hareket ettiler.” değerlendirmesinde bulundu.
Basında yer alan haberlere göre, başsavcılık, Pegasus casus yazılımının kara para aklama yoluyla satın alındığını açığa çıkarmak amacıyla Duque hükümetinin üst düzey yetkilileri ve askeri görevlileri hakkında soruşturma başlatacak.
İsrailli siber güvenlik şirketi NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımının, kullanıcıların haberi olmadan telefon konuşmalarının dinlenmesi, ses kaydı alınması, e-postaların takip edilmesi ve telefonlardan fotoğraf çekilmesi gibi casusluk faaliyetleri için dünyanın dört bir yanında kullanıldığı ortaya çıkmıştı.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KAMPIN İÇERİSİNE GÖMÜLECEK
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Gülen’in cenazesi perşembe günü Pensilvanya’da örgütün merkezi sayılan kampta yapılacak. Gülen, kamp içinde yer alan ve daha önce kendi “işaret ettiği” yere gömülecek. Cenaze namazını FETÖ elebaşı Gülen’in ev arkadaşı Suat Yıldırım kıldıracak.
ÜST DÜZEY ÖRGÜT MENSUPLARI ABD’YE DOĞRU YOLA ÇIKTI
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre seyahat sorunu yaşamayan üst düzey örgüt mensupları ABD’ye doğru yola çıktı. Gülen’in aile üyeleri cenazeye bir arada katılarak sözde birlik mesajı verecek. Örgüt, Gülen’in son anlarını da daha sonra yazılı bir şekilde paylaşacak.
“YAZILI MİRAS BIRAKTI”
Ayrıca teröristbaşı Gülen’in rahatsızlanması sonrası hastaneye kaldırıldığı, örgütün diğer üyelerinden saklandı. Terörist Gülen’in yazılı bir miras bıraktığı da örgüt üyeleri arasında konuşulan bilgiler arasında.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerle diplomatik ilişkileri güçlenerek devam ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin Dışişleri Bakan Yardımcıları ile önemli bir toplantıda buluştu.
TÜRK DÜNYASI İLE İŞ BİRLİĞİ DERİNLEŞTİRİLİYOR
Bakanlığın X platformunda yapılan paylaşımda, Bakan Fidan’ın bu üst düzey diplomatik görüşmeyi gerçekleştirdiği ve Türk dünyasıyla iş birliğini derinleştirmek adına kritik adımlar atıldığı ifade edildi.


TÜRK AMERİKAN TİCARET HEYETİ İLE GÖRÜŞME
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin güneyinde mukim Türk Amerikan Ticaret Odası (TACCS) heyetini de kabul etti.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 Temmuz’da Adıyaman’ı ziyareti sırasında camide karşılaştığı çocukların halı saha talebine kayıtsız kalmayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu isteği gerçeğe dönüştürmüştü.
BAKAN KURUM SÖZÜNÜ TUTTU, ÇOCUKLARLA MAÇ YAPTI
Sadece iki ay içinde Fatih Mahallesi’ndeki Mevlana Ortaokulu önüne inşa edilen halı saha, çocukların kullanımına sunuldu. Çocuklar da Bakan Kurum’a teşekkür ederek, onunla sahada bir maç yapma isteklerini dile getirdi. Bir dizi ziyaret ve inceleme için yeniden Adıyaman’a gelen Bakan, çocukların bu davetini geri çevirmeyerek halı sahada onlarla futbol oynadı.
Maç sırasında, kent protokolü de Bakan Kurum’a eşlik etti. Maçın sonunda ise Bakan, “Dostluk kazandı, çocuklarımızın gülen yüzü kazandı” diyerek mutluluğunu paylaştı.

“TÜM ÇOCUKLAR GÜLDÜĞÜNDE MİSYONUMUZU TAMAMLAYACAĞIZ”
Deprem bölgesindeki tüm çocuklar güldüğünde misyonlarını tamamlayacaklarını vurgulayan Bakan Kurum,
Çocuklarımız bizden halı saha istemişti, biz de hemen harekete geçip bu güzel alanı onlara kazandırdık. Onların yüzlerindeki sevinci görmek, bizim için her şeyden daha önemli. İnşallah, deprem bölgesindeki tüm çocukların yüzü gülecek ve bizler de o zamana kadar onların yanında olacağız. Adıyaman’ı ve çocuklarımızı çok seviyoruz
diye konuştu.



Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Bakırköy Belediyesi’ni ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Özellikle İstanbul’da artan kadın cinayetleri ve toplumsal şiddet konusundaki bir soruya verdiği cevapta,
Maalesef, büyük bir üzüntüyle izliyoruz. Uzun zamandır önüne geçilemeyen bu tür vahim olayların haberini almaya devam ediyoruz. Cinayetleri işleyen pek çok failin daha önce cezaevine girip çıkmış olması dikkat çekici. Geçmişte bazı suçlulara getirilen aflar siyaset tarihinde tartışma konusu olmuştu. Ancak son dönemde hepimizi derinden sarsan bu cinayetlerin failleri, Erdoğan ve Bahçeli’nin getirdiği aflarla serbest kalan kişiler
ifadelerini kullandı.
Özel, Türkiye’nin kötü yönetilmesinin bu şiddet olaylarını körüklediğini savunarak,
Ülkemiz kötü yönetildiği için, iktidar kendisi gibi düşünmeyen herkesi bir tehdit olarak gördüğü için, cezaevleri olur olmaz şekilde dolup boşalıyor. Gerçek cezaları çekmesi gereken suçlulara yer kalmadığı için sürekli infaz yasasında değişiklik yapılıyor. Bu da suçların caydırıcılığını ortadan kaldırdı. Suçlular serbest kalıyor ve toplumun içine salınıyor. Dünkü cinayeti işleyen kişi defalarca psikolojik tedavi görmüş ve çıkmış birisi. Devletin yakından takip etmesi gereken bu şahıs, toplumda serbestçe dolaşırken bu trajediye neden oldu. Bu, Türkiye’nin kötü yönetildiğinin en somut kanıtıdır. Bir yanda öldürülen ve tacize uğrayan kadınlar var
diye konuştu.
Özel ayrıca, hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz bir şekilde çekilmesini de eleştirerek,
İstanbul Sözleşmesi’nden tüm Meclis’in mutabakatıyla değil, sadece bir kişinin imzasıyla ayrılanlar şimdi bu duruma ne diyecek? Kadın örgütlerinin ve hatta AK Parti içindeki bazı kadın siyasetçilerin itirazlarına kulak asmadılar, bizim uyarılarımızı da dikkate almadılar. Şimdi ortaya çıkan bu trajedilerden nasıl sorumlu tutulacaklar?
ifadelerine yer verdi.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINI YAŞATAN BİR SÖZLEŞME”
Özgür Özel, İstanbul Sözleşmesi’nin hayati önemine vurgu yaparak,
Sayın Erdoğan, hep birlikte İstanbul Sözleşmesi’ne oy verdik, onlardan biri de bendim. Büyük bir onur ve gururla destekledik. Eğer ‘AK Parti döneminde yapılmış en iyi iş nedir?’ diye sorsalardı, ‘İstanbul Sözleşmesi’ derdim. Çünkü bu, İstanbul’un adını taşıyan ve Meclis’te oy birliğiyle kabul edilen önemli bir adımdı. Ancak maalesef, bir seçim uğruna bu başarıyı da gözden çıkardınız. Seçimler bitti ama hâlâ bu konuda bir özeleştiri yapılmadığı gibi hatada ısrar ediliyor. Oysa İstanbul Sözleşmesi, kadınları yaşatan ve koruyan bir sözleşmeydi. Bugün kadınlar öldürülüyor, tacize uğruyor, şiddet görüyor çünkü bu sözleşmeden hukuksuz bir şekilde çıkıldı
dedi.
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert eleştirilerde bulunarak şunları ekledi:
Ben burada Erdoğan’ı milletimize şikayet ediyorum. Anayasa’ya aykırı bir biçimde, tek bir imza ile Türkiye’yi bu hayati sözleşmeden çıkardı. Şimdi kendisine çağrım şudur: Bu sözleşmenin yeniden Meclis’ten oy birliğiyle geçmesini sağlayacak bir ortam yaratmak sizin sorumluluğunuzdadır. Bizler, iki elimizi birden kaldırmaya hazırız. Gelin, İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden Meclis’te onaylayalım. Aslında Türkiye bu sözleşmeden hukuken çıkmadı, ama yasadışı bir şekilde çıkmış gibi gösterildi. Ve ne yazık ki, bu durum kadın düşmanlarına, şiddet uygulayanlara cesaret verdi. Onlar artık ‘Kadınların güvendiği şey ortadan kalktı, bana bir şey olmaz’ diye düşünüyorlar. Kanunlar var ama yetersiz. Çünkü kadınların arkasında artık devlet yok. Kadınlar, katiller ve zorbalara karşı daha savunmasız hale geldi.
Son olarak Erdoğan’a bir çağrıda bulunan Özel, “Sayın Erdoğan, önümüzdeki salı günü Meclis’te hep birlikte İstanbul Sözleşmesi’ne dönmeyi teklif ediyorum” dedi.

“KUTUPLAŞMA DİKTATÖRLERE, TEK ADAMLARA YARAR”
Özel, Meclis açılışındaki ‘el sıkışma’ ve ‘ayağa kalkma’ tartışmaları ile ilgili
Siyasette yeni bir dönem başlayacak, başlamayacaktan öte şunu görmek lazım. ‘Normalleşme’ dediğimiz şey, Erdoğan ya da Bahçeli ile anlaşma yapmak değil. 22 yıldır bu ülkeyi bu hale getirenlerle anlaşma yapacak halimiz yok. Ne yapacağız? Biz bu iktidarı ilk seçimde değiştireceğiz. Ama normalleşme milletin seçtiklerine, milletin hatırına asgari saygıyı göstermek ve gerçek sorunlar konuşulsun diye suni gündemlerden kaçmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi bütün partilerle bayramlaşan tek partiyken, CHP lideri Özgür Özel bütün liderlerle tokalaşabilen tek liderken, 1 Ekim günü bu konuda bir farklılaşma oldu. Ben bundan memnunum. Sayın Bahçeli ile DEM’in el sıkışması Türkiye’de tansiyonu düşürür, kutuplaşmayı azaltır. Şunu bilmek lazım, kutuplaşma diktatörlere, tek adamlara yarar. Kutuplaşma, sosyal demokratlara ve halkın geniş kesimlerine her zaman zarar verir, zarar verdi. Sözün güçlü olduğu yerde kutuplaşmanın olmaması lazım. Biz sözümüze güveniyoruz, milletin sorunlarını biliyoruz. Nasıl çözeceğimizi anlatmak ve insanların kulakları bunu duysun istiyoruz. Çok kavga ederseniz ve lüzumsuz kavga ederseniz, suni gündemlerle kavga ederseniz; evde annesi ve babası kavga eden çocuğun iki kulağını kapatması gibi. ‘Hiçbirinizi duymak istemiyorum’ dedirtmemek lazım seçmene. Bunu dedirtirseniz güçlü sözü olmayanların işine gelir. Güçlü liderliğine, tek adamlığına güvenenlerin, anayasa ve hukuk tanımayanların işine gelir. Anne baba kavga ederken çocuk kulağını kaparsa, hiçbirinizi duymak istemiyorum. Orada haklı ve haksız kalmıyor. Biz haklıyız, sözümüze güveniyoruz. Bu milletin bizi duyduğunda bizi seçeceğini ve Türkiye’nin çok daha önemli işleri çok daha kısa sürede başaracağını biliyoruz. O yüzden kutuplaşma ne kadar düşerse, sesler ne kadar duyulursa, içerik ne kadar önem kazanırsa o kadar önemlidir. Yoksa Bahçeli DEM’in elini sıktı diye biz ne Bahçeli, ne Erdoğan ile oturur Anayasa yaparız, ne bir başka. Bizim sözümüz belli, Anayasaya uymayanlarla Anayasa konuşmuyoruz, konuşmayacağız, biz kimse ile koalisyon kurmayacağız ama Türkiye ittifakını büyüteceğiz, Atatürk’ün partisini Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden iktidar yapacağız
ifadelerini kullandı.
“ERDOĞAN ÇIKSIN VE HER ŞEYİ ORADA ANLATSIN”
TBMM’de salı günü yapılacak kapalı oturuma değinen Özel,
Ben şunu söyledim; ‘Eğer bir ülkenin Cumhurbaşkanı Meclis’in kürsüsüne çıkıp ‘Bize İsrail yakında saldıracak, hedeflerinde Anadolu toprakları, biz varız’ diyorsa, derhal bunun bütün gerekçelerini, bütün kanıtlarını, bütün istihbaratını o Meclis ile paylaşması lazım. Açık bir oturumda bunu yapamayacaktır. Kapalı bir oturum olsun, bize bilgi verin dedik. Buradaki Meclis’in toplanıyor olmasını olumlu buluyorum ancak o oturuma mutlaka Erdoğan’ın gelmesi gerekiyor. ‘İki bakan yollayayım, onlar bilgi versin’ İşin ciddiyetine terstir. Bakanlar bilgi verebilir. Bu oturumun 15-20 dakika, yarım saat sürme zorunluluğu yok. Bir gün bile sürebilir. İlgili bütün bakanlar bilgi versin ama Erdoğan çıksın ve her şeyi orada anlatsın. Yok, yasak savmak için böyle bir oturum olursa bunu çıkar millete ifade ederim. Hele hele bilmediğimiz bir şey söylenmez ve aslında meselenin, ‘Türkiye’nin güvenlik sorunu var. Güvenlik birinci sıraya çıkarsa, bu korku birinci sıraya çıkarsa, şu an birinci sırada olan yoksulluk, işsizlik, açlık, güvencesizlik, okullardaki memnuniyetsizlik geriler’ diye düşünüp böyle bir güvenlik meselesini suni olarak şişiriyorlarsa bunu millete şikayet ederim. Devlet ciddiyetine yakışır bir sunum, devlet ciddiyetine yakışır bir bilgilendirme bekliyorum. O ciddiyete uygun davranacağım. Ciddiyetsiz davranırlarsa elbette kapalı oturumun tutanakları 10 yıl gizli kalacaktır ama içerikten milletim adına tatmin olmazsam bunu milletimle paylaşırım. İçeriği paylaşmam ama oradaki kandırmacayı paylaşırım. Benim endişem, bu meselenin suni gündem olarak köpürtülüp, güvenlik kaygıları ile yitirilen siyasi itibarın geri tahkim edilmeye çalışmasıdır. Eğer bunu yapmaya kalkan olursa ifşa ederim. Yok, bilmediğimiz, onların bildiği gerçek güvenlik sorunu varsa, bu konuda üstümüze düşeni yaparız. Ama yine de bu milletin esas meselelerini kullanmaktan bir adım geriye durmayız
diye konuştu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti, Haliç Kongre Merkezi’nde “Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları” programını düzenledi.
Programa katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada bir konuşma yaptı.
“İNSANIMIZ, AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI’NA GÜVENİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından önemli ayrıntılar şöyle:
Vatandaşlarımız muhalefet aktörlerine güvenmiyor, muhalefetin söylemlerine prim vermiyor, onlardan kendisine hayır geleceğine asla inanmıyor. Zaman zaman serzenişte bulunsa da insanımız son kertede AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na güveniyor, itimat ediyor. 8. Büyük Olağan Kongremiz, milletimizin partimizden taleplerinin hayata geçirildiği ana zemin olacaktır. Kongre sürecimizi tazelenmenin, yenilenmenin, bununla birlikte büyük bir kucaklaşmanın vesilesine dönüştürmek arzusundayız.

“YENİ İSİMLERLE KADROLARIMIZI TAHKİM VE TAKVİYE EDECEĞİZ”
Bu süreçte öfke ve nefret diline prim vermeyecek, nezaketle hoşgörüyle gönüller fethederek yolumuzda ilerleyeceğiz. AK Parti’nin ufkuna, vizyonuna sahip, dürüst, çalışkan, donanımlı, millet, memleket sevdalısı yeni isimlerle kadrolarımızı tahkim ve takviye edeceğiz.
“KARDEŞLERİMİZ, 364 GÜNDÜR SİYONİST İŞGALE DİRENİYOR”
Gazzeli kardeşlerimiz tüm imkansızlıklara rağmen ümmetin yüz akı olarak 364 gündür siyonist işgalcilere karşı kahramanca direniyor. İsrail’e karşı ekonomik tedbir uygulayan yegane devlet biziz. Batılı güçler, bunların asıl niyetlerini çok iyi bildikleri halde Holokost utancından dolayı Netanyahu ve katliam çetesine seslerini çıkaramamaktadırlar. İşgal ve istila politikasını meşrulaştırmak için İsrail hükümeti her gün yeni bir mazeret üretmektedir.
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Başakşehir’de düzenlenen “Sosyal Konut ve Kentsel Dönüşüm Projeleri Anahtar Teslim Töreni”nde yaptığı konuşmada, 2 Temmuz’da yeniden göreve başlamasından bu yana İstanbul’u daha yaşanabilir hale getirmek adına önemli adımlar attıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 12 yıl önce başlatılan kentsel dönüşüm seferberliği kapsamında bugüne kadar İstanbul’da 905 bin ev ve iş yerinin dönüştürüldüğünü hatırlatan Kurum, şu anda kentin 39 ilçesinde 180 bin konut ve iş yerinin yenilenme çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Sağlıksız ve riskli hiçbir yapının dönüşüm dışında kalmaması için azimle çalışacaklarını ifade eden Kurum, İstanbul’da deprem bölgesinde olduğu gibi devlet ve millet iş birliğinin, birlik ve dayanışmanın hayata geçirileceğini söyledi.
Kurum, “Yarısı Bizden” kampanyasında vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik iyileştirmeler yapıldığını ve yeni başvuru dönemi başlattıklarını belirterek, tarih kısıtlamasını kaldırarak İstanbul’un 39 ilçesinde vatandaşlara süresiz başvuru imkanı sağlandığını aktardı. Ayrıca, kimsenin hak kaybı yaşamamasına özen gösterdiklerini ve İstanbul’da 700 bin lira hibe, 700 bin lira kredi desteği ve 100 bin lira taşınma yardımı ile toplamda 1,5 milyon liralık destek sağladıklarını da sözlerine ekledi.

ÖZGÜR ÖZEL’E: “HATAY, CUMHURBAŞKANIMIZ’A EMANETTİR”
Türkiye’nin “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremleri yaşadığına dikkati çeken Kurum, göreve geldiğinden bu yana geçen 3 ayda deprem bölgesini onlarca kez ziyaret ettiğini söyledi.
Kendilerinin depremin bütün izlerini silmek için koşarken CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in haksız ithamlarına maruz kaldıklarını dile getiren Kurum, “Kendisi Hatay’ı ziyaret etmiş ve ‘Hatay’ı unutturmayacağını’ söylemiş, ‘Hatay benim şahsi meselem’ demiş. Halbuki Hatay’ı deprem sonrasında yalnız bırakan kendileridir.” ifadelerini kullandı.
İLGİLİ HABERÖzgür Özel: İktidarı, erken seçime zorlamak durumundayız
Bakan Kurum, “Hatay halkına, deprem bölgesine umut dağıtıp, o umutları boşa çıkaranlar kendileridir.” diyerek, şöyle devam etti:
Hatırlayın, ‘Deprem bölgesinde konut yapacağız, halkımıza bedava dağıtacağız.’ dediler ama tek bir çivi çakmadılar, tek bir yuva kurmadılar, tek bir çocuğun yüzünü güldürmediler. Tek bir annemizin, babamızın göz yaşını dindirmediler. Tek bir yuva yapmadıkları gibi söz verdikleri Ulu Cami’yi restore etmekten imtina ettiler. Buradan ifade ediyorum: Sayın Özgür Özel, Hatay sahipsiz değildir. Hatay bize emanettir. Hatay devletimize emanettir, Hatay Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a emanettir. Biz, bu emanete gözümüz gibi sahip çıkacağız, oralara gelip selfie çekip ayrılanlardan olmadık. Oralara gelip 6 Şubat’ta milletimize sözler verdik, o sözleri tutmak için gece gündüz çalışıyoruz. Hiçbir zaman deprem bölgesinde boş vaat verip oradan ayrılmadık. Ne söylediysek, ağzımızdan ne çıktıysa onu yapmak, onu vatandaşımıza teslim etmek için hep birlikte el ele verdik. 2025 yılı geldiğinde onlar Ulu Camii yapmasa da biz yapacağız. Onlar o bölgeye sırtını dönse de biz deprem bölgesini kucaklamaya, yeniden ayağa kaldırmaya devam edeceğiz.

“SİZ İZMİR’İN GELECEĞİNİ MESELENİZ YAPIN”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İzmir’in sorunlarına dikkat çekerek, CHP Genel Başkanı Özel’e İzmir’i şahsi bir mesele olarak ele alması gerektiğini tavsiye etti. İzmir Körfezi’nin gün geçtikçe kötüleştiğini belirten Kurum, körfezde oksijen seviyesinin düştüğünü, balık ölümlerinin arttığını ve kötü kokunun çevrede yaşayan insanları rahatsız ettiğini ifade etti. Kurum, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır bu sorunlara çözüm üretmediğini, adeta sorumluluklarını görmezden geldiğini eleştirerek, “Yıllardır havaya bakıp ıslık çalıyorlar” dedi.
Bakan Kurum,
Eğer bir meseleyi kişisel olarak sahiplenecekseniz, İzmirli vatandaşlarımızın geleceğini önceliğiniz yapın. İzmir’in 25 yıldır çözülmeyen sorunları için masaya oturun ve bizim uzattığımız eli sımsıkı tutarak, bu şehre nasıl bir gelecek sunabiliriz, bunu konuşun
diye seslendi.

Kurum, şehirlerin geleceği için belediyelere en büyük desteği verdiklerini belirterek,
Hiçbir vatandaşımızı ayırt etmedik. Geçtiğimiz günlerde Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleriyle bir araya geldik. Taleplerini dinleyip İstanbul ve Ankara’daki vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda itfaiye, zabıta ve personel taleplerini karşıladık. Artık belediyelerin Bakanlığımızda bekleyen talepleri kalmadı. Milletimizin menfaati söz konusu olduğunda her türlü desteği verdik, bundan sonra da aynı şekilde destek vermeye devam edeceğiz
şeklinde konuştu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen Güney Kafkasya Bölgesel İşbirliği Platformu’nun 3’üncü Toplantısı kapsamında, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile görüştü.
NORMELLEŞME SÜRECİ VE BÖLGESEL KONULAR GÖRÜŞÜLDÜ
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan ve Mirzoyan, İstanbul’da bir araya geldi.
Görüşmede, ikili ilişkiler, normalleşme süreci ve bölgesel konular ele alındı.

LAVROV İLE GÖRÜŞME
Bakan Fidan’ın, Rus mevkidaşı Lavrov ile 3+3 Güney Kafkasya Bölgesel İşbirliği Platformu 3’üncü Toplantısı kapsamında görüştüğünü bildirildi.
Paylaşımda, görüşmeye ilişkin fotoğraf yer alırken, görüşmenin detayına ilişkin bilgi verilmedi.
İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Güney Kafkasya Bölgesel İşbirliği Platformu’nun 3. Toplantısı’na Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov katılmıştı.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni döneme ilişkin ilk açıklama..
Millethaber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan’a konuşan Kurtulmuş, tüm siyasi partilerin açılış resepsiyonuna katılmasının demokratik zenginlik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“BU MECLİS YENİ ANAYASA YAPAR”
Yeni Yasama yılı büyük bir uzlaşı ile başladı. Tüm siyasi partilerin açılış resepsiyonuna katılması demokratik zenginliktir. Anayasa ve iç tüzük hazırlanmasında her konuda uyum olmasa bile müzakere için bir araya gelmek değerlidir.
Bu meclis yeni anayasa yapamaz demek milli iradeye saygısızlıktır. Bu meclis yeni Anayasa yapar.
Sayın Devlet Bahçeli’nin ve sayın cumhurbaşkanımızın açıklamaları yeni döneme ilişkin fevkalade değerli ve önemlidir bölgemizde savaş varken kaos varken siyasi partilerin bir arada olması kıymetlidir önemli olan bir araya gelmeyi becermektir.
Müzakere etmektir anayasa ve iş düzlükte farklı düşündüğümüz noktalar olabilir ancak diyalog zeminini açık tutmak gerekir bizler meclisin bir arada ve uyum içinde çalışmasına çok önem veriyoruz açılış günü ortaya konulan fotoğraf beni mutlu etti.
“GİZLİ OTURUM DEĞERLİDİR”
Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:
TBMM’de dün gizli oturum yapıldı.Bu oturumda Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı önemli bilgiler verdi. Bu gizli oturum talebi CHP’den geldi. Bu talep karşılanmıştır.
Meclisimizin bilgilendirilmesi çok önemlidir. Bu oturumu değersizleştirmek doğru değildir.

Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin son yıllarda BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü bağlamında Çin ile geliştirdiği ilişkiler, Çin otomotiv sektörünün Türkiye’ye açılmasıyla daha da ilerledi.
Bölgesinde ve dünyada, birçok atılımla Türkiye, Çin’in dikkatini daha da cezbetmiş durumda.
ÇİN DEVLET BAŞKANI 12 YIL SONRA TÜRKİYE’YE GELİYOR
Yaşanan bu gelişmeler ışığında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, 2025 yılı başında Türkiye’yi ziyaret etmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da 2025 yılı ortalarında yapılması beklenen Şangay Grubu Zirvesine katılması bekleniyor.
İLGİLİ HABERMehmet Şimşek Çin’i ziyaret edecek
EN SON 12 YIL ÖNCE GELMİŞTİ
2012 yılında Türkiye’de büyük bir protokolle konuk edilen Xi Jinping’in ziyareti, iki ülke basınında da olumlu yorumlanmıştı.
Xi Jinping, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ikili ilişkilerin gelişmesi için üst düzey temasların sürdürülerek stratejik güvenin arttırılması, gerçekçi işbirliği genişletilerek ortak gelişmenin gerçekleştirilmesi, kültürel iletişim sıkılaştırılarak halklar arasındaki dostluğun güçlendirilmesi ve çok taraflı işbirliğinin güçlendirilerek, ortak çıkarların korunması gibi başlıkları ele almıştı.
İLGİLİ HABERAvrupa Komisyonu, Çin üretimi elektrikli araçlara ilave gümrük vergisi kararı aldı
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat 10 dakika süren, basına kapalı bu görüşmenin ardından iki lider, birlikte basına açıklamalarda bulundu.
Davutoğlu, misafirperverliği için Fatih Erbakan’a teşekkür ederken, dün vefat eden Saadet Partisi’nin kurucu lideri Recai Kutan’a rahmet dileklerini iletti. Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Davutoğlu, bu görüşmenin böylesi kritik bir dönemde oldukça anlamlı olduğunu belirtti.
“TBMM’DE GÜÇLÜ BİR ÜÇÜNKÜ BLOĞA İHTİYAÇ VAR”
Türkiye’de “kutuplaşma” ve “atomizasyon” olarak adlandırdığı iki büyük tehlikenin altını çizen Davutoğlu, benzer değerlere sahip partilerin birleşmesinin önemine işaret etti. En azından Meclis’te “güçlü bir üçüncü blok” oluşturulmasının gerekliliği üzerinde durdu. Bu bloğun, iktidarı dengeleyip yanlışlardan uzaklaştıracağını ve iktidardan uzaklaşan geniş kitleler için de bir alternatif sunacağını söyledi.
Toplantının oldukça verimli geçtiğini ifade eden Davutoğlu, ülkenin bu sıkışık durumdan çıkması için her türlü fikre açık olduklarını, yeni bir siyasi iklimin gerekliliğine inandıklarını dile getirdi.

“İŞ BİRLİĞİ İHTİYACINI DEĞERLENDİRDİK”
Fatih Erbakan da görüşmede kadın cinayetleri, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve ekonomi gibi çeşitli önemli konuları masaya yatırdıklarını belirtti. İsrail’le Filistin üzerinden yürütülen ticaretin devam ettiğini öne süren Erbakan, bu noktada mevcut hükümetin gerekli sorumlulukları yerine getirmediği eleştirisinde bulundu.
Erbakan sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu süreçte, hükümetin doğru adımlar atmasına vesile olmak ve Meclis’te hayırlı işlere katkı sağlarken zararlı girişimlere set çekmek amacıyla, yeni yasama yılında partiler arası bir iş birliği ihtiyacını değerlendirdik. TBMM’de daha etkin bir rol oynayarak hayra vesile, şerre fren olma görevimizi daha güçlü bir şekilde yerine getirmek için bu iş birliği imkanını ele aldık. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

“SEÇİM İTTİFAKI OLABİLİR”
İki genel başkan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin “Yeniden Refah Partisi çatısı altında birleşme gerektiğini söylemiştiniz. Bu düşünceniz hâlâ geçerli mi?” sorusu üzerine Fatih Erbakan, şu yanıtı verdi:
Herhangi bir partinin kapanarak başka bir partiyle birleşmesinden ziyade, şu aşamada TBMM’de güçlü bir grup oluşturulmasına odaklandık. Meclis’te daha etkili bir pozisyon almak amacıyla böyle bir görüşme gerçekleştirdik. İlerleyen süreçte, özellikle seçim dönemine yaklaşırken, bu grubu oluşturan partiler arasında bir ittifak gündeme gelebilir, ancak bu konuda henüz konuşmak için erken.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısındaki açıklamalarına ilişkin Ahmet Davutoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle paylaştı:
Oldukça olumlu buluyorum. Türkiye’nin siyasi atmosferinin artık kutuplaştırıcı ve dışlayıcı bir dilden, daha kucaklayıcı ve birleştirici bir dile evrilmesi gerekiyor. Sayın Bahçeli’nin bugünkü açıklamalarını bu açıdan son derece yerinde görüyorum.

Fatih Erbakan ise Bahçeli’nin açıklamalarıyla ilgili şunları dile getirdi:
Yeniden Refah Partisi olarak, kuruluşumuzdan itibaren siyasette nezaketin hakim olmasını savunduk. Kutuplaşmadan uzaklaşıp, toplumun her kesimiyle – özellikle siyasiler arasında – diyalog, müzakere ve hoşgörünün ön planda olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda Sayın Bahçeli’nin adımını olumlu buluyoruz.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM 28. Dönem 3. Yasama Yılı, gerçekleştirilen özel toplantı ile başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı toplantıya ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili milletvekilleri ile tokalaşması ve sonrasında yaptığı ‘barış’ açıklaması damga vurdu.
Bir anda Türkiye’nin gündemine oturan gelişme, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısına katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve diğer partililere soruldu.
“OLMASI GEREKEN BİR TABLO”
Söz konusu görüntülerin TBMM’de olması gereken görüntüler olduğunu vurgulayan Bakırhan, şöyle konuştu:
“Meclis çatısı altında olması gereken bir tabloydu. Siz de haklısınız. Müzakere ve diyalog zemini olmadığı için herkes şaşırmış olabilir. Meclis’in asıl görevlerinden birisi budur. Halklar bizi buraya niye seçip gönderdiler? Türkiye temel meselelerini konuşup çözüm yolları üretmek için Türkiye’nin bir toplumsal barışa ihtiyacı var. Yanı başımızda çatışmalar var, savaşlar var nereye sıçrayacağın bilmiyoruz.

“ANORMAL DEĞİL NORMAL”
Türkiye’de her zamankinden daha fazla diyalog ve müzakereye ihtiyaç var. Sayın Bahçeli’nin gelmesi de gayet normaldi, anormal bir durum yoktu. Türkiye’de toplumsal barışı savunan, ülkeyi refaha ve huzura kavuşturacak olan her her eli tutmaya, her adımı desteklemeye zaten belirtmiştik bugün de aynısını tekrar ediyorum.
Yani sadece tokalaşmaktan yeni bir süreç çıkar mı bilmiyorum ama Türkiye’nin bir toplumsal barışa ihtiyacı olduğu konusu doğru. Bizim de Meclis’te iktidar başta olmak üzere bütün siyasi partilerle bu toplumsal barışı örecek söylem için adım atmamız gerektiğini belirtmek istiyorum.”

“BU TAVRI ÖNEMSİYORUZ”
Konuyu Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık da değerlendirdi.
Bahçeli’nin tavrını önemsediklerini belirten Sakık şöyle konuştu:
“Grup Başkanvekili Erkan bey önemli bir ameliyet geçirmişti. Sayın Bahçeli bana ve sayın Buldan’a ‘nasılsınız’ diye el uzatınca biz de merhabalaştık. Bunu abartmaya gerek yok. Biz büyük mücadeleden geliyoruz müzakerelere de hazır olduğumuzu aslında parlementoda olması gereken de bu.
Halk bizi buraya kavga etmeye göndermedi. Sayın Bahçeli burada da ‘barış önemli’ diyor. Bunu önemsiyoruz. Parlamentonun görevi de barışı da inşa etmektir. Troller bunu abarttı ‘arkadan koşarak geldi’ dedi. Geçmişten gelen bir hukukumuz da var, eğer yeni bir anayasadan bahsediyorsak burada bütün milletvekilinin bir uzlaşma dilini yakalaması lazım.”

DEVLET BAHÇELİ’NİN BARIŞ AÇIKLAMASI
TBMM Genel Kurulu’nda yeni yasama yılı açılışı sırasında Bakırhan ve DEM’li vekillerle tokalaşmasının sorulmasına karşılık Bahçeli, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım.” yanıtını vermişti.
İLGİLİ HABERDevlet Bahçeli, TBMM açılışında DEM’li vekillerle tokalaştı
İLGİLİ HABERDevlet Bahçeli: Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazımYusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siyasette en sıcak gündem DEM Parti’ye uzatlan el…
TBMM’nin açılış oturumunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili vekillerle tokalaşması ve son grup toplantısında PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a silah bırakma çağrısı sonrası gözler DEM Parti’ye çevrildi.
Yeni bir ‘çözüm süreci’ mi başlıyor sorularının gündeme geldiği süreçte muhataplardan ilk açıklama geldi.
“UZATILAN ELİ İTMEYECEĞİZ”
Cezaevindeki eski parti eş başkanlarını ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, gazetecilerle bir araya geldi.
Önemli açıklamalarda bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanları, “Uzatılan eli itmeyeceğiz.” dedi.
“HATALARIMIZ İÇİN ÖZELEŞTİRİ YAPTIK”
Eş başkanlar açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim kandırıldığımızı söyleyenler oluyor. Biz geçmişte yaşananları biliyoruz, değerlendirdik, hatalarımız için özeleştiri yaptık. Ama biz de yaşananları yetkili organlarımız ile tartışıyoruz. Olmadı bir kandırmacadan ibaret çıktı, mücadelemiz sürüyor. Biz yine buradayız.
“ÜLKE YARARINA HER SAMİMİ ŞEYE VARIZ”
Umarız bir sürece dönüşür. Bir süreç olursa, bir samimiyet görebilirsek, bizim misyonumuz, varlık gerekçemiz görüşmektir, konuşmaktır, barışa bir yol bulmaktır.
Bir barış girişimini, kimden geldiğine bakarak peşinen reddetme lüksüne sahip değiliz. Tuzu kuru değiliz. Ülke yararına, toplum yararına, halklar yararına olan ve samimi her şeye varız. “

Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, son sekiz ayda 261 kadının katledildiğini vurguladı.
Cinayet işleyenlerin bu cesareti, “mahkemelerdeki hafifletici nedenler ve kadınları ötekileştiren, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçen iktidardan” aldığını savunan Oruç, yaşanan olayların sıradanlaştırıldığını ve normalleştiğini ifade etti.
Oruç, “Bir kadının bile öldürülmesine tahammül edemeyiz.” diyerek, erkek şiddetine karşı acilen önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, yargının “erkek yargı” olma durumundan kurtulması ve cezasızlık sistemine son vermesi gerektiğini dile getirdi. Oruç, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi gerektiğini de ekledi.

AK Parti’nin politikalarından kaynaklı, hem üretenin hem de tüketenin zor durumda olduğunu belirten Oruç,
Türkiye’de milyonlarca insan geçim sıkıntısı yaşıyor. Sadece İstanbul’da 1 milyon insan aç yatarak sabaha uyanmak zorunda kalıyor. Okullar açıldı, aileler servis parası bile ödeyemiyor. Gelir, vergi, ücret, yargı ve özgürlüklerde adalet yok; bu iktidarın ülkeyi yönetme yetkisi de kalmamıştır. Bu iktidarın bir an önce gitmesi gerekiyor.
ifadelerini kullandı.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında ve Lübnan’daki çatışmalarda 40 bini aşkın insanın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Oruç, Orta Doğu’nun her köşesinde barut kokusu ve bomba sesi olduğunu kaydetti.
Oruç, “Buradan tüm dünya halklarına barış çağrısında bulunuyoruz. Gelin, sınır tanımadan evrensel bir barış hareketini birlikte örgütleyelim. Gelin, barışı birlikte inşa edelim.” dedi.

“TÜRKİYE’DE HALKLARIN ORTAK BİR YAŞAM UMUDU VAR”
DEM Parti olarak halkların kardeşçe bir arada yaşaması için çalışmalara devam edeceklerini vurgulayan Oruç, şunları ifade etti:
Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi gerekmektedir. Sadece Türkiye’de değil, Suriye’de statü elde etmek isteyen Kürt halkının haklarına dayanışmacı bir yaklaşımla sahip çıkılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bölgede barışın sağlanmasının yolu buradan geçmektedir.
Türkiye, İran, Suriye ve Irak’ta halklar arasında eşitliğin sağlanmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Oruç, Kürt sorununun bu dört ülkede çözüme kavuşmasının bölgedeki barışa büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Oruç, hem iktidara hem de muhalefete şu soruları yöneltti:
AK Parti ve ortakları, bu bahsettiğimiz tablonun neresinde duruyor? Ana muhalefet partisi, bu sorunların çözümüne dair hangi programı sunuyor? Kamuoyuna açıklama yapmalarını bekliyoruz. Peki, DEM Parti bu tablonun neresinde? Dün olduğu gibi bugün de onurlu barış karesindeyiz. Biz, onurlu bir barış talep ediyoruz.
Demokratik bir anayasanın oluşturulması için “yol temizliği” yapılması gerektiğini dile getiren Oruç, toplumsal barışın sağlanabilmesi için iktidar ve devlet aklının Gezi ve Kobani sendromundan kurtulması gerektiğini belirtti.

BAHÇELİ’YE: “ZATEN BİR TÜRKİYE PARTİSİYİZ”
Oruç, grup toplantısının ardından gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısı’nda DEM Parti’ye “Türkiye partisi olun” çağrısı yapmasıyla ilgili sorusunu şöyle yanıtladı:
DEM Parti zaten bir Türkiye partisidir. Kendi içindeki temsiliyetlerle birlikte, Türkiye’deki tüm halkların ve inançların temsil edildiği bir partiyiz. Biz, Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar barış ve huzur içinde yaşaması için mücadele eden bir siyasi hareketiz. Özgürlükleri, barışı, adaleti; yoksulun, işçinin, emekçinin, kadının, doğa ve insan haklarını savunurken aslında biz bir Türkiye partisiyiz.
Yeni bir dönemin başlayıp başlamadığıyla ilgili bir soruyu Oruç,
Yeni bir dönemin açılması, yol temizliği gerektiren bir durumdur. Türkiye’nin demokratikleşmesi için öncelikle Kürt sorununun barışçıl ve demokratik bir çözüme kavuşturulması önemli bir adım olacaktır.
şeklinde yanıtladı.
Ayrıca, sorunların çözümüne yönelik sağlıklı bir politik program geliştirilmesinin gerektiğini vurguladı.




Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, “Türkiye Buluşmaları” kapsamında İstanbul’un Beyoğlu ilçesini ziyaret etti.
Beyoğlu sokaklarında vatandaşlarla sohbet eden Yayman’ın ziyareti renkli görüntülere sahne oldu.
VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ
Yapılan tarafsız anketlerde “en sevilen ve çalışkan” milletvekili olarak ilk sırayı alan Yayman, Beyoğlu ziyaretinde de ne denli farklı bir vizyona sahip olduğunu gözler önüne serdi.
Ziyaretiyle ilgili paylaşılan videoda genç yaşlı, kadın erkek, çocuk yetişkin hemen herkese ulaşan Yayman, eğlence mekanlarını da gezerek “Bizden bir emriniz var mı? Sizin için yapabileceğimiz bir şey var mı? Sizlerin emrinizdeyiz” ifadelerini kullandı.





Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da düzenlenen DEVA Partisi 2. Olağan Büyük Kongresi’nde Ali Babacan, geçerli 556 oyun tamamını alarak yeniden Genel Başkanlığa seçildi.
Ali Babacan’ın genel başkanlık için tek aday olduğu kongrede, delegeler, genel başkan, genel merkez yönetim kurulu, disiplin kurulu ile ilkeler ve değerler kurulu üyelerini belirlemek için oy verdi.
Kongrede, divan kurulu başkanlığına oy birliğiyle Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çanakçı seçildi.
“KONGRE, TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR YOLUN BAŞI”
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, partisinin 2. Olağan Büyük Kongresi’nde “Kongremiz, sadece partimiz için değil Türkiye için yeni bir yolun başıdır.” diyerek şöyle konuştu:
Bu ülkeye gönül vermiş, taş üstüne taş koymak isteyen herkesle geniş bir işbirliği yapmanın çok önemli olacağını düşünüyoruz. Bunun için de biliyorsunuz geçtiğimiz mayıs, haziran ayından itibaren yapmakta olduğumuz çalışmalar var, gelişimler var. Biz diyoruz ki beraberce açacağımız bu yeni yolu dostlarımızla beraber yürüyelim diyoruz. Birlikte, beraberlikle bereket var diyoruz.
Türkiye, iktidar bloku ile muhalefetin arasındaki kayıkçı kavgasına mecbur değildir. DEVA Partisi, birleştirici ve kapsayıcı üslubuyla somut proje ve programlarıyla Türkiye siyasetinde çözümün ve umudun yegane adresidir
“ANA MUHALEFET YENİ ÇALIŞMALAR YAPIYORMUŞ”
DEVA Partisi’nden başka ülkenin sorunlarının nasıl çözüleceğini detaylarıyla çalışan bir siyasi parti olmadığını savunan Babacan, “Ana muhalefet yeni çalışmalar yapıyormuş, program hazırlıyorlarmış. 101 sene sonra.” dedi.
Kongrenin ana mesajının “yeni bir yol” olduğunu ifade eden Babacan, “Türkiye’de siyasetin iki kutuplu bir hale geldiğini ve bu modelin çoğulculuğu yok ederek Türkiye’yi geriye götüreceğini” belirtti.

İSRAİL’İN GAZZE’YE YÖNELİK SALDIRILARI
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üzerinden 1 yılı aşkın süre geçtiğini belirten Ali Babacan, şunları kaydetti:
İşgalin bir yılında bu soykırımda yaşamını yitiren tam 43 bin kişi var. Bunların çoğu kadın ve çocuk. Hastaneleri, okulları, çadırları, ibadethaneleri bombaladılar. Hiç acımadılar. Ben hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Kolay değil. 2 milyon 200 bin kişi arkadaşlar. Her eve ateş düştü. 2 milyon 200 bin kişi evinden oldu. Gazze’de tam bir insanlık dramı yaşamıyor. Çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden bir yıl boyunca sistematik bir katliamın hedefi oldu Gazze’de yaşayan Filistinli kardeşlerimiz.

“GENÇLER UYUŞTURUCU VE KUMAR BATAKLIĞINA ÇEKİLDİ”
Babacan, gençlerin uyuşturucu ve kumar bataklığına çekildiğini ifade ederek, “Herkesin cebindeki telefon olmuş bir gayriresmi illegal kumarhane. Böyle bir şey olur mu?” dedi.
Babacan, sanal bahis konusuna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’yi karıştıran skandalın sahibi Edirne Milletvekili Ediz Ün’den yazılı açıklama geldi..
Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 20 Eylül’de, CHP Milletvekili Ediz Ün’ün üzerine kayıtlı Fatih Anıl’ın kullandığı 34 EKE 86 plakalı cipi TEM Otoyolu’nun Edirne gişelerinde durdurup, sürücüsünün rızasıyla arama yaptı.
Aramada, gümrük kaçağı 530 boş elektronik sigara kutusu, 2 bin 242 elektronik sigara kiti, 2 bin 790 elektronik sigara başlığı, 1275 elektronik sigara ateşleyicisi, 130 likit haznesi ve 18 sigara likidi bulundu.
Gözaltına alınan Fatih Anıl ile Çağatay Rahmi Çetin, ‘gümrük kaçakçılığı’ suçundan işlem yapılarak serbest bırakıldı, kaçak ürünlere ise el konuldu.
CHP’DEN İSTİFA ETTİ
Olay üzerine CHP’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada Ediz Ün’ün partiden istifa ettiği duyuruldu. Açıklamada, hukuki sürecin sonucuna göre, Ün’ün partiye geri dönüp dönmeyeceğine karar verileceği bildirildi.
Ediz Ün, olaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
“CİPİ KULLANAN FATİH ANIL’I VEKİL OLMADAN ÖNCE TANIYORDUM”
Ün, kaçak ürünlerin yakalandığı cipi kullanan Fatih Anıl’ı, milletvekili olmadan önce tanıdığını ve Bulgaristan’da oturumu bulunduğunu söyledi.
Bulgaristan’ı iyi bilen Anıl’ın, bu ülkede kendisine şoförü olarak yardımcı olduğunu belirten Ediz Ün, şunları söyledi:
Söz konusu olayın yaşandığı günde Fatih Anıl, Bulgaristan dönüşü beni Edirne’deki ikametime bıraktı. Ben de kendisine aracın servis zamanının geldiğini, tamir ve bakım için yetkili servise götürülmesi gerektiğini belirterek, aracımdan indim. Aracımın İstanbul’da servise götürülmesi konusunda sözleştikten sonra evime geçtim.
Şahıs, ben evimde istirahatte olduğum esnada aracıma hiçbir suretle haberim olmadan suça konu elektronik sigaraları yükleyip yanına Çağatay Rahmi Çetin isimli şahsı da alarak yola çıkmış, daha sonrasında polis ekipleri tarafından durdurulmuştur. Olayın tamamı bundan ibarettir.
İLGİLİ HABERAracıyla kaçakçılık yapılan CHP’li Ediz Ün’ün direksiyon başında görüntüleri ortaya çıktı
“ŞÜPHELİLERİN CEZALANDIRILMASI İÇİN ELİMDEN GELEN HER TÜRLÜ MÜCADELEYİ VERECEĞİM”
Açıklamasında, Fatih Anıl’ın ifadesini de yer veren Ün, “Basında yer alan çokça yalan haber arasında, Cumhuriyet savcısının beni arayıp araçta arama yapılacağına söylediği, benim ise buna karşı çıktığım, şeklinde haberler de var. Bunların tamamı asılsızdır. Aksine durumdan haberim olur olmaz adli makamların araçta arama yapmasına hem muvafakatimin hem de sonuna kadar desteğimin mevcut olduğu hususu, olayla ilgilenen tüm adli makamlarca bilinmektedir. Keza olayın hemen ertesi günü 21/09/2024 tarihinde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na şüpheliler hakkında ivedilikle suç duyurusunda bulundum. Dosya şu anda açık halde olup avukatlarım aracılığıyla tarafımca takip edilmektedir. Şahsımın adını ve itibarını lekeleyen şüphelilerin, yargı önünde cezalandırılması için elimden gelen her türlü mücadeleyi vereceğim” ifadelerini kullandı.
Mağdurken fail gibi gösterilmeye çalıştığını belirten Ün, “Medya ile sosyal medyadaki kirli bilgilerin ve yalan haberlerin Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini zedelememesi amacıyla gönülden bağlı olduğum partimden istifa etmiş bulunmaktayım. Umuyorum ki çok kısa zamanda gerçekler apaçık ortaya çıkacak ve ben de yuvama döneceğim. Ancak herkes bilsin ki; bu işin peşini bırakmayacağım. Soruşturma dosyalarının sonuna kadar takipçisiyim. Bundan sonra yalan haber yapanlarla, sosyal medya trolleriyle, hakaret edenlerle, teker teker yargı önünde hesaplaşacağım” dedi.
İLGİLİ HABERCHP’li Ediz Ün’ün kaçak mal yakalanan aracıyla ilgili ‘Bulgaristan’ detayı
“AKLANIRSA GERİ DÖNÜŞÜ DEĞERLENDİRİLECEK”
Öte yandan CHP Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı da konuyla ilgili soruşturmanın yargıda devam ettiğini söyledi.
Kendisi de avukat olan Taybıllı, “Şu anda Ediz Bey, kendisinin aslında mağdur olduğunu dile getiriyor. Bu mağduriyetten dolayı mağduriyetine sebep olan kişilerle ilgili şikayetçi olduğunu biliyoruz. Süreç şu anda soruşturma aşamasında yargıda. Ne şekilde ilerleyeceğini biz de sizler gibi takip edeceğiz. Bu esnada genel başkanımızın talimatıyla kendisi grup başkanvekilleriyle görüştü, bu nedenle partinin zarar görmemesi adına, böyle bir konuyla adının dile gelmemesi adına milletvekilliğini parti çatısı altında sürdürmemek konusunda talebini ortaya koydu. Bu talebi de genel merkez tarafından uygun görüldü. Dolayısıyla şu an Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yürütmüyor faaliyetlerini. Soruşturma aşaması tamamlandıktan sonra soruşturmanın neticesine göre yeniden bununla ilgili değerlendirme yapılacak. Kendisinin aklanma durumunda tekrar partiye dönüşü değerlendirilecek” diye konuştu.
İLGİLİ HABERAracıyla kaçakçılık yapılan CHP’li Ediz Ün’ün istifası istendiKaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sürpriz esnaf-vatandaş ziyaretlerine bir yenisini daha ekledi.
Gün içerisinde Kısıklı’daki konutundan çıkarak Vahdettin Köşkü’ne geldiği sırada aracını durduran Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla sohbet edip, çocuklara oyuncak hediye etti.
ÇORBACIDA ESNAF VE VATANDAŞTAN SEVGİ SELİ
Erdoğan, bir süre kaldığı Vahdettin Köşkü’nden ayrıldıktan sonra Çengelköy’deki bir çorbacıya gitti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlar ve esnafla sohbet etti.










Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti İzmir Bayraklı Meclis Üyesi Latif Aydemir’in kadın cinayetleri hakkında yaptığı açıklamalar tepkilere neden olmuştu.
Aydemir, “Bir kısmı bayanlar olmak üzere, erkeklerin çoğunda öldürenler kadar ölenler de suçludur” ifadelerini kullanmıştı.
LATİF AYDEMİR DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ
Konuyla ilgili açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Latif Aydemir’in sarf ettiği sözlerin kabul edilemez olduğunu, kendisinin disipline sevk edildiğini belirtti.
Hamza Dağ’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:
Kadına ve çocuğa karşı şiddet konusunda tavizsiz ve kararlı bir mücadele vermek, asli sorumluluğumuzdur.
Bu bağlamda Bayraklı Belediye Meclis Üyesi Latif Aydemir’in, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde kadın cinayetleriyle ilgili yaptığı konuşma partimizce kabul edilemez.
Kadınlara yönelik şiddetin engellenmesinde büyük mücadele veren bir parti olarak amasız fakatsız şiddete karşıyız.
Aydemir, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmiştir.
Şiddet, hiçbir hali ve şekliyle kabul edilemez.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyasette yumuşama dönemi derinleşirken, MHP’nin DEM Parti’ye ‘el uzatmasının’ ardından bir adım da CHP’den geldi.
Yerel seçim sürecinde DEM Parti ile iş birliği yapan CHP’de daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret ettiği HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı bu kez CHP Genel Başkanı Özgür Özel ziyarete gitti.
Özel ve beraberindeki heyet, Edirne F Tipi Cezaevi’ne geldi.
ÖZEL VE HEYETİ CEZAEVİNDE
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, saat 11.00‘de Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyareti öncesinde cezaevi girişinde, Demirtaş’ın avukatı tarafından imzalı “Arafta Düet” kitabı ile bir çağrı metni takdim edildi.
Metnin Demirtaş’ın Türkiye kamuoyuna yönelik çağrı metni olacağı belirtilirken, metnin basın aracılığıyla paylaşılacağı da bildirildi.

KALABALIK KONVOYLA CEZAEVİ ZİYARETİ
Diğer yandan Özel’in konvoyu dikkat çekti.
Makam aracı olarak kullandığı minibüsün yanında birçok araç Özel’e refakat etti.
Özel’in sonu gelmeyen konvoyunun geçişi kameralara yansıdı.



Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİLDİKLERİ TEK OYUN YARALILARI TEDAVİ
Filistinli bir aile, BBC için günlük yaşamlarını belgesel filme çekti. Ailenin çocukları Hamud ve Hallum bombalardan hasar görmüş bir evin oturma odasında acil yardım görevlisi oyunu oynuyor. Küçük bir oyuncak bebeğin vücuduna dikiş atan kardeşleri izleyen fizyoterapist baba Hamid, “Bunlar çocukların oynayacağı oyunlar değil. Onları böyle görünce, çok üzülüyorum. Bomba sesini oyuncak sesinden daha çok tanıyorlar” diyor
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Ordu Sözcüsü Avichai Adraee, X hesabından yaptığı paylaşımda, Beyrut’un güneyinde Hizbullah’a ait bir silah deposunu vurduklarını öne sürdü.
Saldırılar, Adraee’nin Beyrut’un güneyindeki bazı noktalara Hizbullah’a ait olduğu iddiasıyla saldırma tehdidinde bulunmasının ardından geldi.
İsrail, 10 Ekim’den bu yana Beyrut’a saldırı düzenlemiyordu.
İSRAİL’İN LÜBNAN’DA ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 2 BİN 350 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah ile 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 2 bin 350 kişi öldü, 10 bin 906 kişi yaralandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erakçi, “Savaş ve provokasyon istemiyoruz. Ancak her türlü savaşa veya provokasyona karşı da tamamen hazırlıklıyız. Bölgeyi herhangi bir savaş felaketinden uzaklaştırmak için Irak hükümetiyle istişare çabamızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Erakçi, Irak hükümeti, halkı ve dini mercii Ayetullah Ali es-Sistani’nin Gazze ve Lübnan’daki savaşı reddetmesi ve her iki halka yönelik desteğini takdirle karşıladıklarını kaydetti.
İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin, Bağdat’ta Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin ile görüştükten sonra ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

“ABD KENDİ ORDUSUNU TEHLİKEYE ATIYOR”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin balistik füzeleri engellemek için kullandığı THAAD olarak bilinen Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemleri için İsrail’e asker konuşlandıracağına dair iddialara ilişkin, “ABD’nin kendi askerlerinin hayatını tehlikeye attığını” ifade etti.
Erakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “ABD, İsrail’e rekor miktarda silah teslim ediyor. Şimdi de askerlerinin hayatlarını tehlikeye atıyor ve onları füze sistemlerini işletmek için İsrail’de konuşlandırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgede topyekun bir savaşın çıkmaması için son günlerde büyük çaba sarf ettiklerini belirten İranlı Bakan, “Halkımızı ve çıkarlarımızı savunma konusunda kırmızı çizgimizin olmadığını da açıkça söylüyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim Ayı 1. Oturumu’nda 26 gündem, 5 gündem dışı olmak üzere toplam 31 madde görüşüldü. SBB Meclis Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapılan toplantıda aciliyeti olan 2 madde görüşülüp karara bağlanırken, diğer maddeler ise daha kapsamlı incelenmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi.
Gündeme alınan önemli maddeler
Meclis toplantısında, “10 yıllığına Samsun Anakent Turizm Tic. AŞ.’ye devredilen ve sözleşmesi sona eren AkdağKayak Merkezi Sosyal Tesisleri’nin işletme hakkının yine aynı şartlarla yeniden Samsun Anakent Turizm Tic. AŞ.’ye devredilmesi” teklifi maddesi, “Canik ve İlkadım ilçelerine alternatif ulaşım hatlarını hayata geçirmeyi ve toplu taşıma konforunu arttırmayı hedefleyen 12,5 km uzunluğunda, 14 istasyona sahip Kılıçdede İstasyon-Şehir Hastanesi/ Kamu Kampüsü Tramvay Hattı’nın yapım işleri ve araç temininin yapılması adına devir protokolünün kabulü ve protokolü belediye adına imzalamaya SBB Başkanı’nın yetkilendirilmesi” teklifi maddesi, “Canik ilçesinde bulunan Samsun Üniversitesi’ne ait Gürgenyatak ve Devgeriş Mahallesi’nde bulunan taşınmazların imarla Günibirlik Turizm Tesis Alanı yapılması konusunda 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davaları neticesinde nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine yapılan itirazların değerlendirilmesi” teklifi maddesi, “Batı Çevre Yolu (4. Etap) etrafında kullanım kararlarının, dava konusu imar planı öncesi kullanım kararlarına dönüştürülmesine ilişkin nazım ve uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın değerlendirilmesi” teklifi maddesi, ” Milli Savunma Bakanlığı’nın davacı olduğu, Cumhuriyet Meydanı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanında yapılan imar planlarında yer alan Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli taşınmazın yer aldığı Samsun 2. İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda meydan kullanımının yeniden düzenlenmesine ilişkin nazım ve uygulama imar planı değişikliği” teklifi maddesi, “Tekkeköy ilçesinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca sanayi ve depolama bölgesi kullanımı oluşturulmasına ilişkin çevre düzeni planı değişikliği” teklifi maddesi ve “İl İdare Kurulu’nun Terme ilçesi Muratlı Mahallesi’nin idari yönden buradan ayrılarak Çarşamba ilçesine bağlanması” teklifi maddesi görüşülerek gündeme alındı ve ilgili komisyonlara havale edildi.
Toplantıda, SBB’de ataması yapılan bürokratların isimleri de okunarak meclis üyeleri bilgilendirildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’nın Strasbourg kentinde toplanan AP Genel Kurulunda Macaristan’ın 1 Temmuz’dan bu yana yürüttüğü Dönem Başkanlığı faaliyetlerinin ele alındığı oturum düzenlendi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban yaptığı konuşmada, AB’nin durumunun, Macaristan’ın ilk AB Dönem Başkanlığı’nı üstlendiği 2011’den bu yana çok daha ciddi olduğunu ifade etti. Ukrayna’daki savaş, Orta Doğu ve Afrika’da artan çatışmalar, göç, Schengen bölgesindeki riskler ve Avrupa’nın küresel rekabet gücünü kaybetmesi gibi konulara değinen Orban, “AB’nin değişmesi gerekiyor” dedi. Orban, Macaristan’ın AB Konseyi’nin dönüşümlü başkanlığını yürütürken, tamamlanması gereken 52 yasa tasarısı da dahil olmak üzere dürüst ve yapıcı bir arabulucu olacağını ve Parlamento ile kurumlararası müzakerelere başlamaya hazır olduğunu söyledi.
“AB’nin son 20 yıldaki ekonomik büyümesi Çin ve ABD’nin gerisinde kaldı”
Rekabetin önemli bir konu olduğunu vurgulayan Orban, AB’nin son 20 yıldaki ekonomik büyümesinin Çin ve ABD’den önemli ölçüde geri kaldığını ve AB’nin küresel ticaretteki payının da azaldığını belirtti. Enerji fiyatlarının başlıca engel olduğunu belirten Orban, “AB, Rus enerji kaynaklarından uzaklaşmanın bir sonucu olarak önemli gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesini kaybetti” dedi. Orban, “Yeşil dönüşümün kendi başına soruna bir çözüm sunduğu yanılgısına düşmemeliyiz” diyerek karbondan arınmanın üretkenliğin yavaşlamasına ve iş kaybına yol açtığına dikkat çekti. Göç sorununa da değinen Orban, “Avrupa yıllardır, özellikle dış sınırlarında göç baskısı altında. AB bu sınırları savunmalı. Macaristan bu konuda 2015’ten beri siyasi mücadeleler verdi, sayısız girişim ve öneri gördük. Hepsi de tek bir temel unsurdan yoksun oldukları için başarısız oldu; dış sıcak noktalar. Bunlar olmadan Avrupalıları yasa dışı göçten koruyamayız” dedi. Orban, “AB iltica sistemi çalışmıyor. Yasa dışı göç, antisemitizme ve kadınlara yönelik şiddetin artmasına yol açtı. Bunlar gerçekler, beğenelim ya da beğenmeyelim” diye konuştu. Düzenli olarak “Schengen zirveleri” düzenlenmesini öneren Başbakan Orban, Bulgaristan ve Romanya’nın yıl sonuna kadar serbest dolaşım alanının tam üyesi olması gerektiğini ifade etti. Orban Batı Balkan ülkelerinin AB’ye katılımının hızlandırılması çağrısında bulunarak, “Sırbistan katılmadan Balkanlar’ı istikrara kavuşturamayız” dedi. AB savunma sanayinin, çiftçi dostu, rekabetçi tarım sektörünün ve AB uyum politikasının önemini vurgulayan Orban, “Uyum Fonu bir hayır kurumu ya da bağış değildir, AB’deki en büyük yatırım politikası biçimlerinden biridir ve tek pazarın dengelenmesi için bir ön şarttır” şeklinde konuştu. Orban, “Biz Macarlar, Avrupa Birliği’nin bir parçasıyız. Avrupa’nın olabileceği şey olmasına yardımcı olmak için en ufak bir şans gördüğümüz sürece bunun için savaşmaya devam edeceğiz. Başkanlığımızın başarısı, AB’nin başarısı olacak. Avrupa’yı tekrar harika yapalım” diyerek konuşmasını bitirdi.
Orban’a “Ciao Bella” ile tepki
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın konuşmasının ardından genel kuruldaki sol eğilimli bazı milletvekilleri ayağa kalktı. Orban’ı protesto eden milletvekilleri, “Ciao Bella” şarkısını söyledi. AP Başkanı Roberta Metsola ise, “Burası Eurovision değil” diyerek milletvekillerine müdahale etti.
Leyen, Orban’ı hedef aldı
Orban’dan sonra söz alan Avrupa Komisyonu Başbakanı Von der Leyen, Macar lidere sert tepki gösterdi. Leyen, “Bugün Konsey Başkanlığı sırasında karşı karşıya olduğumuz en acil sorunlardan bazılarına odaklanmak istiyorum. Birincisi Ukrayna, ikincisi rekabet, üçüncüsü göç. Ukraynalı dostlarımız savaşta üçüncü kışa giriyor. Rusya bunu şimdiye kadarki en zor kış yapmaya çalışıyor. Geçtiğimiz ay Rusya, Ukrayna şehirlerine bin 300’den fazla insansız hava aracı gönderdi. Yaz boyunca Ukrayna’nın enerji altyapısına yüzlerce füze yağdı. Sayısız Ukraynalı öldürüldü veya yaralandı. Aileler ayrıldı. Şehirler yok edildi. Dünya, Rusya’nın savaşının vahşetine tanık oldu. Yine de bu savaşı işgalciye değil, işgal edilene yükleyenler var. Putin’in iktidar arzusuna değil, özgürlüğe susayan Ukraynalılara bağlayanlar var. Bu yüzden onlara şunu sormak istiyorum: 1956’daki Sovyet işgalinden Macarları sorumlu tutarlar mıydı? 1968’deki Sovyet baskısından Çekleri ve Slovakları sorumlu tutarlar mıydı? Biz Avrupalılar farklı tarihlere ve farklı dillere sahip olabiliriz, ancak barışın teslimiyetle eş anlamlı olduğu hiçbir Avrupa dili yoktur. Egemenliğin de işgalle eş anlamlı olduğu bir dil yoktur. Ukrayna halkı, tıpkı Orta ve Doğu Avrupa’yı Sovyet egemenliğinden kurtaran kahramanlar gibi özgürlük savaşçılarıdır. Ukrayna ve Avrupa için adil bir barışa ulaşmanın tek bir yolu var. Ukrayna’nın direnişini siyasi, mali ve askeri destekle güçlendirmeye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Bir hükümet, Avrupa şirketlerine diğerlerinden daha fazla vergi koyarak ayrımcılık yapıyorsa nasıl daha fazla Avrupa yatırımı çekebilir?”
Rekabet konusuna değinen von der Leyen, “Yenilikçi şirketlerimizin çoğu, genişlemelerini finanse etmek için ABD’ye veya Asya’ya bakmak zorunda kalırken, her yıl 300 milyar Euro’luk Avrupa hanehalkı tasarrufu yabancı pazarlara yatırılıyor, Ortak Pazarımız da hala çok fazla engel var ve şirketlerimizin sınırlar ötesinde ölçeklenmesini engelliyor. Bu yüzden bir Tasarruf ve Yatırım Birliği önerdik. Şirketlerin sınırlar ötesinde büyümeleri için engelleri azaltmamız gerekiyor. Ortak pazarımızı tamamlamak, finans ve dijital gibi sektörlerde raporlama yükünü azaltmak için yeni bir hamle önereceğiz. Rekabet gücümüzü güçlendirmek için gidilecek yön budur. Ancak aynı zamanda AB’deki bir hükümetin tam tersi yönde Ortak Pazar’dan uzaklaştığını da görüyoruz. Bugün çok dikkatli dinledim. Bir hükümet, aynı zamanda Avrupa şirketlerine diğerlerinden daha fazla vergi koyarak ayrımcılık yapıyorsa nasıl daha fazla Avrupa yatırımı çekebilir? Aynı zamanda bir gecede ihracat kısıtlamaları uygularsa daha fazla şirketi nasıl çekebilir? Keyfi denetimlerle onları hedef alırsa, izinlerini engellerse, kamu sözleşmeleri çoğunlukla küçük bir gruba giderse, bir hükümete Avrupa şirketleri nasıl güvenebilir? Bu durum belirsizliğe yol açıyor ve yatırımcıların güvenini zedeliyor. Tüm bunlar, Macaristan’ın kişi başına düşen GSYİH’sinin Orta Avrupa komşuları tarafından geride bırakıldığı bir zamanda gerçekleşiyor. Macaristan Avrupa’nın kalbindedir ve aynı zamanda ekonomimizin de kalbinde olmalıdır. Macar halkı ortak pazarımızın tüm avantajlarından yararlanmalıdır” şeklinde konuştu.
“Bir AB üyesi ülke, Rusya’dan fosil yakıt satın almanın alternatif yollarını aradı”
Leyen, “Hala kirli Rus fosil yakıtlarına bağlı kalmamız gerektiğini düşünenlere seslenmek istiyorum. Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesinden sadece birkaç gün sonra Avrupa liderleri Versay’da toplandı, 27’si de mümkün olan en kısa sürede Rus fosil yakıtlarından uzaklaşmayı kabul etti. Peki, bin gün sonra bu taahhütte neredeyiz? Avrupa gerçekten de çeşitlendi. Güvenilir ortaklarla altyapılar ve yeni bağlar kurduk. Avrupa’da üretilen ucuz ve temiz enerjiye yatırım yaptık ve bunu başarıyla yaptık. Yılın ilk yarısında tüm elektrik üretimimizin yüzde 50’si, Avrupa’da iyi işler kuran ve Rusya’da olmayan kendi enerjimizden, yerli yenilenebilir kaynaklardan geldi. Ancak herkes Versay taahhütlerine göre hareket etmedi. Alternatif kaynaklar aramak yerine özellikle bir AB üyesi ülke, Rusya’dan fosil yakıt satın almanın alternatif yollarını aradı. Rusya, güvenilir bir tedarikçi olmadığını defalarca kanıtladı. Artık bahane yok. Avrupa enerji güvenliğini kim istiyorsa öncelikle buna katkıda bulunmalıdır. Uymamız gereken kural budur” dedi.
Göç konusuna da değinen Leyen, “Herkes göçün Avrupa’nın bir sınaması olduğunu ve Avrupa’nın bir cevap gerektirdiğini anlıyor. İşte bu yüzden Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, Göç ve Sığınma Konusunda Yeni Paktı kabul etti. Şimdi bunu uygulamalıyız. Birliğimizin dış sınırlarındakiler de dahil olmak üzere üye ülkelere ortak sınırlarımızı yönetmelerine yardımcı olmak için bakıyoruz” dedi.
“Macaristan hükümeti ek güvenlik kontrolleri olmadan Rus vatandaşlarını AB’ye nasıl davet edebilir?”
Doğrudan Macaristan Lideri Orban’a seslenen Leyen, “Macaristan’ın sınırlarını koruduğunu ve suçluların Macaristan’da hapsedildiğini söylediniz. Sadece bu ifadenin, yetkililerinizin geçtiğimiz yıl hapis cezasına çarptırılmış kaçakçıları ve insan tacirlerini cezalarını çekmeden serbest bırakması gerçeğiyle nasıl uyuştuğunu merak ediyorum. Bu, Avrupa’da yasa dışı göçle mücadele etmek değil. Bu, AB’yi korumak değil. Bu sadece sorunları komşunuzun çitinin üzerinden atmaktır” ifadelerini kullandı. Macaristan’ın Rus vatandaşlarına vize kolaylığı sağlaması konusunu dile getiren Leyen, “Hepimiz dış sınırlarımızı daha iyi korumak istiyoruz. Ancak yalnızca organize suçlara karşı birlikte çalışırsak ve kendi aramızda dayanışma gösterirsek başarılı olabiliriz. Kimi içeri alacağımızdan bahsedeceksek, Macaristan hükümeti ek güvenlik kontrolleri olmadan Rus vatandaşlarını Birliğimize nasıl davet edebilir? Bu durum, yeni Macaristan vize düzenlemesini yalnızca Macaristan için değil, tüm AB üyeleri için bir güvenlik riski haline getiriyor. Macaristan hükümeti, Çin polisinin kendi topraklarında faaliyet göstermesine nasıl izin verebilir? Bu, Avrupa’nın egemenliğini savunmak değildir. Bu, yabancı müdahale için bir arka kapıdır” şeklinde konuştu. Leyen, “Evet, Frontex’i güçlendirmeliyiz. Evet, kaçakçılıkla mücadele mevzuatını kesinleştirmeli, Europol’ü güçlendirmeli ve Paktı tam olarak uygulamalıyız. Ancak bu, daha az değil, daha fazla iş birliğiyle başarılabilir ve tabii ki hukukun üstünlüğüne ve temel değerlerimize tam saygıyla” ifadelerini kullandı.
Leyen, “Macaristan, Konsey Başkanlığını ikinci kez üstleniyor. İlki 2011’deydi. O vesileyle Başbakan Orban şöyle demişti: ‘Biz 1956 devrimcilerinin ayak izlerini takip edeceğiz. Biz Avrupa Birliği davasına hizmet etmeyi amaçlıyoruz. Avrupa, kendi yerini korumak için birlik olmalı.’ Sanırım hepimiz aynı fikirdeyiz. Avrupa birlik olmalı. Bu o zamanlar doğruydu. Bugün de doğru. O yüzden Macar halkına hitap ederek bitirmeme izin verin. Biz tek bir aileyiz. Sizin hikayeniz bizim hikayemizdir. Sizin geleceğiniz bizim geleceğimizdir. 10 milyon Macar, geleceğimizi birlikte şekillendirmeye devam etmemiz için 10 milyon iyi nedendir. Yaşasın Avrupa” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Orban’a tepkiler devam etti
Muhafazakar Avrupa Halk Partisi Lideri Manfred Weber da yaptığı konuşmada, Orban’ın Ukrayna’nın içinde bulunduğu kötü duruma “tek bir cümle” bile değinmemesinden şoke olduğunu belirterek AB bayrağı altında yürüttüğü diplomasiyi eleştirdi. Weber, “(Rusya ve Çin) Seyahatiniz asla bir barış misyonu değildi. Otokratlar için büyük bir propaganda gösterisiydi” dedi. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Terry Reintke ise “Burada hoş karşılanmıyorsunuz, burası Avrupa demokrasisinin evi” ifadeleriyle Orban’a tepki gösterdi.
Orban, Temmuz ayında “barış misyonu” olarak tanımladığı ziyaret kapsamında Rusya ve Çin’e gitmişti. – STRASBOURG
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL, Lübnan tarafından Kiryat Şamona bölgesine düzenlenen hava saldırısında 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İsrail Ulusal Acil Servisi Magen David Adom (MDA) tarafından yapılan açıklamada, “Tıbbi değerlendirmelerin ardından, yaklaşık 40 yaşlarında bir erkek ve kadın şarapnel yaralanması sonucunda hayatını kaybetti” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanlığı, Türkiye’den yola çıkan ‘RAS’ gemisinin, Güney Amerika ülkelerinden hayalet gemilerle Gine ya da Moritanya açıklarına getirilen 4 ton kokaini, Avrupa ülkelerine sevk etmek üzere seyrederken yakalandığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 4 Ekim 2024 günü İspanya ve Fransa güvenlik güçlerince Atlas OkyanusuKanarya Adaları yakınlarında Tanzanya bayraklı ‘RAS’ isimli gemiye düzenlenen operasyonda yaklaşık 4 ton kokainin ele geçirildiği belirtilerek, operasyonda 7’si Türk, 2’si Azerbaycan ve 1’i Hollanda uyruklu olmak üzere toplam 10 kişinin yakalandığı aktarıldı.
Emniyet Genel MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın, İspanyol narkotik polisi ile iletişime geçerek görüşmeler sonucu geminin hareketlerinin incelendiği kaydedildi. Geminin, 28 Temmuz 2024’te İstanbulZeytinburnu açıklarındaki demirleme alanından ayrıldığı belirtilerek, “9-10 Ağustos 2024 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka kentinde kısa bir mola vererek Sierra Leone’ye transit geçiş yaptığı, 21 Ağustos’ta Freetown, Sierra Leone açıklarında demirlediği ve 11 Eylül’e kadar 20 gün boyunca orada kaldığı, 11 Eylül’de kuzeye doğru hareket ettiği ve 13-20 Eylül tarihleri arasında Gine ile Gine-Bissau ülkeleri karasularında limana giriş izni için beklediği ve akabinde 21 Eylül tarihinde 21 saat boyunca Bissau limanında demirlediği, 22 Eylül tarihinde Bissau limanından ayrıldıktan sonra, bir sonraki uğrak limanı olarak İskenderiyeMısır’ı gösterdiği ve tahmini varış zamanını 15 Ekim 2024 olarak belirlediği, 23-24 Eylül 2024 tarihleri arasında Gine-Bissau açıklarında düşük hızda manevralar gerçekleştirdiği, 26 Eylül 2024 tarihinde Moritanya açıklarında seyrettiği, 28-29 Eylül 2024 tarihleri arasında Moritanya açıklarında hızını önemli ölçüde düşürdüğü, akabinde gemi İskenderiye Limanı’na seyir halindeyken Kanarya Adaları’nın kuzeydoğusundaki sularda 4 Ekim 2024 tarihinde İspanya ve Fransa güvenlik birimlerince operasyon yapılarak limana çekildiği ve 4 ton kokain maddesi ele geçirildiği bilgileri edinilmiştir” ifadelerine yer verildi.
‘RAS’ isimli geminin güzergah, liman ve hız bilgileri analiz sonuçlarına ilişkin, “Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Güney Amerika ülkelerinden hayalet (AIS sinyal bilgileri bulunmayan) tabir edilen gemilerle getirilerek Atlas Okyanusu üzerinde Gine ya da Moritanya açıklarında bahse konu gemiye aktırıldığı, akabinde Avrupa ülkelerine sevk edileceği değerlendirilmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Iğdır İl Jandarma Komutanlığı, Kaçakçılık Suçları ile Mücadele kapsamında yaptığı istihbarat çalışmaları neticesinde önemli bir operasyona imza attı. Iğdır Merkez İlçe ve Tuzluca bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda, akaryakıt, tütün ve alkol kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda bin 170 litre kaçak akaryakıt, 270 paket sahte sigara ve 90 litre kaçak alkol ele geçirildi. Olayla bağlantılı olarak 3 şüpheli yakalanırken, haklarında adli işlemlere başlanıldığı bildirildi. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘NEREDE BOŞLUK VARSA HAL YOLUNA KOYACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kurulduğu günden itibaren hizmet mücadelesi verdiklerini söyleyerek, “Biz her zaman kendi iç muhasebemizi cesaretle yapan bir kadroyuz. Son dönemde yaşanan kimi cinayetler üzülerek görüyoruz ki milletimizin kendini güvende hissetme konusunda tereddütte düşmesine sebebiyet vermiştir. Ülkemizin 2018 yılından beri küresel siyasi gerilimlerin, Covid salgınının yol açtığı çok boyutlu krizlerin ve bölgemizde süregelen çatışmaların etkisiyle yaşadığı ekonomik sıkıntılar da bu tablonun bir parçasıdır. Uyguladığımız ekonomi programıyla 6 yılın birikimi olan sıkıntıları çözme yolunda önemli mesafe katettik. İnşallah sene başından itibaren rahatlama, insanımızın günlük hayatına da net bir şekilde yansımaya başlayacaktır” dedi.
Erdoğan, sınır güvenliği konusunda hem terör örgütleriyle mücadele hem komşu ülkelerle ilişkiler hususunda gayet iyi seviyeye geldiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Toplumda güvenlik ve asayiş konusunda geçmişe ve pek çok Avrupa ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdeyiz. Ancak son dönemde bir polis memurumuzun şehit edilmesinden, genç kızlarımızın vahşice katledilmesine kadar bir dizi hadise milletimizde haklı bir tepkiye yol açmıştır. Onlarca suç kaydı olanların ortalıkta dolaşması herkes gibi bizi de rahatsız ediyor. Pazartesi günü yaptığımız MYK toplantısında bu olayları enine boyuna değerlendirdik. Milletimizin sesine kulak vererek, bu konuda önemli adımlar atmaya karar verdik. İnsanlarımızın sokakta, evinde, iş yerinde hiçbir endişe duymadan hayatını güvenle sürdürebilmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız. Emniyet teşkilatımız içinde zafiyet varsa neşteri vurup gidereceğiz, adalet sistemimizde tıkanıklık, yanlışlık varsa neşteri vurup Allah’ın izni ile onu da çözüme kavuşturacağız. Medyada ve sosyal medyada suça özendirme noktasında sorun varsa gerekli müdahalede bulunacağız. Nerede boşluk varsa hal yoluna koyacağız.”
‘İKİ ÖDEMLİ ADIM ATIYORUZ’
Erdoğan, öncelikle çok sayıda suç kaydı bulunan kişilerin yargılama safhasında görülebilmesini ve dikkate alınmasını sağlayacaklarını belirterek, “Bilindiği gibi mevcut durumda seri suç işleyen kişiler adına açılmış onlarca dava bulunmasına rağmen bunlar sonuçlanmadan kayıtlarda gözüküyor. Kanunların suçlu lehine anlamına gelen bu çarpıklığı düzeltmek için iki önemli adım atmayı planlıyoruz. Bunlardan ilki; kurumsal düzenleme, ikincisi, seri suç işleyenlerin tutuklanabilmesi uygulamasının kolaylaştırılmasına yöneliktir. Yargı erkini güçlendirmek amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir birim, farklı mahkemelerde görülen davaları, düzenlenen iddianameleri, hatta emniyet kayıtlarını toparlayarak bunlarla ilgili gerekli incelemeleri yaptıktan sonra savcı ve hakimlerimizin dikkatine sunacak. Mesela 5 suç kaydı olan birinin, diğer davalarının bitip sabıka kaydına işlenmesi beklenmeden tutuklu yargılanmasının önü açılacak. Tutukluluk süresi, kişinin işlediği suçlar ve alacağı cezalarla orantılı belirlenecek. Bu husus toplum vicdanını yaralayan belirli suçlar için geçerli olacak. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin, mesela alınan cezanın yüzde 10’u cezaevinde geçirildikten sonra işlemeye başlaması sağlanacaktır. Adalet Bakanlığı’mızdan ve Meclis grubumuzdan çerçevesini ifade ettiğimiz bu düzenlemelerin teknik çalışmalarını Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla da istişare ederek süratle tamamlamalarını bekliyorum” diye konuştu.
‘CEZASIZLIK ALGISINI ORTADAN KALDIRMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR’
Kontrolden çıkan bir riske de dikkat çekmek istediğini belirten Erdoğan, “Son dönemde medya organlarımız özellikle reyting kaygısıyla basın ilkelerini umursamayan son derece sorunlu bir yayın politikası izlemeye başladı. İfade tutanaklarından polis kayıtlarına, kaynağı belirsiz iddialardan önü sonu belli olmayan videolara kadar her türlü bilgi belge ekranlara çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Haber ve tartışma programlarının saatlerce konusu oluyor. Habercilik adına üzülerek söylüyorum, mağdurlar tekrar mağdur ediliyor. Cinayet vakaları insanımızın ailecek televizyon izlediği saatlerde en ince detayına kadar anlatılıyor. Bu tür olaylarda meselenin sosyal öğrenme boyutu ne yazık ki göz ardı ediliyor. Bunu kabul etmemiz ve rıza göstermemiz söz konusu olamaz. Basınımız, medyamız elbette özgür olmalıdır; ama bu bilhassa toplumsal olaylarda sorumlu yayıncılık yapmaya engel değildir. Radyo Televizyon Üst Kurulumuz bu konuları daha hassas takip etmelidir. Yargı organlarımızın bağımsız, tarafsız ve objektif faaliyet yürütmesinin yanı sıra toplumda adalet duygusunun güçlendirilmesi için bugüne kadar hiçbir fedakarlıktan kaçmadık, hatta her türlü desteği sağladık. Teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yeni sınamalar karşısında, mülkün temeli olan adaletin tesisi en önemli meselemizdir. Her ne sebeple ortaya çıkarsa çıksın cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını süratle gidermek boynumuzun borcudur. Adalet hizmetlerinin iyileştirilmesi noktasında 22 yılda yaptığımız onca reforma, onca başarımıza, onca emeğimize kendini bilmezlerin gölge düşürmesine eyvallah etmeyeceğiz. Yapacağımız bu düzenlemelere muhalefetin de destek vereceğini ümit ediyorum. Biz uzlaşı için Türkiye’nin meselelerini beraberce çözmek için el uzattıkça maalesef muhalefet eski kutuplaşma siyasetinde ısrarcı davranıyor. Muhalefetin kodlarına kadar işlemiş bu çarpık bakış açısının değişmesi en büyük temennimizdir” diye konuştu.
‘HÜKÜMETİMİZİN MÜCADELESİNE DESTEK OL’
Kadın haklarının teslim edilmesi konusuna siyaset üstü baktıklarını ifade eden Erdoğan, “Kadın politikalarında her zaman en idealini ülkemiz, milletimiz ve kadınlarımız için hayata geçirmeye çalıştık. Destek mekanizmalarından reform paketlerine ve yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirme gayretinde olduk. Kadın hakları konusunda bize ders verecek hiçbir muhalefet partisi yoktur. Kadının statüsünün güçlendirilmesinde elimize su dökecek kimse de yoktur. Kadına şiddetle mücadele konusunda ülkemize çağ atlatan kadro yine biziz. Ülkemizdeki imtiyazlı azınlık bilmese de başörtüsünden dolayı üniversite kapılarından geri çevrilen kızlarımız bizim mücadelemizi gayet iyi biliyor. Aynı şekilde kılık kıyafetinden dolayı işinden atılan, çok sevdiği mesleği ile inancı arasında tercih yapmaya zorlanan kadın doktorlar, hakimler, öğretmenler ve bürokratlar ve akademisyenler bizim kadınlar konusundaki hassasiyetimizi gayet iyi biliyor. Evlatlarını askeri lojmanlarda ziyaret edemeyen analar, kardeşlerinin yemin törenine katılamayan ablalar bizim hak ve özgürlükler konusunda neler yaptığımızı gayet iyi biliyor. Bu Meclis çatısı altında sırf başındaki örtüden dolayı siyasi parti genel başkanları tarafından had bildirilen kadın siyasetçiler, Türkiye’yi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyor. Kimse kusura bakmasın ama ‘AK Parti kadınları elit görmüyor’ iftirası atmak CHP Genel Başkanının hakkı da haddi de değildir. Sayın Özel, kadınlar arasında ayrımcılık görmek istiyorsa önce kendi tarihini okusun, kendi tarihi ile yüzleşsin, sonra da yüreği yetiyorsa AK Parti’yi eleştirmeye kalksın. Sayın Özel, bir taraftan kadına şiddetin engellenmesinden bahsederken, diğer taraftan da alkol ve içki tüketimini teşvik edecek vaatlerde bulunuyor. Ne demişler, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.’ Sayın Özel belki bilmiyor olabilir; fakat bir aşağılama ifadesi olarak kullandığı, ‘Kahvedeki vatandaşlarımız’ şu hakikati çok iyi bilir; tüm dünyada kadına ve çocuğa şiddetin en önemli sebeplerinden biri içki tüketimi ve alkol bağımlılığıdır. Ülkemizde de geçen sene kadına şiddet uygulayan müptezellerin üçte biri ya alkol ya da madde bağımlısıydı. CHP Genel Başkanı Özel’e şunu tavsiye ediyorum; kadına yönelik şiddetle mücadeleye kendi tabiri ile gerçekten iki elin havada katkı sunmak istiyorsan öncelikle rakı reklamı yamaktan vazgeç. Sonra da gel hükümetimizin mücadelesine destek ol” değerlendirmesinde bulundu.
‘EN BÜYÜK DEVRİMDİR’
Ülkenin tüm kurumlarında özgürce çalışan, sosyal ve ekonomik hayata özgürce katılan tüm kadınların çabalarının yakın şahidi olduğunu söyleyen Erdoğan, “2004’te anayasa değişikliğiyle kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu ilk defa anayasa metnine koyan AK Parti iktidarıdır. 2005’te yapılan köklü ceza kanunu değişikliğiyle aile içi ve kadına yönelik şiddet ilk defa suç olarak tanımlandı. Yine bu dönemde töre, namus saikiyle işlenen cinayetler ağırlaştırılmış suç kapsamına alındı. Cinsel saldırı fiili de yine ilk defa 2005’teki düzenlemede suç olarak tarif edildi. Çocuğa yönelik şiddeti de şahsa bağlı suçlar kapsamına biz dahil ettik. 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesine dair kanunla kararlılığımızı biz ortaya koyduk. Bakınız bu kanun ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede şimdiye kadar yapılmış en büyük devrimdir, tarihi bir kazanımdır. ŞÖNİM Kadın Konukevi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları biz hayata geçirdik. Tüm illerimizde 82 şiddet önleme ve izleme merkezi, 112 kadın konukevi ve 418 irtibat noktası ile koruyucu ve önleyici hizmetler sunuyoruz. Aile içi şiddeti şikayete tabi olmaktan biz çıkardık. Ayrıca 2023 yılında yapılan bir düzenlemeyle boşanmış eşe karşı işlenen şiddetin cezası tıpkı nikahlı eşe karşı işlenen şiddet seviyesinde artırıldı” ifadelerini kullandı.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN ÇEKİLMEMEMİZİN ETKİSİ YOKTUR’
İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Erdoğan, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin kadın hakları ve kadınlara yönelik şiddetle mücadeleye en ufak bir menfi etkisi olmamıştır. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin çelikten kalkanı içerisinde sıkıntılı ifadeler bulunan söz konusu sözleşme değil, 6284 sayılı kanundur. Bu konuda yürütülen propagandanın en küçük bir temeli, en küçük bir dayanağı ve haklılık payı yoktur. Şiddetsiz bir Türkiye için devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmayı sürdürecektir. Bilhassa kadına ve çocuğa yönelik şiddette zafiyet görüntüsüne asla izin vermeyecek, şiddete sıfır tolerans ilkesiyle mücadelemizi devam ettireceğiz. Kadınlarımızdan gönüllerini ferah tutmalarını özellikle istiyorum. Muhalefete rağmen omuz omuza yürüttüğümüz çetin mücadeleler sonucunda elde ettiğimiz hiçbir kazanımdan geriye gidişe müsaade etmeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Konseyi 18. Spordan Sorumlu Bakanlar Konferansı, Portekiz’de gerçekleştirildi. Konferansa katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, üye ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşmelerde de bulundu.
Bakan Bak, konferansa ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sporun birleştirici gücüyle uluslararası iş birliklerimizi ve projelerimizi değerlendirdik. Herkes için erişilebilir spor ve sağlıklı, güçlü nesiller için birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – LİZBON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesirspor Teknik Direktörü Levent Eriş, kulübün resmi sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklama ile ligin 5 haftalık sürecini analiz etti. Karşılaştıkları bazı olumsuzluklara da değinen Eriş, kamuoyunun düşündüğünün tersine TFF 3. Lig 2. Grup’ta her takımın da birbirini yenecek düzeyde olduğunu belirtti. Geride kalan 5 haftayla ilgili sözlerine başlayan Levent Eriş, “Ligimizin ilk 5 haftasını değerlendirdiğimizde, sezon başına dönersek ve grupların belirlenmesiyle birlikte kamuoyunda en zayıf grubun 3. Lig 2. Grup olduğuna dair bir algı oluşunca, grubumuzda bulunan takımların birçoğunun şampiyonluğa oynayacak takım oluşturma çabaları bir anda gerçeğe dönüştü ve belki de grupların içinde en değerli rakamlar ve oyunculardan kurulu takımlar görmeye başladık. Kaldı ki bazı takımlara giden oyunculardan sadece 3 tanesi bizim verdiğimiz rakamların 2 mislini vererek o takımlara gitti. Yani sezon başında düşünülen o kamuoyu algısı düşüncesi gerçeğe dönüşerek 5 haftalık süreçte herkesin birbirini yenebilecek bir düzeyde olduğunu gösterdi” şeklinde konuştu.
“Hayretler içinde kaldığımız bir maç oldu”
Kelkitspor maçı hakkında değerlendirmelerde bulunan Eriş, “Bizim 5 haftalık süreçte hedeflediğimiz 11 puan gibi bir puan ortalaması düşündüğümüz durumda maalesef kolay olan diye hesap edilen iç saha maçlarında kaybedilen puanlar ve zor olan deplasman maçlarını kazanarak sürdürdüğümüz ilk 5 haftaya da hanemize 2 puan kaybı olarak gördüğümüzü söylemek isterim. Evet kendi sahamızda maalesef 2 maç kaybettik. Bunlardan Kelkit maçı futbol adına mükemmel, skor adına 14 tane pozisyona bakınca hayretler içinde kaldığımız bir maç olduğunu da belirtmek isterim. Kaldı ki içeride ve deplasmanda oynadığımız maçlarda bizi gönülden destekleyen başta 10kolikler olmak üzere ve kalpleri bizimle olan Balıkesirspor sevenlerine çok üzgün olduğumuzu, son maçta da maçın başından sonuna kadar daima yanımızda olduklarını görmek hem bizlere moral ve onur olduğunu ve onlara karşıda mağlubiyetten dolayı mahcubiyetimizi bilmelerini arz ederim. Ayrıca onlara bu mağlubiyeti de affettireceğimizi, onun dışında münferit bazı kişilerin seviyesiz ve çirkin sözlere maruz kaldığımızı daha maçın bitimine 30 dakika varken bunu yapmaları oldukça manidar ve üzücüydü” şeklinde açıklamalarda bulundu.
“Bu ligden hep birlikte çıkacağız”
Son oynanan Muğlaspor karşılaşması hakkında da konuşan Teknik Direktör Eriş, 3. Lig’den büyük bir aile bütünlüğü ile çıkacaklarını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: “Muğlaspor maçında kalemize gelen 47. saniyede ilk topun gol olması hepimizi şaşkınlık ve şok içinde bıraktı ve takımımız 25. dakika bu süreçten çıkmakta zorlanınca rakibe bu aralıklarda 2 tane daha pozisyon verdik, rakibimizin oyun planına baktığımızda 5-4-1 gibi diziliş ile tamamen sadece puan alırsak yeterli düşüncesindeydi. Oyuna bir hamle yaparak 30. dakikada hem sistemde hem de 2 oyuncu değişikliği yaparak oyuna geri dönüşü isteyen baskı ve tempo olarak ilk devre kalan süre içinde bulma çabasına girdik. Bu süreden sonra rakip kalede kullandığımız duran toplar ve kalecilerinin kurtarmış olduğu 2 tane net pozisyonları yok saymak, farklı bir açıdan bakıldığını düşünmemize neden olur ki bunu asla düşünmek istemiyorum. 2. devre tamamen bizim oyun üstünlüğümüzle geçen müsabakada diğer maçlara oranla pozisyonlar üretmekte zorlandık, elbette bunun nedenleri vardı. Biz kendi açımızdan değerlendirdiğimizde daha hareketli ve çabuk oynayıp, daha iyi hamleler yapmalıydık. Biz bunda etkili olamadık ama rakibin de 7’li savunma anlayışı ve ceza sahasını tamamen kapatıp o bölgeyi hiç terk etmemeleri, yere 20 kez yatmaları, topu taçlara atmaları, kalecilerinin aut atışının 1,5 dakika sürdüğü bir maçtaki davranışlara bakınca bu ligin ne kadar futboldan uzak çirkin bir lig olduğunun göstergesiydi. Sonunda bir maç kaybettik, tekrar kazanmasını ve yolumuza devam etmesini biliriz. Ligin henüz 5. Haftasında lig bitmedi ve daha bitmeyecek, takımımıza bakıldığında biz bu ligin en ekonomik ve en değerli oyuncularına sahibiz. Ben çocuklarıma güveniyorum, bizler buraya şampiyonluk için geldik yoksa ben dahil, birçok oyuncumuz adı Balıkesirspor olmasaydı 3. Lig’de olmamız mümkün olmazdı. Bu ligden hep bir aile bütünlüğü içinde çıkmamız gerektiğini biliyoruz ve öyle de yapacağız. Birlikte sevgi, saygı, samimiyet, birbirimize güvenerek, inanarak, coşkumuzu asla kırmadan büyük Mevlana’nın güzel bir sözüyle bitirmek isterim; “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım’ dediğini hatırlatmak isterim.” – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk’ün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı seçilmesi nedeniyle boş olan başkanlık için seçim yapıldı.
Yargıtay Büyük Genel Kurulunca yapılan seçimde, aynı daire üyeleri Mustafa Kurtaran ve Hakan Yüksel yarıştı.
47. tur seçiminde 177 üyenin oyunu alan Kurtaran, terör davalarına bakan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yeni başkanı oldu.
Kurtaran’ın öz geçmişi
1966’da doğan Mustafa Kurtaran, Ankara ÜniversitesiHukuk Fakültesinden mezun oldu.
Bingöl hakim adayı olarak mesleğe başlayan Kurtaran, bazı ilçelerde ve İzmir’de hakimlik yaptı, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerinde bulundu.
Yargıtay üyeliğine 2014’te seçilen Kurtaran, evli ve üç çocuk babası.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİDEN Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, ” Türkiye’de insanlar artık adaleti adliyelerde değil, sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Çünkü sosyal medyadaki tepkiler üzerine karar değiştiren bir hukuk sistemi Türkiye’nin mevcut hukuk sistemine evrilmiştir” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kılıç, kadınların, çocukların ve özellikle kız çocuklarının can güvenliğinin olmadığını belirterek “Aileler endişe içerisinde, kaygıyla çocuklarını okula ya da işe göndermektedir. Bu durum kabul edilebilir değildir. Devletin acilen bu sahaya el atma mecburiyeti vardır. Uyuşturucu bağımlılığı toplumla bir yandan tırmanırken öte yandan satanizm gibi sapkın akımların elinde çocuklarımız hedef haline gelmekte, öldürülmekte, canavarca hislerle katledilmektedir. Boyundan büyük, sabıka, kaydı olan insanlar, tutuksuz yargılama adı altında sokaklara salınmaktadır. Bir takım elbise, bir kravata, iyi hal indirim indirimi ile cezaevlerinde tutulması gereken caniler, psikopatlar, sokaklara gönderilmektedir. Bir takım elbise ve kravatın iyi hal indirimine dayanak olması, kabul edilebilir bir durum değildir. Şartlı salıverme, denetimli serbestlik gibi kavramlar Türkiye’de maalesef anlamını ve önemini yitirmiştir. Denetimli serbestlik denilen uygulama Türkiye’de denetimsiz serbestliğe dönük dönüştürülmüştür. Türkiye’miz için cezasızlık algı olmaktan çıkmış olguya dönüşmüş bulunmaktadır. Acilen tüm kesimlerin katılımıyla bir hukuk şurasının toplanmasını; aileye çocuklara karşı işlenen suçlar için idam cezası da dahil olmak üzere en ağır yaptırımların bu hukuk şurasında ele alınmasını hükümete ve Türkiye Büyük Millet Meclisine öneriyoruz” diye konuştu.
‘ADALET BAKANIMIZIN DA DUYMASI RİCASIYLA’
Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Türkiye’mizde hukuk sistemi bir hukukçu olarak üzülerek söylüyorum maalesef genel tepkiler üzerine değişen hukuk sistemine dönüşmüş bulunmaktadır. Bir gözaltına alınıyor, polisin büyük gayreti var, çabası var. Arka kapıdan salınıyor. Yarım saat sonra gelen tepkiler üzerine savcılık yeniden işleme başlıyor ve bu sefer tutuklama kararı veriyor, yakalama emri çıkarıyor. Hadi bakalım polis peşinden koştun suçluyu yakalasın. Alsın yeniden savcılığa getirsin. Tabii suçlu orada kapının önünde beklemekteyse. Gelen tepkiler üzerine, değişen hukuk sistemi artık terk edilmelidir. Türk hukuk sistemi gelen tepkiler üzerine karar veren bir hukuk sistemi olmaktan acilen çıkmalıdır. Buradan Adalet Bakanımıza çağrıda bulunuyoruz. Hakimlerimize savcılarımıza hangi güvence verilecekse verilsin. Hangi eğitim sağlanacaksa sağlansın. Ama takım elbise kravata iyi hal indirimi olmayacağı gibi gelen tepkiler üzerine kararlarını değiştiren bir hukuk sisteminin varlığı da kabul edilebilir değildir. İnsanlar artık adaleti adliyelerde değil sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Bunu hak etmiyoruz. Ülke olarak bunu hak etmiyoruz. İnsanlarımız olarak bunu hak etmiyoruz. Altını çiziyorum; Adalet Bakanımızın da duyması, dinlemesi ricasıyla altını çiziyorum. Türkiye’de insanlar artık adaleti adliyelerde değil, sosyal medya mecralarında arar hale gelmiştir. Çünkü sosyal medyadaki tepkiler üzerine karar değiştiren bir hukuk sistemi Türkiye’nin mevcut hukuk sistemine evrilmiştir.”
‘SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN EL ATMASI LAZIM’
Kılıç, ülke genelinde toplumsal duyarlılığın gelişmesi ve pekişmesi için yapılan her türlü sivil eylemi desteklediklerini ifade ederek “Bu anlamda biz de Yeniden Refah Partisi olarak duyarlılığının artması yönünde bir dizi önemler alacağız, adımlar atacağız. Hem kadın cinayetleri konusunda hem gençleri hedef alan cinayetler konusunda tabii ki İstanbul’da son işlenen kız çocuklarına yönelik cinayetler, kadın cinayetleri kategorisinden çok farklı bir şey. İşin içerisinde sapkın akımlar, cinnet var. İşin içerisinde uyuşturucu bağımlılığı, madde bağımlılığı gibi konular var. Ama toplumda ağır psikopatik vakaların elini kolunu sallayarak dolaşması ve cinayetler işlemesi karşısında cinayetlerin kategorize etmenin de artık bir anlamı kalmamıştır. Gereği kalmamıştır. Her türlü ideolojik ya da siyasal, görüşten bağımsız olarak bu meseleyi bir milli mesele olarak ele alıyoruz. Türkiye’de bugün madde bağımlılığıyla mücadele meselesi uyuşturucuyla mücadele meselesi kelimenin tam ve gerçek manasıyla bir milli güvenlik meselesidir. Önümüzdeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısının madde bağımlılığıyla mücadele ve uyuşturucu ticaretinin durdurulması konusuyla toplanması yerinde olacaktır. Madde bağımlılığı yaşı maalesef 10’un altına indi. Sokaklarda kimsesiz çocuklar var. Anne baba ayrı yaşayan ve sokağa terk edilen ekonomik gücü olmayan, okul sürecinden kopuk yavrularımız var. Bu çocuklar bizim ülkemizin geleceği. Eğitimde olmaları lazım. Yuvada, ailede olmaları lazım. Ama tam aksine uyuşturucu bataklığının tam da içindeler. Bu bir milli güvenlik meselesidir. Bunu acilen Sayın Cumhurbaşkanımızın el atmasını ve Milli Güvenlik Kurulu’nda bu konunun tek gündem yapılarak gerekli önlemlerin tüm bakanlıklarla birlikte alınması lazımdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikte düzenlenen “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”nın ardından konuşan Çakır, Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 392 narkotik olayının meydana geldiğini söyledi.
Bu rakamın 2023 yılının aynı dönemine kıyaslandığında narkotik olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 13,62 oranında bir artış olduğunu belirten Çakır, kentte uyuşturucuyla mücadele çalışmalarının artarak devam ettiğini vurguladı.
Narkotik olayların yüzde 100’ünün aydınlatıldığı bilgisini veren Çakır, “Bu çalışmalarda 469 şahıs yakalanmış, bunlardan 41’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 9 ayında 116 terörle mücadele olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılının ilk 9 ayında meydana gelen 255 olaya kıyasla yüzde 54,51’lik düşüş olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 116 olayın yüzde 93,97’si aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 119 şahıs yakalanmış, bunlardan 13’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır.” diye konuştu.
Kentte aynı dönemde 197 kaçakçılık olayının meydana geldiğini kaydeden Çakır, şunları kaydetti:
“Bu rakam 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 147 olaya kıyasla kaçakçılık olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 34,01’lik artış olduğunu ve kaçakçılıkla mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 197 olayın yüzde 100’ü aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 237 şahıs yakalanmış, bunlardan 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Aynı dönemde 3 bin 564 asayiş olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 3 bin 729 olaya kıyasla asayiş olaylarında önleyici tedbirlerin artmasına bağlı olarak yüzde 4,42 oranında azalış olduğunu göstermektedir. Bu olayların yüzde 95.62’si aydınlatılarak meydana gelen olayların faillerinin yakalanmasında büyük bir başarı sağlanmıştır.”
Göçmen suçlarıyla yapılan mücadelede de de 160 yabancı uyruklunun yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edildiğini, 28 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını ve 6 kişinin tutuklandığını anlatan Çakır, şu bilgileri verdi:
“Bir önceki yıla oranla göçmen yakalama oranımız yüzde 66.6 artış göstermiş olup, göçmen kaçakçılığı ile mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. 9 ayda toplamda 1531 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılında yakalaması yapılan aranan şahıs sayısı 2023 yılına kıyasla yüzde 4,14 oranında artmıştır. Aynı dönemde ilimizde 433 kaza gerçekleşmiş, bu kazalarda 728 yaralanma ve 10 ölüm meydana gelmiştir. Kazaların önlenmesi amacıyla vatandaşlarımıza trafikte emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafik kurallarına uyma ve hız sınırı konularında bilgilendirme faaliyetleri yapılmış olup bu faaliyetler devam etmektedir.”
Toplantıya, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman ve İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de çeşitli suçlardan hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B. (33), yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘Uyuşturucu ticareti yapmak’, ‘6136 sayılı kanuna muhalefet’, ‘Mala zarar verme’ ve ‘Yağma’ suçlarından hakkında kesinleşmiş 13 yıl 5 ay hapis cezası bulunan H.B.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda firari hükümlü, adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan H.B., emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çakır, valilikte düzenlenen Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nda Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığının çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 392 narkotik olayın meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 345 olaya kıyasla narkotik olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 13,62 oranında bir artış olduğunu ve ilimizde uyuşturucu madde kullanımına yönelik mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 392 olayın yüzde 100 aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 469 şahıs yakalanmış, bunlardan 41’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 9 ayında 116 terörle mücadele olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 255 olaya kıyasla terörle mücadele olaylarında eksi yüzde 54,51 oranında bir düşüş olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 116 olayın yüzde 93,97’si aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 119 şahıs yakalanmış, bunlardan 13’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” dedi.
Muş’ta 2024 yılının ilk 9 ayında 197 kaçakçılık olayının meydana geldiğini aktaran Çakır, “Bu rakam 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 147 olaya kıyasla kaçakçılık olaylarında yakalamaların artmasına bağlı olarak yüzde 34,01 oranında bir artış olduğunu ve kaçakçılıkla mücadelemizin artarak devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 197 olayın yüzde 100’ü aydınlatılmıştır. Bu çalışmalarda 237 şahıs yakalanmış, bunlardan 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır. Muş’ta 2024 yılı ilk 9 ayında 3 bin 564 asayiş olayı meydana gelmiştir. Bu rakam 2023 yılı ilk 9 ayında meydana gelen 3 bin 729 olaya kıyasla asayiş olaylarında önleyici tedbirlerin artmasına bağlı olarak eksi yüzde 4,42 oranında bir azalış olduğunu göstermektedir. Ayrıca 2024 yılında meydana gelen 3 bin 564 olayın yüzde 95.62 oranında aydınlatılarak meydana gelen olayların faillerinin yakalanmasında büyük bir başarı sağlanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 3 bin 68 şahıs yakalanmış, bunlardan 293’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.
2024 yılının ilk 9 ayında göçmen suçlarıyla yapılan mücadelede 160 yabancının yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edildiğini vurgulayan Vali Çakır, 28 şüphelinin adli işlem yapıldığını ve 6 kişi ise tutuklandığını belirterek, “2023 yılı ilk 9 ayında göçmen suçları ile yapılan mücadelede 96 yabancı şahıs yakalanarak geri gönderme merkezine sevk edilmiştir. Bir önceki yıla oranla göçmen yakalama oranımız yüzde 66.6 artış göstermiş olup, göçmen kaçakçılığı ile mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında, 0-5 yıl arasında hapis cezası bulunan 388 aranan şahıs, 5-10 yıl arasında hapis cezası bulunan 73 aranan şahıs, 10-15 yıl arasında hapis cezası bulunan 40 aranan şahıs, 15-20 yıl arasında hapis cezası bulunan 7 aranan şahıs, 20 yıl ve üzerinde hapis cezası bulunan 4 aranan şahıs ve ifadeden dolayı aranması bulunan 1019 aranan şahıs olmak üzere toplamda 1531 aranan şahıs yakalanmış, 2023 yılı ilk 9 ayında ise 1470 aranan şahıs yakalanmıştır. 2024 yılında yakalaması yapılan aranan şahıs sayısına bakıldığında 2023 yılına kıyasla yüzde 4,14 oranında artış olduğu ve suçlularla mücadelemizin artarak devam ettiği görülmektedir” ifadelerini kullandı.
2024 yılı ilk 9 ayında 433 kaza gerçekleştiğini ifade eden Vali Çakır, meydana gelen kazalarda 728 kişinin yaralanırken 10 kişinin ise öldüğünü belirterek, “2023 yılının ilk 9 ayında ise ayında 358 kaza gerçekleşmiş olup, bu kazalarda 667 yaralanma ve 3 ölüm meydana gelmiştir. 2024 yılının ilk 9 ayında bir önceki yıla kıyasla kazalarda yüzde 20,95 artış meydana gelmiştir. Kazaların önlenmesi amacıyla vatandaşlarımıza, trafikte emniyet kemeri kullanmanın önemi, trafik kurallarına uyma ve hız sınırı konularında bilgilendirme faaliyetleri yapılmış olup bu faaliyetler devam etmektedir. Siber Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda 2024 yılı ilk 9 ayında 251 olay meydana gelmiş ve 169 olayın şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. 2024 yılında meydana gelen olayların aydınlatılması için ilgili kurumlarla resmi yazışmalar yapılmış olup gelen cevabi yazılara göre aydınlatma sayılarında artış olacaktır. 2023 yılı ilk dokuz ayında meydana gelen 266 olayın 203 şüphelileri tespit edilerek aydınlatılmıştır. Bu anlamda dijital ortamlarda da işlenen suçlarda azalma olduğu ve vatandaşlarımıza bilgilendirme faaliyetleri devam etmektedir” dedi.
Toplantıda İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman ve İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel de hazır bulundu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.
Aralarında anne Yüksel, ağabey Enes Güran’ın da bulunduğu 12 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında Narin’in bedeninden otopsi sırasında alınan kemik ve kıkırdak doku örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumundaki incelemenin ardından Diyarbakır’a gönderildi.
Diyarbakır Adli Tıp Kurumu tarafından ağabey Baran Güran’a teslim edilen kemik ve kıkırdak doku örnekleri Narin’in Tavşantepe Mahallesi Mezarlığı’ndaki kabrine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERKAN BAŞ SESSİZLİĞİNİ BOZDU
CHP lideri Özel’in oy oranları üzerinden yaptığı eleştiriye Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’tan yanıt gecikmedi. Baş “İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz” dedi.
ÖZEL’İN TİP’E YÖNELİK ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ
Erkan Baş, TBMM’nin 28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılışında Genel Kurula hitap etmek üzere salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayakta karşılanmasıyla ilgili tartışmaları anımsatarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, bu konudaki tavrı ve davranışı dolayısıyla TİP’e yönelik eleştirilerine tepki gösterdi. “Biz zamanında helalleşmeye de yoktuk, bugün bir normalleşmeyle de yokuz. Biz muhalefete muhalefet etmeme anlayışının temsilcilerinden bir tanesiyiz” diyen Baş, parti olarak bu oturuma katılmama kararı aldıklarını belirtti.
“HERHANGİ BİR PARTİNİN OYUNU KÜÇÜMSEMEK SİYASETEN AYIPTIR”
Baş şöyle devam etti; “CHP yönetimi bu tavrının gerekçelerini paylaşmak yerine, kendisini eleştiren yurttaşlara yanıt yetiştirme telaşına girmiş gibi gözüküyor. Özgür Özel’in katıldığı bir televizyon programında TİP’i hedef alarak söylediği sözleri gerçekten şaşkınlıkla izledim. Herhangi bir partinin aldığı oyu küçümsemek siyaseten çok ayıptır. Özgür Özel gibi deneyimli bir siyasetçinin ‘Onlara sözü ben verdim.’ diye tekrar tekrar ifade etmesi anlaşılabilir bir durum değil; zaten bu gerçek de değil. Bu iktidara karşı toplumsal direnci zayıflatan bir yaklaşım içerisinde.
“BU TAVRI HİÇ DOĞRU BULMUYORUM”
Keşke Özgür Özel TİP’i, AK Parti’ye karşı eksik muhalefet yaptığı için eleştirseydi. Bir muhalefet partisinin, başka bir muhalefet partisini ‘Sen fazla kararlısın, sen eğilmiyorsun.’ diye eleştirmesi, tek kelimeyle şaşkınlık verici bir durum. Bu tavrı hiç doğru bulmuyorum. Enerjimizi iktidara karşı mücadeleye karşı harcayalım. İktidarla normalleşirken muhalefetin kendisine benzemeyen unsurlarını kötü bir dile muhatap edenleri halkımıza şikayet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMERİKA Birleşik Devletleri’nin (ABD) Florida eyaletini etkileyen Helene Kasırgası’nın neden olduğu afetlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 230’u aştı.
ABD’nin Florida eyaletinde kategori 4 seviyesinde karaya çıkan Helene Kasırgası nedeniyle can kaybı artıyor. Kuzey Carolina, Güney Carolina, Georgia, Florida, Tennessee ve Virginia eyaletlerinde etkili olan ‘Helene’ kasırgasında yaşanan can kaybı 230’u aştı.
Helene, 2005 yılında bin 392 kişinin ölümüne yol açan Katrina Kasırgası’ndan bu yana ABD’yi vuran en ölümcül kasırga oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Sultangazi’de lahmacun salonuna giren 2 hırsız, dakikalar içinde motosiklet çalarak kayıplara karıştı. Hırsızların motosikleti çaldığı anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, geçtiğimiz Cuma günü saat 02.30 sıralarında Uğur Mumcu Mahallesi’nde bulunan lahmacun salonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 hırsız lahmacun salonunu gözüne kestirerek harekete geçti. Hırsızlardan maskeli olan gözcülük yaparken, şapkalı ise kısa sürede lahmacun salonunun kapısını açtı. İçeriye giren hırsızlardan biri, çekmecede bulunan motosiklet anahtarını aldı. Hırsızlar 10 dakika içinde çaldıkları motosikletle olay yerinden uzaklaşarak kayıplara karıştı. Rahat tavırları ile motosiklet çalan hırsızların o anları işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hırsızlardan birisinin gözcülük yaparken, diğerinin ise işyerinin kapısını zorlayarak açtığı ardından çaldıkları motosiklet ile olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.
“Elimizi kolumuzu bağladılar”
Hırsızlık hakkında konuşan işyeri sahibi Fahrettin Tenil, “Sabah geldik dükkanı açacaktık. Bismillah dedik ve baktık bizim kapı zorlanmış açık halde bulduk. Baktık masa, sandalyeler dağınık. Kamera kayıtlarına baktık. Ondan sonra bir baktık bizim motor da yok. Sağı solu karıştırmışlar, dağıtmışlar. Ondan sonra buralara baktık, motorun anahtarını da arayıp bulmuşlar. Gece saat 02.30’da gelmişler, iki kişi, biri şapkalı, biri de maskeli. Kapıyı zorlamışlar, içeri girmişler. ve rahat bir şekilde motoru almışlar çıkarmışlar. Hiç korkmadan, hiç tereddüt etmeden sanki kendi evlerine girer gibi. Yani bu uygun bir şey değil, bu doğru bir şey değil. Biz böyle bir şey gençlerimizden beklemiyoruz. Biz böyle bir nesil beklemiyoruz şimdiki gençlerden. Maalesef çok kötü şey bu hareket. Emniyet güçlerimize haber verdik, parmak izleri alındı, gerekeni yaptırdık. İnşallah en kısa sürede emniyet bulunmasını temenni ediyoruz. Yani bir motorumuz vardı. Başka da bir şeyimiz yoktu. O da elimiz ayağımız idi aldılar, götürdüler. Şimdi sipariş alamıyoruz, veremiyoruz. Elinizi kolumuzu bağladılar. İnşallah pişman olup getirirler ya da bir yere bırakırlar. Yani yaptığı hareketler doğru değil. Toplumdan böyle bir hareket yapmalarını beklemiyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te katıldığı etkinlik kapsamında AA muhabirine, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma yönelik açıklamalarda bulunan Alhelou, “Filistinli gazeteciler sessizlerin sesidir.” dedi.
Alhelou, Batı medyasının genellikle İsrail yanlısı ve tek taraflı olduğunu ve bu yüzden Filistinlilere ilişkin gelişmeleri ele almanın kendileri için çok şey ifade ettiğini, Gazze’deki soykırımın 1 yıl önce başlamadığını, 76 yıldır zulme maruz kaldıklarını belirtti.
Yaşananları dünyaya duyurmaya çalışmanın kendileri için ahlaki bir yükümlülük olduğunu vurgulayan Alhelou, “Çok sayıda meslektaşımızı kaybettik. İsrail, Filistinlilerin söylemlerini sansürlemeye, kısıtlamalar getirmeye ve medyaya yayın yasağı uygulamaya çalıştı, bu nedenle Gazze’ye yabancı gazetecilerin girişini engelledi.” diye konuştu.
Alhelou, İsrail’in Gazze’yi dünyanın en büyük toplama ve her türlü katliamı gerçekleştirdiği imha kampına dönüştürdüğünü kaydederek, Üsküp’te insanların Gazze’deki Filistinlilerin acılarını önemsediğini gördüğünü aktardı.
“Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım”
Meselenin siyasi değil tamamen insani olduğuna dikkati çeken Alhelou, İsrail’in Filistinli Hristiyanları da öldürdüğünü, kilise, cami, üniversite, fırın ve hastaneleri yerle bir ettiğini anlattı.
Gazze’de doğduğunu ve doğduğu toprakları üzüntü içinde terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Alhelou, “Birleşmiş Milletler (BM) okullarında eğitim gördüm. Sevdiklerimi, kız kardeşimi, yeğenlerimi, kuzenlerimi kaybettim. Tamamen yıkım. Gazze’nin güzelliklerini haberleştiren son gazeteciydim. Sembolik yapılar, turistik yerler ve tarihi yerler vardı. Ne yazık ki sonsuza dek yıkılan Gazze hakkında yaptığım belgesel filmimin sonuna geldim.” ifadelerini kullandı.
Alhelou, “Geçtiğimiz aralık ayında bir İsrail F-16 savaş uçağı kız kardeşimin evini bombaladı ve kız kardeşim ile 6 çocuğu öldü ve hala enkaz altındalar. Geçen yaz onları ziyaret ettiğim ve Gazze’yi yıkılmadan önce gördüğüm için şanslıyım.” dedi.
İsrail’in sivilleri öldürdüğüne ve saldırılarını meşrulaştırdığına işaret eden Alhelou, şöyle devam etti:
“İsrail esirleri umursamıyor. İsrail Gazze nüfusunu etnik olarak temizlemek istiyor. Gazze’nin demografisini beğenmiyor. Gazze’de 2,5 milyon insan yaşıyor. İsrail, Filistinlilerin kararlılığından rahatsız çünkü biz hiçbir yere gitmiyoruz. İnsanların kendi kaderlerini tayin etme hakkı var ve özgürlük için mücadele ediyorlar. Bu fedakarlıklar boşa gitmemeli. İsrail’in lekelenmiş imajını parlatamayacağından eminiz çünkü sonsuza dek bir soykırımı meşrulaştırmak için yalanlar ve sahtecilik kullanan bir ülke olarak bilinecek.”
“Tarih size merhamet göstermeyecek”
Alhelou, soykırımın yıl dönümü kapsamında dünyaya mesaj iletmek istediğini aktararak, “Mesajım şu ki; bizi acınacak şekilde hayal kırıklığına uğrattığınız. Soykırımı durdurabileceğinizi, İsrail’e ateşkes sağlanması için baskı uygulayabileceğinizi biliyoruz ancak iki yüzlüsünüz, çifte standartlarınız var.” diye konuştu.
İsrail’in kendini mağdur olarak göstermeye çalıştığını kaydeden Alhelou, “Biz mağduruz. Gün be gün katledilişimizi izliyorsunuz ancak tarih size merhamet göstermeyecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Alhelou, Filistin’e destek protestolarına devam eden dünya milletlerine saygı ve hürmetlerini ileterek, “Filistin halkının özgürlüğü olmadan dünyanın özgürlüğü eksiktir.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MEKSİKA’nın Chilpancingo Belediye Başkanı Alejandro Arcos, görevine başladıktan yaklaşık bir hafta sonra öldürüldü.
Meksika’nın Guerrero eyaletinin başkenti Chilpancingo’nun Belediye Başkanı Alejandro Arcos’un, görevine başladıktan yaklaşık bir hafta sonra öldürüldüğü bildirildi.
Eyalet Savcılığı, yaklaşık bir hafta önce yemin ederek görevine başlayan Arcos’a ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, olaya ilişkin detaylar paylaşılmazken, kentte daha önce yerel yönetimden bir yöneticinin de vurularak öldürüldüğü kaydedildi.
Guerrero Eyalet Valisi Evelyn Salgado Pineda, Arcos’un öldürülmesini kınadığını açıklayarak “Chilpancingo’nun bazı noktalarında operasyonların artırılması talimatını verdim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyasi hayatına Milli Selamet Partisi’nde (MSP) Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle başlayan ve çeşitli dönemlerde bakanlık görevlerini yürüten Milli Görüş Hareketi’nin ileri gelenlerinden Türk siyasetçi Mehmet Recai Kutan, 94 yaşında tedavi gördüğü Güven Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Mehmet Recai Kutan kimdir
1930 yılında Malatya’da doğan ve ilk, orta ve lise eğitimini Malatya’da tamamlayan Kutan, İstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Fakültesi’nden 1952 yılında mezun oldu.
1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri’nde (DSİ) çeşitli görevlerde bulunan Kutan, Malatya DSİ 92. Şube Başmühendisi, Diyarbakır DSİ 10. Bölge Müdürü ve DSİ Genel Müdür Muavini olarak çalıştı. 1969’da TÜMAŞ Türk Mühendislik Müşavirlik A.Ş.’yi Genel Müdür olarak organize etti.
Siyasi hayatı
Siyasi hayatına 1974-1980 yılları arasında Milli Selamet Partisi’nde (MSP) Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle başlayan Kutan, 1977 seçimlerinde MSP’den Malatya Milletvekili oldu ve aynı yıl kurulan koalisyon hükümetinde İmar ve İskan Bakanı olarak görev yaptı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından diğer MSP yöneticileriyle birlikte 9,5 ay hapis yatan Kutan, sonrasında beraat etti.
1983’te kurulan Refah Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Kutan, 20. Dönem Malatya Milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1996-1997 yılları arasında 54. Hükümet’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı. Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından Fazilet Partisi’nin genel başkanlığına seçilen Kutan, partinin kapatılmasından sonra 2001 yılında Saadet Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve kurucu genel başkanlık görevini üstlendi. 26 Ekim 2008’deki olağan kongrede genel başkanlık görevini Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a devretti.
Son zamanlarında Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği ve Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanlığı görevlerini yürüten Kutan iyi derecede İngilizce, Arapça ve Fransızca bilmekteydi. Kutan evli ve 3 çocuk babasıydı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BREZİLYA’da halk, yerel seçimler için sandık başına gitti.
Brezilya’da dün yapılan yerel seçimlerde halk, 5 bin 569 belediye başkanı ile 58 bin meclis üyesini seçmek için sandık başına gitti.
Mevcut Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın desteklediği Sosyal Demokrat Parti (PSD) 887 belediye başkanlığını kazanırken, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun desteklediği Brezilya Demokratik Hareketi (MDB) ise 863 belediye başkanlığını aldı.
Brezilya’nın en büyük kenti Sao Paulo başta olmak üzere Porto Alegre, Fortaleza, Cuiaba, Natal ve Aracaju’da hiçbir adayın yüzde 50 oy oranını geçememesi nedeniyle en çok oy alan iki aday 27 Ekim’de yapılacak ikinci turda yarışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da, İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı işgalin birinci yıl dönümünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ellerinde pankartlar ile sloganlar atarak ‘Filistin’e Destek Yürüyüşü’ düzenledi.
AntalyaKudüs Platfomu, İsrail’in Filistin’e başlattığı saldırıların birinci yıl dönümü için yürüyüş düzenledi. Yüzlerce vatandaş, Muratpaşa ilçesinde bulunan Aydın Kanza Parkında toplandı. Parkta bir araya gelen gönüllüler, ellerinde ‘Bir sabah gelecek kardan aydınlık’, ‘Tek çare İslam birliği’, ‘İncirlik üssü kapatılsın’ yazılı pankartlarla, ‘Susma haykır siyonizme hayır’ sloganları atarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yaklaşık 2 kilometre yürüdü.
Meydanda toplanan gönüllüler, burada basın açıklamasında bulundu. Platform adına açıklamada bulunan Mustafa Erduran, Gazze’de sergilenen destansı direnişin, tüm zorluklara rağmen ayakta duran halkın başarısı olduğunu belirtti. Filistin’deki durumun ümmeti birleştirdiğine inandığını söyleyen Erduran, “Bir araya gelerek asaletimizi gösterdik. Karanlığımızı, gücümüzü ve imkanlarımızı Gazze halkı için ortaya koyduk. Bugünü hatırlayın, Gazze’deki kardeşlerinize karşı sorumluluğunuzu hatırlayın. Onları unutmayın, onlar bizim kardeşlerimiz, ailelerimiz ve sevdiklerimizdir” diye konuştu. Açıklamanın ardından duaların okunmasıyla yürüyüş sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE – İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırıların birinci yılında can kaybı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’de başlattığı saldırılarında bir yıl geride kaldı. İsrail’in her geçen gün şiddetini ve alanını genişlettiği saldırıların nedeniyle on binlerce sivil hayatını kaybetti ve yaralandı. Milyonlarca Filistinlinin evlerinden edildiği saldırılarda çocuklar eğitimlerine devam edemeyip hayatta kalma mücadelesi vermeye başladı. Sivillerin evlerini çeşitli bahanelerle hedef alan İsrail, yerleşim alanlarının yanı sıra hastaneleri, sağlık merkezlerini, okulları, ambulansları ve kampları da vurdu. İsrail’in saldırılarının üzerinden bir yıl geçerken Filistin Sağlık Bakanlığı düzenlediği basın toplantısı ile son bilgileri paylaştı.
Bir yılda 41 bin 909 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim’de başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 41 bin 909’a yükselirken 97 bin 303 sivil de yaralandı. 312 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 4’ü İsrail hapishanelerinde olmak üzere 986 sağlık personelinin İsrail tarafından tutuklandığı aktarıldı. İsrail saldırılarında sağlık kurumlarının yüzde 65’inin hedef alındığı belirtilirken geriye kalan sağlık kurumlarının kapasitesinden fazla dolulukla hizmet vermeye devam ettiği bildirildi.
İsrail saldırılarında altyapı ve kanalizasyon ağlarının da tahrip edilmesi sonucu güvenli içme suyu sağlanamadı; hepatit, çocuk felci ve cilt hastalıklarının yanı sıra salgın hastalıklar yayıldı. Sağlık sektörünün sistematik olarak hedef alınması sonucu Gazze Şeridi’nde 2 milyondan fazla Filistinli temel sağlık hizmetlerine erişemiyor. En az 50 bin hamile ise doğum hizmetinden mahrum kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hizbullah, 7 Ekim’de başlayan Gazze savaşının birinci yılında İsrail’in kuzeyinde bulunan Hayfa kentine hava saldırısı gerçekleştirdi. Hizbullah, Hayfa’nın güneyindeki bir askeri üssü hedef aldığını söyledi. İsrail polisi, “Fadi 1” füzeleriyle gerçekleştirilen saldırı sonucu 10 kişinin hafif yaralandığını açıkladı.
Öte yandan, İsrail ordusu, Hizbullah’ın Beyrut’taki istihbarat karargahına ait komuta merkezleri, istihbarat toplama araçları ve ek altyapı tesislerinden oluşan hedefleri vurduğu açıkladı. İsrail, Hizbullah’ı komuta merkezlerini ve silahlarını kasıtlı olarak Beyrut’un merkezindeki konutların altına yerleştirmek ve sivil nüfusu tehlikeye atmakla suçladı.
Dünya çapında protestolara sebep olan ve Orta Doğu’nun birçok bölgesine yayılabilecek bir savaşın birinci yılında, Kudüs ve İsrail’in güneyinde törenler ve protestolar düzenleniyor. Törenler, geçen yıl 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e roket fırlattığı saatte, sabah 06: 29’da başladı.
Hamas’ın İsrail’e karşı “El Aksa Tufanı” adını verdiği 7 Ekim 2023 operasyonunda birçoğu sivillerden oluşan 1.200 kişi hayatını kaybetmiş, 250 kişi ise rehin alarak Gazze’ye götürülmüştü.
İsrail güvenlik güçleri, İsrail- Filistin çatışmasının en kanlı döneminin başladığı 7 Ekim 2023’ün birinci yılını geride bırakırken, Filistinlilerin olası saldırılarına karşı bugün için günü İsrail genelinde güvenlik güçlerinin teyakkuzda olduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’in saldırıları birçok ülkede protesto edildi.
Almanya, İspanya ve Pakistan’da binlerce kişi, 7 Ekim saldırılarının birinci yılında Filistin’e destek olmak amacıyla yürüyüş düzenledi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de yaklaşık 4 bin kişi, uluslararası topluma Gazze’deki çocukların durumunu yakından izleme çağrısı yaparak, bir an önce ateşkes sağlanması talebinde bulundu.
İspanya’nın Barselona kentinde de binlerce kişi, Filistin ve Lübnan bayrakları taşıyarak iki ülkedeki mevcut insani duruma dikkat çekti. Protestoya katılanlar, İsrail’e Gazze ve Lübnan’daki sivillere yönelik saldırıları nedeniyle tepki gösterdi.
Pakistan’ın güneyindeki Karaçi kentinde ise binlerce protestocu Gazze halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyleyerek, uluslararası topluma çatışmanın durdurulması çağrısı yaptı.
Son günlerde, ABD, İtalya, Polonya, Letonya ve Yemen dahil olmak üzere birçok ülkede İsrail’e yönelik protesto gösterileri düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırıkkale’nin Çelebi ilçesine bağlı Karaağıl köyünde 25 Eylül’den beri kayıp olan 47 yaşındaki Sevgi Gülden Yalçıner’i arama çalışmaları devam ediyor. Kayıp kadının bulunması için jandarma, AFAD ve dalgıç ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü.
Öte yandan, Yalçıner’in kaybolmasının ardından yürütülen soruşturma kapsamında cinayet şüphesiyle gözaltına alınan sekiz zanlıdan ikisi tutuklanmıştı. Olayla ilgili incelemeler ve soruşturma devam ettiği öğrenildi. – KIRIKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TİKA tarafından yapılan yazılı bilgilendirmeye göre, hibe edilen söz konusu fidanların 200’ü, Lesotho’nun Bağımsızlık Günü’nden bir gün önce Ha Ramabanta kırsalındaki Fatima İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törenle dikildi.
Kral 3. Letsie 2024 başında ülkesine 1 milyon ağaç dikme hedefi belirlerken, hedef doğrultusunda TİKA tarafından Lesotho Çevre ve Ormancılık Bakanlığına üzüm, elma, şeftali ve çam fidanları ile dikim için gerekli ekipman ve gübre desteği sağladı.
TİKA tarafından teslim edilen 100 elma ve 100 şeftali fidanı, Ha Ramabanta kasabasındaki Fatima İlköğretim Okulu’nda öğrencilerin katılımıyla toprakla buluşturuldu.
TİKA’ya teşekkür
Okul Müdürü Matumelo Ramanamane, bu projenin öğrencilerin sağlık ve refahına yapacağı katkıya dikkati çekti.
Teşekkürlerini ileten Ramanamane, Türkiye’nin hediyesi olan fidanlara iyi bakacaklarını belirtti.
Lesotho Kızılhaç Derneği Başkanı Harry Nkhetse, iklim değişikliğiyle mücadelede uzun vadeli ortaklıkların önemini vurgularken, TİKA ve diğer paydaşlarla işbirliğini güçlendirme kararlılığını ifade etti.
TİKA Pretorya Program Koordinatörü Abdulkadir Abukan, TİKA’nın küresel gıda güvenliği ve iklim kriziyle mücadeleye yönelik projelerinden örnekler vererek, bu projenin Lesotho’nun toprak kaymaları ve gıda güvenliği açısından taşıdığı önemini vurguladı.
Abukan, İşbirliği yaptıkları IFRC, Lesotho Kızılhaç Derneği ve Lesotho Hükümeti’ne teşekkür etti.
IFRC Pretoria Kümesi Operasyon Başkanı Kopano Masilo da TİKA’ya verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, projenin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı mücadelenin önemine işaret etti.
Masilo, Lesotho’nun 200. yıl dönümünü 2 bin ağaç ile kutlayan bu girişimin, ülkede çevresel sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Ayşegül Kandaş, TİKA, IFRC ve Lesotho Kızılhaç Derneği arasındaki işbirliğine övgüde bulunarak, ağaç dikme girişiminin uzun vadede bölgede gıda güvenliği ve iklim direncine katkıda bulunacağını söyledi.
Lesotho Krallığı
Lesotho, Güney Afrika ile tamamen çevrili, denize kıyısı olmayan bir ülke. “Gökyüzündeki Krallık” ve “Dağ Krallığı” olarak da bilinen ülke, yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip.
Rakımı en düşük noktası bile 1400 metre olan Lesotho, tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olup, sel ve toprak kayması gibi doğal afetlerle mücadele ediyor. TİKA tarafından hibe edilen fidanların, bu sorunlarla mücadelede katkı sağlaması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’nin sosyal medya hesabından operasyonlara yönelik görüntüler paylaşılarak, “Terör yuvalarını yerle bir etmeye devam ediyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Gara ve Metina bölgelerinde tespit ettiği 6 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Operasyonlarımız, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla sürecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANADA üç günde üç kişiyi öldüren kadın seri katil vakasıyla sarsıldı.
Kanada’da 1-3 Ekim tarihlerinde Toronto, Niagara Şelalesi ve Hamilton’da ikisi erkek üç kişi öldürüldü. Kimliği tespit edilen 30 yaşındaki Sabrina Kauldhar, gerçekleştirdiği cinayetlerin ardından üç gün boyunca kaçmayı başardı.
Polis, cinayetleri çözmesi için 100’den fazla müfettiş görevlendirdi. Sabrina Kauldhar, Kanada’nın Ontario eyaletinin Burlington şehrinde tutuklandı. Kauldhar’ın daha önce de poliste kaydı olduğu anlaşıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Japonya Araştırma Enstitüsü, torunlar da dahil olmak üzere üçüncü dereceye kadar akrabası olmayan yaşlıların sayısının 2050’de 4,48 milyona ulaşacağını belirtti.
Enstitü, 65 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 10’undan fazlasına tekabül eden bu 4,48 milyonun cenazelerine kimin sahip çıkacağı ve huzurevlerinde kimin yaşlılara kefil olacağı konusunda endişeler olduğunu ifade etti.
Ayrıca bakıma ihtiyacı olduğu belgelenen yaşlıların sayısının 2050’de 590 bine yükseleceği öngörülüyor.
2050’DE KORKUTAN ARTIŞ…
Japonya’da pek çok bakımevi ve tıbbi tesis, yaşlılara bakım hizmeti vermek için kefil talep ediyor.
Yaşlanan ülkede evlenen kişi sayısı azaldığı için, üçüncü dereceden akrabası olmayan 65 yaş ve üzeri kişilerin sayısı sürekli artıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik düzenlediği saldırılar devam ediyor.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle 42 bine yakın masum hayatını kaybederken, 100 bine yakın kişi de yaralandı.
Ayrıca, İsrail’in saldırıları nedeniyle mahalleler yıkıldı ve yine binlerce kişi yerinden edildi.
Saldırıların 200’üncü gününde Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi’nden yapılan açıklama ise İsrail’in zalimliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Açıklamada, İsrail tarafından Gazze’ye 75 bin ton bomba atıldığı bildirildi.
HİROŞİMAYA ATILAN BOMBA MİKTARININ 6 KATINA DENK
Bu, İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan bomba miktarının yaklaşık 6 katına denk geliyor.
İngiltere’nin başkenti Londra’daki Queen Mary Üniversitesinin çalışmasına göre, Gazze’deki yapıların yüzde 54 ila 66’sı İsrail saldırılarında zarar gördü veya tamamen yıkıldı. İsrail saldırıları, 2024 yılının şubat ayını da kapsayan ilk 120 günlük dönemde 420 bin ila 652 bin ton karbondioksit eş değeri salıma neden olurken bu rakam 26 ülke ve bölgenin yıllık karbon emisyonundan daha fazlasına tekabül ediyor.
Saldırıların çevreye verdiği zararı artıran en önemli faktörlerin başında uluslararası hukuka göre yoğun sivil nüfusun bulunduğu bölgelerde kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombası geliyor.

Uluslararası Af Örgütü, İsrail ordusunun Gazze’nin yoğun nüfuslu sivil bölgelerinde beyaz fosforlu top mermileri kullandığını belgelerken aralarında Anadolu Ajansı foto muhabirinin çektiği fotoğrafların da yer aldığı çok sayıda kanıt ortaya koydu.
Toprakta ve suda yıllarca kalabilen beyaz fosfor, kısa vadede temas ettiği bitkileri öldürüyor, uzun vadede ise tarımda gübre etkisi meydana getirerek aşırı miktarda bitki, yosun ve alg çoğalmasına sebep oluyor.
SU KİRİZİ DE DERİNLEŞMEYE BAŞLADI
Gazze’deki askeri hedeflerin dışında kritik altyapı tesislerini de hedef alan İsrail, elektrik hatlarına düzenlediği saldırılarla Gazze’yi karanlıkta bıraktı. Sadece elektrik hatlarını değil, su hatlarını da vuran İsrail, Gazze’de büyük bir su krizi yaşanmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), saldırıların ilk 8 ayı sonunda su ve temizlik tesisleri ile altyapının yaklaşık yüzde 67’sinin yıkıldığını veya zarar gördüğünü açıkladı.
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam tarafından temmuz ayında yayımlanan “Su Savaşı Suçları” başlıklı rapora göre, acil durumlarda hayatta kalabilmek için bir kişi günlük 15 litre suya ihtiyaç duyarken Gazzeliler yemek, duş ve temizlik gibi ihtiyaçlarını karşılamak için 4,74 litre suya ulaşabiliyor. Bu rakam İsrail saldırıları öncesi dönemle kıyaslandığında, Gazze halkının ulaştığı suyun yüzde 94 azaldığını gösteriyor.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne su akışını kesmesi sonucu derinleşen su sorunu, halkın kuyulardaki kirli suları kullanmak zorunda kalmasına neden oluyor. Gazzelilerin su alabilmek için saatler boyunca bekledikleri su kuyruklarına birçok kez saldırı düzenleyen İsrail, 17 Ekim 2023’te ise su bidonlarıyla eve dönen 2 çocuğu öldürdü.

GAZZE’DE ATIKLAR TOPLANAMIYOR
Hollanda merkezli sivil toplum kuruluşu PAX for Peace tarafından haziran ayında yayımlanan “Gazze’de Savaş ve Çöp” isimli rapora göre, boyutları farklılık gösteren en az 225 atık toplama alanının bulunduğu Gazze Şeridi çevresinde, atık toplama araçlarının saldırılarda zarar görmesi ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından çöp toplama alanlarına erişimin engellenmesi nedeniyle sokaklarda ve tarlalarda yüz binlerce ton katı atık ortaya çıktı.
Çatışmaların başlamasıyla nüfusun yüzde 85’inden fazlasının yerinden edildiği Gazze’de, yapıların yüzde 62’si saldırılar sonrası enkaza dönüşürken Gazze Belediyesinin verilerine göre sadece kent genelinde en az 100 bin ton katı atık birikti.

SALGIN HASTALIK RİSKİ
Tıbbi atıkların imha edilememesi, kimyasalların ve radyoaktif maddelerin toprağa ve yer altı sularına karışması Hepatit B ve Hepatit C gibi hastalıkların yayılmasına yol açarken depolama alanlarından önce suya ve toprağa, ardından da bu alanlarda yapılan tarımsal faaliyetler yoluyla besin zincirine karışan kimyasallar insan ve hayvan vücuduna kadar ulaşıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığından 4 Mart 2024’te yapılan açıklamada, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde yaklaşık 1 milyon bulaşıcı hastalık vakası tespit edildiği ve tedavi için gerekli tıbbi imkanlara sahip olunmadığı belirtildi.
YIKIM VE KARBNON YÜKÜ
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail saldırılarının Gazze’de yol açtığı yıkım nedeniyle oluşan 23 milyon ton enkazı kaldırmanın yıllar sürebileceğini açıkladı. BM’ye göre, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında, aralarında sivillerin yaşadığı evler ile hastane ve okul binalarının da bulunduğu 156 bin ila 200 bin yapının zarar gördüğü veya tamamen yıkıldığı göz önüne alındığında bunların yeniden inşasının 46,8 milyon ton ila 60 milyon ton karbondioksit eş değeri salıma neden olacağı tahmin ediliyor. Bu rakam 135’ten fazla ülkenin yıllık karbondioksit emisyonundan fazlasına, İsveç ile Portekiz’inkine ise eşit miktara denk geliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Joe Biden yönetiminin son birkaç yıldır ABD’li sponsorlarla gelen yüz binlerce göçmene uyguladığı geçici giriş programını yenilemeyeceği duyuruldu.
Ekim 2022’den bu yana Küba, Haiti, Nikaragua ve Venezuela’dan yaklaşık 530 bin göçmenin ABD’ye hava yoluyla girdiği kaydedildi.
İKİ YILLIK İKAMET İZİNLERİ UZATILMAYACAK
Gelecek hafta süresi dolacak program kapsamında gelenlerin, iki yıllık ikamet izinlerinin uzatılmayacağı belirtildi.
Ancak bu göçmenlerin çoğunun, diğer vize programları kapsamında başvuruda bulunarak, ABD’de kalabilecekleri açıklandı.

YASA DIŞI GEÇİŞLERİ AZALTMAK AMACIYLA BAŞLATILDI
Joe Biden yönetimi, söz konusu programı, göçmenlere ABD’ye girmeleri için yasal bir süreç sağlamak ve Meksika sınırındaki yasa dışı geçişleri azaltmak amacıyla başlattı.
Biden’ın başkanlığı döneminde rekor sayıda göçmen yasa dışı geçiş yaparken yakalandı fakat Biden’ın yeni sınır kısıtlamaları getirmesiyle son aylarda geçişlerde düşüş görüldü.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRILÇIPLAK İRAN’I PROTESTO ETTİLER
Kadınlar, İsrail’e geçtiğimiz günlerde füze saldırısı düzenleyen İran’ı çırılçıplak protesto etti. Kadınlar, “Kahrolsun İran” sloganları attı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ’da İl Jandarma Komutanlığına bağlı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma timleri, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ dolayısıyla Sivrice ilçesinde bulunan Hazar Gölü kıyısında ve Hayvan Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde bulunan hayvanları ziyaret ederek mama desteğinde bulundu. Ekipler daha sonra, Avukat Rasim Küçükel Ortaokulunda öğrencilerle bir araya gelerek ‘Hayvan hakları ve hayvan sevgisi’ hakkında bilgilendirmelerde bulundu. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mustafa Tarık Erdoğan, 1996 yılında Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü birincilikle bitirdi. 50 yaşındaki Erdoğan, dönemin şartları nedeniyle ticaretle uğraşmaya başladı. Ticaret yaptığı sırada bir kişinin borcuna karşılık lunapark alan Erdoğan, içerisinde gondol, salıncak, atlı karınca gibi eğlence aletlerinin bulunduğu taşınabilir malzemelerle Türkiye’nin birçok şehrini gezmeye başladı. Vinç yardımıyla tırlara lunapark aletlerini koyan Erdoğan, 25 çalışanıyla şehir şehir gezerek panayırlara katılıyor. Erdoğan, son olarak Bolu’nun Mudurnu ilçesi, Taşkesti beldesi ve Gerede ilçesinde düzenlenen panayırlara katıldı.
“İl il, ilçe ilçe giderek hizmet vermeye çalışıyorum”
Mezun olduğu dönemde şartlar nedeniyle ticarete atıldığını ifade eden Mustafa Tarık Erdoğan, “Ülkemizin bulunduğu şartlar nedeniyle ticaretle uğraştım. Alacağım karşılığında bir lunapark almak zorunda kaldım ve bu işe başladım. Türkiye’nin çeşitli noktalarına il il, ilçe ilçe giderek hizmet vermeye çalışıyorum. Ekmeğimizin kavgasındayız. Bir makine mühendisi olarak bu işle uğraşıyorum. Bazen gondol sallıyorum, gerektiğinde bakımını yapıyorum. Makine mühendisleri arasında Türkiye’de lunaparkçılık yapan tek benimdir. Ancak masrafımızı alabiliyoruz. Tır, nakliye, vinç ve eleman giderlerine harcıyoruz. Ama en azından yanımızda yaklaşık 20-25 kişinin geçimini sağlamış oluyoruz” dedi. – BOLU
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN BİLİM İNSANI
Kocaeli Üniversitesi’nin bilimsel başarıları bir kez daha dünya çapında dikkat çekti. Üniversitenin önemli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Zafer Cantürk, “Kariyer Boyu Etki” kategorisinde dünyanın en etkili bilim insanları listesine girerek büyük bir onur elde etti. Bu prestijli liste, bilim insanlarının kariyerleri boyunca yaptıkları araştırmaların ve yayınladıkları makalelerin dünya bilim camiasında yarattığı etkiyi ölçüyor. Prof. Dr. Cantürk’ün uzun yıllar boyunca sağlık ve bilim dünyasında gerçekleştirdiği çalışmalar, onun bu prestijli listeye adını yazdırmasını sağladı.

DÜNYANIN EN ETKİLİ BİLİM İNSANLARI LİSTESİNDE
Kocaeli Üniversitesi’nden yalnızca Prof. Dr. Cantürk değil, pek çok öğretim üyesi de bu önemli listede yer aldı. “Yıllık Etki” ve “Kariyer Boyu Etki” kategorilerinde öne çıkan isimler, mühendislik, teknoloji ve sağlık alanlarında yaptıkları çalışmalarla bilime değerli katkılarda bulunuyor. Prof. Dr. Mustafa Çanakçı, Doç. Dr. Ertan Alptekin gibi isimler de bu listeye girmeyi başaran bilim insanları arasında yer alıyor.

GELECEĞİN BİLİM İNSANLARINI YETİŞTİRİYOR
Kocaeli Üniversitesi’nin dünya çapındaki bu bilimsel başarıları, üniversitenin ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığını daha da artırırken, Türkiye’nin bilim dünyasındaki yükselen konumunu da pekiştiriyor. Üniversite, güçlü akademik kadrosu ile geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeye ve bilim dünyasına önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eski Hollanda Başbakanı Mark Rutte, 1 Ekim’de NATO Genel Sekreterliği görevini Jens Stoltenberg’den devralmasının ardından ilk yurt dışı ziyaretini Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gerçekleştirdi.
NATO Genel Sekreteri olarak ilk kez Ukrayna’ya gelen Rutte, Kiev temaslarında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Rusya’nın saldırılarının ardından Ukrayna’yı beşinci kez ziyaret ettiğini söyleyen Rutte, “Odessa, Harkov ve Kiev’de çeşitli temaslarda bulundum. Ancak, NATO Genel Sekreteri olarak ilk kez buraya geliyorum” dedi.
“NATO UKRAYNA’NIN YANINDA”
“Ukrayna halkına ve izleyen herkese NATO’nun Ukrayna’nın yanında olduğunu açıkça ifade etmek istiyorum” diyen Rutte, şu ifadeleri kullandı:
Yeni NATO Genel Sekreteri olarak bu desteği ileriye taşımak önceliğim ve ayrıcalığım. Ukrayna’nın galip gelmesini sağlamak için sizinle birlikte çalışıyoruz. Daha önce de ifade etmiştim, yorulmak bilmeyen liderliğiniz bana ve hepimize ilham kaynağı.
Ordunuzun bağlılığı ve Ukrayna halkının kararlılığı, bize özgürlüğün ne kadar değerli olduğunu ve bunu savunmak için elimizden geleni yapmamızın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.

“BİR YIL İÇİNDE 40 MİLYAR EURO DEĞERİNDE ASKERİ YARDIM YAPILMASI ÖNGÖRÜLÜYOR”
Ukrayna’nın güvenliğinin NATO için de önemli olduğunu kaydeden Genel Sekreter Mark Rutte, “NATO müttefikleri, Rusya’nın 2022 yılında başlayan saldırılarının ardından yüzde 99’u askeri yardım olmak üzere eşi benzeri görülmemiş bir destek sağlıyor. Ancak daha fazlasının gerektiğini biliyoruz” dedi.
NATO müttefiklerinin mali yardımda bulunmayı taahhüt ettiklerini kaydeden Rutte,“Bir yıl içerisinde 40 milyar euro değerinde askeri yardım yapılması öngörülüyor”dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Dilay Yalçınkaya Kaynak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, Gazze’deki masumları öldürmeye devam ederken bir yandan da rotasını Lübnan’a çevirdi.
Orta Doğu adeta ateş çemberine döndü.
Saldırılarını durdurmayan İsrail, dün Beyrut’ta 3 farklı noktaya hava saldırısı düzenledi.
İsrail ordusu saldırıdan sonra yaptığı açıklamada, Beyrut’ta “nokta atışı” bir saldırı düzenlendiğinin altını çizdi.
Hedef alınan noktanın Başura bölgesindeki Hizbullah’a ait sağlık merkezi olduğu belirtildi.
Gece gerçekleştirilen bu saldırıda 7 kişi öldü, 11 kişi yaralandı.
LÜBNAN’DA DA ÇOCUKLAR ÖLÜYOR
Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye’de de şiddetli patlama sesleri duyuldu.
İsrail ordusu bugün ise Lübnan’ın güneyindeki Bint Cubeyl belediye binasını vurduklarını, saldırıda en az 15 Hizbullah üyesinin öldüğünü açıkladı.
Hizbullah’tan saldırıya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında 127’si çocuk olmak üzere bin 974 kişinin öldüğünü açıkladı.

İSRAİL BİR KEZ DAHA “TAHLİYE” DEDİ
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki 25 kasabada yaşayanlar için yeni tahliye uyarısı yayınladı.
Lübnan haber ajansı, İsrail’in ilerleyen saatlerde Beyrut’un güneyindeki Jamous, Kafa’at ve Chyah mahallelerini de vurduğunu aktardı.
İsrail’in bugün Lübnan’ın güneyinde Nebatiye kentinin Ernun beldesine düzenlediği hava saldırısında iki kişinin öldüğü bildirildi.
Öte yandan Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki Sa’sa yerleşimine İsrail güçlerini hedef alan roket saldırısı düzenlediğini açıkladı.

İLK KEZ İSRAİL’E ATEŞ AÇILDI
İsrail ordusu dün ise Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde, Hizbullah’ın kalesi olarak nitelendirilen Dahiye bölgesindeki birçok mahalleye 12 hava saldırısı gerçekleştirdi.
Saldırılarda Dahiye’nin Hreyk, Eş-Şeyyah, Hades Beyrut, Şuveyfat, El-Amrusiye, Er-Ruveys ve El-Camus mahalleleri hedef alındı.
Lübnan ordusu, ülkenin güneyindeki hava saldırılarında bir Lübnan askerinin yaralandığını açıkladı. Askerin, Lübnan ordusuna bağlı bir birliğin güneydeki Kawkaba kasabasının girişinde yol açma çalışmaları sırasında yaralandığı belirtildi.
Lübnan ordusu daha sonraki açıklamasında, bir askerin öldürülmesinin ardından ilk kez İsrail’e ateş açıldığını duyurdu. İsrail saldırılarında şimdiye kadar üç Lübnan askeri öldü.
Öte yandan İsrail ordusu, sekiz askerinin Lübnan’daki çatışmalarda öldürüldüğünü duyurdu.

YÜZLERCE KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam bin 328 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında ise Hizbullah lideri Hasan Nasrallah öldürüldü.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden edildi.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, 100 binden fazla kişinin de Suriye’ye geçtiği belirtiliyor.


Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi, çalışma ortamında ergonomik şartların sağlanması, personelin iş veriminin ve memnuniyetinin attırılması, uzun vadede baş gösteren iş hastalıklarının önlenmesi ve sağlıklı beslenmenin sağlanması amacıyla Bursa İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle Sağlıklı Beslenme ve Ofis Ergonomisi eğitimi gerçekleştirdi. Osmangazi Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime personel yoğun bir katılım gösterdi.
Yıldırım İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Fizyoterapist Pınar Aydeniz, masa başı çalışanlar için ofis ergonomisi eğitiminin büyük önem taşıdığını ifade etti. Masa başında çalışanların genellikle baş, boyun ve sırt ağrılarından şikayetçi olduklarına vurgu yapan Aydeniz, “Omurga sağlığımızı korumak için masa başında çalışırken belli egzersizler yapmamız gerekiyor. Biz bu egzersizlere ofis rehabilitasyonu diyoruz. Masa başı çalışan kişiler eğer düzenli egzersiz yapmaz ise omurgada bozukluklar meydana gelebiliyor. Özellikle bel ve boyun düzleşmeleri yaşanabiliyor. Bu sıkıntıların önüne geçmek için düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Oturma sırasında vücudun uygun duruş şekli mutlaka sağlanmalıdır. Oturma pozisyonu en fazla iki saatte bir değiştirilerek hareket edilmesi zorunludur” dedi.
Fizyoterapist Pınar Aydeniz yaptığı bilgilendirmenin ardından masa başında çalışanların mutlaka yapması gereken kültür-fizik hareketlerini uygulamalı olarak gösterdi.
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Diyetisyen Canan Tanrıöver ise “Amacımız sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konusunda farkındalık oluşturmak. Sağlıklı beslenmenin temelini bağırsaklar oluşturur. Bağırsak geçirgenliğini azaltmamız gerekir. Rafine gıdalardan daha az beslenmeliyiz. Paketli gıdaları tüketmemeliyiz. Sebze, meyve ve kuru baklagiller gibi posalı yiyeceklerin tüketimini arttırmalıyız. Beyaz unu tamamen bırakıp, ata tohumlarından üretilen undan yapılmış ekmekleri tüketmeliyiz. Bol su içmeliyiz. Sağlıklı beslenme ile birlikte fiziksel aktiviteleri de hayatımızın içerisine almamız lazım” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erasmus+ Gençlik Akreditasyonu, Avrupa Dayanışma Programı Kalite Sertifikası ve Eurodesk Temas Noktası unvanlarına sahip olan dernek, gençlere çeşitli alanlarda kişisel ve sosyal beceriler kazandırmayı hedefliyor.
YENGEÇDER, Avrupa Dayanışma Programı kapsamında uluslararası düzeyde ses getiren projelere imza atarak, gençlerin Avrupa’daki akranlarıyla iş birliği yapmalarına imkan tanıyor. Şu anda dernek, Ukrayna, Yunanistan, Estonya, Azerbaycan, Sırbistan ve İtalya’dan gelen 8 katılımcıyı Muğla’da ağırlıyor. Bu katılımcılar, yerel toplumun ihtiyaçlarına yönelik çeşitli gönüllü çalışmalarda bulunurken, aynı zamanda kültürler arası etkileşimi de teşvik ediyor.
Gönüllüler, Türk el sanatları, İngilizce konuşma kulüpleri, sportif faaliyetler ve akıl zeka oyunları gibi alanlarda gönüllülük faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bu çalışmalar, gençlerin sadece kişisel gelişimlerine değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinci kazanmalarına da katkı sağlıyor.
Uluslararası Proje Koordinatörü Ömer Faruk Konyar, derneğin sahip olduğu unvanların gençlerin yurt dışı gönüllülük çalışmalarına katılmalarını kolaylaştırdığını ve uzun dönem gönüllülere ev sahipliği yaptıklarını belirtti.
Konyar açıklamasında, “Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yurt dışından gelen gönüllülere ev sahipliği yapmaya devam ediyoruz. Ayrıca Türkiye’deki gençlerin de bu program kapsamında 2 haftadan 1 yıla kadar gönüllü çalışmalara katılmalarına destek veriyoruz. Muğla’da şu an Ukrayna, Yunanistan, Estonya, Azerbaycan, Sırbistan ve İtalya’dan 8 gönüllümüz var. Bu gönüllüler, Türk el sanatları, İngilizce konuşma kulüpleri, sportif faaliyetler ve akıl zeka oyunları gibi birçok alanda gönüllülük faaliyetleri yürütüyorlar” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye 20 kilometre uzaklıkta bulunan Ortaç köyünde yaşayan Karaköm ailesi, her sene bu mevsimde okul yoluna dalları sarkan ağaçtan ceviz toplayarak, yere düşen yapraklarını temizliyor. Karaköm çifti, her gün ağaçtan düşen cevizleri okul yolunda toplayarak bir kısmını evlerine getiriyor bir kısmını ise karşılaştıkları öğrenci ve öğretmelere taze taze ikram ediyorlar.
Ceviz ağacının kendilerini ait olduğunu belirten Sevda Karaköm, “Ceviz ağacı bize ait. Ceviz ağacımız tamda okul yolunda duruyor. Bizde öğrencilerin daha rahat okula gitmelerini sağlamak için her gün temizliyoruz ve düşen cevizleri de topluyoruz. Toplama işlemi sırasında yoldan geçen öğrenci ve öğretmenlere de ikramda bulunuyoruz. Aile olarak her gün okul yolunda mesai yapıyoruz” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ata Sahne’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Atakum Belediyesi, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) Derneği Samsun Temsilciliğinin iş birliğince düzenlenen seminerde Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi ve Türk PDR Derneği Samsun Temsilcisi Doç. Dr. Meryem Vural, sunum yaptı.
Mutlu ilişki yürüten çiftlerin yüzde 80’inin aile içi sorunlarını çözemediklerini belirten Vural, “Evlilikte sorunların bir kısmı çözülemez ve süregelen sorunlardır. Bu sorunlar eşlerin kişilik özelliklerinin veya temel yaşam felsefesinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki her ilişkide en az bir sorun bulunmakta. Sağlam ilişkileri olan çiftler, sorunları çözmeye çalışmaktan ziyade sorunu konuşabilmeye ve temasta kalmaya odaklanır. Mutlu ilişkileri olan çiftlerin birbirlerinin iç dünyası hakkında bilgiye sahip oldukları, birbirlerine hayranlık ve beğeni duydukları bilinmekte.” dedi.
Evlilikte sorunlar içinden çıkılmaz hale geldiğinde evlilik danışmanlarına başvurulduğunu anlatan Vural, “Evlilikte sorunlar büyümeden, boşanma sürecine girmeden evlilik danışmanlarına başvurmak gerekiyor. Çiftlerin ilişkilerini güçlendirebilmek için önleyici, koruyucu hizmetler kapsamında aile danışmanlığı hizmetinden yararlanabilmeleri oldukça önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.
Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü kapsamında kentteki psikolojik danışmanlar bir araya gelerek kutlama yemeğine katıldı.
Programa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, Atakum Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Nuray Kahraman ve Samsun’da görev yapan psikolojik danışmanlar katıldı.
???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz Kurs Merkezleri’nde eğitim gören öğrenciler, “Kendi Geleceğini İnşa Etmek” konulu motivasyon ve hedef belirleme eğitimine katıldı. Çukurova Üniversitesi Kariyer Planlama Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Oğuzhan Kırdök’ün konuşmacı olduğu eğitimde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da gençlere hitap ederek, tecrübelerini ve görüşlerini paylaştı.
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleşen eğitimde, gençlere çok güvendiğini belirten Karalar, şöyle konuştu:
“Gençlere güveniyor ve inanıyorum. Ülkenin yükselişi gençlerin yükselişi ile mümkün olacaktır. Gençler, ülkenizi sevin! Biz okul sıralarında ülke sevgisinin, yurttaşlığın, ülkenin sorunlarının ne olduğunu öğrendik. Çok sayıda gencimiz yurtdışına çıkıyor. Çok yazık. Devlet bizim gelişmemiz için olanaklar sağlıyor. Dolayısıyla bizim, bu ülkeye karşı sorumluluğumuz var, ülkemizi sevmek durumundayız. Kendimizi yükseltirken devletimizin de yükselmesini sağlıyoruz. Bunu unutmamalıyız. Ne kadar genç beyin ülkemizde kalırsa, ülkemiz de o oranda gelişir. Ben, hiçbir şartta bu ülkeyi bırakıp gitmek istemedim. Hepimizin bu ülkeye borcu var.
Zamanında çalışın, kendinize inanın, meslek seçimini doğru yapın. Sadece son yılınızda ders çalışmaya yüklenmeyin. Can kulağı ile dersi derste dinleyin. Ders çalışmak bir süreç. Ders, derste öğrenilir. Dersi derste dinleyip, matematiğin, fiziğin, tüm derslerin temelini on bir yıllık eğitim boyunca alırsanız, son yıla zaten çok fazla yükünüz kalmaz. Geriye kalan zamanı tekrar yaparak, soru çözerek geçirirsiniz. İşi son yıla bırakmak doğru bir yöntem değil. 11 yıl boyunca bize verileni depolasak işimiz daha kolay olacak.”
Ekonomik kriz büyüdükçe vatandaşın çözüm için belediyelere daha sık başvurduğunu aktaran Başkan Karalar, ücretsiz kurslarla, fırsat eşitliği sağlamaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi.
İkinci halk kütüphanesi kente kazandırılacak
Son olarak başarının iki sırrının olduğunu; birincisinin kendine inanmak, diğerinin ise seçilen meslek ne olursa olsun, işini severek yapmak olduğunu anlatan Karalar, İnce Memed Halk Kütüphanesi’ne gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, en kısa sürede ikinci halk kütüphanesinin kente kazandırılacağını duyurdu. Karalar, “Sizlere güveniyorum, inanıyorum sizlerin başarısı ülke için, bizler için, benim için, aileniz için, en çok da kendiniz için çok önemli” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karahocagil, KAEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TTO) tarafından düzenlenen “Ar-Ge Gönüllüsü” programına katıldı.
KAEÜ Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Karahocagil, öğrencilerin Ar-Ge çalışmaları kapsamında hazırlayacakları projelerin hem üniversite eğitimlerine hem de ülke adına önemli kazanım sağlayacağını vurguladı.
Ar-Ge çalışmaları ile öğrencilerin bilim üreteceğini belirten Karahocagil, şunları kaydetti:
“Ürettiğimiz bu bilgilerin aktarımını eğitim öğretim ile yapacağız. Daha sonra ürettiğimiz bu bilginin topluma faydasını gözeteceğiz. Çünkü üretilen ve aktarılan bilgiler topluma faydalı olmalıdır. Bu sayede yükselir ve amacımıza ulaşırız. Ar-Ge gönüllüleri olan öğrencilere çok fazla görev düşüyor. Gerçekleştireceğiniz çalışmalar hem kişisel gelişiminiz, hem üniversite başarınız hem de ülkemiz ve insanlık için çok önemli. Ürettiğiniz her bilgi insanlığın faydasına olmalı. Çünkü bizler insanlığın iyiliği, huzuru ve mutluluğu için çabalayan bir medeniyetin temsilcileriyiz.”
Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Direktörü Prof. Dr. Ali Güneş de “Ahiliğin izinde mükemmele yolculuk” mottosuyla çıktıkları yolda Ar-Ge gönüllüsü öğrencilerin gelecek adına görev üstlendiğini belirtti.
Konuşmaların ardından Karahocagil ve Güneş, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oda hizmet binasında ekonomi dünyasının belki de en karmaşık ve en çok konuşulan konularından biri olan enflasyonu derinlemesine ele almak, bu dinamik ve çok boyutlu olguyu daha iyi anlamak amacıyla “Enflasyon Düzeltmesi ve Vergilendirme” konulu eğitim düzenlendi. Eğitimde enflasyonun ekonomideki yeri, fiyat istikrarının önemi, para politikalarının rolü ve enflasyonun bireyler ve işletmeler üzerindeki etkilerini çok yönlü olarak konunun uzmanları ele aldı. Aynı zamanda, özel sektör ve kamu kurumlarının bu konuda geliştirdikleri çözüm yollarını ve ekonomik aktörlerin enflasyonla nasıl başa çıkabileceğine dair önemli stratejileri de ele alındı. Vergi Denetim ve Raporlama Bölüm Başkan Yardımcısı Yeminli Mali Müşavir Fatih İncel ‘Enflasyon Düzeltmesi ve Vergilendirme’ konusunda sunum gerçekleştirdi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi, çalışma ortamında ergonomik şartların sağlanması, personelin iş veriminin ve memnuniyetinin atırılması, uzun vadede ortaya çıkan iş hastalıklarının önlenmesi ve sağlıklı beslenmenin sağlanması için Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle ‘sağlıklı beslenme ve ofis ergonomisi’ eğitimi düzenledi. Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitime, katılım yoğun oldu.
Yıldırım İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Fizyoterapist Pınar Aydeniz, masa başı çalışanlar için ofis ergonomisi eğitiminin büyük önem taşıdığını söyledi. Masa başında çalışanların genellikle baş, boyun ve sırt ağrılarından şikayetçi olduklarını vurgulayan Aydeniz, “Omurga sağlığımızı korumak için masa başında çalışırken belli egzersizler yapmamız gerekiyor. Biz bu egzersizlere ofis rehabilitasyonu diyoruz. Masa başı çalışan kişiler eğer düzenli egzersiz yapmaz ise omurgada bozukluklar meydana gelebiliyor. Özellikle bel ve boyun düzleşmeleri yaşanabiliyor. Bu sıkıntıların önüne geçmek için düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Oturma sırasında vücudun uygun duruş şekli mutlaka sağlanmalıdır. Oturma pozisyonu en fazla iki saatte bir değiştirilerek hareket edilmesi zorunludur” dedi.
Pınar Aydeniz, yaptığı bilgilendirmenin ardından masa başında çalışanların mutlaka yapması gereken kültür-fizik hareketlerini uygulamalı olarak gösterdi.
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü diyetisyeni Canan Tanrıöver ise “Amacımız sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konusunda farkındalık oluşturmak. Sağlıklı beslenmenin temelini bağırsaklar oluşturur. Bağırsak geçirgenliğini azaltmamız gerekir. Rafine gıdalardan daha az beslenmeliyiz. Paketli gıdaları tüketmemeliyiz. Sebze, meyve ve kuru baklagiller gibi posalı yiyeceklerin tüketimini arttırmalıyız. Beyaz unu tamamen bırakıp, ata tohumlarından üretilen undan yapılmış ekmekleri tüketmeliyiz. Bol su içmeliyiz. Sağlıklı beslenme ile birlikte fiziksel aktiviteleri de hayatımızın içerisine almamız lazım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZONGULDAK
Aşırı yağıştan kaynaklanan su taşkınları ve heyelanların yaşandığı Zonguldak’ta, valilik sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, kent genelinde devam etmesi beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle 2 Ekim Çarşamba günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği duyuruldu. Valiliğin açıklamasında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de idari izinli sayılacağı ifade edildi. Ayrıca BEUN sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, üniversitede de eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği açıklandı.
BARTIN
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün turuncu kod uyarısı verdiği Bartın’da, valilikçe sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, kent genelinde olumsuz hava koşulları nedeniyle 2 Ekim Çarşamba günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği duyuruldu. Vali Nurtaç Arslan imzasını taşıyan açıklamada, “Bartın il genelinde olumsuz hava koşulları nedeniyle 2 Ekim 2024 Çarşamba günü tüm resmi ve özel örgün ile yaygın eğitim kurumlarında (rehabilitasyon merkezleri ve özel kurslar dahil) eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel de 2 Ekim 2024 tarihinde 1 gün süreyle idari izinli sayılacaklardır” denildi.
KASTAMONU
Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava koşulları nedeniyle kent genelindeki resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında, 1 Ekim Salı günü eğitim öğretime bir gün süreyle ara verildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de belirtilen tarihte idari izinli sayılacağı kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE ÜÇ STRATEJİK BÖLGE
METULA: İsrail’in en kuzeyindeki şehirlerden biri olan Metula, tarihi boyunca İsrail ve Lübnan arasındaki çatışmaların merkezinde yer aldı. 1948 Arap-İsrail Savaşı’ndan bu yana stratejik bir sınır kasabası olan Metula, Hizbullah’ın Lübnan’dan İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırılarda sık sık hedef olmuştur. Bölgenin askeri ve stratejik önemi, sınırdaki ilk savunma hattı olmasıyla ilgili.
İsrail askeri Lübnan’a ilerliyor
MISGAV AM: Bu küçük kibbutz, Lübnan sınırına son derece yakın konumlandı ve geçmişte de defalarca Hizbullah saldırılarının hedefi oldu. İsrail açısından savunma hattının güçlendirilmesi için önemli bir askeri nokta olarak görülüyor.
KFAR GILADI: İsrail’in en eski kibbutzlarından biri olan Kfar Giladi, özellikle Lübnan sınırına çok yakın olması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Tarih boyunca pek çok çatışmanın yaşandığı bu bölge, İsrail-Lübnan arasındaki savunma ve operasyon planlarının merkezinde yer alıyor.
İSRAİL NEDEN BU BÖLGELERİ TERCİH EDİYOR?REKLAM
İsrail Neden Bu Bölgeleri Tercih Ediyor?
Coğrafi ve Stratejik Konum: Bu bölgeler, Lübnan sınırına oldukça yakın ve doğrudan Hizbullah’ın kontrolündeki güney Lübnan’a açılan alanlarda yer alıyor. İsrail, bu bölgeden başlatacağı bir operasyonla Hizbullah’a hızlı ve etkili bir darbe vurmayı hedefliyor. Özellikle Hizbullah’ın yerleşim yerleri ve askeri varlıkları bu sınır bölgelerinde yoğunlaşmış durumda.
Sınır Güvenliği: Bu bölgeler, İsrail’in kuzey sınırındaki en önemli savunma hatlarını oluşturuyor. Hizbullah’ın saldırılarına karşı ilk tepki verecek noktalar olması nedeniyle, bu alanlarda askeri hareketliliğin artması, sınır güvenliğini sağlamada kritik öneme sahip.
İsrail’e Lübnan çağrısı Haberi Görüntüle
Operasyonel Kolaylık: Bu bölgelerde İsrail uzun yıllardır askeri altyapısını güçlendirmiş durumda. Metula, Misgav Am ve Kfar Giladi’deki askeri üsler, savunma hatları ve lojistik ağlar, İsrail’e operasyonel açıdan büyük kolaylık sağlıyor. Hem hava saldırıları hem de kara harekâtı için bu bölgelerden başlayarak Hizbullah’a yönelik bir operasyonun yönetilmesi daha etkin bir sonuç doğurabilir.
İSRAİL O BÖLGELERE GİRİŞİ YASAKLADI
Öte yandan Reuters’in haberine göre Lübnan Ordusu’nun güney sınırından çekildiği belirtilirken, İsrail ordusu, Lübnan sınırındaki bazı bölgeleri “askeri yasak bölge” ilan etti.
REKLAM
İsrail ordu sözcülüğünden yapılan açıklamada, Lübnan sınır hattının sıfır noktasındaki Metula (Matalla), çevresindeki Misgav Am ve Kfar Giladi yerleşimleri “kapalı askeri bölge” ilan edildi. Bu bölgelere girişin yasaklandığı duyuruldu.
ABD basınında çıkan haberlere göre, İsrail, Lübnan’a “karadan sınırlı işgaline” her an başlayabilir.
İsrail, Lübnan’da füze deposu vurdu Haberi Görüntüle
CNN’e konuşan ve adı açıklanmayan ABD’li bir yetkili, “İsrail’in, Lübnan’ın güneyine yönelik ilk başta planlanandan daha sınırlı bir kara saldırısı düzenleyeceğine ve bunun her an başlayabileceğine inandıklarını” söylemişti.
İSRAİL TOPÇULARI GÜNEY LÜBNAN KASABALARINI BOMBALAMAYA BAŞLADI,
İsrail topçuları, kara harekâtının başlatılmasına hazırlık amacıyla Güney Lübnan kasabalarını bombalıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, “Neşşar, daha önce karadan karaya füze biriminin komutanı ve Bedir biriminin komutan yardımcısı olarak çalıştığı için füze alanında önemli bir uzmandı.” ifadelerine yer verildi.
Hizbullah’tan İsrail’in söz konusu iddiasına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Hizbullah, 24 Eylül’de “İsrail ordusunun, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıda hedef aldığını açıkladığı” İbrahim Muhammed Kubeysi’nin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
REKLAMSALDIRILARDA 1208 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1208 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
*Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkanı Biden, Beyaz Saray’da Helene Kasırgası ile ilgili düzenlediği basın toplantısının bitiminde Lübnan’daki son duruma ilişkin soruyu yanıtladı.
İsrail’den Lübnan’a kara saldırısı iması
Biden, İsrail’in Lübnan’a yönelik olası “sınırlı kara operasyonu” ile ilgili durumun farkında ve İsrail’in planından tatminkar olup olmadığına ilişkin soruya yanıt verdi. Biden, “Tahmininden daha fazla farkındayım ve onların (operasyonlarını) durdurmalarından tatminkar olurum. Şimdi hemen ateşkes olmalı.” değerlendirmesini yaptı.
ABD’Lİ YETKİLİ: OPERASYON YAKIN ZAMANDA GERÇEKLEŞEBİLİR
Adı açıklanmayan ABD’li bir yetkili, Reuters haber ajansına İsrail’in Lübnan’a düzenleyeceği iddia edilen “sınırlı kara operasyonu”yla ilgili açıklama yaptı. ABD’nin gözlemlerine göre İsrail birliklerinin konumunun, operasyonun yakın zamanda gerçekleşebileceğine işaret ettiği öne sürüldü
CNN’e konuşan ve adı açıklanmayan ABD’li bir yetkiliyse, İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırılarının seyrine ilişkin değerlendirme yaptı.
ABD’li yetkili, hafta sonu İsrailli ve Amerikalı yetkililer arasında yapılan görüşmelerin ardından “İsrail’in, Lübnan’ın güneyine yönelik ilk başta planlanandan daha sınırlı bir kara operasyonu düzenleyeceğine ve bunun her an başlayabileceğine inandıklarını” söyledi.
Aynı yetkili, İsrail’in bu bölgede Hizbullah’a ait bazı altyapı tesislerini hedef alacağını belirttiğini ve son birkaç gündür zaten “küçük baskınlar” yaptığını dile getirdi.
İsrail’in 2006 yılındaki gibi kapsamlı bir işgale hazırlandığına inanmadıklarını vurgulayan ABD’li yetkili, İsrail’in daha önce planladığından daha sınırlı bir saldırı düzenleyeceğine inandıklarını kaydetti.
Söz konusu yetkili ayrıca, ABD’nin, bölgede sınırlı olarak başlayan bir saldırının daha büyük bir çatışmaya dönüşme potansiyeli olduğu konusundaki endişelerini İsrailli yetkililere aktardığını belirtti.
SALDIRILARDA 1217 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
REKLAM
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1217 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görgü tanıkları, çok sayıda askeri araç uğultusunu duyduklarına vurgu yaparak, İsrail topçularının da el-Vezzani sınır bölgesini topçu atışlarıyla vurduğunu kaydetti.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, bu sabah, ülkenin kuzeyindeki zırhlı birlikleri ziyaret ederek Lübnan’a kara saldırısı imasında bulunmuştu.
ABD: İsrail, Lübnan’a operasyon yapacağını bildirdi Haberi Görüntüle İSRAİL MEDYASINDA YER ALMADI
İsrail medyasında ise operasyona dair bir haber olmaması dikkat çekti…
İSRAİL’İN LÜBNAN’A ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 1217 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1217 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
REKLAM
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehl, Norveç hükümetinin ülkeye yasa dışı girişlerin önüne geçmek ve güvenliği artırmak için Rusya sınırına tel örgü çekmek, sınırda görev alan personel sayısını artırmak gibi çeşitli önlemler üzerinde çalıştığını bildirdi.
Sınıra çekilmesi planlanan tel örgünün tek başına caydırıcı olmayacağını dile getiren Mehl, tellerde insanların sınıra yaklaştıklarını tespit etmeye yarayan sensörler olacağını kaydetti.
Mehl, “Bu, Norveç ile Rusya arasındaki sınırın tamamında ya da bir kısmında geçerli olabilecek bir önlem.” dedi.
FİNLANDİYA, RUSYA İLE KARA SINIRINI KAPATMIŞTI
Geçen sene Finlandiya’nın NATO üyesi olmasının ardından gerekli belgeleri olmayan 1300’den fazla göçmen, Rusya üzerinden ülkeye girmişti. Bunun üzerine Helsinki yönetimi, 28 Kasım 2023’te Rusya ile kara sınırını kapatmıştı.
Finlandiya, 4 Nisan 2024’te aldığı kararla, Rusya sınırında daha önce kapatılan geçiş noktalarıyla bazı limanların süresiz kapalı kalacağını duyurmuştu.
2023’te ve bu yılın başlarında gelen göçmenlerin çoğu Afganistan, Mısır, Irak, Somali, Suriye ve Yemen dahil olmak üzere Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden geliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’e Lübnan çağrısı Haberi Görüntüle
İsrail savaş uçaklarının son birkaç günde Hizbullah’ın hava savunma birimlerine ait olduğu iddia edilen başka tesisleri de hedef aldığını hatırlattı.
17 EYLÜL’DEN BERİ 1217 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
REKLAM
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1217 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Barrot, İsrail’e Lübnan’a herhangi bir kara saldırısından kaçınma çağrısı yaparak, “Tüm taraflar, hala masada olan ve hâlâ umut olan, ancak çok az zamanımız kalan ateşkes önerisini kabul etme fırsatını şimdi değerlendirmelidir.” ifadelerini kullandı.
Lübnanlı yetkililerin Fransa-ABD girişimini desteklediğine dikkati çeken Barrot, “İsrailli yetkililerle her gün iletişim halindeyiz. Onları bu girişimi benimsemeye ve kara saldırısından kaçınmaya çağırıyoruz.” dedi.
Barrot, İsrailin Beyrutun güney banliyösünü (Dahiye) hedef alan yoğun saldırılarına rağmen Lübnanda diplomatik çözümlerin olduğunu belirterek, kendisinin de tıbbi-insani yardım desteğinde bulunmak üzere Lübnan’a geldiğini belirtti.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, bu sabah, ülkenin kuzeyindeki zırhlı birlikleri ziyaret ederek Lübnana kara saldırısı imasında bulunmuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan’dan 35 füzenin İsrail’in kuzeyindeki Batı Celile bölgesine atıldığı ve bölgede uyarı sirenlerinin çaldığı belirtildi.
Füzelerden bazılarına müdahale edildiği aktarılan açıklamada, bazılarının da açık alana düştüğü ifade edildi.
İsrail ordusuna ait savaş uçakları ve insansız hava araçlarının (İHA), “Lübnan genelinde” Hizbullah’a ait çok sayıda noktaya saldırı düzenlediği bildirildi.
REKLAM
Hedef alınan yerler arasında karargahlar, cephanelikler, füze rampaları ve askeri binaların bulunduğu öne sürüldü.
Maariv gazetesinin haberinde Lübnan’dan atılan füzeler sonucu Batı Celile’deki birçok noktada yangın çıktığı ve yaralanmanın yaşanmadığı aktarıldı.
İSRAİL’İN KUZEYİNDE SALDIRILAR
Hizbullah’tan yapılan açıklamada ise İsrail’in kuzeyindeki “Kefr Ciladi” yerleşiminin, “Nur” füzesiyle hedef alındığı duyuruldu.
Buna göre, Lübnan’ın güneyinde karşılıklı saldırıların başladığı 8 Ekim’den bu yana Hizbullah ilk kez “Nur” füzesini kullanmış oldu.
İsrail’in kuzeyindeki el-Kabiri, Saar ve Gesher Haziv yerleşimlerinin çok sayıda füzeyle vurulduğu belirtildi.
Hizbullah, İran’ın 2005’te ürettiği gemisavar füzesi “Nur”u elinde bulundurduklarını geçen yıl duyurdu ve söz konusu füzenin fırlatma rampalarının gösterildiği bir video yayınladı.
1217 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
REKLAM
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1217 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSRAİL, YEMEN’İ VURMAYA BAŞLADI
İsrail, Yemen’e hava saldırısı düzenlediğini doğruladı. İsrail ordusu, Yemen’deki Hudeyde Limanı ve Ras Isa Limanı’na hava saldırıları düzenlendiğini belirterek, saldırıda çok sayıda savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağı kullanıldığını aktardı. Ordu, Husilerin söz konusu limanları İran’dan silah ve petrol dahil olmak üzere askeri amaçlı sevkiyatlar için kullandığını belirterek, saldırıların Husilerin İsrail’e düzenlediği füze saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

HUSİLER: İSRAİL’LE UZUN SOLUKLU BİR SAVAŞA GİRECEĞİZ
Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail ile uzun soluklu bir savaşa gireceklerini belirtti. Husilere bağlı sözde Savunma Bakanlığı Manevi Yönlendirme Dairesi Müdür Yardımcısı Abdullah bin Amir, İsrail ordusundan yapılan “Husilerin de zamanının geleceği” şeklindeki açıklamaya tepki gösterdi.

“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR SAVAŞ”
Bin Amir, “26sep.net” sitesine yaptığı açıklamada, “İsrail, ‘Yemen’in de vakti gelecek’ diyor. Yemenliler ise ‘O vakit gelinceye kadar beklemeyeceğiz’ diyor. Allah’ın izniyle ilerleyen günler ve aylar yenilgi değil zaferlerle dolu olacak. Bu, uzun ve geri dönüşü olmayan bir savaş olacak.” ifadesini kullandı.
LÜBNAN’DAKİ SON SALDIRIDA 21 KİŞİ CAN VERDİ
İsrail ordusunun, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentine düzenlediği hava saldırılarında 21 kişinin hayatını kaybettiği, 47 kişinin yaralandığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, ülkenin doğusundaki Baalbek kentini hava saldırılarıyla hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında ilk belirlemelere göre 21 kişinin öldüğü, 47 kişinin yaralandığı kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun ülkeye bugün düzenlediği hava saldırılarında 42 kişinin öldüğünü, son iki gün içinde öldürülenler arasında 14 sağlık çalışanının bulunduğunu bildirmişti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkememizin aşağıda esas numaraları belirtilen dosyalarında verilen ara kararı gereğince; Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Zonguldak ili, Merkez, Karaman, Çukurören ve Eceler Mah/Köylerinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 06.12.2018 tarih ve 8230-9 sayılı Kamu Yararı Kararına müteakip, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 7’nci maddesi gereğince Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu tarafından 28/02/2019 tarih 5-146 no’lu Kamulaştırma Kararı ile kamulaştırma işlemlerine başlandığı, aşağıda dökümü yapılan taşınmazlar hakkında kamulaştırılmasına karar verilmiş olmakla; taşınmaz maliklerinin tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine karşı 30 gün içinde idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabileceği, açılacak davanın Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’ne yöneltileceği, tebliğ ve ilandan itibaren 30 gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan ilgili idare adına tescil edileceğine karar verileceği,Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına Vakıflar Bankası Zonguldak Şubesine yatırılacağı, konuya ve kamulaştırılan taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerin tebliğden itibaren 10 gün içinde mahkememize yazılı olarak bildirilmesi gerektiği konusu, aşağıda numarası bildirilen Esas sayılı dosyaların duruşmalarının 01.10.2024, 03.10.2024 ve 15.10.2024 günü saat:09.00’dan itibaren itibaren yapılacağı 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca ilanen tebliğ olunur.
DAVACI : TÜRKİYE ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TAŞINMAZIN BULUNDUĞU YER: ZONGULDAK İLİ, MERKEZ, KARAMAN, ÇUKURÖREN VE ECELER MAH./KÖY
DOSYA NOADAPARSELDAVALI/MALİKMAH/KÖYKAMULAŞTIRILAN ALAN M212024/1381746ABDURRAHMAN AKYÜZ ve ark.KARAMAN43,25 m² irtifak22024/1391745ÜMİT AKYÜZ ve ark.KARAMAN21,94 m² irtifak32024/14118887AHMET KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE425,21 m² irtifak
29,16 m² direk yeri42024/14218514BAYRAM KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE1648,29 m² irtifak52024/14315612GÜLTEN BİÇER ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ386,45 m² irtifak62024/14418935AKİF KÖKGÖZ ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE313,54 m² irtifak72024/145105169ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN70,21 m² irtifak82024/1461105AYHAN SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN1153,25 m² irtifak92024/14710342İLYAS ÇOLAKOĞLU ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ40,92 m²irtifak102024/14815714CEVAT ÜSTÜNBAŞ ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ392,74 m² irtifak112024/14915719BEDRİYE AKKUŞ ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ212,27 m² irtifak122024/15015710ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ209,5 m² irtifak132024/15115718FATMA DEMİRTAŞ ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ523,71 m² irtifak142024/1521575EMİNE ÖZTÜRK ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ73,71 m² irtifak152024/15315717NAZIM ERÇETİN ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ10,45 m² irtifak162024/1541574EROL ÇOLAKOĞLU ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ607,6 m² irtifak172024/15510619AYŞE SARIOĞLU ve ark.ECELER209,22 m² irtifak182024/15610617ERSİN SARI ve ark.ECELER153,57 m² irtifak
24,21m² direk yeri192024/1571573HAYRULLAH ÜSTÜNKARAMAN
KADI MAHALLESİ212,78m² irtifak202024/15810621-ECELER116,06 m² irtifak
8,89 m² direk yeri212024/15910343ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ1160,01 m² irtifak
13,51 m² direk yeri222024/16010635HAYRULLAH BİLİRECELER288,75 m² irtifak232024/1611891CELALETTİN KÖKGÖZ ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE591,73 m² irtifak
21,89 m² direk yeri242024/16210642NAZIM SARIECELER506,49 m² irtifak252024/16318884AHMET KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE601,56 m² irtifak262024/1641063ALİ BİLİRECELER313,12 m² irtifak272024/16518882AHMET KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE164,08m² irtifak282024/16618876HALİT KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE1099,06 m² irtifak
9,52 m² direk yeri292024/16711020ARİF SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN1132,15 m² irtifak
25,81 m² direk yeri302024/16821718HALİL ALBOĞA ve ark.KARAMAN
KARAMANLAR MAH.37,4m² irtifak312024/169105221ABDULKERİM ERKOL ve ark.KARAMAN14,27m² irtifak322024/17010590ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN577,96 m² irtifak
17,64 m² direk yeri332024/171105115ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN1197,04 m² irtifak342024/17210624AYŞE KAHYA ve ark.ECELER119,22 m² irtifak352024/17310626DURSUNE KAHYA ve ark.ECELER584,65 m² irtifak362024/17410628CEMİL TOPALECELER498,8 m² irtifak372024/17510625HİKMET KAHYA ve ark.ECELER211,18 m² irtifak382024/1761762ALİ AKKOÇ ve ark.KARAMAN26,9 m² irtifak392024/17710636İSMAİL BİLİR ve ark.ECELER17,36 m² irtifak402024/17810599ALİ BAŞKURT ve ark.KARAMAN57,33 m² irtifak412024/1791074NAZIM SARIECELER263,92 m² irtifak422024/1801072KENAN KAHYA ve ark.ECELER39,4 m² irtifak432024/1811106RAHMİ SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN228,07 m² irtifak442024/18211021RAHMİ SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN287,19 m² irtifak
10,58 direk yeri452024/18311023RAHMİ SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN210,23 m² irtifak462024/18511014NURTEN SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN78,22 m² irtifak472024/18710584HASAN ÖZTÜRK ve ark.KARAMAN1024,23 m² irtifak
12,59 direk yeri482024/19018840HALİT KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE20,33 m² irtifak492024/19110597ASIM BOZKURT ve ark.KARAMAN72,51 m² irtifak502024/19218846CEMAL EKİM ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE169,13m² irtifak512024/19310598ORHAN ÇOLAKOĞLUKARAMAN31,1m² irtifak522024/1941102SELAHATTİN SEMERCİ ve arkÇUKURÖREN248,98 m² irtifak532024/195105113MUSTAFA AYKANATKARAMAN624,43 m² irtifak542024/1961103RECEP SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN319,08 m² irtifak
21,9 m² direk yeri55
562024/197
2024/198217
11019
7HAYRULLAH ÜSTÜN
KEMAL SEMERCİ ve ark.KARAMAN
KARAMANLAR M.
ÇUKURÖREN9,83 m² irtifak
384,46 m² irtifak572024/19911022RECEP SEMERCİ ve ark.ÇUKURÖREN648,54 m² irtifak582024/2001871FEVZİ KESKİN ve ark.KARAMAN YENİ MAHALLE2334,65 m² irtifak
15,54 m² direk yeri592024/2011872ŞAHİN SEMERCİ ve ark.KARAMAN57,67 m² irtifak602024/20210344HAYRULLAH ÜSTÜNKARAMAN
KADI MAHALLESİ38,04 m² irtifak612024/2031761ALİ AKKOÇ ve ark.KARAMAN46,63 m² irtifak622024/204105117KİBAR DEMİRCAN ve ark.KARAMAN565,65 m² irtifak632024/20515715GÜLAY AKKOÇ ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ235,73 m² irtifak642024/206105114ALİ EKİM ve ark.KARAMAN1024,59 m² irtifak652024/2071756CELAL AYDINKARAMAN9,99 m² irtifak662024/20810537HAYRİ ÖZTÜRK ve ark.KARAMAN48m² irtifak672024/2091755CELAL AYDINKARAMAN19,6 m² irtifak682024/2101744CEMİL AKYÜZ ve ark.KARAMAN18,54 m² irtifak692024/211105116HASAN ÖZTÜRK ve ark.KARAMAN257,95 m² irtifak702024/2121757EMİNE AYKUŞ ve ark.KARAMAN12,28 m² irtifak712024/2131743CEMİL AKYÜZ ve ark.KARAMAN24,64 m² irtifak722024/2141747FATMA AYDEMİR ve ark.KARAMAN16,21 m² irtifak732024/2151754ABDULLAH ERARSLAN ve ark.KARAMAN25,92 m² irtifak742024/2161742CEMİL AYKÜZve ark.KARAMAN12,52 m² irtifak752024/21715631CEVDET AKYOL ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ82,57 m² irtifak762024/21815630HÜSNÜ ERKOL ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ168,57m² irtifak77
782024/219
2024/220156
15621
29RIFAT ALBOĞA ve ark.
ORHAN ÇOLAKOĞLUKARAMAN
KADI MAHALLESİ
KARAMAN
KADI MAHALLESİ334,17 m² irtifak
130,95 m² irtifak792024/22115627ADEM ÜSTÜNTAĞ ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ876,42 m² irtifak
15,43 m² direk yeri802024/22215615ERDAL AKYOLKARAMAN
KADI MAHALLESİ13,32 m² irtifak812024/22315617NAİL AKTAŞKARAMAN
KADI MAHALLESİ785,54 m² irtifak822024/22415614ABDÜLKERİM ERKOL ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ857,42 m² irtifak
9,52 m² direk yeri832024/22510535NECATİ AYKANATKARAMAN13,83 m² irtifak842024/22610716KADİR KAHYA ve ark.ECELER168,27 m² irtifak
8,88 m² direk yeri852024/22710534BAHATTİN EMEÇKARAMAN29,56 m² irtifak862024/22810536CEVAT ÜSTÜNBAŞ ve ark.KARAMAN17,21 m² irtifak872024/22915720EROL ÇOLAKOĞLUKARAMAN
KADI MAHALLESİ56,38 m² irtifak882024/2301073AHMET -ECELER633,67 m² irtifak
17,64 m² direk yeri892024/23110715HABİBE AKTAŞ ve ark.ECELER235,72 m² irtifak902024/23218881ERCAN ALKAN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE303,52 m² irtifak912024/2331762MEHMET AKKOÇ ve ark.KARAMAN26,9 m² irtifak922024/2341075EMİN SARI ve ark.ECELER174,11 m² irtifak932024/235105168AKİF ATAMAN ve ark.KARAMAN528,22 m² irtifak942024/236105164ABDULLAH ALBOĞA ve ark.KARAMAN149,5 m² irtifak952024/237105181KAMİL ATAMAN ve ark.KARAMAN44,03 m² irtifak
11,64 m² direk yeri962024/23818834FEVZİ KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE3609,33 m² irtifak
35,28 m² direk yeri972024/23910719ERSİN SARI ve ark.ECELER163,32 m² irtifak982024/240105183MUSTAFA AKAY ve ark.KARAMAN378,39 m² irtifak
2,8 m² direk yeri992024/2412164KAMİL ATAMAN ve ark.KARAMAN
KARAMANLAR M.1101,46 m² irtifak1002024/24210714AHMET ÇOLAK ve ark.ECELER208,58 m² irtifak1012024/2432163KAMİL ATAMAN ve ark.KARAMAN
KARAMANLAR M.128,52 m² irtifak1022024/24410341ŞABAN DEMİRTAŞKARAMAN
KADI MAHALLESİ526,24m² irtifak1032024/24510712HASAN KAHYAECELER402,24 m² irtifak1042024/24618880MUZAFFER ALKANKARAMAN
YENİ MAHALLE31,12 m² irtifak1052024/247105182MEHMET DİRLİKKARAMAN239,92 m² irtifak
7,46 m² direk yeri1062024/24810713AYŞE KAHYA ve ark.ECELER182m² irtifak1072024/24910316ERDAL AKYOL ve ark.KARAMAN
KADI MAHALLESİ122,99 m² irtifak1082024/25018879HALİT KESKİN ve ark.KARAMAN
YENİ MAHALLE306 m² irtifak
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02096786
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediyesi Gençlik Korosu seçmeleri 8-18 yaş arası gençler arasında olacak.
Kontenjanın sınırlı olduğu seçmeler, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarında gerçekleşecek.
Belediye Başkanı Akın, çocuklara süt dağıttı
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 28 Eylül Dünya Okul Sütü Günü kapsamında çocuklara süt dağıttı.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akın, Edirne Belediyesi Romacted Çocuk Evi’ni ziyaret ederek burada eğitim gören çocuklarla bir araya geldi.
Çocuklara süt ikram eden Akın, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve dezavantajlı çocukların eğitime erişimini arttırmak amacıyla hizmet veren Romacted öğrencilerine belediye olarak desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
Programa Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne Belediyesi Sağlık Hizmetleri Birimi Hemşiresi İnci Özer ve Çavuşbey Mahalle Muhtarı Serkan Kuş da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda temizlik hizmetlerinin sınırlandırılmasıyla ortaya çıkan hijyen sorunu çözmek için harekete geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle Başkent’teki okullara destek vermeye başladı. Çankaya, Keçiören ve Gölbaşı Belediyeleri de okullara temizlik desteğinin ilk gününde Büyükşehir Belediyesi’ni yalnız bırakmadı.
Projenin ilk gününde toplamda 22 okulun 454 dersliği temizlendi
Büyükşehir Belediyesi, yeni başlattığı projeyle okullara hem temizlik malzemesi sağlıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuyor. Başkent’te yaşayan öğrencilerin sağlıklı ve hijyenik bir ortamda eğitim almasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projenin ilk gününde 208 personel ve 44 aracıyla toplam 10 bin 376 öğrencinin öğrenim gördüğü 22 okulun 454 dersliğini detaylı bir şekilde temizledi. Okullarda ayrıca ilaçlama işlemleri de yapıldı.
Başvuruların 106’sı son dakika iptal edildi
Büyükşehir Belediyesi’nin okulların temizlik taleplerini almaya başlamasının ardından toplam 265 okul hizmetten faydalanmak için başvuruda bulundu. Başvuran okullardan 106’sı “Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla başvurumuzu iptal ediyoruz”, “Okulda tadilat var”, “Okulda sınav var”, “Velilerin talebi üzerine başvurumuzu iptal ediyoruz” gibi çeşitli nedenlerle son dakikada başvurularının iptalini istedi.
208 personel ve 44 muhtelif araçla temizlik başladı
Kent Estetiği Daire Başkanı Esra Güngör, okullara temizlik desteğine ilişkin, “Ankara’da eğitim öğretim veren okullarımızda temizlik ve hijyen malzemelerinin dağıtılmasının yanında, hafta sonları da belediyemizin tüm ekiplerinin seferberliğiyle temizleme ve dezenfekte çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Her hafta sonu 50 okulumuzun bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz. Kısa sürede 208 personel ve 44 muhtelif araçla ekibimizi kurduk” dedi.
28 ve 29 Eylül’de 52 okul için temizlik planlaması yaptıklarını kaydeden Güngör, “Talep formunda bize iletilen bilgilere göre 1199 derslikte toplam 30 bin 985 öğrencinin kullandığı 52 okulda okul içi ve avlusunda temizlik, dezenfekte ve ilaçlama çalışması programlanmıştır” diye konuştu. Bazı okulların taleplerini son dakika iptal ettiklerini belirten Güngör, temizlik desteği programında ilk ve orta dereceli okullara öncelik verdiklerinin altını çizerek, “Avlu temizliğiyle başlayıp iç mekanlarda sınıf ve ortak kullanım alanlarının temizliği yapılacak, tüm sıraları silip, tuvaletleri yıkayacağız. Okulu komple dezenfekte edip belediyemizin kendi şirketinin ürettiği el dezenfektanlarını okullara bırakacağız” ifadelerini kullandı.
Okullara malzeme ve hizmet desteği
“Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle talepte bulunan tüm okullara hem temizlik malzemesi sağlanıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuluyor. Okullar, temizlik malzemesi talebi için “https://forms.ankara.bel.tr/okul-temizlik”, hafta sonu temizlik hizmeti için ise “https://forms.ankara.bel.tr/temizlik-hizmeti” adreslerinden başvurabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVM içerisinde kurulan eğitim parkurunda çocuklar, itfaiyecilik mesleğini keşfetme fırsatı buldu. Çocuklar aynı zamanda parkurda yer alan çeşitli aktivitelerle yangın güvenliği ve acil durum müdahale yöntemleri hakkında bilgi sahibi oldu. Ayrıca, etkinlik alanında kurulan bilgilendirme standında uzman itfaiyeciler, ziyaretçilere meslekleri hakkında detaylı bilgi vererek yangın güvenliği konusunda bilinçlendirme çalışması yaptı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu etkinliği, çocukların itfaiyecilik mesleğine olan ilgisini ve yangın güvenliği konusundaki farkındalığını arttırdı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bunge Gıda Türkiye ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) arasında gerçekleştirilen iş birliği çerçevesinde kurulan KomiliZeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nün Sonbahar dönemi eğitimlerinin ikinci etabı tamamlandı. Geçen yıl eğitimlerine başlayan Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde 2023 yılı boyunca 127 kadın zeytin çiftçisi eğitim alarak zeytin yetiştiriciliği sertifikasına sahip olurken proje kapsamında beş yılın sonunda en az 600 kadın çiftçiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Proje Koordinatörü Bülent Önder, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın ekonomik desteğiyle yürütülen Kadın Zeytincilerin Sürdürülebilir Tarıma dahil edilebilmesi projesinin bir etabının daha başarılı bir şekilde sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2023 yılında başladıkları eğitim serüveni yolculuğunda bugüne kadar 7 eğitim verdiklerini aktaran Önder, “Geçen yıl 127 kadın zeytin üreticimize yönelik bu eğitimleri verdik. Bu yıl Edremit Körfezi bölgesinde 150 kadın üreticimize eğitim verebilmek için yola çıktık. Bundan sonra da Ayvalık Ticaret Odası’nda bir eğitim daha yapacağız. Devamında da Burhaniye ve Edremit’te de eğitimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Bülent Önder, verdikleri eğitimlerde öncelikle dünya ve Türkiye’de zeytincilik ile başlayıp; zeytincilik ve zeytinyağındaki genel durumun yanı sıra zeytin filizinin seçiminden, ekimine, aşılanmasına, budanmasına, bakımına, hasadına, hasatta dikkat edilmesi gerekenlere, ambalajlamaya, gıda regülasyonuna, devamında ise işin ticarileşme boyutuna, markalaşmasına, nihayetinde de zeytinyağı ve turizm ilişkisiyle de eğitimlerimizi tamamlıyoruz. 2023 yılında eğitim verdikleri 127 kadın zeytinci üzerinde olan etkilerini ölçmek için bu yıl içerisinde ‘etki enerjisi’ çalışması yapacağız. Bu eğitimlerde o kadın zeytincilerimizin hayatlarına nasıl dokunduğumuzu ve neleri değiştirebildiğini ölçerek, bunların sonucunu bir rapor halinde yayınlayacağız” diye konuştu.
Bünge -Komili Zeytinyağları Operasyon Şefi Mehmet Cavlı ise Türkiye geneline bakıldığında zeytin üreticilerinin bilimsel olarak bazı eksikliklerinin olduğunu ve bu tür bir eğitime ihtiyaçları olduğunu tespit ettikten hemen sonra Kadın Zeytin Çiftçilere yönelik söz konusu eğitimlere başladıklarını anlattı. Zeytin ağaçlarının verimini ve daha kaliteli zeytinyağı üretimini arttırabilmek adına Kadın Çiftçilere yönelik verdikleri eğitimlerin oldukça başarılı olduğunu belirten Cavlı, “Eğitimlerin ardından bu eğitimlere katılan kadın çiftçilerimiz kendi aralarında oluşturdukları sosyal medya gruplarında bilgi birikimlerini paylaşıyorlar. Zeytin hasadı yaptıklarında; hasat konusunda yaptıkları çalışmaları bu gruplarda bulunan diğer arkadaşlarıyla paylaşarak, aslında kendi aralarında bambaşka bir eğitim sürecine daha girmiş oluyorlar. Hatta bazı sosyal medya guruplarındaki kadın çiftçilerimiz kooperatifleşmeye kadar gidebiliyorlar. Bizler, bu gelişmeleri izledikçe, sektörel anlamda gerçekten çok önemli bir meşale yaktığımızı gözlemleyebiliyoruz. Bu durumda bizleri sonsuz mutlu kılıyor” dedi.
Kadın çiftçiler için verilen sonbahar eğitimlerinin ikinci etabının sertifika töreninde; Bülent Önder ve Mehmet Cavlı’nın yanı sıra Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, ATO Yönetim Kurulu Mehmet Çokkorkmaz ve proje eğitmenleri yer aldı.
Öte yandan, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitü’nün düzenlediği ‘Kadın zeytinciler için zeytin yetiştiriciliği, zeytinyağı üretimi ve girişimcilik’ eğitim programına katılan kadın zeytin çiftçilerinin eğitimini desteklemesi için ‘Zeytincinin Başucu Rehberi’ kitabı hazırlandığı da gelen bilgiler arasında. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamada, Vali Hasan Şıldak’ın Taş Tepeler Projesi kapsamında il genelinde 10 noktada devam eden kazı çalışmalarını yakından takip ettiği belirtildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Şıldak, Dünya Neolitik Kongresi’nin bir ilk olacağını, birçok ülkeden akademisyen ve uzmanın Şanlıurfa’da bir araya geleceğini ifade etti.
Kongre öncesi tüm planlamaları gözden geçirdiklerini belirten Şıldak, şunları kaydetti:
“Bu buluşma ile birlikte yine neolitik sözcüğünün gerçek değerinin Şanlıurfa’da çok daha değer kazanacağını düşünüyorum. Böylesine bir buluşmanın dünyada ilk kez olacak olması ilimiz adına mutluluk verici. İnşallah 4-8 Kasım tarihleri arasında ilimizdeki tüm arkeolojik çalışmalara ivme kazandıracak bu girişim, Valiliğimiz ile birlikte Büyükşehir Belediyemiz, Kalkınma Ajansımızın desteği ve iki güzide üniversitemiz ev sahipliğinde ilimizde yapılacaktır. Şanlıurfa adına gurur duyacağımız bir buluşma olacak. Bizler de bu organizasyona katkı sunmak için heyecanlanıyoruz. Tüm bu çerçevede Şanlıurfa, zengin tarihi ve kültürel mirasıyla göz kamaştırıyor. Son yıllarda hızla ilerleyen arkeolojik kazılar şimdi Taş Tepeler Projesi ile çok daha kapsamlı bir boyutta gelişiyor. Bizler de Dünya Neolitik Kongresi öncesi tüm planlamalarımızı gözden geçirerek, ilimizi en iyi şekilde bu dev buluşmaya hazırlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Geleceğe birlikte oynuyoruz, yeteneği başarıya dönüştürüyoruz.” sloganıyla eğitimi ve sporu buluşturan iş birliğinin yeni dönem anlaşması, Okyanus Kolejleri’nin Kemerburgaz Kampüsü’nde gerçekleştirilen toplantıda duyuruldu.
Okyanus Kolejleri Genel Müdürü Lokman Demiray’ın ev sahipliği yaptığı toplantıya, Anadolu Efes Spor Kulübü Genel Direktörü Alper Yılmaz’ın yanı sıra lacivert-beyazlı oyuncular Derek Willis, Salih Altuntaş ve Kaan Onat katıldı.
Toplantısında konuşan Alper Yılmaz, eğitimin önemine değinerek, “Eğitimin ve sporun, birbirini tamamlayan iki önemli parça olduğunu düşünüyoruz. Anadolu Efes olarak, altyapımızda yer alan genç sporcularımızın eğitimine öncelik veriyoruz. Onların iyi birer basketbolcu olmalarının yanı sıra iyi eğitim almış, örnek sporcular olarak yetişmesini istiyoruz.” dedi.
Yılmaz, kulüp olarak eğitime büyük önem verdiklerini anlatarak, şunları kaydetti:
“Türk basketbolunun geleceğine yatırım yapma vizyonumuz çerçevesinde ülkemizin en nitelikli eğitim kurumlarından Okyanus Kolejleri ile olan iş birliğimizi geliştirerek sürdürüyoruz. 8 yıldır süren iş birliği kapsamında 480 öğrencinin eğitim ve spor hayatına katkı sağladık. 8 öğrenci, Anadolu Efes Spor Kulübünün A takımına seçildi. Şu an 60’tan fazla altyapı oyuncumuz Okyanus Kolejleri’nde eğitim alıyor. Altyapıda kadro planlamasını yaparken, dersleri iyi olan oyuncularımızı seçerek motivasyon sağlamaya çalışıyoruz. Yani karnedeki notlar da bizim için yetenek kadar önem taşıyor. Okyanus Kolejleri’nin desteği ile genç yetenekleri geleceğe hazırlıyoruz. Farklı projelerle zenginleştirmeyi hedeflediğimiz bu anlamlı iş birliğinden dolayı çok mutluyuz.”
Okyanus Koleji Genel Müdürü Lokman Demiray da “Anadolu Efes ile sporcu eğitimi konusunda iş birliğimizi 4 yıl daha uzatarak yeni bir döneme taşıdığımız için çok mutluyuz. Genç yeteneklerin keşfedilmesine katkıda bulunmak ve Türk basketboluna hizmet etmek Okyanus Kolejleri olarak bize gurur veriyor. Ülkemizi, farklı alanlarda iyi eğitim almış gençlerin geleceğe taşıyacağına inanıyoruz. Sporcular, eğitimin önemini gündemde tutan en önemli rol modeller arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.
Oyuncuların görüşleri
Anadolu Efes’in ABD’li oyuncusu Derek Willis ise iyi eğitimli sporcuların daha başarılı kariyer oluşturduğunu anlatarak, “Sporcular, yeteneklerini iyi bir eğitimle birleştirdikleri zaman altyapılardan daha donanımlı oyuncular olarak çıkıyorlar. İyi bir eğitim hayatı olan sporcular, iyi ve uzun bir kariyer oluşturmada daha başarılı oluyor. Bu iş birliğinin diğer spor kulüplerine ve okullara da örnek olmasını diliyorum. Türkiye’deki kolejlerde gençlerin aldığı basketbol eğitimi ve tesislerin durumu ABD’deki standartların üstünde.” diye konuştu.
Okyanus Kolejleri’nden mezun Salih Altuntaş da iki kurum arasındaki iş birliğinin önemini anlatarak, “Anadolu Efes ile Okyanus Kolejleri’nin çıktığı spor ve eğitim yolculuğu hayatımı değiştirdi. Şu an hayalini kurduğum kulüpte, Anadolu Efes’te birbirinden yetenekli oyuncularla beraber oynuyorum. Kariyer hikayemin, öğrenci arkadaşlarıma da ilham vermesini umuyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Okyanus Kolejleri’nde eğitim hayatına devam eden Kaan Onat da “Genç oyuncuların en iyi şekilde yetişmesi amacıyla iş birliğine imza atan okuluma ve Anadolu Efes’e çok teşekkür ediyorum. Eğitimle sporu birleştiren anlaşmanın sonuçlarından biri olarak Anadolu Efes’in altyapısına kabul edildiğim ve milli takıma yükselme fırsatı yakaladığım için çok mutluyum. Hem spor kariyerimde hem de eğitim hayatımda başarılı olmak için çok çalışmaya devam edeceğim.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİRLEŞMİŞ Milletler’in Filistin Ajansı (UNRWA), Gazze’de süren savaş nedeniyle çocukların eğitiminin 5 yıl geriye gittiğini, bu durumun kayıp nesil yaratma riski oluşturduğunu belirtti.
UNRWA’dan paylaşılan, Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nce yapılan araştırmada, 7 Ekim’de başlayan savaş nedeniyle çocukların eğitiminin 5 yıl kadar geriye gideceği, bu durumun kalıcı travma yaşamış genç ve çocuklardan oluşan ‘kayıp nesil’ yaratma riski taşıdığı vurgulandı.
Araştırma kapsamında yayımlanan makalede, “Gazze’deki mevcut savaş, 625 bin öğrencinin tamamının eğitimini ciddi şekilde kesintiye uğratmış ve 22 bin 564 öğretmenin yaşamlarını ve geçim kaynaklarını etkilemiştir. Ekim 2023 ile Temmuz 2024 arasında Gazze’deki neredeyse tüm okul binaları İsrail askeri saldırılarının ardından ya tamamen ya da kısmen yıkılmıştır. Ağustos 2024 itibariyle OCHA’nın Sağlık Bakanlığı’ndan aldığı rakamlara göre bu saldırılarda 10 bin 627’si çocuk ve 411’i öğretmen olmak üzere 40 binden fazla Filistinli hayatını kaybetmiştir. Ayrıca, bu saldırılar 15 bin 394’ü öğrenci ve 2 bin 411’i öğretmen olmak üzere en az 94 bin Filistinlinin yaralanmasına neden olmuştur. Çok daha fazlasından ise haber alınamıyor. Temmuz 2024 itibariyle Gazze’de yaklaşık 1,9 milyon kişi yerinden edilmiş olup, bunların yaklaşık 1 milyonu okullar da dahil olmak üzere UNRWA tesislerine ve komşu bölgelere sığınmıştır. Yerinden edilenlerin yaklaşık yarısının çocuk olduğu tahmin edilmektedir. Pek çok çocuk ve ailesi, geçtiğimiz 10 ay boyunca defalarca yerlerinden edilmeye devam etmiştir” denildi.
‘KAPSAMLI ÖĞRETİM METODOLOJİLERİ KULLANILMALI’
Cambridge Üniversitesi’nden paylaşılan makalede, son 5 yıl içinde çocukların deneyimlediği sınırlı öğrenme fırsatları ve travmalar nedeniyle yeni öğretim metodolojilerinin, en kısa sürede uygulanması gerektiğine dikkat çekildi.
Makalede, “Ayrıca, çoğu çocuğun son beş yıl içinde deneyimlediği son derece sınırlı öğrenme fırsatları ve yaşadıkları travma göz önüne alındığında, aynı sınıf içinde akademik yeterliliklerde önemli farklılıklar olması ve yaşadıkları travma göz önüne alındığında daha genel bir farklılaştırılmış eğitim yaklaşımına ihtiyaç duyulması beklenmektedir. Bu zorlukların etkili bir şekilde ele alınabilmesi için, öğretmen ve danışmanların temin edilip eğitilmesi ve okullarda okuma yazma ve aritmetik için hedefe yönelik destek programlarının uygulanması elzemdir. Gazze’deki çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bu yeni öğretim metodolojilerinin, kapsamlı desteğin sağlanması için mümkün olan en kısa sürede uygulanması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.
‘GELECEK NESİLLER İÇİN UMUTLARIN YOK OLMA RİSKİ’
Cambridge Üniversitesi, Gazzeli çocukların ihtiyacı olan eğitim için siyasi irade ve mali taahhüdün gerekliliğini vurgulayarak, “Bu eylem çağrısının hayata geçirilmesi için siyasi irade, mali taahhüt ve tüm uluslararası aktörlerin, paydaşların ve ortakların Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde kabul edildiği üzere eşit ve kaliteli eğitim hakkını sağlamak üzere somut adımlar atması gerekmektedir. Filistinlilerin eğitimine yönelik devam eden saldırılar bağlamında daha azı, bu bölgedeki gençlerin gelecek nesilleri için umutları yok etme riski taşımaktadır. Ortak geleceğimiz, şimdi acilen ne yapılacağına bağlıdır” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KİMLER TERCİH YAPABİLİR?
BOŞ KONTENJANLARI NEREDEN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ?
ÖSYM’nin internet sitesindeki “Ek Yerleştirme Kılavuzu”nda hangi üniversitenin hangi bölümlerinde, ne kadar kontenjan boşluğu yer aldığı detaylı bir şekilde yazılı.
TERCİHLER NEREYE BİLDİRİLECEK?
Ek yerleştirme işlemleri, ÖSYM tarafından yürütülecek. Adaylar tercihlerini, 6-11 Eylül 2024 tarihleri arasında T.C. kimlik numarası ve şifresiyle ÖSYM’nin https://ais.osym. gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulamasından yapabilecek.
TERCİH TAKVİMİ NASIL İŞLEYECEK?
Ek yerleştirme için ücret ödemeleri 80 TL olarak belirlendi. Bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri üniversiteler tarafından, yerleştirme sonuçları duyurusunda belirtilecek ayrıca, adayların yerleştirme sonuç belgelerinde de yer alacak tarihler arasında yapılacak. Kayıt tarihleri, adayların internette yayımlanan yerleştirme sonuçlarında da belirtilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, SİBERAY Programı kapsamında TEİAŞ personeline ve özel bir eğitim-öğretim kurumunda öğrenim gören öğrencilere yönelik toplumsal farkındalık ve duyarlılık oluşturmak amacıyla siber güvenlik, güvenli internet kullanımı, teknoloji bağımlılığı, siber zorbalık ve yasa dışı bahis konularında bilgilendirilme semineri düzenledi. – SAMSUN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Yunus Emre Enstitüsü tarafından organize edilen “Tarih Boyunca Türkçe’nin Farklı Kıtalardaki Serüveni” başlıklı söyleşi Ankara’da düzenlendi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Yunus Emre Enstitüsü tarafından organize edilen “Tarih Boyunca Türkçe’nin Farklı Kıtalardaki Serüveni” adlı söyleşi, Cumhuriyet Müzesi binasında gerçekleştirildi.
İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan söyleşide, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ilerleyen Türkiye’nin, Türkçe ve Türk kültürünün öğretimi noktasında üstün çabalar gösterdiğine dikkat çekildi.
Burada konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Hun İmparatorluğu ve Göktürk Devleti’nden beri yazılı metinlerle izlenebilen Türkçe’nin farklı kıtalarda ve kültürlerde öğretimine 21. Yüzyılın başına kadar gerekli ihtimamın gösterilmediğini dile getirerek, “Bugün, büyük krizlerin ve belirsizliklerin bölgesinde köklü geçmişinden almış olduğu güçle Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla ilerleyen Türkiye, Türkçe ve Türk kültürünün öğretimi noktasında da üstün çabalar göstermektedir. Bu bağlamda ülkemizi ve hedeflerini dünyaya tanıtmak, kültürümüzü daha değişik coğrafyalara yaymak için Yunus Emre Enstitüsü bütün imkanlarıyla seferberlik halindedir” dedi.
YEE’nin, Türkçeyi Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya ve dünyanın tüm coğrafyalarında yaygınlaştırma girişimlerinin kararlılıkla devam ettiğini Aliy, kültürel diplomasi girişimleri kapsamında 67 ülkede yer alan 91 merkezle Türkçe öğretme faaliyetlerinin devam ettiğini kaydetti.
Prof. Dr. İlber Ortaylı ise Türkçe’nin netice itibarıyla Türklerin soyu olduğunu ifade ederek, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu Oğuz Türkçesi içerisinde ele aldığını ve hiçbir zaman Türklüğün reddedilmediğini söyledi.
Ortaylı, Türkçe’nin kullanımı, fiillerin ve kelimelerin çekimi gibi birçok durumdan dolayı özelliklerinin farklı olduğunu ve Türkçe’nin eski bir dil grubuna ait olduğunu ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı da Ortaylı’nın bilgeliğiyle, Türk kültürüne ve diline olan katkısıyla gençlerin Türkçe ve Türk olmakla ile ilgili fikirlerini temellendirmek anlamında çok özel bir tecrübe yaşadıklarını vurguladı.
Söyleşiye, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın yanı sıra YEE Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy ile Prof. Dr. İlber Ortaylı ve çok sayıda yabancı misyon temsilcisi katıldı.
Söyleşinin ardından ise günün önemine istinaden hatıra fotoğrafı çektirildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA’da, Fen Bilgisi Öğretmeni Tezcan Tetik, nefes borusuna tavuk döner kaçan öğrencisi Bekir Köse’yi (11), ‘Heimlich’ manevrasıyla kurtardı. O anlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, Akbilek Mahallesi’ndeki Gazi Ortaokulu’nda meydana geldi. Teneffüste, 6’ncı sınıf öğrencisi Bekir Köse’nin yediği tavuk döner, nefes borusuna kaçtı. Fen Bilgisi Öğretmeni Tezcan Tetik, öğrencinin koridorda koştuğunu görünce hemen müdahalede bulundu. Daha önce ilk yardım eğitimi alan Tetik, öğrenciyi ‘Heimlich’ manevrası yaparak kurtardı. Yaşananlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Öğretmen Tezcan Tetik, “Bekir Köse isimli öğrencimiz öğlen arası yemek yerken bir anda koridorda koştuğunu gördüm ve boğazında bir şey takıldığını düşündük. Heimlich manevrasını yaptık. Sonrasında öğrencimizin rahatladığını hissedince elini yüzünü yıkamasını sağladık. Daha önce Heimlich manevrası eğitimini almıştık. Dolayısıyla öğrencimizi bu manevrayla kurtarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Artık okullarımızda ve günlük hayatta bu durum olağan hale geldi. Bu eğitimi bütün öğretmenlerin bilmesinin çok faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Birliği, Schengen bölgesindeki vize krizinde giderek daha fazla zorlanıyor.
Özellikle Schengen vizesi başvurularında artan reddedilme oranları ve sınır güvenliği endişeleri, Avrupa’nın karşılaştığı ciddi bir sorunu işaret ediyor.
TÜRKİYE’NİN ROLÜ: GÖÇ POLİTİKALARI VE SINIR YÖNETİMİ
Bu krizin, göç politikaları ve sınır yönetimiyle doğrudan bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ancak, bu karmaşık süreçte Türkiye’nin Avrupa’nın çözüm arayışında merkezi bir rol oynayabileceği vurgulanıyor.
Türkiye, göç ve mülteci krizinin yönetiminde kritik bir ülke olarak öne çıkıyor. 2016’da imzalanan AB-Türkiye mülteci anlaşması, Avrupa’nın mülteci akışını kontrol etmesine yardımcı olmuştu.
Türkiye’nin sınır güvenliği konusundaki etkinliği, Avrupa’nın Schengen sınırlarını güvence altına almak için Türkiye’ye olan ihtiyacını artırıyor.
Avrupa Birliği, Türkiye ile iş birliğini güçlendirerek göç akışlarını yönetmeyi ve Schengen bölgesinde yaşanan sınır güvenliği sıkıntılarını hafifletmeyi hedefliyor.
Schengen vizesine olan taleplerin yoğunluğu, özellikle pandemi sonrası dönemde, artan seyahat isteği ile daha da yükseldi. Bu durum, Schengen vize başvurularında daha katı değerlendirmelere yol açtı.

TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİNİN ÖNEMİ
AB ülkeleri, Schengen bölgesinin açık sınırlarının, yasadışı göçmenler ve güvenlik tehditleri nedeniyle zayıfladığını düşünüyor. Özellikle Yunanistan ve İtalya gibi güney Avrupa ülkelerine yönelik göç baskısının artması, Avrupa’nın Türkiye ile iş birliğini güçlendirmesini zorunlu hale getiriyor.
Avrupa’nın, Schengen vize krizini aşmak için Türkiye ile ilişkilerini yeniden yapılandırma ve güçlendirme ihtiyacı, bu krizin çözümünde kritik bir unsur olarak görülüyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin stratejik konumu ve göçmenlere yönelik politikalarının, Avrupa Birliği’nin sınır güvenliği politikalarıyla uyumlu bir hale getirilmesinin Schengen krizini hafifletebileceğini belirtiyor.

GÖÇ KRİZİNE ÇÖZÜM ARAYIŞI
Bu süreçte Türkiye, AB ile olan mülteci anlaşmalarını daha etkin hale getirerek Avrupa’nın bu zorlu sürecinden çıkmasına yardımcı olabilir.
AB ve Türkiye arasındaki bu iş birliği, sadece göç politikalarıyla sınırlı kalmayıp, Schengen bölgesinin genel güvenliğini artırma ve vize süreçlerini daha verimli hale getirme yolunda önemli bir adım olabilir.
Schengen bölgesi, AB vatandaşları için serbest dolaşımın temel direği olarak kabul ediliyor ve bu bölgedeki sorunlar, Avrupa’nın ekonomik ve sosyal yapısını doğrudan etkiliyor.
Türkiye ile yapılacak iş birlikleri, hem Avrupa’nın göç krizini hafifletmesi hem de Schengen bölgesinin sürdürülebilirliği açısından büyük bir fırsat olarak görülüyor.
Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Almanya’da şu sıralar gündem seçim…
Almanya’nın Brandenburg eyaletinde halk, eyalet meclis üyelerini seçmek üzere sandık başına gitti.
İlk sonuçlara göre, Sosyal Demokrat Parti yüzde 32 oyla önde görülüyor.
SAĞ PARTİ 29 OYLA İKİNCİ SIRADA
İkinci sırada yüzde 29 oyla aşırı sağ parti Almanya için Alternatif Partisi yer alıyor.
BSW yüzde 12 ile üçüncü sırada yer alırken Hristiyan Birlik Partisi ise yüzde 11 buçuk ile dördüncü parti oldu.
AFD’YE PROTESTO OYU
AFD’nin bir önceki seçime göre yüzde 5 buçukluk oy artışı özellikle göç, hayat pahalılığı ve güvenlik konularındaki endişelere dayanan bir protesto oyu olarak değerlendiriliyor.
İLGİLİ HABERSchengen’de derin çatlak: Almanya bugün kara denetimlerine başlıyorAdile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin güneyinde ve Beyt Şan kentinde uyarı sirenlerinin çaldığı belirtildi.
İSRAİL HAVA SAHASINA GİREN İHA’YA ROKETLİ MÜDAHALE
Irak’tan gönderilen ve Suriye üzerinden İsrail hava sahasına giren bir İHA’nın tespit edildiği belirtilen açıklamada, söz konusu İHA’ya çok sayıda roketle müdahale edildiği ve yaralanmanın yaşanmadığı aktarıldı.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde çok sayıda roketin havalandığı görünüyor.
Irak’ta Şii milis gruplardan oluşan “Irak’ta İslami Direniş”, insansız hava aracıyla Ürdün Vadisi’nin kuzeyindeki İsrail yerleşimine saldırı düzenlediklerini duyurmuştu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arap Baharı’nın etkisi ile 2011’de Suriye’deki halk ayaklanması tüm dünyayı etkileyen bir iç savaşa dönüştü..
Uzun yıllar sonra bugün halen çatışmaların devam ettiği, Suriyelilerin yüzlerce gruba ayrıldığı, şehirlerin yerle bir olduğu ülkede askeri ve siyasi birlik sağlanamıyor.
Tüm yaşananlara rağmen koltuğunu koruyan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ise savaş nedeniyle ülkeyi terk eden vatandaşlarının ülkeye geri dönmeleri için af çıkarmaya devam ediyor.
Daha önce 25 kez Suriye halkına yönelik af ilan eden ve halkından geri gelmelerini isteyen Esad, bu çağrılarında başarılı olamamıştı, ancak çağrılarına devam etmekten vazgeçmiyor..
YENİDEN GENEL AF İLAN ETTİ
Suriye Devlet Başkanı BeşarEsad, 22 Eylül 2024 tarihinden önce işlenen firar suçları, cünhalar ve ihlaller için genel af sağlayan bir kanunun hükmünde kararname yayınladı.
Suriye Arap Haber Ajansı’nda (SANA) yer alan habere göre kararname, yurt içinde 3 ay, yurt dışından 4 ay içinde teslim olan hükümlüleri, saklanan ve adaletten kaçanları kapsıyor.
Ayrıca topluma ve devlete ciddi saldırı teşkil eden bazı cünhalar, rüşvet, sahtecilik ve genel ahlaka aykırı bazı kabahatler dışındaki tüm cünhalar ve ihlallere ilişkin cezalar için genel af öngörülüyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ÇAĞRI
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu’na katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) hareketi öncesi İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamasında Esad’a çağrıda bulunmuştu:
Suriye’deki gerilimin sona ermesi gerektiğini, İsrail’in terör estirdiğini çok açık ortaya koyacağız. Batılı ülkeler bunu anlamamakta ısrar ediyor. Bizler de söylemekte ısrar edeceğiz.
Türkiye ile Suriye ilişkilerinin normalleşmesi için Esad ile görüşme irademizi ortaya koyduk. Karşı taraftan cevap bekliyoruz. Biz buna hazırız.
İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan: Esad ile görüşmek için irade ortaya koydukDilay Yalçınkaya Kaynak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusu iç cephe komutanlığının Hayfa’nın kuzeyindeki Lübnan sınırına kadar uzanan Celile gibi bölgelerde yeni güvenlik talimatları duyurmasının ardından Hayfa kenti ve civarındaki Nasıra kenti çevresinde saldırı alarmları çaldı.
HİZBULLAH’TAN İSRAİL’E ROKETLİ SALDIRI
İsrail devlet televizyonunun haberine göre, Lübnan’dan İsrail topraklarının derinliklerine doğru 15 roket atıldı.
Nasıra’da bir noktaya isabet eden füzenin yangına yol açtığı cep telefonu kameralarınca kaydedildi. Sosyal medyada, İsrail’in kuzeyindeki özellikle Nasıra kenti çevresinde hava savunma sistemlerinden ateşlenen önleyici füzelerin atılan mühimmatlara doğru ilerlediği, havada patlamalar yaşandığı görüntüler paylaşıldı.
İsrail basınındaki haberlere göre, Hizbullah’ın son saldırısıyla kuzeydeki Ramat David isimli Hayfa kentine yakın İsrail ordusuna ait hava üssü hedef alındı.
Lübnan’daki Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, onlarca roketle İsrail topraklarının, Ramat David üssü ve havaalanının hedef alındığı kaydedildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı’ndan yapılan açıklamada ise 60’lı yaşlarında bir kişinin şarapnel nedeniyle hafif yaralandığı bildirildi.
Saldırıda hedef alındığı kaydedilen hava üssünün çevresine isabet eden roketlerin bir kısmının ufak çapta yangına sebep olduğu ve itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği aktarıldı.

İSRAİL YENİ GÜVENLİK TALİMATLARI YAYINLADI
İsrail ordusu iç cephe komutanlığı akşam saatlerinde vatandaşlarına yeni güvenlik talimatları yayınladı. Talimatlara göre, açık alanlarda 30, kapalı alanlarda sığınak bulunması durumunda 300 kişiden fazla toplanmalar kısıtlandı. Bu bölgedeki eğitim ve iş yerlerinin yakınlarında güvenli bir sığınak bulunması halinde faaliyetlerin normal seyredebileceği bildirildi. Bu bölgelerdeki tüm plajlar kapatıldı.
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, bir roket veya başka bir saldırı ihtimaline karşı uyarıların güncellenebileceğini söyledi.
İsrail ordusu ve Lübnan Hizbullahı arasında çatışmalar 21 Eylül Cumartesi günü boyunca karşılıklı gerilimle devam etti.
Lübnan Hizbullahı, İsrail’in kuzeyindeki bölgelere 100’den fazla roketle saldırı düzenledi. Hizbullah’ın saldırılarında İsrail’in kuzeyinde ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki bazı bölgelerde yangın çıktı, bazı noktalar da isabet aldı.
Aynı şekilde, İsrail ordusu gün içinde iki ayrı dizi hava saldırısında Lübnan içinde Beka Vadisi ve güneyde 300 kadar noktada yüzlerce roket rampasının yanı sıra binlerce savaş başlığını imha ettiğini açıkladı.

İSRAİL ORDUSUNUN, BEYRUT’A YÖNELİK HAVA SALDIRISI
İsrail ordusunun 20 Eylül’de Beyrut’un güneyine düzenlediği hava saldırısında 3’ü çocuk 7’si kadın 37 kişi hayatını kaybetti.
Hizbullah, saldırıda aralarında üst düzey askeri komutanlarından İbrahim Akil’in de bulunduğu 15 mensubunun öldüğünü duyurdu.
Lübnan’da 17-18 Eylül tarihlerinde çağrı cihazları ile telsizlerin patlatılması ve ardından gerçekleşen Beyrut saldırısında toplamda 76 kişi hayatını kaybetti.
İsrail-Lübnan sınırında 8 Ekim 2023’ten bu yana taraflar arasında zaman zaman şiddetlenen çatışmalar meydana geliyor.
Uluslararası toplum, İsrail’in üst üste gelen saldırıları karşısında bölgesel bir savaşın patlak vermesine karşı uyarı yapıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmek amacıyla ABD’nin New York şehrine ulaştı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NEW YORK’TA BM GENEL KURULU İÇİN HAZIR
Özel uçak “CAN” ile TSİ 23.57’de John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve bazı yetkililer de ABD’ye geldi.

TÜRKEVİ’NDE SEVGİ SELİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, buradan Türkevi’ne geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Türkevi girişinde kendilerini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılandı.
Ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlara doğru yürüyen Erdoğan çifti, bir süre burada sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, basın mensuplarına selam verdikten sonra beraberlerindeki heyetle Türkevi’ne girdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyareti kapsamında BM 79. Genel Kuruluna katılacak ve bazı temaslarda bulunacak.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, Lübnan’da yoğun saldırılar düzenliyor.
Onlarca kişinin hayatını kaybettiği telsiz ve çağrı cihazı saldırılarının yanı sıra başkent Beyrut’ta dün gerçekleştirilen bina saldırısı sonrası İsrail savaş suçu sayılan eylemlerini sürdürüyor.
“GÜNEY LÜBNAN’DA GENİŞ ÇAPLI SALDIRILAR DÜZENLİYORUZ”
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari yaptığı açıklamada, “Hizbullah’ın İsrail topraklarına ateş açma hazırlıklarının tespit edilmesinin ardından güney Lübnan’da geniş çaplı saldırılar düzenliyoruz. Hava kuvvetlerine ait onlarca uçak şu anda İsrail vatandaşlarına yönelik tehditleri bertaraf etmek üzere hedeflere ve rampalarına saldırmaktadır” dedi.
İsrail’in Beyrut’tun Dahiyeh semtinde bir binaya düzenlediği saldırıda 37 kişi hayatını kaybetmiş, 68 kişi de yaralanmıştı. Salı ve çarşamba günleri peş peşe gerçekleştirilen çağrı cihazı ve telsiz saldırılarında ise can kaybı 39, yaralı sayısı 3 bin olarak açıklanmıştı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fransa’da 2,5 aylık belirsizliğin ardından yeni hükümet kuruldu. Ulusal Meclis’in askıda kaldığı ve ülke içindeki siyasi bölünmelerin derinleştiği seçimlerin üzerinden 2,5 ay geçmesinin ardından açıklama Elysee Sarayı tarafından yapıldı.
FRANSA’DA YENİ HÜKÜMET: BARNIER LİDERLİĞİNDE KABİNE AÇIKLANDI
Açıklamada, Macron’un sandıktan birinci çıkan sol ittifakın adayı yerine başbakan olarak atadığı eski Avrupa Birliği (AB) Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier’in hükümeti kurduğu belirtildi.
Açıklamada, 39 üyeli kabinede 33 yaşındaki Antoine Armand’ın maliye bakanı olarak görev yapacağı, Jean-Noel Barrot’un ise dışişleri bakanı olacağı kaydedildi. Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu’nun ise görevine devam edeceği bildirildi.

MACRON’UN BARNİER KARARI
Fransa’da 7 Temmuz’da gerçekleştirilen ikinci tur seçimlerinde birinci olan Yeni Halk Cephesi başbakan adayı olarak Lucie Castets’i göstermişti.
Macron, Castets’in Ulusal Meclis’te güven oyu almasının mümkün olmadığını belirtmiş ve başbakan olarak atamayı reddetmişti.
Macron 5 Eylül’de merkez sağ Cumhuriyetçiler (LR) Partisinden Michel Barnier’i Başbakan olarak atama kararı almıştı.
Michel Barnier başbakan olarak seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, sol görüşlü politikacılar da dahil olmak üzere her kesimden politikacıların bulunduğu bir hükümet kurmaya açık olduğunu söylemişti. Barnier’in başbakanlığı ülkede protestolara neden oldu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eyalet yetkilileri, bölgedeki Suzu kentinde bir kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Wajima’da ise şehrin belediye başkanı 10 kişinin kaybolduğunu açıkladı. Eyaletin kuzey bölgesindeki itfaiye ekipleri Suzu, ve Wajima’da nehirler tarafından sürüklenen üç kişinin kaybolduğunu rapor etti.
Noto bölgesindeki deprem restorasyonundan sorumlu kara bakanlık ofisi, 1 Ocak’taki depremde hasar gören Wajima’daki bir tünelin, inşaat sahasında meydana gelen heyelandan sonra dört kişinin kayıp olduğunu belirtti.

TEHLİKELİ DURUMLAR SÖZ KONUSU
Bölgede birçok ev su altında kalırken, Wajima’da yaklaşık 3.100, Suzu’da 1.200 hane elektriksiz kaldı.
Bir kişinin heyelan altında kaldığı ve iki kişinin bir evin çatısından yardım istediği yönünde raporlar var.
Kara bakanlığına göre, sabah saat 11 itibarıyla eyalette 10’dan fazla nehir taştı.
Noto, Yeni Yıl Günü’nde 7.6 büyüklüğünde bir depremle sarsılan bir bölgeydi. Ishikawa Valisi Hiroshi Hase, güçlü depremin ardından bazı bölgelerdeki yapıların hâlâ savunmasız olduğunu göz önünde bulundurarak, insanları “beklenen tehlikeli durumlara karşı” harekete geçmeye çağırdı.

YOĞUN YAĞIŞLAR DEVAM EDECEK
Ajans, Pazar gününe kadar Noto da dahil olmak üzere Tohoku ve Hokuriku bölgesinde heyelanlar, düşük rakımlı alanlarda sel ve nehir taşkınlarına karşı insanları dikkatli olmaya çağırdı.
Yoğun yağış nedeniyle çeşitli yerlerde otoyollar ve yollar kapatıldı. Ajans, Tohoku ve Hokuriku bölgelerinde Pazar sabahı saat 6’ya kadar 24 saatlik süre içinde yağışın 150 mm’ye kadar ulaşmasının beklendiğini bildirdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da katıldığı törende 23 tip balistik füze ve insansız hava araçları sergilendi.
Törende yeni geliştirilen 1000 kilometrelik menzile sahip “Cihad” adlı balistik füze ile keşif ve saldırı operasyonları için geliştirilen “Şahid-136 B” adı verilen kamikaze insansız hava aracı da ilk kez sergilendi.

İŞGAL EDİLEMEZ OLDUKLARINI SAVUNDU
Geçit töreninde konuşan Pezeşkiyan, İran’ın caydırıcılık kapasitesi nedeniyle kimsenin işgal etme girişiminde dahi bulunamayacağını savunarak, “Bu silahlı kuvvetler güçlü ve yetenekli olmasaydı bugün İran güvende olmazdı.” dedi.
Bölgede İsrail’in saldırganlığından kaynaklanan sorunlara işaret eden Pezeşkiyan, “İslam ülkeleri birlik sağlarsa siyonist rejim (İsrail) bu suçları işleyemez.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenilirken, araca çarpan tır dron ile görüntülendi
İSTANBUL – Sultangazi’de freni boşalarak yokuş aşağı kayan tır, binanın önündeki jeneratöre çarpıp park halindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Yaşanan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay dün saat 14.00 sıralarında Uğur Mumcu mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çiğköfte imalatı yapan bir fabrikaya malzeme getiren tırın şoförü, aracı park ettikten sonra aşağı indi. Bir süre sonra freni boşan tır, sokağın dik yokuş olması nedeniyle kaymaya başladı. Önce fabrika önündeki jeneratöre çarpan tır, duvarın dibindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri bölgeyi güvenlik şeridi ile çevirirken, başka bir kaza yaşanmaması için önlem aldı. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemeler yaptı. Kazada zarar gören hafif ticari araç, çekici yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılırken, duvarı üzerinde kalan tır ise olay yerine çağrılan çekiciyle bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayda ölen ya da yaralananın olmazken, duvar üzerindeki tır drone kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir’de bugün Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerinde düşman istilası ile başlayıp günler süren esareatin ardından 20 Eylül 1921 tarihinde Türk askerlerinin Yunan tümenlerini geri püskürtmelerinin 103’üncü yıl dönümü kutlanıyor. Bu çerçevede Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 2 ilçenin kurtuluşu için de ayrı mesajlar yayımladı. Aksoy, sosyal medya hesabı üzerinden yayımlamış olduğu mesajlarında, “Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutluyor, milli mücadelemizin kahramanlarını rahmetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre 2024 PT 5 adlı asteroit, Dünya’nın atmosferine çarpmak yerine yörüngeye girerek “Mini Ay” olarak kalacak.
Yaklaşık bir şehir otobüsü uzunluğundaki bir asteroitin gezegenimizin etrafında yaklaşık iki ay kalması bekleniyor.
29 Eylül’den 25 Kasım’a kadar Dünya’nın yörüngesinde kalacak ve ardından Güneş’in yörüngesine dönecek olan asteroid Güneş Sistemi’nde yolcuğuna devam edecek.
REKLAM
Asteroit, 7 Ağustos’ta NASA tarafından finanse edilen bir program olan Asteroid Terrestrial-Impact Last Alert System (Atlas) tarafından keşfedildi.
DÜNYA’NIN İLK MİNİ AY’I DEĞİL
Yaklaşık 10 metre çapı olan asteroit, Dünya’nın uydusu Ay ile karşılaştırıldığında çok küçük.
Bilim insanları, asteroit “Mini Ay’ın1 2055’te tekrar Dünya yörüngesine döneceğine inandıklarını eklediler.
Bu, Dünya’nın sahip olduğu ilk “Mini Ay” değil. Araştırmacılar, 1981 ve 2022’de iki “Mini Ay” olay gerçekleştiğini yazdı.
*Haberin görseli ShutterStock tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın hiç beklemediği bu siber saldırının ardından herkes saldırıların nasıl gerçekleştiği sorusunun yanıtını arıyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da dün yaptığı açıklamada soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Budapeşte merkezli "BAC" şirketi
İlk kez New York Times’ın ortaya attığı ve daha sonra birçok yetkilinin açıkladığına göre, MOSSAD, Hizbullah’ın sipariş ettiği çağrı cihazlarının içine patlayıcı yerleştirdi. Salı günü Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının patlatılmasının ardından gözler bu cihazların üreticisi Gold Apollo’ya çevrildi. Tayvan merkezli çağrı cihazı şirketi Gold Apollo Lübnan’a gönderilen çağrı cihazlarını kendisinin üretmediğini açıkladı, Budapeşte merkezli şirketi işaret etti.
REKLAM
Gold Apollo, Lübnan’a ithal edilen ve daha sonra Hizbullah’ın tedarik ettiği 5 bin adet çağrı cihazının (çoğunlukla AP924 model çağrı cihazı) üretimini Avrupa’daki bir şirkete taşeron olarak verdiğini açıklayarak, marka lisansı verdikleri Budapeşte merkezli “BAC” isimli firmayı işaret etti.
New York Times’ın 12 eski ve mevcut istihbarat yetkilisine dayandırdığı haberinde, İsrail’in cihazları kendisinin ürettiği iddia ediliyor. MOSSAD’ın geliştirdiği plan dahilinde Macaristan, Norveç ve Bulgaristan’da üç paravan şirket kurduğu öne sürüldü ve Hizbullah için üretilen ilk cihazların 2022 yazında temin edildiği iddia edildi.
Cristiana Barsony Arcidiacono
Bu süreçte öne çıkan isim ise cihazları tedarik eden BAC şirketi ve kurucusu 49 yaşındaki Cristiana Barsony Arcidiacono oldu. MOSSAD’ın operasyonuyla Hizbullah’ı tuzağa düşüren ismin Cristiana olduğu iddia edildi.
Birleşik Krallık’ta eğitim gören iş kadını, Hizbullah’a yönelik saldırıda kullanılan çağrı cihazlarını ürettiği yönündeki iddiaları reddetti. University College London (UCL) mezunu ve BAC Consultancy’nin CEO’su Cristiana Barsony-Arcidiacono, kendisinin sadece tedarik zincirinde bir halka olduğunu ve çağrı cihazlarını üretmediğini söyledi.
Sadece NBC News’in ulaşabildiği Cristiana, “Çağrı cihazlarını ben üretmiyorum. Ben sadece aracıyım. Yanlış anladınız sanırım” dedi.

Diğer yandan şirketin internet sitesine dünden beri erişim sağlanamıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgede yaşananlar izlenirken, 18 Eylül günü yine aynı saatlerde bu sefer Lübnan’da telsizler patlatıldı. Saldırıların ardından 37 kişi öldü, binlerce kişi yaralandı.
Lübnan’da iki gün üst üste gerçekleştirilen bu siber saldırılarının ardından gözler İsrail’e ve Hizbullah’a çevrildi.
Hizbullah İsrail’i suçladı, İsrail saldırılara dair yorum yapmadı.
“ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın beklenen açıklaması dün geldi. Siber saldırıların ardından kameraların karşısına ilk kez geçen Nasrallah, İsrail’e yanıt vereceklerini söyledi.
Nasrallah açıklamasında İsrail’in kırmızı çizgiyi aştığını, ve bunun bir savaş ilanı olabileceğini söyledi. “İki gün boyunca yaşananlar katliamdı” diyen Nasrallah, “Asla teslim olmayacağız. Bu saldırı cevapsız kalmayacak. Yılmayacağız, İsrail’e gereken yanıtı vereceğiz” ifadelerini kullandı ve ekledi “Düşmanı bitireceğiz, Lübnan cephesi asla bitmeyecek. Bugün itibarıyla karşılık vereceğimiz üslup çok sert olacak”
İSRAİL HİZBULLAH HEDEFLERİNİ VURDU
Nasrallah’ın konuşmasından hemen önce İsrail ordusu, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerinin vurulduğunu duyurdu.
İsrail ordusu gece boyu da Lübnan’da çok sayıda noktaya hava saldırısı düzenledi. Yetkililer, Hizbullah’ın ateşlenmeye hazır 30 füze platformuyla 150 füze rampasının hedef alındığını açıkladı
İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göreyse söz konusu saldırı İsrail istihbaratıyla işbirliği içinde gerçekleştirildi.
Açıklamada, Hizbullah’a ait İsrail topraklarına doğru ateşlenmeye hazır 30 füze platformu ve 150 füze rampasının hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, hava saldırılarında, 100 noktada İsrail’e fırlatmaya hazır bin roket başlığının vurularak imha edildiği aktarıldı.
Hizbullah’ın açıklamalarının ardından, yetkililer, İsrail askerlerinin Lübnan sınırındaki hareketliliğini artırdığını söyledi.
Son haftalarda, İsrailli yetkililer, Hizbullah’a karşı potansiyel olarak daha büyük bir askeri operasyon konusunda uyarılarını artırdılar.
İsrail-Lübnan sınırında yaşayan on binlerce İsrailli, tahliye edildi.
İsrail Savunma Bakanı, dün yaptığı açıklamada yerinden edilen sakinlerin geri dönmesi için bölgenin güvenli hale getirilmesi için çalıştıklarını, Hizbullah’ın ise ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi.
*Haberin görselleri Associated Press ve AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu gelişmelerin ardından konuşan eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin yeniden başkan adayı olan Donald Trump, Kasım ayında gerçekleşecek ABD Başkanlık seçimlerini “İsrail tarihinin en önemli seçimi” olarak nitelendirdi.
Trump, rakibi Kamala Harris’in seçimi kazanması durumunda Yahudi devletinin “yok edileceğini”, “dünyadan silineceğini” ve “varlığının sona ereceğini” iddia etti.
ABD’de bir antisemitizm etkinliğinde konuşan Trump, İsrail için kendisinin büyük oranda desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Trump, Yahudi seçmenlere hitap ederek, “Dünyadaki diğer insanlardan daha fazla Kamala Harris’i yenmelisiniz,” dedi.
Ardından “İsrail’i yeniden harika yapma” sözü verdi.
*Haberin görseli Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beyaz Saray Sözcüsü Jean-Pierre, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak ABD’nin İsrail’e verdiği desteğe ilişkin konuştu.
Orta Doğu’daki “gerginliğin” artmasının ardından ABD’nin İsrail’e sağladığı silah desteğinin durdurulması taleplerinin sorulması üzerine Jean-Pierre, “ABD’nin politikasının değişmediğini” kaydetti.
Sözcü Jean-Pierre, “İsrail’in güvenliğine olan bağlılığımız sarsılmazdır ve bu değişmemiştir. İsrail’in güvenliğini desteklemeye devam etme konusundaki kararlılığımız sürüyor.” dedi.
REKLAM
Jean-Pierre ayrıca bölgede bir “diplomatik çözüm” görmek istediklerine dikkati çekerek, “Bunun başarılabileceğine inanıyoruz ve bu şekilde ilerlemek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’e koşulsuz destek vermekle eleştirilen ABD yönetimi, ağustos ortasında yaptığı duyuruyla, bu ülkeye 5 ayrı pakette toplam 20 milyar dolarlık silah satışına onay vermişti.
Toplam değeri 18,9 milyar doları bulan 50 adet F-15IA ve 25 adet F-15I savaş uçağı ile bunların ilgili mühimmatları, tüm satışın içindeki en büyük payı oluşturuyordu.
Öte yandan 30 adet orta menzilli havadan havaya füze sistemi (AMRAAM) ile 32 binden fazla tank mermisi ve diğer ilgili ekipmanlar da diğer paketlerde yer almış, bunlara ilaveten 50 binden fazla top mermisi ile ilgili ekipmanların satışına da ayrı bir paket olarak onay verilmişti.
Toplam satış değeri 20,3 milyar doları bulan paket, Gazze’de ateşkes sürecinin belirsizliğini koruduğu ve bölgede gerginliğin yükseldiği bir dönemde onaylanmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Raporda, ‘cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’ ve bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu belirtildi
DİYARBAKIR – Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ‘ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılması’na bağlı olarak öldüğü tespit edildi.
Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor. Narin’in otopsi işleminde 91 örnek alınıp, bunların bir kısmı İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu, Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin adli belgeler ile otopsi raporu değerlendirilerek hazırladığı raporu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Raporda, ‘mevcut verilerle Narin Güran’ın cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’, çocuğun ölümünün kaybolduğu tarih olan 21 Ağustos’ta meydana geldiği yer aldı. Sol diz altından bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu aktarılan raporda, “Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu, oy birliği ile mütalaa edilmiştir” ifadesine yer verildi.
Narin Güran’ın ağabeyi Enes Güran’ın kolundaki diş izleriyle ilgili inceleme yapan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun mütalaasının çıkması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.
“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”
Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.
“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”
Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”
Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti.
Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir.” ifadelerini kullandı.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini bildirdi.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi. – KİLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİS – Kilis’te polis ekipleri, yeni eğitim öğretimin yılının başlamasıyla birlikte okul önlerinde denetim gerçekleştirdi.
Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakırhan, bir restoranda düzenlenen “Ekmek ve Adalet Mücadelesinde Buluşuyoruz Programı”na katılarak, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Burada konuşan Bakırhan, yerel basının Türkiye’nin aynası olduğunu ifade etti.
Toplumun her kesimiyle bir araya geldiklerini dile getiren Bakırhan, adalet ve özgürlük arayanların yanında olmaya devam edeceklerini anlattı.
Bir gazetecinin Anayasa çalışmaları hakkındaki sorusu üzerine Bakırhan, şu cevabı verdi:
“Yeni bir Anayasa olmalı, demokratik olmalı. Toplumun dinamikleri yapım sürecine katılmalı. Bu konuda samimiyet olmalı. Anayasa 3-5 farklı partinin bir araya gelerek yapacağı bir şey değil, toplum sözleşmesidir. Toplumun dahil olmadığı bir Anayasa, Anayasa olmaz. Öncekilerinin kötü bir örneği olur. Adı Anayasa olur, yine olur, demokratik olmaz.”
Bakırhan, daha sonra Akdeniz ilçesindeki Karaduvar Balıkçılar Kooperatifi’ni ziyaret etti, ardından Kazanlı Taziye Evi’nde “Kazanlı Örtü Altı Üreticileri Toplantısı”na katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakan Işıkhan ile toplu sözleşme hükümlerini engelleyen tasarruf genelgesinin revize edilmesi konusunu ele aldıklarını belirtti. Yalçın, “Geçtiğimiz ay Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yapmış olduğumuz görüşmede Anayasa, Kanunlar ve uluslararası sözleşmelere aykırı olarak toplu sözleşme hükümlerimizi engelleyen Tasarruf Tedbirlerini görüşmüş, yanlışın düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştik” dedi.
Yalçın, Bakan Işıkhan ile yaptıkları görüşmede de toplu sözleşme görüşmelerinde karar altına alınan servis hizmeti kazanımının engellenmesinin oluşturduğu mağduriyeti ve toplumsal maliyet oluşturduğunu, okulların açılmasıyla artan trafik ve bazı kurumlarda servis sözleşme yenileme dönemlerinin gelmesi sebebiyle sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Yalçın, ilk toplu sözleşmeden itibaren 12 yıldır uygulanan koruyucu giyim kazanımının kapsamının genişlemesi yönüyle memurların memnuniyetinin arttığını, usulsüz idari işlemlerle engellenerek masaya olan güveni zedelediğini belirterek, “Kamu İşveren Heyeti ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin masada kararlaştırılanı sahada uygulama noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini, fazla çalışma ücreti T.S’deki kazanımlarımızla hemen hemen bütün kurumlarda uygulanan, emeğin ve akıtılan alın terinin karşılığının verilmesi noktasında emekçinin hakkı olan bir kazanımdır” ifadelerini kullandı.
Fazla çalışma ücretinin eksiksiz verilmesi ve masanın dışında karar alınmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:
“Seyyanen ilave ödemenin emekli aylığına yansıtılması, 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge çalışmasının tamamlanması, 4688 sayılı Kanun’da değişikliğin gerçekleşmesi, koruma ve güvenlik görevlilerinin ek ödemesi, Ayniyat saymanlarının ÖHT sorununun çözülmesi, Mühendislik Meslek Kanunu, YHS ve diğer kamu görevlilerinin beklentilerinin karşılanması gerektiğini belirterek, çözümde geç kalınmaması, hızlı hareket edilmesi gerektiğini aktardık.”
“İyi bir eğitim sağlanabilmesi için tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla görüştüklerini de belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” şeklinde konuştu.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini belirtti.
Yalçın, Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini kaydetti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Ahiliğin bir meslek örgütü olmasının dışında insan yetiştirme ve medeniyet projesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal hayata düzen getirdiğini, yeni bir anlayışın hakim olmasını sağladığını, dışarıdan tehditlerin olduğu dönemlerde devleti ve milleti ayakta tutabildiğini vurgulayan Karahocagil, “Ahiliğin bizim ne kadar önemli bir değerimiz olduğu daha çok ortaya çıkmaktadır. Bir yıla yakın bir süredir Gazze’de insanlık katliamı ve soykırım yapılıyor, bütün dünyanın seyirci kaldığı bu sistem devam ediyor. Yarın bunların başka yerlerde olma ihtimalini görüyoruz. Bunun için mazlumların sesi ve güvencesi olmak, onların güvendiği yer olmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Ahilik öyle bir değer ve sistem ki içindekilerle toplumsal düzeni, barışı sağlarken, insanın gelişimine de odaklanmaktadır.” diye konuştu.
Daha sonra öğrencilere üniversite, yerleşke, imkanlar ve kent hakkında bilgiler verilirken, her fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu da kendi bünyesinde öğrencilere yönelik seminer düzenledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur- Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti.
Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur- Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Bakan Işıkhan’ı ziyaret etti. Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” dedi.
Yalçın, ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücret altı rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ve uygulamanın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini ifade etti.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Kaymakam Semih Doğanoğlu, Belediye Başkanı Ertunç Güngör, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Keşküş, Nallıhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Ayhan Aydın ve öğrenciler katıldı.
Bilgisayar programcılığı ve elektronik teknolojisi alanında 2 yıl eğitim görecek öğrencilere başarılar dileyen Aydın, her zaman öğrencilerin yanında olacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düşük doğum oranları ve azalan genç nüfus sorunlarıyla mücadele eden Japonya, yaşlı nüfus konusunda yeni bir rekor kırdı.
Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı’nın 2023 yılı verilerine göre, 100 yaş ve üzeri kişilerin sayısı 54 yıl üst üste artarak geçen sene 95 bin 119 ile rekor seviyeye ulaştı.
100 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 83’lük kısmını 83 bin 958 kişi ile kadınların oluşturduğu bildirilirken, yüzde 17’lik kısmını ise 11 bin 161 kişi ile erkeklerin oluşturduğu kaydedildi.
YAŞLI NÜFUSTA YENİ REKOR
100 yaşını geçenlerin toplam sayısının bir önceki yıla göre 2 bin 980 arttığı bildirilirken, ortalama yaşam süresinin de 3 yıl sonra ilk kez artarak 2023’te kadınlar için 87,14’e, erkekler için ise 81,09’a yükseldiği ifade edildi.
Güncel verilere göre, en yaşlı erkek 110 yaşındaki Kiyotaka Mizuno olurken, en yaşlı kadın ise aynı zamanda dünyanın en yaşlı insanı unvanını elinde bulunduran 116 yaşındaki Tomiko Itooka oldu.
61 YIL ÖNCE SAYILARI 153’TÜ
Bu alandaki verilerin toplanmaya başlandığı yıl olan 1963’te 153 olarak bilinen 100 yaş ve üzeri kişi sayısı; 1981’de bin, 1998’de ise 10 bin sınırını aşmıştı.
Ortalama yaşam sürelerinin tıp endüstrisi ile tedavi ve bakım hizmetlerindeki gelişmeler nedeniyle düzenli olarak arttığı değerlendiriliyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meta’dan Rusya’yı kızdıran karar…
Milyonlarca kullanıcıya sahip uygulamaları tek çatı altında toplayan Meta, Rus medyasına ait bazı kuuluşları ve haber ajanslarını platformlarında yasakladı.
Yasağın duyurulmasının ardından tepki gören Meta, konuya ilişkin açıklama yaptı.
“RUS MEDYA KURULUŞLARI KÜRESEL OLARAK YASAKLANDI”
Açıklamada, “Dikkatli bir değerlendirmenin ardından Rus devlet medya kuruluşlarına karşı devam eden yaptırımlarımızı genişlettik. Rossiya Segodnya, RT ve bunlarla bağlantılı kuruluşlar, dış müdahale faaliyetleri nedeniyle uygulamalarımızdan küresel olarak yasaklanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova’da gündemdeki konulara dair yaptığı açıklamada, Meta’nın aldığı karara da değindi.
“BU KARAR OLUMSUZ VE KABUL EDİLEMEZ”
Peskov, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın Rus medya kuruluşlarını yasaklama kararının olumsuz ve kabul edilemez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Meta bu eylemlerle kendisini itibarsızlaştırıyor. Rus medyasına yönelik bu tür seçici eylemler kabul edilemez. Bunu son derece olumsuz bir karar olarak değerlendiriyoruz. Elbette bu, Meta ile ilişkilerimizi iyileştirme ihtimalini zorlaştırıyor.

RUS MEDYASI VE ABD
ABD Adalet Bakanlığı, 4 Eylül’de yaptığı açıklamada, aralarında RT’nin de olduğu Rusya’ya bağlı bazı medya kuruluşları ile sosyal medya platformlarını, 5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerine müdahale etmeye çalışmakla suçlamış ve bu kapsamda yaptırımlar açıklamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da 13 Eylül’de yabancı ülkelerde “istikrarsızlaştırıcı” faaliyetlerde bulunduğu ve Ukrayna’daki savaşında Moskova yönetimine önemli ölçüde destek sağladığı gerekçesiyle Rus devlet kanalı RT ile bağlantılı 3 kurum ile 2 kişiye yönelik yaptırım kararı alındığını açıklamıştı.
SEÇİMLERE MÜDAHALE İDDİALARINI REDDETTİLER
ABD istihbaratı, ülkede 2016 yılında düzenlenen başkanlık seçimlerine Rusya’nın RT ve diğer medya kurumları üzerinden müdahale etmeye çalıştığı sonucuna varmış, Moskova ise seçimlere müdahale iddialarını reddetmişti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in siber saldırısı sonucu Lübnan’da Hizbullah’ın da iletişim için kullandığı çağrı cihazlarında patlamalar meydana geldi.
Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre, İsrail’in “pager” isimli çağrı cihazlarına sızması sonucu yüzlerce Lübnanlı yaralandı.
NNA’dan yapılan açıklamada, “Beyrut’un güney banliyöleri ile Lübnan’ın birçok bölgesinde benzeri görülmemiş düşmanca bir güvenlik olayı yaşandı. Yüksek teknoloji kullanılarak taşınabilir pager sistemleri patlatıldı ve çok sayıda yaralı olduğu, yaralıların hastanelere nakledildiği bildirildi.” ifadeleri kullanıldı.
İSRAİL ÇAĞRI CİHAZLARINI PATLATTI
Lübnan’da bazı çağrı cihazlarının, sahiplerinin üzerindeyken patladığı anlar sosyal medyaya yansıdı.
Görüntülerde, taşınabilir cihazların sinyal vermesiyle sahipleri tarafından ellerine alındığı ve bu esnada infilak ettiği fark ediliyor.
8 ÖLÜ, 2 BİN 800 YARALI VAR
Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada 8 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 800 kişinin ise yaralandığı duyuruldu.
Yaralanan kişilerin çoğunun Hizbullah mensubu olduğu kaydedildi.

SAĞLIKÇILARA ACİL KODLU ÇAĞRI YAPILDI
Öte yandan Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyad, “Ülkenin farklı bölgelerinde çağrı cihazlarının patlaması sonucu yüzlerce kişi yaralandı.” dedi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, acil servislere gelen yüksek sayıda yaralılarla ilgilenmek için tüm sağlık çalışanlarına görev yaptıkları sağlık merkezine gitmeleri talimatı verdi.
Lübnanlılardan kan bağışı yapmalarını talep eden Sağlık Bakanlığı, yollarda ambulanslara öncelik verilmesi çağrısı yaptı.

LÜBNAN SOKAKLARINDA KAOS…
Sağlık Bakanlığı, personelinden ve vatandaşlardan çağrı cihazları kullanmamasını istedi.
Başkent Beyrut sokaklarında onlarca ambulansın hareketliliği gözlemlenirken Lübnan askerleri de kentteki kaos ve trafikteki yoğunluğu ortadan kaldırmak için caddelerde konuşlandı.

HİZBULLAH: EN BÜYÜK GÜVENLİK İHLALİ
Reuters’a konuşan bir güvenlik kaynağı ise, Hizbullah’ın yüzlerce üyesinin, haberleşmek için kullandıkları çağrı cihazlarının patlaması sonucu ağır yaralandığını söyledi.
Hizbullah yetkilisi, çağrı cihazlarının patlatılmasının İsrail ile yaklaşık bir yıldır süren savaşta örgütün maruz kaldığı “en büyük güvenlik ihlali” olduğunu söyledi.



Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuk felci vakalarındaki artış sonrası yapılan aşılama çalışmalarına ilişkin konuşan UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, “Gazze’den nadir görülen olumlu bir hikaye.” ifadesinde bulundu.
Lazzarini, açıklamalarında ikinci doz uygulamalarına ilişkin de konuştu.
“BİR SONRAKİ GÖREVİMİZ İKİNCİ DOZU SAĞLAMAKTIR”
Aşılamaya ilişkin konuşan Lazzari, şu sözleri sarf etti:
Gazze’den nadir görülen olumlu bir hikaye: Çocuk felci aşılama kampanyasının 1. turu başarıyla sona erdi. UNRWA ve ortakları yüz binlerce çocuğu aşılayarak aşılama kapsamını yüzde 90’a ulaştırmıştır.
Çatışmanın tarafları, gerekli olan farklı ‘insani duraklamalara’ büyük ölçüde saygı göstererek, siyasi irade olduğunda yardımın kesintiye uğramadan sağlanabileceğini göstermiştir.
Bir sonraki görevimiz çocuklara Eylül sonunda ikinci dozu sağlamaktır. Kampanyayı güvenli bir şekilde yürütmek için yeni duraklamalara ihtiyaç duyulacak olsa da, Gazze’deki insanların nerede olurlarsa olsunlar acilen ihtiyaç duydukları şey ateşkestir.

KAMPANYA BAŞLATILMIŞTI
Filistin Sağlık Bakanlığı, 16 Ağustos’ta, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının tespit edildiğini duyurması sonrası, DSÖ, Filistin Sağlık Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve BM’nin Filistin Ajansının (UNWRA) iş birliğiyle, Gazze’de 10 yaş altı 600 binden fazla çocuğu kapsayan çocuk felci aşılama kampanyası başlatılmıştı.
Ayrıca, cumartesi günü açıklamada bulunan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kampanyanın ilk aşamasında 560 binden fazla çocuğun aşılandığını duyurmuştu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Öznur Kaya
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail askerlerinin Gazze’de sürdürdüğü zulüm 10 ayı aşkındır devam ediyor.
Binlerce Gazzeliyi öldüren İsrail ordusu, savaştan kaçmayı başaran sivilleri ise yurtlarından ederek kendi topraklarından uzaklaştırıyor.
Göçebe olarak zor şartlar altında yaşamını sürdürmeye çalışan Gazzeliler, İsrail askerlerinin sınırda uyguladığı ambargo nedeniyle yiyecek ve temiz suya ulaşmakta zorluk çekiyor.
TÜRK KIZILAYI’NDAN YARDIM ELİ
Savaşın ilk gününden itibaren yardımlarını esirgemeyen Türk Kızılayı, açlıkla mücadele eden Gazzelilere bir gıda yardımı daha gerçekleştirdi.

20 BİN KİŞİLİK GIDA YARDIMI DAĞITILIYOR
Gazze’ye insani yardımın ulaşmasında yaşanan zorluğu yerelden temin ettiği gıda malzemeleriyle aşma yoluna giden Kızılay, kuru gıda, sıvı yağ, ton balığı dahil 16 kalem malzemeden oluşan 20 bin kişilik gıda kolisini Han Yunus’taki dağınık yerleşim bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya başladı.
Yardımların Gazze’ye ulaşması sürecinin her aşamasında Filistin, Mısır ve Ürdün Kızılayı ile koordineli bir çalışma yürüten Kızılay, bölgeye karayolu üzerinden insani yardım sevkiyatı gerçekleştirmek için de planlama çalışmalarını sürdürüyor.
GÜNDE 15 BİN KİŞİ KAPASİTELİ AŞEVİ FAALİYETİ SÜRÜYOR
Çatışmaların başladığı 7 Ekim’den bu yana önce Refah’ta, ardından Deyr Belah’ta hizmet veren aşeviyle Kızılay, günde 15 bin kişinin sıcak yemek ihtiyacını karşılıyor.
Aşevinden yararlananların pek çoğu, günde sadece bir öğün yemek yediklerini, bu yemeğin de Türk Kızılay aşevinden sağladıkları öğün olduğunu anlatıyor.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖCALAN İÇİN SLOGAN ATTILAR
“Festival” adı altında gerçekleştirilen gösteride PKK yandaşları, terör örgütünün bayraklarını taşıdı ve elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönünde sloganlar attı.

FRANSA’NIN İZNİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Fransa Dışişleri Bakanlığı, AA muhabirinin, PKK Avrupa Birliği ve Fransa tarafından terör örgütü olarak tanınırken örgüte ait paçavralarla terör propagandasının yapıldığı bu gösteriye neden izin verildiği sorusunu henüz yanıtlamadı. Türkiye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2021’de terör örgütü PKK/PYD/YPG güdümündeki sözde “Suriye Demokratik Konseyi” mensupları ile görüşmesini kınamıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye geneli ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da toplam 227 sınav merkezi, 5 bin 683 bina ve 99 bin 765 salonun kullanıldığı sınava 1 milyon 864 bin 867 aday başvuru yaptı.
Saat 10.15’te başlayan sınavda adaylara 120 sorudan oluşan “genel yetenek” ve “genel kültür” testleri uygulandı. Adaylara 130 dakika süre verildi.
SORU KİTAPÇIĞI VE CEVAP ANAHTARI ERİŞİME AÇILDI
Öte yandan 2024-KPSS Ortaöğretim temel soru kitapçığıyla cevap anahtarı adayların erişimine açıldı.
ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, sınava başvuran adaylar, temel soru kitapçığı diziliminde verilen sınav sorularının tamamına ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden erişebilecek.
Temel soru kitapçığı görüntüleme süreci, 25 Eylül’de saat 23.59’da sona erecek. Öte yandan, 2024-KPSS Ortaöğretim temel soru kitapçığı ile cevap anahtarının yüzde 10’u ÖSYM’nin internet sitesinde yayımlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adaylar, saat 09.00 itibarıyla görevlilerin kontrolleri altında sınav merkezine alınmaya başlandı.
Sadece sınav giriş belgeleri ve kimliklerini beraberinde getirmesi gereken adaylara girişte detaylı arama yapıldı.
Adaylar, görevliler tarafından yanlarında; toka, küpe, saat ve benzeri takıların bulunmaması için uyarıldı.
Adaylar, saat 10.00’a kadar sınav merkezine alındı. Bu saatten sonra kapılar kapatıldı ve gelen adaylar içeri alınmadı.
Genel yetenek ve genel kültür testlerinin uygulandığı sınavda adaylara 120 soru soruldu. Saat 10.15 itibarıyla başlayan sınav 130 dakika sürdü ve saat 12.25’te sona erdi.
Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar ise bu sınavda 30 dakika ilave sürelerini kullandı.
Diğer yandan 81 il ve Lefkoşa’da gerçekleştirilen sınava, 900 bin 148’i kadın, 964 bin 719’u ise erkek olmak üzere 1 milyon 864 bin 867 aday başvurdu.
ALTIN KOLYESİNİ BIRAKMADI, SINAVA GİRMEDİ
Sınava gelen adaylar, üzerlerindeki takı ve tokaları bölgedeki emanetçilere ya da ailelerine teslim etti.
Ankara’da altın kolyeyle merkeze gelen genç kız ise kolyesini kimseye bırakamayacağını söyleyerek, sınava girmekten vazgeçti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlkokul öğrencisi Narin Güran’ın Diyarbakır’da öldürülmesinin ardından eğitim-öğretim yılının buruk başladığı vurgulanarak, Bakanlığın Narin’in okulundaki arkadaşlarına yönelik psikososyal destek çalışmalarına ilişkin soru üzerine Tekin, bir Bakan, bir baba ve vatandaş olarak Narin’in başına gelen olaydan dolayı çok üzgün olduğunu ifade etti.
Bakanlık olarak bu tür olaylarda çocukların yanında olmaya çalıştıklarını dile getiren Tekin, yeni eğitim-öğretim yılının açılışı için tüm birim amirlerinin, bakan yardımcılarının değişik illerde öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya geldiğini belirtti.
REKLAM
Bakan Tekin, konuya ilişkin şöyle konuştu: “Bugün de Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturduğumuz bir ekip, genel müdürümüzün başkanlığında Diyarbakır’a gittiler, Narin çocuğumuzun okulu Tavşantepe İlkokulu’nda, eğitim-öğretim yılının açılışını orada yaptılar. Özel olarak travmayla mücadele ve ilk müdahaleler konusunda eğitilmiş, yetkin 4 arkadaşımız, genel müdürlüğümüz ve genel müdürlüğümüzdeki uzman arkadaşlarla beraber eğitim öğretimi orada açtılar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın yetkilileriyle beraber okuldaki çocuklarımızın yas ve travma konusundaki süreci atlatmalarına ilişkin alınabilecek tedbirleri aldılar. Allah başımıza bir daha böyle bir şey getirmesin. Temennim odur ki inşallah bu vahşeti işleyen kişiler, bir an önce kanunen de hesap verirler.”
Yeni eğitim-öğretim sürecindeki yenilikler konusuna da değinen Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda hazırlanan yeni programları, her kademenin ilk sınıflarında bugün itibarıyla başlattıklarını, yeni dönemde okul-aile işbirliğine de büyük önem vereceklerini söyledi. Tekin, bu kapsamda oluşturdukları Velivizyon Platformu’nu da tanıttı.
Bu dönem bir başka üzerinde duracakları konunun Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi olduğunu belirten Tekin, bu süreçte “her insanın bir mesleği olmalı” mottosuyla hareket edeceklerini, bu kapsamda 7 ve 8. sınıf öğrencileri için zanaat atölyeleri oluşturduklarını, ayrıca meslek liseleri bünyesinde meslek ortaokulları açacaklarını, yeni mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yeni okul türleri hayata geçireceklerini bildirdi.
Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tekin, TBMM açıldıktan sonra teklifin yasalaşmasıyla Milli Eğitim Akademisi ile öğretmenlerin istihdam süreçlerini ve hizmet eğitim süreçlerini yetkin akademisyenlerle birlikte uygulama ağırlıklı şekilde yürütüleceği yeni bir sürecin başlayacağını kaydetti.
REKLAM“EĞİTİM-ÖĞRETİM MATERYALLERİMİZ YETERLİ”
Öğrencilere yardımcı kaynak verilmesi konusunda görüşü sunulan Bakan Tekin, ders kitapları, öğretmenler, destekleme ve yetiştirme kursları (DYK) ve dünyada en çok “tık”lanan eğitim portalları arasında bulunan EBA içeriklerinin, öğrencilerin kademeler arası geçiş sınavlarına hazırlanmaları konusunda yeterli olduğunu ifade etti.
Bu kadar zengin içerik varken çocuklara ilave bir mali yük getirecek şekilde kitap aldırmanın kimseye bir faydasının bulunmadığının altını çizen Tekin, şöyle devam etti: “Bu konuya şöyle de bakıyorum; kamu politikaları üzerine vesayet uygulamaya çalışan bir mekanizma var demektir bu. Çünkü sadece bu yıl 250 milyona yakın ders kitabını ücretsiz dağıttık. İlave bu kadar materyal varken dışardan ilave bir materyali velilere yük olacak şekilde satın aldırmak asla tasvip ettiğimiz bir şey değil. (Velilerimizi) Bir kez daha uyarmış olayım, kitaplarımız ve materyalimiz yeterlidir. Lütfen idarecilerimize ve öğretmenlerimize hiçbir denetimden geçmemiş olan piyasada satılan test, ders benzeri kitapları çocuklarınıza aldırmayın, öğretmenlerimizi bu konuda baskı altına almayın. Biz bunu asla ve kesinlikle istemiyoruz. Bir materyale ihtiyaç varsa bunu zaten EBA’da sunuyoruz. İlave basılı materyal de gönderiyoruz zaten.”
REKLAM
Bakan Tekin, 20 bin öğretmen atamasına ilişkin süreçle ilgili bilgi verirken, öğretmen atamalarının KPSS puanının yüzde 50’si ve mülakat sonucunun yüzde 50’si alınarak olması yönünde yönetmelik değişikliği yaptıklarını hatırlattı.
Böylece mevcut yönetmelikte yüzde 100 mülakat notuyla atama yapılacağına ilişkin bir hüküm varken bu oranı yüzde 50’ye düşürdüklerini ifade eden Tekin, “Mülakatsız atama yapılsın diyenler, dava açtılar. Ama biz zaten yüzde 100’ü yüzde 50’ye düşürdük. Danıştayda açılan dava süreci devam ediyor. Danıştayın bu konuda vereceği karara göre, öğretmen arkadaşların mülakat notlarını açıklayıp atama süreçlerini başlatacağız. Burada bu karara kadar beklemek durumundayız. Aksi durumda farklı tablolar, farklı durumlar ortaya çıkabilir.” diye konuştu.
AKRAN ZORBALIĞIYLA MÜCADELE
Bakan Tekin, bu yıl okullara gönderilen genelgelerinden birisinin de şiddet ve akran zorbalığıyla ilgili olduğunu söyledi.
Okulların bu konuyla ilgili komisyonlar kuracaklarını, rehber öğretmenlerin bu konudaki farkındalığını artıracak tedbirler aldıklarını anlatan Tekin, bu yıl şube seçimlerinde de öğrencilerin yaş aralığına dikkat edildiğini bildirdi.
Bir sınıfta 66, 72 ve 84 aylık çocukların bulunabildiğine dikkati çeken Tekin, “Akran zorbalığının önemli sebeplerinden bir tanesi burası. Aynı sınıfta aralarında 1,5 yaş farkı olan iki çocuğumuz bulunuyor. İkisinin de yasal hakkı, bir problemimiz yok. Fakat bizim bu sene şube tercihlerinin merkezi yapılmasındaki çıkış noktalarımızdan bir tanesi tam da burasıydı. Biz şubeleri oluştururken parametrelerimizi de ona göre koyduk. Yani 66 aylık bir çocukla, 84 aylık bir çocuğu aynı sınıfa vermek, aynı şubeye vermek yerine daha birbirine yakın yaş aralıklarındaki çocukları aynı sınıflara vererek tedbirler alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
DİJİTAL BAĞIMLILIK İÇİN VELİLERE MESAJ
Bakan Tekin, ailelerin dijital bağımlılıkla mücadele konusunda çocuklarına örnek olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Çocuğumuzla sohbet ederken elimizdeki cep telefonunu, sosyal medyada paylaşım yapmayı ya da oyun oynamayı bir tarafa bırakalım, doğru örnek olalım. Oradaki mücadeleyi ailelerle beraber yürütmek arzusundayız. Dediğim gibi biz okullarda sınıflarda bu mücadeleyi yapabiliriz, onun dışındakileri ailelerle yapabiliriz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.
Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.
Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”
“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”
Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.
Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.
Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.
Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme
Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.
Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde birlikte yaşadığı eski eşi Fulya Öztürk’ü (35) çalıştığı pastanede tabancayla öldüren ve verilen müebbet hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından ‘akıl sağlığı’ raporu alınmadığı gerekçesiyle bozulan Hasan Ozan Baştosun (35) için istenen raporda, akıl sağlığının yerinde ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi.
Olay, 9 Aralık 2020’de Fulya Öztürk’ün çalıştığı pastanede meydana geldi. İlki ilk eşinden 2 çocuk annesi Fulya Öztürk’ün yanına, bir süre önce boşandığı ancak birlikte yaşadığı Hasan Ozan Baştosun geldi. Öztürk ve Baştosun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Baştosun, tabancasını doğrultup Öztürk’e ateş etti. Öztürk, vücuduna isabet eden mermilerle yere yığıldı. Baştosun, Öztürk’ün aracını alıp, kaçtı. İş yeri çalışanları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbarla gelen sağlık ekibi, Fulya Öztürk’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından Öztürk’ün cenazesi, memleketi Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Taşkaya Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM’
Polise teslim olan ve ifadesinde Fulya Öztürk’ü kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü söyleyen Hasan Ozan Baştosun ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Soruşturmanın ardından Baştosun hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 25 Nisan 2022’deki duruşmasında savcı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında, sanık Baştosun’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılması talep edildi. Geçen yıl mayıs ayındaki karar duruşmasında tutuklu sanık Baştosun, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılırken, cezasında indirim de uygulanmadı.
DOSYA YENİDEN YEREL MAHKEMEDE
Avukatların itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, sanık Baştosun’un 2021 yılının mayıs ayında görülen davada, olaydan önce Fulya Öztürk ile telefonda görüştükleri sırada tartıştıklarını, tartışmadan sonra epilepsi hastası olduğu için nöbet geçirdiğini belirtti. Daire, Bastosun’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda raporunun aldırılması gerektiğini vurguladı. Daire, sanığı hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediğine de kanaat getirdi.
‘HERHANGİ BİR AKIL HASTALIĞI VE ZEKA GERİLİĞİ SAPTANMADI’
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza dairesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğuna da kanaat getirdi ve yerel mahkemenin verdiği kararın bozulmasına hükmederek dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi. Davanın yeni duruşması beklenirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan sanıkla ilgili istenen akıl sağlığı raporu geldi. Raporda, “Baştosun’un Kurulumuzca 21/02/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arizanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadı” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan PKK/KCK’lı Azad Akıncı, MİT’in hedef listesinde yer alıyordu. MİT, haber kaynakları aracılığı ile terörist Akıncı’nın konumunu tespit etti. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. En uygun anda nokta operasyonla terörist Azad Akıncı etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılında PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren Özgür Liseli Gençlik Derneği yapılanmasında yer aldı. 2008 yılında “terör örgütü adına suç işlemek, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak, terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. Aralık 2008 itibarıyla PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan Siirt Yurtsever Devrimci Gençlik sorumluluğu yaptı. 2009 yılında sözde Serhat alanına geçiş yaptı. 2011 yılında Yurtsever Devrimci Gençlik Merkezi Türkiye yürütmesi sorumluluğu yaptı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK Gençlik Kongresi’ne katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR (Doğu Kürdistan Gençlik Topluluğu) biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur Genel Sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kozan Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen program ile ilçede 12 Eylül şehitlerini anma etkinliği düzenlendi. Programa 12 Eylül darbesinde 5 yıl tutuklu kalan ve işkence gören 65 yaşındaki Yavuz Selim Aktaş yaşadığı işkence sürecini anlatırken, ” Türkiye’nin şu anki Türk dünyası liderliği ile rüyalarımız gerçek oldu” diye konuştu.
78 gün boyunca yaşadığı insanlık dışı işkenceleri anlatarak hakikati savunduğu için pişman olmadığını ifade eden Aktaş, “Hak bir dava. Türk devleti için mücadele veren ülkücüler idama gitmemeliydi. Hatta yargılanmamalıydı. Ama Amerikancı sistem bizi yargıladı. Beş yıl hapishanede kaldık. Neticesinde birçok davadan beraat ettik. Bir kısmından hüküm aldık. Hiç pişmanlığımız yok. Yolumuz hak yolu çünkü. Cezaevinde şartlar çok ağırdı. Dışarıdan gelen yiyecek alınmaz, kıyafet alınmazdı. Tek elbiseye mahkumsun. Para yok. Günlük dayak atarlardı. Beni ayaklarımdan bağladılar ve çamaşır ile Adana Barajı’nda iple sallandırdılar. En ağır işkence su işkencesi. Çok tazyikli su sıkarlardı. Bağırıp düşersin geri kaldırırlar yine. Elektrikli işkence bunların yanında hafif kalırdı. Bir de psikolojik tarafı var. Birçok arkadaşımıza işkence anındayken eşlerini, annelerini getirdiler. Onların kıyafetlerini çıkararak yanlarında anlatılmayacak işkenceler yaptılar. İşkence hanelerden birçok ülkücüyü de kaçıyor gibi gösterip attılar. Onlarca kayıp arkadaşımız var” dedi.
Güçlü Türkiye hayalinin gerçek olduğunu aktaran Aktaş, “Bizim rüyamız Kızıl Elma idi ve Cumhur İttifakı Kızıl Elma’yı kuruyor. Azerbaycan, Türkmenistan, Türk Devletleri Teşkilatı kuruluşu. Bunlara Pakistan gibi dost bir ülkenin askeri tatbikatlarda yer alması bizleri mutlu ediyor. Bunlar bizim onurumuz, gururumuz, hayalimiz. Amerikan emperyalizmini yok ederek kendi yerli silah sanayimizin kurulması bizleri çok mutlu ediyor. Geleceğe ümitle bakıyoruz, hayallerimiz gerçek oldu” diyerek yaşadığı tüm sürece rağmen güçlü Türkiye’nin başarılarının acılarını dindirdiğini söyledi.
Anma törenine Kozan Ülkü Ocakları Başkanı Murat Mercan, MHP Kozan İlçe Başkanı Şerif Köşeli, Kozan Belediye Başkan Yardımcısı Alev Ataş, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda genç katıldı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu, Kuzey Kore’nin 2010’dan bu yana uranyum zenginleştirme tesisini ilk kez açıklaması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu hamlenin ABD ve müttefiklerine baskı uygulamak ve Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerini etkilemeye yönelik olabileceğini belirtiyor.
Kim, ziyareti sırasında Kuzey Kore’nin nükleer teknolojisinden duyduğu memnuniyeti ifade etti ve santrifüj sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, son günlerde nükleer kapasiteli roketlerin test atışlarını gözlemledi ve bir özel operasyon grubunun eğitim üssünü ziyaret etti.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı, Kuzey Kore’nin bu hamlelerini şiddetle kınadı ve bunun uluslararası barışa ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Uzmanlar, yayınlanan görüntülerin Kuzey Kore’nin ürettiği nükleer malzeme miktarını tahmin etmek için değerli bir kaynak olabileceğini söylüyor. Fotoğraflarda yaklaşık 1.000 santrifüj görülüyor ve bu santrifüjlerin yıllık yaklaşık 20-25 kilo yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretebileceği tahmin ediliyor.
Kuzey Kore’nin her yıl kaç nükleer bomba ekleyebileceğine dair tahminler altıdan 18’e kadar değişiyor. Ülke, 2022’den bu yana ABD ve Güney Kore’yi hedef alan nükleer füze cephanesini genişletmek için silah test faaliyetlerini artırdı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Gaziantep Kültür Yolu Festivali açılışı Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, turizmden 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bakan Ersoy, “Ülkemizin kültür ve sanat alanındaki en büyük organizasyonu Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin Gaziantep ayağında sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Dört yıl önce yalnız bir bölgede ve bir şehirde başladığımız Kültür Yolu Festivalini 4 yıl gibi çok kısa bir sürede 7 bölgeye ulaştırmış durumdayız. Bu yıl 16 şehrimizde gerçekleştirdiğimiz festival ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinden biri haline geldi. Şehirlerimizin marka değerine önemli katkılar sağlayan festivalin kapasitesini inşallah her yıl daha da yukarılara çekeceğiz. Kültür ve Sanatla bütünleşmiş bir turizm vizyonuyla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivallerinin başında geliyor. Dört yıl içinde, Avrupa’nın en seçkin kültür sanat festivallerini bünyesinde barındıran Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine kabul edilmemiz ne kadar başarılı çalışmalar ortaya koyduğumuzu göstermektedir” dedi.
“Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır”
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, “Ülkemiz, turizm konusunda dünyanın en güçlü potansiyeline sahip ülkeleri arasında bulunmaktadır. Ancak bu potansiyel geçmiş dönemlerde maalesef doğru değerlendirilmedi. Türkiye’de turizm dendiğinde sadece deniz, kum, plaj anlaşılıyordu. Fakat doğa harikası sahillerimizle ilgili dahi gereken çalışmalar yapılmamıştı. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm konusunda devrim niteliğinde kararlar alarak Türkiye’de turizmin niteliğini arttıracak, turizmi 12 aya çıkaracak ve Türkiye’nin dünya turizm pastasından çok daha güçlü bir pay alabilmesini sağlayacak çalışmalar yaptık. Yapmış olduğumuz bu çalışmalar neticesinde bugün Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır” dedi.
“Turizmde 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz”
Bakan Ersoy, “2002 yılında ülkemize 13 milyon turist gelirken turizmden elde ettiğimiz gelir 12 milyar dolardı. Bugün biz 60 milyon turist hedefine doğru emin adımlarla yolumuzda ilerlerken 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz. İşte bu başarıların altında doğru politikalar geliştirmek ve alınan kuralları uygulama iradesi yatmaktadır. Bu doğru politikalardan biri de her yaş ve kesimden vatandaşımızın kültür ve sanatın her dalına kolay ve yoğun şekilde erişim sağlayabildiği bu tarz festivallerdir” şeklinde konuştu.
“Turizmde çeşitliliği arttırdık”
Bakan Ersoy turizmde çeşitliliği arttırdıklarını belirterek, “2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan festivalimize her geçen dönem Türkiye ve dünyadan farklı sanatçıları ve sanat kurumlarını dahil ettik. 2023 yılına gelindiğinde festivale katılım sağlayan sanatçı sayısı çok daha yüksek seviyelere ulaştı. Bu yılki hedefimiz ise bu sayıları daha da yukarılara çekmek. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklere halkımızın katılımı, sanatseverlerin yoğun ilgi göstermesi, ne denli doğru bir çalışma yaptığımızı gösteriyor. Ayrıca turizmdeki başarımızın altında yatan nedenlerden biri de turizmdeki çeşitliliği arttırıp, tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirmek olmuştur. Gastronomi dendiğinde de artık sadece Türkiye’de değil dünyada ilk akla gelen şehirlerden biri de Gaziantep’tir. Şehrimizin bu konuda sahip olduğu potansiyelin farkındayız. Tarihi İpek Yolu’nun üzerinde bulunan, Anadolu tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, mimarisi, doğası ve benzersiz gastronomi kültürüyle herkesi kendine hayran bırakan kadim Gaziantep’in marka değerine katkı sağlayacak çalışmalara her zaman destek olduk ve destek olmaya devam edeceğiz. Evet, Gaziantep bugün, sahip olduğu tarihiyle, kültürüyle, ekonomisiyle, turizm imkanlarıyla ve gastronomisiyle ülkemizin önde gelen şehirlerinden biridir. Fakat bize ve hatta hepimize bu konuda düşen ise bu özel şehrin tüm güzelliklerini, tarihini ve değerlerini daha da görünür ve bilinir kılıp dünyaya tanıtmaktır. İşte biz bu anlayışla aylardır özenli bir şekilde çalışarak Gastroantep Kültür Yolu festivali için 9 günlük bir program hazırladık. Bu yıl ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan Gaziantep’te festival, 14 EylülCumartesi günü başlayacak ve 22 Eylül Pazar gününe kadar konserler, sergiler, söyleşiler ve her yaşa uygun etkinliklerle devam edecek. Festival kapsamında 50’ye yakın noktada 500 civarı etkinlik planladık. 1000’e yakın sanatçımız da sanatseverlerle buluşacak. Bu kapsamda tam 21 noktayı Festival Lezzet Durağı olarak belirledik. Belli kriterlerle seçtiğimiz bu noktalarda asırlara dayanan lezzetleri hikayesiyle, malzemesiyle ziyaretçilerimiz deneyimleme imkanına sahip olacaklar. Ayrıca şehirdeki kültür-sanat mekanlarının, müze ve ören yerlerinin hemen hemen tamamı festivalimize ev sahipliği yapacak ve sanatseverlerimizi misafir edecek” ifadelerini kullandı.
“12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık”
Yurtdışına kaçırılan eserlerin geri getirildiğini belirten Bakan Ersoy, “Öte yandan güzel bir gelişmenin de müjdesini sizinle paylaşmak istiyorum. Kültürel mirasımızın en nadide parçaları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığının çalışmalarının ardından 14 tarihi eserimiz daha yeniden Vatan topraklarında. Boubon Antik Kenti kökenli iki bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda bir bronz kadın heykelinin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait seramik eserler, madeni paralar, bir mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait iki hançerden oluşan 14 arkeolojik ve etnografik eser yıllar süren çabanın ardından yeniden milletimizin kültürel mirasına katıldı. Türkiye’nin tarihi zenginliklerini koruma kararlılığıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarda Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturma Birimi’ne destekleri için özellikle teşekkür ediyorum. Doğduğu topraklara dönen son eserlerimizle birlikte 2024 yılında 35 eserin iadesi sağlandı. 2018 yılından bu yana 7 bin 839 eser ülkemize dönerken 2002 yılından bu yana 12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık. Bu eseler binlerce yıllık geçmişimizin ve köklü mirasımızın sembolleri olarak ait oldukları yerde korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Gaziantep’in kültür ve sanat hayatına her alanda katkı sağlamaya devam edeceğimizi sizlerin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. İnşallah hep birlikte el ele vererek, kadim şehrimiz Gaziantep’in dünyadaki yıldızını daha da parlatacağız. Bu güzel şehrin gelişimine katkı sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyor, Gastroantep Kültür Yolu festivalinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GastroAntep Kültür Yolu Festivali’ne katılacak olan Bakan Ersoy’a katılımından ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Şahin, “GastroAntep’i biz yıllardır yapıyoruz. Kültür Yolu’na dahil olunca biz evrensel bir bakışla bir dünya şehri normuna geldik. Çok önemli bir zaman dilimine şahitlik ediyoruz. Kültür bir kimliktir. Medeniyetimizin aynası ve özüdür, mayasıdır. Bizi biz yapan değerlerdir. Bizi diğerlerinden ayıran şey bu duruştur. Kültür Yolu’nun, bizi biz yapan medeniyet yolunun ne kadar önemli bir olduğu zaman diliminden geçiyoruz. Bizi biz yapan değerlerde kültür dediğimiz şey, Anadolu irfanıdır, Ahi evrandır. Bu şehir misafirperverdir. Bu şehir Ahi evranın devamı olan bütün değerleri özümsemiş, hoşgörü ve merhamet şehridir. Kültür ve sanat dediğiniz şey bizi birleştiriyor. Aklıselim, kalbi selim, zevki selim bir şehir için, mutlu şehir için yapacak çok işimiz, gidecek çok yolumuz var. Yemek dediğiniz şey yemek sanattır diyor. Yemek sanatı, senin tencerede gördüğün coğrafyadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük mirastır bilim ve akıl. Bilim ve akıl o coğrafyanın içerisindeki alaca çorbanın, Mezopotamya’nın en güzel nohutunun, maltıhasının, makarnalık ununu yetiştiren bir şehrin Doğu Akdeniz’e geçen hattıyız. Gastronomiye, Gastroekonomi dedik. Bilerek söyledik. Bu şehri eğitim şehri, bilim şehri, spor şehri, kültür ve sanat şehri yapacağız. Hep birlikte başaracağız. Bu şehre sevgi tohumu ekeceğiz. İyilik kazanacak. Yaşatanlar kazanacak. Gaziantep modeli bir Türkiye, bir modeli olana kadar kültür ve sanat hak ettiği yeri bulana kadar hep birlikte çalışacağız” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı toplantıda Aygöl, “Edebali Havzası Tanıtım ve Karşılama Projesi”nin BEBKA Yönetim Kurulunca ön onayının alındığını bildirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki sürecin ardından gerekli çalışmalara başlanacağını kaydeden Aygöl, projenin kente “hayırlı uğurlu olmasını” diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı.
Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekiliİrfan Çelikaslan katıldı.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi.
“Kültür, medeniyetin özüdür”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi.
“Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi”
Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu.
Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Rusya- Ukrayna Savaşı öncesinde doğalgazının yüzde 40’ını Rusya’dan ithal ediyordu.
Savaşla birlikte Rusya’da AB’ye doğalgaz sevkiyatı büyük ölçüde azaldı.
SON DURUMU AÇIKLADI
Avrupa Birliği Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, Brüksel’de Avrupa’nın enerji dönüşümünde attığı adımların değerlendirildiği “AB Enerji Birliği 2024” raporuna ilişkin basın toplantısı düzenledi.
AB’nin son iki yılda yenilenebilir enerji kurulumunda hızla ilerlediğini anımsatan Simson, “2024’ün ilk yarısında rüzgar ve güneş enerjisi yeni rekor kırarak elektrik üretiminde ilk kez fosil yakıtları geride bıraktı.” diye konuştu.
“RUS GAZI OLMADAN DEVAM EDECEĞİZ”
Simson, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasını sağlamak için pazar entegrasyonu, şebeke ve altyapı yatırımlarının önemine işaret etti.
Rus fosil yakıtlarına on yıllardır süren “bağımlılığı” sona erdirmeyi başardıklarını belirten Simson, geçmişte AB’nin her yıl Rusya’dan 150 milyar metreküp gaz ithal ettiğini, bunun artık 50 milyar metreküpün altına indiğini kaydetti.
Simson, “Rusya’ya olan bağımlılığımız 2021’de yüzde 45 seviyesindeyken geçen yıl yüzde 15’e düştü.” ifadesini kullandı.
AB gaz depolarının yüzde 90 doluluğa hedeflenen tarih olan 1 Kasım’dan haftalar önce ulaştığını anımsatan Simson, Avrupa’nın 2022 ile 2024 arasında gaz tüketimini yüzde 18 oranında azalttığını vurguladı.
Simson, AB’nin temiz enerji dönüşümünü sağlaması, iklim taahhütlerini yerine getirmesi ve sanayisinin rekabet gücünü koruması için gelecek 5 yılın kritik önem taşıdığına işaret etti.
“Rus gazını, Avrupa’nın enerji arz güvenliğini tehdit etmeden aşamalı olarak kaldırılma sürecini tamamlamaya kararlıyız.” diyen Simson, AB’nin Ukrayna transit güzergahından gelen Rus gazı olmadan yoluna devam etmeye hazır olduğunu söyledi.

“DAHA AZ FOSİL YAKIT İTHAL EDECEĞİZ”
Simson, Avrupa’da enerjinin halen çok pahalı olduğunu belirterek, “Yüksek enerji fiyatları özellikle Çin ve ABD karşısında Avrupa’nın uluslararası rekabet gücünü etkiliyor.” dedi.
Enerji fiyatlarının 2022’deki zirve seviyesinden indirmek için çok çalıştıklarını vurgulayan Simson, bu aşamada yapısal sorunların ele alınması gerektiğini söyledi.
Simson, fiyatları düşürmekte ana yöntemin yenilenebilir enerji kurulumunu hızlandırmak olduğunu ifade etti.
Enerji altyapı ve şebeke gelişimine daha fazla destek sağlamaları gerektiğini belirten Simson, rekabet gücünü, arz güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığı garanti altına almak için temiz enerjiye daha fazla yönelmeleri ve daha az fosil yakıt ithal etmeleri gerektiğini anlattı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, saat 15.00 sıralarında Göynük ilçesi Karaardıç köyü yakınlarında başlamıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını için Nallıhan, Göynük ve Mudurnu ilçelerinden bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi neticesinde yangının etrafı çevrildi. Yaklaşık 3 saatlik mücadelenin sonucunda alevler kontrol altına alındı. Ekiplerin bölgede soğutma çalışması devam ediyor. – BOLU

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİZE KUMPAS KURULDU, BİZ BU SUÇU İŞLEMEDİK”
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 18’i tutuklu, 61 sanığın yargılanmasına Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam edildi. Sincan Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki salonda görülen davanın 14’üncü celsesinde sanıklar, sanık yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan sanık Kaplan, herhangi bir makama haksızlık, saygısızlık yapmadığını söyleyerek, “Bize kumpas kuruldu, biz bu suçu işlemedik. Ben bu insanlarla örgüt kurmadım” dedi.
“HANGİSİ DOĞRU HEPSİ YALAN”
Sanık Kaplan, kendi adamlarından Semih Arslan’ın ölümünün şüpheli bulunarak dosyada yer almasıyla ilgili, “Annesi Adalet Arslan ilk ifadesinde diyor ki ‘Bora Kaplan’ı Adli Tıp’ta görmüşler.’ Semih’in boy ölçüsünün yanlış yazıldığını görünce dedim ki ‘Adli Tıp raporunu değiştirmişler’; o nedenle gittim itiraz ettim. Annesi mahkemeye geldi bu sefer de dedi ki ‘Ben Adli Tıp’ta Fethi Koyuncu’yu gördüm.’ Bunun hangisi doğru, hangisi yalan” dedi.
“BENİM HATAM 15 TEMMUZ’DA TRT’NİN ÖNÜNE ÇIKMAKTI”
Sanık Kaplan, soruşturmayı yürüten polislerin de dahil olduğu ‘gizli tanık’ davasında, yargılanan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik ve ekibini kendilerine kumpas kurmakla suçlayarak, soruşturmada görev yapan polislerin 17-25 Aralık benzeri bir operasyon yapmaya çalıştıklarını ileri sürdü. Kaplan, “Defalarca söyledim bunlar bize kumpas kurdu. Polislerden Şevket Demircan, Yakup Yalçın isminde biriyle mesajlaşıyor. Mesajlaşmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan bahsederken, ‘suç işleri bakanı’ diyor. Husumete bakın, düşmanlığa bakın. Benim hatam 15 Temmuz’da TRT’nin önüne çıkmaktı. Maalesef benim adım Süleyman Soylu ile birlikte anıldı. Adım anıldıktan sonra bunlar benim başıma bela oldular. 17-25 Aralık’ı yapan da 2 tane emniyet müdürüydü ve 1 savcıydı. Orada yaptılar; ama burada yapamadılar. Eğer onların bana ‘imzala’ dediği ifadeyi imzalamış olsaydım, emin olun 17-25 Aralık gibi bir şey yapacaklardı. Ama ben imzalamadım. Ben kimseye iftira atmam” ifadelerini kullandı.
DURUŞMA ERTELENDİ
Sanık ve avukat beyanlarının ardından mahkeme heyeti 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak, soruşturma evresinde görevli olan emniyet personelleri hakkında devam eden dava dosyasına ilişkin iddianamenin ve duruşma zabıtlarının örneğinin istenmesine karar vererek, duruşmayı çarşamba günü devam etmek üzere erteledi.
İDDİANAME
İddianamede Ayhan Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticisi sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik hakkında ‘Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘Kasten öldürme’, ‘Nitelikli kasten öldürme’, ‘Kasten yaralama’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Nitelikli yağma’, ‘Eziyet’, ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Suç üstlenme’ ve ‘Suçluyu kayırma’ suçlarından 1’i ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi. Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası talep edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adı açıklanmayan Suriyeli bir askeri kaynak, Lübnan’ın kuzeybatısından Suriye’nin orta bölümündeki bazı askeri mevzileri hedef alan bir hava saldırısı başlatıldığını ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellediğini bazılarını da düşürdüğünü söyledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polis, iki haftadır ülkenin güneyindeki Davao kentinde kendisine ait İsa Mesih Krallığı Kilisesi’nin yerleşkesinde kalan Quiboloy’un yakalanması için girişimlerde bulunuyordu ancak destekçileri, emniyet mensuplarının yerleşkeye girmelerine izin vermiyordu.
Polis ve silahlı kuvvetlerin 24 saatlik ültimatom vermesinin ardından papaz Quiboloy, emniyet güçlerine teslim oldu.
“SÜRECE DAHİL OLAN HERKES HESAP VERECEK”
Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr, yaptığı açıklamada, “(Quiboloy) Ona diğer tutuklular gibi davranacağız ve haklarına saygı göstereceğiz. Süreci sonuna kadar götüreceğiz. Süreç şeffaf olacak. Sürece dahil olan herkes hesap verecek.” dedi.
ABD’NİN İADE TALEBİ OLMADI
Marcos, Quiboloy için ABD’den iade talebinin olmadığını belirterek, papazın önce yerel mahkemelerde yargılanması ve yöneltilen suçlamalara cevap vermesi gerektiğini vurguladı.
Quiboloy, FBI’ın arananlar listesinde yer alıyordu.
NE OLMUŞTU?
Kasım 2021’de ABD Federal Savcılığı, Quiboloy ile iki üst düzey kilise yöneticisi hakkında komplo, çocuk ve kadınların zorla cinsel istismarı, dolandırıcılık, sahte evlilik, kara para aklama, nakit kaçakçılığı ve vize sahteciliği gibi suçlamalarla iddianame hazırlamıştı.
Federal savcıların yaptığı açıklamada, ABD’nin Los Angeles eyaletindeki Van Nuys bölgesinde faaliyet gösteren Filipinler merkezli kilisenin liderinin “lanetleme” tehdidiyle zorladığı kadınlar ve reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismarda bulunmakla suçlandığı duyurulmuştu.
1985 yılında kurulan ve 74 yaşındaki Quiboloy’un başkanlık ettiği İsa Mesih Krallığı Kilisesinin yaklaşık 200 ülkede 6 milyon üyesinin bulunduğu öne sürülüyor.
Eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin yakın arkadaşı Quiboloy, kendisini “Tanrı’nın tayin edilmiş oğlu” olarak tanımlamıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 GÖZALTI
İsrail ordusunun son 24 saatte işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli kentlerinde aralarında bir kadın gazeteci ile eski tutukluların da bulunduğu en az 12 Filistinliyi gözaltına aldığı kaydedildi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı 7 Ekim’den bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 691 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçtiğimiz günlerde de beş senenin ardından Avrupa Birliği’nce dışişleri bakanlarının Gymnich adı verilen gayri resmi toplantısına davet edildi. Fidan’ın AB’nin ardından AL toplantısına davet edilmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülkelerle normalleşme süreçlerine verdiği katkının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Fidan, bu toplantılara katılım göstererek küresel şartları gözeterek alternatif kulvarlarda Türkiye’nin politikalarını ve tezlerini üst düzeyde dünyaya anlatıyor. Türkiye uyguladığı kapsayıcı ve çok boyutlu diplomasi ile dünya politikalarında etkisini günden güne artırıyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KURUMSAL İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİ GÜNDEMDE
Konsey toplantıları Mart ve Eylül aylarında olmak üzere düzenli olarak yılda iki kez Kahire’de yapılıyor. Arap Ligi’nin gündeminde bulunan Filistin başta olmak üzere birçok başlık Türkiye’nin dış politika gündeminde öncelikli konular arasında yer alıyor.

Türkiye’nin Arap ülkeleriyle son yıllarda gelişen ve çeşitlenen ilişkileri, hem bölgedeki mevcut sorunlara çözüm arayışları hem de karşılıklı yarar temelinde geleceğe yönelik somut işbirlikleri bağlamında yeni fırsatlar sunuyor.Bu çerçevede, Arap Ligi’yle kurumsal ilişkilerin geliştirilmesi ve eşgüdümün artırılması gündemde.

ÜYE ÜLKELERLE GELİŞEN İLİŞKİLERİN YANSIMASI
Fidan’ın Arap Ligi Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısına davet edilmesi de üye ülkelerle gelişen ikili ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin bölgedeki rolüne duyulan ilginin yansıması olarak değerlendiriliyor.
SON DÖNEM TEMASLARDA ARTIŞ
AL Dışişleri Bakanları Konseyi (DBK) toplantılarında, 2018 yılından başlayarak Türkiye’nin Arap ülkelerinin içişlerine karıştığı iddiasıyla bazı aleyhte kararlar kabul edilmiş, ancak farklı seviyelerde gerçekleştirilen girişimler ve zaman içinde Mısır başta olmak üzere Arap ülkeleriyle gelişen ilişkiler neticesinde mezkûr kararlarda kullanılan dilin giderek yumuşatıldığı görüldü. Bu süre zarfında AL’yle gelişen temas ve ilişkilerimiz kapsamında, Fidan 13-14 Ekim 2023 tarihlerinde Kahire’ye gerçekleştirdiği ziyarette AL Genel Sekreteri (ALGS) Ahmed Aboul Gheit’le görüştü. Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız ile AL Genel Sekreter Yardımcısı (ALGSY) Büyükelçi Hossam Zaki başkanlığında 28 Şubat 2024 tarihinde Ankara’da siyasi istişareler gerçekleştirildi, Hossam Zaki bilahare Antalya Diplomasi Forumu’na katıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seri, ABD’ye ait SİHA’nın Marib semalarında saldırı görevi sırasında Husilere ait hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürüldüğü bilgisini verdi.
Sözcü Seri, bununla birlikte, düşürdükleri MQ-9 tipi SİHA sayısının 8’e yükseldiğini aktardı.
KIZILDENİZ’DEKİ DURUM
Yemen’deki İran’ın desteklediği Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’ten beri Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.
REKLAM
Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023’te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.
ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.
Avrupa Birliği (AB) Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliği için 19 Şubat’ta Aspides misyonunu başlatırken İtalya da 5 Mart’ta parlamento kararıyla bu misyona katılarak taktik komutayı üstlendi.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD yönetiminin “son fırsat önerisi” olarak nitelendirdiği yeni önerinin, bugün ya da ilerleyen günlerde taraflara sunulacağı belirtildi.
ABD’nin yeni önerisinin, başta Philadelphi Koridoru olmak üzere İsrail ile Hamas arasında anlaşmazlık olan tüm konuları içerdiği ifade edildi.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde süren saldırılarının durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı Philadelphi Koridoru’nda kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerel saatle 20.00’de oy verme işleminin sona ermesinin ardından oy sayımına başlandı.

Bağımsız Seçim Kurulu, yerel saat ile 17.00’ye kadar yurtiçinde seçmen katılımının yüzde 26,45, yurtdışından da yüzde 18,31 olduğunu açıklamıştı. Sandıklar kapandıktan sonra toplam katılım oranı henüz açıklanmadı.
Resmi seçim sonuçlarının yarın açıklanması bekleniyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde, mevcut Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Sosyalist Güçler Hareketi’nden (FFS) Yusuf Uşiş ve Barış Toplumu Hareketi’nden (MSP) Abdulaali Hassani Şerif yarışıyor.

CEZAYİR’DE SEÇİM SÜRECİ
Cezayir’de 2019 yılında kitlesel halk protestoları sonucu 20 yıllık iktidarı sonrasında istifa etmek zorunda kalan Abdulaziz Buteflika’nın ardından Abdülmecid Tebbun, yapılan seçimleri kazanarak cumhurbaşkanı olmuştu.
Halen görevde olan 78 yaşındaki Cumhurbaşkanı Tebbun, görevini bir dönem daha devam ettirmek için bağımsız adaylığını koyarken; ordu, medya, dini topluluklar, işverenler ile bazı siyasi partilerin desteğini aldığı ve seçimin favorisi olarak görüldüğü belirtiliyor.
Cezayir’deki en büyük İslami eğilimli parti olan ve mecliste 65 milletvekili bulunan ana muhalefet partisi MSP de 57 yaşındaki mühendis Abdulaali Hassani Şerif’i aday gösterdi.
Mecliste 26 milletvekili olan FFS Genel Sekreteri Yusuf Uşuşi ise eski gazeteci ve milletvekili olarak adaylar arasında yer aldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protesto gösterisinde, “Philadelphia Koridoru esir çıkmazına dönüşüyor”, “Onları eve getirin”, “Binyamin Netanyahu İsrail’i öldürüyor” pankartları taşıyan göstericiler, Netanyahu aleyhinde sloganlar attı.
Protestocular Ayalon Otoyolu’nun girişini kısa süreliğine kapattı. Esirlerin serbest bırakılması için hükümete çağrıda bulunan göstericilere müdahale eden polis 2 kişiyi gözaltına aldı.
Öte yandan Kudüs’teki gösteride ise, esir anlaşması isteyen göstericiler sokaklarda davullar çalarak, esirlerin serbest bırakılması için sloganlar attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ülkede uzun süre devam eden siyasi krizin ardından eski Avrupa Birliği (AB) Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier’i Başbakan olarak ataması büyük tepki çekti. Seçimden sol ittifakın birinci çıkmasına rağmen merkez sağın adayı Michel Barnier’in başbakan olması tepki çekti. İşçi sendikaları ve sol görüşlü siyasi partilerin protesto çağrısı üzerine binlerce kişi bugün ülke genelinde sokaklara döküldü. Paris, Bordeaux, Lyon, Nice gibi şehirlerin de aralarında bulunduğu 130 farklı noktada gösteri düzenleniyor.
Bazı protestocuların Filistin bayrakları taşıdığı gösterilerde “demokrasinin reddi” ve “çalınmış seçim” gibi sloganları atıldı.
Fransa‘da krize giden erken seçim
Fransa‘da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) büyük bir başarı elde etmesi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ulusal Meclis’i feshedip erken seçim kararı almasına neden olmuştu. Erken genel seçimlerin 30 Haziran’da yapılan ilk turunda 28 yaşındaki Ulusal Birlik Partisi oyların yüzde 33,15’ini alarak birinci parti olurken, 7 Temmuz’da gerçekleştirilen ikinci turda ise Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Yeşiller Partisi (EEVL), Sosyalist Parti (PS) ve Fransa Komünist Partisi’nden (PCF) oluşan solcu Yeni Halk Cephesi ittifakı seçimi birinci tamamlamıştı. Ancak hiçbir parti mecliste çoğunluğu sağlayamamıştı.
Seçimlerde birinci olan Yeni Halk Cephesi başbakan adayı olarak Lucie Castets’i göstermiş, Macron, Castets’in Ulusal Meclis’te güven oyu almasının mümkün olmadığını belirtmiş ve başbakan olarak atamayı reddetmişti. Macron 5 Eylül’de merkez sağ Cumhuriyetçiler (LR) Partisinden Michel Barnier’i Başbakan olarak atama kararı almıştı.
Öte yandan, Michel Barnier başbakan olarak seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada, sol görüşlü politikacılar da dahil olmak üzere her kesimden politikacıların bulunduğu bir hükümet kurmaya açık olduğunu söylemişti. – PARİS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA’DA FABRİKA AÇILIŞINA KATILDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya’da düzenlenen TEKNOFEST ziyaretinin ardından Isparta‘ya geçti. Valilik ve belediye ziyaretlerinin ardından Bakan Kacır, Isparta Organize Sanayi Bölgesi’nde özel sektöre ait halı, mermer ve palet fabrikalarının açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Vali Aydın Baruş, Isparta milletvekilleri AK Parti’li Mehmet Uğur Gökgöz, MHP’li Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Bakan Mehmet Fatih Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, “Halı dokumacılığında marka şehrimizin mirasını dünyayla buluşturacak, mermer kaynaklarımızı katma değere dönüştürecek, yenilenebilir ve çevre dostu enerji üretim altyapımıza güç kazandıracak, toplam yatırım büyüklüğü 1,8 milyara yaklaşan ve 160 vatandaşımıza ekmek kapısı 3 tesisimizin Isparta’ya, milletimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.
Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda Türkiye’yi üretimde, yatırımda, Ar-Ge ve inovasyonda öncü ülkeler arasında yer almasını sağlayacak adımları kararlılıkla attıklarını aktaran Bakan Kacır, “Sanayide ve teknolojide son 22 yılda büyük kazanımlar elde ettik. Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan, 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayısını 29 binden, 272 bine yükselttik. Sanayide çalışan sayımız 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıktı. Sayıları 191’den 360’a yükselen organize sanayi bölgeleri ve kurduğumuz 45 endüstri bölgesi, Türkiye’nin üretim üsleri haline geldi. Otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden, 1 milyon 468 bine yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın üçüncü büyük otomobil üreticisi oldu. Beyaz eşya üretimimiz 6,7 milyon adetten, 32,3 milyon adede yükseldi. Türkiye, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ikinci büyük beyaz eşya üreticisi oldu. Demir-çelik üretimimiz 16,4 milyon tondan, 33,7 milyon tona çıktı. Milli Teknoloji Hamlemizin işaret fişeğini yakan savunma sanayimizin milli ve özgün ürünleri bugün dünyada savaş paradigmalarını değiştiren ve jeopolitik dengeleri belirleyen unsurlar haline geldi. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ülkemizi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştirebilen, test edebilen, üretebilen bir seviyeye taşıdık” diye konuştu.
Milletin 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayalini Togg ile gerçeğe dönüştürdüklerini vurgulayan Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi ülkemiz, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğuna emin adımlarla ilerliyor. Sadece 22 yıla sığdırdığımız asra bedel kazanımlarımıza Türkiye Yüzyılı’nda yenilerini ekleyecek, Türkiye sanayisinin rekabetçiliğini güçlendirecek destek enstrümanlarını adım adım devreye alıyoruz. Katma değerli ve yüksek teknolojili üretimi önceleyerek, sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü gerçekleştirerek, nitelikli insan kaynağımızı en üst düzeyde harekete geçirerek ülkemizin küresel üretim ve teknoloji geliştirme üssü rolünü perçinleyecek projeleri hayata geçiriyoruz. Hızla hayata geçirdiğimiz Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programıyla ekonomimizin yükselişine katkı verecek teknolojik ve stratejik yatırımların gerçekleştirilmesi için uzun vadeli ve uygun koşullarda finansmana erişim imkanı sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının odağı haline getirecek tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programını devreye aldık. Yeşil ve dijital dönüşüm destek programlarıyla işletmelerin ikiz dönüşümde kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek destek mekanizmalarını kendilerine sunuyoruz. Başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi ile de şehirlerimizin yerel potansiyelinin tamamını harekete geçirerek ülke sathına yayıyoruz.”
Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın konuşmasının ardından açılış kurdelesi kesildi. Sonrasında OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabulut tarafından Bakan Kacır’a halıya dokunmuş Türk bayrağı tablosu hediye edildi. Bakan Mehmet Fatih Kacır, buradaki programının ardından Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) iş insanlarıyla toplantıda bir araya geldi.
Nurettin ARKAN- Ali ÇEVİKBAŞ/ ISPARTA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siirt’te esnaf ziyaretinin ardından basın açıklaması yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, tüm amaçlarının 85 milyonun refah içinde yaşamasına katkı sağlamak olduğunu, bakanlık olarak, ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ hedefiyle toplumun tüm kesimlerini kucakladıklarını söyledi.
Öncelikle kültürün ve değerlerin gelecek nesillere aktarıcısı olan aileyi merkeze alan bir anlayışla politikaları belirliyor ve birer birer hayata geçirdiklerini ifade eden Bakan Göktaş, “Kadınların hak ettikleri tüm imkanlardan eşit biçimde faydalanabilmeleri için var gücümüzle çalışıyoruz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza ve gençlerimize güvenli bir gelecek bırakmak için, kendine güvenen nesillerin yetişmesi için büyük çaba sarf ediyoruz. Engellilerin aile bütünlüklerini muhafaza edecek şekilde bakımlarının evde yapılmasına önem veriyoruz. Bu hizmetimizden de toplam 3 bin 754 vatandaşımız faydalanıyor. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın toplumsal hayata tam ve etkin katılımları ile bağımsız şekilde yaşayabilmeleri için eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata her alanda yanında olmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda eylül ayı için toplam 5.6 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık” dedi.
Bakanlık olarak engelli, yaşlı, kadın, çocuk, şehit ve gazilere hak temelli bir anlayışla sosyal hizmet sunmaya devam ettiklerini dile getiren Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu projemizin yeni dönem uygulamasını başlattık. Yeni dönemde doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta da başvurularımızı almaya başladık. Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 genç çiftimiz başvurdu ve şartları yerine getiren 4 bine yakın çiftimiz krediden faydalandı. Diğer yandan bu fondan daha fazla genç çiftimizin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdık. Daha önce desteğe başvuru şartlarının arasında çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartı bulunuyordu. Şimdi de gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2.3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açıyoruz. Aile ve Gençlik Fonu kapsamının genişletilmesine yönelik yakın zamanda yeni bir adım daha atacağız. Bu konudaki çalışmaların tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
Göktaş, bakanlık olarak kentte yaptıkları hizmetlere ilişkin bilgi de verdi. Programa Siirt, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Şırnak, Bingöl Milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı. – SİİRT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OBAM’da sanattan spora, kültürel aktivitelerden el beceri faaliyetlerine kadar yürütülen etkinliklerle topluma kazandırılan engelli bireylerin, Pazartesi günü okula başlayacak birinci sınıf öğrencileri için bir sürprizi olacak. OBAM’da gerçekleştirilen Engelsiz Yaşam Atölyesi’ne katılan 17 engelli birey, ders zilinin çalmasıyla birlikte okul sıralarındaki yerlerini alacak olan minik öğrenciler için içerisinde kurşun kalem, boya kalemi, silgi, cetvel, kalemtıraş ve etiketin bulunduğu iki bin adet kalem kutu hazırladı. Eğitim hayatlarının ilk gününde çiçeği burnunda öğrencilere mutluluk yaşatmak isteyen engelli bireyler tarafından hazırlanan kalem kutular, Pazartesi günü birinci sınıf öğrencilerine dağıtılacak. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da 9 Eyül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında 2 milyon 951 bin 685 öğrenci ders başı yapacak. İstanbul Valiliği, servis araçları ve ilk günlerde velilerin yaratacağı sirkülasyonun şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına neden olabileceği gerekçesiyle, eğitim – öğretim saatlerinde düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
Konuyla ilgili İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle:
“2024 – 2025 Eğitim öğretim yılı, 09.09.2024 Pazartesi günü başlayacak. İstanbul’da resmi ve özel okullarımızda 2.951.685 öğrencimiz eğitim öğretime başlayacak olup bu öğrencilerimizden 715.835’i ilk kez yeni okullarında eğitim – öğretime başlayacaklardır. Okulların açılmasıyla birlikte 16.000’i aşkın öğrenci servisi trafiğe çıkacaktır. Servis araçları ve velilerimizin ilk günlerde yaratacağı sirkülasyonun, şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına sebep olacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle İstanbul’daki tüm okullarda okulların açılacağı 09.09.2024 Pazartesi günü eğitim öğretimin 10.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düzce’de S plaka öğrenci servis taşımacılığı 2024-2025 eğitim öğretim yılı kilometre ücret tarifelerinin belirlenmesi için Düzce Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplantı düzenlendi.
Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Ünal başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, SS Otobüsçüler Minibüsçüler ve Servis Araçları Odası ile Düzce Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası temsilcileri katıldı. Görüşmelerde çevre illerdeki ücret tarifeleri de göz önünde bulunduruldu. Görüşmeler sonucu, kar oranı düşürülerek yeni servis ücretleri maliyetin altında ve diğer şehirlerden daha düşük tutuldu.
Buna göre, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Düzce’de uygulanacak servis ücret tarifesi en kısa mesafe (0-1 km) için bin 670 lira, en uzun mesafe (23-25 km) için ise 3 bin 900 TL olarak belirlendi. 25 kilometreyi aşanlar için kilometre başına alınacak ücret ise 39 TL olarak tespit edildi.
Ayrıca, 36 hafta üzerinden hesaplanan servis ücret tarifesinde; aynı aileden 2 çocuğun aynı servisten yararlanması halinde ve ayrıca peşin ödemelerde yüzde 10 indirim uygulanması da kararlaştırıldı.
Yeni ücret tarifesinin 1 yıl süreyle artış planlanmadan uygulanacağı açıklandı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için olmayan ihaleleri varmış gibi göstererek çok sayıda firmadan ‘teminat’ adı altında, şahsi hesabına para yatırtarak yaklaşık 50 milyon lira dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla yargılanan Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı ve AK Parti’de görevli olarak tanıttığı öne sürülen Özgür Akgül ve Paşa Yaşar’ın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 160 yıla kadar hapsi istenen Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 90 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Özgür Akgül duruşmaya gelirken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı. Tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada Yüreğir Kaymakamlığı’nda görevli olan personel, tanık olarak dinlendi. Yüreğir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Ö.Ç., o dönem sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın alımlarla ilgili sözleşme imzaladığını, teminat aldığından haberi olmadığını söyledi. Tanık Ö.Ç., “Teminat alınırsa vakfın hesabına yatırılır. Kaymakam beyin şahsi hesabına teminat yatırılmaz. Müfettişler geldiğinde vakfa ‘Teminat yatırdık’ diye gelen gidenler oluyordu. Kaymakam benden sözleşme istemedi. Depremde acil harcamalar için para geldi. Valilikten 10 milyon lira aktarıldı. Vatandaşlara nakdi yardım yaptık, gıda aldık. O dönem 107 milyon liralık alım olmadı. O seviyede ihtiyaç da yoktu. Deprem döneminde en fazla 2 milyon liralık alım yaptık. Kaymakam firmalarla doğrudan vakıf adına görüşemez, yetkisi yok. Kararı mütevelli heyeti alır. Alım ihalesine komisyon karar verir. Kaymakam ödeme noktasında yetkilidir, ihalede yönlendirme yapabilir. Kaymakamın 9 aylık görevi boyunca usulsüz talebi olmadı” dedi.
‘120 MİLYON LİRALIK ALIM YAPILACAĞINI DUYMADIM’
Vakfın muhasebecisi E.E. de sanık eski kaymakamın kendisinde sözleşme istemediğini, kendisinin de sözleşme düzenleme görevinin bulunmadığını söyledi. Deprem sonrası 120 milyon liralık alım yapılacağını duymadığını ifade eden E.E., “Kaymakamın usulsüz istekleri olmadı. Yapılan alımlarda teminat bedelleri vakıf hesabına yatırılır. Kaymakamın kendi şahsi hesabına yatırılmaz. Kaymakam yanında firma sahipleri varken sözleşme istemedi” dedi.
‘BÖYLE OLACAĞINI HİSSEDEMEDİM’
Sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın o dönem sekreterliğini yapan E.G., tutuklu sanık Özgür Akgül’ün depremden sonra devamlı kaymakamın yanına gelip gittiğini söyleyerek, “Takım elbiseli geliyordu. Neden geldiğini bilmiyorum. Gelip gidenler de oluyordu. Özgür de içeride oluyordu. Böyle olacağını hissedemedim. Kaymakam bey görevden alınmadan birkaç gün önce bu olayları duydum” dedi.
Daha sonra sanığın korumaları polis memurları S.K. ve B.K., tanık olarak dinlendi. Sanıklardan Özgür Akgül’ün kaymakamı görmeye geldiğini belirten S.K., “Misafirler gelirdi. Kimin ne yaptığını bilmem. Kaymakam bey, ‘Alın’ diyordu içeri alıyorduk” diye konuştu.
‘POŞETİN İÇİNDEN PARA ÇIKTIĞINI GÖRMEDİM’
B.K. de kaymakamı görmeye çok sayıda kişinin gelip gittiğini, sanık Özgür Akgül’ün ne iş yaptığını merak etmediğini belirterek, “Poşet içinden para çıktığını görmedim. Kaymakamın durumundan İlçe Emniyet Müdürlüğü bize bilgi verdi. Kaymakamın kaçma girişimi olmadı” dedi.
Mahkeme savcısının, mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etmesinin ardından duruşmaya öğle saati olması nedeniyle ara verildi.
‘ZİMMETİME PARA GEÇİRMEDİM’
Aradan sonra devam edilen duruşmada, sanık Mustafa Kılıç, suçlamaları kabul etmediğini söyleyip, eski savunmalarını tekrarlayarak, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.
Kılıç, daha önceki duruşmada ise “Ben eğer bu suçları işlemiş olsaydım yurt dışına kaçardım. Benim vicdanım rahat. Kimseyi dolandırmadım. Bile bile bana operasyon yaptılar. Gerekirse beni ev hapsiyle tahliye edin. Herkesin parasını ödeyeceğim” dedi.
Sanık Özgür Akgül ise suçsuz olduğunu belirterek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arıcı, zabıta personelinin toplum düzeninin sağlanmasında ve kamu hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinde büyük bir rol üstlendiğini belirtti.
Başkan Arıcı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Zabıta teşkilatımız, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak adına fedakarca görev yapmaktadır. Hemşerilerimizin sağlığı, güvenliği ve refahı için çalışan belediyemizin tüm zabıta personelimize teşekkür ediyor, Zabıta Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.
Başkan Arıcı, zabıta teşkilatının yerel yönetimlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu da vurgulayarak, Koçarlı Belediyesi olarak zabıta personeline her zaman destek olmaya devam edeceklerini ifade etti. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında saat 14.00’te ziyaret etti. Görüşme talebinin 30 Ağustos kutlamaları sırasında bizzat Meclis Başkanı Kurtulmuş tarafından Bahçeli’ye iletildiği, MHP liderinin bugüne randevu verdiği belirtildi.
Yaklaşık 40 dakika süren görüşmeden sonra Bahçeli, Kurtulmuş’u makam odasının kapısına kadar çıkarak uğurladı. Görüşmeyle ilgili açıklama yapan Kurtulmuş şunları söyledi:
“1 Ekim’de Meclis açılacak. Yeni dönemde Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’nde nezaketli bir dilin, olgun demokratik bir müzakereci üslubun, Türk milletinin şanına yakışır bir biçimde hal ve harekatın ortaya konulması. Bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişi yapıldı. Meclis’in önünde yeni anayasa, Meclis içtüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası gibi önümüzde demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için de her şeyden evvel ifade ettiğim gibi temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba, TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz.”
Edinilen bilgiye göre, Meclis Başkanlığı tarafından nezaket ziyareti olarak nitelendirilen görüşmede, CHP’nin Can Atalay’la ilgili olağanüstü toplantı çağrısı da değerlendirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(EDİRNE) –Edirne’nin Keşan İlçesinde gerçekleşen büyük çiftçi yürüyüşünde konuşan CHP Edirne MilletvekiliAhmet Baran Yazgan, hükümet yetkililerine seslenerek Tarım Yasası’nın 21’inci maddesinin uygulanmasının gerektiğini söyledi. Yazgan, “Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin” dedi.
CHP Keşan İlçe Başkanlığı tarafından bugün büyük çiftçi yürüyüşü düzenlendi. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, traktörün üstüne çıkarak hükümet yetkililerine seslendi. Yazgan, hükümetin çiftçilere sahip çıkması gerektiğini söyledi.
“Herkes sırtını dönmüş”
Yazgan, şunları kaydetti:
“Herkes sırtını dönmüş, hükümet yetkilileri, çiftçimiz görmemek için elinden ne geliyorsa yapıyor. Herkes biliyor, suçlunun ayan beyan olduğunu ama gözler kapalı, diller tutulmuş. Burada, herkesin önünde biz ne dedik; bu sene bize Ukrayna çiftçisi kadar değer vermiyorlar. Çiftçi ticaret erbabı değildir. Çiftçi üreticidir, çiftçi anadır, babadır. Çiftçi ailemizdir, ailemize sahip çıkmıyoruz. Ailemize sahip çık, çocuklarımız büyüsün, üretsin ve hepimiz organik gıdayla beslenmeye devam edelim. Artık Tarım Yasası’nın 21’inci maddesini uygula. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini verdiğin söz gibi yasa gibi çiftçiye vermeye başla artık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çiçek, beraberinde 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Sadık Gülecen, Çıldır Kaymakamı Efe Kılıç ve İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener ile 25. Hudut Tugay Komutanlığı sorumluluk bölgesinde bulunan Gürcistan ve Ermenistan sınırındaki karakolları denetledi.
Sınırdaki Başköy Hudut Karakolu’nu ziyaretinde, gözetleme kulelerinde nöbet tutan Mehmetçikle bir araya gelen Çiçek, ilgililerden sınır güvenliği ve askeri faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.
Vali Çiçek, burada yaptığı konuşmada, sınırın sıfır noktasında konuşlu karakolları ziyaret etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Karakollarda görev yapan kahraman Mehmetçiklerle zaman zaman bir araya geldiklerini anlatan Çiçek, “Sınırlarımızın güvenliği için cansiperane görev yapan kahramanlarımız bizim için önemli, dolayısıyla görevlerinde başarılar diliyoruz. Allah, ayaklarına taş değdirmesin inşallah. Sınırda askerlik yapmanın büyük onur ve gurur olduğunu biliyoruz. Başta anne ve babalarınız olmak üzere ailelerinize selamlarımı iletin.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında 1-31 Ağustos tarihleri arasında çalışma yapıldı.
Bu kapsamda, 4 tabanca, 234 fişek, 1 av tüfeği, 2 kuru sıkı tabanca, 14 elektronik sigara, 3 cep telefonu, 3 bin 240 paket sigara, 150 puro, 33 litre sahte içki, 2 sahte para, 15 kilogram çay, 14 bin 764 tıbbi ilaç, 139 bin 220 makaron ele geçirildi, 17 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Öte yandan yakalama emri bulunan 5 şüpheliden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından
26 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında kentin farklı noktalarında denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde durulan şahıslar ile araçlarda yapılan aramalarda 6 tabanca, 6 kurusıkı tabanca ve 8 av tüfeği ele geçirildi. Ele geçirilen silahlara el konulurken, şahıslar ile ilgili işlem yapıldığı belirtildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’den yapılan açıklamada, “Terörle mücadelemiz hudutlarımızda da sürüyor. Ülkemizden Bulgaristan’a ve Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 20 şahıs, hudut birliklerimiz tarafından yakalandı. Yapılan inceleme sonucunda yakalanan şahıslardan 2’sinin DEAŞ, 1’inin de PKK/KCK terör örgütü mensubu olduğu belirlendi” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bahçeli’yi ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Kurtulmuş, “İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, Meclis’teki makamında ziyaret etti. Bahçeli, Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Kurtulmuş, açıklama yaptı. Kurtulmuş, TBMM’nin 1 Ekim’de açılacağını hatırlatarak, “Yeni dönemde, Meclis’imizi çok sayıda önemli görevler bekliyor. Bunun en başında TBMM’de, nezaketli bir dilin, olgun demokratik müzakereci bir üslubun ve Türk milletinin şanına yaraşır bir şekilde hal ve hareketin ortaya konulması, bu anlamda da Meclis’in daha fonksiyonel bir şekilde çalıştırılması için karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Meclis’in önünde; yeni anayasa, Meclis iç tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası gibi demokratik seviyemizi daha ileriye taşımamız için çalışmamız gereken hususlar var. Tüm bunların ve diğer konuların müzakere edilebilmesi için her şeyden evvel temiz ve olgun bir dile, müzakereci bir üsluba ve TBMM’de milletin bizlere vermiş olduğu bu sorumluluğu taşıyacak bir şuura ihtiyacımız olduğu ortadadır. İnşallah diğer siyasi partilerle de görüşmelerimizi sürdürerek, 1 Ekim’den itibaren Türkiye’de çok yapıcı, fevkalade fonksiyonel bir Meclis çalışmasını ortaya koymak için gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı İsmail Çizikci, zabıta teşkilatının 198’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Zabıta Müdürlüğünü ziyaret etti.
Burada personelle sohbet eden Çizikci, Zabıta Haftası’nı tebrik etti.
Ziyarette kuruluş yıl dönümü nedeniyle pasta kesildi.
Cizikci, zabıta ekiplerinin ilçenin düzeni ve güvenliği için gayretle çalıştığını söyledi.
Ekiplere teşekkür eden Çizikci, “Halkımızın huzuru ve esenliği için gece gündüz demeden görev yapan tüm zabıta personelimize teşekkür ediyorum. Zabıta Haftanızı kutluyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Kent Konseyi (EKK) ve hayvan hakları dernekleri tarafından ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı toplanan 4 bin 203 imza, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderildi.
Edirne’de; EKK Hayvan Hakları Çalışma Grubu, Bir El Bin Nefes Derneği, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve Tüm Yaşam Hakkı Savunucuları ile gönüllü hayvanseverler tarafından Saraçlar Caddesi’nde, ‘Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı 28 Temmuz’da oturma eylemi ve imza kampanyası başlatıldı. TBMM’de kabul edilen kanunun geri çekilmesinin talep edildiği eylemin 38’inci gününde 4 bin 203 imza toplandı.
‘HAYVANLARIN HAKLARININ SAVUNULMASI ADINA GÜÇLÜ BİR SES OLUŞTURDUK’
PTT Şubesi’ne girişte konuyla ilgili dernekler adına basın açıklamasını okuyan Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı Esen Öcel, eylemin Edirne’de hayvan haklarına yönelik gerçekleştirilen en geniş çaplı hareketlerden olduğunu söyledi. Öcel, “2004 yılından beri yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı durmak ve bu değişikliklerin iptalini talep etmek amacıyla başlattığımız bu kampanyamızda önemli bir aşamaya geldik. Her akşam 18.00-19.00 saatleri arasında Saraçlar Caddesi’nde tüm yaşam hakkı savunucular ile bir araya gelerek topladığımız imzalarla, hayvanların haklarının savunulması adına güçlü bir ses oluşturduk. Ağustos ayının sonu itibariyle toplanan imzalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ileteceğiz ve hayvanların yaşam hakkının korunması adına gerekli tüm adımların atılması için baskılarımızı sürdüreceğiz. Bu mücadele, yalnızca hayvanları koruma yasasının yeniden ele alınması için değil, aynı zamanda toplumun her kesiminden insanın hayvanların yaşam hakkına sahip çıkması gerektiğine dair farkındalığı artırmak için de büyük bir önem taşıyor. Hayvanlar, sessiz dostlarımızdır ve onların sesi olmak bizim en temel görevlerimizden biridir” dedi.
‘YASANIN İPTALİ KONUSUNDA KARARLIĞIMIZI VURGULUYORUZ’
Kampanyaya katılıp imzalarıyla destek verenlere teşekkür eden Öcel, “Bu kampanyanın gücü, her bir bireyin katkısıyla büyüdü ve amacımıza ulaşana kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplanan 4023 imzanın, hayvan hakları için güçlü bir savunma olmasını ve meclisimizde yankı bulmasını umuyoruz. Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat diyerek katliam yasasının iptali konusunda kararlılığımızı bir kez daha vurguluyor ve herkesi, hayvanların haklarını savunmak için sesini yükseltmeye davet ediyoruz diye konuştu.Konuşmanın ardından dernek temsilcileri, PTT şubesinden toplanan imzaları TBMM’ye gönderdi.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zelenskiy, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, Rusya’nın, Ukrayna’nın Poltava bölgesine füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu.
Saldırıda iki balistik füzenin kullanıldığını savunan Zelenskiy, saldırı sonucu Poltava’daki bir enstitünün kısmen yıkıldığını ve yanındaki hastanenin de hasar gördüğünü ifade etti.
Zelenskiy, mevcut bilgilere göre saldırıda 41 kişinin öldüğünü,180 kişinin yaralandığını aktardı.
Enkaz altında insanların olduğunu aktaran Zelenskiy, olay yerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Ukrayna’nın daha çok hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Zelenskiy, “Bizi Rus teröründen koruyabilecek uzun menzilli saldırılara şimdi ihtiyacımız var, daha sonra değil.” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 Eylül 2019 yılında Hacire Akar’ın oğlu Mehmet Akar’ın terör örgütü PKK’ya katılmasını engellemek için başlattığı evlat nöbetti Diyarbakır’dan Van, Muş, Hakkari, Şırnak, İzmir ve Almanya’ya kadar uzandı. Altı yılda 482 aile oturma eylemine dahil oldu, ailelerin aralıksız tuttuğu evlat nöbetindeki çağrıları ve güvenlik güçlerinin çalışmaları sonucu 55 aile evladına kavuştu.
Evlat nöbeti 6’ıncı yılına girdi, eski HDP il başkanlığı önünde program düzenlendi. Birçok kentten STK temsilcileri, siyasi partiler ve aileler, evlat nöbetindeki ailelere destek ziyaretinde bulundu.
Burada düzenlenen programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, cesur annelerin tam bin 827 gündür nöbette olduğunu, nöbetin 6’ıncı yılında 482 aile nöbete devam ederek umudu diri tutuğunu söyledi.
Altı yıldır dualarla, sabırla, cesaretle tutulan bu nöbettin, Şırnak’a, Hakkari’ye, Muş’a, Van’a, İzmir’e ve hatta Almanya’ya uzandığına değinen Aktaş, “Bu çabalar somut olarak meyvesini verdi ve hamdolsun ki, 55 evlat ailesine kavuştu. Yaptığımız çalışmalar ve tüm öngörülerimize göre şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, PKK terör örgütünün kanlı ellerinde tek bir evlat dahi kalmayacaktır” dedi.
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bakanımızın desteğiyle sürdürdüğümüz terörle mücadelemizde en büyük dayanaklarımızdan biri de sizlerin bu direniş ruhu, cesareti ve bu azmidir” diyen Aktaş, şöyle konuştu:
“Artık kirli düzenleri için kimseyi kandıramayan ve sizlerin evladını kaçırıp kendi evlatlarına yurtiçinde ve yurtdışında her türlü eğitim imkanını ve konforunu sağlayanların ipliği pazara çıkmıştır. Ülke içinde güvenliği sağlamanın yanı sıra yaptığımız sınır ötesi operasyonlarla bir güvenlik koridoru inşa ederek örgüte eleman devşiren bu mekanizmayı tamamen ortadan kaldıracağız.”
Oğlu Tuncay Bingöl için evlat nöbetinde olan anne Fatma Bingöl, oğlunun 14 yaşındaki halini hatırladığını, şu anda oğlunun ne şekilde olduğunu hatırlayamadığını dile getirdi.
“Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz”
Oğlunu istediğini, bütün anneler adına burada bu eylemi başlattıklarını belirten Bingöl, “Allah’ın izniyle, devletimizin gücüyle bu çocuklarımızı HDP’den, PKK’dan çıkartıp getireceğiz. 10, 14, 12 yaşındaki çocukların hakkı dağ değil, evleridir. Çocuklarımızın elindeki kalemi alıp götürüp dağda silah verdiler. 10 yıldır bu çocuklarımızın arkasından ağlayarak köşede olsun, salonda, evin içinde olsun yüzümüz bir gün gülmedi bu çocuklarımızın yüzünden. Çocuklarımızı devletimize karşı kullanmalarını istemiyoruz. Polisimize, askerimize silah sıkmalarını istemiyoruz. Burada şehit ailelerimiz var. Allah, onlara da sabır versin. Anneler olarak istemiyoruz çocuklarımızı askerimizi, polisimizi öldürsün. Polis, askerimiz de çocuklarımıza kursun sıkmasınlar” diye konuştu.
15 yaşında kaçırılan Özkan Aydın’ın babası Süleyman Aydın ise şunları söyledi:
“Bütün dünya biliyor ki HDP, Kandil’in şubesidir. Şimdi ki ismi ile DEM Parti. Bizim evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı zehirleyerek terör örgütü PKK’nın önüne atan bunlardır. 6 yıldır burada evlatlarımızı isterken bütün dünya feryadımızı duydu bir tek HDP duymadı.”
Program, konuşmaların ardından sona erdi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU /ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İZMİR) – Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle yargılanan Dilruba Kayserilioğlu, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada, “Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum” dedi.
Bir sokak röportajında Instagram’a erişim engeli getirilmesine ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilen ve ardından serbest bırakılan Dilruba Kayserilioğlu, bugün hakim karşısına çıktı.
Kullandığı ifadeler nedeniyle Dilruba Kayserilioğlu hakkında hazırlanan iddianamede, TCK 216/1 ve TCK 216/2 maddeleri kapsamında 4,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Duruşmada ise Dilruba hakkında, “TCK’nın 216/2 Maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın bu eylemini basın yayın organıyla işlemiş olması nedeniyle verilen ceza TCK 218. maddesi gereğinde 1/2 oranında artırılarak sanığın 9 ay cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki olumlu tavırları gözetilerek cezanın 7 ay 15 güne düşürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildi.
Duruşma sonrasında Dilruba Kayserilioğlu ve Dilruba’nın avukatlarından Avukat Hüseyin Yıldız, açıklama yaptı.
Yıldız: “Bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır”
Avukat Hüseyin Yıldız, kararı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bugün görülen davada, müvekkilimiz Dilruba hakkında Türk Ceza Kanunu 216/1’den beraat kararı verilmiştir. Ama Türk Ceza Kanunu 216/2’den yani ‘halkı aşağılama’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra bizler tarafından bir üst mahkemeye gerekli itirazlar yapılacaktır. Hukuk mücadelemiz devam edecektir. Bu karar beraate dönene kadar AİHM’ye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz de müvekkilimizin suçsuz olduğuna, ifade özgürlüğü kapsamında anayasal hakları kapsamında fikrini açıklamasının cezalandırılamayacağını düşünüyoruz. O sebeple bu mücadeleyi önce iç hukuk yollarını tüketeceğiz. Akabinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Devam eden bir soruşturma daha var. O soruşturmanın akıbeti hakkında da size ilerleyen günlerde detaylı bilgilendirme yapacağız.”
Kayserilioğlu: “Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz”
Hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası verilen Dilruba Kayserilioğlu ise duruşma sonrasında şöyle konuştu:
“İfade özgürlüğü kapsamında düşüncelerimi belirttim. Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum. Avukatlarıma da bu konuda sonuna kadar güveniyorum. Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Chosun TV’ye göre, bir Kuzey Koreli yetkili “kabul edilemez can kayıplarına neden olanlar sert bir şekilde cezalandırılacak” dedi.
Yetkili ekledi: “Geçen ayın sonlarında sel bölgesindeki 20 ila 30 kadronun aynı anda idam edildiği tespit edildi. Görevden alınan Chagang Eyaleti Parti Sekreteri Kang Bong-hoon’un durumu ile ilgili gelişmeler de kaydedildi ve doğrulanıyor.”
Kang Bong-hoon aynı zamanda Mühimmat Sanayi Departmanı’nın eski başkan yardımcısı ve Kim Jong-un’a saha ziyaretlerinde eşlik ediyordu.
Ülkenin kuzeybatı eyaleti yakın zamanda binlerce sakinin evsiz kalmasına ve çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan yıkıcı sellere maruz kaldı. Güney Kore medyası, sel felaketinde ölü sayısının 1.000’i aşabileceğini iddia ediyor.
Kuzey Kore devlet medyası geçen ay, son dönemde yaşanan şiddetli yağışların kuzeybatıdaki Sinuiju şehri ve komşu Uiju kasabasında 4.100 ev, 7.410 dönüm tarım arazisi ve çok sayıda kamu binası, yapı, yol ve demiryolunu sular altında bıraktığını açıkladı.
O dönemde Kim Jong Un, Kuzey Kore Merkez Haber Ajansı’na göre, yetkililere “afet önleme konusundaki sorumluluklarını ihmal eden” ve “izin verilemeyecek can kayıplarına” neden olan kişileri “sert bir şekilde cezalandırmalarını” istemişti… ki şimdi bunu uygulamış görünüyor.
Ancak, seller meydana geldiğinde, “Büyük Lider” Kim Jong Un’un “büyük sevgisini” öven hoparlörlü kamyonların sel bölgelerine ve etkilenmeyen bölgelere gönderildiği bildirildi.
Bir kaynak, kamyonların sabah 6’dan itibaren mesajları yayınlamaya başlamasıyla insanların “yoğun yorgunluktan” şikayet ettiğini söyledi. Kaynak, “mide bulandırıcı sesler” olarak tanımlanan kesintisiz yayınların vatandaşları şafaktan gün batımına kadar rahatsız ettiğini belirtti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 2016 yılında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçundan hakkında işlem yapılan, askeri personel olarak görev yaparken KHK kapsamında ihraç edilen M.B. isimli şahsın, İllegal yollardan yurtdışına kaçmaya teşebbüs ettiği bilgisini alan Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler harekete geçti. Şahıs polis tarafından yapılan yol uygulamasında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜİK’in bugün açıkladığı verilere göre aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon ise yüzde 51,97 oldu. TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, verilere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Ergün, şu ifadeleri kullandı:
“Son iki yıldır yüksek enflasyonla yaşayan bir ülke olmamızdan en büyük zararı emekliler görüyor. Yüksek enflasyon, gelirleri küçülttüğü gibi gelir dağılımını da bozmaktadır. Milli gelirden en az payı emekliler alıyor. Emekli aylıklarının yetersiz kalması nedeniyle alım gücü düştüğünden emekliler sağlıklı beslenemiyor. Devletimizin, anayasamızda güvence altına alınan ve kutsal hak olan emekliliği koruması ve geliştirmesi için emeklilerimize hak ettiği aylığı vermesi gerekir. Emekli aylıkların hesaplanması ve artışı, TÜFE oranlarına göre yapılması hak kayıplarına neden olmaktadır. Kök aylıkların düşmesi, enflasyon ile birlikte hesaplama sisteminden kaynaklanıyor. Gerçek enflasyonu yansıtmayan bir hesaplama sistemi ile emekli aylıklarına yapılan zamların küçültülmesi, emeklilerin alım gücünü de düşürmektedir. Şeffaf bir enflasyon hesaplaması için sepete yer alan madde fiyatlarının açıklanması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir. Emeklinin gıda, kira, elektrik, su ve yakıt giderleri incelendiğinde enflasyonun yıllık bazda açıklanan oranların çok üzerinde olduğu net bir şekilde görülmektedir.
‘EMEKLİLERE HAK ETTİKLERİ PAY VERİLMELİ’
TÜİK, çalışanlar ve emekliler için yeni bir endeks oluşturmalıdır. Bu yapılmadığı sürece emekli aylıkları da küçülmeye devam edecektir. Temmuz ve ağustos aylarında konut (kira), eğitim, elektrik, ulaşım ve su fiyatlarına yapılan yüksek oranlı artışlara rağmen son iki ayda TÜFE artışının yüzde 5,78 olarak açıklanmasına inanan emekli yoktur. Kaldı ki, her ay açıklanan enflasyon ile emeklilere verilen zamlar erimektedir. Örneğin son iki aylık yüzde 5,78’lik enflasyon nedeniyle en düşük emekli aylığının alım gücü 12 bin 500 TL’den 11 bin 777 TL’ye gerilemiştir. Emekliler çarşı-pazara çıkamaz duruma gelmiştir. Emekli aylıkları en azından açlık sınırının altında olmamalıdır. Bu nedenle TBMM açıldığında seyyanen bir iyileştirme yapılması, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren emeklilerimiz için bir can suyu olacaktır. Devletimiz, toplanan vergilerden ve büyüyen ekonomiden emeklilere hak ettiği payı vermelidir. TBMM açılır açılmaz, emeklilere seyyanen zam konusu ele alınmalıdır.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediye Başkan Yardımcısı İkram Çamur ve Zabıta Müdürü Mehmet Polat beraberinde zabıta personelleri ile birlikte, Zabıta Teşkilatı’nın kuruluşunun 198. yılı ve Zabıta Haftası etkinlikleri kapsamında, Belediye Başkanı Bekir Aksun’u makamında ziyaret ettiler.
Erzincan BelediyesiZabıta Müdürlüğü personelleri ziyarette Başkan Aksun’a çiçek takdim ettiler.
Belediye Başkanı Aksun, Zabıta Teşkilatı’nın haftalarını kutlayarak, “Zabıta personelimiz görevlerini yerine getirmek için itina ile hareket etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle Zabıta Teşkilatı’nın Kuruluşunun 198. yılını bir kez daha kutluyor, Zabıta arkadaşlarımıza yapmış oldukları hizmetlerden dolayı, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YOLUNA BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİNİ DUYURDU
Uzun süredir AK Parti’ye geçeceği konuşulan Gülpınar istifa mesajında yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyururken ilerleyen günlerde bu değişimin yaşanabileceği konuşuluyor.
ANKARA BU İDDİAYI KONUŞUYOR
Sözcü TV’den Altan Sancar ise Gülpınar ile konuştuğunu ifade ederek başkanın önümüzdeki günlerde yapacağı bir görüşmeden bahsetti.
“KAFAMDA BİR ŞEY VAR, İKİ İSME DE BUNDAN BAHSEDECEĞİM”
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Türkiye Belediyeler Birliği ve Tarihi Kentler Birliği’nde encümenüyesi de olduğunu hatırlatan Sancar, “Bugün bağımsızsınız ama yarın bir gün AK Parti’ye geçerseniz ne olacak?” sorusuna Gülpınar’ın şu yanıt verdiğini aktardı: “Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’la kısa bir süre içerisinde görüşeceğim. Kafamda bir şey var. İki isme de bundan bahsedeceğim, önerilerini alacağım ve nihayetinde bir karar verip yoluma devam edeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere Isparta’ya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Isparta’ya geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki heyet, Süleyman Demirel Havalimanı’nda Isparta Valisi Aydın Baruş, Kara Havacılık Okul Komutanı Tuğgeneral İsa Baydilli ve Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından karşılandı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Isparta’daki askeri birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti. Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla ‘www.aile.gov.tr’ adresi üzerinden alınmaya başlandığını belirten Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift, söz konusu krediden yararlandı” diye konuştu.
‘KARABÜK, BARTIN, ZONGULDAK’I DAHİL ETTİK’
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Bakan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık” ifadelerini kullandı.Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti. Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2,3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz” dedi.Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber: Ruken KADIOĞLU/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bayraklı Belediyesi, zabıta teşkilatının 198. kuruluş yılı dolayısıyla etkinlik düzenledi. Etkinlik kapsamında Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Zabıta Müdürlüğü personeliyle buluştu.
Başkan Önal, “Zabıta ekiplerimizin zorlu bir görevi icra ettiğinin farkındayım. Kurumsallığını tamamlama çalışmalarını sürdüren yeni bir ilçe olarak yaşanılan ufak tefek sorunların da kısa sürede giderileceğine inanıyorum. Güçlü bir Bayraklı oluşturmak istiyoruz ve bunu da hep birlikte başarabiliriz. Bayraklı için var gücümüzle çalışırken, zabıta ekiplerimiz de vatandaşlarımızın güvenliği ve huzuru için faaliyetlerini sürdürüyor. Özverili çalışmalarından dolayı tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Daha iyi bir Bayraklı kurmak üzere gecemizi gündüzümüze katarak birlikte çalışacağız. Aydınlık yarınlarda buluşmak dileğiyle. Zabıta teşkilatının kuruluşunun 198’inci yılı kutlu olsun” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin Ankara Büyükelçiliği X hesabından İzmir’de askerlerinin maruz kaldığı olaya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“USS Wasp’te görevli ABD’li askeri personelin bugün İzmir’de saldırıya maruz kaldığını ve şu an güvende olduğunu teyit ederiz. Olaya hızlı müdahale etmelerinden ve olayla ilgili soruşturma başlatmalarından dolayı Türk makamlarına teşekkür ederiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen 11’i çocuk 26 kaçak göçmen, Yunan unsurları tarafından Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde, motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.
Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-111’ ve ‘KB-4510’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 11’i çocuk toplam 26 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kutludüğün ve Bayındır mahalleleri sakinlerinden oluşan grup, Mamak Belediyesince yapımı sürdürülen projenin uygulandığı alanda toplandı.
Kutludüğün Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Fazlı Saraç, grup adına yaptığı açıklamada, projeye karşı olmadıklarını ancak drift alanının projeden çıkarılmasını istediklerini söyledi.
Kutludüğün ve Bayındır mahallelerinde yaşayanların faydalanabileceği, kırsal kalkınmayı destekleyen projelere ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Saraç, “Biz projeye ‘evet’ diyoruz ama drift istemiyoruz. Burası başkalarının tatmin merkezi değil. Kutludüğün’ün, Bayındır’ın insanının faydalanacağı proje istiyoruz.” dedi.
Saraç, bölgede futbola yeteneği olan çocukların olduğunu belirterek, “Bu çocuklar, 15-20 kilometre hazırlık maçı oynamaya gidiyor. Drift buradaki insanları rahatsız edecek, milletin lastik yakma sesini dinlemek zorunda değiliz. Şehir dışına bir yere yapsınlar. O alana futbol sahası, spor kompleksi yapsınlar. Biz bunu istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırbistan Çevre Koruma Hareketi tarafından İngiltere- Avustralya merkezli metal ve madencilik şirketi Rio Tinto’nun Loznica’da yürüttüğü lityum çıkarma projesine karşı organize edilen gösteri, Belgrad’daki Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) önünde yapıldı.
Binlerce çevreci aktivistin katıldığı gösteriye muhalifler de destek verdi.
Göstericiler, 10 Ağustos’taki protestoların ardından gözaltına alınan aktivistlere destek çağrısında bulunarak, “Kazamayacaksın”, ” Rio Tinto Sırbistan’dan defol” ve “Gösteriler barışçıl olduğu sürece sorun değildir” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.
Sırbistan Çevre Koruma Hareketi Kurucusu Bojan Simisic, burada yaptığı konuşmada, göstericilere teşekkür ederek bir sonraki eylemde daha çok katılımcı görmek istediklerini ifade etti.
Simisic, geçen hafta 60 aktivistin gözaltına alındığını savunarak, “Herkese söz veriyorum, kazı olmayacak.” dedi.
Sırbistan Ulusal Meclis Başkanı Ana Brnabic ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu geceki gösteri normal şekilde sona erdi. Organizatör, göstericileri cep telefonlarının pillerindeki lityumu kullanarak ‘karanlığı’ aydınlatmaya davet etti. Güzel. İkiyüzlülük mü? Ah, hayır!” ifadesini kullandı.
Brbanic paylaşımında, “Termik santrallerimizde kükürt giderme filtreleri inşa ettik, daha temiz hava ve yeşil enerjiye sahip olmak için yasalar çıkardık, yasa dışı çöp depolama alanlarını temizledik ve elektrikli otobüsler satın aldık. O zaman neredeydiniz? Herhangi birini övdünüz?” sözlerine yer verdi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’ten “diyaloğa hazırız” mesajı
Çevreci aktivistlerin, 10 Ağustos’taki gösterilerinde bazı yollar, köprüler ve tren istasyonları kapatılmış, trafik akışı engellenmişti.
Sırbistan İçişleri Bakanlığınca yapılan açıklamada, söz konusu gösteriye 20 binden fazla kişinin katıldığına işaret edilerek, tren istasyonlarına giren göstericiler hakkında, “kamu düzeni ve huzurunu ihlal ettikleri” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş ve 3 kişi hapis cezası almıştı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, gösterilerin ardından yaptığı açıklamada, ülkede lityum çıkarma projesine karşı düzenlenen gösterileri organize edenlerin ve muhaliflerin kendisinin görüşme çağrılarını reddettiğini ancak çözümün diyalogla sağlanabileceğini belirtmişti.
Lityum rezervlerine dair “2 yıl boyunca hiçbir kazı işlemi yapılmayacağını” vurgulayan Vucic, lityum çıkarma projesi karşıtı gösterilerin ardından halkla görüşeceğini ve referanduma gidilmesini tartışmaya hazır olduklarını da ifade etmişti.
Vucic, “Biz, halkla konuşacağız. Loznica’ya, Krupanj’a gideceğim, her yere gideceğim. Size kaç kişiyi toplayabildiğimi göstermek için büyük mitingler düzenlemeyeceğim. Gidip farklı düşünenlerle, sıradan insanlarla konuşacağım.” ifadelerini kullanmıştı.
Loznica’daki lityum madeni rezervleri 2004’te keşfedildi
Rusya ile tarihi ve kültürel bağlarını korumaya çalışırken ekonomisine katkı sağlayan Batılı ülkelerle de ilişkilerini iyi tutmaya çalışan Sırbistan’da 2004’te keşfedilen lityum madeni rezervleri, yıllardır bu konuda protestolara sahne olan ülkenin Rusya ve Batı ile kurduğu ilişki dengesini de zorluyor.
Avrupa Birliği’nin (AB) lityum madenini Avrupa’da, kendisine daha yakın bir yerde çıkararak hem küresel pazardaki fiyata etki etmek hem de jeopolitik gerginliğin arttığı dönemde dış tedarikçilere bağımlılığını azaltmak istediği belirtiliyor.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 19 Temmuz’da Belgrad’da, ham madde, elektrikli araçlar ve elektrikli araçların batarya üretimi konusunda stratejik mutabakat zaptı anlaşması imzalamıştı.
Anlaşmanın Avrupa ve Almanya için önemli olduğunu vurgulayan Vucic, “Bu, bizim için bir dönüm noktası, büyük bir değişim ve geleceğe doğru sıçrama yapabilmek adına önemli. Bunun mümkün olduğunu bile düşünmüyorduk.” ifadelerini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic, 2 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında ise Sırbistan’dan ve dünyanın farklı bölgelerinden alanında uzmanların görüşleri alınmadan lityum çıkarma işlemi yapmayacaklarını belirtmişti.
Vucic, ayrıca geçen aylarda ülkesine resmi ziyarette bulunan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili ısrarla çalıştıklarını ve Çin’in son 3 yıldır Sırbistan’daki en büyük yatırımcı olduğunu vurgulamıştı.
Çin’in savunma alanında Sırbistan’a sağladığı desteği de önemsediklerine dikkati çeken Vucic, “Sırbistan’ın savunması, bugün Çin’in desteğiyle daha güvenilir.” ifadesini kullanmıştı.
Sırp lider Vucic ayrıca, “Rus istihbaratının ülkede Batılı güçlerin desteğiyle darbe yapılabileceği” konusunda kendisini uyardığını söylemişti.
Vucic, “Rusya’dan resmi bilgi aldık. Bununla ilgileniyoruz. Sırbistan Güvenlik Bilgi Ajansı (BIA) ve bu konuda uzmanlaşmış kişiler işlerini yapıyorlar. Bir şey yapmayı hayal edenler, yapamazlar. Sırbistan ilerliyor, bunu durduramazlar ve durduramayacaklar. Herkese mesajım bu. İnsanların endişelenmesine ve kaygılanmasına gerek yok.” açıklamasında bulunmuştu.
Bu arada, bölgedeki siyasi uzmanlar, Sırbistan’daki halihazırda en güçlü yatırımcıların arasında yer alan Çin’e bağımlılığı azaltmak için AB’nin, Sırbistan’ın kaynaklarına erişimin yolunu açmak istediğini, Rusya’nın ise buna müsaade etmek istemeyerek “darbe girişimi” uyarısı yaptığını belirtiyor.
Lityumun önemi
Elektrikli araçların dünya çapında yayılmaya başlamasının ardından bu taşıtların pilleri için hayati öneme sahip lityum başta olmak üzere nikel, kobalt ve manganez gibi madenler, son dönemlerin en önemli yer altı kaynakları olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA), 2040 itibarıyla lityuma talebin 2020’ye göre 40 kat artabileceği öngörüsünde bulunurken bu madenin yeryüzündeki miktarı ve konumları da giderek ilgi çeken araştırma konuları arasında yer alıyor.
Elektrikli araçlar, uzmanlar tarafından “yeşil enerjiye” geçişte kritik dönüm noktası olarak görülüyor.
Lityum, nikel, kobalt ve manganez gibi elektrikli araç üretiminde gerekli madenlerin çıkarılma süreçleri ise çevreye ve insanlara zarar veriyor.
Uzmanlar, 2030 itibarıyla Çin, Avrupa ve ABD’deki araçların yaklaşık yüzde 60’ı elektrikli olduğunda dünyanın yetersiz lityum arzıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin’in lityum işleme fabrikaları ve pil üretimi açısından dünya pazarında baskın durumda olduğu, pazarı besleyecek lityum kaynaklarının gün yüzüne çıkarılmaması halinde tedarik zincirinin çökelebileceği uyarıları yapılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisi öncülüğünde İpekyolu ilçesindeki Musa Anter Parkı Kavşağı’nda düzenlenen mitingde konuşan Bakırhan, “Dünya Barış Günü”nün iyiliğe ve güzelliğe vesile olmasını diledi.
Dünyadaki zalimlerin barış istemediklerini belirten Bakırhan, şunları kaydetti:
“Halen kan dökülüyor, savaşlar var. Çocuklar öldürülüyor. Halen insanların yaşadıkları evleri başlarına yıkılıyor. Orta Doğu’da her gün onlarca cenaze kaldırılıyor. Niye? Birkaç diktatör rahat yaşasın, birkaç emperyalist ve kapitalist ülke oranın enerjisini, doğal gazını, yer altı-yer üstü zenginliğini sömürsün diye. Bizler, bugün Van’da olduğu gibi savaşa, sömürüye, ranta, inkara, güçlü bir şekilde ses çıkarabilirsek emin olun Gazze’de çocukların, gençlerin ölmesini engelleyebiliriz.”
Halkla sık sık bir araya geleceklerini ifade eden Bakırhan, “Mücadele uzun. Daha çok hak, dil ve kimlik mücadelesi vereceğiz. Haksızlığa karşı direneceğiz.” dedi.
Miting, seslendirilen şarkılarla sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesinin Mogan Konuk Evi ve Sosyal Tesislerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğindeki yemekte, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da yer aldı.
Basına kapalı yemek, yaklaşık 2,5 saat sürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Yenişehir ilçesi Ofis Semti’nde, aralarında DEM Parti ve Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) olduğu bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından bir grup, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir araya geldi.
Grup, buradan Dağkapı Meydanı’na kadar yürüdü.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, burada bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından bir süre halay çeken grup, daha sonra dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de binlerce kişi hükümet karşıtı protesto gösterisinde bir araya geldi. Gazze Şeridi’nde bugün 6 esirin daha cansız bedeninin bulunmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetine öfke artarken, İsrailliler ateşkes ve esir takası anlaşması talebiyle sokaklara döküldü. “Her gün Netanyahu’nun Rus ruleti. Hepsi ölene kadar bu oyunu oynayacak. Ama biz buna izin vermeyeceğiz” sloganları atan İsrailliler, Netanyahu’nun anlaşmaya yanaşmamasına tepki gösterdi.
Başkentteki Ayalon otoyolunu trafiğe kapatan binlerce kişi, Netanyahu’nun ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için sloganlar atarken, polis gösteriyi dağıtmak için tazyikli su kullandı. Çok sayıda gösterici otoyolda ateş yaktı.
Öte yandan, Başbakan Netanyahu’nun Kudüs’teki konutu önünde de protesto gösterileri düzenlenirken, ateşkes anlaşmasını kabul etmesi için çağrılar yapıldı. – TEL AVİV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı atan teğmenlerden birilerinin rahatsız olduğunu belirterek, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Özel, ‘değişim’ sloganıyla bir yola çıktıklarını belirterek, “O gün, ‘Türkiye değişirse CHP değişir’ demiştik. CHP’de genel başkanın, MYK üyelerinin değişmiş olması değişimin tamamlandığını değil, sadece başladığını gösteriyordu. ve bu önemli sorumluluk artık bize partinin Türkiye’yi değiştirecek şekilde kendini değiştirmesini öğütlüyordu. Bunun yazılı belge açısından 2 tane somutlaşmış hali var. Bir tanesi parti tüzüğü. Siz Türkiye’ye demokrasi vadediyorsanız parti içi demokrasiyi öne alacaksınız ve bunun için de olmazsa olmaz örgütün sesini her aşamada, her kademede ve her kararda dinleyip örgütün iradesine saygılı olacaksınız. Bir diğeri ise partinin programı. Parti programımız kötü bir program değil. Okuyanı utandırmaz. Uygulansa bugünden iyi olur ama yazıldığı günden bugüne zamanın getirdiklerini kapsamayan ve geleceğe dönük söyleyeceğimiz sözlerde eksik kalan bir noktası var. Biraz kısalması gerekiyor, netleşmesi gerekiyor. ve Türkiye’ye, ‘Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olduğunda Türkiye’yi nasıl yönetir?’ sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Bu yüzden hep söylenir; ‘Öyle kurultayı 2 günlük, tüzük kurultayını 1 günlük yapmayalım. Bu partinin tarihinde uzun kurultaylar, 10-12 günlük kurultaylar var. Bolca tartışalım. Bolca çalışalım ve sonunda bu salondan güçlenerek çıkalım’ denen, benim de çok katıldığım bu söyleme uygun olarak 4- 9 Eylül arası 6 günlük bir değişim kurultayını öngördük” ifadelerini kullandı.
Özel, ayrıca tüzük ile ilgili önerilerini almak için bugün CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini ifade etti.
‘HEPİMİZ TRİKOPİS’İN ASKERLERİYİZ’ Mİ DİYECEKLERDİ’
Ardından, 30 ve 31 Ağustos’ta Kara Harp Okulu, Deniz Harp Okulu ve Hava Harp Okulu’nun mezuniyet törenlerini yaptıklarını hatırlatan Özel, “Bu törenlerde bu sene ilk kez ve acayip keyifli bir şekilde 3’ünün de birincisi genç kadın teğmenler; onları yürekten alkışlıyorum. Tören bittikten sonra Harbiye’de bir gelenek var. Kılıç çekiyorlar. Birbirlerine vura vura bir yerde toplanıyorlar. Birinci de geliyor bir ant içiyor. O andı içtiler. Kadın teğmenimiz ezberinden okudu ve o andı içtiler. Bu metin 2016 yılına kadar resmi törende okunan metin. 2016 yılından sonra metni biraz kendilerine benzettiler. Olsun varsın. Dün okul birincisi ve bütün teğmenler bu metni okudular. Ha sonrasında da ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demişler. Birileri bundan rahatsız olmuş. Ne diyeceklerdi? Sizin şimdi akıl önderiniz, kanaat önderiniz gibi fesli deli Kadir’in dediği ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyordu diye bu çocuklar size benzeyip de, ‘Hepimiz Trikopis’in askerleriyiz’ mi diyeceklerdi. Elbette Mustafa Kemal’in askerleri onlar. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demeyen bir teğmen varsa beka sorunu oradadır. ‘Mustafa Kemal’in askeriyim’ demeye itiraz edecek bir tane teğmen mezun ediyorsak işte yandığımızın resmi oradadır. O yüzden hepimiz; o itiraz edenler andın hangi kelimesine itiraz ediyor duymak istiyoruz. Sadakati Mustafa Kemal’e değil de bir zamanlar elini eteğini öptüğünüz, ne istediyse verdiğiniz, şimdi Amerika’da bulunan ve 15 Temmuz’da sağladığınız imkanlar sonucunda başarabilseydi buraya, ülkenin başına dini bir lider olarak dönecek olanlara sadık olanların 15 Temmuz günü nasıl milletin üzerine tank sürdüğünü gördük. Biz geçmişte de doğru yerdeydik, 15 Temmuz’da da doğru yerde durduk, bugün de doğru yerde duruyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskele Meydanı’nda düzenlenen mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı.
Katılımcılar, “Barış ve eşitlik istiyoruz” yazılı pankart açtı, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları attı.
KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ertuğrul Eroğlu, grup adına yaptığı basın açıklamasında, emperyalist güçlerin yeni savaşların önünü açtığını söyledi.
Eroğlu, 1 Eylül 1939’da Nazilerin Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan ve milyonlarca sivilin hayatını kaybetmesine neden olan İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 85 yıl geçmesine rağmen emperyalist güçlerin halen aynı acımasızlıkla çatışmaları körüklediğini belirtti.
Gazze’de 2 milyon sivilin açlıktan ölmesi pahasına bölgeye insani yardım ulaştırılmasını engellemenin “haklı ve ahlaki” olduğuna inandığını ima eden İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in açıklamalarının da bunun son örneklerinden olduğunu dile getiren Eroğlu, “Toplama kampları ve gaz odaları yeni biçimler alarak devam etmektedir. Bir diğer örnek de savaşta dahi hedef olmaması gereken sağlıkçıların, gazetecilerin öldürülmesi ve uluslararası kamuoyunun buna sessiz kalışıdır.” diye konuştu.
Savaşın olduğu coğrafyalarda insanlığın tüm kazanımlarının yok edildiğini, tecavüzün, işkencenin ve açlığın işgalci güçlerce yaygınlaştırıldığını belirten Eroğlu, şunları kaydetti:
“Gazze’nin boşaltılması sırasında yaşananlar, insanlığın utanç vesikalarına bir yenisini eklemiştir. Savaşın çıkmasında hiçbir rolü olmayan coğrafyanın emekçi yoksul halkı ise emperyalist yollarla yaratılmış acılar yaşarken saldırılar nedeniyle oluşan açlığa rağmen hala normal bir hayat yaşamaya çalışmaktadır. Bizler dünyada, Orta Doğu coğrafyasında, Kafkasya’da ve ülkemizde barışı savunmaya devam edeceğiz.”
Miting, açıklamanın ardından sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürt meselesi ciddi bir meseledir. Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır” dedi.
Van’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü Mitingi düzenledi. Mitingde konuşan Kazım Karabekir Caddesi’ndeki Musa Anter Parkı’nda düzenlenen mitinge, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti bölge milletvekilleri, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Abdullah Zeydan, Neslihan Şedal, KESK Genel Başkanı Ahmet Karagöz, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Mitingin düzenlendiği alanda polis barikatları kuruldu, gelen vatandaşlar ise iki ayrı arama noktasından geçtikten sonra alana alındı. Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün güzel günlere vesile olmasını temenni ettiklerini belirtti.
‘MUHALEFET PARTİLERİNİ SORUMLULUK OLMAYA DAVET EDİYORUM’
“Kürt meselesi ciddi bir meseledir” diyen Bakırhan, “Türkiye’nin demokrasisini, özgürlüğünü, geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Kürt meselesine sıradan yaklaşmayın. Bugün iktidarın böyle pervasızca yaklaşmasının sebebi, muhalefetin, muhalefet partilerinin Kürt meselesindeki planlarının, programlarının, çözüm önerilerinin olmamasıdır. Bir an önce muhalefeti, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi için sorumluluk almaya çağırıyorum. Muhalefeti Van’a, Amed’e, Dersim’e Kürtlerin yaşamış olduğu her yere davet ediyorum. Buyurun gelin. Kürtler ne istiyorsa kendileri karar versin” diye konuştu.
Yapılan konuşmanın ardından Bakırhan, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Eş Başkanları ile barış güvercinlerini uçurdu. Miting, Kürt sanatçıların verdiği konserle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Şubat depremlerinin ardından yapımına başlanan kalıcı konutları, hak sahiplerine teslim etmeye devam ediyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Diyarbakır’da 14 etaptan oluşan 10 bin 286 konutluk projeyi hayata geçirdi. 6 bin 40 konutun yapımı ise tamamlandı. Hak sahiplerinden 3 bin 839’u yeni evlerine yerleşti.
“Diyarbakır’da 10 bin konutun 6 binini tamamladık”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından Diyarbakır’da inşa edilen konutların ve vatandaşların görüşlerinin yer aldığı videoyu paylaştı. Bakan Kurum, “Diyarbakır’ımızda asrın felaketinin ardından 10 bin konutun yapımına başladık, 6 binini tamamladık. Vatandaşlarımız sağlam binalarda güven içinde oturmaya başladı. Her bir depremzede kardeşimiz geceleri rahat uyuyana, hayal ettiklerinden daha iyisine ulaşana kadar durmayacağız” ifadelerini kullandı.
“Konutlar çok güvenli”
Bağlar ilçesinde yapımı tamamlanan konutlarına yerleşen hak sahibi vatandaşlardan Zinnet Çelikel Çıtak ise “Her şeyi düşünmüşler, her şey yapılmış. Hayal ettiğimden daha güzel, daha temiz olmuş. Konutlar çok güvenli ve içerisinde rahatlıkla oturabiliyoruz. Devletimize güveniyordum ama bu kadar erken yapılacağını inanmıyordum. Çok erken yapıldı” diye konuştu.
“Başımı yastığa rahatça koyabiliriyorum”
Bir başka hak sahibi Sibel Gören de TOKİ konutlarının sağlamlığına dikkat çekip şunları kaydetti:
“TOKİ’nin evlerine, devletimizin işçilerine güveniyoruz. Sağlam olduğunu düşündüğümüz için rahatız. Şimdi başımı yastığa rahatça koyup yatabiliyorum. Devlet zaten hep arkamızdaydı. Bize destek çıktı. ‘Kısa sürede evleri yapacağız, teslim edeceğiz’ dediler. Ummadığımız kadar kısa bir sürede de yaptılar. Devletimiz sözünü tuttu.”
Sosyal donatılı siteler, çevre dostu binalar
Bölgedeki projenin sorumlusu TOKİ İnşaat Uzmanı Kürşat Gedikoğlu ise konutların yatay mimariye uygun, radye temel üzeri tünel kalıp sistemiyle yapıldığını belirtti.
Çevre dostu tasarlanan binalarda güneş enerjisi sisteminden faydalandıklarını ve ısı yalıtımına özen gösterdiklerini anlatan Gedikoğlu, “Hak sahiplerimizin keyifle zaman geçirebilmeleri için konutlarımızın yanında yeşil alanlar, spor sahaları, çocuk oyun grupları, bisiklet ve yürüme yolları gibi çeşitli sosyal donatılarımız da bulunuyor. En kısa sürede tüm konutlarımızı hak sahiplerine teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Ziya Başaran istifa metninde, “Seçim sonuçlarını isteğimizi neticeyi alamadık. Halkımızın takdiri her şeyin üstündedir” ifadelerini kullandı. Ayrıca Besni İlçe Başkanı Murat Güner ve Kahta İlçe Başkanı Osman Çetinkaya’nın da görevden ayrıldığı öğrenildi.
BAŞARAN: İSTEDİĞİMİZ NETİCEYİ ALAMADIK
AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Ziya Başaran istifa metninde şunları yazdı; “31 Mart mahalli idari secimlerinde fedakar ve cefakar teşkilatı mensuplarımızın emek yoğun bir gayret gösterdiler. Seçim sonuçlarını isteğimizi neticeyi alamadık. Halkımızın takdiri her şeyin üstündedir.”

AK Parti Besni İlçe Başkanı da yerel bir medyadan alıntıladığı paylaşımında istifa ettiğini duyurarak, “Bugün olduğu gibi yarın da Besni için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Erdem AksoyHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bangladeş’te Dhaka Tribune gazetesinin haberine göre, Muson yağmurları yaklaşık 14 gündür Bangladeş’te büyük zarara yol açtı, milyonlarca kişinin hayatını olumsuz etkiledi.
ÖLÜ SAYISI 59’A ÇIKTI
Yetkililer, sellerden çoğu Hindistan sınırındaki 11 bölgede yaklaşık 5 milyon 500 bin kişinin etkilendiğini belirtti.
Seller nedeniyle ölenlerin sayısının, 37’si ülkenin kuzeydoğusundaki Feni ve Cumilla bölgelerinde olmak üzere 59’a yükseldiği ifade edildi.
Sel felaketinden etkilenen bölgelerde yaklaşık 600 sağlık ekibinin sahada görev yaptığı belirtilmişti. Felaket nedeniyle 500 binden fazla kişinin bölgedeki 3 bin 403 geçici barınağa yerleştirildiği kaydedilmişti.



Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de esir yakınları ve onlara destek olmak isteyen binlerce gösterici başken Tel Aviv’de bir araya geldi.
Kirya Askeri Üssü yakınlarında toplanan binlerce İsrailli Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümetine Gazze Şeridi’nde ateşkes ve esir anlaşması müzakerelerinde sergiledikleri politika nedeniyle tepki gösterdi.
“SUÇLUSUN, HAPSE GİR” SLOGANLARI
Devletin sabotajcısı olarak nitelendirilen Netanyahu için “Suçlusun”, “Doğrudan hapse gir” pankartları açan İsrailliler, esir anlaşmasının bir an önce imzalanmasını talep ederken, istifa çağrısı yaptı.
Öte yandan protestolar sırasında göstericiler ile polis arasında çatışma çıkarken, 2 gösterici gözaltına alındı. Atlı bir polisin çarptığı gösterici ise hastaneye kaldırıldı.





Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans, sosyal medya platformu ‘X’ hesabından, Ukrayna’ya yollanan zırhlı araçlara ilişkin paylaşım yaptı.
28 ZIRHLI ARAÇ GÖNDERİLDİ
Brekelmans, Ukrayna’ya Viking paletli 28 zırhlı muharebe aracı tedarik ettiklerini, bu araçların kullanımı için Ukraynalı askerlerin Hollanda Deniz Piyadeleri tarafından eğitildiğini belirtti.
“Ukrayna’ya desteğimiz, Rusya’yı uzak tutmaya devam ediyor.” ifadesini kullanan Brekelmans, Rus saldırganlığıyla mücadelede Ukrayna’nın yardımına ihtiyaçları olduğunu bildirdi.
“UKRAYNA, HOLLANDA’NIN VERDİĞİ F-16 SAVAŞ UÇAKLARINI RUSYA TOPRAKLARINDA DA KULLANABİLİR”
Brekelmans, Hollanda kamu yayıncısı NOS’a yaptığı açıklamada da “Ukrayna, Hollanda’nın verdiği F-16 savaş uçaklarını Rusya topraklarında da kullanabilir.” dedi.
Savaş hukukunun, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması durumunda Ukrayna’nın da askeri hedeflere saldırabilmesine imkan verdiğini ileri süren Brekelmans, “Bu, örneğin Rusya’dan bir füze fırlatılırsa, onu Rusya’nın üzerinde de F-16 ile önleyebileceğiniz anlamına gelir.” diye konuştu.
Brekelmans, Rus savaş uçaklarının kullandığı ve füzelerin gönderildiği havalimanlarının da savaş hukukuna göre meşru hedef olduğunu savunarak, “(Ukrayna’nın) Saldırıların sivil hedeflere yönelik olmaması gerekir. Ukrayna’nın bunu yapmasına kesinlikle izin verilmiyor. Bizim belirlediğimiz koşullar bunlar.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yemekhane, kantin, bilgisayar laboratuvarı, dört seminer salonu, dört öğlenci kulübü odası, 10 derslik, 28 personel odasının yer alacağı bina, 6 bin 113 metrekare kapalı alana sahip olacak.
Kastamonu Valisi Meftun Dallı, temel atma törenindeki konuşmasında, katkılarından dolayı Ali Kütük’e teşekkür ederek, “Bu süreçte katkısı, emeği olan herkese, önceki Valimize, sel sebebiyle burada bulunan valilerimize, Rektörümüze, bu iş için koşturan Çatalzeytin Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
AK Parti Kastamonu MilletvekiliFatma Serap Ekmekci ise kısa sürede meslek yüksekokulunun açılışını yapmayı dileyerek, “Çatalzeytinli hemşehrilerimize, öğrencilerime, akademik personelimize hayırlı olsun. Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı olarak nitelendirdiği bu yüzyılda hep beraber, emin adımlarla yürüyoruz, yürümek zorundayız.” diye konuştu.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal da üniversitelerinin 18 yaşında olduğuna işaret ederek, 14 fakültesi, 13 meslek yüksekokulu, 2 yüksekokul ile eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.
İş insanı Ali Kütük ise eğitime katkı sağlamaya hayatı boyunca önem verdiğini vurgulayarak, “Bugüne kadar 2 ilkokul, 1 ortaokul, 4 de cami yaptım. Ortadaki ekonomik bunalıma rağmen İstanbulÜmraniye’de çok önemli konumda bulunan yerimi sattım ve buraya 70 milyon lira vermenin hazırlığını yaptım. Bu okulun 70 milyon lira ile yapılmayacağını biliyorum ama ben hiçbir işimi yarım bırakmadım.” ifadesini kullandı.
Kastamonu Müftüsü Bekir Derin tarafından yapılan duanın ardından meslek yüksekokulunun temeli atıldı.
Törene Çatalzeytin Kaymakam Vekili Hilal Buse Ünal, Çatalzeytin Belediye Başkanı Ahmet Demir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün, eski Bakan Murat Başesgioğlu ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fransa’nın başkenti Paris’te, 8 Eylül’e kadar sürecek olan 17. Paralimpik Yaz Oyunları’nın açılış töreni gerçekleşti. 183 ülkeden, 4 binden fazla sporcusunun katıldığı Paris 2024 Paralimpik Oyunları geçit töreninde önemli anlar yaşandı.
Tüm dünyanın gözü önünde İsrail’in soykırımına uğrayan Filistin, oyunlara tek sporcuyla katıldı. Filistin’in kafilesi, seyircilerden büyük destek aldı.

Filistin’i para atletizmde temsil eden Fadi Aldeeb ve beraberindeki heyet Concorde Meydanı’ndan geçerken binlerce seyirci tarafından alkışlandı. Bazı sporseverler de ayağa kalkıp alkışlarla Filistin’e olan desteğini gösterdi.
Alman televizyon kanalında skandal! Büyük tepki topladı: Filistin’in adını anmadılar… | Video
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu anlara, Alman devlet kanalının anonsu damga vurdu. AB ülkeleri içerisinde en koşulsuz şartsız İsrail’e destek veren ülke olan Almanya’nın devlet kanalında Filistin sansürü uygulandı. Geçit törenini canlı yayınlayan ZDF’de Alman spiker, tepki çeken bir skandala imza attı. Anons yapan Alman spiker, Filistinli sporcuların geçişi sırasında suskunluğa büründü.

Ülkelerin alfabetik sırayla anons yapıldığı anları simultane çevirerek yayınlayan ZDF, Filistin’in adını es geçti. Kendinden önce ve sonra gelen ülkeleri sıralayan Alman spiker, Filistin’i anons etmedi. Filistin’i açık açık görmezden gelen Alman kanalın yayını medyada büyük tepki topladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana Havzası Neresi?
Adana Havzası, genellikle Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin çevresindeki verimli toprakları ifade eder. Bu nehirler, havzanın en önemli su kaynaklarıdır ve tarımsal üretimin yanı sıra, bölgenin ekosisteminin devamlılığı için de kritik bir role sahiptir. Havza, hem tarımsal hem de endüstriyel faaliyetlerin yoğun olarak gerçekleştiği bir alandır. Pamuk, mısır, buğday, narenciye ve sebze üretimi bu bölgenin tarımsal faaliyetlerinin başında gelir.
Adana Havzası Hangi İlleri Kapsar?
Adana Havzası, coğrafi olarak birkaç il sınırını kapsar. Havzanın merkezi Adana ili olsa da, komşu iller de bu havzanın bir parçasıdır. Adana Havzası’nın kapsadığı iller şunlardır:
Adana Havzasının Önemi
Adana Havzası, Türkiye’nin tarımsal üretiminde kritik bir rol oynar. Havzada yer alan geniş tarım arazileri, modern sulama teknikleriyle desteklenmekte ve yüksek verimlilik sağlamaktadır. Çukurova olarak da anılan bu bölge, hem Türkiye’nin gıda ihtiyacını karşılayan hem de ihracat yapılan önemli ürünlerin üretildiği bir alandır. Bunun yanı sıra, havzada yer alan endüstriyel tesisler de ekonomiye katkıda bulunmaktadır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Tekin konuşmasında, daha sağlıklı bir eğitim öğretim yılı geçirmek üzere geçen yıl olduğu gibi 2024-2025 eğitim öğretim yılında da bir dizi önlemler aldıklarını hatırlattı.
Tekin, Bakanlık olarak yaptıkları değerlendirmeler sonucunda bu yıl eğitim öğretim yılı başlamadan önce 2024-2025 eğitim öğretim yılında yürütülecek faaliyetlere ilişkin genelge, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline ilişkin genelge, 24 Kasım Öğretmenler Günü haftasına ilişkin genelge ve okullarda şiddetin önlenmesine ilişkin olmak üzere toplam 4 genelge yayımladıklarını belirtti.
Bu yıl eğitim öğretim yılında 3 konuyu ana gündemlerine aldıklarını vurgulayan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ve ailelerin çocuklarının eğitimi sürecinde daha aktif rol alması üzerine odaklandıklarını ifade etti.
“NEDEN TÜRKİYE MODELİ OLMASIN”
Bakan Tekin, dünya ülkelerinin kendine özgü eğitim modellerine değinerek, “Herkes eğitim modellerine örnek verirken Güney Kore modeli, Finlandiya modeli diye tanımlamalarda bulunuyor. Biz de dedik ki neden Türkiye modeli olmasın? Dolayısıyla 10 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak kendimize ait bir model olabileceğini düşündüğümüz için erdem-değer-eylem çerçevesinde bilgiyi beceriye dönüştüren bir yaklaşımın benimsendiği, bize özgü bir model olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini geliştirmiş olduk.” değerlendirmesinde bulundu.
Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ile “herkesin bir mesleği olmalı” anlayışıyla sektör işbirlikleriyle mesleki eğitime erişimi, kaliteyi artırmayı ve öğrencileri hayata ve istihdama hazırlayarak ülkenin kalkınmasına katkı sunmayı hedeflediklerini bildiren Tekin, bu kapsamda meslek liselerinde teorisini geliştiren öğrencilerin, sektör işbirliği çerçevesinde işletmelerde beceri eğitimi alması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
Tekin, okul-aile işbirliğini güçlendirmek, öğrencilerin, sosyal ve akademik yönden bütünsel eğitimine daha fazla katkı sağlamak amacıyla velilere yönelik “Velivizyon” platformu oluşturduklarını aktararak, platform için 27 bölümden oluşan bir dizi film çekildiğini kaydetti.
Bakan Tekin, öğrencilerin okula kayıt ücreti konusuna da değinerek, Bakanlıkça öğrencilerin merkezi sınavla veya adrese dayalı olarak otomatik olarak yerleştirildiğini, kayıt için herhangi bir işleme ayrıca gerek duyulmayacağını vurguladı.
Okul güvenliğinin sağlanması, öğrenci pansiyonlarının kapasiteli olarak kullanılması, il, ilçe veya kurumlarda deneme sınavlarının yapılmaması gerektiğine dikkati çeken Tekin, halk eğitim merkezlerinde açılan kurslar, fahiş fiyat uygulaması yapan özel öğretim kurumları gibi konularda gerekli çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi.
İçişleri Bakanı Yerlikaya ise Milli Eğitim Bakanlığının 1 milyon 200 bin öğretmen ve 20 milyona yakın öğrencisiyle 85 milyonu kapsayan büyük bir aile olduğunu ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirten Yerlikaya, eğitim-öğretim yılının öğrenci ve öğretmenlere, ailelere ve tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını diledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’de birçok üniversitede 2024 2025 akademik takvim eylül sonu ekim başında başlayacak. Özellikle şehir dışında ön lisans ve lisans eğitimi alacak öğrenciler, eğitimleri için seyahat edecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından açılacak olan KYK yurtlarına YKS, DGS, yüksek lisans öğrencileri yerleşebilecek.
KYK yurt başvuru sonuçları açıklandıktan sonra KYK yurtlarını kazanan öğrenciler belirlenecek, kayıtlarını yapmayanların yerine ise yedek adaylar seçilecek.
Peki, KYK yurtları ne zaman, ayın kaçında açılacak? KYK yurtları açıldı mı? İşte o takvim…

KYK YURDU AÇILIŞ TARİHİ 2024-2025
Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü, okulların tatil olduğu yaz aylarında da gençlere hizmet vermeye devam ediyor.
KYK yurtları açılış tarihi illere göre değişiyor.
Öğrenciler, eğitim alacakları şehirlerdeki Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürlüğünden bilgi alarak yurtların açılış tarihini öğrenebilirler.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Samsun Valiliği ile İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından desteklenen Gezici Kütüphane, il merkezi ve köylerde hizmet veriyor.
En ücra mahallelere kadar giderek öğrencilere kitaplara erişim imkanı sağlayan Gezici Kütüphane ile Samsun’un Çarşamba ilçesi Ustacalı ve Kızılot mahalleleri ile Terme’nin Kumcağız Mahallesi’nde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan ailelerin çocuklarına yönelik etkinlikler düzenlendi.
Kütüphane otobüsü ile çocuklar kitapla buluşturularak vakitlerini değerlendirmeleri ve gelişimlerine katkı verilmesi sağlanıyor.
Ayrıca akıl ve zeka oyunları oynama, boyama, çizgi film izleme gibi etkinliklerin yanı sıra otobüsün yanında oluşturulan alanda halat çekme, çuval yarışı, seksek gibi oyunlar oynanarak sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunuluyor.
Gazi İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mikdat Malat, AA muhabirine, Gezici Kütüphane ile mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunduklarını söyledi.
Çocukların sportif ve sosyal yeteneklerini geliştirmek, kütüphaneye farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli aktiviteler sunduklarını belirten Malat, “Bundan sonra da mevsimlik tarım işçilerinin bulunduğu alanlarda kütüphane otobüsümüzle hizmet vermeye devam edeceğiz.” dedi.
İŞKUR Çarşamba Hizmet Merkezi Şube Müdürü Rıfat Yıldız da mevsimlik işçilerin bölgede bulunduğu dönemde boşta kalan çocuklara yönelik etkinlikler yaptıklarını, bu sayede çocukların eğitim ve sosyal anlamda eksiklerini bir nebze gidermeyi amaçladıklarını vurguladı.
Gezici Kütüphane’den yararlanan çocuklardan Yaren Karka ise oyunlar oynayıp kütüphane aracına girince kendisini mutlu hissettiğini, resim yaparken yeteneğinin geliştiğini, kitap okurken de okumasının hızlandığını fark ettiğini anlattı.
Rosidar Utaş da kitap okuyup resim yaptığını kaydetti.
Helin Yol, boyadığı resimlerin kendisini resim öğretmeni olma hayaline yönelttiğini dile getirerek, “Resimler çok güzeldi, inşallah resim öğretmeni olurum. Burayı çok sevdim.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbulKültür Üniversitesi’nde Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’nin faaliyete açılmasını duyuran, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ve üniversitenin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Müdürü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, üniversite öğrencilerinin, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleşmesinde en önemli rolü üstlendiklerini belirtti.
İstanbul Kültür Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’ni faaliyete açtı. Müdürlüğünü Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil’in yürüteceği Merkezde sürdürülebilir kalkınmada üniversite ve sanayi iş birliği üzerine çalışmalar olacak.
REKTÖR PROF.DR.YÜKSEKTEPE: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ BÜYÜK
Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının bir kültür olarak benimsenmesi, gerektiğini kaydeden Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, üniversitelerin bu başlıktaki rolünden bahsederek, “2015’te Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında “Gündem 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” belirlendi. Bu kapsamda üniversitelerden beklenen bir rehberlik misyonu var. “Gündem 2030″ İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bizim Kurumsal Anayasamızda başta doğaya, çevreye saygı ve toplumsal duyarlılık olmak üzere pek çok maddemizle örtüşüyor. Dolayısıyla Merkezin açılışında Gündem 2030 referansımız, kurumsal anayasamız ise planladığımız faaliyet alanlarında ilham kaynağımız oldu” dedi.
“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN BELİRLEDİĞİ TÜM KALKINMA AMAÇLARI BİZİM İÇİN KIYMETLİ”
Pandemi ile birlikte kriz ve riskler noktasında çok önemli dersler alındığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Üney Yüksektepe, Kültür Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinde odaklanacakları temel faaliyet alanlarını ise şöyle açıkladı: “Birleşmiş Milletlerin belirlediği tüm kalkınma amaçları bizim için çok kıymetli. Bu 17 amaç içinde Kültür olarak; nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, sanayi, yenilikçilik ve altyapı, eşitsizliklerin azaltılması, amaçlar için ortaklıklar alanında Merkezimizle fayda üreteceğiz. Merkez bünyesinde tüm çalışma başlıklarımızda önlisans ve lisans öğrencilerimizin aktif rol alması da bizim için önemli. Her öğrencimizi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını içselleştirmiş, bu konuda duyarlı bireyler olarak iş dünyasına hazırlamak en önemli hedefimiz”.
PROF.DR. TİFTİKÇİGİL: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA SANAYİ VE ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ ÖN PLANDA OLACAK
2024-2025 yılında faaliyetlerine başlayacak Sürdürülebilir Kalkınma Merkezinin; ulusal ve uluslararası boyutta çalışmalara odaklanacağını belirten Merkez Müdürü Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını yükseköğretim misyonu ve vizyonunun bir parçası olarak benimsediklerini belirtti. Eğitim faaliyetlerini gerçekleştirirken; çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan topluma sürdürülebilir bir yaşam biçimi oluşturma konusunda da öncülük etmeyi hedeflediklerini belirten Prof.Dr. Yavuz Tiftikçigil merkezin amaçları ve faaliyet alanlarını şöyle özetledi:
“Öncelikli amacımız Sürdürülebilir kalkınmanın bir alan olarak gelişmesi ve farkındalığı artırmak. Bu amaç çerçevesinde sanayi ile üniversite iş birliğini sağlamak ve geliştirmek üzerine çıktılar vereceğiz. Türkiye’deki yeşil ekonomik dönüşüm başlığındaki konular da alanımızda olacak. Mikro ve makro düzeyde sürdürülebilir büyüme ve kalkınma, kapsayıcı kalkınma, adil dönüşüm, ekonomik, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik gibi alanlarda bilgi üretmek, araştırma ve uygulama girişimlerimiz olacak. Sürdürülebilir kalkınmayı merkeze alan kurum ve kuruluşlara eğitim-öğretim, danışmanlık hizmeti, Ar-Ge ve proje desteği başlıklarında da aktif çalışmalarımız olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Depremin derin izlerini kendisini çocuklara adayarak sildi
ADIYAMAN – Adıyaman’ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.
Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi’nde bulunan Nur Apartmanı’nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan’ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan’ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.
Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.
Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek ‘ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum’ dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.
Besni Belediye Başkanı Reşit Alkan ise konuşmasında, “Leman hocamız 6 Şubat depreminde bütün halkımızla, bizimle birlikte yaşadığımız bütün acıların hepsini yaşamış bir öğretmenimiz. Belediyemizin himayesindeki TOGEM’lerde kurs vererek öğrencilere faydalı olmaya çalıştı. Bu vesileyle de üzerindeki travmayı, üzüntüyü, bir takım yaşadığı psikolojik sorunları bu şekliyle bertaraf etmiş oldu” şeklinde konuştu.
Leman öğretmen ile aynı okulda görev yapan öğretmen Songül Tüy ise, “Birçok insanda kaygı bozukluğu, psikolojik sıkıntılar, umutsuzluk baş gösterirken Leman öğretmenimde tam tersine her gün yeni bir ışık, her gün yeni bir umut oldu. Hem kendisine, hem bize, hem tüm öğrencilerine umut vermeye devam ediyor. Işık saçıyor, kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.
Öğrenciler ise Leman öğretmenlerini çok sevdiklerini ve onun derslerine katıldıkları için oldukça mutlu olduklarını vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EHAD’dan yapılan açıklamaya göre, dün açılış konuşmalarıyla başlayan program, bugün de çeşitli etkinlikler ve toplantılarla devam etti.
Kızılcahamam İlçe Müftülüğü ve Kızılcahamam Belediyesinin de katkılarıyla gerçekleştirilen ve yarın da sürecek kamp programında, öğretim görevlisi Ayşe Karakaya “Hafızlığın Değeri ve İşlevselliğinin Arttırılması”, Emine Çınar da ” Gazze, Kur’an ve Direniş Gücü” konulu sunum yapacak.
Türkiye’nin farklı illerinden 80 üniversiteli kadın hafızın katıldığı programda ayrıca takım çalışması ve gönüllülük, zaman yönetimi, kariyer planlama, temel iletişim becerileri, liderlik, gençlerin zararlı akımlardan korunması ve aile bilinci, hızlı öğrenme teknikleri konularında seminerler verilecek.
Gençlerin ve hafızların profesyonel kariyerlerinde başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerileri kazanmalarını amaçlayan ve staj ile kariyer geliştirme süreçlerini destekleyen çeşitli eğitim modüllerini içeren EHAD Staj ve Kariyer Eğitim Programı, Ankara gezisiyle son bulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Üniversitesi Rektörlük makamında gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Türkiye ve İran arasındaki dostane ilişkilerin eğitim ve kültürel iş birliği alanlarında daha da güçlendirilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ziyaret sırasında Başkonsolos Ebrahimi, Prof. Dr. Hacımüftüoğlu’nu tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi. Ebrahimi, İran ve Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağların her iki ülkenin de akademik alanlarda yapacağı ortak çalışmalarla daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenmesi adına, başta eğitim, kültür ve bilimsel araştırmalar olmak üzere çeşitli projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ebrahimi, Erzurum’da görev yaptığı süre boyunca bu tür iş birliklerine öncülük edeceklerini belirtti.
Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin sadece ulusal değil, uluslararası alanda da önemli projelere imza attığını ve bu projelerin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağladığını söyledi. Üniversitenin, uluslararası iş birlikleri kapsamında gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerin artarak devam edeceğini belirten Hacımüftüoğlu, İran üniversiteleri ile ortak yürütülecek projelerin iki ülke halkları arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı.
Öğrenci ve akademisyen değişim programları gibi alanlarda yapılabilecek iş birliklerinin de gündeme geldiği görüşme, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından sona erdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İshak Hasanoğlu ile birlikte Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette, yeni eğitim-öğretim yılına yönelik hazırlıklar hakkında bilgi alındı. Daha sonra Patnos Kaymakamı Hasan Taş’ı makamında ziyaret eden Kökrek, ilçedeki eğitim çalışmaları ve hazırlıklarla ilgili görüş alışverişinde bulundu. Kökrek, Patnos Belediye Başkanı Abdulhalik Taşkın’ı da makamında ziyaret ederek, ilçede yeni eğitim-öğretim yılında hayata geçirilecek projeler üzerinde duruldu. Dedeli Belde Belediye Başkanı Veysi Durak’ı ziyaret eden Kökrek, yerel yönetimlerle iş birliğinin eğitimde daha etkili çözümler üretilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kökrek, Patnos Süphan Dağı Anadolu Lisesi’nde de incelemelerde bulunarak, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yapılan hazırlıkları yerinde inceledi. Program kapsamında, Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürü Mansur Vural’ın vefat eden annesi Hazal Vural için de taziye ziyaretinde bulunan Kökrek, merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay günü sabah saatlerinde, Melotte sosyal medya hesaplarından tehdit içerikli mesajlar paylaşmaya başladı. “Bugün o gün” ve “Tanrı’nın emrini yerine getireceğim” gibi ifadeler kullanan gencin bu paylaşımları, maalesef yaklaşan tehlikenin habercisiydi.
Saat 10:00 civarında, Melotte elinde gizlediği kırık cam parçalarıyla okula girdi. Güvenlik kamerası görüntüleri, gencin sakin bir şekilde resepsiyona yaklaştığını, ardından aniden “Sizi öldüreceğim!” diye bağırarak saldırıya geçtiğini gösteriyor. İlk hedefi, maalesef 12 yaşındaki bir öğrenci oldu.
Bu kritik anda, okulun iki kahraman çalışanı devreye girdi. Gençlik ve entegrasyon koordinatörü Molly Bulmer ile resepsiyonist Alicia Richards, kendi canlarını hiçe sayarak Melotte’u etkisiz hale getirmeye çalıştılar. Bu cesur müdahale sayesinde, daha büyük bir facianın önüne geçildi.
Olayın ardından okul hemen kapatıldı ve polis ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Melotte gözaltına alındı ve ardından başlayan hukuki süreç, geçtiğimiz günlerde sonuçlandı.
Sheffield Crown Court’ta görülen davada, Melotte üç kez ağır yaralama teşebbüsünden suçlu bulundu. Hâkim Jeremy Richardson KC, gencin ruh sağlığı sorunları olduğunu kabul etmekle birlikte, toplum güvenliğinin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak Melotte, 5 yılı genç suçlu kurumunda ve 5 yılı şartlı tahliye olmak üzere toplam 10 yıllık bir cezaya çarptırıldı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Mali Sekreteri Hasan Kütük, 9 eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim öğretim yılı öncesi artan eğitim giderlerini ve ailelerin yaşadıkları ekonomik sorunları ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çeşitli eğitim materyallerinin maliyetlerinin hesaplandığı ve geçen yıllarla karşılaştırıldığı bir rapor hazırladıklarını belirten Kütük, raporda ayrıca hükümetin eğitimde nasıl sorunlara sebep olduğuna iliksin tespitler ve bu sorunların çözümlerine yönelik önerilere yer verdiklerini söyledi.
Kütük’ün yaptığı açıklamalar şöyle:
“Çocuklarımızın okula kaydında bir ailenin ödemesi gereken maliyeti ve bir çocuğun okula başlama giderleriyle ilgili bir araştırma yaptık. Ankara’da 137 kalem üzerinden yaptırmış olduğumuz araştırmalarda maliyetlerin ne kadar yüksek olduğunu, veliler ve aileler için bunu karşılamanın ne kadar zor olduğunu gördük. Burada geçen yılla bu yıl arasında yaptığımız bir kıyaslamada ortalama artışın yüzde 88.8 olduğunu gördük. Asgari ücretin 17 bin lira olduğu, memur emeklilerine ve memurlara yüzde 19 zam yapıldığı bir yerde bir çocuğun okula başlamasının maliyetinin geçen yılla bu yıl arasındaki artışı yüzde 88.8 olmuştur.
“Zor bir eğitim-öğretim süreci bizleri bekliyor”
Gerçekten okulların açılmasıyla beraber çocuklar, veliler ve öğretmenler açısından da zor bir eğitim-öğretim sürecinin bizleri beklediğini görüyoruz. Doğal olarak hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı’na yeterli bütçeyi ayırmadığı için okul idareleri bu giderleri karşılamak için velilere yükleniyor. Oradan bunun karşılanması için çeşitli adlar altında veliler ödeme yapmak durumunda kalıyor. Veliler müşteri, öğretmenler tahsildar, okullar ticarethane haline gelmiş.
Buradan baktığımızda önünde ‘milli’ sözcüğü yazan bir kurumda hükümetin ve devletin bu çocukların nitelikle eğitim-öğretim alabilmesi için öncelikle çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik bir desteğe ihtiyaç var. Ama görüyoruz ki özel okullara hükümet tarafından aktarılan paralar devlet okullarına aktarıldığı zaman -çok az bir miktarıyla bile- çok zor durumda kalmadan eğitim-öğretim devam eder.
Bu eğitim-öğretim yılında çocuklarımızın daha nitelikli okullara başlayabilmesi, velilerin daha az sıkıntı yaşaması adına hükümete çağrımızdır. Okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayın. Bir de bunun gibi, güvenlik ve temizlik ihtiyacını karşılayacak personel gibi de ayrıca yine veliler üzerinden okul idaresinin yapmış olduğu personel alımları da olacak. Bu da velilerin üzerine ek yükün getirileceğini gösteriyor.”
Okullar eğitim-öğretime hazır değil. Deprem bölgesindeki konteyner kentlerde çok ilkel ve zor koşullarda hiçbir destek almadan eğitim-öğretimini sürdürmek zorunda kalan öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, Gerede Esentepe Güreş Sahası’nda düzenlenen 4. Ramazan Dede Anma Etkinlikleri ve Gerede 73. Tarihi Esentepe Yağlı Güreşleri programına katıldı.
Başpehlivanlarla dev Türk bayrağını taşıyan ve fotoğraf çektiren Tekin, daha sonra başpehlivanların kura çekimini gerçekleştirdi.
Tekin, yaptığı konuşmada, bu geleneğe ve kültüre sahip çıkan Geredelilere teşekkür etti.
Bu geleneğin, Anadolu’da azalmaya başladığını dile getiren Tekin, “Aynı şey seyirci açısından da geçerli. Şimdi seyircilerimiz de azaldı. Ama ısrarla bu geleneklere sahip çıkmamız lazım. Biz sahip çıkacağız, güreşçi kardeşlerimiz sahip çıkacak ve bu gelenek devam edecek inşallah. Hep beraber bunlara sahip çıkmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
“Bizi bir arada tutan değerler ilanihaye devam edecek”
Bakanlık olarak hedeflerine değinen Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milli Eğitim Bakanlığı olarak görevimiz, çocuklarımıza, gençlerimize bu kültürü gelecek kuşaklara aksettirecek şekilde bir eğitim öğretim vermek. Sizi temin ediyorum, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile geleneklerimizin, kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması için inanın yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Siz de destek verirseniz başarılı olacağız. Biz başarılı olursak, işte bu ilişkilerimiz, toplumsal yapımız, kültürümüz, geleneklerimiz bizi bir arada tutan değerler, ilanihaye devam edecek inşallah.”
Gerede’de planlanan eğitim yatırımlarından bahseden Tekin, 2024 ve 2025 yatırım programındaki çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Tekin, bu etkinlikleri devam ettiren Kaymakamlığa, Belediyeye, Valiliğe ve milletvekillerine teşekkür ederek, “Sporcularımız ve seyircilerimize teşekkür ediyorum. Onlar olmasa bu etkinliğin hiçbir anlamı yok.” dedi.
Konuşmasının ardından Bakan Tekin, “güreş ağası açık artırması”na katıldı. İş insanı Sadık Öner, açık artırmayla Güreş ağası oldu.
Etkinliğe, Bolu Valisi Erkan Kılıç, AK Parti Bolu MilletvekiliYüksel Coşkunyürek, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, AK Parti İl Başkanı Suat Güner, MHP İl Başkanı Ayhan Çelikkol, vatandaşlar ve güreşçiler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adaklı ilçesine bağlı Sütlüce köyünden uzun yıllar önce İstanbul’a göç eden 1924 doğumlu iş insanı Kazım Demircioğlu, köyünün 2 bin 300 rakımlı tepesinde bulunan Şeker Baba Türbesi’nin (Haser Baba) yolunu yaptırdı ve türbenin yanına mutfak inşa ettirdi.
Mutfak binasının hizmete açılması dolayısıyla Vali Ahmet Hamdi Usta, Demircioğlu ve Belediye Başkanı Erdal Arıkan’ın da katılımıyla program düzenlendi.
Programda Demircioğlu, öğrencilere burs verilmesi için Valiliğe 500 bin lira teslim edeceğini söyledi. Ardından Vali Usta’nın Bingöl’de bazı okulları depreme dayanaksız olması nedeniyle yıktıklarını anlatmasına üzerine Demircioğlu, kentte anne ve babasının adını taşıyan 12 derslikli okul yaptıracağı sözünü verdi.
Vali Usta, Demircioğlu’na verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
Kazım Demircioğlu gibi insanların çok kıymetli olduğunu ifade eden Usta, “Bu insanları kuvözde büyütülen bir bebek gibi pamuklar içerisinde yaşatmamız, gerekli ilgiyi göstermemiz lazım. Onların her sözü, konuşması, adımı inanın asırlık birikimin neticesi olan işler. Onun için de o insanlarla sık sık beraber olmak, konuşmak ve anmak büyük bir kazanç. Allah Kazım amcaya uzun ve sağlıklı ömürler versin.” diye konuştu.
Mutfağın olduğu yapının etrafına ceviz ağaçları diken Vali Usta ve beraberindekiler, daha sonra Şeker Baba Türbesi’ni ziyaret etti.
Programa, Vali Usta’nın eşi Şerife Usta, İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Atsü, Yayladere Kaymakamı Mehmet Buğra Katırcı, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, Adaklı Belediye Başkanı Erdal Almalı, eski Ilıcalar Belediye Başkanı Mehmet Akif Günerigök, askeri erkan, bölgede yaşayan vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak Kanada yetkili makamlarının “cezanın kaçınılmazlığı” ilkesini ihlal ederek Hunka’yı iade etmeyi reddettiği kaydedilen açıklamada, “Bazı ülkelerin Nazizm ile mücadele konusundaki isteksizliğine rağmen başsavcılık, Hunka’nın Interpol veri tabanına dahil edilmesi yönünde olumlu bir karar aldırmayı başardı. Soykırım sanığının uluslararası alanda aranması sürüyor.” ifadelerine yer verildi.
REKLAM
Açıklamada, Hunka’nın herhangi bir devletin topraklarında bulunduğunun tespit edilmesi halinde Rus yetkili kurumlarının iade talebi göndereceği ifade edildi.
KANADA PARLAMENTOSU’NDA ALKIŞLANMIŞTI
Geçen yıl 22 Eylül’de, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Kanada Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmanın ardından Avam Kamarası Başkanı Anthony Rota, salonda bulunan 99 yaşındaki Ukrayna kökenli Yaroslav Hunka’yı “savaş kahramanı” olarak tanıtmış ve kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür etmişti.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve parlamento üyelerince alkışlarla karşılanan Hunka’nın, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin tarafında savaştığının ortaya çıkması üzerine Rota, ağır eleştirilere maruz kalmış, tepkilerin ardından istifa etmişti.
Daha sonra Kanada Başbakanı Trudeau, parlamentoda yapılan oturumda eski Nazi askeri Hunka’nın alkışlanmasını “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
*Haberin görseli AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantıda, TikTok’a erişim yasağının kaldırılmasına karar verildiğini bildiren Gurung, ayrıca Başbakan Khadga Prasad Oli’nin tüm sosyal medya platformlarına eşit muamele edilmesi için talimat verdiğini aktardı.
Hükümet, tüm sosyal medya platformlarından Nepal’de irtibat bürosu açmalarını, vergi ödemelerini ve ülkenin yasa ve yönetmeliklerine uymalarını da istedi.
Çin menşeli sosyal medya platformu TikTok’a erişim, platformun “ülkedeki sosyal yapıya zarar verdiği” gerekçesiyle Kasım 2023’te yasaklanmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzakerelerde tarihin tekerrür ettiğini belirten Albanese, “İsrail, Filistin’in geri kalan kısımlarına sahip olmak için müzakereleri kullanıyor. İsrail, ateşkes müzakereleri kılıfıyla kalıcı işgal ve daha fazla toprak gaspı için koşullar oluşturmayı deniyor.” ifadelerini kullandı.
Albanese, Filistin tarihine aşina olanların, İsrail’in yasadışı işgali altında Filistinlilere neler olduğunu ve yerleşimci sömürgeciliğin örneğinin farkında olacağını bildirdi.
Katar’ın başkenti Doha’da 15-16 Ağustos’ta, İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze’de ateşkes sağlanması için müzakereler yapılmıştı.
Hamas, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yeni şartlar sürerek anlaşmaya varılmasını engellediğini belirtmişti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankete göre katılımcıların yüzde 85’i ülkede bir ayrışma olduğunu belirtirken, yüzde 84’ü ülkedeki kamu hizmetlerinin, yüzde 83’ü ise İngiltere ekonomisinin endişe verici seviyede olduğunu ifade etti.
Ülkede temmuz sonunda başlayan ve yaklaşık 1 hafta süren aşırı sağcı şiddet olayları sonrasında yapılan ankete katılanların yüzde 73’ü aşırı sağın yükselişinin endişe verici olduğunu kaydetti.
Aşırı sağın yükselişinden endişeli olduğunu belirtenlerin sayısı marttan bu yana 11 puan artarken aşırı solun yükselişinden endişeli olanların oranı 7 puan artarak yüzde 59 oldu.
REKLAM
Katılımcıların yüzde 84’ü aşırı sağcı şiddet olaylarının yaşandığı bölgelerdeki halkın güvenliğinden endişe duyduğunu da vurguladı.
SOSYAL MEDYA BAŞARISIZ OLDU
Halkın yüzde 57’si aşırı sağcı olayları ele almakta polisi başarılı bulurken, Başbakan Keir Starmer’ı başarılı bulanların oranı yüzde 39, İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ı başarılı bulanların oranı yüzde 30, politikacıları başarılı bulanların oranı ise yüzde 21 oldu.
Aşırı sağcı şiddet olaylarını ele almada ana muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri Rishi Sunak’ın “iyi iş çıkardığını” belirtenlerin oranı yüzde 13, aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage’ı aynı konuda başarılı bulanların oranı yüzde 21 oldu.
Olayların yaşandığı dönemde Starmer’ın eleştiri oklarının hedefi olan sosyal medya şirketleri, halkın gözünde de olayları ele almakta başarılı olamadı.
Sosyal medya şirketlerini başarılı bulanların oranı yüzde 12, başarısız bulanların oranı yüzde 60 oldu.
REKLAMHALKIN YARISI SİYASİ GÖRÜŞ FARKLILIKLARININ AYRIŞTIRICI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR
İngiltere’de suçların ve antisosyal davranışların büyük bir problem olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 86 olurken, kadınların yüzde 55’i, erkeklerin ise yüzde 42’si bir suçun kurbanı olmaktan endişe duyduğunu aktardı.
Aralık 2018’de halkın yüzde 31’i insanların siyasi görüşlerindeki farklılıkların toplum için tehlikeli olacak kadar ayrıştırıcı olduğuna inanırken bu oran “Bölünmüş Britanya” anketine yüzde 51 olarak yansıdı.
Ankete katılanlar yüzde 73’ü ülkede demokrasinin durumundan, yüzde 74’ü ise dini aşırıcılıktan endişeli olduğunu dile getirdi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Askalan şehrinden olan ve 46. Zırhlı Tabur’da görev yaptığı belirtilen Nekhemia’nın ailesine ölüm haberinin iletildiği dile getirildi.
7 Ekim 2023’ten bu yana ölen İsrail askerlerinin sayısı 331’i Gazze’yi karadan işgal sürecinde olmak üzere 695’e yükseldi.
GAZZE’NİN İŞGALİNDE 7 EKİM SONRASI
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.
REKLAM
İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 480’i çocuk, 10 bin 980’i kadın olmak üzere 40 bin 265 Filistinli öldü, 93 bin 144 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 331’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 695 askerinin öldüğünü, 10 bin 56 askerinin yaralandığını duyurdu.
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 640 Filistinli hayatını kaybetti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, 8 Ekim 2023 – 20 Ağustos 2024 tarihleri arasında İsrail’in Lübnan topraklarına düzenlediği saldırılarda 564 kişinin öldüğü, bin 848 kişinin ise yaralandığı belirtildi. Ölenlerin yüzde 93’ünün Lübnan vatandaşı olduğu ifade edildi.
İsrail saldırıları nedeniyle Lübnan’da 110 bin 99 kişinin de yerinden edildiği aktarıldı.
İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullahı arasında sınır hattında 8 Ekim 2023’ten bu yana çatışmalar yaşanıyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hükümet konağının girişinde sepetler içinde mahkeme dosyalarının olduğunu belirten Sarı, bu durumun vatandaşların hukuksal işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmelerini imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Sarı yayınladığı videoda şöyle dedi; “Hükümet konağındayız, adalet sarayındayız. İkisi de aynı bina içerisinde vatandaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyor. Şu anda adalet sarayının durumu içler acısı. Şu anda mahkeme dosyalarını hükümet konağının girişinde kapının ağzında klasörler halinde görüyorsunuz. İşte bilirkişi raporları, dava mahkeme dosyaları! Vatandaşların bugün burada hukuksal işlerini çözebilmeleri ne yazık ki mümkün değil” diye konuştu.
7 YILDIR BEKLENEN ADALET SARAYI İNŞAATI BAŞLAMADI
Erdek’in Balıkesir ve Türkiye’nin örnek alınacak bir turizm kenti olduğunu belirten Milletvekili Sarı, adalet sarayı yapılması için belediyenin arsa verdiğini, 7 yıl geçmesine rağmen bu arsaya adalet sarayı yapılmadığını vurguladı.
Sarı, sözlerine şöyle devam etti:
“Turizmin göz bebeği Türkiye örnek olan olabilecek olan bir ilçe bu hale bırakılmış vaziyette. Bu bölgenin buranın arsa tahsisleri yapılmış, belediye tarafından 7 yıl olmuş. Adalet Sarayı yapılsın ve arsa verilmiş. Hükümet konağı için satın alınmış ama bugün bakıyoruz iktidar yine tasarruf tedbirlerini bahane ederek ki bu bahane daha bir senedir kullandıkları bahane buraya yatırım yapmaktan aciz! 33 bine yakın vatandaş yaşıyor kışın. Yazın 400 bine yakın vatandaş. Buradan hizmet almaya çalışıyor ama velakin bugün AKP iktidarı vatandaşa hizmet etme sevdasından kopmuş durumda.
“BİR SALONDA 5 HAKİM, 7 SAVCI HİZMET ETMEYE ÇALIŞIYOR”
Şuradaki dava dosyaların durumu içler acısı. Mahkeme salonu bir tane bu kadar vatandaşa bir salonda 5 hakim, 7 savcı hizmet etmeye çalışıyor. Vatandaşlar üst üste alt alta haklarını aramaya çalışıyor. Mahkeme dosyaları burada sepetlerin içerisinde klasörlerde… Burada nasıl bir hukuksal mücadele verilebilir, nasıl toplumsal hizmet verilebilir? Hükümet de burada adalet de burada ne yazık ki bu içler acısı tablonun acilen düzelmesi gerekiyor.”
ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: ÇÖZÜME DAVET EDİYORUM
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Buraya bir Adalet Sarayı yapılmak zorunda. Burası turizm kenti. Vatandaşlarımızın huzur içerisinde yaşaması gereken bir kent ama velakin artık iktidar, hukuktan, adaletten koptuğu için ne yazık ki adalet saraylarını da unutmuş durumda. Acilen buraya çözüme davet ediyorum. Erdek’in, ihtiyacı olan bu arsası tahsis edilmiş olan 7 yıldır beklenen yatırımı artık bekletmeyin. Buradaki vatandaşlarımıza sağlıklı bir hukuk hizmeti alacağı savcılarımızın, hakimlerimizin, avukatlarımızın sağlıklı bir şekilde mahkeme ortamında çalışabilme alanı yaratmak zorundasınız. Eğer bunu yapamıyorsanız size görevi bırakmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEDİYE EDİLEN KUR’AN-I KERİM’İ ÖPTÜ
Ziyaret sırasında İslami değerlere olan hassasiyetini gösteren Putin, Çeçenistan’daki Hazreti İsa Camii’nde kendisine hediye edilen Kur’an-ı Kerim’i öptü.
“KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN SAYGISIZLIK SUÇTUR”
Daha önce yaptığı bir açıklamada, Kur’an-ı Kerim’in Müslümanlar için kutsal bir emanet olduğunu ve ona yapılan saygısızlığın Rusya’da suç sayıldığını belirtmişti. Putin, “Kur’an-ı Kerim Müslümanlar için kutsal emanettir ve diğer tüm insanlar için de öyledir. Diğer ülkelerde dini duygulara saygı gösterilmediğini ve bunun bir suç olarak kabul edilmediğini biliyoruz,” şeklinde konuşmuştu.
“SİZİN GİBİ ASKERLERİMİZ OLDUĞU SÜRECE HER ZAMAN YENİLMEZ OLACAĞIZ”
Kurchaloyevsky bölgesinde Çeçenistan’ın ilk lideri Ahmet Kadirov’un mezarını ziyaret eden Putin, sonrasında Kadirov ile birlikte Gudermes’teki Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’ni ziyaret etti. Putin, üniversitede Ukrayna’da savaşmak için eğitim gören Çeçen birlikleri ve gönüllülerle bir araya gelerek yetkililerden bilgi aldı. “Sizin gibi askerlerimiz olduğu sürece, her zaman yenilmez olacağız. Burada poligonda atış yapmak başka bir şey, hayatınızı ve sağlığınızı riske atmak başka bir şey. Ancak anavatanı savunmak için manevi bir ihtiyacınız ve böyle bir karar alma cesaretiniz var” dedi.
“UKRAYNA’DA SAVAŞMAK İÇİN 47 BİN ASKER GÖNDERDİK”
Kadirov ve Putin, ziyaret çerçevesinde çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Kadirov, görüşmede yaptığı konuşmada Çeçenistan’ın Ukrayna’da savaşmak için şu ana kadar 19 bini gönüllü olmak üzere toplam 47 bin asker gönderdiğini söyledi. Gönderilen askerlerin Rus Özel Kuvvetler Üniversitesi’nde eğitim aldığını belirten Kadirov, ayrıca on binlerce eğitimli askerlerin de askeri bölgeye gitmek için hazır bulunduğunu ifade etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RESMİ GAZETE BUGÜNÜN KARARLARI NELER? ÇARŞAMBA CUMHURBAŞKANI KARARLARI
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
YÖNETMELİKLER
–– Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Doğuş Üniversitesi İngilizce Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– İstanbul Kent Üniversitesi Kent Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği
TEBLİĞ
–– 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılında Organize Sanayi Bölgeleri İçinde ve Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören/Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
İLÂN BÖLÜMÜ
a – Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
b – Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir” dedi.
Bahçeli, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bahçeli, “Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir. Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki 1 yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye‘nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir. İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır. Türkiye‘miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır. Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir. 17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür. Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir. Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir. Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır. Cumhur ittifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖZGÜR ÖZEL’İN AYAĞINA NE OLDU?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ayağının kırılmadığı, silahla vurulduğunun öne sürülmesi üzerine sessizliğini bozdu. Ev kazası geçirdiğini belirten Özel, bu iddiaların FETÖ’cü hesaplar tarafından yayıldığını belirtti.
“FETÖ’CÜ HESAPLARIN YALANI”
Sözcü’de yer alan habere göre Özel, “Herkesin başına gelebilecek, geçirdiğim bir ev kazası üzerinden, hepimizin kimler olduğunu iyi bildiği bir grubun, sosyal medyadan akıl ve ahlak dışı bir kampanya başlattığını ve farklı pek çok kişinin bu gündemin peşine takıldığını gerçekten şaşkınlıkla takip ettim. Tarihsel husumetimiz olan FETÖ’cü hesapların yaydığı bir yalan, daha sonra üzerine eklenerek, boyutlandırılarak kasıtlı olarak devam ettirildi. Parti Sözcümüz açıklama yaptı, ben bizzat açıklama yaptım ancak bu iddialar sürdürüldü. Çünkü bunu yapanların gerçekle dertleri yok, tek amaçları bize ve partimize zarar vermek. Bunu herkes biliyor ve görüyor. Bu gündemlere teslim olacak değiliz. Bu konuda açıklama yapmayı bile aslında zül sayıyorum. Biz işimize bakıyoruz. Bizim gündemimizde memleketin sorunları ve bu sorunlara üreteceğimiz çözümler var. Herkese açık, şeffaf bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
CHP lideri dün, Sosyal Demokrat Belediyecilik Eşgüdüm Konseyi Toplantısında yaptığı konuşmada ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Biz milletin yükselen sesini duyuyoruz. Yapamıyorsan bırak biz yaparız. Biz halkın partisiz, milletin partisiz. Zenginlerin, çetelerin, şımarıkların değil, mağdurların ve mazlumların hizmetine talibiz. Seçim olmuyor, ne kadar direnirsen diren önünde sonunda geçim olmadığı için seçim olacak o seçimde de bu milletin iktidarı olacak” dedi. Özel, Türkiye’nin birçok yerinde çıkan orman yangınlarına dikkati çekerek, “Büyükşehir belediyelerinde yangın söndürme uçağı bulundurmasına izin vermiyorlar” yorumunu yaptı.
“PARMAK KEMİKLERİNDE KIRIK VAR”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Herkes inceleyebilir” dediği filmleri SÖZCÜ, Ortopedist Prof.Dr. Tarık Yazar’a incelettirdi.
Prof. Yazar, Özgür Özel’e ait elimizdeki röntgen filmlerini inceleyerek, “Sayın Özgür Özel’in röntgen filmlerini incelediğimizde parmak kemiklerindeki kırıkları gördüm. Açık bir yara olmaması bir şanstır. Yani, dışarıya kan akmamış. Röntgende yara olup olmadığı her zaman görülmez. Ancak, Özgür Bey’in röntgenini incelediğimizde yine de şanslı olduğunu gördüm. Biz buna ‘şanslı kırık’ deriz. Aslında tam kırık da diyemeyiz. Ayrılmamış, kemiğin özelliği bozulmamış. İyileşme yeteneğinin fazla olduğu bir bölgede kırık var. Şanslı tarafı kanlanmanın kuvvetli olduğu bir bölgede kırık gördüm. Bilgisayarlı tomografiyle takibi uygun olur. Tedaviye doğru başlanmış. Mutlaka iyileşecektir. Kullandığı ayak desteği gayet doğru bir seçim. Üç aya kalmaz tam iyileşme gerçekleşir. Lütfen bir daha düşmesin” ifadaelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİT’ten terör örgütü PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasına operasyon
İSTANBUL – Terör örgütü PKK/KCK’nın Avrupa yapılanmalarına yönelik operasyonlarına devam eden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), son olarak örgütün sözde Finlandiya sorumlusu Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı’yı yakaladı.
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün ortak operasyonu sonucu, PKK/KCK’nın Finlandiya yapılanmasında sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren İran/Urumiye kökenli Naze Ad kod adlı Mehnaz Omarı yakalanarak cezaevine gönderildi.
İranlı terörist Mehnaz Omarı, Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlıyordu. Ayrıca, PKK/KCK’lı Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteren terörist Omarı, örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize ediyordu.
Finlandiya Yapılanması ile İlgili Bilgiler Ele Geçirildi
Uzun süredir MİT’in takibinde olan Naze Ad kod Mehnaz Omarı, düzenlenen başarılı bir operasyonla İstanbul’da yakalanarak cezaevine gönderildi.
Mehnaz OMARI’nın yakalanması ile örgütün Finlandiya yapılanmasına ilişkin pek çok bilgiye de ulaşıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Menderes ilçesinde Şaşal Mahallesi’ndeki orman yangını bölgesinde incelemelerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, şunları söyledi:
“Yaklaşık iki günü aşkın süredir İzmir’in birçok ilçesinde yangınlar devam ediyor. Tam söndü derken bir ilçede yeniden ateş alıyor. Tam soğutmaya başlanırken başka bir yer. Tabii hava çok sıcak, rüzgar var. Şu an Menderes’teyiz. Şu an burada yok ama iki gündür Karşıyaka’da çok rüzgar var. Şu an Çeşme Ildır’dan kötü haber aldık. Orada yangın devam ediyor. Tire’de, Bayındır’da yangın devam ediyor. Üzgünüz ama bir o kadar da kızgınız. Çünkü yaz başlamadan önce hemen hemen her yıl bu konuda uyarıda bulunuyoruz. Soru önergeleri veriyoruz. Araştırma önergesi veriyoruz ve diyoruz ki bu orman yangınlarına ilişkin özel yasal düzenlemeler yapmak zorundayız. Milyonlarca, trilyonlarca lira bu ülkede saraylara harcanıyor, sığınmacılara, yandaşlara harcanıyor. Ama orman yangını akla geldiğinde maalesef işte her zamanki yaşadığımız sorun yine uçaklar yetersiz. Hava kararınca uçaklar görevini bırakıyor ve karadan müdahale devam ediyor.”
Orman yangınları sonrası insanların yaşamını kaybetmesi dışında ‘can kaybı yok’ denilmesine de tepki gösteren Kılıç, “Israrla ‘can kaybı yok’ deniyor ama bu ağaçlar da can. Börtü böcek de can. Burada yaşayan hayvanlarda can. O yüzden kaybımız büyük. Üzgün olduğumuz kadar da kızgınız. Önlem alınması gerekiyor. Yangın olduktan sonra buraya gelip mücadele tabii ki anlamlı. Ama bunun öncesinde önlem alınması gerekiyor ve gerekli yasalar da gerekiyor. Az önce valimizden de bilgi aldık. Karşıyaka’da çıkarılan yangınla ilgili soruşturma da devam ediyormuş. Gözaltılar da devam ediyormuş. Ama sadece bütün sorumluluğu anda o sigarayı atan ya da pikniği yapanlara yüklememek gerekiyor. Bir kere toplumsal bir mücadele gerekiyor. Belki kamu spotları oluşturmalı bu konuda. Çünkü biz Türkiye olarak tam bir yangın, orman yangını bölgesinyiz vatandaşların duyarlı olması gerekiyor. Ama devletin de gerekli önlemleri alması gerekiyor. Gerekli ekipmanları sağlaması gerekiyor. Menderes’teyiz, buradan da Bayındır’a gideceğim. Oradan da yavaş yavaş köylere indiğine ilişkin bilgiler aldım” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir sistem oluşturmak zorundayız”
Orman köylüleri üzerinden açıklamalarını sürdüren Kılıç, şunları kaydetti:
“Orman köylüleri vardı, çok bilinçlilerdi. Ailecek yani artık çocuk doğuştan itibaren aslında ormanı nasıl koruması gerektiğini biliyordu. Ama maalesef nasıl ki bu son 22 yılda bütün kurumlar çöktüyse, bütün sistem bozulduysa Türkiye’nin ayarlarıyla oynandıysa orman köylerinin ve ormanların ayarlarıyla da oynandı. Bugün geldiğimiz noktada muhakkak yeni bir sistem oluşturmak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar çok kanun teklifi verdik bu konuda. Yine gerekli çalışma şu an genel merkezde de yapılıyor. Biz İzmir Milletvekili olarak da katkı sunacağız. Muhakkak bu yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaların ağırlaştırılması gerekiyor. Orman konusunda gerekli önlemlerin sıkı ve ciddiyetle alınması gerekiyor. ‘Yangın oldu, deprem oldu koşalım’ değil. Deprem olmadan önce önlemlerin alınması gerekiyor? O yangın olmadan önce ne yapmamız gerekiyor? Türkiye olarak bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yangın oluyor ‘ah, tüh, vah’ diyoruz, sosyal medyada paylaşıyoruz. Sonra ertesi gün unutuluyor. O yüzden yasal düzenleme muhakkak yapılmalı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önceki yasal düzenleme tekliflerimiz var. Onları güncelleyerek önümüzdeki hafta yeniden de vereceğiz tabii ki meclise.”
“Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz”
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Kılıç, “Lütfen duyarlı olsunlar bu konuda. Şimdi burada bile sigara izmaritlerini görüyoruz. İzinli olmayan alanlarda piknik yapmasınlar. Bu sıcak günlerde zaten gerekli uyarılar yapılıyor havanın sıcaklığına ilişkin. Daha dikkatli davransınlar. Hepsi bizim birer canımız. Burada yanacak bir ağaç, bir dal bile bizim için çok önemli. Börtü, böcek, hayvanlarımız yanıyor. Bütün canlılar bizim için çok kıymetli. Tüm vatandaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyoruz. İzmirlilere bir kez daha geçmiş olsun diyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de devam eden orman yangınlarının söndürülmesine destek veren Azerbaycan’a teşekkür etti. Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için Can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hacıbektaş Cumhuriyet Kent Meydanı’ndaki etkinlik, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Alevi Bektaşi vatandaşları bir araya getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, buradaki konuşmasında, Hacı Bektaş Veli’nin kendisine ışık tutan önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi.
Anadolu’nun insanıyla, doğasıyla ve yaşayan her unsuruyla tüm yeryüzüne söyleyecek sözü olduğunu dile getiren İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu topraklarında öğretici tavırlarıyla sonsuzluğu yakalayan en önemli değerler arasında yer aldığını ifade etti.
Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsüyle birlik ve beraberliği öne çıkardığını belirten İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hacı Bektaş Veli, zamandan ve mekandan bağımsız, derinliği, tüm insanlığı kapsayıcılığıyla çok önemli bir birliği öne çıkarır. Kardeşliğin ve barışın sesini, taşın, ağacın, insanın, canlı, cansız tüm varlıkların dilini konuşarak yükseltir. Onun yaşayışı ve öğretisi, çeşitlilik içinde yüce bir birliği anlatır. Hacı Bektaş Veli, yüzyıllar öncesinden belki de milyonlarca yıl ötesine giden bir sestir. Hacı Bektaş Veli, geçmişten günümüze akan ve geleceğe uzanan insan merkezli dünya görüşüyle sevgi, barış ve hakikat eliyle evrensele uzanan engin bir denizdir. Membaını Anadolu topraklarından alan bu deniz, merhamet, hoşgörü ve insan sevgisinden beslenen pınarıyla insanlığa hayat vermeye bütün coşkusuyla devam ediyor. Bugün hikmetli öğretisiyle hak ve hakikat aşkını anlatan Hacı Bektaş Veli’nin huzurundayız. Hacı Bektaş Veli’nin yolu, yolumuzdur. Bu yol bize birleşmeyi emreder. Bu yol bize bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı emreder. Bu yol bize, bu memleketin içinde 86 milyon yurttaşımızın hiçbirisini dışarıda bırakmamayı, 86 milyon insanımızın bu canım vatanın her varlığının, her nimetinin, her karış toprağının eşit hissedarı olmayı emreder. İşte bu yolda yürümeye kararlı insanlarız.”
İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinliklerinin gelecek yıldan itibaren İBB tarafından düzenlenmesi amacıyla Hacıbektaş Belediyesi ile protokol yaptıklarını da sözlerine ekledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin Alevi vatandaşlara devredilmesi gerektiğini savunarak, “Hacı Bektaş Veli dergahı müze değildir. Alevi yurttaşlarımız bu dergahta özgürce kendi inancını yaşamalıdır. Alevi yurttaşlarımıza kapanan bu kapıları açacağımız günler uzak değildir. Dergah içinde cami ve cemevi var. Cami ibadete açık ama cemevi kapalı. Biz bu ikili hukuku reddetmediğimiz müddetçe camiler açık, cemevleri kapalı kalacaktır. Cemevlerinin yasal statüye kavuşacağı günlere kadar omuz omuza mücadele edeceğimiz günler bu günlerdir.” diye konuştu.
İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geldiğinde karşılaştığı ülke yapısıyla bugünkü durumun farksız olduğunu ifade ederek, “Cemevleri Alevilerin ibadethaneleridir, bunu er geç kabul edeceksiniz.” dedi.
Kılıçdaroğlu: Burası son kaledir
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Hacı Bektaş Veli’nin çağının filozofu değil, geleceğin güneşi olduğunu dile getirdi.
Hacı Bektaş Veli’nin fikri derinliğinin sözde olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Unutmayın Hacı Bektaş, sadece ruhsal arınmanın değil, toplumsal arınmanın da iz düşümüdür. İhaneti görenlerin, yarı yolda bırakılanların, kötülüğe uğrayanların son sığınadır. Burası son kaledir. O sığınak ki arınarak şu an çoğalanların ocağıdır. O sığınak ki onca acıyı ateşle kavurup yüreklere su serpen, dirilenlerin ocağıdır. Yine unutmayın, burası hem son kale hem de ilk direniştir. Ayağa kalkma zamanı, zamanın ön sözleridir. Bu topraklardan kimler geldi, kimler geçti ama Hacı Bektaş gibi iz bırakanlar sayılıdır. Çünkü o, kerameti kendinden sananların değil, arındıkça mücadele edenlerin ayağa kalkışıdır. Düşünün o, ‘Her ne arar isen kendinde ara’ diyen, çağının çok ilerisinde olan bir aydın, bir düşünürdü. Kötülüğü iyilikte yakan Hacı Bektaşi Veli ihaneti dostlukta pişirmiştir. Kurtuluşu başkalarından beklemek yerine kendinde bulanların manifestosudur bu cümle.”
Hacı Bektaş Veli’nin insanlığa yol gösteren sözlerinden örnekler veren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Kimi zaman unutulan, kimi zaman onca kötülüğe uğrayan ama her fırsatta ‘İncinsen de incitme’ diyenler, 800 yıl önceden dünyamızı aydınlatmaya çalışan Hacı Bektaşi Veli’nin huzurunda ne diyeceğiz. Cellatlarla çocuklar aynı dünyada yaşamamalı. Analar ağlamamalı. Emek bölüşülmeli. Babalar da gülebilmeli. Ayrı, gayrı olmamalı. İnsan üstün olacaksa kadın erkekten üstün olmalı. İnsan ayrılacaksa Alevi-Sünni, Türk-Kürt, siyah-beyaz değil, iyi ve kötü olarak ayrılmalı. ‘Özünü bilirsen özürden kurtulursun’ der hünkar Hacı Bektaş Veli. O da biliyor ki okunacak en büyük kitap insandır aslında. Ona göre insanlar ya arınacak, birlik olacak ya da arınmadan sadık gidecekler. Biz arınacağız, kötülükten arınacağız. ihanetten arınacağız, incitenlerden arınacağız, menfaatperestlerden arınacağız. Sevgili dostlarım arındıkça azalmayacağız, arındıkça çoğalacağız. Arındıkça kardeşlik bağlarımız, sımsıkı birbirimizi tutan ellerimiz güçlenecek. Arındıkça büyüyeceğiz, arındıkça önce insan sonra çağ, çığır açan toplum olacağız.”
Konuşmaların ardından Hacıbektaş Semah Ekibi’nin sahne aldığı programda, “Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü” Veliyettin Hürrem Ulusoy’a, “Hacı Bektaş Veli Akademik Araştırmalar Ödülü” Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış’a, “Hacı Bektaş Veli Kültür ve Sanat Ödülü” Kılavuz Bakır’a, “Hacı Bektaş Veli Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü” Adil Ali Atalay’a takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PROGRAMDA TUNCER BAKIRHAN, ERKAN BAŞ, KEMAL KILIÇDAROĞLU VE EKREM İMAMOĞLU KONUŞTU
Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen 61’inci Ulusal, 35’inci Uluslararası Hacıbektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu açıklamalarda bulundu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bakın Türkiye’de ikili hukuk, Kürtlere ve Alevi canlara uygulanıyor. Dergahın içerisinde hem bir cami hem cemevi var. Cami ibadete açık ama cemevi kapalı. İşte bizler bu ikili hukuka itiraz etmediğimiz müddetçe, bu ikili hukuku reddetmediğiniz müddetçe camiler açık, cemevleri kapalı kalacaktır. Tam da bugün savaşların, çatışmaların, inkar ve asimilasyon politikalarının sürdüğü bu coğrafyada, ülkemizde Hacı Bektaş-ı Veli fikriyatını yaşatma, büyütme, ona sahip çıkma günlerinin içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyorum. Hacı Bektaş Veli Dergahı gerçek sahiplerine iade edilmelidir. Alevi yurttaşlara iade edilmelidir. Hacı Bektaş Veli Dergahı içerisindeki cemevi açılmalıdır” diye konuştu.
‘CEZAEVİNDEN SELAHATTİN DEMİRTAŞ’LA, FİGEN YÜKSEKDAĞ’IN SELAMLARINI GETİRDİM’
DEM Parti olarak, cemevlerinin bir an önce yasal statüye kavuşturulması için mücadele edeceklerini aktaran Bakırhan, “Alevi çocuklarını asimle eden, zorla zorunlu din dersleriyle başka bir inancı onlara dayatan bu anlayış karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz. Alevilerin ısrarla, yıllardır mücadelesini vermiş oldukları eşit yurttaşlık hakkının gerçekleşmesi için DEM Parti olarak toplumun her alanında, her sahasında siz değerli Alevi canlarla birlikte mücadele etmeye varız. En sonda ÇEDES adı altında Alevi çocuklarını asimile etmeye çalışan bu anlayışı kınıyoruz, kabul etmiyoruz. Alevi çocuklarına imamlar dağıtan başka bir inancı dayatan, onları asimile eden, bu anlayışın bir an önce okullardan kaldırılarak Alevi çocuklarının kendi inançlarını öğrenebilecekleri bir müfredat yaratılması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün sizlerle birlikteydim. Ama buraya gelmeden önce sizlere bir selam iletildi. Bu ülkenin yiğit gençleri, yiğit insanları, bu rant düzenini kabul etmeyen, onun karşısında direnenler cezaevlerindedir. Ben de sizlere cezaevinden Selahattin Demirtaş’la, Figen Yüksekdağ’ın selamlarını, sevgilerini, saygılarını getirdim. Onlar içeride ama yürekleri bugün burada Hacı Bektaş Veli’de” dedi.
ERKAN BAŞ: CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR
Programda konuşan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise “Sevgili canlar, değerli dostlar. Ben de hepinizi hem şahsım hem TİP adına hem de Silivri zindanlarında esir tutulan HatayMilletvekili Can Atalay adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Alevileri bakanlık eliyle, iktidar gücüyle bölmeye, parçalamaya, suni gündemler yaratmaya çalışanlara söylüyoruz. Cemevlerini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara Hacı Bektaş’tan da bir yanıt vermemiz gerekiyor. Cemevleri, Alevilerin ibadethanesidir. Bunu er ya da geç kabul edeceksiniz. İstemeseniz de inkar da etseniz, yok da saysanız sonunda kabul edeceksiniz. Bu yobazların iktidarının, çocuklarımızın elinden laik, çağdaş, bilimsel, parasız eğitimi almasını, çocuklarımızın eğitim hakkına ulaşmasını gasbetmesini kabul etmiyoruz. Bu bağnaz, yobaz eğitim anlayışına karşı hiçbir dinin, mezhebin, propagandasının yapılmadığı her yurttaş için eşit, parasız bilimsel eğitim mücadelesini, laik eğitim mücadelesini yükseltiyoruz” diye konuştu.
KEMAL KILIÇDAROĞLU: CELLATLARLA ÇOCUKLAR AYNI DÜNYADA YAŞAMAMALI
CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, “Cellatlarla çocuklar aynı dünyada yaşamamalı. Analar ağlamamalı. Emek bölüşülmeli. Babalar da gülebilmeli. Ayrı gayrı olmamalı. İnsan üstün olacaksa, kadın erkekten üstün olmalı. İnsan ayrılacaksa Alevi, Sünni, Türk, Kürt, siyah- beyaz değil, iyi ve kötü olarak ayrılmalı. ‘Özünü bilirsen özünden kurtulursun’ der Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli. O da biliyor ki okunacak en büyük kitap insandır aslında. Ona göre insanlar ya arınacak birlik olacak ya da arınmadan sağılıp gidecekler. Evet biz arınacağız. Kötülükten arınacağız. Evet biz arınacağız. İhanetten arınacağız. Evet biz arınacağız. İncitenlerden arınacağız. Evet biz arınacağız. Menfaatperestlerden arınacağız. Arındıkça azalmayacağız, arındıkça çoğalacağız. Arındıkça kardeşlik bağlarımız sımsıkı birbirimizi tutan ellerimiz güçlenecek. Arındıkça büyüyeceğiz. Arındıkça önce insan, sonra çağ, çığır açan toplum olacağız. Bu bizim Hünkar Hacı Bektaş’a sözümüzdür. Bu bizim Hünkar Hacı Bektaş’a namus borcumuzdur. Arınmalıyız, ayağa kalkmalıyız ve haykırmalıyız. Hep birlikte daha ileriye” ifadelerini kullandı.
EKREM İMAMOĞLU: HACI BEKTAŞ’A ÇOK ÖZENLİ HİZMETLER SUNDUK
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “12- 13 yıl önce buraya geldiğim ilk andan itibaren, üzüntüyle izlediğim buradaki çevre koşullarının ve ortamın iyileşmesi konusunda o günden bu güne görev aldığımız her ortamda ayrı bir gayret içerisinde olmaya özenli davranmaya çaba gösterdik. Hem önceki dönem genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, hem şimdiki çok değerli Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte ve bütün çalışma arkadaşlarımla birlikte Hacı Bektaş’a çok özenli hizmetler sunduk. Sizlere söz veriyoruz. Sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopterin daha görevlendirildiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığını duyurdu.
MSB, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarının kontrol altına alınması için TSK’ya ait helikopterlerin havadan yangın söndürme çalışmalarına destek sağlamaya devam ettiğini bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısı 8’e çıkartıldı. Şu an için toplam 13 helikopter ile İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Cumhuriyet Kent Meydanı’nda düzenlenen “61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara’dan önce Hacıbektaş’a uğrayarak Horasan erenlerinin maddi ve manevi desteğini almış olmasının, Milli Mücadele’ye büyük katkı ve özgüven sağladığını belirtti.
CHP’nin genel başkanı olarak düşünce karanlığına ışık tutacağına, Hacı Bektaş Veli’nin ektiği tohuma yoldaş olacağına, ortak mücadeleden geri durmayacağına söz verdiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:
“Bu topraklarda çok acı dönemler yaşandı. Yüzyıllardır kan, gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen gazetecilerin, sendikacıların, bilim insanlarının, Berkin Elvan’ların cenaze törenlerinde vardı. Kerbela’nın yası, kimi zaman Berkin’in kimi zaman Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu. Hünkarın yolundan gidenler, nefis karanlığını marifet ışığıyla, gönül karanlığını aşk işiyle aydınlatmaya devam ettiler. Ellerine bir gün silah almadan, şiddete hiç başvurmadan, cahiliye döneminin araçlarına başvurmadan mücadelelerine devam ettiler. Mazlumlar, zalimin kötülüğüne ne boyun eğdi, ne ortak oldu.”
Madımak’ın bir utanç müzesi olana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Özel, barış, adalet, bilim ve umuda giden yolculuğu temsil ettiklerini ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği “Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 753. Yıl Dönümü Anma Etkinlikleri”ni eleştiren Özel, şöyle konuştu:
“Burada yıllardır süren geleneği yok sayarak, canların meşru siyasi temsilcilerini akıllarınca dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş Veli’nin mirasına yapılmış saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Alevilerin çözüm bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir. Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen kanun yaparken ve uygularken Alevi vatandaşlara eşit vatandaşlık hakkı verilmeyip ötekileştirilmektedir. Haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir, bizler için de ibadethane olacaktır. Bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir. Camilerin ibadethane görülüp cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselenip katledildiği, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurum ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘Cemevi cümbüş evi’ diyen bir anlayışın yönettiği ülkede, cümbüş yerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu kabulüyle bir inancı bakanlığa bağlayarak bu hakareti, hor görmeyi kurumsallaştıran anlayışa itiraz ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraçhane Parkı’nda toplanan grup, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Meydanda açtıkları seccadelerde akşam namazını kılan kalabalık, ardından Kunut duasını okudu.
Grup adına açıklama yapan Yaşar Aydın, Gazze’de tarihi bir direniş sergilendiğini söyledi.
Aydın, “Gazze, halkıyla birlikte direniyor. Aynı zamanda bütün dünya Müslümanları ve vicdan sahibi her bir kimse Gazze direnişine büyük destek vermekte. Bugün tüm dünya Müslümanlarının ve kalbinde vicdan olan her bir insanın teveccühü Gazze halkıyla birliktedir.” diye konuştu.
Platform üyeleri, okunan duaların ardından dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(AYDIN) –Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde devam eden ve geniş alana yayılan yangında havadan müdahalenin eksikliğine tepki gösteren CHP Aydın MilletvekiliSüleyman Bülbül, “Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın” dedi.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde dün akşam saatlerinde Alhisar Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele devam ediyor. Rüzgarın şiddeti ile geniş bir alana yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken Muğla da yangın riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yangınla mücadelede rüzgarın da etkisiyle engebeli arazide farklı noktalarda yangın yeniden çıkarken hava müdahale araçlarının yetersizliği eleştirilere neden oldu.
Yangın felaketi ve yangınlarla mücadele devam ederken ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yangın uçakları ve helikopteri alınmamasına tepki gösterdi.
” Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımıza gönderdik”
Ülkede yangın riski varken yangın söndürme uçaklarının Yunanistan’a gönderilmesini eleştiren Bülbül, şunlar söyledi:
“Ben bundan 10 gün önce bir soru önergesi vermiştim. Sayın Bakan cevap vermişti. AKP seyrediyor, ciğerlerimiz yanıyor. Geçen hafta Germencik’te yangın vardı. Bu hafta büyük bir yangın var şu anda. Kavaklıdere tarafında da yangın var şu anda. Kavaklıdere Muğla tarafı. Yangın oraya sıçradıktan sonra Muğla tarafı yanmaya başlayacak. ve şu ana kadar helikopterlerle müdahale ediliyor ancak sonuç alınamadı. Dün uçaklar yoktu. Bugün birkaç uçak geldi. Başından beri şunu söyledik. Manavgat yangınından sonra. Kader değil orman yangınları. Bunun çözümü var önlemi var. Ne yapacaksınız? Orman köylülerini öne çıkaracaksınız. Büyükşehir belediye yasasında düzenleme yapacaksınız. Köy tüzel kişiliğini yeniden canlandıracaksınız. Ama bu olmadı. Manavgat yangından sonra ‘Uçaklar nerede’ dedik. ‘Uçak alın’ dedi. Sayın Bakan ‘Yangın yerlerinde ekim dikim yapıyoruz’ diyor. Ekim dikimi yaptıkları da yok. Yangın alanı yerleri de imara açtılar. Oteller yaptılar. Ranta açtılar. 15 Ağustos’ta Türkiye’de nem oranı azalacağı ve bu konuda orman yangınlarının artacağına ilişkin bakanlığın açıklamaları varken Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımızı gönderdik. Ama bu açıklamada 15 Ağustos’tan beri yangın var burada. Bugün uçaklar geri geldi. Bugün de Azerbaycan’dan bir uçak gelecekmiş. Ben her zaman şunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın. Bir hesap yaptım, bir yangın söndürme uçağı 4 milyon dolar. Sayın Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinde İstanbul’da 24 AK Partili belediyeye 45 milyon lira para göndermişti. O paraları oraya göndereceğine sekiz tane biz yangın söndürme uçağı alabilirdik. Yani yangın söndürme uçakları yok. Akşam ateş farlıyor. Bozdoğan’daki yerleşim yerleri tehlikede. Kavaklıdere, Muğla tarafı tehlikede. Çine tarafı tehlikede. Böyle bir şey ve kader değil. Yangın uçakları almıyorsunuz. Yangın olan orman dışında kalan yerleri de rantı açıyorsunuz. Ormanlık alanlar gidiyor.”
“İtfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor”
CHP’li yerel yönetimlerin yangınlarla mücadele noktasında attığı adımların iktidar tarafından köstek gördüğüne dikkat çeken Bülbül, şöyle konuştu:
“Hep birlikte 15 Temmuz’da Adana’da yapmış olduğumuz 14 büyükşehir belediyesinin yangınlara nasıl müdahale edebiliri, orman yangınlarına neler yapabiliriz programı çerçevesinde acil eylem planını uyguluyoruz. CHP’li Büyükşehir Belediyeleri bu acil eylem planıyla orman yangınlarının önüne geçmek istiyor. Ama ne yazık ki merkezi yönetim yerel yönetimlere bu konuda gerekli desteği vermiyor. Birçok büyükşehirde itfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor. ve yurt dışından alınan itfaiye ve yangın söndürme için ekipman olarak kullanılacak krediler engelleniyor. Milli bankalardan kredi verilmiyor büyükşehirlerimize. Öyle olsa da bizler büyükşehirler olarak ve ilçe belediyeleri canla, başla yangınlara karşı mücadele ediyoruz.”
“Orman Bakanımızın mesleği Anadolu Ajansı’ndan gelme”
Gece havadan müdahalede ekipman yetersizliği nedeniyle yangının ciddi boyutlara ulaşma riskinin olduğuna dikkat çeken Bülbül, ‘liyakat’ vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Buradaki yangın büyük bir yangın. Eğer o Haydere bölgesindeki ağaçlara tırmanırsa bu konuda gerekli çalışmalar yapılamazsa ve sönmezse bu bölge boydan boya yangının etkisine girecek. Kavakdere bölgesi. O bölgede Muğla tarafında da etkili olacak. Büyük tehlike var şu anda. Bizim aldığımız bilgilere göre sekiz tane helikopter var Muğla bölgesinde. Bu helikopterlerin sekizi burada kullanılmamış. Eğer dün kullanılmış olsaydı burada yangın bu aşamaya gelmezdi. Uçak kullanılmamış. Bugün vatandaşlar ‘Bir iki uçak gördük’ diyorlar. Dün neredeydi uçaklar. Uçaklar yoktu. Türkiye’nin alanları çok farklı. Orman alanlarına araç sokamazsınız. Yani itfaiyeyi sokmak çok zor. Ne yapmak lazım? Uçak almak lazım. Helikopter almak lazım. Uçak almıyorsunuz, helikopter almıyorsunuz. Sonra Azerbaycan’dan bir yangın söndürme uçağı inecek diye burada müjde veriyorsunuz. Bu neden? Liyakatsizlikten. Sayın Orman Bakanının hangi mesleği var? Sayın Orman Bakanının liyakat var mı? Yok. Orman Bakanımızın mesleği, Anadolu Ajansı’ndan gelme. Orman mühendisi değil. Ziraat mühendisi değil. Yani bu konuda herhangi bir liyakatli bir meslek değil. Ama AK Parti’nin yıllardan gelen bir özelliği var. Liyakat önemli değil. ‘Bakan yaptığım seni işi bitirin’ diyorlar. İşte geldiğimiz nokta bu. Defalarca önerge verdik. Neden uçak sayısını arttırmıyorsunuz? Niye? Helikopter sayısını arttırmıyorsunuz?”
“İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada konuşmak isteyen vekillere saldırıyor”
Ülkenin birçok noktasında yangınlarla mücadele edilirken dün TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda AK Partili vekillerin başlattığı yumruklu saldırıya da değinen Bülbül, şunları söyledi:
“Dün meclis açısından kötü bir gündü. İfade özgürlüğünü kullanan TİP milletvekili Ahmet Şık’ın kürsü dokunulmazlığı varken, kürsüde ifade özgürlüğü dokunulmazlığı varken AK Parti’nin İzmir milletvekili tarafından ve diğer AK Parti’nin İzmir Milletvekili tarafından saldırıya uğraması Gazi Meclisine yakışan bir durum değildi. İlginç olan bir şey var. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan idare amiri. Bir idare amirinin görevi, meclisteki tartışmalara son vermek ama idare amiri kavgayı çıkarıyor. ve kürsü dokunulmazlığı olan bir şekilde saldırıyor. Eyüp Bey o da bu saldırıda rol alıyor. Böyle şey olmaz. İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada mecliste saldırgan hallerle konuşmak isteyen vekillere saldırıyor. İşte AK Parti’nin geldiği nokta. Artık AK Parti’nin hikayesi kalmadı. ‘Türkiye’yi korku iklimi çerçevesinde biz her şeyi yaparız. Hiç kimseden korkmayız. Siz Anayasadan doğan haklarınızı kullanamazsınız. Siz demokratik ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir hakkı kullanamazsınız’ diye bir korku oluşturmaya başladılar. Biz buna hayır diyoruz. CHP iktidarı yakında. 2028 veya öncesinde geleceğiz ve hukuk devletini inşa edeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanılmasını inşa edeceğiz. Türkiye’de şu anda kuralsızlık hüküm sürüyor. Bu da bir kuralsızlık. Aydın’da beş yıl içerisinde 288 yangın olmuş. 2 bin 476 hektar yer yanmış. Ders almadınız mı beş yıldan beri? Aydın toprakları yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Nerede? Helikopterler nerede uçaklar? Nerede? Biz meclis tatile girdiği zaman Aydın’da Bozdağ’ından Buharkent’e, Didim’den, Germence’ye kadar yani Orman yangınlarının peşinden koşturmaktan bıktık. Bu işin çözümü çok basit. Bu işi beceremiyorsanız 14 CHP’li büyükşehir belediyesine izin verin, alalım biz bu açıkları. Bütçe sağlayın gereğini biz yapalım. Uçakları biz alalım. Ama AK Parti iktidarı bunu yapmıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu İzmir’deki yangınlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:
” Türkiye’de her yaz dönemi boyunca alınmayan önlemlerden dolayı orman yangınları yaşanmakta ve bu yangınlar sonucunda da birçok canlı türü ve yerleşim alanı zarar görmektedir. Bu durumun son örneğini de dün gece saatlerinde İzmir ve Dersim’de yaşadık. Her iki ilde gerçekleşen yangın büyük tahribatlar meydana getirmiş ve halkların yüreğini yakmıştır. Dersim’de yaşanan yangın, belediyemizin ve halkımızın desteğiyle kısa sürede kontrol altına alınmış ve olası büyük bir felaketin önüne geçilmiştir.
İzmir’deki yangın ise büyüyerek birçok yerleşim alanına doğru yönelmiş ve ancak uzun süre sonra kontrol altına alınabilmiştir. DEM Parti Belediyeleri olarak yangının ilk anından itibaren İzmir halkıyla dayanışma içerisinde olduk. Bu kapsamda; Diyarbakır, Mardin, Van Büyükşehir Belediyelerimizin yanı sıra Akdeniz Belediyemizin eş başkanları da yangından etkilenen İzmir halkıyla dayanışmak için girişimlerde bulunmuş ve her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ifade etmiştir. Yangından etkilenen tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve yaralarımızı hep birlikte sarmak için dayanışmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESENYURT İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Balıkyolu Mahallesi’nde ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. Denetim sırasında aranan 3 kişi ve üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen 3 kişi olmak üzere toplam 6 kişi gözaltına alındı. Trafik kurallarına uymayan ve yeterli evraklara sahip olmayan sürücülere ise toplamda 53 bin 189 lira para cezası kesildi.
Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Bağlarçeşme Mahallesi’nde ara sokaklarda ‘Genel Asayiş ve Huzur Denetimi’ yaptı. İlçe emniyet müdürü Özay Kayhan koordinesinde 18.30-21.30 saatleri arasında yapılan denetime, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, Özel Harekat Şube Müdürlüğü, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü ekipler katıldı. Çok sayıda polisin katıldığı denetimde, 150 araç ve 40 motosiklette arama gerçekleştirildi. Sürücüler, yayalar ve iş yerlerindeki 525 kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı.
6 GÖZALTI, 53 BİN LİRA CEZA
Yapılan denetimde, haklarında çeşitli suçlarda arama kararı bulunan 3 kişi ve üzerinde çeşitli türlerden uyuşturucu madde ele geçirilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Araçlarında eksiklikler bulunan 7 kişiye ise toplamda 53 bin 189 lira idari para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlığın internet sitesinden yayımlanan duyuruya göre, öğrencilerin zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki bakımdan gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmasına ilişkin genelge Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderildi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik planlanan eğitimler kapsamında eğitici eğitimleri 3 Haziran’da başladı. Öğretmenlerin eğitimi ise 2-6 Eylül’de mesleki çalışma döneminde il milli eğitim müdürlükleri koordinesinde yapılacak.
REKLAM
Bu kapsamda eğitimler, eğitici eğitimi belgesi alan öğretmenler tarafından okul öncesi, ilkokul 1, ortaokul 5, ortaöğretim hazırlık ve 9’uncu sınıf düzeyinde derslere girecek öğretmenlere yönelik il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri ve okul yönetimleri tarafından 3 gün sürecek şekilde teorik ve uygulamalı olarak planlanacak.
EĞİTİMLER BRANŞ TEMELLİ YAPILACAK
Eğitici eğitimi belgesi alan öğretmenlerce modelin kapsamı dışındaki diğer sınıf düzeylerinde derslere giren öğretmenlere de ayrıca teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek.
Buna göre diğer sınıf düzeylerinde derse giren öğretmenlere yönelik eğitimler, birinci dönem içinde yer alan ara tatilde, il milli eğitim müdürlükleri koordinesinde il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince planlanarak yapılacak ve branş temelli olarak en fazla 50 kişilik gruplar şeklinde düzenlenecek.
Genelgeye göre, eğitici eğitimi belgesi alan öğretmenlerin, okul idarelerince hazırlanacak şube ve ders dağılımlarında öncelikli olarak ilgili sınıflara görevlendirilmeleri, ilgili sınıflar düzeyinde derse girecek öğretmenlerin branşlarında eğitim almaları sağlanacak. Herhangi bir zorunlulukla ilgili sınıflarda öğretmen değişimi yaşandığında bu sınıflara girecek öğretmenler eğitimlerini tamamlamalarının ardından derslere girebilecek.
REKLAMPLANLAMALAR YAPILACAK
İl milli eğitim müdürlükleri koordinesinde il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince yapılacak planlama dahilinde tüm kademelerdeki okul yöneticileri Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni’ni inceleyecek.
Yöneticilere yönelik eğitimlerde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne göre yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerin rol ve görevleriyle ilgili bilgilendirme ve müzakereler gerçekleştirilecek, okul yöneticileri modelin yapı taşları ve temel yaklaşımı konusunda 1 Eylül’e kadar eğitime tabi tutulacak.
Zümre toplantılarında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel yaklaşımı ve öğrenci profili doğrultusunda öğretim programları ve ders kitapları göz önünde bulundurularak modelde yer alan tüm bileşenlerin etkin ve doğru şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak planlamalar yapılacak.
Bu kapsamda, planlama yapılırken temel, bütünleşik ve üst düzey düşünme becerilerinden oluşan kavramsal beceriler, alan becerileri ve eğilimler dikkate alınacak. “Erdem-değer-eylem” çerçevesi, sosyal duygusal öğrenme becerileri ve sistem düşüncesi olarak yapılandırılan okuryazarlık becerilerini içeren programlar arası bileşenler, zenginleştirme ve destekleme olmak üzere ikiye ayrılan farklılaştırma uygulamaları temel alınacak.
REKLAM
Ayrıca okul temelli planlama kapsamında etkinliklerde öğrenci katılımını destekleyici, yaparak ve yaşayarak öğrenmeye imkan tanıyan ve öğrencilerin bütüncül gelişimini amaçlayan çalışmalar ile sosyal sorumluluk çalışmaları ve hayat boyu öğrenme olarak yer alan program dışı faaliyetler dikkate alınacak.
BEP’LERDE TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ÖĞRETİM PROGRAMI ESAS ALINACAK
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yapısı gereği her tür yerel şart ve imkanda uygulamaya müsait olduğu göz önünde bulundurularak, öğretim programlarının öğrenme çıktılarının gerektirdiği beceriler azami düzeyde öğrenciye kazandırılacak şekilde planlama yapılacak.
Genel eğitim programı uygulayan özel eğitim okullarında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programları uygulanacak, öğrenciler için bireyselleştirilmiş eğitim programları (BEP) Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programı esas alınarak hazırlanacak.
Kaynaştırma/bütünleştirme uygulamaları kapsamında eğitimlerini sürdüren özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için de BEP’ler Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programı esas alınarak hazırlanacak.
REKLAM
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda çocuklara sunulacak ders kitapları ve e-içerikler, öğrencilerin çok yönlü gelişimi için birbirinin tamamlayıcısı olarak hazırlandı. Bu nedenle, ders kitapları ve ders kitaplarında yer alan e-içeriklerin tamamı kullanılacak.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yapılacak sınıf içi ölçme değerlendirme faaliyetleri, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin ölçülmesinin yanı sıra öğrenme eksiklikleri ve eğilimlerine ilişkin veri oluşturacak şekilde planlanacak.
ÖĞRENCİLER AKADEMİK BAŞARILARINA GÖRE SIRALANACAK
Ölçme ve değerlendirme faaliyetleri, beceri odaklı, öğretim sürecini en üst düzeyde destekleyen ve geri bildirim sağlayan geliştirici bir yapıda olacak şekilde yürütülecek.
Ölçme ve değerlendirme uygulamaları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun olarak süreç odaklı ve geliştirici bir yaklaşımla yürütülecek. Öğrenciler eğitim öğretim yılı içerisinde sınıf içi ölçme uygulamaları hariç akademik başarılarına göre sıralanacak ve onları bir yarışa dahil edecek şekilde il, ilçe ve okul geneli sınavlar yapılmayacak.
REKLAM
Sınıf içi ölçme kapsamında gerçekleştirilecek yazılı sınavları öğrenme çıktıları esas alınarak bilgi ve beceri bütünlüğünü ölçecek şekilde eğitim kurumu sınıf veya alan zümreleri tarafından hazırlanıp uygulanacak.
ÖĞRENCİLERİN ESERLERİN İÇERİĞİNİ DEĞERLENDİRMELERİ SAĞLANACAK
İlkokul, ortaokul kademelerinde Türkçe, lise kademesinde ise Türk dili ve edebiyatı derslerinde, yaygın edebi türler arasından seçilmek kaydıyla ilgili sınıflar düzeyinde her dönem iki, öğretim yılı boyunca toplam 4 eser okunacak ve bir eleştirel film analizi yapılacak.
Öğretim programı kapsamında değerlendirmeye tabi olacak 4 eserin dışında da öğrencilerin kitap okuması teşvik edilecek.
Okunacak eserlerin ve izlenecek filmlerin belirlenmesinde öğretim programında yer alan metin seçimi ölçütleri dikkate alınacak. Eserlerin bu ölçütler doğrultusunda zümre öğretmenleri tarafından öğrencilerin yaş ve sınıf seviyelerine uygun olarak belirlenecek.
Ayrıca zümre öğretmenlerince Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programları kapsamında yer alan Eleştirel Okuma, Dinleme/İzleme Formu kullanılarak öğrencilerin okudukları ve dinledikleri/izledikleri eserlerin içeriğini değerlendirmeleri sağlanacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Canbolat açıklamasında; “İlimizde de bugün öğle saatlerinde başlayan iki tane büyük yangın vardı. ve şu an Bozdoğan Alhisar bölgemizde de saat 16.45 itibarı ile başlayan ve rüzgarın etkisi ile hızla bölgeye yayılan geniş bir alana yayılan yangınla karşı karşıyayız. Yanan alan ağırlıklı olarak ormanlık bir bölge. Bölgede 3 helikopter, 2 uçak bugün müdahalede bulundu. Havanın kararması ile birlikte gece görüşlü bir helikopter sabaha kadar çalışmaya devam edecek. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğümüzün 38 aracı, 147 personeli bölgede şu an mücadele etmekte. Sağlık müdürlüğümüzün 15 personeli üç ambulansı, bir UMKE ekibi, bir UMKE Tıbbi Müdahale Aracı bölgede görev yapmaktadır. Jandarmamızdan 74 personel ve 16 araç görev yapıyor. Büyükşehirimizin 9 aracı ve 35 personeli de bölgede görev yapmaktadır. Örmepınar Mahallemizde 45 kişiyi şu an itibarıyla yangının yaklaşması nedeniyle tahliye ettik. Geri kalan vatandaşlarımızı da tahliye çalışmaları devam ediyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren devletimizin bütün imkanları erken saatlerde yangına müdahale ile ilgili etkin bir mücadeleye devam edeceğiz. Yangın kontrol altına alınmış değil, rüzgarın etkisi ile yayılıyor. Ümit ediyoruz ki kısa bir zamanda yangını çevreleyip kontrol altına alırız” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğünce 13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda yakalanan, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 2’si savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakılırken, nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılardan 11’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla salıverildi.
Elazığ’da13 Ağustos’ta düzenlenen “Kuyu-16” operasyonunda, aralarında elebaşı Ahmet Gülbasan ile organize suç örgütü üyelerinin bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alınmış, 11 ruhsatsız tabanca ve pompalı tüfek ile çok sayıda fişek, bir miktar esrar ve sentetik ecza ele geçirilmişti.
Şüphelilerin “yağma”, “silahlı tehdit”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “genel güvenliğin tehlikeye sokulması”, “6136 sayılı kanuna muhalefet”, “uyuşturucu madde kullanmak”, “suç üstlenme” ve “azmettirme” suçlarını işledikleri, anlaşmazlık yaşayan kişiler arasında ara buluculuk yaptıkları, anlaşmazlıkları baskı, cebir ve tehdit yoluyla kendi belirledikleri usul ve yöntemle çözüme kavuşturdukları tespit edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Genel Kurulu, muhalefetin çağrısı üzerine AYM’nin Can Atalay ile ilgili kararını görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Genel görüşmeye geçilmeden önce yapılan ön görüşmelerde önerge sahibi CHP adına Grup Başkanvekili ve MersinMilletvekili Başarır konuştu. Başarır şunları kaydetti:
“Can Atalay ile ilgili milletvekili olduğuna dair üç tane AYM kararı var. Bireysel başvuruyla ilgili birinci imzacısı kim? Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Diğeri kim? Burada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin Yargıtay kararını okuyan Bekir Bozdağ ve Elitaş. İsimlere baktığım zaman yıldızlar topluluğu gibi. Gerekçede ne diyor, sizin gerekçeniz, benim gerekçem değil. ‘Türkiye’de bireysel başvurunun kabul edilmesi bir yandan bireylerin sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunmasını sağlayacak, öte yandan kamu organlarının Anayasa ve kanunlara daha uygun davranmasını sağlayacak.’ Sizin getirdiğiniz gerekçede bu var.
AYM üç kez bu kararı vermiş ve maalesef ki ‘yok hükmünde’ diyorsunuz. Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaş, diyor ki, ‘Can Atalay ile ilgili kesin hüküm var’ diyor, ‘Hükümlü’ diyor. Ciddi mi bunu söylediğinde? Kendisi de bir avukat. Can Atalay ile ilgili Yargıtay’ın kararı 28 Eylül’de kesinleşti. Peki Can Atalay ne zaman seçildi? 14 Mayıs’ta seçildi. Anayasa 83 bağlamında Can Atalay’ın dokunulmazlığı yok mu? Bu Meclis üç milletvekili için de aynı pratiği yaşamadı mı?
“Bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz?”
Maalesef ki önümüzde büyük bir kriz var. Bu Meclis, 27 ve 28’inci dönemde üç tane arkadaşımızın milletvekilliğini düşürdü. İkisi dönebildi, bir tanesi dönemedi. Şimdi bu anayasal krizi nasıl çözeceğiz? Diyorsunuz ki, ‘Ben karar vermedim dedi AYM’. AYM öyle demiyor. ‘Hukuken var olmayan bir işlemle ilgili yani Meclis Başkanı’nın okuduğu Yargıtay’ın kararıyla ilgili ben ne yapacağım, Meclis kör mü, sağır mı’ diyor. ‘Bu kadar net açık bir karar verdim’ diyor.
“Sayın Başkan, bu ayıba son verin”
Burada bir karar vereceksiniz. ya 600 tane milletvekilinin, bu parlamentonun itibarını koruyacaksınız ya da var ya ceza dairesine ayar verip ‘AYM’yi kapatsın’ diyen küçük ortağınız MHP, bugün yok, MHP yok, oradaki 50 milletvekilinin desteği için Meclis’in itibarını ayaklar altına alacaksınız. Vereceğiniz kararla parlamentonun onurunu, anayasal zeminde duruşunu korumak zorundasınız. Bu hukuk hepimize lazım. Yarın muhalefette olacaksınız. Dünyada, Türkiye’de hiç kimse ömür boyu iktidarda kalmadı. Yarın belki bir milletvekili arkadaşınızın başına bu olay gelecek. Ne yapacacaksınız? Biz Anayasa’ya bakacağız, Anayasa 83’e bakacağız. AYM kararlarına, hukukun üstünlüğüne bakacağız. Ama üzülerek söylüyorum ki AKP Grup Başkanı Anayasa’dan, AYM kararlarından başka her şeyi, her şeyi kullandı. Şimdi, Meclis Başkanımız burada, ilk kararı, o ucube kararı okuyan Meclis Başkan Vekili Bekir Bozdağ yok. Sayın Başkan, gelin bu ayıba son verin; seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekili haklarını teslim edin.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mhakemesi kararı için olağanüstü toplanan TBMM’de konuşma yapan TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık ve diğer muhalefet milletvekillerine yönelik saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Turan, şunları kaydetti:
“Görüntüler tabii ki tasvip edilemez ancak gözden kaçmasın, 8,5 yılı grup başkanvekilliği, 13 yıl milletvekilliği yapmış biri olarak ifade ediyorum ki, olağanüstü davetle açılan TBMM’de ilk konuşmacı olarak Ahmet Şık’ı gösteren irade, konunun çözülmemesini istiyordur, net. Meclis konuşma ve eleştirme yeridir, küfür ve hakaret yeri değil. Vekile küfür seçmenine/millete küfürdür.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deniz Yücel, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki kararının görüşülmesi için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan kavgaya sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Yücel, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
” Bekir Bozdağ’ın genel kurulu iç tüzüğe aykırı bir biçimde yönetmesi… Kürsü dokunulmazlığının hiçe sayılması… Can Atalay’ın Anayasa’dan doğan haklarının çiğnenmeye devam edilmesi… Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde demokrasiyle ve Türk parlamento geleneğiyle hiç bağdaşmayan utanç verici bir tablo vardı. Yumruklar havada uçuştu, genel kurul salonuna kan bulaştı, muhalif vekillere yönelik bir linç girişimi yaşandı. İzmir’e ve TBMM’ye hiç yakışmayan iki AKP’li vekil, parlamento üyesi gibi değil, tetikçi, sokak çetesi üyesi gibi davrandı. Bu zorbalardan birinin kürsüde konuşan bir milletvekiline arkadan haince saldırıp, sonrasında korkakça kenara çekilmesini izledik. Planlanmış bir saldırının uygulayıcısı olan Alpay Özalan ile Eyyüp Kadir İnan, İzmir için de TBMM için de birer utanç kaynağı olduklarını bir kez daha gösterdiler. Sayın Okan Konuralp’e, Sayın Ahmet Şık’a, Sayın Gülistan Koçyiğit’e geçmiş olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Bakan Güler ve Orgeneral Gürak, eğitimi başarıyla tamamlayıp dereceye giren Bordo Berelilere mezuniyet belgelerini verdi, brövelerini taktı.
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığını, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisinde olunduğunu belirterek, “Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. Nitekim, Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihi başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikayeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.
‘DAİMA BİR ADIM ÖNDE OLMALISINIZ’
Özel Kuvvetler personelinin hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırması hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olması gerektiğine işaret eden Güler, “Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır” diye konuştu.
‘ÖZEL KUVVETLER, TARİHİ MİSYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’
Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağladığını aktaran Güler, “Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihi misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında, siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 Ağustos’ta CHP, DEM Parti, Saadet Partisi, TİP, DEVA, Demokrat Parti ve Emek Partisi’nden oluşan muhalefet partileri, Meclis’in AYM’nin Can Atalay kararıyla ilgili toplanması için TBMM Başkanlığı’na dilekçe sunmuş, yeterli sayıda milletvekilinin imzası ile yapılan çağrı üzerine olağanüstü toplantı kararı alınmıştı. Bugün toplanan ve Bekir Bozdağ tarafından yönetilen Genel Kurul gergin başladı.

VEKİLLER KÜRSÜYE YÜRÜDÜ
DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi kararının da Bozdağ’ın Meclis’e başkanlık yaptığı oturumda okunduğunu hatırlatarak Bozdağ’ın oturuma başkanlık yapmamasını istedi. Bunun üzerine usul tartışması başladı. Türkiye İşçi Partisi İstanbulMilletvekili Ahmet Şık, Meclis kürsüsüne ‘usul konusunda’ konuşmak için çıktı. Şık’ın “Sizde hiç utanma yok. Hakikat her zaman acıtır” sözleri üzerine AK Parti sıralarından tepki geldi. AK Partili vekillerin kürsüye yürümesi üzerine Bekir Bozdağ oturuma 15 dakika ara verdi. 15 dakikalık aranın ardından yeniden başlayan oturuma Şık’ın sözleri sonrası tansiyonun yükselmesi üzerine yeniden ara verildi.
YUMRUKLU KAVGA ÇIKTI
İkincinin aranın ardından oturumda gerginlik had safhaya çıktı. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın kürsüde konuşan Ahmet Şık’a müdahalede bulunmasıyla ortalık karıştı. Kürsüye koşan vekiller arasında yumruklar havada uçuştu. Oturuma yeniden ara verildi.

ALPAY ÖZALAN VE AHMET ŞIK’A KINAMA CEZASI
TBMM Genel Kurulu, Meclis BaşkanıNuman Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı. Meclis Başkanı Kurtulmuş, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’a kınama cezası verilmesini Meclis oylamasına sundu. Yapılan oylama sonrası Şık ve Özalan’a kınama cezası verildi.
OY ÇOKLUĞUYLA REDDEDİLDİ
Gergin geçen oturumlar sonrası yapılan son oturumda muhalefetin Can Atalay’la ilgili verdiği genel görüşme talebi oy çokluğuyla reddedildi.

CAN ATALAY HAKKINDAKİ YARGI SÜRECİ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Atalay’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılmasına ve bu suçtan tutuklanmasına karar vermişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştu. 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde TİP’ten Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay Yargıtay’a başvurmuş, süreç devam ederken Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı davasında Can Atalay’a verilen 18 yıl hapis cezasını onamıştı.
Yargıtay’ın talebi reddetmesinin ardından Atalay, Anayasa Mahkemesine iki kez başvuruda bulunmuş ve iki başvuruda da Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı vermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin Atalay hakkındaki hak ihlali kararlarına uyulmasına yer olmadığına ve kararın TBMM Başkanlığına gönderilmesine hükmetmişti. Bu arada, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle TİP’in Meclis’teki sandalye sayısı 4’ten 3’e düştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Kadın Meclisleri, TBMM’de yaşanan kavgaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“AKP- MHP erkek egemen iktidarı, uyguladığı savaş ve şiddet politikalarını bir kez daha Mecliste göstermiştir. Can Atalay kararına ilişkin muhalefetin çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, siyasi iktidarın vekilleri tarafından bir kez daha erkeklik gösterisi yapılmıştır.
Siyaseten yenemediğini şiddet ve zorbalıkla bastırmayı bir politika haline getiren iktidar, bir kez daha muhalefetin, kadınların sesini kısmaya dönük bastırma siyasetini devreye koymuştur. Yaşanan saldırıda Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit faşist iktidarın vekilleri tarafından şiddetin hedefi olmuştur.
Bu saldırı, kadına yönelik şiddet ve katliamların artışı karşısında politika üretmeyen, her defasında kadınların kazanılmış haklarına saldıran AKP-MHP iktidarının kadın düşmanı politikalarının göstergesidir.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, yoldaşımıza yapılan saldırı kadın iradesine, rengine, duruşuna, siyasetine ve mücadelesine yapılmış bir saldırıdır.
Baskı, zor aygıtları ile hukuksuzlukların, kadına yönelik şiddetin, irade gaspının meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Evde, sokakta, Mecliste bulunduğumuz her yerde erkek-devlet şiddetini kabul etmiyoruz, mücadelemizi yükseltiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Genel Kurul’daki olağanüstü toplantının konusu olan TİP HatayMilletvekili Can Atalay için verilen genel görüşme önergesinin öngörüşmesine geçildiğini söyledi. Kurtulmuş siyasi parti gruplarına 20 dakika, önergedeki ilk imza sahibine ise 10 dakika söz verdi. İlk konuşmayı Saadet Partisi grubu adına Grup Başkanvekili Bülent Kaya yaptı. Kaya, şunları söyledi:
“Meclis Başkanımız Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmasını dikkate alarak kesinleşmiş hükmü Genel Kurul’da okumadı. Hatta kesinleşmiş hükme rağmen Can Atalay’ın Meclis’teki özlük haklarını verdi, danışmanlarına oda tahsis etti. Sayın Meclis Başkanı bu tutumuyla hukukta güvenilir olmanın bir tezahürünü ortaya koymuş oldu.
Anayasa Mahkemesi karar verdi Yargıtay 3. Ceza Dairesi buraya talimat gönderdi. Kesinleşmiş şerhini Yargıtay yazmaz, ilk derece mahkemesi yazar. Yani bizim Meclis Başkanı’ndan beklentimiz şuydu: Anayasa Mahkemesi kararını bir bekletici mesele olarak ortaya koydunuz kesinleşmiş mahkeme kararını Anayasa Mahkemesi kararına kadar beklettiniz, Anayasa Mahkemesi karar verdi, değişen ne oldu da siz Anayasa Mahkemesi kararını beklerken okutmadığınız bir hükmü ortada bir Anayasa Mahkemesi kararının varlığına rağmen okutma ihtiyacı hissettiniz.
Hukuki kararla, karar vermek başka bir şey karara gerekçe uydurmak başka bir şeydir. Kararın gerekçesini inanarak savunmak başka bir şey öyle karar verilmesi gerektiği için sizi buraya tıkan irade öyle istediği için ceza verip o cezaya gerekçe uydurmak başka bir şeydir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVGANIN ARDINDAN GENEL KURUL’U NUMAN KURTULMUŞ AÇTI
Gezi Davası tutuklusu Can Atalay için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda tansiyon yükseldi. TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık’ın kürsüde yaptığı konuşmanın ardından Genel Kurul’a ara verildi. Aranın ardından yeniden başlayan Genel Kurul’da AK Partiİzmir Milletvekili Alpay Özalan kürsüye yürüyerek Ahmet Şık’a yumruk attı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın ara vermesinden sonra Genel Kurul bu kez, TBBM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönetiminde tekrar başladı.
ÖZGÜR ÖZEL, KURTULMUŞ’U ARAMIŞ
Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’deki olaylı oturumun ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u telefon ile aradığı ortaya çıktı. Yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu ifade eden Özel, Kurtulmuş’tan inisiyatif almasını ve siyasi parti temsilcileriyle yapılacak toplantıya bizzat kendisinin başkanlık etmesini istedi. Özel, “Bu şiddeti normalleştiremeyiz. Olayların bu noktaya gelmesi konusunda sizin mutlaka inisiyatif almanız gerekiyor” dedi.

Bir idare amirinin yaptığı saldırının izah edilemez olduğunu ifade eden Özel, yaşananları “rezalet” olarak nitelendirdi. Özel, Meclis Başkanı’ndan artan şiddete dur demesini, bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını, Meclis’teki şiddet olaylarıyla ilgili bir toplantı planlanması durumunda ise bu toplantıya en üst düzeyde katılım göstereceklerini dile getirdi.
Ayrıca oylama öncesi konuşan Kurtulmuş, “Usul tartışması birleşimi yöneten başkan değiştiği için söz konusu değildir. Gündemdeki görüşmelere devam ediyoruz. Sayın Grup Başkan Vekillerinin içeride uzlaşmaları sağlanmıştır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; dün bu salonda, TBMM Genel Kurulu’nda Cumhuriyet tarihimizin en önemli oturumlarından birisini gerçekleştirdik. Bütün dünyaya örnek teşkil eden, bütün partilerden milletvekillerinin katıldığı bir oturum yapıldı. Sizlerden istirhamım bugünkü olağanüstü oturumda, Meclis’e yakışacak temiz bir dil içerisinde ve temiz bir davranış içerisinde Meclis’in bundan sonraki süreçlerini devam ettirmektir. Şimdi görüşmelere devam ediyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 09 – 16 Ağustos 2024 tarihlerinde yapılan şok uygulamalar ile şüphe ve ihbar üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, 2 bin 336 şahsın GBT kontrolü yapıldı. Yapılan uygulamalar sırasında haklarında çeşitli mahkemeler tarafından arama kararı bulunan 5 şahıs yakalanırken, 8 ruhsatsız tabanca, 5 tüfek, 4 kurusıkı tabanca, 7 kesici ve delici alet olmak üzere toplam 24 adet silah, 181 adet fişek, 12 adet şarjör, 112 adet sentetik ecza, 2,19 gr metamfetamin maddesi, 143,33 gram uyuşturucu madde, 41,5 gr bonzai maddesi ile 20 bin adet doldurulmuş makaron sigara ele geçirildi.
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı birimlerce yapılan denetimlerde 44 umuma açık mekan, 24 kahvehane/kıraathane, 15 kafe, 22 çay ocağı, 9 oyun salonu ve 9 otopark kontrol edilirken, trafik ekipleri tarafından kontrol edilen bin 322 araçtan 17 araca 142 bin 159 TL idari para cezası uygulandı, 2 araç trafikten men edildi. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’daki başarılı ve özverili çalışmaları nedeniyle Tuğgeneral Zafer Tombul’a teşekkür eden Vali Enver Ünlü, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.
Tuğgeneral Zafer Tombul’da Manisa’da görev yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek her daim kendilerine destek olan Vali Enver Ünlü’ye teşekkürlerini iletti. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tatvan basın camiası dün Tatvan Belediyesinde yaşanan sözlü ve fiziki saldırı olayı ile sarsıldı. Belediyenin daveti üzerine belediye çalışmalarıyla ilgili düzenlenen basın toplantısına giden gazeteciler ve Belediye Başkanı Mümin Erol arasında Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül tarafından belediyeye alınan lüks telefonlara ilişkin yapılan haberler nedeniyle sözlü tartışma yaşandı. Toplantıya gecikmeli olarak katılan Aygül için hakaretvari sözler kullanan Erol, tartışmayı daha da alevlendirecek söylemlerine devam edip, önceki belediye başkanının korumalığını yaptığı dönemde gazeteci Aygül’e sokak ortasında gerçekleştirdiği saldırı nedeniyle tutuklandığı için görevden uzaklaştırılan Y.B.’yi göreve iade edip en üst görevle ödüllendireceğini belirtmesi üzerine gazeteciler tepki göstererek toplantıyı terk etti.
Tartışmanın devam ettiği sırada toplantı salonuna gelen Aygül ve Başkan Erol arasında da kısa süreli tartışma yaşanırken, salonda bulunan gazeteciler tarafından belediye binasından çıkarılmak istenen Aygül, bu kez de Belediye Başkanı Mümin Erol’un akrabası olan makam şoförünün fiziki saldırı girişimine maruz kaldı.
“İki cemiyetten ortak açıklama”
Yaşanan talihsiz olay sonrası konuyla ilgili Bitlis Gazeteciler Cemiyeti ve Bitlis Basın Cemiyeti konuyla ilişkin ortak açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Dün Tatvan Belediyesinin düzenlemiş olduğu basın toplantısında yaşanan üzücü hadiseler, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül’e yönelik hakaret içeren söylemler ve fiziki saldırı girişimine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı hasıl olmuştur. Tatvan basın camiası olarak belediyenin daveti üzerine 15.08.2024 tarihinde (dün) saat 17.00’da Tatvan Belediyesi toplantı salonunda düzenlenen basın toplantısına iştirak edilmiştir. Tatvan Belediye Başkanı Mümin Erol’un Eş Başkan Belkıza Beştaş Epözdemir’in birlikte katılım sağladığı toplantı, ilçe merkezindeki trafik yoğunluğundan dolayı toplantıya geciken gazeteci Sinan Aygül ve diğer basın mensuplarının da dahil olabilmesi için sohbet havasında başlanmıştır. Başka konular üzerine basın toplantısı organize edilmiş olunmasına rağmen toplantı Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından Sinan Aygül ve belediye ile ilgili yazmış olduğu haberlere yönelik tepki ve hakarete varan sözlerin kullanıldığı nahoş bir ortama dönüşmüştür. Belediye Başkanı Erol, meslektaşımız ve aynı zamanda Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül’e dönük, tepkisiyle sınırlı kalmayıp, hakaret içeren söylemler ve asılsız iddialar dile getirilmiştir. Bununla da sınırlı kalmayıp, bir biri ardına talihsiz söylemlerde bulunmuştur. Toplantıda, Sinan Aygül için ‘alçaktır, namussuzdur, şerefsizdir, haddini bilecek, ona dersini vereceğiz, psikopat, hasta, karaktersiz insan’ gibi sözler sarf edip, açık bir şekilde Sinan Aygül’ün belediye binasına alınmaması yönünde talimat verdiğini belirten Başkan Erol, daha öncesinde Aygül’e yönelik saldırıda bulunduğu için tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan saldırgan belediye eski personeli Y.B.’nin gerçekleştirdiği saldırı için ise ‘eline sağlık, kendisini göreve iade edip, belediyede en yüksek konuma getireceğim’ gibi sözler sarf etmiştir. Bu tutum, sadece Sinan Aygül’ü değil, aynı zamanda görevini tarafsız ve objektif bir şekilde yerine getiren tüm basın mensuplarını hedef almış, bu kabul edilemez davranış karşısında, basın mensupları toplantıyı terk etmiştir. Ne yazık ki olay bu noktada kalmamış, belediye binası çıkışında belediye başkanının şoförü tarafından Sinan Aygül’e yönelik fiziki saldırı girişiminde bulunulmuştur. Bu ve benzeri saldırılar basın özgürlüğüne ve demokrasimize yönelik ciddi bir tehdit oluşturmakta olup, tüm gazetecilere gözdağı verme amacı taşımaktadır. Bu tür saldırılar, demokrasimizin temel taşlarından biri olan basın özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Basın, toplumun bilgi alma hakkını sağlamak, kamunun çıkarlarını korumak ve doğru bilgiye ulaşmasını temin etmek amacıyla görev yapan en önemli kurumlardan biridir. Basının susturulması ya da baskı altına alınması, toplumsal huzur ve demokrasimizin işleyişi açısından ciddi tehlikeler barındırmaktadır. Bu nedenle, basının görevini özgürce ve bağımsız bir şekilde yerine getirebilmesi için gereken saygı ve destek her zaman gösterilmelidir. Yaşanan bu talihsiz olayı şiddetle kınıyor, gazetecilere yönelik baskı ve şiddetin artık sona ermesini diliyor, belediye başkanını kamuoyu önünde özür dilemeye davet ediyor, konuyu kamuoyunun takdirine sunuyoruz” denildi.
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Başkan Erol ise, “Kendisine gazeteci süsü vererek iftiralar atıp daha sonra da ‘beni dövdüler’ diye yeni bir iftira atıp mağduriyet oluşturmaya çalışan ve sonra da planladığı gibi prim kasmaya, hakkımızda itibar suikastı yapmaya çalışan Sinan Aygül’ün ‘beni dövdüler’ dediği ana ilişkin kamera kayıtları. Takdir milletimizindir. Alçakça iftiralarla dolu telefon haberinde alınan telefon, belediyeye alınmış telefonlar olup şahsa alınmış bir mal değildir. Aylardır belediyemize basın danışmanı olarak atanmaya çalışan ancak göreve başlatmadığımız için ve diğer taleplerinin tamamını reddettiğimiz için hakkımızda iftirada bulunan şahsın attığı çamurların üstümüze yapışmayacağını, halkımızın bize güvendiğini bilmekteyiz. Halkımızı yanıltmayacağımızı ve halkımızın sonuna kadar hizmetinde olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz” dedi.
Gazeteci Aygül ise yaptığı haberi işaret ederek, “Bu haberden sonra, onlarca gazeteci arkadaşımın önünde Tatvan Belediye Başkanı Mümin Erol’un sözlü tehditleri ile şoförü ve aynı zamanda da amcasının oğlu olan korumasının fiziki saldırısına uğradım. Detaylı açıklamayı kısa süre içerisinde yapacağım. Daha önce de şimdi de halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunduğum için saldırıya uğradım, ölümden döndüm. Saldırıya uğrayabilirim ama yeryüzünde hiçbir otoriteden korkmadım, geri adım atmadım, yaptığım şey aşağıda, yine yaparım, yine korkmam, yine geri adım atmam” dedi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ın Yıldızeli ilçesinde çıkan orman yangını, ekiplerin 2 saat süren çalışmasının ardından kontrol altına alındı.
Yangın, saat 15.30 sıralarında ilçeye bağlı Ilıca köyü yakınlarındaki ormanda çıktı. Henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangını görenler durumu ekiplere haber verdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, orman işletme ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın rüzgarın da etkisiyle büyüdü. Yangının söndürülme çalışmalarına köylüler de destek verdi. Yangın, yaklaşık 2 saat süren çalışmanın ardından kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının devam ettiği bölgede çok sayıda çam ve meşe ağacı yanarak kül oldu. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beçin Çamovası yakınlarındaki ormanlık alandan dumanların yükseldiği ihbarı üzerine Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesinden çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.
Ekipler, yangına havadan ve karadan müdahale ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kevser Camisi önünde açılan kermeste hayırsever vatandaşlar evlerinde hazırladıkları yiyecekleri satışa sundu.
Filistin temalı eşyalarında satışa sunulduğu kermeste 131 bin 100 lira toplantı.
Sivil toplum örgütleri adına açıklama yapan Halit Gökçe, İsrail’in zulmü altındaki Filistin halkına destek olmak istediklerini söyledi.
Bu amaçla kermes düzenlendiğini aktaran Gökçe, “Kermeste Filistin mücadelesini ve Siyonist İsrail’in zulmünü anlatan fotoğraflardan oluşan sergimiz de yer aldı. Mescid-i Aksa maketimiz yoğun ilgi gördü. Kermesimi boyunca yardımsever halkımızın destekleri ile 131 bin 100 lira toplandı ve ilgili yardım hesabına bu miktar yatırıldı. Bizlere destek olan tüm halkımızdan Allah razı olsun ve niyetlerini kabul etsin. Mazlum Filistin halkına destek olmak için etkinliklerimiz devam edecek.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Milas ilçesinde orman yangını çıktı. Alevlere havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Milas’ın kırsal Beçin ile Çamovalı mahalleleri arasındaki ormanda saat 17.30 sıralarında yangın çıktı. Alev ve dumanı fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye orman ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangının Muğla sınırlarına sıçrama ihtimaline karşı hızlı bir şekilde tedbirler alındı. Muğla Kavaklıdere Çayboyu Mahallesi’ne ivedilikle intikal ederek gerekli önlemler alan ekipler, yangının kontrol altında tutulması için çalışmalara destek veriyor.
Yetkililer, yangının Muğla sınırlarına yayılmaması için her türlü güvenlik önlemi alındığını belirtti. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’ün Ovacık ilçesinde orman yangını çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, yangına müdahale ediyor.
İlçeye bağlı Beydini ve Alınca köyleri arasında saat 14.30 sıralarında orman yangını çıktı. Köylülerin ihbarı üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, 9 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 dozer, 11 kamyonet ve 81 personel ile alevlere müdahale etti.
Ekiplerin yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen yangına müdahaleler sürerken, bir orman yangını haberi de Ödemiş ilçesinden geldi. Ödemiş ilçesi Pirinçci Mahallesi’nde saat 15.30’da çıkan orman yangınına ilk müdahale 16.02 de yapıldı. İzmir Orman Bölge müdürlüğüne ait 1 uçak, 2 helikopter, 6 arazöz, 1 su ikmal ekibi ile yangına müdahale ediliyor.
Yangınları kontrol alma çalışmaları sürüyor. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’i ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ile görüştü.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa Müslüman Forumu ve Küresel Filistin Zirvesi Organizasyon Komitesi ile birlikte Meclis’imizi ziyaret eden Nelson Mandela’nın torunu Güney Afrika Ulusal Meclisi Milletvekili Nkosi Zwelivelile Mandela ve mazlum Filistin halkının siyonist İsrail karşısındaki duruşundan etkilenerek Müslüman olan değerli sporcu Jeff Monson ile Meclis’imizde bir araya geldik. İsrail’in zulmüne karşı adaletin ve insanlığın yanında yer alan iki değerli kardeşimize göstermiş oldukları cesur duruşları dolayısıyla yürekten teşekkür ediyorum. ‘Filistin’in bu zor zamanlarında kardeşlerimin yanında olabilmek için İslam’ı benimsedim’ diyerek yüreklerimizi fetheden Monson’ın, Müslüman olduktan sonra ilk cuma namazını Gazi Meclis’imizin içerisinde yer alan camide eda etmesini de oldukça anlamlı ve kıymetli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre yangın Ilıca köyü yakınlarında meydana geldi. Yangının çıkma sebebi henüz öğrenilemedi. Rüzgarın etkisiyle yangın yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve Orman İşletme ekipleri sevk edildi. – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Golan Tepeleri’ne yönelik saldırının ardından Orta Doğu’da savaşı yayma noktasına getirdi. Geçtiğimiz günlerde misilleme olarak Lübnan’ın başkenti Beyrut’u vurarak çok sayıda sivilin ölümüne yol açan İsrail, Lübnan’ı yine vurdu.
İsrail’in Orta Doğu’daki peş peşe saldırılarının ardından ülkeler bir bir vatandaşlarına “Lübnan’ı ve Tel Aviv’i terk edin” çağrılarında bulundu. Ayrıca çok sayıda hava yolu şirketi İsrail ve Lübnan’a uçuşları durdurdu. Son olarak İngiltere’den dikkat çeken bir açıklama geldi.
İNGİLTERE: ASKERİ OPERASYONA HAZIRIZ
İngiltere, Lübnan’dan tahliye operasyonuna ihtiyaç duyulması halinde askeri varlıklarının hazır olduğunu açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki büyükelçiliklere destek sağlamak için “Gerekirse İngiliz askeri kuvvetleri Orta Doğu’ya gönderilecek” açıklamasında bulundu.
İngiliz askeri nakliye helikopterleri Lübnan için yüksek alarm durumuna geçti. İngiliz ordusu, gerek duyulması halinde diplomatik personellerinin Orta Doğu’dan tahliye edilmesine hazır olduğunu bildirdi.
İSVEÇ BEYRUT BÜYÜKELÇİLİĞİNİ TAŞIYOR
İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom İsveç Radyosu’na yaptığı açıklamada, elçilik personeline Beyrut’tan Kıbrıs’a gitmelerini söylediklerini ve Beyrut Büyükelçiliği’ni geçici olarak başka bir yere taşımayı planladıklarını söyledi.
Billstrom, kararın başlangıçta Ağustos ayı için alındığını ancak güvenlik durumuna bağlı olarak uzatılabileceğini aktardı.
ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ UYARDI!
ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, vatandaşlarına yaptığı güvenlik uyarısında, “Lübnan’dan ayrılmak isteyenleri, uçuş hemen olmasa veya tercih ettikleri rota takip edilmese bile kendilerine uygun herhangi bir bileti almaya teşvik ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Büyükelçilikten ülkedeki vatandaşlara yapılan uyarıda, birtakım hava yolu şirketlerinin “bölgeye uçuşlarını iptal ettiği” ancak ticari uçuşların devam ettiği belirtildi.
RUSYA: LÜBNAN’I TERK EDİN
Rusya, vatandaşlarına Lübnan’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, olası bir savaş ihtimaline karşı vatandaşlarından Lübnan’ın terk edilmesi istendi.
THY UÇUŞLARI DURDURDU
Türk Hava Yolları (THY), bu gece İran’a yapılması planlanan bazı uçak seferlerini iptal ettiğini duyurdu. Seferlerin sabah saatlerinde yapılacağı öğrenildi.
Pegasus Hava Yolları, İran, Irak ve Ürdün’e yapacağı seferlerde değişikliğe gitti. Uçuş güvenliği nedeniyle alınan yeni kararla, Pegasus tarafından İran, Irak ve Ürdün’e planlanan gece seferleri gündüz yapılacak.
AİR FRANCE BEYRUT UÇUŞLARINI ASKIYA ALDI
Fransız hava yolu şirketi Air France’ın, Lübnan’ın başkenti Beyrut’a 6 Ağustos’a kadar uçuşlarını askıya aldığı bildirildi.
Air France yolcu hizmetlerinden edindiği bilgiye göre, Fransa’nın başkenti Paris ile Beyrut arasındaki uçuşların tamamı, bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle 6 Ağustos’a kadar iptal edildi.
AZERBAYCAN
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bölgede hızla değişen güvenlik durumu dikkate alınarak, Azerbaycan vatandaşlarının zorunlu olmadıkça Lübnan’ı ziyaret etmemeleri ve ülkede yaşayan vatandaşların en kısa sürede oradan ayrılması gerektiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca Lübnan’da bulunan Azerbaycan vatandaşlarının korunma ve güvenlik kurallarına uymaları ve nüfusun yoğun olduğu yerlerden uzak durmaları istendi.
POLONYA VE MACARİSTAN UÇUŞLARI DURDURDU
Orta Doğu’da artan gerilim hava yolu şirketlerini etkiledi. Polonya hava yolu şirketi LOT tarafından dün yapılan açıklamada Polonya-İsrail ile Polonya-Lübnan uçuşlarının askıya alındığı belirtildi. Bölgede gerilim ve çatışmaların artması nedeniyle uçuşların askıya alındığı aktarılırken, İsrail uçuşlarının çift taraflı olarak 4, 5 ve 6 Ağustos’u da kapsayacak şekilde uzatıldığı bildirildi.
Öte yandan, Macar hava yolu şirketi Wizzair de geçici olarak tüm İsrail ve Ürdün uçuşlarını çift taraflı olarak askıya aldığını duyurdu. Bölgede durumun giderek gerginleşmesi dolayısıyla böyle bir karar aldıklarını duyuran Wizzair, söz konusu karardan etkilenen yolculara bilet ücretlerini iade edeceklerini aktarırken, arzu eden yolcuların ise bilet tarihlerini ücretsiz şekilde değiştirebileceklerini bildirdi.
İSVİÇRE
İsviçre Uluslararası Hava Yolları (Swiss), Orta Doğu yaşanan son gelişmeler nedeniyle Zürih ile Tel Aviv arasındaki uçuşları karşılıklı durdurdu.
Zürih ile Tel Aviv arasındaki uçuşlar, 8 Ağustos’a kadar “mürettebat ve yolcuların güvenliği” gerekçesiyle askıya alınırken, 29 Temmuz’da Zürih ile Beyrut arasındaki uçuşların askıya alınma süresi de 12 Ağustos’a kadar uzatıldı.
ALMANYA
Alman hava yolu firması Lufthansa, güvenlik gerekçesiyle Beyrut ve Tel Aviv’e uçuşlarını askıya aldı. Hava yolu şirketinden yapılan açıklamada, 8 Ağustos’a kadar Tel Aviv’e uçulmayacağı ve daha önce alınan Beyrut’a uçmama kararının kapsamının da 12 Ağustos’a kadar uzatıldığı belirtildi.
Karara gerekçe olarak bölgede kötüleşen güvenlik durumu gösterildi, uçuşların yeniden başlatılmasıyla ilgili “sahadaki durumun izleneceği” kaydedildi.
HİNDİSTAN
Hindistan hava yolu firması Air India, Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle Tel Aviv’e ve bu kentten yaptığı uçuşları durdurma kararı aldı.
Hava yolu şirketinden yapılan açıklamada, “Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde devam eden durum göz önünde bulundurularak, Tel Aviv uçuşlarımızı 8 Ağustos’a kadar askıya aldık.” ifadesi kullanıldı.
İTALYA
İtalya’nın bayrak taşıyıcı hava yolu firması ITA’nın X hesabından yapılan açıklamada, Tel Aviv’e ve bu kentten planlanan uçuşların 6 Ağustos’a kadar askıya alındığı belirtildi.
Açıklamada, karara gerekçe olarak “Orta Doğu’daki gelişmeler ile yolcu ve mürettebatının güvenliği” gösterildi.
POLONYA
Polonya haber ajansı PAP’ın haberinde, Polonya’nın ulusal hava yolu şirketi LOT’un güvenlik gerekçesiyle 3-4 Ağustos’ta Lübnan ve İsrail’e planlanan 8 uçuşunu iptal ettiği bilgisine yer verildi.
Hollanda Kraliyet Havayolu KLM de İsrail uçuşlarını 26 Ekim tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu.
FRANSA VE YUNANİSTAN
Lübnan’ın başkenti Beyrut’a uçuşlarını askıya alan hava yolu şirketleri arasında Yunanistan’ın Aegean Havayolları ve Almanya’nın Condor Havayolları da yer aldı.
Aegean ve Condor Havayolları, Orta Doğu’da artan gerilim nedeniyle Atina’dan Beyrut’a uçuşlarını 1 Ağustos’a kadar askıya aldığını duyurmuştu. Air France da Paris-Charles de Gaulle ile Beyrut havalimanları arasındaki uçuşlarını 2 günlüğüne durdurduğunu duyurmuştu.
SİNGAPUR
Singapur Havayollarından (SIA) yapılan açıklamada, Orta Doğu’da yükselen gerilim nedeniyle uçuşlarda İran hava sahasının kullanılmayacağı ve alternatif rotalara başvurulacağı belirtildi.
“Amsterdam, Brüksel, Kopenhag, Frankfurt, İstanbul, Londra, New York, Manchester, Milano, Münih, Paris, Roma ve Zürih” uçuşlarının bu durumdan etkileneceği ifade edilen açıklamada, “Orta Doğu’daki durumu yakından izlemeye devam edeceğiz ve uçuş rotalarımızı gerektiği gibi ayarlayacağız.” ifadesi kullanıldı.
BEN GURION HAVALİMANINDA SON DURUM
İsrail basınına göre, Tel Aviv’deki Uluslararası Ben Gurion Havalimanı’nın resmi internet sitesi geçici bir arıza nedeniyle çökerken, havalimanı normal faaliyetine devam ediyor.
Havalimanı işletmesinden yapılan açıklamada, arızanın siteye yapılan girişlerin yoğunluğundan kaynaklandığının anlaşıldığı ve sorunun giderilmeye çalışıldığı ifade edildi.
GOLAN TEPELERİ SALDIRISI
27 Temmuz Cumartesi akşamı, Mecdel Şems kasabasındaki futbol sahasına bir roket düştü. Azınlık Dürzi topluluğundan 12 İsrailli çocuk ve genç öldürüldü.
İsrail, Hizbullah’ın saldırıyı Lübnan içinden atılan İran yapımı bir roketle düzenlediğini iddia etti. ABD de Hizbullah’ı suçladı. Hizbullah ise kesin bir dille saldırının arkasında olmadığını söyledi.
BEYRUT VURULDU, ŞÜKÜR ÖLDÜRÜLDÜ
Hizbullah, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen İsrail saldırısında üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’ün öldürüldüğünü doğruladı.
Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinde düzenlenen saldırıda, en az 4 kişi daha öldürüldü, 10’larca masum sivil yaralandı. Ölenler arasında iki çocuk da bulunuyor. 10 yaşındaki Hassan ve 6 yaşındaki kız kardeşi Amira toprağa verildi. Saldırıda bölgedeki birçok ev hasar aldı.
]]>Açıklamada, atamalara ilişkin şu ifadeler yer aldı:
“Valilik makamının onayı ile 18 il emniyet müdür yardımcısı, 16 ilçe emniyet müdürü ve 15 şube müdürü, 3 ilçe emniyet müdür yardımcısı ve 2 şube müdür yardımcısının yeni görevleri belirlendi. Yapılan atama ve görevlendirmelerin İstanbul’umuza ve Emniyet Teşkilatı’mıza hayırlı olması temennisiyle bütün personelimize görevlerinde başarılar diliyoruz.”
Açıklamada, 2. Sınıf Emniyet müdürlerinden Zafer Baybaba, Hüseyin Güleç, Aykut Korkmaz, Hasan Demirbağ, Erdem Torlak, Taner Ertürk, Murat Özbek, Gülpınar Adir, Özgür Yılmaz, Deniz Halıcı Çelik, Mustafa Ergenç, Serkan Kılınç, Seval Erdem Gürdoğan, Filibya Saral, Göksel Önder, Kadir Arslan, Neslihan Türkün ile Murat Çaykara’nın İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak atandığı belirtildi.
2. Sınıf Emniyet müdürlerinden Cemil Erim’in Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürü, Korkut Okyay’ın Bağcılar İlçe Emniyet Müdürü, Mehmet Baykara’nın Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürü, Şekip Akın’ın Beykoz İlçe Emniyet Müdürü, Özay Kayhan’ın Esenyurt İlçe Emniyet Müdürü, Cemal Ünlü’nün Fatih İlçe Emniyet Müdürü, Hakan Erişmiş’in Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürü, Murat Milletsever’in Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü, Ali Kesikoğlu’nun Şişli İlçe Emniyet Müdürü, Mehmet Yaşar Zehir’in Üsküdar İlçe Emniyet Müdürü olarak atandığı kaydedilen açıklamada, 3. Sınıf Emniyet Müdürlerinden Serdar Örs’ün Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürü, Murat Özburun’un Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürü, Oktay Çelik’in Maltepe İlçe Emniyet Müdürü, Hakan Öztürk’ün Pendik İlçe Emniyet Müdürü, Kıvanç Taşçı’nın Silivri İlçe Emniyet Müdürü ve Fatih Tilki’nin Tuzla İlçe Emniyet Müdürü olarak atandığı duyuruldu.
Valilik açıklamasında, 3. Sınıf Emniyet müdürlerinden Tuncer Bilici’nin Belge Yönetimi Şube Müdürü, Abidin Erik’in Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü, Adnan Ayhan’ın Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürü, Binali Ökten’in İstanbul Atatürk Havalimanı Şube Müdürü, Azmi İlker Çiftci’nin İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürü, İbrahim Duran’ın Koordinasyon Şube Müdürü, Arınç Çevik’in Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, Ziya Şaşmaz’ın Olay Yeri İnceleme Şube Müdürü, Mustafa Aktan’ın Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, Ömer Faruk Günay’ın Önleyici Hizmetler Şube Müdürü, Mustafa Sarı’nın Polis Arama ve Kurtarma (PAK) Şube Müdürü, Banu Ördek’in Sosyal Hizmetler ve Sağlık Şube Müdürü ile vekaleten Deniz Limanı Şube Müdürü, Halil İbrahim Başlı’nın Turizm Şube Müdürü olarak, 4. Sınıf Emniyet Müdürlerinden Ahmet Lütfü Çırakoğlu’nun Güven Timleri Şube Müdürü, Tunay Başarık’ın da Trafik Denetleme Şube Müdürü olarak atandığı belirtildi.
4. Sınıf Emniyet müdürlerinden Sami Pektaş’ın Başakşehir İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, Serhat Kalyoncu’nun ise Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı olarak atandığı kaydedilen açıklamada, Emniyet Amirlerinden Zülküf Demir’in Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, Yılmaz Kahraman’ın Sultangazi İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı ve Ali Osman Serhatoğlu’nun da Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Vekili olarak atandığı ifade edildi.
“HENİYYE AYNI ZAMANDA SON VE MEŞRU FİLİSTİN SEÇİMLERİNİN SEÇİLMİŞ BAŞBAKANIYDI”
Erdoğan, hain, kalleş ve alçakça bir suikast sonucu şehit olan Heniyye başta olmak üzere, tüm şehitleri rahmetle yad ettiklerini belirterek, “İsmail Heniyye, hayatını halkının özgürlüğüne adamış bir kahramandı. Bu uğurda kendisi ve ailesi nice fedakarlıklar yaptı. Heniyye aynı zamanda son ve meşru Filistin seçimlerinin seçilmiş başbakanıydı. 10 aydır ateşkes için, soykırımı bitirmek için, barış için çalışan lider bir siyasetçiydi. İsrail tarafından kahpece hedef alınması, başlı başına İsrail’in barışı istemediğinin, kendi rehinelerini kurtarmak için dahi bir derdinin olmadığının delilidir.” diye konuştu.

“GAZZELİ KARDEŞLERİMİZ 300 GÜNDÜR DÜNYANIN GÖRDÜĞÜ EN VAHŞİ KATLİAMLARDAN BİRİNE MARUZ BIRAKILIYOR”
Bugün sadece Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek için değil, aynı zamanda Filistin halkıyla olan dayanışmalarını göstermek için de bir arada olduklarını vurgulayan Bilal Erdoğan, “Gazzeli kardeşlerimiz 300 gündür dünyanın son asırda gördüğü en vahşi katliamlardan birine maruz bırakılıyor. 16 bini çocuk 40 bin masum Filistinli, İsrail barbarlığının kurbanı oldu. Camiler, kiliseler bombalandı. Pazar yerleri, mülteci kampları, hastaneler, okullar, üniversiteler hatta spor alanları hedef alındı.” ifadesini kullandı.

“KUVÖZDEKİ BEBEKLERİ KATLETTİLER”
Bilal Erdoğan, Gazze’nin neredeyse tamamının devasa bir enkaz yığınına dönüştüğünü dile getirerek, “Tüm insanlığın gözleri önünde İsrail, Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdi. Kuvözdeki bebekleri katlettiler. Gıda sırasında bekleyen, hatta sokakta oyun oynayan çocukları bilerek hedef aldılar. Gazetecileri, doktorları acımasızca öldürdüler. İnsanlıktan zerre nasibini almamış bu azgın güruh, insana dair tüm değerleri katletti. İsrail bir terör devleti olduğunu, bölgemizin başına bela olan haydut bir devlet olduğunu bir kez daha gösterdi.” değerlendirmesinde bulundu.

“ARTIK SİYONİZM, SİYONAZİZİM OLARAK ANILACAKTIR”
Filistinlilerin ilkeleri ve değerleri olan bir düşmana karşı mücadele vermediklerinin altını çizen Bilal Erdoğan, şöyle devam etti:
“Filistinli kardeşlerimiz, tam tersine namertçe saldıran, kalleşçe tuzaklar kuran bir katil sürüsüne karşı kahramanca direniyor. Kandan beslenen, kan içmeye doymayan bir canilikle karşı karşıyayız. Bakınız yeryüzünde hiçbir din, böyle bir soykırımı meşrulaştıramaz. Ne kadar sapkın olursa olsun hiçbir ideoloji, masum bir bebeğin hedef alınmasını, çadırlarında uyuyan masum sivillerin yakılarak katledilmesini meşrulaştıramaz. Gazze’de son 300 gün yaşananlar aynen bundan 80 yıl önce Nazilerin elinde toplama kamplarında yaşananlar gibidir. Siyonizm tıpkı nazizm gibi insanlık dışı bir ideolojidir. Tıpkı nazizm gibi insanlığı tehdit eden hastalıklı bir düşüncedir. Siyonizmin maskesi tüm dünyada düşmüştür. Artık siyonizm, siyonazizim olarak anılacaktır. Gazze, tüm insanlığın nasıl bir tehditle yüzleştiğini ortaya koymuştur.”
Bilal Erdoğan, Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Batılı ülkelere herkesin siyonizmin gerçek yüzünü gördüğünü vurgulayarak, “Yönetimleri farklı davransa da halklar siyonizmin nasıl barbar, acımasız, kural ve kanun tanımaz bir ideoloji olduğunu anlamıştır. Bunu insanlık adına, insanlığın ve bölgemizin geleceği adına bir kazanım olarak görüyoruz. Dünyamız nasıl beyazların üstünlüğüne dayanan ırkçı Apartheid rejiminden kurtulduysa, aynı zihniyeti din temelli devam ettiren siyonazizmden de kurtulacaktır Allah’ın izniyle.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yürekli duruşunun siyonist rejimi ve destekçilerini ciddi olarak rahatsız ettiğini belirten Bilal Erdoğan, “Bugüne kadar her şeyi yaptılar, her türlü tehdide başvurdular ama Cumhurbaşkanı’mızı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni susturamadılar. Milletimiz tüm dünyaya örnek olacak şekilde Filistinli kardeşlerine sahip çıktı. Maddi ve manevi bedel ödeme pahasına mazlumun yanında yer aldı. Milletimiz, İsrail’in emellerine hizmet etmeyi meslek edinmiş bazı satılmışlar dışında, siyasi görüş farkı olmaksızın Filistinli kardeşlerinin yanında yer aldı.” dedi.

“İSRAİLLİ KLAVYE SOYTARILARININ KÜSTAHLIKLARINA ASLA PRİM VERMEDİK”
Bilal Erdoğan, Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, “İsrail’e karşı somut tedbirler alan ülke Türkiye’dir. Üyesi olduğu tüm teşkilatlarda Filistin’in hakkını savunan ülke Türkiye’dir. Kalıcı ateşkesin ve barışın tesisi için samimiyetle çalışan ülke Türkiye’dir. Millet ve devlet olarak baskılara boyun eğmedik, zorbalıklar karşısında geri adım atmadık. İsrailli klavye soytarılarının küstahlıklarına asla prim vermedik. Katillerin suçlarını yüzlerine cesaretle haykırmaktan asla çekinmedik. Tüm gücümüzle, tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimize destek olduk. Gönül isterdi ki bütün İslam ülkeleri Türkiye ile birlikte hareket etsin. Maalesef o noktaya gelmek henüz nasip olmadı.” ifadesini kullandı.

“Ay yıldızlı al bayrağımız asırlardır olduğu gibi bugün de mazlum ve mağdur gönüllere umut aşılarken zalimlerin kabusu olmaya devam ediyor.” diyen Bilal Erdoğan, “Cumhurbaşkanı’mıza hakaretler savuran alçakların, onunla birlikte bayrağımızı neden hedef aldığını çok iyi biliyoruz. Nerede olursa olsun bayrağımızın dalgalandığı yerde güven vardır, huzur vardır, adalet vardır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilal Erdoğan, sahnede Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” adlı şiirinden dizeler okuduktan sonra “Şehidimizin son örtüsü olan hilal ve yıldız göklerde nazlı nazlı dalgalandığı sürece Allah’ın izniyle emperyalistler amaçlarına ulaşamayacaklar. Her gün kontrolü iyice kaybetmelerinin, iyice pervasızlaşmalarının, iyice kudurmalarının sebebi işte budur. Güçlü Türkiye, güçlü İslam alemi demektir. Güçlü Türkiye, daha adil bir dünya mümkün demektir.” diye konuştu.
Mazluma umut, zalime korku salan bir Türkiye’nin inşası için çalışmaya devam edeceklerini belirten Bilal Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Türkiye büyük ve güçlü olsun ki zalimler, masumların kanını dökmeden önce bir kez daha düşünsün. Onun için çalışmak, çok çalışmak zorundayız. Hangi sahada olursak olalım, işimizin hakkını verip işimizde en iyisi olmak zorundayız. Toplum olarak, çok çalışanı, işini daha iyi yapanı takdir eden bir zihniyeti egemen kılmak zorundayız. Ancak bu şekilde zulümlere engel olacak güce ve kudrete ülke ve millet olarak kavuşabiliriz. “

TÜRGEV BAŞKANI YILMAZ’DAN ETKİNLİKLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AA muhabirine, eyleme katılımı ve alandaki atmosferi değerlendiren Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz da Beyazıt ve Eminönü’nden Ayasofya’ya akın akın coşkulu insanların geldiğini söyledi.
Bugün çok büyük bir umut içinde olduklarını kaydeden Yılmaz, “Perşembe günü, 7 Ekim’in üzerinden geçen 300’üncü günüydü, bu adaletsizliğin, soykırımın, savaş suçlarının ama görüyoruz ki başta Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere bütün Türkiye bu adaletsizliğe, soykırıma karşı çıkıyor. 300 gün çok uzun bir zaman ama insanlarımız istikrarlı bir şekilde tepkilerini tekrar tekrar ortaya koyuyorlar, protestolar yapıyorlar, haksızlığa karşı duruyorlar. Özellikle meydanda çok sayıda gencimizin, annemizin, küçük çocuğun olması bizi büyük bir umuda sevk ediyor.” ifadesini kullandı.
Yılmaz, Ayasofya’nın fethin sembolü olduğunu, yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ibadete açıldığını hatırlatarak, “Bu bizim kızılelmamızdı. Artık yeni bir kızılelmamız var. Kudüs’ün, Filistin’in, Gazze’nin bağımsızlığı, nehirden denize özgür bir Filistin’in varlığı bizim yeni kızılelmamız. İnşallah bu gençlikle, bu bilinçli toplumla, Cumhurbaşkanı’mızın rehberliğiyle bu umudumuza, kızılelmamıza kavuşacağız.” diye konuştu.

“BOYKOTU SÜREKLİ DEVAM ETTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Filistin için yapılan tüm protestolara özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:
“Yine görüyoruz ki gençler burada başroldeler. Reflekslerini, hassasiyetlerini, haksızlığa, adaletsizliğe karşı tepkilerini gösteriyorlar, göstermeye de devam edecekler. Boykot konusunda çok hassas olmamız, boykotu sürekli devam ettirmemiz gerekiyor. Bu, odaklı veya toplu boykot olabilir. Tabii ki bazı yüksek teknoloji, endüstri ürünü olan markaları belki boykot etmek mümkün değil ama en azından birkaç ürünle birlikte boykotumuzu devam ettirip istikrar sağlayabilirsek muhakkak Filistin direnişine büyük katkı sağlayacak. Gösterdiğimiz en küçük mücadeleyi bile hiçbir zaman küçümsememeliyiz. Muhakkak bunlar damla damla büyüyecek, bir nehir olacak, sonra denize dönüşecek ve inşallah Filistin’in kurtuluşu için hep birlikte büyük bir güç haline gelecek.”
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik açıklamalarının kendilerine büyük motivasyon sağladığını da sözlerine ekledi.
“ERKİLET FAYI 7.5, ERCİYES FAYININ 7.3 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLECEĞİ ANLAŞILDI”
Son MTA tarafından yapılan çalışmaların ardından sunulan raporda 6.2 büyüklüğünde değerlendirme yapılan fayların 7.5 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğinin anlaşıldığının altını çizen Evsen; “En son MTA tarafından yapılan Türkiye’nin Yer Kabuğunun Jeodinamiği Özelliği Projesi çerçevesinde Kayseri etrafında yer alan faylarla ilgili bir çalışma yapıldı. Bu çalışma Şubat ayında MTA’nın kendi sitesinde yayınlandı, birkaç gün önce de bunların sunumu gerçekleştirildi. Yapılan bu çalışmalar içerisinde paleosismolojik çalışmalar en önemlileri arasında yer almaktadır. Bu paleosismolojik çalışmalarda fayların cinsi, maksimum ortalama büyüklükleri, atım miktarları, kayma hızı, depremler, depremlerin tarihlendirilmesi ve depremlerin ortalama tekerrür periyotlarının bilinmesi gerekiyordu. Bu anlamda MTA’nın yapmış olduğu çalışmasında bu bilinmezliklerin bir kısmı ortaya çıkartılmış oldu. Yapılan bu çalışmalarla birlikte Yeşilhisar, İncesu, Erkilet ve Erciyes faylarının yanal atım özelliğinin yanında normal fay özelliğini gösterdiği anlaşılmış oldu. Paleosismolojik verilerden elde edilen değerlendirmelere göre Kayseri’de milattan önce 25 bin 400 yılından itibaren günümüze kadar Yeşilhisar, Erkilet, Erciyes ve İncesu faylarında toplamda 14 tane depremin olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Ayrıca Erkilet segmenti üzerinde yapılan çalışmalarda da 6.3 ve 6.7 büyüklüğünde iki tane daha yüzey kırığı oluşturan depremlerin olduğu yapılan çalışmalarla tespiti gerçekleştirilmiştir. Biz bu güne kadar depremleri aletsel ve tarihsel dönem kayıtlarından hareketle 6.2 mertebesine göre değerlendirme yapıyorduk. Ama bu günden itibaren en büyüğü Erkilet Fay Zonu üzerinde 7.5 olmak üzere yeni deprem riskini öğrenmiş bulunuyoruz. Yeşilhisar Fay Zonu 40 kilometre olmak üzere 6,7 büyüklüğünde, İncesu Fay Zonu 22 kilometre olmak üzere 6.6 büyüklüğünde, Erkilet Fay zonu 49 kilometre uzunluğunda olmak üzere 7.5 büyüklüğünde, Erciyes Fayı da 56 kilometre uzunluğunda olmak üzere 7.3 büyüklüğünde deprem üretebileceği yapılan rapordan anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“ERKİLET, ERCİYES VE YEŞİLHİSAR FAYLARINDA DEPREM OLABİLİR”
Kayseri’den geçen 3 faya dikkat çeken Evsen; “Yeşilhisar Fay Zonu ortalama 3 bin yıl, Erkilet Fay Zonu ortalama 4 bin yıl, Erciyes Fay Zonu da 5 bin yılda bir tekrarlanma süresinin olduğu yine yapılan çalışmalarda belirlenmiştir. Yeşilhisar Fay Zonu’ndaki son deprem günümüzden 7 bin yıl önce, Erkilet Fay Zonu’ndaki deprem günümüzden 7 bin 500 yıl önce, Erciyes Fay Zonu’ndaki deprem günümüzden 15 bin yıl önce gerçekleşmiştir. Bu şartlar altında yapılan değerlendirmelere göre hem Erkilet, hem Erciyes hem de Yeşilhisar Fay Zonları’nda deprem olabileceği potansiyel olarak değerlendirilmiştir” diye konuştu.
“6 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ 10 DEPREM, 7 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ 1 DEPREME EŞİTTİR”
6 ile 7 büyüklüğündeki deprem arasında matematiksel olarak 1 puan fark olsa da logaritmik olarak 10 puan fark olduğunu belirten Evsen; “Deprem büyüklükleri, deprem şiddetinden farklı değerlendirilmektedir. Deprem büyüklükleri yapılırken bazı özellikler göz önüne alınarak değerlendirmeler yapılır. 6.0 büyüklüğündeki bir deprem ile 7.0 büyüklüğündeki deprem arasında matematiksel olarak 1 puan fark vardır. Ama logaritmik bazlı olduğundan dolayı bu 10 puan fark arz eder. Yani 6 büyüklüğündeki 10 tane deprem, 7 büyüklüğündeki 1 tane depreme eşittir. Eskiden 6.2 mertebesinde yapmış olduğumuz değerlendirmeler, günümüzde 7.5 mertebesine risk olarak yükseldiğinde arada 13 kat fark demektir. Dolayısıyla aritmetik ile logaritmik farkı burada birbirinden ayırmamız gerekiyor” dedi.
100 KİLOMETRE MESAFEDEKİ YERLEŞİM YERLERİ ETKİLENİR
7.5 büyüklüğündeki bir depremde en fazla etkilenecek bölgeler hakkında da bilgiler veren Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen; “Eğer 7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşirse başta Kayseri merkez olmak üzere Kocasinan, Melikgazi, Talas, İncesu, Yeşilhisar gibi yerleşim birimleri başta olmak üzere 100 kilometre mesafe içerisinde yaşayan bütün yerleşim birimleri etkilenir” şeklinde konuştu.
Amerikan basınında çıkan haberlere göre Soğuk Savaş’tan bu yana gerçekleşen en büyük takas için görüşmeler perde arkasında yaklaşık iki yıldır devam ediyordu.
Asrın takası, Rus ve Amerikan istihbaratlarının toplantıları, uluslararası zirvelerde gerçekleşen gizli görüşmeler ve liderlerin telefon görüşmelerindeki pazarlıklarıyla filmlere konu olacak cinsten bir sürecin sonunda gerçekleşti.
Amerikan New York Times ve Wall Street Journal gazetelerinin sürecin detaylarını içeren haberlerine göre, takas anlaşmasının nihai hedefi ABD açısından Paul Whelan, Rusya açısından ise Vadim Krasikov’un serbest bırakılmasıydı.

SÜREÇ CENEVRE’DE BAŞLADI
Her şey 16 Haziran 2021’de Cenevre’de gerçekleşen ABD-Rusya zirvesinde başladı. Burada bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya lideri Vladimir Putin, iki ülke arasındaki mahkûm sorunlarıyla ilgili istihbarat teşkilatları arasında diyalog hattı kurulması konusunda anlaşmaya vardı. ABD sürecin en başında 2018’de Rusya’da casusluk suçlamasıyla tutuklanan Paul Whelan’ın serbest bırakılmasını amaçlıyordu. Ne var ki Washington yönetiminin elinde Whelan’a karşı Rusya’yı takasa ikna edebilecek bir tutuklu yoktu. Aralık 2022’de Slovenya’da iki Rus casusun tutuklanması, ABD yönetimini harekete geçirdi ve CIA Rusya’ya Whelan karşılığında iki casusun takasını teklif etti ama Rusya reddetti.
GAZETECİNİN TUTUKLANMASI
ABD savunma ve dışişleri yetkilileri, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a küçük çaplı bir takas yerine birçok ismin dahil edileceği bir anlaşmanın Rusya’dan olumlu karşılık bulabileceğini raporladı ve Blinken bu konuyu Mart 2023’te Biden’a aktardı. Bu sırada Rusya’nın WSJ muhabiri Evan Gershkovich’i ajanlık suçlamasıyla tutuklaması, sürecin daha da zorlaşmasına neden oldu.

PUTİN ISRARLA ONU İSTEDİ
Washington, Whelan’ın serbest bırakılması için çaba sarf ederken, Kremlin’in amacı ise 2019’da Berlin’de Çeçen lider Selim Han Hangoşvili’yi öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse çarptırılan Vadim Krasikov’u geri almaktı. Putin’in Krasikov’u hem arkadaşı olarak hem de Almanya’daki dava sürecinde ağzını sıkı tuttuğu için görevini yerine getiren sembol bir isim olarak görmesi nedeniyle serbest bırakılmasına önem verdiği belirtiliyor. ABD’li yetkililer, Almanya’ya Rus muhalif lider Aleksey Navalni’yi de içeren bir takas anlaşmasında Krasikov’un serbest kalması teklifini yaptı. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile bir dizi görüşme yapıldı.

ABRAMOVIÇ DE DAHİL OLDU
Kasım 2023’te ABD’nin başmüzakerecisi Roger Cartens, İsrail başkenti Tel Aviv’de Rus oligark Roman Abramoviç ile bir araya geldi ve Putin’in Krasikov-Navalni takasına açık olup olmayacağını sordu. Kremlin bu formüle yeşil ışık yaktı. Rusya’da tutuklu Navalni’nin 16 Şubat’taki ani ölümü anlaşmayı yine çıkmaza girme noktasına getirdi. Ancak ABD tarafı anlaşmaya Navalni’nin ekibinden siyasi tutuklular ve muhalif siyasetçi Vladimir Kara-Murza’yı dahil ederek Berlin’i ikna etti. 7 Haziran’da Scholz’un onayladığı anlaşma taslağı 25 Haziran’da CIA tarafından bir Ortadoğu başkentindeki toplantıda Rus istihbaratı FSB’ye iletildi.
SON GÖRÜŞME TÜRKİYE’DE
Anlaşma ayrıca Rus casusların tutuklu bulunduğu Slovenya, Norveç ve Polonya’dan taahhütler gerektiriyordu. ABD Başkanı Joe Biden, anlaşmanın bu tarafındaki son onayı da 21 Temmuz’da seçimlerden çekildiğini açıklamadan 2 saat önce Slovenya Başbakanı’nı arayarak aldı. Tüm bu çetrefilli süreçte Türkiye aracı rol oynarken, Ankara’ya inen 7 farklı uçaktan mahkûmların değişimiyle son buldu.
WSJ’DEN ERDOĞAN’A ÖVGÜ ‘DİPLOMASİ BAŞARISI’
AMERİKAN Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) yönetiminde Ankara’da yapılan takas operasyonunu Türkiye açısından diplomasi başarısı olarak yorumladı. Gazetenin, “Mahkûm Takası Batı’ya Türkiye’nin Aracı Olarak Değerini Hatırlatıyor” başlıklı haberinde, “ABD ve Rusya arasındaki esir takasına ev sahipliği yapmak, ülkesini Ukrayna savaşıyla ilgili müzakerelerin merkezine yerleştiren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir başka diplomatik zafer anlamına geliyor” ifadeleri kullanıldı. Haberde, Türkiye’nin, Ukrayna savaşının patlak verdiği günden bu yana birçok “esir takasına” aracılık yaptığı da hatırlatıldı.
3 LİDERDEN KARŞILAMA
Esir takasının ardından ABD, Rusya ve Almanya liderleri Washington, Moskova ve Köln’deki havalimanlarında serbest kalan tutukluları karşıladı. Washington’daki törende ABD Başkanı Joe Biden’a Başkan Yardımcısı Kamala Harris de eşlik etti.

Rusya lideri Putin de Moskova’da uçaktan inen esirlerin tek tek elini sıktı ve Rusya’ya sadık kaldıkları için teşekkür ederek kendilerine devlet nişanı verileceğini söyledi. Alman Şansölyesi Olaf Scholz da Köln/Bonn havalimanındaki törende Almanya’ya ulaşan 13 rehineyi karşıladı.
MİT KİLİT ROL ÜSTLENDİ
İKİNCİ Dünya Savaşı sonrası yapılan en büyük takas operasyonunda ABD, Rusya ve Almanya’nın yardım talebi üzerine Türkiye devreye girdi. MİT’in üst düzey yetkilileri, tarihe geçen bu operasyonun gerçekleşmesi öncesinde bir yıldan fazla süredir taraflar ile sık sık bir araya geldi. Süreç içerisinde MİT Başkanı İbrahim Kalın da birçok kez muhatapları ile hem yüz yüze hem de telefon görüşmeleri yaptı.
TÜRKİYE HAKEMLİK YAPTI
Tarihi esir takasında ABD, Rusya, Almanya, Polonya, Slovenya, Norveç ve Belarus olmak üzere 7 ülke yer aldı. Taraflarla defalarca görüşmeler yapıldı, süreç bazen tıkanma noktasına geldi. Her seferinde Türkiye, yeniden tarafları anlaşma noktasında bir araya getirmeyi başardı. Ülkeler arasında oluşan güvensizlik anlarında ise Türkiye’nin hakemliği ve verdiği güven devreye girdi.
Tarafların, takasa ilişkin çekince, anlaşmazlık ve talepleri de yine MİT’in yapıcı çözümleri sayesinde aşıldı. Takas operasyonunun her adımı MİT’in kontrolünde ilerledi. Operasyon için müzakereler son ana kadar devam etti. Operasyon anında bile taraflar arasında oluşan anlaşmazlıklar, MİT’in sağladığı soğukkanlı ve başarılı istihbarat diplomasisi ile yönetildi. Türkiye’nin aylarca süren ve tüm taraflarla yapıcı yaklaşımı sonrası takas için anlaşmaya varıldı.
ESENBOĞA’DA TARİHİ GÜN
1 Ağustos sabahının ilk saatlerinde MİT, takasın yapılacağı Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gerekli güvenlik önlemlerini aldı.
Esenboğa Havalimanı, hayatın olağan akışını bozmayacak şekilde operasyon için hazır hale getirildi. Operasyon boyunca takası yapılacak 26 kişinin güvenliği ön planda tutuldu.
AYNI ANDA YEDİ UÇAK
Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceği ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.

“HERKES BİLİYOR Kİ, BU COĞRAFYA HASSAS BİR COĞRAFYA”
Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Dağ, Irak’ta birkaç yıldır istikrar süreci yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“İran sürekli istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır, özellikle pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi, öncesinde Gürcistan’da yaşanan hadiseler, şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki, bu coğrafya hassas, önemli coğrafya. Bu coğrafya herkes için, her ülke için kıymetli coğrafya. Dünyadaki bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyor.
Tarihsel birikimimiz, bizim bu coğrafyaya ne kadar kıymet verdiğimizi, bu coğrafyada yapacağımız hamlelerde tarihsel kimliğimize uygun şekilde oradan aldığımız referansla hareket ettiğimizi gösteren en önemli hususlardır. Tarihsel kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkarılan savaşlarla hakimiyetimizin nasıl giderildiğini, hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz.”

Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti:
“Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”

GAZZE KONUSUNDA MUHALEFETE ELEŞTİRİ
Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.

Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”
Basına kapalı süren toplantıya, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Cıva, Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin, Yortan Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen ve partililer katıldı.
İl Sağlık Müdürlüğü görevini Doç. Dr. Güner’e devrettiğini aktaran Memişoğlu, “Bunlar nöbet. Dünyadaki her makamın sonu var. Her zenginliğin, her fakirliğin sonu var. Bunu bilmemiz lazım.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Memişoğlu, dünyada şu anda bir vahşetin yaşandığına dikkati çekerek, bunun da hesabının verileceği günün geleceğini, bu konuda hiçbir şüpheleri olmadığını ifade etti.
Hiçbir makamın baki kalmadığını, bunun bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Memişoğlu, “Milletimize hizmet etmek, onların hizmetkarı olmak, bu dünya imtihanını iyi geçmek için çabalıyoruz, uğraşıyoruz. Gerçekten bizler Türk milleti olarak, medeniyet kurduğumuz zaman barış, huzur gelen dünyaya inşallah çok çalışarak yine aynı şekilde huzur ve mutluluk, iyilik getireceğiz.” diye konuştu.
Memişoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevine 2016’da atandığında büyük bir sorumluluk aldığını belirterek, 10 sene başhekimlik, 4 sene genel sekreterlik ve tıbbi direktörlük yaptığını ancak İstanbul gibi medeniyetin başşehrinin sağlığıyla ilgili bütün sorumluluğu alarak görev yapmanın, başta kendisine zor bir görev gibi geldiğini dile getirdi.

Ekip arkadaşlarıyla birlikte hep beraber 8 senenin kendi açılarından başarılı bir dönem olduğunu anlatan Memişoğlu, bu süreçte yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Müdür oldum, 15-20 gün sonra Vodafone’daki terör saldırısı oldu. Daha sonra yılbaşında Reina saldırısı oldu. Bina yıkılmasından uçak kazasına, bina yangınından salgınına, depremine kadar 8 sene boyunca burada çok şey yaşadık. Binaların ve fiziki mekanların dili olmuyor. Onları dile getirdiği zaman, esasında çok şey yaşandığının şahitleri genelde bu binalar. Özellikle Kovid’de dünyaya örnek olacak bir mücadele sergilendi. Hiçbir insanımız, hatta evdeki, huzurevindeki dahi insanımıza direkt giderek hizmet ve sağlık ulaştırmaya çalıştık. Esasında ben sadece o kahramanların görünen yüzüydüm. İstanbul’daki ilçe sağlığından aile hekimliğine, şoföründen temizlik elemanına, doktorundan hemşiresine, sağlık memuruna, başhekiminden il müdürüne kadar herkes müthiş bir kahramanlık örneği gösterdi. Onlara minnetlerimi arz ediyorum. İyi ki varlar.”
– “TOPLUMUN HASTA OLMADAN SAĞLIĞIN KIYMETİNİ BİLMESİ BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ”
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sektörünün, sağlık çalışanının ve sağlık altyapısının dünyaya örnek olabilecek bir sistem olduğunu, bunun kıymetinin bilinmesi ve sağlık yapısının daha da geliştirilmesi gerektiğini, bunun için çabalayacaklarını ifade etti.
Sadece Kovid veya depremle mücadele etmediklerini belirten Memişoğlu, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye gönderdikleri ekiplerden bahsetti. Memişoğlu, deprem sabahında binlerce doktor ve sağlık çalışanının havalimanında bölgeye gitmek için kendilerinden talimat ve görevlendirme beklediklerini anlatarak, “Başka hiçbir ülkenin sağlıkçılarının bu kadar özveriyle deprem bölgesine emin olun koştuğunu sanmıyorum.” dedi.
Memişoğlu, temel sağlık hizmetlerini önemsediklerine işaret ederek, “İl Sağlık Müdürlüğündeyken de Türkiye’de ilk defa 2017’de konsept ve model, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan aile sağlığı merkezleri inşa ettik. Bunlar şu anda hizmet sunmakta ve çok da memnuniyeti üst seviyeye çıkarmakta. Temel sağlık hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve en önemlisi toplumun hasta olmadan sağlığın kıymetini bilmesi bizim için çok değerli.” diye konuştu.
– “İNSANLARIN İYİLİĞİNİ ÖN PLANDA TUTUP, İYİLİKLE ÇALIŞARAK, ÜRETEREK BAŞARI ELDE ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Bunun yanında, 8 yılda en küçüğü 300 yataklı 28 hastanenin hizmete sunulduğunu aktaran Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, gerçekten çok büyük desteğiyle 28 hastane ilave edildi kamu sağlık sistemine. Bunların 8’i sadece Kovid’le mücadele ederken açıldı. Hepinizin malumu, Başakşehir Çam Sakura’sından Okmeydanı’na, Göztepe’sinden Başıbüyük’üne, 2 acil durum hastanesinden Sancaktepe’sine, Seyrantepe’sinden, Büyükçekmece’sinden Sultanbeyli’sinden, Sarıyer’inden birçok hastaneyi hizmete açtık hep beraber. Sadece binasını değil, insan gücünü de cihazını da hepsini temin ederek, hiç kimsenin ‘Bu hastane bitti ama hizmete açılmadı.’ demesine fırsat vermeden açtık. Ben bu ekiple gurur duyuyorum. Çok zorlu günler yaşadık, çok güzel günler yaşadık ama hep ekip olmayı bildik. Hep ekip halinde hareket ettik. Sabrettik, tevekkül ettik, çalıştık. Bizim esasında başarımızın formülü bu. İnşallah Bakanlıkta da bu şekilde hareket edeceğiz. İnsanların iyiliğini ön planda tutup, iyilikle çalışarak, üreterek başarı elde etmeye çalışıyoruz. Onun için biz koşacağız, çalışacağız. İnşallah, bazı sıkıntıları olan son zamanlarda sağlık sektörüyle, yeniden çok memnun eden, aynı zamanda sağlık teknolojisi ve bilgisi üreten bir sağlık sektörü haline getireceğiz.”
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin, lokomotif, öncü, en çok gelir getiren, en memnun olunan, sadece ülkeye değil bütün çevreye ve dünyaya sağlık, huzur, mutluluk getirecek bir sağlık sektörü ve insan gücü olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“Ben İstanbul İl Sağlık Müdürlüğündeki görevimi çok başarılı, özellikle Kovid’de, halk sağlığında filyasyon ekiplerini, ilçe sağlık müdürlüklerini ve birinci basamağımızı yöneten Abdullah Emre Güner kardeşime veriyorum. Onun da bu konuda bizimle aynı mantıkla, aynı ilkelerle hareket ettiğini bildiğim için arkama bakmadan, güvenerek, esasında çok büyük zaman geçirdiğimiz ve İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak bana büyük gurur veren bu makamı ona tevdi ediyoruz. Allah onu utandırmasın. Allah bizleri ve onu, bize güvenenlere, milletimize, devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza mahcup etmesin.” şeklinde konuştu.
– “KOŞACAĞIZ, KOŞMAYA HAZIRIZ”
İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner de Bakan Memişoğlu’ndan müdürlüğü devralmaktan büyük onu ve gurur duyduğunu ifade etti.
Güner, “Koşacağız, koşmaya hazırız. Rabb’im bu memlekete, bu yüce millete hizmet etmeyi bize nasip etti. Sizin bize devrettiğiniz bayrağı daha yükseklere inşallah taşıyacağız.” dedi.
Konuşmaların ardından Sağlık Bakanı Memişoğlu ile İl Sağlık Müdürü Güner birbirlerine çiçek takdiminde bulundu. Güner, Bakan Memişoğlu’na Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi ile semazenlerin yer aldığı, sabır, tevazu ve hoşgörünün anlatıldığı bir tablo hediye etti.
Devir teslim töreni, günün anısına çekilen fotoğrafın ardından sona erdi.
Sincar’ın Gopel köyünden İsmail Guli Mahmud, 10 yıldır kamplarda yaşıyor.
AA’ya konuşan Mahmud, “Sincar’da emniyet yok. Durum çok kötü. Hâlihazırda daha da kötüye gidiyor. PKK var, Haşdi Şabi var ve başka silahlı güçler de var. Sincar’da nelerin yaşandığını bilemiyoruz. Su yok, elektrik yok. Gittiğimde suyu satın almak zorunda kalacağım. Buna benzer temel sorunlar var. Döndüğümüzde kalacak bir evimiz yok.” dedi.
Irak hükümetine çağrı yapan Mahmud, hükümetin geri dönebilenlere evlerini yapabilecekleri şekilde maddi yardımda bulunması gerektiğini söyledi.

– “SİNCAR’A GİDENLER TEKRAR KAMPLARA GERİ DÖNMEK ZORUNDA KALIYOR”
Mahmud, “Evine dönmek isteyenlere ayrıca iş imkanları da oluşturulamadı. Mesela evine dönenler ne iş yapacak?. Irak hükümetinin vereceği 4 milyon dinar (yaklaşık 2 bin 700 dolar) çok yetersiz. Bu parayla bir oda bile yapamazsınız.” şeklinde konuştu.
PKK mağduru Sincarlı Mahmud, şöyle devam etti:
“Sincar güvenli hale gelirse, istikrar olursa, su ve elektrik gelirse dönmek isteriz. Şu an Sincar’a gidenler tekrar kamplara geri dönmek zorunda kalıyor. Çünkü orada yaşam imkanları yok. Çadırların altındaki yaşam, DEAŞ’ın elindeki şartlar gibidir. Sürekli olarak çadırlarımız yanıyor. Irak hükümeti bu konuya el atmalı ve Yezidilerin bu haline çare bulsun.”

– “ANNELERİMIZ VE KIZ KARDEŞLERİMİZ HALA DEAŞ’IN ELİNDE”
Sincar’ın Tilbenat köyünden Salim Kori de 3 Ağustos 2014’te DEAŞ’tan kaçan Yezidilerden biri.
Kori, “3 Ağustos tarihi bizim için çok acı bir gün ve bu tarihi her sene büyük bir hüzünle anıyoruz. Annelerimiz ve kız kardeşlerimiz hala DEAŞ’ın elinde. Kadınlarımızı DEAŞ’ın elinden kurtaramadık.” dedi.
– “SINCAR’IN İDARESİNİN KİMİN ELİNDE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”
Kamptaki çadırlarda yaşamak istemediklerini dile getiren Kori, 10 yıldır sürdürdükleri bu durumun çekilmez boyutta olduğunu anlattı.
DEAŞ’tan kaçıp ve PKK nedeniyle evine dönemeyen Kori, şunları kaydetti:
“Çocuklar, kadınlar, erkekler ve gençler kimse bir gelecek göremiyor. Sincar’ın idaresinin kimin elinde olduğunu bilmiyoruz. Şehirde kim var emin değiliz. Orada hala Kaymakam yok. Nahiyelerde müdür yok. Kim yönetecek orayı? Şehrin kimin tarafından yönetileceğini bilseydik geleceğimizin ne olacağını tahmin edebilirdik. Uluslararası kamuoyu da gözünü Yezidilerin sorunlarına kapatmış durumda.”
Yıllardır kamp yaşamını sürdürmek zorunda kalan Sincar’ın Hanesor köyünden Usame Süleyman ise “Sincar’da istikrar yok. Orada her türlü değişik gruplar var. Çadırlarda yaşamaya mecburuz, çünkü gidecek başka yerimiz yok. Keşke Sincar’da başımızı sokabileceğimiz bir evimiz olsaydı da bu güneşin altında yaşamaktan daha iyiydi. Ancak Sincar’da yaşam çok zor.” ifadelerini kullandı.

– “SİNCAR ŞEHİR MERKEZINDE YASA DIŞI SİLAHLI GRUPLAR (TERÖR ÖRGÜTÜ PKK) VARLIĞI SÜRÜYOR”
Yezidilerin kutsal mekanlarından Laleş Tapınağı sorumlusu Said Cerdo ise DEAŞ tarafından kaçırılan veya öldürülen 3 bin kişinin akıbetinden hala haber alınamadığını söyledi.
“Sincar trajedisinin üzerinden 10 yıl geçti ancak Yezidilerin yaraları henüz iyileşmedi.” diyen Cerdo, Yezidiler’in hala kamplarda yaşayıp evlerine dönemediklerine işaret etti.
Cerdo, Sincar’da güvenli ortam oluşturulamadığını vurgulayarak, “Sincar şehir merkezinde yasa dışı silahlı grupları (terör örgütü PKK) varlığı sürüyor. Orada siyasi çekişme ortamı var. Sincar sığınmacılarına herhangi bir tazminat ödenmedi. Sincar’a yönelik bölgesel müdahaleler de Yezidilerin dönüşünün önünde engel teşkil etmektedir.” değerlendirmesi yaptı.

Erbil ile Bağdat arasında imzalanan Sincar Anlaşması’nın uygulanmamasını da eleştiren Cerdo, şöyle devam etti:
“Ne yazık ki Sincar’ın normalleştirilmesini öngören Erbil ve Bağdat arasında imzalanan Sincar Anlaşması hayata geçmedi. Irak hükümetinin bu anlaşmayı uygulama noktasında geri adım attığını görüyoruz. Irak hükümeti üzerinde bu anlaşmanın uygulanmaması için bölgesel bir baskı var. Irak hükümeti bu konuda cesur adım atmalı ve Sincar’daki şartların normalleşmesi için uluslararası kamuoyunun da desteğini almalı. Ancak Bağdat hükümeti, Yezidilerin evlerine dönebilmesi için şartları uygun hale getiremedi. O yüzden kampların kapatılması kararı yanlıştı. Her aileye 4 milyon dinar (2 bin 700 dolar) evlerine dönmeleri için yeterli değildir. Bu para ile hiçbir şey yapamazlar. Irak onlara çok iyi bir yardım sunmalıydı. Sincar olaylarından sonra Yezidilerin yurt dışına gidişi devam ediyor. Hükümet bu nedenleri ortadan kaldırmalıdır. O nedenlerden bir tanesi de Sincar’ın siyasi hesapların merkezi haline gelmesidir. Sincar ile ilgili alınan kararlar uygulanmıyor. Irak Anayasası ihlal ediliyor ve Yezidi soykırımı davası unutulmuş durumda.”



Bir dava adamı İsmail Haniye’nin portresi: Hayatını Filistin’e adadı



















Son dakika haberi: İran Devrim Muhafızları, önceki gün Tahran’da şehit edilen Hamas lideri İsmail Haniye’ye düzenlenen saldırının detaylarıyla ilgili yeni açıklama yaptı.
“HANİYE’YE SUİKASTI SİYONİST OLUŞUM GERÇEKLEŞTİRDİ”
Haniye’ye yönelik düzenlenen suikastın konutun Hamas liderinin kaldığı konutun dışından ateşlenen 7 kilogram savaş başlığı taşıyan kısa menzilli bir mermiyle düzenlendiği belirtilen açıklamada, “Suikastı Siyonist oluşum gerçekleştirdi ve ABD tarafından desteklendi” ifadelerine yer verildi.
İran, “İntikamın en uygun zamanda alınacağını” da vurguladı.
İRAN DAHA ÖNCE “FÜZE ÜLKE DIŞINDAN ATILDI” DEMİŞTİ
Suikasttan saatler sonra açıklama yapan İran, saldırının yerel saatle gece 02.00‘de ülke sınırları dışından atılan bir füzeyle gerçekleştiğini açıklamıştı.
BİNANIN DİĞER KISIMLARINDA HASAR YOK
Haniye’nin ağırlandığı İran Cumhurbaşkanlığı’na ait kompleksin içerisindeki misafirhanenin saldırı sonrası çekilen görüntülerinde misafirhane binasında sadece Haniye’nin bulunduğu katın vurulduğu ve binanın diğer kısımlarında hasar olmadığı görüldü.

CENAZESİ KATAR’DA DEFNEDİLDİ
Haniye için Katar’da cenaze töreni düzenlendi. Arap ve İslam dünyasından çok sayıda liderin katıldığı törende Türkiye heyeti de hazır bulundu. Haniye, Doha’nın 15 kilometre kuzeyindeki Luseyl kentinde defnedildi. Cenazede İsrail karşıtı sloganlar atıldı.

Türkiye’den de geniş bir heyet Doha’daki programda hazır bulundu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile birçok milletvekili törene katıldı.

ABD MEDYASI: BOMBA 2 AY ÖNCE YERLEŞTİRİLDİ
ABD merkezli New York Times gazetesine bilgi veren kaynaklar, Haniye’nin kaldığı konuta 2 ay önce yerleştirilen bombanın uzaktan kumandayla patlatıldığını söyledi.
Haniye, daha önce Tahran’a geldiğinde birkaç kez bu misafirhaneyi kullanmıştı.

İran Devrim Muhafızları, ABD’nin suikastı desteklediğini söyledi. ABD’den ise yapılan açıklamada, “Saldırıdan haberimiz yoktu” denilmişti. Filistin Yasama Konseyi Üyesi Mustafa Bargusi de suikastın ABD’nin bilgisi olmadan gerçekleşmesinin “imkansız” olduğunu vurgulayarak, “Bildiğim bir şey var ki o da İsrail’in bu suikastı ABD’nin bilgisi olmadan gerçekleştirmiş olmasını hayal etmek çok zor” ifadelerini kullanmıştı.

Haniye’ye düzenlenen suikasttan hemen önce işgalci İsrail’in Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’yi ziyaret etmiş ve Kongre’de konuşma yapmıştı. Netanyahu’nun Kongre üyeleri tarafından alkışlanması tüm dünya kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı.
HANİYE, AİLESİNDEN BİRÇOK KİŞİYİ ŞEHİT VERDİ
Hayatı mücadeleyle geçen İsmail Haniye, ailesinden 60’a yakın ismi şehit verdi. Nisan ayında oğulları Hazem, Amir ve Muhammed, Şati Kampı’nda içinde bulundukları aracı İsrail’in bombalaması sonucu şehit olmuştu. Haniye’nin gelini İnas Haniye, acı haberden sonra yayımladığı videoda, “Bu dünya fanidir ve Allah’ın izniyle buluşmamız cennette olacaktır. Elveda milletin lideri” dedi.

Türkiye, suikasta sert tepki veren ülkelerden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siyonist barbarlık bugüne kadar olduğu gibi emellerine yine ulaşamayacaktır” dedi. Erdoğan ayrıca, Haniye’nin ailesini de telefonla arayarak başsağlığı diledi.

301 GÜNDÜR SOYKIRIM VAR
İsrail’in Gazze’deki 2,3 milyon Filistinliyi hedef aldığı soykırımda 301 gün geride kaldı. 7 Ekim 2023’ten bu yana 3 bin 457 katliam gerçekleştirildi, 39 bin 480 Filistinli şehit oldu. Öldürülenlerin 16 bin 314’ü çocuk, 10 bin 980’i ise kadın.


Daha önce yurt dışından ithal edilen sistemler; gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılıyordu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ortak çalışmasıyla gümrük kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında kullanılan tarama sistemlerinin yerli imkanlarla geliştirilmesi için 2019 yılında “Milli Tarama Sistemleri Projesi” başlatıldı.
Yeni sistemlerle birlikte kaçakçılıkla mücadele daha etkin bir şekilde sürdürülecek.
Proje kapsamında 24 Temmuz’da Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından 3.sü imzalanan protokol ile gümrük kaçakçılığına karşı yeni yerli tarama sistemleri eklenecek.
Yakın gelecekte milli kaynaklarla geliştirilecek “Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “Yutucu Tespit Sistemi”, “Tren Tarama Sistemi”, “Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi”, “CT Bagaj Tarama Sistemi”, gümrüklerde, limanlarda ve havalimanlarında kaçakçılara göz açtırmamayı planlıyor.
‘Yarı Sabit Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; belirli bir konumda kurulup, gerektiğinde başka bir yere taşınabiliyor. Genellikle büyük araçları ve konteynerleri taramak için tasarlanan sistem, yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak içyapının görüntülenmesini sağlayacak.
Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içyapısını hızlı ve etkili bir şekilde taramak için tasarlanan ‘Mobil Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’ genellikle kamyon veya treyler üzerine monte edilip, tarama yapılacak alana kolayca taşınabiliyor. Yüksek enerjili X-ışınları veya diğer elektromanyetik dalgaları kullanarak araçların ve konteynerlerin içindeki gizli malzemeleri tespit edebilecek.

Araçların, konteynerlerin ve diğer büyük yüklerin içindeki saklı malzemeleri tespit etmek için kullanılacak olan ‘Backscatter Araç ve Konteyner Tarama Sistemi’; elektromanyetik dalgaların geri saçılması teknolojisini kullanan ileri bir görüntüleme teknolojisine sahip.
‘CT Bagaj Tarama Sistemi’ de bagajları her yönden tarayarak, 3 boyutlu görüntü alabilecek ve bagaj içinde şüphelenilen herhangi bir eşyayı seçip, ayrı olarak detaylı incelenmesine olanak sağlayabiliyor. Organik ve inorganik maddeleri görüntüleyebilen sistem, renk tanımlaması yapıp, bagaj içindeki patlayıcı maddeleri; konumu, şekli, yeri ve açısı fark etmeksizin, otomatik olarak tespit edebilecek.
Türkiye’nin hedef veya transit ülke konumunda olduğu yasa dışı uyuşturucu madde sevkiyatlarında, uyuşturucu kuryelerinin vücutlarında taşıdığı uyuşturucu maddelerin tespit eden ‘Yutucu Tespit Sistemi’ devreye girecek.
Trenlerin içindeki kargo ve yolcu bölmelerini taramada kullanılacak olan ‘Tren Tarama Sistemi’, trenin içindeki eşya veya kişileri tespit etmek için ileri bir görüntüleme ve tespit teknolojisine sahip. Sabit veya mobil olabilen sistem, genellikle trenlerin hareket halindeyken bile taranmasına imkan sağlayacak.
Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Önümüzdeki süreçte, mevcut sistemlerin etkinliğini artırmak ve yeni teknolojik yenilikleri entegre etmek amacıyla yeni tarama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesine devam edilecek, bunlara ilave olarak yapay zeka gibi yeni nesil teknolojilerin proje kapsamında geliştirilmesi, tarama sistemlerine entegrasyonu ve yaygınlaştırılması sağlanacaktır.’’ gümrüklerin daha etkin ve daha üst düzeyde güvenli hale getirilmesinin amaçlandığına dikkat çekildi.

‘Deprembis’ uygulamasının yeni sürümü artık fay bilgilerini, geçmişte meydana gelen depremleri ve fay hattının hangi büyüklükte deprem üretebileceği bilgilerini vermeye başladı.

Uluslararası deprem ajanslarının verilerinin kullanıldığı uygulama 925×740 metre alanlar arasındaki zeminleri gösterirken, kabul edilmiş fay hatlarını da inceleme imkanı sağlıyor.

Ücretsiz kullanıma sunulan ‘deprembis’ uygulamasına günlük 10 sorgulama hakkıyla www.deprembis.com.tr adresinden erişilebiliyor.

‘HERKES OTURDUĞU YERİN ZEMİNİNİ MERAK EDİYOR’
Prof. Dr. Kutoğlu, vatandaşların da girip rahatlıkla anlayabileceği şekilde bir uygulama olduğunu belirterek, “Deprem konusu, ülkemizde vatandaşlarımızı çok meşgul eden bir konu. Özellikle geçtiğimiz sene yaşadığımız 6 Şubat depremlerinden sonra bütün ülke olarak vatandaşlarımız tedirgin. Herkes oturduğu yerin zeminini merak ediyor. Herkes bölgesinde fay var mı, yok mu; bu fay aktif mi, değil mi; bu fay deprem üretirse ne kadar büyüklükte deprem üretir, ne kadar hasar olur gibi soruları merak ediyor. Bununla ilgili de sürekli her gün haberlerde birtakım açıklamalar, görüşler görüyoruz. Bu açıklamalar ve görüşler de zaman zaman birbiriyle çelişebiliyor. Vatandaşımızın da kafası karışabiliyor. Biz istedik ki kabul görmüş, uluslararası arenada yayınlanmış, üzerinde uzlaşılmış verileri toplayıp vatandaşımızın anlayacağı dilde, vatandaşımızın kendi zeminini, bölgesindeki tehlikeyi sorgulayabileceği bir formata getirelim. Böylece vatandaşımız rahatlıkla kendi başına bulunduğu bölgedeki durumu gözden geçirebilsin istedik” dedi.

‘DEPREM TARİHİ ÇOK GEÇMİŞTEYSE O KADAR YAKIN TEHLİKE SÖZ KONUSUDUR’
Prof. Dr. Kutoğlu, vatandaşların bölgelerindeki fayların kaç büyüklüğünde deprem üretebileceğini de uygulama sayesinde görebileceğini belirterek, “Üzerinde uzlaşılmış global deprem ajansları, yer bilimleri ajansları tarafından servis edilen verileri ve depremleri de topladık. Bunları ‘deprembis’ portalına aktardık. Şimdi vatandaşlarımız artık burada sisteme giriş yapıp bölgelerindeki fayları da sorgulayabilecekler. Vatandaşlarımız artık bulundukları bölgedeki fayların mevcudiyetini, fayların kaç büyüklüğünde deprem üretebileceğini ve en son ne zaman ve kaç büyüklüğünde deprem üretmiş olduğunu fayın üzerine tıklayarak görebilecekler. Deprem tarihi çok geçmişteyse o kadar yakın tehlike söz konusudur. Artık vatandaşlarımız rahatlıkla, kimseye ihtiyaç duymadan bu bilgileri ‘deprembis’ üzerinden görebilecekler” diye konuştu.

YENİ FAYLAR VE HAREKET HIZLARI EKLENECEK
Projeyi sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirdikleri söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, ‘deprembis’ internet sitesini ticari kullanıma sunmadıkları için sistemdeki yoğunluğu engellemek adına her kullanıcıyı günlük 10 sorgulama ile sınırladıklarını söyledi.

3’üncü aşamada güncellenen fay haritalarındaki bilgileri verileri de sistem içerisine aktaracaklarını belirterek, “3’üncü fazda, çalışmaya devam ediyoruz. Bu fayların hareket hızlarını da koyacağız. Ortalama kaç senede bir deprem üretir bunları da üzerine koyacağız. Dolayısıyla geçmiş depremden bu yana geçen süreye bakıldığı zaman tehdidin ne kadar yakın olduğu görmek mümkün olacak. Bunlar, uluslararası kuruluşlarca servis edilen fay haritaları. Biz Maden Tetkik Arama’nın (MTA), haritalarını da sayısallaştırıyoruz onları da sayısallaştırdıkça haritamızda onlar da bulunacak” ifadelerini kullandı.

“Anadolu’nun kilidi, doğu ile batının kavşak noktası” olarak nitelendirdiği kente değer katmak için çalıştıklarını ifade eden Göktaş, “Ecdadımızın emaneti olan bu güzel şehri, her alanda güçlü kılarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğudur. Bu anlayışla, 2002’den bugüne kadar yapılan 138 milyar liranın üzerinde yatırımla Afyonkarahisar’a büyük hizmetler yapıldı.” diye konuştu.
İlk günkü heyecanla, el, gönül birliğiyle güzel bir şehir miras bırakmak için çalıştıklarını bildiren Göktaş, şunları söyledi:
“Sosyal hizmet merkezlerimizle bu şehrin kadınlarına, çocuklarına, yaşlılarına, engellilerine hizmet ediyoruz. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımızla 7’den 77’ye vatandaşlarımızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Bu noktada Afyonkarahisar’da ve Antalya’da ‘Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli’nin pilot uygulamasını başlattık.
Bu kapsamda bugün Afyonkarahisar’da 350 otizmli birey ve ailesi için sosyal hizmet danışmanlarımız görevlendirdik. Bu modelle, otizmli bireylerin kendilerine ve ailelerine destek vermeye başladık. Danışmanlarımız her aileyi, ihtiyaçları doğrultusunda belirli aralıklarla takibini yapıyor. Böylece otizmli bireylerin en uygun hizmetlere ulaşması için aileyle çalışarak karar alma süreçlerine yardımcı oluyoruz. Bunun yanı sıra ailelerimize psikososyal destek hizmeti veriyoruz.”
Göktaş, proje kapsamında edindikleri tecrübeyi Afyonkarahisar ve Antalya’nın ardından tüm illere aktaracaklarını belirtti.
‘KENDİNİ BİLMEZ BİR BAKAN…’
AK Parti’nin 23 yıl boyunca yurdun geneline dev eserler kazandırdığını, büyük hizmetler götürdüğünü ifade eden Göktaş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, her daim bölgesinde ve dünyada sorunlara çözüm üreten, barış odaklı bir vizyon doğrultusunda hareket etti, adım attı.” dedi.
Erdoğan’ın uluslararası tüm platformlarda Türkiye’nin hak ve hukukunu, devletin çıkarlarını, milletin onurunu kararlılıkla savunduğunu vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:
“Dünya beşten büyüktür çıkışıyla her zaman adalet ve eşitlik için sesini yükselterek, adil ve dengeli bir sistemin kurulması gerekliliğini dile getirdi. Filistin’den Yemen’e, Libya’dan Ukrayna’ya kadar derin krizlerin yaşandığı her bölgede her daim mazlumun ve mağdurun sesi oldu. Kudüs’ü savunmanın insanlığı savunmak, barışı savunmak, farklı inançlara saygıyı savunmak olduğu inancıyla Filistin mücadelesini her daim sürdüreceğini dile getirdi.
Filistin davası bizim öz meselemiz, Filistinliler can kardeşimizdir. Asırlardır barışın ve huzurun temsilcisi olan Filistin toprakları, bugün ne yazık ki hala bir ateş çemberi altında tutuluyor. 75 yıldır işgal altında olan Filistin, bütün dünyanın gözü önünde yağmalanıyor. Çatışmalar nedeniyle Gazze’de hayatını kaybeden 40 bine yakın Filistinlinin çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Bugün Filistinli kardeşlerimiz soykırıma uğruyor. Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da işgalci olduğunu tespit etmesine rağmen İsrail işgallerine devam ediyor.”
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan paylaşımına tepki gösteren Göktaş, şunları kaydetti:
“İsrailli kendini bilmez bir Bakan, Sayın Cumhurbaşkanımızın adını ağzına almaya cüret ederek, pervasızca demokrasi dersi verme hadsizliğinde bulunabiliyor. Bugün soykırım suçluları, bu mücadelenin yılmaz savunucusu İsmail Heniyye’yi hain bir suikast sonucu şehit etti. Heniyye, inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi öldü. Bütün ömrünü Filistin davasına adadı. Verdiği mücadeleyle kendinden sonra gelen tüm nesillere örnek oldu. Gazze’nin şehitler kervanına katılan Heniyye’ye Allah’tan rahmet diliyorum. Özgür Filistin davası uğruna şehit olan tüm Filistinli kahramanları rahmetle yad ediyorum. Tüm Filistin halkına ve Filistin davasına gönül vermiş insanlara sabır ve başsağlığı diliyorum. Nehirden denize, özgür Filistin için dualarımız onlarla.
İsrail, Gazze’de işlediği soykırımın üstünü kapatamayacak ve er ya da geç bu insanlık dışı vahşetin hesabını adalet önünde verecek. Bütün dünyanın sessiz kaldığı bu büyük insanlık dramına, Filistinli kardeşlerimizin uğradığı soykırıma sessiz kalmayacağız. Her daim Filistin’in haklı mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.”
]]>Uygulama yapan polislere biber gazı sıkıp ateş ettiler
Hazırlanan iddianamede, olay günü DHKP-C silahlı terör örgütü mensubu Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un, adliyenin D blok kapısına yaklaştıkları sırada görevli polis memurları tarafından uygulama yapıldığı, uygulama sırasında eylemci Birkoç’un görevli polis memurlarının yüzlerine 2-3 saniye kadar biber gazı sıktığı, bu sırada Birkoç’un arkasında bulunan Yayla’nın polis memuruna ateş ettiği, silahın ateş almaması üzerine yeniden ateş ettiği ve sağ ayağından yaraladığı anlatıldı.
1 vatandaşın ölümüne neden oldukları kaydedildi
Polislerden birinin adliye binası istikametine diğerinin C blok istikametine doğru koşmaya başlaması üzerine her iki eylemcinin de C blok istikametine doğru koşan polis memurunun arkasından polis memurlarını hedef alarak ateş ederek koşmaya başladıklarının belirtildiği iddianamede, bu sırada Dilfiraz Karataş isimli vatandaşın eylemcilerce açılan ateş sonucu olay yerinde yaralandığı, sonrasında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, eylemcilerin ise C blok önündeki nöbet kulübesine doğru ateş ederek gelmesi üzerine kulübede bulunan polislerin karşılık vermesiyle etkisiz hale getirildikleri aktarıldı.
Örgütün ‘Merkez Komitesi’ deşifre oldu
Hazırlanan iddianamede, DHKP-C terör örgütünün ‘merkez komite’ olarak adlandırılan yapı tarafından yönetildiği, örgüt yönetiminin silahlı, bombalı ve benzeri bir eylem kararı alması sürecinde örgüt sorumlularının bu süreçte rol aldığı, şüpheliler Zerrin Sarı, Fehriye Erdal, Seher Demir ve Musa Aşoğlu’nun örgütün merkez ve genel komitesi içerisinde faaliyet yürüttükleri ve bu şüpheliler hakkında yakalama kararı çıkarıldığı kaydedildi. İddianamede, örgüt yöneticilerinin örgüt üyeleri arasında iş bölümü yapma, örgütün hedef ve amaçları doğrultusunda yapılacak eylem, gösteri yürüyüşü, propaganda faaliyetlerini yürütecek örgüt üyelerine talimat verme ve örgüt üyeleri arasında hiyerarşiyi belirleme pozisyonunda bulundukları kaydedildi.
Örgüt şemasının detayları ortaya çıktı
Örgütün şemasının da yer aldığı iddianamede, merkez komitesinde yer alan 4 şüphelinin yanı sıra, şüphelilerden Necmiye Birkoç’un örgütün sözde mahalli alan yapılanması sorumlusu, Ayten Öztürk’ün sözde Türkiye sorumlusu, Seda Şaraldı’nın sözde halkın hukuk bürosu yöneticisi, Seher Adıgüzel’in grup yorum sorumlusu, Meryem Özsöğüt’ün sözde sağlık kabini sorumlusu, Ulaş İnci’nin sözde gençlik sorumlusu olduğu da belirtildi.
Gözaltına alındıklarında örgütsel tavır sergiledikleri aktarıldı
Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin gözaltına alınmalarıyla beraber örgütsel tavır sergiledikleri, örgüt mensuplarının gözaltında bulundukları süre içerisinde açlık grevine gitme, tüm aşamalarda direnme, imza atmama gibi uymaları gereken kuralların örgüt tarafından yazılı hale getirildiği kitapçıktaki kurallara harfiyen uydukları kaydedildi.
19 şüpheliye 15’er yıla kadar hapis talebi
Hazırlanan iddianamede, firari şüpheliler Zerrin Sarı, Seher Demir, Musa Aşoğlu, Fehriye Erdal ile şüpheliler Necmiye Birkoç, Nejla Birkoç, Ayten Öztürk, Diyar Ersoy, Elif Ersoy, Ercan Güneş, Gamze Eroğlu, Hakan İnci, Hasan Karapınar, Meryem Özsöğüt, Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı, Oktay Kelebek, Seda Şaraldı, Seher Adıgüzel ve Ulaş İnci’nin ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan ayrı ayrı 7’şer yıl 6’şar aydan 15’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Öte yandan öldürülen teröristler Emrah Yayla ile Pınar Birkoç hakkında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘kasten öldürme’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘tasarlayarak öldürme’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği öğrenildi. Şüphelilerin yargılanmasına 31 Ekim tarihinde İstanbul 26.Ağır Ceza Mahkemesi’nce başlanacak.
Milli İstihbarat Akademisinden yapılan açıklamaya göre, akademinin hazırladığı “İsrail’de Radikal Sağ” raporunda, 7 Ekim sonrasında İsrail’in politik ve askeri hamlelerinin en belirleyici toplumsal kesimlerinden birinin, ülkedeki fanatik, şiddet yanlısı, aşırı sağcı gruplar olduğu belirtildi.
Raporda bu grupların, mevcut durumda Gazze’nin işgal altında tutularak, Gazzelilerin sürülmesini ve bu toprakların yerleşime açılmasını savunduğu vurgulandı.
TEMEL MOTİVASYON ‘VADEDİLMİŞ’ TOPRAK İNANCI
Raporda, Filistin coğrafyasında ve özellikle de 7 Ekim sonrasında Gazze’de, İsrail’in yürüttüğü kanlı saldırıların teolojik ve politik bağlamının çözümlenmeye çalışıldığı kaydedildi.
İsrail’deki aşırı sağ siyaset ile işgalci yerleşimciliğin örtüştüğü bildirilen raporda, İsrail aşırı sağının temel motivasyonunun, “Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar olan bölgenin dini motivasyonlarla tamamen Yahudileştirilmesi olduğu” belirtildi.
Raporda, İsrail’in 1967’den beri Doğu Kudüs, Batı Şeria, Golan Tepeleri ve 2005/2023 dönemi hariç Gazze’yi uluslararası hukuka aykırı olarak işgal altında tuttuğu aktarıldı.
1967 yılı sonrasında ise dini motivasyonlarla buralarda işgalci yerleşimler kuran aşırı sağcı Yahudi grupların, İsrail’in bu bölgelerde askeri varlık göstermek için bahane olarak kullandığı unsurlar olduğu kaydedilen raporda, bu yönüyle yerleşimlerin de İsrail jeopolitik düzleminin ileri karakolları olarak görüldüğünün altı çizildi.
GAZZE VE BATI ŞERİA DETAYI: İNKANSIZ…
İsrail’in güvenlik sağlama kapasitesinin yetersizliği ve bu bölgelerde iskan edebileceği yeterli Yahudi nüfusuna sahip olmamasına da dikkati çekilen raporda, bu bağlamda Batı Şeria ve Gazze’nin ilhak edilerek, doğrudan siyasal egemenlik alanına dahil edilmesinin imkansız olduğu vurgulandı.
İSRAİL’DE AŞIRI SAĞ-SEKÜLER GERİLİMİ VAR
Raporun devamında ise “Batı Şeria’da yaşayan işgalci yerleşimci grupların, İsrail’den bu bölgede daha fazla askeri varlık göstermesini talep etmesi ve Filistinlilere karşı terör eylemlerinde bulunarak gerilimi zirvede tutmasının ciddi bir askeri ve finansal maliyeti vardır. Bu durum da İsrail’deki fanatik, aşırı sağcı gruplarla önemli bir kısmını liberal-seküler İsraillilerin oluşturduğu üst düzey askeri kadrolar arasında ciddi bir gerilime sebep olmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Raporda, 2005’te Gazze’den çekilen İsrail’in yerleşimleri boşaltmasının ise yerleşimcilerin İsrail Devleti’ne karşı şüpheci ve temkinli tutumlar geliştirmesine sebep olduğu anlatıldı.
Bu güvensizlik ortamında fanatik aşırı sağcı grupların, gerektiğinde devlete karşı yasal ve devletten bağımsız finansal ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli sivil toplum ağları kurduğu aktarılan raporda, devletten büyük destek alsalar da bu kuruluşların, aşırı sağın İsrail siyasetine angaje olmasının önemli araçları haline geldiği belirtildi.
İsrail radikal sağının devlet kadrolarıyla yaşadığı gerilimlerin de anlatıldığı raporda, İsrail’in en sağ eğilimli koalisyonunun Ocak 2023’te İsrail Yüksek Mahkemesinin yapısını ve yetkilerini değiştirme girişimine vurgu yapıldı. İsrailli “askeri elitlerin” açıktan tepkisini çekerek durumu daha da gergin hale getirdiği belirtildi.
NETANYAHU SOYKIRIMA GİRİŞTİ
7 Ekim sonrasında gelişen Gazze’nin işgali sürecinde, “askeri elitler ve sağ koalisyon” arasındaki çatışmanın yeni bir düzleme taşındığı ifade edilen raporda, askeri kanadın yine kanlı ancak görece daha kontrollü bir işgal süreci yürütme planları yaptığı kaydedildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun başını çektiği hükümetin ise açıktan soykırıma girişerek, siyasi destek kayıplarını toparlamaya çalıştığı ve Netanyahu’nun sürecin gidişat ve nihayetini belirsizleştirdiğine işaret edildi.

Aşırı sağcı grupların, Gazze’deki işgalin kalıcı hale getirilmesini ve Gazze’nin Yahudi yerleşimine açılmasını savunmasının, İsrail ordusuyla yaşadıkları gerilimin yeni unsurlarından biri olduğu aktarılan raporda, ordunun, mevcut hükümete muhalif duruşunun da etkisiyle burada Yahudi varlığını güvence altına almanın büyük askeri ve finansal maliyetleri olacağını öne sürdüğü tespiti yapıldı.
]]>Rusya’da muhabirlik yapan Gershkovich, Mart 2023’te casusluk suçundan tutuklandı
Takası yapılan her isimlerden biri olan ve dünya kamuoyunda adı sıkça duyulan Wall Street Journal muhabiri Evan Gershkovich, Rusya’da muhabirlik yaparken Mart 2023’te casusluk suçundan tutuklandı. Rus savcılığı Evan Gershkovich’i, “Sverdlovsk bölgesinde askeri teçhizat üretimi ve onarımı yapan bir savunma şirketinin faaliyetleri hakkında gizli bilgi toplamak” gerekçesi ile suçladı. Gershkovich, Rusya tarihinde casusluk suçlaması ile tutuklanan ilk yabancı medya çalışanı oldu. Takas görüşmelerinin yapıldığı dönemde Rusya tarafından 19 yıl hapse mahkum edildi.

ABD Deniz Piyade Kolordusu’nda 8 yıl görev yapmış olan Whelan da takas edildi
Rusya’da tutuklu olan ve takas operasyonunda ABD’ye teslim edilen bir diğer isim eski bir deniz piyadesi olan Paul Whelan. ABD Deniz Piyade Kolordusu’nda 8 yıl görev yapmış olan Paul Whelan, 2018 yılında “casusluk” suçlaması ile Moskova’da tutuklandı. 2022 yılında Whelan’ın yasadışı silah ticareti ve terör finansmanlığı suçundan 10 yıldır ABD’de hapis yatan Viktor Bout ile takas edilmesi gündeme geldi ancak Paul Whelan’ın adı takas listesinde yer almadı. Bu olay Bıden hükümetinin kamuoyunda büyük tepki toplamasına neden oldu.
ABD ve Rus vatandaşı Kurmasheva ABD’ye iadesi yapılan bir diğer gazeteci oldu
ABD ve Rusya vatandaşlığı olan Alsu Kurmasheva da ABD’ye iadesi yapılan bir diğer gazeteci oldu. Alsu Kurmasheva, Mayıs 2023’te ailevi sebeplerden dolayı gittiği Rusya’dan Çekya’ya dönmeye çalışırken havaalanında gözaltına alındı. “Yabancı çalışan olup devlete bildirmeme” ve “dezenformasyon” suçlarından hüküm giydi.
İdam Cezasından Kurtuldu
Kızıl Haç bünyesinde çalışan Rico Krieger, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Belarus’ta gözaltına alındı. Rico Krieger, Belarus’a turist olarak gittiğini iddia etti ancak Rusya’ya göre bu ajanlık için bir kılıftı. Rico Krieger, Rusya’ya göre Ukrayna güvenlik servislerinde yer aldı. Altı ayrı suçlama ile mahkum edilen Rico Krieger, 24 Haziran 2024’te “terör ve paralı askerlik” suçlamaları ile Belarus’ta idam cezasına çarptırıldı. Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Rico Krieger afetti. Krieger, affedildikten 2 gün sonra Türkiye’de gerçekleştirilen takas operasyonu ile Almanya’ya döndü.

NAVALNY’nin Yakın Müttefiki İade Edildi
Tarihi takas sırasında Almanya’ya dönen bir diğer önemli isim de İlya Yashin’di. Rus vatandaşı olan Yashin, Krasnoselsky Belediye Başkanlığı yaptı. Rus muhalif lider Aleksey Navalny’nin yakın müttefiki olan ve muhalif çizgide siyaset yapan Yashin, Rus ordusu hakkında “yanlış bilgi” yaydığı gerekçesi ile Aralık 2022’de mahkum edildi.
Putin’e muhalif Kara-Murza Almanya’ya döndü
Rusya Devlet Başkanı Putin’in en büyük muhaliflerinden olan Vladimir Kara-Murza da Türkiye’deki takas operasyonunda Almanya’ya dönen önemli isimlerden biri oldu. 25 yıl hapse mahkum edilen Vladimir Kara-Murza, Nisan 2022’de Rus ordusu hakkında “yanlış bilgi” yayma, “istenmeyen bir örgütle” işbirliği yapma ve devlete ihanet suçlamalarıyla tutuklandı. İki kez zehirlenen ve ölümden dönen Vladimir Kara-Murza’ya verilen ceza uluslararası kamuoyunda sıkça kınandı. Vladimir Kara-Murza, hapishanede olduğu dönemde Washington Post için yazılar da kaleme aldı.
Rus istihbarat çalışanı Rusya’ya döndü
Rusya için önemli bir isim olan Vadim Krasikov, takas operasyonunda Almanya’dan getirilen tek isim oldu. Vadim Krasikov, Rusya Devlet Başkanı Putin’in terörist olarak adlandırdığı Çeçen muhalif savaşçı Zelimkhan Khangoshvili öldürmek için FSB tarafından özel eğitim alarak, Berlin’e gönderildi. Vadim Krasikov, 2019’da Khangoshvili’yi Almanya’da öldürme suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Yakalandığı ilk dönemde Rusya ile bağlantısı reddedilen Vadim KRASİKOV için PUTİN daha sonra “vatansever” ifadelerini kullandı. Vadim Krasikov’un, ölmeden önce muhalif siyasetçi Aleksey Navalny ile takası da gündeme gelmişti.
Rusya’ya dönen iki çocuklu bir aile de vardı
Öte yandan takas operasyonunda dizilere konu olan bir hikaye de gerçek oldu. Tarihi takasta iki çocuklu Rusya Dış İstihbarat Servisi’ne çalışan karı-koca da yer aldı. SVR çalışanı Artem Dultsev ve Anna Dultseva Slovenya’da sahte Arjantin pasaportu ile yakalandı. Maria Rosa Mayer Munoz takma ismini kullanan Anna Dultseva, Slovenya’da bir sanat galerisi sahibi gibi davranıyordu. İki çocukları ile birlikte Slovenya’dan getirilen aile takas operasyonu ile Rus yetkililere teslim edildi.
]]>Milli İstihbarat Akademisinden yapılan açıklamaya göre, akademinin hazırladığı “İsrail’de Radikal Sağ” raporunda, 7 Ekim sonrasında İsrail’in politik ve askeri hamlelerinin en belirleyici toplumsal kesimlerinden birinin, ülkedeki fanatik, şiddet yanlısı, aşırı sağcı gruplar olduğu belirtildi.
Raporda bu grupların, mevcut durumda Gazze’nin işgal altında tutularak, Gazzelilerin sürülmesini ve bu toprakların yerleşime açılmasını savunduğu vurgulandı.
TEMEL MOTİVASYON ‘VADEDİLMİŞ’ TOPRAK İNANCI
Raporda, Filistin coğrafyasında ve özellikle de 7 Ekim sonrasında Gazze’de, İsrail’in yürüttüğü kanlı saldırıların teolojik ve politik bağlamının çözümlenmeye çalışıldığı kaydedildi.
İsrail’deki aşırı sağ siyaset ile işgalci yerleşimciliğin örtüştüğü bildirilen raporda, İsrail aşırı sağının temel motivasyonunun, “Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar olan bölgenin dini motivasyonlarla tamamen Yahudileştirilmesi olduğu” belirtildi.
Raporda, İsrail’in 1967’den beri Doğu Kudüs, Batı Şeria, Golan Tepeleri ve 2005/2023 dönemi hariç Gazze’yi uluslararası hukuka aykırı olarak işgal altında tuttuğu aktarıldı.
1967 yılı sonrasında ise dini motivasyonlarla buralarda işgalci yerleşimler kuran aşırı sağcı Yahudi grupların, İsrail’in bu bölgelerde askeri varlık göstermek için bahane olarak kullandığı unsurlar olduğu kaydedilen raporda, bu yönüyle yerleşimlerin de İsrail jeopolitik düzleminin ileri karakolları olarak görüldüğünün altı çizildi.
GAZZE VE BATI ŞERİA DETAYI: İNKANSIZ…
İsrail’in güvenlik sağlama kapasitesinin yetersizliği ve bu bölgelerde iskan edebileceği yeterli Yahudi nüfusuna sahip olmamasına da dikkati çekilen raporda, bu bağlamda Batı Şeria ve Gazze’nin ilhak edilerek, doğrudan siyasal egemenlik alanına dahil edilmesinin imkansız olduğu vurgulandı.
İSRAİL’DE AŞIRI SAĞ-SEKÜLER GERİLİMİ VAR
Raporun devamında ise “Batı Şeria’da yaşayan işgalci yerleşimci grupların, İsrail’den bu bölgede daha fazla askeri varlık göstermesini talep etmesi ve Filistinlilere karşı terör eylemlerinde bulunarak gerilimi zirvede tutmasının ciddi bir askeri ve finansal maliyeti vardır. Bu durum da İsrail’deki fanatik, aşırı sağcı gruplarla önemli bir kısmını liberal-seküler İsraillilerin oluşturduğu üst düzey askeri kadrolar arasında ciddi bir gerilime sebep olmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Raporda, 2005’te Gazze’den çekilen İsrail’in yerleşimleri boşaltmasının ise yerleşimcilerin İsrail Devleti’ne karşı şüpheci ve temkinli tutumlar geliştirmesine sebep olduğu anlatıldı.
Bu güvensizlik ortamında fanatik aşırı sağcı grupların, gerektiğinde devlete karşı yasal ve devletten bağımsız finansal ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli sivil toplum ağları kurduğu aktarılan raporda, devletten büyük destek alsalar da bu kuruluşların, aşırı sağın İsrail siyasetine angaje olmasının önemli araçları haline geldiği belirtildi.
İsrail radikal sağının devlet kadrolarıyla yaşadığı gerilimlerin de anlatıldığı raporda, İsrail’in en sağ eğilimli koalisyonunun Ocak 2023’te İsrail Yüksek Mahkemesinin yapısını ve yetkilerini değiştirme girişimine vurgu yapıldı. İsrailli “askeri elitlerin” açıktan tepkisini çekerek durumu daha da gergin hale getirdiği belirtildi.
NETANYAHU SOYKIRIMA GİRİŞTİ
7 Ekim sonrasında gelişen Gazze’nin işgali sürecinde, “askeri elitler ve sağ koalisyon” arasındaki çatışmanın yeni bir düzleme taşındığı ifade edilen raporda, askeri kanadın yine kanlı ancak görece daha kontrollü bir işgal süreci yürütme planları yaptığı kaydedildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun başını çektiği hükümetin ise açıktan soykırıma girişerek, siyasi destek kayıplarını toparlamaya çalıştığı ve Netanyahu’nun sürecin gidişat ve nihayetini belirsizleştirdiğine işaret edildi.

Aşırı sağcı grupların, Gazze’deki işgalin kalıcı hale getirilmesini ve Gazze’nin Yahudi yerleşimine açılmasını savunmasının, İsrail ordusuyla yaşadıkları gerilimin yeni unsurlarından biri olduğu aktarılan raporda, ordunun, mevcut hükümete muhalif duruşunun da etkisiyle burada Yahudi varlığını güvence altına almanın büyük askeri ve finansal maliyetleri olacağını öne sürdüğü tespiti yapıldı.
]]>HAVA DURUMU NASIL OLACAK?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak yapılan değerlendirmelere göre; Ülkemizin kuzey kesimleri ve Doğu Akdeniz’in parçalı bulutlu, Doğu Karadeniz kıyı illerinin iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ve Doğu Akdeniz’in Toroslar kesimi ile Artvin çevreleri ve Edirne’nin kuzey kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklıklarının batı ve iç kesimlerde mevsim normallerinin 3-5 derece üzerinde, yurdun doğusunda normalleri civarında seyretmesi bekleniyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzeyli yönlerden, yurdun güney kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Az bulutlu ve açık, zamanla batı kesimleri parçalı bulutlu, Edirne’nin kuzey kesimlerinin bu akşam saatlerinde kısa süreli yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE °C, 39°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, kuzey kesimleri akşam saatlerinde kısa süreli yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
KIRKLARELİ °C, 37°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
KOCAELİ °C, 35°C
Az bulutlu ve açık

EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
DENİZLİ °C, 41°C
Az bulutlu ve açık
İZMİR °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, Doğu Akdeniz’in yer yer parçalı bulutlu, Toroslar kesiminin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 35°C
Parçalı bulutlu, öğleden sonra kuzey ilçeleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 32°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
ISPARTA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
ÇANKIRI °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
ESKİŞEHİR °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
KONYA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
BATI KARADENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
DÜZCE °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
SİNOP °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
ZONGULDAK °C, 28°C
Az bulutlu ve açık

ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyı illerinin iç kesimleri ile Artvin çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu
ARTVİN °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 28°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Az bulutlu, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır çevreleri ile Van’ın doğu ilçelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
VAN °C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra doğu ilçeleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 40°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP °C, 38°C
Az bulutlu ve açık
SİİRT °C, 39°C
Az bulutlu ve açık
ŞANLIURFA °C, 39°C
Az bulutlu ve açık
]]>Levy, İsrail’in Hamas ve Hizbullah liderlerine düzenlediği suikastların “bazı İsrailli kabadayıların egosunu” tatmin etmekten başka bir amaca hizmet etmediğine dikkati çekti.
Suikastların ne İsrail’in çıkarlarına ne de güvenliği oluşturmaya hizmet ettiğini söyleyen Levy, “Bu herkesin kendilerinin ne kadar sofistike olduklarını göstermek için James Bond olmak istediği çocuk oyunu gibi.” dedi.
Levy, Netanyahu’nun “Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’yi öldürmenin Hamas’ı ortadan kaldıracağını ve İsrail’in hedefine ulaşacağını” düşündüğünü ancak bunun tamamen gerçeklikten kopuk bir düşünce olduğunu vurguladı.
Hamas’ın Netanyahu’nun düşüncesinin aksine siyasi açıdan 7 Ekim öncesinden “çok daha güçlü” olduğunu aktaran Levy, “Siyasi olarak Hamas bugün Batı Şeria’da, Arap dünyasında, belki de tüm dünyada çok daha popüler, çok daha fazla kabul görüyor.” diye konuştu.
Levy, geçmişte suikasta uğrayan Hamas liderlerini hatırlatarak, İsrail’in her seferinde Hamas’ın ortadan kaldırıldığını öne sürdüğünün ancak “birkaç ay sonra daha güçlü bir Hamas görüldüğünün” altını çizdi.
– “NETANYAHU ÇATIŞMANIN BİTMESİNİ İSTEMİYOR”
Son zamanlarda düzenlenen suikastların Netanyahu’nun Gazze’deki çatışmanın devam etmesini istediğine işaret ettiğini kaydeden Levy, ateşkes görüşmelerinin “müzakerecilerden biri öldürüldüğünde” devam edemeyeceğinin altını çizdi.
Levy, ateşkes görüşmelerinin uzun bir süre erteleneceğini belirterek, “Ya görüşmelere devam edersin ya da suikastlara, ikisini birlikte yapamazsın.” şeklinde konuştu.
Yakın zamanda bölgesel bir savaş ile karşı karşıya kalınabileceğini aktaran Levy, böyle bir durumda ateşkes konusunun değerlendirilmeyeceğini ve kimsenin İsrail’le diyaloğa girmeyeceğini dile getirdi.
Levy, İsrailli esirlerin geri alınmasının hiçbir zaman Netanyahu’nun hedefi olmadığının altını çizerek, Başbakan’ın “gerilimi tırmandırmak istiyormuş” gibi davrandığını belirtti.
Aklı başında kimsenin Heniyye’nin öldürülmesinin İsrailli esirlerin geri alınmasına katkı sağlayacağını düşünmediğini anlatan Levy, bu suikastın aksine bunu ertelediğini ancak Netanyahu’nun “amacının da” bu olduğunu kaydetti.
Levy, “Netanyahu çatışmanın bitmesini istemiyor; çatışmanın sona ermesini ve ateşkesi ertelemek için mümkün olan her şeyi yapıyor. Bunun yüzünden de esirlerin hayatlarıyla oynuyor.” ifadelerini kullandı.
Bölgesel savaş olasılığını anımsatan Levy, İran’ın bu senaryoya dahil olacağını düşünmediğini kaydetti.
– NE OLMUŞTU?
Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür, İsrail ordusunun 30 Temmuz’da Lübnan’ın başkenti Beyrut’a düzenlediği saldırıda öldürülmüştü.
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye de 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğramıştı.
İran ile Hamas, saldırının arkasında İsrail’in olduğunu belirtirken, Tel Aviv yönetimi bu suikasta ilişkin suskunluğunu sürdürüyor.
– İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.
İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 314’ü çocuk, 10 bin 980’i kadın olmak üzere 39 bin 480 Filistinli öldü, 91 bin 128 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 331’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 684 askerinin öldüğünü duyurdu.
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 594 Filistinli hayatını kaybetti.
İşletmenin ruhsatsız olduğunun tespit edilmesi üzerine açılan davanın üçüncü duruşması Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma” suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle tutuklu yargılanan işletme sahibi Bülent B. ile müştekiler Hüseyin Duman, Merve Sude Yaşa, Kadir Yaşa, Safiye Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve taraf avukatları katıldı. Diğer tutuksuz sanıklardan bazıları ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.
Gelen belgelerin okunmasıyla başlayan duruşmada savunmalar alındı. Olayda yaralı olarak kurtulan 5 yaşındaki Mila Duman’ın ifadesi alındı. Psikolog nezaretinde alınan ifadesinde Mila, olay anında annesi, babası, Kerem ağabeyi ile bir yaşlı teyzenin yanında olduğunu söyledi. Küçük kız, suların onu alıp götürdüğünü ve sonra kendisini kurtardıklarını anlattı. Minik kızın savunması esnasında teyzesi ve müşteki Çiçek Dinç, sanık Bülent B’ye ‘Katilsin’ diyerek tepki gösterdi.
Daha sonra müşteki Hüseyin Duman savunma yaptı. Duman, “Artık sanığın bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan değil, olası kast ile ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan yargılanmasını ve ceza almasını istiyoruz” dedi. Duman, suçluların en ağır cezayı almasını talep etti.
Müşteki Safiye Yaşa ise dere yatağını doldurarak oraya bungalovların inşa edildiğini ifade etti.
Sanık Bülent B., savunmasında doğal afet sonucu bungalovların ağaç kütüklerinin çarpması sonucu yıkıldığını anlattı. Olay zamanı metrekareye 245 milimetre yağmur düştüğünü kaydeden Bülent B., 6 bin 500 kilometrelik alan genişliğindeki Kırklareli’nde sadece 80 kilometrekarelik alanda yağışın etkili olduğunu belirtti.
“BU BİR KADER”
Suçluysa suçunu çekeceğini ifade eden Bülent B, “Yani orada bir doğal afetten fazlası var. Yağmurun merkezi bungalovların bulunduğu vadi oldu. Bu bir kader. Orada bir keşif yapıldı, inceleme yapıldı. Bilim adamlarına, hukukçulara güvenmek zorundayız. Ben suçluysam cezamı çekeyim. Cezam idam ise idam edileyim. Olay günü yollar çökmüş, sanki bir göktaşı düşmüş gibiydi. Ben de öğleden sonra ancak ulaşabildim. Evler yalnızca orada yıkıldı, yüksek gerilim direkleri yalnızca orada devrildi. 150 yıllık dişbudak ağaçları sadece orada yıkıldı, mühendislik yapısı su tutma bendi sadece orada yıkıldı. Bir insan olarak, bir baba olarak ben de üzüntülüyüm can kayıpları yaşandığı için. Bilirkişi raporuna göre Ege’den gelen bir bulut Çanakkale’yi geçmiş, diğer illeri geçmiş sadece İğneada tarafında etkili olmuştur. Bu bir kader. Eğer siyasi erkler, bürokrasi ya da yargı tarafından korunuyor olsaydım 11 aydır tutuklu olmazdım” dedi.
Müşteki Safiye Yaşa, sanık Bülent B’nin savunması sırasında tepki gösterdi.
Duruşma, cumhuriyet savcısının mütaalası ile devam etti. Savcı, sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin devamını talep ederek, tutuksuz sanık B.G, C.A. ve S.U’nun tutuklanması talebine ilişkin kararı ise mahkeme heyetinin takdirine bıraktığını belirtti. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin, diğer sanıkların da adli kontrol hükümlerinin devamına karar verdi.
]]>
ABD VE 9 ÜLKE İSRAİL, İRAN VE LÜBNAN’A PLANLANAN UÇUŞLARINI DURDURDU
Orta Doğu’da büyüyen güvenlik krizi sebebiyle ABD hava yolu şirketlerinden New York ile İsrail arasında haftada 14 sefer yapan United Havayolları, 6 Ağustos’a kadar İsrail seferlerini durdurdu.
İNGİLTERE
Delta Havayolları, 2 Ağustos’a kadar İsrail uçuşlarını askıya almış, İngiltere’nin önde gelen hava yolu şirketlerinden British Airways (BA) de bu ülkeye dünkü uçuşlarını iptal etmişti.

İSVİÇRE
İsviçre Uluslararası Hava Yolları (Swiss), Orta Doğu yaşanan son gelişmeler nedeniyle Zürih ile Tel Aviv arasındaki uçuşları karşılıklı durdurdu.
Zürih ile Tel Aviv arasındaki uçuşlar, 8 Ağustos’a kadar “mürettebat ve yolcuların güvenliği” gerekçesiyle askıya alınırken, 29 Temmuz’da Zürih ile Beyrut arasındaki uçuşların askıya alınma süresi de 12 Ağustos’a kadar uzatıldı.
ALMANYA
Alman hava yolu firması Lufthansa, güvenlik gerekçesiyle Beyrut ve Tel Aviv’e uçuşlarını askıya aldı.
Hava yolu şirketinden yapılan açıklamada, 8 Ağustos’a kadar Tel Aviv’e uçulmayacağı ve daha önce alınan Beyrut’a uçmama kararının kapsamının da 12 Ağustos’a kadar uzatıldığı belirtildi.

Karara gerekçe olarak bölgede kötüleşen güvenlik durumu gösterildi, uçuşların yeniden başlatılmasıyla ilgili “sahadaki durumun izleneceği” kaydedildi.
HİNDİSTAN
Hindistan hava yolu firması Air India, Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle Tel Aviv’e ve bu kentten yaptığı uçuşları durdurma kararı aldı.
Hava yolu şirketinden yapılan açıklamada, “Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde devam eden durum göz önünde bulundurularak, Tel Aviv uçuşlarımızı 8 Ağustos’a kadar askıya aldık.” ifadesi kullanıldı.
İTALYA
İtalya’nın bayrak taşıyıcı hava yolu firması ITA’nın X hesabından yapılan açıklamada, Tel Aviv’e ve bu kentten planlanan uçuşların 6 Ağustos’a kadar askıya alındığı belirtildi.
Açıklamada, karara gerekçe olarak “Orta Doğu’daki gelişmeler ile yolcu ve mürettebatının güvenliği” gösterildi.

POLONYA
Polonya haber ajansı PAP’ın haberinde, Polonya’nın ulusal hava yolu şirketi LOT’un güvenlik gerekçesiyle 3-4 Ağustos’ta Lübnan ve İsrail’e planlanan 8 uçuşunu iptal ettiği bilgisine yer verildi.
HOLLANDA
Hollanda Kraliyet Havayolu KLM de İsrail uçuşlarını 26 Ekim tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu.
FRANSA
Lübnan’ın başkenti Beyrut’a uçuşlarını askıya alan hava yolu şirketleri arasında Yunanistan’ın Aegean Havayolları ve Almanya’nın Condor Havayolları da yer aldı.
Aegean ve Condor Havayolları, Orta Doğu’da artan gerilim nedeniyle Atina’dan Beyrut’a uçuşlarını 1 Ağustos’a kadar askıya aldığını duyurmuştu.
Air France da Paris-Charles de Gaulle ile Beyrut havalimanları arasındaki uçuşlarını 2 günlüğüne durdurduğunu duyurmuştu.
SİNGAPUR
Singapur Havayollarından (SIA) yapılan açıklamada, Orta Doğu’da yükselen gerilim nedeniyle uçuşlarda İran hava sahasının kullanılmayacağı ve alternatif rotalara başvurulacağı belirtildi.
“Amsterdam, Brüksel, Kopenhag, Frankfurt, İstanbul, Londra, New York, Manchester, Milano, Münih, Paris, Roma ve Zürih” uçuşlarının bu durumdan etkileneceği ifade edilen açıklamada, “Orta Doğu’daki durumu yakından izlemeye devam edeceğiz ve uçuş rotalarımızı gerektiği gibi ayarlayacağız.” ifadesi kullanıldı.

İSRAİL SİBER SALDIRIYLA KIVRANIYOR
İsrail basınına göre, Tel Aviv’deki Uluslararası Ben Gurion Havalimanı’nın resmi internet sitesi geçici bir arıza nedeniyle çökerken, havalimanı normal faaliyetine devam ediyor.
Havalimanı işletmesinden yapılan açıklamada, arızanın siteye yapılan girişlerin yoğunluğundan kaynaklandığının anlaşıldığı ve sorunun giderilmeye çalışıldığı ifade edildi.
Açıklamada, “Havaalanı her zamanki gibi faaliyette.” ifadesi kullanıldı ve havalimanı idaresinin resmi duyurularının takip edilmesi tavsiye edildi.

ABD Başkanı Joe Biden, MİT’in başarısının ardından Türkiye’ye teşekkür ederek, “Müttefikimiz Türkiye’ye çabaları için minnettarım,” dedi. Benzer şekilde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.


Bu tarihi operasyon, MİT’in uluslararası alanda kabul görmüş arabuluculuk rolünü bir kez daha ortaya koydu. ABD, Rusya ve Almanya’nın Türkiye’den yardım istemesiyle başlayan süreçte, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında izlediği adil ve yapıcı politika ile geçmişteki arabuluculuk başarıları etkili oldu. Tarafların güvenini kazanan Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla MİT’i takas operasyonunun baş aktörü olarak görevlendirdi.

OPERASYON HAZIRLIKLARI
MİT üst düzey yetkilileri, operasyon öncesinde taraflarla sık sık görüşmeler gerçekleştirdi. MİT Başkanı İbrahim Kalın, muhataplarıyla hem yüz yüze hem de telefon görüşmeleri yaparak süreçte etkin bir rol oynadı. Çekinceler, anlaşmazlıklar ve talepler, MİT’in adil ve yapıcı çözümleri sayesinde aşıldı.
ERDOĞAN ONAY VERDİ, MİT HAREKETE GEÇTİ
Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında izlediği yapıcı politika ve geçmişte yapılan takas operasyonlarında Ankara’nın başarısı, tarafların iş birliği için Türkiye’yi tercih etmelerinde etkili oldu.

Tarafların teklifi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile Milli İstihbarat Teşkilatı, operasyon için harekete geçti.
KALIN’DAN TELEFON DİPLOMASİSİ
MİT’in üst düzey yetkilileri, tarihe geçen operasyonun gerçekleşmesi öncesinde taraflar ile sık sık bir araya geldi.
Süreç içerisinde MİT Başkanı İbrahim Kalın da birçok kez muhatapları ile hem yüz yüze hem de telefon görüşmeleri yaptı.
Tarafların, takasa ilişkin çekince, anlaşmazlık ve talepleri de yine MİT’in adil ve yapıcı çözümleri sayesinde aşıldı.
Operasyon için müzakereler son ana kadar devam etti. Operasyon anında bile taraflar arasında oluşan anlaşmazlıklar, MİT’in sağladığı soğukkanlı ve başarılı istihbarat diplomasisi ile yönetildi.
ANLAŞMA SAĞLANDI, MİT DÜĞMEYE BASTI
MİT’in, taraflar arasında her türlü anlaşmayı sağlaması sonrasında operasyon için düğmeye basıldı.

ADIM ADIM TAKAS OPERASYONU
Takas sürecinde toplam 26 kişinin güvenliği ön planda tutuldu. İlk olarak, Rusya’nın teslim alacağı 10 kişi uçaklardan indirildi, ardından Rusya’nın teslim edeceği 16 kişi alana intikal etti. MİT gözetiminde gerçekleştirilen karşılıklı teyit ve sağlık kontrollerinin ardından, kişiler belirlenen uçaklara aktarıldı. Üç uçağın havalanmasıyla MİT’in tarihe geçen takas operasyonu başarıyla tamamlandı.

ŞAHİN: HEMŞEHRİ OLMAK İYİ GÜNDE KÖTÜ GÜNDE KADER BİRLİĞİ YAPMAKTIR
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, burada yaptığı konuşmada bu yıl hemşehri dernekleri ile beraber yurtdışında yaşayan Türklerin de festivale katılmasının önemini vurgulayarak şunları söyledi:
“Hemşehri olmak iyi günde kötü günde kader birliği yapmaktır. Gaziantep Modeli tam bu. ‘Birlikte iyilik, rahmet var’ modeli. Bu festivaldeki gibi böyle bir birlikteliğe ihtiyacımız var. Bu zor coğrafyada, zor dönemde yola çıkarken söylediğimiz ‘önce insan’ düsturu etrafında daha çok bir araya gelmemiz lazım. Birbirimizle daha çok hemhal olmamız, daha çok dertlerimizi ve sevinçlerimizi paylaşmamız lazım. Bu şehir önemli zorluklar geçirdi. En son geçirdiğimiz 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde sizler ilk yardımımıza koşanlardınız. En büyük felaketin yaşandığı gecede büyük dayanışmayı gördük. Büyük millet olmanın önemini, bizi biz yapan değerlerini anladık. Kültürün bir kimlik, ortak geçmiş olduğunu yarınlarımıza da büyük vatanın, milletin olduğunu anladık. Bu zorlu coğrafyada kardeşlik ve sevgi ile güçlü olmak zorundayız.”

SIRAKAYA: YURT DIŞINDA YAŞAYAN GURBETÇİLER, MEMLEKETLERİNİ ASLA İHMAL ETMEDİLER
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, hemşehri derneklerine davetinden dolayı Başkan Fatma Şahin’e teşekkür ederek, “Kıymetli hemşehri dernekleri, bugün ana vatanımızda gazi, kahraman ve fedakar olan şehrimizde sizlerle buluşmuş olmaktan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu yöresel ve bölgesel dernekleri bir araya getiren yurtdışındaki Türk toplumunu bu kadim şehirde misafir eden ve bu gönül köprülerinin ulaşmasına vesile olan her bir kardeşimi sevgiyle selamlıyorum. Burada yaşayan vatandaşlarımızın içinde yurtdışında yaşayan akrabaları var. Gitmiş oldukları ülkeleri inşa ederken memleketleriyle olan bu bağlarını asla ihmal etmediler. Buraya karşı olan muhabbetlerini asla akamete uğratmadılar. Kendilerini korudular ve bir neslin kurulmasına vesile oldular. Bugün bu ortamı dolduran herkese teşekkür ederim” diye konuştu.
Bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Hizmetleri ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdürü Ali Murat Başçeri, yurtdışında yaşayan kardeşlerimizi ülkemizin yurtdışındaki en önemli temsilcileri olarak görüyoruz. Vatandaşlarımızın öz kimliklerini koruyarak yaşadıkları ülkeye her alanda katkı sağlamaları temel gayemiz. Bulunduğunuz ülkelerdeki büyükelçiliklerimizin ve konsolosluklarımızın kapılarının sizlere daima açık olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Yardımcısı Abdulhadi Turus, “Bu festivalde sizlerle bir arada olmanın bahtiyarını yaşıyorum. Bu anlamlı organizasyonun Gaziantepli hemşerilerimiz başta olmak üzere yurtdışındaki millet varlığımız ve derneklerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.
Uluslararası Demokratlar Birliği (Udi) Başkanı Kenan Aslan ise organizasyona emek verenlere teşekkür ederek, “Böyle güzel etkinliklerde buluşmak, unutulmayacak hatıralar biriktirmek bizler için çok değerli” dedi.
Açılış töreninde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Mesut Bozatlı, İrfan Çelikaslan ve Derya Bakbak, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin ve Pazarcık Belediye Başkanı Haydar İkizer de de festivalin önemine vurgu yapan konuşmalar yaptı.
Konuşmaların ardından kurdele kesim törenine geçildi. Festivalde yöresel kültürlerin tanıtıldığı stantları gezen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, burada sergilenen yöresel ürünleri inceledi. Erzurumlular Derneği’nin konseri ise katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Ankara’da gerçekleşen takas operasyonu kapsamında ABD’den iki, Almanya, Polonya, Slovenya, Norveç ve Rusya’dan birer uçak olmak üzere 7 uçak ile 26 kişi Türkiye’ye nakledildi.
Operasyon kapsamında ikisi çocuk 10 kişinin Rusya’ya, 13 kişinin Almanya’ya, 3 kişinin de ABD’ye nakli sağlandı.
Operasyonda takas edilenler arasında The Wall Street Journal muhabiri Evan Gershkovich, ABD’li eski Deniz Piyadesi Paul Whela, Almanya vatandaşı paralı asker Rico Krieger, Rus muhalif İlya Yashin, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) subayı Vadim Krasikov öne çıkıyor.
Operasyon dünya basınında geniş yer bulurken birçok haberde Türkiye’nin oynadığı role dikkat çekildi.
ABD
New York Times (NYT) gazetesi, MİT’in tutuklu takası operasyonunu “Rusya kapsamlı tutuklu takasında Evan Gershkovich’i serbest bıraktı” başlığıyla sayfasına taşıdı. Haberde, Wall Street Journal (WSJ) muhabiri ve diğerlerinin Rusya ile Batı arasında “on yıllardır gerçekleşen en geniş kapsamlı takasla” Türkiye’de serbest bırakıldığı bildirildi.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana Moskova’nın ilk kez “önde gelen muhalifleri” serbest bıraktığı belirtilen haberde, “Anlaşmanın kapsamının Sovyet sonrası dönemde çok az örneği var” ifadesine yer verildi.
Washington Post (WP) gazetesi de Gershkovich’in serbest bırakılmasını ön plana taşıdığı başlığında takas operasyonu “dönüm noktası” olarak nitelendirildi. Haberde 7 ülkenin “Soğuk Savaş’ın zirvesinden bu yana yapılan en büyük tutuklu takasında en az iki düzine kişiyi değiş tokuş” ettiği kaydedildi.
Takasın “tarihteki en karmaşık takaslardan biri” olduğu vurgulanan haberde, bunun ABD-Rusya ilişkilerinin “hiç olmadığı kadar kötü bir savaş döneminde” gerçekleştiği ifade edildi. MİT’in operasyonu iki ülke arasında yapılan önceki takaslarla kıyaslanarak, “Perşembe günkü takas çok daha karmaşıktı çünkü yedi ülkeyi kapsıyordu” denildi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesi ise takas operasyonunu “WSJ muhabiri Evan Gershkovich serbest bırakıldı” başlığıyla duyurdu. “Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük Doğu-Batı tutuklu takası” ifadesi kullanılan haberde, 32 yaşındaki gazetecinin serbest bırakılmasının sağlandığı vurgulandı.
CNN, Gershkovich ve Paul Whelan’ın serbest bırakılmasına vurgu yaptığı haberinde MİT’in yönettiği operasyonu “tarihi tutuklu takası” olarak nitelendirdi.
Associated Press’in haberinde ise MİT’in yürüttüğü operasyon, “Sovyet sonrası tarihin en büyük tutuklu takası” olarak duyurularak, bunun Washington-Rusya ilişkilerinin Soğuk Savaş’tan sonra “en düşük noktada” olduğu bir dönemde gerçekleşmesine dikkat çekildi. Haberde, “kapsamı şaşırtıcı” olarak nitelendirilen takasın “yıllar süren gizli görüşmelerin” ardından uygulandığı ifade edildi.
İngiltere
İngiltere’de The Times gazetesi, takas operasyonunun Türkiye’nin başkentinde yapıldığını belirterek, “Takas, geçmişteki takaslarda kilit rol oynayan bir ülkenin başkenti olan Ankara’da gerçekleşti” ifadesine yer verdi.
Haberde, Türkiye’nin 2022’de de Washington ile Moskova arasında tutuklu takası gerçekleştirdiği hatırlatılarak, bunun ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla hapiste bulunan Rus pilot Konstantin Yaroshenko ile Rusya’da polise saldırı suçlamasıyla hapiste bulunan eski ABD deniz piyadesi Trevor Reed’i kapsadığı aktarıldı.
Sky News haberinde de takas operasyonunun Ankara’da gerçekleştiği vurgulanarak, bu operasyonun, “Soğuk Savaş’tan bu yana yapılan en büyük takas” olduğu ve “bir dizi yüksek profilli ismin serbest bırakıldığına” dikkat çekildi.
BBC’nin haberinde, operasyonun “modern tarihin en büyük ve en sıra dışı tutuklu takaslarından biri olduğu” değerlendirmesine yer verildi. Haberde, “Sadece 24’e varan çok sayıdaki bireysel tahliye açısından değil, aynı zamanda ABD, Rusya, Almanya ve diğer 3 Avrupa ülkesi olmak üzere ülke sayısı açısından da sıra dışı” ifadesi kullanıldı.
İngiliz The Guardian gazetesinin haberinde de Rusya’da tutuklu bulunan çok sayıda yabancı ülke vatandaşı ile Rus siyasilerin serbest bırakılmasını içeren “büyük takasın” Ankara’da gerçekleştiği kaydedildi.
İsviçre
İsviçre kamu yayın kuruluşu RSI haberinde, takasın MİT’in koordinesinde Ankara’da yapıldığına yer verdi.
Ülkede Almanca yayın yapan SRF Televizyonu da MİT’in koordinasyonuyla gerçekleşen operasyonda toplam 7 ülkeden 26 kişinin takas edildiği bildirildi. Haberde, operasyona 7 uçağın katıldığı da yer aldı.
Almanca yayın yapan Tages-Anzeiger gazetesi ise Türkiye’de Rusya, ABD, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri arasında büyük bir tutuklu değişimi yapıldığını belirtti.
Haberde, “Türkiye, her iki tarafla olan bağları sayesinde Moskova ile Batı arasındaki esir değişiminde tartışmasız önemli bir rol oynadı” ifadeleri kullanıldı.
Hollanda
Hollanda kamu yayın kuruluşu NOS’nin haberinde, takasın Cumhurbaşkanlığından duyurulduğu belirtildi. Haberde, takasın MİT’in koordinesinde Ankara’da yapıldığına yer verildi.
AD gazetesi, konu hakkındaki haberinin başlığında “Rusya ve Batı arasında Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük esir değişimi” ifadesi kullanılırken takasın Türkiye’nin başkenti Ankara’da gerçekleştirdiği aktarıldı.
Trouw gazetesinde takasın “Soğuk Savaş’tan bu yana gerçekleşen en büyük tutuklu takası olduğu” vurgulanırken, MİT’in koordinasyonuyla gerçekleşen operasyonda toplam 7 ülkeden 26 kişinin takas edildiği bildirildi. Haberde, takasa Türk hükümetinin arabuluculuk yaptığını bildirilerek, operasyona 7 uçağın katıldığı bilgisi de yer aldı.
NRC gazetesinin haberinde Türkiye’de Rusya, ABD, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri arasında büyük bir “tutuklu değişimi” yaşandığını belirtildi. Haberde, takasın Türkiye’nin koordinasyonunda gerçekleştiği ve Türk yetkililerin Amerikalı gazeteci Evan Gershkovich ve eski deniz piyadesi Paul Whelan’ın serbest bırakıldığını doğruladığı aktarıldı.
Fransa
Fransız gazetesi Le Parisien’deki haberde, Rus ve Batılı 26 tutuklunun Ankara’da takas edildiği bildirilerek, bu takasının “Soğuk Savaş’tan bu yana en önemli takaslardan biri” olduğu vurgulandı. Haberde, takas edilenler arasında Amerikalı gazeteci Evan Gershkovich ve eski ABD Deniz Piyadesi Paul Whelan’ın isimlerinin öne çıktığı aktarıldı.
Ülkenin önde gelen gazetelerinden Le Monde’da da Türkiye’nin arabulucuğu ile Rusya ile “büyük bir tutuklu takasının” yapıldığı, 7 ülkeyi kapsayan takasın Ankara’da koordine edildiği belirtildi.
Liberation gazetesi ise Ankara’da Rusya ve çok sayıda Batılı ülke arasında 26 kişinin takas edildiğini ve bunun “Rusya ile Soğuk Savaş’tan bu yana yapılan en büyük tutuklu takası” olduğunu kaydetti.
Belçika
Ülkenin önde gelen gazetelerinden Flamanca yayın yapan De Morgen’in haberinde, takasın Ankara’da yapıldığı belirtilerek, Türkiye’nin “büyük mahkum takasında” rol oynadığı kaydedildi.
Takasın MİT tarafından koordine edildiği aktarılan haberde, teşkilatın “önemli bir arabuluculuk rolü” üstlendiğini ifade edildi. Habere, bu takasın Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana “en büyük tutuklu takası” olduğuna dikkat çekildi.
Asya-Pasifik
Avustralya Yayın Kurumu (ABC), MİT’in operasyonunu “Tutuklu Amerikalılar Evan Gershkovich ve Paul Whelan büyük küresel tutuklu takasında serbest bırakıldı” başlığıyla gündeme taşıdı. Haberde, “Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük uluslararası tutuklu takasını” Türkiye’nin koordine ettiği aktarıldı.
Avustralya merkezli News.com.au sitesinin haberinde “Bu, Soğuk Savaş’tan bu yana tek seferde gerçekleştirilen en büyük tutuklu takası” ifadesi kullanıldı.
Hindistan’da yayın yapan India Today gazetesi ise takas operasyonunu ABD vatandaşlarının Rusya tarafından serbest bırakılması üzerinden gördü. Haberde, “ABD ve Rusya’nın Sovyetler Birliği sonrası tarihin en büyük tutuklu takasını” gerçekleştirdiği ifade edildi.
FÜZE VEYA BOMBA
Nitekim İsrail basınındaki haberlere göre füze, İran dışından değil içinden ateşlendi. Bu haberlerde, saldırının büyük ihtimalle 25 kilometre menzilli ve omuzdan atılan Spike füzesi ile yapılmış olabileceği söyleniyor.
Askeri uzmanların üzerinde durduğu bir diğer iddia ise, saldırının, İran hava sahasına fark edilmeden giren F-35’lerce yapıldığı. Buna göre, F-35’in üstün radara yakalanmama özellikleri kullanılarak Tahran’a yaklaşıldı ve füze atışı yapıldı. Nokta atışının ancak bu şekilde mümkün olduğunu belirten uzmanlar, F-35’in İran’in çok katmanlı hava savunma sistemlerine yakalanmayacak kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Bir başka iddia da, saldırıda “uzaktan kumandalı bomba” kullanıldığı yönünde. “New York Times” gazetesi, Haniye’nin füzeyle değil Tahran’da kaldığı misafirhaneye gizlice sokulan uzaktan kumandalı bombayla öldürüldüğünü öne sürdü. Aralarında iki İranlı ve bir ABD’li yetkilinin de bulunduğu yetkililere dayandırılan habere göre, patlayıcı cihaz, yaklaşık 2 ay önce Tahran’daki Devrim Muhafızları binasına gizlice sokuldu. Gazeteye konuşan yetkililer, binada çok az hasar olduğuna dikkat çekiyor.
BİNANIN ARKASI DAĞ
Öte yandan Haniye’nin Tahran’da suikasta uğradığı binanın fotoğrafları da doğrulandı. İran basınında yer alan fotoğrafta binanın bir kısmının hasar aldığı görülüyor. Uydu şirketi Maxar Technologies tarafından, sadece 6 gün önce, 25 Temmuz’da çekilen aynı binanın başka bir görüntüsünde hasar ve yeşil branda görünmüyor. Bu da hasarın yeni olduğunu doğruluyor. Açık erişimli uydu görüntülerinde, Haniye’nin bulunduğu binanın, Sadabat Sarayı Parkı yakınında, Devrim Muhafızları’nın koruduğu yerleşke içinde, kısmen kent tarafına ama büyük ölçüde dağlara bakan geniş bir cepheye sahip olduğu fark ediliyor. Bina, yerleşkenin uzağından ya da dağlık araziden rahatlıkla görülebiliyor. Bölgede yaşayanlar, suikastın gerçekleştiği anlarda küçük bir patlama sesi duyduklarını ifade ediyor. Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki Başkan Yardımcısı Halil el-Hayya, görgü tanıklarının Haniye’nin bulunduğu odaya füze isabet ettiğini doğruladığını söylerken, odanın tahrip olduğunu ve binadaki bazı cam, pencere, kapı ve duvarlarında hasar oluştuğunu aktardı.
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yemin töreni için bulunduğu Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürüldüğü bina dikkat çekti. Görüntülerde, konutta yalnızca Haniye’nin bulunduğu katın vurulduğu ve diğer kısımların zarar görmediği ortaya çıktı.
O görüntüleri Milliyet’e yorumlayan Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Abdullah Ağar, “Olasılıklardan biri bomba. Neden bomba? Bir bina gösteriliyor o binadaki o tahribatı ne yapar? Bu görüntülere baktığımızda, binanın içerisine yerleştirilmiş bir bomba olasılığının olduğunu söyleyebiliriz. Hatta bir patlama görüntüsü var, o görüntülerde patlama içten dışa doğru gerçekleşiyor. Eğer bu görüntüler gerçekten buraya aitse, bomba olasılığı daha da artıyor. Ancak şu an için net bir şey olmadığından tüm bunları olasılık olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Kaza sırasında kaldırımdaki 2 çocuk olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada yaralanan 6 kişi ise ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Tedavi altına alınan 3 çocuk daha kurtarılamadı.

Hastanede tedavileri süren 3 yaralıdan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

ŞANLIURFA VALİSİ HASAN ŞILDAK FECİ KAZAYLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPTI
Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesi Akçakale Caddesi üzerinde yaşanan feci kazada 5 çocuk hayatını kaybederken 3 kişi ise yaralandı. Kazanın yaşandığı bölgeye gelen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, incelemelerde bulundu. Görevlilerden bilgi alan Vali Şıldak, basın mensuplarına açıklama yaptı.
Şıldak, “Bu akşam il merkezinde Eyyübiye ilçemiz sınırlarında, Akçakale yolu üzerinde maalesef elim bir trafik kazası yaşadık. Kaza seyir halindeki bir aracın bilinmeyen bir sebeple kontrolden çıkıp yol kenarında bulunan yaya vatandaşlarımıza ve park halindeki 2 araca çarpması suretiyle gerçekleşiyor. 21.30 sıralarında kaza vuku buluyor ve maalesef 5 vatandaşımızı kazada kaybetmiş durumdayız. Büyük bir üzüntü yaşıyoruz. Ben hayatını kaybeden vatandaşlarımıza öncelikle başsağlığı diliyorum. Maalesef bunlar çocuk yaşta vatandaşlarımız. Yaş tespiti yapılacak. 2 çocuğumuzu olay yerinde, 3 çocuğumuzu ise hastanede müdahale esnasında kaybettik. Yine 3 yaralımız var. İki yetişkin ve bir çocuk olmak üzere. Bunlardan da 1 yetişkin vatandaşımızın maalesef durumu ağır. Şu an onlar tedavi altında. Yol trafiğe kapalı. Trafik ekiplerimiz ve cumhuriyet savcımız olay yerinde. Olayın oluş sebebini ve bu konudaki sorumlulukları belirleyecekler. Tabi ben öncelikle Şanlıurfa’ya, vatandaşlarımıza başsağlığı dilemek istiyorum. Böylesine üzüntü verici ve anlık bir sebepten dolayı meydana gelen kazanın sonuçları ağır oldu. Her zaman ifade ettiğimiz gibi trafik hata affetmiyor ve 5 çocuğumuzu maalesef kaybetmiş durumdayız. Büyük bir üzüntü içerisindeyiz. Ben ailelerine başsağlığı diliyorum. Bütün ülkemize ve şehrimize başsağlığı diliyorum. Biz de olay yerindeyiz. Hem vatandaşlarımıza başsağlığı dilemek hem de buradaki çalışmaları koordine etmek üzere olay yerindeyiz. Burada bütün birimlerimiz, olayın vahametini gördük. Şimdi de buradan hastaneye geçip yaralılarımızla ilgileneceğiz” diye konuştu.

Büyükşehir Belediye başkanı Mehmet Kasim Gulpinar ile olay yerinde incelemelerde bulunan Vali Hasan Şıldak, gazetecilere, Eyyübiye ilçesi Akçakale yolunda elim bir trafik kazasını yaşandığını söyledi.

Kazanın detaylarına ilişkin bilgiler paylaşan Şıldak, şöyle konuştu:
“Kaza, seyir halindeki bir aracın, bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıkıp yolun kenarındaki yaya vatandaşlarımıza ve park halindeki 2 araca çarpması suretiyle meydana geldi. Maalesef 5 vatandaşımızı kazada kaybetmiş bulunuyoruz ve ne yazık ki bunlar çocuk yaştaki vatandaşlarımız. Yaş tespitleri yapılacak. 2 çocuğumuz olay yerinde, 3 çocuğumuzu da hastanede tedavi esnasında kaybettik. 2’si çocuk 3 vatandaşımız da yaralı. Bu yaralılardan birinin daha durumu ağır. Tedavileri sürüyor. Yol ise trafiğe kapalı. Ekiplerimiz olayın oluş sebebini ve sorumluları belirleyecek.”

Kazada hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyen Şıldak, yaralılara da şifa dileyerek, tüm sürücülere trafikte dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu.

Söz konusu dönemde restoran zincirinin ABD satışları yüzde 0,7, “Uluslararası İşletilen Piyasalar” segmenti satışları yüzde 1,1 ve franchising haklarını stratejik ortaklara lisansladığı restoranların bulunduğu “Uluslararası Gelişmiş Lisanslı Pazarlar” segmenti satışları yüzde 1,3 düştü.
Bilanço açıklamasında, “Orta Doğu’daki savaşın devam eden etkisi ve Çin’deki olumsuz karşılaştırılabilir satışlar, Latin Amerika ve Japonya’daki karşılaştırılabilir olumlu satışlarla dengelendi” değerlendirmesi yer aldı.

Şirketin geliri ve karı beklentilerin altında kaldı
McDonald’s’ın geliri, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla neredeyse yatay seyrederek 6,49 milyar dolar oldu. Şirketin geliri, bu dönemde 6,61 milyar dolar olan piyasa beklentilerinin altında kaldı.
McDonald’s’ın net karı ise ikinci çeyrekte yüzde 12 azalışla 2,02 milyar dolara gerileri. Şirket geçen senenin aynı döneminde 2,31 milyar dolar kar elde etmişti.
Geçen senenin ikinci çeyreğinde 3,15 dolar olan şirketin hisse başına karı da 2024’ün ayını döneminde 2,80 dolara geriledi. Şirketin hisse başına karı da bu dönemde 3,08 dolar olan piyasa beklentilerini karşılayamadı.
McDonald’s Üst Yöneticisi (CEO) Chris Kempczinski, finansal sonuçlara ilişkin açıklamasında, tüketicilerin harcamaları konusunda daha seçici davrandığını belirtti.

Boykotlardan olumsuz etkilendi
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle boykotların hedefi haline gelen McDonald’s’ın finansal sonuçları, geçen yılın son çeyreği ile bu yılın ilk çeyreğinde Orta Doğu’daki çatışmalardan olumsuz etkilenmişti.
Restoran zincirinin geliri, geçen yılın son çeyreğinde Orta Doğu’daki çatışmaların şirketin satışlarını etkilemesiyle piyasa beklentilerinin altında kalırken, bu yılın ilk çeyreğinde Orta Doğu’daki restoranlarını da içeren pazar grubundaki satışları gerilemişti.

Starbucks da kan kaybediyor
ABD’li kahve zinciri Starbucks’ın küresel satışları, nisan-haziran döneminde yüzde 3 düştü. Mali takviminde 30 Haziran’da sona eren üç aylık dönemi üçüncü çeyrek olarak kabul eden kahve zinciri Starbucks, bilançosunu açıkladı.
Buna göre, Starbucks’ın küresel karşılaştırılabilir mağaza satışları söz konusu dönemde yüzde 3 azaldı. Şirketin Kuzey Amerika’daki satışları yüzde 2 ve uluslararası satışları yüzde 7 geriledi.
Geliri beklentilerin altında
Starbucks’ın toplam net geliri, nisan-haziran döneminde yüzde 0,6 azalışla 9,11 milyar dolara indi. Şirketin toplam net geliri geçen yılın aynı döneminde 9,16 milyar dolar olarak kaydedilmişti.
Piyasa beklentileri şirketin gelirinin bu dönemde 9,24 milyar dolar olması yönündeydi.
Starbucks’ın geçen senenin nisan-haziran döneminde 99 sent olan hisse başına karı da bu yılın aynı döneminde 93 sente indi.
Şirketin hisse başına karı bu dönemde piyasa beklentilerine paralel bir seyir izledi.

Starbucks’ın küresel satışında ilk düşüş
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan şirketlerden biri olan Starbucks’ın finansal sonuçları, son iki çeyrekte olumsuz etkilenmişti.
Kahve zinciri, geçen yıl ekim-aralık döneminde, kısmen Orta Doğu’daki mağazalardaki satışların olumsuz etkilenmesi nedeniyle yıllık satış tahminini düşürmüştü.
Şirketin geliri, ocak-mart döneminde yüzde 2 azılırken, küresel satışları yüzde 4 azalışla 2020 sonunda bu yana ilk düşüşünü kaydetmişti.
Atılgan, cömert, cesaretli kişiliği ve kanaatkarlığıyla tanınan Osman Gazi, büyük bir coğrafya üzerinde tek hanedana dayalı en uzun süre devamlılık gösteren devlete ismini verdi.

Osman Gazi’nin naaşı, vasiyeti üzerine 1326 yılında Bursa’daki Tophane mevkisinde sekizgen planlı, üzeri kubbeyle örtülü “Gümüşlü Kümbet”e defnedildi. Şehrin fethinden sonra kiliseden dönüştürülen türbenin ortasında, Osman Gazi’ye ait etrafı sedef kakmalı, pirinç parmaklıklarla çevrili, sırma işlemeli kadifeyle örtülü ahşap sanduka bulunuyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali İhsan Karataş, AA muhabirine, 13’üncü yüzyılın ortalarında Moğol istilası nedeniyle yurdunu terk etmek zorunda kalan Türk beyliklerinin Batı Anadolu’ya geldiğini söyledi.
Selçuklu Sultanı Alaeddin Bey’e bir savaşta yardım ettiği için Söğüt ve Domaniç’in verildiği Kayı Boyu’nun lideri Ertuğrul Gazi’nin zamanla bölgede fetih faaliyetlerinde bulunarak topraklarını genişlettiğini ve Osmanlı Devleti’nin temellerini attığını belirten Karataş, “Ertuğrul Gazi vefat edince onun yerine oğlu Osman Gazi geçmiştir. Osman Gazi, aşiretin lideri olmuş ve babasından devraldığı bu toprakları aşağı yukarı 4 bin kilometrekareden 16 bin kilometrekareye çıkaracak kadar büyütmüştür.” dedi.

Osman Gazi’nin Eskişehir civarı, Domaniç, İnegöl, Yenişehir’i fethettiğini dile getiren Karataş, kurucu padişahın çok istemesine ve kuşatmasına rağmen Bursa’nın fethini göremeden vefat ettiğini anımsattı.

“Onun adaletine herkes inanır, güvenir”
Prof. Dr. Karataş, Osman Gazi’nin çocukluğunun beylerin olduğu bir ortamda geçtiği bilgisini vererek, “Yöneticileri görüyor, toplantılara katılıyor, alplerle spor faaliyetlerine, avlara katılıyor. Yani oldukça hareketli bir delikanlı olarak büyümüştür.” ifadesini kullandı.

Kişilik özellikleriyle Osman Gazi’nin kardeşleri arasında öne çıktığını anlatan Karataş, toplumu idare edecek, yönlendirecek, önceki fetihleri aksatmayacak liderlik özelliklerine sahip olduğunu vurguladı.

Padişahın, yapı olarak liderliği sürdürebilecek, toplumu dağıtmadan bulunduğu yerden alıp daha ileriye götürebilecek bir kişiliğinin olduğunu aktaran Karataş, şöyle devam etti:
“Neşri, Aşıkpaşazade gibi eski Osmanlı tarihi kaynaklarında anlatılana göre, Osman Gazi çok cömert, dindar bir insandı. Belli günlerde yemekler yaptırıp halka dağıtan, fakiri fukarayı gözeten bir insandı. Bey olduktan sonra Eskişehir bölgesinde bir yerde pazar kuruluyor. O pazara, o bölgeden bir Hristiyan, ağaçtan oyarak yaptığı bardakları satmak için getiriyor. Bir Müslüman bardakları bir şekilde ele geçirmiş, parasını vermemiş. Bu şahıs, durumu Osman Gazi’ye şikayet ediyor. O Müslüman cezalandırılmıştır. Ortamın emniyeti sağlanmıştır. Gayrimüslimlere, Hristiyanlara dahi İslam hukukunun öngördüğü adalet sistemi uygulanmıştır. Sonuçta bu, Osman Gazi’yi çevrede meşhur yapmıştır. Onun adaletine herkes inanır, güvenir. Hatta denilir ki bu hadiseden sonra, önceden o bölgede kadınlar pazara pek gelmezlerdi ama Osman Gazi’nin sağladığı güven ve adalet dolayısıyla Hristiyan kadınlar da gelip pazarda mallarını satabiliyor.”

Osman Gazi’nin dünya malına pek tamah etmediğini dile getiren Karataş, “Vefat ettiğinde miras paylaşımı olacak. Evine bakılıyor; tuzluk var, yemek yapacak birkaç kap kacak var. Bir kaftanı var. Birkaç da küçükbaş hayvanı var. Başka da bir şeyi yok. Hayatını kanaatkarlık içinde geçiren birisidir. Türk toplumuna koca bir Osmanlı’yı hediye etmiş birisidir. Türk toplumunun önemli bir atasıdır Osman Gazi. Öyle bir devlet kurmuştur ki tarihe baktığınızda kaç devlete 6 asırlık bir ömür nasip olmuştur, çok azdır.” diye konuştu.
Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye, onun da oğlu Orhan Gazi’ye nasihatlerde bulunduğunu hatırlatan Karataş, bu metinlerin herkes tarafından okunması gerektiğini sözlerine ekledi.

YATILI BÖLGE ORTAOKULLARI VE PANSİYONLU OKULLARA YERLEŞTİRMEYE İLİŞKİN KRİTERLER
Komisyon; taşıma merkezi okula uzaklığı 30 kilometreden fazla olan, taşınması ekonomik olmayan, iklimi veya ulaşım şartları taşımaya elverişsiz olan yerleşim birimlerinde ikamet eden ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerini yatılı bölge ortaokulları ve pansiyonlu okullara yerleştirdikten sonra taşıma hizmetinden faydalanacakları ve öğrencisi taşınacak yerleşim birimlerini gruplandırarak taşıma merkezi okulları ve kurumları belirleyecek. Ayrıca, öğrencisi taşınacak yerleşim yerinin taşıma merkezine uzaklığının en az 2 kilometre olması esas olacak ve 30 kilometreden fazla mesafeden taşıma yapılmayacak. Ancak can güvenliğinin olmaması, iklim koşulları ve coğrafi şartların elverişsiz olması gerekçelerinden herhangi birine bağlı olarak planlama komisyonu kararı ve mülki idare amiri onayı ile 2 kilometreden az mesafeden taşıma yapılabilecek. Taşıma merkezi okula uzaklığı 30 kilometreden fazla olan öğrencisi taşınacak yerleşim birimlerinde ikamet eden ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri yatılı bölge ortaokulları ve pansiyonlu okullara yerleştirilecek. Öğrencisi taşınacak okul ve yerleşim birimlerinden can güvenliğinin olmaması, iklim koşulları ve ulaşım şartlarının elverişsiz veya taşıma maliyetinin yüksek olması gerekçelerinden birine bağlı olarak başka bir il veya ilçe sınırları içindeki taşıma merkezi okul ve kuruma taşınması; eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen inceleme raporu dikkate alınarak değerlendirme komisyonunca uygun görülenler hariç, ilçeler arası taşıma yapılamayacak. İhalelerin zamanında yapılamaması, ihalelere katılım sağlanmaması, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, taşımanın ekonomik olmaması ve benzeri nedenlerle taşıma faaliyetlerinin gerçekleştirilememesi durumunda mülki idare amirinin onayı ile farklı eğitime erişim seçenekleri uygulanabilecek. Bu hükme ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenecek.

YERLEŞİM BİRİMİNİN BELİRLENMESİ İÇİN KRİTERLER
Öğrencisi taşınacak yerleşim biriminin belirlenmesinde, toplu taşıma hizmetinin bulunmaması, eğitime erişim ihtiyacı olan öğrencinin sürekli veya geçici ikamet ettiği yerleşim yerinde bu ihtiyacını karşılayacağı türde eğitim kurumu bulunmaması veya bu kurumların kapalı olması şartları birlikte aranacak. Öğrencisi taşınacak okulların belirlenmesinde ise öğrenci sayısı yetersizliği nedeniyle okulun kapalı olması, okulun güçlendirmeye alınması, yeniden yapılmak üzere yıkım kararı alınması; yangın, sel, deprem gibi doğal afetlere maruz kalması, can ve mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmedik olayların ortaya çıkması sonucu kullanılamaması şartları aranacak. Yönetmelik ile ayrıca taşıma ve yemek hizmet alımı ihalelerinde dikkat edilmesi gereken hususların geliştirilmesi ve açıklığa kavuşturulması, bu kapsamda taşıma uygulaması sürecinde öğrenciler açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için eğitim öğretim hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesi, ayrıca alanda yaşanan yeterli sayıda okul servis aracı bulunamaması ile araç ve sürücü yaş şartından kaynaklanan problemlerin çözülmesi amacıyla düzenlenmeler yapıldı.

OLAĞANÜSTÜ HALLERLE İLGİLİ DURUMLAR
Bakanlığın yeni yönetmeliği ile olağanüstü durumlarda alınacak tedbirleri belirleyen hükümler altında yer alan ‘olağanüstü haller’in kapsamı genişletildi. Doğal afetler sonucu barınma yerleri zarar gören öğrencilerin taşıma uygulaması kapsamına alınması sağlandı ve bu doğrultuda mevzuata “Yangın, sel, deprem gibi doğal afetler nedeniyle yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici barınma merkezlerine yerleştirilen öğrenciler, öğrenci taşıma uygulaması kapsamına alınabilir” hükmü eklendi. Bunun yanında öğrencileri taşıma kapsamında olmayan yerleşim birimlerindeki okulların ve pansiyonların güçlendirmeye alınması, yıkılıp yeniden yapılması; yangın, sel, deprem gibi doğal afete uğraması hâlinde öğrencilerin ikamet veya geçici ikametlerinin öğrenim görülecek okula uzaklığı ve toplu taşıma hizmetleri göz önünde bulundurulmak suretiyle çözüm bulununcaya kadar öğrenciler, öğrenci taşıma uygulaması kapsamına alınabilecek. Taşıma hizmetinin sağlıklı, güvenli ve düzenli bir şekilde yürütülmesinde farkındalık oluşturmak amacıyla öğrenci ile velilere öğrenci taşıma uygulaması hakkında bilgilendirme eğitimi verilecek.

ÜCRETSİZ ÖĞLE YEMEĞİ UYGULAMASI
Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşınan özel eğitim öğrenci ve kursiyerler dışındaki ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine öğle yemeği verilecek. İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine öğrenci taşıma uygulaması kapsamında öğle yemeği verilen okullarda açılan özel eğitim sınıflarına devam eden öğrenciler de bu hizmetten yararlandırılacak. Yemekler, 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre temin edilecek. Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında sunulacak yemek hizmeti alımlarında öğretmenevleri, yemek üretimi yapan döner sermayeli okullar ile ilgili mevzuatı doğrultusunda okul ve pansiyon yemekhanelerine öncelik verilecek. Yemek bedeli, ilgili okul ve kurum hesabına aktarılacak. Yemek hizmetlerinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanacak. Yemeklerin hazırlanmasında ve sunulmasında besin değerinin korunmasına, sağlığa uygunluğuna ve zamanında öğrenciye ulaştırılmasına gerekli özen gösterilecek. Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında yemek hizmeti sunulan okullarda eğitim gören kapsam dışındaki öğrencilerden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı verileri dikkate alınarak okul müdürlüğü tarafından tespit edilenlere de öğle yemeği verilebilecek.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ildeki yetkililerle görüşmek, sağlık tesislerinde yerinde incelemelerde bulunmak ve İl Sağlık Müdürlüğünden bilgi almak için 1 Ağustos Perşembe günü Trabzon’daydı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon Valiliğini ve Trabzon Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Trabzon Valiliğinde yetkililerin katılımıyla yapılan geniş kapsamlı değerlendirme toplantısında ildeki sağlık yatırımlarına ve hizmetlerine dair bilgi aldı, bu toplantıdan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesinde görüşmeler gerçekleştirdi.

Sayın Bakan davetli olduğu “Trabzonspor 50. Yıl Etkinlikleri”ne katıldı ve burada konuşma yaptı. Konuşmasının ardından etkinlikten ayrılan Sayın Memişoğlu, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Daha sonra sahada sağlık hizmetlerine dair yerinde incelemeler yaptı.
Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon programı kapsamında Gazipaşa Aile Sağlığı Merkezini ziyaret etti. Aile hekimleri, hemşireler ve merkezde görevli sağlık çalışanları ile sohbet eden Sağlık Bakanı, gösterdikleri özverili çalışmalar dolayısıyla tüm ekibe teşekkür etti.
Sağlık Bakanı, Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olarak tasarlanan, 900 yatak kapasitesine sahip olacak Trabzon Şehir Hastanesi inşaat alanını gezdi ve 2025 yılında tamamlanması planlanan hastanenin yapım süreciyle ilgili yetkililerden bilgi aldı.
“ŞU ANDA İNŞAATIMIZ YÜZDE 43 BANDINDA YAPILMIŞ DURUMDA”
Trabzon Şehir Hastanesinde basın açıklaması yapan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Trabzon şehrimize, ilimizin sağlıkla ilgili hizmetlerini, yatırımlarını ve sorunlarını değerlendirmek üzere geldik. Malum Trabzon’a güzel bir şehir hastanesi yapıyoruz. İnşallah 2025 senesi sonu itibarıyla milletimizin hizmetine sunacağız. Şu anda inşaatımız %43 bandında yapılmış durumda. Bu inşaatın bitiminde çok güzel bir hastanemizi, Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği hastanelerimizden bir tanesini daha, Trabzon halkının hizmetine sunacağız. Sağlıkla ilgili bazı sorunlarımızı inşallah Trabzon’da da özellikle temel sağlık hizmetlerini, Aile Sağlığı Merkezlerimizi kuvvetlendirerek çözmeye çalışacağız. Bizi burada çok iyi ağırlayan Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve diğer arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Biz hem sağlık çalışanları hem de sağlık altyapısıyla dünyanın sağlık hizmetini iyi sunan sayılı ülkelerinden biriyiz. Daha da iyi olacağız. Bunun yanında hem sağlık teknolojisini hem de sağlık bilimini üreteceğiz.” dedi.

Sayın Memişoğlu konuşmasında sağlık çalışanlarının üzüntü duyduğu konuya değindi: “Gazze’deki olaylar, İran’daki olaylar nedeniyle üzgünüz. İnsanlığı yaralayan, vahşeti yapan bazı ülkelerin, İsrail’in, bunu seyreden, buna izin veren bazı ülkelerin kendine gelmesini istiyoruz. Biz sağlık çalışanları üzülüyoruz; hastaneler bombalanıyor, insanlar öldürülüyor. Onun için bizim daha çok çalışmamız, daha çok üretmemiz gerekiyor. Bu konuda da bütün dünyanın hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Çünkü biz insanları yaşatmaya çalışıyoruz, insanlara faydalı olmaya çalışıyoruz ama maalesef 40 bin insan öldürüldü. Canlara kıyılan görüntüleri görmek, bu olayları yaşamak istemiyoruz. Biz sağlık çalışanları insanları yaşatmaya çalıştığımız için bu olaylardan daha çok etkileniyoruz. Bu nedenle dünyanın barışçıl ve iyi niyetli yönetilmesini istiyoruz.”
Sağlık Bakanı konuşmasında, bu sabah Trabzonspor’un 50. yıl etkinliklerine katıldığından bahsederek Trabzonspor’a başarı dileklerini iletti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon’da sağlık tesisleri ziyaretlerini tamamladıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğüne giderek burada ildeki sağlık hizmetlerinin durumu hakkında detaylı bilgi aldı.

]]>

DÜNYANIN GÖRMEZDEN GELDİĞİ VAHŞET
7 Ekim 2023’ten bu yana her gün ortalama 131 Filistinlinin hayatını kaybettiği İsrail saldırıları, dünyanın büyük ölçüde görmezden geldiği trajik boyutlarda bir vahşettir. İsrail rakamlarına göre, Hamas savaşçılarının güney İsrail’deki bölgelere saldırması, 1.200 kişiyi öldürmesi ve 250 kişiyi rehin almasının ardından İsrail, Gazze’ye savaş açtı.
Dünya çapındaki ateşkes çağrılarına rağmen İsrail kanlı savaşa devam ediyor. Filistinliler savaşın başlamasının 300. gününü anarken, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği vahşetin bir özeti sizler için ele aldık.
KÜLTÜRÜ YOK ETMEK
Geçtiğimiz ekim ayından bu yana İsrail’in aralıksız saldırıları nedeniyle Gazze’deki hastaneler ve evler de dahil olmak üzere binaların yarısından fazlası ve yüzlerce kültürel ve dini öneme sahip mekan hasar gördü veya yok edildi.
ŞEHRİN YÜZDE 50’Sİ YOK OLDU
Uydu görüntüleri analizinde Gazze’deki toplam yapıların yaklaşık yüzde 50’sinin ve tüm evlerin yaklaşık yüzde 62’sinin hasar gördüğü veya yıkıldığı ortaya çıktı.
Dini ve kültürel öneme sahip yerlere yönelik hedefli top atışları ve hava saldırıları Gazze’yi çirkinleştirirken, topraklarıyla ve tarihleriyle bağlarını koparmamak için İsrail’e karşı mücadele eden Filistinliler için Gazze bir hatıra haline geldi.
EN ESKİ CAMİYİ YIKTILAR
Gazze’deki en büyük ve en eski cami olan ve antik bir Filistin tapınağının yerinde bulunduğu düşünülen Büyük Ömer Camii, yıkılan yerler arasında. MS 444’e tarihlenen beşinci yüzyıl Bizans kilisesi Jabalia da öyle. Levant’taki en önemli kiliselerden biri olan kilise, moloz haline gelmeden önce mozaik zeminlerinde üç yıllık bir restorasyon geçirmişti.

‘SOYKIRIM İŞLENİYOR’
Güney Afrika’nın hukuk ekibi, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki (UAD) davada, Gazze’nin inşa edilmiş çevresinin ve kültürel mirasının yok edilmesini delil olarak göstererek, İsrail’in soykırım ve diğer savaş suçları işlediğini ileri sürüyor.
Ocak ayında ilk kez görülen davada, “İsrail’in Filistin’e ait müzeler, kütüphaneler, arşivler, üniversiteler, dini ve arkeolojik alanlar da dahil olmak üzere çok sayıda öğrenim ve kültür merkezine zarar verdiği ve onları yok ettiği” belirtiliyordu.
TOPLU MEZARLAR
BM’ye göre, Gazze’deki Nasır ve El Şifa hastanelerinde Filistinli kurbanların elleri bağlı ve çırılçıplak halde bulunduğu toplu mezarların bulunmasının ardından İsrail ciddi savaş suçları işlemekle suçlanıyor .
Mart ayında Gazze’deki en büyük hastane olan el Şifa Hastanesi’ne yönelik 14 günlük İsrail kuşatmasının ardından iki toplu mezardan en az 30 Filistinlinin cesedi çıkarıldı. Hastane, İsrail’in 1 Nisan’da çekilmesinin ardından büyük ölçüde harabeye dönmüştü.
İsrail ordusunun dört ay süren kara işgalinin ardından 7 Nisan’da şehirden çekilmesinin ardından Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’nde açılan toplu mezarda 283 ceset daha bulundu.

BM ‘DEHŞETE DÜŞTÜ’
BM hakları şefi “dehşete düştüğünü” söyledi. ABD ayrıca İsrail’den “inanılmaz derecede rahatsız edici” raporlar hakkında bilgi istedi.
KAMPI 63 KEZ BOMBALADI
Uluslararası toplumun tepkisizliği İsrail’i daha da cesaretlendirdi; İsrail, sadece iki hafta önce Gazze’deki Nuseyrat mülteci kampını yedi gün içinde 63 kez bombaladı ve 90’dan fazla kişiyi öldürdü.
Gazze’deki en yoğun nüfuslu kamplardan biri olan Nuseyrat kampı 250.000 Filistinliye ev sahipliği yapıyordu. İsrail saldırılarının ardından 250’den fazla yaralının yüzde 75’inden fazlası yanıklarla hastanelere kaldırıldı. Gazze hükümetinin medya ofisi, İsrail’in termal ve kimyasal silahlar kullandığını söyledi.
UAD’NİN KARARI
Mayıs ayının başlarında Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı davada bir dizi güçlü ve hukuken bağlayıcı geçici tedbir kararı almıştı.
Mahkeme, İsrail’in askeri saldırılarını derhal durdurmasını, soykırım iddialarını soruşturmak üzere BM tarafından yetkilendirilen herhangi bir kuruma engelsiz erişim sağlamasını ve acil ihtiyaç duyulan temel hizmetler ve insani yardımların engelsiz bir şekilde sağlanması için Mısır ile olan Refah sınırı da dahil olmak üzere açık kara sınır kapılarını korumasını emretti. Ayrıca İsrail’in, alınan tüm tedbirlerle ilgili olarak bir ay içinde mahkemeye rapor sunması emredildi.
KARARIN KORKUNÇ NEDENLERİ
Karar, İsrail’in yaklaşık 10 aydır sürdürdüğü soykırım amaçlı askeri operasyonlarını yoğunlaştırmasıyla Gazze’deki Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı eşi benzeri görülmemiş ve kötüleşen insani durum ışığında alındı.
İSRAİL YİNE İSTEDİĞİNİ YAPTI
Ancak İsrail, çatışmaların derhal durdurulması ve insani yardıma erişimin sağlanması yönündeki BM kararlarını ve Uluslararası Adalet Divanı kararlarını hiçe saymaya devam etti.

HANİYE SUİKASTİ NASIL KARŞILANDI?
İsrail, Filistinli üst düzey müzakereci Haniye’yi öldürerek ve aynı zamanda Beyrut’taki Hizbullah’ın üst düzey bir liderini hedef alarak bölgeye saldırganlık mesajı gönderiyor ve savaş çanlarını çalıyor .
İsrail’in abluka altındaki Gazze’deki kaygılı sakinler, onun şehadetinin Filistin topraklarını harap eden savaşı daha da uzatacağından endişe duyduklarını dile getirdiler.






