500 Büyük şirketlerine nazaran daha küçük ve orta ölçekli kuruluşları (KOBİ) kapsayan araştırma sonuçları, üretimden satışların 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 42,2 artarak 695 milyar liraya yükseldiğine işaret etti. 2023’te yüzde 67,7 olan yıllık enflasyondan arındırıldığında üretimden satışların reel olarak yüzde 13,7 gerilemesi dikkati çekerken, yılın ortalama enflasyonundan (53,86) arındırıldığında ise reel gerileme yüzde 7,6 oldu.
KOBİ’lerin üretimden satışlarının, 500 büyük sanayi kuruluşuna paralel olması dikkati çekti. Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2023 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Biska Tekstil 2 milyar 958 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 2 milyar 949 milyon TL ile Karel Elektronik ve 2 milyar 945 milyon TL ile Küçükçalık Tekstil takip etti.
KOBİ’lerin ihracatlarındaki düşüş dikkati çekti
2023 yılında zayıflayan küresel büyüme dinamiklerine rağmen Türkiye’nin ihracatı sınırlı da olsa (binde 5) 255,4 milyar dolara yükselirken, aynı dönemde sanayi ihracatı binde 2 düşüşle 245,6 milyar dolara gerilemişti.
İSO İkinci 500’ün ihracatı ise 2023’te yüzde 6,5 gerileyerek 15 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yaklaşık bir ay önce açıklanan en büyük 500 sanayi kuruluşunun ihracatı ise 2023’te yüzde 2,9 gerileyerek 95,1 milyar dolar olmuştu.
İSO’nun araştırma sonuçlarına göre bu durum, nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların dış pazarlara açılma ve rekabet gücünü koruma anlamında önemli ölçüde zorlandığını ortaya koydu.
Özellikle ihracattaki düşüşün etkisiyle İSO İkinci 500’ün Türkiye’nin toplam sanayi ihracatından aldığı pay 2023’te bir önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 6,1’e geriledi.
KOBİ’lerin finansman gideri bir yılda iki katına çıktı
İSO İkinci 500’ün dönem kârı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 26,8 ile sınırlı oranda artarak 94 milyar 741 milyon liraya yükselirken, dönem kârının net satışlara oranı ise yüzde 9,4’ten yüzde 8,2’ye geriledi.
KOBİ’lerin finansman gideri ise aynı dönemde yüzde 103 artarak 65 milyar 598 milyon liraya yükseldi.
Böylece finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 12,9 puan artarak yüzde 45,1 oldu.
Kârlılıktaki zayıf performans, kar ve zarar eden kuruluşlar sayısında da kendini gösterdi.
2022’de 43 olan zarar eden şirket sayısı, 2023’te 72’ye yükselerek 2018’den beri en yüksek seviyeye çıktı.
Net kambiyo zararı bir yılda 5 katına çıktı
KOBİ’lerin net kambiyo zararı, döviz kurlarındaki sert yükselişlerin etkisiyle 2022’deki 856 milyon liradan 2023’te 4 milyar 101 milyon liraya yükseldi.
Araştırma sonuçlarına göre net kambiyo zararındaki bu yüksek artışa karşın kambiyo işlemleri haricindeki diğer gelirlerden elde edilen net kar 18,5 milyar liraya çıkarak kur zararını fazlasıyla telafi etti. Üretim faaliyeti dışı gelirler içerisinde faiz, temettü, iştirak, menkul kıymet, duran varlık satışı, komisyon vb. gibi pek çok kalem yer alıyor.
Aktif toplamı, enflasyon düzeltmesinin etkisiyle 1,4 trilyon liraya ulaştı
2023 yılında enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile İSO İkinci 500’ün aktif toplamı yüzde 110,4 artarak 1,4 trilyon liraya ulaştı.
Bu artışın 343 milyar liralık kısmı enflasyon düzeltmesinden kaynaklandı.
Özkaynaklar 2023’te enflasyon düzeltmesi sonrası verilerle yüzde 152,1 oranında artarak 740 milyar liraya yaklaştı. Bu kalemde enflasyon düzeltmesinin etkisi 339 milyar lira oldu.
Devreden KDV alacakları yüzde 58 arttı
İSO’nun açıklamasına göre sanayicilerin son yıllarda makul bir çözüm bulunmasını beklediği konulardan biri olan devreden KDV alacakları, gerek İSO 500 gerekse İSO İkinci 500 şirketleri için ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
İSO 500 için 2023 yılında enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile yüzde 36,5 artışla 66,8 milyar TL’ye yaklaşan KDV alacakları, İSO İkinci 500’de enflasyon düzeltmesi sonrası veriler ile bir önceki yıla göre yüzde 58,3 artarak 14,1 milyar TL’ye yükseldi.
Saldırıların artmasıyla gemi şirketlerinin rotalarını çoğunlukla Ümit Burnu’na çevirmesi, Süveyş Kanalı, Babu’l Mendeb Boğazı ve Ümit Burnu’ndaki deniz ticaret dinamiklerinde büyük değişikliğe yol açtı.
AA muhabirinin gemi takip ve denizcilik analiz sağlayıcısı MarineTraffic’ten edindiği verilere göre, Süveyş Kanalı’nı kullanan konteyner, kuru ve yaş yük, Ro/Ro, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), LPG ve karışık kuru yük gemilerinin sayısı son 6 ayda yüzde 85 azaldı.
Husilerin ticari gemilere saldırılarının yoğunlaşmasından önceki ay olan Kasım 2023’te Süveyş Kanalı’nı kullanan toplam gemi sayısı 1094 oldu. Aralık 2023’te Husilerin ticari gemilere saldırılarının yoğunlaşması sonrası uluslararası gemicilik şirketlerinin rotalarını Ümit Burnu’na çevirmeye başlamasıyla Süveyş Kanalı’ndaki trafik hızla yavaşladı.
Süveyş Kanalı’ndan Aralık 2023’te toplam 923 gemi geçerken, bu rakam ocakta 233, şubatta 94 ve martta 85’e geriledi. Geçen ay ise Süveyş Kanalı’nı toplam 159 gemi kullandı.
Böylece, küresel deniz ticaretinin yüzde 15’inin yapıldığı ve Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Asya ve Avrupa arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı’nda gemi trafiği, son 6 ayda yüzde 85 yavaşladı.
BABU’L MENDEB BOĞAZI’NDA TRAFİK YÜZDE 60,7 DÜŞTÜ
Babu’l Mendeb Boğazı’nda da gemi trafiği son 6 ayda yüzde 60,7 azaldı.
Bölgede tansiyonun tırmanmasından önceki ay olan Kasım 2023’te Babu’l Mendeb Boğazı’ndan konteyner, LNG, LPG, kuru ve yaş yük, Ro/Ro ve karışık kuru yük olmak üzere toplam 341 gemi geçerken, bu rakam Aralık 2023’te 310’a, bu yılın ocak ayında da 189’a geriledi.
Boğazı kullanan gemi sayısı şubatta 151, martta 152, nisanda 134 oldu.
ÜMİT BURNU’NDA KONTEYNER VE LNG TRAFİĞİNDE KESKİN SIÇRAMA
Gemilerin seyahat sürelerinin 10 ila 12 gün daha uzun olduğu bir rota olmasına karşın, Kızıldeniz’deki saldırılar sonrası Ümit Burnu’nda gemi trafiği hızla yoğunlaştı.
Kasım 2023’te Ümit Burnu’nu kullanan gemi sayısı 1682 iken, bu rakam Aralık 2023’te 1800, ocakta 2 bin 699, şubatta 2 bin 728’e yükseldi.
Ümit Burnu’ndaki gemi sayısı martta 2 bin 922, nisanda 2 bin 873 oldu. Böylece, son 6 ayda Ümit Burnu’nu dolaşan gemilerin sayısı yüzde 125 arttı.
Özellikle konteyner sayısı bu dönemde yüzde 260, LNG tankeri sayısı ise yüzde 180 artış gösterdi.
Orta Doğu, Avrupa, Asya ve Afrika’daki birçok ülkenin ihracat ve ithalat için büyük ölçüde bağımlı olduğu Kızıldeniz hattı, özellikle Orta Doğu’dan Avrupa’ya ve Rusya’dan Asya’ya petrol ihracatı için önem arz ediyor.
“KONTEYER ARZINDA KISIT YAŞANIYOR”
İngiltere merkezli uluslararası lojistik şirketi Westbound Satış Müdürü Tom Stainer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ümit Burnu’nun alternatif bir rota olarak kullanılmaya başlandığını ve birçok nakliye hattının yolculuk mesafesi ve süresindeki artıştan kaynaklanan ek yakıt masraflarını karşılamak için tarifelerini yükselttiğini belirtti.
Ümit Burnu rotasının geçici bir çözüm olmasının beklendiğini, bu yüzden söz konusu rotada gemicilik şirketlerinin birkaç ay süreceğini düşündükleri geçici bir hizmet sunulduğunu anlatan Stainer, şu anda boş konteynerların Uzak Doğu’ya geri götürülmesinde de aksaklık yaşanmaya başladığını dile getirdi.
Stainer, özellikle Çin’e geri dönen konteyner sayısının da çok fazla olmadığının altını çizerek, “Bu durum, Çin’in bazı ana limanlarında ekipman sıkıntısı yarattı ve birçok Avrupa ülkesinin talebinin arttığı yaz dönemine denk geldi. Örneğin, şu anda Birleşik Krallık’ta talep artıyor ama yeterince konteyner yok. Bu yüzden fiyatlar da sürekli yükseliyor.” diye konuştu.
Bölgedeki gerilim tırmanmadan önce navlun fiyatlarının ortalama 1000-1500 dolar seviyesinde olduğunu anımsatan Stainer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şu anda ise 7 bin 500 ila 8 bin dolar arasında değişiyor. Herkes aşağı yukarı aynı miktarda mal taşıyor, sınırlı kapasite ve konteyner arzındaki düşüş nedeniyle hacimler artmıyor. (Fiyatlara ilişkin) Mevcut durumun önümüzdeki 3-4 ay daha devam edeceğini düşünüyoruz. Ancak Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’in ne kadar süre devre dışı kalacağını bilmek çok zor çünkü bu büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı. Dolayısıyla bu sorun çözülene kadar aksaklıklar yaşanacak. Tek iyi gelişme, nakliye hatlarının çoğunun bu durumun uzun vadede devam etmesi halinde programlarını Ümit Burnu’na göre düzenleyebilecek olması.”

Rapora göre 2023’te iklim durumu alışılmışın dışındaydı; sera gazı seviyeleri, yüzey sıcaklıkları, okyanus ısısı, deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların geri çekilmesinde yeni rekorlar kırıldı.
Sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ile hızla yoğunlaşan tropikal kasırgalar gibi aşırı iklim olayları sefalet ve kargaşaya yol açtı; bu milyonlarca insanın günlük hayatını etkiledi ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba neden oldu.
EN SICAK YIL
“2023 kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu” ifadelerinin yer aldığı raporda, küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklığın sanayi öncesi taban çizgisinin 1,45 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü hatırlatıldı.
2014-2023 arasının tarihteki “en sıcak on yıllık dönem” olduğu bildirilen raporda, bu süreçteki on yıllık ortalama küresel sıcaklığın 1850–1900 yıllarındaki ortalamanın yaklaşık 1,20 santigrat derece üzerinde olduğu vurgulandı.

Rapora göre, 2023’te küresel olarak hazirandan aralığa kadar her ayda rekor düzeyde sıcaklık görüldü; en büyük sıcaklık artışı 0,46-0,54 santigrat derece civarında yükselişle Eylül 2023’te yaşandı.
“Küresel sıcaklıktaki uzun vadeli artış, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarının artmasından kaynaklanıyor.” bilgisi verilen rapora göre, 2023’ün ortasında La Nina’dan El Nino hava olayları koşullarına geçiş, 2023’te sıcaklığın hızlı yükselişine katkıda bulundu.

DENİZ SEVİYESİ REKORA ULAŞTI
2023’te küresel ortalama deniz seviyesinin, 1993’ten bu yana tutulan uydu kayıtlarına göre rekor seviyeye ulaştığı, bu durumun, devam eden okyanus ısınmasının yanı sıra buzulların ve buz tabakalarının erimesini de yansıttığı vurgulandı.
Raporda, 2014-2023 küresel ortalama deniz seviyesi artış oranının, uydu kayıtlarının ilk on yılındaki (1993-2002) deniz seviyesi artış oranının iki katından fazla olduğu belirtildi.

Öncü verilere göre, küresel referans buzul setinin, hem Kuzey Amerika’nın batısı hem de Avrupa’daki aşırı erimenin etkisiyle (1950’den bu yana) kayıtlardaki en büyük buz kaybının yaşandığı kaydedilen raporda, İsviçre’deki buzulların son iki yılda mevcut hacimlerinin yaklaşık yüzde 10’unu kaybettiği aktarıldı.
Kuzey Amerika’nın batısında 2023’te, 2000-2019 dönemi için ölçülen oranlardan beş kat daha yüksek oranda buzul kaybının yaşandığı ve buradaki buzulların, 2020-2023 döneminde, 2020’ye kıyasla tahmini olarak hacimlerinin yüzde 9’unu kaybettiğine işaret edildi.

Hava koşullarından kaynaklanan tehlikeler 2023’te yerinden edilmeleri tetiklediği belirtilen raporda, “Bu durum, iklim şoklarının dayanıklılığı nasıl zayıflattığını ve en savunmasız nüfuslar arasında yeni koruma riskleri oluşturduğunu gösterdi.” denildi.
AŞIRI İKLİM OLAYLARININ SOSYOEKONOMİK ETKİLERİ OLDU
Aşırı hava ve iklim olaylarının tüm kıtalarda önemli sosyoekonomik etkileri oldu, bunlar arasında büyük seller, tropikal kasırgalar, aşırı sıcaklık ve kuraklık ile bunlara bağlı kontrol edilemeyen yangınlar oldu.
Raporda, “Akdeniz Daniel Kasırgası’ndan kaynaklanan aşırı yağışlarla bağlantılı sel felaketi eylülde özellikle Libya’da ağır can kayıplarına neden oldu, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’yi de etkiledi.” denildi.

Aşırı sıcakların dünyanın birçok yerini etkilediği belirtilen raporda, özellikle temmuzun ikinci yarısında Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın çok etkilendiği hatırlatıldı.
İtalya’da sıcaklıklar 48,2 santigrat dereceye ulaştı, Fas’ta ise termometreler 50,4 santigrat dereceyi gösterdi.
Rapora göre, iklim değişikliğinden dolayı dünya çapında akut gıda güvensizliği yaşayan insanların sayısı COVID-19 salgını öncesi 149 milyonken bu sayı 2023’te 333 milyon kişiye yükseldi.
GUTERRES’TEN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI “RADİKAL ADIMLAR” ATILMASI ÇAĞRISI
Basın toplantısına video mesaj yollayan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklimle ilgili yaşanan olaylar karşısında “Dünya imdat çağrısında bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan kirliliğin iklim dengesini “kaosa” sürüklediğini kaydeden Guterres, alarm zillerinin her alanda çaldığını bildirdi.

Guterres, sıcaklığın rekor seviyeye ulaştığını, deniz seviyelerinin yükseldiğini ve deniz suyu ısısının arttığını, buzulların çok daha hızlı eridiğini anımsatarak, “Tüm bunların etkisi çok şiddetli, acımasız ve ölümcül bir hızla artıyor.” uyarısını yaptı.
Acilen harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden Guterres, iklim değişikliğindeki hıza oranla radikal adımlar atılması ve sürdürülebilir kalkınmaya uygun hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
WMO’DAN İKLİM KONUSUNDA EYLEME GEÇME ÇAĞRISI
WMO Genel Sekreteri Saulo, bu raporun, insanlığın iklim kriziyle ilgili karşı karşıya olduğu zorlukları gösterdiğine işaret etti.

Artan gıda güvensizliği, insanların yer değiştirmeleri ve biyolojik çeşitlilik kaybının savunmasız nüfuslar için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Saulo, şunları kaydetti:
“Aşırı iklim koşulları, sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ve yoğun tropikal kasırgalar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tamamını baltalıyor, her yıl milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara neden oluyor. İklim eyleminin maliyeti yüksek görünebilir ancak bu konudaki eylemsizliğin maliyeti çok daha yüksek.”
Bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından derlediği bilgiye göre, Türkiye’nin en büyük 10 bankasının geçen yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüğü 19,4 trilyon liraya ulaştı. Böylece, 2022 sonuna kıyasla bu bankaların aktif büyüklüğü yüzde 65,8 artış gösterdi. 2022’de en büyük 10 bankanın aktif toplamı 11,7 trilyon lira düzeyindeydi.
Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB), “Rakamlarla Bankacılık Sektörü 2023” raporunda açıkladığı verilere göre ise 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam aktif büyüklüğü 23,5 trilyon lira oldu.
Ziraat Bankası, 3,8 trilyon lira ile sektörün en büyük aktifine sahip bankası unvanını korurken, bankanın aktif büyüklüğü, 2022’ye göre yüzde 64,4 artış kaydetti.
2023’te sektörün en yüksek ikinci aktifine sahip banka VakıfBank olurken, bankanın aktif büyüklüğü önceki yıla göre yüzde 64,8 yükselerek 2,8 trilyon liraya çıktı.
Aktif büyüklük sıralamasında, 3’üncü sırayı 2,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası alırken, aynı zamanda da özel bankalar arasında en yüksek aktif büyüklüğe sahip banka olma unvanını da korumuş oldu.
Halkbank ise 2,2 trilyon liralık aktif büyüklükle 4’üncü sırada yer aldı. Böylece, aktif büyüklüğü 2 trilyon lirayı aşan banka sayısı 4’e yükseldi.
Halkbank’ı sırasıyla, 1,9 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,8 trilyon lirayla Akbank, 1,7 trilyon lirayla Yapı Kredi, 1 trilyon lirayla DenizBank, 995,9 milyar lirayla QNB Finansbank ve 674,4 milyar lirayla Kuveyt Türk izledi.
Kuveyt Türk’ün, aktif büyüklük bazında ilk 10’a giren tek katılım bankası olması dikkati çekerken, 2023’te bir önceki yıla göre aktif büyüklüğü en fazla artan banka ise yüzde 90,2 ile DenizBank oldu.
10 BANKANIN TOPLAM KÂRI 500 MİLYAR LİRAYI AŞTI
Kahramanmaraş merkezli depremler ve seçim belirsizliklerinin yaşanmasının ardından değişen ekonomi yönetimi ve para politikası ile zorlu bir yılı geride bırakan bankalar, her şeye rağmen rekor kar elde etti.
2023’te en yüksek karı 89,9 milyar lira ile Ziraat Bankası elde ederek, önceki yıla göre karını yüzde 118,7 artırmış oldu.
Garanti BBVA, 87,3 milyar lira ile ikinci, Türkiye İş Bankası 72,3 milyar lira ile üçüncü, Yapı Kredi 68 milyar lira ile dördüncü ve Akbank 66,5 milyar lira beşinci sırada yer aldı.
Önceki yıla göre 2023’te Garanti BBVA karını yüzde 49,3, Türkiye İş Bankası yüzde 17,4, Yapı Kredi yüzde 28,9 ve Akbank yüzde 10,8 artırdı.
Karlılık bazında bu bankaları sırasıyla, 33,2 milyar lira ile QNB Finansbank, 27,9 milyar lira ile DenizBank, 26,6 milyar lira ile Kuveyt Türk, 25 milyar lira ile VakıfBank ve 10,1 milyar lira ile Halkbank izledi.
Böylece Türkiye’nin en büyük 10 bankası, 2023’te 506,8 milyar lira net dönem karı elde etti ve ilgili bankaların toplam karı önceki yıla kıyasla yüzde 40,4 artış göstermiş oldu.
MEVDUAT/KATILIM FONU TOPLAMI 13 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI
Bankaların, en büyük fon kaynağı durumundaki mevduatlar da geçen yıl 13 trilyon liraya çıktı. Sektörün 10 büyük bankasının mevduat/katılım fonu toplamı ise 2022 yıl sonuna göre yüzde 69 arttı.
Ziraat Bankası, 2,9 trilyon liralık mevduatla ilk sıradaki yerini korurken, onu 1,9 trilyon lira ile VakıfBank, 1,6 trilyon lira ile Halkbank, 1,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası, 1,3 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,1 trilyon lira ile Akbank, 983,5 milyar lira ile Yapı Kredi, 593,5 milyar lira ile QNB Finansbank, 577,8 milyar lira ile DenizBank izledi. Bu dönemde, Kuveyt Türk’ün de 500 milyar liralık katılım fonu toplaması dikkati çekti.
2023’te bir önceki yıla göre, mevduat hacmi en fazla artış gösteren bankalar ise yüzde 79,2 ile VakıfBank, yüzde 77,9 ile Halkbank, yüzde 75,6 ile QNB Finansbank, yüzde 74,4 ile Akbank ve yüzde 69,7 ile Garanti BBVA oldu.
KREDİ FİNANSMAN DESTEĞİ 10 TRİLYON LİRAYA YAKLAŞTI
İlgili 10 bankanın toplam nakdi kredi desteği geçen yıl 9,7 trilyon liraya çıkarken, kredi desteği en yüksek banka 1,9 trilyon lirayla Ziraat Bankası oldu. Bankanın, kredi stokundaki yıllık artış da yüzde 58 olarak kayıtlara geçti.
Ziraat Bankasının ardından nakdi kredi stoku en yüksek bankalar 1,5 trilyon lirayla VakıfBank, 1,2 trilyon lirayla Halkbank, 1,1 trilyon lirayla Türkiye İş Bankası ve 1 trilyon lirayla Garanti BBVA oldu.
Söz konusu dönemde finansman desteği en çok artanlar bankalar arasında yüzde 72 ile Kuveyt Türk öne çıkarken, kredi stokundaki artış bazında incelendiğinde de yüzde 67,6 ile DenizBank ve yüzde 60,1 ile VakıfBank şeklinde sıralandı.
Buna göre, kamu bankalarının geçen yıl sonu itibarıyla kredi stoku 4,6 trilyon liraya, özel bankaların ise 5,1 trilyon liraya ulaştı. Böylece 10 büyük bankanın toplam kredi stokunun yüzde 47,4’üne kamu bankaları, yüzde 52,6’sına özel bankalar sahip oldu.
EN BÜYÜK 10 BANKANIN ÖZ KAYNAĞI 1,8 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI
2022’de yaklaşık 1,2 trilyon lira olan söz konusu bankaların öz kaynaklar toplamı, geçen yıl yüzde 50 artış kaydederek 1,8 trilyon liraya yükseldi.
TBB’nin açıkladığı verilere göre de 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam öz kaynakları 2,2 trilyon lira olurken, sermaye yeterliliği standart rasyosu da yüzde 19 civarında gerçekleşti.
Öz kaynak büyüklüklerine göre ise Ziraat Bankası 331,2 milyar lira ile birinci sırada yer alırken onu, 267,8 milyar lira ile Türkiye İş Bankası, 244,8 milyar lira ile Garanti BBVA, 211,2 milyar lira ile Akbank, 178,9 ile Yapı Kredi, 171,4 milyar lira ile VakıfBank, 128,4 milyar lira ile Halkbank, 89,8 milyar lira ile Denizbank, 81,6 milyar lira ile QNB Finansbank ve 48 milyar lira ile Kuveyt Türk izledi.
Bu dönemde, öz kaynaklarını en fazla artıran bankalar sırasıyla, yüzde 84,4 ile QNB Finansbank, yüzde 67,1 ile Kuveyt Türk, yüzde 64,8 ile Denizbank, yüzde 63,6 ile Ziraat Bankası ve yüzde 60,3 ile Garanti BBVA oldu.
]]>