Şimşek, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan şubat ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin paylaşım yaptı.
“Cari açık şubatta beklentilerin altında gerçekleşti ve geçen yıla göre 5,8 milyar dolar düştü.” değerlendirmesinde bulunan Şimşek, cari açıkta Mayıs 2023 zirvesine göre yıllık 28,3 milyar dolar iyileşme gerçekleştiğine dikkati çekti.

”DÜŞÜŞ KADEMELİ DEVAM EDECEK”
Şimşek, cari açıktaki düşüşün Orta Vadeli Program’ın çalıştığını gösterdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
“Dezenflasyon için uyguladığımız politikaların etkisiyle bu düşüşün önümüzdeki aylarda kademeli olarak devam etmesini bekliyoruz. Bu eğilim, yıl sonunda cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,5’in altında gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Cari açıktaki azalma döviz rezervi birikimine destek olurken, makro finansal istikrar kanalıyla da dezenflasyona destek olacak.”

CEVDET YILMAZ: ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE YÜZDE 2,5 CARİ AÇIK HEDEFLİYORUZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde ithalattaki azalışla birlikte ihracatı destekleyen politikalarımız sayesinde dış ticaret açığındaki azalışın devam etmesini ve cari açığın milli gelire oranının OVP beklentilerimizden daha iyi bir performans göstererek yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan şubat ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi.
Cari işlemler açığının, 2024 yılının şubat ayında piyasa beklentilerine nazaran daha iyi bir performans göstererek, 3,27 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, 2024 yılı şubat ayı itibarıyla yıllıklandırılmış cari açığın, 2023 yılı mayıs ayına göre 28,3 milyar dolar azalarak 31,8 milyar dolar seviyesine gerilediğini kaydetti.
Cevdet Yılmaz, 2024 yılı şubat ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre cari açıkta yaklaşık 5,8 milyar dolar iyileşme olduğunu, ocak ve şubat aylarındaki toplam azalışın ise geçen senenin aynı dönemine göre 13,7 milyar dolara ulaştığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Cari işlemler dengesindeki iyileşme büyük ölçüde dış ticaret açığındaki düşüşten kaynaklanmıştır. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 5,8 milyar dolar, 2024 yılı ocak ve şubat ayılarında ise bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam 14 milyar dolar azalmıştır. Önümüzdeki dönemde ithalattaki azalışla birlikte ihracatı destekleyen politikalarımız sayesinde dış ticaret açığındaki azalışın devam etmesini ve cari açığın milli gelire oranının OVP beklentilerimizden daha iyi bir performans göstererek, yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Cari açığı azaltırken, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını ülkemize daha fazla çekerek, cari açığın finansman kalitesini arttırmayı hedefliyoruz.”
Yılmaz, burada yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin geldiği durum ve hedefleri aktardı.
Yılmaz, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyası temsilcilerine hitap etti.
Buradaki konuşmasında OVP’nin çok iyi şekilde uygulandığını ve sonuçlarını da görmeye başladıklarını belirten Yılmaz, özellikle yıl ortasından itibaren enflasyondaki etkilerini de daha belirgin şekilde görmeye başlayacaklarını söyledi.
Hükümetin kurulduğu dönemde, bazı köşe yazarlarının bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 10’un üzerinde olacağını iddia ettiğini anımsatan Yılmaz, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:
Deprem yaşandı, olumsuz birçok hadise var, bir taraftan EYT gibi birtakım yeni uygulamalar, ücret artışlarıyla bütçenin çok aşırı açık vereceğine dair tahminler yapılıyordu. Biz de Orta Vadeli Program’da, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,4 olacak dedik. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu; yüzde 5,2 ile kapattık geçen yıl. Bunun da yüzde 3,6’sı deprem harcamasından geliyor. Onu çıkardığınız zaman bütçe açığımızın milli gelire oranı deprem harcamaları hariç yüzde 1,6.
“Türkiye iyi bir performans sergiledi”
Depremin yükü azaldıkça bütçe ve mali disiplinin geldiği noktanın daha iyi görüleceğini anlatan Yılmaz, Türkiye’nin iyi bir performans sergilediğini, 2025’ten başlayarak çok daha iyi noktaya geleceğini kaydetti.
“Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirilmesi gerekiyor”
Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için tüm Türkiye’nin potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
Tüm Türkiye’de belli standartlarda hizmet sunumu bizim temel politikamız oldu. Bunun etkilerinin en iyi görüldüğü illerden bir tanesi de Bingöl diye düşünüyorum. Afetlerden bahsediyoruz. Bingöl de iki fay hattının tam kesiştiği noktada, Kuzey Anadolu fay hattıyla Doğu Anadolu fay hattının. Son 20 yılda Bingöl’deki yapı stokunun yüzde 75’ini dönüştürmüşüz. Şimdi halen yürüyen projelerimiz var. Onlar da gerçekleştiğinde çok daha yükselecek bu rakam.
“Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir ilde kamu yatırımları özel yatırımlarla bütünlendiğinde asıl istihdam, ihracat ve katma değerin ortaya çıktığına dikkati çekerek, Doğu ve Güneydoğu’da özel yatırımları artırmayı da amaçladıklarının altını çizdi.
“20 milyon olduğu düşünülen demir rezervi aslında 250-300 milyon ton”
OYAK Erdemir’in Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Servi bölgesinde ruhsatlı alanlarının olduğunu, geçen yıllarda demir aramak için sondaj yaptığını anımsatan Yılmaz, bu çalışmalarda 20 milyon olduğu düşünülen demir rezervinin aslında 250-300 milyon ton olduğunun belirlendiğini ve daha da artmasının beklendiğini dile getirdi.
“Erdemir’in yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar”
Erdemir’in bu çerçevede ilk aşamada 550 milyon dolarlık yatırım yapma kararı aldığını aktaran Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Devasa bir yatırım gerçekten. Bu daha da artacak. Peletleme tesisi deniyor. Demiri alıp işte böyle bilye gibi küçük küçük hale getirip sonra gönderecekler başka yerlere. Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar. Projenin toplam ömrü boyunca 20 milyar dolardan fazla Türkiye’nin ithalatını azaltacak bir proje. Devasa bir şey gerçekten. İnşaatı sırasında 2 bin kişiye iş sağlayacak. Bitince 1000 kişiye sürekli istihdam sağlayacak.
Bingöl balı
Yılmaz, Bingöl balının Türkiye’nin bu alanda Avrupa’da ilk coğrafi işaret alan ürünü olacağına işaret ederek, kentin balının artık uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.
]]>İhracatta katma değer ve inovasyon odaklı üretim ve ihracat perspektifinde sürdürülen stratejilere dikkati çeken Bolat, söz konusu politikalarla Türkiye’nin küresel üretim ve ticaretteki payını daha da yükseklere çıkarmak için kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini belirtti.
Bolat, ihracatın geçen yıl küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen 255,8 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktığını hatırlatarak, dünya ihracatında Türkiye’nin payında artış eğiliminin devam ettiğini vurguladı.
Geçen yılın üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış ihracatın, küresel ihracattan yüzde 1,06 pay alarak rekor tazelediğine işaret eden Bolat, “2023 yılının ikinci yarısında ihracatımızda bir artış eğilimi yakalanmıştır. Temmuzda 19,8 milyar dolar olan aylık ihracatımız, aralıkta 23 milyara çıktı. Yıllıklandırılmış verilerde ihracattaki artış eğilimi daha belirgin şekilde gözleniyor. 2024 yılının ilk ayında yıllıklandırılmış ihracatımız 256,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.” değerlendirmesinde bulundu.
İTHALATTA GERİLEME
Bolat, ithalatta ise geçen yıl enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarının dengeli seyir takip etmesinin etkisiyle yılın ikinci yarısından itibaren önemli düşüş yaşandığını aktardı.
Geçen yıl temmuzda 32,3 milyar dolar olan ithalatın bu yılın ocak ayında 26,2 milyar dolara gerilediğine dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:
“Aralık 2023’te ithalattaki düşüş devam ederek yıllıklandırılmış bazda son 15 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir. İthalat düşüşündeki ana eğilimin 2024 yılında da devam ederek dış ticaret açığının ve cari işlemler açığının azalmasına katkı sağlaması bekleniyor.”
Bolat, ihracattaki artış ve ithalattaki azalışın etkisiyle dış ticaret açığının geçen yılın ikinci yarısından itibaren azalış trendi yakaladığını belirterek, “Temmuz 2023’te 12,5 milyar dolar olan dış ticaret açığı, 2024 yılı ocak ayında 6,2 milyar dolara geriledi.” ifadesini kullandı.
CARİ İŞLEMLER HESABI FAZLA VERMEYE DEVAM EDİYOR
Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının Aralık 2023’te 4,2 milyar dolar fazla vererek güçlü seyrini sürdürdüğünü vurgulayan Bolat, şu bilgiyi paylaştı:
“Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı Temmuz 2018’den bu yana fazla vermeye devam etti. Dış ticaret açığındaki gerileme eğilimi ve hizmet ihracatında 2023 yılında yakalanan 100 milyar dolarlık rekor seviyeyle cari işlemler hesabı 2023 yılında 45,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Temmuzdan itibaren yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı devamlı azalmış olup söz konusu trendin 2024 yılında da devam etmesi bekleniyor.”
“CARİ İŞLEMLER AÇIĞINDAKİ DÜŞÜŞÜN DEVAMI SAĞLANACAK”
Bolat, “Türkiye Yüzyılı”nın vizyon ve sorumluluğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Katma değeri yüksek ve teknoloji yoğun ihracat perspektifi ile ürün ve pazarları çeşitlendiren politika ve stratejilerle dünya ihracatındaki payımızı artırmaya, cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşme sağlamaya ve makro finansal istikrara katkı vermeye devam ediyoruz. Mal ve hizmet ihracatındaki artışlar ve dış dengedeki iyileşme ekonomik büyümenin daha sağlıklı bir zeminde sürmesine katkı sağlıyor. İhracatçımızın dış pazarlardaki yerini güçlendirmeye, yeni pazarlara açılmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürürken aynı zamanda yurt içi üretim ve istihdamı, haksız dış ticaret uygulamalarına karşı korumaya devam ediyoruz. 2024 yılında dış ticaret dengesindeki iyileşme sürdürülerek cari işlemler açığındaki düşüşün devamı sağlanacaktır.”
]]>2023 yılı ihracat rakamlarını açıklayan Erdoğan, “2023 yılı ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. 255 milyar dolar ihracat hedefimizi de aştık” ifadelerini kullandı.
Alınan önlemlerle enflasyonun ateşinin düşmeye başladığını aktaran Erdoğan, “Yılın ikinci yarısından itibaren küresel ekonomide yeni bir olağanüstülük yaşanmazsa politikalarımızın etkisini daha net göreceğiz” şeklinde konuştu.
Süper kupa maçı krizine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada Türkiye’nin çıkarlarına yönelik çok açık bir sabotaj girişimi var.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Son dönemde patlak veren krizlerin ve sıcak çatışmaların merkezi bölgemizde yer almaktadır. Ülkemizi kuzeyimizdeki ve güneyimizdeki kanlı çatışmaların tarafı haline getirmek isteyen savaş baronlarına müsaade etmedik.
Türkiye dostlarının sayısını artırmaya devam edecek. Provokasyonlarla, art niyetli söylemlerle, ülkemizi bölgedeki ortaklarından, tarihi bağlarının olduğu kardeş ülkelerden koparma girişimlerinin farkındayız. Yaz aylarında turizmi baltalamaya yönelik bir kampanya yürütülmüştü. Şimdi benzer bir dalganın muhalefetin de desteğiyle spor üzerinden oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. İnançlar ve ülkeler hedef alınıyor.
İslam düşmanlığına ve yabancı karşıtlığına varan bir furya ile karşı karşıyayız. Muhalefet de gündeme gelmek uğruna bu pespaye ve tehlikeli nefret siyasetine gönüllü figüranlık yapmaktadır. Zor zamanlarımızda yanımızda olan kardeş ülkeleri hedef alması tesadüf değil. Türkiye’nin çıkarlarına yönelik açık bir sabotaj girişimi vardır. Nasıl daha önceki kirli senaryoları yırtıp attıysak bu oyunu da mutlaka boşa çıkaracağız. Türkiye merkezli ama küresel perspektifli bir anlayışla dış siyasetimizi şekillendirdik, bundan geri gidiş kesinlikle olmayacak.
“13 ÇEYREKTİR KESİNTİSİZ BÜYÜME DEVAM ETTİ”
Önceki yıl 2022’de yüzde 5.5 oranında büyüdük. Bu büyüme oranına en büyük katkı ise 2.4 puanla ihracatçımızdan geldi. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5.9 büyüyerek son 13 çeyrektir süren kesintisiz büyüme trendini devam ettirdik. G20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk. İhracat tarafında da benzer tablo karşımıza çıkıyor. Yüzde 1 seviyesini aşan küresel ihracattan aldığımız pay 2022 yılında 1.02’ye yükseldi. Bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 1.03’e çıktı.
ENFLASYONDA DÜŞÜŞ İÇİN TARİH
Enflasyon alınan onca tedbire rağmen yüksek seyretmeye devam ediyor. Üretim, istihdam ve ekonomik büyümeden taviz vermeden enflasyonu tekrar tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz. Aldığımız önlemlerle enflasyonun ateşi düşmeye başladı. Yılın ikinci yarısından itibaren küresel ekonomide yeni bir olağanüstülük yaşanmazsa politikalarımızın etkisini daha net göreceğiz.
FIRSATÇILARA UYARI
Çeşitli bahanelerle milletimizin çoluk çocuğunun rızkına kastedenlere kesinlikle fırsat vermeyeceğiz. Enflasyon meselesini vatandaşımızın gündelik hayatından çıkaracağız. Dün şiddetli bir depremle sarsılan Japonya’ya ülkem ve milletim adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Asrın felaketi denilen felaketin ardından üretim başta olmak üzere hızla toparlandık. Küresel ekonomide sarsıntılar halen devam ediyor. Bunlara rağmen dış ticaretimizi geliştirmeye verdiğimiz emeğin önemini ihracatta topluyoruz.
DEPREMİN İHRACATA ETKİSİ -6 MİLYAR DOLAR
2023 senesi ülkemiz açısından zorluklar, sıkıntılarla, deprem başta olmak üzere pek çok imtihanla geçen sancılı bir yıl oldu. Ülkemiz ekonomisine 104 milyar dolarlık ilave fatura yükleyen depremlerin olumsuz sonuçlarıyla da mücadele ettik. Depremin yaralarını sarma konusunda devleti ve milletiyle Türkiye’nin elde ettiği başarıyı dünyada başka hiçbir ülke gösteremezdi. Asrın felaketi olarak gördüğümüz olayda, şiddetli depremle sarsılan Japonya’ya ülkem ve milletim adına geçmiş olsun dileklerimi ilettim iletiyorum. Depremin ihracatımıza etkisi -6 milyar doları buluyor.
2023 YILI İHRACAT RAKAMLARI
2023 yılı ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. 255 milyar dolar ihracat hedefimizi de aştık.
İSTANBUL BİRİNCİ KOCAELİ İKİNCİ
Geçtiğimiz sene ihracat yapmayan ilimiz kalmadı. 2023 yılında en fazla ihracat yapan 5 ilimiz sırasıyla; toplam 59,4 milyar dolarlık ihracatla İstanbul birinci oldu. İstanbul’u Kocaeli takip ediyor. İzmir 3’üncü, Bursa 4’üncü ve Tekirdağ 5’inci sırada yer aldı. Yola çıktığımız 2002 yılında aylık ortalama 3 milyar dolar ihracat yaparken bugün aylık ortalama 21,3 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyoruz.
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA GERİLEME
Ülkemizin dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 2,3 oranında geriledi. Yılın son 7 ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre azaldı. Son 5 aydır dış ticaret açığı ve cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmeye başladığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde iyileşmenin süreceğine inanıyoruz.
Cari işlemler açığında düşüş yaşandı. Cari işlemler açığında 2 milyar dolar fazla verildi. Cari işlemler açığındaki kapanmanın devam etmesini bekliyoruz. Cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmesini bekliyoruz. TİM çatısında yer alan 61 ihracatçı birliği ve 120 binden fazla ihracatçımız başta olmak üzere bu rekora ulaşılmasında emeği olan herkesi tebrik ediyorum. Belirsiz ekonomik şartlarda ihracat yapan, ülke ekonomisine katkı sağlayan tüm ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz.
2024 HEDEFİ 375 MİLYAR DOLAR
İhracatta değer bazında öne çıkan 3 ülke BAE, Rusya ve Suudi Arabistan’dır. İhracatta en büyük ortağımız 104,3 milyar dolarla Avrupa Birliği’dir. 2024’te mal ve hizmet ihracatımızı 375 milyar doların üstüne çıkarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye bunu başaracak güce fazlasıyla sahiptir.
2023’de mal ve hizmet ihracatçılarımıza 11,6 milyar lira destek sağladık. İhracat desteklerine tahsis ettiğimiz bütçeyi 2024’te iki katına çıkartıyoruz. Amacımız, Türk ürünlerinin tanınmadığı, ihracatçımızın ayak basmadığı ülke bırakmamaktır.
]]>