Adı – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 15 Jul 2024 22:12:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Necmettin öğretmenin şehadetinin üzerinden 7 yıl geçti https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-ogretmenin-sehadetinin-uzerinden-7-yil-gecti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-ogretmenin-sehadetinin-uzerinden-7-yil-gecti/#respond Mon, 15 Jul 2024 22:12:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15532 Bölücü terör örgütü PKK’nın katlettiği onlarca öğretmenden biri olan Necmettin Yılmaz’ın şehadetinin üzerinden 7 yıl geçti.

Türkiye’nin huzur ve güvenliğini bozmaya yönelik yıllardır saldırılar düzenleyen eli kanlı terör örgütü PKK, güvenlik güçlerinin yanı sıra sivilleri de hedef alıyor.

Terör örgütü, hain saldırılarında Ayşenur Alkan, Arzu Özsoy, Necmettin Yılmaz, Şenay Aybüke Yalçın, Neşe Alten, Ayşe ve Numan Konakçı, Yasemin ve Bayram Tekin’in de aralarında bulunduğu çok sayıda öğretmeni şehit etti.

Batman’ın Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017’de şehit edilen 22 yaşındaki Şenay Aybüke Yalçın’ın acısını yaşayan Türkiye’yi yaklaşık bir ay sonra yeniden yasa boğan Necmettin Yılmaz’ın şehadetinin üzerinden 7 yıl geçti.

HENÜZ 8 AYLIK ÖĞRETMENDİ

Necmettin Yılmaz, 14 Aralık 1993’te Gülay ve Hamit Yılmaz çiftinin ikinci çocuğu olarak Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Demirkapı köyünde dünyaya geldi.

Eğitim hayatına doğup büyüdüğü ilçedeki Demirkapı İlköğretim Okulunda başlayan Yılmaz, ardından Gümüşhane Bağlarbaşı Yatılı Bölge Ortaokulu ve Gümüşhane Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesine devam etti.

Üniversite eğitimi için ailesinin yanından ilk kez ayrılarak Artvin’e giden Yılmaz, 2015 yılında Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu.

Çevresinde sakin kişiliğiyle tanınan Yılmaz, meslek hayatına 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Torul’un Altınpınar İlkokulunda ücretli sınıf öğretmenliği yaparak başladı.

Yılmaz, 16 Ekim 2016’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Çiftçibaşı İlkokuluna atandı. 8 aylık öğretmen olan ve öğrencileri tarafından çok sevilen genç öğretmen, 16 Haziran 2017’de yaz tatilini geçirmek için Şanlıurfa’dan memleketi Torul’a dönerken, PKK’lı teröristlerce Tunceli-Erzincan kara yolunun Pülümür ilçesi kesiminde, babasının maddi desteği ile yeni aldığı aracı yakıldıktan sonra kaçırıldı.

23 yaşındaki Necmettin öğretmenin naaşı, aramaların 27’nci gününde 12 Temmuz 2017’de Tunceli’deki Pülümür Çayı’nda bulundu.

Necmettin Yılmaz’ın cenazesi, 16 Temmuz 2017’de Torul ilçe merkezindeki törenin ardından doğup büyüdüğü Demirkapı köyündeki aile kabristanına defnedildi.

ŞEHİDİN KANI YERDE BIRAKILMADI

Tunceli Valiliği, Necmettin Yılmaz’ı katleden terörist grubun, İl Jandarma Komutanlığınca 19 Temmuz 2017’de Nazımiye ilçesi kırsalındaki keşif gözetleme faaliyetleri esnasında silahlı insansız hava aracı tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Yılmaz’ın görev yaptığı Siverek Çiftçibaşı İlkokulunun adını “Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz İlkokulu” olarak değiştirdi.

Yılmaz’ın memleketi Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Torul Anadolu İmam Hatip Lisesinin adı da “Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Anadolu İmam Hatip Lisesi” oldu.

Tunceli kent merkezi Mameki Köprüsü’nden başlayarak Pülümür kara yolundaki 6 kilometrelik güzergahın adı “Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Bulvarı” olarak değiştirildi.

Yılmaz’ın adı Şanlıurfa, Malatya, Hatay, Kırklareli, Adana, Ağrı, Burdur, Eskişehir ve Batman’daki çeşitli okullarda kütüphanelere, bilim sınıfı, okuma salonu ve atölyelere verildi.

Şehidin ismi, İzmir’in Çeşme ilçesindeki Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz İlkokulunda da yaşatılıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında, Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Harmancık köyünde kurulan Doğu Karadeniz’in ilk İş Geliştirme Merkezine, Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Geleneksel ve Organik Ürünler İş Geliştirme Merkezi adı verildi.

Öğrencilerine yaz tatili için veda ederken, “Çok çalışın” nasihatinde bulunan şehit öğretmen anısına çeşitli illerde hatıra ormanı oluşturuldu.

‘BU ACIYI TARİF ETMEK MÜMKÜN DEĞİL’

23 yaşında toprağa verdiği oğlunun Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Demirkapı köyündeki Türk bayrakları ile süslenmiş mezarının başında açıklama yapan baba Hamit Yılmaz, oğlunun kaybının üzerinden yıllar geçse de acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.

Yılmaz, oğlunun anısını yaşatmaya devam ettiklerini belirterek, “Evladımız Necmettin, peygamber mesleği olan öğretmenliği icra edebilmek, Urfa’daki çocuklarımıza yardımcı olabilmek adına elinden gelen çabayı gösterip nihayetinde de tatilini Gümüşhane’de memleketinde geçirmek için yola çıkmıştı. Ancak tatilini geçirmek üzere yola çıkan oğlum, maalesef asalaklar tarafından yolu kesilip alıkoyuldu ve şehit edildi.” diye konuştu.

Evlat acısının tarif edilemeyeceğini dile getiren Yılmaz, “Bu acıyı tarif etmek mümkün değil. Allah kimseyi evlat acısıyla sınamasın.” dedi.

Necmettin öğretmenin ağabeyi Ahmet Yılmaz ise “Necmettin vatanına, bayrağına bağlı biri olarak yetişti ve öğretmenlik mesleğini büyük bir aşkla seçti. Kendini öğrencilerine adamış, görevini kutsal gören bir insandı.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, 15 Temmuz’da sevinci ve hüznü aynı anda yaşadıklarını kaydederek, şehitlere çok şey borçlu olduklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/necmettin-ogretmenin-sehadetinin-uzerinden-7-yil-gecti/feed/ 0
Doç. Dr. Savaş Eğilmez: Türk tarihinde kurt sembolü var https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/#respond Sun, 07 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14384 Kurdun, Türk tarihinde özellikle de destan, efsane ve hikâyelerinde çok önemli bir yer teşkil ettiğini söyleyen Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Çevik, güçlü ve çok zor şartlarda hayatını devam ettirebilen kurt, tarih boyunca Türk milletinin hayat ve savaş gücünün bir simgesi olarak kabul edilmiştir. Göktürk destanlarında kurt motifi özenle ele alınmış, Türklerin yeniden çoğalışları bu motife bağlanmıştır. Efsanelerinde, Göktürk kağan sülalesi olan Aşına ailesinin atasının bir dişi kurt olduğu işlenmiştir. Başka bir Türk anlatısı olan Oğuz Kağan destanında bir ışık içinden çıkarak konuşan kurt, Türk ordusuna yol göstermektedir. Göktürk kağanlarının otağlarının önüne dikilen kurt başlı sancak, Türklerde kağanlık alameti olmuştur. Ancak bu gelenek yalnızca Göktürklere özgü olmayıp, öncesinde ve sonrasındaki birçok Türk devleti tarafından kullanılmıştır. Türkler bozkırlarda, birlikte yaşadıkları kurda kutsal bazı nitelikler atfetmişler, sonra sahip olduğu özellikleri bakımından kendilerinin de birer kurt olduğunu düşünmüşler ve hükümdarlarını da bozkurtlara benzetmişlerdir” dedi.

“Türklere özel belirleyici bir unsur”

Sosyal bilimlerin neredeyse her dalında yapılan araştırmaların, kurt motifinin sadece Türklere özel belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Türklerde kurt figürü; destanlardan atasözlerine, deyimlere, bitki adlarına, yer adlarına, kişi adlarına, mitolojiden inanç ve itikatlara, resim ve heykelden mimariye, el sanatlarında motiflere kadar yansıyarak bir kurt kültünün doğmasına, gelişmesine ve günümüze kadar gelmesine neden olmuştur. Yakın dönem Türk edebiyatında da Türk motifine rastlamak mümkündür. Örneğin Halide Edip’in, Kemal Tahir’in, Yahya Kemal’in, Atilla İlhan’ın bazı eserlerinde, Kurt figürü ile Türk toplumundan kesitlere yer verilmiştir. Günümüzde yapılan araştırmalarda, kurt adıyla ilişkili 18 adet bitki adı, 19 adet yer adı, 27 adet kişi adı, 55 adet atasözü ve deyim tespit edilmiştir. Türk toplumları içerisinde varlığı, yaşamlarının her alanında gözlemlenen kurt motifi, Türk kültür hayatıyla adeta bütünlenmiştir. Büyük devletler kurmuş olan Türklerde kurt, siyasi hakimiyetlerin sembolü haline gelmiştir. Çin yıllıklarında, Türklerin kurttan türediği, kurdun Türkler için bir egemenlik, yiğitlik sembolü olduğu aktarılmaktadır. Yine kaynaklarda ‘Batı Türkleri bayraklarının tepesine dişi kurt başı asarlar’ şeklinde bilgiler yer almaktadır. Tarihte Türkler tarafından kullanılan bazı bayrak ve sancaklar üzerinde ise kurt başı figürü kullanılmıştır. Göktürklerde kağanın muhafız birliğini oluşturan savaşçılar ‘böri’ olarak adlandırılmaktaydı. Tarihi Türk savaş stratejisinin en önemi parçasının bir adı da Kurt Taktiği olarak isimlendirilmiştir. Bazı Türk devletlerinde, boyların başındaki hanedan üyesi beylere bir anlamı da bozkurt olan İlteber ünvanı verilmiştir. Birçok kavmin kendileri için kutsal kabul ettiği hayvanı vardır. Ama hiç birinin ilişkisi Türk Milleti ile Kurt arasındaki ilişki kadar tarihi, kültürel ve güçlü değildir” diye konuştu.

“Tarih buna asla izin vermez”

Türk milli takımı oyuncusu Merih Demiral’ın Avusturya’ya karşı oynanan maçta attığı golden sonra sevincini bozkurt işareti yaparak kutladığını hatırlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Türk milletinin tamamıyla bütünleşen bu sevinç sonrası Türk karşıtı odaklar harekete geçti ve UEFA milli oyuncumuz hakkında soruşturma başlattı. Bunu sadece UEFA’nın kendi inisiyatifi olarak görmek çok yanlış olur. Çünkü Merih Demiral’ın bu milli sevincini kabullenemeyen Almanya İçişleri Bakanı Nancy Feaser, İsrail medyası ve Amerika merkezli Ermeni diasporası hemen harekete geçmiş ve UEFA’yı baskı altına almıştır. Hatta Ermeni diasporası Merih’in uluslararası müsabakalardan men edilmesi için kampanya başlatmıştır. Bu soruşturma ve Türk karşıtı söylemler asla kabul edilemez. Merih’in bu sevinci Türk milletini kucaklamış ve Türk kültürüne ve tarihine güçlü bir mesaj olmuştur. Kim ne yaparsa yapsın, ne derse desin, Türk milletinin siyasi, sosyal ve kültürel hayatına bu kadar güçlü bağlarla bağlı olan Kurdu yasaklayamaz, unutturamaz. Tarih buna asla izin vermez” şeklinde konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/doc-dr-savas-egilmez-turk-tarihinde-kurt-sembolu-var/feed/ 0
Samsun’da olgunlaşan Milli Mücadele ruhu 105. yılında https://www.foxtvhaber.com.tr/samsunda-olgunlasan-milli-mucadele-ruhu-105-yilinda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/samsunda-olgunlasan-milli-mucadele-ruhu-105-yilinda/#respond Sun, 19 May 2024 02:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10984 AA muhabirinin tarihi kaynaklardan derlediği bilgilere göre, Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918’de imzalanmasından sonra İzmir Yunanlar, Adana Fransızlar, Antalya ve Konya İtalyanlar tarafından işgal edildi. Urfa, Maraş, Antep, Merzifon ve Samsun’a İngiliz askerleri çıktı, İngiliz Donanması 13 Kasım 1918’de İstanbul önlerine demir attı.

Vatan toprağını korumak için yıllarını cephelerde geçiren, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığından 3 Kasım 1918’de İstanbul’a dönen Mustafa Kemal, yurdun kurtulması için harekete geçti.

Samsun ve çevresindeki Rumlar, 17-18 Mart 1919’da Samsun’a asker çıkaran İngilizlerin de desteğiyle çete baskınları yapıp kargaşa çıkararak, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi gereği bölgeyi İtilaf Devletlerinin işgaline açmak istiyordu.

Bu gelişmeler üzerine Türk halkı kendini savunmak için teşkilatlanmaya, can ve mal güvenliklerini korumaya çalışınca bu durumdan endişe eden İngiliz Yüksek Komiserliği ve Karadeniz Ordusu Başkumandanlığı, 21 Nisan 1919’da İstanbul Hükümeti’ne nota vererek, bölgedeki gerilimin yatıştırılmasını, Rumlara karşı yapılan sözde saldırıların önlenmesini talep etti.

Bölgede asayişi sağlaması için 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs 1919’un ertesi günü, Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıktı.

Mustafa Kemal ve arkadaşları, Samsun’a ilk adımlarını 19 Mayıs’ta Reji İskelesi’nden attı. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak sadece Fransızlara ait Reji (Tekel idaresi) İskelesi sağlam kalmıştı. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada sigara üretiyordu. İskelenin adı bu nedenle “Tütün İskelesi” olarak da geçiyordu.

Samsun’a gelişinin İngilizlerde tedirginlik oluşturması üzerine Mustafa Kemal, Samsun’da 6 gün kaldıktan sonra 25 Mayıs’ta Havza’ya geçti.

Kurtuluş’a giden yolda Mustafa Kemal Paşa’nın ikinci durağı olan Havza’da ilk miting de gerçekleştirildi. Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla yapılan mitingde, İzmir’in işgali protesto edildi.

Bir sonraki durağı Amasya olacak Mustafa Kemal, 18 gün boyunca Havza’da Milli Mücadele için önemli çalışmalar yürüttü.

Havza’daki hareketlilikten haberdar olan İngilizlerin yaptığı baskı ile 9. Ordu Müfettişliği görevinden alınması üzerine Mustafa Kemal, Havzalılara sivil olarak veda etti.

Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Samsun’a çıkarak yaktığı Milli Mücadele meşalesi sırasıyla Amasya, Erzurum ve Sivas’ta da yakılarak tüm yurda yayıldı. Milli Mücadele sonunda 29 Ekim 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu yıl 101. yaşına giriyor.

“TÜRK MİLLETİNİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA ETKİN GÜÇ OLMAKTAN UZAKLAŞTIRMAK İSTİYORLAR”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, AA muhabirine, Türk milleti olarak İslamiyet öncesi ve sonrasında dünya tarihine yön veren büyük bir milletin mensupları olduklarını söyledi.

Yirminci yüzyılın başına gelindiğinde dünyada yeni bir düzen kurulduğuna işaret eden Çağlayan, “Bu yeni düzen içinde Avrupa’nın hakim güçleri, İngiltere, Fransa, İtalya ve diğerleri, Türk milletine Osmanlı Devleti şahsında hayat hakkı tanımak istemiyor. Birinci Dünya Savaşı’nı bitiren, özellikle bizimle ilgili olan Mondros Mütarekesi’nden sonra Türk toplumunu Anadolu’yu küçük bir yere sıkıştırmak istiyorlar.” diye konuştu.

Hakim güçlerin burada bazı amaçları olduğunu belirten Çağlayan, şu değerlendirmede bulundu:

“Türk milleti hem İslam Birliği politikası izlemesin, Orta Doğu’dan, Arap coğrafyasından koparmak hem de Hazar Türkleriyle ilişkimizi koparmak adına, doğuda bir Kürdistan ve Ermenistan devleti kurmak, batıda Yunanistan’ı büyütmek istiyorlar. Böylece tekrar Türk milletini hem bölgesinde hem de dünyada etkin güç olmaktan uzaklaştırmak istiyorlar. İşte Milli Mücadele, Batı’nın geliştirdiği Sevr projesi olarak tanımlayabileceğimiz, Türk milletini bölgeden ve dünyadan uzaklaştırmak veya etkisini kırmak adına Türklere dayatılan bu projeyi reddeden mücadelenin adıdır. Yani Türk milleti kültürüyle fiziki varlığıyla tarihten aldığı misyonu, yani insanlık adına hizmet etme misyonunu yarınlara taşımak adına bu mücadeleyi vermiştir.”



“(MUSTAFA KEMAL) TÜRK MİLLETİNİ AYAĞA KALDIRAN HAREKETİ BAŞLATTI”

Çağlayan, ümitsizliğin zirveye çıktığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele hareketinin lideri olarak tekrar Türk milletini ayağa kaldıran hareketi başlattığını vurguladı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’u kendisinin tercih ettiğini dikkati çeken Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama biraz da şartlar onu oraya getirmiştir. Yani kendi tercihi olmasının sebebi, Samsun bölgesel bir merkezdi, günümüzde olduğu gibi. Karadeniz’de en büyük şehir şu an ama aynı zamanda Samsunluların Karadeniz halkı içinde Mustafa Kemal Paşa’ya öz güven verecek potansiyele sahip olması… Tabii Karadeniz’de bir Pontus devleti oluşturma girişimleri var. Samsun’da, Yunanistan’ın desteğiyle İstanbul’daki Patrikhanenin organize ettiği, Samsun Amasya Metropolitliği Germanos’un koordine ettiği bir Pontus faaliyeti var. Eski adıyla Engiz, 19 Mayıs ilçemize bağlı Nebiyan Dağı’nda yaklaşık 40 Pontuslu çete var. Burada ciddi Pontus baskısı var. Bunlar Müslüman köylere, Türk köylerine taarruz ediyor, saldırıyorlar. Birtakım çatışmalar var. Bundan dolayı da rahatsızlık var ama Samsun Metropolitliği, ‘Türkler Rum köylerine saldırıyor’ şeklinde durumu aksettirince İngiltere nota veriyor Osmanlı hükümetine. O tarihte Damat Ferit Paşa hükümette. Hükümet de askeri tedbirleri alacağını ve bu tedbirler kapsamında bir ordu müfettişliği kurulacağını, Samsun ve Karadeniz’de, Anadolu’da bu müfettişlik mahiyetiyle asayişin sağlanacağını beyan etti. Bu göreve Mustafa Kemal Paşa seçiliyor. Görev bölgesi ve görevin yetki alanını bizzat Mustafa Kemal Paşa kendi çalışarak genişletiyor Genelkurmay’da. Kabaca Ankara’yı merkeze alırsanız, Ankara’nın doğusunun tamamında neredeyse hem askeri müfettiş hem de mülki müfettiş olarak iki müfettişlik yetkisini üzerine alıyor. Dolayısıyla burada icra görevi var. Atama yapabiliyor, görevden alabiliyor.”



“SAMSUN, MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN FİKİRLERİNİ İLK TEST ETTİĞİ YERDİR”

“Mustafa Kemal Paşa’nın gelmesi hem tarihi olayların bir sonucudur hem de biraz kendi tercihidir.” diyen Çağlayan, şu görüşleri dile getirdi:

“Samsun’dan başlayıp bütün vatana, yurda dönük bir Milli Mücadele’nin başlaması için gelmiştir diyebiliriz. Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele fikri İstanbul’da doğmuş ama Samsun’da olgunlaşmıştır. Samsun, Mustafa Kemal Paşa’nın fikirlerini ilk test ettiği yerdir. Milli Mücadele’nin liderleri askerler olacak ama hareketin öznesi asıl milletin bizzat kendisi olacak. Dolayısıyla milletin bu davete, yani mücadeleye davete icabet edip etmeyeceğini Mustafa Kemal Paşa ilk kez Samsun ve Havza’da test etmiştir. Halkın önde gelen isimleriyle yapmış olduğu görüşmelerde ve diğer faaliyetlerde, özellikle Havza mitinglerinde o coşkuyu görünce bu hareketi gerçekleştirebileceğini kavramıştır. Zaten 1924’te tekrar Samsun’a geldiğinde bunu ifade edecektir; ‘Ben Samsun’u gördüğüm zaman, bütün tasavvurlarımın gerçekleşebileceğine inandım.’ diye. Bu, Samsun’un Milli Mücadele’nin ilk ateşinin, ilk kıvılcımın yakıldığı yer olması açısından önemlidir.”

Büyük bir zafer kazanıldığının altını çizen Çağlayan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Milli Mücadele’nin iki amacı başarıyla hayata sokulmuştur. Birincisi vatanın bölünmez bütünlüğü ki Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan. İkincisi ise milli iradeye dayalı demokratik bir cumhuriyetin inşa edilmesi süreçleri. Her ikisi adım adım yürütülmüştür. Bugün baktığımızda, milletimiz çok şükür dünyada saygın bir yere sahip. Türkiye ve Türk dostu pek çok ülke var. Soydaşlarımız var ve Türkiye Yüzyılı politikası doğru bir politikadır. 85 milyon nitelikli, eğitimli, donanımı güçlü bir Türkiye, dostlarıyla birlikte inşallah 21. yüzyılın belirleyici gücü olacaktır. Kendi içlerimizdeki birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz müddetçe dünyanın bizden alacağı, öğreneceği ve dünyaya medeniyet olarak hizmet edeceğimiz daha çok şey bulunmaktadır.”





 

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/samsunda-olgunlasan-milli-mucadele-ruhu-105-yilinda/feed/ 0
Murat Kurum’dan CHP ve DEM’e tepki: ‘Kent değil, Kandil uzlaşısı’ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurumdan-chp-ve-deme-tepki-kent-degil-kandil-uzlasisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurumdan-chp-ve-deme-tepki-kent-degil-kandil-uzlasisi/#respond Fri, 23 Feb 2024 03:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4625 Kurum, Kanal D’deki “Neler Oluyor Hayatta” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İstanbul’da taksi sorununun görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Kurum, taksi çağırmak için birçok uygulama bulunduğunu ve bunları tek bir çatı altında toplamak zorunda olduklarını söyledi.

“İSTANBUL’UN TAKSİSİ BİR MARKA HALİNE GELECEK”

Kurum, “Merkezi Taksi Sistemi” adı altında hayata geçirecekleri “Biz İstanbul” uygulamasıyla taksinin ve sürücüsünün durumunun dijital ortamda görülebileceğini belirterek, İstanbul’un taksisinin bir marka haline geleceğini kaydetti.

Vatandaşın beklentisi olan hizmet kalitesini artıracaklarını aktaran Kurum, mevcut yönetimin sorunu çözmek yerine taksicilik yapmak istediğini ifade etti.

Kurum, kimsenin mağdur olmadığı, sıkıntı yaşamadığı bir süreci işleteceklerini belirterek, taksilerle ilgili projelerinin detaylarını paylaştı.

İSPARK’la ilgili planlarını anlatan Kurum, 5 yılda 250 bin araçlık otopark yapacaklarını söyledi.

“OKUL BAHÇELERİNE OTOPARK YAPACAĞIZ”

Kurum, kentin neredeyse her mahallesinde otopark sorunu olduğunu, 39 ilçede 964 mahalleye yayılacak biçimde, üstü toplanma alanı ve yeşil alan, altı otopark şeklindeki yapıları inşa edeceklerini aktardı.

Okul bahçelerine de otopark yapacaklarını kaydeden Kurum, Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol imzalayacaklarını, veliler ile öğretmenlerin kullanacağı otoparkların üstünün çocukların yeşille buluşacağı bahçeler olacağını anlattı.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİZİ HEDEF ALMASINI GAYET DOĞAL GÖRÜYORUZ”

CHP ve DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı” söylemleri ile Kandil’den Cumhur İttifakı’yla ilgili yapılan açıklamaların sorulması üzerine Kurum, bölücü terör örgütünün sözde elebaşının kendilerini hedef alan bir açıklama yaptığını ve ittifaka işaret ettiğini belirterek, “Yani diyor ki, ‘Oradaki ittifak, var olan o ittifakları sahiplenmeli.’ diye yönlendirme yapıyor. Bölücü terör örgütünün bizi hedef almasını gayet doğal görüyoruz. Çünkü onların dertleri ülkemizin birliği değil. Onların dertleri bu ülke bölünsün, parçalansın, ayrışsın. Maalesef bu düşünce içerisindeler.” ifadelerini kullandı.

“BU KANDİL UZLAŞISI”

Kurum, terör örgütlerine gereken cevabı her yerde verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini vurgulayarak, “Allah’ın izniyle ülkemizin 780 bin kilometrekare toprağını, ay yıldızlı bayrağımızı gönderde, yükseklerde tutmak adına, ülkemizi her alanda güçlü, muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak adına adımlarımızı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atmaya devam edeceğiz. Kandil’in, elebaşının işaret ettiği bir ittifaktan bahsediyorlar. Adına da ‘Kent Uzlaşısı’ diyorlar. Aslında bu ‘Kandil uzlaşısı’. Maalesef Kandil’le yapılan uzlaşmadır. Maalesef Atatürk’ün kurduğu partinin bugün gaflet ve dalalet içine düştüğünü görüyoruz.” diye konuştu.

CHP’nin, özgür ve bağımsız bir parti olmadığı değerlendirmesinde bulunan Kurum, “Bugün CHP, Kandil’in işaret ettiği ‘Kent Uzlaşısı’nı yapmak üzere bir gayret içerisindedir. Masa arkasında, kapı arkasında kirli ittifaklar kurup, bu ittifakları söyleyememe, adını da ‘Kent Uzlaşısı’ olarak tarif etme çabası içerisindeler. Bunu milletimiz çok iyi görüyor. Peki ne olacak? Yani ‘Kent Uzlaşısı’ olduğu zaman DEM Partisi terör örgütüne mesafe mi koyacak? Bu parti, terör örgütü propagandasını yapmaktan vaz mı geçecek?” ifadelerini kullandı.

“CHP’Lİ SEÇMENİN DE ALTERNATİFSİZ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Kurum, ittifakın adının “Kent Uzlaşısı” konulmaya ve gizlenmeye çalışıldığını ifade ederek, “Ama gizleyemezler. CHP’ye gönül veren kardeşlerimiz de bundan oldukça rahatsızlar, isyan ediyorlar. Daha önce parti yönetiminde olan ama bugün bu ittifaktan rahatsız olanlar bunları da dile getiriyorlar. Bugün baktığınızda CHP’li seçmenin de alternatifsiz olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla o alternatifleri bugün, bu yerel seçimde, 31 Mart’ta sandığa yansıtacaklarına da yürekten inanıyorum.” açıklamasında bulundu.

İstanbul’un, en iyi projeyi yapacak, hizmeti getireceklerin arkasından gideceğine yürekten inandığını dile getiren Kurum, o yüzden İstanbulluların oyuna talip olduklarını kaydetti.

Kurum, yerel seçimlerle ilgili anket sonuçlarının sorulması üzerine, en güzel anketin, sahaya gittiklerinde insanların ilgisi, alakası ve sevgisi olduğunu belirtti.

Sahaya çıktıklarında bunu gördüklerini anlatan Kurum, “Öyle güzel bir motivasyon var ki… İnsanlarımız artık sabırsızlıkla o 39 gün bitsin, artık hizmet siyaseti gelsin, İstanbul hizmete kavuşsun beklentisi içerisindeler ve bu coşku her geçen gün büyüyor. Bir kadın hareketi, gençlik hareketi olacak demiştim. Şimdi bu dalga dalga büyüyor. Bu, sonuçta sevgiyle, karşılıklı güven ilişkisiyle olacak bir iş.” diye konuştu.

Kurum, bu durumun anketlere de yansıdığını vurgulayarak, “Aslında şu anki CHP’li yönetimin kafa karışıklığı da buradan kaynaklanıyor. Yani algıyı başka yere çekme, gündem değiştirme çabası… Ne yapacaklarını bilemiyorlar, şaşırmış durumdalar. ‘Ne söylesek, nasıl bir algı oluştursak, nasıl davransak da bu sevgiyi koparsak.’ diye çalışma arzusu içerisindeler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar nafile.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurumdan-chp-ve-deme-tepki-kent-degil-kandil-uzlasisi/feed/ 0