Muşlu lise öğrencisi, geliştirdiği yenilikçi SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) projesiyle savunma sanayisinde devrim yapmaya hazırlanıyor. Başarılı öğrenci, sahip olduğu üstün özellikler ve yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Subaşı’nın tasarladığı SİHA, sessiz motor teknolojisi, radara yakalanmama, hafif malzeme kullanımı, uzun menzil kapasitesi ve yüksek enerji verimliliği gibi nitelikleriyle sektörde fark oluşturmaya hazırlanıyor.
Savunma Sanayi Başkanlığı ve sektörün önde gelen firmalarının projelerine sahip çıkılması çağrısında bulunan Subaşı, ülkemizin güvenliği ve savunma gücü açısından kritik bir adım atmak için destek beklediğini ifade etti. Projenin gizliliğini koruyacağını belirten Subaşı, gerekli desteği bulana kadar çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. Subaşı, “SUBAŞ” adlı insansız hava aracını geliştirme sürecinde önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, projeyi hayata geçirebilmek için desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu proje ile Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli üretim kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Subaşı, “Geliştirmiş olduğum ve ‘SUBAŞ’ adını verdiğim SİHA projem, Türkiye’mizin savunma sanayisine önümüzdeki yıllarda güç katacak bir projedir. Projeme SUBAŞ ismini vermenin temel amacı, SUBAŞ’ın anlamı olarak eski Osmanlı dilinde, süvari anlamına geliyor. Amacım dünyadaki diğer İHA ve SİHA’lardan farklı bir proje yapmaktır. İlgili kurumlardan davet bekliyorum. Benim küçüklüğümden beri zaten bu konulara bir ilgim var. Mesela 2016’dan beri sınır ötesinde faaliyetler oluyor. Ben de bu eksikliği kapatmak için, kendim üstünde çalıştığım bu SİHA projesini ortaya attım ve çok da beğenildi. Ben de bu projeyi okulumuza anlattım. Okulumuzdan sonra kolluk kuvvetlerimize anlattım. Onlar da beni üniversiteye yönlendirdi, buradaki İHA bölümüne. Ben de projemi aktararak bu seviyeye gelmesini sağladım. Selçuk Bayraktar’dan etkilendim. Biliyorsunuz ülkemizin İHA, SİHA ve Kızılelma’nın tasarımcısı Selçuk Bayraktar’ı örnek alıyorum. Neden Muş’tan da bir Selçuk Bayraktar çıkmasın. Ayrıca SİHA uçağım radara yakalanmama özelliğine sahip olup, sistemlerde gözükmeme gibi bir potansiyeli de var” dedi.
9. sınıftayken sınıf arkadaşı Sedat’ın derslere geç geldiğini fark ettiğini söyleyen Sultan Yılmaz ise “Arkadaşım Sedat’ın yorgun olduğunu, gözlerinin şiştiğini fark ettim ve bir gün ona sordum. Hani neden yorgunsun diye. Arkadaşım bana bu projeden bahsetti. Başta pek ciddiye almadım. Bir hayal ürünü zannettim. Ama daha sonradan böyle biraz düşününce durumun ciddi olduğunu fark ettim. Ona yardımcı olmak istedim. Ben de Sedat’a inandım ve bu projeyi geliştirmek için ona yardımcı oldum. Hedefimiz, savunma sanayisine yardımcı olmak ve ismimizi altın harflerle yazdırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karahocagil, KAEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TTO) tarafından düzenlenen “Ar-Ge Gönüllüsü” programına katıldı.
KAEÜ Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda konuşan Karahocagil, öğrencilerin Ar-Ge çalışmaları kapsamında hazırlayacakları projelerin hem üniversite eğitimlerine hem de ülke adına önemli kazanım sağlayacağını vurguladı.
Ar-Ge çalışmaları ile öğrencilerin bilim üreteceğini belirten Karahocagil, şunları kaydetti:
“Ürettiğimiz bu bilgilerin aktarımını eğitim öğretim ile yapacağız. Daha sonra ürettiğimiz bu bilginin topluma faydasını gözeteceğiz. Çünkü üretilen ve aktarılan bilgiler topluma faydalı olmalıdır. Bu sayede yükselir ve amacımıza ulaşırız. Ar-Ge gönüllüleri olan öğrencilere çok fazla görev düşüyor. Gerçekleştireceğiniz çalışmalar hem kişisel gelişiminiz, hem üniversite başarınız hem de ülkemiz ve insanlık için çok önemli. Ürettiğiniz her bilgi insanlığın faydasına olmalı. Çünkü bizler insanlığın iyiliği, huzuru ve mutluluğu için çabalayan bir medeniyetin temsilcileriyiz.”
Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Direktörü Prof. Dr. Ali Güneş de “Ahiliğin izinde mükemmele yolculuk” mottosuyla çıktıkları yolda Ar-Ge gönüllüsü öğrencilerin gelecek adına görev üstlendiğini belirtti.
Konuşmaların ardından Karahocagil ve Güneş, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Ahiliğin bir meslek örgütü olmasının dışında insan yetiştirme ve medeniyet projesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal hayata düzen getirdiğini, yeni bir anlayışın hakim olmasını sağladığını, dışarıdan tehditlerin olduğu dönemlerde devleti ve milleti ayakta tutabildiğini vurgulayan Karahocagil, “Ahiliğin bizim ne kadar önemli bir değerimiz olduğu daha çok ortaya çıkmaktadır. Bir yıla yakın bir süredir Gazze’de insanlık katliamı ve soykırım yapılıyor, bütün dünyanın seyirci kaldığı bu sistem devam ediyor. Yarın bunların başka yerlerde olma ihtimalini görüyoruz. Bunun için mazlumların sesi ve güvencesi olmak, onların güvendiği yer olmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Ahilik öyle bir değer ve sistem ki içindekilerle toplumsal düzeni, barışı sağlarken, insanın gelişimine de odaklanmaktadır.” diye konuştu.
Daha sonra öğrencilere üniversite, yerleşke, imkanlar ve kent hakkında bilgiler verilirken, her fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu da kendi bünyesinde öğrencilere yönelik seminer düzenledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>