İsmail Saymaz’ın kendisi hakkında “Ankara Çankaya’da TBMM’ye yakın ofis açtığı iddiasını” yalanlayan Akşener, Erdoğan ile görüşmesinde bir iş adamının Yargıtay’daki davasına ilişkin ricacı olduğu iddiasını da sert bir dille reddetti.
Akşener’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şu şekilde:
“Devletin, milletin ve toplumun içerisinde demokrasinin işlerliğini sağlamak için basının özgürlüğünün sağlanması kadar önemli olan bir diğer konu da gazetecilerin doğru ve sağlıklı bilgiyle vatandaşı aydınlatma konusundaki hassasiyetidir. Demokrasinin asli unsurlarından olan bir mesleği icra ettiğinin bilincindeki bir gazeteci, gazetecilik etiği doğrultusunda; doğru, tarafsız, şeffaf, dürüst ve sorumlu davranmakla yükümlü olduğunu da çok iyi bilir. Bu çerçevede de hem mesleğine hem de topluma duyduğu saygı gereği; elde ettiği herhangi bir bilgiyi, öncelikle doğrulamak için gereken özeni gösterir. Çünkü bu sayede hem toplum nezdinde güvenilir olma hem de tarafsız, dengeli ve sorumlu haber yapma görevini yerine getirmiş olur. Ancak ne yazık ki son günlerde ülkemizde yozlaşan birçok değer gibi gazetecilik mesleğinin de, kendisini gazeteci olarak tanımlamasına rağmen görevini yerine getirme şuurundan uzak bir kesim tarafından, demokrasimizdeki kıymetli yeri ve sorumluluğundan uzaklaştırılarak yozlaştırıldığına şahit oluyorum.
5 Haziran 2024 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanı ile yapmış olduğumuz görüşme sonrasında; doğru, tarafsız, şeffaf ve sorumlu davranma etiğinden uzak bir kısım gazeteci tarafından ortaya atılan iddiaları ve görüşme üzerinden medyaya yansıyan asılsız haberleri büyük bir şaşkınlık ve üzüntü ile takip ediyorum.
11 Haziran 2024 tarihinde Sözcü Televizyonu’nda yayınlanan “Aklın Yolu” programına katılan İsmail Saymaz da ne yazık ki gazetecilik etiğini ihlal ederek; “Meral Akşener’e en yakın olduğunu bildiğim isimlerle konuştum. Beştepe’ye gitme ziyaretinin bir iş adamının Yargıtay’daki davasını çözmek olduğunu söyledi ve bunu anlattıktan sonra Yazık bizim emeklerimize diye bitirdi” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Öncelikle milletimize duyduğum saygı gereği açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki; İsmail Saymaz’ın bu ifadelerindeki şahsıma yöneltilen iddialar tümüyle gerçek dışıdır.
Bugüne kadar herhangi bir iş insanı veya başka bir kişi adına, yargıya intikal etmiş bir konuda hiç kimseden açık veya örtülü hiçbir talebim olmamıştır, bugünden sonra da olmayacaktır. İsmail Saymaz’ın bu gerçek dışı iddiası; sadece şahsımı değil, aynı zamanda bağımsız Türk Mahkemelerini ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı da zan altında bırakmaktadır.
Ayrıca 10 Haziran 2024 tarihinde, sosyal medya üzerinden yine İsmail Saymaz’ın şahsi hesabından paylaşılan; “İYİ Parti eski lideri Meral Akşener, Çankaya’da TBMM’ye çok yakın bir mesafedeki Cinnah Caddesi 57 numaralı binada ikinci katta ofis tuttu. Taşınma bugün başladı.” paylaşımı da sosyal medyada bilgi kirliliği yaratan gerçek dışı bir paylaşımdır. Ofis açıp açmadığımı bu kadar çok merak edenleri aydınlatmak isterim ki; Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir amaçla bir ofis açmadım. Şimdilik böyle bir planlama içerisinde de değilim. İlerleyen aşamada eğer ki bu yönde bir kararım olursa bunun da kamuoyu ile paylaşılmasını bizzat kendim sağlarım.
Ezcümle; son günlerde İsmail Saymaz tarafından şahsım adına ortaya atılan, “iş adamının dosyası için görüşüldü” ve “ofis açtı” şeklindeki iddialar, bir gazetecinin habercilik anlayışından uzak şekilde birer dedikodudan ibaret olup gerçeklik taşımamaktadır.
Bu vesileyle aziz Türk milletinin huzurunda;
Gazetecilik mesleğinin itibarı açısından oldukça üzücü olan bu açıklamalarından ötürü İsmail Saymaz’ı; haberciliğin evrensel ilkeleri çerçevesinde tarafsız, şeffaf, dürüst davranmaya ve ciddi, dengeli, sorumlu bir bakış açısıyla haber yapmaya davet ediyorum.
Yukarıda ifade ettiğim konular hakkında en kısa zamanda hukuki yollara başvuracağımın da bu vesileyle bilinmesini isterim.
Bu bağlamda, hakkımda daha fazla dedikodu ve yanlış bilginin yayılmasının önlenmesi ve şimdiye kadar bu yayın nedeniyle yanlış bilgilendirilen milletimizin ortaya atılan iddiaların gerçek dışı olduğunu öğrenmesi için bu açıklamamın da, tekziben yayınlanmasını rica ederim.”
25 Ekim 2017‘de Meral Akşener liderliğinde kurulan ve 7 yıldır Türk siyasetinde aktif rol oynayan İYİ Parti, bugün itibariyle zor günler geçiriyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde altılı masada yer alan, 31 Mart yerel seçimlerinde ise ‘hür ve müstakil’ girme kararı alınan partide oy oranlarının 3.76’ya kadar düşmesi sonrası büyük bir kriz yaşandı.
Seçim sonuçlarının ardından İYİ Parti’de büyük tartışmalar yaşanırken liderlik koltuğu da sallantıya girdi. Seçimden sonraki son 1 haftalık süreçte partide, kritik kararlar alınırken peş peşe istifalar yaşandı. İYİ Parti şimdi ise kritik bir eşikte yer alıyor. Parti aldığı yaralara rağmen varlığını devam ettirerek bundan sonraki seçimler için kilit parti mi olacak? Yoksa diğer birçok parti gibi eriyip tarihe karışan tabela partilerinden birine mi dönüşecek?
İşte İYİ Parti’de 31 Mart seçimleri sonrası yaşanan gelişmeler…
BİLGE YILMAZ İSTİFASI
31 Mart akşamı seçim sonuçlarının netleşmeye başlamasının ardından İYİ Parti’deki ilk çatlak ortaya çıktı. İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz görevinden istifa etti, Yılmaz partinin genel başkanı Meral Akşener’i de istifaya davet etti.

KURULTAY KARARI
Seçimin hemen ertesi günü kameralar karşısına geçen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart seçimlerinde partisinin aldığı sonuçları değerlendirdiği basın toplantısında sonuçlara göre 1 il, 27 ilçe ve belde olmak üzere 31 yeri vatandaşların seçimle kendilerine emanet ettiklerini belirterek seçimdeki büyük oy düşüşüne değindi. Akşener, “Seçime ilişkin öz eleştirimizi yapacağız. Milletimizin bize vermiş olduğu mesajı, gereken adımları atacağız.” diyerek kurultay kararı aldıklarını açıkladı.
İSTANBUL ADAYI İSTİFA ETTİ
Akşener’in kurultay kararından 2 gün sonra İYİ Parti’nin 31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Buğra Kavuncu açıklama yaptı. Kavuncu, partideki Teşkilatı Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak da görevini bıraktığını duyurdu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili olarak görevine devam edeceğini belirten Kavuncu, daha önce partiler arasında ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerde “parti aidiyetinin neredeyse yok olduğunu” söyledi.
AKŞENER ADAY OLMAYACAĞINI AÇIKLADI
Seçim sonuçlarının ardından Olağanüstü Kurultay kararı alan İYİ Parti’de kurultay tarihi kesinleşti. İYİ Parti’de kurultay 27 Nisan‘da yapılmasına karar verildi. Seçimli kurultayda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in aday olup olmayacağı merak ediliyordu. Akşener kararını duyurdu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçimli olağanüstü genel kurultayda aday olmayacağını açıkladı. “2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum.” ifadelerini kullanan Akşener, aday olacak kişilere başarılar diledi.


ADAYLAR NETLEŞTİ
Akşener’in kurultay kararını duyurmasının ardından İYİ Parti’de genel başkanlık için adaylık yarışı da resmen başlamış oldu. İYİ Parti’deki isimler peş peşe Meral Akşener‘in kurultayda aday olmadığı genel başkanlık koltuğuna aday olduğunu açıklamaya başladı.
İYİ Parti Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tolga Akalın, genel başkanlık için adaylığını ilan etti. Akalın “Yarışın içinde ben de varım.” dedi.

Müsavat Dervişoğlu da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘Kurultayda aday olmayacağım’ açıklaması sonrası sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Bir adaylık açıklaması da Koray Aydın’dan geldi. Akşener’in kararının ardından sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Koray Aydın, “Bilindiği üzere İYİ Parti’miz, 27 Nisan 2024 tarihinde Seçimli Olağanüstü Kurultay kararı almıştır. Bu bağlamda kararın alındığı günden bu yana milletvekillerimiz, parti yöneticilerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, kurultay delegelerimiz ve partimize emek vermiş pek çok dava arkadaşımızla yürüttüğümüz istişareler sonucunda Genel Başkan Adayı olmaya karar vermiş bulunmaktayım.” ifadelerini kullandı.

ÜMİT ÖZLALE İSTİFASI
İYİ Parti’de Meral Akşener, aday olmayacağını partideki diğer isimler ise genel başkanlık adaylığını açıklarken istifalara bir yenisi daha eklendi. İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterilen İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partiden istifa ettiğini açıkladı.
Özlale sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
-Sevgili İYİ Parti Ailesi, uzun bir süredir İyiler Hareketi’nin bir üyesi olarak sizlerle birlikte ülkemiz için çalışmaktan gurur duydum.
-Ancak, geldiğimiz noktada partimizin ilk günlerdeki heyecanının kalmadığını, makul çözümler sunmanın mümkün olmadığını ve siyaset üretmenin imkansız olduğunu üzülerek görüyorum.
Bu nedenle istifamı sunma kararı aldım.
HABER7
Kuruluşundan bu yana ilk kez seçimlere müstakil giren fakat büyük hüsran yaşayan İYİ Parti’de belirsizlik hakim.
1,7 milyon kişinin tercih etmesiyle oyların sadece % 3,7’sini alabilen İYİ Parti, 10 ay önceki genel seçime göre % 6,2, 2019 yerel seçimine göre %3,7 oy kaybetti.
| İYİ Parti 2019 yerel seçimlerinde 3,4 milyon oy (%7,45) almıştı. 2023 genel seçimlerindeki oy sayısı 5,2 milyona, oranı %9,90‘a ulaşmıştı. |
81 ilden yalnızca Nevşehir’i kazanabilen İYİ Parti’nin kazandığı belediyeler 24 ilçe ve 4 belde ile sınırlı kaldı.
Seçim öncesinde “Kaybedersem siyaseti bırakırım” ifadesini kullanan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik eleştiriler yükselirken Akşener, “olağanüstü seçimli kongre” kararı aldıklarını duyurdu.
Meral Akşener’in kongrede aday olup olmayacağına dair bir açıklama yapılmadı.
‘BIRAKIYORUM’ DEDİ, KURMAYLARI VAZGEÇİRDİ
Akşener’in kongre kararını nasıl aldığı ve seçim gecesi İYİ Parti Genel Merkezinde neler yaşandığına dair kulis bilgileri sızdı.
Edinilen bilgilere göre 31 Mart akşamı İYİ Parti’nin aldığı oy oranının belirmesiyle birlikte Merak Akşener, yakın çevresine görevi bırakacağını söylediği aktarıldı.
Akşener’in, “Ben bir söz verdim, bu sorumluluğumu yerine getirmem gerekir. Kongreyi toplayacağım ama aday olmayacağımı da açıklayacağım.” dediği bildirildi.
Seçim gecesi bu çıkışına karşı kurmayların Akşener’i kararından vazgeçirmeye çalıştığı, “Bunun çok erken alınacak bir karar olduğunu, sabaha kadar düşünmenin daha faydalı olacağını” ifade ettikleri kaydedildi.

“GİDERSE İYİ PARTİ DAĞILIR”
NTV Parlamento Muhabiri Özgür Akbaş’ın aktardığına göre, “Meral Akşener’in İYİ Parti’nin tutkalı olduğu” görüşünü paylaşan partililerin, “Akşener giderse partinin toparlanamayacağı, kurucu lider olarak tabanı yeniden kendisinin toparlayabileceğini” söylemiş.
PARTİDE 3 AYRI GÖRÜŞ: GİTSİN, KALSIN, DEĞİŞSİN
İYİ Parti’nin 3’e bölündüğünün altını çizen gazeteci Akbaş, “Akşener ile devam edilmesi gerektiğini” savunan grubun çoğunlukta olduğunu belirtti.
“Meral Akşener istifa etmeli, yeni bir döneme girilmeli” diyen ikinci grubun var olduğunu ve başında Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bilge Yılmaz’ın geldiğini ifade etti. Görevinden istifa eden Yılmaz’ın Akşener’i de istifaya davet ettiğini hatırlayan Akbaş, “Bilge Yılmaz’ın kongrede Akşener’in karşısında aday olabileceği konuşuluyor.” dedi.
İYİ Parti’deki üçüncü cephenin ise “Akşener ile devam edilsin fakat kurmay kadrosu değişsin” görüşünde olduğunu aktardı.

8 NİSAN’A KADAR YOL HARİTASI OLUŞACAK
İYİ Parti’de kongre takviminin 8 Nisan’da netleşmesi bekleniyor.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Akşener’in; milletvekilleri, Başkanlık Divanı ve Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleriyle bir araya gelerek hem yerel seçimin sonuçlarına hem de seçimli olağanüstü kurultay sürecine ilişkin istişarede bulunacağı öğrenildi.
İYİ Parti’de seçimli kongre kararının 45 ila 60 gün içerisinde alınması bekleniyor. Kongrenin mayıs yada haziran ayında gerçekleşeceği öngörülüyor.
İYİ Partinin tüzüğüne göre, seçimli olağanüstü kurultay, Genel Başkan veya GİK’in gerek görmesi halinde veya Kurultay delegelerinin, en az üçte birinin noterden onaylı yazılı istemleri üzerine 60 gün içerisinde yapılması gerekiyor.
“BİRİSİNİ GÖRÜYORUM Kİ AYNI TAYYİP BEY’İN HUYLARI”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bandırma’daki mitingde gerçekleştirdiği konuşmada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yüklendi ve İYİ Parti seçmeninden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın için oy istedi. Özel, “Ahmet Akın’a dendi ki, biz bir gün sana borcumuzu ödeyeceğiz. Şu ana kadar çok uğraştık, görüştük ama verilen sözler unutuldu. Ben diyorum ki eski dosttan düşman olmaz ama birisini görüyorum ki aynı Tayyip beyin huyları. Yüz yüze bakıyoruz.
“DÜN METHETTİKLERİNİZE BUGÜN NASIL KÜFÜR EDİYORSUNUZ?”
Dün methettiklerinize, bugün nasıl küfür ediyorsunuz? Dün öptüğünüz surata, bugün nasıl tükürüyorsunuz? Dün itiraz ettiğiniz işi, bugün sarayın ağzıyla nasıl sahipleniyorsunuz? Sizin için her şeyi yapmış bir partinin bir temsilcisi böyle efendi bir aday için gelmişte, sen o meydana nasıl iftira ve hakaret içeren pankart asıyorsun. Yazıklar olsun” dedi.
“SENDE OLMAYAN VİCDAN VE İNSAF, İYİ PARTİ’NİN İYİ İNSANLARINDA VAR”
Ahmet Akın’ın geçtiğimiz yerel seçimlerde en büyük fedakarlığı yaptığını belirten Özel, “Birileri şimdi ona yıllar önceki borcunu ödemek yerine tavır takınıyorsa, sende olmayan vicdan ve insaf, İYİ Parti’nin iyi insanlarında var. Hepsinden vallahi de billahi de oy istiyorum. Ben Meral hanıma abla derim, ömrüm boyunca da abla demeye devam edeceğim. Ben İYİ Parti’nin iyi insanlarına, gönlünde, gözünde güneş olanlara ömrüm boyunca sevgiyi ve minneti sürdüreceğim. Birkaç tane AK Parti artmışı, oradan sekmişi, gelmiş burada kıymete binmişinin bu kibrine de ne iyi insanları feda ederim, ne de partimi feda ederim. Önümüzdeki Pazar günü Ahmet Akın’a sahip çıkmaya hazır mısınız?” ifadesinde bulundu.

AKŞENER’DEN ÖZEL’E: TÜRK SİYASETİNDE BU ŞEKİLDE BİR CIVIKLIK OLMAMIŞTIR
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Edirne’nin İpsala ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Vatandaşın yanında olduklarını, milletin sesi olmak için partiyi kurduklarını belirten Akşener, genel seçimde ittifakta yer aldıkları süreci anlattı.
Akşener, o dönemde söylemlerinin dikkate alınmadığını ve seçimlerin kaybedildiğini dile getirdi. Seçmenin sesini duymak için gayret sarf ettiklerini ifade eden Akşener, “Çok rahatları yerinde. Edirne’ye gelen Sayın Özgür Özel, ‘Sakın ola ki AK Parti kazanır, sakın ola ki CHP’nin dışında bir partiye oy vermeyesiniz. İYİ Partinin de adayı olgunluk gösterip ayrılmalıdır’ diyor. Türk siyasetinde bu şekilde bir cıvıklık, bir ayıp asla olmamıştır. Bu kaçıncı? Öbürü de çıkıp diyor ki, Edirne’nin bir başka ilçesinde de AK Partili bakanlar geliyor ‘Sakın ola ki AK Parti dışında başka bir yere oy vermeyesiniz, oylar bölünür, CHP gelir.’ diyor” diye konuştu.
“BİRİSİNİ GÖRÜYORUM Kİ AYNI TAYYİP BEY’İN HUYLARI”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bandırma’daki mitingde gerçekleştirdiği konuşmada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yüklendi ve İYİ Parti seçmeninden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın için oy istedi. Özel, “Ahmet Akın’a dendi ki, biz bir gün sana borcumuzu ödeyeceğiz. Şu ana kadar çok uğraştık, görüştük ama verilen sözler unutuldu. Ben diyorum ki eski dosttan düşman olmaz ama birisini görüyorum ki aynı Tayyip beyin huyları. Yüz yüze bakıyoruz.
“DÜN METHETTİKLERİNİZE BUGÜN NASIL KÜFÜR EDİYORSUNUZ?”
Dün methettiklerinize, bugün nasıl küfür ediyorsunuz? Dün öptüğünüz surata, bugün nasıl tükürüyorsunuz? Dün itiraz ettiğiniz işi, bugün sarayın ağzıyla nasıl sahipleniyorsunuz? Sizin için her şeyi yapmış bir partinin bir temsilcisi böyle efendi bir aday için gelmişte, sen o meydana nasıl iftira ve hakaret içeren pankart asıyorsun. Yazıklar olsun” dedi.
“SENDE OLMAYAN VİCDAN VE İNSAF, İYİ PARTİ’NİN İYİ İNSANLARINDA VAR”
Ahmet Akın’ın geçtiğimiz yerel seçimlerde en büyük fedakarlığı yaptığını belirten Özel, “Birileri şimdi ona yıllar önceki borcunu ödemek yerine tavır takınıyorsa, sende olmayan vicdan ve insaf, İYİ Parti’nin iyi insanlarında var. Hepsinden vallahi de billahi de oy istiyorum. Ben Meral hanıma abla derim, ömrüm boyunca da abla demeye devam edeceğim. Ben İYİ Parti’nin iyi insanlarına, gönlünde, gözünde güneş olanlara ömrüm boyunca sevgiyi ve minneti sürdüreceğim. Birkaç tane AK Parti artmışı, oradan sekmişi, gelmiş burada kıymete binmişinin bu kibrine de ne iyi insanları feda ederim, ne de partimi feda ederim. Önümüzdeki Pazar günü Ahmet Akın’a sahip çıkmaya hazır mısınız?” ifadesinde bulundu.
AKŞENER’DEN ÖZEL’E: TÜRK SİYASETİNDE BU ŞEKİLDE BİR CIVIKLIK OLMAMIŞTIR
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Edirne’nin İpsala ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Vatandaşın yanında olduklarını, milletin sesi olmak için partiyi kurduklarını belirten Akşener, genel seçimde ittifakta yer aldıkları süreci anlattı.
Akşener, o dönemde söylemlerinin dikkate alınmadığını ve seçimlerin kaybedildiğini dile getirdi. Seçmenin sesini duymak için gayret sarf ettiklerini ifade eden Akşener, “Çok rahatları yerinde. Edirne’ye gelen Sayın Özgür Özel, ‘Sakın ola ki AK Parti kazanır, sakın ola ki CHP’nin dışında bir partiye oy vermeyesiniz. İYİ Partinin de adayı olgunluk gösterip ayrılmalıdır’ diyor. Türk siyasetinde bu şekilde bir cıvıklık, bir ayıp asla olmamıştır. Bu kaçıncı? Öbürü de çıkıp diyor ki, Edirne’nin bir başka ilçesinde de AK Partili bakanlar geliyor ‘Sakın ola ki AK Parti dışında başka bir yere oy vermeyesiniz, oylar bölünür, CHP gelir.’ diyor” diye konuştu.
Haber7 – ÖZEL
Yerel seçimler için son haftaya girilirken eski ittifak ortakları İyi Parti ile CHP arasındaki gerilim tırmanıyor. 31 Mart’ta seçime ayrı adaylarla girecek olan iki partide karşılıklı restleşmeler sürüyor. İyi Parti’de üst düzey isimlerden CHP’ye yönelik yaylım ateşi yükseliyor.
İYİ Parti oylarına göz diken CHP kurmaylarına İYİ Parti yetkililerinden sert karşılık geliyor. CHP’nin terör uzantısı DEM Parti ile ittifakına vurgu yapan İYİ Partililer, ağır ifadeler kullanmaktan çekinmiyor. Son olarak Meral Akşener’in siyasi ahlak söylemiyle gerekleştirdiği yaylım ateşi, İYİ Parti-CHP savaşını zirveye taşıdı.
VURAL’DAN İMAMOĞLU’NA: HADİ BAŞKA KAPIYA!
İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, CHP’nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi. İyi Parti’ye operasyon yapıldığını söyleyen Vural, İmamoğlu’nun koltuk sevdasının Türkiye’den büyük olduğunu belirtti.
İmamoğlu’na “Başka kapıya” diyerek yolu gösteren Vural, İYİ Parti seçmeninin DEM Partili işbirliğine asla oy vermeyeceğinin altını çizdi. “İYİ Partiye operasyon yaparken particilik yapan sensin.” diyen Oktay Vural, “Senin partin, senin gönül bağın DEM sana, bizim partimiz İYİ Parti, milli siyasetimiz bize, milletimize.” diye konuştu.
ÖZTÜRK’TEN ÖZEL’E: ULAN TİPİ TİP!
İYİ Parti’den CHP’ye bir salvo da parlamentodan geldi. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, CHP lideri Özgür Özel’in, İYİ Parti seçmeninin CHP’ye oy vermemesi durumunda AK Parti’nin kazanacağı iddiasına tepki gösterdi.
CHP’li Özgür Özel’e “Ulan tipi tip” diye seslendiği konuşmasında Öztürk, “Yıllardır sizin zihniyetiniz sayesinde bunlar iktidarda kalıyor. Madem öyle çek adayını da biz kazanalım.” ifadesini kullandı.
CHP’Lİ VEKİLE AYNEN KARŞILIK
Yasin Öztürk’ün sert çıkışına CHP kanadından cevap geldi.
CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Sizi temiz bir üslup ile konuşmaya davet ediyorum. Cumhuriyetin kurucusu olan partimizin Genel Başkanı Özgür Özel için kullanmış olduğunuz seviyesiz sözleri size iade ediyorum.” dedi.
Vitesi düşürmeyen İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, bir sert karşılık da Şeref Arpacı’ya verdi.
“Apo sevicileriyle iş tutan bugünkü CHP, belediye başkanlıkları uğruna sapkınlaşmıştır” diyen Öztürk, “Atatürk üzerinden siyaset dersi almak istersen önce DEM’lenmeyi bırakacaksınız” sözlerini sarf etti.
Özgür Özel’e daha önce de “tipi tip” diye hitap edildiğini hatırlatan Öztürk, “Genel başkanına bu hitabı yapan ilk ben değilim. Gerçi siyasi hafızan tazedir senin, Daha dün tombaladan çıkmıştın pardon.” dedi.
AKŞENER’DEN YAVAŞ’A: SİYASİ AHLAKSIZ
İYİ Parti-CHP geriliminde gediği taşa ise Genel Başkan Meral Akşener koydu.
İYİ Parti lideri Meral Akşener, Ankara’da İYİ Parti’den istifa eden birçok üst düzey ismin kendisiyle beraber CHP için çalıştığını ifade eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’a çıkıştı.
Akşener, Yavaş’ı “siyasi ahlaksızlıkla” suçladı.
İYİ Parti lideri Akşener, “Diğerleri anlamaz ama bu söyleyeceğimi Mansur Yavaş ve etrafındaki tayfa anlayacaktır. Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz. Allah şahittir, vallahi, billahi, tallahi ben de unutmayacağım.” diye konuştu.
Yavaş’ı bombalayan Akşener, şunları söyledi:
“İyilik yap kötülük bul. Böyle bir sistemden hayır çıkmaz. Bunlar bizim için yeni tecrübeler. İnsanlara güvenip onlar için fedakarlık yapıp karşılık olarak siyasi ahlaksızlık görüyorsanız eğer oraya bir mim koyacaksınız.”
]]>‘CHP’YE BİZ TEKLİFTE BULUNDUK’
2018 seçimlerinde hayal kırıklığı yaşadıklarını söyleyen Akşener, “2019’da biz CHP’ye gidip teklifte bulunduk. İstanbul, Ankara, Adana, Antalya gibi büyükşehirleri alırsak morali yere düşmüş muhalif seçmeni ayağa kaldırırız dedik. Masaya oturan arkadaşlarıma her zaman Türkiye’yi tercih edeceksiniz dedim. Çırak çıkacak gözüm yok ama 19 ilçe 4 belde ile durumu kapattık. Amacımız muhalif seçmeni ayağa kaldırmaktı. 2023’ün sonucu başarısızlıktı. İsteyen suçu bana atsın isteyen ortaklaştırsın, başaramadık. Tartışmalar sonucunda adına hür ve müstakil koyduğumuz gelecek açısından çok önemli bir karar aldık. Size kendimizi teslim ettik” diye konuştu.

‘KENDİ PARTİLERİNDEN DAHA FAZLA ARKALARINDA DURDUK’
Partisinin iç işlerine karıştığını iddia ettiği belediye başkanlarıyla ilgili konuşan Akşener, “İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı almanın bu sistemi değiştirecek gücü vermediğini gördük. Yeni bir yol bulmalıydık onun için sizlerin tartısına koyduk. ANAP ve DYP kavgası vardı ülkede. İki taraf da birbirinin partisine elini uzatmazdı. Biz büyükşehir belediyelerini kazandık ve onlarla ilgili kefaret koyduk. Belediye başkanlarımızla ilgili yapılan yanlışların karşısında kendi partilerinden daha fazla arkalarında durduk” dedi.
‘İMAMOĞLU’NUN YANINA GİTTİM, BİR HAFTA ÖLMÜŞ ANAMA SÖVÜLDÜ’
Belediye başkanlarının arkasında durduğunu belirten Akşener, “Dava görüldüğü zaman İmamoğlu’nun yanına gittim, bir hafta ölmüş anama sövüldü. Muhittin Böcek hastalandı hakkında çeşitli sözler çıktı. Antalya genel merkeze sökün etti ‘o dönmez artık şunu seçelim’ dediler. Bunların her birini Böcek biliyor. Ben bunun çok ahlaksızca bir şey olduğunu söyledim. Nitekim Böcek iyileşti ve aramıza katıldı. Ankara’da da benzer şeyler oldu ben sapasağlam bu arkadaşların yanında durdum. Ankara’da il başkanı, ilçe başkanı, meclis üyeleri dahil 7’den 77’ye herkes istifa etti. Hür ve müstakil kararı aldığımız için. Biz bunu not ettik. Seçiminde yardımcı olan, arkasında duran bir siyasi partinin yöneticilerine bunu yapan, gerisini söylemeyeyim” diye konuştu.
‘SAHTEKARLIKLARIN GEREĞİNİ YAPMAK BENİM İÇİN NAMUS BORCUDUR’
Antalya ve İstanbul’da da benzer durumların yaşandığını söyleyen Akşener, “Asıl vahim olanı bu arkadaşların bununla övünmesi. Siyasi partilerden birbirine geliş gidişler olabilir. Sistemi boşaltacak kadar bu işin içerisine girmişse bir belediye başkanı bu gerçekten ahlaksızlıktır, siyasi etiğe uymayan bir durumdur. Ben de Meral Akşener’sem elbette bu sahtekarlıkların gereğini yapmak benim için namus borcudur. ” dedi.

‘BÜTÜN SİYASİ HAYATIM BİRİLERİNE KAZANDIRMAKLA GEÇTİ’
Atanamayan öğretmenlerin sorunlarına değinen Akşener, “Sayın Erdoğan’a sesleniyorum, emeklilere 7 bin lira bayram ikramiyesi ver, 11 bin lira zam yap, maaşlarını asgari ücret seviyesine çıkar. Bunu yaptın yaptın yapmadın emeklilerin oylarına talibim. Kök söktüreceğim, her yerde konuşacağım. Bütün siyasi hayatım birilerine kazandırmakla geçti. 2 belediye başkanı adayını kazandırdık. Cumhurbaşkanı adayı olsun istediniz söyledim ben suçlu oldum. Bir kere de beni kazandırın ne olacakmış görelim” diye konuştu.
]]>Beşikdüzü ilçe merkezinde toplanan halka seslenen Akşener, Millet İttifakı’na, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı muhalefetin gücünü artırmak üzere katıldıklarını belirterek, “Bizim partimiz sizin sesinizi duyurmak için kuruldu ve bu sesi duyurmak için de elimizden geleni yaptık. Bize dediniz ki sizi takip edeceğiz, sizin göreviniz bizim sesimiz olmak ve iktidara da dediniz ki sen de bize hizmet edeceksin. Hizmet etmen için seni tekrar seçtik. Şimdi zerimize düşeni yapıyoruz. Fakat bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için, muhalefet edenlerin güç kazanabilmesi için, bu ittifak işlerinin birisine dahil olduk” dedi.
‘TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETTİK’
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirme hedeflerine ulaşamadıklarını kaydeden Akşener, “2018’de yapılan anketleri gördük ve 2019’a girerken hemşeriniz Koray Aydın geldi ve bana dedi ki, ‘Bu seçmen umutsuz halde, bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kaldığını hissediyor. Ben de kendisine ‘Ne yapalım abi’ dedim. O da bana, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidelim belediye dahilinde bir ortaklaşmayı, ittifakı teklif edelim’ dedi. Sonrasında Sayın Kılıçdaroğlu’ndan randevuyu bizzat ben aldım ve gittim, görüştü. Allah’ım şahittir ki, ‘Bize İYİ Parti mi Türkiye mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı. Sayın Erdoğan dedi ki, ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.’ Sonrasında 2023 seçimlerine giderken sözümüzü duyuramadık. O, onu dedi; bu bunu dedi; söylemlerinden yorulduk. Sonra İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, Ege ve Marmara sizler Ekrem İmamoğlu’nu istedi derken bunlar aday olmadı ve sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik. Bu sistem, yamuk bir sistem” diye konuştu.
‘SAYIN ERDOĞAN YAPACAK BUNU’
Emekliler, atanamayan öğretmenler ve mülakatlara ilişkin konuşan Akşener, “10 bin lira emekli maaşı ile 5 bin lira kira veren emekli geçinemez. Buradan Erdoğan’a diyorum ki; Sayın Erdoğan, emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün; bunu yaptın, yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin ona diyecek bir şeyimiz yok. Sayın Erdoğan yapacak bunu. Diyorlar ki Meral Akşener, Erdoğan’a oy istiyor. Ne alakası var kardeşim. Ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Verin elinizi, tutun elimi. Bu süreçte 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır size göstereyim. 2’nci olarak da 2024 seçimlerine giderken 100 bin öğretmen atayacaksın. Sayın Erdoğan, atayacaksın. Atamıyorsa eğer öğretmenlerin oylarını istiyorum. Tutun elimi, güç verin görün, nasıl yapılırmış. 3’üncü olarak da mülakatın kaldırılacağını hepimiz söyledik. Kaldır kardeşim. Şimdi diyorlar ki para yok. Hadi oradan be Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun?” dedi. (
İYİ Parti’nin milletin sinesinden çıkardığı bir tavır, duruş ve şuur olduğunu söyleyen Akşener, oy uğruna milleti birbirine düşürenlere, değerleri istismar edenlere benzemediklerini ve cumhuriyet düşmanlarıyla uzlaşı peşinde koşmadıklarını belirtti.

Her zaman eğriye eğri, doğruya doğru demeyi düstur edindiklerini vurgulayan Akşener, “Türk siyaseti, bugün birbirinin zıttı gözükenlerin aslında birbirlerini aynadaki sureti olduğu büyük bir riyakarlığın girdabında savrulup gidiyor. Türk siyaseti, bugün birbirlerine sürekli laf yetiştirenlerin aslında birbirleri sayesinde ayakta kaldığı bir kayıkçı kavgasına mahkum ediliyor. Türk siyaseti, bugün sözde birbirine düşman olanların aslında varlıklarını birbirlerine borçlu olduğu bir tahterevalli düzenine sıkıştırılıyor.” diye konuştu.
Partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ülke ve millete dair bir çok değer, gelenek ve kurumun içini boşalttığını savunan Akşener, şunları kaydetti:
“Adına ‘ittifak sistemi dedikleri milletsiz bir siyaset düzlemi ülkemizi adeta esir aldı. Çünkü partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ortaya çıkardığı bu milletsiz siyaset düzleminde iktidarla ana muhalefet aynı sofrada oturmuş, milletin hakkını, memleketin istikbalini Türkiye’nin yıllarını afiyetle yemenin peşindeler. İşte o nedenle biz İYİ Parti olarak nasıl kurulduğumuz günden beri bu ucube sisteme ‘hayır’ diyorsak bugün de hayır diyoruz. Üstelik başkalarının aksine duruşumuzla samimi olduğumuz için menüde milletimizin olduğu şer sofralarına da hayır diyoruz. O sofraların haram lokmalarına da hayır diyoruz: İttifak sistemine de dayatma düzenine de mecburiyet siyasetine de hayır diyoruz.”
Millete milli, demokratik, hür bir siyaset vaat ettiklerini ifade eden Akşener, “Memleketimizin sorunlarını çözmek Türkiye’nin önünü açmak yerine işi kamplar arası nüfus sayımına çevirerek koltuklarını müdafaa edenleri, sorumsuzluklarının dayanılmaz hafifliği ilelebet sürsün diye suni gündemlerle milletimizi oyalayanları ziyadesiyle rahatsız ediyoruz. Hamdolsun verdiğimiz rahatsızlıktan çok ama çok memnunuz ve rahatsız etmeye de aynen devam edeceğiz. Türk siyasetinin saray yapımı bir pembe dizi olmasına da ana muhalefet yapımı bir korku filmi olmasına da iktidarla ana muhalefetin ortak yapımı uzadıkça uzayan bir ortaoyunu olmasına da müsaade etmeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Siyasetin yeniden gerçek gündemi olan milletin dertleriyle buluşturacaklarını dile getiren Akşener, siyasetin vizyon, kadro ve projeyle yapıldığını söyledi.
– Beyannamede kadın, yaşlı ve öğrenci vurgusu
Yerel seçim beyannamesinde ülkede yaşanan 4 temel soruna değindiklerini bildiren Akşener, “İYİ Parti olarak, şehirlerimizdeki yoksullukla mücadelemizin odağına gençleri, çocukları, kadınları ve emeklileri alıyoruz. Bu çerçevede hiçbir gencin barınma sorunu yaşamaması için yönettiğimiz belediyelerde erişilebilir, güvenli ve sağlıklı, yurt imkanları sunacağız. Hiçbir gencin KYK borcu derdine düşmemesi için yönettiğimiz belediyelerde sosyal sorumluluk projelerine katılan gençlerimizin KYK borçlarını, belediye olarak biz ödeyeceğiz.” diye konuştu.
Yönettikleri belediyelerle okullarda sabah ve öğlen olmak üzere öğrencilere iki öğün ücretsiz yemek imkanı sağlayacaklarını anlatan Akşener, “Bu yemekleri şehirlerimizdeki kadın girişimcilerimiz ve kooperatifler aracılığıyla temin edecek kadınların şehir ekonomisine süratle dahil olmasını sağlayacağız. Hiçbir kadını, şiddetle bir başına bırakmayacağız. Yönettiğimiz belediyelerde kuracağımız, ‘Kadın Destek Merkezleri’ ile gece veya gündüz fark etmeksizin her konuda yanlarında olacağız.” ifadelerini kullandı.
Yoksullukla mücadelede emeklileri yalnız bırakmayacaklarını dile getiren Akşener, “İktidar belli ki emeklilerimizi yoksulluğa mahkum etmekte kararlı. Ancak biz hiç değilse bir nebze nefes alabilmeleri için yönettiğimiz belediyelerde her emeklimizin gelirine destekler sunacağız.” dedi.
Ülkenin artık bir sığınmacı cennetine dönüştüğüne dikkati çeken Akşener, “Kaçak ve sığınmacı sorununa karşı ortaya koyduğumuz Milli Göç Doktrinimizi hayata geçirmek için ilk adımı yetkiyi aldığımız, belediyelerimizde atacağız. Yönettiğimiz belediyelerde öncelikli olarak, tabela standartları getireceğiz. Böylece hem kent estetiğini koruyacağız hem de yabancı alfabelerle tabela asılmasının önüne geçeceğiz.” şeklinde konuştu.
Göreve gelir gelmez tüm kaçak ve sığınmacı gettolarında kentsel dönüşüm çalışmaları başlatacaklarını vurgulayan Akşener, “İYİ Parti olarak yönettiğimiz belediyelerimizde her şeyden önce yaşayan, yaşatan, güvenli şehirler inşa edeceğiz. Bütüncül bir kentsel planlama ve imar politikasıyla şehirlerimizi fiziksel, toplumsal, ekonomik ve ekolojik yapısıyla birlikte depreme karşı, dirençli hale getireceğiz. Şehirlerimizdeki fiziksel yapıyı dirençli hale getirmek için bina dayanıklılığını arttıracağımız teknik uygulamaları yetkiyi alır almaz hayata geçirmeye başlayacağız.” dedi.
Devraldıkları belediyelerde doğal afet riskinin yüksek olduğu şehirlerde kentsel dönüşümleri şeffaf ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştireceklerini belirten Akşener, şehircilik ve ulaşımda örnek bir belediyecilik sergileyeceklerini açıkladı.
Milletin sonuna kadar hak ettiği mutlu, huzurlu ve yaşanabilir şehirlerin konuşulacağının altını çizen Akşener, “Hazır olun 1 Nisan’dan sonra artık İYİ Parti iktidarının ayak sesleri konuşulacak.” ifadesini kullandı.
Akşener’in konuşmasının ardından İYİ Parti’nin büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkan adaylarının tanıtımı yapıldı.
]]>Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, emekli vatandaşlara verilen 3 bin liralık bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu söyledi.
Emeklilere, bayram ikramiyesi uygulamasının ilk kez 2018 yılında başladığını anımsatan Akşener, iktidarın bayram ikramiyesini kendilerinin yaptığı baskı sonucunda vermek zorunda kaldığını, 2018 yılında 1000 lira olan ikramiyenin enflasyonun hızlı artışına rağmen altı yıl içinde sadece iki defa artırıldığını kaydetti.
Son yapılan artışla bayram ikramiyesinin 3 bin liraya yükseltildiğini anımsatan Akşener, şöyle devam etti:
“2018 yılında bir emeklinin bayram ikramiyesi 217 dolara denk geliyordu. Bugün ise artırılmış haliyle bile 97 dolar ediyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7,5 kilo alabiliyor. 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 158 litre benzin alabiliyordu. Bugün ise 73 litre alabiliyor. Durum böylesine ibretlikken emeklinin bayram ikramiyesi gerçekten artmış mı? Artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş. Yani Sayın Erdoğan’ın emeklilerin yılı ilan ettiği 2024’te emeklilerimize yine çile, yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine açlığa mahkum edilmiş.”

“EMEKLİ MAAŞLARINA SEYYANEN 11 BİN LİRA ZAM YAPIN”
Göstermelik zamların yapıldığını, ikramiyeler verildiğini ve vaatlerin yapıldığını dile getiren Akşener, emeklilerin daha fazla enflasyona ezdirilmeyerek gerçek adımların atılmasını istedi.
Emekli bayram ikramiyesinin 7 bin lira olması için kanun teklifi sunduklarını belirten Akşener, “Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın. Böylece hem en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkarmış olursunuz hem de emekli maaşları arasındaki farkı adil şekilde korumuş olursunuz. Bunun da yanında kök maaş işinden de derhal vazgeçin.Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri daha fazla cezalandırmayın.” ifadelerini kullandı.
ESKİ ÖSYM BAŞKANI ALİ DEMİR’İN TAHLİYESİ
Eski Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir’in,”Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarından yargılandığı davaya değinen Akşener, şöyle konuştu:
“Dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir FETÖ üyeliği ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle tutuklanmıştı. Bu hafta ise birden bire bir şey oldu ve biz bu kişinin bir anda beraat ettiğini sadece ‘görevini kötüye kullanma’ suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını hükmün açıklanmasının da 5 yıl ertelendiğini öğrendik. Rezalete bakar mısınız? Hayırdır muhteremler ne değişti? Bir neslin yalnız sorularını değil, yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar ne değişti de aklanıverdi? Bilirkişi raporu ortadayken bu kişi, soruların çalınmasından ne oldu da aklandı? Başında bulunduğu kurumun FETÖ’ye çalışmasından ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca gençlerin geleceğiyle oynanmasından ne oldu da aklandı?
Burada asıl yapılmak istenen ne biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında Ali Demir’i aklamak değil, suçun cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek. Belli ki birileri ülkemize ve milletimize yapılan ihanetleri unutturmanın peşinde, ordumuza kumpas kuranları milletimize silah doğrultanları şehitlerimizin katillerini affetme peşinde. Belli ki birileri dünkü düşmanlardan yeni dostlar türetme peşinde. O yüzden herkes iyi bilsin ki onlar unutsa da biz unutmayacağız. Onlar unutturmaya çalışsa da biz unutturmayacağız. Onlar affetse de biz asla affetmeyeceğiz. Milletimiz, asla affetmeyecek. Bu vatanın şerefli evlatları, asla affetmeyecek.”
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN MISIR ZİYARETİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine değinen Akşener, İYİ Parti olarak Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda Mısır’la ilişkilerin iyileştirilmesinden memnun olduklarını söyledi.
Akşener, “Madem bu ilişkiler, hiçbir şey olmadan kendi kendine iyileşecekti o zaman ülkemiz neden 11 yıl kaybetti? Madem ‘katil Sisi, kardeşim Sisi’ oluverecekti o zaman Doğu Akdeniz’de elimiz neden zayıflatıldı? Mısır’la Yunanistan’ın anlaşmasına neden alan açıldı? Madem İhvancılar bir kenara itilecekti, Rabia da böylesine kolay unutulacaktı o zaman, Mavi Vatan’daki çıkarlarımız neden tehlikeye atıldı?” dedi.
31 MART’TA YAPILACAK YEREL SEÇİMLERİ
Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçime hür ve müstakil olarak katılma kararlarını açıkladıklarını ancak iktidar ve ana muhalefet partisinin bu kararlarını hazmedemediğini belirtti.
Hür ve müstakil girme kararlarıyla birlikte bazı çevrelerin kendilerine karşı operasyon başlattığını ancak kararlarından taviz vermediklerini kaydeden Akşener, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, ne yazık ki iktidar ve ana muhalefetin ele ele verip birlikte oluşturdukları sefasını da birlikte sürdükleri bir kutuplaşma ortamındayız. İkisinin de birbirinin varlığından beslendiği adına da ‘ittifak sistemi’ dedikleri bir kayıkçı düzeninin içindeyiz. Sırf oy almak için birinin Atatürk’ümüze beddua eden soysuzlara, diğerinin de Cumhuriyet’imizi 100 yıllık zulüm gören terör şakşakçılarına şirinlik yapma yarışına tutuştuğu kirli bir orta oyunun tam ortasındayız. Bu muhteremler, şimdiye kadar birbirlerine düşman gözüküp milletimizi birbirinin karşısına dikerek kolay oy almaya çok alıştılar. Şimdiye kadar korkutup, değerlerini istismar edip kendilerine mecbur bırakarak seçmeni sandıktaki keklik görmeye çok alıştılar. Aynı zihniyeti, yöntemleri, söylemleri birbirinden farklıymış gibi pazarlayarak koltuklarını korumaya çok alıştılar.”
Bu arada Akşener, konuşmasına başlamadan önce bazı il ve ilçe belediye başkan adaylarını da açıkladı.
Abdullah Yıldırım Konya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Şeyhmus Göçmez Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı, İz Yücedağ Adıyaman Belediye Başkan adayı, Abdullah Polat Batman Belediye Başkan adayı, Burak Özgül Elazığ Belediye Başkan adayı, Ufuk Cengiz ise Kırşehir Belediye Başkan adayı oldu.
Akşener, Türkiye’nin yerli ve milli 5. nesil savaş uçağı KAAN’ın ilk uçuşuna ilişkin ise bir açıklama yapmadı.
Mahmut Övür’ün Sabah Gazetesinde konuyla ilgili yaptığı analiz “İstanbul’un suçu ne?’ başlıklı köşe yazısında şu şekilde ifade edildi;
Hiç hesapta yokken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset mühendisliği ve Erdoğan karşıtlığı sayesinde İstanbul’u kazandı. Ne İyi Parti ne de o zamanki adıyla HDP seçmeni belediyecilik yapsın diye oy vermedi. O da müthiş bir havaya girdi ve hep kendine çalıştı.
Gözü kendisinden başka da kimseyi görmedi. Başkanı olduğu dünyanın en güzel şehri İstanbul’u feda etti.
Verdiği sözlerin hiçbirini gerçekleştirmedi. Birkaç yeşil alan, birkaç spor tesisi ve süt dağıtımı gibi sınırlı sayıda sosyal yardım dışında iz bırakan bir eser ortaya koymadı.
Deprem için 5 yılda 100 bin (Yılda 20 bin) konut sözü verdiği hâlde 10’da birini bile yapmadı.
Ne yeni bir ulaşım hattı oluşturdu, ne yeni bir su kaynağı devreye soktu. Kendi deyimiyle “İstanbul’a getirdiği bereketi” yakın çevresi ve medyasıyla paylaştı.
Aynı fotoğrafı siyasette de görüyoruz. Siyasi hiçbir fark ortaya koymadan “siyasi aktör” olma derdine düştüğü için ilk “kumpas” kurduğu isim de kendisini o seviyeye taşıyan Kemal Kılıçdaroğlu oldu. CHP’nin belediye başkanı olduğu hâlde İyi Parti ve HDP’yle iş tuttu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan söz ediyorum. Akşener’in onu “Fatih” ilan etmesine, Saraçhane’ye koşa koşa gidip “çak” yapmasına hiç itiraz etmedi; dükkân içinde (CHP) “dükkân açan” esnaf gibi davrandı. Gerçi CHP’lilerin de sesi çıkmadı ama o günlerde esas gücünü İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘den alıyordu. Akşener de Altılı Masa’nın belirleyici aktörü olmak için ona “kazanacak” aday gözüyle bakıyor, o da Akşener üzerinden CHP içindeki yerini sağlamlaştırıyordu. Oyun içinde oyun vardı.
Böyle böyle “hayali” de olsa cumhurbaşkanlığı yardımcılığına kadar yükseldi. O makamı da kendi PR’ı için kullandı ve şehir şehir dolaştı. Geriye dönüp bakın, ortaya mevcutlardan farklı ne iç ne de dış siyasetle ilgili yeni bir şey söylemedi ve bir vizyon ortaya koymadı. Oy da getirmedi ve kaybedenler arasında olmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nu “günah keçisi” yapmayı başardı. Bu da Kılıçdaroğlu’na ikinci darbeydi ve CHP Genel Başkanlık koltuğunu ondan aldı.
Şimdi sıra kendisini “Fatih” ilan eden, yüzünde “Rabbi Yessir” gören Akşener’de. Ne zaman ki Akşener, “İttifak yok” dedi, o zaman İmamoğlu’nun gizli kulakları harekete geçti ve siyasi operasyon da başladı. Böylece zaten kendi içinde problemli olan İyi Parti sarsıldıkça sarsıldı. Akşener, partisindeki kanamayı durdurmak için de açık “savaş” ilan etti:
“Bu, bir siyasi partinin içişlerine karışmak demektir. Şu an itibarıyla bir savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Varım, buyursunlar. Ben idmanlıyım.”
Eh… Etme bulma dünyası, dün Akşener CHP’nin içine el atmıştı, bugün de İmamoğlu “Abla”sının partisine el atıyor. Adaylar belirlenene kadar ara ara istifalarla İyi Parti’yi itibarsızlaştırmak için her yolu deneyecek. Bu arada foncu medyası da boş durmayacak.
Bu süreçte Akşener geç de olsa hem CHP’lileşmenin yeni bir siyaset tarzı olmadığını, hem de İmamoğlu’nun ona yüklenen misyonu taşıyacak bir siyasi derinliğe sahip bulunmadığını ve her an kendisini feda edebileceğini gördü. Yön değiştirmesinin esas nedeni de bu.
Kısa siyasi geçmişinde ilişkili olduğu herkesi bir biçimde feda eden, operasyon çeken İmamoğlu, şimdi ikinci kez İstanbul’u kazanmak istiyor. Aslında İstanbul’a yine “o makama” götürecek bir sıçrama tahtası gözüyle bakıyor. İstanbul’a yazık değil mi? Seçim sonrası, tıpkı İyi Partili Adnan Beker gibi, eminim çok sayıda CHP’liden şu sözleri duyacağız:
“Allah İstanbul’u korumuş.”