Sürdürülebilir ve onarıcı tarımla toprak kalitesini artıracak doğru yöntemlerin uygulanması için “Toprağın sana yeter” adlı bir uygulama geliştiren Yüksek Kimya Mühendisi ve girişimci Nihal Ceren Alıcı, AA muhabirine, tarım topraklarında aşırı kimyasal gübre kullanımı ve iklim krizi nedeniyle toprak canlılığının azaldığını ve bunun da verimi olumsuz etkilediğini söyledi.
Tarım alanlarının son 20 yılda 41 milyon hektardan 38 milyon hektara gerilediğini belirten Alıcı, “Tarımın temeli toprak. Toprak bizim tanımlayabildiğimizin yanında bir de tanımlayamadığımız inanılmaz bir canlılık ve dinamizm içeriyor. Tarımı toprakta yaptığımız için de öncelikle onu tanımalıyız, derinliklerine inmeliyiz. Neye ihtiyacı var, iyi bilmeliyiz ki buna göre işleme yapalım.” dedi.
Proje fikrinin, geçmişten getirdiği öğretilerle çiftçilik yapan babasının istediği verimi elde edememesiyle ortaya çıktığını anlatan Alıcı, öncelikle Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansa başladığını, ardından sürdürülebilir ve onarıcı tarım yöntemlerini herkese ulaştırmak için bir uygulama geliştirdiğini aktardı.

“YÜZDE 50’YE KADAR VERİM ARTIŞI SAĞLADIĞIMIZ PARSELLERİMİZ VAR”
Sistemi uygulamanın hem toprağı tanımak hem doğru gübrelemeyi doğru zamanda yapmak hem de toprak canlılığını iyileştirmek açısından önemli olduğunu vurgulayan Alıcı, “Hele ki şu zamanda iklim krizi diyoruz, toprak sağlığı bitti diyoruz ama aslında ona iyi bakarsak o da bize hızlıca cevap veriyor ve verim artışıyla bizi ödüllendiriyor.” diye konuştu.
Çiftçilerle beraber omuz omuza verimli tarım yapabilmeleri ve kaliteli ürün yetiştirebilmeleri için sahaya inip çalıştıklarını ve onlara sürdürülebilir tarım için yol haritaları sunduklarını dile getiren Alıcı, uygulama sonrası elde ettikleri sonuçlar hakkında şu bilgileri paylaştı:
“Ankara’da biz bunu 3-4 senedir uyguluyoruz. Kimyasal gübrede yüzde 50’ye varan azalma var çünkü biz sadece gübreleme takviminde önerdiğimiz kimyasal gübreyi değil yanında kompost, vermikompost, mikrobiyal, organik ve organomineral gübreyi de öneriyoruz. Bunlarla beraber uygulandığı zaman yüzde 50’ye kadar verim artışı sağladığımız parsellerimiz var. Verim artışı bir getiri sağlarken kimyasal gübrenin azalması hem girdi maliyetini düşürüyor hem de toprak daha iyi bir duruma geçiyor.”

“YAĞIŞA VE METEOROLOJİK VERİLERE GÖRE GÜBRELEME HARİTASI SUNUYORUZ”
Halihazırda uygulamanın yeni aktiflendiğini ve bu nedenle veri seti toplama aşamasında olduklarını anlatan Alıcı, birebir sahaya inip yaptıkları denemelerin biyolojik, fiziksel ve kimyasal analizlerini ve tarladaki ürünlerden aylık düzenli olarak çektikleri görüntüleri uygulamaya yükleyerek yapay zekanın öğrenmesi üzerinde çalıştığını kaydetti.
Alıcı, “İlerleyen zamanlarda datalarımız çoğaldıkça ve kullanıcı sayımız arttıkça yapay zeka destekli olarak bütün bu bilgiler işlenecek ve artık bir süre sonra yapay zeka onlara ‘Senin tarlanda görünüşe göre bu sene böyle bir gübreleme yapman gerekiyor’, ‘Hasat zamanı şu gibi gözüküyor’ diyecek. Bu, onlara sonraki üretim sezonu için bir programlama çözümü oluşturacak.” ifadelerini kullandı.
Uygulamanın, yabani ot ve hastalıklarla mücadele için önerilerden, ürünün ne zaman hasat edileceğine kadar tüm aşamaların takibini sağladığını bildiren Alıcı, uygulamanın nasıl kullanıldığını şöyle anlattı:
“(Çiftçi) kendi bilgileriyle arayüze giriş yapıyor. Daha sonra buraya verilerini giriyor. ‘Benim şu ada, şu parselde, şu kadar büyüklüğünde tarlam var. Ben bu uygulamayı kullanmak istiyorum.’ dedikten sonra gireceği ada ve parsellerden, kullanacağı tarlalardan toprak örnekleri alıp uygulamasına analiz sonuçlarını yüklüyoruz. O sezonda ne ekeceksiniz, örneğin; 2024 sezonunda ben buraya buğday ekeceğim. Ona göre toprak analizlerini karşılaştırıp buğdayın isteklerine göre, yetiştirildiği ortama göre her yörede farklı istekleri ve farklı gübreleme ihtiyacı var. Biz de toprak analizi ve meteorolojik verilere göre bir gübreleme haritası sunuyoruz.”

“DEKARDA 160-180 KİLOGRAM ALDIKLARI ZAMAN BİZ 230’UN ÜZERİNDE BİR VERİM ALDIK”
Nihal Ceren Alıcı’nın babası Ömer Alıcı, emekli olduktan sonra elindeki toprağı değerlendirmek için çiftçiliğe başladığını fakat ne yaparsa yapsın istediği verimi alamadığını ve kızıyla buna bir çözüm arayışına girerek onarıcı ve sürdürülebilir tarım yöntemleri içeren bir sistem üzerinde birlikte çalışmaya başladıklarını söyledi.
Öncelikle bir deneme alanı kurup ardından o deneme alanına arpa ektiklerini anlatan Alıcı, bu alanlarda farklı şekillerde gübre uygulaması yaptıklarını, bunun sonucunda her alanda her başağın içindeki taneleri tek tek sayarak, başağın uzunluğunu, bitkinin boyunu ve sap kalınlığını, bir metrekarede ne kadar bitkinin oluştuğunu analiz ettikten sonra “Toprağın sana yeter” ekibi tarafından önerilen uygulamaları yaptığını aktardı.
Alıcı, uygulamadan elde ettiği fayda hakkında şunları söyledi:
“Bundan 2-3 yıl önce bölgemizde yüzde 35-40’lara varan bir kuraklık vardı. Kabaca söylüyorum; normalde organik gübre veya vermikompost uygulamasını tarlasında yapmayan çiftçilerimiz o dönemde dekarda 160 ila 180 kilogram ürün aldıkları zaman biz 230 kilogramın üzerinde bir verim aldık. Geçen yıl da şöyle oldu; aynı komşu tarlalarda beraber ekip biçtiğimiz arkadaşlarımız var. Her şeyimiz aynı, beraber, ortak çalışıyoruz, sadece o vermikompost uygulaması yapmadı. O, dekardan 350 kilogram falan alırken biz 500 kilogram aldık.” dedi.

Tüm çiftçilere uygulamayı kullanmaları tavsiyesinde bulunan Alıcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yabani ot mücadelesi yapmaya başladığımızda satıcılara gidiyor, ‘Bize bir ot ilacı verin.’ diyorduk, veriyorlardı. ‘Ne kadar atacağız?’ diye soruyorduk, ‘Bir kapak.’ diyorlardı. Bu kadar basit olmaması lazım bunun. Neden kullanmamız gerektiğini bilmem anlatabildim mi? Bir kapak değil yani. Belki de kapağın onda biri kadar. İşte o zehirler hep bize geri dönüyordu. Birincisi bunun için, ikincisi az girdili, çok kazançlı ürün elde etmek istiyorlarsa bütün çiftçilerimizin bunu kullanması lazım.”
KIRMIZI ET TÜKETİM MİKTARINI AYARLAYIN!
Sağlıklı bireylerin haftalık kırmızı et tüketiminin 350-500 gram arasında olması gerektiğini belirten Alıcı, damar sertliği, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı olan bireylerin bu miktarı daha da azaltması gerektiğini vurguladı.

KURBAN BAYRAMI’NDA DİKKAT EDİN!
Doç. Dr. Alıcı, sağlıklı bir bayram geçirmek için şu önerilerde bulundu:
Yağsız Et Tüketimi: Kesilen kurban etinin yağsız bölümlerini tercih edin.
Tuz Tüketimini Azaltın: Et ile birlikte tuz tüketimini en aza indirin.
Günlük Et Tüketimi: Et tüketimini günde bir porsiyonla sınırlayın, her öğün kırmızı et tüketiminden kaçının.
Süt Ürünleri ile Tüketin: Et tüketirken mutlaka yoğurt veya ayran gibi süt ürünlerini tercih edin.
Öğle Yemeği Tercihi: Kavurma ve kırmızı eti öğle yemeğinde tüketmeye özen gösterin.
Çeşitli Besin Grupları: Et ile birlikte yeşillik ve farklı besin gruplarına yer verin.
Tatlı Seçimi: Ağır ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edin.

HAREKETİ AZALTMAYIN!
Bayram boyunca her gün en az bir saat düzenli yürüyüş yapılmasının önemine değinen Doç. Dr. Alıcı, fiziksel aktivitenin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini hatırlattı.
SAKATAT TÜKETİMİ RİSKLİ!
Kurbanın dalak, böbrek, karaciğer, şırdan ve mumbar gibi organlarının tüketilmemesini tavsiye eden Alıcı, bu organların yüksek kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastaları için büyük risk oluşturduğunu belirtti. Hastaların, et tüketmek istiyorlarsa az tuzlu, çok az yağlı ve haşlama olarak tercih etmelerini önerdi.

KURBAN ETİ NE KADAR SÜREDE TÜKETİLMELİ?
Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanların etinin dinlendirilmeden tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Alıcı, “Taze etlerin sindirimi zordur, hazımsızlık yapabilir ve pişirilmesi güçtür. Kurban eti en az 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra tüketilmelidir. Özellikle kalp damar hastalarının buna çok dikkat etmelerini öneriyoruz” dedi.
AĞIR YEMEKLERDEN KAÇININ!
Doç. Dr. Gökhan Alıcı, ağır yemekler, pastalar ve tatlıların aşırı tüketilmemesi gerektiğini belirterek, aşırı yeme alışkanlığının kalp üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. “Ağır yemek sonrası kalp daha hızlı atmaya başlar, tansiyon yükselir. Bu nedenle yüksek karbonhidratlı, kızartmalı ve yağlı yemekler, kalbimizi zorlayacaktır” dedi.

TUZ KULLANIMINA DİKKAT!
Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi ile birlikte tuz kullanımına da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Alıcı, aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir tehlike oluşturduğunu belirtti. “Günlük tuz tüketimi 5 gramın altında tutulmalıdır” uyarısında bulundu. Fazla tuz alımı kan basıncını aşırı yükselterek beyin kanaması, felç ve kalp krizi riskini artırabilir.
Bu önerilerle birlikte, Kurban Bayramı’nı sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirebilirsiniz. Kalp ve damar sağlığınızı korumak için aşırıya kaçmaktan kaçının ve dengeli bir beslenme programı uygulayın.
]]>