Alternatif – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 06 May 2024 07:12:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk ambargosu İsrail’i vurdu! Alternatif bulmakta zorlanacaklar https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-ambargosu-israili-vurdu-alternatif-bulmakta-zorlanacaklar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-ambargosu-israili-vurdu-alternatif-bulmakta-zorlanacaklar/#respond Mon, 06 May 2024 07:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10136 İsrail basını Türkiye’nin ticaret yasağı ile inşaat sektörünün duracağını, gıda fiyatlarının fırlayacağını yazdı.

Türkiye’nin İsrail’le tüm ticaretini durdurarak ambargo kararı alması Tel Aviv yönetimini telaşlandırdı. Türkiye’den yıllık 6 milyar dolara yakın mal tedariki yapan İsrail, Türkiye’nin hamlesine karşı çare arıyor. İsrail basınına yansıyan haberlere göre ülkede öncelikle inşaat sektörü durma noktasına gelecek.

Akşam Gazetesi’nin haberine göre; Türkiye’nin ambargosu gıda fiyatlarını yükseltecek. Türkiye’nin kararını İsrail’de tam bir sürpriz olarak karşılandığını yazan İsrail basınına göre Türk ürünlerine alternatif bulmak da uzun bir süreç alacak. İşte ambargo sonrası İsrail’i telaşlandıran tablo:

ENDÜSTRİ: Türkiye’nin ambargosu, petrol, çimento, elektrik kabloları üretimi gibi ekonominin işlevsel devamlılığı açısından kritik olan endüstrilerde etkisini gösterecek. Bu sektörlerde başka ithalat kaynakları bulmak zaman ve anlaşmalar gerektiriyor ve anlaşma sağlansa bile malların fiyatları navlun nedeniyle Türkiye’den yüksek olacak. Bu fiyat farkı da hayat pahalılığından şikayetçi olan İsrailli tüketicilerin cüzdanlarında hissedilecek.

İNŞAAT: İsrail’in Türkiye ile ticaretinde ilk ciddi hasar, 1 ay önce 54 kategoride Türkiye’nin getirdiği yasak üzerine inşaat ve sanayide yaşanmıştı. İsrail Türkiye’den çelik, çimento, cam, alüminyum profil, kimyasal ve boya alırken sadece Türk çeliğine yılda 1.7 milyar dolar ödüyor. İsrail medyasına göre şu an bu ürünlere alternatifler aranıyor. Alternatifler arasında Mısır ve İspanya da var. Ancak alternatif bulunsa bile daire fiyatlarında inşaattaki yavaşlama nedeniyle keskin artış bekleniyor.

NAKLİYE: Türkiye’den İsrail’e giden kargonun büyük çoğunluğu deniz yoluyla ulaştırılıyordu. İsrail basınına göre kısa mesafe olan Türkiye’den ithalatın durması sonrası alternatif kaynaklar daha uzakta olacak ve teslimat süreleri de daha uzun olacak.

HAVACILIK: Türkiye, İsrail için hava kargosunun dördüncü büyük ithalatçısı konumundaydı. Ayrıca 2023’te İsrailli turistlerin ana destinasyonu Türkiye oldu ve bağlantılı uçuşlar dahil 2.3 milyon yolcu uçtu.

PETROL: İsrail basınına göre ocak ayında İsrail, Azerbaycan’dan 300 milyon dolar değerinde petrol ithal etmişti. Bu petrol ise Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattından alınıyor.

OTOMOTİV: Türkiye’den İsrail’e Hyundai I-20, Toyota Corolla, Ford Transit gibi markalar gidiyor. Geçen yıl İsrail Türikye’den 23 bin 363 otomobil ithal etti.

OECD’YE ŞİKAYET ETTİLER

İsrail Ekonomi Bakanı Nir Barkat, OECD Başkanı Mathias Cormann’a, Türkiye’nin ticaret sınırlandırma kararını şikayet ettiğini duyurdu. Barkat ‘deniz ticareti yasalarının ihlal edildiğini ve küresel arzın sürekliliğine zarar verildiğini iddia etti. Barkat “OECD’nin Türkiye’ye karşı harekete geçmesini bekliyoruz” dedi. Bu arada Times of İsrael gazetesi dört maddelik plan ile Türkiye’ye yaptırım uygulanacağını yazdı. İsrail Dışişleri Bakanı İsrael Katz “Bazı adımlar atılacak” derken söz konusu kararlar şöyle sıralandı:

Türkiye ile Gazze arasındaki her türlü ekonomik ilişkinin azaltılması için harekete geçilmesi.

Ticaret anlaşmalarının ihlal edildiği gerekçesiyle uluslararası ekonomik forumlara başvurulması.

İthal edilen ürünlerde alternatifler bulmak için geniş bir alternatifler data bankası kurulması.

Etkilenen ihracat sektörlerine yardım.

İSRAİL BASINI: FİYATLAR ARTACAK

İsrailli gazete Calcalist yayınladığı analizde “Sanayi için temel hammaddeler gelmeyecek ve emtia fiyatları önümüzdeki günlerde artacak” ifadesi kullanıldı. Gazete ayrıca gıda fiyatlarının da Türkiye’nin yaptırımlarımdan etkileneceğini duyurdu. Calcalist, ambargo sonrası gereken ürünlerin üretiminin ‘bir tuşla’ gerçekleşmeyeceğini dolayısıyla ekonomik olarak Tel Aviv’i zor günlerin beklediğini yazdı ve “Üretim hatlarının kurulması, işçilerin işe alınması ve eğitilmesi konusunda önemli yatırımlar yapılması uzun sürecek” dedi. Gazete, kaplama ve seramik ürünlerindeki krizin her geçen gün derinleştiğini çünkü Türkiye dışında bu konuda alternatifin olmadığını belirtti. Gazete hem işçi kıtlığı hem de Türkiye’nin ambargosu sebebiyle inşaat sektörünün durma noktasına geleceğini ve ev fiyatlarının savaşın uzaması durumunda iki katına çıkabileceğini yazdı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-ambargosu-israili-vurdu-alternatif-bulmakta-zorlanacaklar/feed/ 0
Batı Çin’den dersini aldı: Türkiye için tarihi fırsat! https://www.foxtvhaber.com.tr/bati-cinden-dersini-aldi-turkiye-icin-tarihi-firsat/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bati-cinden-dersini-aldi-turkiye-icin-tarihi-firsat/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9477 Son yıllarda dünya ticaretini doğrudan etkileyen önemli olaylara şahitlik ediyoruz. Her ne kadar öncesinden bazı emareler belirse de en büyük kırılma hiç şüphesiz Covid-19 döneminde yaşandı.

Süreçte yaşananlar özellikle Batılı ülkelerin ‘Çin’de ucuza ürettirip, dünyanın istediğim noktasına transferini kolayca sağlayıp, daha yüksek kar marjıyla satabilirim’ yaklaşımını da sorgulatır hale geldi. Ayrıca pandemi döneminde yatırımın, üretimin ya da tedarik zincirinin tek bir ülkede toplanmasının nasıl sıkıntılı sonuçlar doğurabileceği de yine acı bir şekilde tecrübe edildi.

Pandemi sonrasında beklenen toparlanma küresel durgunluk, Rusya-Ukrayna savaşı, dünyanın jeopolitik bir bloklaşmaya gitmesi, teknolojideki çok hızlı gelişimin global üretim dinamiklerini sarsması ve değişen kimi diğer dengeler nedeniyle bir türlü gelmedi, gelemedi.

Haliyle, başta ABD ve Avrupa Birliği gibi iki dev olmak üzere dünya yatırım kanalları ve tedarik zinciri için yeni bir arayışa girdi. İşte bugünlerde dünyanın farklı bölgelerinden duyduğumuz anlaşmalar, yeni ticaret yolları ya da kalkınma planları yeni dönemin yansımaları.

Bu noktada en önemli sorulardan biri de Türkiye’nin yeni düzende nasıl bir yere konumlanabileceği? ‘Anadolu’nun jeopolitik açıdan eşsiz bir konumda olduğu’ gerçeğini doğrudan küresel ticarette kullanabilecek miyiz şimdiden kestirmek zor. Ancak Ankara’nın önünde doğru adımları atması halinde tarihi bir fırsat görünüyor.

‘BATI’ YAKINDA ÜRETİM İSTİYOR 

Pandemi, Çin’deki bir aksamanın dünyayı nasıl etkilediğini göstermesi açısından çok kıymetli. AB de hem o dönemden hem de sonrasındaki gelişmelerden aldığı dersler nedeniyle yeni süreçte mümkün olduğunca ‘near-shoring’ olarak bilinen yakında üretime yönelmek istiyor.

Bu kavram en temel haliyle birbirlerine yakın ülkelerin daha fazla ticaret yapabilmeleri anlamına geliyor. Mesafeler uzadıkça sorunun çözümünün zorlaştığı bir ortamda daha hızlı yol alınması hedefleniyor.

Hem Türkiye’nin jeopolitik konumu hem de 2023 yılı dış ticaret rakamlarına baktığımızda AB ile Türkiye arasında alternatif bir süreç başlayabileceği de değerlendiriliyor. İhracatta en büyük ortağımız olan AB, geçtiğimiz yılın resmi dış ticaret verilerine göre toplam 104,3 milyar dolarla geçmiş yıllarda olduğu gibi yine ilk sırada bulunuyor.

Hatırlanacağı üzere Ankara, geçen yıl AB dışı Avrupa ülkelerine olan ihracatını da piyasalardaki durgunluğa rağmen yüzde 8,3 oranında artırmıştı.

ÇİN+1 KAVRAMI NE DEMEK? 

Jeopolitik kırılganlığın kendini ciddi şekilde gösterdiği günümüzde bir diğer önemli mesele de Çin+1 kavramının hayata geçirilmek istenmesi. Burada en temel amaç yatırım ya da tedarik kanallarının tek bir ülkede toplanması fikrinin eskisi kadar cazip gelmemesi.

Dünya bir dönem ‘en hızlı ve en ucuz’ seçeneğine üşüşmüş, Çin sürecin sonundan tedarik zincirinin başrol oyuncusu konumuna yükselmişti. Bugünlerde ‘ucuz ve hızlı’ yerine ‘güvenli ticaret’ yaklaşımı önem kazandı.

Çözüm için düşünülen yol haritası en genel haliyle alternatif ülkelerin de küresel tedarik zincirine dahil edilmek istenmesi. Ancak bu noktada unutulmaması gereken temel nokta bu değişimin bugünden yarına olmayacağı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve IMF’nin raporlarına göre özellikle pandemi döneminde ciddi yara alsa da Çin’in bu alandaki etkisi önümüzdeki yıllarda da sürecek gibi duruyor.

VİETNAM, HİNDİSTAN VE DİĞERLERİ 

Çin’e alternatif olabilecek ülkeler için farklı görüşler var. Burada bazı ülkeler hem nüfusları hem üretim kabiliyetleri hem de ilgili pazarlara yakınlığıyla öne çıkıyor.

Yaklaşık 100 milyonluk bir nüfusu olan, ABD’nin ‘İlişkimizi kapsamlı stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltmek istiyoruz’ dediği, Almanya’dan Rusya’ya Çin’den bölgedeki diğer ülkelere kadar herkesin dikkat kesildiği Vietnam bu ülkelerden biri.

ABD’nin ‘vazgeçilmez ortak’ olarak nitelediği, ambargolara rağmen Rusya’dan ucuza enerji almaya devam eden, ülkeye ciddi yatırımlar çeken Hindistan bir diğer seçenek. Ancak özellikle Avrupalı şirketlerin düşük karbon emisyonu ve ‘yeşil üretim’ gibi hassasiyetlerine tam anlamıyla uyum sağlayabilecek bir yapıda değil.

Tayland, Meksika, Malezya ve bazı Afrika ülkeleri de yine benzer şekilde ismi telaffuz edilen alternatif duraklardan.

TÜRKİYE İDEAL BİR SEÇENEK Mİ? 

Alternatif üretim bölgeleri ve alternatif rota arayışlarının giderek arttığı dönemde Türkiye’nin nasıl bir noktaya konumlanacağı sorusunun yanıtı oldukça önemli. Çünkü bu süreç siyasi, ekonomik ve sosyolojik açıdan ülkenin geleceğini doğrudan etkileyebilecek değerde.

Kendisine yakın alanlarda üretim isteyen Batı için Türkiye iyi bir alternatif olabilir mi? Her şeyden önce gerek pandemi döneminde gerek Rusya-Ukrayna savaşında Ankara bir şekilde çarkları döndürmeyi başardı.


Son yıllarda konuşulan alternatif lojistik akslar ve enerji koridorları göz önüne alındığında Türkiye yine merkezde konumlanıyor. Trilyonlarca dolarlık bir lojistik ağın tam ortasında olması, çok farklı sektörlerdeki tecrübeleri, oturmuş alt ve üst yapı kabiliyetleri diğer avantajlar öne çıkıyor.

Farklı sektörlerden temsilcilerin konuyla ilgili buluştukları ortak noktalardan biri bölgede ‘verimli, hızlı ve ekonomik’ bir ağın Türkiye olmadan kurulamayacağı hususu. Tedarik zincirinin yeniden inşası sırasında otomotiv, hazır giyim, beyaz eşya gibi sektörlerde alınacak olumlu haberler sürpriz değil. Süreci yakından takip eden kimi isimlere göre Ankara’nın başta dijital ekonomi, yapay zeka, yeşil teknoloji ve katma değeri yüksek üretim gibi alanlarda adımlar atması şart.

Sonuç itibariyle, doğru bir yol haritası uygulanabilmesi halinde Türkiye’nin alternatif ülkeler için oluşabilecek fırsatlardan yararlanarak önemli kazanımlar elde etmesi bekleniyor.

KAYNAK: TRT HABER / SERTAÇ AKSAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bati-cinden-dersini-aldi-turkiye-icin-tarihi-firsat/feed/ 0
Küresel ticaretin fırsatlar ülkesi Türkiye mi olacak? https://www.foxtvhaber.com.tr/kuresel-ticaretin-firsatlar-ulkesi-turkiye-mi-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kuresel-ticaretin-firsatlar-ulkesi-turkiye-mi-olacak/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9473 Son yıllarda dünya ticaretini doğrudan etkileyen önemli olaylara şahitlik ediyoruz. Her ne kadar öncesinden bazı emareler belirse de en büyük kırılma hiç şüphesiz Covid-19 döneminde yaşandı.

Süreçte yaşananlar özellikle Batılı ülkelerin ‘Çin’de ucuza ürettirip, dünyanın istediğim noktasına transferini kolayca sağlayıp, daha yüksek kar marjıyla satabilirim’ yaklaşımını da sorgulatır hale geldi. Ayrıca pandemi döneminde yatırımın, üretimin ya da tedarik zincirinin tek bir ülkede toplanmasının nasıl sıkıntılı sonuçlar doğurabileceği de yine acı bir şekilde tecrübe edildi.

Pandemi sonrasında beklenen toparlanma küresel durgunluk, Rusya-Ukrayna savaşı, dünyanın jeopolitik bir bloklaşmaya gitmesi, teknolojideki çok hızlı gelişimin global üretim dinamiklerini sarsması ve değişen kimi diğer dengeler nedeniyle bir türlü gelmedi, gelemedi.

Haliyle, başta ABD ve Avrupa Birliği gibi iki dev olmak üzere dünya yatırım kanalları ve tedarik zinciri için yeni bir arayışa girdi. İşte bugünlerde dünyanın farklı bölgelerinden duyduğumuz anlaşmalar, yeni ticaret yolları ya da kalkınma planları yeni dönemin yansımaları.

Bu noktada en önemli sorulardan biri de Türkiye’nin yeni düzende nasıl bir yere konumlanabileceği? ‘Anadolu’nun jeopolitik açıdan eşsiz bir konumda olduğu’ gerçeğini doğrudan küresel ticarette kullanabilecek miyiz şimdiden kestirmek zor. Ancak Ankara’nın önünde doğru adımları atması halinde tarihi bir fırsat görünüyor.

‘BATI’ YAKINDA ÜRETİM İSTİYOR 

Pandemi, Çin’deki bir aksamanın dünyayı nasıl etkilediğini göstermesi açısından çok kıymetli. AB de hem o dönemden hem de sonrasındaki gelişmelerden aldığı dersler nedeniyle yeni süreçte mümkün olduğunca ‘near-shoring’ olarak bilinen yakında üretime yönelmek istiyor.

Bu kavram en temel haliyle birbirlerine yakın ülkelerin daha fazla ticaret yapabilmeleri anlamına geliyor. Mesafeler uzadıkça sorunun çözümünün zorlaştığı bir ortamda daha hızlı yol alınması hedefleniyor.

Hem Türkiye’nin jeopolitik konumu hem de 2023 yılı dış ticaret rakamlarına baktığımızda AB ile Türkiye arasında alternatif bir süreç başlayabileceği de değerlendiriliyor. İhracatta en büyük ortağımız olan AB, geçtiğimiz yılın resmi dış ticaret verilerine göre toplam 104,3 milyar dolarla geçmiş yıllarda olduğu gibi yine ilk sırada bulunuyor.

Hatırlanacağı üzere Ankara, geçen yıl AB dışı Avrupa ülkelerine olan ihracatını da piyasalardaki durgunluğa rağmen yüzde 8,3 oranında artırmıştı.

ÇİN+1 KAVRAMI NE DEMEK? 

Jeopolitik kırılganlığın kendini ciddi şekilde gösterdiği günümüzde bir diğer önemli mesele de Çin+1 kavramının hayata geçirilmek istenmesi. Burada en temel amaç yatırım ya da tedarik kanallarının tek bir ülkede toplanması fikrinin eskisi kadar cazip gelmemesi.

Dünya bir dönem ‘en hızlı ve en ucuz’ seçeneğine üşüşmüş, Çin sürecin sonundan tedarik zincirinin başrol oyuncusu konumuna yükselmişti. Bugünlerde ‘ucuz ve hızlı’ yerine ‘güvenli ticaret’ yaklaşımı önem kazandı.

Çözüm için düşünülen yol haritası en genel haliyle alternatif ülkelerin de küresel tedarik zincirine dahil edilmek istenmesi. Ancak bu noktada unutulmaması gereken temel nokta bu değişimin bugünden yarına olmayacağı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve IMF’nin raporlarına göre özellikle pandemi döneminde ciddi yara alsa da Çin’in bu alandaki etkisi önümüzdeki yıllarda da sürecek gibi duruyor.

VİETNAM, HİNDİSTAN VE DİĞERLERİ 

Çin’e alternatif olabilecek ülkeler için farklı görüşler var. Burada bazı ülkeler hem nüfusları hem üretim kabiliyetleri hem de ilgili pazarlara yakınlığıyla öne çıkıyor.

Yaklaşık 100 milyonluk bir nüfusu olan, ABD’nin ‘İlişkimizi kapsamlı stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltmek istiyoruz’ dediği, Almanya’dan Rusya’ya Çin’den bölgedeki diğer ülkelere kadar herkesin dikkat kesildiği Vietnam bu ülkelerden biri.

ABD’nin ‘vazgeçilmez ortak’ olarak nitelediği, ambargolara rağmen Rusya’dan ucuza enerji almaya devam eden, ülkeye ciddi yatırımlar çeken Hindistan bir diğer seçenek. Ancak özellikle Avrupalı şirketlerin düşük karbon emisyonu ve ‘yeşil üretim’ gibi hassasiyetlerine tam anlamıyla uyum sağlayabilecek bir yapıda değil.

Tayland, Meksika, Malezya ve bazı Afrika ülkeleri de yine benzer şekilde ismi telaffuz edilen alternatif duraklardan.

TÜRKİYE İDEAL BİR SEÇENEK Mİ? 

Alternatif üretim bölgeleri ve alternatif rota arayışlarının giderek arttığı dönemde Türkiye’nin nasıl bir noktaya konumlanacağı sorusunun yanıtı oldukça önemli. Çünkü bu süreç siyasi, ekonomik ve sosyolojik açıdan ülkenin geleceğini doğrudan etkileyebilecek değerde.

Kendisine yakın alanlarda üretim isteyen Batı için Türkiye iyi bir alternatif olabilir mi? Her şeyden önce gerek pandemi döneminde gerek Rusya-Ukrayna savaşında Ankara bir şekilde çarkları döndürmeyi başardı.


Son yıllarda konuşulan alternatif lojistik akslar ve enerji koridorları göz önüne alındığında Türkiye yine merkezde konumlanıyor. Trilyonlarca dolarlık bir lojistik ağın tam ortasında olması, çok farklı sektörlerdeki tecrübeleri, oturmuş alt ve üst yapı kabiliyetleri diğer avantajlar öne çıkıyor.

Farklı sektörlerden temsilcilerin konuyla ilgili buluştukları ortak noktalardan biri bölgede ‘verimli, hızlı ve ekonomik’ bir ağın Türkiye olmadan kurulamayacağı hususu. Tedarik zincirinin yeniden inşası sırasında otomotiv, hazır giyim, beyaz eşya gibi sektörlerde alınacak olumlu haberler sürpriz değil. Süreci yakından takip eden kimi isimlere göre Ankara’nın başta dijital ekonomi, yapay zeka, yeşil teknoloji ve katma değeri yüksek üretim gibi alanlarda adımlar atması şart.

Sonuç itibariyle, doğru bir yol haritası uygulanabilmesi halinde Türkiye’nin alternatif ülkeler için oluşabilecek fırsatlardan yararlanarak önemli kazanımlar elde etmesi bekleniyor.

KAYNAK: TRT HABER / SERTAÇ AKSAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kuresel-ticaretin-firsatlar-ulkesi-turkiye-mi-olacak/feed/ 0
Ağır krema yerine kullanabileceğiniz en iyi 5 alternatif https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-krema-yerine-kullanabileceginiz-en-iyi-5-alternatif/ https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-krema-yerine-kullanabileceginiz-en-iyi-5-alternatif/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2166 Ağır krema, tariflerde büyük bir lezzet farkı yaratan basit bir malzemedir. Ağır kremanın normal kremadan farkı daha fazla tereyağı içermesidir. Bir fincan ağır krema, 800 kaloriden ve 80 gram yağdan daha fazlasını içerebilir.

Ağır krema ülkemizde hali hazırda satışı olmayan bir üründür. Ancak yabancı kaynaklardan öğrendiğimiz birçok tarifte yer alması ve mükemmel sonuçlar vermesi sebebiyle alternatifleri merak edilmektedir.

Ağır krema araştırıldığında krem şanti ile benzerlik göstermesiyle kafalarda büyük bir karışıklık yaratmaktadır. Ağır krema yerine çoğu zaman krem şanti alternatif olarak kullanılan bir seçenektir. Ancak krem şanti daha hafif bir alternatiftir. Tatlı tariflerinde hafif bir üst ya da dolgu malzemesi olarak iyi bir performans gösterir.

Peki, ağır krema yerine alternatif olarak başka neler kullanılabilir ve hangi tariflerde en iyi sonuçları verir? Gelin birlikte öğrenelim!

AĞIR KREMA YERİNE KULLANILABİLECEK ALTERNATİFLER

  • Süt ve Tereyağı



Süt ve eritilmiş tereyağını birleştirerek ağır krema yerine alternatif olarak kullanabilirsiniz. Tarifte yer alan her bardak ağır krema yerine ¾ barak süt ve ¼ bardak eritilmiş tereyağını birleştirin. Ancak bu sulu bir karışım olduğu için çırpmaya uygun değildir.

Süt ve tereyağı ile hazırlanan ağır krema alternatifi en iyi sonucu yemek pişirmede ve fırın kullanılacak tariflerde verecektir.

  • Buharlaştırılmış Süt



Buharlaştırılmış sütte ağır krema yerine alternatif olarak kullanılabilecek bir seçenektir. Ağır kremanın sıvı olarak tercih edildiği tariflerde çok iyi çalışır. Çırpılabilen bir seçenek değildir ama pişmiş ürünlere nem katma konusunda oldukça başarılı sonuçlar verir.

Buharlaştırılmış süt yapmak için bir sütü orta ateşte ocağa alın ve kaynayana kadar pişirin. Kaynamaya başlayan sütü en kısık ateşe alın ve yaklaşık 25 dakika usul usul kaynamaya bırakın. Sütün dibinin tutmaması için ara ara karıştırın.

Süt azalıp kremsi bir renge geldiğinde ocaktan alın ve elekten geçirin. Soğuduktan sonra tariflerde dilediğiniz gibi kullanın. Buharlaştırılmış süt, unlu tariflerde ve çorbalarda en iyi sonucu verecektir.

  • Hindistan Cevizi Kreması



Hindistan cevizi kreması, harika bir ağır krema yerine alternatif olarak kullanılabilecek malzemedir. Aynı zamanda bir süt ürünü olmadığı için süte karşı hassasiyeti olan kişilerin ya da özel diyet uygulayanların kurtarıcısıdır. Diğer seçeneklere göre çırpılabilir bir alternatiftir.

Hindistan cevizi kreması, doğal olarak tatlı olduğu için tariflere farklı bir aroma katar hoş bir lezzet bırakır. En iyi sonucu çırpma işlemi yapılacak tatlılarda vermektedir.

  • Krem Peynir



Krem peynir, ağır krema yerine alternatif olarak kullanılabilecek bir seçenektir. En iyi alternatif olmasa da ikame olarak değerlendirilebilir. Krem peynir, kalın dokusu ve keskin bir tada sahip olduğu için soslar, çorbalar ve tatlılarda alternatif olarak iyi çalışır. Krem peyniri 1:1 oranında tariflerde kullanabilirsiniz.

  • Süzme Yoğurt ve Süt



Süzme yoğurt, ağır kremaya oranla daha kalındır. Süzme yoğurdu ağır krema yerine alternatif olarak kullanılması için onu bir miktar süt ile karıştırın. Süzme yoğurt ve süt karışımı ağır krema yerine soslarda ve çorbalarda en iyi sonucu verecektir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-krema-yerine-kullanabileceginiz-en-iyi-5-alternatif/feed/ 0