Amerika – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 10 Dec 2024 14:16:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kilo almamak için mutfağın kapısını kapatın https://www.foxtvhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/#respond Tue, 10 Dec 2024 14:16:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/ Dünyada ve ülkemizde obezite çığ gibi büyüyor. Toplumda görülme oranı yüzde 30’lara kadar çıktı. Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, Uluslararası Gastroentorolji Kongresi’nde obeziteye dikkat çekti. Prof. Dr. Cindoruk, “Kapısı olmayan, salonla birleşen Amerikan tipi açık mutfaklar, kilo alımına sebep oluyor. Çünkü burada yapılan yemek kokuları yayılıyor. Bu da daha çok yemek yeme isteği uyandırıyor. İnsan o sırada aç olmasa bile kokuları duyunca, yemek istiyor. Bu nedenle bu tarz mutfakları olanlar kapı yaptırsın ki sürekli yemekle bir bağ kurulmasın. Zaten obezite oranlarında Amerika ile yarışıyoruz” dedi.

ZENGİN HASTALIĞI OLDU
Eskiden obezitenin fakir hastalığı olduğunu, günümüzde ise zengin hastalığına dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Cindoruk, “Örneğin Amerika’da fast food ağırlıklı bir beslenme var. Hazır gıdalarla besleniyorlar. Amerikalılar da bizim gibi çok TV seyrediyor ve TV karşısında yemek yiyor. Bu da hareketsizlik ve aşırı yemek yemeye neden oluyor” dedi.

EGE USULÜ BESLENİN
Prof. Dr. Cindoruk, “Ege usülü ve Akdeniz tipi beslenin” diyerek, şu önerilerde bulundu: “Ömür boyu diyet öneriyoruz. Zeytinyağı ve sebze ağırlıklı diyetler bunlar. Kesinlikle spor yapılmalı. Düzenli yürüyüş şart. Uyku kalitesi de önemli. Stresle baş etmek çok önemli. Obezite, toplumsal bir olay. Kanser kadar önemli.”

DOĞUDA MİDE KANSERLERİ BATIDA KARACİĞER YAĞLANMASI
BUyıl UGH Kongresi’nde ‘Doğu-Batı Sentezi’ konsepti ile Asya, Avrupa, Amerika görüşlerinin karşılaştırılarak, gastroenterolojide ‘Doğu-Batı Buluşması’nın sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda Prof. Dr. Cindoruk’a ülkemizin batı ve doğusunda görülen sindirim sistemi hastalıklarının farklılık gösterip, göstermediği soruldu. Bakın, Prof. Dr. Cindoruk, bu soruya ne yanıt verdi: “Doğu Anadolu’da sindirim sistemi kanserlerini daha çok görüyoruz. Mide kanseri, yemek borusu kanserleri daha fazla. Çünkü sıcak çay içimi çok yaygın. Tütsülü gıda tüketimi çok yaygın. Sıcak çay yemek borusu mukozosunu yakıyor. Güneydoğu’da ise hepatitler yaygın. Batıda ise karaciğer yağlanması daha fazla.”

AMELİYATSIZ OBEZİTE TEDAVİSİ
PROF. Dr. Cindoruk, gastroenteroloji uzmanlarının ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle obezite tedavisi yaptıklarını da belirterek “Tabii bu konsey ile oluyor. Her branştan doktor muayenesinin ardından multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor. Biz endoskopi ile mide balonu yapıyoruz. 6 ay veya 1 yıl süreyle bu balon midede kalıyor. Sonra çıkarıyoruz. Mide bütünlüğünü bozmuyor. Hasta beslenme alışkanlığını düzene soktuğunda kilosunu da veriyor. Ayrıca, endoskopi ile girip, mide içine dikiş atıp, çeperini küçültüyoruz. Böylece yeme miktarı azalıyor. Mide botoksunu ise biz dernek olarak çok önermiyoruz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/feed/ 0
Tatlı tatlı hasta ediyor https://www.foxtvhaber.com.tr/tatli-tatli-hasta-ediyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tatli-tatli-hasta-ediyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:55:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/tatli-tatli-hasta-ediyor/ Türk Böbrek Vakfı (TBV) Başkanı Timur Erk, aşırı şekerli içeceklerin yol açacağı hastalıklara karşı uyarıda bulunmak ve sağlıklı içeceklere dikkat çekmek için vakfın diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ve İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrin ve Metabolizma Uzmanı Dr. Hümeyra Rekalı Şahin ile mutfağa girdi. Mutfakta, evde yapılabilecek, sağlıklı serinletici içecekler yapıldı.

OBEZİTEDE İLK ÜÇTEYİZ
TBV Başkanı Timur Erk, obezitede Türkiye’nin Amerika ve Meksika’dan sonra dünya 3’üncüsü olduğuna dikkat çekerek, gazlı ve şeker oranı yüksek olan içeceklerin şeker hastalığı, obezite, kronik böbrek rahatsızlıkları, kalp hastalıkları ve diş problemlerine davetiye çıkardığını söyledi.

SU TÜKETİN
Sağlıklı yaşam için su tüketimini arttırılması gerektiğini söyleyen Erk, “Suyun yerini hiçbir şey tutmaz. Suyun alternatifleri ne diye sorarsanız; ayran ve süt. Saf su içemeyenler ise içerisine tarçın, zencefil, bir avuç kesilmiş salatalık ekleyerek tat verebilirler. Ama şeker kesinlikle olmamalı. 1 teneke kutu gazlı içeceğin içerisinde 10 küp şeker yani 35 gram şeker var. Bu da vücuda şeker hastalığı olarak geri dönüyor. Diyabetin sonucu da obeziteye gidiyor” dedi.

BİR KUTU ŞEKERLİ İÇECEK 10 ÇAY KAŞIĞI ŞEKERE DENK
İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrin ve Metabolizma Uzmanı Dr. Hümeyra Rekalı Şahin de şunlara dikkat çekti: “100 ml içecekte 11 gramdan fazla şeker içeren içecekler yüksek şekerli içecekler olarak tanımlanıyor. Örneğin, bir kutu şekerli içecek yaklaşık 39 gram şeker içerir. Bu da yaklaşık 10 çay kaşığı şekere denk gelir. Bir kutu şekerli içecek, ortalama olarak 150 kalori içerir ve bu kalorinin büyük bir kısmı rafine şekerden gelir. DSÖ’nün önerisine göre, günlük şeker alımı toplam kalorinin yüzde 10’unu geçmemeli, hatta yüzde 5’in altında olmalıdır. Bu oranı aşmak, kilo alımı ve obeziteye yol açabilir. Özellikle çocuklar ve gençler, bu tür içeceklerin cazibesine kapılmakta ve bu da genç yaşta sağlık sorunları riskini artırmaktadır.”

BAĞIMLILIK YARATIYOR
Uzm. Dr. Şahin, şekerli içeceklerin beyinde dopamin salgısını artırarak, geçici mutluluk hissi yarattığını, bu durumun, çocuklarda ve gençlerde bağımlılığa yol açtığını da söyledi.

EV YAPIMI LİMONATA VE REYHAN ŞERBETİ
TBV Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise evde bulunan malzemelerle hazırlanan sağlıklı ve pratik tarifler verdi:

LİMONATA
5 adet limon(kabuğu & suyu)
2 -3 dal nane
7 tatlı kaşığı bal
1 litre su
YAPILIŞI : Limon kabuğu ve bal iyice karıştırılır. Nane, limon suyu ve su eklenir. Soğuk olarak içilir.

REYHAN ŞERBETİ
1 bağ reyhan
1 çubuk tarçın
2-3 adet karanfil
10 tatlı kaşığı bal-pekmez
1/2 limon suyu
6 bardak su
YAPILIŞI: Reyhan, tarçın ve karanfil üzerine kaynar su dökülür. 1-2 saat beklenir. Süzülüp soğuduktan sonra bal veya pekmez ile tatlandırılır.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tatli-tatli-hasta-ediyor/feed/ 0
Altın için sıra dışı tahmin! Duyan kulaklarına inanamıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-icin-sira-disi-tahmin-duyan-kulaklarina-inanamiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-icin-sira-disi-tahmin-duyan-kulaklarina-inanamiyor/#respond Fri, 24 May 2024 23:36:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11173 Bugünlerde küresel ekonomistlerin tek gündemi altın… İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin ölümü ve Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi sinyalleri, altını tarihi zirve olan 2 bin 450 dolara çıkardı. Akıllardaki tek soru şu: “Bu yılın başından bu yana yüzde 16 artan altın fiyatının çıkışı devam eder mi?” Citi analistlerine göre “Evet.” Amerikan bankasının uzmanları, altın fiyatlarının 6 ila 18 ay içinde 3 bin doları göreceği tahminini yayınladı.

CBS Televizyonu da Citi’nin bu öngörüsünü tartışmaya açtı: Sterling Foundation Management’ın kurucusu ve CEO’su Dr. Roger D. Silk, bunun “Olası” olduğunu ileri sürdü: Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin zamanlaması ve ne zaman olacağı henüz bilinmiyor. Bu meseleye tarihsel bir bakış açısıyla bakmalı.APMEX’in İş Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Direktörü Patrick Yip, “2000 yılından bu yana altının ortalama yıllık getirisi yüzde 9.5 oldu. Altının performansı tekrarlanırsa, bundan üç yıl sonra altın için 3 bin doları görebiliriz” diyerek yeşil ışık yaktı.

Amerikan Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nün kıdemli ekonomisti Peter C. Earle ise “ABD ekonomisinin yavaşladığına dair işaretler, jeopolitik gerilimler, bu yılın sonlarına doğru sert geçebilecek bir seçim ve bir avuç başka joker kart göz önüne alındığında, önümüzdeki yolu tahmin etmek neredeyse imkânsız” değerlendirmesinde bulunurken; “Ancak” diyerek ekledi: “ABD vatandaşlarının önümüzdeki 12 ayda karşı karşıya kalacağı, uzun zamandır olduğundan daha fazla ve daha büyük belirsizlik kaynakları var.Bu, altın fiyatı için iyi bir gelişme gibi görünüyor.”

Coral Gables Trust’ın Başkanı ve Yatırım Sorumlusu Michael Unger’in görüşü ise şöyle:

“Teknik açıdan bakıldığında, altın 2 bin 500 dolarlık kilit direnç seviyesine yaklaşıyor. Altın fiyatı 2 bin 500 doları aşıp bu seviyede kalırsa, fiyat dinamikleri konusunda daha fazla netliğe sahip olacağız ve ivmenin sürdürülebilir olup olmayacağını daha iyi değerlendirebileceğiz.  Altındaki yükseliş sonrası, Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimleri olabilir. Merkez bankalarının altına olan talebi ve jeopolitik gerilimler gibi faktörlerle birleştiğinde altının maliyetlerini artırabilir. Bu temel faktörlerin ileriye dönük olarak muhtemelen güçlendiğini görsek de, altının fiyatının ons başına 3 bin doları aşabileceği belirli bir zaman dilimini belirlemek çok zor.”

15 BİN DOLARLIK TAHMİNİNİ YÜKSELTTİ

En sert tahmin Amerikalı ekonomist Jim Richards’ten geldi. “Currency War,” “The Death of Money” ve “The New Case for Gold” adlı kitapların yazarı olan Richards, daha önce yaptığı “2026 yılında altının fiyatı 15 bin dolar olacak” tahminini yükseltti ve dün “27 bin dolar olacak” dedi.

Bitcoin.com’a konuşan Amerikalı yatırımcı, “Daha önce altının 2026 yılına kadar 15 bin dolara ulaşabileceğini söylemiştim. Bugün bu tahmini güncelliyorum. Son tahminim altının aslında 27 bin doları aşabileceği yönünde. Bunu dikkat çekmek veya insanları şok etmek için söylemiyorum. Bu bir tahmin değil; titiz bir analizin sonucu. Elbette bunun olacağının garantisi yok. Ancak bu tahmin, diğer birçok bağlamda doğruluğu kanıtlanmış mevcut en iyi araç ve modellere dayanıyor” diye konuştu.

KAYNAK: DÜNYA/EMRE ERGÜL
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-icin-sira-disi-tahmin-duyan-kulaklarina-inanamiyor/feed/ 0
Macron’dan bir uyarı daha: Avrupa dağılabilir https://www.foxtvhaber.com.tr/macrondan-bir-uyari-daha-avrupa-dagilabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/macrondan-bir-uyari-daha-avrupa-dagilabilir/#respond Fri, 03 May 2024 00:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9913 Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Elysee Sarayı’nda The Economist’e bir röportaj verdi. Macron, Avrupa elitlerinin durumunu tarihçi Marc Bloch’un 1940 yılında Fransa’nın Nazi saldırısı karşısında yenilgiye uğramasının ardından ülkesinin elitlerini II. Dünya Savaşı’na sürüklenen süreçte önlerindeki tehditle yüzleşmeyi başaramadıkları için kınamasına benzetti. Macron, Avrupa elitlerinin ‘aynı ölümcül rehavete’ kapıldığını öne sürdü.

Avrupa’nın yakın bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunan Macron, “Her şey çok hızlı bir şekilde dağılabilir” dedi. Ayrıca Avrupa’yı güvenli hale getirmek için yapılacak çok iş olduğundan bahsetti. Ancak Macron’un anketlerde ilk sırada yer almaması ve Almanya ile ilişkilerinin kötü olması uyarılarının geniş kesimler tarafından ele alınmasının önünü kapatıyor.

“RUSYA SINIR TANIMIYOR”

Macron’un uyarısının ardındaki itici güç Ukrayna’nın işgali. Savaşın Rusya’yı değiştirdiğini belirten Macron, Putin yönetiminin uluslararası hukuku hiçe saydığını, nükleer tehditler savurduğunu, silahlanmaya ve hibrit taktiklere büyük yatırımlar yaparak bilinen tüm çatışma alanlarında saldırganlığı benimsediğini ve artık sınır tanımadığını belirtti. Moldova, Litvanya, Polonya, Romanya ya da herhangi bir komşu ülkenin Rusya’nın hedefi olabileceğini söyleyen Macron, “Eğer Ukrayna’da kazanırlarsa, Avrupa’nın güvenliği yerle bir olacaktır” dedi.

Avrupa’ya “bu yeni tehlikeye karşı uyanma” çağrısı yapan Macron, şubat ayında Avrupa’nın Ukrayna’ya asker göndermeyi göz ardı etmemesi gerektiği yönündeki açıklamasından geri adım atmayı reddetti. Macron, çağrısına ihtiyatlı yaklaşan Batı ülkelerinin bu tutumunun Rusya’yı daha da cesaretlendireceğinde ısrar ediyor:

“Hiç şüphesiz, artık sınırları olmayan ve saldırgan olan birine karşı eylemimizin sınırlarını tanımlayarak çok tereddütlü davrandık.”

“ABD’YE ASKERİ BAĞIMLILIKTAN KURTULMALIYIZ”

Macron, 2025 yılında Beyaz Saray’da kim olursa olsun, Avrupa’nın Amerika’ya on yıllardır süren askeri bağımlılığından ve bununla birlikte sert gücü ciddiye alma konusundaki isteksizliğinden kurtulması gerektiği konusunda kararlı. “Benim sorumluluğum ABD’yi Çin karşısında Avrupalılar ile kendi çıkarları arasında seçim yapmak anlamına gelecek stratejik bir ikileme asla sokmamaktır.” diyen Macron, Birleşik Krallık ve Norveç gibi AB üyesi olmayan ülkelerin de katılımıyla Avrupa savunması için Amerika’ya daha az yük getirecek yeni bir çerçeve oluşturulabileceğini öne sürdü.

Macron’un ikinci endişesi ise Avrupa’nın Amerika ve Çin’in gerisinde kalmasıyla endişe verici bir endüstriyel uçurumun ortaya çıkması. Macron’a göre bu, enerji ve teknolojide, özellikle de yenilenebilir enerji ve yapay zeka alanlarında daha geniş bir bağımlılığın parçası. “Avrupa şimdi yanıt vermeli, yoksa asla yetişemeyebilir” diyen Macron, Amerikalıların Çinlileri uluslararası ticaret kurallarına uydurmaya çalışmaktan vazgeçtiklerini söylüyor. Enflasyonu Düşürme Yasası’nı “kavramsal bir devrim” olarak nitelendiren Macron, Amerika’yı kritik endüstrilerini sübvanse ederek Çin’e benzemekle suçluyor.

Fransa lideri çözüm olarak ise Avrupa’nın Amerikan ve Çin sübvansiyonlarına ve korumasına denk olmasını istemekten bir adım daha öteye giderek aynı zamanda Avrupa’nın çalışma biçiminde de köklü bir değişiklik gerektiğini bildirdi.

AR-GE harcamalarını iki katına çıkaracak, sanayiyi serbestleştirecek, sermaye piyasalarını serbest bırakacak ve Avrupalıların risk iştahını artıracak bir plan tasarlayan Macron, Avrupa’nın uzmanlaşmaya ihtiyacı olduğunu belirtti.

“MACRON’UN PLANLARI AVRUPA’YI SAVUNMASIZ BIRAKABİLİR”

Macron’un öne sürdüğü fikirler birçok kesim tarafından benimsenirken, bu fikirlerin Avrupa’ya zarar vereceğini düşünenler de var. Uzmanlara göre Macron’un planları Amerika’yı Avrupa’dan uzaklaştırabilir ama bu boşluğu güvenilir bir Avrupalı alternatifin doldurması çok zor. Bu da Avrupa’yı Rusya’nın saldırılarına karşı daha savunmasız bırakacaktır. Ayrıca uzun zamandır Avrupa ve Amerika ile bir ittifak olarak değil ayrı ayrı mücadele etmek isteyen Çin’in de işine gelir.

Uzmanlara göre Macron’un planları AB’nin hantal yapısına da kurban gidebilir. Bu planlar, güce aç 27 hükümetin vergilendirme ve dış politika üzerindeki egemenlik kontrolünden vazgeçmesini ve Avrupa Komisyonu’na daha fazla nüfuz vermesini gerektiriyor ki bu da pek mümkün görünmüyor. Eğer Macron’un sanayi politikası deregülasyon, liberalizasyon ve rekabet yerine daha fazla sübvansiyon ve koruma getirirse, bu durum Macron’un geliştirmeye çalıştığı dinamizmi olumsuz etkileyebilir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/macrondan-bir-uyari-daha-avrupa-dagilabilir/feed/ 0
Hakan Fidan’dan ABD çıkarması sonrası son dakika açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/hakan-fidandan-abd-cikarmasi-sonrasi-son-dakika-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hakan-fidandan-abd-cikarmasi-sonrasi-son-dakika-aciklamasi/#respond Sat, 09 Mar 2024 06:00:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6014 Amerika ve Türkiye arasında 2021 yılında kurulan Stratejik Mekanizma toplantılarının 7’ncisini yapmak üzere Washington’a giden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temaslarını tamamladı.

Fidan, Amerika programını burada yerleşik Türk gazetecilerle buluşmasında değerlendirdi.

Washington’da hem ABD’li mevkidaşı Antony Blinken, hem ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, hem de Kongre üyeleriyle yaptığı görüşmelerde ABD’nin YPG/PKK’ya desteği ve FETÖ ile ilgili atması gereken adımlar, ikili ve bölgesel konuları kapsamlı şekilde ele aldıklarını anlatan Fidan, özellikle Gazze konusuna görüşmelerinde geniş şekilde yer ayırdıklarını belirtti.

ABD’li muhataplarıyla enerji, ekonomi, finans, maliye, terörle mücadele ve bölgesel konular başta olmak üzere Gazze, Suriye ve Ukrayna gibi ana başlıklarda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Fidan, Türkiye’nin bu konulardaki pozisyonunu net şekilde ortaya koyduklarını belirtti. 

GAZZE KONUSU AĞIRLIKLI GÜNDEM OLDU

Fidan, Amerikalı muhataplarıyla görüşmelerinde özellikle Gazze’de İsrail’in akıttığı kanın durması için neler yapılması gerektiğine ilişkin birçok başlığı ele aldıklarını anlattı.

Türkiye’nin de aralarında olduğu bir grup ülkenin oluşturduğu diplomatik baskı ve takip ortamında batılı ülke ve kurumların bazı adımları atmak zorunda kaldıklarını anlatan Bakan Fidan, “Özellikle son aylarda giderek artan insani trajedinin dayanamaz bir hal alması neticesinde uluslararası toplumun bir an önce insani yardımların Gazze’ye ulaştırılmasına ilişkin görüşlerimizi paylaştık, burada atılabilecek adımlar neler onları görüştük. Türkiye olarak biz üzerimize neler düşüyor, Amerika tarafından beklentilerimizi bu konuda neler, bunları tekrar dile getirdik.” dedi.

İsrail-Filistin sorununa kalıcı siyasi çözümün ancak bağımsız Filistin devletinin kurulması ve iki devletli çözüm ekseninde olacağını vurgulayan Fidan, şöyle konuştu:

“Dünyadaki hiçbir olayda bu derece üstünde bir oydaşma sağlanmamıştır, şu konularda hemfikirler: Ateşkesin olması, bazıları insani ateşkes diyor, bazıları bizim gibi kesintisiz sürekli bir ateşkes, insani yardımların girmesi ve sivillerin öldürülmesinin bir an önce durması ve iki devletli çözüm. Sadece ateşkes değil, hemen beraberinde iki devletli çözümün hayata geçirilmesi. Şimdi bunun üzerinde hemen hemen bütün dünya hemfikir olmuş durumda.”

ABD yönetiminin Gazze’ye geçici liman kurma yaklaşımının da uluslararası kamuoyunda ortaya çıkan tepkinin bir neticesi olduğunu belirten Fidan, birçok ülkenin bir şey yapmak zorunda hissettiğini kaydetti.

“GAZZE’DEKİ DURUM VİCDANLARA AĞIR BİR YÜK”

Gazze’deki durumun sadece “vicdanlara ağır bir yük” değil, aynı zamanda ülkelerin kendi toplumlarını harekete geçirecek bir fitil olabileceğini hatırlatan Fidan, “Gazzeli kardeşlerimizin yaşamış olduğu bu büyük trajediyi, bu büyük katliamı bir an önce sonlandırmak buna yönelik somut adımların atılmasını sağlamak artık vazgeçilmez bir sorumluluk oldu.” yorumunu yaptı.

Bakan Fidan şöyle konuştu:

“Konu İsrail olduğu zaman malumunuz olduğu üzere uzun zamandır uluslararası sistemin özellikle batı merkezli sistemin kör sağır ve dilsiz olduğunu biz biliyoruz, yani bu artık dünyada herkesin bildiği artık söylemekten bile çekindiği, bazı insanların da artık söylemekten yorulduğu bir gerçeklik. Fakat Gazze’de 30 binden fazla masum sivilin bilinçli bir şekilde katledilmesi, artık zulümde yeni bir noktayı temsil ediyor. Dolayısıyla bunun bu şekilde devam etmesinin uluslararası sistemde oluşturacağı kriz, bölgede meydana getireceği patlamalar artık kaldıramaz bir gerçeklik, devletler ona göre harekete geçmek zorunda.”

F-16 VE F-35 DEĞERLENDİRMESİ

F-16’larla ilgili siyasi sürecin tamamlandığını ve bu süreçte Biden yönetiminin bir irade koyarak Kongre’yi bilgilendirdiğini kaydeden Fidan, artık uçakların üretim ve teslimatıyla ilgili teknik süreçlerin başladığını belirtti.

Fidan, “Amerikan yönetimi burada bir irade ortaya koydu, Kongre’yi bu konuda bilgilendirdi. Kongre’den de geçti belli bir sürecin sonunda ve irade oluşturma süreci tamamlandı. Bundan sonrası aslında teknik süreç. Savunma bakanlıkları arasında ve ilgili firmalar arasında devam edecek olan bir süreç.” şeklinde konuştu.

F-35 konusuna da temas eden Fidan, şunları söyledi:

“F-35 konusunda biliyorsunuz biz bu programın bir parçasıydık, daha sonra haksız yere buradan bir çıkarma söz konusu oldu, S-400 konuları bahane edilerek. Biz tekrar pozisyonumuzu koruyoruz, yani buraya yapmış olduğumuz bir ulusal ödeme var, almamız gereken uçaklar var. Türkiye tabii bu konuları geniş fikirli açık bir şekilde konuşmaya tartışmaya her zaman hazır. Geldiğimiz aşamada aslında bu konuları farklı perspektiflerle tartışabileceğimize de inanıyoruz. Amerika’nın da bu konuda açık fikirli olması lazım diye düşünüyoruz, bazı görüş alışverişleri var.”

YPG/PKK TEHDİDİNE VURGU

ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği desteğin sadece silah olmadığını, bunun yanında aktarılan kapasite, verilen eğitimler ve oluşturulan kurumsallaşmanın Türkiye için tehdit olduğunun altını çizen Fidan, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, sınırları içerisinde veya dışında kendine tehdit oluşturan bütün tehdit ve terör odakları ile meşru ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde savaşmaktadır ve savaşmaya devam edecektir. Bundan hiç kimse bizi alıkoyamaz.” şeklinde konuştu.

Bakan Fidan, “Sizin geçici olarak başlattığınız bu sürecin artık bir kalıcılığa dönüşmesinin iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin ilerlemesinin önündeki en büyük engel olduğunu söyledik, bunun bir an önce son bulması, buna bir çözüm getirilmesi gerekiyor, aksi taktirde iki ülke daha büyük bir karşı karşıya geliş riskini taşıyor terör örgütü üzerinden. Bu, iki ülkenin de menfaatine olan bir konu değil.” dedi.

Fidan, “Suriye’de YPG ile olan ilişkilerinden memnuniyetsizliğimizi ve bunun iki ülke arasında iki NATO üyesi ortak arasında ortaya çıkardığı stratejik tehlikenin ne olduğunun altını bir kez daha çizdik.” ifadesini kullandı.

TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNDE POZİTİF GÜNDEM

Bakan Fidan, “Geldiğimiz aşamada yenilenmiş bir psikolojiyle, daha pozitif bir gündemle yeni bir sayfa açarak yolumuza devam etme imkanı var.” ifadesini kullandı ve Türk-Amerikan ilişkilerinin uzun bir maziye ve sorunları çözme refleksine sahip olduğunu vurguladı.

ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 30 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkarılması yönünde ortaya konulmuş bir vizyon olduğunu aktaran Bakan Fidan, bu hedefe nasıl ulaşılabileceğine ilişkin görüşmeler yaptıklarını ifade etti.

Fidan şöyle konuştu:

“Şu anda yaşadığımız sorunları da bir taraftan yönetirken diğer taraftan iki ülkenin üretebileceği ortak potansiyeli ve fırsatları keşfedebileceği fırsatlar da hayata geçirmek önem taşımakta. Bu tabii belli bir zihinsel çerçeveyi, diplomatik esnekliği ve kabiliyeti de beraberinde getiren bir husus ve bu konuda Cumhurbaşkanımız vizyonu biliyorsunuz yani ülkemizin Fatih pozisyonu yani sımsıkı koruyarak olabildiğince ortaklarımızla dostlarımızla ilişkilerimizi ilerletme yolunda bir irade ortaya koyuyoruz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hakan-fidandan-abd-cikarmasi-sonrasi-son-dakika-aciklamasi/feed/ 0