“Kontrolden çıkan anız yangını çiftçilerimizin emeklerinin yok olmasına sebep oluyor ve topraklarımızın geleceğini tehlikeye atıyor. Bir yıl boyunca gözü gibi bakıp, büyüttüğü ürününü hasat etmek isteyen üreticilerimizin bütün emekleri bir kıvılcımla kül oluyor.
Gıdaya olan ihtiyacımızın her zamankinden daha fazla olduğu günümüzde, tarımsal üretimi tehlikeye atma lüksümüz yoktur. Bu bilinçle hem vatandaşlarımız hem çiftçilerimiz toprağımızı koruma konusunda daha duyarlı olmalıdır.”
“ANIZ YAKMANIN SAĞLAYACAĞI FAYDA TOPRAĞA VE ÇEVREYE VERECEĞİ ZARARIN YANINDA ÇOK KÜÇÜKTÜR”
Üreticilerin hasat sonrası aynı araziye diğer bir ürünün ekimini yapacaksa mibzerin istenilen bir şekilde ekim yapmasını sağlamak, yakıt tasarrufu ve daha iyi tohum yatağı hazırlamak adına anız yaktıklarına dikkat çeken Bayraktar, ” Anız yakmak yabancı ot ve haşereleri yok etmenin yanı sıra ekin saplarının mibzer gözlerinin tıkanmasını engellese de, toprağa zarar veriyor. Anız yakmanın sağlayacağı fayda toprağa ve çevreye vereceği zararın yanında çok küçük kalıyor. Hasat sonrası tarla yüzeyinde kalan bitkisel artıklar toprağı tavında tutuyor ve meyilli arazilerde verimli toprağın su ve rüzgâr erozyonuyla kaybolmasına engel oluyor.
Anız yakmak, doğal ve tarımsal ekosistemin tahrip olmasına, zaten organik maddece yetersiz olan topraklarımızın iyice fakirleşmesine ve toprağın su tutma kapasitesinin azalmasına neden oluyor. Anız, yağışların şiddetle toprağa düşmesini engeller; yüzey akış hızını azaltır ve toprağa sızmasını sağlar.
Organik maddesi çok düşük ve erozyona çok açık olan topraklarda anız sürülerek veya parçalanarak toprağa yeniden kazandırılmalıdır. Omurgalı ve omurgasız canlıların yok olmasına kısacası doğanın ölümüne neden olan anız yangınları hasadın bitmesiyle sezon bitmeden birçok bölgede maalesef kendini gösteriyor. Diğer taraftan anız yangınları iklim değişikliğinin de etkisiyle artan hava sıcaklıklarıyla beraber sigara izmaritleri veya elektrik tellerinden çıkan kıvılcımlarla da oluşabiliyor.
Tüm bu nedenlerle anız yangınlarında başta yerel yönetimler ve itfaiye olmak üzere ilgili tüm kurumlar tedbirlerini almalıdır” diye konuştu.
“ÇİFTÇİLERİMİZ ANIZ YAKMAK YERİNE ALTERNATİF UYGULAMALARI TERCİH ETMELİDİR”
Bayraktar şöyle devam etti:
“Toprağın verimini genel olarak topraktaki mineral, gübre ve biyolojik canlılar belirler. Bunlar yakıldığı zaman çiftçilerimiz daha çok gübre atmak zorunda kalıyor. Oysa anız toprağa kazandırıldığı zaman toprağın daha az gübreye ihtiyacı olur ve verimde artış yaşanır.
Anız yakmakla toprağı işlemek kolaylaşıyor fakat toprağın gücü kayboluyor. Çiftçilerimiz bunun farkında olmalıdır. Toprağa kazandırılmayarak yakılan her anız, çiftçilerimizin daha fazla gübre kullanmasına dolayısıyla maliyetinin artmasına sebep oluyor. Unutulmamalı ki; organik maddece zengin toprağın su tutma kapasitesi artar.
Kişi başı yıllık su tüketiminin bin 313 metreküp olduğu ve su stresi yaşayan ülkemizde organik madde kaybına yol açacak uygulamalardan kaçınılmalıdır.”
“SON 5 YILDAKİ ORMAN YANGINLARININ YÜZDE 5,6’SI ANIZDAN”
“Ülkemizde meydana gelen yangınların bazıları anız kaynaklıdır. Bu yangınlarda ormanlarımızın kıyısında olan buğday ve arpa tarlaları büyük riskler taşıyor” uyarısında bulunan Bayraktar şunları kaydetti:
“Son 5 yılda 13 bin 619 orman yangını çıktı. Söz konusu orman yangınlarının yüzde 5,6’sı yani 763’ü anız yangınları sebebiyle gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ülkemizde meydana gelen 2 bin 579 orman yangının yüzde 5,3’ü yani 137’si anız yangınıydı.
Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir tarım için anız yakma gibi çağdışı uygulamalara son verilmeli, çiftçiye yeni öneriler sunulmalı, doğrudan ekim teknolojisi gibi var olan faydalı uygulamaların yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.”
ANIZ NEDİR VE NEDEN YANGINI ÇIKAR?

Anız, tarlada hasat edilen bitkilerin sapları veya köklerinin toprağa yayılarak bırakılmasıyla oluşan bir yığın veya tabaka olarak tanımlanır. Anız yakma, tarımsal bir uygulama olarak bazı çiftçiler tarafından hasat sonrasında tarlanın temizlenmesi ve toprağın ekime hazırlanması amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
Ancak bu uygulama doğru yapılmadığı takdirde, çevresel zararlara ve ekonomik kayıplara neden olabilir. Anız yangınlarının çıkma nedenleri arasında kontrolsüz ateşleme, yanlış tekniklerle yapılan tarımsal uygulamalar ve yasal düzenlemelere uyulmaması gibi faktörler bulunur ve hızlıca büyüyerek çoğu zaman kontrol altına alınması güç olabilir.
ANIZ YANGINININ ZARARLARI NELERDİR?

Anız yangınlarının çevreye ve ekonomiye birçok zararı bulunur. Bunların en başında anız yangınlarının toprak verimliliğini azaltması gelir. Anız yakma işlemi, topraktaki organik maddeyi yok ederek toprak yapısını bozar ve tarımsal verimliliği olumsuz etkiler. Ayrıca, bitki örtüsünü bozduğu için toprak erozyonunu artırabilir, bu da tarım alanlarının verimsizleşmesine ve erozyonla mücadele edilmesi gereken birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olur.
Anız yangınları aynı zamanda hava kirliliğine de katkıda bulunur. Yakılan bitki artıkları atmosfere zararlı partiküller salarak hava kalitesini düşürür ve insan sağlığını tehdit eder. Bu durum, özellikle yerleşimin yoğun olduğu bölgelere ve tarım alanları için büyük bir çevre sorunu da oluşturur.
Tüm bunlara ek olarak, anız yangınları hızlı yayıldığı için kontrolsüz bir şekilde büyüyebilir ve ormanlık alanlara sıçrayarak büyük orman yangınlarına neden olabilir. Son zamanlarda ülkece yaşadığımız bu felakette, anız yangınlarının basite alınmayacak kadar önemli bir durum olduğunu ve sonuçlarının ne denli ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
ANIZ YANGINLARI İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE DÜZENLEMELER

Anız yangınları ile karşılaşmamak ve olası bir yangının kontrol altına alınması için çeşitli önlemler alınabilir. Bunların en başında çiftçileri alternatif tarım uygulamalarına teşvik etmek gelir. Alternatif tarımın en basit örneği, anız yakmak yerine bitki artıklarının toprağa karıştırılması veya biyolojik olarak parçalanması gibi yöntemler denenebilir. Bu yöntem hem toprak verimliliğini korurken hem de çiftçiyi çevre dostu bir tarıma teşvik eder.
Ayrıca, devlet tarafından yasal düzenlemelerin sıkı bir şekilde uygulanması ve denetimlerin artırılması gerekmektedir. Çiftçilere yönelik eğitim programları yapılarak doğru tarım teknikleri ve çevre koruma bilinci aşılanabilir. Böylece, anız yangınlarının önlenmesi ve çevresel zararların minimize edilmesi sağlanabilir.
Son günlerde yaşadığımız olaylar ışığında bir kere daha anladık ki anız yangınları, tarımsal faaliyetlerin önemli bir parçası olan anız yakmanın çevresel ve ekonomik zararlarını apaçık gözler önüne seriyor. Bu tür yangınların kontrol altına alınması ve önlenmesi için hem çiftçilere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı hem de yasal düzenlemelerin sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekir. Sadece bu şekilde, hem çevre sağlığı korunabilir hem de tarım verimliliği sürdürülebilir bir şekilde artırılabilir.
]]>