Türkiye start-up ekosisteminin sesinin uluslararası alana taşınması amaçlanan etkinliğin Eren Bülbül Konferans Salonu’ndaki açılışında konuşan Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, geçmişte farklı kıtaları keşfeden kaşifler gibi bugün start-upların keşfedip, icatlar yaparak dünyayı genişlettiğini belirterek, yapay zeka uygulamalarıyla bütüncül düşünme kapasitesinin arttığını söyledi.
Yapay zekanın da yaşama neler katacağını bugünden hayal etmenin kolay olmadığını ifade eden Tüzgen, bunu hayal edebilmek, hayalin ötesine geçip bunları geliştirebilmek için özel ekosistemlere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Tüzgen, bu ekosistemlerin güçlendirilmesi için start-uplarda olduğu gibi hükümetlerin, sivil toplum kuruluşlarının, yatırımcıların, teknoparkların ve diğer ilgili tüm aktörlerin de daha iyinin arayışında olması gerektiğini dile getirerek, bu açıdan Startup20 çalışma grubunun bütün G20 ülkeleri için büyük fırsatlar barındırdığını bildirdi.
“AR-GE’YE AYRILAN BÜTÇE AÇISINDAN GELİŞMİŞ ÜLKELERLE REKABET HALİNDEYİZ”
Türkiye’nin son 20 yılda teknolojik olarak ciddi atılımlar yaptığını aktaran Tüzgen, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın yörüngesine fırlatılmasıyla Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri haline geldiğini söyledi.
Tüzgen, teknolojik gelişmeleri mümkün kılanın AR-GE, teknoloji geliştirme ve start-up ekosisteminin bütüncül şekilde ortaya çıkması olduğunu belirterek, “Ülkemizde AR-GE faaliyetleri 20 yılda 10 kat artış gösterdi. AR-GE’ye ayrılan bütçe açısından gelişmiş ülkelerle rekabet halindeyiz. 2023 yılında bilişim sektörü dolar bazında yüzde 30’dan fazla büyüme kaydetti. Bunları mümkün kılan ana şeylerden birisinin de girişimci fabrikası teknoparklar ve Bilişim Vadisi gibi kuruluşlar olduğunu gururla belirtmek istiyorum.” diye konuştu.
Türkiye’de 140 bine yakın AR-GE projesinin tamamlandığını, 32 binin üzerindeki projenin de devam ettiğini aktaran Tüzgen, şu anda Türkiye’de 7 Turcorn bulunduğunu, bunlardan 2’sinin 10 milyar dolar değerlenmeyi aştığını söyledi.
Yatırımlar itibarıyla Türkiye’nin 2023 yılında, tohum aşaması anlaşma sayısı bakımından Avrupa ülkeleri arasında İngiltere, Almanya ve Fransa’nın ardından 4. sırada yer aldığını dile getiren Tüzgen, şunları kaydetti:
“Teknoloji vizesi, Turcorn100 programı gibi çok sayıda programlarla biz ülkemizin dünyadaki girişimcilik ve teknoloji ülkeleri arasında olmasını hedefliyoruz. Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini dünyanın ilk 10 start-up ekonomisi arasına sokmayı hedefliyoruz.
Bilişim Vadisi olarak biz de mobilite, bağlantı teknolojileri, oyun, siber güvenlik, akıllı şehirler, finans teknolojileri, enerji, sağlık gibi çok çeşitli alanlarda faaliyetler yürütmekteyiz, ekosistemi güçlendirmeye çalışmaktayız. Özellikle, mobilite ve oyun sektörü için yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası alanda da ilgi gördüğünü paylaşmak istiyorum. Startup 20’de ülkemizi temsil ediyor olmaktan gurur duymaktayız.”
Konuşmanın ardından Türkiye, Hindistan, Güney Kore, Brezilya, ABD, Hollanda, İngiltere, İtalya, Fransa, Güney Afrika ve Avustralya’dan temsilcilerin katıldığı etkinlikte, uluslararası işbirliği, sorumlu yapay zeka, tokenizasyon, inovasyon, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim ve yatırım konuları ele alındı.
Organizasyonda, ulusal ve uluslararası konuşmacıların katılımıyla yuvarlak masa toplantısı ve çalıştay yapıldı.
TÜRKİYE’NİN AR-GE EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRECEK
Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine yapılan bu önemli yatırımın, hızlı teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün dünya çapında iş operasyonlarını temelden değiştirdiği ve kullanıcı deneyimlerini iyileştirdiği bir döneme denk geldiğini ifade etti. Güçlü teknoloji ekosisteminin, Türk ekonomisini daha ileri teknolojiye yönlendirmek için gerekli zemini oluşturduğunu anlatan Kacır, “Bugün 10 binin üzerinde teknoloji şirketine ev sahipliği yapan 102 teknoparkımız, 1600’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz, 272 bin AR-GE çalışanımız var. Tüm bunlar Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin çekirdeğini oluşturuyorlar.” ifadelerini kullandı.
ANAHTAR TEKNOLOJİLERDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE
Bu ekosistem sayesinde Türkiye sanayi üretiminde, ileri teknoloji sektörlerinin olumlu bir şekilde öne çıktığını vurgulayan Kacır, “Anahtar teknolojilerde söz sahibi, Avrupa ve dünyayla entegrasyonu güçlü bir ülke olmayı başardık. Artık Türkiye’yi, bataryalardan uçan akıllı arabalara, akıllı tıbbi cihazlardan yeni nesil uydu girişimlerine kadar yenilikçi ve çığır açan teknolojiler için küresel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Önde gelen ulusal teknoloji girişimlerinin ortaya çıkması için paradigma değişimlerinden yararlanacağız ve yıkıcı yeniliklerin faydalarından yararlanacağız. Güçlü bir startup ekosistemine sahip olmak, Türkiye’yi küresel bir teknoloji merkezi haline getirme vizyonumuzun önemli bir parçası.” dedi.
KÜRESEL SAHNENİN YILDIZI “STARTUPLARIMIZ”
Türkiye’nin dört bir yanındaki genç girişimcilerin kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar ağıyla desteklenen hayallerini proje ve işlere dönüştürdüğünü belirten Bakan Kacır, startupların artık küresel sahnede giderek daha fazla parladığını ve Türk startup ekosistemi Avrupa teknolojisinin yıldızı olarak nitelendirildiğinin altını çizdi. Startuplara yenilikçi fikirlerini başarılı bir şekilde pazara hazır ürünlere dönüştürebilmeleri için tohum öncesi ve tohum aşamasında finansman sağlama konusunda oldukça aktif davrandıklarını anlatan Kacır, “Türkiye’yi sadece startup için değil, ölçek büyütme için de önemli bir merkez haline getirmek amacıyla startup ekosistemini fonlarla genişletiyoruz.” diye konuştu.
KALDIRAÇ ETKİSİ
Kaldıraç etkisi oluşturarak startuplara 1 milyar doların üzerinde yatırım sağladıklarını belirten Kacır, “Ölçeklendirme aşamasının özel ihtiyaçlarına yönelik özel ağ oluşturma desteğinin yanı sıra önemli devlet desteği sunmak üzere tasarlanmış bir program olan Turcorn100’ü başlattık.” açıklamasında bulundu.
100 BİN TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ HEDEFİ
Turcorn100, küresel hedefleri olan teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler için ölçek büyütme kulübü olarak hizmet veren ulusal bir vizyon girişimi olduğunu kaydeden Kacır, “Bu program sadece devlet tarafından değil, aynı zamanda startupların hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda küreselleşmesine yardımcı olacak kapsamlı program ve ağlara sahip program ortaklarımızla işbirliği yapılarak desteklenmekte. Bu programlarla 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin ve 100 Turcorn’un ülkemizden çıkmasını sağlamak en büyük hedeflerimizden biri. Türkiye’nin dinamik nüfusu, enerjisi ve girişimci ruhunun sağladığı büyüme ivmesi, küresel şirketlerin büyümesi ve yenilik yapması için ideal ekosistemi oluşturuyor. Bu firmaların 700’den fazlası halihazırda teknoparklarımız ve Ar-Ge merkezlerimizde Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Birçok küresel şirket, nitelikli iş gücümüzden ve cazip teşviklerden yararlanarak ileri Ar-Ge faaliyetlerini ülkemizde konumlandırıyor.” şeklinde konuştu.
TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK
Kacır, Amadeus’un, son yıllarda Türkiye’deki AR-GE faaliyetlerini ölçeklendirdiğini belirterek, bugün şirketin büyümesini Amadeus İstanbul Ar-Ge Merkezi’nin açılışıyla taçlandırdıklarını söyledi. Amadeus’un yeni Ar-Ge ofisinin, şirketin Türkiye teknoloji ekosistemi ile iş birliğini güçlendirerek, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önünü açmasını beklediğini belirten Kacır, Türkiye’nin üretimine, istihdamına, teknolojik gelişimindeki liderliğine katkı sağlayacak yatırımları tüm kaynaklarıyla desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kacır, “Türkiye, uluslararası iş birliklerinin, yeni fırsatların ve etkili projelerin merkezi olmaya devam edecek.” dedi.
]]>“FİKRİ OLAN ARTIK ENERJİYE DÖNÜŞTÜRSÜN”
Açılışta konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, gençleri üretime ve ticarete yönlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Fikri olan insanlar bunu ticarete dökmek için işte şehir ayağınızın altında, işte sanayilcierimiz burada, işte akademisyenlerimiz burada, büyükşehir yanınızda, Sanayi Bakanlığımız yanınızda, Valiliğimiz yanınızda. Fikri olan artık enerjiye dönüştürsün, sonuca dönüştürsün, ticaret olsun” dedi.

“TARIMDA AR-GE YAPACAK GENÇLER İSTİYORUZ”
Yılmaz, “Gençlerimiz burada üretim yapsın. Biz tarımda çok iddialıyız. Tarımda Ar-Ge yapacak gençler istiyoruz, inovasyon yapacak yerler istiyoruz. Biz bilimle ilgili, balıkçılıkla ilgili, yazılımlarla ilgili çok şeye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz insanların. Bunları Ar-Ge olarak yapabilecek akademisyenlerle öğrencileri birleştirecek bu kuluçka merkezimiz” şeklinde konuştu.
“DÜNYA BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM YAŞIYOR”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, Balıkesir’in teknoloji üretme ve geliştirme altyapısına yeni bir ivme kazandıracak Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin şehire hayırlı olmasını diledi. “21. yüzyılın başından itibaren dünya, dijitalleşmenin getirdiği yenilikçi teknolojilerle büyük bir dönüşüm yaşıyor” diyen Bakan Kacır, “Yapay zekâ, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi yenilikçi teknolojiler sosyal hayattan iş süreçlerine, üretim modellerinden, tüketici davranışlarına kadar tüm alanlara nüfuz ederek devrim niteliğinde değişikliklere neden oluyor. Kapılarını araladığımız bu yeni dijital çağ ile birlikte üretimde ve rekabette tüm ezberler bozulmakta. Artık ucuz iş gücünün rekabetçilik unsuru olmaktan çıktığı, daha verimli çalışan, daha nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyan bir endüstri dünyasından bahsediyoruz. Türkiye olarak stratejik bu değişimi; insanı odağına alan bir kalkınma yaklaşımıyla, vatandaşlarımızın refahını artırmak ve ülkemizi daha ileriye taşımak için bir fırsat olarak görüyor ve göğüslüyoruz” dedi.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını temin edecek, kritik teknolojilerde atılım sağlayacak dev bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini adeta sıfırdan inşa ettiklerini dile getiren Bakan Kacır, “Yenilikçi fikirlerin ürün ve hizmetlere dönüştüğü teknoparklarımızın sayısını 2’den 101’e, Ar-Ge ve inovasyon yapan girişimlerimizin sayısını 56’dan 10 binin üzerine çıkardık. Teknoparkları, yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere kadar birçok alanda Milli Teknoloji Hamlesi’sinin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekânlara dönüştürdük. Bin 600’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezimizle, firmalarımızın Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünü benimseyerek, daha yüksek katma değerli ürün sunmalarına imkân tanıdık ve hizmetler öze sektörümüzün Ar-Ge kültürünü benimseyerek teknoloji altyapımızda öncü rol üstlenmesini sağlayarak 22 yılda; ve inovasyon Ar-Ge harcamalarımızı 10 katına çıkarak 12 milyar dolara, tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli sayımızı ise 9 katına çıkarak 272 bine yükselttik.
“GEÇTİĞİMİZ YIL DEPREME RAĞMEN İHRACATTA TARİHİ BİR REKORA İMZA ATTIK”
Oluşturduğumuz Ar-Ge ve inovasyon altyapısının meyvelerini her geçen gün alıyoruz. Dünya; savaşlar, küresel salgınlar, afetler, ekonomik krizlerle boğuşurken Türkiye, son 14 çeyrektir teknoloji ve üretim odaklı büyümesine hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız deprem felaketine rağmen 255,8 milyar dolarla ihracatta tarihi bir rekora imza attık. Savunma sanayimizin başarı hikâyelerine her gün yenilerini ekleyerek yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 80’lere çıkardık. Türkiye’yi askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada liderliğe taşıdık. Beşinci nesil savaş uçağımız Kaan’ı göklerle buluşturduk. Savunma sanayiinde bizi başarıya ulaştıran yaklaşımı sivil alanlara taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. 60 yıl öncesinin Devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde yeni lider milli teknoloji girişimleri çıkaracağız. 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgâr türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştireceğiz. Bugün oyun geliştirmeden yapay zekaya, finansal teknolojiden kimya ve tarım tarım teknolojilerine kadar geniş yelpazade girişimleri bünyesinde barındıran Balıkesir Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Çamlık Uydu Kuluçka Merkezimizle Balıkesir’imizin girişimcilik ekosistemine yeni bir eser kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Çamlık Uydu Kuluçka Merkezi’nin açılış kurdalesini kesen Bakan Kacır ve protokol üyeleri, ardından öğrencilerin yaptığı teknolojik ürünlerin olduğu sergileri gezerek incelemelerde bulundu.
Bu yıl birinci dönem başvuruları “https://eteydeb.tubitak.gov.tr” üzerinden alınmaya başlanan programların son başvuru tarihleri KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı için 8 Mart, Sanayi AR-GE Destek Programı için 15 Mart olarak belirlendi. Kuruluş bazlı ön kayıt son tarihleri ise sırasıyla 6 ve 13 Şubat oldu.
Çağrılarla tüm sektör ve teknoloji alanlarında yeni bir ürün tasarım ve geliştirme çalışması, mevcut bir ürünün iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında firmaların teknolojik rekabet gücünü artıracak AR-GE projeleri desteklenecek.
Bu kapsamda, “Öncelikli ve Kilit Teknolojilerde AR-GE ve Yenilik”, “Stratejik ve İhtiyaç Odaklı AR-GE ve Yenilik” ile “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İklim Değişikliğine Uyuma Yönelik AR-GE ve Yenilik” konularında sunulan projelere öncelikli destek sağlanacak.
Programların hedefleri
Programlarla KOBİ ölçeğindeki firmaların AR‐GE kapasitesinin geliştirilmesiyle gereksinim duyulan teknoloji alanlarında uluslararası pazarı hedefleyen teknoloji ve ürün geliştirme yetkinliğinin artırılması, proje çıktılarının sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı vermesi, kamu kaynaklarının ülke ihtiyaçları ve ulusal hedeflere yönelik etkin kullanımının sağlanması hedefleniyor.
Sanayi AR-GE Destek Programı kapsamında firmaların uluslararası rekabet güçlerinin artırılması ve uluslararası pazarı hedefleyen ürünlerin geliştirilmesi, yurt dışına bağımlı olunan teknolojilerde rekabetçi yerli teknolojilerin kazanılması amaçlanıyor.
Güçlü ticarileşme potansiyeline sahip teknolojik ürünlerin geliştirilmesinden ortaklı AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması, üniversite işbirliğiyle AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması da önem taşıyor.
KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı ise firmaların AR-GE nitelikli yenilik faaliyetleri yapmaya özendirilmesi, ulusal/uluslararası pazarda rekabet güçlerinin artırılması, ortak ya da tek başına sistematik AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması için yapılıyor.
Başvuru ve proje detayları
KOBİ tanımına uyan ve sektörüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan Türkiye’de yerleşik tüm sermaye şirketleri proje başvurusunda bulunabiliyor.
Kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan işletmelerin dar mükellefiyet statüsündeki Türkiye’de yerleşik temsilcilik ve şubeleri ile vakıflar, dernekler ve bunların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, birlikler, şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar bu program kapsamında başvuru yapamıyor.
KOBİ Programı için destek süresi proje bazında en fazla 18 ay, Sanayi Programı için en fazla 36 ay olarak belirlendi.
Programda personel giderleri, seyahat giderleri, alet teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri, yurt içi ve dışı danışmanlık hizmet alım giderleri gibi unsurlar karşılanırken KDV, dağıtım, pazarlama, reklam, patent, marka tescili, amortisman, konaklama ve personele nakdi ya da ayni olarak verilen yemek ve ulaşım giderleri desteklenmiyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da TÜBİTAK TEYDEB Destek Programı limitlerinin artırıldığını ifade etmişti. Bu kapsamda KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı bütçe üst limiti 1 milyon 200 bin liradan 2 milyon 400 bin liraya, Sanayi AR-GE Destek Programı’nın limiti de 300 bin liradan 1 milyon liraya yükseltilmişti.
Bu yıl birinci dönem başvuruları “https://eteydeb.tubitak.gov.tr” üzerinden alınmaya başlanan programların son başvuru tarihleri KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı için 8 Mart, Sanayi AR-GE Destek Programı için 15 Mart olarak belirlendi. Kuruluş bazlı ön kayıt son tarihleri ise sırasıyla 6 ve 13 Şubat oldu.
Çağrılarla tüm sektör ve teknoloji alanlarında yeni bir ürün tasarım ve geliştirme çalışması, mevcut bir ürünün iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında firmaların teknolojik rekabet gücünü artıracak AR-GE projeleri desteklenecek.
Bu kapsamda, “Öncelikli ve Kilit Teknolojilerde AR-GE ve Yenilik”, “Stratejik ve İhtiyaç Odaklı AR-GE ve Yenilik” ile “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İklim Değişikliğine Uyuma Yönelik AR-GE ve Yenilik” konularında sunulan projelere öncelikli destek sağlanacak.
Programların hedefleri
Programlarla KOBİ ölçeğindeki firmaların AR‐GE kapasitesinin geliştirilmesiyle gereksinim duyulan teknoloji alanlarında uluslararası pazarı hedefleyen teknoloji ve ürün geliştirme yetkinliğinin artırılması, proje çıktılarının sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı vermesi, kamu kaynaklarının ülke ihtiyaçları ve ulusal hedeflere yönelik etkin kullanımının sağlanması hedefleniyor.
Sanayi AR-GE Destek Programı kapsamında firmaların uluslararası rekabet güçlerinin artırılması ve uluslararası pazarı hedefleyen ürünlerin geliştirilmesi, yurt dışına bağımlı olunan teknolojilerde rekabetçi yerli teknolojilerin kazanılması amaçlanıyor.
Güçlü ticarileşme potansiyeline sahip teknolojik ürünlerin geliştirilmesinden ortaklı AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması, üniversite işbirliğiyle AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması da önem taşıyor.
KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı ise firmaların AR-GE nitelikli yenilik faaliyetleri yapmaya özendirilmesi, ulusal/uluslararası pazarda rekabet güçlerinin artırılması, ortak ya da tek başına sistematik AR-GE ve yenilik projeleri yapabilme yetkinliğinin kazandırılması için yapılıyor.
Başvuru ve proje detayları
KOBİ tanımına uyan ve sektörüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan Türkiye’de yerleşik tüm sermaye şirketleri proje başvurusunda bulunabiliyor.
Kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan işletmelerin dar mükellefiyet statüsündeki Türkiye’de yerleşik temsilcilik ve şubeleri ile vakıflar, dernekler ve bunların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, birlikler, şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar bu program kapsamında başvuru yapamıyor.
KOBİ Programı için destek süresi proje bazında en fazla 18 ay, Sanayi Programı için en fazla 36 ay olarak belirlendi.
Programda personel giderleri, seyahat giderleri, alet teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri, yurt içi ve dışı danışmanlık hizmet alım giderleri gibi unsurlar karşılanırken KDV, dağıtım, pazarlama, reklam, patent, marka tescili, amortisman, konaklama ve personele nakdi ya da ayni olarak verilen yemek ve ulaşım giderleri desteklenmiyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da TÜBİTAK TEYDEB Destek Programı limitlerinin artırıldığını ifade etmişti. Bu kapsamda KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı bütçe üst limiti 1 milyon 200 bin liradan 2 milyon 400 bin liraya, Sanayi AR-GE Destek Programı’nın limiti de 300 bin liradan 1 milyon liraya yükseltilmişti.