“ÖZELLiKLE 2023’ÜN HAZİRAN AYIYLA, 2024 HAZİRAN ARASINDA PİYASADA BİR YÜZDE 25 DAHA DARALMA OLDUĞUNU GÖRDÜK”
Pandemi sürecinde ikinci el araç piyasasında fiyatların günlük değiştiği bir zaman yaşadıklarını hatırlatan Konya Oto Galericiler Odası Başkanı Abdullah Acıbadem, “Araç fiyatlarında, arz talep dengesizliğinden dolayı rakamlar hep yukarıya doğru seyretti. Tabii alınan tedbirler oldu. Çünkü baktığımızda bu işi sadece destek olarak yapanların haricinde sektöre dışarıdan çok fazla kişi dahil oldu. Haliyle insanlar da aracı tamamen bir yatırım aracı olarak görmeye başlayınca fiyatlarımız bizim hep yukarıya doğru seyretti. Geçen yılla bu yıl arasına baktığımız zaman özellikle ilk 6 aylık dönem 2023’ün ilk 6 ayı ile 2024’ün ilk 6 ayı arasında piyasada araç fiyatlarında bir gerileme oldu. Pazar da yüzde 17 daraldı. Özellikle 2023’ün Haziran ayı ile 2024 Haziran arasında piyasada bir yüzde 25 daha daralma olduğunu gördük. İstatistik kurumun açıklamalarına göre şöyle söyleyelim fiyatlar bu saatten sonra daha da düşer mi, düşmesinin imkanı yok. Ülkemize bu araçlar döviz üzerinden geliyor. Hep dile getiriyoruz şu an araba almanın tam zamanı. Kesinlikle araba alacak kişiler burada aracın fiyatının daha da düşeceğini asla düşünmesin. Biz sonbaharla birlikte araç fiyatlarının biraz daha yukarıya doğru tırmanacağını düşünüyoruz. Tabii burada döviz kuruyla alakalı bir değişiklik olursa döviz kuru da tabii bunu mutlaka tetikleyecek. Fiyatlar yukarıya doğru gidecek” ifadelerini kullandı.
“GALERİCİLERİN PANDEMİ SÜRECİNDE HİÇBİR ŞEKİLDE STOKÇULUK YAPTIĞINI ASLA DÜŞÜNMÜYORUZ”
Arabaların fiyatlarının yükselmesinde, piyasayla alakalı hep galericilerin ön plana çıkartıldığını söyleyen Abdullah Acıbadem, “Bazıları sosyal medyada bununla alakalı çok karalama yapıyor. Bu yanlış bir şeydir. Galericiler burada binici kullanıcılar arasında bir köprüdür. Kesinlikle galericilerin pandemi sürecinde hiçbir şekilde stokçuluk yaptığını asla düşünmüyoruz. Stok yapmak demek bugün en az 300-500, bin araba, 2 bin araba, yüksek rakamlardaki sayılarda stok yapan ve bu stoku kapasitesinde bu bütçeyi bulunduracak kişiler lazım. Bunu da bugün Konya için bakalım ya da Türkiye genelinde normal ortalama bir galericinin 20-25 civarında ortalama bir araç sayısı stoku vardır. Yani bununla nasıl stok yapabilir. Biz Konya Vergi Dairesi Başkanlığımızla da sürekli istişare içerisindeyiz” diye konuştu.
“DOLANDIRICILIKLARA MARUZ KALMAMA ADINA BURADA TERCİH TİCARET BAKANLIĞI’NDAN YETKİLİ OTO GALERİCİ ESNAF OLMASI LAZIM”
Otomobil alacak olan kişiler otomobili galerici esnafından alması gerektiğini ifade eden Acıbadem, “Bununla alakalı vatandaş işte gerekli yetki belgesini Ticaret Bakanlığı’ndan alıyor. Bu yetki belgesiyle araç satışı yapıyor. Diğer türlü son zamanlarda daha sık rastlamaya başladık. Bu nedir işte vatandaş internet ortamında aracın rakamını örnek söyleyeyim ki 1 milyonluk bir arabayı 800 bin liraya ilana atıyor. Arabası kendisinin falan değil. Aracın ilanını kopyalıyor. Kopyalamanın haricinde yeni gelişen bir sistem var, onu da söyleyelim. Örnek olarak sizin bir arabanız var. Onu size fiyatını daha düşük olarak yansıtıyor. Alıcıyı satıcıyı notere getiriyor. Bu arada parayı kendi hesabına aktartıyor. Ondan sonra alıcıyla satıcı karşı karşıya geliyor. Böyle dolandırıcılıklara maruz kalmama adına burada tercih Ticaret Bakanlığı’ndan yetkili oto galerici esnafı olması lazım. Çünkü burada bir muhatap var ve ben şuna hakimim ki Konya’da galericiler sitesinde 850 tane esnafımız var. Bizim buradaki esnafla alakalı biz hiçbir şekilde bir sorunla bu şekilde karşılaşmadık. Böyle bir durum olduğu zaman da müşteriyle galerici arasında bir uyuşmazlık olursa biz burada devreye girip orta noktayı bulmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Olay hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Kızmaz, bayram öncelerinde araba kiralamalarının arttığını ve araba hırsızlarının da bu durumdan yararlanmak istediğini aktardı. Kızmaz, çalınan aracın da İzmir’den kiralandığını belirterek, “Araç İzmir içi kullanım olarak kiralandı. Daha sonra Ankara’ya geldi. Ankara’ya geldiğini, üyemiz fark ediyor, arıyor, kendisine ulaşamıyor. O esnada bize ulaşıldı. Biz de kendisinden konumunu istedik. Konum da bizim burada yıldız sanayi dediğimiz bir yer var orada araç parçaları satılıyor, orayı gösteriyor. Acilen oraya intikal ettik” diye konuştu.
“ARABANIN YARI VAZİYETTEKİ HALİNİ GÖRDÜM, TEKERLER SÖKÜLMÜŞ SADECE ARABANIN ARKA BAGAJ KAPISI KALMIŞ”
Kızmaz, aracın bulunduğu konuma bizzat kendisinin de gittiğini belirterek, “Konumun oraya geldiğimizde pazar günü olması münasebetiyle aracın içeride olduğunu ve içeride 2 kişinin olduğunu gördüm. O esnada da kendileri beni görünce tedirgin bir hale geldiler. Ben kendi aracımı kapının önünden kaldırdım. Başka bir tarafta takibe başladım. Bu esnada şahıs kendisi çıktı. Şahsın önünü keserek o plakalı arabanın orada olup olmadığını sordum ve o da aracın orada olduğunu teyit etti, ‘Evet burada’ dedi. Arabayı çıkartmasını söyledim. Bu esnada polisi aradım. Polis ekipleri gelene kadar biz şahısla orada bir ağız münakaşası ederek zar zor olsa da arabanın yarı vaziyetteki halini gördüm. Yani tekerler sökülmüş sadece arabanın arka bagaj kapağı kalmış. Bir saat daha yetişmeseydik araba komple parçalanıp yok edilecekti” açıklamasında bulundu.
Şahsın emniyet güçleri tarafından yakalandığını dile getiren Kızmaz, yapılan araştırmalar sonucunda şahsın genelde yabancı plakalı arabaları, icralık arabaları ve kiralık arabaları parçaladığını ifade etti. Kızmaz, tüm araç kiralama şirketlerini de uyararak, aracı kiralanan kişilerin özellikle bayram ve bayram öncelerinde daha çok dikkat etmelerini istedi.
“BAYRAM TATİLİ NEDENİYLE HIRSIZLAR DA DEVREYE GİRİYOR”
Kızmaz, bayramda verdikleri araçların 10 günlük paket çerçevesinde verdiklerini ifade ederek, “Yani resmi tatil 10 gün ise 10 gün olarak paket olarak vermek istiyoruz. Bu esnada da hırsızlar da devreye giriyor. Yani diyor ki ‘Araba Kiralama şirketinden bayramda 10 günlük alırım. Götürüp bu tarafa 50 bin liraya satarım, o da 100 bin liraya satar’ gibi dağılıyor. Bizler diyoruz ki araç kiralama şirketleri özellikle ince eleğin sık dokuması gerektiğini söylüyoruz. Her gelene malınızı teslim etmeyin. GPRS 2 tane olsun 3 tane olsun yani malınızın düşmanı olmayın hep bu yayınları canlı yayında devamlı baskı yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“İZMİR’DEN KİRALANAN BİR BAŞKA ARACIMIZA ULAŞAMADIK”
Kızmaz, yine İzmir’den kiralanan bir araçtan daha haber alamadıklarını söyleyerek, “Maalesef araç kiralama firması üyemiz alt kiralama olduğundan takip cihazı takılmamış bayrama yetişmek için. Bu arabada şu anda Ankara’ya geldi. Buradaki emniyetteki dostlarımızla bu konuyu paylaştık, çalındı ihbarı verildikten sonra Mobil Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarında. Bizim burada yine hurdacılar PTS kayıtlarında sadece hurdacılar sitesinde gözüküyor. Onun haricinde bir yere çıkmamış. Nerede bu araç hurdacılar sitesinin içerisinde yine parçalanmaya aday gibi gözüküyor” şeklinde konuştu.
“KOCAELİ’NDE DE HIRSIZLAR SUÇÜSTÜ YAKALANDI”
Kızmaz, bir başka olayın ise Kocaeli’nde yaşandığını belirtti. Kocaeli’nde hırsızların Araç Kiralamacıları Genel Başkan Yardımcısının ofisine gidip araç kiralamaya çalıştığını dile getirerek, “Araba kiralamak isterken bizim sistemlerimiz var. Sistemlerimize girdiğimizde oto hırsızı olduğunu görüyor. İzmir’den yine Adnan Menderes havalimanından arabayı çalmış, yok etmiş cezası yok. Maalesef güveni kötüye kullanma sebebiyle diye serbest bırakılıyor. Devlet büyüklerimizi hep söyledik. Lütfen bu güveni kötüye kullanmanın cezasını hapis cezası ile ağır ceza ile yargılayalım istiyoruz artık. Çünkü devamlı yazıyoruz biz bu yaz. Genel başkan yardımcımın ofisine gelip böyle bir olayla karşılaştık. Yani şu bayram özellikle vaka olarak şu anda 4 diyebilirim. Bizim birebir canlı şahit olduğumuz ve elimizdeki verilere istinaden” ifadelerine yer verdi.
Otomobil alımında türlü türlü hileler yapan dolandırıcıların yeni bir yöntemi daha ortaya çıktı. Otomobilde aslında olmayan bir arıza yaratıp fiyat düşüren dolandırıcılar “pes” dedirtiyor. Bu sefer arabayı almak isteyen kişiler, satıcı ile buluştuktan sonra satıcıyı oyalayıp aracın radyatör kapağını açıp yağ boşaltıyorlar. Daha sonra “Senin aracın arızalı” deyip, en az 80-100 bin TL fiyat kırıp aracı ucuza kapatıyorlar.
SATICI ŞOK OLUYOR
Sıra dışı dolandırıcılık yöntemi ise şöyle gerçekleşiyor: Alıcı, arabasını satışa çıkaran kişi ile irtibata geçiyor. Belli bir ücrette anlaştıktan sonra çoğu zaman alıcılar aracı almak için şehir dışından arkadaşı ile geleceğini ve otelde kalacağını belirtiyor. Ardından arabayı inceleme talebinde bulunuyorlar. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Yüz yüze buluşan alıcı ve satıcılar otomobili gözle muayene etmek için kaputunu açıyor. Biri satıcıyı oyalarken, diğer kişi ise otomobilin radyatör kapağını açıyor ve içine yağ boşaltıp, hiçbir şey olmamış gibi sohbete devam ediyor. Aracı beğendiklerini ve satın alacaklarını söyleyen alıcılar ekspertizin yolunu tutuyorlar. Muayene sırasında alıcılar “Sizin araç arızalı. Yağ ve suyu birbirine karıştırmış. Fiyatı düşürün” diyerek fiyat kırmaya çalışıyor. Aracında böyle bir arızanın olduğunu orada öğrenen satıcı ise yaşadığı şok ve şaşkınlığın etkisiyle fiyatı indirmek zorunda kalıyor.
80-100 BİN TL FİYAT DÜŞÜYOR
SABAH’a konuşan Oto Eksperi Gürsel Kaplan, “Otomobil satışlarında dolandırıcılık yöntemlerine akıl sır ermiyor. İşimiz gereği birçok şeye şahit oluyoruz, duyuyoruz. Şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler geliştiriyorlar” dedi.
Dolandırıcıların bu yöntemde bilinçli bir şekilde yağ döktükleri için nasıl hareket edeceklerini bildiğini ve araca zarar vermediğini belirten Kaplan, şöyle devam etti: “Yağ döküldüğünü eksperler bile anlayamaz. Arabayı indirimli satın aldıktan sonra uzun yol yapılmaması önemli. Bunlar satış tamamlandıktan sonra aracı hiç hareket ettirmeden çekiciyle tamirciye götürüp yaptırıyorlar. Hemen motorun temizlenmesi, o yağdan arındırılması ve yeni antifiriz konulması yeterli oluyor, bunun da 500-600 TL civarında masrafı var. Ama araba gerçekten yağ ve suyu birbirine karıştırsaydı masrafı model ve işçiliğe göre 80-100 bin TL olacaktı.”
5 YILA KADAR HAPİS VAR
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü ise satıcıları tuzağa düşüren bu yöntemle ilgili olarak vatadaşları uyardı. Güllü, “Otomobilin yağ ile suyu karıştırdığı arızası iddiası ile indirim yapmak zorunda bırakıldığına dair satıcılar yazılı bir belge hazırlayabilirler. Burada elbette ekspertizlerin de dikkatli olmaları gerekiyor. Satıcılar araçlarını gösterirken, aracın yanından hiç ayrılmamalı. Bu tür olaylara şüpheyle yaklaşmakta fayda var. Böyle bir olay yaşayan vatandaşlar hemen savcılığa suç duyurunda bulunsunlar. Türk Ceza Kanunu’nun 159’uncu maddesine göre kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak için hileli davranış gösterip, başkasının zararına neden olan kişi dolandırıcılık suçuyla yargılanır. 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kamuda tasarruf tedbirleri hayata geçirilirken Audi A8 marka bir otomobil talep ettiği yolunda haberler basında yer almıştı.
Ali Erbaş ayrıca Irak’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanınca CV’sinde yazmasına karşın iyi derecede Arapça bilmemekle suçlanmıştı.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a gönderdiği açıklamayla iddialara yanıt verdi.
İşte Ahmet Hakan’ın bugünkü köşe yazısındaki ilgili kısım;
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili üç iddianın gündemde olduğunu, Erbaş’ın bu konularda konuşması gerektiğini yazmıştım. Erbaş, yazılı bir açıklama göndermiş bana. İşte söyledikleri:
ARAPÇA BİLMİYOR DEMEK İTİBAR SUİKASTIDIR
IRAK’ta Arapça bir röportajda tercüman kullanmıştı Ali Erbaş. Bu olay nedeniyle “CV’sinde Arapça biliyor yazdığı halde Arapça bilmediği ortaya çıktı” diye haberler yapıldı.
*
Erbaş, bana gönderdiği açıklamada aldığı eğitimleri detaylarıyla sıralamış, başarıyla geçtiği sınavları yazmış. Yazdığı tezlerden, yaptığı çevirilerden örnekler vermiş.
Ardından da şunu sormuş:
“Böyle bir akademisyeni Arapça bilmemekle itham etmek haksızlık değil midir?”
*
Peki Irak’ta neden Arapça tercüman kullandı?
O konuda da şöyle demiş Erbaş:
“Diplomatik hassasiyet gereği Irak’ta yaşanan özel bir olayı bahane ederek itibar suikastına yol açan üslupla bir insana acımasız saldırılarda bulunmak haksızlık değil midir?”
‘DUAYI AVUCUNA YAZDI’ İDDİASI TAMAMEN YALAN
ERBAŞ’ın bir dua görüntüsü yayınlandı sosyal medyada. “Dua metnini avucuna yazmış, oradan okuyor” diye servis edildi bu görüntü.
*
Bunu tamamen yalan ve iftira olarak nitelendiriyor Erbaş.
Ve şöyle diyor:
*
“Dua etmem istendiğinde makası sol avucumun içinde kamufle etmeye çalışırken oraya doğru bakmamı sanki avucumun içinde yazı varmış da onu okuyormuşum şeklinde yorumlamak, çarpıtmak, videoya dikkatle bakınca fark edilmesine rağmen bunun üzerinden nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan saldırılar yapmak haksızlık değil midir?”
ESKİ ARABA KULLANILMAZ HALDE, YENİ ARABA KİRALANDI
Erbaş, “AUDİ A8 marka bir otomobil talep etti” iddiasına da yanıt vermiş.
Şöyle diyor bu konuda:
*
“2010 yılında Diyanet’e tahsis edilen 2006 model arabadan sonra 2015 yılında bir araba tahsis edilmiş ve yine kıyamet kopmuştu. O günkü Diyanet İşleri Başkanımız yine nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan acımasız saldırılara dayanamayıp arabayı Başbakanlığa iade etmişti. İnternete bakarsanız ne acımasız haberler ve saldırılar yapıldığını görürsünüz. Aradan geçen bunca yıla rağmen bize 2023 yılına kadar hiç araba tahsis edilmedi. Eski araba artık kullanılamaz hale gelip envanterden düşünce ihtiyaca binaen söz konusu araba, kiralama yöntemiyle kullanılmaya başlanıldı.”
]]>