ADIYAMAN
Samsat ilçesinde Taşkuyu köyünde serinlemek için sulama kanalına giren Mustafa Dağ (14), bir süre sonra gözden kayboldu.
Yakınlarının ihbarıyla bölgeye kurtarma ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Vatandaşlar tarafından sudan çıkarılan çocuk, sağlık ekiplerine teslim edildi.
Ambulansla Samsat Devlet Hastanesine kaldırılan Mustafa Dağ, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Cenaze, otopsi yapılmak üzere Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
ÇORUM
Çorum’un Boğazkale ilçesinde Evci köyü yakınlarındaki gölete arkadaşıyla gezmek için giden Veyis Sarıerikli (20), serinlemek için suya girdi.
Bir süre sonra Sarıerikli’nin boğulma tehlikesi geçirdiğini fark eden arkadaşları, 112’den yardım istedi.
İhbar üzerine olay yerine jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi.
AFAD İl Müdürlüğü arama kurtarma ve dalgıç ekibi, sudan gencin cansız bedenini çıkardı. Sarıerikli’nin cenazesi, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Evci Köyü Muhtarı Salim Küçüksakal, olay sırasında Sarıerikli’nin sudayken arkadaşına, “Boğuluyorum yardım et” diye seslendiğini, arkadaşının yüzme bilmemesi nedeniyle yardım çağırmak için uzaklaştığını, döndüğünde arkadaşını bulamadığını söyledi.
BURSA
İznik’te ailesiyle birlikte piknik yapmak için Yenişehir’den İznik ilçesine gelen 13 yaşındaki Halil el Hüseyin, yüzmek için DSİ’nin su aldığı gölete girdi. Derinliği yaklaşık 6 metre olan gölette yüzen Hüseyin, bir anda ortadan kayboldu.
Hüseyin’in ailesi çocuklarını göremeyince telaşlandı. Ailenin ihbarı üzerine olay yerine polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.
İznik polisi ve jandarma ekipleri arama çalışmalarına başladı. Mudanya deniz polisine ait dalgıç timinin çalışmaları sonucunda, Halil el Hüseyin’in cansız bedeni sudan çıkarıldı. Talihsiz çocuğun cansız bedeni, İznik Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olay yerinde bulunan Halil el Hüseyin’in ailesi sinir krizi geçirdi. Sağlık ekipleri aileye müdahale etti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
KOCAELİ
Kandıra ilçesinde Seyrek Mahallesi mevkisinde önceki gün arkadaşıyla denize girdikten sonra gözden kaybolan Muharrem Elitaş’ın (24) bulunması için Kocaeli Su Kazaları Engelleme Merkezi (KOSKEM) cankurtaranları, jandarma, deniz polisi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bot ve helikopterinin katılımıyla arama çalışması yürütüldü.
Sahil Güvenlik ekipleri Elitaş’ın cansız bedenine ulaştı. Cenaze sudan çıkarılarak Kandıra Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
İSTANBUL
Şile Sofular Plajı’nda denize giren 16 yaşındaki Kerem İmre ve 17 yaşındaki Yusuf Jamalov boğularak hayatını kaybetti. Boğulmaktan son anda kurtarılan Kerem İmre’nin 12 yaşındaki kardeşinin tedavisinin ise yoğun bakımda devam ettiği öğrenildi.
Hayatını kaybeden Jamalov’un babası Aras Jamalov, “Orası bir kumsal, kumu bile bataklık. Girenlerden günde 3-4 kişi vefat ediyor. Eşimi kurtardım oğlumu kurtaramadım. Gücüm yetmedi. Çünkü Karadeniz orası, dalgalı” dedi.
DÜZCE
Düzce’nin Akçakoca ilçesinde denizde kaybolan 16 yaşındaki İbrahim K’nin cansız bedenine ulaşıldı.
Kurban Bayramı tatili için geldiği ilçedeki Çayağzı Plajı’nda girdiği denizde kaybolan İbrahim K’yi arama çalışmaları suda, havadan ve karadan yürütüldü.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı tekne, bot, helikopter ve dron ekiplerinin yanı sıra AFAD, UMKE ile Sakarya, Ankara, Zonguldak’tan Jandarma Sualtı Arama ve Kurtarma Timi (SAK) ile Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ekipleri, su altı ve kıyı şeridinde görev yaptı.
Sahil bölgesinden ayrılmayan gencin ailesi ise çocuklarının bulunması için yürütülen çalışmaları takip etti.
Sahil şeridinde 30 saatten fazla süren çalışmalar sonucu İbrahim K’nin cansız bedeni, kaybolduğu yerden yaklaşık 100 metre uzaklıkta dalgıçlar tarafından bulundu.
Kıyıya çıkarılan cenaze, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna kaldırıldı.

Gelgeç Mahallesi Muhtarı Ahmet Gülay, 23 Nisan’da yazlık evin olduğu Armutlu Mahallesi’nin 3,5 kilometre uzağındaki dere kenarında Berzeg’e ait kimlik ve kredi kartı ile kıyafet ve insana ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları buldu.

Gülay’ın, mahalleye gelen su hattında yaşanan sorun nedeniyle dere kenarına gittiği öğrenildi.

CÜZDAN, KARTLAR VE KIYAFET BULUNDU
Olay yeri incelemesinde; paça kısımları parçalanmış pantolonun cebinde yine parçalanmış kahverengi cüzdan ve içerisinde Korhan Berzeg adına düzenlenmiş 3 farklı bankaya ait kredi kartı, 1 banka kartı, parçalanmış halde İstanbul ücretsiz taşıma kartı, İstanbul Mavi kart, yine Korhan Berzeg adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve kimlik kartı ile 1’i parçalanmış 5 adet 10 TL, 1 adet 100 TL, 1 adet 50 TL, 1 araç anahtarı ile muhtelif anahtarlar bulundu. Bulunan kıyafet, malzemeler ve kemikler incelenmek üzere toplandı.

KEMİK PARÇALARI BERZEG’E AİT ÇIKTI
Üzerinde doku olmayan, kalça ve göğüs kafesine ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. Bu süreçte kızı Nisa Berzeg’ten kan örneği alındı. İncelemede, kemik parçaları ile kızından alınan kan örneğinin DNA’sının eşleştiği açıklandı. Böylece kaybolduktan 316 gün sonra Korhan Berzeg’in öldüğü kesinleşti.

Diğer yandan 24 Nisan’da Korhan Berzeg’in diğer kemiklerini bulmak için arama başlatıldı. Bu çalışmaların 3’üncü gününde çalılar arasında 1 kemik parçası, 4’üncü gününde kol kemiğine benzeyen 1 kemik ile Berzeg’e ait gömleğin parçaları bulundu.

SIRTLAN SALDIRISI İHTİMALİ GÜNDEMDE
Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisi ile Turplu ve Gelgeç mahallelerindeki ormanda, 4 gün boyunca yapılan arama çalışmaları, 5’inci günde 2 koldan yürütülmeye başlandı. Kemiklerin yabani hayvanlar tarafından dere kenarına taşınmış olabileceği değerlendirilirken, ekipler Gelgeç Mahallesi’ndeki su hattının başlangıcından Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisine doğru arama yaptı. Bölgenin aynı zamanda sırtlanların üreme alanı olduğu belirtildi.

KEMİK PARÇALARI BULUNDU
İki koldan arama yürüten ekipler, suyun akış yönüne doğru dere boyunca arama yaparken, İstanbul Jandarma Komutanlığı’nın kadavra arama köpeği ‘Duman’ tarafından kütük altı ve çalılıkların arasında, Berzeg’e ait olduğu değerlendirilen kafatasının yüz kısmına ait parça ile 3 kemik daha bulundu. 6 Jandarma Asayiş Timi, 3 JASAT, 1 İstihbarat timi, 3 Jandarma Asayiş Komando unsuru ve 3 kadavra tespit köpek unsuru olmak üzere 62 personel ile çalışmalar sürerken, 6’ncı günde jandarma komando ekipleri hem elleriyle hem tırmıklarla arama yaptı. Bu aramalar sırasında insana ait olduğu düşünülen 1’i kafatası olmak üzere 3 kemik parçası ile Berzeg’e ait iç çamaşır bulundu. Toplanan kemik ve kıyafet parçaları, DNA analizi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

O BÖLGE, BERZEG KAYBOLDUKTAN 12 GÜN SONRA ARANMIŞTI
Korhan Berzeg’in, 23 Nisan’da ve sonrasında 7 gün boyunca yürütülen arama çalışmalarında bulunan kemiklerine ise daha önce 9 kez, hem karadan ekipler ve iz takip köpekleriyle hem de havadan dronlarla taranan 325 kilometrekarelik alanın sınırında ulaşıldığı öğrenildi. Bölgenin, 28 Haziran’da arandığı ancak hiçbir ize rastlanmadığı, havanın yağışlı, arazinin sarp ve dik, bitki örtüsünün de sıkı olması nedeniyle bölgeye, Berzeg kaybolduktan 12 gün sonra gidilebildiği kaydedildi.

KAFATASIYLA KAVAL, UYLUK, KOL VE KABURGA KEMİKLERİ BULUNDU
Gönen ilçesi Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisindeki 30 kilometrelik alanda, 1,5 kilometrelik dere boyunca suyun akış yönüne doğru yapılan aramalarda, Berzeg’in pantolon, gömlek ve hırkasının parçaları ile iç çamaşırı, kemeri, cüzdanı, kimlik, ehliyet, banka, kredi kartları, toplu ulaşım kartları ve araç anahtarına ulaşılırken; kaval, uyluk, kol ve kaburga kemikleri ile kafatasının ön ve arka yüzü bulundu. Kafatasına ait kemik parçaları, diğer kemikler ve kıyafet parçalarının, 312 gün sonra dere kenarında bulunan kıyafet parçası, kemikler, kimlik ve kredi kartının 250 metre uzağında olduğu belirtildi. Kemikler, incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, 3 kadavra arama köpeği ve 62 jandarma personeliyle yürütülen alan tarama çalışması, Berzeg kaybolduktan 319 gün sonra sonlandırıldı.

KIZI BÖLGEDEYDİ
Öte yandan Korhan Berzeg’in, DNA örneği vermek için İngiltere’den Türkiye’ye gelen kızı Nisa Helen Berzeg de 30 Nisan’da, arama çalışmalarının son gününde, avukatlarıyla Armutlu Mahallesi’ne gelip olay yerinde incelemelerde bulundu. Avukatları ve yakınlarıyla babasının evine de giden Nisa Berzeg, daha sonra mahalleden ayrıldı.

RAPORUN ARDINDAN TOPRAĞA VERİLECEK
İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki inceleme tamamlanırken, bulunan kafatası ile 12 kemiğin, Korhan Berzeg’e ait olduğu kesinleşti. Berzeg’in kesin ölüm nedenini gösterir raporun henüz çıkmadığı ve raporun tamamlanmasının ardından kemiklerin ve kafatasının aileye teslim edileceği belirtildi.

Berzeg’in ölüm nedeniyle ilgili soruşturma çok yönlü yürütülürken, Korhan Berzeg’in 12 kemik ve kafatası, ölüm nedeninin adli tıp raporuyla kesinleşmesinin ardından toprağa verilecek.
CÜZDAN, KARTLAR VE KIYAFET BULUNDU
Olay yeri incelemesinde; paça kısımları parçalanmış pantolonun cebinde yine parçalanmış kahverengi cüzdan ve içerisinde Korhan Berzeg adına düzenlenmiş 3 farklı bankaya ait kredi kartı, 1 banka kartı, parçalanmış halde İstanbul ücretsiz taşıma kartı, İstanbul Mavi kart, yine Korhan Berzeg adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve kimlik kartı ile 1’i parçalanmış 5 adet 10 TL, 1 adet 100 TL, 1 adet 50 TL, 1 araç anahtarı ile muhtelif anahtarlar bulundu. Bulunan kıyafet, malzemeler ve kemikler incelenmek üzere toplandı.
KEMİK PARÇALARI BERZEG’E AİT ÇIKTI
Üzerinde doku olmayan, kalça ve göğüs kafesine ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. Bu süreçte kızı Nisa Berzeg’ten kan örneği alındı. İncelemede, kemik parçaları ile kızından alınan kan örneğinin DNA’sının eşleştiği açıklandı. Böylece kaybolduktan 316 gün sonra Korhan Berzeg’in öldüğü kesinleşti. Diğer yandan 24 Nisan’da Korhan Berzeg’in diğer kemiklerini bulmak için arama başlatıldı. Bu çalışmaların 3’üncü gününde çalılar arasında 1 kemik parçası, 4’üncü gününde kol kemiğine benzeyen 1 kemik ile Berzeg’e ait gömleğin parçaları bulundu.
SIRTLAN SALDIRISI İHTİMALİ GÜNDEMDE
Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisi ile Turplu ve Gelgeç mahallelerindeki ormanda, 4 gün boyunca yapılan arama çalışmaları, 5’inci günde 2 koldan yürütülmeye başlandı. Kemiklerin yabani hayvanlar tarafından dere kenarına taşınmış olabileceği değerlendirilirken, ekipler Gelgeç Mahallesi’ndeki su hattının başlangıcından Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisine doğru arama yaptı. Bölgenin aynı zamanda sırtlanların üreme alanı olduğu belirtildi.
KEMİK PARÇALARI BULUNDU
İki koldan arama yürüten ekipler, suyun akış yönüne doğru dere boyunca arama yaparken, İstanbul Jandarma Komutanlığı’nın kadavra arama köpeği ‘Duman’ tarafından kütük altı ve çalılıkların arasında, Berzeg’e ait olduğu değerlendirilen kafatasının yüz kısmına ait parça ile 3 kemik daha bulundu. 6 Jandarma Asayiş Timi, 3 JASAT, 1 İstihbarat Timi, 3 Jandarma Asayiş Komando unsuru ve 3 kadavra tespit köpek unsuru olmak üzere 62 personel ile çalışmalar sürerken, 6’ncı günde jandarma komando ekipleri hem elleriyle hem tırmıklarla arama yaptı. Bu aramalar sırasında insana ait olduğu düşünülen 1’i kafatası olmak üzere 3 kemik parçası ile Berzeg’e ait iç çamaşır bulundu. Toplanan kemik ve kıyafet parçaları, DNA analizi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
O BÖLGE, BERZEG KAYBOLDUKTAN 12 GÜN SONRA ARANMIŞTI
Korhan Berzeg’in, 23 Nisan’da ve sonrasında 7 gün boyunca yürütülen arama çalışmalarında bulunan kemiklerine ise daha önce 9 kez, hem karadan ekipler ve iz takip köpekleriyle hem de havadan dronlarla taranan 325 kilometrekarelik alanın sınırında ulaşıldığı öğrenildi. Bölgenin, 28 Haziran’da arandığı ancak hiçbir ize rastlanmadığı, havanın yağışlı, arazinin sarp ve dik, bitki örtüsünün de sıkı olması nedeniyle bölgeye, Berzeg kaybolduktan 12 gün sonra gidilebildiği kaydedildi.
KAFATASIYLA KAVAL, UYLUK, KOL VE KABURGA KEMİKLERİ BULUNDU
Gönen ilçesi Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisindeki 30 kilometrelik alanda, 1,5 kilometrelik dere boyunca suyun akış yönüne doğru yapılan aramalarda, Berzeg’in pantolon, gömlek ve hırkasının parçaları ile iç çamaşırı, kemeri, cüzdanı, kimlik, ehliyet, banka, kredi kartları, toplu ulaşım kartları ve araç anahtarına ulaşılırken; kaval, uyluk, kol ve kaburga kemikleri ile kafatasının ön ve arka yüzü bulundu. Kafatasına ait kemik parçaları, diğer kemikler ve kıyafet parçalarının, 312 gün sonra dere kenarında bulunan kıyafet parçası, kemikler, kimlik ve kredi kartının 250 metre uzağında olduğu belirtildi. Kemikler, incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, 3 kadavra arama köpeği ve 62 jandarma personeli ile yürütülen alan tarama çalışması, Berzeg kaybolduktan 319 gün sonra sonlandırıldı.
BERZEG’İN KIZI BÖLGEDEYDİ
Öte yandan Korhan Berzeg’in, DNA örneği vermek için İngiltere’den Türkiye’ye gelen kızı Nisa Helen Berzeg de dün sabah, arama çalışmalarının son gününde, avukatlarıyla birlikte Armutlu Mahallesi’ne gelip olay yerinde incelemelerde bulundu. Avukatları ve yakınlarıyla babasının evine de giden Nisa Berzeg, daha sonra mahalleden ayrıldı.
ÖLÜM OLAYININ GERÇEKLEŞME ŞEKLİ ARAŞTIRILIYOR
Berzeg’in ölüm nedeniyle ilgili soruşturma çok yönlü yürütülürken, tüm ihtimaller de değerlendiriliyor. Berzeg’in hayvan saldırısında ölüp, cesedinin parçalanarak taşınmış olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, bu nedenle kemiklerde diş izi aranıyor. Aynı zamanda cinayet ihtimali de masada tutulurken, bundan sonraki süreçte ölüm olayının gerçekleşme şekliyle ilgili istihbari çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Ölüm nedeni adli tıp raporuyla kesinleşecek olan Korhan Berzeg’in 12 kemik ve kafatası, adli tıptaki incelemelerin tamamlanmasının ardından toprağa verilecek.

Olay yeri incelemesinde, paça kısımları parçalanmış pantolonun cebinde yine parçalanmış kahverengi cüzdan ve içerisinde Korhan Berzeg adına düzenlenmiş 3 farklı bankaya ait kredi kartı, 1 banka kartı, parçalanmış halde İstanbul ücretsiz taşıma kartı, İstanbul Mavi kart, yine Korhan Berzeg adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve kimlik kartı ile 1’i parçalanmış 5 adet 10 TL, 1 adet 100 TL, 1 adet 50 TL, 1 araç anahtarı ile muhtelif anahtarlar bulundu. Cumhuriyet Savcısı ile jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı çalışmanın ardından, kemik parçaları ile kıyafet ve malzemeler incelenmek üzere alındı.

KAYBOLDUKTAN 316 GÜN SONRA ÖLDÜĞÜ KESİNLEŞTİ
Üzerinde doku olmayan, kalça ve göğüs kafesine ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları, kızı Nisa Berzeg’ten alınan kan örneğiyle eşleştirilmek üzere, DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. Yapılan analizde, kemik parçaları ile kan örneğinin DNA’sının eşleştiği ve kemik parçalarının Korhan Berzeg’e ait olduğu açıklandı.

Bölgede 3 kadavra arama köpeği ve 62 personelle yürütülen çalışmaların 3’üncü gününde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından kullanıcısıyla birlikte bölgeye sevk edilen 3 yaşındaki Belçika Malinois’i kadavra arama köpeği ‘Duman’ tepki verince, çalılar arasında tırmıkla yapılan aramada 1 kemik parçası daha bulundu. 10 santimetre uzunluğundaki kemik parçası incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, 30 kilometrekarelik alanda sürdürülen, dere çevresindeki 300 metrelik alanda yoğunlaştırılan aramalarda dün de yeni bulgulara ulaşıldı. Ekipler, Bursa, İstanbul ve İzmir’den gelen eğitimli köpeklerle alan taraması gerçekleştirirken, arama çalışmalarının ilk gününde Bursa İl Jandarma Komutanlığı tarafından bölgeye gönderilen kadavra arama köpeği ‘Denek’, alan taramasının 4’üncü gününde, kol kemiğine benzeyen 1 kemik ile Korhan Berzeg’e ait gömleğin parçalarına ulaştı.

YÜRÜYÜŞ YOLU YENİDEN TARANDI
4 gündür, Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisi ile Turplu ve Gelgeç mahallelerindeki ormanda sürdürülen arama çalışmaları, 5’inci günde 2 koldan yürütülmeye başlandı. Diğer kemik parçalarının dökülen yaprakların ve toprağın altında kalmış olma ihtimaline karşı, tırmıkla ve elle de arama yapılıyor. 1 Jandarma Komando Timi ise İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın kadavra arama köpeği ‘Duman’ ile birlikte, daha önce de defalarca aranan, Korhan Berzeg’in yürüyüş yolunda yeniden alan taraması gerçekleştirildi.

YÜRÜYÜŞ YOLUNUN TERS İSTİKAMETİ DE ARANDI
Ekipler, Berzeg’in köpeği ‘Tina’ ile yürüyüşe çıktığı yolun ters istikametinde de alan taraması gerçekleştirdi. 23 Nisan’da Gelgeç Mahallesi Muhtarı Ahmet Gülay’ın, mahalleye gelen su hattında yaşanan sorun nedeniyle çıktığı dere kenarında bulduğu kemiklerin, yabani hayvanlar tarafından bölgeye taşınmış olma ihtimaline karşı, Gelgeç Mahallesi’ndeki su hattının başlangıcından itibaren, Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisine doğru arama yapıldı. Bölgenin aynı zamanda sırtlanların üreme alanı olduğu belirtildi.

KADAVRA ARAMA KÖPEĞİ ‘DUMAN’ KAFATASI PARÇASINI BULDU
2 koldan arama yürüten ekipler, ilk kemik parçaları ile Berzeg’e ait eşyaların ve kıyafet parçalarının bulunduğu dere çevresindeki alanı, 5’inci günde yine didik didik aradı. Suyun akış yönüne doğru dere boyunda yapılan aramalarda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın kadavra arama köpeği ‘Duman’ tarafından, Korhan Berzeg’e ait olduğu değerlendirilen kafatası parçası ile 3 kemik daha bulundu. Kütük altında ve çalılıkların arasında bulunan kafatası parçası ile kemiklerin, DNA tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği öğrenilirken, arama çalışmalarını yarın da devam edeceği belirtildi.

ABD’de Dünya Bankası’nda bir dönem Asya Direktörü olarak çalıştıktan sonra emekli olup, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya başlayan Korhan Berzeg, 2023 Mayıs’ta İngiliz eşi Angela Berzeg ile geldiği Balıkesir’in Gönen ilçesi kırsal Armutlu Mahallesi’ndeki yazlık evinden, 17 Haziran’da, doberman cinsi eğitimli köpeği Tina ile yürüyüşe çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.

Bölgede, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ile gönüllü arama ve kurtarma ekiplerinin yanı sıra iz takip ve kadavra köpekleriyle başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamazken, Berzeg’in köpeği Tina, kaybolduktan 74 gün sonra, 29 Ağustos sabahı, Armutlu Mahallesi’ndeki evine geri döndü.
Aramalara Tina da dahil edildi. 74 gün boyunca alıkonulduğu yere gitmesi için GPS takılıp, aç bırakılan Tina, her defasında, eve geri döndü. Çalışmalarda katkısı olmayan köpek, bir süre sonra Angela Berzeg’e teslim edildi.

Tina, Angela Berzeg ile İstanbul Büyükada’daki evlerine dönerken, ekip sayısı artırılarak devam edilen arama çalışmaları Korhan Berzeg kaybolduktan 130 gün sonra, 24 Ekim’de sonlandırıldı.
YAKLAŞIK 1 YIL SONRA İLK İZ
Berzeg’in kayboluşundan 312 gün sonra, dün saat 13.30 sıralarında Gelgeç Mahallesi Muhtarı Ahmet Gülay, mahalleye gelen su ile ilgili inceleme yaptığı sırada Korhan Berzeg’in Armutlu Mahallesi’nde bulunan evinin 4 kilometre uzağındaki ormanda dere kenarında Berzeg’e ait kimlik ve kredi kartı, kıyafet ile insana ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları buldu.

KEMİK PARÇALARI İNCELEMEYE ALINDI
Gülay’ın haber vermesi üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Cumhuriyet Savcısı ile jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı çalışmanın ardından kemik parçaları ile kıyafet ve eşya parçaları incelenmek üzere alındı.
“KEMİKLER ARASINDA KAFATASI YOK”
Olaya ilişkin açıklama yapan muhtar Gülay, “Mahallemizin suyunda sorun oldu. Borularda patlama olduğunu düşündük. Boruların geçtiği güzergahı ararken kıyafetleri gördük. Kıyafetin cebinden Korhan Berzeg’in toplu ulaşımda kullandığı üzerinde fotoğrafı olan kart çıktı. Fotoğrafı bozulmamış haldeydi. Kredi kartı, cüzdanının içindeydi. Kıyafetlerinin 1 metre uzağında kemikler vardı. Kafatası yoktu. Hemen jandarmaya haber verdik.” dedi.

PANTOLONUN ALT KISMI PARÇALANMIŞ
Berzeg’in, köpeği ile birlikte yürüyüş yaptığı yolun üst kısmındaki dere kenarında bulunan pantolonun üst kısmının bütün halde olduğu ancak paça kısımlarının parçalandığı öğrenildi.
Pantolonun alt kısmının parçalanıp, yırtılmış olması, hayvan saldırısını güçlendirirken, cesedin hayvanlar tarafından parçalanarak dere kenarına getirilmiş olma ihtimali üzerinde duruluyor.

YOLUNU MU KAYBETTİ?
Korhan Berzeg’e ait eşyaların daha önce defalarca aranan bölgenin üst kısmında, patika yolda bulunması ise alzheimer hastası olan Berzeg’in yolunu kaybetmiş olma ihtimalini güçlendirirken, yetkililer kemik ve kıyafetlerin bulunduğu patika yola Berzeg’in inmesinin mümkün olmadığını belirtti.
TİNA’NIN GERİ DÖNÜŞÜNDEKİ ŞÜPHELER
Korhan Berzeg’in 74 gün sonra eve dönen köpeği Tina’nın, bakımlı olması, üzerinde arazide kaldığına dair kir, toprak ve çamur gibi izlerin bulunmaması ve patilerinin temiz olması ise farklı ihtimalleri de gündeme getiriyor.
İlk olarak yakın bölgede alıkonulurken bırakıldığı ya da kaçtığı değerlendirilen Tina’nın, incelenen dışkı ve kan örneklerinde de doğada kalmadığı bulgularına ulaşılmıştı.

Yetkililer, dere kenarında bulunan kemik parçalarının Berzeg’e ait olması halinde, kaybolmanın dışında faklı ihtimallerin de gündeme geleceğini ve soruşturmanın bu yönde yürütüleceğini kaydetti.
KADAVRA KÖPEĞİ İLE ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI
Korhan Berzeg’in Armutlu Mahallesi’ndeki evinden itibaren 2,5 kilometrelik alanda bu sabah yeniden arama çalışması başlatıldı.
4 jandarma, 1 komando ve 1 köpekli arama timinin katıldığı arama çalışmasında kadavra köpeği ile iz sürülüyor.
Daha iyi koku alması ve iz sürmesi için, kadavra köpeğinin 20 dakika aktif olarak iz sürüp, 40 dakika dinlendirildiği de öğrenildi.
İNGİLTERE’DEKİ KIZI TÜRKİYE’YE GELİYOR
Bulunan kemik parçası DNA analizi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderilecek.
Korhan Berzeg’in kızı Nisa Berzeg’in DNA örneği vermesi için İngiltere’den Türkiye’ye geleceği öğrenildi.
Yapılan karşılaştırma sonucu, kemik parçasının 313 gündür kayıp olan Korhan Berzeg’e ait olup olmadığı belirlenecek.
Bu çerçevede günlük 2,7 milyon metreküp üretimin sağlandığı Zonguldak açıklarındaki Sakarya Gaz Sahası’nda çalışmalar yürüten sondaj ve sismik arama gemileri ile gaz tespit edilen kuyularda sondaj çalışmaları yapılıyor ve gaz potansiyeli bulunan noktalarda arama faaliyetleri gerçekleştiriliyor.
BAKAN YENİ KEŞİFLERE İŞARET ETTİ
İlk fazda 10 milyon, ikinci fazda ise 40 milyon metreküp üretimin hedeflendiği saha ve çevresinde Fatih, Kanuni ve Yavuz sondaj gemileri faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürürken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 25 Ocak’ta yaptığı açıklamada bu yıl denizlerde üretime odaklanılacağına ve keşif umutlarının varlığına işaret etti.
“KARADENİZ’DEKİ ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Karadeniz’in enerji kaynakları açısından büyük potansiyel taşıdığını belirterek, “Bu bakir bölgede büyük bir balık yakaladık. İnşallah yeni büyük balık potansiyeli olan bir bölge olduğu için bu bağlamda çalışmalar devam edecek.” dedi.
Akyener, bölgede yoğun sismik çalışmalar yürütüldüğünü anımsatarak, daha önce çalışma yapılmamış bölgelerde de adımlar atıldığına dikkati çekti.
Bölgenin farklı alanlarında potansiyel yapıların tespit edildiğinin altını çizen Akyener, “Bu yapıların gerçek anlamda üretilebilir ekonomik rezerv olarak ifade edebildiğimiz hidrokarbon rezervi ihtiva edebilmesiyle alakalı test süreçlerine geçilmesi gerekiyor. Bu da ancak sismik analizler, yorumlar sonrasında sondaj yapılmasıyla ortaya çıkıyor. Bu bağlamda sondaj gemimiz ilgili potansiyel bölgelere yönlendirilerek arama çalışmalarına başlayacak diye ümit ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Akyener, Karadeniz’de ortalama iki ila üç ay arasında sondaj süresinin öngörülebileceğini ifade ederek, bu kapsamda geminin çalışma süresi, testler, jeoloji gibi değişkenlerin etken olabileceğini vurguladı.
KARADENİZ’DE YÜKSEK POTANSİYEL
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş da Ordu çevresinde ve Gürcistan’ın Batum şehri açıklarında uydu görüntülerinden alınan bilgiler doğrultusunda bazı petrol sızıntılarının tespit edildiğini söyledi.
Rize’de Çayeli açıklarında da deniz üstünden numune alınıp incelenebilecek düzeyde petrol sızıntılarının zaman zaman gözlendiğini ifade eden Karataş, bu bağlamda Karadeniz’in yüksek potansiyel barındırdığına ilişkin bulgular olduğunu ifade etti.
Karataş, jeolojik araştırmalar neticesinde kayaç yapılarına bağlı olarak yer altındaki petrolün yer değiştirme ihtimalinin olduğunu belirterek, yapılacak sismik araştırmalar sonucunda petrolün ve doğalgazın hangi noktada biriktiğinin tespit edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
ABD kaynaklı bazı jeolojik araştırma verilerine göre Karadeniz’de 1 trilyon metreküp civarında doğalgaz rezervi olduğunun belirtildiğini aktaran Karataş, “Türkiye’nin bu potansiyelin daha 710 milyar metreküpünü bulduğunu düşündüğümüzde, ümitvar olmak için çok neden var. Yapılması planlanan çalışmalar netice verecektir.” dedi.
TÜRKİYE’NİN DENİZLERDEKİ ENERJİ FİLOSU
Türkiye’nin denizlerde doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına yönelik sismik ve sondaj faaliyetleri için kurduğu enerji filosunda Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han sondaj gemileri ile Barbaros Hayrettin Paşa ve MTA Oruç Reis sismik arama gemileri olmak üzere toplam 6 gemi bulunuyor.
Ülkenin ilk milli sondaj gemisi unvanını taşıyan Fatih, 2017’de filoya katılmasının ardından Karadeniz’de son yıllarda yaptığı sondajlarla 710 milyar metreküplük doğalgaz keşfine imza attı. Gemi, yeni müjdeler için arama faaliyetlerine Sakarya açıklarında devam ediyor.
Fatih gemisinden sonra 2018’de envantere katılan Yavuz sondaj gemisi de Sakarya açıklarında çalışmalarını yürütüyor.
Ülkenin üçüncü sondaj gemisi olan Kanuni, 2020 başında filoya katıldı. Halihazırda, Zonguldak açıklarında Türkali-9 kuyusu yakınlarında faaliyetlerini sürdürüyor.
Öte yandan, Abdülhamid Han ise Akdeniz’de Antalya açıklarında çalışıyor.
Deniz araştırma, arama ve işletme ruhsat alanlarında sismik veri toplama projeleri kapsamında çalışmalarını yürüten Barbaros Hayreddin Paşa Trabzon’da, Oruç Reis sismik gemisi de Zonguldak’ta göreve hazır şekilde bekliyor.
Türkiye’nin denizlerini karış karış tarayan söz konusu filonun, önümüzdeki yıllarda yeni gemilerle büyütülmesi hedefleniyor.

Bu çerçevede günlük 2,7 milyon metreküp üretimin sağlandığı Zonguldak açıklarındaki Sakarya Gaz Sahası’nda çalışmalar yürüten sondaj ve sismik arama gemileri ile gaz tespit edilen kuyularda sondaj çalışmaları yapılıyor ve gaz potansiyeli bulunan noktalarda arama faaliyetleri gerçekleştiriliyor.
İlk fazda 10 milyon, ikinci fazda ise 40 milyon metreküp üretimin hedeflendiği saha ve çevresinde Fatih, Kanuni ve Yavuz sondaj gemileri faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürürken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 25 Ocak’ta yaptığı açıklamada bu yıl denizlerde üretime odaklanılacağına ve keşif umutlarının varlığına işaret etti.
“KARADENİZ’DEKİ ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Karadeniz’in enerji kaynakları açısından büyük potansiyel taşıdığını belirterek, “Bu bakir bölgede büyük bir balık yakaladık. İnşallah yeni büyük balık potansiyeli olan bir bölge olduğu için bu bağlamda çalışmalar devam edecek.” dedi.
Akyener, bölgede yoğun sismik çalışmalar yürütüldüğünü anımsatarak, daha önce çalışma yapılmamış bölgelerde de adımlar atıldığına dikkati çekti.
Bölgenin farklı alanlarında potansiyel yapıların tespit edildiğinin altını çizen Akyener, “Bu yapıların gerçek anlamda üretilebilir ekonomik rezerv olarak ifade edebildiğimiz hidrokarbon rezervi ihtiva edebilmesiyle alakalı test süreçlerine geçilmesi gerekiyor. Bu da ancak sismik analizler, yorumlar sonrasında sondaj yapılmasıyla ortaya çıkıyor. Bu bağlamda sondaj gemimiz ilgili potansiyel bölgelere yönlendirilerek arama çalışmalarına başlayacak diye ümit ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Akyener, Karadeniz’de ortalama iki ila üç ay arasında sondaj süresinin öngörülebileceğini ifade ederek, bu kapsamda geminin çalışma süresi, testler, jeoloji gibi değişkenlerin etken olabileceğini vurguladı.
KARADENİZ’DE YÜKSEK POTANSİYEL
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş da Ordu çevresinde ve Gürcistan’ın Batum şehri açıklarında uydu görüntülerinden alınan bilgiler doğrultusunda bazı petrol sızıntılarının tespit edildiğini söyledi.
Rize’de Çayeli açıklarında da deniz üstünden numune alınıp incelenebilecek düzeyde petrol sızıntılarının zaman zaman gözlendiğini ifade eden Karataş, bu bağlamda Karadeniz’in yüksek potansiyel barındırdığına ilişkin bulgular olduğunu ifade etti.
Karataş, jeolojik araştırmalar neticesinde kayaç yapılarına bağlı olarak yer altındaki petrolün yer değiştirme ihtimalinin olduğunu belirterek, yapılacak sismik araştırmalar sonucunda petrolün ve doğalgazın hangi noktada biriktiğinin tespit edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
ABD kaynaklı bazı jeolojik araştırma verilerine göre Karadeniz’de 1 trilyon metreküp civarında doğalgaz rezervi olduğunun belirtildiğini aktaran Karataş, “Türkiye’nin bu potansiyelin daha 710 milyar metreküpünü bulduğunu düşündüğümüzde, ümitvar olmak için çok neden var. Yapılması planlanan çalışmalar netice verecektir.” dedi.
TÜRKİYE’NİN DENİZLERDEKİ ENERJİ FİLOSU
Türkiye’nin denizlerde doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına yönelik sismik ve sondaj faaliyetleri için kurduğu enerji filosunda Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han sondaj gemileri ile Barbaros Hayrettin Paşa ve MTA Oruç Reis sismik arama gemileri olmak üzere toplam 6 gemi bulunuyor.
Ülkenin ilk milli sondaj gemisi unvanını taşıyan Fatih, 2017’de filoya katılmasının ardından Karadeniz’de son yıllarda yaptığı sondajlarla 710 milyar metreküplük doğalgaz keşfine imza attı. Gemi, yeni müjdeler için arama faaliyetlerine Sakarya açıklarında devam ediyor.
Fatih gemisinden sonra 2018’de envantere katılan Yavuz sondaj gemisi de Sakarya açıklarında çalışmalarını yürütüyor.
Ülkenin üçüncü sondaj gemisi olan Kanuni, 2020 başında filoya katıldı. Halihazırda, Zonguldak açıklarında Türkali-9 kuyusu yakınlarında faaliyetlerini sürdürüyor.
Öte yandan, Abdülhamid Han ise Akdeniz’de Antalya açıklarında çalışıyor.
Deniz araştırma, arama ve işletme ruhsat alanlarında sismik veri toplama projeleri kapsamında çalışmalarını yürüten Barbaros Hayreddin Paşa Trabzon’da, Oruç Reis sismik gemisi de Zonguldak’ta göreve hazır şekilde bekliyor.
Türkiye’nin denizlerini karış karış tarayan söz konusu filonun, önümüzdeki yıllarda yeni gemilerle büyütülmesi hedefleniyor.
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, bu yıl doğrudan arama projeleri için 1,2 milyar lira bütçeye sahip olduklarını belirterek, “İlk olarak Sinop-Boyabat Metalik Maden Aramaları ve Muş Kömür Aramaları projelerini bitirmeyi planlıyoruz.” dedi.
Proje hazırlık sürecinde potansiyel riskleri göz önünde bulundurarak olumsuzluklara karşı gerekli önlemleri aldıklarına dikkati çeken Yanık, “Bu yıl ilk olarak Sinop-Boyabat Metalik Maden Aramaları ve Muş Kömür Aramaları projelerini bitirmeyi planlıyoruz.” dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürüttükleri “Jeokimya Araştırmaları” projesini de bu yıl sonuçlandırmayı planlandıklarını aktaran Yanık, “Bu kapsamda alanında uzman mühendislerimiz arazi çalışmaları gerçekleştirerek, toprak ve derelerden örnekler almayı planladı ve bu çalışmaların büyük kısmını tamamladı.” değerlendirmesinde bulundu.
MADEN VE JEOTERMAL KAYNAK ARAMA PROJELERİNE 1,2 MİLYAR LİRALIK KAYNAK
Yanık, 2024 Yılı Yatırım Programı’nda MTA’ya Maden ve Jeotermal Kaynak Arama ve Araştırmaları Projesi kapsamında doğrudan arama projeleri için ayrılan bütçenin toplam 1 milyar 245 milyon 980 bin lira olduğu bilgisini verdi.
Çatı proje kapsamında bu yıl için 12 farklı alt projenin bulunduğuna dikkati çeken Yanık, Türkiye genelinde maden arama çalışmalarının, alanında uzman ekipler ve nitelikli ekipmanlarla, dünya standartlarındaki analiz laboratuvarlarının desteğiyle gerçekleştirileceğini aktardı.
Söz konusu projelerin, ABD, Çin, Rusya gibi ülkeler ve AB tarafından stratejik veya kritik hammadde olarak değerlendirilen bakır, alüminyum, grafit, nadir toprak elementleri gibi hammaddeler özelinde hazırlandığının altını çizen Yanık, şunları kaydetti:
“Ekiplerimiz ilgili bölgelerde arazi çalışmaları gerçekleştirecek, bölgenin jeolojik yapısını ve oluşabilecek madenlerin sistemlerini araştıracak, uygun görülen alanlarda sondajlı arama faaliyetleri gerçekleştirecek. Arazi ve laboratuvar ortamında çeşitli analizler gerçekleştirerek bölgede cevherleşmenin olup olmadığını araştıracak olan ekiplerimiz, bu verileri yorumlayarak gerekli durumlarda daha detaylı incelemeler yapacak ve yine nihai olarak bulguları rapor haline getirecekler.”
Yanık, kömür aramalarına ilişkin projeler için toplam 261,4 milyon lira ve radyoaktif hammadde aramaları için 63,8 milyon lira ödenek ayrıldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Kömür, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltma bağlamında birinci derece öneme sahip, bu durumun önümüzdeki dönemlerde de süreceği görülüyor. Ülkemizde nükleer santrallerin kurulması ve devreye alınması çalışmaları devam ediyor. Kurulacak santrallerin ilerleyen dönemlerde gereksinimi halinde hammadde ihtiyacının yerli kaynaklarımızdan karşılanabilmesi için kurumumuz tarafından Nevşehir-Avanos-Gülşehir ve Manisa bölgelerinde arama çalışmalarına devam ediliyor.”
MTA İÇİN YILIN PROJESİ “TÜRKİYE METALOJENİ HARİTASI”
Yanık, MTA’nın “Yılın Projesi” olarak nitelendirebileceği çalışmanın ise Türkiye Metalojeni Haritası olduğunu vurguladı.
Bu proje kapsamında, Türkiye’de bilinen tüm maden yataklarının güncel teknolojiler ve coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla dijital ortama aktarılmasının amaçlandığını anlatan Yanık, bu sayede jeolojik ve jeodinamik özellikleri açısından Türkiye’nin maden yataklarının tek bir harita üzerinde gösterilebilmesinin mümkün hale geleceğini söyledi.
Yanık, yüzeyde maden yatağı tespitinin neredeyse imkansız hale geldiğini, söz konusu haritanın gömülü yatakların ortaya çıkarılmasında ve derinde bulunan yatakların keşfinde ciddi bir altyapı verisi sunacağını ifade etti.
Projenin, havza/kuşak madenciliğinin de önünü açacağına dikkati çeken Yanık, “Sonuç olarak da bu haritanın gerek ekonomik açıdan ve gerekse zaman yönetimi açısından ülkemizdeki madencilik faaliyetlerine büyük bir katkı sunması bekleniyor.” diye konuştu.
]]>Bölgede, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ile gönüllü arama ve kurtarma ekiplerinin yanı sıra iz takip ve kadavra köpekleriyle arama başlatıldı.

250 KİLOMETRELİK ALAN 5 KEZ TARANDI
Dron ve İHA’ların da kullanıldığı aramalarda, 250 kilometrekarelik alan, havadan ve karadan 5 kez sil baştan aranmasına rağmen Berzeg ile köpeği bulunamadı. Gönen Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla, Korhan Berzeg’in, Armutlu Mahallesi ve İstanbul Büyükada’daki evlerinde arama yapıp, bilgisayarları inceleyen ekipler, 20 kişinin de şüpheli olarak ifadesini aldı. Olay günü ve öncesinde, Armutlu Mahallesi’nden geçen araçların plakalarını belirleyen jandarma ekipleri, 40 araç sürücüsünü de sorguladı ancak hiçbir ize ulaşamadı.

74 GÜN SONRA ‘TİNA’ EVİNE DÖNDÜ
Berzeg’in köpeği Tina, kaybolduktan 74 gün sonra, 29 Ağustos sabahı, Armutlu Mahallesi’ndeki eve geldi. Evde kimseyi bulamayan köpek, 500 metre ileride, komşularının evinin olduğu bölgeye gitti. Tina’yı görenlerin ihbarıyla, Armutlu Mahallesi muhtarı Hamit Erman, olay yerine gelip, jandarmaya bilgi verdi. Çip kontrolünde de köpeğin Tina olduğu tespit edilince Angela Berzeg, Büyükada’dan Armutlu’ya gelip, köpeği teslim aldı. Tina’nın bakımlı olduğu, üzerinde arazide kaldığına dair kir, toprak ve çamur gibi izlerin bulunmadığı, patilerinin de temiz olduğu görüldü.

TİNA, ÇALIŞMALARA KATILDI ANCAK KATKISI OLMADI
İlk olarak köpeğin yakın bölgede alıkonulurken bırakıldığı ya da kaçtığı değerlendirildi. ‘Tina’nın dışkı ve kan örnekleri incelendi; köpeğin doğada kalmadığı bulgularına ulaşıldı. Aramalara ‘Tina’ da dahil edildi. 74 gün boyunca alıkonulduğu yere gitmesi için GPS takılıp, aç bırakılan ‘Tina’, her defasında, eve geri döndü. Ekipler, Tina’nın otomobille getirilip, bulunduğu yere bırakıldığı ihtimalini araştırmaya başlarken; çalışmalarda katkısı olmayacağı düşünülen köpek, bir süre sonra Angela Berzeg’e teslim edildi. Tina, Angela Berzeg ile İstanbul Büyükada’daki evlerine döndü.

ARAMALAR 130’UNCU GÜNDE SONLANDIRILDI
Tina’nın geri dönmesinin ardından, ekip sayısı arttırıldı, arama çalışmaları 120 kişiyle yeniden başlatıldı. Ekipler, daha önce 5 kez aranan 250 kilometrekarelik bölgeyi genişletti. 325 kilometrekareye çıkartılan alanı 9 kez arayan ekipler, son olarak Tina bırakıldıktan sonra Berzeg’in atılma ihtimali üzerine bölgedeki 10 kuyuyu boşaltıp, içini kameralarla izledi. Berzeg, Armutlu Mahallesi’ndeki evinden Çanakkale sınırına kadar olan 54 kilometrelik alan da dahil, 325 kilometrekarede arandı. Gönen’de 20’den fazla mahalle ile Gönen Çayı’nın, Erdek’te denize döküldüğü güzergahlar defalarca özel olarak kontrol edildi ancak hiçbir ize rastlanmadı. 50 kişilik ekiple sürdürülen arama çalışmaları, Korhan Berzeg kaybolduktan 130 gün sonra, 24 Ekim’de sonlandırıldı.
‘NE ÖLÜSÜ VAR, NE DİRİSİ’
Bölgedeki kayıp olaylarının kısa sürede çözüldüğüne ve gizemli bir durum olduğuna dikkat çeken yetkililer, sadece yapılan ihbarları değerlendirmeye başlarken, Berzeg’in kuzeni Levent Berzeg, soruşturmanın aileden de gizli yürütüldüğünü söyleyerek, “Bize de bilgi vermiyorlar. Bir gelişme yok, artık ihbar da yok. Ne ölüsü var ne dirisi, bir haber yok. Bu adamı ne yaptılar, ne ettiler hiçbir şey bilmiyoruz. Kaybolduğu gün neyse, o kadar bilgi var elimizde” dedi.
HER ARACIN İÇİNE BAKIYOR
Berzeg’in eşi Angela Berzeg de köpeği Tina’yı aldıktan sonra ayrıldığı Gönen’e bir daha gelmedi. Berzeg, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya devam ederken, ailenin yakınları, 200 gün geçmesine rağmen Tina’nın hala Korhan Berzeg’i beklediğini söyledi. Tina’nın kaybolduktan 74 gün sonra döndüğünde, eskisinden çok daha sağlıklı ve bakımlı olduğuna dikkat çekilirken, eskiden bir araç gördüğünde tepki vermeyen köpeğin, şu anda adada yanından geçen araçları görünce durup içine baktığı belirtildi.
Daha önce böyle bir davranış sergilemeyen köpeğin, döndüğünde temiz ve bakımlı olmasının yanı sıra bu davranışının da araçla kaçırılmış olma ihtimalini güçlendirdiği belirtilirken, psikolojik destek alan Tina’nın gayet sağlıklı olduğu ve günde 3 kez yürüyüşe çıkarıldığı da öğrenildi.