Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin, NATO Zirvesi çerçevesinde bulunduğu ABD’nin başkenti Washington’da el-Hurra kanalına röportaj verdi.

TÜRKİYE VE SURİYE HEYETLERİ BAĞDAT’TA BİR ARAYA GELECEK
Bakan Hüseyin, Suriye krizini görüşmek üzere yakın zamanda Irak’ın başkenti Bağdat’ta Suriyeli ve Türk yetkililerin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirileceğini ifade etti.
Irak’ın Ankara ile Şam arasında arabuluculuk girişimi olduğunu belirten Hüseyin, Washington’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile konuyu ele aldığını söyledi.

TOPLANTI TARİHİ HENÜZ NETLEŞMEDİ
Irak’ın aynı zamanda Suriye tarafıyla da görüştüğünü kaydeden Hüseyin, iki ülke yetkililerinin hazır bulunacağı toplantının tarihine dair bilgi vermedi. Hüseyin, ülkesinin bölgenin istikrarı için dost ve müttefik ülkelerle iletişimde olduğunu vurguladı.

SURİYE’DEN JET HIZINDA YANIT: 2011 ÖNCESİNE GERİ DÖNÜLMELİ
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı da konuya dair açıklamada bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada normalleşmenin iki ülkenin ve halkının ortak çıkarlarına hizmet ettiğinin vurgulayarak,
‘NORMALLEŞME İKİ ÜLKENİN ÇIKARINA HİZMET ETMEKTEDİR’
“Aynı bağlamda Suriye, Suriye-Türkiye ilişkilerini düzeltmeye yönelik girişimleri göz önünde bulundurdu. Bu girişimlerin sonucunun medyanın bir hedefi olmadığına inanıyor. Aksine, mevcut gerçeklere dayanan ve iki ülke arasındaki ilişkiyi yönlendiren, temeli egemenliğe, bağımsızlığa ve toprak bütünlüğüne saygı olan belirli ilkelere dayanan amaca yönelik bir yoldur. Kendi güvenliklerini ve istikrarlarını tehdit eden her şeyle yüzleşmenin yanı sıra, iki ülkenin ve iki halkın ortak çıkarlarına hizmet etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

TERÖR ÖRGÜTLERİYLE ORTAK MÜCADELE VURGUSU
Bakanlık, “Suriye Arap Cumhuriyeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin normal durumuna dönmesiyle temsil edilen arzu edilen sonuçlara ulaşılmasını sağlamak için bu konudaki her türlü girişimin açık temeller üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor” açıklamasında bulunan Bakanlık, “Bu temellerin başında yasadışı olarak bulunan güçlerin Suriye topraklarından çekilmesi ve sadece Suriye’nin değil, Türkiye’nin güvenliğini de tehdit eden terör örgütleriyle mücadele gelmektedir.” ifadelerini sözlerine ekledi.
Açıklamada, “Suriye-Türkiye ilişkilerine ilişkin pozisyon ve açıklamaların devam ettiği bir dönemde, Suriye Arap Cumhuriyeti, gerçekler ve olayların kanıtladığı üzere, bir yandan halklar ile diğer yandan Suriye’ye ve ülkelerine zarar veren hükümetlerin politika ve uygulamaları arasında net bir ayrım yapmak konusunda her zaman istekli olduğunu hatırlatmak ister.

Suriye, ülkelerin çıkarlarının çatışma veya düşmanlığa değil, aralarındaki sağlam ilişkilere dayandığına dair katı bir inanca dayanıyordu ve hala da öyle. Buna dayanarak Suriye, kendisi ve bu ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmek için ortaya konan çeşitli girişimlere olumlu yaklaşma konusunda istekliydi.
‘İKİ ÜLKE ARASINDAKİ NORMAL İLİŞKİNİN GERİ DÖNÜŞÜ, 2011 ÖNCESİNDEKİ DURUMA GERİ DÖNÜŞE DAYANIYOR’
Suriye Arap Cumhuriyeti, Suriye-Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesi için samimi çaba gösteren kardeş ve dost ülkelere teşekkür ve takdirlerini ifade ederken, iki ülke arasındaki normal ilişkinin geri dönüşünün, iki ülkenin güvenlik, emniyet ve istikrarının temeli olan 2011 öncesindeki durumun geri dönüşüne dayandığını vurguluyor.” denildi.
Alman ve Türk ekonomi paydaşları, kurum ve devlet temsilcilerinden oluşan yaklaşık 600 kişi kutlama programında bir araya geldi. 1994 yılından bu yana Türkiye ile Almanya arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlayan ve uluslararası bağlantıları ile bu sürece destek veren Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası, 30’uncu yılını etkinlikle kutladı.
Etkinliğin açılışında konuşan Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Johannes Regenbrecht, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni Genel Sekreteri Burkhardt Hellemann’a başarılar dileyerek, bir önceki Genel Sekreter Dr. Thilo Pahl’ın başarılarını da takdir etti.

Regenbrecht, 1200’e yakın Türk ve Alman şirketini temsil eden Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın ticari alışverişi ve yatırımı teşvik etme konusunda vazgeçilmez çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret hacminin 60 milyar avroya doğru ilerlemesi ve şirketlerin partner ülkeye yatırım yapma konusundaki ilgisinin giderek artması esasen Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası sayesindedir. AHK Türkiye’ye ülke ekonomisine verdikleri katkı için teşekkür ediyoruz.” dedi.
“TİCARİ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMEYİ MİSYON EDİNDİK”
Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) Türkiye Başkanı Pınar Ersoy da AHK Türkiye olarak, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek için birlikte çalışmanın ne kadar önemli olduğunu bildiklerini kaydetti.
Ersoy, “Bu ilişkiler sayesinde sayısız başarıya imza attık, Birlikte, iyi ve kötü günlerde yan yana durduk; çünkü gücümüz, hepimizin ortak gücüdür. Biz her zaman üyelerimiz arasındaki işbirliğini ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmeyi misyon edindik.” diye konuştu.

Üyelerin çeşitli sektörlerden gelmesinin ve gösterdikleri bağlılığın, kendilerini güçlü ve dinamik bir topluluk yapmakta olduğunu aktaran Ersoy, “Bu gece, uzun yıllar boyunca emek vererek oluşturduğumuz işbirliği ağımızın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor ve bu özel anı hep birlikte paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Hedefimiz üyelerimiz arasındaki diyaloğu sağlamak ve Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek.” açıklamasını yaptı.
AHK Türkiye Genel Sekreteri Burkhardt Helleman ise Alman-Türk ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çalışmayı dört gözle beklediğini ifade ederek, ekonomik ilişkilerin ötesinde, iki ülkenin insanları olarak birlikte büyümeyi hedeflediklerini vurguladı.
Helleman, “AHK Türkiye, yaklaşık 1200 üyesiyle Türkiye’nin en büyük ikili odasıdır, çok aktif bir yönetim kuruluna sahiptir ve ayda yaklaşık 10 üye odaklı etkinlik düzenlemektedir. Bir oda ancak üyelerin katılımı ile gelişebilir. Sizi gelecekte de bizimle ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi paylaşmaya davet ediyorum. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 60 milyar avroya doğru ilerlemesinde Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın çalışmaları etkilidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Etkinliğin ana partneri Mengerlerg Group’tan, Mengerler Ankara Genel Müdürü Ünal Keskin de Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın kuruluşunun 30’uncu yılını kutladıklarını ve bugüne kadar üyeleri ile birlikte ülke ekonomisine yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ettiklerini kaydetti.
Keskin, “Üyesi olmaktan onur duyduğumuz AHK Türkiye’nin, kuruluşundan bugüne kadar sağladığı hizmet çeşitliliği ile daima yanımızda olduğunu bilmek, bizler için büyük bir güvence oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu.
Yaklaşık 30 yıl önce kurulan Gümrük Birliği’ne dayanan, ağırlıklı olarak sanayi mallarını kapsayan iki ülke arasındaki STA’nın güncelleme müzakerelerinin ilk turunun, bu yıl 10 Haziran haftasında Londra’da gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesi ve farklı alanlara genişletilmesinin Türkiye-Birleşik Krallık arasındaki ikili ticaretin artırılmasına ve çeşitlendirilmesine yardımcı olacağı ve iki ülke arasındaki güçlü işbirliği ve bağlara daha fazla katkıda bulunacağı ifade ediliyor.
STA güncelleme müzakereleri neticesinde, anlaşmanın hizmet ticareti, yatırımlar ve ilave tarım tavizleri gibi alanları içerecek şekilde genişletilmesi, ayrıca yatay kurallar bakımdan kapsamlı hükümler içermesi hedefleniyor.
Güncellenmiş STA ile her iki ülkedeki iş dünyası için daha güçlü ve kapsamlı bir hukuki zemin tesis edilmesi amaçlanırken, güncellemeyle iki ülke arasında devam eden diyalog ve işbirliği imkanlarının genişletilmesi de bekleniyor.
“İKİLİ TİCARET HACMİMİZ YAKLAŞIK 28 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”
Britanya İmparatorluk Nişanı (OBE) sahibi de olan BCCT Başkanı Chris Gaunt, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin her zaman güçlü olduğunu ve olmaya devam edeceğini dile getirdi.
Yeniden müzakere edilecek STA’nın Birleşik Krallık ve Türkiye’nin ticaretlerini gelecek yıllarda nasıl büyütmek istediğinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Gaunt, “Yeniden müzakerenin amacı anlaşmaya daha fazla sektörün dahil edilmesidir, bu da ticaret hacmini ve değeri artıracaktır.” diye konuştu.
Gaunt, ikili ticaret hacminde salgın sırasında düşüş olduğunu anımsatarak, şu anda ikili ticaret hacminin yaklaşık 28 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Olumlu yönde ilerleme olduğuna vurgu yapan Gaunt, “Türkiye’den İngiltere’ye ihracatta bir artış görüyoruz. Bu artış da Türkiye ekonomisine fayda sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Gaunt, güncellenecek STA ile hizmetler sektörünün daha fazla önem kazanacağına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Türkiye ile daha kapsamlı bir tarımsal ilişki kurmak istiyoruz. Birleşik Krallık’ın tarım, teknoloji konularında çok fazla destek sağlayabileceğine inanıyorum. Türkiye büyük bir üretici ve tarım ürünleri ihracatçısı olmak için gerekli tüm unsurlara, çevreye ve konuma sahip. Dolayısıyla İngiltere’nin Türkiye’nin bunu başarmasına yardımcı olabileceğini düşünüyorum.”
“KOBİ’LER HER EKONOMİNİN BEL KEMİĞİDİR”
Genel olarak gidişatın Türkiye ve Birleşik Krallık arasında daha güçlü bir yatırım ortamı oluşturmak yönünde olduğunu belirten Chris Gaunt, “Türkiye, Birleşik Krallık için ticaret ve yatırımda öncelikli pazar olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.
Gaunt, Türkiye’nin Birleşik Krallık’tan gelen turistler için çok popüler olduğunun altını çizdi.
Turizm sektörünün Türkiye için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getiren Gaunt, “Birleşik Krallık’tan gelen turistlerde geçen yaz bir artış gördük. Şimdi tekrar büyüyor ve bu yaz büyümeye devam etmemesi için herhangi bir neden görmüyorum.” dedi.
BCCT olarak iki ülke arasındaki ticarette önemli bir rol oynadıklarını ifade eden Gaunt, sözlerini şöyle tamamladı:
“Odak noktamız Türk KOBİ’lerini desteklemek ve onları Birleşik Krallık KOBİ’leriyle bir araya getirmek. KOBİ’ler her ekonominin bel kemiğidir ve her iki ülkede de ticari ilişkilerimizin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynadıklarından emin olmak istiyoruz.”