Ankete göre katılımcıların yüzde 85’i ülkede bir ayrışma olduğunu belirtirken, yüzde 84’ü ülkedeki kamu hizmetlerinin, yüzde 83’ü ise İngiltere ekonomisinin endişe verici seviyede olduğunu ifade etti.
Ülkede temmuz sonunda başlayan ve yaklaşık 1 hafta süren aşırı sağcı şiddet olayları sonrasında yapılan ankete katılanların yüzde 73’ü aşırı sağın yükselişinin endişe verici olduğunu kaydetti.
Aşırı sağın yükselişinden endişeli olduğunu belirtenlerin sayısı marttan bu yana 11 puan artarken aşırı solun yükselişinden endişeli olanların oranı 7 puan artarak yüzde 59 oldu.
REKLAM
Katılımcıların yüzde 84’ü aşırı sağcı şiddet olaylarının yaşandığı bölgelerdeki halkın güvenliğinden endişe duyduğunu da vurguladı.
SOSYAL MEDYA BAŞARISIZ OLDU
Halkın yüzde 57’si aşırı sağcı olayları ele almakta polisi başarılı bulurken, Başbakan Keir Starmer’ı başarılı bulanların oranı yüzde 39, İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ı başarılı bulanların oranı yüzde 30, politikacıları başarılı bulanların oranı ise yüzde 21 oldu.
Aşırı sağcı şiddet olaylarını ele almada ana muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri Rishi Sunak’ın “iyi iş çıkardığını” belirtenlerin oranı yüzde 13, aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage’ı aynı konuda başarılı bulanların oranı yüzde 21 oldu.
Olayların yaşandığı dönemde Starmer’ın eleştiri oklarının hedefi olan sosyal medya şirketleri, halkın gözünde de olayları ele almakta başarılı olamadı.
Sosyal medya şirketlerini başarılı bulanların oranı yüzde 12, başarısız bulanların oranı yüzde 60 oldu.
REKLAMHALKIN YARISI SİYASİ GÖRÜŞ FARKLILIKLARININ AYRIŞTIRICI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR
İngiltere’de suçların ve antisosyal davranışların büyük bir problem olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 86 olurken, kadınların yüzde 55’i, erkeklerin ise yüzde 42’si bir suçun kurbanı olmaktan endişe duyduğunu aktardı.
Aralık 2018’de halkın yüzde 31’i insanların siyasi görüşlerindeki farklılıkların toplum için tehlikeli olacak kadar ayrıştırıcı olduğuna inanırken bu oran “Bölünmüş Britanya” anketine yüzde 51 olarak yansıdı.
Ankete katılanlar yüzde 73’ü ülkede demokrasinin durumundan, yüzde 74’ü ise dini aşırıcılıktan endişeli olduğunu dile getirdi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1981’DEN BERİ GÖRÜLEN EN YÜKSEK KATILIM ORANI
Erken genel seçimin dünkü ilk turunda sandık çıkış anketlerine göre oylarını artıran aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi yüzde 34 ile sandıktan birinci parti çıktı.Ulusal Birlik Partisi’ni, oyların yüzde 28,1’ini alan sol ve çevreci partilerin oluşturduğu Yeni Halk Cephesi izledi. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans’ın liderliğindeki Cumhuriyet İçin Hep Birlikte İttifakı ise oyların ancak yüzde 20,3’ünü alabildi. Merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi’nin oy oranı ise yüzde 10,2 oldu.
Araştırma şirketi Elebe’nin tahminine göre, 49.5 milyon seçmenin oy kullandığı seçime katılım oranı yüzde 67,5 oldu. Bu Fransa’da, 1981’den bu yana görülen en yüksek katılım oranı.
LE PEN:MACRON’U YOK ETTİK
2027’de yeniden Ulusal Birlik Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı olması beklenen Marine Le Pen sandık çıkış anketi sonrası yaptığı açıklamada “Demokrasi konuştu ve Fransız halkı Ulusal Birlik Partisi’ni ve müttefiklerini zirveye çıkararak Macron kampını neredeyse yok etti” dedi.
“Halk net bir şekilde 7 yıllık küçümseyici ve yıpratıcı yönetime son vermek” istiyor diyen Le Pen ikinci turda da seçmenlerden destek istedi. Le Pen, Ulusal Birlik Partisi’nin lideri Jordan Bardella’nın başbakan olarak atanabilmesi için önümüzdeki hafta Ulusal Meclis’te çoğunluğu sağlamaları gerektiğini vurguladı.
MACRON’DAN BİRLEŞME ÇAĞRISI
Sandık çıkış anketi sonrası Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Cumhurbaşkanı Macron ise seçmenlere, seçimin ikinci turunda, “cumhuriyetçi ve demokrat” adaylar etrafında birleşme çağrısı yaptı.
Macron, genel seçimin ilk turunda katılım oranının yüksek olmasının da, kendisini memnun ettiğini söyledi.
FRANSIZ MEDYASI: MACRON KENDİ SONUNU GETİRDİ
Fransız basını Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağın açık farkla ilk sırayı alması üzerine, 9 Haziran’da Ulusal Meclis’i fesheden Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un erken seçim kararıyla kendi sonunu getirdiği değerlendirmesinde bulundu.
Challenges dergisinin “2024 genel seçimleri: Kral Macron’un saltanatının sonu” başlıklı haberinde, Macron’un Ulusal Meclis’i feshederek kendi düşüşünü tetiklediği kaydedildi.
Haberde, Macron’un eski Başbakanı Edouard Philippe, mevcut Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire ve İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in Macron’un düşüşünü daha da hızlandırdığı belirtilerek “Bu genel seçimler, Macronculuk saltanatının sonunu imzalayabilir.” ifadesine yer verildi.
Le Monde gazetesi, ilk sonuçlara göre seçimin ilk turunda iktidarın, rakipleri aşırı sağ ve solcuların gerisinde kalmasını “Mağlup olan Macron cephesi, üçüncü sıraya yerleşti” başlığıyla duyurdu. Gazete, bir diğer haberinde, seçimin ilk turunu 4. bitiren merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) partisinin ülke genelinde güç kaybettiği değerlendirmesini yaptı.
Fransız Le Figaro gazetesi de “Genel seçimler: Macron’un kaybettiği bahis” başlığıyla geçtiği haberde, Macron’un merkezdeki “blokunun” yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Haberde, “Avrupa (Parlamentosu) seçimleri tokadından 3 hafta sonra Elysee’de yine bir mağlubiyet gecesi.” ifadesi kullanıldı.
Kamu yayıncısı Franceinfo ilk turun sonuçlarını derlediği haberde, aşırı sağcı RN partisinin seçimin ilk turuna hakim olduğunu aktarırken “Emmanuel Macron’un Ulusal Meclis’in feshedildiğini açıklamasından 3 hafta sonra, erken genel seçimlerin ilk turu aşırı sağ parti ve müttefikleri açısından benzeri görülmemiş bir başarı teşkil ediyor.” değerlendirmesine yer verildi.
İNGİLİZ MEDYASI: SONUÇ FELAKET, SİYASİ BİR DEPREMHaberin Devamı
Macron’un 3 hafta içinde aldığı ikinci yenilgi bugün Avrupa’nın da bir numaralı gündemi oldu. İngiliz medyası ilk tur sonuçlarını ‘felaket’ olarak değerlendirdi. The Telegraph gazetesi Fransa’yı ilk kez aşırı sağ liderliğin eşiğine getiren “siyasi bir deprem” olarak tanımlandı.
Independent Le Pen’in güçlenen konumuna dikkat çekti ve Macron’un hem içeride hem de dünya sahnesinde zayıfladığını öne sürdü. Guardian gazetesi ise “Macron’un grubu ve sol-yeşil ittifakı, Ulusal Cephe’yi iktidardan uzak tutmak için işbirliği yapmak zorunda kalacak, ancak bu kolay olmayacak” ifadelerini kullandı.
Politico, ‘Macron çoktan bitti. Le Pen’i durdurabilecek var mı?’ başlıklı haberinde Macron’un acı bir seçimle karşı karşıya kaldığını öne sürdü.
ABD MEDYASI:FRANSA FELÇ OLABİLİR
ABD’li Washington Post gazetesi, ilk tur seçimlerin Macron’un merkezci ittifakını parçaladığını ve ikinci turda net bir çoğunluk sağlanamaması durumunda Fransız siyasetinin felç olabileceğini yazdı. Fransa’nın eski ABD büyükelçisi Gérard Araud’ın sözlerine atıfta bulunan gazete “Fransız krizi daha yeni başladı” ifadesini kullandı.
New York Times gazetesi ise Macron’un oynadığı kumarın ters teptiğini, aşırı sağın ezici bir zafer kazandığını yazdı.
AŞIRI SAĞ KARŞITLARI SOKAĞA İNDİ
Aşırı sağ karşıtı göstericiler, başkent Paris’in sembolik önem taşıyan noktası Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı.
Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan göstericiler, RN karşıtı slogan attı. Öte yandan ülkenin ikinci büyük kenti Lyon’da yaklaşık 800 faşizm karşıtı, gösteri düzenledi.
Göstericiler, kamu mallarına zarar ve çöp bidonlarını ateşe verdi. Güvenlik güçleri, Cumhuriyet Sokağı’nda göstericilere biber gazıyla müdahale etti.
Yüzü maskeli bazı eylemciler, Lyon’un 1. bölgesindeki belediye binasına girmeye çalıştı ancak başarısız oldu.
]]>Haber7-ÖZEL
Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde uzun yıllar sonra çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. 6-9 Haziran‘da 27 Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yapılan seçimlerde aşırı sağ büyük bir zafer elde etti.
Yaklaşık 370 milyon seçmenin yüzde 51‘inin oy kullandığı seçimlerde Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi oylarını arttırırken, Fransa’da da Marine Le Pen‘in aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi birinci oldu. Belçika’da ise aşırı sağ oylarını ciddi derecede arttırdı. Avusturya’da aşırı sağcı Özgürlük Partisi yüzde 26 oy aldı. Hollanda’da ise Wilders’in partisi PVV sandıktan ikinci parti olarak çıktı.
FRANSA’DA ERKEN SEÇİM, BELÇİKA’DA İSTİFA
Seçim sonuçları Avrupa’da adeta yeri yerinden oynattı. Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde aşırı sağın açık ara farkla birinci olmasının ardından Ulusal Meclis’i feshederek erken seçime gidileceğini açıkladı. Belçika Başbakanı Alexander de Croo, ülkesindeki genel seçimde partisi Flaman Open Vld’nin başarısızlığından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, istifa edeceğini bildirdi.
AVRUPA’DAKİ AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİNE CHATGPT CEVABI
Tüm dünya Avrupa’daki sürpriz seçim sonuçlarını tartışırken Haber7, ‘Avrupa’nın kabusu’ olarak değerlendirilen sonuçları ve olası etkilerini yapay zekaya sordu. Dünyanın en önde gelen yapay zeka uygulamalarından biri olan ChatGPT, Avrupa’daki aşırı sağın yükselişine ilişkin “son yıllarda Avrupa’da gözlemlenen siyasi değişimlerin bir yansıması” olduğunu belirtirken, seçim sonuçlarının nedeninin Göç, güvenlik endişeleri, ekonomik belirsizlikler gibi faktörler olduğunu söyledi.

POTANSİYEL TEHLİKELER
Yapay zeka uygulaması Avrupa’daki aşırı sağın yükselişinin bir dizi potansiyel tehlikelere yol açabileceğini belirtti. ChatGPT olası tehlikeleri şu 5 madde ile sıraladı;

TEHLİKELERDEN KURTULMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?
Avrupa’daki yeni düzenin potansiyel tehlikelerini sıralayan yapay zeka bu olası tehlikelerden kurtulmanın yollarını da söyledi. ChatGPT, “Bu tehlikelerden kurtulmak için ne yapmak gerekir?” sorusuna “Eğitim ve Farkındalık”ı öne çıkararak şöyle ifade etti;
Bu önlemler, toplumda aşırılıkçılığı ve popülizmi azaltmaya yardımcı olabilir ve demokratik değerlerin güçlenmesine katkıda bulunabilir.

Ülkede yapılan son anketler, sağ ve aşırı sağ partilerin halktaki karşılığının arttığını, buna karşılık mevcut koalisyonu oluşturan partilerin ise oy kaybettiğini gösteriyor.
EN GÜÇLÜ İKİNCİ PARTİ OLDULAR
Almanya kamuoyu araştırma enstitüsü Forsa tarafından yapılan bir ankete göre, aşırı sağcı ve göçmen karşıtı AfD, özellikle geçen yıl başından bu yana oy oranını yüzde 22’ye kadar yükseltti ve Başbakan Olaf Scholz’ün Sosyal Demokrat Partisi’ni (SPD) de geçerek ülkedeki en güçlü ikinci siyasi parti konumuna geldi.
Merkez partilerin güç kaybettiği bir ortamda AfD’nin ülkedeki ikinci büyük siyasi parti konumuna gelmesi tartışılırken, gizli toplantı haberi ülkede göçmen kökenlilerin endişelerini daha da artırdı.

‘TERSİNE GÖÇ’ İSTİYORLAR
Araştırmacı gazetecilik ağı Correctiv’in haberine göre, “üst düzey AfD siyasetçileri, Neonaziler ve zengin iş adamları” Almanya’nın kuzeydoğusundaki Potsdam şehri yakınlarında bir otelde buluştu. Habere göre toplantıda “Alman vatandaşlığına sahip olup olmadığına bakılmaksızın” göçmenlerin “tersine göç” ettirilmesi tartışıldı.
AfD’nin kapatılması tartışmalarının yaşandığı süreçte ortaya çıkan toplantı sonrası partiden yapılan açıklamada, toplantının özel bir organizasyon olduğu ve AfD’nin toplantıyla mali bağı olmadığı belirtildi.
‘AFD ALMANYA İÇİN ALTERNATİF DEĞİL’
Göçmenleri ülkeden gönderme planlarının görüşüldüğü iddia edilen toplantının basına yansıması sonrası Almanya’nın birçok kentinde kitlesel ırkçılık karşıtı gösteriler düzenleniyor. Düzenlenen gösteriye 10 binden fazla kişinin katıldığı açıklandı.
Gösterilerde “Almanya için Alternatif” Partisi’nin “Almanya için bir alternatif olmadığı” mesajlarının yer aldığı dövizler taşındı.
Almanya’daki en büyük göçmen topluluklarından birini Türkiye’den göç edenler oluşturuyor. Almanya’nın Türk hafızasına bakıldığında birçok ırkçı saldırı yer alıyor. 1992 yılında Mölln, 1993 yılında Solingen Katliamı ve yakın bir geçmişte, 2020 yılında Hanau’da düzenlenen ırkçı saldırılarda can kayıpları yaşanmıştı.

ÇÖZÜM ‘TOLUMSAL BARIŞ’
Özellikle o günleri yaşayanlar, bugün artan aşırı sağcı tehlike nedeniyle endişe duyduğunu söylüyor. Alman hükümetinin ortaklarından SPD’nin Türkiye kökenli milletvekili Macit Karaahmetoğlu, aşırı sağ dalgaya karşılık “toplumsal barış” vurgusu yapıyor.
SOFUĞLU: ‘AFD OLDUKÇA TEHLİKELİ’
Almanya Türk Toplumu Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu da geçmişte yaşanan ırkçı olaylara atıfla çatışmaların “sistematik bir şekilde” artabileceği endişesini paylaşıyor.
AfD’nin “parlamentodaki görünen yüzünden” ziyade “toplantıda ortaya çıkan görünmeyen yüzünün” oldukça tehlikeli olduğunu söyleyen Sofuoğlu, aşırı sağ dalganın yükselmesinin şimdiye kadar çok fazla ciddiye alınmadığını belirtti.

‘SADECE IRKIÇILIK DEĞİL’
Sofuoğlu, aşırı sağcıların yaptığı toplantının sadece ırkçılık olarak anlaşılmaması gerektiğini belirtti ve şu açıklamayı yaptı:
“Burada olayı sadece Türklere yönelik, Müslümanlara yönelik bir olay olarak değerlendirmemek gerekiyor. Tabii ilk başta bizim üzerimize gelecekler ama genelde Alman demokrasisinin tamamını ilgilendiren bir konu. Olayı hukuki olarak da ele almak gerekir.”