Atatürk – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sun, 28 Jul 2024 01:48:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Büyük Önder’in adını taşıyan köşk yılın ilk yarısında 95 bin ziyaretçi ağırladı https://www.foxtvhaber.com.tr/buyuk-onderin-adini-tasiyan-kosk-yilin-ilk-yarisinda-95-bin-ziyaretci-agirladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/buyuk-onderin-adini-tasiyan-kosk-yilin-ilk-yarisinda-95-bin-ziyaretci-agirladi/#respond Sun, 28 Jul 2024 01:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16661 Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsünde olan köşk, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Eylül 2022’de onayladığı restorasyon projesi doğrultusunda tadilata alındı.

Binanın mimari ve sanatsal özellikleri açısından titizlikle yürütülen çalışmaların yaklaşık 1 yılda tamamlanmasıyla köşk, Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuyla yeniden ziyaretçilerine kapılarını açtı.

Yenilenen yüzüyle misafirlerine ev sahipliği yapan köşk, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor.

Her geçen gün daha da ön plana çıkan Atatürk Köşkü’nün ziyaretçi sayısı yılın ilk yarısında 95 bin 175 kişiye ulaştı.

Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatleri arasında açık olan köşkte, Büyükşehir Belediyesi bando ve mehter ekibince her çarşamba Atatürk’ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinleti de gerçekleştiriliyor.

“Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AA muhabirine, Trabzon’un özellikli bir şehir olduğunu söyledi.

Trabzon’da cihanşümul 3 padişahın izinin olduğunu belirten Genç, “Trabzon’umuzu böyle anlatıyoruz. Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez teşrif ettiği ve vasiyetini yazdığı bir şehir. Mustafa Kemal Atatürk şehrimize teşrif ettiklerinde şu anda Atatürk Köşkü olarak ziyarete açık olan bir köşkte, konakta misafirimiz oldular.” dedi.

Genç, Atatürk Köşkü’nün önemine işaret ederek, “Mustafa Kemal’in hem vasiyetini yazdığı hem konakladığı köşkümüz Eylül 2022’de restorasyona girdi. Orada 355 çok kıymetli eser var. Onların ve yapının restorasyon işi yapıldı ve Cumhuriyetimizin 100. yılında 29 Ekim 2023’te yeniden ziyarete açıldı.” diye konuştu.

Köşke bu yıl ziyaretçilerin daha çok rağbet ettiğini vurgulayan Genç, şöyle devam etti:

“Ziyaretçi sayımız artan bir oranla da devam ediyor. 6 ayda, 95 bin 175 ziyaretçimiz olmuş. Biz de zaman zaman orada etkinlikler yapıyoruz. Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz. Haftada bir gün Atatürk’ün sevdiği şarkılar başta olmak üzere dinletiler, çeşitli programlar yapıyoruz.”

Genç, Atatürk Köşkü’nün, Trabzon’da ziyaret edilen önemli noktalardan olduğunu anlatarak, “Bu tür mekanlar hem tarihi hem de bize emanet mekanlar. Ayrıca halkımızın ve turistlerin ziyaretine açık mekanlar. Dolayısıyla sayısal anlamda hedefimiz yok ama Atatürk Köşkü’nü aslına en uygun şekliyle ziyaretçilerimize hazır halde tutmak bizim görevimiz. Ziyaretçi sayımız ne kadar artarsa biz de o oranda mutlu oluruz.” ifadelerini kullandı.

“Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden turla bölgeye geldiklerini belirten Şerife Aydıntaş, “Trabzon’da ilk Atatürk Köşkü’ne geldik. Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer. Atatürk’ün bütün eserleri, bütün evleri görülmeye değer.” dedi.

Antalya’dan gelen Demet Akbulak ise “Burayı hiç görmemiştim. Daha önce de Karadeniz’e gelmiştim ama burası gerçekten mükemmel. Dolmabahçe’de hissettiğimi burada da hissettim. İnsan inanılmaz güzel şeyler hissediyor.” diye konuştu.

Ziyaretçilerden Arife Yılmaz, “Çok görmek istiyordum burayı, çok beğendim.Yıllardır söylüyordum zaten, hayalimi gerçekleştirdim. Atatürk’ün Köşkü’nü de gördüm, çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/buyuk-onderin-adini-tasiyan-kosk-yilin-ilk-yarisinda-95-bin-ziyaretci-agirladi/feed/ 0
Hz. Meryem sahtekarlığı! İşte öne çıkan detaylar! https://www.foxtvhaber.com.tr/hz-meryem-sahtekarligi-iste-one-cikan-detaylar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hz-meryem-sahtekarligi-iste-one-cikan-detaylar/#respond Sat, 30 Mar 2024 00:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7925
  • Haber7 – ÖZEL

  • Geçtiğimiz günlerde hem sosyal medyada hem de haber sitelerinde ‘Ben Hz. Meryem’ notuyla paylaşılan video kısa bir sürede viral olarak Türkiye’nin adeta gündemine oturdu. Neredeyse her gün en az birkaç kişinin viral olarak adeta kendini kurban ettiği sosyal medyada bu kez kadın üzerinden dini değerler hedef alındı.

    Kübra Acar isimli genç bir kadının umre ziyareti sırasında paylaştığı video başka bir kullanıcının videoya ‘Ben Hz. Meryem’ notu eklemesi ve o şekilde videoyu servis etmesi ile kısa süre sonra video Türkiye’nin gündemine oturdu. Sözde Kemalist ideolojide olduklarını savunan medya kuruluşları tarafından da yayılan videonun gerçeği ise ortaya çıktı.

    SERVİS EDEN KİM?

    Dini değerleri kadın üzerinden hedef alan paylaşımı, sözde Kemalist ideolojiyi savunan medya kurumlarının ve sosyal medya platformlarının hazırlayıp kullanıcılara servis ettiği tespit edildi. Kübra Acar’ın umre ziyareti esnasında ilk paylaşan hesabın Mega Mag (@megamagc) isimli x hesabı olduğu ancak hesabın Kübra Acar’ın videosunun üstüne ‘Ben Hz. Meryem’ notu ekleyerek arkasına müzik koyduğu ortaya çıktı.

    Mega Mag hesabının biyografisinde bulunan ‘Atatürk’ün izinde’ sloganı ise algının adeta odak noktası oldu. 8 bin civarı takipçili Mega Mag isimli sosyal medya hesabının videoyu hazırlayıp sunması üzerine, yine sözde Kemalist görüşe sahip etkileşimleri yüksek olarak bilinen Aykırı Gazetesi sosyal medya hesabından videoyu milyonlarca kişiye ‘afiyetle’ servis etti. Aykırı hesabının kapak fotoğrafında bulunan Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı ile ‘Atatürk’ün açtığı yolda’ notu dikkat çekti.

    DİKKAT ÇEKEN ODA TV DETAYI

    Üzerinde oynanmış videoya en çok yer veren medya kurumlarından biri de çalışanlarının FETÖ iltisaklı isimleriyle anılan ODA TV oldu. ODA TV, Kübra Acar’ın umre ziyareti videosunu, “Hz. Meryem olduğunu iddia eden kadın mürit topladı” yorumu ile paylaştı. Kübra Acar’ın beyanı olmamasına rağmen Acar’ın çeşitli platformlarda şeyhlik unvanını taşıdığını ilan ederek mürit toplamaya ve toplantılar düzenlemeye başladığını iddia eden ODA TV gerçek ortaya çıkınca haberi yayınlama tarzı ile dikkat çekti.

    Kübra Acar’a ‘Feminist Mehdi’ takma adı takarak adeta alay eden ODA TV, videonun gerçeği yansıtmadığına ilişkin yayınladığı habere ‘Mürit toplama’ haberini de ilişkilendirmesi algı operasyonu olarak yorumlandı. 

    GERÇEK, ‘YALAN’ KADAR İZLENMEDİ!

    Görüntünün sosyal medyada hızla yayılmasının ardından Instagram hesabından açıklama yapan Kübra Acar, tur firması ile katıldığı umre ziyareti esnasında çekilen görüntülerin üzerine tanımadığı kişiler tarafından videonun üzerine ‘Ben Hz. Meryem’ yazılarak paylaşıldığını ve haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

    Acar’ın avukatı ise olayın yargıya taşındığını ifade ederek haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Ancak Aydınlık Gazetesi yazarı Gaffar Yakınca’nın kaleme aldığı ‘Atatürkçülerin’ Meryem Ana ile imtihanı başlıklı yazısında gerçeğe ilişkin dikkat çekici bir detay yer aldı. Üzerinde oynanarak yayılan videonun milyonlarca kişi tarafından izlenirken, avukatın yaptığı açıklamanın ancak 10 bin kişi tarafından görüntülendiğini vurguladı. 

    İşte Gaffar Yakınca’nın yazısında öne çıkan detaylar…

    “Kübra Acar. Kendi halinde bir genç kadın. Umreye gitmeye karar vermiş. Normalde başı açık biri ama, Mekke’yi ziyaretinde -herkes gibi- o da örtünmüş. Çok önemsediği bu ana dair bir videoyu “Rabbim herkese nasip etsin” diyerek sosyal medya hesabından paylaşmış.

    Asıl hikaye, Kübra Hanım bu videoyu paylaştıktan sonra başlıyor. Videoyu alan birileri, üzerine acayip bir dini müzik döşeyerek “ben Hz. Meryem” yazıyor ve “Bir kadın Hz. Meryem olduğunu iddia ederek şeyhliğini ilan etti” diye servis ediyor. Türkiye bir anda “kim bu kendini Meryem Ana ilan eden manyak” sorusunu sormaya başlıyor. Kimi dalgasını geçiyor, kimi “tövbe Estağfirullah” diyor ama, en çok “işte AKP’nin Türkiye’yi getirdiği nokta, gericilik dincilik hortladı” sesleri duyuluyor.

    Hem de ne zaman? Bingo! Seçimlere üç gün kala….

    Video çok hızlı yayılıyor, milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Tabii görüntünün sahibi Kübra Acar’a da ulaşıyor. Kübra Hanım, sadece kendi çevresi ile paylaştığı masum bir görüntü yüzünden bir anda insanların nefret ve alay objesi haline geldiğini görünce neye uğradığını şaşırıyor. Avukatı aracılığı ile bir açıklama yayınlıyor, bunu yapanlardan hesap soracağım diyor ama nafile… Üzerine atılan bu çirkin iftira ile kalakalıyor!

    KİM BU SAZANLAR ACABA?

    Azıcık inceleyeyim dedim… Bakın karşıma ne çıktı… Videoyu hazırlayan ve piyasaya süren X hesabının adı Mega Mag (@megamagc). Sloganları ne biliyor musunuz? “Atatürk’ün izinde”. Bolca bel altı magazin, bolca uydurma haber, bolca provokasyon… Atatürk’ün izine bak sen!

    Durun daha bitmedi… Bu Mega Mag’ın öyle milyonlara ulaşabilecek bir büyüklüğü yok. 8 bin takipçili çok küçük bir hesap. Ama Kübra Hanım’a yönelik iftira videosu tam 1,7 milyon izlenmiş. Nasıl olmuş dersiniz? Çünkü nerdeyse çok büyük bir hesap, bu Mega Mag’dan alıntı yapmış, hem de referans göstererek!

    Neredeyse bir milyon takipçisi olan bu hesap, adını sık sık provokasyonlarla duyduğumuz Aykırı adlı yayın. Arkasında bir zamanlar Meral Akşener’in prensi olan, sonra partiden kovduğu Batuhan isimli biri var. Şimdi Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, ırkçı Zafer partisi ve NATO/ABD yanlısı yayınlar yapıyor. Logosunda Atatürk’ün kalpaklı bir fotoğrafı var. Sloganları ise bakın nasıl başlıyor: “Mustafa Kemal’in açtığı yolda…”

    Sırf siyasi provokasyon yapmak için Kübra Hanım’a iftira attıkları video 930 bin kişi tarafından izlenmiş. Kadıncağızın avukatı bu yalandır diye açıklama yapınca onu da yayınlamışlar ama ilk gönderiyi silmemişler. Avukatın yalanlama mesajı sadece 10 bin kişiye ulaşabilmiş. Ne kurnazlık ne yüzsüzlük ama değil mi? Mahkemeye çağırıldıklarında da biz falanca hesaptan almıştık bizimle bir ilgisi yok diyecekler. O falanca hesabın sahipleri de zaten bilinmiyor olacak!”

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/hz-meryem-sahtekarligi-iste-one-cikan-detaylar/feed/ 0
    ‘Süper Kupa’ olayının perde arkası: Krizi asıl çıkaranlar kim? https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-olayinin-perde-arkasi-krizi-asil-cikaranlar-kim/ https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-olayinin-perde-arkasi-krizi-asil-cikaranlar-kim/#respond Sat, 30 Dec 2023 22:36:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1781 Riyad’da krizi kim çıkardı?” başlıklı yazısını kaleme alan Karar Gazetesi Yazarı Yıldıray Oğur, Suudi Arabistan’da düzenlenen Süper Kupa maçını konu aldı. Krizi çıkaranların Suudi yetkililerin olmadığını belirten Oğur, krizin perde arkasını yazdı.

    İşte Yıldıray Oğur’un o yazısı:

    Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da dünkü Fenerbahçe-Galatasaray Süper Kupa finali büyük bir siyasi krize neden oldu.

    Krizin diplomatik bir krize dönüşüp dönüşmeyeceğini henüz bilmiyoruz.

    Dün akşamdan beri parti liderleri, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler Suudi Arabistan’a öfke kusuyor.

    Peki krizi sebebi neydi?

    İlk haberlere göre Suudiler maçın başlangıcında İstiklal Marşı okunmasına izin vermemişti.

    Milli takımların maçları dışında her maça İstiklal Marşı okuyarak başlanan herhalde Türkiye’den başka ülke yok.

    Ama Suudilerin buna olmaz demesi diplomatik bir krize neden olurdu.

    Ama sonra anlaşıldı ki krizin sebebi bu değil.

    Zaten İstiklal Marşı’na “hayır” demeleri mantıklı değildi. Çünkü günler öncesinden Süper Kupa öncesi stattaki Cumhuriyet’in 100. Yılı programı açıklanmıştı.

    Haberlerden okuyalım:

    “Mücadele öncesinde ses ve ışık gösterilerinin yapılacağı Al-Awwal Park Stadyumu’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun 100’üncü yılına özel tören gerçekleştirilecek. Birçok sanatçının sahne alacağı maç öncesinde Norm Ender 100’üncü Yıl Marşı’nı seslendirecek. Ayrıca 100 kişilik ekiple Türk bayrağı, Atatürk posteri ve kulüp armaları açılacak.”

    Yani Riyad’daki stadyumda bırakın İstiklal Marşı okumayı yasaklamayı, Cumhuriyet’in 100. Yılı için kutlama yapılacaktı.

    Bu kutlamalar sırasında stadyum tribünlerinde 100 kişilik bir ekip Türk bayrağı, Atatürk posteri ve kulüp armaları açacağı bir koreografi de programda yer almaktaydı.

    Tabii bu program ev sahibi Suudi yetkililerle birlikte hazırlanmış olmalı.

    Yani bu programa göre Suudiler Atatürk’ün resmine siyaseten ya da itikadi olarak da karşı görünmüyor.

    Cumhuriyetin 100. Yılı’nın, yıldönümünden iki ay sonra Riyad’daki bir stadda kutlanması gibi tuhaf bir talebe de tamam dedikleri anlaşılıyor.

    Kutlama programında sadece Norm Ender ve orkestra da yoktu.

    Başka sanatçılar da vardı. Yine haberlerden okuyalım:

    “Dj Faruk Sabancı, Pelin Altan – Anıl Altan, Mert Yazıcıoğlu, Latif Serkan Altınorak, Gülsün Işıklı, Emre Aslan, sunucular; Murat Yıldırım – İman Elbani Yıldırım da Suudi Arabistan’da olacak”

    Yani staddaki ortam Türkiye’den görüldüğü gibi pek de “şeri hükümlere göre” tasarlanmış gibi görünmüyordu.

    Peki o halde Türkiye’yi ayağa kaldıran bütün Atatürkçü, milliyetçi hassasiyetleri kabartan, geleneksel milli sporlarımızdan Arap düşmanlığını ırkçılık seviyesine yükselten krizin sebebi neydi?

    Haber10 sitesi krizin kronolojisini şöyle yapmıştı:

    Maçtan önce kulüpler ile TFF arasında yapılan toplantıda maça Galatasaray Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’, Fenerbahçe ise ‘Yurtta sulh Cihanda sulh’ sözlerinin bulunduğu pankartla çıkmak istedi. Ayrıca iki takım karşılaşmaya üzerinde Atatürk fotoğrafı bulunan tişörtlerle çıkmayı talep etti.

    Fenerbahçe ve Galatasaray Süper Kupa finali öncesinde İstiklal Marşı’nın yanı sıra Suudi Arabistan Milli Marşı’nın çalınmasından dolayı da rahatsızlık duyduklarının TFF’ye bildirdi.

    Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri, iki kulübe Süper Lig finali akışının kulüplere gönderildiğini ve itiraz gelmediğini belirterek Suudi Arabistan Milli Marşı’nın okunacağını söyledi.

    TFF yetkilileri, Atatürk’ün sözlerini içeren pankartlara izin verilmemesi konusunda yine akışı gerekçe gösterdi.

    Fenerbahçe ve Galatasaray yönetimleri Atatürk meselesi konusunda daha önce herhangi bir sorun çıkmadığını, neden böyle bir uygulamaya gidildiğini sorguladı. Konunun akışla ilgisi olmadığı belirtildi. Sarı lacivertlilerin başkanı Ali Koç, kamuoyuna kriz olduğunu açıkladı.

    TFF, kriz yönetimine başladı. Fenerbahçe ve Galatasaray yetkilileriyle sorunun çözümü için görüşmelere başladı.

    Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, Tele1 canlı yayınına bağlanarak Atatürk tişörtü ve maça da ‘Yurtta Sulh ve Cihanda Sulh’ pankartı ile çıkma talebinin Suudi yönetimi tarafından reddedildiğini söyledi. Dündar, “Ali Koç ve yönetici arkadaşlarımız da o halde biz de sahaya çıkmayız demişler” dedi.

    Saat 16.00’da Türkiye Futbol Federasyonu, whatsapp grubuna açıklama yaptı. Açıklamada, “Süper Kupa maçı Türk bayrağımız huzurunda, 100. Yıl kutlama etkinlikleriyle, şehitlerimiz için saygı duruşuyla ve sanatçı Norm Ender’in okuyacağı İstiklal Marşı ile başlayacaktır. Bu konuda yapılan dezenformasyona itibar etmeyiniz” denildi.

    Saat 16.14’te Uğur Dündar sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Suudi Arabistan’da oynanacak Süper Kupa Finali için Kulübümüzün ve Galatasaray’ın ortak duruşları ve TFF’nin girişimi sonucu maç öncesindeki seromonide İstiklâl Marşımız okunacak ve karşılaşma öyle başlayacak.”

    Saat 16.30’da Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, TFF yetkililerinin bulunduğu otele geldi. Burada ‘Maçla ilgili sorun çözüldü mü?’ sorusuna ‘Göreceğiz’ yanıtı verildi. Saat 17.35’te toplantıya Fenerbahçe Ali Koç da katıldı.

    Krizi çözmek için Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da görüşmelere girdi.

    Krizin sonunda takımlar maça çıkmamaya karar verdi, Türkiye’ye döndü. Gerisi malum.

    O kronolojiden anlaşılan soyunma odasına pankart ve tshirtle sahaya çıkmaya engellemek için polis göndermek gibi Suudi usulü yöntemler kullansalar da krizi çıkaranın Suudiler olmadığı anlaşılıyor.

    En başta krizi başlatan Suudilerin İstiklal Marşı’nı çaldırmaması değil, Fenerbahçe ve Galatasaray yöneticilerinin Riyad’da oynanan maçta Suudi marşının çalınmasına karşı çıkması.

    Hem Suudi Arabistan’ın başkentinde bu maçı oynayıp, bunun için büyük paralar alıp hem de ülkenin marşına iki dakika tahammül edememek büyük bir cüret.

    Ama esas krizi kopartan iki kulübün son dakika aldıkları karar:

    “Maçtan önce kulüpler ile TFF arasında yapılan toplantıda maça Galatasaray Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’, Fenerbahçe ise ‘Yurtta sulh Cihanda sulh’ sözlerinin bulunduğu pankartla çıkmak istedi. Ayrıca iki takım karşılaşmaya üzerinde Atatürk fotoğrafı bulunan tişörtlerle çıkmayı talep etti.”

    Zaten Cumhuriyet’in 100. Yılı’nın; özel orkestrayla, marşlarla, sanatçılarla, tribünlerde 100 kişinin yapacağı özel koreografide Atatürk resmi, Türk bayraklarıyla kutlanılması üzerinde anlaşılmış bir programda olmayan bir son dakika sürprizi bu.

    Maçlarda sahaya siyasi slogan ve simge taşımak FİFA’nın kurallarına net biçimde aykırı. Ve cezası var. Sadece takımlar değil, müsabakayı organize eden yani Suudilerin de ceza alabileceği bir kural ihlali bu.

    Sloganlar, ifadeler, resimler ve reklamlar” başlıklı madde açık:

    “Ekipmanlarda siyasi, dini veya kişisel sloganlar, ifadeler veya resimler bulunmamalıdır. Oyuncular, siyasi, dini, kişisel sloganlar, ifadeler veya görüntüler ya da üreticinin logosu dışında reklamlar içeren iç çamaşırlarını göstermemelidir. Herhangi bir ihlal durumunda oyuncu ve/veya takım, müsabaka organizatörü, ulusal futbol federasyonu veya FIFA tarafından cezalandırılacaktır.”

    İzin verilen sınırlar da kural kitapçığında belirlenmiş;

    “…oyuncunun numarası, adı, takım arması/logosu, futbol oyununu, saygıyı ve dürüstlüğü teşvik eden girişim sloganları/amblemleri ve yarışma kuralları veya ulusal FA, konfederasyon veya FIFA düzenlemeleri tarafından izin verilen reklamlar..

    İzin verilen sloganlar, ifadeler veya görseller tişört önü ve/veya kol bandı ile sınırlı olmalıdır.

    Bazı durumlarda slogan, ifade veya resim sadece kaptanın kol bandında yer alabilir”

    Atatürk’ün resmi ve Atatürk’ün sözleri bizim için siyasi olmayabilir.

    Ama anlaşılan FİFA 2035’e aday olan, en azından yeşil sahada sicilini temiz tutmak isteyen, futbolda yeni, acemi ve kitabına uygun davranan, siyaseten ve dinen esnek bir millet olmadıkları da bilinen Suudiler programda olmayan bu son dakika sürprizine direndi.

    Onlar için Atatürklü ısınma formaları, barış mesajı veren Atatürk sözleri siyasi ve siyasi simgeler. Hele de Gazze krizi sürerken…

    Zaten maçtan önce TFF’nin maça gidecek taraftarlar için hazırladığı uyarı rehberinde şöyle uyarılar da yer almıştı:

    “Suudi Arabistan’da tribünler haricinde kamusal alanlarda toplu bir şekilde tezahürat, gösteri, yürüyüş yapılmaması gerekmektedir. Bu tür eylemler “kamu düzenine tehdit” olarak algılanabilmektedir.

    -Stadyuma Galatasaray ve Fenerbahçe bayrakları ile Türk Bayrağı dışında başka bayrak alınmayacaktır.”

    Yani Suudiler ilk kez uluslararası kurallara uygun davranmış, o da krize neden olmuş gözüküyor.

    Peki, neden maça iki takım da böyle bir son dakika sürprizi yaparak daha önce pek de yapmadıkları üzere Atatürk tshirtleriyle ve Atatürk’ün sözlerinin olduğu pankartlarla çıkmaya karar verdiler.

    29 Aralık herhangi bir günün yıldönümü değil. Türkiye’deki derbi maçta da böyle bir şey yapılmadı.

    Açık ki bu Atatürk hassasiyetinin sebebi maçın oynandığı yer.

    Yani Türkiye’nin milyonlarca taraftarı olan, ülkenin en büyük işadamlarının yönettiği iki koca kulübü Suudi Arabistan’da maç oynanınca sanki Atatürkçülüklerine halel gelmiş gibi bir komplekse kapılıp, ne kadar Atatürkçü olduklarını göstermek istediler.

    Maçın Suudi Arabistan’da oynanacağı kararının ardından zaten aylardır yürütülen tartışmalarda da bu geleneksel Arap düşmanlığı, Cumhuriyet’in 100. yılında kupa finalini Arabistan’da oynamanın Cumhuriyetçiliğe, Atatürk’e ihanet olup olmayacağı gibi tartışmalar yaşandı.

    Şöyle köşe yazıları yazıldı:

    “Galatasaray’ın kurulduğu yer olan Galatasaray Lisesi, Kurtuluş Savaşı’nda eğitime devam etmesine rağmen bazı sınıflarından mezun veremez. Cumhuriyetin 100. yılında Suudi Arabistan’da kupayı kaldırmak sarı-kırmızılıların içine siner mi?

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nun adını değiştireceklerini ve Atatürk Stadyumu yapacaklarını söyledi. Verilen mesajlar açık ve net. Sarı-lacivertlilerin de inandığı bir slogan var: “Cumhuriyetin kalesi Fenerbahçe”. Eğer bu teklif Fenerbahçe tarafından kabul edilirse 100. yılda stadyumun adını Atatürk yapmanızın ne anlamı kalacak?”

    Kulüplerin kendi içinde bu karara itirazlar yükseldi.

    Herhalde bu yüzden 29 Ekim’in üzerinden iki ay geçmişken Riyad’daki maçın öncesine tepkileri azaltmak için bir Cumhuriyet’in 100. Yılı kutlanması eklendi.

    Suudi Arabistan’da süper kupa maçını oynayıp hem para kazanmak, hem de ligin uluslararası değerini artırmak gayet makul bir fikirken, TFF başkanının açıklamasına göre maçın önce Almanya, İngiltere’de oynanması teklif edilmiş ve onlardan onay alınmamışken, derin önyargılar koca koca insanları “Suudi Arabistan’da maç yapıyoruz bari maça çıkarken de Atatürk’ü analım da günahlarımızın kefareti olsun” noktasına getirmiş.

    Tabii son dakika bu mesaj kaygıları da kriz çıkarmış.

    Böylece Süper Kupa gibi Türkiye’de pek de kimsenin umurunda olmayacak bir maçın finalini daha önce de yapıldığı gibi yurtdışında yapmak, bunu da Reymar’ın, Ronaldo’nun top koşturduğu bir statta yapmak, dizilerimizi tüketen Suudileri futbolumuzu da tüketen yapmaya çalışmak bir de üstüne kulüplere 108 milyon TL para kazandırmak gibi iyi bir proje de suya düştü.

    Hatta kaş yapayım derken göz bile çıkarılmış olabilir.

    Muhtemelen Suudiler, elçilik sokak adlarını değiştirme, Araplara ve hatta dine küfretme kampanyasını gördükten sonra bir süre pek Türkiye’ye gelmek istemeyecektir.

    Tabii muhalefet geleneksel Arap düşmanlığı üzerinde sörf yaparken, Erdoğan’ın bu kriz karşısında alacağı tavır da önemli.

    Halbuki bir nefes alıp düşünenler Suudi Arabistan’ın artık Atatürk ile bir sorunu kalmadığını görebilir. Hatta Prens Salman’ın ülkeyi tepeden modernleştirme adımları Atatürk’e de benzemiyor değil. Bu arada Şerif Hüseyin ile Suudiler de aynı şey değil. Hatta ikisi birbiriyle savaşmıştı. Belediye başkanlarına asgari tarih eğitimi şart.

    Bir futbol maçında bile siyasetin, tarihin, ideolojik önyargıların ortaya çıktığı, milli histeri dalgasının her yeri kolayca sardığı, rasyonel ve serinkanlı düşünmeye sık sık ara verilebilen, linçe sevinçle teslim olunan bir ülkenin işi hiç kolay değil.

    Çünkü önünde ciddi bir engel var: Kendisi!

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-olayinin-perde-arkasi-krizi-asil-cikaranlar-kim/feed/ 0
    Süper Kupa finali dünya basınında yankılandı! FETÖ’cüler de ortaya çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-finali-dunya-basininda-yankilandi-fetoculer-de-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-finali-dunya-basininda-yankilandi-fetoculer-de-ortaya-cikti/#respond Sat, 30 Dec 2023 01:12:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1737 Suudi Arabistan’da oynanacak Süper Kupa finali, iki takımın oyuncuları maç öncesi ısınmaya Atatürk baskılı tişörtlerle çıkmasına ve tribünlerde “Yurtta sulh, cihanda sulh” yazan pankartlara izin verilmedi. İki takım da maça çıkmayı reddederken, Süper Kupa finali iptal oldu.

    Yaşananlar Türkiye’de büyük ses getirirken, dünya basınında da geniş yer buldu.

    REUTERS: KRİZ, İSTİKLAL MARŞI VE ATATÜRK PANKARTLARI NEDENİYLE ÇIKTI

    Reuters, Riyad’daki Türkiye Süper Kupa finalinin tartışmalı şekilde iptal edildiği okuyucularına duyurdu. Krizin ise İstiklal Marşı’nın okunması ve Atatürk pankartlarının reddedilmesi nedeniyle çıktığı belirtildi.

    DAILYMAIL: TÜRKİYE’NİN KURUCUSUNUN PANKARTI YASAKLANDI

    DailyMail, haberi “Suudi Arabistan, Türkiye’nin kurucusunun pankartlarını yasakladı” başlığıyla verdi. Haberde, Fenerbahçe ve Galatasaraylı oyuncuların otellerinden çıkmayı reddettiği belirtildi.

    MIRROR: ATATÜRK’Ü ANMALARINA İZİN VERİLMEDİ

    Mirror, haberinde Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Atatürk’ü anmasına izin verilmediğini belirtti. Haberde, “Maçın başlamasına saatler kala Suudiler, iki tarafın da ısınma hareketleri sırasında modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yer aldığı tişörtleri giymelerini yasakladı” denildi.

    THE SUN: TAKIMLAR OYNAMAYI REDDETTİ

    The Sun ise “Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki Türkiye Süper Kupası finali, takımların oynamayı reddetmesi nedeniyle son dakikada iptal edildi” başlığıyla yayınladı. Haberde Atatürk pankartları ve tişörtlerinin yasaklanmasının ardından her iki takımın da sahaya çıkmayı reddettiği belirtildi.

    SKY SPORT: ORGANİZASYONDAKİ AKSAKLIKLAR NEDENİYLE MAÇ İPTAL EDİLDİ

    Sky Sport, “Riyad’daki başlama vuruşuna kısa bir süre kala Galatasaray-Fenerbahçe maçı iptal edildi. Türkiye Futbol Federasyonu ve iki kulüpten yapılan ortak açıklamada, kısa süreli iptalin nedeni olarak organizasyondaki aksaklıklar gösterildi” ifadelerini kullandı.

    BİLD: ÇÖLDEKİ DERBİDE BÜYÜK SIKINTI

    Almanya’nın popüler yayın organlarından Bild, “Çöldeki derbide büyük sıkıntı” başlığını attı. Bild, Suudi polisinin Fenerbahçe soyunma odasına girerek Atatürk baskılı tişörtleri toplamak istediğini de yazdı.

    MUNDO: TÜRK FUTBOLUNDA YENİ KARIŞIKLIK

    İspanyol “Mundo Deportivo” yayını “Türk futbolunda yeni karışıklık” manşetiyle çıktı. Mundo Deportivo, Suudi yetkililer ile Türk tarafının gün boyu süren müzakerelere rağmen uzlaşamadığını aktardı.

    IRKÇI LİDER WİLDERS’TAN SÜPER KUPA PAYLAŞIMI

    Hollanda’da ırkçı ve İslam karşıtı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders, Suudi Arabistan’daki Süper Kupa finalinin iptal olmasına ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Wilders, Süper Kupa’nın iptal olması sonrası sosyal medyasından yaptığı paylaşımda “Atatürk- Suudi Arabistan : 10-0” ifadelerini kullandı.

    FETÖ’CÜLER RAHAT DURMADI

    Terör örgütü FETÖ firarisi Emre Uslu, finalin iptali sonrası paylaşımında, ‘sokak çağrısı’ yaptı.

    “GS-FB maçı Gezi’den bu yana bu rejime karşı girişilen en büyük sivil direniştir.” diyen Uslu, “Arkası gelir umarım” ifadelerini kullandı.

    “ARKASI GELİR UMARIM”

    Uslu paylaşımında, “GS-FB maçı Gezi’den buya bu rejime karşı girişilen en büyük sivil direniştir. Bu direniş sadece Suudilere karşı bir direniş değil onların destekçisi rejime karşı da en büyük direniştir. Arkası gelir umarım..” dedi.

    “MAÇA ÇIKMAYIN”

    Bir diğer firari FETÖ’cü Adem Yavuz Arslan da maçtan saatler önce ‘siyasi kriz’ vurgusuyla iki takımın maça çıkmayıp Türkiye’ye dönmesini istemişti. Arslan, “Fenerbahçe ve Galatasaray maça çıkmadan Türkiye’ye dönmelidir. Bu sıradan bir kriz değil.” ifadelerini kullanmıştı.

     

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/super-kupa-finali-dunya-basininda-yankilandi-fetoculer-de-ortaya-cikti/feed/ 0