Bingöl, bahşişlerin kredi kartı ile ödenebilmesi ve bu gelirin işletme hesabına girmeden farklı bir hesapta toplanmasının çalışanların gelirinde de ciddi bir artış sağlayacağını ve bunun kayıtlı ekonomi adına önemli bir adım olduğunu kaydetti.
Bingöl, “Yeni düzenleme ile bahşişler şeffaf olarak takip edilebiliyor ve nakit bulundurma zorunluluğu olmadan her müşterinin bahşiş bırakabilmesini sağlıyor. Bahşiş oranlarında ciddi artış sağlayacak yeni düzenlemenin neticesinde gider olarak kayıt altına alınabilecek bir belge de oluşturulabiliyor.” ifadelerini kullandı.
YENİ BAHŞİŞ DÜZENLEMESİ
Ramazan Bingöl, hesap ödeme açısından kredi kartı kullanım oranlarının yüzde 90’ın üstünde olduğunu ve bu ödeme yönteminin hesap pusulalarında yasal olarak yalnızca “servis ücreti” namı altında mümkün olabildiğine dikkati çekti.
Bingöl, bu uygulamadaki ücret tanımı nedeniyle yüzde 50’nin üzerinde bir kesinti sonrası servis çalışanlarına ödeme yapılabildiğini ve bu durumun çalışan hak edişi açısından ciddi bir azalmaya sebep olduğunu, bunun da restoran ve turizm işletmeleri çalışanlarını mağdur ettiğini vurguladı.
Yeni düzenleme sonrası müşterilerin inisiyatifi ve isteği doğrultusunda alınacak olan bahşişlerden yüzde 10’luk bir kesinti yapılması sonrası geri kalan tüm miktarın çalışana aktarılacağını aktaran Bingöl, “Zorunlu ‘servis ücreti’ uygulamasında 100 liralık bir tahsilatta çalışana 45-50 lira gibi bir rakamın verilebiliyor fakat yeni ‘bahşiş’ düzenlemesi ile bu tutarın 90 liraya çıkacak.” ifadesini kullandı.
“BAHŞİŞ ORANLARINDA ARTIŞ SAĞLANACAK”
TÜRES Genel Başkanı Bingöl, yeni uygulamayla çalışanların hak ediş miktarlarının artacağını belirtti.
Bingöl, şöyle devam etti:
“Çalışanlar tüm bu süreci belgelendirilebilecek. Nakit bahşişleri gelir olarak gösteremeyen sistem son bulacak. Geçmişte yüzde 50’nin üzerinde olan kesintiler bu yeni düzenleme ile birlikte yüzde 10 ile sınırlı kalacak ve servis personelinin hak ediş miktarındaki bu artış sektörel düzeyde nitelikli iş gücünü de artıracak. Yeni sistemle birlikte tüm süreç kayıt altına alınırken hem çalışan, hem işletme hem de kamunun yararına olacak bir sistem yürürlüğe girecek.”
Dünyadaki uygulamalara bakıldığında yeni düzenlemeyle kredi kartları ile yapılan bahşiş ödemelerinde artışların yaşanacağının öngörüldüğünü aktaran Bingöl, şunları kaydetti:
“Bu sayede geçmişteki büyük oranlı kesintilerin önüne geçilirken aynı zamanda çalışan personelin cebine girecek bahşiş tutarında da ciddi artışlar yaşanacaktır. Ayrıca Maliye İdaresine ödenecek kesinti ile bahşişlerden kamuya da pay aktarılmış olacak ve bu düzenlemenin çalışan işveren ve devlete faydası olacak. Yurt dışında birçok ülkede de bu şekilde uygulama var. Bu uygulamanın bir an önce yasalaşmasını arzu ediyoruz, sektöre, çalışanlara ve devlete faydalı olacak bu çalışma ile müşteri memnuniyeti de artacak. Yıllardır bu konu üzerine çeşitli çalışmalar yaptık. Tüm kesimleri memnun edecek bu çalışmaya emek ve katkı veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve tüm bürokratlara teşekkür ederiz.”
Bingöl, bu yeni düzenlemenin herkesin yararına olduğunu yineleyerek, “Bu düzenleme sektörümüzün gelişimi adına kısa ve uzun vadede ciddi ve önemli bir adım. Düzenlemenin devamlılığı ve ilerletilmesi için tüm paydaşlarla ortak çalışmalarımıza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>Bu kapsamda, ilgili sektörlerin başvurusu üzerine, bahşiş gelirleri ve motokurye faaliyetlerinden elde edilen gelirlere yeni vergi ihdas edilmeden, bu alanlardaki vergilendirme usulünün kolaylaştırılması için çalışma yapıldı.
BAHŞİŞLER KDV’YE TABİ TUTULDUĞU İÇİN SEKTÖR KOLAYLIK İSTEDİ
Gelir Vergisi Kanunu’na göre, yeme içme hizmeti veren işletmelerde toplanan bahşişlerin işverence çalışanlara dağıtılması durumunda, bu ödemeler işverenden alınan ücretin bir parçası olarak değerlendiriliyor ve ücret matrahına eklenerek gelir vergisi tarifesine göre tevkif suretiyle vergilendiriliyor.
Banka kartı, kredi kartı ve diğer ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte müşteriler yeme içme bedeline ilave olarak bahşiş ödemelerini de kartla yapmaya başladı. Bu durumda, ayrı gösterilemediği için bahşiş olarak yapılan ödeme, yeme içme hizmetinin matrahına dahil bir unsur olarak kabul ediliyor ve KDV’ye tabi tutuluyor.
Sektör temsilcilerinin kolaylık talep etmesi üzerine harekete geçen Bakanlık, konunun tarafı olan diğer bakanlıklarla çalışma yürüttü. Bu kapsamda dünya örnekleri de incelenirken banka ve kredi kartı ile bahşiş ödemesinin çok yaygın olduğu ve ödeme belgelerinde bu tutarların ayrı gösterilerek KDV matrahına dahil edilmediği belirlendi.
– Tamamı çalışanlara dağıtılacak
Hazırlanan taslak çalışmaya göre, bahşiş ödemeleri, hizmet bedelinin yüzde 10’unu aşmaması şartıyla ödeme belgelerinde bu bedelden ayrı gösterilecek. Ücret niteliğindeki bu gelirler banka hesabında toplanacak ve tamamı çalışanlara dağıtılacak. Asgari ücretin aylık brüt tutarına kadar çalışanlara dağıtılan paralar, normal ücret geliriyle ilişkilendirilmeyecek ve tarife yerine sadece yüzde 10 gelir vergisi tevkifatına tabi olacak.
Bahşiş ödemelerinin hizmet bedelinden ayrı olarak gösterilmesi şartıyla ücret niteliğinde olan bu ödemeler, işveren tarafından hizmet bedeline dahil edilmeyecek ve dolayısıyla KDV’ye tabi tutulmayacak.
KAPSAMA GİRECEK SEKTÖRLER BELİRLENDİ
Düzenleme, yeme içme sektöründe faaliyette bulunan işletmeleri, yemeği paket servis ve diğer şekillerde sunanlar da dahil müşteriye servis hizmeti sunan işletmeleri kapsayacak.
Otel ve benzeri konaklama işletmelerinin yeme içme hizmeti sunan birimleri de bu hizmetleri için ayrıca fatura ve fatura benzeri belge düzenlemeleri kaydıyla kapsamda olacak.
Konu hakkında iş ve sosyal güvenlik mevzuatında da sigorta primi ve kıdem tazminatları açısından uygulamayı destekleyici düzenlemeler üzerinde çalışılıyor.
MOTOKURYELERİN DEFTER TUTMA ZORUNLULUĞU OLMAYACAK
Motokurye faaliyetlerinden doğan ve ticari kazanç olarak vergilendirilen kazançların, tevkifat usulüyle verilendirilmesine yönelik basit vergileme usulüne geçilmesi öngörülüyor.
Kuryelerin, hizmet sözleşmesi kapsamında bir işverene bağlı olarak çalışmaları halinde elde ettikleri gelir ücret olarak vergilendiriliyor. Kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışmaları durumda ise elde edilen gelir ticari kazanç kapsamında değerlendiriliyor ve teslim hizmetleri KDV’ye tabi tutuluyor. Ticari kazanç mükellefi olarak faaliyette bulunan 126 bin 112 motokurye bulunuyor.
Motokuryeler ve mesleki birliklerden gelen talepler üzerine, bunların defter tutma, belge düzenleme, geçici ve yıllık beyanname verme gibi yükümlülükleri yerine kolay şekilde vergilendirilmelerine yönelik düzenleme yapılması için çalışmalar tamamlandı.
Ticari kazanç mükellefi olan motokuryelere bu hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden belli oranda tevkifat yapılacak, bir takvim yılı içinde elde ettikleri gelirlerin tarifenin 4. dilimini (bu yıl için 3 milyon lira) aşmaması halinde tevkifat nihai vergi olacak.
Bu uygulamaya geçenlerin, defter tutma, belge düzenleme, geçici ve yıllık beyanname verme gibi yükümlülükleri olmayacak. Ayrıca, bunların hizmet ifaları KDV’den de istisna tutulacak.