Yabancı ziyaretçilerde geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında 103 dolar olan kişi başı gecelik harcamanın 109 dolara yükseldiğini açıklayan Bakan Ersoy, tüm ziyaretçilerde kişi başı gecelik harcamanın ilk 6 ayda 98 dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Ersoy, “Tüm ziyaretçilerde yıl sonu hedefimiz 103 dolar olduğunu düşünürsek hedefimizle uyumlu şekilde ilerlediğimizi söyleyebiliriz. 2024 yılı ilk yarısında 10.1 gün ortalama kalış süresi. Yıl sonu hedefimiz 9,7. Muhtemelen 9.7 ortalama kalış hedefinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.
Ziyaretçi sayılarıyla ilgili bilgi veren Bakan Ersoy, “İlk çeyrekte yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,9 artış göstererek 26 milyon 137 bin olarak gerçekleşti” şeklinde açıklama yaptı. Bakan Ersoy, ziyaretçilerde 2,7 milyon ile Rusya’nın ilk sırada yer aldığını, Almanya’nın 2,5 milyon ziyaretçi sayısıyla ikinci, Birleşik Krallık’ın ise 1,8 milyon ziyaretçi sayısıyla üçüncü sırada yer aldığını açıkladı.
Ziyaretçileri sayılarının ay bazında pandemiden sonra yükselişe geçtiğini ifade eden Bakan Ersoy, “Ziyaretçi sayılarına ay bazında baktığımızda, 2019, 2022, 2023 ve 2024 karşılaştırmaları olarak bakıyoruz. Pandemi döneminde 21 milyon 152 bin olan rekor sayısı pandemi sırasında aşağı inmişti tekrar yükselişe geçti. Bu sene ilk 6 ayda 26 milyon 137 bin rakamıyla rekor bir seviyeye ulaştık. Yıl sonu hedefleriyle uyumlu şekilde büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.
“EURO 2024 VE OLİMPİYAT ORGANİZASYONLARI ZİYARETÇİ SAYILARINA ETKİ ETTİ”
Haziran ayında ziyaretçi sayılarının artış oranında bir yavaşlama görüldüğüne işaret eden Bakan Ersoy, artış hızındaki bu azalmanın Temmuz, Ağustos aylarında da devam edeceğini vurguladı. Bakan Ersoy, bunun nedenleri olarak Avrupa Şampiyonası ve Fransa Yaz Olimpiyatları’nı göstererek “Bu turnuvaların etkisiyle haziran ayındaki yavaşlama temmuz ve ağustos aylarında da devam edecek. Eylül itibarıyla tekrar artış oranlarında yükselme göreceğiz. Yıl sonu hedefimiz olan 60 milyon ziyaretçiyi aşabiliriz” dedi.
“ÇEŞME VE BODRUM’DA YEREL YÖNETİMLER TURİZM PROJELERİNE SİYASİ YAKLAŞTI”
Bakan Ersoy, son dönemde gündeme gelen Bodrum ve Çeşme’deki dolulukların az olmasının asıl nedeninin turizmin 12 aya yayılamamış olması ve sadece Türk ziyaretçilere hitap edilmesi olarak gösterdi.
Bakan Ersoy, “Yunan adalarının kapıda vize vermesi etkili olmuş olabilir. Türk ziyaretçilerin geçen seneye oranla daha kısa süre konaklamış olması etki yapmış olabilir. Ancak konunun özü Çeşme ve Bodrum bölgelerinin sezonun kısa olması sezonu, 12 aya yayamamış olması ve ağırlıklı olarak tek pazar endeksli bir pazar olmuş olması. Türk pazarına endeksli bir sektör oluşturulmuş” dedi.
“İZMİR VE BODRUM’DAN DİREKT UÇUŞLARLA DÜNYANIN BİRÇOK YERİNE ULAŞILACAKTI”
2018 yılında göreve başladıktan sonra Ege turizm merkezlerinin geliştirmek ve sezonu 12 aya yaymak için Ege Turizm Merkezleri, Çeşme Projesi beraberinde Didim projelerini oluşturduklarını hatırlatan Ersoy, “Bu projeyle Ege turizm bölgelerinde sezonun 12 aya yayılması üzerine kurgulanmıştı. Spor aktiviteleri, kültür sanat merkezleri, etkinlik sanat alanları, nitelikli yatak kapasitesiyle her kesime hitap eden konaklama ortamı oluşturulacaktı. Bu projeyle İzmir ve Bodrum direkt uçuşlarla başta Avrupa olmak üzere dünyada bir çok noktaya bağlanıyor olacaktı. Ancak yerel yönetimler projeye siyasi yaklaştı. Birçok hukuki süreç başlatıldı. Yavaş olsa da ilerliyor. Bu süreç tıkanmasaydı 2018 yılında başladığımız süreç hayata geçmiş olacaktı” diye konuştu.
“KARİYE CAMİİ’NE TURİSTİK ZİYARETLER 20 EURO OLACAK”
Bakan Ersoy, 6 Mayıs’ta yeniden ibadete açılan Kariye Camii’yle ilgili yeni bir düzenlemeyi paylaştı. Bakan Ersoy, UNESCO kuralları kapsamında Kariye Camii’nin ziyaretçi yönetim planıyla yönetilmesine karar verildiğini duyurdu. Ersoy, “Cuma günleri sadece yerli ve yabancı ziyaretçilere ibadet amaçlı açık olacak. Cuma günü dışında hem ziyaret hem de ibadete açık olacak. 19 Ağustos itibarıyla turistik ziyaretler kişi başı 20 euro olacak. Gelirin tamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kalıyor” şeklinde açıklama yaptı.
“40 BİNİN ÜZERİNDE KONUT, TURİZM AMAÇLI HİZMET VERECEK”
Turizm konutlarıyla ilgili sonuçları paylaşan Ersoy, “Şu ana kadar 32 bin 904 konuta belge verildi. Bunların 29 bin 789’unun işlemleri tamamlandı. 2 bin 364 tesisin işlemleri devam ediyor. İncelemede 8 bin 476 tesis bulunuyor. Belge taramaları ve yerinde tespitle birlikte çalışmaya başlayabilirsek. Yaklaşık 40 binin üzerinde konut turizm amaçlı hizmet verecek durumda gözüküyor” bilgilerini verdi.
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 4. Global Gastro Ekonomi Zirvesi’ne katılan ve burada konuşma yapan Bakan Ersoy, gastronominin, günümüzde dünya turizminde önemli bir noktaya sahip olduğuna değindi. Seyahat planı yapan insanların gezilecek yer seçiminde mutfak kültürünü göz önünde bulundurarak tercihte bulunduklarını aktaran Bakan Ersoy, Türkiye olarak eşsiz gastronomi deneyimleriyle dünya çapında fark oluşturulduğunu belirtti.
Bakan Ersoy, Türkiye’nin zengin mutfak kültürüne sahip olduğuna değinerek şu sözleri kullandı:
“Ülkemizin coğrafi konumu, çeşitli iklim ve toprak yapısı ile harmanlanmış zengin mutfak kültürü, gastronomi turizmi açısından bizlere büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bu benzersiz özelliklerimiz turistlere unutulmaz lezzet deneyimleri sunarak ülkemizi bir cazibe merkezi haline getirmektedir. Bildiğiniz üzere Bakanlık olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihî birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Bununla birlikte; harcama potansiyeli yüksek gastro-turistleri Türkiye’ye çekerek gastronomi turizminin meydana getirdiği küresel ekonomiden ülkemizin en büyük payı almasını sağlamak diğer önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.”
İSTANBUL, İZMİR VE BODRUM İÇİN BAŞARDIK
Türk mutfağını eşsiz hazine olarak tanımlayan Bakan Ersoy, “Asırlara yayılan bilgi ve deneyim aktarımının ürünü olan zengin mutfağımız, tarih boyunca çeşitlenerek günümüze kadar eşsiz tatlarıyla ulaşmıştır. Bu eşsiz hazineyi layıkıyla tanıtmak önceliğimiz.” sözlerine yer verdi.
Atılan adımlardan sonuç aldıklarına değinen Bakan Ersoy, “Bu çerçevede attığımız adımlarla dünyada ‘Gastrocity’ olarak da adlandırılan Londra, Paris, New York gibi büyük metropollerde olduğu gibi ‘fine dining’ amacıyla Türkiye’ye gelinebileceğini anlatmak istiyoruz. Gerek tüm dünyada gösterilen tanıtım filmlerimiz gerekse de ülkemizde ağırladığımız gastronomi alanındaki kanaat önderlerinin etkileşimleri sonucunda, tüm dünyanın gözünü İstanbul ve İzmir ve Bodrum destinasyonlarımıza çekmeyi başardık.” açıklamasında bulundu.
Yeme-içme sektörünün önemini dikkat çeken Bakan Ersoy, “Bakanlığımızın çok boyutlu yürüttüğü tanıtım süreciyle Michelin Rehberi tarafından kapsama alınan İstanbul, İzmir, Bodrum gibi destinasyonlarımız birer Gastrocity olarak öne çıkmaktadır. Michelin Guide’ın da son yıllarda ülkemizin yeme-içme sektörüne gösterdiği bu ilgi, Türkiye’nin gastronomi turizminde de ön sıralardaki yerini sağlamlaştırmaya başladığının göstergesidir. Yeme-içme sektörümüz, Michelin Guide’dan aldığı bu destekle global gastronomi turizmi hareketliliğinden hak ettiği payı almış; İstanbul, İzmir ve Bodrum marka değerlerini sağlamlaştırmıştır.” cümlelerini kullandı.
Elde edilen verilere göre açıklamada bulunan Bakan Ersoy “Bu açıdan rakamları değerlendirdiğimizde ülkemizin turizm geliri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak yaklaşık 56 milyar dolar olmuş; toplam gelir içerisindeki yeme-içme harcaması yüzde 19 oranında artmıştır” dedi.
DÜNYADA İLK SIRALARA GELİNDİ
Sürdürülebilirlik için daha farklı çalışmalara da yer verileceğini kaydeden Bakan Ersoy, “Konuklarımızın “Sürdürülebilir Turizm Programı” ile Türkiye’de sürdürülebilir bir konaklama deneyimi yaşamasını ve Michelin Rehberi tarafından sürdürülebilirlik tescili olan Yeşil Yıldız ile ödüllendirilen mekanlarda bir gastronomi deneyimi yaşamasını çok önemsiyoruz.” açıklamasını yaptı.
Bakan Ersoy, “Global Sustainable Tourism Council ile Türkiye 3 yıllık hükümet bazında bir protokol yaptı. Dünyada ilktir.” sözlerini kullandı. Yapılan açıklamaya göre imzalanan protokol kapsamında konaklama tesislerinin 3 aşamalı bir programa dahil olduğu, belirlenen kriterleri tamamlayıp bir sürdürülebilirlik belgesi alındığı öğrenildi.
Türkiye genelinde yaklaşık 21 binden fazla otel olduğu ve bunların 17 binden fazlasının birinci kriterini tamamladığını aktaran Bakan Ersoy, “Bu yıl içinde bunların tamamı birinci kriteri tamamlamış olacak. Yine binden fazla konaklama tesisimiz de 3. programı yani 2030’da tamamlaması gereken kriterleri tamamladı.” dedi.
Turizme hizmet veren bütün işletmelerin sadece konaklama değil, yeme-içme ve transfer de dahil olmak üzere sürdürülebilirlik belgeleri almaları gerektiği belirtilen konuşmada, uluslararası kabul görmüş akredite edilmiş kurumlar tarafından verilen sürdürülebilirlik belgelerinin de alınması gerektiği belirtildi.
Bakan Ersoy, “Türkiye konaklama sektöründe atmış olduğu adımla dünyada son sıralardan ilk sıralara geldi. Yani kanuni bir düzenlemeyle yapmış oldu ve aşamalı; hızlı bir şekilde tüm tesislerin dönüşümünü sağlıyor ve şu anda birinci sırada örnek gösterilen bir konuma geldik. İnşallah ikinci aşamada da yeme içme sektörüyle ilgili böyle bir protokolü hazırlayacağız, görüşüyoruz da aşamalı bir şekilde yeme içme sektöründe başta bakanlıktan belgeli olanlar dahil olmak üzere sürdürülebilirlik konusunda gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Destek ihtiyaçları varsa desteklerini de vereceğiz. Çünkü dünyanın hızla eriştiği noktaya hepsinden önce Türkiye olarak bizim erişmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
TÜRK MUTFAĞININ MARKALAŞMASI AMAÇLANIYOR
Türk mutfağının markalaşmasını sağlamak, farkındalık oluşturmak, geleneksel ve sağlıklı özelliklerinin yanı sıra sürdürülebilirliğini vurgulamak amacıyla 2022 yılından beri Türk Mutfağı Haftası’nın kutlandığını aktaran Bakan Ersoy, “Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde 21-27 Mayıs tarihleri arasında düzenlediğimiz bu etkinliğimizin ana teması ‘Sağlıklı, Sürdürülebilir, Atıksız Türk Mutfağı’ olan etkinlik haftasının bu sene yurt içinde uygulanacak faaliyet konsepti ’81 İlin Coğrafi İşaretli Ürünleriyle Türk Mutfağı’ olacak. Yurt dışında uygulanacak faaliyet konsepti ise ‘Tarih, Kültür ve Doğanın Buluşması: Turkaegean Lezzetleri’ olarak belirlendi. “ sözlerini kaydetti.
Tarih boyunca, coğrafi göçlerle, farklı medeniyetlerin etkileşimi ve kültürel yakınlaşmalarla zenginleşen Türk mutfağının karakteristik özelliğinde yöresel ürünlerin büyük bir rol oynadığını söyleyen Bakan Ersoy “Yöresel ürünler; coğrafi işaret tescili sayesinde ön plana çıkarılarak hem taklitlerine karşı koruma altına alınmakta hem de bulunduğu yörenin turizminin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Coğrafi işaretleme ile ayrıca, bölgenin kültürel değerlerinin tanıtımı ve korunması da mümkün olmaktadır.” açıklamasını yaptı.
Şu an çok sayıda coğrafi işaret bölgesel alınmaya başlandığını ancak Avrupa Birliği’nde sayının düşük olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Şu ana kadar Türkiye tarafından 21 tane coğrafi işaret alındı. Bu yıldan itibaren ikinci bir yoğun çalışmayı Avrupa Birliği’nde yapacağız. Hızlı bir şekilde sayınını yüzü geçmesini sağlayacağız. Biz sahiplenmezsek komşu ülkeler zaten bizim ürünlerimizi sahipleniyor. Bizim orada da hızlı bir şekilde davranıp kendi ürünlerimizi Avrupa Birliği’nde ve sonrasında UNESCO üzerinden tüm dünyada tescil ettirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
BAKANLIK ÇALIŞMALARINDAN BAHSETTİ
Konuşmasına bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak başlayan Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2019 yılında çok önemli bir çalışma başlatmıştık. Kazı süreçlerinin 12 aya yayılması. Yani on iki ay boyunca yıl boyunca çalışması. Çok da başarılı oldu. Şu ana kadar 133 kazı başkanlığı 12 aylık kazı programına geçtiğimiz 4 yıllık dönemde kazandırıldı. 2024 yılında 144 kazı başkanlığı 12 aylık programa dahil edildi. Bir çalışma daha yaptık. Dedik ki bundan sonra daha yoğun kazı yapacağız ve geleceğe miras projesi başladı. Ve yine bu projemize ilk olarak Ege’de Efes’te başladık. Biliyorsunuz 1860’lı yıllardan beri kazılan bir kentimiz Efes. 160 yıl boyunca toplamda yüzde 25’lik kısmı kazılmış. Şimdi bu proje kapsamına dahil edildi. İnşallah 2024 sonunda yüzde 35 seviyelerine getireceğiz. 2025 sonunda da yüzde 45’lik seviyelerine kazılmış olacak. Aynı şekilde sizden önce de Afrodisias’a da gittim. Bugün de Bergama’ya geldik. Aynı geleceğe miras programına Bergama’yı da dahil ettik. Sadece kazı alanları da genişleterek yoğun kazı yaparak restorasyon yaparak süreci tamamlamıyoruz. Önemli olan maksimum seviyede ilçenin ve çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir de ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Asıl amaçlarımızdan biri de bu. Burayı da gece konseptine aldık. Gece müzeciliği yazın biliyorsunuz hepiniz buradasınız. Yazın çok sıcak 50 derece sıcakta denizin kenarından, havuzun başından kalkıp şehre inmek istemiyorlar. Program kapsamında şehir merkezlerinde olanlar başta olmak üzere şehir merkezlerine yakın olan ve yoğun ziyaretçisi olan bütün kazı noktalarımızı, ören yerlerimizi aydınlatma sistemleriyle donatıyoruz. Böylelikle gece on ikiye kadar açık hale getiriyoruz. 2024 itibariyle gece müzeciliği başta Ege ve Antalya’daki noktalarımız olmak üzere yoğun ziyaretçi alan, şehir merkezi olan bütün ören yerlerimizde aşamalı bir şekilde başlatıyoruz. Biz Bergama’yı da bu kapsama alıyoruz. Bu yıl itibariyle aşağı noktası öncelikli olarak hayata geçirilecek, önümüzdeki yıl da üst kısımlar gece müzeciliğine dahil edilecek. Hızlı bir restorasyon çalışmasına da burada başlıyoruz. Lansmanını da bugün yaptık, bütçesini de iller seviyesine getirdik” dedi.
“YEREL SEÇİMLER ÖNEMLİ”
Bergama’yı yıllık 1 buçuk milyon turistin ziyaret ettiği bir kent haline getirmek istediklerini kaydeden Bakan Ersoy, “O zaman bütün emekleriniz karşılık bulmuş olacak. Hem yerli ama özellikle yabancı turisti de ilçemize çekmiş olacağız. Bunu tanıtımla destekleyerek özellikle konaklama dışı harcaması yüksek olan nitelikli turisti de bölgeye kazandırarak inşallah hak ettiği yere turizmine getirmek için önemli bir adımı da burada gerçekleştirmiş olacağız. Tabii şimdi biz çok çalışma yapıyoruz. Merkezi hükümet olarak, bakanlık olarak ama Turizmde her şey bunlardan ibaret değil. Sadece bizim yaptığımız çalışmalarla hedefe ulaşabilmek mümkün değil. O yüzden 31 Mart yerel seçimleri çok önemli. Lütfen adayların seçim beyannamelerinde dikkatlice okuyun. Sorular sorun. Turizmle ilgili neler yapıyor? Sizin gibi turizm kentlerinde sizler soracaksınız ki adaylar gündemlerine alsın. Hatta öyle bir duruma geldik ki biz bazı büyükşehirlerde altyapıyı bile yapmak durumunda kaldık” diye konuştu.
“ÖRNEK GÖSTERİLEN BİR ÜLKE OLDUK”
Bakan Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı: “Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Yani sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımızda da yayarak devam edelim. Altyapıları belediyelerimizle birlikte oluşturup Türkiye genelinde konusunda Avrupa’da dünyada örnek gösterilen bir ülke olacak inşallah.”
Bakan Ersoy konuşmasının ardından sektör temsilcileri ve muhtarların talep ve önerilerini dinledi. Bakan Ersoy programında ardından Bergama’dan ayrıldı.