Sivilce, akne, yağlanma, soluk cilt gibi problemler yaşıyorsanız, bakımı ihmal etmemelisiniz.
Cilt bakımı, sağlıklı ve canlı bir görünüm için ilk kuraldır.
Bir de bunu doğal yollarda yaparsanız, tadından yenmez.
Meyveler, bu konuda yardımcı olabilir. Uzmanlar, özellikle “incir”e değiniyor.
Yüze incir sürmek, bakın ne işe yarıyor…

İNCİRLİ CİLT BAKIMI
Taze İncir: Taze inciri ezerek veya dilimleyerek doğrudan cildinize uygulayabilirsiniz. Birkaç dakika bekledikten sonra ılık suyla durulayın.
İncir Maskesi: Ezilmiş incirleri, yoğurt veya bal ile karıştırarak bir maske hazırlayabilirsiniz. Bu maskeyi cildinize uygulayıp 15-20 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayın.
İncir Yağı: İncir yağı da cilt bakımında kullanılabilir. Yağı temiz bir pamukla cildinize uygulayabilir ve hafifçe masaj yapabilirsiniz.

İNANILMAZ ETKİLERİ
İncir, yüksek su içeriği ve doğal şekerler sayesinde cildi nemlendirir.
İncir, A, C ve E vitaminleri ile potasyum, magnezyum ve çinko gibi mineraller içerir. Bu besin maddeleri, cildin sağlığını destekler ve cilt dokusunun iyileşmesine yardımcı olabilir.
İncirlerde bulunan doğal asitler ve enzimler, hafif bir peeling etkisi sağlar.
Cilt Elastikiyeti: İncirlerde bulunan vitaminler ve mineraller, kollajen üretimini destekleyebilir ve cildin elastikiyetini artırabilir.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Canlılık ve bakımına oldukça önem verilen saçlar zaman zaman birbirine dolanarak, kadınları çileden çıkarabiliyor. Öyle ki, pek çok yöntem denenmesine rağmen birbirine dolanan saçları açmak zor olabiliyor. Peki dolaşık olan ve keçe gibi görünüme sahip olan saç nasıl açılır?
Birbirine dolanan keçe gibi saçı açmanın en kolay yolu!
Birbirine dolanan saçlar çoğu kez tarak yardımıyla açılabilir. Ancak tarakla denemenize rağmen dolanan saçınız açılmadıysa özel ve doğal bir karışım hazırlamanız gerekebilir. Öncelikle bu yöntem için gerekli malzemeleri yanınızda bulundurmalısınız.
Malzemeler:
Elma veya üzüm sirkesi
Su
Yemek kaşığı
İnce ve geniş dişli farklı saç fırçaları
Yöntem nasıl uygulanır?

İlk olarak birkaç yemek kaşığı sirkeyi su dolu bir kabın içerisine ekleyin. Ardından karışımı karıştırın ve dolaşan saçınıza yavaş yavaş dökün. Karışımı dökerken dolanan kısma özellikle temas etmesine dikkat edin. O kısma elinizle yavaş yavaş sirkeli suyu yedirin. Sonrasında elinizdeki fırçaları sırasıyla kullanarak dolanan saçınızı açmayı deneyin.

Açmadan önce saçınızı taramayı deneyin. Eğer dolanan saç taramayla açılmıyorsa saçınıza zarar vermemeye çalışarak ve hafif hareketlerle birbirine giren tarafa kuvvet uygulayabilirsiniz. Sirkeli suyun etkisiyle saçınız yumuşayacağı ve kaygan hale geleceği için, birbirine dolanan saçı açmanız daha kolay hale gelecektir.
Zorlanmanız durumunda saçınıza döktüğünüz sirkeli suyu biraz daha saçınızda bekletmeniz işe yarayacaktır. Dolaşan saçınızı açtıktan sonra saçınızı şampuanla yıkamalısınız.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketlerden yapılan açıklamaya göre, Başkent EDAŞ, Karabük ve Çankırı’da kesintisiz elektrik dağıtımı kapsamında yılın ilk 6 ayında bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini kesintisiz yürüttü.
Başkent EDAŞ, Karabük’te 1770 trafo ve 7 bin 906 kilometre hat uzunluğunda, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmaları yürütüyor. Karabük’ün Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 939 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren ekipler, bölgede 1 pano ile 14 trafo ve 20 dağıtım merkezini de elden geçirdi. Ayrıca kentte 359 kilometrelik hattın bakımı tamamlandı.
Karabük’te toplam 19 kilometrelik yeni kablo döşeyen ekipler, kentte 320 yeni aydınlatma armatürü, yeni 15 elektrik panosu ile 22 trafo merkezinin montajını da tamamladı.
Şirket, Çankırı’da hizmet verdiği 2 bin 51 trafo ve 10 bin 34 kilometre hat uzunluğunda, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.
Çankırı’nın ilçe ve köylerinde bulunan 2 bin 410 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren ekipler, bölgede 10 pano ile 11 trafo ve 19 dağıtım merkezini de elden geçirdi. Ayrıca kentte 520 kilometrelik hattın bakımı da yapıldı.
Toplam 13 kilometrelik yeni kablo döşeyen ekipler, Çankırı’da 530 yeni aydınlatma armatürü, 3 elektrik panosu ile 2 trafo montajını da tamamladı.
Açıklamada, söz konusu bakım, onarım ve yatırım rakamları ile Başkent EDAŞ’ın yılın ilk 6 ayında koyduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdiği belirtildi.
TOROSLAR EDAŞ
Toroslar EDAŞ, Osmaniye’de hizmet verdiği 3 bin 20 trafo ve 13 bin 27 kilometre hat uzunluğunda, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmaları yürüttü.
Osmaniye’nin Kadirli, Merkez, Düziçi ve Bahçe ilçelerinde 1942 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren ekipler, bölgede 66 trafo ve 111 dağıtım merkezini de elden geçirdi. Ayrıca kentte 283 kilometrelik hattın bakımı tamamlandı.
Osmaniye’de toplam 86 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden ekipler, kentte 1814 yeni aydınlatma armatürü, 65 elektrik panosu ve 52 trafo merkezinin montajını yaptı.
Açıklamada, söz konusu bakım, onarım ve yatırım rakamları ile şirketin yılın ilk 6 ayında koyduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdiği ve Osmaniye’de bakım ve yatırım çalışmaları hız kesmeden sürdüreceği aktarıldı.
AYEDAŞ
AYEDAŞ, hizmet verdiği 8 bin 300 trafo ve 34 bin 417 kilometre hat uzunluğunda, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarına devam ediyor.
İstanbul’ın Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde 33 bin 62 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren ekipler, söz konusu ilçelerde 738 pano ile 12 trafo ve 841 dağıtım merkezinin bakımını tamamladı. Ayrıca kentte 1559 kilometrelik hattın bakımı yapıldı.
Toplam 312 kilometrelik yeni kablo döşeyen ekipler, 546 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 201 elektrik panosu ile 33 trafo merkezi montajı da yapıldı.
BASİT GÖREVLERİ DAHİ YAPAMIYORLAR
Apar topar fırkateynini geri çeken Atina’nın içinde bulunduğu durumu gazetemize değerlendiren Savunma Uzmanı Turan Oğuz, Yunan donanmasının utanç duyulacak hâlde olduğunu söyledi. Kızıldeniz’e gönderilen fırkateynin Yunanistan donanmasının en donanımla fırkateyni olduğuna dikkat çeken Oğuz, “Yunan gemileri eski, bakımsız, yetersiz sensör ve silahları ile en basit görevleri dahi yerine getiremiyor. Yunanistan Mısır’a benzeme yolunda hızla ilerliyor. Aynı onlar gibi fazladan paralar ödeyip korunma umuduyla birçok ülkeden eski, yeni bakmadan farklı farklı silahlar alıyor. Ama elindekilere bakım yapacak, modernize edecek, savaşa hazırlayacak paraları yok. Sonuç olarak, aynı Mısır gibi, silahlar kâğıt üzerinde var ama harbe hazırlık oranları ağlanacak seviyede” dedi.
YUNAN GEMİLERİ DÖKÜLÜYOR
Kısa bir süre önce de bakımsız kalan Kavaloudis sınıfı Yunan hücumbotunun gövdesinin delindiğini ifade eden Turan Oğuz, 44 yaşındaki geminin kontrol ve bakımlarının neden düzenli yapılmadığı, sorunun neden oluşmadan önce tespit edilemediğinin bilinmediğini, bakımsız kalan Yunan gemilerinin döküldüğünü ifade etti. Yunan savaş gemilerinin (40-50 yaş aralığında) yetersiz bakım, demode sensör ve silah sistemleri nedeniyle sürekli sorun yaşadığının altını çizen Savunma Uzmanı Oğuz, şunları kaydetti:
“Yunanistan 32 NATO ülkesi arasında, 2024 savunma harcamaları bütçesinden operasyon, bakım, onarım ve altyapıya toplam yüzde sekiz ile en az pay ayıran ülke. Ondan sonra en az payı ayıran ülke yaklaşık iki katı ile Arnavutluk. Bu durumda gerekenleri prosedürlere uygun şekilde uygulayacak yeterli bütçeleri yok. Öyle olunca da hem araçlar hem araç personel hem bakım personeli yetersiz kalıyor. 2024 verileri değişmezse harbe hazırlık seviyeleri çok hızlı şekilde düşmeye devam edecek.”
DEMODE TEKNOLOJİYE SAHİPLER
Kızıldeniz’de görev yapan Yunan Deniz Kuvvetlerine ait HYDRA isimli fırkateynin görev süresinin, planlanandan bir ay önce sona ermesinin sebebinin teknolojik yetersizlikler olduğu belirtildi. Mürettebat “Kendi parmaklarımızın
ardına saklanmayalım. HYDRA ve SPARA gibi MEKO tipi fırkateynler eski ve demode teknolojilere sahiptir. Bölgede son nesil yüzer üniteler bulunurken, bu fırkateynler modern tehditlere cevap veremeyecek sistemlere sahiptir” dedi.

‘HEDEFİM MÜDÜRLÜK’
Demir yollarının ataerkil bir yapıya sahip olduğunu ve işe ilk başladığında bazı zorluklar yaşadığını söyleyen Demirci, “Biz işe ilk başladığımızda tabii ki ister istemez deneyimli demir yolu ustaları, ‘Bu kız çocuklarının sahada ne işleri var?’ gibi ithamlarda bulunuyorlardı. Tabii ki biz onların bu önyargılarını da anlıyoruz. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorlar. Biz onlara kadınların da bu işi yapabileceğini hatta daha da iyi yapabileceğini göstermiş olduk. Şu anda da birlik, beraberlik içerisinde takım olarak çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de ilerlemek istiyorum. İlk hedefim sürveyanlık, daha sonraki hedefim kısım şefliği ve son hedefim ise demiryolu bakım müdürlüğü” ifadelerini kullandı.

‘AMACIMIZ GÜVENLİ ULAŞIM’
Önceliklerinin ‘güvenli bir ulaşım’ olduğunu vurgulayan Demirci, “Biz şu an operatörlerimizle birlikte 8 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Marşandiz bir manevra sahası ve bu yüzden Ankara’ya gelen bütün trenler Marşandiz’e girer ve burada bakımları yapılır. O nedenle oldukça yoğun bir yer. Bakım çalışmaları da fazlasıyla yoğun. Biz, demir yolunun mutfağındaki kısımız. Bizim önceliğimiz güvenli ulaşım. Güvenli ulaşımın sağlanabilmesi adına da koruyucu, önleyici ve acil durum dediğimiz müdahalelerimiz var ve elbette acil durum yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici bakımlarımızla bunların önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘BU MEŞALENİN NEFERİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM’
Demir yolu çalışanı olmanın bir kültür olduğunu dile getiren Demirci, “Demir yolu çalışanı olmak bir gönül işi, sevmeden yapamazsınız. Ailemde hiç demir yolu çalışanı bulunmuyor. Daha önce bana ‘demiryolcu olmak’ deyimini sorsaydınız bunun anlamını bilemezdim. Fakat sistemin içerisine girince bunun bir kültür olduğunu öğrendim ve ister istemez bu işe kalben de bağlanıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Demir yolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir.’ Ben de bu meşalenin neferi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.
Demirci, ‘yol bakım çavuşu’ isiminin nereden geldiğini ilişkin de, “TCDD’nin ilk genel müdürü Behiç Erkin, askeri kökenli olduğu için bu gibi jargonların hakim olduğu bir yapı vardı. ‘Çavuşluk’ kavramı da buradan geliyor. Bizler yol birimi olarak ustalarımız ve işçilerimizle birlikte sahada yol bakımını yaparken yolların genel güvenliği ve genel kontrolünden sorumlu olduğumuz için tıpkı askeriyedeki çavuşlarla benzer bir nitelik taşıdığı için bu ismi almış fakat yeni literatürdeki ismi ‘hat bakım onarım memuru’ oldu” diye konuştu.

İstanbul’da yaşayan bir kişi, TBMM Dilekçe Komisyonuna başvurarak, engelli bakım merkezleri sayısının artırılmasını talep etti.
Başvuruyu inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanı, taleple ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından bilgi istedi. İlgili başvuruyu inceleyen Bakanlık, engelli bakım merkezleriyle ilgili yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi paylaştı.
Engelli bireylere yatılı bakım hizmeti sunulan 106 resmi engelli bakım merkezi bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu merkezlerde 2024 yılı Şubat ayı itibarıyla 7 bin 356 engelli bireye yatılı bakım hizmeti sunulmaktadır. Bakanlığımız, bakıma ihtiyacı olan engelli bireylere sunduğu bakım hizmetlerinde hak temelli ve aile odaklı bakım hizmetlerine yönelmiştir. Bu kapsamda engelli bireylerin öncelikle ailesi yanında bakımının sağlanmasına öncelik verilmektedir. Ailesi yanında bakımı mümkün olmayan engelli bireylerin bakımı ise yaş, cinsiyet ve engel durumuna uygun bakım ve rehabilitasyon hizmetleri sunulan Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet gösteren gündüz ve yatılı resmi bakım merkezleri aracılığıyla ücretsiz olarak sağlanmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Engelsiz Yaşam Merkezleri Projesi dahilinde bakım hizmetinin kalitesinin artırılması ve iyileştirilmesi için toplu yaşam alanlarından ziyade modern fiziki yapılarda hizmet sunulduğuna işaret edilen açıklamada, anılan merkezlerin üçer kişilik 4 yatak odası ve ortak yaşam alanlarından oluşan toplam 12 kişilik müstakil, tek katlı ve bahçeli evlerin bir idari bina ile birlikte aynı bahçe içerisinde bulunduğu yerleşkeler olduğu aktarıldı.
Engelsiz yaşam merkezlerinde, engelli bireylerin insan onuruna yaraşır şekilde bakımına önem verildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarını sağlamak ve bağımsız yaşama geçişlerini kolaylaştırmak amacıyla resmi bakım ve rehabilitasyon merkezlerine bağlı ek ünite şeklinde, müstakil veya apartman dairelerinde en fazla 6 kapasiteli umut evleri hizmet vermektedir. 2019 yılında gündüz bakım, rehabilitasyon ve aile danışma merkezleri açılmaya başlanmış, hizmetin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalara hız verilmiştir. Geçici bakım modeli kapsamında evde bakımı sağlanan engelli bireylerin ailelerinin, engelliye çeşitli nedenlerle bakamayacağı durumlarda engelli bireylerin resmi bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde geçici olarak yatılı bakımları sağlanmaktadır. Bu model ile bakım kuruluşuna kabul edilen engelli bireyler, kuruluştan sürekli hizmet alan diğer engelli bireylere verilen bakım hizmeti, harçlık, giysi gibi tüm haklardan ve hizmetlerden yararlandırılmaktadır.”
Evinde bakımı sağlanan ve Bakanlığın yatılı kurum bakım hizmetinden yararlanmayan engelli bireylerin ailelerine, engelli bireyin bakımına yönelik işlerde desteğe ihtiyacının bulunması halinde evde bakıma destek hizmeti sunulduğu, bu kapsamda resmi merkezlerde görevli personel tarafından belirlenen gün ve saatlerde bakıma ihtiyacı olan engelli bireyin adresine gidildiği bildirildi.
Açıklamada, bakım hizmetleri kapsamında; engelli bireylerin beslenmesi, korunması, temizliği gibi temel yaşam ihtiyaçlarının karşılandığı; sosyal rehabilitasyon hizmetleri kapsamında da engelli bireylerin yetenekleri ve becerileri geliştirilerek sosyal, sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetler gerçekleştirildiği ifade edildi.
Bakım sorumluluğu kapsamında ise engelli bireylerin tedavisine, tıbbi rehabilitasyonuna, özel ve mesleki eğitimine, mesleki rehabilitasyonuna ve istihdamına ilişkin hizmetlerin, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmasına veya bu hizmetlerin ilgili kurum ve kuruluşların desteği ve yönlendirmesi ile işbirliği içinde sunulmasına önem verildiği belirtildi.
Açıklamada, bütçe imkanları doğrultusunda Bakanlıkça engelli bakım merkezlerinin sayısının artırılmasının planlandığı bildirildi.
CHP’li Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün ifadesinde “Yaklaşık 6,5 yıl teleferikle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadık. Kazadan önce yapılan ağır bakım ve yıllık bakımlarla ilgili hiçbir bilgim bulunmamaktadır. Tek sorumlu benmişim gibi gösterildi” dediği öğrenildi.
Uzmanlar tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda bakım, onarım ve denetimde kusurlar olduğu belirtilerek, kazanın, deformasyona uğrayan cıvataların kopmasından kaynaklandığı, bakım sözleşmesinde yer almasına rağmen bağlama elemanlarının kontrolünün yapılmadığına dikkat çekildi.
Faciada ihmali olanların tutuklanmasına tepki gösteren CHP’lilerin cezaevi önünde çadır kurup, eylem yapması ‘pes’ dedirtti.
PİŞKİNLİĞİN BU KADARI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, tutuklama kararı üzerine sosyal medya hesaplarından açıklama yaparak, “Karar hukuki değil siyasidir.
Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözyaşına bakılmamalıdır. Bu kırmızı çizgimizdir. Bu hassasiyetle teleferik kazasındaki adli soruşturmayı yakından takip etmeyi sürdüreceğiz ama sırf partilimiz diye başkanımızı günah keçisi ilan edemezsiniz” dedi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise “Yaşanan olayın acısı üzerimizdeyken Mesut Kocagöz Başkanımız hakkında alınan karar, tüm toplum adına üzüntü vericidir” paylaşımında bulundu.
TELEFERİK KAZASINDAKİ İHMALLER İFADELERE YANSIDI
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde faaliyet gösteren Sarısu-Tünektepe teleferik hattındaki teleferik faciasının ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında aralarında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de olduğu 5 kişi tutuklandı. Faciayla ilgili ihmaller zinciri ifadelere de yansıdı.SABAH’ın ulaştığı ifadelerde, makine mühendisi olan şüphelilerden Serdar Tezcan şirket olarak Tünektepe Teleferiğinin ağır bakımıyla ilgili 159 kalemlik bir çalışma yaptıklarını, ANET A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Buğra Samsunlu’ya bu durumu bildirdiğini ancak bakımın 19 kalem olarak yapılması gerektiğine dair bir formla kendilerine dönüş yapıldığını söyledi.
Tezcan yapılan 19 kalemlik bakımda direk tabanları ve direk tabanlarında olması gereken somon, cıvata ve benzeri materyallerin kontrolü ve bakımının da yapılmadığını, teleferikteki makara ve makara sistemlerinin de kontrol edilmediğini vurguladı.
Antalya Konyaaltı ilçesinde Sarısu-Tünektepe Teleferik hattında bir kabinin hasar görmesi ve diğer kabinlerde yer alan kişilerin mahsur kalması sonucu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.
Başlatılan adli soruşturma kapsamında olayın nedeni ve sorumlularının tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişi heyeti olay yerinde inceleme çalışmalarını tamamladı ve sonrasında ön raporu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına sundu.
Ön raporda, olayın teleferiğin taşıyıcı direklerinin bağlantı noktalarında yer alan bağlantı elemanlarının yetersiz olması, korozyona uğraması ve taşıyıcı direklerde yer alan makara sistemlerinin hasarlı olması nedenleriyle taşıyıcı direğin bağlantı noktasından kırılmak suretiyle gerçekleştiği belirtildi.
Bu kapsamda, teleferik hattını işleten ANET A.Ş. isimli firma ile yine teleferik hattının bakım ve onarımdan sorumlu özel bir firmanın sorumlu ve çalışanlarının arasında yer aldığı toplamda 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Gözaltına alınan teleferik hattını işleten firma ile teleferik hattının bakım ve onarımından sorumlu firmanın yetkilileri ve çalışanlarının da aralarında yer aldığı 14 şüpheliden 5’i tutuklanırken, 8 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, bir kişi de serbest bırakıldı.
TAKSİRLE ÖLÜME VE YARALANMAYA NEDEN OLMA SUÇUNDAN TUTUKLANDILAR
Tutuklanan şüpheliler arasında; 28 Kasım 2023 tarihine kadar teleferik hattını işleten ANET A.Ş. isimli firmada Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan ve 31 Mart seçimlerinde Kepez Belediye Başkanı seçilen Mesut Kocagöz’de yer aldı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kocagöz, bilirkişi ön raporu ve diğer şüphelilerin beyanları doğrultusunda teleferik faciasının yaşanmasında sorumlu olduğu tespiti üzerine taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan tutuklandı.
KENDİNİ SAVUNDU
Tutuklanan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, kazadan önce yapılan yıllık ve ağır bakımlarla ile ilgili bir bilgisinin bulunmadığını öne sürdü.
Kocagöz, “Benim herhangi bir sorumluluğum var ise benim haricimde sorumluluğa gidilebilecek 4 kişi daha bulunmaktadır” diyerek suçu diğer çalışanlara attı.
Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliği, bilirkişi heyetinin ön raporunda belirtilen kazayla ilgili bakım ve onarım işlerindeki eksiklikler ile bir şüphelinin ifadesinde her sene 3 ay süren teleferik ağır bakımlarının kaza öncesinde 15 gün içinde yapıldığını beyan etmesi sonucu Karagöz ve diğer 4 şüphelinin delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdurlar üzerinde baskı oluşturma şüphesiyle tutuklanmalarına karar verdi.
159 KALEM İŞLEMDEN 19’U YAPILMIŞ
Şüpheli Serkan Yellice savunmasında, yaşanan teleferik faciasına ilişkin çok çarpıcı ifadelerde bulundu.
Otomasyon görevlisi olarak çalıştığını beyan eden Yellice, 24 Kasım 2023 tarihinde Tünektepe Teleferiğinin onarım sürecine ilişkin 159 kalemden oluşan öneri sunduklarını, yerel seçimlerin olması nedeniyle 159 kalemden sadece 19 kalemin yapıldığını kaydetti.
Çalıştığı şirketin bakım onarıma ilişkin çalışmayı ANET A.Ş. Yönetim Kuruluna sunduğunu söyleyen Yellice, 159 kalem içerisinde yerine getirilmeyen 140 işlemin seçimlerden sonra tamamlanmasının planlandığını belirtti.
“MAKARA SİSTEMLERİ KONTROL EDİLMEDİ”
Mega Tower Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Tezcan şirket olarak Tünektepe Teleferiğinin ağır bakımıyla ilgili 159 kalemlik bir çalışma yaptıklarını, ANET A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Buğra Samsunlu’ya bu durumu bildirdiğini ancak bakımın 19 kalem olarak yapılması gerektiğine dair bir formla kendilerine dönüş yapıldığını söyledi.
Tezcan, “Bizim bakım yaptığımız 19 kalemlik iş içinde bu kazaya sebebiyet verecek herhangi eksiklik bulunmamaktadır. Belki biz 19 kalemlik iş içerisinde bir takım bakımları yapmasaydık daha farklı boyutta kazaya sebebiyet verilebilirdi. Bilirkişi raporunda keşif fotoğrafında eksik somon olarak direk tabanı gösterilmiştir.
AA muhabirinin, Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin öldüğü, 2’si çocuk 17 kişinin yaralandığı teleferik kazasıyla ilgili sorularını yanıtlayan Bingöl, devrilen direğin tasarım aşamasından itibaren tüm aşamalarına bakılması gerektiğini söyledi.
Teleferiğin 7 yıldır kullanıldığını, belediye başkanının açıklamalarına göre iki ay önce kapsamlı bakımlarının yapıldığını kaydeden Bingöl, “Demek ki bakımlarda da bir eksiklik var. Bayram dolayısıyla yoğun bir trafik var. Çok fazla kullanılmış, ısınma veya ağır iş kapasitesinden mütevellit direkte kırılma olmuş gibi gözüküyor. Bakımların ne şekilde yapıldığıyla başlayan birçok hata olabilir.” diye konuştu.
Bingöl, direğin devrilmemesi gerektiğini vurgulayarak, böyle bir direk vakasının bildiği kadarıyla henüz olmadığını söyledi.
Direğin kurulumu aşamasında hesaplamaların iyi yapılması gerektiğini aktaran Bingöl, “Tasarım aşamasında mesafeler daha kısa tutulup da direklerin mukavemetleri artırılabilir miydi? Sonuçta direk devrildiyse ortada bir ihmal veya hata olduğu ortaya konulmuş oluyor.” dedi.
Bingöl, kabinin 8 kişilik olduğunu ifade ederek, yolcuların normalde 3-5 dakikalık bir eğitimle buraya bindirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Antalya’daki teleferik için böyle bir eğitimin olmadığını düşündüğünü dile getiren Bingöl, “Emniyet kemeri sistemi olması gerekiyor. Olsaydı, belki insanlar aşağıya düşmeyecekti. Birtakım hatalar zinciri var. Ancak bunlar inceleme sonucunda ortaya çıkar.” ifadelerini kullandı.
“Çabuk indirmekten ziyade güvenli indirmek önemli”
Kurtarma çalışmalarının yavaş ilerlediğinin düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Bingöl, şöyle devam etti:
“Çabuk indirmekten ziyade güvenli indirmek önemli. O konuda karar alacak merci, Valilik önderliğinde AFAD’dır. Helikopter veya iple erişimle insanlar indiriliyor. Kapasite çok, insanlar çok. ‘Güvenli indirelim.’ diye yavaş indiriliyor, daha da yavaş indirilebilirlerdi. Zor, meşakkatli bir iş. Helikopteri havada tutmak, rüzgarsız bir şekilde stabil hale getirmek… Gerçekten oldukça güç işlemler. ‘Acil durumlarda tahliye sistemi olabilir miydi?’ diye düşünebiliriz. Üçüncü bir halat olsaydı hiç kullanılmayan ama acil bir durumda kullanılabilecek, o zaman tahliye daha kolay olabilirdi.”
Bingöl, bu tür kazalarda uygulanacak yaptırımın hukuki bir konu olduğunu belirterek, “Taksirle ölüme sebebiyet vermek veya bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek oluyor. Maalesef onların da cezaları çok ağır değil. Ama asıl önemli olan bunların olmaması.” değerlendirmesini yaptı.
Bakım yapan çok fazla firma olması ve bunların da işi almak için ucuz fiyat vermeleri durumunda, “bazı kontrollere geçen sene bakmıştık, bu sene buna bakmayalım” denilebildiğinin altını çizen Bingöl, bunun standartlarının olduğunu söyledi.
Bingöl, teleferiği kimlerin denetlediğinin belgelenmesi gerektiğini anlatarak, “Yapıyor muyuz, yapıyormuş gibi mi gözüküyoruz, buna bakmak gerekiyor. İşlemler rutin işlediği zaman problem yok. İnşallah bu kazadan ders çıkarılır.” dedi.
Asansör ve lunaparklar
Halat sistemiyle çalışan asansörler ve lunaparklarda da zaman zaman benzer kazalara şahit olduklarından bahseden Bingöl, şu ifadeleri kullandı:
“Bunların periyodik bakımlarının yetkili bir firma veya Makine Mühendisleri Odası tarafından yapılması lazım. Yapılıyor mu? Bazıları ihmal edilip yapılmıyor olabilir. Bazı yerlerde de yapılmadığı zaman yapılmış gibi gösterilebiliyor. Bu sonuçta bir ihale işi. Birçok yerde o işi ucuz fiyat veren alıyor. Bazen üstünkörü bakımlar karşımıza çıkabiliyor. Bunların daha ciddi yapılması gerekiyor.”
Bingöl, bu tür yerlerde yapılan denetimler sonucunda eksiklikler saptanması halinde belirli yaptırımların uygulandığını dile getirerek, asansörün yeşil etiketli olması gerektiğini, kırmızı etiketlilerin ise kullanılmayacağını aktardı.
“Maalesef kırmızı etiketlilerin de kullanıldığını gördük.” diyen Bingöl, mavi etiketli asansörlerin de kısa sürede bazı eksikliklerin giderilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bingöl, “O kısa süre bazen 3 ay, bazen 1 aydır. Ama 1-1,5 sene mavi etiketle çalışanları da görüyoruz. Maalesef bakım onarımlarımız böyle. Bir şekilde işi geçiştirici sistemle iş yapmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

TAMER KARADAĞLI: İNANILIR GİBİ DEĞİL UTANÇ KAYNAĞI!
Kültür merkezindeki bakımsız bölgeleri video kaydederek göstermeye devam eden Karadağlı, “İnanılır gibi değil. Devlet tiyatroları ve opera işte böyle bir binada olmak zorunda. Belediye hiçbir şey yapmamış. Korkunç bir durumda. Burası Uluslararası festivalleri yaptığımız Antalya. Belediye hiç görmüyor mu acaba bunu? Hiçbir şey yapılmamış burada. Gerçekten utanç kaynağı bu. İnanamıyorum. Sanki savaştan çıkmış gibi bu bina, ya da müteahhit bırakıp kaçmış” diyerek sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

BÖCEK: REZALET DEDİĞİ BİNA BAKANLIĞIN
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise yalana sarıldı. “Rezalet dediği bina bakanlığın” ifadelerini kullandı. Ancak yalanı elinde patladı. Tamer Karadağlı, binanın bakımının belediyeye ait olduğunu belgelerle kanıtladı.

KARADAĞLI: BİZ KİRACIYIZ
Karadağlı, “Dün yaptığım paylaşımla ilgili birçok yorum geldi. Haşim İşcan Kültür Merkezi belediyeye ait. Biz orada sadece kiracıyız. Ve protokolümüzdeki maddeyi okuyorum; ‘Taşınmazda iş bu protokol süresince meydana gelmesi muhtemel esaslı bakım, onarım ve tamir masrafları taşınmaz maliki tarafından, basit ve kullanıcıların isteğine bağlı bakım, onarım, tadil ve tamirat masraflar ise DÖSİMM tarafından karşılanacaktır.’

“SAYIN BAŞKAN LÜTFEN PROTOKOLÜ DİKKATLİ OKUYUN”
Yani musluk bozuldu içeride küçük tadilatlar onlar bize ait. Tekrar ediyorum biz bakanlık, devlet tiyatroları, opera ve bale, kültür merkezinde sadece kiracıyız. Binanın dış bakımı onarımı sadece belediyeye ait. Sayın başkan lütfen protokolü dikkatli okuyun” ifadelerini kullandı.
BAKANLIK 2 YIL ÖNCE YAZI GÖNDERMİŞ
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da 2 yıl önce belediyeye binanın bakım ve onarımı için yazı gönderdiği ancak CHP’li belediyenin bu yazıyı dikkate bile almadığı belirlendi. Böylece CHP’li Böcek’in algı operasyonu tescillendi.




DT’DEN AÇIKLAMA GELDİ
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nin esaslı bakım, tadilat ve onarım masraflarının bina sahibi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğunu belirterek, bu konuda belediyeye yapılan istemlerin gerekli karşılığı bulamadığını bildirdi.
DT’den yapılan yazılı açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sahibi, Antalya Devlet Tiyatrosu ve Antalya Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü’nün kiracısı olduğu Haşim İşcan Kültür Merkezi ile ilgili Antalya Büyükşehir Belediyesinin yanlış bilgilendirmesi üzerine açıklama yapma gereğinin doğduğu belirtildi.
DT ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında 24 Haziran 2006’da imzalanan protokolde “Taşınmazda iş bu protokol süresince meydana gelmesi muhtemel esaslı bakım, onarım ve tamir masrafları taşınmaz maliki tarafından, basit ve kullanıcıların isteğine bağlı bakım, onarım ve tadil ve tamirat masrafları ise DÖSİMM tarafından karşılanacaktır.” ifadelerinin yer aldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Binanın esaslı bakım, tadilat ve onarım masrafları bina sahibi olan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanındadır. Antalya şehrimizin gerek turistik gerek tarihi ve kültürel değeri yüksek ve görünür olması bakımından Devlet Tiyatrosunun ve Devlet Opera ve Balesinin ortak kullandıkları ve yıllardır gerçekleştirmekte olduğu uluslararası festivallere ev sahipliği yapmakta olan binanın, bakım ve onarımı konusunda her iki kurum tarafından da 29 Eylül 2011, 18 Ocak 2023 ve 20 Temmuz 2023 tarihlerinde belediyeye yapılmış olan bakım, onarım ve tadilat istemleri gerekli karşılığı maalesef bulamamıştır.
Yaklaşmakta olan 14. Devlet Tiyatroları Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali sebebiyle Antalya Devlet Tiyatrosu’na resmi ziyarette bulunan Genel Müdürümüz Tamer Karadağlı’nın, binanın durumu ile ilgili haklı tespitlerinin politik bir mecraya çekilerek bağlamından uzaklaştırılması, protokolün içeriği bilinmeden basında yapılan yanlış ve saygısız yorum ve ithamlar, duruma ne kadar taraflı bakıldığının açık göstergesidir.”
Bu durumun, bu yıl 8 yabancı ülkeyi ağırlayarak 29 farklı oyun ile 51 temsilin verileceği festivale gölge düşüremeyeceği belirtilen açıklamada, DT’nin her zaman olduğu gibi sanatını büyük bir iç disiplinle gerçekleştiren saygın bir Cumhuriyet kurumu olduğu bildirildi.
Açıklamada, Antalyalı tüm sanatseverler, 17-27 Mayıs tarihleri arasında kentin 12 farklı mekanında gerçekleşecek festivale davet edildi.
Genel Müdürlük ayrıca ilgili protokol metni, Antalya Büyükşehir Belediyesine gönderilen talep yazıları ile Haşim İşcan Kültür Merkezinin tadilat gerektiren bölümlerine ilişkin fotoğrafları da paylaştı.
]]>