Bakır – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 09 Jul 2024 05:00:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Emtia piyasasında ralli haftası yaşandı https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasinda-ralli-haftasi-yasandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasinda-ralli-haftasi-yasandi/#respond Tue, 09 Jul 2024 05:00:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14773 Geçen hafta makroekonomik verilerin para piyasalarındaki fiyatlamaları olumlu yönde etkilemesi varlık fiyatlarına da yansıdı.

ABD’de açıklanan verilere göre, tarım dışı istihdam, haziranda 206 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken işsizlik oranı yüzde 4’ten yüzde 4,1’e yükseldi.

Tarım dışı istihdama ilişkin nisan ve mayıs verilerinde aşağı yönlü revizyona gidildi. Buna göre, tarım dışı istihdamda kaydedilen artış nisan ayı için 165 binden 108 bine, mayıs ayı için 272 binden 218 bine düşürüldü.

Fed’in dikkatle izlediği ortalama saatlik kazanç ise beklentiler dahilinde yüzde 0,3 arttı. Ortalama saatlik kazançlar mayıs ayında yüzde 0,4 artmıştı.

Analistler, haziranda istihdamın beklentilerin üzerinde artmasına rağmen nisan ve mayıs ayı verilerindeki aşağı yönlü revizyonların ve ortalama saatlik kazançlardaki artış hızının yavaşlamasının ABD iş gücü piyasasının yumuşadığına dair ek kanıt sağladığını ifade etti.

ABD’de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise haziranda aylık bazda 5 puan azalışla 48,8’e inerek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Mayıs 2020’den bu yana en düşük seviyesini kaydeden endeks, hizmet sektöründeki daralmaya işaret etti.

Ülkede, sanayi sektörünün performansına ışık tutması açısından önem taşıyan fabrika siparişleri de mayısta artış beklentilerinin aksine yüzde 0,5 azaldı.

Açıklanan veriler, Fed’in faiz indirimi konusunda elini rahatlatabileceğine dair beklentileri güçlendirdi.

Böylece emtia piyasasında, Fed’in faiz indirimine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle sert yükselişlerin görüldüğü bir ralli haftası yaşandı.

Geçen hafta ons bazında altın yüzde 2,8, gümüş yüzde 7,1, paladyum yüzde 5,5, platin yüzde 3,1 değer kazandı. Fed’in eylül ayında faiz oranlarını düşürebileceğine dair beklentilerin artması değerli metal fiyatlarını olumlu etkiledi.

STOKLARIN AZALMASI BAKIR FİYATLARININ YÜKSELMESİNE NEDEN OLDU

Tezgah üstü piyasada geçen hafta fiyatlar, libre bazında bakırda yüzde 7,7, alüminyumda yüzde 0,4, nikelde yüzde 0,3, kurşunda yüzde 0,6, çinkoda yüzde 2,2 arttı.

Çin’de yeni ekonomik teşvikler ve talebin daha da artacağına dair öngörülerle baz metal fiyatları sert yükseldi. Ülkede, gayrimenkul sektörüne yönelik ekonomik teşvik paketinden gelen olumlu sinyaller de fiyatları yukarı yönlü etkiledi.

Londra Metal Borsası’nda bakır stoklarının azalması bakır fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. Güney Kore’deki bakır stoklarının azalması da bakır fiyatlarının yükselmesinde önemli rol oynadı.

Enerji grubuna bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2 artış kaydederken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 10,4 azalış kaydetti.

Ortadoğu’daki gerilimin yanı sıra Atlantik’te kasırga sezonuna ilişkin endişelerin artmasıyla Brent petrol fiyatları yükseldi.

PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ MISIR FİYATLARINI DA OLUMLU ETKİLEDİ

Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 3,2, mısırda yüzde 0,8, soya fasulyesinde yüzde 2,5 artarken, pirinçte yüzde 0,2 azaldı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişle talebe yönelik artan beklentiler, fiyatlarda yukarı yönlü bir seyre neden oldu. Mısır, biyodizel üretimi için kullanılan ham maddelerden biri. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki değişim, üreticilerin mısır talebinin artmasına veya azalmasına neden oluyor.

Intercontinental Exchange’de libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 2,2, şekerde yüzde 1,1 azalırken, kahvede yüzde 1,7 arttı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 1,3 yükselişle tamamladı.

Vietnam’da havanın kurak olması nedeniyle üretime yönelik endişelerin devam etmesi ve Brezilya’da kahve ihracatının artması kahve fiyatlarında yükselişe yol açtı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasinda-ralli-haftasi-yasandi/feed/ 0
Emtia piyasası geçen hafta iç açıcı bir performans sergilemedi https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasi-gecen-hafta-ic-acici-bir-performans-sergilemedi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasi-gecen-hafta-ic-acici-bir-performans-sergilemedi/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:24:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13443 ABD’de açıklanan imalat sanayisi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi sonrasında dolara olan talebin artması, emtia piyasasını olumsuz etkileyen başlıca sebepler arasında yer aldı.

Analistler, güçlü gelen PMI verilerinin ABD ekonomisinin hala gücünü koruduğuna işaret ettiğini ve bunun da Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlikleri artırabileceğini belirtti.

Ülkede, imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) haziranda aylık 0,4 puan artarak 51,7 ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Hizmet sektörü PMI da haziranda 0,3 puan artarak 55,1 ile 26 ayın en yüksek seviyesini kaydetti.

Geçen hafta ons bazında altın yüzde 0,5 değer kaybederken, platin yüzde 3,6, paladyum yüzde 6,1 değer kazandı. Gümüşte ise yatay bir seyir izlendi.

Analistler, gümüşün haftalık bazda iyi bir performans göstermemesine karşın altın/gümüş rasyosunun 80 seviyelerinin üzerinde tutunamadığını, faiz indirimlerinin başlayacağına dair beklentilerin artması durumunda bu seviyenin 75 hatta 70’e inebileceğini belirterek, faiz indirimleri yaklaştığında yatırımcıların altına göre gümüşe daha fazla talep gösterebileceğini vurguladı.

BAZ METALLERDE ÇİN ETKİSİ

Tezgah üstü piyasada geçen hafta fiyatlar, libre bazında bakırda yüzde 1,1, alüminyumda yüzde 0,2, nikelde yüzde 2 azalırken, kurşun yüzde 2,4, çinko yüzde 2,8 arttı.

Çin’de açıklanan makroekonomik verilerin talep endişlelerini tetiklemesi bakır başta olmak üzere baz metal fiyatlarını etkiledi. Çin’in yanı sıra Avrupa’da açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin 50 seviyesinin altında gelmesi de baz metallere talebin hala düşük olduğunu gösteriyor.

Analistler, Fed’in yıl sonuna kadar 1 faiz indirimine gideceğine yönelik öngörülerin baz metalleri hala aşağı yönlü etkilediğini söyledi.

Çin’de açıklanan makroekonomik verilere göre mayıs ayı sanayi üretimi yıllık yüzde 5,6 yükselerek beklentilerin altında gerçekleşti.

Analistler, gayrimenkul yatırımlarındaki düşüşün, sabit yatırımları olumsuz etkilediğini ifade etti.

Çin hükümetinin geçen ay gayrimenkul sektörünü canlandırmak için tamamlandığı halde satılamayan konut stokunu eritmek üzere 300 milyar yuan (yaklaşık 41,4 milyar dolar) kaynak ayıracağını duyurduğunu anımsatan analistler, bu teşviklerin henüz beklenen etkiyi yaratamadığını belirtti.

BAKIRA TALEP AZALDI, NİKEL FİYATLARI DÜŞTÜ

Bakırdaki yüksek fiyatlar, ABD’nin Çin’e bakır sevkiyatlarının durdurulabileceği endişerini öne çıkardı ve bu da bakırda talep endişelerine neden oldu.

Londra Metal Borsasında bakır stoklarının artması, talebin azaldığına işaret ediyor.

Nikelde arz fazlası oluşması nikel fiyatlarının düşmesine neden oldu. Uluslararası Nikel Çalışma Grubu nisan ayında küresel nikel piyasasında 1000 ton arz fazlası oluştuğunu bildirdi.

Enerji grubuna bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,5 yükselirken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 5,6 azaldı.

ABD’de yaz döneminde seyahat hareketliliğinin artmasıyla Brent petrol fiyatları yükseldi.

Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler de fiyatlar üzerinde etkili oluyor. Küresel petrol rezervlerinin çoğunun yer aldığı bölgede süren çatışmaların arzı sekteye uğratabileceği endişesi fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.

Öte yandan ABD’nin ticari ham petrol stoklarının bir önceki hafta yaklaşık 2,5 milyon varil azalması da Brent petrol fiyatlarına destek verdi. ABD’de, doğal gaz stoklarının artacağına yönelik öngörüler ise doğal gaz fiyatlarının düşmesine neden oldu.

MEVSİMSEL KOŞULLARDAKİ İYİLEŞME TARIM GRUBUNU GENEL OLARAK AŞAĞI YÖNLÜ ETKİLEDİ

Chicago Ticaret Borsasında geçen hafta kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 8,4, mısırda yüzde 3,6, soya fasulyesinde yüzde 2,6 azalırken, pirinçte yüzde 0,1 arttı. Soya fasulyesinin kile başına fiyatı, 11,1325 dolarla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi gördü.

ABD’de devam eden buğday hasadının üretime yönelik endişeleri azaltmasıyla buğday fiyatları sert düştü. Mısır ve soya fasulyesi fiyatları da ABD’de elverişli hava koşullarının etkisiyle geriledi.

Kuzey Amerika ve Avustralya’da mevsimsel koşullar iyileşmeye devam ediyor. Güçlü dolar da tarım grubu ürünlerini etkiliyor. Rusya ve Ukrayna’nın kurak bölgelerinde yağışların başlaması da buğday ve mısır fiyatlarını aşağı yönlü etkiledi.

Intercontinental Exchange’de libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 0,7, kahvede yüzde 0,2 artış kaydederken, şekerde yüzde 2,4 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 11,6 düşüşle tamamladı.

Brezilya ve Vietnam’daki kurak hava koşulları kahve fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Brezilya’da üretimin artmasıyla şeker fiyatları düştü.

Kakao fiyatları talep endişeleri nedeniyle keskin bir şekilde düştü. Analistler, fiyatlardaki son sert yükselişlerin yavaş yavaş çikolata üreticilerine de yansıyıp onları fiyatları artırmaya zorlaması nedeniyle tüketicilerin çikolata alımlarını azaltabileceğini bildirdi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/emtia-piyasasi-gecen-hafta-ic-acici-bir-performans-sergilemedi/feed/ 0
Dünyanın ihtiyacını karşılamaya yetecek rezerv var! Yeni yataklar keşfedildi https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-ihtiyacini-karsilamaya-yetecek-rezerv-var-yeni-yataklar-kesfedildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-ihtiyacini-karsilamaya-yetecek-rezerv-var-yeni-yataklar-kesfedildi/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:12:41 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13078 Yeraltı kaynakları bakımında oldukça zengin bölgelerde Dünyada artan talebi karşılamaya yetecek bakır rezervinin bulunduğu öngörülüyor.

Uluslararası Bakır Birliği Başkanı ve Üst Yöneticisi Juan Ignacio Diaz, yenilenebilir enerjiye yönelimin hızlanmasıyla bakır talebinin arttığını belirterek, “Yeryüzünde ve yerin altında, elektrikli araçlardan kaynaklanan da dahil olmak üzere keskin bir şekilde artan küresel talebi karşılamaya yetecek kadar bakır rezervi var.” dedi.

AA muhabirinin, Uluslararası Enerji Forumu (IEF) tarafından hazırlanan “Bakır Madenciliği ve Araç Elektrifikasyonu” raporundan derlediği bilgilere göre, elektrikli araçlar, geleneksel içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla daha fazla bakıra ihtiyaç duyuyor.

İçten yanmalı motorlu otomobilin üretimi için 24 kilogram, elektrikli araç üretimi için ise 60 kilogram bakır gerektiği belirtilen raporda, kritik maden kaynaklarının eksikliğinin küresel araç elektrifikasyonuna izin vermeyebileceğinden duyulan endişe ifade edildi.

Öte yandan, halihazırdaki bakır madenciliği düzenlemeleri nedeniyle 2035’e kadar tamamen elektrikli araca geçiş için yeni maden sahalarının açılmasının mümkün olmayabileceği ve söz konusu hedefin yüzde 100 elektrikliden yüzde 100 hibrit araç üretimiyle değişmesinin gerekebileceği belirtildi.

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Bakır Birliği Başkanı ve Üst Yöneticisi Juan Ignacio Diaz, söz konusu zorluğun üstesinden gelmek için bakır madenciliğinin koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Yeryüzünde ve yerin altında, elektrikli araçlardan kaynaklanan da dahil olmak üzere keskin bir şekilde artan küresel talebi karşılamaya yetecek kadar bakır rezervi var.” dedi.

Diaz, bakır üretimini artırmanın yanında madenciliği sürdürmenin de uzun süre gerektirdiğini vurgulayarak, “Bu zorluğun üstesinden gelmek, sorumlu madenciliğin daha iyi anlaşılmasını, yeni yatırımları, daha verimli izin süreçlerini, yeni maden işleme teknolojilerinin piyasaya sürülmesini, daha fazla bakır geri dönüşümünü, bakıra bağımlı sistemlerde artırılmış döngüselliği ve genel olarak destekleyici kritik mineral düzenlemeler için uygun koşulların yaratılmasını gerektirir.” diye konuştu.

Temiz enerji geçişinin sağlanması ve sürdürülebilir altyapının oluşturulmasında bakırın kritik rol oynadığının altını çizen Diaz, “Dünya, bakır olmadan temiz enerji veya karbondan arındırma hedeflerine ulaşamaz. Bazı ülkelerin bakırı kritik mineral olarak sınıflandırmasının nedeni de bu, ancak daha fazla ülkenin bunu anlaması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Diaz, dünyanın enerji dönüşümünde ihtiyaç duyduğu bakırdan mahrum kalmaması için bütünsel eylem planının bir an önce tartışılmasının önemine dikkati çekerek, bu madeni üreten veya üretebilecek rezervi olan hükümetlerin, bakırın dünyanın temiz enerji ihtiyacını karşılaması için koşulları sunması gerektiğini dile getirdi.

“BAKIR TALEBİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 30’U GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ MALZEMELERDEN KARŞILANIYOR”

Gelecekte bakır talebini karşılamak için birincil ve ikincil üretim yöntemlerinin birlikte kullanılması gerekeceğini vurgulayan Diaz, “Bugün bakır talebinin yaklaşık yüzde 30’u geri dönüştürülmüş malzemelerden karşılanıyor. Bakır, özelliklerinin hiçbirini kaybetmeden tamamen geri dönüştürülebilir olması açısından benzersiz bir maden.” dedi.

Diaz, bakır istatistiklerinin çoğunlukla tüketime odaklandığına değinerek, “Bu doğru bir yaklaşım değil. Bakır kullanılır, tüketilmez. Hatta tekrar ve tekrar kullanılabilir. 1900’den beri üretilen bakırın yaklaşık üçte ikisi bugün hala verimli bir şekilde kullanılıyor.” ifadesini kullandı.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi’nin (USGS) bu konuda dünya çapında otorite kabul edildiğini ve kurumun 1950’lerden beri bakır rezerv ve kaynaklarını raporladığını anımsatan Diaz, bu süre zarfında yaklaşık 40 yıllık bakır rezervi ile yaklaşık 200 yıllık bakır kaynağının bildirildiğini söyledi.

Diaz, bu tahminlerin, o sırada mevcut verilere göre doğru olduğunu ancak gelecekteki teknolojik gelişmelerinin ve gelişmiş madencilik yöntemlerinin hesaba katılmadığını belirterek, “Sonuç olarak, yeni yataklar keşfedildi ve mevcut kaynaklar daha erişilebilir hale geldi. Bu gelişmeler olmasaydı, başlangıçta öngörüldüğü gibi 1990’dan önce bakır rezervimiz tükenirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bugün USGS’nin yaklaşık 40 yıllık bakır rezervi (yaklaşık 900 milyon ton) ve 200 yıllık kaynağı (yaklaşık 5 milyar ton) raporlamaya devam ettiğini aktaran Diaz, dünyanın hala önemli miktarda bakıra sahip olduğunu dile getirdi.

“BAKIR, YEŞİL ENERJİYE GEÇİŞİN SAĞLANMASI İÇİN KRİTİK ÖNEME SAHİP”

Diaz, yüksek enerji kullanan cihazların en yüksek verimlilikle performans göstermesi için bakıra ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Bakır, yeşil enerjiye geçişin sağlanması için kesinlikle kritik öneme sahip. Yenilenebilir enerji, fosil yakıt bazlı enerji üretiminden 4-12 kat daha fazla bakır gerektiriyor. Örneğin elektrikli bir araç, benzer büyüklükteki içten yanmalı motora sahip araçtan 3-4 kat daha fazla bakıra ihtiyaç duyuyor.” bilgisini verdi.

Bakırın yaklaşık yüzde 70’inin elektrikli aletlerde kullanıldığına dikkati çeken Diaz, “Temiz enerji geçişi ve karbonsuzlaşmanın yanı sıra bakır, kentleşme ve dijitalleşme de dahil olmak üzere diğer küresel mega trendler için çok önemli. Gelecekte yüksek yaşam standartlarına erişmek için bakır gerektiren ürünler daha fazla tüketilecek.” diye konuştu.

Diaz, bakırın üstün iletkenliği de dahil olmak üzere birçok uygulamada benzersiz özelliklere sahip olduğunu vurgulayarak, “Bakırın birincil kullanım alanlarında kullanılmaması durumunda, birçok nihai kullanım uygulaması daha az verimli çalışacak ve daha fazla karbondioksit yayacaktır. Bu, dünyanın göze alamayacağı bir geri adım olur.” ifadesini kullandı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-ihtiyacini-karsilamaya-yetecek-rezerv-var-yeni-yataklar-kesfedildi/feed/ 0
Eti Bakır teknoloji yatırımlarıyla Türkiye’de güvenli madenciliğe öncülük ediyor https://www.foxtvhaber.com.tr/eti-bakir-teknoloji-yatirimlariyla-turkiyede-guvenli-madencilige-onculuk-ediyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/eti-bakir-teknoloji-yatirimlariyla-turkiyede-guvenli-madencilige-onculuk-ediyor/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11820 Teknolojinin gelişimi ve sürdürülebilirlik, doğal kaynakların güvenli bir şekilde ekonomiye kazandırılmasında büyük rol oynuyor. Türkiye’de yıllık 70 bin ton katot bakır üreterek ülkenin cari açığının kapanmasına büyük destek sunan Eti Bakır’ın maden teknolojileri alanında öncü tesislerinden biri olan Küre İşletmesi’nde, yer altı ve yer üstü madencilikteki yenilikçi ve mobil yöntemler sayesinde, güvenli ve sürdürülebilir madenciliğin en iyi örneklerinden birine imza atılıyor.

‘FAALİYETLERİMİZİ TEKNOLOJİ ODAĞINDA YÜRÜTÜYORUZ’

Türkiye’nin madencilik sektöründeki lider şirketlerinden biri olan Eti Bakır, ülke ekonomisine sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla katkı sunuyor. Madencilik sektörü ile teknoloji arasındaki bağlantının katlanarak arttığını ifade eden Eti Bakır Küre İşletme Müdürü M. Yaşar Kara, “Tarihi boyunca bakırla özdeşlemiş olan Küre’de madenciliğin geçmişi Eski Yunan, Roma, Cenevizliler ve Osmanlı’ya dayanıyor. Biz de Eti Bakır olarak, 21’inci yüzyılda da varlığını sürdüren bu mirası, en modern uygulamalarla ekonomiye kazandırıyoruz. Yer altı ve yer üstü faaliyetlerimizde teknolojiyi iş süreçlerimize entegre ederek hem güvenli hem de sürdürülebilir madencilik uygulamalarına imza atıyoruz. Bu konuda dünyaya örnek olmak en büyük hedefimiz” diye konuştu.

Yüksek iletkenliği sayesinde elektrik iletiminde büyük öneme sahip bakır, elektrik elektronik, enerji, ulaşım, kuyumculuk, otomotiv, inşaat ve kimya sektörlerinin en önemli hammaddelerinden biri. Türkiye’de bakırın son 6 yılda 9 milyar dolarlık ticaret açığı verdiğine dikkat çeken Kara, “Türkiye’de farklı şirketlerin bakır cevheri üretimi bulunuyor ancak metal bakır üretimi sadece Eti Bakır tarafından yapılıyor. Bunun dışında hurdanın geri dönüşümüyle üretilen yıllık 100.000 tonluk ek bir metal bakır üretimi de var. Son ürün olarak metal bakırın Türkiye’deki üretim miktarı 2023’te 170.000 ton olarak gerçekleşti. Tüketimimiz ise 450.000 ton. Geçen yıl Türkiye, toplam metal bakır üretiminin neredeyse üç katını ithal etmek zorunda kaldı” dedi.

Eti Bakır’ın cevherden son ürüne üretim yapabilen Türkiye’deki tek şirket olduğunu dile getiren Kara, şunları söyledi: “Bakır, günümüzde dünyanın en yüksek katma değerli hammaddelerden birine dönüştü. Küre’de yer altı madenciliği faaliyetlerimizle yılda 1,5 milyon ton tüvenan bakır cevheri, 170 bin ton bakır konsantresi ve 500 bin ton pirit konsantresi üretimi gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşılarken her yıl 750 milyon dolarlık ithalatın önüne geçiyoruz.”

‘YER ALTI MADENCİLİĞİNİ YER ÜSTÜNDEN YAPIYORUZ’

Ar-Ge ve teknolojinin tüm yatırımların odağında olduğunu ifade eden Kara, “Teknoloji, bugün artık Eti Bakır Küre’de günlük iş rutinlerimize kadar işimizin ayrılmaz bir parçası. Bu bizim verimimizi artırdığı gibi daha güvenli madencilik için de fırsat sunuyor. Yeraltında maden üretmek için yaptığımız patlatma işlerinde daha güvenli ve kontrollü patlatma yapmamızı sağlayan elektronik kapsül kullanıyoruz. Bu sistemle patlatmaları, vardiya sonlarında yer altındaki tüm çalışanlar tamamen boşaltıldıktan sonra wireless ağ sayesinde emniyetli bir şekilde yer üstü ofislerde bulunan kontrol odasından gerçekleştiriyoruz. Yani, kablosuz iletişim ile daha güvenli madencilik yapıyoruz” dedi.

Kara, ileri teknoloji ve Ar-Ge ile güçlenen diğer üretim süreçlerini şöyle özetledi: “Yer altında daha önce klasik yöntemle ve operatör tarafından yapılan delgi işlemlerini artık tam otomasyon delgi sistemi ile yapıyoruz; yani insan faktörünü minimize etmeyi hedefliyoruz. Tam otomasyon delgi sisteminde yer üstünde hazırlanan plan, makine hafızasına yükleniyor ve böylece tüm delgi makine tarafından otomatik olarak yapılıyor. Bu sistem sayesinde daha güvenli ve daha verimli delgi yapabiliyoruz. Yine Küre’de yurt dışından aldığımız ve proseslerde kullandığımız ürünlerin üretiminin Türkiye’de yapılması için Ar-Ge çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Cevherin kırılması sürecinde dev kazanların içine attığımız bilyeleri artık Samsun’daki izabe tesisimizde üretmeye başladık. Daha önce Çin, İtalya gibi farklı ülkelerden satın aldığımız bilyeler, Eti Bakır’ın 8 tesisinde kullanılıyor. Biz de Küre işletmesi olarak artık her yıl yurt dışından aldığımız 2.500 ton bilyeyi Samsun’daki kendi üretim hattımızdan almaya başladık.”

KÜRE’DEN SAMSUN VE MARDİN’DE BAKIR ÜRETİMİ YOLCULUĞU

Eti Bakır’ın tarihi Cenevizlilere uzanan, kamudan kalan ve halihazırdaki faaliyetleri sırasında ortaya çıkan tüm artıkların ekonomiye kazandırılması için de Ar-Ge çalışmalarının da devam ettiğini paylaşan Kara, “Samsun’da geçtiğimiz sene yeni yerine taşınan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi’nde uluslararası kurum ve üniversitelerle birlikte çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Tarihi ve halihazırdaki cürufların içinde kalan tüm metalleri geri kazanmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Küre’deki bakır üretimi sürecinde artık ürün olarak ortaya çıkan pirit konsantresinin ise yaklaşık 1.200 kilometre uzaklıktaki Mazıdağı tesisine tren yoluyla taşındığını ve burada en son teknolojiler kullanılarak teknolojinin kilit elementlerinden kobaltın geri kazanıldığını da aktaran Kara, şöyle devam etti: “Bu sayede her yıl 2.500 ton kobaltı geri kazanarak dünya üretiminin %2’sini gerçekleştiriyoruz. Kobaltın, bakır üretiminin artık ürünü olan piritten ayrıştırılarak yeniden ekonomiye kazandırılması, sadece Türkiye’de değil aynı zamanda dünyada bu alandaki devrimlerden biri.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/eti-bakir-teknoloji-yatirimlariyla-turkiyede-guvenli-madencilige-onculuk-ediyor/feed/ 0
Altın tarihi zirveyi gördü! Emtia piyasası nisan ayını ‘ralli’yle tamamladı https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-tarihi-zirveyi-gordu-emtia-piyasasi-nisan-ayini-ralliyle-tamamladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-tarihi-zirveyi-gordu-emtia-piyasasi-nisan-ayini-ralliyle-tamamladi/#respond Fri, 03 May 2024 21:24:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9989 Nisan ayı emtia piyasasında sert yükselişlerin yaşandığı bir dönem olurken, jeopolitik riskler, arz endişeleri ve kurak hava koşulları, bu piyasayı etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldı.

ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin Fed’in faiz oranlarını düşürmek için acele etmeyeceğine yönelik tahminleri kuvvetlendirmesine karşın jeopolitik riskler, yaptırımlar ve üretime ilişkin endişeler emtia piyasasındaki yukarı yönlü seyirde etkili oldu.

Geçen ay ons bazında altın yüzde 2,4, gümüş yüzde 5,3, platin yüzde 2,7 değer kazanırken, paladyum yüzde 6,1 değer kaybetti. Altının ons fiyatı 2 bin 431,54 dolarla tarihi zirveyi, gümüşün ons fiyatı da 29,79 dolarla Şubat 2021’den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

Orta Doğu’daki gerilimden kaynaklanan jeopolitik risklerden dolayı değerli metallerde yükselişler görüldü. Altının ons fiyatı, artan jeopolitik risklerin yanı sıra merkez bankaları ve Çinli tüketicilerden gelen talep üzerine yükseldi.

Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bu yıl faiz indirim döngüsü başlatacağı beklentisinin artması, jeopolitik gerilimler, özel fonlardan ve merkez bankalarından artan talep altının ons fiyatının tarihi zirveyi görmesine neden oldu.

Küresel çapta madenlerde gümüş üretiminin yavaşlaması ve endüstriyel alanda talebin artmasıyla bu emtianın fiyatı yükseldi.

Baz metallerde bakır dikkati çekti

Tezgah üstü piyasada geçen ay libre bazında fiyatlar, bakırda yüzde 13,2, alüminyumda yüzde 10,7, kurşunda yüzde 9,8, nikelde yüzde 16,2, çinkoda yüzde 19,3 artış kaydetti.

Bakırın libre fiyatı, 4,67 dolarla Nisan 2022’den sonraki zirveyi gördü.

ABD ile İngiltere’nin, Rusya tarafından yeni üretilen alüminyum, bakır ve nikelin ABD’ye ithalatı ile metal borsalarında işlem görmesini yasaklaması baz metal fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, Çin’e yönelik açıklamaları da baz metal fiyatlarındaki artışların hızlanmasına yol açtı. Biden, Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik gümrük vergilerinin üç katına çıkarılması çağrısında bulundu.

Dünya genelinde ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam edeceğine yönelik beklentiler bakır fiyatlarını destekledi. Yeşil enerjiye geçişin artması da bakır fiyatlarının artmasına neden oldu.

Analistler, küresel imalat sektöründe büyümeye yönelik işaretler ve bakır piyasasında sıkılaşan koşullarla bakır fiyatlarındaki yükselişlerin devam edebileceğini söyledi.

Bakır, ayrıca arz endişeleri ve talebin artacağına ilişkin beklentilerle yükseldi. Yatırımcılar, üretim arttıkça tüketimin daha güçlü olacağını belirtti. Güç kablolarında, rüzgar türbinlerinde, elektrikli araçlarda ve güneş panellerinde kullanılan bakır, enerji dönüşümünde önemli bir malzeme konumunda bulunuyor.

Yatırımcıların, maden şirketlerinin bakıra olan talep artışını karşılamakta zorlanacağına dair öngörüler de bu emtianın fiyatını destekledi.

Emtia ticareti yapan Singapur merkezli Trafigura şirketi, elektrikli araç, enerji altyapısı, yapay zeka ve otomasyon sektörlerindeki gelişen faaliyetlerin bundan sonraki 10 yılda en az 10 milyon metrik ton ek bakır tüketimine yol açabileceği öngörüsünde bulundu.

Enerji grubuna bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1 azalırken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 12,9 artış kaydetti.

İsrail ile Hamas arasında ateşkes ve karşılıklı esir takası müzakereleri dolaylı olarak devam ediyor.

Büyük petrol üreticilerinin ve ticaret yollarının bulunduğu Orta Doğu’da ateşkes sağlanması ihtimali ise arz endişelerini azaltarak petrol fiyatlarının aşağı yönlü hareketini destekliyor.

Mısır ve Katar arabuluculuğunda hazırlanan yeni bir ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşması teklifinin cuma günü Hamas’a sunulduğu, Hamas’ın teklif üzerinde çalıştığı ve yakında yanıtını vereceği açıklanmıştı.

Doğal gaz arama maliyetlerindeki artış ise doğal gaz fiyatlarını yükseltti.

Tarım grubu karışık seyretti

Geçen ay Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 7,7, mısırda yüzde 1,1, pirinçte yüzde 15,5 artarken, soya fasulyesinde yüzde 2,4 azaldı.

Intercontinental Exchange’de libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 14,7, kakaoda yüzde 5, şekerde yüzde 12,2 azalış kaydederken, kahvede yüzde 14,7 yükseldi.

Kahvenin libre fiyatı, 2,4540 dolarla Şubat 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

Kakaonun ton başına fiyatı, 11 bin 722 dolarla tarihi zirveyi görmesine karşın Nijerya’da kakao ihracatının artması ve arza yönelik endişelerin hafiflemesiyle bu seviyeden geriledi.

Rusya ve Ukrayna arasında gerilimin artmasıyla buğday, mısır ve pirinç fiyatlarında yükselişler görüldü. Küresel çapta artan tohum, gübre, sulama ve işçilik maliyetleriyle pirinç fiyatları yükseldi.

ABD’de, soya fasulyesi ekim alanlarının artması bu ürünün fiyatlarının düşmesine neden oldu.

Hindistan ve Avustralya’da pamuk rekoltelerinin artmasıyla da pamuk fiyatları düştü.

Kahve çekirdeği üreticilerine ev sahipliği yapan Güneydoğu Asya’daki aşırı sıcak ve kuraklıkların daha düşük hasatlara yol açmasıyla kahve fiyatlarında sert yükselişler görüldü. Hava koşullarından dolayı Brezilya ve Vietnam’da kahve üretiminin aksaması da fiyatların artmasına neden oldu.

Hindistan’da şeker fabrikalarının etanol üretmek için daha fazla şeker kullanmasına izin verebileceğine yönelik haberlerle şeker fiyatları geriledi. Analistler, bu durumun hükümetin şeker ihracatına yönelik kısıtlamaları yakın zamanda hafifletmeyeceği anlamına gelebileceğini kaydetti. Brezilya’da artan yağışlarla üretime yönelik artan beklentiler de şeker fiyatlarının gerilemesine neden oldu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/altin-tarihi-zirveyi-gordu-emtia-piyasasi-nisan-ayini-ralliyle-tamamladi/feed/ 0