Bana – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 27 Jun 2024 22:48:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Doktordan akılalmaz yöntem! Devletten fazla para almak için ölüleri tedavi etmiş https://www.foxtvhaber.com.tr/doktordan-akilalmaz-yontem-devletten-fazla-para-almak-icin-oluleri-tedavi-etmis/ https://www.foxtvhaber.com.tr/doktordan-akilalmaz-yontem-devletten-fazla-para-almak-icin-oluleri-tedavi-etmis/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:48:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13695 Konya’da Karatay İlçe Sağlık Müdürlüğü, daha önce 3 ilde il sağlık müdürlüğü yapan aile sağlığı merkezinde görevli aile hekimi Dr. Mustafa Ö.’nün (53) poliklinik kayıtlarında kısa zaman aralıklarında çok fazla hasta kaydığı yapıldığı ve aynı soy isimli kişilerin fazlaca kaydedilmesinin dikkat çekmesi üzerine soruşturma başlattı.

ÖLÜLERİ MUAYENE ETMİŞ

Soruşturmada polikliniğin ‘Obezite’ listesinde Mayıs 2023’te ölen Emine Dudu Samancı’ya (38) ölümünden sonra 15 kez, Haziran 2023’te ölen Ismihan Serttaş’a (68) ise 9 kez obezite tedavisi için muayene kaydı açıldığı tespit edildi. Doktorun bu sayede haksız kazanç elde edeceği saptanan soruşturma dosyası, Dr. Mustafa Ö. ve poliklinikte görevli hemşire Süreyya P. hakkında ‘idari’ soruşturma açılması için Konya Valiliği’ne, ‘adli’ soruşturma için de Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

ESKİ HEMŞİRELER DE AYNISINI YAPMIŞ

Karatay İlçe Sağlık Müdürlüğü, İsmil Aile Sağlığı Merkezi’nde aile hekimi olarak görev yapan Dr. Mustafa Ö. ile hemşire Süreyya P.’nin bulunduğu poliklinikte 2023’ün mayıs, haziran ve eylül aylarındaki kayıtlarında kısa zaman aralığında çok hasta kaydı olduğu ve aynı soy isimli kişilerin fazlaca kaydedildiği iddiasıyla soruşturma başlattı. Soruşturma sırasında ‘Obezite izlem listesi’nde bulunan ve Mayıs 2023’te ölen Emine Dudu Samancı’ya ölümünden sonra 15 kez, Haziran 2023’te ölen Ismihan Serttaş’a ise 9 kez muayene işlemi yapıldığı ortaya çıktı. Samancı’ya yapılan 15 işlemden 14’ünde tanı ve reçete olmadığı, 1 kaydında da tanısı olup reçetesi olmadığı belirlendi. Serttaş’ın ise 9 işlemden 8’inde tanı ve reçete olmadığı, 1 işlemde ise tanısı olup reçetesi olmayan işlem olduğu tespit edildi. Öte yandan hemşire Süreyya P.’nin göreve gelmeden önce de İsmil Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli hemşireler Tuğba C., ebe Özgül Ö., ebe Sümeyra O.’nun ölen kişilere muayene işlemi yapıldığında görevde oldukları belirlendi.

Soruşturma aşamasında hasta izlem bilgilerinin İsmil Aile Sağlığı Merkezi bilgisayarlarından silindiği tespit edildi.

“DOKTOR HEMŞİREYİ SIKIŞTIRIYORDU”

Soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan ebe Deniz Z., “Şubat ayı ortalarında hemşire Süreyya P.’nin odasında otururken Dr. Mustafa Ö. odaya girdi. ‘Süreyya benim bu ay muayene ortalamam düşük, bu yüzden izlem giriyorum. Sen de gir’ dedi. Süreyya bu durumdan rahatsız oldu. Çünkü yapılan bu işlem maddi olarak hemşireleri etkilemiyor. Sadece Dr. Mustafa Ö.’nün muayene sayılarını etkiliyor. Mustafa Bey, ara ara Süreyya’yı ‘İzlemleri giriyor musun?’, ‘Bugün kaç tane girdin?’ gibi sorularla sıkıştırıyordu.

ORTAYA ÇIKINCA DOKTOR PANİKLEDİ

Karatay Sağlık Müdürlüğü’nden inceleme için şubat ayının son 15 gününe ait yapılan tüm işlemlerin kaydı ve telefon numaraları istenince, Dr. Mustafa Ö.’nün çok panik olduğunu Süreyya’dan öğrendim. Dr. Mustafa’nın, Süreyya’ya çıkardığı listedeki insanları arayıp İsmil Aile Sağlığı Merkezi’ne boy-kilo ölçümü için çağırdıklarını gelemeyecek olanların listeleri yapılıp telefonla aranarak ilçe sağlık müdürlüğünden aranırlarsa ‘Evet biz aile sağlığı merkezine gittik. Boyumuzu kilomuzu ölçtürdük’ denmesi istediğini duydum.” dedi.

Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli tanık olarak ifadelerine başvurulan diğer 10 kişi de benzer beyanlarda bulundu.

‘İDARE, MÜFETTİŞLERİ YÖNLENDİRİP BANA SUÇLU MUAMELESİ YAPIYOR’

Soruşturma aşamasında ifadesi alınmak istenen Dr. Mustafa Ö.’nün ilk önce müfettişlerden soruşturmaya dair evrakları istediği, evraklar olmadan ifade veremeyeceğini söylediği belirtildi. Mustafa Ö., ilk savunmasında “İl ve ilçe sağlık müdürlüğü yetkilileri benden kaynaklı olmayan şahsi husumetlerini mevzuata saklanarak gerçekleştiriyorlar. Sistematik olarak mobbinge maruz kalıyorum. Herkesin hatası hatta yanlışı olabilir. İdare müfettişleri yönlendirip bana suçlu muamelesi yapıyor” dediği kaydedildi.

SAVUNMASINDA HEMŞİREYİ SUÇLADI

Müfettişlere daha sonra yazılı savunmasını sunan Dr. Mustafa Ö., kendisine yöneltilen iddiaları reddederek, hasta girişlerini hemşire Süreyya P.’nin yaptığını öne sürdü. Mustafa Ö, “Bana ait ana bilgisayarı Süreyya P. kullanıyordu. Ölü insanlara muayene girişini de ben tespit ettim. Hemşireyi bu konuda yazılı olarak uyardım. Sistem sürekli hata veriyordu. Ölü insanları yaşıyor gibi önüme getiriyordu. Ölü insanların kimlik numarası girildiğinde her türlü muayene ve izleme izin veriyordu. Yapılan izlemlerin silme konusunda şubat ayı verilerinin tamamını hemşire Süreyya P. girdi” dedi

HEMŞİRE DOKTORUN YAPTIKLARINI ANLATTI

Hemşire Süreyya P. de savunmasında “Şubat ayında Dr. Mustafa Ö., odama gelerek muayene ortalamasının düşük olduğunu izlem gireceğini söyledi. Bana hastaların bilgilerinin olduğu bir kağıt verdi, bu kişilere de obezite izlem girmemi söyledi. Dr. Mustafa Ö.’nün maaşının en yüksekten alması için muayene ortalamasının yüzde 76 olması gerekiyor. Bu yüzden izlem girilmesinin bana bir maddi kazancı olmuyor. Bu işlem için de doktordan bana bir para geçişi olmuyor. Doktorun verdiği bilgilere göre obezite ve kadın izlemelerini girdim. Verilerin asılsız olduğunu bilmiyordum. Mustafa Ö. sürekli verileri kontrol ediyordu. Veriler girilmediği ya da geç girildiğinde bana mobbing uyguluyordu. Bana karşı davranışı ve üslubu değişiyordu. Bu durumdan çok rahatsızdım. Bana hemşiresi gibi değil, emri altında çalışan bir işçi gibi davranıyordu. Karşılaştığım tutumların son bulması adına istediği verileri girmeye başladım. Öncesinde de hastaları arayıp aile sağlığı merkezine davet etmedim. Tek yaptığım doktorun verdiği bilgileri sisteme girmek oldu” diye konuştu.

‘DESTEK ÖDEMESİNDEN FAYDALANMAYI AMAÇ EDİNMİŞ’

Soruşturma sonucunda, müfettişlerin tuttuğu soruşturma tutanağında şu görüşlere yer verildi:

ÖLÜ İNSANLAR ÜZERİNDEN VERİ GİRİŞİ YAPILMASI SAVCILIKTA

Müfettişlerin hazırladığı tamamlanan soruşturmada şu görüşlere yer verildi:

ADLİ MAKAMLARA TAŞINDI

Tamamlanan soruşturma dosyası, Dr. Mustafa Ö. ve poliklinikte görevli hemşire Süreyya P. hakkında ‘idari’ soruşturma açılması için Konya Valiliği, ‘adli’ soruşturma için de Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Öte yandan kalp hastalığından ölen Emine Dudu Samancı ile yaşlılığa bağlı hastalıktan ölen Ismihan Serttaş’ın ailelerinin ise durumdan haberdar olmadığı ve ikisinin de obezite şikayetinin bulunmadığı belirtildi.

 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/doktordan-akilalmaz-yontem-devletten-fazla-para-almak-icin-oluleri-tedavi-etmis/feed/ 0
Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: İfadesi kan dondurdu https://www.foxtvhaber.com.tr/tuvalette-dogurdugu-bebegini-cope-atmisti-ifadesi-kan-dondurdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tuvalette-dogurdugu-bebegini-cope-atmisti-ifadesi-kan-dondurdu/#respond Fri, 24 May 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11159 Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu il merkezi Kuzeykent Mahallesi’nde Karadut Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından çöp konteynerinin yanında çöp poşetine sarılı vaziyette bebek bulundu.

Sağlık ekipleri tarafından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk müdahalesinin ardından yeni doğan bebek hayata döndürüldü. Olayın ardından Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, çöpte bulunan bebeğin annesinin Cansu Ç. olduğu tespit edildi. Ailesinden habersiz tuvalette doğum yaptığı belirlenen Cansu Ç. tutuklandı. Tedavi altına alınan bebeğin ise Ankara’daki tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğu öğrenildi.

YARGILANMAYA BAŞLANDI

Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde, Cansu Ç. (18) hakkında “kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme” suçlamasıyla açılan dava görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığı ile katılan Cansu Ç. savunma yaptı.

“BABAM ZİHİNSEL ENGELLİ, ÇOCUĞU ÇÖP POŞETİNE KOYDUM VE ONA VERDİM”

Hamile olduğunu ailesinden sakladığını belirten Cansu Ç., “Çocuğum ölü doğdu sandım. Doğduğunda 10 dakika başında bekledim. Hiç hareket etmedi. Hamile olduğumu ailem fark etmedi. Karnım çok az şişmişti. Tuvalette doğum yaptım. Benim adet dönemlerim ağrılı geçiyordu, bu sebeple doğum yaparken bağırmadım. Babam zihinsel engelli, çocuğu çöp poşetine koydum ve ona verdim. Poşetin ağzı açıktı, babam dışarı çıkınca poşetin ağzını kapatmış olabilir. Doğum yaparken üstüm kan oldu. Üzerimi çıkartıp çocuğu da üzerimdeki kıyafetlere sardım ve babama verdim. Baba, ‘evde çöpler vardı’ diyerek, bunları çöpe at dedim, o da gidip çöpe attı” dedi.

“İNTERNETTEN DOĞUM VİDEOLARI İZLEDİM”

İnternetten doğum videoları izleyerek doğum yaptığını kaydeden sanık, “Canlı doğsaydı, aileme söyleyecektim. Annem doğan çocuğu görseydi, o sırada bir şey yapacaklarını sandım. O sırada Ercan ile nişanlıydım. Fakat çocuk Kenan’dandı. Kenan’ı arayıp düşük yaptığımı söyledim. Çocuğun doğduğunu söylemedim. Bana baskı yapıp hakaret ediyordu. Ben, Kenan ile tanıştığımda daha 14 yaşındaydım. Çocuğu aldırmak istedi. Ben izin vermedim. Ercan ile hemen evlenip çocuğumu sağlıklı bir şekilde büyütmek istedim. Dışarıdan yargılanmak istiyorum. Tahliyemi istiyorum. Her şey için çok pişmanım. Çocuğumu çok seviyorum. Onu görmek istiyorum” diye konuştu.

“BANA ÇOCUĞUN DÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEDİ”

Duruşmada tanık olarak dinlenen çocuğun babası Kenan G. (40) ise, “Azdavay’da 2022 yılında tanıştık. Geçen yıl Nisan ayının başında Cansu’nun hamile olduğunu öğrendim. Cansu bana adet olamadığını söyledi. Ben de eczaneye gidip doğum testi aldım ve hamile olduğunu öğrendik. Geçen yıl Temmuz ayında bir kavga sonucu ben cezaevine girdim. 2 ay cezaevinde kaldım. Sonra çocuğun düştüğünü söyledi. Ondan sonra bir daha da görüşmemiz olmadı. Bana,’ sen olmasan da ben bu çocuğu büyütürüm’ dedi. Cansu’nun bilinçli bir şekilde çocuğu çöpe bıraktığını düşünmüyorum. Ailesinden korkmuş olabilir, bana çocuğun ölü doğduğunu ve panikle çöpe attığını söyledi” şeklinde konuştu.

“HAMİLELİĞİ BELLİ OLMUYORDU”

Cansu Ç.’nin eski nişanlısı olan ve duruşmada tanık olarak dinlenen Ercan K. de, “Geçen yıl Nisan ayında nişanlandık. O tarihte Cansu Ç. hamileymiş. Benim, doğum aşamasından haberim olmadı. Genellikle bol kıyafetler giyiyordu, hamileliği belli olmuyordu. Ben Allah’ın emriyle gidip istettim. Başka biriyle ilişkisi olduğunu bilseydim istetmezdim. Düğünümüzü erkene çekmek için aileleri ikna etmeye çalışıyordum. Benim Cansu’nun hamileliğinden ya da çocuktan hiç haberim olmadı” dedi.

Duruşmada Cansu Ç.’nin annesi Halime Ç. ise tanıklıktan çekildi. Mahkeme heyeti, Cansu Ç.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tuvalette-dogurdugu-bebegini-cope-atmisti-ifadesi-kan-dondurdu/feed/ 0
Eşini öldürüp oğlunun dilini yakmıştı, https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/#respond Thu, 04 Apr 2024 02:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8260 Çap, “Olaydaki silahı eşim bana doğum günü hediyesi olarak almıştı. Çocuğum yalan söylediği için eşim dilini yakmamı söyledi, ben de yaktım” dedi.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Şeyhmus Çap bulunduğu cezaevinden getirilirken maktul Meryem Çap’ın ailesi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI EŞİM BANA HEDİYE ALMIŞTI”

Savunmasında Meryem Çap ile aralarının zaman içinde bozulduğunu anlatan Şeyhmus Çap, eşinin darp ve şiddete maruz kalmamasına rağmen gidip şikayetçi olduğunu sonrasında da kendiliğinden şikayetini geri çektiğini beyan etti. Şeyhmus Çap, “Evde kavga eksik olmuyordu. Eşimi hiçbir zaman mutlu ve tatmin edemedim. Eşimi çok severdim. Çıkardığı sorunlar vardı, gölgesiyle bile kavga ederdi. Olay günü ‘hayatımda biri olduğunu söylemem mi gerekiyor’ dedi. Benim babadan yadigar av tüfeğim var. Yatak odasına girdim, ‘Kapıyı vurur insan’ diye bağırdı. Ben de ne yapıyorsun dedim, ‘temizlik yapıyordum’ dedi ama temizlik malzemesi yoktu. Dolabını açtım bir silah buldum.  ‘Doğum günün için’ dedi. İhtiyacım mı var böyle bir şeye dedim. Bu silahı niye getirdin dedim. ‘Hediye anlamında’ dedi. Kimden aldı, kaça aldı bilmiyorum. Ben cinayet işlemedim, bana bir cinayet işlettirdiler” dedi. 

“OĞLUMUN DİLİNİ YAKMAMI BANA EŞİM SÖYLEDİ”

Oğlunun dilini yaktığına dair ses kayıtlarının sorulduğu Çap, “O bana suç attırmak için oynanan bir oyundu. Biz oğlumuza sorumluluk aşılamaya çalışırdık. Oğluma 50 lira verip yolladım. Akşam eşim yazdı, ‘bu çocuğun yalanlarına dayanamıyorum’ geldiği zaman korkutman lazım dedi. Çakmağı elime verdi. Buna dayanabildiği kadar yalan söyleyebilirsin dedim. Böyle deliller yaratmaya çalışıyordu. Eşim çocuğumun dilini yakmamı söyledi, ben de yaktım. O da kayıt almış eşimin oyununa geldim. Eşimin vücudundaki morluklar çarpmalarından dolayı oluyordu. Bana o gün eşim boşanma ile ilgili bir şey demedi. Eşim Narsistti internetten bakmıştım bütün kriterleri tutuyordu” ifadelerini kullandı. Çap, eşini sokaklarda satırla kovaladığı iddialarını da reddetti. 

“MÜVEKKİLİM KÖTÜ BİR İNSAN DEĞİL, KİBAR, ZAVALLI BİRİ”

Sanık avukatı ise müvekkilini, “Şeyhmus cani gibi gösteriliyor. Bu olayda 15 senelik birikim var. Algı yaratılıyor. Kendisi kötü bir insan değil, kibar, zavallı biri” şeklinde savundu.

“KIZIMA SEN BENİM KÖLEMSİN BOŞANAMAZSIN DEMİŞ”

Meryem Çap’ın babası Ağcabal Arslan ise sanığın anlatımlarının hepsinin yalan olduğunu söyleyerek, “Tarif edemeyecek kadar üzgünüm. Madem çok iyi bir insan tartışmayla kızımı nasıl öldürdü. Öz çocuğunun dilini yakar mı insan? Kızım boşanmak istedi, avukat tuttum kızımı tehdit etti. Kızımı satırla kovaladı. 1,5 sene kızım bende kaldı. Ailesi bizde boşanma yok diyordu. Kızım bize zarar gelmesin diye gitti. Kızımı kenara çekmiş ‘çocuğuna sahip çık, boşanamazsın, sen benim kölemsin. Boşansan bile benden kurtulamazsın’ demiş” şeklinde ifade verdi.

“KIZIM ‘ANNE BEN GELİNLİK DEĞİL KEFEN GİYMİŞİM’ DİYORDU”

Anne Nuray Arslan ise kızının kurban edildiğini, sanığın yoruluncaya kadar kızını kemerle dövdüğünü, sokakta satırla kovaladığını anlattı. Anne Arslan, “Kızım bir kere ayrılmak istediği için eve geldiğinde boynunda morluklar vardı. ‘Anne beni saçlarımdan tutup duvardan duvara vuruyor’ demişti. Kızımı köle gibi kullanıyorlarmış. Çok şiddet gördü, ayrılmak istedi ama hep tehdit ediliyordu, çok tedirgindi, ‘Anne ne yapayım bırakmıyor. Ben gelinlik değil kefen giymişim’ diyordu. Kızımı uçan tekmeyle yere yığıp boğmaya çalışmış. Şikayetçi oldu ama ‘eğer şikayetini çekmezsen oğlumuzu kaçırırım sana göstermem’ diye tehdit etmiş. Kızım bana son zamanlarda sanığın tabanca aldığını bunun iyiye alamet olmadığını da söylemişti” dedi. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianameye göre, müşteki avukatları Hüseyin Ersöz ve Buse Şahin tarafından Meryem Ç’nin aldığı çocuğunun uğradığı şiddeti kaydettiği ses kayıtları dosyaya delil olarak sunuldu. Bu kayıtlarda Şeyhmus Çap’ın oğlunun dilini ve elini yaktığı ortaya çıktı.

Ses kayıtlarında şüphelinin çocuğuna dilini çıkarmasını söyledikten sonra çocuğun ağlama sesleri duyuluyor. Ayrıca çocuğundan elini uzatmasını da istediği ve “Ateşte elini tutabileceğin kadar yalan konuşabilirsin” diyerek çocuğunun eline yaktığı anlaşılıyor. İddianamede, Şeyhmus Çap hakkında “Eşine karşı kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istendi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/esini-oldurup-oglunun-dilini-yakmisti/feed/ 0
‘Para sayma’ görüntüleri! Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç topu Kaftancıoğlu’na attı! https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-goruntuleri-maltepe-belediye-baskani-ali-kilic-topu-kaftanciogluna-atti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-goruntuleri-maltepe-belediye-baskani-ali-kilic-topu-kaftanciogluna-atti/#respond Thu, 28 Mar 2024 00:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7706 Kılıç ifadesinde, “Arkadaşlarım bağış paralarını doğrudan bana teslim ettiler, çünkü benim bu parayı bağış kampanyası kapsamında CHP İl Teşkilatına teslim edeceğim konusunda bana güveniyorlardı. Kampanyanın başlatılmasında ve paraların toplanmasında sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aittir” dediği öğrenildi.

Sosyal medyada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için re’sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma çerçevesinde CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, CHP eski İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın eski basın danışmanı Can Poyraz, söz konusu binayı sattığı öne sürülen Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Danışmanı Melih Morsümbül ve iş adamı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade vermişti.

“ARKADAŞLARIM BENIM BU PARAYI BAĞIŞ KAMPANYASI KAPSAMINDA CHP İL TEŞKİLATINA TESLIM EDECEĞİM KONUSUNDA BANA GÜVENİYORLARDI”

10 şüphelinin ifade verdiği soruşturma çerçevesinde, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç da 11.kişi olarak ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade verdi. Şüpheli Kılıç’ın ifadesinde, “2019 yılının sonbaharında CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın başlattığı ‘Bir Tuğla da Sen Koy’ bağış kampanyasından toplanacak paralarla CHP İstanbul İl Başkanlığı binası alınması planlanıyordu. Bu husus parti toplantılarında sürekli olarak konuşulan bir konuydu. Ben de CHP Parti mensubu olmam nedeniyle bu kampanyaya destek vermeyi uygun gördüm. Bu kapsamda kendim 50 bin lira bağış yaptım. Yine samimi olduğum arkadaşlarımdan da bu kampanyaya destek olmalarını rica ettim. Arkadaşlarımdan olan Ercan Konak 50 bin lira, Hüseyin Kalkan 50 bin lira, Vedat Ali Aydın 50 bin lira olmak üzere toplamda 200 bin lira bağış parası topladım. Arkadaşlarım bağış paralarını doğrudan bana teslim ettiler çünkü benim bu parayı bağış kampanyası kapsamında CHP İl Teşkilatına teslim edeceğim konusunda bana güveniyorlardı. Topladığım bağış paralarını da sürekli olarak yanımda bulunduruyordum çünkü bulunduğum ortamda başka bağış yapılırsa onları da bu bağış miktarının üzerine ekleyip bana söylenen kişiye teslim edecektim” dedi.

“KAMPANYANIN BAŞLATILMASINDA VE PARALARIN TOPLANMASINDA SORUMLULUK CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI’NA AİTTİR”

CHP İstanbul İl Teşkilatından birisinin kendisini arayarak paraları kendisinin belirttiği adrese götürmesini istediğini söyleyen Kılıç, “Bana telefondan bir adres gönderdi. Ben de müsait değildim bu nedenle Melih Morsümbül’ü arayarak bulunduğum yere çağırdım. Toplamda 200 bin lirayı kendisine vererek iletilen adrese götürmesini istedim. O da kendisine denileni yaptı, ona herhangi bir kişi ismi vermedim. Aynı gün parayı belirtilen adrese götürdü, orada bulunan kişilere teslim ettiğini söyledi. Konu bu şekilde kapandı. O tarihlerde parti binası alınması için herkes seferber olmuş durumdaydı. Bu nedenle parayı verdiğimiz anda makbuzun alınıp alınmamasının çok önemli olduğunu düşünmedim. Bağış makbuzlarını CHP İstanbul İl Teşkilatının daha sonra bana göndereceğini düşündüm. Sadece İl Binası alınmasına destek olmak amacıyla kendimin ve yakın arkadaşlarımın yaptığı bağış paraları oraya gönderilmiştir. Benden bizzat bağış yapmamı isteyen kimse yoktu. Toplantılarda sürekli olarak herkesin imkanları ölçüsünde bu kampanyaya gönüllü olması isteniliyordu. Ben de gönüllü olarak kampanyaya destekte bulundum. Kampanyanın başlatılmasında ve paraların toplanmasında sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aittir. Yine satın alınan İl Binası için elden ödenen paranın parti gideri olarak kayıtlara girip girmediği hakkında bir bilgim yoktur” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-goruntuleri-maltepe-belediye-baskani-ali-kilic-topu-kaftanciogluna-atti/feed/ 0
TİP’in ‘Hatay’ krizi sürüyor! Gökhan Zan’dan Erkan Baş’a sert tepki https://www.foxtvhaber.com.tr/tipin-hatay-krizi-suruyor-gokhan-zandan-erkan-basa-sert-tepki/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tipin-hatay-krizi-suruyor-gokhan-zandan-erkan-basa-sert-tepki/#respond Sun, 24 Mar 2024 04:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7394 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, canlı yayında Hatay’daki gerginlik ve Gökhan Zan’ın adaylıktan çekilmesi sürecini değerlendirdi. Zan’ın aday gösterildiği iddia edilen ses kaydı sonrası yaşananları ilk kez açıkladı.

Baş, “Arkadaşlarımız doğrudan kendisine sordu. Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmeliyim’ dedi.” derken, canlı yayına katılan Zan ise, “Ben zaten geleceğimi kurtarmış birisiyim. Benim mevki, para, şöhrete ihtiyacım yok.” sözleriyle yanıt verdi.

“KAZANAMAZSAM GELECEĞİMİ DÜŞÜNMELİYİM”

“Öncelikli adayımız Gökhan Zan değildi” ifadelerini kullanan Erkan Baş, “Öncelikli adayımız Hatay Baro Başkanı idi” ifadelerini kullandı.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdikleri Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ses kaydıyla ilgili konuşan Erkan Baş, “Kayıtlar olduğuna dair söylentiler vardı. Arkadaşlarımız doğrudan kendisine sordu. Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmeliyim’ dedi. Bu yaklaşımla süreci devam ettirmemiz mümkün değildi. Bundan sonrası hukukun konusu. Son görüşmeye Gökhan Zan gelmedi. İlişkisini basın üzerinden yürütmeyi tercih etti” dedi.

“BEN ZATEN GELECEĞİNİ KURTARMIŞ BİRİSİYİM”

Gökhan Zan, Erkan Baş’ın sözlerine canlı yayına katılarak şöyle yanıt verdi: “Ben AK Parti’den geçen dönem bakan yardımcılığı pozisyonlarından birisinin bana verileceği söylenmişken bile kabul etmemiş birisiyim. Erkan Baş benimle ilgili ‘Geleceğini kurtarmak için…’ dedi. Ben zaten geleceğimi kurtarmış birisiyim. Benim mevki, para, şöhrete ihtiyacım yok. Ben zaten yorumculuk, teknik adamlık yapan birisiyim. Benim bunu AK Parti’den, CHP’den, İşçi Partisi’nden isteme gibi bir endişem yok. Öyle bir durum içerisine zaten girmem, işim değil zaten. Benim kendi işim zaten futbol, teknik adamlık.

“DAHA ÖNCEKİ TEKLİFLERİNİ KABUL ETMEDİM”

(Böyle bir şey söylemediniz mi?) Hayır asla. Daha önce seçimlerden önce kendileriyle yürümem için spor projeleri teklif ettiler, ben bunu kabul etmediğimi ifade ettim. Ancak o şahıslardan birisiyle sohbet ederken ‘Siyasetten sonra ne yaparsın kazanmazsan?..’

Ben de dedim ki, yorumculuğa, teknik adamlığa başlayacağım dedim. Sayın Ahmet Şık’a ifade ettim. Cumartesi günü ses kaydı geldiğinde ‘Asla kabul etmiyorum, nöbetçi savcılığa başvurmak istiyorum’ dedim. Bana dediler ki ‘Hayır, lütfen pazartesiyi bekle, acele etmeni istemiyoruz, batıyorsak birlikte batıyoruz, çıkarsak da birlikte çıkarız’ denildi. Ben ‘Hayır, kabul etmiyorum, neden bekliyoruz?’ dedim.

“KURUMSAL OLARAK BANA DESTEK OLMADINIZ”

Bir aydan beri şantaj, kumpas, tehditlere maruz kaldığımı ifade etmiştim. Neden bugün elimize geçer geçmez birlikte gitmedik? Bana destek vereceğinizi söylediniz kurumsal olarak, bunu da yapmanız. Cumartesi gününden sonra bana ‘Yorulduysan çekilebilirsin’ dediler. Ben partimden ‘Birlikteyiz, yargı karar verecek, ey halkım böyle bir dedikodu var ortada, yargıdan çıkacak karara saygı duymakla birlikte adayımız başkan olursa ve bu işin içindeyse geri çekeceğiz’ demelerini beklerdim.

“ERKAN BAŞ TELEFONLARIMA DÖNMEDİ”

Peki Pazar günü ben savcılığa gider gitmez, bir saat içerisinde, yangından mal kaçırır gibi yaptıkları destek çekme açıklamasının nedeni nedir acaba? Soruyorum, bu yaptıkları siyasi etiğe sığar mı? İnsanlar partinin açıklaması üzerinden beni suçluyorlar. Ahmet Şık da oradaydı. Bana dedi ki ‘Pazar günü için seninle konuşmamız lazım’. Benim dört beş tane programım var, ben zaten cumartesi günü onlarla konuşmuştum. Sayın Erkan Baş’ı iki kez aradım. Telefonlarıma dönmedi. Bir daha aradım telefonunu kapattı.

Benim alnım ak, başım dik. Yarın yargıdan çıkacak sonuçta ne yapacaklar? Nasıl bir karar alacaklar? O zaman ben de şunu ifade etmek isterim, özür dilerim ama… Ben bu olaylara girmek istemiyordum. Ben sayın genel başkanımla yüz yüze bunları konuşmak isterdim. Keşke bağlansa ben de birkaç soru sormak istesem, kendisi tüm durumu aydınlatabilse. Ben Samandağ’da, Defne’de, Arsuz’da… Soruyorum, bir defa neden beni mitinglerine çağırmadılar? Samandağ’da 50’ye yakın miting yapıldı, ben neden orada olmadım?”

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tipin-hatay-krizi-suruyor-gokhan-zandan-erkan-basa-sert-tepki/feed/ 0
Para sayma soruşturmasında Onur Öksel’in ifadesi ortaya çıktı! https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-sorusturmasinda-onur-okselin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-sorusturmasinda-onur-okselin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Sat, 23 Mar 2024 01:00:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7245 Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in para sayma soruşturmasında ifadesi ortaya çıktı.

Köksal, o tarihte Şişli Belediye Başkanı olan Muammer Keskin’in verdiği çantayı teslim ettiğini ve amirinin talimatına uyarak çantayı götürdüğünü, çanta içinde ne kadar para olduğunu bilmediğini belirterek suçlamaları reddetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği iddia edilen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, görüntülerde elinde para dolu çanta bulunan Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in ifadesine ulaşıldı.

Öksel ifadesinde, 2019 yerel seçimlerinden sonra Kasım ayında Şişli Belediye Başkanı özel kalemi olarak bakanlık onayıyla istisnai memuriyet atama yoluyla görev yapmaya başladığını ve halen Şişli Belediyesine memur olarak gözüktüğünü belirtti. Halen Şişli Belediye Başkanı Yardımcısı olduğunu ifade eden Öksel, soruşturmaya konu görüntülerin çekildiği 9 Aralık 2019 tarihinde belediye başkanının özel kalemi olarak görev yaptığını belirterek, “O tarihte Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin beni kendisinin avukatı Ergün Özer’in Harbiye tarafında bulunan ofisine çağırdı. Avukatın ofisine gittiğimde görüntülerde benim elimde bulunan çantayı bana verdi. Çantayı avukatın makam odasında bana verdiği sırada odada; ben, Muammer Keskin ve avukat Ergün Özer vardı, başka birisi yoktu. Çantayı aldığımda içinde para olduğunu biliyordum ancak parayı nereye götüreceğimi, götürme amacımı bilmiyordum. Olayın Belediye Başkanının kendi şahsi olayı olduğunu ve bu nedenle avukatının yanında bana çantayı teslim ettiğini düşündüm. Muammer Keskin çanta ile birlikte bana şu anda hatırlayamadığım bir adres verdi ve çantayı oraya götürmemi istedi. Ben de çantayı alarak tek başıma görüntülerin çekildiği avukat Gökhan Taşkapan’ın ofisine gittim” dedi.

“OFİSE GİTTİĞİMDE PARTİ İLE İLGİLİ BİR DURUM OLDUĞUNU ANLADIM”

Öksel, “Ofise girdiğimde o tarihte CHP İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas ve yine il başkanının basın danışmanı Can Poyraz oradaydı. Onları görünce parti ile ilgili bir durum olduğunu anladım. Oraya gittiğimde tanımadığım ancak sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Küçükçekmece Belediye Başkanının oğlu olduğu belirtilen şahıs da oradaydı. Masanın başında duruyorlardı. Masa üzerinde para vardı ve paralar sayılıyordu. Ben de laptop çantası boyutunda bir çantanın içinden paraları çıkararak masanın üzerine bıraktım ve görüntülerde yer alan koltuğa oturdum. Bir sigara içtim. Yaklaşık 5-10 dakika oturduktan sonra yine ofisten tek başıma ayrıldım. Görüntülere yansıyan paranın nereden geldiğini ve nasıl temin edildiğini bilmiyorum. O tarihte Şişli Belediye Başkanı olan Muammer Keskin’in bana verdiği çantayı alarak sorgulamadan bana vermiş olduğu adrese götürdüm, ve oradaki kişilere teslim ettim, benim dahilim bu kadardır” diyerek suçlamaları reddetti.  Onur Öksel, çanta içinde ne kadar para olduğunu bilmediğini, kendisine sadece “Belirtilen ofise götür, teslim et” dediğini, amirinin talimatına uyarak çantayı götürdüğünü, paraları çıkararak masa üzerine koyduğunu belirtti. Öksel, ofise gittiğinde Özgür Nas’tan CHP İstanbul İl Binasının satın alınacağını öğrendiğini de belirtti.  Görüntülerde Özgür Nas ve Can Poyraz dışındakileri o tarihte tanımadığını söyledi. Öksel, yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıt vermeden adliyeden ayrıldı.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/para-sayma-sorusturmasinda-onur-okselin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
Kan donduran olay: Çocuklarını öldürüp arkalarından mektup yazmış https://www.foxtvhaber.com.tr/kan-donduran-olay-cocuklarini-oldurup-arkalarindan-mektup-yazmis/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kan-donduran-olay-cocuklarini-oldurup-arkalarindan-mektup-yazmis/#respond Thu, 21 Mar 2024 23:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7151 Dehşete düşüren olay, 23 Mart 2023 tarihinde Körfez ilçesinde meydana geldi. Gece saatlerinde bir vatandaşın sokakta şüpheli şekilde gezdiğini gören polis ekipleri 45 yaşındaki Murat R.’yi durdurdu. Şahıstan şüphelenen ekipler hemen evi kontrol etti. Murat R.’nin annesinin evinde yapılan incelemede Beril Yağmur (13) ve Yunus Emre R.(10) isimli kardeşler ölü bulundu. Murat R. gözaltına alınırken, çocuklar ise morga kaldırıldı. Yapılan otopside çocukların boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Gözaltına alınan Murat R. ruh ve sinir hastalıklarına sevk edildi. Burada 5 ay kalan zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“EŞİMİN BANA DAVRANIŞLARI VE HAKARETLERİNDEN DOLAYI PSİKOLOJİM BOZULDU”

Olayla ilgili duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşma salonunda taraf avukatları hazır bulunurken tutuklu sanık Murat R. ile müşteki anne Merdiye R. SEGBİS ile davaya katıldı. Mahkeme başkanının başka çocukların var mı? sorusuna sanık Murat R., “Yok diyorlar. Hatırlamadığım şeyden dolayı cezaevindeyim. Eşimle 14 yıldır evliyim. Evliliğimizden beri eşim bana kötü davranıyor. Eşimin bana davranışları ve hakaretlerinden dolayı psikolojim bozuldu. Erkekliğime adamlığıma laflar söylüyordu. Evi geçindirmeye çalışmama rağmen hakaretlerine devam etti” diye konuştu.

“CEZAEVİNDE KURU EKMEK YİYORUM AMA HUZURUM YERİNDE

Eşiyle geçinemediklerini belirten tutuklu sanık Murat R., “Eşim, birkaç kez evlilik yaptığından dolayı anneme, ‘Namussuz kadın’, bana da ‘Namussuzun çocuğu’ diyordu. Ev almak için uğraşıyordum ancak dolandırıldım. O süreçte eşimi memleketine gönderdim bir süre uzak kalırsak sorunlarımız düzelir diye düşündüm ama düzelmedi. Eşimin hakaret ve isteklerinden yoruldum ve boşanmak istedim. Çocuklarım için elimden geleni yaptım. Eşim bana, ‘Çocukları sana göstermeyeceğim’ diyordu. Mahkeme kararı olacağı için bu sözleri umursamıyordum. Cezaevinde kuru ekmek yiyorum ama huzurum yerinde. Evlilikte hiç huzur bulamadım” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARIMI ÖLDÜRDÜĞÜMÜ HATIRLAMIYORUM”

Eşinin çocuklarını kendisine karşı da doldurduğunu belirten Murat R., “Eşim çocuklarımıza, ‘Bu sizin babanız değil’ diyordu. Bir süre sonra çocuklar da birkaç kez öyle demeye başladı. Olay günü çocuklara ayakkabı almak için evden çıktım. Çocuklar evde uyuyordu, daha sonra çay bahçesine gittiğimi ve polisin yanlarına oturduğumu hatırlıyorum. Polislerle konuştuğumu, annemin evine gittiğimizi, sonra cezaevine geldiğimi hatırlıyorum. 5 ay ruh ve sinir hastalıklarında kaldım, sonra cezaevine geldim. Çocuklarımı öldürdüğümü hatırlamıyorum” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLARI ÖLDÜRDÜKTEN SONRA NOT YAZMIŞ

Çocukları öldürdükten sonra sanığın yazdığı not da mahkeme salonunda okundu, “Melek evlatlarım benim. Bu dünyada sizden başka kimsem yok. Ben hem annesiz hem de babasız büyüdüm. Sizi asla kimselere mahcup ettirmem. Sizler meleksiniz. Artık sizi bu kötü dünyanın insanlarına emanet etmeyeceğim. Ben sizi almadan yaşamam. Sizlere babasızlığın acı gününü yaşatmam asla. Dolandırıldım, annenizle aramızda maddi olarak hep kavga vardı. Sizlerden ayrılmak benim için ölüm gibi geliyor. Sizler benim içimde birer melek olarak yaşayacaksınız. Sizi seven babanız. Sizleri çok seviyorum, onun için sizleri Allah’a emanet ediyorum, varsın ben yanayım” notu dikkat çekti. Mahkeme başkanının notu hatırlayıp hatırlamadığını sorduğunda sanık, “Çocukları uyuttuktan sonra bir şeyler yazmışımdır ama ne yazdığımı hatırlamıyorum” dedi.

“MURAT, ‘ÇOCUKLARI UYUTTUM’ DİYOR, ÇOCUKLARI BOĞARAK MI UYUTMUŞ?”

Olaya ilişkin dinlenen sanığın eşi Merdiye R., “Ben ne kendisine ne de annesine hakaret etmedim. Murat sürekli bana hakaret ediyordu. Asıl ben dayanamadığım için kendisinden boşanmak istedim. 14 yıldır bir gün bile oturup benimle sohbet etmedi. Bana, ‘Köyden geldin, mağaradan geldin, Suriye’den geldin, çingenesin’ deyip hakaretler diyordu. Olay günü Murat çocuğu berbere götüreceğini ve alışveriş yapacağını söyledi. Çocuğu gelip aldı gitti. Kızımı ise kurs çıkışı alıp götürmüş. Çocukları boğarak öldürmüş. ‘Çocukları uyuttum’ diyor, çocukları boğarak mı uyutmuş? Sanık annesine çocukların fotoğrafını çekip atmış, annesi bana haber vermedi. Haber verseydi belki yetiştirdim, çocuklarımı kurtarırdım, şikayetçiyim” diye konuştu.

“GELİNİMDEN ÇOCUKLARIN BOĞULDUĞUNU ÖĞRENDİM”

Tanık olarak dinlenen sanığın annesi Yurda B., “Olay anında Antalya’daydım. Görgüye dayalı herhangi bilgim yoktur. Olayı gece saatlerinde telefonla öğrendim. Saat 00.00-01.00 gibi beni gelinim aradı, Murat’ın nerede olduğunu, evinin anahtarını ona verip vermediğim sordu. Anahtarı Antalya’ya gelmeden Murat’a verdiğimi söyledim. Zaman zaman anahtarımı gelinime ve oğluma verirdim. Saat 02.00 gibi polisler beni aradı ve oğlumu sahilde dengesiz hareketlerde bulunduğunu, madde kullanıp kullanmadığını sordu, ben de kullanmadığını söyledim. Evime girmek için izin istediler ben de izin verdim. Daha sonra gelinimden çocukların boğulduğunu öğrendim” diyerek gözyaşı döktü.

CEZAİ EHLİYETİ OLUP OLMADIĞI TESPİT EDİLECEK

Mahkeme heyeti, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığının tespiti için ATK’ya gönderilmesine, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kan-donduran-olay-cocuklarini-oldurup-arkalarindan-mektup-yazmis/feed/ 0