Haber7 – ÖZEL
Sanayici iş adamı Ercan Erdem, başıboş köpek saldırısı nedeniyle ölümle burun buruna geldi. Başıboş köpeklere karşı mücadele verirken dengesini kaybeden Erdem, yere düşerek başından yarlandı ve bilincini kaybetti. Erdem, çevredeki vatandaşların yardımıyla parçalanmaktan kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Bilincinin yerine gelmesinin ardından açıklamalarda bulunan Erdem, “Ben orada ölebilirdim. Hiçbir vatandaşın bu şekilde ölüm ile burun buruna gelmesini istemiyorum” dedi. Çeşme’de başıboş köpek sorunun arttığını dile getiren Ercan Erdem, başta belediyeler olmak üzere yetkililerin gerekli önlemleri alması için çağrıda bulundu.
PARÇALANMAKTAN VATANDAŞLAR KURTARDI
İzmir’in Çeşme ilçesinde 12 Temmuz Cuma akşamı saat 19.30 sıralarında Yıldızburnu mevkine doğru yürüyüşe çıkan iş adamı Ercan Erdem, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Başıboş köpeklere mukavemette bulunan Erdem, dengesini kaybederek yere düştü ve başını kaldırıma çarptı. Başından yaralanan iş adamı, çarpma sonucu bilincini kaybetti. Sesleri duyarak olay yerine intikal eden vatandaşlar, Erdem’i başıboş köpeklerin parçalamasından kurtararak özel araçlarıyla hastaneye kaldırdı. Hastanede 1 gün müşahede altında kalan Erdem’in taburcu edildikten sonra da evde tedavisine devam edildiği öğrenildi.

“BEN ORADA ÖLEBİLİRDİM”
Yaşadığı korku dolu anları bilinci yerine geldiğinde anlatan Ercan Erdem, “Sağlığım için yürüyüşe çıkmıştım. Normal bir şekilde yürüyüşümü sürdürürken bir anda başıboş gezen bir sokak köpeği hırçın bir şekilde üzerime atıldı. Daha önce köpek de besleyen bir insan olduğum için bu konuda tecrübeliyim. Dolayısıyla kişisel olarak onu tahrik edecek bir davranıştan da kaçındım. Gayet sakin bir şekilde yürümemi sürdürmeye çalıştım. Kendimi korumaya çalışırken arka üstü kaldırıma düştüm ve başımı kaldırıma çarptım. O sırada bilincimi kaybederek olduğum yere yığılmışım. Eğer vatandaşlarımız ilgisiz olsaydı olacakları düşünmek bile istemiyorum. Ben orada ölebilirdim” dedi.
“GÖZLERİMİ HASTANEDE AÇTIM”
Bilincini kaybettiği için gözlerini hastanede açtığını aktaran Erdem, “Olay sonrası o köpeğin daha önce de bir hanımefendiye saldırdığını öğrendim. Saldırı sonrası ben bilincimi kaybedince köpek uzun süre yine benim başımda havlamayı sürdürmüş. Sağ olsunlar insanlık ölmemiş. Diğer olayı hatırlayan bir iki kişi yetişmiş hemen. Vatandaşlardan biri ben baygın haldeyken köpeğin bana zarar vermesini önlemiş ve daha sonrasında da kan akan yerlerime ilk müdahaleyi yapmış. Durumun ciddiyetini düşünerek diğer vatandaşların da yardımıyla beni kendi araçları ile hastaneye yetiştirmişler. Allah onlardan razı olsun. Onların sayesinde kurtuldum. Yoksa belki de o köpek parçalardı beni. Ancak hastanede müşaade altına aldıklarında kendime gelebildim” şeklinde konuştu.

“HATIRLADIKÇA TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLUYOR”
Artık sokağa her çıktığında her an saldırıya uğrayabileceği tedirginliğini yaşayacağını belirten Erdem, “Bundan sonra artık bir köpek gördüğüm zaman tüylerim diken diken olacak. Hemen korunma ihtiyacı hissedeceğim. Özellikle torunlarım ve ailem için çok endişeliyim. Diğer insanlar için endişeliyim. Benim başıma gelen bu saldırının kimsenin başına gelmesini istemiyorum. Çünkü çok korkunç bir olay. Hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor. Şu anda benim özgür yürüyüşüm kısıtlanmış durumda. Ben emekliyim. Sağlığım için yürümek istiyorum. Ama şu anda yaşadığım olayın bende meydana getirdiği korku nedeniyle yürüyüşe bile çıkamayacağım” ifadelerini kullandı.
“AVRUPA’DA TEK BİR BAŞIBOŞ KÖPEK GÖRMEDİM”
Çeşme’de sıkça başıboş köpek saldırısının meydana geldiğini aktaran Ercan Erdem, “Örneğin yakın zamanda bizim bahçıvanımızın motosikletten düşmesine bile sebep olan bir saldırı da yaşadık. Yine kendisinin eşi ve kızını köpek saldırısından çevredeki vatandaşlar zorlukla kurtardı. Yani Çeşme’de maalesef başıboş köpek sorunu var. Bu sorunu kesinlikle çözmek gerekiyor. Ben birçok Avrupa ülkesi dolaştım bir tek başıboş köpek görmedim. Avrupa ülkelerine gittiğimde sokaklarda kendimi güvende hissediyorum. Bu güven meselesi çok önemli bir şey. Ama kendi ülkemde maalesef artık güvende hissedemiyorum. Bu gelen bir turist için de, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için de, çocuklar için de ve özellikle hanımefendiler için de çok kötü bir şey. Şu anda olayı duyan tüm komşularım nasıl bir önlem alabiliriz diye kara kara düşünüyorlar. Nasıl güvende olabiliriz diye düşünüyorlar” açıklamasında bulundu.
“BİR TURİSTİN BAŞINA GELSE ÇEŞME’DE TURİZM BİTER”
Böyle bir olayın bir turizm beldesinde yaşanmasını da çok feci bir olay olarak değerlendiren Ercan Erdem, açıklamasının devamında ise şu ifadelere yer verdi:
“Yani bu olay bir İngiliz’in bir Alman’ın başından geçseydi o ülkenin gazeteleri haber yaptığı anda Çeşme’deki turizmi yok sayın. Çeşme turist alan bir yer. Yani dolayısıyla turistler az önce de dile getirdiğim gibi kendi ülkelerinde böyle bir şeye alışık olmadıkları için bu olay vahşilik olarak adlandırılırdı ve Çeşme turizmi kesinlikle baltalanırdı. Ki, onların da başına gelebilirdi, acil önlem alınmazsa hala daha gelebilir.”
“SALDIRGAN OLUP OLMADIKLARINI BİLEMİYORUZ”
Herhangi bir başıboş köpeğin saldırgan olup olmadığını bilemediklerini söyleyen Erdem, başıboş köpeklerin toplanmasını istedi. Kendi köpeklerinin bile başkalarına rahatsızlık vermesini önlediklerini kaydeden Erdem, “Bizim daha önce Yorkshire cinsi bir köpeğimiz vardı. Ailemizin bir parçasıydı. En ufak çevreye bir rahatsızlık vermesini bile önledik. Öldüğü zaman ise çok üzüldük. Evimizden biri eksilmiş olarak hissettik. Köpek seven bir insanım. Ancak sokaklarda hangi köpeğin saldırgan olduğunu hangisinin olmadığını maalesef bilemiyorsunuz.” dedi.
“YETKİLİLER GEREKLİ ADIMLARI ATMALI”
Vatandaşların ölüm ile burun buruna olduğunu belirten Erdem, yetkililere şu ifadelerle çağrıda bulundu:
“Ben sadece bir örneğim. Ben hiçbir vatandaşın bu şekilde ölüm ile burun buruna gelmesini istemiyorum. Dolayısıyla en kısa zamanda insanların kendilerini güvende hissedecekleri bir ortamın oluşturulması lazım. Belediyelerin bu konuda mutlaka adım atması lazım. Görevlerini yapmaları lazım. Dolayısıyla başta yerel yönetimler yani belediyeler olmak üzere yetkililer bu sorunu görmezden gelmeyip vazifelerini yerine getirmeli ve başıboş sokak köpek sorunu ile ilgili gerekli adımları atmalıdır.”
HABER7 – ÖZEL
Başıboş köpek terörüne karşı AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yasal düzenleme ile önlemek için hamle yaptı. Ancak başıboş köpek lobisi ve uzantıları, ajitasyona başvurarak ‘merhamet’ ve ‘vicdan’ kavramları üzerinden saldırıya geçti. Kanun değişikliği için geri adım atmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan başıboş köpek lobisi sözcüleri ve muhalif medya, yasanın geri çekilmesi için ‘psikolojik baskı‘ unsurunu kullanmaya başladı. Merhamet üzerinden söylemler geliştirmeye çalışan lobi sözcüleri ve medyası, “Erdoğan, tarihe köpek öldüren lider olarak geçecek” söylemiyle algı operasyonuna soyundu.

Peki gerçekten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihe “Köpek öldüren lider” olarak mı, yoksa başıboş köpek lobisinin söylemlerinin aksine “Hayat hakkı ve halk sağlığı için lobilere boyun eğmeyen, halkını düşünen lider” olarak mı geçecek?
TARİH ÖYLE YAZMIYOR
Algı operasyonları için kullanılan bütün söylemlerin aksine başıboş köpek itlafı yapan liderler tarihe hiçbir zaman bu şekilde geçmedi. Günümüzde de başıboş köpeklerin sahiplenmediği durumlarda ötenazi uygulamasını sürdüren Avrupa ülkeleri, geçtiğimiz yüzyılda toplu itlaflar ile başıboş köpek sorununu ortadan kaldırdı. Bu ülkeler, sahiplenilmeyen köpekleri ötenazi ile uyutma uygulamasını devam ettiriyor.
ATATÜRK, TARİHE “KÖPEK ÖLDÜREN LİDER” OLARAK GEÇMEDİ
Muhalefetin karşı çıktığı acısız ötenazinin de yer aldığı düzenlemenin daha katısı, Türkiye 1. Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk tarafından verilen karar ile uygulandı.
Resmi Gazete’de 13 Haziran 1932 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan genelgeye göre; “sahipsiz ve maskesiz dolaşan köpeklerin zehirlenerek itlaf edilmesini” kararlaştırdığı görülüyor. Atatürk tarafından verilen bu karar, 2004’de kadar uygulandı.

Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti’nin (Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı) yayımladığı “köpeklere karşı ittihaz edilecek tedbirler” hakkındaki genelgede (tamim) şu maddeler yer alıyor:
Sahipsiz olan bütün köpekler itlaf edilecektir.
Şehir ve kasabalar dahilinde beslenen sahipsiz köpekler, hiçbir surette başı boş olarak mahalle arlarında, çarşı ve pazarda dolaştırılmayacaktır. Dolaştırmak isteyenler hayvanın ısırmasına mahal bırakmamak üzere ağız ve burnuna maske takmaya mecbur tutulacaklardır. Bu hususun şehir ve kasabalar dahilinde belediyeler tarafından neşir ve ilanı ile şiddetli murakabe edilmesi ve muhalif hareket edenler hakkında belediyece ceza tatbik edilmesi icap eder.
Maskesiz görülecek köpeklerin itlaf edileceği de halka tefhim edilecek (duyurulacak) ve bunu müteakip maskesiz dolaştığı görülen köpekler itlaf edilecektir.
Köylerde bulunan sahipli köpekler gündüzleri bir mahalde bağlı olarak bulundurulacak ve ancak geceleri bekçilik işini görebilmeleri için serbest bırakılacaklardır. Bu mecburiyet köy ihtiyar heyeti vasıtası ile bütün köylülere tamim edilecek ve mecburiyete riayet etmeyenlerin köpekleri itlaf edilecektir.
Köpeklerin itlafında kullanılacak zehir masrafı şehir ve kasabalar belediyelerine aittir, Bununla beraber zaruret hissedilecek olursa ve makamı vilayetçe lüzum gösterilirse Vekaletimizce sari (bulaşıcı) hastalıklar tahsisatında muavenette bulunulacaktır. Mahallince münasip görülen yerlerde başı boş kopeklerin kurşunla itlafı daha ameli olur. Tamim muhteviyatının dikkatle takip ve tatbiki eshabının temini ve vilayet dahilinde bu hususta yapılan icraat hakkında Vekalete peyderpey malumat verilmesi ehemmiyetle rica olunur.”
AVRUPA VE DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDE DE ÖTENAZİ UYGULANIYOR
Malum çevrelerin örnek gösterdiği Hollanda’da bile kısırlaştırma sonucu başıboş köpek sorunu ortadan kaldırılmadı. Önce toplu itlafın yapıldığı Avrupa ülkelerinde, sonraki süreçte ciddi tedbirler alınarak başıboş köpek sorunu son buldu. Günümüzde bile ötenazi uygulaması ile başıboş sahipsiz köpekler, bir süre barınaklarda bekletildikten sonra uyutuluyor.
İşte Avrupa ülkelerinde başıboş sokak köpekleriyle ilgili alınan tedbirler…

Haber7 – ÖZEL
Yasal düzenleme çalışmaları devam ederken başıboş köpekler sokaklarda tehlike saçmaya devam ediyor.
23 Mayıs’ta bir açıklama yapan AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “sahipsiz hayvanlara yönelik düzenleme” konusunda Meclis’te gerçekleştirilecek çalışmaları 15 gün kendisinin yürüteceğini, Meclis kapanmadan büyük ihtimalle Kanun Teklifi’nin Meclis Başkanlığı’na sunulacağını söyledi.
HER GÜN YENİ BİR VAKA
Kanun teklifi ile birlikte sokaklarda sıfır başıboş politikası bekleniyor ancak her geçen sürede vatandaşlar, ciddi bir tablo ile karşı karşıya kalıyor. Son 10 günlük süreçte çok sayıda olay gerçekleşti. Yaşanan vakalar, başıboş köpek sorununun ne kadar vahim bir hal aldığını gözler önüne serdi.
Başıboş köpek sorunu nedeniyle 10 günde 23 olay yaşandı. Meydana gelen vakalarda 1 çocuk ölürken 11’i çocuk 27 kişi yaralandı.
İşte son 10 günde yaşanan acı tablo:
2 HAZİRAN
Hatay’ın Arsuz İlçesi Karaağaç mahallesi yolunda denize giren bir çocuğa köpek saldırdı. Bacağından yaralanan çocuk hemen ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı.
Kırıkkale‘de Karşıyaka Mahallesinde tek katlı müstakil evde yaşayan 54 yaşındaki Nurettin Şahinli, sabah saatlerinde güvercinlerini beslemek için dışarıya çıktığı sırada başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Şahinli çevredekilerin müdahalesiyle kurtarıldı.
Samsun‘un İlkadım ilçesi Kışla Mahallesi’nde meydana gelen olayda, dedesi Kamil Çelik’i ziyarete gelen 11 yaşındaki 5. sınıf öğrencisi Gökay Eren, eve giderken sokak köpeklerinin saldırısına uğradı. Köpeklerden kaçarak canını kurtarmak isteyen çocuk, düşerek hastanelik oldu.
1 HAZİRAN
Akşam saatlerinde Şanlıurfa Siverek ilçesine bağlı Kulaksız kırsal mahallesinde gerçekleşen olayda, 50 yaşındaki N.G. isimli kadın başıboş köpeklerin saldırısına maruz kaldı. Mahalle sakinleri tarafından köpeklerin saldırısından kurtarılan kadın, baldırından yaralandı.
Sivas‘ın Şeyh Şamil Mahallesi 80. Sokak’ta bulunan bir çocuk parkında gerçekleşti. 13 yaşındaki E.K., parkta oynarken birdenbire başıboş bir köpek tarafından saldırıya uğradı. Saldırıda sağ bacağından yaralanan E.K., çevredekilerin yardımıyla köpekten kurtarılarak ambulansla Sivas Numune Hastanesi’ne kaldırıldı.
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 60 yaşındaki Z.A. kolundan yaralandı.
31 MAYIS
Ankara’nın Altındağ ilçesi Ali Ersoy Mahallesi’nde parkta yürüyen Vural Kedici adlı bir vatandaş, başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğradı.
Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Ballıca Mahallesi’nde başıboş köpek sürüsü, besi çiftliğine girerek saldırdığı 40 koyun, 55 kaz ve 150 tavuğu telef etti.
30 MAYIS
Muş’un Hürriyet Mahallesi’nde arkadaşları ile sokakta top oynadığı esnada başıboş köpek saldırısına uğrayan 9 yaşındaki Muhammet Hamza Eşim, korkup kaçarken duvardan atlayarak bacağını kırdı.
Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan Şenol Açma isimli vatandaş, 2 metrelik istinat duvarından atlayarak kurtuldu. Vatandaş, saldırıyı küçük sıyrıklarla atlattı.
29 MAYIS
Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Ayakkabıcılar Sitesinde sipariş getiren bir kurye, kendisine saldıran başıboş köpeklere karşı bilye atan havalı tabanca ile kendisini savundu. Manisa Valiliği, kurye hakkında skandal bir şekilde soruşturma başlattı.
Depremden sonra Zonguldak’ta yaşamaya başlayan 80 yaşındaki Malatyalı depremzede Ali Altuntaş başıboş sokak köpeklerin saldırısına uğradı. Elinden yaralanan Altuntaş’ın imdadına komşuları yetişti. Bir yıl içerisinde 8’inci kez benzer olayı yaşadıklarını söyleyen mahalle sakinleri yetkililerden yardım istedi.
Bilecik‘te 8-10 köpekten oluşan sürünün saldırısına uğrayan 84 yaşındaki kadın kaçarken düşerek hastanelik oldu.
Elazığ’ın İcadiye Mahallesi’nde başıboş sokak köpekleri, boğazladıkları kediyi parçaladı.
Nevşehir’de ekmek almaya giderken yaklaşık 10 başıboş köpeğin saldırısına uğrayan 58 yaşındaki Necati Dikici, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.
28 MAYIS
Erzurum’un Oltu ilçesinde başıboş köpeklerin saldırdığı 53 yaşındaki Hülya Altınok’u çevreden yetişen insanlar kurtardı. Oltu karayolları Mahallesi Esen evler kooperatifi önünde 4 başıboş sokak köpeği tarafından saldırıya uğrayan Altınok’un merdivenlerden düşmesi sonucu kolu ve burnu kırıldı.
27 MAYIS
Artvin’in Arhavi ilçesinde başıboş sokak köpekler küçük bir kız çocuğuna saldırması mahalleliyi isyan ettirdi. Belediyeye şikayette bulunan vatandaşlara bir de sözde ‘hayvansever’ grup sataştı. 2 gün sonra mahalleye gelen grup, vatandaşlarla tartışarak huzursuzluk çıkardı.
Adana’nın Kozan ilçesinde otomobil sürücüsünün başıboş köpek kazaya neden oldu. Sürücünün köpeğe çarpmamak için direksiyonu kırması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2’si çocuk 5 kişi yaralandı.
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 yaşındaki Erva Dinç, parkta oyun oynadığı esnada kaydırak altında yatan sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Başıboş köpeklerin ısırdığı minik kız çocuğu, hastaneye götürüldü.
24 MAYIS
Hatay’ın Arsuz ilçesinde sabah sporu için yürüyüşe çıkan 50 yaşındaki Sevda Mazman, başıboş köpeklerin saldırısı sonucu yaralandı. Çevredekilerin müdahalesiyle köpeklerden kurtarılan kadın, hastanedeki ilk müdahalenin ardından taburcu edildi.
23 MAYIS
Mersin’de sürücü anne, önlerine çıkan köpeğe çarpmamak isterken direksiyon hakimiyetini kaybedince araç takla attı. Kazada anne Perihan Çiğdem, baba Barlas Çiğdem, kızları Ceylin Çiğdem (12) ile 2 çocukları da yaralandı. Silifke Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan 6. sınıf öğrencisi Ceylin, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Trabzon’un Araklı ilçesinde ticari taksi sürücüsü köpeğe çarpmamak için manevra yapınca araç takla attı. Yaralanan sürücü ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Arnavutköy Karlıbayır Mahallesi’nde grup halinde dolaşan başıboş sokak köpekleri, çöp konteynırı yanında duran kediye saldırarak parçaladı.
Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısının ardından yaptığı açıklamada; hemen her gün başıboş köpeklerin sebep olduğu bir saldırı, bir yaralanma ya da bir trafik kazası haberi aldıklarını ifade ederek sahipsiz köpeklerin, diğer evcil hayvanlara, koyun-keçi sürülerine, koruma altındaki hayvanlara, geyiklere, alacalara saldırdığı haberlerinin geldiğini söyledi ve “Gelişmiş hiçbir ülkede olmayan bir başıboş köpek sorunumuz var” dedi.
Erdoğan ayrıca asıl amacın başıboş köpeklerin sahiplenilmesi olduğunu söyledi.
SON 5 YILDA KUDUZ VAKALARI NEDENİYLE UYGULANAN KARANTİNALAR
Sokakları mesken tutan köpeklerin saldırıları vatandaşlarımızın canlarına mal olurken binlerce yaralanmalı vaka da gerçekleşti.
Sorunun her geçen gün başka olaylara dönüşmesinin ardından köpek saldırılarının yanında toplum sağlığını riske atan kuduz vakaları da dikkat çekiyor.

Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de son 5 yılda ortaya çıkan tablo, konunun ciddiyetini gözler önüne seriyor. 2019’da 59 ilde 494 kuduz vakası görülürken 2020’de 52 ilde 267 vaka pozitif olarak raporlandı. 2021’de 28 ilde 153, 2022’de 41 ilde 277, geçen yıl 35 ilde 282 vaka rapor edildi. Bu yıl yaklaşık 5 aylık dönemde 21 ilde 50 vakaya rastlandı.
6 AY KARANTİNA UYGULANDI
Sahipsiz hayvanlar ve kuduz vakaları, sadece olaya maruz kalanları değil, bölgede yaşayan insanları da olumsuz etkiledi. Aralarında Gaziantep, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Erzurum ve Bursa’nın da bulunduğu illerin belli bölgelerinde son 5 yılda karantina süreçleri uygulandı.
Son olarak şubat ayında Gaziantep’in İslahiye ilçesi Kazıklı Mahallesi’nde sahipsiz köpeklerin vatandaşlara saldırması üzerine 6 aylık karantinaya gidildi. Yolbaşı Mahallesi’nde de vatandaşlara saldıran köpeklerin kuduz hastalığı taşıdığının belirlenmesi üzerine 24 Mayıs’ta 6 aylık karantina uygulaması başlatıldı.
Şırnak’ın Uludere ilçesi Ortasu Köyü, geçen yıl tespit edilen kuduz vakası nedeniyle 5 Nisan’a kadar karantinada kaldı.

2023’TE KUDUZ VAKASI ARTTI
Dünya Sağlık Örgütü tarafından Türkiye’nin kuduz riski açısından yüksek kategoride tanımlandığına işaret eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, şu şekilde konuştu;
“Birçok ülke, ülkemize gelecek vatandaşlarına kuduz riskine ve başıboş köpeklerden kaynaklı tehlikelere karşı seyahat uyarısı yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, evcil hayvanlar da dahil olmak üzere 2018-2022 yılları arasında kuduz riskli temas sayısı ortalama 267 bin iken, 2023’te bu sayı iki katına yakın artarak 438 bine ulaşmıştır. Bu tablonun insan hayatı ve sağlığı açısından ürkütücü boyutlarda olduğu aşikardır.”
Yumaklı, İçişleri Bakanlığı verilerine göre son 5 yılda hayvana çarpmayla gerçekleşen 3 bin 534 trafik kazasında, 55 ölüm ve 5 bin 147 yaralanma vakasının kayıtlara geçtiğini aktararak, “Bu soruna dair son günlerde kamuoyunda yapılan sağduyulu tüm tartışmalar, görüş ve öneriler, doğru çözüme ulaşmak için son derece değerlidir. Bilim insanları başta olmak üzere, konunun uzmanlarının gerçekçi çözüm önerileri ve vatandaşımızın desteği ile ülkemizin bu sorunun da üstesinden geleceğine inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı.
HABER7
AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başıboş köpek sorunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Hemen hemen her gün başıboş köpeklerin sebep olduğu bir saldırı, bir yaralanma ya da bir trafik kazası haberi aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Keçiören’de Tunahan çocuğumuz köpekler tarafından parçalandı. Antalya Serik’te Mahra kızımız köpek saldırısından kaçarken kamyonun altında kaldı ve hayatını kaybetti. Bitlis Adilcevaz’da 10 yaşındaki Mustafa evladımız kuduza bağlı olarak maalesef acılar içinde can verdi. Muş’ta, 79 yaşındaki Medine teyzemiz yine köpekler tarafından yaralandı. Daha çok sayıda böyle örnek var.” dedi.
Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği mağdurlar kim?
KÖPEKLER TARAFINDAN FECİ ŞEKİLDE KATLEDİLDİLER
Başıboş köpekler son yıllarda yüzlerce ölüm ve yaralanmaya sebep olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada bazı örnekler verdi. Erdoğan; Ruken Kolcu, Mahra Melin Pınar, Mustafa Erçetin, Tunahan Yılmaz ve Medine Kızıltaş‘ın yaşadıkları köpek saldırılarına dikkat çekti.
BAŞIBOŞ KÖPEKLER KÜÇÜK RUKEN’İ YEDİ
Ruken Kolcu (6):
Van’ın Tuşba ilçesinin Beyüzümü Mahallesi’nde sabah saatlerinde köpeklerin saldırısına uğrayan 6 yaşındaki Ruken Kolcu, yaklaşık 20 başıboş köpek tarafından adeta yenildi. Evlerinin 500 metre ilerisinde başıboş köpeklerin paramparça ettiği küçük Ruken, babası tarafından bulundu.

KÖPEKLERİN KOVALADIĞI MAHRA, 23 GÜNLÜK HAYAT SAVAŞINI KAYBETTİ
Mahra Melin Pınar (9):
Antalya’nın Belek Mahallesi’nde 5 Mart 2022’de başıboş köpeklerin kovaladığı 9 yaşındaki Mahra Melin Pınar, kamyonun çarpması sonucu ağır yaralandı. Yoğun bakıma alınan küçük Mahra, 23 gün süren hayat mücadelesini kaybetti.
KUDUZ OLAN KÜÇÜK MUSTAFA VEFATINA KADAR UYUTULDU
Mustafa Erçetin (10):
Bitlis’in Adilcevaz ilçesi Göldüzü köyünde oturan Mustafa Erçetin ile Polat Ergün (10), başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Bitlis Adilcevaz Onkoloji Hastanesi‘ne kaldırılan 2 çocuk, 21 Ekim’de kuduz şüphesiyle Hacettepe İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’ne sevk edildi. Mustafa Erçetin‘e kuduz tanısı konurken, Polat Ergün’de olumsuz bir duruma rastlanmadı. Yoğun bakım ünitesinde alınan ve vefatına kadar uyutulan küçük Mustafa, 9 Kasım günü hayatını kaybetti.

TRAVMASI HALA GEÇMEDİ, KONUŞMAKTA ZORLANIYOR
Tunahan Yılmaz (10):
7 Aralık’ta Ankara’nın Keçiören ilçesinde okula gitmek için evden çıkan ancak başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan Yılmaz, ağır yaralandı. Yoğun bakıma alınan ve 6 ameliyat geçiren küçük Tunahan’ın babası Halil Yılmaz’ın olayın ardından yaptığı “Çocuğumun vücudun çoğu yerinde et kalmamış. Yemişler çocuğumu abi” açıklaması yürekleri dağladı.
Uzun süre tedavi ve zorlu ameliyat süreçlerinden geçen Tunahan Yılmaz, evine gönderildi. Vücudunun büyük bir bölümü hala sargıda olan ve hala travma yaşayan küçük Tunahan’ın konuşmakta zorluk çektiği öğrenildi. Küçük Tunahan’ın hala fizik tedavi sürecinin devam ettiği belirtildi.
YAŞLI KADININ BİR ANDA ETRAFINI SARDILAR
Medine Kızıltaş (79):
Muş’un Varto ilçesinde etrafını saran başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan Medine Kızıltaş, komşuları tarafından kurtarıldı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Kızıltaş, hastaneye kaldırıldı. Tedavisi yapılarak taburcu edilen Kızıltaş’ın yaşadığı korku dolu anlar, bir evin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.
HABER7
AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başıboş köpek sorunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Hemen hemen her gün başıboş köpeklerin sebep olduğu bir saldırı, bir yaralanma ya da bir trafik kazası haberi aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Keçiören’de Tunahan çocuğumuz köpekler tarafından parçalandı. Antalya Serik’te Mahra kızımız köpek saldırısından kaçarken kamyonun altında kaldı ve hayatını kaybetti. Bitlis Adilcevaz’da 10 yaşındaki Mustafa evladımız kuduza bağlı olarak maalesef acılar içinde can verdi. Muş’ta, 79 yaşındaki Medine teyzemiz yine köpekler tarafından yaralandı. Daha çok sayıda böyle örnek var.” dedi.
Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği mağdurlar kim?
KÖPEKLER TARAFINDAN FECİ ŞEKİLDE KATLEDİLDİLER
Başıboş köpekler son yıllarda yüzlerce ölüm ve yaralanmaya sebep olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada bazı örnekler verdi. Erdoğan; Ruken Kolcu, Mahra Melin Pınar, Mustafa Erçetin, Tunahan Yılmaz ve Medine Kızıltaş‘ın yaşadıkları köpek saldırılarına dikkat çekti.
BAŞIBOŞ KÖPEKLER KÜÇÜK RUKEN’İ YEDİ
Ruken Kolcu (6):
Van’ın Tuşba ilçesinin Beyüzümü Mahallesi’nde sabah saatlerinde köpeklerin saldırısına uğrayan 6 yaşındaki Ruken Kolcu, yaklaşık 20 başıboş köpek tarafından adeta yenildi. Evlerinin 500 metre ilerisinde başıboş köpeklerin paramparça ettiği küçük Ruken, babası tarafından bulundu.

KÖPEKLERİN KOVALADIĞI MAHRA, 23 GÜNLÜK HAYAT SAVAŞINI KAYBETTİ
Mahra Melin Pınar (9):
Antalya’nın Belek Mahallesi’nde 5 Mart 2022’de başıboş köpeklerin kovaladığı 9 yaşındaki Mahra Melin Pınar, kamyonun çarpması sonucu ağır yaralandı. Yoğun bakıma alınan küçük Mahra, 23 gün süren hayat mücadelesini kaybetti.
KUDUZ OLAN KÜÇÜK MUSTAFA VEFATINA KADAR UYUTULDU
Mustafa Erçetin (10):
Bitlis’in Adilcevaz ilçesi Göldüzü köyünde oturan Mustafa Erçetin ile Polat Ergün (10), başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Bitlis Adilcevaz Onkoloji Hastanesi‘ne kaldırılan 2 çocuk, 21 Ekim’de kuduz şüphesiyle Hacettepe İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’ne sevk edildi. Mustafa Erçetin‘e kuduz tanısı konurken, Polat Ergün’de olumsuz bir duruma rastlanmadı. Yoğun bakım ünitesinde alınan ve vefatına kadar uyutulan küçük Mustafa, 9 Kasım günü hayatını kaybetti.

TRAVMASI HALA GEÇMEDİ, KONUŞMAKTA ZORLANIYOR
Tunahan Yılmaz (10):
7 Aralık’ta Ankara’nın Keçiören ilçesinde okula gitmek için evden çıkan ancak başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan Yılmaz, ağır yaralandı. Yoğun bakıma alınan ve 6 ameliyat geçiren küçük Tunahan’ın babası Halil Yılmaz’ın olayın ardından yaptığı “Çocuğumun vücudun çoğu yerinde et kalmamış. Yemişler çocuğumu abi” açıklaması yürekleri dağladı.
Uzun süre tedavi ve zorlu ameliyat süreçlerinden geçen Tunahan Yılmaz, evine gönderildi. Vücudunun büyük bir bölümü hala sargıda olan ve hala travma yaşayan küçük Tunahan’ın konuşmakta zorluk çektiği öğrenildi. Küçük Tunahan’ın hala fizik tedavi sürecinin devam ettiği belirtildi.
YAŞLI KADININ BİR ANDA ETRAFINI SARDILAR
Medine Kızıltaş (79):
Muş’un Varto ilçesinde etrafını saran başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan Medine Kızıltaş, komşuları tarafından kurtarıldı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Kızıltaş, hastaneye kaldırıldı. Tedavisi yapılarak taburcu edilen Kızıltaş’ın yaşadığı korku dolu anlar, bir evin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.
Haber7 – ÖZEL
Başıboş köpek terörüne karşı TBMM harekete geçerken bazı gruplar organize olmuşçasına yapılacak kanuna karşı çıkıyor.
İletişim Başkanlığı’nın yaptığı ankete göre vatandaşların yüzde 83,6’sı başıboş köpek sorununun çözümünü isterken yüzde 80,4’ü “Barınaklara yerleştirilmeli, sahiplenilmeyen ve hasta olanlar uyutulmalı” talebinde bulunuyor. Azınlıkta kalan gruplar ise kısırlaştırmayı savunuyor.
Peki kısırlaştırma ile başıboş köpek sorunun çözümü mümkün mü?
UZMAN İSİM AÇIKLADI: KISIRLAŞTIRMA İMKANSIZ!
Başıboş köpek sorunu ile ilgili Haber7’ye değerlendirmelerde bulunan Erzurum Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu, kısırlaştırmanın imkansız olduğunu dile getirdi.
Kısırlaştırmanın imkansız olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu, “Kısırlaştırma oyalamadır, 20 yıldır oyalanıyoruz.” diye konuştu.
Dünyada Hindistan dışında hiçbir ülkenin ‘kısırlaştır-yerinde yaşat’ metodunu uygulamadığını söyleyen Prof. Sabuncuoğlu, “Şili’deki büyük depremde evden kaçıp bir bölgede üreyen 3 bin başıboş köpek, Rusya Buryati Cumhuriyeti’ndeki 2 bin başıboş köpek, 2013’te Romanya’nın Bükreş şehrindeki 65 bin başıboş köpek kısırlaştırılmadı. Bu ülkeler ‘sahiplendir-uyut’ modeli ile sıfır başıboş köpek politikası güttü.” diye konuştu.

TÜRKİYE O TRENİ KAÇIRDI
Kısırlaştırma ile popülasyon kontrolünün imkansız olduğunu kaydeden Sabuncuoğlu, “Türkiye’de kısırlaştırma treni 2006-2007 yıllarında kaçmıştı. Sonrasında hızla büyüyen ve şu an 4-10 milyon arası olduğu tahmin edilen bir popülasyonu kısırlaştırma ile kontrol etmek imkansız.” dedi.
BU UYGULAMANIN YAPILDIĞI HİNDİSTAN’DA 20-30 BİN KUDUZ ÖLÜMÜ VAR
Kısırlaştırma-yerinde yaşat uygulamasının sadece Hindistan’da uygulandığını ve orada da on binlerce kuduz vakasının yaşandığını belirten Sabuncuoğlu, “’Kısırlaştır-yerinde yaşat’ metodu, sadece Hindistan gibi kendini kandıran ve yılda 20-30 bin kuduz ölümünün yaşandığı bir ülkede yürürlükte. Kısırlaştırıp sokağa bıraktığınız hayvan, aynı şekilde ısırmaya, saldırmaya, hastalık taşımaya devam edecektir.” ifadesinde bulundu.
ONLARCA YIL KISIRLAŞTIRMA YAPILSA BİLE KABUS DEVAM EDER
Kısırlaştırma politikasının onlarca yıl alabileceğini kaydeden Prof. Sabuncuoğlu, “Dünyada böyle bir örnek yok, ancak en iyi niyetli tahminlerde bile, minimum 15-20 yıl boyunca kısırlaştırma yapılsa bile mevcut köpek sayısının artışıyla, yaşadığımız kâbus devam edecek demektir.” diye konuştu.
BİR ÇİFT KÖPEK, 3-5 YILDA 50-60 BİN KÖPEK DEMEK!
Köpeklerin yılda 2 kere doğurduğunu, her doğumda ortalama 6-8 yavru doğurduğunu belirten Sabuncuoğlu, popülasyon artışında korkunç bir ivme olduğunu gözler önüne serdi. Sabuncuoğlu, “Popülasyon ‘üstel’ büyüme gösteriyor. Bir doğumda çok sayıda hayvan doğabiliyor. Bir çift dişi ve erkek köpek, 3-5 sene içerisinde, 50-60 bin hayvan demek. Böyle devam ederse, 40-50 milyon başıboş köpek sokaklarımızda olacak.” ifadelerinde bulundu.

VETERİNER HEKİMLİĞİ İNSAN İÇİN VARDIR!
Halk sağlığı için atılan adıma tepki gösteren ve “Yasa çıksa da ötanazi yapmayacağız” diyen Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin (TVHB) yaklaşımını eleştiren Prof. Sabuncuoğlu, “Veteriner hekimliği insan ve halk sağlığı için vardır” ifadesinde bulundu.
“Veteriner hekimliği yemini halk sağlığını önceler” diyen Prof. Sabuncuoğlu, “Veteriner hekimlik mesleği ve yemini, veteriner bilimleri, diğer sağlıkla ilgili bilim dalları gibi, en önce insan ve halk sağlığı, hayvandan insana geçen hastalıkların (zoonoz) engellenmesi, gıda sağlığı ve güvenliği için vardır.” diye konuştu.
EVCİL HAYVANIN SOKAKTA OLAMAYACAĞINI EN ÇOK VETERİNER HEKİMLER BİLİR
TVHB yönetiminin açıklamasının bilim dışı ve mesleğin amacına aykırı olduğunu kaydeden Prof. Sabuncuoğlu, tepkisini şöyle dile getirdi:
“Evcil hayvanın sokakta yaşayamayacağını, evcil hayvanın yerinin on binlerce yıldır, sokak olmadığını, en çok biyologlar ve veteriner hekimler bilir. TVHB yönetiminin, ‘Sokakta yanındayım’ gibi bilim dışı bir söylemle gündeme gelmesi şaşırtıcıdır, mesleğin amacına, etik standartlarına aykırıdır. Halkın sağlığı ve güvenliği açısından, meslek üyeleri tarafından da kabul edilemeyen talihsiz bir açıklamadır.”
İNSAN HAYATINI İŞLEM ÜCRETİYLE KIYASLAMAK ETİK DIŞIDIR
TVHB yönetiminin maliyet açısından da gerçek dışı ifadelerde bulunduğunu söyleyen Sabuncuoğlu, kısırlaştırmanın daha maliyetli olduğunu söyledi. Ancak bu kıyaslamanın da etik dışı olduğunu vurgulayan Prof. Sabuncuoğlu, şöyle konuştu:
“Günde 1200 insanın ısırıldığı, parçalandığı, hatta hayatını kaybettiği bir şartta, işlem ücretlerini mevzu bahis etmek, kıyaslamak, etik dışı bir söylemdir.”
BU SÖYLEM, ‘İNSANLAR ÖLSÜN, RANT SÜRSÜN’ DEMEKTİR
“Kısırlaştır-sokağa geri bırak insanlar ölsün, rant sürsün demektir.” diyen Sabuncuoğlu, sözlerine şu ifadeleri ekledi:
“Devlet ve millet karar verdi. Türkiye, sıfır başıboş köpek politikası uygulayacak. Gelişmişliğin, uygarlığın gerekliliği budur. Kuduz ülkesi listesinden çıkmanın tek yolu budur.”
Haber7 – ÖZEL
Başıboş köpek sorunu çığırından çıkarken Meclis soruna yönelik adımlar atmak için harekete geçtiği öğrenildi.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu‘nu yanlış yorumlayan belediyelerin başıboş köpekleri toplamaması nedeniyle yaşanan ölüm ve yaralanmalara önlem almak için TBMM, kanunu yeniden düzenlemek için harekete geçti.
Avrupa’daki kanunların örnek alınacağı belirtilirken Avrupa ülkelerinin başıboş köpek sorununa yaklaşımının incelendiği kaydedildi.
Peki başta örnek gösterilen Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri başıboş köpek sorununu nasıl çözdü? Kuduz, kist hidadik, uyuz gibi hayvan kaynaklı hastalıklara nasıl önlem aldı? İşte cevabı…
AVRUPA’DA BAŞIBOŞLUĞA İZİN YOK!
Avrupa ülkeleri, sokaklarında başıboş hayvana izin vermiyor. Bazı Avrupa ülkeleri, doğal dengenin bozulmasına yol açtığı gerekçesiyle kuşların beslenmesine bile müsaade etmiyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerdeki başıboş köpekler sokaklardan toplanırken sahipli köpeklerin başıboş bırakılmasına ve çevreye bırakılan dışkı nedeniyle ağır yaptırımlar ve cezalar uygulanıyor.
KISIRLAŞTIRMADA ÖRNEK GÖSTERİLEN HOLLANDA, SORUNU BÖYLE ORTADAN KALDIRDI
Önceki dönemlerde köpek sahibi olmanın bir statü sembolü olduğu Hollanda’da 1875 yılında başlayan kuduz salgını büyük korkuya neden oldu. Hollandalıların köpeklerini terk etmesiyle birlikte sokaklarda başıboş köpek yoğunluğu yaşandı. Halk sağlığını tehdit eden başıboş köpeklerin artışının ardından Hollanda, o dönem çok sıkı tedbirler ve ağır yaptırımlar uyguladı.
ÖNCE İTLAF, SONRA KISIRLAŞTIRMA
Bazı çevrelerce örnek gösterilen Hollanda’nın başıboş köpek sorununu kısırlaştırma ile çözdüğü öne sürülüyor. Ancak iddiaların aksine Hollanda, günümüzdeki kısırlaştırma politikasından önce köpeklerin nüfusunu belli bir düzeye indirdiği ve başıboş köpekleri itlaf ettiği vurgulanıyor.
1875’te sık görülen kuduz vakaları nedeniyle Hollanda devleti, önce sokaklardaki başıboş ve sahipsiz bırakılan köpekleri itlaf etti. Ardından başıboşluğu bitirmeyi amaçlayan bir köpek vergisi getirdi. Sahipli köpekler ise kısırlaştırılarak hayvan nüfusu kontrol altına alındı. Sahibi ölen veya çeşitli nedenlerle sahipsiz kalan köpekler de barınaklara alındı.
1911 yılında çıkarılan yeni bir yasa ile taşımacılık için kullanılan köpeklerin izne tabi olması ve ağızlık kullanılması zorunlu hale geldi.
1875 ve 1911 yılındaki uygulamaları sonucu Hollanda, 1923 yılında kuduz vakalarını tamamen bitirdi.
TASMA VE AĞIZLIK TAKMA ZORUNLULUĞU
1962 ve 1963 yılında görülen kuduz vakaları sonucunda Hollanda’da hükumet daha kesin ve kararlı adımlar atmaya başladı. Bütün köpeklerin istinasız tasma ve ağızlık takmasına ve başıboş köpeklerin ortadan kaldırılmasına karar verildi.
1967, 1972 ve 1979 yıllarında yasa dışı yollarla ithal edilen köpekler nedeniyle yeni kuduz vakaları ortaya çıktı. Almanya ve Belçika sınırında tilkilerde tespit edilen kuduz vakalarına karşı tilki avı başlatıldı. Bu süreçte sokakta bulunan sahipsiz başıboş köpekler vurularak sayıları kontrol altına alındı. Hollanda’da 1988 ile 2012 yılları arasında yalnızca 2 kuduz vakası kaydedildi ve bu iki vakada da kişilerin yurt dışında enfekte olduğu belirlendi.
SIFIR BAŞIBOŞ KÖPEK POLİTİKASI
Sıfır başıboş köpek politikasını katı bir şekilde uygulayan Hollanda’da her yıl 5 bin köpek barınaklara giriyor. Ülkede toplanan köpekler öncelikle sahiplendirilmeye çalışılıyor. Sahiplendirilemeyenler ise veterinerlerin verdiği onayla uyutuluyor.
Hollanda‘da barınaklardan sahiplendirme teşvik ediliyor. Bu kapsamda sahiplendirme, satın almadan daha az maliyetli ve avantajlı olarak sunuluyor.
KİST HİDATİK HASTALIĞINA ÖNLEM: KÖPEK DIŞKISINA 140 EURO CEZA
Hollanda’da köpek sahiplerinde yıllık 120 euro vergi alınıyor. Adeta kanser gibi vücudu saran kist hidatik hastalığına neden olan köpek dışkısını yerden almayan sahiplere 140 euro ceza uygulanıyor.
İNGİLTERE’DE SAHİPLENİLMEZSE KÖPEKLER UYUTULUYOR
İngiltere’de başıboş ve sahipsiz köpeklerin sokaklarda dolaşmasına izin verilmiyor. Özel ekipler aracılığıyla toplanan başıboş köpekler, öncelikle 7-8 gün bir barınakta tutularak sahibinin bulunması sağlanıyor. Sahiplendirilmeyen köpekler, veteriner kararıyla da uyutulabiliyor.
AĞIZLIKSIZ VE TASMASIZ DOLAŞTIRMAYA AĞIR YAPTIRIM
Ayrıca İngiltere‘deki sahipli köpekler bile, sahipleri tarafında ağızlıksız ve tasmasız toplum içerisine çıkarılamıyor. Çıkarıldığı takdirde ağır cezalara mahkum ediliyor.

KÖPEK DIŞKISINI ALMAYANA 1000 STERLİNE KADAR PARA CEZASI
Kist hidatik gibi sağlık sorunlarına önlem almayı hedefleyen İngiltere, sokaklarda veya parklarda köpeğinin dışkısını toplamayan sahiplere ise 1000 sterlin para ceza veriyor. Köpeklerin trafik kazaları da dahil başka İngiliz vatandaşlarına zarar vermesi durumunda devlet tarafından ağır tazminat cezaları uygulanıyor. Köpeklerin terk edilmesine yönelik de ağır cezalarla sahipler cezalandırılıyor.

ABD VE DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNDE BAŞIBOŞLUĞA İZİN YOK!
Türkiye’de başıboş sokak köpeklerinin sokaklarda yaşamasına destek veren Avrupa ülkeleri, kendi halkının güvenliği için sokaklarda başıboşluğa izin vermiyor. Avrupa ülkelerinde başıboş hayvanlar için çok katı kurallar uygulanıyor.
İşte o Avrupa ülkelerdeki uygulamalardan bazıları:
Fransa: Hayvanını sokağa terk eden, 3 yıl hapis ve 45 bin euro cezaya çarptırılıyor. Zorunlu olduğu halde köpeğini tasmasız gezdiren evcil hayvan sahiplerine 38 avro, eğer köpeği “tehlikeli” türler kategorisinde ise 150 avroya kadar ceza veriliyor. Sokakta başıboş gezen köpeklerin toplanmasından ve bakımından kanunen belediyeler sorumlu. 8 iş günü sonunda sahibi bulunamayan veya sahibi tarafından alınmayan köpekler, “terk edilmiş” ilan ediliyor. Veteriner tarafından gerek duyulduğu takdirde başıboş köpek uyutuluyor. Barınakların maliyetlerinin tamamı ise gönüllüler tarafından karşılanıyor.
Almanya: Başıboş köpeklerin yasak olduğu ülkede sahiplendiği hayvanı sokağa bırakana 25 bin euro ve 3 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor. Almanya’da evcil köpek besleyenler 72 ila 186 avro arasında köpek vergisi ödemek zorunda. Eğer köpek “tehlikeli” köpek türü arasında yer alıyorsa bu vergi daha da yükselebiliyor. Barınaklardaki maliyetin çoğunluğu vatandaşa ait. Belediyeler sadece yüzde 25’ini finanse ederken, halk toplanan rakamın yüzde 75’ini bağış olarak iletiyor.
İtalya: Yasaların katı bir şekilde uygulandığı ülkede Fransa’ya benzer bir uygulamada bulunuyor. Ülkede bir vatandaş sahiplendiği hayvanı sokağa terk ederse 10 bin euro para cezasına çarptırılıyor. 7 günlük süre zarfında eğer yuva bulunmazsa veterinerlerce başıboş köpeklerin uyutulmasının önü açılıyor.
ABD: Kedi ve köpeklerin sokaklarda başıboş dolaşması, köpeklerin sokaklarda tasmasız dolaştırılması ve başkalarının özel mülklerine girmesi yasak. Eyaletlerde hayvan koruma birimleri, ihbar üzerine gittikleri yerlerde ya da yaptıkları devriyelerde sokaklarda sahipsiz köpek bulurlarsa, bu hayvanları barınaklara götürüyor. Sahipleri bulunursa köpekler bu kişilere veriliyor, aksi takdirde sahiplendirilmek üzere barınaklarda tutuluyor. Uzun süre sahiplendirilmeyen köpekler uyutuluyor. Tasmasız bir köpek birine zarar verirse ortaya çıkan zarara göre dava açılabiliyor ve zararın tümü hayvan sahibinden tazmin edilebiliyor. Barınaklara her yıl 6,5 milyon civarında başıboş sokak hayvanı getiriliyor. Bu hayvanların sahiplendirilemeyen yaklaşık 3 milyonu itlaf ediliyor.
____________
TÜRKİYE’YE SEYAHAT EDECEK VATANDAŞLARINI UYARIYORLAR
ABD ve İngiltere, Türkiye’yi ‘kuduz riski yüksek ülkeler‘ listesinde bulunduruyor. İki ülke, Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşları için başıboş köpeklerin saldırıları ve kuduz hastalığına yönelik uyarılarda bulunuyor.



____________
TÜRKİYE “KUDUZ RİSKİ YÜKSEK ÜLKELER” ARASINDA
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, kuduz hastalığı konusunda Türkiye en riskli ülkeler arasında bulunuyor.

Haber7 – ÖZEL
Gün geçtikçe büyüyen başıboş köpek sorunu ölüm ve yaralanmaların nedeni olmaya devam ediyor.
Ölüm ve yaralanmaların artması sonucu tepkilerin yoğunlaştığı sorun ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme alan Sabah Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan, başıboş köpek sorununa yönelik geçici tedbirlerin hiçbir işe yaramadığını bunun yerine kalıcı çözümlere başvurulması gerektiğini belirtti.
Başıboş köpek meselesinin ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini kaydeden Kaplan, “İnsanımızı nasıl koruyacağız?” başlıklı yazısında şu ifadelerde bulundu:
“BU MEDENİ BİR ÜLKEDE OLACAK İŞ MİDİR?”
“Şerife Arısan, 72 yaşında bir kadındı. Adana’da belki de on yıllardır yaptığı gibi tarlasına gidip soğan başağı toplamak için seher vakti evinden çıktı. Amacı sıcak havadan etkilenmeden evine dönmekti. Ancak başıboş köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Altı çocuk annesi Şerife Teyze, tam yarım saat boyunca vahşi biçimde parçalanarak can verdi. Şerife Teyze, köpek saldırısı sonucu hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan tek kişi değil. Mustafa Topal, Metin Demir, Dudu Berk, Hamide Demir, Enes Koca, Arda Doruk, Çiçek Boztaş ve diğerleri köpek saldırıları sonucu kaybettiğimiz vatandaşlarımızdan bazıları.
“Mağdurun yaşı veya şehri fark etmiyor; insanımız ölüyor. Ülkemizde son altı ayda 100’den fazla köpek saldırısı yaşanmış. Eminim bir bu kadar da raporlanmayan, haberlere geçmeyen saldırı söz konusudur. Köpek sürüleri evlatlarımızı çevreleyip paramparça ederek yiyor ya da onlara zarar gelene dek peşlerinden koşuyor. Bu medeni bir ülkede olacak iş midir?”
“SORUN TÜM TÜRKİYE’YE YAYILDI!”
Yukarıdaki soruyu soralı iki sene olmuş ve değişen hiçbir şey yok. Artık insanlara, hayvancılık için beslenen büyük ya da küçükbaşlara, kümes hayvanlarına saldıran sokak köpekleri var. Sokakların köpekler tarafından istila edilmesinin tek olumsuz etkisi yaşanan bu saldırılar da değil. Özellikle hastane, market, çocuk parkları gibi bölgelerdeki hijyen sıkıntıları, kist hidatik gibi hastalıkların da artmasına neden oldu. Ve bu sorun tüm Türkiye’ye yayılmış durumda…
“YASAYI İŞLEVSİZ HALE GETİRDİ!”
Aslında Türkiye’de sokak hayvanlarına yönelik çıkarılan yasalarda görünürde bir sorun yok. Hollanda’nın başıboş sokak hayvanları sorununu çözmek için uyguladığı ve başarılı olduğu “Topla, Bakımını Yap, Aşıla, Aldığın Yere Bırak” yönteminden bahsediyorum. Fakat yasa çıktığından bu yana hem hayvan sahiplerinin sokağa hayvan bırakması, hem belediyelerin görevlerini yerine getirmeyerek köpekleri toplayıp başka belediyelerin sınırlarına bırakması hem de barınaklardan sahiplenmek için alınan köpeklerin tekrar sokaklara salınması gibi nedenler bu yasayı işlevsiz hale getirdi
Artık geldiğimiz noktada, geçmişte yapılan yanlışların üzerinde tepinmenin sorunu çözme noktasında bize bir faydası olmadığı kesin. Ulusal güvenlik sorunu hâline gelen bu durumdan kurtulmak için atılacak adımlara bir an önce karar verip uygulamaya geçmek gerekiyor. Bu sorunla geçmişte uğraşan ve çözen ülkelerin yöntemlerini hızlıca uygulamaya almamız lazım.
KAPLAN’DAN ÇÖZÜM ÖNERİSİ İÇİN ÇAĞRI
Örneğin İngiltere’de, sokaklardaki köpekler toplanıp bakımevlerinde tedavisi ve bakımı yapıldıktan sonra sahiplenilmesi için bir hafta bekleniliyor. Sahiplenilmeyen köpekler de uyutuluyor. Bu süre bir aya kadar da uzatılabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaletlerinde veya Almanya’da da benzeri uygulamaların söz konusu olduğunu görebilirsiniz. Fakat bu uygulamada da Türkiye’de milyonları geçen köpeklere sahip çıkacak barınakların ne kadar sürede yapılacağı, toplanma işleminin ne kadar sürede gerçekleşeceği sorunları ortada duruyor
Çözüm içinse şu ön kabulü çekinmeden söylemek zorundayız: Eşrefi mahlukat olan insanın canı, herhangi bir başka canlıyla tartıya çıkartılamaz. Seküler ve evrimci bir nokta-i nazardan bakıyorsanız da bu gerçek değişmez. Merhamet çerçevesinden bakıyorsanız da Mahra Pelin ya da Şerife Teyze’den esirgenen merhamet konumuz dışıdır. İnsan hayatının değerinde anlaştıktan sonra, başıboş köpekler için bir aşılama ve sahiplendirme seferberliği ilan edebiliriz. Ayrıca sorumsuz sahiplerin köpekleri sokağa geri bırakmasını akıllara dahi getirmesinin önüne geçecek denetim mekanizmaları kurulup cezalar getirilebilir.
“İNSANIMIZI NASIL KORUYACAĞIZ?”
Ne var ki başıboş köpek sorununun nasıl çözüleceği sorusu hep aynı noktaya geliyor. Sahipsiz köpeklere aşı ve bakım, sahiplenme için bekleme süresi ve sonuç yoksa uyutmak… Bu gerçeği geciktirmek hem popülasyonu hızla artan köpeklere hem de hayatı tehlikede olan insanlara haksızlık olacak. Şayet bu yanlışsa, farklı düşünenlerden kalıcı ve gerçekçi çözüm önerileri duymak isteriz, linç ve slogan değil. Başlıktaki soruyu hepimiz dert etmeliyiz: İnsanımızı nasıl koruyacağız?
|
YASAL DÜZENLEME ŞART! Başıboş köpek sorununun büyümesinde 5199 sayılı kanunun neden olduğu belirtiliyor. Çözümsüzlüğe neden olan ve değiştirilmesi talep edilen 5199 sayılı kanunun 6. maddesini dayanak alan belediyeler, saldırgan olsa bile başıboş köpekleri 10 günlük sözde bir ‘rehabilitasyon’dan geçirip tekrar alındığı yere bırakıyor. Belediyelerin takıldığı 6. maddede şu ifadeler yer alıyor: “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” Vatandaşlar yasanın iptali için çağrıda bulunurken konuyla ilgili konuşan hukukçular ise kanunun değişmesinin gerektiğine vurgu yapıyor. |
Haber7 – ÖZEL
Gün geçtikçe büyüyen başıboş köpek sorunu ölüm ve yaralanmaların nedeni olmaya devam ediyor.
Ölüm ve yaralanmaların artması sonucu tepkilerin yoğunlaştığı sorun ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme alan Sabah Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan, başıboş köpek sorununa yönelik geçici tedbirlerin hiçbir işe yaramadığını bunun yerine kalıcı çözümlere başvurulması gerektiğini belirtti.
Başıboş köpek meselesinin ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini kaydeden Kaplan, “İnsanımızı nasıl koruyacağız?” başlıklı yazısında şu ifadelerde bulundu:
“BU MEDENİ BİR ÜLKEDE OLACAK İŞ MİDİR?”
“Şerife Arısan, 72 yaşında bir kadındı. Adana’da belki de on yıllardır yaptığı gibi tarlasına gidip soğan başağı toplamak için seher vakti evinden çıktı. Amacı sıcak havadan etkilenmeden evine dönmekti. Ancak başıboş köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Altı çocuk annesi Şerife Teyze, tam yarım saat boyunca vahşi biçimde parçalanarak can verdi. Şerife Teyze, köpek saldırısı sonucu hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan tek kişi değil. Mustafa Topal, Metin Demir, Dudu Berk, Hamide Demir, Enes Koca, Arda Doruk, Çiçek Boztaş ve diğerleri köpek saldırıları sonucu kaybettiğimiz vatandaşlarımızdan bazıları.
“Mağdurun yaşı veya şehri fark etmiyor; insanımız ölüyor. Ülkemizde son altı ayda 100’den fazla köpek saldırısı yaşanmış. Eminim bir bu kadar da raporlanmayan, haberlere geçmeyen saldırı söz konusudur. Köpek sürüleri evlatlarımızı çevreleyip paramparça ederek yiyor ya da onlara zarar gelene dek peşlerinden koşuyor. Bu medeni bir ülkede olacak iş midir?”
“SORUN TÜM TÜRKİYE’YE YAYILDI!”
Yukarıdaki soruyu soralı iki sene olmuş ve değişen hiçbir şey yok. Artık insanlara, hayvancılık için beslenen büyük ya da küçükbaşlara, kümes hayvanlarına saldıran sokak köpekleri var. Sokakların köpekler tarafından istila edilmesinin tek olumsuz etkisi yaşanan bu saldırılar da değil. Özellikle hastane, market, çocuk parkları gibi bölgelerdeki hijyen sıkıntıları, kist hidatik gibi hastalıkların da artmasına neden oldu. Ve bu sorun tüm Türkiye’ye yayılmış durumda…
“YASAYI İŞLEVSİZ HALE GETİRDİ!”
Aslında Türkiye’de sokak hayvanlarına yönelik çıkarılan yasalarda görünürde bir sorun yok. Hollanda’nın başıboş sokak hayvanları sorununu çözmek için uyguladığı ve başarılı olduğu “Topla, Bakımını Yap, Aşıla, Aldığın Yere Bırak” yönteminden bahsediyorum. Fakat yasa çıktığından bu yana hem hayvan sahiplerinin sokağa hayvan bırakması, hem belediyelerin görevlerini yerine getirmeyerek köpekleri toplayıp başka belediyelerin sınırlarına bırakması hem de barınaklardan sahiplenmek için alınan köpeklerin tekrar sokaklara salınması gibi nedenler bu yasayı işlevsiz hale getirdi
Artık geldiğimiz noktada, geçmişte yapılan yanlışların üzerinde tepinmenin sorunu çözme noktasında bize bir faydası olmadığı kesin. Ulusal güvenlik sorunu hâline gelen bu durumdan kurtulmak için atılacak adımlara bir an önce karar verip uygulamaya geçmek gerekiyor. Bu sorunla geçmişte uğraşan ve çözen ülkelerin yöntemlerini hızlıca uygulamaya almamız lazım.
KAPLAN’DAN ÇÖZÜM ÖNERİSİ İÇİN ÇAĞRI
Örneğin İngiltere’de, sokaklardaki köpekler toplanıp bakımevlerinde tedavisi ve bakımı yapıldıktan sonra sahiplenilmesi için bir hafta bekleniliyor. Sahiplenilmeyen köpekler de uyutuluyor. Bu süre bir aya kadar da uzatılabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaletlerinde veya Almanya’da da benzeri uygulamaların söz konusu olduğunu görebilirsiniz. Fakat bu uygulamada da Türkiye’de milyonları geçen köpeklere sahip çıkacak barınakların ne kadar sürede yapılacağı, toplanma işleminin ne kadar sürede gerçekleşeceği sorunları ortada duruyor
Çözüm içinse şu ön kabulü çekinmeden söylemek zorundayız: Eşrefi mahlukat olan insanın canı, herhangi bir başka canlıyla tartıya çıkartılamaz. Seküler ve evrimci bir nokta-i nazardan bakıyorsanız da bu gerçek değişmez. Merhamet çerçevesinden bakıyorsanız da Mahra Pelin ya da Şerife Teyze’den esirgenen merhamet konumuz dışıdır. İnsan hayatının değerinde anlaştıktan sonra, başıboş köpekler için bir aşılama ve sahiplendirme seferberliği ilan edebiliriz. Ayrıca sorumsuz sahiplerin köpekleri sokağa geri bırakmasını akıllara dahi getirmesinin önüne geçecek denetim mekanizmaları kurulup cezalar getirilebilir.
“İNSANIMIZI NASIL KORUYACAĞIZ?”
Ne var ki başıboş köpek sorununun nasıl çözüleceği sorusu hep aynı noktaya geliyor. Sahipsiz köpeklere aşı ve bakım, sahiplenme için bekleme süresi ve sonuç yoksa uyutmak… Bu gerçeği geciktirmek hem popülasyonu hızla artan köpeklere hem de hayatı tehlikede olan insanlara haksızlık olacak. Şayet bu yanlışsa, farklı düşünenlerden kalıcı ve gerçekçi çözüm önerileri duymak isteriz, linç ve slogan değil. Başlıktaki soruyu hepimiz dert etmeliyiz: İnsanımızı nasıl koruyacağız?
|
YASAL DÜZENLEME ŞART! Başıboş köpek sorununun büyümesinde 5199 sayılı kanunun neden olduğu belirtiliyor. Çözümsüzlüğe neden olan ve değiştirilmesi talep edilen 5199 sayılı kanunun 6. maddesini dayanak alan belediyeler, saldırgan olsa bile başıboş köpekleri 10 günlük sözde bir ‘rehabilitasyon’dan geçirip tekrar alındığı yere bırakıyor. Belediyelerin takıldığı 6. maddede şu ifadeler yer alıyor: “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” Vatandaşlar yasanın iptali için çağrıda bulunurken konuyla ilgili konuşan hukukçular ise kanunun değişmesinin gerektiğine vurgu yapıyor. |
Haber7 – ÖZEL
Hemen hemen her gün ölümlere ve yaralanmalara neden olan ve sayılarının 10 milyondan fazla olduğu belirtilen başıboş köpekler, Türkiye genelinde büyük bir sorun teşkil etmeye devam ediyor. Halk sağlığı için en büyük tehditlerden biri haline gelen başıboş köpek sorununu için vatandaşlar tarafından harekete geçilmesi beklenirken Batı’nın ise çözümsüzlüğü desteklemesi dikkat çekiyor.
ALMAN MÜSTEŞARDAN DİKKAT ÇEKEN TOPLANTI
Geçtiğimiz Mart ayının sonuna doğru Almanya Ankara Büyükelçiliğinde görevli Gıda ve Tarım Müsteşarı Thomas Huber ile asistanı Janine Kardes’in başıboş köpek sorununun çığ gibi büyümesinde pay sahibi olan sözde ‘hayvansever’ derneklerle toplantı gerçekleştirdiği ortaya çıktı.
Alman yetkililer, davet ettiği Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu (HayFed) isimli oluşum ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Toplantılar sonrası Hayfed’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Almanya Federal Cumhuriyeti – Gıda ve Tarım Bakanlığı Müsteşarı Sn. Thomas Huber ve Sn. Janine Kardeş, Türkiye’deki sahipsiz hayvanlara yönelik sorunlar ve çözümleri konusunda görüşlerimize başvurdular.
HayFed- Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu Başkanı Nihal Kasa, Kevser Özcan, Bülent Özcan, Nilgün Sarar Sarıyer Gönüllüleri’nden Hayal Yurdaer, Binnaz Pike, Yağmur Üstündağ’ın katıldığı bu toplantıda sahipsiz hayvanlara yönelik üremeyi kontrol altına alacak tek çözümün belediyelerin etik ve tıbbi kısırlaştırma yapması olduğunu anlattık.
Almanya Federal Cumhuriyeti -Gıda ve Tarım Bakanlığı Sn Müşteşarına, ülkemizdeki sahipsiz hayvanlara yönelik ilgi ve nazik davetleri için teşekkür ediyoruz.”
ALMANYA’DAN İKİYÜZLÜLÜK: TÜRKİYE İÇİN ‘KUDUZ’ UYARISI!
Başıboş köpekler için toplantılar yapan Almanya, seyahat uyarısında ise ikiyüzlülük sergiliyor.
Ağır kanuni yaptırımlarla kendi sokaklarında “sıfır başıboş köpek” politikası uygulayan Almanya, Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı seyahat tavsiyelerinde Türkiye için dikkat çeken uyarılarda bulunuyor.
Alman Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’yi ziyaret edecek vatandaşlarına ‘kuduz aşısı olunması‘ tavsiyesinde bulunuyor.

Öte yandan Almanya, sıfır başıboş köpek politikası uygulayan İngiltere, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, İsveç gibi ülkelere yönelik kuduz aşısına gerek duymuyor.


|
ALMANYA’DA BAŞIBOŞLUĞA İZİN YOK!
|
Almanya’da başıboş köpeğin otoyola çıkmasına bile izin verilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda Alman polisi, otoyola çıkan bir başıboş köpeğin can güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle trafiği durdurmuştu. İğne ile bayılmayan köpek, polis ekipleri tarafından vurularak itlaf edilmiş ve trafik yeniden açılmıştı.
____________
TÜRKİYE KUDUZ RİSKİ EN YÜKSEK ÜLKELER LİSTESİNDE
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) resmi sitesindeki verilere göre, kuduz hastalığı konusunda Türkiye en riskli ülkeler arasında bulunuyor.
Sıfır başıboş köpek politikası uygulayan ABD, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Malezya, Arjantin, Şili, Bolivya, Avustralya, Yeni Zellanda, Papua Yeni Gine ve İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Macaristan, Avusturya, Hollanda, Belçika, İsveç, Polonya, Çekya gibi Avrupa ülkeleri en düşük riskli ülkeler arasında yer alıyor.
Hiç kuduz riski bulunmayan Yeni Zelanda ve Japonya ise bu konuda en güvenilir ülkeler listesinde başı çekiyor.

Haber7 – ÖZEL
Başıboş köpek terörü hız kesmeden devam ediyor. Sayıları 15 milyonu bulduğu belirtilen başıboş köpekler bir yandan ölümlere ve yaralanmalara neden olurken diğer taraftan halk sağlığını tehdit ediyor.
12 GÜNDE 1 ÖLÜ 9 YARALI! MAĞDURLARIN ÇOĞU ÇOCUK, YAŞLI VE KADIN
Nisan ayının başından beri çok sayıda vatandaş yaralanırken yaşlı bir kadın başıboş köpekler tarafından katledildi. Sadece 12 günde başıboş köpeklerin saldırısı sonucu 1 ölüm, 9 kişi yaralama olayı yaşandı. Vakalarda mağdur olanların büyük çoğunluğunu çocuklar, kadınlar ve yaşlı vatandaşlar oluşturdu.
Öte yandan işkenceci bir cani tarafından öldürülen Kedi Eros için gösterilen tepkinin dehşet verici olaylar yaşayan mağdur vatandaşlar için gösterilmemesi dikkat çekti.
İşte Nisan ayının ilk 12 gününde sadece medyaya yansıyan ölü ve yaralanmalara sebep olan başıboş köpek saldırılarından bazıları:
12 NİSAN: BAŞIBOŞ KÖPEKLERİN SALDIRDIĞI YAŞLI KADIN AĞIR YARALANDI
Edirne’nin Kurtuluş Mahallesi’nde daha önce de birçok şikayetle gündeme gelen başıboş köpekler dehşet saçtı.

Edirne Haber’de yer alan habere göre; özellikle okulların bulunduğu bölgede veliler ve çocukların korkulu rüyası haline gelen başıboş köpekler, bu kez yolda yüryen 75 yaşındaki bir kadına saldırdı. Yaşlı kadın köpeklerin saldırısı sonucu ağır yaralandı. Yaşlı kadın bölgeye gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

11 NİSAN: YAŞLI ADAMIN KAFASINI PARÇALADILAR
Ramazan Bayramı’nın 2. günü, Kocaeli Körfez’de yaşayan Mustafa K. (70) isimli vatandaş, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı.
Yaşlı adamın kafası, eli, kulak arkası parçalanırken vatandaş çeşitli yerlerinden yaralandı.

9 NİSAN: ANKARA’DA AREFE GÜNÜ SALDIRIYA UĞRAYAN ÇOCUK YARALANDI
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinin OSTİM bölgesinde başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan çocuk yaralandı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar saldırgan köpekleri uzaklaştırırken şoka giren çocuk uzun süre kendine gelemedi. Yaralı çocuk, hastaneye kaldırıldı
9 NİSAN: ESENYURT’TA YOLDA YÜRÜYEN KADINA SALDIRDILAR
İstanbul Esenyurt‘ta sokakta yalnız başına kendi yolunda yürüyen kadına iki başıboş köpek saldırdı. O anlar kameralara böyle yansıdı.
7 NİSAN: BURSA’DA ÇOCUĞUNU KURTARAN BABANIN ÇENESİ KIRILDI, KULAĞI VE ELLERİ PARÇALANDI
Bursa’da iftar vakti çok sayıda başıboş sokak köpeğinin saldırısına uğrayan adam ölümden döndü. Çenesi kırılan, kulağına 30 dikiş atılan, elleri parçalanan 46 yaşındaki 2 çocuk babası plastik cerrahide ameliyata alınacak, 1,5 ay pipet ile beslenecek. 10 yaşındaki çocuğu son anda kaçıp kurtulurken, köpeklerin saldırısı ve yere yatırdıkları adama öldüresiye saldırması kameraya yansıdı. Onu gören bir arkadaşı ise otomobille sürekli klakson çalarak Mesut Karagözoğlu‘nu ölümden kurtardı.

Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesi Demirci Mahallesi’nde iftar vakti 10 yaşındaki oğluyla birlikte pide almaya giden baba Mesut Karagözoğlu, cadde üzerinde ilerlerken yol kenarındaki başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Oğlunu bir anlık refleks ile iten baba, sürü halindeki köpeklerin saldırısına uğradı. Saldırgan köpekler tarafından yere yatırılan ve birçok diş darbesi alan Mesut Karagözoğlu‘nun yardımına otomobille geçen arkadaşı klakson çalarak yetişirken, kanlar içinde yerde kalan adamı arkadaşı hastaneye yetiştirdi.

Hastanede tedavi altına alınan Mesut Karagözoğlu’nun çenesinin kırıldığı, elleri ve gövdesinin parçalandığı ve kulağına 30 dikiş atıldığı öğrenildi. Doktorların müdahalesiyle hayata tekrar tutunan Karagözoğlu ile oğlunun dehşeti yaşadığı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Karagözoğlu, çenesindeki kırık ve vücudundaki yarıklardan dolayı çok sayıda ameliyat geçirecek, 1,5 ay sıvı ve pipet ile beslenecek.
Dehşet anları anlatan baba Karagözoğlu, “Arkadaşım iftara davet etmişti. Bende 10 yaşındaki oğlumla onlara gitmeden pide alalım dedim. O sırada caddenin karşı tarafında sürü halinde köpekler vardı. Bir anda oğlumun üzerine koşunca oğlumu ittim. Köpekler bana saldırmaya başladı. Çenem kırıldı, kulağım ve elim parçalandı. Şimdi ameliyat olacağım. Bir iki ay boyunca beslenemeyeceğim. Benim 2 çocuğum var ya bana bir şey olsaydı. Bunun hesabını kim verecekti? Ben yetkililerden bu konuya el atmasını istiyorum” diye konuştu.
7 NİSAN: BEYLİKDÜZÜ’NDE PİTBULL DEHŞETİ
Beylikdüzü‘nde alışveriş yapmak için büfeye doğru yürüyen şahsa pitbull cinsi başıboş köpek saldırdı. Hastaneye kaldırılan şahsın bacağına 28 dikiş atıldığı öğrenilirken, dehşet anları kameraya yansıdı.
Saldırgan köpeğin E.Ö. isimli büfe sahibine ait olduğu tespit edildi. Büfe sahibi yakalanırken, köpek ise Haydi ekiplerince tedbir amaçlı muhafaza altına alınarak belediye ekiplerine teslim edildi. Gözaltına alınan büfe sahibi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca serbest bırakıldı.
5 NİSAN: ANTALYA’DA BAŞIBOŞ BIRAKILAN KÖPEKLER YAŞLI KADINI KATLETTİ
Karakışla Mahallesi’nde yaşayan 5 çocuk annesi Havva Özen (85), evine 500 metre uzaklıktaki mezarlığa kabir ziyaretine giderken başıboş 3 çoban köpeğinin saldırısına uğradı. Köpeklerin saldırdığı kadın olay yerinde hayatını kaybetti.
Akseki Devlet Hastanesi morguna götürülen Özen’in cenazesi, daha sonra otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Köpeklerin sahibi olduğu tespit edilen R.D. gözaltına alındı. Saldırgan üç köpek, tedbir amaçlı halatla ahıra bağlandı.


5 NİSAN: OKULDAN EVE DÖNEN ÇOCUĞA DEHŞETİ YAŞATTILAR
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde okuldan eve dönen küçük bir çocuğa sokaktan bulunan bir köpek saldırdı. Sokak köpeğinin kendisine doğru koşmasından sonra paniğe kapılan çocuk koşarak olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı. Çevredeki vatandaşların müdahalesi ile küçük çocuk kurtarıldı.
5 NİSAN: BAŞIBOŞ KÖPEK, ARACA TAKLA ATTIRDI
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde bir sürücü, yola çıkan köpeğe çarpmamak için ani manevra yapınca yol kenarındaki beton bariyerlere çarparak takla attı.
3 NİSAN: İKİZLERE KÖPEK SALDIRISI! 30 DİKİŞ ATILDI
İstanbul Kartal’da 7 yaşındaki ikizler Yiğit ve Çağrı Demir, dışarıda oyun oynamaya çıktığı sırada boş bahçede başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Yiğit Demir çevredekilerin müdahalesiyle son anda kurtulurken, Çağrı ise kalçasından ve bacaklarından yaralandı. Hastanede kaldırılan ve tedavi altına alınan Çağrı Demir’e 30 dikiş atıldı.
Çocukların babası Recep Demir, “Kardeşime misafirliğe gelmiştik. Çocuklar oyun oynamak için dışarı çıkıyor. Çocuklarım dışarı çıkar çıkmaz boş bahçede, 3 köpek saldırıyor. İkisi kaçıyor diğerini yakalıyorlar. 3 köpek birden saldırıyor. Hırpalamışlar çocuğu. Çocuğu yoğun bakıma alacaklar.” dedi.

Mahalle sakini Seval Beydilli, “Burada 5-6 tane saldırgan köpek var, her gördüğü insana saldırıyor. İnsanlar işe gitmek için sokaktan geçerken saldırmaya başlıyorlar. Küçük çocuklar okula gidemiyorlar. 2 gün önce bir çocuğa saldırdılar. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde yatıyor çocuk, ameliyat olacak. Buralarda dolanıyorlar. Market var orada duruyorlar, markete de gidemiyoruz. Bir çözüm bulunmasını istiyoruz.” diye konuştu.
Bir başka mahalle sakini Nurcan Erikçi ise, “Sabahları işe gitmek gerçekten çok sıkıntı. Ellerimize sopa, taş alıyoruz. Yeğenim işe gitmek için her sabah taksi çağırıyor. Çocuklar sokakta oynayamıyor. Küpesi var ama köpekler saldırıyor. Küpesi olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Sonuçta benim canım yanacak, durum bu şikayetçiyiz, yardım istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
2 GÜNDE 87 KUZU VE OĞLAĞI KATLETTİLER
Başıboş köpekler hayvancılık sektörüne de ciddi zararlar veriyor.
4 Nisan’da Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde besicilik yapan Bahri Daşdemir‘in (35), banka kredisi ile aldığı 30 kuzusu bölgedeki başıboş köpekler tarafından telef edildi.

Yaklaşık 300 bin lira zararı olduğunu söyleyen Daşdemir, “Sabah hayvanları o şekilde görünce şok oldum. Bazısı da can çekişiyordu. Dünyam yıkıldı. Başıboş köpekler hayvanları telef etmiş. Banka kredisi ile almıştım. Benim evimin geçim kaynağı bu kuzulardı. Gelir kaynağım yok oldu. Çok mağdur oldum” dedi.

Melikgazi ilçesi Ağırnas Mahallesi’nde besicilik yapan Bahri Daşdemir, sabah hayvanlarını kontrol için girdiği ahırında 30 kuzusunun başıboş köpekler tarafından telef edildiğini gördü. Hayvanlardan bazısının da aldığı darbelerle can çekiştiğini gören Daşdemir, durumu Melikgazi Belediyesi ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, ahırdaki başıboş bir köpeği hayvan barınağına götürdü. Telef olan hayvanlar ise, iş makinesi yardımıyla toprağa gömüldü. Banka kredisi çekerek aldığı kuzuların telef olması sonrası 300 bin lira zararı olduğunu ve bankaya kredi ödemesi yapması gerektiğini söyleyen Bahri Daşdemir mağdur olduğunu söyledi.

‘GEÇİM KAYNAĞIMIZ BU KUZULARDI’
Üzgün olduğunu belirten Daşdemir, “Sabah hayvanları o şekilde görünce şok oldum. Bazısı da can çekişiyordu. Dünyam yıkıldı. Başıboş köpekler hayvanları telef etmiş. Banka kredisi ile almıştım. Benim evimin geçim kaynağı bu kuzulardı. Gelir kaynağım yok oldu. Çok mağdur oldum. Zararım 300 bin TL. Yetkililerin bu civarda önlem almasını ve kimsenin başına böyle bir şey gelmemesini istiyorum. Bugün, benim kuzularıma böyle oldu. Ama, Allah korusun bu hayvanlar sokakta gezen çocuklara ya da normal bir insana da bu şekilde zarar verebilirdi. Belediye ekipleri köpeklerden birini ahırda yakalayıp, götürdü. Bizim ödeme kaynağımız, gelir kaynağımız buydu. Bankanın ödeme zamanı geldiği zaman ben bu hayvanları satabileceğim ki, borcumu ödeyebileyim. Çok ciddi bir mağduriyetimiz var. Zararımın yetkililer tarafından karşılanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
BİR ÖNCEKİ GÜN DE YASAKLI CİNS KÖPEKLER 57 OĞLAĞI TELEF ETTİ
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir ağılda bulunan 70 oğlaktan 57 tanesi başıboş bırakılan yasaklı cins köpek Rottweiler’ın saldırısı sonucunda telef oldu.

Ağıl sahibi, sabah erkenden Çayyazı Mahallesinden keçilerine bakmak için geldiğini belirten Mahmut Eski, “Oğlakların bulunduğu ağıla geldiğimde gördüğüm manzara karşısında şok oldum. Oğlakların tamamı kanlar içerisinde yerde serili vaziyetteydi. Bazıları can çekişiyor acıyla bağırıyordu. İçlerinde 3 tane köpek ayağa kalkana saldırıyor dişleyip deviriyordu. Köpekler ağılın yakınında arıcılık yapan komşumuza ait. Şu an ağılın içerisinde duruyorlar. Defalarca uyarmamıza rağmen köpekler için önlem alınmadı. İnsanlara da saldırıyor. Bugün bu oğlakları katleden köpekler yarın çocuklarımıza da saldırır. Ne yapacağımızı bilemiyorum” dedi. Mahmut Eski’nin kayını olan Orhan Özden, “Tanesini 10 bin liradan hesaplasak 570 bin lira sadece oğlakların şu anki maddi değeri. Bu insanların geçimi, hayalleri bu oğlaklarla birlikte bitti. Bu keçiler 1 hafta içerisinde sütten kesilecek ve süt vermeyecek. Çekilen emekler her şey heba oldu. Köpekler insandan daha değerli. Onlar insanlara hayvanlara saldıracak öldürecek, sen köpeğe bir şey yapamayacaksın. Böyle bir dünya yok” dedi.

Jandarma ve Tarım İlçe Müdürlüğünün çalışmalarını tamamlamasının ardından ağılda bulunan Rottweiler cinsi köpekler görevliler tarafından Manavgat Belediyesi Köpek Barınağına götürülürken tutanak tutuldu. Oğlakların sahibi Mahmut Eski, köpeklerin sahibi hakkında da suç duyurusunda bulundu.