Başladı – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 10 Jun 2024 00:00:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk halk edebiyatının güçlü temsilcilerinden: Abdurrahim Karakoç https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-halk-edebiyatinin-guclu-temsilcilerinden-abdurrahim-karakoc/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-halk-edebiyatinin-guclu-temsilcilerinden-abdurrahim-karakoc/#respond Mon, 10 Jun 2024 00:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12265 Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları eserlerinde işleyen usta şair ve yazar, dört kuşak şair bir ailede doğdu.

Karakoç, Fadime Hanım ile Ümmet Efendi’nin oğlu olarak 7 Nisan 1932’de Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü köyünde dünyaya geldi.

Şiir ve okuma tutkusu henüz çocukken başlayan Karakoç, yaptığı bir söyleşide şunları kaydetmişti:

“Rahmetli babam çok okuyan bir insandı. Daha ben okula başlamadan okuma zevkini o aşılamıştı bana. İbn-i Sina’yı, İmam-ı Azam’ı, Sokrat’ı, Eflatun’u, Yunus Emre’yi, Fuzuli’yi ve diğerlerini 10 yaşındayken biliyordum. Geceleri babam ailecek hepimize kıymetli kitaplar okurdu. İlkokuldayken babamın okuduğu eski yazıyla yazılan kitapları okuyamadığıma üzülüyordum. Babam da bunu öğrenince bize eski yazıyı öğretti. Hem ilkokula gittim hem de 40 gün içinde Kur’an-ı Kerim’i hatmettim. Babamın eski yazıyla basılmış, yazılmış kitaplarını okumam beni rahatlattı. Gün geldi ne bulursam okumaya başladım. Çok okuma bende hastalık halini aldı. Ay ışığında pencere önünde çok kitap bitirdim. Şimdi de inancıma yakın, güvenilir kişilerce yazılmış kitapları daha çok okuyorum. Sevmediğim yazarları da okurum. Bıktırıcı, ukalalık kokan, aynayı tersinden tutan yazıları okurken yırtar atarım. Eserde dil, ilim, samimiyet ararım.”

Karakoç, bir süre köyde marangozluk ve çiftçilik yaptıktan sonra Elbistan Belediyesinde 1958’de muhasebeci olarak çalışmaya başladı ve 1981’de emekli olana kadar bu görevini sürdürdü.

Abdurrahim Karakoç, 1964’te Pakize Hanım ile evlendi. “Aşkımı ve davamı eser yaptım. Şiirlerim de çocuklarım da eserim.” ifadelerini kullanan usta şairin ilk çocuğu Mihriban 1967’de doğdu, Türk İslam 1969’da, Enderhan ise 1971’de dünyaya geldi.

İlk şiirleri iki kitap olacak hacimdeyken beğenmeyip yaktığı söylenen Karakoç’un eserleri ilk olarak Elbistan’da çıkan Engizek gazetesinde yayımlandı.

“Şiire nasıl başladınız?” sorusuna “Besmeleyle” cevabını veren Karakoç, 1958’de yazmaya başladığı, birbirinin devamı 22 şiirden oluşan “Hasan’a Mektuplar” isimli eserini 1964’te yayımladı.

“Mihriban” eseriyle toplumun her kesimi tarafından tanındı

Karakoç, emekliliğinin ardından yerleştiği Ankara’da Yeni Ufuk gazetesinde köşe yazarlığına başladı. Daha sonra Yeni Düşünce ve Vakit gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Abdurrahim Karakoç, siyasete atılıp Milliyetçi Hareket Partisine üye oldu, daha sonra Büyük Birlik Partisinin (BBP) aktif üyesi oldu. Aradığı gençlik lideri olarak tanımladığı BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’na daima destek olan Karakoç, partinin gazetesinde de yazılar kaleme aldı. Karakoç, sonraki süreçte tamamen siyasetten koptu. Yazar, “Siyaseti neden bıraktın?” diye soranlara, “Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım.” cevabını vermişti.

“Mihriban” eseriyle toplumun her kesimi tarafından tanınan şair, “Saati Yok Eremi Yok (Ben Hep Seni Düşünürüm)”, “Anadolu Sevgisi”, “Zikrullah”, “Hak Yol İslam Yazacağız”, “Bayramlar Bayram Ola”, “İsyanlı Sükut” ve “Tut Ellerimden” adlı eserlerin yanı sıra 5 şiirden oluşan “Hasan’dan Gelen Mektup”, 8 şiirden oluşan “Haberler Bülteni”, 7 şiirden oluşan “Vatandaş Türküsü” ve 5 şiirden oluşan “Masal” adlı eserlere imza attı.

Abdurrahim Karakoç’un eserleri Fedai, Devlet, Töre ve Bizim Ocak dergileri ile kendisinin çıkardığı Yeni Ufuk gazetesinin yanı sıra Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde okuyucuyla buluştu.

Başarılı edebiyatçı, “Çobandan Mektuplar” ve “Düşünce Yazıları” gibi düz yazıların yanı sıra “Hasan’a Mektuplar”, “El Kulakta”, “Vur Emri”, “Kan Yazısı”, “Dosta Doğru”, “Suları Islatamadım”, “Beşinci Mevsim”, “Akıl Karaya Vurdu”, “Yasaklı Rüyalar”, “Gökçekimi”, “Gerdanlık”, “Parmak İzi” adlı kitaplara da imza attı.

Doğuş Edebiyat 1983’te, Genç Kardelen 1998’de, Kardeş Kalemler dergisi ise 2012’de Karakoç için özel sayı yayımladı.

Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları işledi

Şiirlerinden dolayı hakkında çeşitli davalar açılan Karakoç, kendisine isnat edilen bütün suçlamalardan aklandı. Şiirlerinde ilahi ve beşeri aşk, tabiat, gurbet, toplumsal yozlaşma, Türklük, İslam ve ölüm konularına değinen Karakoç, yaptığı bir açıklamada şiiri, bir gayeye varmak için araç olarak gördüğünü ifade etmişti.

Temiz Türkçe ve hece vezniyle aşk, ayrılık, özlem, tabiat ve gurbet konulu şiirler yazan Karakoç, şiirindeki ahengi aliterasyon (aynı sesin veya hecenin tekrarlanması) ve asonanslarla (aynı ünlü seslerin tekrarı) sağladı.

Usta şairin 100’e yakın şiiri bestelenerek İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Musa Eroğlu, Esat Kabaklı, Cem Adrian, Mahsun Kırmızıgül, Hasan Sağındık ve Haluk Levent’in de aralarında olduğu ünlü isimler tarafından seslendirildi.

“Lambada titreyen alevin üşüdüğünü yazan, kar sesini de bulur”

Mihriban eserini 1960’ta yazdığını söyleyen Karakoç, bir açıklamasında şunları anlatmıştı:

“Bazıları ‘Gerçek mi?’ diyor. Gerçek, diyorum ama adı Mihriban değil. O gençliğimde yaşanmış bir aşktı. Ama şimdi adını deşifre etmem, ayıp olur. Benim takmış olduğum sembol bir isimdir Mihriban. Masa başında yazılmış, hayali bir aşk, bu tadı ve lezzeti vermez. Yaşayacaksın ki yazacaksın. O zamanlar elektrik yoktu. Lamba ışığı altında yazıyordum. Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı. ‘Lambadaki alev üşüyor’ çıktı…

Bazen aklıma düşüyor. Ben unutursun diyorum ama insan hiçbir zaman unutamıyor… O bir mektup üzerine yazılmıştır. Benim gönderdiğim bir mektuptan dolayı bir cevap aldım. ‘Unutmak kolay mı?’ mektubun başlığı…”

Karakoç, bir röportajında ise şiiri nasıl yazdığı ile ilgili olarak, “Şiirde ilham vardır. Şiir ilhamsız olmaz. Cenab-ı Allah bir ilham veriyor. O ilham bana yazmayı emrediyor. Bakın yağmur yağarken bulutların geldiği gibi, Allah bulutsuz yağdıramaz mı yağmuru? Ama bir vesile ihdas etmiş. İnsana da bazı şeylere görerek, duyarak ihsas ettirdiği için yazdırıyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 7 Haziran 2012’de vefat eden Karakoç, Bağlum Mezarlığı’nda Şeyh Abdülhakim Arvasi Türbesi’nin yanına defnedildi.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-halk-edebiyatinin-guclu-temsilcilerinden-abdurrahim-karakoc/feed/ 0
Almanya’da 175 milyon TL dolandırdı, Türkiye’de lüks içinde yaşıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyada-175-milyon-tl-dolandirdi-turkiyede-luks-icinde-yasiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyada-175-milyon-tl-dolandirdi-turkiyede-luks-icinde-yasiyor/#respond Fri, 03 May 2024 07:48:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9971 Almanya’da kendisini medyum olarak tanıtarak işkadını Nurcan B.’yi, “Sendi ölüm büyüsü var. Kocan seni aldatıyor” gibi söylemlerle 6 yılda 175 milyon lira dolandırdığı iddia edilen Serkan Ö.’nün olaydan sonra kaçtığı Türkiye’de lüks bir hayat sürdüğü ortaya çıktı. Almanya’da hakkında tutuklama kararı çıkan Serkan Ö.’nün, memleketi Ordu’nun Ünye ilçesine döndüğü, akrabalarına da “Almanya’da temizlik şirketim var. Yatırım için geldim” dediği öğrenildi. İddiaya göre Nurcan B.’den aldığı paralarla çocukluk arkadaşı fırıncı Tekin A. ile birlikte bir inşaat şirketi kuran Serkan Ö., arsalar alarak inşaat yapmaya başladı. Kendisine ve ortağına lüks spor otomobiller de alan Serkan Ö.’nün, Antalya’da 5 yıldızlı tatiller yaptığı görüldü.

İNŞAAT İŞİNE GİRDİ

Çocukluk arkadaşlarından M.D. “Serkan’ın bu konulara merakı çocukluktan geliyor. Çünkü annesi Ünye’de çok meşhur bir falcı. O yüzden duyduğumuzda çok şaşırmadık. Tekin ise kendi halinde bir esnaftı. Bir araya geldiler ve hızla yükseldiler. Lüks otomobillere binmeye, şatafatlı hayatlar sürmeye başladılar” dedi.

ŞİKÂYETLER YAĞDI

Sabah’ın haberinin ardından Serkan Ö. hakkında Almanya’da Amtsgericht Yerel Mahkemesi’ne onlarca mağdurun başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. Nurcan B.’ye bir polis memurunun fotoğrafını gönderen Serkan Ö.’nün daha sonra özel numaradan arayarak “Türkiye’de polis de, savcı da benim. Seni ve aileni mahvederim. Şikâyetini geri çekeceksin” dediği iddia edildi.

FALLA BAŞLADI

Dolandırılan Nurcan B., yaşadıklarını Sabah gazetesine anlattı. Serkan Ö.nün ilk olarak falına bakıp, “Sende ve ailende büyü var. Sana kurşun dökeyim” dediğini anlatan Nurcan B. şunları söyledi:

“Bunun üzerine evime çağırdım. Her şey o gün başladı. Eşiyle beraber gelip kurşun döktüler. Bu sırada suyun içerisinden bir muska çıkarıp, ‘Sen ve ailen bununla nasıl yaşadınız. Yakında eşin ölecek, oğlun da bir trafik kazası geçirip sakat kalacak. Benim bunu bir an önce durdurmam gerek. İran’a gidip bu büyüyü bozmam gerek’ dedi. Kendimi bir anda, ‘Asla inanmam’ dediğim şeylerin içinde buldum. Her geldiğinde bir su içiriyordu. İçtikçe kendimden geçiyordum. Anlattıklarıyla kafamı karıştırıyordu. Etkisi altına girdiğimi hissediyordum. Çünkü çok gerçekçi şeyler anlatıyordu. Kimseye söyleme diyordu. Söyleyemiyordum. Her seansta birkaç bin euro’mu alıyordu. ‘Ailenden birileri öldürülecek’ diyerek yıllarca paramı aldı.

“BÜYÜ OLDUĞUNA İNANDIM”

Kimi zaman eşimle, kimi zaman torunumla, kimi zaman çocuklarımla beni tehdit ediyordu. Her geldiğinde farklı bir büyü yapıldığını söylüyordu. ‘İyi ki hayatındayım. Onlar durmadan seninle uğraşıyor. Her büyüyü bozduğumda yeni bir büyü yapıyorlar. Bütün bunlar masraf. Anka kuşu olup uçacaksınız. Senin hayatın da, ölümün de artık benim elimde’ diyordu.

“5 MİLYON EURO’MU ALDI”

6 yılda 5 milyon euro’ya yakın paramı almıştı. Boynumdaki altın zinciri bile, ‘Bunda büyü var. Acil çıkar gömeceğim” diyerek aldı. Sonra eşine takmış. Son dönemde suları içmeyince mantıklı düşünmeye başladım. Beni ve ailemi öldürmekle tehdit etmeye başlayınca yaşadıklarımı aileme aktardım. Bana ve aileme çok çektirdi. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.”

‘HESABIMIZA NE KADAR PARA GELDİ BİLMİYORUM’

Serkan Ö.’nün eşi Süreyya Ö.’ye da avukatı Gönül Kurt aracılığıyla ulaşıldı. Süreyya Ö., “Eşim Nurcan Hanım’la görüşüyordu. Ben yalnızca tanıştıkları gün yanındaydım. Serkan Bey banka kartlarını alır, bütün alışverişi kendisi yapardı. Hesabımıza ne kadar para girip çıktığını bilmiyordum. Benim yaşanan olaydan haberim olmadı” dedi. Son duruşmaya katılmayan Süreyya Ö., nerede olduğu sorusunu ise cevaplamadı.

KAYNAK: SABAH GAZETESİ
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyada-175-milyon-tl-dolandirdi-turkiyede-luks-icinde-yasiyor/feed/ 0