“Ben maktulü namaz kılarken bıçaklamadım’’
Duruşmada savunma yapan sanık Baykut, olay sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve Ramazan Pişkin’i Saboor Muradı adlı kişi zannettiğini belirterek, “Cinsel istismara uğramış bir insan psikolojisi altında gerçekleşti olay. Önceden Ramazan Pişkin’i tanımıyordum. İçeri girdiğim zaman kendisine taş attım. O da kendisini savunmaya kalkışınca korkudan ben de kendimi bıçakla savundum. Olay esnasında kaç bıçak darbesi vurduğumun farkında değildim. Olay sonrasında ise evime kaçtım. Psikolojik rahatsızlığıma ilişkin herhangi bir raporum yoktur. Ben maktulü daha önceden sadece sosyal medyada karşıma çıktığında görmüştüm. Ben maktulü namaz kılarken bıçaklamadım. Bıçak zaten 2 haftadır üzerimdeydi, kendimi korumak için bıçak taşırdım. Hiçbir tarikatla işim olmaz, dinimi geliştirmek için izlediğim bazı videolar oluyordu o kadar’’ dedi.

“Kardeşimi kesinlikle namaz üstünde, sırtından, planlanmış şekilde dükkana gelerek rükudayken öldürmüştür’’
Müşteki Mehmet Pişkin ise ifadesinde, “Benim kardeşimin kimseyle husumeti yoktu. Namaz kılarken rükuda 3-4 dakika dururdu. Kardeşimi kesinlikle namaz üstünde, sırtından, planlanmış şekilde dükkana gelerek rükudayken öldürmüştür. Ayağında ayakkabısı da yok, boğuşma izi de yok. Her şey 10-15 saniyede olmuştur. Şahıstan ve arkasındaki azmettirenlerden şikayetçiyim’’ şeklinde konuştu.
“Bir gürültü patırtı koptu. Ben de ‘Ne oluyor, hocayı mı dövüyorlar’ dedim’’
Duruşmada tanık olarak ifade veren İbrahim Baştürk, ölen Ramazan Pişkin ile dükkanlarının yan yana olduğunu belirterek, “Olay günü iş yerimde oturuyordum, bir gürültü patırtı koptu. Ben de ‘Ne oluyor, hocayı mı dövüyorlar’ dedim. Sonra zaten bir adım attım arkadaş hızla geçti, ben yandan gördüm. Dükkana daldım, Ramazan Hoca kanlar içerisinde yatıyordu. Kolları sıvalıydı, ayakkabıları yoktu, namaz kıldığı bir tahtası var, onun yanına düşmüştü. Ambulansı aradım, polise haber verin dedim’’ ifadelerini kullandı.

İş yerine gelerek keşif yaptığı aktarıldı
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Baykut’un olay tarihinden önce maktule ait sosyal medyada yayınlanan videolarını izlediğini, olay tarihinden birkaç gün önce de maktulün iş yerine gelerek keşif yaptığını aktardı. Açıklanan mütalaada, sanığın tek vuruşta öldürme kabiliyetine sahip bıçakla maktulün iş yerine gittiği, maktulün tek başına bulunduğu sırada öldürmeye elverişli bıçak darbeleriyle kasten öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği kaydedildi.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Mütalaada sanık Baykut’un ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Sanık avukatı mahkemede, açıklanan mütalaaya karşı savunma yapabilmek için süre talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına ve sanık tarafına açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri için süre verilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, bilgi sahibi olarak ifadesi alınan İbrahim B.’nin hemen yan tarafta bulunan eczanede bulunduğu sırada bir gürültü geldiğini, kontrol etmek amacıyla eczaneden çıktığı sırada çay ocağı içerisinden elinde bıçak olan bir erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü, devamında çay ocağını kontrol ettiğinde ise Ramazan Pişkin’in yaralanmış şekilde yerde yattığını görmesi üzerine sağlık ekiplerini haberdar ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Erkan Baykut’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İddianamede, olay günü polise kesici ve delici alet yaralaması olduğu yönünde ihbar yapılması üzerine “Diyarbakırlı Ramazan Hoca’nın Yeri” isimli iş yerine gidildiğinde, Pişkin’in bıçakla yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi alındığı belirtildi.
Bu kapsamda soruşturma işlemlerine başlandığı aktarılan iddianamede, Pişkin’in kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği kaydedildi.
İddianamede, konuya ilişkin “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesi alınan İbrahim Baştürk’ün beyanına yer verildi.
Baştürk, olay yerinin yan tarafında bulunan eczanede saat 13.40 saatlerinde Diyarbakırlı Ramazan Hoca isimli iş yerinden gürültü geldiğini, kendisinin sesleri kontrol etmek için buraya gittiği sırada çay ocağının içinden elinde bıçak olan erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü belirtti.
İddianamede, incelenen güvenlik kamerası görüntülerine göre olay yerinden kaçan sanık Erkan Baykut’un toplu taşıma aracı kullanarak Beyoğlu’ndaki ikametine gittiği, adrese giden polis ekiplerinin sanığı evinin banyosunda saklanırken yakaladığı kaydedildi.

PİŞKİN’İ AFGAN UYRUKLU KİŞİ SANDIĞINI İLERİ SÜRMÜŞTÜ
İddianamede, sanık Baykut’un polis merkezinde alınan ifadesinde, maktul Pişkin’i tanımadığını, Saboor Muradı ismiyle tanıdığı kişi zannettiğini, bu kişinin de uyuşturucu satan, cinsel istismarda bulunan biri olduğunu ileri sürdü.
Muradı’nın 2017’de babasının yanında herhangi bir resmiyet olmadan çalışan kişi olduğunu belirten sanık Baykut, bu süre zarfında Muradı’nın Zeytinburnu’nda bir adreste kardeşleri ve Afgan uyruklu başka şahıslarla birlikte yaşadığını kaydetti.
Sanık Baykut, kendisinin de babasının yanına çalışmaya gittiği için bu kişilerle tanıştığını, bu şahısların kendisini evlerinde ağırladıklarını ve uyuşturucu verdiklerini iddia etti.
Bu kişilerin bir akşam yine uyuşturucu verdiklerinde uyanıp kendine geldiğinde karşısında “Deccal” olarak tanımladıkları insan görünümünde bir varlık ile kendisini yüzleştirdiklerini ileri süren Baykut, bu sırada masada bir adet bıçak bulunduğunu, bıçağın ucunun kendisine baktığını, bundan dolayı bu kişilerin kendisine bilinci yerinde değilken kötülük yaptığını düşündüğünü savundu.
Sanık Baykut, bu kişilerin yanında uyuduğu zamanların sonrasında kendi bedeninde birtakım farklılıklar gördüğünü, şahısların kendisini uyutup cinsel saldırıda bulunduklarını anladığını iddia ederek, bu durumu anladıktan sonra bu kişilerden uzaklaştığını, ancak bu olayları ailesi ya da adli makamlarla paylaşmadığını söyledi.

PİŞKİN’İ İLK KEZ SOSYAL MEDYADA GÖRMÜŞ
Bu kişilerin rüyalarına girip kendisini yanlarına çekmeye çalıştıklarını savunan sanık Baykut, bu sürecin kendisini Kur’an-ı Kerim’e verip inancını güçlendirmesiyle son bulduğunu, bu şahıslarla yakınlığının ise 2017’den 2021’e kadar sürdüğünü anlattı.
Baykut, 2021’den itibaren Muradı isimli şahsı görmediğini ancak Ramazan Pişkin’i bu kişi olarak bildiğini, Pişkin’i de ilk kez 2021’de sosyal medyadan gördüğünü söyledi.
Olaydan iki ay önce Pişkin’i Ramazan Hocanın Yeri isimli iş yerinde gördüğünü ve yanına gidip konuştuğunda ilk başta iyi bir hoca olarak düşündüğünü aktaran Baykut, ancak sohbetin devamında bu şahsın aslında Saboor Muradı olduğunu anladığını savundu.
Baykut, bunun üzerine Muradı’nın kendisine geçmişte verdiği zararları hatırladığını kaydederek, olay günü Kasımpaşa’daki evinden çıkarak maktulün iş yerine gittiğini, niyetinin Pişkin’e taş atıp yaralamak olduğunu belirtti.
İş yerine geldiğinde tek başına sandalyede oturan Pişkin’in ayağa kalktığını belirten Baykut, Pişkin’in, Muradı olduğunu hissetmesiyle kendinden geçerek taş fırlattığını, maktulün üzerine gelmesiyle kendisine zarar verebileceğini düşünerek bıçakla yaraladığını ve olay yerinden kaçtığını anlattı.

PİŞKİN’İN KARDEŞİ ŞİKAYETÇİ OLDU
İddianamede, toplanan deliller ışığında sanık Baykut’un üzerine atılı suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğu belirtildi.
Maktulün kardeşi Mehmet Pişkin’in sanıktan şikayetçi olduğu aktarılan iddianamede, sanık Baykut’un “kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere gönderildiği İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.
]]>