
Dernek Başkanı Fatih Deveci, “Genci, yaşlısı, öğrencisi kim gelirse bize sorudukları ilk soru; ‘Bebekten şehit olur mu?’ Biz de onlara ‘karşımızda ki alçak bir terör örgütü, bunlar için genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis ya da basın mensubu fark etmiyor’ diyoruz” dedi.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 31 Temmuz 2018’de, eşi Astsubay Çavuş Serkan Karakaya’yı birliğinde ziyaret eden Nurcan Karakaya ile 10 aylık bebeği Bedirhan Mustafa Karakaya, otomobille dönüşe geçti.

Dönüş yolunda PKK’lı teröristlerce önceden yola tuzaklanan patlayıcı, Bedirhan bebek ve annesinin geçtiği sırada infilak etti.

Nurcan Karakaya olay yerinde, 10 aylık bebeği Bedirhan Mustafa Karakaya ise kaldırıldığı hastanede şehit oldu.

Bedirhan bebek ve annesi Nurcan Karakaya şehadetlerinin 6’ncı yıl dönümünde anılıyor. Bedirhan bebeğin Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde bulunan müzede, şehit olmadan önce giydiği yeleği ve emziği ise sergilenmeye devam ediyor.

’10 AYLIK BEBEĞİMİZ ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇİYOR’
Ziyaretçilerin, Bedirhan bebeğin yeleği ve emziğini görünce duygusal anlar yaşadığını belirten Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatih Deveci, “Bu yıl Bedirhan bebeğimizin şehadetinin 6’ncı seneyi devriyesi. 2018 yılında Bedirhan bebek ve annesi Nurcan Karakaya 6 yıl önce astsubay eşini Hakkari’de bulunan üs bölgesinde ziyaret ettiğinde teröristler tarafından fark ediliyor. Dönüş yolunda bombalı saldırı ile birlikte 10 aylık bebeğimiz ve annesi şehadet şerbetini içiyor. Biz burada şehitler müzesinde bütün şehitlerimizin emanetlerini sergiliyoruz. Sivas kütüğüne kayıtlı 455 şehidimiz var. Bu 455 şehidimizin arasında en çok dikkat çeken ve insanlar tarafından en çok sorgulanan emaneti, Bedirhan bebeğin emaneti oluyor. Yıl içerisinde ilkokuldan, liseden, üniversiteden öğrencileri ağırlıyoruz, ziyarete geliyorlar. Genci, yaşlısı, öğrencisi kim gelirse bize sordukları ilk soru; ‘Bebekten şehit olur mu?’ Biz de onlara ‘karşımızda ki alçak bir terör örgütü, bunlar için genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis ya da basın mensubu fark etmiyor’ diyoruz. Yaptıkları katliamları bu müzede sergiliyoruz. İnsanlarda bire bir görüyor ve yaşıyorlar” diye konuştu.

“PKK TARAFINDAN VAHŞİCE KATLEDİLEN EN GENÇ VATANDAŞIMIZDIR”
Şehit Bedirhan bebeğin hiçbir zaman unutulmayacağını belirten Deveci, “Bedirhan bebek, Türkiye gündemine oturmuş, Türkiye’de söz sahibi olmuş bir şehittir. Bedirhan bebek şehit olduğunda Cumhurbaşkanımız ve o günün devlet erkanı tüm programlarını iptal etti. Cumhurbaşkanımız, 10 aylık bebeğin tabutunu sırtında taşıyarak defneden kişilerden biridir. Bedirhan bebek, PKK terör örgütü tarafından vahşice katledilen en genç vatandaşımızdır. Bu sebeple unutulmaması gayet normaldir” ifadelerini kullandı.



Ancak bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu savunan doktor, çiftin talebini yerine getirmedi.

Gebeliğin 8’nci ayında rutin kontrol için hastaneye giden Serpil Güral, bebeğin ölüm tehlikesi olduğu gerekçesiyle acil olarak doğuma alındı. Doğumun ardından yapılan testlerde bebeğin down sendromlu olduğu belirlendi.
Güral çifti, tıbbi ihmaller sonucu yaşadıkları mağduriyet nedeniyle hastane ve doktor hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı.

MAHKEME, HASTANENİN 21 MİLYON TL TAZMİNAT ÖDEMESİNE HÜKMETTİ
Kocaeli 1. Tüketici Tüketici Mahkemesi’nde açılan davanın dün gerçekleştirilen 22’nci duruşmasına, taraf avukatları katıldı.
Ailenin avukatı Feride Külcü, davanın kabulüne karar verilmesini talep etti.
Davalı tarafın avukatları ise sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesini istedi.
Mahkeme, 21 milyon 89 bin 691 lira maddi, 200 bin lira manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak Serpil Güral’a verilmesine hükmetti.

BABA FARUK GÜRAL, GAZETECİLERE KONUŞTU
Faruk Güral, gazetecilere yaptığı açıklamada, eşiyle evlendikten 8 yıl sonra tüp bebek yöntemi sayesinde ilk çocuklarının olduğunu, bundan 3 yıl sonra 2015’in son aylarında eşinin normal yollardan ikinci çocuklarına gebe kaldığını söyledi.
O dönemde maddi durumları iyi olmamasına rağmen özel hastaneye gittiklerini belirten Güral, gebeliğin 6’ncı ve 7’nci aylarında eşinde mide bulantısı, bebeğin hiç kıpırdamaması şikayetleriyle doktorlarına başvurduklarını kaydetti.
Güral, ilk taramadan sonra bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu gerekçesiyle diğer tahlillerinin yapılmadığını anlatarak, “Doktorumuz ‘Bana güvenmiyor musunuz? Ben size ne söylüyorsam odur. Bebek gayet sağlıklı.’ dedi. Biz ‘Sorunlar yaşıyoruz, problem olmaz mı?’ dediğimizde ‘Ben bu işin uzmanıyım, bana güvenmeniz gerekiyor.’ diyerek istemiş olmamıza rağmen testlerimizi yapmadı.” diye konuştu.
Bu söylemlerinden dolayı doktora güvendiklerini aktaran Güral, “Gebeliğin 8’nci ayında kontrol için gittiğimizde acil doğuma alması gerektiğini söyledi. Sebebini sorduğumuzda bebeğin ölüm tehlikesinin olduğunu söyledi. Eşim doğuma alındı ve oğlum doğduktan sonra down sendromlu olduğunu öğrendik.” ifadelerini kullandı.

“TAZMİNATI ÇOCUĞUMUN EĞİTİMİ İÇİN HARCAYACAĞIM”
Güral, ilk defa böyle bir durumla karşılaştığı için down sendromlu çocuğun bakımıyla ilgili araştırma yaptığını anlatarak, şöyle devam etti:
“Psikolojik süreci, maddi süreci nasıl atlatırız diye çok düşündük. Maalesef her şey maddiyat içeriyor. Bu yüzden çocuğumu iyi bir şekilde yetiştirebilmek için dava açmaya karar verdim. 8 yıl sonunda, dava çok şükür lehimize sonuçlandı. Miktarı biz belirlemedik. Hiçbir zaman maddiyatta gözümüz yoktu. Avukatımız yönlendirme yaparak 21 milyon lira olarak lehimize sonuçlandı. Çocuğuma güzel bir gelecek hazırlayacağım için çok mutluyum. Tazminatı çocuğumun eğitimi için harcayacağım.”
Şu an 8 yaşında olan oğlunun eğitimine devam ettiğini dile getiren Güral, “Hala bezleniyor, konuşamıyor. Yürümesi çok geç oldu, 3,5 yaşında yürümeye başladı. Bu eğitim süreçleri çok fazla yorucu oldu. Bu süreç bizi çok etkiledi, çok üzdü. Maddi ve manevi olarak yıprandık. Bu davayı oğlum down sendromlu olduğu için açmadım, hakkı olduğunu için açtım. Neticesinde iyi sonuçlandı. Tüm ailelere haklarını araması için emsal olmaktan gurur duyuyorum.” şeklinde konuştu.
