Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre Y. idaresindeki 55 ZP 545 plakalı otomobil, Çarşamba- Salıpazarı kara yolu Alibeyli Mahallesi’nde yol kenarına devrildi.
Kazada otomobil sürücüsü ile araçta bulunan Yasin Y, Cemil Y, Ümit Ş, Sebahat Ş. ve 1 yaşındaki Uras Y. yaralandı.
Yaralılar, ihbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Çarşamba Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Durumu ağır olan Uras bebek, buradaki müdahalenin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) ‘listeria’ bakterisi nedeniyle bir bebeğin hayatını kaybettiğini duyurdu.
CDC, listeria bakterisi nedeniyle ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir bebeğin hayatını kaybettiğini, dört eyalette 9 kişinin hastaneye kaldırıldığını ifade etti. Açıklamada, Kaliforniya, New York, Illinois ve New Jersey’de toplam 11 vakanın bildirildiği ifadeleri kullanıldı. CDC, bakterinin ‘Yu- Shang Food’ isimli markanın şarküteri ürünlerinden bulaşmış olabileceğini incelemelerin sürdüğünü belirtti.
LİSTERİA BAKTERİSİ NEDİR?
Listeria bakterisi, özellikle gıda kaynaklı enfeksiyonlara yol açabilen bir bakteri türüdür. En yaygın türü Listeria monocytogenes’dir. Bu bakteri, genellikle süt ürünleri, çiğ etler ve işlenmiş etler gibi gıdalarda bulunabilir. Listeria’nın neden olduğu enfeksiyon, listeriyoz olarak bilinir. Listeriyoz, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, hamile kadınlar, yaşlılar ve bebekler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hamile kadınlarda bu enfeksiyon, düşük doğum yapma, erken doğum veya bebekte ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDV Espiye Kadın Kolları Başkanı Bahar Küçükaydın ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Turgut ve Cansever Sarıkaya çiftine ziyarette bulundu.
Bahar Küçükaydın, “Ali Rıza”, “Akif” ve “Asel” adlı bebeklere çeşitli hediyeler verdi.
Sarıkaya ailesinin her zaman yanında olacaklarını belirten Küçükaydın, “Çocuklarımızın bahtı açık olsun. Allah analı babalı büyütsün, ömürleri uzun olsun.” dedi.
Anne Cansever Sarıkaya ise ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LEFKOŞA – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir hastanede yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeklerin mamalarına su yerine “yanlışlıkla” saf alkol koyulması skandalına karışan 5 hemşire 3 gün süreyle tutuklandı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan yenidoğan skandalında gözaltına alınan 5 hemşire mahkemeye çıkarıldı. Lefkoşa Devlet Hastanesi Acil Durum Hastanesi’nde bebeklerin mamalarına su yerine “yanlışlıkla” saf alkol koyan ve 20 günlük bebeğin ölümü, 6 bebeğin ise fenalaşması üzerine tutuklanan hemşireler, Çağrı Şah, Ayşe Durak, Güler Atlar, Kezban Yayman, Meryem Altunterim bugün erken saatlerde tutuklama talebiyle Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.
Soruşturmayı yürüten Müfettiş Hüseyin Zaifer mahkemede, 7 Ekim’den itibaren erken doğum nedeniyle küvezde tutulan 20 günlük bebek Mihrimah Toymuradov’un 26 Ekim saat 13.30 sıralarında vefat ettiğini söyledi.
“Zanlılar dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan gözaltına alındı”
Polis ise, hastanede görevli hemşirelerin tedbirsiz davranarak, bebeklerin mamasına etil alkol karıştırdıklarını ifade etti. Mama içirilen 7 bebekten 6’sının da şu anda tedavi altında olduğunu belirten polis, zanlılardan 4’ünün olay günü, birinin ise olay gününden bir gün önce yenidoğan servisinde görevli olduğunu açıkladı. Polis, zanlıların “tedbirsizlik ve dikkatsizlik” sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan gözaltına alındığını ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
“Etil alkolün üzerinde etiket vardı”
Polis, incelenen kamera görüntülerinde yenidoğan servisindeki etil alkolün 5 litrelik su şişesinde olduğunun görüldüğünü, olaydan sonra 5 litrelik su şişesi içerisinde bulunan mamaların olduğu odadan çıkarıldığının tespit edildiğini söyledi. Olaydan sorumlu olan başka şahısların da olabileceğini belirten polis, servisteki kamera görüntülerinin incelemesinin devam ettiğini ifade etti. Polis, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasını talep ederken, zanlıların avukatının sorusu üzerine etil alkolün üzerinde etiket bulunduğunu kaydetti.
Savcı 3 gün ek süre istedi
Savcı Senem Palabıyık, soruşturmanın yeni başladığını, incelenmesi gereken kamera görüntüleri ve alınması gereken ifadeler olduğunu belirterek, 3 gün ek süre talep etti. Aktarılan olguları değerlendiren mahkeme, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hamilelik süreci birçok kadın için farklı bir şekilde geçer. Kimi kolayca sürecini tamamlarken kimi de zorluklar ve sıkıntılar içinde bunalarak tamamlayabilir.
Hamilelikte ruh sağlığı, hormonlar ve çevre anne adayının doğum süreci boyunca etkili olur.
Anne adaylarının en büyük problemlerinden biri de bilimsel olmayan söylentilere inanarak hareket etmeleridir. Herkesin anne adayının iyiliğini düşünerek söylediği şeyler bilimsel değilse geri dönüşü olmayan yollara itebilir.
Bunları engellemek için anne adaylarının doktorlar ve bilimsel bilgiler haricinde her söyleneni ciddiye alması çok sağlıklı bir durum değildir.
Bu yazımızda tam da bu problemle ilgili hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışları ele aldık. İşte hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışlar…

1. ”Anne adayı 2 kişilik yemek yemelidir”
Uzmanlar bu düşüncenin hatalı bir beslenme şekli olduğunu nitelendiriyor.
Anne adayının doyacak kadar sağlıklı beslenmesi yeterlidir.
2. ”Bebeğin çok saçı varsa hamilelik dönemi bulantılarla geçer”
Bu düşünce doğru değildir. Bulantı durumu hamileliğin ilerleyen haftalarında bebeğin diyafram ve mideye baskı yapmasından kaynaklı yaşanır.
3. ”Hamile kadın aşerdiği gıdayı tüketmezse bebeğin bir uzvu eksik olur”
Bu düşünce de doğru bilinen yanlışlardandır. Aşermek psikolojik bir durumdur.
Anne adayının aşerdiği gıdayı tüketme imkanı yoksa da çocuğun herhangi bir uzvunun eksik olacağına inanmak doğru değildir.
5. ”Anne güzelleşirse erkek, çirkinleşirse kız olur”
Yaygın olan bu inanış doğru değildir. Anne karnının aldığı şekil bebeğin cinsiyeti hakkında bir şey ifade etmez çünkü hamilelik sürecinde karın şekli değişkenlik gösterebilir.
6. ”Gebeyken hiç hareket etme yoksa bebek zarar görür”
Bu düşünce yanlıştır. Riskli bir gebelik süreci yoksa anne adayı aşırı hareketler yapmadan gerekli hareketlerle vücudunun esnekliğini artırarak hamilelik sürecine hazırlıklı olmalıdır.
7. ”Bebekler hiçbir şey hissedemezler”
Bu yaklaşım da doğru değildir. Bazı bebekler döllenme sürecinden itibaren bazen de 20. haftadan itibaren dışarıyı hissetmeye başlarlar.
8. ”Anne bebeğin doğumdan sonra hemen karşılaşması önemli değildir”
Bu inanç da doğru değildir. Doğum şekli ne olursa olsun bebeğin hayatının güven ve kalitesi için anne ve bebeğin en kısa sürede kavuşması son derece önemlidir.
Aşağıya bıraktığımız videodan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz…
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cizre Devlet Hastanesinde 2 gün önce doğan bebeğin, solunum yetersizliği nedeniyle ileri tetkik ve tedavi için Diyarbakır’a sevk edilmesine karar verildi.
Bebek, Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine nakledildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]> 
TAHLİYESİNİ İSTEDİ
Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde, Cansu Ç. (18) hakkında “kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme” suçlamasıyla açılan davanın görüşülmesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığı ile katılan Cansu Ç. savunma yaptı. Çok pişman olduğunu söyleyen Cansu Ç., “Tahliyemi ya da ev hapsi cezası verilmesini istiyorum” dedi.
“BABAM ÇÖPÜ ATARKEN POŞETİN AĞZINI BAĞLAMIŞ OLABİLİR”
Tanık beyanlarına karşı kendisini savunan Cansu Ç., “Evde babama poşeti verirken ağzı açıktı. Babam çöpü atarken poşetin ağzını bağlamış olabilir” diye konuştu.

“ODUN TOPLARKEN BEBEK SESİ DUYDUK”
Tanıklardan Cansu Ç.’nin kız kardeşi Canan ile ağabeyleri Ceyhun ve Cihan Ç. ise, kardeşlerinin hamile olduğunu hiç anlamadıklarını, olayı polis geldiğinde öğrendiklerini belirtti. Tanıklardan Burak K. de çöp konteynerinin yanına odun almaya gittiklerini belirterek, “Çöp konteynerinin yanında çöp kovası bulunuyordu. Odun toplarken bebek sesi duyduk. Poşetin ağızını açtık. Poşeti açınca içinden bebek bacağı çıktı. Sonrasında hemen polisi arayıp ihbarda bulunduk. Poşetin ağzı kapalıydı. Biz poşeti açınca poşetten bebek bacağı dışarı çıktı. Sonra bebek hareket etmeye başladı. Biz önce kedi zannettik ama poşetten bebek çıktı” şeklinde konuştu.

“POŞETİN AĞZINI AÇINCA HAREKET ETMEYE BAŞLADI”
Tanıklardan İsmail K. ise, “Biz, akşamları halı sahanın önünde ateş yakıyoruz. Odun almamız gerekti. Çöp konteynerinin yanında çok fazla odun vardı. Ben de arkadaşları odun almaları için çöpün yanına gönderdim. Çöp ağzına kadar doluydu. Arkadaşlarda çöpte kedi görmüşler. Çöp konteynerin yanında da çöp kutusu vardı. Arkadaşlarımız kediyi kontrol ederken poşetten ses geldiğini duymuşlar. Poşetin ağzını açınca da içinden bebek bacağı dışarı çıkmış. Sonra bana seslendiler, dayı buraya gel diye. Yanlarına gittiğimde poşetin ağzını açıp baktık içinde bebek var. Bebek ağlamıyordu. Biz poşetin ağzını açınca hareket etmeye başladı. Sonra ambulansı aradık. Bebek başının üzerine doğru atılmış gibi duruyordu. Daha göbek bağı da kesilmemişti” ifadelerini kullandı.
TUTUKLULUĞU DEVAM EDECEK
Mahkeme heyeti, Cansu Ç.’nin tutukluluğunun devamına karar verdi. Bebeğin sağlık durumu ile ilgili rapor alınması için talepte bulunulmasını isteyen mahkeme heyeti, iddianamenin hazırlanabilmesi için dosyanın Cumhuriyet savcısına teslim edilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Gıda Hattı’nda yer alan habere göre; raporda yer alan suçlamalar, İsviçreli STK Public Eye (T. Halkın Gözü) ve Uluslararası Bebek Maması Eylem Ağı (IBFAN) tarafından, farklı ülkelerde satılan Nestle bebek maması ürünlerinin beslenme profillerine ilişkin yapılan bir araştırmanın ardından geldi.
DSÖ YÖNERGELERİNE AYKIRI İÇERİK
Rapor, bir ila üç yaş arası çocuklara yönelik ürünlerde sakaroz veya bal formunda şeker tespit edildiğini öne sürdü. Raporun yazarları ise bu durumun Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yönergelerine aykırı olduğu iddiasında.
Obezite ve kronik hastalık riskini sınırlamak amacıyla BM kuruluşu 2022 yılından bu yana bebekler ve üç yaşın altındaki küçük çocuklara yönelik ürünlerde ilave şekerin yasaklanması çağrısında bulunuyor.
AVRUPA’YA BAŞKA, ASYA VE AFRİKA’YA BAMBAŞKA
Rapor Nestle’nin 2 markasına odaklanıyor; Cerelac (Mucilon olarak da pazarlanıyor) ve Nido (bazen Dancow olarak da markalanıyor). Euromonitor’un Public Eye’a verdiği bilgiye göre; Cerelac, 2022 yılında 1 milyar doları aşacak satışlarıyla dünyanın bir numaralı bebek tahıl ürünü markası.
İngiltere ve Almanya’da, altı aylık bebeklere yönelik Celerac buğday bazlı tahıl ürünleri ilave şeker içermezken, aynı durum düşük ve orta gelirli ülkelerde satılan ilgili üründe geçerli değildi. En yüksek şeker dozu Tayland’da (porsiyon başına 6 g) kaydedilirken, bunu Etiyopya (5,2 g), Güney Afrika (4 g), Pakistan (2,7 g), Hindistan (2,2 g) ve Bangladeş (1,6 g) takip etti.
Araştırmacılar genel olarak, Nestle’nin Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki ana pazarlarında satılan ve incelenen 115 Cerelac ürününden 108’inin (%94) ilave şeker içerdiğini iddia ediyor.
SÜT TOZU ÜRÜNÜNLERİNİN YÜZDE 72’Sİ İLAVE ŞEKER
Public Eye tarafından görülen Euromonitor verilerine göre Nestle’nin Nido süt tozu markası, bir ila üç yaş arası çocuklara yönelik ürünlerde 1 milyar dolarlık küresel satış rakamını aştı. Euromonitor’un analizine göre Nestle tarafından bazı düşük ve orta gelirli ülkelerde satılan ve test edilen 29 Nido ürününden 21’i (%72) ilave şeker içeriyor.
Her bir pazarda ne kadar ilave şeker bulunduğuna ilişkin bulgular ise farklılık gösteriyor. Rapora göre, Brezilya ve Filipinler’de bir yaşından büyük çocuklar için üretilen Nido toz sütlerde ilave şeker bulunmazken, Panama’da satılan bir üründe porsiyon başına 5,3 g’a kadar ilave şeker tespit edildi. Nicuragua’da bir Nido süt tozu ürününün porsiyon başına 4,7 g, Meksika’da ise 1,8 g içerdiği tespit edildi.
NESTLE REÇETESİNİ NEDEN ÜLKEDEN ÜLKEYE DEĞİŞTİRİYOR?
Bebekler ve üç yaşın altındaki çocuklar için gıda ürünlerinde ilave şeker ve tatlandırıcıların yasaklanması çağrısında bulunan DSÖ, endüstrinin bu duruma yanıt vermesini istiyor. WHO Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı Direktörü Dr. Francesco Branca Public Eye ve IBFAN’a yaptığı açıklamada, “Bu çalışma, çocuklar için gıda ortamının yeniden şekillendirilmesi için acil eylem ihtiyacını vurguluyor” dedi.
Nestle, erken çocukluk dönemine yönelik ürünlerinin besinsel kalitesinin arkasında durmakta ve çocukların büyüme ve gelişimine uyarlanmış yüksek kaliteli bileşenler kullandığını söylüyor. Bir şirket sözcüsü “Çocuklara yönelik beslenme, sağlık ve zindelik ilkelerini aynen uyguluyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her yerde portföyümüz, etiketleme gereklilikleri ve şekerleri de kapsayan karbonhidrat içeriği eşikleri dahil olmak üzere yerel yönetmeliklere veya uluslararası standartlara uygundur.” dedi. Nido ve Cerelac tariflerinin neden farklı coğrafyalarda değişiklik gösterdiğine gelince, yönetmelikler ve yerel malzemelerin mevcudiyeti de dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olarak ‘küçük farklılıklar’ olduğu söyleniyor. Firmaya göre bu farklılıklar ürünlerin kalitesinden ‘hiçbir şekilde’ ödün vermiyor.
Nestle geçtiğimiz 10 yıl içinde bebek gevrekleri portföyündeki toplam ilave şeker miktarını %11 oranında azalttı ve 12-36 aylık küçük çocuklara yönelik Nido büyüme sütlerinde tüm ilave şekerlerin (sakaroz ve glikoz şurubu) aşamalı olarak kaldırıldığını söyledi.
MADEN SUYU ÜRÜNLERİNDE DIŞKI TESPİT EDİLDİ
Fransa, Nestle grubuna bağlı Perrier maden suyunda dışkı ve feçes bakterisi tespit edildiğini duyurdu. Firma, iki milyon şişeyi “ihtiyati tedbir olarak” imha ettiğini açıkladı.
]]>Baba Murat Güçlü, “Herkes minibüsçüye seslendi hızlansın diye. O da sağ olsun ambulans şoförü gibi sürmeye başladı. Hızlandı ve yoldakilere seslenerek yolu açtı. Tam hastanenin önüne geldiğimizde eşim minibüsün içerisinde doğum yaptı” dedi.
Sürücü Hakan Yücel de “Uçakta gördük, takside gördük de minibüsün içinde ilk defa böyle bir şeye şahit olduk” diye konuştu.
Olay, perşembe günü saat 09.00 sıralarında Kocasinan Merkez Mahallesi mevkiinde Yayla-Topkapı güzergahında çalışan bir minibüste meydana geldi. Edilen bilgiye göre, 32 haftalık hamile Mizgin Güçlü (23) eşi Murat Güçlü (31) ile birlikte hastaneye kontrole gitmek için evden çıktı. 1 buçuk yaşındaki çocukları da yanlarında bulunan çift, Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne gitmek için Yayla-Topkapı hattında çalışan Hakan Yücel’in kullandığı yolcu minibüsüne bindi. Mizgin Güçlü’nün Yayla Işıkları Durağı mevkinde sancıları başladı.

Murat Güçlü ve yolcuların ikazı üzerine sürücü Yücel, Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne doğru yola çıktı. Minibüs kısa sürede hastaneye vardı. Eşi, sağlık çalışanlarından sedye isteyerek Mizgin Güçlü’yü minibüsten indirmeye çalıştı. Sancıları artan Mizgin Güçlü doğumun başladığı söyleyerek minibüsten inemeyeceğini belirtti. Sağlık çalışanlarının yardımıyla 32 haftalık hamile Mizgin Güçlü minibüsün içinde doğum yaptı.
Doğumun ardından bir sağlık çalışanın kucağında hastane içerisine götürülen prematüre bebeğin durumunun iyi olduğu öğrenildi. Asmin bebeğin Bahçelievler Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelerin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenilirken enfeksiyon kapan kadının ise Bahçelievler Devlet Hastanesi’nde tedavisi sürüyor.
“MİNİBÜSÜN DEMİRLERİNDEN TUTUNARAK SESSİZCE KENDİMİ SIKTIM”
Güçlü Ailesi, ikinci çocukları olarak dünyaya gelen kızlarına Asmin ismini koydu.
Minibüste doğum yapan Mizgin Güçlü, “Ben hastaydım, eşim de beni muayeneye götürüyordu. Sonra birden sancım tuttu. Sancım tutunca ben de ıkınmaya başladım. Önce suyum geldi, sonra bebek doğdu. Doktor ve hemşireler hemen koştular ve bebeği aldılar. Minibüste de sağ olsun bir hemşire vardı, bana çok yardımcı oldu. Bana ‘Nefes al, nefes ver’ diyerek doğumu gerçekleştirdi. O yardımcı olunca doğum kolaylaştı. Bebeğim 7 aylık doğdu, erken doğum oldu. Beklemiyorduk. Minibüste bir anda sancım başlayınca kendimi yere attım. Minibüste bir sürü erkek vardı, ben de onlardan çekindiğim için bağıramadım. Minibüsün demirlerinden tutunarak sessizce kendimi sıktım. Sıkınca da zaten bebek geldi. Hastaneye 2 dakikalık mesafede bebek dünyaya geldi. Hastanenin kapısına gelir gelmez zaten bebek doğmuştu. Bebek arabanın içinde doğdu. Ben de şok oldum, ne yapacağımı bilemedim. Kucağıma almaya korktum. Minibüse bir tane bebeğimle bindim ama inerken iki bebeğimle indik. Aslında bu çok güzel bir duygu ama kızım uzakta, ben buradayım. Henüz kızımı göremedim. Bir an önce kızıma kavuşmak istiyorum. Doktorların söylediğine göre bebeğimin durumu iyiymiş. Sadece neden erken doğduğunu araştırıyorlar, yoğun bakımda şu an. Ne zaman göreceğiz daha belli değil, eşim yarın gidip doktorla görüşecek. Benim durumum da iyi ama inşallah tez zamanda kızıma kavuşurum” şeklinde konuştu.
“MİNİBÜSE KUCAĞIMIZDA BİR BEBEKLE BİNDİK, İKİ BEBEKLE İNDİK”
Eşinin minibüste doğum yapmasının ardından yaşadıkları şoku dile getiren baba Murat Güçlü, “Eşim geçtiğimiz gün hasta olduğu için doktora gittik. Gripti. Ben işteydim aradım onu hastaneye git dedim ama gitmedi. Ertesi sabah kötüleşince işten izin aldım, eşimi Perşembe sabahı hastaneye götürdüm. Avcılar’da oturuyoruz ama eşim hamile diye doktorlar kadın doğum uzmanının görmesi lazım dediler. Biz de Bakırköy’deki hastaneye geldik. Bakırköy’den de Bahçelievler’e yönelmemizi söylediler. Eşimin o sırada ağrıları başladı. Ona, ‘Hamilesin, doğum başlamış olmasın’ dedim. O da bana bir sıkıntı yok dedi. Ardından Bakırköy’den Bahçelievler’e gelmek üzere minibüse bindik. O sırada sancıları başladı. Arka tarafta oturuyordu eşim, öne doğru geçti. Benim de kucağımda bir buçuk yaşındaki oğlum vardı. Arka tarafta oturuyordum. Minibüsteki kadınlar yardımcı olmaya çalıştılar. Eşimi görüyordum, ellerini sıkmaya başladı” dedi. “Ağrısı, sancısı vardı ama sesini çıkarmıyordu” diyen Murat Güçlü, “Minibüsün içinde şansımıza bir de hemşire vardı. Bana, ‘eşinin doğumu başladı’ dedi. Eşime yardımcı olmaya başladı. Herkes minibüsçüye seslendi hızlansın diye. O da sağ olsun ambulans şoförü gibi sürmeye başladı. Hızlandı ve yoldakilere seslenerek yolu açtı. Tam hastanenin önüne geldiğimizde eşim minibüsün içerisinde doğum yaptı. Bebeğin ağlama sesini duydum. Doğum aracın içerisinde gerçekleşti, sonra eşimi içeri aldılar. Ben de o an çok heyecanlandım. Minibüse kucağımızda bir bebekle bindik, iki bebekle indik. Böyle bir olay beklemiyorduk, eşim yaklaşık 2 ay erken doğum yaptı. Olay 10 dakika içerisinde gerçekleşti zaten eşim de utangaç bir insan olduğu için hiç sesini bile çıkarmadı. Eşimin ve çocuğumuzun durumu şu an iyi. Eşim taburcu olacak, kızımız da kuvözde şu an. Tedavisine devam ediliyor, erken doğum gerçekleştiği için. Biz de bekliyoruz kızımızı. İsmini de Asmin koyacağız” diye konuştu.

“BEN DE YENİ BABAYIM 20 GÜN ÖNCE ÇOCUĞUM OLDU”
Sürücü Hakan Yücel de, “Yayla ışıklar dediğimiz yerde sancısı gelmeye başladı. Arkadan bir bayan geldi sancısı var yardımcı olur musunuz diye. Yolcu var bir anda anlayamıyorsun ne olduğunu, son sürat hastaneye sürdüm. Hastanenin içine girdik, dedim ‘inebilirsiniz’, dedi ‘aşağıya inemem, doğum başladı’. Yolcuları aşağıya indirdim, güvenlik görevlileri, hemşireler geldi. doğum oldu, aşağıya indiler. yolumuza devam ettik. Ben de yeni babayım 20 gün önce çocuğum oldu, farklı bir şeydi aslında. Beklemediğim bir olaydı minibüste doğum. Uçakta gördük, takside gördük de minibüsün içinde ilk defa böyle bir şeye şahit olduk. Yolculardan da Allah razı olsun hepsi yardımcı oldular. Babası yanındaydı bir anda heyecandan koşturdu gitti, göremedim babasını aslında, içerideydi bir anda hemşire geldi bir tane çocuk. ‘Burada mı doğdu’ dedim, ‘içeride doğdu’ dediler. Sadece merakım şuydu, acaba sağlıklı mı bir sorunu var mı? sağlıklıymış onun durumunu da öğrendim” diye konuştu.

Durakta kahya olarak çalışan Orhan Koşan ise, “İlk defa karşılaştık böyle bir şeyle. Arkadaşımız kadını doğuma yetiştirdiği için adını ‘Ebe Hakan’ koyduk” dedi.