Öğrencilerin kendisine sınavları kolay yapmalarını söylediğini aktaran Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün katıldığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Tanıtım Programı’nda gelecek seneden itibaren müfredatın değişeceğini söylediğini hatırlattı.
Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın orada çocukları mutlu edecek bir şey söylediğine dikkati çekerek, “‘Dünyadaki diğer ülkelerde okula giden çocuklardan biz neredeyse 2 katı fazla bilgiyi çocuklarımıza veriyorduk. Önümüzdeki seneden itibaren biz de dünyadaki diğer ülkeler gibi onlarla aynı düzeyde bilgi vereceğiz. Çocuklarımızın sırtındaki yükü hafifletiyoruz.’ dedi. Bundan mutlu oldunuz mu arkadaşlar? Bundan sonra okula severek, koşarak gideceksiniz. Öğrendiğiniz her şeyi oynayarak öğreneceksiniz. Sanat ve bilim atölyelerinde her şeyi yaşayarak öğreneceksiniz. Okulda öğrendiğiniz şeyler sizin dışarıda da işinize yarayacak, dışarıda da faydalanacaksınız. Böyle bir şey yaptık. Böylece sizin biraz önce söylediğiniz şeyi biz yapmış olduk. Artık okulda, derste çok daha kolay olacak. Öğretmenlerinizle beraber yaşayarak öğreneceksiniz. Hepinize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Valisi Davut Gül ise organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederek, konusu çocuk, kitap ve eğitim olan her programa katılmaya gayret ettiklerini kaydetti.
Törende Bakan Tekin, İstanbul Valisi Gül, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ve Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nuri Albayrak dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi.
Programın ardından basın mensuplarına açıklama yapan Bakan Tekin, Alper Gezervacı başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, Albayrak Grubu, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile çocukları bu yarışmaya teşvik eden öğretmenlere, okul yöneticilerine, velilere ve öğrencilere teşekkür etti.
Güzel bir etkinlik olduğunu belirten Tekin, “Bu yıl Cumhuriyet’imizin yüzüncü yılı, 100 yılı geride bıraktık. Artık önümüzdeki yüzyılın planlamasını, ‘Önümüzdeki yüzyılı nasıl Türkiye Yüzyılı yaparız?’, onun hesabını yapmamız gereken bir dönem.” dedi.
Salı günü dünyada örneği olmayan bir etkinlik yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şöyle devam etti:
“Cumhuriyete Doğru’ isimli bir tiyatro oyunumuz var. Senaryosunda doğrudan emeğimin olduğu, yaklaşık 4,5-5 yıllık bir hazırlık süreci olan bir oyun… Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda, 30 binin üzerinde izleyici, dünyada örneği yok. 30 bin kişi İstiklal Marşımızın kabul edildiği sahnede, İstiklal Marşımızın 10 kıtasını ayakta söyledi. Bu coşku güzel bir coşku. Ayrıca bu yılla ilgili olarak biz bazı yeni uygulamalar başlattık. Güz yarıyılının sonunda bir hafta pilot uygulamayla başladık. Bu önümüzdeki haftayı yine aynı şekilde değerlendireceğiz. Yıl boyunca çocuklarımızın eğitim-öğretim süreçlerinde aldıkları eğitim, edindikleri becerileri sergileyecekleri bir festival ortamı oluşturmak istiyoruz. Önümüzdeki hafta Türkiye’nin her tarafında okullarımızda, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzde, Bakanlığımızda bu etkinlikler olacak. Çocuklarımızın tamamen okuldaki bilgilerinin beceriye dönüştüğü bir süreci hep beraber izleyeceğiz. Bu bizim için çok önemli.”
Bakan Tekin, sosyal etkinlikleri, değerlendirme prosedürünün içerisine aldıklarını ve bunu çok önemsediklerini belirterek, “Çocuklarımız bu türden etkinliklere katıldıkları zaman okul başarılarına da pozitif etki yapsın istiyoruz.” dedi.
Bu tür programlarda, müfredatta karşılığı olsun diye kazanım mantığından beceri temelli bir eğitim öğretim mantığına geçilen yeni bir usulle eğitim öğretim sürecini yönetecekleri bir dönemi başlattıklarını anlatan Tekin, “Önümüzdeki 2024-2025 eğitim ve öğretim yılından itibaren beceri temelli, çocuklarımızın dünyada muadillerinin aldığı eğitimlerin aynısını alabilecekleri, aynı bilgileri, becerileri edinecekleri, edindikleri becerileri dışarıda, sosyal hayatta, gündelik hayatta kullanabilecekleri yepyeni bir müfredatı hayata geçirmiş olduk.” diye konuştu.
“İNŞALLAH ALPER GEZERAVCILARIN SAYISI ARTAR”
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin aslında konuşulan tüm süreci içerisine alan bir mantıkla hazırlandığını vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:
“İnşallah ülkemiz, çocuklarımız ve geleceğimiz için hayırlı olur, Alper Gezeravcıların sayısı artar. Benzer şekilde yaptığımız kalkınma hamlelerinde dünyada örnek gösterilecek bilim insanlarının aramızdan yetişmesini, dünyada herkese örnek gösterilebilecek sosyal bilimcilerin, fen bilimcilerin çocuklarımızdan çıkmasını, entelektüellerin, yazarların, akademisyenlerin çıkmasını istiyoruz. Bu gerekçelerden hareketle başladı süreç, nihayete erdirdik. İnşallah önümüzdeki eğitim öğretim yılı çocuklarımız için, eğitim için daha güzel, daha başarılı bir eğitim öğretim yılı olur. Çok kapsamlı bir müfredat değişikliği olduğu için, her kademenin ilk sınıfı, okul öncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren, yani eylül ayından itibaren bahsettiğim kademe başlangıçlarında uygulanmaya başlayacak inşallah.”
]]>Bilge Çocuk dergisi tarafından ve Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle gerçekleşen ‘Uzayda Hayat’ kısa hikaye yarışması ödül töreni sonrası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve uzaya çıkan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı açıklamalarda bulundu.

“YEPYENİ BİR MÜFREDATI HAYAT GEÇİRMİŞ OLDUK”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bu yılla ilgili bazı yeni uygulamalar başlattık. Güz yarıyılının sonunda pilot uygulama ile başladık. Önümüzdeki haftayı aynı şekilde değerlendireceğiz. Yıl boyunca çocuklarımız eğitim-öğretim süreçlerinde edindikleri becerileri sergileyecekleri bir festival ortamı oluşturmak istiyoruz ve önümüzdeki hafta Türkiye’nin her tarafında, okullarımızda bu tür etkinlikler olacak. Bu tür etkinliklerin çocuklarımızın başarıları değerlendirmede bir kriter olarak kullanılabileceği bir şekilde sosyal etkinlikleri değerlendirme prosedürünün içerisine aldık. Çocuklarımız bu tür etkinliklere katıldıkları zaman okul başarılarına da pozitif etki yapsın istiyoruz. Tüm bu yaptıklarımızın müfredatta karşılığı olsun diye kazanım mantığından, beceri temelli bir eğitim-öğretim mantığına geçtiğimiz yepyeni bir usulle eğitim-öğretim sürecini yürüteceğimiz bir dönemi başlatıyoruz. 2024-2025 eğitim-öğretim yılından itibaren beceri temelli, çocuklarımızın dünyada muadillerinin aldığı eğitimlerin aynısını alabilecekleri, aynı bilgileri ve becerileri edinecekleri, edindikleri becerileri sosyal hayatta kullanabilecekleri yepyeni bir müfredatı hayat geçirmiş olduk. ‘Türkiye yüz yılı maarif modeli’ adını verdiğimiz bu model, bütün bu süreci içine alan bir mantıkla hazırlandı. İnşallah ülkemiz için hayırlı olur, Alper Gezeravcılar’ın sayısı artar” diye konuştu.
Müfredat değişikliğinin hangi sınıfları kapsayacağı ile ilgili Bakan Tekin, “ Çok kapsamlı bir müfredat değişikliği olduğu için bu her kademenin ilk sınıfı, okul öncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren bahsettiğim kademe başlangıçlarında uygulanmaya başlayacak” ifadelerini kullandı.
“ORGANİZASYONUN TEMASI ÖNEMLİ”
Alper Gezeravcı ise “ Organizasyonun teması önemli. Benim küçüklüğümde başka milletlerin çocuklarının hayali olduğu gerekçesiyle hayallerime dahi alamadığım bir alanda bugün çocuklarımız makaleler yazıyor, resimler çiziyor. Devletimizin güçlü iradesinin olduğu alanda başka milletlere ait olduklarını düşündükleri hiçbir hayali kurmaktan alıkonamayacak bir neslin kutlu yürüyüşünü bugün, burada hep bir arada kutlamış olduk. Sayın bakanımızın da katılımıyla konuşmalarında ısrarla vurguladığı üzere geleceğe, devletimizin önümüzdeki yıllarda koymuş oldukları hedeflere yürüyüşlerinde emekleri yadsınamaz düzeyde geleceklerini şekillendiren değerli öğretmenlerimizin, milli eğitim bakanlığımızın emekleri sayesinde bu yolları yürüyecek kardeşlerimizin bugün buluşma noktasındayız” dedi.
]]>Bu kapsamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun 9 ortak dersin öğretim programı ile bir ortak metin, Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce 9 zorunlu dersin öğretim programı ile okul öncesi eğitim programı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce 2 zorunlu dersin öğretim programı ile 4 seçmeli dersin öğretim programı ve 1 anadolu imam hatip lisesi meslek dersi öğretim programı güncelleme ve sadeleştirmeler yapılarak hazırlandı.
SADELEŞTİRİLMİŞ İÇERİK
Yeni müfredat çalışmalarında ülke bazlı yapılan karşılaştırmalarda mevcut müfredatın muadillerinden iki kata yakın bir düzeyde daha ağır olduğu belirlendi. Bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde yapılan müfredatların dünya genelinde de revize edildiği ve bilgi edinmedeki kolaylıklardan hareketle seyreltilmeye gidildiği tespiti yapıldı.
Yapılan incelemelerde mevcut müfredatın öğrenme çıktılarının incelenen ülkelere göre yüzde 50 fazla olduğu belirlendi. Bu kapsamda yeni müfredatta yüzde 35 oranında öğrenme çıktılarında seyreltme gerçekleştirildi.
Böylece, öğrenciye bilişsel yük oluşturan ve yaşam becerilerinin gelişimine katkı sağlamaktan uzak içerikler, yeni öğretim programlarında kaldırıldı.

“ORTAK METİN” OLUŞTURULDU
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde, tüm öğretim programlarının genel çerçevesini ve bileşenlerini ihtiva eden “Ortak Metin” oluşturuldu.
Yeni müfredatta dünyada değişen durum ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilecek şekilde esnek bir yapı benimsendi. Bu kapsamda tüm derslerin öğretim programında güncel bilim ve teknolojik gelişmelerin öğrenme ortamlarına daha kolay yansıtılabildiği bir anlayış benimsendi.
“ERDEM-DEĞER-EYLEM MODELİ”
Birçok bileşenden oluşan yeni öğretim programlarının en önemli bileşeni “Erdem-Değer-Eylem Modeli” oldu. Modelin ana hedefi, eylemlerden değerlere, değerlerden erdemli insana, erdemli insandan ise nihai hedef olan “huzurlu aile ve toplum” ile “yaşanabilir çevrede huzurlu insana ulaşmak” olarak belirlendi.
BÜTÜNCÜL EĞİTİM YAKLAŞIMI
türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programları ile öğrenciyi bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki açıdan bir bütün olarak gören “Bütüncül Eğitim Yaklaşımı” benimsendi.
Programlar ile bilgi ve beceriyi sentezleyen, soyut zihinsel süreçleri somutlaştıran, milli, manevi ve evrensel değerleri özümseyen ve uygulayan aktif, çevresiyle etkileşim içerisinde bireyler yetiştirmek amaçlandı.
Ayrıca, günlük hayatta ihtiyaç duyulan okuryazarlık becerileri, sistem düşüncesi etrafında öğretim programlarına yansıtıldı.
Bağlamsal ve çevresel özelliklerin dikkate alınması ilk kez okul temelli planlama bileşeni yoluyla öğretim programlarında yer buldu.
Öğretmen geribildirimleri yoluyla öğretim programlarının sürekli değerlendirilmesi anlayışı geliştirildi. Uygulamaya dönük süreç ve durum temelli ölçme ve değerlendirme anlayışı benimsendi.

FARKLILAŞTIRILMIŞ EĞİTİM
Öğrenci farklılıklarının göz ardı edilmesinin önüne geçilerek farklılaştırma etkinlikleri oluşturuldu. Böylece eğitimde imkan ve fırsat eşitliğinin sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda yeni müfredatta ilk kez sınıflarda farklı yeteneklere ve ilgilere sahip öğrencilere yönelik “zenginleştirilmiş” ve “destekleyici” eğitimlerin sunulacağı “farklılaştırılmış eğitim” yaklaşımı kapsamlı şekilde yansıtıldı.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI
Okul öncesi eğitim programında çocukların içinde bulunduğu dönemler dikkate alınarak “gelişim alanı” yaklaşımından “öğrenme alanı” yaklaşımına geçildi.
Ayrıca, okul öncesi eğitimin mevcut programındaki yoğunluk giderilmeye çalışıldı. Bileşen sayısının azaltıldığı program, her bir alanda ortalama yüzde 50 oranında sadeleştirildi.
Ortak metinde yer alan tüm bileşenler, okul öncesi eğitim programına uyarlandı. Bunun yanında, değerler ve bunun eylemleri çocukların gelişimsel özellikleri göz önüne alınarak yeniden yazıldı.
Değerlerin uygulanmasında öğretmenlere rehberlik etmek ve değerlerin bağlayıcılığını vurgulamak üzere söz konusu başlık altında öğretmenlerin aylık planda en az 4 değere yer vermesi, bu değerleri aylık plan takip çizelgesine işlemesi, çocukların değerlere ilişkin becerilerini izlemek üzere her eğitim öğretim yılında ikişer kez olmak üzere “beceri gözlem formu” ve “beceri edinim raporu”nun doldurması zorunlu tutuldu.

TÜRKÇE DERSLERİNDE “DÖR DİL BECERİSİ” ODAKLI KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde Türkçe’nin bütün zenginliğiyle toplumun birbiriyle iletişimine, bu iletişimi anlamlandırma çabalarına ve kültür unsurlarını nesilden nesile aktarılmasına öncülük ve eşlik ettiğine vurgu yapıldı.
Bu nedenle Türkçenin öğretimi ve öğrencilerin dil becerilerinin geliştirilmesi, eğitim sisteminde temel bir politika olarak yer aldı.
Türkçenin etkili kullanılmasına yönelik becerilerin kazandırılması da tüm derslerin ortak hedefi olarak belirlendi. Türkçe öğretiminde dört dil becerisinin geliştirilmesine yönelik kademeler arasında bütünlük sağlandı.
Türkçe, Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarında sanat odaklı yaklaşım benimsendi.
Bu derslerin öğretim programlarında yer alan “üretim atölyeleri” ve “edebiyat atölyeleri” bölümleri ile araştıran, öğrenen, analiz eden, üreten ve kendini ifade edebilen bireyler hedeflendi.

ÇOCUKLAR İLK ANNE YAZACAK
İlkokul Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda harflerin veriliş sırası “Ses Esaslı İlk Okuma Yazma Öğretimi” ilkelerine uygun biçimde, kolaydan zora, yakından uzağa olarak tasarlandı.
Ses gruplarının oluşturulmasında kolay sesletim, kullanım sıklığı, yazım kolaylığı, sözcük üretimi, harflerin sesleri ve formları dikkate alındı. İlk oluşturulan hece ve kelimelerin “an”, “ana” ve “anne” olmasının da çocuğun yakın çevresinden örnekler verebilmesine imkan tanıyacağı belirtildi.
Harflerin kullanım sıklığı dikkate alınarak anlamı bilinen hece ve sözcüklere ulaşma yoluyla okuduğunu anlama becerisini desteklemek amaçlandı.
Ezberden uzak ve anlamlı öğrenmenin sağlanması için sadece anlamlı hece ve sözcüklerle çalışılması gerektiği açıkça vurgulanarak, harflerin öğretiminde uyulması gereken süreler programda belirtildi.

TÜRKİYE’NİN KALKINMA HAMLELERİ
Yeni müfredattaki bazı derslerde Türkiye’nin kalkınma projelerine dair çeşitli içeriklere de yer verildi. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihinin yanı sıra milli sanayi hamleleri de yer alacak. Biyoloji dersinde Türkiye’nin aşı geliştirme projeleri, bor madeniyle yürütülen çalışmalar, “Sıfır Atık Projesi”, coğrafya dersinde “Mavi Vatan” ve “Gök Vatan” kavramları ele alınacak. TÜBİTAK UZAY ve TUA, Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, ilk yerli otomobil TOGG ve milli kalkınmada etkili olan diğer projeler de müfredatta yer aldı.
“ULUSAL VE ULUSLARARASI SULARIN GELECEKTEKİ DURUMU” YENİ MÜFREDATTA
Coğrafya dersi öğretim programında ise Türkiye’nin kara, deniz ve hava egemenlik alanıyla bir bütün olarak vatan şeklinde algılatılması sağlandı.
Böylece programda ülkenin kara, deniz ve hava sahasını da içeren bütüncül bir coğrafya öğretiminin verilmesi amaçlandı. Programda Türkiye ve Türk dünyasını merkeze alan ve bu pencereden dünyanın tarihi, siyasi, hukuki, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan yorumlanmasını ve açıklanmasını temel alan bir yaklaşım izlendi.
Türkiye’nin KKTC ve diğer Türk devletleri başta olmak üzere bölgesel açıdan tarihi, kültürel ve jeopolitik bağları daha kapsamlı ele alındı.
Ayrıca, ülkenin Mavi Vatan’da gerçekleştirdiği hidrokarbon (enerji) aramaları ile denizlerdeki coğrafi ve hukuki haklar, ulusal ve uluslararası suların gelecekteki durumu ve ülke için önemi vurgulandı.
Jeopolitik yönüyle denizlerin ve ulusal hava sahasının Türkiye, Türk dünyası, bölge devletler ve diğer dünya devletleri için önemine yer verildi.
Ülkede gerçekleştirilen uzay çalışmaları, Antarktika’daki faaliyetler, yurt dışında ve yurt içinde gerçekleştirdiği milli üretim faaliyetleri de yeni öğretim programlarında yer aldı.
Bunların yanı sıra, coğrafya ve ilgili öğretim programlarında afetlerden korunma yöntemlerine ve afetlerden etkilenme riski yüksek olan savunmasız gruplar (çocuklar, yaşlılar, özel ihtiyaçlı bireyler vb.) ile afet ve acil durumlarda çocuk haklarına yer verildi.

“FİLİSTİN MESELESİ” DE YENİ MÜFREDATTA
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli müfredatında “bilgi aktarımı” odaklı öğretimden “tarihsel düşünme becerilerini” merkeze alan tarih öğretimine geçildi.
Ortaöğretim 9, 10 ve 11. sınıf tarih ile ortaöğretim 12. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersleri program taslaklarını ve eğitim uzmanlarının görüşlerini derledi.
Bu kapsamda liselerde haftada 2 ders saati olarak okutulan tarih dersi programında, insanı ve onun faaliyetlerini geçmiş, bugün ve gelecek bağlamında anlamlandırabilmek için gerekli bilgi, beceri ve değerlerle donanmış “tarih okuryazarı” bireyler yetiştirmek amaçlandı.
Bunların yanı sıra, tarih dersi aracılığıyla öğrencilerin, Türk milletinin insanlığa katkılarına dair kanıtlar göstermeleri, Türk tarihini ve kültürünü oluşturan temel öge ve süreçleri açıklamaları, milli kimliğin oluşum sürecini çözümlemeleri, medeniyetin dayandığı milli ve manevi değerleri davranışlarına yansıtmaları ve insanlığın ortak mirasının korunmasında ve yaşatılmasında duyarlılık göstermeleri hedeflendi.
Lise 12. sınıflardaki T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programının temel amacı, Türk milletinin yakın tarihte gösterdiği milli birlik, beraberlik ve dayanışmayı kavrayarak Türk inkılabının ruhunu ve amaçlarını geliştirecek bilgi, beceri ve değerlere sahip bireyler yetiştirmek olarak yer aldı.
Ders aracılığıyla öğrencilerin, Atatürk’ün kişilik özelliklerini ve yeteneklerini örnek almaları, Atatürk’ün ve Türk milletinin insanlığa katkılarına dair kanıtlar göstermeleri, Milli Mücadele’nin ve Türk inkılabının anlamını ve önemini yorumlamaları, Türk modernleşmesi ile Atatürk ilke ve inkılapları arasındaki ilişkiyi çözümlemeleri, Türkiye’nin jeopolitik önemini bölgesel ve küresel etkileri açısından değerlendirmeleri hedeflendi.
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı’na göre öğrenciler, 2. Dünya Savaşı’nın neden ve sonuçlarını siyasi, sosyal ve ekonomik bağlamda sınıflandırma yetisi edinecek, savaş sonrasında Soğuk Savaş Dönemi’nin başlaması, Birleşmiş Milletler ve IMF’nin kuruluşu, siyonist hareketler, Filistin meselesi ve sömürgeciliğin şekil değiştirmesi hususlarını kendi cümleleriyle ifade edebilecek.
Yeni müfredatta “Soğuk Savaş” dönemi’nin başlaması, Birleşmiş Milletler ve IMF’nin kuruluşu, Filistin Meselesi ve sömürgeciliğin şekil değiştirmesi konularına da yer verilecek; Kıbrıs sorunu, Pontus ve Ermeni iddialarının asılsızlığı gibi konularla ilgili kitaplar okuma listesine dahil edilecek.
Öğrenciler, örnek metin ve olaylardan hareketle siyonist faaliyetleri ve Filistin meselesini hakkaniyetli davranmanın önemi bakımından değerlendirecek.
Öğrencilerden 2. Dünya Savaşı’nın neden ve sonuçlarını değerlendirilebilmeleri amacıyla verilen neden-sonuç formunu doldurmaları istenecek. Öğrenciler, Soğuk Savaş Dönemi’nin başlangıcından itibaren Türkiye’deki siyasi gelişmelerin gösterildiği infografiği inceleyebilecek.
MATEMATİK VE FEN BİLİMLERİ ÖĞRETİM PROGRAMI
Matematik ve fen öğretiminde günlük hayatla ilgili becerilere ağırlık verildi.
Matematik alan becerileri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini kapsayan ve süreç bileşenleri ile modellenebilen beceriler dikkate alınarak belirlendi. Yeni müfredatta yer verilen beş matematik alan becerisi, matematiksel muhakeme, matematiksel problem çözme, matematiksel temsil, veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme, matematiksel araç ve teknoloji ile çalışma olarak planlandı.
Matematik dersi öğretim programlarında, mevcut öğretim programlarında yer almayan “sayma ve algoritma, algoritma ve bilişim, istatiksel araştırma süreci” temalarına yer verildi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde 13 farklı fen bilimleri alan becerisi tanımlandı. Fen bilimleri alan becerileri, bilimsel gözlem, sınıflandırma, bilimsel gözleme dayalı tahmin, bilimsel veriye dayalı tahmin, operasyonel tanımlama, hipotez oluşturma, deney yapma, bilimsel çıkarım yapma, bilimsel model oluşturma, tümevarıma dayalı akıl yürütme, tümdengelime dayalı akıl yürütme, kanıt kullanma ve bilimsel sorgulama becerilerinden oluştu.
Fen bilimleri alan becerilerinin tamamı birbiriyle ilişkili, bazıları ise birden fazla beceriyi kapsayacak biçimde yapılandırıldı.
Fen bilimleri öğretim programlarında ilk defa “toprağı tanıyorum, tarımı keşfediyorum” ünitesi öğretim programına 3. sınıf düzeyinde eklendi. Bu yolla “toprak ve tarım” konusunda farkındalığı artıracak bir temel oluşturulması amaçlandı.
SOSYAL BİLİMLER İÇİN 17 ALAN BECERİSİ BELİRLENDİ
Yeni müfredatta sosyal bilimler alan becerileri kapsamında yerli ve yabancı literatür, alanın kendine özgü yapısı ve çağın gereklilikleri göz önünde bulundurularak, 21. yüzyıl becerileri ile de güçlü ilişkileri olan 17 alan becerisi belirlendi.
Bunlar, “zamanı algılama ve kronolojik düşünme”, “kanıta dayalı sorgulama ve araştırma”, “tarihsel empati”, “değişim ve sürekliliği algılama”, “sosyal katılım”, “girişimcilik”, “mekansal düşünme”, “coğrafi sorgulama”, “coğrafi gözlem ve saha çalışması”, “harita”, “tablo, grafik, şekil ve diyagram”, “mantıksal muhakeme”, “felsefi sorgulama”, “felsefi muhakeme”, “felsefi düşünce ortaya koyma”, “eleştirel sosyolojik düşünme”, “tarihsel sorun analizi ve karar verme” becerileri olarak sıralandı.
]]>Yeni müfredatta, dünyada değişen durum ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilecek şekilde esnek bir yapı benimsendi.
Milli Eğitim Bakanlığınca, hazırlıkları süren ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını taşıyan yeni müfredat taslağı, “https://gorusoneri.meb.gov.tr/” adresinden kamuoyunun görüşüne sunuldu.
Yeni müfredat, gelecek eğitim öğretim yılından itibaren okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul beşinci sınıf ve lise dokuzuncu sınıflarda kademeli şekilde uygulanmaya başlanacak.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, hazırlanan yeni öğretim programlarına temel oluşturdu.
Bu bağlamda, yeni öğretim programlarının mevcut programlardan farklılaşan pek çok yönü bulunuyor.
Yeni müfredat, özgün bir eğitim felsefesi içeriyor. Yeni model ile milli bilince sahip, ahlaklı, erdemli, milleti ve insanlık için faydalı ve güzel olanı yapmayı ideal edinmiş, beden, zihin, kalp ve ruh bütünlüğüne sahip bilge nesiller hedefleniyor.
Yenilenen programlar kademe ve sınıf düzeylerine göre şöyle:
“OKUL ÖNCESİ ÖĞRETİM PROGRAMI-3-5 YAŞ,
İlkokul-ortaokul kademeleri için fen bilimleri dersi 3-8. sınıf, hayat bilgisi dersi 1-3. sınıf, ilkokul matematik dersi 1-4. sınıf, ilkokul Türkçe dersi 1-4. sınıf, insan hakları, vatandaşlık ve demokrasi dersi 4. sınıf, ortaokul matematik dersi 5-8. sınıf, ortaokul Türkçe dersi 5-8. sınıf, sosyal bilgiler dersi 4-7. sınıf, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi 8. sınıf, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi 4-8. sınıf.
Lise kademeleri için biyoloji dersi 9-12. sınıf, coğrafya dersi 9-12. sınıf, felsefe dersi 10-11. sınıf, fizik dersi 9-12. sınıf, kimya dersi 9-12. sınıf, matematik dersi 9-12. sınıf, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi 12. sınıf, tarih dersi 9-11. sınıf, Türk dili ve edebiyatı dersi 9-12. sınıf, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi 9-12. sınıf.”
Yeni müfredatta ayrıca Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce güncellenen seçmeli ders programları da yer aldı.

– SADELEŞTİRİLMİŞ İÇERİK
Yeni müfredat çalışmalarında ülke bazlı yapılan karşılaştırmalarda, mevcut müfredatın muadillerinden 2 kata yakın bir düzeyde daha ağır olduğu belirlendi. Bilgi erişiminin zor olduğu dönemlerde yapılan müfredatların dünya genelinde de revize edildiği ve bilgi edinmedeki kolaylıklardan hareketle seyreltilmeye gidildiği tespiti yapıldı. Yapılan incelemelerde mevcut müfredatın öğrenme çıktılarının incelenen ülkelere göre yüzde 50 fazla olduğu belirlendi. Bu kapsamda yeni müfredatta yüzde 35’lik oranda bir seyreltme yapıldı.
MEB, müfredat çalışmaları ile beceri odaklı yaklaşımı benimsedi. Bu yaklaşımda, sadeleştirilmiş içerikte öğrencilerin derinlemesine öğrenmesine imkan sağlayacak yeni yaklaşımlar belirlendi.

– BÜTÜNCÜL BİR EĞİTİM MODELİ
Yeni müfredatta, öğrenciyi zihinsel, sosyal, duygusal, duyuşsal, fiziksel ve ahlaki açıdan bir bütün olarak gören “bütüncül eğitim yaklaşımı” modeli benimsendi.
Bu yaklaşımın merkeze aldığı konular ise “insanın fıtri özelliklerini koruma ve geliştirme”, “şahsiyet bütünlüğünü oluşturma”, “karakter gelişimini sağlama” olarak sıralandı.
Yeni müfredatta, değişen dünyanın ihtiyaçlarına dünyada değişen durum ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenebilecek şekilde esnek bir yapı benimsendi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğrencilerin inanç, kimlik ya da sosyoekonomik durumları nedeniyle dezavantajlı olmadığı bir öğrenme süreci tasarlandı.

– YENİ MÜFREDATTA TÜRKÇE VURGUSU
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde Türkçe’nin bütün zenginliğiyle toplumun birbiriyle iletişimine, bu iletişimi anlamlandırma çabalarına ve kültür unsurlarını nesilden nesile aktarılmasına öncülük ve eşlik ettiğine vurgu yapıldı.
Bu nedenle Türkçenin öğretimi ve öğrencilerin dil becerilerinin geliştirilmesi, eğitim sisteminde temel bir politika olarak yer aldı. Eğitimin her aşamasında, Türkçenin öğretimine, doğru kullanımına titizlikle dikkat edilecek. Türkçenin etkili kullanılmasına yönelik becerilerin kazandırılması da tüm derslerin ortak hedefi olarak belirlendi.
– MATEMATIK ALAN BECERİLERİ
Matematik alan becerileri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini kapsayan ve süreç bileşenleri ile modellenebilen beceriler dikkate alınarak belirlendi. Yeni müfredatta yer verilen 5 matematik alan becerisi, matematiksel muhakeme, matematiksel problem çözme, matematiksel temsil, veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme, matematiksel araç ve teknoloji ile çalışma olarak planlandı.
– FEN BİLİMLERİ DERSINE 13 ALAN BECERİSİ GELDİ
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde 13 farklı fen bilimleri alan becerisi tanımlandı. Fen bilimleri alan becerileri, bilimsel gözlem, sınıflandırma, bilimsel gözleme dayalı tahmin, bilimsel veriye dayalı tahmin, operasyonel tanımlama, hipotez oluşturma, deney yapma, bilimsel çıkarım yapma, bilimsel model oluşturma, tümevarıma dayalı akıl yürütme, tümdengelime dayalı akıl yürütme, kanıt kullanma ve bilimsel sorgulama becerilerinden oluştu.
Fen bilimleri alan becerilerinin tamamı birbiriyle ilişkili olup bazı beceriler ise birden fazla beceriyi kapsayacak biçimde yapılandırıldı.
– SOSYAL BİLİMLER İÇİN 17 ALAN BECERİSİ BELİRLENDİ
Yeni müfredatta sosyal bilimler alan becerileri kapsamında yerli ve yabancı literatür, alanın kendine özgü yapısı ve çağın gereklilikleri göz önünde bulundurularak 21. yüzyıl becerileri ile de güçlü ilişkileri olan 17 alan becerisi belirlendi. Bunlar, “zamanı algılama ve kronolojik düşünme”, “kanıta dayalı sorgulama ve araştırma”, “tarihsel empati”, “değişim ve sürekliliği algılama”, “sosyal katılım”, “girişimcilik”, “mekansal düşünme”, “coğrafi sorgulama”, “coğrafi gözlem ve saha çalışması”, “harita”, “tablo, grafik, şekil ve diyagram”, “mantıksal muhakeme”, “felsefi sorgulama”, “felsefi muhakeme”, “felsefi düşünce ortaya koyma”, “eleştirel sosyolojik düşünme”, “tarihsel sorun analizi ve karar verme” becerileri olarak sıralandı.

– YETKİN VE ERDEMLI İNSANI ÖNCELEYEN ÖĞRENCİ PROFİLİ
Yeni müfredat ile ilk kez yeni bir öğrenci profili tanımı da yapıldı. Buna göre, müfredatın hedeflediği öğrenci, “yetkin ve erdemli insan” olarak tanımlandı. Yetkin ve erdemli insanı önceleyen öğrenci profili, yeni müfredatta ana merkeze alındı. Sadece akademik başarılara odaklanmanın doğru olmadığı, her bir öğrencinin kendine özgü potansiyeli olduğu tespitine öncelik verildi.
Yetkin ve erdemli insan, ruh ve beden bütünlüğü, bilgi ve bilgelik, geçmişten geleceğe eğitim prensibi, değerler, ahlaki bilinç ve estetik bakış açısına sahip olma prensipleri üzerinden tasarlandı.
Öğrenci profili oluşturulurken zamansal bütünlük, ontolojik bütünlük ve epistemolojik bütünlüğü sağlama yanında aksiyolojik olgunluk da dikkate alındı.
Yetkin ve erdemli öğrenci profilinin ancak çok yönlü bir gelişim ile ortaya çıkabileceğinden yola çıkılan müfredatta, öğrencilerin hem kendisi hem de toplum için daha sağlıklı ve dengeli bir insan olması, çok yönlü bir bilgi ve düşünme yelpazesi geliştirmesi hedeflendi. Bu bakış açısıyla eğitim sürecinin anlık başarılarıyla değil, süreç olarak ele alınması odağa alındı.
– “ERDEM-DEĞER-EYLEM MODELI” İLK KEZ GELİŞTİRİLDİ
Yeni müfredatta ayrıca ilk kez “Erdem-değer-eylem Modeli” de yer aldı. Değerlerin eğitim sürecinde doğal süreç içerisinde edinilmesi için özgün bir yaklaşımla tasarlanan bu modelde “adalet”, “saygı” ve “sorumluluk” üst değerler olarak ele alındı. Ayrıca duyarlılık, merhamet, estetik, temizlik, sabır, tasarruf, çalışkanlık, mütevazılık, mahremiyet, sağlıklı yaşam, sevgi, dostluk, vatanseverlik, yardımseverlik, dürüstlük, aile bütünlüğü, özgürlük değerlerinin programlar içinde işlenmesiyle içsel ahenge sahip “huzurlu insan”, “huzurlu aile ve toplum”, “yaşanabilir çevre” hedeflendi.
– BECERI ODAKLI ÖĞRETİM PROGRAMI
Öğretim programlarında, öğrencilerin edinmesi beklenen öğrenme çıktıları, bilgi ve alana özgü becerilerle birleştirildi ve “beceri temelli bir program yapısı” oluşturuldu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde “bütüncül eğitim yaklaşımı” gereği bilgi, beceri, eğilim, tutum-davranışlar ile değerler ilişkilendirildi.
– SOYUT DÜŞÜNCELERI EYLEME DÖNÜŞTÜREN KAVRAMSAL BECERİLER
Temel, bütünleşik ve üst düzey düşünme becerilerinden oluşan “kavramsal beceriler”, öğrenme yaşantıları ile güçlü şekilde ilişkilendirilerek öğretim programlarında daha görünür ve işlevsel hale getirildi.
– SOSYAL-DUYGUSAL ÖĞRENME BECERİLERİ
Sosyal-duygusal öğrenme becerileri, öğretim programlarının bir bileşeni olarak ele alındı. Bu beceriler, öğrenme çıktılarıyla doğrudan ilişkilendirildi.

– ÖĞRENCİNİN AKTİF OLDUĞU PROGRAM
Yeni müfredatta, eğitim öğretim süreçlerinde öğrencilerin aktif şekilde katılımlarını sağlayacak öğrenme yaşantıları tasarlandı.
– Bireysel farklılıkları merkeze alan ve becerilerin tetikleyicisi eğilimler
Yeni öğretim programlarında “eğilimler”, daha da önem kazandı. Bireysel farklılıkları merkeze alan müfredatta eğilimlerin becerileri tetiklediğine odaklanıldı.
Eğilimlerin öğrencilerin edindikleri becerileri sergilemelerinde belirleyici role sahip olduğu vurgulandı.
– PROGRAMLAR ARASI BİLEŞENLER OLARAK “OKURYAZARLIK” BECERİLERİ
Okuryazarlık becerileri, yeni hazırlanan öğretim programlarının kesişim noktası olarak ele alındı ve bunlara her bir derse ait öğretim programında açık bir şekilde yer verildi.
Bu kapsamda, “sistem okuryazarlığı” ilk kez müfredata girdi. Sistem okuryazarlığı ile öğrencilerin getirilen herhangi bir konuda öğrenme yöntemini kendisinin belirlemesi, kendi kendine öğrenebilmesi amaçlandı.
Bunun hayata geçirilmesi için 9 alt okuryazarlık türü de belirlendi. Bu okuryazarlık türleri ise bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, finansal okuryazarlık, görsel okuryazarlık, kültür okuryazarlığı, vatandaşlık okuryazarlığı, veri okuryazarlığı, sürdürülebilirlik okuryazarlığı, sanat okuryazarlığı olarak sıralandı.
Okuryazarlık türleri, okul öncesinden başlanarak sarmal bir yapı içinde öğrenciye kazandırılacak.
– ÖĞRENCiNiN KENDiNi iNŞASINA iMKAN VEREN ÖĞRENME YAŞANTILARI
Bakanlığın yeni müfredatında, aktif öğrenmeyi temel alan öğretim uygulamaları, bütüncül gelişimi destekleyerek derin öğrenmeyi sağlamaya yönelik anlamlı öğrenme bağlamları içinde gerçekleştirildi.
– ÖĞRENMEYİ GENIŞLETEREK VE DERİNLEŞTİREREK ZENGİNLEŞTİRME
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde zenginleştirme, öğrencilerin ileri düzey kavramları ve karmaşık düşünce yapılarını keşfetmelerini teşvik edecek şekilde kurgulandı. Böylece öğrencilerin potansiyellerini mümkün olan en üst düzeye çıkarmalarına katkı sağlamak amaçlandı.
– PROGRAM DIŞI ETKİNLİKLER
Yeni müfredatta, disiplinler üstü ve disiplinler ötesi yaklaşımı destekleyen program dışı etkinlikler de sıralandı.
Programda, bu etkinliklerle ilgili, “Öğrencilerin kendilerini tanımalarına yardımcı olan program dışı etkinlikler; spordan sanata, kulüplerden gönüllülük faaliyetlerine, kamplardan yarışmalara, dinletilere ve sergi, ziyaret, konferans, turnuva gibi çok çeşitli ilgi alanlarına yönelik faaliyetleri kapsadı ve disiplinler üstü ve disiplinler ötesi yaklaşımla temel yaşam becerilerini keşfetmeleri ve geliştirmeleri için öğrencilere fırsatlar sunar.” değerlendirmelerine yer verildi.
– SONUÇ YERINE SÜREÇ ODAKLI ÖLÇME DEĞERLENDIRME YAKLAŞIMI
Bakanlığın yeni eğitim programında, sonuç yerine süreç odaklı ölçme değerlendirme yaklaşımı benimsendi. Bu yaklaşımla, ölçme değerlendirme uygulamalarında tanılayıcı, biçimlendirici ve düzey belirleyici değerlendirme yöntemleri arasında denge sağlandı.
– OKUL TEMELLİ PLANLAMA
Öte yandan, öğretim programlarının uygulanmasında, esneklik sağlanması amacıyla yerel ve bölgesel eğitim ihtiyaçları dikkate alınacak, öğretmenlerin ihtiyaca yönelik işbirliğine dayalı karar verebilmesine olanak sağlanacak. Ayrıca her ders özelinde ihtiyaca göre kullanılabilecek şekilde planlama yapılabilecek.
Okul temelli planlamada, 10. sınıf kariyer rehberliğine ayrıldı. Öğretim programlarında 10. sınıf düzeyinde okul temelli planlama için ayrılan ders saatleri, zümre öğretmenleri tarafından, meslek seçimi ve kariyer planlama amacıyla öğrencilere yol gösterici olacak şekilde kullanılacak. Bu kapsamda planlanan eğitim öğretim faaliyetleri, mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı bağlamında yürütülecek.