Binanın – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 22:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tedirgin eden görüntü: 47 yıllık binanın mutfak tavanı çöktü, midye kabukları ortaya çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/tedirgin-eden-goruntu-47-yillik-binanin-mutfak-tavani-coktu-midye-kabuklari-ortaya-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tedirgin-eden-goruntu-47-yillik-binanin-mutfak-tavani-coktu-midye-kabuklari-ortaya-cikti/#respond Sun, 21 Jul 2024 22:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16116 Tavandaki betonun dökülmesiyle paslı demirler ve betonda kullanılan deniz kumu ile deniz kabukları da ortaya çıktı.

Daire sahibi Hakan Ülkü’nün teyzesi olayın ardından sosyal medya aracılığıyla belediyeye ulaştı.

Salı günü incelemelerde bulunan belediye ekipleri, binanın eski ve riskli olduğunu belirterek karot örneği alınması gerektiğini belirtti.

Güngören’deki Soğanlı Caddesi’nde bulunan 47 yıllık, 6 katlı binanın en üst katında yaşayan Hakan Ülkü’nün oturduğu dairenin mutfak tavanındaki beton döküldü.

Ülkü, evde olmadığı sırada yaşanan olayı ertesi gün fark etti. Uzun zamandır evin farklı noktalarında dökülme ve çatlakların olduğunu belirten Ülkü “Bahçelievler’de oldu geçenlerde gördük haberlerde, Küçükçekmece’de oldu, Avcılar’da oldu. Bir anda yıkılsa geriye sadece ölümden başka birşey kalmayacak” diye konuştu. Binada dükkanı olan Ethem Polat ise, banka kredilerinin yüksek olduğunu belirterek, bir anda binadan kimsenin çıkamayacağını belirtti. Polat, “Yarın öbür gün belediye buraya gelip suyunu kesse, elektriğini kesse, biz mağdur oluruz. Benim borcum var, harcım var nereye ödeyeceksin?” diye sordu.

“HER TRAMVAY GEÇTİĞİNDE SALLANIYOR”

Hakan Ülkü, binanın uzun zamandır sallandığını belirterek, “Ben yaklaşık 2 senedir bu binada yaşıyorum. Bu binanın 1977 yılında yapımı bitmiş, 1979 yılında taşınılmış, yani 1979 yılından beri oturumu olan bir bina. Bu bölgedeki ilk bina; böyle söyleyebilirim. İlk yapıldığı zamandan beri bu binanın yani sallantıları bitmemiş, hep varmış. Bir kamyon geçse, bir araba geçse bu sallantı hissediliyormuş ki, şu anda zaten tramvay durağı yol üzerinde olduğu için her tramvay geçtiğinde sallanmaya devam ediyor. Ben 2 senedir bu binadayım benden öncesinde de teyzem, onun öncesinde de dedemle anneannem burada oturuyordu. Teyzemin kaldığı zamandan itibaren bu binada döküntüler var” dedi.

“SONUMUZ NE OLACAK BİLEMİYORUM”

Binanın giriş katında bulunan dükkan sahiplerini ikna edemediğini iddia eden Ülkü, “Gece geldiğimde fark etmedim ama ertesi gün uyandığım zaman fark ettim, mutfağımın tavanı çökmüş bir durumdaydı. Her taraf beton yığını beton da diyemem ona gerçi, deniz kabuğu yığını ve pas, demir de yoktu. Ben o sırada evde olsaydım, evde olduğum sırada başıma düşseydi; belki ölümle sonuçlanabilirdi. Bina kalabalık bir bina, çevre kalabalık bir çevre, cadde üzerindeyiz. Gerek bina içi gerek bina dışı birçok hasara sebep olabilir. Oluşan döküntüler sokaktan geçen insanlara zarar verebilir. Yüksek bir yerdeyiz, bir kişinin başına düşmesi bir kişinin ölümü demek ve bunun önüne kim geçebilir bilemiyorum açıkçası. Aylarca konuştuk görüştük, gerek bina içi gerek çevreyle; ama gelin görün ki bir sonuç alamadık. Binada oturanlar istemedi, isteyemedi. Dükkan sahipleri hiç istemiyor. Belediye bu konuda çok destek çıkamıyor açıkçası. Yani burada şu an kimsenin durumu iyi değil, insanlar o yüzden yanaşamıyor. Kentsel dönüşüme girişemiyorlar. Bu konuda açıkçası sonumuz ne olacak bilemiyorum” ifadelerini kullandı.

“BİR ANDA YIKILSA GERİYE ÖLÜMDEN BAŞKA BİRŞEY KALMAYACAK”

Bina yapılırken deniz kumu kullanıldığını söyleyen Ülkü, “Binanın dökülen parçasından, mutfağımın düşen parçasından gördüğüm kadarıyla komple deniz kabuğu dolu. Zaten o deniz kabuğunun deniz tuzundan oluşan oksitlenmeler sebebiyle demir denen birşey kalmamış, pas yığınına dönmüş. Betonu tutacak hiçbir parça yok. Beton düşmesi sadece benim başıma değil bu binadaki herkesin de başına gelebilirdi. Ölümle sonuçlanabilirdi tehlikeli bir durum. Bu durumu bina WhatsApp grubunda paylaşarak bina sakinlerini ikna etmeye çalışıyoruz. Umarım kentsel dönüşüme yanaşırlar yani durumun farkındalardır. Tek değiller, kalabalık aileler, birden fazla ölüme sebebiyet verebilir. Bahçelievler’de oldu geçenlerde gördük haberlerde, Küçükçekmece’de oldu, Avcılar’da oldu. Bir anda yıkılsa geriye sadece ölümden başka birşey kalmayacak” diye konuştu.

Olaydan sonra Ülkü’nün teyzesi sosyal medyadan konuyu belediyeye bildirdi. Belediye ekipleri ise, Salı günü incelemelerde bulundukları binanın eski ve riskli olduğunu belirterek, binadan karot örneği alınması gerektiğini söyledi.



“3-4 KİŞİ DIŞINDA KİMSENİN DURUMU İYİ DEĞİL”

Binada dükkanı olan Ethem Polat, “Esnaf olarak ben dükkanda, bir anda binanın zarar etmesini istemiyorum. Sadece müteahhitle beraber anlaşmamız lazım ama müteahhitlerle anlaşmıyoruz şu anda. Şöyle bir şey var bu binada 3- 4 kişinin durumu biraz iyi ama öbürlerinin hiçbirinin değil. Bazılarının kiraya çıksa kiraya veremeyecek kadar durumları yok. 6-7 kişi en az, onlar çıksa mağdur olacaklar. Onların çoğu bilmiyor ben de diyorum ki biz burayı müteahhite vereceksek hep beraber anlaşalım ne gerekiyorsa ben razıyım. Binanın çürük olmasını ben de istemem, yapılmasını isterim; daha güzel olur. Herkes para kazanır. Ben diyorum ki müteahhitle anlaşalım yaptıralım, verelim. Yarın öbür gün belediye buraya gelip suyunu kesse, elektriğini kesse, biz mağdur oluruz. Benim borcum var, harcım var nereye ödeyeceksin? Bir senede biz buradan çıkamayız. Yarın öbür gün gün burada su kapandığı zaman esnaflar mağdur olur. Binadaki sakinler de öyle. Kiracı adam çıkacak burada veriyorsa 5 bin lira, 10 bin lira kira. 20 bin liraya ev tutamaz, çıkamaz bir anda.Zaman verildiğinde, herkes anlaşır, evinden çıkar hep beraber anlaşırız. Maddi kaygı bence, banka kredileri yüksek. Banka kredileri düşürse hep beraber yaparız. 1 milyona 3- 4 milyon istiyorlar. Onu aydan aya nasıl ödeyecek alan kişi ?” diye konuştu.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tedirgin-eden-goruntu-47-yillik-binanin-mutfak-tavani-coktu-midye-kabuklari-ortaya-cikti/feed/ 0
Deprem olmasa da kendiliğinden çökebilecek bina sayısı açıklandı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/#respond Fri, 28 Jun 2024 00:24:13 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13719 Küçükçekmece’de 3 katlı binanın 2 Haziran’da çökmesinin üzerinden henüz bir ay bile geçmeden kentte yeni bir çökme olayı daha yaşandı. Bahçelievler’de 3 katı kaçak 7 katlı binanın sabah saatlerinde kısmen çökmesi, megakentte kendiliğinde çökme riski bulunan kaç binanın olduğu sorusunu akıllara getirdi.

AA muhabiri, İstanbul’da çökme riski bulunan bina sayısını, çökme vakalarının neden kaynaklandığını ve bu konuda nasıl önlem alınması gerektiğini uzmanlara sordu.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, Bahçelievler’de çöken binanın en büyük sorununun kaçak olmasından kaynaklandığını belirtti.

Binanın malzemelerini incelediğini aktaran Koçak, “Betonlarına, demirlerine baktım. 7 katlı bir binaya uygun bir malzeme değil. İmalatlar da öyle. Son derece kalitesiz imalat yapılmış. 7 katın böylesine mühendislik hizmeti alınmadan yapılması ayrı bir dert zaten. Binanın çökmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi kolonlar, kirişler taşıma gücünü kaybetmiş. Taşıyamadı artık binayı.” değerlendirmesini yaptı.

Küçükçekmece’de yıkılan binanın da kolonlarında aşırı korozyon meydana geldiğini kaydeden Koçak, her iki binanın ortak özelliklerinin kalitesiz, mühendislik hizmeti alınmadan ve kaçak yapılması olduğunu söyledi.

“Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor”

Prof. Dr. Koçak, “Artık bu tür yapılar kendi ekonomik ömürlerini tamamladılar. Kendi kendinin yüklerini taşıyamıyorlar. O nedenle çok hasar görmeye başladılar. Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor.” dedi.

Avrupa’da bu tür binaların, yönetmelik değişimlerinde mutlaka yönetmeliğe göre yeniden revize edildiğini ve kontrollerinin yapıldığını kaydeden Koçak, Türkiye’de 1975 yılındaki deprem yönetmeliğinden sonra 4 kez yönetmeliğin değiştiğini ancak binaların tespitinin yapılmadığını dile getirdi.

Koçak, 1999 depreminden hemen sonra da inceleme ve planlama yapılması gerektiğinin söylendiğini ama yapılmadığını kaydederek, “Şimdi diyoruz ki bu 1999 öncesi yapılmış yapılar, özellikle 30 senenin üzerindeki binalar acilen boşaltılmalı yıkılmalı veya güçlendirilerek yeniden işletmeye açılmalı. Ama mutlaka bunların incelenmesi, tespit edilmesi ve riskli binaların ortaya çıkartılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Yapacağımız şey bina tespitlerini yapmak, envanterlerini ortaya çıkartmak, yöntemi belirlemek”

Prof. Dr. Koçak, yerel yönetimlerin bu işleri daha dikkatli yapmaları gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından üniversite olarak birçok binayı incelediklerini, üniversiteye de karot örneklerinin yağdığını aktaran Koçak, “Ben de çok binaya gittim baktım, dedim ki ‘Var mı bir yönteminiz. Binanız riskli çıktı, sonrasında ne yapacaksınız.’ Yok, kaldı öyle. Belki toplam incelenen binaların yüzde 1’i kadarında bile güçlendirme yapılmamıştır. Ama ilk başta bir hezeyanla çıktı vatandaşlarımız ‘Aman binamızı inceleyelim, depremden korkuyoruz.’ Evet korkuyoruz ama şimdi artık binalarımızın kendi kendine yıkılmasından korkmaya başladık.” diye konuştu.

“Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var”

Prof. Dr. Koçak, İstanbul’daki riskli bina sayısına ilişkin, “Bakanlık, İstanbul’daki riskli binaların 600 bin civarında olduğu söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 300 bin olarak açıkladı. Bunun 50 bini kesin bu haldedir. Çok net söyleyebilirim. Çünkü 40 senenin üzerindeki binalar bunlar. Burası da öyle, 1980 yapımı. 1995’te 2-3 katını kaçak yapmış üzerine. Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var. Yani her ilçede en az 1000 binamız vardır böyle.” açıklamasında bulundu.

Vatandaşlara ev alırken, kiralarken iskanı var mı yok mu, mühendislik hizmeti olup olmadığına bakmaları yönünde uyarıda bulunan Kocak, şunları söyledi:

“2000 öncesi kötü kalitede binalar yapıldı”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yıldırım, 1999’dan önce beton kalitesi ve demir kullanımı hesap edilmeden, mühendislik hizmeti almadan kalfayla bilinçsizce bina inşa edildiğini, günümüzdeki gibi bu denli sıkı kontrol ve denetimin olmadığını, bunun acısının da depremde yaşandığını anlattı.

Yıldırım, deprem sonrasında tam dört dörtlük yapılmasa da denetimlerin geldiğini ve mühendislik hizmetiyle binaların yapılmaya başlandığını belirtti.

Kötü durumdaki binaların ikiye ayrılması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şunları söyledi:

– “Bilinçsiz bina yaparsan eninde sonunda ya depremde ya kendi kendine yıkılacaktır”

Prof. Dr. Yıldırım, binaların durduk yere değil iki nedenle yıkılabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

İstanbul’da kendiliğinden çökme tehlikesi bulunan binalarla ilgili net bir rakam verilemeyeceğini, bu dereceye gelen binaları zaten depremin yıktığını dile getiren Yıldırım, “Çok sayıda olduğunu, kendi kendine yıkılacağını tahmin etmiyorum. Belki yüzde 5’i çıkar ama net konuşmamak lazım. Ama depremde yıkılması muhtemel bina çok.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/feed/ 0
Fıkra gibi olay! Bu apartmanda öyle bir şey eksik ki duyan inanamıyor: Uçakla mı inelim? https://www.foxtvhaber.com.tr/fikra-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/ https://www.foxtvhaber.com.tr/fikra-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:12:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6234 Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Mevlana Halit Mahallesi’nde 2010 yılında inşa edilen Süleymanoğlu Apartmanı’nın girişi, M.D.’nin aynı yıl yaptığı baraka yapı nedeniyle apartmanın giriş çıkış kapısına engel oldu. Binanın altında yer alan boş dükkan ise sahibi tarafından apartman sakinlerine giriş çıkış için açıldı.

Binaya giriş çıkışı dükkan içerisindeki kapı, çapı kadar kırılan duvardan yapan bina sakinleri, söz konusu olayda soluğu mahkemede aldı. 2010 yılında M.D.’nin hukuki yola başvurmasıyla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlanılan dava, 2018 yılında reddine karara bağlandı.

Bunun üzerine 04.01.2024 tarihinde Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanlığınca alınan kararda, bahse konu alanın kamulaştırılması talep edildiği, encümenlerin katıldığı oy birliğiyle onaylandığı ve İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığınca kaçak yapının ivedilikle yıkılması belirtildi.

Söz konusu kaçak yapının hala yıkılmadığı ve apartman sakinlerinin giriş çıkış olarak kullandığı dükkanın satılmasıyla kapatılacağını söyleyen bina sakini engelli bir vatandaşın yakını Dıldar Aykul, sonuçlanan kararlara rağmen kaçak yapının yıkılması için yetkililere çağrıda bulundu.

Aykul, dükkanın satılmasıyla kepenklerin ineceğini ve vatandaşın binaya giriş çıkış yapamayacağını dile getirerek, “Burada bir mağduriyet söz konusudur. 2012 yılından bu yana Süleymanoğlu Apartmanı’nın girişi ile ilgili süren bir mahkeme süreci vardı. Binanın girişi normalde yan tarafındandır. Binanın ön tarafı tamamen kapalı olduğu için vatandaşlar binaya bodrum kattaki dükkanın içinden giriyor. Binanın giriş kısmında 2010’da direkhane olarak kullanılan baraka tarzı bir dükkan kaçak olarak yapılmıştı. Sağ olsun bina altındaki bir esnafın kullanmadığı dükkanını açmasıyla vatandaşlar, evine şimdiye kadar buradan gidip geliyordu. Mahkeme de bu barakanın yıkım kararı çıktı. Bu karardan sonra Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığından Diyarbakır Valisine kadar birçok yetkilinin bu kaçak yapının yıkılması için toplandığı kurulda imzası var. Buna rağmen bu kaçak yapı yıkılmıyor” dedi.

Hasta ve engelli vatandaşların da ikamet ettiği binanın giriş çıkışında zorluk çektiklerini ifade eden Aykul, “Bu binada hastalar ve engelliler de var. Bir ambulans geldiğinde sağlıkçılar binanın girişini bulamayınca zaman uzuyor. Yıllar önce mesela binada yangın çıkmıştı. İtfaiyeciler binaya o zaman girememişti ve yangın büyümüştü. Yetkililerin bir an önce bu konuyla ilgilenmesini istiyoruz. Sağ olsun binanın altındaki dükkan sahibi bize dükkanının kapısını açmış, burada dükkanın bir duvarını kırıp binaya girip çıkıyoruz. Ama dükkan sahibi de dükkanı sattığı için 10 günlük bir mühlet verdi. Bundan sonra kepenkleri indirecek ve binaya giriş çıkış olmayacak. Yani demek istediğim bina girişindeki kaçak yapı oradan kalkarsa bina sakini rahata kavuşacak. Biz resmi alınan kararların yerine getirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

“AMBULANS GELDİĞİ ZAMAN BİNANIN GİRİŞİNİ BULAMIYOR”

Mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğine vurgu yapan bina sakinlerinden Suphi Bakayi ise, şunları kaydetti:

Bina yöneticisi Kazım Demir, diğer bir sorunun da kargocuların bina girişini bulamamasıyla geri döndüğünü belirterek, şu anki giriş çıkış yaptıkları dükkanın kapanmasıyla çaresiz kalacaklarını söyledi.

“TELEFERİKLE Mİ BİNAYA GİRİŞ YAPALIM”

Demir, “12 senedir binamızın önü işgal edilmiş. İtfaiye, ambulans, kargocular binamız için geldiğinde girişi bulamadığı için geri dönüyorlar. Kargocu binaya bakınca girişi bulamayıp geri gidiyor. Mahkeme sürecimiz de karara bağlandı. Belediye sözde gelip yıkım yapacak ama hala bir ses seda yok. Bize yıllardır içi boş dükkanını açan vatandaş da iş yerini sattı. Biz bu durumda binaya nasıl girelim? Özel uçakla mı binaya havadan girelim? Teleferikle mi binaya giriş yapalım?” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/fikra-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/feed/ 0
Fırka gibi olay! Bu apartmanda öyle bir şey eksik ki duyan inanamıyor: Uçakla mı inelim? https://www.foxtvhaber.com.tr/firka-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/ https://www.foxtvhaber.com.tr/firka-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6199 Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Mevlana Halit Mahallesi’nde 2010 yılında inşa edilen Süleymanoğlu Apartmanı’nın girişi, M.D.’nin aynı yıl yaptığı baraka yapı nedeniyle apartmanın giriş çıkış kapısına engel oldu. Binanın altında yer alan boş dükkan ise sahibi tarafından apartman sakinlerine giriş çıkış için açıldı.

Binaya giriş çıkışı dükkan içerisindeki kapı, çapı kadar kırılan duvardan yapan bina sakinleri, söz konusu olayda soluğu mahkemede aldı. 2010 yılında M.D.’nin hukuki yola başvurmasıyla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlanılan dava, 2018 yılında reddine karara bağlandı.

Bunun üzerine 04.01.2024 tarihinde Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanlığınca alınan kararda, bahse konu alanın kamulaştırılması talep edildiği, encümenlerin katıldığı oy birliğiyle onaylandığı ve İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığınca kaçak yapının ivedilikle yıkılması belirtildi.

Söz konusu kaçak yapının hala yıkılmadığı ve apartman sakinlerinin giriş çıkış olarak kullandığı dükkanın satılmasıyla kapatılacağını söyleyen bina sakini engelli bir vatandaşın yakını Dıldar Aykul, sonuçlanan kararlara rağmen kaçak yapının yıkılması için yetkililere çağrıda bulundu.

Aykul, dükkanın satılmasıyla kepenklerin ineceğini ve vatandaşın binaya giriş çıkış yapamayacağını dile getirerek, “Burada bir mağduriyet söz konusudur. 2012 yılından bu yana Süleymanoğlu Apartmanı’nın girişi ile ilgili süren bir mahkeme süreci vardı. Binanın girişi normalde yan tarafındandır. Binanın ön tarafı tamamen kapalı olduğu için vatandaşlar binaya bodrum kattaki dükkanın içinden giriyor. Binanın giriş kısmında 2010’da direkhane olarak kullanılan baraka tarzı bir dükkan kaçak olarak yapılmıştı. Sağ olsun bina altındaki bir esnafın kullanmadığı dükkanını açmasıyla vatandaşlar, evine şimdiye kadar buradan gidip geliyordu. Mahkeme de bu barakanın yıkım kararı çıktı. Bu karardan sonra Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığından Diyarbakır Valisine kadar birçok yetkilinin bu kaçak yapının yıkılması için toplandığı kurulda imzası var. Buna rağmen bu kaçak yapı yıkılmıyor” dedi.

Hasta ve engelli vatandaşların da ikamet ettiği binanın giriş çıkışında zorluk çektiklerini ifade eden Aykul, “Bu binada hastalar ve engelliler de var. Bir ambulans geldiğinde sağlıkçılar binanın girişini bulamayınca zaman uzuyor. Yıllar önce mesela binada yangın çıkmıştı. İtfaiyeciler binaya o zaman girememişti ve yangın büyümüştü. Yetkililerin bir an önce bu konuyla ilgilenmesini istiyoruz. Sağ olsun binanın altındaki dükkan sahibi bize dükkanının kapısını açmış, burada dükkanın bir duvarını kırıp binaya girip çıkıyoruz. Ama dükkan sahibi de dükkanı sattığı için 10 günlük bir mühlet verdi. Bundan sonra kepenkleri indirecek ve binaya giriş çıkış olmayacak. Yani demek istediğim bina girişindeki kaçak yapı oradan kalkarsa bina sakini rahata kavuşacak. Biz resmi alınan kararların yerine getirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

“AMBULANS GELDİĞİ ZAMAN BİNANIN GİRİŞİNİ BULAMIYOR”

Mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğine vurgu yapan bina sakinlerinden Suphi Bakayi ise, şunları kaydetti:

Bina yöneticisi Kazım Demir, diğer bir sorunun da kargocuların bina girişini bulamamasıyla geri döndüğünü belirterek, şu anki giriş çıkış yaptıkları dükkanın kapanmasıyla çaresiz kalacaklarını söyledi.

“TELEFERİKLE Mİ BİNAYA GİRİŞ YAPALIM”

Demir, “12 senedir binamızın önü işgal edilmiş. İtfaiye, ambulans, kargocular binamız için geldiğinde girişi bulamadığı için geri dönüyorlar. Kargocu binaya bakınca girişi bulamayıp geri gidiyor. Mahkeme sürecimiz de karara bağlandı. Belediye sözde gelip yıkım yapacak ama hala bir ses seda yok. Bize yıllardır içi boş dükkanını açan vatandaş da iş yerini sattı. Biz bu durumda binaya nasıl girelim? Özel uçakla mı binaya havadan girelim? Teleferikle mi binaya giriş yapalım?” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/firka-gibi-olay-bu-apartmanda-oyle-bir-sey-eksik-ki-duyan-inanamiyor-ucakla-mi-inelim/feed/ 0
Ezgi Apartmanı davası görülmeye başlandı https://www.foxtvhaber.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-gorulmeye-baslandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-gorulmeye-baslandi/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5326 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Tekin, tutuksuz sanık Yakup Aktaş, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık Ertan Danacı ise bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Tutuklu sanık Ertan Danacı, iç mekan tasarımcısı olarak binada dekorasyon işi yaptığını, kolon kesilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yaptığı çalışma sonrasında ilgili kurumların herhangi bir aykırılık olmadığına dair rapor verdiğini savundu.

Binanın altında bulunan pastanedeki tadilatlar ile bu binanın yıkımının hiçbir ilgisinin bulunmadığını öne süren Danacı, “Pastanede tadilat yapılmasa dahi o binanın ayakta kalma şansı yoktur. Binanın beton dayanımı ve demirleri oldukça kalitesizdir. Bu yüzden pastanede yapıldığı iddia edilen tadilatlarla ilgili analiz yapılırsa, bu iddia edilen tadilatların yıkıma etkisinin olmadığı görülecektir.” dedi.

Danacı, binanın projesinde bulunan ancak uygulamada yapılmayan yerler olduğuna değinerek, mimari statik projede olmamasına rağmen binanın en statik bölgesine kaçak kat yerleştirildiğini, 8 metre uzunluğundaki taşıyıcı perdenin yapılmadığını ve binanın zemin etüdünün olmadığını savundu.

Kim tarafından ne zaman kesildiği bilinmeyen bir kolonun kepçe ile kazılarak çıkarıldığını belirten Danacı, şöyle devam etti:

“Sadece zemin ile asma kat arasında bulunan ama diğer 9 katta bulunmayan kolonun kesildiği görülmüş ve bunun yıkıma etkisinin araştırılması gerekmektedir. Ancak bu raporda dikkate alınmamış, herhangi bir akstan geçmiyor ve temelle bağlantısı yok. Bu kolona yükleme yapılmadığı için taşıyıcı olma özelliğe de yoktur. Bu direğin asma kat dışında düşey olarak yük taşımasına olanak yoktur. Bu raporların daha uzman bir yere gösterilmesi gerekmektedir.”

Fenni mesul tutuklu sanık Mehmet Tekin de hakkındaki iddiaları reddederek sürekli raporların konuşulduğunu ancak mühendislikten bahsedilmediğini söyledi. Tekin, “Burada her kolonda ve kirişin iki ucunda yükler sıfırlanır. Bir önceki kolon diğerine yük aktarmaz. Eğer oradaki bir kolon kaldırılırsa, o zaman kiriş kendisini imha etmeye çalışır.” dedi.

“İlk başta ‘kolon yok’ dediler ama statikte gözüküyor”

Binanın 1978 yönetmeliğine göre yapıldığını ancak 2018 yönetmeliğine göre ele alındığını belirten Tekin, binaya hazır beton dökmelerine rağmen kendilerine hala içinden çıkan kağıt parçalarından bahsedildiğini, bu konunun fizik kuralları çerçevesinde ve mühendislik açısından bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tekin, “İlk başta ‘kolon yok’ dediler ama statikte gözüküyor. Daha sonra ‘bu kolon buraya hiç yapılmamış’ dediler, var olduğunu nasıl kabul ettiniz? Şimdi hangi güç ile ‘bu kolonun kesilmesi binanın yıkımına etki etmez’ diyorsunuz? Burada binanın hasar gören yeri belli ama hala neden yıkıldığını tartışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

60 yıllık mühendis olduğunu dile getiren Tekin, Ezgi Apartmanı’nda donatı ve betonun kalitesiz olduğu iddia edilse de o dönemde aynı ekiple yaptıkları Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi, Vali Konağı, Kahramanmaraş Müzesi gibi binaların hala sağlam olduğunu kaydetti.

Tutuksuz sanık Yakup Aktaş ise Ezgi Apartmanı’nı 8 şiddetindeki depreme dayanıklı olarak yaptıklarını savunarak, şöyle konuştu:

“O dönem bunun projesi Kahramanmaraş’ta 1 liraya yapılıyorken, ben bunu Ankara’da 10 liraya yaptırdım çünkü burada yapacak statikçi yoktu. Binanın projesini nervürlü demire göre yaptırdım. O dönem bu demir bulunmuyordu, yurt dışına ihraç ediliyordu gittim Hatay’dan getirttim. Kültür Sitesi’ndeki şantiyeme indirdim. Ben malzemeden çalmam, beni herkes bilir.”

Binaya torununun adını vermiş

4 defa vergi rekortmeni olduğunu, 1996 ile 1999 yıllarında Cumhurbaşkanı’ndan plaket aldığını anlatan Aktaş, ilk torunu Ezgi’nin adını binaya verdiğini, bu binayı saygın bir insan olarak eksik yapmayacağını savundu.

Aktaş, “2003 yılında yaşanan ekonomik krizde iflas ettim. Binanın alt tarafı iki ayrı büroydu, birisi bana ait diğer taraf Lütfi Bilir’e aitti. Ben iflas edince burası bankaya geçti, onlar da pastaneye sattılar. Binanın aradaki taşıyıcı perdeyi kırıp birleştirdiler ve 400 metrekare yaptılar. Benim yaptığım 23 tane bina var sadece ikisi yıkılmış. İki binada da kat malikleri tarafından kolon kesme ve dükkan genişletmeyle ilgili şikayetler var.” diye konuştu.

Binada 1999’dan beri apartman görevlisi olarak çalışan müşteki Mulla Kenger, kapıcı dairesinin iş yerine dahil edildiğini, kendisinin de 4. kata apartman yönetimiyle yapılan anlaşmayla yerleştirildiğini, 2017’de pastanede geniş çaplı tadilat yapıldığını, aynı iş yerinin daha önce boyacıyken gördüğü kolonu tadilat sonrası görmediğini söyledi.

Müştekilerin dinlendiği duruşma bugün devam edecek.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-gorulmeye-baslandi/feed/ 0
Rönesans Rezidans sanıklarına istenen ceza belli oldu https://www.foxtvhaber.com.tr/ronesans-rezidans-saniklarina-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ronesans-rezidans-saniklarina-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Fri, 02 Feb 2024 07:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3082 Merkez Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi İnönü Caddesi’ndeki rezidansın depremde yıkılmasıyla ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Tutuklu sanıklar rezidansın müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile kontrol elemanı Önder Artun, tutuksuz sanıklar yapı denetim şirketinin yetkililerinden A.K, inşaat teknikeri İ.D. ve şantiye şefi B.M. ile müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun’un kardeşi ve ortağı firari Hüseyin Yalçın Coşkun hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, rezidansın 2 bodrum, zemin ve 12 normal kat olmak üzere 15 katlı olduğu, yapıda 196 bağımsız bölüm bulunduğu belirtilerek, “Deprem sonucunda Rönesans Rezidans’ın yıkıldığı, 269 kişinin hayatını kaybettiği ve 13 kişinin de yaralandığı tespit edilmiştir.” bilgisi paylaşıldı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından hazırlanan ve iddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, statik hesap raporuyla ilgili eksiklikler anlatıldı.

BİLİRKİŞİ RAPORU

Bilirkişi raporunda, rezidanstaki kusurlarla ilgili şu tespitlere yer verildi:

“12 Şubat 2023’teki olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanağında belirtildiği üzere beton malzemelerin yerinde döküm şeklinde ve düşük kalitede olduğu, beton parçalarının elle ufalandığı, kolon içerisinde bulunan demir donatıların arasında kiriş bağlantı noktasında malzemenin segregasyon (ayrışma) yaptığı kum ve çakılın donatı içerisinde elle sökülebileceği tespit edildi. Perde ve kolon numunelerinde yapılan karot basınç deneyinde beton değerinin olması gereken kriterleri sağlamadığı, kolon boyutları, kolon donatı alanı, perde boyutları, perde donatı alanı yetersizlikleri ve yetersiz donatı detaylandırması hususları tespit edildi.”

Etriye sıklaştırılmasının görülmediği, donatı bindirme paylarına da dikkat edilmediği kaydedilen raporda, “Bodrum kat üstü binanın kuzeydoğu cephesi dış kenar kolon ve perdelerinde bırakılan pencere türü boşluğun kısa kolon etkisiyle binanın bu noktadan kırılıp göçebileceğinin gözlemlendiği, bodrum kat kolon-kiriş birleşimlerinde kolon etriyelerinin devam ettirilmediği, kolon etriyelerinin 135 derece yerine 90 derece yapıldıkları tespit edildi.” ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, binanın yapım ve iş bitimi aşamalarında Deprem Yönetmeliği (2007) esaslarına yeterince uyulmadığı bildirildi.



“YAN YATTI, ÇÖKME OLMADI” SAVUNMASI!

İddianamede ifadesine yer verilen Rönesans Rezidans’ın yurt dışına kaçmaya çalışırken İstanbul Havalimanı’nda yakalanan müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, binanın yapımına 2011’de başladığını ve siteyi 2013’te bitirdiğini belirtti.

Binanın 10 yıldır kullanımda olduğunu ve bu süre zarfında herhangi bir sıkıntısının bulunmadığını ileri süren Coşkun, “Kusurum olduğunu düşünmüyorum. Karadağ’a bina tapularını vermek için gidiyordum. Rönesans Rezidans yan yattı, herhangi bir çökme olmadı. Böyle büyük bir depremde yan yatmasına rağmen bina dağılmadı, iskeleti sağlam kaldı. Bu, binanın sağlam yapıldığının göstergesi.” iddiasında bulundu.

Yapı denetim şirketinin yetkilisi tutuklu Mehmet Haşim Eraslan ise uygulama denetçiliğini yapıp yapmadığını hatırlamadığını öne sürdü.

Tutuklu sanıklardan Bülent Seküçoğlu da Rönesans Rezidans’ın denetimini gerçekleştiren yapı denetim şirketinin müdürü ve şirket ortaklarından olduğunu kaydederek, “Rezidansın herhangi bir kısmında denetim görevi almadım. Hatta rezidansın yerini dahi gösteremem.” ifadesine yer verdi.

Tutuklu Önder Artun ile tutuksuz 3 sanık da kusurlarının bulunmadığını savundu.

İddianamede, sanıklar Mehmet Yaşar Coşkun, Mehmet Haşim Eraslan, Bülent Seküçoğlu ve Önder Artun ile A.K, İ.D. ve B.M. ile firari Hüseyin Yalçın Coşkun’un, rezidansın yapım denetleme aşamasında malzeme kalitesi yetersizliğinden kaynaklı “asli kusurlu” görüldükleri bildirildi.

Binanın yıkılmasına ilişkin dönemin Ekinci Belde Belediyesinin yapı birim sorumluları ve ilgili diğer görevlilerinin “tali kusurlu” oldukları ve haklarında soruşturma yürütüldüğü bilgisi de iddianamede paylaşıldı.

Haklarında soruşturma yürütülen 5 kişi hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği aktarılan iddianamede, 241 müştekiden bazılarının da ifadeleri yer aldı.

FUTBOLCU ATSU DA HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Geçen yıl 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans’ın enkazında, Süper Lig ekibi Atakaş Hatayspor’un futbolcusu Christian Atsu ve A Milli Erkek Hentbol Takımı kaptanı Cemal Kütahya ile oğlu Çınar Kütahya’nın da aralarında olduğu 269 kişi yaşamını yitirmiş, Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilcisi Devrim Öztürk’ün de aralarında bulunduğu bazı kişilerin ise cenazelerine ulaşılamamıştı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ronesans-rezidans-saniklarina-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0