Terörle mücadele başta olmak üzere devam eden faaliyetlere ilişkin bilgi alan Bakan Yaşar Güler, yapılacak çalışmalara ilişkin talimatlar verdi.

KALLEŞ FETÖ İLE MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK
Bakan Yaşar Güler, toplantıda şunları kaydetti;
Dün 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günümüzün sekizincisini hep birlikte idrak ettik. Cumhuriyetimize, demokrasimize ve millî birliğimize uzanan hain ellerin topyekûn bir irade ile kırıldığı bu günde, tüm dünyaya ordu-millet dayanışmasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha açıkça ilan ettik. Bakanlığımızın kalleş FETÖ’yle mücadelesi, örgütle iltisaklı tek bir personel kalmayıncaya kadar titizlikle, rehavete kapılmadan aralıksız sürdürülmektedir ve kararlılıkla sürdürülmeye de devam edilecektir.
Bu hafta ayrıca kahraman ordumuzun tarihindeki en önemli başarılardan birisi olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünü de büyük bir gururla hep birlikte kutlayacağız. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Günümüz güvenlik ortamı, çatışma ve gerginliklerle oldukça hassas hâle gelmiş ve tehditlerin çeşitliliği de artmıştır. Bu kritik ortamda ülkemizi, yurttaşlarımızı, millî hak ve menfaatlerimizi korumaya yönelik faaliyetlerimizi 7 gün 24 saat esasıyla sürdürmekteyiz. Tüm personelime, millî güvenliğimizin sarsılmadan korunmasında verdiği emek, gösterdiği çaba ve mesai mefhumu gözetmeksizin icra ettiği kutsal görev için yürekten kutluyorum.
Öncelikli görevimiz olan terörle mücadelede operasyonlarımız sarp arazi, aşırı sıcak hava koşullarında aralıksız devam etmektedir. Terör örgütü bu operasyonlar neticesinde hareket edemeyecek hâle getirilmiştir.
Örgüt mensupları kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde büyük kayıplar yaşadıklarını itiraf etmektedirler. Terör örgütünün sözde elebaşları, kara propaganda ve dezenformasyon ile düştükleri acziyeti örtmeye çalışmakta, saklanacak güvenli yer aramakta ve Mehmetçiğin aman vermeyen takibi karşısında kaçınılmaz sona yaklaşmaktadır.
‘KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK’
Irak Merkezi Hükûmeti ve Bölgesel Yönetim ile son dönemde oluşan iş birliği iklimi ve sahada terör örgütüne karşı ortak mücadelemiz, örgütün çözülme hızında ivme yaratmış ve bölgenin kalıcı istikrarına zemin hazırlamıştır. Birlikte hareket ederek, tecrübelerimizi paylaşarak ve karşılıklı destekle kazandığımız müşterek kabiliyetler, sahadaki konumumuzu güçlendirmekte, bu birliktelikten rahatsızlık duyanları ise hayal kırıklığına uğratmaktadır.
Şunu tekrar ifade etmek istiyoruz: Bizim kimsenin toprağında, egemenlik haklarında gözümüz yoktur. Mücadelemiz bölgenin huzur ve refahına zarar veren terör örgütleriyledir. Geçmişte DEAŞ terör örgütünün Irak topraklarını istila etme çabaları devam ederken söylediğimiz gibi Irak toprak bütünlüğüne saygımız tamdır. Bu toprakların geleceğinde yeri olmayan terör örgütünün sonunu, bölgenin gerçek sahipleri getirecektir. Bu durum, bölgedeki istikrarsız ortamdan nemalanan bazı kesimleri de kaygılandırmaktadır.

İyi komşuluk ilişkilerimize yönelik attığımız her adımda barış ve huzur ortamını bozmayı hedefleyen odakların niyetlerinin farkındayız. Ancak, nifak tohumlarının bu topraklarda yeşeremeyeceğini tüm kesimlerin çok iyi bilmesi gerekiyor.
SURİYE AÇIKLAMASI
Öte yandan, Suriye’deki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Suriye’nin kaderini, kederinden memnuniyet duyanların değil, kendi halkının belirleyeceğini hatırlatmak istiyorum.
BARIŞ VE HUZURDAN YANA OLANLAR TÜRKİYE İLE BİRLİKTE HAREKET EDİYOR
Irak’ta olduğu gibi Suriye’deki terör yapılarını ortadan kaldırmaya yönelik samimi girişimleri de destekliyoruz. Özellikle belirtmek isterim ki bölgede barış ve huzurdan yana olan taraflar, Türkiye ile hareket etmektedirler. İllegal yapılarla ve terör örgütleriyle çarpık ilişkileri olan kimi kesimler ise Suriye’nin toprak bütünlüğünü, egemenlik haklarını, ekonomik kaynaklarını ve halkının huzurunu gasp etmektedirler. Operasyonlarımız daha önce söylediğimiz gibi alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında devam etmektedir. Terörle mücadelemizde haklıyız, kararlıyız, azimliyiz, yetkiniz, yeterliyiz ve irade sahibiyiz.
Bununla birlikte uluslararası harekât ve misyonlar ile dost ve müttefik ülkelerle eğitim-danışmanlık faaliyetlerimize dünyanın değişik coğrafyalarında başarıyla devam etmekteyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviye ve gösterdiği profesyonel yaklaşımın tüm uluslararası platformda olduğu gibi en son gerçekleşen NATO zirvesindeki temaslarda da dost ve müttefik ülkeler tarafından takdir edildiği iftiharla gözlenmiştir. Bu vesileyle tüm silah ve mesai arkadaşlarıma, görevlerinde başarılar diliyor, her birinizin gözlerinden öpüyor, yolunuz ve bahtınız açık olsun diyorum.”
ESED NE DEMİŞTİ?
Esed, Erdoğan ile Türk askerlerinin Suriye topraklarından çekilmesi konusunun gündeme gelmesi halinde görüşeceğini söyledi.

Esed, ‘‘Türkiye ile ilişkileri geliştirecek her türlü girişime olumlu bakıyoruz. Bu da doğal bir şey. Kimse komşularıyla sorun yaratmayı düşünmüyor ama bu kuralların dışına çıkmamız gerektiği anlamına gelmiyor.” demişti.
Esed sonuç getirecek eylem arayışında olduklarını dile getirerek “Toplantı veya toplantı dışı hiçbir tedbire karşı değiliz. Önemli olan Suriye’nin çıkarına, Türkiye’nin çıkarlarına aynı anda ulaşacak olumlu sonuçlara ulaşmamızdır. Suriye, çeyrek asırdan fazla bir süredir sınırın her iki tarafının güvenliği ve terörle mücadele konusunda verdiği taahhütlere her zaman sadık kalmıştır ve Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusuna da bu şekilde bakıyoruz” diye konuştu.
]]>Destici, Büyük Birlik Partisi olarak her zaman iç siyasette yumuşamanın tarafı olduklarını söyleyerek, “Siyasi partilerin diyalog içinde olmasını, özellikle dış politikada birlikte olmasını, iç politikada anayasa başta olmak üzere devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milletin istiklalini ve istikbalini ilgilendiren konularda iş birliği yapılabilmesini her zaman önceledik. Bu konuda öncü parti olduk, adımlar attık. Bütün siyasi partilerimizle görüştük. En son İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere siyasi partilerimize, ziyaretlerimiz oldu. Bu ziyaretlerimiz de devam edecek. Çünkü Büyük Birlik Partisi Türkiye’nin birliğini, ülkesinin bütünlüğünü, milletinin istiklalini ve istikbalini ve dahi Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk birliğini önceleyen Türk İslam ülkücülerinin partisidir. Ve o yolda da yürümeye devam edeceğiz. Tabii bu dönemde partimizi güçlendireceğiz. İlk önceliğimiz teşkilat olacak. Eksik teşkilatlarımızın tamamlanması olacak. Üye sayımızın bu yıl içinde 200 bini geçmesi öncelenecek. Ve ondan sonra da tabii belediyelerimizle birlikte, yerel yönetimlerimizle birlikte de bunu yapacağız. Şu andaki Sivas Belediyemiz başta olmak üzere kazandığımız tüm belediye başkanlıklarında il, ilçe ve beldelerde belediye başkanlarımız çok başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Bize teslim edilen il ve ilçeleri beldeleri kalkındıracağız. Bu bizim vatandaşlarımıza sözümüz. Sözümüzün arkasındayız” diye konuştu.

‘BU HALKAYI GENİŞLETECEĞİZ’
Destici, BBP Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atanan Türker Yörükçüoğlu’nun rozet takdimini gerçekleştirdi. Destici, “Kendisi Nizamı Alem Ocaklarında birlikte görev yaptığımız üniversite teşkilatlarımızın başında bulunmuş eğitimin başında bulunmuş bir arkadaşımız, bir kardeşimiz. Aynı zamanda Şehit Muhsin Başkanımıza siyasi danışmanlık yapmış bir kardeşimiz. Ve ben onu aşağı yukarı çeyrek asırdan fazla bir süredir tanıyorum. Hem ocakla birlikte olduğumuz dönemde hem daha sonra partide birlikte olduğumuz dönemde şehit liderimize danışmanlık yaptığı dönemde ve farklı başbakanlıkta bulunduğu dönemde, mecliste bulunduğu dönemde farklı noktalarda bulunduğu dönemde de bizim hep kendisiyle görüşmemiz, istişarelerimiz hep devam etti. Biz kendisinden bugüne kadar hiçbir şekilde kopmadık. Tabiri caizse Türker kardeşimiz yuvasına döndü. Ben kendisine hoş geldin, şeref verdin diyorum. İnşallah Büyük Birlik Partisi olarak bu halkayı genişleteceğiz. Çünkü Türkiye’nin Büyük Birliğe ihtiyacı var. Ve Büyük Birlik kadroları bu ihtiyacı karşılamaya hazırdır. İnşallah sizlerle birlikte yeni arkadaşlarımızla birlikte biz milletin muktedir iktidarını gerçekleştireceğiz ve devletin varlığına, ülkenin bütünlüğüne ve milletin kardeşliğine uzanan elleri hep birlikte kıracak, Türkiye’yi ve Türk milletini layık olduğu yere taşıyacak” dedi.

‘TÜRK DEVLETİ’NİN ESKİ PARLAK GÜNLERİNE DÖNDÜRÜLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’
Türker Yörükçüoğlu ise, konuşmasında, “Sizlerin tarafınızda bulunmaktan dolayı gerçekten çok mutluyum, şeref duyuyorum. Genel başkanımızın daveti üzerine gözlerimizi açmış olduğumuz siyasi hayatta ve millete hizmet yolunda yürüdüğümüz serüvenimiz boyunca bu millete hizmet etmeye çalıştık çabaladık, dertlendik, mücadele ettik. Ve her daim aklımızda hep siyasi hayatta ilk gözümüzü açtığımız bir Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları gelmiştir. Biz Türk milliyetçileri, Türk milletine, Türk milliyetçiliğine bağlı olduğumuz kadar Türk milletinin milli manevi değerlerine de bağlıyız. Türk milletinin bin yıllık milli ve manevi değerlerinin tecessüs etmiş hali olan Büyük Birlik Partisi yine bu değerleri taşıyan tüm Türk milletinin mensuplarının yegâne adresi ve yuvasıdır. Yeniden burada bulunmaktan dolayı tekrar Genel Başkanıma buna vesile olduğu için çok teşekkür ederim. İnşallah Sayın Genel Başkanımız da ve sizlerle birlikte milletimize çok değerli hizmetler yapacağız. İnşallah omuz omuza milletimizin rahatsız olduğu şeylere yönelik hazırlıklarımızı yapacağız. Milletimizi mutlu, müreffeh, güçlü hale getirmek için çabalayacağız. Derdimizi anlatacağız. Milletin derdiyle dertleneceğiz. Türk birliğinin kurulması, Türk milletinin yüceltilmesi, Türk Devleti’nin eski parlak günlerine döndürülmesi için hep birlikte kadro olarak elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
‘ONLAR İSTESE DE İSTEMESE DE ÇOCUKLARIMIZ KURANI KERİM’DE ÖĞRENMELİDİR’
Destici, milli eğitimin Türkiye’nin en önemli konularından birisi olduğunu belirterek, “Son dönemlerde yeni bir öğretmen akademisinin kurulması, müfredatın açıklanması, öğretmenlik formasyonuyla ilgili çalışmalar, öğretmenlikle ilgili yeni kanun, yasa hazırlıkları bütün bunları en yakından takip eden siyasi partiyiz ve siyasi parti genel başkanlarının başında geliyorum. Sadece görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmelerimizde bunu dile getiriyoruz. Müfredat konusuna gelince de maalesef kamuoyunda ön yargılar var. Öte yandan hala imam hatiplere ön yargılar var. Hala liselerde okutulacak Kur’an-ı Kerim derslerine, sevgili Peygamberimizin hayatını konu alan derslere maalesef hala tepkiler var. Biz bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bir taraftan bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman görürüz. Ama diğer taraftan liselerin 8’inde 9’unda ya da 10’unda sürekli de değil, 1 yıl haftada iki saat okutulacak Kur’an-ı Kerim dersinden rahatsızlar. Rahatsız olan siyasetçilerimiz var. Rahatsız olan gazetecilerimiz var. Bunlar artık bu hülyalarından vazgeçsinler. Burası Türk İslam memleketidir. Liselerde onlar istese de istemese de çocuklarımız Kuranı Kerim’de öğrenmelidir. Peygamber Efendimizi de öğrenmelidir. Ve İslam’ın temel bilgilerini de öğrenmelidir. Ve bunları öğrenerek liselerden mezun olmalıdır. Dolayısıyla bu yönüyle destekliyoruz. Elbette müfredatın diğer kısımlarıyla ilgili bizim de eksik bulduğumuz ya da noksan bulduğumuz ya da tavsiye edeceğimiz kısımlar var. Ama bazı kesimler maalesef bakış açısı sadece ve sadece din ve İslam. Bir de bunlar Atatürkçü ve milliyetçi olarak ortalıkta geziyorlar. Bu milletin inancına, kültürüne ve kimliğine kimse dil uzatamaz. Kim dil uzatırsa o dil kopartırız, kim elini kaldırırsa o eli kırarız” dedi.
]]>
‘BU HALKAYI GENİŞLETECEĞİZ’
Destici, BBP Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atanan Türker Yörükçüoğlu’nun rozet takdimini gerçekleştirdi. Destici, “Kendisi Nizamı Alem Ocaklarında birlikte görev yaptığımız üniversite teşkilatlarımızın başında bulunmuş eğitimin başında bulunmuş bir arkadaşımız, bir kardeşimiz. Aynı zamanda Şehit Muhsin Başkanımıza siyasi danışmanlık yapmış bir kardeşimiz. Ve ben onu aşağı yukarı çeyrek asırdan fazla bir süredir tanıyorum. Hem ocakla birlikte olduğumuz dönemde hem daha sonra partide birlikte olduğumuz dönemde şehit liderimize danışmanlık yaptığı dönemde ve farklı başbakanlıkta bulunduğu dönemde, mecliste bulunduğu dönemde farklı noktalarda bulunduğu dönemde de bizim hep kendisiyle görüşmemiz, istişarelerimiz hep devam etti. Biz kendisinden bugüne kadar hiçbir şekilde kopmadık. Tabiri caizse Türker kardeşimiz yuvasına döndü. Ben kendisine hoş geldin, şeref verdin diyorum. İnşallah Büyük Birlik Partisi olarak bu halkayı genişleteceğiz. Çünkü Türkiye’nin Büyük Birliğe ihtiyacı var. Ve Büyük Birlik kadroları bu ihtiyacı karşılamaya hazırdır. İnşallah sizlerle birlikte yeni arkadaşlarımızla birlikte biz milletin muktedir iktidarını gerçekleştireceğiz ve devletin varlığına, ülkenin bütünlüğüne ve milletin kardeşliğine uzanan elleri hep birlikte kıracak, Türkiye’yi ve Türk milletini layık olduğu yere taşıyacak” dedi.

‘TÜRK DEVLETİ’NİN ESKİ PARLAK GÜNLERİNE DÖNDÜRÜLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’
Türker Yörükçüoğlu ise, konuşmasında, “Sizlerin tarafınızda bulunmaktan dolayı gerçekten çok mutluyum, şeref duyuyorum. Genel başkanımızın daveti üzerine gözlerimizi açmış olduğumuz siyasi hayatta ve millete hizmet yolunda yürüdüğümüz serüvenimiz boyunca bu millete hizmet etmeye çalıştık çabaladık, dertlendik, mücadele ettik. Ve her daim aklımızda hep siyasi hayatta ilk gözümüzü açtığımız bir Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları gelmiştir. Biz Türk milliyetçileri, Türk milletine, Türk milliyetçiliğine bağlı olduğumuz kadar Türk milletinin milli manevi değerlerine de bağlıyız. Türk milletinin bin yıllık milli ve manevi değerlerinin tecessüs etmiş hali olan Büyük Birlik Partisi yine bu değerleri taşıyan tüm Türk milletinin mensuplarının yegâne adresi ve yuvasıdır. Yeniden burada bulunmaktan dolayı tekrar Genel Başkanıma buna vesile olduğu için çok teşekkür ederim. İnşallah Sayın Genel Başkanımız da ve sizlerle birlikte milletimize çok değerli hizmetler yapacağız. İnşallah omuz omuza milletimizin rahatsız olduğu şeylere yönelik hazırlıklarımızı yapacağız. Milletimizi mutlu, müreffeh, güçlü hale getirmek için çabalayacağız. Derdimizi anlatacağız. Milletin derdiyle dertleneceğiz. Türk birliğinin kurulması, Türk milletinin yüceltilmesi, Türk Devleti’nin eski parlak günlerine döndürülmesi için hep birlikte kadro olarak elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

‘ONLAR İSTESE DE İSTEMESE DE ÇOCUKLARIMIZ KURANI KERİM’DE ÖĞRENMELİDİR’
Destici, milli eğitimin Türkiye’nin en önemli konularından birisi olduğunu belirterek, “Son dönemlerde yeni bir öğretmen akademisinin kurulması, müfredatın açıklanması, öğretmenlik formasyonuyla ilgili çalışmalar, öğretmenlikle ilgili yeni kanun, yasa hazırlıkları bütün bunları en yakından takip eden siyasi partiyiz ve siyasi parti genel başkanlarının başında geliyorum. Sadece görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmelerimizde bunu dile getiriyoruz. Müfredat konusuna gelince de maalesef kamuoyunda ön yargılar var. Öte yandan hala imam hatiplere ön yargılar var. Hala liselerde okutulacak Kur’an-ı Kerim derslerine, sevgili Peygamberimizin hayatını konu alan derslere maalesef hala tepkiler var. Biz bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bir taraftan bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman görürüz. Ama diğer taraftan liselerin 8’inde 9’unda ya da 10’unda sürekli de değil, 1 yıl haftada iki saat okutulacak Kur’an-ı Kerim dersinden rahatsızlar. Rahatsız olan siyasetçilerimiz var. Rahatsız olan gazetecilerimiz var. Bunlar artık bu hülyalarından vazgeçsinler. Burası Türk İslam memleketidir. Liselerde onlar istese de istemese de çocuklarımız Kuranı Kerim’de öğrenmelidir. Peygamber Efendimizi de öğrenmelidir. Ve İslam’ın temel bilgilerini de öğrenmelidir. Ve bunları öğrenerek liselerden mezun olmalıdır. Dolayısıyla bu yönüyle destekliyoruz. Elbette müfredatın diğer kısımlarıyla ilgili bizim de eksik bulduğumuz ya da noksan bulduğumuz ya da tavsiye edeceğimiz kısımlar var. Ama bazı kesimler maalesef bakış açısı sadece ve sadece din ve İslam. Bir de bunlar Atatürkçü ve milliyetçi olarak ortalıkta geziyorlar. Bu milletin inancına, kültürüne ve kimliğine kimse dil uzatamaz. Kim dil uzatırsa o dil kopartırız, kim elini kaldırırsa o eli kırarız” dedi.
Konuşmaların ardından Destici, yeni Başkanlık Divanını da açıkladı.

‘BİNLERCE VATANDAŞIMIZLA KUCAKLAŞTIK, SOHBET ETTİK’
Yazıcıoğlu’nun isminin Türk milletinin gönlünde daima yaşayacağını vurgulayan Kurum, ülkeye hizmet etmiş güzel adamların yolundan gitmek adına her sabah bu şuurla İstanbul için yola düştüğünü belirtti.
Geçen 3 hafta boyunca, İstanbul sevdalılarıyla şehrin her yerinde, her sokağında çok büyük bir heyecanla, coşkuyla karşılaştıklarını ifade eden Kurum, “Binlerce vatandaşımızla kucaklaştık, sohbet ettik. Evlerine, sofralarına misafir olduk. 2 gün önce de Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Toplantısı’nda projelerimizi, hayallerimizi 10 temel başlıkla paylaştık.”diye konuştu.

‘BİZ SÖZÜNE SADIK İNSANLARIZ’
Kurum, sahada hep “İstanbullunun gündeminde olmayan bir şey asla ve asla bizim gündemimizde olmayacak” dediklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Biz sözüne sadık insanlarız. İstanbul’un 5 yıl boyunca içine düştüğü trafik çilesi, ulaşıma dair tek bir proje dahi yapamayanların dert edindikleri bir çile değildir. Bu çilenin çözümü, İstanbul’a onlarca yeni metro hattı, tramvay, tünel, kavşak, yüzlerce otopark yapmak için çalışanlardır. Çözüm, çare bizdedir. İstanbul’un içinde bulunduğu deprem tehdidiyle evlerinde korku içinde yaşayan annelerimize 100 bin konut sözü verip yüzde 5’ini bile tutamayanların umurunda bile değildir. Bu sadece bizim umurumuzdadır. İstanbul’un olası bir afet anında yaşayacağı kaosa karşı çözümler, bu milletin evini, dükkanını su bastığında İstanbul’da olmayanların emin olun aklından bile geçmez.”

’31 MART AKŞAMI İSTANBUL’UN BAŞKANI DEĞİL KARDEŞİ OLMAK İSTİYORUZ’
Çözümün Cumhur İttifakı’nda olduğuna vurgu yapan Kurum, “Ücretsiz ulaşım sözü verip kandırılmış delikanlılarımızın yanında bizler duracağız. Geçici, plansız, adaletsiz sosyal politikalar yüzünden hak ettiği desteğe ulaşamamış gerçek ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yanında bizler yer alacağız. Kalıcı, planlı, adil sosyal destek belediyeciliğini İstanbul’a yeniden biz getireceğiz. İşte biz tüm bu nedenlerle Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu’na halkın vizyonu dedik.” diye konuştu.
Kurum, İstanbul’da yaşayan herkesin Fatih’in emaneti olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte bu yüzden annelerimizin, emeklilerimizin, gençlerimizin, çocuklarımızın, İstanbul’da yaşayan herkesin mutlu olacağı adımlarımızla, İstanbul’un hayır duasını ve desteğini alacağız. Bunun için çalınmadık kapı, alınmadık gönül, girilmedik ev, aşılmadık yol bırakmayacağız. Milletimiz için çalışacağız. 31 Mart akşamı İstanbul’un başkanı değil kardeşi olmak istiyoruz. 31 Mart akşamı, Cumhur İttifakı’nın muhtarı da belediye başkanı da büyükşehir belediye başkanı da bu kardeşiniz olacak. Cumhur İttifakı’nın kıymetli tüm paydaşları bize geldiğinde başı öne eğilmeyecek, kendi kardeşlerine gelmiş gibi kendi yoldaşlarına gelmiş gibi muamele görecek. Cumhur İttifakımızla, Büyük Birlik Partimizle, Milliyetçi Hareket Partimizle birlikte, tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’a hizmet edeceğiz. ‘Sadece İstanbul’ diyeceğiz, yarı zamanlı değil, tam zamanlı İstanbul’a hizmet edeceğiz.”

‘BİZİM BİRLİKTELİĞİMİZ GÖNÜL BİRLİKTELİĞİDİR’
Kurum, BBP’nin, ülkenin girdiği en kritik dönemeçlerden biri olan 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı’na verdiği desteğin altın harflerle yazılacağını söyledi.
BBP’nin her bir mensubunun harcında şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhu olduğunu dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
“Ben biliyorum ki vatan, millet sevdalıları 31 Mart günü de kurduğumuz bu gönül ittifakında bu kardeşinizin yanında olacaktır. Çünkü bizim birlikteliğimiz gönül birlikteliğidir. Türk milliyetçisi kardeşlerimden birinin şöyle bir paylaşımına denk geldim; ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ İstanbullu kardeşlerimiz kışı geçirdi ama yediği ayazı unutmayacak, unutturmayacak. Çünkü 2019 ve 2024 arasında geçen zaman İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir.”

‘İSTANBUL’U FETRET DEVRİNDEN HEP BERABER KURTACAĞIZ’
Kurum, son 5 senenin İstanbul’un tahribat döneminden başka bir şey olmadığını, geçen günlerin İstanbul’un fetret dönemi olarak tarihe geçeceğini kaydetti.
Murat Kurum, 31 Mart akşamı İstanbul’u fetret devrinden hep beraber kurtaracaklarını, yeniden yükselişini Cumhur İttifakı ile beraber başaracaklarını ifade etti.
Eyüp Sultan’ın nefesiyle 39 ilçede, 964 mahallede olacaklarını söyleyen Kurum, “Fatih’in dirayetiyle Yedi Tepe’de olacağız. Aziz Mahmut Hüdayi’nin gayretiyle tüm mahallelerde olacağız. Yahya Efendi’nin izinde gönüllere dokunacağız. Mimar Sinan’ın izinde tarihe şahitlik edecek eserleri Cumhur İttifakımızla birlikte bırakacağız. Abdülhamit Han’ın izinde, harap olmuş İstanbul’u baştan başa yeniden imar, inşa ve ihya edeceğiz. Bunu sizlerle başaracağız. Beraber yapacağız. Hep birlikte gerçekleştireceğiz.” dedi.
]]>