“O sadece Filistin’in değil İslam’ın şehididir.
İsmail Haniye, barışı isteyen bir liderdi. İsrail, barışı isteyen Haniye’yi öldürerek barışı değil savaşı tercih ettiğini ortaya koydu.
Bugün itibarıyla savaş yeni bir aşamaya geçti. Bugün itibarıyla yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu katil Netanyahu durdurulmazsa bölge savaşına daha yakınız diyebiliriz.
Çünkü Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlanan Netanyahu, ABD’den aldığı güçle yeni bir aşamaya geçti. Asıl hedefi olan savaşı bölgeye yaymak için düğmeye bastı.
ÖNCE BEYRUT SONRA TAHRAN
30 Temmuz’da Hizbullah Lideri Nasrallah’ın danışmanı Fuad Şükr’ü hedef alan saldırı ve ondan birkaç saat sonra 31 Temmuz’da Tahran’da İsmail Haniye’ye yönelik olarak düzenlenen suikast Netanyahu’nun yeni bir konsepte geçtiğini gösteriyor. Aynı gecede kritik iki saldırı. Bunu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Netanyahu iki kritik suikastla birlikte İran’ı savaşa çekmek ve savaşı bölgeye yaymak için ilk hamleyi yaptı.
YENİ HİTLER
Netanyahu, kendisini n Arz-ı Mev’ud’u gerçekleştiren bir lider olarak tarihe geçmek istediği belli ama bunu başaramayacak. Bölgeyi kan gölüne çeviren yeni Hitler olarak tarihte yerini almış oldu.
Netanyahu’nun yeni bir savaş stratejisiyle karşı karşıyayız.
7 Ekim İsrail-Gazze savaşının başlangıç tarihiydi.
30 Temmuz’da Beyrut’a attığı füzeler, İsrail’in savaşı Lübnan’a sıçratmak için yaptığı bir saldırıydı.
31 Temmuz’da Tahran’da İsmail Haniye’ye yapılan suikast ise savaşın bölgeye yayılması için yapılan en kritik hamleydi.
Savaşta yeni bir aşama ile karşı karşıyayız. O nedenle bu süreci soğukkanlı bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.
NEDEN İRAN?
İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın yemin töreni için bulunduğu Tahran’da İsrail’in yaptığı bir saldırı sonucunda şehit edildi. Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah’ın yemin törenine katılma isteğini ‘Can güvenliğini sağlayamayız’ gerekçesiyle reddeden İran, İsmail Haniye’nin katılmasını neden istedi? Burada İran’a yönelik bir imada bulunmak istemiyorum. Ama sonuç ortada.
REİSİ SUİKASTİ YENİDEN İNCELENMELİ
O nedenle Haniye suikastından sonra Cumhurbaşkanı Reisi’ye yapılan suikastı yeniden ele almalıyız. İsrail, İran’ın en kritik noktalarını vuruyor. İran’ın kalbine kadar girmiş durumda.
– 27 Kasım 2020 tarihinde İran’ın nükleer programının kilit isimlerinden Muhsin Fahrizade Tahran’da Mossad tarafından düzenlenen suikastla ortadan kaldırıldı.
– 3 Ocak 2024 tarihinde Kirman vilayetinde Kasım Süleymani’nin mezarı başındaki anmalar sırasında patlayan bomba sonucunda 84 kişi hayatını kaybetti.
– 19 Mayıs 2024 Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin helikopteri düşürüldü.
İRAN GÜVENLİ DEĞİL
Bunlar İsrail’in İran’ı kalbinde vurabilecek bir kapasiteye ulaştığını gösteriyor. İran, “Benim savunmam Şam’dan, Bağdat’tan, Beyrut’tan başlar” der ama Tahran’ı koruyamıyor. Bence önce Tahran’a baksın. İran artık İran için güvenli değil.
İSRAİL, İRAN’IN KALBİNE SIZMIŞ
Cumhurbaşkanının uçağını düşürecek kadar İsrail, İran’ın kılcal damarlarına kadar sızmış durumda.
İran Şahı Pehlevi, Mısır’a kaçtıktan sonra, “CIA altımı oymuş ama haberim olmamış” demişti. Bunu tahtıyla, canıyla ödedi.
İsrail, bu denli büyük suikastları ABD desteği olmadan yapamaz. Bu da gösteriyor ki CIA ve MOSSAD, İran’ın kalbine kadar sızmış durumda. İçeride çok önemli isimlere suikastlar düzenleyebiliyorlar.
İRAN CUMHURBAŞKANI
1- Haniye suikastının Tahran’da düzenlenmesi, İran içinden destek almadan olmaz.
2- Suikastın Devrim Muhafızları’nın kullandığı “Güvenli ev”de gerçekleşmesi soru işaretlerini daha çok artırıyor. Demek ki güvenli denilen ev, güvenli değilmiş.
3- Yeni cumhurbaşkanının yemin töreninin düzenlendiği gün, Tahran’da güvenlik seviyesinin en üst düzeyde olması gerekir. Ayrıca Haniye suikastı İran Devrim Muhafızları’nın güvenli konutunda gerçekleşti. Haniye, yemin töreninden sonra Tahran’da kalmış. Belli ki içeriden bu bilgiyi bilen birileri İsrail’e sızdırmış. İran’ın güvenlik konutlarını bilen, içeriden bir kaynak, İsrail’e nokta hedef bildirmiş.
FÜZE NEREDEN ATILDI?
4-Suikast ister İran dışından atılan füzelerle yapılsın ister İran toprakları içinden roket atılsın. Bu uydu ve radar izleriyle rahatlıkla tespit edilir. Bakalım İran bunu kamuoyuyla paylaşabilecek mi?
BEYAZ SARAY YEŞİL IŞIK MI YAKTI?
5- Haniye’den önce Hamas’ın Lideri Şeyh Yasin’e bir suikast gerçekleştirilmişti. Şeyh Yasin suikastının Beyrut kasabı Ariel Şaron’un çiftliğinde Ürdün liderinin de katıldığı bir toplantıda kararlaştırıldığı ortaya çıkmıştı. Haniye suikastı nerede planlandı acaba? Gazze kasabı Netanyahu ile Biden görüşmesi sırasında yeşil ışık mı yakıldı?
ALKIŞLAR KATLİAM GETİRDİ
6- Netanyahu siyasi hayatında ABD’den en büyük desteği Gazze saldırısından sonra aldı. ABD Kongresi’nde ayakta alkışlandı. Biden tarafından Beyaz Saray’da ağırlandı. Trump ve Kamala Harris’le görüştü. Daha önce savaşın Lübnan’a sıçramasına sıcak bakmayan Biden, artık başkan adayı değil. Biden, Netanyahu ile görüşmesinde savaşı bölgeye yayma konusundaki çekincesini kaldırdığını mı söyledi?
EMRİVAKİ Mİ YAPTI
7- Ya da tecrübeli bir siyasetçi olan Netanyahu, ABD’deki yönetim boşluğunu ve kaosu görüp, ABD derin devletinin desteğiyle fiili bir durum yaratmayı mı çalışıyor? Hangisi doğruysa bölge için bir felaketten başka bir şey değil.
MİT BAŞKANI UYARMIŞTI
7 Ekim’den sonra İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet direktörü Ronen Bar, “Katar, Türkiye ve Lübnan dahil olmak üzere dünyanın her yerinde Hamas liderlerini, yıllar sürse bile öldürmeye kararlı olduklarını” açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra Şin Bet Başkanı’nın telefonu çaldı. Arayan MİT Başkanı İbrahim Kalın’dı. Şin Bet Başkanı’na, “Sakın ha sakın. Böyle bir şeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Bunun ciddi sonuçları olur” dedi.
MOSSAD’A OPERASYONLAR
Türkiye sadece uyarmadı. Gereken tedbirleri de aldı. İsmail Haniye Türkiye’ye de geldi. Mossad bırakın suikast düzenlemeyi, yanına yaklaşamadı. Ayrıca MİT ve İçişleri Bakanlığı, Mossad’a yönelik üst üste operasyonlar yapıyor. Mossad hücrelerini çökertiyor.
7 Ekim’den sonra Netanyahu, “Bölge ülkelerinin haritasını değiştireceğiz” demişti. Gazze saldırısında başta ABD olmak üzere batı dünyasından “sınırsız destek” almanın verdiği güçle şimdi, “Savaş 2.0” yazılımına geçti.
NETANYAHU DURDURULAMAZSA
Netanyahu, bölge savaşı için ilk hamleyi yaptı. İlk kurşunu attı. Artık bölgemiz daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya. Netanyahu burada durdurulmazsa bölgeyi içine alacak bir savaş kapımızda demektir.”
]]>
PEZEŞKİYAN YEMİN EDEREK GÖREVİNE BAŞLADI
Pezeşkiyan, törende yemin ederek ülkenin 9’uncu cumhurbaşkanı olarak resmen görevine başladı. Pezeşkiyan, yemin töreninde yaptığı konuşmada, kurulacak yeni hükümetin İran ve dünya için yeni fırsatlar sunacağını belirterek, “Kurulacak yeni hükümet ile birlikte ülkenin karşı karşıya olduğu tehlikeleri ve halkın sorunlarını anlama fırsatı, halkın taleplerini duyma ve yöntemsel sorunları düzeltme ve önümüzdeki tehditler karşısında milli birliği oluşturma fırsatı yakalayacağız” ifadelerini kullandı.
‘İSLAMİ VE DEVRİMCİ KİMLİĞİMİZ İLE BÖLGENİN İLK SIRASINDA YER ALAN BİR ÜLKE OLACAĞIZ’
Devlet ve toplum arasındaki güveni yeniden tesis edeceklerini kaydeden Pezeşkiyan, 14’üncü dönem hükümetinin ulusal birlik hükümeti olacağını ve halktan aldığı oy ve güvenle hareket edeceğini söyledi. Pezeşkiyan, “Anayasaya ve Dini Liderimiz Ayetullah Ali Hamaney’in vizyonuna bağlı kalarak bölgede ekonomiden kültüre ve teknolojiye kadar İslami ve devrimci kimliğimiz ile bölgenin ilk sırasında yer alan bir ülke olacağız. Ülkenin gençlerine, kadınlarına, farklı etnik gruplarına ulusal fırsat gözüyle bakmalıyız. Memleketin karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretebilirler ve bu zamana kadar ülke yönetiminde kenarda bırakılmış bu fırsatları artık değerlendirmeliyiz” dedi.

Konuşmasında dış politikaya dair mesajlar da veren Pezeşkiyan, hükümeti döneminde bölge ülkeleri ile ilişkileri geliştirmeye önem vereceğini ve bu doğrultuda hareket edeceğini belirterek, “Bölge ülkeleri ortak çıkarlarını kendi aralarındaki rekabet ve gerilimler ile yok etmemelidir. Hükümet olarak güçlü bir bölgesel işbirliğinden yanayız” ifadelerini kullandı.
‘MÜSLÜMANLARA İNSANLIK DERSİ VEREMEZLER’
ABD’nin İsrail’e verdiği desteğe ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’ndeki konuşmasına değinen Pezeşkiyan, “Gazzeli çocukları öldürenlere silah temin edenler, Müslümanlara insanlık dersi veremezler. Gazze’de kadın ve çocuklar ile savaşan ve onları bombalayan bir rejimin liderinin teşvik edilmesi ve alkışlarla karşılanmasını dünyada hiç kimse kabul edemez” dedi.

‘BENİM HÜKÜMETİM HİÇBİR ŞEKİLDE BASKI VE ZORBALIĞA TESLİM OLMAYACAKTIR’
ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı maksimum baskı politikasında başarısız olduğunu kaydeden Pezeşkiyan, “Benim hükümetim hiçbir şekilde baskı ve zorbalığa teslim olmayacaktır. Şu ana kadarki duruşumuz ve müzakereler, her zaman taahhütlerimize bağlı kaldığımızı göstermiştir. İran milletine karşı baskı ve yaptırımlar sonuç vermemiştir ve bu millet ile gereken saygıyı göstererek konuşmanız gerekir” dedi.

İRAN’DAN BATILI ÜLKELERE ÇAĞRI
İran dış politikasının ülkenin ulusal çıkarları doğrultusunda küresel ve bölgesel istikrar ve barışı sağlamak üzerine olacağını kaydeden Pezeşkiyan, dünyaya açılmak ve küresel ticarette yer almak istediklerini söyledi. Pezeşkiyan, “Dünyada yeni yükselen güçlü oyuncular ile ilişkilerimizi güçlendireceğiz. Doğuda yer alan komşularımız ve Farsça konuşan ülkeler ile işbirliğimizi artıracağız. Batılı ülkeleri gerçekçi olmaya ve karşılıklı saygı çerçevesinde ilişki geliştirmeye çağırıyoruz. İran’ın dünya ile ticaretini ve ekonomisini normalleştirmek istiyorum ve İran’a yönelik zalimce yaptırımları kaldırmak için çalışacağım” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
İran’da 5 Temmuz’da yapılan 14’üncü cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Türk kökenli Tebriz Milletvekili Mesut Pezeşkiyan, oyların yüzde 53.7’sini alarak ülkenin yeni cumhurbaşkanı olmuştu.

Kilogram fiyatı 100-200 lira arasında değişen sardalya, yaz sofralarında bolca tüketiliyor. Karadeniz’in meşhur hamsisine benzerliğiyle tanınan, pulları çok kolay temizlenebilen sardalya, çok kısa sürede pişirilebiliyor.
Tavada kızartılan ya da temizlemeden doğrudan ızgarada veya mangalda asma yaprağına sarılarak pişirilen sardalya, tuzlanmış ve konserve haline getirilerek tüketicilere her mevsim ulaştırılabiliyor.
Sardalyanın en yağlı ve lezzetli dönemi ekim ayına kadar devam ediyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi, Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Ender Künili, AA muhabirine, sardalyanın Çanakkale bölgesini özellikle göç zamanı çok yoğun kullandığını, bu bölgede beslenme ve üreme aktivitelerinde bulunarak, besleyiciliğinin arttığını söyledi.
Sardalyanın Çanakkale bölgesinde yoğun olarak avlandığını anlatan Künili, “Sardalya Çanakkale sevdalısı bir balık olup, üreme ve beslenme zamanı Çanakkale’de bol miktarda faaliyetlerde bulunur. Beslenme amaçlı buralarda yer edinir kendine. Dolayısıyla endüstriyel balıkçılığın yasaklandığı 15 Nisan’dan sonra daha çok küçük balıkçıların ağlarına takılır ve amatör balıkçılar tarafından da yakalanarak tezgahlarda yerini alır.” ifadesini kullandı.
“BALIK, OMEGA 3 YAĞ ASİTLERİ BAKIMINDAN OLDUKÇA ZENGİNLEŞTİĞİ BİR DÖNEME GİRER”
Künili, temmuzun sonundan ekim ayına kadar sardalyanın yağlandığını aktardı.
Bu zamanlarda tezgahlarda yer alan sardalyanın halkın damak tadına hitap edecek şekilde en güzel yağlı formuna ulaştığını vurgulayan Künili, şunları kaydetti:
“Bu dönemde Çanakkale sardalyası tüketim için arzu edilen en güzel halini alır. Çanakkale sardalyasını kendi familyasındaki diğer türlerden ayıran en önemli özellikleri arasında bu bölgede barınmasına bağlı olarak gelişen biyokimyasal kompozisyonundaki farklılığın lezzete etkisi vardır. Buradaki sardalyalar aminoasit içeriği bakımından ve bazı vitamin ve mineraller bakımından oldukça zenginleşir. Aynı zamanda yağ asidi kompozisyonu da buna göre değişiklik gösterir. Balık, omega 3 yağ asitleri bakımından oldukça zenginleştiği bir döneme girer. Bu durum göç zamanı ve beslenme faaliyetleri için tercih ettiği bölge olan Saroz’dan tutun Marmara’nın girişine kadar her kısımda ve Çanakkale’nin kıyılarında beslendiği mikro canlılar ve planktonların çeşitliliği ile ilgilidir. Bu organizmalar sardalyanın içerdiği besin bileşenlerine etki ediyor. Dolayısıyla bundan da kaliteli besin bileşeni ortaya çıkıyor.”
“ÇANAKKALE SARDALYASI HER MEVSİM GENİŞ TÜKETİCİ KİTLESİNE ULAŞMAKTA”
Ender Künili, sardalyanın geleneksel tüketiminin Çanakkale’de çok eski zamanlara dayandığını söyledi.
İnsanların eskiden sezon dışında da sardalya tüketebilmek için farklı yöntemler tercih ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Künili, “Özellikle yöre halkı bu güzel lezzetli dönemlerinde yakalanan balıkları tuzlama şeklinde işleyerek konserve sistemi ile kış zamanları da tüketebiliyorlardı. Bu metotlar aroma ve lezzet olarak sardalya üzerine olumlu etki etmekte, güvenlik açısından tüketilebilirliğini artırmakta, besleyiciliği konusunda da hiçbir değişikliğe neden olmamaktadır.” diye konuştu.
Çanakkale sardalyasının endüstriyel firmalarca da tüketiciye sunulduğunu vurgulayan Künili, “Bu sayede de Çanakkale sardalyası her mevsim geniş tüketici kitlesine ulaşmakta ve sevilerek tüketilmektedir. Özellikle yaz mevsiminde Çanakkale bölgesinde kendisine yer edindiği için bu dönemlerde avlandığında, sardalya kent halkı tarafından doğrudan ızgaraya atılarak veya temizlenerek mangalda asma yaprağına sarılarak pişirilir. Ağustos ve eylül arasında sardalyanın mangaldan dağılan kokusu kent sokaklarında çok rahat olarak tanınmaktadır.” dedi.
Çanakkale Balık Hali esnafından Doğan Uyar da sardalyanın mangalda ızgarada ve fırında pişirilerek tüketilebilen bir tür olduğunu belirtti.
Uyar, uygun fiyatıyla bu dönemde piyasada bolca bulunan sardalyanın en taze şekliyle sofralara ulaştığını dile getirdi.
Türkiye’nin coğrafi konumu sayesinde lojistik avantaja sahip olduğunu, Türkiye’de birçok üretici olduğunu ve kaliteli üretim yapıldığını aktaran Önder, “Şu anda gelişmekte olan birçok ülke var dünyada. Özellikle Afrika ve Hindistan ile çevresi de önümüzdeki dönemde potansiyeli 3 katına çıkacak bölgeler arasında. Bu nedenle Türkiye sadece iklimlendirme sektöründe değil, diğer sektörlerde de bu bölgelerde ihracatını artırmak için birçok faaliyette bulunacaktır.” ifadelerini kullandı.
Küresel ısınma nedeniyle son 10 yılda mevsimlerde değişiklik olduğuna, yaz mevsiminde rekor sıcaklıklar yaşandığına işaret eden Önder, değişen iklim koşullarıyla klima kullanımının ihtiyaç haline geldiğini söyledi.
Önder, şöyle devam etti:
“Hala çoğu tüketici aşırı sıcaklık deneyimlediğinde klimaya ihtiyaç duyuyor, fakat bilinçli tüketici sayısında da bir artış gözlemliyoruz. Yani klimayı sıcaklar bastırdığında değil daha önceden planlı şekilde alan ve montaj için sıkışık zamanları değil, servislerin daha rahat olduğu ayları seçen tüketiciler de var. Bu değişimde Daikin gibi sektörün öncüsü firmaların klima verimliliklerini her yıl geliştirilmesi ve artık ısıtma ihtiyaçları için de pek çok soğuk bölgede dahi klimaların tercih edilebilir bir teknolojik altyapıya sahip olmasının da bu konuda rolü yüksek.”
KLİMA LÜKS DEĞİL İHTİYAÇ
Satış açısından enflasyonist ortamda tüketicilerin stok bulamama ya da fiyat artışı ihtimali düşüncesiyle talebi öne çekebildiğini dile getiren Önder, şöyle konuştu:
“Şu an küresel ısınma sebebiyle klima lüks ürünü değil ihtiyaç haline geldi. Klima yoksa belirli şehirlerde uyuyamıyorsunuz ya da iş yerinde çalışamıyorsunuz. Aynı zamanda, özellikle salgın ve büyük şehirlerde hava kirlilik oranlarının dönem dönem artması sebebiyle, tüketiciler iç ortam hava kalitesine önem vermeye başladı. Daikin olarak klima ürün gamımızda bu beklentiyi karşılayacak hava temizleme teknolojisinin yanı sıra 3 adet hava temizleme filtresine sahip klima modellerimizle kullanıcılarımızın kaliteli iç ortam havasına sahip olmasını sağlıyoruz.”
Çoğu ülke ve şirketin karbon nötr olma hedefinin mevcut olduğuna değinen Önder, binalarda kullanılan iklimlendirme sistemlerinin enerji tüketimlerinin, toplam enerji tüketimindeki oranının oldukça önemli olduğuna işaret etti.
Otellerde toplam enerjinin yüzde 70’inin, ofislerde ise yüzde 50’sinin Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) cihazları tarafından harcandığına dikkati çeken Önder, şunları kaydetti:
“Ürünlerimizin sahip olduğu çevreci özellikleri ve verimlilikleri ile bugün ‘Yeşil Binalarda’da iklimlendirme çözüm ortağı olabiliyoruz. Yeşil binalar ve sürdürülebilirlik artık hayatımızda, küresel ısınmaya karşı önlemler iyi niyet yaklaşımlarından öteye geçti. Bina yönetmelikleri ve sektöre yönelik direktifler sistemleri ciddi biçimde değiştiriyor. Hem iklimlendirme hem de soğuk depolama cihazları bu yeniliklere göre şimdiden şekilleniyor ve Daikin olarak bu konuda da R32 soğutucu akışkana sahip ürünlerimizle sektöre öncülük ediyoruz.”
Gelecek dönemde de iklimlendirme sektörüne çözümlerini sunmaya devam edeceklerini dile getiren Önder, iklimlendirme sektöründe küresel olarak beklentilerin Hindistan ve Afrika’da yükseleceği yönünde olduğunu belirtti.
Bu bölgelerde hem nüfus hem satın alma gücü açısından orta sınıfın çok güçlenmesinin beklendiğini ifade eden Önder, “Yani hem ekonomik olarak güçlenecek hem nüfus olarak 2-3 katına çıkması bekleniyor. Afrika ise bakıldığında çok fazla dil konuşulması, siyasi gerilimler gibi durumlar sebebiyle karışık bir bölge olmakla birlikte, bölge aynı zamanda yer altı kaynakları açısından çok zengin ve artık buralara başka ülkeler de yatırım yapmaya başlıyor. Halkın da bu büyümesi, yatırımlara paralel zenginleşmesi bekleniyor. O sebeple bu bölgelerde klima ihtiyacının 3 katına çıkacağı öngörüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
“YERELLEŞTİRME ÇALIŞMALARI DAIKIN TÜRKİYE OLARAK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR KONU”
Özellikle Avrupa ülkelerinde, Avrupa’da üretip Avrupa’ya satma konusundaki teşviklere değinen Hasan Önder, bazı ülkelerin bunu teşvik etmek için daha düşük vergi uyguladıklarını bildirdi.
Dünyadaki lojistik krizlerinden etkilenmemek ve taleplere hızlı cevap vermek adına yerinde üretimin tercih edilebildiğini ifade eden Önder, Daikin Türkiye olarak Hendek’teki fabrikalarında kombi, klimanın yanı sıra VRV, fancoil gibi ürünlerin de üretimini yaptıklarını kaydetti.
“Sadece Türkiye için üretim yapmıyoruz aynı zamanda bize bağlı olan CIS ülkeleri için de üretim yapıyoruz.” diyen Önder, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada üretim yaptığımız için üretim planlamalarımızı oluşabilecek yoğunluklara göre planlayabiliyoruz. Yerelleştirme çalışmaları Daikin Türkiye olarak bizim için önemli bir konu. Ürettiğimiz her bir ürünün yerlilik oranını gün geçtikçe artırıyoruz. Yerlileştirme çalışmalarıyla maliyet, kalite ve tedarik süreçlerini iyileştirmeye devam ediyoruz. Yaptığımız uygulamalardan bahsetmek gerekirse 2021-2022 mali yıl döneminde toplamda 13 tedarikçiyle 80 parça yerlileştirildi ve 2022 mali yıl döneminde de yüzde 30 maliyet avantajı sağlandı. Önümüzdeki dönem için de parçalarda tedarikçilerimizle yerlileştirme projesi sürdürüyoruz ve böylece maliyet avantajı da sağlamayı hedefliyoruz.”
Bakan Yumaklı’nın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları:
“Hayatını kaybeden işletme şefimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Şahin Dönertaş kardeşim 41 yaşında bu vatan için, yeşil vatan için hayatını hiçe sayan kahramanlardan sadece bir tanesi. Ailesine, bütün sevenlerine ve Orman Genel Müdürlüğü teşkilatımıza ve bakanlığımıza başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar dün 9 adet yangın vardı bizim üst risk grubunda diye tanımladığımız. Ancak 34’ü orman yangını 14’ü de orman dışı yangın olmak üzere bütün yurt çapında 48 adet yangınla mücadele etti arkadaşlarımız. Orman dışında başlayan yangınların da ormana sirayet etmesiyle birlikte. Edirne, Bursa, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, İzmir Foça, İzmir Bergama ve en sonunda dün akşam yerleşim merkezlerine yakın seyretmesi hasebiyle de İzmir Buca yangınları bizim arkadaşlarımızın hakikaten canını hiçe sayarak söndürmek için mücadele ettikleri yangınlar oldu. An itibarıyla bu yangınların tamamının kontrol altına alındığını duyurmak istiyorum.”

YANGIN DÜN SAAT 13.00’TE BAŞLADI!
Yangın, dün saat 13.00 sıralarında Buca ilçesinde başlayıp, ardından Gaziemir ilçesine sıçradı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere, itfaiye ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu müdahalede bulundu.
Yangına Orman Genel Müdürlüğü ekipleri, 7 uçak ve 4’ü gece görüşlü olmak üzere 20 helikopterden oluşan toplam 27 adet hava aracı, 40 adet arazöz, 9 su ikmal aracı, 4 dozer ve 4 yer ekibi, belediyelerden 21 tanker ve 5 arazöz ve 5 polis TOMA’sı ile müdahaleye devam ediyor.
Öte yandan İzmir Valisi Süleyman Elban sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yangına ilk andan itibaren 7 uçak, 23 helikopter, 2 treyler çekici, 98 arazöz, 19 su tankeri, 1 paletli traktör, 21 tonajlı tanker, 8 dozer, 13 TOMA, 69 Yunus polis timi, 26 trafik ekibi, 98 sivil ekip ve 2172 personel ile müdahale edildiğini belirtti.
ALEVLERİN YERLEŞİM YERLERİNE SIÇRAMASI TEHDİDİ ENGELLENDİ
Gece saatlerinde yerleşim yerlerini tehdit yangın nedeniyle bölge tedbir amaçlı boşaltılırken, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu alevler yerleşim yerlerine sıçraması engellendi.

– UÇAK SEFERLERİ NORMALE DÖNDÜ
Yangının Adnan Menderes Havalimanı’na yakın konumda olması ve yükselen duman nedeniyle aksamalar yaşanan hava trafiği normale döndü.

Havalimanında yaşanan aksamalar nedeniyle yolcu yoğunluğu yaşandığı öğrenildi.
– Sarnıç Mahallesi’nde elektrik kesintisi uygulanıyor
Sarnıç Mahallesi’nde tedbiren elektrik kesintisi uygulandı.
Alevlerin çevredeki evleri tehdit etmesi nedeniyle polis ve jandarma ekipleri vatandaşları bölgeden uzaklaştırdı.

Alevlerin evlere sıçramaması için Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye araçlarıyla TOMA’larla yangın ile evler arasına set kuruldu.

BALIKESİR’DE ÇIKAN ORMAN YANGININA MÜDAHALE EDILIYOR
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde, arazide başlayarak ormana sıçrayan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
Altıeylül ilçesi Paşaköy Mahallesi’ndeki tarım arazisinde yangın çıktı.
Yangını görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, Orman Bölge Müdürlüğü ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi.
Ekipler, havadan ve karadan müdahaleyle yangını kontrol altına almaya çalışıyor.
– Herkes elinden gelen her şeyi yapıyor”
Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, yangına ilişkin, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının ot balyası sırasında bir kıvılcımdan çıktığını söyledi.
Şehirli, rüzgarın daire şeklinde esmesinden dolayı yangının ilerlediğini belirterek, şöyle konuştu:
“Valilik, kaymakamlıklarımız ve belediyelerimiz herkes elinden gelen her şeyi yapıyor. Tedbir amaçlı İnkaya Mahallesi’ndeki vatandaşlar bölgeden uzaklaştırılıyor. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu değil, sadece ormanımız ciddi zarar altında. Peş peşe gelen bu yangınlar gerçekten çok can sıkıcı, herkese geçmiş olsun diliyorum. Rüzgarın değişik yönlerden esmesi kontrolü zorlaştırıyor.”
– 380 PERSONELLE MÜDAHALE DEVAM EDİYOR
Balıkesir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, arazide başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangına 4 uçak, 2 helikopter, 29 arazöz, 14 su ikmal, 12 ilk müdahale, 15 hizmet aracı, 6 dozer, 6 greyder, 2 treyler, 6 kepçe, 4 otobüs, 3 toma ve 380 personelle müdahalenin devam ettiği belirtildi.
Paşaköy Mahallesi’nde devam eden yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi nedeniyle İnkaya Mahallesi’nde 92 vatandaşın tahliye edilerek kamu misafirhanelerine yerleştirildiği bildirildi.
Yangının Paşaköy Mahallesi’nde balya makinasının çalışması esnasında yangının tespit edildiği dile getirilen açıklamada, olayla ilgili gözaltına alınan 1 kişiyle ilgili işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca kent genelinde tarım arazilerindeki yangın riskinin azaltılması amacıyla, yarın 08.00-20.00 saatleri arasında biçerdöver ile hububat hasadı ve balya bağlama işlemleri durdurulduğu ifade edildi.

KÜTAHYA’DA ORMAN YANGINI
Kütahya’nın Gediz ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Gümele ve Karaağaç köyleri arasındaki ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Kütahya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ile Gediz Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipler, kuvvetli rüzgarın etkili olduğu çamlık bölgedeki yangına havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.
– DERE MAHALLESİ TAHLIYE EDİLDİ
Kütahya Valisi Musa Işın, yangın bölgesine gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Işın, bugün Kütahya’da 4 orman yangınının çıktığını söyledi.
Işın, öğleden önce Tavşanlı ve Altıntaş ilçelerinde çıkan 3 yangının söndürüldüğünü belirterek, Gediz’deki yangının ise 80 hektarlık alanda etkili olduğunu anlattı.
Yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirten Işın, şunları kaydetti:
“Sadece bir uçta hafif yangın devam etmektedir. Bölgede 4 helikopter, 2 uçak, Denizli’de ve Eskişehir’den takviyeler yapmak suretiyle bütün belediyelerimizin, AFAD, Orman Bölge Müdürlüklerimizin bütün yangın ekipmanları araçları personeli şu anda sahada çalışmaktadır. Çok profesyonelce bir çalışma yapıldığını söyleyebilirim. Yangın bölgesinin yakınında bulunan 30 haneli Dere Mahallesi’ni her ihtimale karşı tahliye ettik. İnsanları ve hayvanları güvenli bölgeye intikal ettirdik. Her ihtimale karşı böyle bir tedbir de aldık. İnşallah yangını buraya sirayet etmeden söndürmüş olacağız.”

MANİSA’DA ORMAN YANGINI
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tarım arazisinden ormana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.
Avşar Mahallesi’nde bir tarım arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 3 uçak, 5 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın nedeniyle bir bağ evi, tedbir amaçlı tahliye edildi.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.


Zafer Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangına müdahale için Orman Genel Müdürlüğüne bağlı 7 uçak, 16 helikopter, 35 arazöz, 11 su ikmal aracı, 4 dozer, 4 yer ekibi ile çok sayıda itfaiye görevlisi sevk edildi.
Yangının kontrol altına alınması için Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait 5 helikopter ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı TOMA’lar da görev yapıyor.
Yangın nedeniyle bölgede bulunan arı kovanları ile küçükbaş hayvan ağılları tahliye edildi.

Rüzgarın yönünü değiştirmesi nedeniyle farklı yönlerde yayılan yangın, Sarnıç Piknik Alanı civarında yerleşim birimlerine yaklaştı.
Alevlerin yerleşim birimlerine yakın noktada etkili olması üzerine Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleriyle TOMA’lar, bu bölgeye yoğunlaştı.
Evlere yaklaşık 100 metre mesafedeki alevlere karşı vatandaşlar da müdahaleye katıldı. Hortumlarla ağaçları ve evlerini ıslatan vatandaşların, yoğun duman nedeniyle zor anlar yaşadığı gözlendi.
“RÜZGAR SÜREKLİ YÖN DEĞİŞTİRİYOR”
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, yangın bölgesinde yaptığı incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ekiplerin olağanüstü bir mücadele verdiğini, rüzgarın sürekli yön değiştirmesi nedeniyle zorluk yaşandığını söyledi.
Yangının bazı yönlerde durduğunu, soğutma yapıldığını aktaran Duman, belediye arama kurtarma ekiplerinin de çalışmalara katıldığını aktardı.
Bölgede çimento fabrikası olduğunu belirten Başkan Duman, buna yönelik bir risk bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını sözlerine ekledi.

– KOVANLARINI KURTARMAYA ÇALIŞTI
Sarnıç’ta arıcılık yapan Kemal Korkmaz ise yangında 80 kovanının yandığını, 20-30 kovanı kurtarabildiğini belirterek, “Yapacak bir şey yok. Masrafım 500 bin liradan aşağı yoktur. Kovanlarım yandı, her şeyim yandı. Üzgünüm.” dedi.
Bu bölgede yangından etkilenen bir köpek ise çevredeki vatandaşlar tarafından motosiklete alınarak kurtarıldı.

– UÇAK SEFERLERİ NORMALE DÖNDÜ
Yangının Adnan Menderes Havalimanı’na yakın konumda olması ve yükselen duman nedeniyle aksamalar yaşanan hava trafiği normale döndü.
Havalimanında yaşanan aksamalar nedeniyle yolcu yoğunluğu yaşandığı öğrenildi.
– Sarnıç Mahallesi’nde elektrik kesintisi uygulanıyor
Sarnıç Mahallesi’nde tedbiren elektrik kesintisi uygulandı.
Alevlerin çevredeki evleri tehdit etmesi nedeniyle polis ve jandarma ekipleri vatandaşları bölgeden uzaklaştırdı.
Alevlerin evlere sıçramaması için Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye araçlarıyla TOMA’larla yangın ile evler arasına set kuruldu.

Güvenlik güçleri, alevlerin yakın olduğu Sarnıç Mahallesi Çamlık Caddesi üzerindeki evleri tahliye etmeye başladı.
Yangına gece görüşlü helikopterlerle müdahale yapılıyor.
İl Emniyet Müdürü Celal Sel ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Osman Kılıç ekiplerinden bilgi aldı.
Bölgede Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.

BALIKESİR’DE ÇIKAN ORMAN YANGININA MÜDAHALE EDILIYOR
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde, arazide başlayarak ormana sıçrayan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
Altıeylül ilçesi Paşaköy Mahallesi’ndeki tarım arazisinde yangın çıktı.
Yangını görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, Orman Bölge Müdürlüğü ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi.
Ekipler, havadan ve karadan müdahaleyle yangını kontrol altına almaya çalışıyor.
– Herkes elinden gelen her şeyi yapıyor”
Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, yangına ilişkin, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının ot balyası sırasında bir kıvılcımdan çıktığını söyledi.
Şehirli, rüzgarın daire şeklinde esmesinden dolayı yangının ilerlediğini belirterek, şöyle konuştu:
“Valilik, kaymakamlıklarımız ve belediyelerimiz herkes elinden gelen her şeyi yapıyor. Tedbir amaçlı İnkaya Mahallesi’ndeki vatandaşlar bölgeden uzaklaştırılıyor. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu değil, sadece ormanımız ciddi zarar altında. Peş peşe gelen bu yangınlar gerçekten çok can sıkıcı, herkese geçmiş olsun diliyorum. Rüzgarın değişik yönlerden esmesi kontrolü zorlaştırıyor.”
– 380 PERSONELLE MÜDAHALE DEVAM EDİYOR
Balıkesir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, arazide başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangına 4 uçak, 2 helikopter, 29 arazöz, 14 su ikmal, 12 ilk müdahale, 15 hizmet aracı, 6 dozer, 6 greyder, 2 treyler, 6 kepçe, 4 otobüs, 3 toma ve 380 personelle müdahalenin devam ettiği belirtildi.
Paşaköy Mahallesi’nde devam eden yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi nedeniyle İnkaya Mahallesi’nde 92 vatandaşın tahliye edilerek kamu misafirhanelerine yerleştirildiği bildirildi.
Yangının Paşaköy Mahallesi’nde balya makinasının çalışması esnasında yangının tespit edildiği dile getirilen açıklamada, olayla ilgili gözaltına alınan 1 kişiyle ilgili işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca kent genelinde tarım arazilerindeki yangın riskinin azaltılması amacıyla, yarın 08.00-20.00 saatleri arasında biçerdöver ile hububat hasadı ve balya bağlama işlemleri durdurulduğu ifade edildi.

KÜTAHYA’DA ORMAN YANGINI
Kütahya’nın Gediz ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Gümele ve Karaağaç köyleri arasındaki ormanlık alandan yoğun dumanlar yükseldiğini görenler, 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye Kütahya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı çok sayıda arazöz ile Gediz Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekipler, kuvvetli rüzgarın etkili olduğu çamlık bölgedeki yangına havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.
– DERE MAHALLESİ TAHLIYE EDİLDİ
Kütahya Valisi Musa Işın, yangın bölgesine gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Işın, bugün Kütahya’da 4 orman yangınının çıktığını söyledi.
Işın, öğleden önce Tavşanlı ve Altıntaş ilçelerinde çıkan 3 yangının söndürüldüğünü belirterek, Gediz’deki yangının ise 80 hektarlık alanda etkili olduğunu anlattı.
Yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirten Işın, şunları kaydetti:
“Sadece bir uçta hafif yangın devam etmektedir. Bölgede 4 helikopter, 2 uçak, Denizli’de ve Eskişehir’den takviyeler yapmak suretiyle bütün belediyelerimizin, AFAD, Orman Bölge Müdürlüklerimizin bütün yangın ekipmanları araçları personeli şu anda sahada çalışmaktadır. Çok profesyonelce bir çalışma yapıldığını söyleyebilirim. Yangın bölgesinin yakınında bulunan 30 haneli Dere Mahallesi’ni her ihtimale karşı tahliye ettik. İnsanları ve hayvanları güvenli bölgeye intikal ettirdik. Her ihtimale karşı böyle bir tedbir de aldık. İnşallah yangını buraya sirayet etmeden söndürmüş olacağız.”

MANİSA’DA ORMAN YANGINI
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tarım arazisinden ormana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahale başlatıldı.
Avşar Mahallesi’nde bir tarım arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 3 uçak, 5 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın nedeniyle bir bağ evi, tedbir amaçlı tahliye edildi.
Yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.


KDP lideri Mesut Barzani, 3 Temmuz’da Bağdat’ı ziyaret etti. Altı yıl aradan sonra gerçekleşen ziyaret, bölge için oldukça kritik bir adım olarak yorumlandı. Barzani’nin görüşmesinde Şii siyasi liderlerin yanı sıra Sünni ve Türkmen toplumunun temsilcileriyle bir araya gelmesi de dikkat çekiciydi.
KDP ile İran hükümetine yakın mevcut Irak yönetiminin bir araya gelmesi jeopolitik açıdan yeni gelişmelerin kapısını aralayabilir. Irak’taki mevcut iç siyasi çekişme ve çatışmaların sona erdirilmesi için yeni bir adım atılması bölge istikrarı için oldukça önemli. Zira bölgedeki DEAŞ ve PKK terör örgütleri çatışmalardan besleniyor ve saldırılarını oluşan otorite boşluklarından faydalanarak artırabiliyor. Bu kapsamda Ankara’nın Bağdat ile müşterek hareket etme kararının ardından Kuzey Irak’taki operasyonlarını hızlandırması da dikkat çekici bir gelişme.
Türkiye ile iyi ilişkilere sahip KDP’nin de bu bağlamda Bağdat’a yakınlaşması başta güvenlik konusu olmak üzere birçok noktada fırsatlar oluşturabilir. Görüşmede memur maaşlarından petrol ihracatına kadar geniş ve bürokratik konuların ele alınması da tarafların istikrar arzusunu yansıtan cinsten.
İran’da Mesud Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte, önümüzdeki dönemde İran-KDP yakınlaşmasının da mümkün olduğu değerlendirmeleri yapılıyor. Zira Pezeşkiyan, İran’ın etkin olduğu Irak’ta yeni bir çatışma alanı yaratılmamasından yana. Tahran ilerleyen dönemde Süleymaniye’deki Talabani yönetimine verdiği desteği azaltarak, Kürt bölgesinin meşru yönetimini KDP olarak tanıyabilir. Nitekim Talabani yönetimi İran’la yakın ilişkiler yürütse de aynı zamanda PKK ve ABD ile de denge kurmayı amaçlıyor.
Taraflar arasında en son gerilim Kerkük kentinde yaşanmıştı. DEAŞ’ın kente saldırı tehdidinin sona ermesiyle birlikte bölgede bulunan peşmerge güçleri bölgeyi terk etmek istememiş; Irak Ordusu ve Şii milisler şehre girerek peşmergelerin merkezden ayrılmasını sağlamıştı. Bu dönemde çatışmaların geniş çaplı bir noktaya ulaşmaması daha büyük bir kaosun önüne geçmişti. Tarafların itidalli davranmasıyla birlikte açılan yeni pencere, Irak’ın ihtiyacı olan istikrar için umut verici olarak yorumlanıyor.
Şİİ MİLİSLERİN VARLIĞI GÜÇ REKABETİNİ BERABERİNDE GETİRİYOR
Bölgedeki güç dengelerini anlamak için Irak’taki Şii milislerin varlığı ve peşmergenin gücünü değerlendirmek gerekir. İran destekli milisler, onlarca farklı fraksiyona ayrılmış olsalar da genel anlamdaki siyasetleri Tahran’ın menfaatlerini korumak üzerine şekilleniyor.
Irak Hizbullahı, Asaib el Hak, Bedir Hareketi, Mehdi Organizasyonu gibi yapıların binlerce silahlı milisi bulunuyor. ABD tarafından DEAŞ’a karşı Musul Operasyonu’nda onlarca zırhlı araç ve hava desteği alan gruplar ağır silahlara sahip.
Dolayısıyla her ne kadar Irak’ın isteği dahilinde ve Irak Ordusu ile koordineli olarak hareket ediyor olsalar da; Bağdat’ın bağımsızlığı yönünden, olası bir çıkar çatışması durumunda, ülkeyi iç savaşa sürükleyebilecek kadar büyük bir gücü barındırıyor.
Siyasi şartlar sebebiyle Şii milislerin dağıtılması şu aşamada mümkün değil. Bundan ötürü “bağımsız” politikalar izlemeye kararlı olan Bağdat yönetimi müttefiklerini artırarak gücünü yükseltmeyi hedefliyor. Askeri ve siyasi müttefiklerin artışıyla birlikte ekonomik şartların iyileştirilmesi için de adımların atılması gerektiği için, kalkınma projeleri oluşturuluyor. Doğalgaz hatlarının korunması için çalışmalar yürütülüyor. Onarım çalışmaları gerçekleştiriliyor.
ERBİL YÖNETİMİ BAĞIMSIZLIK HAREKETİNDEN VAZGEÇMEK DURUMUNDA KALMIŞTI
ABD tarafından destek alan bir başka yönetim olan KDP’nin ise bölgesel varlığını sürdürebilmesi için meşruluğunu artırması gerekiyor. Barzani yönetiminin bağımsızlık referandumu kararının ardından Beyaz Saray’ın kendisine sırt çevirmesi, ABD’nin desteğinin ne ölçüde olduğunu da göstermiş oldu. Erbil, bu doğrultuda başta Irak yönetiminden gelebilecek varoluşsal tehditlerin yanı sıra terör örgütleriyle de çetin bir sınav geçiriyor.
Kürt halkının temsilcisi olduğunu savunan PKK’lı militanlar propaganda çalışmalarıyla Erbil’i “işbirlikçilikle” suçluyor. DEAŞ militanları ise Erbil’i dinsiz bir yönetim olarak adlandırarak hedef tahtasına koymuş durumda. Tüm bu faktörler Süleymaniye’den gelen Kürtlerin tek temsilcisi olma amaçlarıyla da birleşince Erbil’i Bağdat’la yakın ilişkiler kurma noktasında ikna etmiş olarak gözüküyor.
Sonuç olarak, Barzani’nin yıllar sonra gerçekleştirdiği ziyaret yeni bir konjüktre işaret ediyor. Dengelerin istikrar üzerine kurulduğu, tarafların çatışmadan ziyade koordinasyonu ön plana aldığı; Terörle mücadele başta olmak üzere birçok konuda birlikte hareket etme zorunluluğu hem Erbil hem de Bağdat için kritik bir öneme sahip. Ve bu doğrultuda adımlar atılmaya devam etmesi beklenebilir. Bu süreçte yönetimlerin dikkat etmesi gereken konu ise kuşkusuz sabotaj denemeleri ve provokasyon çabaları olacaktır.
]]>Selvi’nin yazısındaki ilgili kısım şöyle:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak sınırındaki terörü bu yaz kalıcı olarak çözeceğiz” demişti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, operasyonun “Alışılmadık, öngörülemez, özgün, süratli ve tempolu” olacağını söylemişti.
Irak’ın kuzeyindeki çemberin tamamlanıp kilidin vurulacağı belirtilmişti.
Hatta harekât planları konuşulmaya başlanmıştı.
‘Yaz geldi, temmuz ayı oldu ama harekât başlamadı’ diye düşünülebilir.
SÜREKLİ OPERASYON EVRESİ
Ama öyle değil. Operasyonlar devam ediyor. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri “Sürekli operasyon evresine” geçti. 378 kilometrelik Türkiye-Irak sınırı boyunca 30-40 kilometre derinliğe inecek şekilde operasyonlar yapılıyor. Yani operasyonlar süreklilik kazandı.
Daha açık bir ifade ile anlatayım. Türk Silahlı Kuvvetleri temmuzun şu tarihinde ya da ağustos ayında kara birlikleriyle Irak’ın kuzeyine girip operasyon yapacak değil. TSK, “Sürekli operasyon evresine” geçti. Geçen hafta aynı anda 17 hedef vuruldu.

YENİ STRATEJİ: MÜREKKEP DAMLASI STRATEJİSİ
PKK ile mücadelede yeni bir konsept uygulanıyor. Yeni konsepte, “Mürekkep Damlası Stratejisi” deniliyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri zaten Irak’ın kuzeyinde var. Geçici ve kalıcı üslerimizde PKK ile mücadele sürüyor. Ancak 22-23 Aralık ve 14 Ocak tarihinde verdiğimiz şehitlerden sonra zorlu kış şartlarına rağmen, ardından gelen bahar ve yaz aylarının verdiği kolaylıkla buradaki üslerimiz takviye edildi. Birçoğu kalıcı üs haline getirildi. Lojistik olarak alt yapıları güçlendirildi. Yollar açıldı. Ama bir yandan da ihtiyaca göre sürekli olarak birlik takviyesi yapılıyor.
Buraya kadar tamam ama bu “Mürekkep Damlası Stratejisi” ne oluyor diyebilirsiniz. Askeri uzmanlar iyi bilir ama ben kamuoyunun anlayacağı şekilde izah etmek istiyorum.

Türk Silahlı Kuvvetleri Kuzey Irak’ta var. Pençe-Kilit operasyonları devam ediyor. Ancak sadece Pençe-Kilit bölgesinde değil, 378 kilometrelik sınır hattı boyunca sürekli olarak operasyon yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi, Irak sınırındaki terör yuvaları kalıcı olarak temizleniyor.
GENİŞLEYİP YAYILIYOR DERİNE İNİLİYOR
Harekât nasıl icra ediliyor? İçerideki birliklerimiz olduğu yerde genişliyor. Alanı terör örgütünden temizleyerek sürekli olarak genişletiyor. Aynen bir mürekkep damlasının su içinde yayılması gibi. Ama bu sadece bulunduğu alanda genişleme şeklinde olmuyor. Bazı yerlerde derine inerek, bazı yerlerde genişleyerek bu harekât icra ediliyor. Bölgenin şekline ve terör örgütünün varlığına göre yapılıyor bu operasyonlar.

HAT NEREYE KADAR İNDİ?
Peki bu hat nereye kadar ilerlemiş durumda? Amediye-Şeladize hattına kadar inilmiş durumda. Ama burada durulmayacak. Terörist neredeyse oraya kadar inilip bölge PKK’dan temizlenecek.
PKK SIKIŞTI
Bölgedeki gelişmeleri de terör örgütünün yayınlarını da takip ediyorum. Bunu hamaset olsun diye söylemiyorum. PKK, Irak’ın kuzeyinde gerçekten çok sıkışmış durumda. Bölge halkını kışkırtmaya çalıştılar, başarılı olamadılar. Ormanı yaktılar etkili olamadılar. Birliklerimize ateş açtılar, misliyle bedel ödediler. Şimdi Kandil’dekiler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonlarının durdurulması için ABD ve Avrupa’daki ağa babalarına mektup yazıp destek istemeye başladılar. Diğer yandan da mağaralardaki teröristler kaçmaya çalışıyor, imha olmamak için.

AMEDİYE-ŞELADİZE HATTI
Ama Türkiye bu yaz çemberi kapamakta ve Irak sınırımızdan derinlere inerek bölgeyi PKK’dan temizlemekte kararlı. Zaten bu büyük ölçüde başarılmış, Amediye- Şeladize hattına kadar ilerlenmiş durumda.
Mehmetçik, mürekkep damlası stratejisiyle genişleyip derinleşirken, PKK alan kaybetmeye, geri çekilmeye çalışıyor. Ama bir kez karar verildi. Türkiye-Irak sınırından başlayıp Kuzey Irak’ın derinlerine doğru bölge PKK’dan temizleniyor, güvenli bir alan oluşturuluyor.
Bakan Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Kahramanmaraş’ta, Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda gerçekleştirilen koordinasyon toplantısına katıldı.
Gazetecilerin girişte görüntü almalarına izin verilen toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti. Toplantının ardından bakanlıktan yapılan açıklamada; Kurum’un depremde ağır hasar alan tüm illeri ziyaret edeceği belirtildi.
Toplantıya, Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Mehmet Şahin, Tuba Köksal, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, AFAD İl Müdürü Tayfun Temur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ahmet Şahin ve ilgili kurum müdürleri katıldı.
Murat Kurum toplantının ardından kameralar karşısına geçerek, açıklamalarda bulundu.
Kurum’un açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde;
“DEPREMİ SİYASİ MALZEME YAPMAYACAĞIZ”
“Depremi siyaset üstü görerek tüm sivil toplum örgütleri ve muhalif belediye ile süreci hep birlikte yönetmek istiyoruz. Depremi siyasi malzeme yapmayacağız.
6 Şubat depreminden bugüne başlattığımız konutların sayısı 276 bine ulaştı. Yerinde dönüşüm ile ilgili vatandaşlarımızın taleplerini de gerçekleştiriyoruz.
O günlerde buralarda hep birlikte mücadele ettik ve bir seferberlik ruhuyla adeta milli mücadeledeki o ruhu hep birlikte yeniden ortaya koyduk. Bu çok önemli bir duruştu.
Alacağımız kararlarla birlikte inşallah hep birlikte yapılması gereken işleri sayın Cumhurbaşkanımızın her afette gösterdiği, verdiği sözleri tutan anlayışla biz de bize düşen görevleri inşallah tek tek yerine getireceğiz. 6 Şubat depreminde seferberlik şuuruyla çalışacağız.
‘DEPREMİN FATURASI 104 MİLYAR DOLARI AŞTI’
6 Şubat depreminin mali faturası 104 milyar doları aşmış durumda. Bugüne geldiğimizde başlattığımız konutlarımızın sayısı 276 bine ulaştı.
“YIL SONUNA KADAR EN AZ 200 BİN KONUT TESLİM EDİLECEK”
Teslimlerimiz etap etap devam edecek. Yıl sonuna kadar en az 200 bin konut teslim edilecek.
71 bin 568 konutun yapımı projelendirme çalışmalarıyla birlikte devam ediyor. Belirlediğimiz rezerv alanlar var. Burada esnafımızın ve STK’ların taleplerini de alarak ilerliyoruz.
Burada fay hatları ile ilgili bir süreç var. Vatandaşımızın herhangi bir yerleşim yapamadığı alanlara ilişkin çalışma var. Bu çalışmalarda hocalarımız ayrıntılı incelemeler yaparak, örneklerin alınması gibi çalışmaları yapıyorlar.
Boğaziçi bölgesinde heyelan riskine yönelik çalışılan durum; bazı sonuç almak için bölge ikiye bölünmüş durumda. Bu çalışma zeminin güçlendirilmesi, burada inşa yapılıp yapılamayacağına ilişkin çalışmalarda Boğaziçi bölgesinde gerekli güçlendirme yapılarak yerleşim sağlanabileceğine ilişkin ön raporu sundular.
Vatandaşımız da burada zeminde yapımla ilgili her türlü tedbiri alarak gerek zemin güçlendirmesi, gerek iksa gerek kazık gibi güçlendirme sistemleriyle birlikte binasını yapabilecek duruma gelecektir.
Hocalarımızın verdiği rapor ile vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz.
“HEP BİRLİKTE VATANDAŞIMIZIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEĞİZ”
Tüm ekibimiz bizzat vatandaşın ayağına gidecek. El birliği içerisinde tüm gövdemizi taşın altına koyacağız. 11 ilimizin yüzü gülene kadar biz sahada olacağız. Deprem bölgesi için yapılması gereken tüm çalışmaları yapıyor olacağız. Hep birlikte çalışmaları ortaya koyup vatandaşımızın yüzünü güldüreceğiz.
Selamet Akıncıları Grubu Kayseri ve Suriye’deki olaylara ilişkin Selamet Akıncıları Bildirisi yayınladı.
Selamet Akıncıları Grubu adına Genel Koordinatör Ahmet Tanrıverdi’nin yaptığı açıklama şu şekilde;
“Kayseri’de geçtiğimiz günlerde Suriye uyruklu bir kişinin yine Suriye uyruklu olan küçük yaştaki bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla tutuklanmasından sonra meydana gelen olaylar, ülkemiz aleyhine yapılan bir planın parçasıdır.
Haberin duyulması ile bunu fırsat bilen provokatörler hemen devreye girerek halkın sinir uçları ile oynamıştır. Kamyonlarla bölgeye insanlar taşınmış, bu ferdi olay mülteci düşmanlığına dönüştürülmüş, oluşturulan kalabalık gruplar saldırıya geçirilmiş, her yeri ateşe vererek yakıp yıkmışlardır.
“TEHLİKELİ BİR PROVOKASYONDUR”
Kayseri’de bu olaylar devam ederken aynı anda Suriye’nin kuzeyinde gerginlikler baş göstermiş ve Türk bayrağına, Türk TIR’larına yönelik saldırılar gerçekleştirilmiştir.
Kayseri’de ve bazı illerimizde Suriyelilere karşı düzenlenen eylemlere karşılık olarak, aynı anda Suriye’nin kuzeyinde Türk güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerde Türklere ve Türkiye’ye karşı yapılan eylemler, provokasyonun boyutunu ortaya koymaktadır.
Gelişen olaylar ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar gösteriyor ki hadise tam manasıyla Türkiye düşmanı gruplar tarafından ortaya konulan tehlikeli bir provokasyondur.
Bu provokasyonun iki önemli sebebi vardır. Birincisi Türkiye Cumhuriyetinin, Suriye Devleti ile yakınlaşmasını önlemek, ikincisi Türk ve Kürt halklarını birbirine düşman ederek ülkemizi bölünmenin ve parçalanmanın eşiğine getirmektir.
Türkiye ile Suriye’nin tekrar geçmiş yıllarda olduğu gibi yakınlaşması üç önemli sonuç doğuracaktır. Bunlar; Suriye içindeki PKK güçlerinin temizlenmesi, Türkiye’nin Suriye sınır bölgelerinde tamamen tampon bölge oluşturulması ve genel af ilanı ile Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine dönüşüdür.
PKK’nın Suriye’den temizlenmesi hem Suriye için hem de Türkiye için çok olumlu sonuçlar meydana getirecektir. PKK şu anda ABD’nin de desteğiyle Suriye topraklarının bir bölümünü işgal etmiş bulunmaktadır. O kadar ki Suriye Devleti kendi topraklarında çıkarılan petrolü PKK’dan yüksek bir para ile satın almaktadır.
PKK aynı zamanda Suriye topraklarından ABD’nin verdiği güçlü silahlarla Türkiye’yi de tehdit etmektedir. PKK’nın buradan temizlenmesi her iki ülkenin de yararına olacaktır.
Diğer yandan Türkiye’nin Suriye sınırının bazı bölgelerinde oluşturduğu tampon bölgenin Suriye Devleti eliyle bütün sınır boyunca yayılmasını temin etmek, Türkiye’nin güvenliği ve Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından son derece önemlidir.
Suriye’nin ve Türkiye’nin bölünmesi planını yapan güçler bunların gerçekleşmesini elbette istemezler.
Üçüncü olarak Suriyelilerin ülkelerine dönüşüdür ki aslında Türkiye düşmanları bunu da istemezler. Zira ikide bir bu konuyu kaşıyarak ülkemizi karıştırıyorlar. Suriyelilerin ülkelerine dönüşünün gerçekleşmesi ile ellerinde istismar edecek konu kalmayacaktır.
Çeşitli suçlardan kaydı olanların Kayseri’den başlatarak bazı illerimize yaydıkları olaylar ile Suriye’deki Türkiye’ye karşı yapılan olayların bölücü ve ırkçı örgüt üyeleri tarafından tırmandırılması, meydana gelecek olumlu gelişmeleri önlemeye yöneliktir.
İsrail’in Gazze katliamlarından sonra Lübnan’a da saldırı başlattığı, üçüncü dünya savaşının konuşulduğu ve dünyanın her taraftan kaynamaya başladığı bir anda bu olayların vuku bulması tesadüf değildir.
Türkiye’de her gün onlarca taciz ve tecavüz olaylarının yaşanmasına hiç tepki vermeyenlerin, Suriyeli insan dışı bir varlığın yine Suriyeli bir kız çocuğuna yaptığı tacizi bahane ederek tüm mültecilere karşı saldırıya geçmeleri, aynı anda Suriye’de de Türklere ve bayrağımıza yapılan karşı saldırı bu işin önceden planlandığının göstergesidir.
“DAHA FAZLA BÜYÜMEDEN SONA ERMESİ SEVİNDİRİCİDİR”
Gerek milletimizin sağduyulu davranarak provokasyonlara alet olmaması gerekse Suriye Geçici Hükümet Başkanı Abdurrahman Mustafa’nın yaptığı sağduyulu açıklaması ile her iki tarafta da olayların daha fazla büyümeden sona ermesi sevindiricidir.
Aziz milletimize seslenmek istiyorum. Türkiye düşmanları ve içerideki hainler zaman zaman bu tür ihanet denemeleri yapacaklardır. Bu provokasyonlara alet olmayalım. Provokatörlerin oyununa gelmeyelim.
“YAKIP YIKMAK ÇARE DEĞİLDİR”
Yakıp yıkmak çare değildir. Kardeşliğimizi muhafaza edelim. Devletimize ve devletimizin gücüne güvenelim. Devlet, hiç kimsenin yaptığını yanına bırakmaz. Suç işleyen kim olursa olsun mutlaka cezasını bulur. Halkı sokaklara taşıyanlar ülkemizi karıştırmak ve bölmek isteyen hainlerdir. Bu hainlere karşı uyanık olalım.
Türkiye düşmanları ne yaparsa yapsın amaçlarına ulaşamayacak ve Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde adım adım büyük Türkiye idealine kavuşacaktır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. “
]]>
Bakan Yumaklı açıklamaları şöyle:
“HERHANGİ BİR RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL”
“Vatandaşlarımız geçmiş olsun diliyorum, bugün Türkiye genelinde 44 adet yangın çıktı bunlardan 11 tanesi yüksek risk grubundaki yangınlardan. 6 tanesi ile ilgili gereken müdahaleler yapıldı. Onlar herhangi bir risk teşkil etmiyor.
İzmir Menderes ve Selçuk’ta başlayan yangınlara arkadaşlarımız müdahalelerin devam ediyor. Menderes ile ilgili enerji düşürülmüş durumda ama henüz kontrol altında değil. Selçuk’ta da şu anda bulunduğumuz yerde de 2 bölgede de yoğun müdahale yapılıyor. Herhangi bir risk söz konusu değil, yerleşim yerleri ve konaklama tesisleri açısından.
Selçuk yangınına ilk anda; 4 uçak, 8 helikopter, 80 kara aracı ve yaklaşık 480 arkadaşımızla müdahalede bulunduk. Hava kararınca özellikle 3 gece görüş helikopterleri ile müdahaleye devam ettik.
Menderes yangınında ise ilk anda; 5 uçak, 12 helikopter, 56 kara aracı ve yaklaşık 360’a yakın arkadaşımız müdahaleye başladı. hava kararınca bu sayı 48 kara aracı ve 200 üzeri personel olarak devam ediyor.

“SELÇUK-KUŞADASI YOLU KAPALI”
Selçuk Kuşadası yolu halihazırda kapalı. Herhangi bir tehlike olmayana kadar kapalı olacak.
Havaların ısındığı bu günlerde mutlaka hassas ve tedbirli davranılması gerektiğin belirtmek istiyorum. Bizler her zaman belirttiğimiz gibi yangınların yüzde 90’nın insan kaynaklı olduğunu ifade ediyoruz.. Bütün bunların basit tedbirlerle bu hale gelmesini önlemekle mümkün.
Vatandaşlarımızdan özellikle üstün bir hassasiyet bekliyoruz.

“MENDERES’TEKİ YANGIN HOBİ BAHÇESİNDEN ÇIKTI”
Bu yangınların çıkma sebebiyle alakalı halihazırda soruşturmalar devam ediyor. 1’i hariç; İzmir Menderes’teki çıkan yangın maalesef ki bir hobi bahçesinden çıktı. Şu anda ilgili kişiler gözaltında. Bir daha söylüyorum insan unsuru birçok şeyi önleyebilecek konumdayken çok basit tedbirlerle bu hale gelmesini önleyecekken biz hala 2024 yılının haziran ayında hassas olunmasını konuşuyoruz. Bu hem ülkemiz açısından yazık, hem de ülkemizin kaynakları açısından yazık hem de şu ekosistem içerisinde hayatı paylaştığımız diğer canlılar açısından yazık.
Halihazırda Selçuk yangını ile ilgili yaklaşık 350 hektar etkilenen alanı, 150 hektarda Menderes için etkilenen alanın olduğunu söylemek istiyorum Etkilenen alan demek tamamının yanması anlamına geliyor, yangınların söndürülmesi sonrasında ne kadar alanın hasar gördüğü açıklanacak.
Tekrar tekrar İzmir’e geçmiş olsun diliyorum.”

İZMİR
İzmir’in Selçuk ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Selçuk-Kuşadası kara yolu Pamucak mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 4 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 5 su ikmal aracı ve 5 dozer sevk edildi.

Yangının saat 17.12’de çıktığı ve ilk müdahalenin 17.20’de gerçekleştirildiği bildirildi.
Yangın nedeniyle Arvalya mevkisinde, Selçuk-Kuşadası kara yolu araç trafiğine kapatıldı. Müdahale sonrası, ulaşım kontrollü sağlanmaya başladı.

EVLER, OTELLER VE BARINAK BOŞALTILDI
Rüzgarın da etkisiyle Kuşadası yönüne ilerleyen yangın nedeniyle Bayraklıdede Mahallesi’nde bulunan 2 otel ve evler ile Pamucak bölgesindeki bir otel tahliye edildi. Burada konaklayanların, çevredeki diğer otellere yönlendirildiği öğrenildi.
Ayrıca Selçuk Belediyesine ait hayvan barınağı boşaltıldı. Buradaki hayvanlar, İzmir Büyükşehir Belediyesinin barınaklarına gönderildi.
Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışması sürüyor.

“YANGININ ENERJİSİ DÜŞMÜŞ DURUMDA”
İzmir Valisi Süleyman Elban, Selçuk’ta yangın kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün kentte sabahtan itibaren irili ufaklı 17 yangın çıktığını, bunun 5’inin küçük, 12’sinin ise büyük olduğunu söyledi.
Yangınların 2’si dışında diğerlerinin kontrol altına alındığını belirten Elban, “Menderes’te 2 farklı yangınımız vardı, birisi Şaşal bölgesinde birisi de Çamönü köyünde. Şaşal bölgesindeki de kontrol altına alındı. Çamönü köyündeki yangınımız henüz kontrol altına alınmamakla birlikte yangının şiddetinde ciddi bir azalma var.” bilgisini verdi.

Selçuk’un Pamucak mevkisindeki yangının saat 17.12 itibarıyla başladığını ve 8 dakika sonra hava araçlarının yangına hızla müdahale ettiğini vurgulayan Elban, şöyle devam etti:
“Pamucak ve Menderes’te Allah’a şükür can kaybımız ya da yaralımız bulunmuyor. Menderes’te yerleşim yeri dışında bulunan evde birer oda ya da bir eklenti bölümünde hafif bir yangın oldu. Orman dışında büyük bir zararımız olmadı. Burada da yine çok şükür yerleşim yerlerine ciddi bir tehdit gözükmüyor. Yangın biliyorsunuz Selçuk-Kuşadası sınırında başladı. Daha sonra yangın Kuşadası tarafına sirayet etti. Ancak biraz önce bölge müdürümüz ve diğer ekiple havadan yangını takip ettik. Özellikle Kuşadası ve diğer bölgelerde yangının enerjisi düşmüş durumda. Kontrol altına alınmadı ancak başladığı saatlerdeki yoğun bir yangın şiddeti de yok.”
Selçuk’taki yangının küçük bir tarlanın olduğu bölgeden çıktığını hatırlatan Vali Elban, şu an için bir gözaltı olmadığını ancak jandarmanın konuyu detaylıca araştırdığını sözlerine ekledi.

ÇANAKKALE
Çanakkale’nin Ezine ilçesinde zirai alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahaleyle kısmen kontrol altına alındı.
Yeniköy ve Üvecik köyleri arasındaki tarım arazisinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Bozcaada’dan da dumanı görülen yangının bildirilmesi üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ile Ezine Belediyesi ve Geyikli Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş alana yayılan yangın nedeniyle yazlık konutlar tahliye edildi, köylerdeki ağıllar boşaltıldı.

Üvecik köyünde küçükbaş yetiştiriciliği yapan Hamza Özkan’ın kışlası da yangın nedeniyle hasar gördü. Yangın başlayınca hayvanlarını sahile götüren Özkan, sürüsünü telef olmaktan kurtardı.
Ayrıca, bir çimento fabrikasının limanda bulunan tesislerinin girişindeki kapalı bölüm de yandı.

RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİNİ ETKİLEMESİ ÖNLENDİ
Ekiplerin yoğun çabaları sonucu rüzgar enerji santrallerine yaklaşması engellenen alevlerden bazı ağaçlar zarar gördü.
Çanakkale Valisi İlhami Aktaş’ın yerinde koordine ettiği ekipler, köylülerin desteğiyle yangını kısmen kontrol altında aldıkları bölgede çalışmalarına devam ediyor.
Evleri tahliye edilen vatandaşların, soğutma çalışmalarının sürdürülmesi için evlerine henüz girmemeleri, teyakkuzda olmaları gerektiği belirtildi.

Bakan Yumaklı açıklamaları şöyle:
“Vatandaşlarımız geçmiş olsun diliyorum, bugün Türkiye genelinde 44 adet yangın çıktı bunlardan 11 tanesi yüksek risk grubundaki yangınlardan. 6 tanesii ile ilgili gereken müdahaleler yapıldı. Onlar herhangi bir risk teşkil etmiyor.
İzmir Menderes ve Selçuk’da başlayan yangınlara arkadaşlarımız müdahalelerin devam ediyor. Menderes ile ilgili enerji düşürülmüş durumda ama henüz kontrol altında değil. Selçuk’da da şu anda bulunduğumuz yerde de 2 bölgede de yoğun müdahale yapılıyor. Herhangi bir risk söz konusu değil, yerleşim yerleri ve konaklama tesisleri açısından.
Selçuk yangınına ilk anda; 4 uçak, 8 helikopter, 80 kara aracı ve yaklaşık 480 arkadaşımızla müdahalede bulunduk.
Hava kararınca özellikle 3 gece görüş helopterleri ile müdahaleye devam ettik.
Menderes yangınında ise ilk anda; 5 uçak, 12 helikopter, 56 kara araacı ve yaklaşık 360’a yakın arkadaşımız müdahaleye başladı. hava kararınca bu sayı 48 kara aracı ve 200 üzeri personel olarak devam ediyor.
Selçuk Kuşadası yolu halihazırda kapalı. Herhangi bir tehlike olmayana kadar kapalı olacak.”
İZMİR
İzmir’in Selçuk ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
Selçuk-Kuşadası kara yolu Pamucak mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 4 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 5 su ikmal aracı ve 5 dozer sevk edildi.
Yangının saat 17.12’de çıktığı ve ilk müdahalenin 17.20’de gerçekleştirildiği bildirildi.
Yangın nedeniyle Arvalya mevkisinde, Selçuk-Kuşadası kara yolu araç trafiğine kapatıldı. Müdahale sonrası, ulaşım kontrollü sağlanmaya başladı.
EVLER, OTELLER VE BARINAK BOŞALTILDI
Rüzgarın da etkisiyle Kuşadası yönüne ilerleyen yangın nedeniyle Bayraklıdede Mahallesi’nde bulunan 2 otel ve evler ile Pamucak bölgesindeki bir otel tahliye edildi. Burada konaklayanların, çevredeki diğer otellere yönlendirildiği öğrenildi.
Ayrıca Selçuk Belediyesine ait hayvan barınağı boşaltıldı. Buradaki hayvanlar, İzmir Büyükşehir Belediyesinin barınaklarına gönderildi.
Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışması sürüyor.
“YANGININ ENERJİSİ DÜŞMÜŞ DURUMDA”
İzmir Valisi Süleyman Elban, Selçuk’ta yangın kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün kentte sabahtan itibaren irili ufaklı 17 yangın çıktığını, bunun 5’inin küçük, 12’sinin ise büyük olduğunu söyledi.
Yangınların 2’si dışında diğerlerinin kontrol altına alındığını belirten Elban, “Menderes’te 2 farklı yangınımız vardı, birisi Şaşal bölgesinde birisi de Çamönü köyünde. Şaşal bölgesindeki de kontrol altına alındı. Çamönü köyündeki yangınımız henüz kontrol altına alınmamakla birlikte yangının şiddetinde ciddi bir azalma var.” bilgisini verdi.
Selçuk’un Pamucak mevkisindeki yangının saat 17.12 itibarıyla başladığını ve 8 dakika sonra hava araçlarının yangına hızla müdahale ettiğini vurgulayan Elban, şöyle devam etti:
“Pamucak ve Menderes’te Allah’a şükür can kaybımız ya da yaralımız bulunmuyor. Menderes’te yerleşim yeri dışında bulunan evde birer oda ya da bir eklenti bölümünde hafif bir yangın oldu. Orman dışında büyük bir zararımız olmadı. Burada da yine çok şükür yerleşim yerlerine ciddi bir tehdit gözükmüyor. Yangın biliyorsunuz Selçuk-Kuşadası sınırında başladı. Daha sonra yangın Kuşadası tarafına sirayet etti. Ancak biraz önce bölge müdürümüz ve diğer ekiple havadan yangını takip ettik. Özellikle Kuşadası ve diğer bölgelerde yangının enerjisi düşmüş durumda. Kontrol altına alınmadı ancak başladığı saatlerdeki yoğun bir yangın şiddeti de yok.”
Selçuk’taki yangının küçük bir tarlanın olduğu bölgeden çıktığını hatırlatan Vali Elban, şu an için bir gözaltı olmadığını ancak jandarmanın konuyu detaylıca araştırdığını sözlerine ekledi.
ÇANAKKALE
Çanakkale’nin Ezine ilçesinde zirai alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahaleyle kısmen kontrol altına alındı.
Yeniköy ve Üvecik köyleri arasındaki tarım arazisinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Bozcaada’dan da dumanı görülen yangının bildirilmesi üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ile Ezine Belediyesi ve Geyikli Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi.
Rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş alana yayılan yangın nedeniyle yazlık konutlar tahliye edildi, köylerdeki ağıllar boşaltıldı.
Üvecik köyünde küçükbaş yetiştiriciliği yapan Hamza Özkan’ın kışlası da yangın nedeniyle hasar gördü. Yangın başlayınca hayvanlarını sahile götüren Özkan, sürüsünü telef olmaktan kurtardı.
Ayrıca, bir çimento fabrikasının limanda bulunan tesislerinin girişindeki kapalı bölüm de yandı.
RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİNİ ETKİLEMESİ ÖNLENDİ
Ekiplerin yoğun çabaları sonucu rüzgar enerji santrallerine yaklaşması engellenen alevlerden bazı ağaçlar zarar gördü.
Çanakkale Valisi İlhami Aktaş’ın yerinde koordine ettiği ekipler, köylülerin desteğiyle yangını kısmen kontrol altında aldıkları bölgede çalışmalarına devam ediyor.
Evleri tahliye edilen vatandaşların, soğutma çalışmalarının sürdürülmesi için evlerine henüz girmemeleri, teyakkuzda olmaları gerektiği belirtildi.
Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.
App Store Google Play Takip Et
]]>E3 Programı kapsamında 1,46 milyar dolar Dünya Bankası finansmanı sağlanacak ve buna ek olarak 1,5 milyar dolarlık bölümü özel sektör finansmanı olmak üzere kamu, özel sektör ve kalkınma sektöründen 2,4 milyar dolarlık finansman harekete geçirilecek.
Başlangıç olarak sağlanacak fonlar özel olarak 4 ülkedeki enerji verimliliği programları için ayrıldı ve 10 yıllık program süresi içerisinde başka ülkelerin de programa dahil olması bekleniyor.
TÜRKİYE İÇİN İLAVE PROJELER DE VAR
Yatırımlar kamu tesislerini, konutları ve konutlarda kullanılan elektrikli cihazları, sanayi modernizasyonunu ve bölge ısıtma sistemlerinde yapılacak geliştirmeleri hedefleyecek.
Proje, Moldova – Büyüme, Dayanıklılık ve Refah için Fırsatlar (M-GROW) programından sağlanan 5 milyon dolarlık hibe ile destekleniyor.
E3 programı ayrıca ulusal planlara dayalı olarak tekrarlanabilir ülke projeleri geliştirecek ve sürdürülebilir finansmana erişimi destekleyecek.
Program kapsamında ilk aşamada uygulanacak projeler arasında, Türkiye’de merkezi hükümet binalarının yenilenmesine yönelik 300 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanı ve Moldova’da özellikle eğitim tesisleri olmak üzere kamu binalarının ve bölgesel ısıtma sistemlerinin yenilenmesine yönelik sağlanacak, 54,5 milyon dolarlık finansman yer alıyor.
Türkiye, Moldova, Karadağ, Özbekistan ve başka ülkelerde ilave aşamalar ve projeler planlanıyor.
Zaman içerisinde, E3 Programı ülkelerin kamu finansmanlı küçük ölçekli enerji verimliliği programlarından daha büyük ticari finansmanlı ulusal ölçekli programlara geçişlerini destekleyecek.
Kamu finansmanının kullanımı, ticari finansörlerin getirilmesi için gerekli yatırımların gösterimi, yeni iş modellerinin test edilmesi, yatırım risklerinin azaltılması ve ticari finansmanın yanında hedefli sübvansiyonların sağlanması üzerinde odaklanacak.
Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki 18 ülke halihazırda COP 28’de 2030’a kadar yıllık enerji verimliliği artış oranlarını ikiye katlamayı taahhüt etmiş durumda bulunuyor.
Ancak bölgede halen dünyanın enerji açısından en verimsiz, karbon yoğunluklu ekonomilerinden bazıları yer alıyor.
E3 programı, enerji verimliliği yatırımlarıyla ilişkili yüksek işlem maliyetleri, kural ve standart eksikliği ve genel farkındalık eksikliği gibi piyasa sorunlarının ve davranış değişikliği ihtiyaçlarının ele alınmasına yardımcı olacak.
Program, politikaları ve düzenlemeleri güçlendirecek, sağlam kurum ile kuruluşlar geliştirecek, güvenilir veriler oluşturarak dağıtacak, piyasa yeteneklerini geliştirecek ve özel sermayeyi harekete geçirecek.
VERİMLİ SİSTEMLER TEMİZ VE REKABETÇİ
Açıklamada görüşlerine yer verilen Dünya Bankasının Avrupa ve Orta Asya Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Antonella Bassani, enerji verimliliğine yatırım yapmanın Dünya Bankası Grubunun iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek amacıyla temiz ve verimli enerjiye geçişi hızlandırma vizyonunun bir parçasını oluşturduğunu aktardı.
Bassani, enerji verimliliğinin arttırılmasının, başka kalkınma öncelikleri için kullanılmak üzere bütçe tasarrufu sağlayabileceğini belirterek, şunları kaydetti:
“Ayrıca enerji arzı için gereken yatırım ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir. Verimli sistemler işletme faaliyetlerini daha temiz ve daha rekabetçi hale getirir, evlerde enerji faturalarını düşürür, hava kirliliğini azaltır, karbon emisyonlarını azaltır ve istihdam yaratır.”
“AVRUPA VE ORTA ASYA’DAKİ ÜLKELERE DENEYİMLERİMİZİ AKTARACAĞIZ”
Dünya Bankasının Bölge Altyapı Direktörü Charles Cormier de son dönemde yaşanan enerji krizinin, kıt doğal kaynakların korunmasını amaçlayan büyük ölçekli enerji verimliliği önlemlerine duyulan acil ihtiyacı ön plana çıkardığını belirtti.
Cornier şu değerlendirmede bulundu:
“Enerji verimliliği halen yeni enerji üretimi ile karşılaştırıldığında enerji ihtiyaçlarını karşılamanın en erişilebilir ve uygun maliyetli yoludur. Programımızın temelinde, Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelerin enerji verimliliklerini arttırmalarına yardımcı olma konusundaki onlarca yıllık deneyimimiz yatmaktadır. Çeşitlilik sergileyen bir bölgede bulunmalarına rağmen, bu ülkeler programın ele alınmasına yardımcı olacağı birçok ortak engeli ve ulusal önceliği paylaşmaktadır ve bölgesel bir ağ aracılığıyla bilgi paylaşımına yönelik bir platform oluşturmaktadır.”
Program kapsamında, aralarında kendilerini bilgi alışverişine ve kapasite geliştirmeye adayan uluslararası finansal kuruluşlarının ve donör ortakların yer aldığı, bölgesel ile küresel kuruluşlardan oluşan bir koalisyon oluşturulacak.
Bölgesel ağ, Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı’ndan (ESMAP) başlangıçta alınacak 5 milyon dolar tutarındaki bir hibe ile finanse edilecek.
Bu bölgesel ağ, bilgi alışverişi ve bilgi oluşturma için kolaylaştırıcı bir rol oynayacak ve ülke yaklaşımlarını koordine ederek uyumlaştıracak. Ağın öncelikli konuları arasında politika oluşturma ve uygulama, daha geniş ölçekte uygulanacak programların tasarımı ve enerji verimliliği önlemlerinin ölçülmesi ve doğrulanması yer alacak.
E3 programı, enerji güvenliğini arttırmak, enerjiye uygun maliyetli erişimi ve temiz enerjiye geçişi desteklemek için kısa süre önce uygulamaya konulan Avrupa ve Orta Asya Yenilenebilir Enerji Ölçeklendirme (ECARES) Programıyla paralel olarak işleyecek.
ECARES programı temiz enerji arzı üzerinde odaklanırken, E3 programı enerji talebini azaltmayı hedefliyor.
“YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’NİN YÜZDE 70’İNE SAHİP”
Kişi başına düşen bitkisel üretim değerine bakıldığında 2013 yılından 2019 yılına kadar bölgedeki tüm illerde artış sağlandığı vurgulanan araştırmada şöyle denildi, “2013 yılında en yüksek değer Erzincan ilinden elde edilirken; 2019 yılında Sivas ilinden elde edilmiştir. Bölge illerinden Sivas, tarımsal arazi varlığı bakımından en fazla alana sahip il olmakla birlikte, bitkisel üretim değerleri açısından Malatya en fazla katma değer üreten il konumundadır. Bu durumun ortaya çıkmasında Malatya’da meyve üretiminin baskın olması yatmaktadır. Bitkisel üretim verilerinden anlaşılacağı üzere Türkiye içindeki en yüksek paya sahip olan ürün kayısı ve korunga olmuştur. Bunları yonca, domates ve fiğ üretimi takip etmektedir. Diğer taraftan, bölge yem bitkileri üretiminde Türkiye’nin yüzde 70’ine sahiptir. Bölgede hayvancılık potansiyeli yüksek olduğundan yem bitkileri üretimi de yüksektir.”
“BÖLGENİN SEBZE ÜRETİMİ KISITLI”
Bölge meyveciliği irdelendiğinde Malatya ve Elazığ illerinin diğer illerden ayrıştırılarak incelenmesi gerektiği vurgulanan araştırma sonuçlarına göre, Malatya ve Elazığ illeri bölgenin toplam kurulu meyve bahçesi alanının yüzde 74,6’sına sahip iken; Malatya tek başına bölgenin toplam kurulu meyve bahçesi alanının yüzde 57,1’ine sahip bulunduğu ifade edilerek, “Malatya, Türkiye’nin en önemli kayısı üretim merkezi olması itibarıyla, kuru kayısı ihracatında özel bir önemi bulunmaktadır. Türkiye yaş kayısı üretiminin yarıdan fazlasını sağlayan ilde üretim yoğun olarak kuru kayısıcılığa yöneliktir. Ancak kurutulan kayısının yaklaşık yüzde 90-95’i ihraç edilmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, gerek ağaç sayısı gerekse yaş ve kuru kayısı üretim miktarları ile Malatya sadece ülkemizin değil, bütün dünyanın kayısı üretim merkezi konumunda bulunmaktadır. Bölgenin sebze üretimi kısıtlıdır. Sebze üretiminin artırılması için özellikle bölge şartlarında üretimi yapılabilen sebzelerin ekimi ve uygun alanlarda örtü altı sebze üretiminin teşvik edilmesi önem arz etmektedir.” İfadesi kullanıldı.
Su kaynakları etkin kullanılamıyor
Bölgede tarım alanı (dekar) başına düşen kullanılabilir su potansiyelinin en yüksek ilinin Bingöl olduğu belirtilerek şu tespitlere yer verildi, “Bingöl’ü Elazığ, Tunceli ve Hakkâri illeri takip etmektedir. Bölgede Bingöl ilinin kullanılabilir su potansiyeli yüksek olmasına rağmen topoğrafik yapısı itibariyle tarım arazileri küçük olması nedeniyle mevcut su kaynakları etkin bir şekilde kullanılmamaktadır. Kaynakların etkin bir şekilde kullanılamamasının üç temel sebebi; mevcut sulama altyapısının bakım onarım yetersizliği nedeniyle işlevini yitirmiş olması, bazı tesislerin ekonomik ömrünü tamamlamış olması ve birçok alana ise sulama altyapısının ulaşmamış olmasından kaynaklanmaktadır.”
TAŞKINLAR SORUN TEŞKIL EDIYOR
DSİ tarafından “Büyük Su İşleri Programı” kapsamında, 1936-2018 yılları arasında, yapımı tamamlanan 79 sulama tesisi ile DAP Bölgesinde, brüt 441.174 hektar alanın sulandığı ifade edilen 2021-2023 Eylem Planı’nda, “ Bu tesislerin 72 tanesi sadece sulama amaçlı iken; geri kalan 7 tesisten enerji üretimi ve içme suyu olarak faydalanılmaktadır. Yağışlar, mevsimsel sıcaklık değişimleri gibi doğal durumlarla birlikte; yanlış arazi kullanımları, dere yataklarına yönelik yapılan yanlış müdahaleler gibi etkenler taşkın sorunlarına neden olmaktadır. Taşkınlar, bölgede özellikle tarımsal nitelikleri açısından önem taşıyan Iğdır ve Muş ovaları için büyük sorun teşkil etmektedir. Bu konuda DSİ tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, bölgede işletme halinde olan tesisler 2014 yılında 1.397 iken; 2018 yılında 1.666’ya yükselmiştir. Taşkınlardan korunan alan ise 112.061 hektar alandan 2018 yılında 244.727 hektar alana çıkmıştır.” ifadesi dile getirildi.
Malatya, Elazığ, Bitlis ve Sivas’ta tarımsal sulamada enerji kıymetli DAP Bölgesinde tarımsal sulamada enerji tüketiminin Malatya, Elazığ, Bitlis ve Sivas illerinde ortalamanın üzerinde bir değere sahip olduğu vurgulanan eylem planında, “ Bilhassa ortalamanın üzerinde çıkan bu illerde kullanılabilir su potansiyelinin tarımsal arazi varlığına göre düşük olması sebebiyle, tarımda yaygın olarak pompaj sulamaları kullanılmaktadır. Bu da enerji tüketimini artırmaktadır. Bir diğer sebep ise bu illerde meyveciliğin gelişmiş olması ve yamaç arazilerin değerlendirilmesi amacıyla bahçe tesislerinin bu alanlara kurulması sonucu suyun enerji tüketilerek kullanılması gerekliliğidir. Elazığ ilinde kullanılabilir su potansiyelinin yüksek olması, ilin çevresindeki baraj göllerinin varlığını göstermektedir. Bu potansiyele rağmen enerji tüketiminin yüksek olması ise baraj gölünden pompa üniteleri ile sulama yapılmasıdır.” Tespitlerine yer verildi.
İstanbul’da CHP’li Nurettin Sözen’in belediye başkanı olduğu dönemde Ümraniye Hekimbaşı çöplüğünde meydana gelen, 28 Nisan 1993’teki 39 kişinin öldüğü ve 12 kişinin ise cesedine ulaşılamayan patlama halen hafızalardaki yerini korurken; İzmir’de mahkeme kararına rağmen belediyenin Harmandalı bölgesine çöp dökmesi tepkilere neden oldu.
İSTANBUL’DAKİ PATLAMAYI ÇABUK UNUTTULAR
İstanbul’da 31 yıl önce yaşanan patlamada bölgedeki birçok ev kullanılamaz hale geldi. Patlamanın yaklaşık 4,5 yıl süresince çöplerin kontrolsüz bir şekilde biriktirilmesi neden olduğu belirtilmişti. 39 kişinin ölmesinden ders çıkarmayan CHP’li İzmir belediyesi ise; Harmandalı’nda mahkeme kararına rağmen çöp depolamaya devam ediyor.
SÖZLER LAFTA KALDI
Harmandalı Çöp Depolama Alanı 32 yılda ekonomik ömrünü doldurmasına rağmen halen yerinde duruyor. Daha önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Kapatıp bölgeyi yeşillendireceğiz” demesine rağmen söylenen sözler hep lafta kaldı.
HEYELAN OLDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi 1992 yılında Harmandalı çöplüğüne döküm yapmaya başladı. Zamanla çöpler çevredeki yerleşim yerlerini tehdit etmeye başladı. 2020 yılında çöplükten sızan pis sular bölgede heyelana neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi yaşananlara seyirci kalınca heyelan giderek büyüdü.

Meydana gelen çatlaklar nedeniyle 14 ev, 2 hayvan ağılı boşaltıldı. Bazı yollar oluşan çatlaklar nedeniyle araç trafiğine kapatıldı. İzmir büyükşehir belediyesi bilimsel raporlara rağmen Harmandalı’na çöp dökmeye devam etti.
Dönemin Harmandalı Cumhuriyet mahallesi muhtarı Dursun Ali Kazar idare mahkemesine dava açarak can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğu gerekçesi ile Harmandalı çöplüğünün kapatılmasını istedi.
MAHKEME ‘ÇÖP DÖKMEYİN’ DEDİ
İzmir 4. İdare Mahkemesi bilimsel raporları da dikkate alarak 2023 yılında İzmir büyükşehir Belediyesi’nin Harmandalı’na çöp dökmesinin durdurulmasına hükmetti.

BÜYÜKŞEHİR, MAHKEME KARARINI YOK SAYDI
İdare mahkemesi kararları bağlayıcı olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi mahkeme kararını yok sayarak çöp dökmeye devam etti.
Mahalle sakinleri çöplüğe giden yolu kapatıp mahkeme kararının uygulanmasını talep etse de sonuç değişmedi. İzmir Büyükşehir, İdare mahkemesinin kararını istinaf taşıdı.
Bölge İdare Mahkemesi ise geçen ay Büyükşehir’in itirazını reddedip yerel mahkemenin kararını onadı. Ancak büyükşehir hukuksuzluğa devam ediyor. Eski muhtar Dursun Ali Kazar, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski yönetimi hakkında mahkeme kararlarını uygulamadıkları gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu.
1800 KİŞİ MAĞDUR OLDU
Harmandalı Çöplüğünün 1992 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini hatırlatan Cumhuriyet Mahallesi eski Muhtarı Dursun Ali Kazar: “Çöplükten sızan pis sular bölgede heyelana neden oldu. Heyelan nedeniyle 14 ev boşaltıldı. Bölge yapılaşmaya kapatıldığı için arsaları heyelan bölgesinde kalan 1800 kişi mağdur oldu. Çöplüğe çöp dökümünün durdurulmasına ilişkin bilim insanlarının hazırladığı raporlar, mahkemelerin verdiği kararlar ortada iken İzmir Büyükşehir Belediyesi halen daha çöp dökmeye devam ediyor. Anlamak mümkün değil.” diye konuştu.

FACİA GELİYORUM DİYOR
Harmandalı’ndaki toprak kaymasının her geçen gün daha da tehlikeli boyutlara ulaştığını hatırlatan Kazar: “Facia geliyorum diyor. Buna rağmen başta çevreciler olmak üzere herkes kafasını kuma gömüyor. Dava sürecinde İzmir Barosuna dilekçe ile müracaat edip davaya müdahil olmalarını istedim. Yazdığım yazıya bir cevap dahi vermediler. Baro bünyesinde faaliyet gösteren çevre komisyonu var. Onlar bu tür davalara müdahil olabiliyorlar. Bırakın destek olmayı her ne hikmetse görmezden gelmeyi tercih ediyorlar. İzmir Barosu bu süreçte hiçbir zaman Harmandalı halkının yanında olmadı.” diye konuştu.
“İNSANLARIN YÜZÜNE NASIL BAKACAK MERAK EDİYORUM”
Kaz Dağlarındaki ağaç katliamı için seferber olan İzmir’deki çevreciler ile TMMOB’a bağlı meslek odalarının konu Harmandalı olunca sessiz kalmasına anlam veremediğini belirten Kazar: “Harmandalı söz konusu olunca resmen üç maymunu oynuyorlar. Görmüyor, duymuyor, bilmiyorlar. Allah korusun yarın Harmandalında istenmeyen bir durum olsa, insanlar ölse İzmir Barosu buraya gelip nasıl hukuktan, tabip odası halk sağlığından bahsedecek, insanların yüzüne nasıl bakacak merak ediyorum.” diye konuştu.

RANDEVU TALEP ETTİLER, GERİ DÖNÜŞ YOK
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’dan randevu talebinde bulunmasına rağmen halen daha bir geri dönüş olmadığını belirten eski muhtar Kazar, mahkeme kararının uygulanması için Çevre Şehircilik İzmir İl Müdürlüğüne başvuruda bulunacağını sözlerine ekledi.
Bakan Yumaklı, “Şiddetli rüzgar sebebiyle bazı yerlerin aktif hale gelmesi mümkün olabilir mi diye kontrol ettik. İki kez alanın tamamının üzerinden geçtik. An itibarıyla Çanakkale Ecabat yangını kontrol altına alınmıştır. 9 uçak, 6 helikopter, 94 arazöz ve iş makinası, 540 personel ile başlamıştık. An itibarıyla helikopterlerimiz, İHA’larımız, iş makinalarımız da dahil olmak üzere AFAD, valilik diğer kamu kurumları, özel sektördeki bazı kurumların da katılımıyla yaklaşık 300 araç sayısına ulaştık, bine yakın arkadaşımız da bu yangınla mücadeleyi gerçekleştirmiş oldu. Arkadaşlarımız ne kadar alanın hasar gördüğünü ayrıca yayınlayacaklar.” dedi.

57’nci Alay Conkbayırı Şehitliği ve Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltı. Köy sakinleri Eceabat Gençlik Konuk Evine alındı. Çanakkale Valiliği ise alevlerin yeniden büyüme riskine karşı yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşları uyardı. Öte yandan İzmir, Uşak ve Manisa’da da orman yangını vardı. Ekiplerin bölgedeki çalışmalarının devam ettiği açıklandı.

VALİLİK UYARDI: TEYAKKUZDA OLUN!
Çanakkale Valiliği’nden yangınla ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Eceabat Kumköy köyü civarında devam eden orman yangınına Orman, AFAD, Belediye, İl Özel İdare ekiplerince uçak, helikopter, arazöz, itfaiye ve iş makineleri ile havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Büyük Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltılacak olup, vatandaşlarımız Özel İdare, AFAD ve İl Sağlık müdürlüğü ekipleri tarafından Eceabat Gençlik Konuk Evine götürülerek misafir edilecektir. Rüzgarın kuvvetli olması sebebiyle yangının büyüme riski olduğundan yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın teyakkuzda olmaları önemlidir” denildi.
İZMİR’DEKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
İzmir’in Dikili ilçesinde otluk alanda çıkan ve zeytinlik alana sıçrayan yangın kontrol altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Çandarlı Mahallesi’ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Denizköy Mahallesi yakınlarına ulaşan yangın, rüzgarın da etkisiyle zeytinlik alana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 20 arazöz, 1 su ikmal aracı ve 1 dozer ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın, çevredeki sitelere yaklaştı. Site sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıktı.
Dikili Kaymakamı Ali Edip Budan, AA muhabirine, yangının bir sitenin alt kısmında bulunan otluk alanda çıktığını ve zeytinlik alana sıçradığını söyledi.
Budan, yangının rüzgarın etkisiyle genişlediğini belirtti.
Yangına müdahale gece boyunca sürdü. Havanın aydınlanmasıyla 2 uçak ve 2 helikopterle yangın söndürme çalışmalarına destek verildi.
Ekiplerin çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

UŞAK’TAKİ YANGINA İLK MÜDAHALE 8 DAKİKA SONRA BAŞLADI
Uşak’taki yangınla ilgili bilgi veren Bakan Yumaklı, “Bu da 18.30’da başladı. 8 dakika sonra ilk müdahaleye başladı arkadaşlarımız. 1 helikopter, 33 kara aracı ve 161 personelle burada mücadeleye devam ediyoruz. Elbette bunu sıklıkla dile getiriyoruz. Yangınla mücadelede sizin kabiliyetiniz, ülkenizin kapasitesi elbette çok mühim ve çok şükür ki bu konuda herhangi bir problemimiz yok. Şu anda bütün kurumlarımız, bölge vekillerimiz hep beraber kol kola vermiş durumdayız. İnşallah şu andaki şartlar itibariyle arkadaşlarımızın mücadelesinden belli bir zaman içerisinde bilgilendirmeye devam edeceğiz.

UŞAK’TA RÜZGARIN DA ETKİSİYLE HIZLA YAYILDI
Uşak merkeze bağlı Köprübaşı Mahallesi yakınındaki ormanda saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.
Duman yükseldiğini gören vatandaşlar durumu itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için çalışma başlattı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangının söndürülmesi için çalışmalar devam ediyor. Uşak Vali Vekili Önder Can, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Üçgül, yangın bölgesinde incelemede bulundu.

MANİSA’DA ALEVLERE MÜDAHALE EDİLİYOR
Yangın Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Kızılçukur Mahallesi Dutlu mevkiinde çıktı. Mahallelilerin haber vermesi üzerine bölgeye Orman İşletme Şefliği ve Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler yangının daha fazla alana yayılmaması amacıyla yoğun çalışma sarf ediyor.

BAKAN YUMAKLI: 300 HEKTARLIK BİR ALANIN ETKİLENMESİ SÖZ KONUSU
Bölgeye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı , Yangın Yönetim Aracından çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı’ya AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale milletvekilleri, İsmet Güneşhan, Özgür Ceylan, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak eşlik etti. Tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak söze başlayan Yumaklı, “Bugün 42 adet orman yangını oldu.

57’nci Alay Conkbayırı Şehitliği ve Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltı. Köy sakinleri Eceabat Gençlik Konuk Evine alındı. Çanakkale Valiliği ise alevlerin yeniden büyüme riskine karşı yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşları uyardı. Öte yandan İzmir, Uşak ve Manisa’da da orman yangını vardı. Ekiplerin bölgedeki çalışmalarının devam ettiği açıklandı.

VALİLİK UYARDI: TEYAKKUZDA OLUN!
Çanakkale Valiliği’nden yangınla ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Eceabat Kumköy köyü civarında devam eden orman yangınına Orman, AFAD, Belediye, İl Özel İdare ekiplerince uçak, helikopter, arazöz, itfaiye ve iş makineleri ile havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Büyük Anafartalar köyü tedbir amaçlı boşaltılacak olup, vatandaşlarımız Özel İdare, AFAD ve İl Sağlık müdürlüğü ekipleri tarafından Eceabat Gençlik Konuk Evine götürülerek misafir edilecektir. Rüzgarın kuvvetli olması sebebiyle yangının büyüme riski olduğundan yangın mahalline yakın civardaki köy ve mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın teyakkuzda olmaları önemlidir” denildi.
İZMİR’DEKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
İzmir’in Dikili ilçesinde otluk alanda çıkan ve zeytinlik alana sıçrayan yangın kontrol altına alındı.
Alınan bilgiye göre, Çandarlı Mahallesi’ndeki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Denizköy Mahallesi yakınlarına ulaşan yangın, rüzgarın da etkisiyle zeytinlik alana sıçradı.
İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 20 arazöz, 1 su ikmal aracı ve 1 dozer ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Yangın, çevredeki sitelere yaklaştı. Site sakinleri tedbir amacıyla evlerinden çıktı.
Dikili Kaymakamı Ali Edip Budan, AA muhabirine, yangının bir sitenin alt kısmında bulunan otluk alanda çıktığını ve zeytinlik alana sıçradığını söyledi.
Budan, yangının rüzgarın etkisiyle genişlediğini belirtti.
Yangına müdahale gece boyunca sürdü. Havanın aydınlanmasıyla 2 uçak ve 2 helikopterle yangın söndürme çalışmalarına destek verildi.
Ekiplerin çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

UŞAK’TAKİ YANGINA İLK MÜDAHALE 8 DAKİKA SONRA BAŞLADI
Uşak’taki yangınla ilgili bilgi veren Bakan Yumaklı, “Bu da 18.30’da başladı. 8 dakika sonra ilk müdahaleye başladı arkadaşlarımız. 1 helikopter, 33 kara aracı ve 161 personelle burada mücadeleye devam ediyoruz. Elbette bunu sıklıkla dile getiriyoruz. Yangınla mücadelede sizin kabiliyetiniz, ülkenizin kapasitesi elbette çok mühim ve çok şükür ki bu konuda herhangi bir problemimiz yok. Şu anda bütün kurumlarımız, bölge vekillerimiz hep beraber kol kola vermiş durumdayız. İnşallah şu andaki şartlar itibariyle arkadaşlarımızın mücadelesinden belli bir zaman içerisinde bilgilendirmeye devam edeceğiz.

UŞAK’TA RÜZGARIN DA ETKİSİYLE HIZLA YAYILDI
Uşak merkeze bağlı Köprübaşı Mahallesi yakınındaki ormanda saat 18.00 sıralarında yangın çıktı.
Duman yükseldiğini gören vatandaşlar durumu itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için çalışma başlattı. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangının söndürülmesi için çalışmalar devam ediyor. Uşak Vali Vekili Önder Can, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Üçgül, yangın bölgesinde incelemede bulundu.

MANİSA’DA ALEVLERE MÜDAHALE EDİLİYOR
Yangın Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Kızılçukur Mahallesi Dutlu mevkiinde çıktı. Mahallelilerin haber vermesi üzerine bölgeye Orman İşletme Şefliği ve Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler yangının daha fazla alana yayılmaması amacıyla yoğun çalışma sarf ediyor.

BAKAN YUMAKLI: 300 HEKTARLIK BİR ALANIN ETKİLENMESİ SÖZ KONUSU
Bölgeye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı , Yangın Yönetim Aracından çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı’ya AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale milletvekilleri, İsmet Güneşhan, Özgür Ceylan, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak eşlik etti. Tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak söze başlayan Yumaklı, “Bugün 42 adet orman yangını oldu.
Balkanlardaki çatışmalar nedeniyle 14 Nisan 1877’de “Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti” adını alan kurumun Osmanlı topraklarının olduğu Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’da şubeleri açıldı.
1923’te “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” olan, 1935’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Türkiye Kızılay Cemiyeti” adı verilen kurum, 1947’de “Türkiye Kızılay Derneği” ismini aldı.
Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, AA muhabirine, Kızılayın, dünya insani yardım hareketine “kırmızı hilali” hediye eden bir teşkilat olduğunu söyledi.
Birçok gönüllü, üye ve çalışanıyla 156’ncı yılı kutlamanın heyecanını yaşadıklarını belirten Yılmaz, “Kızılay kendisine ‘toplumun nerede ihtiyacı varsa’ orada olmayı ve o ihtiyacı gidermeyi misyon edinmiştir. Kızılay uzun savaşların ardından Mehmetçik kışlasına döndüğünde toplumun diğer sorunlarıyla ilgilenmeye başlamıştır.” dedi.
– “350’YE YAKIN NOKTADA YILIN 365 GÜNÜ GÖNÜLLÜ KAN BAĞIŞI TOPLANIYOR”
Şu an Türk Kızılayın ana faaliyet alanlarından birinin Türkiye Afet Müdahale Planı’ndaki görevi olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
“Kızılay bir afetin ardından afetzedelerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanması konusunda ana sorumlu kuruluştur. 6 Şubat depreminde de bu görevini layığıyla yerine getirmiştir. Ana faaliyet alanlarımızdan bir diğeri ise ülkemizin kan ihtiyacını karşılamaktır. Bunun için Kızılay 4 bine yakın çalışanı ile her gün 350’ye yakın noktada yılın 365 günü gönüllü kan bağışı toplamakta, testlerini yapmakta ve kullanıma hazır bir şekilde hastanelere ulaştırmaktadır.”
Türk Kızılayın ülke genelindeki şube ve temsilcilikleri vasıtasıyla her gün binlerce kişinin ihtiyacını karşıladığını vurgulayan Yılmaz, toplumda gönüllülüğün yaygınlaşmasının temel çalışma alanları arasında olduğunu belirtti. Bunun için kurdukları “gonulluol.org” platformunda 350 bin gönüllünün aktif kaydının bulunduğunu aktaran Yılmaz, “70 binden fazla gönüllümüz 540 binin üzerinde insani yardım faaliyetinde aktif olarak rol aldı. Biz insani yardım teşkilatlarının geleceğini gönüllülükte görüyoruz. Aşevlerimiz, yaşlı bakım merkezlerimiz, sevgi butiklerimiz, gençlik kamplarımız da yine diğer çalışma alanlarımız arasındadır.” diye konuştu.
– “GAZZE’DE 15 BİN KİŞİYE SICAK YEMEK DAĞITIYORUZ”
Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Filistinliler için duydukları üzüntüyü dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
“Oradaki kardeşlerimize destek olmak için tüm gücümüz ve dayanışma ruhumuzla çalışıyoruz. Uçaklar, iyilik gemileri ve bölgeden temin ettiğimiz tonlarca yardımı bölgeye ulaştırdık. Şimdiye kadar Mısır’daki Refah Sınır Kapısı üzerinden gerçekleştirdiğimiz yardım çalışmaları bir süredir sekteye uğradı. Bunun aşılması için devletimizle birlikte diplomatik girişimlerimize devam ediyoruz. Ürdün üzerinden kısıtlı da olsa Gazze’ye yardım ulaştırmayı sürdürüyoruz. Şu an Gazze’deki aşevimizi Deyr Belah bölgesine taşıyarak tekrar faal duruma getirdik. Günde 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımıyla başladığımız süreci 15 bin kişiye kadar çıkartabildik. Ancak ortada ciddi bir uluslararası hukuk ihlali bulunduğundan, burasının güvenli bir şekilde ne kadar süre çalışabileceğini kestiremiyoruz.”
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden bu yana afet bölgesinde çalışmayı sürdürdüklerini anlatan Yılmaz, şunları paylaştı:
“Kızılay bölgede beslenme, gıda yardımı, barınma, sağlık hizmetleri, psikososyal destek ve kan hizmetleri alanlarında hizmet sağladı. Hala deprem bölgesinde iyileştirme faaliyetlerini sürdürüyoruz. Afet sonrası iyileştirme faaliyetlerini yürütmek üzere depremden en çok etkilenen Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Osmaniye ve Gaziantep olmak üzere 6 ilde Toplumsal Hizmet merkezleri kurduk. Bu merkezlerle afetzedelerimize doğrudan temas ediyoruz. Kurduğumuz konteyner kentlerde ihtiyaçlarını karşıladığımız 4 bin 873 afetzedemiz konaklıyor.”
Depremler sonrası yaşanan yıkımın ardından bölge halkının temel geçim kaynaklarının ciddi anlamda etkilendiğini ifade eden Yılmaz, bölgede oluşan sosyo-ekonomik sorunların üstesinden gelebilmek adına çeşitli destek programını başlattıklarını bildirdi.
Bugüne kadar toplamda 525 bin 933 haneye 2,6 milyar lira değerinde nakit desteği sağladıklarını belirten Yılmaz, “İlk fazı tamamlanan esnaf ve çiftçi programları ile toplamda 48 milyon lira ile 600 esnaf ve 860 çiftçimizin geçim kaynağına destek olduk. İkinci faz esnaf programımızın ödemelerine de başladık. Bugüne kadar 6 ilde toplamda 8 kütüphane açtık ve bu kütüphanelerden yaklaşık 21 bin kişi faydalandı.” açıklamasını yaptı.
– “KURBAN HİSSELERININ DAĞITIMINDA DEPREMZEDELER İLE GAZZELİLER ÖNCELİĞİMİZDİR”
“Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye” sloganıyla yürütülen kurban kampanyasının büyük ilgi gördüğünü aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:
“Kurban hisselerinin dağıtımlarında Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen afetzedeler ile Gazze’deki mağdurlar önceliklerimiz arasında yer alıyor. Kurban paylarıyla kavurma konservesinin yanı sıra aşevlerimizde yapacağımız sıcak yemekler için de kullanacağız. Gazze’deki çatışma mağdurları için yaptığımız özel planlamayla hayırseverlerin Gazze için verdiği kurban vekaletlerinin kesimlerini bölgede kısıtlı imkanlar yaşandığı için Türkiye’de yapacağız. Gazze için verilen vekaletlerin kurban paylarından yapacağımız kavurma konservelerini iyilik gemileriyle bölgeye göndereceğiz. Yurt dışında ise kesilen kurbanları anlık olarak pay ederek uzman ekiplerimizle dağıtacağız.”
Kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve halkın da seferber edildiği çalışmalarla dağlık ve çorak arazide bugüne kadar, ağırlıklı sarıçam olmak üzere huş, akasya, ahlat, alıç, kuşburnu, ıhlamur, yabani elma, iğde ve akçaağacından oluşan yüzbinlerce fidan toprakla buluşturuldu.
Bölgedeki sel ve heyelan riskinin de ortadan kaldırılması hedefiyle çehresi değişen arazide, Eylül 2023’te yapılan keşif sonrası etüt çalışmaları ve proje çizimlerinin ardından kamp alanları, yürüyüş, bisiklet güzergahları ve bungalov tatil evleri yapılması planlandı.
Yıl sonuna kadar tamamlanması hedeflenen çalışmalarla, bölgenin konumu ve barındırdığı doğal güzelliklerle doğa tutkunlarının yeni rotası olması ve turizm hareketliliği sağlaması bekleniyor.

“HER TÜRLÜ DOĞA KAMPI AKTİVİTESİNE HAZIR BİR YER”
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, AA muhabirine, kentte yaşayan hemen herkesin dikili ağacının bulunduğu 650 hektarlık arazinin 30 yılda devasa bir ormana dönüştüğünü söyledi.
Bir dönem hayvanat bahçesinin de bulunduğu bölgenin mesire alanı olarak kullanıldığını ancak zamanla ihtiyaçların değişmesi nedeniyle atıl kaldığını belirten Eldivan, “Bir yıldır burada birtakım projeler geliştirmeye başladık. Doğal yapısını bozmadan, vatandaşlarımızın anılarını da yıkmadan revize ederek temiz bir çevre ve doğayla beraber burayı özellikle kamp ve karavan turizmine açmak en büyük hedefimiz.” dedi.
Bölgenin fizibilite çalışmasının yapıldığını ifade eden Eldivan, ilk etapta gelecek ay 32 bungalov evin yapımına başlayacaklarını söyledi.
Eldivan, bölgenin gençlik ve doğa kampları için de bulunmaz bir yer olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Tamamen ormanlık alan ve her türlü doğa kampı aktivitesine hazır bir yer çünkü altyapısı, ihtiyaçların karşılanacağı alanlar var. Yine Valiliğin bir dağ evi var. Burada isteyen bisiklete binebilecek, isteyen yürüyüş yapabilecek. Kamp, karavan gibi doğal aktiviteler burada yapılacak. Özellikle Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, Kızılayın, okulların ve Türkiye’nin değişik yerlerinden gelecek motorcu, karavancı ve dağcıların çadırlar kuracağı, bungalov evlerde kalacağı, aynı zamanda da küçük birimlerle doğaseverlerin belli bir zaman geçireceği alan oluşturmaya çalışıyoruz. Nitekim geçtiğimiz ay Genç Kızılayın bölge kampı burada oldu. 230 kişi 5 gün burada kaldı. Gençlik ve Spor Bakanlığımızla da Türkiye genelindeki çeşitli aktivitelerin burada yapılması için temas halindeyiz.”
Bayburt’un turizm pastasından daha fazla pay alması için her türlü çabayı gösterdiklerinin altını çizen Eldivan, İl Özel İdaresi, İl Genel Meclisi, milletvekili, belediye ve valilik olarak birlikte hareket ettiklerini anlattı.
Eldivan, kentteki tüm bileşenlerin destekleriyle Bayburt turizmini belli bir noktaya getirmeyi ve istihdam kaynaklı ihtiyacı gidermeyi hedeflediklerini belirterek, “Bu noktada hem kültürel hem sosyal hem de ekonomik olarak gelişimine katkı sağlamak en büyük amacımız. Bu uğurda da çalışmaya devam ediyoruz, inşallah başarılı oluruz.” diye konuştu.
ÇANAKKALE ECEBAT’TA ORMAN YANGINI
Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Yalova köyü yakınındaki ormanlık alanda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

Durumun bildirilmesi üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğünce bölgeye ekipler sevk edildi.

Ekiplerin, alevleri söndürmek için havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.
İZMİR VE MANİSA’DA DA ORMAN YANGINI
İzmir’in Bergama ve Manisa’nın Kula ilçelerinde ormanlık alanlarda etkili olan yangınlara müdahale ediliyor.
Alınan bilgiye göre, Bergama’nın Eyrigöl ve Karahıdırlı mahalleleri ile Kula’nın Esenyazı Mahallesi yakınlarındaki 2 ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı uçak, helikopter ve kara araçlarıyla ekipler sevk edildi. Ekipler, yangınları kontrol altına almak için çalışmaları sürdürüyor.
BALIKESİR’DE İKİ İLÇEDEKİ YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Balıkesir’in Altıeylül ve Bigadiç ilçelerindeki arazi ve orman yangınları söndürüldü.
Balıkesir Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Altıeylül ilçesi kırsal Pamukçu Mahallesi ile Bigadiç ilçesi Esenli ve Güvemçetmi mahallelerindeki orman ve arazilerde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Yangınlara Orman Bölge Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü, DSİ, AFAD, polis ve jandarma ekipleri görevlendirildi.
Ekipler tarafından yangınlar kontrol altına alındı. Ekiplerin bölgedeki soğutma çalışmaları sürüyor.
Söndürme ve soğutma çalışmalarına 3 helikopter, 17 arazöz, 13 su ikmal aracı, 10 hizmet aracı, 3 dozer, 3 greyder, 2 loder, 11 İ.M. aracı, 8 itfaiye aracı, 3 TOMA ve 7’si de diğer araçlar olmak üzere toplam 80 araç ve 174 personel katıldı.
İZMİR’DE PALET FABRİKASINDA YANGIN!
İzmir’in Bornova ilçesinde bir palet fabrikasının deposunda çıkan, rüzgarın da etkisiyle başka bir palet deposuna da sıçrayan yangına müdahale ediliyor.
Pınarbaşı semtindeki bir palet fabrikasına ait depoda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye sevk edildi.
Yangın rüzgarın da etkisiyle yandaki başka bir işletmeye ait palet deposuna da sıçradı. Yangının, yakındaki Bornova Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Can Dostları Yerleşkesine sıçrama ihtimali nedeniyle yerleşkedeki kedi ve köpekler, çevredeki barınaklara tahliye edildi. Yerleşkedeki bazı alanlar da yangından zarar gördü.
UŞAK’TA HUBUBAT EKİLİ TARLADA BAŞLAYAN YANGIN KONTROL ALTINDA
Uşak’ta hububat ekili tarlada başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangın, kontrol altına alındı.
Yenişehir köyü yakınlarındaki bir tarlada dün başlayan ve ormanlık alana da sıçrayarak geniş bir alana yayılan yangına ekiplerce yapılan müdahale karadan gece saatlerinde de devam etti.

Ekipler, yoğun çabalar sonucu yangını sabaha karşı kontrol altına alabildi.
Bölgede ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürüyor.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, yangında zarar gören ekili arazilerde hasat tespit çalışmalarına başladı.
Yenişehir köyü yakınlarında bir tarlada dün akşam saatlerinde çıkan yangın ormanlık alana da sıçramış, yangına, 1 uçak, 2 helikopter, 102 araç ve 300 personelle müdahaleye başlanmıştı.
ORMAN GENEL MÜDÜRÜ SON DURUMU AÇIKLADI
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 1069 noktada 25 bin personel, 105 helikopter, 26 uçak ve 14 İHA ile olası orman yangınlarıyla mücadeleye hazır olduklarını bildirdi.
Karacabey, Bodrum’un Güvercinlik Mahallesi’ndeki Gökçeler Yangın Yönetim Merkezi’nde, orman yangınlarıyla mücadele konusunda gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Yaz aylarının gelmesi, hava sıcaklıklarının artması, nemin düşmesi ve rüzgarın da etkisiyle yangın riskinin daha da arttığını dile getiren Karacabey, Müdürlük olarak bütün ekiplerini ve güçlerini seferber ettiklerini belirtti.
Bir hafta boyunca sıcaklıkların yüksek, nemin de düşük olacağını kaydeden Karacabey, “Meteoroloji tarafından anlık olarak da takip ediyoruz. Bu durum yangın riskini de beraberinde getiriyor. Uzun yıllar ortalamasına baktığımız zaman orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımız dikkatli olurlarsa bu yangınların çıkmaması mümkün.” dedi.
– “Vatandaşlarımız cep telefonlarına ‘Benim Ormanım’ uygulamasını indirebilir”
Karacabey, yangın riskinin yüksek olduğu illerde valiliklerin ormana giriş yasağı getirdiğine işaret ederek, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımız lütfen yasaklara uysun. Bizim tesis ettiğimiz orman parklarımız var. Ormana gitmek isteyen vatandaşlarımız cep telefonlarına ‘Benim Ormanım’ uygulamasını indirirlerse kendilerine en yakın yerdeki orman parklarını, mesire alanlarını görebilirler. Bu ihtiyaçlarını bu şekilde gidersinler ve izinsiz alanlara lütfen girmesinler ve hele hele bu alanlarda lütfen ateş yakmasınlar. Hasat mevsimindeyiz. Tarımla iştigal eden vatandaşlarımız mahsullerini aldılar ve bunun neticesinde ortaya çıkan anızları maalesef yakarak yok etmeye çalışıyorlar. Özellikle yangın riskinin yüksek olduğu dönemde, anızda da olsa ormana uzak bir noktada da olsa başlayan her bir yangın, anında bir yerleşim yerine veya ormana ulaşıyor, sirayet ediyor. Bu da maalesef böyle kritik zamanlarda önüne geçilemeyecek bir felakete dönüşebiliyor.”
Tatil nedeniyle kara yollarında ciddi araç trafiği yaşanacağına dikkati çeken Karacabey, vatandaşlardan, özellikle orman içinden geçen yollarda dışarı söndürmeden izmarit atmamasını istedi.
Türkiye’de 1069 noktada yangın söndürme ekiplerinin bulunduğunu anlatan Karacabey, şunları kaydetti:
“Bu noktalarda toplamda 25 bin personelimiz, 105 helikopter, 26 uçak, 14 İHA ile bu yangınlarla mücadele ediyoruz. ‘Yangına hassas bölgeler’ diye ifade ettiğimiz Çanakkale-Hatay hattı ve iç bölgelerde yangına müdahale süremiz an itibarıyla ortalama 11 dakika. Hedefimiz bunu 10 dakikaya veya daha altına da düşürmek. Elimizdeki 105 helikopterin hepsinin güçleri farklı farklı. 2,5 tondan 10 tona kadar su atabilen helikopterler var elimizde. Değişik büyüklüklerde, değişik güçlerde. Bizim 105 helikopter, 26 uçağın tamamının bir seferde attığı su miktarı 431 ton. Ülkemizde yanmış, yandıktan sonra da ormanın dışında başka bir maksatla kullanılmış bir karış yer yoktur. Kesinlikle tamamı en geç bir yıl içerisinde tekrar ormanlaştırılır.”
Karacabey, orman ekipleri ve pilotlarla bir araya geldikten sonra, İzmir’in Bergama ve Manisa’nın Kula ilçelerindeki orman yangını söndürme çalışmalarını yerinde incelemek üzere helikopterle bölgeye hareket etti.
Gerçekleştirilen üretim, bölge insanına kazanç sağlarken işsizlik nedeniyle farklı kentlere göç eden onlarca aile de doğdukları topraklara döndü.
Çileğin sağladığı ekonomik değerle yaşam standartlarının yükseldiği bölgede, üretimi özendirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda hibe desteği de büyük rol oynadı.
Türkoğlu genelinde yaklaşık 1000 dönüm ekimi yapılan bahçelerden elde edilen yıllık 3 bin ton çilek, aracı firmaların desteğiyle başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Rusya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor.
Kahramanmaraş Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Kaplan, AA muhabirine, devletin desteğiyle son yıllarda kentte çilek üretiminin çok büyük ivme kazandığını söyledi.
Çilek yetiştiriciliği öncesi vatandaşın ekmek parası için çevre illere göç ettiğini şimdi ise tersine göçün söz konusu olduğunu anlatan Kaplan, kent genelinde 2 bin 500 dekar alanda üretim yapıldığını belirtti.
Kaplan, 20 yıl öncesine kadar arazilerde hiçbir tarım ürünü yetiştirilmediğine işaret ederek, “İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden çiftçi eğitimi adı altında mühendis arkadaşlar geldi. Burada neler yetiştirilir diye baktılar. Burada yaz mevsiminde çok çilek olacağına karar vererek yüzde 50 Özel İdare destekli 100 dönüm çilek bahçesi kurduk. Çilek bahçesi kurulduktan sonra daha önce Osmaniye ve diğer çevre illere sürekli göç edenler tekrar geri döndü.” diye konuştu.
Bölgede hasadın 5-6 ay sürdüğünü, böylece insanların yaz boyunca çalışma imkanı bulduğunu aktaran Kaplan, tersine göç ile memleketine dönenlerin yanında bölgenin dışarıdan göç bile aldığını vurguladı.

200 OLAN MAHALLE NÜFUSU ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİ SONRASINDA 3 BİNE KADAR ÇIKTI
Çilek yetiştiriciliği öncesinde kendi yaşadığı Muratçakıroğlu Mahallesi’nin 200 olan nüfusunun kış aylarında 800, yaz aylarında ise 3 bine kadar ulaştığını ifade eden Kaplan, bölgede üretilen ürünlerin başta Avrupa ve Rusya olmak üzere birçok ülkeye ihraç edildiğini dile getirdi.
Kaplan, şunları kaydetti:
“Büyük üretici firmalar buraya gelerek çileği alıp yurt dışına ihracat yapıyorlar. Tarım ve Orman Bakanlığımızın Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi kapsamında soğuk hava deposu projemiz var. Bu depomuzu yaptığımız takdirde ürünümüz soğuk zincirle birçok ülkeye gidecek. İstediğimiz şekilde orada depolayarak ürünümüz satışa sunulacaktır. Mesela bundan önce çilek toplandığı zaman tüccarlar muhafaza edecek yer olmadığı için kendi istediği fiyata alıyordu. Şimdi, ‘Sen bizim istediğimiz paraya almazsan ben götürür soğuk hava deposunda muhafaza eder tüccarı bulduğum zaman ona satarım.’ diyerek ürünümüz daha verimli ve daha yüksek fiyata gidecektir.”
Kaplan, dekar başına 3-4 ton aralığında ürün aldıklarını, Türkoğlu, Ekinözü, Afşin ve Andırın ilçelerinin Türkiye’nin çilek üretiminin yüzde 15’ni karşıladığına işaret ederek, sağlanan desteklerle üretimin her geçen yıl arttığını, hedeflerinin ekim alanını 10 bin dekara yükseltmek olduğunu sözlerine ekledi.
Tarım işçisi Ayşe Ablak, yaklaşık 30 sene önce geçim sıkıntısından dolayı Osmaniye’ye taşındıklarını belirterek, “Daha sonra köyde milletin çilek ektiğini duyduk, ünlendi burası. Biz de tekrar köyden yer satın alıp ekim yaptık.” diye konuştu.
Ablak, şimdi hem kendi ektikleri çileği satarak hem de diğer bahçelerde çalışarak geçimlerini sağladıklarını dile getirdi.
Hürü Kaplan da Osmaniye’de yaşadığını, torunlarının okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bölgeye gelip yevmiye ile çilek topladığını söyledi.
Hayri Akdeniz ise her yıl bölgeye çilek toplamaya geldiğini ve ailesinin geçimini bu şekilde sağladığını belirtti.
Bu kapsamda 3 kıta ve 30 ülkede ihtiyaç sahibi mazlum ve mağdur bölgelere ulaşılarak kardeşlik bağlarımız güçlenecek.
Çeyrek asırdır Kurban organizasyonu gerçekleştiren Deniz Feneri Derneği’nin bu bayram belirlemiş olduğu kurban bedeli ise Yurtdışında 3600 TL olurken yurt içi vekalet ücreti 12000 TL olarak belirlendi.

Ayrıca Gazze’de kesilmek üzere kurban vekaleti vermek isteyenler için rakam 7000 TL olurken Yemen 6000 TL Arakan 4500 TL Suriye 12000 TL olarak belirlendi.
Vekalet yoluyla kurbanlarını derneğe bağışlamak isteyen hayırseverler, kurban çalışmaları için belirlenen ülkeler arasından dilediğinde kurbanını kestirip ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak.
Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av Mehmet Cengiz yaptığı kısa açıklamada şunları söyledi Kurbanların bir bölümünün Türkiye’de, bir bölümünün İsrail zulmünün yaşandığı Gazze’de bir diğer bölümünün ise yurt dışında açlık, yoksulluk ve iç çatışmaların yoğun olarak yaşandığı ülkelerde kesilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak” dedi.
PEKİ DENİZ FENERİ DERNEĞİ NE YAPACAK?
Yüzyılın iyilik hareketi, 2024 yılı Kurban çalışması kapsamında Türkiye ile birlikte 30 ülke ve bölgede kurban bağışlarını sahiplerine ulaştıracak.
DENİZ FENERİ GÖNÜLLÜLERİ YOLLARA DÜŞECEK
Deniz Feneri Derneği gönüllüleri, hayırseverlerin kurbanlarını kesip muhtaçlara ulaştırmak için yollara düşecek. Kimisi saatlerce uçak yolculuğu yapacak, kimisi doğru dürüst yolu bile olmayan bölgelerde zor şartlar altında ihtiyaç sahiplerine ulaşacak. Gittikleri bölgelerde derneğin gönüllüleri, her şeye rağmen kendilerine emanet edilen kurbanları ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak.

KARDEŞLİK DUYGULARI GÜÇLENECEK
Deniz Feneri Derneği, kurban hisselerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırırken toplumlar arasında bir kardeşlik köprüsü kurmak ve insanlara umut ışığı olabilmek için bölge insanlarını sevgiyle kucaklayacak
Dernek, bağışçılarının vekalet yoluyla bağışladıkları kurbanları dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara ulaştırmasıyla birlikte, Müslümanlar arasındaki kardeşlik, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeyi hedefliyor.
İNSANİ YARDIMDA ÖNCELİKLİ BÖLGELER
Derneğin kurban organizasyonunda öncelik mülteci kampları, savaş, doğal afet, kronik açlık ve yoksulluk bölgeleri ile yaşlılar, kimsesizler, dullar, yetimhaneler, ve hastanelere verilecek.
BİNLERCE YETİME BAYRAMLIK KIYAFET
Deniz Feneri, ayrıca Türkiye ile birlikte toplamda 30 ülkede binlerce yetime bayramlık kıyafet yardımında bulunmayı planlıyor.
Tüm hayırseverler 1050 TL karşılığında yetim çocuklara bir bayramlık hediye edebilir ya da dilerlerse BAYRAMLIK yazıp 5560’ye göndererek projeye 25TL destekte bulunabilirler.

3 KITADA KURBAN ORGANİZASYONU
Afrika’dan Balkanlara, Güneydoğu Asya’dan Ortadoğu’ya kadar üç kıtada ihtiyaç sahiplerine ve yetimlere ulaşacak olan dernek bu yıl da kurban çalışmaları için yollara düşecek.
Kurbanlıklar Nasıl Kesiliyor?
-Kurbanlıklar Deniz Feneri görevlilerince kesim yapılacak olan ülke ve bölgelerde kurban olma özelliklerine uygun olarak satın alınır.
-Kurbanlıklar İslami usullere uygun olarak kesilir.
-Kesilen kurbanlar ihtiyaç sahiplerine elden dağıtılır.
-Kurban kesimlerinin gerçekleştiğine dair bilgi, kısa mesaj ile vekalet sahiplerine iletilir. Ayrıca kurban kesimi sırasında alınan video da link olarak vekalet sahibinin cep telefonuna gönderilir.
Kurbanınızı Nasıl Bağışlayabilirsiniz?
Bağışlar, Deniz Feneri Derneği’nin merkezlerine gidilerek elden, internet üzerinden online olarak ya da kurumun 0212 414 60 60 numaralı telefon numarasından detaylı bilgi alınarak yapılabilecek.
Kurban bağışları www.denizfeneri.org.tr adresli internet sitesinden kredi kartı ile, bankalarda bulunan Deniz Feneri Derneği bağış hesaplarından ya da 0212 414 60 60 no’lu çağrı merkezi üzerinden kredi kartı ile yapılabilecek.
Kurban kesimlerinin gerçekleştiğine dair bilgi, kısa mesaj ile vekalet sahiplerine iletilecek.
Sadavi, Irak Başbakanlığının daveti üzerine başkent Bağdat ve Basra’yı ziyaret eden akademisyen, gazeteci ve iş insanlarından oluşan 10 kişilik bir heyeti kabul etti.
Görüşmede Irak’ı Türkiye üzerinden Avrupa’ya açması planlanan Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin önemli açıklamalar yapan Sadavi, projenin uluslararası ve bölgesel desteğinin olacağını, ticari niteliği artıracağını ve ulaştırma maliyetlerini düşüreceğini aktardı.

Asya ile Avrupa arasında yeni bir uluslararası ticaret rotası olacak Kalkınma Yolu Projesi’ne katılan ülkelerin kendi aralarında teknik normlar için heyetler kurduğuna işaret eden Sadavi, tarafların finansal alternatifleri de incelediğini ifade etti.
Sadavi, Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Irak’ın güneyindeki Basra’da yer alan Büyük Fav Limanı’nın 54 kilometrekare üzerine kurulduğunu ve tamamlandığında bölgenin en büyük limanı olacağını hatırlatarak, “Büyük Fav Limanı, açık denizde olduğundan 19,5 metreye kadar derinliği olan büyük ticaret gemilerine ev sahipliği yapabilecek.” dedi.
Limanın 2025 yılının ortalarından itibaren faaliyete girmeye başlayacağını kaydeden Sadavi, limanda büyük bir askeri üs, petrokimya rafinerileri, doğal gaz depolama tesisleri ve su arıtma tesislerinin yer alacağını söyledi.
Bakan, limanın çevresinde konut ve sanayi bölgelerinin inşa edileceğine işaret ederek, “Fav Yarımadası Orta Doğu’nun en büyük sanayi ve turizm bölgesi olacak.” dedi.

“BÜYÜK FAV LİMANI, KALKINMA YOLU PROJESİ’NİN KALBİ OLACAK”
Sadavi, Büyük Fav Limanı’nın, Kalkınma Yolu Projesi ile küresel ve bölgesel ticarete ciddi katma değer sunacağını kaydederek, “Büyük Fav Limanı, Kalkınma Yolu Projesi’nin kalbi olacak.” dedi.
PEG Infrastructure adlı İtalyan şirketin, Büyük Fav Limanı’ndan başlayarak 1200 kilometrelik otoyol ve demir yolu hatlarıyla Türkiye sınırına bağlanacak Kalkınma Yolu Projesi’nin güzergahı konusunda fizibilite çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Sadavi, “Demir yolu projesinin krokisinin yüzde 75’i tamamlandı. Yolcu trenleri 300 kilometre hızla gidecek. Mal sevkiyatı yapacak trenlerin saatteki hızı ise 140 kilometre olacak.” diye konuştu.
Proje kapsamında inşa edilecek otoyol krokisinin ise yüzde 65 oranında tamamlandığını ifade eden Sadavi, otoyol ve demir yolu hatlarının geçtiği bölgelerdeki istimlak meselesi ve hattın çevresinde inşa edilecek tesisler konusunda İtalyan danışman şirketle görüşmeye devam ettiklerini aktardı.
Sadavi, ayrıca yatırımcılara ve iş insanlarına imkanlar sunmak için Büyük Fav Limanı için özel yasa üzerine çalışıldığını da ifade etti.

“KALKINMA YOLU, EKONOMİK ENTEGRASYON PROJESİDİR”
Proje Basra, Nasıriye, Semave, Divaniye, Necef, Kerbela, Babil, Bağdat, Samarra, Beyci, Selahaddin, Musul, Rabia, Duhok ve Fişabur’dan geçerek Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı aracılığıyla deniz yolu veya İstanbul üzerinden kara yoluyla Avrupa’ya uzanacak.
İnşa edilecek demir yolu ve otoyolların toplam maliyetinin 17 milyar doları bulması bekleniyor.
Kalkınma Yolu Projesi için seçilen güzergahın optimum rota olduğunun altını çizen Sadavi, projenin önündeki engelleri minimize etmek için mevcut güzergahın belirlendiğini söyledi.
Projenin, Irak’ın batısındaki şehirlerin içlerinden ziyade çeperlerinden geçtiğini vurgulayan Sadavi, istimlak sorunlarının minimize edilmesi ve engellerin daha kolay aşılması için bu yolu benimsediklerini ifade etti.
Basra’dan Fişabur’a uzanacak demir yolu ve otoyolların çevrelerinde sanayi kentleri kurmayı planladıklarını söyleyen Sadavi, “(Kalkınma Yolu Projesi, basında dile getirildiği gibi sadece demir yolu ve otoyoldan ibaret değildir. Bu, ekonomik entegrasyon projesidir. Projeye ortak olan ülkelere ekonomik entegrasyon sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Nisan’daki Irak ziyaretinde Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında imzalanan dörtlü mutabakat zaptı çerçevesinde Kalkınma Yolu Projesi’nde sürecin takibi ve koordinasyon için “Bakanlar Kurulu”nun kurulacağını söyleyen Sadavi, komşu ülkelerin de projeye katılımına açık olduğunu ifade etti.
Bakan Sadavi, gelecek günlerde dört ülkenin ulaştırma bakanlarının ilk toplantısının yapılacağını aktardı.
İRAN İLE GÖRÜŞMELER YAPILDI, MISIR İLE TEMAS YOK
İran’ın projeye katılması için kapılarının her zaman açık olduğunu kaydeden Sadavi, “Taraflar arasında görüşmeler oldu ve olumlu sonuçlar var.” dedi.
Bakan Sadavi, Kalkınma Yolu Projesi’nin, Süveyş Kanalı’na nazaran daha avantajlı bir proje olduğunu söyledi.
Projenin, ulaştırma süresinde 12-15 günlük bir zaman tasarrufu sağlayacağını ve böylece ulaştırma giderlerinde da karlı olacağını belirten Sadavi, Büyük Fav Limanı’nın da serbest ticari bölge olacağını kaydetti.
Irak’ın proje konusunda hiçbir aktörle siyasi rekabet içerisinde olmadığını ve projeyi siyasetten uzak tutmak istediklerinin altını çizen Sadavi, Mısır ile konuya ilişkin herhangi bir temasın olmadığını ifade etti.
Sadavi, Kalkınma Yolu’nun bölgesel ve küresel ticarette yeni imkanlar doğuracağını aktararak, şunları söyledi:
“Kalkınma Yolu, siyasetten tamamen uzak ekonomi odaklı bir projedir. Hiçbir tarafla rekabete girmeyeceğiz. Irak ve Türkiye coğrafi konumu açısından ayrıcalıklara sahip. Bunu halklarımızın faydasına kullanacağız.”

IKBY’DEN GÜZERGAHIN DEĞİŞTİRİLMESİ TALEBİ
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Kalkınma Yolu Projesi’nin kendi topraklarından geçmesini talep ediyor.
Bakan Sadavi, IKBY’nin projeye ilişkin endişe ve beklentilerine de değinerek, “Erbil ile görüşmeler yapıldı. Kürt tarafından güzergahın değiştirilmesi konusunda öneriler geldi. Ancak öneri, İtalyan şirket ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından reddedildi. İtalyan danışman tarafından önerilen mevcut güzergahta devam edilmesi konusunda vurgu yapıldı.” dedi.
Kalkınma Yolu’nun mevcut güzergahının maliyet ve zaman açısından daha avantajlı olduğunun altını çizen Sadavi, “Bu güzergahta ne tünelin ne de köprünün inşa edilmesine ihtiyaç duyulmayacak. Proje kapsamında sadece bir köprü inşa edilecek.” dedi.
Sadavi, projenin Duhok’tan 4,5 kilometre geçerek Fişabur üzerinden Türkiye sınırına ulaşacağını ifade etti.
Proje kapsamında Ovaköy’de kurulması planlanan yeni sınır kapısının yönetimi konusunda Erbil ile Bağdat arasında belirsizlik sürerken, Bakan Sadavi, sınır kapısının idaresi konusunda görüşmelerin ise yakında yapılacağını aktardı.
“Depreme karşı önlem, hasarı ve can kaybını yüzde 70 azaltır”
“Bu depreme hepimiz hep birlikte hükümettir, belediyedir, şirkettir ailede depreme hazırlanıyorsak hesap kitap yapabilir bina kaç yıllıktır, onu öğrenebiliriz.” diyen uzman isim şunları söyledi;
“Daha sonra ona göre önlem alabiliriz. Eğer dikkat edersek depremde yüzde 70 önlem alabiliriz. Yüzde 70 çok büyük bir rakamdır. O zaman depreme karşı önlem için neden şimdiden başlamıyoruz?
“Iğdır’da deprem olma olasılığı var ama büyük deprem yoktur”
Türkiye’nin 81 ilinin 71 ilini gezdim seminer verdim. Normalde Türkiye’deki iller kıpkırmızı oluyor. Türkiye için öyle bir durum söz konusu değildir. Iğdır 2. Tehlikeli bölgededir. Eski tarihlere kadar bakarsak 7’ye kadar büyük deprem yoktur. Fay hattı olduğu için hiç deprem olmaz diye bir şey söyleyemeyiz. Bir İzmir’de yaşayan veya İstanbul’da yaşayana göre o kadar korkmaya gerek yoktur.
“Maraş’taki deprem Hiroşima’daki atom bombasından 17 kat daha büyük”
Maraş’ta meydana gelen deprem Hiroşima’daki atom bombasından 17 kat daha büyüktür. Bazen depremler büyüklük olarak 1 gözüküyorsa güç olarak 32 kata eşit oluyor. Bingöl’de kaç defa deprem meydana geldi. Bazen soruyorlar hocam orda bir rahatlama oldu mu? Hayır diyorum. Bu depremler bin kattan sadece bir katı kırdı. Bunlar küçük uyarılardı. 999 tane daha orada bekleyen bir enerji var.
“Türkiye’de depremlerde can kaybı yüksek”
Türkiye’nin bir inşaat mühendisi olarak Türkiye’nin bir mimari olarak ben bunu üzülerek utanarak söylüyorum. Türkiye depremde can kaybı olarak üçüncü sırada yer alıyor. Bu çok kötü bir durumdur. Bu tablo neyi gösteriyor. Türkiye bir deprem ülkesi, evet ama çık sık ve çok büyük bir deprem yok. Buna rağmen depremde can kaybı çoktur. Bu da acı bir durumdur.
“Deprem olmaz denilen yerlerde de deprem oluyor”
Adana’dan sonraki Kıbrıs tarafı komple deprem bölgesinde yer alıyor. Bazen domino taşı geriye dönüyor. O zaman Bingöl, Karlıova, Muş ve Bitlis bu bölge için ikinci deprem bölgesi diyebiliriz. Üçüncü olarak Ege tarafında çok büyük bir deprem yok yedi üstü yok ama çok sık deprem olabilir. En yüksek 6,5 diyebiliriz. Dördüncü olarak Marmara bölgesi yer alıyor. Depremin ne zaman nerede olacağını asla pek tahmin etmekte mümkün değil. Çünkü eskiden Konya, Karaman, Niğde tarafında deprem yok diye söyleniyordu. Ama deprem meydana geldi. Deprem artık her yerde oluyor. Bunu kimse anlamıyor. Japonya’da araştırmalar yapılıyor deprem öncesi toprak yükseliyor bunun için uydulardan kontrol yapılıyor”
Libya’da Türkiye’nin desteklediği Trablus hükümetiyle, Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’deki kaynakların paylaşımı ile ilgili gerilim yükseldi. Yunan yönetimi Girit Adası’nın batısı ve güneybatısında Mayıs ayı içinde bir dizi sismik araştırma gerçekleştirdi. Atina’nın hamlesi, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını ihlal etti. Buna binaen Trablus’taki geçici hükümet Atina’ya protesto notası verdi. Yunan Dışişleri kaynakları da Libya’nın notasına önümüzdeki günlerde karşılık verileceğini açıkladı.
Yunan medyası meşru hükümetin verdiği protesto notasını manşetlerine taşıdı. Trablus’un hamlesinde Türkiye’nin rolü olabileceği iddia edildi. Kathimerini gazetesi notanın Yunan Başbakan Miçotakis’in Erdoğan’la Ankara’da yaptığı görüşmeden hemen önce gönderildiğine dikkat çekti. Bu durumun siyasi bir mesaj olabileceğini vurguladı. Ancak konuyla ilgili Miçotakis yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı.
Türkiye’nin Trablus hükümetiyle vardığı mutabakat 5 yıldır uygulanıyor ve Birleşmiş Milletler tarafından tescil edilmiş durumda. Uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde düzenlenen anlaşma, iki ülkenin de Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor.
Yunanistan ise Doğu Akdeniz’de “Sevilla Haritası”yla vücut bulan hedefleriyle Türkiye’yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret oldukça dar bir bölgeye hapsetmeyi planlıyor. Atina yönetimi bu doğrultuda 6 Ağustos 2020 tarihinde Mısır’la bir anlaşma imzalayarak Türkiye-Libya anlaşmasını “geçersiz kılmaya” çalıştı. Ankara’dan yapılan açıklamada Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmadığı için anlaşmanın yok hükmünde olduğuna vurgu yapıldı. Söz konusu alanın Birleşmiş Milletler’e de bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde yer aldığı hatırlatıldı.
YUNANİSTAN’IN ADIMININ ZAMANLAMASI MANİDAR!
Türkiye ile Libya arasındaki deniz sınırlarını belirleyen anlaşmanın dünyaca kabul görmesinin ardından Yunanistan’ın neden böyle bir hamle yaptığının ise birçok cevabı olabilir. İlk olarak bu konuda siyasi başarısızlık yaşayan Atina’nın, statükoyu kabul etmediğini dünyaya duyurma isteğinden bahsedilebilir. Miçotakis yönetiminin ayrıca ülkesindeki milliyetçi kesimin desteğini kaybetmemek için Yunan dış politikasını pasifize göstermeme niyetinde olduğu yorumlanabilir.
Türkiye’nin Mısır’la ilişkilerini yeniden canlandıracağını açıklaması da Atina’nın bu noktada elini zayıflatmış durumda. Zira Mursi yönetiminin devrilmesinin ardından Kahire’yle ilişkilerini sınırlayan Ankara, zaman içinde Mısır’la ilişkilerini düzeltti. Bölgenin güçlü ülkelerinden olan Mısır’ın Türkiye ile Akdeniz’de ortak çıkarlara sahip olarak hareket etmesi, bölgeden uzak bir coğrafyada bulunan Yunanistan’ın elini zayıflatabilir. Hali hazırda Atina’nın, Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ve Mısır ile yakın işbirliği devam etse de, bu durumun bilhassa Kahire ayağının sallantıya girmesi muhtemel.
Söz konusu ülkeler arasındaki iş birliği yalnızca diplomatik söylemlerle sınırlı kalmamış; Somut adımlar atılarak bölgede yeni bir ticaret ağı oluşturulması planlanmıştır. Buna en büyük örnek olarak EastMed Doğal Gaz Boru Hattı Projesi verilebilir. Eastmed Boru Hattı, karada ve denizde devam eden, Doğu Akdeniz kaynaklarını Kıbrıs ve Girit üstünden Yunanistan topraklarına ulaştırması beklenen doğalgaz boru hattı olarak dizayn edildi. Projeyle doğal gazın Yunanistan üzerinden İtalya’ya oradan da bütün Avrupa’ya aktarılması amaçlandı.
2020 yılında başlanan projenin 7 yıl içinde tamamlanması bekleniyordu. Ancak Türkiye bu boru hattının güzergahını Libya ile yaptığı MEB anlaşması alanlarını kapladığı için kabul etmedi. Eastmed Boru Hattı’nın geçirilmesi planlanan deniz sınırlarına hakim olarak bölgeye donanma birliklerini gönderdi. Ve organizasyon ortaklarından olan ABD, Türkiye ile yeni bir siyasi krizin başlamaması için projeden çekildi..
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DOĞU AKDENİZ’DE CAYDIRICI POZİSYONDA
Doğu Akdeniz’de trilyonlarca metreküp keşfedilmemiş doğal gaz olduğu tahmin ediliyor. Gazın keşfedilip, dolaşıma sokulması bölge dışı aktörlerin de iştahını artıyor. Bugüne kadar bölgede Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı formüller denendi. Fakat hem sahada hem de diplomaside kararlı duruş, Ankara’nın içinde olmadığı politikaların başarısızlığa mahkum olacağını ispatlamış oldu. Nitekim Türk donanması ve diğer birlikler bölgedeki ülkelerin askeri olarak caydırabileceği bir konumda değil.
Yunanistan’ın Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlar aracılığıyla diplomatik destek aradığı ve Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını talep ettiği biliniyor. Ancak Ankara’nın Ukrayna Savaşı başta olmak üzere birçok konudaki arabulucu rolü ve uluslararası hukuka bağlı kalması Atina’nın elini bağlayan bir unsur. Ayrıca gerçekleştirilen silah satışı yaptırımlarına da Türkiye’nin yanıtı yerli ve milli savunma sanayi hamleleri oldu. Bu hamlelerle birlikte dünyada eşi ve benzeri az sayıda olan projeler gerçekleştirildi. Tüm bunların ışığında, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de “tek egemen” olma hayalini bir kenara bırakarak, Türkiye’nin de içinde bulunduğu uluslararası ortaklıklara adapte olması gerekiyor. Aksi halde EastMed projesinde olduğu gibi, gerçekleştirmeyi tasarladığı hedefler, Ankara tarafından haklı gerekçelerle “iptal edilebilir.”
]]>“DİJİTALLEŞMEYİ ÖNEMSİYOR VE BU KAPSAMDA GEREKLİ ADIMLARI ATIYORUZ”
Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ve Denizli OSB’de dijitalleşmeye yönelik hayata geçirilen çalışmaları ve projeleri sunum eşliğinde katılımcılarla paylaşan OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz, “Denizli OSB Yönetim Kurulumuzla birlikte bölgemizde dijitalleşme ile ilgili önemli çalışmalara imza attık. Bu kapsamda Bölge Müdürlüğü olarak, değişen teknoloji ve siber güvenliğin artırılması amacıyla 2023 yılında tüm network yapımızı revize ettik. Coğrafik Bilgi Sistemi (CBS), Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS), Faturalandırma Yazılımı (ARİL), Muhasebe Yazılımı (NETSİS Enterprise), Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS), ISO IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi gibi sistemleri Müdürlüğümüzce kullanmaktayız. Dijitalleşmeyi önemsiyor ve bu kapsamda gerekli adımları atıyoruz” dedi.
“AMACIMIZ DİJİTAL DÖNÜŞÜM FİRMALARI İLE SANAYİCİLERİ BULUŞTURMAK”
Etkinlik hakkında bilgiler veren HYF Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Yüksel, “Bu organizasyonun 2019 yılında İstanbul’da fuarını yaptık. 7 konuda dijital dönüşümü işlemiştik. O zaman fark ettik ki; sanayicileri İstanbul’a götürmeye çalışmaktansa sanayinin yoğun olduğu bölgelere biz gitmeliydik. Pandemi nedeniyle 2023 yılında startını verebildik. 9’uncusunu Denizli’de gerçekleştirdiğimiz Dijital OSB Buluşmaları etkinliğimizde amacımız; dijital dönüşüm firmaları ile sanayicileri buluşturmak. Enerji verimliliği ve akıllı fabrikalar, sürdürülebilir üretim, yalın üretim gibi konuları sanayinin yoğun olduğu bölgelerde işlemek. Güzel ev sahipliğinden dolayı Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğümüze, değerli yönetim kuruluna ve katılım gösteren sanayicilerimize çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
“VERİMLİ, DAHA REKABETÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DENİZLİ SANAYİSİ İNŞA ETMEMİZ MÜMKÜN”
İşletmelerde dijital dönüşümü oluşturmak zorunda olduklarını ifade eden Denizli Sanayi Odası Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş, “Bu etkinliğin içeriği sanayimizin gelecekteki başarısı için çok önemli. Akıllı fabrikalar enerji verimliliği gibi ilkeleri beraber uygulayıp verimli, daha rekabetçi ve sürdürülebilir Denizli sanayisi inşa etmemiz mümkün. Bizde Denizli sanayi odası olarak adını andığımız konuları merkeze alan stratejik ile hareket ediyoruz. Bizde 11 Haziranda Pamukkale Üniversitesi endüstri mühendisliği ile verimlilik çalışması gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda yine OSB’mizin sınırları içerisinde yıl bitmeden tüm paydaşlarımızın desteği ile bir model fabrika kazandırmış olacağız” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından sunumlara geçildi. Yoğun katılımla gerçekleşen zirvede ABB Pazar Geliştirme Müdürü Mehmet Balbay, ABB Endüstriler İş Kolu Satış Mühendisi İrem Eğilmez, Honeywell Türkiye ve Orta Asya Kanal Pazarlama Müdürü Harun Özerkan, GSL Mühendislik Proje ve Satış Mühendisi Batur Urgan, MSC Otomasyon İş Geliştirme Yöneticisi Türker Şahin konuşmacı olarak yer alırken, yaptıkları sunumlarla dijitalleşme, enerji ve endüstriyel verimlilik, yapay zeka, dijitalleşmede haberleşme, karbon ayak izi, robotik otomasyon, akıllı üretim teknolojileri ve geleceğin fabrikaları gibi çeşitli başlıklarda katılımcıları bilgilendirdiler. Katılımcılar sunumların ardından merak ettiklerini sorma fırsatı yakalarken, sanayiciler ve dijitalleşme alanında hizmet veren firmalarla birebir görüşüp bilgi alma şansı buldu.
Güney Pasifik ülkesi Papua Yeni Gine’nin kuzeybatısındaki Enga eyaletine bağlı Yambali köyünde 24 Mayıs’ta toprak kayması meydana geldi.
Sosyal medyada yer alan videolarda, dağın tepesinden kopan kaya kütlesinin yamaçtaki toprağı sürükleyerek köydeki hanelerin üzerine yığdığı görüldü.
BM’ye bağlı IOM Papua Yeni Gine Misyon Şef Aktoprak, heyelana ve arama kurtarma sürecine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

– HEYELANDA TEKTONİK HAREKETLER İLE AŞIRI YAĞIŞIN PAYI BÜYÜK
Aktoprak, olayın meydana geldiği alanı çevreleyen dağlar itibarıyla zeminin sağlam yapıya sahip olduğunu, bölgede daha önce heyelan görülmediğini ifade etti.
Papua Yeni Gine’nin dünyadaki depremlerin ve volkanik faaliyetlerin çoğunun meydana geldiği “Pasifik Ateş Çemberi” üzerinde yer aldığına dikkati çeken Aktoprak, tektonik hareketlerin ülke genelinde yoğun şekilde meydana geldiğini vurguladı.
Aktoprak, tektonik hareketlenmeye ek olarak La Nino hava olayı kaynaklı yağışların da arttığına işaret ederek, “Bunların hepsi üst üste geldiğinde felaket senaryosunu hazırlamış oluyor.” dedi.

– “ÖLÜ SAYISININ BİR ANDA ARTMASI BİZİ DE ŞAŞIRTTI”
Heyelan sonucu ölenlerin sayısına ilişkin yapılan ilk tahminlerin 60 evin toprak altında kaldığı ve yaklaşık 100 kişinin ölmüş olabileceği yönünde olduğunu aktaran Aktoprak, “Bu sayı, 2 gün sonra 670’e çıktı. Ölü sayısının bir anda artması bizi de şaşırttı.” diye konuştu.
Serhan Aktoprak, Ulusal Afet Merkezinin bölgede yürüttüğü incelemelerin ardından hazırladığı mektuba atıfta bulunarak, “Mektupta, uluslararası yardım ricasında bulundular ve 2 binden fazla kişinin toprak altında kaldığını söylediler. Tabii bu herkeste çok daha büyük bir şok etkisi yarattı.” şeklinde konuştu.
– ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINDA KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR
Aktoprak, 3 ila 4 futbol sahasına denk gelen afet bölgesinin, büyük kaya parçaları ve toprak yığınıyla dolu olduğunu anlattı.
Yardım faaliyetlerinde bulunmaları amacıyla bölgeye çok sayıda IOM personelinin gönderildiğini vurgulayan Aktoprak, toprak kayması devam ettiği için arama kurtarma çalışmalarının zorlu şartlar altında sürdüğünü belirtti.
Aktoprak, “Çalışmalar esnasında onlarla (IOM personeli) telefonda konuşurken, bana ‘Biz kaçmak zorundayız çünkü kayalar düşüyor’ dediler. Kayalar hala düşmeye devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Papua Yeni Gine adetlerinde ölünün bedenine saygıyla yaklaşılması anlayışının yer aldığının altını çizen Aktoprak, bölge sakinlerinin, yakınlarının ölü bedenlerine zarar vereceğini düşündükleri için arama kurtarma çalışmalarında iş makinelerinin kullanılmasına izin vermediğine işaret etti.
Aktoprak, çalışmalara katılan gönüllülerin toprağı buldozer tarzı makineler yerine kazma kürek yardımıyla kazdığını ve bunun arama kurtarma faaliyetlerini yavaşlattığını söyledi.
Afet bölgesine çıkan yolların bir kısmının heyelan nedeniyle zarar gördüğünü aktaran Aktoprak, hasar alan yolların günlerdir trafiğe kapalı olduğuna ve insani yardım konvoylarının bölgeye ulaşmakta zorlandığına dikkati çekti.
– 1600’E YAKIN KİŞİ YERİNDEN OLDU
Aktoprak, heyelanın ardından yaklaşık 1600 kişinin evsiz kaldığını kaydetti.
Yerinden edilen bu nüfusun beraberinde bazı sıkıntılar getirebileceğini savunan Aktoprak, “Düzensiz göç problemi olabilir. Bunun, beraberinde getirdiği başka sosyolojik ve ekonomik problemler de var. Hem göç eden şahısların hayatı zorlaşabilir hem de kentsel sistemlerde sorun çıkabilir.” dedi.

– İLERİYE DÖNÜK VE UZUN VADELİ “TOPLUM BAZLI KALKINMA PLANLARI”
Aktoprak, evsiz kalan afetzedelerin gıda, su, sağlık ve barınma gibi ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini, bunu sağlamak için uzun vadeli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Uluslararası Göç Örgütünün diğer BM kurumlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve hükümetle beraber çalışacağını belirten Aktoprak, yürütülecek ortak çalışmalarla afetzedelere gereken yardımı sağlayacaklarını ifade etti.
Serhan Aktoprak, ayrıca, Uluslararası Göç Örgütünün “toplum bazlı kalkınma planları” yardımıyla heyelandan etkilenen nüfusun sosyoekonomik kalkınmasına yardımcı olmayı amaçladığını aktardı.
Ülkedeki kurumların, valiliklerin, yerel kuruluşların ve komşu köylerin de afetzedelere yardım sağladığını anlatan Aktoprak, uluslararası camiadan gelecek yardımın da önemine vurgu yaptı.
– “İNSANLAR ARASINDA KÖPRÜ KURMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Konumunun uzaklığı neticesinde Papua Yeni Gine’de yaşananlara kayıtsız kalınmaması gerektiğini dile getiren Aktoprak, “Papua Yeni Gine’nin yaşadığı sorunlar, sırf Papua Yeni Gine’ye ait değil. Burada öyle tecrübeler var ki bunlar esasında başka ülkeler için model olabilir.” diye konuştu.
Aktoprak, Papua Yeni Gine’nin tecrübelerinden faydalanmanın ve bu ülkeyi küresel çalışmalara daha fazla katmanın önemine değinerek, “İnsanlar arasında köprü kurmak çok önemli. Papua Yeni Gine’nin çok büyük potansiyeli var.” ifadesini kullandı.
Ülkenin ekosisteminin ve kültürünün zenginliğine işaret eden Aktoprak, “Dünyanın en büyük üçüncü yağmur ormanları burada. Flora, fauna, endemik elementler de çok fazla. Burada, 850’den fazla dil konuşuluyor. Herkes en az 2-3 yerli dil biliyor.” değerlendirmesini yaptı.

– GÜNEY PASİFİK ÜLKESİ PAPUA YENİ GİNE
Yaklaşık 10 milyon kişiye ev sahipliği yapan Pasifik ada ülkesi Papua Yeni Gine, ana karadan ve çok sayıda küçük adadan oluşuyor. İlk yerleşimcilerin ana karaya 50 ila 60 bin yıl önce geldiği tahmin ediliyor.
Dağlar, ormanlık alanlar ve çok sayıda nehir vadisinden oluşan coğrafyasıyla zengin bir ekosisteme sahip olan Papua Yeni Gine, çok sayıda canlı ve bitki türünü barındırıyor.
Etnik ve dil çeşitliliğinin gözlemlendiği ülkede, aralarında en çok kullanılan resmi yerel dil Tok Pisin, Hiri Motu ve İngilizce’nin bulunduğu yaklaşık 850 dil konuşuluyor.
Yağışların; İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı ve orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Zonguldak, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar ve Isparta çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Batı kesimlerde toz taşınımı bekleniyor.
AFAD’DAN SEL UYARISI
AFAD’ın sosyal medya hesabından sel uyarısı yapıldı.
AFAD’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kısa süreli yoğun yağışlar ani sellere, uzun süreli yağışlar ise akarsuların taşmasına neden olabilir.
Sellerin yıkıcı etkilerinden korunabilmek için; bölgenizin sel riskini öğrenin, sel durumunda sakin kalın, sel yatağı ve çukur bölgeleri terk edin, sel sularının içine girmeyin, elektrik kaynaklarından uzak durun.
Alacağımız önlemlerle sel kaynaklı can ve mal kayıplarının önüne geçebiliriz.
Afet risklerine karşı, hep birlikte!”
15 İLE SARI KODLU UYARI
Sarı kodlu uyarılan iller şöyle:
Bursa, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Düzce, Bolu, Eskişehir, Ankara, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Karabük, Çankırı, Çorum ve Kırıkkale.
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının iç kesimlerde mevsim normallerinin 3-5 derece üzerinde, diğer yerlerde genellikle mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Yurdun batı kesimlerinde kuzeyli yönlerden, diğer yerlerde batı ve güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güneybatısında kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı ve orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Zonguldak, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar ve Isparta çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su basını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
TOZ TAŞINIMI UYARISI: Akdeniz’in iç kesimleri ile İç Anadolu’da toz taşınımı beklendiğinden; görüş mesafesinde düşme, hava kalitesinde azalma ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgârın, İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun güneybatısında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi beklendiğinden meydana gelecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
23 MAYIS PERŞEMBE HAVA DURUMU
7 GÜNLÜK HAVA TAHMİN RAPORU
Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının yağışla birlikte azalarak mevsim normalleri civarına düşeceği tahmin ediliyor.
MARMARA
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Kocaeli, Sakarya ve Bilecik çevrelerinde kuvvetli olmak üzere bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE 15°C, 26°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL 15°C, 22°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bu gece ve yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ 13°C, 24°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KOCAELİ 16°C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Kütahya ve Afyonkarahisar çevrelerinde kuvvetli olmak üzere bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR 13°C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bu akşam ve yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Yarın beklenen yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
DENİZLİ 19°C, 32°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İZMİR 19°C, 26°C
Parçalı ve az bulutlu, yarın (Perşembe) zamanla çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MANİSA 18°C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu, yarın (Perşembe) zamanla çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Batı Akdeniz’in iç kesimleri ile Doğu Akdeniz’in Toroslar kesiminin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra Isparta çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Bölgenin iç kesimlerinde toz taşınımı bekleniyor.
ADANA 20°C, 31°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA 21°C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BURDUR 16°C, 31°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY 20°C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu bu akşam bölgenin batısının yerel, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey ve batısında yarın beklenen yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor.
ANKARA 16°C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bu akşam yerel, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Yarın beklenen yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
ESKİŞEHİR 15°C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, bu akşam yerel, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KONYA 15°C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bu akşam yerel, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SİVAS 13°C, 23°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, (Sinop hariç) bölgenin yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin güney ve batısında beklenen yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BOLU 11°C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DÜZCE 15°C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SİNOP 15°C, 20°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
ZONGULDAK 14°C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra Orta Karadeniz’in iç kesimlerinin yer yer kuvvetli ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ARTVİN 12°C, 25°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
SAMSUN 14°C, 23°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
TOKAT 15°C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
TRABZON 15°C, 21°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney ve batısının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM 5°C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARS 5°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu
MALATYA 15°C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
VAN 8°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin güney ve doğusunun yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR 13°C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
GAZİANTEP 20°C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
SİİRT 16°C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ŞANLIURFA 22°C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
7 GÜNLÜK HAVA TAHMİN RAPORU
Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının yağışla birlikte azalarak mevsim normalleri civarına düşeceği tahmin ediliyor.
]]>Fidan, Türk dünyasının milli güvenlik mimarisi oluşturması için parlamenterler düzeyinde bir araya gelinmesi ve bir zeminin oluşturulmasının önemli bir konu olduğunu söyledi.
Batı dünyasının parlamenter diplomasiyi baskı oluşturmada, pozisyon ilerletmede çok yoğun bir şekilde kullandığını anlatan Fidan, Türk dünyasının da son yıllarda TÜRKPA altında çeşitli konularda hem birbirleriyle paylaşım yaparak hem de zemin kazanarak ilerlemesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı. Fidan, milli savunma alanının ekosistem oluşturulması gereken bir alan olduğunu söyledi.
Bakan Fidan, TÜRKPA 13. Genel Kurulu’nun 5-6 Haziran’da Bakü’de gerçekleştirileceğini belirterek, dünyanın artan çatışmalar ve istikrarsızlıklarla karşı karşıya kaldığı ve küresel rekabetin hızlandığı dönemde TÜRKPA, Milli Savunma Komisyonu Başkanlarının bugün bir araya gelmesinin ayrı bir anlama sahip olduğunu kaydetti.
Fidan, Türk dünyasının her alanda olduğu gibi savunma ve güvenlik alanlarında da daha fazla işbirliği ve bütünleşme içinde olmasının zaruri olduğunu aktardı.
TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU VURGUSU
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde yürütülen dış politikasının, Türkiye’nin ötesinde, Türk dünyasında da barış, refah ve güvenliğe katkı sunarak Türk devrine kendilerini taşıdığını söyledi.
1990’lı yılların başında bağımsızlığını kazanan genç cumhuriyetlerin, Türk dünyasının köklü devlet ve teşkilatlanma geleneği sayesinde hızla devletleşme yoluna girdiğini ve her alanda kapasitelerini güçlendirdiğini belirten Fidan, Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerine her zaman büyük destek verdiğini kaydetti.
Bakan Fidan, şöyle devam etti:
“Türk devletleri arasındaki ilişkiler ve örgütleşme süreci, ulus devletleri arasındaki ilişkilerin ötesinde olmalı ve tarihin bizlere sunduğu fırsatlardan istifadeyle ilerletilmelidir. Asya’nın yükselişinin sürdüğü ve Türk coğrafyasının öneminin her geçen gün daha da arttığı bir dönemdeyiz. Bunun bir sonucu olarak bölge dışı aktörlerin coğrafyamıza ilgisinin de giderek arttığını gözlemliyoruz. Avrasya’nın kalbinde yer alan coğrafyamızın küresel güç rekabetine sahne olmasının önüne geçmenin tek yolu var: O da saflarımızı sıklaştırmak. Bölgesel sahiplenme amacıyla küresel rekabetin yıkıcı biçimde bölgemize yansıtılmasına izin vermemeyi amaçlıyoruz.”
Bölgede sorunların ortaya çıkmadan önlenmesini, ortaya çıkan sorunların da bir aile olunduğu bilinciyle yine aile içinde, bu ailenin ferdi olmanın sorumluluğuyla çözüme kavuşturulmasını amaçladıklarını belirten Fidan, mevcut uluslararası sistemin barış, istikrar ve adalet üretemediğini, bölgesel sahiplenme ve işbirliğinin daha da önemli ve gerekli hale geldiğini dile getirdi.
Dışişleri Bakanı Fidan, son dönemde Afganistan’da, Doğu Avrupa’da ve Orta Doğu’da meydana gelen gelişmelerin, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk dünyası halkının küresel ve bölgesel ölçekte önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
GAZZE’DEKİ KATLİAM
Gazze’de kadın ve çocuk olmak üzere on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan vahşetin sürdürülebilir ve kalıcı biçimde durdurulabilmesi için iki devletli çözümün hayata geçmesinin gerektiğini aktaran Fidan, şunları kaydetti:
“Yaşanan zulüm ve insani kriz karşısında Batı sessizliğe gömülmüş, uluslararası kuruluşlar ve normlar yetersiz kalmıştır. İhtilafın coğrafi yayılması ve toplumsal tırmanma tehlikesi de her geçen gün artmaktadır. Bu ortamda, Türk dünyasının ortak duruş sergileyerek uluslararası topluma örnek teşkil etmesi, Türk dünyasının ahlaki ve güç olarak da öne çıkmasını sağlayacaktır. İhtilafın coğrafi yayılması ve toplumsal tırmanmayı beraberinde getirmesi tehlikesinin bertaraf edilmesine de katkıda bulunacaktır.”
Fidan, Türkiye’nin Gazze konusunda ilk günden itibaren ilkeli bir duruş ve aktif bir politika sergilediğini söyledi.
Gazze’ye ulaştırılan uluslararası yardımların yaklaşık 3’te 1’ini Türkiye’nin sağladığını hatırlatan Fidan, Türkiye’nin ayrıca yardım sağlayan ülkelerin de başında geldiğini aktardı.
Fidan, şöyle devam etti:
“En başından beri soruna adil ve kalıcı bir çözümün şart olduğunu, Filistin devletinin tanınması ve iki devletli çözüme odaklanılması gerektiğini vurguladık. İsrail’e karşı bu hedef doğrultusunda somut adımlar attık. Mevcut aşama itibariyle ikili ticaretimizi sonlandırdık. Güney Amerika Cumhuriyeti tarafından İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanında açılan davaya müdahil olma kararımızı açıkladık. Her türlü insan haklarının ve uluslararası hukuk ilkesinin daha fazla çiğnenmemesinin ve buna göz yumulmamasının önüne geçmek için tek yol var; İsrail’e yönelik uluslararası baskıların her alanda arttırılması. Bu çerçevede Türk dünyasındaki tüm kardeşlerimizi Gazze’deki vahşet karşısında seslerini daha fazla yükseltmeye, bu zulme son vermek için daha fazla ve daha somut adımlar atmaya çağırıyorum.”
UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI
Bakan Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda daha fazla kan dökülmesini önlemek için çabaları sürdürdüklerini belirterek, “Ukrayna’nın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne desteğimiz tamdır. Öte yandan, savaşın başından bu yana çatışmaların sona ermesi, müzakere yoluyla barışçıl bir çözüme ulaşılması gerektiğini vurguluyoruz. Bu kapsamda farklı alanlarda arabuluculuk görevlerini sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz.” dedi.
“Malumunuz, Avrupa’nın ortasında 21’inci yüzyılda, son 2 yılda 500 bin kişinin hayatını kaybettiğine, bir ülkenin alt yapısı ve üst yapısının tamamıyla yok olduğuna, konvansiyonel bir savaşın devam ettiğine şahit olmaktayız.” diyen Fidan, böyle bir manzaranın Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında da görüldüğünü söyledi.
Fidan, yüz binlerce insanın öldüğü bu trajik tablonun önemli dersler ve ikazlar sunduğunu dile getirerek, TÜRKPA Milli Savunma Komisyonu Başkanları 1’inci Toplantısı’nda bir araya gelinmesinin önemini vurguladı.
Milli güvenlikle ilgili tehditlerin her zaman baş gösterebileceğine işaret eden Fidan, bunun için hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti.
Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda çatışan tarafları bir araya getirerek Karedeniz Tahıl Girişimi’nin hayata geçirildiğini, bu yolla dünyanın sürükleneceği bir gıda krizinin önlenmesinin amaçlandığını hatırlatarak, “Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini sağlayacak düzenlemeler için taraflar arasında görüşmelerimiz devam ediyor.” diye konuştu.
AZERBAYCAN’A TAM DESTEK
Azerbaycan’ın, 30 yıldır süregelen Karabağ işgaline son vererek Güney Kafkasya’da kalıcı barışın önünü açmasından büyük memnuniyet duyduklarını kaydeden Fidan, Ermenistan’ın işgali altında bulunan 4 köyün Azerbaycan’a iade edilmesi ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın 11 Mayıs’ta Kazakistan’ın Almatı şehrinde gerçekleştirdikleri görüşmelerin olumlu gelişmeler olduğunu bildirdi.
Fidan, Türkiye’nin bu süreçlerde Azerbaycan’a tam desteğini sürdürdüğünün altını çizerek, “Azerbaycan ve Ermenistan arasında nihai barış anlaşmasının imzalanması halinde bunun yalnızca iki ülkeye değil, tüm bölgeye olumlu yansımaları olacaktır.” ifadesini kullandı.
Türkiye’den Orta Asya’ya kadar bölgedeki tüm ülkelerin refahına katkı sunacak adımların atılmasını, bölgenin refah ve istikrar koridoruna dönüşmesini arzuladıklarını bildiren Fidan, ekonomi, ticaret ve finans sektörlerinin, askeri güç gibi yüksek politika alanlarından biri haline geldiğini kaydetti.
Fidan, küresel ölçekte yeni ticaret yolları arayışlarının hız kazandığını anlatarak, “Jeopolitik ve jeoekonomik iç içe geçmiştir. Bu ortamda Türk devletleri, bağlantısallık, ticaret, enerji güvenliği gibi kritik alanlarda büyük işbirliği potansiyeli taşımaktadır.” dedi.
TÜRK DEVLETLERİYLE İŞBİRLİĞİ VURGUSU
Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) bölgede istikrar ve büyüme konusunda üstlenebileceği role dikkati çeken Fidan, ulaştırma ile altyapı projelerine ve çeşitli alanlardaki yatırımlara önemli mali destek kaynağı sağlayacak olan Türk Yatırım Fonu’nun kurulmasını “bütünleşmenin ekonomik boyutunda atılmış çok önemli bir adım” olarak nitelendirdi.
Fidan, “Bağlantısallığın önemli bir boyutunu oluşturan ulaştırma ağlarını geliştirme hedefimiz doğrultusunda, ulaşım ve ticarette işbirliğimizi güçlendirerek 170 milyonu aşkın bir nüfusu bünyesinde barındıran birliğimizin lojistik boyutunu da inşa etmeyi arzuluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Bakan Fidan, Hazar Geçişli Orta Koridor’un hayata geçirilmesinin yalnızca tedarik zincirinin güvenliğine değil, aynı zamanda Avrupa’dan Çin’e kadar geniş bir alanda refah ve istikrarın sağlamlaştırılmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Savunma sanayi alanında işbirliğinin geliştirilmesi ve Türk devletleri arasında savunma sanayi ekosisteminin oluşturulmasının gerekliliğine işaret eden Fidan, “Bunu sürdürülebilir kılmak için tedarik, eğitim, bakım, yan ürünler gibi konularda gereken adımları süratle atmalıyız. Türkiye, savunma sanayi alanında işbirliği konusunda kardeş Türk devletlerine her türlü desteği sağlamaya her zaman hazır olmuştur.” dedi.
YÜKSEK TEKNOLOJİ, EKONOMİNİN LOKOMOTİFİ
Fidan, yüksek ve kritik teknoloji alanlarının, ekonominin lokomotifine dönüşmüş durumda olduğunu ve yapay zeka gibi çığır açıcı teknolojilerin, ekonomiden güvenliğe pek çok alanda oyun değiştirici faktör olarak insan hayatına girdiğini anlatarak, “Ne amaçla kullanılacağına ve ne yönde gelişeceğine bağlı olarak aynı anda hem riskler hem de fırsatlar taşımaktadır.” ifadesini kullandı.
İklim değişikliğinin etkisiyle uluslararası alanda gerçekleşen yeşil ve dijital dönüşüme işaret eden Fidan, Türk dünyasının bu yeni gelişmelere hızla adapte olması gerektiğini söyledi.
Fidan, küresel ve bölgesel istikrarsızlıklar, yasa dışı göç ve örgütlü suç gibi konularda ortak mücadele vurgusu yaparak, Pakistan ziyaretinde Afganistan ile ilgili konuları ele aldıklarını dile getirdi.
Türkmenistan ve Özbekistan başta olmak üzere Türk dünyasının Afganistan’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Fidan, “Özellikle terörizmle, göçle, sınır güvenliğiyle ilgili konular kardeş ülkeler için birinci derecede öncelikli güvenlik sorunu. Bu konuyu da ilgili kurumlarımızla çok yakından takip ediyoruz. Kardeş Türk devletlerinin ilgili kurumlarıyla bu konuları da ele alıyoruz.” diye konuştu.
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATININ BÜTÜNLEŞMESİ
Bakan Fidan, TDT’nin her alanda kurumsallaşan ve sağlam temellere dayanan bir teşkilat haline geldiği değerlendirmesinde bulunarak, “Yol haritamızı teşkil eden 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi’nin de ortaya koyduğu üzere her alanda ortak hedefleri ve vizyonu olan bir teşkilatın mensuplarıyız.” dedi.
TDT’nin ekonomi, enerji, savunma, turizm, kültür ve eğitim gibi pek çok alanda projeler yürüttüğünü anlatan Fidan, Türk Yatırım Fonu, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Kültürü ve Mirası Vakfı, Uluslararası Türk Akademisi, TÜRKPA, Türk Konseyi Ortak Ticaret ve Sanayi Odası gibi kurumlarla bütünleşme alanında önemli adımlar attıklarını ifade etti.
Fidan, TDT’nin daha güçlü kurumsallaşması ve bölgesinin öncü kuruluşlarından biri olması yönünde çabaları kararlılıkla sürdürdüklerine işaret ederek, “Teşkilatın Sekreteryasını güçlendirmek ve daimi temsilciler atamak suretiyle yürütülen projelerin verimliliğini ve hızını artırmayı; ayrıca ortak savunma sistemi oluşturmayı ve ortak kabiliyet geliştirmeyi, atılması gereken başlıca adımlar arasında görmekteyiz.” dedi.
TDT’nin uluslararası görünürlüğünün arttığını vurgulayan Fidan, farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşların TDT ile kurumsal işbirliği arayışlarının arttığını aktardı.
KKTC’NİN TÜRK DÜNYASINDAKİ YERİ
Bakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC), Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, anayasal adıyla gözlemci üye olarak, 2022’de Türk Devletleri Teşkilatına, 2023’te ise TÜRKPA’ya katılımı aile meclisimizi, Türk dünyasında olması gerektiği gibi kapsamaya bir adım daha yaklaştırdı.” diye konuştu.
KKTC’nin ileriki dönemde TDT etkinliklerine katılımının ve uygun şekilde temsilinin önem arz ettiğini dile getiren Fidan, Türk bütünleşmesini desteklemekten memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Fidan, Dışişleri Bakanı olarak göreve geldiğinde dış politikada 4 temel stratejik hedef belirlediğini anımsatarak, “Bunlar, bölgemizde barış ve güvenliği tesis etmek; dış ilişkilerimizi yapısal zemine oturtmak; refah ortamını geliştirmek ve küresel hedeflerimize ilerlemek.” dedi.
Türk devletleri ile ilişkilerin ve Türk dünyasının bütünleşmesinin daha ileri aşamalara taşınmasının öneminin altını çizen Fidan, “Bu doğrultuda geçtiğimiz ay yapılan değişiklikle, Dışişleri Bakanlığımız bünyesinde Orta Asya ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Müdürlüğünü kurduk. Bu düzenleme, Türk dünyasının bütünleşmesine daha yoğun katkıda bulunma hedefimizin ve dış politika vizyonumuzda Türk dünyasına atfettiğimiz önceliğin somut göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
Fidan, beraberliğin güçlenmesinin Türk dünyasını küresel düzende baş aktörlerden biri haline getireceğini dile getirerek, bunun “Balkanlar’dan Çin’e uzanan geniş coğrafyada barış, refah ve güvenlik koruması sağlayacağını” söyledi.
Parlamenter diplomasi icra eden milletvekillerine, liderlere tavsiyede bulunmak ve toplumu yönlendirmek açısından büyük rol düştüğünü kaydeden Fidan, toplantının, Türk dünyası için hayırlara vesile olması dileğinde bulundu.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ne de katılacak. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki program saat 19.00’da başlayacak.
MASADAKİ KONU BAŞLIKLARI
Yerel seçimlerin ardından yapılan ilk MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerle ilgili değerlendirme yaptığını belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Erdoğan’ın parti kurullarına verdiği talimatlar doğrultusunda raporlar hazırlanacağını söylemişti.
MKYK toplantısında Yerel Yönetimler Başkanlığı, Seçim İşleri Başkanlığı ve Strateji Heyeti Başkanlığının sunum yapacağını aktaran Çelik, toplantının ana gündem maddesinin seçimlere dönük olduğunu kaydetti.
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda iç ve dış politikaya dönük değerlendirmeler de yaptığını ifade etti.
Şu anda bütün dünyanın konuştuğu tek konunun İsrail-İran gerilimi olduğuna işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
“Netanyahu ve ekibinin bir katliam siyaseti takip etmesiyle birlikte bölgedeki tansiyonun daha da yükseleceğini, hatta Netanyahu ve ekibinin bölgedeki tansiyonu yükseltmek üzere kasti, hesaplı ve sistematik bir politika izlediğini ifade etmiştik. Daha da ötesi bir şekilde Netanyahu ve ekibi, ‘bölgesel savaş çıksın ve adeta bu savaşa da ABD dahil olsun’ diye maalesef son derece riskli bir senaryonun peşinde koşmaktadır.
Bu konuda ABD başta olmak üzere herkesin sağduyulu olması gerekir. Çünkü sık sık batılı devletlerin vurgu yaptığı İsrail’in güvenliğiyle bu konuların herhangi bir alakası, ilgisi yoktur. Hatta bir devletin güvenliğinden bahsedilecekse Netanyahu ve ekibinin yaptığı her şey, kendi ülkelerini ve bölgeyi daha da güvensizleştirmekten başka bir sonuç göstermeyecektir. Filistin’e dönük ortaya konulan soykırım siyaseti 40 bine yakın insanın ölümüne sebep oldu ve halen de buradaki olumsuz koşullar bütün dünyanın gözü önünde devam ediyor.”
FİLİSTİN MESELESİ
AK Parti Sözcüsü Çelik, Filistin meselesinin sıradan bir dış politika konusu olmadığının altını çizerek, “Dolayısıyla Filistinli kardeşlerimize dönük her türlü ithamın karşısında olmak ve onlara her türlü desteği vermek şeklindeki siyasetimiz sonuna kadar devam edecektir.” açıklamasında bulundu.
YUNANİSTAN İLE NORMALLEŞME
Son zamanlarda Yunanistan ile Türkiye arasında normalleşme sürecinin yaşandığına işaret eden Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan ziyaretinden sonra bunun iyi bir ivmeyle gittiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “aynı denizi, aynı coğrafyayı paylaşan iki komşu ülkeyiz, kardeşler arasında bile sorun olabilir, bizim aramızda da sorun olması normaldir. Bunları aramıza kimseyi karıştırmadan beraber çözelim.” dediğini anımsatan Çelik, normalleşme çabaları güzel bir şekilde devam ederken, Yunanistan’ın 16-17 Nisan’da “Okyanuslar Konferansı” düzenleyerek, çevre faaliyeti adı altında Ege ve İyon Denizi’nde iki bölgeyi ‘deniz parkı’ ilan etmeye dönük bir yaklaşım sergilediğini aktardı.
Çelik, bunun, hem normalleşme sürecini sabote eden hem de çevre hassasiyetini tek taraflı bir iradeyle, deniz parkı ilan etme yoluyla istismar eden bir durum olduğunu vurgulayarak, “Yunanistan’a bir kere daha diplomasi yolundan ayrılmaması gerektiğini, normalleşmeye zarar verecek herhangi bir adım atılmaması gerektiğini ve bu çerçevede de İyon Denizi ve Ege Denizi’ndeki yaklaşımlara Türkiye’nin hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğini ifade ediyoruz. Umarız sağduyulu davranırlar ve normalleşme sürecini devam ettirme konusundaki irademizi kuvvetlendiririz.” dedi.
Çelik, bölgede bu kadar çok çatışma, sıkıntı varken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sorunları azaltma, komşular başta olmak üzere bütün bölgede tansiyonu düşürme siyasetinin yansımasının Ege Denizi’nde de görülmesi, Yunanistan’ın her türlü istismardan kaçınması gerektiğini söyledi.
EKONOMİDEKİ GELİŞMELER
Bölgenin, İran-İsrail gerilimi bağlamında daha fazla tansiyona, daha fazla şiddete tahammülünün olmadığının altını çizen Çelik, G7 ülkelerinin, İsrail’e artık bu saldırgan tutumundan vazgeçmesi gerektiğini ifade etmelerinin önemine işaret etti.
Çelik, aksi takdirde durumun, hiç kimsenin kontrol edemeyeceği ve akla gelen en olumsuz senaryoların gerçekleşebileceği bir yere sürüklenebileceğini belirterek, bundan herkesin kaçırması gerektiğini vurguladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile ilgili birtakım spekülasyonların sık sık sosyal medyada dolaşıma sokulduğuna dikkati çeken Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın ekonomi programı ile ilgili desteği tamdır. Bu konuda ekonomi yönetimimize güveniyoruz. Ayrıca ekonomi yönetimimiz, bakan arkadaşımız ve diğer yetkililer tarafından partimiz de çeşitli aşamalarda düzenli olarak bilgilendirilmektedir. Bu çerçevede ekonomi yönetimimize teşekkür ediyoruz. Ve bütün gücümüzle onların yürüttüğü bu çalışmaları desteklediğimizi ifade ediyoruz.” diye konuştu.
AK PARTİ’NİN KONGRE SÜRECİ
Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
AK Parti’nin kongre sürecine ilişkin soruya Çelik, “Herhangi bir takvim konuşmadık. Tabii ki sadece şu noktada, bu noktada değişim olacak gibisinden bir şey değil. Şu aşamada yaptığımız çalışmalarda aslında bir bakıma seçimin sayısal sonuçlarını, çeşitli illerdeki durumu değerlendiriyoruz. Fakat siyasal sonuçlarını değerlendirme aşamasına da geldik. Yetkili kurullarımızla yeterince data, çalışma yapıldı. Bunlarla ilgili olarak hangi siyasetimizi, hangi tavrımızı, hangi siyasi söylemimizi, hangi siyasi pratiğimizi vatandaşımız beğenmişse, onu daha da güçlendireceğiz. Beğenilmeyen bir durum varsa kuşkusuz onun değişimi için de bu çalışmaları sürdüreceğiz.” yanıtını verdi.
AK Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıklar, MYK ve başka mekanizmalarda değişiklik iddiaları üzerine, “Bu Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın takdirindedir. Kendisi bunu uygun görüyorsa uygun gördüğü bir vakitte bu tasarrufu gerçekleştirecektir.” ifadesini kullandı.
İSRAİL’E YENİ YAPTIRIM SİNYALİ
İsrail’e ihracat kısıtlamasına ilişkin soruya karşılık da Çelik, şunları kaydetti:
“7 Haziran’dan itibaren kamuda herhangi bir şekilde İsrail’e destek olma anlamına gelebilecek ya da savaş desteği anlamına gelecek herhangi bir tasarrufta bulunulmamıştır. Özel sektörün yaptığı bir takım ticaretlerle ilgili konular gündeme gelmişti. O konularda Ticaret Bakanlığının açıkladığı, 54 birimde ortaya koyulan kısıtlamalarla birlikte tamamen kontrol altına alınmıştır.
Dolayısıyla ‘İsrail savaş uçaklarına jet yakıtı buradan gidiyor’ ya da buna benzer şeylerin hepsi spekülatiftir. Bizim burada tavrımız nettir. Şu anda Gazze’ye dünyada en çok yardım yapan ülkeyiz. Filistin davası milli siyasetimizin bir parçasıdır. Aynı zamanda da bölge barışı için ateşkesin ve iki devletli çözümün mutlaka hayata geçmesi gerektiğini, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin toprak bütünlüğüne sahip olarak kurulması gerektiğini ifade ediyoruz. Herhangi bir şekilde bırakın destek olmayı, İsrail’in, Netahyahu hükümetinin bu eylemlerinin tamamen karşısındaki tutumumuzu devam ettiriyoruz. Tabii ki yeni konular gündeme gelirse, yeni bir takım meseleler olursa bu kısıtlamaları icra etmekten, yeni kararlar almaktan çekinmeyiz. Ama şu anda herhangi bir ticarete müsaade edilmemektedir.”
Çelik, AK Parti’nin siyasetin vatandaşlar tarafından beğenilen yönlerini pekiştirme, eleştirilen yönlerini de değiştirme konusunda yüksek bir irade ortaya koyduğunu ve bunu sürdüreceğini vurguladı.
100 BİN KİŞİLİK İLÇEYE YETECEK KADAR ENERJİ TÜKETİYORLAR
Elektrik kesintilerinin hem aşırı yüklenmelerden kaynaklandığını hem de enerji arzını sürdürebilmek adına zaruri olarak yapılan aralıklı kesintiler olduğunu vurgulayan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Hizmet verdiğimiz bölgelerde, özellikle tarımsal ve kırsal alanlarda yaşanan aşırı elektrik tüketimi ve israf, sistemimiz üzerinde baskı oluşturarak planlı kesintilere sebep oluyor. Tarımsal sulama alanlarında, tüm abonelerimizin sadece yüzde 4’ünü oluşturan bir kesim, bölgedeki kayıp-kaçak oranını %75 seviyelerine çıkarıyor. Şehir merkezlerinde kayıp-kaçak oranı Türkiye ortalamalarında seyrederken bir grup çiftçi kaçak trafolarıyla, 100 bin nüfuslu bir ilçe kadar enerji tüketebiliyor.” dedi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı proaktif yaklaşımla elektrik dağıtımı hizmeti veren Dicle Elektrik; kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerjiyi hanelere, tarımsal sulama alanlarına ve kırsal bölgelere ulaştırmak için yatırımlarını sürdürüyor. Enerji Bakanlığı ve EPDK gibi kurumların regülasyonlarına tabii bulunan şirket, kamu hizmeti olarak nitelendirilen elektrik dağıtım faaliyetlerine ilişkin olarak Mardin’de basın mensupları ile bir araya geldi. Düzenlenen basın toplantısında bölgede gerçekleştirilen yatırımlar hakkında açıklamalarda bulunan dağıtım şirketi, kaçak elektrikle olan mücadeledeki son durumu da gözler önüne serdi.

TARIMSAL SULAMA ABONELERİ, TOPLAM ABONELERİN %4’ÜNÜ OLUŞTURUYOR
Basın buluşmasında konuşan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, Türkiye’nin tarım alanında önemli bir bölgesinde hizmet verdiklerini, bölgede kaçak elektriğin büyük bir bölümünün tarım sulama faaliyetleri esnasında bu bölgede gerçekleştiğini dile getirdi. Arvas, “Hizmet verdiğimiz bölgelerde, özellikle tarımsal ve kırsal alanlarda yaşanan aşırı elektrik tüketimi ve israf, sistemimiz üzerinde baskı oluşturarak planlı kesintilere sebep oluyor. Tarımsal sulama alanlarında tüm abonelerimizin sadece yüzde 4’ünü oluşturan bir kesim, bölgedeki kayıp-kaçak oranını %75 seviyelerine çıkarıyor. Şehir merkezlerinde kayıp-kaçak oranı Türkiye ortalamalarında seyrederken bir grup çiftçi kaçak trafolarıyla, 100 bin nüfuslu bir ilçe kadar enerji tüketebiliyor.” dedi.

İHTİYAÇTAN 10 KAT DAHA FAZLA ELEKTRİK TÜKETİLİYOR
Türkiye’de yıllık 15 milyar kWh olan tarımsal sulama amaçlı enerji tüketiminin yarısının hizmet bölgelerinde gerçekleştiğini bir kez daha dile getiren Arvas, “Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Batman ve Siirt illerinde bulunan 16 milyon dekar ekili tarımsal alanda 140 bin çiftçi üretim yaparken 65 bin çiftçi sulu tarım gerçekleştiriyor. Sulama yapan abonelerimiz, 2023 yılında 6.5 milyar kWh elektrik tüketti. Bu tüketim, tüm Türkiye’de tarımsal sulama için tüketilen elektriğin %48’ini oluşturuyor.” dedi. Sulamaların yüksek elektrik tüketilerek kuyulardan su çekilmesiyle gerçekleştiğini belirten Arvas, “Son verilere göre sulama kuyularından çekilen suyun derinliği 700 metrelere ulaştı. Çiftçiler suyu yeryüzüne çıkarabilmek için ihtiyaçlarının 10 katı kadar daha fazla elektrik tüketmek durumunda kalıyor. Bu da enerji çekişinde aşırı yüklenmeye ve anlık arızalara neden oluyor.” dedi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMI DESTEKLİYORUZ
Konuşmasına sürdürülebilir tarımın bölge için önemine vurgu yaparak sürdüren Arvas, “Biz çiftçimizi de anlıyor ve ona hak veriyoruz. Tarımda süreklilik bölgede önemsediğimiz en önemli konuların başında geliyor. Bugüne kadar tarımsal sulama konusunda verilen desteklerin temelinde, Dicle Elektrik’in sunduğu kapsayıcı vizyonu görmüş oluyoruz. Dicle Elektrik bu anlamda tarımsal sürdürülebilirliğin de teminatı durumunda. Bölgenin elektrik altyapısı bundan 10 yıl önceki gibi olsaydı çiftçilerimiz değil 700 metrelerden, 100 metreden dahi su çekerken zorlanacaktı. Bu yönüyle gelinen noktada bölgede elektrik değil, sulama problemi olduğunu söylemek durumundayız. GAP projesi kapsamında sulama kanallarının tarla başlarına kadar getirilmesiyle, bölgedeki su sorunun önemli oranda çözüleceğini ve aşırı enerji tüketiminin önüne geçilmesinin sağlanacağını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

KAÇAK TRAFOLAR ELEKTRİK DAĞITIMINI ZORLAŞTIRIYOR
Şanlıurfa ve Mardin’de tespit edilen kaçak trafolara ilişkin de açıklamalarını yineleyen Arvas “Son dönemde kamuoyu ile paylaştığımız kaçak trafo verilerine bakıldığında milyonlarca vatandaşımızın kaçak elektrik marifetiyle hakkının gasp edildiğini görüyoruz. Aşırı yüklenme neticesinde iletim hatları zarar görüyor, anlık arızaların önü açılıyor. Elektriğin sınırsız bir kaynak olmadığından hareketle, üretimi esnasında doğaya verdiği zararın yanında, ülkeye maliyeti milyar dolarlarla ifade edilecek bir milli servettir. Düşünüldüğü zaman elektrik hatları sadece aşırı ve kaçak yollarla elektrik kullananların değil, tüm ülkenin elektrik hatlarıdır. Buradaki dalgalanmalar diğer illerdeki elektrik arızalarının önünü açıyor. Bu bakımdan sadece bölgenin değil Türkiye’nin elektrik arzındaki kaliteli ve kesintisiz hizmetin sağlanması aşırı enerji tüketiminden vazgeçilmesi ile mümkün olacak. Bu kapsamda kaçak elektrik kullanımı ile mücadelemiz aralıksız devam edecek.” mesajını paylaştı.

BU YIL 11 MİLYAR TL’LİK YATIRIM YAPILACAK
2024 yılında gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin bilgi veren Arvas “Merkezi ve kırsal bölgelere altyapı ve teknoloji odaklı toplamda 11 milyar TL’ye yakın bir yatırım hedefliyoruz.” dedi. Arvas, bu kapsamda 2024 için Diyarbakır’a 1.5 milyar TL, Şanlıurfa’ya 3.5 milyar TL, Şırnak’a 3.1 milyar TL, Batman’a 1.1 milyar TL, Mardin’e 870 milyon TL ve Siirt’e 300 milyon TL tutarında yatırım bütçesi ayırdıklarını açıkladı. Sözlerinin devamında Arvas, “Bu kapsamda enerji alt ve üst yapı yatırımları, elektronik sayaç dönüşümü gibi rutin yatırımların yanında, Türkiye’de yeşil dönüşümün önünü açacak spesifik yatırımlar da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Diğer yandan teknoloji yatırımları çerçevesinde ise bu yıl için 500 milyon TL’yi aşan bir yatırımı bölgeye kazandıracağız.” ifadelerini kullandı.

IRAK KUZEYİNDEKİ TERÖRLE MÜCADELE
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, son haftalarda Irak’ın kuzeyinde etkisiz hale getirilen terörist sayısında artış olduğuna dair sorular üzerine “Biz bu yaz Irak’ın kuzeyinde kilidin kapatılacağını söylemiştik. Bunun için de Sn. Bakanımızın daha önce ifade ettikleri gibi öngörülemez, alışılmadık, süratli ve sürekli operasyonlarla terörle mücadeleyi sürdüreceğimizi belirtmiştik. Şuanda mücadelemiz belirttiğimiz şekilde devam ediyor. Artık ‘sürekli operasyon’ devresindeyiz” yanıtını verdi.

HUDUT GÜVENLİĞİ
Bakanlık kaynakları, hudut güvenliğine ilişkin gelen sorulara “Ülkemizin geleceğinden sığınmacılar nedeniyle endişe duyduğunu, ülkemize birçok kaçağın geldiğini iddia edenlerin kullandığı görüntülerin neredeyse tamamı insan kaçakçılarının insanları kandırmak için yeri, zamanı ve hangi ülkeden olduğu belli olmayacak şekilde çektikleri reklam görüntüleridir. Bu görüntüleri sosyal medyadan paylaşanlar ironik bir şekilde insan kaçakçılarının reklamını yapıyorlar, onları teşvik ediyorlar. Ülkemizde gördükleri her yabancının sınırdaki duvarlardan atlayarak geldiğini sanan veya kasıtlı olarak böyle bir algı yaratmaya çalışanlar en büyük saygısızlığı ve haksızlığı sınırlarda nöbet tutan 60 bin Mehmetçiğin emeğine yapıyorlar. Çünkü hudutlarımız hiç olmadığı kadar güvende ve hiç olmadığı kadar iyi korunuyor. Gerçekten bizim hudutlarımızda olduğu tespit edilen bir görüntü bize ulaşırsa zaten gereği büyük bir hassasiyetle yapılmaktadır.
Bu vesileyle gerçekten derdi hudutlarımızın güvenliğinden emin olmak isteyen herkesi hudutlarımızda misafir etmekten büyük memnuniyet duyacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.” cevabını verdi.
OPERASYON BÖLGELERİNDEKİ YILDIRIM DÜŞME OLAYLARI
Bakanlık kaynakları, Irak kuzeyindeki yıldırım düşmesi sonucu bazı askerlerin şehit olmasına ilişkin sorular üzerine şunları kaydetti:
“Bizim bütün üs bölgelerimizde paratönerlerimiz mevcut. Üs bölgesine konuşlanırken ilk kurduğumuz sistemlerden biri de paratönerlerdir. Son dönemde Irak kuzeyindeki Pençe bölgesinde yıldırım düşme olayı yoğun şekilde yaşanıyor. Sadece dün üs bölgelerimize düşen yıldırım sayısı 307’dir. Tedbirler eksiksiz alınıyor, her türlü sistemlerimiz çalışıyor ama bazen doğa ile baş etmek mümkün olamayabiliyor. Tedbirlere de artırılarak devam ediliyor. Fakat bölgede yükseklikten kaynaklı, ani iklim değişikliklerinin de etkisiyle maalesef bu tür olaylar yaşanabiliyor.“
KATAR GENELKURMAY BAŞKANININ ZİYARETİ
Bakanlık kaynakları, Katar Genelkurmay Başkanı’nın bugün Ankara’ya gerçekleştireceği ziyaretin kapsamına ilişkin sorular üzerine “Katar’daki askeri eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimiz devam ediyor. Orada Katar Türk Müşterek Kuvvetleri Komutanlığı’na deniz ve hava unsurlarının da dahil edilmesi için çalışmalar sürüyor. Ziyareti bu kapsamda değerlendirmek lazım. Bunun yanı sıra ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konuları ile dostane ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve mevcut mekanizmaların daha etkin biçimde işletilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulacaktır” dedi.
F-16 TEDARİKİ KONUSUNDAKİ SON DURUM
Bakanlık kaynakları, ABD’den F-16 tedarikine ilişkin sorular üzerine de “Taslak Teklif ve Kabul Mektupları üzerinde ilgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yaparak muhataplarımıza ilettik. Süreç planlandığı şekilde devam ediyor” yanıtını verdi.

MSB’DEN SON DAKİKA AÇIKLAMALAR!
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk’ün açıklamaları şöyle:
SON BİR HAFTADA 108 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ!
Başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleri olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;

Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil,
3 Mayıs’ta Pençe operasyonu bölgesinde şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Ata Göçmen’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.

HUDUT GÜVENLİĞİ
Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik tedbirleri ile korunan hudutlarımızda alınan dinamik ve çok yönlü etkin tedbirler sayesinde;

Ayrıca 48 kilogramı son bir haftada olmak üzere yıl içerisinde yapılan operasyonlarda 288 kilogram uyuşturucu ele geçirilmiştir.
BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR / İKİLİ İLİŞKİLER
Değerli Basın Mensupları,
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar kapsamında birçok coğrafyada dünya barışına katkıda bulunmaya devam etmektedir.
– 02 Mayıs’ta ülkemize ziyaret gerçekleştiren Endonezya Dışişleri Bakanı’nı,
– 03 Mayıs’ta IKBY Etnik ve Dini Oluşumlardan Sorumlu Bölge Bakanı ve Irak Türkmen Cephesi Siyasi Büro Üyesi’ni kabul eden Sayın Bakanımız,
– 07 Mayıs’ta, Sayın Cumhurbaşkanımızın Kuveyt Emiri ile gerçekleştirdiği görüşmeye refakat etmiştir.
– Sayın Bakanımız, bugün de Sayın Genelkurmay Başkanımızın davetlisi olarak ülkemizde bulunan Katar Genelkurmay Başkanı ile Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarını kabul edecektir.
Bakan Yardımcımız Alpaslan Kavaklıoğlu ise 06 Mayıs’ta Bakanlığımızı ziyaret eden Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Terörle Mücadele Çalışma Grubu Üyesi Milletvekilleri ile bir araya gelmiştir.
Diğer yandan, Filistin tarafınca barışa katkı sağlayacak ilk adımın atılması memnuniyet vericidir. İsrail hem bu adımı hem kendi içinde yükselen barış seslerini görmezden gelmemeli ve ateşkese taraf olmalıdır.
Böylesine olumlu bir gelişmeye rağmen, 35 bin Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail, saldırılarını artırarak Refah’a yöneltmiştir. İsrail’in saldırılarını durdurması, daha fazla masum insanın ölmemesi ve daha büyük bölgesel felaketlerin yaşanmaması adına uluslararası toplumu sorumlu davranmaya ve atılan bu adıma destek olmaya çağırıyoruz. Bölgemizde kalıcı barışın sağlanmasının, Filistin meselesinin adil bir çözüme kavuşması ile mümkün olacağını bir kez daha vurguluyoruz.
EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, başarıyla icra ettiği operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak kapsamlı eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir.
Bu çerçevede;
– Türk Silahlı Kuvvetlerimizin planlı ve bugüne kadar icra edilen EFES tatbikatları içerisindeki en geniş katılımlı tatbikatı olan EFES-2024’ün, Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası tamamlanmıştır. EFES-2024’ün Fiilî Atışlı Arazi Safhası ise 09-30 Mayıs tarihleri arasında icra edilmektedir. Ayrıca,
– Birleşik Arap Emirlikleri’nde DESERT FLAG-9/2024,
– Arnavutluk’ta NEPTUNE STRIKE 24.1,
– İspanya’da SPANISH MINEX-2024,
– İtalya’da MARE APORTO-POLARIS/ITALIAN MINEX,
– Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Doğal Afetler Arama Kurtarma,
– Ankara’da Yıldırım Seferberlik,
– Konya’da 5 ülkenin (Azerbaycan, Katar, Polonya, Romanya ve Suudi Arabistan) katıldığı Uluslararası Anadolu Ankası ile,
– Karadeniz, Ege, Marmara ve Doğu Akdeniz’de 100 Suüstü Gemisi, 8 Denizaltı, 39 Uçak, 16 Helikopter, 28 S/İHA, 7 İnsansız Deniz Aracı (İDA) ile 15 bin personelin katıldığı DENİZKURDU-II/2024 tatbikatları gerçekleştirilmektedir. DENİZKURDU-II tatbikatının 11 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü’ne Sayın Bakanımız da katılacaktır.

13-18 Mayıs tarihleri arasında;
– Balıkesir’de STEADFAST NERVE,
– Azerbaycan’da Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Doğal Afetler Arama Kurtarma,
– Almanya’da RAMSTEIN ALTERNATE tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır.
Fransa Deniz Kuvvetlerine ait SURCOUF gemisi tarafından Antalya’ya, SOMME gemisi tarafından İzmir’e, liman ziyaretleri yapılmıştır.
– İtalya Deniz Kuvvetlerine ait DE LA PENNE gemisi 15 Mayıs’ta Aksaz’a, Almanya Deniz Kuvvetlerine ait GROMITZ gemisi ise 17 Mayıs’ta İzmir’e liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir.
– Japonya seyrine devam eden TCG KINALIADA korvetimiz; Maldivlerde Savunma Bakanı, Ulusal Savunma Kuvvetleri Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı tarafından ziyaret edilmiş ayrıca Maldivler Ulusal Savunma Kuvvetlerine bağlı Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları ile geçiş eğitimleri icra etmiştir.
Maldivler’in ardından 07 Mayıs’ta Bangladeş’e ulaşan TCG KINALIADA korvetimiz, bugün de bir sonraki liman olan Kuala Lumpur/Malezya’ya doğru seyre başlamış ve Japonya intikaline devam etmektedir.
Bangladeş’ten ayrılan TCG KINALIADA korvetimizi selamlama esnasında Bangladeş Silahlı Kuvvetlerine ait bir uçak kırıma uğramıştır. Sağlık durumu iyi olan pilota ve Bangladeş Silahlı Kuvvetlerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Deniz Müzeleri ile Türk Deniz Tarihi’nin tanıtılması, denizciliğin sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması kapsamında liman ziyaretlerine devam eden TCG NUSRET Müze Gemimiz, 10-11 Mayıs Girne/KKTC, 14-15 Mayıs Mersin ve 18-19 Mayıs tarihleri arasında ise İskenderun’a liman ziyaretleri icra edecektir. Gemimize tüm halkımız davetlidir.
– 08 Mayıs’ta NEXUS ACE Eğitimleri kapsamında F-16 uçaklarımız ve NATO AWACS uçağının katılımı ile ortak eğitim uçuşu icra edilmiştir.
– Yarın (10 Mayıs) Güvence Tedbirleri kapsamında Romanya hava sahasında Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından görev icra edilecek,
– 16 Mayıs’ta ise NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri ile eşgüdümlü yürütülen Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında Romanya hava sahasında icra edilecek Entegre Hava Füze Savunması faaliyetine Hava Kuvvetlerimiz tarafından F-16 uçakları ile katılım sağlanacaktır.
Fransa’da düzenlenecek 2024 Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası hazırlıkları kapsamında, Ankara’daki Gazi Uyumevi’nde ağırladığımız Azerbaycan Ampute Futbol Takımı ile TSK Ampute Futbol Takımımız bir dostluk maçı gerçekleştirmiştir.
Türkiye Ampute Millî Futbol Takımımıza ve Azerbaycan Ampute Futbol Takımı’ndaki kardeşlerimize Fransa’da düzenlenecek şampiyonada bir kez daha başarılar diliyoruz.
SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ
Mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artmaktadır. Bu kapsamda;
Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda OMTAS Kuleli Zırhlı Tanksavar Aracının muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır.

ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ / ÖNEMLİ DUYURULAR
Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir.
“2024 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri” yarın sona erecektir.
Öte yandan, başta aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin anneleri olmak üzere sevgi ve fedakârlık timsali annelerimizin “Anneler Günü”nü şimdiden kutluyoruz.
Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;
– Terörle mücadeleden hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına,
– Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar, üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.

MEDYADA TEK GÜNDEM
Irak Kalkınma Yolu aylardır Kürt Bölgesel Yönetimi medya organlarında gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Yerel televizyon kanallarının siyasi gündem programlarında Irak Kalkınma Yolu bütün yönleriyle değerlendiriliyor. Barzani yönetiminin hükümet sözcüsü Peşewa Hewramani, Kürdistan 24 televizyonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Erbil’i ziyaret ederek Kürt Bölgesi yetkilileri ile toplantı yapan ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olduğunu vurgularken “Türkiye’nin bölgede büyük etkisi var” açıklamasında bulundu.
Irak’taki Kürt Bölgesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’la imzaladığı anlaşmaların dışında tutulmayacağını belirten yetkili, Erdoğan’ın ziyaretinin Kürt bölgesi ile Irak merkezi yönetiminin yaşadığı sorunların çözümünde etkili olacağını belirtti. “Türkiye, Erbil ile Bağdat arasında diyalog için uygun bir ortam yaratmaya çalışıyor, etkili bir ülke olarak Türkiye bu konuda rol oynayabilir” diyen Peşewa Hewramani, Türkiye’nin hedefinin bölgesel istikrar olduğunu da söyledi.

SADECE MUSUL VAR
ORSAM’ın Irak Koordinatörü Bilgay Duman ise Haber Global Web’e Özel’e yaptığı değerlendirmede Irak tarafının Kalkınma Yolu’nun güzergahı ile ilgili planlamasını şöyle anlattı:
“Irak tarafının yaptığı planlama içerisinde Kalkınma Yolu, IKBY idaresindeki yerlerden geçmiyor. Irak’taki idari yapılanmalara baktığınızda; Musul, Duhok, Erbil Süleymaniye var. Sadece Musul üzerinden Türkiye’ye uzanan 5-6 kilometrelik bir hat bulunuyor. Ancak burada Irak Anayasası’nın 140. maddesi ile ilgili sorunlar var. Bul bölgeler statüsü belirsiz bölge olarak kabul ediliyor.”

TÜRKİYE DENGEDEN YANA
Türkiye’nin yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Duman, “Aslında baktığınızda kuzeyde Irak ve İran sınırından Türkiye’ye kadar olan hat IKBY’nin fiili kontrolü var. Tüm çıkış noktası Rabia bölgesine denk geliyor. Burada IKBY ile Bağdat arasındaki anlaşmazlık belirleyici oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gitmeden önce yaptığı açıklamada ‘Erbil ve Bağdat arasındaki sorunları da çözmek istiyoruz’ demişti. Türkiye’nin Erbil ya da Bağdat’ı dışlamak gibi bir tercihi yok. Türkiye açısından ikisi birbirinin tamamlayıcısı. Ancak Türkiye bunu Irak’ın kendi iç problemi olarak görüyor ve onların çözümüne bırakıyor. İki yönetim arasında sorunlar Kalkınma Yolu ile sınırlı değil. Enerji, petrol alanlarında da sorunlar var. Çözümün kendi içlerinde bulunması gerekiyor” dedi.

ORTAKLAŞMA ÇABASI
Kalkınma Yolu projesinin Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmesi gerektiğini belirten Iraklı ekonomist Fadi Hasan ise, iki yönetim arasında enerji ve petrol ticareti ile ilgili de sorunlar olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu projesinin Irak’ı Avrupa ve Batı ülkelerine taşıyacağını dile getiren Fadi Hasan, projenin katılan tüm ülkelerin hedeflerine ulaşmasına olanak sağlayacağını ve bölgedeki ekonomik durumu değiştireceğini vurguladı.

MEDYADA TEK GÜNDEM
Irak Kalkınma Yolu aylardır Kürt Bölgesel Yönetimi medya organlarında gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Yerel televizyon kanallarının siyasi gündem programlarında Irak Kalkınma Yolu bütün yönleriyle değerlendiriliyor. Barzani yönetiminin hükümet sözcüsü Peşewa Hewramani, Kürdistan 24 televizyonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Erbil’i ziyaret ederek Kürt Bölgesi yetkilileri ile toplantı yapan ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olduğunu vurgularken “Türkiye’nin bölgede büyük etkisi var” açıklamasında bulundu.
Irak’taki Kürt Bölgesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’la imzaladığı anlaşmaların dışında tutulmayacağını belirten yetkili, Erdoğan’ın ziyaretinin Kürt bölgesi ile Irak merkezi yönetiminin yaşadığı sorunların çözümünde etkili olacağını belirtti. “Türkiye, Erbil ile Bağdat arasında diyalog için uygun bir ortam yaratmaya çalışıyor, etkili bir ülke olarak Türkiye bu konuda rol oynayabilir” diyen Peşewa Hewramani, Türkiye’nin hedefinin bölgesel istikrar olduğunu da söyledi.

SADECE MUSUL VAR
ORSAM’ın Irak Koordinatörü Bilgay Duman ise Haber Global Web’e Özel’e yaptığı değerlendirmede Irak tarafının Kalkınma Yolu’nun güzergahı ile ilgili planlamasını şöyle anlattı: “Irak tarafının yaptığı planlama içerisinde Kalkınma Yolu, IKBY idaresindeki yerlerden geçmiyor. Irak’taki idari yapılanmalara baktığınızda; Musul, Duhok, Erbil Süleymaniye var. Sadece Musul üzerinden Türkiye’ye uzanan 5-6 kilometrelik bir hat bulunuyor. Ancak burada Irak Anayasası’nın 140. maddesi ile ilgili sorunlar var. Bul bölgeler statüsü belirsiz bölge olarak kabul ediliyor.”

TÜRKİYE DENGEDEN YANA
Türkiye’nin yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Duman, “Aslında baktığınızda kuzeyde Irak ve İran sınırından Türkiye’ye kadar olan hat IKBY’nin fiili kontrolü var. Tüm çıkış noktası Rabia bölgesine denk geliyor. Burada IKBY ile Bağdat arasındaki anlaşmazlık belirleyici oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gitmeden önce yaptığı açıklamada ‘Erbil ve Bağdat arasındaki sorunları da çözmek istiyoruz’ demişti. Türkiye’nin Erbil ya da Bağdat’ı dışlamak gibi bir tercihi yok. Türkiye açısından ikisi birbirinin tamamlayıcısı. Ancak Türkiye bunu Irak’ın kendi iç problemi olarak görüyor ve onların çözümüne bırakıyor. İki yönetim arasında sorunlar Kalkınma Yolu ile sınırlı değil. Enerji, petrol alanlarında da sorunlar var. Çözümün kendi içlerinde bulunması gerekiyor” dedi.

ORTAKLAŞMA ÇABASI
Kalkınma Yolu projesinin Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmesi gerektiğini belirten Iraklı ekonomist Fadi Hasan ise, iki yönetim arasında enerji ve petrol ticareti ile ilgili de sorunlar olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu projesinin Irak’ı Avrupa ve Batı ülkelerine taşıyacağını dile getiren Fadi Hasan, projenin katılan tüm ülkelerin hedeflerine ulaşmasına olanak sağlayacağını ve bölgedeki ekonomik durumu değiştireceğini vurguladı.
Basra Körfezi’ndeki Büyük Faw Limanı’ndan başlayıp Irak’ın kuzeyine doğru devam ederek Türkiye’ye ulaşacak projenin 1200 kilometre uzunluğunda demir yolu ve kara yolu altyapısını içermesi planlanıyor. Bu projenin Basra, Bağdat ve Musul’u de içeren bir güzergahı takip ederek Türkiye’deki demir yolu ağına bağlanması hedefleniyor.

Kontrollerde asgari 100 bin nüfuslu bir ilçeye yetecek yaklaşık 53 bin 500 KVA gücünde 351 kayıt dışı elektrik trafosu tespit edildi.
Kaçak kullanıcıların normalden 9-10 kat fazla enerji tükettiği, bunun da tedarik sürekliliğini sekteye uğrattığı vurgulanan açıklamada, sadece nisan ayı içinde yapılan denetimlerde tespit edilen kaçak trafoların sulama sezonunda çalışsa bile ekonomiye zararının yılda 200 milyon liradan fazla olduğuna işaret edildi.
Ceylanpınar ve Viranşehir’de 19 kayıt dışı trafoya el koyan dağıtım şirketi, kalan 332 kayıt dışı trafoya el konulması için suç duyurusunda bulundu.

Drone kayıtlarında trafoların tarlalara gömülerek gizlendiği tespit edildi.
Kaçak tüketimle mücadele vurgusu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bugüne kadar süren mücadele neticesinde bölge genelinde yüzde 42,8’e düşürülen kaçak tüketimle mücadele sürecek. Bölgede elektriği bu şekilde hunharca ve kaçak kullanan vatandaşlar dağıtım ve iletim hatlarına çok büyük zararlar vermektedir. Bu durum bölgedeki abonelerin kaliteli ve kesintisiz elektrik kullanma haklarını yok etmektedir. Özellikle tarımsal sulama döneminde hatlara orantısız aşırı yüklenme sebebiyle meydana gelen arızalar, bu bölgelerdeki dağıtım şebekesinin tamamen çökmesine sebep olmakta ve uzun süreli kesintilere neden olmaktadır. Bu durum sadece bölgenin değil, ülkenin kesintisiz enerji arzını da tehdit ettiği için bu şekilde kaçak kullanımın devam etmesi durumunda, şebekenin aşırı yüklenildiği zamanlarda zorunlu kesintiler de kaçınılmaz olacaktır. Bu bağlamda sahada fiili olarak teknoloji destekli kontrollere aralıksız devam ediyoruz. Elektrik hırsızlığı ile mücadelemiz kararlılıkla sürecek.”

HESAP BASİT, RAKAM İSE DUDAK UÇUKLATIYOR
Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak yollarla elektrik tüketenlerin normalden 9 ila 10 kat daha fazla elektrik sarf ettiklerini bildirerek, basit bir hesapla tespit edilen elektrik hırsızlığının ekonomik boyutunu gözler önüne serdi. Açıklamanın devamında bir hesaplama paylaşan yetkililer “Kaçak kontrol ekiplerimizin sadece bu Nisan ayında tespit ettiği ve el koyduğu kayıt dışı trafoların gücü 53 bin 500 kVA’dır. Bu trafoların harcadığı enerji kabaca bir hesaplamayla bir saatte yaklaşık 75 bin TL’ye denk geliyor. Kaçak kullanan birinin günde 15 saat tarımsal sulama yaptığını var sayarsak, günlük elektrik tüketimi 1 milyon TL’yi aşıyor. Ne yazık ki bedel ödemeden kaçak elektrik kullanan çoğu çiftçi, dinamosunu çalıştırıp belki haftalarca kapatmıyor. Bunun yanında bölgede çiftçilerin çoğu yılda sadece bir ürün ekmiyor. Birçok yerde 2, hatta 3 ürün ekiliyor. Bu sebeple sulama dönemi de uzadıkça uzuyor. Bir yılda kaçak elektrikle 7 aylık sezon boyunca aralıksız sulama yapıldığı var sayıldığında ise günlük 1 Milyon TL’den yılda 210 milyon TL’den fazla elektriğin bedelsiz olarak kullanıldığı gerçeği ortaya çıkıyor ki bu gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Çünkü kullanılan kaçağın bedelini tüm ülke insanı ödüyor. Vatandaşlarımıza kanunen ve vicdanen kabul edilemez bu suça ortak olmamaları konusunda çağrı yapıyoruz.” diyerek sözlerine son verdi.



Dicle Elektrik, milli ekonomiyi her yıl milyarlarca lira zarara uğratan, dağıtım bölgesinde özellikle de il ve ilçe merkezlerinde elektrik tedarikini sekteye uğratan kaçak tüketimle mücadelesini tüm olumsuzluklara rağmen kararlılıkla sürdürüyor. Engellemeler nedeniyle Şanlıurfa’nın Akçakale, Ceylanpınar, Eyyübiye, Haliliye, Harran, Siverek ve Viranşehir ilçelerinde jandarma destekli kontroller gerçekleştiren kaçak ekipleri, kırsalda tümü tarımsal sulama için kullanılan 351 adet kayıt dışı trafo belirledi. Ceylanpınar ve Viranşehir’ de 19 kayıt dışı trafoya el koyan dağıtım şirketi, kalan 332 kayıt dışı trafolara el konulması için suç duyurusunda bulunurken, drone kayıtlarında trafoların nasıl gizlendiği ve nasıl kaçırıldıkları da açıkça gözler önüne serildi.
Kaçak kullanım dağıtım şebekesinin çökmesine neden oluyor
Dağıtım şirketinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, bugüne kadar süren mücadele neticesinde bölge genelinde %42,8’e düşürülen kaçak tüketimle mücadelesine vurgu yapan yetkililer enerji arz güvenliğine ilişkin, “Bölgede elektriği bu şekilde hunharca ve kaçak kullanan kişiler dağıtım ve iletim hatlarını çok büyük zararlar vermektedir. Bu durum bölgedeki abonelerin kaliteli ve kesintisiz elektrik kullanma haklarını yok etmektedir. Özellikle tarımsal sulama döneminde hatlara orantısız aşırı yüklenme sebebiyle meydana gelen arızalar, bu bölgelerdeki dağıtım şebekesinin tamamen çökmesine sebep olmakta ve uzun süreli kesintilere neden olmaktadır. Bu durum sadece bölgenin değil, ülkenin kesintisiz enerji arzını da tehdit ettiği için bu şekilde kaçak kullanımın devam etmesi durumunda, şebekenin aşırı yüklenildiği zamanlarda zorunlu kesintiler de kaçınılmaz olacaktır. Bu bağlamda sahada fiili olarak teknoloji destekli kontrollere aralıksız devam ediyoruz. Elektrik hırsızlığı ile mücadelemiz kararlılıkla sürecek.” denildi.
Hesap basit, rakam ise dudak uçuklatıyor
Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak yollarla elektrik tüketenlerin normalden 9 ila 10 kat daha fazla elektrik sarf ettiklerini bildirerek, basit bir hesapla tespit edilen elektrik hırsızlığının ekonomik boyutunu gözler önüne serdi. Açıklamanın devamında bir hesaplama paylaşan yetkililer “Kaçak kontrol ekiplerimizin sadece bu Nisan ayında tespit ettiği ve el koyduğu kayıt dışı trafoların gücü 53 bin 500 kVA’dır. Bu trafoların harcadığı enerji kabaca bir hesaplamayla bir saatte yaklaşık 75 bin TL’ye denk geliyor. Kaçak kullanan birinin günde 15 saat tarımsal sulama yaptığını var sayarsak, günlük elektrik tüketimi 1 milyon TL’yi aşıyor. Ne yazık ki bedel ödemeden kaçak elektrik kullanan çoğu çiftçi, dinamosunu çalıştırıp belki haftalarca kapatmıyor. Bunun yanında bölgede çiftçilerin çoğu yılda sadece bir ürün ekmiyor. Birçok yerde 2, hatta 3 ürün ekiliyor. Bu sebeple sulama dönemi de uzadıkça uzuyor. Bir yılda kaçak elektrikle 7 aylık sezon boyunca aralıksız sulama yapıldığı var sayıldığında ise günlük 1 Milyon TL’den yılda 210 milyon TL’den fazla elektriğin bedelsiz olarak kullanıldığı gerçeği ortaya çıkıyor ki bu gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Çünkü kullanılan kaçağın bedelini tüm ülke insanı ödüyor. Vatandaşlarımıza kanunen ve vicdanen kabul edilemez bu suça ortak olmamaları konusunda çağrı yapıyoruz.” diyerek sözlerine son verdi.
]]>Sık sık iklim değişikliklerine bağlı doğal afetlere maruz kalan bölgede, son haftalarda mevsimsel değişikliklere bağlı yaşanan seller nedeniyle Tanzanya, Kenya ve KDC’de yaşamını yitirenlerin sayısı 300’e yaklaştı.

– ŞIDDETLİ YAĞIŞLAR EN FAZLA TANZANYA’DA CAN KAYBINA NEDEN OLDU
Şiddetli yağışlardan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelen Tanzanya’da 155 kişi hayatını kaybetti. Yağışlar ülkenin 26 bölgesinde 200 bin kişiyi etkiledi, 10 bin ev de zarar gördü.
Seller nedeniyle ülkedeki bazı okullar, yollar, köprüler ve sağlık tesisleri hasar gördü, birçok çiftlik hayvanı da telef oldu. Tanzanya’nın Morogoro ve Sahil bölgelerinde 8 binden fazla ev hasar gördü, yaklaşık 77 bin hektar çiftlik tahrip oldu.
– KENYA’DA SELLERDEN 130 BİN KİŞİ ETKİLENDİ
Kenya’da devam eden şiddetli yağışların yol açtığı sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı 80’e yaklaştı. Yıkımdan 130 binden fazla kişi etkilendi, 60 binden fazla Kenyalı göç etti.
Kenya’da birçok bölge sular altında kalırken, ülke çapında banliyö tren seferleri askıya alındı.
Seller nedeniyle 4 binden fazla çiftlik hayvanı telef oldu, 30 bin dönüm tarım arazisi zarar gördü.

– BURUNDI’DEN ULUSLARARASI YARDIM ÇAĞRISI
13 milyonluk nüfusunun yüzde 80’inin tarımda çalıştığı Burundi’de felaketten etkilenenlerin sayısı 100 bini geçti.
Ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı yüzde 25 artarak 98 binin üzerine çıkarken, seller nedeniyle birçok iş kolu sekteye uğradı, otoyollar tamamen sular altında kaldı.
Afrika’da yoksulluğun en fazla olduğu ülkelerden Burundi, tahribata yol açan seller sebebiyle uluslararası yardım çağrısında bulundu.
İçişleri Bakanı Martin Niteretse, sel felaketinden etkilenen tüm insanlara yardım etmek için kalkınma ortaklarından Burundi’yle birlikte çabalamalarını istediklerini belirterek, “Bu desteğe ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.
– KDC
Sellerin etkilediği ülkelerden biri de KDC oldu.
Ülkede meydana gelen sellerde en az 10 kişi ölürken, çok sayıda ev yıkıldı.
– ETİYOPYA
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), yaptığı açıklamada, Etiyopya’da 1,9 milyon kişinin şiddetli yağışlara bağlı sel ve su baskını riskiyle karşı karşıya bulunduğu uyarısı yaptı.
Ülke genelinde 700 binden fazla kişinin yerinden edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı vurgulanan açıklamada, Oromia, Afar, Amhara ve Tigray bölgelerinin en fazla etkilenen yerler olduğu kaydedildi.
– MEVSİMSEL DEĞIŞIMLER TARIM ALANLARINI TAHRİP EDİYOR, GIDA SORUNU ARTİYOR
Kuraklık sonrası yağış mevsimi gelmiş olmasına rağmen kuraklıktan kavrulmuş toprak nedeniyle yağmur suyundan istenilen oranda fayda sağlanamadı ve tarımda verim düştü.
Verimsiz ve kurumuş toprağın da etkisiyle seller daha fazla tahribata neden oldu.
Doğu Afrika’da sellerin hayatı olumsuz etkilediği Etiyopya ve Kenya gibi ülkeler iklim değişiklikleri, bölgesel çatışmalar ve ekonomik krizlere bağlı gıda sıkıntısı yaşıyor.
Bu durumdan en fazla çocuklar olumsuz etkileniyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre, Etiyopya, Kenya ve Somali’de 1,7 milyondan fazla çocuk, gıda güvensizliği nedeniyle acil müdahaleye muhtaç durumda bulunuyor.
Yağışların devam edeceğini aktaran yetkililer, tarım arazilerinin zarar görmesi nedeniyle gıda sıkıntısının devam edebileceğine ve ölü sayısının artabileceğine dikkati çekiyor.
Suriye iç savaşı süresince PKK ile iş birliği hâlinde olan Esad rejimi ve kimyasal karışımların temini konusunda da terör örgütüne desteğini sürdürüyor. Saha kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, PKK’nın silah kimyevi biriminden sorumlu “Sipan” ve “Mahmut” isimli iki terörist geçtiğimiz mart ayında Menbiç-Arime bölgesinden son karışımları teslim aldı.
60 KİŞİLİK TERÖRİST EKİBİ
Terör örgütünde 60 kişilik ekibin yürüttüğü faaliyetler kapsamında kimyasallar bir süre Karakozak ve Çelebiye’de bölgelerinde bekletildi ve ardından Irak kuzeyinde 15 farklı noktaya nakledildi. Terör örgütü PKK, havan topları, kısa ve orta menzilli roketler dâhil birçok silaha monte edilebilen kimyasal kapsüller yanında mayın ve diğer bomba türlerine de monte edilebilen karışımlarla yüzlerce sivili katletmenin hesaplarını yapıyor. Terörist yapı, elde ettiği sarin, hardal, beyaz fosfor, fosgen ve sülfür gibi yasaklı kimyasal karışımları sivillere karşı kullanıp suçu TSK’ya atmayı planlıyor.
BÖLGE HALKINI KIŞKIRTIYOR
Eli kanlı örgüt, Irak’tan sökülmeleri hâlinde geride tam anlamı ile enkaz bırakma emelini güdüyor. Yarım asra yakın süredir kurduğu uyuşturucu, silah, insan, altın, petrol ve altın kaçakçılığından yıllık 1,5 milyar dolarlık gelir elde eden PKK, kimyasala başvurarak bir yandan bölge halkını cezalandırırken diğer yandan Türkiye karşıtı cepheye saldırı gerekçesi üretecek.
KYB’DE İKTİDAR KAVGASI
Elde edilen kimyasallar konusunda başta MOSSAD olmak üzere birden fazla ülke istihbarat örgütünden eğitim başta olmak üzere destek alan teröristler, KYB istihbarat birimi Parastinu Zanyari ile de ortak hareket ediyor.
DEM’DEN TAHRİK OYUNLARI
DEM Parti ve bölge politikalarını yakından takip eden Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Âdem Palabıyık, 31 Mayıs seçimlerinden sonra bölgedeki siyasal sürecin özellikle belli başlıklarda uçuruma sürüklendiği tespitinde bulundu ve Irak operasyonu ile üst düzey tahrik girişimlerinin başlayacağını ifade etti. Palabıyık, şunları kaydetti: DEM Parti, devletin yerel yönetimler aracılığı ile ilmek ilmek ördüğü şefkatli tavrını, altüst ederek, devlet ile halk arasında kan davası zemini döşemeye çalışıyor. Özellikle, Kuzey Irak operasyonu öncesinde bazı provokasyon hazırlıklarının olduğu tartışmasız bir gerçek. Bu sebeple DEM Parti ve uzantıları kurdukları yeni dış ve iç ittifaklardan da güç alarak hem halkın hem de devletin sinir uçları ile oynuyor. Van olayı buna bir örnek. Barzani ve Bağdat ile anlaşan Türkiye’nin karşısına İsrail-PKK paçavraları sallayarak çıkmanın başka ne gibi izahı olabilir? Bu provokasyon süreci Türkiye’yi yeniden bir Kobani ya da Hendek terör kalkışmasına götürme arzusunun göstergesidir. Çok tehlikeli bir oyun oynuyorlar.
Bölge hanedanlıklarının egemenlik mücadeleleri bu coğrafyanın tarihinin şekillenmesinde başat bir rol oynamıştır. Umman Sultanlığı’ndaki Bû Saîd Hanedanına mensup Said b.Sultan, Mezrûî Hanedanı ile mücadelesinde başarılı olarak Zanzibar’da hâkimiyetini sağladı ve ardından Umman Sultanlığı devlet merkezini 1840’ta Zengibar’a taşıdı. (Osmanlı arşivinde Zengibar kelimesi kullanıldığından yazının geri kalanında bölge bu şekilde zikredilecektir.) Böylece 1840 yılına gelindiğinde Mogadişu ve Tanzanya arasında kalan bölge ile Zengibar ve Pemba adalarının da içinde olduğu Doğu Afrika bölgesini Zengibar Sultanlığı idaresi altında toplandı ve aralarında Osmanlı Devleti’nin de olduğu çeşitli devletlerle temas içinde olmayı önemsedi.
Bundan sonraki süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri Başkanlığı envanterinde bulunan kayıtlardan da takip edebildiğimiz gibi Zengibar Sultanlığı ve Osmanlı Devleti arasında önemli ilişkiler kuruldu.
Tarihi bağlantılar ve diplomatik ilişkiler
Sultan Said’in Osmanlı yönetimi ile bilinen ilk teması, 1851 yılında Basra Valisi Maşuk Paşa’ya gönderdiği cevabî bir mektup ile olmuştur. Sultan Said bu mektubunda Maskat’a ulaştığını, aradaki dostluğun hiçbir şekilde bozulmayacağını ve de kendisinden istenilen mühimmatın haber verildiğinde hazırlanacağını ifade etmektedir. Bundan kısa bir süre sonra Osmanlı Devleti’nin Zengibar’la olan ilişkilerinde uluslararası hüviyete sahip mali içerikli bir sorunun ortaya çıktığını görmekteyiz.
Bu meselenin çözümünde en kritik husus ise Zengibar’ın bir Osmanlı toprağı olarak görülüp görülmeyeceğinin bildirilmesi olmuştur. Zira Zengibar’ın statüsü buradan gelen ürünlerden alınacak vergiyi de belirleyecektir. Böylesine çetrefilli bir meselede haklı olarak inisiyatif alamayan Cidde Valisi, konudan Osmanlı Hükûmetini haberdar etmiştir. Osmanlı yönetimi ise Maskat ve Zengibar’dan gelen mal ve eşyadan alınacak vergi miktarının buraların Osmanlı toprakları görülerek alınmasına yabancı devletlerin itiraz etmelerinin muhtemel olduğu yönünde bir değerlendirme yapmıştır. Aynı metinde, bu gibi hassas konularda karar verilirken devletin gelir kalemlerinden ziyade bölgede devlet nüfuzunun güçlendirilmesi fikrinin esas alınması gerektiği ifade edilmiştir.

(Zengibar’da bulunan Müslümanlar adına Osmanlı Hükûmetine gönderilen 3 Ocak 1913 tarihli mektup. İçeriğinde Balkan hükümetlerinin Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmelerinden üzüntü duyulduğu, gazilere, yetimlere, dullara yardım olarak 300 İngiliz lirası gönderildiği ifade edilmektedir. BOA. BEO. 4138/310324)
Özellikle XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti, politik olarak Afrika Müslümanlarının tüm sorunlarıyla ilgilenmiş bölge ile iletişimi sürdürerek buradan gelen talepleri imkânları ölçüsünde karşılamaya çalışmıştır. Nitekim dinî eğitim vermek üzere Güney Afrika’da bulunan Ebubekir Efendi, 20 Mart 1863 tarihinde Osmanlı Dışişleri Bakanlığına (Hariciye Nezareti) bir mektup göndererek Zengibar halkından olup Pemba Adası’na çalışmak için giden bazı kişilerin memleketlerine dönüşlerinde bir İngiliz gemisi tarafından esir taciri şüphesiyle tutuklanarak Ümit Burnu’na götürüldüklerini arz etmiştir. Ebubekir Efendi bu kişilerin aileleri ile dört seneden beri perişan olduklarından bahsederek bunların memleketlerine dönebilmeleri için Dışişleri Bakanlığından yardım istemektedir. Bakanlık hemen harekete geçmiş, Ebubekir Efendi tarafından iletilen sorunun çözüme kavuşturulması için Londra Elçiliği nezdinde girişimlerde bulunmuştur.
Halkın problemlerinin yanında Osmanlı Devleti Zengibar yöneticilerinin özel sorunları ile de bizzat ilgilenmiştir. Mekke Emiri Abdullah 31 Mayıs 1875 tarihinde Dışişleri Bakanlığına bir yazı sunmuştur. Yazıda; Zengibar Hakimi’nin kardeşi Macid’in İngilizlerden aldığı borcu ödememesinden dolayı dört İngiliz savaş gemisinin Zengibar’a gelmiş olup borcun ödenmediği takdirde işgalin gerçekleşeceği belirtilmiştir. Mektupta borcun ödenmesi için Londra’ya gidileceği ancak Halife ile İstanbul’da görüşme fikrinin de olduğundan bahisle Zengibar Hakimi’ne nasıl bir cevap yazılacağı hakkında Mekke Emiri tereddüt yaşamıştır.

İnsani müdahaleler ve kültürel etkileşimler
Osmanlı Dışişleri Bakanlığı Mekke Emiri’ne gönderdiği cevabi yazısında Zengibar Hâkimi Bergaş’ın Osmanlı Devleti’ne göre muteber bir kişi olduğundan İstanbul’a gelmek istediği takdirde kendisine tüm kolaylığın gösterileceğini ifade edilerek İngiltere’ye gitmek isterse de Londra Elçiliği aracılığıyla bu ülke nezdinde memnuniyetle girişimde bulunulacağı bildirilmiştir.
Yine, Hicaz Valiliği Zengibar Hâkimi Seyyid Bergaş’ın hac için Hicaz’a geleceğini haber aldığında Bergaş’a nasıl davranılacağını Osmanlı Hükûmetinden öğrenmek istemiştir. Bu konuda da Sadrazam, Bergaş’ın Afrika’da önemli bir bölgenin hâkimi olduğunu ifade ettikten sonra, kendisinin dünyadaki gelişmelere vakıf birisi olup Avrupa’ya gittiğinde buradaki büyük devletlerin hükümdarları tarafından hürmetle ağırlandığı bilgisi verilmiştir. Bu bakımdan Osmanlı Sadrazamı Bergaş’ın, Mekke eşrafı ve memurlar tarafından Cidde’de saygıyla karşılanarak konaklaması için de bir daire hazırlanıp masraflarının ödenmesi talebinde bulunmuştur. Aynı zamanda hac görevinin yerine getirilmesi esnasında Zengibar Hakimi’ne gereken her türlü kolaylığın sağlanması talimatı da verilmiştir.
Bunun yanı sıra Sultan II. Abdülhamid Seyyid Bergaş’a 1877 yılında birinci dereceden nişan hediye etmiştir. Bergaş bu nişanın kendisine ulaşmasından sonra II. Abdülhamid’e yazdığı mektupta, gönderilen nişan ile mektubun kendisine ulaştığını bundan büyük bir sevinç duyduğunu belirterek mektubu iki ülke arasındaki birlik ve dostluğun devamı olarak gördüğünü ayrıca Osmanlı Padişahı ile görüşmek istediğini beyan etmiştir. Sultan II. Abdülhamid de yazdığı cevapta, nişan ile mektubun memnuniyetle alınmasından kıvanç duyduğunu belirterek iki ülke arasındaki dostluğun devam etmesini temenni etmiştir.
Bölgenin devlet erkanı, ritüelleri ve sosyal yaşamına yönelik önemli doneleri de yine arşiv kayıtlarımız bizlere sunmaktadır. Döneminde, Zengibar Sarayı’nın nasıl bir yer olduğunu Zengibar’ı ziyaret eden Fransız filosundan bir subayın mektubundan kısmen de olsa anlayabiliyoruz. Filonun ülkeyi ziyaretinde Zengibar Hâkimi misafir komutanlar ile ülkesindeki Fransız ileri gelenlerine bir ziyafet vermiştir. Subayın mektubuna göre, Zengibar Saray Meydanı geniş ve dikdörtgen olup arka tarafı sarayın selamlığı ve sağ cephesi harem dairelerinden oluşmaktadır. Meydanın dört tarafı ise denizdir. Harem dairesinin kapı önünde daima belirli sayıda asker nöbet tutmaktadır. Bu kapının yakınında parmaklıklarla kapatılmış odalarda kaplan, yaban kedisi gibi vahşi hayvanlar tutulmaktadır.
Fransız subay, mektubunun ilerleyen satırlarında ise bizleri tam da bir doğu masalının içine çekiyor. Tüm Zengibar halkı misafirleri görmek için sokaklara çıkmış, Zengibar Hâkimi de harem dairesinin büyük kapısı önünde tek tek tokalaşarak misafirlerini karşılamıştır. Bir merdivenden çıkarak büyük bir salona ulaşılmış burası kıymetli kumaş ve nefis eşyalarla tefriş edilmiştir. Bilahare 60 metre uzunluğunda 20 metre genişliğinde içerisinde pek çok kokulu ağacın bulunduğu bir bahçeye geçilmiştir. Burada görkemli bir ziyafet verilmiş, ziyafette 45 çeşit yemek, 30 çeşit atıştırmalık ikram edilmiştir. Koyun ve benzeri hayvanlar bütün olarak pişirilip sofraya getirilmiştir. İslam dininde haram kabul edilen alkollü içkiye sofrada yer verilmemiştir. Bu yüzden içecek olarak misafirlere sadece meyve suları ikram edilmiştir. Ziyafetin sonunda ayrıca Avrupa’dan ithal yemişler ve dondurma da sunulmuştur.
Kendi halinde sakin bir yaşam süren bu topraklardaki huzur iklimi emperyalist devletlerin bölgeye gelmesiyle sona ermiştir. Nitekim 1885 yılında Almanya Zengibar’ın Batı kısmını himayesine aldığına dair bir beyanname yayımlamıştır. Bu husus Osmanlı Bakanlar Kurulu’nda değerlendirilmiştir. Bu müzakerede; bölge halkının çoğunluğunun Müslüman olması sebebiyle himayeye alınan toprakların sınırları, genişliği, nüfusu, dini ve mezhebi gibi konuların haritalar yardımıyla ayrıntılı olarak raporla Dışişleri Bakanlığı’nın bildirmesi kararlaştırılmıştır.

Uzak mesafeler, yakın bağlar
Almanya ve İngiltere Zengibar’da istediklerini alabilmek için Ada’yı abluka altına almışlardır. Osmanlı Devleti bu gelişmelere kayıtsız kalmamış; Abdülkadir Efendi’yi bir mektupla 1889’da Zengibar’a gitmek üzere görevlendirmiştir. Mektubun içeriği bölgenin siyaseten çekilmiş fotoğrafı niteliğindedir.
Mektupta; ticaret amacıyla Zengibar’da bulunan yabancılar ile halk arasında yakınlık ve emniyet kurulamadığından gerginlik, can kaybı ve taraflar arasında nefret duygusunun oluştuğundan bahsedilmiştir. Söz konusu durum yabancı devletlerin Zengibar üzerinde baskı yapmasına sebep olmuştur. Osmanlı Devleti ise burada Müslümanların huzur ve refahını istemektedir. Osmanlı yönetimi bu yüzden gerekli tedbirleri almak ve yabancı devletlerle Zengibar arasında aracılık yapmak üzere Abdülkadir Efendi’yi olağanüstü elçi olarak görevlendirmiştir.
Osmanlı ve Zengibar yönetimleri arasında coğrafi uzaklıktan kaynaklı ciddi bir siyasi birliktelik olmasa bile halkları Müslüman bu iki devlet zor günlerinde birbirlerine destek olmaya gayret etmişlerdir. Nitekim Osmanlı Devleti’nin en zor dönemlerinden olan Balkan Savaşı yıllarında Zengibar’dan Osmanlı savaş mağdurlarına yardım için kurulan komisyon tarafından gönderilen mektup, uzak mesafelerin kardeşliğe engel olamayacağını bize ispat etmektedir.
4 Ocak 1913 tarihli mektupta; Zengibar’da bulunan Müslümanların Balkan Devletlerinin Osmanlı’ya savaş ilan etmelerinden duyulan üzüntü samimiyetle ifade edilmekte olup gazilere, yetimlere, dullara yardım amacıyla toplanan 300 İngiliz lirasının gönderildiği de belirtilmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan arasında 18 Nisan 2024’te gerçekleşen görüşmelerde ortaya çıkan samimi ortam, uzak coğrafyalardaki bu iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihten aldığı güçle günümüzde de tüm sıcaklığı ile devam ettiğinin göstergesidir.
]]>Rapora göre; bazı iller için sağanak uyarısı yapılırken, özellikle yurdun doğu kesiminde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde artacağı bilgisi paylaşıldı.
17 İL İÇİN SARI KODLU ALARM!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yer alan “MeteoUyarı” sayfasında, 17 il için sarı kodlu uyar yapıldı.
Söz konusu illerde kuvvetli rüzgarın etkili olması bekleniyor.
Uyarı yapılan iller şu şekilde:
Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Burdur,
Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Isparta, İzmir, Konya, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak
24 NİSAN TARİHİNE AİT HARİTALI HAVA DURUMU RAPORU
İŞTE BÖLGE BÖLGE HAVA DURUMU
MARMARA
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Edirne ve Kırklareli çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde yer yer toz taşınımı bekleniyor.
EDİRNE 11°C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde sağanak yağışlı
İSTANBUL 16°C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu
KIRKLARELİ 11°C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde sağanak yağışlı
KOCAELİ 16°C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu
EGE
Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli yönlerden yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Bölgede yer yer toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR 13°C, 28°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
DENİZLİ 18°C, 34°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
İZMİR 19°C, 29°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
MANİSA 18°C, 31°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Batı Akdeniz’de güneyli yönlerden yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyorBatı Akdeniz’in iç kesimlerinde Bölgede yer yer toz taşınımı bekleniyor.
ADANA 16°C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA 17°C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY 19°C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
MERSİN 19°C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzeybatısının yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli yönlerden yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Batı kesimlerinde yer yer toz taşınımı bekleniyor.
ANKARA 16°C, 31°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
ÇANKIRI 13°C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR 16°C, 32°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
KONYA 16°C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın batısında güneyli yönlerden yer yer kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor. Bölgede yer yer toz taşınımı bekleniyor.
BOLU 15°C, 32°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
DÜZCE 18°C, 34°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
SİNOP 15°C, 22°C
Parçalı bulutlu
ZONGULDAK 12°C, 28°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA 16°C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu
SAMSUN 16°C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu
TOKAT 15°C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON 15°C, 25°C
Parçalı ve az bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM 5°C, 23°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS 2°C, 23°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA 14°C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN 6°C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR 11°C, 30°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP 18°C, 34°C
Az bulutlu ve açık
SİİRT 14°C, 27°C
Az bulutlu ve açık
ŞANLIURFA 19°C, 34°C
Az bulutlu ve açık
]]>“BU DEPREMLER SÜREKLİ DEVAM EDECEK”
İçelli, bu tür depremlerin sürekli devam edeceğine değinerek, “Korkulacak bir durum yok. 23 kilometrelik bire fayda yaklaşık 4 bin yıldır faaliyete geçmemiş bir fayın üzerinde ufak bir atım oldu. Bu atımlar normaldir çünkü orası çok kaotik bir bölge. Alp Himalaya deprem kuşağında olan ülkemiz Kuzey Anadolu fayı, Doğu Anadolu fayı ve Ege Graben sisteminde bu depremler sürekli devam edecek. Çünkü kıtasal kırıkların yitim zonların da gerçekleşiyor büyük faylar” dedi.

“BU FAYLARIN ÜZERİNDE BU TİP ATIMLAR ÇOK NORMAL”
Bölgedeki fayların üzerindeki atılımların normal olduğunu söyleyen İçelli, “Kuzey Anadolu fayı üzerinde 1939’dan başlarsak eğer İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nu baz aldığımızda 3 tane büyük depremimiz var. 7.1, 7.2 ve 7.9’luk Erzincan depremimiz var. Dün yaşadığımız bölge aktif tektonik bir bölge. Burada Kuzey Anadolu fayının çok fazla saçılma kırıkları mevcut. 20-30-40 kilometre orta ve küçük büyüklükte faylarımız var. Bu fayların üzerinde bu tip atımlar çok normal. Bölgeye baktığımız da her yıl 4’lük depremi en az iki kere yaşıyoruz. 5’lik depremi de 5 yılda bir yazıyoruz” diye konuştu.
“BİRAZ DAHA DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR”
Tokat ve çevresinde biraz daha dikkatli olunmasını gerektiğini ifade eden İçelli, “Bölgede aktif tektonik hatların durumlarına baktığımız da genelde bir birleriyle aynı özellikleri taşımış olsa da bazıları farklı özellikler taşıyabiliyor. Çevrede biraz daha dikkatli olmamız gerekiyor. Yapılarımızı göz önünde bulundurmamız lazım. Zemin ivme değerleri çok yüksek. Daha yamaçlarının aşağısına alüvyon zeminlere doğru bina yaptığımız da 5, 5.5’lu depremleri dahi 6, 6.5 büyüklüğünde hissedebiliriz” şeklinde konuştu.
“KUZEY ANADOLU FAY ZONU ŞUAN DA 6, 6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLERİ ÜRETEBİLİR”
İçelli, Kuzey Anadolu fay zonunun 6, 6.5 büyüklüğündeki depremleri üretebileceğine değinerek, “Faylara özel olarak yaklaşıp o şekilde incelememiz gerekiyor. Bölgeye bütüncül olarak baktığımızda biz yanılıyoruz. Bütüncül bakmayacağız. Tokat’ta deprem olmaz veya Tokat’ta deprem olur dediğinizde gerçekçi olmuyorsunuz. Rasyonel bakmamız lazım. Tokat’ta deprem olmaz nasıl olmaz? Şu fayın üzerinde olmaz dememiz lazım ama maalesef biz onu diyemiyoruz. Bilimde onu söyleyemiyor. Kuzey Anadolu fay zonu şuan da 6, 6.5 büyüklüğündeki depremleri üretebilir. Bu deprem diğer fayları tetikler mi? Tarzında sorular soruluyor. O bölgede 5’li depremin olmaması mümkün değil. Her 4 yılda bir 5’lik depremimiz var. Bunun asıl sebebi 6 Şubat’taki iki büyük deprem. Özellikle Çardak fayındaki depremimiz. Biraz daha Kuzey’e doğru ortalama 3 metre bir baskı uyguladı. Bu 3 metrelik atım Deliler fayı Tecer segmentinden tutunda Kuzey Anadolu fayının Suşehri ilçesinden Amasya makaslama zonuna kadar Niksar makaslama zonuna kadar etki etti. Bu depremler muhtemeldir. 7’lik deprem üretmeseler de 6’lık depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor” diye aktardı.
Türkiye’den dünyada ses getirecek stratejik bir hamle geldi. İncirlik’te bulunan 10’uncu Tanker Üs Komutanlığının ismi değiştirildi.
STRATEJİK İNCİRLİK ADIMI: ANA JET ÜSSÜ OLDU! F-16 FİLOSU KONUŞLANDIRILACAK
İncirlik’de bulunan 10’uncu Tanker Üs Komutanlığının ismi Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda “10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı” olarak değiştirildi. Böylece Tanker Üssü, Ana Jet Üs Komutanlığına dönüştürülmüş oldu.
Değişikliğin ardından İncirlik’e F-16 filosu konuşlandırılacak.

ABD UÇAKLARI İLE İNCİRLİK’TE YAPILAN EĞİTİMLER
Bakanlık kaynakları, ABD bombardıman uçaklarının geçtiğimiz günlerde İncirlik’te gerçekleştirdiği eğitimlere ilişkin bir soru üzerine “15-17 Nisan tarihlerinde hava sahamızda F-16’larımız eşliğinde ABD’ye ait B-1B uçaklarıyla havada yakıt ikmali ve Müşterek Taarruz Kontrolör Eğitimleri gerçekleştirilmiştir. ABD uçakları 17 Nisan tarihinde ülkemizden ayrıldılar. Bahse konu eğitimler, ikili anlaşmalar ve müttefiklik kapsamında yılda bir kaç kez yapılan eğitimlerdir. Ve icra edilen eğitim de çok daha önceden planlanmış olup, son dönemde bölgemizde meydana gelen gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır” yanıtını verdi.

KÜRECİK’TEKİ RADAR İSRAİL’E BİLGİ AKTARIYOR MU?
Bakanlık kaynakları, Kürecik’teki NATO radarının İran’ın İsrail’i vurduğu sırada İsrail’e bilgi aktarıp aktarmadığı yönündeki sorular üzerine “Kürecik radarı, tamamen ulusal güvenliğimiz gereği kurulmuş olup, NATO müttefiki ülkelerin korunmasını amaçlamaktadır. Bu radar sisteminden elde edilen bilgiler NATO prosedürleri çerçevesinde müttefiklerle paylaşılmakta, NATO müttefiki olmayan ülkelerle paylaşımı söz konusu değildir” dedi.
İRAN’IN İSRAİL’E YÖNELİK SALDIRILARI
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, İran’ın İsrail’e saldırı gerçekleştirdiği gece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önleyeci bazı tedbirler alıp almadığına yönelik bir soru üzerine şunları söyledi:
“Biz Milli Savunma Bakanlığı olarak bölgemizdeki savunma ve güvenlik konularını yakından takip ediyoruz. İlk andan itibaren tüm gelişmeler yakından takip edilmiş, muhtemel gelişmelere yönelik alınabilecek tüm tedbirler alınmıştır ve alınmaya da devam edilmektedir.
Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi; ülkemiz bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesi ve yatıştırılmasında gerek ilgili ülkeler gerekse uluslararası platformlarda vazgeçilmez ve etkin bir aktördür.
GEREKLİ ADIMLARI ATIYORUZ
Türkiye, İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırılara karşı tutarlı, insani ve adaletli tutumunu devam ettirmektedir. Bölgesel barışa ve istikrara önem veriyoruz ve bunun için gerekli adımları atıyoruz. Hadiselerin tırmanması olayları bölgesel bir savaşa dönüştürebilir. Ayrıca Gazze’de yaşanan katliamın uluslararası kamuoyunun gözenden kaçırılmaması yönünde hassasiyet gösteriyoruz.
ULUSLARARASI TOPLUMU GÖREVE ÇAĞIRDIK
İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarına ve saldırılarının bölge ülkelerine de yansımasından endişe ederek uluslararası toplumu göreve çağırdık. Bölgemizin istikrarını bozacak, küresel çatışmalara neden olacak gelişmelerin yaşanmaması için çabalarımızı sürdürmekteyiz. İtidalli davranarak geniş bir bölgesel çatışmanın kapılarını aralayacak adımlardan kaçınmanın ve bölge ülkelerinde sağduyunun hâkim olmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.”
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

TERÖRLE MÜCADELE HAREKÂTI
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini; artan bir etki ve yoğun bir baskıyla kesintisiz bir şekilde sürdürmektedir. Bu kapsamda Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil; Son iki haftada 75 terörist etkisiz hâle getirildi.
Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 331’i Irak’ın, 417’si Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 748 oldu.

HUDUT GÜVENLİĞİ
Cumhuriyet tarihimizin en yoğun tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda; Son iki haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 11’i terör örgütü mensubu olmak üzere 373 şahıs yakalanmış, 4.784 şahıs ise hududu geçemeden engellendi.

Böylelikle, 01 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2.485’e, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 46.305’e yükseldi.
Yine, Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 1 PKK’lı terörist daha
04 Nisan’da Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim oldu.
Ayrıca, son iki hafta içerisinde yapılan operasyonlarda yaklaşık 45 kilogram uyuşturucu madde ile 7 adet tabanca ele geçirildi.
SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayi ürünü silah sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artırılmaktadır.
Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca; muhtelif miktarda Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi (MİLKAR) ve Temel Eğitim Helikopteri’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandı.

Yine, İstanbul Tersanesi Komutanlığı ve Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi’yle birlikte geliştirilen 76/62 mm Millî Deniz Topumuzun ilki TCG AKHİSAR (P-1220)’a monte edilerek liman ve deniz testlerine hazır hâle getirilmiştir.
Ayrıca, Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında imzalanan “8 adet Liman Kontrol Botu Projesi” kapsamında, yerli ve millî asayiş ve emniyet botu ASBOT’un sonuncusu 04 Nisan’da teslim edilmiştir.
Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; Cumhuriyetimizin ikinci asrında,Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, Terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, kendisine verilen tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.
Mendelavi ve heyetini TBMM’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, komşu, kardeş ve halkları arasında asırlardır gönülden kuvvetli bağları bulunan iki ülke olarak, bundan sonra da yakın çalışma içerisinde ilişkileri çok daha ileri noktalara götüreceklerini belirtti.
İki ülke arasında ticaret, sanayi, kültür, turizm ve eğitim başta olmak üzere tüm alanlarda karşılıklı işbirliğini geliştirmek için önemli bir zeminin mevcut olduğunun altını çizen Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek hafta Irak’a yapacağı ziyaretin fevkalade önemli bir dönüm noktası teşkil edeceğine inandığını dile getirdi. Kurtulmuş, her iki ülke arasındaki işbirliğini daha ileri götürebilmek için mevcut projelerin üzerinde mutabık kalınması ve anlaşmaların imzalanmasının mümkün olduğu bir ziyaret gerçekleştirileceğini belirti.
Bağdat’ın, kültür ve medeniyetlerin beşiği tarihi bir kent olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Irak’ın bütün şehirleriyle birlikte yeniden tarihteki muhteşem günlerine geri dönmesini arzu ettiklerini, bunun için de dost ve kardeş Türkiye olarak Irak’a tüm desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Kurtulmuş, başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere önemli projelerin hem Irak’ın hem bölgenin gelişmesine hem de iki ülke arasındaki ilişkilerin artmasına büyük katkısı olacağına inandıklarını dile getirdi.
Kurtulmuş, bugün yaşanan gelişmelerin, bölge ülkelerinin çok daha yakın bir işbirliği içerisinde olmasını zorunlu kıldığını söyledi.
İsrail’in Gazze’de 6 aya yakın süredir sürdürdüğü insanlık dışı katliam ve artık soykırım boyutlarına ulaşan insanlık suçlarındaki en büyük cesaretinin, arkasındaki Batı ülkelerinin desteği değil komşu ve Müslüman ülkelerin iradesizliği, güçsüzlüğü, dağınıklığı ve ortak hareket edememesi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bu çerçevede bizler önce kendi ülkelerimizde birliği, beraberliği, bütünlüğü sağlamak; bölge ülkeleri olarak işbirliği imkanlarını artırmak ve ortak projelerle bölge halklarının huzur ve refahını geliştirmek mecburiyetindeyiz. Eğer bu perspektifte hareket etmezsek emperyalizmin önümüzdeki dönemde yeni birtakım yöntemlerle Müslüman ülkelerin arasındaki dağılmayı daha da arttıracağı, kuvvetlendireceği aşikardır. İsrail hükümetinin Gazze’deki bu saldırıları, Filistin’i bir çözümsüzlüğe ötelemesi ve özellikle ‘Hamas’ı buradan çıkarıyoruz’ maskesi altında halkın Gazze’den çıkarılarak sürgüne gönderilmesiyle birlikte yeni bir çılgınlığa adım atmak üzere oldukları görülüyor. Buna hep beraber mani olmak ve uygulanmasının önüne geçmek zorundayız.”
“FİLİSTİN’DE BARIŞ OLMAZSA DÜNYA BARIŞ İÇERİSİNDE OLMAYACAKTIR”
Dünya barışının kapısının Orta Doğu, Orta Doğu barışının anahtarının ise Filistin davasının barış ve selametle sonlandırılması olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Eğer Filistin’de barış olmazsa, Filistin halkının da egemen bir devlete sahip olması sağlanamazsa Orta Doğu ve dünya barış içerisinde olmayacaktır. İsrail ile İran arasındaki son mukabeleyle bir kere daha görülmüştür ki eğer Gazze meselesi barışçıl, insani bir çözüme kavuşturulamazsa bu savaş bölgesel olarak yayılma potansiyeline sahiptir.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünün bölge barışı için önemli olduğuna inandıklarını; bu nedenle başından beri Irak’ın bütün ihtilaflara sahip olmakla birlikte toprak bütünlüğünün sağlanması gerektiğini dile getirdi. Kurtulmuş, başkenti Kudüs olan, 1967 sınırlarında egemen bir Filistin devletinin kurulması ve uluslararası camia tarafından da bunun kabul edilmesinin, uluslararası barışın sağlanması bakımından şart olduğunu söyledi.
Özellikle bazı büyük devletlerin bölgedeki halkları rahatsız etmek, bölüp parçalanması sürecine katkıda bulunmak için terör örgütlerini bir vekalet unsuru olarak kullanmasının, bölge halklarının tamamının aleyhine olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Biz, terör örgütlerinin hiçbirini ayırt etmeden, hepsine karşı mücadele etmenin bölge halkları ve devletlerinin öncelikli görevlerinden biri olduğuna inanıyoruz. İnşallah böylece halkların aralarındaki kültürel, mezhebi farklılıklara rağmen beraberce yaşayabileceği bir zemin tam manasıyla oluşturulur. Çünkü biz bu bölgede asırlar boyunca Türkler, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Sünniler, Şiiler hep beraber, komşu olarak, aramızda hiçbir ihtilaf olmadan yaşadık, bundan sonra da yaşarız. Yeter ki aradaki fitne unsurları ortadan çıkartılsın, bölge halklarının arasına ihtilaf sokmak isteyen bazı yeni emperyal projelere fırsat verilmesin.”
“BİRÇOK PROJEYİ BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ”
Irak Temsilciler Meclisi Başkanvekili Muhsin Ali Ekber El Mendelavi de Türkiye ile Irak arasındaki hem stratejik hem de dostluk ilişkilerini daha da derinleştirmek istediklerini ifade etti.
Parlamento olarak Türkiye ile ticari, ekonomi ve siyasi başta olmak üzere her türlü alanda işbirliğine hazır olduklarını anlatan Mendelavi, “İkili ilişkileri daha da geliştirmek üzere Irak’ın şu anki bölgesel konumundan hareketle hep birlikte bir sıçrama yapma arzusundayız. Her iki ülkenin stratejik konumlarından hareketle birçok projeyi birlikte başarabiliriz. Bunların en başında Kalkınma Yolu geliyor. Körfez ülkelerinden, Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya mal çıkışı söz konusu olacak. Bu proje ilk fırsatta hayata geçecektir.” diye konuştu.
Türkiye’nin güvenlik ve istikrarının, Irak’ın da güvenlik ve istikrarı olduğunu vurgulayan Mendelavi, “Sınır konularında birtakım olumsuzluklar yaşandığını bilmekteyiz. Ancak bakanlıklar arasındaki siyasi dostluklar ve güvenlik birimleri arasındaki işbirliği ile her şeyin üstesinden gelmeye açık bir durumdayız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelecek hafta Irak’a yapacağı ziyareti “büyük ve tarihi” bir ziyaret olarak nitelendiren Mendelavi, ziyaretin iki ülke açısından da çok önemli olduğunu kaydetti.
]]>Erdoğan, ekonomi ve enflasyonla mücadeleye değinerek emeklilere seslendi. Orta Doğu’daki İran-İsrail gerilimine de değinen Erdoğan, “Kınanması gereken İran değil, Netanyahu’dur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde;
ERDOĞAN’DAN İRAN-İSRAİL AÇIKLAMASI
Son 7 aydır önüne geçmek için uğraştığımız tehlikelerin peyderpey gerçekleştiğini görüyoruz. Hafta sonu yaşadığımız hadiseler Batı’nın çite standardını göstermiştir.
Sadece 13 Nisan gecesine bakarak değerlendirme bulunmak hakkaniyetli, adaletli bir tavır olmayacaktır. 7 Ekim’den bu yana İsrail hükümeti ateşi bölgeye yaymak için provokatif adımlar atmaktadır.
‘BURADA KINANMASI GEREKEN İRAN DEĞİL, NETANYAHU’DUR’
Oysaki burada kınanması gereken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dur. 34 binden fazla masumu katleden, basın mensuplarını öldüren, okulları, kiliseleri, yardım malzemesi almak için sıra bekleyen insanları bombalayan, tüm dünyanın gözleri önünde soykırım uygulayan Netanyahu’dan başkası değildir.
Netanyahu, siyasi ömrünü uzatmak adına hem kendi vatandaşlarının hem de bölge halklarının canını tehlikeye atmaktadır. 13 Nisan gecesi yüreklerimizi ağzımıza getiren gerilimin nedeni Netanyahu’dur.

‘TÜRKİYE OLARAK GAZZE İÇİN TEMASLARIMIZI ARTIRDIK’
Türkiye olarak özellikle son 2 gündür Gazze’deki katliamların geri plana itilmemesi için temaslarımızı daha da artırdık.
Ateşe körükle gitmenin de Netanyahu yönetimini sürekli şımartmanın da hiçbir faydası olmaz. Tüm aktörleri sorumluluk içinde hareket etmeye davet ediyoruz. Gazze’de soykırım durmadıkça bölgemizin yeni gerilimlere gebe olduğu açıktır.
‘TÜRKİYE BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI OLMA VASFINI KORUMAKTADIR’
Dünya savaş, çatışma, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal çalkantıların kıskacında kıvranırken hamdolsun Türkiye bölgesinin istikrar adası olma vasfını korumaktadır. Dış politikada dengeli ve ilkeli siyaset, savunma salanı alanında elde ettiğimiz t arihi başarılar vardır.
Gazze’de ateşin bölgeye yayılma riskine dikkat çektik. Bölgeye insani yardımların ulaştırılması için çabaladık. 3 bin 774 tonluk 9. iyilik gemisi ile birlikte Türkiye Gazze’ye en fazla insani yardım yapan ülke konumunu perçinlemiştir. 7 Ekim’den sonra İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasına öncülük eden ülke Türkiye’dir.
Bu hakikate rağmen hükümetimizi haksız, insafsız, buram buram fırsatçılık kokan ithamlara maruz kalmıştır. Jet yakıtı konusunda Türkiye’ye iftira atanları asla ve asla unutmayacağız.
Türkiye, İsrail’e askeri amaçla kullanabilecek hiçbir malzeme satışına izin vermemiştir. Bunun arkasında hangi hesapların ve odakların bulunduğu ortaya çıkacaktır.
‘SEÇİM EKONOMİSİ UYGULAMAYARAK MİLLETİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRDİK’
Seçim ekonomisi uygulamayarak milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik. Bu kıymetli kararının ne kadar önemli olduğunu zamanla daha iyi göreceğiz.
Uyguladığımız politikaların etkisiyle cari açıkta daralma başladı. Ocak ayında yıllık cari açık geçen seneye kıyasla 15 milyar dolar azalarak 37,5 milyar dolara geriledi.
‘EMEKLİLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE ENFLASYONUN AÇTIĞI SIKINTILARI BİLİYORUZ’
Emeklilerimiz başta olmak üzere enflasyonun ücretli kesimlerde yol açtığı sıkıntıları biliyoruz. Kendimiz bedel ödesek dahi ülkemize, milletimize, gelecek nesillere bedel ödetecek her türlü popülist adımdan uzak durduk duracağız.
‘SEÇİM GÜNDEMİNİN GERİDE KALMASIYLA ARTIK MESELELERE SON VERİLME DÖNEMİDİR’
Aziz milletim ülkemizin son 10 ayına damga vuran seçim gündeminin geride kalmasıyla birlikte özellikle bunu söylüyorum seçim tarihi boyunca gidiş gelişler artık asıl meselelere son verilme dönemidir.
‘EKONOMİ BAŞTA OLMAK ÜZERE ACİL SORUNLARIMIZA ODAKLANMIŞ BULUNUYORUZ’
Ekonomi, güvenlik, deprem, hak ve özgürlükler ile terörle mücadele başta olmak üzere acil sorunlarımıza odaklanmış bulunuyoruz.
Kovid-19 salgınıyla başlayan, küresel ekonomik kriz enflasyon boyutuyla hala devam ediyor. Enflasyonu kontrol altına almak konusunda hemen herkes ciddi sıkıntılar yaşıyor. Türkiye olarak bu olumsuzlukların yansımalarını maalesef biz de hissediyoruz.
‘ORTA VADELİ PROGRAMIN MÜSPET SONUÇLARINI ELDE ETMEYE BAŞLADIK’
Ekonomideki yol haritamıza sıkı sıkıya bağlı kalıyoruz. Geçen sene uygulamaya koyduğumuz Orta Vadeli Programın müspet sonuçlarını elde etmeye başladık.
Tarihimizde ilk kez kişi başına düşen gelirde 13 bin doları aşmış olduk. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 11’nci ekonomisiyiz.
‘ENFLASYONUN DÜŞÜŞE GEÇMESİNİ BEKLİYORUZ’
Yıllık enflasyonun düşüşe geçmesini bekliyoruz. Cari açıkta daralma başladı. Ocak ayında 15 milyar dolar azalarak 37,5 milyar dolara geriledi. Altın ve enerji hariç tutulduğunda cari fazla gerçekleşti. Gabar petrolü, Karadeniz doğalgazı keşiflerimizle bu sektörde ilk defa özgüven kazandık.
Ramazan Bayramı’nı ruhuna uygun bir şekilde kırgınlıkları giderdiğimiz, birlik ve beraberliğimizi perçinlediğimiz bir kardeşlik şölenine dönüştürdük. Rabbimden bizleri daha nice Ramazan-ı Şeriflere ve bayramlara ulaştırmasını niyaz ediyorum.
Muhalefetten gelen eleştirilere rağmen hizmete aldığımız köprülerin ve otoyollarımızın trafiği ne kadar rahatlattığını bir kez daha görmüş olduk.
Osmangazi Köprüsü araç geçişi 941 binden fazla, İstanbul Havalimanı yolcu sayısı 2 milyon 213 bin, Antalya Havalimanı 2024 yolcu rekoru 11 bin 260 yolcu, YHT yolcu sayısı 1 milyon.
‘ANTALYA’DAKİ TELEFERİK FACİASI HEPİMİZİN YÜREKLERİNİ DAĞLAMIŞTIR’
Bayramın üçüncü günü Antalya’da meydana gelen teleferik faciasıyla hepimizin yüreklerini dağlanmıştır. 1 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 17 vatandaşımızın yaralandığı bu elim kazada 174 vatandaşımızda saatlerce kabinlerde mahsur kaldı.
23 saat süren bir tahliye operasyonuyla 174 vatandaşımızın tamamını burunları kanamadan kurtardık.
Yaşanan olayla ilgili ihmali, kusuru olanlara dair yargımız süratle harekete geçmiştir. Bu hattı işleten firma ile bakımdan sorumlu firma yetkililerinin aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklanmış, 8 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.
‘HAK, HUKUK, ADALET İÇİN VAN’A KOŞANLAR BEŞİKTAŞ’TAKİ FACİA İÇİN TEK BİR ADIM BİLE ATMADILAR’
Daha olayın ilk anından itibaren hadiseyi sulandırma, devletin diğer kurumlarını töhmet altında bırakmaktan kaçınmamıştır.
Aynı vicdansızlığı bayramdan önce Beşiktaş’ta meydana gelen yangın faciasında da gördük. Rızkının peşindeki 29 emekli kardeşimiz İstanbul’un göbeğinde hayatını kaybetti. Ancak ne sendikalardan ne de muhalefet cephesinden kayda değer bir tepki gelmedi.
Hak, hukuk, adalet için Van’a koşanlar Beşiktaş’taki facia için tek bir adım bile atmadılar. Hiç kimse siyasi kimliğini öne sürerek sorumluları adaletten kaçıramaz.
Siyaset kurumunun eskiye dönüş tartışmalarıyla vakit kaybetmek yerine mevcut sistemin geliştirilmesine çaba sarf etmesi Türkiye için çok daha yararlı olacaktır.
Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, “İyi niyetle sunulan tüm imkânlara rağmen bu güne kadar borcunu ödememekte direnen tarımsal sulama abonelerimize, borcunu zamanında ödeyen abonelerimizin haklarını korumak adına, bu yıl kesinlikle elektrik verilmeyecektir” ifadelerine yer verildi.

Dağıtım şirketi, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamayı yineleyerek enerji arz güvenliğini sağlamak ve borcunu ödeyen abonelerin haklarını korumak üzere gerekli tedbirlerin alınacağını hatırlattı.
Şanlıurfa ve Mardin’deki 25 milyar TL borcu olan toplam 18 bin çiftçiye elektrik verilmeyecek
Dicle Elektriğin, bölgedeki tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borçlarına ilişkin açıklamada, “Özelleşmenin gerçekleştiği 2013 yılından bu yana devam eden tarımsal sulama alanındaki tahsilat sorunu her geçen gün artarak büyüyor. Başta Şanlıurfa ve Mardinli çiftçilerimizden kaynaklı olmak üzere ödeme yapmayan tüm çiftçilerimizin elektrik borçları toplamda 27 miyar TL’ye ulaştı. Bu rakamın 25 milyar TL’si bu iki ilimizdeki tarımsal sulama abonelerimizin ödemediği borçlarından kaynaklanıyor. Şanlıurfa’daki 13 bin abonenin 15.5 milyar TL, Mardin’deki 5 bin abonenin ise 9.5 milyar TL tarımsal sulama kaynaklı borcu bulunuyor. Bölge illerinden Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerinin elektrik borcu ise 2 milyar TL’ye yaklaşmış durumda” denildi.

Güneydoğu, Türkiye toplamının yarısını kullanıyor
Bölgedeki toplam elektrik tüketiminin 3’te birini kullanan tarımsal sulama abonelerinin yaklaşık 20 bin abonenin borçlu olduğunu hatırlatan yetkililer, kullanılan aşırı elektrik tüketiminin enerji arz güvenliğini ve kaliteli enerji dağıtımını tehlikeye düşürdüğünü yineledi. Aşırı elektrik tüketimin Türkiye toplamının yarısını oluşturduğuna yer verilen açıklamada, “Dağıtım bölgemizde kayıtlı 140 bin çiftçinin 65 bin kadarı sulu tarım yapıyor. Bölgedeki 9.8 milyon dönüm sulu tarım alanı bulunurken toplam sulamanın yüzde 79’u aşırı enerji tüketen motopomplarla gerçekleştiriliyor. Söz konusu tüketim ise Türkiye genelinde tarımsal alanda kullanılan elektriğin toplam tüketimin yarısına denk geliyor” ifadelerine yer verildi.
Borçların ödenmesinde bugüne kadar sağlanan destekleri hatırlatan yetkililer, “Tarımsal faaliyet gösteren çiftçilerimizden borcu bulunan çok sayıda vatandaşımıza yönelik devletimizin sunduğu imkânlar ve şirketimizin destekleri karşılık bulmadı. Aralarında faizsiz ve 5 yıl geri ödemesiz kredi desteği, hasat bitiminde ödeme kolaylığı, borçtan gecikme bedeli alınmaması, borcun kişiye özgü yapılandırılması, üç zamanlı tarife geçiş kolaylığı gibi çok sayıda imkan oluşturulmasına rağmen, tarımsal faaliyetlerini sürdüren çiftçilerin çok büyük çoğunluğu ne yazık ki borcunu ödemedi” dedi.
Dicle Elektrik dağıtım bölgesindeki borçlu tarımsal sulama aboneleri için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan ve 6 yıl devam eden destek 2023 yılı sonunda bitti. Yine Dicle Elektrik tarafından abonelere sunulan imkânlardan yararlanarak borçlarını ödemeleri için verdiği süre olan 31 Aralık 2023 geride kaldı. 2024’te borcunu ödemeyen aboneleri zor bir yılın beklediğini hatırlatan yetkililer bu yıl borçlu sulama abonelerine enerji verilmeyecek” şeklinde net açıklamada bulundu. Şirket ilaveten, başta Devlet Su İşlerine bağlı (DSİ) sulama birlikleri olmak üzere güvence bedeli yetersiz olan abonelere elektrik verilmeyeceğini de duyurdu.
Borcunu ödeyene çiftçiler için ilk aşamada bin adet jeneratör tedarik edildi
Şehir merkezlerinde Türkiye standardının üzerinde kaliteli enerji ortalamasını tutturan şirket, kırsal ve tarımsal sulama abonelerine yönelik önemli yatırımlara da imza atıyor. Bu yıl 10 milyar TL’yi aşkın bir yatırımı hayata geçirecek olan şirket, diğer yandan toplum odaklı çalışmalar gerçekleştiriyor. Borcunu zamanında ödeyen abonelere karşı tedbirlerini alan Dicle Elektrik, 25 ila 825 kVA gücünde ilk aşamada bin adet jeneratör tedarik etti. Üstelik nakliye ve yakıt da Dicle Elektrik şirketi tarafından karşılanacak.
]]>Kentte, Zeugma Mozaik Müzesi, Bakırcılar Çarşısı, Elmacı Pazarı, Gaziantep Kalesi ve Gaziantep Hayvanat Bahçesi gibi mekanlar, sıklıkla ziyaret edilen bölgeler arasında yer alıyor.
UNESCO’nun gastronomi alanında “Yaratıcı Şehirler Ağı”na dahil ettiği Gaziantep’te, restoranlar da turistlerin ilgi gösterdiği mekanların başında geliyor. “Baklavanın başkenti” Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler, eşsiz mutfak kültürüyle karşılaşıyor.
Izgara ve tatlı çeşitleri dışında 400’e yakın kazan yemeğini tatma fırsatı bulan ziyaretçiler, onlarca müzeyi ziyaret ederek kültürel yolculuğa da çıkabiliyor.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Genel Başkan Başdanışmanı Soner Bacaksız, bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede hareketlilik beklediklerini söyledi.
Hava sıcaklıklarının artmasının da turizm hareketliliği açısından önemli olduğunu aktaran Bacaksız, şöyle konuştu:
“Bölgemizdeki otellerin doluluk oranları yüzde 90’ın üzerine çıkmış durumda. Bayram döneminin yoğun şekilde geçeceğini düşünüyoruz. Misafirlerimizin bölgemizi tercih etmesinin en büyük sebebi gastronomi, sanat, kültür ve tarihin hepsinin bir arada bulunması. Gaziantep’te her türlü imkanımız var. Misafirlerimiz bölgeye geldiğinde günlerini tam gün değerlendirebileceklerdir.”
“MİSAFİR ETMEKTEN MUTLU OLACAĞIZ”
“Peygamberler şehri” Şanlıurfa’da ise Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, “tarihin sıfır noktası” diye nitelendirilen UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe, Karahantepe, konik kubbeli evleriyle bilinen tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle dikkati çeken Halfeti, misafirlerin en çok tercih ettiği yerlerin başında geliyor.
Kentteki bir otelin danışmanı Ercan Saygı, bayram tatilinde bölgede ciddi yoğunluk olacağını gözlemlediklerini söyledi.
Otel olarak yaşanan yoğunluktan duydukları memnuniyeti dile getiren Saygı, “Oteller, acenteler, esnaf, turizm sektörüyle alakalı olan, sıra gecesi yapan yerler, restoranlar, hepsinin bu süreçten mutlu olacağını düşünüyorum.” dedi.
Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Genel Sekreteri Müslüm Çoban ise bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının turizmcileri mutlu ettiğini belirtti.
Çoban, şöyle konuştu:
“Tatilin uzaması hem Şanlıurfa hem de bölge için çok olumlu oldu. Ülkemizin turizm gelirleri açısından da iyi oldu, en azından insanlar daha uzun süreli de planlar yapabilir. Misafirlerimiz Güneydoğu’ya geldiğinde belki diğer 2-3 gününü başka bir bölgede değerlendirebilirler. Gelen misafirler diyelim Şanlıurfa’yı beğendiler ama 3 günde tam doyamadılar, bu vesileyle doya doya 9 gün boyunca Şanlıurfa ve Güneydoğu’yu güzel bir şekilde ailesiyle, çocuklarıyla değerlendirmiş olur. Şanlıurfa ve Güneydoğu için turizm istatistiklerinde de gelen misafir sayısının artması esnaf olsun halk olsun olumlu yönde büyük bir etkisi olacaktır.”
Hediyelik ürün satışı yapan Aydın Tekindağ ise 9 günlük bayram tatilinin esnaf için çok iyi olduğunu ifade etti.
Gelecek misafirlerin kent ekonomisine katkı sağlayacağını kaydeden Tekindağ, “Kente gelecek misafirler Şanlıurfa’yı gezebilirler, yemek yiyebilirler, alışveriş yapabilirler, hediyelik ürünler alıp kendi memleketine götürebilirler. Bu esnaf için de çok güzel olur. Turizm canlanır, esnafın cebine para girer. Bu 9 günlük tatil esnafımıza da gelen misafirlere de yarayacak.” diye konuştu.
]]>
“VATANDAŞLARIMIZ OTOBÜS BİLETİ ALIRKEN MERDİVEN ALTI SATIŞLARA DİKKAT ETSİN”
Vatandaşları sahte bilet konusunda uyaran Türkiye Otobüsler Federasyonu yönetim kurulu üyesi Musa Çaktır, “Bayram biletleri için ayın dördünden sonra bir yoğunluk başladı. Arabalarımızın doluluk oranları şu an yüzde 90 civarında. Ek servisler için hazırlıklar yapıyoruz. Tatil uzun olunca tabii ek servis ihtiyaçları doğdu. Ek servis oranları da orta düzeyde ilerliyor. Bayram tatili için şu an kısa yolculuklar daha fazla tercih ediliyor. Tatil yörelerinde baya bir yoğunluk var. Akrabalarını görmek isteyenler de uzun yolculukları tercih ediyor. Fiyatlarımız için ise herkes sanırım psikolojik olarak, bizim bilet fiyatlarına bayram üzeri zam yaptığımızı zannediyor ama biz kışın devletin belirlediği fiyatın bile yüzde 30 aşağısında satıyoruz biletleri. Sezonda, doluluk oranlarını yakaladığımız zaman normal fiyatlarımıza dönüyoruz. Şu anda herhangi bir zammımız yok, fiyatlarımız makul. Mesela buradan Adana’ya bin kilometre yol için bilet fiyatı 800 lira, Mardin diyelim bin beş yüz kilometre yol için ise bilet fiyatı bin 500 lira civarında. Seçim yoğunluğu farklıydı, bayram yoğunluğu farklı oluyor. İnsanlar oy kullanmaya gittiler, birçoğu orada kaldı. Ama o farklı bir yolculuktu. Seçimden sonra iki gün biraz yavaşladı işler ama ayın üçünden, dördünden sonra araçlarımız dolu. Bayram yoğunluğu ayın dördünde başlar, dokuzunda biter. Vatandaşımız dediğim gibi psikolojik olarak bu dönemler öncesinde zam yaptığımızı düşünüyor ama durum öyle değil. Ekonomik yapının düzeni belli, bu durum içerisinde çok fazla para kazanma derdinde de değiliz. Biz insanları bir yerden bir yere taşıyalım, bizim amacımız o. Vatandaşlarımızı da bir konuda uyarmak istiyorum. Bayram öncesi bilet alırken merdiven altı satışlara dikkat etsinler. Bilet acentesi olmayan yerlerden de bilet almasınlar. Bilet alırken normal, belgeli acentelerimizden bilet aldıklarında herhangi bir sorun yaşamayacaklardır. Merdiven altı satışlarda sıkıntı yaşarlar, buna dikkat etsinler” dedi.

“EN UCUZ BİLET 150 LİRA, EN PAHALI BİLET BİN 600 LİRA”
Bayram öncesi bilet satışlarının hızla devam ettiğini kaydeden otobüs firması yetkilisi Alaattin Çendek, “Seçim yeni bitti. Ayın 2’si,3’ü kimse olmaz. Ayın 4-5’i gibi yoğunluk başlar. Bayram süreci için şu an ayın 10’una kadar araçların doluluk oranı yüzde 95. Şu an bilet satışları harıl harıl devam ediyor. Seçim için ve bayram için belirlenen bilet fiyatları aynı. Örnek verecek olursak fiyatlar bölge bölge değişiyor. Ankara fiyatı ayrı, İzmir fiyatı ayrıdır. Ulaştırma Bakanlığı’nın vermiş olduğu fiyatın dışına hiçbir otobüs firması çıkamaz. Şu an en ucuz bilet Çorlu için 150 lira, en pahalı bilet bin 600 lira. Bu bayram yoğunluğunda vatandaşlarımızın çoğu biletleri gelip buradan alıyor. Vatandaşlarımızı biletleri konusunda uyaralım. Biletlerini güvenilir şirketlerden temin etmelerini istiyoruz. Bu bayram yoğunluğu ayın 9’una kadar devam edecek. 9’undan sonra oraya iner, orada 3 gün kalır yoğunluk, sonrasında da Anadolu’dan tekrar İstanbul’a gelir” dedi.

“DOĞU BÖLGELERİ İÇİN YOĞUNLUK ŞİMDİDEN VAR, EK SEFERLER BAŞLADI”
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine talebin daha yoğun olduğunu belirten otobüs şoförü Emrah Avgın, “Bayram yoğunluğu henüz başlamadı. Yoğunluk asıl Cuma gününden sonra başlayacak. Yolcu kapasitemiz şu an için düşük ama ayın dördü ve beşinden sonra yani Cuma gününden sonra araçlarımızın hepsi doludur. Seçimle birlikte biraz yoğunluk oluştu. Bayram yoğunluğu ise Cuma günü tatilin başlamasıyla başlayacak. Şu anda Doğu Bölgesi arabaları daha dolu, biz Ege-Akdeniz Bölgesi arabası olduğumuz için şu anda bizde fazla bir yoğunluk yok. Bilet fiyatları şu an belirlenen fiyatın çok altında kesiliyor. Şu anda bizim en ucuz biletimiz Antalya bileti; 400-500 lira civarında kesiliyor. Akdeniz Bölgesi için en pahalı bilet ise 1000-1100 lira civarında kesiliyor. Doğu Bölgesi için biletler daha yüksek kesiliyor. Yoğunluk bittikten sonra bu fiyatlar normalin de altına düşecek. Çünkü yakıtlarımız yüksek, yevmiyelerimiz yüksek olduğundan dolayı biletler şu anda yüksek fiyattan kesiliyor. Bu fiyatlar da bayramda değişecek mecbur, bayramda da yüzde 10-20 oranında üzerine eklenir. Cuma gününden sonra talepler artacaktır. Biz Ege-Akdeniz tatil bölgeleri için çalıştığımız için asıl yoğunluğumuz bir iki ay sonra başlayacak. Doğu bölgeleri için yoğunluk şimdiden var, ek seferler başladı. Bir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Kaptan arkadaşlarımız da bu yoğun dönemde yorgun olarak yola çıkmasınlar. Yolcularımız da emniyet kemeri takma zorunluluklarını unutmasınlar. Bu kurallara uyarlarsa seviniriz” ifadelerini kullandı.
Ardından İzmir Ticaret Odasına geçen Bakan Fidan, “İzmir İş Dünyası Buluşması” etkinliğinde konuştu.
Bakan Fidan, iş dünyasının gerçekleştirdiği etkinlikleri çok kıymetli bulduğunu, dünyanın büyük bir belirsizlik içinde seyrettiği şu günlerde istişareyle ve ortak akılla hareket etmeye çok ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ege Bölgesi’nin tüm çağlardan beri medeniyet, kültür, ekonomi, ticaret ve ulaşımının beşiği konumunda olduğunu söyleyen Fidan, “Bu nedenle genç Cumhuriyet’imizin ilk iktisat kongresinin İzmir’de toplanması da hiç tesadüf değildir. Ege’miz Türk milletinin dinamizmini üretime ve ihracata yansıtan, Türkiye markasının bütün dünyada tanıtılmasında her daim başı çeken bir bölge oldu” dedi.
Fidan, müteşebbislerin küresel ölçekte önünü açmanın devletin ana stratejileri arasında olduğunu anlatarak, bakan olarak göreve başladıktan sonra temel önceliklerinden birisinin de bu olduğunu ifade etti.
13 yıl istihbarat teşkilatını yönettikten sonra göreve geldiğinde yayımladığı ilk genelgenin ekonomiyle alakalı olduğunu kaydeden Fidan, şunları söyledi:
“Dünyanın dört bir tarafına yatırım yapan iş insanlarımız var. Vatandaşlarımız, yaşadıkları ülkelerde gurur vesilesi başarılara imza atıyorlar. İlaveten çok devlete nasip olmayan ana vatana gönülden bağlı soydaşlarımız var. Bu büyük eşsiz beşeri gücü küresel bir güce dönüştürmek için de stratejiler geliştirdik. Bütün bunları sizler başta olmak üzere özel sektör platformları ve tüm dünyadaki kuruluşlarımızla hep birlikte hayata geçireceğiz. Devlet, özel sektör olarak hedefimiz bir, rotamız ortak; ülkemizi kalkındırmak, halkımızın refahını arttırmak. Ancak şu bir gerçek ki günümüzde bir ülkenin tek başına küresel ve bölgesel sorunlara göğüs germesi pek mümkün değil. Küresel ölçekte tahribat yaratan savaşların, çatışmaların ve krizlerin tam ortasında yer alan bir ülke olarak bu gerçeği görmekteyiz. Her türlü zor şartlara rağmen en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. İhracatımız tüm zamanların rekorlarını sizler sayesinde kırmakta. Savunma sanayisinde, çığır açıcı alanlarda hiç görülmemiş atılımlar içerisindeyiz. Ancak millet olarak başardıklarıyla asla yetinmeyen de bir karakterimiz var. Dolayısıyla daha da kalkınacaksak, daha da büyüyeceksek bunu komşularımızla, bölgesel ve küresel ortaklarımızla birlikte başarmamız gerekiyor. Ekonomik gelişimi, bölgemize yayıp bir bölgesel refah yaratarak yolumuzda ilerlemek gerekiyor. Bunu başarabilmeninse tek bir yolu var. Şartlar ne olursa olsun etrafımızda barışı, güvenliği ve istikrarı hakim kılmak. Dış politikamızın ana hedeflerinden birisi de budur. Ancak Türkiye gibi büyük ve güçlü devletler böyle bir sorumluluğun altına elini sokabilir.”
“Güvenliğe temel tehdit, terörizmdir”
Barış ve kalkınma vizyonunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki dış politikanın her adımında, her hamlesinde görüldüğünü ifade eden Fidan, Ukrayna’daki savaşı ve Gazze’deki mezalimi, adil ve kalıcı barış temelinde sona erdirme arayışlarında ön planda olduklarına işaret etti.
Balkanlar ve Güney Kafkasya’da bölgesel sahiplenme kültürünü yerleştirerek barış ve istikrar için zemini kuvvetlendirmeye çalıştıklarını aktaran Fidan, şöyle konuştu:
“Komşumuz Yunanistan ile olumlu gündem üzerinden ilişkilerimizi geliştirip, sorunları çözmeye çalışıyoruz. Biz esasen hiçbir zaman Ege’de veya Doğu Akdeniz’de husumet yaratma arayışında olmadık. Ancak, yaşamsal çıkarlarımızı korumaktan da katiyen geri durmayacağız. Ülkemiz için olsun, bölgemiz için olsun, güvenliğe temel tehdit, terörizmdir. Terörist örgütlerle mücadelemizde eşi benzeri olmayan bir seviyeye ulaştık. Bu başarının üç temel unsuru var. Güçlü siyasi liderlik, milli stratejik kabiliyetlerimiz ve başta Irak olmak üzere komşularımızla yeni ve yapıcı bir angajman süreci. Geldiğimiz bu kritik safhada terörün kökünü tamamen kurutmaya kararlıyız.
Gerçekleşmesi için büyük destek verdiğimiz Irak’ın Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle, bölgesel ve küresel bağlantısallığı tahkim ediyoruz. Enerji güvenliğimizi de sağlama alıyoruz. Bunu yaparken ortaklarımızla karşılıklı çıkarların korunmasını ve bölgesel işbirliğini teşvik eden bir anlayışı benimsiyoruz.”
– ABD ve AB ülkeleriyle ekonomik ilişkileri artırma hedefi
Türkiye’nin hedefinin belli olduğunu ve bu hedefe giden stratejilerin sonuç odaklı olduğunu bildiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere müttefik ve ortaklardan barışın tesisi ve bölgesel kalkınma yolundaki çabalara yapıcı katkı vermelerini bekliyoruz. Maalesef bu stratejik yaklaşımı çoğu zaman göremiyoruz. Türkiye’ye bakışlarında sığ ve günlük siyasi tartışmaların, ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz. ABD ve AB ülkeleriyle bahsettiğim ön yargılara rağmen, ekonomik ilişkilerimizi arttırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu noktada, ticaret hacmimizin ve doğrudan yatırımların arttırılması ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması konularında diplomatik çabalarımıza da hız verdik.”
Hükümetin İzmir’e yönelik hedeflerinin de çok büyük olduğuna dikkati çeken Fidan, İzmir’i en gelişmiş enerji ve ulaşım ağlarıyla donatılmış, bilgi, teknoloji ve inovasyonu ticari başarıya tahvil eden, bütün küresel stratejik pazarlara erişebilen, gençler için parlak bir gelecek perspektifi sunan, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya öncülük eden bir dünya şehri yapmak istediklerini kaydetti.
Toplantıya, İzmir Valisi Süleyman Elban, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ercan Korkmaz, Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile iş dünyası temsilcileri katıldı.
Program, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.
]]>“TARİHİ HANLAR BÖLGESİ”
Tarihi kentsel tasarım projelerinin ‘Heykel-Setbaşı-Yeşil-Emirsultan’ tarihi aksı üzerinde yürütüleceğini belirten Başkan Aktaş, özellikle Hanlar Bölgesi’nde yapılan çalışmaların Bursa’ya çok yakıştığını ifade etti. Dirençli şehir Bursa’nın en önemli bileşenlerinden birisinin de yüzyılların yorgunluğunu ve derin izlerini taşıyan tarihi alanlar olduğunu dile getiren Başkan Aktaş, “Uzun yıllardır konuşulan Bursa’nın kalbi konumundaki Hanlar Bölgesi’ndeki ‘Çarşıbaşı meydanı’ projemizle tarihe imza attık. Tam bir açık hava müzesi olan tarihi bölgede 14 tane han, 1 bedesten, 13 açık çarşı, 7 üstü örtülü çarşı, 11 kapalı çarşı, 4 pazar alanı, 21 camii, 177 sivil mimarlık örneği yapı, 1 okul ve 3 türbe bulunuyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı destekleriyle hayata geçirdiğimiz ‘Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Dönüşüm Projesi’ kapsamında tarihi bölgeyi kuşatan 38 binayı yıktık. Etrafı dükkânlarla sarılı 342 yıllık Esiri Mehmet Dede Türbesi ile geçmişi 1549’a kadar uzanan Sağrıcı Sungur Mescidi’ni gün yüzüne çıkarttık. Bakırcılar Meydanı, İpekhan Meydanı, Sağrıcı Sungur Mescidi ve peyzaj düzenlemelerini halkın hizmetine açıldı. Otoparkın da üstü tamamen kapatılarak meydan bir bütün haline geldi. Ancak çalışmalarımız henüz bitmedi. Bu daha başlangıçtı. Tarih boyunca ticaretin kalbinin attığı, UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Hanlar Bölgesi’ni ilmek ilmek işleyeceğiz. Hanlar Bölgesi ile birlikte Payitaht şehir Bursa’da tarihi gün yüzüne çıkarmaya devam edeceğiz” dedi.
HİSAR BÖLGESİ
Hanlar Bölgesi’nin yanında Hisar Bölgesi’nde de çalışmaların sürdürüleceğini anlatan Başkan Aktaş, “Hisar Bölgesi de şehir tarihinin en eski izlerini barındıran, surlarıyla, Bitinya galerileriyle, bağrında barındırdığı iki padişah ile manevi iklimi ve sayısız kültür mirasıyla, yüzyıllardır yaşanan mahalle kültürüyle Bursa’mızın nadide değerlerinin başında geliyor. Bu bölgede geçtiğimiz dönemde birçok eseri gün yüzüne çıkardık. Yaptığımız çalışmalarla bölgede önemli bir seviyeye geldik. Keza Osmangazi Belediyesi’nin de Hisar Bölgesi’nde yürüttüğü projeleri var. Önümüzdeki dönemde Hanlar Bölgesi’nde olduğu gibi bu nadide bölgenin de hak ettiği değere kavuşmasını sağlayacağız” diye konuştu.
SETBAŞI-YEŞİL-EMİRSULTAN BÖLGESİ
Şehrin tarihi aksı üzerindeki Setbaşı-Yeşil-Emirsultan bölgesi için de yeni dönemde önemli çalışmalar yürüteceklerini söyleyen Başkan Aktaş, “Üzerinde çalışmalar yürüttüğümüz tarihi aksımızın Setbaşı-Yeşil-Emirsultan kısmında bölge sakinleri ve esnafımızla sahada yaptığımız çalışmalar doğrultusunda bu bölgede de dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Alanın turizm potansiyelini harekete geçirecek, yaya ulaşımı, sosyal donatı ve otopark ihtiyaçlarını karşılayacak projemizle Bursa’nın önemli bir değerini daha gün yüzüne çıkarıyoruz” dedi.
KAYHAN MEYDANI VE OTOPARKI
Şehrin önemli tarihi bölgelerinden olan Kayhan Bölgesi’nin gastronomi yönünü öne çıkartacaklarını belirten Başkan Aktaş, “Kayhan bölgesinde gerçekleştireceğimiz en önemli çalışmalardan biri de meydan ve otopark projemiz. Eskiden tekel binasının olduğu, dolmuş duraklarının yer aldığı 3 bin metrekarelik alanda yapacağımız meydan projemiz yaklaşık 300 araçlık kapalı otoparkıyla özellikle çarşı bölgemizdeki önemli bir eksiğin giderilmesini sağlayacak” diye konuştu.

CUMALIKIZIK-GÖLYAZI-UMURBEY-KÜLTÜRPARK
Tarihi alanların ve ticaret bölgelerin yanında tarihi mahalle ve köyleri de koruyarak yaşatacaklarını ifade eden Başkan Aktaş, “Unesco Dünya Miras Listesi’ndeki Cumalıkızık’ta yaptığımız düzenlemelerle tarihi dokuyu ön plana çıkartıyoruz. Düzensizliklerin giderildiği, otopark sıkıntısının ortadan kaldırıldığı ziyaretçilerinin imrenerek gezeceği bir Cumalıkızık ortaya çıkaracağız. Uluabat Gölü’nün suları içinde bir inci gibi parlayan Gölyazı’yı eşsiz bir turizm destinasyonu haline getireceğiz. Gemlik’in yamaçlarında tarih içinde yaşamın devam ettiği Umurbey Mahallesi’nin tarihi dokusunu ön plana çıkaracak hamleleri yapacağız. Gürsu’ya 8 bin metrekarelik modern kent meydanı kazandıracağız. 69 senedir Bursalılara hizmet eden Kültürpark’ı kentsel tasarım projesiyle günümüz şartlarına uygun ve kullanılabilir hale getireceğiz. Kültürpark içerisinde yer alan Arkeoloji Müzesi’ni de yeniliyoruz” dedi.
]]>Galuşenko, saldırılar nedeniyle Zaporijya Nükleer Santrali’ni (ZNPP) besleyen bir enerji hattında hasar oluştuğunu belirterek, “Ayrıca bombardıman nedeniyle nükleer santrali besleyen enerji tedarik hatlarından biri kesildi. Bazı bölgelerde elektrik kesintisi yaşanıyor. Enerji şirketleri elektriği yeniden sağlamak için çalışıyor.” dedi.

Zaporijya’daki Dnipro HES’te saldırı sonrası yangın
Ukrayna devlet hidroelektrik santralleri kuruluşu Ukrhidroenergo tarafından yapılan açıklamada ise, ülkenin en büyük hidroelektrik santrali olan ve Zaporijya Nükleer Santrali’ne elektrik sağlayan Dnipro Hidroelektrik Santrali’ne saldırı gerçekleştirildiği ifade edildi. Saldırı sonrası yangın çıktığı belirtilen açıklamada, “Şu anda yangın devam ediyor. Acil durum hizmetleri ve enerji çalışanları, hava saldırılarının sonuçlarının üstesinden gelmek için sahada çalışıyor. Barajın yıkılma tehlikesi yok, durum kontrol altında.” ifadeleri kullanıldı.

Barajın üzerinden geçen içerisinde sivillerin bulunduğu bir troleybüse de füze isabet ettiği öğrenildi.
Harkov Belediye Başkanı Ihor Terekhov ise, sabah saatlerinde Harkov kentinde patlama sesleri duyulduğunu, Rus füzelerinin şehrin elektrik tesisine isabet etmesi sonucu elektrik kesintileri yaşandığını aktardı.

Rusya’nın saldırılarında 3 can kaybı
Zaporijya Bölge Valisi Ivan Fedorov, saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, en az 8 kişinin de yaralandığını belirtti. Ukrayna İçişleri Bakanlığı ise Khmelnytskyi bölgesine yönelik saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

“Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde”
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın geniş çaplı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu gece Rusya, Ukrayna’ya 60’tan fazla Shaded insansız hava aracı ve 90’a yakın farklı tipte füze fırlattı. Dünya, Rus teröristlerin hedeflerini olabildiğince açık bir şekilde görüyor: Enerji santralleri ve enerji tedarik hatları, hidroelektrik barajı, sıradan konutlar ve hatta bir troleybüs. Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde. Bu terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kimse yardımsız kalmayacak. Elektrik yeniden sağlanıyor. Harkov ve bölgesi, Zaporijya, Sumy, Poltava, Dnipro, Odessa, Khmelnytskyi ve bölgesi, Vinnytsia ve Ivano-Frankivsk’te gece saatlerinden itibaren çalışmalar başladı.” ifadelerini kullandı.

“Daha fazla hava savunma sistemlerine ihtiyacımız var”
Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da “Rusya, gece 60’tan fazla Shaded İHA ve hemen hemen 90 füzeyle Ukrayna’ya saldırdı. Rus teröristlerin ana hedefleri arasında Ukrayna’nın en büyük hidroelektrik santrali de dahil olmak üzere enerji tesisleri ve apartmanlar yer alıyor. Ukrayna’nın halkımızı ve altyapımızı füze saldırılarından korumak için daha fazla hava savunma sistemine ihtiyacı var. Dünyanın Rus kötülüğünü yenmesi gerekiyor.” ifadeleri kullanıldı.
Milliyet’e bilgi veren kaynaklar, önceliğin Irak olduğunu vurgulayarak, “Suriye’de bu aşamada diplomasi ön planda olacak” yorumunu yaptı. ABD’de bir yandan başkanlık seçimleri için kampanya süreci devam ederken öte yandan da Suriye’den asker çekilip çekilmeyeceği tartışmasının eş zamanlı yürüdüğünü kaydeden kaynaklar, “O nedenle önceliğimiz şu aşamada Irak’ta” dedi.
KORİDOR ÇÖKERTİLDİ
PKK’nın Suriye uzantısı PYD – YPG’nin terör koridoru planı; Afrin – Kamışlı sınır hattı üzerinde yer alıyordu. Bu koridor ile Irak sınırından Suriye içinde Akdeniz’e kadar uzanan bir koridor oluşturulması planlanıyordu. 2016’dan itibaren düzenlenen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları ile bu koridor büyük ölçüde çökertildi.
Sınır hattında uzanan ve derinliği M4 Otoyolu’na kadar inen koridordaki boşlukların yeni operasyonlar ile tamamen kapatılması gündemde tutuluyor. Ancak son dönemde diplomatik temaslara daha fazla fırsat tanınıyor. ABD’nin bölgeden asker çekmesine paralel olarak PYD-YPG’nin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, Suriye dosyası “şu aşamada yönetilebilir dondurulmuş sorun” statüsünde tutuluyor.
IRAK’TA ÜÇ BÖLGE ÖNE ÇIKIYOR
TSK, Irak sınırındaki Pençe serisi operasyonları, 2019’da başlattı. Haftanin, Metina, Zap ve Hakurk gibi terör örgütünün uzun yıllar içinde yerleştiği dağlık bölgede yürütülen operasyonlarda, 2022 Nisan’da Pençe Kilit Harekatı ile yeni bir safhaya geçildi. Zap ve Metina bölgelerinde yoğunlaşan Pençe Kilit Harekatı’nda son aşamaya gelindi. Kilidin kapatılması ile Irak içinde yerine göre 30 – 40 kilometre derinlikte güvenlik hattı oluşturulacak.
Türkiye, Kandil ve Asos gibi bölgelerde ise hava harekatları ile baskı uyguluyor. Öte yandan son dönemde Süleymaniye, Mahmur ve Sincar’da örgüt etkinliğini kırmak için diplomatik çabaları yoğunlaştırıldı.
Süleymaniye’de MİT nokta operasyonları düzenlenlerken, KYB üzerindeki baskı da artırıldı. Sincar’da etkili olan Şii silahlı milis gücü Haşdi Şabi ile temasa da önem verilirken, Irak yönetiminden Sincar Anlaşması’nın ileri noktalara taşınması istendi. Sincar ile Karakaç dağı bölgesi, PKK ve Suriye’deki kolu YPG’nin Irak – Suriye geçişlerinde kullandıkları önemli bir bölgeyi oluşturuyor. Burası Ovaköy’den Bağdat’a uzanan karayolu güzergahını kontrol eden önemli bir noktada bulunuyor.
SINIR TERÖRİST GEÇİŞİNE KAPATILMALI
Türkiye, Irak ile Suriye arasındaki sınırın terör örgütü PKK ve uzantısı YPG’nin geçişlerine kapatılmasını da talep ediyor. Bu çerçevde Irak’tan bir heyetin Türkiye’ye gelerek sınırda alınan güvenlik önlemlerini incelediği öğrenildi. Irak – Suriye geçişlerinin önlenmesi için tel çit çekilmesi, hendek kazılması gibi fiziki tedbirlerin alınmaya başlandığı dile getirildi.
TEHDİT 40 KM İLERİDEN KARŞILANIYOR
Bakanlık kaynakları yaptıkları açıklamalarda şunları söyledi: “Önceki dönemde sınırlı, süreli ve tahditli operasyonlar yapılırken bugün sürekli operasyonlar icra edilmektedir. Sınırlarımızdan 30-40 kilometre ileriden itibaren ülkemize yönelik tehditler bertaraf edilmektedir. Bu strateji ile birinci önceliğimiz; terör tehdidini sınırlarımızdan mümkün olduğu kadar ötede karşılamaktır. ”
]]>
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.
Toplantıda iş dünyasına seslenen Yılmaz, politikaları seçici finansman politikaları çerçevesinde şekillendirdiklerine değinerek, ”Özellikle ihracatçılara seçici olarak daha düşük vadeli krediler kullandırmak için gayret ediyoruz. İş dünyamızın yanındayız. Şunun farkındayız, kredi maliyetlerinde olumsuz etkiler var. Bu çerçevede çalışmalar yapıyoruz. Nitelikli yatırımcılarımızı ve ihracatçılarımızı desteklemeye devam edeceğiz. Bu adımlardan bazılarını atmış durumdayız. Merkez bankamız buraya kaynak ayırdı, önümüzdeki dönem kendi imkanlarımızla daha da güçlendireceğiz. Cari açığı düşürecek, teknolojiyi artıracak ve nitelikli yatırımlara uzun vadeli düşük faizli kredi imkanı sağlıyoruz. Bu programı güçlendirerek devam edeceğiz” dedi.
Toplumsal yatırım fonu için de Merkez Bankası ve Bankalar Birliği’yle çalıştıklarına değinen Yılmaz, ”Firmalara değil, kişilere değil, bankalara verilecek. Toplumsal faydası yüksek olan alanlara daha fazla kredi kullandıran, daha fazla ihracatçı destekleyen bankaların notu daha yüksek olacak. Sistematik olarak bankalara daha fazla yatırımcı ve ihracatçı dostu olma anlayışıyla destek olmuş olacağız” diye konuştu.
”Demiryollarının OSB’ler ile bağlantısı öncelikli konumuz”
Bursa’da ulaştırma alanında önemli yatırımlar yapıldığına işaret eden Cevdet Yılmaz, ”Bursa-Gebze-Orhaneli-Harmancık projesine 1 milyar 100 milyon lira kaynak ayırdık. Bursa Orhaneli kavşağı projesine 360 milyon, Bursa – Yalova – Umurbey kavşağı projesine 200 milyon, Gemlik- Çınarcık-Yalova projesine 150 milyon, Engürücük-Kurşunlu projesine 150 milyon, Çevre otoyolu – Demirtaş OSB kavşağı yollarına 142 milyon, Bursa – İnegöl -Bozüyük projesine 120 milyon lira ayırdık. Demiryolunda çok büyük projeleri hayata geçiriyoruz. Bandırma- Bursa- Yenişehir- Osmaneli hızlı tren projemizin çalışmaları devam ediyor. Sadece bu projeye 2024’te ödenen 13 milyar lira. Bundan sonra demir yollarına ağırlık vereceğiz. Demiryollarının OSB’ler ile bağlantısı öncelikli konumuz” açıklamasını yaptı.
Enflasyon muhasebesine dikkati çekildi
Toplantıda söz alan BTSO Başkanı İbrahim Burkay da Bursa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte KOBİ OSB’ler ve modern altyapıya sahip Lojistik Merkez’lerin kurulması için ‘İşbirliği Protokolü’ imzaladıklarını hatırlattı. Burkay, ”Daha rekabetçi bir ekonomi modeli ve sosyal gelişmenin temini için altyapı ve hizmetlerin mekansal planlaması, Bursa’mızın, ülkemizin kalkınma politikalarındaki gücünü ve liderliğini pekiştirecektir. KOBİ’lerimizin büyük bir heyecanla beklediği bu projeler Bursa’mızın gelecek hedefleri açısından da kritik önemde” dedi.
İş dünyasının talep ve önerilerini de aktaran İbrahim Burkay şunları söyledi: ”2023 yılı sonu itibariyle şirketlerin bilançolarında enflasyon muhasebesinin uygulanacak olmasını bilançoların gerçeği yansıtması açısından oldukça faydalı ve önemli buluyoruz. Ancak 2024 yılında geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi, düşük sermayeli ve yüksek borçlu firmalar için olumsuz etki yapacaktır. Bu bağlamda özellikle küçük işletmelerde 2024 ve takip eden yıllarda enflasyon muhasebesinin uygulanmamasını talep ediyoruz. Ayrıca borç oranı yüksek işletmeler için enflasyon düzeltmesi sonucunda vergisel sonuçlar da ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla enflasyon muhasebesinin bilançolarda düzeltme yapılarak uygulanması buna karşın uygulama sonucunda ortaya çıkan farkların vergilendirilmemesini bekliyoruz.”
Yeşil ve dijital dönüşüme 5’inci bölge desteği talebi
Birinci bölgede yer alan rekabet gücü ve ihracat potansiyeli yüksek mevcut firmaların teknoloji ve modernizasyon yatırımları ihtiyacı arttığına işaret eden Burkay, bölgesel teşvik düzenlemesinde değişiklik yapılarak birinci bölgede yer alan mevcut firmaların teknoloji, tevsii, modernizasyon ve otomasyon yatırımlarının desteklenmesini talep ettiklerini aktardı. Burkay ayrıca bölgeler ve sektörler arası farklılık gözetmeksizin mevcut firmaların yapacakları yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarının da 5’inci bölge teşvik unsurları ile desteklenmesinin doğru olacağını anlattı. Burkay, ”Firmalarımızın geçmiş dönemlere ait olan kesinleşmiş KDV alacaklarının da ödenmesini veya kamu yükümlülüklerine göre mahsup edilmesi de sektörlerimizin talepleri arasında. Finansmana erişim konusunda yapılacak çalışmalar, özellikle KOBİ niteliğindeki firmalarımız için kritik önem arz ediyor” bilgisini verdi.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 26 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 242’si Irak’ın kuzeyinde, 366’sı ise Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 608’e ulaştığını söyledi.

Tuğamiral Aktürk, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, bir üs bölgesine sızma ve saldırı girişiminde bulunan teröristlerle çıkan çatışmada Teğmen Hulusi Elçi’nin şehit olduğunu, 4 askerin yaralandığını hatırlattı. Aktürk, ilk belirlemelere göre çatışmada 6 teröristin etkisiz hale getirildiğini aktardı.
Saldırı sonrası düzenlenen hava harekatları ile Irak’ın kuzeyindeki Metina, Zap, Hakurk, Gara ve Kandil bölgelerinde terör örgütü PKK tarafından kullanıldığı tespit edilen ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen sığınak, barınak ve mağaralardan oluşan 39 hedefin başarıyla imha edildiğini belirten Aktürk, hedeflerdeki etki kıymetlendirmesinin devam ettiğini ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, şöyle devam etti:
“Pençe-Kilit Harekatı’nda bugüne kadar 854 terörist etkisiz hale getirilmiş, değişik çaplarda toplam 1916 silah ve 803 bin 241 mühimmat ele geçirilmiş, 2 bin 650 mayın/el yapımı patlayıcı tespit ve imha edilmiş, 900 mağara/sığınak kullanılamaz hale getirilmiştir.”
Bu hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı teröristin daha Habur’daki hudut karakoluna teslim olduğunu aktaran Aktürk, “Teröristler için tek çıkış yol Türk adaletine teslim olmaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz terörle mücadelesine, eli kanlı teröristler ülkemiz ve bölgemiz için tehdit olmaktan çıkana kadar kararlılıkla devam edecek, korkuyu iliklerinde hisseden teröristler için son çırpınışlar asla bir çare olmayacaktır.” diye konuştu.
Aktürk, Suriye’de güvenlik istikrarının sürdürülmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara ise devam edildiğini kaydetti.
36 BİN 840 KİŞİNİN SINIRDAN YASA DIŞI GEÇMESİ ÖNLENDİ
Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu 174 kişinin yakalandığını, 2 bin 393 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini aktardı.
Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1921’e, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 36 bin 840’a yükselmiştir. Yine, son bir hafta içerisinde yapılan operasyonlarda 40 kilo uyuşturucu ele geçirilmiştir.” dedi
“GAZZE’DE KALICI ATEŞKESİN İLAN EDİLMESİ KAÇINILMAZDIR
Tuğamiral Aktürk, kadın çocuk gözetmeksizin, en temel haklarından mahrum bırakılmış Filistin halkına yönelik İsrail’in uyguladığı vahşeti ve zulmü tüm insanlığın görmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Temennimiz, uluslararası toplumun vicdansızca yapılan bu saldırılar karşısında gerekli adımları atması ve katliamların durması için sarf edilen tüm gayretlerin gösterilmeye devam edilmesidir. Gazze’de bir an önce koşulsuz ve kalıcı ateşkesin ilan edilmesi kaçınılmazdır.” diye konuştu.
TSK’nın, icra ettiği operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürdüğünü belirten Aktürk, bu kapsamda Ağrı, Kars, Iğdır ve Tatvan’da düzenlenen Kış 2024 Tatbikatı’nın başarıyla devam ettiğini söyledi.
TCG Anafartalar denizaltısı tarafından Arnavutluk’a, İtalya’ya ait Carlo Bergamini fırkateyni tarafından ise Mersin’e liman ziyaretleri gerçekleştirildiğinin bilgisini paylaşan Aktürk, TCG Gediz fırkateyni tarafından da Hırvatistan’a liman ziyareti yapılmasının planlandığını ifade etti.
SAVUNMA SANAYİSİ
Tuğamiral Aktürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin katkısıyla TSK’nın etkinliğinin ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığına işaret etti.
Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarlarda, “Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi” ve “NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe Aracı”nın muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını aktaran Aktürk, TSK’nın ülkenin bekasına yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, asil milletin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.
IRAK İLE ORTAK HAREKAT MERKEZİ KURULMASI
Kaynaklar, Irak makamları ile gerçekleşen son görüşmelerin ardından Ortak Harekat Merkezi kurulup kurulmayacağına ilişkin sorular üzerine, şunları kaydetti:
“Irak ile belirli seviyelerde görüşmeler devam etmektedir. Aralık ayında yapılan toplantının ikincisi geçtiğimiz günlerde Bağdat’ta yapılmıştı. İki ülke arasında imzalanması planlanan Stratejik Çerçeve Belgesi için hazırlıklar devam etmektedir. Bizim bu belgede olmasını istediğimiz hususlardan biri de Ortak Harekat Merkezinin kurulmasıdır. Bu harekat merkezinin işletilmesine yönelik teknik detaylar da söz konusu belge imzalandıktan sonra belirlenecektir.”
Bakanlık kaynakları, Bağdat’ta gerçekleşen görüşmelerde Irak tarafının terörle mücadeleye yaklaşımının nasıl olduğuna dair soruya şu yanıtı verdi:
“Irak tarafı da terör örgütü PKK’yı tehdit olarak görmektedir. Bizim Ortak Harekat Merkezi ve diğer terörle mücadeledeki işbirliği tekliflerimize olumlu yaklaşmaktadırlar. Önümüzdeki dönemde terörle mücadele ve hudut güvenliği gibi konularda Irak makamları ile çalışmalarımız artarak devam edecektir.”
TERÖRLE MÜCADELE STRATEJİSİ
Bakanlık kaynakları, terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonların geçmiş yıllardaki operasyonlardan farkına ilişkin sorular üzerine, artık şartların aynı olmadığını, önceki dönemde sınırlı, süreli ve tahditli operasyonlar yapılırken bugün sürekli operasyonlar icra edildiğini aktardı.
Sınırlardan 30-40 kilometre ileriden itibaren Türkiye’ye yönelik tehditlerin bertaraf edildiğine dikkati çeken kaynaklar, şöyle devam etti:
“Bu strateji ile birinci önceliğimiz, terör tehdidini sınırlarımızdan mümkün olduğu kadar ötede karşılamaktır. Irak ile yapılan görüşmelerde masada sadece terörle mücadele ve hudut güvenliği konuları değil, enerji ve ticaret boyutunu da içine alan konular yer almaktadır. Biz Irak ile çok daha kapsamlı bir çalışmadan bahsetmekteyiz. Geçmiş yıllardaki terörle mücadeleyi bugünkü mücadele ile kıyaslamak doğru olmaz. Güvenlik ve refah birbirini destekleyen unsurlardır. Hem bölgedeki refahın hem de güvenliğin eş zamanlı artırılması konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Güvenli bölge oluşturarak ülkemize yönelik tehdidi uzaktan karşılamak, ulaştırma ve enerji projeleri ile de bölgede ekonominin ve refahın geliştirilmesine katkı sağlamak hedeflenmektedir.”
Bakanlık kaynakları, terör örgütü PKK’nın son saldırısına ilişkin sorular üzerine, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Son dönemde saldırıların gerçekleştirildiği yerler artık Pençe-Kilit Operasyon bölgesinin en uç, en cephe bölgeleridir. Orada ufak bir bölüm kaldı, orayı da temizleyip kilidi kapattıktan sonra hudutlarımız daha güvenli hale gelecektir. Terör örgütünün son dönemdeki saldırılarının amacı da bu kilidin kapatılmasını önlemektir. Terör örgütü için bu saldırılar son çırpınışlardır. Bu çırpınışlar onları beklenen sondan kurtaramayacaktır.”

DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN’IN KONUŞMASINDAN KONU BAŞLIKLARI
Fidan, iyi komşuluk ilişkileri ve tarihi dostluk bağları üzerine kurulu üçlü toplantı mekanizmasının ortak çıkarları ve endişeleri tartışmak için eşsiz bir platform olduğunu kaydetti.
Tiflis’te düzenlenen son toplantıdan bu yana uzun zaman geçtiğine işaret eden Fidan, bu sürede gerek uluslararası alanda gerek bölgede büyük krizlere tanıklık edildiğini hatırlattı.

KOVİD-19 SALGINI
Fidan, Kovid-19 salgınının ekonomik düzeni altüst ettiğini, ulaştırma ve tedarik zincirini olumsuz etkilediğini vurguladı.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Fidan, “Ukrayna’daki savaş, bölgemizde ve ötesinde her geçen gün daha da insani ve maddi yüke mal olmayı sürdürüyor” ifadesini kullandı.

GAZZE’DEKİ KATLİAM
Bakan Fidan, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin “Gazze’de devam eden katliam, uluslararası sistemin içerisinde bulunduğu acziyeti göstermeye devam ediyor.” diye konuştu.
AZERBEYCAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ
Bölgede olumlu gelişmelerin de yaşandığına işaret eden Fidan, Azerbaycan’ın 30 yıllık işgalin ardından toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiğini, Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) aday statüsü aldığını söyledi.
GÜNEY KAFKASYA İÇİN HEDEFLERİ
Fidan, toplantıda, bölgedeki yeni durumu ve işbirliğini geliştirmenin yollarının arandığını kaydederek, “Güney Kafkasya’yı bir barış, istikrar ve ortak refah alanına dönüştürmek için önümüzde gerçek bir fırsat var.” dedi.

ENERJİ İŞBİRLİĞİ
Türkiye’nin Azerbaycan ve Gürcistan ile enerji, bağlantısallık alanlarındaki başarılı işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata varıldığını söyleyen Fidan, çalışmaların ilerletilmesi için neler yapılabileceğinin görüşüldüğünü vurguladı.

BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU
Fidan, toplantıda, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının bir an önce tam kapasiteyle faaliyete geçmesi gerektiğinin vurgulandığını aktararak, “Karadeniz’in güvenlik, ekonomi, enerji ve ulaştırma gibi alanlar başta olmak üzere tüm bölge için taşıdığı stratejik öneme değindik. Somut projelerle, bölgemizde ve ötesinde işbirliğimizi güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki irademizi yineledik” diye konuştu.
ÜÇLÜ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın, çok taraflı ekonomik platformlarda da işbirliği ruhuyla hareket ettiğine dikkati çeken Fidan, buna en yakın örneğin 2023’te yaşandığını ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığında, Azerbaycan ve Gürcistan’ın çalışmalarına büyük katkı sağladığını, Türkiye’nin de her konuda elinden gelen desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.

AZERBEYCAN’DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONFERANSI
Azerbaycan’ın bu yıl BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu taraflar konferansına ev sahipliğini ve dönem başkanlığını memnuniyetle karşıladıklarını ve tebrik ettiklerini dile getiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü;
KÜRESEL GÜVENLİK
“Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanması sadece bölge için değil küresel güvenlik ve bağlantısallık açısından da fevkalade önemlidir. İkinci Karabağ Savaşı’nın sona erdiği Kasım 2020’den bu yana bu hedefe ulaşmak için tarihi bir fırsatın ortaya çıktığına inanmaktayız. Diğer bölge ülkelerinin de kazan-kazan anlayışıyla yapıcı bir yaklaşım sergilemelerini ve Zengezur hattı gibi bölgesel ve küresel bağlantı projelerine destek vermelerini bekliyoruz.”

BARIŞ VE NORMALLEŞME SÜREÇLERİ
Fidan, mevkidaşlarıyla bölgede devam eden barış ve normalleşme süreçlerini de ele aldıklarını, mevkidaşı Bayramov’un Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşması müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında kendilerini bilgilendirdiğini kaydetti.
GÜRCİSTAN’A TAM DESTEK
Gürcistan’ın uluslararası kabul görmüş sınırları dahilindeki toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyulması gerektiğinin altını çizdiklerini aktaran Fidan, Gürcistan hükümetinin Abhazya ile Güney Osetya ihtilaflarının barışçıl çözümüne yönelik politikalarına tam desteklerini yinelediklerini belirtti.
Fidan, Gürcistan’ı AB aday ülkesi statüsü verilmesinden dolayı tebrik ettiklerini, Gürcistan’ın Avrupa Atlantik siyasi ve güvenlik yapılarıyla daha fazla bütünleşme arzusuna destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

‘ZULME SON VERİN’
Gazze’deki katliamı ve yaşanan eşi görülmemiş insani trajedinin bölgesel ve uluslararası güvenliğe etkilerini de değerlendirdiklerini aktaran Fidan, şunları kaydetti:
“Mübarek ramazan ayında halen Gazzelileri açlık ve salgın hastalıklarla karşı karşıya bırakmaya devam eden bu zulmün sonlandırılması çağrısında bulunduk. Acil ateşkes ilanının, insani yardımların Gazze’ye derhal ve kesintisiz ulaşılmasının önemini vurguladık. İki devletli çözüm temelinde bölgeye kalıcı barış getirmesi ihtiyacı hakkında mutabık kaldık. Son olarak üçlü formatta ve ikili ilişkiler yoluyla işbirliğimizin daha fazla geliştirilmesi yönündeki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik.”

DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN’IN KONUŞMASINDAN KONU BAŞLIKLARI
Fidan, iyi komşuluk ilişkileri ve tarihi dostluk bağları üzerine kurulu üçlü toplantı mekanizmasının ortak çıkarları ve endişeleri tartışmak için eşsiz bir platform olduğunu kaydetti.
Tiflis’te düzenlenen son toplantıdan bu yana uzun zaman geçtiğine işaret eden Fidan, bu sürede gerek uluslararası alanda gerek bölgede büyük krizlere tanıklık edildiğini hatırlattı.

KOVİD-19 SALGINI
Fidan, Kovid-19 salgınının ekonomik düzeni altüst ettiğini, ulaştırma ve tedarik zincirini olumsuz etkilediğini vurguladı.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Fidan, “Ukrayna’daki savaş, bölgemizde ve ötesinde her geçen gün daha da insani ve maddi yüke mal olmayı sürdürüyor” ifadesini kullandı.

GAZZE’DEKİ KATLİAM
Bakan Fidan, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin “Gazze’de devam eden katliam, uluslararası sistemin içerisinde bulunduğu acziyeti göstermeye devam ediyor.” diye konuştu.
AZERBEYCAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ
Bölgede olumlu gelişmelerin de yaşandığına işaret eden Fidan, Azerbaycan’ın 30 yıllık işgalin ardından toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiğini, Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) aday statüsü aldığını söyledi.
GÜNEY KAFKASYA İÇİN HEDEFLERİ
Fidan, toplantıda, bölgedeki yeni durumu ve işbirliğini geliştirmenin yollarının arandığını kaydederek, “Güney Kafkasya’yı bir barış, istikrar ve ortak refah alanına dönüştürmek için önümüzde gerçek bir fırsat var.” dedi.

ENERJİ İŞBİRLİĞİ
Türkiye’nin Azerbaycan ve Gürcistan ile enerji, bağlantısallık alanlarındaki başarılı işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata varıldığını söyleyen Fidan, çalışmaların ilerletilmesi için neler yapılabileceğinin görüşüldüğünü vurguladı.

BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU
Fidan, toplantıda, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının bir an önce tam kapasiteyle faaliyete geçmesi gerektiğinin vurgulandığını aktararak, “Karadeniz’in güvenlik, ekonomi, enerji ve ulaştırma gibi alanlar başta olmak üzere tüm bölge için taşıdığı stratejik öneme değindik. Somut projelerle, bölgemizde ve ötesinde işbirliğimizi güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki irademizi yineledik” diye konuştu.
ÜÇLÜ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın, çok taraflı ekonomik platformlarda da işbirliği ruhuyla hareket ettiğine dikkati çeken Fidan, buna en yakın örneğin 2023’te yaşandığını ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığında, Azerbaycan ve Gürcistan’ın çalışmalarına büyük katkı sağladığını, Türkiye’nin de her konuda elinden gelen desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.

AZERBEYCAN’DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONFERANSI
Azerbaycan’ın bu yıl BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu taraflar konferansına ev sahipliğini ve dönem başkanlığını memnuniyetle karşıladıklarını ve tebrik ettiklerini dile getiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü;
KÜRESEL GÜVENLİK
“Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanması sadece bölge için değil küresel güvenlik ve bağlantısallık açısından da fevkalade önemlidir. İkinci Karabağ Savaşı’nın sona erdiği Kasım 2020’den bu yana bu hedefe ulaşmak için tarihi bir fırsatın ortaya çıktığına inanmaktayız. Diğer bölge ülkelerinin de kazan-kazan anlayışıyla yapıcı bir yaklaşım sergilemelerini ve Zengezur hattı gibi bölgesel ve küresel bağlantı projelerine destek vermelerini bekliyoruz.”

BARIŞ VE NORMALLEŞME SÜREÇLERİ
Fidan, mevkidaşlarıyla bölgede devam eden barış ve normalleşme süreçlerini de ele aldıklarını, mevkidaşı Bayramov’un Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşması müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında kendilerini bilgilendirdiğini kaydetti.
GÜRCİSTAN’A TAM DESTEK
Gürcistan’ın uluslararası kabul görmüş sınırları dahilindeki toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyulması gerektiğinin altını çizdiklerini aktaran Fidan, Gürcistan hükümetinin Abhazya ile Güney Osetya ihtilaflarının barışçıl çözümüne yönelik politikalarına tam desteklerini yinelediklerini belirtti.
Fidan, Gürcistan’ı AB aday ülkesi statüsü verilmesinden dolayı tebrik ettiklerini, Gürcistan’ın Avrupa Atlantik siyasi ve güvenlik yapılarıyla daha fazla bütünleşme arzusuna destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

‘ZULME SON VERİN’
Gazze’deki katliamı ve yaşanan eşi görülmemiş insani trajedinin bölgesel ve uluslararası güvenliğe etkilerini de değerlendirdiklerini aktaran Fidan, şunları kaydetti:
“Mübarek ramazan ayında halen Gazzelileri açlık ve salgın hastalıklarla karşı karşıya bırakmaya devam eden bu zulmün sonlandırılması çağrısında bulunduk. Acil ateşkes ilanının, insani yardımların Gazze’ye derhal ve kesintisiz ulaşılmasının önemini vurguladık. İki devletli çözüm temelinde bölgeye kalıcı barış getirmesi ihtiyacı hakkında mutabık kaldık. Son olarak üçlü formatta ve ikili ilişkiler yoluyla işbirliğimizin daha fazla geliştirilmesi yönündeki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik.”
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kalkınması için hayata geçirilen teşvik uygulamaları sayesinde de Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt’in de yer aldığı 6. bölgeye yatırım için gösterilen ilgi, günden güne artıyor.
Tekstil, mobilya, gıda ve inşaat sektörlerinde üretim yapan fabrikaların birbiri ardına açıldığı OSB’lere kapasite dolunca ilave etaplar eklenmeye başlandı.
Sırada bekleyen yüzlerce yatırımcı için yeni OSB’lerin de kurulduğu bu kentlerde, artık en çok istihdamı sağlayacak, en çok ihracatı gerçekleştirecek, bölgenin kalkınmasına en çok katkıyı sağlayacak yatırımlar seçiliyor.
“5. ETAP İÇİN BEKLEYEN YAKLAŞIK 350 FİRMA VAR”
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, AA muhabirine, 1996’da kurulumuna başlanan OSB’de 2000’de arsa tahsisi yapıldığını söyledi.
Fidan, yönetime geldikleri 2018’de fabrikalarda 7 bin olan çalışan sayısının bugün 20 bin civarında olduğunu belirterek, 4. etaptaki inşası süren fabrikaların da tamamlanmasıyla fabrika sayısının 400’e, çalışan sayısının da yaklaşık 28 bine çıkacağını ifade etti.
“Son 8 yılda Diyarbakır sanayisi daha da atağa geçti. Her geçen gün çalışan sayısı, ihracat artıyor. Diyarbakır’da artık bir sanayi kenti havası var. Özellikle dışardan yatırımcılar burayı çok tercih ediyor. Bunun nedeni genç nüfus ve kentin 6. bölgede yer alması. Çalışan sigortası, gümrük vergisi, KDV iadesi, banka kredisi gibi birçok konuda devlet sanayicinin önünü açıyor. Yatırımcının Diyarbakır’ı tercih etmesinin en önemli nedenlerinden biri de huzur ve güvenin olması.” diyen Fidan, devletin verdiği desteklerle Diyarbakır’ın sanayileşme konusunda çok ilerlediğini belirtti.
Artık yatırımcı başvurduğunda seçici davrandıklarını dile getiren Fidan, her yatırımcıya yer tahsisi yapmadıklarını aktardı.
Fidan, “Daha teknolojik yatırımlar seçiyoruz. Amacımız, Diyarbakır’ı marka bir şehir haline getirmek, istihdamı ve ihracatı artırmak. 232 hektardan oluşan 5. etap onaylandı. Yakında yer tahsislerine başlayacağız. 5. etap, 175 parsel olacak. 5. etap tamamlandığında fabrika sayımız 575 olacak. 5. etap için bekleyen yaklaşık 350 firma var. Bu fabrikalar üretime geçtiğinde de çalışan sayımız 48 bin civarında olacak. Hedefimiz büyük. Buradan dünyaya mal üretip gönderiyoruz, göndermeye de devam edeceğiz. Diyarbakır’ı daha iyi yerlere getireceğiz.” diye konuştu.
BATMAN’DA 500 YATIRIMCI YER TALEP ETTİ
Batman OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vecdin Nasıroğlu ise konum olarak ticaret için uygun bir noktada bulunan kente yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
“Batman Suriye, Irak, İran ve Türk Cumhuriyetlerine yakın bir konumda. Bundan dolayı yatırımcılar kente yatırım yapmayı düşünüyorlar. Ayrıca 6. bölgede olduğu için devletin teşvikleri de söz konusu.” diyen Nasıroğlu, kentte mevcut OSB’nin 3 bin 870 dönüm alana sahip olduğunu aktardı.
Nasıroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada 200 fabrikamız var. Bunların 130’u faal, 70’i de yıl sonuna kadar inşası tamamlanarak faaliyete geçecek. Bu fabrikalar da faaliyete geçtiğinde 20 bine yakın istihdamımız olacak. 500 yatırımcı da yer talep etti. Yatırımcıların talebini karşılamak için iki yeni OSB’nin çalışmalarına başladık. Samanyolu köyümüze yakın bir noktada tekstil OSB, Raman bölgesinde de bir karma OSB projemiz var. Bu iki OSB’mizi tamamladığımızda yatırımcılarımızın taleplerini karşılayacak kadar yeni yatırım alanları oluşacak.”
” 2. OSB’DE 225 YATIRIMCI DA ÖN TALEPLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ”
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun da son yıllarda sağlanan huzur ortamı ile kentte sanayiden ulaştırmaya, enerjiden tarıma, eğitimden sağlık hizmetlerine, sosyal hizmetlerden spor hizmetlerine kadar birçok önemli yatırımın yapıldığını belirtti.
Huzurun, birçok yatırımcının da bu şehri tercih etmesine vesile olduğunu dile getiren Akkoyun, şunları kaydetti:
“1. OSB’de 384 hektar alanda 214 firmamız faaliyette bulunmaktadır. 6 bin civarında bir istihdam söz konusudur. 2. OSB de inşallah yakında faaliyete geçiyor. 104 hektar alanda 74 firmamıza yer tahsisini yaptık. Yaklaşık 15 firmamızın da fabrikaları üretime hazır halde. Bu yılın sonuna kadar 5 bin civarında bir istihdamı öngörüyoruz. 2. OSB’de 225 yatırımcı da ön taleplerini gerçekleştirdi. Bu firmalarımıza da en kısa zamanda yer tahsisini gerçekleştireceğiz.”
Midyat ve Nusaybin ilçelerinde de OSB’ler için proje ve altyapı çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Akkoyun, yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduklarını belirtti.
Akkoyun, Mardin’e yatırımcıları davet ettiklerini ifade ederek, şöyle dedi:
“Mezopotamya Ovası ülkemizin en önemli tarım alanlarından biri. Özellikle sulama imkanının yakın zamanda tamamlanması ile bölge daha da verimli hale gelecektir. Özellikle tarıma dayalı sanayi tesislerimiz burada çoğunlukla yer almaktadır. Huzur ortamı, iklim şartlarının uygun olması, genç bir nüfusun olması büyük avantaj. Mardin yatırım için uygun ve güzel bir yer.”
2. OSB’de yatırım yapan ve yatırımını genişletmek için yer talep eden Seydo Acar, yaklaşık 8 ay önce bölgede alçı fabrikası kurmaya karar verdiğini, günlük 500 ton kapasiteli alçı fabrikasının bu ay içinde faaliyete geçeceğini söyledi.
Bunun yanında alçıpan üretimi için de ek arsa talebinde bulunduklarını belirten Acar, “Yer tahsisi yapılırsa 16 ay içinde alçıpan fabrikasını da kuracağım. Valilik, kaymakamlık, OSB yönetimi, elinden gelen yardımı yapıyor. Amacımız bu şehre ve ülkemize katkıda bulunmak.”
SİİRT’TE 100 YATIRIMCI KURULUŞUN BAŞVURUSU BULUNUYOR
Siirt OSB Müdürü Habib Öner de bölgede istihdam olanaklarını artıran yatırımcılara destek olmak için her türlü gayreti gösterdiklerini söyledi.
700 dönümden oluşan OSB’de 28 yatırımcı kuruluşun bulunduğunu belirten Öner, “Burası karma OSB olması nedeniyle tekstil, mobilya, maden, inşaat malzemeleri gibi farklı sektörlerde üretim yapılmaktadır. 2 bine yakın bir istihdam söz konusu. Bugün itibarıyla 100 yatırımcı kuruluşun başvurusu bulunuyor.” dedi.
Öner, yatırımcıların taleplerini karşılamak için OSB’de ilave alanlar oluşturduklarını dile getirerek, 700 dönüm olan OSB’ye 950 dönüm alan daha kazandırmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Alt ve üst yapı ile inşaat çalışmaları bittikten sonra yatırımcıya yer tahsisine başlayacaklarını anlatan Öner, “Yatırım yapmak isteyen kuruluşları bölgemize bekliyoruz. Her anlamda hizmete hazırız. Müdürlüğümüzün imkanlarını kendilerine sunacağız.” ifadelerini kullandı.
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklıklarının kuzey, iç ve doğu kesimlerde 4 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzey ve batı, Marmara’da güney yönlerden hafif ara sıra orta kuvvetlenmesi bekleniyor.
UYARILAR
ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun kar örtüsüne sahip eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunduğundan dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Bilecik hariç) aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE °C, 11°C
Çok bulutlu, ögle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 11°C
Çok bulutlu, ögle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KOCAELİ °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Kıyı Ege’nin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
DENİZLİ °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MUĞLA °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra kıyıları sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Adana ve Osmaniye’nin güneyi ile Hatay’ın batı kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra güneyi sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu
HATAY °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra batısı sağanak yağışlı
MERSİN °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Sivas çevrelerinin aralıklı yağmurlu yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
KONYA °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
SİVAS °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı
BATI KARADENİZ
Çok bulutlu ve bölge genelinin (Bolu ve Düzce hariç) yağmurlu, iç ve yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 12°C
Çok bulutlu
DÜZCE °C, 14°C
Çok bulutlu
SİNOP °C, 11°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
ZONGULDAK °C, 9°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin yağmurlu, iç ve yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde kar örtüsüne sahip eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 12°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
SAMSUN °C, 12°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
TOKAT °C, 10°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
TRABZON °C, 11°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
DOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, bölge genelinin (Malatya ve Elazığ hariç) yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur, bölgenin kuzey ve doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Bölgenin kuzey ve doğusunda buzlanma ve don olayı ile birlikte kar örtüsüne sahip eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, 2°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmurl ve kar yağışlı
KARS °C, 2°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmurl ve kar yağışlı
MALATYA °C, 12°C
Çok bulutlu
VAN °C, 5°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri yer yer kar yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, bölgenin doğusunun aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 14°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı
GAZİANTEP °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu
SİİRT °C, 8°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı
ŞANLIURFA °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu
Bakü’de gerçekleştirilen APA Genel Kurulu kapsamında yürüttüğü temaslar ve Türkiye’nin Asya ülkeleriyle ilişkilerine yönelik soru üzerine Kurtulmuş, Türkiye’nin geçen dönem APA Dönem Başkanlığı’nı deruhte ettiğini, uzun yıllar başkanlığın Türkiye’de kaldığını hatırlattı. TBMM olarak APA Dönem Başkanlığı’nı Azerbaycan Milli Meclisi Başkanlığına ve Meclis Başkanı Sahiba Gafarova’ya devrettiklerini ifade eden Kurtulmuş, “Onun için bu tören bizim için de anlamlıydı. Asya, büyüyen, gelişen bir bölge. Diyebiliriz ki canlanmış olan yeni bir medeniyet havzası. Çok farklı kültürlerin olduğu, çok önemli gelişme istidadında olan ekonomilerin olduğu, çok büyük fırsatların olduğu bir kıta. Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönemde dünya dengeleri içerisinde Asya’nın çok ayrıcalıklı bir yeri olacak.” diye konuştu.
Türkiye’nin Avrupa’nın en doğusunda, Asya’nın en batısında, jeostratejik olarak geçiş noktasında bulunan, aynı zamanda kültürlerin geçiş noktasında bir ülke olduğuna işaret eden Kurtulmuş, bir taraftan Avrupa ve Batı ilişkilerine ve bölgesel ilişkilere önem verirken Asya ilişkilerini de ciddi şekilde öncelemesi, önemsemesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa rönesansından çok önce Asya’da bilimin, teknolojinin, kültürün, sanatın, estetiğin zirvede olduğu büyük medeniyetler kurulduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, bugün de Asya’nın, yeni dünya dengeleri bakımından büyük bir fırsat penceresi açtığını söyledi. Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bundan hem Türkiye olarak istifade etmek lazım hem de yeni dünya dengelerinde Asya’yı bir barış ve istikrar bölgesi haline getirecek çabaların içinde olmamız gerekiyor. Uluslararası sistemde denge ortadan kalktığı zaman çatışmalar ve gerilimler başlıyor. Şu anda maalesef dünya sistemi bir denge içinde değildir. Herhangi bir gücün dünyada egemen, tek başına etkin olması söz konusu değildir. Bölge bölge farklı ülkelerin, farklı güç merkezlerinin dünya ekonomisi, dünya siyaseti üzerinde etkisi var. Bu da ister istemez daha fazla gerilim, daha fazla çatışma ortaya çıkarıyor. Onun için Asya’da güven ve istikrarı önceleyecek çalışmaların yapılması, bu anlamda Türkiye’nin barışçıl perspektifleri hazırlamasının hem Türkiye’nin geleceği hem içinde bulunduğu bölgede alternatiflerini çoğaltması hem de Asya ülkeleri arasında karşılıklı işbirliğini artırması bakımından önemli olduğu kanaatindeyim.”
“KAAN’I DA TAKİP EDİYORLAR”
Kurtulmuş, “İkili görüşmelerinizde ülkeler arasındaki ticari ilişkiler de gündeme geldi. Milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirmesi gibi Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki atılımları bu ülkelerde nasıl yankı buluyor?” sorusu üzerine TBMM Başkanı seçildikten sonra 50’ye yakın meclis başkanıyla ikili görüşmeler yapma imkanı bulduğunu ifade etti. Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“İstisnasız şunu söyleyebilirim ki muhatap olduğumuz ülkelerin meclis başkanlarının hemen tamamı ister Doğu’dan ister Batı’dan olsun, Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu yükselişi fevkalade ciddi şekilde takip ediyorlar. Türkiye’nin güçlü ve büyük bir ekonomi haline gelmesini ilgiyle izliyorlar. Özellikle bu çerçevede savunma sanayi alanında Türkiye’nin başarılarını da dikkatle takip ediyorlar. Hatta ülkelerin bir kısmı, savunma sanayii başta olmak üzere özellikle yüksek teknolojilerde Türkiye ile işbirliğine hazır olduklarını ifade ediyorlar. Savunma sanayinin ilgi çekmesinin sebeplerinden biri, maalesef dünyanın içinden geçmekte olduğu süreçte güven ve istikrarın her ülke için birinci öncelik haline gelmiş olmasıdır. Bu anlamda Türkiye’nin savunma sanayi ürünleri, İHA’lar, SİHA’lar, akıllı mühimmatlar, birtakım deniz araçlarımız; bütün bunlarla birlikte Türkiye ile işbirliği yapma imkanlarını arıyorlar. Bu da Türkiye için önemli bir kapıdır. KAAN’ı da takip ediyorlar. Türkiye’nin milli muharip uçağını, Türkiye’nin uçak motoru ve helikopter motoru üretme kabiliyetlerini bazı meclis başkanlarından duyduk. Onlar da ilgiyle izliyorlar.”
Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, hakim ve savcıların kura töreninde yaptığı konuşmada yargıdaki sorunlara dikkat çekerken yeni anayasa vurgusu yaptı ancak yeni anayasada bir uzlaşı sağlanamazsa yargıdaki sorunları çözmek için anayasa değişikliği için de bir uzlaşı arayışına girilebileceğini söyledi. Seçim sonrası uzlaşı görüşmelerinden sonuç alınmazsa yeni anayasa yerine mevcut anayasada değişiklik gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine, “Önümüzdeki dönemde ismini ne koyduğumuzdan ziyade ne yaptığımız önemli olacak.” dedi.
Bazılarının, “Bu Meclis yeni anayasa yapmaya muktedir değildir, çünkü kurucu meclis değildir” şeklinde itirazlar dile getirdiğini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bir kere kategorik olarak şunu söylemek lazım. TBMM, A’dan Z’ye yeni bir anayasayı yapma gücüne, kuvvetine sahiptir. Tabii ki bu bir uzlaşıyla olabilir. Hiçbir partinin tek başına bir anayasası olmaz. Milletin anayasası olur. Meclis’te yapılacak ister yeni anayasa, topyekun anayasal değişiklik olsun ister hayati maddelerde değişiklik olsun, yapılacak olan iş bir aritmetik işidir. Parlamentodaki siyasal aritmetik meselesidir. Burada gönlümüzden geçen odur ki hemen ilk turda 400’ü aşsın ve anayasa Meclis’te yapılsın. O olmazsa bunu referanduma götürecek çoğunluk Meclis’te oluşsun. Ama olabilecek en yüksek konsensusun çıkması için gayret sarf etmemiz lazım.”
Bunun olabilmesi için takip edilecek usul ve yöntemlerin, tartışmaların zemininin çok doğru tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “TBMM Başkanı olarak bunun zemininin mutlaka TBMM olması gerektiği kanaatindeyim. TBMM’de bu konu sonuçlandırılacağı için akademinin, hukuk çevrelerinin, sivil toplumun, Türkiye’nin çok farklı kesimlerinin görüşlerinin alınması gerekir. Bu teklifler gelir ve sonuçta Meclis’te oluşturulacak mekanizmalarla bunun tartışılması mümkün olur.” şeklinde konuştu.
Yeni anayasa yapımında aslolanın iyi niyetle, ön yargısız, “Ben istemiyorum” diye baştan reddetmeksizin bütün siyasi partilerin bu diyalog zemini içinde yer alması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunun olabilmesi için bütün gücüyle, imkanlarıyla gayret edeceğini söyledi.
“BUGÜN MADDELER ÜZERİBDE KONUŞSANIZ 64 MADDE BELKİ 84-94 MADDE OLUR”
28. Yasama Dönemi’nin, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının, Türkiye Yüzyılı’nın ilk Meclisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“12 Eylül anayasası bir darbe anayasası. Aslında 1982 anayasası, 1961 anayasasının yavrusu, yani onun devamı. Bu süreklilik olduğu için bugün birtakım çatışmaları görüyoruz. Yargıdaki çelişkiler, çatışmalar çok nettir ki anayasanın içindeki belki darbecilerin ‘günü gelir buradan bir çatışma alanı çıkabilir’ diyerek planladıkları birtakım tuzaklarla doludur. Türk siyaseti olarak, sivil siyaset olarak artık bunları biliyoruz. Büyük bir birikim var, büyük bir tecrübe var. Geçmiş dönemlerde anayasa değişikliği ile ilgili 64 maddelik bir mutabakat var. Bugün maddeler üzerinde konuşsanız belki bu 64 madde, partilerin çoğunluğunun uzlaşabileceği 84-94 madde olur. Burada aslolan, milletin ne ihtiyacı var, Türkiye’deki demokratik sistemi nasıl daha ileriye götürebiliriz ve bunu siyasal bir tartışmanın aracı haline getirmeksizin Türkiye’nin önünü açacak bir hukuk metnini nasıl hazırlarız… Bunu hazırlamak, iki üç kişinin bir odaya çekilip hazırlaması asla değildir. Toplumun bütün kesimlerinin bu konuyla ilgili kanaatlerinin ortaya çıkması. Ama sonuçta kararı verecek olan milletin vekilleri olduğu için parlamentoda bunun uygun zeminlerde tartışılması temin edildikten sonra yasalaşma sürecinin başlatılmasıdır. Ben bu anlamda iyi niyetli müzakerelerin önünü açabilirsek hem yeni anayasanın çıkabileceğine hem de eğer yeni anayasa konusunda zorluklar ortaya çıkarsa anayasada hayati ihtiyaçlarımızı karşılayacak adımların atılabileceğine inanıyorum.”
“BİR FANTEZİ DEĞİL TÜRKİYE İÇİN ZARURETTİR”
İzlenecek yöntemin, işin en kolay kısmı olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Yeter ki herkes fikrini söylesin, bütün siyasi partiler ‘Biz bu müzakere sürecinin içinde yer alacağız’ desin. Herhangi bir grup, herhangi bir çevre, ‘Benim kırmızı çizgim budur’ diyerek en baştan kırmızı çizgisini dayatmasın. Mesela parlamento içinde komisyonlar olabilir, geçmiş dönemlerde olduğu gibi; karma komisyonlar kurulabilir, sivil toplumun görüşlerinin alındığı, büyük müzakere ortamlarının açıldığı, şehir şehir, bölge bölge insanların fikirlerinin alındığı bir istişare zemini açılabilir. Bunlar da çok ciddi bir çabayı gerektiriyor. Ama sonuçta Türkiye’nin anayasa konusunda çok büyük bir tecrübesi var. Şu anda zannediyorum bütün siyasi partilerin elinde anayasa değişiklik teklifleri, çalışmaları vardır. Bunları bir araya getirerek, herkesin eteğindeki taşları dökmesiyle milletin hayrına olacak bir düzenleme yapılır. Bu bir sorumluluktur. Çok net söylüyorum, yeni anayasa ya da anayasada köklü değişiklik, bir fantezi, bir siyasi tartışma değil, Türkiye için bir zarurettir.”
“Siz yargıdaki sorunları acil çözülmesi gereken konular olarak görüyor musunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şu anda birçok çatışma alanlarının anayasanın içinde olduğunu gördüklerini söyledi. Bunların sistematik problemleri ortaya çıkaran şeyler olduğunu ve sistemsel sorunlar ürettiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“153. maddeye bakarsanız bir başka yargı mercinin dediği haklı oluyor, 138. maddeye bakarsanız bir başka yüksek yargı organının kararı haklı oluyor. Özellikle yargıyla ilgili alanda, yargı kurumları arasında bir çelişkinin, yargı kurumları arasında bir güç mücadelesinin olmayacağı bir sistemi inşa etmemiz lazım. Bunların hepsinin üstünde, Türkiye’de yürütme, yasama, yargı birbirinden bağımsızdır ama Türkiye’de anayasayı yapma gücüne dahi sahip olan kurum TBMM’dir. Anayasal olarak her şeyin yerli yerine oturtulması, ‘Senin sözün sözse benim sözüm daha kuvvetli söz’ yarışı içinde kimsenin olmaması lazım. Bu, hiçbir şekilde kimseye yarar sağlamaz. Anayasa çerçevesinde herkesin sorumlulukları, yetkileri bellidir. Burada flu alanlar varsa ki bazı konularda flu alanlar var, bunların giderilmesi ve net bir şekilde herkesin görev ve sorumlulukları içinde hareket etmesinin temin edilmesi gerekir.”
“ANAYASA’DA TUZAKLI ALANLAR VAR”
Geçmişte yaşanan deneyimler olduğunu anımsatan Kurtulmuş, hükümetin aldığı bir kararı Danıştay’ın iptal ettiğini, kendisini yasanın üstüne koyduğunu gördüklerini söyledi. Siyasi parti kapatma davalarında Anayasa Mahkemesinin kendisini siyasi partilerin ve milli iradenin üstünde konumlandırdığına şahit olduklarını, 367 garabetinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hiç olmayan bir usulü ortaya çıkararak TBMM’de cumhurbaşkanı seçtirmediği uygulamaları unutmadıklarını belirten Kurtulmuş, “Bunlar tesadüfen olmuş şeyler değil. Bunlar, 1961 Anayasası’nı, 1982 Anayasası’nı yaptıranların bilerek, belki planlayarak sistem içinde belli çatışma alanları oluşturmak için serpiştirdikleri tuzaklı alanlardır. Türkiye’nin bunları geçmesi lazım.” dedi.
“Bakü’deki APA Genel Kurulu’nda konuşmanızın önemli bir kısmını Gazze meselesine ayırdınız. İkili görüşmelerde mevkidaşlarınızdan nasıl tepkiler geliyor, diğer ülkeler bu meseleye nasıl bakıyor?” sorusu üzerine Kurtulmuş, “Şunu çok net gözlemledim. 7 Ekim’de sonra yaptığımız birçok uluslararası toplantıda maalesef ülkelerin bir kısmı İsrail’e hak veriyorlardı. Özellikle Batı ülkelerinin bir kısmı İsrail’den daha fazla İsrailci olarak hareket ediyorlardı. Zaman içinde bizim ilk günden itibaren söylediğimiz konularda ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. İsrail’in bütün uluslararası hukuku ayaklar altına alarak, insani en ufak bir özelliği bile olmayan böylesine vahim, böylesine gaddar, böylesine soykırım boyutlarına varmış olan katliamları artık dünyanın bütün ülkeleri tarafından görülüyor.” diye konuştu.
İsrail’e destek olmak isteyen ülkelerin bile artık sözlerini eskisi kadar güçlü şekilde dile getiremediklerini vurgulayan Kurtulmuş, “Ben şahsen Güney Afrika’nın Lahey Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusu ve orada ara kararın müspet şekilde açıklanmasıyla Filistin davası bakımından yeni bir dönemin başladığına inanıyorum.” dedi.
“TEHDİTLERİ NETENYAHU’YU SONU BELLİ OLMAYAN BİR YOLA SOKTU”
Gazze’de 5 ayda, yüzde 75’i kadın ve çocuk olan 30 bini aşkın sivil kaybın ortaya çıktığını, Netanyahu ve çetesinin yolda yürüyen koyunlara bile ateş ederek öldürdüğü gaddarca bir katliamın, hiç kimsenin savunamayacağı bir noktaya geldiğini ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hele hele Gazze’de Refah Sınır Kapısı’na sığınan, o bölgeye sığınanlara karşı, ‘Onları da öldüreceğiz, onları da canlı bırakmayacağız’ tehdidinin Netanyahu’yu sonu belli olmayan bir yola soktuğu aşikardır. Artık onun da geri dönüşü yoktur. Ümit ederiz ki Uluslararası Adalet Divanındaki bu yargılamalardan sonra uluslararası savaş suçları mahkemesinde de Karadzic gibi, Ratko Mladic gibi Netanyahu ve savaş suçlusu üst düzey yöneticilerin hesap vermesi ve ceza alması mukadderdir. Burada bizim İsrail’e şimdiye kadar destek veren ülkelerden beklediğimiz, artık bu desteği vermemeleri. Çünkü yıkılan Netanyahu ve rejiminin altında kalacak olan sadece o rejim değildir, ona destek veren bazı batılı ülkeler de olacaktır.”
“MİLYARLARCA KİŞİNİN DAYANIŞMASI SADECE FİLİSTİN İÇİN DEĞİL İNSANLIK İÇİN ÜMİT”
Bir de işin insani tarafı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, İsrail’in katliama kalkıştığının açıkça belli olduğu 10 Ekim 2023’ten bu yana dünyanın dört bir tarafında sürekli bir şekilde artan kitlelerin Filistin davasına destek verdiğini, açık bir şekilde İsrail’in bu insanlık suçlarına ortak olmamak için kendi ülkelerinin meydanlarına çıkıp gösteriler yaptığını söyledi. Dünyanın birçok yerinde İsrail’e destek verenlerin protesto edildiğini hatta konuşma yaptıkları salonda bile insanlar tarafından köşeye sıkıştırıldığını, yaptıkları bu ikiyüzlülüklere karşı insanların şamar gibi cevaplar hazırladığını gördüklerini anlatan Kurtulmuş, “Dini, ırkı, siyasi görüşü ne olursa olsun yüreğinde insanlıktan bir nebze nasibi olan hemen hemen herkesin, milyarlarca insanın, insanlık cephesinin tabii bir üyesi olarak bir dayanışma içine girdiğini görüyoruz. Bu sadece Filistin halkının kurtuluşu için bir ümit değil aynı zamanda insanlık için de bir ümittir. Yeni bir dünyanın kurulabilmesini ortaya koyan bir arzudur. Bunu takip etmek lazım.” ifadelerini kullandı.
Yaptığı görüşmelerde özellikle üç temel noktayı ifade ettiğini aktaran Kurtulmuş, bunlardan birincisinin, Netanyahu ve ekibinin uluslararası alanda yalnızlaştırılması olduğunu söyledi. Kurtulmuş, Uluslararası Adalet Divanındaki yargılamanın buna hizmet eden bir imkan olduğunu dile getirdi. İkincisinin, insanlık cephesi dediği sivil toplumun, vicdanlı kalabalıkların daha büyük ve uzun soluklu bir dayanışma içinde olmasının temin edilmesi olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Üçüncüsü de ne yazık ki bu sürecin başından itibaren büyük bir zafiyet, büyük bir çaresizlik, inisiyatifsizlik içinde olan İslam ülkelerinin artık uyanması, ne oluyoruz diyerek silkelenmesi, birlik ve beraberlik içinde safları sıkı tutması gerektiği. Filistin davasında İslam dünyasına yeni bir ruh, yeni bir ortak bilinç kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu üç alanda çalışmalarımızı yoğunlaştırarak önümüzdeki dönemde bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Eninde sonunda kazanan Filistin halkı olacaktır, mazlum milletler olacaktır.” diye konuştu.
“MISIR’LA KARŞILIKLI ZİYARETLER OLABİLİR”
“Türkiye-Mısır ilişkilerinde atılan normalleşme adımları kapsamında Mısırlı muhataplarınızla bir araya gelmeniz söz konusu mu, karşılıklı ziyaretler planlanıyor mu?” sorusuna Kurtulmuş, “Önümüzdeki dönemde olabilir, gerçekleştiririz.” karşılığını verdi.
İslam ülkelerinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesini sağlamak için ilk başta yapılması gereken şeylerden birinin de siyasi farklılıkları bir tarafa bırakarak karşılıklı ilişkilerin çoğaltılmasını temin etmek olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, üç hafta önce Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ziyaretleri yaptığını, bundan sonra hem Körfez ülkelerine hem diğer ülkelere ziyaretler yapacağını belirtti. Gelecek hafta Fildişi Sahilleri’nde İslam İşbirliği Teşkilatının Meclis Başkanları toplantısı olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
“Hem bu çok taraflı toplantılarda ortak konuların üzerinde yoğunlaşmak hem de Körfez ülkeleri, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkelerle Türkiye arasındaki ilişkileri her alanda en üst seviyeye çıkarmamız gerekir. Burada hükümetler arasında çalışmalar çok belirleyici ve yön verici bir perspektif oluşturuyor ama parlamenter diplomasinin de imkanlarından istifade etmemiz lazım. Parlamento başkanları, parlamentolar arası dostluk grupları, ihtisas grupları üzerinden de sadece Mısır’la değil, bütün bölge ülkeleriyle çok yakın teması artırmak mecburiyetindeyiz. Başka yolumuz yok. Yoksa bölge ülkeleri, başkalarının siyasi hesaplarının bir parçası haline gelir. Bunu geçmişte yaşadık. Müşterek taraflarımızın bütün bölge ülkeleri bakımından anahtar iki kelimesi güven ve istikrardır. Bölgenin istikrara ihtiyacı var, her bakımdan bu ülkelerin güvene, güvenliğe ihtiyacı var. Bunun yolu da karşılıklı temaslardan geçiyor.”
“ÇALIŞMA SAAATLERİNİN BELLİ OLDUĞU BİR TEMPOYA İHTİYAÇ VAR”
Kurtulmuş, içtüzük değişikliği çalışmalarının ne zaman başlayacağı ve acil değişmesi gereken başlıkların hangileri olduğu sorusu üzerine, “Nasıl bir Meclis İçtüzüğü olsun diye özel olarak, grubu bulunan siyasi partilerin yönetimlerine ya da milletvekillerine verseniz, üç aşağı beş yukarı herkes benzer şeyleri söyler.” dedi.
Öncelikle çok uzun saatler süren, büyük tartışmalara, sinir harplerine, çok gergin oturumlara vesile olan Meclis oturumları meselesinden kurtulmak gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bunun için komisyonların çok iyi çalıştırılması lazım. İhtisas komisyonlarında hükümetle birlikte bu tartışmalar yapılmalı. Genel Kurula yasa teklifi geldiği zaman komisyonlarda olduğu gibi en başından başlayarak değil belki geneli üzerinde bir görüşme açılarak, belki bir iki ufak tefek değişiklik önergesi varsa onların Meclis’te konuşulmasını temin ederek… Mesela Genel Kurul’un bir günü, gelen tekliflerin yasalaşmasıyla ilgili tartışmalara ayrılır, bir günü oylamalara ayrılabilir, bir gün gündem dışı konuşmalarla ilgili bir oturum olabilir ya da grubu bulunmayan partiler ve bağımsız milletvekillerinin söz almasının zemini sağlanabilir. Dolayısıyla daha net, daha açık, çalışma saatlerinin belli olduğu, her yasayla ya da Meclis Genel Kuruluna gelen her konuyla ilgili tartışmaların mükemmel bir şekilde öncesinden bitirildiği bir çalışma temposuna ihtiyaç var. Ben bunun düzenlenebileceğine inanıyorum.”
“SEÇİMDEN SONRA İÇ TÜZÜK MESELESİNİ GÜNDEME GETİRECEĞİZ”
Temel meselenin, herkesin söz hakkının korunması hatta artırılması olduğunu belirten Kurtulmuş, “Yani muhalefet-iktidar herkesin söz hakkının korunması ama lüzumsuz ve insan sabrını taşıracak tartışma ortamlarından uzaklaşılması lazım. Yasama yapma kalitesinin artırılması, bunun için belki teklifler gelmeden önce Meclisin geniş bürokrat kadrosundan da destek alarak bu işlerin yapılması mümkün. İçtüzükte, anayasaya göre çok daha rahat bir uzlaşı sağlanabileceğini düşünüyorum. Seçimlerden sonra süratle Meclis’te grubu bulunan partilerle konuşarak bu içtüzük meselesini gündeme getireceğiz.” dedi.
“MİLLETVEKİLLERİ CAMDAN BİR FANUSUN İÇİNDE YAŞADIĞINI UNUTMAMALI”
“Milletvekillerinin itibar ve saygınlığı her zaman tartışılıyor, bir konudaki düşünceniz nedir?” sorusuna Kurtulmuş, şu karşılığı verdi:
“Milletvekillerinin itibarını zedelemek için kenarda durup ‘Elimize bir fırsat geçsin’ diye bekleyen bazı çevreler olduğunu üzüntüyle görüyorum. Bunun yanında milletvekillerinin itibarının korunması öncelikli olarak milletvekillerinin görevidir. Her milletvekili arkadaşımız herhangi bir sözü en aykırı şekilde söyleyebilir, bunda hiçbir problem yok. Ama milletvekilleri de özellikle siyasi tartışma ortamlarını nezih bir şekilde tutmak, deruhte etmek ve sürdürmek durumundadır. Ağzından çıkan sözler, karşısındakine karşı yaralayıcı sözler, zaman zaman kabul edilemeyecek, hakaret içeren sözler, bunlar da milletvekillerimizin dikkat etmesi gereken hususlardır. Sadece Meclis görüşmeleri çerçevesinde değil, milletvekillerimizin, ‘Biri Bizi Gözetliyor’ diye bir program vardı ya, öyle bir şeyin içinde olduğunu, şeffaf, camdan bir fanusun içinde yaşadığını unutmamaları lazım. Bu, milletvekillerimizin çok daha disiplinli bir şekilde davranmalarını sağlar.”
“Ailenizden bir kişinin Kafkas İslam Ordusu’nda görev yapması dolayısıyla Azerbaycan’la duygusal anlamda özel bir bağınız var. Bu konuda bilgi verir misiniz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Rahmetli dedem Numan Kurtulmuş, ismini taşımaktan büyük şeref duyduğum, kendisini görmedim, ben doğmadan 7 sene evvel vefat etmiş, altı cephede mücadele etmiş bir kahraman, bir asker. 39 yaşında, Sakarya Meydan Muharebesi’nde kalça kemiğinden aldığı bir kurşun yarasıyla ağır yaralanıyor. Hatta öldü diye bırakıyorlar, arkadan gelen bir sıhhiye yaşadığını anlıyor. Çubuk asker hastanesinde tedavi görüyor. Ayağı da o günün şartlarında ameliyat imkanları olmadığı için 15 santim kısaymış. Bulunduğu cephelerden biri de Kafkas Cephesi. Nuri Paşa komutasında Kafkas Cephesi’nde önce Bakü’ye geliyor ardından da Zengezur’da bulunan ahaliyi teşkilatlandırmak ve Ermeni çetelere karşı oradaki halkı korumak için mücadele ediyor. Zengezur’la ilgili dedemin böyle bir hatırası var. Onu da bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi de rahmetle anıyoruz.”
“ERMENİSTAN’IN AZERBAYCAN’LA SULH İÇİNDE YAŞAMAKTAN BAŞKA ŞANSI YOK”
Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri ve ilişkilerin normalleşmesi konusunda Ermenistan’ın tutumuna ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Kurtulmuş, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin, Azerbaycan tarafının da istediği bir şey olduğunu kaydetti. Ermenistan-Azerbaycan arasındaki sorunun, Ermenistan’daki Ermeniler değil tam tersine başta Avrupa ve Amerika’daki Ermeni diasporası olmak üzere o bölgede barış istemeyen çevreler olduğunu belirten Kurtulmuş, “30 yılı aşkın bir süre Ermenilerin işgal ettiği Karabağ bölgesi 44 gün süren bir mücadeleyle geri alındı. Paşinyan’ın söylediği ‘Biz de artık bunu kabul edeceğiz’ manasına gelen sözler, öncelikle diasporadaki Ermenilerden çok büyük bir tepki gördü. Ermenistan’ın bu bölgede Azerbaycan’la sulh ve selamet içinde yaşamasından başka bir şansı yok.” dedi.
Kafkasya’nın bir barış bölgesi haline gelmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in aldıkları inisiyatifin, altı ülkenin içinde bulunduğu bir çalışmayı yürütmek olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Önce Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü mekanizma… Bunu daha sıkı bir şekilde çalıştıracağız. Geçen hafta Gürcistan Dışişleri Bakanı Ankara’daydı. Israrla bizden talep ettikleri şey budur. Hem dışişleri bakanları hem meclis başkanları seviyesinde üçlü mekanizmayı daha da kuvvetlendirmek, devlet başkanları düzeyinde bunu ileriye götürmek, ardından da Ermenistan, Rusya ve İran’ın bu çalışmaya dahil olmasıyla altılı bir mekanizma oluşturmak. Biz bu bölgedeki sorunları bölge ülkeleri olarak çözebilme kabiliyetine sahip olursak bu bölgenin dışardan gelecek bazı güçler tarafından istikrarsızlaştırılmasının da önüne geçmiş oluruz.
Zengezur projesi başarılı bir şekilde bitirilebilirse sadece Azerbaycan’ı değil Ermenistan’ı da İran’ı da Türkiye’yi de Gürcistan’ı da Kafkaslar üzerinden Orta Asya’ya bağlayacak çok hayati bir koridor olacaktır. Kazan-kazan prensibi çerçevesinde Ermenilere de büyük faydası olacaktır. Bunları anlatarak ve Ermenistan’ı Ermeni diasporasının gölgesinden kurtararak yolumuza devam etmemiz lazım.”
Kurtulmuş, Meclis’te fiziki olarak yaşanan yer sorununu gidermeye dönük yeni bir çalışmanın gündemde olup olmadığı sorusuna, “Bir kere muazzam bir yer darlığı var. Hem Meclis çalışanı arkadaşlarımızın kullanacakları mekan anlamında hem siyasi partilerin ve komisyonların kullandıkları mekan anlamında çok ciddi bir darlık var. Bu darlığı aşacak bir ön çalışmayı yapıyoruz. Belki bu çalışmalar bittikten sonra ilave fiziki imkanların oluşturulması için adım atılabilir.” yanıtını verdi.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli Vize ve Demirköy Çevre Yolları’nın açılışına katıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, Trakya Bölgesinin; güçlü kara yolu altyapısı, limanları, demir yolu ve hava yolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan köprü konumunda olduğunu belirtti.
Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlara daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıldığının ve atılacağının altını çizen Bakan Uraloğlu, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin birbirine daha da yakınlaştığını, ulaşım altyapısının güçlendirildiğini ifade etti.

KIRKLARELİ HER GÜN BÜYÜYOR, GELİŞİYOR, GÜZELLEŞİYOR
Avrupa’yla Asya’yı birbirine bağlayan Trakya Bölgesi’nin önemli şehirlerinden Kırklareli’nin her geçen gün geliştiğini ve güzelleştiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Bilindiği üzere Trakya Bölgemiz; güçlü karayolu altyapısı, limanları, demiryolu ve havayolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan köprü konumundadır. Özellikle Dereköy Sınır Kapısı üzerinden Bulgaristan’a ulaşım sağlaması, Edirne’den İstanbul’a kadar Trakya’yı kat eden otoyol ve devlet yoluna yakınlığı ile de lojistik açıdan büyük önem arz ediyor. Ayrıca Kırklareli; tarihi yapıları ve kültürel değerlerinin yanı sıra, tarım ve tarıma dayalı sanayi kollarıyla, üretim alanları, pazarlara yakınlığı ve iş gücü kaynakları ile bölgenin yatırıma açık merkezleri arasında yer almaktadır. Bu nitelikleriyle Kırklareli her gün büyüyor, gelişiyor, güzelleşiyor. Biz de bunun farkındayız ve Kırklareli’nin büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni proje üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. Bugün de Kırklareli’mize iki müjde ile Vize ve Demirköy Çevre Yollarımızın açılışı için geldik. Özellikle İstanbul’dan Kırklareli’ne ulaşım sağlayan güzergâhta hayata geçirdiğimiz karayolu projeleri ile şehrin ulaşım altyapısını geliştirmekteyiz. Bu kapsamda yürüttüğümüz önemli çalışmalar arasında yer alan Saray-Kırklareli Yolu’nun uzunluğu 71 kilometredir. Projemiz ile; bölgede bulunan organize sanayi bölgeleri ile yurtiçi ve yurtdışına sevkiyat yapan, kapasitesi yüksek kireç ve çimento fabrikalarından kaynaklanan ağır taşıt trafiği kentin dışına aldık.” ifadelerini kullandı.
VİZE ŞEHİR GEÇİŞİNİ 12 DAKİKADAN 3 DAKİKAYA İNDİRDİK
Kırklareli Vize ve Demirköy Çevre Yolları’nın hayata geçirilmesi ile birlikte doğaya ve ekonomiye katkı sağlandığını ayrıca zamandan da tasarruf edildiğini böylelikle milyonlarca liralık tasarruf elde edildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Vize şehir geçişini 12 dakikadan 3 dakikaya indirdik. Böylece çevre yolumuz ile zamandan 72 milyon lira, akaryakıttan 10 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 82 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da bin 193 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Hayırlı uğurlu olsun.” açıklamalarında bulundu.
PINARHİSAR-DEMİRKÖY-İĞNEADA YOLU İLE YILDA 20 MİLYON LİRA TASARRUF
Kırklareli’nin, hem turizm açısından hem de ülke güvenliği açısından stratejik bir konuma sahip ilçesi İğneada için hayata geçirilen Pınarhisar-Demirköy-İğneada Yolu’nun yıllık 20 milyon lira tasarruf edileceğini belirten Bakan Uraloğlu şu sözleri kaydetti:
“Pınarhisar-Demirköy-İğneada Yolu’da, Trakya Bölgesinin Karadeniz sahiline açılan en önemli turizm beldesi olan İğneada’ya ulaşımın sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve İstanbul illerinin İğneada’ya ulaşan tek aksıdır. Ayrıca Karadeniz kıyısındaki eşsiz longoz ormanları ve orman endüstrisine dayanan ekonomik faaliyetleriyle de öne çıkmaktadır. Demirköy-İğneada Yolumuzu 27,7 kilometre uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı tek yol standardında projelendirdik. Yolumuzun Demirköy geçişinde, de 5,5 kilometrelik Demirköy Çevre Yolu’nu tamamladık ve iş kapsamındaki 75 metrelik Bulanık Deresi Köprüsü’nü inşa ettik. Yolun kalan kesimlerinde de çalışmalara hızla devam ediyoruz. Demirköy Çevre Yolumuz ile bölgedeki orman endüstrisinden kaynaklanan ağır taşıt trafiğinin ve özellikle yaz aylarında artış gösteren turistik trafiğin Demirköy şehir merkezinde neden olduğu yoğunluğunu rahatlattık. Bu yolumuzun çok önemli bir yanı daha var. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ülkemizin güvenliği için önem arz eden İğneada bölgesindeki askeri faaliyetleri kapsamında sevk edilen ağır tonajlı askeri araçları geçişine uygun, hızlı ve güvenli ulaşım imkânı da sağlamış olduk. Çevre yolumuzla şehir merkezi üzerinden saatte ortalama 30 kilometre trafik hızı ile 10 dakikada katedilen Demirköy Geçişini, ortalama hızı 90 kilometreye yükselterek 3 dakikaya indirdik. Böylece zamandan 18 milyon lira, akaryakıttan 2 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 20 milyon lira tasarruf edeceğiz. Bu yolumuz sayesinde de çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 291 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.”

SON 22 YILDA KIRKLARELİ’NİN ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISINA 27 MİLYAR 553 MİLYON LİRA YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK
Kırklareli’nin büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projelerin hayata geçirildiğini ve son 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 27 milyar liradan fazla yatırım gerçekleştirildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. Son 22 yılda kırklareli’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 27 milyar 553 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 77 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 257 kilometreye çıkardık. Kırklareli’yi; Edirne’ye, Tekirdağ’a, İstanbul’a bölünmüş yollar ile bağladık. Kırklareli’nin demiryolu altyapısını da çok önemli yatırımlar yaptık. Şehir içinde kalan tüm demiryolu alt yapısını modernize ettik. 62 kilometresi Kırklareli’nden geçen 229 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi ile Kırklareli’ni İpek Demiryolu güzergâhının önemli merkezlerinden biri haline de getiriyoruz. Bu proje kapsamında Kırklareli’nde Babaeski, Lüleburgaz, Büyükkarıştıran istasyonları olacak. Projenin tamamlanmasıyla; mevcut hat kapasitesini 4 kat arttıracağız. Halkalı-Kapıkule (Edirne) arası yolcu seyahat süresini 4 saatten 1.5 saate; yük taşıma süresini ise 6.5 saatten 2.5 saate düşüreceğiz. Hattın hizmete alınmasıyla birlikte gelişmeye başlayacak ticari hareketlilik bölge insanımızın ve ülkemizin ekonomik süreçlerine, kalkınmasına ve gelişmesine çok büyük faydalar getirecektir” dedi.
HEM KIRKLARELİ’Yİ HEM DE TÜRKİYE’Yİ; TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİNE CUMHUR İTTİFAKI’YLA KAVUŞTURACAĞIZ
Cumhur İttifakı’nın Kırklareli Belediye Başkan Adayı Derya Bulut için destek isteyen Bakan Uraloğlu, Türkiye’yi, Türkiye Yüzyılı hedeflerine Cumhur İttifakı’yla kavuşturacaklarının altını çizerek, “Canı gönülden inanıyorum ki Kırklareli’nin gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. Milletimizin 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğu Cumhur İttifakını, seçimlerde ve Meclis’te devam ettirerek, mücadelemizin saflarını genişlettik. Cumhur İttifakı olarak derdi millet ve memleket olan bir hareketin mensuplarıyız. Aziz milletimiz son seçimlerde cumhur ittifakını seçerek Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde istikrara, gelişmeye ve kalkınmaya devam demiştir. Şimdi aynı desteği Cumhur İttifakının Kırklareli Belediye Başkan adayı Derya Bulut kardeşimiz için istiyoruz. Hem Kırklareli’yi hem de Türkiye’yi; Türkiye Yüzyılı hedeflerine Cumhur İttifakı’yla kavuşturacağız. Bu düşüncelerle çevreyollarımızı başarıyla tamamlayan işçisinden mühendisine tüm Karayolları Genel Müdürlüğü ve yüklenici firma çalışanlarına teşekkür ediyor, Kırklareli başta olmak üzere tüm ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2024 yılı performans programına göre, bölgesel gelişme çalışmalarına yeni ve bütüncül bir perspektif kazandırılacak, ulusal ve yerel düzeyde bölgesel kalkınma uygulamalarının etkinliği artırılacak. Bu amaçla 2024-2028 dönemi merkezi düzeyde Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, yerel düzeyde ise bölge planları uygulanacak.
Bakanlık bütçesinden ve yerel paydaşlar tarafından kalkınma ajanslarına aktarılan kaynakların ajanslar tarafından kullanılması suretiyle yürütülen mali ve yenilikçi destek programları, güdümlü projeler ve bölge planlarında belirlenen öncelikler hayata geçirilecek.
Bu kapsamda yürütülecek 7 programla şehirlerin üretmesi, cazibe merkezlerinin oluşturulması, bölgesel kalkınma amaçlı fonların güçlendirilmesi ve sosyal gelişmenin hızlandırılmasına ağırlık verilecek. Burada en büyük pay kalkınma ajanslarına ayrılırken, sosyal içerikli projeler ve cazibe merkezlerine destekler geçen yıla kıyasla katlandı.
“Bölgesel Kalkınmanın Koordinasyonu ve Desteklenmesi Alt Programı” hedeflerine ulaşılması amacıyla bütçeden 2024 için toplamda 2 milyar 980 milyon liralık yatırım yapılacak. 2025’te bu miktar 3 milyar 654 milyon liraya ve 2026’da 4 milyar 135 milyon liraya ulaşacak.
84 BİN 625 PROJE BAŞVURDU
Kalkınma ajanslarına bu zamana kadar 84 bin 625 proje başvurusunda bulunulurken 25 bin 789 projeyle destek sözleşmesi imzalandı. Bunlara ajanslar 75,5 milyar lira mali destek sağladı, yararlanıcıların eş finansmanı dahil toplam 126,6 milyar liralık kaynak verildi.
Merkezi bütçeden kalkınma ajanslarına 2023 sonuna kadar 6,65 milyar lira kaynak aktarıldı. 2024 için tahsis edilen merkezi bütçe payı ise 1,8 milyar lira oldu. Böylece bütçeden ayrılan pay geçen yıla göre 2 kat arttı. Buraya 2025’te 2,2 milyar lira ve 2026’da 2,5 milyar lira ayrılacak.
İl özel İdareleri, belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları ise yerel katkı payı olarak 2023 sonu itibarıyla kalkınma ajanslarına yaklaşık 5,1 milyar lira kaynak aktardı.
ÜRETEN ŞEHİRLERE 55 MİLYON LİRA DESTEK
Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında 2010’dan itibaren 107 proje tamamlanırken 4 projenin uygulama süreci devam ediyor. Bu kapsamda projelere 2024 için 450 milyon lira, 2025 için 553,5 milyon lira ve 2026 için 620 milyon lira ayrıldı.
Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde ise 2019-2023 döneminde 686 projenin desteklenmesi uygun bulundu. Projelere 2024’te 513 milyon lira, 2025’te 631,5 milyon lira ve 2026’da 716 milyon lira harcanacak.
Üreten Şehirler Programı ile sanayinin ülke genelinde dengeli gelişiminin sağlanması ve metropoller dışındaki önemli sanayi, hizmet ve turizm merkezi niteliğindeki Adana, Antalya, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Sakarya ve Tekirdağ’ın uluslararası alanda rekabetçi bir üretim yapısına kavuşması amaçlandı.
Bunun için işletmelerin küresel üretim sistemlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi, şehirlerin uluslararası erişilebilirliğinin ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, sanayi, teknoloji ve yenilik altyapıları ile beşeri sermaye ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında projelere bu yıl 55 milyon lira, gelecek yıl 67,7 milyon lira ve 2026’da 75,8 milyon liraya destek verilecek.
KALKINMA İDARELERİNİN KAPASİTELERİ ARTIRILACAK
Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Programı kapsamında 2021’den bu yana 10 projeye 134,8 milyon lira destek verildi.
Bölgesel Kalkınma Fonu ile ülke cari açığının azaltılması için katma değeri yüksek mal ve hizmetleri üreten işletmelerden finansman ihtiyacı olan ve büyüme potansiyeli taşıyan girişimlerin rekabet güçlerinin artırılması amaçlandı. Bugüne kadar 250’nin üzerinde şirketle görüşüldü ve 1 şirkete yatırım yapıldı.
Bölge Kalkınma İdareleri Yatırım İzleme Sistemi Kurulumu Projesi çalışmaları kapsamda sistemin yazılım sürecinde nihai aşamaya gelindi.
Son olarak bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitelerinin artırılmasına dönük çalışmalar da 2024’te yürütülecek. Bu kapsamda ana odak izleme süreçlerindeki yetkinliğin artırılması ve ortak izleme altyapısının geliştirilmesi olacak.
BÖLGE BÖLGE HAVA DURUMU
MARMARA
EGE
AKDENİZ
İÇ ANADOLU
BATI KARADENİZ
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
DOĞU ANADOLU
Çelik, “2018 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Pandemiyle beraber maalesef bu rakamı bir türlü geçemiyorduk. 2022’de 31 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştık. 2023 yılı ise rekoru tekrardan kırdığımız ve 35 milyar dolarlık önemli bir değere ulaştığımız bir yıl oldu ve Türkiye’de en çok ihracat yapan sektör olduk.” dedi.
Otomotiv sektörünün 2022 hariç son 18 yılda 17 yıl ihracat lideri olduğunu hatırlatan Çelik, 2023’te tekrardan ihracatta liderlik koltuğuna oturduklarını aktardı.
“Avrupa bölgesi, en büyük pazarımız olarak devam ediyor”
Çelik, otomotiv endüstrisinin geleneksel pazarının Avrupa Birliği pazarı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Avrupa Birliği pazarının, İngiltere’yi dışında tuttuğumuzda yüzde 67-68 bandında bir payı var. Avrupa Birliği’nde olmayan ülkeleri de coğrafi olarak pazarın içine koyduğunuzda yüzde 80’leri bulan bir pazar büyüklüğüne ulaşıyor. Tabii bunların içinde en büyük pazar Almanya. Devamında Avrupa’nın diğer büyük ülkeleri giriyor. İhracat yaptığımız ilk 10 pazara bakarsak bunun 8’i Avrupa bölgesi. Hatta Rusya’yı da Avrupa bölgesine katarsanız 9’u Avrupa bölgesi ülkesi. Bunların dışında ayrışan bir tek Amerika Birleşik Devletleri var. O açıdan Avrupa bölgesi, coğrafi yakınlığımızın da verdiği güçle ihracatta her zaman en öncelikli ve en büyük pazarımız olarak devam ediyor.”
“Bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk”
Çelik, sektörün bu yıl ihracata hızlı bir başlangıç yaptığını ve ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3’lük artışla 2,8 milyar dolarlık dış satıma imza attığını belirtti.
2024 yılı için bir projeksiyon hazırladıklarına değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“OİB yönetim kurulu olarak bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk. Bu sadece tek başına bir hedef değil. Arkasında verileri olan bir rakam olarak karşımıza çıktı. Çok yüksek bir sapma, önemli bir savaş, Allah korusun pandemi, afet vesaire gibi önemli bir problem olmazsa bu yılı da Türkiye’de otomotiv endüstrisi olarak ihracatın lideri ve 39 milyar dolar civarında bir ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz. Ocak ayında açıklanan 2,8 milyar dolar ihracat rakamı da ihracat hedefinin ulaşılabilirliğini pekiştiriyor.”
“Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var”
Avrupa Birliği’nin sektör için en önemli ve ana pazar olduğunu aktaran Çelik, “Otomotiv endüstrisi için ilave pazarlarda, Avrupa’nın ihracat hacmine destek olacak yeni pazarlarda büyüme hedefimizi her zaman yüksek motivasyonla koruyoruz. Özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var ve oralara yönelik özel çalışmalar yapıyoruz.” dedi.
Çelik, 5-9 Şubat’ta 23 firmanın katılımıyla Fas’a ticaret heyeti organizasyonunun gerçekleştirildiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Kuzey Afrika bölgesi ve Körfez bölgesi, Rusya ve Amerika. Amerika iki bölgeden oluşmakta. Kuzey Amerika da önemli bir pazarımız, ilk 10’da ihracat olarak baktığımızda ama Güney Amerika’da istediğimiz verilere tam olarak ulaşamıyoruz. Ticaret Bakanlığımızla uzak coğrafyalara geçtiğimiz yıllarda çeşitli stratejiler belirledik ve bunun paralelinde yaklaşık 10’dan fazla etkinliğimizi uzak coğrafyaları kapsayacak şekilde yapıyoruz. Milli katılım fuarları, ticaret heyetleri, satın alma heyetleri düzenliyoruz. Ürün Geliştirme (Ür-Ge) faaliyetimiz var ve içinde 18 tane firmamız var. Bu firmalarla çeşitli satın alma ve ticaret heyetleri düzenliyoruz. Uzak ülkelere yönelik faaliyetlerimiz aslında o pazarlara olan odağımızı gösteriyor.”
Kovid-19 salgını sonrası yerli üreticilerin ilk kez diğer uzak bölge olan Çin’de bir fuara katıldığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:
“Bundan sonra da her geçen yıl oradaki düzenlediğimiz etkinliği artırmayı hedeflemekteyiz. Çin ne kadar bize önemli bir rakip ve tehdit olsa da birçok ürün grubunda, o bölgenin büyük pazar olması dolayısıyla onu potansiyel olarak da görüyoruz. O açıdan Avrupa bölgesinin yüksek oranlı ihracatını koruyarak rakamsal bazda herhangi bir kayba uğramadan üstüne ilave edeceğimiz yeni pazarlara yoğun bir şekilde odaklıyız.”
]]>Yağışların çoğunlukla yağmur ve sağanak şeklinde olacağı, Karadeniz’in iç kesimlerindeki yüksek alanlar ile Doğu Anadolu’nun doğusunda ise karla karışık yağmur ve kar yağışının görüleceği tahmin ediliyor.

Öte yandan gece ve sabah saatlerinde ülkenin iç ve doğu kesimlerinde pus ve sis hadiseleri, doğu bölgelerinde ise buzlanma ve don olayının yaşanabileceği öngörülüyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğu bölgelerinde çığ riski bulunmaktadır.

BÖLGELERİMİZDE HAVA NASIL OLACAK?
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE 6°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL 6°C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KIRKLARELİ 3°C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ 8°C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
EGE
Öğle saatlerinden sonra Kütahya’nın kuzey çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
A.KARAHİSAR 0°C, 6°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
DENİZLİ 7°C, 14°C
Parçalı bulutlu
İZMİR 7°C, 15°C
Parçalı bulutlu
MUĞLA 6°C, 16°C
Parçalı bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in yağmur ve sağanak yağışlı, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA 8°C, 18°C
Öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı
ANTALYA 9°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde doğu çevreleri sağanak yağışlı
HATAY 8°C, 15°C
Aralıklı sağanak yağışlı
MERSİN 10°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve güneydoğu kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ANKARA 0°C, 10°C
Öğle saatlerinden sonra hafif yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu
ESKİŞEHİR 3°C, 7°C
Öğle saatlerinden sonra hafif yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu
KONYA 2°C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
YOZGAT 1°C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı, Kastamonu ve Bolu’nun yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU 4°C, 6°C
Yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DÜZCE 7°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KASTAMONU 4°C, 8°C
Yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
ZONGULDAK 8°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsü ile kaplı eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ARTVİN 6°C, 11°C
Aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SAMSUN 9°C, 13°C
Öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
TOKAT 7°C, 11°C
Öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
TRABZON 10°C, 13°C
Aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kuzey kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsü ile kaplı eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM -3°C, 6°C
Öğle saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KARS -2°C, 5°C
Öğle saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
MALATYA 3°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
VAN -1°C, 8°C
Öğle saatlerinden sonra yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Aralıklı yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR 4°C, 13°C
Aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
GAZİANTEP 3°C, 13°C
Aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SİİRT 6°C, 12°C
Aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ŞANLIURFA 6°C, 15°C
Aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güneydoğusu, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun güneyi, Güneydoğu Anadolu, Muğla, Artvin, Erzurum ve Iğdır çevreleri ile Antalya’nın batı ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Bolu’nun yüksek kesimleri ile Erzurum, Van, Bitlis ve Hakkari çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis, doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik beklenmezken, rüzgarın ise genellikle kuzey ve batı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI
Doğu Karadeniz’in yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski bulunduğundan dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KOCAELİ °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Muğla çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
A.KARAHİSAR °C, 7°C
Parçalı bulutlu
DENİZLİ °C, 13°C
Parçalı bulutlu
İZMİR °C, 15°C
Parçalı bulutlu
MUĞLA °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz ile Antalya’nın batı ilçelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
ADANA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimleri ile öğle saatlerinde batı ilçeleri sağanak yağışlı
HATAY °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
MERSİN °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, güneydoğu kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
ANKARA °C, 11°C
Parçalı bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
KONYA °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
YOZGAT °C, 10°C
Parçalı bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinde Bolu’nun yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
BOLU °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DÜZCE °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KASTAMONU °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
ZONGULDAK °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri ile Artvin çevrelerinin yağmur sağanak geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsü ile kaplı eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ARTVİN °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
SAMSUN °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yağmurlu
TOKAT °C, 15°C
Parçalı çok bulutlu
TRABZON °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney kesimleri ile Erzurum ve Iğdır çevrelerinin yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kuzey kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsü ile kaplı eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde hafif kar yağışlı
KARS °C, 5°C
Parçalı bulutlu
MALATYA °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde güney kesimleri yağmurlu
VAN °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde karla karışık yağmurlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu
GAZİANTEP °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SİİRT °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ŞANLIURFA °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

Peki, Türkiye’nin KKTC’de bir S/İHA üssü olması neden önemli? Bu durum Ankara’nın bölgedeki pozisyonunu nasıl etkileyecek? Tüm bu soruların yanıtı ve daha fazlasını KKTC/Lefkoşa Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli ile konuştuk…
EN KRİTİK İMZALARDAN
KKTC’nin siyasi süreci dikkate alındığında aslına bakılırsa oradaki askeri üslerle ilgili Türkiye’nin çok net adımlar atmadığının altını çiziyor Gözügüzelli. Ancak ‘Türkiye Yüzyılı’ olarak adlandırılan yeni sürecin başlamasıyla KKTC konusunda da fiili adımlar atıldığını söylüyor.
Madalyonun KKTC tarafında ilk hamlenin ‘hava üssü’ olarak gelmesi dikkate değer… Doç. Dr. Gözügüzelli bu duruma işaret ediyor ve “Türkiye gerek Ada’da gerek Doğu Akdeniz’in farklı bir noktasında gerçekleşmesi muhtemel saldırganlık eylemlerini dizginleyecek bir pozisyon aldı. Burası askeri ve istihbari açıdan elimizi güçlendirecek. Geçitkale meselesi, Türkiye’nin 1960’ta KKTC’ye garantör olmasından bu yana imza altına aldığı en stratejik işlerden biri” diyor.

AB’NİN BELİ BÜKÜLÜYOR
Türkiye’nin bu hamlesini sadece Rumlara ya da doğrudan Atina’ya yönelik okumanın eksik olacağı inancında Gözügüzelli. Bu adımın muhataplarından birinin de Avrupa Birliği olduğunu sözlerine ekliyor.
AB’nin bugüne kadar Kıbrıs Adası’nı ‘tek ülke’ görüp sözde Kıbrıs Cumhuriyeti olarak isimlendirdiğinden bahsediyor ve Türkiye’nin Geçitkale’de bir kez daha gösterdiği üzere kesinlikle oldu-bittiye izin vermeyeceğini kaydediyor.
Ankara’nın son yıllarda kavuştuğu jeopolitik gücün bir yansımasını gördüğümüz kanaatindeki Gözügüzelli, “Türkiye, AB’nin planlarının belini bükerken aynı zamanda BM’den tutun başka güç odaklarına kadar Kıbrıs Türkleri’ne karşı gerçekleştirmek istenen siyasi, askeri ve hukuki dayatmaların da önüne geçiyor. Sadece onlar da değil… KKTC tarafında kimi çevrelerin dillendirdiği bazı senaryoları da net şekilde tarih sayfalarına gömüyor” diyerek süreci özetliyor.
“Türk ekseninin güç kazanmasına vesile olacak”
‘Türkiye Yüzyılı’ politikası kapsamında uluslararası güvenlik ve barışın korunması adına ülkemizin önemli roller üstlendiğine vurgu yapıyor Doç. Dr. Emeti Gözügüzelli ve devam ediyor:
“Bölgedeki diğer ülkelerin barış ve huzuruna kasteden kimi merkezleri de hedef alan bir hamle bu. Ayrıca, yayılmacı politikalar izleyen çevreler için de bir işaret fişeği atıyor Ankara ve ‘buna izin vermem’ diyor.
Sadece bunlarla da sınırlı değil… Afrika’ya, Süveyş Kanalı’na, Hazar’a hatta Atlas Okyanusu’na kadar etki alanı olan çok stratejik bir yerden bahsediyoruz. Türk ekseninin buradaki yansımaları için Kıbrıs Adası üzerinden atılan ve atılacak olan adımlar hayati önemde.
Gelecek dönemde bölgede muhtemel bir Türk Deniz Üssü kurulması da masada… Buranın güvenliğinin sağlanması adına da Geçitkale’de Türk SİHA’larının konuşlanması çok kritik.
Hava araçlarımızın elde ettiği tüm veriler yasa dışı göçle mücadele, bazı çevrelerin bölgesel faaliyetlerinin gözetlenmesi, balıkçılık ya da hidrokarbon arama süreçleri adına da değerli.”

KKTC’Yİ TANIYACAK ÜLKELER İÇİN BÜYÜK KAZANIM
Geçitkale ile aslında bir NATO üyesi ülkenin Kıbrıs Adası üzerinde hava üssü elde ettiği detayını da özellikle vurguluyor Doç. Dr. Gözügüzelli. Bu gerçekliğin Avrupa’nın güvenliğinde de çok önemli olduğunu belirtiyor. Daha önce NATO üyesi olmayan bazı bölge ülkelerinin bu işe soyunduğunu anımsatıyor ancak hiçbirinin Türkiye gibi bir etki yaratamayacağını söylüyor.
Geçitkale’deki S/İHA üssü ile KKTC’nin başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere kimi ülkelerce ‘tanınması’ arasında aslında bir bağ bulunduğunun altını çizip, “Akdeniz’den tutun Afrika’ya kadar çok geniş ve stratejik bir alandan bahsediyoruz. Burada enerjiden savunmaya, deniz nakil hatlarından küresel ulaşıma varana kadar çok değerli konu başlıkları var. İşte Geçitkale, KKTC’yi tanıyan ülkeler için böylesine stratejik bir bölgede güvence tesis edecek” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Bölgede daha önce de küçük depremlerin olduğunu da anlatan Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat depremlerinden sonra da gerilimin Bitlis-Zagros Sütur Zonu ile bu bölgeleri aktarıldığı bilgisi de geldikçe bu bölgedeki deprem olma riski de yükseldikçe bölge olarak daha hassas bir duruma geldik. Evet, Yüksekova, Şemdinli fay zonu sismik boşluklardan bir tanesi, yani deprem üretme potansiyeli olan yerlerden bir tanesi” dedi.

‘TARİHÇESİ BİLİNMEYEN, MERAK EDİLEN FAYLARDAN’
Bu yıl bölgede kapsamlı bir çalışma yapılacağını da anlatan Prof. Dr. Sağlam, şöyle konuştu:

HENDEKLER KAZIP ANALİZLER YAPILACAK
Hazırladıkları proje kapsamında, yapılacak çalışmanın önemine değinen Prof. Dr. Sağlam, bunun sonunda imara esas çalışmalarda kullanılmak üzere deprem senaryoları üretileceğini, bu nedenle şehirleşme, kentleşmenin bu anlamda tekrar revize edileceğini söyledi.
Prof. Dr. Sağlam, “Bir fay sadece bir deprem üretip bitmiyor. Deprem tekrarlanma aralığı var. Belli bir gerilim birikimi var. Bu birikim tekrarlarının ortaya çıkarılması için faylar boyunca hendek kazıları yapıyoruz. 30 metre uzunluğunda kısmen 4 ile 6 metre derinliğinde hendekler açıyoruz. Bu hendekler içerisinde faya ait öz geçmiş bilgilerine ulaşmaya çalışıyoruz. Bu bilgelerle çeşitli analizler ve tarihlendirme yaparak diyoruz ki örneğin, Çaldıran fayı üzerinde deprem tekrarlanma aralığı yaklaşık 500 ile 700 yıl arasında. Bunun bilinmesi önemli bir şey. Çünkü siz buna göre bütün planlamalarınızı yapıyorsunuz. En önemli şey TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, AFAD Başkanı Orhan Tatar’ın sayesinde 2023 depremlerinden sonra fayların öz geçmişlerinin çıkartmak için Türkiye geneli başlatılmış bir proje” diye konuştu.

‘YÜKSEKOVA’DA ZEMİN KÖTÜ’
Bu yıl yapacakları çalışmalarla eğer doğru veriler elde ederlerse birçok bilgiyi gün yüzüne çıkartmış olmayı düşündüklerini anlatan Prof. Dr. Sağlam, “Fayın nerden geçtiğini haritalayacağız. Yüksekova, zemini aslında kötü olan bölgelerden bir tanesi. Şemdinli, Yüksekova’ya nispeten daha iyi, daha kayalık zemin üzerindedir. O yüzden depremler olduğu zaman Şemdinli depremleri daha az hissediyor, Yüksekova’da bu kadar tedirgin olmasının sebebi biraz da zemin özellikleri. Yüksekova’da en fazla dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi zemine bağlı olarak deprem yönetmenine uygun evler yapılmış mı, yapılmamış mı? Şu anda Yüksekova’da binaların deprem performansıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bazı okullar boşaltıldı. Bu önemli bir şey. Evet doğrudur Yüksekova’da her an büyük bir deprem olabilir ama bu depremin tarihi ve kaç büyüklüğünde deprem üretebileceği ile ilgili bilgiler elimizde mevcut değil” diye konuştu.
SAĞANAK KUVVETLİ
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz ile Mersin, Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Ege ve Batı Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Balıkesir çevrelerinde kuvvetli, Antalya çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
GÜNLERCE SÜRECEK
Sağanak yağmur ve kar yağışının Türkiye’nin 81 ilinde etkili olması beklenirken yağışların günlerce süreceği tahmin ediliyor.
13 ŞUBAT SALI HAVA DURUMU
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu akşam saatlerinde Balıkesir çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
EDİRNE 9°C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
İSTANBUL 10°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
KIRKLARELİ 9°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
KOCAELİ 14°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
A.KARAHİSAR 7°C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
DENİZLİ 10°C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
İZMİR 11°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bu akşam saatlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
MUĞLA 5°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bu akşam ve gece saatlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz ile Mersin ve Kahramanmaraş çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Batı Akdeniz’de kuvvetli, Antalya çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, iç kesimlerinde güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (50-70 km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.
ADANA 13°C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu
ANTALYA 13°C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olmak üzere kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.
HATAY 11°C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu
MERSİN 17°C, 22°C
Öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Rüzgarın, güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.
ANKARA 9°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR 8°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KONYA 6°C, 14°C
Öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı
YOZGAT 7°C, 14°C
Öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, iç kesimlerinde güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
BOLU 8°C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
DÜZCE 10°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
KASTAMONU 5°C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ZONGULDAK 14°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Orta Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz’in az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Rüzgarın, Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde güney ve güneydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun iç kesimlerinin dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ARTVİN 7°C, 16°C
Az bulutlu
SAMSUN 16°C, 21°C
Parçalı bulutlu
TOKAT 9°C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON 14°C, 20°C
Az bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Malatya çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin doğusunun dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM -3°C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS -4°C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA 3°C, 12°C
Yağmur ve sağanak yağışlı
VAN -3°C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
DİYARBAKIR 3°C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
GAZİANTEP 6°C, 12°C
Öğle saatlerinde sağanak yağışlı
SİİRT 8°C, 16°C
Parçalı ve az bulutlu
ŞANLIURFA 10°C, 17°C
Parçalı ve az bulutlu
]]>
Yağışların Marmara’nın batısı, Kıyı Ege ile Antalya ve Isparta çevreleri ve Burdur’un doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
UYARILAR
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Son değerlendirmelere göre; Yağışların Çanakkale ile Balıkesir’in batı ilçelerinde, Edirne ve Kırklareli çevrelerinde, öğleden sonra İzmir ve Aydın çevreleri ile Manisa’nın batısında kuvvetli (21-50 kg/m2), Balıkesir’in batı ilçeleri, Çanakkale’nin güneydoğusu ile Muğla’da çok kuvvetli ve yer yer şiddetli (51-100 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Rüzgarın da güney yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/saat, kıyılarda 80 km/saat) eseceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlarla birlikte sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel dolu yağışı, kıyı kesimlerde hortum riski, çatı uçması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Marmara, Ege ile Batı Akdeniz’de güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) Kıyı Ege’de zaman zaman fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski bulunduğundan dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
22 İL İÇİN TURUNCU VE SARI KOD
Balıkesir, Çanakkale ve Muğla’da etkili olması beklenen kuvvetli sağanak nedeniyle turuncu kodlu uyarı verildi. 19 ilde ise yağışlar ve çığ tehlikesi nedeniyle sarı kodlu uyarı verildi.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Genellikle parçalı, batısının yer yer çok bulutlu, Çanakkale’nin kıyı kesimleri ile zamanla bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin batısında güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
EDİRNE °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
İSTANBUL °C, 17°C
Parçalı zamanla çok bulutlu aralıklı sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
KOCAELİ °C, 21°C
Parçalı zamanla çok bulutlu aralıklı sağanak yağışlı
EGE
Genellikle parçalı, yer yer çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-70 km/saat) kıyı kesimlerinde yer yer fırtına(60 – 80 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor. İç kesimlerinde pus ve yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR °C, 14°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
DENİZLİ °C, 18°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
İZMİR °C, 18°C
Parçalı çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
MUĞLA °C, 11°C
Parçalı çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Batı Akdeniz’in aralıklı sağanak yağışlı, kıyı kesimlerinin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Antalya ve Isparta çevreleri ile Burdur’un doğu ilçelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA °C, 22°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 19°C
Parçalı çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
HATAY °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
MERSİN °C, 22°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Eskişehir, gece saatlerinde Ankara çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ANKARA °C, 16°C
Parçalı ve az bulutlu, gece saatlerinde sonra sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı
KONYA °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
YOZGAT °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Düzce, Zonguldak, Bartın ve Bolu çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı
DÜZCE °C, 20°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı
KASTAMONU °C, 18°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun iç kesimlerinin dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ARTVİN °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
SAMSUN °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
TOKAT °C, 20°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, güneydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin doğusunun dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS °C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA °C, 13°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 16°C
Parçalı ve az bulutlu
GAZİANTEP °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
SİİRT °C, 16°C
Parçalı ve az bulutlu
ŞANLIURFA °C, 17°C
Parçalı ve az bulutlu
]]>
HAVA SICAKLIĞI: Önemli bir değişiklik beklenmiyor. Ülkemiz genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kıyı Ege’de güney yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
UYARILAR
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara ve Kıyı Ege’de güney yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski bulunduğundan dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güney yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
EDİRNE 11°C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL 10°C, 17°C
Parçalı bulutlu
KIRKLARELİ 10°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ 9°C, 21°C
Parçalı bulutlu
EGE
Kıyı kesimlerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kıyılarında güney yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. İç kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR 1°C, 15°C
Parçalı bulutlu
DENİZLİ 5°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR 11°C, 19°C
Hafif sağanak yağışlı
MUĞLA 4°C, 13°C
Hafif sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in doğusunun (Osmaniye, Kahramanmaraş ve Hatay çevreleri) yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
ADANA 7°C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu
ANTALYA 11°C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
HATAY 8°C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu gece saatlerinde sağanak yağışlı
MERSİN 10°C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu,
İÇ ANADOLU
Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
ANKARA 1°C, 15°C
Parçalı bulutlu
ESKİŞEHİR 0°C, 17°C
Parçalı bulutlu
KONYA 0°C, 15°C
Parçalı bulutlu
YOZGAT 0°C, 12°C
Parçalı bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.
BOLU 0°C, 16°C
Parçalı bulutlu
DÜZCE 5°C, 22°C
Parçalı bulutlu
KASTAMONU 0°C, 16°C
Parçalı bulutlu
ZONGULDAK 10°C, 18°C
Parçalı bulutlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin doğusunun iç kesimlerinin dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ARTVİN 0°C, 13°C
Parçalı bulutlu
SAMSUN 10°C, 21°C
Parçalı bulutlu
TOKAT 3°C, 17°C
Parçalı bulutlu
TRABZON 10°C, 18°C
Parçalı bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Tunceli, Elazığ, Malatya ve Bingöl çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM -5°C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARS -7°C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
MALATYA 3°C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
VAN -1°C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Siirt dışında) aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
DİYARBAKIR 5°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
GAZİANTEP 6°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SİİRT 4°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
ŞANLIURFA 8°C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
]]>
Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, 6 Şubat depremleri sonrasında 11 ili kapsayan deprem bölgesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim konusunda önemli destek düzenlemelerinin yapıldığını anlattı.
Türkiye genelinde tahsis edilen lisanssız ve müstakil depolamalı yenilenebilir projeler için ağırlıklı olarak bu bölgelerdeki yatırımcılara öncelik verildiğinin altını çizen Özkök, “Bölgedeki önemli üretim bölgelerine baktığımızda da örneğin Toroslar bölgesinde bulunan lisanssız üretici güneş enerjisi santrali müşterilerinin yaklaşık yüzde 5’inin, yılın farklı dönemlerinde ve farklı miktarlarda olmak üzere üretim fazlasını sisteme vererek deprem bölgesi özelinde çıkarılan tebliğden faydalandığını söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Özkök, enerji sektörünün, deprem sonrasında son derece hızlı aksiyon alan sektörlerden biri olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yenilenebilir enerji alanında güneş ve rüzgar sektörü temsilcileri, başta enerji ve teknik ekipmanlar, uzman ekipler olmak üzere bölgeye büyük bir hızla birçok alanda destekte bulunurken bir yandan da santrallerdeki olası hasar tespit çalışmalarını yürüttü. Ayrıca bölgede yer alan büyük hidroelektrik santralleri için de hızla kontroller yapıldı. Deprem sonrası enerjide yaşanan kesintiler daha çok enerji iletim hatlarındaki yıkım nedeniyle ortaya çıktı. Hızla tesis edilen çadır ve konteyner kentlere enerji sektöründe yer alan sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde enerji şirketleri tarafından off-grid (şebekeye bağlı olmayan) sistem kurulumları gerçekleştirildi.”
Özkök, elektrik piyasasında yürütülen faaliyetlerin düzenleme ve denetlemeye tabi olması nedeniyle şirketlerin kendi inisiyatiflerinde ilerleyemediğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından verilen belirli izinlere ve yapılan düzenlemelere göre hareket edildiğini vurguladı.
“DEPREM BÖLGESİNDE GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSIYELI ÇOK YÜKSEK”
Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan da deprem bölgesinde güneş radyasyonunun yıllık ortalamasının metrekare başına 1700 kilovatsaat olduğunu ifade etti.
Bölgenin günlük 8,2 saat güneşlenme süresi ile Türkiye ortalamalarının üzerinde değerlere sahip olduğunun altını çizen Erkan, “Bölgedeki 1 megavatlık GES, yıllık ortalaması ile oldukça verimli çalışmaktadır. Bu kapsamda bölgenin GES yatırımları için birçok açıdan uygun olduğu görülüyor. Ayrıca, Deprem Bölgesi 6. bölge teşvikleri kapsamına alınarak eskiden fizibilitesi kötü olan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) GES’lerin yeni yatırım teşvikleri sayesinde bölgede kurulum için hareketlendiği görülüyor. Bölgedeki teşvik belge süreleri 3 yıl uzatılarak yatırımcılara daha rahat hareket etme imkanı tanındı.” değerlendirmesinde bulundu.
Erkan, ayrıca yatırımların finansmanı için kullanılan kredilere ve yapılan finansal kiralama borçlanmaları geri ödemelerinde aksaklık yaşanması durumunda yatırımcılara esneklik sağlandığını söyledi.
Hakan Erkan, deprem bölgesindeki işletmelerin, 2023’de çeşitli sebeplerden dolayı tüketimlerinin olmayacağı veya çok düşük olacağı için normal şartlarda şebekeye satış yapamayacakken EPDK kurul kararı ile tüketim hesabında 2022 değerlerinin baz alınmasıyla üretimlerini şebekeye satabildiklerini kaydetti.
“ŞEBEKEDEN BAĞIMSIZ DEPOLAMALI SISTEMLERE IHTIYAÇ VAR”
Erkan, GSM baz istasyonlarına şebekeden bağımsız bir şekilde sürekli çalışabilmesi için uygun güçte bataryalı GES sistemleri kurulmasının önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Deprem zamanı bölgeye destek olmak amacıyla sektör dernekleri ve firmalar olarak şebekeden bağımsız çalışan batarya destekli küçük GES’ler kurularak çadır ve konteynerlerde aydınlatma, cep telefonu şarj, buzdolabı, televizyon gibi cihazların çalışması sağlanmıştır. Böyle durumlarda özellikle cep telefonlarının şarjlı olması, seyyar aydınlatmaların bulunması ve cep telefonu baz istasyonlarının ayakta kalarak hizmet vermeleri, haber alma ve kurtarmada ne kadar önemli olduğu Şubat 2023’te çok net olarak görüldü.
Ayrıca şebekeden bağımsız bataryalı GES’lerin yaygınlaştırılması ile haber alma ve kurtarma işlerinin daha çabuk ve etkin olabileceği görülmektedir. Bölgelerdeki askeri ve koordinasyon merkezlerine haberleşme ve aydınlatmaları için şebekeden bağımsız uygun güçte bataryalı GES sistemlerinin kurulması da oldukça önemli.”
Deprem bölgesinde RES’lerde ciddi hasar görülmedi
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden de depremler sonrası ülke genelinde tahsis edilen lisanssız ve müstakil depolamalı yenilenebilir projelerin bu bölgelerde de yoğun olarak yatırımcılara tahsis edildiğini anlattı.
Bölgedeki RES’lerde ciddi bir hasar görülmediğini, yalnızca ulusal şebeke ve dağıtım şebekesinde oluşan sorunlar nedeniyle yaşanan işletme kesintileri sonrası tüm tesislerde detaylı kontroller yapılarak tesislerin hızla devreye alındığını ifade eden Erden, RES’lerin önemli bir kısmının da hiç bakım ihtiyacı olmadan devreye girdiğini vurguladı.
Erden, elektrik şebekesinin birkaç günde ayağa kaldırılırken dağıtım şebekesinin tekrar tam kapasite ayağa kaldırılmasının özellikle Hatay bölgesinde artçı depremler ve yoğun yıkım nedeniyle uzun zaman aldığını işaret ederek, şöyle devam etti:
“Depolama 1 yılda devreye alınabilecek bir uygulama değil, böyle de planlanmadı. Önümüzdeki yıllarda devreye girmek üzere depolamalı yenilenebilir projeler için de bu dönemde yoğun olarak kapasite tahsisi devam etti. Kahramanmaraş, Malatya, Hatay ve Osmaniye bölgeleri rüzgar açısından çok yüksek potansiyel sahibi alanlar. Şebekenin güçlü bir altyapı ve yenilenebilir enerjiden de coğrafi olarak dağınık bir biçimde faydalanılması ve bunun depolama sistemleriyle entegre işletilmesi gelecekte fayda sağlayacaktır ama böyle büyük afetlerde maalesef hemen hiçbir benzeri çözümün kesintisiz enerji sağlaması mümkün olmayabilir.”
“AFETLERDE KESINTİSİZ ENERJİNİN ÖNEMİ ANLAŞILDI”
Global Enerji Derneği Başkanı Murat Dilek de son yıllarda dünyada doğal afetlerin sıklığında ve şiddetinde artışa tanık olunduğunu belirterek, “Türkiye’de 6 Şubat depremlerinde enerji sistemleri ciddi anlamda tahrip oldu. Afet zamanlarında dayanıklı elektrik şebekesine ihtiyaç bulunuyor. Afetlerde kesintisiz enerjinin önemi anlaşıldı.” diye konuştu.
Dilek, şunları kaydetti:
“İkame kaynakların kolayca devreye alınabilecek şekilde planlama yapılmasının hat safhada önemli olduğunu öğrenmiş olduk. Bununla birlikte afetlere hazırlığın sağlanmasında çok önemli bir araç olarak ‘yenilenebilir enerji’ ortaya çıktı ve yeniden acı bir tecrübe ile kesintisiz enerjinin önemini fark ettik. Afetler sırasında hasara karşı savunmasız olan geleneksel enerji santralleri yerine güneş, rüzgar gibi deprem sonrasında daha kolay ayağa kaldırabilecek enerji sağlayabilecek santraller kurulmalı.”
11 ili etkileyen depremin 110 milyar dolara yakın bir bütçe yüküne neden olduğunu, hükümetin depremden etkilenen şehirleri ayağa kaldırmak için canla başla çalıştığını dile getiren Bolat, tarihin en büyük enkaz kaldırma ve yeniden imar operasyonunu gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Bakan Bolat, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanımızın yeni hükümet kurulur kurulmaz ilk görev olarak deprem bölgelerinin yeniden inşasına ve imarına öncelik vererek bizleri talimatlandırması ve enflasyonla mücadele hükümetimizin en önemli iki öncelikli hedefidir. Bu noktada aradan geçen bir yıla baktığımızda şehirlerimizin yaralarını hızla sarmaya başladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Bölgeden giden vatandaşlarımızın büyük bölümü geri dönmüş durumda. Yıkımlar ortadan kaldırıldığı için şehirlerimizin görüntüsü ve moral durumu daha iyi noktaya gelmiş ve çok hızlı bir şekilde rezerv alanlarda barınmak için konut faaliyetleri hızla yapılmakta. 650 bin civarında ağır ve orta hasarlı konutların yenilenmesi faaliyetleri hızla devam etmektedir. Bugüne kadar 200 binin üzerinde ihalesi yapılmış ve inşaatı hızla ilerleyen konut var.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın depremden etkilenen illeri ziyaret ederek tamamlanan konutların kura yoluyla hak sahiplerine teslimini gerçekleştirdiğini belirten Bolat, bu şehirlerin ekonomik, ticari, sanayi ve tarım sektörleri açısından yeniden faaliyetlerini hızlandırmasının büyük önem taşıdığına işaret etti.
Bakanlık olarak depremin ilk anından itibaren bütün kolaylıklar ve yapılabilecek hizmetleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Bolat, “Halkbank kanalıyla bölgedeki işletmelere yönelik şu ana kadar yüzde 50 faiz indirimli sübvansiyonlu olarak 2,2 milyar liralık finansman destekleri sağlandı. Yine Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliğince (TESKOMB) şu ana kadar Kahramanmaraş’a 1,2 milyar liralık yüzde 50 indirimli, yüzde 100 faiz indirimli kredi destekleri sağlandı.” ifadelerini kullandı.
Önceki ziyaretinde çeşitli müjdeler verdiğini bildiren Bolat, şöyle devam etti:
“Bundan önceki ziyaretimde depremden en çok etkilenen iller için 100’er milyon liralık kredi ve finansman desteği müjdesi vermiştik. Bunlar çok uygun şartlarda verilen destekler, piyasa şartlarının çok çok altında. 4 gün önce Malatya’da deprem bölgesini ziyaret etmiştik. Orada da bölge esnafı için 100 milyon liralık bir finansman müjdesini TESKOMB kanalıyla açıklamıştık. Bugün Kahramanmaraş’ta da bir müjde vermek istiyoruz. Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman vilayetlerimizdeki esnaf ve sanatkarlarımız için TESKOMB kefaletiyle bu 3 vilayete 100’er milyon lira yani toplam 300 milyon lira daha finansman desteği sağlayacağız. Malatya’yı da ilave ettiğimizde 400 milyon liralık bir destek oluyor. Bugün yarın inşallah bu 4 vilayete gönderilmiş olacak. Yüzde 26 finansman maliyetiyle 6 ayda bir geri ödemeli, toplam 5 yıl vadeli bu uygun şartlı finansman desteğinin esnaf ve sanatkarlarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Bölge ekonomisine katkı yapacaktır, can suyu etkisi meydana getirecektir.”
Bolat, Eximbank kanalıyla deprem bölgesinde ihracatçılara yönelik ihracat kredisi ve ihracat sigorta desteği çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
İhracat destekleri anlamında Ticaret Bakanlığı bünyesinde deprem bölgesindeki ihracatçıların fuar, alım heyetleri, tasarım ve marka gibi birçok destekten faydalanmasının mümkün olduğuna ve kendilerine öncelik tanındığına vurgu yapan Bolat, “İnanıyorum ki çok yakın bir gelecekte, bir iki sene içerisinde bu deprem bölgeleri deprem öncesinden daha canlı, dinamik, enerjik, modern ve çevreci bir cazibe merkezi şehirler konumuna gelecektir.” diye konuştu.
Bolat, vatandaşların sabırla beklediğini anlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Onlara şükranlarımızı sunuyoruz. Büyük sıkıntı çektiler ama devletimiz kendilerinin yanındadır, hükümet olarak onların yanındayız. Bütün gücümüzle elimizdeki imkanlarla destekliyoruz. Aziz milletimiz de gerek STK’ler gerekse şahsi olarak deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza ilk gün ilk saatlerden itibaren büyük bir dayanışma gösterdiler ve destekte bulundular. El birliğiyle millet ve ülke olarak bu asrın felaketi ve dünya tarihindeki en ağır felaketlerinden birinden birkaç yılda çok hızlı bir şekilde kalkmış olacağız. Geçen yıl yaklaşık 30 milyar dolar devlet bütçesinden deprem bölgelerine harcama yapıldı. İyi gidiyor, süreç hızlanıyor ve 110 milyar dolarlık bir bütçe yükü hesaplanmıştı. Allah’ın izniyle milletimiz, devletimiz, hükümetimiz bu yükün altından kalkmış olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.”
HABER7 / ÖZEL
Türkiye 6 Şubat 2023 tarihinde acı bir depremle güne uyandı. Merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık olan 7,7 büyüklüğündeki depremin üstünden tam bir sene geçti. Sabah saat 04:17’de meydana gelen depremin acısı henüz geçmemişken tam on saat sonra saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bir deprem daha meydana geldi. Meydana gelen iki büyük deprem başta Kahramanmaraş olmak üzere Hatay, Adıyaman, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Adana, Kilis ve Elazığ’da yıkıma neden oldu. Milyonların tek yürek olduğu deprem sonrasında binlerce can kaybı yaşanırken yurt içinden ve yurt dışından ekipler arama kurtarma çalışmaları için akın etti. Deprem bölgesinde 41 bini aşkın binanın enkazı kaldırıldı.

Ülkemizde on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mustafa Kumral, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat, Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa ve Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Kurul Üyesi Prof. Dr. Kasım Yenigün Haber7’ye özel açıklamalarda bulundu.
“OTURDUM SAATLERCE AĞLADIM”
Haber7’ye konuşan Prof. Dr. Naci Görür şu anda riskli bölge olarak ‘Erzincan, Karlıova ve Bingöl’ arasını değerlendirdiklerini ifade etti. 6 Şubat depremlerinin Bitlis-Zagros Bindirme kuşağına enerji transfer ettiğini ve zamanı gelmeden önce oradaki fayların deprem üretmesine neden olabileceğini açıkladı.
|
Deprem olduktan sonra sabaha karşı telefonunun çaldığını söyleyen Prof. Dr. Naci Görür: “O saatte telefonum çalınca endişelendim aklıma çocuklarım geldi. Telefonu açtım karşımda bir hanımefendi karanlık anlayamadım ne olduğunu ancak sonra ‘hocam bizi kurtarın’ diye feryat duydum. Yanında bir kız çocuğu vardı. Ne olduğunu anlayamadım zaten sonra telefonda kapandı. Televizyonu açtım, baktım ki deprem olmuş. O an gördüğüm görüntü ve feryat beni derinden etkiledi. Oturdum saatlerce ağladım. Binlerce canımızı kaybettik.” |
“YARALARI SARMAYI GÖREV BİLDİK”
6 Şubat’ta bölgeye ilk giden bilim ekiplerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kumral, acı haberi alır almaz Kahramanmaraş’a jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve jeofizik mühendisi gibi uzmanlarla yola çıktıklarını ifade etti.
|
AFAD’ın yönlendirdiği yerlerde ekiplerle koordineli şekilde çalışmalar yaptıklarını anlatan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kumral: “Bu ülkenin yetiştirdiği bilim adamları olarak bölgedeki yaraları sarmayı görev bildik. İnşaat mühendisi arkadaşlarımız şehir bölge planlamadaki hocalarımızla beraber konteyner kentlerin kurulacağı yerlerin belirlenmesinde, kalıcı deprem konutlarının yapılmasıyla alakalı yerlerde incelemelerde bulundular. Ticari hayatın tekrar aktif hale getirilmesi gerekiyordu. Çünkü insanlarımızın her şeyden önce daha fazla çalışmaya, normal haline dönmeye ihtiyaçları vardı. Bu bağlamda da benim de içinde bulunduğum bir ekiple beraber birkaç defa bölgedeki organize sanayi alanlarını gezdik. Buralarda yeniden üretim nasıl başlayabilir, istihdam nasıl devam edebilir gibi konular üzerinden çalışmalarımıza devam ettik. Bölgedeki üniversitelerimizle sürekli irtibat halindeyiz. Kendilerine destek veriyoruz. Gerek öğrencilerinin üniversitemizde geçici olarak misafir edilmesi, gerekse direkt oraya destek verilmesi yönünde de çalışmalarımız devam ediyor.” |
“41 YILDIR BU İŞİ YAPIYORUM İLK KEZ BÖYLE BİR FELAKET GÖRDÜM”
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat, deprem anında ve sonrasında Kandilli Rasathanesi’nde yaşananları Haber7’ye anlattı.
|
Prof. Dr. Doğan Kalafat o anları şöyle anlattı: “Kandilli Rasathanesi’nin operasyon binası dediğimiz bir binası var ve bu bina 24 saat canlı takiplerin yapıldığı bir merkez. Dolayısıyla deprem olur olmaz arkadaşlar hemen arayıp bilgi verdiler. Haberi alır almaz toparlanıp çıktım. Tedirgindik çünkü gördüğümüz manzara bizi endişelendirdi. Büyüklük olarak afetin büyüklüğünü biliyoruz ama boyutunu o an bilmiyoruz. 7,7 büyüklüğü olarak hesapladık. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük afetlerden birini yaşadık. 41 yıldır bu işin içinde görev alıyorum ve meslek hayatımda ikinci yaşadığım büyük deprem oldu. Özellikle ikinci yaşanan depremle yıkımın etkisi daha büyük oldu. 17 Ağustos depreminde de benzerini yaşamıştık ve 6,6’ya kadar artçıların olması bekleniyordu doğal karşılanıyordu. Ancak benim için en büyük sürpriz dokuz saat sonra olan ikinci depremdi. Doğu Anadolu Fay Zonu kuzeydoğu ve güneybatı gidişli bu kapsamda hesaplarımıza göre bizim beklediğimiz yoğun olarak güneybatı ucu veya kuzeydoğu ucu olabilir şeklindeydi. Ancak ikinci kırılma doğu batı doğrultulu fayda oldu. Bu gerçekten benim meslek hayatımda çok nadir gördüğüm ve sismoloji biliminde de çok az rastlanılan bir olaydı. İkinci depremin dokuz saat sonra olması can kaybının ve hasarın artmasında çok büyük etkisi oldu.” |
“FAY HATLARI PAY HATLARINDAN DAHA ÖNEMLİ”
Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa, 6 Şubat depremini ‘Türkiye’nin son yüzyılda gördüğü en büyük deprem’ olarak değerlendirdi. Deprem Uzmanı Dr. Basa, Türkiye’de her an her yerde deprem olabileceğini hatırlatarak ‘Deprem kader değil’ ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Japonya’da meydana gelen deprem üzerinde örnek veren Dr. Süleyman Basa, depremin değil binanın öldürdüğünü ifade etti.
|
Marmara depremine ilişkin konuşan Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa: “Olası Marmara depreminde İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Biga riskli yerler. Altını çizerek söylüyorum fay hatları, pay hatlarından önemlidir. İstiyoruz ki büyük geniş evlerimiz olsun ancak güvenli mi değil mi bakmıyoruz. Salonu küçük olsun ama depreme dayanıklı olsun. İnsanlarımıza mutlaka yaşadıkları binaların risklerini belirtmeliyiz, bilmeliler ki insanlarımızın da bunları sorması, öğrenmesi gerekir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu anlamda çok kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Zemin deprem için en önemli unsurlardan biri. Zeminle beraber binaları oturtmamız lazım. Marmara’da olacak bırakın 7,5 büyüklüğündeki depremleri 6,5 büyüklüğünde bir depremde bile en az on beş bin kişi hayatını kaybeder. Kırılma kuzey ucunda değil de güney ucunda olursa Bursa var orada ve sanayi orada demek bu. O senaryoları düşünmek bile istemiyorum.” |
“ALTYAPI UNSURLARINI DEPREME HAZIRLAMILIYIZ”
Asrın felaketi olarak tarihe geçen 6 Şubat depremlerinde yaşanan sorunları anlatan Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Kurul Üyesi Prof. Dr. Kasım Yenigün ‘ulaşım ve altyapı’ sorununa değinerek “Ulaşım altyapısının depremde ne kadar önemli olduğunu gördük ve tekrar hatırlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
|
Depremde yaşanan her türlü ulaşım sıkıntısı ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kasım Yenigün: “Ulaşım sıkıntıları ile bir kez daha anladık ki; karşımıza çıkacak herhangi bir afetten sonra ya da afet anında sadece konutlarımıza bağlı değiliz. Örneğin bizim için elektrik, su ve benzeri unsurların tedarikini sağlayan barajlarımızın güvenliği ne aşamada, ya da bize ulaşım imkanı sağlayan kara yolları, demir yolları, havaalanlarının durumları ne durumda? Stratejik alanlarla ilgili bilgiye ihtiyacımız var. Bunu 6 Şubat depreminde baraj yıkıldı gibi bir dezenformasyon örneği ile yaşadık. Buna ilişkin Baraj Güvenliği Teknik Komitesi kuruldu. Ben o komitenin alt yapı kurulu üyesiyim. Yapılar da insanlar gibi belli ömürlere sahipler ve yaşlanıyorlar ve yetersiz kalabiliyorlar. Ama düzenli olarak takip etmek ve önlemleri almak konusunda çalışmalar yapılabiliyor. Bu anlamda altyapı unsurlarını depreme hazırlamalıyız.” |
Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Kurumun 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Deprem felaketi sonrası Kurum personelinin sağladığı ayni ve nakdi yardımları depremzedelere ulaştırdıklarını ifade eden Küle, afet sonrası çabalarını yalnızca insani yardımla sınırlı tutmadıklarını dile getirdi.
Küle, Kurum olarak dünyanın başka yerlerinde yaşanan büyük felaketler sonrasında rekabet otoritelerinin ne gibi tedbirler aldığını incelemeye başladıklarına dikkati çekerek, “Bu çerçevede Rekabet Kurulu üyelerinden oluşan bir heyetle depremden kısa süre sonra bölgeye giderek, afetten etkilenen illerimizin iş dünyası temsilcileriyle buluştuk.” diye konuştu.
Deprem bölgesinde gerek sosyal gerekse iktisadi toparlanma sürecini geciktirebilecek olası rekabetçi sorunların süratle tespit edilerek, gerekli adımların atılabilmesi için sektör incelemesi başlattıklarını bildiren Küle, bu amaçla bir çalışma grubu oluşturduklarını anlattı.
“REKABETÇİ YAPININ KORUNMASINA SON DERECE HASSAS YAKLAŞIYORUZ”
Küle, çalışma grubunun, Adana, Adıyaman, Hatay, Gaziantep, Elazığ, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye’de ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları ve kalkınma ajansları temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Görüşmelerde, başlatılan inceleme ve deprem bölgesi için oluşturulan iletişim kanallarıyla Kuruma doğrudan ve hızlıca ulaşılabileceği hakkında bilgi verilirken, diğer yandan bölgedeki paydaşlar tarafından dile getirilen sorunlar ve öneriler not edildi. Aktarılan sorunlardan öne çıkanlara ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirildi. Depremin hemen ardından bölgedeki temsilcilerle gerçekleştirilen bu görüşmeler, ilerleyen dönemde yüz yüze ve uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla tekrarlandı.”
Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin yoğun şekilde devam ettiğini vurgulayan Küle, “Bu bağlamda özellikle deprem bölgesinin yeniden inşası için gerekli malzemelerin üretim ve tedarik süreçlerindeki rekabetçi yapının korunmasına son derece hassas yaklaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Küle, teşebbüslerin bu dönemi fırsata çevirerek rekabeti kısıtlayıcı ve bozucu faaliyetlerde bulunmalarını önlemek adına çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirerek, doğrudan ya da dolaylı şekilde Kurumun müdahil olmasını gerektirecek her türlü durumda hızla hareket ettiklerini söyledi.
KURULDAN 2 ÇİMENTO VE HAZIR BETON FİRMASINA 102 MİLYON LİRA CEZA
Yeni konutların yapımında en temel ihtiyaç kaleminin çimento ve hazır beton olduğuna dikkati çeken Küle, depremden en çok etkilenen iller arasında yer alan Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da çimento ve hazır beton sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüslerin radarlarına takıldığını kaydetti. Küle, bu teşebbüslerin aralarında anlaşarak fiyatları birlikte belirledikleri, kendi aralarında müşteri ve bölge paylaşımında bulundukları, bu bölge ve müşteriler haricindekilere ürün vermedikleri ya da fahiş fiyat talep ettikleri şikayetlerine yönelik ön araştırma başlattıklarını anımsattı.
Küle, ön araştırma sürecinde 46 hazır beton ve çimento üreticisinde yerinde inceleme yaptıklarını bildirdi. Hatay’da 8, Malatya’da 10 çimento-hazır beton teşebbüsüne, birlikte fiyat belirlemek, bölge ve müşteri paylaşımı yaparak Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açıldığını vurguladı.
Hatay’da faaliyet gösteren 8 hazır beton teşebbüsünden 4’ünün Kuruma uzlaşma başvurusunda bulunduğunu aktaran Küle, “Bu teşebbüslerden 2’sinin uzlaşma süreci devam ediyor. Diğer 2 teşebbüs ise öne sürülen ihlal iddialarını kabul etmiş ve bu teşebbüsler için uzlaşma süreci tamamlanmıştır. Bu 2 teşebbüse 102 milyon lira idari para cezası verilmiştir. Benzer şekilde yapı kimyasalları sektörüne dönük ayrı soruşturma sürecimiz de devam ediyor.” şeklinde konuştu.
Küle, deprem bölgesinde yürütülen incelemelerin haricinde, Kurulun diğer illerde faaliyet gösteren bazı hazır beton üreticilerine yönelik soruşturma yürüttüğü bilgisini de paylaştı.
“BU HASSASİYET TÜM YARALAR SARILANA KADAR DA SÜRDÜRÜLECEKTİR”
Deprem sonrasında gıda ürünlerinde tedarik sorunları yaşanması, gıda ve temizlik malzemelerinde fiyat artışları olması gibi endişelerin yaşandığını hatırlatan Küle, şunları kaydetti:
“Bu nedenle, gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde oluşabilecek ani ve yüksek talep karşısında firmaların rekabeti kısıtlayıcı/bozucu birliktelik içerisine girme ya da hakim durumdaki teşebbüslerin hakim durumlarını kötüye kullanmaları ihtimallerine karşı Kurumumuza yapılan başvuruları son derece hızlı ve bir o kadar da titiz şekilde inceledik. Herhangi bir rekabet ihlali olasılığına yönelik ilgili bölgedeki ticari faaliyetleri sürekli gözlemledik, bu bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğa en ufak şekilde tolerans göstermeyeceğimizi açıkladık. Ayrıca üretim faaliyetlerini deprem bölgesinde yürüten firmaların inceleme süreçlerindeki usule ilişkin sorumlulukları hakkında gerekli esnekliği sağladık.
Bu kapsamda soruşturma sürecimizin en önemli aşaması olan sözlü savunma toplantılarımızı erteledik. Benzer şekilde deprem bölgesinde üretim faaliyetlerini sürdüren firmaların savunma haklarının deprem nedeniyle gerektiği gibi yerine getirilememesi riskine karşın savunma sürelerini uzattık. Bunun gibi pek çok yöntemle bu firmalara yasalar ve düzenlemeler çerçevesinde yapılabilecek tüm kolaylıkları sağladık. Kurumumuzun deprem bölgesine yönelik hassasiyeti ilk günkü gibi devam etmektedir ve bu hassasiyet tüm yaralar sarılana kadar da sürdürülecektir.”
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklıklarının Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda mevsim normallerinin 6-8 derece altında, diğer yerlerde 1-4 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle kuzey ve doğulu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bölgenin kuzey kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
EDİRNE °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı
KOCAELİ °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
EGE
Parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve sis hadisesi ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor.
A.KARAHİSAR °C, 7°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
DENİZLİ °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 14°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
MANİSA °C, 13°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği, iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu
MERSİN °C, 13°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği, sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 7°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
ÇANKIRI °C, 8°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 7°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
KONYA °C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra kıyı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
DÜZCE °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
KASTAMONU °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
ZONGULDAK °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, gece saatlerinde Samsun çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis ile beraber buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 9°C
Parçalı bulutlu
SAMSUN °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı
TOKAT °C, 9°C
Parçalı bulutlu
TRABZON °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis ile beraber buzlanma ve don olayı bekleniyor. Bölgenin doğusunun dağlık ve kar örtüsü ile kaplı dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, -3°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS °C, -5°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA °C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 1°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde pus ve yer yer sis ile beraber buzlanma ve don olayı bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
GAZİANTEP °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
SİİRT °C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
ŞANLIURFA °C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
]]>Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2023 yılında 0,5 puan azalarak yüzde 13,9 oldu.
Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda 0,1 puan artarak yüzde 21,7 olarak gerçekleşti.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 7,4 olarak kayıtlara geçti.
Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 29,7 oldu.
EN DÜŞÜK YOKSULLUK ORANI ÇEKIRDEK AİLE BULUNMAYAN BİRDEN FAZLA KİŞİDEN OLUŞANLAR HANELERDE
Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 3,7 puan azalarak yüzde 8, tek kişilik hanehalklarında ise 2 puan artarak yüzde 9,5 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 2,1 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 13,6 oldu.
OKUR-YAZAR OLMAYANLARIN YÜZDE 27,8’i, YÜKSEKÖĞRETIM MEZUNLARININ İSE YÜZDE 3,2’Sİ YOKSUL
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 27,8’i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,7’si, lise altı eğitimlilerin yüzde 14’ü, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,7’si yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3,2 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.
MADDİ VE SOSYAL YOKSUNLUK ORANI YÜZDE 14,4 OLDU
Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur.
Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2022 yılında yüzde 16,6 iken 2023 yılı anket sonuçlarında 2,2 puan azalarak yüzde 14,4 olarak tahmin edildi.
SÜREKLİ YOKSULLUK ORANI YÜZDE 12,3 OLDU
Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2023 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,7 puan azalarak yüzde 12,3 oldu.

GÖRELI YOKSULLUK ORANI EN DÜŞÜK TRC1 (GAZIANTEP, ADIYAMAN, KILIS) BÖLGESİNDE GERÇEKLEŞT
Ülkemizde yaşanan deprem nedeni ile 2023 yılında TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde alan çalışması yapılamadığı için İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) ayrımında verilen bölgesel sonuçlar 25 bölgeyi kapsamaktadır.
İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 16,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), yüzde 14 ile TR41 (Bursa, Eskişehir, Bilecik) ve yüzde 13,9 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.
Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,8 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), yüzde 7,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve yüzde 8 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) oldu.
YOKSULLUK VEYA SOSYAL DIŞLANMA RISKI ALTINDA OLANLARIN ORANI YÜZDE 31,0 OLDU
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar; göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk ve düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olanları ifade etmektedir.
Son yıl sonuçlarına göre fertlerin yüzde 31’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran yaş gruplarına göre incelendiğinde; 0-17 yaş grubunda yüzde39,7, 18-64 yaş grubunda yüzde28,0, 65 ve üstü yaş grubunda ise yüzde26,6 olarak tahmin edildi.
TAKSIT ÖDEMELERİ VEYA BORÇLARI OLANLARIN ORANI YÜZDE 58 OLDU
Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 1,4 puan azalarak yüzde 58 oldu. Nüfusun yüzde 5,7’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 14,9’una çok yük getirdi. Konut masraflarının çok yük getirdiği hanelerin oranı 0,3 puan artarak yüzde 17,5 olurken, bu masrafların biraz yük getirdiği hanelerin oranı 8,8 puan artarak yüzde 66,5 oldu. Konut masrafların yük getirmediğini belirten hanelerin oranı geçen yıla göre 9,2 puan azalış ile yüzde 15,9 hesaplandı.
Hanelerin yüzde 58,8’i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 39,2’si iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 31,8’i beklenmedik harcamaları, yüzde 19,5’i evin ısınma ihtiyacını, yüzde 64,2’si eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak yapılan son değerlendirmelere göre; ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz kıyıları ile Sinop, Samsun, Ordu ve Şanlıurfa çevrelerinin yağmurlu, Marmara’nın kuzey ve batısı, Akdeniz’in iç kesimleri, Güneydoğu Anadolu ile Karaman, Bitlis, Hakkari ve Şırnak çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın; Marmara, Kıyı Ege ve Doğu Akdeniz’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
HAVA SICAKLIĞI NASIL OLACAK?
Sıcaklıkların kuzey ve iç kesimlerde mevsim normallerinin 1-3 derece altında, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kıyı Ege ve Doğu Akdeniz’de kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
SARI KODLU UYARI NEDİR?
Hava durumu potansiyel tehlikelidir: Tahmin edilen meteorolojik hadise olağandışı olmamakla birlikte, meteorolojik şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalıdır.
KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA UYARISI
Rüzgarın; Marmara, Kıyı Ege ve Doğu Akdeniz’de kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
BÖLGELERİMİZDE HAVA NASIL OLACAK?
MARMARA
Çok bulutlu, bölgenin kuzey ve batısının yağmur ve karla karışık yağmur, yükseklerinin yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Trakya ile bölgenin güneydoğusunda buzlanma ve don olayı bekleniyor.

EDİRNE °C, 5°C
Çok bulutlu
İSTANBUL °C, 5°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri yer yer karla karışık yağmurlu
KIRKLARELİ °C, 3°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KOCAELİ °C, 6°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri yer yer karla karışık yağmurlu
EGE
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Rüzgarın; Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 2°C
Parçalı ve çok bulutlu
DENİZLİ °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
MANİSA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
AKDENİZ
Çok bulutlu, bölgenin kıyılarının yağmur ve sağanak yağışlı, iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Doğu Akdeniz’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.
ADANA °C, 12°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 14°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
HATAY °C, 5°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
MERSİN °C, 13°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Karaman çevreleri ile Konya’nın güney ilçelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor.
ANKARA °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARAMAN °C, 1°C
Çok bulutlu ve aralıklı kar yağışlı
SİVAS °C, 1°C
Parçalı ve çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Çok bulutlu, Sinop çevreleri ile Kastamonu kıyılarının yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor.
BOLU °C, 2°C
Çok bulutlu
DÜZCE °C, 6°C
Çok bulutlu
SİNOP °C, 9°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
ZONGULDAK °C, 7°C
Çok bulutlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu, Samsun ve Ordu çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
RİZE °C, 8°C
Çok bulutlu
SAMSUN °C, 8°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
TOKAT °C, 3°C
Çok bulutlu
TRABZON °C, 8°C
Çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Bitlis, Hakkari ve Şırnak çevrelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor. Bölgenin kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AĞRI °C, 0°C
Parçalı ve çok bulutlu
ERZURUM °C, -3°C
Parçalı ve çok bulutlu
MALATYA °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu
VAN °C, 0°C
Parçalı ve çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve karla karışık yağmurlu, yükseklerinin yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 7°C
Çok bulutlu, gece saatlerinde karla karışık yağmurlu, yüksekleri yer yer kar yağışlı
GAZİANTEP °C, 4°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
MARDİN °C, 5°C
Çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
ŞANLIURFA °C, 8°C
Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu
Kıyılarda yağmur ve sağanak, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması beklenen yağışların Doğu Karadeniz kıyı illeri ile Hakkari, Şırnak ve Siirt ile Van’ın güney çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis ile birlikte iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
Sıcaklıkların kuzey ve iç kesimlerde mevsim normallerinin 1-3 derece altında, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Genellikle kuzeybatı ve batılı, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Orta Karadeniz kıyılarında kuzeybatılı yönlerden kuvvetli eseceği tahmin ediliyor.
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: BUZLANMAYA DİKKAT!
Yağışların, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin’in kıyı kesimlerinde kuvvetli yağmur, iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve yoğun kar şeklinde; Siirt, Şırnak ve Hakkari ile Van’ın güney çevrelerinde kuvvetli karla karışık yağmur ve yoğun kar şeklinde görülmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, buzlanma ve don olayı vb.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI
Rüzgarın Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Orta Karadeniz kıyılarında kuzeybatı yönlerden kuvvetli (30-60 km/sa) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
BÖLGELERİMİZDE HAVA DURUMU – 27 OCAK 2024
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Kırklareli çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar, diğer yerlerde yağmur ve sağanak, yüksek kesimlerde karla karışık yağmur şeklinde görülmesi bekleniyor.

EDİRNE °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu
İSTANBUL °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra batı kesimlerinden başlamak üzere, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmurlu
KOCAELİ °C, 8°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
TEKİRDAĞ °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimlerinin yağışlı geçeceği, yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
DENİZLİ °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
KÜTAHYA °C, 4°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde hafif kar yağışlı
MUĞLA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
ANTALYA °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu
ISPARTA °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
MERSİN °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğu kesimleri ile Eskişehir çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
ANKARA °C, 2°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde kuzey kesimleri hafif kar yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra hafif kar yağışlı
KAYSERİ °C, 1°C
Çok bulutlu, aralıklı ve hafif kar yağışlı
KONYA °C, 2°C
Parçalı ve çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçmesi; yağışların, kıyı kesimlerinde yağmur, iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 2°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
KASTAMONU °C, 1°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
SİNOP °C, 9°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
ZONGULDAK °C, 6°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, iç ve yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Karadeniz kıyı illerinde kuvvetli olmak üzere, kıyılarda yağmur, yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
RİZE °C, 8°C
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
SAMSUN °C, 11°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmurlu
TOKAT °C, 3°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı
TRABZON °C, 9°C
Çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hakkari ve Şırnak ile Van’ın güney çevrelerinde yoğun kar şeklinde olması bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
AĞRI °C, 0°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
ERZURUM °C, -3°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
MALATYA °C, 3°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı
VAN °C, 3°C
Çok bulutlu, güney çevrelerinde yoğun olmak üzere, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yükseklerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
GAZİANTEP °C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu
MARDİN °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
SİİRT °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri yoğun kar yağışlı
Ülkemizin doğu kesimlerinin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı çok bulutlu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük çevreleri, Kastamonu kıyıları, Antalya’nın doğu ilçeleri ile Siirt ve Şırnak’ın batısı yağmurlu, Hakkari, Siirt’in doğusu, Şırnak ile Karabük ve Kastamonu’nun yüksek kesimleri kar yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis ile birlikte iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE –2°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ 2°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu
TEKİRDAĞ 1°C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL’A NE ZAMAN KAR YAĞACAK?
Meteoroloji verilerine göre önümüzdeki Cumartesi akşamı hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte yağmurun karla karışık yağmura dönmesi bekleniyor. İstanbul’un yüksek yerlerinde ise yer yer kar yağışının görülmesi tahmin ediliyor.
EGE
Parçalı ve az bulutlu, gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinin puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR -4°C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
DENİZLİ 2°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR 4°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA 1°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Bölgenin iç kesimlerde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA 4°C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA 9°C, 17°C
Öğleden sonra doğu ilçeleri sağanak yağışlı
ISPARTA 1°C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
MERSİN 7°C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
ANKARA -4°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR -3°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KAYSERİ -5°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA –5°C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
İç kesimlerde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU -5°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KASTAMONU -7°C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu, kıyı kesimleri öğleden sonra yağmurlu
SİNOP 4°C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK 3°C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu, öğleden sonra yağmurlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
RİZE 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
SAMSUN 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
TOKAT -4°C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON 3°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Şırnak’ın batısı yağmurlu, Hakkari ile Şırnak doğusunun hafif kar yağışlı olması bekleniyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
AĞRI -8°C, 1°C
Çok bulutlu
ERZURUM -13°C, 0°C
Çok bulutlu
MALATYA –4°C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu
VAN -4°C, 4°C
Çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Siirt’in yağmurlu, yüksekleri aralıklı hafif kar yağışlı olması bekleniyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
DİYARBAKIR -1°C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
GAZİANTEP -2°C, 9°C
Parçalı ve az bulutlu
MARDİN 0°C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
ŞANLIURFA 1°C, 11°C
Parçalı bulutlu.
]]>
Ülkemizin doğu kesimlerinin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı çok bulutlu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük çevreleri, Kastamonu kıyıları, Antalya’nın doğu ilçeleri ile Siirt ve Şırnak’ın batısı yağmurlu, Hakkari, Siirt’in doğusu, Şırnak ile Karabük ve Kastamonu’nun yüksek kesimleri kar yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis ile birlikte iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE –2°C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ 2°C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu
TEKİRDAĞ 1°C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL’A NE ZAMAN KAR YAĞACAK?
Meteoroloji verilerine göre önümüzdeki Cumartesi akşamı hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte yağmurun karla karışık yağmura dönmesi bekleniyor. İstanbul’un yüksek yerlerinde ise yer yer kar yağışının görülmesi tahmin ediliyor.
EGE
Parçalı ve az bulutlu, gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinin puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR -4°C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
DENİZLİ 2°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR 4°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA 1°C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Bölgenin iç kesimlerde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA 4°C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA 9°C, 17°C
Öğleden sonra doğu ilçeleri sağanak yağışlı
ISPARTA 1°C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
MERSİN 7°C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
ANKARA -4°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR -3°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KAYSERİ -5°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA –5°C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
İç kesimlerde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU -5°C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KASTAMONU -7°C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu, kıyı kesimleri öğleden sonra yağmurlu
SİNOP 4°C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK 3°C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu, öğleden sonra yağmurlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
RİZE 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
SAMSUN 2°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
TOKAT -4°C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON 3°C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Şırnak’ın batısı yağmurlu, Hakkari ile Şırnak doğusunun hafif kar yağışlı olması bekleniyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
AĞRI -8°C, 1°C
Çok bulutlu
ERZURUM -13°C, 0°C
Çok bulutlu
MALATYA –4°C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu
VAN -4°C, 4°C
Çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Siirt’in yağmurlu, yüksekleri aralıklı hafif kar yağışlı olması bekleniyor. Bölge genelinde gece ve sabah saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
DİYARBAKIR -1°C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
GAZİANTEP -2°C, 9°C
Parçalı ve az bulutlu
MARDİN 0°C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
ŞANLIURFA 1°C, 11°C
Parçalı bulutlu.
]]>
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklıklarının iç, batı ve kuzey kesimlerde mevsim normalleri civarında, güneydoğu kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.
RÜZGAR: Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, yer yer orta kuvvette, Marmara’nın güneyi ve Kıyı Ege’de zaman zaman kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.
UYARILAR
KUVVETLİ VE YOĞUN KAR YAĞIŞI UYARISI : Yağışların, Şırnak ve Siirt’in doğusu, Van’ın güneyi ile Hakkari ve Bitlis çevrelerinde yoğun kar şeklinde olması beklendiğinden ulaşımda aksamalar, buzlanma ve don, çığ, tipi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın Marmara’nın güneyi ve Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden zaman zaman kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
EDİRNE °C, 7°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
İSTANBUL °C, 8°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
KOCAELİ °C, 10°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
TEKİRDAĞ °C, 7°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
EGE
Parçalı ve az bulutlu, sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinin puslu, yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR °C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
DENİZLİ °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 12°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA °C, 13°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
ANKARA °C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 5°C
Parçalı ve az bulutlu
KAYSERİ °C, 2°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
KASTAMONU °C, 4°C
Parçalı ve az bulutlu
SİNOP °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK °C, 9°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, sabah saatlerinde Giresun ve Trabzon’un kıyı kesimlerinin yağmurlu, iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
RİZE °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
SAMSUN °C, 10°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
TOKAT °C, 4°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
TRABZON °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı, iç ve yüksek kesimleri, karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güneydoğusu ile Erzurum, Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Hakkari ve Bitlis çevreleri ile Şırnak’ın doğu, Van’ın güney çevrelerinde kuvvetli, yer yer yoğun olması bekleniyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
AĞRI °C, 0°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
ERZURUM °C, -1°C
Çok bulutlu, sabah saatlerinde kar yağışlı
MALATYA °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu
VAN °C, 4°C
Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların güney çevrelerinde yer yer yoğun kar şeklinde görülmesi bekleniyor.
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu, doğusunun yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar, Siirt’in doğu çevrelerinde yer yer yoğun kar şeklinde olması bekleniyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
GAZİANTEP °C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
MARDİN °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
ŞANLIURFA °C, 10°C
Parçalı bulutlu
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun batısı, Güneydoğu Anadolu ile Giresun, Erzurum ve Muş çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Genellikle yağmur ve sağanak, Trakya kesimi, Kuzey Ege’nin iç kesimleri, Karadeniz’in iç kesimleri ile Bilecik, Eskişehir, Erzurum ve Muş çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların; Marmara (Bilecik hariç), Kuzey Ege kıyıları ile Batı ve Orta Karadeniz’in kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

Meteoroloji’den yapılan açıklamada, “İç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.” denildi.

Hava sıcaklıklarının cumartesi gününden itibaren 6 ila 10 derece birden azalarak kış değerlerine gerilemesi, bu düşüşle birlikte kuzey, iç ve batı kesimlerde yer yer mevsim normallerinin altına düşmesi bekleniyor.
Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin yağış beklenen illerle ilgili şu bilgileri verdi:
“Cumartesi günü İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova ve Kocaeli çevrelerinde kuvvetli yağmur etkili olacak. Edirne ve Kırklareli’nde yine kuvvetli yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz.”
9 İLE SARI KODLU UYARI
Pazar günü tüm bölgelerde yağış beklendiğini belirten Tekin, “Özellikle Ege kıyıları, Kuzey Ege’nin kuzeyinde, İç Anadolu’da, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun batısında yağışlar kuvvetli olacak” dedi.

3 BÜYÜK İLDE HAVA NASIL OLACAK?
3 büyük ilde de hafta sonu yağışlı bir hava hakim olacak. Tekin, İstanbul, Ankara ve İzmir’de beklenen hava durumuyla ilgili şunları aktardı:
“Hafta sonu Başkentte yağış iki gün boyunca kendini gösterecek, cumartesi günü yağış akşam saatlerinden sonra başlayacak. İstanbul’a bakıldığında önümüzdeki üç gün boyunca aralıklarla yağmur devam edecek. İzmir’de ise yine hafta sonu yağış göreceğiz kuvvetli olma ihtimali yüksek.”

BÖLGELERİMİZDE HAVA DURUMU
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla Trakya kesimi ile Bilecik çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Bilecik hariç bölge genelinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

EDİRNE °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
İSTANBUL °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle ve akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
KIRKLARELİ °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
KOCAELİ °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinden sonra Afyonkarahisar ve Kütahya çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden sonra Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, öğle saatlerinden itibaren Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. İç kesimlerinde pus ve yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor.
A.KARAHİSAR °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yağmurlu, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
DENİZLİ °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu
İZMİR °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
MANİSA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmurlu
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde pus ve yer yer sis görüleceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
HATAY °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
ISPARTA °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde kuzeyi ile gece saatlerinden sonra bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, gece saatlerinden sonra Eskişehir çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KONYA °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı
YOZGAT °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmurlu, gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak, gece saatlerinden sonra iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması beklenen yağışların; bölgenin kıyı kesimlerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmurlu, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DÜZCE °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
KASTAMONU °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmurlu, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra kıyı kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.
ZONGULDAK °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Giresun çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak, gece saatlerinde Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması beklenen yağışların; Samsun çevrelerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yağmurlu, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
SAMSUN °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor.
TOKAT °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yağmurlu, gece saatlerinden sonra karla karışık yağmur ve kar yağışlı
TRABZON °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, batı kesimleri ile Erzurum ve Muş çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur, kuzeybatı kesimleri ile Erzurum ve Muş çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Bölge genelinde pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, 4°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KARS °C, 5°C
Parçalı ve çok bulutlu
MALATYA °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmurlu
VAN °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yer yer pus ve sis bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
GAZİANTEP °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SİİRT °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra yağmurlu
ŞANLIURFA °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
Husilerin İsrail’e giden Kızıldeniz’deki ticari gemilere insansız hava araçları ve füzelerle saldırıda bulunmasıyla bölgedeki tansiyon yükseldi. Bunun üzerine çok sayıda ticari gemi rotasını Kızıldeniz yerine taşımanın daha uzun sürdüğü Süveyş Kanalı’na kırdı.
ABD ve İngiltere de Yemen’de Husilere ait hedefleri vurmaya başladı. Amerikan ve İngiliz savaş uçakları, son olarak Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerindeki bazı noktalara hava saldırısı gerçekleştirdi.
Bu gelişmeler küresel nakliye firmalarının rotalarını yeniden çizmek zorunda kalmasına yol açarken bölge genelinden haber akışı ve gelişmeler devletlerin yanı sıra yatırımcıların da odağına yerleşti.
GELİŞMELER TEDARİK ZİNCİRİNİ ETKİLEDİ
Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Kuzey Afrika Uzmanı Dr. Kaan Devecioğlu, AA muhabirine, Kızıldeniz’de yaşanan gelişmelerin ticarete ve ulaşım rotalarına etkisine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Uluslararası Ticaret Odası (ICC) verilerine göre, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80’inin deniz taşımacılığıyla gerçekleştirildiğini belirten Devecioğlu, “Babülmendep Boğazı özelinde Kızıldeniz’in küresel ticaret açısından temel önemi, dünya ticaretinin en az yüzde 10’unun, Avrupa ticaretinin ise yüzde 40’ının geçtiği bir su yolu olmasından kaynaklı.” dedi.
Husilerin İsrail menşeli gemilere saldırı düzenlemesinin ardından ABD’nin bölgede operasyon başlattığını hatırlatan Devecioğlu, karşılıklı saldırılarla olayların büyüdüğünü dile getirdi.
Devecioğlu, mevcut durumda ABD ve İngiltere’nin Yemen’deki Husi hedeflerini vurduğunu hatırlatarak şunları ifade etti:
“Bu durum küresel ekonomideki krizi derinleştirecek. Bu iddianın temel nedeni ise ABD ve İngiltere operasyonunun ardından İran ve Hizbullah’ın kınama yayınlaması ve Rusya’nın BM Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırması. Dolayısıyla küresel ve alt bölgedeki aktörler arasında ciddi bir diplomatik ve askeri çatışma mevcut. Bu kriz tedarik zincirlerinin aksamasını ve küresel enflasyonun artmasını tetikleyecek. Alternatif rotanın ise Ümit Burnu’nu içermesi ve yaklaşık olarak 6 bin kilometre olması ekstra maliyetler yaratacak.”
DENİZCİLİK ŞİRKETLERİ ROTALARINI DEĞİŞTİRİYOR
Araştırmacı-yazar Dr. Hüseyin Korkmaz da Husilerin İsrail’in Gazze’deki saldırıları nedeniyle Kızıldeniz’de gemileri hedef almasının bir süredir bölgesel güvenliği tehdit ettiğini, bu durumun küresel tedarik zincirini aksatarak maliyetlerin artmasına da neden olacağını söyledi.
Korkmaz, Kızıldeniz’in, enerji nakli ve küresel deniz ticareti için kritik öneme sahip olduğuna dikkati çekerek, “Dolayısıyla burada meydana gelen çatışmalar küresel piyasaları etkilemekle beraber enerji geçişleri konusunda da sıkıntılara neden oluyor.” diye konuştu.
Denizcilik şirketlerinin güvenlik riskleri nedeniyle rotalarını değiştirmek zorunda kaldığına işaret eden Korkmaz, bu sebeple navlun maliyetlerinde artışlar yaşandığını bildirdi.
Korkmaz, ABD liderliğinde başlatılan operasyona değinerek şöyle konuştu:
“Bu kapsamda ABD ve İngiltere’nin Yemen’deki askeri unsurlara yaptığı hava saldırısı, küresel rekabet bağlamında yeni bir cephenin daha açılmasına neden olabilir. Bu aynı zamanda navlun maliyetlerindeki artışı hızlandırabilir. Çatışmanın derinleşmesi küresel ticaretin önemli bir kısmının geçtiği Kızıldeniz hattının tamamen kapanmasına gidecek olayları tetikleyebilir.”
“PETROL ARZI ETKİLENEBİLİR”
Kızıldeniz hattının kritik özelliklerinden birinin de küresel petrol ticaretindeki hayati rolü olduğunu vurgulayan Korkmaz, bölgede yaşanan istikrarsızlıklar ve çatışmaların küresel petrol arzında belirsizliklere yol açabileceğini dile getirdi.
Korkmaz, ABD ve Çin arasında devam eden küresel ölçekli rekabetin her alanda hissedildiğini belirterek şunları kaydetti:
“Çin, Kızıldeniz’de meydana gelen olaylarda nötr çizgide durmaya çalışsa da bölgede yapılacak askeri müdahalelere karşı bir pozisyonda bulunuyor. Kızıldeniz’de devam eden gelişmeler uluslararası arenada yeni çatışma alanlarının açılmasına ve böylece küresel çapta bir kaosun artmasına neden olabilir. Küresel jeopolitik alanın, artan çatışmalar ve belirsizliklerle şekillendiği bu dönem, uluslararası ilişkilerde daha fazla kutuplaşmayı ve bölgesel güçlerin daha aktif ve etkin roller üstlenmesini kaçınılmaz kılıyor.”
Doç. Dr. Mahmudov, Zengezur Koridoru’nun açılmasının ekonomik açıdan bölgeye etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.
Azerbaycan ordusunun 44 günlük 2. Karabağ Savaşı’nın ardından topraklarını işgalden kurtarmasıyla Zengezur Koridoru’nun öneminin arttığını kaydeden Mahmudov, Türkiye ve Azerbaycan’ın ekonomik ilişkilerinin çok önemli hale geldiğini söyledi.

Türkiye ve Azerbaycan’ın Ermenistan konusunda aynı siyaseti izlediğini hatırlatan Mahmudov, Zengezur Koridoru’nun Ermenistan’ın Sünik bölgesinin gelişimini sağlayacağını vurguladı.
Zengezur Koridoru’nun bölgesel önemine işaret eden Mahmudov, “(Bu koridor) Hem Azerbaycan için hem Türkiye için ve Nahçıvan için çok önemlidir. Bu yol Orta Asya, Azerbaycan ya da Rusya pazarına girecek Türk iş adamlarının mesafesini kısaltacak. Burada 400 kilometrelik yolun kısaltılmasından bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mahmudov, Zengezur Koridoru’yla Azerbaycan ile Türkiye arasında ilk kara bağlantısının sağlanacağına dikkati çekerek Türkiye’nin bu koridor üzerinden Azerbaycan pazarına direkt bağlanacağını söyledi.
Öte yandan söz konusu koridorla Türkiye’nin Azerbaycan üzerinden Orta Asya pazarına açılabileceğinin altını çizen Mahmudov, böylelikle Orta Asya ülkeleriyle dış ve ekonomik ilişkilerin gelişiminin sağlanacağını belirtti.
Mahmudov, öte yandan Zengezur Koridoru’nun Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) kurumsallaşmasına katkı sağlayacağına işaret ederek TDT ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesinin tüm bölge için önemli olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin Zengezur Koridoru’yla Çin ile de bağlantı kuracağını aktaran Mahmudov, Türk mallarının Çin pazarına, Çin mallarının da Türk pazarlarına girmesinin sağlanacağını aktardı.

“NAHÇIVAN LOJİSTİK MERKEZLERDEN BİRİNE DÖNÜŞECEK”
Mahmudov, söz konusu koridorla Nahçıvan ile Azerbaycan arasında kara yollarının açılacağını belirterek “(Bu) 30 yıla yakın süredir ablukada olan Nahçıvan’ın ekonomik gelişimi için geniş zemin yaratacaktır. Nahçıvan burada lojistik merkezlerden birine dönüşecektir.” değerlendirmesini yaptı.
Mahmudov, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’nin Pakistan ile de ilişkilerini geliştirmesi için büyük zemin oluşturacağını söyledi.
KORİDOR, ERMENİSTAN’IN GELİŞİMİ İÇİN DE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK
Zengezur Koridoru’nun Ermenistan’ı nasıl etkileyeceğine ilişkin Mahmudov, Zengezur Koridoru açıldıktan sonra bölgenin sürekli gelişiminin sağlanacağını kaydetti.
Mahmudov, söz konusu koridorun açılmasıyla bölgede birçok restoran, kafe ve otelin açılacağını dile getirdi.
Zengezur Koridoru’nun Ermenistan’dan geçmesi durumunda Ermenistan’ın demir yolu hatlarının uluslararası taşımacılığa açılacağını vurgulayan Mahmudov, Ermenistan’ın Sünik bölgesinin büyük gelişim göstereceğini vurguladı.
Zengezur Koridoru’nun açılması için yapılan çalışmalara değinen Mahmudov, “Zengezur Koridoru açıldıktan sonra, artık Nahçıvan’dan Sünik bölgesine geçerek yine Azerbaycan bölgesi olan Doğu Zengezur’la kara bağlantısı kurulacak. Burada tüneller var. Eskiden, Sovyet Birliği vaktinde bu hat işliyordu. Burada tünel ve kara yolu vardı. Bu kara yolu yeniden restore edildikten sonra istihdam için de geniş imkanlar yaratacak.” diye konuştu.

Mahmudov, Zengezur Koridoru’yla “Batı Zengezur’un” Ermenistan’ın Sünik olarak adlandırdığı bölgeyle birleşeceğini, tren ve kara yollarının inşa edilmesi ve enerji hatlarının çekilmesiyle de Ermenistan’ın transit taşımacılıktan pay elde edeceğini, bunun Ermenistan’ın ekonomisi için büyük kazanç olduğunu söyledi.
“TÜRKİYE, RUSYA PAZARINA AZERBAYCAN ÜZERİNDEN DAHİL OLACAK”
Öte yandan Zengezur Koridoru hattından geçecek olan tarihi Culfa Tren İstasyonu’nun Azerbaycan ve Türkiye için büyük önem taşıdığını kaydeden Mahmudov, “Biz iki kardeş ülkeyi birbirinden ayırmıyoruz. Her ikisi için de bu yol önemli.” dedi.
Mahmudov, Türkiye’nin turizminde Rus vatandaşlarının öneminin büyük olduğuna işaret ederek “Culfa’daki mevcut tren yoluyla artık Türk iş adamları, Rusya pazarına dahil olacaktır. Zaten Türkiye Rusya pazarına dahil. Harita üzerinden baktığımızda Türkiye Rusya pazarına Gürcistan üzerinden dahil oluyor ama gelecekte Zengezur Koridoru açıldığında Türkiye, Rusya pazarına Azerbaycan üzerinden dahil olacak. Bu yol daha da kısaldı.” değerlendirmesini yaptı.
Rusya pazarının Azerbaycan ve Türk iş insanları için büyük ham madde pazarı olduğunu kaydeden Mahmudov, Rusya’dan demir, kömür ve ağır metaller ithal edebileceklerini, bu nedenle Culfa tren istasyonunun önemli olduğunu söyledi.
Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu ile Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların, bu sabah saatlerinde Rize çevreleri ile Artvin kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara ile iç ve doğu kesimlerde pus ve yer yer sis bekleniyor.
HAVA SICAKLIĞI: Önemli bir değişiklik beklenmiyor, ülkemiz genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
UYARILAR
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Rize çevreleri ile Artvin kıyılarında beklenen yağışların, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Çanakkale ve Tekirdağ çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer yoğun sis bekleniyor.
ÇANAKKALE °C, 16°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinde hafif sağanak yağışlı
EDİRNE °C, 12°C
Çok bulutlu
İSTANBUL °C, 15°C
Çok bulutlu ve bu akşam saatlerinde sağanak yağışlı
KOCAELİ °C, 19°C
Çok bulutlu ve bu akşam saatlerinde sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kıyı kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer yoğun sis bekleniyor.
A.KARAHİSAR °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
DENİZLİ °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR °C, 19°C
Çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak yağışlı
MUĞLA °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz ile Antalya’nın doğu ilçelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam ve gece saatlerinde doğu ilçeleri sağanak yağışlı
HATAY °C, 15°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı
MERSİN °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Kayseri ve Yozgat çevrelerinin yağmurlu, Sivas çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer yoğun sis bekleniyor.
ANKARA °C, 12°C
Çok bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 13°C
Çok bulutlu
KONYA °C, 13°C
Çok bulutlu
YOZGAT °C, 9°C
Çok bulutlu ve gece saatlerinde yağmurlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer yoğun olmak üzere sis bekleniyor.
BOLU °C, 13°C
Çok bulutlu, bu akşam saatlerinde yağmurlu
DÜZCE °C, 17°C
Çok bulutlu, bu akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
KASTAMONU °C, 11°C
Çok bulutlu, bu gece saatlerinde aralıklı sağanak yağışlı
ZONGULDAK °C, 16°C
Çok bulutlu, bu akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bu sabah saatlerinde Rize çevreleri ile Artvin kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor.
RİZE °C, 14°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu gece saatlerinde hafif sağanak yağışlı
TOKAT °C, 12°C
Çok bulutlu, bu sabah ve gece saatlerinde yağmurlu
TRABZON °C, 14°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, Elazığ ve Şırnak çevrelerinin yağmurlu, Erzincan, Erzurum, Ardahan, Ağrı, Bingöl, Muş ve Bitlis çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer yoğun sis bekleniyor.
ERZURUM °C, 4°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde hafif kar yağışlı
KARS °C, 4°C
Çok bulutlu
MALATYA °C, 7°C
Çok bulutlu
VAN °C, 7°C
Çok bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde bölge genelinin, gece saatlerinden itibaren batısının yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 5°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yağmurlu
GAZİANTEP °C, 14°C
Çok bulutlu, bu sabah ile gece saatlerinde sağanak yağışlı
MARDİN °C, 8°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yağmurlu
SİİRT °C, 7°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yağmurlu

Macron, Ürdün ziyareti kapsamında bölgede görev alan Fransız askerleriyle bir araya geldiği askeri üste yaptığı konuşmada, İsrail’in saldırılarının devam ettiği Gazze ve Batı Şeria’daki durumu ele aldı.
‘GAZZE’YE ŞİMDİYE KADAR 100 MİLYON AVROLUK YARDIMDA BULUNDUK’
Gazze’de bir an önce ateşkes sağlanması ve bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamak için Fransa ve Ürdün’ün birlikte çabaladığını belirten Macron, ülkesinin şimdiye kadar Gazzelilere 100 milyon avroluk yardımda bulunduğunu kaydetti.
‘YAHUDİ YERLEŞİMCİLERİ CEZALANDIRMANIN ZAMANI GELDİ’
Bölgenin istikrarının tehdit altında olduğunu belirten Macron, “Gazze’de yaşanan insani dramı unutmuyorum.” dedi.
Macron, bir siyasi ufkun yeniden açılması için Gazze’de ateşkes konusunda çalışılması gerektiğini vurgulayarak, “Ateşkesten çalınan her gün, bölgenin geleceğinden tahsil edilen bir gün demek.” ifadesini kullandı.

Emmanuel Macron, “çalınan her masum hayatın, bugünün ve yarının fanatizmine bir bağış” olduğu değerlendirmesinde bulundu.
‘HUSİLERİN KIZILDENİZ’DEKİ TEHDİDİ KABUL EDİLEMEZ’
Batı Şeria’da barışı tehdit eden Yahudi yerleşimcileri cezalandırmanın zamanının geldiğini vurgulayan Macron, ülkesinin bölgedeki çatışmanın daha fazla yayılmaması için çabaladığını söyledi.
Macron, “Husilerin, Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditleri kabul edilemez.” ifadesini kullanarak, bölgede çok sayıda ülkede Fransız askerlerinin bulunduğuna değindi.
