Bomba – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sun, 06 Oct 2024 08:55:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İsrail Gazze’de sadece masumları değil çevreyi de katlediyor https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-gazzede-sadece-masumlari-degil-cevreyi-de-katlediyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-gazzede-sadece-masumlari-degil-cevreyi-de-katlediyor/#respond Sun, 06 Oct 2024 08:55:59 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-gazzede-sadece-masumlari-degil-cevreyi-de-katlediyor/

İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik düzenlediği saldırılar devam ediyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle 42 bine yakın masum hayatını kaybederken, 100 bine yakın kişi de yaralandı.

Ayrıca, İsrail’in saldırıları nedeniyle mahalleler yıkıldı ve yine binlerce kişi yerinden edildi.

Saldırıların 200’üncü gününde Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi’nden yapılan açıklama ise İsrail’in zalimliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Açıklamada, İsrail tarafından Gazze’ye 75 bin ton bomba atıldığı bildirildi.

HİROŞİMAYA ATILAN BOMBA MİKTARININ 6 KATINA DENK

Bu, İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan bomba miktarının yaklaşık 6 katına denk geliyor.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Queen Mary Üniversitesinin çalışmasına göre, Gazze’deki yapıların yüzde 54 ila 66’sı İsrail saldırılarında zarar gördü veya tamamen yıkıldı. İsrail saldırıları, 2024 yılının şubat ayını da kapsayan ilk 120 günlük dönemde 420 bin ila 652 bin ton karbondioksit eş değeri salıma neden olurken bu rakam 26 ülke ve bölgenin yıllık karbon emisyonundan daha fazlasına tekabül ediyor.

Saldırıların çevreye verdiği zararı artıran en önemli faktörlerin başında uluslararası hukuka göre yoğun sivil nüfusun bulunduğu bölgelerde kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombası geliyor.

Uluslararası Af Örgütü, İsrail ordusunun Gazze’nin yoğun nüfuslu sivil bölgelerinde beyaz fosforlu top mermileri kullandığını belgelerken aralarında Anadolu Ajansı foto muhabirinin çektiği fotoğrafların da yer aldığı çok sayıda kanıt ortaya koydu.

Toprakta ve suda yıllarca kalabilen beyaz fosfor, kısa vadede temas ettiği bitkileri öldürüyor, uzun vadede ise tarımda gübre etkisi meydana getirerek aşırı miktarda bitki, yosun ve alg çoğalmasına sebep oluyor.

SU KİRİZİ DE DERİNLEŞMEYE BAŞLADI

Gazze’deki askeri hedeflerin dışında kritik altyapı tesislerini de hedef alan İsrail, elektrik hatlarına düzenlediği saldırılarla Gazze’yi karanlıkta bıraktı. Sadece elektrik hatlarını değil, su hatlarını da vuran İsrail, Gazze’de büyük bir su krizi yaşanmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), saldırıların ilk 8 ayı sonunda su ve temizlik tesisleri ile altyapının yaklaşık yüzde 67’sinin yıkıldığını veya zarar gördüğünü açıkladı.

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam tarafından temmuz ayında yayımlanan “Su Savaşı Suçları” başlıklı rapora göre, acil durumlarda hayatta kalabilmek için bir kişi günlük 15 litre suya ihtiyaç duyarken Gazzeliler yemek, duş ve temizlik gibi ihtiyaçlarını karşılamak için 4,74 litre suya ulaşabiliyor. Bu rakam İsrail saldırıları öncesi dönemle kıyaslandığında, Gazze halkının ulaştığı suyun yüzde 94 azaldığını gösteriyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne su akışını kesmesi sonucu derinleşen su sorunu, halkın kuyulardaki kirli suları kullanmak zorunda kalmasına neden oluyor. Gazzelilerin su alabilmek için saatler boyunca bekledikleri su kuyruklarına birçok kez saldırı düzenleyen İsrail, 17 Ekim 2023’te ise su bidonlarıyla eve dönen 2 çocuğu öldürdü.

GAZZE’DE ATIKLAR TOPLANAMIYOR

Hollanda merkezli sivil toplum kuruluşu PAX for Peace tarafından haziran ayında yayımlanan “Gazze’de Savaş ve Çöp” isimli rapora göre, boyutları farklılık gösteren en az 225 atık toplama alanının bulunduğu Gazze Şeridi çevresinde, atık toplama araçlarının saldırılarda zarar görmesi ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından çöp toplama alanlarına erişimin engellenmesi nedeniyle sokaklarda ve tarlalarda yüz binlerce ton katı atık ortaya çıktı.

Çatışmaların başlamasıyla nüfusun yüzde 85’inden fazlasının yerinden edildiği Gazze’de, yapıların yüzde 62’si saldırılar sonrası enkaza dönüşürken Gazze Belediyesinin verilerine göre sadece kent genelinde en az 100 bin ton katı atık birikti.

SALGIN HASTALIK RİSKİ

Tıbbi atıkların imha edilememesi, kimyasalların ve radyoaktif maddelerin toprağa ve yer altı sularına karışması Hepatit B ve Hepatit C gibi hastalıkların yayılmasına yol açarken depolama alanlarından önce suya ve toprağa, ardından da bu alanlarda yapılan tarımsal faaliyetler yoluyla besin zincirine karışan kimyasallar insan ve hayvan vücuduna kadar ulaşıyor.

Filistin Sağlık Bakanlığından 4 Mart 2024’te yapılan açıklamada, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde yaklaşık 1 milyon bulaşıcı hastalık vakası tespit edildiği ve tedavi için gerekli tıbbi imkanlara sahip olunmadığı belirtildi.

YIKIM VE KARBNON YÜKÜ

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail saldırılarının Gazze’de yol açtığı yıkım nedeniyle oluşan 23 milyon ton enkazı kaldırmanın yıllar sürebileceğini açıkladı. BM’ye göre, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında, aralarında sivillerin yaşadığı evler ile hastane ve okul binalarının da bulunduğu 156 bin ila 200 bin yapının zarar gördüğü veya tamamen yıkıldığı göz önüne alındığında bunların yeniden inşasının 46,8 milyon ton ila 60 milyon ton karbondioksit eş değeri salıma neden olacağı tahmin ediliyor. Bu rakam 135’ten fazla ülkenin yıllık karbondioksit emisyonundan fazlasına, İsveç ile Portekiz’inkine ise eşit miktara denk geliyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)ensonhaber iconAdile Topçu
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/israil-gazzede-sadece-masumlari-degil-cevreyi-de-katlediyor/feed/ 0
Haniye nasıl vuruldu! Bomba içeriden… https://www.foxtvhaber.com.tr/haniye-nasil-vuruldu-bomba-iceriden/ https://www.foxtvhaber.com.tr/haniye-nasil-vuruldu-bomba-iceriden/#respond Fri, 02 Aug 2024 05:00:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17114 İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleşen ve tüm dünyada büyük ses getiren, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye suikastına dair ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Suikastla ilgili en merak edilen konu, Tahran’ın ortasında nasıl böyle bir nokta atışının yapılabilmiş olması. Haniye’nin ölümüne neden olan füzenin niteliği ve nereden atıldığı tartışılırken, çeşitli iddialar gündemde. Tahran yönetimine yakın haber kuruluşları, füzenin İran dışından atıldığını iddia ederken, bazı yayın organları da füzenin üçüncü bir ülkeden atıldığını savundu. Ancak büyük güvenlik zaafiyeti ortaya çıkan İran’dan gelen bu tür açıklamaların ne kadar güvenilir olduğu bilinmiyor.

FÜZE VEYA BOMBA

Nitekim İsrail basınındaki haberlere göre füze, İran dışından değil içinden ateşlendi. Bu haberlerde, saldırının büyük ihtimalle 25 kilometre menzilli ve omuzdan atılan Spike füzesi ile yapılmış olabileceği söyleniyor.

Askeri uzmanların üzerinde durduğu bir diğer iddia ise, saldırının, İran hava sahasına fark edilmeden giren F-35’lerce yapıldığı. Buna göre, F-35’in üstün radara yakalanmama özellikleri kullanılarak Tahran’a yaklaşıldı ve füze atışı yapıldı. Nokta atışının ancak bu şekilde mümkün olduğunu belirten uzmanlar, F-35’in İran’in çok katmanlı hava savunma sistemlerine yakalanmayacak kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Bir başka iddia da, saldırıda “uzaktan kumandalı bomba” kullanıldığı yönünde. “New York Times” gazetesi, Haniye’nin füzeyle değil Tahran’da kaldığı misafirhaneye gizlice sokulan uzaktan kumandalı bombayla öldürüldüğünü öne sürdü. Aralarında iki İranlı ve bir ABD’li yetkilinin de bulunduğu yetkililere dayandırılan habere göre, patlayıcı cihaz, yaklaşık 2 ay önce Tahran’daki Devrim Muhafızları binasına gizlice sokuldu. Gazeteye konuşan yetkililer, binada çok az hasar olduğuna dikkat çekiyor.

BİNANIN ARKASI DAĞ

Öte yandan Haniye’nin Tahran’da suikasta uğradığı binanın fotoğrafları da doğrulandı. İran basınında yer alan fotoğrafta binanın bir kısmının hasar aldığı görülüyor. Uydu şirketi Maxar Technologies tarafından, sadece 6 gün önce, 25 Temmuz’da çekilen aynı binanın başka bir görüntüsünde hasar ve yeşil branda görünmüyor. Bu da hasarın yeni olduğunu doğruluyor. Açık erişimli uydu görüntülerinde, Haniye’nin bulunduğu binanın, Sadabat Sarayı Parkı yakınında, Devrim Muhafızları’nın koruduğu yerleşke içinde, kısmen kent tarafına ama büyük ölçüde dağlara bakan geniş bir cepheye sahip olduğu fark ediliyor. Bina, yerleşkenin uzağından ya da dağlık araziden rahatlıkla görülebiliyor. Bölgede yaşayanlar, suikastın gerçekleştiği anlarda küçük bir patlama sesi duyduklarını ifade ediyor. Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki Başkan Yardımcısı Halil el-Hayya, görgü tanıklarının Haniye’nin bulunduğu odaya füze isabet ettiğini doğruladığını söylerken, odanın tahrip olduğunu ve binadaki bazı cam, pencere, kapı ve duvarlarında hasar oluştuğunu aktardı.

 Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yemin töreni için bulunduğu Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürüldüğü bina dikkat çekti. Görüntülerde, konutta yalnızca Haniye’nin bulunduğu katın vurulduğu ve diğer kısımların zarar görmediği ortaya çıktı.

O görüntüleri Milliyet’e yorumlayan Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Abdullah Ağar, “Olasılıklardan biri bomba. Neden bomba? Bir bina gösteriliyor o binadaki o tahribatı ne yapar? Bu görüntülere baktığımızda, binanın içerisine yerleştirilmiş bir bomba olasılığının olduğunu söyleyebiliriz. Hatta bir patlama görüntüsü var, o görüntülerde patlama içten dışa doğru gerçekleşiyor. Eğer bu görüntüler gerçekten buraya aitse, bomba olasılığı daha da artıyor. Ancak şu an için net bir şey olmadığından tüm bunları olasılık olarak değerlendiriyoruz” dedi.

KAYNAK: MİLLİYET
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/haniye-nasil-vuruldu-bomba-iceriden/feed/ 0
AK Partili Ayşe Keşir 15 Temmuz gecesini anlattı: Bu konuşmayı kamuoyu duymalı! https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-ayse-kesir-15-temmuz-gecesini-anlatti-bu-konusmayi-kamuoyu-duymali/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-ayse-kesir-15-temmuz-gecesini-anlatti-bu-konusmayi-kamuoyu-duymali/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15360 AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, 15 Temmuz FETÖ’nün hain darbe girişimi sırasında o dönem Meclis Başkanı olan İsmail Kahraman’ın TBMM’den yaptığı konuşmaya ilişkin “Bu konuşmayı kamuoyu duymalı” diyerek yaptığı canlı yayını anlattı.

FETÖ’nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 gecesi Meclise ilk gelen milletvekillerinden olan ve Genel Kurul salonundan televizyonlara bağlanarak ilk canlı yayını yapan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Keşir, o gece yaşadıklarını AA muhabiriyle paylaştı.

O gece evde olduğunu ve ertesi gün de Meclis çalışmadığı için Düzce’ye gitmeyi planladığını anlatan Keşir, saat 22.30 gibi durumun ciddiyetini anladıklarını ve AK Parti Grubu’nun WhatsApp grubunda yaptıkları yazışmalarla Meclis’e gitmeye karar verdiklerini söyledi.

Evden çıkarken 12 yaşındaki küçük kızını ablasına emanet ettiğini ve çocuklarla vedalaştığını aktaran Keşir, “Evden çıkarken bir daha dönmeme ihtimalini düşündüm. Çünkü biz Ankara’da gurbetteyiz. Kızlarıma, ‘Bir şey olur, birkaç gün de geçer; amcanıza, dayınıza ulaşamazsanız şöyle şöyle yapın bu birkaç gün. Sonra amcanız ya da dayınız size ulaşır’ diyerek evden ayrıldım.” diye konuştu.

Keşir, evden çıkarken darbe bildirisinin okunmaya başladığını ve geri döndüğünü onu dinleyip evden öyle çıktığını dile getirdi.

Henüz çatışmalar başlamadığı için Meclis’e hızlı geldiklerini aktaran Keşir, o dönem Ankara milletvekili ve grup amiri olan Ahmet Gündoğdu’nun odasında diğer milletvekilleri ile bir araya geldiklerini söyledi. Keşir, orada kadın milletvekillerinin ağırlıkta olduğunu belirtti.

“MECLİS BAŞKANIMIZIN KONUŞMASINI KAMUOYU DUYMALI DEDİM”

Keşir, savaş dönemlerinde bile parlamentonun çalıştığı hatırlatılarak parlamentonun açılmasına yönelik bir istişarede bulunduklarını ve 20-25 milletvekiliyle parlamentonun açılmasına karar verdiklerini kaydetti.

Meclis’te yaşananları televizyona canlı bağlanarak görüntülerle aktaran ilk milletvekili olan Keşir, o anları şöyle anlattı:

“Meclis Başkanımız kürsüye geldi konuşma yapacak; o an ‘Bize mi konuşacaksınız, bu konuşmayı kamuoyu duymalı’ dedim. Bakınıyorum, kamera arıyorum. O an Cumhurbaşkanı’mızın yayını aklıma geldi. Bir kanal ile irtibatta olan bir arkadaşımızı arayarak, ‘Benim numaramı rejiye verin, FaceTime’dan hemen arasınlar. Buradaki olanları, milletvekillerinin geldiğini, Meclis’i açtığımızı, çalıştırdığımızı kamuoyuna anlatalım’ dedim. Kanalın rejisinden aradılar. Milletvekilleri salona girdi, ilk aksiyon Meclis Başkanımızın konuşmasıdır. Onu verdik yayına. Akabinde yönetmen gibi, mesleki refleks belki benimki, Divan’ı, Genel Kurul’u kamuoyuna anlatmaya çalıştım. Diğer partilerden milletvekillerine de söz verdim. O akşam Özgür Özel’in ilk yayını da odur. 10-12 dakikalık bir yayın yaptım.”

Genel Kurul’a yakın düşen bomba sonrasında bir toz bulutu oluştuğunu ve iyi bir sarsıntı hissettiklerini söyleyen Keşir, “Hiçbir milletvekilinde bir siper alalım, saklanalım gibi bir tedirginlik yok, aksine bir direnme, sayın Cumhurbaşkanı’mızın ‘sokağa çıkın’ çağrısındaki kararlılık parlamentoda da vardı. İkinci bombadan sonra tekrar yayına bağlandık ve o atmosferi paylaştık. Daha sonra kendi şehrime gittiğimde, farklı partilerden olan hemşehrilerimiz ‘Sizin yayınınız sayesinde kendi milletvekillerimizin de orada olduğunu gördük, bize de bir güç geldi’ demişti.” ifadelerini kullandı.

Doğru iletişimin ve doğru anlatılan görsellerin kamuoyuna etkisine inandığını vurgulayan Keşir, “Cumhurbaşkanı’mız da bir telefon ekranından aslında büyük bir çağrı yaptı. Ekran küçük, şartlar zor ama çağrının içeriği… Hem Türkiye hem dünya demokrasi tarihi açısından altın harflerle yazılacak bir duruştur o gece.” değerlendirmesinde bulundu.

“SADECE SAKAĞA ÇIKANLAR DEĞİL, EVLERDE ONLARI BEKLEYENLER DE ÇOK BİR ŞEY YAŞADI”

AK Parti Kadın Kolları Başkanı Keşir, o gece unutamadığı bir olayı da şöyle anlattı:

“Annem yayını izlememiş, farklı kanallardan durumu anlamaya çalışırken bir telefon gelmiş ‘Meclis’e bomba atıldı, Ayşe abla Meclis’te’ demişler. Annem o anda bomba atıldığını öğrenince ne olduğunu bilmiyor, öldüğümüzü düşünmüş. Annem ‘Çok şükür bize de şehitlik nasip oldu’ diyerek Yasin açıp okumuş. O an irtibatta değiliz, haberleşemiyoruz. Telefonlarımızın şarjları bitti. Sadece şehit ve gazi olan, sokağa çıkanlar yaşamadı bunu; evlerde onları bekleyen, onlardan haber almak isteyen anne, babalar, kardeşler, eşler, çocuklar da çok ağır bir şey yaşadı.”

İkinci bombadan sonra Genel Kurul’daki avizeler sallanınca ciddi bir güvenlik sorunu oluştuğunu anlatan Keşir, salonu terk etmeye karar verdiklerini ama nereye gideceklerini ilk etapta bilemediklerini söyledi.

Aslında sığınak da denilemeyecek bir yere indiklerini belirten Keşir, orada Meclis bahçesine inmeye çalışan bir helikopter olduğu haberini aldıklarını anlattı.

Keşir, sabah saatlerinde 06.00-10.00 arasında orada bildirinin kaleme alındığını kaydetti.

“BU BİR DARBE GİRİŞİMİ DEĞİLDİ, TÜRKİYE CUMHURİYET’Nİ YERLE BİR ETME GİRİŞİMİYDİ”

Genel Kurul’dan çıktığında Meclis bahçesinde bombanın düştüğü yere gittiğini anlatan Keşir, “15 Temmuz Şehitler Anıtı’nın olduğu yerde çok büyük bir çukur vardı. O çukura girdim. Benim boyumun iki katından fazla bir derinlik vardı. Halkla ilişkiler binasının bütün duvarı şarapnel parçalarıyla delik deşik haldeydi.” dedi.

Ayşe Keşir, “Devletin uçağını, güvenliğini emanet ettiği kendi personelinin bu kadar büyük bir hainliği, milletin kalbine, parlamentoya yapıyor olması… O binanın halini gördüğümde çok içim acımıştı.” ifadelerini kullandı.

Savaşlarda dahi kamu binaları, hastaneler, parlamento binalarının bombalanmadığına işaret eden Keşir, “Bu bir darbe girişimi değildi. Bir darbe girişimi olsa buraları kullanmak isterler. Açıkça bir işgal girişimi; Türkiye Cumhuriyeti’ni yerle bir etme girişimiydi. Bunu da burada doğan, bu toprağın ekmeğini, aşını yiyen hain olarak yetiştirdikleri insanlara yaptırdılar.” yorumunu yaptı.

“KÜÇÜK KIZIM, KÜLLİYE’YE ATILAN BOMBAYI TEKRAR MECLİS’E ATILAN BİR BOMBA GİBİ DÜŞÜNMÜŞ”

Sabah saat 06.00 gibi darbenin püskürtüldüğü haberini aldıklarını ama Meclis’ten hemen ayrılmayıp, bundan sonra ne yapılması gerektiğine dair saat 10.00’a kadar kafa yorduklarını anlatan Keşir, daha sonra sadece üstlerini değiştirmek için evlerine gittiklerini söyledi.

İkinci bombanın atıldığı anı unutamadığını ifade eden Keşir, “Genel Kurul içinde o bombanın kokusunu da hissediyorsunuz. Yanımdaki milletvekili arkadaşıma ‘Dünyanın başka yerlerinde insanlar bunu her gün yaşıyor. Biz de bugün hep dışarıdan baktığımız bir şeyi yaşıyoruz şu an’ dediğimi hatırlıyorum. İlk o duyguyu hatırlıyorum. Ama hiç kimsede bir siper alalım, bir telaş hali değil, aksine sloganlarla kolektif bir şuur vardı o akşam. Bu milletin kanında, bir gen hafızası, kan hafızası denen şey var. Biz, o olağanüstü durumda dedelerimizin bize miras bıraktığı o hafızayı çok şükür o gece tüm millet olarak canlandırabildik.” değerlendirmesinde bulundu.

Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne bomba atıldığını hatırlatan Keşir, “Küçük kızım o bombayı tekrar Meclis’e atılan bir bomba gibi düşünmüş. ‘Bomba bizim evi bu kadar sarstıysa annem artık ölmüştür’ diye düşünmüş. Telefonla bana ulaşılamıyor ve 11.00’e doğru eve gelene kadar haber alınamıyor bizden. Sabah 06.00 ile 11.00 arası çocuklarım için çok zor olmuş.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ak-partili-ayse-kesir-15-temmuz-gecesini-anlatti-bu-konusmayi-kamuoyu-duymali/feed/ 0
Taksim’deki terör saldırısının faili Ahlam Albashır: Söyleyecek birşeyim yok https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/#respond Tue, 16 Apr 2024 00:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8846 İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım 2022’de 6 kişinin öldüğü, 99 kişinin yaralandığı bombalı terör saldırısında bomba düzeneğini bırakan Ahlam Albashır’ın de aralarında bulunduğu 36 sanıklı davada, bazı avukatların mazeret bildirerek duruşmaya katılmamaları nedeniyle karar çıkmadı. Duruşma, Ahlam Albashır’ın da aralarında bulunduğu 10 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek 26 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Ahlam Albashır’ın de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Bazı sanıklar ise, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.Savcının sanık Ahlam Albashır dahil 20 sanığın da cezalandırılmasını talep ettiği mütalaasına karşı savunma yapan sanıklar, terör örgütüyle herhangibir bağlantılarının olmadığını öne sürerek beraatlarını talep etti. Sanık Ahlam Albashır savunması sorulduğunda ise söyleyecek birşeyinin olmadığını belirtti.

26 NİSAN’A ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahlam Albashır, Ahmad Alhaj Mwas, Ahmad Haj Hasan, Ahmed Carkes, Ammar Jarkas, Fatma Berkel, Ferhat Habeş, Hasan Ali, Hazni Gölge ve Hüseyin Güneş’in tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Heyet firari sanıklar Cemil Bayık, Bilal Elhacmos, Velid Halil, Fehman Hüseyin, Saliha Bişkin, Sabri Ok, Hülya Oran, Ferhat Abdi Şahin, Layika Gültekin ve Khalil Manja Hüseyin’in ise yakalama kararlarının infazının beklenmesine karar verdi. Duruşma 26 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, 13 Kasım 2022 tarihinde Taksim İstiklal Caddesi üzerinde gerçekleşen bombalı saldırının PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye uzantısı YPG/PYD/SDG tarafından planlanıp gerçekleştirildiği belirtiliyor. Saldırı sonucu olay yerinde bulunan çocuk yaştaki Ecrin Meydan, babası Yusuf Meydan, Adem Topkara ile eşi Mukaddes Elif Topkara, Arzu Özsoy ile kızı Yağmur Uçar’ın vefat ettikleri, 99 kişinin yaralandığı ve birçok işyerinin maddi hasara uğradığı anlatılıyor.

El yapımı bomba bulunan çantayı bırakan Suriye uyruklu Ahlam Albashır’ın 14 Kasım 2022 tarihinde yakalanıp gözaltına alındığı, YPG/PYD terör örgütünün özel istihbarat elemanı olduğu ileri sürülen sanıklar Ahlam Albashır ve Bilal Elhacmaos’un kamu düzenini bozmak, otoriteyi zayıflatmak, kaos ve kargaşa yaratmak ve böylece devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma amacına ulaşmak maksadı ile örgüt tarafından özel eğitime tabi tutularak talimatlandırılıp patlayıcı malzeme eşliğinde Türkiye’ye gönderildikleri belirtiliyor.

CEZA İSTEMLERİ

İddianamede, bombayı yerleştiren şüpheli Ahlam Albashır’ın 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 949 yıl 6 aydan 3 bin 9 yıla kadar hapsi isteniyor. Firari sanık örgüt elebaşlarından Cemil Bayık’ın da aralarında bulunduğu diğer şüphelilerin ise 7’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 16 yıl 6 aya kadar hapisleri talep ediliyor. İddianamede eylemi gerçekleştiren 36 sanık hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Çocuğa Karşı Adam Öldürme, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Adam Öldürme, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Adam Öldürmeye Teşebbüs Etme, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme, Göçmen Kaçakçılığı” suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde 12 Şubat’ta görülen duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı Ahlam Albashır için iddianamedeki gibi cezalandırılmasını, 5 sanık için beraat ve 20 sanık için cezalandırılma talep etmişti.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/feed/ 0