
Aldığı gramofonun eve geldiğinde çalışmaması üzerine tamir etmeye çalıştı.

Gramofonu tamir edebildiğini fark eden Altınsoy, bu kez İstanbul ve Avrupa ülkelerinden gramofon parçaları satın aldı.

Ahşap işlerine de el yatkınlığı olduğunu söyleyen Altınsoy, yeniden yaptığı gramofonlara özel tasarım kasa üretti.

Daha sonra gramofon borularının da geçmişte ahşaptan olduğunu fark ederek kendisi yapmayı denedi.

Evinin balkonunda yaptığı ahşap boruları gramofonlarına takarak daha kaliteli ses elde etti.

Dut, maun ve ceviz ağaçlarından gramofonlar yapan Altınsoy, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir koleksiyonun da sahibi oldu.

Ayrıca 2 binin üzerinde taş plak barındıran bir koleksiyonu daha olduğunu söyleyen Altınsoy, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş eserleri en kaliteli haliyle gelecek nesillere aktarmak istediğini söyledi.

İLK KEZ ALDIĞI GRAMOFON BOZUK ÇIKTI, SIFIRDAN KENDİ ÜRETTİ
İlk aldığı gramofonun eve geldiğinde çalışmaması üzerine kendisinin tamir ettiğini daha sonra da özel tasarım gramofonlar ürettiğini söyleyen Emin Altınsoy, “Gramofon ile tanışmam bundan 6-7 yıl önce oldu, bir tane gramofon aldım. Eve getirdiğimde bana gerçek olarak sattıkları gramofonun imitasyon olduğunu öğrendim. İnsanlar bazen dürüst olmuyorlar ben de ‘olsun’ dedim. Asıl mesleğim mekanikçi olunca ben de bunun motoruna, şekline genel olarak baktım. Kendi kendime ben bundan daha güzelini yaparım dedim. İlk gramofonu kendime yaptım. ceviz kasadan çok güzel bir gramofon yaptım. Bu gramofona, çanta gramofon türünün mekanizmasını ekledim. Sonra bu gramofonun borusunu da ben yaparım diye düşündüm, ölçülerimi ve modelleri alıp ahşabı işleyerek uğraşlarım sonucunda bir boru yaptım. İlk yaptığım boruyu da hala saklıyorum” şeklinde konuştu.

2 BİNİN ÜZERİNDE PLAK KOLEKSİYONU VAR
Babasından kalan plakların üzerine kendisinin de plaklar ekleyerek geniş bir koleksiyon sahibi olduğunu ifade eden Altınsoy, “İnsanın içinde müzik ve sanat sevgisi olmazsa gramofonun ya da biriktirdiği bazı şeylerin bir anlamı olmuyor. Ben çocukluğumdan beri plak biriktirmeyi severim. Babamdan kalan 45’lik plaklar, 33’lük plaklar, 78 devri dediğimiz taş plaklar elimde mevcuttu. Gramofonla tanıştıktan sonra bu plakları arttırdım. Şuan elimde ne kadar plak olduğunu bilmiyorum ama 2 bin’in üzerinde olduğuna inanıyorum. Bu plakları ticaretten daha çok, gelecek nesillere bırakmak, sanatçılarımızı ölümsüzleştirmek için biriktiriyorum. Hayatta her şey para değil ben onu anladım. Hobi ile uğraşırken de sanata ve ülkenin özgeçmişine sahip çıkmak gibi şeyler benim için önemli” dedi.

AHŞAP BORUYLA DAHA KALİTELİ SES ÜRETİYOR
Gramofonun kasası gibi borularını da ahşaptan üreten Altınsoy, “Normalde gramofonlar ben yapana kadar pirinç ve tenekeydi. Pirinç ve tenekenin ticareti ve satışı kolay diye insanlar ahşapla uğraşmamışlar. Türkiye’deki koleksiyonerler de, bazı iş adamlarında, bazı bakanlarda, ülkemizin ileri gelenlerinde benim ahşap borularım ya da gramofonlarım evlerinde sergileniyor şu anda. Yaptığım işten de çok mutluyum, severek yapıyorum. Yapmaya devam ediyorum, üzerine kendimden bir şeyler katıp geliştirerek daha güzel borular yapmak için uğraş veriyorum. Teneke borularda ses daha akustik çıkıyor. Telli çalgılarda bu yüzden ahşap boru tercih ediliyor. Genelde dut ağacı, maun gibi kaliteli ağaçlardan üretildiği zaman bunlardan çok iyi ses alınıyor. Ben yaptığım borularda genellikle dut, maun ve ceviz ağacı kullanıyorum o yüzden mükemmel bir ses çıkıyor. Tahta borular tenekeyle kıyaslanamayacak kadar iyi ses çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
AFRİKA’DA YAŞAYAN BİR BÖCEĞİN SALGISIYLA CİLA YAPIYOR
Yaptığı gramofonlarda sesin daha kaliteli çıkması için sentetik cila kullanmadığını kaydeden Altınsoy, “Mustafakemalpaşa’da yöresel olarak kayın ve ceviz ağaçları çok bu ağaçları alıp boyutuna göre kestiriyorum ve parçaları güneşte kurutuyorum. Kuruyan parçalara şekil verip birbirine ekliyorum. Aşağı yukarı bir borunun yapımı bana 15 güne mal oluyor. Komalak cilası 17-18. yüzyıllarda Avrupa’da mobilya cilası olarak kullanılıyor. Eskiden günümüzde olduğu gibi sentetik cilalar olmadığı için bu komalak cilası Afrika’da bir böceğin salgısından elde ediliyor. Bu böceğin salgısı toplanıyor ve kurutuluyor, kurutulan öz ispirto ya da alkolle açılıyor ve komalak cilası elde ediliyor. Bu cila bir beze emdirilerek ahşaba 50-100 kat arası sürülük bu katlar kişinin inisiyatifine bağlıdır, ne kadar kalın sürülürse o kadar parlak ve kalın olur. Bu işlemelerden sonra gramofon borusunun yapım aşamasının sonuna geliyoruz. Bu emeğimin karşılığını alabiliyorum bu daha diğer eserlerimin gelişimine katkı sağlıyor. Ürdün, Libya, Singapur, Amerika, Almaya ve İngiltere’ye ürünlerim gitti. Sosyal medyada yaptığım paylaşımlara güzel eleştiriler alıyorum, kitap gönderen bile oldu. Bana yardımcı olmak için metriyarlar, diyaframlar, motorlar gönderiyorlar. Bu işle uğraşırken çok kişiyle arkadaş oldum” diye konuştu.
“AVRUPA’NIN HALİ HAZIRDA EN BÜYÜK BORU HATTI PROJESİ”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz törene ilişkin yaptığı açıklamada, “Romanya programlarımız kapsamında; Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğalgaz Boru Hattı İlk Boru İndirme Töreni’ne katıldık. Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasitesiyle Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, Avrupa’nın hali hazırda en büyük boru hattı projesi.
Bu anlamda gerek Romanya’nın Karadeniz’deki gaz rezervlerinin ülkenin iç kesimlerine ulaştırılması noktasında gerekse AB’nin artan gaz ihtiyacının karşılanması noktasında stratejik bir öneme sahip. Çelik boru temininin de Türkiye’den sağlandığı bu proje kapsamında yaklaşık bin 200 kişi istihdam edilecek. Ülkemiz için de çok önemli ve gurur duyduğumuz bu projeye imza atan Türk firmalarımıza teşekkür ediyor, projenin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Neacşu, törende yaptığı konuşmada, Romanya’nın uygun ve doğru bir yolda olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“Romanya genelinde uygulanan programlar, fonlar her yerde inşa ediliyor. Altyapı inşaatları var. Karadeniz’de gaz çıkartmaya başladık. Bu gazları taşıyabiliyoruz. Ülkemizin tamamı refaha doğru gidiyor. İnsanlar da aynı şekilde gelişiyor. Romanya bir bölge hub’ı olabilir ve olması gerektiği söylendi. Enerji açısından… Çünkü Avrupa ülkelerinde böyle bir imkan yok. Ucuz ve çok enerji elde edebiliyoruz. Gazı enerjiye dönüştürüyoruz. Çok iyi yenilenebilir enerji kaynaklarımız var. Rüzgarın güçlü olduğu bölgelerimiz var. Aynı zamanda Karadeniz platformu da buna eklenmiştir. Burada da rüzgar enerjisi üretilebilir.”
“BU PROJENİN BABASI SAYILABİLİRİM”
Romanya’da “her bir projenin vaftiz babası olduğunun” söylendiğini belirten Neacşu, “Bu projenin babası sayılabilirim. Başbakan yardımcısı olarak ilk katıldığım toplantılardan biri bu projenin başlaması talimatı oldu. Hazirandı. Bugün buradayım. Fiilen bu boruyu toprağa gömüyoruz. Bu da ilk adımın atılması demek. Sağlıklı olursak önümüzdeki sene haziran ayında işlerin bitimini de kutlarız. Bu projeyi babası olarak takip edeceğim.” diye konuştu.
Türk ve Rumen şirketlerinin güçlerini bir araya getirip başka pazarlarda başarılı sonuçlar elde edebileceğini ifade eden Neacşu, “Birlikte çalışmaya çaba gösterin. Çünkü birbirimizi tamamlıyoruz.” ifadesini kullandı.
İki ülke arasındaki ticaretin arttığını vurgulayan Neacşu, bir dönem dengeli olmayan turist sayısının son zamanlarda eşitlenmeye başladığını söyledi.
“PROJENİN YAPIM BEDELİ YAKLAŞIK 500 MİLYON AVRO”
Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu da Kalyon İnşaat olarak, bu kıymetli projede, önemli bir kilometre taşına ulaşmaktan dolayı son derece mutlu ve gururlu olduklarını vurguladı.
80 yıl önce Anadolu’da yerel bir girişim olarak başladıkları yolculuklarının artık ülke sınırlarını aştığını belirten Kalyoncu, “Faaliyet gösterdiğimiz alanlardaki tecrübemiz sayesinde, Türkiye’de ve küresel ölçekte çok büyük projelere imza atar duruma geldik. Farklı ülkelerdeki çalışmalarımızla, Türk mühendislik kalitesini dünyaya taşımak da bizim için çok kıymetli.” diye konuştu.
Türkiye ve Romanya arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin uzun tarihi köklere dayandığına işaret eden Kalyoncu, iki ülke arasında hem kültürel alışveriş ve turizm faaliyetleri hem de ekonomik anlamda ticaret hacminin her geçen gün arttığına dikkati çekti.
Bu projenin hem Avrupa’nın hem de Romanya’nın artan gaz ihtiyacını karşılamak ve enerjide arz güvenliği sağlamak adına stratejik öneme sahip olduğunu ve Avrupa Birliği Ortak Fayda Projeleri Listesi’nde yer aldığını bildiren Kalyoncu, şöyle devam etti:
“SNTGN Transgaz’ın yatırımı olan projenin yapım bedeli yaklaşık 500 milyon avro. Hat tamamlandığında toplam 308 kilometre uzunluğunda bir doğal gaz iletim hattı olacaktır. Proje kapsamında ayrıca, kullanılacak boruların temini, 20 adet vana istasyonu, enerji temini, katodik koruma ve fiber optik imalatları da yer alıyor. Proje kapsamında Kalyon İnşaat tarafından toplamda 100 bin ton ağırlığında çelik boru Türk tedarikçilerden temin edilmektedir.
Toplam süresi 24 ay olan projenin, Haziran 2025’te tamamlanması hedeflenmektedir. Projenin en yoğun dönemde 1200 kişilik bir iş gücü istihdamı sağlanacaktır. Bugün ilk boruların kanala indirilmesine birlikte şahit olacağımız Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğalgaz Boru Hattı’nın, Romanya ile olan ekonomik ilişkimize yeni bir ivme ve dinamizm kazandıracak önemde proje olduğunu düşünüyorum. Kalyon İnşaat olarak bu projede gösterdiğimiz başarı, sadece şirketimizin değil, ülkemizin de mühendislik kapasitesi ve gücünü de yansıtıyor.”
Kalyoncu, Türk şirketleri olarak, dünya çapında önemli altyapı projelerine imza atmak ve bu yönde rekabetçi avantaj kazanmak için kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti.
“RUMEN VE TÜRK ŞİRKETLERİ AFRİKA’DA BİRLİKTE ÇALIŞABİLİR, ORADA YAPACAK ÇOK İŞ VAR”
Transgaz Genel Müdürü Ion Sterian ise işlerin yüzde 30’una geldikleri projenin Romanya için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türk şirketleri ile birçok proje imkanının olduğu Afrika’ya gidilmesi önerisinde bulunan Sterian, “Rumen ve Türk şirketleri Afrika’da birlikte çalışabilir, orada yapacak çok iş var. Türkiye’deki şirketler çok iyi çalışıyor. Kalyon bunun için iyi bir örnek. Kalyon’un, ekonomik yayılmamızda yanımızda olmasını istiyoruz.” dedi.
Konuşmaların ardından Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Romanya Başbakan Yardımcısı Neacşu, Transgaz Genel Müdürü Sterian’e plaket verdi.
Törende daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Romanya Başbakan Yardımcısı Neacşu, Transgaz Genel Müdürü Sterian, Cemal Kalyoncu ve Murathan Kalyoncu tarafından butonlara basılarak boru indirme töreni gerçekleştirildi.
Törene Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Lütfi Elvan, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu, iş insanları Mehmet Cengiz ve Ali Kibar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
KARADENİZ-PODİŞOR DOĞALGAZ BORU HATTI PROJESİ
Verilen bilgiye göre, Kalyon Holding, Romanya’nın Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğal Gaz Boru Hattı ihalesini 2020’de kazandı. SNTGN Transgaz ile imzaların atılmasının ardından projenin inşası için geçen haziran ayında işe başlama talimatı verildi.
Proje, Romanya’nın Karadeniz’de yer alan doğal gaz rezervlerinde yapacağı kapasite artırımı ile çıkaracağı ilave gazın ülkenin iç kesimlerindeki bağlantı noktalarına ulaştırılmasını kapsıyor. Aynı zamanda AB ve Romanya’nın artan gaz ihtiyacının karşılanması ve enerji arz güvenliği açısından önem taşıyor.
Podişor doğal gaz boru hattı ihalesi projesi ile Kalyon Holding, inşaat ve enerji konusundaki bilgi ve deneyimi ile mühendislik ve büyük proje yönetme yeteneğini Avrupa’ya taşıyor. Bu başarıda proje için en iyi teknik çözümün sunulması ve TANAP Doğal Gaz Boru Hattı ile Silivri BOTAŞ Doğal Gaz Depolama Tesisi gibi projelerde gösterdiği mühendislik kabiliyeti ve tecrübesi etkili oldu.
Çelik boru temininin Türkiye’den sağlandığı projede, boru indirme töreni gerçekleştirildi.
PROJENİN DETAYLARI
Toplam 308 kilometre uzunluğunda 48 ve 40 inçlik boru çapına sahip olan Tuzla-Podişor Doğal Gaz Boru Hattı inşa ediliyor. Hat, BRUA koridoru ile birleşecek. BRUA; Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Avusturya üzerinden geçen Avrupa’nın enerji güvenliği açısından çok önemli bir koridor konumunda bulunuyor.
Proje kapsamında, kullanılacak boruların temini, 20 adet vana istasyonu, enerji temini, katodik koruma ve fiber optik imalatları da yer alıyor.
Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın kapasiteye sahip olacak hattan taşınacak gaz ile Romanya’daki tüketimin önemli bir kısmı karşılanacak.
Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi kapsamında ayrıca, Kalyon Holding tarafından yaklaşık 100 bin ton ağırlığında çelik boru da tedarik ediliyor.
]]>