SERVİS ÜCRETİ KALKTI
Bodrum Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, ilçede lüks, orta ve alt segment olmak üzere farklı kategorilerde restoranların olduğunu söyledi. “Bu afaki fiyatların olduğu lüks restoranlar dolu. Onların farklı bir müşteri kitlesi var. Ancak orta ve alt segmentin müşteri trafiğinde düşüş var maalesef” diyen Kocadon, şunları anlattı: “Bazı restoranlarımız servis ya da kuver ücretini kaldırdı. Bazıları da menülerinde yüzde 10-20 arası indirim yapıyor.” Maliyetlerin yüksek olduğunu vurgulayan Kocadon, “Otellerdeki gibi yüzde 40-50 indirim yapamazlar. Zaten öyle bir kârları da yok. Sezon kısa. İşletmelerimiz bu dönemi boş geçirmemek için çalışıyor” dedi.

TRAFİK % 40 DÜŞTÜ
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl de, restoranların müşteri trafiğinin yüzde 40 düştüğünü söyledi. Sadece yerli turist değil yabancıların da fiyata tepki gösterdiğini anlatan Bingöl, Türkiye’de fiyat kavramının kalmadığını kaydetti. Bingöl, “Artık Nişantaşı ile Güngören’de bir kahve aynı fiyat. Oysa kira ve hizmet farklı. Evet maliyetler arttı ancak fırsatçılık da var. Bu durum en çok işini hakkıyla yapana zarar veriyor” diye konuştu.
MÜŞTERİ ENAYİ DEĞİL!
Turizm beldelerinde de benzer soruna dikkat çeken Bingöl, “Çeşme ya da Bodrum’un en lüks restoranında örneğin lahmacunu 800’e satılıyor. Bunu gören X restoran da ‘madem orada lahmacun 800’e satılıyor’ diyerek 600 TL fiyat yazıyor. Bunu gören müşteri de tepki koyuyor. Adam haklı, enayi değil. O parayı sana neden versin? Diğer yer bir marka oluşturmuş. Hizmeti farklı, alıcısı farklı. Sen daha marka olmadan böyle fiyat yazarsan tepki görürsün” dedi. Turizm beldelerinde müşteri trafiğinin yüzde 50 düştüğünü anlatan Bingöl, “Fiyatları yüzde 10-20 indirdiler. Özellikle 100 liralık lahmacunu 600’e satmaya kalkanlar, 50 liralık böreğe 250 lira isteyenler fiyatını daha da çekecek” şeklinde konuştu.
ARZ YÜKSEK TALEP DÜŞÜK
Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmecileri Derneği (TÜRYİD) Başkanı Kaya Demirer, turizm beldelerinde sezonluk iş yapıldığına dikkati çekerek, “12 ay açık olan bir işletmeye göre onların sınırlı bir süreleri var. 3-4 ay iş yapıyorlar. Boş kaldıklarında da panikle fiyat kırabilirler. Bu arz-talep meselesi. Şu anda tatil bölgelerinde arz var ancak talep düştü. Çünkü müşterinin alım gücünde azalma var. Talep düşünce arz tarafı mecburen fiyat kırdı” dedi. Sektörde maliyetlerin çok yüksek olduğunu anlatan Demirer, “Asgari ücrete ara zam gelmedi ancak biz sektör olarak temmuzda yüzde 20-25 ara zam yapmak zorunda kaldık. Çünkü personel gider. Maliyetlerimiz son 4 yılda yüzde 900 artarken kur yüzde 400 arttı” ifadelerini kullandı. Hizmetin enflasyon içinde en yüksek paya sahip sektörlerden biri olduğunu aktaran Demirer, “Maliyetleri düşürmek için Tarım, Maliye ve Çalışma Bakanlığı’nın içinde olduğu bir kurul kurulmalı. Bu fiyatları nasıl düşürebiliriz yolları aranmalı” diye konuştu.
ÇEŞME’DE SOKAKLAR DOLU MEKâNLAR BOŞ
Shine Hospitality CEO’su Ayça Bilgin, Çeşme’nin en durgun sezonlarından birini yaşadığını söyledi. Bilgin, “Oteller boş kaldı, fiyat kırıyorlar. Sokaklar dolu ama mekânlar boş. Bazı restoranlar bir kademe indirim yaptı ancak burada sezon çok kısa. İki aylık bir dönem var. Maliyetler yüksek. O nedenle çok büyük fiyat düşüşleri olmuyor” ifadelerini kullandı.
Öyle ki Bodrum’da 1 hafta tatil için 902 bin lira isteyen otel bile var. Bodrum’da dudak uçuklatan otel paraları gündem olurken Dubai’nin 7 yıldızlı en pahalı oteli aynı hizmet için 290 bin TL, Paris Disneyland ise 335 bin lira istiyor.
Sadace Bodrum değil, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Fethiye, Didim’de de bazı otellerde fiyatlar adeta turizme bile bile balta vuruyor, turistlerin Türkiye’den uzaklaşmasına neden oluyor.
Türkiye’de otel fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Bugün 4 kişilik bir aile 7 gece her şey dâhil bir otele gitmeye kalksa ücreti 100 bin liranın üstüne çıkıyor. Bu rakama ulaşım ve alışveriş de eklendiğinde fatura ciddi boyutta artıyor. Sektörde yaşanan fırsatçılık ve fahiş fiyatlar 60 milyar dolarlık yıl sonu gelir hedefini de tehdit ediyor.
ÖNGÖRÜLEMEZ OLDU
Sosyal medyada hızla yayılan boş Bodrum görüntülerinin ardındaki neden ne? Turizmciler, ”Artık Bodrum’da tahmin edilebilir bir fiyat algısı yok” yorumunu yaparak, ”Bodrum’da konaklama tesisiyle restoranlar paralel. Müşteri profili Bodrum’dan çekildiği zaman doğal olarak restoranlar da boş kalır” dedi. Sektör temsilcileri, Bodrum’da fiyat ve kalite oranı yüksek olan işletmelerin dolu olduğunu, tatilcilerin 5 yıldızlı otelde yeme-içme aktivitesini gerçekleştirdiğinden restoranların ve sokakların boş olduğunu belirtti.
PAHALI ÜLKELER ARASINDAYIZ
TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, temmuz ve ağustos aylarının konaklama sektöründe en yüksek fiyatların olduğunu hatırlattı. Kuk, ”Oteller, fiyatları yüksek kaldığı için hem Avrupa pazarı hem Rus pazarına periyodik olarak indirim kampanyası başlattılar. Özellikle temmuz ayıyla ilgili son dakika satışlarında boş kalan odaları doldurmak için yüzde 10 ila 20 arasında indirim yapıldı. Şu an fiyatlar oldukça yüksek, geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla arttı. Bu da hem Avrupalı hem de Rus müşteriyi oldukça zorluyor. Avrupa’da pahalı ülkeler arasına girdik” dedi.
Otellerin doluluk oranlarının bugünlerde yüzde 100 olması gerektiğini belirten Kuk, ”Doluluklar şu an yüzde 70-80 bandında. Yüzde 20’lik bir boşluk var. Sezonun en yoğun döneminde boşluk olması iyi bir sezon olmadığının göstergesidir. Geçen sene temmuz ve ağustos aylarında yüzde 100’lerdeydi” değerlendirmesini yaptı.
YARI FİYATINA TATİL
Geceleme sayıları azalsa da yerli turistin tatil alışkanlığından vazgeçmediğini belirten sektör temsilcileri, bu yıl satışlarda erken rezervasyon payının yüzde 50’lere ulaştığını kaydetti. Yoğun yaz sezonu yerine düşük sezonu tercih edenler, aynı otele yüzde 50’e yakın daha az ödeyebiliyor.
Tatilin artık Türkiye’de vatandaşlar tarafından lüks değil, ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade eden Ela Excellence Resort Belek Turizm Koordinatörü Korhan Alşan, geçen yıl sezonda maliyetten kaynaklanan yüksek fiyat artışları olunca, bu yıl erken rezervasyon alışkanlığının daha da yaygınlaştığını belirtti. Alşan, ”15 günlük gecelemeler kalmadı. 7-5 günlük gecelemeler var artık. Düşük sezona yöneliyor. Bütçesine uyduruyor ama talepten vazgeçmiyor” dedi.
Yerli turistin artık tatilini 7 aya yaydığını belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da, ”Okula giden çocuğu olan aileler dışında artık farklı aylarda tatil yapma imkanı olanlar yüksek sezon yerine nisan-mayıs, eylül-ekim gibi ayları tercih ediyor. Konaklama süreleri azalıyor. Erken rezervasyon da gelişiyor, yurtiçi satışların yüzde 50’si erken rezervasyondan geliyor” diye konuştu.
Otellerde yerli turiste ayrılan payın yüzde 17 ile yüzde 25 arasında değiştiğini, paylarda bir azalma olmadığını ifade eden Kavaloğlu, bu yıl bu payları doldurmakta zorlanmadıklarını da ekledi.
DUBAİ VE PARİS DAHA UCUZ
Bu oteller Dubai veya Paris ile karşılaştırıldığında arada ciddi bir uçurum var. Örneğin Dubai’deki 7 yıldızlı Burj Al Arab otelinde 7 gece oda-kahvaltı tatil yapmanın maliyeti 290 bin lira, Paris Disneyland Oteli’nde istenen ücret 335 bin lira iken, Bodrum’daki bazı otellerde aynı tip konaklamanın 902 bin lira olduğu görülüyor.
Gelinen noktada yabancı turistler de yüksek otel fiyatlarından yakınıyor. Türkiye’yi pahalı bulunan turistler rotalarını farklı ülkelere çeviriyor.
MISIR VE YUNANİSTAN’A GİDİYORLAR
Türkiye’den kaçan yabancı turist ağırlıklı olarak Yunanistan, Mısır ve Dubai’yi tercih ediyor. Bu ülkelere milyarlarca dolar para akıtıyor. ”Türkiye pahalı” algısı yabancı medyada sıkça gündeme geliyor. Bugün Türkiye’de 1 hafta tatil yapmanın bedeliyle Mısır veya Yunanistan’da 15 gün tatil yapmak mümkün.
]]>Öyle ki Bodrum’da 1 hafta tatil için 902 bin lira isteyen otel bile var. Bodrum’da dudak uçuklatan otel paraları gündem olurken Dubai’nin 7 yıldızlı en pahalı oteli aynı hizmet için 290 bin TL, Paris Disneyland ise 335 bin lira istiyor.
Sadace Bodrum değil, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Fethiye, Didim’de de bazı otellerde fiyatlar adeta turizme bile bile balta vuruyor, turistlerin Türkiye’den uzaklaşmasına neden oluyor.
Türkiye’de otel fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Bugün 4 kişilik bir aile 7 gece her şey dâhil bir otele gitmeye kalksa ücreti 100 bin liranın üstüne çıkıyor. Bu rakama ulaşım ve alışveriş de eklendiğinde fatura ciddi boyutta artıyor. Sektörde yaşanan fırsatçılık ve fahiş fiyatlar 60 milyar dolarlık yıl sonu gelir hedefini de tehdit ediyor.
ÖNGÖRÜLEMEZ OLDU
Sosyal medyada hızla yayılan boş Bodrum görüntülerinin ardındaki neden ne? Turizmciler, ”Artık Bodrum’da tahmin edilebilir bir fiyat algısı yok” yorumunu yaparak, ”Bodrum’da konaklama tesisiyle restoranlar paralel. Müşteri profili Bodrum’dan çekildiği zaman doğal olarak restoranlar da boş kalır” dedi. Sektör temsilcileri, Bodrum’da fiyat ve kalite oranı yüksek olan işletmelerin dolu olduğunu, tatilcilerin 5 yıldızlı otelde yeme-içme aktivitesini gerçekleştirdiğinden restoranların ve sokakların boş olduğunu belirtti.
PAHALI ÜLKELER ARASINDAYIZ
TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, temmuz ve ağustos aylarının konaklama sektöründe en yüksek fiyatların olduğunu hatırlattı. Kuk, ”Oteller, fiyatları yüksek kaldığı için hem Avrupa pazarı hem Rus pazarına periyodik olarak indirim kampanyası başlattılar. Özellikle temmuz ayıyla ilgili son dakika satışlarında boş kalan odaları doldurmak için yüzde 10 ila 20 arasında indirim yapıldı. Şu an fiyatlar oldukça yüksek, geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla arttı. Bu da hem Avrupalı hem de Rus müşteriyi oldukça zorluyor. Avrupa’da pahalı ülkeler arasına girdik” dedi.
Otellerin doluluk oranlarının bugünlerde yüzde 100 olması gerektiğini belirten Kuk, ”Doluluklar şu an yüzde 70-80 bandında. Yüzde 20’lik bir boşluk var. Sezonun en yoğun döneminde boşluk olması iyi bir sezon olmadığının göstergesidir. Geçen sene temmuz ve ağustos aylarında yüzde 100’lerdeydi” değerlendirmesini yaptı.
YARI FİYATINA TATİL
Geceleme sayıları azalsa da yerli turistin tatil alışkanlığından vazgeçmediğini belirten sektör temsilcileri, bu yıl satışlarda erken rezervasyon payının yüzde 50’lere ulaştığını kaydetti. Yoğun yaz sezonu yerine düşük sezonu tercih edenler, aynı otele yüzde 50’e yakın daha az ödeyebiliyor.
Tatilin artık Türkiye’de vatandaşlar tarafından lüks değil, ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade eden Ela Excellence Resort Belek Turizm Koordinatörü Korhan Alşan, geçen yıl sezonda maliyetten kaynaklanan yüksek fiyat artışları olunca, bu yıl erken rezervasyon alışkanlığının daha da yaygınlaştığını belirtti. Alşan, ”15 günlük gecelemeler kalmadı. 7-5 günlük gecelemeler var artık. Düşük sezona yöneliyor. Bütçesine uyduruyor ama talepten vazgeçmiyor” dedi.
Yerli turistin artık tatilini 7 aya yaydığını belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da, ”Okula giden çocuğu olan aileler dışında artık farklı aylarda tatil yapma imkanı olanlar yüksek sezon yerine nisan-mayıs, eylül-ekim gibi ayları tercih ediyor. Konaklama süreleri azalıyor. Erken rezervasyon da gelişiyor, yurtiçi satışların yüzde 50’si erken rezervasyondan geliyor” diye konuştu.
Otellerde yerli turiste ayrılan payın yüzde 17 ile yüzde 25 arasında değiştiğini, paylarda bir azalma olmadığını ifade eden Kavaloğlu, bu yıl bu payları doldurmakta zorlanmadıklarını da ekledi.
DUBAİ VE PARİS DAHA UCUZ
Bu oteller Dubai veya Paris ile karşılaştırıldığında arada ciddi bir uçurum var. Örneğin Dubai’deki 7 yıldızlı Burj Al Arab otelinde 7 gece oda-kahvaltı tatil yapmanın maliyeti 290 bin lira, Paris Disneyland Oteli’nde istenen ücret 335 bin lira iken, Bodrum’daki bazı otellerde aynı tip konaklamanın 902 bin lira olduğu görülüyor.
Gelinen noktada yabancı turistler de yüksek otel fiyatlarından yakınıyor. Türkiye’yi pahalı bulunan turistler rotalarını farklı ülkelere çeviriyor.
MISIR VE YUNANİSTAN’A GİDİYORLAR
Türkiye’den kaçan yabancı turist ağırlıklı olarak Yunanistan, Mısır ve Dubai’yi tercih ediyor. Bu ülkelere milyarlarca dolar para akıtıyor. ”Türkiye pahalı” algısı yabancı medyada sıkça gündeme geliyor. Bugün Türkiye’de 1 hafta tatil yapmanın bedeliyle Mısır veya Yunanistan’da 15 gün tatil yapmak mümkün.
]]>Şen’in ailesi sanıktan şikayetçi olmazken, savcı mütalaasında Altunboğa hakkında ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis istedi.
Olay, 20 Kasım 2023’te Kartepe ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Ferah Sokak’taki bir pastanenin önünde meydana geldi. İddiaya göre, olaydan 2-3 ay kadar önce pastane sahibi İbrahim Altunboğa’nın yanına dayısı A.G. geldi. A.G., poşet içindeki tabancayı Altunboğa’ya göstererek saklamasını istedi. Dayısının tabancanın boş olduğunu söylemesi üzerine Altunboğa, iş yerinin üst katındaki evine giderek silahı sakladı.
BAŞINI KOLUNUN ALTINA ALARAK ATEŞ ETTİ
Geçen yıl 20 Kasım günü dükkana gelen A.G., yeğeninden tabancayı getirmesini istedi. Eve gidip tabancayı getiren İbrahim Altunboğa, dükkan önünde oturan dayısı A.G. ve çalışanlarının yanında tabancayı çıkardı. Bu sırada Altunboğa, çalışanı Hasan Şen’e silahı doğrulttu. Şen, uzaklaşmaya çalışırken Altunboğa ise Şen’in başını kolunun altına alarak tabancayı kurup tetiğe bastı. Silahın ateş alması sonucu başından vurulan Şen kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
“ŞAKALAŞMA AMAÇLI HAREKET ETTTİM”
İş yeri sahibi İbrahim Altunboğa ve dayısı A.G. önce kamera kayıt cihazını, ardından da silahı alarak A.G.’nin aracına koydu. Olay yerine gelen polis ekipleri Altunboğa’yı gözaltına alırken, olay yerinden kaçan A.G. ise polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu yakalanıp gözaltına alındı. Suçu kabul eden ve şakalaşma amaçlı hareket ettiğini belirten Altunboğa ile silahı veren ve delilleri saklamaya çalışan dayısı A.G. mahkemeye sevk edildi. Altunboğa tutuklanırken, A.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olayın ardından Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianamede İbrahim Altunboğa’nın ‘Kasten öldürme’ suçundan, dayısı A.G.’nin ise ‘Suç delillerini yok etme veya gizleme’ suçundan cezalandırılması istendi. İddianame, Kocaeli 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
“KARDEŞİM GİBİYDİ”
Kocaeli 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya, tutuklu sanık İbrahim Altunboğa, dayısı tutuksuz sanık A.G., tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada Şen ailesinin avukatı, ailenin sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirdi. Duruşmada ilk kez dinlenen sanık Altunboğa, Hasan Şen ile 3 yıla yakın süredir çalıştıklarını, maddi-manevi yanında olduğunu ifade etti. Şen’in yurt dışına gidip geri geldikten sonra tekrar yanında çalışmak istediğini söylediğini anlatan sanık Altunboğa, “Beni aradığında personele ihtiyacım yoktu ama ‘Tamam gel, kardeşim’ dedim. Aramızda husumet yoktu, kardeşim gibiydi” dedi.
‘ŞAKALAŞAYIM DİYE YANLARINA GİTTİM’
Dayısının tabancayı kendisine vermesiyle ilgili de dinlenen sanık İbrahim Altunboğa, “Olaydan 2-3 ay evvel bir akşam dayım geldi; ‘Yeğenim benim infazım var, bu silahı sana vereyim, sen de evde muhafaza et; ben isteyince getirirsin’ dedi. Dayım isteyince bir şey diyemedim. Sadece ‘Silah boş mu?’ diye sordum o da bana ‘Boş’ dedi. Silah poşetteydi; eve götürüp bazanın altına koydum” ifadelerini kullandı.
Olay günü dayısının silahı istediğini anlatan Altunboğa, “Ben silahtan kurtuluyorum, diye içimde bir ferahlama oldu. Silahı getirdiğimde şunlarla şakalaşayım, diye yanlarına gittim. Dayımla birlikte 5 kişilerdi. Şaka amaçlı doğrultuyordum, gülüşüyorduk. Tam silahı dayıma veriyordum, Hasan bana ‘Silahı verir misin, bir bakayım ağabey’ dedi. Ben yemin ederim, silahı boş biliyordum” dedi.
‘AİLESİNE YARDIMCI OLACAĞIM’
Dayısının silahı ve kamera kayıt cihazını istediğini söyleyen İbrahim Altunboğa, “Hayatımda elime silah almadım. O şokla çalışanlara ambulansı aramasını söyledim. Dayım, kamera kayıt cihazını ve silahı getirin götüreyim, polisler gelince ‘Bir silah sesi duyduk, rahmetli yerdeydi, ambulansı aradık dersiniz’ dedi. Kayıt cihazını sökmeye gittim, sökemedim. Dayım gelip kendisi söktü. Ben polislere olayı yaşandığı gibi anlattım. Rahmetlinin annesi, mezarını yaptırmak istemiş. Müsaadesi varsa ben yaptırmak istiyorum. Bir şeyler yapmam gerekiyor, onun ailesine hayatımın her anında maddi manevi yardımcı olacağım” diye konuştu.
‘SİLAH BOŞ DEDİM, DEĞİLDİ’
Duruşmada dinlenen tutuksuz sanık A.G. ise silahın kendisinin olduğunu ve ruhsatsız olduğunu belirterek, “Yeğenimden evde tutmasını istedim. O almak istemeyince ‘Silah boş’ dedim. Boş değildi; şarjörde 2 mermi vardı ancak namluda yoktu. ‘Poşetle bazanın altında kalsın’ dedim. Olay günü de tatlı almaya gittim. Silahı istedim; almak için yukarı çıktı. Çalışanlarla sohbet ediyorduk. Biz hepsiyle ağabey kardeş gibiydik. Silahı getirdi; her şey bir anda oldu. Ben diğerlerine doğrulttuğunu gördüm. Sonrasında şoktayken kayıt cihazını ve silahı aldım” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Savcısının, “Silahın ağzına mermiyi veriyor, neden uyarmıyorsun?” sorusuna sanık, “Görmedim. Sürgüyü çekmese patlamaz” dedi.
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Duruşmada tanıklar da sanıkların anlatımlarını doğruladı. Savcının, verdiği mütalaada tutuklu sanık İbrahim Altunboğa hakkında ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis, ‘Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 3 yıla kadar hapis talep edildi.
Sanık A.G. hakkında savcı, ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçu kapsamında 5 yıla kadar hapis, ‘Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti. Sanıkların adli kontrol durumlarında değişiklik yapılmazken, duruşma, dosyadaki eksiklikler nedeniyle ertelendi.