Boşanma – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 15 Aug 2024 16:55:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti! Çiftler yan yana toprağa verildi https://www.foxtvhaber.com.tr/bosanma-asamasindaki-esini-oldurup-intihar-etti-ciftler-yan-yana-topraga-verildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bosanma-asamasindaki-esini-oldurup-intihar-etti-ciftler-yan-yana-topraga-verildi/#respond Thu, 15 Aug 2024 16:55:00 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/bosanma-asamasindaki-esini-oldurup-intihar-etti-ciftler-yan-yana-topraga-verildi/ Ankara'da Berat Bahadır isimli şahıs, otomobilde tartıştığı boşanma aşamasındaki eşini silahla vurarak öldürdü. Bahadır, daha sonra Ankara Escort aynı silahla kendi canına kıydı. 2 çocuğu bulunan çiftin yan yana gömülmesi ise dikkat çekti.

Ankara'da meydana gelen korkunç olayda 42 yaşındaki Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar eden boşanma aşamasındaki 43 yaşındaki Bahçelievler Escort eşi Berat Bahadır, yan yana toprağa verildi.

ÖNCE TARTIŞTIĞI EŞİNE SONRA KENDİNE KIYDI

Olay, dün saat 20.00 sıralarında, Mamak ilçesi Durali Alıç Mahallesi 937'nci Sokak'ta meydana geldi. Berat Bahadır ile boşanma aşamasındaki eşi Zülbiye Bahadır, otomobilde Balgat Escort tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Berat Bahadır, tabancayla eşi Zülbiye Bahadır'a ateş etti.

Bahadır ardından aynı silahla kendini vurdu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Bahadır çiftinin yaşamını yitirdiği belirlendi.

Çiftin cenazeleri, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan Batıkent Escort otopsinin ardından, yakınları tarafından teslim alındı. Cenazeler, defnedilmek için Ortaköy Mezarlığı'na getirildi. Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar Beşevler Escort eden eşi Berat Bahadır, öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Çiftin 2 çocuğu olduğu öğrenildi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bosanma-asamasindaki-esini-oldurup-intihar-etti-ciftler-yan-yana-topraga-verildi/feed/ 0
Yargıtay’dan şiddet mağduru eşleri ilgilendiren emsal karar https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-siddet-magduru-esleri-ilgilendiren-emsal-karar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-siddet-magduru-esleri-ilgilendiren-emsal-karar/#respond Sun, 23 Jun 2024 07:12:17 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13368 İçtihat Bülteni Uygulamasından edinilen bilgiye göre, eşlerin birbirine açtığı karşılıklı boşanma davalarında davacı vekili, tarafların ortak iki çocuklarının bulunduğunu, davalı kadın eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak çalıştığı işyerindeki bir erkek ile ilişki kurduğunu ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetlerin babaya verilmesine ve ayrıca müvekkili yararına 50 bin TL maddi, 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etti.

Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, tüm iddiaları inkârla, sadakat yükümlülüğüne aykırı herhangi bir davranışının olmadığını, karşı tarafın birlik görevlerini yerine getirmediğini, eşine karşı sorumsuz ve ilgisiz davrandığını, fiziksel şiddet uyguladığını, ağza alınmayacak küfürler edip evden kovduğunu ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, velâyetlerin kendisine verilmesini talep etti.

İlk Derece Mahkemesi, her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetlerin anneye verilmesine, ortak çocuklardan adına tedbir ve iştirak nafakası, kadın eş lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesine hükmetti. Belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunuldu.

Bölge Adliye Mahkemesi, kadın eşin eve başka bir erkek alarak sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiği anlaşıldığından, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kadının ağır erkeğin ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının tüm istinaf itirazlarının reddine, erkeğin kusur belirlemesi nafaka ve tazminatlar yönünden ileri sürdüğü istinaf itirazlarının kabulü ile erkek yararına maddi ve manevi tazminatın kabulüne ve kadın eşin nafaka ve tazminat istemlerinin reddine karar verdi.

Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, her iki eşin eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle bozma kararı verdi. Bölge Adliye Mahkemesi, Özel Dairece her ne kadar erkeğin kadına yönelik fiziksel şiddetinin sürekli olduğuna değinilmişse de buna ilişkin kadın eşin anne ve babasının beyanlarına bakıldığında, ifadelerin yer ve zaman içermeyen soyut beyanlardan ibaret olduğundan bahisle direnme kararı verdi. Direnme kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulundu ve dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: “Somut olayda süregelen fiziksel şiddete rağmen boşanma davası açmayıp evliliğe devam eden kadın eşin bu davaranışı hayatın olağan akışına uygundur”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, verdiği bozma kararında şu ifadelere yer verdi:
“Özel Daire bozma kararında belirtildiği gibi süreklilik arz eder şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Tanık beyanları ile erkeğe fiziksel şiddet vakıası yüklendiğine göre, anlatımların bir bütün olarak değerlendirilerek fiziksel şiddetin sürekli olduğu da kabul edilmelidir. Bir bölümü esas alınan tanık beyanlarının, aynı konuya ilişkin devam eden bölümlerinin hatalı gerekçe ile hükme esas alınamayacağının kabul edilmesi doğru olmamıştır. Gerçekleşen olaylara göre tarafların kusurlu davranışları kıyaslandığında eşlerin eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Kanun koyucu; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşit kusurlu davranışlar sergileyen eşlere, boşanma sebebiyle ekonomik durumda meydana gelecek azalmaları tamamlama borcu yüklememiştir. Hâl böyle olunca kadın eşin ağır kusurlu olduğunun kabulü ile dosya kapsamına uygun düşmeyen bu kusur belirlemesine bağlı olarak erkek yararına tazminat ödenmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; boşanmaya sebep olan olaylarda kadın eşin ağır kusurlu olduğunun kabulü ile bu kusur belirlemesine bağlı olarak erkek eş yararına tazminat ödenmesine karar verilmesinin somut olaya ve hakkaniyete uygun olduğu, erkeğin iddia edildiği üzere süregelen fiziksel şiddeti karşısında boşanma davası açmayan ve evlilik birliğine devam eden kadın eşin bu davranışının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla boşanmaya sebep olan asıl olayın kadının sadakat yükümlüğüne aykırı davranışı olması nedeniyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise; de bu görüş, yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çokluğuyla benimsenmemiştir.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-siddet-magduru-esleri-ilgilendiren-emsal-karar/feed/ 0
Hükümetin önündeki en zor problem… Rakamlar her yıl kötüye gidiyor https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetin-onundeki-en-zor-problem-rakamlar-her-yil-kotuye-gidiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetin-onundeki-en-zor-problem-rakamlar-her-yil-kotuye-gidiyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 02:24:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9368
  • Haber7 – ÖZEL

  • Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı “İstatistiklerle Çocuk” ve “Evlenme Boşanma İstatistikleri” adlı iki dosya, aile yapısına dair verilerin olumsuz yönde seyrettiğini ortaya koydu.

    Çocukların nüfusa oranının son yıllarda %45’lerden %26’lara gerilediği, ilk evlenme yaşının 28’i aştığı, evlenenlerin sayısının 615 binden 565 bine düştüğü, boşanma sayılarının 13 yılda 118 binden 171 bine tırmandığı kayıtlara geçti.

    HABER7’nin derlediği TÜİK verileri, ülkemizde “aile” konusunda hassas ve kritik bir program oluşturulması gerektiğine işaret ediyor.

    ÇOCUKLARIN NÜFUSA ORANI

    Ülkelerin dinamik nüfus gücünü oluşturan çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı Türkiye’de azalıyor. 1930’lu yıllarda nüfusun yarıya yakını çocuk iken, 2000’lerde bu rakam yüzde 35 seviyelerindeyken günümüzde toplumun sadece yüzde 26’sı çocuklardan oluşuyor.

    Çocuk nüfus oranının son 88 yıldaki değişimi istatistiklere şöyle yansıyor:

    • 1935: %45:0

    • 1970: %48,5

    • 1990: %41,8

    • 2000: %35,2

    • 2010: %30,8

    • 2020: %27,2

    • 2021: %26,9

    • 2022: %26,5

    • 2023: 26,0

    TÜİK verilerinde çocukların nüfusa oranının 2030’da %25,6’ya, 2040’ta %23,3’e, 2060’ta %20,4’e, 2080’de %19,0’a gerileyeceği öngörülüyor.

    EVLENENLERİN SAYISI

    Aile bağının oluştuğu evliliklerde de tablo olumsuz seyrediyor.

    Türkiye’de 30 yıl önce yılda 615 bin kişi yuva kurarken, geçtiğimiz yıl bu rakam 565 bin seviyesinde ölçüldü.

    Ülkemizde 2004-2023 yılları arasında kayıtlara geçen evlenme oranları şöyle:

    • 2004: 615 bin 357

    • 2005: 641 bin 241

    • 2006: 636 bin 121

    • 2007: 638 bin 311

    • 2008: 641 bin 973

    • 2009: 591 bin 742

    • 2010: 582 bin 715

    • 2011: 592 bin 775

    • 2012: 603 bin 751

    • 2013: 600 bin 138

    • 2014: 599 bin 704

    • 2015: 602 bin 982

    • 2016: 594 bin 493

    • 2017: 569 bin 459

    • 2018: 554 bin 389

    • 2019: 542 bin 314

    • 2020: 488 bin 335

    • 2021: 563 bin 140

    • 2022: 575 bin 891

    • 2023: 565 bin 435



    İLK EVLENME YAŞI

    Nüfus tablosunda en önemli verilere işaret eden bir diğer unsur ilk evlenme yaşı.

    Türkiye’de ilk evlenme yaşı hem kadınlarda hem erkeklerde gecikiyor.

    23 sene önce kadınlar ortalama 22 yaşında evlenirken bugün artık 25 yaşın sonlarında nikah kıyıyor. Erkekler 2001 yılında ortalama 26 yaşında evlenirken 2023’te evlenme yaşı 28,3’e çıktı.

    İlk evlilik yaş ortalaması istatistiklere şöyle yansıyor:

    • 2001: Erkek 26,0 – Kadın 22,7

    • 2005: Erkek 26,5 – Kadın 23,2

    • 2010: Erkek 27,0 – Kadın 23,7

    • 2015: Erkek 27,5 – Kadın 24,4

    • 2020: Erkek 27,9 – Kadın 25,1

    • 2021: Erkek 28,1– Kadın 25,4

    • 2022: Erkek 28,2 – Kadın 25,6

    • 2023: Erkek 28,3 – Kadın 25,7



    BOŞANMA SAYILARI

    Ailelerin parçalanma oranları, boşanma istatistikleriyle ölçülüyor.

    Türkiye’nin temel dinamiği olan aile kurumunun ciddi oranda hasar aldığını, hemen her yıl artan boşanma sayıları gösteriyor.

    23 yıl önce 118 bin evlilik sonlanırken, son rakamlar bir yılda 171 bin nikah akdinin feshedildiğini vurguluyor.

    Boşanma istatistiklerinin son 23 yıldaki seyri şöyle:

    • 2010: 118 bin 568

    • 2011: 120 bin 117

    • 2012: 123 bin 325

    • 2013: 125 bin 305

    • 2014: 130 bin 913

    • 2015: 131 bin 830

    • 2016: 126 bin 164

    • 2017: 128 bin 411

    • 2018: 143 bin 537

    • 2019: 156 bin 587

    • 2020: 136 bin 570

    • 2021: 175 bin 779

    • 2022: 182 bin 437

    • 2023: 171 bin 881

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/hukumetin-onundeki-en-zor-problem-rakamlar-her-yil-kotuye-gidiyor/feed/ 0
    AYM, boşanma davasında 3 yıl kuralını iptal etti https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-kuralini-iptal-etti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-kuralini-iptal-etti/#respond Sat, 20 Apr 2024 03:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9117 Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma davası reddinin kesinleşmesinden sonra 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramayan çiftlerin, “evlilik birliğinin temelden sarsıldığı” kabulüyle boşanma davası açabilmesini öngören kuralı, taraflara katlanamayacakları bir külfet yüklediği gerekçesiyle iptal etti.

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Ankara 18. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “evlilik birliğinin sarsılmasına” ilişkin düzenleme getiren 166. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istedi.

    İptali istenen kuralda, “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.” hükmü yer alıyor.

    Başvurusunda, kuralda öngörülen 3 yıllık sürenin adil olmadığını belirten Aile Mahkemesi, eşlerin uzun sürelerin sonunda boşanabildiklerini, bu durumun da herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu öngören anayasal hükümle bağdaşmadığını ifade etti.

    9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

    Kuralda öngörülen sürenin fazla olmasının evlilik dışı ilişki yaşanmasına neden olduğunu savunan mahkeme, kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının yanı sıra devletin aileyi koruma yükümlülüğünün de ihlal edildiğini öne sürdü.

    Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle kuralın iptaline karar verdi. İptal hükmü 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

    KARARIN GEREKÇESİ

    AYM’nin iptal kararında, söz konusu kuralın, boşanma kararı verilebilmesini önemli oranda güçleştirmemesi ve ortak hayata yeniden dönmek istemeyen ilgilileri makul olmayan süreler boyunca evlilik birliğini devam ettirmeye zorlamaması gerektiğine vurgu yapıldı.

    Dava konusu kuralda, boşanma kararı verilebilmesi için öncelikle daha önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmiş olması şartının arandığı belirtilen kararda, boşanma davasının reddinin çok kısa sayılamayacak bir sürenin sonunda gerçekleşebileceğine işaret edildi.

    Kurala göre, ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için anılan ret kararının kesinleşmiş olmasının gerektiği anlatılan kararda, “Ret kararına karşı ilgililerin kanun yoluna başvurmalarının mümkün olduğu dikkate alındığında kararın kesinleşmesinin de uzun bir süre alabileceği açıktır.” ifadesine yer verildi.

    – “İlgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır”

    Kararda, ayrıca kuralda ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesi gerektiğinin ön görüldüğü anımsatılarak, şu değerlendirmeler yapıldı:

    “Buna göre boşanma kararı verilebilmesi için kuralda öngörülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkan tanınmadığı görülmüş ve ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde evlilik birliğini uzun bir süre boyunca sona erdiremeyen ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunu koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayan kuralın ölçülülük ilkesini orantılılık alt ilkesi yönünden ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-kuralini-iptal-etti/feed/ 0
    AYM, boşanma davasında ‘3 yıl bekleme’ kuralını iptal etti https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-bekleme-kuralini-iptal-etti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-bekleme-kuralini-iptal-etti/#respond Sat, 20 Apr 2024 01:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9096 Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma davası reddinin kesinleşmesinden sonra 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramayan çiftlerin, “evlilik birliğinin temelden sarsıldığı” kabulüyle boşanma davası açabilmesini öngören kuralı, taraflara katlanamayacakları bir külfet yüklediği gerekçesiyle iptal etti.

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Ankara 18. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “evlilik birliğinin sarsılmasına” ilişkin düzenleme getiren 166. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istedi.

    İptali istenen kuralda, “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.” hükmü yer alıyor.

    Başvurusunda, kuralda öngörülen 3 yıllık sürenin adil olmadığını belirten Aile Mahkemesi, eşlerin uzun sürelerin sonunda boşanabildiklerini, bu durumun da herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu öngören anayasal hükümle bağdaşmadığını ifade etti.

    Kuralda öngörülen sürenin fazla olmasının evlilik dışı ilişki yaşanmasına neden olduğunu savunan mahkeme, kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının yanı sıra devletin aileyi koruma yükümlülüğünün de ihlal edildiğini öne sürdü.

    Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle kuralın iptaline karar verdi. İptal hükmü 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

    KARARIN GEREKÇESİ

    AYM’nin iptal kararında, söz konusu kuralın, boşanma kararı verilebilmesini önemli oranda güçleştirmemesi ve ortak hayata yeniden dönmek istemeyen ilgilileri makul olmayan süreler boyunca evlilik birliğini devam ettirmeye zorlamaması gerektiğine vurgu yapıldı.

    Dava konusu kuralda, boşanma kararı verilebilmesi için öncelikle daha önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmiş olması şartının arandığı belirtilen kararda, boşanma davasının reddinin çok kısa sayılamayacak bir sürenin sonunda gerçekleşebileceğine işaret edildi.

    Kurala göre, ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için anılan ret kararının kesinleşmiş olmasının gerektiği anlatılan kararda, “Ret kararına karşı ilgililerin kanun yoluna başvurmalarının mümkün olduğu dikkate alındığında kararın kesinleşmesinin de uzun bir süre alabileceği açıktır.” ifadesine yer verildi.

    – “İlgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır”

    Kararda, ayrıca kuralda ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesi gerektiğinin ön görüldüğü anımsatılarak, şu değerlendirmeler yapıldı:

    “Buna göre boşanma kararı verilebilmesi için kuralda öngörülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkan tanınmadığı görülmüş ve ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde evlilik birliğini uzun bir süre boyunca sona erdiremeyen ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunu koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayan kuralın ölçülülük ilkesini orantılılık alt ilkesi yönünden ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/aym-bosanma-davasinda-3-yil-bekleme-kuralini-iptal-etti/feed/ 0
    Evlenenlerin sayısı geriledi! https://www.foxtvhaber.com.tr/evlenenlerin-sayisi-geriledi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/evlenenlerin-sayisi-geriledi/#respond Thu, 22 Feb 2024 08:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4548 Evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti.

    Boşanan çiftlerin sayısı 2023 yılında 171 bin 881 oldu

    Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.

    Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi

    Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

    Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu

    Kaba evlenme hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu. Bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.

    Yabancı damatların sayısı 6 bin 345 iken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu

    Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2023 yılında 6 bin 345 olup toplam damatların yüzde 1,1’ini oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 olup toplam gelinlerin yüzde 5,5’ini oluşturdu.

    Alman damatlar birinci sırada

    Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları yüzde 19,2 ile Suriyeli damatlar ve yüzde 5,1 ile Avusturyalı damatlar izledi.

    Özbek gelinler birinci sırada

    Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 12 ile Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Özbek gelinleri yüzde 11,3 ile Suriyeli gelinler ve yüzde 9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izledi.

    Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu

    Kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş izledi.

    Boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti

    Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2023 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

    Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk etkilendi

    Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74,9’u anneye, yüzde 25,1’i babaya verildi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/evlenenlerin-sayisi-geriledi/feed/ 0
    Yargıtay’dan emsal karar: “Alo” demek boşanma sebebi sayıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi/#respond Thu, 22 Feb 2024 07:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4540 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi boşanma davalarında emsal olacak bir karara imza attı. Samsun’da görülen bir boşanma davasında ilk derece mahkeme, eşlerin birbirlerine farklı şekilde kusurlu davranışlarının olmasının yanında taraflardan birinin eşine “Alo” diye hitap etmesini ayrıca kusur saydı ve boşanmalarına karar verdi. Her iki taraf avukatı davada alınan bazı kararlara itiraz ederek istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine başvurdu. İstinaf taleplerinin incelenmesinin ardından tarafların talepleri reddedilince bu kez temyize gidildi. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de tarafların itirazlarını bu yönde reddederek eşine “Alo” diye hitap etmenin kusurlu bir davranış olduğuna karar verdi. Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Fatih Karamercan LL.M. (Legum Magister), kararın doğru yorumlanması gerektiğini söyledi. Karamercan, “Alo” şeklindeki hitabın boşanma sebebi sayılabilmesi için üçüncü şahısların da bunu duyup eşin küçük düşürülmüş olması durumun yaşanması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiğini belirtti. “Alo” sözcüğünün artık boşanma sebebi sayılabileceğini duyan vatandaşlar ise Yargıtay’ın verdiği bu kararı şaşkınlıkla karşıladı.

    “ALO” ŞEKLİNDE HİTAP ETMEK BOŞANMA SEBEBİ SAYILDI

    Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Fatih Karamercan LL.M., “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davaları açısında eşlerin birbirlerine karşı hitap şekillerinde eşine ‘Alo’ diye hitap etmenin boşanma sebebi olduğuna karar verdi. Taraflar birbirlerine karşılıklı boşanma davası açmışlar ve farklı şekilde kusurlu davranışlarının olmasının yanında taraflardan birisinin eşine ‘Alo’ diye hitap etmesi mahkeme tarafından kusurlu davranış olarak addedilmiş ve tarafların boşanmalarına karar verilmiş. Taraflar istinaf incelemesine gidilmesi için kararı istinaf etmişler ve istinaf talepleri de ayrı ayrı reddedilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafların itirazlarını bu yönde reddederek eşine ‘Alo’ diye hitap etmenin kusurlu bir davranış olduğuna karar vermiştir. Bu kararı şu şekilde yorumlamak daha doğru olur; Şaka amaçlı ‘Alo’ demenin boşanma sebebi olacağını düşünmüyorum. Ancak bunun bir süreklilik arz etmesi ve üçüncü şahısların da bunu duyup eşin buna karşı küçük düşürülmesi gerekiyor” dedi.

    “ ‘ALO’ SÖZCÜĞÜ BİR TEK TELEFONDA KALSIN, EŞLER BİRBİRİNE SAYGI İLE SEVGİ İLE YAKLAŞSIN”

    Yargıtay’ın “Alo” sözcüğünü boşanma sebebi sayması kararına vatandaşlardan da yorum geldi. Bülent Bozkurt isimli vatandaş, “ ‘Alo’ demenin de yöntemi var. ‘Alo’ dersin normal ama ne söylediğin değil, nasıl söylediğin önemlidir. Hani ‘Alooo’ diye, bu tarzda söylersen hakaret oluyor. Tarz önemli. Aşağılayıcı bir tavır gibi düşünülüyor eşler arasında. Normal yani, dava açtıysa, şikayetçiyse demek ki durumdan şikayetçi. Yoksa normal ‘Alo’ sözcüğünde bir şey yok yani. Biz 30 senelik evliyiz. Sevgi, saygı, birbirine empati yapma, anlama, yardımlaşma, hayatı birlikte paylaşmayı öneriyorum” dedi. Eşi Ayşe Bozkurt ise, “Başka problemler de varmış demek ki. Biz tatlı konuşuyoruz; ‘Aşkım, canım’ gibi. ‘Alo’ sözcüğü bir tek telefonda kalsın, eşler birbirine saygı ile sevgi ile yaklaşsın” diye konuştu.

    “GRAHAM BELL BUNU DUYSA İCATTAN VAZGEÇERDİ”

    Yargıtay’ın bu kararını şaşkınlıkla karşılayan Yaprak Yılmaz isimli genç, telefonun ve “Alo” sözünün mucidi Alexander Graham Bell’i de anarak, “İlk defa duydum. Bu devirde boşanmak çok kolaymış. Böyle ise eğer, bir ‘Alo’ demeye. Graham Bell bunu duysa icattan vazgeçerdi” derken, Can Durgun isimli genç de, “Ben de ilk defa duydum. Kadın bahane olarak kullanmış. Kadın zaten boşanmak istiyordu, bahane olarak kullanmış. Bence öyle” şeklinde konuştu.

    “BENCE BİR EVLİLİK İÇİN ÇOK KÜÇÜK BİR ŞEY. SABIR, EMPATİ LAZIM”

    Eşi ile 45 yıldır mutlu bir evlilik sürdürdüklerini söyleyen Hatice Aslan isimli kadın, “Bence bir evlilik için çok küçük bir şey. Birtakım şeyleri hoş göreceksin, sabredeceksin ki sürecek. Eski evliliklerle yeni evlilikler çok farklı. Sabır, empati bunların olması lazım. Taşınamayan şeyler var ise evet o zaman, ama onun önünde de en ufak şeyler için değmez. Öncelikle çocuklara yazık. Belki her iki taraftan biri de biraz sonra yaptıklarından, söylediklerinden pişman olacaklar. O anda duymamak, başka zamanda onu sakince izah edip konuşmak, ama ondan rahatsız olduğunu da mutlaka karşıya bildirmek lazım. O zaman sen sorumluluğunu ona vermiş, vazifeni yapmış oluyorsun” dedi. Eşi Remzi Aslan ise, “Bence mantıksız. Sabırlı olmalarını tavsiye ediyoruz. Saygılı olmalarını tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi/feed/ 0