(AYDIN) –Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde devam eden ve geniş alana yayılan yangında havadan müdahalenin eksikliğine tepki gösteren CHP Aydın MilletvekiliSüleyman Bülbül, “Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın” dedi.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde dün akşam saatlerinde Alhisar Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele devam ediyor. Rüzgarın şiddeti ile geniş bir alana yayılan yangını söndürme çalışmaları devam ederken Muğla da yangın riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yangınla mücadelede rüzgarın da etkisiyle engebeli arazide farklı noktalarda yangın yeniden çıkarken hava müdahale araçlarının yetersizliği eleştirilere neden oldu.
Yangın felaketi ve yangınlarla mücadele devam ederken ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yangın uçakları ve helikopteri alınmamasına tepki gösterdi.
” Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımıza gönderdik”
Ülkede yangın riski varken yangın söndürme uçaklarının Yunanistan’a gönderilmesini eleştiren Bülbül, şunlar söyledi:
“Ben bundan 10 gün önce bir soru önergesi vermiştim. Sayın Bakan cevap vermişti. AKP seyrediyor, ciğerlerimiz yanıyor. Geçen hafta Germencik’te yangın vardı. Bu hafta büyük bir yangın var şu anda. Kavaklıdere tarafında da yangın var şu anda. Kavaklıdere Muğla tarafı. Yangın oraya sıçradıktan sonra Muğla tarafı yanmaya başlayacak. ve şu ana kadar helikopterlerle müdahale ediliyor ancak sonuç alınamadı. Dün uçaklar yoktu. Bugün birkaç uçak geldi. Başından beri şunu söyledik. Manavgat yangınından sonra. Kader değil orman yangınları. Bunun çözümü var önlemi var. Ne yapacaksınız? Orman köylülerini öne çıkaracaksınız. Büyükşehir belediye yasasında düzenleme yapacaksınız. Köy tüzel kişiliğini yeniden canlandıracaksınız. Ama bu olmadı. Manavgat yangından sonra ‘Uçaklar nerede’ dedik. ‘Uçak alın’ dedi. Sayın Bakan ‘Yangın yerlerinde ekim dikim yapıyoruz’ diyor. Ekim dikimi yaptıkları da yok. Yangın alanı yerleri de imara açtılar. Oteller yaptılar. Ranta açtılar. 15 Ağustos’ta Türkiye’de nem oranı azalacağı ve bu konuda orman yangınlarının artacağına ilişkin bakanlığın açıklamaları varken Yunanistan’a 15 Ağustos’ta uçaklarımızı gönderdik. Ama bu açıklamada 15 Ağustos’tan beri yangın var burada. Bugün uçaklar geri geldi. Bugün de Azerbaycan’dan bir uçak gelecekmiş. Ben her zaman şunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sarayda yaptığınız harcamaları bir kenara bırakın. 13 tane uçağınız var. Satın o uçakları. Gelin, yangın söndürme uçakları alın. Bir hesap yaptım, bir yangın söndürme uçağı 4 milyon dolar. Sayın Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinde İstanbul’da 24 AK Partili belediyeye 45 milyon lira para göndermişti. O paraları oraya göndereceğine sekiz tane biz yangın söndürme uçağı alabilirdik. Yani yangın söndürme uçakları yok. Akşam ateş farlıyor. Bozdoğan’daki yerleşim yerleri tehlikede. Kavaklıdere, Muğla tarafı tehlikede. Çine tarafı tehlikede. Böyle bir şey ve kader değil. Yangın uçakları almıyorsunuz. Yangın olan orman dışında kalan yerleri de rantı açıyorsunuz. Ormanlık alanlar gidiyor.”
“İtfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor”
CHP’li yerel yönetimlerin yangınlarla mücadele noktasında attığı adımların iktidar tarafından köstek gördüğüne dikkat çeken Bülbül, şöyle konuştu:
“Hep birlikte 15 Temmuz’da Adana’da yapmış olduğumuz 14 büyükşehir belediyesinin yangınlara nasıl müdahale edebiliri, orman yangınlarına neler yapabiliriz programı çerçevesinde acil eylem planını uyguluyoruz. CHP’li Büyükşehir Belediyeleri bu acil eylem planıyla orman yangınlarının önüne geçmek istiyor. Ama ne yazık ki merkezi yönetim yerel yönetimlere bu konuda gerekli desteği vermiyor. Birçok büyükşehirde itfaiye için talep edilen kadrolar verilmiyor. ve yurt dışından alınan itfaiye ve yangın söndürme için ekipman olarak kullanılacak krediler engelleniyor. Milli bankalardan kredi verilmiyor büyükşehirlerimize. Öyle olsa da bizler büyükşehirler olarak ve ilçe belediyeleri canla, başla yangınlara karşı mücadele ediyoruz.”
“Orman Bakanımızın mesleği Anadolu Ajansı’ndan gelme”
Gece havadan müdahalede ekipman yetersizliği nedeniyle yangının ciddi boyutlara ulaşma riskinin olduğuna dikkat çeken Bülbül, ‘liyakat’ vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Buradaki yangın büyük bir yangın. Eğer o Haydere bölgesindeki ağaçlara tırmanırsa bu konuda gerekli çalışmalar yapılamazsa ve sönmezse bu bölge boydan boya yangının etkisine girecek. Kavakdere bölgesi. O bölgede Muğla tarafında da etkili olacak. Büyük tehlike var şu anda. Bizim aldığımız bilgilere göre sekiz tane helikopter var Muğla bölgesinde. Bu helikopterlerin sekizi burada kullanılmamış. Eğer dün kullanılmış olsaydı burada yangın bu aşamaya gelmezdi. Uçak kullanılmamış. Bugün vatandaşlar ‘Bir iki uçak gördük’ diyorlar. Dün neredeydi uçaklar. Uçaklar yoktu. Türkiye’nin alanları çok farklı. Orman alanlarına araç sokamazsınız. Yani itfaiyeyi sokmak çok zor. Ne yapmak lazım? Uçak almak lazım. Helikopter almak lazım. Uçak almıyorsunuz, helikopter almıyorsunuz. Sonra Azerbaycan’dan bir yangın söndürme uçağı inecek diye burada müjde veriyorsunuz. Bu neden? Liyakatsizlikten. Sayın Orman Bakanının hangi mesleği var? Sayın Orman Bakanının liyakat var mı? Yok. Orman Bakanımızın mesleği, Anadolu Ajansı’ndan gelme. Orman mühendisi değil. Ziraat mühendisi değil. Yani bu konuda herhangi bir liyakatli bir meslek değil. Ama AK Parti’nin yıllardan gelen bir özelliği var. Liyakat önemli değil. ‘Bakan yaptığım seni işi bitirin’ diyorlar. İşte geldiğimiz nokta bu. Defalarca önerge verdik. Neden uçak sayısını arttırmıyorsunuz? Niye? Helikopter sayısını arttırmıyorsunuz?”
“İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada konuşmak isteyen vekillere saldırıyor”
Ülkenin birçok noktasında yangınlarla mücadele edilirken dün TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda AK Partili vekillerin başlattığı yumruklu saldırıya da değinen Bülbül, şunları söyledi:
“Dün meclis açısından kötü bir gündü. İfade özgürlüğünü kullanan TİP milletvekili Ahmet Şık’ın kürsü dokunulmazlığı varken, kürsüde ifade özgürlüğü dokunulmazlığı varken AK Parti’nin İzmir milletvekili tarafından ve diğer AK Parti’nin İzmir Milletvekili tarafından saldırıya uğraması Gazi Meclisine yakışan bir durum değildi. İlginç olan bir şey var. AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan idare amiri. Bir idare amirinin görevi, meclisteki tartışmalara son vermek ama idare amiri kavgayı çıkarıyor. ve kürsü dokunulmazlığı olan bir şekilde saldırıyor. Eyüp Bey o da bu saldırıda rol alıyor. Böyle şey olmaz. İzmir yanıyor ama AK Partili İzmir Milletvekilleri orada mecliste saldırgan hallerle konuşmak isteyen vekillere saldırıyor. İşte AK Parti’nin geldiği nokta. Artık AK Parti’nin hikayesi kalmadı. ‘Türkiye’yi korku iklimi çerçevesinde biz her şeyi yaparız. Hiç kimseden korkmayız. Siz Anayasadan doğan haklarınızı kullanamazsınız. Siz demokratik ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir hakkı kullanamazsınız’ diye bir korku oluşturmaya başladılar. Biz buna hayır diyoruz. CHP iktidarı yakında. 2028 veya öncesinde geleceğiz ve hukuk devletini inşa edeceğiz. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanılmasını inşa edeceğiz. Türkiye’de şu anda kuralsızlık hüküm sürüyor. Bu da bir kuralsızlık. Aydın’da beş yıl içerisinde 288 yangın olmuş. 2 bin 476 hektar yer yanmış. Ders almadınız mı beş yıldan beri? Aydın toprakları yanıyor. Ciğerlerimiz yanıyor. Nerede? Helikopterler nerede uçaklar? Nerede? Biz meclis tatile girdiği zaman Aydın’da Bozdağ’ından Buharkent’e, Didim’den, Germence’ye kadar yani Orman yangınlarının peşinden koşturmaktan bıktık. Bu işin çözümü çok basit. Bu işi beceremiyorsanız 14 CHP’li büyükşehir belediyesine izin verin, alalım biz bu açıkları. Bütçe sağlayın gereğini biz yapalım. Uçakları biz alalım. Ama AK Parti iktidarı bunu yapmıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Canbolat açıklamasında; “İlimizde de bugün öğle saatlerinde başlayan iki tane büyük yangın vardı. ve şu an Bozdoğan Alhisar bölgemizde de saat 16.45 itibarı ile başlayan ve rüzgarın etkisi ile hızla bölgeye yayılan geniş bir alana yayılan yangınla karşı karşıyayız. Yanan alan ağırlıklı olarak ormanlık bir bölge. Bölgede 3 helikopter, 2 uçak bugün müdahalede bulundu. Havanın kararması ile birlikte gece görüşlü bir helikopter sabaha kadar çalışmaya devam edecek. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğümüzün 38 aracı, 147 personeli bölgede şu an mücadele etmekte. Sağlık müdürlüğümüzün 15 personeli üç ambulansı, bir UMKE ekibi, bir UMKE Tıbbi Müdahale Aracı bölgede görev yapmaktadır. Jandarmamızdan 74 personel ve 16 araç görev yapıyor. Büyükşehirimizin 9 aracı ve 35 personeli de bölgede görev yapmaktadır. Örmepınar Mahallemizde 45 kişiyi şu an itibarıyla yangının yaklaşması nedeniyle tahliye ettik. Geri kalan vatandaşlarımızı da tahliye çalışmaları devam ediyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren devletimizin bütün imkanları erken saatlerde yangına müdahale ile ilgili etkin bir mücadeleye devam edeceğiz. Yangın kontrol altına alınmış değil, rüzgarın etkisi ile yayılıyor. Ümit ediyoruz ki kısa bir zamanda yangını çevreleyip kontrol altına alırız” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangının Muğla sınırlarına sıçrama ihtimaline karşı hızlı bir şekilde tedbirler alındı. Muğla Kavaklıdere Çayboyu Mahallesi’ne ivedilikle intikal ederek gerekli önlemler alan ekipler, yangının kontrol altında tutulması için çalışmalara destek veriyor.
Yetkililer, yangının Muğla sınırlarına yayılmaması için her türlü güvenlik önlemi alındığını belirtti. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aynı zamanda Kacır, ’’KAAN’da yer alan ve onu 5. nesil bir uçak hâline getiren bilgisayarın bütünleşik işlemci ünitesini geliştirerek bu kabiliyete sahip birkaç ülkeden birisi olduk.’’ açıklamasında bulundu.
Kacır’ın envantere girdiğini açıkladığı GÖKTUĞ projesi kapsamında yürütülen ve ana yükleniciliğini TÜBİTAK SAGE’nin yaptığı GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN füzeleri, Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyacına yönelik olarak üretiliyor.
Türk Hava Kuvvetleri’nin kullandığı ABD üretimi AIM-9 Sidewinder ve AIM-120 AMRAAM füzelerinin yerini alacak GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, havadan havaya füze alanındaki dışa bağımlılığın sonlandırılması açısından da kritik öneme sahip.

2024 Ocak ayında SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, füzelerin tasarım doğrulama testlerinin tamamlandığını ve artık kabul testlerine başlanacağını açıklamıştı.
Temelde F-16 savaş uçakları için geliştirilen GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN ile bu proje üzerinden geliştirilecek yeni füzeler, ilerleyen süreçte Milli Muharip Uçak KAAN’da da kullanılacak.
GÖKTUĞ PROJESİ
AIM-9 ve AIM-120 Füzelerinin Amerika Birleşik Devletleri’nden tedarikinde çeşitli sıkıntıların yaşanması ve birim maliyetlerinin çok yüksek olması; yüksek irtifa hava savunmasını bu füzeler aracılığıyla F-16 savaş uçakları tarafından gerçekleştiren Türkiye’yi, milli havadan havaya füzelerini geliştirmek zorunda bırakmıştır.
Bu kapsamda 2013 yılında GÖKTUĞ Projesini başlatan TÜBİTAK-SAGE, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığını sonlandırmak için önemli bir adım atmıştır. GÖKTUĞ Projesi, BOZDOĞAN Görüş İçi Hava Hava Füzesi (WVRAAM) ve GÖKDOĞAN Görüş Ötesi Hava Hava Füzesi (BVRAAM) olmak üzere iki ayrılmaktadır.

BOZDOĞAN GÖRÜŞ İÇI HAVA HAVA FÜZESİ (WVRAAM)
BOZDOĞAN, ABD üretimi AIM-9X’in muadili olan Görüş İçi Hava Hava Füzesi’dir. Mükemmel Nişan Hattı Sapma (off-boresight ) açısı sağlayan yüksek çözünürlüklü Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) Arayıcı Başlığa sahip olan BOZDOĞAN, elektronik harbe karşı dayanıklı yapıdadır.
Yaklaşık 25 kilometre menzile sahip olan füze, ses hızının 3 katı hıza (Mach 3) ulaşabilmektedir ve vektör kontrolü sayesinde yüksek manevra yeteneğine sahiptir. IIR başlığı sayesinde, seyir füzelerine dahi etki edebilecek şekilde geliştirilmiştir.
TÜBİTAK-SAGE ve 401’inci Test Filo Komutanlığı iş birliği ile Nisan 2019’da çırpıntı (flutter) testleri başlatılan BOZDOĞAN’ın; Kasım 2019’da yerdeki F-16 kanadından test atışı gerçekleştirilmiş ve 4 kilometre yükseklikteki yüksek hızlı insansız hava aracını başarıyla imha etmiştir. BOZDOĞAN’ın, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan AIM-9 Sidewinder Füzelerinin yerini alması planlanmaktadır.

GÖKDOĞAN GÖRÜŞ ÖTESİ HAVA HAVA FÜZESİ (BVRAAM)
GÖKDOĞAN, ABD üretimi AIM-120 AMRAAM’ın muadili olan Görüş Ötesi Hava Hava Füzesi’dir. Katı hal tasarımlı Aktif Radar (AR) Arayıcı Başlığı bulunan GÖKDOĞAN; at-unut, birden fazla hedefe kilitlene bilme, atış sonrası kilitlenebilme ve her açıdan atış yeteneklerine sahiptir. Elektronik harbe karşı dayanıklı olan füze, karıştırma kaynağına güdümlenebilmektedir. Yaklaşık 65 kilometre menzile sahip olan füze, veri bağı sayesinde hedef güncellemesi yapabilmektedir.

ÖNCE SEÇİMLERİ KAZANARAK MUHTAR OLDU, SONRA MÜHRÜ BABASINDAN ALARAK GÖREVE BAŞLADI
Toplam 50 seçmenin bulunduğu mahallede 21 oy alan Gaziantep Üniversitesi Dış Ticaret bölümü mezunu olan Bozdoğan, 19 oy alan 60 yaşındaki rakibini geride bırakarak muhtar seçildi. Seçimleri kazanarak muhtar seçilen Özkan Bozdoğan, daha sonrasında ise mazbatasıyla birlikte babası olan önceki muhtar Kartal Bozdoğan’dan da mührü alarak resmen göreve başladı.

“TÜRKİYE’NİN EN GENÇ MUHTARIYIM”
60 yaşındaki rakibini 2 oy farkla yenerek Türkiye’nin en genç muhtarı olduğunu söyleyen Özkan Bozdoğan, “Öncelikle çok heyecanlıyım ve bu benim için büyük bir gurur. Sonuçta Türkiye’nin en genç muhtarıyım. Mahallemizde 2 aday vardı. Ben ve 60 yaşındaki akrabamız yarıştık. Ben 21 oy alırken, akrabamız 19 oy aldı. 2 oy farkla ben kazandım. Halkımız doğru olanı yaptı ve beni tercih etti. Diğer yandan ise 2 dönemdir babam muhtarlık yapıyordu. Tabiri caiz ise babamı devirerek muhtarlığı ben devraldım. Mührü almak biraz zorladı. Muhtarlık yaptığı için mührü vermek istemedi ama sonunda azmimle kendisinden mührü teslim aldım” dedi.

“PROJELERİME ÖNCELİKLE YOLLARDAN BAŞLAMAK İSTİYORUM”
Muhtarlık mazbatasını alarak göreve başlayan Özkan Bozdoğan, projelerini de anlattı. Bozdoğan, “Bütün akrabalarıma, destekleyen ve desteklemeyen herkese teşekkür ederim. Bu benim için büyük bir gurur. Tüm herkes beni konuşuyor. Özkan muhtar oldu, kiya oldu diyorlar. Dolayısıyla genç bir insan olarak destek görmek beni gururlandırdı. Projelerime öncelikle yollardan başlamak istiyorum. Mahallemizin yollarından çok fazla traktör ve tır geçtiği için çok çabuk bozuluyor ve alt yapısı olmadığı için her türlü onarıma ihtiyacı duyuluyor. Dediğim gibi öncelikle yollardan başlamak ve ilk adımı böyle atmak istiyorum. Köyün içerisinde yapılamayan, eksik kalan yerleri var. Halkımızın gerçekten desteğe ihtiyacı var. Onların arkasında duracağız ve herkesin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu dönem iyi çalışıp, iyi hizmet ederek tekrar aday olmayı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“MÜHRÜ YUTARIM DA VERMEM DEDİM AMA VERDİM TABİİ”
Muhtarlığı oğluna devreden Kartal Bozdoğan, hem gururlu hem hüzünlü olduğunu belirterek, mührü yutarım da vermem deyimini hatırlattı. Bozdoğan, “10 yıllık muhtarlığımı oğluma kaptırdım. Hem mutluyum hem hüzünlüyüm. Mührü vermek istemiyordum. Bizde söylenen bir söz vardır. Mührü yutarım da vermem derler ama ben vermek zorunda kaldım. Sonuçta seçimi kazandı. Hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gerçekten çok çekişmeli bir seçim oldu. Buna rağmen 21’e 19 oy ile hakkıyla kazandı. Şuan Türkiye’nin en genç muhtarının babası olarak gurur duyuyorum. Kendisine de başarılar diliyorum. İnşallah iyi hizmetler getirir. Benden daha iyi hizmet edeceğine de inanıyorum. Bildiğim tüm bilgi birikimlerimi ve devlette, bürokraside dahil her konuda yardımcı olacağım. Mahallemiz için çalışacağız ve tüm emeğimizi vereceğiz” diye konuştu.