KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ İSMİ NERDEN GELİYOR?
KKKA, insanlarda ve hayvanlarda enfeksiyonlara neden olan ciddi bir hastalıktır. Bu hastalık, özellikle keneler aracılığıyla bulaşan nadir bir virüs türünden kaynaklanır. İlk kez 1940’larda Kırım’da ortaya çıkmış ve daha sonra Kongo’ya yayıldığı için bu isim verilmiştir.

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ BELİRTİLERİ
İnkubasyon Dönemi: Kene ısırmasından sonra 3-7 gün süren bu dönem, bazı durumlarda 10 güne kadar uzayabilir.
Prehemorajik Dönem: Baş ağrısı, aniden yükselen ateş, baş dönmesi, halsizlik, iştahsızlık, eklem ve kas ağrıları ile başlar. Bazı olgularda ishal ve kusma da görülebilir. Bu dönem ortalama 3 gün sürer.
Hemorajik Dönem: Hastalığın başlangıcından 3-6 gün sonra gelişir. Kanama belirtileri ortaya çıkar ve hastaların durumu hızla kötüleşir. Deride morarma, burun ve diş eti kanaması, iç organ kanamaları ve idrarda kan görülmesi bu dönemin tipik belirtileridir.
Konvalesans Dönemi: Hastalığın başlangıcından sonra yaklaşık olarak 10-20. günlerde görülür. Uygun tedavi ile bu dönemde semptomlar hafifler ve hastaların durumu düzelir.
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ NASIL BULAŞIR?
KKKA, özellikle kene ısırıkları yoluyla insanlara bulaşan ciddi ve tehlikeli bir virüs enfeksiyonudur. Enfekte hayvanların kanı ve doku sıvıları da hastalığın yayılmasına neden olabilir. Ayrıca, hasta insanlarla doğrudan temas da hastalığın diğer kişilere geçmesine yol açabilir. Özellikle bahar ve yaz aylarında ormanlık alanlarda kene ile karşılaşma riski artar.

KENE ISIRMASI NASIL ANLAŞILIR?
Kene ısırması, doğa yürüyüşlerinde veya piknik alanlarında sıkça karşılaşılan bir durumdur ve KKKA belirtileri yaratabilecek önemli bir risk faktörüdür. Kene ısırması, ani kaşıntı, yanma hissi veya ağrı ile anlaşılabilir. Isırık bölgesinde kızarıklık ve şişlik oluşabilir. Bu belirtileri fark ederseniz, derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.
KENE NASIL ÇIKARILMALI?
Kene çıkarma işlemi, KKKA hastalığının yayılmasını önlemek için önemlidir. Kene çıkarılırken dikkatli olunmalı ve doğru yöntemler kullanılmalıdır. İnce uçlu pens veya cımbız, eldiven ve alkol bulunan pamuk ile kene çıkarma işlemi yapılabilir. Kene çıkarma sırasında kenenin baş kısmından tutarak yavaşça ve düz bir hareketle çekilmelidir. Çıkarma işlemi tamamlandığında alkol ile ıslatılmış pamuk ile bölge temizlenmelidir.

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
KKKA tedavisi, hastalığın erken teşhis edilmesi ve hızlı müdahale ile büyük ölçüde başarıya ulaşabilir. Tedavi sürecinde antiviral ilaçlar kullanılır. Ayrıca hastanın genel sağlık durumunu desteklemeye yönelik tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirler arasında yeterli sıvı alımı, elektrolit dengesinin korunması ve gerekirse kan transfüzyonları yer alır. Yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hastalar için solunum desteği ve organ fonksiyonlarının düzenli olarak izlenmesi önemlidir.
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ AŞISI VAR MI?
Spesifik bir KKKA aşısı bulunmamaktadır. Bu nedenle korunma yöntemlerine dikkat etmek büyük önem taşır.
KENE KAYNAKLI DİĞER HASTALIKLAR
Keneler, KKKA dışında da çeşitli hastalıkların taşıyıcısı olabilir. Bunlar arasında Lyme hastalığı, Ehrlichiosis, Anaplasmosis ve Babesiosis yer alır. Her bir hastalık, erken teşhis ve doğru tedavi ile yönetilebilir durumdadır.

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİNDEN KORUNMA YOLLARI
KKKA’dan korunmak için şu önlemleri almanız önemlidir:
Kene bölgelerinde dikkatli olun: Ormanlık alanlar, yüksek otlar ve çalılıklar kene ile temas riskini artırır.
Uygun giysiler giyin: Açık renkli, uzun kollu gömlekler ve pantolonlar tercih edin. Pantolon paçalarını çorap içine sokarak vücudunuza giriş yapabilecek keneleri azaltabilirsiniz.
Kene kovucu kullanın: Böcek kovucuları uygulayarak keneleri uzak tutun.
Vücudu kontrol edin: Dışarıdan geldikten sonra tüm vücudunuzu kene varlığı açısından kontrol edin.
Kene temizliği yapın: Evcil hayvanlarınızın üzerinde düzenli olarak kene kontrolü gerçekleştirin.
Çevreyi temiz tutun: Bahçenizi düzenli olarak temizleyin, yüksek otları ve çalılıkları kesin.
Keneleri doğru şekilde çıkarın: İnce uçlu bir cımbız yardımıyla keneyi dikkatlice çıkarın ve bölgeyi antiseptik solüsyonla temizleyin.
Sağlık kuruluşlarına başvurun: Şüpheli bir kene ısırığı veya KKKA belirtileri fark ederseniz hemen sağlık kuruluşlarına başvurun.
]]>
Güler’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
‘TÜRKİYE’NİN ARTIK BİZE İHTİYACI YOK’
Yeni bir Türkiye stratejisinin vakti geldi. Türkiye’nin artık bize ihtiyacı yok. Türkiye, çıkarlarının peşinden gidiyor ve bunlar bazen de bizim çıkarlarımız. Berlin bunu anlamalı ve Ankara’ya daha az ahlak dersi vermeli. Türkiye’nin jeopolitik önemi artıyor ve bunu kabul etmeliyiz. Sadece değerlere dayalı ortaklıklar yapmamalıyız.
‘TÜRKİYE, GÜVENİLİR BİR AKTÖR OLARAK BÖLGESEL BİR GÜÇ OLMA ARZUSUNU VURGULUYOR’
Kısa süre önce Türkiye’de üçüncü kez Antalya Diplomasi Forumu düzenlendi. Bu forum ile Türkiye, güvenilir bir aktör olarak bölgesel ve jeopolitik gelişmeleri şekillerinden bölgesel bir güç olma arzusunu vurguluyor.
Sadece kalkınma yardımı perspektifinden değil de eşit ticaret ortakları olarak itibar gören Afrikalı ve Asyalı ülkeler, minnettar bir şekilde Antalya’ya geliyor. Forumun katılımcı listesi, Almanya’nın dünya siyasetini nasıl es geçtiğini gösteriyor.
En başta Afrika’dan ve Orta Asya’dan temsilciler Antalya’ya geldi. Bu tesadüf değil. Yıllardır dünya çapında bir sistem rekabeti var. Ve Almanlar, çıkarlarına mı yoksa değerlerine mi dayalı bir siyaset yürütmek istediklerini bilmiyorlar.

‘TÜRKİYE, ALMANYA’NIN FİKRİNE HALA DEĞER VERİYOR ANCAK DAYATMA İSTEMİYOR’
Türk hükümet temsilcileri ile görüşmeler gösterdi ki, Almanya’nın fikrine hâlâ değer veriliyor ve saygı duyuluyor, ancak dayatma istenmiyor.
Dünyada çok sayıda başka ortağın da olduğu ve bu nedenle ne Avrupa’nın ne de Almanya’nın dünyanın merkezi olmadığı açıkça ifade edildi.
Türkiye, çıkarlarını hayata geçirebileceği başka ortaklar bulduğunu ilan ediyor. Bunu görmezden gelmemeliyiz.

Zirâ bu sadece Türkiye özelinde bir durum değil. Almanya’nın yaşadığı anlam kaybı, her yurtdışı seyahatimizin acı farkındalığı haline geldi.
Bu, sadece Alman hükümetinin güvenilir olmamasıyla ilgili değil, aynı zamanda ülkemiz başkalarına ahlak dersi vermeye çalışan bir ülke olarak görülüyor. Başkalarını pozisyonlarımıza ikna etmek istiyorsak, değerlerimize dair sunumlardan fazlasını vermeliyiz.

‘TÜRKİYE KRİZDE OLAN EKONOMİSİNE RAĞMEN OLDUKÇA ÖZGÜVENLİ HAREKET EDİYOR’
Türkiye özelinde bu, şu demek; özellikle güvenlik politikası alanında birlikte çalışmak için yeni bir stratejiye ihtiyacımız var. Türkiye, şu an krizde olan ekonomisine rağmen oldukça özgüvenli hareket ediyor.
Bunun sebeplerinden biri de Türkiye’nin kısa sürede uluslararası olarak kabul ettirdiği savunma sanayii. Antalya’da özgüvenle ‘Yakında bizden silah rica edeceksiniz’ dediler.
‘ANKARA’YA İHTİYACIMIZ VAR’
Türkiye, zor ama önemli bir ortak olmaya devam ediyor. Güvenlik ve savunma siyasetinin yanı sıra göç gibi devasa bir zorluk nedeniyle Ankara’ya ihtiyacımız var.
Ukrayna savaşı, Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Biz miğferler hakkında tartışırken Türkiye Ukrayna’ya İHA gönderiyordu.
Almanya olarak daha fazla ortak çıkar alanı tespit etmeliyiz. Tavize hazır olma ve birbirimizle iletişim konusunda çalışmalar yapmalıyız.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından öne çıkan başlıklar…
ALANDA KAÇ KİŞİ VAR?
“Bugün alanda 70 bin kişi var. Bölgede İslama kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır’la aynı geçmişe sahip olmaktan iftihar duyuyorum. Bu kardeşliği yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde, arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğimizi biliyorum. Bu alan bunu söylüyor. CHP adayına yüzde 71 oy çıkmışsa bunu düşünmek lazım.
“BAVUL BAVUL PARALARIN NEREDEN GELDİĞİ BELLİ DEĞİL”
Bugün aynı oyunu İstanbul’da, Mersin’de yine oynuyorlar. Bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini biliyor. Bavul bavul dolarlar. Bu paralar nereden geliyor, nereye gidiyor. Bu yerde ilkeli ittifaktan söz edilebilir mi?
“DEM KÜRT KARDEŞLERİMİN İRADESİNİ İŞPORTAYA ÇIKARMIŞTIR”
Tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Dikkat ederseniz bu pazarlıkta siyasi kazanım hesabı yok. Eser ve hizmet derdi zaten yok. Seçmenin fikrini, zikrini ne düşündüğünü merak eden kimse de yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var. Öyle ki, bizim yaptığımız reformları bilip, ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm kokan ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar.

Bırakın ayrımcılığa itiraz etmeyi kendi seçmenlerinin çiğnenen haysiyetini savunacak iki cümleyi kuramıyorlar. Kürt kardeşlerim böyle bir istiskali, böyle bir aşağılanmayı, böyle bir hakareti bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.
Lütfen şu soruma bütün Kürt kardeşlerim cevap versin. Diyarbakır, huzuru da, özgürlüğü de, yatırımı da AK Parti döneminde görmedi mi?
Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa Diyarbakır’a getirirken, biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı?
“31 MART’TA HİZMET SİYASETİYLE İSTİSMAR SİYASETİ YARIŞIYOR”
Onlar her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken, biz evlatlarımızı yaşatmak, eğitimiyle, sağlığıyla, istihdamıyla hayata bağlamak için çırpınmadık mı? Onlar esnafımızı, işçimizi, emeklimizi haraca bağlayıp dağa çıkarmak için çocuklarına el koyarken biz açtığımız üniversitelerle onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmadık mı? Onlar yolların altına mayın döşeyerek masum insanları öldürmek için tuzak kurarken biz açtığımız yollarla inşa ettiğimiz tesislerle şehirlerimizi kalkındıracak yatırımları hayata geçirmedik mi? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken Diyarbakır Anneleri’nin yavrularını bunlar dağa kaçırırken biz sadece sizlerin kalbinin kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar baskıyla, tehditle, şiddet kullanarak, can alarak, kan dökerek iradenizi haczederken biz hak ve özgürlükleri genişleten sessiz devrimlerle, eşi benzeri görülmemiş reformlarla demokrasiyi güçlendirmedik mi?

Bu örnekleri saatlerce saymak mümkün. Şayet bu söylediklerimizde eksik varsa, hata varsa, yanlış varsa dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz. Ancak bu söylediklerim doğruysa gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım. Gelin el ele gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim. Bu bakımdan AK Parti ile ötekilerin farkı o kadar açık ki, izaha gerek bile duymuyoruz. Sadece bakmasını bilen göz, işitmesini bilen kulak, hissetmesini bilen yürek, sevmesini bilen kalp yeterli. Bugün de Diyarbakır’a 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasi ve kalkınma adımlarının yeni bir safhasında desteğinizi istemek üzere geldim. 31 Mart seçimlerinde burada partiler yarışmıyor. Burada yarışan eser ve hizmet siyasetiyle, istismar ve pazarlık siyasetidir.
“KİMİN KUYRUĞUNA BASSAK HEMEN SOLUĞU PKK’NIN YANINDA ALIYOR”
Geçtiğimiz günlerde Rusya’da yaşanan vahşi terör eylemini gördünüz. Türkiye’yi her gün benzer manzaraların yaşandığı bir ülke haline getirmek için ellerini ovuşturanların başvuracakları ilk adresin neresi olacağını biliyorsunuz değil mi? Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. Biz DEAŞ denen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz.
“PKK’YI KIPIRDAYAMAZ HALE GETİRDİK”
Hamdolsun PKK’yı da sınırlarımız içinde kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik. Sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Fakat bu durum karşımızda isteyen herkesin ülkemize ve milletimize karşı kullanabileceği bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkelerin çoğu kan ve ateş çemberinde kıvranırken bizim güvenliğimizi, huzurumuzu, esenliğimizi, istikrarımızı, refahımızı bozmaya yeltenenlere asla eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. Kürt kardeşlerimin toparlanıp iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyorum.
“TERÖRE MESAFE KOYANLA OTURUR KONUŞURUZ”
Burada şunu açıkça ifade etmek isterim siyaset millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz. Terörün her çeşidine mesafe koyan herkesle oturur konuşuruz. Kendi ülkesi ve milleti için dertlenen herkesle oturur konuşuruz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına saygı duyan herkesle oturur konuşuruz. Ülkenin kazanımlarıyla gururlanacak, sevinçleriyle övünecek, kayıplarıyla üzülecek herkesle oturur konuşuruz. Türkiye Yüzyılı’nda bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkesle oturur konuşuruz. Ne diyor o güzel Diyarbakır türküsünde; Alma al olanda gel, ayva nar olanda gel, hasta düştüm gelmedin bari can verende gel. Bu ülkede 85 milyonun huzuru, esenliği için bir şey yapılacaksa şimdi hemen yapılmalıdır. Türkiye’ye 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi. Bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Yaşadığımız ortak acıların ardından bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vaktidir. Bunun için ipleri başkalarının elinde olmayan, kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz.
Elbette herkesle her şeyi konuşmaya varız ancak kapımız teröristlere de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili listesini, belediye başkan adayını listesini, meclis üyesi listesini, genel merkez yönetimini listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olmaz. Bunları belirleyecek olan emekleri ve oylarıyla partiyi var eden yaşatan tabanıdır, seçmenidir. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez.
“CHP’Yİ UTANMADAN KÜRT KARDEŞLERİMİZE UMUT DİYE PAZARLIYOR”
Dünyadaki tüm sapkın akımları Kürt kardeşlerimin iradesi üzerinden başımıza musallat etmelerinin hiçbirimize faydası yok. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için sahneledikleri oyunu ibretle takip ediyorum. Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. Bu coğrafyaya yakın zamanda gördüğü en büyük acıları yaşatan tek parti faşisti CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavullar dolusu para görüntüleri heralde yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa hepsini getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyorum. İnşallah 31 Mart Kürt kardeşlerimizin tüm tasallutlardan kurtulup özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar verecekleri bir dönüm noktası olacaktır.
Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.
App Store Google Play Takip Et
HABER7
Yerel seçim sürecine giren Türkiye’de peş peşe karanlık hadiseler patlak veriyor. Bunların sonuncusu, İstanbul Havalimanı’nda yaşlı bir kadının Türkçe bilmediği için kendini anlatamadığı ve saatlerce hizmet alamadığına dair iddialar üzerinden gerçekleştirildi.
HDP ve CHP’nin sosyal medyadaki troll hesaplarının köpürttüğü görüntü ve iddialar, Türk-Kürt ayrımcılığı üzerinden yorumlandı.
Yaşlı kadının hizmet alamadığı iddiası İstanbul Valiliği’nin izahatlı açıklamasıyla yalan çıkarken, görüntüdeki asıl karakter olarak beliren Menduh Çalışan hakkında çarpıcı bilgiler ortaya çıktı.
|
MAĞDURİYET ALGISIYLA PROVOKATİF SÖZLER Kürtçe dışında başka bir dil bilmeyen yaşlı kadın İstanbul Havalimanı‘nda hizmet alamadığı ve 2,5 saat boyunca bekletildiğini iddia eden Menduh Çalışan, “İstanbul havalimanında dünyanın 3’üncü büyük havalimanında bu gariban anamı kimseye anlatıp dışarı çıkaramadım. Neden? Dili olmadığı için. Okuması olmadığı için, yazması olmadığı için. Ülkesinde vergisini ödediğim uçağın yetkilisi bana yardımcı olamıyor. 2,5 saattir annem içeride rehin” demişti. Havalimanında her dilden hizmet veren görevlilerin olduğunu ancak annesinin diliyle hizmet veren kimsenin olmadığını öne süren Çalışan, “Benim annem kendisini anlatamadığı için 2,5 saattir bu kapıdan dışarı çıkaramadım. Bu da Türkiye’nin ayıbı olsun. Yarın bizden oy isteyecekler. Dersiniz ya kardeşiz!” ifadelerini kullanmıştı. |

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ ÇIKTI
Annesinin Kürtçe dışında bir dil bilmediği için İstanbul Havalimanı’nda hizmet alamadığını iddia eden kişinin 52 yaşındaki Menduh Çalışan olduğu saptandı. Van doğumlu Menduh Çalışan’ın sabıkalı olduğu belirlendi. “Annem rehin”, “Dersiniz ya kardeşiz” şeklinde PKK söylemleriyle ifadeler kullanan Menduh Çalışan’ın “örgüt üyeliği” suçundan tutuklandığı bildirildi.
Menduh Çalışan‘ın23 Mayıs 2007’de “silahlı terör örgütü kurma, yönetme ve üye olmak” suçundan tutuklandığı öğrenildi.
DEM’İN TEZGAHI MI?
Seçime sayılı günler kala “silahlı terör örgütü kurma, yönetme ve üye olmak” suçuyla kaydı bulunan bir kişinin tepki çekecek bir videoyla gündeme gelmesi ‘provokasyon’ sorusunu akıllara getirdi. Sosyal medyada çok sayıda kişi, seçim zamanı çekilen bu kasıtlı videonun terör örgütünün siyasi kolu DEM Parti‘nin bir tezgahı olabileceğini belirtti.
CHP ile seçim pazarlığı süren HDP/DEM Parti’nin Türk-Kürt ayrımı üzerinden yeni bir ayrışma provokasyonunu tertipleyebileceği ve bundan nemalanabileceği değerlendiriliyor.
14.26 Uçak piste iner,
14.36 Körük kapısındaki uçaktan çıkar,
14.44 Tekerli sandalye ile alınır,
14.51 Bagaj alım salonuna bırakılır,
15.05 6A bagaj bandı yanına geçer,
15.39 bagajını alır,
15.41 Bagaj alım salonundan çıkar
15.42 Bagaj alım salonu önünde video çekilir.
S.Ç. isimli vatandaşımız, Van’dan İstanbul Havalimanı’na gelmiştir. Vatandaşımızın ya da yakınlarının, uçağa binmeden önce talepte bulunması gereken Wheel Chair (Refakatlı Tekerlekli Sandalye) hizmeti için başvurmadığı, Van’dan hareket ederken anlaşılmış ve İstanbul Havalimanı’nda gerekli talep, uçak ekibi tarafından yapılmıştır.
Yaşlı vatandaşımızla ilgili çekilen videonun tamamı en hafif tabirle art niyetli olup, devletimiz aleyhine propaganda yapmanın öte amaç taşımadığı anlaşılmaktadır.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.