Şenay’ın davasında ilk duruşma Bakırköy 24. Ağır Ceza mahkemesinde görülmeye başlandı.
331 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli Metin Şenay hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, Metin Şenay’ın, 4 çocuğa karşı “cebir tehdit ve hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma”, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan toplam 128 yıl 9 aydan 331 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.

Bakırköy 24. Ağır Ceza mahkemesinde ilk duruşması görülmeye başlandı. Duruşmaya sanık Metin Şenay tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Mağdur çocuklardan birinin ailesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları katıldı.
AVUKATLAR DURUŞMA SALONUNA ALINMADI
Yetki belgesi bulunan avukatlar ile izleyiciler ise salona alınmadı. Avukatlar, salona alınmadıkları için tutanak tutarken, duruşmayı takip etmek için gelen izleyiciler “Çocuklar vatandır vatanına sahip çık”, “Çocuklar susmaz, sen de susma” sloganları atarak karara tepki gösterdi. Duruşma kapalı şekilde görülmeye başlandı.

“SANIĞIN HAK ETTİĞİ CEZAYI ALMASI VE KAMU VİCDANININ RAHATLATILMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”
Duruşma öncesi adliye önünde Kadın ve Demokrasi Derneği basın açıklaması yaptı. Dernek adına açıklama yapan KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Canan Sarı, “Bugün 4 küçük çocuğun dünyasını karartan ve hepimizi derinden yaralayan bir suçlunun ‘Bağcılar sapığı’ olarak bilinen sanığın adalet önünde hesap vermesi talebiyle buradayız. Kamuoyunun yakından takip ettiği gibi İstanbul Bağcılar’da okuldan çıkan 11 yaşındaki kız çocuğu mahallelerinde su bayisi işleten sanığın cinsel istismarına uğramış ailesinin başvurduğu güvenlik güçleri pedofil sapığı suçüstü yakalamıştı. Sanığın tek kurbanının bu çocuk olmadığı, dükkanında süngerle ses yalıtımı sağladığı bir odada başka çocuklara da cinsel istismarda bulunduğu ve sapık eylemlerini kayıt altına aldığı anlaşılmıştı. Sanığın çocuklara yaşattığı dehşet Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede detaylı bir şekilde yer almaktadır. Başsavcılık sanığın cebir, tehdit ve hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcen yayınların üretiminde çocukların kullanılması suçlarından her mağdur için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 128 yıl 9 aydan 331 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birazdan davanın ilk duruşması görülecek. Bizler KADEM hukuk kurulu olarak toplumun tüm fertlerinin vicdanını derinden yaralayan bu davayı takip edecek sanığın hak ettiği cezayı alması ve kamu vicdanının rahatlatılması için elimizden geleni yapacağız. Nihai amacımız ise kadın, çocuk demeden herkesin güven içinde yaşayacağı bir toplum inşa etmektir” dedi.

AA’da yer alan habere göre Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, Müslüme Yağal’ın 19 Kasım 2021’de ölü bulunmasına ilişkin tutuklanan büyükbabası Hasan Yağal, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Duruşma salonunda, tutuksuz sanıklar anne S. Yağal, büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve taraf avukatları hazır bulundu.

Önceki savunmaların okunmasının ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
Savcı, Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan dosyada Hasan Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddini, bu saldırı sonucu doğduğu belirlenen kız çocuğu A.Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezanın kaldırılarak sanığın “çocuğun cinsel istismarı” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaada, Hasan Yağal hakkında Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından verilen beraat kararının bozularak, küçük kızın ölümüne ilişkin süreçte elde edilen belge ve bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması istendi.
“Suçluyu kayırmak”tan hakkında beraat kararı verilen anne S. Yağal’ın da üzerine atılı suçtan cezalandırılması mütalaada talep edildi.
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’ın Müslüme’ye karşı işlediği suçlardan verilen beraat kararlarının hukuka uygun bularak, istinaf başvurularının esastan reddine karar verdi.
Hasan Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen 28 yıl mahkumiyet kararı ile “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’a verilen beraat kararları da mahkeme heyetince hukuka uygun bulundu.
Heyet, Hasan Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan doğan kız çocuğu A. Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezasını kaldırdı. Eylemin işlendiği zaman, yer ve biçim ile meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığının göz önünde bulundurulduğunu açıklayan heyet, sanığı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ceza, suçun “alt soyuna karşı gerçeklemiş olması” ve “birden fazla kez zincirleme suretiyle işlendiği” gerekçeleriyle 17 yıl 12 aya çıkarıldı. Böylece H. Yağal’ın toplam hapis cezası 45 yıl 12 aya yükseldi.
NE OLMUŞTU?
Mersin’in Gülnar ilçesi Yanışlı Mahallesi kırsalında 10 Kasım 2021’de çadır kurdukları sırada 3 yaşındaki kızları Müslüme’nin kaybolduğunu belirten ailesi durumu ilgililere bildirmiş, çalışma başlatan ekipler 19 Kasım 2021’de ilçedeki kırsal alanda kayıp çocuğun cansız bedenini bulmuştu.
Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, çocuğun tutuklanan büyükbabası Hasan Yağal hakkında “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından, tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal için de “suçluyu kayırmak”tan hapis cezası istenmişti.
Hasan Yağal hakkında, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı”da bulunduğu, bu saldırı sonucunda gelininden doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediği iddiasıyla hazırlanan ek iddianame dava dosyasıyla birleştirilmişti.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, “suçluyu kayırmak”tan yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın beraatini, anne S. Yağal’ın ise cezalandırılmasını talep etmişti.
YEREL MAHKEME KARARI
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17 Ekim 2023’teki karar duruşmasında, büyükbaba Hasan Yağal’ın Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraatine hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’ı, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırmış, ceza “akrabaya karşı” ve “birden fazla işlenmesi” dikkate alınarak 28 yıla çıkarılmıştı.
Tutuklu Hasan Yağal ayrıca, gelinine karşı “cinsel saldırı” sonucu doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı”ndan 3 yıl hapse mahkum edilmiş, suçun “kendi kızına” karşı işlenmesi gerekçesiyle ceza 5 yıl 7 ay 15 güne yükseltmişti.
Toplamda 33 yıl 7 ay 15 gün hapse çarptırılan Hasan Yağal’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın ise beraatine karar vermişti. Duruşmada Adli Tıp Kurumu raporlarını açıklayan heyet, Müslüme’nin cinsel istismara uğradığına dair bulguya rastlanmadığını, küçük kızın kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini ve maktulün cansız bedeninin bulunduğu bölgeye tek başına çıkamayacağının göz önünde bulundurulduğunu bildirmişti.