Çökme – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Mon, 08 Jul 2024 21:12:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Zemin çöküyor! İzmir için ‘tehlike’ uyarısı https://www.foxtvhaber.com.tr/zemin-cokuyor-izmir-icin-tehlike-uyarisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/zemin-cokuyor-izmir-icin-tehlike-uyarisi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:12:16 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14660 İzmir’de zeminin her yıl 1 ile 1,5 santimetre arasında çökmesi, deniz seviyesindeki yükselişin ortalamanın üzerine çıkmasına neden oluyor. Bu durum, Alsancak Kordon başta olmak üzere sahil şeridindeki bölgelerin ilerik yıllarda sular altında kalma riskini gündeme getiriyor.

İzmir’in en büyük sorununun kentin çökme problemi olduğunu belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Deniz seviyesi dünyada her yıl yaklaşık 2,5 ile 3 milimetre arası yükselir. İzmir’de bu rakam 1,5 santimetrelere geliyor. Çünkü İzmir çöküyor. İzmir Basmane’den Alsancak’a kadar dolgu alanı. Dolgu alanları binaların ağırlığı da yüklendiği için yavaş yavaş çöküyor” diye konuştu.

‘BİNALAR YAPILIRKEN KOT YÜKSELTİLMELİ’

Kenti etkileyen 26-27 Kasım 2023’teki yağışlarda Alsancak’ta suyun yaklaşık 300-400 metre içeri girdiğini söyleyen Prof. Dr. Yaşar, “Bu bir uyarı. Çünkü bir dahaki sefere daha çok su içeri girecektir. Basmane’de birkaç bin sene önce deniz kabuklarını görüyoruz. Bir zamanlar orası denizdi. Denizi ne kadar doldursanız doldurun, eğer önlem almazsanız deniz gelip alacağı yeri dolduracaktır. Binalar yapılırken kot yükseltilmesi gerekiyor. 1873 yılında kordon boyu yapılırken, en büyük dolgu yapılırken ihale şartnamesinde; ‘Maksimum gelgitin, en az 1,5 metre üzerinde olacak şekilde inşa edilecektir’ ibaresi vardır ki, ona göre yapılmıştır. 1927 yılında Yanık Yurt Gazetesi’nde körfezin 50 santimetre çöktüğü yazar. Cevat Korkut Hoca’nın İzmir Rıhtım İmtiyazı kitabında da aynı şey yazıyor. Alsancak 1 ile 1,5 santimetre arasında çöküyor. Çöktüğü için zaten kasım ayındaki yağışlardan sonra çok fazla su içeri girdi” ifadelerini kullandı.

Cakarta ve Mexico City’de aynı durumun söz konusu olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, “Orada çökme çok daha hızlı. Yılda 10-15 santimetre çöküyor. Onlar çareyi alanı boşaltmakta buldular, yavaş yavaş alanı terk ediyorlar. Çünkü doğanın hızıyla baş etmek mümkün değil” dedi.

‘KORDON KOKUYOR’

Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in en büyük sorununun çökme olduğunu söyleyerek, “İzmir’in en büyük sorunu ne ulaşım ne körfezin kokması ne kirlilik ne de başka bir şey. Uzun vadede tek bir olay var; çökme. Çökme devam edecek. Eğer önlem alınmazsa 50-60 yıl sonra deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir. Şu anda Alsancak’ta kanalizasyon kokuları var. Çünkü yavaş yavaş borular deniz seviyesinin altında kalmaya başladı. Bu nedenle kordon kokuyor. İkinci kordonun su basma nedeni de o. Farkında olmadan birinci kordonu yükseltiyoruz, ikinci kordon çukurda kaldı. Belediyenin özellikle yer bilimcilerle oturup çökme konusunda detaylı çalışma yapması gerekiyor. 50 yıl uzun vade ama çok da uzun sayılmaz. Bir anda geliyor, sizi yakalıyor” diye konuştu.

Kentin 50 santimetre daha çökmesi halinde ne yapılırsa yapılsın, fark etmeyeceğini belirten Prof. Dr. Yaşar, “Set çekmek çözüm değil. Duvar yapmanın hiçbir anlamı yok. Kot yükselteceksiniz, çok pahalı ama tercih meselesi ya da alanı yavaş yavaş terk edeceksiniz, boşaltacaksınız” ifadelerini kullandı

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/zemin-cokuyor-izmir-icin-tehlike-uyarisi/feed/ 0
Deprem olmasa da kendiliğinden çökebilecek bina sayısı açıklandı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/#respond Fri, 28 Jun 2024 00:24:13 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13719 Küçükçekmece’de 3 katlı binanın 2 Haziran’da çökmesinin üzerinden henüz bir ay bile geçmeden kentte yeni bir çökme olayı daha yaşandı. Bahçelievler’de 3 katı kaçak 7 katlı binanın sabah saatlerinde kısmen çökmesi, megakentte kendiliğinde çökme riski bulunan kaç binanın olduğu sorusunu akıllara getirdi.

AA muhabiri, İstanbul’da çökme riski bulunan bina sayısını, çökme vakalarının neden kaynaklandığını ve bu konuda nasıl önlem alınması gerektiğini uzmanlara sordu.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, Bahçelievler’de çöken binanın en büyük sorununun kaçak olmasından kaynaklandığını belirtti.

Binanın malzemelerini incelediğini aktaran Koçak, “Betonlarına, demirlerine baktım. 7 katlı bir binaya uygun bir malzeme değil. İmalatlar da öyle. Son derece kalitesiz imalat yapılmış. 7 katın böylesine mühendislik hizmeti alınmadan yapılması ayrı bir dert zaten. Binanın çökmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi kolonlar, kirişler taşıma gücünü kaybetmiş. Taşıyamadı artık binayı.” değerlendirmesini yaptı.

Küçükçekmece’de yıkılan binanın da kolonlarında aşırı korozyon meydana geldiğini kaydeden Koçak, her iki binanın ortak özelliklerinin kalitesiz, mühendislik hizmeti alınmadan ve kaçak yapılması olduğunu söyledi.

“Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor”

Prof. Dr. Koçak, “Artık bu tür yapılar kendi ekonomik ömürlerini tamamladılar. Kendi kendinin yüklerini taşıyamıyorlar. O nedenle çok hasar görmeye başladılar. Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor.” dedi.

Avrupa’da bu tür binaların, yönetmelik değişimlerinde mutlaka yönetmeliğe göre yeniden revize edildiğini ve kontrollerinin yapıldığını kaydeden Koçak, Türkiye’de 1975 yılındaki deprem yönetmeliğinden sonra 4 kez yönetmeliğin değiştiğini ancak binaların tespitinin yapılmadığını dile getirdi.

Koçak, 1999 depreminden hemen sonra da inceleme ve planlama yapılması gerektiğinin söylendiğini ama yapılmadığını kaydederek, “Şimdi diyoruz ki bu 1999 öncesi yapılmış yapılar, özellikle 30 senenin üzerindeki binalar acilen boşaltılmalı yıkılmalı veya güçlendirilerek yeniden işletmeye açılmalı. Ama mutlaka bunların incelenmesi, tespit edilmesi ve riskli binaların ortaya çıkartılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Yapacağımız şey bina tespitlerini yapmak, envanterlerini ortaya çıkartmak, yöntemi belirlemek”

Prof. Dr. Koçak, yerel yönetimlerin bu işleri daha dikkatli yapmaları gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından üniversite olarak birçok binayı incelediklerini, üniversiteye de karot örneklerinin yağdığını aktaran Koçak, “Ben de çok binaya gittim baktım, dedim ki ‘Var mı bir yönteminiz. Binanız riskli çıktı, sonrasında ne yapacaksınız.’ Yok, kaldı öyle. Belki toplam incelenen binaların yüzde 1’i kadarında bile güçlendirme yapılmamıştır. Ama ilk başta bir hezeyanla çıktı vatandaşlarımız ‘Aman binamızı inceleyelim, depremden korkuyoruz.’ Evet korkuyoruz ama şimdi artık binalarımızın kendi kendine yıkılmasından korkmaya başladık.” diye konuştu.

“Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var”

Prof. Dr. Koçak, İstanbul’daki riskli bina sayısına ilişkin, “Bakanlık, İstanbul’daki riskli binaların 600 bin civarında olduğu söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 300 bin olarak açıkladı. Bunun 50 bini kesin bu haldedir. Çok net söyleyebilirim. Çünkü 40 senenin üzerindeki binalar bunlar. Burası da öyle, 1980 yapımı. 1995’te 2-3 katını kaçak yapmış üzerine. Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var. Yani her ilçede en az 1000 binamız vardır böyle.” açıklamasında bulundu.

Vatandaşlara ev alırken, kiralarken iskanı var mı yok mu, mühendislik hizmeti olup olmadığına bakmaları yönünde uyarıda bulunan Kocak, şunları söyledi:

“2000 öncesi kötü kalitede binalar yapıldı”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yıldırım, 1999’dan önce beton kalitesi ve demir kullanımı hesap edilmeden, mühendislik hizmeti almadan kalfayla bilinçsizce bina inşa edildiğini, günümüzdeki gibi bu denli sıkı kontrol ve denetimin olmadığını, bunun acısının da depremde yaşandığını anlattı.

Yıldırım, deprem sonrasında tam dört dörtlük yapılmasa da denetimlerin geldiğini ve mühendislik hizmetiyle binaların yapılmaya başlandığını belirtti.

Kötü durumdaki binaların ikiye ayrılması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şunları söyledi:

– “Bilinçsiz bina yaparsan eninde sonunda ya depremde ya kendi kendine yıkılacaktır”

Prof. Dr. Yıldırım, binaların durduk yere değil iki nedenle yıkılabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

İstanbul’da kendiliğinden çökme tehlikesi bulunan binalarla ilgili net bir rakam verilemeyeceğini, bu dereceye gelen binaları zaten depremin yıktığını dile getiren Yıldırım, “Çok sayıda olduğunu, kendi kendine yıkılacağını tahmin etmiyorum. Belki yüzde 5’i çıkar ama net konuşmamak lazım. Ama depremde yıkılması muhtemel bina çok.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/feed/ 0