2023’te Çölyak Vakfı ile birlikte düzenlenen ‘Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi’nin ‘Daha Konforlu Bir Yaşam Mümkün’ mottosuyla bu yıl ikincisi gerçekleştirildi.
Çölyak hastalığıyla mücadele edenlerin karşılaştığı zorluklara bir kez daha dikkat çekilen zirvede, çölyak hastalarının gündelik hayata dair deneyimleri katılımcılarla paylaşıldı. Zirve kapsamında sosyal medya canlı yayınında soru cevap etkinliği ve ‘Çölyak ile Yaşamak’ konulu panel düzenlendi.
Ayrıca zirvede Eksun Gıda ile Çölyak Vakfı arasında sponsorluk ve destek protokolü imzalandı.
Zirvede açılış konuşmasını yapan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, 2023’te ilkini gerçekleştirdikleri zirvenin ikincisini düzenledikleri için heyecanlı olduğunu söyledi.
2023’te düzenledikleri zirve sonrasında kamu ve özel sektör temsilcileri ile bir araya gelerek gündelik hayatı kolaylaştıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunduklarını belirten Demir, ‘Bu kapsamda hem çölyak dernekleri hem de bu konuda çalışan otoritelerle ilgili farkındalık yarattık.’ diye konuştu.
Demir, çölyak hastalığına ilişkin şunları kaydetti:
‘Çölyak hastalığı, glüten içeren yiyeceklerin tüketilmesine karşı vücudun aşırı tepki verdiği bir otoimmün bozukluktur. Bu durum, beslenme düzenlerinin dikkatle programlanmasını gerektirir. Bir diyet sürdürmek genellikle alışılmışın dışında bir yolculuktur ve bazı zorlukları da beraberinde getirir. Çölyak hastaları, market raflarındaki etiketleri kontrol etmek zorundadırlar ve glütensiz ürünleri bulmak için ciddi çabalar sarf etmektedirler.’

‘DAHA KONFORLU BIR YAŞAM MÜMKÜN’
Ahmet Demir, Eksun Gıda olarak, bu konuda ürünlerin daha rahat ulaşılabilmesi için birçok markette glütensiz ürünlerin sayısını artırmakta olduklarını vurgulayarak, ‘Bu durum sadece fiziksel sağlıkla değil, aynı zamanda sosyal yaşam ve gelişmelerle de ilgilidir. Çünkü çölyak hastaları, arkadaşlarıyla dışarıda yemek yerken veya davetlerde özen göstermek zorunda kalmaktadırlar. Ancak bu sorunlara rağmen, alternatif ürünler bulmaları ve sosyal hayattan keyif almaları mümkündür.’ ifadelerini kullandı.
Glütensiz beslenme konusundaki farkındalığın artmasının, toplum genelinde daha fazla anlayış ve empati gelişmesini sağlayacağının altını çizen Demir, şöyle devam etti:
‘Bu durum, çölyak hastalarının kendilerini dışlanmış hissetmelerini azaltacak ve daha güçlü sosyal bağlar kurmalarını sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl bu farkındalığın oluşmasına katkı sunmak adına bir adım attık ve ilk zirvemizi düzenledik. Bu yıl da ‘Daha konforlu bir yaşam mümkün’ diyerek geniş kitlelere ulaşmak istiyoruz. Bu farkındalığın hayatın normal akışında bir olgu olarak kabul edilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.’
Düzenlenen zirvede Eksun Gıda ile Çölyak Vakfı arasında imzalanan sponsorluk ve destek protokolüne ilişkin konuşan Demir, ‘Çölyak Vakfı ile olan ilişkilerimizi resmiyete kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu imza ile birlikte, Çölyak Vakfı’nın önemli bir destekçisi olduğumuzu da taahhüt altına almış olduk.’ dedi.
Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
‘Tüketici taleplerini dikkate alan bir anlayışla tüm ürünlerimizi geliştiriyoruz ve markamızı toplumumuza karşı sorumlu olarak addediyoruz. Bu sorumluluğun farkındayız. Sinangil markası ile 2006 yılında Türkiye’nin ilk glütensiz paket ununu üreterek farkındalık yolculuğuna çıktık. Bugün, pazarının lideri olarak faaliyetlerini yürüten Sinangil Glüten Yok markası, farklı çeşitleri barındıran glütensiz un ve atıştırmalık pazarında genişleyen ürün yelpazesiyle hizmet vermektedir.
Sadece çölyak hastalarına değil, glütensiz beslenmeyi tercih eden tüm tüketicilerimizin vazgeçilmez markası haline gelmiştir. Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Sinangil Glüten Yok markamız, glütensiz un, glütensiz ekmek ve atıştırmalık gruplarında hem glütensiz beslenmeyi tercih edenlerin hem de çölyak hastalarının rahatlıkla tüketebileceği bir marka haline gelmiştir. Bu sektörde öncü bir konumda olduğumuz için, bu vasfımızı korumak adına ihtiyaç duyulan un ve tüketime hazır ürünlerde çalışmalarımıza devam ediyoruz.’
‘TÜRKIYE’DE 1 MILYONU AŞKIN ÇÖLYAK HASTASI OLDUĞU TAHMIN EDILIYOR’
Çölyak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Elif Bal Beşikçi ise zirvede yaptığı konuşmada, dünya genelinde ve Türkiye’de çölyak hastalığının yaygınlığının yüzde 1 civarında olduğunun tahmin edildiğine dikkati çekti.
Beşikçi, ‘Son yıllarda özellikle çölyak hastalarının teşhisinde bir artış olduğu görülmekte. Türkiye’de 1 milyonu aşkın çölyak hastası olduğu tahmin ediliyor. Çölyak hastalığının henüz geliştirilmiş bir ilacı bulunmamakta. Tek tedavi, glütensiz beslenme olan bu hastalığı bir yaşam biçimine dönüştürmek adına, ünitersitelerde, öğrenci yurtlarında, marketlerde, restoranlarda, okullarda, çalışma alanlarında ve toplumla temas ettiğimiz her alanda glütensiz yemeğin sunulmasıdır.’ diye konuştu.
Çölyak Vakfı’nın çölyak ve beslenmeye yönelik çalışmaları kapsamında açıklamalarda bulunan Beşikçi, Ticaret Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım Orman Bakanlığı ve belediyeler ile iş birlikleri ve temaslar gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan “Glütensiz Gıda Ürünü Satış Yükümlülüğü Getirilmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, gıda perakende sektöründe hızlı tüketim mallarının satışını yapan ve şube sayısı 200’den fazla olan zincir mağazalar, 250 metrekareden fazla satış alanına sahip şubelerinde glütensiz olmak üzere un, tatlı ve tuzlu atıştırmalığı satışa hazır bulundurmakla yükümlü kılındı.
Söz konusu mağazalar, 400 metrekareden fazla satış alanına sahip şubelerinde de glütensiz olmak üzere ekmek, un, makarna, tatlı ve tuzlu atıştırmalığı, süreklilik arz edecek şekilde ve talebi karşılayacak miktarda satışa hazır bulunduracak.
Yılın ikinci yarısından itibaren yürürlüğe girecek düzenleme için zincir marketler de uygulamaya odaklandı. Perakendeciler gerekli ürünleri sağlamak ve çeşitlendirmek amacıyla hazırlıklara yönelirken atılacak adımların sektörü de büyütmesi öngörülüyor. Glüten intoleransı bulunanlar ve ilgili sivil toplum kuruluşları da süreci dikkatle takip ediyor.
Market reyonlarında glütensiz ürünler artıyor
Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (PERDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recai Kesimal, düzenlemenin çok doğru ve yerinde bir karar olduğunu belirterek, çölyak hastalığının ülkede ciddi boyutlara ulaştığını söyledi.
Kesimal, insanların glütensiz ürünlere çok ciddi talepleri olduğunu, marketlerin de önemli bir bölümünü glütensiz ürünlere ayırmaya başladıklarını ifade ederek, bu ürünlerin satışının yapıldığı reyonların sayısının hızla arttığını bildirdi.
Kendilerinin de bu konuda ciddi adımlar attıklarını, reyonlarını bu yönde geliştirdiklerini vurgulayan Kesimal, “Doğru beslenmenin bir ölçüsü olarak da değerlendirilen glütensiz ürünleri, sağlığını düşünen insanlar da tüketiyor. Özellikle organik ve glütensiz her ürünü insanlara ulaştırmaya yönelik gayretli bir çaba içindeyiz. Son zamanlarda sağlıklı insanların da tükettiği bu ürünlere ilgi artarak devam ediyor.” dedi.
“Bu ürünler tüketildikçe yenileri piyasaya arz edilmeye başlandı”
Ürünlerin bulunduğu reyonların marketlerde kapladığı alanın kısa zamanda arttığını, bunun cirolara da yansıdığını dile getiren Kesimal, “Tüketim ve satış konusunda da yüzde 10’luk bir orana geldik.” diye konuştu.
Yeni talepler ve yeni ürünlerle beraber glütensiz ürün kullanımının daha da artacağına dikkati çeken Kesimal, şöyle konuştu:
“Bu ürünler tüketildikçe yenileri piyasaya arz edilmeye başlandı. Bunları raflarımızda doğru fiyatlarla vatandaşlara ulaştırmaya gayret ediyoruz. Bir sirke veya makarna ile çocukların en çok arzu ettiği ürünler arasında olan cipsleri burada rahat bir şekilde bulabilirsiniz.”
“Etiket konusu bizler için çok önemli”
Ankara Çölyak Derneği Başkanı Şebnem Ercebeci Çınar da Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğin uygulanmasının takipçisi olacaklarını söyledi.
Türkiye’nin her ilinde ve ilçesinde market reyonlarında glütensiz ürün bulundurulmasının zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Çınar, “Hakkari’deki veya Kars’taki bir çölyaklı glütensiz ürünlere marketlerde ulaşabilecek mi, uygulamada nasıl olacak, bekleyip göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Çınar, yeni düzenleme konusunda her marketin bilgilendirilmesi ve kontrol mekanizmasının çok iyi yerine getirilmesi gerektiğini anlattı.
Çölyaklılar için daha ayrıntılı bir tebliğin yayımlanmasını beklediklerini vurgulayan Çınar, “Özellikle etiket konusu bizler için çok önemli. Ürünün glütenli olup olmadığını sorgulayıp birebir firmalarla iletişime geçmek yerine, her firmanın internet sayfalarında glütensiz ürünleri analiz raporlarıyla yayımlamalarını ve etiketlerinde yer vermelerini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ayrıntılı AR-GE çalışmaları en büyük dileğimiz”
Çınar, derneklerinin Ankara’da glütensiz mekanların ve ürünlerin çoğaltılmasıyla ilgili çalışmalar yaptığını belirterek, şunları kaydetti:
“Çölyak, sosyal bir hastalık ve yeme içme kültürü ile ilgili bir durum olduğu için yaşam tarzımızı etkilemektedir. Yeme içme firmalarının her birinin özel bir eğitimle glütensiz diyeti tanıtmalarını ve elemanlarını bilgilendirmelerini bekliyoruz. Ayrıca kreşten üniversiteye iş yeri yemekhanelerine kadar her yerde glütensiz hizmet verilmesi Türkiye’de 75 kişide birinin çölyak olduğu düşünülürse bunun için ayrıntılı AR-GE çalışmalarının yapılması en büyük dileğimiz.”
Yaşam boyu süren bir gıda alerjisi olan çölyak hastalığı, ölümcül olmasa da ciddi oranda hayat standartlarını en aza indirmekte. Önem verilmediği takdirde kemik erimesi, demir eksikliği, ciltte döküntü gibi pek çok farklı sağlık sorununa da davetiye çıkartabiliyor. Belirtileri başka hastalıklarla da benzerlik gösterdiği için teşhis sürecinde kimi zaman akla gelen ilk hastalık olmuyor ve bu da teşhis sürecini geciktiriyor. İşte, çölyak hastalığına ilişkin tüm merak edilenler!

ÇÖLYAK HASTALIĞI BELİRTİLERİ NELEDİR? POTANSİYEL GLÜTEN HASSASİYETİ NASIL BELLİ OLUR?
Çölyak hastalığı, besinlerdeki buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten adlı bir proteinin tüketimiyle ince bağırsaktaki hücrelerin hasar almasıyla tanımlanır. Bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve hemen her yaşta görülebilir. Özellikle ailesinde çölyak hastası olan çocuklarda görülme ihtimali daha fazladır, yani genetik geçiş etkindir.
Son zamanlarda hepimizin sıklıkla duyduğu bir çeşit protein olan ve arpa, buğday, çavdar gibi tahıllarda bulunan glütene karşı sindirim sistemimiz tarafından vücutta oluşan anormal tepkilerin tümü glüten hassasiyetinden kaynaklanır.

ÇÖLYAK BELİRTİLERİ
Karın şişliği
Kansızlık
İshal
Kusma
Kabızlık
Açık renkli ya da kötü kokulu dışkı, tuvalet ihtiyacının artması
Karın ağrısı ve kramp
İştahsızlık ve gaz sancıları
Kilo kaybı
Yorgunluk ve halsizlik
Kemik veya eklem ağrısı
Demir eksikliği
Baş ağrısı
Nedeni bilinmeyen karaciğer hastalıkları
Duygu durum değişiklikleri, sinirlilik ve depresyon
Kısırlık
Deri döküntüleri
Diş minesi sorunları

ÇÖLYAK HASTALIĞI ÇEŞİTLERİ
Klasik Çölyak
Daha çok süt çocuklarında glüten alımı başlandıktan sonra kendini gösterir. Emilim ve sindirim bozukluğu ön planda olur. Demir, folik asit ve D vitamini eksikliği (kemik gelişme bozuklukları) ile kanamaya eğilim (pıhtılaşma bozuklukları) sıkça görülür.
Atipik Çölyak
5-6 yaş üstü büyük çocuklarda ve erişkinlerde rastlanır. Genellikle bulgular hafif ve sindirim sistemi dışındadır. Boy kısalığı, diş minesi zayıflığı ve demir eksikliğinin yanında sindirim sistemine ait tekrarlayan karın ağrısı, bulantı, kusma, karaciğer enzimlerinde yükselme ile kabızlık gibi tipik bulgular görülür. Bu hastalara tanı koymak oldukça zor olduğu için söz konusu şikayetleri olan kişiler teşhis edilirken titiz davranılması gerekiyor.
Atipik Çölyak
Bu çölyak türü huzursuz bağırsak sendromu ile karışabiliyor. Açıklanamayan demir, folik asit ve B12 vitamini eksikliği ile kemik gelişme problemleri, tekrarlayan karın ağrısı, karın şişliği ve serum albümin düzeyinde düşme gibi durumlarda da çölyak hastalığının akla getirilmesi gerekir.

Sessiz Çölyak
Herhangi bir şikayeti ve bulgusu bulunmayan bireylerin yakınlarına çölyak hastalığı teşhisi konmasının sonucunda yapılan aile taramalarında veya herhangi bir başka nedenle yapılan tetkiklerde çölyak hastalığının rastlanmasıdır.
Potansiyel Çölyak Hastalığı
Çölyak testlerinde pozitif sonuç çıkan, ancak ince bağırsak biyopsileri normal ya da minimal değişiklik gösteren bir türüdür. Sonraki yıllarda glüten hassasiyeti çıkabileceğinden düzenli doktor kontrolünde olunmasında fayda var.
Non-çölyak Glüten Hassasiyeti
Kanında çölyak hastalığına özgü antikorlar bulunmadığı halde glüteni tolere edemeyen ve ince bağırsak dokusunda hasar gözlenmeyen bir durumdur. Non-çölyak glüten hassasiyetine toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde rastlanıyor.
]]>