Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Yüce Meclis çatısı altından AK Parti’ye gönül veren vatandaşlarımıza selamlarımı gönderiyorum. Toplantımıza teşrif eden misafirlerimize de hoş geldiniz diyorum.
Gazzeli çocukların fotoğrafı modern dünyanın utanç defterine yazılmıştır. Bu fotoğraf İslam aleminin acizliğinin de bir sembolü olarak acıyla hatırlanacaktır. Ecdadımız tarih boyunca nasıl Filistin’e sahip çıktıysa kuruluşundan itibaren Türkiye Cumhuriyeti nasıl Filistin’e sahip çıktıysa biz de aynı kararlılıkla Filistin’e sahip çıkıyoruz.
“ZALİMLERİN KARŞISINDA DÜĞME İLİKLEMEMİZİ BEKLEMEYİN”
Birileri Batılı ağababalarından ‘Aferin’ almak için Filistin direnişine çamur atma peşinde koşabilir. Ama biz masumların yanında katillerin ise dimdik karşısında duracağız. Kimse bizden zalimler karşısında düğme iliklememizi beklemesin.
İspanya ve İtalya ziyaretlerimde Gazze’yi gündeme getirdim.
Sayın Paşinyan’ın liderliğinde Ermenistan’ın da Filistin’i tanıma kararından memnuniyet duyuyoruz. Çok daha fazla sayıda ülkenin Filistin’i tanıması için temaslarımızı sürdüreceğiz.
“NETANYAHU GİBİ BİR RUH HASTASININ ESİRİ OLMAK ZAVALLILIKTIR”
Gazze’yi yakıp yıkan İsrail’in şimdi de gözünü Lübnan’a diktiği görülmektedir. Lafa gelince özgürlükten insan hakları ve adaletten dem vuran devletlerin, Netanyahu gibi bir ruh hastasının esiri olması zavallılıktır. Netanyahu’nun Batı’nın da rızasıyla savaşı bölgeye yayma planları büyük felakete yol açacaktır. İslam dünyasının üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmesini üzülerek belirtiyoruz. Bölgedeki ülkeleri Lübnan ile dayanışma içerisinde olmaya davet ediyorum.

BAYRAM TATİLİ
Bayram tatilinin 9 gün olmasıyla birlikte vatandaşlarımız köylerine ve tatil yerlerine ziyaret gerçekleştirdi. Bayramda 7 milyon 520 bin kişi demiryollarını kullandı. İstanbul, Antalya gibi uluslararası havalimanlarımız yeni rekorlar kırdı. Ulaştırma yatırımlarının karşılığını fazlasıyla aldık, alıyoruz. Bayram tatilinde 7 bin kazada 72 insanımız hayatını kaybetti. 12 bin 400 kişi de yaralandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
ANIZ YANGINLARI
20 Haziran’da Diyarbakır ve Mardin’de çıkan anız yangını yüreğimizi yaktı. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum yaralılara acil şifalar temenni diliyorum. Bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Devletimiz ilk andan itibaren seferber olmuştur. Yangına müdahale öncelikle büyükşehir belediyeleri sorumluluğunda olmasına rağmen bakanlığımız süratle müdahale etmiştir.. Acil yardım ödeneği ile devletimiz maddi destek sağlamaya başladı. Adli tahkikat neticesinde yangın çıkış nedeni ortaya konacaktır. Felaket üzerinde tepinenleri Allah’a ve milletin vicdanına havale ediyoruz. Devletimiz tüm kurumları ile yangını söndürmek için canını dişine takarak çalışırken diğer tarafta bir avuç kefen hırsızı ahlaksızca selden kütük kapma yarışına giriyor.
DEMLİ VEKİLLERE SERT TEPKİ
Kimse kusura bakmasın ama bunun adı siyasi nebbaşlıktır. Milletin yürek yangınını istismar etmektir. Taziye evinde DEM Partililerin sergilediği kepazelik de bunların milletten ne kadar uzak olduğu göstermiştir. Bunların aslında kimin vekili olduğunu sadece başımıza gelen felaketlerde değil, spor müsabakalarında da ortaya çıkıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, milletimizin birliğini bozamayacaklar. AK Parti olarak Kandil’in ayak takımına meydanı bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Türkiye’nin başarıları karşısında karalar bağlayan müptezellere yeni hezimetler yaşatmaya devam edeceğiz.
A MİLLİ FUTBOL TAKIMI
Millilerimiz bugün Çekya karşısında inşallah tarihi bir zafere imza atacaklarına inanıyorum. İnşallah bu akşam 85 milyon tek yürek olarak, dualarımızla A Milli futbol takımımızın yanında olacağız. 
“SİYASETİMİZ İNSAN ODAKLI”
AK Parti kurulduğu günden bu yana kamplaşmanın tarafı olmadı, gerilim siyaseti gütmedi. Türkiye’yi, 81 vilayeti bir bütün olarak kucakladık. Ne dilimizde, ne eserlerimizde ayrımcılık yapmadık. Bizim için doğunun batıdan farkı yoktur. Biz hizmet üretirken vatandaşımızın diline, inancına, kökenine, yaşam tarzına bakmadık. Biz yatırım götürürken bize oy verip vermediğine bakmadık ve bunu umursamadık. Bizim siyasetimiz insan odaklı siyasettir. Gerilim siyaseti ile, kutuplaştırma ile değil birleştirme ile milletimizden ilgi gördük. AK Parti Türkiye’de kutuplaştırıcı siyasetin her zaman hedefi ve mağduru oldu. Darbe senaryolarını bize karşı yazdılar. Cumhuriyet mitinglerinde bizi hedef yaptılar. Gezi vandalizminin hedefi bizdik. 15 Temmuz’da doğrudan bizi hedef aldılar. Bölücü örgütün de FETÖ’nün de hedefinde biz olduk. Tüm bu saldırılarda ana muhalefet partisi bırakın bizim yanımızda durmayı hukukun, siyasetin yanında bile yer almadı. Hatta kışkırttıklarını görürsünüz. FETÖ’cü hainlerden Gezici vandallara kadar demokrasi düşmanlara siyasi himaye sağladıklarını görürsünüz. Siyasi çıkarları uğruna toplumun fay hatları ile oynadıkların görürsünüz. Bizim siyasette yumuşama çabamız aslında muhalefeti normalleştirme çabasıdır. Sıkılı yumrukları açacak olan muhalefettir, dilini söylemini, siyaset tarzını düzeltecek olan muhalefettir. Yani normalleşmesi gereken muhalefettir. 3 seçim sebebi ile artan tansiyonu düşürmek için attığımız adımları kimse yanlış anlamasın. Ana muhalefet ile iktidar partisi arasında siyasi ittifak olmaz. Yumuşama olur, normalleşme olur ama ittifak olmaz. Bu çok partili sistemin fıtratına aykırıdır. Biz ülkemize milletimize ve devletimizin güvenliğine dair konularda ortak bakış açısını yakalamaya çalışıyoruz. Sivil anayasa ve dış politika gibi konularda iç cepheyi sağlamlaştırma gayretindeyiz.
“CHP’DEN NEZAKET GÖRMEDİK”
Muhalefetin kucaklayıcı dile yaklaşmasını bekliyoruz. Tüm samimiyetimize rağmen muhalefetin çabalarımıza nasıl karşılık verdiğini görüyorsunuz. Yapıcı davranmaya çalışırken CHP genel başkanının siyaseti nasıl gerilime sürüklemeye çalıştığını milletimiz izliyor. İade-i ziyaret sonrası dozu artırılan çiğlikleri milletimiz görüyor. 22 yıldır kimi zaman yalnız kimi zaman da samimi dostlarımızla bu yolu yürüyoruz. CHP’den nezaket görmedik. Hiçbir şey de kaybetmedik. Bugün de siyasi bir kazanç peşinde değiliz. CHP gerilim siyasetini bıraksın istiyoruz. Bundan da demokrasimiz kazançlı çıksın. Cumhur ittifakına yönelik hadsizlikleri kabulleneceğiz manasına gelmez. Edepli olmamız edepsizliklere göz yumacağımız anlamına asla gelmez. Yumuşak başlıyız ama kimse unutmasın boynu çekilecek uysal koyun da değiliz. Suç ortağı arayanlar kendilerini fazla yormasın. nereden geldiği, nereye gittiğini açıklayamadıkları para kulelerine baksınlar. Suç ortağı arayanlar bize çamur atmadan önce kent uzlaşısında kimlerle yol yürüdüklerini sorgulasınlar. Biz ülkeye hayrı olmayan münakaşalara girmemeye özen gösteriyoruz. Muhalefetten de normalleşmelerini bekliyoruz. Muhalefetten gelecek eleştirilere açığız ama yakışıksız ifadeleri de sineye çekmeyiz. cevabımızı misli ile vereceğiz. Kimseyi başarı hikayemize ortak etmeyiz.
“BU TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ”
Cumhur ittifakı Türkiye bekasının teminatı olmuştur. Ülkemiz ve milletimiz adına aynı duyguları paylaştığımız MHP ile omuz omuza yürüyoruz. Cumhur İttifakı farklı siyasi partilerden teşekkül etse de Türkiye adına birdir, tek yürektir, tek ruh ve tek vücuttur. Cumhur İttifakı’nın herhangi bir üyesine yapılan saldırı doğrudan Cumhur ittifakının insicamına yapılmıştır. Bu saldırılara müsamaha göstermeyiz. Oynanan oyunların farkındayız. Bitleri kanlanan FETÖ’nün tetikçi kalemleri ile nereye varılmak istendiğini çok iyi biliyoruz. Gerek sayın Bahçeli gerekse şahsım saldırıları, saldırıların arkasındaki aklı gayet net görüyoruz. Bunların derdi Cumhur İttifakı’dır. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Şunu herkes anlasın, 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı kurulan Cumhur İttifakı sapa sağlam ayaktadır. Birdir, bütündür, sarsılmadan ayakta kalacaktır. Etrafı ateş çemberi ile kuşatılan ülkemizin en güçlü kalkanı Cumhur İttifakı’dır. Arzu ediyoruz ki, ittifaka katılamaz ama ana muhalefet de bu riskleri görsün ve daha yerli milli bir zeminde dursun. Milli çıkarlarımızı savunma konusunda eski alışkanlıklarından vazgeçsinler. Biz Cumhur İttifakı olarak sarsılmadan yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’nin ve Türk milletinin umudu olmayı uzun seneler sürdüreceğiz. Sinsi planlara, fitne hareketlere karşı bir olmaya, tüm saldırılara göğüs germeye devam edeceğiz.
“Cumhur İttifakının birlikteliğinin önemini hepimiz daha net bir şekilde hissettik” diyen Üzüm; “31 Mart’ta kazasız belasız güzel bir seçim dönemi atlattık. Bu seçim döneminde Kayseri için Cumhur İttifakının birlikteliğinin önemini hepimiz daha net bir şekilde hissettik. Biz her şeyi birlikte hareket ederek ve nezaket çerçevesinde konuşarak ve istişare ederek çözüme ulaştırdık. Büyük Birlik Partisi büyükşehir de Cumhur İttifakının görüşüne uygun şekilde her gittikleri yerde Memduh Büyükkılıç başkanımıza ve bizlere destek istedi. Büyük Birlik Parti’nin adaylarının çıktığı ilçelerimiz oldu. Bu seçim neticesinde sonuçlandıktan sonra özellikle Develi ilçesinde aday olan ve hatırı sayılır bir oy alan İmdat Güven başkanımızı seçim gecesi arayıp birlikte hareket ettiğimizi ve seçim döneminde nezaketli ve Cumhur İttifakının anlayışına uygun bir şekilde seçim çalışması yaptığı için teşekkür ettik. Aynı teşekkürü il başkanımıza da ilettik. Bu uyum süreci halen devam ediyor. Kayseri’de 31 Mart akşamı maalesef sancılı bit süreci yaşandı. İlçe seçim kurulu, arkasından il seçim kurulu ve en son YSK Pınarbaşı’nda seçimlerin tekrarlanması yönünde karar verdik. Bu doğrultuda Büyük Birlik Partisi il başkanına, partinin Pınarbaşı adayı Hayrettin başkanımıza ve Genel Başkan Mustafa Destici’ye teşekkür etmek istiyorum. Kendilerinin aldıkları karar doğrultusunda 2 Haziran’da Pınarbaşı’nda yapılacak olan seçimlerde Cumhur İttifakı lehine çekilmeye karar kıldılar. Bizlere verdikleri destekten ve birlikteliğimizi sürdürdüklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Pınarbaşı ve Kayseri’mize hayırlı ve uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
“Bu tamamen milletle beraber hareket etme ülküsünden kaynaklanan bir durumdur”
BBP Kayseri İl Başkanı Erkan Demirci de; “31 Mart seçimlerinde genel merkezimizin takdirleri doğrultusunda tüm büyükşehirlerde Cumhur İttifakı adaylarını destekledik. Kayseri’de de bu kapsamda Memduh Büyükkılıç Başkanımıza destekler verdik. Genel Başkanımızın talimatları ve partimizin çizgileri doğrultusunda sergilenen bir tavırdı. Bunun haricinde ilçelerde adaylarımızı çıkarttık. Biz Cumhur İttifakı’nın bir paydaşı olarak bu ruhta hareket ettik. Biz yapıcı, estetik içerisinde vatan, millet ve bayrak ülküsü çerçevesinde Cumhur İttifakı’nın bir paydaşı olma hasebiyle doğru noktada bulunmaya çalıştık. Bu kapsamda seçimlerde oyumuzu yüzde yüz oranında artırdık ama şu andaki vardığımız noktada Pınarbaşı seçimlerinde genel merkezlerimizin de takdirleri doğrultusunda bir Cumhur İttifakı adayımız Menduh Bey’i destekleme doğrultusunda kendi adayımızı çekme kararı aldık. Bu tamamen milletle beraber hareket etme ülküsünden kaynaklanan bir durumdur. Bu noktada başka tarafta olma şansımızda yoktur. Partimiz birçok ilde bu küçük nüansları düşünerek aday çıkartmadı. Kıymetli Fatih Üzüm Başkanıma ve Hayrettin Başkanıma çok teşekkür ediyorum. Biz şu andan itibaren Pınarbaşı seçimlerinde Cumhur İttifakı adayını destekleyeceğimizi açıklıyoruz. İnşallah bu kapsamda da çalışmalarımız devam edecek. Genel merkezimizin de tercihleri doğrultusunda sahada olacağız” şeklinde konuştu.
BBP Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Hayrettin Uslu da; “Cumhur İttifakı çerçevesinde bizde çalışmalarımızı yaptık ve 31 Mart seçimlerine girdik. 31 Mart’ta ertelenen seçimlerden dolayı genel merkezimizin takdiriyle adaylıktan çekilmemizi rica ettiler. Bizde zararımız olacağına yanlarında olmayı tercih ettik. Genel merkezimizin takdiriyle adaylıktan çekildik. Allah hayırlı, uğurlu etsin. Desteklerimizle yanlarında olduğumuzu da buradan belirtmek istiyorum” diye konuştu.
]]>Törende konuşan İsmet Büyükataman, 31 Mart Mahalli ve İdari Seçimleri’nin büyük bir demokratik olgunluk içerisinde geçtiğini söyledi. Seçimlerin, Türk demokrasisinin yüksek standartlara ulaştığını ve tüm dünyaya örnek olacak bir noktaya eriştiğini bir kez daha gösterdiğini belirten Büyükataman, “Bu vesile ile hem 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde, hem de son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde, partimizin ve Cumhur İttifakı’nın başarısı için durmadan, yorulmadan mücadele eden, gecesini gündüzüne katan ve samimi bir gayret içerisinde çalışan kıymetli ülküdaşlarıma ve parti teşkilatlarımıza, teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmasında, “Milletimizin kararı ne olursa olsun her zaman başımızın üzerindedir” diyen MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, şöyle konuştu:
“Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu seçimlerde, milletimizin verdiği mesajı doğru okumak, tüm boyutlarıyla değerlendirmek ve milletimize daha iyi hizmet edebilmek üzere çalışmalarımıza başladık. Ekonomik sorunların sosyal ve siyasal hayata olan yansıması sonucu ortaya çıkan tepkilerin farkındayız. Bu anlamda bir önceki seçimlere göre sandığa gitme oranının da düştüğünü görüyoruz. Aziz milletimiz Yerel Seçimler vasıtasıyla sıkıntılarını paylaşmış, önümüzdeki sürecin gündemini belirlemiştir. Cumhur İttifakı olarak milletimizin sandığa yansıttığı tüm sorun ve sıkıntıları dikkatle inceleyecek ve inşallah her vatandaşımızı refaha kavuşturacak bir vizyonla çalışmalarımızı tüm hızıyla sürdüreceğiz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; Türkiye bu seçimlerde önümüzdeki beş yılın yerel yöneticilerini seçmiştir yani Türkiye’de bir iktidar değişikliği yoktur. Cumhurbaşkanımız ve Kabinesi görevinin başındadır. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yoluna devam etmekte ve Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesi ile yükselişini sürdürmektedir. Mahalli idareler seçimleri sonrası oluşan atmosferde siyasi fırsatçılığa soyunup erken seçim çığırtkanlığı yapanlar, Türkiye’de bir kriz ortamı yaratmaya çalışanlar büyük bir yanılgı içerisindedir”
‘TÜRK MİLLETİ KİRLİ SENARYOLARA GEÇİT VERMEYECEKTİR’
Seçimlerden sonra, iktidar değişikliği olmuş gibi bir algı oluşturulduğunu öne süren İsmet Büyükataman, “Aziz Milletimiz bu zihniyete ülkenin emanet edilemeyeceğinin kararını, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde çok net vermiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi yaygara koparıp milli ve manevi değerlerimize saldırmak için el ovuşturanlar bilsinler ki, bu sinsi arayış hüsrana uğramaya mahkumdur. Türkiye, erken seçim söylemleri üzerinden yaratılmak istenen istikrarsızlığa, teslim olamaz ve olmayacaktır. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin hemen ardından, DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayının CHP’li İmamoğlu’na yönelik ‘Aldığı oylar benim demesin sakın, aldığı oylar bizim seçmenimizindir’ şeklindeki sözleri her şeyi gözler önüne sermiş, seçimlerden önce işaret ettiğimiz sinsi ittifakın adeta itirafı olmuştur. Kendi seçmeninin iradesini DEM’lendiği kapılara peşkeş çeken CHP’nin maskesi bir kez daha düşmüş, sözde ‘Kent Uzlaşısının’ esasında ‘PKK İttifakı’ olduğu tüm açıklığı ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca seçimlerin hemen ardından sokakları karıştırmak için ortaya çıkan, şehirlerimizi savaş alanına çevirmeye yeltenen terör yandaşlarının karanlık emelleri yine en büyük desteği CHP yönetiminde bulmuştur. Ne yazık ki CHP, terör örgütü PKK’nın çağrısı ile sokaklara çıkan bu anarşist güruha hiç zaman kaybetmeden can suyu olmuştur. Terör örgütünün çağrısı ile sokaklara çıkanlar, ekranlarda erken seçim çığırtkanlığı yapanlar, Türkiye’yi bir karanlığa sürüklemeye çalışanlar ve DEM’lenmiş CHP şunu unutmamalıdır: Büyük Türk milleti bu kirli senaryolara asla geçit vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sinsi tezgahları başınıza geçirmeye muktedirdir. Cumhur İttifakı aşılmaz bir set olarak Türk ve Türkiye düşmanlarının karşısında dimdik ayaktadır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır” diye konuştu.
‘MHP TÜRKİYE’NİN VE CUMHUR İTTİFAKI’NIN GÜCÜNE GÜÇ KATMIŞTIR’
Açıklamalarında, tüm sorunların çözümünün Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nde olduğunu belirten İsmet Büyükataman, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Türk milleti uğruna verdiğimiz mücadele, karamsarlığa mahal vermeden, ümitsizliğe kapılmadan, büyük bir azimle ve hızlanarak devam etmektedir. Kim ne derse desin, yandaş yorumcular, son kullanma tarihi geçmiş sözde yazarlar nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde etkili bir başarı elde etmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi ülke genelinde 220 belediye kazanarak umutları yeşertmiş, Cumhur İttifakı’nın ve Türkiye’nin gücüne güç katmıştır. Önümüzdeki süreçte milletimizin sıkıntılarını aşmak için her zamankinden daha çok çalışacak ve tüm sorunları aşacağız. Bu inanmışlık ve milletimize karşı yüklendiğimiz sorumlulukla, yılgınlığa ve yorgunluğa izin vermeden çalışacak, müreffeh yarınlara mutlaka ulaşacağız. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhur İttifakı’na gönül vermiş tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı.
]]>
“CUMHUR İTTİFAKININ DESTEKLENDİĞİ AÇIKLANMALI”
Parti tabanından tepki çeken bu karara Yeniden Refah’ın kurucu isimleri de peş peşe tepkilerini göstermeye başladı.
Yeniden Refah’ın kurucu isimlerinden olan ve Genel Başkan Danışmanı olarak görev yapan Yücel Mollaismailoğlu, partisinin Cumhur İttifakı’nı desteklemesi gerektiğini söyledi.
Yazılı bir açıklama yapan Mollaismailoğlu, “Vakit bütünüyle bitmeden bu yanlıştan vazgeçilerek Cumhur İttifakının desteklendiği açıklanmalıdır. Yoksa bir iki kişinin ihtirası yüzünde Türkiye siyasetine ikinci bir Saadet Partisinin kazandırılması kaçınılmazdır.” ifadelerini kullandı.

MOLLAİSMAİLOĞLU YAĞTIĞI YAZILI AÇIKLAMADA ŞU İFADELERİ KULLANDI:
“Rahmetli Hoca’mızın ilmik ilmik ördüğü Milli Görüş Davası’nın bir mensubu olarak karşınızdayım.
Hocamızın 1969’da Türkiye’mize önerdiği çıkış yolu o gün gerçekleştirilebilseydi şüphesiz bugün başka bir dünyada yaşıyor olacaktık. Milli Görüş’ün önerdiği Adil Düzen o zaman kurulabilseydi, yaşanılabilir bir dünya inşa edilecek, bugün başta Filistin olmak üzere hiçbir yerde zulümler ve soykırımlar yaşanmayacaktı.
Egemen güçler Türkiye’mizin böyle bir dünyaya öncülük etmesini bugüne kadar hep engellediler. Ancak ülkemiz son dönemde attığı adımlarla bu yolda ciddi bir ivme kazandı. Özellikle 15 Temmuz dan sonra yakalanan her alandaki yükseliş içerde ve dışarda Türkiye düşmanlarını panikletmiştir. Demirağ’ların, Hürkuş’ların, Killigiller’in karada, denizde, havada hayata geçirmek istedikleri projelerin üzerlerine betonların döküldüğü günler şükür geride kaldı. Artık İHA’larımız, SİHA’larımız, uçaklarımız, gemilerimiz tıpkı üretimleri gibi milli adlarla karada, denizde ve havada boy göstermeye başladı. Milli Savunma Sanayi alanında yerlilik %80 lere ulaştı. Bütün bu gelişmelerin, rahmetli Hoca’mızın Ayasofya’nın minarelerinden ezanların yükseldiği bir Türkiye tahayyülüyle aynı döneme denk düşmesi asla tesadüf değildir.
Bizler, Milli Görüş çizgisinin her gün biraz daha uzağına savrulan bir partiden umudumuzu keserek Hocamız adına kurduğumuz vakıfla Türkiye genelinde teşkilatlandık. Daha sonra ise yarınları düşünerek hareketin tekrar siyaset sahnesine çıkıp Türkiye’mizin yeni atılımlarına ivme kazandırması arzusuyla Yeniden Refah Partimizi kurduk.

ERBAKAN’IN CUMHUR İTTİFAKI’NA DESTEK SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Partimiz ilk seçimine Cumhur İttifakı çatısı altında girdi. Genel Başkanımız Fatih Erbakan Bey, “Yeniden Refah Partisi’nin siyaseti milletin faydasına hizmet etmektir. Milletin derdine derman olalım. Bizim muhalefet anlayışımız yıkmak üzere değildir” diyordu. Genel Başkanımız Cumhur İttifakı’nı neden desteklediğimizi birçok kez “Parti olarak bizler yedili masa denilen bu yapının Türkiye’de iktidar olmaması, buna vesile olmamak için Cumhur İttifakı çatısı altında seçimlere girme kararı aldık. Türkiye’nin yeniden 28 Şubat sürecine dönmemesi için inanç özgürlüğü alanındaki kazanımların kaybedilmemesi için, Türkiye’nin yedi başlı bir yönetimin kaosuna, karmaşasına sürüklenmemesi için, Ayasofya’nın yeniden müze haline getirilmemesi için LGBT’nin önünün açılmaması için “Destekçisi FETÖ olan, LGBT örgütleri olan bu yapıdan ülkeye hayır gelmesi mümkün değil. Bu felakete yol vermemek için Cumhur İttifakı’na destek vermemiz gerekiyor” sözleriyle açıklamıştı.
“SEÇİMLERİN İSTANBUL AYAĞINI 2028 SEÇİMLERİNİN PROVASI OLARAK DEĞERLENDİRİYORLAR”
Türkiye’mizde şartlar değişmedi. İttifaklar da değişmedi. Türkiye’nin yürümek istediği yol da, onu tersine çevirmek isteyenlerin niyetleri de ortada duruyor. Türkiye karşıtları bu seçimlerin özellikle İstanbul ayağını 2028 seçimlerinin provası olarak değerlendiriyorlar. Eğer bu seçimi alırlarsa 2028 seçimlerinde Türkiye’mizi girdiği bağımsızlık mücadelesinden döndürebilecek şansı yakalayacaklarını düşünüyorlar. Hiçbir Milli Görüşçü onların değirmenine su taşıyamaz, hiçbir Milli Görüşçü bu vebali yüklenmez. Hiçbir Milli Görüşçü Devrim Otomobilinin üzerine beton dökenlere “Buyurun Kaan’ın kanatlarını da kırın” diyemez. Hiçbir Milli Görüşçü Yunanistan’ın hatırına Ayasofya’da okunan ezandan vazgeçemez.. Hiçbir Milli Görüşçü bunların eliyle KKTC de ANNAN planının yeniden sahneye sokulmasına izin veremez. Tabiki sorunlarımız var başta ekonomi olmak üzere her alanda var olan sorunları ve çözümleri Yeniden Refah Partimizle dile getireceğiz ve gerekirse en sert muhalefeti yapacağız. Hayırda motor şerde fren vazifesi üstleneceğiz.
GENEL MERKEZ’E ‘CUMHUR İTTİFAKI’NA DESTEK’ ÇAĞRISI
Daha önce Cumhur İttifakı’na verilen destek tabanda ciddi bir dalgalanmaya yol açmış ve partimizi Meclis’e taşımıştır. Aziz milletimiz bu teveccühüyle Yeniden Refah Partimize doğru istikamette yürüdüğünü söylemiştir. Partimiz bu tutarlılığı devam ettirebilirse şüphesiz Türkiye’mizin geleceğinde çok önemli vazifeler üstlenecektir.
Ne yazık ki Genel Başkanımızın etrafındaki küçük bir azınlık Milli Görüş’ün bizden beklediği şeylere değil, süfli dünyalıklara tamah ederek partimizi ilerlediği doğru çizgiden çıkartmış 14 Mayıs seçimlerinde kamuoyunda kazandığı büyük teveccühü tam tersine çevirmiştir. Özellikle İstanbul BB başkanlık seçiminde Cumhur İttifakında yer almak Milli Görüş’ün geleceği için hayati öneme sahiptir. Vakit bütünüyle bitmeden bu yanlıştan vazgeçilerek Cumhur İttifakının desteklendiği açıklanmalıdır. Yoksa bir iki kişinin ihtirası yüzünde Türkiye siyasetine ikinci bir Saadet Partisinin kazandırılması kaçınılmazdır.”


]]>
Akyüz, AA Spor Sohbetleri’nde federasyonun sportif gelişmelerini ve seçim atmosferini değerlendirdi.
Geçen yıl başarılı bir sezon geçirdiklerini belirten Akyüz, Türkiye’deki federasyonlar içinde uluslararası alanda en çok madalya kazanan ikinci federasyon olduklarını ifade etti.
Takım halinde Avrupa ve dünya şampiyonu olduklarını vurgulayan Akyüz, hedeflerinin bu başarıyı devam ettirmek olduğunu dile getirdi.

Akyüz, bu yılki en büyük faaliyetlerinin Türkiye Şampiyonası olduğunu ve 4 bin sporcunun katıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Geçen yıl ABD’de yapılan Dünya Şampiyonası’na birçok ülke vize gerekçesiyle katılamadı. Uluslararası Wushu Federasyonu bu organizasyonu telafi edecek. Çin’de Dünya Şampiyonası ayarında bir organizasyon yapılacak. 24-26 Nisan’da yapılacak organizasyona 24 ülke katılacak. Bu organizasyona hazırlanacağız. 3-6 Mayıs tarihlerinde İsveç’te Avrupa Şampiyonası’na katılacağız. Ardından ekim ayında Dünya Gençler Şampiyonası var. Yoğun bir sezon geçireceğiz. 81 ilde il temsilcimiz var. Kulüplerimiz ve antrenörlerimiz var. Birçok ilde aktif şekilde çalışıyoruz. İlgi de çok fazla. 170 binlerde bir sporcu sayımız var. Hedefimiz bu sayıyı bir milyona çıkarmak. Şu anda wushuda Avrupa’nın en güçlü ülkesiyiz. Dünya sıralamasında da en güçlü ülkeler arasındayız. Diğer ülke federasyonlarından daha güçlüyüz.”
MİLLİ DURUŞTAN YANAYIZ
Kendisinin milli duruştan yana olduğunu vurgulayan Abdurrahman Akyüz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şimdiye kadar Türkiye’nin faydasına kim çalıştı? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan… Bu tartışılmaz bir gerçek. Geçen mahalli seçimlerde de biz İstanbul’da Binali Yıldırım’a destek vereceğimizi söyledik. Ancak Binali Yıldırım kazanamadı. İstanbul 5 sene bir kayba uğradı. Belediyecilik önemli bir konu. Spor açısından da önemli. Spor bu belediyeler aracılığıyla çok daha iyi gelişebiliyor, yayılabiliyor. Ben yine tarafım. Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi olarak da benim şahsi bir görüşüm var. Geçen seneki seçimlerde biz Cumhur İttifakı içerisinde yer aldık. Hala bunu savunuyorum. Özellikle büyükşehirlerde ittifak olmalıydı. Ne yazık ki bu ittifak olmadı. Şu anki görüşüm belki buradan dönülebilir. Bu ittifakın devam etmesi, ettirilmesi, yeniden gözden geçirilmesi lazım. Özellikle İstanbul seçimleri için bunun çok gerekli olduğunu düşünüyorum. İstanbul, Türkiye’nin en büyük şehri. Hemen hemen Türkiye nüfusunun üçte birine yakın bir nüfusa sahip. Önemli bir şehir. Türkiye’nin lokomotifi, Türkiye’nin başını çekiyor ve Türkiye’nin kaderi İstanbul’da şekilleniyor. Onun için buraya milli görüş modeli bir belediye başkanının başkan olması gerekiyor.”
MİLLİ GÖRÜŞ BELEDİYECİLİĞİ İSTANBUL’DA UNUTULDU
Milli Görüş belediyeciliğinin mimarının, milli görüşün mimarı Necmettin Erbakan olduğunu anlatan Akyüz, şu anda Milli Görüş belediyeciliğinin en büyük aktörünün Cumhur İttifakı’nın başındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtti.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul’da da en iyi hizmeti yapacağına dikkati çeken Akyüz, şöyle devam etti:
“Bundan dolayı bir siyasetçi olarak İstanbul’da Cumhur İttifakı adayının kazanmasından yanayım ve onun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii Yeniden Refah Partimiz olarak böyle bir karar alınmadı. Biz ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun, hiçbir karşılık beklemeden İstanbul’da bu desteği verelim düşüncesindeyim. Yani bundan biz bir şey kaybetmeyiz. Aksine iyi bir hizmete vesile olmuş oluruz. Öte tarafta tabii bir söylemek gerekir. Bir CHP belediyeciliği var. Son beş yılda İstanbul’da herhangi bir hizmet göremedik. Milli Görüş belediyeciliği artık İstanbul’da unutuldu. Bunun yeniden canlanması açısından kazanacak aday olarak Murat Kurum’un kazanmasının hayırlı olacağını, şartsız olarak bizim de destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Partimiz tarafından da böyle bir karar alınması durumunda bunun yararlı olacağını düşünüyorum.”
ERBAKAN HOCA CUMHUR İTTİFAKI’NIN ADAYININ KAZANMASI İÇİN YOL İZLERDİ
Abdurrahman Akyüz, Necmettin Erbakan’ın yaşaması durumunda Cumhur İttifakı’nı destekleyeceğini ileri sürerek, şunları kaydetti:
“Necmettin Erbakan hocam bugün yaşasaydı şüphesiz ki benim de söylediğim gibi Cumhur İttifakı’nın devam ettirilmesini isterdi. Hatta yani Cumhur İttifakı’nın içerisinde aktif rol alıp ekonomiyi de bugünkü zorluklardan kurtarmanın bir yoluna bakardı. İstanbul’da tabii ki Cumhur İttifakı’nın adayının kazanması için bir yol izlerdi. Kesinlikle ittifak içinde yer almamayı tercih etmezdi. Erbakan hocam olsaydı Murat Kurum’u belediye başkanı yapmamızı beklerdi. Murat Kurum ‘Biz de Erbakan hocanın talebeleriyiz.’ diyor. Bende Erbakan hassasiyeti var. Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan son dakikada böyle bir karar açıklarsa şaşırmam. İnşallah da öyle yapar. Bizim burada bir tavır takınmamız lazım. Bizim adayımızın geri çekilmesi de olabilir. Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’u bir şekilde desteklemek gerekiyor. Bunu yaparsak tabanın gözünde de iyi bir izlenim olur. Kaybettiren tarafta olursak bu durumu çok hoş karşılamayacaklardır.”
]]>AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Serinevler Spor Salonu’nda düzenlenen programda, 30. büyükşehir aday tanıtım programını Adana’da gerçekleştirdiklerini söyledi.
Cuma ve cumartesi günleri 51 ilin belediye başkan adaylarını vatandaşlarla tanıştıracaklarını aktaran Elitaş, sürecin vatana millete hayırlı olmasını diledi.
Elitaş, yarın MHP’nin kuruluşunun 55. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Cumhur İttifakının en önemli paydaşlarından olan Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluş yıl dönümü tebrik ediyorum. Nice nice 55 yıllara ermesini temenni ediyorum.” dedi.

İnsana hizmet etmenin en önemli yollarından birisinin siyaset olduğuna dikkati çeken Elitaş, şöyle konuştu:
“27 Mayıs 1960’ta milletin temsilcilerinin yaptığı başarıları içine sindiremeyenler, ‘Bu ülkenin sahibiyim’ diye ortaya çıkanlar bir darbe yaptılar. 12 Mart muhtırasını arkasından getirdiler. Daha sonra 12 Eylül darbesini ortaya koydular. 28 Şubat’ı getirdiler. En son 3 Kasım 2002’de yine milletin iradesiyle, büyük bir çoğunlukla AK Parti iktidara geldi. 5 yıllık sürede yaptığımız icraatlar birilerini yine rahatsız etti. Türkiye’yi bulunduğu coğrafyada lider ülke haline getiren, edilgen bir ülke olmaktan, ‘Baş üstüne’ diyen bir ülke olmaktan çıkarıp etken bir ülke konuma getiren AK Parti iktidarından rahatsız olanlar, Cumhurbaşkanı’nı bize seçtirmediler.”
Elitaş, geçmişte zorlu günlerin yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“O günü hatırlayanlar var mı bilmiyorum… 27 Nisan saat 23.15. ‘Genelkurmay Başkanlığının ışıkları yanıyor’ diye gazetelere konuşuyorlar, tartışıyorlar. 27 Nisan’da ‘e-muhtıra’ diye bir şey yayınladılar. O gün, bugün genel başkan yardımcımız, parti sözcümüz, değerli kardeşim Ömer Çelik’in de içinde bulunduğu bir ekip, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, liderimizin önderliğinde 27 Nisan e-muhtırasına karşı ‘herkes haddini bilecek muhtırasını’ hazırladılar. 28 Nisan’da o güne kadar şapkasını alıp gidenler, artık kendilerinin karşısında şapkasını alıp giden bir iktidar değil, milletin sandıktan çıkmış iradesine ‘dur’ diyebilecek, onların iradesine sahip çıkabilecek bir iktidar gördü. İşte bugün 15 Temmuz 2016’nın altında yatan en önemli gerçek, 27 Nisan e-muhtırasına karşı 28 Nisan’da milletin iradesiyle seçilmiş, parlamentodan çıkan o günkü iktidarın iradesidir. 15 Temmuz’da biz Türkiye’nin her tarafında ‘Millet iradesi en üstün, kutsal iradedir. Kimse bu iradeye karşı çıkamaz’ dedik.”
15 Temmuz 2016’da başlayan AK Parti – MHP ittifakının bugüne kadar devam ettiğini belirten Elitaş, “Hiçbir menfaat ilişkisi olmadan, hiçbir koltuk sevdası bulunmadan, sadece ülkenin bekası, devletin birliği ve bütünlüğü, bulunduğumuz coğrafyada güçlü bir ülke olabilmek için 8 yıldır ittifakımız devam ediyor ve dünyaya da örnek olacaktır.” diye konuştu.
“HER TARAF BİZİM İÇİN ÖNEMLİ”
Elitaş, bugün de 31 Mart’taki seçimlere giderken Adana’da 15 ilçe, bir büyükşehir belediyesi olmak üzere 16 sandıkta da Cumhur İttifakını çıkaracaklarını ifade etti.
Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki 76 kişiden 51’nin Cumhur İttifakının olduğunu aktaran Elitaş, şunları söyledi:
“51 büyükşehir belediye meclisi seçtiysek, Cumhur İttifakı güçlü iki çoğunluğa sahipse demek ki bizim belediye başkan adaylarımız için mahalle mahalle ev ev kapı kapı dolaşıp Cumhur İttifakı adaylarımıza oy vermemiz gerekir. Birini birinden ayırmamız mümkün değil. Birini birinden farklı düşünmemiz söz konusu değil. Nasıl ki Adana Büyükşehir bizim için önemliyse Pozantı da bizim için önemli, her taraf bizim için önemli. Tüm belediye başkan adaylarımız için Cumhur İttifakında oyları toparlayabilmemiz için gayret göstermemiz gerekir.”
Belediyecilik hikayesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında başlattığı belediyecilikte yazıldığını vurgulayan Elitaş, şunları kaydetti:
“1994 yılında orada işi olanlar, askerlik yapan, eğitim hayatını gerçekleştirenler maalesef İstanbul’u bir çöp dağı, susuzluk içinde kıvranan bir çöl gibi görür. Cumhurbaşkanımız 1994 yılında belediye başkanı olunca belediyeciliğin tarihini yazdı. O günden bu tarafa Türkiye’nin 81 vilayetini gezin her tarafta yemyeşil bir şehircilik görürsünüz. O Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında attığı, yaptığı işlemlerle yazdığı belediyecilik destanının son hamlesidir. İşte biz bugün gerçek belediyecilik dediğimizde 21. yüzyıla girerken Türkiye’de belediyecilik hamlesini yapmak için yaptığımız mottolarda söylediğimiz şu; yaşanabilir şehirler ortaya koyabilmek, insanlarımızı layık oldukları ve çağdaş seviyeye ulaştırabilmek için belediyeciliği yapmamız gerekir.”
Elitaş, Büyükşehir Belediye Başkan adayları Fatih Mehmet Kocaispir ve 15 ilçenin belediye başkan adaylarıyla yaşanabilir, ulaşımı hızlı, sıkıntıları olmayan, bir taraftan tarımsal bir taraftan sanayi üretimiyle, ihracatıyla, ithalatıyla Adana’nın tarihini daha da üst bir seviyeye getireceklerini anlattı.

“YEREL SEÇİMLERE DAMGAMIZI VURMAYA HAZIRIZ”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Adana için tarihi günlerden birini yaşadıklarını söyledi.
Kenti, yerel yönetim alanında da daha güçlü hizmetlere kavuşturmak için hazır olduklarını dile getiren Çelik, “Hep beraber, Seyhan ve Ceyhan nehirleri gibi bereketli Çukurova’yı daha da bereketli hale getirmek için kolları sıvamaya, yerel seçimlere damgamızı vurmaya hazırız, kararlıyız.” dedi.
Çelik, Cumhur İttifakının milli birlik ve beraberlik ittifakı olarak kurulduğunu vurgulayarak, bugüne kadar omuz omuza yürüdüklerini, büyük işlere imza attıklarını anlattı.
ÇELİK YANIT VERDİ: HEPİNİZİN HADDİNİ BİLDİRMEYE HAZIRIZ
Muhalefete eleştiride bulunan Çelik, “Bugün muhalefet partilerinden biri çıkmış demiş ki; ‘Yerel seçimlerde Cumhur İttifakına haddini bildireceğiz’. Bize haddini bildireceğini söyleyene diyorum ki bak biz Adana’dayız, buradayız, hepinize yeteriz ve hepinizin haddini bildirmeye hazırız, kararlıyız.” diye konuştu:
Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlar 14 ve 28 Mayıs’ta ‘Kemal Kılıçdaroğlu anketlere göre Cumhurbaşkanı olacak’ diyorlardı. Adana ise ‘Biz bay Kemal’i bay bay Kemal yapmaya hazırız’ diyordu. Şimdi genel başkanları gitti, başka bir genel başkan geldi. Fakat yine teröre destek verenlerle, terörle yanaşık düzen yürüyenlerle ittifaklarını sürdürmek için her türlü hesabın, kitabın içerisine giriyorlar. Onlar ne yaparsa yapsın, biz Cumhur İttifakı üyeleri olarak bu yolda, başta Adana olmak üzere Türkiye’nin her tarafında kararlı, güçlü şekilde yürüyeceğiz. Genel seçimlerde elde ettiğimiz başarıyı yerel seçimlerde taçlandıracağız. Genel seçimde attığımız imzayı yerel seçimlerde daha büyük başarı damgasına dönüştüreceğiz. Sonuçta inşallah 31 Mart gecesi Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Adana Büyükşehir Belediyesi ve 15 ilçeyi hediye edeceğiz. İnşallah, 31 Mart gecesi değerli büyüğümüz Devlet Bahçeli Bey’e Adana’da büyükşehir ve 15 ilçenin, Cumhur İttifakı’nın olduğu müjdesini vereceğiz.”
Çelik, Türkiye’nin bulunduğu coğrafya için önemini vurgulayarak, “Ülkemizde bu istikrarı, hizmeti koruduğumuz gibi bölgemizin kaderine de iyilik ve güzellikle damga vurmaya devam edeceğiz.” dedi.
Nisan ayının, Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı dolayısıyla Adana için önemli olduğunu işaret eden Çelik, “Adana nisanda portakal çiçekleriyle kokar. 31 Mart gecesi, Cumhur İttifakı Adana’nın her tarafına portakal çiçekleri gibi damgasını vuracak.” ifadesini kullandı.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM HAMLESİNİ ADANA’YA YAYACAĞIZ”
Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir de 1 Nisan sabahında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye Adana’nın “anahtarlarını” teslim etmek için söz verdiğini dile getirdi.
Adanalıların, kentin gelişmesini ve ilerlemesini istediklerini vurgulayan Kocaispir, şöyle konuştu:
“Yüreğir Belediyesi’nde yaptığımız hizmetler ve güzellikler ortada. Çıktığımız bu yolculukta samimiyiz ve iyi niyetliyiz. Adanalı hemşehrilerimizin hizmet için bu erdemli ve kıymetli beklentilerinizin farkındayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun aziz silah arkadaşlarının bizlere emanet bıraktığı mübarek topraklarda aklın, bilimin ve tecrübenin ışığında, özlenen ve beklenen tüm hizmetleri yapmak için büyük bir enerji ve bilinçle çaba göstereceğiz. Depreme dirençli şehirler ve binalar yapmak için Yüreğir’de başlattığımız büyük kentsel dönüşüm hamlesini inşallah tüm Adana sathına yayacağız. Artık bir kabusa dönüşen ulaşım konusunu tüm kurumlarımızın işbirliği ve dayanışmayla çözüme kavuşturacağız.”
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı da yarın partilerinin 55. kuruluş yıl dönümünü kutlayacaklarını dile getirerek, “İnşallah nice 55 yıllara, başarıyla nice uzun yıllara diyorum.” şeklinde konuştu.
Aday tanıtım toplantısına milletvekilleri, partililer ve vatandaşlar katıldı.
İLÇE ADAYLARI TANITILDI
Konuşmaların ardından tanıtılan AK Parti ilçe belediye başkan adayları şöyle:
Seyhan: Erdal Hatipoğlu
Ceyhan: Erol Kahraman
Tufanbeyli: Ekrem Keçe
Yüreğir: Halil Nacar
Aladağ: Mustafa Akgedik
Tanıtılan MHP ilçe belediye başkan adayları şöyle:
Pozantı: Ali Avan
Feke: Ahmet Şener
Yumurtalık: Aydın Kütükoğlu
Sarıçam: Bilal Uludağ
Karaisalı: Bekir Şimşek
Çukurova: Firdevs Cingözler
Kozan: Mustafa Atlı
Karataş: Necip Topuz
Saimbeyli: Vedat Cengiz
İmamoğlu: Mehmet Aydın Kangur

‘BİNLERCE VATANDAŞIMIZLA KUCAKLAŞTIK, SOHBET ETTİK’
Yazıcıoğlu’nun isminin Türk milletinin gönlünde daima yaşayacağını vurgulayan Kurum, ülkeye hizmet etmiş güzel adamların yolundan gitmek adına her sabah bu şuurla İstanbul için yola düştüğünü belirtti.
Geçen 3 hafta boyunca, İstanbul sevdalılarıyla şehrin her yerinde, her sokağında çok büyük bir heyecanla, coşkuyla karşılaştıklarını ifade eden Kurum, “Binlerce vatandaşımızla kucaklaştık, sohbet ettik. Evlerine, sofralarına misafir olduk. 2 gün önce de Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Toplantısı’nda projelerimizi, hayallerimizi 10 temel başlıkla paylaştık.”diye konuştu.

‘BİZ SÖZÜNE SADIK İNSANLARIZ’
Kurum, sahada hep “İstanbullunun gündeminde olmayan bir şey asla ve asla bizim gündemimizde olmayacak” dediklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Biz sözüne sadık insanlarız. İstanbul’un 5 yıl boyunca içine düştüğü trafik çilesi, ulaşıma dair tek bir proje dahi yapamayanların dert edindikleri bir çile değildir. Bu çilenin çözümü, İstanbul’a onlarca yeni metro hattı, tramvay, tünel, kavşak, yüzlerce otopark yapmak için çalışanlardır. Çözüm, çare bizdedir. İstanbul’un içinde bulunduğu deprem tehdidiyle evlerinde korku içinde yaşayan annelerimize 100 bin konut sözü verip yüzde 5’ini bile tutamayanların umurunda bile değildir. Bu sadece bizim umurumuzdadır. İstanbul’un olası bir afet anında yaşayacağı kaosa karşı çözümler, bu milletin evini, dükkanını su bastığında İstanbul’da olmayanların emin olun aklından bile geçmez.”

’31 MART AKŞAMI İSTANBUL’UN BAŞKANI DEĞİL KARDEŞİ OLMAK İSTİYORUZ’
Çözümün Cumhur İttifakı’nda olduğuna vurgu yapan Kurum, “Ücretsiz ulaşım sözü verip kandırılmış delikanlılarımızın yanında bizler duracağız. Geçici, plansız, adaletsiz sosyal politikalar yüzünden hak ettiği desteğe ulaşamamış gerçek ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yanında bizler yer alacağız. Kalıcı, planlı, adil sosyal destek belediyeciliğini İstanbul’a yeniden biz getireceğiz. İşte biz tüm bu nedenlerle Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu’na halkın vizyonu dedik.” diye konuştu.
Kurum, İstanbul’da yaşayan herkesin Fatih’in emaneti olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte bu yüzden annelerimizin, emeklilerimizin, gençlerimizin, çocuklarımızın, İstanbul’da yaşayan herkesin mutlu olacağı adımlarımızla, İstanbul’un hayır duasını ve desteğini alacağız. Bunun için çalınmadık kapı, alınmadık gönül, girilmedik ev, aşılmadık yol bırakmayacağız. Milletimiz için çalışacağız. 31 Mart akşamı İstanbul’un başkanı değil kardeşi olmak istiyoruz. 31 Mart akşamı, Cumhur İttifakı’nın muhtarı da belediye başkanı da büyükşehir belediye başkanı da bu kardeşiniz olacak. Cumhur İttifakı’nın kıymetli tüm paydaşları bize geldiğinde başı öne eğilmeyecek, kendi kardeşlerine gelmiş gibi kendi yoldaşlarına gelmiş gibi muamele görecek. Cumhur İttifakımızla, Büyük Birlik Partimizle, Milliyetçi Hareket Partimizle birlikte, tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’a hizmet edeceğiz. ‘Sadece İstanbul’ diyeceğiz, yarı zamanlı değil, tam zamanlı İstanbul’a hizmet edeceğiz.”

‘BİZİM BİRLİKTELİĞİMİZ GÖNÜL BİRLİKTELİĞİDİR’
Kurum, BBP’nin, ülkenin girdiği en kritik dönemeçlerden biri olan 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı’na verdiği desteğin altın harflerle yazılacağını söyledi.
BBP’nin her bir mensubunun harcında şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhu olduğunu dile getiren Kurum, şöyle devam etti:
“Ben biliyorum ki vatan, millet sevdalıları 31 Mart günü de kurduğumuz bu gönül ittifakında bu kardeşinizin yanında olacaktır. Çünkü bizim birlikteliğimiz gönül birlikteliğidir. Türk milliyetçisi kardeşlerimden birinin şöyle bir paylaşımına denk geldim; ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ İstanbullu kardeşlerimiz kışı geçirdi ama yediği ayazı unutmayacak, unutturmayacak. Çünkü 2019 ve 2024 arasında geçen zaman İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir.”

‘İSTANBUL’U FETRET DEVRİNDEN HEP BERABER KURTACAĞIZ’
Kurum, son 5 senenin İstanbul’un tahribat döneminden başka bir şey olmadığını, geçen günlerin İstanbul’un fetret dönemi olarak tarihe geçeceğini kaydetti.
Murat Kurum, 31 Mart akşamı İstanbul’u fetret devrinden hep beraber kurtaracaklarını, yeniden yükselişini Cumhur İttifakı ile beraber başaracaklarını ifade etti.
Eyüp Sultan’ın nefesiyle 39 ilçede, 964 mahallede olacaklarını söyleyen Kurum, “Fatih’in dirayetiyle Yedi Tepe’de olacağız. Aziz Mahmut Hüdayi’nin gayretiyle tüm mahallelerde olacağız. Yahya Efendi’nin izinde gönüllere dokunacağız. Mimar Sinan’ın izinde tarihe şahitlik edecek eserleri Cumhur İttifakımızla birlikte bırakacağız. Abdülhamit Han’ın izinde, harap olmuş İstanbul’u baştan başa yeniden imar, inşa ve ihya edeceğiz. Bunu sizlerle başaracağız. Beraber yapacağız. Hep birlikte gerçekleştireceğiz.” dedi.
]]>