Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceği ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.

“HERKES BİLİYOR Kİ, BU COĞRAFYA HASSAS BİR COĞRAFYA”
Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Dağ, Irak’ta birkaç yıldır istikrar süreci yaşandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“İran sürekli istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır, özellikle pandemi sonrasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi, öncesinde Gürcistan’da yaşanan hadiseler, şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki, bu coğrafya hassas, önemli coğrafya. Bu coğrafya herkes için, her ülke için kıymetli coğrafya. Dünyadaki bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyor.
Tarihsel birikimimiz, bizim bu coğrafyaya ne kadar kıymet verdiğimizi, bu coğrafyada yapacağımız hamlelerde tarihsel kimliğimize uygun şekilde oradan aldığımız referansla hareket ettiğimizi gösteren en önemli hususlardır. Tarihsel kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkarılan savaşlarla hakimiyetimizin nasıl giderildiğini, hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz.”

Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti:
“Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”

GAZZE KONUSUNDA MUHALEFETE ELEŞTİRİ
Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.

Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”
Basına kapalı süren toplantıya, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Cıva, Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin, Yortan Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen ve partililer katıldı.
Partisinin kendi değerlendirmelerini yaparken, muhalefet partilerinin yaptıklarını da izlediğini belirten Dağ, şöyle konuştu:
“BELEDİYELERİNİ, EŞ, DOST, AKRABA ATAMALARIYLA DOLDURDULAR”
“AK Parti’nin hizmet siyasetine gölge düşürmeye çalışanlar, bugün icraat ve hizmet adına bir arpa boyu kadar yol katedememişlerdir. 31 Mart seçimlerinin ardından, yaklaşık 4 aylık süre zarfında yerel yönetimlerde tam anlamıyla fiyasko olan bir CHP tablosuyla karşı karşıyayız. CHP’li belediyeler ve belediye başkanları, skandallar, nepotizm, usulsüzlükler ve vizyonsuzluklarla kamuoyu gündemine gelmektedir. Süreçte resmen kayırmacılık rekoru kırdılar. Belediyelerini, eş, dost, akraba atamalarıyla tıka basa doldurdular.”

İstanbul, İzmir, Çanakkale, Kırıkkale, Bursa başta olmak üzere, birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinde liyakate önem vermeden atamalar yapıldığını savunan Dağ, şunları söyledi:
“CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, bu konuda biraz da kişisel PR yapmak adına, akraba atamalarına karşı olduğunu belirten çıkış yapmışsa da kendisini dinleyen ve ciddiye alan olmadı. Akraba dostu belediye başkanları, Özgür Özel’in bu açıklamalarına gülüp geçiyorlar. CHP’li belediyeler, eş, dost, akraba atamalarının merkezi olmuş durumdadır. Özgür Özel, havanda su dövdüğü gibi havaya konuşuyor. Şu an neredeyse tamamı göreve devam ediyor. Esenyurt Belediye Başkanı kayınbiraderini mali işler müdürü, kardeşini koruma, kuzenini özel kalem, yeğenini ve oğullarını ise danışman yaptı.”
İstanbul’da “para kulelerinin ayyuka çıkmış durumda olduğunu” kaydeden Dağ, bu paraların kaynağını anlatabilen ve kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama görmediklerini söyledi.

“İSRAFI BİTİRECEĞİZ’ DİYE BAĞIRANLAR, SAVURGANLIKTA SINIR TANIMADI”
AK Parti’li Dağ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisine yakın gazetecileri Roma’ya götürerek milyonlarca harcama yaptığını ifade ederek, “‘İsrafı bitireceğiz’ diye bağıranlar, savurganlıkta sınır tanımadı. Bu konuda bizi eleştiren gazetecilerin bu pozisyon karşısında tamamen bu geziye katılmış olmalarını da not etmek gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Dağ, seçimden önce CHP’li belediyelerin neredeyse tamamının emeklilerle ilgili popülist söylemde bulunduğunu ve aylık destek vereceğini söylediğini, buna karşın 3 aydır 3 maymunu oynadıklarını ifade etti.
Dağ, “3 aylık süre zarfında İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının ‘Her ay emekliye 5 bin lira, 10 bin lira vereceğiz’ sözünü tamamen havada bıraktıklarını görüyoruz.” diye konuştu.
CHP’li belediye başkanlarının emekliler ve asgari ücretli çalışanlar üzerinden prim yapmaya çalıştığını söyleyen Dağ, İstanbul, Ankara, İzmir, Uşak, Kütahya ve diğer şehirlerde ekmeğe, suya ve ulaşıma yüksek oranda zamlar yapıldığına dikkati çekti.
“CHP’li belediyelerin borcu uçsuz bucaksız bir hal almış durumdadır”
CHP’li belediyelerin enflasyonun çok üzerinde zamlar yaptığını öne süren Dağ, şunları kaydetti:

“CHP belediye başkanlarının ‘engelleniyoruz’ yalanı artık karşılık bulmayınca, borç yalanına sarıldıklarına şahitlik ediyoruz. Beceriksizliklerine, daha ilk günden kılıf uydurmak için büyük borç aldıklarını belirterek, AK Partili belediyeleri zan altında bırakmışlardır. Rakamları incelediğimizde tam tersi bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Ana muhalefet partisi sözcüsü Deniz Yücel, devraldıkları belediyelerin borç yükünün 100 milyar olduğunu ifade etmişti. Oysa ki sadece, 2019-2024 yılları arasında CHP’nin İzmir’de yönettiği belediyelerin toplam borcu 100 milyar liradır. Bunu da kendi belediye başkanları bizzat ifade etmişlerdir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bu rakam 2 katına çıkmakta, Ankara’yı da hesaba katarsak, CHP’li belediyelerin borcu uçsuz bucaksız bir hal almış durumdadır.”
Dağ, 25 yıldır CHP’nin yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut başkanının “2,5 ayda 1,5 milyar borç ödediğini” açıklayarak yeni nesil belediyeciliğin ne olduğunu herkese gösterdiğini ifade etti. Hamza Dağ, “Etimesgut Belediyesini borçsuz devraldığını söyleyen Erdal Beşikçioğlu’nun 1 milyar lira borç yetkisi aldığına ilişkin haberlere ne diyeceksiniz?” diye sordu.
ÜSKÜDAR BELEDİYESİNDE YAŞANANLAR
Önceki dönem CHP belediye başkanlarınca kıymetli taşınmazların elden çıkartıldığını öne süren Dağ, bu konudaki son örneğin Üsküdar Belediyesinde yaşandığını iddia etti.
Dağ, internet sitesi üzerinde apar topar çok sayıda taşınmazın satışa çıkarıldığını söyleyerek, şöyle konuştu:
“Gerek yönetimleri gerekse de devraldıkları belediyelerde deyim yerindeyse işçi kıyımı yapan CHP’li belediye başkanları, borç batağından dolayı işçi maaşını ya ödeyememektedirler ya da taksit taksit ödemektedirler. Her fırsatta ‘Asgari ücrete zam, emekli maaşı asgari ücrete eşit olmalı, emekli maaşına zam’ diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kendi belediyelerinde işçi ve memur maaşlarından kesinti yapılmasını göz ardı etmektedir.”

Bunun en somut örneklerinin İzmir’deki belediyelerde görüldüğünü savunan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi, çalışan memurların sosyal denge tazminatında indirime giderek, memurların her birinin yaklaşık her ay 15 bin lirasına göz dikmiştir. Üsküdar Belediyesi, 24 saat açık olan ve özellikle öğrenciler tarafından rağbet gören kütüphanelerden faydalanma süresini düşürmüştür ve kapatma noktasında adım adım ilerlemektedir. CHP Kula Belediye Başkanı, makamında adam dövmüş, hatta resmen işkence yapmış. Olay yaşandıktan sonra CHP Genel Merkez yönetimi adliyeye baskın yapmasına rağmen, olayın ayrıntıları ortaya çıkınca sus pus oldular. CHP Bulancak Belediye Başkanının ilçe teşkilatından husumetli olduğu bazı isimleri darbettiği de geçen günlerde basına düştü.”
“CHP’de genel başkanlar değişse de çark etmek kültürü değişmemektedir”
CHP Genel Başkanı Özel’in son haftalarda “erken seçim çığırtkanlığı yaptığını” söyleyen Dağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Özgür Özel, ’31 Mart seçimlerinden sonra erken seçim taleplerinin olmadığını, vatandaşa hizmet noktasında çalışacaklarını’ ifade etmiştir. Bu açıklamaların üzerinden çok geçmeden ‘1,5 sene içerisinde erken seçim olur’, ve ‘erken seçim istiyorum’ gibi söylemlerle karşımıza çıkmıştır. Bu söylem değişikliğinin temeli ise yönettikleri belediyelerdeki beceriksizliklerin henüz 6 ay olmadan gün yüzüne çıkmış olmasıdır. CHP belediyelerindeki bu yönetimsel zaafiyetler, usulsüzlükler, rantsal ilişkiler, zaman içerisinde bir çığ gibi büyüyecek, kamuoyunda bugünkünden çok daha fazla bir tepkiye sebebiyet verecektir. Erken seçim isteklerinin arkasında yatan temel sebep budur. CHP yönetimi, bu sorunları yönetemeyeceğinin ve toplumsal anlamda büyük bir tepkiyle karşılaşacağının farkındadır. CHP Genel Başkanı ‘Cambaza bak cambaza’ yöntemiyle, yerel yönetimlerdeki kriz ve skandalların üzerini örtmeyi hedeflemektedir. Parti içi mücadele ve ayak oyunlarını zaman içinde yönetmesi zorlaşacaktır. Bunların farkında olduğu için ‘karşıyım’ dediği erken seçimi istemeye başlamıştır. Sözün özü, çark etmiştir. CHP’de genel başkanlar değişse de çark etmek kültürü değişmemektedir.”
Konuşmasında, şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik stratejileri hakkında bilgi veren Dağ, kentin trafik sorununu bitirmeyi öngördüklerini söyledi.

Seçilmeleri halinde yeni çevre yolunu İzmir’e kazandıracaklarını dile getiren Dağ, bu yolun, 9 bağlantı yoluyla şehir merkezine bağlanacağını belirtti.
Toplam 16 köprülü kavşak, altgeçit ve alternatif yollarla şehir merkezinde akıcı trafik sağlayacaklarını anlatan Dağ, Körfez Geçişi Projesi ile Çiğli ve Balçova arasının 5 dakikaya ineceğini, bu hat üzerinde bir raylı sistemi de hizmete almayı vadettiklerini bildirdi.

Dağ, kentin ekonomik kalkınmasında bilişim, yenilenebilir enerji ve turizmi stratejik alan olarak belirlediklerini ifade etti.

“MİLYONLARCA HEMŞEHRİME MESAJ ATARAK ŞAHSIMIZLA İLGİLİ ALAKASIZ İFADELER KULLANIYOR”
Bu yola çıkarken günlük siyasi tartışmaların içinde bulunmayacaklarını söylediklerini ancak bir konuya temas etmenin zaruri hale geldiğini belirten Dağ, şöyle konuştu:
“Son zamanlarda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son derece panik halinde olduğunu görüyorum. İzmir’deki programlarında ya da televizyon ve gazetelere çıktığında sürekli bizimle ilgili bazı söz ve ifadeleri oluyor. Bir genel başkanın İzmir’deki bir aday hakkında bu kadar konuşmasını manidar buluyorum. Konuşmakla da yetinmiyor, milyonlarca hemşehrime mesaj atarak şahsımızla ilgili alakasız ifadeler kullanıyor.
Şunu net bir şekilde ifade edeyim ki korkunun ecele faydası yok. Korkusu, yakın geçmişte kazanmış olduğu genel başkanlık koltuğunu başka birine kaptırmak herhalde. Bunun yanında çantada keklik gördükleri İzmir’de durumun çok da iyi gitmediğinin farkındalar. Sayın Özel’e şunu söylemek istiyorum, bu şehre dayatma yapmayın. Bu şehir dayatmayı kabul etmez. Büyükşehir ve 30 ilçeyi ‘Ben yaptım oldu.’ anlayışıyla adaylaştırırsanız ben de İzmirli olarak buna sonuna kadar isyan ederim. 31 Mart’ta da İzmirlilerin bu isyanıma omuz vereceğinden hiç şüphe yok. Sayın Özel, CHP tarihinin en kısa süre görevde kalan genel başkanı olarak kalacağı korkusuyla herhalde son dönemde böyle bir yola girdi. Biz İzmir’de gayet güzel bir süreç yürütüyoruz.”

İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİNİN AÇIKLAMALARI
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin ekonomisinin gelişmesi için ulaştırma ve lojistik imkanlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir liman kenti olarak dış ticarette ve özellikle de ihracatta ülkemiz açısından çok önemli bir role sahibiz.” dedi.

Kentte ikinci çevre yoluna ihtiyaç olduğunu, trafiğin azaltılması için toplu taşımada otobüslerin payının azaltılması, otopark sorununun çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getiren Özgener, kentin depreme karşı dirençli hale getirilmesinin önemini de vurguladı.

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da İzmir’in Körfez Geçişi Projesi ile yeni bir çevre yoluna ihtiyacının olduğunu aktardı.
İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Dağ’ın sadece İzmir’e dair projelerini ve hizmet hedeflerini anlatan kampanyasının Türkiye genelinde de örnek seçim kampanyası yönetimi olarak gösterildiğini, bu nedenle kendisini kutladığını söyledi.

Toplantıya, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı ve iş dünyası temsilcileri katıldı.


4 BAŞLIK ALTINDA HAZIRLANDI
Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.
Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:
“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”
GENÇLERE MÜJDELERİNİ SIRALADI
Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.
Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”
YENİ EVLENECEKLERE ÇEYİZ DESTEĞİ
Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.
İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda bir gencin “‘AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz’ gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz?” sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:
“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”
]]>