
Binalardaki bazı noktaların gözle görülebilir şekilde eğimli duruşu, bazı noktalardaki balkonların ise demir destekler yardımıyla ayakta durması göze çarptı.

Binalardaki kopmuş ve çatlamış bölümlerin içinde ise paslanmış demir malzemeler ve kolayca parçalanabilen bir beton yapısı olduğu görüldü.

Maddi sıkıntılar ve geçmiş dönemde ev sahiplerinin tamamının dönüşüm konusunda anlaşamaması gibi sebeplerle bu zamana kadar kentsel dönüşüm süreci başlatılamamış sitenin sakinleri bir müteahhit ile halen görüşme halinde olduklarını belirtti.

KİRALAR 10-15 BİN LİRA ARASINDA
Site sakinleri; dış çatlakları ve görünümüne rağmen binada kiraların 10 bin lira ile 15 bin lira arasında değiştiğini aktardı.

Geniş bir alanda yer alan ve çevresinde de birçok apartman bulunan sitenin orta bahçesindeki koridorun ise diğer çevre sakinleri tarafından da sokak benzeri geçiş rotası olarak kullanıldığı görüldü.

Site sakinlerinin bir kısmı, maddi sıkıntılar ve kira fiyatlarından dolayı müteahhitle anlaşma yapılması halinde de bina yıkılana kadar sitede yaşamayı sürdüreceklerini ifade etti.

HAZİRAN AYINDA 3 BİNA KENDİLİĞİNDEN ÇÖKTÜ
Kentsel dönüşüme yönelik uyarı, proje ve çalışmaların devam ettiği İstanbul’da kendiliğinden çökme riski bulunan birçok yapı olduğu biliniyor.

Son dönemde; Bahçelievler’de 27 Haziran’da aynı gün içinde 2 farklı binada kısmi çökme meydana gelmiş, 2 Haziran’da ise Küçükçekmece’de çöken bir binada 1 kişi hayatını kaybetmişti.

“KORKUNUN ÖLÜME FAYDASI YOK”
Site sakini Cafer Sayan, “Kentsel dönüşüm sürecine başvurdular. Bu Pazartesi herhalde imza vereceğiz. Oturmaya devam edeceğiz, nereye gideceğiz? Korkunun ölüme faydası yok. Şimdi buraya 10 kat veriyorlar, yukarıya 9 ve 8 kat. 95 daireden 85 taneye yakını düşüyor müteahhide.” ifadelerini kullandı.

“10 BİN LİRADAN AŞAĞI KİRA YOK”
Site hakkında bilgi veren Sayan, “Burada kiralar Allah’ı olmayan ne kadarı varsa, o kadar. 10 bin liradan aşağı kira yok. 12-13 ve 15 bin civarı. Bu blokta 22 daire var, 5 kişi yaşasa her bir evde 100’e yakın kişi var” açıklamasında bulundu.
“10 YILDIR BÖYLE
Son dönemde farklı binalarda yaşanan çökmeleri de duyduğunu söyleyen site sakini Hasan Özcan, “Duyduk, başka yerlerde de oldu. Bizler müracaat yaptık, bir müteahhitle anlaştık. 4 blok da var burada. 10 yıldır çatlaklar içinde yaşıyoruz” dedi.
“2 KOLON ÇÜRÜK DENDİ”
Özcan, “Ben 2002’de yöneticiydim. Deprem sonrasında bir profesör getirdim. İçeride depo vardı, onları sök dedi, başka koyduk. Bize 2 kolonun çürük olduğunu onları yaptırmamız gerektiğini söyledi, daha da bilmiyoruz” şeklinde konuştu.
“EMEKLİYİZ NASIL GİDECEĞİZ”
Emekli olduğunu ve gelecek süreçte başka yerde yaşamaya maddi durumu olmadığını ifade eden Özcan, “Mecburuz emekliyiz, nasıl gideceğiz? Burada yüzde 80 emekliler oturuyor. Müteahhit burada 90 daire varsa 180’e çıkartacak, bizim daireleri küçültecek, öyle yaparsak öyle kabul edelim dedi. Biz de kabul ettik. Burada oturacak bir vatandaşın verecek parası yok” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, “İstanbul’da bölgesine, binanın yaşına, sosyal imkanlarına göre kiralar değişiklik gösteriyor, şu anda 10 bin liraya da 300 bin liraya da lüks sitelerde 15 bin dolara da kira var” değerlendirmesinde bulundu. Kiraya yüzde 25 zam tavanının kalkmasıyla 400 bin ile 600 bin olduğu tahmin edilen boş evlerin sisteme girmesinin piyasayı rahatlatacağını belirten uzmanlar, “Şu anda 1 evi olan da 16 dairesi olan da 2 Temmuz’u bekliyor, boş evler arza girerse rekabetçi piyasa olur” değerlendirmesinde bulundu.
EV ARAYAN ÇOK, KİRALIK YOK
İSTOÇ İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Danışmanı Şenay Araç, her bölgenin belli bir kira skalası olduğunu ve kira fiyatlarını bölge, binanın yaşı ve sosyal donatılarda otopark, yüzme havuzu ve peyzajın etkilediğini söyledi. İstanbul için ortalama tek bir rakam söylemenin doğru olmayacağını dile getiren Araç, “Örneğin Bağcılar’da iki artı bir daire 15 bin TL’yse, Halkalı’da 35 bin, Etiler’de 50 bin TL. Kanlıca’da 70 bin TL, Bebek’te ise manzaralı bir daire 180 bin TL. Her bölgenin bir değeri var” diye konuştu.
Mülk sahiplerinin şu anda yüzde 25 kira sınırının kalmasını beklediğine işaret eden Şenay Araç, “Bir dairesi olan da 16 dairesi olan ev sahipleri de 2 Temmuz’u bekliyor evlerini kiraya vermek için. Evlerini boş tutan, kiraya vermeyen çok fazla mülk sahibi var. 2 Temmuz’dan sonra piyasaya kesin yeni daireler çıkacaktır. Piyasada fiyatlar yeni dairelerin arza girmesine göre şekillenecek, artış yönünde yukarıya gidebilir” değerlendirmesinde bulundu. Fiyatların geçen ay yüzde 10 geriye gittiğini, ancak şu anda kiralama sezonu olmasıyla yüzde 10’un geri alındığını belirten Araç, “Şu anda kiralık yok. Çok fazla kiralık ev arayan var ancak kiralanacak ev yok” diye konuştu.
KİRALAMADA SIKINTI YOK, SATIŞ TARAFI YAVAŞ
Keller Williams Ekol Yönetici Ortak Ahmet Kurşunlu, kiraların semtine, şerefiyesine, daire büyüklüğüne göre değişkenlik gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Acarlar’da kiralık 1 artı 1 40-45 bin TL, iki artı bir ortalama 55 bin TL, Beykoz konaklarında 15 bin, Acarkent’te 12-15 bin dolar. Bağdat Caddesinde 55-70 bin TL, dubleks 90 bin liraya da kiralıklar var. Bir başka sitede eski kiracı 12-15 bin liraya otururken, yeni kiracı 35 bin TL veriyor.”
Kiralamada sıkıntı olmadığını, dairelerin hemen kiralandığına işaret eden Kurşunlu, “Satış tarafı yavaş gidiyor. O nedenle bir tık fiyatlarda gerileme başladı, yüzde 5-10 seviyesinde, piyasa şu anda daha reel bir noktaya oturdu” dedi. 1 Temmuz’dan itibaren yüzde 25 sınırının kaldırılmasının piyasayı değiştirebileceğini, mülk sahiplerinin kazanmadığını düşünerek kiralamadan kaçındığına işaret eden Kurşunlu, “O durum biraz değişebilir. Piyasaya biraz daha kiralık ev çıkabilir. Mülk sahipleri şu anda kararın çıkması için temmuzu bekliyorlar” diye konuştu.
ÇEPERLERDE 12 BİN, MERKEZDE 50 BİN TL
İTO Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, İstanbul’da Bağcılar, Esenler, Sultanbeyli gibi şehrin çeperlerinde 2 artı 1 dairelerde kiraların 10-12 bin liradan başladığına işaret ederek, “Biraz daha merkeze örneğin Kartal’a geldiğimizde 20-25 bin TL, daha merkezi yerlerde Kadıköy gibi 40-45 bin TL bandında. Lüks yerlerden bahsetmiyorum” diye konuştu.
Kiralık piyasasının şu anda bir normalleşme sürecinde olduğuna işaret eden Akdoğan, “Görünen o ki kiralık tarafta konut arzı çözülmezse fiyat artışı devam edecek. Çünkü insanlar bugün ev almak istese de taksitlerini ödeyememe sorunu var, o nedenle barınma ihtiyacı için kiralık tarafa yöneliyorlar” diye konuştu.
1 Temmuz’dan itibaren kiralara yüzde 25 sınırının devam etmemesi halinde boş tutulan evlerin piyasaya girmesi halinde daha rekabetçi bir piyasa oluşabileceğine işaret eden Akdoğan, “Yüzde 25 sınırı olduğu için şu anda evi boşalan kiraya vermiyor. Bu şekilde 400 ile 600 bin daireden bahsediliyor. Bunlar sisteme girerse arz tarafında rahatlama olur, kiralık daire sayısı artar. Kiracı adına olumlu bir gelişme olur. Arzın artmasıyla rekabetçi bir piyasa oluşursa fiyat açısından kiracıya da yarar. Yine günlük kiralık evlerin de uzun dönemli kiraya çevrilmesinin de olumlu bir yansıması olur” diye konuştu.
İSTANBUL’DA 10 BİNE DE 300 BİN LİRAYA DA KİRA VAR
İstanbul Emlak Odası Başkanı Nizamettin Aşa, İstanbul’da kira fiyatlarının belli bir banda oturup oturmadığı konusunda, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şu anda 10 bin liraya da 250-500 bin lira da kiralık daire var. Arnavutköy, Avcılar, Gaziosmanpaşa’nın bazı mahallelerinde şu anda 10 bin lira seviyelerinde kiralık bulmak mümkün. Beşiktaş’ta ise 2 artı 1, kombili bir ev 20-30 bin lira arasında. Kiralamalarda şu anda çok bir değişiklik yok. Ancak geçen yıl kimse ev bulamıyordu, şimdi arzda fazlalık başladı. Çok ciddi fiyat düşüşleri yok, yüz yüze pazarlıkların olduğu bir piyasa var ve bizim tespitlerimize göre yüzde 25-30 gibi fiyatlarda gerileme var. Kiralamalar çok fazla yok, piyasa stabil gidiyor.”

KİMİN YALANCI KİMİN İFTİRACI KİMİN DE DOSDOĞRU OLDUĞUNUN BELGESİDİR
“Kaç gündür çamur yalan iftira siyasetine hem Ankara hem Türkiye şahit oluyor. Bizim mal varlığımızı açıklamamızla beraber, bir yalan, çamur ve iftira kampanyası başlattılar. 600 dairem varsa adıma kayıtlı ben beyannamede vermediysem istifa ederim ama bana bu yalanı atan Sayın Yavaş’ın da bir konuşması var. 600 dairesi varmış niye beyanda bulunmadı ben de dedim ki 600 tane dairem varsa tapusunu çıkarsınlar ben istifa edeceğim yoksa zerre onurları varsa… Basın objektif olmalı ve tarafsız olmalı. Ama bırakın objektif olmayı iftira ve yalan kampanyasının bir parçası oldular.

Bugün de Antalya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığından verdiğim dilekçenin sonucu; ilgili dilekçede bahsi geçen … TC kimlik no’lu Turgut Altınok adına Türkiye’nin tamamının 02.05.2012’den beri ortak platformu Tapu Kadastro Bilgi Sistemi üzerinde TC Kimlik numaralı kriterleri kullanılarak yapılan araştırma ve sorgulama sonucunda Antalya il ve ilçeleri içerisinde herhangi bir gayrimenkul kaydına rastlanmamıştır. Gördüğünüz gibi Hakan Çelik imzasıyla Tapu Daire Başkanı. Bunu bütün kamuoyuna sunuyorum. Kimin yalancı kimin iftiracı kimin çamur kimin de dosdoğru olduğunun belgesidir bu.”

“25 MİLYONLUK EVİNİN HESABINI VEREMEZ”
Altınok, “Ahlaksızca çamur ve iftiraları atmaya devam ettiler. Dolayısıyla bu zerre onuru olanlar özür dileyecek. Tabi bu iddia yatanlarla ilgili dava sürecini başlatırken maddi ve manevi bunlar hepsi gördüğünüz gibi mahkum olacak. Ama Ankaralı şunu görmeli ki bir tarafta tertemiz bir aday var, öbür tarafta yalan çamura batmış iftiracı bir aday var. Kendisi tabi Londra’da aldığı evin hesabını veremez. Kendisi şu an oturduğu 25 milyon liralık evin hesabını veremez çünkü ikisini de belediye başkanı olduktan sonra almış. Yani 25 yıl Yavaş belediye başkanlığı yapsa 25 milyon lira ev alamaz. Kızının şirketi Londra’da, evi Londra’dan alıyor. Yani bizim neyimiz varsa Türkiye’de. Bizim kıblemiz Türkiye. Vatanımız Türkiye. Bizim başka gidecek vatanımız yok. Onlar Londra’ya gidebilirler. Evleri hazır. Villası hazır. Şirketi hazır. İşi hazır. Ama bizim Türkiye dışında başka bir vatanımız yok.” ifadelerini kullandı.

“YAVAŞ’IN ZERRE ONURU VARSA İSTİFA EDECEK!”
Turgut Altınok, “Evet, yalan, çamur, iftira kampanyasına Sayın Yavaş da katıldı. Dolayısıyla 600 tane Antalya’da dairesi var. Onun niye beyannamesini vermedi? İstifa etmesi gerekir dedi. Ben dedim ki Antalya’da adamı 600 tane daire varsa ben istifa etmeye hazırım. Yoksa bu çamuru atan bu yalanı söyleyen, çamur yalan kervanına katılan Sayın Yavaş’ın da zerre onuru varsa istifa etmesi gerekirdi. Bugün gördüğünüz gibi burada belge Antalya’dan aldığımız belgedir. Hiç Antalya’da altın altın altın üzerine hiçbir gayrimenkul olmadığının tapu dairemizin belgesidir. Bana iftira atan, çamur atan, yalan söyleyen kim varsa kim varsa, onların yalancı iftira atıcı ve çamurcu olduklarının belgesidir. Dolayısıyla Sayın Yavaş zerre onuru varsa Yavaş’ın istifa etmesi lazım. Bu istifa etmesini gerektirecek. Bunu yalanlayan devletimizin belgesidir.” dedi.
İddiaya göre; hasta olan annesi ile birlikte yaşayan Yaşar Kaplan, yaklaşık 5 yıl önce hasta bakıcı bir kadını yanlarına alarak birlikte yaşamaya başladı. Bir süre sonra ise bakıcı kadın sokaklardan topladığı çöpleri eve taşıyıp odalarda biriktirmeye başladı.
KOKU TÜM BİNAYI SARDI
Yaklaşık 1 yıl önce ise yaşlı kadın vefat edince Kaplan ve bakıcı kadın birlikte yaşamaya devam etti. Çöp toplamaya devam eden kadın dairenin tüm odalarını doldurunca kötü koku nedeniyle binada yaşayan vatandaşlar şikayetçi olmaya başladı. Durumu merak edip komşularının evine giden vatandaşlar karşılaştıkları manzara karşısında şaşkına döndü.

7 KAMYON ÇÖP ÇIKTI
Vatandaşlar durumu Sultangazi Belediyesine bildirdi. Bunun üzerine binaya gelen ekipler, kötü kokunun sardığı dairedeki çöplerin boşaltılması için çalışma başlattı. Mutfak ve banyosu dahil tamamen dolu olan evdeki çöplerin dışarı çıkartılması için sokak, yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Tedbirlerin alınmasının ardından çöpler, balkon ve pencerelerden atılarak kamyonlara yüklendi. 2 gün süren çalışmalarda evden 7 kamyon çöp çıkartıldı. Daire sahibi Yaşar Kaplan’ın ise bu esnada ekiplerin başında durup çalışmaları izlemesi dikkat çekti.

“BENİM DE HABERİM YOK, GELİNCE ÖĞRENDİM”
Daire sahibi Yaşar Kaplan, kendisinin hasta olduğunu; bu nedenle hastanede tedavi gördüğü için yaklaşık 2 aydır evine gelmediğini ve geri döndüğünde ise böyle bir manzara ile karşılaşınca bakıcı kadını evden gönderdiğini iddia etti. Ancak binada yaşayan komşuları kendisinin yalan söylediğini ve kokunun uzun zamandır geldiğini 2 ayda bu kadar çöp toplanmasının imkansız olduğunu öne sürdü.
BELEDİYE EKİPLERİ ÇALIŞMA BAŞLATTI
Temizlik çalışması ile ilgili açıklama yapan Sultangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Havva Canbakkal, “Burada bir çöp ev olduğu şikayeti bize gelmişti. Onunla alakalı ekipleri yönlendirdik. Ama işin boyutu çok büyük olduğu için bir de sağlık ve hijyenik şartlar olmadığı için büyük koku problemi var içeride. Atıkların uzun süredir burada biriktirildiği anlaşıldı. Ev tıklım tıklım dolu. Çalışma başlattık” dedi.

“KOKUDAN DURAMIYORUZ”
Binada yaşayan Durmuş Yılmaz isimli vatandaş, “Ben burada 20 senedir oturuyorum. Fakat 5 senedir bu dairelerin birisinde bayan çöp topluyordu. Rahatsız oluyorduk. Biz de belediyeye başvurmak zorunda kaldık. Sağ olsunlar geldiler ilgileniyorlar. Daire kapılarını açtığımız zaman kokudan duramıyoruz. Sanki bir lağım patlamış gibi koku geliyor. Çocuklarımız rahatsız oluyor, boğazlarında ağrılar başladı, sineklerden cam açamıyoruz. Büyük sinekler camdan içeri fırlıyor. Mikrop yuvası gibi. Bütün odalara baktım. Hepsi tavana kadar dolu, banyo bile tıkanmış. Sadece 3 metre bir alan var. Dairenin içinde çöpleri her yere tıkamış” dedi.
Bir diğer komşu Canan Erbaş ise “Binamızda 5-6 senedir aşırı derecede koku vardı. Komşularımız da çok rahatsız oluyorlardı. Zabıtayı aradık geldiler. Bir bayan vardı. O sürekli topluyordu eve çöpleri biz de bu durumdan rahatsız oluyorduk” diye konuştu.

Bu kişi ise, daireyi bir başkasına kiraya verdi. Daireyi son kiralayan kişi evdeki 3 odaya ve arka taraftaki balkona yataklar yerleştirdi. İddiaya göre bu yatakları da günlük ve kısa süreliğine yüksek fiyatlarla kiralamaya başladı.

Her odada 10 yatak bulunan daireyle ilgili şikayetler artınca ev sahibi İstanbul Emlakçılar Odası’nı arayarak yardım istedi.

Haber verilmesi üzerine daireye gelen polis ekipleri ev sahibiyle kiracı arasında sözleşme olması nedeniyle işlem yapmadan daireden ayrıldı. Ev sahibi ise konuşmak istemedi.

“POLİS 1 AYDA 20 KEZ BASKIN YAPTI”
Kısa bir süre önce banyodan su sızması, gürültü gibi sorunların yanı sıra, elektrik tesisatının kısa devre yapması sonrası alt kattaki dairede yangın çıktı. Şikayetlerin artması üzerine ev sahibi İstanbul Emlakçılar Odası’ndan yardım istedi.

Daireye gelen İstanbul Emlakçılar Odası Yönetim Kurulu üyesi Arzu Pul, “Avcılar’da genelde yabancı emlakçıların kiralık daire verdikleri zaman kiracı ve ev sahibi ihtilafa düşüyor. Dün akşam ev sahibi beni arıyor. Bir yabancı emlakçının dairesini kiraya verdiğini daire içinde 27 kişinin kaldığını, bunların kimliklerinin olmadığını, 1 ayda polisin 20 kez baskın yaptığını dile getirdi. Nasıl çıkartabileceğini sordu. Avcılar’da herhangi bir sorun oluştuğu zaman bize geliyorlar. Biz de elimizden geldiğince çözüm bulmaya çalışıyoruz.” dedi.

“27 KİŞİ AYNI EVDEYDİ”
Pul, “Dün akşam olay yerine gittik. 27 kişi aynı evdeydi. Polis çağırmasını söyledik. Polis geldi herhangi bir şey yapmadı çünkü evde kimse yoktu. Sadece her odada 10’ar yatak vardı. Balkonda bile yatak var. Kaçak barındırıyorlar. Kontrat olduğu için bir şey yapamıyorlar. Yasalara göre işlem yapılabilmesi için kaçakların olay yerinde tespit edilmesi gerekiyordu. İçeride kimse olmadığı için bir çözüm olmadı. Dairenin kötü kullanımına bağlı olarak aşağıya su aktı. Aşağıdaki dairede kısa devreden yangın çıktı. Bir tek bu dairede oturanlar yabancı diğer kiracılar yani Türkler çok rahatsız. Daireye girenin çıkanın haddi hesabı yok. Yüksek rakamlara kiraya vererek böle sorunlarla karşılaşıyorlar. Kontrat yaptıktan sonra herhangi bir şey yapma durumu yok ev sahibinin. İsterse apartman kurallarına aykırı davransın isterse yasaları delsin, o kontrat bitene kadar o kiracıyı dairede çıkaramaz ” diye konuştu.

“ALT KİRALAMA YAPILIYOR, YATAK BAŞI 3 BİN LİRA”
Arzu Pul, “Kimliği olan bir yabancı kiralıyor. Onun adı altında alt kiralama yapılıyor aslında yasak. Kiralayan da alt kiralama yapıyor. Yatak başı 3 bin lira para alıyorlar. Düşünün bir daireyi 7-8 bin liraya kiralıyor. Onun altından alt kiralama yaparak yatak başı 3 bin lira alıyor. 10 yatakta 30 bin lira eder. 90 bin lira geliri var bu vatandaşın neden? Genelde metruk binalarda oluyor. Kendi vatandaşımız korkuyor, hasarlı bina olduğu için korkuyor. Boş kalmasın kira getirsin diye kaçak bir şekilde kiraya veriyorlar. Bilemiyorlar ki kiracıyı bir daha çıkaramayacağını. Yangına neden olacak hırsızlığa sebep olacak kadar ciddi boyutta tehlike var.” dedi.

“BALKONDA DAHİ YATAKLAR VAR”
Daire sahibinin arkadaşı olan ve emlakçılık yapan Gökhan Kırık ise, “Bir arkadaşımız beni aradı benden rica etti. Yardımcı olmamı istediler. Şu gördüğünüz binanın 2. katı balkonlu olan dairede kaçak göçmenler var. Ev sahibi de buraya giremedi benden rica etti. Alt katta yangın olmuş. Alt katta da bir bayan oturuyor korkmuş. Biz de gittik baktık gerçekten de sıkıntılar vardı. Ev sahibiyle daireye gittik zenci bir çocuk kapıyı açtı. İçeriye girdik ceset kokuyor içerisi. Bir odaya geçtim 10 yatak, başka bir odaya geçtim 5 yatak. Balkonda dahi yataklar var. Önde bir balkon var arkada da bir balkon var. Arka taraftaki insanlar perde olmadığı zaman insanları çırılçıplak görüyor rahatsız oluyor. Polis gelmiş defalarca baskın olmuş kaçanlar olmuş ama hala bu devam ediyor. Beyefendi de ilanı koymuş kiraya vermek için. İnsan da bilemiyor ne olacağını. Kiraya vermişler bir adam kiraya verdikten sonra dairede ticaret döndürmüş. İçerisi berbat şu anki ev sahipleri de çok mağdurlar ” şeklinde konuştu.
