Üzüm çekirdeği yağı, yüksek antioksidan ve vitamin içeriği sayesinde kozmetik, ilaç ve gıda alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Peki, siyah üzüm çekirdeği ve tozunun faydaları nelerdir? Üzüm çekirdeği yağı nasıl kullanılır?

SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI
Kalp Sağlığını Destekler: Kötü kolesterolü düşürerek kalp rahatsızlığı riskini azaltır.
Kan Dolaşımını İyileştirir: Kan akışını artırarak genel dolaşım sağlığını destekler.
Hemoroid Rahatlatıcı: Hemoroide bağlı ağrı ve şişliği giderir, kanamaları hafifletir.
Yaraların İyileşmesini Hızlandırır: Hücre yenilenmesini teşvik ederek yaraların daha hızlı iyileşmesine olanak tanır.
Cilt Sağlığını Destekler: Cildin yumuşamasını ve esnekliğinin artmasını sağlar.
Artrit Ağrılarını Hafifletir: Artritten kaynaklanan şişme ve ağrılara karşı rahatlama sağlar.

Varis ve Örümcek Damarları Önler: Bu tür damar problemlerinin oluşumunu engeller.
Kas Yorgunluğunu Azaltır: Kasların daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur.
Cilt Nemini Dengeler: Cildin doğal nem dengesini korur.
Gözenekleri Temizler: Cildin gözeneklerini derinlemesine temizler.
Akne ve Sivilce Tedavisinde Etkilidir: Ciltteki akne ve sivilcelerin azalmasına yardımcı olur.
Yaşlılık ve Güneş Lekelerine Karşıdır: Yaşlanma ve güneş lekelerini hafifletir.
Saç ve Saç Derisi Sağlığını Destekler: Saç dibindeki egzama ve kepek oluşumunu önler.
SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ TOZU FAYDALARI!
Göz Sağlığını Korur: Katarakt oluşumunu engelleyerek göz sağlığını destekler.
Damar Sağlığını Güçlendirir: Varis hastalarına şifa olur, damarları sağlamlaştırır ve kalp krizi, hipertansiyon, felç riskini azaltır.
Kanser Riskini Azaltır: DNA bozulmalarını önleyerek kanser olma riskini düşürür.
Damar Sertliğini Önler: Damarların sertleşmesini engelleyerek dolaşım sağlığını korur.

Cilt Gençliğini Korur: Deri sarkmasını ve yüz kırışıklıklarını önleyerek cildin genç kalmasını sağlar.
Romatizma Ağrılarını Azaltır: Romatizma kaynaklı ağrıları hafifletir.
Zihin ve Vücut Zindeliğini Artırır: Vücudu ve zihni zinde tutar, kan yapıcı özellik gösterir.
Diyabeti Önler ve Tedavi Eder: Diyabete karşı koruyucu ve tedavi edici etki gösterir.
Beyin Sağlığını Destekler: Beyne giden oksijeni artırarak beyin damarlarını güçlendirir.
Kabızlığa İyi Gelir: Sindirimi düzenleyerek kabızlığı önler.
Yüksek Tansiyonu Düşürür: Kan basıncını dengeleyerek yüksek tansiyonu düşürür.
Mide Sağlığını Destekler: Ülser ve gastrit gibi mide sorunlarına iyi gelir.
Karaciğer Hastalıklarına Karşı Etkili: Karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Hemoroide İyi Gelir: Basur (hemoroid) tedavisinde etkilidir.

Kalp Sağlığını Korur: Kalbi koruyarak genel kardiyovasküler sağlığı destekler.
Toksinleri Atar: Vücutta biriken toksinleri dışarı atar.
Sinirleri Yatıştırır: Sinir sistemini rahatlatarak sakinlik sağlar.
Hücre Yenilenmesini Destekler: Hücreleri yenileyerek zayıflamaya yardımcı olur.
Mide Bulantısına İyi Gelir: Özellikle hamilelik döneminde görülen mide bulantılarına karşı etkilidir.
Cilt Sağlığını Güzelleştirir: Cildi güzelleştirir, kırışıklık ve leke oluşumunu önler.
Böbrek Sağlığını Destekler: Böbreklerdeki taş ve kumların düşürülmesini kolaylaştırır.
SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI NE İŞE YARAR?
Üzüm çekirdeği yağı, soğuk pres yöntemiyle elde edilir ve E, C vitaminleri, fenoller, tanenler ve antioksidanlar içerir. Bu bileşenler, hücreleri serbest radikallere karşı korur. Ciltte kullanıldığında kuruluğu giderir ve nem sağlar. İçildiğinde mide ve bağırsaklardaki hatalı hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur. Kalp ve damar sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞININ GENEL FAYDALARI
Üzüm çekirdeği yağı, sağlık ve güzellik alanında çeşitli faydalar sunar:
Cilt Lekelerini Hafifletir: Cildi besler ve yaşlanma karşıtı etki gösterir.
Saçları Besler: Saçların daha hızlı ve sağlıklı uzamasına yardımcı olur.
Tırnakları Güçlendirir: Manikür ve pedikür sırasında kullanılarak tırnak kırılmalarını azaltır.
İnsülin Direncini Azaltır: Obezite hastalarında insülin direncini tedavi eder.
Enfeksiyonlarla Mücadele Eder: Antienflamatuar etkileri sayesinde enfeksiyonları iyileştirir.

Alerjik Tepkimeleri Azaltır: Histamin yıkıcı etkisiyle alerjileri engeller.
Mide ve Bağırsak Sağlığına İyi Gelir: Serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaraların iyileşmesine yardımcı olur.
Damar Tıkanıklıklarını Önler: Kanın daha akışkan olmasını sağlayarak damar tıkanıklıklarına karşı korur.
Kolesterolü Düşürür: Kalp sağlığını korur.
Kanserle Mücadele: Kolon kanserinin tedavisinde kullanılabileceğine dair bulgular vardır.

SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞININ SAÇA FAYDALARI
Üzüm çekirdeği yağı, saç ve saç derisini besleyerek sağlıklı ve parlak görünüm sağlar:
Kepek ve Kaşıntıyı Hafifletir: Saç diplerindeki kepek ve kaşıntıyı azaltır.
Yaraların İyileşmesini Sağlar: Saç diplerindeki yaraların enfeksiyon kapmasını önler ve hızlı iyileşmesini sağlar.
Parlaklık ve Hacim Katar: Saçların daha sağlıklı ve parlak görünmesini sağlar.
Kırılmaları Azaltır: Saç uçlarındaki kırılmaları düzenli kullanımda azaltır.
Saç Dökülmesini Azaltır: Saç köklerini besleyerek dökülmeleri önler.
SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞININ CİLDE FAYDALARI
Cilt Lekelerini Hafifletir: Renk eşitliği sağlar ve cilt lekelerinin rengini açar.
Kırışıklıkları Giderir: Hücre yenilenmesini hızlandırarak ince çizgi ve kırışıklıkları azaltır.
Çatlak Görünümünü Hafifletir: Düzenli kullanımda çatlakları azaltır.
Yara İzlerini İyileştirir: Yaraların iz bırakmadan iyileşmesine yardımcı olur.

Ayak Mantarını İyileştirir: Kaşıntı ve kokuyu giderir.
Cilde Parlaklık Verir: Cilt hücrelerini yenileyerek daha canlı ve parlak bir görüntü sağlar.
Kolajen Üretimini Destekler: Ciltteki kolajen üretimini artırarak daha gergin ve genç bir görünüm sağlar.
SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI NASIL KULLANILIR?
Üzüm çekirdeği yağı, kullanım amacına göre farklı şekillerde kullanılabilir. Kronik hastalıklar için takviye gıda olarak tercih edilebilir veya cilt ve saç bakımında kullanılabilir.
GIDA OLARAK KULLANIMI:
Günde bir çay kaşığı üzüm çekirdeği yağı tüketilebilir. Hassas mideye sahip olanlarda karın ağrısı, mide bulantısı ve ishal gibi yan etkilere yol açabilir. Bu tür yan etkiler görülürse kullanıma ara verilmelidir. Kronik hastalığı olanlar ve ilaç kullananlar doktorlarına danışmalıdır.
CİLT İÇİN KULLANIMI:
Yaşlanma karşıtı etkileriyle cilt bakımında kullanılır. Yüz nemlendirici kremlerine birkaç damla eklenerek kullanılabilir. Kil maskelerine eklenerek cildi besler ve kilin kurutucu etkisini azaltır. İlk kez kullanacaklar yama testi yapmalıdır.
SAÇLARA UYGULAMA:
Saçların sağlıklı ve parlak görünmesi için duş sırasında saça masaj yaparak uygulanabilir. Saç nemlendirici krem, serum ve şampuanlarına eklenebilir.

SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞINI KİMLER KULLANMAMALIDIR?
Bazı durumlarda üzüm çekirdeği yağı kullanımı önerilmez:
Alerjik Reaksiyonlar: Üzüm veya üzüm ürünlerine alerjisi olanlar kullanmamalıdır.
Hassas Cilt: Hassas cilde sahip olanlar dikkatli kullanmalıdır.
Hamilelik ve Emzirme: Hamileler ve emziren anneler doktorlarına danışmalıdır.
Göz Teması: Gözle temasından kaçınılmalıdır.
Aşırı Kullanım: Aşırı kullanımdan kaçınılmalıdır.
]]>KARINDA DAMAR ATMASI NORMAL Mİ?
Özellikle kilosu boyuna nazaran az ve zayıf insanlarda, Aort damarının karın bölgesindeki atışı daha belirgin şekilde gözlemlenebilir. Bazen bu gibi durumlarda damar atış sesleri de duyulabilir. Ancak, bu gözlemlenen durum normaldir ve herhangi bir şüpheye yol açmaz. Aort damarının atması ve sırt üstü yatıldığında atışın görülmesi doğal bir durumdur.

Özellikle spor yapmayan kişilerde daha net bir şekilde fark edilebilir. Karın atmasıyla birlikte bazı belirtiler de görülüyorsa, doktora başvurmak son derece önemlidir. Bu belirtiler arasında mide bulantısı ve karın ağrısı öne çıkar. Bu sorunlarla birlikte atışın görülmesi, araştırılması gereken bir konudur.
AORT ANEVRİZMASI NEDİR?
Aort Anevrizması, diğer adıyla Aort balonlaşması, vücudumuzdaki kan dolaşımı için büyük önem taşıyan Aort damarının zayıflaması sonucu oluşan bir durumdur. Anevrizma, Aort damarının çeşitli bölgelerinde küçük boyutlarda oluşabilir. Ancak, Aort damarında kan sızıntıları meydana geldiğinde ciddi sonuçlara yol açabilir. Anevrizmalar zamanla genişleyebilir ve büyüdükçe damarın patlama riski de artar. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında acil tedavi gereklidir.

AORT ANEVRİZMASI BELİRTİLERİ
Anevrizma, Aort damarının herhangi bir bölgesinde oluşabilen bir durumdur, ancak en sık karın bölgesinde görülür. Göğüs içinde de meydana gelebilen türleri vardır ve genellikle küçük boyutlarda başlar, yavaşça büyürler. Anevrizma genellikle belirti vermez ve insanların farkında olmadığı için tespiti zor olabilir. Ancak zamanla büyüyerek yayıldığından, bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Karın bölgesinde şişkinlik, karın atmasında artış, karın bölgesinde hassasiyet ve ağrı en önemli belirtiler arasındadır.
Anevrizmadan korunmanın en önemli faktörleri arasında yüksek tansiyondan korunmak gelir. Eğer yüksek tansiyona sahipseniz, tedavisi için gerekli önlemleri almanız son derece önemlidir. Sigara kullanmak ve yüksek kolesterole sahip olmak da anevrizma oluşumuna katkıda bulunabilir. Spor yapmak, yağlanmadan kaçınmak için önemli bir adımdır ve hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir.

AORT ANEVRİZMASI TEDAVİSİ
Anevrizmanın tedavisinde genellikle takip yöntemi tercih edilir. Eğer anevrizma çok ciddi boyutlarda değilse, düzenli aralıklarla yapılan tetkiklerle hastalığın durumu izlenir. İlerlemesini önlemek için az yağlı beslenme, kolesterol seviyesinin kontrol altında tutulması, sigara ve alkol kullanımının engellenmesi gibi önlemler alınır. Gerektiğinde cerrahi operasyonlar da uygulanabilir.
Son yıllarda, endovasküler cerrahi adı verilen gelişmiş bir tedavi yöntemi de kullanılmaktadır. Bu yöntemde, anevrizma tedavi edilirken cerrahi operasyonlar yerine damar içinden yapılan girişimlerle anevrizmanın kontrol altına alınması hedeflenir. Ancak bu yöntem, hastalığın seviyesi ve hastanın durumu göz önünde bulundurularak karar verilen bir tedavi seçeneğidir.
Yine de, her hasta ve anevrizma durumu farklıdır. Tedavi yaklaşımı ve yöntemi, bir sağlık uzmanının değerlendirmesi ve önerileri doğrultusunda belirlenmelidir.
]]>‘HAYATTA OLMAMIN SEBEBİ DOKTORLARIM’
Karnındaki kitle nedeniyle yavaş yavaş kilo almaya başlayan ancak bu durumu çok umursamadığını dile getiren Genç, “Daha önce böbreğimde taş vardı. Bunu da böbrek ağrısı sandım. Fakat yanılmışız. Kitle böbreğe baskı yaptığı için ağrılarım oluyormuş. Alanya Devlet Hastanesi’nde ultrasonla bakarak emar çekip, kitleyi tespit ettiler. Daha sonra Isparta’da özel bir sağlık kuruluşuna başvurdum. Orada da sonuçlara bakıp, aynı gün ameliyata alabileceklerini söylediler. Korktum. Ailem İzmir’de yaşadığı için buraya geldim. Kan, idrar ve çeşitli tahliller yapıldı. Burada ameliyata girip çıkamama ihtimalim olduğu söylendi. Düşündüm ve risk aldım. Doktorlar da riskin büyüğünü aldı. Başarılı bir operasyon geçirdim. Hayatta olmamın sebebi doktorlarım. Kendilerine teşekkür ederim” dedi.
‘GEBE BİR KADIN GİBİYDİM’
Alanya’da bağlama ve gitar çaldığını ancak son dönemde ağrıları nedeniyle çalışamaz hale geldiğini anlatan Şükrü Genç, kendisini ikinci kez dünyaya gelmiş gibi hissettiğini belirtip, “Kocaman bir karnım vardı. Gebe bir kadın gibiydim. Ben ilk başta kilo aldığımı sanıyordum, umursamadım. Ağrılar başlayınca hastaneye gittim. Nefes alışverişim bile iyi değildi. Müzisyen olduğum için çok iyi diyafram kullanırdım. Ama diyaframımı kullanamıyordum. Uyurken bile rahatsız ediyordu. 70 kiloydum ameliyattan sonra 55 kiloya düştüm. Hocalarım kitlenin 8 kilo olduğunu söyledi. Bundan sonra gece çalışamam. Alanya’da dershane işiyle ilgileneceğim. 35 yıl sigara tiryakisiydim. Ameliyattan çıktığımdan beri bıraktım. Artık kokusunun olduğu yerde bile duramıyorum” ifadelerini kullandı.
‘HASTANIN TEK ŞANSI CERRAHİ İDİ’
Şükrü Genç’in 29 Mart’ta taburcu olduğunu ve ameliyatın ardından hiçbir komplikasyon yaşamadıklarını ifade eden İzmir Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ali Kemal Kayapınar, hastanın dünyada az rastlanan bir damar anomalisine sahip olduğunu söyleyerek, “Her insanda damarların normal bir seyri vardır ancak bazı kişilerde bu seyir değişebiliyor. Sol bacaktaki damarın normalde aşağıda, sağ bacaktaki damarla birleşmesi gerekirdi. Damar tümör içinden gidip sol böbreğin toplardamarına katılıyordu. Tümörün içinde olduğu için cerrahi açıdan büyük bir risk vardı. Hastamızı onkoloji konseyinde değerlendirdik. Biyopsisinin ardından kanser teşhisi konuldu. Konseyde ameliyat öncesi kemoterapi kararı çıktı. Ancak kemoterapiye cevap alamadık. Hastanın tek şansı cerrahi idi. Hasta ile tümörün çok büyük olması ve bunun yanında damar anomalisi nedeniyle ameliyatın riskli olduğunu konuştuk. Kendisi de riskleri kabul etti biz de kabul ettik” diye konuştu.
‘8 KİLO AĞIRLIĞINDA OLDUĞUNU GÖRDÜK’
Tümörün dalağı, pankreası, sol böbreği ve sol kolonu tuttuğunu anlatan Doç. Dr. Kayapınar şöyle devam etti:
“Tümör ile bu organları çıkardık. Aynı zamanda tümörün içinden altından giden önemli damarı koruyarak geride hiç tümör dokusu bırakmadık. Tümörü çıkardık ve tartıp 8 kilo ağırlığında olduğunu gördük. Hastamızın bu ameliyatla yaşam süresini uzatma olasılığını sağladığımız için gururluyuz. Bu kitle karnın arka tarafında yer aldığı için büyük boyutlara gelene kadar kendini göstermemiş ve hastada herhangi bir şikayet olmamış. Hastanın genç olması bu şişkinliği önemsememesine neden olmuş. Daha sonra organlarına bası yapması sonucu şikayetlerin başlaması üzerine tetkik için doktora gidip hastalığı tesadüfen ortaya çıkmış.”
‘AMELİYAT MASASINA YATIP KALKAMAMA İHTİMALİ VARDI’
Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Güner ise “Bu lezyonlar cerrahi için zordur. Çünkü yerleşim yeri itibariyle ulaşması zordur. Damarlara olan komşuluğu, etraf dokuları içine alması, geç dönemde fark edilmesi, hastaların genellikle kilo aldığını düşünerek hastaneye geç başvurması ve başvurduğu zaman da damarları ve etraf dokuları sardığı için eve gönderilmesi riski arttırıyordu. Son çare olarak buraya başvurdu. Hastaya bütün şeffaflığıyla durumu paylaştık. Ameliyat masasına yatıp kalkamama ihtimalinin olduğu belirtildi. Hastanın kendisi de ameliyat olmazsa hastaneden çıkmasının mümkün olmayacağını biliyordu. İyi bir ekiple başarılı bir operasyonla tümörlü alan temizlenmiş oldu. Hastaya sağladığımız katkı bizim için paha biçilemez. Hastayı takiplerde iyi olduğunu görmek bizim için mutluluk verici” diye konuştu.
KARINDA DAMAR ATMASI NORMAL Mİ?
Özellikle kilosu boyuna nazaran az ve zayıf insanlarda, Aort damarının karın bölgesindeki atışı daha belirgin şekilde gözlemlenebilir. Bazen bu gibi durumlarda damar atış sesleri de duyulabilir. Ancak, bu gözlemlenen durum normaldir ve herhangi bir şüpheye yol açmaz. Aort damarının atması ve sırt üstü yatıldığında atışın görülmesi doğal bir durumdur.

Özellikle spor yapmayan kişilerde daha net bir şekilde fark edilebilir. Karın atmasıyla birlikte bazı belirtiler de görülüyorsa, doktora başvurmak son derece önemlidir. Bu belirtiler arasında mide bulantısı ve karın ağrısı öne çıkar. Bu sorunlarla birlikte atışın görülmesi, araştırılması gereken bir konudur.
AORT ANEVRİZMASI NEDİR?
Aort Anevrizması, diğer adıyla Aort balonlaşması, vücudumuzdaki kan dolaşımı için büyük önem taşıyan Aort damarının zayıflaması sonucu oluşan bir durumdur. Anevrizma, Aort damarının çeşitli bölgelerinde küçük boyutlarda oluşabilir. Ancak, Aort damarında kan sızıntıları meydana geldiğinde ciddi sonuçlara yol açabilir. Anevrizmalar zamanla genişleyebilir ve büyüdükçe damarın patlama riski de artar. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında acil tedavi gereklidir.

AORT ANEVRİZMASI BELİRTİLERİ
Anevrizma, Aort damarının herhangi bir bölgesinde oluşabilen bir durumdur, ancak en sık karın bölgesinde görülür. Göğüs içinde de meydana gelebilen türleri vardır ve genellikle küçük boyutlarda başlar, yavaşça büyürler. Anevrizma genellikle belirti vermez ve insanların farkında olmadığı için tespiti zor olabilir. Ancak zamanla büyüyerek yayıldığından, bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Karın bölgesinde şişkinlik, karın atmasında artış, karın bölgesinde hassasiyet ve ağrı en önemli belirtiler arasındadır.
Anevrizmadan korunmanın en önemli faktörleri arasında yüksek tansiyondan korunmak gelir. Eğer yüksek tansiyona sahipseniz, tedavisi için gerekli önlemleri almanız son derece önemlidir. Sigara kullanmak ve yüksek kolesterole sahip olmak da anevrizma oluşumuna katkıda bulunabilir. Spor yapmak, yağlanmadan kaçınmak için önemli bir adımdır ve hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir.

AORT ANEVRİZMASI TEDAVİSİ
Anevrizmanın tedavisinde genellikle takip yöntemi tercih edilir. Eğer anevrizma çok ciddi boyutlarda değilse, düzenli aralıklarla yapılan tetkiklerle hastalığın durumu izlenir. İlerlemesini önlemek için az yağlı beslenme, kolesterol seviyesinin kontrol altında tutulması, sigara ve alkol kullanımının engellenmesi gibi önlemler alınır. Gerektiğinde cerrahi operasyonlar da uygulanabilir.
Son yıllarda, endovasküler cerrahi adı verilen gelişmiş bir tedavi yöntemi de kullanılmaktadır. Bu yöntemde, anevrizma tedavi edilirken cerrahi operasyonlar yerine damar içinden yapılan girişimlerle anevrizmanın kontrol altına alınması hedeflenir. Ancak bu yöntem, hastalığın seviyesi ve hastanın durumu göz önünde bulundurularak karar verilen bir tedavi seçeneğidir.
Yine de, her hasta ve anevrizma durumu farklıdır. Tedavi yaklaşımı ve yöntemi, bir sağlık uzmanının değerlendirmesi ve önerileri doğrultusunda belirlenmelidir.
]]>Samsun’da yaşayan 24 yaşındaki Resul Con, güvenlik görevlisi olmak için gerekli olan belgeyi almak amacıyla bir kursa başvurdu. Kurstan istenilen sağlık raporunu almak isteyen Resul Con, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Burada Resul Con’a doktorlar, yapılan testlerde aort damarının 57 milimetre genişliğinde olduğunu söyledi. Akabinde Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri, Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İlker Hasan Karal tarafından hastanın yatışı yapıldı. Doktor Karal ve ekibi tarafından yapılan testlerde hastanın kalbinde normalden 3 santimetre daha büyük aort anevrizmasının yanı sıra, ventriküler septal defekt (VSD) adı verilen kalpte delik, biküspit aort (kapak darlığı) ve aort koarktasyonu (aortta doğumsal darlık) da tespit edildi. Akabinde Resul Con, Kalp ve Damar Cerrahları Dr. Öğretim Üyesi İlker Hasan Karal, Dr. Öğretim Üyesi Emrah Ereren, Dr. Öğr. Üyesi Aşkın Kılıç ve Asistan Dr. İlayda Danışmaz tarafından hastaya yaklaşık 9 saat süren bir açık kalp ameliyatı yapıldı. Ameliyat başarılı geçti ve hasta hayata tutundu.
ÇOK NADİR GÖRÜLEN BİR HASTALIK
Tedavi süreci hakkında bilgi veren Dr. İlker Hasan Karal, “Hastamızın doğuştan kalp hastalığı var. Karıncıklar arasında bir delik, 3 yaprakçık olması gereken bir kalp kapakçığının 2 yaprakçık olması nedeniyle bize başvurdu. Testler sırasında kalpten çıkan ara damarın göğüs içerisinde daralması ve incelmesini tespit ettik. Açık kalp ameliyatı yapmaya karar verdik. Kendisinin onayı ile de bu zorlu ameliyatı yaptık. Şikayetinin olmaması, yaşının genç olması üstümüzdeki sorumluluğu stresi arttırmıştı. Başarılı bir ameliyat ile şu anda sağlığına kavuşmuş durumda. Kalpteki deliği kapattık. Kalpten çıkan ana damarla birlikte yıpranmış olan kapakçığı değiştirdik. Daralmış olan damarı da bypass yaparak tedavisini tamamladık. Sahip olduğu hastalık aslında literatürde çok nadir görülen, 10 binlerde 1 sıklıkla görülen hastalık. Bizim için, cerrahların tecrübelenmesi için, çok önemli bir hastalık durumundadır. Erken dönemde teşhis edilmeseydi ve tedavi edilmeseydi, ana damarda yırtıkla birlikte yüksek riskli bir ameliyat gerekecekti. Belki hastaneye yetişemeyecekti. Beyin kanaması gibi ani ölümle sonuçlanabilecek, damar yırtılmalarına neden olabilecekti bu hastalık. Daha da ilerleyen dönemlerde kalp yetmezliğine sebep olabilecek, hastanın hayat standartlarını oldukça düşürebilecekti. Erken dönemde teşhis edilmesi ve hastanın tedavi ile uyumlu olması bir şans olabilir” dedi.
“BU HASTALAR HAYATİ KOMPLİKASYONLAR YAŞAYABİLİYOR”
Hasta tedavi edilmeseydi ilerleyen yaşlarda hayati risklerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Emrah Ereren, “Hastamızın 6 santimlik bir damar genişlemesi mevcuttu. Doğuştan olan bir bozukluk ama biz bunu araştırırken çektiğimiz bir tomografi ile aslında hastamızın inen aortasında nerdeyse kopma boyutuna yaklaşmış ciddi bir kalp hastalığı olduğunu keşfettik. Kalbinde delikte olduğu da görüldü. Bu tarz hastalar genellikle birden çok seansla, kapalı veya açık yöntemlerin açık olduğu yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Bu hastalarda özellikle bacaklara giden kan akımı ciddi anlamda azalabiliyor. Yorgunluk buna bağlı da halsizlik şikayetleri oluyor. Aynı zamanda üst tarafta ciddi basınç artışına bağlı beyninde ve aortun çıkan kısmında genişlemeler buna bağlı olarak yırtılma kanama gibi ölümcül riskler ortaya çıkabiliyor. Ameliyatı tek seansta veya çift seansta yapacağız konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Yaptığımız konseyde bütün bozuklukların tek seferde düzelteceğimiz kararını aldık. Hastamızın hem genişlemiş aort anevrizmasını rezeke ederek oraya bir suni damar yerleştirirdik. Yapısı bozulmuş olan doğumdan itibaren çift kapakçık olan aort kapağını değiştirdik. Aynı zamanda kalpteki deliğini kapattık. Aynı zamanda da işin en zorlu kısmı aynı seansta aynı keşiden de koarktasyonu gidermek maksadıyla da hastanın aortasından çıkan en büyük ana atardamarla hemen arkasında aortası arasında bir suni damar koyduk. Hastamızın durumu gayet iyi. Normal şartlarda 30 yaşların 2’nci yarısından itibaren bu hastalar çok hayati komplikasyonlar yaşayabiliyor” diye konuştu.
“KALBİMDEN DOLAYI İŞE GİDEMİYORDUM”
Tedavi olan Resul Con ise “Benim bu kalp rahatsızlığım doğuştan, dediler. Kalp kapacığı açık veya delik, dediler. Ben de küçükken morarma oluyordu. Bayılmalar oluyordu. Büyüdükçe kapanır, dediler. Sonra tekrar gittim, bir kapak açık dediler. Tabii her yıl kontrole gidiyorum. 2019 yılında doktora gittim ve 47 milimetre aort damarın genişledi dediler. 2 kapaklı olduğumu 47 milimetre aort açıklığımın olduğunu anlattılar. Sonrasında 2024 yılında güvenlik olmak için kursa gittim. Çünkü bu kalbimden dolayı işe giremiyordum. Sağlık raporunu getirmek zorunlu oluyordu ve geçemiyordum. Bunun için heyete girmek gerekiyordu. Kalbimden dolayı heyeti geçebilir miyim diye doktora sordum. Doktor aort damarım 57’yi geçti dedi. Tabii, yaşın verdiği güçle ben hiçbir şey yapmıyordum. Sadece yürürken kalbimde çarpıntı oluyordu. Sonrasında buraya geldim. İlker hoca bana her şeyi anlattı. Hastaneye yatıralım, dedi. Sonra ameliyat oldum. Genç olduğum için hızlı toparladım” şeklinde konuştu.
Hastanın 2 gün içinde taburcu olması planlanıyor.
KARINDA DAMAR ATMASI NORMAL Mİ?
Özellikle kilosu boyuna nazaran az ve zayıf insanlarda, Aort damarının karın bölgesindeki atışı daha belirgin şekilde gözlemlenebilir. Bazen bu gibi durumlarda damar atış sesleri de duyulabilir. Ancak, bu gözlemlenen durum normaldir ve herhangi bir şüpheye yol açmaz. Aort damarının atması ve sırt üstü yatıldığında atışın görülmesi doğal bir durumdur.

Özellikle spor yapmayan kişilerde daha net bir şekilde fark edilebilir. Karın atmasıyla birlikte bazı belirtiler de görülüyorsa, doktora başvurmak son derece önemlidir. Bu belirtiler arasında mide bulantısı ve karın ağrısı öne çıkar. Bu sorunlarla birlikte atışın görülmesi, araştırılması gereken bir konudur.
AORT ANEVRİZMASI NEDİR?
Aort Anevrizması, diğer adıyla Aort balonlaşması, vücudumuzdaki kan dolaşımı için büyük önem taşıyan Aort damarının zayıflaması sonucu oluşan bir durumdur. Anevrizma, Aort damarının çeşitli bölgelerinde küçük boyutlarda oluşabilir. Ancak, Aort damarında kan sızıntıları meydana geldiğinde ciddi sonuçlara yol açabilir. Anevrizmalar zamanla genişleyebilir ve büyüdükçe damarın patlama riski de artar. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında acil tedavi gereklidir.

AORT ANEVRİZMASI BELİRTİLERİ
Anevrizma, Aort damarının herhangi bir bölgesinde oluşabilen bir durumdur, ancak en sık karın bölgesinde görülür. Göğüs içinde de meydana gelebilen türleri vardır ve genellikle küçük boyutlarda başlar, yavaşça büyürler. Anevrizma genellikle belirti vermez ve insanların farkında olmadığı için tespiti zor olabilir. Ancak zamanla büyüyerek yayıldığından, bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Karın bölgesinde şişkinlik, karın atmasında artış, karın bölgesinde hassasiyet ve ağrı en önemli belirtiler arasındadır.
Anevrizmadan korunmanın en önemli faktörleri arasında yüksek tansiyondan korunmak gelir. Eğer yüksek tansiyona sahipseniz, tedavisi için gerekli önlemleri almanız son derece önemlidir. Sigara kullanmak ve yüksek kolesterole sahip olmak da anevrizma oluşumuna katkıda bulunabilir. Spor yapmak, yağlanmadan kaçınmak için önemli bir adımdır ve hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir.

AORT ANEVRİZMASI TEDAVİSİ
Anevrizmanın tedavisinde genellikle takip yöntemi tercih edilir. Eğer anevrizma çok ciddi boyutlarda değilse, düzenli aralıklarla yapılan tetkiklerle hastalığın durumu izlenir. İlerlemesini önlemek için az yağlı beslenme, kolesterol seviyesinin kontrol altında tutulması, sigara ve alkol kullanımının engellenmesi gibi önlemler alınır. Gerektiğinde cerrahi operasyonlar da uygulanabilir.
Son yıllarda, endovasküler cerrahi adı verilen gelişmiş bir tedavi yöntemi de kullanılmaktadır. Bu yöntemde, anevrizma tedavi edilirken cerrahi operasyonlar yerine damar içinden yapılan girişimlerle anevrizmanın kontrol altına alınması hedeflenir. Ancak bu yöntem, hastalığın seviyesi ve hastanın durumu göz önünde bulundurularak karar verilen bir tedavi seçeneğidir.
Yine de, her hasta ve anevrizma durumu farklıdır. Tedavi yaklaşımı ve yöntemi, bir sağlık uzmanının değerlendirmesi ve önerileri doğrultusunda belirlenmelidir.
]]>