Güven Çayyolu Cerrahi Tıp Merkezi’nden Uzman Diyetisyen Melis Bengisu Demirci, sıcak hava koşulları altında vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri ve değişen beslenme rutinlerini paylaştı. Demirci, yaz aylarında sıcaklık artışına paralel olarak vücudun maruz kaldığı su kaybının önemine değinerek, “Sıcak havalarda vücudumuzun en büyük ihtiyacı sudur. Yüksek sıcaklık ve nem, vücuttan su kaybına neden olurken bu da elektrolit dengesizliğine ve beraberinde baş ağrısı, yorgunluk gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle sindirimi kolay ve lif açısından zengin gıdalar tercih etmemiz gerekir. Mevsimine uygun zeytinyağlı sebzeler, lif içeriği yüksek salata ve meyveler hem formunuzu korumanıza hem de vücut ısısı artmadan sindiriminize destek olacaktır” diye konuştu.

CİLDİ PARLATAN BESİNLER
Demirci, yaz ayları için beslenme listesinin başında gelen ve sıcaklıkla mücadelede vücuda destek olan besinleri ve ferahlatacak kullanım şekillerini anlattı. Demirci, cildin parlamasına neden olacak besinlerden de bahsederek “Yüzde 92 su içeriğiyle karpuz, sıcak yaz günlerinde hem hidrasyon sağlar hem de kalp sağlığını destekleyen karotenoidler açısından zengindir. Ayrıca diyet dostu olan bu meyve, cildinizi de parlak tutar. Özellikle yemekle beraber değil yemek sonrası tüketmekte fayda var. Parıldayan bir cilt için ister yemek sonrası en iyi arkadaşı peynir ile bir salatada, isterseniz buz gibi bir karpuz smoothie ile içinizi ferahlatın.” tavsiyesinde bulundu.
KIRMIZI MEYVELER KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR
Hem genel sağlık hem de sıcak yaz günleri için tüketilmesini tavsiye ettiği besinlerden bahseden Diyetisyen Melis Bengisu Demirci, “Böğürtlen meyvesi, çayı ve yaprağı derken her bölümü ayrı şifa kaynağıdır. Kırmızı meyvelerin kanser riskini azaltmaya yardımcı olan antioksidan kapasitesi çok yüksektir. Yüksek tane ve lif içeriğiyle bağırsakların çalışmasına destek olurken inflamasyonu azaltarak hemoroid gibi sorunlarında çözülmesine destek olur.” ifadelerini kullandı.

Detoks etkisi olan içeceklere de değinen Demirci, şu açıklamalarda bulundu:
“Yeşil ayran, kaybedilen elektrolitleri geri kazanmak için yeşil ayran vazgeçilmez bir içecektir. Kalsiyum içeriği ile tokluk hissi verir ve yaz detoksu için idealdir. Terle beraber vücudumuzdan kaybolan elektrolitleri yerine koymak için harika bir tarifimiz var. Bu tarif ile kalsiyum içeriği ile uzun süre tokluk süresini uzatıp ve bel çevresinde incelme sağlar. Soğuk bir bardak ayran ya da kefir, kaybolan elektrolitler için maden suyu ve mis kokulu nane ya da fesleğen. Hem tansiyon dengeleyici özelliği hem de ferahlatıcı tadı ile tam bir yaz detoksu içeceği. Semizotu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından en çok önerilen şifalı bitkilerden biri olarak belirlenmiştir. Kas ve kemik sağlığı, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, vücudun antioksidan dengesi ve kardiyovasküler sağlığa pek çok olumlu etkisi vardır. Ayrıca yaz mevsimine geçişte formda kalmak isteyenler için yapraklarında bulunan omega-3 yağ asitleri sayesinde üzerine bir protein eşlikçisi ile düşük kalorili ama besleyici bir ana öğün olabilir. C vitamini açısından zengin biberler, metabolizmayı hızlandırır ve ızgara ya da salatalarla tüketildiğinde tokluk hissini artırarak diyetlere destek olur.”
Demirci, yaz aylarında sağlıklı ve dengeli beslenmenin sıcak hava şartlarında vücut sağlığını korumak için kritik öneme sahip olduğunu da vurguladı.


‘HEDEFİM MÜDÜRLÜK’
Demir yollarının ataerkil bir yapıya sahip olduğunu ve işe ilk başladığında bazı zorluklar yaşadığını söyleyen Demirci, “Biz işe ilk başladığımızda tabii ki ister istemez deneyimli demir yolu ustaları, ‘Bu kız çocuklarının sahada ne işleri var?’ gibi ithamlarda bulunuyorlardı. Tabii ki biz onların bu önyargılarını da anlıyoruz. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorlar. Biz onlara kadınların da bu işi yapabileceğini hatta daha da iyi yapabileceğini göstermiş olduk. Şu anda da birlik, beraberlik içerisinde takım olarak çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de ilerlemek istiyorum. İlk hedefim sürveyanlık, daha sonraki hedefim kısım şefliği ve son hedefim ise demiryolu bakım müdürlüğü” ifadelerini kullandı.

‘AMACIMIZ GÜVENLİ ULAŞIM’
Önceliklerinin ‘güvenli bir ulaşım’ olduğunu vurgulayan Demirci, “Biz şu an operatörlerimizle birlikte 8 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Marşandiz bir manevra sahası ve bu yüzden Ankara’ya gelen bütün trenler Marşandiz’e girer ve burada bakımları yapılır. O nedenle oldukça yoğun bir yer. Bakım çalışmaları da fazlasıyla yoğun. Biz, demir yolunun mutfağındaki kısımız. Bizim önceliğimiz güvenli ulaşım. Güvenli ulaşımın sağlanabilmesi adına da koruyucu, önleyici ve acil durum dediğimiz müdahalelerimiz var ve elbette acil durum yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici bakımlarımızla bunların önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

‘BU MEŞALENİN NEFERİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM’
Demir yolu çalışanı olmanın bir kültür olduğunu dile getiren Demirci, “Demir yolu çalışanı olmak bir gönül işi, sevmeden yapamazsınız. Ailemde hiç demir yolu çalışanı bulunmuyor. Daha önce bana ‘demiryolcu olmak’ deyimini sorsaydınız bunun anlamını bilemezdim. Fakat sistemin içerisine girince bunun bir kültür olduğunu öğrendim ve ister istemez bu işe kalben de bağlanıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Demir yolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir.’ Ben de bu meşalenin neferi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.
Demirci, ‘yol bakım çavuşu’ isiminin nereden geldiğini ilişkin de, “TCDD’nin ilk genel müdürü Behiç Erkin, askeri kökenli olduğu için bu gibi jargonların hakim olduğu bir yapı vardı. ‘Çavuşluk’ kavramı da buradan geliyor. Bizler yol birimi olarak ustalarımız ve işçilerimizle birlikte sahada yol bakımını yaparken yolların genel güvenliği ve genel kontrolünden sorumlu olduğumuz için tıpkı askeriyedeki çavuşlarla benzer bir nitelik taşıdığı için bu ismi almış fakat yeni literatürdeki ismi ‘hat bakım onarım memuru’ oldu” diye konuştu.
