Deprem – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:23:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Ege Denizi’nde Deprem Riski Yok https://www.foxtvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:23:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki sismik hareketliliğe ilişkin “İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.” dedi.

İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.

Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.

Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”

Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/feed/ 0
Hazreti Ukkaşe Türbesi’nin Yeniden İnşası Sona Yaklaşıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/hazreti-ukkase-turbesinin-yeniden-insasi-sona-yaklasiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hazreti-ukkase-turbesinin-yeniden-insasi-sona-yaklasiyor/#respond Thu, 21 Nov 2024 23:42:50 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/hazreti-ukkase-turbesinin-yeniden-insasi-sona-yaklasiyor/ Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’deki depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde Hazreti Ukkaşe Türbesi’nin yapımı sürüyor.

İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.

Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.

Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hazreti-ukkase-turbesinin-yeniden-insasi-sona-yaklasiyor/feed/ 0
Düzce’de Cedidiye Cami Yenilendi, Kent Meydanı Projesinin İlk Etabı Tamamlandı https://www.foxtvhaber.com.tr/duzcede-cedidiye-cami-yenilendi-kent-meydani-projesinin-ilk-etabi-tamamlandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/duzcede-cedidiye-cami-yenilendi-kent-meydani-projesinin-ilk-etabi-tamamlandi/#respond Tue, 12 Nov 2024 19:54:01 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/duzcede-cedidiye-cami-yenilendi-kent-meydani-projesinin-ilk-etabi-tamamlandi/ Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün kent merkezinin son yıllardaki en önemli meydanlarından biri olarak bilinen Cedidiye Cami ve çevresi için hazırladığı Kent Meydanı Projesi’nin 1. etabında çalışmalar tamamlandı. 12 Kasım Düzce Depremi’nin yıl dönümünde düzenlenen törenle yeni işyerleri ile Cedidiye Cami’nin yenilenen yüzü hizmete girdi.

Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.

Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.

“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”

Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.

“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”

Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.

Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.

Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/duzcede-cedidiye-cami-yenilendi-kent-meydani-projesinin-ilk-etabi-tamamlandi/feed/ 0
Depremzedeler İçin Dayanışma Konseri https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedeler-icin-dayanisma-konseri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedeler-icin-dayanisma-konseri/#respond Mon, 07 Oct 2024 20:37:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedeler-icin-dayanisma-konseri/ (ANKARA) – 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden depremzedelerle dayanışma konseri yapıldı. Yılmaz Güney Sahnesi’ndeki konserde depremden sonra ortaya çıkan ve hala devam eden zorluklara dikkat çekildi.

Ankara’da depremzedelerle dayanışma konseri düzenlendi. Konser, 6 Şubat depremlerinin ardından hala devam eden zorluklara dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sunuculuğunu, depremde ailesini kaybeden Döne Kaya üstlendi. Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, depremle ilgili önemli bilgiler paylaşarak katılımcıları bilgilendirdi. Ardından, Hollanda’dan gelen Göksel Yılmaz Ensemble sahne aldı.

Araştırmacı ve yazar Müslüm Kabadayı, Ortadoğu’da süren savaş ve depreme ilişkin yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“6 ve 20 Şubat depremlerinin travmasının ve sonrasında yaşanan talan ve yağmanın belleğimizdeki izleri derinleşirken, Filistin halkına karşı İsrail’in başlattığı soykırımın da birinci yılındayız. ABD ve Avrupa emperyalizminin beslemesi İsrail siyonizminin işgalci savaşı, sadece Lübnan’ı değil tüm bölgeyi yıkıma sürüklüyor. İnsanlığın ve doğanın yıkımına yol açan tüm işgalci, soykırımcı ve sömürgeci güçleri şiddetle kınıyoruz! Ortadoğu’yu sürekli kan gölüne dönüştürenlere karşı, bölge halklarının dayanışma ve direniş cephesinin acilen kurulmasını istiyoruz. İnsan emeğinin sömürüsüyle yetinmeyen sermaye düzeni, doğanın pervasızca yağmalanmasına dayanan extraktivizm adı verilen bir kapitalist birikim dönemini 30 yıldır uyguluyor. Bu nedenle ormanlar, madenler, sular, tarım arazileri geri dönüşü olmayan bir saldırıya maruz bırakılıyor. Böylece, bütün canlıların yaşama alanları tehlikeye atıldığı gibi gezegenimizin geleceği tehdit ediliyor. Kazdağları, Akbelen, Dikmece, İliç başta olmak üzere ülkemizin her bölgesinde yaşanan yıkımlarla, paranın saltanatını sürdürenler yaşam kaynaklarımızı elimizden almaya devam ediyor.

“Depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor”

Deprem yıkımının büyük olduğu Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya illerindeki enkaz kaldırma ve depolama işi nedeniyle 58 milyar TL sermaye birikim sağlarken, buralarda yaşayan depremzede halk asbestli tozlarla zehirleniyor. Depremde büyük acılar, kayıplar yaşadığı yetmiyormuş gibi sadece Hatay’da son bir yılda halkın beden ve ruh sağlığını bozan taş ocağı ve beton santrali sayısı 60’ı geçmiş durumda. Anayasal, yasal suç işlendiği halde yetkili kamu kuruluşları harekete geçmiyor. İşte bu tablo, ülkemizdeki kuralsızlık ve hukuksuzluk düzeninin çok açık bir göstergesidir. Konteynerlerde yaşayan depremzedelerden elektrik parası, esnaftan da ertelenen borçları tahsil edilmek isteniyor. Eğitimdeki, sağlıktaki sorunlar giderek artıyor. Uzun sözün kısası, sermayeye kesenin ağzı, depremzedeler başta olmak üzere halka da fıskiyenin ‘bağzı’ açılıyor. Bütün bu ekonomik yağmaya, sosyal ve kültürel saldırılara karşı örgütlü mücadeleyi sürdürenler, barınma, eğitim ve sağlık hakkı için eylemler yapıyorlar. Konser programımızı sunan Döne Kaya arkadaşımız gibi ‘Adalet İstiyoruz’ eylemleriyle deprem yıkımında sorumluluğu olan kamu yöneticilerinin yargılanmasını amaçlıyorlar. Deprem ülkesi olan Türkiye’de depremler başta olmak üzere tüm doğal afetlere karşı bilimsel araştırmalar yapan, raporlar hazırlayan, ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesini sağlayan temsiliyet düzeyi ve kamuoyunu etkileme gücü yüksek Deprem Dayanışma Konseyi’ne ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedeler-icin-dayanisma-konseri/feed/ 0
Kahramanmaraş’a Ahilik Beratı Verildi https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/#respond Sun, 08 Sep 2024 02:15:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/ Depremin merkezi Kahramanmaraş’a ‘Ahilik Beratı’ verildi

KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.

Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.

Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasa-ahilik-berati-verildi/feed/ 0
BŞEÜ Teknokod Takımı’ndan Deprem İçin Sanal Gerçeklik Simülasyonu https://www.foxtvhaber.com.tr/bseu-teknokod-takimindan-deprem-icin-sanal-gerceklik-simulasyonu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bseu-teknokod-takimindan-deprem-icin-sanal-gerceklik-simulasyonu/#respond Wed, 04 Sep 2024 09:55:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/bseu-teknokod-takimindan-deprem-icin-sanal-gerceklik-simulasyonu/ Bu yılki TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne geliştirdikleri “Anka Diriliş” adlı sanal gerçeklik (VR) deprem simülasyonu oyunuyla katılacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Teknokod Takımı, yarışmada birinciliği elde ederek okullarını gururlandırmak istiyor.

Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) çatısı altında geçen sene kurulan takım, Yönetim Bilişim Sistemleri ile Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinde öğrenim gören 6 öğrenciden oluşuyor.

Takım kaptanı İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü mezunu Şuranur Derin’in 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenerek ortaya attığı “deprem simülasyonu” fikriyle kolları sıvayan öğrenciler, yaklaşık bir senelik çalışmanın ardından “Anka Diriliş” adlı sanal gerçeklik simülasyonunu geliştirdi.

“Deprem öncesi hazırlık”, “deprem anı deneyimi” ve “deprem sonrası yapılması gerekenler” adlı 3 aşamadan oluşan, 14 yaş üstüne hitap eden oyunda oyuncular, olası afetlerden önce ve sonra yapılması gerekenleri sanal gerçeklik gözlüğüyle (VR) deneyimleme imkanı buluyor.

Ürettikleri oyunlarını 5-8 Eylül’de Antalya’da gerçekleştirilecek “Afet Yönetimi” kategorisindeki TEKNOFEST yarışmasında sergileyecek takım, müsabakalarda birincilik kupasını okullarına kazandırmayı amaçlıyor.

Takım danışmanı İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Kuban Torun, AA muhabirine, oyunun tasarımına literatür taraması yaparak başladıklarını söyledi.

Ardından “Unity” adlı oyun motorunu kullanabilen öğrencilerle irtibata geçtiklerini anlatan Torun, şöyle devam etti:

“Kendi aralarında düzenli toplanarak oyunu geliştirmeye başladılar. VR, yeni bir alan ve bu dalda çok çalışma yok. Öğrenciler bunu öğrenebilmek için çok çaba sarf ettiler. Çeşitli platformlardan Unity’i öğrendiler ve uygulamaya geçtiler. Yaklaşık 1,5 aydır da oyunumuz hazır durumda.”

“Sözel eğitim vermek yerine deneyim yaşatmak istedik”

Torun, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, insanlara bu anlamda farkındalık kazandırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Çoğu kişinin depreme dair farkındalığının bulunmadığını vurgulayan Torun, “Sözel eğitim vermek yerine deneyim yaşatmak istedik. Bunu da en iyi VR ile yapabiliriz. VR ile hem görüyor hem de duyuyoruz. Eğer uygun eldivenler giyersem dokunabilirim. Tat ve koku duyusuna yönelik çalışmalar da var.” dedi.

Torun, sanal gerçeklik gözlüklerinin düşük maliyetli ve taşınabilir olduğunu, gelecekte uygulamayı geliştirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Takım kaptanı Derin de sanal gerçeklik oyunlarının farklı kodlama sisteminin olduğunu aktardı.

İşe kodlamayla başladıklarını belirten Derin, şu ifadeleri kullandı:

“Daha sonra grafik ve sistem tasarımı yapıldı. 14 yaşının altındaki çocuklar depremden etkilenebilecekleri için 14 yaşının üstündekileri hedef aldık. Amacımızı, hedefimizi, örneklemimizi ve geliştirme sürecimizi anlattığımız detaylı bir rapor yazdık ve 89 puanla finale kaldık. İnşallah birinci olacağız.”

Oyunu deneyimleyen Diş Hekimliği Fakültesi personeli Kübra Gümrah Filoğlu ise kumandaları kendi uzvu gibi kullanabildiğini, böylece depreme dair tecrübe kazandığını kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bseu-teknokod-takimindan-deprem-icin-sanal-gerceklik-simulasyonu/feed/ 0
Eski Kaymakam Mustafa Kılıç, Deprem Dolandırıcılığı İddialarını Reddetti https://www.foxtvhaber.com.tr/eski-kaymakam-mustafa-kilic-deprem-dolandiriciligi-iddialarini-reddetti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/eski-kaymakam-mustafa-kilic-deprem-dolandiriciligi-iddialarini-reddetti/#respond Tue, 03 Sep 2024 13:56:59 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/eski-kaymakam-mustafa-kilic-deprem-dolandiriciligi-iddialarini-reddetti/

KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerden etkilenen depremzedeler için olmayan ihaleleri varmış gibi göstererek çok sayıda firmadan ‘teminat’ adı altında, şahsi hesabına para yatırtarak yaklaşık 50 milyon lira dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla yargılanan Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.

Eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı ve AK Parti’de görevli olarak tanıttığı öne sürülen Özgür Akgül ve Paşa Yaşar’ın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 160 yıla kadar hapsi istenen Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 90 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Özgür Akgül duruşmaya gelirken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı. Tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada Yüreğir Kaymakamlığı’nda görevli olan personel, tanık olarak dinlendi. Yüreğir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Ö.Ç., o dönem sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın alımlarla ilgili sözleşme imzaladığını, teminat aldığından haberi olmadığını söyledi. Tanık Ö.Ç., “Teminat alınırsa vakfın hesabına yatırılır. Kaymakam beyin şahsi hesabına teminat yatırılmaz. Müfettişler geldiğinde vakfa ‘Teminat yatırdık’ diye gelen gidenler oluyordu. Kaymakam benden sözleşme istemedi. Depremde acil harcamalar için para geldi. Valilikten 10 milyon lira aktarıldı. Vatandaşlara nakdi yardım yaptık, gıda aldık. O dönem 107 milyon liralık alım olmadı. O seviyede ihtiyaç da yoktu. Deprem döneminde en fazla 2 milyon liralık alım yaptık. Kaymakam firmalarla doğrudan vakıf adına görüşemez, yetkisi yok. Kararı mütevelli heyeti alır. Alım ihalesine komisyon karar verir. Kaymakam ödeme noktasında yetkilidir, ihalede yönlendirme yapabilir. Kaymakamın 9 aylık görevi boyunca usulsüz talebi olmadı” dedi.

‘120 MİLYON LİRALIK ALIM YAPILACAĞINI DUYMADIM’

Vakfın muhasebecisi E.E. de sanık eski kaymakamın kendisinde sözleşme istemediğini, kendisinin de sözleşme düzenleme görevinin bulunmadığını söyledi. Deprem sonrası 120 milyon liralık alım yapılacağını duymadığını ifade eden E.E., “Kaymakamın usulsüz istekleri olmadı. Yapılan alımlarda teminat bedelleri vakıf hesabına yatırılır. Kaymakamın kendi şahsi hesabına yatırılmaz. Kaymakam yanında firma sahipleri varken sözleşme istemedi” dedi.

‘BÖYLE OLACAĞINI HİSSEDEMEDİM’

Sanık eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın o dönem sekreterliğini yapan E.G., tutuklu sanık Özgür Akgül’ün depremden sonra devamlı kaymakamın yanına gelip gittiğini söyleyerek, “Takım elbiseli geliyordu. Neden geldiğini bilmiyorum. Gelip gidenler de oluyordu. Özgür de içeride oluyordu. Böyle olacağını hissedemedim. Kaymakam bey görevden alınmadan birkaç gün önce bu olayları duydum” dedi.

Daha sonra sanığın korumaları polis memurları S.K. ve B.K., tanık olarak dinlendi. Sanıklardan Özgür Akgül’ün kaymakamı görmeye geldiğini belirten S.K., “Misafirler gelirdi. Kimin ne yaptığını bilmem. Kaymakam bey, ‘Alın’ diyordu içeri alıyorduk” diye konuştu.

‘POŞETİN İÇİNDEN PARA ÇIKTIĞINI GÖRMEDİM’

B.K. de kaymakamı görmeye çok sayıda kişinin gelip gittiğini, sanık Özgür Akgül’ün ne iş yaptığını merak etmediğini belirterek, “Poşet içinden para çıktığını görmedim. Kaymakamın durumundan İlçe Emniyet Müdürlüğü bize bilgi verdi. Kaymakamın kaçma girişimi olmadı” dedi.

Mahkeme savcısının, mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etmesinin ardından duruşmaya öğle saati olması nedeniyle ara verildi.

‘ZİMMETİME PARA GEÇİRMEDİM’

Aradan sonra devam edilen duruşmada, sanık Mustafa Kılıç, suçlamaları kabul etmediğini söyleyip, eski savunmalarını tekrarlayarak, “Bana bir komplo ve kumpas kurulmuştur. Ben zimmetime para geçirmedim” diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti.

Kılıç, daha önceki duruşmada ise “Ben eğer bu suçları işlemiş olsaydım yurt dışına kaçardım. Benim vicdanım rahat. Kimseyi dolandırmadım. Bile bile bana operasyon yaptılar. Gerekirse beni ev hapsiyle tahliye edin. Herkesin parasını ödeyeceğim” dedi.

Sanık Özgür Akgül ise suçsuz olduğunu belirterek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/eski-kaymakam-mustafa-kilic-deprem-dolandiriciligi-iddialarini-reddetti/feed/ 0
Leman öğretmen çocuklarla, çocuklar da Leman öğretmenle hayata tutundu https://www.foxtvhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/#respond Sun, 25 Aug 2024 04:10:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/ Leman öğretmen çocuklarla, çocuklar da Leman öğretmenle hayata tutundu

Depremin derin izlerini kendisini çocuklara adayarak sildi

ADIYAMAN – Adıyaman’ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.

Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi’nde bulunan Nur Apartmanı’nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan’ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan’ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.

Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.

Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek ‘ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum’ dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.

Besni Belediye Başkanı Reşit Alkan ise konuşmasında, “Leman hocamız 6 Şubat depreminde bütün halkımızla, bizimle birlikte yaşadığımız bütün acıların hepsini yaşamış bir öğretmenimiz. Belediyemizin himayesindeki TOGEM’lerde kurs vererek öğrencilere faydalı olmaya çalıştı. Bu vesileyle de üzerindeki travmayı, üzüntüyü, bir takım yaşadığı psikolojik sorunları bu şekliyle bertaraf etmiş oldu” şeklinde konuştu.

Leman öğretmen ile aynı okulda görev yapan öğretmen Songül Tüy ise, “Birçok insanda kaygı bozukluğu, psikolojik sıkıntılar, umutsuzluk baş gösterirken Leman öğretmenimde tam tersine her gün yeni bir ışık, her gün yeni bir umut oldu. Hem kendisine, hem bize, hem tüm öğrencilerine umut vermeye devam ediyor. Işık saçıyor, kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.

Öğrenciler ise Leman öğretmenlerini çok sevdiklerini ve onun derslerine katıldıkları için oldukça mutlu olduklarını vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/feed/ 0
“Marmara Denizi’nde tsunamiyi tetikleyecek 3 büyük çukur var” https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-denizinde-tsunamiyi-tetikleyecek-3-buyuk-cukur-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-denizinde-tsunamiyi-tetikleyecek-3-buyuk-cukur-var/#respond Tue, 20 Aug 2024 15:50:56 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-denizinde-tsunamiyi-tetikleyecek-3-buyuk-cukur-var/ Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, olası İstanbul depreminde Marmara Denizi’nde tsunamiyi tetikleyecek 3 büyük çukurun bulunduğunu belirtti.

DHA’nın haberine göre Ahmet Bal, “Bu çukurların üzerinde çökeller söz konusu. Depremin hareketinin tetiklenmesiyle bu çökeller kayabilir. Bu çökeller kayarsa da biz açıkçası Tekirdağ sahillerinde, örneğin, Marmaraereğlisi ve Süleymanpaşa’ya kadar geçen o hat içinde 2 metreye yakın dalga yüksekliği bekliyoruz. Özellikle Tekirdağ için konuşmam gerekirse depremin ardından bir tsunami beklentisi var” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, olası bir İstanbul depreminde etkilenecek iller arasında yer alan Tekirdağ’da, NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı’nda Rektör Prof. Dr. Mümin Şahin’in talimatıyla kurulan uzmanlardan oluşan bir ekip ilde depreme karşı riskli yapıları belirleme çalışmaları başlattı.

Çalışma kapsamında depremden etkilenmesi beklenen Tekirdağ genelinde yaklaşık 100 bin yapı stoku taranıp, durumları tespit edildi. Tekirdağ merkezindeki 55 bin binanın 6 bin tanesinin 1998 yılından sonra inşa edildiği belirlendi.

“TEKİRDAĞ’DA 1500-2000 BİNANIN GÖÇMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, “17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 25 yıl geçti. Bu süreçte çok önemli çalışmalar yapıldı. Namık Kemal Üniversitesi olarak biz öncelikle Tekirdağ’ımızdaki ilçelerimizle beraber ciddi tarama yöntemlerini kullanarak yapılarımızın taranmasını sağladık ve belli oranda da bunu gerçekleştirdik. Yaklaşık 100 bine yakın yapı stoku taranmış oldu ve bu yapılarla ilgili durumlar tespit edildi. Hızlı taramada tüm Tekirdağ ilçeleri dahil 1500- 2 bin binanın göçmesini öngörüyoruz” dedi.

“MARMARA DENİZİ’NDE TSUNAMİYİ TETİKLEYECEK 3 BÜYÜK ÇUKUR VAR”

Yapıların taranmasının kendileri için yeterli olmadığını söyleyen Ahmet Bal, depremde ikinci bir afet olan tsunaminin söz konusu olduğunu dile getirdi.

Bal, Marmara Denizi’nin iç deniz olmasına rağmen 3 büyük çukurun tsunami riskini tetikleyen çukurlar olduğunu belirterek, “Bu 3 çukurun iki tanesi Tekirdağ’da bulunuyor. Biri Marmaraereğlisi açıklarında yaklaşık 1300 metre derinliğe sahip, diğeri ise Kumbağ açıklarında 1160 metre derinliği olan çukurlar. Bu çukurların üzerinde çökeller söz konusu. Depremin hareketinin tetiklenmesiyle beraber bu çökeller kayabilir. Bu çökeller kayarsa da biz açıkçası Tekirdağ sahillerinde, örneğin, Marmaraereğlisi ve Süleymanpaşa’ya kadar geçen o hat içerisinde 2 metreye yakın dalga yüksekliği bekliyoruz. Bu dalgaların da minimum 50 metre sahilden içeriye doğru girmesini öngörüyoruz. Özellikle Tekirdağ için konuşmam gerekirse depremin ardından bir tsunami beklentisi var. Tekirdağ, kıyı şeridi çok uzun olan ve önemli miktarda nüfus barındıran bir ilimiz. Dolayısıyla Tekirdağ’da ciddi bir tsunami riski var” ifadelerini kullandı.

Dr. Ahmet Bal, yaklaşık bin metre olan Çınarcık çukurunun 1999’daki 17 Ağustos depreminde Gölcük Değirmendere’de dalga yüksekliğini 4,5 metreye ulaştırdığını söyleyerek, “Çalışmalarımızın odaklandığı nokta olarak da genel vaziyette şu anda tsunamiye odaklanmış durumdayız. Çünkü 1999’daki depremde denizin yaklaşık 200- 300 metre içerilere kadar girdiğini gördük. Tekirdağ’da da benzer durum oluşabilir” diye konuştu.

“TEKİRDAĞ’DA YAPILAŞMA DENİZ BÖLGESİNDEN UZAKLAŞTIRILMALI”

Tekirdağ’da yapı stoklarının iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Bal, “Sadece depreme dayanıklı algısı depremle ilgili olmamalı, aynı zamanda tsunami ilgili de depreme dirençli yapılar yapmalıyız. Sahilde özellikle denize çok yakın yapılaşmalar var, Tekirdağ’da. Bu yapılaşmalar aynı zamanda eskiden yapıldığı için de malzeme kaliteleri düşük olduğu için de şu anda ciddi risk barındırmakta. Öncelikle tsunami ile ilgili sismolog ve jeofizikçi hocalarımızın belirlediği alanlar var. Tekirdağ’da bu alanlar belli. Marmara Denizi için konuşursak Tekirdağ burada en önemli noktada bulunuyor. Bizim şu anda inşaat mühendisleri olarak öncelikle buradaki sahile yakın alanları taramamız gerekiyor ve bunların sadece deprem direnci değil, aynı zamanda tsunamiye karşı dirençli olacak hale getirilmeleri gerekiyor. Yapılaşmanın kesinlikle deniz bölgesinden biraz uzaklaştırılması, geriye çekilmesi gerekiyor. Kıyı kanununun uygulanması gerekiyor aslında” dedi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-denizinde-tsunamiyi-tetikleyecek-3-buyuk-cukur-var/feed/ 0
Yalova’da Marmara Depremi’nin 25. yılı anıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-marmara-depreminin-25-yili-anildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-marmara-depreminin-25-yili-anildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 02:36:00 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-marmara-depreminin-25-yili-anildi/ Yalova’da, 17 Ağustos 1999’daki Marmara Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler için anma programı düzenlendi.

Kurumlar tarafından kurulan stantların gezilmesiyle başlayan programda, 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalık sahildeki Deprem Anıtı’na kadar “sessiz yürüyüş” gerçekleştirdi.

Vali Hülya Kaya ve il protokolünün katıldığı yürüyüş sonrası depremde çekilen fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi, ardından programa katılanlar hayatını kaybedenlerin isimleri yazılı mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bıraktı.

Anı defterini imzaladıktan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Vali Kaya, depremde hayatını kaybedilenlerin acılarını ilk günkü gibi hissettiklerini ifade etti.

Anma günlerinin deprem gerçeğini hayatın bir parçası haline getirmek için önemli günler olarak gördüklerini aktaran Kaya, şöyle konuştu:

“Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz.”

“Acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz”

Afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla, göçük altında kalanları kurtararak süreci yönetemeyeceklerine vurgu yapan Vali Kaya, riski azaltmanın bu anlamda çok önemli olduğunu aktardı.

Yalova’nın sıvılaşmış zemin gerçeği ile çok ciddi riskler barındıran bölgelerinin bulunduğuna dikkati çeken Kaya, şunları kaydetti:

“Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu bir an önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler yaratmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şu an Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz.”

Saygı duruşunda bunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından depremde yapılan arama kurtarma çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterisi izlendi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, deprem saati olan 03.02’de duaların edilmesi ve karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.

Önceki yıllarda anıt içerisinde deprem sonrası fotoğrafların sergilendiği 03.02 ve 45 saniye adı verilen salonların, içerisinde oluşan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldığı ve serginin bu nedenle dışarıda kurulduğu belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-marmara-depreminin-25-yili-anildi/feed/ 0
Yalova’da 17 Ağustos Depremi’nin 25. yılı anıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depreminin-25-yili-anildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depreminin-25-yili-anildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 02:35:58 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depreminin-25-yili-anildi/ Yalova’da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler anıldı.

Marmara Depremi’nin en çok etkilediği kentlerden biri olan Yalova’da felaketin 25. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi. 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği kentteki anma programı sessiz yürüyüşle başladı. 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda sona erdi. Anma programı Deprem Anıtı’nda düzenlenen etkinlikle devam etti. Anıt içinde yer alan deprem fotoğraflarının sergilendiği 03.02 ve 45 saniye salonlarında yaşanan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldı. Bunun yerine vatandaşlar anıtın çevresinde açılan fotoğraf sergisini gezdi.

Vali Kaya’dan kentsel dönüşüm çağrısı

İl protokolüyle sergiyi gezen Yalova Valisi Hülya Kaya, daha sonra anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kaya, şunları kaydetti:

“1999 depreminde kaybettiğimiz yakınlarımızı, kardeşlerimizin hakikaten acısını aynı şekilde bugün hep birlikte hissettiğimizi görüyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına da sabırlar diliyoruz. Bugünlerin bizim için önemi var. Deprem gerçeğini hayatımızın bir parçası haline getirmek zorundayız. Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz. Yani afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla bir şekilde biz göçük altına kalan vatandaşlarımızı kurtararak bunu yönetemeyiz. Dolayısıyla riski azaltmamız lazım. Yalova’nın gerçeği bir sıvılaşma zemini var. Çok riskli bölgelerimiz var. Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu biran önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. Benim 150 metrekare dairem var. Bir metrekare eksilmeyecek. Hatta bunun üzerine verilecek. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım.’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şuan Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte, beraber bu yolda var mıyız? diyoruz.”

Ardından deprem eğitimin verildiği programda Yalova Müftülüğü görevlileri ise Kuran-ı Kerim ve ilahiler ve dualar okudu.

Saatler depremin yaşandığı 03.02’yi gösterdiğinde ise depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar sevdiklerinin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokları karanfil bıraktı. – YALOVA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depreminin-25-yili-anildi/feed/ 0
17 Ağustos Depremi’nin 25. Yılında Anma Programı Gerçekleştirildi https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-programi-gerceklestirildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-programi-gerceklestirildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 02:35:57 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-programi-gerceklestirildi/ 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 25’inci yılı dolayısıyla gerçekleşen anma programında eller semaya açıldı, hayatlarını kaybeden vatandaşlar anıldı.

17 Ağustos 1999 tarihinde 7.4 büyüklüğünde meydana gelen ve 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi’nin 25’inci yılındaki anma programı SakaryaDemokrasi Meydanı’nda devam etti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, saatler 03.02’yi gösterdiğinde ellerin semaya açılarak depremde hayatlarını kaybedenler için dua edilmesiyle son buldu. Programa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, milletvekilleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – SAKARYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-programi-gerceklestirildi/feed/ 0
17 Ağustos Depremi’nin 25. yılında hayatını kaybedenler anıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-hayatini-kaybedenler-anildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-hayatini-kaybedenler-anildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 02:35:54 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-hayatini-kaybedenler-anildi/ 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler merkez üssü Gölcük’te saat 03.02’de anıldı.

17 Ağustos Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler saat 03.02’de Gölcük’te anıldı. Kavaklı Sahili’nde bulunan anıt önünde düzenlenen programına Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Deniz Kıdemli Albay Yücel Korkut, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve vatandaşlar katıldı. Anıtın önüne çelenk bırakma merasimi gerçekleşmesinin ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.

“Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok”

Duanın ardından açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos 1999 depreminden bu yana çeyrek asır zaman geçti. 45 saniye pek çok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Aradan geçen uzun yıllarda şehirde meydana gelen tahribatlar geri gelebildi ancak hayatını kaybedenlerin tekrar geri getirilebilmesi mümkün değil. 19 Ağustos 1999 tarihinde Türkiye deprem gerçeğiyle ciddi anlamda yüzleştiği tarihi miladı yaşadı. Bu hem yapısal anlamda AFAD gibi kurumların kurulması, arama kurtarma faaliyetlerinin öneminin anlaşılması, afetler olmadan önce yapılması gereken şehirleri afete hazırlama çalışmalarının önemidir aslında. Afet meydana geldikten sonra arama kurtarma ve diğer yardım faaliyetlerinin yürütülmesi tabii ki çok önemli. Bu konuda önemli başarı elde ediliyor. Önemli olan afet meydana gelmeden önce hazırlıklı olmak. Dolayısıyla can kayıplarının önüne geçmek, maddi kayıpların da önüne geçmektir. Aradan geçen 25 yıldan sonra şunu söylemek istiyorum. Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok. Her anlamda şehirlerimizin ve en azından zihniyet olarak da insanlarımızın hazır olması gerekiyor. Bundan sonra meydana gelebilecek afetlere anında hazır olmamız önemli. Netice itibariyle bugüne kadar sadece 17 Ağustos depreminde değil, geçen sene yaşadığımız 6 Şubat depreminde de yine binlerce insanımızı kaybettik. Bundan sonraki muhtemel afetlere de hazır olmadığımız takdirde benzer tabloları yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Önemli olan hazırlıklı olmamız gerekiyor. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum” diye konuştu. – KOCAELİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-hayatini-kaybedenler-anildi/feed/ 0
Uzman isimden korkutan açıklama: Kayseri’de 7.5 büyüklüğünde deprem olabilir! https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-korkutan-aciklama-kayseride-7-5-buyuklugunde-deprem-olabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-korkutan-aciklama-kayseride-7-5-buyuklugunde-deprem-olabilir/#respond Sun, 04 Aug 2024 02:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17261 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde çok sayıda yapının ağır hasar aldığı Kayseri’nin etrafında bu güne kadar 17 tane tarihsel dönem kaydının olduğunu ifade eden Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen; “Bu güne kadar Kayseri şehrinin etrafındaki faylarda deprem riskini ve tehlikesini aletsel tarihsel dönemdeki deprem kayıtlarına göre değerlendiriyorduk. Aletsel ve tarihsel deprem kayıtlarına baktığımızda Kayseri şehrinin etrafında toplam 17 tane tarihsel dönem kaydı, 1940 yılından itibaren de en büyüğü 5.4 büyüklüğünde olan aletsel dönem kaydı yer almaktaydı. Tarihsel dönem kayıtlarının içerisinde de şiddet ölçeğine göre 8, 9 şiddet ölçeği öngörülüyordu” dedi.

“ERKİLET FAYI 7.5, ERCİYES FAYININ 7.3 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLECEĞİ ANLAŞILDI”

Son MTA tarafından yapılan çalışmaların ardından sunulan raporda 6.2 büyüklüğünde değerlendirme yapılan fayların 7.5 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğinin anlaşıldığının altını çizen Evsen; “En son MTA tarafından yapılan Türkiye’nin Yer Kabuğunun Jeodinamiği Özelliği Projesi çerçevesinde Kayseri etrafında yer alan faylarla ilgili bir çalışma yapıldı. Bu çalışma Şubat ayında MTA’nın kendi sitesinde yayınlandı, birkaç gün önce de bunların sunumu gerçekleştirildi. Yapılan bu çalışmalar içerisinde paleosismolojik çalışmalar en önemlileri arasında yer almaktadır. Bu paleosismolojik çalışmalarda fayların cinsi, maksimum ortalama büyüklükleri, atım miktarları, kayma hızı, depremler, depremlerin tarihlendirilmesi ve depremlerin ortalama tekerrür periyotlarının bilinmesi gerekiyordu. Bu anlamda MTA’nın yapmış olduğu çalışmasında bu bilinmezliklerin bir kısmı ortaya çıkartılmış oldu. Yapılan bu çalışmalarla birlikte Yeşilhisar, İncesu, Erkilet ve Erciyes faylarının yanal atım özelliğinin yanında normal fay özelliğini gösterdiği anlaşılmış oldu. Paleosismolojik verilerden elde edilen değerlendirmelere göre Kayseri’de milattan önce 25 bin 400 yılından itibaren günümüze kadar Yeşilhisar, Erkilet, Erciyes ve İncesu faylarında toplamda 14 tane depremin olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Ayrıca Erkilet segmenti üzerinde yapılan çalışmalarda da 6.3 ve 6.7 büyüklüğünde iki tane daha yüzey kırığı oluşturan depremlerin olduğu yapılan çalışmalarla tespiti gerçekleştirilmiştir. Biz bu güne kadar depremleri aletsel ve tarihsel dönem kayıtlarından hareketle 6.2 mertebesine göre değerlendirme yapıyorduk. Ama bu günden itibaren en büyüğü Erkilet Fay Zonu üzerinde 7.5 olmak üzere yeni deprem riskini öğrenmiş bulunuyoruz. Yeşilhisar Fay Zonu 40 kilometre olmak üzere 6,7 büyüklüğünde, İncesu Fay Zonu 22 kilometre olmak üzere 6.6 büyüklüğünde, Erkilet Fay zonu 49 kilometre uzunluğunda olmak üzere 7.5 büyüklüğünde, Erciyes Fayı da 56 kilometre uzunluğunda olmak üzere 7.3 büyüklüğünde deprem üretebileceği yapılan rapordan anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“ERKİLET, ERCİYES VE YEŞİLHİSAR FAYLARINDA DEPREM OLABİLİR”

Kayseri’den geçen 3 faya dikkat çeken Evsen; “Yeşilhisar Fay Zonu ortalama 3 bin yıl, Erkilet Fay Zonu ortalama 4 bin yıl, Erciyes Fay Zonu da 5 bin yılda bir tekrarlanma süresinin olduğu yine yapılan çalışmalarda belirlenmiştir. Yeşilhisar Fay Zonu’ndaki son deprem günümüzden 7 bin yıl önce, Erkilet Fay Zonu’ndaki deprem günümüzden 7 bin 500 yıl önce, Erciyes Fay Zonu’ndaki deprem günümüzden 15 bin yıl önce gerçekleşmiştir. Bu şartlar altında yapılan değerlendirmelere göre hem Erkilet, hem Erciyes hem de Yeşilhisar Fay Zonları’nda deprem olabileceği potansiyel olarak değerlendirilmiştir” diye konuştu.

“6 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ 10 DEPREM, 7 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ 1 DEPREME EŞİTTİR”

6 ile 7 büyüklüğündeki deprem arasında matematiksel olarak 1 puan fark olsa da logaritmik olarak 10 puan fark olduğunu belirten Evsen; “Deprem büyüklükleri, deprem şiddetinden farklı değerlendirilmektedir. Deprem büyüklükleri yapılırken bazı özellikler göz önüne alınarak değerlendirmeler yapılır. 6.0 büyüklüğündeki bir deprem ile 7.0 büyüklüğündeki deprem arasında matematiksel olarak 1 puan fark vardır. Ama logaritmik bazlı olduğundan dolayı bu 10 puan fark arz eder. Yani 6 büyüklüğündeki 10 tane deprem, 7 büyüklüğündeki 1 tane depreme eşittir. Eskiden 6.2 mertebesinde yapmış olduğumuz değerlendirmeler, günümüzde 7.5 mertebesine risk olarak yükseldiğinde arada 13 kat fark demektir. Dolayısıyla aritmetik ile logaritmik farkı burada birbirinden ayırmamız gerekiyor” dedi.

100 KİLOMETRE MESAFEDEKİ YERLEŞİM YERLERİ ETKİLENİR

7.5 büyüklüğündeki bir depremde en fazla etkilenecek bölgeler hakkında da bilgiler veren Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen; “Eğer 7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşirse başta Kayseri merkez olmak üzere Kocasinan, Melikgazi, Talas, İncesu, Yeşilhisar gibi yerleşim birimleri başta olmak üzere 100 kilometre mesafe içerisinde yaşayan bütün yerleşim birimleri etkilenir” şeklinde konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/uzman-isimden-korkutan-aciklama-kayseride-7-5-buyuklugunde-deprem-olabilir/feed/ 0
Deprembis’e yeni özellik! ‘Tehdidin ne kadar yakın olduğunu görmek mümkün’ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprembise-yeni-ozellik-tehdidin-ne-kadar-yakin-oldugunu-gormek-mumkun/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprembise-yeni-ozellik-tehdidin-ne-kadar-yakin-oldugunu-gormek-mumkun/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:12:38 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17208 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, üniversitenin çözüm ortaklarıyla sosyal sorumluluk projesi kapsamında geliştirdikleri, Türkiye’deki her noktanın zemin bilgilerini gösteren internet tabanlı, interaktif Deprembis (Deprem Bilgi Sistemi) uygulamasına fay bilgilerini de ekledi.

‘Deprembis’ uygulamasının yeni sürümü artık fay bilgilerini, geçmişte meydana gelen depremleri ve fay hattının hangi büyüklükte deprem üretebileceği bilgilerini vermeye başladı.

Uluslararası deprem ajanslarının verilerinin kullanıldığı uygulama 925×740 metre alanlar arasındaki zeminleri gösterirken, kabul edilmiş fay hatlarını da inceleme imkanı sağlıyor.

Ücretsiz kullanıma sunulan ‘deprembis’ uygulamasına günlük 10 sorgulama hakkıyla www.deprembis.com.tr adresinden erişilebiliyor.



‘HERKES OTURDUĞU YERİN ZEMİNİNİ MERAK EDİYOR’

Prof. Dr. Kutoğlu, vatandaşların da girip rahatlıkla anlayabileceği şekilde bir uygulama olduğunu belirterek, “Deprem konusu, ülkemizde vatandaşlarımızı çok meşgul eden bir konu. Özellikle geçtiğimiz sene yaşadığımız 6 Şubat depremlerinden sonra bütün ülke olarak vatandaşlarımız tedirgin. Herkes oturduğu yerin zeminini merak ediyor. Herkes bölgesinde fay var mı, yok mu; bu fay aktif mi, değil mi; bu fay deprem üretirse ne kadar büyüklükte deprem üretir, ne kadar hasar olur gibi soruları merak ediyor. Bununla ilgili de sürekli her gün haberlerde birtakım açıklamalar, görüşler görüyoruz. Bu açıklamalar ve görüşler de zaman zaman birbiriyle çelişebiliyor. Vatandaşımızın da kafası karışabiliyor. Biz istedik ki kabul görmüş, uluslararası arenada yayınlanmış, üzerinde uzlaşılmış verileri toplayıp vatandaşımızın anlayacağı dilde, vatandaşımızın kendi zeminini, bölgesindeki tehlikeyi sorgulayabileceği bir formata getirelim. Böylece vatandaşımız rahatlıkla kendi başına bulunduğu bölgedeki durumu gözden geçirebilsin istedik” dedi.

‘DEPREM TARİHİ ÇOK GEÇMİŞTEYSE O KADAR YAKIN TEHLİKE SÖZ KONUSUDUR’

Prof. Dr. Kutoğlu, vatandaşların bölgelerindeki fayların kaç büyüklüğünde deprem üretebileceğini de uygulama sayesinde görebileceğini belirterek, “Üzerinde uzlaşılmış global deprem ajansları, yer bilimleri ajansları tarafından servis edilen verileri ve depremleri de topladık. Bunları ‘deprembis’ portalına aktardık. Şimdi vatandaşlarımız artık burada sisteme giriş yapıp bölgelerindeki fayları da sorgulayabilecekler. Vatandaşlarımız artık bulundukları bölgedeki fayların mevcudiyetini, fayların kaç büyüklüğünde deprem üretebileceğini ve en son ne zaman ve kaç büyüklüğünde deprem üretmiş olduğunu fayın üzerine tıklayarak görebilecekler. Deprem tarihi çok geçmişteyse o kadar yakın tehlike söz konusudur. Artık vatandaşlarımız rahatlıkla, kimseye ihtiyaç duymadan bu bilgileri ‘deprembis’ üzerinden görebilecekler” diye konuştu.

YENİ FAYLAR VE HAREKET HIZLARI EKLENECEK

Projeyi sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirdikleri söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, ‘deprembis’ internet sitesini ticari kullanıma sunmadıkları için sistemdeki yoğunluğu engellemek adına her kullanıcıyı günlük 10 sorgulama ile sınırladıklarını söyledi.

3’üncü aşamada güncellenen fay haritalarındaki bilgileri verileri de sistem içerisine aktaracaklarını belirterek, “3’üncü fazda, çalışmaya devam ediyoruz. Bu fayların hareket hızlarını da koyacağız. Ortalama kaç senede bir deprem üretir bunları da üzerine koyacağız. Dolayısıyla geçmiş depremden bu yana geçen süreye bakıldığı zaman tehdidin ne kadar yakın olduğu görmek mümkün olacak. Bunlar, uluslararası kuruluşlarca servis edilen fay haritaları. Biz Maden Tetkik Arama’nın (MTA), haritalarını da sayısallaştırıyoruz onları da sayısallaştırdıkça haritamızda onlar da bulunacak” ifadelerini kullandı. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprembise-yeni-ozellik-tehdidin-ne-kadar-yakin-oldugunu-gormek-mumkun/feed/ 0
Depremde 300 hayvanı telef olan kadına devlet elini uzattı https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-300-hayvani-telef-olan-kadina-devlet-elini-uzatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-300-hayvani-telef-olan-kadina-devlet-elini-uzatti/#respond Tue, 30 Jul 2024 00:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16819 Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkım ve kayıpların yaşandığı Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde hayvanları telef olan besiciler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından depremlerin ardından verilen küçükbaş ve büyükbaş hayvan desteği ile yeniden sürü sahibi oldular.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kendilerine verilen hayvan desteğiyle üretime devam eden ve yeniden sürü sahibi olan besiciler, devlet desteğiyle besiciliğe devam ediyor. 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde İslahiye’nin kırsal Ağabey Mahallesi’ndeki evleri yıkılan ve ailesiyle enkaz altında kalan 48 yaşındaki Sultan Aslan’ın yaklaşık 300 küçükbaş hayvanı da ahırın yıkılması sonucu telef oldu.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan Sultan Aslan’a Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından telef olan 300 küçükbaş hayvanının yerine bedelsiz hayvan desteği verildi.

Depremlerde hayvanları telef olan Sultan Aslan’a küçükbaş hayvanları Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile İslahiye Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından teslim edildi. Devlet tarafından verilen hayvan desteği sonrası besiciliğe devam eden Sultan Aslan, 300 küçükbaş hayvanının yeni doğumlarla 450’ye yükseldiğini söyledi.

Geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depremlerde telef olan hayvanlarının yerine damızlık olarak dağıtılan hayvanların ilk kuzu ve oğlaklarını kucağına almaya başladığını belirten Aslan, desteklerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür etti.

Deprem günü yaşadığı zorlukları anlatan Aslan, hayvanlarının büyük bölümünün ahırın yıkılması sonucu kaybettiğini ve telef olan hayvanlarını depremden iki gün sonra enkazdan çıkarabildiğini söyledi.

“TELEF OLAN HAYVANLARIMIZIN SESİ BİR HAFTA BOYUNCA KULAKLARIMIZDAN ÇIKMADI”

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından depremde telef olan hayvanlarının yerine yenilerinin verildiğini belirten Aslan, “Devletimizden Allah razı olsun. Telef olan hayvan kadar tekrar bana ücretsiz hayvan hibe ettiler. Rabbim o günü bir daha kimseye göstermesin ve yaşadıklarımızı da kimseye yaşatmasın. Çünkü o gün gerçekten çok zordu. Telef olan hayvanlarımızın sesi bir hafta boyunca kulaklarımızdan hiç çıkmadı. Enkaz altında kalan hayvanlarımızı saatlerce enkaz altından çıkaramadık. Hayvanlarımız bağıra bağıra telef oldu” dedi.

“DEVLETİN VERDİĞİ DESTEKLE AYAKTA DURUYORUZ”

Depremin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle telef olan hayvanlarının yerine yenisinin verildiğini belirten Aslan, “Devlet destek vermeseydi biz bitmiştik, hiçbir şeyimiz kalmamıştı. Allah razı olsun devletimizin verdiği desteklerle tekrar sürü sahibi olduk ve ayakta durabildik. Biraz koyunlarımız kalmıştı ama devletimizden Allah razı olsun bize büyük destek çıktı. Telef olan 295 hayvanımın yerine tekrar 295 adet hayvan verdi. Devletin bana vermiş olduğu destek sayesinde yine besiciliğe devam ediyorum. Devlet destek vermeseydi tekrar besicilik yapamazdık” şeklinde konuştu.

Hayvancılığı çok sevdiğini anlatan Aslan, “Eşim de bana yardım ediyor ama hayvanlarla daha çok ben ilgileniyorum. Yem vermeden süt sağımına ve ahırı temizlemeye kadar tamamen hayvanlarla daha çok ben ilgileniyorum. Çünkü hayvancılığı çok seviyorum” diye konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-300-hayvani-telef-olan-kadina-devlet-elini-uzatti/feed/ 0
Anayasa Mahkemesi’nden imar barışı ile ilgili kritik karar! https://www.foxtvhaber.com.tr/anayasa-mahkemesinden-imar-barisi-ile-ilgili-kritik-karar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/anayasa-mahkemesinden-imar-barisi-ile-ilgili-kritik-karar/#respond Wed, 24 Jul 2024 06:48:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16330 Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrası; yapı kayıt belgesi verilen binaların deprem ya da kendiliğinden çökmesi gibi durumlarda oluşacak zararların giderilmesi için ilgili kamu kurumları aleyhine de tazminat davaları açılabilecek.

2018’DE YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

İmara aykırı ve kaçak yapılar konusunda; 18 Mayıs 2018’de yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun ile önemli bir düzenleme yapıldı. 3194 Sayılı İmar Kanunu’na geçici 16. madde eklendi. İlgili düzenleme uyarınca; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda; 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılan yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca 31 Ekim 2018 tarihine kadar başvurulması ve şartların sağlanması halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği hüküm altına alındı. Yapı kayıt belgesi alan kaçak yapılar bu düzenleme sayesinde yasal statü elde etti.

SORUMLULUK MALİKLERE BIRAKILDI

Yine ilgili yasal düzenleme ile yapının depreme dayanıklılığı hususunun bina sahibinin sorumluluğunda olduğu düzenlendi. Yani idarenin olası bir deprem hasarı ya da çökme gibi durumlarda tazminat gibi sorumluluklar altına girmeyeceği hükme bağlandı. Yani yapı kayıt belgeleri binanın depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmaksızın verilirken, olası bir olumsuzlukla ortaya çıkacak tablodan da malikler sorumlu tutulmuş oldu.

TEBLİĞİN İPTALİ İÇİN DANIŞTAYA DAVA AÇILDI

Tüm bu hususlar daha sonra Bakanlık tarafından çıkarılan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine Dair Tebliğe de aynen yansıdı. Tebliğin yayımın ardından bazı hükümlerinin iptali için Danıştay 6. Dairesi’nde dava açıldı.

DANIŞTAY ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURDU

Daire yaptığı incelemelerin ardından bir hüküm yönünden Anayasa’ya aykırılık tespit ederek, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapma kararı aldı. Yüksek Mahkeme; yapı kayıt belgesi verilen yapının depreme dayanıklılığı konusunda idarenin değil sadece bina sahibinin sorumlu olacağına dair hükmün iptalini istedi.

AYM OYBİRLİĞİ İLE İPTAL EDİLDİ

Anayasa Mahkemesi, Danıştay’ın itirazını haklı bularak, ilgili düzenlemenin oybirliğiyle iptaline karar verdi. Kararda; idarenin denetim ve gözetim sorumluluğunun devam ettiği bir konuda idare aleyhine tazminat davası açılamamasının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı.

ARTIK KAMU DA SORUMLU

Yüksek Mahkeme’nin bu kararı sonrası yapı kayıt belgesi alan ve yasal statüye kavuşan binalarda deprem gibi etkenlerle yaşanabilecek olaylardan kamu kurumları da sorumlu olacak. Vatandaşlar ilgili kamu kurumları aleyhine tazminat davası açabilecek.

3 MİLYON YAPI KAYIT BELGESİ ALINDI

Kahramanmaraş ve çevre illeri vuran depremler Türkiye’de imar affı tartışmalarını beraberinde getirdi. Yapı kayıt belgesi alan binaların depreme dayanıklı olup olmadığı bir kez daha gündeme taşındı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre; imar affından 5 milyon 849 bin konut ve 1 milyon 237 bin ticari olmak üzere 7 milyon 86 bin adet bağımsız bölüm yararlandı. 3 milyon 110 bin adet Yapı Kayıt Belgesi verildi.

KAYNAK: HABERTÜRK / FEVZİ ÇAKIR
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/anayasa-mahkemesinden-imar-barisi-ile-ilgili-kritik-karar/feed/ 0
Adıyaman ve Şanlıurfa’dan geçen fay hattı ile ilgili önemli açıklama https://www.foxtvhaber.com.tr/adiyaman-ve-sanliurfadan-gecen-fay-hatti-ile-ilgili-onemli-aciklama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/adiyaman-ve-sanliurfadan-gecen-fay-hatti-ile-ilgili-onemli-aciklama/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:24:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16211 İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen, Dokuz Eylül Üniversitesince yürütülen ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi’ projesi Şanlıurfa ve Adıyaman’dan geçen Bozova fay hattında sürdürülüyor.

Proje çalışmaları, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim elemanı paleosismoloji konusunda uzman Dr. Çiğdem Tepe, Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğretim üyesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak tarafından yürütülüyor.

Yaklaşık 20 yıldır deprem konusunda çalışmalar yürüten Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, bölgede devam eden çalışmalar hakkında açıklamada bulundu. Sümer, “Özellikle 2012 yılından itibaren bu süreç başladı. Son yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hızlanan bir proje çerçevesinde buradayız. Türkiye Paleosismoloji Projesi, bu yaklaşık 25’in üzerinde kurumla, 100’ü aşkın bilim insanının çalıştığı çok büyük bir projedir, hatta dünyanın en büyük paleosismoloji projesi diyebiliriz. Paleosismoloji projesi deyince ne anlıyoruz, fayların geçmişine bakarak ileride nasıl deprem üretecekleri ile ilgili bir yaklaşım gösteren bir bilim dalıdır. Dolayısıyla özellikle burada 3 bakanlığın, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın olduğu, Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAK) projesiyle Dokuz Eylül Üniversitesinin yürütücülüğünde Bozova Fayını çalışıyoruz. Neden Bozova Fayını öncelikle aldık, çalışıyoruz bu önemli çünkü Atatürk Barajına yakın bir faydır. Evet, uzunluğu itibariyle 50-55 kilometrelik bir fay. 7’ye varan bir deprem üretebilir ama Atatürk Barajına etkisi, önemi dolayısıyla biz öncelikli olarak Bozova Fayını öne çekerek, bu fayın geçmişini anlamaya yönelik bilimsel çalışmalar başlattık. Bir yıldır çalışmalarımız devam ediyor. Burada da yaklaşık bir aydan beri çalışıyoruz. 5 tane farklı alanda bizim hendek dediğimiz kazılar yaparak, fayın içine bakarak, o fayın deprem tarihçesi ile ilgili bilgiler elde ediyoruz. Bu projenin sonunda 8-9 ay sonra, bu tarihlemeleri de yaptıktan sonra, bu laboratuvar çalışmaları da bittiğinde biz bu fayla ilgili çok fazla bilimsel bilgiye sahip olacağız. Burada önemli olan biliyorsunuz Atatürk barajı, 90’larda yapımına başlanan bir baraj ve o dönemde diri fay projeksiyonumuz bugünkü gibi değildi. Ama O zamanki yapım aşamasında şansımız olduğunu düşünüyorum. Atatürk Barajı’nın bendini kesmiyor bu fay. Yani bu bilinçli mi yapıldı, bilinçsiz mi yapıldı, o çok önemli değil ama en azından bendi kesen bir depremde iki türlü hasar oluşuyor, bir tanesi yüzeyin yırtılması, bir tanesi de dalgadan kaynaklı hasarlar, dolayısıyla biz en azından Atatürk Barajı bendini kesen bir fay riskinden kurtulmuş durumdayız. En azından onu söyleyebiliriz. Tabi Bozova fayı kırılırsa Atatürk Barajının bendi özelikle havzanın güneyi ile ilgili bir baskın olur mu, bu çalışmanın sonunda yapılacak, çalışmalarla ortaya çıkacak. Ama Atatürk Barajı önemi ile ilgili özelikle Bozova Fayı, öncelikli fay ilan edildi. Ve burada 3 üniversite, Dokuz Eylül Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesinden hocalarla beraber yaklaşık 10 kişilik ekiple 1 aydan beri çalışıyoruz” dedi.

“Şu an için korkulacak bir durum yok”

Sümer, şu an için korkulacak bir durumun olmadığını belirterek, “Kötü senaryo ile ilgili konuşmak çok erken ama en azından fayın Atatürk Barajı bendini kesmediği için şu anda birazcık rahatız diyebiliriz. Şu an için korkulacak bir durum yok. En azından biz barajın bendinin fay tarafından kesilmediğini biliyoruz. Dolayısıyla bu bizim için bir avantaj. Ama bu çalışma bittikten sonra sarsıntı kaynaklı bir hasar baraja bu anlamda zarar verir mi bunun simülasyonları yapılacak. Baskı haritaları hazırlanacak, en büyük riskler ne olur diye bakılacak. Ve bu da Adıyaman ve Urfa’da ve daha güneydeki illerimiz için il afet risk azaltma ilan planları çerçevesinde AFAD’ın bünyesinde değerlendirilecek. Yani bu proje, özellikle devletin farklı kurumlarında aktif olacak bilgileri oluşturacak çok önemli bir projeden bir tanesi diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/adiyaman-ve-sanliurfadan-gecen-fay-hatti-ile-ilgili-onemli-aciklama/feed/ 0
Yerel yönetimlerin tecrübeli ismi Dr. M. Ejder Batur Çevre Şehircilik İl Müdürü oldu https://www.foxtvhaber.com.tr/yerel-yonetimlerin-tecrubeli-ismi-dr-m-ejder-batur-cevre-sehircilik-il-muduru-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yerel-yonetimlerin-tecrubeli-ismi-dr-m-ejder-batur-cevre-sehircilik-il-muduru-oldu/#respond Sat, 20 Jul 2024 00:04:23 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15990 ‘Akıllı Kent Tasarım Sistemlerinin Pilot Ölçekte Uygulanabilirliği’ tez konusuyla Doktora derecesi alan Batur, 3 dönem Ümraniye Belediye Başkan Yardımcılığı, İBB İmar Komisyonu Başkanvekilliği görevleriyle birlikte yerel yönetimlerdeki tecrübesiyle İstanbul’u depreme hazırlamakta kritik rol üstlenecek 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndaki bayrak değişiminden sonra Murat Kurum’un yeniden bakanlığı devralmasıyla İstanbul’da da bayrak değişimi yaşandı. 6 yıldır bakanlığın İstanbul il müdürlüğü görevini yürüten Hacı Mehmet Güner görevi yerel yönetimlerin tecrübeli isimlerinden biri olan Dr. M. Ejder Batur’a devretti. 

Ataşehir’deki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen devir teslim törenin ardından Batur yeni görevine başladı. 

‘EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZDEN BİRİ BU ŞEHRİ DEPREM HAZIRLAMAK’

Devir teslim töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Batur, “Kamu görevlileri bir bayrak devridir. Biz bu bayrağı alacağız ve bizden sonraki gelenlere teslim edene kadar da canla başla, en iyi şekilde bulunduğumuz kamu hizmetini en iyi şekilde yapmaya çalışacağız. Sorumluluğumuz İstanbul’dur. İstanbul bizim medeniyetimizin başkenti. İstanbul bizim kültürümüzün başkentidir. İstanbul bizim en kıymetli varlığımızdır. İstanbul 39 ilçesiyle, 963 mahallesiyle, 16 milyon insanımızın yaşadığı, ülkemizin her 5 kişiden birisinin yaşadığı mega kent. Bu çerçevede de mega problemleri olan bir şehir. Bu mega kent Cumhurbaşkanımızın Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde sorunlarının büyük kısmını geride bırakmış ve bunları bertaraf etmiş bir şekilde günümüze kadar geldi. Tabii deprem gibi bazı problemler öyle bugünden yarına, yarından öbür güne kısa sürede çözülebilecek hususlarda değil. Bunun için yıllara sari çalışmalar gerekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün de İstanbul’umuzda yaşayan hemşerilerimizin hayat konforunu, yaşam konforunu arttırmanın yanı sıra en önemli görevi de 39 ilçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve hükümetimizin diğer organlarıyla beraber bu şehri depreme hazırlamaktır. Bu zamana kadar özellikle hükümetlerimiz döneminde bu konuda çok ciddi mesafeler alındı. Özellikle 2012’de çıkartılan 6306 sayılı kanunla beraber bu iş çok ciddi bir motivasyonla, kötü yapı stoğunun değişimiyle alakalı ciddi mesafe alındı. Ama hala alınması gereken yol var” dedi. 

‘İNSAMIZI ÖLDÜREN BİNALARDAN YAŞATAN BİNALARA GEÇİRME ZORUNLULUĞUMUZ VAR’

İstanbul’u da etkileyen 1999 Gölcük merkez üslü depremin ardından 25 yıl geçtiğini ve bilim insanlarının da ortak kanaati olarak depremin her geçen saniye İstanbul’a daha da yaklaştığının altını çizen Batur, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Biz de bu şuurla çalışmalarımızı canla başla çalışacağız. Hepimizin hala aklında olan 1 buçuk yıl önce bu toprakların gördüğü en büyük afetle karşılaştık ki bakanlığımız bütün unsurlarıyla Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, liderliğinde, Bakanımızın yine yoğun çabalarıyla beraber o 11 ildeki depreme karşı, o kötü yapı stoğunun sonucundaki enkaz giderilmeye çalışılıyor. Bunu tekrar yaşamamak için ve bunun İstanbul’da yaşanmaması için bu felaket gelmeden hazırlamak mecburiyetindeyiz. Çünkü İstanbul farklı bir pozisyonu olan, stratejik bir şehrimiz. Böyle bir görevimiz ve yükümlülüğümüz var. Bu bilinçle, insanımızın yaşam konforuna ne katabiliyoruzla beraber, depremde insanlarımızı öldüren binalardan yaşatan binalara geçirmek zorundayız. Bu konuda aciliyetimiz var. Bunu da Büyükşehir Belediyesi, 39 ilçe belediyesi, diğer ilgili kamu kurumlarımızın tamamıyla beraber bir senkronize içerisinde yapma mecburiyetimiz var. Bunu da inşallah burada olabildiğince yapmaya, sağlamaya göre ve sorumluluğumuz içerisinde gerçekleştirmeye çalışacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bakanımızın azimli, çalışkan duruşu ve tutumuyla üstesinden en kısa zaman içerisinde geleceğiz.” 

M. EJDER BATUR KİMDİR?

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Yerel Yönetimler Başkanı ve İl Başkan Yardımcısı olan M. Ejder Batur, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Yapılarda Sismik İzolasyon başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Akıllı Kent Tasarım Sistemlerinin Pilot Ölçekte Uygulanabilirliği başlıklı teziyle de doktora programını bitirerek doktor derecesini aldı. AK Parti Ümraniye İlçe Başkanlığı’nda Kurucu İlçe Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Batur, 2004’teki Mahalli İdareler seçiminin akabinde Ümraniye Belediyesi’nde 2004-2019 yıllarında üç dönem Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Ümraniye Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekilliği görevinde de bulunan Batur, İBB Meclis Üyeliği, İBB İmar Komisyonu Başkanvekilliği görevlerinde bulundu. 24 Şubat 2021’de gerçekleştirilen 7. Olağan İl Kongresi’nde İl Yürütme Kurulu üyeliğine seçilen Batur, Yerel Yönetimlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak atanmıştır

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yerel-yonetimlerin-tecrubeli-ismi-dr-m-ejder-batur-cevre-sehircilik-il-muduru-oldu/feed/ 0
Bakan Kurum tarih verdi: Evine girmeyen hiçbir vatandaşımız kalmayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-tarih-verdi-evine-girmeyen-hicbir-vatandasimiz-kalmayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-tarih-verdi-evine-girmeyen-hicbir-vatandasimiz-kalmayacak/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:48:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15957 Dün Elazığ’a gelerek yapımı devam eden TOKİ konutlarında incelemelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün de İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Bakan Kurum, toplantı öncesinde açıklamalarda bulundu.

Göreve geldikleri günden itibaren ekip arkadaşlarıyla birlikte il il gezdiklerini dile getiren Bakan Murat Kurum, “Vatandaşlarımızın depremzede kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidermek için yollardayız. Geçen 16 günlük sürede; bir evladı ve hizmetkarı olmaktan şeref duyduğum afetzede kardeşlerimizin hep yanında olduk. İlk ziyaretimizi 2 hafta önce Malatya, Maraş ve Hatay’a yaptık. Geçtiğimiz hafta; Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Osmaniye ve Adana’mızdaydık. Sizlere deprem bölgesinde; aynı derdi, aynı hüznü ve aynı umudu taşıdığımız kardeşlerimizin gönül dolusu selamlarıyla geldik. Buradan sonra da inşallah Şanlıurfa’mıza ve Diyarbakır’ımıza geçeceğiz. Orada da kardeşlerimizin taleplerini dinleyeceğiz. Şu anda Gakkoşların diyarı, benim kalbimin her daim sokaklarında attığı Elazığ’ımızdayız. Ben kendimi hep buraya ait hissettim. Dünde burada toplantıları yaparken o acı günleri hatırladık. O kışın soğuğunda ki beraber ele ele verdiğimiz Elazığ’ın dar sokağındaki mücadeleyi hatırladık. Bizim ne zaman azme ve huzur ihtiyacımız olsa, aklımıza hemen Harput Kalesi gibi dimdik duran Gakkoşlar gelir. Her gör düğü yerde bizi kucaklayan bir evladı gibi bağrına basan Elazığ’ın şefkatli anneleri ve babaları gelir. Bana ‘Kara Murat’ diye seslenen, benim güzel hemşerilerim gelir. Allah tüm Elazığlı kardeşlerimizden razı olsun. İnşallah onları bir evladı olarak bizde Elazığ’ımız için 11 ilimiz için, depremden etkilenen tüm alanlarımız için aynı kararlılıkla çalışacağız. Sivrice’de, Maden’de, Sürsürü’de, Abdullahpaşa’da, Rüstempaşa’da, Mustafapaşa’da kardeşlik şuur ile koştuk. Vatandaşlarımız sözler verdiysek 2020 Ocak depreminde Elazığı’mıza, ilçelerde, köylerde, merkezde 26 bin konutu söz verip kazandıysak, Elzığımızın cehresini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde baştan aşağı yenilediysek inşallah aynı anlayışla Elazığ’ımızın ihtiyaçlarını gidereceğiz. 6 Şubat depremi nedeniyle hasar gören konutlarımızı hızlı bir şekilde ihyasını aynı şekilde gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

“YILSONUNA KADAR TOPLAMDA EN AZ 200 BİN KONUTU TESLİM EDECEĞİZ”

11 ili ayağa kaldırmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Kurum, ” 24 saat esası ile gece gündüz ziyaretlerimizi gerçekleştiriyor, bir saatin ve dakikanın dahi kıymetli olduğunu anlayışıyla çalışmalarımızı yapıyoruz. Şuana kadar 11 ilimizde 283 bin yuvamız, konutumuzun inşa sürüce başlatılmıştır. 4 bin 500’e yakın köyümüzde; köy evlerinin yapımı, kırsal kalkınmanın sağlanması ve oradaki özgün mimari doğrultusunda bakanlığımız konutların yapımını gerçekleştirmektedir. Şu ana kadar; toplamda 76 bin yuvamızı kardeşlerimize teslim ettik. Yılsonuna kadar toplamda en az 200 bin konutu teslim edeceğiz. İnşallah bur çerçevede her ay 25-30 bin konutun teslimiyle birlikte ailelerimiz evlerine kavuşana kadar durmadan duraksamadan çalışacağız. Kardeşlerimize verdiğimiz sözleri tutacağız. 2025 yılı sonuna kadar, 11 ilde 6 Şubat depremi nedeniyle evine girmeyen hiçbir afetzede vatandaşımız kalmayacak. Elazığ özelinde 6 Şubat depreminde 3 bin 93 yeni yuvamızı ve iş yerimizi kurduk, milletimizin duasını aldık. Şimdi devam eden 13 bin 500 kontumuzun inşası, vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda yapmış olduğumuz görüşmeler çerçevesinde hızlı bir şekilde devam etmektedir. Onları da hızlı bir şekilde tamamlayacağız” şeklinde konuştu.

“11 İL 2025 YILININ SONUNDA İNŞALLAH BÖLGENİN VE ÜLKEMİZİN CAZİBE MERKEZİ OLACAKTIR”

Devletin kudretli ve güçlü olduğunu aktaran Kurum, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde depremde, selde, yangında, heyelanda milletimizin ihtiyaçlarını gidermek anlamında yapılması gereken çalışmaları an ve an takip etmektedir. Cumhurbaşkanımızın liderliği ekip arkadaşlarıyla birlikte vatandaşlarımızın o ihtiyaçlarının giderilmesi anlayışı ve siyasetimizin merkezinde de her zaman insanımız oldu. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturu ile hareket etmeye çalışıyoruz. Bu anlamada yardıma ihtiyacı olan ailelerimizi bizzat tespit etmek, o ihtiyaçları gidermek, onlara sımsıkı sarılmak bizim en asli vazifemizdir. Hep birlikte bu anlayışla nasıl 2003 Bingöl depreminde vatandaşlarımızla el ele verip sorunları giderdiysek, 2011 Van depreminde, ilin yeninde ihyası için çalışmalarımızı yapmışsak, 2020 Elazığ-Malatya depreminde milletimize sözlerimizi tuttuysak, İzmir depreminde Bayraklı’da verdiğimiz sözleri tek tek gerçekleştirdiysek, Kastamonu, Bartın, Rize, Giresun’da ki sellerde milletimizle omuz omuza mücadele ettiysek 6 Şubat depremi nedeniyle yaşadığımız bu hasarları hızlı bir şekilde gidereceğiz. 2025 yılında bölgemiz, Harput Kalesinin o kudretiyle birlikte Gakkoşlarımızın üretimini, istihdamının Elazığ’ın bu bölge için yeni yatırımlarımızla birlikte sokaklarında annelerimizin huzur içerisinde gezdiği, çocuklarımızın cıvıl cıvıl seslerinin duyulduğu, gülümsemelerinin duyulduğu ve inşallah üretin bir Elazığ’ı kazandırmak için hep birlikte çalışacağız. 2025’den sonra yüzlerce yıldır Harput Kalesinden yükselen o güzel selamlara Hatay’dan Habibi Neccar Cami’den minareleriyle cevap verilecek. Adıyaman’dan Ulu Cami’den, Kahramanmaraş’ta o kahramanlık diyarlarının sergilendiği şehrimizden cevap verilecek ve 11 il 2025 yılının sonunda inşallah bölgenin ve ülkemizin cazibe merkezi olacaktır. 11 ilimiz yeniden Anadolu’nun en güçlü, en sarsılmaz yıldız şehirleri olacaktır. Biz bu anlayışla çalışacağız ve mücadele edeceğiz. Rabbim bizi vatandaşlarımıza ve hemşerilerimize mahcup etmesin. Bu manada dün kendi kararlarımızı aldık ve hep birlikte istişare ettik. Yapılması gereken işlere karar verme ve tartışma fırsatımız oldu. Bugünde muhtarlarımız ve sivil toplum örgütlerimizle şehrimizin ihtiyaçlarını dinlemek için bir aradayız. Milletimizin devletimize tam anlamıyla güvenmektedir. Bizde milletimizin bu güvenini boşa çıkarmamak adına çalışacağız. Milletimize 22 yıldır verdiğimiz sözlerimizi tuttuğumuz gibi yine tutmaya devam edeceğiz” dedi.

Toplantıya, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Mamut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur ve diğer protokol üyeleri katıldı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-tarih-verdi-evine-girmeyen-hicbir-vatandasimiz-kalmayacak/feed/ 0
Depremzedelerden Bakan Kurum’a teşekkür https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelerden-bakan-kuruma-tesekkur/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelerden-bakan-kuruma-tesekkur/#respond Tue, 16 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15580 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden en çok etkilenen illerden Osmaniye ve Adana’da depremzede vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Osmaniye’de İstasyon Caddesi’nde incelemelerde bulunan Bakan Kurum, depremzede vatandaşların taleplerini de tek tek dinledi. Bir depremzede vatandaşın, yıkılan binalarının TOKİ tarafından yapılmasını talep etmesi üzerine Bakan Kurum, “Hayırlı olsun. Burayı TOKİ Başkanlığımız en kısa zamanda projelendirip yapacak.” diyerek elini sıktı. Bakan Kurum’un sözlerinin ardından depremzede vatandaşlar, “Allah sizden ve devletimizden razı olsun Murat Bakanım.” ifadelerini kullanarak, Bakan Kurum’a sarıldı.

Osmaniye temaslarının ardından Adana’ya giden Bakan Kurum, aynı ilgiyi Şambayadı Mahallesi’nde de gördü. Bakan Murat Kurum, TOKİ konutlarında inceleme yaptığı sırada yeni evlenen Hatice ve Gökhan Başpınar’ın çay davetini kırmadı. Aile üyelerinin, “Çok şükür hiçbir eksiğimiz yok, hepsini yerine getiriyorlar ve bizi mağdur etmiyorlar. Allah sizlerden razı olsun.” ifadelerinin üzerine Bakan Kurum, “İnşallah tüm deprem bölgesinde bu gülen yüzleri görmek istiyoruz. Tüm ailelerimiz böyle sevinsin istiyoruz. Bunun için de arkadaşlarımız çalışıyor. İnşallah daha güzel günlerde, hep bir arada olalım.” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin izlerini silmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda depremin ilk anından itibaren bölgede olan ve elini hiçbir zaman depremzede vatandaşların üzerinden çekmeyen Bakan Murat Kurum, asrın felaketinden etkilenen 11 ilin yeniden ayağa kaldırılması ve depremzede vatandaşların bir an önce sıcak yuvalarına kavuşabilmesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.

İSTASYON CADDESİ’NDE VATANDAŞLARIN BÜYÜK İLGİSİYLE KARŞILANDI

Üç günde 5 şehre; Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Osmaniye ve Adana’ya giden Bakan Kurum, afet konutlarını inceledi ve vatandaşların taleplerini yerinde dinledi. Bakan Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Osmaniye programında, İstasyon Caddesi’nde vatandaşların büyük ilgisiyle karşılandı. Vatandaşlarla tek tek tokalaşan Bakan Kurum, onların taleplerini dinledi.

“TOKİ BAŞKANLIĞIMIZ EN KISA ZAMANDA PROJELENDİRİP YAPACAK”

Bir depremzede vatandaş, yıkılan binalarının TOKİ tarafından yapılmasını talep etmesi üzerine Bakan Kurum, “Hayırlı olsun.” diyerek kendisiyle tokalaştı. Bakan Murat Kurum, yapılan evlerin zemin artı 4 katı geçmediğini belirterek, “Dükkânı olana dükkân, evi olana ev, AFAD’dan hak sahibi olana AFAD’dan, olmayanları ise kentsel dönüşümden hak sahibi yapacağız. Mevcut arsa değerlerinizi hesaplayacağız. Yeni yapacağımız projeden bu değerleri düşeceğiz. Maliyetlerde ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla indirim yapacağız. Kalan bir borcunuz varsa da uzun vadede ödeme imkanına erişeceksiniz. Burayı da sizlerin talepleri doğrultusunda TOKİ Başkanlığımız en kısa zamanda projelendirip yapacak.” dedi.

VATANDAŞLAR, BAKAN KURUM’A TEŞEKKÜR ETTİ

Bakan Murat Kurum’un sözleri üzerine kendisine sarılarak ve elini sıkarak teşekkür eden vatandaşlar, “Allah sizden ve devletimizden razı olsun Murat Bakanım, iyi ki varsınız. Allah ayağınıza taş değdirmesin.” şeklinde konuştu. Bakan Kurum daha sonrasında diğer vatandaşların da taleplerini bir bir dinleyerek, projelerini inceledi.

“TÜM DEPREM BÖLGESİNDE BU GÜLEN YÜZLERİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

Osmaniye temaslarının ardından Adana’ya giden Bakan Kurum, aynı ilgiyi Şambayadı Mahallesi’nde de gördü. Bakan Murat Kurum’u gören depremzede vatandaşlar, kendisine teşekkürlerini iletti. Bakan Murat Kurum, Çukurova ilçesine bağlı Şambayadı Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında inceleme yaptığı sırada yeni evli bir çiftin çay davetini de kırmadı. Deprem zamanında nişanlı olan ve bu yıl evlenen Hatice ve Gökhan Başpınar’ın evine konuk olan Bakan Kurum, “İnşallah tüm deprem bölgesinde bu gülen yüzleri görmek istiyoruz. Tüm ailelerimiz böyle sevinsin istiyoruz. Bunun için de arkadaşlarımız çalışıyor. Hayırlı uğurlu olsun, evinizde güle güle oturun. İnşallah daha güzel günlerde, hep bir arada olalım.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK ŞÜKÜR BİR EKSİĞİMİZ YOK, HEPSİNİ YERİNE GETİRİYORLAR”

Bakan Kurum, aileye herhangi bir eksikleri ve sıkıntıları olup olmadığını sordu. Hatice Başpınar, “Çok şükür bir sıkıntımız yok, hepsini yerine getiriyorlar. Bizi mağdur etmediler. Allah sizlerden razı olsun.” ifadeleriyle Bakan Kurum’a teşekkürlerini iletti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelerden-bakan-kuruma-tesekkur/feed/ 0
Bakan Kurum: 2025 yılında evine girmeyen tek depremzede kalmayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-2025-yilinda-evine-girmeyen-tek-depremzede-kalmayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-2025-yilinda-evine-girmeyen-tek-depremzede-kalmayacak/#respond Sun, 14 Jul 2024 23:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15462 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin etkilediği 11 ilden Osmaniye’ye geldi. Osmaniye Belediyesini ziyaret eden Bakan Kurum daha sonra 6 Şubat depremlerinde büyük hasar alan Metin Tamer Sitesi ve Sefa Evler içerisinde bulunduğu rezerv alanı ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

“2025 YILINA GELDİĞİMİZDE DEPREM BÖLGESİNDE EVİNE GİRMEYEN TEK BİR AFETZEDE KALMAYACAK”

Bakan Kurum burada yaptığı konuşmada, “Osmaniye’mize tekrar başsağlığı dileklerimi iletiyorum, sizlere deprem bölgesini anbean takip eden buradaki süreci, buradaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını sürekli bizler aracılığıyla takip edip yapılması gereken işlerle ilgili her türlü talimatı veren Sayın Cumhurbaşkanımız, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın da selamlarını, sevgilerini, muhabbetlerini Osmaniyeli kardeşlerimize iletmek istiyorum. Tabii göreve geldiğimiz andan itibaren 2 Temmuz’da biz de deprem bölgesine geçtik. Bugün yine bu memleketin bir evladı, bir kardeşi olarak hizmetkarı olarak Osmaniye’mizdeyiz. Biz de 11 ilimiz gibi Osmaniye’mizi de ayağa kaldırmak için hep birlikte gece gündüz çalışıyoruz. 6 Şubat’ta başladığımız seferberlik anlayışıyla yürüttüğümüz 11 ilde şu an 276 bin konutumuzun iş yerimizin inşası süratli bir şekilde devam etmektedir. Yine 4 bin 500’e yakın köyde vatandaşlarımızın köydeki yaşamlarını sürdürebilmesi, kırsal kalkınmayı devam ettirebilmemiz, yine orada köylerimizdeki ihtiyaçları giderecek her türlü altyapısıyla, üstyapısıyla inşaatlarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Şu ana kadar 76 bin konutumuzu teslim ettik. İnşallah yıl sonuna kadar 200 bin konutumuzu 11 ilimizde teslim edeceğiz ve inşallah 2025 yılına geldiğimizde deprem bölgesinde evine girmeyen tek bir afetzede kardeşimiz kalmayacak” ifadelerini kullandı.

“BİZİM DE GAYEMİZ, AMACIMIZ DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZİN DUASINI ALMAKTIR”

Dünyanın en güzel duygusunun yuva kurmak olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Depremin hemen ardından 46 günde 11 ilde 180 bin konutun temelini atmış ve hızlı bir şekilde vatandaşlarımıza bu konutlarımızı teslim edeceğimizin sözünü vermiştik. İnşallah her ay 25-30 bin konutumuzun teslimini yapıp 2025 yılına geldiğimizde artık tüm deprem bölgesinde yeni konutların yükseldiği, yeni konutlarda vatandaşlarımızın oturduğu, ticaretiyle, turizmiyle, üretimiyle, istihdamıyla artık bölgenin kalkınma bölgesi olarak ilan edildiği bir deprem sürecini inşallah vatandaşlarımızla birlikte yaşayacağız. Hayatım boyunca şunu tüm kalbimle hissettim. Kurulan o yuvanın sakinlerinden dua almaktır. Bizim de gayemiz, amacımız depremzede kardeşlerimizin duasını almaktır. Onlarla el ele başlattığımız o seferberlik anlayışıyla çalışmalarımızı işin sonuna kadar sürdürmektir” diye konuştu.

“OSMANİYE’DE 3 BİN 572 YENİ YUVAYI VATANDAŞLARIMIZA TESLİM ETTİK”

Osmaniye’de bugüne kadar 3 bin 572 yeni konutu depremzedelere teslim ettiklerini aktaran Bakan Kurum, “İnşallah yıl sonuna kadar da başlamış olduğumuz şehrin dışındaki belirlenen alanlardaki konutlarımızın hemen hemen hepsi tamamlanacak. Ağustos, Eylül, Ekim ayı itibarıyla bu konut teslimlerini etap etap Osmaniyeli kardeşlerimize inşallah yapıyor olacağız. Burada başlatmış olduğumuz 9 bin 100 konutumuz, iş yerimiz Osmaniye’mizde hızlı bir şekilde tamamlanıp inşallah vatandaşlarımıza teslim edilecek ve biz de kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın mutluluğuna ortak olacağız” dedi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETMENİN YOLU DEPREM BÖLGESİNİ YENİDEN AYAĞA KALDIRMAKTAN GEÇİYOR”

Deprem bölgesinde sadece ev yapmadıklarını yeni bir sosyal yaşam alanı oluşturduklarını belirten Bakan Kurum, “Deprem bölgesinin iklim şartları, buradaki ekonomik şartlar, vatandaşlarımızın bizden talepleri, yine buradaki sosyal ihtiyaçları gözetecek projeler yapmaya çalışıyoruz ve yapılan projeler yeşil alanlarıyla, parklarıyla, bahçeleriyle inşallah geleceğin muhteşem Türk şehirleri olacaktır. İstiklal şehri bu anlamda istikbalimizin de inşallah şehirleri olacak. 11 il için söylüyorum tüm vatandaşlarımız için söylüyorum. Çok acı günler çektiler, çok zorluk çektiler. İnşallah istikbalimizi de hep birlikte inşa edeceğiz. Çünkü buradaki her bir kardeşlerimiz hep söylüyoruz bize deprem şehitlerimizin emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak için biz de hep birlikte yollardayız. 11 ilimizin hiçbir yerinde hiçbir kardeşimiz kendisini asla ve asla yalnız hissetmeyecek. Ne dün ne de yarın hiç kimseyi geride bırakmadık, kimseyi ayırt etmedik. Bu anlayışta projelerimizi devam ettireceğiz. Buradaki tüm ekibimizle birlikte kendimize bir söz verdik. Depremzede kardeşlerimizin yüzü gülene kadar biz gülmeyeceğiz. Onlar evinde rahat uyuyana kadar biz evimizde rahat etmeyeceğiz. Burada ticaret, turizm, eski hale gelene kadar da var gücümüzle gece gündüz çalışacağız. Çünkü bizim Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kutlu bir davamız var, iddiamız var. Bu ideal Türkiye Yüzyılı iddiasıdır. Ortak vatanımız Türkiye’dir, ortak idealimiz Türkiye Yüzyılı idealidir ve ortak derdimiz de hepimizin deprem bölgesidir, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızdır ve bu anlamda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmenin yolu deprem bölgesini değerli arkadaşlar bir an önce ayağa kaldırmaktır ve buradan yeni kurulan her yuva burada yeni açılan her bir iş yeri ve buradaki sanayinin, turizmin yeniden canlanması Türkiye’yi olduğundan daha güçlü hale getirecektir” şeklinde konuştu.

KAYNAK: DÜNYA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-2025-yilinda-evine-girmeyen-tek-depremzede-kalmayacak/feed/ 0
Bakan Kurum: Yıl sonuna kadar 200 bin konut teslim edilecek https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-konut-teslim-edilecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-konut-teslim-edilecek/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:12:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15334 Bakan Kurum, bir dizi ziyaretler ve saha incelemesi için geldiği Gaziantep’te AFAD İl Müdürlüğünde gerçekleştirilen koordinasyon toplantısı öncesi yaptığı açıklamada, 6 Şubat 2023’teki depremlerden 46 gün sonra 11 ilde 180 bin konutun temelinin atıldığını hatırlattı

O dönem deprem bölgesini bakanlığın bir üssü gibi kullandıklarını belirten Kurum, “46 günde neredeyse tüm dünyaya örnek olacak, eşi benzeri görülmemiş bir seferberlik anlayışıyla 11 ilimizde 180 bin konutun temelini attık. Bu inançla çalışmalarımıza başladık. Hiçbir kimseyi birbirinden ayırmadık. Vatandaşımızın bizden nerede bir talebi varsa oraya koşmaya çalıştık ve vatandaşların taleplerini doğrudan kararlarımıza yansıtarak, sorunun değil çözümün aktörü olmaya gayret gösterdik.” dedi.

Bugün hep birlikte 21. yüzyılın en büyük konut yapım seferberliğini, deprem dönüşüm seferberliğini yürüttüklerini belirten Kurum, şehirleri, ilçeleri ve köyleri ayağa kaldırmak için çalıştıklarını, bir yandan vatandaşların ihtiyacı olan ticarethaneler, sağlık tesisleri yaparken diğer yandan altyapıda kanalizasyon ve içme suyu çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.

Deprem bölgesindeki 11 ilde 276 bin konutun inşasının devam ettiğini dile getiren Kurum, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar 76 bin konutun teslimi gerçekleşmiş ve inşallah bundan sonraki süreçte her ay 25-30 bin konutun teslimini planlıyoruz. Yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimini hedefliyoruz. İnşallah 2025 yılına geldiğimizde de İslahiye’de, Nurdağı’nda, Araban’da köylerimizde 11 ilimizde evine girmeyen depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz. Bu anlayışla çalışıyoruz ve bir yuvamızı bir saat daha erken verebilmek için ekip arkadaşlarımız sahada gece gündüz çalışıyor. Gaziantep özeline baktığımızda şu ana kadar 14 bin 710 yeni yuvamızı, iş yerimizi vatandaşlarımıza teslim ettik. Bugün halen Nurdağı, İslahiye, Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde 32 bin 299 konutumuzun, iş yerimizin inşası devam etmektedir.”

Yeni konutları çevre düzenlemeleriyle, parklarıyla, oyun alanlarıyla, bütün kamu binalarıyla birlikte tasarladıklarına işaret eden Kurum, şöyle devam etti:

“Yeni Nurdağı ve yeni İslahiye’yi oradaki sanayicisiyle, turizmin yeniden canlandığı bir anlayışla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Burada yaşayan her bir vatandaşımız bize deprem şehitlerinin emanetidir anlayışıyla çalışıyor, şehitlerimizin emanetine sahip çıkabilmek ve milletimizi yalnız bırakmamak adına bu çalışmaları yürütüyoruz. Vatandaşlarımızın gönül rızasını alarak, çoğunluğun sesine kulak vererek, gerek şehir içi belirlediğimiz rezerv alanlarda gerekse şehrin dışındaki yine rezerv alanlarda bu süreci yürütüyoruz.”

Gaziantep’e yapılacak yatırımlar için istişarelerin yapıldığını söyleyen Kurum, yatırımcılar için yeni sanayi bölgeleri açacaklarını ve burada istihdamı ve üretimi artıracaklarını, Gaziantep’in yine ülkenin ve bölgenin lokomotif şehri olmaya devam edeceğini vurguladı.

Açıklamanın ardından basına kapalı devam eden toplantıya, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mesut Bozatlı, CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ilçe belediye başkanları ve ilgili kurumların müdürleri katıldı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-200-bin-konut-teslim-edilecek/feed/ 0
Bakan Kurum müjdeyi duyurdu: Her ay 25 bin… https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-mujdeyi-duyurdu-her-ay-25-bin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-mujdeyi-duyurdu-her-ay-25-bin/#respond Sat, 13 Jul 2024 03:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15296 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen 11 ilden biri olan Adıyaman’a geldi. Bakan Kurum depremzedeler için yapılan TOKİ konutlarında incelemelerde bulunarak projelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi. Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacağını ifade etti.

“21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz”

Bakan Kurum, 21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğini 11 ilde yürüttüklerini açıklayarak, “Bugün bizim için değerli olan aşıkların şehri, bizim yanımızda dimdik durmuş Adıyaman’dayız. Siyaset üstü bir bakışla Adıyaman’ımızın neye ihtiyacı varsa Belediye Başkanımız, Milletvekillerimiz, Valimizle hep birlikte istişare ediyoruz. Bunun sonucunda ne adım atılması gerekiyorsa hızlı bir şekilde atıyoruz. 6 Şubatta Anadolu coğrafyasının yaşadığı bugüne kadarki en büyük felaketi yaşadık. Bugün 11 ilde 14 milyon vatandaşı etkileyen deprem sebebiyle 21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz” dedi.

“Projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz”

Bakan Kurum projelerin hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Bu kapsamda Cumhuriyet tarihinin en büyük konut dönüşüm seferberliği içinde arkadaşlarımızla bu süreci yürütüyoruz. Adıyaman’ın iklim şartlarına uyumlu şeklinde gerek iklim değişikliğine uyum, gerek burada güneş panellerinin kullanılması gerek atık suların yeniden kullanılması anlayışıyla projelerimizin, konutlarımızın inşaatını yürütüyoruz. Burada yaklaşık 16 bin konutumuz inşaatı yürütülüyor. Burada 50 bin Adıyamanlı yaşayacak. Burası okulu, camisi, yeşil alanıyla, meydanıyla örnek bir şehir olmasını istiyoruz. Örnek bir şehircilik modeli olması amacıyla yerin altında da binlerce kilometrelik altyapı kanalizasyon, yağmur suyu gibi hatlarımızı şehrimizin ihtiyaçları doğrultusunda yapmaya gayret ediyoruz. 11 ilimizde 276 bin konutun inşaatı hızla ilerlemektedir. 441 bin hak sahibi vatandaşlarımız için yerinde gidip tespitleri yapmak suretiyle gerek şehrin çeperindeki belirlediğimiz alanlarda gerekse şehrin içindeki rezerv alanlarda projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceğiz”

Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, “Burada köylerimizde hasarlar gördük. 4 bin 500 köyümüzde ekiplerimiz çalışmaktadır. Şuana kadar 76 bin konutumuzu tüm deprem bölgesinde teslimlerini gerçekleştirdik. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin konutun teslimini gerçekleştiriyor olacağız. 11 ilimizde çok önemli mesafeler kat ettik. Çabalarımızın meyvelerini konut teslimiyle almaya başladık. Çok daha hızlı çalışacağız hızlı mesafe kat edeceğiz. İnşallah hedefimiz her ay 25-30 bin konutu teslim etmektir. 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak. Bu anlayışla gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Projelerle Adıyaman’ın ticaretini, turizmini canlandırmak istiyoruz”

Bakan Kurum, “Adıyaman özeline baktığımızda bugüne kadar 8 bin 174 yuvamızı teslim ettik. Bugün merkez il ve ilçelerde 45 bin 444 konutun inşaatı devam ediyor. Adıyaman merkezde belirlediğimiz yıkımın yoğun olduğu yerlerde belirlediğimiz rezerv alanlarımız var. Bu alanlarda da 7 bölgede çalışmalar fiilen devam ediyor. Bu projelerle şehrin yeniden ticaretini, turizmini canlandıracak adımları atmak istiyoruz. Meydan projemiz, Adıyaman merkezinde kale altında buradaki tarihi, turizmi canlandıracak burada esnafın vatandaşımızın ihtiyaçlarını giderecek bir proje tasarladık. İstiyoruz ki geniş bir meydan olsun. Adıyaman’ın kadim kimliğini bu projede yaşatmak istiyoruz. Bu kapsamda bu projeyi yaptık. Bugün sivil toplum örgütümüz esnafımız muhtarlarımızla bir araya geldik. Ay sonunda proje tamamlanacak. Vatandaşlarımızla görüşmeleri yapacağız. Vatandaşlarımızın çoğunluğunun kabul etmesi durumunda meydan projemizi gerçekleştireceğiz. Adıyaman’a güzel bir meydan kazandırmak istiyoruz. Burada ulu camimiz yıkılmıştı. Buradaki restorasyon devam ediyor. Ulu cami etrafında da Adıyaman’a yakışacak bir eser yapmak istiyoruz. Burada da vatandaşlarımızın çoğunluğu isterse bir proje yapmak istiyoruz. Cendere köprüsü etrafında bir düzenleme yapmak istiyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde orada tabiat parkını koruyacak bir doğa projesi yapmak istiyoruz” dedi.

“11 ilimiz Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak”

Bakan Kurum son olarak, “Deprem bölgesinin ayağa kalkması hepimizin derdidir. Depremde kaybettiğimiz Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. 11 ilimizin hiçbir yerinde hiç kimse kendisini yalnız hissetmeyecek. Çünkü hepimiz kardeşiz. Devletimizin eli her zaman buradaki kardeşlerimizin omzunda olacak. 11 ilimizi Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak. Asrın kalkınmasını herkesle birlikte geçireceğiz” diye konuştu.

Bakan Kurum açıklamasının ardından deprem konutlarının örnek dairesini gezdi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-mujdeyi-duyurdu-her-ay-25-bin/feed/ 0
Bakan Kurum: ‘Her ay 25-30 bin konut teslim edeceğiz’ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/#respond Sat, 13 Jul 2024 00:36:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15260 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen 11 ilden biri olan Adıyaman’a geldi. Bakan Kurum depremzedeler için yapılan TOKİ konutlarında incelemelerde bulunarak projelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi. Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacağını ifade etti.

“21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz”

Bakan Kurum, 21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğini 11 ilde yürüttüklerini açıklayarak, “Bugün bizim için değerli olan aşıkların şehri, bizim yanımızda dimdik durmuş Adıyaman’dayız. Siyaset üstü bir bakışla Adıyaman’ımızın neye ihtiyacı varsa Belediye Başkanımız, Milletvekillerimiz, Valimizle hep birlikte istişare ediyoruz. Bunun sonucunda ne adım atılması gerekiyorsa hızlı bir şekilde atıyoruz. 6 Şubatta Anadolu coğrafyasının yaşadığı bugüne kadarki en büyük felaketi yaşadık. Bugün 11 ilde 14 milyon vatandaşı etkileyen deprem sebebiyle 21. Yüzyıl’ın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz” dedi.

“Projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz”

Bakan Kurum projelerin hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Bu kapsamda Cumhuriyet tarihinin en büyük konut dönüşüm seferberliği içinde arkadaşlarımızla bu süreci yürütüyoruz. Adıyaman’ın iklim şartlarına uyumlu şeklinde gerek iklim değişikliğine uyum, gerek burada güneş panellerinin kullanılması gerek atık suların yeniden kullanılması anlayışıyla projelerimizin, konutlarımızın inşaatını yürütüyoruz. Burada yaklaşık 16 bin konutumuz inşaatı yürütülüyor. Burada 50 bin Adıyamanlı yaşayacak. Burası okulu, camisi, yeşil alanıyla, meydanıyla örnek bir şehir olmasını istiyoruz. Örnek bir şehircilik modeli olması amacıyla yerin altında da binlerce kilometrelik altyapı kanalizasyon, yağmur suyu gibi hatlarımızı şehrimizin ihtiyaçları doğrultusunda yapmaya gayret ediyoruz. 11 ilimizde 276 bin konutun inşaatı hızla ilerlemektedir. 441 bin hak sahibi vatandaşlarımız için yerinde gidip tespitleri yapmak suretiyle gerek şehrin çeperindeki belirlediğimiz alanlarda gerekse şehrin içindeki rezerv alanlarda projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceğiz”

Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, “Burada köylerimizde hasarlar gördük. 4 bin 500 köyümüzde ekiplerimiz çalışmaktadır. Şuana kadar 76 bin konutumuzu tüm deprem bölgesinde teslimlerini gerçekleştirdik. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin konutun teslimini gerçekleştiriyor olacağız. 11 ilimizde çok önemli mesafeler kat ettik. Çabalarımızın meyvelerini konut teslimiyle almaya başladık. Çok daha hızlı çalışacağız hızlı mesafe kat edeceğiz. İnşallah hedefimiz her ay 25-30 bin konutu teslim etmektir. 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak. Bu anlayışla gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Projelerle Adıyaman’ın ticaretini, turizmini canlandırmak istiyoruz”

Bakan Kurum, “Adıyaman özeline baktığımızda bugüne kadar 8 bin 174 yuvamızı teslim ettik. Bugün merkez il ve ilçelerde 45 bin 444 konutun inşaatı devam ediyor. Adıyaman merkezde belirlediğimiz yıkımın yoğun olduğu yerlerde belirlediğimiz rezerv alanlarımız var. Bu alanlarda da 7 bölgede çalışmalar fiilen devam ediyor. Bu projelerle şehrin yeniden ticaretini, turizmini canlandıracak adımları atmak istiyoruz. Meydan projemiz, Adıyaman merkezinde kale altında buradaki tarihi, turizmi canlandıracak burada esnafın vatandaşımızın ihtiyaçlarını giderecek bir proje tasarladık. İstiyoruz ki geniş bir meydan olsun. Adıyaman’ın kadim kimliğini bu projede yaşatmak istiyoruz. Bu kapsamda bu projeyi yaptık. Bugün sivil toplum örgütümüz esnafımız muhtarlarımızla bir araya geldik. Ay sonunda proje tamamlanacak. Vatandaşlarımızla görüşmeleri yapacağız. Vatandaşlarımızın çoğunluğunun kabul etmesi durumunda meydan projemizi gerçekleştireceğiz. Adıyaman’a güzel bir meydan kazandırmak istiyoruz. Burada ulu camimiz yıkılmıştı. Buradaki restorasyon devam ediyor. Ulu cami etrafında da Adıyaman’a yakışacak bir eser yapmak istiyoruz. Burada da vatandaşlarımızın çoğunluğu isterse bir proje yapmak istiyoruz. Cendere köprüsü etrafında bir düzenleme yapmak istiyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde orada tabiat parkını koruyacak bir doğa projesi yapmak istiyoruz” dedi.

“11 ilimiz Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak”

Bakan Kurum son olarak, “Deprem bölgesinin ayağa kalkması hepimizin derdidir. Depremde kaybettiğimiz Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. 11 ilimizin hiçbir yerinde hiç kimse kendisini yalnız hissetmeyecek. Çünkü hepimiz kardeşiz. Devletimizin eli her zaman buradaki kardeşlerimizin omzunda olacak. 11 ilimizi Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak. Asrın kalkınmasını herkesle birlikte geçireceğiz” diye konuştu.

Bakan Kurum açıklamasının ardından deprem konutlarının örnek dairesini gezdi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-her-ay-25-30-bin-konut-teslim-edecegiz/feed/ 0
Deprem sigortasında temmuz tarifesi! Teminat tutarı arttı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-sigortasinda-temmuz-tarifesi-teminat-tutari-artti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-sigortasinda-temmuz-tarifesi-teminat-tutari-artti/#respond Mon, 08 Jul 2024 08:00:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14639 Türkiye, deprem coğrafyası üzerinde bulunuyor. Son verilere göre, Türkiye genelinde 45 ilde 5.5 ve üzeri deprem üretebilecek 485 diri fay bulunuyor. Özetle, her an deprem riskiyle karşı karşıyayız. Bu nedenle depreme karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Alınabilecek en önemli önlem, binaların sağlamlığı. Yapı güvenliğinden sonra ikinci adım finansal güvenceler. Bu noktada da sigortalar devreye giriyor. İlk yaptırılması gereken ‘Zorunlu Deprem Sigortası.’ Adı üstünde yaptırılması zorunlu ancak şu anda sigortalılık oranı yüzde 57 seviyesinde.

ENFLASYON AYARI 

Şubat 2024 itibarıyla Zorunlu Deprem Sigortası’na değişen ekonomik koşullar nedeniyle hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması amacıyla enflasyon güncellemesi geldi. Artık primler ve teminatlar, her ay Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) göre artırılıyor. Böylece primlerin ve teminatların yıl içerisinde değer kaybetmesinin önlenmesi hedefleniyor. Ocak 2024 itibarıyla azami teminat tutarı 640 bin TL’den 1 milyon 272 bin TL’ye yükseltilmişti. Aydan aya yapılan ÜFE artışlarıyla birlikte 1 Temmuz itibarıyla azami teminat tutarı 1 milyon 516 bin 428 lira olarak uygulanıyor.

METREKARE BEDELLERİ 

Sigorta bedelinin (teminat tutarı) hesaplamasında kullanılan ve yapı tarzına göre tespit edilen metrekare birim maliyetleri de aynı şekilde enflasyona göre artıyor. Buna göre yılbaşında betonarme konutlar için 6 bin TL olan sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedeli 1 Temmuz itibarıyla 7 bin 153 lira, diğer konutlar için 4 bin TL olan bedel 4 bin 769 liraya çıktı. Bu bedeller, ödenmesi gereken prim tutarının hesabında etkili oluyor. Buna göre, söz konusu metrekare maliyetleri ve meskenin brüt yüzölçümünün çarpımı sonucu bulunan sigorta bedeli (teminat tutarı) ile tarife fiyatının çarpımı sonucu prim hesaplanıyor.

GÜNCELLEMEYİ UNUTMAYIN 

1 Ocak 2024 ve sonrasında poliçe yaptıranlar, enflasyon güncellemelerinden ve iki katına çıkarılan teminat tutarından yararlanabiliyor. Güncellemelere ilişkin tebliğin yayımı tarihinden (28 Aralık 2023) önce akdedilen ve teminat başlangıç tarihi 1 Ocak 2024 ve sonrası olan sigorta sözleşmeleri, prime ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın yeni rakamlara tabi oldu. Ancak, 28 Aralık 2023’ten önce poliçe yaptıran ve poliçeleri 2024 yılında da devam edenlerin, teminat bedelini yükseltmesi ve enflasyon korumalı güncel bedellerden yararlanabilmesi için güncelleme (zeyil) yaptırmalı. Sigorta şirketi, acente veya banka şubesine zeyil talebi iletilebilir. Bunun için cüzi bir bedel ödeniyor. Zeyil yapılmaması halinde bir önceki tarifeye göre ödeme alınabiliyor.

BU DETAYLARA DİKKAT! 

Teminatınızın düşük olduğunu düşünüyorsanız ne yapmalısınız?

Daha fazla teminat almak isteyenler, DASK’ın sorumlu olduğu tutar olan zorunlu sigorta teminatı üzerine sigorta şirketlerinden ihtiyari sigorta yaptırabilirler.

Poliçeyi her yıl yenilemek gerekir mi?

Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi süresi 1 yıldır. Poliçenin her yıl yenilenmesi gerekmektedir. Yenilenmezse, DASK’ın teminata ilişkin sorumluluğu poliçede belirtilen bitiş tarihi itibariyle sona erer.

Hasar ihbarı nasıl yapılır?

Zorunlu Deprem Sigortası’na sahip vatandaşlar hasar bildirimlerini DASK’a Alo DASK 125, e-Devlet ve kurumun web sitesi aracılığı ile iletebiliyor.

Hasar ihbarında süre kısıtlaması var mı?

Sigortalılar, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla diledikleri vakit hasar ihbarlarını yapabilirler.

KAYNAK: POSTA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-sigortasinda-temmuz-tarifesi-teminat-tutari-artti/feed/ 0
Bakan Kurum: Yıl sonuna kadar en az 200 bin konut teslim edilecek https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-en-az-200-bin-konut-teslim-edilecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-en-az-200-bin-konut-teslim-edilecek/#respond Mon, 08 Jul 2024 07:12:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14630 SON DAKİKA HABERİ:  Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yeniden göreve gelmesinin ardından ilk ziyaretini deprem bölgesine gerçekleştirdi. 

Bakan Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Kahramanmaraş’ta, Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda gerçekleştirilen koordinasyon toplantısına katıldı.

Gazetecilerin girişte görüntü almalarına izin verilen toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti. Toplantının ardından bakanlıktan yapılan açıklamada; Kurum’un depremde ağır hasar alan tüm illeri ziyaret edeceği belirtildi. 

Toplantıya, Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Mehmet Şahin, Tuba Köksal, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, AFAD İl Müdürü Tayfun Temur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ahmet Şahin ve ilgili kurum müdürleri katıldı.

Murat Kurum toplantının ardından kameralar karşısına geçerek, açıklamalarda bulundu.

Kurum’un açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

“DEPREMİ SİYASİ MALZEME YAPMAYACAĞIZ”

“Depremi siyaset üstü görerek tüm sivil toplum örgütleri ve muhalif belediye ile süreci hep birlikte yönetmek istiyoruz. Depremi siyasi malzeme yapmayacağız.

6 Şubat depreminden bugüne başlattığımız konutların sayısı 276 bine ulaştı. Yerinde dönüşüm ile ilgili vatandaşlarımızın taleplerini de gerçekleştiriyoruz.

O günlerde buralarda hep birlikte mücadele ettik ve bir seferberlik ruhuyla adeta milli mücadeledeki o ruhu hep birlikte yeniden ortaya koyduk. Bu çok önemli bir duruştu. 

Alacağımız kararlarla birlikte inşallah hep birlikte yapılması gereken işleri sayın Cumhurbaşkanımızın her afette gösterdiği, verdiği sözleri tutan anlayışla biz de bize düşen görevleri inşallah tek tek yerine getireceğiz. 6 Şubat depreminde seferberlik şuuruyla çalışacağız.

‘DEPREMİN FATURASI 104 MİLYAR DOLARI AŞTI’

6 Şubat depreminin mali faturası 104 milyar doları aşmış durumda. Bugüne geldiğimizde başlattığımız konutlarımızın sayısı 276 bine ulaştı.

“YIL SONUNA KADAR EN AZ 200 BİN KONUT TESLİM EDİLECEK”

Teslimlerimiz etap etap devam edecek. Yıl sonuna kadar en az 200 bin konut teslim edilecek. 

71 bin 568 konutun yapımı projelendirme çalışmalarıyla birlikte devam ediyor. Belirlediğimiz rezerv alanlar var. Burada esnafımızın ve STK’ların taleplerini de alarak ilerliyoruz. 

Burada fay hatları ile ilgili bir süreç var. Vatandaşımızın herhangi bir yerleşim yapamadığı alanlara ilişkin çalışma var. Bu çalışmalarda hocalarımız ayrıntılı incelemeler yaparak, örneklerin alınması gibi çalışmaları yapıyorlar.

Boğaziçi bölgesinde heyelan riskine yönelik çalışılan durum; bazı sonuç almak için bölge ikiye bölünmüş durumda. Bu çalışma zeminin güçlendirilmesi, burada inşa yapılıp yapılamayacağına ilişkin çalışmalarda Boğaziçi bölgesinde gerekli güçlendirme yapılarak yerleşim sağlanabileceğine ilişkin ön raporu sundular.

Vatandaşımız da burada zeminde yapımla ilgili her türlü tedbiri alarak gerek zemin güçlendirmesi, gerek iksa gerek kazık gibi güçlendirme sistemleriyle birlikte binasını yapabilecek duruma gelecektir.

Hocalarımızın verdiği rapor ile vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz. 

“HEP BİRLİKTE VATANDAŞIMIZIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEĞİZ”

Tüm ekibimiz bizzat vatandaşın ayağına gidecek. El birliği içerisinde tüm gövdemizi taşın altına koyacağız. 11 ilimizin yüzü gülene kadar biz sahada olacağız. Deprem bölgesi için yapılması gereken tüm çalışmaları yapıyor olacağız. Hep birlikte çalışmaları ortaya koyup vatandaşımızın yüzünü güldüreceğiz. 

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-yil-sonuna-kadar-en-az-200-bin-konut-teslim-edilecek/feed/ 0
Bakan Kurum: Ne konuşursak, onu yapacağız https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-ne-konusursak-onu-yapacagiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-ne-konusursak-onu-yapacagiz/#respond Mon, 08 Jul 2024 06:36:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14621 Yeniden göreve geldikten sonra ilk ziyaretlerini deprem bölgesine yapmak istediğini belirten Bakan Kurum, bu çerçevede depremden ağır hasar alan tüm illeri ziyaret edeceklerini kaydetti. Bakan Kurum, “Hep söylüyoruz, deprem bölgesinin derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimiz. İnşallah bu mücadeleyi birlikte vereceğiz. Ne konuşursak, onu yapacağız. Konuştuğumuzu bir an önce bitirmek için gerekli her türlü iradeyi göstereceğiz” şeklinde konuştu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesine yönelik temaslarını sürdürüyor. Dün gerçekleştirdiği Malatya temaslarının ardından bugün, ‘Asrın afeti’ olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’a gelen Bakan Kurum, Vali, belediye başkanları, STK’lar ve milletvekillerinin de yer aldığı İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Kahramanmaraş’ta hak sahibi vatandaşların sıcak yuvalarına kavuşabilmesi ve şehrin yeniden ayağa kaldırılması için yapılan çalışmalar hakkında gelinen son durumun değerlendirildiği toplantıda konuşan Bakan Kurum, sözlerine hayatını kaybeden vatandaşlara baş sağlığı dileyerek başladı.


“AMACIMIZ VATANDAŞLARIMIZIN YÜZÜNÜN GÜLMESİ”

6 Şubat’ta devletin tüm kurumlarıyla birlikte 11 ili ayağa kaldırmak için gereken her türlü çabayı vatandaşlarla birlikte verdiklerini kaydeden Bakan Murat Kurum, “O günden beri de tüm ekiplerimiz ve Bakanlıklarımız bu çalışmayı sürdürüyor. Amacımız buraların bir an önce ayağa kalkması, vatandaşlarımızın yüzünün gülmesi. Giden canları geri getiremeyiz ama hem çevreye hem de bölgeye katkı sağlayarak eskisinden daha iyisini yapma gayretiyle ve motivasyonuyla çalışıyoruz” dedi.

“BU MÜCADELEYİ BİRLİKTE VERECEĞİZ”

Yeniden göreve geldikten sonra ilk ziyaretlerini deprem bölgesine yapmak istediğini belirten Bakan Kurum, bu kapsamda depremden ağır hasar alan tüm illeri ziyaret edeceklerini kaydetti. Bakan Kurum, “Hep söylüyoruz, deprem bölgesinin derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimiz. İnşallah bu mücadeleyi birlikte vereceğiz. Ne konuşursak, onu yapacağız. Konuştuğumuzu bir an önce bitirmek için gerekli her türlü iradeyi göstereceğiz” şeklinde konuştu.

“BUGÜN KARŞINIZDA VERDİĞİ SÖZLERİ TUTAN BİRİ OLARAK OTURUYORUM”

Bakan Kurum, birçok afette olduğu gibi depremin ilk anında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takipleri ve talimatlarıyla hep birlikte bölgede olduklarını kaydederek, “Günlerce, aylarca deprem bölgesindeki kardeşlerimizle birlikte mücadele ettik. Orada ne söz verdiysek o sözleri tuttuk. Hamdolsun bugün de karşınızda verdiği sözleri tutan biri olarak oturuyorum. O yüzden bize inanın, güvenin. Biz sizlerle el ele verip inşallah Kahramanmaraş’ımızı ayağa kaldıracağız. Hep birlikte inşallah bu süreci en kısa zamanda atlatmak istiyoruz” dedi.


“ELİMİZİ, GÖNLÜMÜZÜ BURADAN ÇEKMEYECEĞİZ”

Bakan Murat Kurum, deprem bölgesinde vatandaşların ihtiyaçlarını giderecek kişilere kapılarının her zaman açık olacağını belirterek, “Bir ayağımız hep deprem bölgesinde olacak ve ihtiyaçları, sorunları giderene kadar da elimizi, gönlümüzü buradan çekmeyeceğiz. Amacımız, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, deprem bölgesini bir an bile olsun ana gündem maddesinden çıkarmayacak bakış açısıyla çalışmak. Deprem ve deprem bölgesi birinci önceliğimiz. Her şey durabilir, ama bölgesindeki vatandaşlarımızın ihtiyaçları duramaz. O yüzden buranın ihtiyaçları neyse bu ihtiyaçları giderecek adımları hep birlikte atacağız. Bu derdi hep birlikte paylaşacağız ve hep birlikte emek verip, alın teri dökeceğiz” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-ne-konusursak-onu-yapacagiz/feed/ 0
Bakan Kurum açıkladı: 200 bin konutu teslim edeceğiz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-acikladi-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-acikladi-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/#respond Mon, 08 Jul 2024 03:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14579 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Malatya’da koordinasyon toplantısına katıldı. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda düzenlenen toplantının ardından Bakan Kurum, kentte inşası devam eden konutlar ve rezerv alanlarında incelemelerde bulundu. İnşa çalışması devam eden Bakırcılar Çarşısı’nda da inceleme yapan Bakan Kurum, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremleri dün gibi hatırladıklarını ifade eden Bakan Kurum, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; şartlar ne olursa olsun, deprem bölgesinin ikinci plana düşmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

Yıl sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim edeceklerini söyleyen Bakan Kurum, “Malatya ve diğer illerimizde yaralarımızı sarmak için haftalarca vatandaşımızla omuz omuza verdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, nasıl her depremde, selde, heyelanda ve yangında milletimizin yanında olduysak, asrın felaketinde de milletimizle birlikte bir seferberlik şuuruyla çalıştık. Biliyorsunuz 6 Şubat depremlerini 11 şehrimiz yaşadı. 14 milyon insanımızın hayatı olumsuz etkilendi Yüz binlerce konutumuz ve iş yerimiz kullanılamaz hale geldi. Afetin verdiği maddi kayba baktığımızda 104 milyar doları geçtiğini görüyoruz. Bugüne geldiğimizde; 276 bin konutun, iş yerinin, ofisin ihale süreci tamamlandı. 11 ilimizde inşa faaliyetimiz devam ediyor. 4 bin 500’e yakın köyde evlerimizi süratle teslim ediyoruz. Başlamış olduğumuz 276 bin konutun, toplamda 76 bin yuvamızı kardeşlerimize teslim ettik. Bugün deprem bölgesinde 2000’e yakın şantiyede 153 bin işçi kardeşimiz arı gibi çalışıyor. Gerek şehrin içinde, gerek rezerv alanlarda yıl sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bakan Murat Kurum, devletin tüm imkanları ile deprem bölgesinde olduğunu ve olmaya devam edeceğini belirterek, “Malatya özelinde baktığımızda; şu ana kadar 7 bin 881 konutumuzu bitirip, depremzede ailemizi evlerine kavuşturduk. Malatya genelinde 80 bin 224 ev ve iş yerimizin inşasına da süratle devam ediyoruz. Şehir merkezini, kent meydanını aslına uygun, tarihi dokuyu koruyan, depreme dayanıklı, çevreci, sıfır atık uyumlu olarak inşa ediyoruz. Biz, birçok afette olduğu gibi depremin ilk anlarında da milletimize sözler verdik. Görev süremiz boyunca bu sözleri tuttuk. Şimdi yine bu sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Ben bugün sadece bir bakan olarak burada değilim. Malatya’nın bir evladı, deprem bölgesinin kardeşi ve bölgenin ihtiyacını giderecek kişi olarak buradayım. Şantiyede baret takıp yuvalar inşa etmiş bir emekçi olarak karşınızdayım. Milyonlarca vatandaşımıza yeni yuva kazandırmış, milletimizin zor anlarında hep yanında olmuş bir kardeşiniz olarak yanınızdayım. Dün nasıl depremlerde, sellerde, yangınlarda milletimizin hemen yanına koşup hızlıca yeni yuvalarına kavuşturduysak; bugün de deprem bölgemizin tamamında aynı aşkla, azimle, gayretle çalışacağız. Malatya’da yeni yuvalarına kavuşmayan tek bir depremzede kardeşimizi bırakmayacağız. Bu evler teslim edilene kadar da arkadaşlarımla birlikte sürekli deprem bölgesinde olacağız. Elimizi bir an bile depremzede kardeşlerimizin elinden çekmeyeceğiz” dedi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kurum-acikladi-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/feed/ 0
Mahir Ünal’dan anlamlı program! Başkan Erdoğan’dan tebrik mesajı https://www.foxtvhaber.com.tr/mahir-unaldan-anlamli-program-baskan-erdogandan-tebrik-mesaji/ https://www.foxtvhaber.com.tr/mahir-unaldan-anlamli-program-baskan-erdogandan-tebrik-mesaji/#respond Fri, 05 Jul 2024 11:00:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14091 AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal ve eşi Şule Özdin Ünal tarafından evlatları Mehmet Selçuk ile depremzede çocuklar için Millet Bahçesi’nde düzenlediği etkinliğe telefonla bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sünnet olan çocukları tebrik etti.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Kahramanmaraş’ın sevgili yavruları, bugün 300 kadar yavrumuzun sünnet merasiminde sizleri en kalbi duygularla selamlıyor, gözlerinizden öpüyorum. Bu sünnet merasiminin tüm aileler için hayırlara sevile olmasını Allah’tan diliyor ve böyle güzel bir merasimle sevgililer sevgilisi Peygamber Efendimizin bir sünnetini icra etmiş olmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu vesileyle ben yavrularımızın gözlerinden öperken böyle bir sünnetin yerine gelmiş olmasını da şahsım milletim adına en kalbi duygularla sevinerek sizleri gözlerinizden öpüyorum.”

Programda konuşan AK Parti MKYK Üyesi Ünal ise depremin en acı etkilerini çocukların yaşadığını söyledi.

Organizasyon aracılığıyla 6 Şubat 2023’teki depremin acılarını bir nebze de olsa unutturmak istediklerine işaret eden Ünal, “Hepimiz için asrın felaketi olarak nitelendirilen büyük acıların, büyük yıkımların yaşandığı ve acıyı paylaşmanın merhem olduğu, birlikte bir 80 gün geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanı’mız, bakanlarımız, devletimiz ve milletimiz bizi bir gün olsun burada yalnız bırakmadılar ama depremin en çok acısını çocuklarımız yaşadı. Çocuklarımız çekti. Biz istedik ki, çocuklarımız bugün 6 Şubat’ın üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra bugün bir araya gelsinler ve onların gönüllerince eğleneceği aslında bir çocuk şenliği düzenleyelim istedik.” dedi.

Bir çocuğa verilecek en büyük armağanın, onun hayatında tatlı, güzel, mutlu, heyecanlı bir anı bırakmak olduğunu dile getiren Ünal, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün çocuklarımızın hayatında güzel bir anıları olacak. Güzel bir hatıraları olacak. Diğer taraftan da deprem bölgemize tekrardan bir dikkat çekmek istedik. Deprem unutulmasın istedik. Depremzede vatandaşlarımız bizim her gün her an yanlarında olduğumuzu bilsinler. Çünkü Cumhurbaşkanı’mız her toplantıda mutlaka bakanlarına deprem bölgesini sorar ve deprem bölgesinde yaşananları tek tek takip eder. Hamdolsun deprem bölgemizde Kahramanmaraş’ımızda özellikle yaralar büyük oranda sarıldı. Kalıcı konutlarımız büyük oranda tamamlandı. Büyükşehir belediyelerimiz, ilçe belediyeleriyle beraber hızla yaraları sarmaya devam ediyorlar ama evler yapılır, hastaneler, binalar, yollar hepsi yapılır. Önemli olan onun içindeki insanın gönlünü yapmaktır. O insanın kalbini kazanmaktır. Bu çocuklarımızın bu güzel evlatlarımızın geleceğini inşa etmektir. O yüzden buradan Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Mahir Ünal, dünyanın en büyük zenginliğini, insanın sevdikleriyle bir arada olması şeklinde tanımladı.

Bir çocuğa sevgiyle sarılmanın ne kadar kıymetli olduğunu, depremde çocuğu enkaz altında kalan bir annenin en iyi anlayacağını ifade eden Ünal, “O yüzden çocuklarımızın kıymetini bilelim. Onlara sımsıkı sarılalım. Onları daha çok sevelim. Onların gözlerinin içerisine sevgiyle bakalım lütfen. Çünkü asıl ilgilenmeniz gereken bu güzel fidanlar. Onlara sevgimizi verelim onlara şefkatimizi verelim. Onlara merhametimizi verelim. Tabii ki ihtiyaçlarını karşılayacağız. Tabii ki birlikte beraberce onlarla güzel günler yaşayacağız ama kardeşlerim sevgisiz olmaz. Tekrardan bugün sünnet merasimi gerçekleşen tüm anne babalarımızın ve evlatlarımızın bugününü tebrik ediyorum. Allah hayırlı, mübarek eylesin. Allah tüm evlatlarımızın birlikte düğünlerini de inşallah bize göstersin mürüvvetlerini de bize göstersin. İnşallah evlatlarımızı Rabb’im bizim için göz aydınlığı kılsın kardeşlerim.” diye konuştu.

Etkinlikte çocuklar, kendileri için hazırlanmış ikramlıkların tadına bakarak kurulan parkta doyasıya eğlendi.

Programa AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Konya Valisi Vahdettin Özkan, İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Karaduman, Elbistan Kaymakamı Yunus Ataman, Nurhak Kaymakamı Oray Güven, Elbistan Belediye Erkan Gürbüz ile çok sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/mahir-unaldan-anlamli-program-baskan-erdogandan-tebrik-mesaji/feed/ 0
Deprem olmasa da kendiliğinden çökebilecek bina sayısı açıklandı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/#respond Fri, 28 Jun 2024 00:24:13 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13719 Küçükçekmece’de 3 katlı binanın 2 Haziran’da çökmesinin üzerinden henüz bir ay bile geçmeden kentte yeni bir çökme olayı daha yaşandı. Bahçelievler’de 3 katı kaçak 7 katlı binanın sabah saatlerinde kısmen çökmesi, megakentte kendiliğinde çökme riski bulunan kaç binanın olduğu sorusunu akıllara getirdi.

AA muhabiri, İstanbul’da çökme riski bulunan bina sayısını, çökme vakalarının neden kaynaklandığını ve bu konuda nasıl önlem alınması gerektiğini uzmanlara sordu.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, Bahçelievler’de çöken binanın en büyük sorununun kaçak olmasından kaynaklandığını belirtti.

Binanın malzemelerini incelediğini aktaran Koçak, “Betonlarına, demirlerine baktım. 7 katlı bir binaya uygun bir malzeme değil. İmalatlar da öyle. Son derece kalitesiz imalat yapılmış. 7 katın böylesine mühendislik hizmeti alınmadan yapılması ayrı bir dert zaten. Binanın çökmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi kolonlar, kirişler taşıma gücünü kaybetmiş. Taşıyamadı artık binayı.” değerlendirmesini yaptı.

Küçükçekmece’de yıkılan binanın da kolonlarında aşırı korozyon meydana geldiğini kaydeden Koçak, her iki binanın ortak özelliklerinin kalitesiz, mühendislik hizmeti alınmadan ve kaçak yapılması olduğunu söyledi.

“Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor”

Prof. Dr. Koçak, “Artık bu tür yapılar kendi ekonomik ömürlerini tamamladılar. Kendi kendinin yüklerini taşıyamıyorlar. O nedenle çok hasar görmeye başladılar. Artık ekonomik ömrünü tamamladığı için bu yapıların ortadan kaldırılması gerekiyor.” dedi.

Avrupa’da bu tür binaların, yönetmelik değişimlerinde mutlaka yönetmeliğe göre yeniden revize edildiğini ve kontrollerinin yapıldığını kaydeden Koçak, Türkiye’de 1975 yılındaki deprem yönetmeliğinden sonra 4 kez yönetmeliğin değiştiğini ancak binaların tespitinin yapılmadığını dile getirdi.

Koçak, 1999 depreminden hemen sonra da inceleme ve planlama yapılması gerektiğinin söylendiğini ama yapılmadığını kaydederek, “Şimdi diyoruz ki bu 1999 öncesi yapılmış yapılar, özellikle 30 senenin üzerindeki binalar acilen boşaltılmalı yıkılmalı veya güçlendirilerek yeniden işletmeye açılmalı. Ama mutlaka bunların incelenmesi, tespit edilmesi ve riskli binaların ortaya çıkartılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Yapacağımız şey bina tespitlerini yapmak, envanterlerini ortaya çıkartmak, yöntemi belirlemek”

Prof. Dr. Koçak, yerel yönetimlerin bu işleri daha dikkatli yapmaları gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından üniversite olarak birçok binayı incelediklerini, üniversiteye de karot örneklerinin yağdığını aktaran Koçak, “Ben de çok binaya gittim baktım, dedim ki ‘Var mı bir yönteminiz. Binanız riskli çıktı, sonrasında ne yapacaksınız.’ Yok, kaldı öyle. Belki toplam incelenen binaların yüzde 1’i kadarında bile güçlendirme yapılmamıştır. Ama ilk başta bir hezeyanla çıktı vatandaşlarımız ‘Aman binamızı inceleyelim, depremden korkuyoruz.’ Evet korkuyoruz ama şimdi artık binalarımızın kendi kendine yıkılmasından korkmaya başladık.” diye konuştu.

“Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var”

Prof. Dr. Koçak, İstanbul’daki riskli bina sayısına ilişkin, “Bakanlık, İstanbul’daki riskli binaların 600 bin civarında olduğu söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 300 bin olarak açıkladı. Bunun 50 bini kesin bu haldedir. Çok net söyleyebilirim. Çünkü 40 senenin üzerindeki binalar bunlar. Burası da öyle, 1980 yapımı. 1995’te 2-3 katını kaçak yapmış üzerine. Bu tür binalarımız maalesef 50 bin civarı var. Yani her ilçede en az 1000 binamız vardır böyle.” açıklamasında bulundu.

Vatandaşlara ev alırken, kiralarken iskanı var mı yok mu, mühendislik hizmeti olup olmadığına bakmaları yönünde uyarıda bulunan Kocak, şunları söyledi:

“2000 öncesi kötü kalitede binalar yapıldı”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yıldırım, 1999’dan önce beton kalitesi ve demir kullanımı hesap edilmeden, mühendislik hizmeti almadan kalfayla bilinçsizce bina inşa edildiğini, günümüzdeki gibi bu denli sıkı kontrol ve denetimin olmadığını, bunun acısının da depremde yaşandığını anlattı.

Yıldırım, deprem sonrasında tam dört dörtlük yapılmasa da denetimlerin geldiğini ve mühendislik hizmetiyle binaların yapılmaya başlandığını belirtti.

Kötü durumdaki binaların ikiye ayrılması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şunları söyledi:

– “Bilinçsiz bina yaparsan eninde sonunda ya depremde ya kendi kendine yıkılacaktır”

Prof. Dr. Yıldırım, binaların durduk yere değil iki nedenle yıkılabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

İstanbul’da kendiliğinden çökme tehlikesi bulunan binalarla ilgili net bir rakam verilemeyeceğini, bu dereceye gelen binaları zaten depremin yıktığını dile getiren Yıldırım, “Çok sayıda olduğunu, kendi kendine yıkılacağını tahmin etmiyorum. Belki yüzde 5’i çıkar ama net konuşmamak lazım. Ama depremde yıkılması muhtemel bina çok.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-olmasa-da-kendiliginden-cokebilecek-bina-sayisi-aciklandi/feed/ 0
Deprem riskleri yerli teknolojiyle modelleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-riskleri-yerli-teknolojiyle-modelleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-riskleri-yerli-teknolojiyle-modelleniyor/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13165 Karabostan, Türk Reasürans sermayedarlığında akademik ve teknolojik yetkinlikleri üzerinden sigorta ve reasürans odaklı rekabetçi çözümler üretmek ve bunları global pazarlarda da ölçeklemek vizyonuyla kurulduklarını ve Yıldız Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknopark bünyesinde faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.

Deprem modellemesinin işlevlerini ve finansal kıymetini vurgulayan Karabostan, depremlerin frekansı düşük ama şiddeti yüksek olaylar kategorisine girdiğini belirterek, şöyle devam etti:

“6 Şubat depremlerinde 11 ilimizdeki yapı stokunun önemli bir bölümü hasar gördü ve sigorta şirketleri çok büyük tazminat yüküyle karşı karşıya kaldı. Benzeri durumları yönetebilmek için dünyada güvence, reasürans sistemi sayesinde sağlanıyor. Dünya sigortacılığı birbirleri arasında risk transferi gerçekleştiriyor. Ama bu risk transferi ne kadar ve ne maliyetle yapılması gerektiği oldukça kritik bir soru. Bu sorunun cevabı ise modelleme ile elde ediliyor.”

Ana işlerinin deprem modellemesi olduğunu ifade eden Karabostan, deprem modellemesine ilişkin şunları kaydetti:

“Belli bir coğrafyada oluşabilecek depremleri, bu depremlerin büyüklüklerini, şiddetini, binaların sarsıntıya vereceği tepkiyi, bina içindeki sigortalanan kıymetin alacağı fiziki hasarı, daha sonra bu hasarın parasal olarak neye tekabül edeceğini, sonrasında bu hasarın poliçelerde ne kadar tazminat yükü oluşturacağını, bunlar birleştiğinde sigorta şirketinin toplam ne kadar tazminat ödeyeceğini ne kadarını reasürans şirketlerinden alacağını simülasyonlar yoluyla hesaplıyoruz. Dolayısıyla şirketlere portföy yönetim stratejileri, fiyatlama ve risk transfer politikaları konusunda karar desteği sunuyoruz.”

Yaptıkları işin interdisipliner bir çalışma olduğuna dikkati çeken Karabostan, yerbilimcilerden deprem mühendislerine, istatistikçilerden jeomatik mühendislerine ve yazılımcılara kadar çok sayıda uzmanla çalıştıklarını söyledi.

“BU MODELLEMELER DÜNYADA ÇOK AZ SAYIDA MERKEZ TARAFINDAN SUNULUYOR”

Karabostan, katastrofik modelleme yazılımının (CATMOD) tamamını yerli kaynaklarla geliştirdiklerini ve Türkiye’ye özgü bir model olduğunu dile getirdi.

CATMOD’un en güncel deprem kaynaklarını içerdiğini ve sürekli güncellendiğini kaydeden Karabostan, “Bu modellemeler dünyada çok az sayıda yetkinlik merkezi tarafından sunuluyor. Bunlardan bir tanesiyiz.” ifadesini kullandı.

“HEM ÜLKEMİZ HEM DE SİGORTA SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ BİR KAYNAK”

T Rupt Tekonoljinin faaliyete geçmesinin hemen ardından 6 Şubat depremlerini yaşadıklarını aktaran Karabostan, portföylerden ne kadar tazminat ödeneceğine dair CATMOD üzerinde çok hızlı biçimde detaylı bir çalışma yaptıklarını anlattı. Bu çıktıların DASK, Türk Reasürans ve sigorta şirketleri tarafından kullanıldığına işaret eden Karabostan, şunları söyledi:

“CATMOD hem ülkemiz hem de sigorta sektörü için önemli bir kaynak. CATMOD’dan sektörün de faydalanmasını istedik ve diğer sigorta şirketlerinin de kullanımına sunduk. Farklı ülkeler için de modeller geliştirmeyi kuruluşumuzda stratejik hedef olarak belirlemiştik. Stratejik önceliklerimiz arasında Doğu Avrupa ve Türk Cumhuriyetleri var. Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan Merkez Bankası ve İcbari Sigortalar Bürosu iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz Katastrofik Risklere Dayanıklı Maliye Sistemi Konferansı bu stratejik hedefin bir sonucuydu. Azerbaycan deprem modelini geliştirmek yönünde projemizi de kısa zamanda başlatmayı planlıyoruz.”

“OLASI MARMARA DEPREMİYLE İLGİLİ ÖZEL BİR ÇALIŞMAMIZ VAR”

Karabostan, şirketin Türkiye deprem model kataloğunda 100 binin üzerinde deprem senaryosu olduğunu ifade etti.

Yerli kadastrofik modelleme platformu ile olası depremlere hazırlık yapıldığına dikkati çeken Karabostan, şöyle devam etti:

“Olası Marmara depremiyle ilgili özel bir çalışmamız var. Marmara özelinde 8 adet deprem senaryomuz mevcut. Bu 8 deprem senaryosu birbirini karşılıklı olarak dışlıyor. Yani hepsi birbirinden farklı ama 8 senaryoyu bir araya getirdiğimizde Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisindeki segmentlerinin üreteceği 7 üzerindeki büyüklüğe sahip deprem senaryolarının tamamını kapsıyor. Dolayısıyla elimizde çok detaylı çalışılmış bir model mevcut. Sigorta şirketleriyle de bu model sonuçlarını paylaştık.”

“SiGORTA SEKTÖRÜ DIŞINDA DA FAYDA SAĞLAMAYI HEDEFLiYORUZ”

Geleneksel olarak sigorta sektörlerinin afet modelleme çalışmalarından faydalandığını kaydeden Karabostan, “Aslında olası depremlerden varlıkları ve faaliyetleri etkilenecek tüm kuruluşlar için model sonuçları önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu çerçevede bankacılık, sanayi, perakende gibi birçok sektöre de hizmetlerimizi sunmak istiyoruz.” ifadesini kullandı.

“SEL TEHLİKESİNE İLİŞKİN ÇALIŞMA YAPACAĞIZ”

Yakın zamanda Zorunlu Afet Sigortasının (ZAS) devreye gireceğini hatırlatan Karabostan, iş planları kapsamında Türkiye’nin tüm afet tehlikelerini modelleyeceklerini vurguladı.

Sel tehlikesine ilişkin ilerleyen dönemde çalışma yapacaklarını belirten Karabostan, “Bu alanda DASK bünyesinde yapılmış ciddi çalışmalar mecvut. DASK’ta bu ürün geliştirilirken çok detaylı akademik bir çalışmalar yürütüldü. ZAS’ın devreye girmesiyle biz de sel riskini modelleyeceğiz. Ülkemizde Pasifik’teki gibi büyük tsunamiler yok ama tarihsel depremler bize öğretiyor ki Türkiye’de yer sarsıntısına bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi görülen bir şey. Kahramanmaraş Depremlerinde de 1999 depreminde de bu durumu gözlemledik. Önümüzdeki dönemde bu konuyu özel olarak çalışıp modelimize ekleyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdem Karabostan, T Rupt Teknoloji olarak Türkiye için en güncel ve gerçekçi sonuçları üreten modelleme çözümü ekibi olmayı hedeflediklerini vurgulayarak makine öğrenmesi yetkinliğini platformlarına ekleyeceklerine vurgu yaptı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-riskleri-yerli-teknolojiyle-modelleniyor/feed/ 0
‘Dünyanın en büyük şantiyesi, şu anda deprem bölgesi’ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-santiyesi-su-anda-deprem-bolgesi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-santiyesi-su-anda-deprem-bolgesi/#respond Sat, 15 Jun 2024 01:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12874 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki çalışmaları anlattı.

Bakan Özhaseki şunları söyledi:

“İlk günden beri büyük mücadele veriliyor. Şantiyede 9 bin kişi çalışıyor. 5-6 aya tamamını bitiririz. Yeni bir uydu kent inşa ediliyor. Adıyaman’ın biraz dışında burası. Önce bağlantı yolu yapıyorsunuz. Su meselesi başlı başına problem. Kanalizasyon, arıtma… Sağlık ocağı lazım, yeşil alan lazım, sosyal donatılar lazım… Dağların başına bina dikip bıraktığınızda insanlar orada yaşayamaz ki. Toplamda 18 şehrimiz hasar gördü. 14 milyon insan zarar gördü. Hasar çok büyük. AFAD’ın belirlediği hak sahipliği üzerinden ilerliyoruz. Toplamda 450 bin civarında… 400 bin civarı konut, 50 bin civarı konut. Bunları yaptığımızda herkesin hakkını veriyoruz. 466 bin civarında da iş programı var. Ne kadar hak sahibi varsa o kadarını verecek kadar plan yaptık. 500 bini hedef belirledik. İhtiyaç sahipleri çıkacak, şehit ailesi çıkacak, lojman çıkacak… Her yerde bin-2 bin fazla konut yapalım dedik. Şu ana kadar 76 bin konut teslim ettik, sene sonuna kadar da 200 bin teslim sayısına ulaşacağız. Kurban Bayramı’ndan sonra yine kura çekeceğiz. Her ay 15-20 bin konut vermeye devam ederiz. Rakam vermek kolay tabii. İnşaat işini bilenler bize hak verir. Dünyanın en büyük şantiyesi, şu anda deprem bölgesi diyebiliriz.

Adıyaman’da 43 bin 700 kadar hak sahibi var. 2-3 bin fazla yapıyoruz yine burada. Biraz şehrin çeperlerinde yer alan, zemini sert olan yerlere yapıyoruz doğru ama bir yandan da şehir merkezlerini ihya etmeye çalışıyoruz. Şehir meydanını da oluşturuyoruz. Belki 250-300 sene kalacak. Görüşleri alıyoruz burasıyla ilgili. Depremin neredeyse 104 milyar dolar gibi bir maliyeti var.

İstanbul, Türkiye’nin kalbi. Ticaretin, ihracatın merkezi, turizm var, finansın merkezi… Marmara’da nüfusun yüzde 30’undan fazlası yaşıyor. Eğer bilim insanlarının söylediği deprem olursa kimseyi korkutmak istemem ama bu bir beka meselesi. İstanbul’da olacak bir deprem daha büyük bir felaket olur. 1.5 milyon riskli görünüyor, 600 bini acil yıkılması gerek diye görünüyor. 1500 diye bir rakam çıktı, yıkıldı yıkılacak olan, bence çok daha fazla. Bir an önce tedbir gerekiyor. İstanbul için bağımsız bir yapı kurduk. Kolayca kentsel dönüşümün yapılabileceği yasa hazırladık. Alternatifler sunuyoruz. Krediler, hibeler, kira yardımları… 1.5-2 milyon maliyet, devlet 1.5 milyon veriyor, daha ne olsun ki? 1 milyon üzerinde başvuru var. Şu anda rezerv alanlarda binlerce konut yapmak istiyoruz. Yerlerini netleştirdik, kamudan yer almaya çalışıyoruz. Tarımdan, milli eğitimden… Birkaç aya bunlara da başlarız. 200-300 bini bulacak konut yapmayı planlıyoruz. İlk başta yıkılacak yerlerle takas yapmayı düşünüyoruz. Yarısı Bizden kampanyası neticesinde TOKİ olarak da destek veriyoruz. İstanbul’da en azından 1 milyon depreme dayanıklı konut yapmaya çalışıyoruz.

“DENİZLER HALKINDIR PROJESİNE BAŞLIYORUZ”

Bu sene çevreyle ilgili özellikle vatandaşı ilgilendiren 3 projeyi açıklayacağız. Birincisi denizler halkındır projesi. Bir takım tesisler kurulmuş olabilir, onlar meşru haklarını sürdürsünler. Savaş ilan ettiğimiz insanlar, kabadayı vari çökmüş, rant elde edenler… Devlete mafyalık olmaz, efelik olmaz. Devlet gücünü orada hissettirecek. Evet, denizler halkındır. Birçok yerde yıkımlar yapacağız. İhbarlar yağıyor. Nasip olursa vatandaş için başlayan belki birkaç yıl sürecek çalışma olacak. Hiç taviz olmayacak. Birine göz yumarsanız, ikincisi beddua ediyor. Herkese adil davranırsanız kimse bir şey demiyor. En güzel koylara sahibiz. Dünyanın en güzel koyları… En denetimsiz, hoyrat kullanılan sahiller de bizim. Kirli sular, yatlar… Geminin kirliliğini istedikleri yerlere bırakamayacaklar.

“DEPOZİTO KARŞILIĞI PARAYA DÖNÜŞECEK”

Depozito yönetimine başlıyoruz. Ortaya çıkacak atıklar, marketlerde, toplu alanlarda paraya dönüşecek. Bir yazılım geliştirdik. Emlak Katılım bunu takip edecek. Telefonla okuttuğunda bunu parası ne kadarsa o hesaba düşecek.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-santiyesi-su-anda-deprem-bolgesi/feed/ 0
Paylaşımı infiale neden olmuştu! BaBaLa TV Oğuzhan Uğur’a hapis talebi https://www.foxtvhaber.com.tr/paylasimi-infiale-neden-olmustu-babala-tv-oguzhan-ugura-hapis-talebi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/paylasimi-infiale-neden-olmustu-babala-tv-oguzhan-ugura-hapis-talebi/#respond Fri, 14 Jun 2024 23:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12857 Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un, sahibi olduğu ‘BaBala TV’ isimli hesabından 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük depremin ertesi günü Kahramanmaraş Kumçatı köyünde barajın patladığı ve Hatay Antakya Yarseli Barajı’nın çatladığı yönünde paylaşımlarda bulunulmuş, paylaşımların deprem bölgesindeki vatandaşlar arasında korku ile paniğe sebep olarak arama kurtarma çalışmalarında aksamalara neden olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 8 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla; Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

ARAMA KURTARMA FAALİYETLERİNİN AKSADIĞI PAYLAŞIMLAR YAPILDI

Hazırlanan iddianamede, 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük deprem sonrasında ‘BaBaLa TV’ adlı sosyal medya hesabından 7 Şubat günü ‘Acil – Kahramanmaraş Türkoğlu Nurdağı’nda Kumçatı köyünde baraj patlamış ve su basıyormuş, sadece yetkililer için iletişim’ ve ‘Hatay Antakya Yarseli barajı çatlamış Allah aşkına buraya ekip yollansın çok yağmur yağıyor’ şeklinde paylaşımların yapıldığı, paylaşımlar sonrası konuyla ilgili medyada böyle bir durumun yaşanmadığına ilişkin haberlerin yapıldığı ve söz konusu iddialar nedeniyle deprem bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin aksadığına ve halk arasında korku ile paniğe yol açtığına ilişkin paylaşımların yapıldığı anlatıldı.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Şüpheli Oğuzhan Uğur’un ifadesine yer verilen iddianamede, şüpheli Uğur’un söz konusu hesaptan paylaşımları kendi ekibinin yaptığını belirttiği ve ‘’Deprem sonrası BaBaLa TV’de çalışan ekibimizin yanına gönüllü kişiler geldiler. Gönüllü kişilere çalışmaları için yer sağladık. Tweet atma bölümünün koordinasyonunda belirli bir kişi yoktu. Biz ekiple çalışmadan önce teyidi alınmayan hiçbir paylaşımı Twitter’dan paylaşmamaları konusunda uyardık. Telefon görüşmesi yapma yetkisine sahip 30-35 kişilik ekip, almış oldukları haberleri tweet atmakla yetkili olan yaklaşık 15 kişilik ekibimize aktarıyorlardı. Paylaşımların ardından böyle bir infial bilgisi bize geldikten sonra yaptığımız kontrollerden sonra yapılan paylaşımların ses kaydı ve teyidine ulaşıldı. Bu şahıs, telefon konuşma ekibinde bulunan şüpheli Ercan Özdemir’dir. Özdemir, Kültür Bakanlığı’nda çalıştığını söyleyen bir kadınla görüşüyor, kadının Bakanlıkta çalıştığına ilişkin bilgiler edinilmiş, bu teyitten sonra Yarseli Barajı’na ilişkin tweet atılmış. Hatırladığım kadarıyla tweeti atan şüpheli Özdemir’dir. Nurdağı’na ilişkin tweeti kim attı bilmiyorum. Atılan tweetler 7 Şubat tarihinde olmasına rağmen halkın galeyana getirilmesi ve kaçış görüntülerinin 11 Şubat tarihine ait olması bizim bir infiale sebep olma amacına sahip olmadığımızın göstergesidir. Hesaptan yapılan 3 paylaşımı ben yapmadım. Günlerce uykusuz kalan ve yardım etme amacı taşıyan ekip var. Bölge için milyonlarca lira para toplanmasına destek olduk. Tek amacımız depremde mağdur olan bölge halkına yardım etmek’’ dediği kaydedildi.

‘BENİM TWEET ATMA YETKİM YOK’

Şüphelilerden Ercan Özdemir’in ifadesinde ise, ‘’Ben bayanla telefonda görüştükten sonra bana ilettiği bilgileri teyit ekibine ilettim. Bundan sonraki aşamada teyit ekibi ve tweet atan ekibin ne yaptığını bilmiyorum ancak ben kesinlikle tweet atmadım. Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir çünkü benim tweet atma yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum’’ ifadelerine yer verildi.

KAMU BARIŞINI BOZMAYA ELVERİŞLİ PAYLAŞIMLAR YAPILDIĞI BELİRTİLDİ

Hazırlanan iddianamede, BaBaLa TV adlı sosyal medya hesabından kamu barışını bozmaya elverişli şekilde, gerçeğe aykırı olarak paylaşımların yapıldığı, sosyal medya hesabının kullanıcısının Oğuzhan Uğur olduğu, şüpheli Uğur’un ifadesinden bir süre sonra avukatı aracılığıyla sunduğu dilekçesinde tweetlerin şüpheli Kaan Kayacan tarafından paylaşıldığını belirttiği, şüpheli Kayacan’ın ise bu hususu hatırlamadığını söylediği kaydedildi.

HAPİS TALEBİ

İddianamede şüpheliler Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir’in ayrı ayrı ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/paylasimi-infiale-neden-olmustu-babala-tv-oguzhan-ugura-hapis-talebi/feed/ 0
Deprem izolatörlü konutlara talep artıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-izolatorlu-konutlara-talep-artiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-izolatorlu-konutlara-talep-artiyor/#respond Thu, 13 Jun 2024 23:24:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12715 Deprem sırasında binanın taşıyıcı sistemi üzerindeki kuvvetleri azaltarak, yapının hasar görmesini engelleyen veya azaltan sismik izolatörlü sistemler son dönemde Türkiye’de bir süredir özellikle hastanelerde kullanılmaya başlanmış durumda. Yeni kamu binalarında da kullanımına rastlanan sismik izolatörler son dönemde nadiren de olsa konutlarda da uygulanmaya başlandı. Son dönemde konut alırken vatandaşların tercih kriterlerinin başında ‘depreme dayanıklılık’ gelirken, özellikle sismik izolatörlere sahip binaların tercih edildiği belirtiliyor.

İnşaat üretimi noktasında faaliyetlerini sürdüren Hocaoğlu Grup da vatandaşlardan gelen talepleri göz önünde bulundurarak deprem sismik izolatörlü konut projesi hayata geçirmek için bir süre önce harekete geçti. Yapılan açıklamaya göre şirket, İstanbul Sancaktepe’de yaklaşık 1,2 milyar liralık yatırımla ve “Depremde Sadece Beşiğiniz Sallansın” sloganıyla hayata geçirdiği sismik izolatörlü projesi Japon Konutları’nın temellerini geçen ay attı. Farklı tipte 126 konutun bulunduğunu yatay mimariye sahip Japon Konutları projesinde, spor salonlarından yüzme havuzlarına, saunadan tenis kortuna kadar pek çok sosyal donatı alanı yer alıyor. Sadece 6 kattan oluşan projede, yeşil alanlar ön plana çıkıyor.

“JAPON KONUTLARI PROJEMİZE İLGİ ÇOK YÜKSEK”

Hocaoğlu Grup İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Okan Hocaoğlu, geçen yıl yaşadıkları ve “asrın felaketi” olarak tabir edilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından insanların güvenli yapılar noktasında daha hassas olduğunu söyledi.

Kendilerinin de bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayıyla deprem sismik izolatörlü konut projesi hayata geçirdiklerini dile getiren Hocaoğlu, şu açıklamalarda bulundu:

“Son dönemde sismik deprem izolatörlü konut projelerine ilgi artmış durumda. Bizim de Sancaktepe’de hayata geçirdiğimiz Japon Konutları projemize temelini henüz yeni atmış olmamıza rağmen çok yüksek bir ilgi var. Açıkçası bu kadarını beklemiyorduk . Projemizin danışma ekibinde önemli akademisyenler var. Özellikle Japon deprem uzmanı ve inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki projenin hazırlanması ve inşaat sürecinin tamamında bizimle birlikte. Sismik deprem izolatörünü en iyi uygulayan Japonya’daki teknolojiyi uyguluyoruz.”

“PROJEMİZ YATAY MİMARİYE SAHİP, YEŞİL ÖN PLANDA”

Hocaoğlu, Japon Konutları’nda 130 santimetreye 130 santimetre ölçülerinde izolatörlü kolon sisteminin bulunduğun belirterek, yatay mimariye sahip projenin sadece 6 kattan oluşacağını söyledi.

“Güvenli yaşam ve yeşil odaklı anlayışla” öne çıkan projenin Sancaktepe’nin en merkezi konumunda yer aldığını dile getiren Hocaoğlu, çevre dostu özellikleri ve sunduğu güvenlik imkanlarıyla ideal yaşam alanı sunan Japon Konutları’nda pek çok sosyal donatı alanını bulunacağını bildirdi.

“YENİ PROJELERİMİZİ ÇOK YAKINDA AÇIKLAYACAĞIZ”

Hocaoğlu, deprem sismik izolatörlü konut projelerine ilginin kendilerini yeni yatırımlar için cesaretlendirdiğini belirterek, “Yatırımcılarımızın ilgisinden dolayı çok memnunuz. Bu nedenle Japon Konutları projelerimiz İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin farklı illerinde devam edecek. Somutlaşmak üzere olan birkaç projemiz var. Arazilerimiz hazır olmak üzere. Projeler netleşince bu konuda da yeni müjdelerimizi paylaşacağız” diye konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-izolatorlu-konutlara-talep-artiyor/feed/ 0
Depremde ayakta kalan tek sistemdi: Türkiye’nin tamamına kuruluyor https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-ayakta-kalan-tek-sistemdi-turkiyenin-tamamina-kuruluyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-ayakta-kalan-tek-sistemdi-turkiyenin-tamamina-kuruluyor/#respond Thu, 13 Jun 2024 07:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12674 Haberleşme sistemleri dendiğinde akla ilk olarak savunma sanayii ve güvenlik güçleri gelse de aslında bu tür kabiliyetler başta doğal afet olmak üzere çok farklı durumlarda hayat kurtarıcı roller üstlenebiliyor.

ASELSAN tarafından geliştirilen ve JEMUS olarak bilinen Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi bunlardan biri. Sistem temel olarak eldeki bir bilginin en küçük Jandarma birimine kadar kesintisiz, eş zamanlı, doğru ve emniyetli şekilde ulaştırılmasını sağlıyor.

JEMUS sayesinde güvenlik güçleri kaliteli ses haberleşmesi, elektronik posta alışverişi, dosya paylaşımı, intranet erişimi, emniyetli ve süratli veri aktarımı, suç ve suçlu sorgulama ve sistemlerin merkezden yönetimi gibi imkanlar elde ediyor.

JEMUS İÇİN İNŞA EDİLEN YERLER 6 ŞUBAT DEPREMLERINDE AYAKTA KALDI VE EKSİKSİZ ÇALIŞTI

JEMUS her ne kadar güvenlik kurumlarının güvenli iletişimi için hayata geçirilen bir sistem gibi görünse de aslında Türkiye onu 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerle tanıdı. Ülkemizi sarsan depremlerde tek bir an bile sıkıntı yaşamadan çalışan yegane sistem ASELSAN mühendislerince geliştirilen JEMUS oldu.

GSM şebekelerinin çalışmadığı, iletişimin çok geniş alanlarda tamamen koptuğu o süreçte JEMUS hem sahadaki koordinasyonun inşa edilmesinde hem de çok sayıda depremzedenin hayatta kalmasında kritik roller üstlendi.

Deprem bölgesindeki tüm ambulans birimleri, Jandarma asayiş/kurtarma birimleri ve AFAD birimlerinin koordinasyonunu ve yönlendirilmesi JEMUS üzerinden sağlandı.

JEMUS, ses haberleşmesinin yanı sıra araç ve personelin konum bilgilerini de harita üzerinde gösteriyor. Bu sayede arama kurtarma birlikleri ve ambulanslar ihtiyaç duyulan bölgelere hızla sevk edilebiliyor.

TÜRKİYE’NİN TAMAMINA KURULACAK

Ülkemizin ilk ve en büyük kamu güvenliği haberleşme projesi JEMUS için bir yandan geliştirme çalışmaları devam ederken diğer yandan sistemin tüm Türkiye’yi kapsaması için de adımlar atılıyor.

Bugün itibariyle 76 ilde bu sistem kurulu. Geriye kalan 5 il için de imzalar atıldı. Bu yılın sonuna kadar JEMUS’un ülkemizin tamamında faaliyette olması hedefleniyor.

JEMUS her ne kadar güvenlik odaklı bir sistem olsa da doğal afetler dahil pek çok konuda kritik roller üstleniyor.



SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?

ASELSAN bu sistemi geliştirirken en zorlu şartlarda dahi iletişimin kesintisiz şekilde sağlanabilmesini hedefledi. JEMUS altyapısında yer alan merkezler 9 şiddetinde depreme karşı dayanabilecek şekilde inşa edildi. Ayrıca, sistem elektrikler kesildiğinde dahi 40 gün süreyle çalışabiliyor.

Burada önemli detaylardan biri de sistemin yedekli şekilde kurulmuş olması. İllerdeki sistem merkezleri hem kendi içinde hem de komşu ilde yedekli. Örneğin, 6 Şubat depremlerinde bu özellik sayesinde iletişim kesinti yaşanmadan devam edebildi. Adıyaman ve Hatay’daki merkezler, depremin ardından yedek iller üzerinden çalışabildi.

JEMUS’un Türkiye’nin tamamında çalışır hale gelmesiyle birlikte gerek güvenlik güçlerinin kendi iç işleyişinde gerek afetle mücadele ve depreme hazırlık gibi süreçlerde karar vericilerin elinde çok kabiliyetli bir sistem olacak.

Türkiye’nin yerli/milli imkanlarla geliştirdiği ve bugüne kadar çok zorlu şartlarda dahi sınavını başarıyla veren Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) yıl sonuna kadar 81 ilin tamamında kullanıma alınmış olacak. JEMUS, 6 Şubat depremlerinde görevine kesintisiz devam edebilen tek haberleşme sistemi olmuştu.

KAYNAK: TRT HABER | SERTAÇ AKSAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-ayakta-kalan-tek-sistemdi-turkiyenin-tamamina-kuruluyor/feed/ 0
Prof. Dr. Ersoy İstanbul depremiyle ilgili en kötü senaryoyu açıkladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/prof-dr-ersoy-istanbul-depremiyle-ilgili-en-kotu-senaryoyu-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/prof-dr-ersoy-istanbul-depremiyle-ilgili-en-kotu-senaryoyu-acikladi/#respond Fri, 07 Jun 2024 06:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11953 Bezmialem Vakıf Üniversitesinde, hastane öncesi, afet, deprem, salgın, nükleer saldırılar gibi can ve mal kaybının olduğu dönemlerde aktif rol oynayan acil tıp alanına dikkati çekmek amacıyla “2. Hastane Öncesi Acil Tıp Sempozyumu” düzenlendi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından Acil Tıp Uzmanları Derneğinin (ATUDER) işbirliğiyle düzenlenen sempozyuma acil tıp doktorları, deprem, arama ve kurtarma görevlileri gibi bu alanda çalışan uzmanlar ve öğrenciler katılım sağladı. 

“TARİH TEKERRÜRDEN İBARET”

Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “İstanbul’da deprem” başlıklı sunumunda Türkiye’de daha önce yaşanan depremlere ilişkin kritik bilgiler vererek beklenen büyük Marmara depremine ilişkin açıklamalarda bulundu. “Dünyadaki en önemli müdahale ekiplerine sahibiz ancak İstanbul’da büyük bir deprem karşısında kaç sokağa girebiliriz ki?” diyen Prof. Dr. Şükrü Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti: “Hatay’da bunu yaşadık. İş müdahaleye kaldıysa biz ölmüşüz demektir. Tarih tekerrürden ibaret. İstanbullular şu an depremle kumar oynuyor” ifadelerini kullandı.

TÜM SORUN YAPI STOKU

“İstanbul tüm Türkiye’ye bakabilir ancak tüm Türkiye İstanbul’a bakamaz” diyen Prof. Dr. Şükrü Ersoy, İstanbul’un neden önemli olduğunu şu cümlelerle anlattı: “Nüfus açısından 20 milyona yakın nüfus var, 1,5 milyon bina var, kültürel yapılar burada, ulusal gelirimizin en az yüzde 35’i buradan geliyor.  Deprem tehlikesi var. İstanbul için çok şey yapıldı. Pek çok şey yapılsa da yeterli değil. Tüm sorun yapı stokundan kaynaklanmaktadır.”

İŞTE ZEMİNİ EN RİSKLİ BÖLGELER

Olası bir Marmara depreminde İstanbul’da büyük heyelanlar meydana gelebileceğini belirten Dr. Şükrü Ersoy, o bölgeleri şöyle sıraladı: “Örneğin Büyükçekmece, Küçükçekmece, Güngören, Avcılar, Bağcılar, Esenler gibi yerlerin zeminleri kötüdür. Heyelan meydana gelebilir.”

“GÜNEYDE İKİ KOL TEHLİKELİ”

Marmara’da depremin Kocaeli’nde sonra Düzce’de devam ettiğine dikkat çeken Ersoy, “İstanbul’da 2019’da 5.8 büyüklüğünde bir deprem paniğe neden oldu ve bazı binalar hasar aldı. Bu büyük depremin provasıydı. Ama eninde sonunda deprem olacak. 7 üzerinde, en kötü senaryo 7,5 büyüklüğünde bir deprem olması yönünde. Biz hep Kuzey kolunu konuştuk, bir de güney kolları var. Bolu’dan itibaren Marmara’nın güneyine doğru 2 tane kol var ve bu kollar da çok tehlikeli. 7 üzerinde depremler yaratabilir” dedi.

İSTANBUL’DA BU BÖLGELERİN ZEMİNİ GÜÇLÜ

İstanbul’un zeminiyle ilgili bilgi veren Ersoy, “Anadolu yakasının neredeyse tamamı, Avrupa’da Haliç’in kuzey kısmına denk gelen yerler Türkiye’nin en sağlam zeminleri. Ancak yapı stoğu o kadar gelişti ki depreme karşı hassas zemin üzerindeler artık. Buralardaki zeminler için daha dikkatli olmamız lazım. Aslında zemin zayıf ama uygun yapılmış bir binadaysanız güvenli yerdesiniz. Ancak en sağlam zeminde bile kötü bir binadaysanız yine tehlikedesiniz” dedi. “Ayrıca dere yataklarının olduğu yerler en tehlikeli yerlerdir” diyen Ersoy, “Deprem dalgaları geçemediği yerlerde takılıyor ve üstündeki binalara kuvvet bindirip çökertir. Ayrıca son zamanlarda yapılan 30 katlı binalar var, bunlar da risk oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

KRİTİK KONULAR MASAYA YATIRILDI

Sempozyumda “Yapay Zeka ve Hastane Öncesi Acil Sağlık”, “İntraOsseöz, Krikotirotomi, İğne Dekompresyon Uygulama İlkeleri”, “Bezmialem Vakıf Üniversitenin Afete Hazırlığı ve BEZAK”, “KBRN Nedir?” başlıklı sunumlar gerçekleştirildi.  “KBRN Kıyafetleri ve Özellikleri”, “Arama Kurtarma Operasyonları Yönetimi AFAD İl Başkanlığı”, “İtfaiye Birimlerinin Afet Anındaki Yeri ve Önemi” sempozyumda anlatıldı.  Sempozyumun ikinci günü ise “Askeri Alanda Paramedik Olmak”, “Depremde Paramediklerin Yeri ve Önemi”, “Acil Çağrı Merkezinde Paramedik Olmak”, “112 Acil Sağlık Hizmetlerine Genel Bir Bakış Açısı”, “Sağlık Çalışanlarında Tükenmişlik Sendromu ile Başa Çıkma Yöntemleri”, “Stresle Başa Çıkma Yöntemleri”, “Acil Serviste Paramediklerin Önemi” başlıklı konular ele alındı. 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/prof-dr-ersoy-istanbul-depremiyle-ilgili-en-kotu-senaryoyu-acikladi/feed/ 0
‘2000 yılı öncesi yapılar çürükse yıkmamız, sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor’ https://www.foxtvhaber.com.tr/2000-yili-oncesi-yapilar-curukse-yikmamiz-saglamsa-da-plaket-vermemiz-gerekiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/2000-yili-oncesi-yapilar-curukse-yikmamiz-saglamsa-da-plaket-vermemiz-gerekiyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 02:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11915 Küçükçekmece’de çöken 3 katlı binayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Alan, “Bilhassa 2000 yılı öncesi yapıları tek tek kontrol edip, çürükse yıkmamız, sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor. Çünkü çok az çıkıyor. Laboratuvarlara da birçok bina örneği geliyor, incelemesini yapıyoruz. Yüzde 95 gibi büyük bir rakamda binalar depreme dayanıksız çıkıyor. Bu ne demektir? Deprem bile gerekmeden yıkılabilen binalarımız var. İstanbul’da hemen hemen her sene 2-3 tane böyle olay yaşamaktayız. İstanbulumuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz. Bunlar saatli bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan fakat zamanı gelince de böyle facialara sebep olan bir durumla karşılaştırıyor” dedi.

Küçükçekmece Kartaltepe Mahallesi Belediye Caddesi’nde çöken 3 katlı binayla ilgili Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Alan değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Alan, “Kesin değerlendirmeler olacaktır. Tahmini değerlendirmeler yaptığımızda, Vali Bey 1988 yapımı olduğunu söyledi. Bu ne demektir?, 1998, 2007 ve 2018 deprem yönetmeliğine tabii olmayan bir binadır. 3 tane deprem yönetmeliği geçmiş üzerinden. Bu bina, bunlara göre kontrol edilip, dayanıklılığı tespit edildi mi? Biz deprem yönetmeliğine göre, binaları kontrol ediyoruz. Karotlar alıyoruz, acaba bu binada o var mı? Zemin etüt raporunun yapıldığını sanmıyorum. 2000 yılının öncesinde zemin etütleri pek yapılmıyordu. Zemine göre statik hesaplar değişmektedir. 2000 yılı öncesi yapılarda, devlete bağlı yapı denetim firmaları yoktu. Bir denetimsizlik söz konusu olabilir. Binada bakım yapılmadıysa, diyelim ki altını su bastıysa, taşıyıcı dediğimiz kolonlardaki demirler korozyona uğramış olabilir. Betonda kalitesini kaybetmiş olabilir. Dükkan katlarında duvarların olmaması, yukarıdaki katlara göre zayıf katları oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

“İSTANBULUMUZDA 2 BİN 3 BİN BİNANIN BÖYLE OLDUĞUNU TAHMİN ETMEKTEYİZ”

“Bunların projeleri incelendiğinde de acaba üstüne sonradan bir kat çıkıldı mı, kaçak kat olayı var mı yok mu bunun kontrol edilmesi gerekiyor. Her zaman için mühendislik hizmeti alınarak, kontrol edilerek bütün önlemler alınıp ondan sonra insanların oturmasını istemekteyiz. Bilhassa 2000 yılı öncesi yapıları tek tek kontrol etmemiz gerekiyor. Eğer çürükse yıkmamız, eğer sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor. Çünkü çok az çıkıyor. Bizim laboratuvarlara da birçok bina örneği geliyor incelemesini yapıyoruz. Yüzde 95 gibi büyük bir rakamda binalar depreme dayanıksız çıkıyor. Bu ne demektir? Deprem bile gerekmeden yıkılabilen binalarımız var. İstanbul’da hemen hemen her sene 2-3 tane böyle olay yaşamaktayız. İstanbulumuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz. Bunlar saatli bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan fakat zamanı gelince de böyle facialara sebep olan bir durumla karşılaştırıyor. 2019 yılında 5.8 büyüklüğünde deprem olduğunda bu tip binalar daha çok etkileniyor. Kontrol ettirmedikleri için farkına varmıyorlar. 4-5 sene sonra binalar böyle yıkılabiliyor” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/2000-yili-oncesi-yapilar-curukse-yikmamiz-saglamsa-da-plaket-vermemiz-gerekiyor/feed/ 0
Japon deprem uzmanı Moriwaki’den Bingöl, Karlıova, Muş ve Bitlis’e özel uyarı https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-bingol-karliova-mus-ve-bitlise-ozel-uyari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-bingol-karliova-mus-ve-bitlise-ozel-uyari/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11785 Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonunda konuşan Japon yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’deki depremlerin birbirini takip ettiğini belirterek, “Türkiye’de deprem nasıl oluyor. 1939’da Erzincan’da deprem oldu ve 1941’de Tokatta deprem oldu. Yani Türkiye’nin depremi doğudan batıya tam domino taşı gibi gidiyor ve 1999 Gölcük depremine kadar geldi” dedi.

“Depreme karşı önlem, hasarı ve can kaybını yüzde 70 azaltır”

“Bu depreme hepimiz hep birlikte hükümettir, belediyedir, şirkettir ailede depreme hazırlanıyorsak hesap kitap yapabilir bina kaç yıllıktır, onu öğrenebiliriz.” diyen uzman isim şunları söyledi;

“Daha sonra ona göre önlem alabiliriz. Eğer dikkat edersek depremde yüzde 70 önlem alabiliriz. Yüzde 70 çok büyük bir rakamdır. O zaman depreme karşı önlem için neden şimdiden başlamıyoruz?

“Iğdır’da deprem olma olasılığı var ama büyük deprem yoktur”

Türkiye’nin 81 ilinin 71 ilini gezdim seminer verdim. Normalde Türkiye’deki iller kıpkırmızı oluyor. Türkiye için öyle bir durum söz konusu değildir. Iğdır 2. Tehlikeli bölgededir. Eski tarihlere kadar bakarsak 7’ye kadar büyük deprem yoktur. Fay hattı olduğu için hiç deprem olmaz diye bir şey söyleyemeyiz. Bir İzmir’de yaşayan veya İstanbul’da yaşayana göre o kadar korkmaya gerek yoktur.

“Maraş’taki deprem Hiroşima’daki atom bombasından 17 kat daha büyük”

Maraş’ta meydana gelen deprem Hiroşima’daki atom bombasından 17 kat daha büyüktür. Bazen depremler büyüklük olarak 1 gözüküyorsa güç olarak 32 kata eşit oluyor. Bingöl’de kaç defa deprem meydana geldi. Bazen soruyorlar hocam orda bir rahatlama oldu mu? Hayır diyorum. Bu depremler bin kattan sadece bir katı kırdı. Bunlar küçük uyarılardı. 999 tane daha orada bekleyen bir enerji var.

“Türkiye’de depremlerde can kaybı yüksek”

Türkiye’nin bir inşaat mühendisi olarak Türkiye’nin bir mimari olarak ben bunu üzülerek utanarak söylüyorum. Türkiye depremde can kaybı olarak üçüncü sırada yer alıyor. Bu çok kötü bir durumdur. Bu tablo neyi gösteriyor. Türkiye bir deprem ülkesi, evet ama çık sık ve çok büyük bir deprem yok. Buna rağmen depremde can kaybı çoktur. Bu da acı bir durumdur.

“Deprem olmaz denilen yerlerde de deprem oluyor”

Adana’dan sonraki Kıbrıs tarafı komple deprem bölgesinde yer alıyor. Bazen domino taşı geriye dönüyor. O zaman Bingöl, Karlıova, Muş ve Bitlis bu bölge için ikinci deprem bölgesi diyebiliriz. Üçüncü olarak Ege tarafında çok büyük bir deprem yok yedi üstü yok ama çok sık deprem olabilir. En yüksek 6,5 diyebiliriz. Dördüncü olarak Marmara bölgesi yer alıyor. Depremin ne zaman nerede olacağını asla pek tahmin etmekte mümkün değil. Çünkü eskiden Konya, Karaman, Niğde tarafında deprem yok diye söyleniyordu. Ama deprem meydana geldi. Deprem artık her yerde oluyor. Bunu kimse anlamıyor. Japonya’da araştırmalar yapılıyor deprem öncesi toprak yükseliyor bunun için uydulardan kontrol yapılıyor” 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwakiden-bingol-karliova-mus-ve-bitlise-ozel-uyari/feed/ 0
Son yıllarda çelik evlere talep arttı https://www.foxtvhaber.com.tr/son-yillarda-celik-evlere-talep-artti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-yillarda-celik-evlere-talep-artti/#respond Wed, 29 May 2024 02:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11380  Uzun yıllardan bu yana inşaat sektöründe faaliyet gösteren ve çelik konstrüksiyon evler yapan Marmara Yapı’nın sahibi Yakup Yılmaz, çelik yapılara talebin arttığını belirterek, ‘Devir, çelik devri’ dedi.

Türk insanının inşaattaki tercihi tamamen değiştiğini, önce pandemi ardından beklenen Marmara depremi ile kırsala müthiş bir göçün başladığını ifade eden Yakup Yılmaz, ”Betonarme bir yapıda hayat bir yıldan önce başlamaz. Çelik konstrüksiyonda ise sözleşme yaptıktan 60 gün sonra evde yaşam başlar” diye konuştu.

Özellikle Güneydoğu illerini yerle bir eden deprem felaketi ile vatandaşların konut anlayışında yüzde 100 bir değişiklik olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Güvenli yapı modellerinde, prefabrik ve çelik konstrüksiyon yapıların öne çıktığını söyledi.

15 yıldan bu yana Türkiye’nin dört bir yanında çelik evler inşa ettiklerini belirten Yılmaz, ”Şirket olarak ülkenin her tarafında çelik konstrüksiyon yapılar imal ediyoruz. Güneydoğu depremi ile devlet yetkilileri de çelik yapıları tercih etmeye başladı. Zira betonarme bir yapıda bir yıldan önce hayat başlamazken, çelik yapılarda sözleşme yapıldıktan 60 gün sonra yaşam başlıyor. Üstelik çelik yapılar betonarmeye nazaran yüzde 50 daha ucuz. İnsanların bu anlamda konut ihtiyacının çelik yapılara doğru yönelmesi daha önemli. Bunun için çelik yapılar çok revaçta” şeklinde konuştu.

NEDEN ÇELİK YAPILAR?

Anadolu’da yapılan 10 evin 7’sinin çelik konstrüksiyon, 3’ünün ise prefabrik yapı olduğu bilgisini veren Yılmaz, bu tercihte yaşanan deprem felaketlerinin etkili olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Depremler büyüklük, sıklık, süre ve konum açısından beklenmedik olaylardır. Doğası gereği dövülebilir ve esnek olduğundan çelik, tasarım için tercih edilen malzemedir. Ağır baskılar altında kırılmak veya parçalanmak yerine esner. Çelik binalardaki kiriş-kolon bağlantılarının çoğunun temel amacı yerçekimi yüklerini desteklemektir. Ancak rüzgar ve depremlerden kaynaklanan önemli yanal yüklere de dayanabilirler. Termitler, böcekler, küf, küf ve mantarlar onları etkilemez; ahşap çerçevelerden farklı olarak korozyona karşı da dayanıklıdırlar” dedi.

“DAHA UCUZ VE DAHA EMNİYETLİ”

Çelik yapının en az 50 yıl ömrü olduğunu ve şirket olarak çelik konstrüksiyon yapılarda 10 yıl garanti verdiklerini söyleyen Yılmaz, “Çelik konstrüksiyon betonarmeye göre hem daha ucuz hem daha emniyetli ve güvenilir. Çelik hem de renk, doku ve şekil açısından bize daha üretken bir görünüm kazandırır. Esnekliği, dayanıklılığı, güzelliği, doğruluğu ve şekillendirilebilir olması bize konseptleri deneme ve yeni çözümler geliştirme konusunda daha fazla esneklik sunar” diye konuştu.

Çeliğin her mevsim hızlı ve etkili bir şekilde monte edilebilir olduğunu da ifade eden Yılmaz, “Sahada çok az işçilikle, bileşenler saha dışında önceden üretilir. Bir projenin büyüklüğüne bağlı olarak, tüm çerçeve haftalar yerine günler içinde inşa edilebilir; bu da, şantiyedeki inşaata göre yüzde 20 ila yüzde 40 daha kısa inşaat süresiyle sonuçlanır. Daha zorlu konumlardaki müstakil evler için çelik genellikle araziyle daha az temas noktasına izin vererek gerekli kazı miktarını en aza indirir. Yapısal çeliğin beton gibi alternatif çerçeve malzemelerine göre daha hafif olması nedeniyle daha küçük, daha basit bir temel mümkündür” ifadelerini kullandı.

“Pandemi ve İstanbul’da beklenen Marmara depremi sebebiyle metropolde yaşayan insanlar kırsala hücum ediyor” diyen Yılmaz, “Kırsalda arazi fiyatları yüzde 500-600 oranında artmasına rağmen bu tersine göç hız kesmeden devam ediyor. 30 yıllık inşaat sektöründe olmamıza rağmen taleplere yetişmekte zorlanıyoruz” açıklamasında bulundu.

DOĞAL VE ÇEVRE DOSTU

Yılmaz, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Çelik çerçeveli bir bina yıkıldığında, parçaları ya geri dönüştürülebilir ya da çelik endüstrisinin kullandığı kapalı döngü geri dönüşüm sistemine geri gönderilebilir. Çelik hiçbir özelliğini kaybetmeden süresiz olarak geri dönüştürülebilir. Hiçbir şey boşa gitmez. Günümüzün yeni çeliğinin yaklaşık yüzde 30’u geri dönüştürülmüş çelikten yapıldığından, çelik doğal ham kaynak kullanımına olan ihtiyacı azaltır. Sektör artık yapısal çelik yapıların ve tüm çelik yapıların kapsamlı testleri sayesinde çelik binaların yangına nasıl tepki vereceği konusunda sağlam bir anlayışa sahip. Modern tasarım ve analitik yöntemler, çelik çerçeveli yapılar için yangından korunma ihtiyaçlarının tam olarak belirlenmesine olanak tanır ve sıklıkla ihtiyaç duyulan yangından korunma miktarında önemli azalmalara yol açar.”

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/son-yillarda-celik-evlere-talep-artti/feed/ 0
Naci Görür’den Marmara açıklaması: Deprem olursa Türkiye diz çöker! https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-marmara-aciklamasi-deprem-olursa-turkiye-diz-coker/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-marmara-aciklamasi-deprem-olursa-turkiye-diz-coker/#respond Sat, 25 May 2024 00:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11177 İstanbul Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (İMİDER) tarafından düzenlenen ‘İstanbul’da Deprem ve Kentsel Dönüşüm’ konulu panel Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Panele, Bilim Akademisi üyesi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen, İBB KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve İMİDER Başkanı İrfan Tutacak’ın yanı sıra dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“BU ÜLKEDE DEPREMLER OLMAYA DEVAM EDECEK. DEPREM BİTERSE DÜNYA DA ÖLÜR”

Panelde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, “Bu ülkede depremler olmaya devam edecek. Dediğim gibi levha sınırı, levhayı yok edemezsin, durduramazsın. Levha sınırları aynen insanlardaki kalp atışı gibi bir olaydır. Yani nabız atışı gibi bir olaydır. Bir insanın nabzı durursa o insan ölür. İşte levha sınırlarında hareket durur, deprem biterse dünya da ölür. İşte gezegenlerin, gök cisimlerinin hiçbirinde bildiğimiz anlamda deprem yoktur. Deprem, yeryüzünün yaşamasını gösterir. Deprem sayesinde yeryüzünde bir döngü meydana gelir. Yani yaşam döngüsü meydana gelir” diye konuştu.

“BELEDİYE BAŞKANI İŞLERİNİ Mİ GÖRSÜN? YOKSA KAÇAK GÖÇEK İŞLERİN PEŞİNE Mİ DÜŞSÜN?”

Toplum olarak herkesin üzerine çeşitli görevler düştüğünü anımsatan Görür, “Önce çuvaldızı kendimize iğneyi başkasına batıralım. Biz, çoluk çocuğumuz depremde ölmek istemiyorsak, eğer bu ülkede çağdaş can güvenliğimizle, demokratik olarak mal varlığımızla, ekonomik özgürlüğümüzle, siyasi özgürlüğümüzle ebediyen yaşayacaksak, kendimizi değiştireceğiz kardeşim. Başka türlü olmaz. Belediye başkanı işlerini mi görsün? Yoksa kaçak göçek işlerin peşine mi düşsün? Buna siz karar verin” ifadelerini kullandı.

“DEPREM EN BÜYÜK ÇEVRE FELAKETİDİR”

Prof. Dr. Görür, depremin etkilerinin uzun yıllar boyunca sürdüğünü belirterek, “Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevre kirlenirse sizin burada sağlıklı yaşamanız mümkün değildir. Yani depremde kanalizasyonunuz patlar boruları toprağa karışırsa, içme suyuna karışırsa siz sağlıklı yaşam süremezsiniz. Topraktan akarsuya, akarsudan denize, denizden bilmem neye her taraf kirlenir. Kirli bir çevre ölüm demektir. Hemen kendini göstermez, seneler içerisinde insanları hastalıktan kırar. Onun için çevre çok önemlidir. Bunu yapmanın yolu da şimdiden bu çevre kirliliğine sebep olacak şeyleri önlemektir” şeklinde konuştu.

“EĞER DEPREM OLURSA MARMARA BÖLGESİ ÇÖKER, ONUNLA DA KALMAZ TÜRKİYE DİZ ÇÖKER”

Olası Marmara depremine ilişkin de konuşan Görür, “Marmara bölgesi Türkiye’nin ekonomisinin yüzde 60’ına yakınını, yani gayri safi milli hasılanın yüzde 60’ını sağlıyor. Eğer deprem olur, Marmara bölgesinde depremin çarkları durursa, Marmara bölgesi çöker, onunla kalmaz bütün Türkiye diz üstü çöker ve artık ne ekonomik özgürlüğümüz kalır, ne de siyasi özgürlüğümüz kalır. Size onu söyleyeyim, Cumhurbaşkanımızın bir lafıyla; Cumhurbaşkanına gidip diyorlar ki ‘Dünya Bankası bizden borç para istiyor’. ‘Ne kadar istiyor?’ Diye sormuş. 5 Milyon Dolar, yanılmıyorsam. Belki de 5 Milyar Dolar. ‘Verin’ diyor. ‘Bugün borç alan yarın talimat alır’ bu onun lafı. Gerçekten öyle. Siz koca Marmara bölgesini depreme hazırlamaz çökertirseniz ondan sonra öyle özgür kalacağınızı, bağımsız kalacağınızı düşünmeyin” dedi.

 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-marmara-aciklamasi-deprem-olursa-turkiye-diz-coker/feed/ 0
Bakan şimşek açıkladı: Kirada yüzde 25 zam sınırı kalkacak mı? https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-simsek-acikladi-kirada-yuzde-25-zam-siniri-kalkacak-mi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-simsek-acikladi-kirada-yuzde-25-zam-siniri-kalkacak-mi/#respond Mon, 20 May 2024 08:12:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11041 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRTHaber’de katıldığı bir programda ekonomi gündemine dair açıklamalarda bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, açıklamalarında şunları kaydetti;

Her şeyden önce ekonomide bir yeniden dengelenme sürecine girdik. Yani iç talebin aşırı artışı nedeniyle bir takım makro ekonomik dengesizlikler ortaya çıkmıştı. Şimdi orada bir yumuşama var. Net ihracatın etkisi ekonomide olumluya dönmeye başladı. Yani büyümede kompozisyon değişiyor, büyümede bir dengelenme var. Bu da beraberinde ortaya çıkan dengesizlikleri gideriyor. En önemli dengesizliklerden bir tanesi cari açık. Geçen sene mayıs ayında 57 milyar dolar civarındaydı. Büyük bir açık. Bu sene bu açık mayıs ayı itibarıyla 30 milyar doların altına düşmüş olacak. Dolayısıyla çok ciddi bir iyileşme var. Yani Türkiye’nin dış açığında yarı yarıya düşüş var. Önemli dengesizliklerden bir tanesi bu çerçevede giderilmiş oldu.

Geçen sene mayıs sonu itibarıyla piyasa değerlendirmelerine bakarsanız, özellikle depremin etkisiyle bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde beldi 9-10’ları bulabileceği öngörülüyordu piyasalar tarafından. Biz bunu geçen sene yüzde 5,2’de tuttuk. Bu da önemli bir dengesizlik ve deprem hariç bütçe açığı milli gelire oran olarak sadece yüzde 1,6 bu da önemli. Dolayısıyla temel dengesizlikleri giderme anlamında program çalışıyor.

“Türkiye’ye fon akışında büyük bir artış var”

Programın çalıştığını özetleyen bazı göstergeler var. Örneğin, Türkiye’nin risk primi. Türkiye’nin risk primi geçen sene mayıs ayında 700 baz puanın üzerindeydi. Bugün 270’in altına düştü. Bu dönemde gelişmekte olan ülkelere göre çok muazzam bir performans göstermişiz. Yani sadece bizim risk primimiz düşmemiş başka bize benzer ülkelere oranla risk primimiz çok daha hızlı şekilde düşmüş. Risk priminin düşmesi burada aslında programın çalıştığını özetleyen bir gösterge. Çünkü bu Türkiye’ye fon akışında maliyeti belirleyen unsurlardan bir tanesi. Türkiye fon akışında bizim öngördüğümüzden çok daha büyük bir artış var. Özellikle yerel seçimlerden s sonra son 1,5 ayda o kadar ciddi bir fon akışı ve Türk lirası lehine portföy değişikliği var ki, Merkez Bankası swap hariç rezerv pozisyonu neredeyse 49 milyar dolarlık bir iyileşme gösterdi. Bahsettiğim süreç 1,5 aylık bir süreçten bahsediyoruz. Belirsizlikler azaldıkça, programın çalıştığı ortaya çıktıkça Türkiye’ye rağbet artıyor.

“Sonuç almaya başladık”

12 yıl sonra Fitch, Türkiye’nin kredi notunu artırdı. S&P 11 yıl sonra Türkiye’nin kredi notunu artırdı. Artırmakla kalmadılar bizim görünümümüz pozitif. Program bu şekilde çalışmaya devam ederse biz notu tekrar artıracağız şeklinde pozitif görünümde duruyorlar. Bunların hepsi önemli yani ekonomide büyümenin kompozisyonu iyileşiyor. Daha sürdürülebilir daha dengeli bir büyüme var. Makro ekonomik dengesizlikler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bütçe disiplini, dış dengedeki iyileşme, rezervlerdeki iyileşme, risk primindeki iyileşme, Türkiye’ye fon akışındaki muazzam artış tüm bunlar şunu net şekilde ortaya koyuyor programa olan güven güçlü, sürekli pekişiyor. Tabiiki bu programlar birer canlı organizma gibidir. Biz iyi bir program yaptık artık 3 yıl boyunca dokunmayalım diye bir şey yok. Canlı organizma gibi sürekli o programın tabii ki tekrar güçlendirilmesi, iyileştirilmesi, temellerinin sağlamlaştırılması, bunun pekiştirilmesi çok önemli. Türkiye’nin kendi programı ve gerçekten sonuç almaya başladık.  

“Enflasyon beklentilerinde muazzam bir iyileşme var”

Programı sürekli bir şekilde güçlendirme çabamız var ve devam edecek. Bütçede harcama disiplini, yatırımların daha verimli alanlara yönlendirilmesi, doğrudan doğruya bazı cari harcamaların kesilmesi, kesintiye uğratılması. Tüm bunlar aslında mali disiplini güçlendirirken dezenflasyona destek veriyor. Programın çalıştığını konuştuk ama enflasyon beklentileri geçen sene ekim ayına gidin, programın gerçek anlamda devreye girip çalışmaya başladığı dönem. O döneme göre enflasyon beklentilerinde muazzam bir iyileşme var. Önümüzdeki 12 ayda piyasaya sorduğunuz zaman enflasyon düşüşü öngörülüyor. Yüzde 33 civarına indi. Örneğin, 2 yıllık perspektifi alırsanız yüzde 22 civarına kadar indi. Fakat bunu performansla destekleyeceğiz, sürekli bir şekilde programı güçlendireceğiz.

Bu sene deprem yaralarını sararken deprem dışındaki harcamaları çok güçlü bir şekilde kontrol altına alıyoruz. Bazı kamuda tasarruf paketi açıkladık. Onu güçlü bir şekilde uygulayacağız. En önemli konu verimliliği artıracak, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, yapısal reformları hızlandıracağız. Dolayısıyla iki kanaldan para politikasına dezenflasyon için destek vereceğiz. Bir; bütçe disiplini üzürerinden destek vereceğiz. İki; reformları hızlandırarak verimlilik artışı üzerinden destek vereceğiz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde böyle bir güçlendirme, zaten bir süreç işi. Sonuç almak da bir süreç işi. Şuna inanıyorum ki, programı güçlendirdikçe de çok daha iyi sonuçlar alacağız. Aslında başladık biz programı güçlendirmeye. Tasarruf paketini açıklamamız bunun bir ayağı. Ama daha birçok önümüzdeki dönemde programı güçlendirecek ilave adımlar atacağız. Bunlar bir kısmı kamu maliyesi ayağında, bir kısmı yapısal dönüşüm ayağında olacak.

“Ekonomi programımız rağbet görüyor”

Bu program içeride ve dışarıda ciddi bir rağbet görüyor. Bizim gittiğimiz bazı uluslararası platformlarda programın başarısı konuşuldukça, bu program sanki Türkiye’nin öz evlatları tarafından hazırlanmamış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Hatırlarsanız, ilk gün devir teslimde çok net bir tutum sergilemiştim. Demiştim ki, bundan sonra bizim politikalar, kurala dayalı olacak. Yani öngörülebilir olacak. İkinci olarak uluslararası normlara uygun olacak demiştik. Şimdi, uluslararası normlara uygun, kurala dayalı, kredibilitesi yüksek bir programı ortaya koymanız, sonra bu programla başarı elde etmeniz, dışarıda övüldüğü için dışarıda hazırlanmış bir program gibi lanse etmek doğru bir yaklaşım değil. Bu program Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet bey ve beni bir kenara bırakalım. Orta Vadeli Program perspektifiyle, bu strateji bütçe başkanlığındaki çok değerli arkadaşlarımızın, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki çok değerli arkadaşlarımızın ortaya koydukları katkıları görmemezlikten gelmektir. Dolayısıyla bu program özü itibarıyla Türkiye’nin kendi programıdır. Dışarıdan rağbet görmesi, övülmesi, dışarıdan bu programın yapıldığı anlamına gelmiyor. Biz bu süreçte hiçbir uluslararası kuruluşla program çerçevesinde, program hazırlık evresinde bir diyaloğa girmedik. Ama tabii ki üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlarla diyaloğumuz her zaman güçlü. Onlarla bir araya geliriz, programımızı anlatırız. Nereye gidersem gideyim Türkiye’deki illere seyahat ettim son bir kaç aydır. Dünyada nereye seyahat edersem edeyim mutlaka bir fırsat bulup çıkıp orada Türkiye’nin programını, potansiyelini, neden yatırım yapılması gerektiğini sık sık anlatırız. Bu program kendi öz programımızdır, kurala dayalıdır ve uluslararası normlara uygundur.

“Maliye ayağında dezenflasyona güçlü destek vereceğiz”

Şunun altını çizmek istiyorum, geçen sene çok büyük bir deprem felaketi yaşadık. Bu felaketin yaralarını sarmayı önceliklendirdik. Bu çerçevede baktığınız zaman deprem hariç bütçe açığına bir baksınlar. Son 20 yılda bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,4. Geçen sene deprem harcamaları hariç bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1,6. Dolayısıyla deprem hariç bütçede çok ciddi bir disiplin var, çok ciddi bir sıkılaşma var. Fakat deprem nedeniyle tabii ki açık büyümüş. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Ama bu sene çok büyük ihtimalle biz bütçe açığını hedeflediğimizin çok altında bir noktada harcama disipliniyle, harcama kesintileriyle biz geçen sene ki açığın altında bir açıkla kapatacağız. Maliye politikası ayağında dezenflasyona biz güçlü destek vermiş olacağız.

En son açıkladığımız tasarruf paketinde ne dedik? Yatırımları arzı artıracak alanlara, rekabet gücünü artıracak alanlara, verimliliği artıracak alanlara aktaracağız dedik. Yatırımlarda yüzde 15 kesintiye gidiyoruz dedik. Ama burada dedik, örneğin; tarımsal sulamayı, arazi toplulaştırılması, tarımsal yani gıda arzında lojistiğe yatırımı önceliklendireceğiz dedik. Biz dedik ki, burada enerjide verimliliği mesela, yeşil dönüşümü, dijital dönüşümü önceliklendireceğiz dedik. Bunların hepsi aslında verimlilik artışı için Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için önemli konular. Bir diğer konu tabii ki, Türkiye alt yapıya çok büyük yatırım yaptı. Bunun sayesinde büyük bir kalkınma hamlesini gerçekleştirdi. Ama önümüzdeki dönemde önceliğimiz önemli sanayi üslerini yani üretim üslerini bizim alıp limanlara bağlamamız. Biz bunu önceliklendireceğiz çünkü rekabet gücünü artırmak istiyoruz. Karbon ayak izini düşürmek istiyoruz.

Bu program hem niteliği itibarıyla güçlü bir program hem de sonuçları itibarıyla onun için maliye politikası gereken desteği vermiyor demek, deprem konusunda gereken hassasiyeti göstermeyin demekle eş değer hale geliyor. Biz deprem konusunda geçen sene de bu sene de ne gerekiyorsa yapacağımızı söyledik. Ama deprem dışındaki alanlarda disiplin, harcama kontrolü, harcamaların verimli alanlara aktarılması bizim için olmazsa olmazdır. Bu yorumlara saygılıyız herkes istediği yorumu yapar ben genelde de takip etmiyorum doğrusu, sosyal medya günübirlik baktığım bir konu değil. Zaman gösterecek haklı olup olmadığımızı. Enflasyon düştükçe bu tür değerlendirmeler yerini daha makul daha rasyonel analizlere bırakır diye düşünüyorum.

Öncelikle geçen sene başlangıç noktası bir dezenflasyon programı için elverişli değildi. Yani, şubatta deprem oluyor enkazın temizlenmesi yazı buluyor, inşaat sezonu ve büyük bir şok. İnşaat malzemeleri fiyatları, işçilik gibi konular depremle ilgili söylüyorum geçen sene yaz aylarında muazzam bir artışa geçti. Şimdi bu enflasyonist, bu sene o baz etkisi nedeniyle bu sene öyle bir şey öngörmüyoruz. Geçen sene büyük bir bütçe açığı ile karşı karşıyaydık. Bütçe açığı tedbir almasaydık o kadar büyüktü ki, bankacılık sektörünün bunu içeriden finansa etmesinde zorlanabilirdik. O nedenle reel sektöre kaynak akışı durmasın, krediler geri çağrılmasın yani bütün kaynaklar hazineye verilmesin noktasına gelmeyelim diye biz geçen sene tedbir aldık. Aldığımız tedbirlerin bir kısmı enflasyonistti. KDV’yi artırdık, akaryakıtta ÖTV’yi artırdık. Çünkü deprem yaralarını sarmak için bütçe açığını kontrol altında tutmak için. Bunlar bu sene yapılmayacak. Bu sene tekrarlanmayacak.

İki tane geçici faktörden bahsediyorum. Bir, deprem etkisi. İkincisi geçen sene KDV artışı. Gelir politikaları geçen sene tabii ki nispeten bu döneme göre daha gevşekti. Bu sene daha destekleyici hale geldi. Geçen sene seçim sonrası uzun bir süre kur 2021’de TL/dolar kuru 18’e kadar çıkıyor ve 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar neredeyse aynı yerde kalıyor. Fakat o dönem ciddi bir enflasyon var. Biz kuru serbest bırakınca kur üzerinden de enflasyonist bir baskı oluştu. Beklentiler kanalı tabii ki bozulmuştu. Bütün bunları yani deprem, kur etkisi, vergi etkisi, beklenti kanalı üzerinden bütün bunları bir arada düşündüğümüz zaman son bir yılda enflasyon tabii ki ciddi bir şekilde bu faktörler üzerinden yükselişe geçti. Şu anda biz piyasadan döviz almasak belki 20’li rakamlara kadar düşerdi. Biz şu anda son 1,5 ay içinde Merkez Bankamız bu kadar döviz biriktirmeseydi, gelen dövizi satın almasaydı büyük ihtimalle lira nominal olarak muazzam bir şekilde değer kazanacaktı. Biz rezerv biriktirdik, rezerv pozisyonumuzu güçlendirmemiz lazım. Şu anda Türkiye çok ciddi bir fon akışı var, Türkiye’nin cari açığı düşüyor, Türk lirası çok cazip, lirada ciddi bir değer kaybı için bir sebep yok. Bu enflasyonu düşürmeyi destekleyici.

Ben defalarca söyledim, biz bir takım istisna ve muafiyetler hariç KDV’de bir artış öngörmüyoruz dedim. Yani enflasyonu yukarı çekecek. Biz bu konuda hassasiyetimizi gösteriyoruz. Bu sene geçen sene gibi vergi artışı da olmayacak. Deprem yaralarını zaten önemli ölçüde sarıyoruz. Orada piyasada bir denge oluştu. İnşaat malzemeleri, arz sektörü, işçilik konusunda. Beklenti kanalı iyileşiyor. 12 aylık enflasyon beklentisi 33 civarına indi. Bu önemli bir rakam. 24 aylıkta yüzde 22 civarına indi. Enflasyon beklentilerinde de şimdi eskisi kadar bir kötüleşme yok. Tam aksine iyileşme var. Bütün bunları bir arada düşünürseniz, maliye politikası, para politikası ve gelirler politikası şimdi ahenkli bir şekilde çalışıyor. Bütün bunlar dezenflasyonu destekliyor. Merkez Bankamız en son enflasyon raporunu açıklarken dedi ki, mayıs ayında yani 3 Haziran’da açıklanacak enflasyon zirveyi bulacak dedi. Yüzde 75-76 civarında zirveye çıkacak.  

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-simsek-acikladi-kirada-yuzde-25-zam-siniri-kalkacak-mi/feed/ 0
Naci Görür’den Antalya açıklaması: 3 tane deprem zonu var https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-antalya-aciklamasi-3-tane-deprem-zonu-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-antalya-aciklamasi-3-tane-deprem-zonu-var/#respond Wed, 15 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10723 Bilim Akademisi Üyesi, Jeolog ve Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) 2024 yılı faaliyet dönemi 8. Olağan Toplantısı’nın konuğu oldu. Toplantının başkanlığını yapan ANSİAD Geçen Dönem Başkanı Akın Akıncı, yapmış olduğu konuşmasında depremin önemine dikkat çekti. Akıncı, Prof. Dr. Naci Görür’ün özellikle Kahramanmaraş Depremi’nden sonra bir misyoner gibi Türkiye’nin her yerine giderek deprem konusundaki bilgilerini paylaştığını söyledi ve ANSİAD toplantısına davet edildiği için teşekkür etti.

“BU ÜLKEYİ DEPREME HAZIRLAMAK ZORUNDAYIZ” 

Türkiye coğrafi olarak Alp-Himalaya deprem kuşağında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Naci Görür, “Uyumamanız lazım çünkü bu işin şakası yok. Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye’deki kadar deprem planı yoktur. Her kentin yüzlerce planı var. Özellikle AFAD’da binlerce rapor var ve hepsi raflardadır. Üzeri açılıp bakılmamıştır. Sakın bizim burada fay yok demeyin. Canlı fay olmayınca yan gelip yatacak mıyız? Çağdaş düşünmek lazım. Bu ülkeyi depreme hazırlamak zorundayız. Herhangi bir yerde bir gece kalktığımızda insanlarımız ölmüşse bu hepimizin sorumluluğudur. Hepimiz vatandaş olarak ülkemize sahip çıkmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Türkiye Cumhuriyeti var olacaksa deprem problemini çözmemiz gerekir” diyen Görür, deprem problemini çözmenin mümkün olduğunu söyledi. Görür, “Bugüne kadar çözülmemesinin nedeni bu konuda siyasi iradenin olmayışı ve halkın kendi topraklarına, insanına sahip çıkmayışındandır. Her gün televizyonlarda domates ve biberin fiyatını, emeklinin maaşını konuşan halk bir gün dahi çoluğum çocuğum ölmesin diye depremi asla konuşmuyor. Bu işi böyle çözemeyiz” ifadelerini kullandı.

“ANTALYA’YI DEPREMDE ETKİLEYECEK 3 TANE DEPREM ZONU VAR” 

Antalya’nın istenilmesi takdirde depreme dirençli hale getirebileceğine dikkat çeken Görür, “Antalya ebediyen var olacaksa ve Antalyalılar burada yaşayacaksa buradaki faylar ister fazla ister seyrek olsun Antalya depreme dirençli yapılmak zorundadır. Antalya’yı depremde etkileyecek üç tane deprem zonu var. Kim yok diyorsa bu işi bilmiyordur. Bunların zamanı gelirse tehlikelidir. Birincisi Fethiye-Burdur fay zonu burada olabilecek bir deprem 100 kilometre çapındaki bir alana afet boyutunda zarar verebilir. İkincisi Beyşehir, üçüncüsü de Antalya’nın güneyinde yer alan Helen-Kıbrıs fay zonudur. Bu bahsettiğim üç zonda şu anda stres birikiyor. Ayrıca, ülkenin kimi yerlerinde olan faylar diğer yerlerdeki faylara stres biriktirebilir. Oranın vaktinden önce harekete geçip deprem üretmesine sebep olabilir. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremlerin Helen-Kıbrıs zonunda stres artımına neden olma ihtimali büyüktür. Biz 6 Şubat depremleri olduğu zaman Kıbrıs’a dikkat diye uyarı verdik. Halen o uyarı geçerlidir. Bu stres bir raddeye kadar birikir ve fay orada kırılarak deprem üretir. Fayda yeterince stres biriktiği zaman doğa matematik gibi çalışır, pat diye deprem vurur” dedi.

Görür, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Deprem dirençli kent, bir kente deprem geldiği zaman o depremi minimum hasarlı atlatan kent demektir. Kaliforniya, Japonya, Tayvan, Endonezya, Şili, Arjantin, Hindistan, Çin, İtalya gibi ülkelerde bizlerden büyük depremler oluyor. Buralarda 3-5 kişi tesadüfen ölüyor. Günlük yaşam da değişmiyor. Bizde ise deprem hayatımızı karartıyor. Bütün ülkeye kabus gibi çöküyor. Örneğin 6 Şubat depremi. Bir senedir insanlar sürünüyor. Bir kenti tanımlayan altı bileşen vardır. Bunlar sırasıyla yönetim, halk, altyapı yapı stoku, ekosistem – çevre, ekonomidir. Bir kenti tanımlayan parametreler bunlardır. Eğer biz bu parametreleri deprem dayanıklı dirençli yaparsak o kent otomatik olarak depreme dirençli olur.”

“ANSİAD 8. Olağan Toplantısı” ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in, toplantının başkanlığını yapan ANSİAD Geçen Dönem Başkanı Akın Akıncı ile birlikte konuğumuz Bilim Akademisi Üyesi & Jeolog & Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür’e günün anısına “Triskeles” hediye etmesinin ardından sona erdi.
 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-antalya-aciklamasi-3-tane-deprem-zonu-var/feed/ 0
Japon deprem uzmanı Moriwaki ‘hazır olmamız gerekiyor’ deyip İstanbul’u hatırlattı! https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-hazir-olmamiz-gerekiyor-deyip-istanbulu-hatirlatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-hazir-olmamiz-gerekiyor-deyip-istanbulu-hatirlatti/#respond Mon, 13 May 2024 23:36:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10563

2 bin yıldır kırılmayan fay! ‘Yakın bir zamanda’ diyerek uyardı: 7.1’lik deprem potansiyeli var

Bursa Teknik Üniversitesinde düzenlenen Yenilikçi Yapı Zirvesi’nde konuşan Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin depremle yaşamayı öğrenmesi, küçük yaşta eğitimlerin verilmesi ve depreme dayanıklı binaların inşa edilmesi üzerine öğrencilere bilgiler verdi.

“ARTIK HAZIR OLMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’de Kuzey Anadolu fay hattında 1766 yılında İstanbul’da 7,1 büyüklüğünde deprem olduğunu hatırlatan Yoshinori Moriwaki, “Bu depremler tekrar tekrar geliyor. İstanbul’u etkileyen 1509 yılındaki depremden 257 yıl sonra 1766 yılında meydana gelmiş. 1766 yılındaki depremin üzerinden ise 258 yıl geçti. Büyük depremlerin 250 senede bir geldiği görülüyor. Yani fay hatlarının enerjisini biriktirdiğini görüyoruz. Artık hazır olmamız gerekiyor. Depremin gelmeyeceğini söyleyen 2 hoca var ama bizim kendimizin de binalarımızın da bir an önce depreme hazırlanması gerekiyor” dedi.

“ÇANAKKALE TARAFI DA TEHLİKELİ”

Türkiye’nin birçok yerinde yaşanan depremlerle ilgili neler yapılması gerektiği hakkında da bilgi veren Moriwaki, “Çanakkale’de 2024 yılında 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu bölgede günde 20-30 kere küçük depremler oluyor ama ileride büyük bir deprem olabilir. Çanakkale tarafının da tehlikeli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü yaşanan küçük depremler olabilecek büyük depremlerin önüne geçmiyor” şeklinde konuştu.

Bursa’da ortaya çıkan yeni fay hattıyla ilgili de konuşan Moriwaki, “Bu fay hattını görmenin önemi yok. Kimse endişelenmesin. Japonya’da yüzde 60’dan fazla yeni fay hattından deprem meydana geliyor. Türkiye’de fay hattı varsa deprem geliyor diye biliniyor. Aslında görülmeyen yerde de fay hatları var. Kaynamış yumurtayı düşünün, ilk vurduğunuzda birkaç çatlak oluşuyor. Daha sonra vurduğunuzda ise sağlam olan yerler de çatlamaya başlıyor. Birçok çatlak meydana geliyor” dedi.

TÜRKİYE 17. SIRADA

Dünya ortalamasına göre, 5,5 büyüklüğündeki depremler metrekare üzerinden hesaplandığında, Japonya’nın 6’ncı, Türkiye’nin ise 17’nci sırada yer aldığını ifade eden Moriwaki, “Deprem, Türkiye’de var ama çok değil. Türkiye’de en büyük deprem 7,9 büyüklüğünde meydana gelmiş ama o fay hattı Endonezya’dan başlayıp İspanya’ya kadar uzanıyor. Ancak yine de büyük depreme hazır olmamız gerekiyor. Türkiye’de mimarı ve mühendisi statik hesabı bilmiyor veya zayıf olarak görüyorum. Depreme can kaybından bakınca, Türkiye 3’üncü sırada yer alıyor. Japonya ise deprem ihtimallerinin yüksek olmasına rağmen 7’nci sırada yer alıyor. Tabi bir de bu hayatını kaybedenlerin depremden değil, tsunami, yangın veya diğer olaylar sebebiyle öldüğü tespit edildi. 2011 yılında yaşanan depremde, 20 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bunların sadece bin tanesi deprem sebebiyle vefat etti. 19 bin kişi ise tsunami sebebiyle hayatını kaybetti. Türkiye’de ise çok deprem olmamasına rağmen dünya sıralamasında 3’üncü sırada yer alıyor. Bunun çözümü ise bizden geçiyor” diye konuştu.

İMAR BARIŞI İÇİN UYARDI

Türkiye’deki 21 milyon yapı stokunun yüzde 50’sinin izinsiz olarak kaçak yapıdan oluştuğuna dikkat çeken Moriwaki, “İzinsiz ve kaçak yapının oluşmaması için bizim çalışmamız gerekiyor. İmar barışı aflarının bir daha olmaması gerekiyor. Senede 1 kere yapılan tatbikatlar yetersiz. Sadece belli gruplara bunların yapılmamışı gerekiyor. Bunu anaokulundan itibaren insanlara anlatılması ve uygulamasının yapılması gerekiyor. Çocuklar duymasın veya görmesin gibi onlardan saklamamak gerekiyor. Bilmediği için panik oluyorlar” dedi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/japon-deprem-uzmani-moriwaki-hazir-olmamiz-gerekiyor-deyip-istanbulu-hatirlatti/feed/ 0
Deprem uzmanı Uğur: ‘Şırnak, deprem bölgesinde’ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmani-ugur-sirnak-deprem-bolgesinde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmani-ugur-sirnak-deprem-bolgesinde/#respond Sun, 12 May 2024 21:36:46 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10500 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkilen depremin ardından, Türkiye’de diri fay hattı haritası güncellendi. Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Behram Uğur, daha önce Şırnak’tan geçen ve aktif olmayan 2 farklı fay hattının olduğu, 2012 yılında Şırnak’ta meydana gelen 2 deprem ile birlikte bu fay hatlarının aktif hale geldiği ve güncel diri fay hattı haritasının yeninden çizildiğini öne sürdü.

Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Dr. Uğur, “Bölgemizde de aktif faylar mevcut. Doğu Anadolu fayı dediğimiz, Türkiye’nin en önemli iki fay hattından bir tanesi. Bunun dışında Güney Doğu Anadolu bindirme fayı dediğimiz bir fay hattı var. Bu da Bitlis ile Zagros bindirme kuşağı olarak geçiyor. Bu noktada Bitlis ile Adıyaman ve Hakkari arasındaki bütün bölgelerde bu fay hattına dahil oluyor. Bunun dışında bizim Şırnak ilini ilgilendiren bir başka fay hattı da, Cizre fay hattı. Bu da 2012 yılı öncesinde aktif olmayan bir fay olarak değerlendirilirken, 2012’de yaşanan Silopi ve Uludere depremlerinden sonra bu fay hattı da 2013’teki aktif fay haritasında güncellendi. Artık diri yani aktif fay hattı olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla Şırnak fay hatlarına yakın bir lokasyonda bulunduğu için deprem tehlikesi mevcut olduğu bir bölgede” dedi.

Bina yapımında C30 olarak sınıflandırılan beton ve inşaat demirinin kaliteli olması gerektiğini, bina rejitilerinin arttırılması için mutlaka perde beton kullanılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Uğur, şöyle konuştu:

“Bizim önceliğimiz yeterli dayanımda malzeme kullanılması. Ne demek bu? Örneğin bir beton numunenin, kullanacağımız beton malzemenin yapının taşıyıcı sistemlerin deki uygun mukavemete sahip olması gerekmekte. Örneğin C30 olarak sınıflandırıyoruz. Bu ne demek? Beton numunesinin 30 megapaskallık bir basınç etkisine dayanabilmesi. Bunun dışında kullanılan halk arasında inşaat demiri olarak bilinen donatılarında belirli standartlarda, standartlara uygun bir şekilde olması gerekmekte. Yeterli dayanımdan sonra, yeterli rijitlik dediğimiz bir kavram var. Yeterli rijiklikte kaba tabirle yapının deprem ya da yanal kuvvetler etkisinde yer değiştirme yapmaya gösterdiği direnç olarak algılanıyor. Bu aşamada bizim yapının rejitini arttırmamız için betonarme perde kullanımına gitmemiz gerekiyor. Nedir betonarme perde? Düşey taşıyıcı, kolonun büyük ölçülü, büyük ebatta olduğu, yani kaba tabir ile büyük ölçülü kolon diyebiliriz. Bunların kullanılan yapının deformasyonlara karşı dayanımı direncini arttırıyor. Dolayısı ile deprem esnası salınımda yer değiştirmesini de sınırlıyor. Bir başka konu da süneklik. Süneklikte yapı elemanlarını nasıl ki bir lastiği tutup çektiğimiz zaman kopmadan belirli bir miktar uzayabiliyorsa bizim bazı elemanlarımız da bu şekilde esneme yapmasını istiyoruz. Büyük deprem kuvvetleri altında. Buda ani göçmeleri engelliyor. Dolayısı ile can güvenliğinin sağlanmasına yarayan bir husus.”

İçişleri bakanlığı tarafından 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından görevlendirilerek, deprem bölgesindeki yapıları incelediklerini aktaran Dr. Uğur, “6 Şubat depremlerinden hemen sonra, mart ayında İçişleri Bakanlığının görevlendirmesi ile natamam binaların devam edip etmeyeceğine karar vermek için raporlar oluşturmak üzere görevlendirildik. Orada sadece natamam binalar değil, bütün bina stoğunu inceleme fırsatımız oldu. İlk gittiğimizde gördüğümüz manzara içler acısıydı. Yapı stoğunun büyük çoğunluğu eski binalar oluşturmaktaydı. Bu eski binaların da herhangi bir mühendislik hizmeti almadığı kanaatini getirdik. Çünkü kullanılan malzemeler, yapılan uygulamaların gerçekten deprem yönetmeliklerine hiçbir şekilde uyumlu olmadığını tespit ettik. Yeni yapılan binalarda, kontrolünü sağladığımız binaların çoğunluğunda fazlaca bir kusur olmadığını tespit ettik. Buda şu anlama geliyor. 2018 deprem yönetmeliğine uygun bir şekilde yapılan binaların diğerlerine nazaran daha güvenli olduğunu söylemek mümkün” diye konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmani-ugur-sirnak-deprem-bolgesinde/feed/ 0
Depremzede annenin en acı anneler günü https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-annenin-en-aci-anneler-gunu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-annenin-en-aci-anneler-gunu/#respond Sun, 12 May 2024 07:00:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10487 Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen yıkıcı depremde eşini, oğlunu, ablasını ve birçok yakınını kaybeden Yıldız Kartal, yaşadığı büyük kaybın acısını, kalan ailesine daha sıkı sarılarak hafifletmeye çalışıyor. Kartal, depremde sağ çıkan iki çocuğuna ve yetim kalan iki yeğenine de annelik yapıyor. Yaşadığı acı dolu günleri çocukları ve yeğenleri için güçlü olarak atlatmaya çalıştığını söyleyen Kartal, “Birbirimizden güç alıyoruz. Yaralarımızı beraber sarmaya çalışıyoruz” dedi.

“HAVA ÇOK SOĞUK OLMASINA RAĞMEN ÜŞÜMÜYORDUK” 

Deprem anını anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Kartal, “Deprem anında biz depremin olduğunu anlamadık. Çok büyük bir sallantı vardı. Sonrasında anladık deprem olduğunu. O gece eşim ve oğlum yan odadaydı. Ben ve iki çocuğum başka odadaydık. Oğlumun önce baba dediğini duydum. Eşimin Allah’u Ekber dediğini duydum. Ben deprem anında iki çocuğumu aldım. Kızım ve oğlumun üzerine kapandım. 3 saniyede binamız yıkıldı. Her yer çok karanlıktı. Dışarısı aydınlık bile olsa içerisi karanlıktı. Kızım yanımda ağlıyordu. Eşime ve oğluma seslendim. O an orada hiç ses yoktu zaten. Dışarıya seslendim. Bizi de kurtarın diye yardım istedim. Bizi yan binadan insanlar kurtardı. Çok dar bir yerden çıkardılar bizi. Ben sadece bizim bina yıkıldı zannediyordum. Fakat çıktığımda enkazları gördüm. Eşime ve oğluma çok seslendim. 5 gün boyunca umutla çıkmalarını bekledim. Aile binası olduğu tek tek hepsinin çıkmasını umut ettim. Hiç kimseden ses gelmiyordu. Hava çok soğuk olmasına rağmen üşümüyorduk. İçeride oğlum ve eşim vardı. Benim için önemli olan ailemizin kurtulmasıydı. Gücümüzün yetmediği imkânsızlık benim için o gündü. Hiçbir taşı kaldıramadım. O anı hatırlamak istemiyorum. Hatıraları unutamıyorum. Çok bekledim günlerce bir umut. Bir çare çıkarlar diye umut ettim. Fakat 5’inci günün sonunda oğlum ve eşimin cansız bedeni çıktı. Eşimi, oğlumu, ablamı, ablalarımın eşlerini, iki yeğenimi, kayınvalidemi ve kayınpederimi kaybettim” şeklinde konuştu.

“ANNELER GÜNÜ BENİM İÇİN BUNDAN SONRA HEP BURUK GEÇECEK” 

Anneler gününün buruk geçtiğini belirten Kartal, “Anneler günü benim için bundan sonra hep buruk geçecek. Diğer evlatlarım yaşıyor ve anneyim ama oğlum artık uzak. Anneler günü benim için hüzünlü. Oğlum bana en son anneler gününde kırmızı bir gül alıp gelmişti. O anı hatırlamak istemiyorum. Ablam ve eniştem depremde vefat etti. İki yeğenim benimle yaşıyor. Onlar ablamdan bana bir armağan. Ablamı kaybettim ama geride iki evladı bana kaldı. Birbirimizden güç alıyoruz. Yaralarımızı beraber sarmaya çalışıyoruz. Acım çocuklardan destek alarak hafifliyor. Ben onlara bakmakla hükümlüyüm. Onlar için ayakta duruyorum. Benim için çok zor bir süreç. Bir annenin evlat kaybetmesi çok zor. Hiçbir anne evladını kaybetmesin. Çünkü hiç kimse acının en büyüğü evlat acısını yaşamasın” diye konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-annenin-en-aci-anneler-gunu/feed/ 0
Bakan Özhaseki: TOKİ’nin yaptığı konutlardan bir tanesi bile yıkılmadı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlardan-bir-tanesi-bile-yikilmadi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlardan-bir-tanesi-bile-yikilmadi/#respond Sat, 11 May 2024 23:12:23 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10469 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, Kayseri’de Oruçreis Mahallesi’nde Kocasinan Belediyesinin hayırsever işbirliğiyle yaptırdığı Döndü-Şükrü Karaca Aile Sağlık Merkezi ile İsmail Hakkı Durusu Parkı’nın açılış törenine katıldı.

Burada konuşan Özhaseki, bölgede TOKİ tarafından yapılan evlere dikkati çekti.

Türkiye’nin 6 Şubat 2023 tarihinde büyük bir felaket yaşadığını anımsatan Özhaseki, 18 ilin depremden etkilendiğini, 14 milyon insanın zarar gördüğünü, 850 bin bağımsız birimin ya yıkıldığını ya da yıkılmayı beklediğini hatırlattı.

TOKİ’nin deprem bölgesinde büyük bir görev üstlendiğini anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:

“TOKİ buradaki nezih konutlar gibi deprem bölgesinde de binlerce konuta başladı. Bakanlığımıza bağlı olan yapı işlerinde köy konutlarını yapıyoruz, Emlak Konut da aynı şekilde deprem konutları yapmaya devam ediyor. Şu anda neredeyse başladığımız konut sayısı 400 bin civarında. Buradaki hak sahipleri haklarını alıncaya kadar bizler o bölgelerde olmaya devam edeceğiz. 1240 yerde şantiyemiz var, 4 bin 333 köyde çelik karkaslı köy evleri yapıyoruz. Eskiden TOKİ denildiği zaman biraz entel, dantel geçinenler TOKİ’nin evlerine yukarıdan bakarlar, kekremsi bir vaziyette karşılarlar, biraz istihza ile de ‘TOKİ konutları mı, ne olacak’ gibi de konuşurlardı. Deprem geçti, 1 milyon 300 bin deprem bölgesi dahil olmak üzere TOKİ’nin yaptığı konutlardan bir tanesi bile yıkılmadı. Az hasarlı bir TOKİ evi yok, orta hasarlı, ağır hasarlı değil, az hasarlısı bile yok. Hamdolsun yaptığımız işi iyi yapıyoruz.”

Kayseri’nin hayırseverliğine değinen Özhaseki, her gittiği yerde kentin hayırsever yönünü örnek gösterdiğini, Kayseri’nin tarihte hayır yapanların eserleriyle anılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Özhaseki, AK Parti iktidarında Türkiye’de birçok alanda devrim niteliğinde işler yapıldığını, özellikle altyapı, sağlık, ulaşım ve eğitimde övünülecek işlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar da parka adı verilen İsmail Hakkı Durusu’nun, Bandırma Vapuru’nun kaptanı olduğunu, ismini bu parkta yaşatacaklarını belirtti.

Bölgede bulunan TOKİ konutları için Bakan Özhaseki’ye teşekkür eden Çolakbayrakdar, az katlı binaların yer aldığı bölgenin beğeni topladığını dile getirdi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’nın da konuşma yaptığı programda hayırsever ailelere çiçek ve plaket takdim edildi, açılış kurdelesi kesildi.

Şirintepe Mahallesi’ne “akıl küpü” kütüphane

Bakan Özhaseki, törenden önce Melikgazi Belediyesi ve hayırsever İşgüzar ailesi tarafından Şirintepe Mahallesi’ne yaptırılan Yusuf ve Hatice İşgüzar Akıl Kütü Kütüphanesi’nin açılışına katıldı.

Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, eğitimin önemine dikkati çekti. Devletin eğitime yönelik yaptığı yatırımları vurgulayan Özhaseki, 2002 yılında eğitime ayrılan bütçe 10 milyar lira iken bugün 1,5 trilyon liraya ulaştığını, 800 binden fazla öğretmen atandığını aktardı.

Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu da ilçede eğitim ve sağlık alanında yaptıkları hizmetleri anlattı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da konuşma yaptı.

Hayırsever aileye çiçek takdiminin ardından yapılan dua ile açılış kurdelesi kesildi. 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-tokinin-yaptigi-konutlardan-bir-tanesi-bile-yikilmadi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Kentsel dönüşüme engel oldular, bedeli ağır oldu https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/#respond Fri, 10 May 2024 00:24:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10376 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Ankara’daki basın kuruluşlarının temsilcileriyle birlikte, 6 Şubat 2023’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok etkilenen Hatay’da incelemelerde bulundu. Saha ziyaretleri yapan Bakan Özhaseki, depremde büyük yıkıma uğrayan Emek Aksaray Mahallesi’ndeki çalışma alanında da inceleme yaptı. Özhaseki, incelemeler sırasında 2017 yılındaki bakanlığı döneminde Emek Aksaray Mahallesi’nde kentsel dönüşüm yapmak istediklerini, ancak engellendiklerini belirtti.

Bakan Mehmet Özhaseki, 2017 yılında, Emek Aksaray Mahallesi’ne kentsel dönüşüm yapmak için gittiğini hatırlatarak, “Gittiğimde belli gruplar kentsel dönüşüme engel oldular; kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Yalvardık yakardık, epeyce rica ettik; ama derdimizi anlatamadık. O protestocu gruplar hakim oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Ama burası çok riskli bir yerdi. 6-7 yıl öncesinden bahsediyorum. Bırakıp gitmek zorunda kaldık. Haliyle zorla, vatandaş istemezse, karşı çıkıyorsa kavga ederek yapacak bir şey yok. Mecburen üzülerek ayrılmak durumunda kaldık. Üstelik de gece yarısına kadar oturdum burada insanları ikna edebilmek için saatlerce dil döktüm. Ama depremde mahalle tamamıyla yerle bir oldu. Şimdi burada 5 bin 600 konuta başladık. Tamamının ihalesi yapıldı. Evler yükselmeye devam ediyor. Keşke öyle söylenmeseydi, mani olunmasaydı, ideolojik çatışmalara kurban gitmeseydi de bir tek vatandaşımızın, kardeşimizin burnu bile kanamasaydı. O dönemde başlatmış olsaydık, bunlar bitmişti mis gibi evlerinde oturuyorlardı, depremde kimse ölmeyecekti. Şimdi burada bu acı hatırayla binlerce insanın öldüğü yerde inşaatlar yapmaya devam ediyoruz. Ama bedeli ağır oldu bu işin” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümde Emek Aksaray Mahallesi’nin Türkiye’nin simgesi haline geldiğini söyleyerek, “Mahallemizde sağlam ve güvenli evlerimizi hızla yapıyoruz. Yeni yuvalarımızı en kısa sürede tamamlayıp hemşerilerimize teslim edeceğiz inşallah. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan bir kere daha istirham ediyorum, kentsel dönüşüme engel olmak isteyen belli kesimlere prim vermeyin. Kentsel dönüşüm bir zorunluluktur” diye konuştu.

HATAY’TA 10 BİN KONUT TESLİM EDİLDİ

AFAD, Hatay’da depremden sonra 139 bin 879 konut, 15 bin 603 ticari alan olmak üzere toplam 155 bin 482 adet hak sahibi tespit etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 130 bin 363 adet konut ve 12 bin 392 ticari alan olmak üzere toplam 142 bin 995 adet bağımsız bölümün yapımına devam ediliyor. Şu ana kadar Hatay’da afetzedelere 10 bin 889 konutun teslimi gerçekleştirildi. Hatay’da yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında belediyeye toplam 14 milyar 200 milyon TL hibe desteği verildi.

YIL SONUNA KADAR 200 BİN KONUT TESLİM EDİLECEK

Öte yandan tüm deprem bölgesinde AFAD tarafından 400 bin 904 konut ve 40 bin 486 iş yeri olmak üzere toplam 441 bin 390 hak sahibi belirlendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; afet bölgesinde 395 bin 649 konut ve 37 bin 156 ticari alan olmak üzere toplam 432 bin 805 bağımsız bölümün inşasını sürdürüyor. Bin 240 şantiyede, 110 bin kişilik işçiyle çalışmalar devam ediyor.

Bugüne kadar Kahramanmaraş’ta 17 bin 592, Gaziantep’te 14 bin 710, Hatay’da 10 bin 889, Adıyaman’da 8 bin 216, Malatya’da 7 bin 881, Diyarbakır’da 4 bin 415, Osmaniye’de 3 bin 572, Elâzığ’da 3 bin 093, Şanlıurfa’da 2 bin 446, Adana’da 2 bin 316, Kilis’te bin 494 olmak üzere 76 bin konut teslim edildi. Bu yılın sonuna kadar, toplamda 200 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceği belirtildi. Deprem konutlarının tamamının ise 2025 yılının Eylül ayına kadar, hak sahibi depremzedelere verileceği kaydedildi.

Bakanlık tarafından afetten zarar gören şehirlerin altyapıları için belediyelere 64 milyar TL hibe desteği verildiği, bunun için de belediyelere herhangi bir borçlandırma yapılmadığı bildirildi.

‘1 YIL SÜRE VERİYORUZ’

Bakan Özhaseki, konut ve iş yerlerinin yapımı için planlamaları sürdürdüklerini de söyleyerek, “Şu anda ülke genelinde bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik çalışan ordusuyla bu işleri sürdürmeye gayret ediyoruz. 4 bin 333 köy evimizde hasar var. Bu köylerde uzman hocalarımızın tavsiye ettiği çelik evlere başladık. O çelik evlerimiz de çok hızlı şekilde devam ediyor. Şu ana kadar 76 bin kadar konutu teslim ettik. Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15-20 bin konutu hak sahiplerine teslim edeceğiz. Sene sonuna kadar toplam 200 bin konutu teslim etmiş olacağız. İhalesini yaptığımız veya yapacağımız konutlara 1 yıl süre veriyoruz. Büyük ihtimalle gelecek senenin ortası gibi hak sahiplerinin tamamına konutlarını teslim etmiş oluruz” dedi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusume-engel-oldular-bedeli-agir-oldu/feed/ 0
Bakan Özhaseki: 1 yıl içinde 400 bin deprem konutu teslim edilmiş olacak https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-yil-icinde-400-bin-deprem-konutu-teslim-edilmis-olacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-yil-icinde-400-bin-deprem-konutu-teslim-edilmis-olacak/#respond Thu, 09 May 2024 01:12:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10307 Bir grup gazeteciyle Hatay’a giden Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem konutlarının yapımının bütün hızıyla sürdüğünü söyledi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, büyük bölümü 6 Şubat’ta olmak üzere, gelecek sene ortasına kadar yeşil alan ve çevre düzenlemesi tamamlanmış 400 bin deprem konutunun teslim edileceğini bildirdi. Deprem konutu inşasında 5 katın üzerine çıkmamaya çalıştıklarını dile getiren Mehmet Özhaseki, “Zaten her yerde böyle olması lazım” diye konuştu.

Yakın zamanda Japon Kalkınma Bankası yetkililerinin ziyaretine geldiğini belirten Özhaseki, 400 bin konutu hak sahibine teslim edileceğini söylediğinde, “Biz Japonya’da deprem konusunda deneyimliyiz. Ama hiçbir zaman bu kadar hızlı olamadık” cevabını aldığını bildirdi.

Öte yandan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ise kentte depremin ardından büyük göç olduğunu söyledi. Öngün, 625 bin olan su abonesi sayısının 235 bine indiğini ancak konutların teslimiyle birlikte abone sayısının tekrar artacağının altını çizdi.

“HERKESİ KENDİ MAHALLESİNDE OTURTMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Hak sahiplerinin hepsini mümkün olduğu kadar kendi mahallesinde oturtmaya çalışacaklarını dile getiren Mehmet Öntürk, “İnsanların inanç ve demografik yapısını koruyacak şekilde yerleştirmeye çalışıyoruz. Herkes alıştığı kültürü muhafaza ettiği yerde yaşamaya devam edecek” diye konuştu.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın AFAD kaynaklı verilerine göre deprem bölgesinde 400 bin 904 konut ve 40 bin 486 işyeri olmak üzere toplam 441 bin 390 hak sahibi bulunuyor.

Bakanlık tarafından 395 bin 649 konut ile 37 bin 156 ticari alanla birlikte 432 bin 805 bağımsız bölümün inşası devam ediyor. Toplam 1240 şantiyede 110 bin işçi çalışıyor.

Bu yılın sonuna kadar toplamda 200 bin konutun hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor. Konutların tamamının ise 2025 yılı Eylül ayına kadar verilmesi öngörülüyor.

Depremden hasar gören şehirlerin merkezleri ile ana caddeler doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılıyor. Bu şehirlerin altyapısı için 64 milyar liralık hibe desteği sağlanıyor.



HATAY’DA 155 BIN HAK SAHİBİ

Depremin en ağır hasar verdiği illerden birisi olan Hatay’da 139 bin 879 konut, 15 bin 603 ticari alan olmak üzere toplam 155 bin 482 adet hak sahibi tespit edildi.

Bakanlık 130 bin 363 adet konut ve 12 bin 392 ticari alan olmak üzere toplam 142 bin 995 adet bağımsız bölümün yapımına devam ediyor.  Hatay’da şu ana kadar 10 bin 889 konut teslim edildi. Hatay’a altyapı çalışmaları için gönderilen hibe desteği ise 14 milyar 200 milyon liraya ulaştı.

Bugüne kadar 11 şehirde 76 bin konut teslim edildi

Kahramanmaraş: 17.592

Gaziantep: 14.710

Hatay: 10.889

Adıyaman: 8.216

Malatya: 7.881

Diyarbakır: 4.415

Osmaniye: 3.572

Elâzığ: 3.093

Şanlıurfa: 2.446

Adana: 2.316

Kilis: 1.494

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-yil-icinde-400-bin-deprem-konutu-teslim-edilmis-olacak/feed/ 0
İstanbul için tsunami alarmı: 19’u birden devreye girdi https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbul-icin-tsunami-alarmi-19u-birden-devreye-girdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbul-icin-tsunami-alarmi-19u-birden-devreye-girdi/#respond Wed, 08 May 2024 23:36:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10293 Beklenen İstanbul depreminin yıkıcı etkisi kadar Marmara Denizi kıyılarında oluşturacağı tsunami ihtimali de endişe yaratıyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yerleştirilmesi planlanan 20 adet yeni ‘Çok Disiplinli Tsunami Erken Uyarı’ istasyonlarından 19’unu devreye aldı. Yapımı devam eden İmralı istasyonunun devreye alınmasıyla birlikte daha önce yapılan 28 istasyonla birlikte toplam erken uyarı sistemi sayısı 48’e ulaşılmış olacak. Türkiye genelinde faaliyet gösteren istasyonlar sayesinde depremin ardından 7 dakika içerisinde tsunami olup olmayacağı yönünde vatandaşların uyarılabileceğini belirten Kandilli Rasathanesi Müdürü Haluk Özener, istasyon sayısını arttırarak süreyi 4 dakika seviyesine indirmeyi planladıklarını söyledi.

“13 FARKLI ÜLKEDE 19 TANE KURUMA TSUNAMİ UYARI MESAJI YOLLUYORUZ”

Tsunami Erken Uyarı Sistemi hakkında bilgi veren Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Haluk Özener, “Hepimizin bildiği gibi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü sadece Türkiye’de değil, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve bağlantılı denizlerde tsunami uyarı merkezi. Bu merkezin görevi sadece Türkiye’ye değil bize abone olan 13 farklı ülkede 19 tane farklı kuruma biz tsunami uyarı mesajı yolluyoruz. Bir denizde bahsetmiş olduğum denizlerde veya karadan 100 kilometre içeride, 5 buçuğun üzerinde bir deprem olduktan sonra bu depremlerin tsunami yaratma riski bulunuyor. Enstitümüzde bu konuda bir depremden sonra arkadaşlarımız bir algoritma çalıştırdıktan sonra bunun bir tsunami yaratma imkanı varsa bunu Türkiye’de AFAD aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılıyor. Onun dışında dediğim gibi farklı ülkelere gönderiliyor” ifadelerini kullandı.

“MARMARA DENİZİ’NDE HEYELANLARDAN DOLAYI TSUNAMİ OLMA RİSKİ VAR”

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 10 yılı aşkın süredir bu konuda yetkili olduğunu söyleyen Haluk Özener, “Sadece Türkiye içinde değil, bakın şu ana kadar Harita Genel Müdürlüğü’nün kurmuş olduğu 20 tane deniz seviyesi istasyonlarının verileri Kandilli’ye geliyor. Bizim kurmuş olduğumuz 8 tane daha öncesinde deniz seviyesi istasyonları var. Tsunami istasyonları diyoruz, mareograf diyoruz. Fakat önceki 8 tanenin farklılıkları, içinde sismik gözlem yapan cihazların da olmasıydı. Bununla birlikte İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında, tabii ki bunun büyük ölçekteki organizasyonda TARAP, Türkiye Afet Risk Azaltma planı. Marmara Denizi çevresinde yakın alan tsunamisini belirlemek için Kandilli’ye verilmiş bir görev var. Yani hepiniz biliyorsunuz olası bir Marmara depremi, Marmara Denizi içinde olacak ve özellikle meydana gelecek heyelanlardan dolayı tsunami olma riski var. Biz de mümkün olan en kısa sürede vatandaşlarımıza tsunami riskine karşı haberdar etmek için bu istasyonları kuruyoruz. Bu görev bize verildi” dedi.

“TARAP KAPSAMINDA 50 TANE İSTASYONU TAMAMLAMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

Projenin bütçesinin Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından tahsis edildiğini belirten Özener, “Marmara Denizi çevresinde 20 tane ilk etapta tsunami istasyonu kurmaya başladık. Bunların 19 tanesini hayata geçirdik. Bu istasyonlar sadece deniz seviyesi gözlem istasyonu değil, aynı zamanda içinde sismik gözlem cihazlarının olduğu, meteorolojik parametrelerin gözlemlendiği istasyonlar, bu istasyonların bazılarında da GNSS alıcıları var. Yani yer kabuğu hareketlerini belirleyen istasyonlar var. Ekranda da gördüğünüz üzere Marmara Denizi’nin çevresine yani farklı illerde Yalova, Bursa’ya bağlı, Balıkesir’e bağlı istasyonlarımız var. Tekirdağ’da var, Edirne’nin sahil kesimlerinde var. Denizin içine İstanbul’da, Büyükada’da, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda, aynı zamanda en son istasyon da İmralı Adası’na kurulacak. Bunlarla ilgili gerekli bütün izinler kurumlardan alınmış vaziyette. Dediğim gibi son bir tanesi kaldı. İstasyon sayısı 47 oldu, 48 olacak ve bundan sonraki aşamada da bu istasyona biz sadece Marmara özelinde değil, tüm kıyı şeridinde, Türkiye’nin etrafında sayılarına 30 tane daha ilave etmeyi düşünüyoruz. Toplam İRAP dolayısıyla TARAP kapsamında 50 tane istasyonu tamamlamayı düşünüyoruz” diye konuştu.

“4-5 DAKİKA CİVARLARINA İNDİRMEYİ PLANLIYORUZ”

Sistemin ne kadar süre önce uyarı vereceğini de açıklayan Özener, “Uluslararası standartlarda biz bir deprem olduktan sonra 7 dakika içerisinde bir tsunaminin olup olmayacağını AFAD üzerinden vatandaşlarla paylaşacağız. Dolayısıyla uluslararası standartlar 7 dakika, Marmara Denizi için istasyon sayımızı ne kadar arttırırsak bu uyarı mesajını daha erken verme şansımız var. Biz bunu 4-5 dakika civarlarına indirmeyi planlıyoruz. Yine enstitümüzün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte yürütmüş olduğu projeler kapsamında, tüm Marmara Denizi içindeki İstanbul’a bağlı ilçelerde tsunami tahliye tabelaları kuruldu. Dolayısıyla tsunami konusunda gerçekten İstanbul üzerinde özellikle çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bununla birlikte özellikle vatandaşları bir konuda uyarmak istiyorum. Yani bizden uyarı beklemelerine de gerek yok aslında. Olası bir Marmara depreminde, deniz kıyısındaysanız yani kıyıya yakın yerlerdeyseniz deprem olduktan sonra meraklı gözlerle deniz kenarına gidip de denizin çekildiğini seyretmektense mümkün olan en hızlı sürede kendinizi güvende hissedeceğiniz ve yüksek rakımlı yerlere doğru kendinizi tahliye etmenizde fayda var” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbul-icin-tsunami-alarmi-19u-birden-devreye-girdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İBB’ye Edanur tepkisi https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi-2/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9727 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD – DSİ sel ve taşkın risk azaltma protokol töreninde açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

İçişleri ve Tarım Bakanlıklarımızın yöneticileri, değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. AFAD – DSİ iş birliği ile kritik bir adım daha atıyoruz. Devletimizin ilgili kurumlarının sel öncesi ve sonrası için teknik kapasitesini güçlendiriyoruz.

AFAD envanterinde bulunan iş makinesinin DSİ’ye devredilmesini sağlayan protokol kurumumuzun etkinliğini artıracaktır. Bugün 31 iş makinesinin devir teslimini gerçekleştiriyoruz. DSİ’deki ekskavatöre sayısı 816’ya ulaşacak. Ekskavatörlerimiz sel ve heyelan riski yüksek bölgelerde görev yapacak.

RİSK AZALTMA FAALİYETLERİNE BAŞLIYORUZ

Karadeniz’de 13 bölgede risk azaltma faaliyetlerine başlıyoruz. Derelerimizdeki temizlik ve ıslah çalışmalarına hız vererek, yoğun yağış dönemi başlamadan gerekli tedbirleri hayata geçireceğiz.

GÖREVİMİZ HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALMAK

Depremler, seller, heyelanlar, yangınlar gibi tabiat olaylarının önüne geçemeyiz ancak zararları en aza indirmek elimizdedir. Görevimiz her türlü önlemi almak ardından da Rabbimizin takdirine teslim olmaktır.

Bugünkü imza töreni ile yağış mevsimi çalmadan kapımızı riske karşı üzerimize düşeni yapıyoruz. 2024 yılını daha sorunsuz, can ve mal kaybı yaşamdan atlatacağımıza inanıyorum. AFAD ve DSİ’ye kolaylıklar diliyorum. Ülkemiz coğrafi olarak da kritik bir yerde, önlemlerimizi buna göre almalıyız. Türkiye aynı coğrafyayı paylaştığı ülkelerle iklim krizinin can alıcı sonuçlarını en fazla hisseden devletlerin başında geliyor. Son yıllarda depremden sel baskınlarına, salgından savaşa çok farklı sınamalarla karşılaştık.

“İSTANBUL’DA EDANUR’U TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRDÜ”

İstanbul’un göbeğindeki bir parkta çok basit tedbirler alınmadığı için 5 yaşındaki evladımız hayatını kaybetti.

Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında 29 emekçi kardeşimizi, Antalya’da teleferik faciasında bir vatandaşımızı ihmallere kurban verdik. İşçi hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların bu olaylarda sesi soluğu çıkmadı.

6 Şubat depremlerinde aynı kesimlerin aldıkları tavırları gayet iyi hatırlıyoruz. Devletimizin kurumlarına karşı çok yoğun bir linç kampanyası yürüttüler. Yalan ve çarpıtma üzerinden resmi kurumlarımız, askerimiz, polisimiz fütursuzca eleştirildi. Bu kirli kampanyayı sırf oy tercihlerinden dolayı depremzedelerimizi hedef alacak kadar ileriye götürdüler.

6 ŞUBAT KIRILMA NOKTASI OLDU

Ekonomik zorluklarımız depremle daha da ağırlaştı. Bu zorlulukların üstesinden geliyoruz geleceğiz. Her ay 10-15 bin konut teslimatı yaparak bu rakamı yıl sonuna kadar 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. 6 Şubat kırılma noktası oldu. Deprem öncesi afete hazırlık olarak her adımın faydasını gördük. Daha önce afet yönetimi farklı kurumlardaydı. Bu da ciddi koordinasyon sorunu olarak ortaya çıkıyordu. 2009’da AFAD’ı kurduk. Devletimizin ilgili tüm kurumlarını afet öncesi ve sonrası süreçlere dahil ederek iş birliğini güçlendirdik. Vatandaşlarımız en sıkıntılı günlerinde devletini yanında buluyor. DSİ de orman yangını ve taşkınlarda mücadelede vazgeçilmez roller üstleniyor.

GEREKEN TEDBİRLERİ ALMALIYIZ

Vatandaşımızın en zor günlerinde devletimiz seferber olmuştur. Zaman zaman ortaya çıkan sorunları da çözüme kavuşturuyoruz. 2013’ten bu yana TOKİ tarafından yapılan konut 1 milyon 351 bini aşıyor. TOKİ binalarımız 6 Şubat’tan alnının akıyla çıktı. Yıkılan binaların yüzde 90’dan fazlası 99 öncesi yapılanlardı. Dere yatağına inşa edilen binanın yüzde 100 güvenli olduğunu kimse söyleyemez. Bakımı zamanında yapılamayan dereler ciddi risk taşıyor demektir. Bedel ödemek kaçınılmaz hale geliyor. Her iki bakanımız karşı karşıya olduğumuz tehditleri ifade etti. Bugüne kadar DSİ’nin inşa ettiği tesisle 20 milyon dekar alanda taşkın kontrolü sağladık. Toplam 1500 adet sel, su baskını ve taşkın meydana geldi. Bu afetlerde 113 insanımızı kaybettik. Sadece taşkınlardan dolayı oluşan fatura 4 milyar doları bulmakta. Yuvalarımızda gönül rahatlığı ile oturmak istiyorsak hem tabiata saygılı olmak hem de gereken tedbirleri almalıyız.

BİZİM BÜTÜN DERDİMİZ İNSANIMIZI YAŞATMAKTIR

Deprem İstanbulumuz için beka meselesi haline gelmişken, deprem gerçeği kendini hatırlatırken hiçbirimizin dönüşüm projelerini geri plana itme lüksü yok. Ülke ve millet meselesinin siyasi parti meselesi olmaz. Bizim bütün derdimiz insanımızı yaşatmaktır. Bizim amacımız vatandaşımıza müreffeh bir gelecek sunmak, ihmalden, siyasi rekabetten, tembellikten dolayı daha fazla acı çekmek, yıkım ve gözyaşı görmek istemiyoruz. Hükümet olarak kentsel dönüşüm, sel ve taşkın riskini azaltmak gibi can ve mal emniyetini sağlayacak her türlü projeye gereken desteği vereceğiz.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi-2/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İBB’ye Edanur tepkisi https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9721 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD – DSİ sel ve taşkın risk azaltma protokol töreninde açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

İçişleri ve Tarım Bakanlıklarımızın yöneticileri, değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. AFAD – DSİ iş birliği ile kritik bir adım daha atıyoruz. Devletimizin ilgili kurumlarının sel öncesi ve sonrası için teknik kapasitesini güçlendiriyoruz.

AFAD envanterinde bulunan iş makinesinin DSİ’ye devredilmesini sağlayan protokol kurumumuzun etkinliğini artıracaktır. Bugün 31 iş makinesinin devir teslimini gerçekleştiriyoruz. DSİ’deki ekskavatöre sayısı 816’ya ulaşacak. Ekskavatörlerimiz sel ve heyelan riski yüksek bölgelerde görev yapacak.

RİSK AZALTMA FAALİYETLERİNE BAŞLIYORUZ

Karadeniz’de 13 bölgede risk azaltma faaliyetlerine başlıyoruz. Derelerimizdeki temizlik ve ıslah çalışmalarına hız vererek, yoğun yağış dönemi başlamadan gerekli tedbirleri hayata geçireceğiz.

GÖREVİMİZ HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALMAK

Depremler, seller, heyelanlar, yangınlar gibi tabiat olaylarının önüne geçemeyiz ancak zararları en aza indirmek elimizdedir. Görevimiz her türlü önlemi almak ardından da Rabbimizin takdirine teslim olmaktır.

Bugünkü imza töreni ile yağış mevsimi çalmadan kapımızı riske karşı üzerimize düşeni yapıyoruz. 2024 yılını daha sorunsuz, can ve mal kaybı yaşamdan atlatacağımıza inanıyorum. AFAD ve DSİ’ye kolaylıklar diliyorum. Ülkemiz coğrafi olarak da kritik bir yerde, önlemlerimizi buna göre almalıyız. Türkiye aynı coğrafyayı paylaştığı ülkelerle iklim krizinin can alıcı sonuçlarını en fazla hisseden devletlerin başında geliyor. Son yıllarda depremden sel baskınlarına, salgından savaşa çok farklı sınamalarla karşılaştık.

“İSTANBUL’DA EDANUR’U TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRDÜ”

İstanbul’un göbeğindeki bir parkta çok basit tedbirler alınmadığı için 5 yaşındaki evladımız hayatını kaybetti.

Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında 29 emekçi kardeşimizi, Antalya’da teleferik faciasında bir vatandaşımızı ihmallere kurban verdik. İşçi hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların bu olaylarda sesi soluğu çıkmadı.

6 Şubat depremlerinde aynı kesimlerin aldıkları tavırları gayet iyi hatırlıyoruz. Devletimizin kurumlarına karşı çok yoğun bir linç kampanyası yürüttüler. Yalan ve çarpıtma üzerinden resmi kurumlarımız, askerimiz, polisimiz fütursuzca eleştirildi. Bu kirli kampanyayı sırf oy tercihlerinden dolayı depremzedelerimizi hedef alacak kadar ileriye götürdüler.

6 ŞUBAT KIRILMA NOKTASI OLDU

Ekonomik zorluklarımız depremle daha da ağırlaştı. Bu zorlulukların üstesinden geliyoruz geleceğiz. Her ay 10-15 bin konut teslimatı yaparak bu rakamı yıl sonuna kadar 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. 6 Şubat kırılma noktası oldu. Deprem öncesi afete hazırlık olarak her adımın faydasını gördük. Daha önce afet yönetimi farklı kurumlardaydı. Bu da ciddi koordinasyon sorunu olarak ortaya çıkıyordu. 2009’da AFAD’ı kurduk. Devletimizin ilgili tüm kurumlarını afet öncesi ve sonrası süreçlere dahil ederek iş birliğini güçlendirdik. Vatandaşlarımız en sıkıntılı günlerinde devletini yanında buluyor. DSİ de orman yangını ve taşkınlarda mücadelede vazgeçilmez roller üstleniyor.

GEREKEN TEDBİRLERİ ALMALIYIZ

Vatandaşımızın en zor günlerinde devletimiz seferber olmuştur. Zaman zaman ortaya çıkan sorunları da çözüme kavuşturuyoruz. 2013’ten bu yana TOKİ tarafından yapılan konut 1 milyon 351 bini aşıyor. TOKİ binalarımız 6 Şubat’tan alnının akıyla çıktı. Yıkılan binaların yüzde 90’dan fazlası 99 öncesi yapılanlardı. Dere yatağına inşa edilen binanın yüzde 100 güvenli olduğunu kimse söyleyemez. Bakımı zamanında yapılamayan dereler ciddi risk taşıyor demektir. Bedel ödemek kaçınılmaz hale geliyor. Her iki bakanımız karşı karşıya olduğumuz tehditleri ifade etti. Bugüne kadar DSİ’nin inşa ettiği tesisle 20 milyon dekar alanda taşkın kontrolü sağladık. Toplam 1500 adet sel, su baskını ve taşkın meydana geldi. Bu afetlerde 113 insanımızı kaybettik. Sadece taşkınlardan dolayı oluşan fatura 4 milyar doları bulmakta. Yuvalarımızda gönül rahatlığı ile oturmak istiyorsak hem tabiata saygılı olmak hem de gereken tedbirleri almalıyız.

BİZİM BÜTÜN DERDİMİZ İNSANIMIZI YAŞATMAKTIR

Deprem İstanbulumuz için beka meselesi haline gelmişken, deprem gerçeği kendini hatırlatırken hiçbirimizin dönüşüm projelerini geri plana itme lüksü yok. Ülke ve millet meselesinin siyasi parti meselesi olmaz. Bizim bütün derdimiz insanımızı yaşatmaktır. Bizim amacımız vatandaşımıza müreffeh bir gelecek sunmak, ihmalden, siyasi rekabetten, tembellikten dolayı daha fazla acı çekmek, yıkım ve gözyaşı görmek istemiyoruz. Hükümet olarak kentsel dönüşüm, sel ve taşkın riskini azaltmak gibi can ve mal emniyetini sağlayacak her türlü projeye gereken desteği vereceğiz.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ibbye-edanur-tepkisi/feed/ 0
Deprem hazırlığı: Şehre konteyner kurulumu başladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-hazirligi-sehre-konteyner-kurulumu-basladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-hazirligi-sehre-konteyner-kurulumu-basladi/#respond Mon, 29 Apr 2024 07:48:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9698 AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), olası Hakkari depremi için hazırlıklara başladı. Planlama kapsamında Hakkari kent merkezine ve Yüksekova ilçesine 1000’er, Şemdinli’ye 500 konteyner ile kent geneli için 10 bin çadır gönderilecek. Bu kapsamda gönderilen 200 konteyner ise Şemdinli ilçesinde belirlenen alana yerleştirildi.

Hakkari’nin birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunduğu belirten Vali Ali Çelik, “Deprem uzmanları önlem alınması için sık sık uyarılarda bulunuyor. AFAD koordinasyonunda Hakkari merkez, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerimizde 3 ayrı konteyner alanı oluşturuldu. Ayrıca olası deprem için polis ve jandarmadan oluşan 650 güvenlik görevlisine de deprem eğitimi verildi” dedi.

Yetkililerin ve deprem uzmanlarının uyarılarının ardından binalarda yapılan dayanım incelemelerinde Hakkari ve Yüksekova’da bazı kamu ve okul binaları boşaltılırken, AFAD da olası deprem için kent genelinde hazırlıklara başladı. Hakkari Valiliği, birinci derece deprem kuşağında yer almaları nedeniyle kent merkezi ile Yüksekova ve Şemdinli’de konteyner alanları belirleyip, şu ana kadar polis ve jandarmadan oluşan 650 kişiye de arama kurtarma eğitimi verdi.

AFAD’ın hazırlıkları kapsamında da 2 bin 800 çadır, Hakkari kent merkezi ile Yüksekova’daki depolara bırakılırken, TIR’larla getirilen ilk 200 konteyner ise Şemdinli ilçesinde vinçlerle belirlenen alana bırakıldı.

Hakkari Valisi Ali Çelik, olası deprem için yapılan hazırlıkların sürdüğünü söyledi. Vali Çelik, ülkenin deprem fayları üzerinde yer aldığını belirterek, “Deprem, ülkemizin en büyük gerçeğidir. Deprem uzmanlarının Hakkari için yaptığı uyarıları dikkate alıp, tedbirlerimizi alıyoruz. İçişleri Bakanlığımızın önderliğinde AFAD koordinasyonunda, Hakkari’de olası bir depremde yapılacak konulara ilişkin bir çalışma yürütüyoruz. Sayın bakanımızın talimatları ile AFAD bu işi koordine ediyor. Bunun iki temel aşaması var. Birinci aşaması, olası bir deprem meydana geldikten sonraki anlık olarak arama kurtarma faaliyetlerinin yoğun ve hızlı bir şekilde ilimizin coğrafi konumu da göz önünde bulundurarak, yereldeki imkan ve kabiliyetleri geliştirmek. Bunun için de şu ana kadar 56 ekibin oluşturması planlandı. Bunlar, jandarma, polis ve öğretmenlerden oluşuyor. AFAD koordinesindeki eğitimlerimiz devam ediyor. 350 jandarma, 300 polisimizin eğitimi tamamlandı” diye konuştu.

‘ÇADIR SAYISINI KENT GENELİ İÇİN 10 BİNE TAMAMLAYACAĞIZ’

Olası depreme karşı belirlenen alanlara konteynerle çadır depolandığını da kaydeden Vali Çelik, “Bunun için planlamalar yapıldı. Hakkari merkezde Otluca bölgesi, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerimizde de konteyner alanları planlandı. Hakkari merkez ve Yüksekova’da 1000’er, Şemdinli ilçesinde ise 500 konteyner alanı belirlendi. Şemdinli için planlanan konteynerlerden 200’ü geldi. Diğer konteynerler de gelmeye devam edecek. Çukurca ve Derecik ilçelerimizde konteyner ve çadır kent alanları oluşturulacak. Ayrıca Yüksekova’ya 2 bin, Hakkari merkeze 800 deprem çadırı da geldi. Çadır sayısını kent geneli için 10 bine tamamlayacağız. Bizim açımızdan önemli. Çünkü coğrafi olarak en uç noktada olduğumuz için, barınma alanlarının şimdiden hazırlanması, olası bir depremde imkan ve kabiliyet sağlayacak. Çadır stokları devam ediyor. Temennimiz o ki kullanma gereğinde duymayalım. Hakkari merkez başta olmak üzere Yüksekova, Çukurca, Şemdinli ve Derecik ilçelerimizde lojistik depolar kurulacak. Bu konuda her talebimize AFAD üzerinden destek verdiği için İçişleri Bakanımıza şükranlarımızı sunuyoruz” dedi. (DHA)

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-hazirligi-sehre-konteyner-kurulumu-basladi/feed/ 0
CHP’nin depremzedeler üzerinden çirkin algı operasyonuna 13 maddede cevap https://www.foxtvhaber.com.tr/chpnin-depremzedeler-uzerinden-cirkin-algi-operasyonuna-13-maddede-cevap/ https://www.foxtvhaber.com.tr/chpnin-depremzedeler-uzerinden-cirkin-algi-operasyonuna-13-maddede-cevap/#respond Fri, 26 Apr 2024 08:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9529 CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Antakya’nın 600 Evler bölgesinde bir mütevazi deprem konutu için 6 milyon 750 bin lira vatandaştan para istenmekte. Taksitlendirip, faizlendirip dünyanın borcu insanların sırtına yüklenmektedir.” iddiasında bulundu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki CHP Liderinin çıkışına tepki göstererek “Müddei iddiasını ispata mecburdur. İddialarını ispat etmeye davet ediyoruz. Eğer ispat edemiyorsanız, bu iftiranızdan dolayı kamuoyundan ve depremzedelerden özür dilemenizi bekliyoruz” dedi.

ÖZEL “DEPREMZEDELER YAŞADIĞI BÖLGEDEN BAŞKA BİR BÖLGEYE GÖNDERİLİYOR” DA DENDİ

Depremzedeler için yapıla konutlar hakkında asılsız iddialarda bulunmayı sürdüren özel ayrıca “Biz hak sahiplerinin haklarının orada ya da çok yakında, yani orayı ranta çevirip, birileri için rezerve edip depremzedelerin başka yere yollanmasını istemiyor.” dedi.

Özgür Özel’in iddia ettiği gibi herhangi bir vatandaşın yaşadığı bölgeden başka bir bölgeye gönderilmesinin söz konusu olmadığını belirten Bakan Özhaseki, “Altını çizerek belirtiyorum ki şehir merkezlerinde rezerv yapı alanı ilan edilen bölgede taşınmazı bulunan hak sahipleri herhangi bir hak kaybına uğramamakta ve yerinde dönüşümle konutu bulunanlara konut, iş yeri bulunanlara iş yeri verilmektedir. Sayın Özgür Özel’in iddia ettiği gibi herhangi bir vatandaşımızın yaşadığı bölgeden başka bir bölgeye gönderilmesi, söz konusu değildir. Biz, vatandaşın konutlarını güvenli bir şekilde inşa ederken vatandaşın evine kavuşmasına mani olmak için belirli ideolojik grupları harekete geçirip davalar açan yine CHP’dir. Hem kalıcı konutlara dava açtırıp işleri durduruyorsunuz hem de ‘yetişmiyor’ deyip yaygara koparıyorsunuz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Zafer Şahin Milliyet Gazetesindeki yazısında 31 Mart seçim şımarıklığı ile depremzedeler üzerinde algı operasyonuna girişen CHP’nin çirkin iddialarını çürüten gerçekleri madde madde sıraladı. İşte Şahin’in yazısındaki ilgili kısım;

Özel’in iddialarına Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin verdiği cevap adeta tüm deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara dair bir rapor niteliğinde. O sebeple madde madde üzerinde durulmayı hak ediyor… 

1 – Şu anda afetten zarar gören şehirlerimizde 395 bin 220 konut ve 36 bin 244 ticari alanın inşa süreci devam ediyor. 

2 – Bugüne kadar 76 binden fazla konut depremzedelere teslim edildi. Yıl sonunda bu rakam 200 bini bulacak. 

3 – Bin 240 şantiyede 110 bin kişilik işçi ordusu ile çalışıyoruz. 

4 – 4 bin 333 köyde klasik ya da çelikten köy evi inşa ediliyor. 

5 – Şehir merkezlerinde 174 ayrı alanda inşa faaliyetleri sürüyor. 

6 – Afetten zarar gören şehirlerimizin altyapıları için 64 milyar lira hibe veriyoruz. 

7 – Şehir merkezlerini ve buralara çıkan ana caddeleri de bakanlık olarak biz yapıyoruz. 

8 – Fay hatları ve kırıklarının olduğu alanlarda, sıvılaşmanın bulunduğu yerlerde, dere yataklarında asla yapılaşmaya müsaade etmiyoruz. 

9 – Şehir merkezlerinde rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde taşınmazı bulunan hak sahipleri hiçbir kayba uğramıyor. Yerinde dönüşümle konutu olana konut, iş yeri olana iş yeri veriliyor. Sayın Özel’in iddia ettiği gibi vatandaşımızın yaşadığı bölgeden başka bölgeye gönderilmesi söz konusu değil. 

10 – Antakya 600 Konutlar bölgesindeki konutlar; başkaları için değil sadece orada hakları bulunan malikler için yapılıyor. 

11 – Yine depremzedelere 6 milyon 750 bin lira borç çıkarıldığı tamamen iftiradır. Böyle bir yalanı neden, hangi sebeple uydurdular, biz de merak ediyoruz. 

12 – Biz vatandaşların konutlarını güvenli bir şekilde inşa ederken onların evine kavuşmasına mani olmak için belirli ideolojik grupları harekete geçiren, davalar açan yine CHP’dir! Hem kalıcı konutlara dava açıp işleri durduruyorsunuz, hem de yetişmiyor deyip yaygara koparıyorsunuz! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. 

13 – Müzmin muhalefet yine bal veren arıya, meyve veren ağaca taş atmaya devam ediyor. Bilim insanlarımızla birlikte etütleri yapılmış sağlam zeminlere sahip rezerv alanlarda yürüttüğümüz inşa faaliyetlerimize laf atmak; yer biliminden, mühendislik ve mimarlık hizmetlerinden bihaber olmak demektir. 

 

KAYNAK: ZAFER ŞAHİN – MİLLİYET GAZETESİ
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/chpnin-depremzedeler-uzerinden-cirkin-algi-operasyonuna-13-maddede-cevap/feed/ 0
Bakan Özhaseki’den tüm belediyelere çağrı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-tum-belediyelere-cagri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-tum-belediyelere-cagri/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:48:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9173 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Memduh Büyükkılıç’ı ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, “Kayseri’mizde güzel bir söz var. Türkiye’de yayıldı bu söz. ‘Seçim biter, geçim başlar’ diye. Evet şimdi geçim dönemi. Eskiden kalmış lüzumsuz birtakım dedikoduları değil, tekrarlamanın, söylemenin, ‘Sen bunu demiştin. Ben de sana bunu demiştim. Vay sen bunu niye böyle söyledin’ gibi demenin de hiçbir manası yok. Kötü söz sahibine ait. Orada kaldı, bir daha da tekrara gerek yok. Bundan sonra iyi şeyler söyleyeceğiz. İyi hayaller kuracağız. İyi hedefler koyacağız. Bu şehri büyütmenin, geliştirmenin ve içinde yaşayan insanların tamamının müreffeh olabileceği, mutlu olabileceği herkesin ama mutlu olabileceği bir ortam oluşturabilmek adına gayret vereceğiz” diye konuştu.

‘ŞU ANDA KIRILMAMIŞ 500’E YAKIN FAY HATTI VAR’

Deprem konusuna değinen Özhaseki, “Değerli arkadaşlar durmadan ifade etmeye çalışıyorum. Görevim icabı. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçekliği bilelim, ona göre hareket edin. Bilim adamlarına göre şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp ‘bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız eski haritalarda burası üçüncü derece, dördüncü derece gözüküyor’ gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi ve iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişte kalan konutlarımızın ve iş yerlerimizin yenilenmesi için de kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz. Bakın şimdi seçimler yeni bitti. Belediye başkanı arkadaşlar göreve başladılar. Benim onlardan ricam, lütfen kentsel dönüşüm yapacak şekilde şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar. Gelsinler kapısı sonuna kadar açık. Hangi partili olursa olsun, A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin. Kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde, çalışma yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde, evlerimizi iş yerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor. ‘Hangi millettensin’ diye sormuyor. Irkını, dinini, imanını, mezhebini sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Öyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyetle çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

’14 KONUTU TEDBİR OLARAK BOŞALTTIK’

Tokat’ta yaşanan depremde ekiplerin çalışma halinde olduğunu belirten Bakan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Evet, Tokat’ta oldu. Devamını da eğer takip ettiyseniz başka illerde de oldu. Bu haberleri alacağız. Ama en çok sevindirici tarafı, haliyle bir ölüm hadisesinin olmaması. Hasar az, zaten depremin ilk olduğu andan itibaren o bölgede bulunan bizim Çevre Şehircilik’in ne kadar birimi varsa teyakkuzdalardı. Vali beylerin emrindelerdi. AFAD’la birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi. Dün akşam da İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık. TOKİ Başkan Yardımcımız, İstanbul Kentsel Dönüşüm Başkanımız hep olay yerindelerdi. Vali Bey’le yaptığımız istişarelerle de o bölgede bulunan 14 tane konutu tedbir olarak boşalttık. Onların da zaten zaman içerisinde barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde de adımlarımızı atıyoruz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-tum-belediyelere-cagri/feed/ 0
Tokat 5.6 ile sallandı! Vali’den açıklama geldi: ‘Bin adet çadır dağıttık’ https://www.foxtvhaber.com.tr/tokat-5-6-ile-sallandi-validen-aciklama-geldi-bin-adet-cadir-dagittik/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tokat-5-6-ile-sallandi-validen-aciklama-geldi-bin-adet-cadir-dagittik/#respond Fri, 19 Apr 2024 23:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9078 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde dün akşam saatlerinde 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Sarsıntı, Amasya, Çorum, Yozgat ve Sivas gibi çevredeki illerden de hissedilirken; depremde can kaybının olmaması sevindirdi.

Meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremde camiler ve kerpiç evlerde hasar oluştuğu belirlendi.

Tokat Valisi Hatipoğlu Sulusaray depreminin ardından yapılan çalışmaları anlattı.

AFAD İLK ANDAN İTİBAREN BÖLGEDEYDİ

Hatipoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada depremlerin hemen sonrasında hızlıca durum alıp İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın talimatı doğrultusunda gerekli çalışmaları planladıklarını, ilk andan itibaren AFAD ekiplerinin bölgeye intikal ettiğini aktardı. 

BİN ADET ÇADIR DAĞITILDI

Bölgenin yapısı doğrultusunda daha çok kerpiç evlerde hasar bulunduğuna işaret eden Hatipoğlu, “İçişleri Bakanımızın da gönderdiği destek unsurlarıyla 740 görevlimiz burada bulunmakta. Vatandaşlarımızdan isteyenlere misafirhanelerimizi hazırlamıştık. Genel olarak vatandaşlarımız bölgelerinde kalmak istedi. Bu doğrultuda bin civarında çadırı dağıtmış durumdayız vatandaşlarımıza. İçme suyunun riskli olabileceğini düşünerek bölgeye içme suyu sağladık. Yaklaşık 5 bin kumanyayı bölgeye getirdik, ihtiyaç doğrultusunda dağıtıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hatipoğlu, depremin ilk anından itibaren ülke genelinden destek mesajı geldiğini vurgulayarak, “Özel bir teşekkürü de beni arayan Adıyaman Gölbaşılı hemşehrilerime ediyorum. Bilindiği üzere Tokat halkı, koordinatör valilik yaptığım dönemde Gölbaşı ile büyük bir gönül bağı kurmuştu. Gölbaşı’nın kadirşinas halkı bize, ‘Gerekirse misafir etmek isteriz.’ diye masajlarla dönüş yaptı. Depremin dayanışma unsurlarını ortaya koyuyoruz.” diye konuştu.

Devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğuna dikkati çeken Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“DEPREMDEN ETKİLENEN 3 BİN 200 KİŞİ BULUNUYOR”

“740 kamu görevlisi, şu an itibarıyla 3 ilçemizde görev yapmakta. Sahadaki tüm çalışmalarımızı bugün akşam bitirmiş olacağız. Kısmi olarak yıkılmış minarelerimiz var, gün içinde tamamını yıkacağız. Vatandaş için tehdit oluşturma söz konusu. Bölgede depremden etkilenen yaklaşık 3 bin 200 kişi bulunuyor. Bu kişilerin tamamına ulaşmış olduk, taleplerini aldık. Gece saat 2 sularında çadır taleplerinin büyük kısmını karşıladık. Jandarmamız, çevik kuvvetimiz, komandomuz vasıtasıyla çadırların montajını gece boyunca devam ettirdik. Bugün de eksik kalan kısımları tamamlayacağız.”

Vali Hatipoğlu, okullarda sürekli deprem tatbikatları yaptıklarını dile getirerek, “Tokat ilimiz en hassas deprem bölgelerinden biri. Hem vatandaşlarımızı hem de kurumlarımızı teyakkuzda tutuyoruz. Buradaki sorunları tamamlamadan işlerimizi bitirmiş olmayacağız. O yüzden buradayız.” açıklamasında bulundu.

BELEDİYE BAŞKANI YAZICIOĞLU: DEVLETİN TÜM KURUMLARI BURADA

Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, devletin tüm kurumlarıyla, yaşanan depremin ardından Sulusaray ilçesinde bulunduğunu söyleyerek; gazetecilere açıklama yaptı. Yazıcıoğlu açıklamasında “Gece yaşanan ilk depremin ardından Sulusaray’a intikal ettik. Vatandaşlar tabii panik yapmışlardı, sokaktalardı. 5,6 büyüklüğündeki depremde, net bilgi ilerleyen saatlerde gelecektir ama 171 ev zarar gördü, çevre köyler ve ilçelerle dahil olmak üzere. İki minare hasar gördü. Can kaybının, yaralıların olmaması bizi en çok sevindiren taraf.” diye konuştu.

Tokat Belediyesi olarak ilçeye aşevi ve personeliyle destek verdiklerini anlatan Yazıcıoğlu, şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımız biraz panik yaptı, sokaklara indi, parklarda bulundular. Biz de onlara her konuda destek olmak için ekiplerimizi seferber ettik. Zabıtamız, park bahçeler, fen işlerimiz olsun, tüm ekipler vatandaşlarımıza çorba ikramında bulundu, yardım etti. Mahalle konaklarımızı ve Tokat merkezde spor tesislerimizi vatandaşlarımıza açtık. Tedirgin olan vatandaşlarımız geceyi orada geçirdiler ama ilerleyen saatlerde evlerine döndükleri noktasında bilgi aldık.”

Yazıcıoğlu, bölgede durum tespit çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, “Tüm hemşehrilerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hiç merak etmesinler. Devletin tüm kurumları burada. Dün de Bakan Yardımcımız, Sayın Valimiz, AFAD Başkanımız, milletvekillerimiz buradaydı. Her konuda desteklerini ifade ettiler.” açıklamasında bulundu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tokat-5-6-ile-sallandi-validen-aciklama-geldi-bin-adet-cadir-dagittik/feed/ 0
Tokat’ta peş peşe depremler: 4,4 büyüklüğünde bir deprem daha! https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-pes-pese-depremler-44-buyuklugunde-bir-deprem-daha/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-pes-pese-depremler-44-buyuklugunde-bir-deprem-daha/#respond Fri, 19 Apr 2024 02:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9065 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde dün gece saat 01.06’da 4,7 büyüklüğünde ve saat 02.35’te 4,1 büyüklüğünde depremler meydana geldi. 

Bugün ise Sulusaray’da saat 18.11’de 5,6 büyüklüğünde, saat 21.43’te 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 

BİR DEPREM DAHA MEYDANA GELDİ

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma göre, Sulusaray’da bugün saat 22.31’te 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

5 YARALI VAR

Depremde panik yaparak kaçmaya çalışan 5 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre depremin merkez üssü Tokat’ın Sulusaray ilçesinde depremin etkisiyle panik yaşayarak kaçmaya çalışan 5 kişi çeşitli şekillerde yaralandı. Yaralılar ilçe devlet hastanesinde tedavi altına alındı.

1 KİŞİ ETKİLENDİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Tokat Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde meydana gelen depremde; Tokat Yeşilyurt ilçesinde 1 kişi etkilenmiştir. Tokat’ın Sulusaray İlçesinde bir ev ve bir cami minaresi yıkılmış olup etkilenen olmamıştır. Tokat’ın Artova ilçesinde bir cami minaresi yıkılmış olup etkilenen olmamıştır. Yozgat İli Gümüşsuyu Köyünde bir ev, Yelken Köyünde bir ev, Elmalıçiftliği Köyünde bir ev yıkılmış olup etkilenen olmamıştır. Tokat ilinden 15 ambulans, 3 UMKE ve 1 UMKE Acil Müdahale Aracı, Yozgat İlinden 5 ambulans, 1 UMKE ve 1 UMKE Acil Müdahale Aracı, Sivas İlinden 1 UMKE ve 1 UMKE Acil Müdahale Aracı bölgeye görevlendirilmiştir. Depremi hisseden vatandaşlarımıza çok geçmiş olsun. Allah ülkemizi felaketlerden korusun.” açıklamasını yaptı. 

AFAD: YOZGAT’TA 2 EV, TOKAT’TA 5 AHIR YIKILDI

AFAD, depremin ardından yaptığı açıklamada sarsıntının 4 ilde yoğun bir şekilde hissedildiğini belirterek, “Deprem, Tokat, Samsun, Yozgat, Çankırı ve Çorum illerimizde yoğun bir şekilde hissedilmiştir. An itibarıyla; Yozgat ilimizde 2 katlı bir ev ile Tokat ilimizin Sulusaray ilçesinde 5 ahırın etkilendiğine dair ihbarlar alınmış olup; ekiplerimizin saha tarama çalışmaları devam etmektedir.” dedi.

EĞİTİME 1 GÜN ARA VERİLDİ

Tokat Valiliği, depremin ardından yaptığı açıklamada, eğitim öğretime bir gün ara verildiğini duyurdu.

Valilik, açıklamasında, “Evlerinde kalmak istemeyen vatandaşlarımız için gerekli hazırlıklar yapıldı. Yurtlarda, spor salonları ve misafirhanelerimizde vatandaşlarımız misafir edilecek” sözlerine de yerdi. 

Yozgat’ın 3 ilçesinde de okullar 1 gün süreyle tatil edildi.

Yozgat Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem dolayısıyla Çekerek, Kadışehri ve Aydıncık ilçelerinde Cuma günü eğitim ve öğretime ara verildiği duyuruldu. Öte yandan evlerine girmekte çekinen vatandaşların spor salonlarında misafir edileceği belirtildi.

BAZI KÖY EVLERİ YIKILDI

NTV canlı yayınında konuşan Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, “Buğdaylı köyünde bazı evler ve 2 minare yıkıldı. Şu ana kadar ölü, yaralı bildirimi olmadı” dedi. 

Tokat Belediye Başkanı Yazıcıoğlu ise “Şehir merkezinde ciddi bir sorun yok” açıklamasını yaptı.

BAKAN YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medyadan, “Tokat ili Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat Valimiz, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına başlamıştır. Gelişmeleri takip ediyoruz. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun” açıklamasında bulundu. 

KURTULMUŞ’TAN ‘GEÇMİŞ OLSUN’ MESAJI

 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem nedeniyle “geçmiş olsun” mesajı yayımladı.

Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, “Tokat’ta meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimizin ilgili tüm kurumları görevleri başında, halkımızın yanındadır. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin.” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-pes-pese-depremler-44-buyuklugunde-bir-deprem-daha/feed/ 0
Deprem uzmanından uyarı: ‘Tokat’ta 6 ve üzeri deprem olabilir’ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanindan-uyari-tokatta-6-ve-uzeri-deprem-olabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanindan-uyari-tokatta-6-ve-uzeri-deprem-olabilir/#respond Fri, 19 Apr 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9049 Deprem Uzmanı ve Maden Teknolojisi ve Yer Bilimi Uzmanı Serkan İçelli, dün Tokat’ın Sulusaray ilçesinde yaşanan 4.7 ve 4.1 büyüklüğündeki depremlerin ardından değerlendirmelerde bulundu. İçelli, bölge için korkulacak bir durumun olmadığını fakat 23 kilometrelik bir fayda yaklaşık 4 bin yıldır faaliyete geçmemiş bir fayın üzerinde ufak bir atım olduğunu söyledi.

“BU DEPREMLER SÜREKLİ DEVAM EDECEK”

İçelli, bu tür depremlerin sürekli devam edeceğine değinerek, “Korkulacak bir durum yok. 23 kilometrelik bire fayda yaklaşık 4 bin yıldır faaliyete geçmemiş bir fayın üzerinde ufak bir atım oldu. Bu atımlar normaldir çünkü orası çok kaotik bir bölge. Alp Himalaya deprem kuşağında olan ülkemiz Kuzey Anadolu fayı, Doğu Anadolu fayı ve Ege Graben sisteminde bu depremler sürekli devam edecek. Çünkü kıtasal kırıkların yitim zonların da gerçekleşiyor büyük faylar” dedi.



“BU FAYLARIN ÜZERİNDE BU TİP ATIMLAR ÇOK NORMAL”

Bölgedeki fayların üzerindeki atılımların normal olduğunu söyleyen İçelli, “Kuzey Anadolu fayı üzerinde 1939’dan başlarsak eğer İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nu baz aldığımızda 3 tane büyük depremimiz var. 7.1, 7.2 ve 7.9’luk Erzincan depremimiz var. Dün yaşadığımız bölge aktif tektonik bir bölge. Burada Kuzey Anadolu fayının çok fazla saçılma kırıkları mevcut. 20-30-40 kilometre orta ve küçük büyüklükte faylarımız var. Bu fayların üzerinde bu tip atımlar çok normal. Bölgeye baktığımız da her yıl 4’lük depremi en az iki kere yaşıyoruz. 5’lik depremi de 5 yılda bir yazıyoruz” diye konuştu.

“BİRAZ DAHA DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR”

Tokat ve çevresinde biraz daha dikkatli olunmasını gerektiğini ifade eden İçelli, “Bölgede aktif tektonik hatların durumlarına baktığımız da genelde bir birleriyle aynı özellikleri taşımış olsa da bazıları farklı özellikler taşıyabiliyor. Çevrede biraz daha dikkatli olmamız gerekiyor. Yapılarımızı göz önünde bulundurmamız lazım. Zemin ivme değerleri çok yüksek. Daha yamaçlarının aşağısına alüvyon zeminlere doğru bina yaptığımız da 5, 5.5’lu depremleri dahi 6, 6.5 büyüklüğünde hissedebiliriz” şeklinde konuştu.

“KUZEY ANADOLU FAY ZONU ŞUAN DA 6, 6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLERİ ÜRETEBİLİR”

İçelli, Kuzey Anadolu fay zonunun 6, 6.5 büyüklüğündeki depremleri üretebileceğine değinerek, “Faylara özel olarak yaklaşıp o şekilde incelememiz gerekiyor. Bölgeye bütüncül olarak baktığımızda biz yanılıyoruz. Bütüncül bakmayacağız. Tokat’ta deprem olmaz veya Tokat’ta deprem olur dediğinizde gerçekçi olmuyorsunuz. Rasyonel bakmamız lazım. Tokat’ta deprem olmaz nasıl olmaz? Şu fayın üzerinde olmaz dememiz lazım ama maalesef biz onu diyemiyoruz. Bilimde onu söyleyemiyor. Kuzey Anadolu fay zonu şuan da 6, 6.5 büyüklüğündeki depremleri üretebilir. Bu deprem diğer fayları tetikler mi? Tarzında sorular soruluyor. O bölgede 5’li depremin olmaması mümkün değil. Her 4 yılda bir 5’lik depremimiz var. Bunun asıl sebebi 6 Şubat’taki iki büyük deprem. Özellikle Çardak fayındaki depremimiz. Biraz daha Kuzey’e doğru ortalama 3 metre bir baskı uyguladı. Bu 3 metrelik atım Deliler fayı Tecer segmentinden tutunda Kuzey Anadolu fayının Suşehri ilçesinden Amasya makaslama zonuna kadar Niksar makaslama zonuna kadar etki etti. Bu depremler muhtemeldir. 7’lik deprem üretmeseler de 6’lık depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor” diye aktardı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanindan-uyari-tokatta-6-ve-uzeri-deprem-olabilir/feed/ 0
Tokat’ta 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/#respond Thu, 18 Apr 2024 16:11:00 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/ Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD'dan yapılan açıklamaya göre deprem yerin 5.99 kilometre derinliğinde oluştu. Deprem Tokat'ın yanı sıra Sivas, Yozgat, Çorum, Çankırı, Kırşehir, Amasya, Samsun ve Kayseri'de de hissedildi. Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, bir televizyon kanalına canlı bağlanarak, "Buğdağlı köyünde bazı evler yıkıldı." ifadelerini kullandı. AFAD ise Yozgat'ta iki katlı bir evin depremden etkilendiğini duyurdu.

AFAD'dan yapılan açıklamaya göre Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Tokat'ın yanı sıra çevre illerde de hissedilen depreme ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'dan ilk açıklama geldi.

Gece saatlerinde de 4,7 ve 4,1 büyüklüğünde iki depremin meydana geldiği ilçede bu kez saat 18.11'de 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem yerin 5,99 kilometre derinliğinde oluştu.

DEPREM ÇEVRE İLLERDEN HİSSEDİLDİ

Sulusaray merkezli 5,6 büyüklüğündeki deprem Tokat'ın yanı sıra Sivas, Yozgat, Çorum, Çankırı, Kırşehir, Kayseri, Amasya, Samsun ve Ordu'da da hissedildi.

SULUSARAY'DAKİ BİR KÖYDE BAZI EVLER YIKILDI

Depremin merkez üssü olan Sulusaray'daki Belediye Başkanı Davut Kılıç, bir televizyon canlı bağlanarak ilçeye bağlı Buğdağlı köyünde bazı evlerin yıkıldığını söyledi.

Tokat'ta 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

"DEPREMDEN YOZGAT'TA 1 EV, TOKAT'TA İSE 5 AHIR ETKİLENDİ"

AFAD'dan yapılan açıklamada, "Tokat ilimizin Sulusaray ilçesinde saat 18.11'de meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem Tokat, Samsun, Yozgat, Çankırı ve Çorum illerimizde yoğun bir şekilde hissedilmiştir. An itibarıyla; Yozgat ilimizde 2 katlı bir ev ile Tokat ilimizin Sulusaray ilçesinde 5 ahırın etkilendiğine dair ihbarlar alınmış olup; ekiplerimizin saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız. Gelişmeleri takip ediyoruz." ifadelerine yer verildi.

3 İLÇEDE OKULLAR TATİL EDİLDİ

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt ilçelerinde okulların bugün tatil edildiğini bildirdi. Hatipoğlu, AA muhabirine, Sulusaray ilçesinde gece saatlerinde 4,7 ve 4,1 şiddetinde depremlerin olduğunu söyledi.

Tokat'ta 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

"ŞU ANA KADAR HERHANGİ BİR CAN KAYBI YOK"

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekiplerin sahada olduğunu söyledi. Sulusaray ilçesinde daha önce iki deprem daha yaşandığını ve oradaki incelemelerinin ardından Artova ilçesine geldiğini belirten Hatipoğlu, "Ekiplerimiz Gaziantep Karkamış Escort çalışmalarına devam ediyor. Ben de Artova ilçemizdeyim. Vatandaşlarımızla beraberim. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı ya da yaralanma bilgisi gelmedi. Ekiplerimizin sahada çalışmaları devam ediyor. Bütün hemşehrilerimize çok geçmiş olsun. Allah beterinden korusun." dedi.

Artova ilçesinde de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşların ağladıkları ve sinir krizi geçirdikleri görüldü. Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

"SAHA TARAMALARINA BAŞLADIK"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, depreme ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Tokat ili Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat Valimiz, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına başlamıştır. Gelişmeleri takip ediyoruz. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun." ifadelerini kullandı.

Tokat'ta 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

BÖLGEDE ARTÇILAR SÜRÜYOR

AFAD'ın açıklamasına göre saat 18.31'de ise yine aynı ilçede bu kez 3,5 büyüklüğünde bir artçı deprem meydana geldi.

Tokat'ta 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

GECE SAATLERİNDE İKİ DEPREM MEYDANA GELDİ

Öte yandan gece saatlerinde yine Sulusaray ilçesinde bir tanesi 4.7, diğeri ise 4,1 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmiş ve Tokatlılar geceyi sokakta geçirmişti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tokatta-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Deniz Feneri Ramazan’da da yüzleri güldürmeye devam etti https://www.foxtvhaber.com.tr/deniz-feneri-ramazanda-da-yuzleri-guldurmeye-devam-etti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deniz-feneri-ramazanda-da-yuzleri-guldurmeye-devam-etti/#respond Mon, 08 Apr 2024 22:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8515 Türkiye dünyanın dört bir yanında yardıma muhtaç insanların yüzünü güldürüyor.

Hem devlet hem de sivil yardım kuruluşları aracılığıyla mazlum coğrafyalarda milyonlarca insana yardım elini uzatıyor.

Dünyanın pek çok bölgesine yardım elini uzatan Türkiye, mübarek ramazan ayında da kardeşlerini unutmadı.

Deniz Feneri Derneği kurulduğu günden bu yana olduğu gibi bu Ramazan’da da ulaştırdığı yardımlarla dünya da ve Türkiye de on binlerce ihtiyaç sahibi aileyi mazlum ve mağdur Müslümanları, sunduğu birbirinden farklı Ramazan projeleri ile de hayırseverleri mutlu etti.

GAZZE’YE YARDIMLAR

Dernek, işgalci terörist devlet İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ve ambargolarına rağmen Refah sınır kapısından yardımlarını geçirerek, Filistinli mazlumlara ulaştırdı.

Mübarek Ramazan ayına bombalar ve soykırım altında giren Gazzeli Müslümanlar açlık ve susuzluk ile yaşam mücadelesi içinde.

180 günü aşkın süredir işgale uğrayan Gazze’de soykırım yapan İsrail, acımasızca bebekleri ve çocukları katlediyor.

Deniz Feneri, Mersin Limanı’ndan gemi ile bölgeye gönderdiği yardımları Mısır üzerinden tırlara yükleterek Refah sınır kapısına ulaştırıyor.

Bombaların patlamasına ve taciz ateşlerine boyun eğmeden yıkıntılar içinden geçen yardım tırları Gazze’ye ulaşıyor.

Derneğin, Ramazan için hazırlamış olduğu yardım tırlarında; gıda kolileri, unlar, battaniyeler ve acil insani yardım malzemeleri bulunuyor.

Gazze’de iftar ve sahur için sıcak yemek yardımları yaparken aynı zamanda evlerini kaybetmiş Filistinliler için de çadır yardımlarına başladı.

Ayrıca savaşın bıraktığı kötü ortamda bulaşıcı hastalıklardan korunmak için hijyen setleri bölgeye ulaştırılıyor.

Bu yardımların yanı sıra hayatın devam ettiği bölgelerde alış-veriş için zekat ve fidye olarak nakdi yardımlar yapılıyor.

DEPREM BÖLGESİNE RAMAZAN YARDIMLARI

Deniz Feneri, Asrın Felaketini yaşayan illerimizde Ramazan yardımları için de büyük bir hazırlık yaparak depremzedelerin yanında oldu.

Ramazan ayı boyunca yıkımdan en çok etkilenen illerde kurulmuş olan aş evlerinde 30 gün boyunca on binlerce depremzede vatandaşa iftar ve sahur yemeği verildi.

Bu illerde aynı zamanda Ramazan ayı boyunca yüz bin kişiye sahur paketi ulaştırıldı.

Her yardım çalışmasında olduğu gibi çocuklar içinde hazırlanmış olunan hediye paketleri depremzede çocukları sevindirdi.

Ayrıca bayram öncesi depremzede çocuklara bayram harçlığı ve bayramlık kıyafet hediye edilecek.

3 KITADA İFTAR SOFRALARI KURULDU

Avrupa, Asya ve Afrika’da Ramazan yardımları ulaştıran dernek, İftar Sofraları, Gıda Yardımı, Zekat ve Fitre yardımları yapacak.

15 Ramazan Dünya Yetimler Gününde eş zamanlı olarak 21 ülkede İftar Sofraları kurarak yetimler sevindirildi.

Ayrıca Bayramlık Kıyafet ve Bayram Harçlıklarıyla yetim çocuklar bayram sevincini yaşadı.

Deniz Feneri Derneği; Ramazan ayı boyunca Afganistan, Bangladeş, Benin, Bosna Hersek, Burkina Faso, Çad, Endonezya, Etiyopya, Gana, Kamerun, Lübnan, Mali, Nijerya, Sıerra Leone, Somali, Sri Lanka, Tanzanya, Tayland, Togo, Suriye ve Yemen olmak üzere dünyanın dört bir yanında iyiliğin ışığı altında mazlumların yanında olacak.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/deniz-feneri-ramazanda-da-yuzleri-guldurmeye-devam-etti/feed/ 0
730 tonluk demir topun sırrı! Tayvan’daki 7,4’lük depremde nasıl yıkılmadı? https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-nasil-yikilmadi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-nasil-yikilmadi/#respond Fri, 05 Apr 2024 23:12:49 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8403 ABD merkezli Washington Post’un haberine göre, Çarşamba günü Tayvan’ı sarsan 7.4 büyüklüğündeki depremde, adanın en yüksek gökdeleni Taipei 101’in içindeki insanlar, binanın merkezinde bulunan ve şoku emmeye yardımcı olan büyük sarı bir sarkaç tarafından korundu.

TAM 730 TON AĞIRLIĞINDA

“Ayarlanmış kütle sönümleyici” olarak bilinen 730 tonluk çelik küre, binanın tepesinde birkaç kat arasında asılı duruyor ve buradan halk tarafından izlenebiliyor. Gözlemevi başkentte popüler bir turistik cazibe merkezidir.

Taipei 101 web sitesine göre küre, adayı düzenli olarak vuran depremler veya tayfunlar sırasında ileri geri hareket ederek herhangi bir “şiddetli sallanmanın” gücünü emiyor.

Sönümleyicinin mühendisleri, binanın hareketini yüzde 40’a kadar azaltarak bina sakinlerinin hissettiği tedirginliği azaltabileceğini söylüyor.

Depremin meydana geldiği anda Taipei siluetini gösteren kapalı devre televizyon görüntüleri pagoda şeklindeki gökdelenin neredeyse hiç hareket etmediğini gösteriyor. Başka bir binaya monte edilmiş olan güvenlik kamerası ise şiddetle sallanıyor.

101 KATLI 508 METRE YÜKSEKLİKTE

Taipei 101, 2004 yılında tamamlandığında dünyanın en yüksek binasıydı ve bu unvanını 2009 yılına kadar korudu. Adından da anlaşılacağı üzere 101 katlıdır ve kulesi de dahil olmak üzere 508 metre yüksekliğe ulaşmaktadır.

Doğal afetlere karşı dayanıklılığını arttıran bir dizi başka tasarım özelliğine de sahiptir; bunlar arasında zeminin derinliklerine çakılmış 380 kazık da bulunmaktadır.

Taipei 101’e göre “tüm binayı sağlam bir tektonik plakaya çivilemeye benzeyen” bu kazıkların en derini ana kayaya yaklaşık 30 metre ya da neredeyse 100 feet çakılmıştır. Binaya elektrik iki trafo merkezi üzerinden sağlanarak kesinti riski azaltılmıştır.

SON 25 YILIN EN ŞİDDETLİ DEPREMİNDE 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

23 milyon insanın yaşadığı Tayvan, Ateş Çemberi olarak bilinen dünyanın sismik açıdan en aktif bölgesinde yer alması nedeniyle depremlere karşı savunmasızdır.

Adayı son 25 yılda vuran en şiddetli deprem olan Çarşamba günkü depremde dokuz kişi öldü, 900’den fazla kişi de yaralandı.

1999 YILINDAKİ DEPREMDE 2,400’DEN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Tayvan’ın merkezini 1999 yılında 7.6 büyüklüğünde bir sarsıntı vurmuş ve 2,400’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Taipei 101, Tayvan’da ve dünya genelinde denge için damper sistemleri kullanan tek gökdelen değil, mühendisliğin sergilendiği nadir bir durum olsa da.

Bir tasarım hatası 1970’lerde New York’taki bir gökdelenin sonunu getirebilirdi – o zamanlar gelişmiş bir tasarım özelliği olan ayarlı kütle damperine sahip olmasına rağmen.

Binanın mühendisi, kasırga mevsimi yaklaşırken bir üniversite öğrencisi tarafından işaret edilen sorunu çözmek için acele etmek zorunda kaldı.

Taipei 101’in web sitesinde yer alan bir video, 2015 yılında meydana gelen ve bilim insanları tarafından o yıl dünyanın en güçlü fırtınalarından biri olarak gösterilen bir kasırga sırasında kürenin hafifçe sallandığını gösteriyor.

BÜTÜN DÜNYA BU OLAYI KONUŞTU

Tayvan’daki 7.4’lük deprem sırasında yıkılmayan 508 metre yüksekliğindeki bina dünya basınında. Özellikle de ülkenin 1999 depreminden sonra aldığı önlemler dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Daily Mail: Taipei 101, enerjiyi dev amortisörlere aktaran 660 tonluk bir sarkaca sahip – bu da 1.670 ft yüksekliğindeki gökdelenin devrilmek yerine sallanmasına yardımcı oluyor.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-nasil-yikilmadi/feed/ 0
730 tonluk demir topun sırrı! Tayvan’daki 7,4’lük depremde neden yıkılmadı? https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-neden-yikilmadi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-neden-yikilmadi/#respond Fri, 05 Apr 2024 22:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8395 ABD merkezli Washington Post’un haberine göre, Çarşamba günü Tayvan’ı sarsan 7.4 büyüklüğündeki depremde, adanın en yüksek gökdeleni Taipei 101’in içindeki insanlar, binanın merkezinde bulunan ve şoku emmeye yardımcı olan büyük sarı bir sarkaç tarafından korundu.

TAM 730 TON AĞIRLIĞINDA

“Ayarlanmış kütle sönümleyici” olarak bilinen 730 tonluk çelik küre, binanın tepesinde birkaç kat arasında asılı duruyor ve buradan halk tarafından izlenebiliyor. Gözlemevi başkentte popüler bir turistik cazibe merkezidir.

Taipei 101 web sitesine göre küre, adayı düzenli olarak vuran depremler veya tayfunlar sırasında ileri geri hareket ederek herhangi bir “şiddetli sallanmanın” gücünü emiyor.

Sönümleyicinin mühendisleri, binanın hareketini yüzde 40’a kadar azaltarak bina sakinlerinin hissettiği tedirginliği azaltabileceğini söylüyor.

Depremin meydana geldiği anda Taipei siluetini gösteren kapalı devre televizyon görüntüleri pagoda şeklindeki gökdelenin neredeyse hiç hareket etmediğini gösteriyor. Başka bir binaya monte edilmiş olan güvenlik kamerası ise şiddetle sallanıyor.

101 KATLI 508 METRE YÜKSEKLİKTE

Taipei 101, 2004 yılında tamamlandığında dünyanın en yüksek binasıydı ve bu unvanını 2009 yılına kadar korudu. Adından da anlaşılacağı üzere 101 katlıdır ve kulesi de dahil olmak üzere 508 metre yüksekliğe ulaşmaktadır.

Doğal afetlere karşı dayanıklılığını arttıran bir dizi başka tasarım özelliğine de sahiptir; bunlar arasında zeminin derinliklerine çakılmış 380 kazık da bulunmaktadır.

Taipei 101’e göre “tüm binayı sağlam bir tektonik plakaya çivilemeye benzeyen” bu kazıkların en derini ana kayaya yaklaşık 30 metre ya da neredeyse 100 feet çakılmıştır. Binaya elektrik iki trafo merkezi üzerinden sağlanarak kesinti riski azaltılmıştır.

SON 25 YILIN EN ŞİDDETLİ DEPREMİNDE 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

23 milyon insanın yaşadığı Tayvan, Ateş Çemberi olarak bilinen dünyanın sismik açıdan en aktif bölgesinde yer alması nedeniyle depremlere karşı savunmasızdır.

Adayı son 25 yılda vuran en şiddetli deprem olan Çarşamba günkü depremde dokuz kişi öldü, 900’den fazla kişi de yaralandı.

1999 YILINDAKİ DEPREMDE 2,400’DEN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Tayvan’ın merkezini 1999 yılında 7.6 büyüklüğünde bir sarsıntı vurmuş ve 2,400’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Taipei 101, Tayvan’da ve dünya genelinde denge için damper sistemleri kullanan tek gökdelen değil, mühendisliğin sergilendiği nadir bir durum olsa da.

Bir tasarım hatası 1970’lerde New York’taki bir gökdelenin sonunu getirebilirdi – o zamanlar gelişmiş bir tasarım özelliği olan ayarlı kütle damperine sahip olmasına rağmen.

Binanın mühendisi, kasırga mevsimi yaklaşırken bir üniversite öğrencisi tarafından işaret edilen sorunu çözmek için acele etmek zorunda kaldı.

Taipei 101’in web sitesinde yer alan bir video, 2015 yılında meydana gelen ve bilim insanları tarafından o yıl dünyanın en güçlü fırtınalarından biri olarak gösterilen bir kasırga sırasında kürenin hafifçe sallandığını gösteriyor.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-tayvandaki-74luk-depremde-neden-yikilmadi/feed/ 0
730 tonluk demir topun sırrı! 7,4’lük depremde neden yıkılmadı? https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-74luk-depremde-neden-yikilmadi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-74luk-depremde-neden-yikilmadi/#respond Fri, 05 Apr 2024 22:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8393 ABD merkezli Washington Post’un haberine göre, Çarşamba günü Tayvan’ı sarsan 7.4 büyüklüğündeki depremde, adanın en yüksek gökdeleni Taipei 101’in içindeki insanlar, binanın merkezinde bulunan ve şoku emmeye yardımcı olan büyük sarı bir sarkaç tarafından korundu.

TAM 730 TON AĞIRLIĞINDA

“Ayarlanmış kütle sönümleyici” olarak bilinen 730 tonluk çelik küre, binanın tepesinde birkaç kat arasında asılı duruyor ve buradan halk tarafından izlenebiliyor. Gözlemevi başkentte popüler bir turistik cazibe merkezidir.

Taipei 101 web sitesine göre küre, adayı düzenli olarak vuran depremler veya tayfunlar sırasında ileri geri hareket ederek herhangi bir “şiddetli sallanmanın” gücünü emiyor.

Sönümleyicinin mühendisleri, binanın hareketini yüzde 40’a kadar azaltarak bina sakinlerinin hissettiği tedirginliği azaltabileceğini söylüyor.

Depremin meydana geldiği anda Taipei siluetini gösteren kapalı devre televizyon görüntüleri pagoda şeklindeki gökdelenin neredeyse hiç hareket etmediğini gösteriyor. Başka bir binaya monte edilmiş olan güvenlik kamerası ise şiddetle sallanıyor.

101 KATLI 508 METRE YÜKSEKLİKTE

Taipei 101, 2004 yılında tamamlandığında dünyanın en yüksek binasıydı ve bu unvanını 2009 yılına kadar korudu. Adından da anlaşılacağı üzere 101 katlıdır ve kulesi de dahil olmak üzere 508 metre yüksekliğe ulaşmaktadır.

Doğal afetlere karşı dayanıklılığını arttıran bir dizi başka tasarım özelliğine de sahiptir; bunlar arasında zeminin derinliklerine çakılmış 380 kazık da bulunmaktadır.

Taipei 101’e göre “tüm binayı sağlam bir tektonik plakaya çivilemeye benzeyen” bu kazıkların en derini ana kayaya yaklaşık 30 metre ya da neredeyse 100 feet çakılmıştır. Binaya elektrik iki trafo merkezi üzerinden sağlanarak kesinti riski azaltılmıştır.

SON 25 YILIN EN ŞİDDETLİ DEPREMİNDE 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

23 milyon insanın yaşadığı Tayvan, Ateş Çemberi olarak bilinen dünyanın sismik açıdan en aktif bölgesinde yer alması nedeniyle depremlere karşı savunmasızdır.

Adayı son 25 yılda vuran en şiddetli deprem olan Çarşamba günkü depremde dokuz kişi öldü, 900’den fazla kişi de yaralandı.

1999 YILINDAKİ DEPREMDE 2,400’DEN FAZLA KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Tayvan’ın merkezini 1999 yılında 7.6 büyüklüğünde bir sarsıntı vurmuş ve 2,400’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Taipei 101, Tayvan’da ve dünya genelinde denge için damper sistemleri kullanan tek gökdelen değil, mühendisliğin sergilendiği nadir bir durum olsa da.

Bir tasarım hatası 1970’lerde New York’taki bir gökdelenin sonunu getirebilirdi – o zamanlar gelişmiş bir tasarım özelliği olan ayarlı kütle damperine sahip olmasına rağmen.

Binanın mühendisi, kasırga mevsimi yaklaşırken bir üniversite öğrencisi tarafından işaret edilen sorunu çözmek için acele etmek zorunda kaldı.

Taipei 101’in web sitesinde yer alan bir video, 2015 yılında meydana gelen ve bilim insanları tarafından o yıl dünyanın en güçlü fırtınalarından biri olarak gösterilen bir kasırga sırasında kürenin hafifçe sallandığını gösteriyor.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/730-tonluk-demir-topun-sirri-74luk-depremde-neden-yikilmadi/feed/ 0
Bakan Bolat kampanyayı duyurdu: 3 ay sürecek https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-kampanyayi-duyurdu-3-ay-surecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-kampanyayi-duyurdu-3-ay-surecek/#respond Thu, 04 Apr 2024 00:48:23 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8246 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen şehirlerde ticareti canlandırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile birlikte hazırlanan “Deprem Bölgesi E-Birliktelik” kampanyasının lansmanına katıldı. Burada konuşan Bolat, Ticaret Bakanlığınca yapılan çalışmaların yanı sıra toplamda 75 işletmenin katılımıyla ‘E-ticarette Deprem Yardımlaşma Seferberliği (E-Seferberlik) başlatıldığını belirterek, “Yardımlaşma seferberliği çerçevesinde deprem bölgesine yardım amacıyla toplamda 397 milyon 76 bin 249 Türk Lirası değerinde 4 milyon 716 bin 579 adet ürünün e-ticaret platformları aracılığıyla satışı sağlanmıştır” diye konuştu.

“11 İLE DESTEK OLMAK AMACIYLA E-BİRLİKTELİK KAMPANYASINI BAŞLATIYORUZ”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ile destek olmak amacıyla “Elektronik Ticaretle Birlikte Çok Daha İyiye (E-Birliktelik)” kampanyasını başlattıklarını dile getiren Bolat, sözlerine şöyle devam etti:

“Deprem bölgesinde yer alan ancak daha önce e-ticaret faaliyetinde bulunmayan esnaf ve tacirlerimize kampanyaya katılım sağlayan e-ticaret şirketleri; 1 ila 3 ay komisyonsuz ya da düşük komisyonlu satış desteği verilmesi, e-ticarete ilişkin altyapı, reklam, pazarlama ve platformda görünürlük desteği verilmesi, bölgeye ait coğrafi işaretli ürünlerin ihracatını kolaylaştırıcı çalışmalar yapılması, hem esnaf ve tacirlere hem de esnaf ya da tacir olmayan dezavantajlı gruplara (ev hanımları ve engelli bireyler gibi) e-ticaret eğitim desteği verilmesi gibi destekler sağlayarak, deprem bölgesinde ticaretin canlandırılmasına katkı vereceklerdir.”

Bolat, hazırlanan E-Birliktelik kampanyası ile deprem bölgesinde sürdürülebilir bir e-ticaret ekosistemi inşası, milli zenginliklerin uluslararası arenaya tanıtılması ve henüz e-ticaret ile tanışmayan esnaf ve KOBİ’lerin ürünlerini yepyeni pazarlara tanıtabilmesini hedeflediklerini kaydetti.

“E-TİCARETİN GENEL TİCARET İÇİNDEKİ PAYI DA İLK KEZ YÜZDE 20’NİN ÜZERİNE ÇIKTI”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise deprem bölgesinin süratle toparlanması adına yapılabilecek belki de en önemli faaliyeti, üretim ve ticaret hayatına doğrudan etki edecek çalışmalar olacağını dile getirerek, “Bu anlamda teknoloji ve dijital çağın bize sunduğu imkanlardan en verimli şekilde faydalanmalıyız. Ticaret Bakanlığımızın açıkladığı son verilere göre 2023 yılının ilk 6 ayında e-ticaret hacmi 652 milyar liraya ulaştı. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı da ilk kez yüzde 20’nin üzerine çıktı. Demek ki, tüketiciler artık dijital ortamı tercih ediyor” dedi.

“KAMPANYA 3 AY BOYUNCA DEVAM EDECEK”

Hisarcıklıoğlu, kampanyanın 3 ay boyunca devam edeceğine dikkat çekerek, “E-Ticaret Meclis Üyesi 20 şirketimiz, deprem bölgesinde yer alan yerel üretici ve satıcılarımıza çeşitli destekler sunacak. Kampanya ile e-ticaret şirketlerimiz, deprem bölgesinde bulunan ve e-ticaret platformlarında satış yapacak şirketlerden 3 ay boyunca komisyon ve hizmet bedeli alınmayacağını taahhüt ediyor. Bunun yanında bölgedeki satıcıların ve ürünlerinin ülke genelinde öne çıkmaları ve satış miktarlarını artırmaları adına reklam desteği verilecek” açıklamasında bulundu.

“KADIN GİRİŞİMCİLERİN HAZIRLADIĞI ÜRÜNLER İLE COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİN SATIŞINA ÖNCELİK VERİLECEK”

Kampanya dönemi boyunca kadın girişimcilerin hazırladığı ürünler ile coğrafi işaretli ürünlerin satışına öncelik verileceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Bu ürünlerin ayrı bir etiketle öne çıkarılması sağlanacak. Böylece 81 ilden tüketicilerimizin bu ürünlere daha kolay erişmesi sağlanacak. E-ticaret şirketlerimiz yine bu kampanya kapsamında yöresel ürünlere alım garantisi verecek. İlave olarak ihtiyaç sahipleri için gıda paketi desteği sağlanacak” ifadelerini kullandı.
Lansmana Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi Başkanı Ozan Acar ve kampanyada yer alacak 20 şirketin temsilcileri katıldı.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-bolat-kampanyayi-duyurdu-3-ay-surecek/feed/ 0
Tayvan’da 7,4 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem https://www.foxtvhaber.com.tr/tayvanda-74-ve-64-buyuklugunde-iki-deprem/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tayvanda-74-ve-64-buyuklugunde-iki-deprem/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:36:24 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8234 ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinin 18 kilometre güneyi olduğunu bildirdi.

34,8 kilometre derinlikte meydana gelen sarsıntı nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı.

Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.

CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga (tsunami) uyarısında bulundu.

Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı” yayımladı.

6,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE İKİNCİ BİR DEPREM DAHA KAYDEDİLDİ

USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini duyurdu.

USGS verilerine göre 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 16 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

7 KİŞİ ÖLDÜ, 736 KİŞİ YARALANDI

Resmi rakamlara göre depremde 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı, 70’ten fazla kişi ise enkaz altında bulunuyor.

Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 7 kişinin öldüğünü açıkladı. Taroko Ulusal Parkı’nda yürüyüş yapan 3 kişinin yamaçlardan kopan kayaların altında kalarak aynı bölgede seyir halindeki kamyonun şoförünün ise aracına kaya çarpması sonucu öldüğü belirtildi.

Ajans, bölgede mobil iletişim altyapısı çöktüğünden minibüslerle seyahat eden yaklaşık 50 kişiden haber alınamadığını kaydetti.

Depremde Hualien ve diğer kentlerde toplam 125 binanın hasar gördüğü veya yıkıldığı bildirildi.

Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu yer yer meydana gelen çöküntüler nedeniyle ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.

Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu heyelan nedeniyle ulaşıma kapandı.

Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.

Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.

Ada’nın merkezi Taipei şehrinde metro seferlerine ara verilirken okullar tatil edildi.

Dünyanın en büyük çip üreticisi konumundaki Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi (TSMC), tedbir amacıyla bazı fabrikalarını tahliye ettiğini ve üretime ara verdiğini bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada tüm personelin sağlık durumunun iyi olduğu imalat alanlarında herhangi bir hasar tespit edilmediği, denetim ve kontrollerin ardından üretime devam edileceği kaydedildi.

TSMC’nin, Hualien’e 240 kilometre mesafedeki Hsinchu Bilim Parkı yerleşkesinde üretim tesisleri bulunuyor.

ORDU, KURTARMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERECEK

Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin ardından yaptığı açıklamada, “bu aşamada hayat kurtarmanın öncelik olduğunu” belirterek orduya, Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek vermeleri talimatı verdi.

Tsai, depremin yaralarının sarılabilmesi için merkezi hükümetin yerel yönetimlere destek olması gerektiğini belirtti.

Bu yılın başında yapılan başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak vatandaşlardan sakin ve dikkatli olmalarını istedi.

JAPONYA VE FİLİPİNLER

Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulunurken gün içinde uyarıyı kaldırdı.

Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.

Uçak seferlerinin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.

Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.

Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.

1999 DEPREMİNDE 2 BİN 400 HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyindeki Jiji’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tayvanda-74-ve-64-buyuklugunde-iki-deprem/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan Güngören’de konuştu: İstanbul’un ihtiyacı tatil değil https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gungorende-konustu-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gungorende-konustu-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil/#respond Sun, 31 Mar 2024 00:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8026 SON DAKİKA HABERİ… Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul Güngören mitinginde halka hitap etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde;

Geçtiğimiz yıl yapılan 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’nda milletvekilliğinde yüzde 52, cumhurbaşkanlığında yüzde 54 oranıyla destek verdiniz. Bunun için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Güngören tercihini 30 yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullanmıştır. İnşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla Güngören’in tercihi yine AK Parti, yine Cumhur İttifakı olacaktır.

Burası aslında geçmişi bir insan ömrünü ancak bulan bir ilçemiz. Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yeleriyle İstanbul’un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören, yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanıksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin büyükşehirde vereceği destekle bu süreç daha da hızlanacak.

DEPREM MESAJI

Bilim adamlarının sürekli uyardığı deprem, kapımızı çalmadan tüm ilçeleriyle İstanbul’umuzu depreme daha hazır hale getireceğiz. Sadece belediyemiz değil, tabii ki bizler de merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul’umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak deprem tehdidini yok sayamayız. Bu gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı, bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a tekrar geçmiş olsun diyorum.

“İSTANBUL’UN DİRENÇLİ HALE GELMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Deprem konusuna siyaset üstü bir mesele olarak bakmamız gerekiyor. ‘Yarısı Bizden’ kampanyamıza yenilerini ekleyerek İstanbul’umuzun daha güvenli daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız. İstanbul, ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son 5 yılda bu hakikati bir kez daha gördük.

“İSTANBUL İKİNCİ İŞ, EK İŞ OLARAK YÖNETİLEBİLECEK BİR İŞ DEĞİL”

Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehri İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil, İstanbul, ikinci iş, ek iş, yarı zamanlı iş olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız.

İstanbul’a atlama taşı değil, ömrünüzün nihayetine kadar, dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader, sizin yolunuz nereye çıkarır ayrı mesele ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır.

“İSTANBUL’U DÜŞTÜĞÜ BU ÇÖKÜŞTEN KURTARMAYA TALİBİZ”

İstanbul, depreme hazırlığının geciktirilmesi sebebiyle şu andaki yönetime kırgın, İstanbul, trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küskün. Gün geçmiyor ki otobüsler yanmasın, İstanbul vizyonu, ufku, beslenemediği için solgun. İstanbul, son 5 yılda kaderine terk edildiği için mahzun. İstanbul, içinde yaşayanların başka yere gitmeye adeta can attığı bir yere dönüşüyor. Biz İstanbul’u içine düştüğü bu çöküşten kurtarıp yeniden dinamizmine kavuşturmaya talibiz.

CHP’DE PARA GÖRÜNTÜLERİ SKANDALI

Hükümet olarak yaptığımız yatırımları ikbal edecek adımlar, büyükşehrin beceriksiz ve ufuksuz yönetimi tarafından yönetilmiyor. Çünkü şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullanıyorlar. Bavul bavul dolarlar, bavul bavul Eurolar…

“İSTANBUL’U BU HALE DÜŞÜRENLER UTANSIN”

Bütün bunlarla beraber seçime hazırlanıyorlar. Haftalardır vatandaş ortaya saçılan görüntüleri konuşuyor. CHP tarafında, büyükşehir yönetiminde bir Allah’ın kulu çıkıp da tutarlı, belgeli, maşeri vicdanı tatmin edecek bir açıklama yapmıyor, yapamıyor. Cep telefonuyla banka uygulamasına girip 30 saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden 6-7 kişinin saatlerce uğraştığını açıklamıyorlar. Demek ki ortada izahı mümkün olmayan ilişkiler, işler, ödemeler var. Ne diyelim, İstanbul’u bu hale düşürenler utansın.

Bir şehir, asıl meselelerini konuşmayı ve tartışmayı bırakıp bu tür konularla meşgul olmaya başlamışsa vakit yaklaşıyor demektir. Biz bunu İstanbul’da 89-94 döneminde yaşadık. Beceriksizliğe, yalana, talana, yolsuzluğa batan İstanbul’u yeniden yatırım, eser, hizmet gündemine döndürmek için çok çalıştık. İnşallah yarın İstanbul yine böyle bir değişimi sandıkta gerçekleştirecektir.

14 MAYIS SEÇİMLERİNİ HATIRLATTI

Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri milletimiz her seçimde bu sınamayı vererek sandığa ve iradesine sahip çıkmıştır. Darbeler de yaşasak, vesayetin tuzaklarıyla uğraşsak, nice siyasi, sosyal, ekonomik krizle de yüzleşsek yolun sonu hep milli irade meydanına çıkmıştır. Ülkemizin son 21 yıldır yaşadığı güven ve istikrar ikliminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarının sağladığı kazanımları en iyi sizleri biliyorsunuz. Tabii bu dönemde güllük gülistanlık geçmedi. Farklı görünümlerle karşımıza çıkan nice tuzak ve saldırıyla boğuştuk. Milletimizin desteği sayesinde hepsinin üstesinden geldik.

Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde ülkede oluşturdukları havayı hatırlıyorsunuz değil mi? İstanbul’a, Ankara’ya karşı sorumlu olanların işlerini güçlerini bırakıp aylar boyunca Cumhurbaşkanı Yardımcılığı oynadığı günleri yaşadık. Altılı masada olanlar neye çalışıyorlardı? Cumhurbaşkanı olacağız… Ne oldu? Hiçbirisi seçilebildi mi? Şu anda hepsi parlamentonun dışında.

17’nci seçim zaferimizi biz yaşadık. Şimdi belediyelerde yine benzeri bir hava estirmenin peşindeler. Milletimizin sandıktan çıkan iradesine elbette saygılıyız, saygılı olacağız. Ama hiç kimsenin de şehirlerinin beş yılının daha çalınmasına rıza göstermeyeceğine inanıyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz mahalli idareler seçiminde verdikleri sözlerin çoğunu sonradan hatırlamaz oldular. Sayıp döktükleri rakamların da yarısı yanlış, yarısı yalan. Sosyal medyaya, televizyon reklamlarına bakarsa İstanbul’u yeni baştan inşa etmişler sanırsınız.

“BU SEÇİMLERDE İSTANBUL’UN KARŞISINA İKİ KULVARDA ÇIKTIK…”

Kardeşlerim, bu şehirde yaşayan herkes biliyor ki yapılan kayda değer hiçbir iş olmadığı gibi devraldıkları düzeni işletmeyi bile becerememişlerdir. Şayet seçim yabancı ajansların göz boyayan kampanyalarıyla kazanılsaydı geçmişten beri bu ülkede iktidardan hiç düşmeyecek olanlar vardı. Seçim, ortaya koyduğunuz eser ve hizmetlerle, milletin gönlündeki yerinizi ne kadar inşa ettiğinizle ilgilidir. Bu seçimlerde de İstanbul’un karşısına iki kulvarda çıktık. Bir, 1994’ten beri Büyükşehir Belediyesi’nde, 2003’ten beri hükümette gerçekleştirdiğimiz hizmetlerdir. İki, önümüzdeki dönemde İstanbul’a depremden ulaşıma, sosyal belediyecilikten çevreye kazandırdığımız projelerdir.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gungorende-konustu-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-6/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-6/#respond Sun, 31 Mar 2024 00:12:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8021 SON DAKİKA HABERİ… Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul Güngören mitinginde halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde;

Geçtiğimiz yıl yapılan 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’nda milletvekilliğinde yüzde 52, cumhurbaşkanlığında yüzde 54 oranıyla destek verdiniz. Bunun için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Güngören tercihini 30 yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullanmıştır. İnşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla Güngören’in tercihi yine AK Parti, yine Cumhur İttifakı olacaktır.

Burası aslında geçmişi bir insan ömrünü ancak bulan bir ilçemiz. Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yeleriyle İstanbul’un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören, yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanıksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin büyükşehirde vereceği destekle bu süreç daha da hızlanacak.

DEPREM MESAJI

Bilim adamlarının sürekli uyardığı deprem, kapımızı çalmadan tüm ilçeleriyle İstanbul’umuzu depreme daha hazır hale getireceğiz. Sadece belediyemiz değil, tabii ki bizler de merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul’umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak deprem tehdidini yok sayamayız. Bu gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı, bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a tekrar geçmiş olsun diyorum.

“İSTANBUL’UN DİRENÇLİ HALE GELMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Deprem konusuna siyaset üstü bir mesele olarak bakmamız gerekiyor. ‘Yarısı Bizden’ kampanyamıza yenilerini ekleyerek İstanbul’umuzun daha güvenli daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız. İstanbul, ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son 5 yılda bu hakikati bir kez daha gördük.

“İSTANBUL İKİNCİ İŞ, EK İŞ OLARAK YÖNETİLEBİLECEK BİR İŞ DEĞİL”

Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehri İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil, İstanbul, ikinci iş, ek iş, yarı zamanlı iş olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız.

İstanbul’a atlama taşı değil, ömrünüzün nihayetine kadar, dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader, sizin yolunuz nereye çıkarır ayrı mesele ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır.

“İSTANBUL’U DÜŞTÜĞÜ BU ÇÖKÜŞTEN KURTARMAYA TALİBİZ”

İstanbul, depreme hazırlığının geciktirilmesi sebebiyle şu andaki yönetime kırgın, İstanbul, trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küskün. Gün geçmiyor ki otobüsler yanmasın, İstanbul vizyonu, ufku, beslenemediği için solgun. İstanbul, son 5 yılda kaderine terk edildiği için mahzun. İstanbul, içinde yaşayanların başka yere gitmeye adeta can attığı bir yere dönüşüyor. Biz İstanbul’u içine düştüğü bu çöküşten kurtarıp yeniden dinamizmine kavuşturmaya talibiz.

CHP’DE PARA GÖRÜNTÜLERİ SKANDALI

Hükümet olarak yaptığımız yatırımları ikbal edecek adımlar, büyükşehrin beceriksiz ve ufuksuz yönetimi tarafından yönetilmiyor. Çünkü şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullanıyorlar. Bavul bavul dolarlar, bavul bavul Eurolar…

“İSTANBUL’U BU HALE DÜŞÜRENLER UTANSIN”

Bütün bunlarla beraber seçime hazırlanıyorlar. Haftalardır vatandaş ortaya saçılan görüntüleri konuşuyor. CHP tarafında, büyükşehir yönetiminde bir Allah’ın kulu çıkıp da tutarlı, belgeli, maşeri vicdanı tatmin edecek bir açıklama yapmıyor, yapamıyor. Cep telefonuyla banka uygulamasına girip 30 saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden 6-7 kişinin saatlerce uğraştığını açıklamıyorlar. Demek ki ortada izahı mümkün olmayan ilişkiler, işler, ödemeler var. Ne diyelim, İstanbul’u bu hale düşürenler utansın.

Bir şehir, asıl meselelerini konuşmayı ve tartışmayı bırakıp bu tür konularla meşgul olmaya başlamışsa vakit yaklaşıyor demektir. Biz bunu İstanbul’da 89-94 döneminde yaşadık. Beceriksizliğe, yalana, talana, yolsuzluğa batan İstanbul’u yeniden yatırım, eser, hizmet gündemine döndürmek için çok çalıştık. İnşallah yarın İstanbul yine böyle bir değişimi sandıkta gerçekleştirecektir.

Haberin Ayrıntıları Geliyor…

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

App Store Google Play Takip Et

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-onemli-aciklamalar-6/feed/ 0
İstanbul’a yeni tünel: Süre 30 dakika kısalacak, açılış tarihi belli oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbula-yeni-tunel-sure-30-dakika-kisalacak-acilis-tarihi-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbula-yeni-tunel-sure-30-dakika-kisalacak-acilis-tarihi-belli-oldu/#respond Fri, 29 Mar 2024 02:00:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7853 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık olarak İstanbul’da yaptıkları yatırımlar ile İstanbul’un trafiğine önemli ölçüde nefes aldırdıklarını belirterek, “Sarıyer-Kilyos Tüneli ile vatandaşlarımız Avrupa Yakasını neredeyse bir boydan bir boya geçebilecek. Viyadükler ve bağlantı yollarının da bulunduğu toplam 4 şeritli tünel projemiz ile İstanbullular zamandan 30 dakika tasarruf sağlayacak.” dedi.

Uraloğlu, olası İstanbul depremine yönelik ulaştırma yapılarıyla ilgili bütün önlemlerin alındığını açıklayarak, Avrasya Tüp Tüneli, Marmaray, Kuzey Marmara Otoyolu gibi dev projelerin depreme dayanıklı olarak yapıldığın söyledi.

Bu çalışmalar kapsamında Avrasya tüneli, Marmaray ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi sadece İstanbul’a değil bütün Türkiye’ye hizmet eden ve ulaşımını rahatlatan projeler hayata geçirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, “15 Temmuz Şehitler Köprüsünden günde yaklaşık 200 bin civarında araç, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 250 bin, Avrasya Tünelinden 80 bin civarı, Marmaray’da günde yapılan 300 sefer ile  günde yaklaşık 650 bin insanımızı taşıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolunda, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden günde yaklaşık 150 bine yakın bir araç geçişi oluyor ve bunun önemli bir bölümü de ağır taşıt trafiği. Bir yandan da bu yapılan yatırımların yapılmadığını düşünelim, bırakın İstanbul’u tüm Türkiye’yi etkilemiş olurdu. Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu hep beraber yaşayarak görüyoruz.” dedi 

Uraloğlu, incelemenin ardından yaptığı açıklamada İstanbul’un Aort damarı olarak adlandırabilecek ana ulaşım arterleriyle ilgili büyük çalışmalar yaptıklarını ve ulaşımın her modunda dev projeleri hayata geçirdiklerini vurguladı.

“Marmaray ile Her Gün 650 Bin İnsanımızı Taşıyoruz”

Bakan Uraloğlu, Avrasya Tüp Tüneli, Marmaray, Kuzey Marmara Otoyolu başta olmak üzere çok büyük projeleri hayata geçirdiklerini, hayata geçirilen bu projelerin sadece İstanbul’a değil bütün Türkiye’ye hizmet ettiğini ifade eden Uraloğlu, “Bugün baktığımızda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden günde yaklaşık 180-200 bin civarında araç geçişi oluyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden yaklaşık 250 bin araç geçiyor. Avrasya Tüneli’nden 80 bin civarında araç geçiyor. Marmaray’da 300 sefer yapılıyor günde ve orada yaklaşık 650 bin insanımızı taşıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde günde yaklaşık 150 bine yakın araç geçişi oluyor ve bunun önemli bir bölümü de araç taşıt trafiği. Bunların bir an olmadığını düşünelim. Bütün Türkiye’yi etkilemiş olurdu. Bu projelerin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak görüyoruz” dedi.

-“İstanbul Havalimanı’ndan 200 Milyon Kişi Seyahat Edecek”

Bakan Uraloğlu, yaptıkları her projede olduğu gibi İstanbul Havalimanı’nın yapımında da çok tartışma yaşandığını anımsatarak, İstanbul Havalimanı’nın büyük bir ihtiyaç nedeniyle yapıldığını anımsattı. Uraloğlu, “Ancak bir ihtiyaçtan öte sadece bir siyasi duruş ile bu projeyi eleştirdiler. Projemiz bugün Avrupa’nın birincisi, dünyanın altıncı büyük havalimanlarından. Geçen yıl 78 milyon kişi seyahat ettirmişiz. Hedefimiz 200 milyon ve ona yönelik yeni terminal binası ve pistlerin yapımına devam ediyoruz.” dedi. 

        

“İstanbul Depremine Yönelik Ulaştırma Yapılarıyla İlgili Bütün Önlemlerimizi Aldık”

Bakan Uraloğlu, İstanbul ile ilgili bir deprem riskinin bulunduğuna da işaret ederek, “İstanbul depremine yönelik ulaştırma yapılarıyla ilgili bütün önlemlerimizi aldık. Eski yapılmış olanları güçlendirdik. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün tabliyesini askıya aldık yeniden yaptık. Gece çalıştık, İstanbullu vatandaşlarımızın fark etmemesini sağladık. Bütün viyadüklerdeki deprem takozlarından tutun güçlendirilmesine kadar bütün çalışmalarımızı yaptık. Normal kullanımda ne lazımsa bunu planlarken bir taraftan da deprem durumunda İstanbul’un, öncelikle İstanbul’a acil yardım ekiplerinin ve malzemelerinin nasıl gireceği ve vatandaşların ulaşımı için projeler yapıyoruz. Bugünü, yarını değil, ileriki yüz yılları planlıyoruz” diye konuştu.

“Kilyos Tüneli, 2026 Yılı Sonunda Hizmete Açılacak”

Bakan Uraloğlu, yine olası İstanbul Depremine yönelik Sarıyer-Kilyos Tüneli’nin de yapımını başlattıklarını vurguladı. İstanbul’un kuzeyindeki yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun kent merkezlerine erişimini kolaylaştıracak tünelin, olası İstanbul depreminde bölgenin tahliyesine yönelik olarak da hizmet edeceğini belirten Uraloğlu, “Projemiz Kilyos’tan başlayıp Karadeniz’den İstanbul’un kuzey noktalarından başlayıp Sarıyer’e oradan Çayırbaşı Tüneli devamında da Beşiktaş’a kadar uzanacak. O güzergahtaki bütün yerleşime hizmet edebilecek. Avrupa Yakasını neredeyse bir boydan bir boya geçebilecek olan ve Murat Kurum Başkanımızın de bahsettiği ‘İki Yakaya İki Tünel’ projesinden bir tanesidir. İlk etapta burayı bitirdiğimizde ciddi bir hizmet görecektir. Devamında Beşiktaş’a kadar uzatılması gündemimizde olan işlerden bir tanesi” diye konuştu. 


“Zamandan 30 Dakika Tasarruf Sağlayacağız”

Bu projeyle ilgili sahilden başlayarak yaklaşık 8 bin 200 metrelik bir güzergahta yapılan 7 bin metrelik tünelin yaklaşık yüzde 30’unu bitirdiklerini açıklayan Uraloğlu, iki tüpte toplam 3 bin 850 metrelik kazı gerçekleştirdiklerini bildirdi. Çalışmaların 7 gün 24 saat devam ettiğini de kaydeden Uraloğlu şöyle konuştu:

“İnşallah projemizi 2026 yılının sonuna doğru bitirerek hizmete açacağız. Bir kısmını tünel delme makinesi TBM ile bir kısmını ise normal aç kapa yöntemi ile yapacağız. TBM ile yüzde 60’ını geçiyoruz. Onun da imalatı yapılarak Çin’den geldi ve kurulumunu yapacağız. 110 civarında makine ve 550 kadar çalışanımızı 24 saat çalışıyor. Tüneli bitirdiğimiz de 350 bin nüfusa hizmet edecek. Devamını Beşiktaş’a kadar düşündüğümüzde İstanbul’un sahil şeridinin tamamına, Avrupa tarafının tamamına hizmet etmiş olacak. Tamamlandığında Sarıyer’den 35 dakika süren seyahat süresi sadece 5 dakikaya düşecek. Bunu Kilyos’tan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlayacağız. İsterseniz doğu istikametine ister batı istikametine gidin. İstanbul’un kuzeyindeki, Zekeriyaköy, Uskumruköy gibi yerleşimlere bağlantısı kolaylıkla sağlanmış olacak. En kıymetlimiz zamandan 30 dakika tasarruf sağlayacağız. Yakıttan ve karbon emisyonundan da önemli tasarruf sağlayacağız”

“1 Nisan’dan Sonra Daha Verimli Çalışmalar İmza Atacağız”

Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İstanbul’da hiçbir yatırıma ara vermediklerini ve çalışmalar devam ettiklerini söyledi. Uraloğlu, “Bildiğiniz gibi İstanbul’da tüm çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak daha iyi hizmet edebilmemiz için tüm belediye başkanlarımızla birlikte çalışabilmek önemli. Bizim için onlarla yapacağımız birliktelik çok kıymetlidir. Bu nedenle biz Cumhur İttifakı olarak gerek Sarıyer’de gerek İstanbul’un tamamında, inşallah 1 Nisan’dan itibaren de daha verimli daha iyi çalışmalara beraberce imza atmış olacağız” dedi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbula-yeni-tunel-sure-30-dakika-kisalacak-acilis-tarihi-belli-oldu/feed/ 0
“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” https://www.foxtvhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7831 Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.

Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.

“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. Ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“KİMLİKSİZ VE SAĞLIKSIZ ŞEHİRLERİMİZ OLMUŞ”

1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgârların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.

Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz. Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var. Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.

Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”

Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.

Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.

Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.

“YAPMAMIZ GEREKEN AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ ŞEHİRLER OLUŞTURMAK”

Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi:

“O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”

“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yapmamiz-gereken-afetlere-karsi-direncli-sehirler-olusturmak/feed/ 0
Murat Kurum: “Ölçümlerimize göre 1.7 puan farkla kazanacağız” https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-olcumlerimize-gore-1-7-puan-farkla-kazanacagiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-olcumlerimize-gore-1-7-puan-farkla-kazanacagiz/#respond Thu, 28 Mar 2024 05:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7769 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Habertürk’te Fevzi Çakır ve Esra Toptaş’ın sorularını yanıtlıyor.

Kurum’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“SANDIK GÜNÜ HESAP GÜNÜDÜR”

Artık son üç gün. İnsanın nabzı hiç düşmez mi? Hiç düşmedi. Vatandaşımızla, esnafımızla buluştuk. Sürekli nabız hep yüksekte. İftar programından buraya geldik. Buradan da başka bir programa gideceğiz. Yaklaşık 90 gündür projelerimizi, hayallerimizi, hedeflerimizi anlatıyoruz. 4 gün sonra sandığa gideceğiz. Milletimiz inşallah 31 Mart günü iradesini yansıtacak. Sandık günü hesap günüdür. Burada vatandaşımız geleceği, şehri adına en iyi kimin yapacağına inanıyorsa o taraftan yana tavrını kullanacak. Vatandaşımızın takdiri başımızın üstünde. Bu süreçte yaşadığımız gibi 31 Mart’ı demokrasi şöleniyle yaşamak istiyoruz.

“HER YERDE BÜYÜK MOTİVASYON VAR”

31 Mart’ta milletimiz şunun kararını verecek; İstanbullular şu 5 yıllık süreçte yapılanları zaten takdir ediyorlar, iyi veya kötü. Sandığa gittiğinde de bu süreçten sonra deprem korkusu bu şehirden tamamen gündemden çıkarılacak adımlar atılsın mı atılmasın mı? Bir an önce İstanbul’da trafik çilesi bitsin diyerek kararını verecek. Herkesin mutlu yaşadığı, geleceğe güvenle baktığı, umut içerisinde yaşanılan İstanbul olsun diyoruz. Şehrin güzelliğinden herkesin mutlu huzurlu şekilde yaşayacağı İstanbul olması noktasında kararın verileceği gün olacak. İlk günlerdeki sevgi seli büyüyerek geldi. Her yerde büyük motivasyon var. Şimdi iftardan geliyorum. Rizeli kardeşlerimle hikayem var. 81 ilde, ilçede hizmetim var. Orada bir aidiyet bağımız kuruldu. Herkes beni hemşehrisi görüyor. Benim için mutluluk verici bir şey. İnşallah 31 Mart günü tüm İstanbul’un sevineceği bayramı İstanbul’a erkenden yaşatacağız inşallah.

“11 İLİMİZDE 180 BİN KONUTUN İNŞAATINI BAŞLATTIK”

Biz Bakanlık, genel müdürlük sürecinde sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu büyük ve güçlü Türkiye vizyonunu illerde yapmaya çalıştık. Sözümüzü unutmadık. Sözümüzü hatırlamayan tarafta olmadık. Milletin karşısına çıkıp da vaatleri hatırlamamak kadar kötü bir durum olmayacaktır diye düşünüyorum. Bize düşen görev vatandaşın taleplerini gidermektir. 550 ziyaret yaptık. Vatandaşımıza verdiğimiz sözü tuttuk. Hamdolsun bu motivasyonla buradayız. İstanbullu vatandaşlarımızın karşısına geçtiğinde ‘Ben bu işleri yaptım’ diyebiliyorum. 81 ilde 72 milyon metrekare yeşil alan kazandırmışız. 40 tane tarihi meydanın ihyasını yapmışız. Bursa, Bitlis, Sinop, Zonguldak, Erzurum, Konya, Edirne’de gidip bakın. Milletimize hizmet götürmüşüz. Sözü tutmak için çabalamış ve işin sonunda da bu sözleri tutmuşuz. Afetler olmuş. Demişiz ki ‘1 yıl içinde bu konutları teslim edeceğiz’ demişiz. Beraber üzülmüş, beraber ağlamışız, yeni hayatın resmini çizmişiz. Afetlerde yaşanan dram sonrasında vatandaşımıza sağlam, güvenli yaşam alanları sunmuşuz. 11 ilimizde 180 bin konutun inşaatını başlattık. Şimdi teslim ediliyor. Eser adamı olmak söz verdiği işleri gerçekleştirmek çok değerli. O yüzden sağlam adamların seçimi. Cumhurbaşkanımız da sağolsun böyle ifade etti.

“SAHA SEÇİMİN DİLİDİR”

Biz zaten hem genel müdürlük sürecinde İstanbul’da 9 sene görev yaptım. Ondan önce özel sektörde çalıştım. Bakanlık yaptığımız süreçte bir ayağımız İstanbul’daydı. İstanbul ve 39 ilçede hizmet ve eserlerimiz var. Bu manada zaten konuya hakimiz. Sorunlara çözüm önerilerimizi koyduk. Türkiye Yüzyılı’nda İstanbul lansmanımızda vatandaşımızın yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm ortaya koyduk. Deprem, taksi, kültür, spor ve hepsine ilişkin vaat ortaya koyduk. Hepsine hocalarımızla, bilim insanlarımızla dahil oldum. Burada da zaten seçim sürecinde bize bunları hiç kimse sormadı. Eleştiremiyorlar çünkü biliyorlar ki, onlar da, CHP’li seçmene de sorsanız bunu söyler; Murat Kurum diyorsa yapar. Bir yerel seçime gidiyoruz. Vatandaşımız da bunu takdir edecektir. 31 Mart’ta tercihini bu yönde sahaya yansıtacaktır. Saha seçimin dilidir. Hep yaşadığımız süreçte vatandaşımızın ilgi, alakası, sevgisi. Size kızıyorsa bile sizi sevdiği ve değer verdiği içindir. Sahada gördüğümüz açık ara kazanacağımız. 31 Mart akşamı bize gönül veren kardeşlerimizle İstanbul’un sorunlarını çözmek için liyakatlı kadrolarla geliyoruz.

“SÖZ VERENLE SÖZÜNÜ TUTMAYANI VATANDAŞIMIZ AYIRACAK”

Manipüle edile anketler de var. Bunu doğru bulmuyorum. Bütün anket firmaları 14-28 Mayıs’ta farklı konuşuyorlardı. CHP’li yönetim ‘kazandık, öndeyiz’ diye manipülasyon yaptılar, yine de yapacaklardır. Son ana kadar orayı terk etmemeliyiz. Bunların algıdan başka milletimize sunacağı bir şey yok. Bunu vatandaşımız görüyor. Emin olun CHP’li, DEM’li, Yeniden Refahlı vatandaşlarımız da bunu söylüyor. Söz verenle sözünü tutmayanı vatandaşımız ayıracak. Biz de anket yaptırıyoruz. Bizim ölçümlerimize göre 1.7 farkla kazanacağız. Vatandaşımız değerlendirip sandığa gittiğimizde iradesini yansıtacak. Muhakkak kararsız seçmen olacak. Bazı kızan vatandaşlarımız var. Ama bize ama muhalif partilere. İşin sonunda evlatlarımız, İstanbul’un geleceği ve mutluluğu ise iradesini Cumhur İttifakı’ndan yana koyacağını düşünüyoruz. Kararsız seçmenimiz çok fazla değil gibi. Artık çok az kaldı. O noktada 4-5 puan diyebileceğimiz kararsız seçmenimiz var. Eşit dağıtanlar, farklı dağıtanlar var. Kararsız seçmene sorulduğunda fikirlere göre de analiz yapıp netice veriyor. Neticede 31 Mart akşamı inşallah kazanıyor ve İstanbul’a hizmet için geliyoruz.

“BİZİM MAL VARLIĞIMIZ DEĞİŞMEDİ”

Sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşla bir araya gelmesi için buluşmaları yaparız. Cuma ve Cumartesi günü bu tarz ilçe mitinglerimiz olacak. Arkadaşlarımız, teşkilatlarımız hazırlıyor. Anadolu ve Avrupa yakasında 6-7 ilçede inşallah mitinglerimiz olacak. Ekrem Bey’in mal varlığını izlemeye gösterdiği özeni İstanbul’da göstermediğini görüyoruz. Bir insan mal varlığını neden gizler ki? Mal varlığını vermeden önce farklı bir beyan. Sonra boğaza nazır villalar çıkıyor. Neden bir insan mal varlığını gizler. Şeffaf olacağız, haktan adaletten yana olacağız deyip sonra da bu konuda şeffaf olamıyorsanız dönüp aynaya bakmak lazım. Ben İstanbulluları 5 yıl kandırıyorum, kandırmaya devam edeceğim, yok öyle yağma! 31 Mart’ta bunun hesabını vatandaş bunun hesabını soracak. Biz şeffaf siyasetten yanayız. Herşey açık ve anlatılır olmalı. Varsa paran var. Niye gizlersin? Bu noktada biz 80 gündür sahadayız. Muhalif medya mal varlığınızı açıklayacak mısınız diyor. Açıklıyoruz zaten. Yine açıklarız, şeffaf şekilde vatandaşımıza duyurduk. 3-5 gün sonra mal varlığımız değişmedi. Birini alıp birine vermedik.

“HALA AYNI SİYASETE DEVAM EDİYORLAR”

İnsanlar samimiyet, dürüstlük, doğruluk arar. Siz bir şehre belediye başkanı seçiyorsunuz. Mal beyanında bile İstanbulluları kandıran belediye başkanı, mal beyanını gizlemek adına uğraşı sergileyen belediye başkanı aynı uğraşıyı İstanbul’un 5 yılına sergilemedi. Vaatlerini hatırlamıyorsun. Sürekli algı, bahane, dedikodu, oraya buraya laf yetiştirme. Yok topunuz gelin. Kimsenin sana geldiği yok. Hala aynı siyasete devam ediyorlar, milleti kandırmaya devam ediyorlar. Vatandaşımız doğru söyleyenle yalan söyleyeni ayırt etmeyecek mi? Vatandaşımız sonuçta kandırıldı. Kandırılmış bir seçmen sandıkta bunun cevabını verecek. Bir politikacıdan, devlet adamından ne beklersiniz? Kendi malını korumak için her türlü atraksiyonu yapacaksın, İstanbulluların malı CHP’yi dizayn etmek için kullanılacak, yok öyle! Burası babanızın çiftliği değil!

“İL BİNASINI ALMAYI BECEREMEDİLER”

Bir parti il binasını almayı beceremeyen partiden bahsediyoruz. Günlerdir kamuoyuna net bir açıklama yapamadılar. Kaynağı şuradan aldık vs. Altı üstü bir tane il binası alacaksınız. Sonuçta parti devlet yardımı alıyor. Alırsınız, faturalandırırsınız, tapuyu devredersiniz. Bakıyorsunuz, orada CHP’li belediye başkanına yakın isimler, parti binasında, biri oradan geliyor, biri oradan gidiyor. Saatlerce para sayıyorlar, balya balya kule yapıyorlar. Biri kule yapıyor, öbürü mal varlığını kaçırıyor. Biz deprem bölgesinde vatandaşımıza villa konforunda evler yaptık. Bunlar boğazda villa yapmakla meşguller kendilerine. Kayağa giden sen, CHP’yi bölmeye çalışıp İstanbul’un kaynaklarını harcayan sen, afette büyükelçilerle yemek yiyen sen, mal varlığını kaçıran, gizleyen sen, para kuleleriyle görüntülere çıkan senin ekibin, sonra da doğruluktan, dürüstlükten bahsedeceksiniz. ‘A öyle söylemişti, bu böyle söylemişti’.

“TAKDİRİ İSTANBULLULARA BIRAKIYORUZ”

Yok 17 bakan gelmiş, sen neden rahatsız oluyorsun? Devletin bütün bakanları liyakatlı arkadaşlarımız. Bugün de hepsi gelip ‘Ben Murat Kurum’u şurada tanıyorum’ diyor. Bu hakikati söylemelerinden niye rahatsız oluyorsunuz? Senin için de yol yürüdüğün arkadaşları sırtından hançerledi diyorlar. Arkadaşlarım düşüncelerini benim hakkımda paylaşmalarından niye rahatsız oluyorsun. Dava arkadaşım dediği, hatta sayın Kılıçdaroğlu aday olduğunda gözyaşları döküyordu. Ama o timsah gözyaşları. Şimdi görse yolunu değiştirir. Siyaset bu mu? Bu mu fedakarlık? Bu mu dostluk, dava arkadaşlığı? Vatandaşımız bunu net bir şekilde görüyor. Takdiri İstanbullulara bırakıyoruz. 31 Mart’ta doğru ve yalanı net bir şekilde ayırt edecektir.

“BU NOKTADA BU SAMİMİYET ÇOK ÖNEMLİ”

Şu an mevcut Yeniden Refah Partili yöneticiler söylüyor. Bizim siyasi ekibimiz rahmetli Erbakan hocamızın hayalleri için 81 ilde hizmet ediyor. O hayalleri bir bir gerçekleştirdik. Ayasofya’nın prangalarından kurtulması Erbakan hocamızın hayaliydi. Şimdi Yeniden Refahlı seçmen aynaya baktığında, oyunun kime yarayıp, yaramayacağını, CHP’li belediyecilik anlayışının ne olup olmadığını en iyi bilen seçmendir. Bugün CHP Genel Başkanı Kur’an kurslarına giden çocuklarımızı ortaçağ zihniyeti olarak ifade eden kişiliktir. Şehit cenazelerinde kahkahalar atan kimliktir. Kadınlarımızı hala ayrıştırmaya çalıştırıyorlar. Şimdi ‘ev kadınları AK Parti’ye oy veriyor, bunları kadın olarak değerlendirmemek lazım’ diyor. Sen kimsin ki bunun değerlendirmesini yapıyorsun. Ev kadınları kadın değil mi? Çürümüş bu zihniyet. Bedelli askerlik yapanların oyuna talip değiliz, diyor. Sen kimsin ki vatan sevgisini sorguluyorsun. Şimdi yine vatandaşı kandırmaya yönelik vaatler. Sen hep bu vaatleri verdin. Hatay, Adıyaman, İzmir’de verdiler. Yaşadığımız afetlerde kayağa gitmekten, selfi çektirmekten başka deprem bölgesine faydaları oldu mu? Bir konut onlar yaptırsaydı. İzmir’de bir konut Bayraklı’ya dikseydiniz. Elazığ, Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep’te sizde 500 konteyner kurun. Son güne kadar ben nasıl çalıştıysam sen de otur yemek dağıt, çadır kur. Bırakın orayı, İstanbul’daki selde yok. Bu noktada bu samimiyet çok çok önemli. Yeniden Refah Partili seçmenimiz de gittiğinde hayallerini gerçekleştiren siyasi iradenin Cumhur İttifakı iradesi olduğunu biliyor. Zaten Mayıs’ta birlikte hareket ettik. Yeniden Refahlı kardeşlerimiz bu iradeyi ülkenin geleceğiyle ilgili, Murat Kurum’dan yana net kararını ortaya koyacaktır.

“GÖRÜŞMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ”

Bizde bir gerginlik yok. Her zaman herkesle görüşürüz. Görüşmekten imtina etmeyiz. Burada sadece liderler, yöneticiler bu işe karar vermiyor. Milletimizin de bir takdir yetkisi var. Lider vizyon ortaya koyar, projesini anlatır ama vatandaşımızın da sağduyusu var. İşin sonunda oyunun kime yarayıp, yaramayacağını takdir edecek seçmenimiz var. Her zaman milletimizin feraseti galip gelmiştir, yine gelecektir.

“ÜLKE NÜFUSUNUN YÜZDE 70’İ DEPREM BÖLGELERİNDE YAŞIYOR”

Anketler de bilim insanları da İstanbul’da olası deprem riskini ortaya koyuyorlar. Ülke nüfusunun yüzde 70’i deprem bölgelerinde yaşıyor. Gerçekten büyük acılar yaşadık. O acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bilinçli olmalıyız, şehrimizi, ülkemizi depreme hazır hale getirmek zorundayız. Vatandaşımızın korkusunu gidermek asli görevimiz. Bu mesele milli güvenlik ve gelecek meselesi. Bazen herşey yapabilirsiniz, en güzel şeylere sahip olabilirsiniz ama deprem olduğunda hiçbir şeyin kıymeti yok. Herşeyiniz yok olabilir. Bunun örneklerini sayısız gördüm.

“HEP BİRLİKTE BU MÜCADELEYİ VERMEMİZ LAZIM”

Ailenizi kaybedeceksiniz, şehriniz yıkılacak ve bunu bile bile de çözüm ortaya koymayacaksınız. Şu an İBB yönetiminin yaptığı budur. En azından elinden gelen gayreti gösterirsin. Reklam bütçesine deprem bütçesinin iki katı harcayarak milleti kandıramazsın. Samimi isen bu konuda mücadele edersin. Vatandaşımıza maalesef verilen vaatler gerçekleşmemiş. 100 bin konut dönüştüreceğiz denmiş. 5 bin 489 konut yapılmış. Bu kadar mı? Hep birlikte bu mücadeleyi vermemiz lazım. Deprem hazırlığı, afetin yönetim süreci, yarın olursa ne olacak Allah göstermesin! Afete hazırlık süreci diğeri de kentsel dönüşümü dediğimiz kalıcı çözüm. Esenler’de 60 bin konut. Mimarisi, yeşil alanı, sosyal donatısıyla akıllı şehir uygulaması ilk defa yapıldı. Bunu yaptık vatandaşımıza teslim ettik. Aynı şey Zeytinburnu’nda var. Kartal’da bir bina kendiliğinden çökmüştü. Etrafında 1500 konutun dönüşümü yapıldı. Gaziosmanpaşa’da 7 bin konut yapmışız. Ferah mahallesinde konutlarımız bitmiş, vatandaşlarımız huzurla oturuyor. Bakın örneklerden bahsediyorum, vaat değil. Tozkoparan’da ne eylemler yaptılar. Gidin bir vatandaşımız desin ki ‘Burada rantsal dönüşüm yapıldı’ desin. Herkes dua ediyor. İstanbul’un hakkı bu. Bunu yapmak zorundayız. Şimdi bunu daha da güçlü şekilde yapacağız. 650 bin konutu dönüştüreceğiz. Bilim insanlarının tespiti bu. Burada 300 binini KİPTAŞ eliyle yapacağız. Her yıl 60 bin konut.

“İSTANBUL’UN GÜCÜ HER YERE YETER”

At sahibine göre kişner. Ata kimin bindiği önemli. Bunlar ne atla ne işle ne İstanbul’la ilgileniyor. Siz atınıza bakımını yaparsanız, liyakatlı kadrolarla çalışırsanız, otobüslerin bakımını yandaşlarınıza vermezsiniz, İstanbul’u rant olarak görmezseniz bu işler yapılır. Burada yapılmasına engel ne var? İstanbul’un kaynağı mı yok, parası mı yok? İstanbul’un gücü her yere yeter. Şimdi 300 bin konutu yarısı bizden yarısı büyükşehirden kampanyasını yapacağız. Vatandaşımızın plan ve projeleriyle ilgili sorunları var. İlçelerde ofisler kuracağız. Aynı binaları, otoparkıyla, orada asansörüyle, yeni yönetmeliklere uygun şekilde 700 bin hibe, 700 bin kredi desteği 100 bin lira taşınma yardımı vereceğiz. 5 yılda 300 bin konutu dönüştürüp bitireceğiz.

“5 YILDA 650 BİN KONUTU DÖNÜŞTÜRMÜŞ OLACAĞIZ”

Yeni yönetmelikten kaynaklı kayıplar var. O kayıplar verilince vatandaşımız zaten dönüşecek. Yeter ki ona destek olunsun. Ben olacağım orada planı koyarım, vatandaşın lehine iş yaparım, hadi engellesinler göreyim! Engellenseler davulla zurnayla duyururlardı. Bakırköy’de yüzde 25-30 artış vererek vatandaşımız kayıplarını giderecek. 100 bin konutu kiralık konut yapacağız. Bir taraftan dönüşüme girerken yeni konutları arz etmemiz lazım. Bu konutları vatandaşımıza kiralayacağız. Orada da kira fiyatlarını aşağı çekecek adımlar atmamız lazım. Bunları 5 yılda 650 bin konutu dönüştürmüş olacağız.

“BÜTÜNLEŞİK BİR AFET YÖNETİM PLANI SERGİLEYECEĞİZ”

Afete hazırlık kısmı da önemli, yönetimi önemli. Gayret gösterirseniz bir şekilde sorunu çözerseniz. Sorundan hiç kaçmadım. Sorunun üzerine gittim. Vatandaşımızı dinledim. Ne yapmamız gerektiğini uzmanlarla değerlendirdim. Çözmek isterseniz herşey çözülür. Bu noktada planlarımızı yaptık. 650 bin konutu dönüştüreceğiz dediğimizde bu işte yetkin arkadaşlarımız projeler çalıştılar. Perşembe günü 12.00’de 1 yıllık, 6 aylık eylem planlarımızı açıklayacağız. Bunlar hazır. 6 ay sonra İstanbulluların gündeminden birçok sorunu ortadan kaldıracağız. Bu iş ciddiyet, emek ister. İstanbullu gerçekten kırgın. Bu konuda bilim insanlarımızla görüştük. Naci Görür hocamızla da başka hocalarımızla da çalışacağız. Dinleyeceğiz. Karar vereceğiz, uygulayacağız. Beraber uygulayacağız. Afete hazırlık kısmı da çok çok önemli. Şehri olası afetlere hazırlamamız lazım. Bütünleşik bir afet yönetim planı sergileyeceğiz. Elazığ, Malatya’da 1 yılda teslim edeceğimiz dediğimizde o zaman da ‘edemezsiniz’ dediler. Antalya’nın köylerine söz verdik yaptık. Asrın felaketinde 180 bin konut başlatıldı, konutlar teslim ediliyor. Onların eleştirisi hep yapılamaz üzerine olduğu için. Sen ne yaptın? Ben öyle veya böyle bunları yaptığımı anlatıyorum. Sen çıkıp vatandaşın karşısına İstanbul’da deprem riskini şu kadar da olsa aşağı çekecek adım attım diyebiliyor musun? Seninle ilgili konuşulanlar ortada. Artık İstanbul yoruldu o işte.

“İSTANBUL’UN DİJİTAL İKİZİ İLE BİRLİKTE SİMÜLASYON YAPACAĞIZ”

Dijital şehir uygulamalarını her alanda kullanmak istiyoruz. Taksi, pazar, afet yönetimi, beyaz dijital masada. Haberleşme altyapısını gözden geçireceğiz. Afet esnasında o kadar önemli ki. İstanbul’daki afette haberleşme altyapısını gözden geçirmemiz lazım. Erken uyarı sistemi devreye girecek. Risk izleme olacak. Binalarımızda neresi en acil dönüşmesi gereken yer bunları izleyeceğiz. İstanbul’un dijital ikizi ile birlikte simülasyon yapacağız. Olası sel, yangın, afetlerde öncelikli yer nereleri ise buralardan başlayacağız. Burada yapay zekadan veri analitiğine kadar her şeyi kullanacağız. Toplanma alanlarıyla alakalı altyapıyı hazırlamamız lazım. 39 ilçede tam donanımlı toplanma alanlarının inşasını yapacağız. Trafiği de düşüneceğiz, yeşil alanı, otopark sorununu düşüneceğiz. Kreş, çocuklarımızın, gençlerimizin dinlenme alanları olarak hizmet verirken afet esnasında mutfak, yemekhane, revir olacak. Burada güneş enerjisi ve suyuyla herşeyin hazır olması lazım.

“6 SAAT İÇİNDE 2 MİLYON KİŞİYE ÇADIR KURABİLECEĞİZ”

Siz Bakırköy’de oturuyorsunuz. En yakın toplanma alanını bileceksiniz, afet çantası ile o alana gideceksiniz. 6 saat içinde 2 milyon kişiye çadır kurabileceğiz. Vatandaşımız konteyner ve geçici yaşam alanlarıyla bu hizmetleri alabilecek. Bunların hepsini İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan koordine edeceğiz. Burada afet yönetim merkezini kuruyoruz. Buranın deniz, hava ulaşımı var. Hastanemiz var. Bunların hepsi vatandaşımıza hizmet verecek. Toplanma birimi iken normal zamanda millet bahçesi olacak. Burada tek merkezden 39 ilçemizin yönetimini yapacağız. Deprem esnasında vatandaşa ne götüreceksiniz? İaşe, barınma, tedavi hizmetleri. İstanbul’da şu anda tek lojistik merkezi var. Rahmetli Kadir abi zamanında yapılan lojistik. Bayrampaşa Hali’nde çatıdan su akıyor. Bakan yok. Hal 1986 yapımı. Deprem riski var bu halin. Allah göstermesin olası afette biz gıda ihtiyacını o hale bir şey olursa bu hizmetleri nasıl vereceğiz?

“LOJİSTİK MERKEZLERİMİZİ 7’YE ÇIKARACAĞIZ”

Lojistik merkezlerimizi 7’ye çıkaracağız. Bayrampaşa Hali’ni yerinde dönüştüreceğiz. 571 esnafımız var. Onlara söz verdim 1 Nisan’da inşallah Saraçhane’ye gelecekler. El ele verip dönüşümü yapacağız. Afet esnasında vatandaşımıza bu hizmeti vermemiz lazım. Orada soğuk hava depomuzun olması lazım. Afete müdahale merkezlerimiz olacak. Her ilçeye hızlı erişim sağlamamız lazım.

“50 TANE YENİ İTFAİYE İSTASYONU EKLEYECEĞİZ”

İtfaiye istasyonu eksik. 50 tane yeni itfaiye istasyonu ekleyeceğiz. Tedbiri almayan bir yönetim sandıkta nasıl olacak da milletin iradesine, teveccühüne mazhar olacak? Afete müdahale kapasitesini artıracağız. Afetlerdeki ulaşım, oradaki yardım sürecini daha kısa zamanda yapacağız ve hem de her yere yetişeceğiz. Helikopter pistleri o kadar önemli ki. Burada normal zamanlarda mahalle yaşam merkezi. Afet esnasında hemen helikopter pisti vazifesi görecek. Altyapıyla birlikte vatandaşlarımız hizmetleri alabilecek.

“AFET FARKINDALIK AKADEMİSİ KURACAĞIZ”

Her eve afet çantası vermemiz lazım. Farkındalığı artıracağız. Afet farkındalık akademisi kuracağız. Vatandaş afet esnasında ne yapması gerektiğini öğrenecek. Milli Eğitim Bakanlığımızla çalışıp bunu İstanbul’da belki de müfredata koymamız lazım. Bütüncül planıyla afet yolları, hastaneleriyle, afet konaklama merkeziyle. Bugün hasta yakınları konaklayacak, yarın deprem esnasında sağlık çalışanlarımızın bir yerde kalması gerekiyor değil mi? Bizim yeni yaptığmız hastanelerde deprem güvenliği var. Elazığ’da şehir hastanemize hiçbir şey olmadı. Bütünleşik afet yönetimini İstanbul’da sergileyeceğiz. Yeni acil durum hastanesi kuracağız. Pendik ve Arnavutköy’de lojistik merkezlerin birbirine bağlandığı yer olacak. İş yapacağız çünkü milletimiz bizden bunu bekliyor.

 

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-olcumlerimize-gore-1-7-puan-farkla-kazanacagiz/feed/ 0
Yüzde 5’lik deprem bütçesini yüzde 1’e indirdi! “Ekrem’in elinde sihirli değnek yok” https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzde-5lik-deprem-butcesini-yuzde-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzde-5lik-deprem-butcesini-yuzde-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7327
  • Haber7 – ÖZEL

  • Her programda İstanbul’un en öncelikli meselesinin deprem olduğunu ifade eden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyenin devasa bütçesine rağmen deprem bütçesini 5 yılda bütçenin %5’ini aşan rakamlardan, %1 seviyelerine düşürdü. İstanbul’da deprem bütçesini AK Parti dönemine kıyasla her yıl düşüren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetiminin, beklenen büyük İstanbul depremine karşı herhangi bir önlem almadığı bir kez daha gözler önüne serildi. 

     

    Konserlere ve festivallere 1 yılda 3 milyar 70 milyon TL, reklam ve tanıtımlara 1 milyar 822 milyon TL harcayarak eğlence alanına toplamda 4 milyar 892 milyon TL bütçe ayıran CHP’li İBB yönetimi 2024 yılı bütçe planlamasında depreme 4 milyar 249 milyon 969 bin TL ayırdı. CHP’li İBB Başkanı’nın 213 milyar 500 milyon TL’lik İBB bütçesini nereye harcadığı ise merak konusu.

    YÖNETİM CHP’YE GEÇİNCE DÜŞÜŞ BAŞLADI

    AK Parti dönemi olan 2018 yılında bütçenin deprem oranı %5,08 iken yıllar içinde İBB yönetiminin değişmesi ile bu oranda büyük bir düşüş yaşandı. 2019 yerel seçim döneminde 23 milyar 800 milyon TL olan İBB bütçesinden depreme 1 milyar 18 milyon 921 bin TL ayrıldı. 2019 yılının bütçe planlamasında %4,28’i depreme ayrılırken seçim sonrası yönetimin CHP’ye geçmesi ile bu oran %1’lere düştü.

    2020 yılında 25 milyar 850 milyon TL olan İBB bütçesinin yalnızca 347 milyon 623 bin TL’si Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na tahsis edilerek bütçenin sadece %1,34’ü depreme ayrıldı. Her fırsatta deprem vurgusu yapan CHP’li İBB Başkanı İmamoğlu yönetiminde yaşanan bu skandal her yıl daha da düşürülmeye devam etti. 2021 yılında 28 milyar 900 milyon TL’lik İBB bütçesinin 438 milyon 299 bin TL’si depreme ayrıldı. %1’lere düşen bu oran 2024 yılı bütçe planlamasına da yansıdı.

    213 MİLYARIN %1’İ DEPREME!

    Seçim döneminde depreme yönelik, ‘İstanbul’un en önemli meselesi depremdir. Rüyalarımda bile görüyorum. Göreve gelir gelmez depreme yönelik çalışmaları başlatacağız’ diyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldikten sonra 2019 yılında AK Parti yönetimindeki 1 milyar 18 milyon TL olan Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme bütçesinde yüzde 65 kırıma gitti. 2024 bütçe planlamasına da yansıyan ‘deprem’ konusu, seçime günler kala tartışmalara yol açtı.

    213 milyar 500 milyon TL olarak belirlenen 2024 yılı İBB bütçesinin yalnızca %1,99’u depreme ayrıldı. Devasa İBB bütçesinden, Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na 4 milyar 249 milyon 969 bin TL tahsis edildiği ortaya çıktı. CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı süresince kademeli olarak düşürülen deprem bütçesi son 5 yılda % 1,5 seviyelerinde geriledi. Reklam ve algı yönetimiyle bilinen CHP’li İBB Başkanı’nın 213 milyar 500 milyon TL’lik İBB bütçesini nereye harcadığı ise merak konusu.

     

    İBB’nin Deprem Risk Yönetimi (DRY) Bütçesi

     

     

    İBB BÜTÇESİ

    DEPREM BÜTÇESİ

    BÜTÇENİN DEPREM ORANI

    2018

    20.100.000.000

    1.022.295.500

    %5,08

    2019

    23.800.000.000

    1.018.921.000

    %4,28

    2020

    25.850.000.000

    347.623.000

    %1,34

    2021

    28.900.000.000

    438.299.000

    %1,51

    2022

    43.650.000.000

    1.004.664.000

    %2,30

    2023

    115.250.000.000

    2.367.951.000

    %2,05

    2024

    213.500.000,00

    4.249.969.000

    %1,99

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzde-5lik-deprem-butcesini-yuzde-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/feed/ 0
    %5’lik deprem bütçesini %1’e indirdi! “Ekrem’in elinde sihirli değnek yok” https://www.foxtvhaber.com.tr/5lik-deprem-butcesini-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/5lik-deprem-butcesini-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/#respond Sat, 23 Mar 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7308
  • Haber7 – ÖZEL

  • Her programda İstanbul’un en öncelikli meselesinin deprem olduğunu ifade eden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyenin devasa bütçesine rağmen deprem bütçesini 5 yılda bütçenin %5’ini aşan rakamlardan, %1 seviyelerine düşürdü. İstanbul’da deprem bütçesini AK Parti dönemine kıyasla her yıl düşüren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetiminin, beklenen büyük İstanbul depremine karşı herhangi bir önlem almadığı bir kez daha gözler önüne serildi. 

     

    Konserlere ve festivallere 1 yılda 3 milyar 70 milyon TL, reklam ve tanıtımlara 1 milyar 822 milyon TL harcayarak eğlence alanına toplamda 4 milyar 892 milyon TL bütçe ayıran CHP’li İBB yönetimi 2024 yılı bütçe planlamasında depreme 4 milyar 249 milyon 969 bin TL ayırdı. CHP’li İBB Başkanı’nın 213 milyar 500 milyon TL’lik İBB bütçesini nereye harcadığı ise merak konusu.

    YÖNETİM CHP’YE GEÇİNCE DÜŞÜŞ BAŞLADI

    AK Parti dönemi olan 2018 yılında bütçenin deprem oranı %5,08 iken yıllar içinde İBB yönetiminin değişmesi ile bu oranda büyük bir düşüş yaşandı. 2019 yerel seçim döneminde 23 milyar 800 milyon TL olan İBB bütçesinden depreme 1 milyar 18 milyon 921 bin TL ayrıldı. 2019 yılının bütçe planlamasında %4,28’i depreme ayrılırken seçim sonrası yönetimin CHP’ye geçmesi ile bu oran %1’lere düştü.

    2020 yılında 25 milyar 850 milyon TL olan İBB bütçesinin yalnızca 347 milyon 623 bin TL’si Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na tahsis edilerek bütçenin sadece %1,34’ü depreme ayrıldı. Her fırsatta deprem vurgusu yapan CHP’li İBB Başkanı İmamoğlu yönetiminde yaşanan bu skandal her yıl daha da düşürülmeye devam etti. 2021 yılında 28 milyar 900 milyon TL’lik İBB bütçesinin 438 milyon 299 bin TL’si depreme ayrıldı. %1’lere düşen bu oran 2024 yılı bütçe planlamasına da yansıdı.

    213 MİLYARIN %1’İ DEPREME!

    Seçim döneminde depreme yönelik, ‘İstanbul’un en önemli meselesi depremdir. Rüyalarımda bile görüyorum. Göreve gelir gelmez depreme yönelik çalışmaları başlatacağız’ diyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldikten sonra 2019 yılında AK Parti yönetimindeki 1 milyar 18 milyon TL olan Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme bütçesinde yüzde 65 kırıma gitti. 2024 bütçe planlamasına da yansıyan ‘deprem’ konusu, seçime günler kala tartışmalara yol açtı.

    213 milyar 500 milyon TL olarak belirlenen 2024 yılı İBB bütçesinin yalnızca %1,99’u depreme ayrıldı. Devasa İBB bütçesinden, Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na 4 milyar 249 milyon 969 bin TL tahsis edildiği ortaya çıktı. CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı süresince kademeli olarak düşürülen deprem bütçesi son 5 yılda % 1,5 seviyelerinde geriledi. Reklam ve algı yönetimiyle bilinen CHP’li İBB Başkanı’nın 213 milyar 500 milyon TL’lik İBB bütçesini nereye harcadığı ise merak konusu.

     

    İBB’nin Deprem Risk Yönetimi (DRY) Bütçesi

     

     

    İBB BÜTÇESİ

    DEPREM BÜTÇESİ

    BÜTÇENİN DEPREM ORANI

    2018

    20.100.000.000

    1.022.295.500

    %5,08

    2019

    23.800.000.000

    1.018.921.000

    %4,28

    2020

    25.850.000.000

    347.623.000

    %1,34

    2021

    28.900.000.000

    438.299.000

    %1,51

    2022

    43.650.000.000

    1.004.664.000

    %2,30

    2023

    115.250.000.000

    2.367.951.000

    %2,05

    2024

    213.500.000,00

    4.249.969.000

    %1,99

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/5lik-deprem-butcesini-1e-indirdi-ekremin-elinde-sihirli-degnek-yok/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: 500’e yakın kırılmamış fay hattı var ülkemizde https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-500e-yakin-kirilmamis-fay-hatti-var-ulkemizde/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-500e-yakin-kirilmamis-fay-hatti-var-ulkemizde/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7266 Bir dizi programa katılmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Kayseri’den hava yoluyla Tokat’ta geldi. Bakan Özhaseki’yi burada Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Tokat Milletvekilleri Mustafa Arslan, Yusuf Beyazıt, Cüneyit Aldemir, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ve il protokolü karşıladı. Bakan Özhaseki ilk olarak Tokat Valisi Numan Hatipoğlu ve Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nu makamında ziyaret etti. Daha sonra Bakan Özhaseki kent merkezinde kentsel dönüşüm alanlarında incelemede bulundu. İncelemeler sonrası basın açıklaması yapan Bakan Özhaseki, “Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var, bir tane de değil. Birisi fitne odaklar, hiç bitmek bilmez. Birisi de yerin altında. Aynı ülkeler tarafından desteklenir. Amaçları aynıdır. Siz baktığınız zaman soldan sağa bir yelpaze gibi görürsünüz ama PKK’sından İŞİD’ine FETÖ’sünden DHKPC’sine hepsi aynı ülkeler tarafından desteklenir. Amaçları da tektir. Galip gelen Türk Devleti oldu. Onları toprağa gömdük, bir daha da çıkamayacaklar Allah izin verirse. İkincisi de deprem. Bizim gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde son yüzyılda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı deprem sayısı 231’dir. Yani bu memlekette her sene 2 veya 3 tane yıkıcı şiddette deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Bilinen çok net fay hatları var. Birisi Erzincan, Van Gölü civarından başlayan, şehrimizi de ilçelerimizi de içine alarak, Bolu’dan, Abant’tan, Marmara’ya kadar devam eden Kuzey Anadolu-Fay hattı. İkincisi de neredeyse aynı yerden başlayarak Akdeniz’e doğru inen Doğu Anadolu fay hattı içine Adıyaman’ı alıyor. Kahramanmaraş, Malatya, Hatayımızı alıyor. Bir de Ege bölgesi, İzmir başta olmak üzere çok riskli. Hiç kimse bu ülkede bizimki 3’ncü derece, bizimki 4’ncü derece bir ey olmaz falan gibi bir hisse kapılmasın. Şu anda 500’e yakın kırılmamış fay hattı var ülkemizde. Bundan ibret almak lazım. Ders çıkarmak lazım. Her ne yapıyorsak mutlaka bu deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım” dedi 

    ‘AK PARTİLİ BELEDİYELERİN DIŞINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM İŞİNE DE SOYUNAN KİMSE YOK’

    Bakan Özhaseki konuşmasının devamında, “Dünyada başka bir çözüm de bulunamadı bu işe. O da kentsel dönüşüm. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir yasa çıktı. Şu ana kadar 2 milyon 250 bin konut değiştirilir, dönüştürülür. 452 bininin de inşaatı şu anda devam ediyor. Bu bizi kesmediği için meclisimize getirdik. Biz orada yeni yasalar çıkardık. Yeni bütçeler ayırdık. Tüm Türkiye’de şu anda kentsel dönüşüm yapabilmek için büyük bir seferberlik ilan ettik. Her tarafa koşuyoruz. Her bir tarafa yetişmeye çalışıyoruz. Ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Kentsel dönüşümün doğru ve hakkıyla yapılabilmesinin tek şartı şu üç grubun bir araya gelmesi. Bir bakanlık, iki belediye, üç vatandaş. Eğer bu üç grup bir araya geldiğinde uzlaşıyla, anlaşmayla orada önlerine bakıyorlarsa işimiz çok kolay. Değilse işimiz iyice zorlaşıyor. Değerli arkadaşlar, bakanlık olarak biz hazırız. Türkiye’nin her yerinde bütün belediyelere duyuruda bulunuyoruz. A, B, C, D, E partili kim varsa gelsin yeter ki kentsel dönüşümde imkanlarımızı sonuna kadar biz seferber edeceğiz. Ama ne yazık ki AK Partili belediyelerin dışında kentsel dönüşüm işine de soyunan kimse yok” diye konuştu.

    ‘BUNLARA DA BİZ DEPREM TURİSTİ DİYORUZ’

    Bakan Özhaseki CHP’yi de eleştirerek, ”Özellikle yandaş sanatçılar çağırıp büyük paralar veriliyorsa ‘beni parlatın’ diye organizasyon firmalarına milyonlarca lira akıtılıyorsa emin olun hesabını veremezler. Onların öğrendiği bir belediyecilik var. Ben nihayetinde 20 kusür sene belediye başkanlığı yaptım. Ömrüm işte bu hizmetlerle geçti. Yerel yönetimler ve bakanlıkta İlk defa 2019’dan itibaren bir belediyecilik anlayışıyla karşılaştım. Başını İstanbul çekiyor, diğer şehirlerde ayak uyduruyorlar. Ajanslara büyük paralar ayırıyorlar. İstanbul’da ajanslara verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan paranın tam iki misli. Ajanslar ne yapacaklar? Beyefendiyi parlatacaklar. Oturacak, alkışlayacaklar, kalkacak, alkışlayacaklar. Tatile gidecek, iş başındaymış gibi gösterecekler. Her taraf kardan tıkanmış olacak. İngiliz büyükelçisi ile yemek yiyecek. Ama beyefendi iş başında gibi gösterecekler. Parlattıkça parlatacaklar. İstanbul buna dar geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı istiyor. Orası da olmaz Cumhurbaşkanlığı, bunu kim yapıyor? Kim şişiriyor? Bu sosyal medya, fenomenler onların trolleri emin olun. Bazen diyorlar ki mesela çok makul meşru bir şey söylüyorum. Hadi vurun Özhaseki’ye diyorlar. 50 yüz bin kişi sabaha kadar hakaretten geçilmiyor. Aynı sözlerine ertesi günü bir daha tekrarlıyorum. Çünkü makul bir şey söylüyorum ben. Bu belediyecilik değil arkadaşlar. Deprem bölgelerinde bunların çoğu geldiler. Bütün belediye başkanlarımız orada. Bu arkadaşlar özel jetlerle geldiler. Selfiler çekindiler. Bunlar da biz deprem turisti diyoruz. Ne diyelim başka? Onların başka bir dünyası var böyle. Ama biz hizmet etmeye devam edeceğiz. Onlar böyle yapıyor diye biz hizmetten vazgeçecek halimiz yok” diye konuştu.

    Bakan Özhaseki basın açıklamasının ardından özel bir otelde düzenlenen iftar programına katıldı. 

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-500e-yakin-kirilmamis-fay-hatti-var-ulkemizde/feed/ 0
    Rakamlarla İstanbul! Kentsel dönüşümsüzlük felaket olur https://www.foxtvhaber.com.tr/rakamlarla-istanbul-kentsel-donusumsuzluk-felaket-olur/ https://www.foxtvhaber.com.tr/rakamlarla-istanbul-kentsel-donusumsuzluk-felaket-olur/#respond Fri, 22 Mar 2024 23:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7227
  •    Haber7-ÖZEL

  • Türkiye yerel yöneticilerini belirlemek üzere bir kez daha sandık başına giderken İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesi en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. 6 Şubat depremlerinin ağır yıkımından etkilenen vatandaşlar, 31 Mart yerel seçimlerinde en çok kentsel dönüşüm çalışmalarını ve vaatlerini dikkate alıyor. 31 Mart’a sayılı günler kalırken Haber7 İstanbul özelinde yapı stoğu ve kentsel dönüşüm kapsamında yapılanları inceledi. İşte İstanbul’daki son durum..

    İSTANBUL’UN YAPI STOĞU NE HALDE?

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün verilerine göre İstanbul, yaşlı ve hasar alması öngörülen konut stokuyla dikkati çekiyor. İstanbul’daki her 10 binadan 7’si 20 yaşın üzerinde. Kentte yapım tarihi 2000 yılı ve öncesine ait bu binalarda bulunan konut sayısı ise 3,1 milyon adedi aşıyor. Edinilen bilgilere göre İstanbul’da toplam 1 milyon 300 bin bina bulunurken 20 milyona yaklaşan nüfusa ortalama 6 milyon konut ev sahipliği yapıyor.

    RİSKLİ KONUT SAYISI

    Deprem uzmanlarının verdiği bilgiler doğrultusunda her an 7 ve üzeri şiddetinde depreme hazır olması gereken İstanbul’da, riskli konut sayısı da oldukça fazla. 6 milyon konutun bulunduğu kentte, 600  bin konut ise riskli kategorisinde yer alıyor. Beklenen İstanbul depremine kadar kentsel dönüşüm sürecinin tamamlanmaması durumunda İstanbul bir faciayla karşı karşıya kalabilir. 

    Muhtemel 7,5 ve üzeri bir depremde 13 bin 492 binanın çok ağır, 39 bin 325 binanın ağır, 136 bin 746 binanın orta, 300 bin 963 binanın ise hafif hasar alması bekleniyor.

    Dünyada sağlam yapılar dışında başka bir formülün bulunamadığı deprem konusunda Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür‘ün açıklamalarına göre mevcut durumda yaşanacak olası bir İstanbul depremi felaketle sonuçlanabilir. Naci Görür, beklenen İstanbul depreminde 2,5 milyon insanın ölümle burun buruna kalabileceğini söyledi. 

    İSTANBUL’DAKİ ÇALIŞMALAR

    CHP’li İBB yönetiminin müdahil olmadığı İstanbul genelindeki kentsel dönüşüm çalışmalarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bugüne kadar İstanbul’un 39 ilçesinde 695 bin konutun dönüşüm çalışmaları tamamlandı. Bakanlık tarafından 188 farklı alanda kentsel dönüşüm çalışmaları ise devam ediyor. İstanbul’da kent genelinde şu an 90 binin üzerinde konutun dönüşümü sahada sürüyor.

    İMAMOĞLU 5 YILI HEBA ETTİ

    2019 yılından bu yana İstanbul’da görev yapan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, deprem hazırlıkları kapsamında da kötü bir sınav verdi. Seçilmeden önce İstanbul’un deprem sorununu 5 yılda çözebileceğini iddia eden ve 5 yılda en az 100 bin konut dönüştürme sözü veren Ekrem İmamoğlu, İBB’de reklam bütçesini arttırıp kentsel dönüşüm bütçesini kısarak 5 yılda sadece 5 bin 925 konutun üretimini gerçekleştirebildi. 

    İmamoğlu, geldiğimiz noktada ise Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) Başkan Adayı Murat Kurum‘un kentsel dönüşüm vaatlerine itiraz eder hale geldi. İmamoğlu, Murat Kurum’un 650 bin konut dönüşüm vaadini ‘olmaması gereken‘ bir proje olarak nitelendirdi.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/rakamlarla-istanbul-kentsel-donusumsuzluk-felaket-olur/feed/ 0
    İstanbul’da riskli konutlar yenilenebilir mi? Uzmanlar cevapladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulda-riskli-konutlar-yenilenebilir-mi-uzmanlar-cevapladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulda-riskli-konutlar-yenilenebilir-mi-uzmanlar-cevapladi/#respond Thu, 21 Mar 2024 23:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7144
  • Haber7 – ÖZEL 

  • Türkiye, deprem kuşağında olduğu gerçeğiyle yüz yüze kalmaya devam ederken deprem uzmanlarında sık aralıklarla uyarılar gelmeye devam ediyor. Özellikle de İstanbul’da beklenen olası deprem riski milyonlarca kişi açısından korkuya neden oluyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerine günler kala belediye başkan adaylarının da gündemi deprem. Mevcut İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden şikâyetçi olan İstanbullunun en büyük sorunu ise kentsel dönüşüm çıkmazı.

    15 milyonun yaşadığı mega kente talip olan siyasi partilerin belediye başkan adayları ise vaatlerini bu yönde anlatıyor. İstanbul’u depreme dirençli hale getireceklerini vadeden ve projelerini anlatarak seçmenden oy isteyen 12 adayın, vaatlerin gerçeklik payı seçmenin en çok merak ettiği konulardan biri oldu.

    İstanbul’da riskli konutların yenilenmesi, alternatif finansman kaynaklarının bulunması, mevcut yürütülen çalışmaların yeterliliği ve önümüzdeki süreçlerde neler yapılmalı sorularını Deprem Bilim Uzmanı Dr. Süleyman Basa ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen Haber7’ye cevapladı.



    “TECRÜBELİ BİR İSİMLE İSTANBUL DEPREME DİRENÇLİ BİR KENT OLUR”

    Beklenen Marmara depreminde İstanbul’un riskli iller arasında yer aldığını ifade eden Deprem Bilim Uzmanı Dr. Süleyman Basa, İstanbul’da 800 bine yakın binanın depremde ağır hasar alacağını açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin verilerine göre yapı stokunun 255 bini 1980 öncesi, 1980 ve 2000 arasında yapılan bina sayısı 538 bin civarında olduğunu belirten Süleyman Basa, 2000 ve 2019 arasında da 376 bin bina mevcut olduğunu ve bu rakamların önemini vurguladı. Kentsel dönüşümün ekonomik boyutuna değinen Uzman Dr. Basa, deprem senaryolarında iki ayrı felaket senaryosu olduğunu ve başkan adaylarının bu çalışmalar doğrultusunda projelerini hayata geçirmeleri gerektiğini kaydetti.

     

    Yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm noktasında öneminin altını çizen Deprem Uzmanı,“Belediyenin burada çok önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum. Çünkü binaların imarını veren, elektriğini suyunu bağlayan belediye. İnsanlar bu binaların içinde yaşıyorsa belediyenin verdiği imara güvenerek yaşıyor. O yüzden burada belediyeler ben bu işe karışmıyorum diyemez. İstanbul’un en büyük sorunu deprem ve kentsel dönüşüm. Ulaşımda belki yarım saat beklersiniz, biraz gecikirsiniz ama bu bahsettiğimiz konu can güvenliği. Başkan adayları deprem ile ilgili ciddi vaatler veriyor özellikle Sayın Murat Kurum’un proje yoğunluğu deprem üzerine. Bakanlık tecrübesi ve çalışma hayatı boyunca hep bu alanlarda çalışmış olması ile doğal olarak gündeminde en çok yer verdiği konu deprem oluyor. Sayın İmamoğlu’da, bende çalışmalar yürüttüm diyor. Sadece İstanbul değil, Bursa, Kocaeli, Çanakkale, Balıkesir ve çevre illerdeki adaylarında bu yönde adım atması gerekir. Deprem günü çevre illerin önemini Kahramanmaraş’ta gördük. Bursa tehlikeli. Bursa adaylarının bu yönde çalışmalar yapması şart. Maltepe’de AK Parti’nin bir adayı var Kadem Ekşi. Sismolog kendisi. Deprem konusunu en iyi bilen isimlerden. Siyasi partilerin ilçelere bu şekilde adaylar koyması da çok kıymetli.” ifadelerini kullandı.

     

    “5 YILDA 1,5 MİLYON KONUT YENİLENEBİLİRDİ”

    Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen Haber7’ye yaptığı açıklamalarda, 5 yılda 1,5 milyon konutun güçlendirilebileceğini ve yenilenebileceğini ifade etti. Kentsel Dönüşüm Uzmanı, 5 yılda atılan adımların yetersiz olduğunu ve daha fazla çalışmaların yapılabileceğini ve 5 yıl önce bu konuda uyarılarda bulunduklarını belirtti. İstanbul Belediye Başkan adaylarının vaatlerini, vatandaşa somut bir şekilde açık açık anlatmaları gerektiğini savunan Uzman Mimar Dr. Nihat Şen, bu vaatlerin havada kalmaması gerektiğini söyledi.

    Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen açıklamasında, “Bu vaatler vatandaşa açık açık anlatılmalı. Yıllardır söylüyoruz ancak bizi ciddiye alan yok. Seçilmeden 5 sene önce bu yönde birçok vaat veren aday seçildikten sonra o vaatlerini hatırlamıyor. İstanbul’da 5 yılda en az 1 milyon konutun yenilenebileceğini yaptığımız çalışmalarla destekliyoruz. Belediyeler burada dâhil olacak ki vatandaşta sürece dâhil olsun. Bu süreci yürütebilmek için deneyimli kadroya ihtiyaç var. Bilgi, deneyim, tecrübe gerekiyor. Merkezi hükümete de çok büyük maddi yük getirmeden, maliyetini kendi bünyesinden çıkarabilecek bir kentsel dönüşüm modeliyle bunu başarmak mümkün. 5 yılda 1 milyonun üzerinde konutu güçlendirebilir ve yenileyebilirdik. Önümüzdeki 5 yıllık süre içinde geçerli. Bu işi siyasi terimlerden uzak tutmak gerek. Bu ulusal bir güvenlik problemi. Zaman çok değerli, 5 yıl geçirdik birçok adım atılabilirdi mümkündü. Bir 5 yıl sonra aynı şeyleri ifade etmemeyi diliyorum.” şeklinde konuştu.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulda-riskli-konutlar-yenilenebilir-mi-uzmanlar-cevapladi/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilere güzel haberi duyurdu: ‘Hayırlı olsun’ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-guzel-haberi-duyurdu-hayirli-olsun/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-guzel-haberi-duyurdu-hayirli-olsun/#respond Thu, 21 Mar 2024 22:36:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7139 SON DAKİKA HABERİ… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge katılıyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

    Bugün biliyorsunuz 21 Mart Nevruz Bayramı. Öncelikle Kayseriyle birlikte tüm milletimizin, Nevruz sevincini yaşayan coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Nevruz Bayramı’nı tebrik ediyorum. Orta Asya’dan Balkanlar’a çok geniş bir bölgede yeni umutlarla kutlanan Nevruz’un hayırlara vesile olmasını diliyorum.

    Konumuyla, önemiyle, ürettiği değerlerle, yetiştirdiği büyüklerle dünyada eşi bulunmayan Kayseri’yle ve Kayserili kardeşlerimizle iftihar ediyorum.

    31 MART MESAJI

    Kayseri, 14-28 Mayıs seçimlerinde ahde vefasını bir kez daha gösterdi. Bu seçimde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 65’i aşkın, Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 68’i bulan destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Mayıs seçimleri ülkemizde fırsatını bulduğunda ülkeyi karıştırmaya, milleti ötekileştirmeye hazır bir zihniyetin pusuda beklediğini gösterdi. İnşallah 31 Mart’ta bu milli irade destanını çok daha ileriye taşıyarak demokrasi safımızı biraz daha sıklaştıracağız.

    Kayseri, vesayetten kumpasçılara, terör örgütlerinden darbecilere kadar verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer aldı. Cumhuriyet tarihimizin en iddialı kalkınma programlarından biri olan 2023 hedeflerini de birlikte hayata geçirdik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’nın inşasını birlikte gerçekleştirmek istiyoruz.

    “Ülkeyi karıştırmaya, milleti ötekileştirmeye çalışan zihniyet pusuda bekliyor.

    ALANDAKİ KİŞİ SAYISINI AÇIKLADI

    Bugünkü toplantıda meydanda 75 bin kişi var. 

    Bir sanayi, ticaret, tarım vahası kurmayı başaran Kayserili kardeşlerim pek çok şehrimize de ilham kaynağı oldu. Bugün Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamı üretip ihraç edebiliyorsa bunda Kayseri’nin yaptığı öncülüğün çok büyük payı vardır. Bugün insanlarımız ticaret yapmak için ülkemizin ve dünyanın dört bir yanını arşınlıyorsa bunda Kayseri’nin büyük payı vardır. Biz de Kayseri’den aldığımız ilhamla her alanda tarihi değiştirecek işler yaptık, yapmayı sürdürüyoruz. Türkiye’yi Cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi, ekonomik, askeri, sosyal seviyesine çıkardık. Bir yandan asırlık ihmallerle biriken altyapı eksikliklerimizi tamamladık, diğer yandan milletimizi hak ve özgürlük özlemleriyle buluşturduk.

    “21 YILDA TÜRKİYE’Yİ 3 KAT BÜYÜTMEYİ BAŞARDIK”

    Son 21 yılda Türkiye’yi 3 kat büyütmeyi başardık. Şimdi amacımız önümüzdeki dönemde ülkemizi 2 kat daha büyütmek.

    Tabii hayat dikensiz bir gül bahçesi değil, insanın olduğu gibi milletlerin de önüne inişler ve çıkışlar, fırsatlar ve tehditler, imkanlar ve hesapta olmayan felaketler çıkabiliyor. Son dönemde milletçe başımıza gelen felaketlerden en büyüğü 6 Şubat depremleriydi. Bu depremler Kayseri’mizin de bir bölümünü etkiledi. Hamdolsun şehrimizde can kaybı olmadı ama hasar gören, yıkılan binalarımız vardı. Tabii asıl kayıp Maraş’ın, Malatya’sına, Gaziantep’in, Adıyaman’ın ve Kayseri’nin çevresinde Hatay gibi daha aşağısında yaşandı. Bu vesileyle depremde yitirdiğimiz 53 bin vatandaşımızı bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Depremle yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışıyoruz. İnşasını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiğimiz konut sayısı 80 bine yaklaştı. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine tamamlıyoruz.

    Caddeleriyle, meydanlarıyla, tarihi ve kültürel mekanlarıyla üretimi ve istihdamı destekleyecek altyapılarıyla, deprem şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak şekilde ihya ediyoruz.

    ENFLASYON MESAJI

    Bu arada en büyük mücadeleyi enflasyona ve hayat pahalılığını köpürten anlayışa karşı veriyoruz. Çalışanlarımızın emeklilerimizin gelirlerini yüksek enflasyona karşı korumakta görevliyiz. Bunu yalan yanlış rakamlarla kimseyi kandırarak değil pastayı daha da büyüterek yapacağız. Yılın ikinci kısmından sonra enflasyon düşüşe geçecek. İnsanımızın refah seviyesini eskisinin de yukarısına çıkaracağız.

    EMEKLİLERE MÜJDELİ HABER

    Emeklilerimize güzel bir haber vermek istiyorum. Biliyorsunuz ilk kez 2017’de emeklilerimize banka promosyonu ödenmesi uygulamasını başlatmıştık. 

    Kamu bankalarımız bu yıl promosyonları alınan maaşı 8 bin ile 12 bin lira arasında belirledi. Diğer bankaların da katılacağına inanıyorum. Emeklilerimiz maaşlarını aldıkları yerlerden bu ödemeleri alabilecekler.

    Yeni promosyon rakamlarının emeklilerimize hayırlı olsun demek istiyorum.  

    Açık konuşmak gerekirse ülkemizde Cumhur İttifakı’ndan başka bunu yapabilecek bir başka siyasi irade de yoktur. Memleket, muhalefetin eline kalsa bırakınız maaşların yükselmesini mevcut maaşları bile geçmişte olduğu gibi ödeyemezler. Muhalefetin halini görüyorsunuz.

    “PARA SAYMA GÖRÜNTÜLERİNİN İZAHINI HALA YAPAMADILAR”

    CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin durumu işte tam böyle. Milletimizle birlikte kendilerini destekleyen vatandaşlarımızı da defalarca hayal kırıklığına uğrattılar. Milyonlarca insanımız yıllardır bir umutla gidip CHP’ye oy verdi. Ama sadece seçimleri değil, umutlarını da kaybetti. Vatandaş bırakın şehirlerinde yeni yatırımlar görmeyi, mevcut hizmetlerin sorunsuz işlemesine bile hasret kaldı. Çünkü CHP yönetimi, sadece beceriksizlerden, sadece kifayetsizlerden değil, aynı zamanda kendini geliştirme yönünde hiçbir çabası olmayan tembellerden oluşuyor.

    Onların gündemi başka. Parti içi iktidar kavgaları kendilerini ilgilendirir. Ama deste deste para sayma görüntülerinin izahını hala yapamadılar. Çıkıp olayı dürüstçe açıklamak yerine sağa sola saldırarak, çirkinleşerek, kabalaşarak skandalı örtbas edeceklerini zannediyorlar. 

    Seçim kazanmak için kendi akıllarınca birileriyle demleniyorlar. Ama orada da durum pek parlak gözükmüyor. Bu partinin tabanı iradelerinin işportada pazarlanır gibi hangi bedeller karşılığı olduğu bilinmeden CHP’ye peşkeş çekilmesinden rahatsız. CHP’li yöneticiler tarafından tercihlerinden dolayı sürekli hareket edilmeyi, ayrımcılığa, ırkçılığa maruz kalmayı da içlerine sindiremiyorlar.

    “BUNUN ADI ZÜBÜK SİYASETİDİR”

    Belediyelerini yönettikleri şehirleri yakın zamanda bekleyen en büyük tehlike, deprem olmasına rağmen bunlar ellerindeki kaynakları bambaşka yerlerde kullanıyorlar. Karşımızda projesi olmamakla, yol yapamamakla, tünel kazmamakla, köprü inşa etmemekle, yeşili artırmamakla övünen bir zihniyet var. Türkiye eser ve hizmet siyasetinden sonra yeni bir siyaset anlayışıyla karşı karşıya. Bunun adı zübük siyasetidir. Herkese duymak istediğini söyleyen ama kendi ihtirasları dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen bu zihniyet ülkemizin en büyük talihsizliğidir.

    Biz Bay Kemal’in vizyonsuzluğuna tahammül edemezken başımıza daha beterleri, daha çapsızları, daha ilkesizleri musallat oldu. Hani beterin beteri vardır derler ya, muhalefetin çapı ve kalitesi konusunda ülkemiz tam da böyle bir kısır döngüye girmiştir. Biliyorsunuz daha şimdiden seçimlerin ardından muhalefet tarafından uzaktan değişim arayışları başladı.

    Böyle giderse 31 Mart’tan sonra muhalefet cenahında yeni bir meydan muharebesi yaşanacağı anlaşılıyor. İnşallah bu sefer gelenin gideni aratmadığı bir tabloyla karşılaşırız. Biz muhalefetin köklü değişimlerle kendini yenileyerek ülkemiz adına umut verici yeni bir dönemin kapılarının aralanmasını temenni ediyoruz. Bunun için önce 31 Mart’taki dersi sağlam tutmak gerekir. 31 Mart’ta bunlara gittikleri yolun yol olmadığını göstermemiz lazım. Kayseri’nin bu konuda öncülüğü kimseye bırakmayacağına inanıyorum.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-guzel-haberi-duyurdu-hayirli-olsun/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiç kimse bu skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-bu-skandali-uc-maymunu-oynayarak-gecistiremez/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-bu-skandali-uc-maymunu-oynayarak-gecistiremez/#respond Wed, 20 Mar 2024 23:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7049 Yerel seçimlere az bir süre kala yoğun miting programına devam eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Burdur’da düzenlediği mitingte vatandaşlara hitap etti. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öne çıkan açıklamaları şu şekilde;

    “Burdur’a kalbimizi verdik. Ahde vefanızdan, coşkunuzdan, hayır dualarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Az önce Isparta’da idik. Orada da çok büyük bir sevgi seli ile karşılandık.

    Bizim Burdur’a bir şükran borcumuz var. Önce o borcu ödemek istiyorum. 14-28 Mayıs seçimlerinde Burdur bizi yine yalnız bırakmadı. Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 52,6; cumhurbaşkanlığında yüzde 56 oy oranında destek veren Burdurlu kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

    “TÜRKİYE YÜZYILI ŞEHİRLERİ İÇİN HAZIR MIYIZ?”

    31 Mart seçimlerine 10 gün kaldı. 10 gün sonra sandık bir kez daha önümüze gelecek. Yerelde tercih yapacaksınız. 31 Mart’ta Burdur gerçek belediyecilikten, eser ve hizmet siyasetinden yana tavır alacak. Burdur, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? Karalı mıyız? Gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz?

    ALANDAKİ İNSAN SAYISINI AÇIKLADI

    Şu anda alanda 40 bin kişi var. Aşkınız daim olsun coşkunuz sandıklara dolsun.

    Önümüzde yeni bir sınav daha var. Bundan 10 gün sonra sandık bir kez daha önümüze gelecek. Kimler, hangi zihniyet tarafından yönetileceğinizin tercihini yapacaksınız. 

    “KARDEŞLERİMİZ BU RAMAZAN’I ACI İÇİNDE GEÇİRİYOR”

    Gazze’den Suriye’ye Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazan’ı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor.

    Türkiye hamdolsun istikrar adası olarak yükselmektedir. Esnafımız her sabah dükkanını gönül zuhuruyla açıyor, çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor, sanayicimiz, tüccarımız iş dünyamız, turizmcimiz geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretim, okullarımızda eğitim hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor.

    Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz. Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabii ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz.

    Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var.

    Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesek de istemesek de bizler de etkileniyoruz.

    Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız, emeklilerimizden gelen serzenişlere kulak tıkamıyoruz.

    Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor.

    Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce yaşanan ve 53.000’den fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz.

    Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ediyoruz.

    Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız.

    Amacımız, kalıcı refah artışını sağlamak. Bunun için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmemiz gerekiyor. Daha önce bunu nasıl yaptıysak, yine başaracağız.

    EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYELERİ NE ZAMAN HESAPLARDA OLACAK?

    Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini, Nisan ayının ilk haftasında hesaplara yatırıyoruz.

    Devletimizin imkanları büyüdükçe, geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız.

    Depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Deprem bize de vatandaşlarımızı konteynırdan kurtarıp evlerine yerleştirmektir.

    Devletimizin imkanları büyüdükçe, geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız.

    “BU SKANDAL ÜÇ MAYMUNU OYNAYARAK GEÇİŞTİRİLMEZ”

    (CHP’nin para sayma görüntüleri)

    Deste deste paralarla yapılan kuleleri hepiniz izlediniz. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi başkanları dahil herkes başka telden çalıyor.

    Ortalıkta meşhur hesap uzmanı yok. Ankara’da bir ofis tutmuş orada çalışıyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğim çıktı mı? 

    Hiç kimse bu skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez. 

    Çantalar dolusu bu paraların kimden alındığı, nerelerde harcandığı açıklanmak zorundadır.

    ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘DARBE’ SÖZLERİNE TEPKİ

    Özgür Efendi bıraksın darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. İBB Başkanını da yanına alsın Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin.

    BURDUR’A 60 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

    Sadece işimize bakıyoruz işimize odaklanıyoruz. Hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık.

    Eğitimde 1362 adet yeni derslik inşa ettik, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda 9.172 kişi kapasiteli Yüksek Öğrenim yurt binaları açtık. 31 Spor Tesisi yaptık.

    Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza Şehit yakınlarımıza yaşlılarımıza engellilerimize bir buçuk milyar liralık kaynak aktardık.

    KAYNAK: AA, HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-bu-skandali-uc-maymunu-oynayarak-gecistiremez/feed/ 0
    Erdoğan, ‘altından kalkmamız zor olacaktır’ diyerek uyardı: Acele etmeliyiz! https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz-2/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6944 SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı.

    Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin kardeşimizi rahmetle yad ediyoruz. Rabbim hepsini cennetiyle müşerref eylesin diyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak yardım ve yeniden inşa çalışmalarını yöneten kamu çalışanlarına teşekkür ediyorum.

    Taşınmadan kiraya, geçici barınmaya kadar 115 milyarlık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremde hayatını kaybedenleri geriye getirmeyiz ama onun dışında her alanda elimizi taşın altına koyduk.

    “30 BİN 723 VATANDAŞIMIZ DAHA EVLERİNE KAVUŞTU”

    Geçtiğimiz ayın başlarında 46 bin konut ve köy evinin anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz.

    Deprem bölgesinin ve depremzedelerin yaralarının sarılması için gece gündüz çalıştık. Şehirleri yeni baştan tasarlıyoruz. Deprem bölgesini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.

    Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın hiçbir gündemin bizi deprem bölgesi ile ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz.

    Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.

    İSTANBUL MESAJI!

    Türkiye 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar atmıştır. Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek, şehirleri dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. Ülkemizin konut stokunun kayda değer bölümünü yeniledi. TOKİ ile 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde inşa ettik. Hala dönüştürmemiz gereken çok bina var. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 99 öncesinde yapılanlar olduğunu görüyoruz. Yıkıma uğrayan yeni binaların ise teknik eksiklik nedeniyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem hazırlıklarımızı bitirmemizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. İstanbul gibi yerlerde böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirleri yeniden inşa etmek, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. Canların bedeli olmayacaktır. 

    Yarısı bizden kampanyasıyla bu doğrultuda önemli adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmaların bitmesiyle daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız

    “HALA DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKEN PEK ÇOK BİNA VAR”

    Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak ekonomi programını sabote etmek için çalışanlar var, onları da yakından takip ediyoruz. Şehirlerimizi depreme hazırlamakta acele etmeliyiz. Hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var. Deprem maalesef  bizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. 

    “DEPREM, SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”

    Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur.

    Önümüzdeki dönem hem deprem şehirlerimizi hem aynı tehditle yüz yüze olan şehirleri dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz-2/feed/ 0
    Türkiye genelinde 76 bin konut sahibini bulacak https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-genelinde-76-bin-konut-sahibini-bulacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-genelinde-76-bin-konut-sahibini-bulacak/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6940 Özhaseki, Akasya Mahallesi 500 Konutlar Rezerv Alanı’nda düzenlenen, Antakya, Defne, İskenderun ve Kırıkhan ilçelerinde 5 bin 807 bağımsız birimin toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bugün atacakları temellerin ve yapacakları açılışların Hatay’a hayırlı olmasını diledi.

    Hatay’ın hoşgörü şehri ve adeta açık hava müzesi gibi bir yer olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Ne kadar hizmet etsek az diye düşünüyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim özel meselem’ demişti. Depremden sonra da Hatay, tüm milletin ve bizim meselemiz, inşallah ayağa kaldırmak için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç endişeniz olmasın. Bugün burada tam 5 bin 807 konutun temelini atıyoruz. İskenderun’da 2 millet bahçemiz var, onların açılışını yapacağız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla 3 bin 614 hazırlanmış olan konutlarımızı hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

    Bakan Özhaseki, iktidarları döneminde gerek genelde, gerekse yerelde hep eser siyasetini öncelediklerini dile getirdi.

    Şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yöneticilerin, özellikle de yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

    “Eğer bir beldede, ilçede, ilde, büyükşehirde ufuklu insanlar varsa, siyasi hesapları bir tarafta bırakıp, şehrini geleceğe taşımaya çalışıyorlarsa, hedef koyup o hedef uğrunda gayret ediyorlarsa, o şehirlerin geleceği aydınlık, ama yerel yöneticilerin kafaları ellerdeyse, bir sürü şeytani hesaplarla uğraşıyorlarsa, ‘ben nasıl ederim de bir daha gelirim, nasıl ederim de iş başını kurtarırım, onun mu ayağını kaydırayım, öbürüne mi bir şey yapayım’ diye çabalıyorlarsa Cenabıallah da ayaklarına dolaştırıyor. Demek ki iyi niyet her işin başı. Ben nihayetinde 5 dönem Kayseri’de üst üste seçilerek hizmet etmiş bir kardeşinizim ve şunu gördüm 20 küsur yıllık belediyeciliğimde; siz eğer iyi niyetle yola çıkıyorsanız, gayret ediyorsanız, uğraşıyorsanız, halkın duasını almak için gece gündüz demeden fedakarca, iyi niyetle, hiç menfaat olmaksızın gayret ediyorsanız, emin olun Cenabıallah tutan eliniz oluyor, gören gözünüz oluyor, yürüyen ayağınız oluyor. Eğer niyeti bozarsanız, işler kötü gidiyor. Benim bu sözlerimden sizler arif insanlarsınız, ne demek istediğimi de çok iyi anlarsınız diye düşünüyorum.”

    Bakanlık olarak Hatay’ı önemsedikleri için buraya çok büyük yatırımlarının olduğunu anlatan Özhaseki, kente geçmişte, depreme kadar 74 milyar liralık, depremden sonra da şu anda tam 224 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.

    “HATAY’I AYAĞA KALDIRMAK İÇİN HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMAYACAĞIZ”

    Yatırımlara bundan sonra da devam edeceklerinin vurgulayan Özhaseki, “Yaralar sarılıncaya kadar, bütün hak sahibi kardeşlerimiz ‘evet hakkımızı aldık, sizden Allah razı olsun’ deyinceye kadar buralardayız ve sonuna kadar da hizmet etmeye devam edeceğiz. Hatay’ı ayağa kaldırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Kabinemizde en önemli gündem maddesi emin olun deprem bölgeleri ve Hatay.” ifadesini kullandı.

    Depremlerden zarar gören il sayısının 18 olduğunu hatırlatan Özhaseki, 14 milyon insanın da bundan etkilendiğini anlattı.

    Özhaseki, 680 bin konutun, 170 bin de iş yerinin yerle bir olduğu depremde, maddi zararın 104 milyar dolar olduğunu belirtti.

    “HATAY’DA 144 BİN 611 BAĞIMSIZ BİRİMİN İNŞASI DEVAM EDİYOR”

    Afetin ardından AK Parti’li belediyeleri Hatay’da görevlendirdiklerini anımsatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Elhamdülillah bizler hep burada iş başındaydık. Gayret ediyorduk. Bunu ‘asrın dayanışmasına’ dönüştürdük. Bundan da son derece mutluyuz, vicdanen müsterihiz ama nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman arkasında 20 kamerayla gezen adamlar, belediye başkanları arada bir geldiler, bir iki çadırın önünde durdular, ‘selfie’ler çekildiler, sonra da bırakıp gittiler. Onlar da deprem turistiydi. Allah onların da iyiliklerini versin. Millet bunları görüyor, 31 Mart’ta da zaten bunların hesabını soracak.”

    Depremin ardından 1 saniye bile boş durmadıklarını dile getiren Özhaseki, “Şu an 307 bin konutumuzun inşaatı yoluna girdi. Başladı, devam ediyor, bitmek üzere vesaire. Bugün çekilecek kuralarla 76 bin konutumuzu Türkiye genelinde dağıtmış olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin konutu vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

    Mehmet Özhaseki, Hatay’a yönelik çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Şu an Hatay’da 144 bin 611 bağımsız birimin inşası devam ediyor. Eksik kalırsa yine yapacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın. Çok kısa sürede de yapıyoruz. Bugün yine Hatay’da 3 bin 614 konutumuzu da teslim edeceğiz. Ayrıca Antakya, Defne, Kırıkhan, İskenderun ve ihtiyacı olan bazı ilçelerimizin de altyapısı için İller Bankamız tam 12 milyar lira ayırdı. Bunu da buraya harcayacağız, burada bırakacağız. Hiçbir şekilde belediyelerimizi de asla borçlandırmayacağız.”

    Kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte hareket ettiklerini anlatan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde hizmet etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

    Özhaseki, törende 5 bin 807 bağımsız birimin temelini atacaklarını belirterek, “Biz çalışıyoruz, gayret ediyoruz, dertleniyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah sonucunda da sizlere hakları teslim edip buradan ayrılacağız. Sizlere hakkını teslim edinceye, hak sahibi kardeşlerimizin hepsi bize dönüp ‘Allah sizden razı olsun’ deyinceye kadar hep buralardayız, endişeniz olmasın. Gitmeye de hiç niyetimiz yok, bu işleri bitireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    “HATSU, YEREL YÖNETİCİLER ORTADA YOK”

    Yerel yönetimlerle işbirliğinin önemini vurgulayan Özhaseki, şunları paylaştı:

    “İki eliniz, kanadınız beraber olduğunda iş yapılıyor. Biz bir taraftan Reyhanlı’da su işleriyle uğraşıyoruz, 16 yerde İller Bankamız uğraşıyor. Bunların tamamı aslında HATSU’nun işi. HATSU, yerel yöneticiler ortada yok. Bu kadar güzel faaliyetler oluyor ama ne yazık ki üzülerek söylüyorum bir yerel yönetici bile yok. Keşke beraber olabilseydik, çünkü birlikten rahmet, iyilik doğar ama birlik olunmazsa, siz iş yaparken birileri arkanızdan konuşur devam ederse, işinize mani olmaya çalışırsa oradan da çok hayırlı bir sonuç çıkmaz. Bu vesileyle sizlerin de 31 Mart’ta en doğru tercihle, Mehmet Öntürk kardeşimizin liderliğinde, ilçelerimizde bizimle kol kola girecek arkadaşlarımıza destek vererek elimizi, kolumuzu güçlendirip daha şevkli vaziyette iş yapmamızı sağlayacağınızı düşünüyorum.”

    DİĞER KONUŞMACILAR

    Hatay Valisi Mustafa Masatlı da temeli atılan bağımsız birimin hayırlı olması temennisinde bulunarak, dayanışmayla her zorluğun üstesinden gelineceğini belirtti.

    AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ise 6 Şubat 2023 depremlerinin ilk anından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ve bakanlıkların yoğun çabasıyla Hatay’ı hızlı bir şekilde toparladıklarını söyledi.

    Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut ve Emlak Konut Genel Müdürü Cengiz Erdem’in de katıldığı törende, Bakan Özhaseki ve beraberindekiler temel atma butonuna bastı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-genelinde-76-bin-konut-sahibini-bulacak/feed/ 0
    Erdoğan, ‘altından kalkmamız zor olacaktır’ diyerek uyardı: Acele etmeliyiz! https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:12:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6938 SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne canlı bağlantı ile katılıyor.

    Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 53 bin kardeşimizi rahmetle yad ediyoruz. Rabbim hepsini cennetiyle müşerref eylesin diyorum. Depremin ardından aylar boyunca bölgede kalarak yardım ve yeniden inşa çalışmalarını yöneten kamu çalışanlarına teşekkür ediyorum.

    Taşınmadan kiraya, geçici barınmaya kadar 115 milyarlık bir kaynakla 2 milyon kişiye ulaştık. Depremde hayatını kaybedenleri geriye getirmeyiz ama onun dışında her alanda elimizi taşın altına koyduk.

    “30 BİN 723 VATANDAŞIMIZ DAHA EVLERİNE KAVUŞTU”

    Geçtiğimiz ayın başlarında 46 bin konut ve köy evinin anahtarlarını teslim etmiştik. Bugün de 30 bin 723 vatandaşımızı daha evlerine kavuşturuyoruz.

    Deprem bölgesinin ve depremzedelerin yaralarının sarılması için gece gündüz çalıştık. Şehirleri yeni baştan tasarlıyoruz. Deprem bölgesini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.

    Ülkede ve dünyada ne yaşanırsa yaşansın hiçbir gündemin bizi deprem bölgesi ile ilgili programımızdan uzaklaştırmasına izin vermiyoruz.

    Ekonomi programımızı zor şartlarda uygulamayı sürdürüyoruz. Seçim sonrası için felaket senaryosu yazanlar var. Onları da yakından takip ediyoruz. Bunların hiçbiri deprem bölgemizi ayağa kaldırmanın önüne geçemiyor. İnşallah bu badireyi de geride bırakacağız.

    İSTANBUL MESAJI!

    Türkiye 1999 depreminin ardından bu felakete karşı hazırlık için önemli bazı adımlar atmıştır. Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek, şehirleri dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. Ülkemizin konut stokunun kayda değer bölümünü yeniledi. TOKİ ile 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde inşa ettik. Hala dönüştürmemiz gereken çok bina var. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 99 öncesinde yapılanlar olduğunu görüyoruz. Yıkıma uğrayan yeni binaların ise teknik eksiklik nedeniyle bu akıbete maruz kaldığı anlaşılıyor. Deprem hazırlıklarımızı bitirmemizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. İstanbul gibi yerlerde böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirleri yeniden inşa etmek, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. Canların bedeli olmayacaktır. 

    Yarısı bizden kampanyasıyla bu doğrultuda önemli adım attık. Deprem bölgesindeki çalışmaların bitmesiyle daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız

    “HALA DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKEN PEK ÇOK BİNA VAR”

    Seçim sonrası için felaket senaryoları yazarak ekonomi programını sabote etmek için çalışanlar var, onları da yakından takip ediyoruz. Şehirlerimizi depreme hazırlamakta acele etmeliyiz. Hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var. Deprem maalesef  bizi beklemiyor. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz. 

    “DEPREM, SİYASET ÜSTÜ BİR KONUDUR”

    Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur.

    Önümüzdeki dönem hem deprem şehirlerimizi hem aynı tehditle yüz yüze olan şehirleri dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-altindan-kalkmamiz-zor-olacaktir-diyerek-uyardi-acele-etmeliyiz/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 2024’te inşa edilecek konut sayısını açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-2024te-insa-edilecek-konut-sayisini-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-2024te-insa-edilecek-konut-sayisini-acikladi/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6764 Malatya’da yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımı ile gerçekleştirildi.

    Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, merkezi idare ile yerel yönetimlerin bir arada uyum içerisinde çalışması neticesinde önemli işler başarıldığını belirterek, “Bundan sonra da aynı anlayışla inşallah el ele, gönül gönüle Türkiye yüzyılında gerçek belediyeciliği uygulamaya devam edeceğiz.” dedi.

    DEPREM BÖLGESİNE BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR LİRA ÖDENEK

    Konuşmasında deprem bölgelerinde devam eden çalışmalara ilişkin bilgiler de paylaşan Yılmaz, “11 ilimizi, 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem yaşadık. Bazı ülkelerden daha büyük bir yüzölçümü ve nüfusu ifade ediyor. Malatya’da ve diğer illerimizde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, geriye kalanlara sabırlar diliyorum. Bizlere düşen depremin yaralarını sarmak, depremlerden etkilenen illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk andan itibaren bu gayret içerisinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen yıl merkez idareden deprem bölgelerine 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden 1 trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Bu kapsamda neler yapıyoruz; öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi. Şimdi kalıcı konutları bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Malatya’da 17 Şubat’ta 6 bin 181 konutun kurası çekildi, 18 bin konutun yapımı ise devam ediyor. Ayrıca Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kaynağı aktarmış durumdayız. Çok sayıda vatandaşımız da konteynerlerde çeşitli hizmetlerden istifade ediyorlar. İnşallah en kısa sürede kalıcı konutlarına kavuşacaklar” şeklinde konuştu.

    “DEPREM BÖLGELERİNE CİDDİ MANADA YATIRIM YAPIYORUZ”

    Malatya’nın deprem öncesinden daha güzel bir şehre dönüştürüleceğini kaydeden Yılmaz, “Yakın bir gelecekte cumhurbaşkanımız bir kez daha kura çekimi gerçekleştirecek, Malatya’mızda bin civarında hak sahibi çekilecek kura ile konutlarına kavuşacak. Konutlarla yetinmiyoruz, bir taraftan da altyapıyı ihya ve imar ediyoruz. Deprem bölgesinde altyapıya ciddi manada yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil. Üçüncü bir başlık olarak ekonomik ve sosyal hayatı canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya eskisinden daha iyi bir hale gelecektir. Bir süre sonra deprem öncesinde daha fazla nüfus, daha fazla güçlü ekonomik yapıya deprem bölgeleri kavuşacaktır. Bir taraftan da geleceğe çok fazla dirençli hazırlanmış olacaklar. Türkiye’nin diğer bölgelerinden çok daha güvenli bir şekilde yaşama ve çalışma ortamının olduğu şehirler haline dönüştürüyoruz.” diye konuştu.

    Yılmaz, 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti Malatya Büyükşehir Belediyesi Başkanı adayı Sami Er’in, belediyecilik tecrübesine sahip ve seçimlere hazır olduğunu söyledi.

    Yapılan yatırımlardan emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, Malatya’nın eskisinden daha iyi olacağını sözlerine ekledi.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan hizmetlerin toplu açılışı gerçekleştirildi.

    Yapılan konuşmaların ardından Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan hizmetler ile Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-2024te-insa-edilecek-konut-sayisini-acikladi/feed/ 0
    Naci Görür’den büyük İstanbul depremi çıkışı! Riskli bölgeleri açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-riskli-bolgeleri-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-riskli-bolgeleri-acikladi/#respond Sun, 17 Mar 2024 23:00:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6733

    CHP ve İYİ Parti’nin teklifini ilk kez açıkladı! Naci Görür’den dikkat çeken Murat Kurum sözleri

    Prof. Dr. Naci Görür, CNN Türk‘te ekranlarında olası İstanbul depremine ilişkin konuştu. 

    6 Şubat depremlerinden çok daha fazla can kaybının yaşanabileceğini belirten Görür, “2. Boğaz Köprüsü’nü düşünün, harita üzerinde onun yerini belirleyin ve ona paralel doğu-batı bir çizgi çizin, onun güneyinde kalan alanlar 1999 depreminde hissettiklerinden çok daha fazla katbekat hissedeceklerdir.” dedi.

    İstanbul’un risk altında olan bölgelerini de açıklayan Görür’ün açıklaması ise şu şekilde;

    “İSTANBUL’DA DOĞRU ŞEYLER YAPILDI AMA YETERLİ DEĞİL”

    Şimdi bu konuyu mümkün olduğunca uygun yerlerde, uygun şekilde dile getirmeye çalışıyoruz. 1999 Gölcük Depremi olduktan sonra Marmara Denizi ve Marmara Bölgesi tehdit altına girdi. O zamandan beri Marmara’ya ve İstanbul’a, Marmara Bölgesi’ne dikkat edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Tabii insanlar yani insani duygularla elbette endişe edebilirler.

    Yani İstanbul’da çok şeyler yapıldı doğru. Bunu belediyeler yaptı, hükümet yaptı belli ölçüde halk yaptı ama bu yapılanlar yeterli değil. Bir an önce İstanbul’u planlı programlı, devletiyle, belediyesiyle, vatandaşıyla, omuz omuza, kol kola gönül birliğiyle depreme hazırlamamız gerekli. Aksi halde çok üzüleceğiz demektir.

    “ZAMAN İŞİNİ BİLMİYORUZ AMA…”

    Şimdi kentsel dönüşüm denilince, deprem odaklı kentsel dönüşümden bahsetmek lazım. Bir kenti depreme hazırlamak demek sadece yapı stokuyla olmaz.  İstanbul’u depreme hazırlamak için önce yönetimi, halkı, alt yapıyı, yapı stokunu, ekosistem, çevreyi ve ekonomiyi deprem dirençli yapacaksın. 

    Bu zaman işini bilmiyoruz. Bu konuda yapılan yayınlar var. Son revize yayına göre de bilim dünyasının kabul ettiği yöntemleri uygulayarak ciddi bir dergide yayınlayarak diyorlar ki; Marmara Bölgesi’nde her an olmak kaydıyla, 1999’dan itibaren her an olmak kaydıyla önümüzdeki 30 yıl içinde, olma olasılığı yüzde 47. Bu çok yüksek bir şey. 30 yıl içinde dediklerine göre, biz 24. yıl içerisindeyiz, dolayısıyla zararın neresinden dönülürse kardır. Bir insanımız bile hayatını kaybetmesi bizim için önemlidir.

    İSTANBUL’DA RİSK ALTINDA OLAN BÖLGELER

    6 Şubat 2023 depremlerinin 11 ilde bizim gördüğümüz can kaybından, mal kaybından çok daha fazlasını İstanbul depreminde kaybederiz.. 

    2. Boğaz Köprüsü’nü düşünün, harita üzerinde onun yerini belirleyin ve ona paralel doğu-batı bir çizgi çizin, onun güneyinde kalan alanlar 1999 depreminde hissettiklerinden çok daha fazla katbekat hissedeceklerdir. Kuzeyinde kalan alanlar da daha az hissedeceklerdir. Bu çizgi bir anlamda hasar durumunu yansıtıyor olabilir. 

    Ve yine daha özelleştirirsek; Avrupa Yakası’nda zemin Anadolu Yakası’na oranla daha kötü olduğundan Avrupa Yakası daha fazla hasar görecektir. Asya Yakası göreceli daha az hasar görecektir. Özellikle her iki yakada da kıyıya yakın yerler, doldu alanları, kötü zemin yerleri, vadiler diğer yerlere oranla daha fazla hasar göreceklerdir.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-riskli-bolgeleri-acikladi/feed/ 0
    Naci Görür’den büyük İstanbul depremi çıkışı! Çok riskli bölgeleri açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-cok-riskli-bolgeleri-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-cok-riskli-bolgeleri-acikladi/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:00:23 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6720

    CHP ve İYİ Parti’nin teklifini ilk kez açıkladı! Naci Görür’den dikkat çeken Murat Kurum sözleri

    Prof. Dr. Naci Görür, CNN Türk‘te ekranlarında olası İstanbul depremine ilişkin konuştu. 

    6 Şubat depremlerinden çok daha fazla can kaybının yaşanabileceğini belirten Görür, “2. Boğaz Köprüsü’nü düşünün, harita üzerinde onun yerini belirleyin ve ona paralel doğu-batı bir çizgi çizin, onun güneyinde kalan alanlar 1999 depreminde hissettiklerinden çok daha fazla katbekat hissedeceklerdir.” dedi.

    İstanbul’un risk altında olan bölgelerini de açıklayan Görür’ün açıklaması ise şu şekilde;

    “İSTANBUL’DA DOĞRU ŞEYLER YAPILDI AMA YETERLİ DEĞİL”

    Şimdi bu konuyu mümkün olduğunca uygun yerlerde, uygun şekilde dile getirmeye çalışıyoruz. 1999 Gölcük Depremi olduktan sonra Marmara Denizi ve Marmara Bölgesi tehdit altına girdi. O zamandan beri Marmara’ya ve İstanbul’a, Marmara Bölgesi’ne dikkat edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Tabii insanlar yani insani duygularla elbette endişe edebilirler.

    Yani İstanbul’da çok şeyler yapıldı doğru. Bunu belediyeler yaptı, hükümet yaptı belli ölçüde halk yaptı ama bu yapılanlar yeterli değil. Bir an önce İstanbul’u planlı programlı, devletiyle, belediyesiyle, vatandaşıyla, omuz omuza, kol kola gönül birliğiyle depreme hazırlamamız gerekli. Aksi halde çok üzüleceğiz demektir.

    “ZAMAN İŞİNİ BİLMİYORUZ AMA…”

    Şimdi kentsel dönüşüm denilince, deprem odaklı kentsel dönüşümden bahsetmek lazım. Bir kenti depreme hazırlamak demek sadece yapı stokuyla olmaz.  İstanbul’u depreme hazırlamak için önce yönetimi, halkı, alt yapıyı, yapı stokunu, ekosistem, çevreyi ve ekonomiyi deprem dirençli yapacaksın. 

    Bu zaman işini bilmiyoruz. Bu konuda yapılan yayınlar var. Son revize yayına göre de bilim dünyasının kabul ettiği yöntemleri uygulayarak ciddi bir dergide yayınlayarak diyorlar ki; Marmara Bölgesi’nde her an olmak kaydıyla, 1999’dan itibaren her an olmak kaydıyla önümüzdeki 30 yıl içinde, olma olasılığı yüzde 47. Bu çok yüksek bir şey. 30 yıl içinde dediklerine göre, biz 24. yıl içerisindeyiz, dolayısıyla zararın neresinden dönülürse kardır. Bir insanımız bile hayatını kaybetmesi bizim için önemlidir.

    İSTANBUL’DA RİSK ALTINDA OLAN BÖLGELER

    6 Şubat 2023 depremlerinin 11 ilde bizim gördüğümüz can kaybından, mal kaybından çok daha fazlasını İstanbul depreminde kaybederiz.. 

    2. Boğaz Köprüsü’nü düşünün, harita üzerinde onun yerini belirleyin ve ona paralel doğu-batı bir çizgi çizin, onun güneyinde kalan alanlar 1999 depreminde hissettiklerinden çok daha fazla katbekat hissedeceklerdir. Kuzeyinde kalan alanlar da daha az hissedeceklerdir. Bu çizgi bir anlamda hasar durumunu yansıtıyor olabilir. 

    Ve yine daha özelleştirirsek; Avrupa Yakası’nda zemin Anadolu Yakası’na oranla daha kötü olduğundan Avrupa Yakası daha fazla hasar görecektir. Asya Yakası göreceli daha az hasar görecektir. Özellikle her iki yakada da kıyıya yakın yerler, doldu alanları, kötü zemin yerleri, vadiler diğer yerlere oranla daha fazla hasar göreceklerdir.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-buyuk-istanbul-depremi-cikisi-cok-riskli-bolgeleri-acikladi/feed/ 0
    Bakan Özhaseki’den açıklama: Bütün hazırlıkları yaptık https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-aciklama-butun-hazirliklari-yaptik/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-aciklama-butun-hazirliklari-yaptik/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:48:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6694 Güngören’de “Tozkoparan 2’nci Etap ve Şişecam Evleri Anahtar Teslim Töreni”nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, anahtarlarını teslim alan hak sahiplerinin evlerinde huzurla oturmalarını diledi.

    Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin yaralarının sarılması için yaptıkları çalışmaları anlatan Özhaseki, verilen emek karşısında deprem üzerinden bile kirli siyaset yürütülmeye çalışıldığını söyledi.

    Özhaseki, 1994’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da, kendisinin de Kayseri’de belediye başkanlığı görevine başladıklarında verdikleri “hizmet etme, kimseyi kayırmama, gece gündüz demeden çalışma ve mazeret üretmeme” sözlerini bugüne kadar devam ettirdiklerini kaydetti.

    “İstanbul’umuzla ilgili büyük bir proje hazırladık”

    Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu anımsatarak, bunun bilincinde hareket edilmesi, depreme dirençli evlerin ve iş yerlerinin inşa edilmesi gerektiğine dikkati çeken Özhaseki, “İstanbul’umuzla ilgili büyük bir proje hazırladık; İstanbul’u Depreme Hazırlama projesi. Orta vadeli bütçeye de çok büyük bir rakam koydurduk. O projeyi bundan 2 ay kadar önce Sayın Cumhurbaşkanı’mıza açıkladık.” diye konuştu.

    “Her biriniz evinizi değiştirmek ve dönüştürmek istiyorsanız müthiş bir imkan var”

    Özhaseki, bir taraftan da İstanbul’da kentsel dönüşümü hızla devam ettireceklerini belirterek, şöyle konuştu:

    “Kadim şehirlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun dışında çözüm yok. Boş bir arazi verirlerse gidip orada zemin etütlerini yaparız, güzel bir şehir ortaya çıkarırız ama böyle yerleşim yerlerinde, kadim yerlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun şartlarıyla ilgili de yasada kolaylaştırıcı, teşvik edici, bizim de epeyce maddi destekte bulunacağımız bir yasa çıkardık. Her biriniz evinizi değiştirmek ve dönüştürmek istiyorsanız müthiş bir imkan var. Bunu açıkladık zaten. Bunun dışında da rezerv alanlarda İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutu değiştirecek şekilde bir proje daha yaptık. İnşallah bunları yaptığımızda bizler İstanbul’umuzu depreme hazırlamış oluyoruz. Çünkü Marmara’da olacak bir deprem yaklaşık 20 milyon insanı etkiliyor. Gayrisafi hasılamızın özellikle bizim değerlerimizin yüzde 50’si bu bölgelerde. Biz buraları göz ardı edemeyiz. Eğer bunları göz ardı edersek gerçekten tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmayız diye düşünüyorum.”

    “Belediye başkanları hazırlıklarını yapıp gelmeli ve destek istemeli”

    Kentsel dönüşümün bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere 3 ayağı olduğuna işaret eden Özhaseki, bu üç ayağın da yerli yerinde ve doğru işler yaptığında bir sonuç elde edilebileceğini, aksi olursa sıkıntıya düşebileceklerini söyledi.

    Birinci ayağın bakanlık olduğunu dile getiren Özhaseki, “Bakanlık olarak gereken ne varsa emin olun bütün hazırlıklarımızı yaptık. Altyapıyı hazırladık. Yasamız hazır. Bütçemiz hazır. Kapımız açık. A, B, C, D hangi partili gelirse gelsin sonuna kadar yardım etmeye hazırız. Bu konuda hiç ayrım gözetmeksizin bütün partilere yardım etmeye hazırız. Yeter ki o konuda bir talep gelsin diye bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Özhaseki, kentsel dönüşümün ikinci ayağının belediyeler olduğunu belirterek, belediyelerin kendi bölgelerini çok iyi bildiğini, belediye başkanlarının bu noktada hazırlıklarını yapıp kendilerine gelmesi ve destek istemesi gerektiğini, kendilerinin “Başımızın üstüne” deyip yapacaklarını kaydetti.

    Bu konuda sadece AK Parti’li arkadaşlarının gayret ettiğine dair değerlendirmede bulunan Özhaseki, “İstanbul için bakın. İzmir’e doğru bakın. En riskli bölgelerden birisi İzmir civarı. Deprem bölgelerine doğru bakın. Kentsel dönüşüm yapan parti, sadece AK Parti. Kentsel dönüşüm yapmaya uğraşan belediye başkanlarımız sadece AK Partili belediye başkanları.” dedi.

    Özhaseki, ana muhalefetin bir modası olduğunu belirterek, “Şöyle yapıyor, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz.’ Neye karşısınız peki? ‘Rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız arkadaş. Ranstal dönüşüm ne demek ya? CHP’li arkadaşlara söylüyorum, bunu söyleyerek kaçamazsınız. Bunu söyleyip kaçıyorlar.” diye konuştu.

    “İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm”

    Meclis’te, bütçe görüşmelerinde milletvekillerine “Belediye başkanlarınıza söyleyin, kapı sonuna kadar açık. Ben, Mehmet Özhaseki olarak, Bakanlığı temsil eden birisi olarak söz veriyorum. Yeter ki çalışsınlar. Kentsel dönüşüm projelerini hazırlasınlar. Sizin partililerinizin hepsine sonuna kadar yardım edeceğim. Gelin, yeter ki yapın.” dediğini anımsatan Özhaseki, şöyle devam etti:

    “Fakat karşılık bulamıyoruz. Tabii çiçek dikmek kolay. Peyzaj yapmak kolay. Akşam düğünlere gitmek kolay. Yandaş sanatçıları çağırıp türkü söyletip, trilyonlar vermek kolay. Bunlar olmasın diye söylemiyorum. Bunlar da olsun. Kültür de olsun, sanat da olsun, estetik de olsun. Bunlara hiç itirazım yok ama İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm. Bunu yapmıyorsanız, vazifenizi yerine getirmiş olmuyorsunuz. İkide bir de dönüp de, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de, rantsal dönüşüme karşıyız.’ diyerek kaçamazsınız, böyle bir huylar var. Bir de mani olmak gibi huyları var. Dava açmak gibi huyları var.”

    Muhalefetin yeni modasının “algı belediyeciliği” olduğunu kaydeden Özhaseki, “Ben bunu makul göremem, meşru da görmüyorum zaten. Kendi paranızla harcayarak bu reklamı yapıyorsanız, o bile bana göre iki yüzlülüktür. Olmayan bir şeyi oluyor gibi göstermektir. Doğru bir iş değildir. Ama sizlerin, belediyenin, beytülmalin kaynaklarını ajanslara döküyorsanız, ‘Beni parlatın’ diye para veriyorsanız, benim bir kuruşluk da hakkım varsa haram olsun. Ben bunu helal etmiyorum. Hiç kimse de hakkını helal etmesin.” dedi.

    Bakan Özhaseki’nin konuşmasının ardından temsili olarak hak sahibi bazı ailelere anahtar teslimi yapıldı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-aciklama-butun-hazirliklari-yaptik/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: Son 5 senedir ‘algı belediyeciliği’ anlayışı çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6690 Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği Karasurları Millet Bahçesi’nin 2. Etabı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımıyla hizmete açıldı. Açılış törenine Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, ilçe protokolü, parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    ÖZHASEKİ: YENİ DÖNEMDE İKİ TANE DAHA MİSYON BİÇTİK

    Yeni dönemde kendilerine iki tane daha misyon biçtiklerini ifade eden Bakan Özhaseki, “Birincisi hepimizin hatırlayacağı gibi 1 sene kadar önce 6 Şubat’ta büyük bir deprem atlattık. Oradaki hasarların sarılması, yaraların sarılması insanlarımızın orada evlerine kavuştururulması gibi önemli bir görevimiz var. İkincisi de Türkiye bir deprem ülkesi. Böyle bir ülkede başta İstanbulumuz olmak üzere birçok ilimizi depreme karşı dayanıklı, dirençli hale getirebilme mücadelesi. Bu iki işimiz aslında bakanlığımızın ana asli işlerinin de önüne geçmiş vaziyette. Bir sene kadar önce, birisi gece yarısı 04.00 gibi, birisi gündüz, 13.00 gibi iki tane şiddetli deprem, uzun süren bir deprem. Bu uzun sürmesinden ve yerleşim yerlerinin en yakınından geçmesinden dolayı da müthiş bir hasar var. 18 ilimiz bundan etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin kadar da o bölgelerde iş yeri gibi tek katlı müştemilatlar yıkıldı. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar mı diyorsunuz? 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Emin olun onların aileleri, çevresi ve yakınlarında ocaklarında hala gözyaşı tütüyor. Evleri teslim ettiğimizde gidip o evlerde bir çay içmek için sohbet ettiğimizde biraz sonra hepimiz ağlayarak çıkıyoruz evlerden” dedi.

    “ORADAKİ İNSANLARIN HAKLARINI VEREBİLMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ GAYRET EDİYORUZ”

    Deprem bölgesindeki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Özhaseki, “Çok şükür çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Oradaki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz gayret ediyoruz. Benim görevi devrettiğim, sonra da yeniden ondan görevi teslim aldığım Murat kardeşim o deprem bölgesinde ilk günlerde oralardaydı. Onun da başlattığı, benim de şimdi devam ettirdiğim binlerce konut yapılıyor. En azından oradaki insanlarımızın yıkılan evlerini verelim diye uğraşıyoruz. Şu anda binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde çelikten köy evleri yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 100 kimin de 200 tane evler yıkılmış? Her birine gidip şantiye kuruyorsunuz. Oradaki köylü vatandaşımızın evini yapmaya çalışıyoruz. Ayın 19’unda inşallah yine dağıtım törenimiz var. İnşaatlar başlayalı 10 ay civarında oldu. 75 bin evi dağıtmış olacağız. Bundan sonra da orada 10 bin, 15 bin her ay ev vereceğiz. Bazen kurada çıkmadığı zaman hüzünlenenler oluyor, diyorum ki ‘Bak merak etmeyin, söz veriyorum, inşallah sizler evinize oturuncaya kadar buradayız. Bu sefer çıkmadıysa öbür sefer çıkar’” diye konuştu.

    “SON 5 SENEDİR YENİ BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI ÇIKTI”

    Özhaseki, “Bu arada Ergün Bey bazen muhalif arkadaşların yaptıklarından şikayet ediyor. Bu işin de kaderi bu. Biz bu kadar ev dağıtıyoruz. Ana muhalefetin genel başkanı sesleniyor; ‘Nerede bu evler? Kime verdiniz?’ Bir başka genel başkan da ‘Herhalde AK Partililere dağıtmışlardır.’ Allah ıslah etsin sizi ne diyebilirim ki? Diyorum ki; ‘Gelin hepinize o bölgeleri gezdireceğim. Bin tane şantiyemizi tek tek elinizden tutup gezdireceğim. 4 bin 333 tane köyde neler yapıyoruz göstereceğim, gelin hadi’. Gelen giden yok tabii ama dışarıdan laf atmaya gelince aynen bu şekilde devam ediyor. Son 5 senedir yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı, o da algı belediyeciliği. Ben güçlük çekiyorum. Yapmadığı halde yapmış gibi göstermek, birilerinin emeğinin üstüne yatmak veyahut da sosyal medyacılara trilyonlar verip ‘Beni parlatın ben çok büyük bir adamım, buralara sığmıyorum. Belediye başkanlığı ne ki? Bana küçük geliyor demek’ Ne yazık ki bu dönemde bu başladı” ifadelerini kullandı.

    “EVİMİZDEN ÇÖP DİYE ATTIKLARIMIZDAN BİZ 96 MİLYAR LİRA PARA KAZANDIK”

    Özhaseki, “Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Hanım’ın başını çektiği ve yıllardır mücadelesini verdiği ‘Sıfır Atık’ gibi de bir projemiz var. Bakın sıfır atık sadece Türkiye’nin bir bulduğu marka değil, tüm dünyanın takip ettiği ve bizim ülkemizin kazandırdığı bir marka oldu. 30 Mart Birleşmiş Milletler’de Sıfır Atık Günü ilan edildi. Devlet başkanlarının artık sonuç bildirgelerine giriyor. Seçimden sonra bakanlık olarak biz bunu zorlayacağız. Herkesin atığı evinden dışarıya gönderirken, ‘Çöp diye çöpçüye verdik’ diye söylediği şeyleri ayrıştırılmış olarak vereceğiz, onların geri kazanımı mümkün. Şu anda geri kazanımda yüzde 35’lerdeyiz ama bunu gittikçe artırabiliriz. Birkaç yıl içerisinde sadece evimizden çöp diye attıklarımızdan biz 96 milyar lira para kazandık” diye konuştu.

    TURAN: KARASURLARI’NI KENDİLERİ YAPMIŞ GİBİ İMAJ OLUŞTURUYORLAR

    Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ise şunları söyledi:

    “Bu proje çevreci bir projedir. Çünkü bu projemizle birlikte şu anda Sur diplerinde toplamda 290 bin metrekare olarak kentin en niteliksiz alanlarını en nitelikli alanlar olarak kentin kullanımına açıyoruz. Fatih’te 875 bin metrekare yeşil alan vardı, bu 5 yıl içerisinde yüzde 41 oranında artırarak bu alanı 1 milyon 237 bin metrekareye çıkarttık. Biz bir iş yapmayla uğraşırken bir de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile uğraşıyoruz. Bir gün kalkıyoruz Karasurları’nın içinde toprak temizlemişler sanki millet bahçesini onlar yapıyorlar. Bir gün kalkıyoruz Karasurları’nın içinde kütüphane yaptık diyorlar. Bir adım atıyorlar hem Karasurları’nı kendileri yapmış gibi imaj oluşturuyorlar, hem de Karasurları Kütüphanesi diyerek kütüphaneleri de biz yaptık imajı oluşturuyorlar.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-son-5-senedir-algi-belediyeciligi-anlayisi-cikti/feed/ 0
    Murat Kurum anketlerdeki son durumu açıkladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-anketlerdeki-son-durumu-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-anketlerdeki-son-durumu-acikladi/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6576
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum: 30 önceki köfteyi hatırlıyor ama verdiği sözleri hatırlamıyor.
  • Anketlerde 1,5-2 puan öndeyiz. Araştırmacılar daha da artacağını söylüyor.
  • Bilim insanları ‘dönüşüm yapılmalı’ diyor, onlar çalıştaydan öteye gidemedi.
  • Onlar hep ‘yapamazsınız’ dedi, biz yaptık ve yine yapacağız.
  • Madem iş yaptırmadık kasada para olması lazım. O zaman para nerede, borç artmış.
  • Nerede ‘Murat’ duysa Murat Kurum zannediyor, korkulu rüyası oldum.
  • Deprem bölgesinde selfi çektirip geri döndüler, konut yaptıklarını görmedim.
  • CHP-DEM ittifakını milletimiz görüyor.
  • İstanbul’un iki yakasına 122 kilometre tünel yapılacak.
  • Milletimize ne söz verdiysem tuttum, vaatlerim için ‘hatırlamıyorum’ demedim.
  • Maviyi ve yeşili koruyacağız, Haliç’i eski haline getireceğiz.
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, konuk olduğu TGRT Haber ekranlarındaki Gündem Özel programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Murat Kurum, 31 Mart akşamı vatandaşın coşkusuyla Saraçhane’ye zafer yürüyeceklerini söyledi. Anketlerdeki son durumu aktaran Kurum, ”1,5-2 puan öndeyiz. Bazı araştırmacılar bu farkın seçim günü artacağını söylüyor. Kararsız seçmenin iradesini hizmetten yana kullanacağını belirtiyorlar. Muhalefet ne yapacağını şaşırmış durumda. Katıldıkları programlarında sürekli bizi ağızlarına doluyorlar.” şeklinde konuştu.

    Murat Kurum, mevcut İBB Başkanının 2019’da verdiği vaatler için ‘hatırlamıyorum’ demesine tepki gösterdi. Kurum “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor.” dedi.

    CHP ve DEM Parti arasındaki İstanbul Uzlaşısı’na da değinen Murat Kurum, “Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar” ifadelerine yer verdi. Kandil’den gelen emir ile Başak Demirtaş’ın adaylığının geri çektirildiğini söyleyen Kurum, “Milletimiz ne olduğunu görüyor. Uzlaşı yaptıklarını kendileri de ifade ediyor. Nasıl bir anlaşma yaptıklarını net bir şekilde anlatmıyorlar. Daha önce Başak Demirtaş aday oldu, ama sonra Kandil’den talimat geldi ve geri çekildi. Başka bir aday çıkardılar. Belediye Meclisi’ni dağıttılar. Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar.” İfadelerine yer verdi.

    Mevcut İBB yönetimin ‘engelleniyoruz’ açıklamalarına karşı çıkan Murat Kurum, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı; “Madem iş yaptırmadık, metro yaptırmadık, kentsel dönüşüm yaptırmadık kasada para olması lazım. Sen borcu artırmışsın. Ve devletten gelen bütçen de artmış. Para nerede o zaman?”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, TGRT Haber’de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    “ANKETLERDE 1,5 – 2 PUAN ÖNDEYİZ. ARAŞTIRMALAR DAHA DA ARTACAĞINI SÖYLÜYOR”

    Murat Kurum, İstanbulluların mevcut İBB yönetimi tarafından ilgisiz ve hizmetsiz bırakıldığını söyledi. 31 Mart’taki yerel seçime 16 gün kala anketlerdeki son durumu aktaran Kurum, “Sahadaki heyecan her geçen gün artıyor. Bir coşku seline dönüştü. ‘Şu 17 gün geçse de eserle, hizmetle buluşsak; ehliyetsiz, liyakatsiz yönetimin elinden kurtulsak’ diye bekliyorlar. İnsanlar yoruldu. Çok güzel gidiyor. Anketlerde 8-10 puan önde olduklarını iddia etmişlerdi. Bu aralar yine öyle yapıyorlar. 5 yıldır yaptıkları algı gibi. Anket, sahadır. O kadar büyük coşku var ki, her şeyi anlatıyor. Yerel seçimlerde sahadaydız, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sahadaydık. 31 Mart akşamı kazanacağız. Büyük bir coşkuyla Saraçhane’ye yürüyeceğiz. Anketlerde 1,5-2 puan öndeyiz. Bazı araştırmacılar bu farkın seçim günü artacağını söylüyor. Kararsız seçmenin iradesini hizmetten yana kullanacağını belirtiyorlar. Muhalefet ne yapacağını şaşırmış durumda. Katıldıkları programlarında sürekli bizi ağızlarına doluyorlar. Seçim sürecinde bize İstanbul’la ilgili hiçbir şey sormadılar. Hep farklı gündemleri İstanbul’a taşıyorlar. 5 yıldır da böyle ve insanlar; ‘benim sorunlarımı neden konuşmuyorsunuz?’ diyor. O yüzden ‘Sadece İstanbul’ dedik.” şeklinde konuştu.

    “MİLLETİMİZE NE SÖZ VERDİYSEM TUTTUM, VAATLERİM İÇİN ‘HATIRLAMIYORUM’ DEMEDİM”

    5 yıllık bakanlık döneminde 81 ile hizmet götürdüğünü belirten Kurum, afetzedelere verdiği tüm sözleri tuttuğunu söyledi. İstanbul için hazırladığı projeleri de hayata geçireceğini vurgulayan Kurum, “İstanbul’da yaşamak sorun haline geldi. İstanbul’da vatandaşımız işe giderken, eve giderken çile çekiyor. Deprem korkusu artıyor. Gelecekle ilgili endişeliler, kadınlarımızı ayrıştırarak farklı ifadeler kullanılması. En önemlisi de ilgisizlik. İstanbul’u sevecek, ilgi gösterecek ve İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenecek birini bekliyorlar. Mesele Murat Kurum değil, İstanbul’un sorunlarının çözülmesi. Bir tarafta 5 yıldır sözlerini tutmayan, vaatlerini gerçekleştirmeyen, sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ diyen, diğer tarafta verdiği sözleri tutan, İstanbul’a 5 yılda 365 milyar TL’lik yatırım yapmış biri var. Bu, köprüden önceki son çıkış. Müdahale etsek bile çözemeyeceğimiz bir yere geleceğiz. 5 yıl İstanbul’a hizmet etmemek çok üzücü. 5 yılın kaybını ortadan kaldıracağız ve vaat ettiğimiz projeleri gerçekleştireceğiz. Ne söz verdiysem o sözleri tuttum. Milletimizle bir araya geldim, acılarına ortak oldum ve orada verdiğim sözleri tuttum. Bana 6 ay sonra vaadimi sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyemem. Öyle bir anlayışım yok. Ne vaat edilmiş ne yapılmış? Bunu görmek gerekir.” dedi.

    “BİLİM İNSANLARI ‘DÖNÜŞÜM YAPMALI’ DİYOR, ONLAR ÇALIŞTAYDAN ÖTEYE GİDEMEDİ” 

    Murat Kurum, İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlattı ve acilen tedbir alınması gerektiğini belirtti. Bilim insanlarının ‘dönüşüm yapılmalı’ sözlerine vurgu yapan Kurum, “Deprem meselesi bir beka ve milli güvenlik meselesi. İstanbul’da bir deprem gerçeği olduğunu bilim insanlarımız dile getiriyor. Her gün bu depremleri yaşıyoruz. Depreme tedbir almak zorundayız. İstisna tutacağımız bir şey olamaz. Acilen dönüştürülmesi gerçeğini bütün bilim insanlarımız söylüyor. Şu anki İBB yönetiminin danışman hocaları da söylüyor. Çalıştaydan öteye geçilemedi. Bizim konutlarımızı, sanayi tesislerimizi, okulları, hastaneleri, kamu binalarını güçlendirmemiz ve dönüştürmemiz lazım. Olası afetle ilgili altyapıya sahip olmalıyız.” diye konuştu.

    ‘Depreme Dirençli İstanbul’ vizyonunun ayrıntılarını paylaşan Kurum, meseleyi ikiye ayırdıklarını söyledi, ilk olarak da ‘Afet Yönetim Sistemi’ni anlattı. Kurum, “Aynı anda 2 milyon kişiye hizmet verilecek. Toplanma alanları afet esnasında ilk yardım hizmetlerini verecek. Mevcut CHP’li yönetim kendi ikbali adına her adımı atmış, ama depremle ilgili bir adım atmamış. 115 bin konut sözü verip 5 bin konut dönüştürmüşler. Deniz ulaşımını kullanacağımız altyapıyı hazırlamak, iskeleler, lojistik merkezler gündemimizde. 1 tane lojistik merkez var şu an. Bu yeterli değil. 39 ilçeye aynı anda hizmet için 6 tane daha lojistik merkez planlıyoruz. Helikopterle pisti sayısı yetersiz. 964 mahalleye mahalle bahçesi yapmak istiyoruz. Aynı zamanda toplanma alanı ve helikopter pisti olsun.” dedi.  

    Kuracakları Afet Farkındalık Akademisi ile, İstanbullulara afet bilincini aşılayacaklarını ifade eden Kurum, “Her evde bir afet çantası olsun istiyoruz. Hangi toplanma alanına gidileceği bilinsin ve orada her türlü hizmetin verildiği tesisi inşa etmeliyiz. Hasta bakım merkezleri kuracağız. En son asrın felaketinde 150 bin sağlık çalışanımızla omuz omuza çalıştık. Sağlık çalışanı kendi yakınını, iş arkadaşını kaybetmiş ama enkazın başındaydı. Bu hasta bakım merkezleri hasta yakınlarını misafir edecek ama afet zamanında sağlıkçıları ağırlayacak. 1 yıl içinde İstanbul’a kurmayı hedefliyoruz.” diye devam etti.

    Depreme hazırlık konusunda yapılacak çalışmaların diğer boyutunun ‘kalıcı çözümler’ bulmak olduğunu belirten Kurum, şöyle devam etti: “Sanayi tesisleri güçlenmeli. Enerji, ekmek, doğalgaz verilmeye devam etmeli. Köprü, altgeçit, kavşak, metrobüs yolları afetlerde acil kullanım alanı olacak. Bütüncül bakış açısıyla İstanbul’da deprem dönüşümünü yapmalıyız. 650 bin acil dönüşmesi gereken konut var. Tek bir riskli yapı kalmayana kadar devam edeceğiz. ‘Unuttum’, ‘hatırlamıyorum’ diyerek bu iş olmaz. Böyle bir gerçek varsa dönüştürmek zorundayız.”

    “ONLAR HEP ‘YAPAMAZSINIZ’ DEDİ, BİZ YAPTIK VE YİNE YAPACAĞIZ” 

    Murat Kurum, muhalefetin İzmir ve asrın felaketinin yaşandığı iller için verdiği sözleri tutmadığını söyledi. İBB yönetiminin reklama, deprem bütçesinin iki katı kaynak ayırdığına dikkat çeken Kurum, “İzmir CHP tarafından yıllardır yönetiliyor. O zaman da ‘yapamazsınız’ dediler. Oynak bir zemin vardı. Bayraklı’da zemin iyileştirmesi yaptık ve herkes güvenle oturuyor. ‘Biz de yapacağız ve bedava vereceğiz’ dediler ama yapmadılar. Elazığ ve Malatya’da da ‘yapamazsınız’ dediler ama orada da yaptık. Konutlarımız bitti. Milletimize söz verdik ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Kastamonu’daki sellerde oraya gittik ve oradaki konutlarımızı da yaptık. 81 ilde çalışırken İstanbul’da da çalıştık. Tuzla’dan Silivri’ye kadar her yerde eserlerimizi görürsünüz. Esenler, Üsküdar, Gaziosmanpaşa, Kartal’a gittiğinizde dönüşümün nasıl olduğunu görürsünüz. İstenirse her şey yapılır, kaynak bulunur. Asrın felaketi olduğunda yine ‘yapacağız’ dedik ve onlar da ‘yapmazsınız’ dediler. 3 ayda 11 ilde 180 bin konutun yapımını başlattık. Onlar ‘kaynak bulamazsınız’ dediler, 1 ay önce konutların teslimatını yaptık. Onların bakış açısı aynı; ‘yapamazsınız.’ Biz her zaman olduğu gibi yine yapacağız. Deprem bütçesinin iki katını reklam bütçesine ayırmak için, iki günlük konsere 550 milyon TL vermek için, CHP kongresini dizayn etmek için para bulmayı biliyorlar.” diyerek konuşmasına devam etti.

    “MADEM İŞ YAPTIRMADIK KASADA PARA OLMASI LAZIM. O ZAMAN PARA NEDERE, BORÇ ARTMIŞ” 

    Murat Kurum, İBB yönetiminin ‘projelerimiz engellendi’ açıklamalarına da tepki gösterdi. İBB iştiraklerinin kötü yönetim nedeniyle zarar ettiğini hatırlatan Kurum, eleştirilerini, “İBB’nin yıllık bütçesi 7 milyar dolar, 5 yılda 35 milyar dolar. Yüzde 70-80’ini yatırıma ayırsanız, bir kısmıyla öz geliri artırsanız, İSPARK, İSKİ, BELTUR nasıl zarar eder? İBB’nin kaynaklarını seçim kampanyalarında harcıyorlar. Ben yine söylüyorum; gelsin yanıma öğreteyim. Sadece belediye bütçesiyle değil ki, kat karşılığı, özel şirketler ve yap-işlet-devret ile yapacağız.” şeklinde sıraladı.

    İBB bütçesinin İstanbul’un ihtiyaçları için kullanılmadığını ve doğru yönetilmediğini belirten Kurum, eleştirilerine şöyle devam devam etti: “5 yılda 81 ilde eserim var. Onlar kayağa gittiğinde biz Elazığ’da depremzedelerin yanındaydık. İstanbul’un sorunlarıyla ilgili plan ortaya koymazsanız çözemezsiniz. Onların ne dediğinin bizim için bir anlamı yok. Laf yetiştirmeye gelince durmuyorlar. Bakanlara, Sayın Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözler söylemeye gelince varlar. Biz daha önce yaptıklarımızı nasıl yaptıysak yine öyle yapacağız. İstanbul’un kaynakları her şeye yeter. İş insanlarıyla görüştüm; ‘İBB Başkanı bizimle bir toplantı yapmadı’ diyorlar. Tarihe metro tünellerine hafriyat döken başkan, temel atmama töreni yapan başkan olarak geçecek. Şimdi ‘işe başlama töreni’ yapıyorlar. Bakın temel atma değil, ‘işe başlama töreni.’  İller Bankası’ndan CHP’li Belediyeler faydalanmış. Sen niye faydalanmadın. Sen önce bir proje geliştir. İller Bankası’nın yetkisi bile yok. Uluslararası fonlar. Gelen projeler değerlendiriliyor, adaletli bir şekilde dağıtılıyor. Oradan alan CHP’li Belediyeler nasıl almış? İzmir, Antalya almış da İstanbul neden alamamış? Sorarsanız ‘engellediler’ diyorlar.  Göstersinler neyi engellenmiş. Merkezi bütçeden İBB’ye 2023 yılında 104 milyar lira ödenmiş. Günü gününe ödemeler yapılmış. İBB’nin öz geliri yüzde 30’dan yüzde 8’e düşmüş. Karşımızdaki anlayış o kadar rahat yalan söylüyor ki, yalana kendi de inanıyor. Rahmetli Kadir Ağabey dönemindeki metroları bile ‘biz yaptık’ diyorlar. ‘Engelliyorlar’ dedikleri Ulaştırma Bakanlığı 15 günde 2 tane metro açtı. Çam Sakura’nın yollarını devlet neden yaptı o zaman? Biz bu yolları yapmasaydık İstanbul’daki trafik katbekat daha fazla olurdu. Biz hep sözlerimizi tuttuk. Vaatlerimizi unutmuş değiliz. 22 yıldır biz böyle çalışıyoruz. 11 ildeki depremzede kardeşlerimizi aşağıladılar. Vaatler vermişlerdi, ne oldu? Yapmadılar. Anketlerde ‘Erdoğan kaybediyor’ diyorlardı, milletimiz hizmetten yana kararını verdi. Madem iş yaptırmadık, metro yaptırmadık, kentsel dönüşüm yaptırmadık kasada para olması lazım. Sen borcu artırmışsın. Ve devletten gelen bütçen de artmış. Para nerede o zaman?”

    “NEREDE, ‘MURAT’ DUYSA MURUT KURUM ZANNEDİYOR, KORKULU RÜYASI OLDUM”

    Murat Kurum, mevcut İBB Başkanı’nın katıldığı canlı yayında ‘Murat’ ismini duyup, kendi danışmanının adının Murat olduğunu unutup kendisinden bahsedildiğini sanarak tedirgin olduğunu hatırlattı. Muhalefetin ne yapacağını şaşırdığını söyleyen Kurum, mevcut İBB yönetimine eleştirilerini, ve kendi vaatlerini şu şekilde anlattı: “İzleyerek trafik bitmez. Çalışırsanız trafik çilesi biter. Yıllık 18 milyon turist geliyor. Araç sahipliği artıyor. 2002’den 2019’a gelirken araç artmadı mı, nüfus artmadı mı? Hatta şimdi tersine göç var. Trafik yoğunluğu düşerken, ulaşım süresi düşerken şimdi neden arttı. Bunun bir sebebi var. Devlette devamlılık esastır. Burası hizmet belediyesi. Belediye hizmet eder, başka algıların peşinden koşmaz. 2014’te yolculuk süresi 45 dakika. Bugün ise 64 dakika. Ortalama hız 60 kilometreden 42 kilometreye düştü. Sebebi? Yatırım yok. Toplu ulaşımda yoğunluk yüzde 26 metro, yüzde 72 kara ulaşımında. 2029’daki hedefimiz ise yüzde 37 metro, yüzde 60 karayolu, deniz yolu ise yüzde 4. Denizyolunu artıracağız çünkü afetlerde de deniz yolu kullanılacak. Metro hattını ilk 5 yılda 650 kilometreye çıkarmak istiyoruz. TÜYAP’tan başlayıp Söğütlüçeşme’ye giden bir hat açacağız 2018’de yanan bozulan toplu ulaşım hatırlıyor musunuz? Otobüslerin bakımını yapmazsanız olur. Halk Otobüsleri’nin paraları ödenmiyor. Araç sahibinin yapacak parası yok, bakım ücretlerinin paralarını ödemiyorlar. Vatandaşımız metroya, metrobüse bindiğinde gurur duyacak. Bakımları kendi yandaşlarına ihale etmişler. Kırklareli Belediye Başkan adayı diyor ki; ‘ben aday oldum, beni aradılar, bana ‘çekil’ dediler. İBB’nin kadrosunu rant görüyorlar. Bu bakış açısıyla baktığında burayı yönetemezsin. Biz o işi en iyi kim yapar, onu göreve getiririz. Ben 5 yıl bakanlık yaptım. Benim Ankara’da bir dayım yok. Sayın Cumhurbaşkanımız takdir etti görev verdi. İlk olarak 650 kilometreye çıkacak hatlar üzerinde çalışacağız. Sabiha Gökçen-Kurtköy bağlantısını yapacağız. İkinci 5 yılda da metro hattını 1004 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. 2034’te metrosuz bir ilçe kalmayacak. İstanbullular araçlarını yakın bir yere park edecek ve metroyla huzurlu bir yolculuk yapacaklar. Verilen vaatler yapılmadı. Hatta sorduklarında hatırlamıyorlar. Birileri söylemiş, ‘bu vaatleri ver, çekil kenara’ demişler. Piyon. Bırakın yeniden aday olmasını, başarısızlığından dolayı istifa etmeli. Böyle bir şey olsa ben sokağa çıkamam. Nerde Murat duysa Murat Kurum zannediyor. Ben onun korkulu rüyası oldum. Telaşlı, ne yapacağını bilmiyor. Daha Murat Kurum ismini çok duyacak. Bilgisiz, ilgisiz. Belediye ve İstanbul ile ilgisiz.”

    “İSTANBUL’UN İKİ YAKASINA 122 KİLOMETRE TÜNEL YAPILACAK” 

    Trafik ve toplu taşımadaki sorunların çözümü için projelerinin hazır olduğunu yineleyen Murat Kurum; tünel, kavşak, yan yol düzenlemeleri, motosiklet ve bisiklet yollarıyla deniz ulaşımı konusundaki vizyonunu anlattı. Kurum, “Deniz ulaşımını 2 katına çıkartmak istiyoruz. Arabalı vapur seferleri koyacağız. Beykoz’dan, İstinye’den vatandaşlarımız Yenikapı’ya ulaşabilecek. Deniz ulaşımını her alanda kullanacağız. Zarar da etsek deniz ulaşımını iki katına çıkartmak istiyoruz. Sirkeci, harem bu hatların hepsi ilerleyecek. Aktarmalı seferleri de ücretsiz yapacağız. Mesela otobüsle Kabataş’a geldiniz ve Üsküdar’a deniz yoluyla geçeceksiniz. Bu aktarma ücretsiz olacak. 88’i Avrupa ve 34’ü Anadolu Yakası’nda olmak üzere 122 kilometre tünel yapacağız. 5 senede bırakın tüneli, olana beton döktüler. Kilyos’tan tünele giren vatandaşımız Büyükçekmece’ye kadar gidebilecek. 800 bin yolcu metrobüse biniyorsa, alternatif yol bulsa kullanabilir. Hem ‘araç sayısı ve nüfus artacak’ diyorsunuz hem de ‘yatırım yapmayayım izleyim’. Olur mu öyle şey? Burada sadece 40 bin araç olarak hesap yapılmamalı. Çayırbaşı’ndan giren bir vatandaşımız Bayrampaşa’ya kadar kesintisiz gidebilecek. Göztepe’den giren, Bostancı sahilden çıkacak. Silivri’ye metrobüs gidecek. Kuyumcukent’in orası sabah akşam kilit. 21’inci Yüzyılda vatandaşımıza bu hizmetleri sunmamız lazım. İstanbul’un parası bunlara yeter. Böyle bir derdiniz yoksa tabii ki yapamazsınız. D-100’ün yükünü almak için yan yol ve Bostancı sahile gitmek için tünel yapacağız. Motosiklet ve bisiklet yolları yapılacak. Net sıfır emisyon hedefimiz var. İstanbul’da bunu 2040’ta yakalamak istiyoruz. Bisikleti herkesin kullanabileceği şekilde güvenli yolları vatandaşımıza sunmak istiyoruz. İstanbul’daki trafik yükünün yüzde 25’i ağır vasıta. Bunları lojistik merkezlerle şehrin kuzeyine alacağız. Kuzey Marmara Otoyolu ve iki otogarla birlikte orayı kullanacaklar. Tırlar şehrin içine girmeden lojistik köyler üzerinden hizmet verecek. Bunlar 5 yıl içinde yapılacak.” dedi.  

    Murat Kurum, taksi sorununa özel bir başlık açtı. “İstanbul’un taksisi marka olacak” vaadini yineleyen Kurum, konuşmasına, “6 ay, 1 yıl içerisinde bu sorunu ortadan kaldırmak istiyoruz. Dijital bir uygulamadan yönetmek istiyoruz. Ödül-ceza uygulaması olacak. ‘Bizİstanbul’ uygulaması üzerinden hizmeti aldıktan sonra puan verebileceksiniz. Vatandaşımızın bir eksik gördüğünü bize bildirecek. UKOME’de alacağımız kararla birlikte gerekirse o taksici men edilecek. Önüne gelen taksicilik yapamayacak. O işi yapacak kardeşimiz gerekli eğitimleri alacak, ondan sonra taksisini sürecek. Verdiği hizmetten dolayı şikayetler devam ediyorsa cezasını ödeyecek. Taksicilerimizin de talepleri var. Mesela bir taksicimizi hunharca katlettiler. İstanbul’daki trafiğin işleyişiyle ilgili iradeyi ortaya koyduktan sonra herkes kurallara uyacak.” sözleriyle devam etti.

    “30 ÖNCEKİ KÖFTEYİ HATIRLIYOR AMA VERDİĞİ SÖZLERİ HATIRLAMIYOR” 

    CHP’li İBB Başkanı’nın 2019’daki vaatleri sorulduğunda ‘hatırlamıyorum’ demesini eleştiren Murat Kurum, “Bir yöneticiye verdiği sözleri tutmak yaraşır. İBB Başkanı ‘yapacağım’ dedi, yapmadı. Sorduğunuzda ‘hatırlamıyorum’ diyor. Bu başkan 30 yıl önceki köfteyi hatırlıyor, 5 sene önceki sözlerini hatırlamıyor. İstanbulluların karşısına geçip utanmadan bunları söylüyor.” diye konuştu.  

    Murat Kurum, kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının önemini vurgulamak için, “Yapmamız gereken harıl harıl çalışmaktır. Ben insanların ‘evlerimizi dönüştürün’ çığlığını duyuyorum. Vatandaşımızla el ele vereceğiz ve yarısını biz karşılayarak dönüştüreceğiz. Abdi İpekçi Spor Salonu’nu yapacağız ama İBB engelliyor. Esas engelleyen onlar ama bizi suçluyorlar. 11 ilde yaşadığımız depremlerde yıkılan yapıların yüzde 98’i 1999 yılı öncesinde yapılmış. Özel sektör ile birlikte hareket edeceğiz. İstanbul’da olası afeti yönetmek için tek elden bir iş yapmamız lazım. Hastane yollarımız güvenli olmalı. Tsunamiye hazırlıklı olmalıyız. 39 ilçeye tam donanımlı geçici yaşam alanları oluşturmalıyız. Gerekirse denizden su arıtmalıyız. Olayı sadece beton olarak göremeyiz. İnsanlar hizmet bekliyor. Yatırım yapmazsak ne yapacağız?” ifadelerini kullandı.  

    Murat Kurum, mevcut İBB Yönetimininse bu aciliyetin farkında olmadığını söyledi. Kurum, şöyle konuştu: “Sosyal yardımlarla, günü geçirme işlerle ne kadar yürüyebiliriz? Devlet yönetmediler ve bilmiyorlar. 31 Mart’ta, vatandaşın huzurunu düşünenlerle kendi geleceğini düşünenler arasında bir karar vereceğiz. Evim depremde yıkıldıktan sonra param olsa ne olur? Ben afet bölgesine gittim, orada bir yakınını kaybetmek nasıl bir duygu biliyor musunuz? 5 yıllık süreçte yarı zamanlı iş yapan Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için İstanbul’un kaynaklarını harcadı.”

    “DEPREM BÖLGESİNDE SELFİ ÇEKTİRİP GERİ DÖNDÜLER, KONUT YAPTIKLARINI GÖREMEDİM”

    İBB yönetiminin deprem gerçeğini ciddiye almadığını ifade eden Murat Kurum; İBB yöneticilerinin İzmir depremi sonrasında ve asrın felaketinde 11 ilde sergiledikleri tavra dikkat çekti. Kurum, “İzmir’de depremle ilgili konut yaptıklarına şahit olmadım. İBB’nin ne İzmir’de ne de 11 ilde konut dönüştürdüğünü görmedim. 5 yıllık süreçte yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan ve İstanbul’la ilgilenmeyen Belediye Başkanı 81 ile gidip Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak için mitingler yaptı, kongreler yaptı ve buralara İstanbul’un kaynaklarını aktardı. Bunu milletimiz de biliyor. Bunun dışında depremzede aileler için herhangi bir yatırım yaptıklarını görmedim. Poz verdiler, selfi çektiler, baretleri takıp ‘biz bu işleri yapıyoruz’ dediler ve döndüler. Bir devlet adabı olmayan ve devlet terbiyesi almamış olan bir Başkan’dan bahsediyoruz. Bakanlara, Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak sözlerle gündeme geldi. Hep gündem değiştirme çabası gördük. Biz ‘Sadece İstanbul’ diyerek, İstanbul’un sorunları ile uğraşacağız. O kendisini bir bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapıyor, bir bakıyorsunuz Genel Başkan yapıyor. Yanında kimse yok. Kendi arkadaşları İstanbul’un kaynaklarının çarçur edildiğini söylüyor. İstanbul’u rant gördüklerini söylüyor. Bunları biz söylemiyoruz.” diye konuştu.

    “CHP-DEM İTTİFAKINI MİLLETİMİZ GÖRÜYOR”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, “Ekrem İmamoğlu ile DEM’in net bir iş birliği var mı?” sorusuna da net bir dille cevap verdi. “Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar” diyen Kurum, açıklamalarını şu sözlerle devam ettirdi: “Milletimiz ne olduğunu görüyor. Uzlaşı yaptıklarını kendileri de ifade ediyor. Nasıl bir anlaşma yaptıklarını net bir şekilde anlatmıyorlar. Ne olduğunu söylemiyorlar. Bu iki parti kendi arasında iş birliği yaptığını zaten kendileri de itiraf ediyor. Bakıyorsunuz Esenyurt’ta farklı adaylar DEM Parti’ye alan açıyor. Daha önce Başak Demirtaş aday oldu, sonra Kandil’den talimat geldi ve geri çekildi. Başka bir aday çıkardılar. Belediye Meclisi’ni dağıttılar. Biz ilgilenmiyoruz, istedikleri ittifakı yapsınlar. İstanbul’un sorununu böyle çözemezler. Biz Cumhur İttifakı olarak icatlarımızı yapamaya devam edeceğiz. Bu şehir Fatih Sultan Mehmed’in emaneti ve biz bu emanete sahip çıkacağız. İstanbul’un 571 yıllık onurunu ayağa kaldıracağız. Biz bu şehrin emanetçisi olacağız. Onlar hangi ittifakla o emanete sahip çıkıyorlar sormak lazım. Milletimiz de bunların durumunu biliyor. Onların aklı karıştı. Hiç İstanbul konuşmuyorlar, eserleri yok, hepsi boş.”

    “MAVİYİ VE YEŞİLİ KORUYACAĞIZ, HALİÇ’İ ESKİ HALİNE GETİRECEĞİZ” 

    Murat Kurum, geç saatlere kadar çalıştığı ve erken kalktığı için 4-5 saat uyuduğunu söyledi. Kurum, “31 Mart’ta öyle bir zafer kazanacağız ki tüm İstanbul sevinecek. Vatandaşlarımız ehliyetten yana oyunu kullanacak. Sevgi her geçen gün artıyor. İnsanlarımızın yanında ve kardeşi olacağız. Gece 2-3’lere kadar işlerimiz sürüyor, sabah 9-10 gibi kalkıyoruz. Bu 4-5 saati de verimli uyuduğumu düşünmüyorum. Gece 4-5 saat uyuyorum.” dedi.

    İstanbul’un mavisinin ve yeşilinin korunacağının altını çizen Kurum, “Kadınlarımız üretsin istiyoruz. Ev kadınlarımız bize oy veriyor diye ayrıştırılıyor. Kadınların istihdamı için uğraşacağız. 100 bin kadınımıza ve 100 bin gencimize 100 bin TL sermaye desteği vereceğiz. İSMEK İle yeni atölyeler

    kuracağız. İstanbul sokaklarına huzuru ve güveni inşa edeceğiz. Burada yaşamanın güvende olduğu bir İstanbul için çalışacağız. Maviyi ve yeşili koruyacağız. Haliç’i eski haline getireceğiz.” diyerek konuşmasını tamamladı.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-anketlerdeki-son-durumu-acikladi/feed/ 0
    Kurum: Deprem dönüşümü bu ülkenin beka meselesi https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-deprem-donusumu-bu-ulkenin-beka-meselesi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-deprem-donusumu-bu-ulkenin-beka-meselesi/#respond Fri, 15 Mar 2024 03:48:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6529 Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuşan Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, sağlık çalışanlarıyla 5 yıllık Bakanlığı döneminde mesai arkadaşlığının olduğunu anımsattı.

    Adıyaman merkezli depremlerde sağlık çalışanlarıyla görev yaptıklarını belirten Kurum, “Depremde 150 sağlık çalışanımızla birlikte günlerce, aylarca orada Malatyalı, Elazığlı, Hataylı, Adıyamanlı, Kahramanmaraşlı, Osmaniyeli, Kilisli, Gaziantepli kardeşlerimizin yardımına koştuk. Ben çok iyi biliyorum, hastanelerin zarar gördüğü, sağlık ocaklarının yıkıldığı, orada arkadaşını belki evladını, yakınını kaybeden sağlık çalışanlarımızın hızlı bir şekilde vatandaşımıza o yardım elini uzatmak, o şifayı verebilmek adına acılarını unutup yapmış olduğu çalışmalara şahitlik ettim.” diye konuştu.

    Kurum, bakanlığı döneminde 81 ile gittiğini vurgulayarak, “Şimdi İstanbul’a, ‘Sadece İstanbul’ diyerek İstanbul’un sorunlarına, İstanbul’un meselelerine odaklanacak ve burada tüm İstanbullularla birlikte kazanıp, tüm İstanbullularla birlikte çalışacağımız bir anlayışı inşallah 1 Nisan sabahı sergileyeceğiz. Önceliğimiz İstanbul’daki trafik çilesi olacak. Yatırımlarımızla İstanbul ulaşımını çile olmaktan çıkarmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    İstanbul’un bir deprem şehri olduğunun altını çizen Kurum, şöyle devam etti:

    “Depremle mücadele etmek ve şehrimizi dirençli hale getirmek zorundayız. Önceliğimiz hastanelerimiz, kamu binalarımız, okullarımız, üniversitelerimiz olmak üzere, ardından okullarımızdaki o bilinçle birlikte depremle beraber yaşamayı, vatandaşlarımızın bir küçük evladımızın bile burnu kanamadan aynı anlayışı tüm İstanbul’a yayacağımız farkındalıkla birlikte depremle ilgili dönüşümü de gerçekleştirmek zorundayız. Konutlarımızın yapımı anlamında İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmasın, biz aynı acıları bir daha yaşamayalım istiyoruz. Son bir asırda yaşadığımız 130 bini aşkın canımızı toprağa verdiğimiz acıları bir daha yaşamamak için deprem dönüşümünü gerçekleştirmek durumundayız. Deprem dönüşümü bu ülkenin beka meselesi, bu şehrin gelecek meselesi, terörle mücadele kadar önemli bir mesele. O yüzden bu konuyu siyaset üstü görerek, siyaset üstü bir bakış açısıyla, anlayışıyla dün Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da nasıl yaptıysak, yine en son asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını nasıl başlattıysak İstanbul’da da aynı anlayışla gece gündüz çalışacağız ve İstanbul’umuzu depreme dirençli hale getireceğiz.”



    “Kendi geleceğimizi değil, İstanbul’un geleceğini düşüneceğiz”

    Bezmialem Vakıf Üniversitesinin büyük bir kısmının bu yıl sonu tamamlanacağını belirten Kurum, “Gençliğimiz, doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız burada çok daha güvenli bir şekilde hastalarımıza bakacak. Deprem esnasında 7 gün 24 saat bu hastanemiz faaliyet gösterecek. Yine hastanelerimizin yakınlarına hasta yakınlarının konaklayacağı 8 tane Hasta Yakını Konaklama Merkezleri’ni inşa edeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tüm masraflarını biz karşılayacağız. Afet esnasında da sağlık çalışanlarımıza hizmet verecek.” diye konuştu.

    Hiçbir zaman iftiraların, bahanelerin, dedikoduların arkasına sığınan bir anlayışıyla başkanlık yapmayacağını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:

    “Her zaman milletin yanında olan, her zaman zor gününde milletin elini tutan ve millet bizi nerede görmek istiyorsa orada olan anlayışla bu hizmetleri yapacağız. İstanbul ile ilgileneceğiz. Kendi geleceğimizi değil, İstanbul’un geleceğini düşüneceğiz. Hep birlikte İstanbul’un geleceğini inşa edip, ‘Türkiye Yüzyılı’nda parlayan İstanbul’u hep birlikte o güzel yarınlara kavuşturacak adımları atacağımızı buradan ifade ediyor ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum.”

     

     

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-deprem-donusumu-bu-ulkenin-beka-meselesi/feed/ 0
    Naci Görür, ‘beka meselesi’ diyerek uyardı! 11 ilin toplamından daha fazla can kaybı olur https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorur-beka-meselesi-diyerek-uyardi-11-ilin-toplamindan-daha-fazla-can-kaybi-olur/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorur-beka-meselesi-diyerek-uyardi-11-ilin-toplamindan-daha-fazla-can-kaybi-olur/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6477

    CHP ve İYİ Parti’nin teklifini ilk kez açıkladı! Naci Görür’den dikkat çeken Murat Kurum sözleri

    Prof. Dr. Naci Görür TGRT Haber’de deprem bilinci ve beklenen büyük Marmara depremine ilişkin merak edilen soruları cevapladı.

    “7.6’LIYA KADAR ÇIKMA OLASILIĞI VAR”

    Görür’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “İstanbul’da 1 Nisan’da seçilecek belediye başkanı şehri depremi hazırlamalı. Tehdit Marmara’da. İlk seçilen belediye başkanı tehdidin nereden geldiğini bilmeli. Marmara Denizi ve Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolunda deprem oluşacak.

    Bunlardan biri adalar kolu, diğeri de Kumburgaz koludur. Bu iki kolun aynı anda kırılma ihtimali var. 1766’da 3 ay arayla kırılmış. İkisi birden kırılırsa 7.6’ya kadar çıkma olasılığı var. Deprem denince siyasilerin aklına ‘yapı stoku’ geliyor. İstanbul’da yapı stokunun artırılması zararı azaltır. 

    “BU SEÇİMDE BENİ EN ÇOK MUTLU EDEN ŞEY”

    Bir belediye başkan adayının ekibinde veya başkanın ekibinde yer almadım. İktidar partisi ve muhalefet dahil hepsinden istediğim siyaset üstü kalmak. Belirli bir rozeti takarsam etkileyeceğim alan kısıtlanır. Benim bilgime ihtiyaçları varsa tüm bilgilerimi vermeye hazırım.

    İstanbul’da da değil farklı şehirlerden de beni çağırıyorlar. Sağlam kentler kurmak için uğraşılmalı, vitrin siyaseti yapılmamalı. Bu dönemde başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar. Bu seçimde beni en çok da memnun eden şey bu. Eskiden bu kadar alakadar değillerdi. İşin ciddiyetle sürdürülmesi lazım.

    “İBB VE MERKEZİ HÜKÜMET ARASINDA BİRLİKTE HAREKET YOK”

    Bilim insanı olarak söyleyebilirim ki İBB ve merkezi yönetim arasında uyumlu bir çalışma yürütüldüğünü düşünmüyorum. Burada iki güç birlikte olmalı. Farklı düşünce değil insanların can güvenliği önemlidir. Koca İstanbul’u deprem dirençli şekilde İBB tek başına yapamaz. Siyaset keşke bir tarafa bırakılabilse.

    Bunu şimdilik göremiyorum ama belediye başkanlarının da işi ciddiye aldığı bir gerçek. İmamoğlu İstanbul’un en büyük sorununun deprem olduğunu sürekli söylüyor. Aynı şekilde Murat Kurum da aynı şeyleri söylüyor. 

    “DEPREM OLURSA SİYASİ BAĞIMSIZLIĞI TARTIŞIR HALE GELİRİZ”

    Japonya’da geçtiğimiz günlerde 7.6 büyüklüğünde deprem oldu ve 120 kişi tesadüfen öldü. Biz her depremde 20 bin, 50 bin civarında ölüm veremeyiz. Bu dünyanın yadırgadığı bir durum ve bu bize yakışmıyor. Siyasilerin ‘beka meselesi’ dediği şeyleri anlamıyorum.

    Esas beka meselesi depremdir. Siyasi bir irade istiyorum. Deprem olursa ülkenin bırakın ekonomik bağımsızlığını siyasi bağımsızlığını bile tartışır duruma geliriz. 

    “MERAK EDİYORSANIZ ARAŞTIRMA YAPIN!”

    Deniz içinden Körfez’den giren ve Tekirdağ’dan çıkan, uzunluğu 160 km olan Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolu var. Deprem tam burada. Kimi depremciler, yer bilimciler fay tartışması yapıyor. Çok merak ediyorsan bilimsel araştırmayı yap kardeşim.

    Halkın huzuruna çıkıp fayı konuşuyor. Marmara’da belli büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak. 1999 depremi oldu ve 1912’de de Şarköy depremi oldu. 1766’dan beri Gölcük ile Şarköy arasında deprem olmadı. Biz buna ‘deprem boşluğu’ deriz. Bu kadar belirginken bu arkadaşların bu konuşmalarını yapmasını anlamıyorum.  

    “UZATMALARI OYNUYORUZ”    

    6 sene içinde artı-eksi olarak da 10 sene içinde deprem olması bekleniyor. Biz şu anda uzatmaları oynuyoruz. Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma olasılığı yüzde 47.  Bizim deprem öncesinde ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini konuşmalıyız. İş ‘yat-çök-kapan’dan ibaret değil. Vatandaşlar ve devlet el ele verip bunun üstesinden gelmelidir. 

    “11 İLİN TOPLAMINDAN DAHA FAZLA CAN KAYBI OLUR”

    Depreme hazır olmanın en önemli bileşeni halktır. İstanbul’da, 11 ilin toplamından daha fazla can ve mal kaybı olur. İstanbul depreminde 50 binden fazla can kaybı olabilir. İleri teknolojik toplumları olanlar bu depremlerde fazla ölüm verenleri geri kalmış olarak görüyor. Bu faylar deprem üretiyor ve milyonlarca yıl da üretecek. 

    CELAL ŞENGÖR’ÜN AÇIKLAMALARI

    Celal Şengör dahilik ve deha arasında düşünce tarzı olan bir bilim insanı. Celal öyle ülkeyi, terk etmez. Zaten gitse şimdiye kadar giderdi. Zaten ‘İstanbul’dan gideceğim’ derken Çanakkale’den bahsediyor. İstanbul’da nüfus artarsa depremde daha fazla can kaybı olarak geri döner.

    İstanbul’da nüfus artarsa depremde daha fazla can kaybı olarak geri döner. İstanbul’da 600 bin bina yapacaksanız 600 bin bina da yıkacaksın. İstanbul’da bina yapmayacaksın, İstanbul’da nüfusu azaltacaksın. Afetle de belli ölçüde mücadele ediyoruz. Vatandaş 30 sene sonrasını düşünemeyebilir ama devlet düşünmelidir.

    HANGİ İLÇELER DAHA TEHLİKELİ?

    Avrupa Yakası’nda kıyıdan 10 kilometre içerisine ve Silivri’ye kadar olan alan, depremde en fazla kayıp veren yerler olacaktır. Anadolu Yakası’nda ise kıyıdan başlayıp ve dolgu alanları etkilenecektir. 1999 depremi olduğunda bazı bölgelere gittik ve belediye başkanlarına ‘imar ve iskan vermeyin’ diye yalvardık. Tuzla ve çevresi, Kartal, Maltepe’nin denize yakın alanları etkilenebilir. Haritayı gözünüzün önüne alın ikinci boğaz köprüsüne paralel sağa sola çizgi çizin. Bu eğrinin güneyindeki alanlar depremden daha fazla etkileneceklerdir. Kuzey’inde yer alanlar ise görece daha az etkilenecektir. 7.2 ile 7.6 arasında deprem olacaktır ve bunlardan etkileneceklerdir.  1999 yılından beri bağırıyoruz, bizi kimse ciddiye almadı. Daha yeni yeni siyasetçiler bizi dinlemeye başladı.”

    KİME OY VERECEĞİNİ AÇIKLADI

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçim yarışını işaret eden Görür,“Evlerin güçlendirilmesi ve yeniden yapılması noktasında ‘ekonomik olarak destek yapacağım’ derse ben de oyumu kim olursa olsun veririm” dedi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorur-beka-meselesi-diyerek-uyardi-11-ilin-toplamindan-daha-fazla-can-kaybi-olur/feed/ 0
    Marmara için ezber bozan senaryo: 2 fay birden kırılırsa… https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-icin-ezber-bozan-senaryo-2-fay-birden-kirilirsa/ https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-icin-ezber-bozan-senaryo-2-fay-birden-kirilirsa/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6446 Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, Bursa’da iş insanlarının da katılımıyla “Bursa’nın Güncel Deprem Riski” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

    Prof. Dr. Barış, Marmara Bölgesi ile Bursa’nın depremsel açıdan en tehlikeli bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti.

    Burada olacak bir depremin, yıkım, hasar, ölüm, yaralanma ve sakatlanma gibi istenmeyen doğal sonuçlarının olacağını belirten Prof. Dr. Barış, “Marmara Bölgesi’nde özellikle fayların mevcut olduğu, ama uzun dönemdir buralarda büyük depremlerin olmadığı yerler, bizim için sismik boşluktur.” dedi, Türkiye’deki sismik boşlukların genellikle 7’den büyük deprem üretmesinin beklendiğini söyledi.

    “BURALARDA DEPREM OLMA OLASILIĞI ÇOK YÜKSEK”

    Anadolu coğrafyasındaki bu sismik boşluklardan birinin Marmara ve Bursa olduğunu anlatan Prof. Dr. Barış, Bursa’nın içinde birçok fay olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “2018 Deprem Haritası’na bakarsak, koyu kırmızı, kırmızı ve turuncu bölgeler, eski tabirle 1, 2, 3’üncü derece olarak tabir edilen, ama ivme olarak da 0,5 ve onun üzerinde sahip olan bölgelerdir. Buralarda yaşıyorsanız, buralarda deprem olma olasılığı çok yüksek ve buralarda deprem ivme değeri 0,5 ve daha yüksek bir değerle yapılarak dolayısıyla sizlere vuracak ve muhtemelen hasarlar, yıkımlar ve istenmeyen doğal sonuçlar olarak da ölümler, yaralanmalar, sakatlanmalar olacak.”

    Beklenen depremin sadece Bursa’yı değil İstanbul da dahil olmak üzere tüm Marmara’yı etkileyeceğini söyleyen Prof. Dr. Barış, şöyle devam etti:

    “Marmara’ya bakarsanız, İznik-Mekece fay hattından Marmara’nın birçok bölgesinde faylar var ve nerede bir fay varsa, bu fayın yıllık kayma miktarına göre 400 yıldan 10 bin yıla kadar sürekli tekrarlama aralığı dediğimiz aralıkta depremler olur. Geçmiş bize diyor ki birçok deprem oldu, Marmara’da 320’ye yakın deprem insanlara zarar verdi. O zaman gelecekte de bu depremleri yaşamaya devam edeceğiz. Bunlardan kaçınmamız mümkün değil. Çünkü Türkiye coğrafya olarak Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde; bu depremler, bu kuşağın olmazsa olmazı.”

    “İKİSİ BİRDEN KIRILIRSA 7,7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLUR”

    Bursa ve çevresinde kırılmamış birçok fay olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Barış, “Bursa’nın içerisinde kırılmamış birçok fay var. İşte bu faylar potansiyel tehlike. İznik-Mekece fayı kırılırsa 7,2. Gemlik fayı 6,9. Bu ikisi birden kırılırsa 7,7. 2021 yılının sonlarında Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin ortak bir projesinde yapılan çalışmasında, yeni bir fay bulundu. Yeni bir çocuğumuz oldu. Medyada da oldukça dikkat çekti. Bursa’nın yeni fayına baktığımızda Kayapa fayı burada.” dedi.

    “FAYIN İÇİNE BAKMADAN BİR ŞEY SÖYLENEMEZ”

    Kayapa fayı ile ilgili çeşitli spekülasyonların başladığını belirten Prof. Dr. Barış, şunları söyledi:

    “Bu fay, Bursa’nın Ovasını doğu-batı yönünde kesip, Yenişehir’e kadar giden 2 farklı parçadan oluşan bir fay. Bunun üretebileceği depremler konusunda medyada birçok haber çıktı. Fayları bulmak demek, fayların hemen deprem üreteceği anlamına gelmez. İkincisi, bu fay gömülü fay. Bursa Ovası’nın altında, yeryüzünde izi görülmeyen bir fay. Dolayısıyla bu fayın içini açıp da patolojik olarak herhangi bir numune alıp, bu fayın geçmişte kaç tane deprem ürettiği, bu depremin hangi aralıklarla tekrarlandığı gibi paleosismoloji dediğimiz, geçmiş dönemde olan depremlerin sayılarını inceleyemedik. Çünkü alüvyon tabaka çok kalın olduğu için hendek çalışmasını yapmak kolay bir iş değil. AFAD bir proje önerdi, Türkiye’den hiçbir jeolog, bu projeye başvurmadı. Çünkü çok zor bir iş. Dolayısıyla bu analizi yapmadan bu fayla ‘Mahvolacaksınız, yıkılacaksınız, öleceksiniz’ demek için elimizde yeterli done yok. Bu fay belki 5 bin yıl, belki 7 bin yıl, belki 10 bin yılda bir deprem üretiyor. Ama bizim bildiğimiz şu ki Bursa 1850 ve 2 tane 1855 depremleri olmak üzere 3 depremde hasar gördü. Faylara baktığımızda, Bursa’nın içinde ve etrafında tehlike yaratabilecek 7-8 tane fay var. Bunların 3’ü kırıldıysa, kısa zamanda bunların deprem üretmesi mümkün değildir.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/marmara-icin-ezber-bozan-senaryo-2-fay-birden-kirilirsa/feed/ 0
    KADEM, BM KSK 68. oturumunda “Kadın Destek Projesini” anlattı https://www.foxtvhaber.com.tr/kadem-bm-ksk-68-oturumunda-kadin-destek-projesini-anlatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kadem-bm-ksk-68-oturumunda-kadin-destek-projesini-anlatti/#respond Thu, 14 Mar 2024 01:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6420 KADEM’in kadınların çok yönlü güçlendirilmesi konusunda imza projelerinden olan Kadın Destek Merkezi modelinin, NGO CSW/NY bünyesinde anlatıldığı Bütüncül İyi Olma Hali için Birlikte Yürümek: Kadın Merkezlerinden Alternatif Uygulamalar “Walking Together For Holistic Wellbeing: Alternative Practices From Women’s Centers” başlıklı paralel etkinlik, 12 Mart’ta Türkevi’nde gerçekleşti.

    KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan panele, dünyadaki kadın destek merkezleri ve sığınma evlerinin temsilcileri katıldı. Panelde, dezavantajlı kadınlara destek veren merkezlerin yanı sıra en iyi uygulama örneklerinden biri olan KADEM Kadın Destek Merkezleri anlatıldı.

    Kadın Destek Merkezlerinin 2022 yılında faaliyete geçtiğini ifade eden KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Gümrükçüoğlu konuşmasında; “Projenin amacı,15-29 yaş arası NEET yani “Not in Education, Employment or Training” kadınların ekonomik ve sosyal dönüşümünü desteklemek. NEET kategorisinde yer alan, kendini yalnız hisseden ve desteğe ihtiyaç duyan kadınlar, merkezimize başvurabiliyor. Kadınlar buraya gelerek sorularına cevap bulabiliyor, ihtiyaçları olan her alanda destek isteyebiliyorlar. Merkezlerimizde psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan profesyonel ekiplerimiz var.” Dedi. Merkezin işleyişi hakkında detaylı bilgiler veren Gümrükçüoğlu, sadece İstanbul’daki Kadın Destek Merkezinde 2517 kadına hizmet verdiklerini söyledi.

    ‘DEPREM BÖLGESİNDE BİR YILDA TOPLAMDA 6 BİNE YAKIN KADINA HİZMET VERDİK’

    Açılış konuşmasında 6 Şubat depremine de değinen KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Gümrükçüoğlu; “Depremin 3. haftasında Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta Kadın Destek Merkezlerimizi açtık. Deprem sonrası ne yapacağını, nereden yardım alacağını bilmeyen kadınlara rehberlik ettik. Kadınlara ve çocuklara kurslar, etkinlikler, eğitimler düzenledik” Dedi. “Deprem Bölgesindeki Kadın Destek Merkezleri aracılığıyla psiko-eğitimler ve grup çalışmaları ile 372 kişiye, rehabilitasyon faaliyetleri kapsamında düzenlenen kurslarla 475 kişiye, kadınların istihdamına yönelik eğitimlerle 50 kişiye ulaştık. Toplamda ise deprem bölgesinde açtığımız Kadın Destek Merkezlerimiz ile bir yılda 6 bine yakın kadına hizmet verdik.” ifadelerini kullandı.

    Moderatörlüğünü KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nursem Keskin Aksay’ın yaptığı panelde, kadın destek merkezleri ve iyi uygulamaları anlatmak üzere New Jersey’deki

    Women’s Rights Information Center adına Lil Corcoran, Faces of Hope adına Jean Fisher, Women Welfare Organisation adına Amna Rumaisa, Malikah adına Rana Abdelhamid ve Türkiye’den KADEM adına Aslıhan Nişancı konuşmacı olarak yer aldı.

    ‘HEDEFİMİZ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN ÇEŞİTLİ ÖRNEKLERLE ELE ALMAK’

    Nursem Keskin Aksay konuşmasında; “KADEM olarak bugün düzenlediğimiz programın amacı; alternatif kadın destek merkezi modelimizi anlatmak ve kadınların, hayatın farklı alanlarında karşılaştıkları zorlukların karmaşık parametrelerini ve bütünsel refah olanaklarını dünyanın dört bir yanından çeşitli örneklerle ele almak.” İfadelerini kullandı.

    ‘BU ÖZEL YOLCULUĞU KADINLARA KOLAYLAŞTIRIYORUZ’

    Kadın Destek Merkezi proje danışmanı Doç. Dr. Aslıhan Nişancı ise KADEM’in kurduğu Kadın Destek Merkezlerinin bütüncül, kapsayıcı ve yenilikçi vaka yönetimi süreçlerini anlatarak “İstanbul’da ve deprem bölgesinde kadınları desteklemekle kalmıyor, güçlenme süreci boyunca onlara eşlik ederek bu özel yolculuğu kadınlara kolaylaştırıyoruz” dedi.

    KADEM, 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 58. Oturumuyla başlattığı gözlemci katılım sürecini, 2015 yılından itibaren etkinlik düzenleyici olarak yürütmektedir. Bu yılki BM oturumlarına; biri Kadın Destek Merkezleri, diğeri ise Gazze’de devam eden soykırım konulu iki etkinlikle katılmaktadır.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kadem-bm-ksk-68-oturumunda-kadin-destek-projesini-anlatti/feed/ 0
    Marmara’dan Saros’a uzanan tehlike: Uzmanlardan ‘Ganos’ uyarısı https://www.foxtvhaber.com.tr/marmaradan-sarosa-uzanan-tehlike-uzmanlardan-ganos-uyarisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/marmaradan-sarosa-uzanan-tehlike-uzmanlardan-ganos-uyarisi/#respond Thu, 14 Mar 2024 00:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6412 Tekirdağ ile Saros Körfezi arasında uzandığı tespit edilen ve en son 1912 yılında aktive olan Ganos Fayı, Trakya için risk oluşturuyor.

    Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, Kuzey Anadolu Fay zonunun Marmara Denizi’nin içinden devam ederek Saros Körfezi’ne kadar uzandığını söyledi.

    Ganos Fayı’nın 1912’de Tekirdağ Şarköy ilçesi civarında iki büyük depreme neden olduğunu hatırlatan Kaya, depremlerin Trakya’yı olumsuz etkilediğini ifade etti.

    ÖNCE 7,3, 1 AY SONRA 6,8 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM YARATTI

    Marmara’ya kıyı kesimler ile Saros kıyılarının risk seviyesinin yüksek olduğuna dikkati çeken Kaya, “Özellikle sahil yerleşimlerinde zemini çok iyi araştırıp inşaatları buna göre yapmalıyız. 1912 yılında olan ilk deprem 7,3 büyüklüğünde ve 1 ay kadar sonra olan ikinci deprem de 6,8. Bu büyüklükte depremler hem Marmara hem de Saros kıyılarındaki yerleşim birimlerini tehdit edebilir.” dedi.

    Kaya, bölgede meydana gelebilecek bir depremin Trakya’nın güneyini daha çok etkileyeceğine işaret etti.

    “TEKİRDAĞ VE EDİRNE’NİN SAHİL KESİMLERİNDE DİKKATLİ OLUNMALI”

    Depreme dirençli yapıların önemine değinen Kaya, şunları kaydetti:

    “Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek olası bir depremde Tekirdağ’daki sahil kesimleri ve Saros kıyılarının etkilenmemesi mümkün değil. Bu nedenle deprem güvenli yapılar tasarlarken yapının kurulacağı zemini çok iyi bilmek gerekiyor. Jeoloji ve jeofizik mühendisleri o yere ait zeminin temel parametrelerini belirleyip inşaat mühendislerine verdiği zaman deprem güvenli yapılar ortaya konmuş olur. Tekirdağ ve Edirne’nin sahil kesimlerinde buna çok dikkat etmek gerekiyor.

    Özellikle Edirne’de Enez yoğun turist alıyor ve yapıların çoğu 30-40 yıllık. 1999 yılından önce yapıldıkları için son deprem yönetmeliğinin uygulanmadığı yapılar. Bu yapıların tekrar elden geçirilmesi gerekli. Yeni yapıların da deprem güvenli, dayanıklı olarak tasarlanması bir zorunluluk.”

    “DEPREM ÖNCESİ GEREKEN ÖNLEMLERİ ALMALIYIZ”

    Mimarlar Odası Edirne Şube Başkanı Atilla Ergin de Saros Körfezi’nden fay hattının geçtiğini bu nedenle Enez ve körfezin birinci derece deprem bölgesi olduğunu ifade etti.

    Edirne’de kuzeye doğru geldikçe deprem kuşağından uzaklaşıldığını dile getiren Ergin, “Edirne merkez dördüncü derece deprem bölgesinde ama bu demek değildir ki Edirne merkezde de deprem olmayacak. Bu kuşaklar son 100 yılın deprem geçirmesine göre tespit edilip, lanse ediliyor. Her yerde deprem olabilir.” diye konuştu.

    Ergin, yönetmeliklere göre depreme karşı önlemler alınarak projelendirmelerin yapıldığını anlattı.

    Saros Körfezi’nde evlerin 2 katlı yazlık bahçeli evler olarak planlandığını söyleyen Ergin, “Bu bölgenin depremden çok büyük bir etki alacağını tahmin etmiyorum ancak kesin bir şey de diyemeyiz. AFAD’ın çalışmalarına yardımcı olmalıyız ve AFAD’tan bu konuda destek almalıyız. Deprem öncesi gereken önlemleri almalıyız.” dedi.

    “YAPI ZEMİN İLİŞKİSİ DOĞRU KURULMAYAN BİNALARDA YIKIM GÖREBİLİRİZ

    Edirne Kent Konseyi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Nihat Çolak ise Ganos Fayı’nın hem Tekirdağ hem de Edirne’nin güneyi açısından risk oluşturduğunun altını çizdi.

    Aynı zamanda konseyin İmar ve Kentleşme Çalışma Grubu Başkanı olan Çolak, fay hatlarına yakın olan yerler başta olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

    Bölgede meydana gelebilecek bir depremin etkisinin çok geniş alanlarda hissedilebileceği uyarısında bulunan Çolak, “1999 yılında Gölcük’te yaşanan depremde İstanbul Avcılar’da yıkım oldu. Sisam Adası’nda yaşanan deprem İzmir Bayraklı’da yıkıma neden oldu. Ganos Fayı’nda yaşanacak bir depremde de Edirne merkezinin dahi etkilenmeyeceğinin kimse garantisini veremez. Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz.” diye konuştu.

    “TEKİRDAĞ MERKEZİ KUZEY ANADOLU FAYI’NA YAKIN”

    Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emre Özşahin de Orta Marmara’da kırılacak fayın 7 üzeri deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

    Tekirdağ’ın deprem olasılığının yüksek olduğunu belirten Özşahin, özellikle Kuzey Anadolu Fay hattına yakın bir konumda bulunmalarının riski artırdığını söyledi.

    “Tekirdağ merkezinin Kuzey Anadolu Fayı ile arasında yaklaşık 10 kilometrelik mesafe var.” diyen Özşahin, bu mesafenin şehrin deprem etkisi altında kalma olasılığını artırdığını vurguladı.

    Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nin içerisinden geçerek Şarköy ilçesinin Gaziköy Mahallesi’nden karaya çıktığını ve fayın 70 kilometre sonra Saros Körfezi’nin altına daldığını belirten Özşahin, bu durumun bölgedeki deprem potansiyelini artırdığını dile getirdi.

    Şarköy’de 1912 yılındaki depremi hatırlatan Özşahin, “En fazla etki Şarköy civarında gerçekleşti. Tekirdağ’da bunun etkileri hissedildi. Bundan sonraki depremlerde de Tekirdağ’da ve Şarköy’de veya fay hattına yakın alanlarda hissedeceğiz.” diye konuştu.

    “DEPREMİN ETKİLERİ DAHA FAZLA HİSSEDİLECEK”

    Geçmişteki depremle birlikte fayda enerjinin boşaldığını ancak sonrasında enerji birikiminin devam ettiğini belirten Özşahin, “Buna bağlı olarak fayda kırılma yaşanabilir. 7 büyüklüğünde olmasa bile daha küçük ölçekli depremler neticesinde bile bu bölgedeki özellikle zemin anlamında veya zemin büyütmesinin yaşanacağı alanlarda, biz bunlara zayıf zeminler diyoruz, zayıf zeminlerin bulunduğu alanlarda depremin etkilerini daha fazla hissedeceğiz.” diye konuştu.

    Özşahin, 6 Şubat depremlerinden sonra özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazandığını ve kentsel dönüşümle birlikte daha sağlam ve sağlıklı zeminlere yerleşim alanlarının kurulmasının önem arz ettiğini kaydetti.

    Orta Marmara’da kırılacak fay ile 7’nin üzerinde deprem beklendiğini aktaran Özşahin, “200 yılda bir burada büyük depremler yaşanmış. Daha önce 1912’de Şarköy, 1999’da İzmit depremleri oldu. Şu an Orta Marmara’da fayın kırılacağı tahminleri mevcut. Bu kırılma gerçekleştiğinde 7’nin üzerinde bir deprem bekleniyor. Burada fayın nerede kırıldığı değil, Tekirdağ ve civarında nasıl hissedileceği önemli.” ifadelerini kullandı.

    Tekirdağ İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cafer Çetin de kentin deprem riski bulunan bir kent olduğunu aktardı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/marmaradan-sarosa-uzanan-tehlike-uzmanlardan-ganos-uyarisi/feed/ 0
    Kurum: İhalesini yaptığımız metro hatlarını bile iptal ettiler https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-ihalesini-yaptigimiz-metro-hatlarini-bile-iptal-ettiler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-ihalesini-yaptigimiz-metro-hatlarini-bile-iptal-ettiler/#respond Wed, 13 Mar 2024 01:48:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6337 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’da yaşamak çile haline geldi. Bugün İstanbul’da maalesef şu koca 5 yılda yapılmış bir ulaşım yatırımı yok. Yapılmayı bırakın bizim ihalesini yaptığımız metro hatlarını bile iptal ettiler.” dedi.

    Kurum, Bahçelievler Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Erzurumlular ile İftar Sofrası” programında yaptığı konuşmada, bugün Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümü olduğunu, Erzurum’un dadaşlarının bundan 100 yıl önce ülkenin en karanlık, en umutsuz milli günlerinde milli mücadelenin ve umudun meşalesini yaktığını söyledi.

    Türkiye’nin 81 iline en güzel hizmetleri götürmenin gayretiyle çalıştıklarını belirten Kurum, “Gece gündüz demedik, zor gününde, her anında hep yanında olduk. Hiçbir zaman bahaneleri ve o bahanelerin arkasına sığınmayı seçmedik. Hiçbir zaman iftiraların, dedikoduların arkasında yer almadık her zaman milletimizle birlikte yol yürüdük.” diye konuştu.

    “İSTANBUL’UMUZUN 39 İLÇESİNDE KENTSEL DEPREM DÖNÜŞÜMÜ YAPMAMIZ GEREKİYOR”

    Kurum, İstanbul’un sorunlarına, problemlerine odaklandıklarını, hiçbir zaman milletin kendilerinden beklentilerini, taleplerini görmezden gelmeyeceklerini dile getirdi.

    Yaklaşık 70 gündür İstanbul’a hizmet etmek için hayallerini vatandaşlarla paylaştıklarını aktaran Kurum, “Bugün buraya bile gelmenin eziyet, çile olduğu, birçok misafirimizin maalesef iftara dahi yetişemediği bir durumla karşı karşıyayız. İstanbul’da yaşamak çile haline geldi. Bugün İstanbul’da maalesef şu koca 5 yılda yapılmış bir ulaşım yatırımı yok. Yapılmayı bırakın bizim ihalesini yaptığımız metro hatlarını bile iptal ettiler. O da yetmedi gittiler hafriyat döktüler, bizim tünellerimize beton dökerek tarihe geçtiler. Onlar ne yaparsa yapsın, onlar hangi yalanın peşinden koşarsa koşsun biz milletimizle birlikte yol yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Kurum, İstanbul’da metro hattını 5 yıl içinde 650 kilometreye çıkaracaklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

    “İstanbul’da metro gitmeyen tek bir ilçemiz kalmayacak. Vatandaşlarımız nereye, ne zaman gideceğini en iyi şekilde bilecek ve o hizmeti en güzel şekilde alacak. İstanbul’umuz bir deprem şehri. İstanbul’umuzda deprem olacağını, olası depremlerle ilgili de çok büyük kayıplar yaşayacağımızı bilim insanlarımız söylüyor. Bugünden tezi yok İstanbul’umuzun 39 ilçesinde kentsel deprem dönüşümü yapmamız gerekiyor. Biz deprem dönüşümüne ilişkin 650 bin konut yapacağımızı, bunun yarısını büyükşehir belediyesi olarak biz karşılayacağınızı ve tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar İstanbul’da dönüşümle alakalı alınması gereken tüm sorumluluğu alacağımızı ifade ettiğimizde, bu yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan zat, ‘Bunların yapılmasına gerek yok, 650 bin konut İstanbul’da yapılmamalı’ diyor. Bunlar geçtiğimiz 5 yıl içerisinde reklam bütçesini, deprem bütçesinin 2 katı olarak harcadılar. Reklama para ayırdılar, reklama zaman ayırdılar, algıya zaman ayırdılar ama bizim deprem dönüşümüne maalesef ne kaynak ne de zaman ayırdılar.”

    Kurum, 31 Mart’ta İstanbul’un sadece başkanı değil, İstanbulluların kardeşi, evladı, yoldaşı olmaya talip olduklarını vurgulayarak, “Ben inanıyorum ki, ‘Birlikte rahmet vardır’ hadisinin müjdesine kavuşacak ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’ta İstanbul’umuzu hep birlikte yeniden ayağa kaldıracağız, İstanbul’umuzu sizlere layık bir şehir haline getireceğiz.” dedi.

    Programa, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ile bazı milletvekilleri de katıldı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kurum-ihalesini-yaptigimiz-metro-hatlarini-bile-iptal-ettiler/feed/ 0
    Naci Görür’den o bölgeye uyarı: Bu işi halletmemiz lazım! Deprem üretirse kenti felç eder https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-o-bolgeye-uyari-bu-isi-halletmemiz-lazim-deprem-uretirse-kenti-felc-eder/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-o-bolgeye-uyari-bu-isi-halletmemiz-lazim-deprem-uretirse-kenti-felc-eder/#respond Tue, 12 Mar 2024 03:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6270 Prof. Dr. Naci Görür, “Depremler, bu coğrafyada yaklaşık 13,6 milyon seneden beri süregelmekte ve hiç kuşkusuz milyonlarca sene daha devam edecektir. Böyle bir coğrafyada topraklarımız var. Topraklarımızın yüzde 90’ına yakını canlı faylarla kesilmiş vaziyette. Bu fayların her birinin kendine özgü karakterleri var. Her biri ne kadar büyüklükte, nasıl ve ne zaman deprem üretir? Nereyi, nasıl etkiler? O bölgede depremin şiddeti ne olur? Bunların hepsi, bu fayların özelliklerine bağlı. Yapılanmamızla hiç ilgisi yok. Yeryuvarın altındaki dinamikler, yeryüzünde kim yaşıyor bilmez; evleri bilmez. Faylar deprem ürettiği zaman kendi güçleri ile ve o bölgenin karakteristiğiyle etki eder. Üstündeki yapılar eğer uyumluysa; onu belli ölçüde tolere eder, yıkmaz. Ama eğer yanlış, ters şeyler yapılmışsa; gözünün yaşına bakmadan yıkar. O bölgede insanları öldürür. Depremlerin hiçbir toleransı, seçeneği yoktur. Yapacağımız her yapıyı, yolu, tüneli, barajı, tüm mühendislik yapılarını yer altının dinamikleri ile uygun, barışık yapmak zorundayız” dedi.

    ‘HER BÜYÜK DEPREMDE 10 BİNLER, 50 BİNLER VEREMEYİZ’

    “Deprem dirençli kent, deprem geldiği zaman depremi minimum hasarla atlatan kent demektir” diyen Prof. Dr. Görür, “Her büyük depremde kentlerde birtakım hasarlar görülür ama bu hasarların afet boyutuna çıkması; bizim hatamızdır, yaptığımız yanlıştır. Bu da bizim açımızdan utanılacak bir şeydir. Her büyük depremde 10 binler, 50 binler veremeyiz. Aydın, bilimle yönetilen ülkelerde depremlerde bu kadar hasar olmamalıdır. Bir deprem sonucu 10 binleri, 50 binleri toprağa veren bir ülkeye bakışlar hoş değildir. Bundan utanıyorum. Bir ülke büyük bir depremde bu kadar insanı, bir gecede toprağa gömüyorsa; o ülke kokuşmuş bir ülkedir, tefessüh etmiş bir ülkedir. Depremleri durduramayız. Kentlerimizi deprem dirençli yapabiliriz. Deprem dirençli yerler, bugünkü bilimle, teknoloji ile yapılabilir. Bunu yapabilecek her şeyimiz var. Olmayan, siyasetin iradesidir, halkın gözetim ve denetim görevidir. Eğer insanlarımız talep etmezse, siyaseti zorlamazsa siyasetçi bu işe girmez. Biz de her depremde binlerce insanımızı toprağa veririz. Bu iş böyle gitmez. Bu deprem işini halletmemiz lazım; aksi halde tarihin çöplüğüne atılır, gideriz” açıklamalarında bulundu.

    ‘İZMİR’DEKİ FAYLAR, İZMİR’İ FELÇ EDEBİLİR’

    Depremin asla zamanla ölçülmeyeceğini aktaran Prof. Dr. Görür, “Zamanı deprem ile karıştırırsanız; en büyük hatayı yaparsınız. Deprem ne zaman olursa olsun, eğer hazırlıklı olmazsak; insanımız ölecek demektir. İzmir, bir deprem kenti. M.S. 175-1864 yılları arasında 6-7 şiddetinde depremler var. İzmir’de deprem kaynağı çok ve özellikle İzmir yarımadası üzerinde çok sayıda fay var. Manisa ve Aydın çevresinde faylar mevcut. Burada görülen her fay, 7 ve üzerinde büyüklükte deprem üretebilir ve İzmir’i felç eder” dedi.

    İnsanları tehdit eden fayların özelliklerinin bilinmediğini söyleyen Prof. Dr. Görür, “Şimdiye kadar bu özellikleri bilmeden geldik ve çok şanslıyız. Her fay hattının kendine özgü özellikleri var. İlk önce geometrisine bakılmalı. Fayın uzunluğu tespit edilmeli. Ayrıca fayın bazıları dallı budaklı olurken, bazıları paralel olarak yan yana dizilmiş olabiliyor. Bir diğeri derinliğinin tespit edilmesi. Sığ olan fay daha küçük deprem üretirken, derin olan fay büyük depremler üretebiliyor. Ayrıca fay hattının en son ne zaman deprem ürettiği de bilinmeli ki tekrar ne zaman deprem üreteceği öngörülecek. Bu nedenle düşmanımızı tanımalıyız. Bu düşman soteye yatmış ve ne zaman uyanacağı belli değil. Deprem olacağı zaman 100 binlerce insanımızı kaybetmek istemiyorsak; bu fay özelliklerini bilip, önlem almalıyız” diye konuştu.

    ‘İZMİR’DE FAY ANALİZİ ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI’

    İzmir’de önce fay analizinin yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Görür, “Bugün İzmir’de bu çalışma başladı. ODTÜ’deki arkadaşlarla analizler yapıyor. Fay analizi tespitinden sonra İzmir’in topografyasına bakmak lazım. İzmir’de bazı yerler yüksek, bazı yerler ova ya da çukur. Yüksek olan yerlerin depreme daha dayanıklı olduğuna işaret edilir. Aynı bölgede bazı yerler alçak olurken, bazı yerlerin yüksek olması o bölgede depremlerin meydana geldiğini gösterir. Üçüncüsü; jeolojisini incelemek. Çeşitli üniversiteler, İzmir’in jeolojisini çalışmışlar. ‘Hidrojeoloji’ denilen İzmir’in altındaki su rezervleri, bize problem çıkaran şeylerdir. Eğer zemin altında su varsa, deprem sırasında problem var demektir. Bu su akışların nerelerde kalınlaştıkları, nerede azaldığı ve akış yönleri önemlidir. Killi, sulu zeminler yapılan yollar, binalar ve üst yapılar depremde yıkılmaya mahkumdur. Bugün İzmir’de bunlar da yapılıyor. Jeofizikte özellikle sismoloji parametreleri yapıyoruz” dedi.

    ‘KENT YÖNETİMİ VE KENT YÖNETİMİNDEKİ YAPILANMA DEĞİŞTİRİLMELİ’

    Mikro bölgeleme çalışmalarının İzmir’de yapılan bir hazırlık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Görür, “Dirençli kent haline gelebilmek için kent yönetimi mikro bölgeleme esaslarına göre yapılmalı. Kent yönetimi ve kent yönetimindeki yapılanma değiştirilmeli. İzmirlileri eğiteceksin. İzmir halkı deprem direncine karşı bilgili olmadığı sürece, İzmir’i deprem dirençli kent yapmazsınız. İzmirliler, 30 tane kaçak kat çıkabilir. Bunu bilinçsiz yapıyorlar hatta kaçak katları affedenleri omuzlarında taşıyor. Yapı stoku çok önemli ve sihirli bir kelime. Tüm siyasiler; kentsel dönüşüm adı altında yapı stokunu halledersek, depreme hazırlarız sanıyorlar. Kentsel dönüşüm sanki yapı stoku ile hal olurmuş gibi sanıyorlar. Sadece yapı stokuna yönelirsen; deprem problemini gelecek nesillere ihraç etmiş olursunuz. Bunun için bütün kentin bileşenlerini deprem dirençli yapmak lazım; sadece bina ile olmaz” diye konuştu.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-o-bolgeye-uyari-bu-isi-halletmemiz-lazim-deprem-uretirse-kenti-felc-eder/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: Ülke genelinde 500’den fazla millet bahçesi projesi var https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ulke-genelinde-500den-fazla-millet-bahcesi-projesi-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ulke-genelinde-500den-fazla-millet-bahcesi-projesi-var/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6036  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışılması gerektiğini belirterek, “Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor.” dedi.

    Özhaseki, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde inşa edilen Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, şehirleri taş ve topraktan yapılar olarak görmediklerini söyledi.

    Şehirlerin hayatının insanoğlunun hayatına benzediğini dile getiren Özhaseki, “İnsanoğlu, bakımlı olduğu zaman, sıhhatli olduğunda, kendine çekidüzen verdiğinde, nasıl ki gürbüz bir vaziyette yaşarsa onun da nasıl ki doğarak daha sonra büyüyen ve gelişen bir yapısı varsa şehirler de aynen böyle. Eğer bu bakımı siz ihmal ederseniz o şehirler yavaş yavaş gerilemeye başlar.” diye konuştu.

    Özhaseki, herkesin şehirlerine sahip çıkması gerektiğini anlatarak, “Yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı. 30 senedir bu işin içerisinde olan bir kardeşiniz olarak net söylüyorum. Anlamakta güçlük çekiyorum. Koca koca, milyonlarca nüfus olan şehirlerde ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların hiçbirinin biraz önceki anlattığım gibi bir belediyecilik anlayışı ne yazık ki üzülerek söylüyorum yok. Hizmet tarafında yoklar. Temel atmama törenlerinde varlar. Hatta işe takoz olmakta varlar.” değerlendirmesini yaptı.

    CHP’li başkanların yönettiği belediyeleri eleştiren Özhaseki, şunları kaydetti:

    “Bir taraftan da öğrendikleri yeni bir şey var. Asıl anlamakta güçlük çektiğim de bu: Algı belediyeciliği. Yalanlarla devam eden bir sanal dünyada kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar. İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışmamız lazım değil mi? Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor. Yani muhterem başkanımız diyor ki ‘Ben çok güzel bir adamım. Ben tatile giderim ama siz beni çalışıyor gibi gösterin. Ben hatta buralara sığmam, CHP genel başkanı olmalıyım, o da yetmez bana cumhurbaşkanı olmalıyım. Alın şu parayı, basın bana gazı, devam edeyim, uçayım ben.’ Böyle bir anlayışı gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.”

    “Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var”

    Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok sayıda il ve milyonlarca insanın etkilendiğini anımsatan Özhaseki, hasarın 100 milyar doların üzerinde olduğunu ifade etti.

    Bakan Özhaseki, AK Parti’li belediye başkanlarının deprem bölgesinde gece gündüz demeden çalıştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman büyük büyük konuşan belediye başkanları da özel jetlerle o bölgeye geldiler. Yanlarında 10-20 kamera, 10-20 fenomen, sosyal medyacılar, selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Onlara da ‘deprem turisti’ diyoruz. Biraz alınıyorlar ama resmen deprem turistiydi onlar. Allah iyiliklerini versin. Ne diyelim başka? Diyecek başka bir şey yok. Bizim işimiz gücümüz hizmet. Hem genelde hem yerelde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi büyütmeye çalışıyoruz. Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var. Misyonumuza karşı sorumluluğumuz var.”

    Deprem bölgesinde 46 bin konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini bildiren Özhaseki, “Bu ayın sonuna kadar 75 bini bulacağız. Mayıs ayından itibaren de her ay 15-20 bin konutu depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Ev çıkmadığında hüzünlenen, üzülen kardeşlerimize orada diyorum ki ‘Bakın hiç merak etmeyin. Öbür ay çıkar, olmazsa diğer ay çıkar. Biz gece gündüz buradayız. Sizler, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun deyinceye kadar, sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buradayız ve gitmeyeceğiz.’ diye de onlara söz veriyoruz.” ifadesini kullandı.

    “Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz”

    Özhaseki, iklim değişikliği konusuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu anlamda Türkiye de büyük bir mücadele veriyor. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk. Bir taraftan 2040 yılına kadar kirletme oranımızı yüzde 41 geriye çekeceğimizle ilgili söz verdik. İklim Kanunu hazırlıyoruz. Uluslararası anlaşmalara tarafız. Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz. Yeşille ilgili de bir taraftan bizim evet hoşumuza giden bir güzellik gibi gözükse de tabiatı temizleyen bir yapı olduğunu, karbonu emen yapı olduğunu bir taraftan da Allah korusun depremlerde orayı bir sığınma alanı olarak kullanacağımızı hiç kimsenin unutmaması lazım. Kur’an-ı Kerim’de ağaçla ilgili 26 yerde, bağ, bahçe gibi yeşilliği tarif eden 100’den fazla ayet var. Cenabıhak bile cenneti tarif ederken, yeşilliklerden, bağlardan, bahçelerden, altından ırmaklar akan güzel yerlerden bahsediyor. Demek ki dünyayı güzelleştirmenin de bir yolu bu.”

    Ülke genelinde 500’den fazla millet bahçesi projelerinin olduğunu dile getiren Özhaseki, “Cumhurbaşkanı’mız hedef koydu, bize ‘100 milyon metrekare yeşil alan yapacaksınız’ dedi. Şu anda 80 milyon metrekareye yaklaştık. 234’ünü açtık. 250’den fazlasının inşaatları da devam ediyor. Bursa’da da bizim Bakanlık olarak yapmaya çalıştığımız 2,5 milyon metrekare civarında. 5’ini açtık, 2’si bitti, 3’ünün de inşaatları devam ediyor ya da proje aşamasında.” bilgisini paylaştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Türkiye’nin “Sıfır Atık Projesi”nde de önemli mesafe katettiğini vurgulayan Özhaseki, “Sıfır atık olur mu? Evet oluyor. Aynen böyle. Bunu dünya kabul etti. Zaten Danışma Kurulu Başkanlığına Emine Erdoğan Hanımefendi seçildi, Birleşmiş Milletler düzeyinde. 31 Mart, Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bizim Türkiye’nin dünyaya kazandırmış olduğu bir marka oldu. Bunu yaparak biz 2023 senesi sonunda Türkiye’deki tüm atıkların, çöplerin yüzde 35’ini geri kazandık. Bundan elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira.” açıklamasında bulundu.

    “Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak”

    TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Bursa’ya konforu artıracak önemli bir eser kazandırıldığını belirtti.

    Yeşilin Bursa için önemine işaret eden Varank, şunları kaydetti:

    “Bu şehre sağladığımız her bir ilave yeşil alan bizim için de değerli hemşehrilerimiz için de kıymetli ve önemli. Bunun gibi nice parkları şimdiye kadar gerçekleştirdik. Açılışlarını yapıyoruz, yetişebildiklerimize bizzat gidiyoruz ama belediye başkanlarımız önümüzdeki dönemde yapacakları projeleri de bir bir kamuoyuna ilan ediyorlar. Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak. Biz taş üstüne taş nasıl koyabiliriz, bunun derdinde olan bir siyasi hareketiz. Bizim için en büyük rütbe vatandaşlarımızın bize söyleyeceği ‘Allah razı olsun’ cümlesi. Biz bunu da Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan öğrendik. Aynı anlayışla inşallah yolumuza devam etmek istiyoruz.

    Alinur Başkan’a rakip olabilecek kimse yok ama Cumhuriyet Halk Partisinin bir belediye başkan adayı var. Bu belediye başkan adayının geçtiğimiz günlerde kendi yaptığı okul inşaatına yine Cumhuriyet Halk Partili Nilüfer Belediye Başkanı 2 kat kaçak yaptığı için ceza kesti. Kendisi kaçak bina yapan bir büyükşehir belediye başkanı, bu şehri yönetebilir mi? Bu şehre katkı sağlayabilir mi? Onun için biz kamuoyunun bunları çok güzel değerlendireceğine inanıyoruz.”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da katılımcılara hitap etmesinin ardından kurdele kesilerek, Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ulke-genelinde-500den-fazla-millet-bahcesi-projesi-var/feed/ 0
    MKS Başkanı Gerşon: İstanbul seçimlerinde odağımız deprem riski ve şehrin geleceği https://www.foxtvhaber.com.tr/mks-baskani-gerson-istanbul-secimlerinde-odagimiz-deprem-riski-ve-sehrin-gelecegi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/mks-baskani-gerson-istanbul-secimlerinde-odagimiz-deprem-riski-ve-sehrin-gelecegi/#respond Fri, 08 Mar 2024 23:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5941 MKS Yönetim Kurulu Başkanı Maks Gerşon, İstanbul’un ülke ticaretinin merkezi konumunda olduğunu belirterek olası bir depreme karşı ticaretin sekteye uğramaması için tedbirler alınması gerektiğinin altını çizdi. Gerşon, İstanbul’un geleceğinin deprem gibi acil durumlara karşı şehri yapılandıran projeler ve planlar sayesinde güvence altına alınacağını vatandaşın sandıktaki seçiminde deprem konusunun etkili olacağını belirterek, İstanbul’a yapılacak projelerin sadece mega kenti değil, tüm Türkiye’yi etkileyeceğini; iş dünyasının da heyecanla seçim sürecini takip ettiğini ifade etti.

    ’TÜRKİYE YÜZYILI İSTANBUL VİZYONU’ PROJELERİ ETKİLEYİCİ VE HEYECAN VERİCİ’’

    İstanbul seçimlerinde başkan adaylarının en büyük sınavının, vatandaşlara depreme nasıl hazırlanacaklarını projeleriyle anlatmak olduğunu belirten iş adamı Maks Gerşon, İstanbul’un kentsel dönüşümünün vakit kaybetmeden tamamlanmasının gerekliliğini vurgulayarak, olası bir depremde ticaretin sürdürülebilirliği ve ekonominin dayanıklılığı için atılacak adımların ülkenin genel ekonomik dengesini korumak açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. Gerşon, konuşmasına şöyle devam etti, ‘’Geçtiğimiz yıl yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler hepimizi derinden etkiledi ve İstanbul’da da ciddi bir psikolojik yıpranmaya sebep oldu. Birçok kişi deprem korkusu nedeniyle İstanbul’dan taşınmak zorunda kaldı. Bu şehir deprem riski taşıyan bir bölge ve bu gerçekle yüzleşmek zorundayız. 1999’daki deprem Türkiye’de 20 milyar dolarlık zarara yol açarken, Şubat ayındaki Kahramanmaraş merkezli son depremin 100 milyar doların üzerinde zarara sebep olduğu biliniyor.

    Marmara bölgesi Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 45’ini ve ihracatının yarısını sağlıyor. Bu nedenle, bölgede meydana gelebilecek bir depremin ekonomi üzerindeki etkisi büyük olabilir. Olası bir deprem senaryosunda ticaretin ve ekonominin sekteye uğramaması için de tedbirler alınması gerekiyor’’

    ‘’İSTANBUL’UN GÜVENLİĞİ VE GELECEĞİ HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU’’

    İstanbul’un geleceğinin deprem gibi acil durumlara karşı ne kadar hazırlıklı olduğuna bağlı olduğunu belirten iş adamı Maks Gerşon, İstanbul’un güvenliği ve geleceği hepimizin ortak sorumluluğu. Bu yerel seçimler, İstanbul’un geleceği açısından büyük öneme sahip ve tüm Türkiye’nin gözü kulağı 31 Mart’ta İstanbul’un gelecekteki yol haritasında olacak. İstanbul, gelecek dönemde hayata geçirilecek mega projelerle daha da büyüyerek, gelişmeye ve şahlanmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu projeler sadece İstanbul’u değil, tüm Türkiye’yi etkileyecektir. Dolayısıyla, bu seçimler sadece İstanbul’a değil, tüm ülkeye umut ve heyecan getirecektir. İstanbul’un seçmeni İstanbul’a yapılan her türlü değişikliği unutmaz, olumlu ya da olumsuz etkilerini hisseder ve tercihini öyle yapar. Bu dinamik şehir asla uyumaz 24 saat yaşayan bir yapıya sahiptir. İstanbul karşı koyulmaz bir çekiciliği ile dünyanın en güzel şehridir ve sadece siyasetçiler değil, aynı zamanda yaşayan vatandaşlar olarak iş dünyası olarak bizim de İstanbul’un geleceği için sorumluluğumuz var. Bu şehir için yapılan her proje ve emek İstanbul’un sadece bugününü değil, geleceğini de şekillendiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Haliç Kongre Merkezi’nde yaptığı toplantıda ‘Bekle Bizi İstanbul’ şiirinin dizelerini okurken İstanbul’u ne kadar çok istediğini fark ettim. Çok güçlü adaylar arasında geçecek yarış ve ülkemiz, milletimiz için en hayırlı karar olur umarım’’ dedi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/mks-baskani-gerson-istanbul-secimlerinde-odagimiz-deprem-riski-ve-sehrin-gelecegi/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ne-olur-gelin-kentsel-donusum-yapalim/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ne-olur-gelin-kentsel-donusum-yapalim/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5893 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Gaziemir ilçesindeki Şehit Piyade Er Mehmet Şanlı Parkı’nda vatandaşlara hitabında, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, şehirleri, mahalleleri, sokakları depreme dirençli hale getirmek için çırpındıklarını belirtti.

    En son 6 Şubat’ta 18 ilin depremlerden etkilendiğini ve buradaki depremzedelere ara ara evlerini teslim ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Onlarla oturup sohbet ettiğimizde öyle bir hikaye anlatıyorlar ki yeminle söylüyorum, hepimiz ağlıyoruz. Ev sahibi de ağlıyor, biz de ağlıyoruz.” dedi.

    Birçok yerde konut stokunun çok eski olduğunu ve depreme dayanıksız olduğunu ifade eden Özhaseki, bunların bir an önce yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.

    Özhaseki, İzmir’de gördüğü en büyük eksikliklerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

    “25 senedir bu arkadaşlar burada iktidardalar. Ya bir ucundan tutmuş olsalardı emin olun şimdi en az İzmir’in yarısını değiştirmiştik. Ben Ankara’da çırpınıyorum. Buradaki arkadaşlar gayret bile etmiyorlar. Hiç uğraşmıyorlar bile. Bu işlerin formülü var mı? Var. Devlet kocaman bir bütçe ayırıyor bu iş için. Kanunlar çıkarılıyor, bir sürü insan buna gayret ediyor. Ne olur bir ucundan tutun. Bunu yapan arkadaşlarımız da çok. İstanbul’a gidin kentsel dönüşüm yapan yerlere bakın hep AK Partililer. Yapmayan yerlere, en eski yerlere bakın bir de onlar. Ne yazık ki yapmıyorlar.”

    “NE OLUR GELİN KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPALIM”

    Kentsel dönüşümün formülleri olduğunu ve İstanbul için “Yarısı Bizden” kampanyasını açıkladıklarını hatırlatan Özhaseki, İzmir’de de evini kendisi dönüştürmek isteyenlere 180 ay vadeli faiz oranı yıllık yüzde 8 bazında bir kredi vereceklerini aktardı.

    Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

    “Bakın biz hazırız. Para da vereceğiz, arazi de vereceğiz. Kiracıların kira parasını da vereceğiz. Hiç sıkıntı yok. Birisi vatandaş, sizler hazırsınız ama arada belediye olması lazım. Belediye gelecek en çöküntü alan yeri hesaplayacak. Diyecek ki ‘şuradan başlatalım’ sonra bizimle vatandaşın arasında aracı olacak. Biz her türlü imkanımızı seferber edeceğiz ve orada kentsel dönüşüm başlayacak. Yapmamız gereken bu. Fakat İzmir’de ne yazık ki daha şu ana kadar bakın daha önce senelerce bakanlık yaptım. Şimdi de 8 aydır bakanım. Bir tek Allah’ın kulu aramadı bizi. Ya biz düşman değiliz kardeşim. Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım. İzmir’imiz riskli şu anda. Bizdeki kayıtlara göre hareketli olan tam 21 fay hattı var. Ne zaman, nereleri yıkıp götürecek? Bilmiyoruz ki ama her birisi her an hareketlenebilir. Fakat arkadaşlarımız ne yazık ki kentsel dönüşüm tarafında zerre miktar dahi adım atmıyorlar.”

    Özhaseki, Kayseri’de belediye başkanlığı döneminde 50’den fazla gecekondu mahallesini dönüştürüp, vatandaşları ev sahibi yaptığını anımsatarak, “Bakın açık senet. Türkiye’nin herhangi bir yerinde A partili, B partili, C partili kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa, Türkiye’deki deprem riskinden dolayı konutlarınızı dirençli hale getirmek istiyorsa, yeminle söylüyorum kapı sonuna kadar açık. Elimde ne imkan varsa hepsi için kullanacağım söz veriyorum.” diye konuştu.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-ne-olur-gelin-kentsel-donusum-yapalim/feed/ 0
    Murat Kurum, canlı yayında soruları yanıtlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-canli-yayinda-sorulari-yanitliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-canli-yayinda-sorulari-yanitliyor/#respond Thu, 07 Mar 2024 04:00:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5803 AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Murat Kurum, NTV’de Seda Öğretir ve Ahmed Arpat’ın sorularına yanıt veriyor.

    Murat Kurum’un açıklamalarından ve sorulara verdiği yanıtlardan öne çıkanlar şöyle:

    SEÇİM ÇALIŞMALARI NASIL GİDİYOR?

    Gittiğimiz her yerde coşkuyu görüyoruz. Bir heyecan var. İstanbul yorulmuş, beklentileri karşılanamamış. Gittiğimiz yerlerde ulaşımdan depreme, kentsel dönüşümden yeşil alanlara projelerimizi paylaşıyoruz.

    İstanbul’da yaşamak sorun oldu. İstanbul’da yaşayan herkesin deprem korkusu var. Şu 5 yıllık süreçte maalesef sözler vermiş ama tutmamış bir yönetim var. İstanbullunun bu çileden bıkmışlığı var. Bir değişim sinyali var. Değişim arzusu ve isteği var. 31 Mart’a da tüm İstanbul’un kazanacağı gün diyoruz biz. 31 Mart’ta hiç kimse kaybetmeyecek.

    İMAMOĞLU’NUN SÖZLERİNE YANIT

    Sürekli bu polemiklerle karşılaşıyoruz. Şununla karşılaşmadım hiç, “Murat Kurum 650 bin konut yapacak, yapabilir mi? Yeşil alanla ilgili hedefler yapılabilir mi?” gibi proje üzerinden hiçbir şekilde konuşmuyoruz. Maalesef konuşamıyoruz. Karşıda kibri siyasi aklının önüne geçmiş bir aday var. Bu aday her gün bir polemik peşinde. 5 yıldır İstanbul dışında her konuyla ilgilenmiş biri. Bugün de aynı şey. Bir bakıyorsunuz, “ithal aday” diyor. Neye göre ithal aday. 1999 depreminde buradaydım. 2005’te TOKİ’de görev yaptım burada. Bizim yaptığımız işleri koyduğumuzda yanından bile geçemezler. Bizim yanımızda çırak olamazlar. Ben İstanbulluyum veya değilimi anlatmak zorunda değilim. Ben iş hayatımın büyük bir kısmını İstanbul’da geçirdim. Müsilajda biz buradaydık. Kendisi tatile gittiği zaman biz milletin yanındaydık. Anlayışı maalesef bu. Benim tasvip ettiğim bir durum değil. 

    İstanbul’da yaşayan biri olarak işinize gelirken, evinize giderken trafik çilesiyle karşı karşıyasınız. İBB Başkanından da beklentiniz sorunun çözülmesidir. Ama bakıyorsunuz sürekli bir İstanbul dışı gündem yaratıyor.

    “GAZZE’DE MAZLUMLAR SEVİNECEK” SÖZÜ

    Dün bizi Gazze-Filistin üzerinden eleştiren belediye başkanı, bugün TIR dorsesinin arkasında poz veriyor. Bu pozdan ötürü kendisini tebrik ediyorum. İyi poz vermesini biliyor. Ucunda Gazze’ye iyilik dokunacak her işin arkasındayız. 1485’te inşa edilen bir medreseye gittim. İstanbul’un geçmişine baktığınızda birçok medeniyetin burada yaşadığını görürsünüz. İstanbul’da Üsküdar’da başka bir medeniyet var. Eyüpsultan sizi İstanbul’un manevi muhafızı olarak karşılar. İstanbul’un 39 ilçesinin bir kimliği ve kültürü vardır. Burada birçok medeniyetin uyum içinde yaşadığı bir anlayış var. İstanbul sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir şehir değil, dünyanın başkenti diye tarif edilen bir şehirdir.

    Biz sessiz kalacaksak kişiliğimizi, kimliğimizi kaybedeceğiz. Bizi biz yapan değerleri unutamayız. Biz her zaman mazluma el uzatan bir millet olduk. İBB bizim söylemimiz üzerine bir TIR gönderiyorsa bu yanlış olamaz. Bunu siyasi bir malzeme haline getirmek yanlıştır. Yanlış olan TIR’ın dorsesinin önünde poz vermektir. 

    İBB’nin Gazze için bir mücadele verdiğini gördünüz mü? Sadece Gazze değil, Ukrayna da var. Şurada bir araya gelsek de hep birlikte bir TIR yollasak. Şimdiye kadar neden yapmadılar? Deprem bölgesine gidiyorsunuz, “biz bu konutları yapacağız” diyoruz “biz bedava yapacağız” diyorlar. Yap, tutan mı var? Niye yapmadılar?

    “YOĞUNLUKTA DİLİNİZ SÜRÇEBİLİYOR”

    Çok yoğun programımız var. Sabah 8’de başlıyorsunuz ve gece 2’ye 3’e kadar. Her gün böyle. İster istemez bu yoğunlukta diliniz sürçebiliyor. Ben bunu insani buluyorum. Fark ettiğim zaman da bugün bunu haber yaparlar diye ifade etmeye çalıştım. Küçükçekmece’ye gitmişiz Büyükçekmece demişiz. İstanbul’u bilmiyor diyorlar. 1 haftalık sürece bakın. Özgür Özel ve İmamoğlu birçok gaf yaptılar. Gafın ötesine geçtiler. Bedelli askerlik yapanların vatan sevgisini sorgulayacak şeyler söylediler. Bunu düzeltmek için bir girişimde de bulunmadılar. Biz insanız, hata da yapabiliriz. Farklı bir söylem de söyleyebiliriz. En azından samimiyiz. Samimi olmak her şeyden değerli. İnsansınız hatadan dönmek erdemdir.

    DEM SEÇMENİ CHP’YE DESTEK VERİR Mİ?

    DEM, 22 ilçede belediye başkanı adayı çıkarmamış. Bazı ilçelerde adayları CHP listelerinde. Sonuçta kent uzlaşısı altında ittifak yaptıklarını kendileri söylüyorlar. Bunun ismini koyamadılar. Başak Demirtaş adaylığını ilan etti. Talimat gelince “ben aday değilim” dedi. Orada terör örgütü elebaşı açıklama yaptı. İttifakı işaret etti. Sonra aday değişti. O adayların da ne yapıp yapmayacağını göreceğiz. Masa arkasında her zamanki gibi bir ittifak söz konusu. Bunu da niye gizlerler anlamıyorum. Çıkın mertçe söyleyin. Bakıyorsunuz masada 6 kişi, 8 kişi. Biri üzerinde biri altında. Diğer adayların nasıl bir söylem içinde olduğu beni ilgilendirmiyor. Tüm adaylara saygılıyız. Milletimiz 31 Mart’ta şunun kararını verecek, 5 yıllık süreçte verdiği sözleri tutmayan bir aday var, diğer tarafta bakanlık yapmış, milletin yanında olmuş bir aday var. Türkiye Yüzyılında İstanbul lokomotif bir şehir olsun mu olmasın mı? Bunun kararının verileceği bir seçim olacak.

    İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM VAADİ

    Biz 650 bin konut dönüştüreceğiz dediğimizde maalesef CHP’li İBB Başkanı şunu ifade ediyor. Bu konutlar dönüştürülmemeli diyor. Niye? Çünkü kendisi böyle bir işi yapamayacağını biliyor. İstanbul bir deprem şehriyse, Türkiye bir deprem ülkesiyse dolayısıyla bu manada İstanbul’da depremi birinci gündem haline getirmek zorundayız. İstanbul’da istiyoruz ki tek bir riskli yapı kalmasın. İstanbul’da baktığınızda 1.5 milyon riskli konut var. 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Bizim bir şekilde vatandaşımıza bu işi yapıp vermemiz lazım. 650 bin konutu 5 yıl içinde dönüştürmek istiyoruz. 300 binini KİPTAŞ vasıtasıyla, yılda 60 bin konut dönüştüreceğiz. Belediye olarak da 300 bin konutu biz dönüştürerek bu dönüşümü yapmak istiyoruz. 700 bin TL hibe, 700 bin TL kredi vereceğiz. 

     

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-canli-yayinda-sorulari-yanitliyor/feed/ 0
    İBB Adayı Murat Kurum’dan İmamoğlu’na çok sert sözler! https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-imamogluna-cok-sert-sozler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-imamogluna-cok-sert-sozler/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5613 Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ÜLKE TV canlı yayınında Kanal7 Ankara Temsilcisi ve Haber7 Yazarı Mehmet Acet ve ÜLKE TV Genel Yayın Yönetmeni ve Haber7 Hasan Öztürk’ün sorularını yanıtladı. 

    Murat Kurum’un açıklamalarından satır başları:

    Çanakkale’de meydana gelen depremi yaşayan tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Biz bir deprem ülkesiyiz, deprem gerçeği ile yaşamak zorundayız. Depreme ilişkin tedbirlerimizi alarak yaşamalıyız. Deprem bugün terörle mücadele kadar önemli bir konudur. Biz de projelerimizi, hayallerimizi ortaya koyduğumuzda en önemli gündem maddemiz deprem. İstanbul’daki riskli bina stoğunu bir an önce eritmek istiyoruz, o nedenle 650 bin konutun dönüşümünü açıkladık. 

    Muhalefet, İstanbul’un deprem gerçeğiyle ilgili son 5 yılda hiçbir proje ortaya koyamadı. 650 bin konut İstanbul’da dönüştürülmemeli diye düşünen bir belediye başkanı şuanda var. Kentsel dönüşümün mahalle mahalle yapılması gerektiğini biz söylerken, bugünkü liyakatsiz belediye başkanı hiçbir şey yapmadı. 

    Reklam bütçesini deprem bütçesinden 2 katı harcamış bir yönetim var. Bu anlayıştan siz ne beklersiniz, bu anlayış zaten İstanbul’da deprem olsun ve insanlar bu riskli binalarda yaşasın demektir. Biz nüfusu arttırmadan yerinde konutları dönüştürelim diyoruz. Yapmak isteyeni de eleştiriyorlar, kaynak bulamazsınız diyorlar. Biz kaynak bulduk, asrın felaketinde 3 ayda 89 bin konutun inşası başladı. Nasıl bulduk kaynağı? İstenirse yapılır, siz vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır. 

    “BABASININ MALI YA DAĞITACAK”

    Biz kaynaklarımızı en iyi şekilde kullandık, TOKİ ile kaynak ürettik. Yapamamanın nedeni nedir biliyor musunuz? Kırklareli’nde CHP’li bir başkanın kendi ifadesi, “Beni aday olmamam için neler teklif ettiler, neler” diyor. Demişler ki “Biz sana İBB’den daire başkanlığı verelim”. Babasının malı ya dağıtacak. 

    Sen 2 günlük konsere 550 milyon harcamayı biliyorsun, Sancaktepe’deydim bugün otobüs yok, 550 milyona kaç tane otobüs alırsın. Sokakta köpek mi kovalar, diğer tarafta kızlarımız bir endişe içinde mi yürür. Biz gerekirse genç kızlarımızı alacağız evlerine bırakacağız. İnsanların sokak hayvanıyla alakalı endişesi olmaması lazım, insanlar yürürken o şehir için dertlenen tasalanan bir belediye başkanı olduğunu hissedecek. Metro yapacaksınız, otobüs sayısını artıracaksınız, yeni yatırım yapacaksınız. Yeni içme suyu kaynağı getireceksiniz. 1 litre su gelmemiş İstanbul’a şu 5 yılda. Sonra da bizim projeleri karalamak diz boyu. Eğer o Marmaray, Avrasya tünel, 3. Köprümüz, Kuzey Marmara Otoyolu yapılamasaydı neler olurdu İstanbul’da?

    “İBB’NİN ÖZ GELİRİ YÜZDE 8’E DÜŞTÜ”

    100 bin sosyal konut için 16 Nisan’da başvuruları alacağız. KİPTAŞ eliyle yarısı bizden 300 bin konut yapacağız. Biz 250 bin konutu dönüştüreceğiz. 58 milyar dolar tutarında. Şu anda İBB’nin 500 milyar dolardan fazla bütçesi var. 

    Bir tane örnek göstersinler, desinler ki “Siz Okmeydanı’nda kentsel dönüşüm yaptınız rantsal dönüşüm var.” Şimdi biz kaynağı nereden bulacağız, İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayacağız. İBB’nin öz geliri var değil mi? Biz burayı devrettiğimizde öz gelirle merkezi bütçeden gelen gelirlere baktığımızda öz gelir yüzde 8’e düşmüş. 

    Biz İstanbul’da 100 bin konutu neden yapacağız, ben tüm sendikalara gittim. Memurların İstanbul’dan beklentileri var. Bu konutlar kentsel dönüşüm yapılan binalardaki insanlarımıza düşük kiralı olarak verilecek. Memurlarımızın ihtiyacı mı var? Onlara düşük kiralarla kiralayacağız ki dengeyi yakalayacağız. 

    “BİRİLERİNE LAF YETİŞTİREN TARAFTA OLMAYACAĞIZ”

    Sayın Cumhurbaşkanımızdan destek alacağım, ilgili bakanlarımızdan destek alacağım. İstanbul için ne gerekiyorsa yapacağım. Biz birilerine laf yetiştiren tarafta olmayacağız. Bakın bana muhalefet şu 60 gündür İstanbul’la ilgili hiçbir gündemi sormuyorlar. Yok dili sürçmüş, yine bir toplantıda demişim ki ben “Yüzde 87 başarı sağlamış.” Bunlar bundan medet umuyor ya, hepimiz insanız ya. Bizi insanlar neden seviyor, samimi ve içten olduğumuz için. 

    ULAŞIMDAKİ HEDEFLER

    İstanbul’un en önemli sorunlarının başında ulaşım, deprem, konut fiyatları geliyor. Biz İstanbul’daki trafik çilesini artık çile olmuş. Bir dizi film gibi evine gittikleri tabloyla karşı karşıyayız. İstanbul’a o sevgi ve ilgiyi göstermezseniz daha kötü olur. Yılda 18 milyon turistin geldiği, araçlanma sayısının arttığı İstanbul’da yatırım yapmak zorundasınız. Birileriyle kirlik pazarlıklarla bunu yapamazsınız. Meselenin ne olduğuna oturup bir bakacaksınız. İstanbullular neden bu çileyi çekiyor? Metrobüs kuyruğunu görsem ve belediye başkanı olsam utanırım, sokağa çıkamam. Bu insanlara bu hak mı ya! 

    Biz raylı sistemi 5 yılda 2 katına çıkaracağız. 340 kilometreden 650 kilometreye çıkaracağız. Her ilçeye metro gidecek bir sistem yapacağız. 

    2 YAKAYA 2 BÜYÜK TÜNEL

    İstanbul’un 2 yakasına 2 büyük tünel yapacağız. Mevcut İBB yönetimi yeni bir tane tünel yapmadı. 122 kilometrelik tünelle alternatif bir yol oluşturuyoruz. Yerin altından hızlı bir şekilde gidilecek yol olacak. Bunların bittiğini hayal edin Kilyos’tan çıkan bir vatandaşımız kesintisiz Büyükçekmece’ye kadar gidecek. 

    İSTANBUL’DAKİ OTOPARK SORUNU NASIL ÇÖZÜLECEK?

    Vatandaşımız evinin önüne ücret ödemeden park edecek. 250 bin yeni otoparkı hayata geçireceğiz. Üstü yeşil alan, altı otopark olan projeyi hayata geçireceğiz. 

    Okullara otopark yapacağız, o okula gelen öğretmen ve veli oraya park edecek. Bakın burası Çengelköy Meydanı, altı otopark olacak. Çengelköy’ü bilirsiniz, orada arabayı koyacak yeriniz yok. 650 bin konutu da her daireye bir otopark hakkı ile inşa edeceğiz. 

    BİZİSTANBUL UYGULAMASI

    Tek sistemden taksiyi yöneteceğiz. Şuanda bir çok uygulama var, biz bunu tek çatı altında toplayacağız. Oldu ya taksiden istediğiniz verimi alamadınız, ödül ve ceza uygulaması getireceğiz. Gerekirse men edeceğiz. Bir yandan taksicilerimize eğitim vereceğiz. Taksicilerin de güvenliğini düşüneceğiz. 

    CHP-DEM İTTİFAKI

    Bu ittifakın kimlerle nasıl olduğunu milletimiz biliyor. Aynı geçmişte olduğu gibi bakanlıkları paylaşmışlardı. Cumhur İttifakı’nda böyle bir şey gördü mü bu millet?

    Devlet Bey, “Sizin de bu noktada bir talebiniz var mı? diye sorulduğunda, “Bu millet sizi seçti, sizin yönetmeniz ve bizim uymamız gerekir” diye yanıt verdi. 

    İMAMOĞLU’NA ATEŞ PÜSKÜRDÜ

    Sen bizim ‘Tek millet, tek devlet’ dememizden mi rahatsızsın ya! Sen git önce kendini özgürleştir ya! Sen ne demek istiyorsun? Sen önce kirli ittifaklarının hesabını ver. Böyle bir aşağılık bakış açısı olamaz! Sen kimsin ki! Sen git o büyükelçilerle yaptığın kirli anlaşmaları açıkla. Gelip bize akıl verme, sen kimsin ya! Sen kendi menfaatin için her türlü kirli ilişkiye gireceksiniz sonra bizim ‘Tek millet, tek devlet’ dememizden mi rahatsız oluyorsun. 

    Özgür Özel, bedelli askerlik yapan vatandaşlarımızı hedef aldı, kendi belediye başkan adayları bedelli askerlik yapmış kişiler. 

    ANKETLERDE SON DURUM

    Biz geriden başladığımız yerden 1,5, 2 puan öne geçtik. Bütün İstanbulluların oyunu alacağız ve büyük bir zafer kazanacağız. 

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-imamogluna-cok-sert-sozler/feed/ 0
    İBB Adayı Murat Kurum’dan ÜLKE TV canlı yayınında önemli açıklamalar https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-ulke-tv-canli-yayininda-onemli-aciklamalar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-ulke-tv-canli-yayininda-onemli-aciklamalar/#respond Tue, 05 Mar 2024 01:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5607 Murat Kurum’un açıklamalarından satır başları:

    Çanakkale’de meydana gelen depremi yaşayan tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Biz bir deprem ülkesiyiz, deprem gerçeği ile yaşamak zorundayız. Depreme ilişkin tedbirlerimizi alarak yaşamalıyız. Deprem bugün terörle mücadele kadar önemli bir konudur. Biz de projelerimizi, hayallerimizi ortaya koyduğumuzda en önemli gündem maddemiz deprem. İstanbul’daki riskli bina stoğunu bir an önce eritmek istiyoruz, o nedenle 650 bin konutun dönüşümünü açıkladık. 

    Muhalefet, İstanbul’un deprem gerçeğiyle ilgili son 5 yılda hiçbir proje ortaya koyamadı. 650 bin konut İstanbul’da dönüştürülmemeli diye düşünen bir belediye başkanı şuanda var. Kentsel dönüşümün mahalle mahalle yapılması gerektiğini biz söylerken, bugünkü liyakatsiz belediye başkanı hiçbir şey yapmadı. 

    Reklam bütçesini deprem bütçesinden 2 katı harcamış bir yönetim var. Bu anlayıştan siz ne beklersiniz, bu anlayış zaten İstanbul’da deprem olsun ve insanlar bu riskli binalarda yaşasın demektir. Biz nüfusu arttırmadan yerinde konutları dönüştürelim diyoruz. Yapmak isteyeni de eleştiriyorlar, kaynak bulamazsınız diyorlar. Biz kaynak bulduk, asrın felaketinde 3 ayda 89 bin konutun inşası başladı. Nasıl bulduk kaynağı? İstenirse yapılır, siz vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır. 

    “BABASININ MALI YA DAĞITACAK”

    Biz kaynaklarımızı en iyi şekilde kullandık, TOKİ ile kaynak ürettik. Yapamamanın nedeni nedir biliyor musunuz? Kırklareli’nde CHP’li bir başkanın kendi ifadesi, “Beni aday olmamam için neler teklif ettiler, neler” diyor. Demişler ki “Biz sana İBB’den daire başkanlığı verelim”. Babasının malı ya dağıtacak. 

    Sen 2 günlük konsere 550 milyon harcamayı biliyorsun, Sancaktepe’deydim bugün otobüs yok, 550 milyona kaç tane otobüs alırsın. Sokakta köpek mi kovalar, diğer tarafta kızlarımız bir endişe içinde mi yürür. Biz gerekirse genç kızlarımızı alacağız evlerine bırakacağız. İnsanların sokak hayvanıyla alakalı endişesi olmaması lazım, insanlar yürürken o şehir için dertlenen tasalanan bir belediye başkanı olduğunu hissedecek. Metro yapacaksınız, otobüs sayısını artıracaksınız, yeni yatırım yapacaksınız. Yeni içme suyu kaynağı getireceksiniz. 1 litre su gelmemiş İstanbul’a şu 5 yılda. Sonra da bizim projeleri karalamak diz boyu. Eğer o Marmaray, Avrasya tünel, 3. Köprümüz, Kuzey Marmara Otoyolu yapılamasaydı neler olurdu İstanbul’da?

    “İBB’NİN ÖZ GELİRİ YÜZDE 8’E DÜŞTÜ”

    100 bin sosyal konut için 16 Nisan’da başvuruları alacağız. KİPTAŞ eliyle yarısı bizden 300 bin konut yapacağız. Biz 250 bin konutu dönüştüreceğiz. 58 milyar dolar tutarında. Şu anda İBB’nin 500 milyar dolardan fazla bütçesi var. 

    Bir tane örnek göstersinler, desinler ki “Siz Okmeydanı’nda kentsel dönüşüm yaptınız rantsal dönüşüm var.” Şimdi biz kaynağı nereden bulacağız, İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayacağız. İBB’nin öz geliri var değil mi? Biz burayı devrettiğimizde öz gelirle merkezi bütçeden gelen gelirlere baktığımızda öz gelir yüzde 8’e düşmüş. 

    Biz İstanbul’da 100 bin konutu neden yapacağız, ben tüm sendikalara gittim. Memurların İstanbul’dan beklentileri var. Bu konutlar kentsel dönüşüm yapılan binalardaki insanlarımıza düşük kiralı olarak verilecek. Memurlarımızın ihtiyacı mı var? Onlara düşük kiralarla kiralayacağız ki dengeyi yakalayacağız. 

     

     

     

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-adayi-murat-kurumdan-ulke-tv-canli-yayininda-onemli-aciklamalar/feed/ 0
    Kurum’dan İmamoğlu’na: Bunun hesabını soracağız https://www.foxtvhaber.com.tr/kurumdan-imamogluna-bunun-hesabini-soracagiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kurumdan-imamogluna-bunun-hesabini-soracagiz/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:36:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5433 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen Konyalılar Buluşması’nda hemşehrilerine seslendi.

    Konya’nın mirasını ve kültürünü Anadolu’ya olduğu gibi İstanbul’a da taşıdığını belirten Murat Kurum, programa katılanları, “Sizleri; sizlerin şahsında baba ocağım Konya’mızdaki tüm kardeşlerimi, bizi bugün yalnız bırakmayan hemşehrimiz Bakanımızı, Konya’dan gelen kıymetli belediye başkanlarımızı, 31 Mart bayramını müjdeleyen herkesi sevgiyle, saygıyla selamlıyor; hasretle kucaklıyorum. Bu güzel İstanbul akşamında bizleri buluşturan, kavuşturan Cenabı Allah’a ne kadar şükretsem, hamd etsem azdır. İyi ki varsınız, hepinizi çok seviyorum. Rabbim yokluğunuzu göstermesin, birinizi bin etsin, ayağınıza taş değdirmesin. Ben bugün İstanbul’un her yerinden akın akın gelerek bu salonu dolduran, bu salonu şereflendiren her bir hemşerime hoş geldiniz, şeref verdiniz, safalar getirdiniz diyorum.” diye selamladı.

    “Bakanlık görevini üstlendiğimde ‘81 ilimiz için ne yapabiliriz’in derdinde olduk”

    Konya’nın tarihî ve kültürel önemine atıfta bulunan Murat Kurum, bu şehrin İstanbul ile olan derin bağını vurguladı ve bu bağın İstanbul’un geleceği için önemine dikkat çekti. Kurum, “Bugün de Fatih’in emaneti İstanbul’umuz; 200 binin üzerinde Konyalı kardeşimize, sizlere ev sahipliği yapıyor. Kadim başkentlerimiz; Konya’mız ve İstanbul’umuz arasında muazzam bir gönül bağı vardır, sarsılmaz bir gönül köprüsü vardır. Öyle ki bu aziz şehir, hepimize yuva oldu. Soframızdaki ekmeğe vesile oldu. Gurbete geldik ama burada evlatlarımız için ülkemizin geleceği için mücadele ettik. Konyalı bir babanın evladı olarak Ankara’ya geldim. Babam bin bir emekle bizleri okuttu. Biz de babamız gibi inşaat mühendisi olmayı tercih ettik. Köyümüzden sadece babam okudu. Ondan sonra da okuyan oldu ama babam gitti, köyümüz için elinden geleni yapmaya çalıştı. Yaptığım her hizmette bizim de bir ayağımız Konya’da oldu. ‘Konya için daha güzel bir şey yapabilir miyiz’in derdin olduk, el ele verdik ve çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı oldum. Bir hemşehriniz bakanlık görevi üstlendi.” dedi.  İstanbul’un ve Konya’nın tarihî ve kültürel mirasına yapılan yatırımları da örneklerle anlatan Murat Kurum, “Görevi alır almaz ‘81 ilimiz için ne yapabiliriz’in derdinde olduk. Konya’mıza giden her bir misafirimiz; bin yıllık Selçuklu mirası Alâaddin Caddesi’nde yürürken o eski görüntü kirliliğinin ortadan kalktığını görüyor. Sokak güzelleştirme projemizle tarihi siluetine yeniden kavuştuğuna şahitlik ediyor. Konyalıların millet bahçesinde neşeyle dolaştığını görüyor. Ardıçlı’da sosyal konutları, yeşil alanları ve camileriyle, Konya’da yepyeni bir şehrin yükseldiğini görüyor. Beyşehir Gölü’nün ne kadar berrak, ne kadar temiz olduğunu görüyor. Akşehir’de tarihi evlerimizin çok daha güzel bir hale geldiğine şahitlik ediyor. Mevlana’ya giden herkesi Selçuklu eserleriyle donatılmış muhteşem bir meydan ve çarşı karşılıyor. Yine Konya Sıfır Atık Sanayi Sitemize gittiğinde, esnafımızın çok daha güzel, çok daha konforlu bir ortamda çalıştığını görüyor. İşte biz tüm bunları sizin için yaptık, Konya’mız için yaptık, Konya’mızın yarınları için yaptık. Gençlerimiz, annelerimiz, yavrularımız için yaptık. Konya’mızı güzelleştirmeye, geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Çünkü vefalı insanların yurdu Konya buna değer. Selçuklu’nun başkenti buna değer. Mevlana’nın torunları buna değer.” diye konuştu.

    “39 ilçe 964 mahalle için çalışacağız”

    Türkiye genelinde yaşanan afetlerde her zaman vatandaşın yanında olduğunu hatırlatan Kurum, “Sadece Konya için değil 81 ilimiz için koştuk. Afetler oldu 2 saatte orada olduk. Elazığ’da Malatya’da depremler oldu oraya gittik. Milletimizin yüzünü güldürmek için çalıştık. Kastamonu’da seller oldu ve hemen oraya gittik. Vatandaşımızla beraber ağladık, beraber üzüldük. Ama sonra yüzlerini güldürmek için çalıştık. Sonra CHP’nin yönettiği İzmir’de deprem oldu. İzmir tarihinin en büyük dönüşümünü gerçekleştirdik. Bir ablamız, ‘biz CHP’liyiz ama sizinle bizimkilerin arasındaki fark şu; siz söylüyor, söz veriyor ve sözünüzü tutuyorsunuz. Bizimkiler bu anlayıştan çok uzaklar.’ dedi. Antalya’da yangınlar oraya gittik. Manavgat’a gittiğinizde bizim izlerimizi görürsünüz. 85 milyon bizim kardeşimiz oldu. Biz söz verdik ve sözümüzü tuttuk. Hiçbir zaman milletimize mahcup olmadık. Milletimizin elini öyle bir sıkı tuttuk ki, yüzü gülene kadar bırakmadık. ‘Birlikte güçlüyüz’ dedik, ‘birlikte Türkiye’yiz dedik. Mevlana’nın torunları olarak 81 ilde bu hizmetleri yaptık. Bu anlayış ve tecrübeyle şimdi İstanbul’a geliyoruz. 39 ilçe 964 mahalle için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

    “31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz”

    Mevcut İBB yönetiminin kentin sorunlarına ilgisiz olduğunu vurgulayan Kurum, “Hiçbir zaman iftiraların arkasına, bahanelerin arkasına sığınmadık. Dedikoduların tarafında olmadık. ‘Eser, hizmet, gerçek belediyecilik’ dedik. İstanbul için hayaller kuruyoruz. İstanbul bir deprem şehri. Diğer iller gibi deprem riski altında. Riskli konutların acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda İstanbul hayallerimizi 10 başlıkta anlattık. Ulaştırmada ‘uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul’ olacak. ‘Tek bir riskli yapı kalmayana kadar 650 bin konutu dönüştüreceğiz’ dedik. Kadınlarımız için, gençlerimiz için, emeklilerimiz için destek vereceğiz. İstihdama ve ekonomiye destek sağlayacaklar. 50 gündür her yerde coşkuyla karşılaşıyoruz. Bu teveccühü görenler ne yapacaklarını şaşırdılar. Bir oyana bir buyana savruluyorlar. Gündem değiştirmek için elinden geleni ardına koymayan ilgisiz bir belediye başkanı var. İstanbul’a ilgisi olmayan, yarı zamanlı belediyecilik yapan belediye başkanı var. 31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz. 31 Mart’ta İstanbullular sandıkta sana ve senin zihniyetine öyle bir cevap verecekler ki, ne yapacağını şaşıracaksın. Tatile mi gidersin, kayağa mı gidersin, başka emeller peşinde mi olursun, eş başkan mı olursun ya da beraber yol yürüdüğün eş başkanını da arkadan hançerler misin, orası senin bileceğin iş. 5 yıldır İstanbul senin neler yaptığını görüyor. ‘Abim’ dediği Genel Başkanı’nı saf dışı bırakmak için kongrede yollar aradın.” diye konuştu.

    “İsraf ettiğiniz tüm kaynakların hesabını soracağız”

    Murat Kurum’un mevcut Başkanı’na yönelttiği eleştirilerden biri de İBB bütçesinin kötü yönetimiyle ilgiliydi. Kurum, ‘İsrafı bitirdik’ tabelaları için 175 milyon TL harcadı. İstanbul’un kaynağını kendi gelecekleri için çarçur ettiler. 2 günlük konser için 550 milyon TL harcadılar. Biz de konserler yapacağız ama hiçbir konser için 550 milyon TL harcanmaz. Kirli emelleri için İstanbul’un kaynağını çalıyorlar, İstanbul’un parasını başka emeller için harcıyorlar. 30 gün sonra o harcadığınız, israf ettiğiniz tüm kaynakların hesabını soracağız.” dedi. Beklenen büyük İstanbul depremi için riskli yapılan dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, “650 bin konut yapacağız diyoruz. Bilim insanları olası depremle ilgili ‘tedbir almak gerekiyor’ diyor. Kendi danışmanları da söylüyor. Ama bizim ilgisiz belediye başkanı ‘650 bin konut yapacağız’ dediğimizde, ‘bu konutların yapılmasına gerek yok’ diyor. ‘Bu konutlar İstanbul için lüzumsuz işler’ diyor. Ne yapacağız peki? Vatandaşımız riskli binalarda depremi mi beklesin? ‘Metro hatlarını 2 katına çıkartacağız’ dediğimizde, ‘sen bu kaynağı nereden bulacaksın’ diyor. Biz İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcayacağız. İstanbullunun parasını İstanbulluya harcayacağız. Sırtımızı kirli ittifaklara değil aziz İstanbullulara dayayacağız. Çalışacağız ki; İstanbullunun yüzü gülsün. Burası İstanbul. Fatih’in gözbebeği İstanbul’umuzun yedi tepesinden baktığınızda Sultan Alaaddin’in hayalini görürsünüz. Kapu Camii’nden Süleymaniye’ye, Sultan Selim Camii’nden Çamlıca Camii’ne kadar uzanan şanlı bir mazinin, kutlu bir istikbalin izlerini görürsünüz.  İstanbul’umuz hem mazimizin hem de istikbalimizin şehridir.” ifadelerin kullandı.

    Ya 5 yılda 5 bin konut yapanları ya da 3 ayda 180 bin konutun temelini atanları seçeceksiniz”

    31 Mart seçiminin kritik önemini vurgulayan Kurum, seçmenin, tercihini, ‘hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’den ve Cumhur İttifakı’ndan yana kullanacağına inandığını söyledi. “İstanbul’umuz artık alarm vermektedir. İstanbullu üzgün, İstanbullu kırgın, İstanbul insanının tahammülü kalmamıştır. 31 Mart’ta eser siyasetiyle mazeret siyaseti arasında tarihi bir tercih yapacaksınız. Bu seçimde; ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz. Bu seçimde; ya 5 yılda 5 bin konut bitirmiş diğer sözlerini unutmuş olanları ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun temelini atanları seçeceksiniz. Bu seçimde; ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri ya da bizim gibi İstanbul’un 39 ilçesine her alanda 350 milyar lira yatırım yapanları seçeceğiz. Bu seçimde ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları ya da gençleri için, kenti için, şehri için harcayanları seçeceğiz. Ben inanıyorum ki; İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi de göz önünde bulundurarak; hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı seçecektir.” diyen Kurum, muhalefet zihniyetinin milli projeleri itibarsızlaştırmak için kullandığı dili de hatırlattı. Kurum, “Bu seçim böylesine önemli bir seçim. Ya, Ayasofya’yı zincirlerden kurtardığımız Sultan Fatih’in emanetini yine milletimizin hizmetine sunduğumuz ve ‘ezanlar sonsuza dek yankılansın’ dediğimiz bu anlayışı seçeceğiz, ya da 31 Mart’ta ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenleri seçeceğiz. Bir tarafa bakıyorsunuz KAAN’ı yapmışız, İHA ve SİHA’ları üretmiş biz ve bu KAAN üretilirken ne dediler hatırlayın; ‘kalorifer peteği mi üretiyorsunuz, bu kalorifer peteği ne olacak?’ dediler. Aynısını Sabiha Gökçen Havalimanı için söylediler, Osmangazi köprümüz için söylediler, Marmaray’ı yaparken de söylediler. Ancak biz bunlara kulak asmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 yıldır bu millete hizmet ediyoruz. 22 yıldır gecemizi, gündüzümüze katarak çalışıyoruz.  Bizi arayanlar bizi yerin üstünde deprem dönüşümü kentsel dönüşümü yaparken bulacaklar. Bizi arayanlar yerin altında metro şantiyeleri yaparken, İstanbul’un geleceği adına yeşil alanları artırırken, şantiyede baretimizi giymiş, mavi montumuzu takmış, çizmelerimizi giymiş şantiyelerde harıl harıl milletimiz için çalışırken bulacaklar. Biz büyüklerimizden böyle gördük.” şeklinde konuştu.

    “İstanbul 10 yıl kaybetti”

    Programa, Ticaret Bakanı Ömer Bolat da davetliydi. Murat Kurum gibi kendisi de Konyalı olan Bakan Bolat, konuşmasında, “İstanbul 60 ay kaybetmedi, 10 yıl kaybetti. Yapılmayan hizmetlerle İstanbul geriye gitti. Murat Kurum çok başarılı bir TOKİ Başkanımızdı. TOKİ çok başarılı işler yaptı. On binlerin üzerinde okullar, spor salonları ve depreme dayanıklı evler yaptı. Bakın deprem bölgelerinde, TOKİ’nin yaptığı evlerde çizik bile olmadı. Murat Kurum’un 5 yıl bütün Türkiye’ye hizmetleri oldu. Deprem, sel ve çığ felaketlerinde ekibiyle birlikte bölgelere koşarak liderlik etti. Petek modeliyle arı gibi çalışmalıyız. Herkes 50 kişiyi ikna etmeli. Murat Kurum kentsel dönüşüm için ideal aday. Ulaşımdaki sorunları çözmek için ideal aday. Dürüst ve güvenilir aday.” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kurumdan-imamogluna-bunun-hesabini-soracagiz/feed/ 0
    TİM Başkanı Gültepe: 64 ilimiz ihracatını artırdı https://www.foxtvhaber.com.tr/tim-baskani-gultepe-64-ilimiz-ihracatini-artirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tim-baskani-gultepe-64-ilimiz-ihracatini-artirdi/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5427 Şubat ayı dış ticaret rakamları, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin katıldığı programla açıklandı.

    Gültepe, Adıyaman’da düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Adıyaman’ın da aralarında bulunduğu 11 ilin iki büyük depremle sarsıldığını anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

    Depremlerin hemen ardından devletin, milletin, ihracatçılarla tek yürek olduğunu hatırlatan Gültepe, “Birliklerimizle afetin ilk gününden bu yana var gücümüzle çalıştık ve çalışıyoruz. Bir yılda normalleşme yolunda önemli adımlar atıldı. Normalleşmenin yolu çarkların dönmesinden geçiyor.” diye konuştu

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ İHRACAT İLK İKİ AYDA YÜKSELDİ

    Gültepe, deprem bölgesinde üretim ve ihracatın çok kritik rolü bulunduğunu ve 9 bine yakın ihracatçı firmanın yer aldığını dile getirdi.

    Büyük yıkıma rağmen 11 ilde 19 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Gültepe, şöyle devam etti:

    “Bu yılın ilk iki ayında ise afet bölgesindeki illerimizin toplam ihracatta artıya geçtiğini görüyoruz. İnşallah bu başarıyı yılın geneline de yayacağız. Sayın Bakanımız genel hatlarıyla şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. Geçen ay 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, 2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.”

    Gültepe, şubat ihracatında ilk sırada 3 milyar 130 milyon dolarla yine otomotivin yer aldığını, bu sektörü 2,6 milyar dolarla kimya, 1,5 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla çelik ve 1,3 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörünün takip ettiğini aktardı.

    “MİLLİ GELİRİMİZ İLK DEFA 1 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI”

    Şubat ayında 20 sektörün ihracatını artırdığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:

    “Geçen ay 64 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara olarak sıralandı. Şubatta 1388 firmamız ilk kez ihracat yaptı, ihracatımıza 94 milyon dolara yakın katkı sundu. Birim ihracat değerimiz ise 1,43 dolar oldu. Avro/dolar paritesinin ihracatımıza pozitif etkisi 2024 yılında da devam ediyor. Geçen ay parite farkı ihracatımıza 63,5 milyon dolar katkı verdi. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, İtalya , Irak ve Birleşik Krallık şeklinde sıralandı. Özellikle ABD ve Latin Amerika’ya ihracatta dikkat çekici artış söz konusu. Genel tabloda ise 146 ülkeye ihracatımız arttı. 2023 küresel ekonominin yavaşladığı bir yıl oldu, zor bir yılda ekonomimiz önemli büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi 2023’te uluslararası kuruluşların beklentilerinin ötesinde, yüzde 4,5 büyüdü. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı. Artık küresel ekonomide yeni bir seviyedeyiz. Bu seviyenin ihtiyaçları farklı, ihracatçılardan beklentiler de farklı. Değişimin farkındayız.”

    TİM-İHRACAT PAZAR MONİTÖRÜ BAŞLATILACAK

    Sektörlerle istişarelerden sonra iletişim, rekabetçilik ve planlamanın ön plana çıktığını anlatan Gültepe, şunları kaydetti:

    “Bu üç başlığın bizim için önemi aynı, hepsi birbirinden hayati ve gerekli. İhracatın geçen yıl ekonomik büyümeye katkısı sınırlı kaldı. Bu sonuçta bazı sektörlerimizin rekabetçiliğini kaybetmesinin ve dış talepte daralmanın etkili olduğunu biliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımları ise 2023’te büyümeye önemli bir katkı verdi. Hız kesmeyen yatırımları, daha çok üretim ve ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyorum. Burada yeni bir çalışmamızı da sizinle paylaşmak istiyorum. İhracatçılar olarak pazarlardaki talep hareketlerini ve riskleri hesaba katmak durumundayız. Biz bu gelişmeleri artık, pazartesi günü ilk sayısını yayımlayacağımız TİM-İhracat Pazar Monitörü’nden takip edeceğiz. Türkiye’de de bir ilk olan İhracat Pazar Monitörü sayesinde firmalarımız pazarlardaki tüm gelişmeleri en hızlı ve en gerçekçi veriler üzerinden takip edebilecekler.”

     

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/tim-baskani-gultepe-64-ilimiz-ihracatini-artirdi/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: Her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konutu-dagitmaya-devam-edecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konutu-dagitmaya-devam-edecegiz/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5419 Özhaseki, Niğde Valiliğini ziyaret ederek, Vali Cahit Çelik ile görüştü, Şeref Defteri’ni imzaladı.

    Ardından Niğde Belediye Başkan Emrah Özdemir ile bir araya gelen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle görüştü.

    Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık bir sene önce 9 saat arayla üst üste 2 deprem meydana geldiğini ve hasarın çok büyük olduğunu söyledi.

    Yaklaşık 680 civarında evin, 170 bin kadar da iş yeri ve depo gibi tek katlı müştemilatın ağır hasar aldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:

    “Bu işten 14 milyon insan zarar gördü, dile kolay. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet daha icat olmadı. O bölgelerdeyim genellikle, evlerini teslim ettiğimiz insanların yanlarına gidip çaylarını içtiğimizde tabii sevinçliler, evlerini teslim almışlar. Çok güzel evlerine oturuyorlar ama sohbet açıldığında, ‘Kaybınız var mı?’ dediğimizde ‘Eşim, iki çocuğum, üç çocuğum veya aileden şu kadar insan’ diyerek müthiş bir acı seli tüm odayı kaplıyor. Allah bir daha göstermesin diye dua ediyoruz.”

    Özhaseki, o günlerde büyük bir dayanışma örneği gösterildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın o gece 04.17’den itibaren ayakta olduğunu, başta bakanlar olmak üzere birçok devlet görevlisini bölgede görevlendirdiğini, sonrasında 810 AK Parti’li, 235 kadar da MHP’li belediyenin bölgelerde gece gündüz görev yaptığını dile getirdi.

    “ÖNÜMÜZDEKİ AYDAN İTİBAREN HER AY 10-15 BİN KONUTU DAĞITMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Çok şükür yaraları sardıklarını ifade eden Özhaseki, şöyle konuştu:

    “O bölgelerde ilk andaki arama kurtarma faaliyetlerinden sonra birtakım işler biter bitmez, tespit edebildiğimiz, hazırlayabildiğimiz en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda ilk inşaatlara başladık. Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık.’ Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar.”

    Özhaseki, konutların genellikle tünel kalıp sistemiyle yapıldığını, TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkesin gördüğünü aktardı.

    “YERİNDE DÖNÜŞÜMLE İLGİLİ 256 BİN VATANDAŞIMIZ BİZE MÜRACAAT ETTİ”

    Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarına işaret eden Özhaseki, “Onlar da çelikten yapılıyor. Bu arada yerinde dönüşümle ilgili de 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti. ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ dediler. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak.” diye konuştu.

    Bakanlık olarak son yıllarda Niğde’ye 30 milyar liradan fazla para ayırdıklarını ve çalışmalarda bunu harcadıklarını bildiren Özhaseki, Kale Projesi’ne de başladıklarını sözlerine ekledi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konutu-dagitmaya-devam-edecegiz/feed/ 0
    Naci Görür’den uyarı: ‘Sabah uyandığımızda 7 ve üzeri deprem olabilir’ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-uyari-sabah-uyandigimizda-7-ve-uzeri-deprem-olabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-uyari-sabah-uyandigimizda-7-ve-uzeri-deprem-olabilir/#respond Sat, 02 Mar 2024 04:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5309

    ‘Kesin olacak’ dedi, şiddetini de açıkladı! Naci Görür’den ‘büyük İstanbul depremi’ açıklaması

    Prof. Dr. Naci Görür, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Anttalks’ etkinliği kapsamında AKM’de ‘Deprem Dirençli Antalya’ adlı söyleşiye katıldı. Prof. Dr. Görür, 13,6 milyon sene önce Türkiye’nin levha hareketlerinin, bugünün hareketlerini yapacak şekilde oluştuğunu ve ülkedeki büyük fayların deprem ürettiğini söyledi. 

    Türkiye’nin depremlerden kurtulamayacağını ve depremlerin sona ermeyeceğine dikkati çeken Prof. Dr. Görür, deprem dirençli yerleşim alanlarının oluşturulmasının önemini vurguladı.

    Prof. Dr. Görür, “Her depremde 80-90 bin insanı bir gecede toprağa veremeyiz. Bu bize yakışmıyor. Türkiye’de herhangi bir yerde, sabah uyandığımızda 7 ve üzeri deprem olabilir. Bu depremler de büyük afetlere neden oluyor. Can mal kaybımız fazla oluyor. Türkiye’de 5’in üzerinde depremler ölüme neden oluyor. Bizim bunu halletmemiz lazım. Bunu anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yakın zamanda Japonya’da 7.6 büyüklüğünde deprem olduğunu ve 132 kişinin tesadüfen öldüğünü anlatan Prof. Dr. Görür, benzer depremin Türkiye’de olması halinde on binlerce kişinin ölebileceğinden bahsetti.

    ‘GÖKDELENLERİ DİKMEYE BAŞLAMIŞLAR’

    Antalya’nın jeolojisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, Antalya’nın genç çökeller üzerine kurulduğunu söyledi. Antalya’nın büyük kısmının zemininin iyi ya da mükemmel olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Görür, falez ve traverten gibi karasal nitelikli kireç taşlar ile alüvyon dolguların üzerinde kentin büyük bölümünün yer aldığını belirtti.

    Kentin doğusundaki zeminin alüvyon dolgusundan oluştuğunu aktaran Prof. Dr. Görür, “Antalyalılar rant hastalığına yakalanmış. Gökdelenleri dikmeye başlamışlar. Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız, tehlikeyi büyütürsünüz. Özellikle büyük bina, gökdelen yapabilecek insanlardan uzak durun. O düşüncelerden de uzak durun. Deprem dirençli Antalya için özellikle alüvyon dolgu, zemin için son derece sakıncalı. Antalya’nın üzerinde oturduğu körfez dolgusu, problemli bir dolgu. Kireç taşları ve travertenler göreceli olarak alüvyonlardan daha iyi ama o da problemli” dedi.

    ‘ANTALYA AKTİF FAYLARLA ÇEVRİLİ’

    Antalya’yı tehdit eden fay sistemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, şunları söyledi:

    ‘ANTALYA’NIN DOĞUSU DAHA ÇOK HASAR ALIR’

    Yerel yönetimlere çağrıda bulunan Prof. Dr. Görür, Antalya’yı tehdit eden fayların incelenmesi, risk analizi ile risk azaltma çalışması yapılması gerektiğini ifade etti.

    Antalya’ya yapılacak altyapı çalışmaları ve yatırımların deprem dalgalarının kentin yapısına etkisinin belirlendikten sonra gerçekleştirilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Görür, “Ciddi deprem olsa Antalya’nın doğusu daha çok hasar görür. Alüvyonun üzerinde olduğu için sıvılaşma da olur. O bölgeye gökdelenler dikiliyor. Batısında traverten veya kireç taşlarının üzerinde olan binalar yüksek olmamak kaydıyla biraz daha dirençli olabilirler. Alüvyonun bulunduğu yerlerde şansınız yok. Deprem anında alüvyonlar içlerinde su tuttuğu için çökellerdeki su basıncı yukarı iletiyor. Yukarı iletince evlerin direnci azalıyor. Bina suyun içerisinde gibi hareket etmeye başlıyor ya dönüyor ya da batıyor” diye konuştu.

    5 MİLYON TON TNT PATLAMASINA BENZER ENERJİ

    Depremin büyüklüğü ve şiddeti kavramları arasındaki farkı da anlatan Prof. Dr. Görür, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 5 milyon ton TNT patlamasına benzer enerjinin açığa çıktığını söyledi.

    Yerel yönetimlerin kentleri depreme hazırlamaya yönelik çalışmaları hızlandırması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Görür, altyapı çalışmalarında betonarme boru kullanılmasını eleştirdi.

    Betonarme boruların kırılgan yapısından dolayı depremden etkilendiğini anlatan Prof. Dr. Görür, zeminin yapısına uygun, esnekliği yüksek malzemeler kullanılmasını önerdi.

    Prof. Dr. Görür, kentlerde deprem anında çıkacak molozların gömüleceği veya bertaraf edileceği alanların henüz belirlenmediğini söyledi. Prof. Dr. Görür, “Güneydoğu’da 100 milyon ton moloz sağa sola gömüldü, çevre berbat edildi. İstanbul’da 350 milyon ton moloz çıkabilir. İstanbul’da bunu nasıl bertaraf edecek, geri dönüşüme tabi tutacaksanız. Kimse bilmiyor. Deprem eli kulağında gelirse ne olacak. Aceleyle kamyonlara doldurup, Marmara’ya dökersiniz. Marmara zaten ölüyor, Marmara da sizi öldürür” dedi.

    ‘GERÇEK BEKA MESELESİ DEPREM’

    Prof. Dr. Görür, Türkiye’deki gerçek beka meselesinin deprem olduğunu, İstanbul’da büyük deprem meydana gelmesinin ekonomik anlamda ülkeyi zora sokacağını söyledi.

    Deprem riski nedeniyle Marmara Bölgesi ve İstanbul’un stratejik yapısından dolayı hükümete öneride bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Görür, “Marmara Bölgesi’ndeki sanayiyi Anadolu’ya taşıyın. Anadolu’ya altyapı yapın, sanayiyi teşvik edin. Deprem nedeniyle sanayi aynı anda tehdit altına girmez, İstanbul’un nüfusu azalır. Her şeyi Marmara Bölgesi’ne toplamışız. Stratejik olarak doğru değil” dedi.

    Kahramanmaraş depremleri öncesi yıllarca o bölgede deprem beklendiğini anlatmaya çalıştığını kaydeden Prof. Dr. Görür, şunları söyledi:

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/naci-gorurden-uyari-sabah-uyandigimizda-7-ve-uzeri-deprem-olabilir/feed/ 0
    Murat Kurum: 5 yılda mevcut metro hattımızı 2 katına çıkaracağız https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-5-yilda-mevcut-metro-hattimizi-2-katina-cikaracagiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-5-yilda-mevcut-metro-hattimizi-2-katina-cikaracagiz/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:36:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5293 AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, TRT Haber spikeri Canan Yener Reçber moderatörlüğünde, Star Gazetesi Yazarı Halime Kökçe ve Haber7 Yazarı Ferhat Murat’ın gündeme ilişkin sorularını cevaplıyor.

    Murat Kurum’un açıklamalarından öne çıkanlar:

    “SAHADA COŞKU HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”

    İlk açıklandığımız günden itibaren milletimizle birlikte olduk, taleplerini dinledik, çok güzel bir coşkuyla karşılaşıyoruz ve her geçen gün bu coşku artıyor. Vatandaşlarımız da usanmışlık ve bıkmışlık var. 5 yıllık kırgınlık, üzgünlük artık bir umuda dönmüş. Huzurlu bir İstanbul istiyorlar. Halk sorun çözecek başkanı bekliyor. İstanbullular sabırsızlıkla 31 Mart’ın gelmesini bekliyor. 

    “EN ÇOK ŞİKAYET ULAŞIM İLE İLGİLİ GELİYOR”

    En çok şikayet ulaşımla ilgili geliyor. Gerçekten ulaşım artık içinden çekilmez bir çile haline geldi. İnsanlar da deprem endişesi de var. Olası depremle ilgili evlerinin yenilenmesini bekleyen vatandaşlar var “Evimizi gelin dönüştürün” diye. Taksi konusunu duyuyoruz, kültür sanat alanında ihtiyaçları duyuyoruz. İnsanlar ilgi istiyor. İnsanların göz ardı edildiği bir yönetim anlayışı olduğunu 39 ilçesi de bunu söylüyor. Bizi düşünen, odağında sadece İstanbul olan bir başkan adayı inşallah olacak. Nisan gelecek yüzler gülecek diyoruz.

    KONUT YENİLEME SÖZLERİ

    Yapmış olduğunuz işler sizin referansınız. Vatandaşımız bizlerle ilgili takdirini de sandıkta kullanıyor. İstanbul’da deprem hazırlığı için kentsel dönüşümü tamamlayacağız. İzmir’de, Elazığ’da, Malatya’da depremler oldu gittik. Mahallelerimizin dönüşümünü yapacağız dedik. Sokak sokak gezdik, günlerce oralarda kaldık. 6 ayda teslimler başladı. Elazığ’da verdiğimiz bu sözleri tuttuk. 6 Şubat’ta etkilenen illerden biri de Elazığ’dı. Bu konutlar sayesinde vefat, etkilenme az oldu. Muhalefet “parayı bulamazsınız, yapamazsınız, yetişemezsiniz” dedi. Kastamonu Bozkurt’ta meydana gelen sel felaketinin ardından çalışmalarımızı 1 yılda bitirdik.

    “VATANDAŞLARIMIZ BİZİM YAPTIĞIMIZ KONUTLARLA HUZURLA OTURUYOR”

    Ülkemizin yaşadığı afetler sonrası konutları hızla tamamladık. İzmir Bayraklı’da deprem riskinin yüksek olduğu bir bölge. CHP’li bir ablamız “onlar söylüyor yapamıyor ama siz söylüyorsunuz ve yapıyorsunuz” dedi. Vatandaşlarımız bizim yaptığımız konutlarla huzurla oturuyor.

    “ASRIN FELAKETİNDE SÖZÜNÜ TUTMUŞ BİRİ OLARAK İSTANBULLULARIN KARŞISINDAYIZ”

    6 Şubat depremlerinde vatandaşlarımız gördü ki orda onlar için çabalayan ama onlar için mücadele eden birileri var. 3 ayda 11 ile gittim, hasar gören ilçelere gittim. Üzüldük, ağladık ama o konutlarımızın temeli atıldığındaki gülümsemesini görseniz. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde 180 bin konutu 3 ayda başlattık. Mayıs seçimlerinde milletimiz yine eserden, eseri yapandan yana tavır gösterdi Cumhurbaşkanımıza devam dedi. Asrın felaketinde sözünü tutmuş biri olarak İstanbulluların karşısındayız. Verdiğimiz sözleri zamanında bitirdik. İstanbul’a da bu birikimle, tecrübeyle geliyoruz.

    “İSTANBUL’UN 39 İLÇESİNDE BİNLERCE KONUTUN DÖNÜŞÜMÜ BİZİM BAKANLIĞIMIZ DÖNEMİNDE BAŞLADI”

    Bakanlığım döneminde 81 ilin her köşesine eser ve hizmet götürdük. 81 ilde izi olarak bir olarak konuşuyorum. 81 ilde izimiz var. İstanbul’da 39 ilçede binlerce konutun dönüşümü bizim bakanlığımız döneminde başladı. Türkiye’de 2 milyondan fazla konutun da dönüşümünü gerçekleştirdik. İstanbul’da 650 binin konutunun dönüşümünü yapmak zorundayız. İstanbul’da deprem konusunu milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Milletimiz bizi biliyor, yarı zamanlı belediyecilik yapmayız.

    “650 BİN KONUTU MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

    Bu seçim bizim kader seçimimiz. 31 Mart İstanbul için Türkiye Yüzyılında bir kader seçimi olacak. İstanbul’un deprem riskinin ortadan kaldırılacağına dair irade koyacağımız bir seçim. Yerel seçim hizmet seçimidir. 650 bin konutu milletimizin desteğiyle dönüştüreceğiz. İstanbul’un kaynağını doğru kullanırsanız her yere yeter. 1 Nisan sabahı da şantiyede olacağız. İstanbul için yapılacak çok işimiz var, kente eser kazandıracağız. 

    “MEVCUT İBB YÖNETİMİNİN İSTANBUL GİBİ BİR DERDİ YOK”

    İstanbul’un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapamaz. İstanbulla, İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenmek zorundayız. Bizim ailemiz 16 milyon İstanbullu oldu. Şu anki belediye başkanı toplam 8 kilometre metro yapmış. İstanbul’un meselelerini konuştuğunu görüyor musunuz? CHP Kongresi’nde nasıl eşbaşkan olurum, Kemal Kılıçdaroğlu’nu nasıl hançerlerim, delegelerle nasıl başkanlığı alırım. Bunu kendi büyüklerimiz dediği kişiler söylüyor. Benimle proje konuşamaz. Sen büyükşehir belediye başkanı olacaksın. Metroları su basacak, yürüyen merdiven çalışmayacak böyle belediye başkanlığı olmaz. Mevcut İBB yönetiminin İstanbul gibi bir derdi yok.

    “YENİ RAYLI SİSTEMLER VE KARA YOLLARIYLA KENTE NEFES ALDIRACAĞIZ”

    Toplu ulaşımdaki ağımız artırmak zorundayız. Biz uğraştıran değil ulaştıran İstanbul olsun diyoruz. Yeni raylı sistemler ve kara yollarıyla kente nefes aldıracağız. İstanbullunun 288 saati trafikte yok oluyor. Biz yüzde 47 yoğunlukla vermişiz. Şimdiki trafik yoğunluğu yüzde 64 olmuş, pik saatlerde 90’lara çıkıyor. 8 kilometre metro yapmışlar. İBB yönetimi yaptığımız işleri kendileri yapmış gibi gösteriyor. Bizim parasını ödediğimiz yerleri “biz yaptık” diyorlar. İBB yönetiminin sıfırdan yaptığı hiçbir metro hattı yok.

     

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-5-yilda-mevcut-metro-hattimizi-2-katina-cikaracagiz/feed/ 0
    ‘Dünyanın en önemli ortaklığı’ diye açıkladı! Türkiye’ye teklif, zamanı geldi https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-onemli-ortakligi-diye-acikladi-turkiyeye-teklif-zamani-geldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-onemli-ortakligi-diye-acikladi-turkiyeye-teklif-zamani-geldi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:36:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5105 Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye-Japonya ilişkilerinin bir asırdan daha uzun süren, karşılıklı güvene dayanan, dünya savaşı ve iki ülkedeki doğal afetler gibi birçok zorluğun üstesinden gelen çok uzun bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerinin 1924 yılına dayandığını söyledi.

    Katsumata, Japonya’nın 1925’te Orta Doğu’daki ilk büyükelçiliğini Türkiye’de açtığını anımsatarak, “Bu, Japonya hükümetinin ilişkilerimize çok önem verdiği anlamına geliyor.” dedi.

    TÜRKİYE’YE BM TEŞEKKÜRÜ

    Türk hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya’nın Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmasını desteklemek için girişimde bulunduğunu hatırlatarak Katsumata, bunun için teşekkür etti.

    İki ülke ilişkilerinin güvene dayalı olduğunu ve birçok doğal afet ve depremle de güçlendiğini kaydeden Katsumata, “Bu zor zamanları aşmamızla gerçek dostu bulabildik. Türkçe atasözünde olduğu gibi, ‘Dost kara günde belli olur.'” ifadesini kullandı.

    Katsumata, Japon ve Türk halklarının gelecek nesillerinin birbirine bağlanmasında köprü görevi görmeyi sürdürmek için çabaladığını belirtti.

    “KAHRAMANMARAŞ’TA GENÇ VE ÇOCUKLARA JUDO KIYAFETİ BAĞIŞLAYACAĞIZ”

    Bu yılın “çok önemli” olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke diplomatik ilişkilerinin 100. yılını tüm sene boyunca kutlamak istediklerine işaret etti.

    İki ülke arasındaki ortak etkinliklere değinen Katsumata, bu konuda Türkiye’deki çalışmaları ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak “kardeş şehirler” olarak yürüttüklerini söyledi.

    Katsumata, “Sadece Ankara veya İstanbul gibi büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, etkinliklerimizi bölgesel olarak da genişletmeye çalışıyoruz.” dedi.

    Bu bağlamda 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerdeki depremzedeleri desteklemek istediklerini vurgulayan Katsumata, ilk etkinlik olarak Büyük Doğu Japonya depreminin arka planını içeren animasyon filmini gösterdiklerini anlattı.

    Katsumata, depremzede çocukları destekleyeceklerinin altını çizerek, “Türkiye genelinde çok sayıda judo topluluğu bulunuyor. Judo yapan öğrencileri, çocukları teşvik ediyoruz. Önümüzdeki ay Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız.” diye konuştu.

    Türk Japon Vakfı aracılığıyla Japonya’nın deprem mağduru Hyogo vilayeti ile işbirliğinde depremle ilgili birçok etkinlik düzenleneceğini kaydeden Büyükelçi, depremden etkilenen bölgelerde yaşayanları destekleyen etkinliklere de ev sahipliği yapacaklarını belirtti.

    Katsumata, “Böylece dostluğumuzu pekiştirmek, sürdürmek ve güçlendirmek için böyle güzel bir fırsat yaratmak istiyoruz.” dedi.

    “DENİZCİLİK VEYA UZAY İŞBİRLİĞİNİN BİZİM İÇİN GÜNDEM OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

    İki ülke arasında gelecekteki işbirliği alanlarına da değinen Katsumata, daha fazla potansiyelin ve çalışma alanının olduğunu vurguladı.

    Katsumata, “Öncelikle, Japonya ve Türkiye, deprem ülkeleri olduğundan gelecek nesillerin afet zararlarından daha az etkilenmesi için çaba harcamamız gerekiyor.” dedi. Bu konuda Japonya’nın çok deneyimli olduğuna dikkati çeken Katsumata, bu deneyim sayesinde teknolojiyi ve depreme dayanıklı koruma mimarisini geliştirebildiklerini söyledi.

    Katsumata, “Dolayısıyla ülkenize ve deprem bölgesindeki insanlara acil yardım veya tıbbi destek gibi ilk desteklerimizin yanı sıra şimdi geleceğe yönelik işbirliği için daha fazla enerji üretmenin zamanı geldi.” ifadesini kullandı.

    Bölgede özel sektörle de işbirliği yaparak birçok projeye başladıklarını aktaran Katsumata, “Geleceğe yönelik ilişkilerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum.” dedi.

    Katsumata, Türkiye’nin ilk astronotunun başarıyla görevini tamamladığını belirterek, Japonya’nın da Ay’a iniş konusunda çok fazla deneyime sahip olduğunu dile getirdi.

    Büyükelçi Katsumata, “Bilimsel teknoloji, birlikte çalışmak için çok büyük bir alandır, gelecekteki işbirliği alanımızdır.” dedi.

    İstanbul’da “Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin açılması için” birlikte çalışıldığını anlatan Katsumata, bilimsel teknolojide işbirliğinin önemini vurguladı.

    Katsumata, Türkiye ile işbirliği alanlarının sağlık hizmetleri, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi alanlara da genişlediğini belirterek, bu alanlardaki aktörlerin genç nesiller olacağını söyledi.

    “JAPONYA-TÜRKİYE, DÜNYANIN EN ÖNEMLİ ORTAKLIĞIDIR”

    İki ülke arasındaki mevcut ekonomik ilişkiler ve geleceğe yönelik hedeflerle ilgili Büyükelçi, “Ekonomik açıdan bakıldığında, Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır. Türkiye, artık G20 ülkeleri gibi, dünyanın 20 ülkesi arasında yer alıyor ama bölgesinde de çok büyük bir ekonomiye sahip.” değerlendirmesini yaptı.

    Katsumata, Japonya’nın da Asya Pasifik’teki ekonominin ve para sisteminin merkezinde yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki 10 bin kilometrelik mesafeye rağmen iyi dostluk ve iddialı ekonomik yaklaşımla ilişkileri geliştirdiklerini söyledi.

    Türkiye’nin jeopolitik önemine dikkati çeken Katsumata, Türkiye’nin birçok ülkeye ulaşılabilir olduğunu dile getirdi.

    Katsumata, Türkiye’nin nüfus yapısı gibi birçok avantajının da bulunduğunu, genç nüfusa ve yetenekli insan kaynağına sahip olduğunu söyledi.

    “DAHA İYİ ORTAKLIKLARIN ZAMANI GELDİ”

    Büyükelçi Katsumata, “Türkiye’nin bu avantajını, Japonya’nın da böyle bir teknoloji avantajını kullanarak ekonomi iş ağlarımızı küresel çapta yayarak artık daha iyi ortaklıklar kurmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

    İki ülke arasındaki Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerine değinen Katsumata, şu ifadeleri kullandı:

    “Ortaya çıkan bu işbirliklerini desteklemek amacıyla hükümetlerimiz şu anda Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor. Bu ticaretimizi, yatırımımızı, iş kurallarımızı ve adil rekabeti kapsamlı şekilde içeriyor. Gelecekte işbirliğimizi, ekonomiyi ve yatırımları artıracak en önemli itici gücün bu olabileceğini düşünüyorum.”

    Söz konusu Ekonomik Ortaklık Anlaşması için çok çalıştıklarını belirten Katsumata, “Bu, üçüncü ülkelerdeki yeni ikili ticaret ve yatırım ilişkimiz için çok güçlü bir motor olabilir.” dedi.

    Katsumata, Japon firmalarının “Türkiye’deki kaliteli insan kaynağını kullanarak burada iyi ürünler yapmak ve Türkiye’den AB gibi diğer ülkelere ihracat yapma konusunda” oldukça istekli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Bunun, ülkelerimiz arasında ‘kazan-kazan’ ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Bu, şu anda yaptığımız önemli şeylerden biri. Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.”

    Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin Orta Asya’da ve bazı Afrika ülkelerinde ortak projeler yürüttüğünü aktardı.

    “Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden inşası için de işbirliği yapmamız gerekiyor.” diyen Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin çok fazla deneyime, beceriye ve erişilebilirliğe sahip olduğunu vurguladı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-en-onemli-ortakligi-diye-acikladi-turkiyeye-teklif-zamani-geldi/feed/ 0
    4,6’lık deprem faylara etki etti mi? ‘Her zaman her yerde’ diyerek gerçeği açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/46lik-deprem-faylara-etki-etti-mi-her-zaman-her-yerde-diyerek-gercegi-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/46lik-deprem-faylara-etki-etti-mi-her-zaman-her-yerde-diyerek-gercegi-acikladi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:00:28 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5102 Çanakkale’nin Biga ilçesinde dün saat 16.09’da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi’nin (AFAD) verilerine göre, 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden yaşanan deprem hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    ‘HERHANGİ BİR FAY YA DA FAYLARA ETKİ ETMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL’

    Depremin Biga Yarımadası’nın sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde gerçekleştiğini söyleyen ÇOMÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden, 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.

    ‘MÜNFERİT DEPREM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’

    Bu bölgede yaklaşık bir aylık sürede 150’i aşan büyüklükleri 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklükte depremlerin yaşandığını söyleyen ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, “Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak görünüyor” diye konuştu.

    ‘BU TÜR SARSINTILAR HER ZAMAN HER YERDE OLABİLİR’

    Deprem hepimizi etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Özden, “Dün, ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” dedi.

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/46lik-deprem-faylara-etki-etti-mi-her-zaman-her-yerde-diyerek-gercegi-acikladi/feed/ 0
    Murat Kurum son anket sonuçlarını açıkladı! Dikkat çeken fark! https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-son-anket-sonuclarini-acikladi-dikkat-ceken-fark/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-son-anket-sonuclarini-acikladi-dikkat-ceken-fark/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:24:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4966 Kurum’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    “SAYIN EKREM İMAMOĞLU, 5 YILLIK DÖNEMDE DEVLETİN HİÇBİR PROTOKOLÜNE UYMAMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI”

    “Aslında olan bir şey yok. 5 yılda olanların aynısını yaşıyor İstanbullular. Büyükşehir belediye başkanı Sirkeci-Kazlıçeşme hattının açılışıyla alakalı davet edildiğini, bu davete katılacağını, parasını kendisinin ödediğini ifade ediyor. Parası Ulaştırma Bakanlığı tarafından ödenen, her ne hikmetse başkan bu törene katılma kararı almış. Bir polemik üretebilir miyim diye düşünce içerisinde. 5 senedir gördüğümüz tablonun farklı tezahürü. Kurdukları siyasi senaryo işlemedi. Bugün koltuğu boştu, gelmedi. Yeri de ayrılmıştı. Sayın Ekrem İmamoğlu, 5 yıllık dönemde devletin hiçbir protokolüne uymamış bir belediye başkanı. Yeri gelmiş bakanlara laf yetiştirmiş. Yeri gelmiş Cumhurbaşkanımıza, milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak laflar etmiş. Yeri geldi ‘Bizi engellediler, yaptırmadılar’ polemiğiyle ama ‘neyi engelledik’ diye sorulunca cevabı olmayan başkan profili çiziyor. İstanbul’la ilgili hayali olmadığı için gündemi İstanbul dışına taşıma içinde. Bir tivit attım bugün. Kuyrukta bekleyen yüzlerce binlerce İstanbullu çile çekiyor. Bugün bir annemiz ağlayarak ‘Bir an önce gel de bizim evimizi yenile, deprem korkusuyla yaşamak istemiyorum’ diyor. Gençler geleceğe daha güvenle bakmak istiyor. İBB Başkanı her zamanki gibi törene davet edildim mi, edilmedim mi peşinde. Sancaktepe’de kredisi bulunmuş metro inşaatının temeli açılmış. Artık iş yürüyor. Gelip oraya hafriyat döken bir belediye başkanından bahsediyoruz.

    BİNALİ YILDIRIM’LA PROTOKOL KRİZİ Mİ YAŞANDI?

    Burada çok samimi bir şekilde Binali Abi’ye dedik ki ‘Sayın Başbakanım sayın Cumhurbaşkanımızın yanına geçin, emeğiniz var, orada olmanız yakışır. Siz soluna geçin orada olun’ dedim. O da ‘şimdi ayıp olur, geçmeyeyim’ dedi. Bizde devlet adabı, devlet tecrübesi var. Orada büyüğümüz, başbakanlık yapmış abimize ‘Siz Cumhurbaşkanımızın yanına geçin’ diyorum. O da nezaket gösteriyor ‘Murat Bey sen İBB adayısın, sen buraya geç’ diyor. O kadar nezaket sahibi bir abimiz. Gülerek bu kriz yaşanır mı? Halk TV ‘protokol krizi var’ diye yazdı. Nasıl bir krizmiş de bu birbirimize gülerek ‘siz oraya geçmeniz lazım’ diyoruz. Peki İstanbul’un gündemi bu mu? Binali Abimiz ‘Sen adaysın, gel burada dur’ diye çekiştirdi beni hatta. Bu maalesef şu an CHP’li adayın yürüttüğü bir siyasi senaryo. İstanbul’u konuşmak yerine farklı gündemleri taşıyalım. Bu gündemlerden biz kendimize nasıl pay çıkarırız hesabıyla yapılmış işler. Burada konu deprem, metro, sosyal yardımlardaki adaletsiz değil.

    “İSTANBUL’UN CİDDİ SORUNLARI VAR”

    Ben İstanbulluların mutluluğu ile mutlu olmak istiyorum. Sirkeci-Kazlıçeşme tren istasyonu açılışı benim halkımı sevindiren durum ben de o sevince ortak olmak istiyorum deyip ara, Herkes sana ‘gel’ der. Biz bugüne kadar bütün törenlere çağırmışız. Niye gelmemiş? Ayasofya’ya davet edildi, orada da telefon edildi, edilmedi meselesi. Ne gerek var bu polemiklere? Bu polemikler olmasa onu konuşan kimse yok ki! Neticeye baktığımızda hiçbir şey. Altı boş. İstanbul’un ciddi sorunları var. 31 Mart’ta İstanbullu hemşehrilerimiz bir tarafta deprem, ulaşım, İstanbul’un geleceği ile dertlenen o projeleri yapmak isteyen, geçmişinde verdiği sözleri tutmuş adayla, 5 yıldır farklı farklı gündemlerle, ki bunların hiçbiri İstanbul değil, farklı gündemleri ulusala taşımak isteyen bir irade yarışacak. Depremle ilgili verdiği sözü tutmamış. Metroda 8 kilometre yapmış. 5 bin küsur konut yapmış, 110 bin konut yapacağım deyip. Niye onu konuşmuyor? Reklama 100 milyonlarca para harcayıp ayırdığını konuşsana. Bunları konuşacak ellerinde done yok. Eser yok.

    “SORUNLARIN BİRİNCİSİ TRAFİK SORUNU”

    Hemen hemen bütün ilçelere gittik. Her ilçede, mahallede öyle büyük bir coşku ile karşılaşıyoruz ki. Büyükçekmece’ye gittik, altyapı sorunu var. Artık insanlar bıkmış, usanmış. Bahçelievler’de bir sokağa gittik. Vatandaşlar geliyor sarılıyor. ‘Sen bizim muradımızsın’ diyor. İstanbulluların geneline sorsanız. Sorunların birincisi trafik sorunu. Artık bir çile haline gelmiş. İnsanlar gerçekten metrobüs kuyruklarında 3. dünya ülkesinde olmayan görüntüleri görmekten bıkmış, usanmış. Deprem riski yaşıyorlar. Sosyal yardımlarla adaletsizlikten şikayetçi. Öğrenciler şikayetçi. Büyükçekmece’ye gidiyorsunuz, bir tane kapalı spor salonu yok. Niye yapılmaz? Bunları çözecek bir umut olarak bizi görüyorlar. Bizim ne yaptığımızı biliyorlar. 5 sene bakanlık yaptım. Evimde oturmadım ki. Selde, depremde, yangında milletin yanına koştum.

    “ANKETLERDE BUGÜN 1,5 PUAN ÖNDEYİZ”

    Aday olduktan sonra anket yaptım. 2,5-3 puan gerideydik. Projelerimizi açıkladık. Biz öne geçtik. Bugün 1-1,5 puan öndeyiz. Bunların hazmedemediği konular bu zaten. Telaşları bundan. Murat Kurum öne geçer. Siz bu insanların sorunlarına yüzünüzü dönerseniz, insanlar da size cevabı verir. Bunu gördükleri için ‘acaba ne yapsak’ telaşı içindeler. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Alnımız ak. Biz İstanbul’un sorunlarını çözmek için meydana çıkmışız. Milletimizin teveccühleriyle, arzusuyla çıkmışız. Daha öncesinde de anketler yapıldı. Orada da milletimiz bizi istedi, arzuladı. Sayın Cumhurbaşkanımız da takdir etti, bizi aday gösterdi. O coşku heyecan ve teşkilatlarda her geçen gün üstüne koyarak devam ediyor. Vatandaşla iç içeyiz. Biri kolumuzdan, biri gömleğimizden çekiyor, fotoğraf çektirelim diyor. Biri slogan çıkarıyor cebinden.

    “BURADA YAŞAYAN TÜM İSTANBULLU KARDEŞLERİMİZİN OYUNA TALİBİZ”

    Hanımefendi ilk başta aday olacak diye duyurdular. Başak Demirtaş. Adaylığını ilan etti. Aradan 3-5 gün süre geçti. Sonra bir yerlerden talimat geldi, adaylığını geri çekti. Meral Hanım ile Murat Bey eş başkanlık anlayışı çerçevesinde aday gösterildiğini söylediler. Sonra kent uzlaşıcı yapacağız dediler. Belediye başkanlıklarda uzlaşı içerisinde olduğunu söylediler. Kandil’de sözde elebaşlarından biri açıklama yaptı. Bu ittifaka sizi yönlendiriyoruz, bu ittifaka oy vermeniz gerekir diye aleni şekilde oradan talimat verdi. Böyle bir süreç yaşıyoruz. Nereye gideceğini zaman gösterecek. DEM ideoloji üzerine kurulmuş bir parti. İlçelerde ittifak yaparlar, kapı arkasında gizli pazarlıklar vardır, bilmiyoruz. Sizce İstanbullu insanlar, burada yaşayanların böyle derdi var mı? Bu yerel seçimse herkesin oyuna talibiz. Burada yaşayan tüm İstanbullu kardeşlerimizin oyuna talibiz. Bunun içinde Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Zaza kim varsa. Cemaatlerin oylarına, azınlıkların oylarına talibiz. İstanbul’da yaşayanların hayatını kolaylaştırmak adına bu hizmetleri yapmak üzerine aday olduk. Şöyle ittifak varmış, kirli ittifak arayışları varmış bizi ilgilendirmiyor. Biz hayallerimizi gerçekleştirmek üzere İstanbullularla inşallah 31 Mart akşamı hep birlikte kazanacağız.

    “MİLLETİMİZE EŞİT MESAFEDE DURARAK BU HİZMETLERİ GÖTÜRMEK ZORUNDAYIZ”

    Deprem oldu, sel oldu, oy verirsen evini yapmam, arıtma tesisini getirtmem diye hizmet olur mu? 81 ilde benim hizmetim var. Tüm partilerin yönettiği ilçelerde benim eserim var. Sonuçta biz devlet yönetiyoruz. Belediye başkanı demek şehri emini demek. Emin eller demek. 22 yıldır yaptıklarınıza baktığınızda cevabı net şekilde ortada. 208 üniversiteyi şehirlerimize kazandırabilmek. Şırnak’ta, Ağrı’da ne varsa başka illerde de olsun. İstanbul’da olanlar Batman’da, Siirt’te de olsun anlayışıyla çalışan partiyiz. Burada yaşayan 85 milyona bu hizmetleri götürebilmek için mücadele eden bir anlayışız. Milletimize eşit mesafede durarak bu hizmetleri götürmek zorundayız. Nasıl depremlerde bir oluyoruz, acılarımızda beraber oluyoruz. O bölgeyi ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. 15 Temmuz’da hep birlikte meydanlara inerek geldik. Vatan toprağı için şehitler verdik. O şehitlerin içinde herkes var. Burada sayın Cumhurbaşkanımızın ifade etmek istediği husus şu. Burası da devlet yönetimin bir parçasıdır. Devlette devamlılık esastır. Ben aldım, yaptım, yapmadım. Metro ihalesini iptal edeyimle bu devlette devamlılık sağlanmaz. Seçimden hemen sonra boy boy arabaları Yenikapı’ya dizeceksiniz. Sonra o arabalardan daha fazlasını başka firmadan temin edeceksiniz. Sonra israfı bitirdik diyeceksiniz.

    “KONSERE 550 MİLYON LİRA HARCADI”

    Sayıştay raporlarına bakın, yazıyor. Konser adı altında 550 milyon lira para harcayacaksınız. Sonra da israfı bitirdik diyeceksiniz. O reklamlara 175 milyon lira para harcıyorlar. Bunu söyleyen hançerledikleri ‘dava arkadaşıyız’ dedikleri kişiler söylüyor. O gün büyükleriydi, bugün rakipleri. 550 milyonu kimin söylediğini açın bakın sosyal medyada görürsünüz. Devletle uyumlu olmak yöneticiye kazandırır. Ben Bakan iken Ekrem Bey bana geldi. Dedim ki ‘sayın başkan bu üslup doğru değil, geliyorsun elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, biraz daha nezaket çerçevesinde yürüyebilirsiniz’ diyorum. Bir kulağından girip bir kulağından çıkıyor. Bir yandan Cumhurbaşkanı yardımcısı adayıyım, öbür yandan genel başkan adayını türlü şeylerle saf dışı bırakıp eş başkan gibi yönetmeler. Ben bu şehrin deprem sorunlarını konuşmayacak mıyım? Deprem gündemi İBB meclisinde iken CHP’nin kongresini mi dizayn edeceğim.

    “ONUN RAKİBİ İSTANBUL’A KARŞI OLAN İLGİSİZLİĞİ”

    Tüm birikimimizi İstanbul’un sorunlarını çözmek için aktaracağız dedik. İstanbul dışında gündemimiz olmayacak dedim. İnşallah 1 Nisan sabahı aynı anlayışla çalışacağız. Yeri geldiğinde cevap vermesini biliriz. Onu da bilsinler. Rakibi oymuş, buymuş. Onun rakibi İstanbul’a karşı olan ilgisizliği. İstanbul’da depremde bir ilde deprem olduğunda senin kayağa gitmen. Bütün sokak bunu konuşuyor. Dön de bir bak aynaya. İstanbul’da sel olurken sen güneyde tatil yaparken story atman. Rakibi bu. Biz kendisini rakibiyle başbaşa bırakıyoruz.

    “HEDEFLERİNİ PAYLAŞTIĞIMIZ PROJELERİ YAPACAĞIZ”

    Milletin yararına, faydasına ne iş varsa biz bu işlere devam edeceğiz. Kimin projesi olursa olsun. Sonuçta bir proje devam ediyorsa, o mahalle için faydalıysa. Biz o projeyi bir an önce bitirme gayreti içresinde olacağız. Şu an Haliç’i sıkıntıya sokan Silahtarağa olmak üzere. Sarıyer’de kapattıkları tüneli açmak üzere, birçok projeyi yapacağız. Bunların dışında hedeflerini paylaştığımız projeleri yapacağız. İstanbul’un ihtiyacı olan her projede uyum içerisinde herkesle görüşeceğim. Her bir vatandaşı dinleyeceğim. Kadıköy, Avcılar belediye başkanı gelmiş benimle görüşmüştür. Her belediyenin ne talebi varsa, makulse hepsini gerçekleştirdik. Muhalefet belediyesi de dahil. Müsilajda geldik seferberlik yaptık, bütün belediyelerle mücadele ettik. Müsilajı ortadan kaldırdık. Büyükşehir Belediyesi bizim önümüzde söz veriyor. Sorsan arıtma tesisleri yok. Sorsan ‘engelledik’ vs..

    “5 YILDA İBB’DE 50 BİN KİŞİ DEĞİŞTİ”

    50 bin kişi işe girmiş çıkmış. Kayıtlarda olan bilgi. Meclis tutanakları var. 20 bin kişi işten çıkarılmış, 30 bin kişi işten alınmış. 92 bin kişi işe giriş, 46 bin işten çıkış. Meclis’in tutanakları bunlar. Yarısı değişmiş. Neticede belediyenin yarısı değişiyor. 5 sene bakanlık yaptık. Bakanlığımda 50 bin kişi çalışıyordu. Biz orada adamın siyasi kimliğine, söylemine, duruşuna bakmadık. İşi yapıp yapamayacağına baktık. Ben insanları niye ekmeğinden edeyim. Allah katında bunların hesabını nasıl vereceğiz? Siz buradaki çalışanınızı haksız yere işten atabilir misiniz? Hangi akla, hangi vicdana sığar bu.

    “MAL VARLIĞIMIZI AÇIKLAMADA HERHANGİ BİR SORUNUMUZ YOK”

    Gel niye gelme diyelim. Geleceğim demesi, orada heyecana katılacağım demesi üzerine arkadaşlarımız koltuğunu ayırmış, gelen, giden yok. Biz düzenli olarak hem bakanlık sürecinde hem de milletvekilliği sürecinde bildirmek zorundasınız. Mal varlığımızı açıklamada herhangi bir sorunumuz yok. Ankara’da evimiz var. İstanbul’da evimiz var. 1 tane arabamız var. Biraz da borcumuz var. Mal varlığımız bu. Biraz borcumuz var. Ev aldığımız için o eve olan borcumuz var. 2 yıl daha borç ödeyeceğiz. O açmış oldukları hak, kendilerinin ‘yapıp açtık’ dediği hatta rahmetli Kadir başkanımızın hattı var. O açılan hatta ödenen hak edişler üzerinden. Kadir abi rahmetli ihale etmiş, şantiye çalışmaya başlamış. Ödenmiş ve yüzde 90’ı, 8 kilometresini Ekrem Bey bitirmiş, kalanı geçmiş dönemlerde yapılmış işler. 8 kilometre hattı mevcut yönetim ödemiş. Yaptığı bu… Ankara’da Ümitköy’de bir dairemiz var, burada da Kağıthane’de dairemiz var.

    “ONUN 5 SENEDE YAPTIĞINI BİZ BİR PROGRAMDA YAPTIK”

    Bu anlayışla bu zihniyetle depremde de ne dedi? ‘Bu kadar sözü veriyorsunuz bu evleri yapamazsınız’ dediler. Bayraklı’da konutları teslim edeceğiz dedik, yalan söylüyorsunuz dediler. Bir de ‘biz bunları bedava yapacağız’ dediler. Bir tane konut yapmadılar, bir çivi çakmadılar. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş’ta bir konut yaptılar mı? 3 ayda başlattık. Geçenlerde depremin yıldönümünde 46 bin konutun teslimi yapıldı. O gün için bu işleri yapamaz diyen anlayış bugün de 650 bin konut yapılamaz söylemi içindeler. Hatta ‘yapılmamalı’ diyorlar. Ekrem Bey’in böyle bir açıklaması var. Siyasi kibri aklın önüne geçmiş. Bütün bilim insanları, hocalarımız deprem gerçeğinden bahsederken mevcut büyükşehir belediye başkanı ‘bu yapılmamalı’ diyor. Yapılmazsa kendisine soruyorum. İnsanlar riskli binalarda oturup deprem olmasını mı bekleyeceğiz. Yarısı bizden kampanyasını açıkladığımızda dediler ki ‘seçim yatırımı’. Şimdi süreci sayın Cumhurbaşkanımız imzaladı. 2 haftada 10 bin konutun temellerini attık. Tuzla’da ve Eyüpsultan’da. Onun 5 senede yaptığını biz bir programda yaptık.

    “İSTANBUL’UN KAYNAĞINI İSTANBUL’A HARCAYACAĞIZ”

    Tozkoparan’da bitmiş konutlar, Kağıthane’de, Esenler’de, Kartal’da, Beyoğlu’nda, Zeytinburnu’nda bitmiş konutlar. Bunlar nasıl yapılıyormuş. Biz kaynağı nasıl bulduk? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesi birçok bakanlıktan küçüktür. Nasıl yapmışız. Üsküdar Kirazlıtepe’de, Gaziosmanpaşa’da nasıl yapılmış? Bunun cevabını versinler. Burayı yapan irade, motivasyon İstanbul için herşeyi yapar. Uyumla çalışır. İstanbul’un kaynakları İstanbul’a yeter. Reklam bütçesine deprem bütçesinin iki katı para harcayan iradeden bizi takdir etmesini beklemiyoruz. Deprem dönüşümünü çözmek adına irade de beklemiyoruz. İsrafı dibine kadar yapacaksın. Konserler, onlar bunlar. Biz de konser veriyoruz. Konserin en güzelini de yapacağız. 1 hafta 10 gün sonra yapacağız. Onun yüzde 1’ine aynı konseri; hatta daha güçlüsünü yapabiliyorsak. İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un kaynağını kendisini seçtirmiş il başkanını saf dışı bırakmak için, genel başkanını saf dışı bırakmak için harcamayacağız. Yüz bin kiralık konut yapıyoruz. 39 ilçeye verilecek ve bunlar satılmayacak, kiralanacak. Doldur boşalt yapılacak. Vatandaş düşük kirayla oturacak. Yeşil alanı, cami, okuluyla modern bir yaşam alanı içinde bir taraftan evinin yapılmasını bekleyecek bir yandan mutlu, huzurlu yaşayacak.

    “DEPREM VE ULAŞIM EN ÖNEMLİ İKİ GÜNDEMİM”

    En önemli iki gündemim var. Biri deprem biri ulaşım. İkisini bütün motivasyonumuzla, birikimimizle, enerjimizle, tüm imkanımızla bu iki projeyi hazırladık. Bilim insanlarıyla çalışıyorum. Naci hocanın fikrini aldım. İlgili bakanımızla görüştüm. Teknik arkadaşlarla toplantılar yaptık. Bu projeler hazır. Nisan itibariyle ihalesi yapılabilecek konumda. Şu anda 328 kilometre metro hattını 650 kilometreye çıkaracağız. İstersen yapılıyor, kaynak da bulunuyor. Yeter ki iste. Onun için de uğraş. Başka hedefler peşinde koşunca onu gerçekleştiriyorsun. CHP’yi bölmek için çaba sarfediyorsun. Enerjini oraya harcıyorsunuz. Biz buraya odaklanacağız. Biz bu sorunların hepsini birer birer çözeriz. Her türlü uyum ve ahenk içerisinde çözeriz.

    “İSTANBUL’UN KAYNAĞI HER YERE YETER”

    Murat Kurum söylediği işleri bugüne kadar bitirmiştir. Nereye gittiysem, o ile söz verdiysem o ilden Ankara’ya dönene kadar o sözler gerçekleşmiştir. 81 ile bunu sorabilirsiniz. Murat Kurum söylüyorsa eğer bunu yapar. Yapmak için gece gündüz çalışır. Referansın geçmişin, yaptıkların. Biz bunların kaynaklarını buluruz. İstanbul’un kaynağı her yere yeter. Bu şehir birçok sıkıntıyı aşmıştır. Ulaşım yatırımı yapılmış, kentsel dönüşümle ilgili yatırımlar yapılmıştır. Mahkeme kapılarında yapıldığı tüm işler bir bir gerçekleşmiştir. AK Parti iradesi vaat verdiyse o vaat gerçekleşir. Biz kaynağımızı İstanbul’a harcayacağız. Şu anda mevcut yönetimin yapmadığı şey bu. Kaynakları kendi ikballeri için harcıyorlar. Biz kaynağı gereksiz işlere israf etmediğimizde herşeyi yaparız.

    “İMAMOĞLU BÖLME İŞİNDE BAŞARILI”

    Kendi de biliyor ki ne kadar yaptığını, bitirdiğini, yüzdesini biliyor. 115 bin konut taahhüt vermiş. 5 bin 800’ünü bitirmiş. 6 bin bitirsin. 200 tane de ben vereyim. 8 kilometre yapmış. Bölme, parçalama işinde başarılı. Kendi hayallerini gerçekleştirmiş. CHP’yi bölme hedefi koymuş, gerçekleştirmiş. İYİ Parti genel başkanı ile Meral Akşener’le karşı karşıya gelmiş. Genel başkanı arkadan hançerlemiş. Kürtlerle, Alevi kardeşlerimizle alakalı o ayrıştırmayı her alanda gerçekleştirmiş. Bu hayallerini gerçekleştirmiş. Ama iş konusunda tablo yüzde 87 yapamamış. Bizim dilimiz sürçse de biz bunu gündem yapsak.

    “BU SÜREÇTE BİZE EN ÇOK DESTEĞİ VERENLERDEN BİR TANESİ KARADENİZLİ KARDEŞLERİMİZDİR”

    Karadenizliler ülkenin çimentosudur. Yiğit, mert insanlardır. Her zaman bizlerin yanında durmuştur. Gittiğimiz her ziyaretimizde de bizi bağrına basmıştır. 81 ilimize hizmet etme siyaseti yapıyoruz. Hiçbir ilimizi birbirinden ayırmıyoruz. Bu süreçte bize en çok desteği verenlerden bir tanesi Karadenizli kardeşlerimizdir. Kardeşinizin yanına iyi gününde, kötü gününde gidersiniz. Biz Karadeniz’in zor gününde hep yanındaydık. Kastamonu’da sel oldu oradaydık. Giresun’da dükkanlar evler harap olmuştu oradaydık. Bartın’da, Rize’de seller olmuştu. Dereli’de günlerce milletimizle ağladık, üzüldük sonra da o evleri teslim ederken milletimizle sevindik. Kastamonu’da sel basan evleri hızlı bir şekilde yaptık bitirdik. Rize’deki sellerde yine biz oradaydı. Sokakta gezerken Rizeli kardeşimizle görüşüyorum, ‘Allah senden razı olsun zor günümüzde ordaydın’ diyor. Trabzonlu ‘Araklı’daki selde bize söz verdiğin konutları sen gerçekleştirdin’ diyor. Uzungöl’deki yaylanın güzelliğine katmak için sen çalıştın. Ayder’in merkez çarşısında dönüşümü yapan sensin diyor. Hemşehrilik, kardeşlik budur. Öyle lafla kardeşlik olmaz.

    “METROBÜSÜ SİLİVRİ’YE UZATACAĞIZ”

    Silivri’ye metrobüsü getireceğiz. Büyükçekmece’den de geçecek. Metrobüs 800 binin üzerinde yolcu taşıyor. Sabahki kuyruğu gördünüz mü siz? Ben büyükşehir belediye başkanı olacağım, insanlar yürüyen merdivende ters gidecekler, yazık bu insanlara.

    “YEREL SEÇİM HİZMET SEÇİMİDİR”

    İnsanlarımız bir kısmı beni tanıyor, bir kısmı tanımıyor. Biz geriden başladığımız süreçte öne geçtik. Daha da öne geçeceğiz. Fark atacağız. Şu anki motivasyon bir an önce bu sorunların çözülmesi üzerine oluşmuş. Üstüne koya koya giden süreç yaşıyoruz. 32 günde projelerimizi, hayallerimizi anlattıkça, insanları bizi tanıdıkça. Bizi bilen var tam olarak bilmeyen var. Üstüne koya koya gidiyoruz. Biz ideolojik diye bakacağımız seçimi zaten yaptık. Şimdi burada yerel seçime gidiyoruz. Yerel seçim hizmet seçimidir. Şehrin ihtiyaçların giderileceği seçimdir. Biz 31 Mart’ta inşallah tüm İstanbullularla inşallah yakalayacağız. Yarın ulaşım lansmanımızı yapacağız. Detaylı projelerimizi anlatacağız. 10-15 gün sonra sosyal yardımlar, kültür ve sportif alanlarda projelerimizi paylaşacağız. Ondan sonra gençlere bir sürprizimiz var. Projelerimizi, eserlerimizi 31 Mart’a kadar anlatmaya devam edeceğiz. 15-20 güne kadar sürprizimizi açıklayacağız.

    “HER TÜRLÜ HİZMETİ GENÇLERİMİZ ALACAK”

    Sosyal yardımların adaletli dağıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Her kesim için çocuk, anne, babalarımız, gençlerimizle ilgili sosyal yardımlarımızı yapacağımızı açıkladık. Bu yardımlar sürdürebilir olsun. En önemlisi de insanımıza balık tutmayı öğretmek zorundayız. Sosyal yardımları yapacağız, bir taraftan da hane ekonomisini güçlendirecek adımları atmak zorundayız. Gençlerimize 100 bin lira sermaye desteği vereceğiz. Geçen teknoparka gittim 5 milyar yatırım parası almış. Biz bu destekleri vereceğiz ki gençlerimiz iş kursunlar. Lisans sahibi gençlerimizi belirleyeceğiz. Teknoloji, yazılımla, üretimle alakalı. Belirlediğimiz dallara ilişkin ister lise, ister ilkokul mezunu olsun. Kendini o alanda yetiştirmiş mi bakacağız. 100 bin girişimcimize 100 bin lira sermaye desteği vereceğiz. Tam donanımlı ofisler açacağız. Her türlü hizmeti gençlerimiz alacak. Paylaşımlı ofis diyoruz bunlara. İstanbul’un her ilçesinde bu ofisleri kuracağız. Evlenecek desteklerimize 50 bin lira beyaz eşya desteği vereceğiz. Öğrenci evlerimize 25 metreküp doğalgaz desteği. Üniversite gençlerimize 10 bin lira burs desteği vereceğiz. Toplu ulaşımda öğrencimize yüzde 40 indirim yapacağız. Bu destekleri sağlayacağız ki emin adımlarla gidecekler. Arkalarında kendileri düşünen bir büyükşehir belediyesi olduğunu, kardeşleri, abileri olduğunu hissedecekler. Memleketine gidenlere destek olacağız, öğretmenlere indirimli ulaşım hizmeti vereceğiz. İlkokuldaki çocuklara beslenme desteği vereceğiz. Temizlik giderlerini biz karşılayacağız bütün okullarda. Güvenlik hizmetini biz vereceğiz. Eğitim çağındaki çocuğumuza destek olarak daha iyi şartlarda yetişmesi adına ortaya koyulacak bir irade var.

    KAYNAK: HABERTÜRK
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-son-anket-sonuclarini-acikladi-dikkat-ceken-fark/feed/ 0
    İBB Başkan adayı Murat Kurum canlı yayında açıklamalarda bulunuyor https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-canli-yayinda-aciklamalarda-bulunuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-canli-yayinda-aciklamalarda-bulunuyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4963 Kurum’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    “SAYIN EKREM İMAMOĞLU, 5 YILLIK DÖNEMDE DEVLETİN HİÇBİR PROTOKOLÜNE UYMAMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI”

    “Aslında olan bir şey yok. 5 yılda olanların aynısını yaşıyor İstanbullular. Büyükşehir belediye başkanı Sirkeci-Kazlıçeşme hattının açılışıyla alakalı davet edildiğini, bu davete katılacağını, parasını kendisinin ödediğini ifade ediyor. Parası Ulaştırma Bakanlığı tarafından ödenen, her ne hikmetse başkan bu törene katılma kararı almış. Bir polemik üretebilir miyim diye düşünce içerisinde. 5 senedir gördüğümüz tablonun farklı tezahürü. Kurdukları siyasi senaryo işlemedi. Bugün koltuğu boştu, gelmedi. Yeri de ayrılmıştı. Sayın Ekrem İmamoğlu, 5 yıllık dönemde devletin hiçbir protokolüne uymamış bir belediye başkanı. Yeri gelmiş bakanlara laf yetiştirmiş. Yeri gelmiş Cumhurbaşkanımıza, milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak laflar etmiş. Yeri geldi ‘Bizi engellediler, yaptırmadılar’ polemiğiyle ama ‘neyi engelledik’ diye sorulunca cevabı olmayan başkan profili çiziyor. İstanbul’la ilgili hayali olmadığı için gündemi İstanbul dışına taşıma içinde. Bir tivit attım bugün. Kuyrukta bekleyen yüzlerce binlerce İstanbullu çile çekiyor. Bugün bir annemiz ağlayarak ‘Bir an önce gel de bizim evimizi yenile, deprem korkusuyla yaşamak istemiyorum’ diyor. Gençler geleceğe daha güvenle bakmak istiyor. İBB Başkanı her zamanki gibi törene davet edildim mi, edilmedim mi peşinde. Sancaktepe’de kredisi bulunmuş metro inşaatının temeli açılmış. Artık iş yürüyor. Gelip oraya hafriyat döken bir belediye başkanından bahsediyoruz.

    BİNALİ YILDIRIM’LA PROTOKOL KRİZİ Mİ YAŞANDI?

    Burada çok samimi bir şekilde Binali Abi’ye dedik ki ‘Sayın Başbakanım sayın Cumhurbaşkanımızın yanına geçin, emeğiniz var, orada olmanız yakışır. Siz soluna geçin orada olun’ dedim. O da ‘şimdi ayıp olur, geçmeyeyim’ dedi. Bizde devlet adabı, devlet tecrübesi var. Orada büyüğümüz, başbakanlık yapmış abimize ‘Siz Cumhurbaşkanımızın yanına geçin’ diyorum. O da nezaket gösteriyor ‘Murat Bey sen İBB adayısın, sen buraya geç’ diyor. O kadar nezaket sahibi bir abimiz. Gülerek bu kriz yaşanır mı? Halk TV ‘protokol krizi var’ diye yazdı. Nasıl bir krizmiş de bu birbirimize gülerek ‘siz oraya geçmeniz lazım’ diyoruz. Peki İstanbul’un gündemi bu mu? Binali Abimiz ‘Sen adaysın, gel burada dur’ diye çekiştirdi beni hatta. Bu maalesef şu an CHP’li adayın yürüttüğü bir siyasi senaryo. İstanbul’u konuşmak yerine farklı gündemleri taşıyalım. Bu gündemlerden biz kendimize nasıl pay çıkarırız hesabıyla yapılmış işler. Burada konu deprem, metro, sosyal yardımlardaki adaletsiz değil.

    “İSTANBUL’UN CİDDİ SORUNLARI VAR”

    Ben İstanbulluların mutluluğu ile mutlu olmak istiyorum. Sirkeci-Kazlıçeşme tren istasyonu açılışı benim halkımı sevindiren durum ben de o sevince ortak olmak istiyorum deyip ara, Herkes sana ‘gel’ der. Biz bugüne kadar bütün törenlere çağırmışız. Niye gelmemiş? Ayasofya’ya davet edildi, orada da telefon edildi, edilmedi meselesi. Ne gerek var bu polemiklere? Bu polemikler olmasa onu konuşan kimse yok ki! Neticeye baktığımızda hiçbir şey. Altı boş. İstanbul’un ciddi sorunları var. 31 Mart’ta İstanbullu hemşehrilerimiz bir tarafta deprem, ulaşım, İstanbul’un geleceği ile dertlenen o projeleri yapmak isteyen, geçmişinde verdiği sözleri tutmuş adayla, 5 yıldır farklı farklı gündemlerle, ki bunların hiçbiri İstanbul değil, farklı gündemleri ulusala taşımak isteyen bir irade yarışacak. Depremle ilgili verdiği sözü tutmamış. Metroda 8 kilometre yapmış. 5 bin küsur konut yapmış, 110 bin konut yapacağım deyip. Niye onu konuşmuyor? Reklama 100 milyonlarca para harcayıp ayırdığını konuşsana. Bunları konuşacak ellerinde done yok. Eser yok.

    “SORUNLARIN BİRİNCİSİ TRAFİK SORUNU”

    Hemen hemen bütün ilçelere gittik. Her ilçede, mahallede öyle büyük bir coşku ile karşılaşıyoruz ki. Büyükçekmece’ye gittik, altyapı sorunu var. Artık insanlar bıkmış, usanmış. Bahçelievler’de bir sokağa gittik. Vatandaşlar geliyor sarılıyor. ‘Sen bizim muradımızsın’ diyor. İstanbulluların geneline sorsanız. Sorunların birincisi trafik sorunu. Artık bir çile haline gelmiş. İnsanlar gerçekten metrobüs kuyruklarında 3. dünya ülkesinde olmayan görüntüleri görmekten bıkmış, usanmış. Deprem riski yaşıyorlar. Sosyal yardımlarla adaletsizlikten şikayetçi. Öğrenciler şikayetçi. Büyükçekmece’ye gidiyorsunuz, bir tane kapalı spor salonu yok. Niye yapılmaz? Bunları çözecek bir umut olarak bizi görüyorlar. Bizim ne yaptığımızı biliyorlar. 5 sene bakanlık yaptım. Evimde oturmadım ki. Selde, depremde, yangında milletin yanına koştum.

    “ANKETLERDE BUGÜN 1,5 PUAN ÖNDEYİZ”

    Aday olduktan sonra anket yaptım. 2,5-3 puan gerideydik. Projelerimizi açıkladık. Biz öne geçtik. Bugün 1-1,5 puan öndeyiz. Bunların hazmedemediği konular bu zaten. Telaşları bundan. Murat Kurum öne geçer. Siz bu insanların sorunlarına yüzünüzü dönerseniz, insanlar da size cevabı verir. Bunu gördükleri için ‘acaba ne yapsak’ telaşı içindeler. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Alnımız ak. Biz İstanbul’un sorunlarını çözmek için meydana çıkmışız. Milletimizin teveccühleriyle, arzusuyla çıkmışız. Daha öncesinde de anketler yapıldı. Orada da milletimiz bizi istedi, arzuladı. Sayın Cumhurbaşkanımız da takdir etti, bizi aday gösterdi. O coşku heyecan ve teşkilatlarda her geçen gün üstüne koyarak devam ediyor. Vatandaşla iç içeyiz. Biri kolumuzdan, biri gömleğimizden çekiyor, fotoğraf çektirelim diyor. Biri slogan çıkarıyor cebinden.

    “BURADA YAŞAYAN TÜM İSTANBULLU KARDEŞLERİMİZİN OYUNA TALİBİZ”

    Hanımefendi ilk başta aday olacak diye duyurdular. Başak Demirtaş. Adaylığını ilan etti. Aradan 3-5 gün süre geçti. Sonra bir yerlerden talimat geldi, adaylığını geri çekti. Meral Hanım ile Murat Bey eş başkanlık anlayışı çerçevesinde aday gösterildiğini söylediler. Sonra kent uzlaşıcı yapacağız dediler. Belediye başkanlıklarda uzlaşı içerisinde olduğunu söylediler. Kandil’de sözde elebaşlarından biri açıklama yaptı. Bu ittifaka sizi yönlendiriyoruz, bu ittifaka oy vermeniz gerekir diye aleni şekilde oradan talimat verdi. Böyle bir süreç yaşıyoruz. Nereye gideceğini zaman gösterecek. DEM ideoloji üzerine kurulmuş bir parti. İlçelerde ittifak yaparlar, kapı arkasında gizli pazarlıklar vardır, bilmiyoruz. Sizce İstanbullu insanlar, burada yaşayanların böyle derdi var mı? Bu yerel seçimse herkesin oyuna talibiz. Burada yaşayan tüm İstanbullu kardeşlerimizin oyuna talibiz. Bunun içinde Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Zaza kim varsa. Cemaatlerin oylarına, azınlıkların oylarına talibiz. İstanbul’da yaşayanların hayatını kolaylaştırmak adına bu hizmetleri yapmak üzerine aday olduk. Şöyle ittifak varmış, kirli ittifak arayışları varmış bizi ilgilendirmiyor. Biz hayallerimizi gerçekleştirmek üzere İstanbullularla inşallah 31 Mart akşamı hep birlikte kazanacağız.

    “MİLLETİMİZE EŞİT MESAFEDE DURARAK BU HİZMETLERİ GÖTÜRMEK ZORUNDAYIZ”

    Deprem oldu, sel oldu, oy verirsen evini yapmam, arıtma tesisini getirtmem diye hizmet olur mu? 81 ilde benim hizmetim var. Tüm partilerin yönettiği ilçelerde benim eserim var. Sonuçta biz devlet yönetiyoruz. Belediye başkanı demek şehri emini demek. Emin eller demek. 22 yıldır yaptıklarınıza baktığınızda cevabı net şekilde ortada. 208 üniversiteyi şehirlerimize kazandırabilmek. Şırnak’ta, Ağrı’da ne varsa başka illerde de olsun. İstanbul’da olanlar Batman’da, Siirt’te de olsun anlayışıyla çalışan partiyiz. Burada yaşayan 85 milyona bu hizmetleri götürebilmek için mücadele eden bir anlayışız. Milletimize eşit mesafede durarak bu hizmetleri götürmek zorundayız. Nasıl depremlerde bir oluyoruz, acılarımızda beraber oluyoruz. O bölgeyi ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. 15 Temmuz’da hep birlikte meydanlara inerek geldik. Vatan toprağı için şehitler verdik. O şehitlerin içinde herkes var. Burada sayın Cumhurbaşkanımızın ifade etmek istediği husus şu. Burası da devlet yönetimin bir parçasıdır. Devlette devamlılık esastır. Ben aldım, yaptım, yapmadım. Metro ihalesini iptal edeyimle bu devlette devamlılık sağlanmaz. Seçimden hemen sonra boy boy arabaları Yenikapı’ya dizeceksiniz. Sonra o arabalardan daha fazlasını başka firmadan temin edeceksiniz. Sonra israfı bitirdik diyeceksiniz.

    “KONSERE 550 MİLYON LİRA HARCADI”

    Sayıştay raporlarına bakın, yazıyor. Konser adı altında 550 milyon lira para harcayacaksınız. Sonra da israfı bitirdik diyeceksiniz. O reklamlara 175 milyon lira para harcıyorlar. Bunu söyleyen hançerledikleri ‘dava arkadaşıyız’ dedikleri kişiler söylüyor. O gün büyükleriydi, bugün rakipleri. 550 milyonu kimin söylediğini açın bakın sosyal medyada görürsünüz. Devletle uyumlu olmak yöneticiye kazandırır. Ben Bakan iken Ekrem Bey bana geldi. Dedim ki ‘sayın başkan bu üslup doğru değil, geliyorsun elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, biraz daha nezaket çerçevesinde yürüyebilirsiniz’ diyorum. Bir kulağından girip bir kulağından çıkıyor. Bir yandan Cumhurbaşkanı yardımcısı adayıyım, öbür yandan genel başkan adayını türlü şeylerle saf dışı bırakıp eş başkan gibi yönetmeler. Ben bu şehrin deprem sorunlarını konuşmayacak mıyım? Deprem gündemi İBB meclisinde iken CHP’nin kongresini mi dizayn edeceğim.

    KAYNAK: HABERTÜRK
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-canli-yayinda-aciklamalarda-bulunuyor/feed/ 0
    Bakan Kacır: “590 milyon dolarlık finasmanı KOBİ’lere sunduk” https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/#respond Sat, 24 Feb 2024 01:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4699 Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

    “DEVLETİMİZİN TÜM İMKÂNLARINI EN ÜST DÜZEYDE SEFERBER ETTİK”

    Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük.

    Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kâr payı desteği sağladık” dedi.

    “GAZİANTEP’TE 6,7 MİLYAR LİRAYI AŞAN 12 YATIRIM PROJESİ İÇİN TEŞVİK BELGESİ DÜZENLEDİK”

    Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık.

    Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası KOBİ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk.

    Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

    “590 MİLYON DOLARLIK FİNANSMANI KOBİ’LERİMİZİN HİZMETİNE SUNDUK”

    Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk.

    Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkânı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk.

    Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

    “CUMHURBAŞKANIMIZIN TENSİPLERİYLE GAZİANTEP’E 11 YENİ SANAYİ ALANI KAZANDIRDIK”

    Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslâhiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık.

    Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu.

    Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. Ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

    “ACİL EYLEM PROGRAMI KAPSAMINDA 6 PROJEYE 262 MİLYON LİRAYI AŞAN DESTEK VERDİK”

    Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık.

    Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi.

    Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız.

    Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
    Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-590-milyon-dolarlik-finasmani-kobilere-sunduk/feed/ 0
    Kahramanmaraş’ta uçak parçası üretecek TUSAŞ tesisi açıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/#respond Fri, 23 Feb 2024 03:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4622 Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.

    Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti: “Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.



    UÇAK, İHA VE HELİKOPTER PARÇALARI ÜRETİLECEK

    Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti: “6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”



    Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

    Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.

    Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu: “Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”

    Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-ucak-parcasi-uretecek-tusas-tesisi-acildi/feed/ 0
    Asrın felaketinde 24’üncü saniye detayı! Yıkım getiren patlama böyle oluştu https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinde-24uncu-saniye-detayi-yikim-getiren-patlama-boyle-olustu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinde-24uncu-saniye-detayi-yikim-getiren-patlama-boyle-olustu/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4601 ODTÜ’lü bilim insanları, 6 Şubattaki ilk depremde felakete neden olan yıkımların, kırılmanın üzerinden geçen 24’üncü saniyede fay hatlarının kesişmesiyle oluşan “enerji patlaması” sonucu oluştuğuna dair tespitlerini, Science dergisinde yayımladıkları makaleyle bilim dünyasına duyurdu.

    Felakete neden olan fay hatlarının nasıl hareket ettiğinin saniye saniye bilimsel verilerle ortaya konulduğu çalışmayla pek çok bilinmez aydınlatılmış oldu.

    ODTÜ’lülerin çalışması, 6 Şubat depremlerinin merkez üssü veya etrafı yerine 47,5 kilometre uzakta yıkıcı etkiler yaratması ve iki büyük depremin, 9 saat arayla, peş peşe gerçekleşmesi özelliğiyle, bilinen tüm depremlerden farklılar taşıdığını gösterdi.

    Makalenin yazarlarından ODTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdin Bozkurt, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

    Bozkurt, Türkiye’de 6 Şubat’taki depremlerin, sadece Türkiye’de değil, dünyada da son yüzyılda oluşan en büyük depremler arasında bulunduğunu vurguladı.

    Kahramanmaraş merkezli deprem dizisinin, Arap levhasının kuzeye doğru bir adım atması, Anadolu levhasının ise batıya sıçrayarak tepki vermesinin doğal bir sonucu olarak geliştiğini belirten Bozkurt, ancak 6 Şubat’taki ilk depremden 9 saat sonra ikinci büyük depremin peş peşe gerçekleşmesinin bilimsel olarak beklenen bir durum olmadığına işaret etti.

    Prof. Dr. Erdin Bozkurt, bu durumu bilimsel olarak incelemek üzere sahada çalışmalara başladıklarını, bu çalışmalara Çin’de doktora yapan öğrencisinin de dahil olduğunu anlattı.

    – SAHADA DRONLA HARITALAMA VE GÖZLEM YAPTILAR

    Sahada 5 hafta süren araştırmalarında çoğunlukla deprem üreten faylar üzerindeki deformasyonu, depreme kaynaklık eden faylar boyunca meydana gelen yer değiştirmeleri ve miktarlarını incelediklerini aktaran Bozkurt, dron görüntüleriyle haritalama ve gözlem yaptıklarını, ayrıca uydu görüntüleri ve dünyanın değişik kaynaklarında yer alan depreme ait kayıtları ayrıntılarıyla incelediklerini bildirdi.

    Faydan topladıkları verileri analiz ettiklerini aktaran Bozkurt, “Çok farklı bir deprem olduğu için buradan elde edilen verilerin bilim dünyasıyla paylaşılması gerekiyordu. Science dergisinde yayımlanan makalemizle bu depremle ilgili pek çok soruyu yanıtladık ve bilim dünyasıyla paylaştık.” diye konuştu.

    – YIKIM SIRASINDA YERIN ALTINDA YAŞANANLAR SANIYE SANIYE ANLATILDI

    Prof. Dr. Erdin Bozkurt, “6 Şubat depremlerinin nasıl yaşandığını bilimsel verilerle saniye saniye makaleye yansıttıklarını” belirterek, Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi merkezli 6 Şubat’ta, saat 04.17’de meydana gelen depreme ilişkin şunları kaydetti:

    “Kırılma yaklaşık 90 saniye boyunca devam etmiş. Elde ettiğimiz verilere göre, Narlı fayında başlayan kırılmanın ardından 16 saniye sonra enerji giderek yükseldi ve kuzeydoğuya doğru ilerleyerek 24’üncü saniyede 47,5 kilometre uzaklıktaki Büyük Nacar köyü yakınlarında Doğu Anadolu fayı ile birleşti. Bu kesişme, depreme farklı bir boyut kazandırarak makalemizde de belirttiğimiz ‘enerji patlaması’na neden oldu. Bu enerji patlaması da uzun zamandır sessiz olan yani deprem üretmeyen Doğu Anadolu fayını tetikledi.”

    Bozkurt, 6 Şubat depremlerinin, diğer büyük depremlerden oluş farkını şu sözlerle anlattı:

    “Depremler sırasında oluşan en büyük yer değiştirmeler, yıkımlar ve hasar genellikle depremin merkez üssü ve yakın çevresinde gerçekleşir. 6 Şubat depremleri ise merkezden 47,5 kilometre uzakta yıkıcı etkiler yaratmış ve bu haliyle bilinenlerin dışındadır. Dolayısıyla bu makaleyle birlikte tarihi depremlerin merkez üslerini tanımlarken bu olguyu da dikkate almamız gerektiğini bilim dünyasına duyurmuş olduk.”

    – “BİLİMSEL AÇIDAN İKİNCİ DEPREM ÖNGÖRÜLEMEZDİ”

    Bozkurt, deprem sırasında oluşan enerji patlamasının bilimsel açıdan pek çok bilinmezi içerdiğini, bunlardan ilkinin, iki fayın birleştiği alanda görülen maksimum hareket sonucu oluşan enerji patlaması olduğuna işaret ederek, “Bu durum bilim insanları olarak bizi çok şaşırttı. Çünkü bu, depremler hakkında bildiklerimizin dışında yani aslında olağan dışı bir olguydu. Çünkü biz maksimum hareketi, yani enerji patlamasını başka bir bölgede bekliyorduk.” dedi.

    Tüm bilim insanlarının ilk depremi öngördüğünü ancak ikinci depremin “öngörülemez” olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bozkurt, depremin daha tali bir fayda başlaması ve çok daha büyük Doğu Anadolu fayını tetiklemiş olmasına ilişkin oldukça önemli bilimsel verileri elde ettiklerini bildirdi.

    Bozkurt, makalenin dünyanın en prestijli bilimsel dergisi Science’da yer bulmasının, bu verilerin ilk kez elde edilmesinden kaynaklandığını söyledi.

    – “DEPREME KAYNAKLIK EDEN FAY VE FAY BÖLGELERİNDEN UZAK DURULMALI”

    Prof. Dr. Erdin Bozkurt, makalede yer alan verilerin bilim dünyasına etkisini şu sözlerle açıkladı:

    “Bu makale gösteriyor ki depreme kaynaklık eden fay ve fay bölgelerinden uzak durmamız lazım. Özellikle halk dilinde çürük zemin diye tanımlanan, yıkımın çok fazla olduğu alanları tarımsal faaliyete bırakıp, biz daha çok kaya zeminlerde nitelikli binalar inşa ederek depreme hazır olabiliriz. Bu depremler geçmişte olduğu gibi, gelecekte de olmaya devam edecek. Sormamız gereken soru depreme hazır mıyız olmalı. Eğer biz bu sorunun cevabını evet olarak verebiliyorsak çok mutluyuz.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinde-24uncu-saniye-detayi-yikim-getiren-patlama-boyle-olustu/feed/ 0
    BİK Genel Müdürü Erkılınç: Haber sitelerinin gayretlerini ödüllendireceğiz https://www.foxtvhaber.com.tr/bik-genel-muduru-erkilinc-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bik-genel-muduru-erkilinc-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirecegiz/#respond Thu, 22 Feb 2024 03:36:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4523 Basın İlan Kurumu 32. Dönem 5. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşması ile başladı.

    Genel Kurul Üyelerini kurtuluşun ve büyük zaferin şehri Afyonkarahisar’a davet ederek ağırlayan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’na teşekkür eden Erkılınç, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, bölgedeki basın kuruluşlarına verilen ve halen devam eden destekleri anlattı.

    DEPREM BÖLGESİNDE 133 MİLYON TL’LİK DESTEK

    Ülkeyi derin üzüntüye boğan depremler sonrasında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun da desteğiyle bölgedeki 130 gazete ve 58 internet haber sitesinin faaliyetlerini kolaylaştıran, ayakta kalmalarını sağlayan bir dizi tedbir aldıklarını belirten Erkılınç, “Fiili satış başta olmak üzere zorunlu ödevlerin bir kısmından muaf tuttuğumuz veya kolaylık sağladığımız süreli yayınlarımıza, deprem gününden yıl sonuna kadar 133 milyon Türk Lirası tutarında resmi ilan ve reklam desteği verdik. 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sona eren kolaylaştırıcı tedbirleri Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerini kapsayacak şekilde 4 ay daha uzattık. Nisan ayındaki Yönetim Kurulumuzda bu konuyu etraflıca tekrar değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

     

    ‘SAHADAKİ GERÇEKLERDEN KOPMAYACAĞIZ’

    “Görevde bulunduğumuz süre zarfında saha gerçeklerinden kopmayacağımızı, olanla olması gereken arasındaki hassas dengeyi gözeteceğimizi, bunu yaparken de nitelikli yayınların haklarını ve sektördeki istihdam olanaklarını koruyacağımızı hep vurgulaya geldik” diyen Erkılınç, bu bağlamda Yönetim Kurulu’nun en önemli teklifinin Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin tadiline ilişkin olduğunu söyledi.

    Genel Kurula sunulan tekliflerle alakalı bilgiler veren Erkılınç, iletişim alanının dışındaki fakültelerden mezun ancak bu alanda yüksek lisans veya doktora yapmış olanları fikir işçisi

    kadrosu

    na doğrudan dâhil etmeyi hedeflediklerini kaydederek, “Böylece eğitim seviyesi, beşeri sermayesi yüksek fikir işçilerinin gazetecilik yapmasını sağlayarak daha kaliteli ve özgün içerik üretilmesini arzuluyor, sahadaki ‘çalıştıracak personel bulamıyoruz’ söylemine de gerçekçi bir çözüm sunuyoruz” dedi.

    HABER SİTELERİNİN GAYRETLERİ ÖDÜLLENDİRİLECEK

    Genel Müdür Erkılınç, ikamet şartı, köşe yazıları, bekleme süresi, internet haber sitelerinin devri ve alan adlarının değişikliğine dair Yönetim Kurulu tekliflerini şu şekilde özetledi:

    “Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinin, Türkiye’nin herhangi bir ilinde ikamet eden 4 fikir işçisini kadroya almalarına imkân tanıyoruz. Köşe yazarı kavramının içini boşaltmaya yönelik, herhangi bir toplumsal mevzuda fikir sunmayan, güncellikten ve günlük hayattan uzak, neredeyse tamamı alıntılardan oluşan yazılara yönetmelikle ‘dur’ diyoruz.

    Kadro ve haber sayıları yüksek olduğu için bekleme süresini 6 ay içinde tamamlamak isteyen internet haber sitelerinin gerçekleştirmeleri zorunlu kılınan 4 katı asgari tekil ziyaretçi sayısını 2 kata düşürüyor ve sayfa görüntüleme sayısını da 2 kat olarak belirliyoruz. Düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemlediğimiz internet haber sitelerimizin gayretlerini ödüllendirmeyi düşünüyoruz.”

    HABER SİTELERİNİN DEVRİNİ VE ALAN ADI DEĞİŞİKLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK DÜZENLEME

    Resmi ilan yayımlama hakkını haiz veya bekleme süresinde internet haber sitesi bulunmayan Bayburt, Çankırı ve Iğdır illerinde dijital yayıncılık sektörünün canlanması ve ilave istihdam oluşmasını teminen bekleme süresinin 6 aya indirileceğini kaydeden Erkılınç, “Yine benzer gerekçelerle sahada nitelikli yayıncılık yapan, bulundukları illerde marka bilinirliği yüksek haber sitelerinin sisteme dâhil edilmesi arzusuyla resmi ilan yayımlama hakkı bulunan internet haber sitelerinin devredilmesi ya da alan adlarının değiştirilmesine dair 2 yıl olan kısıtlamayı 1 yıla çekiyoruz. Böylece resmi ilan yayımlama hakkı bulunan ancak yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan internet haber siteleri ile yayıncılık anlamında iyi işler yapan fakat sisteme dâhil olmak isteyen internet haber sitelerinin güç birliği yapmasına imkan tanıyor; akılda kalması zor, yazımı uzun alan adlarının değiştirilmesinin önünü açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    YARDIM VE DESTEKLER YENİDEN DÜZENLENİYOR

    Geçtiğimiz yıl gazeteci derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılması planlanan 800 bin Türk Lirasının Genel Kurul Üyelerinin oylarıyla deprem bölgesindeki gazetelere aktarıldığını hatırlatan Erkılınç, bu yıl da fonlar arasında geçiş yapmak suretiyle gazeteci derneklerine 700 bin, azınlık gazetelerine ise 300 bin Türk Lirası maddi kaynak aktarımı yapılmasının Genel Kurulun oylarına sunulduğunu kaydetti.

    Basın mensuplarına ve basın kuruluşlarına yapılan desteklerin artırılmasına yönelik teklifleri anlatan Erkılınç, basın mensuplarının talepleri doğrultusunda faizsiz borç para miktarının 12 bin Türk Lirası’na yükseltileceğini, gazete işletmelerine verilen kredi desteğinde ise faiz oranı değişikliğine gidileceğini belirtti.

    ‘HAKSIZ, AKILDAN VE İZANDAN  YOKSUN SUÇLAMALARI MUHATAP ALMIYORUZ’

    Bir gazeteciler cemiyetinin deprem bölgesindeki basın kuruluşlarının sorunları konusunda hazırladığı rapordaki isnatları değerlendiren Erkılınç, gazetelerin veya gazetecilerin, eleştiri içeren, sorunları gündeme getiren içerikler ürettiklerinde resmi ilan kesintisi ile karşı karşıya kaldıklarının ve resmi ilan verilmemekle tehdit edildiklerinin iddia edildiğini söyledi.

    “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde resmi ilanların dağıtımını gerçekleştiren tek merci vardır; o da Basın İlan Kurumu’dur. Dolayısıyla bu haksız, akıldan ve izandan yoksun suçlamaya, raporu muhatap aldığımdan değil, ancak sizleri ve kamuoyunu aydınlatmak adına maddeler halinde cevap vermek istiyorum” diyen Erkılınç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Birincisi; 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki yayınlarımıza yönelik hiçbir şekilde denetleme ve inceleme yapılmamıştır. İkincisi; deprem öncesinde gerçekleşen ve mutlak suretle yaptırım gerektiren 10 yayınımıza ait ihlal dosyalarının tamamı, 11 Temmuz 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla herhangi bir müeyyide uygulanmadan kaldırılmıştır. Üçüncüsü; işlemsiz kaldırılan dosyaların dışında, bölgedeki 29 yayınımızın ihlal dosyaları önce süresiz ötelenmiş, sonrasında ise gerçek manada depremden etkilenmeyen iki ilimizdeki 11 gazeteye işlem yapılmıştır. Kurumumuz hiçbir döneminde yaptırım heveslisi olmamış, müeyyide peşinde koşmamıştır. Buna en güzel örnek; depremden önceki 1 yıl içinde, bölgedeki 130 yayından 103’ünü, 109 kez yazılı ve sözlü şekilde hatalarını düzeltmeleri için iyi niyetle

    uyarmamızdır. Şimdi ben huzurlarınızda açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hangi haber veya köşe yazısı üzerine resmi ilan verilmemekle tehdit edilen gazeteler veya gazeteciler kimlerdir bilmek istiyoruz. Öyle ya mesele resmi ilan olduğuna göre, bu tehdidi Kurumumuzdan birilerinin yapması gerekir, bu arkadaşımız veya arkadaşlarımız kimdir, öğrenmek istiyoruz. Kast edilen şayet resmi ilan değil de resmi reklam ise, aradaki farkı anlatmak ve bilgi eksikliklerini tamamlamak üzere bu raporu hazırlayanları Kurumumuza davet ediyoruz. Yaptıkları manipülasyona rağmen onları aydınlatmak isteriz.”

    ŞEHİTLERİMİZ, DEPREMDE KAYBETTİKLERİMİZ VE FİLİSTİN İÇİN SAYGI DURUŞU

    Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşmasının sonrasında Divan Başkanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın daveti üzerine Genel Kurul Üyeleri, terör saldırılarında şehit düşen güvenlik görevlilerimiz, 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile İsrail işgali altındaki Filistin’de hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bik-genel-muduru-erkilinc-haber-sitelerinin-gayretlerini-odullendirecegiz/feed/ 0
    Erkılınç: Nitelikli yayınları ve istihdam olanaklarını koruyacağız https://www.foxtvhaber.com.tr/erkilinc-nitelikli-yayinlari-ve-istihdam-olanaklarini-koruyacagiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erkilinc-nitelikli-yayinlari-ve-istihdam-olanaklarini-koruyacagiz/#respond Thu, 22 Feb 2024 02:36:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4510 Basın İlan Kurumu 32. Dönem 5. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşması ile başladı.

    Genel Kurul Üyelerini kurtuluşun ve büyük zaferin şehri Afyonkarahisar’a davet ederek ağırlayan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’na teşekkür eden Erkılınç, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, bölgedeki basın kuruluşlarına verilen ve halen devam eden destekleri anlattı.

    DEPREM BÖLGESİNDE 133 MİLYON TL’LİK DESTEK

    Ülkeyi derin üzüntüye boğan depremler sonrasında Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun da desteğiyle bölgedeki 130 gazete ve 58 internet haber sitesinin faaliyetlerini kolaylaştıran, ayakta kalmalarını sağlayan bir dizi tedbir aldıklarını belirten Erkılınç, “Fiili satış başta olmak üzere zorunlu ödevlerin bir kısmından muaf tuttuğumuz veya kolaylık sağladığımız süreli yayınlarımıza, deprem gününden yıl sonuna kadar 133 milyon Türk Lirası tutarında resmi ilan ve reklam desteği verdik. 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sona eren kolaylaştırıcı tedbirleri Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerini kapsayacak şekilde 4 ay daha uzattık. Nisan ayındaki Yönetim Kurulumuzda bu konuyu etraflıca tekrar değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

     

    ‘SAHADAKİ GERÇEKLERDEN KOPMAYACAĞIZ’

    “Görevde bulunduğumuz süre zarfında saha gerçeklerinden kopmayacağımızı, olanla olması gereken arasındaki hassas dengeyi gözeteceğimizi, bunu yaparken de nitelikli yayınların haklarını ve sektördeki istihdam olanaklarını koruyacağımızı hep vurgulaya geldik” diyen Erkılınç, bu bağlamda Yönetim Kurulu’nun en önemli teklifinin Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin tadiline ilişkin olduğunu söyledi.

    Genel Kurula sunulan tekliflerle alakalı bilgiler veren Erkılınç, iletişim alanının dışındaki fakültelerden mezun ancak bu alanda yüksek lisans veya doktora yapmış olanları fikir işçisi

    kadrosu

    na doğrudan dâhil etmeyi hedeflediklerini kaydederek, “Böylece eğitim seviyesi, beşeri sermayesi yüksek fikir işçilerinin gazetecilik yapmasını sağlayarak daha kaliteli ve özgün içerik üretilmesini arzuluyor, sahadaki ‘çalıştıracak personel bulamıyoruz’ söylemine de gerçekçi bir çözüm sunuyoruz” dedi.

    HABER SİTELERİNİN GAYRETLERİ ÖDÜLLENDİRİLECEK

    Genel Müdür Erkılınç, ikamet şartı, köşe yazıları, bekleme süresi, internet haber sitelerinin devri ve alan adlarının değişikliğine dair Yönetim Kurulu tekliflerini şu şekilde özetledi:

    “Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinin, Türkiye’nin herhangi bir ilinde ikamet eden 4 fikir işçisini kadroya almalarına imkân tanıyoruz. Köşe yazarı kavramının içini boşaltmaya yönelik, herhangi bir toplumsal mevzuda fikir sunmayan, güncellikten ve günlük hayattan uzak, neredeyse tamamı alıntılardan oluşan yazılara yönetmelikle ‘dur’ diyoruz.

    Kadro ve haber sayıları yüksek olduğu için bekleme süresini 6 ay içinde tamamlamak isteyen internet haber sitelerinin gerçekleştirmeleri zorunlu kılınan 4 katı asgari tekil ziyaretçi sayısını 2 kata düşürüyor ve sayfa görüntüleme sayısını da 2 kat olarak belirliyoruz. Düzenlemelerle yaklaşık bir yıldır büyük emek harcadıklarını yakından gözlemlediğimiz internet haber sitelerimizin gayretlerini ödüllendirmeyi düşünüyoruz.”

    HABER SİTELERİNİN DEVRİNİ VE ALAN ADI DEĞİŞİKLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK DÜZENLEME

    Resmi ilan yayımlama hakkını haiz veya bekleme süresinde internet haber sitesi bulunmayan Bayburt, Çankırı ve Iğdır illerinde dijital yayıncılık sektörünün canlanması ve ilave istihdam oluşmasını teminen bekleme süresinin 6 aya indirileceğini kaydeden Erkılınç, “Yine benzer gerekçelerle sahada nitelikli yayıncılık yapan, bulundukları illerde marka bilinirliği yüksek haber sitelerinin sisteme dâhil edilmesi arzusuyla resmi ilan yayımlama hakkı bulunan internet haber sitelerinin devredilmesi ya da alan adlarının değiştirilmesine dair 2 yıl olan kısıtlamayı 1 yıla çekiyoruz. Böylece resmi ilan yayımlama hakkı bulunan ancak yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan internet haber siteleri ile yayıncılık anlamında iyi işler yapan fakat sisteme dâhil olmak isteyen internet haber sitelerinin güç birliği yapmasına imkan tanıyor; akılda kalması zor, yazımı uzun alan adlarının değiştirilmesinin önünü açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    YARDIM VE DESTEKLER YENİDEN DÜZENLENİYOR

    Geçtiğimiz yıl gazeteci derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılması planlanan 800 bin Türk Lirasının Genel Kurul Üyelerinin oylarıyla deprem bölgesindeki gazetelere aktarıldığını hatırlatan Erkılınç, bu yıl da fonlar arasında geçiş yapmak suretiyle gazeteci derneklerine 700 bin, azınlık gazetelerine ise 300 bin Türk Lirası maddi kaynak aktarımı yapılmasının Genel Kurulun oylarına sunulduğunu kaydetti.

    Basın mensuplarına ve basın kuruluşlarına yapılan desteklerin artırılmasına yönelik teklifleri anlatan Erkılınç, basın mensuplarının talepleri doğrultusunda faizsiz borç para miktarının 12 bin Türk Lirası’na yükseltileceğini, gazete işletmelerine verilen kredi desteğinde ise faiz oranı değişikliğine gidileceğini belirtti.

    ‘HAKSIZ, AKILDAN VE İZANDAN  YOKSUN SUÇLAMALARI MUHATAP ALMIYORUZ’

    Bir gazeteciler cemiyetinin deprem bölgesindeki basın kuruluşlarının sorunları konusunda hazırladığı rapordaki isnatları değerlendiren Erkılınç, gazetelerin veya gazetecilerin, eleştiri içeren, sorunları gündeme getiren içerikler ürettiklerinde resmi ilan kesintisi ile karşı karşıya kaldıklarının ve resmi ilan verilmemekle tehdit edildiklerinin iddia edildiğini söyledi.

    “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde resmi ilanların dağıtımını gerçekleştiren tek merci vardır; o da Basın İlan Kurumu’dur. Dolayısıyla bu haksız, akıldan ve izandan yoksun suçlamaya, raporu muhatap aldığımdan değil, ancak sizleri ve kamuoyunu aydınlatmak adına maddeler halinde cevap vermek istiyorum” diyen Erkılınç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Birincisi; 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki yayınlarımıza yönelik hiçbir şekilde denetleme ve inceleme yapılmamıştır. İkincisi; deprem öncesinde gerçekleşen ve mutlak suretle yaptırım gerektiren 10 yayınımıza ait ihlal dosyalarının tamamı, 11 Temmuz 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla herhangi bir müeyyide uygulanmadan kaldırılmıştır. Üçüncüsü; işlemsiz kaldırılan dosyaların dışında, bölgedeki 29 yayınımızın ihlal dosyaları önce süresiz ötelenmiş, sonrasında ise gerçek manada depremden etkilenmeyen iki ilimizdeki 11 gazeteye işlem yapılmıştır. Kurumumuz hiçbir döneminde yaptırım heveslisi olmamış, müeyyide peşinde koşmamıştır. Buna en güzel örnek; depremden önceki 1 yıl içinde, bölgedeki 130 yayından 103’ünü, 109 kez yazılı ve sözlü şekilde hatalarını düzeltmeleri için iyi niyetle

    uyarmamızdır. Şimdi ben huzurlarınızda açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hangi haber veya köşe yazısı üzerine resmi ilan verilmemekle tehdit edilen gazeteler veya gazeteciler kimlerdir bilmek istiyoruz. Öyle ya mesele resmi ilan olduğuna göre, bu tehdidi Kurumumuzdan birilerinin yapması gerekir, bu arkadaşımız veya arkadaşlarımız kimdir, öğrenmek istiyoruz. Kast edilen şayet resmi ilan değil de resmi reklam ise, aradaki farkı anlatmak ve bilgi eksikliklerini tamamlamak üzere bu raporu hazırlayanları Kurumumuza davet ediyoruz. Yaptıkları manipülasyona rağmen onları aydınlatmak isteriz.”

    ŞEHİTLERİMİZ, DEPREMDE KAYBETTİKLERİMİZ VE FİLİSTİN İÇİN SAYGI DURUŞU

    Genel Müdür Cavit Erkılınç’ın konuşmasının sonrasında Divan Başkanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın daveti üzerine Genel Kurul Üyeleri, terör saldırılarında şehit düşen güvenlik görevlilerimiz, 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile İsrail işgali altındaki Filistin’de hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/erkilinc-nitelikli-yayinlari-ve-istihdam-olanaklarini-koruyacagiz/feed/ 0
    Bakan Özhaseki’den kira desteği açıklaması: Teslimata kadar devam edecek https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/#respond Wed, 21 Feb 2024 00:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4373 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz ama deprem bizim ülkemizin gerçeği. En riskli 5 ülkeden biriyiz. En riskli ilimiz ise İstanbul. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Evler teslim olana kadar da kira yardımlarını sürdüreceğiz” dedi.

    Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

    “CENNET GİBİ BİR VATANA SAHİBİZ”

    Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

    “ARTIK ŞEHİRLERİMİZ, DAĞLARIMIZ, İLÇELERİMİZ TERTEMİZ”

    Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

    “5 RİSKLİ ÜLKEDEN BİRİSİ TÜRKİYE”

    Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
    “Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

    “ONLARI VİCDANLARIYLA BAŞ BAŞA BIRAKIYORUZ”

    Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

    “1 BUÇUK SENE İÇERİSİNDE BÜTÜN EVLERİ TESLİM EDECEĞİZ”

    Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

    “KOL KOLA GİRELİM VE BİRLİĞİMİZİ DEVAM ETTİRELİM”

    Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.
    Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.
     

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhasekiden-kira-destegi-aciklamasi-teslimata-kadar-devam-edecek/feed/ 0
    Bakan Işıkhan: Türkiye artık, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-isikhan-turkiye-artik-onumuzdeki-yuzyila-muhrunu-vurmaya-kararli-bir-ulkedir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-isikhan-turkiye-artik-onumuzdeki-yuzyila-muhrunu-vurmaya-kararli-bir-ulkedir/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:00:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4358 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında, bakan olduktan sonra Malatya’ya iki kez geldiğini, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemek, talep ve ihtiyaçları tespit etmek üzere il il, ilçe ilçe gezmeye devam ettiklerini söyledi.

    Özellikle sahadan, halktan gelen talepleri, ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğini aktaran Işıkhan, bugüne kadar milletten gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, imkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti.

    İşçilerin, işverenlerin ve esnafın hakkını gözetecek politikalar yürüttüklerini belirten Işıkhan, “Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde bunları değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamdolsun biz 21 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var.” diye konuştu.

    “YIKILAN HER ŞEYİ ESKİSİNDEN DAHA İYİ BİR ŞEKİLDE YERİNE KOYABİLİRİZ”

    Bakan Işıkhan, 6 Şubat’taki depremlerde Malatya ve 10 ilin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

    “Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalplerimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiç bir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor.”

    Bakan Işıkhan, geçen günlerde Malatya’da toplam 6 bin 181 konutun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtıldığını belirterek, “Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar, ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir.” dedi.

    “MALATYA’YI YALNIZ BIRAKMADIK, BIRAKMAYACAĞIZ”

    Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

    “Devletine, milletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.”

    “DEPREM BÖLGESİNDE TOPLAMDA 58 BİN 75 KİŞİYİ TYP’DEN FAYDALANDIRDIK”

    Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli çalışmalarda bulunduklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

    “Yaptığımız hamlelerle Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız. Deprem sonrası olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 vatandaşımızı TYP’den faydalandırdık. Burada Malatya’mıza da TYP konusunda desteklerimizin devam edeceğini ifade etmek isterim. Malatya’da daha önce 500 olan TYP talebini şimdi 750 çıkardığımızın müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. ‘İstihdama Dönüş Programı’ adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik. Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını da kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık.”

    Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldıklarını anlatan Işıkhan, “Depremden önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KADINLARIN ÇÖZÜM ODAKLI FİKİRLERİNE GÜVENİYORUZ”

    Bakan Işıkhan, yakın zamanda İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle “İş Pozitif-Kadın İstihdam” projesinin duyurusun yaptıklarını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Kadınlarımızın ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş Pozitif adı altında bir sistem kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebilecekler. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

    “BİZİM DERDİMİZ MİLLET”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir yatırım, üretim hamlesinin olmadığına vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu:

    “Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. 21 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üretimcimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan partimizin lideri, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. 21 yıldır, eser denilince akla AK Parti gelmekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Oyunu Cumhur İttifakı’na vermeyen muhalif seçmen dahi ‘yaparsa AK Parti yapar’ diyor. Malatya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında.”

    YEREL SEÇİM VURGUSU

    Yerel seçimlerin önemine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Türkiye artık, yüz yıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüz yılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri bu yüzyılın ilk seçimi olması sebebiyle tüm il ve ilçelerimiz için önemli bir dönüm noktası olacak inşallah. Şunu unutmamalıyız ki güçlü Türkiye hedefimize giden yol, her bakımdan güçlü şehirlerden ve güçlü belediyelerden geçiyor.” diye konuştu.

    Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Malatya’nın depremlerden en çok etkilenen kentler arasında bulunduğunu belirterek, kentteki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-isikhan-turkiye-artik-onumuzdeki-yuzyila-muhrunu-vurmaya-kararli-bir-ulkedir/feed/ 0
    Kendi ölümünü öğrenince hayatının şokunu yaşadı! Hem yaşıyor hem de ölü https://www.foxtvhaber.com.tr/kendi-olumunu-ogrenince-hayatinin-sokunu-yasadi-hem-yasiyor-hem-de-olu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kendi-olumunu-ogrenince-hayatinin-sokunu-yasadi-hem-yasiyor-hem-de-olu/#respond Tue, 20 Feb 2024 07:48:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4313 Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı.

    Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

    “BANKALARIN SİSTEMİNDE HALA ÖLÜ OLARAK GÖZÜKÜYORUM”

    Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

    “HEM YAŞIYORSUN HEM DE ÖLÜ OLARAK GÖZÜKÜYORSUN”

    Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

    “BAŞKA BİR AHMET ARTAN VARMIŞ, ONU ÖLÜ OLARAK GÖSTERECEKLERİNE BENİ ÖLÜ OLARAK GÖSTERMİŞLER”

    Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kendi-olumunu-ogrenince-hayatinin-sokunu-yasadi-hem-yasiyor-hem-de-olu/feed/ 0
    Ekonomi Koordinasyon Kurulu’ndan TROY kart kararı https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulundan-troy-kart-karari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulundan-troy-kart-karari/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4259 Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

    EKK toplantısının ardından yazılı açıklama yapıldı. Depremin yaralarının sarılması için gereken her türlü adımın atılmaya devam edeceği bildirildi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi;

    6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen; 11 ilimizi ve yaklaşık 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerin yıl dönümünü geride bıraktık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, tedavileri devam eden yaralılarımızın da bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz. Deprem bölgesinde son bir yılda konut ve altyapı ihtiyaçlarının giderilmesi ile ticari ve sosyal hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik her türlü çabayı sarf ediyoruz. Depremin yaralarının sarılması için gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz.

    Yaşanan büyük deprem felaketininin etkilerine ve küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi istikrarlı ve güçlü yapısını korumaktadır. Bu süreçte yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda enflasyonu düşürmeye, kamu maliyesini güçlendirmeye, ithalata bağımlılığı azaltmaya ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamaya yönelik politikaları uygulamaya devam ediyoruz.

    ENFLASYONLA MÜCADELE

    Enflasyonla mücadeleye yönelik para ve maliye politikası etkin bir şekilde uygulanırken yapısal reform çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. Bu kapsamda bugün gerçekleştirilen toplantıda görüşülen konular şunlardır:

    2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) takvimlendirilmiş yapısal reform alanlarında gelinen son durum ele alınmıştır. Bu kapsamda; afetlerle mücadeleden yeşil ve dijital dönüşüme, fiyat istikrarından kamu maliyesine, iş ve yatırım ortamından yüksek katma değerli üretim ve ihracata, enerjiden ulaştırmaya, işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemine kadar tüm öncelikli alanlarda atılan somut adımlar belirtilen takvim çerçevesinde ilerlemektedir.

    FİNANSAL OKURYAZARLIK ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

    Reform niteliğinde düzenlemeleri içeren ve hayata geçirildiğinde ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal iyileşmeleri sağlayarak kalkınma hızımızın artmasına önemli katkı sağlayacak tedbirlerden yılın ilk çeyreği itibarıyla tamamlanması planlanan tüm adımlarda önemli bir mesafe kaydedilmiş olup, ilgili tüm kurumların etkin koordinasyon içinde atacakları adımlarla çeyrek sonunda tamamının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

    Sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalar Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. Bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılması amaçlanmaktadır.

    TOPLUMSAL YATIRIM NOTU

    Katma değeri yüksek ihracat potansiyelimizi artırıcı ve cari işlemler dengesinde sürdürülebilir iyileşmeyi sağlayıcı yatırımlara yönelik Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri’ne (YTAK) ilişkin mevcut durum değerlendirilmiştir. Büyük ilgi gören YTAK programı, önümüzdeki dönemde güçlendirilerek sürdürülecektir.

    Tasarrufların toplumun yararına olan ihracat, yatırım ve girişimcilik gibi öncelikli üretken alanlarda kullanılmasını sağlamak için bankalara verilmesi planlanan “Toplumsal Yatırım Notu” çalışmalarında gelinen son durum üzerinde durulmuştur.

    TROY KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILACAK

    Finansal altyapımızı güçlendirmek üzere teknolojisi Türkiye’de geliştirilen ve kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi’ne (TROY) ilişkin son dönem gelişmeler Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. TROY’un kullanımında düzenli bir artış gözlenmekte olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde TROY kullanımı yaygınlaştırılacaktır.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulundan-troy-kart-karari/feed/ 0
    Murat Kurum: İmamoğlu’nun 5 yıl da başlayıp da bitirdiği tek şey var, o da İstanbul! https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-imamoglunun-5-yil-da-baslayip-da-bitirdigi-tek-sey-var-o-da-istanbul/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-imamoglunun-5-yil-da-baslayip-da-bitirdigi-tek-sey-var-o-da-istanbul/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:00:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4124 Mevcut İBB yönetiminin 10 vaadinden sadece 1’ini yerine getirdiğini söyleyen Kurum, “CHP belediyeciliği temelsiz belediyeciliktir.” dedi. İstanbul’da kentsel dönüşüm adına, deprem dönüşümü adına tek bir çivi dahi çakılmadığının altını çizen Kurum, “Ekrem İmamoğlu’nun 5 yıl da başlayıp da bitirdiği tek şey var, o da İstanbul.” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum Güngören Diyarbakırlılar buluşmasına katıldı. Konuşmasına “Bugün tarihi surlar içerisinde yükselen şehrimiz, güzeller güzeli Can Diyarbakır’ımızın sıcak, samimi insanlarıyla, sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.” sözleriyle başlayan Kurum, “Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden ve Diyarbakır Ulu Camii ile özdeşleşen, her zaman her yerde hakikati haykıran Diyarbakır’ın has evladı, modern çağın dervişi Ramazan Pişkin Hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kendisi Diyarbakır’a has bilgeliğiyle, hikmetli duruşuyla her zaman teröre ve şiddete karşı durmuştur.” şeklinde konuştu.

    “DİYARBAKIR’I, ÇINAR’I, KAYAPINAR’I, BİSMİL’İ ASLA KADERİNE TERK ETMEDİK”

    Dicle Nehri ve Ulu Cami  ile anılan Diyarbakır’ı, gelecek nesillerin emaneti, ecdadın bıraktığı paha biçilemez bir miras olarak nitelendiren Kurum, “Tarihin taşlarla yazıldığı Diyarbakır’ımız, yüzyıllardır geleceğe akan medeniyet pınarımızdır. Diyarbakır nice peygamberleri, nice sahabeleri, nice evliyaları bağrına basmıştır. Öyle ki Diyarbakır, tüm gazalarda galip olan büyük komutan Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman Hazretlerinin şehit düştüğü topraklardır. Ancak böylesine kutlu bu topraklar nice acılar çekmiş, nice gözyaşları dökmüştür. Güzel Diyarbakır’ımız, aziz Diyarbakır’ımız 6 Şubat’ta gözyaşı döktü, hüzne boğuldu. O gün devletimiz, aziz milletimiz ve Diyarbakır’ımız el ele verdi. Diyarbakırlı kardeşlerimiz, bizim en büyük dert ortağımız oldu, yoldaşımız oldu.” dedi.

    Diyarbakır’ı asla yalnız bırakmadıklarını söyleyen Kurum, “Diyarbakır’ı, Çınar’ı, Kayapınar’ı, Bismil’i asla kaderine terk etmedik. Tıpkı 21 yıldır olduğu gibi afet zamanında da Diyarbakır’ın, Diyarbakır’da zarar gören tüm ilçelerin, Diyarbakırlı kardeşlerimizin yanında olduk. İşte geçtiğimiz hafta deprem bölgesinde yapımını tamamladığımız 46 bin konutumuzdan 1.500’ünü Diyarbakırlı depremzede kardeşlerimize teslim ettik.” sözleriyle asrın felaketinde Diyarbakırlı ve diğer tüm afetzedeleri yeni evlerine kavuşturana, tüm yaraları sarana dek çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

    “GÜNGÖREN’İN DÖRT BİR YANINDA 13 BİN KONUTUMUZU KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINA ALDIK”

    Bakanlığı döneminde Güngören’de yaptıkları yatırımlara ve kentsel dönüşüm çalışmalarına değinen Kurum, “Güngören Millet Bahçesi ve Güneştepe Millet Bahçemizi sizlere armağan ettik. Sizlerin güvenli ve sağlıklı bir yuvada yaşama hakkını en güzel şekilde tesis etmek için Gençosman Mahallemizde kentsel dönüşüm kapsamında 300 konut ve 10 iş yeri inşa ettik. Yine Tozkoparan Kentsel Dönüşüm Projemizle 1.200 yeni sağlıklı yuvayı sizlere kazandırdık. Güngören’in dört bir yanında 13 bin konutumuzu kentsel dönüşüm kapsamına aldık. Ve Güngörenli kardeşlerimize 170 milyon liralık kira yardımında bulunduk.” dedi.

    “BİZ HEP AŞK İLE ÇALIŞTIK, ÇALIŞIYORUZ”

    31 Mart’tan sonra Merter Transfer Merkezi ve Meydan Projesini Güngören’e kazandıracaklarını söyleyen Kurum, “Kale Center yanı Güngören Meydan Düzenlemesi Projemizi hızlıca hayata geçireceğiz. Güngören Haznedar başta olmak üzere ilçemizin birçok yerine otoparklar inşa edeceğiz. Altı otopark, üstü park olacak. O parklarda gençlerimiz, kadınlarımız, mahalleli kardeşlerimiz vakit geçirecekler. Köyiçi yol düzenlemesi ile Güngören Sanayi Alanı düzenlemesini yapacağız. Biz hep aşk ile çalıştık, çalışıyoruz. Çünkü aşk ile nefes alan, düşünen, hayal eden, koşturan kişi yorulmaz, bıkmaz, usanmaz.” diyerek Güngören’e hizmet etmeye, çalışmaya, eser üretmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

    “CHP BELEDİYECİLİĞİ TEMELSİZ BELEDİYECİLİKTİR”

    Mevcut İBB yönetimini eleştiren Kurum, “CHP’li yönetim ne yapıyor? Temel atmama töreni yapıyor. Tabii biliyor ki, bir yerde bir temel atsa, o işin sonunu getiremeyecek. Bu CHP belediyeciliği temelsiz belediyeciliktir. Şu son beş yıla bakın, İstanbul için, Güngören için ne yapmışlar? Bunların temel atmaması, esasen, sorumluluğu üzerinden atmaktan başka bir şey değil. Bu şehri imar etmenin sorumluluğunu da, depremin sorumluluğunu da, İstanbul’un sorumluluğunu da üzerlerinden atmak istiyorlar. Bu kadar sorumsuzluk, bu kadar ciddiyetsizlik olamaz. Tam 5 yıl boyunca, İstanbul’u ve İstanbullu kardeşlerimizi kandırdılar. 10 vaatlerinden sadece 1’ini yerine getirmişler. 10 vaadin 9’u laf olsun, torba dolsun diye verilmiş. Yerine getirmek, gerçekleştirmek için değil, İstanbullunun kulağına hoş gelir diye söylenmiş. Ama maalesef İstanbul boş verilmiş.” dedi.

    “EKREM İMAMOĞLU’NUN 5 YIL DA BAŞLAYIP DA BİTİRDİĞİ TEK ŞEY VAR, O DA İSTANBUL”

    Seçimde, İstanbulluların mevcut CHP belediyeciliğini boş geçerek; gerçek, sosyal ve hizmet belediyeciliği diyeceklerini ifade eden Kurum, “Bunlar İstanbul’da kentsel dönüşüm adına, deprem dönüşümü adına tek bir çivi dahi çakmadılar. Aynı deprem seferberlik planını tam 3 kez yayınlayarak, İstanbulluların aklıyla alay ettiler, yavrularımızın geleceğine ihanet ettiler. Annelerimize, kadınlarımıza yalan söylediler. ‘Deprem seferberliği ilan ediyoruz’ dediler, ortada tek bir eserleri yok. ‘İstanbul’u 5 yılda depreme hazırlayacağız’ dediler ama tek bir hazırlıkları yok.’ Her yıl 20 bin, 5 yılda 100 bin konut dönüştüreceğiz’ dediler, ortada eser yok. ‘15 bin sosyal konutu süratle bitireceğiz’ dediler, dedikleri gibi kaldılar.” şeklinde konuştu.

    Murat Kurum, “Bu hantal, bu ihmalkâr anlayıştan, İstanbul’umuzu hep birlikte kurtaracağız. Bunun için hep beraber çalışacağız.” diyerek; mevcut İBB yönetimini, “Ekrem İmamoğlu’nun 5 yıl da başlayıp da bitirdiği tek şey var, o da İstanbul.” sözleri ile eleştirdi.

    “TÜRKÜYLE, KÜRDÜYLE, LAZIYLA, ÇERKEZİYLE HEP BİRLİKTE İSTANBUL DİYECEĞİZ”

    Birlik ve beraberlik içinde, kimseyi ötekileştirmeden İstanbul için çalışacaklarını ifade eden Murat Kurum, “’Dini, dili, ırkı, inancı, mezhebi ne olursa olsun; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle hep birlikte İstanbul diyeceğiz. Tüm medeniyetlerimizi, tüm inançlarımızı hep birlikte yeniden kazanacağız. Dillerimiz farklı olabilir, inançlarımız farklı olabilir, tuttuğumuz takımın rengi de farklı olabilir ama üzüntümüz aynı, sevincimiz aynı, ortak kederimiz aynı ve biz hep birlikte Türkiye’yiz. Hep birlikte İstanbul’uz. 31 Mart gecesi görevi devraldığımızda, bir Nisan sabahı bu anlayışla çalışacağız. Bu anlayışla şehrimizin 39 ilçesi için 964 Mahallesi için koşturacağız. Çabalayacağız ve milletimizle el ele vereceğiz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda sırasıyla; Ak Parti Güngören İlçe Başkanı Devran Yalçınkaya, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, İstanbul Milletvekili Mustafa Demir ve Ak Parti Teşkilat Başkanı Halis Dalkılıç kürsüye çıkarak, konuşmalarında İstanbul Belediye Başkan Adayı Kurum’a desteklerini ifade ettiler.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-imamoglunun-5-yil-da-baslayip-da-bitirdigi-tek-sey-var-o-da-istanbul/feed/ 0
    Bakan Yerlikaya: 200 bin konutu teslim edeceğiz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:36:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4118 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen 11 ilde 75 bin konutun teslimini 2 ay içinde yapmayı hedeflediklerini söyledi.

    Yerlikaya, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, kentte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Bakan Yerlikaya, 6 Şubat’taki acı günlerden sonra dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini belirtti.

    “Asrın felaketi”ni hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini vurgulayan Yerlikaya, “Devletimiz, aziz milletimiz ve Malatya’mız el ele verdik. Her zorluğu birlikte aştık. Hamdolsun işte bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Malatya’da, siz kardeşlerimizle birlikte deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini şükürler olsun gerçekleştiriyoruz. Sizleri, depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya hiç şüpheniz olmasın devam ediyoruz.” diye konuştu.

    Her zaman depremzedelerin yanında olduklarını aktaran Yerlikaya, depremde kaybettikleri vatandaşları ve enkazda kalan hayalleri hiç unutmadıklarını ifade etti.

    Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Vefat eden kardeşlerimizi geri getiremeyiz ancak diğer tüm kayıplarımızı telafi etmekte Allah’ın izniyle kararlıyız. Yıkılan evlerin daha modern ve güvenlisini yeniden yapacağız demiştik. Yıkılan iş yerlerinin daha ferah, daha modernini yeniden inşa edeceğiz demiştik. Şehirlerimizi en güzel haliyle yeniden ayağa kaldıracağız demiştik. Hamdolsun bugün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bakın tüm dünya bunu söylüyor ve her gittiğimiz yerde tüm kabine üyesi arkadaşlarımıza, vekillerimize bunu söylüyoruz. Tüm dünya diyor ki ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyorsunuz.’ Gerçekleştiriyoruz tabii ki. Hedefimiz 2 ay içerisinde deprem bölgesi genelinde, bu 11 ilimizde tam 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini Allah’ın izniyle hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Toplam hak sahibimiz 389 bin. Bunun tamamını Allah’ın izniyle önümüzdeki yıl sizlere teslim edeceğiz.”

    Malatya’yı daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracaklarını anlatan Yerlikaya, şöyle devam etti:

    “Malatya’da 69 bin 471 konut, 8 bin 163 iş yeri, 2 bin 587 ahır olmak üzere toplam 80 bin 221 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, 5 bin 140’ı il ve ilçe merkezlerimizde, 1041’i kırsalda olmak üzere toplam 6 bin 181 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim ediyoruz. Yine yaklaşık 18 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. Bir yandan da ihalelerimizi yapıyoruz. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz kararlıyız burada ve diğer 10 ilimizde hayat yeniden normale dönene kadar ellerimiz sizlerin ellerinden bir an olsun ayrılmayacak. Siz gönlünüzü ferah tutun. Malatya’mızı çok daha güçlü bir şekilde yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden aziz milletimizin gözbebeği yapacağız. Güzel Malatya’mız için gece gündüz, kar kış demeden çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

    Bakan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyerek, anahtarlarını alanların yeni yuvasının hayırlı olması temennisinde bulundu.

    Yerlikaya, asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

    Törene, Malatya Valisi Ersin Yazıcı, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve İhsan Koca ile AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er ile hak sahipleri katıldı.

    İçişleri Bakanı Yerlikaya, daha sonra kurada ismi çıkan hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-200-bin-konutu-teslim-edecegiz/feed/ 0
    Murat Kurum tek tek anlattı: ‘Risksiz İstanbul’ projesinin detayları belli oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-tek-tek-anlatti-risksiz-istanbul-projesinin-detaylari-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-tek-tek-anlatti-risksiz-istanbul-projesinin-detaylari-belli-oldu/#respond Thu, 15 Feb 2024 22:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3889 SON DAKİKA HABERİ: AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum  ‘Risksiz İstanbul’ tanıtım toplantısında konuştu. 

    Murat Kurum’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    İstanbul’un artık sevgiye, kardeşliğe ihtiyacı var. Bugün tüm İstanbullular için bu kardeşliği daha da büyütmek için kıymetli dostlarımızla bir aradayız. Afetlere dirençli, risksiz İstanbul toplantımızın tanıtımı için bir aradayız. İstanbul’la bu heyecanı paylaştığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Çare insanı merkeze alan hizmettir. Vaadimiz sizleri risksiz, çilesiz bir İstanbul’da yaşatmaktır. 

    ‘SİZTEM İSTANBUL’

    Tek dileğimiz İstanbullu hemşehrilerimizin mutluluğudur. Son yüz yıldır depremlerden çok çektik. Mevcut yönetim her alanda başarısız oldu. İstanbullular bu başarısız yılların ardından artık çaresiz değil. Kimle konuşsak İstanbul’daki sistem eksikliğini söylüyor. İstanbul’un sorunlarını çözerken merkeze insanı alan yeni anlayış sunuyoruz. İstanbul gündelik, keyfi kararlarla yönetilemez. Bu İstanbul’u çözümsüzlüğe mahkum eder. Amacımız sizleri stressiz İstanbul’da yaşatmak.

    Tek dileğimiz İstanbul’un mutluluğudur. Bugün ülkemizin coğrafyasının yüzde 66’sı deprem riski altındadır. Büyüklüğü 6 ve üzeri 60’a yakın deprem yaşadık. 130 bine yakın kardeşimizi bu depremler nedeniyle toprağa verdik. Büyük Marmara depreminde 18 bin canımızı kaybettik. Asrın felaketinde 53 bin insanımızı kaybettik… Dünyada böyle bir yıkım görülmedi. Bu afetlerin ardından herkesin gündeminde İstanbul’un deprem gerçeği var. Olası İstanbul depremi bir milli güvenlik sorunu olacaktır.

    İSTANBUL KİMLİĞİ

    İstanbul kimliğini her mimari eserde yaşatacağız. Mevcut belediye ayıplarını hüner gibi göstermeye çalışıyor. Türkiye’nin her yerinde 2 milyon 200 bin konut dönüştürdük.

    Artık istiyoruz ki finansın lokomotifi İstanbul daha güçlü olsun. Atatürk Kültür Merkezi’ni yeniledik. 1 Nisan’da görevi devralınca annelerimizin umutlarını yeniden hayata geçireceğiz. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz.

    650 BİN YUVA İNŞA EDECEĞİZ

    • Projelerimizi yatay mimarimizi merkeze alarak çizeceğiz. Yürüyebileceğiniz, dinlenebileceğiniz dönüşümü hayata geçireceğiz. 39 ilçede yatay mimari eksenli, 650 bin yuva inşa edeceğiz. 300 binini KİPTAŞ eliyle yapacağız.

    5 BİN 833 TL’DEN BAŞLAYAN TAKSİTLE KENTSEL DÖNÜŞÜM

    Evini KİPTAŞ ile dönüştürenlere 700 bin lira hibe desteği, 700 bin lira kredi desteği sağlanacak. Ödemeler 5 bin 833 TL’den başlayan taksitlerle olacak.

    BAŞVURULAR 15 NİSAN’DA BAŞLAYACAK, EVLER 18 AYDA TESLİM EDİLECEK

    • Başvurular 15 Nisan 2024’te başlayacak. Tespit ve değerlendirme, sözleşme, proje ve ruhsatlandırma işlemlerinin ardından evler 18 aya kadar teslim edilecek.

    YERİNDE DÖNÜŞÜM İLE 250 BİN KONUT

    • 650 bin yeni yuvanın 250 bini; vatandaşların anlaştığı özel sektör firmaları eliyle dönüştürülecek. Bunun için de binanın bulunduğu alana dair imar düzenlemeleri hemen hayata geçirilecek.

    KENTSEL DÖNÜŞÜME ÖZEL 100 BİN SOSYAL KONUT

    • Kentsel dönüşüme özel 39 ilçeye hizmet verecek 100 bin sosyal konut üretilecek. Bu evler satılamayacak, evleri dönüşüme giren yuva sahiplerine çok düşük fiyatlara kiralanacak. 39 ilçenin tamamına ve en riskli mahallelere Kentsel Dönüşüm Ofisleri kurulacak.

    İSTANBUL SANAYİSİ YENİLENECEK

    • 800 bin kişiye istihdam sağlayan İstanbul sanayisinde işletmelerin yüzde 77’si şehir merkezlerinde kalırken, yüzde 62’si düzensiz dağınık yapıdadır. Trafiğe ek yük, hava kirliliği ve afet risklerine neden olan mevcut durum İstanbul için risk oluşturuyor. Bu riskler ortadan kaldırılacak.

    EMİNÖNÜ-SİRKECİ SAHİL BANDI

    • Eminönü-Sirkeci Sahil Bandı Düzenlemesi yeni çehresiyle İstanbul’a nefes aldıracak. Eminönü sahil yolu ile, yola bağlantılı sokakları ve meydanları düzenlenecek. 

    Sirkeci Tren Garı kapsamlı bir çevre düzenlemesinden geçecek. Garın ray sistemi kaldırılmadan yapılacak tematik düzenleme ile İstanbul hazinesinin yaşayan bir parçası haline dönüştürülecek. İçindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak.

    KIBLE ÇEŞME CADDESİ HAYAT BULACAK

    • Kıble Çeşme Caddesi üzerindeki tarihi yapılar hızla restore edilecek. Eminönü’ne masal tadında bir cadde hediye edilecek. İstiyoruz ki İstanbul 39 ilçesi ile güzelleşsin. 

    FATİH CAMİİ ÇEVRESİ YENİ BİR KİMLİK KAZANACAK

    • Fatih Camii Külliyesi ve çevresindeki sokaklar, niteliksiz binaları elden geçirilerek düzenlenecek. 

    SULTANAHMET MEYDANI’NDA 1700 YIL ÖNCESİNE YOLCULUK

    • Sultanahmet Camii ve çevresi ile yine Mimar Sinan’ın emaneti Süleymaniye Camii’nin çevresindeki yapılar düzenlenecek. Her iki yerde de kapsamlı bir çevre düzenlemesi yapılacak.

    SÜLEYMANİYE CAMİİ’NİN ÇEVRESİ İHYA EDİLECEK

    • Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO dünya mirası listesinde bulunan Süleymaniye Camii’nin çevresi adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edilecek. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzenlenecek.

    Ordu Caddesi’nde, cadde ve cephe düzenlemesi yapılacak.

    ÜSKÜDAR’DAN MODA’YA KADAR UZANACAK

    • Tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak projede düzenlenecek. 
    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-tek-tek-anlatti-risksiz-istanbul-projesinin-detaylari-belli-oldu/feed/ 0
    Bir ilimiz için kritik deprem uyarısı! ‘Kuzey-Güney yönlü bir sıkışma var’ https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ilimiz-icin-kritik-deprem-uyarisi-kuzey-guney-yonlu-bir-sikisma-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ilimiz-icin-kritik-deprem-uyarisi-kuzey-guney-yonlu-bir-sikisma-var/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:00:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3710 Yüksekova’da art arda meydana gelen depremler tedirgin ederken, bölge son olarak pazar günü 4.4 ile sallandı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, Hakkari bölgesinde 2 fayın olduğunu belirterek, bunlardan birinin Yüksekova diğerinin ise Şemdinli fay zonu olduğunu söyledi. Bu fayların 2012 yılında MTA’nın diri fay haritasında işaretlendiğini belirten Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat 2023 depremlerini yaşadıktan sonra maalesef ülkemiz biraz daha bu konularda hassas duruma geldi. Bölgede kuzey-güney yönlü bir sıkışma var biliyoruz. Yüksekova ve Şemdinli’de ise daha önceki yıllarda yapılan araştırmalarda zaten sismik boşluk olarak adlandırılmış. Sismik boşluk belli bir süredir deprem üretmeyen ve önümüzdeki yıllarda deprem üretme potansiyeli yüksek olan faylardan biri durumunu gösteren en önemli yerlerden biri” dedi.

    Bölgede daha önce de küçük depremlerin olduğunu da anlatan Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat depremlerinden sonra da gerilimin Bitlis-Zagros Sütur Zonu ile bu bölgeleri aktarıldığı bilgisi de geldikçe bu bölgedeki deprem olma riski de yükseldikçe bölge olarak daha hassas bir duruma geldik. Evet, Yüksekova, Şemdinli fay zonu sismik boşluklardan bir tanesi, yani deprem üretme potansiyeli olan yerlerden bir tanesi” dedi.

    ‘TARİHÇESİ BİLİNMEYEN, MERAK EDİLEN FAYLARDAN’

    Bu yıl bölgede kapsamlı bir çalışma yapılacağını da anlatan Prof. Dr. Sağlam, şöyle konuştu:

    HENDEKLER KAZIP ANALİZLER YAPILACAK

    Hazırladıkları proje kapsamında, yapılacak çalışmanın önemine değinen Prof. Dr. Sağlam, bunun sonunda imara esas çalışmalarda kullanılmak üzere deprem senaryoları üretileceğini, bu nedenle şehirleşme, kentleşmenin bu anlamda tekrar revize edileceğini söyledi.

    Prof. Dr. Sağlam, “Bir fay sadece bir deprem üretip bitmiyor. Deprem tekrarlanma aralığı var. Belli bir gerilim birikimi var. Bu birikim tekrarlarının ortaya çıkarılması için faylar boyunca hendek kazıları yapıyoruz. 30 metre uzunluğunda kısmen 4 ile 6 metre derinliğinde hendekler açıyoruz. Bu hendekler içerisinde faya ait öz geçmiş bilgilerine ulaşmaya çalışıyoruz. Bu bilgelerle çeşitli analizler ve tarihlendirme yaparak diyoruz ki örneğin, Çaldıran fayı üzerinde deprem tekrarlanma aralığı yaklaşık 500 ile 700 yıl arasında. Bunun bilinmesi önemli bir şey. Çünkü siz buna göre bütün planlamalarınızı yapıyorsunuz. En önemli şey TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, AFAD Başkanı Orhan Tatar’ın sayesinde 2023 depremlerinden sonra fayların öz geçmişlerinin çıkartmak için Türkiye geneli başlatılmış bir proje” diye konuştu.

    ‘YÜKSEKOVA’DA ZEMİN KÖTÜ’

    Bu yıl yapacakları çalışmalarla eğer doğru veriler elde ederlerse birçok bilgiyi gün yüzüne çıkartmış olmayı düşündüklerini anlatan Prof. Dr. Sağlam, “Fayın nerden geçtiğini haritalayacağız. Yüksekova, zemini aslında kötü olan bölgelerden bir tanesi. Şemdinli, Yüksekova’ya nispeten daha iyi, daha kayalık zemin üzerindedir. O yüzden depremler olduğu zaman Şemdinli depremleri daha az hissediyor, Yüksekova’da bu kadar tedirgin olmasının sebebi biraz da zemin özellikleri. Yüksekova’da en fazla dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi zemine bağlı olarak deprem yönetmenine uygun evler yapılmış mı, yapılmamış mı? Şu anda Yüksekova’da binaların deprem performansıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bazı okullar boşaltıldı. Bu önemli bir şey. Evet doğrudur Yüksekova’da her an büyük bir deprem olabilir ama bu depremin tarihi ve kaç büyüklüğünde deprem üretebileceği ile ilgili bilgiler elimizde mevcut değil” diye konuştu.
     

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ilimiz-icin-kritik-deprem-uyarisi-kuzey-guney-yonlu-bir-sikisma-var/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: 680 bin civarında konut, 70 bin civarında iş yeri yıkıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:24:45 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3651 İLBANK tarafından Ankara’da bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi’ toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda İLBANK’ın yerel yönetimlere verdiği destekler kaydedildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Bölge Müdürü Sameh Wahba ve Dünya Bankası yetkilileri katıldı.

    Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, burada yaptığı konuşmada, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemin faydalarına işaret ederek, ülkelerin politikalarını bu sistemi kullanmak için teşvik ettiklerini aktardı.

    Lopez, söz konusu sisteme girmek için Türkiye’nin önemli bir adım attığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülkelerin dünya bankasından daha fazla faydalanabilmesi için önemli bir imkan ve araç. Bu sistem sayesinde operasyonların sürdürülebilirliğe imkan sağlıyoruz. Operasyonlarımızın çok daha üst düzeyde hareket edeceğinin garantisini vermiş oluyoruz. Bizim de ana gündemimiz de çevresel ve sosyal ülkelerin ihtiyacını alma konusunda önem gösteriyoruz. Ancak ülkeleri bu noktada ikna etmede zorlanıyoruz. Bu sistemleri varsa güncelleme konusunda yoksa ise sürekli teşvik etmeye çalışıyoruz.”

    Bakan Özhaseki ise yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede yapılan çalışmalara ve beklenen Marmara depremine karşı yoğunlaştıklarına dikkati çekti.

    “680 BİN CİVARINDA KONUT 70 BİN CİVARINDA İŞ YERİ YIKILDI”

    6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Neredeyse 3 dakikaya yakın yüzeyde yerleşim yerlerine çok yakın mesafede 7.6 ve 7.7 gibi büyük bir deprem atlattık. Bu depremin hasarı çok büyük oldu. 14 milyon insanımız etkilendi ve 11 tane şehrimiz doğrudan hasar gördü. Bu depremlerde 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Yıkılan ve yıkılmak zorunda kalan binaların toplam sayısına baktığımız zaman 680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldığını gördük” ifadelerine yer verdi.

    “KÖYLERİMİZDE 50 BİN CİVARINDA ÇELİK EV YAPIYORUZ”

    Depremde evleri yıkılan hak sahipleri için 307 bin konutun bazı bölümlerinde ihalelerin bittiğine bazı bölümlerinde ise kaba inşaatın tamamlandığını anlatan Bakan Özhaseki, “Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz. Şehirlerin meydanının yapıyoruz. İLBANK’ın temin ettiği kredileri alt yapı konusunda kullanıyoruz” ifadesini kullandı.

    “BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİ BÖYLE BİR DEPREMİN ALTINDAN KALKAMAZ”

    Deprem bölgesine yurt dışından yabancı misyon şeflerinin inceleme yapmak için geldiklerini belirten Özhaseki, “Türkiye’yi yakından tanıyan bizim dost ülkelerin insanların incelemelerinde, çalışmalarında hep ifade ettiklerin bir konu vardı. Bu deprem büyük bir deprem. Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” diye konuştu.

    Deprem bölgesinde geçen hafta 46 bin konutu teslim ettiklerini hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bir iki ay içerisinde 30 bin konutu daha teslim edeceğiz. Bunlar dile kolay. Söylemesi o kadar kolay ki 50 bin ve 100 bin gibi rakamları bir çırpıda telaffuz ediyoruz. Bazen inşaat işleri ile ilgili ileri geri konuşanlara diyorum ki. Evinizde bir banyonuzu tadil etmek isteyin. Fayanslarını ve musluklarını değiştirmek isteyin kaç gününüzü alıyor?” açıklamasında bulundu.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-680-bin-civarinda-konut-70-bin-civarinda-is-yeri-yikildi/feed/ 0
    6 Şubat’taki depremler ‘HAARP’la mı yapıldı? 4 ilde ölçüm yapan uzman açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subattaki-depremler-haarpla-mi-yapildi-4-ilde-olcum-yapan-uzman-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subattaki-depremler-haarpla-mi-yapildi-4-ilde-olcum-yapan-uzman-acikladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 11:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3579

    İstanbul depremi gerçekleşirse ne olacak? “Acil müdahale” senaryosu hazırlandı

    Akın, “Deprem dağılımlarının öbeklenmesi bir tesadüf değildir. Özellikle Türkiye’nin içerisinde olduğu deprem kuşağında oldukça fazla deprem yaşıyoruz. Depremlerin bu şekilde dağılım göstermesi bir tesadüf değil. Afrika ve Arap levhasının bize itmesiyle bu depremler meydana geliyor. Deprem meydana geldiğinde ve siz hissettiğiniz andan itibaren depremin gücünün giderek arttığını bilmemiz lazım. Depremin gücü giderek artacak azalmayacak dolayısıyla çöp kapan tutun prosedürünü uygulamanız için aslında çok kısıtlı bir zamanınız olacak. Buna göre kendi planınızı yapmak zorundasınız. Özellikle sosyal medyada yayılan ve HAARP ismini verilen, tamamen radyo dalgası sinyalleri gönderen antenlerin deprem ürettiği bir teori gibi yayılıyor. Tabi ki bunlar bilimsel değil. Bu şekilde depremler kesinlikle meydana gelmez. Herhangi bir devletin gemisi savaş gemisi bir deprem oluşturamaz. Lütfen bilimle kalalım böyle şeylere dikkat etmeyelim. Deprem büyüklüğü ve şiddeti birbirinden tamamen farklı kavramlardır bunları çok karıştırıyoruz. Depremin büyüklüğü aletsel bir büyüklüktür depremin büyüklüğü değişmez fakat şiddet ise uzaklıkla azalır. Bunu nasıl ayırt edebilirsiniz deprem büyüklüğü ondalık sayılarla gösterilir yani siz 5.6 büyüklüğünde diyebilirsiniz 5,6 şiddeti ifadesi yanlıştır. Lütfen bunlara artık dikkat edelim. Çünkü ülkemiz deprem ülkesi” şeklinde konuştu.

    “ŞU ANDA BİRİNCİ VE BEŞİNCİ DERECE DEPREM BÖLGESİ DİYE BİR KAVRAM KALMADI”

    Kahramanmaraş depreminin 600 kilometrelik bir alanda etkili olduğunu kaydeden Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın, “Türkiye’nin deprem bölgelerinden ayrıldığı bilgisi aslında yanlış olmamakla birlikte şu anda tamamen işlevini yitirmiştir. Şu anda birinci dereceden deprem bölgesi ya da beşinci dereceden deprem bölgesi gibi bir kavram kalmamıştır. Örnek veriyorum 5 dereceden biri deprem bölgesi önceden Karaman’da sanki hiç depremden etkilenmeyecekmiş gibi bir bilgi uyandırıyordu. Fakat bu 2019’da yapılan çalışmayla değişti ve artık deprem bölgeleri haritası yerine parsel bazında deprem tehlikesine elde edebildiğimiz bu haritaları bilim insanları üretti” diye konuştu.

    “TRABZON’DA ÇOK GÜVEN ALTINDA DEĞİLİZ”

    Depremin afet olmadığını vurgulayan Akın, “Uzaklık hasar ilişkisi yine çok önemli bir konu. Biz ilimizde fay yok veya çevre ildeki bir deprem bizi etkilemez diye düşünmeyin. Çünkü 1970 depreminde 135 kilometre uzaklıktaki bir TOFAŞ fabrikası yıkıldı. Maraş depreminde ise 300 kilometre ileride binalar yıkıldı. Trabzon ülkemizdeki en aktif faylardan bir tanesi olan Kuzey Anadolu hattına uzaklığı yaklaşık olarak 150 kilometre. Dolayısıyla sizin yapınızda ya da zemininizde meydana gelen bir problemden dolayı bizim yani Trabzon’da çok güven altında olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu tamamen sizin zemininize ve yapınıza bağlı olarak değişmektedir. Deprem afet değildir. Bunu afete çeviren bizim bilgisizliğimiz, cehaletimizdir. Her ne kadar can kayıpları üzücü olsa da bu dünyamızın yaşadığına işaret eder. Eğer depremler olmasaydı biz mineral içeriği yüksek, verimli topraklara ulaşamazdık. Hidrokarbon rezervuarları oluşmazdı. Yeraltı sularına ve jeotermal enerjiye ulaşamazdık” ifadelerini kullandı.

    “ACİLEN DEPREM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ”

    Yapısal dönüşümler yerine kentsel dönüşüm yapılması gerektiğinin altını çizen Akın, “Ülke çapında acilen deprem seferberliği ilan edilmeli. Resmi kurum ve kuruluşların denetim konusunda daha aktif rol amaları gerekiyor. Yapısal dönüşüm yerine kentsel dönüşüm yapılmalı. Biz bazen bir yapıyı yıkıyoruz ve o yapının yerine yenisini yapıyoruz. Halbuki bu kentsel dönüşüm değil yapısal dönüşüm oluyor. Afete dayanıklı, dirençli bir yapının olduğunu öğrenmemiz ve bunu kesinlikle bireysel olarak talep etmemiz gerekiyor. Biz bir ev alırken öncelikle afete dirençli mi değil mi özelliklerine bakmak yerine başka şeylere bakıyoruz. Bu alışkanlığımızı bırakmamız lazım” dedi.

    “HERHANGİ BİR DEVLETİN SAVAŞ GEMİSİ BİR DEPREM OLUŞTURAMAZ”

    KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın, “Özellikle sosyal medyada yayılan ve HAARP ismi verilen, tamamen radyo dalgası sinyalleri gönderen antenlerin deprem ürettiği bir teori gibi yayılıyor. Tabii ki bunlar bilimsel değil. Bu şekilde depremler kesinlikle meydana gelmez. Herhangi bir devletin savaş gemisi bir deprem oluşturamaz. Lütfen bilimle kalalım böyle şeylere dikkat etmeyelim” dedi.

     

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subattaki-depremler-haarpla-mi-yapildi-4-ilde-olcum-yapan-uzman-acikladi/feed/ 0
    Başkan Erdoğan’dan son dakika açıklamaları! ‘Müjdeye dikkat’ deyip rakamı duyurdu… https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogandan-son-dakika-aciklamalari-mujdeye-dikkat-deyip-rakami-duyurdu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogandan-son-dakika-aciklamalari-mujdeye-dikkat-deyip-rakami-duyurdu/#respond Sat, 10 Feb 2024 12:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3510 Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart’taki yerel seçimlere 49 gün kala mitinglere başladı. Erdoğan ilk mitingini Zonguldak’ta gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enerjide tam bağımsızlığı yakalamanın Türkiye’nin en önemli hedefi olduğunu söyledi.

    İşte AK Parti’nin Zonguldak ilçe adayları;

    ALAPLI: Recep Ocak
    ÇAYCUMA: Bünyamin Bostancı
    DEVREK: Özcan Ulupınar
    EREĞLİ: İbrahim Sezer
    GÖKÇEBEY: Erkan Soner Kodaman
    KİLİM: Kamil Altun
    KOZLU: Ali Bektaş

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

    Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Genciyle yaşlısıyla, kadını ve erkeğiyle tüm Zonguldaklı kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum. 

    Miting alanımız büyümüş, genişlemiş. Yeni meydanımız şehrimize çok yakışmış.

    Zonguldak ile aramızdaki sevda büyümüş, siz bize böyle sahip çıktığınız sürece kimse bizi yolumuzdan alıkoyamaz.

    DOĞALGAZ İNDİRİMİ NİSAN AYINA KADAR DEVAM EDECEK

    9 ay önce 20 Nisan tarihinde gelmiştim. Karadeniz doğalgazını resmen devreye almanın gururunu yaşamıştık. Ücretsiz doğalgaz desteğimizi sürdürüyoruz. İlk ay konutlardan hiçbir ücret almadık. Vatandaşlarımızın doğalgaz faturasını biz ödedik. 11 ay boyunca konutlarda kullanılan 25 m3’lük doğalgaz bedelinin bilabedel olacağını söyledik. Bu uygulamayı Nisan 2024’e kadar devam ettireceğiz.

    Kendi gemilerimizle sismik arama çalışmaları devam ediyor. Zonguldak’ı kömürden sonra doğalgazın merkezi haline getirmekte kararlıyız. Enerjide tam bağımsızlığı yakalamak en önemli hedefimiz. Türkiye’nin enerji güvenliğini garanti edecek hamleleri hayata geçiriyoruz.


    GABAR’DAKİ PETROL KUYUSUNUN GÜNLÜK ÜRETİMİ 35 BİN VARİLİ GEÇTİ

    Karadeniz doğalgazının ardından Gabar’da bulduğumuz petrol bu atılımlardan biriydi. Muhalefet bu keşfimize de bir kulp takmıştı. Milletin sevincine ortak olmak yerine alaya almışlardı. Muhalefetin burun kıvırdığı Gabar’daki petrol kuyumuzun günlük üretimi bugün itibariyle müjdeye dikkat; 35 bin varili geçti.

    2024 sonunda Gabar’da günlük üretim miktarının 100 bin varile çıkmasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hem petrol hem doğalgaz hem madende yeni müjdeler vermeyi ümit ediyoruz.

    ZONGULDAK’TA İLK MİTİNG

    Zonguldak’ın bizim gönül dünyamızda müstesna bir yeri var. Biz bir avuç kömür için bir ömür veren yürekli, mert ve çalışkan insanlarını Allah için seviyoruz. 31 Mart öncesi seçim maratonunu Zonguldak’tan başlatıyoruz. Zonguldak’ta Bismillah dedikten sonra yolumuza yarın Tekirdağ ile devam edeceğiz.

    “BU KİRLİ PLANA GEÇİT VERMEDİK”

    14 Mayıs’ta sadece karşımızdaki adayla mücadele etmedik. Kandil’den Pensilvanya’ya şer odaklarıyla da mücadele ettik. Seçim kazanmak uğruna devletin bakanlıklarını pazarlık konusu yapacak kadar ihtiraslarının kurbanı oldular. 14-28 Mayıs seçimlerinde Zonguldaklı kardeşlerimizin desteğiyle bu kirli plana sizinle beraber geçit vermedik. İlk turda yüzde 52, ikinci turda yüzde 55 oy oranlarıyla Zonguldak milletin adamına güçlü şekilde sahip çıktı.

    6 ŞUBAT DEPREMLERİ: MADENCİLERİMİZ SEFERBER OLDU

    Zonguldak milli dayanışmanın da sembol şehri. Bunu 6 Şubat depremlerinde bir kez daha gördük. Bu büyük afette 53 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Zonguldaklı madencilerimiz vatandaşlarımızı kurtarmak için adeta seferber oldular.

    Son bir haftadır deprem bölgesindeydim. Her depremzede kardeşlerimize yalnız olmadıklarını gösterdik, deprem konutlarını hak sahiplerine teslim ettik. Asrın felaketinin üzerinden asrın birlikteliğiyle geliyoruz. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz. Depremlerde, sellerde tabii afetlerde, maden kazalarında hayatlarını kaybedenleri rahmetle yad ediyorum.

    “ESERLERİMİZLE KONUŞURUZ”

    Biz meydanlarda kuru sıkı atıp, bolca vaat dağıtıp göreve gelince bir daha oralara uğramayanlardan değiliz. Biz bu milletin efendisi değil, hizmetkarıyız. Hizmet için varız. Bizi, partimizi, ittifakımızı CHP’nin başını çektiği muhalefetten ayıran vasfımız budur. Onlar az iş bol reklam yaparlar. Biz eserlerimizle, icraatlarımızla konuşuruz.

    20 Nisan’da geldiğimizde TTK’ya 2 bin işçi alacağımızın sözünü verdik. Evranlarını ve eğitimlerini tamamlayan işçi kardeşlerimiz işbaşı yapıyor. Son 21 yılda şehrimize kazandırdığımız yatırımları sizler çok iyi biliyorsunuz.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogandan-son-dakika-aciklamalari-mujdeye-dikkat-deyip-rakami-duyurdu/feed/ 0
    Avdagiç’ten ‘maliye politikası’ çağrısı: “Faiz artışı yegane silahı değil” https://www.foxtvhaber.com.tr/avdagicten-maliye-politikasi-cagrisi-faiz-artisi-yegane-silahi-degil/ https://www.foxtvhaber.com.tr/avdagicten-maliye-politikasi-cagrisi-faiz-artisi-yegane-silahi-degil/#respond Fri, 09 Feb 2024 07:48:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3424 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Faiz artışı dezenflasyon sürecinin en etkili silahı, ancak yegane silahı da değil. Para politikasındaki sıkılık, maliye politikasıyla desteklenmediği sürece, enflasyonla mücadele programı sınırlı kalabilir. Bu nedenle para ve maliye politikasının uyumuna ve bu uyumu destekleyecek yapısal reformlara önem verilmeli” ifadelerini kullandı.

    İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, Oda’nın Şubat ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada iş dünyasındaki gelişmeleri değerlendirdi.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Fatih Karahan’a başarılar dileyen Avdagiç, “Biz Sayın Karahan’ın başkanlığında Merkez Bankası’nın ülkemize ve iş dünyamıza kalıcı kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Merkez Bankası’ndaki başkanlık değişim süreci, yanlış anlamalara meydan vermeyecek şekilde doğru bir iletişimle yönetildi. Başkan değişikliğinin politika değişikliği ile ilişkisinin bulunmadığı yönündeki kararlılık beyanları, piyasalara güven verdi” dedi.

    “TERÖR SALDIRILARININ BİRBİRİ ARDINA GELMESİNİN RASTLANTI OLMADIĞI ÇOK AÇIK”

    İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Meclis konuşmasında son dönemde gerçekleştirilen terör saldırılarına da dikkati çekti. Avdagiç, “Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyorum. Sarıyer’deki Santa Maria İtalyan Kilisesi’ne yönelik saldırıyı telin ediyorum. Bu olaylar, Fatih Camii imamına saldırı ile başlamıştı. Bütün ülkemizin huzurunu hedef alan saldırıların birbiri ardına gelmesinin rastlantı olmadığı çok açık” ifadelerini kullandı.

    Avdagiç, “İş dünyası olarak şunun altını çizmek isterim. Terör örgütlerini maşa gibi kullanıp, Türkiye’de kaos oluşturmak isteyenler, bunu asla başaramayacaklar. Dün olduğu gibi bugün de teröristlere karşı kenetlenip bir ve beraber olacağız, hedeflerine ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin büyüklüğü ve milletimizin kararlılığının bu saldırıları akim bırakacağından zerrece şüphem bulunmuyor” dedi.


    “SEÇİLECEK HER BELEDİYE BAŞKANINDAN, BELDELERİNİ DEPREME HAZIRLAMALARINI BEKLİYORUZ”

    6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin birinci yılının geride kaldığını kaydeden Avdagiç, “Milletimizin ve devletimizin gayretiyle bölgemiz yeniden imar edilmeye başlandı. Bunun somut sonuçlarını ilk etap deprem konutlarının teslim törenlerinde gördük. Açılan kamu hizmet binalarında gördük. Bu illerimizin hepsi, tahmin edilenden daha kısa sürede ayağa kalkacak, imarıyla olası depremlere karşı bizim iftiharımız olacak” diye konuştu. 
    ‘İstanbul ve depreme hazır olma’ konusunun üzerinde ısrarla durduklarını vurgulayan Şekib Avdagiç, “31 Mart’ta Mahalli Seçimler yapılacak. İş dünyası olarak, hangi partiden olursa olsun, seçilecek her belediye başkanından; Türkiye’nin deprem bölgesinde olduğu gerçeğini unutmadan, beldelerini depreme hazırlamalarını, bu yöndeki tedbirleri hayata geçirmelerini istiyor ve bekliyoruz. Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de depreme karşı hazırlıklı olmadan gerçek anlamda “sürdürülebilir bir kalkınmanın” mümkün olmayacağının altını bir kez daha çiziyorum” dedi.
     

    Avdagiç, İstanbul’da, bütün yerel yöneticilerin deprem teyakkuzu içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Avdagiç, şöyle devam etti: “İstanbul’da yasal olarak belediye teşkilatının kurulduğu 1855 yılından beri belediyelerimiz ‘belde halkını koruyup huzur ve sükûn içinde yaşatma’ göreviyle vazifelendirilmiştir. 2024 yılında da belediyelerimizden ve başkanlarımızdan aynı şeyi yani deprem teyakkuzu içinde olmalarını istiyoruz.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/avdagicten-maliye-politikasi-cagrisi-faiz-artisi-yegane-silahi-degil/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunma sanayii yatırımlarını deprem bölgesine yönlendiriyoruz https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz-2/#respond Thu, 08 Feb 2024 22:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3397 Deprem konutları hak sahiplerine teslim edilmeye devam ediyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı.

    Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    Sevgili Adıymanlılar sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Adıyaman 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok yara alan şehirlerimizden biridir. Asrın felaketi olarak adlandırılan bu depremlerde Adıyaman’ımızda 8 bin 561 insanımız hayatını kaybetti. Depremde yıkılan 6 binin üzerindeki binaya ilave olarak acil yıkılacak durumda 8 binin üzerinde ağır hasarlı olarak da 19 binin üzerinde bina vardı. Yapılan tespitler sonunda Adıyaman’da yaklaşık 39 bini konut, 3 bin 400’e yakın işyeri ve 3 bine yakın ahır olmak üzere toplam 45 bin 305 hak sahibi belirlendi.

    “YIL SONUNA KADAR 32 BİN KONUT DAHA TESLİM EDECEĞİZ”

    Bugün 2 bin 798 konutumuzun teslimini yapıyoruz. Konutlarımızın hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum. İnşallah içinde huzurla, güvenle, emin bir şekilde oturacağınız evlere kavuşuyorsunuz. Halen inşası süren 32 bin konutumuzu yıl sonuna kadar peyder pey teslim edeceğiz.

    Önümüzdeki sene tüm hak sahiplerini evlerine ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte barınma sorununu çözmek için de pek çok adım attık. Adıyaman’a acil barınma ihtiyacını karşılamak üzere 91 binin üzerinde çadır gönderdik. Konteyner kentlerde ve kırsalda 35 bine yakın konteyner kurarak buralarda 118 bin vatandaşımıza hizmet verdik. Kamu tesislerinde 14 binin üzerinde kardeşimizi misafir ettik. Toplam 1,2 milyar liraya yakın kaynak kullanarak 27 bin 609 haneye kira yardımı yaptık. Şimdi kalıcı konutların teslimine başlayarak şehrimizin ayağa kaldırılmasında yeni bir safhaya geçtik.

    Sadece konut ve iş yeri yapmakla şehirlerimizin cadde ve meydanlarını yeniden düzenlemekle kalmıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak temel alt yapıyı ve büyük yatırımları da planlıyor hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede ülkemizin en hızlı büyüyen sektörü savunma sanayiimizin yatırımlarını deprem bölgesi şehirlerimize yönlendirmek maksadıyla bir iskan ve istihdam projesi başlattık. Adıyaman’ımıza savunma sanayii şirketlerimizin ortaklığı ile ve TUSAŞ’ın koordinasyonunda hem laboratuvar ve test alt yapısı hem de kablo kolektör üretim tesisi kuruyoruz. İnşası süren bu tesis inşallah yıl sonuna doğru faaliyete geçecektir.

    Böylece sanayi alanında zaten ciddi bir atılım içinde olan şehrimizi savunma sanayiimizin de merkezlerinden biri haline dönüştüreceğiz. Özel sektörün şehrimize olan ilgisinin artarak sürdüğünü görüyorum. Nitekim Adıyaman tüm deprem bölgesi şehirleri içinde sigortalı sayısı bakımından kayıplarını en hızlı telafi eden ve hatta deprem öncesinin üzerine çıkaran tek şehrimizdir.

    ERDOĞAN, AİLE GENÇLİK FONU İÇİN TARİH VERDİ

    Biliyorsunuz mayıs seçimlerinde aile yapımızı güçlendirmek, gençlerimizi desteklemek için bir fon kurma sözü vermiştik. Önümüzdeki haftalarda başvuruları başlayacak bu çalışmanın da önceliği deprem bölgesi şehirlerimizdeki kadınlarımız ve gençlerimiz olacaktır. Daha pek çok projeyle, programla, yatırımla Adıyaman’ı ve tüm deprem şehirlerimizi eskisinden daha müreffeh hale getirmekte kararlıyız.

    Emin olun dünyada 14 milyon insanı etkileyen, 11 ilimizin 124 ilçesindeki 7 bin mahalle ve köyümüzde yıkıma yol açan böylesine büyük bir felaketin altından bu kadar kısa sürede kalkabilecek başka bir ülke yoktur. Gelişmiş ülkelerin dahi bizimkine göre çok daha küçük afetler karşısında nasıl çaresiz kaldığını biliyoruz. Üstelik Türkiye tarihinin en büyük imar, inşa ve ihya seferberliğini yaşadığı nice olumsuzluklara rağmen bunu yürütmektedir.

    ”TERÖR ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN SİYASETİ YÖNLENDİRME ÇABALARI HİÇ BİTMİYOR”

    Sizler de takip ediyorsunuz, terör örgütleri üzerinden ülkemize istikamet verme, toplumu huzursuz etme, siyaseti yönlendirme çabaları hiç bitmiyor. Hem sınırlarımızın ötesinde hem de şehirlerimizde birden artış gösteren terör eylemleri, provokasyonlar, tahrikler, tuzaklar boşuna değildir. Hepsi de bu amaca hizmet etmek üzere yazılmış aynı senaryonun bir parçası olarak tedavüle konmuş araçlardır. Bu oyunu kuranların bilmedikleri bir şey var. O da Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığıdır. Hatırlarsanız çeyrek asır öncesinin Türkiye’sinde 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomimiz çökertilir, 3-5 eylemle güvenliğimiz bozulur, 3-5 provokasyonla huzurumuz kaçırılırdı. Zayıf siyasi iktidarlar ve vesayetin güdümündeki kurumlar sebebiyle bu basit operasyonların önü süratle kesilemediği için güvensizlik ve istikrarsızlık iklimi bir kara bulut gibi başımızdan hiç eksik olmazdı. İktidara geldiğimizde milletimizden aldığımız destek ve güçle önce güven ve istikrar iklimini tesis edecek adımları attık.

    MUHALEFETE TEPKİ

    Elbette önümüze pek çok tuzak kuruldu. Pek çok sinsi oyunla yolumuz kesilmeye çalışıldı. Gezi Olaylarından darbe girişimlerine, terör eylemlerinden sınırlarımızın tacizine, sosyal kaos çıkarma denemelerinden ekonomik tuzaklara her yolu denediler. Hamdolsun hepsinin de birer birer üstesinden gelerek demokrasi ve kalkınma atılımlarımızı kararlılıkla hayata geçirdik. Son olarak şanslarını geçtiğimiz yılın mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinde denediler. Normal şartlarda yolda birbirlerini görseler selam vermeyecek olanları aynı ittifak çatısı altında birleştirdiler ama yine de başaramadılar. Bütün günahı da bay Kemal’in sırtına yükleyip kenara çekildiler. Bay Kemal’e ilk hançeri vuranlar ise toplam oyları yüzde 1’i bulmadığı halde sırtında meclise taşıdığı uyanıklar oldu. Halbuki milletimiz o dönem kimin nerede durduğunu gayet iyi hatırlıyor.

    ”AKILLARA ZİYAN ARAYIŞLARA GİRİŞTİLER”

    Şimdi de önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde bilhassa bazı belediyeleri kaybetmemek için yine akıllara ziyan arayışlara giriştiler. Terör örgütleriyle ilişkileri tescilli partilerle demlenmek mi dersiniz? Daha önceki gün Çağlayan Adliyesi’ne saldıranların da aralarında olduğu teröristlere kol kanat germek mi dersiniz? Emperyalistlerin ülkemizi köşeye sıkıştırmak için kullandıkları her araca, her argümana sarılmak mı dersiniz? Velhasıl akla gelen gelmeyen nice karanlık pazarlıkla garip bir telaş ve saldırganlık içinde çırpınıp duruyorlar. Bir yandan da kendi içlerinde saç saça, baş başa kavga halindeler. Milletimiz mayıs seçimlerinin ardından 6’lı ittifakın düştüğü duruma bakıp ülke iyiki bunların eline kalmadı diye hamd ediyor. Mart seçimlerinin ardından da heralde aynı şükrü şehirlerimizdeki vatandaşlarımız iyiki bunların eline düşmedik diye yapacak. Gidişat onu gösteriyor.

    Tabi biz bunları siyasetin latifesi olarak ifade ediyoruz. Yoksa kimin ne yaptığı, kimin kiminle yol yürüdüğü, kimin kime hizmet ettiği, kimin hangi bataklıkta çırpındığı bizi ilgilendirmiyor. Biz ülkemize, milletimize, şehirlerimize en başta da deprem bölgesine neler yapabileceğimize, dertlere nasıl derman olabileceğimize, sıkıntıları nasıl çözebileceğimize, eksikleri nasıl tamamlayabileceğimize bakıyoruz. Özellikle milletimizin bize verdiği yetkinin ve sağladığı desteğin gereğini yerine getirmezsek vebal altında kalırız.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz-2/feed/ 0
    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunma sanayii yatırımlarını deprem bölgesine yönlendiriyoruz https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz/#respond Thu, 08 Feb 2024 22:12:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3391 Deprem konutları hak sahiplerine teslim edilmeye devam ediyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı.

    Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    Sevgili Adıymanlılar sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Adıyaman 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok yara alan şehirlerimizden biridir. Asrın felaketi olarak adlandırılan bu depremlerde Adıyaman’ımızda 8 bin 561 insanımız hayatını kaybetti. Depremde yıkılan 6 binin üzerindeki binaya ilave olarak acil yıkılacak durumda 8 binin üzerinde ağır hasarlı olarak da 19 binin üzerinde bina vardı. Yapılan tespitler sonunda Adıyaman’da yaklaşık 39 bini konut, 3 bin 400’e yakın işyeri ve 3 bine yakın ahır olmak üzere toplam 45 bin 305 hak sahibi belirlendi.

    “YIL SONUNA KADAR 32 BİN KONUT DAHA TESLİM EDECEĞİZ”

    Bugün 2 bin 798 konutumuzun teslimini yapıyoruz. Konutlarımızın hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu, bereketli olmasını diliyorum. İnşallah içinde huzurla, güvenle, emin bir şekilde oturacağınız evlere kavuşuyorsunuz. Halen inşası süren 32 bin konutumuzu yıl sonuna kadar peyder pey teslim edeceğiz.

    Önümüzdeki sene tüm hak sahiplerini evlerine ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte barınma sorununu çözmek için de pek çok adım attık. Adıyaman’a acil barınma ihtiyacını karşılamak üzere 91 binin üzerinde çadır gönderdik. Konteyner kentlerde ve kırsalda 35 bine yakın konteyner kurarak buralarda 118 bin vatandaşımıza hizmet verdik. Kamu tesislerinde 14 binin üzerinde kardeşimizi misafir ettik. Toplam 1,2 milyar liraya yakın kaynak kullanarak 27 bin 609 haneye kira yardımı yaptık. Şimdi kalıcı konutların teslimine başlayarak şehrimizin ayağa kaldırılmasında yeni bir safhaya geçtik.

    Sadece konut ve iş yeri yapmakla şehirlerimizin cadde ve meydanlarını yeniden düzenlemekle kalmıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak temel alt yapıyı ve büyük yatırımları da planlıyor hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede ülkemizin en hızlı büyüyen sektörü savunma sanayiimizin yatırımlarını deprem bölgesi şehirlerimize yönlendirmek maksadıyla bir iskan ve istihdam projesi başlattık. Adıyaman’ımıza savunma sanayii şirketlerimizin ortaklığı ile ve TUSAŞ’ın koordinasyonunda hem laboratuvar ve test alt yapısı hem de kablo kolektör üretim tesisi kuruyoruz. İnşası süren bu tesis inşallah yıl sonuna doğru faaliyete geçecektir.

    Böylece sanayi alanında zaten ciddi bir atılım içinde olan şehrimizi savunma sanayiimizin de merkezlerinden biri haline dönüştüreceğiz. Özel sektörün şehrimize olan ilgisinin artarak sürdüğünü görüyorum. Nitekim Adıyaman tüm deprem bölgesi şehirleri içinde sigortalı sayısı bakımından kayıplarını en hızlı telafi eden ve hatta deprem öncesinin üzerine çıkaran tek şehrimizdir.

    ERDOĞAN, AİLE GENÇLİK FONU İÇİN TARİH VERDİ

    Biliyorsunuz mayıs seçimlerinde aile yapımızı güçlendirmek, gençlerimizi desteklemek için bir fon kurma sözü vermiştik. Önümüzdeki haftalarda başvuruları başlayacak bu çalışmanın da önceliği deprem bölgesi şehirlerimizdeki kadınlarımız ve gençlerimiz olacaktır. Daha pek çok projeyle, programla, yatırımla Adıyaman’ı ve tüm deprem şehirlerimizi eskisinden daha müreffeh hale getirmekte kararlıyız.

    Emin olun dünyada 14 milyon insanı etkileyen, 11 ilimizin 124 ilçesindeki 7 bin mahalle ve köyümüzde yıkıma yol açan böylesine büyük bir felaketin altından bu kadar kısa sürede kalkabilecek başka bir ülke yoktur. Gelişmiş ülkelerin dahi bizimkine göre çok daha küçük afetler karşısında nasıl çaresiz kaldığını biliyoruz. Üstelik Türkiye tarihinin en büyük imar, inşa ve ihya seferberliğini yaşadığı nice olumsuzluklara rağmen bunu yürütmektedir.

    Sizler de takip ediyorsunuz, terör örgütleri üzerinden ülkemize istikamet verme, toplumu huzursuz etme, siyaseti yönlendirme çabaları hiç bitmiyor. Hem sınırlarımızın ötesinde hem de şehirlerimizde birden artış gösteren terör eylemleri, provokasyonlar, tahrikler, tuzaklar boşuna değildir. Hepsi de bu amaca hizmet etmek üzere yazılmış aynı senaryonun bir parçası olarak tedavüle konmuş araçlardır. Bu oyunu kuranların bilmedikleri bir şey var. O da Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığıdır. Hatırlarsanız çeyrek asır öncesinin Türkiye’sinde 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomimiz çökertilir, 3-5 eylemle güvenliğimiz bozulur, 3-5 provokasyonla huzurumuz kaçırılırdı. Zayıf siyasi iktidarlar ve vesayetin güdümündeki kurumlar sebebiyle bu basit operasyonların önü süratle kesilemediği için güvensizlik ve istikrarsızlık iklimi bir kara bulut gibi başımızdan hiç eksik olmazdı. İktidara geldiğimizde milletimizden aldığımız destek ve güçle önce güven ve istikrar iklimini tesis edecek adımları attık.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savunma-sanayii-yatirimlarini-deprem-bolgesine-yonlendiriyoruz/feed/ 0
    Depremzede besicilerden çağrı: Kamu alım yapsın https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-cagri-kamu-alim-yapsin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-cagri-kamu-alim-yapsin/#respond Wed, 07 Feb 2024 22:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3326 Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından ev ve ahırları yıkılan, aldıkları tedbirlerle üretime devam eden Hataylı besiciler, kamunun hayvancılıkla ilgili tesisler kurup bölgeden alım yapmasının üretimi destekleyeceğini belirtiyor.

    Oğlakören Mahallesi’nde ailesiyle besicilik yapan Bünyamin Beyazıt, depremde evlerinin ve ahırlarının yıkıldığını söyledi. Depremin ardından alışılmışın dışında bir hayatla karşılaştıklarını ifade eden Beyazıt, ilk zamanlarda hayvancılığı bırakmayı bile düşündüğünü söyledi.

    Sonunda direnmeye ve mahallelerini terk etmemeye karar verdiklerini anlatan Beyazıt, geride kalan bir yılı çok zor geçirdiklerini dile getirdi.

    Beyazıt, hayvanları ve onlardan elde ettikleri ürünleri değerinde satamadıklarına dikkati çekerek, “İstediğimiz gibi pazara erişemiyoruz. Depremzede olmamıza rağmen aldığımız ilaçlar, hayvan yemleri aynı şekilde pahalı ve erişimi zor. Hayatımızı güç bir şekilde devam ettirdik bir yıl boyunca.” dedi.

    Hayvancılık sektörünün sorunlarının deprem bölgesi için daha ağır olduğunu anlatan Beyazıt, işlerini yapmakta ve para kazanmakta zorlandıklarını söyledi.

    Beyazıt, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini de sıralayarak, sadece özel sektörün varlığıyla işlerinin yürümeyeceğini bildirdi.

    Beyazıt, “Özel sektör sütü ederinde almıyor. Kendi hesabına göre en minimum düzeyde sütü alıyor bizden, kar amacını kendisine daha çok ayırıyor. Hayvancılıkta bu kazanç, bizim daha az gelir elde etmemize neden oluyor.” diye konuştu.

    “DEVLET ALIM YAPARSA AYAKTA KALMAK DAHA KOLAY OLACAK”

    Devletin deprem bölgelerinde süt ve et işleyici fabrikalar kurması, bu fabrikaların da sütü ve eti değerinde almaları gerektiğini vurgulayan Beyazıt, sektörün sadece desteklerle ayakta kalamayacağını söyledi.

    Beyazıt, sattığı ürünlerin para etmesi durumunda köylünün üretmeye devam edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Ama özel sektör, ürünleri bizden ucuza alıyor. Aldığı ürünler de hayatı çevirmeye, işi döndürmeye yetmiyor. Zarar ediyoruz bu şekilde. Bugün biz sütü 13,5 liraya satıyoruz. Bu 13,5 liranın içerisinde ilaç giderleri var, yem giderleri var, hayvanın ölüm riski var, emeğimiz var. Bize hiçbir şey kalmıyor. Tüccar, bunu bu şekilde düşünmüyor. Kendi karını düşünüyor, kendi hesabını düşünüyor. Ama devletimiz burada kendi eliyle bu sütleri ve ürünleri tekrar değerinde alırsa biz daha çok kazanacağız ve ayakta kalmak daha kolay olacak. Köylerde bu işi yapan sayısı artacak. Ben daha güzel olacağını düşünüyorum.”

    “SÜTÜN FİYATINI ALACAK KİŞİ BELİRLİYOR”

    Depremin ardından başka geliri olmayan mahallelerindeki çiftçilerin çoğunun hayvancılığı bıraktığını ifade eden Beyazıt, bir ailenin sadece hayvancılıkla geçinmesinin zor olduğunu söyledi.

    Ürün ya da malzeme alırken pazarlık yapamadıklarını belirten Beyazıt, şu ifadeleri kullandı:

    “Her aldığımız yem bir sonrakinden daha pahalı. Ama süt, depremden bu yana sadece 3 lira arttı. Aldıklarımız yüzde 300, yüzde 200 zam yedi. Sattıklarımıza sadece 3 lira zam yapabildik. Onu da biz değil sadece alacak kişi sütün fiyatını belirliyor. Biz bir şey söyleyemiyoruz. ‘Ben bu kadara alacağım.’ diyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü rekabet etme şansımız yok. Başka tüccar yok.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-cagri-kamu-alim-yapsin/feed/ 0
    Deprem bölgesinde temiz enerji yatırımlarının önü açıldı! https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-temiz-enerji-yatirimlarinin-onu-acildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-temiz-enerji-yatirimlarinin-onu-acildi/#respond Wed, 07 Feb 2024 22:12:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3323 Gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, gelir vergisi stopajı desteği, sigorta primi desteği, faiz desteği ve yatırım yeri tahsisi 6. bölgede uygulanan başlıca bölgesel teşvikleri kapsıyor.

    Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, 6 Şubat depremleri sonrasında 11 ili kapsayan deprem bölgesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim konusunda önemli destek düzenlemelerinin yapıldığını anlattı.

    Türkiye genelinde tahsis edilen lisanssız ve müstakil depolamalı yenilenebilir projeler için ağırlıklı olarak bu bölgelerdeki yatırımcılara öncelik verildiğinin altını çizen Özkök, “Bölgedeki önemli üretim bölgelerine baktığımızda da örneğin Toroslar bölgesinde bulunan lisanssız üretici güneş enerjisi santrali müşterilerinin yaklaşık yüzde 5’inin, yılın farklı dönemlerinde ve farklı miktarlarda olmak üzere üretim fazlasını sisteme vererek deprem bölgesi özelinde çıkarılan tebliğden faydalandığını söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Özkök, enerji sektörünün, deprem sonrasında son derece hızlı aksiyon alan sektörlerden biri olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yenilenebilir enerji alanında güneş ve rüzgar sektörü temsilcileri, başta enerji ve teknik ekipmanlar, uzman ekipler olmak üzere bölgeye büyük bir hızla birçok alanda destekte bulunurken bir yandan da santrallerdeki olası hasar tespit çalışmalarını yürüttü. Ayrıca bölgede yer alan büyük hidroelektrik santralleri için de hızla kontroller yapıldı. Deprem sonrası enerjide yaşanan kesintiler daha çok enerji iletim hatlarındaki yıkım nedeniyle ortaya çıktı. Hızla tesis edilen çadır ve konteyner kentlere enerji sektöründe yer alan sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde enerji şirketleri tarafından off-grid (şebekeye bağlı olmayan) sistem kurulumları gerçekleştirildi.”

    Özkök, elektrik piyasasında yürütülen faaliyetlerin düzenleme ve denetlemeye tabi olması nedeniyle şirketlerin kendi inisiyatiflerinde ilerleyemediğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından verilen belirli izinlere ve yapılan düzenlemelere göre hareket edildiğini vurguladı.

    “DEPREM BÖLGESİNDE GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSIYELI ÇOK YÜKSEK”

    Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan da deprem bölgesinde güneş radyasyonunun yıllık ortalamasının metrekare başına 1700 kilovatsaat olduğunu ifade etti.

    Bölgenin günlük 8,2 saat güneşlenme süresi ile Türkiye ortalamalarının üzerinde değerlere sahip olduğunun altını çizen Erkan, “Bölgedeki 1 megavatlık GES, yıllık ortalaması ile oldukça verimli çalışmaktadır. Bu kapsamda bölgenin GES yatırımları için birçok açıdan uygun olduğu görülüyor. Ayrıca, Deprem Bölgesi 6. bölge teşvikleri kapsamına alınarak eskiden fizibilitesi kötü olan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) GES’lerin yeni yatırım teşvikleri sayesinde bölgede kurulum için hareketlendiği görülüyor. Bölgedeki teşvik belge süreleri 3 yıl uzatılarak yatırımcılara daha rahat hareket etme imkanı tanındı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Erkan, ayrıca yatırımların finansmanı için kullanılan kredilere ve yapılan finansal kiralama borçlanmaları geri ödemelerinde aksaklık yaşanması durumunda yatırımcılara esneklik sağlandığını söyledi.

    Hakan Erkan, deprem bölgesindeki işletmelerin, 2023’de çeşitli sebeplerden dolayı tüketimlerinin olmayacağı veya çok düşük olacağı için normal şartlarda şebekeye satış yapamayacakken EPDK kurul kararı ile tüketim hesabında 2022 değerlerinin baz alınmasıyla üretimlerini şebekeye satabildiklerini kaydetti.

    “ŞEBEKEDEN BAĞIMSIZ DEPOLAMALI SISTEMLERE IHTIYAÇ VAR”

    Erkan, GSM baz istasyonlarına şebekeden bağımsız bir şekilde sürekli çalışabilmesi için uygun güçte bataryalı GES sistemleri kurulmasının önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “Deprem zamanı bölgeye destek olmak amacıyla sektör dernekleri ve firmalar olarak şebekeden bağımsız çalışan batarya destekli küçük GES’ler kurularak çadır ve konteynerlerde aydınlatma, cep telefonu şarj, buzdolabı, televizyon gibi cihazların çalışması sağlanmıştır. Böyle durumlarda özellikle cep telefonlarının şarjlı olması, seyyar aydınlatmaların bulunması ve cep telefonu baz istasyonlarının ayakta kalarak hizmet vermeleri, haber alma ve kurtarmada ne kadar önemli olduğu Şubat 2023’te çok net olarak görüldü.

    Ayrıca şebekeden bağımsız bataryalı GES’lerin yaygınlaştırılması ile haber alma ve kurtarma işlerinin daha çabuk ve etkin olabileceği görülmektedir. Bölgelerdeki askeri ve koordinasyon merkezlerine haberleşme ve aydınlatmaları için şebekeden bağımsız uygun güçte bataryalı GES sistemlerinin kurulması da oldukça önemli.”

    Deprem bölgesinde RES’lerde ciddi hasar görülmedi

    Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden de depremler sonrası ülke genelinde tahsis edilen lisanssız ve müstakil depolamalı yenilenebilir projelerin bu bölgelerde de yoğun olarak yatırımcılara tahsis edildiğini anlattı.

    Bölgedeki RES’lerde ciddi bir hasar görülmediğini, yalnızca ulusal şebeke ve dağıtım şebekesinde oluşan sorunlar nedeniyle yaşanan işletme kesintileri sonrası tüm tesislerde detaylı kontroller yapılarak tesislerin hızla devreye alındığını ifade eden Erden, RES’lerin önemli bir kısmının da hiç bakım ihtiyacı olmadan devreye girdiğini vurguladı.

    Erden, elektrik şebekesinin birkaç günde ayağa kaldırılırken dağıtım şebekesinin tekrar tam kapasite ayağa kaldırılmasının özellikle Hatay bölgesinde artçı depremler ve yoğun yıkım nedeniyle uzun zaman aldığını işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Depolama 1 yılda devreye alınabilecek bir uygulama değil, böyle de planlanmadı. Önümüzdeki yıllarda devreye girmek üzere depolamalı yenilenebilir projeler için de bu dönemde yoğun olarak kapasite tahsisi devam etti. Kahramanmaraş, Malatya, Hatay ve Osmaniye bölgeleri rüzgar açısından çok yüksek potansiyel sahibi alanlar. Şebekenin güçlü bir altyapı ve yenilenebilir enerjiden de coğrafi olarak dağınık bir biçimde faydalanılması ve bunun depolama sistemleriyle entegre işletilmesi gelecekte fayda sağlayacaktır ama böyle büyük afetlerde maalesef hemen hiçbir benzeri çözümün kesintisiz enerji sağlaması mümkün olmayabilir.”

    “AFETLERDE KESINTİSİZ ENERJİNİN ÖNEMİ ANLAŞILDI”

    Global Enerji Derneği Başkanı Murat Dilek de son yıllarda dünyada doğal afetlerin sıklığında ve şiddetinde artışa tanık olunduğunu belirterek, “Türkiye’de 6 Şubat depremlerinde enerji sistemleri ciddi anlamda tahrip oldu. Afet zamanlarında dayanıklı elektrik şebekesine ihtiyaç bulunuyor. Afetlerde kesintisiz enerjinin önemi anlaşıldı.” diye konuştu.

    Dilek, şunları kaydetti:

    “İkame kaynakların kolayca devreye alınabilecek şekilde planlama yapılmasının hat safhada önemli olduğunu öğrenmiş olduk. Bununla birlikte afetlere hazırlığın sağlanmasında çok önemli bir araç olarak ‘yenilenebilir enerji’ ortaya çıktı ve yeniden acı bir tecrübe ile kesintisiz enerjinin önemini fark ettik. Afetler sırasında hasara karşı savunmasız olan geleneksel enerji santralleri yerine güneş, rüzgar gibi deprem sonrasında daha kolay ayağa kaldırabilecek enerji sağlayabilecek santraller kurulmalı.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-temiz-enerji-yatirimlarinin-onu-acildi/feed/ 0
    Kandilli’den büyük İstanbul depremi açıklaması! ‘Çok çok uzakta değil’ https://www.foxtvhaber.com.tr/kandilliden-buyuk-istanbul-depremi-aciklamasi-cok-cok-uzakta-degil/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kandilliden-buyuk-istanbul-depremi-aciklamasi-cok-cok-uzakta-degil/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:00:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3308 Kahramanmaraş başta olmak üzere 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde değerlendirme toplantısı düzenlendi. KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener’in başkanlığında, 6 Şubat’taki depremlerin ardından bölgedeki hareketliliğin değerlendirildiği toplantıya, Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat ile KRDAE Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Tülay Kaya Eken katıldı. Toplantıda 11 ili etkileyen depremin ardından geçen bir yıllık gelişmeler anlatılırken, beklenen İstanbul Depremi hakkında da bilgiler verildi.

    123 YILDA OLAN DEPREM 1 YILDA OLDU

    6 Şubat depremlerinde ve Türkiye’deki tüm depremlerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı dileyerek sözlerine başlayan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, “1900 yılından 6 Şubat depremlerinden bir gün öncesine kadar olan 4’ten büyük deprem sayısı 672. Yine bu bölgede 1900 yılından 6 Şubat tarihine kadar olan deprem toplam sayısına baktığınız zaman bu rakamda yaklaşık 40 bin civarında olduğunu görüyorsunuz. 6 Şubat depremlerinden bugüne kadar geçen sürede sadece bu bölgede 670 tane deprem meydana geldi. Yani 123 yılda olan deprem sayısını 6 Şubat depremlerinden sonra kaydettik. Dolayısıyla ne kadar büyük bir afetle karşı karşıya olduğumuzu görüyorsunuz” dedi.

    “GÜNLÜK 50 CİVARINDA DEPREMİMİZ VAR”

    Deprem bölgesinde sismik aktivitelerin bir süre daha devam edebileceğinin altını çizen Haluk Özener, “Bölgede 6 Şubattan itibaren haftalık 4 bin deprem; artçı deprem sayısı bugün geldiğimiz noktada 300-350 civarına düşüyor. Yani günlük 50 civarında depremimiz var. Bu depremler bir süre daha devam edecek. 48 tane 5 ile 5.9 arasında, 3 tanede 6 ile 6.9 arasında artçı şokumuz, depremimiz var” ifadelerini kullandı.

    “HER FAY AYNI HIZDA ENERJİ BİRİKTİRMİYOR”

    Türkiye genelindeki fay hattı ve deprem istatistikleri hakkında bilgiler de veren Prof. Dr. Özener, “Ülkemizde MTA’nın diri fay haritasına göre 500’ün üzerinde, 5 buçuk üzeri deprem üretebilecek diri fay var. Şimdi, faylar deprem üretebilecek ama her fay aynı, her uzunluktaki fay aynı sürede mi deprem üretiyor. Yani bir fayın 7 buçukluk deprem üreteceğini söylemek tek başına doğru ama tam bir bilgi değil. Ülkemizdeki yer kabuğu, yer değiştirme hızlarını görüyorsunuz. Bu hızlar her yerde aynı değil, Türkiye’nin her yerinde aynı değil. Ege’ye baktığımız zaman yıllık 3 buçuk – 4 santimlik hızlar varken, Anadolu plakasına, Anadolu’nun ortalama hızı yıllık 2- 2 buçuk santim, Doğu-Güneydoğu’ya gittiğiniz zaman 5-7 milimetrelik yıllık hızlar veriyor. Her fay aynı hızda enerji biriktirmiyor. Dolayısıyla deprem tekrarlama aralıkları da aynı değil. Yani bir fayın 7 buçuk büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söylemek, o fayın uzunluğuna bakarak doğru olabilir. Ancak son depremden bu yana geçen süre artı o fayın ne hızlı enerji biriktiğini bilmek lazım. Eğer o fay 7 buçukluk deprem üretebilecek bir fay, 1500 yıllık bir süre ihtiyaç varsa ve en son deprem bin yıl önce olduysa önümüzdeki 500 yıl aslında bir süre var o depremin, 7 buçukluk deprem üretmesi için. Dolayısıyla bu bilgileri bu şekilde paylaşmak toplumda doğru yönlendirme anlamına gelir” diye konuştu.

    “MARMARA İÇERİSİNDE BİR SİSMİK BOŞLUK VAR”

    Yapılan basın toplantısının ardından beklenen Marmara depremi hakkında soruları yanıtlayan Prof. Dr. Haluk Özener, “Kuzey Anadolu fayı, Erzincan’da 1939’da kırılmaya başlayarak depremler batıya doğru göç ediyor. En son 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremleri var ve bunlar da Hersek deltasına kadar kırıldığı bilim insanları tarafından ifade ediliyor. Ve Marmara Denizi içerisinde bir sismik boşluk var. Bu sismik boşlukta yaklaşık olarak 130 kilometrelik bir mesafeden bahsediyoruz. Bir gün kırılacak çünkü oraya enerji dolmaya devam ediyor. Bu fayın tek parçada mı, 3 parçada mı, 2 parçada mı kırılacağı tabii ki bir soru işareti ama bu coğrafyada 7’nin üzerinde bir deprem yaşayacağımız açık. Bununla ilgili binlerce bilimsel çalışmalar ve farklı verilere dayanarak, farklı sonuçlar elde edilebiliyor. Dolayısıyla kimi hocamıza göre bu deprem çok yakın belki 1-2 yıl içinde olacak, kimine göre 30 yıl daha olmayabilir, kimine göre de 50 yıl olmayabilir. Ama şunu biliyoruz ki burada bir deprem olacak. Biz daha çok ne zaman olacağına değil, biz ne kadar hazırız ona bakmamız lazım. Dolayısıyla da bunun çarelerini aramamız lazım” şeklinde konuştu.

    BELKİ 10 SANİYE SONRA OLABİLİR…

    Marmara Denizi’nde olan deprem periyotlarını değerlendiren Özener, “Marmara’da 250 yıllık periyotlardan bahsediliyor. Artı, eksi 25-30 yıl farklar veren bilimsel çalışmalar var. Baktığınız zaman aslında bu Marmara depremi çok çok uzakta değil. Yani önümüzde bir 100 yıl daha yok. Belki 10 saniye sonra da bu depremle karşılaşabiliriz, belki 20 yıl sonra da olabilir. Bunu zamana bağlamanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Bunu bilim insanları bizler tartışalım ama vatandaş, sizler lütfen bunu tartışmayın. Yarın deprem olacakmış gibi psikolojinizi bozmayın ama olabildiğince hazır olun” dedi.

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kandilliden-buyuk-istanbul-depremi-aciklamasi-cok-cok-uzakta-degil/feed/ 0
    İHH’dan ‘Marmara depremi’ açıklaması: 40 milyon kişi etkilenecek! https://www.foxtvhaber.com.tr/ihhdan-marmara-depremi-aciklamasi-40-milyon-kisi-etkilenecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ihhdan-marmara-depremi-aciklamasi-40-milyon-kisi-etkilenecek/#respond Wed, 07 Feb 2024 08:48:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3284 İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım, 6 Şubat depremlerinden 13 milyon kişinin etkilendiğini hatırlattı.

    Yıldırım, “6 Şubat’ta depremin hemen ardından harekete geçtik ve arama kurtarma çalışmalarına başladık. Devlet kurumları ve STK’larla büyük bir koordinasyon içinde çalıştık. Reyhanlı ve Kilis’te bulunan koordine merkezlerimizde de çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar sırasında sadece arama kurtarma ekiplerimiz değil; acil yardım, gıda ve barınma alanında çalışan 10 binin üzerinde gönüllümüz görev aldı. Halkımız, depremden etkilenen vatandaşlarımızı bağrına bastı. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kişiyle ilgilenecek bir mekanizma bulamazsınız büyük bir iyilik hareketi halkın içinde oluştu” dedi.

    “ARAMA KURTARMA ALANINA ÖZEL ÖNEM VERMELİYİZ”

    Şu ana kadar 8 bine yakın arama kurtarma personeli yetiştirdiklerini belirten Yıldırım, “Olası bir Marmara Depremi’nden 40 milyon kişinin etkilenmesi bekleniyor. Bütün STK’lara çağrıda bulunuyorum. Arama kurtarma alanına özel önem vermemiz gerekiyor. Bütün illerde bu arama kurtarma ekiplerinin varlığı çok önemli. Eğer Marmara’da böyle bir deprem yaşanırsa 6 Şubat’ta yaşanan depremden daha büyük etkisi olur. Bütün öğretmenlere ve imamlara böylesi bir durumda neler yapmaları gerektiği konusunda, tıpkı ilk yardım eğitimi gibi ‘ilk kurtarma eğitimi’ şeklinde eğitim verilmesi lazım. Afet yaşanan bölgelere iyi niyetli insanlar gittiği gibi, kötü niyetli insanlar da gidiyor. Mutlaka AFAD bünyesinde emniyet ve askeriye ile koordineli çalışan güvenlikle ilgili bir birim kurulmalı” ifadelerini kullandı.

    İHH’ya bağlı lojistik merkezlerine değinen Yıldırım, merkezlerin afet olması durumunda etkilenme ihtimalinin en az olduğu yerlere kurulduğunu belirtti. Yıldırım, “Çalışmalarımızı, özellikle İstanbul dışındaki arkadaşlarımızı çok hızlı harekete geçirebilecek şekilde planlıyoruz” diye konuştu.

    “AFAD İLE KOORDİNELİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞTIK” 

    İHH Afet Yönetimi Biriminden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kars ise, 6 Şubat depreminin yaşandığı ilk saatlerden itibaren AFAD’ın illerdeki kriz yönetim merkezleri ile koordineli bir şekilde çalışmalarda bulunduklarını belirtti. Kars, “Ekiplerimiz, 2 bin 156 arama kurtarma görevlisi, 3 arama köpeği, 241 araç ve 38 ekibin ekipman ve malzemesi ile Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa olmak üzere toplamda 8 ilde arama kurtarma operasyonlarına katıldı. İHH Arama Kurtarma Ekiplerimiz tarafından enkazdan vefat etmiş veya yaralı olarak toplam 3 bin 278 kişi tarafından çıkarıldı” dedi.

    “18 AKREDİTE EKİBİMİZ VAR” 

    Şu anda İHH’nın Türkiye genelinde 77 ekipte 3 bin 687 arama kurtarma gönüllüsünün bulunduğunu belirten Kars, “AFAD’ın Ulusal Akreditasyonunu tamamlamış 1 ağır, 2 orta, 15 hafif ekip olmak suretiyle 18 akredite ekibimiz ve 656 personel ve gönüllümüz var. 34 ekibimiz ise, akreditasyon hazırlıklarına devam ediyor. İstanbul, Bursa ve Konya’da olmak üzere 3 Afet Yönetimi ve Koordinasyon Merkezimiz bulunmaktadır. Lojistik hizmet grubumuzda ise 20 akredite personel ile İstanbul’da 2, Konya, Bursa, Kilis ve Reyhanlı’da 1’er adet olmak üzere toplam 6 adet lojistik depomuz mevcut. Şu anda içerisinde bulunduğumuz İHH Emre Yerli Afet Yönetimi ve Lojistik Merkezi de olası bir afet durumunda özellikle İstanbul için gerekli çalışmaları koordine edebilmek amacıyla kuruldu” dedi.

    Basın toplantısının ardından İHH Emre Yerli Afet Yönetimi ve Lojistik Merkezi gezildi, ekipler çalışmalara yönelik bilgi verdi. İHH bünyesindeki arama kurtarma köpekleri ise eğitmenleriyle birlikte arama tatbikatı yaptı.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ihhdan-marmara-depremi-aciklamasi-40-milyon-kisi-etkilenecek/feed/ 0
    Kahramanmaraş’ta son bir yılda 50 binden fazla deprem https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem/#respond Wed, 07 Feb 2024 07:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3270 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü nedeniyle Atatürk Üniversitesi Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörlüğü tarafından ‘6 Şubat Depremlerinde Atatürk Üniversitesi’ konulu çalıştay düzenlendi. Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Ayhan Doğan’ın başkanlık ettiği çalıştayda yaptıkları çalışmaları anlatan Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin 1939’daki 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depreminden sonra ikinci büyük depremler olduğunu bildirdi.

    ‘BU HACİMDEKİ BİR DEPREM ÇOK BEKLENEN BİR DURUM DEĞİL’

    Bu tür depremlerin okyanus ortası sırtlarında farklı tektonik bölgelerde olabileceğini belirten Doç. Dr. Özer, “Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık depremleri kıta sahanlığında meydana gelebilecek en büyük depremler. Ülkemizde bugüne kadar olmuş en büyük deprem 7,9 büyüklüğünde 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremden sonra ikinci büyük deprem. Bu depremleri dünyanın farklı yer kabuğundaki bölgelerinde bekleyebiliyoruz. Okyanus ortası sırtlarında dalma, batma zonları, farklı tektonik alanlarda olabilir. Kıta sahanlığı içerisinde bu büyüklükte, bu hacimdeki bir deprem çok beklenen bir durum değil. Biz o segmentte deprem bekliyorduk. Sismik boşluk diye tabir ettiğimiz alanlar var Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. Kahramanmaraş depreminin meydana geldiği alan da yine bu sismik boşluk üzerindeydi. Fakat o hacimde olacağını beklemiyorduk. Daha sonra meydana gelen 7.6 büyüklükte deprem de aslında beklenen bir durum değil. Genellikle büyük bir ana şokun ardından büyüklüğü azalacak artçı bir şok bekleriz. Tam aksine yeni bir farklı bir fay üzerinde 7,6 büyüklüğünde çok yıkıcı ikinci bir deprem meydana geldi” dedi.

    YER KABUĞUNDA KIRILMA MEYDANA GELDİ

    AFAD’ın her yıl ülke genelinde 25 bin depremi rapor ettiğini belirten Doç. Dr. Özer, “Fakat Kahramanmaraş depremlerinden sonra son bir yılda sadece Kahramanmaraş çevresinde 50 bin deprem meydana geldi. Özellikle bölgedeki son 120 yıllık deprem aktivitesini izlediğimiz zaman Kahramanmaraş ve çevresinde 4’ten büyük sadece 400 deprem vardı. Son bir yılda maalesef 50 binden fazla deprem meydana geldi. Bu da yaklaşık 400 kilometrelik yer kabuğunda bir kırılmayı oluşturdu Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. İkinci depremde de yaklaşık 200 kilometrelik bir kırık meydana geldi. Artçı şokların bu hacimdeki bir depremden sonra bir süre sürmesi beklenir. Şu an 1 yıl oldu artık şoklar hala bölgede devam ediyor. Bir süre daha devam edecek” dedi. 

    KOLONDAN TENCERE ÇIKTI

    Deprem bölgesinde hasar tespit çalışmasının yanı sıra bilirkişi olarak görev yaptıklarını belirten Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Kılıç da yıkılan binalarla ilgili ön rapor hazırladıkların, yıkılan binalardan karot, donatı numuneleri aldıklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Yaptığımız incelemeler sırasında kolonların içerisinden tencere çıktığını gördük. Bölgede yapılan hatalar çok fazla. Gerekli kurallara, yönetmeliklere hiç uyulmamış. Biz inşaatlarda kullanılan etriyelerin kancalı olmasını istiyoruz. İncelediğimiz binalarda bakıyoruz etriyelerde kanca yok, usulüne uygun yapılmamış. Beton kapasitesine bakıyoruz. Beton içerisinde büyük taşlar, kaya diyebileceğimiz taşlar mevcut. Yapı stokumuz eski. Bunların kentsel dönüşümle dönüştürülmesi için devletimiz önemli adımlar attı. Bu sadece devletle olacak değil. Vatandaşımızın da taşın altına elini koyması gerektiğini düşünüyorum.”

    Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Zülküf Kaya, hastane olarak yapılan sağlık çalışmalarını ve hekimlerin görev aldıkları bölgelerde edindikleri izlenimleri paylaştı. Kaya, sağlık çalışanlarına acil durumda neler yapılmasıyla ilgili yoğun bir eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/kahramanmarasta-son-bir-yilda-50-binden-fazla-deprem/feed/ 0
    Deprem bölgesine yeni finansman desteği https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-yeni-finansman-destegi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-yeni-finansman-destegi/#respond Tue, 06 Feb 2024 22:12:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3261 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli “asrın felaketi”nin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

    11 ili etkileyen depremin 110 milyar dolara yakın bir bütçe yüküne neden olduğunu, hükümetin depremden etkilenen şehirleri ayağa kaldırmak için canla başla çalıştığını dile getiren Bolat, tarihin en büyük enkaz kaldırma ve yeniden imar operasyonunu gerçekleştirdiklerini vurguladı.

    Bakan Bolat, şöyle konuştu:

    “Cumhurbaşkanımızın yeni hükümet kurulur kurulmaz ilk görev olarak deprem bölgelerinin yeniden inşasına ve imarına öncelik vererek bizleri talimatlandırması ve enflasyonla mücadele hükümetimizin en önemli iki öncelikli hedefidir. Bu noktada aradan geçen bir yıla baktığımızda şehirlerimizin yaralarını hızla sarmaya başladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Bölgeden giden vatandaşlarımızın büyük bölümü geri dönmüş durumda. Yıkımlar ortadan kaldırıldığı için şehirlerimizin görüntüsü ve moral durumu daha iyi noktaya gelmiş ve çok hızlı bir şekilde rezerv alanlarda barınmak için konut faaliyetleri hızla yapılmakta. 650 bin civarında ağır ve orta hasarlı konutların yenilenmesi faaliyetleri hızla devam etmektedir. Bugüne kadar 200 binin üzerinde ihalesi yapılmış ve inşaatı hızla ilerleyen konut var.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın depremden etkilenen illeri ziyaret ederek tamamlanan konutların kura yoluyla hak sahiplerine teslimini gerçekleştirdiğini belirten Bolat, bu şehirlerin ekonomik, ticari, sanayi ve tarım sektörleri açısından yeniden faaliyetlerini hızlandırmasının büyük önem taşıdığına işaret etti.

    Bakanlık olarak depremin ilk anından itibaren bütün kolaylıklar ve yapılabilecek hizmetleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Bolat, “Halkbank kanalıyla bölgedeki işletmelere yönelik şu ana kadar yüzde 50 faiz indirimli sübvansiyonlu olarak 2,2 milyar liralık finansman destekleri sağlandı. Yine Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliğince (TESKOMB) şu ana kadar Kahramanmaraş’a 1,2 milyar liralık yüzde 50 indirimli, yüzde 100 faiz indirimli kredi destekleri sağlandı.” ifadelerini kullandı.

    Önceki ziyaretinde çeşitli müjdeler verdiğini bildiren Bolat, şöyle devam etti:

    “Bundan önceki ziyaretimde depremden en çok etkilenen iller için 100’er milyon liralık kredi ve finansman desteği müjdesi vermiştik. Bunlar çok uygun şartlarda verilen destekler, piyasa şartlarının çok çok altında. 4 gün önce Malatya’da deprem bölgesini ziyaret etmiştik. Orada da bölge esnafı için 100 milyon liralık bir finansman müjdesini TESKOMB kanalıyla açıklamıştık. Bugün Kahramanmaraş’ta da bir müjde vermek istiyoruz. Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman vilayetlerimizdeki esnaf ve sanatkarlarımız için TESKOMB kefaletiyle bu 3 vilayete 100’er milyon lira yani toplam 300 milyon lira daha finansman desteği sağlayacağız. Malatya’yı da ilave ettiğimizde 400 milyon liralık bir destek oluyor. Bugün yarın inşallah bu 4 vilayete gönderilmiş olacak. Yüzde 26 finansman maliyetiyle 6 ayda bir geri ödemeli, toplam 5 yıl vadeli bu uygun şartlı finansman desteğinin esnaf ve sanatkarlarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Bölge ekonomisine katkı yapacaktır, can suyu etkisi meydana getirecektir.”

    Bolat, Eximbank kanalıyla deprem bölgesinde ihracatçılara yönelik ihracat kredisi ve ihracat sigorta desteği çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

    İhracat destekleri anlamında Ticaret Bakanlığı bünyesinde deprem bölgesindeki ihracatçıların fuar, alım heyetleri, tasarım ve marka gibi birçok destekten faydalanmasının mümkün olduğuna ve kendilerine öncelik tanındığına vurgu yapan Bolat, “İnanıyorum ki çok yakın bir gelecekte, bir iki sene içerisinde bu deprem bölgeleri deprem öncesinden daha canlı, dinamik, enerjik, modern ve çevreci bir cazibe merkezi şehirler konumuna gelecektir.” diye konuştu.

    Bolat, vatandaşların sabırla beklediğini anlatarak sözlerini şöyle tamamladı:

    “Onlara şükranlarımızı sunuyoruz. Büyük sıkıntı çektiler ama devletimiz kendilerinin yanındadır, hükümet olarak onların yanındayız. Bütün gücümüzle elimizdeki imkanlarla destekliyoruz. Aziz milletimiz de gerek STK’ler gerekse şahsi olarak deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza ilk gün ilk saatlerden itibaren büyük bir dayanışma gösterdiler ve destekte bulundular. El birliğiyle millet ve ülke olarak bu asrın felaketi ve dünya tarihindeki en ağır felaketlerinden birinden birkaç yılda çok hızlı bir şekilde kalkmış olacağız. Geçen yıl yaklaşık 30 milyar dolar devlet bütçesinden deprem bölgelerine harcama yapıldı. İyi gidiyor, süreç hızlanıyor ve 110 milyar dolarlık bir bütçe yükü hesaplanmıştı. Allah’ın izniyle milletimiz, devletimiz, hükümetimiz bu yükün altından kalkmış olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-yeni-finansman-destegi/feed/ 0
    Deprem uzmanları 6 Şubat 2023 günü yaşadıklarını Haber7’ye anlattı! https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanlari-6-subat-2023-gunu-yasadiklarini-haber7ye-anlatti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanlari-6-subat-2023-gunu-yasadiklarini-haber7ye-anlatti/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3258
  • HABER7 / ÖZEL 

  • Türkiye 6 Şubat 2023 tarihinde acı bir depremle güne uyandı. Merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık olan 7,7 büyüklüğündeki depremin üstünden tam bir sene geçti. Sabah saat 04:17’de meydana gelen depremin acısı henüz geçmemişken tam on saat sonra saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bir deprem daha meydana geldi. Meydana gelen iki büyük deprem başta Kahramanmaraş olmak üzere Hatay, Adıyaman, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Adana, Kilis ve Elazığ’da yıkıma neden oldu. Milyonların tek yürek olduğu deprem sonrasında binlerce can kaybı yaşanırken yurt içinden ve yurt dışından ekipler arama kurtarma çalışmaları için akın etti. Deprem bölgesinde 41 bini aşkın binanın enkazı kaldırıldı.

    Ülkemizde on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı asrın en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Deprem Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mustafa Kumral, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat, Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa ve Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Kurul Üyesi Prof. Dr. Kasım Yenigün Haber7’ye özel açıklamalarda bulundu.

    “OTURDUM SAATLERCE AĞLADIM”

    Haber7’ye konuşan Prof. Dr. Naci Görür şu anda riskli bölge olarak ‘Erzincan, Karlıova ve Bingöl’ arasını değerlendirdiklerini ifade etti. 6 Şubat depremlerinin Bitlis-Zagros Bindirme kuşağına enerji transfer ettiğini ve zamanı gelmeden önce oradaki fayların deprem üretmesine neden olabileceğini açıkladı.

     

    Deprem olduktan sonra sabaha karşı telefonunun çaldığını söyleyen Prof. Dr. Naci Görür:

     “O saatte telefonum çalınca endişelendim aklıma çocuklarım geldi. Telefonu açtım karşımda bir hanımefendi karanlık anlayamadım ne olduğunu ancak sonra ‘hocam bizi kurtarın’ diye feryat duydum. Yanında bir kız çocuğu vardı. Ne olduğunu anlayamadım zaten sonra telefonda kapandı. Televizyonu açtım, baktım ki deprem olmuş. O an gördüğüm görüntü ve feryat beni derinden etkiledi. Oturdum saatlerce ağladım. Binlerce canımızı kaybettik.” 

     

    “YARALARI SARMAYI GÖREV BİLDİK”

    6 Şubat’ta bölgeye ilk giden bilim ekiplerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kumral, acı haberi alır almaz Kahramanmaraş’a jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve jeofizik mühendisi gibi uzmanlarla yola çıktıklarını ifade etti.

     

     

    AFAD’ın yönlendirdiği yerlerde ekiplerle koordineli şekilde çalışmalar yaptıklarını anlatan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kumral: 

    “Bu ülkenin yetiştirdiği bilim adamları olarak bölgedeki yaraları sarmayı görev bildik. İnşaat mühendisi arkadaşlarımız şehir bölge planlamadaki hocalarımızla beraber konteyner kentlerin kurulacağı yerlerin belirlenmesinde, kalıcı deprem konutlarının yapılmasıyla alakalı yerlerde incelemelerde bulundular. Ticari hayatın tekrar aktif hale getirilmesi gerekiyordu. Çünkü insanlarımızın her şeyden önce daha fazla çalışmaya, normal haline dönmeye ihtiyaçları vardı. Bu bağlamda da benim de içinde bulunduğum bir ekiple beraber birkaç defa bölgedeki organize sanayi alanlarını gezdik. Buralarda yeniden üretim nasıl başlayabilir, istihdam nasıl devam edebilir gibi konular üzerinden çalışmalarımıza devam ettik. Bölgedeki üniversitelerimizle sürekli irtibat halindeyiz. Kendilerine destek veriyoruz. Gerek öğrencilerinin üniversitemizde geçici olarak misafir edilmesi, gerekse direkt oraya destek verilmesi yönünde de çalışmalarımız devam ediyor.” 

     

    “41 YILDIR BU İŞİ YAPIYORUM İLK KEZ BÖYLE BİR FELAKET GÖRDÜM”

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat, deprem anında ve sonrasında Kandilli Rasathanesi’nde yaşananları Haber7’ye anlattı.

     

    Prof. Dr. Doğan Kalafat o anları şöyle anlattı:

     “Kandilli Rasathanesi’nin operasyon binası dediğimiz bir binası var ve bu bina 24 saat canlı takiplerin yapıldığı bir merkez. Dolayısıyla deprem olur olmaz arkadaşlar hemen arayıp bilgi verdiler. Haberi alır almaz toparlanıp çıktım. Tedirgindik çünkü gördüğümüz manzara bizi endişelendirdi. Büyüklük olarak afetin büyüklüğünü biliyoruz ama boyutunu o an bilmiyoruz. 7,7 büyüklüğü olarak hesapladık. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en büyük afetlerden birini yaşadık. 41 yıldır bu işin içinde görev alıyorum ve meslek hayatımda ikinci yaşadığım büyük deprem oldu. Özellikle ikinci yaşanan depremle yıkımın etkisi daha büyük oldu. 17 Ağustos depreminde de benzerini yaşamıştık ve 6,6’ya kadar artçıların olması bekleniyordu doğal karşılanıyordu. Ancak benim için en büyük sürpriz dokuz saat sonra olan ikinci depremdi. Doğu Anadolu Fay Zonu kuzeydoğu ve güneybatı gidişli bu kapsamda hesaplarımıza göre bizim beklediğimiz yoğun olarak güneybatı ucu veya kuzeydoğu ucu olabilir şeklindeydi. Ancak ikinci kırılma doğu batı doğrultulu fayda oldu. Bu gerçekten benim meslek hayatımda çok nadir gördüğüm ve sismoloji biliminde de çok az rastlanılan bir olaydı. İkinci depremin dokuz saat sonra olması can kaybının ve hasarın artmasında çok büyük etkisi oldu.”

     

    “FAY HATLARI PAY HATLARINDAN DAHA ÖNEMLİ”

    Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa, 6 Şubat depremini ‘Türkiye’nin son yüzyılda gördüğü en büyük deprem’ olarak değerlendirdi. Deprem Uzmanı Dr. Basa, Türkiye’de her an her yerde deprem olabileceğini hatırlatarak ‘Deprem kader değil’ ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Japonya’da meydana gelen deprem üzerinde örnek veren Dr. Süleyman Basa, depremin değil binanın öldürdüğünü ifade etti.

     

    Marmara depremine ilişkin konuşan Deprem Bilim Uzmanı Sismolog Dr. Süleyman Basa: 

    “Olası Marmara depreminde İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Biga riskli yerler. Altını çizerek söylüyorum fay hatları, pay hatlarından önemlidir. İstiyoruz ki büyük geniş evlerimiz olsun ancak güvenli mi değil mi bakmıyoruz. Salonu küçük olsun ama depreme dayanıklı olsun. İnsanlarımıza mutlaka yaşadıkları binaların risklerini belirtmeliyiz, bilmeliler ki insanlarımızın da bunları sorması, öğrenmesi gerekir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu anlamda çok kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Zemin deprem için en önemli unsurlardan biri. Zeminle beraber binaları oturtmamız lazım. Marmara’da olacak bırakın 7,5 büyüklüğündeki depremleri 6,5 büyüklüğünde bir depremde bile en az on beş bin kişi hayatını kaybeder. Kırılma kuzey ucunda değil de güney ucunda olursa Bursa var orada ve sanayi orada demek bu. O senaryoları düşünmek bile istemiyorum.” 

     

    “ALTYAPI UNSURLARINI DEPREME HAZIRLAMILIYIZ”

    Asrın felaketi olarak tarihe geçen 6 Şubat depremlerinde yaşanan sorunları anlatan Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Kurul Üyesi Prof. Dr. Kasım Yenigün ‘ulaşım ve altyapı’ sorununa değinerek “Ulaşım altyapısının depremde ne kadar önemli olduğunu gördük ve tekrar hatırlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

     

    Depremde yaşanan her türlü ulaşım sıkıntısı ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kasım Yenigün: 

    “Ulaşım sıkıntıları ile bir kez daha anladık ki; karşımıza çıkacak herhangi bir afetten sonra ya da afet anında sadece konutlarımıza bağlı değiliz. Örneğin bizim için elektrik, su ve benzeri unsurların tedarikini sağlayan barajlarımızın güvenliği ne aşamada, ya da bize ulaşım imkanı sağlayan kara yolları, demir yolları, havaalanlarının durumları ne durumda? Stratejik alanlarla ilgili bilgiye ihtiyacımız var. Bunu 6 Şubat depreminde baraj yıkıldı gibi bir dezenformasyon örneği ile yaşadık. Buna ilişkin Baraj Güvenliği Teknik Komitesi kuruldu. Ben o komitenin alt yapı kurulu üyesiyim. Yapılar da insanlar gibi belli ömürlere sahipler ve yaşlanıyorlar ve yetersiz kalabiliyorlar. Ama düzenli olarak takip etmek ve önlemleri almak konusunda çalışmalar yapılabiliyor. Bu anlamda altyapı unsurlarını depreme hazırlamalıyız.” 

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-uzmanlari-6-subat-2023-gunu-yasadiklarini-haber7ye-anlatti/feed/ 0
    6 Şubat dünya literatürüne girdi! Devlet ve milletten eşi benzeri görülmemiş mücadele https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subat-dunya-literaturune-girdi-devlet-ve-milletten-esi-benzeri-gorulmemis-mucadele/ https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subat-dunya-literaturune-girdi-devlet-ve-milletten-esi-benzeri-gorulmemis-mucadele/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3255    Haber7-ÖZEL

    Türkiye tarihinin en ölümcül günü olan 6 Şubat 2023’de Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetinde iki depremle sarsıldık. 9 saat arayla meydana gelen çifte depremde 11 şehrimizde 50 bin 537 insanımız can verdi. 107 bin 213 kişi yaralandı.

    İlki saat 04:17’de, ikincisi 13:24’te gerçekleşen depremlerde Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Elazığ, Kilis, Diyarbakır, Adana ve Osmaniye’de korkunç tahribat meydana geldi. Dondurucu soğukların bütün Türkiye’yi tesiri altına aldığı bir günde meydana gelen felakette, ilk sarsıntının ardından üşümemek için evlerine dönen vatandaşları öğle saatlerinde yakalayan ikinci deprem ciddi yıkımlara sebebiyet verdi.

    DÜNYA LİTERATÜRÜNE GEÇTİ

    120 bin kilometrekarelik alanda gerçekleşen deprem; 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ve mahalledeki 14 milyon vatandaşı doğrudan etkiledi. Deprem, etki bakımından dünya literatürüne geçti.

    Asrın depremi olarak nitelendirilen sarsıntılarda 36 bin 932 bina yıkıldı. Hatay’da 13 bin 883, Kahramanmaraş’ta 7 bin 295, Adıyaman’da 5 bin 826, Malatya’da 4 bin 197, Gaziantep’te ise 3 bin 805 bina deprem anında yıkıldı.

    Toplam 872 bin bağımsız bölümden oluşan 311 bin bina, ağır hasarlar nedeniyle kullanılamaz hale geldi.

    Afet sonrasında 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşadı. 5 milyondan fazla vatandaşımız göç etmek zorunda kaldı. Uluslararası Çalışma Örgütü, depremler sonucunda Türkiye’de 658 bin çalışanın geçim imkanlarını kaybettiğini belirledi.

    10 GÜNDE 4 BİN 323 ARTÇI SARSINTI YAŞANDI

    AFAD verilerine göre 6 Şubat depremlerinin ardından 10 günde tam 4 bin 323 artçı deprem meydana geldi.

    Hükümet, deprem sonrasında 11 ilde 3 ay süren olağanüstü hal (OHAL) ilan etti. Çok ciddi tehlikeye işaret eden 4’üncü seviye deprem alarmının ilan edildiği duyuruldu.

    2023 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu raporuna göre, depremlerin toplam maliyeti 148 milyar dolar olarak açıklandı.

    HIZLI KOORDİNASYON

    Devlet depremin ilk anından itibaren tam seferberlik ruhuyla bütün imkanlarıyla felaket bölgelerinde çalışmaya başladı.

    6 Şubat sabahı saat 05.45’te, deprem şehirlerindeki mevcut yöneticileri desteklemek için mülki idare amirlerinin deprem bölgesine gitmeleri talimatı verildi. 59 vali, 8 vali mülkiye başmüfettişi, 47 mülkiye müfettişi, 302 kaymakam ve vali yardımcısı, 292 kaymakam adayı olmak üzere toplamda 708 mülki idare amiri deprem bölgesine hareket etti.

    Saat 05.45’te bölgeye arama ve kurtarma personeli ile AFAD gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı.

    Saat 07.57’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan uçaklar Adana Havalimanı’na arama kurtarma personeli ile ağır tonajlı arama kurtarma araçlarını ulaştırmak için ilk seferini yaptı.

    Saat 11.25’te deprem bölgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu.

    Depremin 2’inci gününde Başkan Erdoğan, Hatay’a ziyaret gerçekleştirerek yaraların sarılacağı mesajı verdi.

    Depremin 3’üncü günü ağır hasarlı karayolları ulaşıma açıldı.

    Toplamda 650 bin personel bölgede görev yaptı.

    142 bini güvenlik personeli, 35 bin 250’si arama kurtarma, 93 ülkeden 11 bin 488’i uluslararası kurtarma personeli faaliyet yürüttü.

    Yürütülen çalışmalarda 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak, 23 gemi toplamda 17 bin 500 sorti gerçekleştirdi.

    DÜNYANIN EN BÜYÜK İYİLEŞTİRME OPERASYONU YÜRÜTÜLDÜ

    Dünyanın en büyük iyileştirme operasyonu yürütüldü. Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2.5 milyon afetzedeye çadır kentlerde geçici barınma imkanı sağlandı.

    Yakınlarının yanına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzede bölgeden tahliye edildi.

    Deprem bölgesinde kurulan konteyner kent sayısı 85 bini aştı.

    3,5 milyon şahıs barınma hizmeti aldı

    Afetzedeler için 806 bin çadır, 85 bin 500 konteyner kuruldu.

    İlk bireysel konteyner, depremin 2’inci gününde kuruldu.

    20 Şubat itibariyle Kahramanmaraş Karacasu’da ilk konteyner kentte hayat başladı.

    KONTEYNER KENTLERDE HER İMKAN MEVCUT

    Günümüzde 414 konteyner kentte 215 bin 224 konteyner kurulumu gerçekleşti. Konteyner kentlerde 691 bin afetzede, bütün masrafları devlete ait şekilde barınıyor. Bütün konteynerlerde ısıtıcı, klima, vantilatör, buzdolabı gibi temel ihtiyaç malzemeleri de yer alıyor.

    Konteyner kentlerde; eczaneler, sağlık ocakları, ibadethaneler,  okullar, kreşler, marketler, oyun parkları, psikososyal destek alanları gibi sosyal donatılar vatandaşların hizmetinde.

    349 BİN HANEYE KİRA DESTEĞİ

    349 bin haneye toplam 14 milyar 453 milyon TL kira destek ödemesi yapıldı.

    Bu kapsamda ev sahiplerine aylık 7 bin 500, kiracılara 5 bin TL kira destek ödemesi yapılıyor.

    AFAD’ın başlattığı “Evim Yuvan Olsun” kampanyası ile vatandaşlar hem gönül kapılarını hem de evlerinin kapılarını depremzedelere açtı. İçişleri Bakanlığının himayesinde, AFAD-Kızılay işbirliği ile 69 bin 289 Esen Kart dağıtıldı. Bu kartlara her ay 4 bin 500 TL yüklendi. Toplamda 1 milyar 8 milyon 141 bin TL’lik ödeme gerçekleştirildi.

    1 milyon 979 bin haneye 10 bin TL, 557 bin haneye 15 bin TL, 41 bin aileye 100 bin TL vefat yardımı yapıldı.

    Deprem bölgesine toplamda 106 milyar 728 milyon TL aktarıldı.

    4 MİLYON DEPREMZEDEYE HER GÜN 3 ÖĞÜN YEMEK

    4 milyon kişiye her gün üç öğün sıcak yemek hizmeti verildi. 20 milyon gıda kolisi dağıtıldı. Yaklaşık 150 bin yardım tırı bölgeye ulaştırıldı.

    Yapılan nakdi ödemelerin toplamı 30 milyar TL’yi buldu. Bunlar; hane desteği, taşınma ve kira yardımı, vefat edenlerin yakınlarına destekler olarak listelendi.

    2,4 milyon depremzedeye psikososyal destek verildi.

    3 milyon 549 bin afetzedenin bölgeden tahliyesi sağlandı.

    THY, 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıdı.

    THY ayrıca 712 kargo seferiyle 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı.

    VATANDAŞLIK HAKLARINI KULLANDILAR

    Depremzedelerin vatandaşlık hakkını kullanabilmesi için de seferber olundu. 14-28 Mayıs’ta gerçekleşen seçimlerde 993 bin vatandaşın gidiş dönüşü sağlandı.

    Yükseköğretime Geçiş Sınavına giren 120 bin öğrencinin seyahat masrafları karşılandı.

    478 bin vatandaş KYK yurtlarında, 710 bin vatandaş MEB yurtlarında; 1 milyon 188 bin kişi yurtlarda misafir edildi.

    30 MİLYAR TL YARDIM

    Deprem bölgesine yapılan ödemelerin toplamı 30 milyar TL’yi aştı.

    1 milyon 682 bin 270 kişiye 10 bin liralık destek ödemesi yapıldı.

    390 bin 20 aileye toplam 5 milyar 940 milyon 300 bin lira taşınma yardımı yapıldı.

    347 bin 657 kişiye yol masraf belgesi düzenlendi.

    Türkiye Tek Yürek kampanyasında hayırseverler 128 milyar 949 milyon TL bağış toplandı. 79 milyar 263 milyon TL’si harcandı.

    125 bin deprem konutunun inşa süreci başladı.

    60 binden fazla konutun temeli atıldı.

    Dünyada başka bir örneği olmaksızın; 1 yılda 46 bin konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.

    Mart 2024’e kadar 75 bin konutun hak sahiplerine teslimi planlanıyor.

    200 bin 401 ağır hasarlı binadan 188 bin 602’sinin enkazı kaldırıldı.

    1 yılda enkaz kaldırma işlemlerinin %91’i tamamlandı.

    2 milyon 302 bina, 6 milyon 227 bin bağımsız bölümün hasar tespiti yapıldı.

    Acil yıkılacak ve yıkık 60 bin 421 binanın enkazı ilk 68 günde kaldırıldı.

    110 BİN PERSONELLE GECE GÜNDÜZ

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 11 şehirde 930 şantiyede, 110 bin 450 personelle gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.

    ALTYAPILAR YENİLENİYOR

    Depremin zarar verdiği şehirlerin alt yapısı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bağlı kuruluşu İLBANK tarafından aktarılan hibeyle yenileniyor.

    Altyapı desteği kapsamında; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Dünya Bankası ile bir kredi anlaşması imzalandı. Bu kapsamda 51 milyar TL finansman desteği sağlanacak.

    Karayolları Genel Müdürlüğü’nün alt yapı çalışmaları kapsamında depremden etkilenen yollar için 2023 yılında 6,3 milyar TL’lik yatırım yapıldı.

    Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının raporunda depremin etkilediği 11 ili kapsayan bir zarar tespiti yapıldı. Depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki toplam maliyeti 2 trilyon TL olarak hesaplandı. Bu maliyet Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin yaklaşık %9’una denk geliyor. Depremin tarım sektörüne olan maliyeti ise 24,2 milyar TL.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/6-subat-dunya-literaturune-girdi-devlet-ve-milletten-esi-benzeri-gorulmemis-mucadele/feed/ 0
    Felaketin 1. yılı! Asrın depreminde Haber7 neler yaptı? https://www.foxtvhaber.com.tr/felaketin-1-yili-asrin-depreminde-haber7-neler-yapti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/felaketin-1-yili-asrin-depreminde-haber7-neler-yapti/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:12:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3236
  •     Haber7-ÖZEL

  • Toplumu etkileyen her gelişme medya kuruluşlarında derinden hissedilir. Çünkü medya, toplumun aynasıdır. Milletimizin ve haliyle basın camiasının son yüzyılda yaşadığı en sarsıcı olaylardan biri hiç şüphesiz 6 Şubat depremleriydi.

    Kanal7 Medya Grubu’nun dijital dünyaya açılan medya kapısı Haber7 için de 6 Şubat 2023 gecesi, gazetecilik serüvenimizin en kritik saatleriydi. Bütün kadromuzla derin endişe ve paniği iliklerimize kadar hissettiğimiz deprem gecesinde mesai mefhumunu bir kenara bıraktık.

    İLK HABERİMİZ DEPREMİN 7’İNCİ DAKİKASINDA

    Bütün ülkeden gelen soğuk hava ve kar yağışı haberlerine odaklanılan saatlerde deprem ölçüm merkezlerine düşen ürkütücü rakamlar, ekibimizi anında alarma geçirdi. Deneyimli kadromuz; 15 Temmuz darbe girişimi, orman yangınları, sel felaketleri gibi büyük olaylara karşı edindiği anlık reaksiyon tecrübesini anında yansıttı. Gece ekibimiz, bölgeden gelen ilk haberleri anlık olarak bütün Türkiye’ye servis etti.

    Saat 04.17’de meydana gelen asrın depremiyle ilgili ilk haberi saat 04.24’te “Son dakika: Kahramanmaraş, Diyarbakır, Kayseri, Malatya, Ankara, Gaziantep’te deprem!” başlığıyla yayınladık.

    Bilgilerin doğruluğu kılı kırk yararcasına teyit edilirken, yayınlanacak görüntüler büyük bir hassasiyetle vicdan terazisinden geçirilerek sayfalarımıza eklendi. Emektar kadromuz, bir yandan deprem bölgesindeki yakınlarından haber almaya çalışırken, diğer yandan insanlara en hızlı ve en doğru haberleri ulaştırma gayretiyle sabahladı.

    İLK GÜN İLK EKİP

    Günün ilk ışıklarıyla birlikte Haber7’de oluşturulan kriz masasının ardından hemen bölgeye gönderilecek ilk ekip belirlendi.

    Muhabir, editör ve kameramanlarımız 6 Şubat’ta havayoluyla deprem bölgesine intikal etti. Akabinde bölgeye haftalık periyotlarla haber kadromuzdan ekip arkadaşlarını yönlendirdik. İnsana dokunan haberciliği benimseyen Haber7, bu süreçte en yoğun mesai harcayan kuruluşların hiç şüphesiz önünde yer aldı.

    Deprem bölgesine ulaşan kadrolarımız, hem haber hem de insani yardım için koşturdu. Gecesini gündüzüne katan ekiplerimiz kimi zaman kamera ve mikrofonunu bırakarak enkaz kaldırma çalışmalarına koştu, kimi zaman enkaz başında yakınına kavuşabilmek için bekleyen hüzünlü insanların derdini dinleyip gözyaşını sildi. Hatay’da beton yığınlarının altından canlı kurtarıldıktan sonra Çikolata var mı?” diye soran Ali için dondurucu soğukta bekleyenler arasında da Haber7 ekibi vardı, Kahramanmaraş’ta gece saatlerinde ısıtıcı ve gıda ihtiyacı olduğunu bildiren köylüler için otomobile atlayıp zifiri karanlıkta insani yardım kuruluşları ile birlikte yollara düşen ekipte de…

    Depremin acısını yaşayan mağdurlarla hüzünlendik, onlarla aynı koşturmacanın içinde bulunduk, aynı yemeğe kaşık salladık, onlarla komşu çadırlarda uyuyup uyandık.

    Afetin yaşandığı bölgede termometrelerin -25’i gösterdiği anlara şahitlik eden Haber7 ekibi, dondurucu soğuğa rağmen bir cana daha şefkat, merhamet ve hayat elini uzatan gönüllüler ordusunun cansiperane mücadelesini yerinde görüntüledi.

    ACIYI HEM YAŞADIK, HEM YANSITTIK

    Deprem bölgesinde ailesi bulunan ekip arkadaşlarımız adeta bir eli telefonda, bir eli klavyede çalıştı. Ailesinin yanına giden bazı editörlerimiz, yine bölgedeki afetin boyutunu gözler önüne seren haberlere imza atarak mesai dışında olmalarına rağmen insan odaklı habercilik örneği sergiledi.

    Deprem bölgesinden dönen çalışma arkadaşlarımız hemen ertesi gün mesai için merkez ofisimizde hazır bulunuyordu. Anormal derecede bir deprem, anormal derecede bir soğuk, insanüstü gayretle süren arama kurtarma ve insani yardım çalışmaları arasında rutin performansla habercilik yapmak elbette ki düşünülemezdi.

    YAYINDA DA HIZLI, DEZENFORMASYONU İFŞA ETMEDE DE…

    Haber7 merkez ofisinde yerel ve uluslararası ajanslar taranıp okurlara hızlı haber ve görüntü akışını sağlayan ekibimiz, bölgeden gelen kritik ayrıntıları da anbean servis etti. Haber7 ayrıca, deprem bölgesinden canlı yayın yapan ilk haber siteleri arasında yer aldı.

    İl il hangi şehirde hangi gelişmelerin olduğunu yalın bir anlatımla sayfalarımıza aktardık. “Deprem özel” sayfası hazırlayarak dakika dakika yaşanan bütün gelişmeleri tek bir sayfada okurlarımızın erişimine açtık.

    Bölgedeki mülki idare amirleri, belediye yetkilileri gibi kurmay isimlerle anlık görüşmeler sağlayarak teyitli bilgiler ışığında özel içerikler ürettik.

    Haber7.com internet portalının yanı sıra sosyal medya hesaplarımızdan da çok sayıda görüntü paylaşımı yaptık.

    Depremi fırsata çevirmek isteyen karanlık odakların manipülasyonlarına karşı titiz bir habercilik sergileyen editörlerimiz, yalan haberlere karşı da teyakkuza geçti.

    UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ

    6 Şubat depremlerini anlık olarak haberleştirdiğimiz gibi, 16 Mart’ta deprem bölgesinde meydana gelen sel felaketini de yine merkez ofisimiz ve bölgedeki mesai arkadaşlarımızla kamuoyuna anlık olarak servis ettik.

    Aradan geçen 6 aylık süreç içerisinde depremzedeleri hiç unutmadık. Hemen her yayın toplantımızda Deprem bölgesi için hangi haberleri yapacağız?” sorusu etrafında fikir yürütüldü. Deprem sonrasında buruk şekilde idrak ettiğimiz Ramazan ve Kurban Bayramlarında da bölgeyi unutmadık. Haber7 ekibi her iki bayram öncesinde bölgeye intikal ederek yürütülen çalışmaları yerinde gözlemledi, afetzedelerin sorun ve beklentilerini ülke kamuoyuna taşıdı.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/felaketin-1-yili-asrin-depreminde-haber7-neler-yapti/feed/ 0
    Resul Kurt: 6 Şubat’ın yıl dönümünde yaralar sarılıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/resul-kurt-6-subatin-yil-donumunde-yaralar-sariliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/resul-kurt-6-subatin-yil-donumunde-yaralar-sariliyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 07:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3227 Milletvekili Kurt; “Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Bakanlarımız, Genel Başkan Yardımcılarımız, MKYK Üyelerimiz, Milletvekillerimiz, Belediyelerimiz ve Teşkilatlarımız depremin ilk anından itibaren sahada vatandaşlarımızın yanında olmuştur. Valilerimiz, Kaymakamlarımız, Sağlıkçılarımız, Arama Kurtarma ekipleri, Aile ve Sosyal Hizmetler personelimiz ile tüm kamu ve sivil toplum kuruluşlarımız sürekli sahada destek vermiştir. Bu acıları hep birlikte saracağız. Devletimiz, tüm gücüyle depremzede hemşehrilerimizin yanındadır. Depremin yıl dönümünde Adıyaman’ın yaraları sarılmaktadır. Deprem bölgesinde vatandaşlarımızın konutları ve işyerlerinin kura ile dağıtımı yapılmaya başlamış olup, yıl sonuna kadar biten işyerleri ve binalarla birlikte şehrimizi ayağa kaldırmış olacağız. Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Milletvekili Kurt; Adıyaman’da 6 şubat asrın felaketinde Adıyaman İl Genelindeki Toplam Yapı (Bina) Stoğunun 115.067 olduğunu, depremde Yıkık-Acil Yıkılacak-Ağır Hasarlı Bina sayısının 28.483 ve Yıkık-Acil Yıkılacak-Ağır Hasarlı Bağımsız Bölüm sayısı  ise 63.626 adet olduğunu açıkladı.

    Deprem sonrası Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce tarihi ve kültürel varlıklara ilişkin hasar tespit çalışmaları yapılmış olup; 
    -1 camii (Ulu Cami) yıkık,
    -1 kilise (Morpetrus-Morpavlus Kilisesi) ağır hasarlı,
    -2 camii (Besni Kurşunlu Camii ve Merkez Kap Camii) ve 1 türbe (Mahmut Ensari Türbesi) ağır hasarlı,
    -2 camii de (Yeni Pınar Camii ve Eski Saray Camii)  az hasarlı tespit edilmiştir.
    Ulu Camii, Besni Kurşunlu Camii, Adıyaman Kap Camii, Morpetrus-Morpavlus Kilisesi, Mahmut Ensari Türbesinde ihale yapılarak çalışmalar başlamıştır. Yeni Pınar Camii ve Eski Saray Camii ibadete açık olup bunlarla ilgili deprem hasarlının giderilmesine yönelik ihale çalışmaları devam etmektedir. Çarşı Camii ve Musalla Camii deprem öncesi restorasyonda olduğundan gerekli güçlendirme ile birlikte restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Tamamen yıkık durumda olan Karakuş Tümülüsü’nün restorasyon işlemleri tamamlanarak ziyarete açıldı ve Eski Kahta Kalesi’nde restorasyon işlemleri başlatıldı.  
    Deprem sonrası süreçte 41 konteyner kent ve 30.000’den fazla konteyner kurulumu tamamlanmıştır. Toplamda 1.068 adet işyeri tamamlanmıştır. 

    Adıyaman’ın yeniden imar, ihya ve inşası için; yapılacak kalıcı Deprem Konut Sayısı:44.352; İlçeler Toplamı Kentsel Deprem Konut Sayısı:7.167; Merkez Kırsal Deprem Konutları Sayısı:4.579; İlçeler Kırsal Deprem Konut Sayısı:9.840 olmak üzere Adıyaman il ve ilçe merkezlerinde toplam 65.938’dir.  

    Bu kapsamda Merkezde Örenli Mahallesi 3.034 Konut ; İndere Mahallesi 16.433 Konut ; Mara Mahallesi 250 Konut (Yerinde Dönüşüm); Petrol Mahallesi 99 konut (Yerinde Dönüşüm) adet konut bulunmaktadır. Ayrıca, Akpınar-1, Akpınar-2 ve Kuyulu’da toplam 250 adet köy evi bulunmaktadır.

    İlçelerde ise; Besni 2.336 Konut, Gölbaşı 2.624 Konut, Çelikhan 250, Sincik 322 Konut, Tut 420 Konut ve Kahta 1.703 Konut inşaatı devam etmektedir. 

    Adıyaman merkeze bağlı köyler ve ilçelere bağlı köylerde toplamda 6.290 adet Betonarme Kırsal Konut planlanmaktadır. Adıyaman merkeze bağlı köyler ve ilçelere bağlı köylerde toplamda 7.880 adet Çelik Kırsal Konut yapılması planlanmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında Adıyaman ilimizde yerinde dönüşüm için yapılan toplam başvuru sayısı 22.448 adettir. İl genelinde 830 adet konut ruhsat aşamasındadır. Bugüne kadar yerinde dönüşümü kesinleşmiş ruhsat alan konut sayısı 80 adettir.

    Depremin ilk anından itibaren şehrin yaralarının sarılması için gerekli tüm imkânlar sağlanmış, vatandaşların ihtiyaç ve talepleri karşılanmıştır. Bu kapsamda;
    10.677 ev sahibi afetzede aileye 10 ay boyunca 7.500 TL olmak üzere 559.375.000 TL, kiracı afetzede olan 18.375 aileye 10 ay boyunca 5.000 TL olmak üzere 585.531.000 TL ve toplamda 29.052 aileye 1.144.906.500 TL nakdi destek sağlanmıştır. 
    Vefat eden afetzedelerin yakınlarına toplam 714.599.974,20 TL nakdi yardım ödemesi yapılmıştır. 

    Destek Ödemesi (Hane Yardımı) adı altında 127.073 afetzede aileye 10 Bin TL’den toplamda 1.270.730.000 TL, Taşınma Yardımı adı altında ise 57.926 afetzede aileye 15 Bin TL’den toplamda 868.890.000 TL nakdi ödeme yapılmıştır. 
    Bunun yanı sıra aciliyet gerektiren alım, kiralama, bakım ve onarımlar için toplamda 1.842.321.596.-TL harcama yapılmıştır. 

    Adıyaman İl Geneli Toplam Dağıtılan Gıda Kolisi: 565.739; Toplam Faydalanan Aile/Kişi Sayısı: 264.779’dur. Ayrıca 9.145 adet Esenkart (Sosyal Yardım Kartı) dağıtılmıştır.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/resul-kurt-6-subatin-yil-donumunde-yaralar-sariliyor/feed/ 0
    Konya ile Hatay arasında gönül köprüsü kuruldu https://www.foxtvhaber.com.tr/konya-ile-hatay-arasinda-gonul-koprusu-kuruldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/konya-ile-hatay-arasinda-gonul-koprusu-kuruldu/#respond Tue, 06 Feb 2024 06:24:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3224 Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 şehri vuran depremin ilk saatlerinde Hatay’a ulaşan Konya Büyükşehir Belediyesi, Başkan Uğur İbrahim Altay’ın talimatıyla seferberlik ilan ederek Hatay’da arama-kurtarma, altyapı, mobil mutfak, su temini, lojistik, konteyner kent, gıda ve kıyafet desteği, yeni iş yerleri, haberleşme ve enerji gibi insani ihtiyaçlar konusunda canla başla çalıştı. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremleri sonrasında tüm olanaklarını deprem bölgesi için harekete geçiren Konya Büyükşehir Belediyesi, depremzedeler ile felaketin ilk dakikalarından itibaren yakından ilgilenerek tüm eksikliklerini giderme noktasında yoğun mesai harcadı. 

    “HATAYLI VATANDAŞLARIMIZLA GÖNÜL BAĞIMIZ OLUŞTU”

    Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketinin ardından Konya Büyükşehir Belediyesi ilk dakikalarda Başkan Uğur İbrahim Altay’ın talimatıyla seferberlik ilan etti. Başkan Altay, geçtiğimiz yıl Şubat ayında ülkemiz adına yüzyılın en büyük felaketinden birinin yaşandığını belirterek, 11 şehirde büyük bir yıkıma neden olan ve tüm ülkeyi derin bir yasa boğan depremlerin, hafızalardan hiçbir zaman silinmeyecek izler bıraktığını ifade etti.

    Deprem sonrası Konya olarak ilk anda harekete geçtiklerini ve sonuna kadar tüm imkanlarıyla Hatay halkının yanında olduklarını belirten Başkan Altay,

    “6 Şubat depremleri hepimizin hafızalarında hala taptaze duruyor. Konya, belediyeler olarak Hatay’da yaptıklarıyla tüm Türkiye’nin takdirini kazandı. Buradaki en büyük başarı bir bütün olarak hareket etmekti. Bütün belediyelerimiz, odalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, vatandaşlarımız Hatay’da birlikte bir gayret gösterdi. Deprem çok büyük acılara neden oldu ama Hataylı vatandaşlarımızla aramızda sağlam bir gönül bağı oluştu” dedi.  

    Depremin bir yandan da şehirlerin önceliğinin kentsel dönüşüm, depreme hazırlanmak ve dirençli şehirler oluşturmak olduğunu bir kez daha hatırlattığını kaydeden Başkan Altay, hep birlikte bu konuda çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Altay, “Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın aziz hatıralarını, daima kalbimizin başköşesinde taşıyacağız. Mekânları cennet, makamları âli olsun. Allah, ülkemizi ve milletimizi bir daha hiçbir zaman böyle bir felaketle sınamasın” diye konuştu.

    KONYA İLK ANDA TEYAKKUZA GEÇTİ

    Konya Büyükşehir Belediyesi ekipleri 6 Şubat sabahı saat 06:30’da Hatay’a hareket ederek, en hızlı şekilde çalışmalara başladı. Sabaha karşı yola çıkan arama kurtarma ekiplerinin hemen ardından Mobil Mutfak tırları, su tırı, telsiz istasyonları, mobil şarj istasyonları, ekskavatörler, loderler, aydınlatma kulesi, jeneratörler, seyyar tuvaletler ve hizmet araçları başta olmak üzere ilçe belediyeleri ile birlikte çok sayıda araç ilk etapta AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi.

    BAŞKAN ALTAY HATAY’DAN HİÇ AYRILMADI

    Konya Valisi Vahdettin Özkan ile birlikte ilk gün bölgeye ulaşan ve uzun süre hiç ayrılmadan Hatay’da kalan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Hatay’da kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına katıldı. Konya’da bir araya getirilen ve 622 tırdan oluşan yüzbinlerce yardım kolisi, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin koordinasyonunda bölgeye ulaştırıldı.

    KONYA’DAN DEPREM BÖLGESİNE GİDEN EKİP 168 KİŞİYİ ENKAZDAN KURTARDI

    Depremin hemen ardından Hatay’dan tahliye işlemi başlatan Konya Büyükşehir Belediyesi, 8 bine yakın depremzedeyi şehirden çıkardı. Konyalılar depremde evini kaybeden vatandaşlara evlerinin kapılarını açtı.

    Konya Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ile birlikte toplamda 3 bin 369 personeliyle bölgede çalışmalar yürüttü. Büyükşehir Arama-Kurtarma Ekipleri, 168 vatandaşımızı enkazdan sağ olarak çıkarmayı başardı.



    MOBİL MUTFAK VE MOBİL EKMEK FIRINI KESİNTİSİZ HİZMET VERDİ

    Konya Büyükşehir Belediyesi Mobil Mutfak TIRI ve ekmek fırınında depremzedelere ve ekiplere sıcak yemek ve ekmek dağıtımı yapıldı. Mobil Mutfaklar ile toplamda 735 bin öğün sıcak yemek imkânı sağlandı. Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Beysu tesislerinin, 48 tırdan oluşan tüm paket su üretimi bölgeye yönlendirildi.

    Gıda ihtiyacını gidermek adına Hatay’a 50 tır, Kahramanmaraş’a 300 ton un ulaştırıldı. Vatandaşlar, Konya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda Konya’da oluşturulan yardım merkezlerinde bölgeye gönderilecek yardımlara katkıda bulundu.

    DEPREM BÖLGESİNE TEMİZ SU KOSKİ’DEN

    Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri Hatay’da sağlıklı içme ve kullanma suyu ihtiyacına da çözüm üretti. Ekipler, ilk olarak HATSU pompa istasyonundaki kuyuları çalıştırarak bu kuyulardan tankerlere su doldurmak suretiyle depremden etkilenen insanlara su dağıtımı yaptı.

    İlerleyen saatlerde de enkaz bölgelerine portatif jeneratör ve projektörle aydınlatma yapan KOSKİ ekipleri, kuyuların arıza kontrollerini de sürekli olarak yaptı.

    KOSKİ, Hatay’ın temiz suya erişimini sağlamak ve altyapı sorunlarını gidermek amacıyla; 10.267 metre içme suyu hattı ve 8.500 metre kanalizasyon hattı döşedi.

    KOSKİ ekipleri toplamda 1.540 noktada arıza bakım ve onarım işlemi gerçekleştirdi. Ayrıca 867 kabin ile tuvalet, 330 kabin ile duş hizmeti sağladı. İhtiyaç olan mahallelere tankerlerle 6000’den fazla sefer yaparak temiz su ulaştırdı ve 56 adet sokak çeşmesi montajı yaptı.

    HATAY’IN TÜM SU ALTYAPISININ RÖNTGENİ ÇEKİLDİ

    KOSKİ tarafından geliştirilen yerli ve milli KOSKİ CBS uygulaması sayesinde; Hatay’ın tahrip olan su ve kanalizasyon altyapısına en hızlı şekilde müdahale edildi.

    Hatay’a ait tüm altyapı verileri CBS sistemine entegre edilerek, müdahale ve onarım işlemlerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlandı.

    DEPREM BÖLGESİNE, KONYA’DAN 1.000 KENTEYNERLİK KENT 

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Meram, Karatay, Selçuklu belediyeleri, Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası ve Konya Ticaret Borsası Hatay’da 3 etaptan oluşan konteyner kentler kurdu. 

    AFAD’a teslim edilen, 1000’e yakın konteynerden oluşan konteyner kentlerde 4 binden fazla vatandaşa geçici barınma imkânı sağlandı.

    Konteyner kentlerde açılan Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK) da kadınlara yönelik kurslarla hizmetlerini sürdürüyor.

    152 DÜKKANLIK BEDESTEN KURULDU

    Yine Konya Büyükşehir Belediyesi, MÜSİAD Konya Şubesi ve Konya Sanayi Odası ile birlikte; Narlıca’da 152 dükkândan oluşan Konya Bedesten’i inşa edilerek esnaflara teslim edildi.

    MOBİL SAĞLIK ARAÇLARI İLE HİZMET VERİLDİ

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Diş Hekimleri Odası ile birlikte hazırladığı Ağız ve Diş Sağlığı Teşhis ve Tedavi Aracı ile Hatay’da 5 bin 150 vatandaşı tedavi etti. Optisyen ve Gözlükçüler Odası ile birlikte hazırlanan Mobil Gözlük Aracı ise 3 binden fazla depremzedeye gözlük verdi. 

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ HAYVAN SAHİPLERİ DE UNUTULMADI

    Konya Büyükşehir Belediyesi, deprem bölgesine gönderdiği insani yardımların yanı sıra hayvancılık faaliyetlerinin sekteye uğramaması için Hataylı çiftçiler için 10 TIR besi ve süt yemi besi ve süt yemi ulaştırdı. Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki hayvan acil yardım aracı CANBULAN ve uzman veterinerlerle, köylerde hayvan sağlığı taramaları yapıldı. Sokak hayvanları için de 10 ton mama yardımında bulunuldu.

    ÇOCUKLARA MORAL İÇİN ETKİNLİKLER YAPILDI

    Depremden etkilenen çocuklar için çadır kentlere oyun parkları yerleştiren Konya Büyükşehir Belediyesi, ayrıca Çocuk Tiyatrosu ekibi ve Bilim Tırını bölgeye yönlendirerek çocuklara moral depoladı. 

    TARİHİ MİRAS OLAN CAMİİNİN YENİDEN İNŞAASI YAPILDI

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Hatay-Konya kardeşliğini taçlandırmak adına, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak depremde yıkılan Habib-i Neccar Cami’sinin restorasyonunu da üstlendiklerini ifade etti.

     

    Deprem bölgesinde yapılan çalışmalarla tüm Türkiye’nin takdirini kazanan Konya’nın, Hatay’ın simge yapısını tekrar ayağa kaldırma konusunda da sorumluluk üstlendiğini kaydeden Başkan Altay, “Ülkemizin önemli tarihi miraslarından birisi olan Anadolu’nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi maalesef yaşanan depremden sonra yıkılmıştı. Konya Büyükşehir olarak Hatay’ın tüm sorunlarında olduğu gibi Habib-i Neccar Camisi’ni de eski günlerine döndürmek için kolları sıvadık. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla yürüttüğümüz sürecin sonunda Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kontrolünde bu simge yapının yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalara başladık” ifadelerini kullandı.



    RAMAZAN AYINDA DA YALNIZ KALMADILAR

    Büyükşehir Belediyesi, Konya’nın üç merkez ilçe belediyesiyle birlikte Hatay’daki depremzedeleri Ramazan ayında da yalnız bırakmadı.

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Meram, Karatay ve Selçuklu belediyeleriyle birlikte mübarek Ramazan ayında Hatay’daki depremzede ailelere verilmek üzere 23 bin koliden oluşan 14 TIR yardım kolisi ulaştırdı. Konya Büyükşehir Belediyesi, Hatay Payas’ta kurduğu Ramazan çadırıyla da binlerce depremzedeye iftar ve sahur hizmeti verdi. Ayrıca, bölgede Ramazan etkinlikleri düzenleyerek depremzede çocuklara moral verdi. 


    KONYA’NIN AKILLI UYGULAMALARI HATAY’DA KRİTİK ROL ÜSTLENDİ

    Kahramanmaraş merkezli deprem felaketlerinin ilk gününden itibaren altyapı, lojistik, su çalışmaları, barınma, mobil mutfak, haberleşme ve enerji gibi insani ihtiyaçlar konusunda çalışmalar yapan Konya Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehircilik uygulamaları ile birçok alanda kritik rol üstlendi.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Hatay’da yaşamı normale döndürmek için yaptıkları tüm çalışmalarda Akıllı Şehir uygulamalarından faydalandıklarını belirterek şunları söyledi:

    Konya Büyükşehir’in deprem bölgesinde kullandığı Akıllı Şehir uygulamalarından bazıları şöyle:

    “Şehrin tüm altyapısının çöktüğü, veriye erişimin mümkün olmadığı, haberleşmenin sağlanamadığı ve GSM şebekelerinin kullanılamadığı ilk anlarda Uydu İnterneti ve Sayısal Telsiz Haberleşme Sistemi’yle iletişim sağlandı. Solar Mobil Şarj İstasyonu kuruldu. KOSKİ CBS uygulaması ile tahrip olan su ve kanalizasyon altyapısına hızlı şekilde müdahale edildi. Kapsül Teknoloji Platformu bünyesindeki öğrenciler 3 bin 700 adet powerbank ve 2 jeneratörle baz istasyonu kurdu. Depremzede vatandaşlara kesintisiz temiz su sağlamak için güneş enerjisinden elektrik üreterek, su depolarında klorlama işlemleri gerçekleştirildi. Konya Mobil Uygulaması ile depremzedelere yardımcı olmak isteyen gönüllüler en doğru lokasyonlara yönlendirilerek, olası bir kaos durumuna karşı etkili koordinasyon sağlandı. Su kayıplarının önüne geçmek için kullanılan Akustik Dinleme Cihazları,  arama-kurtarma çalışmalarında, enkaz altındaki depremzedelerin tespitinde büyük fayda sağladı. Araç Takip ve İş Takip Sistemleri kullanıldı.”
    Konya Büyükşehir Belediyesi, Hatay dışında Kahramanmaraş’a 300 ton un gönderirken depremin etkilediği diğer şehirlerde de altyapı çalışmalarına katkı sağladı.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/konya-ile-hatay-arasinda-gonul-koprusu-kuruldu/feed/ 0
    Asrın felaketini yaşayan iller bir yılda 57 bin 15 kez sallandı! https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketini-yasayan-iller-bir-yilda-57-bin-15-kez-sallandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketini-yasayan-iller-bir-yilda-57-bin-15-kez-sallandi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3218 Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, 6 Şubat 2023’te 04.17’de Pazarcık-Kahramanmaraş ve 13.27’de Elbistan-Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen 11 ilin, bir yıl içerisindeki deprem hareketliliğine ilişkin bilgi verdi.

    Dünya genelindeki deprem verilerine göre 2023’te en fazla can kaybının 6 Şubat’taki depremlerde meydana geldiğine dikkati çeken Özmen, “Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ili doğrudan 7 ili de dolaylı şekilde etkileyerek toplam 18 ilde hasara neden oldu. Bu depremler, Türkiye’de son yüzyılda en fazla can kaybına ve yıkıma neden olan, en geniş alanı etkileyen ve en fazla sayıda binanın yıkılmasına ve en fazla ekonomik kayıp yaşatan depremler olarak kayıtlara geçti” değerlendirmesini yaptı.

    TÜRKİYE YÜZÖLÇÜMÜNÜN YÜZDE 14’Ü DEPREMDEN DOĞRUDAN ETKİLENDİ

    Depremlerden doğrudan etkilenen 11 ilde ülke nüfusunun yüzde 16,4’ünün yaşadığına işaret eden Özmen, şöyle konuştu:

    “Türkiye yüzölçümünün yüzde 14’ünün doğrudan etkilendiği 11 ilde, 6 Şubat 2023’ten bu yana 57 bin 15 deprem meydana geldi. Yani deprem bölgesi günde ortalama 156, haftada 1096 ve ayda 4 bin 751 depremle sarsıldı. 6 Şubat 2023’ten bugüne son bir yılda 20 bin 761 deprem ile en fazla sarsıntının meydana geldiği il Kahramanmaraş oldu. Bu verilere göre Kahramanmaraş, günde ortalama 56, haftada 399, ayda 1730 deprem yaşadı. Depremlerin en fazla görüldüğü diğer iller ise 15 bin 965 sarsıntıyla Malatya, 6 bin 104 sarsıntıyla Adıyaman ve 5 bin 105 depremle Adana oldu.”

    Özmen, afete dirençli kentler oluşturmanın ve afete hazırlığı en üst seviyeye çıkarmanın yolunun eğitimden geçtiğinin altını çizerek, “Afetlerle etkin bir şekilde mücadele edebilmek için toplumun bütün kesimlerinin afet ve afet yönetimi konusunda eğitilmesi, bunun sürdürülebilir bir şekilde, sürekli geliştirilerek, doğru eğitim materyalleriyle, konusunda uzman kişiler tarafından yapılması gerekir” diye konuştu.

    AFET YÖNETİMİ, ÜNİVERSİTELERDE SEÇMELİ DERS OLSUN ÖNERİSİ 

    Kamu kurum kuruluşları ve belediyelerdeki ilgili personele, üniversitelerde afet yönetimiyle ilgili eğitim verilmesinin önemine dikkati çeken Özmen, üniversitelerin de afet ve afet yönetimi eğitimi konusunda öncü rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Özmen, şunları kaydetti:

    “Üniversitelerde, afet ve afet yönetimi konusunda seçmeli ve/veya zorunlu dersler koyarak kamu yönetiminden mühendisliğe, hukuktan sağlığa kadar her branştaki öğrencinin bu eğitimleri alması sağlanmalıdır. Çünkü afetlerle ilgili hazırlanan bütün raporlar afetlerin sayısında ve sıklığında artış olduğunu ve ilerleyen yıllar içinde de bu artışın süreceğini göstermektedir. Bu olası afetlerle en etkin bir şekilde mücadele edebilmek, afet risklerini en aza indirebilmek ve olası afetlere karşı en iyi şekilde hazırlık yapabilmek için bu konuda yetişmiş insan gücüne ihtiyaç vardır.”

    Özmen, üniversitelerdeki “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans” ve “Acil Durum ve Afet Yönetimi Ön lisans” programlarının, ders müfredatı, eğitim materyalleri, nitelikli akademik personel ihtiyacı ve istihdam alanları gibi sorunlarının giderilerek, bu bölümlerdeki eğitim kalitesinin en üst seviye çıkarılıp, ülke ihtiyaçlarını karşılayacak konuma getirilmesi gerektiğini de belirtti.

    Afetlerle mücadelenin bir diğer önemli adımının da mekansal planlar olduğuna işaret eden Özmen, “Bu planlar hazırlanırken afet tehlike ve risk haritalardan yararlanılmalı, yerleşime uygunluk değerlendirmesi buna göre yapılmalı ve afet tehlike ve riski yüksek olan yerlerin imara açılması önlenmelidir” ifadelerini kullandı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketini-yasayan-iller-bir-yilda-57-bin-15-kez-sallandi/feed/ 0
    Siyasilerden 6 Şubat mesajı https://www.foxtvhaber.com.tr/siyasilerden-6-subat-mesaji/ https://www.foxtvhaber.com.tr/siyasilerden-6-subat-mesaji/#respond Tue, 06 Feb 2024 04:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3215 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya üzerinden Kahramanmaraş’ta meydana gelen ilk depremin yaşandığı 04.17’de yaptığı paylaşımda, “Bundan tam 1 yıl önce bu dakikada, Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremle sarsıldık. Depremin süresi 65 saniyeydi ama sanki bir ömür gibi sürdü. Yaşadıklarımız Asrın Felaketiydi. 120 bin kilometrekarelik alanda 11 ilimiz, 124 ilçemiz, 6 bin 929 köy ve mahallemiz ağır yıkıma uğradı. 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız yaralandı. Koklamaya kıyamadığımız yavrularımızı kaybettik bu depremde; eli öpülesi analarımızı, babalarımızı. Nikah günü alan nişanlılar ayrı düştü” dedi.

    Bakan Yerlikaya’nın yaptığı paylaşımda hazırlanan 6 Şubat Belgeseli paylaşılarak, “Ama asrın felaketini hamdolsun asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük Hazırladığımız 6 Şubat Belgeseli, dayanışmamızı, birlikteliğimiz, dünyanın en büyük `İyileştirme Operasyonu´nun nasıl gerçekleştiğini anlatıyor. 6 Şubat´ın 1´inci yılında depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah´tan rahmet diliyorum. Ailelerine, yakınlarına ve Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum. Her birinin mekanları cennet olsun” ifadelerine yer verildi.

    BAKAN FİDAN: YANIMIZDA OLAN TÜM DOST ÜLKELERE TEŞEKKÜR EDİYORUM

    DHA’nın haberine göre; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, deprem döneminde Türkiye´nin yanında olan ülkelere teşekkür ederek, “6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız felaketin sene-i devriyesinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Devletimiz ve hükümetimiz; milletimizden aldığı güçle, her zaman ve her yerde vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edecek. Zor günümüzde yanımızda olan tüm dost ülkelere de bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ise sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Hafızalarımızdan ve kalbimizden silinmeyecek o acı gecenin birinci yılındayız. Mevlam ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Kaybettiğimiz bütün canlarımızı hasretle, rahmetle yad ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    BAKAN URALOĞLU: KAYBETTİĞİMİZ TÜM CANLARIMIZIN MEKÂNI CENNET OLSUN

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise yaptığı paylaşımda, devletin bütün imkanları ile sahaya indiğini belirterek, “Acının tarifi yoktu… Gözler kapandı, sözler tükendi, asrın felaketiyle gözyaşı döktü Türkiye… Gün; bir can bir nefes için durmadan çalışma, bir olma, birlik olma günü dedik ve devlet olarak bütün imkanlarımızla sahaya indik. Tek yürek, tek bilek olduk; asrın birlikteliğini sergiledik, birlikte iyileştik. Kaybettiğimiz tüm canlarımızın mekânı cennet olsun. Rabb´im ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın! Unutmadık… Unutmayacağız” ifadeleri kullandı.

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise depremde yaralanan vatandaşlara şifa dileyerek, “6 Şubat 2023´te meydana gelen Asrın Felaketi´nde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah´tan rahmet niyaz ediyor; tedavi süreçleri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabb´im geride kalanlara sabır versin; ülkemizi ve milletimizi her türlü afetlerden ve felaketlerden muhafaza eylesin” dedi.

    BAKAN BOLAT: 86 MİLYON VATANDAŞIMIZI DERİNDEN ETKİLEDİ

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, depremin 86 milyon vatandaşı etkilediğini belirterek, “Acısı hala taze olan Asrın Felaketi´nin üzerinden 1 yıl geçti. Tam 1 yıl önce 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemizi derinden sarsan, hiçbir zaman yaşanmasını istemediğimiz yüzyılın felaketini yaşadık. Yaşadığımız bu felaket sadece deprem bölgesinde vatandaşlarımızı değil, 86 milyon vatandaşımızı derinden etkiledi. Pazarcık ve Elbistan ilçelerimizde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, yüzlerce kilometrelik bir alanda büyük yıkımlara sebep olurken 56 bin şehidimize ve günlerce, aylarca tutulacak yaslara yıllarca unutulamayacak anlara sebep verdi” ifadelerini kullandı.

    BAKAN TUNÇ: DEVLETİMİZİN ŞEFKAT ELİ, HERKESE ULAŞTI

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise paylaşımında, “Hepimizi derin bir üzüntüye boğan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinin üzerinden tam bir yıl geçti. Dünya tarihinin karada meydana gelen etkisi en yüksek depremi olarak kayıtlara geçen bu büyük afetin ilk anlarından itibaren devlet ve millet olarak yaraları sarmak için seferber olduk. Devletimizin şefkat eli, herkese ulaştı. `Biz birlikte Türkiye´yiz´ diyerek zor zamanları aşmak, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan´ın öncülüğünde depremin tüm izlerini silmek için azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah´tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum. Rabb´im, aynı acıları tekrar yaşatmasın, ülkemizi ve milletimizi her türlü felaket ve afetten korusun” ifadelerini kullandı.

    BAKAN GÖKTAŞ: RABBİM BİZLERİ BİR DAHA BÖYLESİ FELAKETLERLE SINAMASIN

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise “Bir yıl geçti üzerinden. Ne kayıplarımızı unuttuk ne deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı ne de kendi acısını bir kenara bırakıp yardıma koşan kahramanlarımızı. İlk anından itibaren depremin etkilerini en aza indirmek için asrın birlikteliğini sergileyerek canla başla çalıştık ve milletimize bir söz verdik: Yaralar tamamen sarılıncaya kadar tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kere daha Allah´tan rahmet diliyorum. Rabbim bizleri bir daha böylesi felaketlerle sınamasın” dedi.

    ÖZEL: BİZİM ACIMIZIN AYRISI GAYRISI HİÇ OLMADI

    CHP Genel Başkanı Özür Özel de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bir yıl ki bu, dün gibi. Binlerce annemi, binlerce babamı, binlerce dost, evlat ve arkadaşımı kaybetmiş gibiyim. Bizim acımızın ayrısı gayrısı hiç olmadı. Daima birlikte iyileşmeye çalışacağız. Kaybettiğimiz tüm canlarımıza rahmetle” ifadelerini kullandı.

    AKŞENER: O DERİN ÇARESİZLİĞİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise “Kahramanmaraş merkezli depremlerin 1. yılında, kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Yüce Allah´tan rahmet diliyorum. Memleketimizi yasa boğan o büyük acıyı ve o derin çaresizliği unutmadık, unutturmayacağız. İnsanımızı duyan, anlayan ve yaşatan şehirleri hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

    ALTUN: TARİFİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ACI BIRAKAN FELAKETİNİN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise yaptığı paylaşımda hayatını kaybedenlere rahmet ve yaralananlara şifa dileyerek, “6 Şubat 2023’te yaşadığımız ve yüreklerimizde tarifi görülmemiş bir acı bırakan deprem felaketinin üzerinden bir yıl geçi. `Asrın felaketi´ olarak nitelenen depremlerde kaybettiğimiz 53 bin 537 canımıza Allah´tan rahmet, yaralananlara şifa ve yakınlarını kaybeden her bir kardeşimize sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah, en zor zamanda bile `Asrın Birlikteliği´ni ortaya koyan necip milletimizi ve güzel ülkemizi her türlü afet ve tehlikeden muhafaza buyursun” dedi.

    MSB: MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN

    Milli Savunma Bakanlığı´nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Milli Savunma Bakanlığı olarak 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz Milletimizin başı sağ olsun” denildi.

    AFAD: KAYBETTİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZIN ACISI İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, “Bundan tam bir yıl önce bugün, 6 Şubat günü saat 04.17´de hepimizi derinden sarsan Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki deprem ile sarsıldık. Bu depremin ardından geniş bir alanda etkili olan çok sayıda deprem yaşadık. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısı ilk günkü gibi taze; yüreğimizi yakmaya devam ediyor. İlk andan itibaren Devletimizin tüm imkanları ile Milletimizin yanında olduk; tarihin en büyük arama kurtarma ve iyileştirme çalışmalarını başlattık. Bu süreçte, Devlet-Millet birlikteliği ile dünyada eşine az rastlanır bir dayanışma gösterdik; asrın felaketini asrın birlikteliğine dönüştürdük. Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve aziz Milletimizin desteği ile gönülden gönüle köprüler kurduk; bir olduk, birlik olduk. Yaralarımızı el birliği ile sardık, afetin izlerini silmek için hep beraber çalıştık. Afetlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Kahramanmaraş merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremin 45´inci dakikasında afetin büyüklüğü, etki alanı ve kış mevsiminin zorlu koşulları süratle değerlendirilmiş; Türkiye Afet Müdahale Planı´na (TAMP) göre depremin seviyesi 4 olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda uluslararası çağrıya çıkılmış, 90 ülkeden gelen 11 bin 488 arama kurtarma ekibi hızla deprem bölgesine sevk edilmiştir. Asrın Felaketinden Asrın Birlikteliğine” ifadelerini kullandı.

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/siyasilerden-6-subat-mesaji/feed/ 0
    Asrın felaketinin yaraları, asrın birlikteliği ile sarılıyor! 2 ayda 75 bin… https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinin-yaralari-asrin-birlikteligi-ile-sariliyor-2-ayda-75-bin/ https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinin-yaralari-asrin-birlikteligi-ile-sariliyor-2-ayda-75-bin/#respond Mon, 05 Feb 2024 23:36:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3210 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından asrın felaketinin vurduğu illeri ayağa kaldırmak için devlet, ilk andan itibaren seferber olurken; aradan geçen bir yılın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bölgenin eski güzel günlerine dönebilmesi için yoğun çaba sarf ediyor.

    Bakanlık, 11 şehirde 930 şantiyede, 110 bin 450 personelle gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor. İnşası biten ve hak sahipliği belirlenen 46 bin konut teslim ediliyor. Mart ayının ortasına kadar ise 75 bin konutun hak sahiplerine teslimi planlanırken; depremin zarar verdiği illerin alt yapısı da Bakanlığın bağlı kuruluşu olan İLBANK tarafından verilecek hibeyle yenileniyor.

    6 Şubat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve ‘Asrın felaketi’ olarak tarihe geçen depremlerin üzerinden bir yıl geçerken; Bakanlık, 11 şehirde 930 şantiyede, 110 bin 450 personelle gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, doğrudan 11 ilin toplamda ise 18 ilin etkilendiği depremin ilk anında itibaren hasar tespit çalışmalarına başladı. 6 milyondan fazla bağımsız bölüm incelendi. Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre, 680 bin konut 170 bin ticari alandan oluşan 850 bin bağımsız bölüm ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi.

    REZERV ALANLARDA 207 BİN KONUT İNŞA EDİLİYOR

    Bakanlık tarafından ilk etapta depremzedeler için konteynerler vasıtasıyla geçici barınma alanları ve iş yerleri inşa edildi. Yine etütleri yapılmış sağlam zeminlere sahip rezerv alanlarda inşa faaliyetlerine başlandı. Şu anda 207 bin konutun rezerv alanlarda inşası hızla devam ediyor. Ayrıca, şehrin hafızasını barındıran zemin etütleri yapılmış sağlam zeminlerde 50 bin konutun peyderpey ihalesi yapılıp inşasına başlanıyor.

    50 BİN ÇELİK KÖY EVİ YAPILIYOR

    15 Eylül 2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki başkanlığında gerçekleşen ‘Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şurası’ sonuç bildirgesinde ‘köy evlerinin çelik konstrüksiyondan inşa edilmesi’ önerisiyle afet bölgesinde çelikten köy evlerinin yapımına başlandı. Şu anda 50 bin çelik köy evinin bir başlandı, bir kısmının da ihalesi devam ediyor.

    YAPIMI DEVAM KONUT SAYISI 307 BİNE ULAŞTI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, deprem bölgesinde yapımı süren ve ihale aşamasında konut sayısı 307 bin 66’ya ulaştı.

    İMAR PLANLARI VE UYGULAMALARI GEDAŞ TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR

    Deprem bölgelerinde Bakanlığın koordinatörlüğünde zemin araştırmalarına yönelik mikrobölgeleme ve zemin etüt çalışmaları, kentsel tasarım ve mimari projeler, imar planları ve uygulamaları, vatandaşların bilgilendirilmesi ve uzlaşmaların yapılması işlemleri GEDAŞ tarafından yürütülüyor.

    46 BİN KONUT DEPREMZEDELERE TESLİM EDİLİYOR

    Bölgede yapımları TOKİ, Emlak Konut ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından devam eden afet konutları ve köy evlerinin teslimine başlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 3 Şubat’ta Hatay’da gerçekleştirilen konut teslim töreninin ardından 4 Şubat’ta Gaziantep’te TOKİ ve Yapı İşleri eliyle yapılan kalıcı konutlar hak sahiplerine teslim edildi. 

    Şubat ayı içerisinde toplamda 45 bin 901 konutun kura çekimleri tamamlanarak depremzedelere teslim edilecek.

    2 AY İÇERİSİNDE TESLİM EDİLEN KONUT SAYISI 75 BİNE ULAŞACAK

    Mart ayının ortasına kadar ise 30 bin konutun daha kuraları gerçekleştirilecek. 2 ayın sonunda toplamda 75 bin 364 konutun kuraları tamamlanıp, depremzedelere teslim edilmiş olacak.

    YERİNDE DÖNÜŞÜM İLE MAHALLE KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, evi yıkılan depremzedelerin topraklarından uzaklaşmamaları için de projeler hayata geçirdi. ‘Yerinde dönüşüm’ kampanyası ile afetzedelere kolaylık sağlandı. Depremzedelerin bir an önce güvenli evlerine, sıcak yuvalarına kavuşabilmeleri için başlatılan kampanya kapsamında, hibe ve krediler 2 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeli ve faizsiz olarak veriliyor. Etütleri yapılmış sağlam zeminlerde inşa faaliyetleri planlanan Yerinde Dönüşüm projesine başvurular 255 bine ulaştı. Yerinde Dönüşüm projesi kapsamında hibe ve kredi desteği alarak Bakanlığın denetiminde TOKİ güvencesinde, kendi evlerini zemin etütleri yapılmış sağlam zeminlerde yapmak isteyen yaklaşık 15 bin vatandaş da işlemlere başladı.

    ŞEHİR MERKEZLERİNİ BAKANLIK AYAĞA KALDIRIYOR

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, depremden etkilenen şehirlerin meydanlarına, ana caddelerine de özel bir önem gösteriyor. Bu kapsamda, şehir meydanları; sahip oldukları tarihi, kültürel varlıkları muhafaza etme prensibiyle ihya ediliyor. Özellikle depremden en çok etkilenen şehirler ve ilçelerdeki meydanlar ve meydanlara açılan ana caddeler Bakanlık tarafından ihya ediliyor. Bu kapsamda, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da hummalı bir çalışma sürüyor. Tarihi değerler korunurken şehir meydanları afetlere dirençli bir şekilde yeniden ihya ediliyor.

    İLBANK ARACILIĞIYLA YEREL YÖNETİMLERE 56 MİLYAR TL HİBE DESTEĞİ SAĞLANIYOR

    Ayrıca depremin etkilediği 11 şehirde; yapılacak içme suyu, atık su, kanalizasyon, arıtma tesisi gibi altyapı projeleri için İLBANK aracılığıyla yerel yönetimlere 56 milyar TL hibe desteği sağlanıyor. Şu an projelendirme çalışmaları sürdürülürken, bu yaz itibarıyla altyapı çalışmalarına başlanacak.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/asrin-felaketinin-yaralari-asrin-birlikteligi-ile-sariliyor-2-ayda-75-bin/feed/ 0
    Deprem bölgesinde ticari krediler yüzde 36 büyüdü https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-ticari-krediler-yuzde-36-buyudu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-ticari-krediler-yuzde-36-buyudu/#respond Mon, 05 Feb 2024 22:00:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3204 TBB’den 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü nedeniyle yapılan açıklamaya göre, asrın felaketinin hemen ardından, depremden etkilenen vatandaşların, banka çalışanlarının ve müşterilerin acil ihtiyaçlarının karşılanmasına ve yaralarının sarılmasına öncelik verildi.

    Finansal hayatın bir an evvel normale döndürülmesi ve müşteriler ile tüm paydaşlara hızlı ve güvenilir bir şekilde bilgi akışının sağlanması amacıyla bölgede görevlendirilen resmi kurum temsilcileriyle etkili bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Alınan ilk aksiyonlarla deprem bölgesindeki bankacılık hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesi ve ödeme sisteminin sağlıklı olarak çalıştırılması sağlandı. Deprem yardımlarının ödenmesine aynı hafta içinde başlanması finansal hayatın devamı açısından çok önemli bir adım oldu.

    Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu depremin yaşandığı günün sabahında toplanarak, felaketin ekonomik etkilerini sınırlandırmak ve bölgenin en hızlı şekilde normal hale dönmesine katkıda bulunmak amacıyla tavsiye kararlar alındı.

    Buna göre depremden zarar gören ve ödeme güçleri olumsuz etkilenen banka müşterilerinin, talepleri halinde bankalara olan vadesi gelmiş veya 6 ay içinde vadesi gelecek borçlarının ötelenmesi ve finansman olanakları sağlanmasında ek kolaylıklar sağlanması üyelere tavsiye edildi.

    Mücbir halin yaşandığı mahalde ikametgahı/iş yeri adresi veya şubede hesabı bulunan müşterilerin kredi risk, kredi ödeme, senet ve çek işlemlerine ilişkin bildirimlerinin, Risk Merkezi mücbir hal düzenlemesi çerçevesinde yapılmasına karar verildi.

    “BÖLGEDE FAALİYET GÖSTEREN ŞUBELERİN YÜZDE 73’Ü DEPREM NEDENİYLE HİZMET DIŞI KALDI”

    TBB Yönetim Kurulunun depreme özel ikinci toplantısı 14 Şubat 2023’te yapıldı. Geçen bir hafta içindeki gelişmelere istinaden alınması gereken ek tedbirler hızla hayata geçirildi. Bankacılık hizmetlerinin bazılarından 2023 yılı boyunca ücret ve komisyon alınmamasına, vadesi geçen kredilerin tahsili, haciz, icra, takip gibi idari uygulamalarla ilgili olarak idari ve hukuki açılardan her türlü kolaylığın sağlanmasına, diğer taraftan depremde vefat eden bireysel ve gerçek kişi ticari müşterilerin kredi borçlarının silinmesine karar verildi.

    Depremden etkilenen bölgede faaliyet gösteren şubelerin yüzde 73’ü, ATM’lerin yüzde 34’ü deprem nedeniyle hizmet dışı kaldı. Bölgedeki toplam 916 şubeden 407 tanesi, toplam 4 bin 345 ATM’den 1087 tanesi faaliyet gösteremeyecek ölçüde zarar gördü.

    Bankacılık sektörü tarafından kamu kurumları ile iş birliği içinde yürütülen faaliyetlerin sonucunda, bankacılık faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi sağlandı.

    Depremi izleyen ilk hafta içinde toplam 49 mobil şube ve konteyner şubenin de yardımıyla, bölgenin hemen her yerinde en az bir kanalla bankacılık hizmeti sunulabilir hale geldi.

    Depremden yaklaşık 3 ay sonra, nisan ayı sonunda bankacılık hizmeti deprem öncesi seviyesine yaklaştı. Uzaktan kanallarla verilen bankacılık hizmeti kesintisiz devam ederken; fiziksel şubeler, geçici/konteyner şubeler ve ATM’ler aracılığıyla sağlanan bankacılık hizmetleri ile bölge, deprem öncesi hizmet seviyesine yakın hale getirildi. Ekim ayı sonunda ise toplam 736 şube, 3 bin 991 ATM ve 117 mobil/konteyner şube desteğiyle bankacılık sektörü bütün kanallarıyla yaygın hizmet verebilir duruma geldi.

    BÖLGEYE FİNANSMAN DESTEĞİ SÜREKLİ OLARAK SAĞLANDI

    Deprem felaketinin ardından bankacılık sektörü tarafından bölgeye finansman desteği sürekli olarak sağlandı. Bölgeye sağlanan kredilerin büyümesi Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

    Deprem gününden ekim ayı sonuna kadar Türkiye genelinde ticari krediler yüzde 32 büyürken deprem bölgesindeki büyüme yüzde 36 oldu. Bireysel kredilerde de bölgenin kredi büyümesi Türkiye genelinden 10 puan daha yüksek gerçekleşti.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-ticari-krediler-yuzde-36-buyudu/feed/ 0
    Deprem bölgesindeki patronlardan önemli çağrı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-patronlardan-onemli-cagri/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-patronlardan-onemli-cagri/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3187 Haber7’ye açıklamalarda bulunan Malatya 2. Organize Sanayi Müdürü Vahap Erdem, işletmelerde onarım çalışmalarını tamamladıklarını, üretim kapasitesini yüzde 70’e kadar çıkardıklarını belirtti. 

    “ÜRETİM KAPASİTEMİZİ ARTIRIYORUZ”

    “Depremler sonrası en büyük avantajımız Organize Sanayi Bölgesi’nde hiçbir fabrikamızın yıkıma uğramaması” diyen Erdem, her iki Organize Sanayi Bölgesi’nde toplamda 450 firmanın olduğunu ve tamamının üretime başladığını belirtti

    Üretim kapasitelerinin yüzde 70’e kadar yükseldiğini ifade eden Erdem, depremden önce 45 bin olan istihdam sayısının şuan 28 bine düştüğünü söyledi.

    Bir ay içinde 6 bin konutun teslim edileceğine dikkat çeken Erdem, tersine göçün hızlanmasını beklediklerini belirtti. Tersine göç ile istihdam sayılarını artıracaklarına işaret eden Erdem, “2-3 ay içerisinde istihdamda yüzde 35 artış yaşanmasını bekliyoruz” dedi.

    DÜNYA TİCARET KAYISI MERKEZİ FAALİYETE GEÇİYOR

    Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan da Haber7’ye yaptığı açıklamada, kayısı sezonunun başlamasıyla Malatya’nın ihracata katkısının artacağını belirtti.

    2023 yılında 400 milyon dolarlık kayısı ihracatı yaptıklarına dikkat çeken Özcan, bu yıl ihracatı daha da artıracaklarını vurguladı. Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin bu ayın sonunda faaliyete geçeceğini bildiren Özcan, “Bu merkezde 460 adet işyerimiz, 40 tane depomuz bulunmaktadır. Yeni yerimiz inşallah bize ticari anlamda depremin sebep olduğu kayıplarımızı unutturacak” diye konuştu.

    Vergi borçlarının ertelendiğini ancak toplu halde ödeme istendiğini belirten Özcan, bu ödemelerin taksitlendirilmesi talebinde bulunduklarını söyledi. “Devletimiz bir yıl boyunca erteledi Allah razı olsun, biz bu borçların taksitlendirilmesini istiyoruz” dedi.

    “İHRACATIMIZI ARTIRACAĞIZ”

    Depremden önce inşası tamamlanan Malatya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki alüminyum fabrikası da faaliyetlerini sürdürüyor. Firma yetkilisi Mehmet Yağbasan, “Fabrikayı faaliyete geçirme noktasında çok kararsız kalmıştık ancak her şeyin çalışarak olacağına inandığımız için geri adım atmadık” diye konuştu.

    İş gücü kaybı nedeniyle tek vardiye çalıştıklarını ve aylık üretim kapasitelerinin 100 ton olduğunu belirten Yağbasan, vardiye sistemini artırarak üretim kapasitesini 400 tona çıkarmak istediklerini vurguladı.

    Hedeflerinin ihracat odaklı bir firma haline gelmek olduğunun altını çizen Yağbasan, ihracata yönelik çalışmaları hızlandırdıklarını vurguladı.

    “ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNİN ARTIRILMASINI İSTİYORUZ”

    Mobilya üzerine üretim yapan firmanın sahibi Abdullah Sarı, en büyük problemin çalıştıracak eleman bulamamaları olduğunu söyledi. “Depremden önce 250 personelimiz vardı, şimdi ise bazen 150 kişiye kadar bile ulaşamıyoruz” dedi. 

    Üretim kapasitelerini yüzde 75’e çıkardıklarını belirten Sarı, yüzde 100’e çıkarmak için personel sayılarını artırmaya çalıştıklarını ifade etti. İşverene asgari ücret desteğinin artırılmasını talep ettiklerini bildiren Sarı, “Destek verilirse biz de çalışana daha yüksek maaşlar veririz, böyle vatandaşları bölgeye çekebiliriz” diye konuştu.

    “ÜRETİMİMİZİN YÜZDE 30’UNU İHRAÇ EDİYORUZ”

    Yurt içinde ve yurt dışında birçok ünlü markaya ayakkabı üreten firmanın yetkilisi Yusuf Özdal da yaptığı açıklamada, deprem sonrası oluşan hasarları onardıklarını ve hızlı bir şekilde imalata başladıklarını belirtti. Deprem öncesine göre üretim kapasitesinin yüzde 40 düştüğünü ifade eden Özdal, “Üretimimizin yüzde 30’unu ihraç ediyoruz” dedi. Eleman bulmakta sorun yaşadıklarını dile getiren Özdal, şuanda 250 personel ile çalıştıklarını ifade etti.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-patronlardan-onemli-cagri/feed/ 0
    Bakan Yumaklı: Depremzedelere 14 milyar TL tarımsal destek ödemesi yapıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:00:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3157 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde felaketin ilk anından itibaren çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirterek, tarımsal üretimde ülkenin can damarı olan bölgede, üretimin aksamadan devam etmesi için üreticilere 2023 yılında toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldığını bildirdi.

    Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde felakette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara geçmiş olsun temennisinde bulundu. Geride derin acılar bırakan felaket sonrası ülkenin tek vücut halinde yaraları sarmak için seferber olduğunu hatırlatan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı Bakanlığı olarak da depremin ilk anından itibaren AFAD ile koordinasyon içerisinde çalıştıklarını vurguladı.

    ”DEPREMZEDE ÜRETİCİLERİMİZİN HER DAİM YANINDA OLDUK”

    Yumaklı, dünyada bile ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan büyük yıkıma rağmen bölge insanının zor şartlar altında bile üretime devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler de Bakanlık olarak üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli her türlü desteği vererek çiftçilerimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Bu çalışmalar kapsamında 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde üreticilerin mağdur olmaması adına tarımsal desteklemeler başta olmak üzere birçok konuda uygulama ve düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle 2023 üretim yılı için ürün değişikliği başvuru süresi uzatılarak deprem bölgesindeki çiftçilerin tarımsal desteklerden faydalanmaları konusunda oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçildi. Afet bölgesi ilan edilen illerimizde ve diğer illerimizde üreticilerin zamanında müracaat yapamayacağı, gecikmeler olabileceği öngörülerek birçok projede destekleme ve hibe başvuru süreleri uzatıldı. Yine deprem afetinden etkilenen illerimizde mazot gübre desteği kapsamında ayni olarak yapılması gereken ödemenin nakdi olarak yapılması suretiyle çiftçilerimizin ihtiyaçlarına yönelik harcama kolaylığı sağlandı. Bu kapsamda, deprem bölgesindeki çiftçilerimize toplam 2 milyar 900 milyon TL mazot gübre destekleme ödemesi yapıldı.”

    ”BEDELSİZ HAYVAN DAĞITIMI YAPTIK”

    Yumaklı, depremden etkilenen 11 ilde hayvanları telef olan ve tarım sigortası yaptıran üreticilere, devlet destekli Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında 37 milyon TL hasar tazminatı ödendiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

    “Depremden etkilenen illerimizdeki üreticilerimizin üretime devam etmeleri amacıyla, başta yağlı tohumlu bitkiler, baklagiller ve hububat ile sebze üretiminin artırılmasına yönelik olarak Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında, 127 milyon TL kaynak tahsis edilerek ekim-dikimlerle ilgili faaliyetler yürütüldü. Deprem bölgesinde bitkisel üretimin kesintisiz devam etmesi adına Bakanlığımızca gübre üretici firmalar ile irtibata geçilerek, yapılacak gübre sevkiyatlarında önceliğin deprem bölgesine verilmesi ve bölgeden gelebilecek ilave gübre taleplerinin ivedilikle karşılanması amacıyla koordinasyon süreci yürütüldü. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘depremde hayvanları telef olan vatandaşlarımızın bütün kayıpları birebir karşılanacak’ talimatları doğrultusunda, depremden etkilenen illerimizde, büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan ve arılı kovan gibi hayvanları telef olan yetiştiricilerimize bu kayıplarının yerine bedelsiz hayvan dağıtımını tamamladık. Bu kapsamda, toplam 909 milyon TL maliyetli; 5 bin 804 büyükbaş, 43 bin 317 küçükbaş, 549 bin kanatlı hayvan ve 26 bin 318 arılı kovanı bedelsiz olarak yetiştiricilerimize teslim ettik. Ayrıca deprem bölgesindeki 10 bin 328 arıcımıza 5 bin 358 ton besleme şekerini bedelsiz dağıttık. Yine hayvancılık kapsamında, depremden etkilenen illerimizde yetiştiricilerimize 1 milyar 372 milyon TL yem desteği ödendi.”

    DEPREM BÖLGESİNDE 10 MİLYON DOZ ÜCRETSİZ ŞAP AŞISI

    Deprem bölgesinde hayvan sağlığının korunmasına yönelik de gerekli tedbirleri aldıklarını bildiren Yumaklı, “Genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen bu illerimizde yaklaşık 60 milyon TL bedelli 5 milyon doz büyükbaş şap aşısını ücretsiz yaptık. 2024 yılında da bu uygulamaya devam edilecek. Böylelikle 2 yılda 145 milyon lira bedelli yaklaşık 10 milyon doz aşı Bakanlığımızca ücretsiz yapılmış olacak” vurgusu yaptı. Yumaklı, bunun yanında, merada hayvancılık yapan çiftçilerin çoban ve hayvan çadırları ile yemlik, sıvat ve çoban çantası ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Çayır Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında da toplam 50 milyon TL bütçeli çalışma yürütüldüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bakanlığımız koordinasyonunda, deprem bölgelerindeki yetiştiricilerimizin pazarlama imkanı olmayan çiğ sütleri; üretici örgütleri ve özel sektöre yönlendirildi. Bu şekilde bugüne kadar, bölgedeki süt işletmelerinin ve yetiştiricilerin ürettiği 431 bin ton sütün toplanarak üretime dönüştürülmesi konusunda koordinasyon sağlandı. Yine Bakanlığımız koordinasyonunda depremde barınakları zarar gören hayvanlar için 20 bin 351 adet hayvan çadırı/branda bölgeye gönderilerek dağıtımı yapıldı. Bununla birlikte afet bölgesine 16 bin ton da hayvan yemi gönderildi. Ayrıca, depremden etkilenen sokak hayvanlarının bakım ve beslenmeleri için Bakanlığımız koordinasyonunda Türk Veteriner Hekimler Birliği ve AFAD aracılığı ile yaklaşık 55 ton mamanın dağıtımı sağlandı.”

    BALIKÇILIK SEKTÖRÜ DESTEKLERİ

    Depremden etkilenen illerde ülkenin önemli tarımsal üretim kalemlerinden su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığının da yapıldığına işaret eden Yumaklı, bu üreticilerin mağduriyetinin önlenmesi için de çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekti. Yumaklı, “Deprem bölgesindeki deniz ve iç sularda faaliyet gösteren toplam 1021 gemi sahibine, yoksun kaldıkları avcılık faaliyetinden dolayı oluşan gelir kayıplarının karşılanması ve avcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini temini amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere toplam 11 milyon 300 bin TL destekleme ödemesi yapıldı” dedi. 

    Depremde üretim tesisleri zarar gören 26 su ürünleri yetiştiriciliği işletmesine de toplam 44 milyon 700 bin TL destekleme ödemesi yapıldığını aktaran Yumaklı, böylelikle depremden etkilenen balıkçılık sektörüne toplam 56 milyon TL destekleme ödemesinde bulunulduğunu bildirdi.

    KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ

    Bakanlık tarafından yürütülen ve kabul edilen proje tutarının yüzde 50’sinin ödendiği Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın (KKYDP) afet bölgesindeki illerde de uygulandığına işaret eden Yumaklı, 2023 yılında KKYDP kapsamında söz konusu illerde 1928 proje tamamlandığını ve bunlar için 131,8 milyon TL hibe desteği ödendiğini aktardı. Yumaklı, proje başına 250 bin TL’ye kadar yüzde 100 hibe verilen Kırsalda Uzman Eller Projesi kapsamında da depremden etkilenen illerde 233 adet projeye 57,3 milyon TL hibe desteği ödemesi yapıldığının altını çizerek, “Gerçekleştirilen tüm bu faaliyetler çerçevesinde, depremin meydana geldiği 6 Şubat tarihinden bugüne kadar, afet bölgesindeki çiftçilerimize toplam 14 milyar 150 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldı. Tarımsal üretimde ülkemizin can damarı olan bu illerimize üretimin aksamadan devamı için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. 

    Ayrıca Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu projelerinin bulunduğu Kahramanmaraş, Hatay, Malatya illerindeki IPARD projelerinin hibe tutarlarında fiyat farkı uygulamasına gidildiğini belirten Yumaklı, “Böylelikle 207 projenin hibe tutarı 490 milyon TL’den 710 milyon TL’ye yükseltilerek toplam 220 milyon TL’lik ilave destek sağlandı” dedi.

    ORMANCILIK VE ORMAN KÖYLÜSÜ

    Afet bölgesi ilan edilen illerde 3 bin orman köylüsü ile Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin 6 Şubat- 31 Temmuz 2023 tarihleri arasına tekabül eden 11,3 milyon TL ORKÖY kredi borçlarını faizsiz olarak 31 Aralık 2023 tarihine kadar ertelediklerini hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti: “Depremden etkilenen illerimizdeki orman köylerinde kullanılmak üzere tahsis edilen 345,3 milyon TL ek deprem ödeneğiyle birlikte depremden etkilenen illerdeki toplam ORKÖY bütçesi 458,4 milyon TL’ye yükseltildi. Böylelikle afet bölgesinde bulunan orman köylerimizdeki 4 bin 312 orman köylüsü ailemize 2023 yılında yüzde 20’si hibe olmak üzere faizsiz ORKÖY desteği sağlanmış oldu.”

    TARIMSAL SULAMA VE İÇME-KULLANMA SUYU İLE TAŞKIN KORUMA ÇALIŞMALARI

    Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremler nedeniyle afet bölgesi içerisinde kalan barajların Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü teknik ekiplerince detaylı olarak incelendiğini, bu çerçevede 110 baraj ve 30 göletin kontrol edildiğini bildirdi. İçme suyu sondajı ve sulama altyapısı onarım ile ilgili de faaliyetler yürütüldüğünün altını çizen Yumaklı, şunları belirtti:

    “DSİ Genel Müdürlüğümüzce deprem bölgesindeki Malatya, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerimizde toplam 143 kuyuda sondaj çalışmaları tamamlanarak saniyede 2 bin 926 litre içme ve kullanma suyu elde edildi. Yine Bakanlığımıza bağlı DSİ Genel Müdürlüğümüzce 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası başlatılan sulama altyapı projelerinin bakım ve onarımı çalışmalarının büyük bölümünü tamamlayarak tarım topraklarını tekrar suyla buluşturduk. Bölgede, toplam 56 kilometre uzunluğundaki kanaletlerde bakım ve onarım çalışması yürüttük. 16,7 kilometrelik sulama kanalı inşa ederek, işletme bakım yollarının da onarımını tamamladık. Ayrıca Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Elazığ ve Diyarbakır’da toplam 515 kooperatif kuyusu kontrol edildi. Böylelikle deprem bölgesinde vatandaşlarımızın acil içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması ile tarımsal sulamanın aksamaması amacıyla DSİ Genel Müdürlüğünün rutin faaliyetlerine ilaveten yaklaşık 1,2 milyar TL bedelli çalışma gerçekleştirildi.”

    ”PLANLAMALARIMIZI TİTİZLİKLE YÜRÜTÜYORUZ”

    Tarımsal desteklemelerin haricinde Bakanlığa bağlı kuruluşlarca da deprem bölgesi için yaklaşık 6 milyar TL tutarında ödenek kullanıldığını aktaran Yumaklı, “Depremden etkilenen yetiştiricilerimizin talep etmeleri halinde sahipsiz kalmış veya bakım imkanı olmayan hayvanları, Et ve Süt Kurumu tarafından mahallinden teslim alındı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından afet bölgesinde hububat ve baklagil için kota ve cins ayrımı yapmadan alım gerçekleştirildiğini de özellikle vurgulamak istiyorum” dedi.

    Verimli toprak yapısı ve iklim koşulları ile ülkenin gıda arz güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip bölgedeki tarımsal üretimin eskisinden daha iyi hale getirilmesine yönelik bütün destek ve planlama çalışmalarını titizlikle yürüttüklerini bildiren Yumaklı, şunları kaydetti:

    “6 Şubat depremlerinden sonra da devlet millet el ele vererek birlik olduk, yaralarımızı birlikte sardık. Tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için var gücümüzle çalıştık. Bakanlığımızın planlı üretim ve sözleşmeli üretim gibi yeni uygulamalarını inşallah bu illerimizde de hayata geçirerek bölgenin tarımsal üretimini daha da geliştirip ileriye taşıyacağız. Bu süreçte bölgemizin çiftçisi, üreticisi ve işletme sahipleriyle birlikte hareket edip birlikte yol alacağız. Rabb’imiz bizleri ve ülkemizi bu tür afetlerden her daim muhafaza etsin, bir daha böyle acı günler göstermesin.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-depremzedelere-14-milyar-tl-tarimsal-destek-odemesi-yapildi/feed/ 0
    Deprem bölgesindeki fiyat hareketleri yakından takip ediliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:36:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3133 “Bölgenin yeniden inşası için gerekli malzemelerin üretim ve tedarik süreçlerindeki rekabetçi yapının korunmasına son derece hassas yaklaşıyoruz.” dedi.

    Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Kurumun 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Deprem felaketi sonrası Kurum personelinin sağladığı ayni ve nakdi yardımları depremzedelere ulaştırdıklarını ifade eden Küle, afet sonrası çabalarını yalnızca insani yardımla sınırlı tutmadıklarını dile getirdi.

    Küle, Kurum olarak dünyanın başka yerlerinde yaşanan büyük felaketler sonrasında rekabet otoritelerinin ne gibi tedbirler aldığını incelemeye başladıklarına dikkati çekerek, “Bu çerçevede Rekabet Kurulu üyelerinden oluşan bir heyetle depremden kısa süre sonra bölgeye giderek, afetten etkilenen illerimizin iş dünyası temsilcileriyle buluştuk.” diye konuştu.

    Deprem bölgesinde gerek sosyal gerekse iktisadi toparlanma sürecini geciktirebilecek olası rekabetçi sorunların süratle tespit edilerek, gerekli adımların atılabilmesi için sektör incelemesi başlattıklarını bildiren Küle, bu amaçla bir çalışma grubu oluşturduklarını anlattı.

    “REKABETÇİ YAPININ KORUNMASINA SON DERECE HASSAS YAKLAŞIYORUZ”

    Küle, çalışma grubunun, Adana, Adıyaman, Hatay, Gaziantep, Elazığ, Kahramanmaraş, Malatya ve Osmaniye’de ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları ve kalkınma ajansları temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Görüşmelerde, başlatılan inceleme ve deprem bölgesi için oluşturulan iletişim kanallarıyla Kuruma doğrudan ve hızlıca ulaşılabileceği hakkında bilgi verilirken, diğer yandan bölgedeki paydaşlar tarafından dile getirilen sorunlar ve öneriler not edildi. Aktarılan sorunlardan öne çıkanlara ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmeler gerçekleştirildi. Depremin hemen ardından bölgedeki temsilcilerle gerçekleştirilen bu görüşmeler, ilerleyen dönemde yüz yüze ve uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla tekrarlandı.”

    Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin yoğun şekilde devam ettiğini vurgulayan Küle, “Bu bağlamda özellikle deprem bölgesinin yeniden inşası için gerekli malzemelerin üretim ve tedarik süreçlerindeki rekabetçi yapının korunmasına son derece hassas yaklaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Küle, teşebbüslerin bu dönemi fırsata çevirerek rekabeti kısıtlayıcı ve bozucu faaliyetlerde bulunmalarını önlemek adına çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirerek, doğrudan ya da dolaylı şekilde Kurumun müdahil olmasını gerektirecek her türlü durumda hızla hareket ettiklerini söyledi.

    KURULDAN 2 ÇİMENTO VE HAZIR BETON FİRMASINA 102 MİLYON LİRA CEZA

    Yeni konutların yapımında en temel ihtiyaç kaleminin çimento ve hazır beton olduğuna dikkati çeken Küle, depremden en çok etkilenen iller arasında yer alan Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da çimento ve hazır beton sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüslerin radarlarına takıldığını kaydetti. Küle, bu teşebbüslerin aralarında anlaşarak fiyatları birlikte belirledikleri, kendi aralarında müşteri ve bölge paylaşımında bulundukları, bu bölge ve müşteriler haricindekilere ürün vermedikleri ya da fahiş fiyat talep ettikleri şikayetlerine yönelik ön araştırma başlattıklarını anımsattı.

    Küle, ön araştırma sürecinde 46 hazır beton ve çimento üreticisinde yerinde inceleme yaptıklarını bildirdi. Hatay’da 8, Malatya’da 10 çimento-hazır beton teşebbüsüne, birlikte fiyat belirlemek, bölge ve müşteri paylaşımı yaparak Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açıldığını vurguladı.

    Hatay’da faaliyet gösteren 8 hazır beton teşebbüsünden 4’ünün Kuruma uzlaşma başvurusunda bulunduğunu aktaran Küle, “Bu teşebbüslerden 2’sinin uzlaşma süreci devam ediyor. Diğer 2 teşebbüs ise öne sürülen ihlal iddialarını kabul etmiş ve bu teşebbüsler için uzlaşma süreci tamamlanmıştır. Bu 2 teşebbüse 102 milyon lira idari para cezası verilmiştir. Benzer şekilde yapı kimyasalları sektörüne dönük ayrı soruşturma sürecimiz de devam ediyor.” şeklinde konuştu.

    Küle, deprem bölgesinde yürütülen incelemelerin haricinde, Kurulun diğer illerde faaliyet gösteren bazı hazır beton üreticilerine yönelik soruşturma yürüttüğü bilgisini de paylaştı.

    “BU HASSASİYET TÜM YARALAR SARILANA KADAR DA SÜRDÜRÜLECEKTİR”

    Deprem sonrasında gıda ürünlerinde tedarik sorunları yaşanması, gıda ve temizlik malzemelerinde fiyat artışları olması gibi endişelerin yaşandığını hatırlatan Küle, şunları kaydetti:

    “Bu nedenle, gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde oluşabilecek ani ve yüksek talep karşısında firmaların rekabeti kısıtlayıcı/bozucu birliktelik içerisine girme ya da hakim durumdaki teşebbüslerin hakim durumlarını kötüye kullanmaları ihtimallerine karşı Kurumumuza yapılan başvuruları son derece hızlı ve bir o kadar da titiz şekilde inceledik. Herhangi bir rekabet ihlali olasılığına yönelik ilgili bölgedeki ticari faaliyetleri sürekli gözlemledik, bu bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğa en ufak şekilde tolerans göstermeyeceğimizi açıkladık. Ayrıca üretim faaliyetlerini deprem bölgesinde yürüten firmaların inceleme süreçlerindeki usule ilişkin sorumlulukları hakkında gerekli esnekliği sağladık.

    Bu kapsamda soruşturma sürecimizin en önemli aşaması olan sözlü savunma toplantılarımızı erteledik. Benzer şekilde deprem bölgesinde üretim faaliyetlerini sürdüren firmaların savunma haklarının deprem nedeniyle gerektiği gibi yerine getirilememesi riskine karşın savunma sürelerini uzattık. Bunun gibi pek çok yöntemle bu firmalara yasalar ve düzenlemeler çerçevesinde yapılabilecek tüm kolaylıkları sağladık. Kurumumuzun deprem bölgesine yönelik hassasiyeti ilk günkü gibi devam etmektedir ve bu hassasiyet tüm yaralar sarılana kadar da sürdürülecektir.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-fiyat-hareketleri-yakindan-takip-ediliyor/feed/ 0
    Abdulkadir Uraloğlu: Ulaşım yatırımlarında öncelik Deprem Bölgesi https://www.foxtvhaber.com.tr/abdulkadir-uraloglu-ulasim-yatirimlarinda-oncelik-deprem-bolgesi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/abdulkadir-uraloglu-ulasim-yatirimlarinda-oncelik-deprem-bolgesi/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:24:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3130 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “asrın felaketi”nin ulaştırma ve haberleşme altyapısında yol açtığı hasarı hızlıca onardıklarını ve kalıcı yapıların çalışmalarının da aynı hızla devam ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, deprem bölgesi için bu yıl bütçeden 35,43 milyar harcama yapılacağını bildirdi.

    Bakan Uraloğlu, “asrın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında atılan adımlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyen Uraloğlu, depremlerden etkilenen bölgeleri, acil durum planlarına uygun hareket ederek, eskisinden daha ileriye taşıyabilmek için güçlü projelerle meşakkatli ve çetin bir mücadeleyi azimle sürdürdüklerini vurguladı.

    ULAŞIM YOLLARININ AÇIK TUTULMASI VE İLETİŞİMİN KESİLMEMESİ İÇİN HER AN SAHADAYDIK

    Bakanlık olarak depremin ilk anından itibaren çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Uraloğlu, “Deprem bölgesinde kara yolları yol ağında bulunan 9 bin 176 kilometrelik yolun sadece yüzde 2’sini oluşturan 184 kilometrelik kısımda hasar oluşmuştu. Yani 11 ilimizde ulusal yol ağımızın yüzde 98’i depremden herhangi bir zarar görmedi. Hasara uğrayan kesimlerde de ulaşım yollarının açık tutulması ve iletişimin kesilmemesi için 7/24 sahadaydık.” bilgisini verdi.

    Bakan Uraloğlu, tahliyeler ve yardımların deprem bölgesine intikali noktasında da kritik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Uraloğlu, “bu kapsamda yerli ve yabancı arama kurtarma ekiplerinin malzemelerinin naklettik ve araçların dönüşlerinde ve bölgeden ayrılmak isteyen afetzedelere yardım edildiğini ifade etti.

    KARA, HAVA, DENİZ VE DEMİR YOLUYLA 1 MİLYON VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK

    Deprem bölgesinde yer alan Adana, Elazığ, Hatay, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş havalimanlarının olumsuz hava şartlarına rağmen bakım ve onarımla ulaştırma altyapımızı, bölgeye lojistik destek sağlayacak şekilde hizmete açık tuttuklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Hava yollarımızı afet lojistiğinde etkin ve hızlı bir şekilde kullanarak 720 bin vatandaşımızı bölgeden tahliye ettik. AFAD Yönetim Merkezi ile koordineli olarak hava yoluyla birlikte kara, deniz ve demir yoluyla 1 milyonun üstünde vatandaşımızı ücretsiz tahliye ettik.” ifadelerine yer verdi.

    DEPREMDE HASAR GÖREN YOLLAR ‘GÖRÜNTÜ TABANLI BİLGİ YÖNETİM SİSTEMİ’ İLE TARANIP ONARILDI 

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, herkesin doğal afetler konusunda çok daha bilinçli olması gerektiğini belirterek, “Bakanlık olarak, bütün ulaşım modları ve haberleşmedeki altyapılarımızı bu yaklaşımla yapıyor ve mevcutları da iyileştiriyoruz.” dedi.

    Görüntü Tabanlı Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden değerlendirme için insansız hava araçlarıyla test çekimleri de yaptıklarını kaydeden Uraloğlu, şu bilgileri aktardı:

    “Deprem bölgesinde bulunan Erkenek Tüneli gibi tünellerimizin hasar tespiti ve durum incelemesi için Panoramik Görüntüleme Lidar tarama ile çekim çalışmaları başlattık. Depremden etkilenen yollarımızın onarımı ve bu yollardaki sinyalizasyon, oto korkuluk, yatay ve düşey işaretlemelerini yeniliyoruz. Trafik güvenliği tedbirlerini artırmak için tüm köprülerimizin bakım ve onarımıyla deprem sismik takviye izolatörlerinin değişimini gerçekleştiriyoruz. Depremde hasar gören tarihi köprüler, hizmet tesisleri, yol bakımevleri ve diğer hizmet binalarında oluşan hasarların onarımı için de kalıcı onarım çalışmalarımız devam ediyor. Depremden etkilenen yollarımız için 2023 yılında 6,3 milyar lira harcadık. 2024 yılında da 12 milyar lira harcama yapmayı planlıyoruz.”

    Cumhurbaşkanlığı kararıyla rezerv alanların imar ve bağlantı yollarının sorumluluğunun Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, bu kapsamda 5 ilde 10 ayrı kesimde 38 bin konutun toplam 180 kilometre uzunluğunda bağlantı ve imar yolunun inşası için 4 proje ve 8 yapım ihalesi gerçekleştirildiğini, toplam proje bedeli 15 milyar lira olan bu işlerde, yapım çalışmalarına da yoğun bir şekilde devam edildiğini vurguladı.

    DEPREMİN YOL AÇTIĞI MADDİ HASARI GİDERMEK İÇİN 68 MİLYAR LİRA ÖDENEK AYRILDI

    Bakan Uraloğlu, 11 ili etkileyen depremler sonrasında kara, hava, deniz ve demir yolu sektöründe meydana gelen hasarı gidermek için yürütülen çalışmalara da değindi.

    Uraloğlu depremin yol açtığı maddi hasarı gidermek için 2023 yılında 17,66 milyar lira harcandığını, 2024 yılında ise 35,43 milyar lira harcamanın planlandığını, 2024 sonrası içinde 15,31 milyar lira olmak üzere toplam 68,40 milyar lira harcama yapılacağını belirtti.

    Karayollarında oluşan hasarı onarmak için de 4,3 milyar lira yatırım harcaması yapıldığını kaydeden Uraloğlu, “Yatırım programında 2024 yılında 5,8 milyar lira ödenek ayrıldı. Bu tutarın toplamda 19,5 milyar liraya ulaşması planlanıyor.” İfadesini kullandı.

    HASAR GÖREN TREN VE VAGONLAR ONARILDI

    Bakan Uraloğlu, depremden etkilenen demir yolu ağlarında oluşan hasarı önlemek için 26,4 milyar lira tutarında yatırım harcamasının planlandığını bildirdi.

    Uraloğlu, 2023 yılında yatırım programına alınan “Deprem Hasarlarının Giderilmesi Projesi” kapsamında 5,8 milyar lira tutarında yatırım harcamasına ek olarak 353,9 milyon lira tutarında da cari harcama yapıldığını kaydetti.

    Bakan Uraloğlu, 2023 yılında hasar gören tren ve vagonların yaklaşık 29 milyon lira harcanarak onarıldığını da belirterek, “Hasar gören hatlarda yenileme ve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Bahçe- Nurdağ-Narlı-Gölbaşı-Malatya, Köprüağzı-Kahmanmaraş, Fevzipaşa ve Islahiye kesimlerinde çalışmalar ivedilikle sürüyor.” ifadesini kullandı.

    HATAY HAVALİMANINDA ONARIM VE GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

    Uraloğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya Havalimanları altyapı, üstyapı ve teçhizatlarında meydana gelen hasarlardan dolayı da 9,6 milyar lira tutarında yatırım harcaması yapılmasının da planlandığını kaydetti.

    Bu tutarın 1,3 milyar lirasının 2023 yılı bütçe imkanlarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Uraloğlu, bunlara ek olarak cari harcama kalemlerinde de toplamda 17,8 milyon lira harcandığını bildirdi.

    45 METRE GENİŞLİĞİNDEKİ UÇAKLAR DA İNEBİLECEK

    Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda inşaatın sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:
    “12 Ekim’de Hatay Havalimanı PAT sahaları onarımı ve gelişimi işine ait ihaleyi gerçekleştirdik ve 21 Kasım’da yapım çalışmalarına başladık. Yenilenen Hatay Havalimanı inşaatı, planlamalara göre gelecek yıl bitecek ama öne almaya çalışıyoruz. Burası depremlerden etkilenmeden hizmet verecek ve bölgede uçuş trafiği artacak. Yapılan çalışmalarla havalimanımız ayrıca su taşkınlarına karşı da korunacak. Havalimanına 45 metre genişliğinde geniş gövdeli uçakların inebileceği şekilde 3 bin metrelik ilave yeni bir pist inşa edeceğiz. 2 bin 720 metre uzunluğunda yeni paralel taksi yolu, 2 hızlı çıkış ve 4 bağlantı taksi yolu yapacağız.”

    Apron ve çevre güvenlik yolunun da yenileneceğini vurgulayan Uraloğlu, yeni ısı merkezi, regülatör binaları, nöbetçi kulübeleri ve çevre düzeni imalatlarının da yapılacağını anlattı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, deprem felaketi sonrasında deniz yolu alt yapı ve üst yapısında hasar gören gözetleme istasyonları, balıkçı barınakları, lojman binaları ve su sporları merkezine toplamda 3,86 milyar lira harcamanın planlandığını aktardı.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/abdulkadir-uraloglu-ulasim-yatirimlarinda-oncelik-deprem-bolgesi/feed/ 0
    Bakan Yerlikaya duyurdu: Başkan Erdoğan’ın katılımıyla anahtar teslim törenleri yapılacak! https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-duyurdu-baskan-erdoganin-katilimiyla-anahtar-teslim-torenleri-yapilacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-duyurdu-baskan-erdoganin-katilimiyla-anahtar-teslim-torenleri-yapilacak/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:48:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3094 SON DAKİKA HABERİ: İçişleri Bakanı Yerlikaya, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlere ilişkin, “53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandı” açıklamasında bulundu.  

    Yerlikaya, Hatay’da 41 bin deprem konutunun, 5 bin köy evinin kura çekim ve teslim törenin yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılımıyla yapılacağını bildirdi.

    Bakan Yerlikaya’nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Kıymetli vatandaşlarımız, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Şu an, AFAD Başkanlığımızın ana merkez üssündeyiz. Burası, 6 Şubat depremleri de dahil, milletçe yaşadığımız tüm afetlerin yönetildiği, Afet Yönetim Merkezimiz. Bildiğiniz üzere; 6 Şubat depremlerinin 1. yıl dönümüne sadece 4 gün kaldı. İstedik ki, AFAD olarak; 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde depremin izlerini silmek, şehirlerimizi ihya etmek, milletimizin acısını dindirmek için neler yaptık ve neler yapmaya devam ediyoruz, onları, sizlerle tek tek paylaşalım.

    Kıymetli vatandaşlarımız, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki birinci deprem; saat 04.17’de meydana geldi. Saat 04.30’da AFAD tarafından, Türkiye’deki tüm kurtarma ekiplerimize, ‘’Deprem bölgelerine intikal edin’’ talimatı verildi. Saat 04.40’ta nöbetçi AFAD ekibimiz tarafından Osmaniye Bilgi Apartmanından ilk vatandaşımız sağ olarak kurtarıldı. Diğer illerdeki nöbetçi AFAD ekiplerimiz arama kurtarma çalışmalarına süratle başladılar. Saat 05.00 itibarıyla; Dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın başkanlığında, Bakanlarımız ve Türkiye Afet Müdahale Planı Yani TAMP Çalışma Gruplarımız tam kapasiteyle, AFAD Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezinde İlk toplantısını yaptı. AFAD; Depremden sadece 45 dakika sonra, Saat 05.02’deyse, TAMP’taki en üst seviye olan ve ‘Uluslararası Acil Yardım Çağrısını’ kapsayan 4. Seviye Acil Durum ilan etti. 

    Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla; felaketlerin yaşandığı her ile koordinasyonu sağlamak üzere, kabinemizin hemen hemen tüm bakanları görevlendirildi.

    Saat 05.45’te Valilerimizin, deprem bölgesine gitmeleri talimatı verildi. İllerdeki mevcut yöneticilerimizi desteklemek için derhal; 59 Valimiz, 8 Vali Mülkiye Baş Müfettişimiz, 47 Mülkiye Müfettişimiz, 302 Kaymakam ve Vali Yardımcımız ile 292 Kaymakam adayımız, Yani toplam 708 Mülki İdare Amirimiz deprem bölgesine hareket ettiler. Yine saat 05.45’te bölgeye, arama ve kurtarma personelleriyle, AFAD Gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı. Saat 07.57’de, İzmir Adnan Menderes Havalimanından uçaklar, Adana Havalimanına arama kurtarma personeliyle, ağır tonajlı arama kurtarma araçlarını ulaştırmak için havalandılar.

    Saat 11.25’te deprem bölgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu. Birinci depremden 9 saat sonra, Saat 13.24’te Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde ikinci bir depremle daha sarsıldık. Bu yıkıcı depremden sonra da, hem arama kurtarma çalışmalarımız, hem de yardımların sevkiyatı aralıksız devam etti.

    Kıymetli vatandaşlarımız, Evet! Maalesef 6 Şubat’ta milletçe asrın felaketini yaşadık. 120 bin kilometre karelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6.929 köy ve mahallede, ağır yıkımlara neden olan bu depremlerde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandılar. 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler etki alanı bakımından dünya literatürüne geçti. Devletimiz tam bir seferberlik ruhuyla tüm kurumları, kuruluşları, personeli, araç-gereç ve imkânlarıyla, depremin ilk anından itibaren, felaket bölgelerinde canla başla çalışmaya başladı. 

    Depremin 2. günü Hatay’a gelen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan; ‘’Devlet-millet omuz omuza vererek inşallah afetin yol açtığı yıkıntıları kaldıracağız, hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmayacağız’’ sözleriyle devletimizin kararlığını ifade ediyordu.

    Bu felaket günlerini geride bırakacaktık. Gün; “85 milyonun tek yürek, tek bilek olma günüydü.” Milletimiz topyekun deprem bölgesindeki yaraları ‘’Nasıl sararız?’’ diye çırpınıp duruyordu. Depremin 3. günü ağır hasarlı olan kara yollarımız ulaşıma açıldı. Aziz Milletimiz, kamu kuruluşlarımız, Tüm mahalli idareler, Sivil toplum kuruluşları, Medyamız, 7’den 70’e Herkes el ele veriyor, elden ele, su, gıda, ilaç, giyecek, hijyen, yani yaşam için ne gerekiyorsa onları kolilerle tırlara yüklüyordu. Bölgede beslenme hizmeti kapsamında günlük ortalama 4 milyon kişiye yemek hizmeti verildi. 20 milyon gıda kolisi dağıtıldı, Yaklaşık 150 bin yardım tırı bölgeye ulaştırıldı ve Bunların dağıtımları koordine edildi.

    Evindeki yorganını gönderen ninelerimiz, Düğünü için ayırdığı parasını bağışlayan genç kardeşlerimiz, kumbarasında biriktirdiği harçlığı paylaşan çocuklarımız, millet olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gösteriyorlardı.

    O günleri hatırlayınız: Şoförlerimiz bir an önce deprem bölgesine ulaşmak için Nasıl da insanüstü bir gayret gösteriyordu. Lokmaların boğazımıza düğümlendiği, Gözümüzden yaşların, dilimizden duaların eksik olmadığı günlerdi. Ülkemizin dört bir yanından, Genci yaşlısı akın akın insanlarımız deprem bölgesine koşuyordu. Acıyı birlikte omuzladık. Yaralarımızı beraberce sardık. Hamdolsun ki; Asrın Felaketini Asrın Dayanışmasına dönüştürdük. Bu zor günler ancak bu ruhla aşılabilirdi. Kıymetli Vatandaşlarımız, Depremin daha ilk anında yoğunlaştığımız iki alan vardı: Biri arama kurtarma faaliyetleri, Diğeri ise geçici barınma hizmetleri! Depremler sonrasında maalesef 38.901 bina yıkılmıştı. Bu binaların tamamında arama, İçinde yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama ve kurtarma faaliyeti yürütüldü. Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında: 11.488’i uluslararası, 35.250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere Toplam 650 bin personel görev yaptı. Ayrıca yürütülen bu çalışmalarda; 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi. Uçak ve helikopterlerimiz toplam 17.500 sorti yaptı. Enkaz altından kurtarılan her canımız, Yaşanan her mucize, Bir bebeğin hayata tutunma azmi, Bir annenin yavrusuna kavuşma mutluluğu… Tüm bu unutulmaz anlar, sahada arama kurtarma çalışması yapan arkadaşlarımızı daha da gayretlendiriyor, bizleri de umutlandırıyordu. Gece gündüz gözetmeden 23 gün boyunca; ‘’Bir can daha kurtarabilir miyim, evini, yakınlarını sevdiklerini kaybeden depremzede kardeşlerimizin yarasını sarabilir miyim?’’ diyerek fedakarca çalışan tüm arama kurtarma ekiplerimize, Yardımımıza koşan, Enkaz altındaki bir canımıza ulaşmak için mücadele veren uluslararası yardım kuruluşlarına, onların ekiplerine, arama kurtarma köpeği olan can dostlarımıza hepsine ama hepsine şükran borçluyuz.

    Enkaz altından kurtardıkları her canda yaşadıkları sevinç, kaybettiğimiz her bir vatandaşımız için döktükleri gözyaşı, insanlığın birlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha göstermiştir. Bütün dünya şahittir ki: AFAD ile birlikte JAK, JÖAK, PAK, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik, Güvenlik Korucularımız, Milli Savunma Bakanlığı DAK, Mehmetçiklerimiz, UMKE, MEB AKUB, İtfaiyeciler, Madenciler, Ormancılarımız (ORKUT), Sivil Toplum Kuruluşlarımız, Üniversiteler, Belediyeler, Tüm Gönüllülerimiz ve 93 ülkeden gelen arama kurtarma ekiplerinin tamamı adeta birer destan yazdılar. Zira; Onların bir eli enkaz altına uzanırken, Diğer elleri de gönüllere ve kalplerimize dokundu. Kıymetli Vatandaşlarımız, O zor anlarda, Bir taraftan arama kurtarma faaliyetleri sürerken, Diğer yandan geçici barınma için hummalı bir çalışma da sürüyordu. Bunun adı; AFAD koordinasyonunda gerçekleştirilen, dünyanın en büyük ‘’İyileştirme Operasyonu’’ydu. Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bunların bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu ve Yaklaşık 2,5 milyon afetzedemize Buralarda geçici olarak barınma imkânı sağlandı.

    Tüm bunlar yapılırken depremden etkilenen ve yakınlarının yanlarına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzedemizin tahliyesi sağlandı. Türk Havayollarımız, bu dönemde; 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıyarak Unutulmaz bir tarih yazdı. 712 kargo seferiyle 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı. Türk Havayolları’na, ve o zor günlerde yardıma koşan tüm hava yolu şirketlerimize teşekkür ediyorum. Yine, 14 ve 28 Mayıs’ta gerçekleşen seçimlerde; 993 bin vatandaşımızın ve Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına giren 120 bin öğrencimizin, bölgeye gidiş ve dönüşleri sağlandı. 478 bin vatandaşımız KYK yurtlarında, 710 bin vatandaşımız ise MEB yurtlarında olmak üzere, toplam 1 milyon 188 bin vatandaşımız yurtlarda misafir edildi. Bir taraftan tüm bu koordinasyon sağlanırken, Diğer yandan da geçici barınma merkezleri Yani konteynerler üretiliyor, Konteyner kentler kurulmaya başlanıyordu. İlk bireysel konteynerimizi depremin 2. günü kurmaya başladık. 20 Şubat’ta ise Kahramanmaraş Karacasu’da ilk konteyner kentte yaşam başladı. Bugün geldiğimiz noktadaysa 414 konteyner kentte 215.224 konteyner kurulumu gerçekleşti. Bu konteynerlerde; 691 bin afetzedemiz misafir ediliyor. Konteynerlerde; ısıtıcı, klima, vantilatör, buzdolabı gibi temel ihtiyaçlar malzemeleri yer alıyor. Ayrıca bu konteyner kentlerde; Sağlık ocağından okullara, Kreşlerden mescitlere, Marketlerden eczanelere, Oyun parklarından psiko sosyal destek alanlarına kadar Bütün sosyal donatılar Vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Konteynerlerin dışında; geçici barınma hizmetlerinde bir diğer önemli adımsa kira destek ödemeleriydi. Bugüne kadar, Geçici barınma hizmeti kapsamında; 349 bin hanemize Toplam 14 milyar 453 milyon lira “Kira Destek Ödemesi” yapıldı. Bu kapsamda; ev sahiplerine aylık 7 bin 500, Kiracılaraysa 5 bin lira kira destek ödemesi yapılmaya devam ediliyor. AFAD’ın başlattığı: ‘’Evim Yuvan Olsun’’ kampanyası ile de Vatandaşlarımız hem gönül kapılarını hem de Evlerinin kapılarını depremzedelerimize açtı.

    İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda Konteyner kentlerdeki ihtiyaç sahibi depremzedelerimize, AFAD-Kızılay iş birliğiyle her ay 4.500 lira yüklenen 69.289 ESEN KART dağıtıldı. Bu kartlara; Beş aylık toplam: 1 milyar 8 milyon 141 bin lira yüklendi. Aynı zamanda; 1 milyon 979 bin haneye 10 bin Lira Destek Ödemesi, 557 bin haneye 15 bin Lira Taşınma Yardımı 41 bin aile yakınına ise 100’er bin Lira Vefat yardımı yapıldı. Toplamda; 106 milyar 728 milyon Lira kaynak Deprem bölgemize aktarıldı. “Türkiye Tek Yürek” kampanyasında: 128 milyar 949 milyon lira toplandı. Bunun 79 milyar 263 milyon Lirası harcandı. Bağış hesaplarımız ile ilgili bütün süreçler ve Veriler; şeffaf bir şekilde 15 günde bir AFAD kurumsal web sitesinde ve Sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Nakdi yardımların yanı sıra, Ayni yardımlarda da “Asrın Dayanışması” sergilendi. Kimi yardımseverler konteyner kent kurdu, Kimi kalıcı konut yapımını üstlendi, Kimi de tırlar dolusu insani yardım malzemesi gönderdi. Değerli Vatandaşlarımız, Deprem sonrası üzerinde büyük bir hassasiyetle durduğumuz bir başka konuysa hasar tespitlerinin yapılması ve enkazların kaldırılmasıydı. Deprem bölgesinde 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde Hasar tespiti yapıldı. 60 bin 421 acil yıkılacak ve yıkık binanın Enkazları 68 günde tamamen kaldırıldı. Ağır hasarlı 200 bin 401 binadan 166 bin 602’sinin enkazı kaldırıldı. Şu ana kadar; hacme göre enkaz kaldırma işleminin %91’i gerçekleştirildi. Geriye kalan enkaz kaldırma süreçleri de Yoğun bir şekilde devam ediyor. Ve Hak Sahipliği süreci…

    DEPREM BÖLGESİNDE HAK SAHİPLİĞİ SÜRECİ

    Değerli Vatandaşlarımız, hak sahipliği sürecini büyük bir hassasiyetle yürüttük. Bu süreci; 30 Mayıs 2023 tarihinde başlattık. Depremzedelerimize öncelikle yasal başvuru süresi verildi. 11 il, 124 ilçe ve 6.929 mahalleyi kapsayan hak sahipliği çalışmaları 211 günde tamamlandı. Bu yoğun çalışma için, 146 Hak Sahipliği Ofisinde yaklaşık 2.500 personel görev aldı. Tüm değerlendirmeler AFAD AYDES yazılımı üzerinden bilişim ortamında yapıldı. Vatandaşlarımız tarafından sunulan yaklaşık 30 milyon evrak incelendi. Toplamı 15 milyon sayfa olmak üzere, 70 bine yakın komisyon kararı alındı.

    Bunların her biri 124 ilçe kaymakamı, 6.929 mahalle muhtarı, 124 tapu temsilcisi, 124 nüfus temsilcisi, 124 belediye temsilcisi ve 124 AFAD yetkilisi tarafından imza altına alındı. Bu kapsamda 845 bin 371 talep değerlendirildi. Ve tüm süreçler tamamlandıktan sonra, 389 bin konut, 40 bin 658 işyeri ve 11 bin 531 ahır olmak üzere Toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi. İl, ilçe ve kırsal alanda toplam: 250 bin bağımsız bölümün ihalesi yapıldı.

    KURA ÇEKİMİNE ERDOĞAN KATILACAK

    Yeni ihaleleri de yapmaya devam ediyoruz. Kıymetli vatandaşlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımız, depremin ilk günlerinden itibaren depremzede vatandaşlarımıza: ‘’Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin. Yıkılan her konutun daha iyisini, güzelini, güvenlisini, yenisini yapıp vereceğiz. Bu felaket, Türkiye Yüzyılı hayalimizi asla elimizden alamayacak!’’ demişti. Hamdolsun öyle de oldu. Depremzede kardeşlerimiz, anılarının olduğu, büyük bir sevgiyle bağlı oldukları ata yurtlarına sahip çıktılar. Şehirlerini yeniden ihya etmek için canla başla mücadele ettiler. İşte yarın, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Hatay’dayız!

    Dünyada başka bir örneğine rastlanmayacak hızda; 41 bin deprem konutumuzun ve 5 bin köy evimizin kura çekimi ile anahtar teslim törenlerinin ilkine ‘’Bismillah’’ diyerek başlıyoruz. 4 Şubat’ta Gaziantep’te, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta Ve ilerleyen günlerde de diğer illerimizde, inşallah bu törenlerimizi gerçekleştireceğiz.

    Depremzede vatandaşlarımıza söz verildiği gibi Konutlarını teslim edeceğiz. Çekilen her kura, Teslim edilen her anahtar, Milletimizin dayanışma ruhunu, birliğini, Beraberliğini, kardeşliğini, diğerkâmlığını ve Devletimizin gücünü bir kez daha gösterecek! Bu törenleri 11 ilimizde de gerçekleştireceğiz. Depremzedelerimizin yeni sıcak yuvalarına kavuşmalarının sevincini milletçe paylaşacağız. Enkazların altından nasıl umutların yeşerdiğini, Hayata nasıl sıkı sıkı tutunduğumuzu, Büyük ve Güçlü Türkiye idealine yakışır şekilde Nasıl canla başla çalıştığımızı tüm dünyaya ilan etmeye devam edeceğiz! Depremin izlerini silecek, depremden etkilenen şehirlerimizi Yeniden ayağa kaldıracağız. Bunu, bir ve beraber olarak yapacağız! Sizlerin gözleri önünde; Deprem konutlarımızın ve kalıcı köy evlerimizin yapımına büyük bir hızla devam ediyoruz.

    İnşallah kura ve anahtar teslim törenlerini de, yapmaya ve sevincimizi milletçe paylaşmaya devam edeceğiz. Kıymetli vatandaşlarımız, 1 yıldır, sevletimiz deprem bölgesinde. Yaraları sarmak ve şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden deprem bölgesinde sahadayız.

    Yüklenici firmalarımızla, Mühendisiyle, öğretmeniyle, işçisiyle, sağlık çalışanıyla, resmi görevlisiyle ve gönüllüsüyle yüzbinlerce insanımız, deprem bölgesinde büyük fedakarlıklarla çalışıyor.

    Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için mücadele veriyor. Bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki: Devletimiz, milletimiz için vardır ve bu güçlü devlet, hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamıştır, bırakmayacaktır.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi, kıymetli vatandaşlarımız: hiç endişe etmeyin. Biz bugüne kadar Van’daki o büyük depremi nasıl atlattıysak, Bingöl’de, Malatya’da, Elazığ’da ve İzmir’deki o depremleri nasıl atlatıp oradaki binaları, süratle yaparak nasıl sahiplerine teslim ettiysek; Aynı şekilde: 11 ilimizde de bunu süratle gerçekleştirecek ve inşallah konutlarını sahiplerine teslim edeceğiz.

    Bu duygularla, depremin ilk anından itibaren asrın dayanışmasına liderlik ederek, milleti için gece gündüz demeden çalışan, desteğini ve yapılan çalışmalarla ilgili takibini her daim sürdüren, kalıcı konutların yapımında güçlü iradesini ortaya koyan sayın Cumhurbaşkanımıza gönülden şükranlarımı sunuyorum.

    6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren; 11 ilimizin yardımına koşan dönemin Sayın Cumhurbaşkanı yardımcımıza, sayın bakanlarımıza, şu an kabinemizde görev yapan kıymetli bakanlarımıza, mülki idare amirlerimize, deprem bölgesinde çalışan AFAD’a, kamu kurum ve kuruluşlarımızdaki görevlilerimize, kahraman mehmetçiğimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, gönüllülerimize ve yardım çağrımıza kulan veren tüm ülkelere teşekkür ediyorum.

    Halen bölgede çalışmaya devam eden arkadaşlarımıza kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi Her türlü afetten korusun.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-duyurdu-baskan-erdoganin-katilimiyla-anahtar-teslim-torenleri-yapilacak/feed/ 0
    Deprem bölgesine ödenen destek 105 milyar TL’yi aştı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-odenen-destek-105-milyar-tlyi-asti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-odenen-destek-105-milyar-tlyi-asti/#respond Thu, 01 Feb 2024 22:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3055 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri etrafındaki 11 ili ve burada yaşayan vatandaşları etkiledi.

    Depremin sonrasında, vatandaşlara pek çok alanda destek verildi.

    Deprem bölgesinde afetten etkilenelere yönelik olarak kira yardımlarından nakdi desteklere ve borç yapılandırmasına kadar birçok alanda yaraları sarmak için çalışmalar yürütüldü.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, depremlerin ardından öncelikli olarak vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için nakdi yardımlar devreye alındı.

    100 BİN LİRA NAKDİ DESTEK

    Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına acil ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla 100 bin lira nakdi yardımda bulunuldu.

    DEPREMDEN ZARAR GÖREN HER AİLEYE 10 BİN LİRA

    Söz konusu dönemde, depremden zarar gören her aileye 10 bin lira, taşınanlara 15 bin lira yardım yapılırken, deprem bölgesindeki illere kendi araçlarıyla giden vatandaşların yakıt masrafları karşılandı.

    KİRA YARDIMI

    Konteyner kentler dışında barınanlara kira yardımı yapıldı. Depremin ardından, konteyner kentler dışında barınan 349 bin 79 haneye 14 milyar 452 milyon 608 bin 500 lira kira yardımı ödenirken, 1 milyon 396 bin 316 kişi bu yardımdan yararlandı.

    Diğer yardımlarla beraber depremden etkilenen vatandaşlara yapılan nakdi destek miktarı 105 milyar 455 milyon 144 bin 253 lirayı buldu.

    HARCAMALARIN YAKLAŞIK 3 TRİLYON LİRAYA ULAŞMASI BEKLENİYOR

    Depremin yıkıcı etkilerini azaltmak ve zarar gören şehirlerin yeniden imarı için 2023 yılı bütçesinden yapılan harcama tutarı yaklaşık 950 milyar liraya ulaştı.

    Özellikle konut yapımı ve çeşitli altyapı ihtiyaçlarına yönelik harcamaların bir kısmının 2024 yılı bütçesine yansıması öngörülürken, bu yıl deprem kaynaklı harcamalara 1 trilyon 28 milyar lira ayrıldı.

    Bu kapsamda, 2025 yılı için 502 milyar lira, 2026 yılı için de 491 milyar lira bütçe ayrılması öngörüldü. Depreme yönelik harcama miktarının 2023-2026 döneminde yaklaşık 3 trilyon liraya ulaşması bekleniyor.

    MÜCBİR SEBEP HALİ İLAN EDİLDİ

    Afetin ardından depremden etkilenen illerde “mücbir sebep hali” ilan edildi ve depremzedelerin kamuya olan borçları ertelendi.

    Depremzede mükelleflerin vergi borçları faizsiz 24 aya kadar taksitlendirilirken, daha önceki yapılandırma düzenlemeleri kapsamındaki borçların taksit süreleri de ertelendi.

    Mücbir sebep hali devam eden mükelleflerin yapılandırma düzenlemesine başvuru süresi 2 Eylül 2024’e uzatıldı.

    29,5 MİLYAR LİRALIK BORÇ YAPILANDIRILDI

    Yapılandırma düzenlemesiyle mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerden 728 bin başvuru alındı ve bu başvurularla 29,5 milyar liralık kamu alacağı yapılandırıldı.

    VERGİ DÜZENLEMELERİYLE YARDIMLAR VE SİGORTA TAZMİNLERİ KOLAYLAŞTIRILDI

    Afetzede vatandaşların konaklama ihtiyacının giderilmesi için de düzenleme yapıldı. Bu kapsamda, 2023 yılında geçerli olmak üzere prefabrik yapı ve konteynerlerin tesliminde (kurulum ve montaj işleri dahil) katma değer vergisi (KDV) oranı yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi.

    KDV İADE SÜREÇLERİ HIZLANDIRILDI

    Konaklama işletmelerinde depremzedelere verilen hizmetlerin “gider” olarak gösterilebilmesi sağlandı. Deprem bölgesindeki mükelleflerin KDV iade süreçleri kolaylaştırıldı. Ülke genelinde icra takipleri durduruldu ve deprem tarihinden önce vergi dairelerince konulmuş hacizler kaldırıldı.

    2 BİN LİRAYI AŞMAYAN KAMU ALACAKLARINDAN VAZGEÇİLDİ

    Ayrıca, 2023 yılı başından itibaren ödenmeyen ve toplamı 2 bin lirayı aşmayan kamu alacaklarından vazgeçildi.

    Depremlerde yıkılan, ağır veya orta hasarlı binaların emlak ve çevre temizlik vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, kullanılamaz duruma gelen taşıtların motorlu taşıtlar vergisi silindi.

    DASK, HIZLA DEVREYE GİREREK ÖDEMELER YAPTI

    DASK’ta sigortalılardan ihbar beklemeden hasar işlemleri ve ödemeleri hızla gerçekleştirildi. Yürürlüğü sona eren DASK poliçelerinin ağır hasarlar hariç olmak üzere prim tahsilatı ertelenerek otomatik yenilenmesi sağlandı. Trafik sigortası ve zorunlu deprem sigortası poliçelerinde prim ödemelerinde tahsilatlarda taksitlendirme yapıldı.

    FİRMALARA “FİNANSMANA ERİŞİM” KOLAYLIĞI

    Depremden etkilenen firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve depremin ülke genelinde ekonomik faaliyetler ve ticari işletmeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak amacıyla 250 milyar lira olarak ilan edilen Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi 400 milyar liraya çıkarıldı.

    DESTEK PAKETLERİ AÇIKLANDI

    Ayrıca, bölgede faaliyet gösteren işletmeler için Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında, “Deprem Bölgesi İşletme Giderleri Destek Paketi” ve “Deprem Bölgesi Yatırım Destek Paketi” devreye alındı. KGF Teminatlı Kadın Girişimci Destek Kredisi hayata geçirilirken, kadın kooperatiflerine yönelik Can Suyu Kredi Destek Paketi oluşturuldu.

    KREDİ İMKANLARI SAĞLANDI

    Bölgedeki esnafa 250 bin liraya kadar, 12 ayı ödemesiz, 60 ay vadeli, faizinin yarısını Bakanlığın karşıladığı yüzde 7,5 faizli kredi imkanı sağlandı. Deprem nedeniyle işletmesi zarar gören esnaf ve sanatkarların Hazine faiz destekli kredi ödemeleri de ertelendi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-bolgesine-odenen-destek-105-milyar-tlyi-asti/feed/ 0
    Depremzedelere ödenen nakdi destek tutarı 105,5 milyar liraya yaklaştı https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelere-odenen-nakdi-destek-tutari-1055-milyar-liraya-yaklasti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelere-odenen-nakdi-destek-tutari-1055-milyar-liraya-yaklasti/#respond Thu, 01 Feb 2024 22:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3052 Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, depremlerin ardından öncelikli olarak vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için nakdi yardımlar devreye alındı.

    Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına acil ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla 100 bin lira nakdi yardımda bulunuldu.

    Söz konusu dönemde, depremden zarar gören her aileye 10 bin lira, taşınanlara 15 bin lira yardım yapılırken, deprem bölgesindeki illere kendi araçlarıyla giden vatandaşların yakıt masrafları karşılandı.

    Konteyner kentler dışında barınanlara kira yardımı yapıldı. Depremin ardından, konteyner kentler dışında barınan 349 bin 79 haneye 14 milyar 452 milyon 608 bin 500 lira kira yardımı ödenirken, 1 milyon 396 bin 316 kişi bu yardımdan yararlandı.

    Diğer yardımlarla beraber depremden etkilenen vatandaşlara yapılan nakdi destek miktarı 105 milyar 455 milyon 144 bin 253 lirayı buldu.

    Harcamaların yaklaşık 3 trilyon liraya ulaşması bekleniyor

    Depremin yıkıcı etkilerini azaltmak ve zarar gören şehirlerin yeniden imarı için 2023 yılı bütçesinden yapılan harcama tutarı yaklaşık 950 milyar liraya ulaştı.

    Özellikle konut yapımı ve çeşitli altyapı ihtiyaçlarına yönelik harcamaların bir kısmının 2024 yılı bütçesine yansıması öngörülürken, bu yıl deprem kaynaklı harcamalara 1 trilyon 28 milyar lira ayrıldı.

    Bu kapsamda, 2025 yılı için 502 milyar lira, 2026 yılı için de 491 milyar lira bütçe ayrılması öngörüldü. Depreme yönelik harcama miktarının 2023-2026 döneminde yaklaşık 3 trilyon liraya ulaşması bekleniyor.

    29,5 milyar liralık borç yapılandırıldı

    Afetin ardından depremden etkilenen illerde “mücbir sebep hali” ilan edildi ve depremzedelerin kamuya olan borçları ertelendi. Depremzede mükelleflerin vergi borçları faizsiz 24 aya kadar taksitlendirilirken, daha önceki yapılandırma düzenlemeleri kapsamındaki borçların taksit süreleri de ertelendi.

    Mücbir sebep hali devam eden mükelleflerin yapılandırma düzenlemesine başvuru süresi 2 Eylül 2024’e uzatıldı. Yapılandırma düzenlemesiyle mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerden 728 bin başvuru alındı ve bu başvurularla 29,5 milyar liralık kamu alacağı yapılandırıldı.

    Vergi düzenlemeleriyle yardımlar ve sigorta tazminleri kolaylaştırıldı

    Afetzede vatandaşların konaklama ihtiyacının giderilmesi için de düzenleme yapıldı. Bu kapsamda, 2023 yılında geçerli olmak üzere prefabrik yapı ve konteynerlerin tesliminde (kurulum ve montaj işleri dahil) katma değer vergisi (KDV) oranı yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi. Konaklama işletmelerinde depremzedelere verilen hizmetlerin “gider” olarak gösterilebilmesi sağlandı. Deprem bölgesindeki mükelleflerin KDV iade süreçleri kolaylaştırıldı. Ülke genelinde icra takipleri durduruldu ve deprem tarihinden önce vergi dairelerince konulmuş hacizler kaldırıldı.

    Ayrıca, 2023 yılı başından itibaren ödenmeyen ve toplamı 2 bin lirayı aşmayan kamu alacaklarından vazgeçildi.

    Depremlerde yıkılan, ağır veya orta hasarlı binaların emlak ve çevre temizlik vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, kullanılamaz duruma gelen taşıtların motorlu taşıtlar vergisi silindi.

    DASK’ta sigortalılardan ihbar beklemeden hasar işlemleri ve ödemeleri hızla gerçekleştirildi. Yürürlüğü sona eren DASK poliçelerinin ağır hasarlar hariç olmak üzere prim tahsilatı ertelenerek otomatik yenilenmesi sağlandı. Trafik sigortası ve zorunlu deprem sigortası poliçelerinde prim ödemelerinde tahsilatlarda taksitlendirme yapıldı.

    Firmalara “finansmana erişim” kolaylığı

    Depremden etkilenen firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve depremin ülke genelinde ekonomik faaliyetler ve ticari işletmeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak amacıyla 250 milyar lira olarak ilan edilen Kredi Garanti Fonu (KGF) paketi 400 milyar liraya çıkarıldı.

    Ayrıca, bölgede faaliyet gösteren işletmeler için Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında, “Deprem Bölgesi İşletme Giderleri Destek Paketi” ve “Deprem Bölgesi Yatırım Destek Paketi” devreye alındı. KGF Teminatlı Kadın Girişimci Destek Kredisi hayata geçirilirken, kadın kooperatiflerine yönelik Can Suyu Kredi Destek Paketi oluşturuldu.

    Bölgedeki esnafa 250 bin liraya kadar, 12 ayı ödemesiz, 60 ay vadeli, faizinin yarısını Bakanlığın karşıladığı yüzde 7,5 faizli kredi imkanı sağlandı. Deprem nedeniyle işletmesi zarar gören esnaf ve sanatkarların Hazine faiz destekli kredi ödemeleri de ertelendi.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/depremzedelere-odenen-nakdi-destek-tutari-1055-milyar-liraya-yaklasti/feed/ 0
    Murat Kurum ‘ilk kez açıklıyorum’ deyip duyurdu: Satılmayacak çok ucuza kiralanacak! https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-ilk-kez-acikliyorum-deyip-duyurdu-satilmayacak-cok-ucuza-kiralanacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-ilk-kez-acikliyorum-deyip-duyurdu-satilmayacak-cok-ucuza-kiralanacak/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:12:03 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2788 Son dakika haberi… Depremin bir milli güvenlik sorunu olduğunun altını çizen Kurum, “İstanbul’da tek riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

    “İlk kez açıklıyorum” diyen Murat Kurum “100 bin sosyal konut üreterek bu konutları kiralayacağız. Konutlar satılmayacak. Çok uygun bedellerle kiralanacak. Yüksek kira fiyat artışlarına karşı düşük gelirlileri koruyacağız. 39 ilçemizin tamamına ve en riskli bölgelerde ofislerimizi kuracağız.” ifadelerini kullandı.

    Murat Kurum’un konuyla ilgili açıklamaları şu şekilde;

    15 gündür sahadayız. Her gittiğim yerde insanımız bana depreme hazırlık noktasında ne yapacağımızı, kentsel dönüşümü soruyorlar. Biz de hep söylediğimiz gibi; deprem terörle mücadele kadar önemlidir, bir milli güvenlik sorunudur diyoruz. Evet, İstanbulluların gündemi depremdir, dönüşümdür. 

    Biz sizlere, annelerimize, çocuklarımıza; afetlere dirençli bir İstanbul vaad ediyoruz. Bizim şu an 39 ilçemizde toplam 7,5 milyon evimiz ve işyerimiz var. Bunun 1,5 milyonu maalesef risk altında. 600 bin konutumuzun bugünden tezi yok acilen dönüştürülmesi gerekiyor. 

    2019 yerel seçimlerinden önce; “deprem seferberliği ilan ediyoruz” denmişti. “İstanbul’u 5 yılda depreme hazırlayacağız” denmişti. “Her yıl 20 bin, 5 yılda 100 bin konut dönüştüreceğiz” hedefi konulmuştu. “15 bin sosyal konutu süratle bitireceğiz” vaadi verilmişti. 

    Aslına bakarsanız bizim kayıp 5 yıl olarak tarif ettiğimiz durum işte budur; söz verdiğinin yüzde 5’ini bile yapamamaktır. 

    Büyükşehir belediyesi ürettiği bu konut sayısıyla, bizim bir ilçe belediyemizin bile başarısının yarısına ulaşamadı. Gerçekten de iddia ettikleri gibi; bu hızla giderlerse dönüşümü 100 yılda bitirebilirler.

    Dönüşüm meselesi ciddiyet ister, sorumluluk duygusu ister. Çünkü bu, insanımızın barınma hakkıdır, güvenli yaşama hakkıdır.

    Milletimizin bu haklarını bugüne kadar kimsenin insafına terk etmedik, bundan sonra da asla terk etmeyeceğiz. 

    Değerli İstanbullular, müsterih olun, bizlere güvenin. Çünkü biz dün Kastamonu’daki, Rize’deki Bartın’daki sellerde, Antalya Muğla’daki yangınlarda, Elâzığ’da, Malatya’da ve İzmir’deki depremlerde 46 bin konutu nasıl bitirdiysek; en son asrın felaketinin yaşandığı 11 ilimizde, 3 ayda 180 bin konutun inşasına nasıl başlattıysak; 1 Nisan sabahı görevi aldığımızda da İstanbul’un kaybettiği yılları süratle telafi edeceğiz. 

    Çünkü bizim derdimiz var! Biz, annelerimizin evlerinde güven ve huzurla yaşamasını istiyoruz. Hiçbir ailemizin acılar yaşamaması için; elimizden gelen en yüksek iradeyi ortaya koymak istiyoruz. 

    Planlı programlı bir şekilde, ekip ruhuyla hareket ederek; İstanbul’un en riskli yerlerinden başlayarak bir an önce işe koyulacağız.

    İstanbullulara söz! İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Bunun için de; ülkemizin kaderini değiştirecek kentsel dönüşüm hamlemizi süratle başlatacağız. 5 yılda 39 ilçemizde; yatay mimari eksenli, komşuluk ilişkilerini odağına alan, nüfusu tek bir kişi bile artırmayacak olan tam 650 bin konut inşa edeceğiz. 

    Yeni güvenli, huzurlu yuvalarımızın 300 binini, “adeta bilinçli bir şekilde” durdurulan KİPTAŞ eliyle yapacağız. 

    15 Nisan’da hemen başvuruları alacağız. Yarısı bizden diyerek; 700 bin lira hibe destek vereceğiz. İlave olarak; 700 bin lira kredi desteği, 100 bin lira taşınma yardımı vereceğiz. 18 ayda tamamlayacağız!

    Yine 250 bin yuvamızı da; vatandaşımızı ve özel sektörümüzü destekleyerek dönüştüreceğiz. Dönüşecek evin bulunduğu alana dair, “Kolaylaştırıcı Dönüşüm Planı” dediğimiz gerekli imar düzenlemelerini hemen hayata geçireceğiz. 

    100 BİN KİRALIK SOSYAL KONUT: SATILMAYACAK, ÇOK UCUZA KİRALANACAK

    100 bin sosyal konut üreterek bu konutları kiralayacağız. Konutlar satılmayacak. Çok uygun bedellerle kiralanacak. Yüksek kira fiyat artışlarına karşı düşük gelirlileri koruyacağız. 39 ilçemizin tamamına ve en riskli bölgelerde ofislerimizi kuracağız. Ne yapılacağını öğrenecek.

    AFET RİSK YÖNETİMİ

    Afet risk yönetim sistemini hayata geçireceğiz. Depremlere, afetlere karşı hangi adımları atmamız gerektiğini anlık bileceğiz. Kriz anı yönetimi kaotik olmayacak. İstanbul’un her sokağını görebileceğimiz İstanbul’un dijital ikizini hayata geçireceğiz. Toplanma alanlarını, alt ve üst yapıları afete hazır hale getireceğiz.

    Normal zamanlarında kreş veya kütüphane olan yerler afet zamanında geçici yaşam alanı kuracağız. Tüm toplanma alanlarında 2 milyon kişiye hizmet vereceğiz. Atatürk Havalimanı’nda yeni bir afet yönetim merkezi kuruyoruz.

    İstanbul’a yeni 6 lojistik merkezi kuracağız. İstanbul’un tüm gıda ve tıbbi malzeme ihtiyacını buradan sağlayacağız. İletişim altyapısı için 9 noktada afet müdahale merkezi kuruyoruz. 2 acil durum hastanemize ek biri Arnavutköy’de biri Pendik’te iki yeni acil durum hastanesi kuracağız. Her iki yakaya ikişer afet ekiplerinin konaklayacağı, 8 yeni hasta yakını konaklama merkezi inşa edeceğiz.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/murat-kurum-ilk-kez-acikliyorum-deyip-duyurdu-satilmayacak-cok-ucuza-kiralanacak/feed/ 0
    Elazığ’ın riskli yapı stoku TOKİ konutlarıyla ortadan kaldırıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/elazigin-riskli-yapi-stoku-toki-konutlariyla-ortadan-kaldirildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/elazigin-riskli-yapi-stoku-toki-konutlariyla-ortadan-kaldirildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 23:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2702 Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, Elazığ’da 37 ve Malatya’da 4 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin yaralandığı depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda tüm imkanlarını seferber eden devlet, depremzedelerin yaralarını sardı.

    24 Ocak depremi ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle yaklaşık 19 bin binanın ağır hasar gördüğü kentte, ilk etapta vatandaşların çadır, battaniye, ısınma ve gıda gibi acil ihtiyaçları karşılandı, ardından konteyner, eşya, kira ve taşınma yardımı ile kırsalda yaşayan depremzedeler için küçükbaş ve büyükbaş hayvan, hayvanlar için yem, hayvan barınak çadırları gibi birçok kalemde ayni ve nakdi yardımlar yapıldı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde depremin kentte bıraktığı izleri silmek için binlerce ağır hasarlı binanın yıkımını gerçekleştiren devlet, TOKİ eliyle afet, kentsel dönüşüm ve sosyal konut kapsamında kent merkezi, ilçelerde ve kırsalda yaklaşık 25 bin konut inşa ederek hak sahiplerine teslim etti.

    ’19 BİN BİNAYI AĞIR HASARLI OLARAK TESPİT EDİP YIKIMINI GERÇEKLEŞTİRDİK’

    Vali Ömer Toraman, son 4 yılda meydana gelen büyük depremlerin ortaya çıkardığı acı tablonun özellikle deprem kuşağındaki illerde eski ve riskli yapı stokunun bir an önce yenilenmesinin önemini tekrar ortaya koyduğunu belirtti.

    Elazığ’da 24 Ocak 2020 depreminin hemen ardından TOKİ tarafından inşa edilen konutlar sayesinde kentin eski ve depreme dayanıksız yapı stokundan kurtulduğunu ifade eden Toraman, şöyle konuştu:

    “2020 yılında Elazığ’da meydana gelen depremlerden sonra yaklaşık 19 bin binayı ağır hasarlı olarak tespit edip yıkımını gerçekleştirdik. Dolayısıyla bu riskli yapı stokunu ortadan kaldırdık. Buna karşılık da 24 bin 600 hak sahibi vatandaşımıza kentsel dönüşüm ve rezerv alanlarda konutlarını yapıp teslim ettik. Sadece Elazığ şehir merkezinde 16 bin 700 konutun anahtarını teslim ettik, buna ilçeleri ve sosyal konutları da dahil ettiğimizde yaklaşık 25 bin konuta tekabül ediyor. Elazığ 2020 depreminden sonra riskli yapı stokunu bertaraf etti ve depreme dayanıklı bir yapı stokuna kavuştu. Bu Elazığ için çok ciddi bir katkıydı.”

    ‘SAĞLAM ZEMİNDE GÜVENLİ YAPI STOKUNUN İNŞA EDİLDİĞİ MAHALLELER

    Toraman, depreme dayanıksız yüzlerce yapının yıkılarak yerine yapılan modern konutlarla çehresi değişen Elazığ’da depremin izlerinin silindiğini vurguladı.

    Kentin farklı noktalarında sağlam zemin üzerine yapılan konutlarla yeni yerleşim alanlarının oluşturulduğunu aktaran Toraman, şöyle devam etti:

    “2020 depreminden sonra rezerv alanlarda bütün alt yapıları, yolları, parkları, okulları, sağlık tesisleri, camileri, dükkanları, park ve bahçeleriyle mahalleler oluşturuldu. Vatandaşlarımız teslim aldıkları evlerinde hayatlarına devam ediyor, bundan sonra meydana gelecek depremlere karşı güven içerisinde evlerinde oturuyorlar. Buralar sağlam zeminde güvenli yapı stokunun inşa edildiği mahalleler oldu. 6 Şubat depremlerinde de bu bölgelerin seçiminin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu 6 Şubat depremini yaşayarak gördük, hamdolsun bu konutlarımızda en ufak bir hasar ve sıkıntı meydana gelmedi.”

    Toraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerden minimum düzeyde etkilenen Elazığ’da, depremin ardından yapılan incelemeler sonucu riskli bulunduğu için yıkılan konutların yerine yapımına başlanan yaklaşık 3 bin deprem konutundan 2 bin 255’inin tamamlandığını ve en kısa sürede has sahiplerine teslim edileceğini sözlerine ekledi.

    ‘EVLERİMİZ SAĞLAM, GÜVENİLİR’

    Güneykent Mahallesi’nde inşa edilen TOKİ konutlarında oturan Yaşar Kıldiş, 4 yıl önceki depremde Olgunlar Mahallesi’nde bulunan evinin ağır hasar gördüğü için yıkıldığını, devletin sayesinde yeniden ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.

    TOKİ konutlarının güven ve konfor sağladığını dile getiren Kıldiş, “44 yaşındayım, bu yaşa kadar ilk defa böyle büyük bir hizmetle karşılaştım. Gerçekten söylediklerini harfiyen yerine getiren bir liderimiz var. Burada gerçekten güvendeyiz. Depremin neden olduğu travmayı atlattık, evlerimiz sağlam, güvenilir. Memnunuz, Allah devletimize zeval vermesin.” dedi.

    Kenan Çakar, depremde Kültür Mahallesi’ndeki evlerinin ağır hasar gördüğünü, devletin başlattığı konut seferberliği sayesinde yaklaşık 1 yıl sonra yeniden ev sahibi olduğunu belirtti.

    Çakar, “Önce Allah’a sonra binanın sağlamlığına güveniyoruz. Bu sayede depremin neden olduğu o travmayı ve korkuyu atlattık. Bu evlerde kendimizi daha güvende hissediyoruz, çok güzel ve sağlam evler.” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/elazigin-riskli-yapi-stoku-toki-konutlariyla-ortadan-kaldirildi/feed/ 0
    Tabut evlerle özdeşleşti, CHP’de tekrar aday gösterildi! Hatay’da ‘Lütfü Savaş’ skandalı https://www.foxtvhaber.com.tr/tabut-evlerle-ozdeslesti-chpde-tekrar-aday-gosterildi-hatayda-lutfu-savas-skandali/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tabut-evlerle-ozdeslesti-chpde-tekrar-aday-gosterildi-hatayda-lutfu-savas-skandali/#respond Fri, 12 Jan 2024 08:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2290
  • HABER7 

  • CHP’de yerel seçimler öncesi yaşanan adaylık krizi her geçen gün büyürken bazı illerin adayları açıklandı. Değişim diyerek yola çıkan ve “Hatay’da tarihi bir karar vereceğiz” diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, deprem döneminde istifa çağrıları ile gündeme gelen mevcut belediye başkanı Lütfü Savaş‘ı yeniden aday gösterdi. Lütfü Savaş’ın yeniden adaylığına en çok tepki depremzedelerden ve CHP seçmeninden gelirken, Savaş’ın skandal uygulamaları yeniden gündeme geldi.

    HATAYLILARIN YUHALADAĞI BAŞKAN

    Hatay’da CHP’nin yeniden aday gösterdiği Lütfü Savaş, 14 Mayıs seçimleri öncesi Samandağ’daki mitingde ismi anons edilince vatandaşlar tarafından yuhalandığı görüntüler ortaya çıktı. 

    KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI MİTİNG YAPMIŞTI! 

    Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yeniden aday olan Lütfü Savaş, Hatay’ın merkez noktalarından Emek ve Aksaray mahallelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülen kentsel dönüşüm projesine karşı çıkarak, 2019 yılında mahalleliyi toplayarak kentsel dönüşüme karşı miting yaptı. Savaş ve CHP’ye müzahir meslek odalarının girişimleri sonucu kentsel dönüşüm projesi mahkeme yoluyla durdurulmuş ve 6 Şubat tarihli depremlerde hem Emek Mahallesi hem Aksaray Mahallesi adeta dümdüz olmuştu. Kentsel dönüşüme karşı mitingler düzenleyen CHP’li Lütfü Savaş, katıldığı televizyon programında ise katılldığı o mitingi inkar etti.

     

     

    1000 KİŞİYE MEZAR OLMUŞTU: “İDEALİST BİR İNSAN”

    Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6’lık depremlerin en çok etkilediği şehirler arasında yer alan Hatay’da, birkaç yıl önce inşaatı tamamlanan ve “Cennetten bir köşe” denilerek satılan 12 katlı ve 250 daireli Rönesans Rezidans da çökmüştü. CHP yönetimindeki Hatay Büyükşehir Belediyesinin Başkanı Lütfü Savaş, katıldığı canlı yayında, vatandaşlara mezar olan Rönesans Rezidans’ın mimarını, “İdealist bir insan” olarak nitelendirdi.

    CHP’li Savaş, “Orası Eski Mimarlar Odası Başkanımızın yaptığı bir bina. Büyük ihtimal deprem yönetmeliğine göre yapmıştır. Bu arkadaşımız gerçekten idealist bir insan. Şiddetin büyüklüğünün de hesaba katılması gerekiyor.” diye konuştu.

     

     

    AÇILIŞINI YAPMIŞTI, TAMAMEN YIKILDI

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın açılışına katıldığı ve “depreme dayanıklı” diye lanse edilen 5 bloklu Güçlü Bahçe Sitesi depremde tamamen yıkıldı. 2020 yılında yapımı tamamlanan Güçlü Bahçe Sitesi’nin 4 bloku yıkıldı, 1 blokunun ise zemin katları çökerek ağır hasar aldı.

    KARDEŞİNİN ÇANTASI İÇİN EKİPLERİ SEFERBER ETTİ 

    CHP’li Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Hatay’da ağır tahribata neden olan deprem kardeşinin çantası için itfaiye ekiplerini seferber ederek ‘çanta kurtarma’ talimatı verdi. Şehirde enkaz altındaki birçok insan yardım beklerken belediye ekipleri can kurtarmak için değil, çanta kurtarmak için seferber oldu.

    Antakya’daki Akevler Mahallesi’nde hasar alan Levent Apartmanı’na gelen Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, Savaş’ın kardeşi Mehmet Savaş’a ait 5’inci kattaki eve girip çanta aldı.

     

    ‘KİMSENİN YÜZÜ KIZARMIYOR’

    Müteahhitlerle ilişkileri, imar suçları ve belediyenin sorumluluğu çokça tartışılmış depremin hemen ardından Lütfü Savaş’ın istifa etmesi için defalarca çağrı yapılmıştı. Lütfü Savaş’ın adaylığın depremzedeler ve CHP seçmeninden tepki yağıyor. Lütfü Savaş’ın adaylığına ilişkin Fatih Portakal sosyal medya hesabından bir anket gerçekleştirdi. Ankete 59.073 kişi katıldı. Oy oranı işe şu şekildeydi;



     

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/tabut-evlerle-ozdeslesti-chpde-tekrar-aday-gosterildi-hatayda-lutfu-savas-skandali/feed/ 0
    Deprem Acil Destek Kredisi’nden 2,37 milyar TL kredi kullanıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-acil-destek-kredisinden-237-milyar-tl-kredi-kullanildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-acil-destek-kredisinden-237-milyar-tl-kredi-kullanildi/#respond Mon, 08 Jan 2024 22:48:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2139 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CHP Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin’in deprem bölgesindeki işletmelere verilen desteklere ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

    6 Şubat’taki depremlerden etkilenen 11 ilde faaliyet gösteren işletmelere “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında 450 milyon dolar kaynak sağlandığını hatırlatan Kacır, bu işletmelere hasar durumu ve işletme ölçeğine göre değişen oranlarda destek verildiğini belirtti.

    Desteğin açıklandığı 31 Ekim 2023 tarihinden bugüne kadar 39 bin 680 işletmeye 12,8 milyar lira ödeme yapıldığını dile getiren Kacır, “İşletmelerin destek başvurusu ve ödeme süreçleri devam ediyor. Söz konusu destek programıyla depremzede işletmelere ilk 24 ayı ödemesiz olmak üzere 36 aylık faizsiz kredi imkanı sağlandı.” ifadesini kullandı.

    KOBİ’lerin faaliyetlerinin aksamaması ve devamlılıklarını sağlayabilmeleri için KOSGEB İşletme Geliştirme Destek Programı kapsamında daha önce “Afet Dönemi Yaşam Alanı Desteği” ile “Afet Dönemi İşletme Desteği” programlarının da yürürlüğe girdiğini anımsatan Kacır, bu programlar kapsamında bugüne kadar bin 414 işletmeye toplam 108,2 milyon lira destek verdiklerini kaydetti.

    İşletmelere verilen destekler ilişkin rakamları aktaran Kacır, şu bilgileri paylaştı:

    “Deprem Acil Destek Kredisi vasıtasıyla bugüne kadar toplam 6 bin 924 işletmemizin bankalardan kullandığı 2,37 milyar liralık kredinin 566 milyon liralık kar payı veya faiz giderinin tamamı KOSGEB tarafından ve geri ödemesiz şekilde karşılandı. Böylece, işletmelerimiz sıfır faizli kredi imkanına kavuştu. Bu kredi, sadece sıfır faizli bir kredi olmayıp ilk yılı tamamen geri ödemesiz ve toplam 36 ay vadelidir.

    Buna ilaveten, Kredi Garanti Fonu AŞ de kredi kefalet imkanı sağlayarak uygulamada resmi taraf olarak yer almıştır. İşletme başına 1,5 milyon lira azami kredi limitinin olduğu bu destek kapsamında depremden etkilenen ilerimizde olduğu gibi Hatay ilimizde de toplam bin 228 işletmemizin bankalardan kullandığı 463 milyon liralık kredinin 111 milyon lira tutarındaki kar payı veya faiz giderinin tamamı yine KOSGEB tarafından karşılanmıştır.”

    İş yerleri ağır hasarlı, acil yıkılacak ve tamamen yıkılmış olan işletmelere ilişkin bazı imkanlar getirdiklerini bildiren Kacır, bu firmaların daha önceden KOSGEB desteklerinden yararlanıp yararlanılmadığına bakılmaksızın “Geleneksel Girişimci Destek Programı” ve “İleri Girişimci Destek Programı” kapsamındaki desteklerin üst limitlerini yüzde 100 arttırdıklarını kaydetti.

    Deprem bölgesindeki illerde imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin istihdam seviyelerini korumalarına yardımcı olduklarına belirten Kacır, “Depremzede firmalarımızın uygun koşullarda kredi kullanmalarına yönelik İstihdam Taahhütlü KOBİ Finansman Destek Programı vasıtasıyla 412 işletmeye toplam 672,7 milyon lira kredi kullandırılmış olup bu krediler için yaklaşık 16 milyon lira faiz/kar payı tutarı KOSGEB tarafından karşılanmıştır. Bu uygulama sonrası deprem bölgesindeki işletmeler, Geleneksel Girişimci Destek Programı kapsamında 130 bin liraya kadar, İleri Girişimci Destek Programı çerçevesinde ise 750 bin liraya kadar desteklenmektedir.” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/deprem-acil-destek-kredisinden-237-milyar-tl-kredi-kullanildi/feed/ 0
    Erdoğan, 2023 ihracat rakamlarını açıkladı: Cumhuriyet tarihimizin rekoru https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-2023-ihracat-rakamlarini-acikladi-cumhuriyet-tarihimizin-rekoru/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-2023-ihracat-rakamlarini-acikladi-cumhuriyet-tarihimizin-rekoru/#respond Tue, 02 Jan 2024 22:24:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1884 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da “2023 Yılı Dış Ticaret Rakamları” programında konuştu.

    2023 yılı ihracat rakamlarını açıklayan Erdoğan, “2023 yılı ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. 255 milyar dolar ihracat hedefimizi de aştık” ifadelerini kullandı.

    Alınan önlemlerle enflasyonun ateşinin düşmeye başladığını aktaran Erdoğan, “Yılın ikinci yarısından itibaren küresel ekonomide yeni bir olağanüstülük yaşanmazsa politikalarımızın etkisini daha net göreceğiz” şeklinde konuştu.

    Süper kupa maçı krizine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada Türkiye’nin çıkarlarına yönelik çok açık bir sabotaj girişimi var.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    Son dönemde patlak veren krizlerin ve sıcak çatışmaların merkezi bölgemizde yer almaktadır. Ülkemizi kuzeyimizdeki ve güneyimizdeki kanlı çatışmaların tarafı haline getirmek isteyen savaş baronlarına müsaade etmedik. 

    Türkiye dostlarının sayısını artırmaya devam edecek. Provokasyonlarla, art niyetli söylemlerle, ülkemizi bölgedeki ortaklarından, tarihi bağlarının olduğu kardeş ülkelerden koparma girişimlerinin farkındayız. Yaz aylarında turizmi baltalamaya yönelik bir kampanya yürütülmüştü. Şimdi benzer bir dalganın muhalefetin de desteğiyle spor üzerinden oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. İnançlar ve ülkeler hedef alınıyor. 

    İslam düşmanlığına ve yabancı karşıtlığına varan bir furya ile karşı karşıyayız. Muhalefet de gündeme gelmek uğruna bu pespaye ve tehlikeli nefret siyasetine gönüllü figüranlık yapmaktadır. Zor zamanlarımızda yanımızda olan kardeş ülkeleri hedef alması tesadüf değil. Türkiye’nin çıkarlarına yönelik açık bir sabotaj girişimi vardır. Nasıl daha önceki kirli senaryoları yırtıp attıysak bu oyunu da mutlaka boşa çıkaracağız. Türkiye merkezli ama küresel perspektifli bir anlayışla dış siyasetimizi şekillendirdik, bundan geri gidiş kesinlikle olmayacak.

    “13 ÇEYREKTİR KESİNTİSİZ BÜYÜME DEVAM ETTİ”

    Önceki yıl 2022’de yüzde 5.5 oranında büyüdük. Bu büyüme oranına en büyük katkı ise 2.4 puanla ihracatçımızdan geldi. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5.9 büyüyerek son 13 çeyrektir süren kesintisiz büyüme trendini devam ettirdik. G20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk. İhracat tarafında da benzer tablo karşımıza çıkıyor. Yüzde 1 seviyesini aşan küresel ihracattan aldığımız pay 2022 yılında 1.02’ye yükseldi. Bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 1.03’e çıktı. 

    ENFLASYONDA DÜŞÜŞ İÇİN TARİH

    Enflasyon alınan onca tedbire rağmen yüksek seyretmeye devam ediyor. Üretim, istihdam ve ekonomik büyümeden taviz vermeden enflasyonu tekrar tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz. Aldığımız önlemlerle enflasyonun ateşi düşmeye başladı. Yılın ikinci yarısından itibaren küresel ekonomide yeni bir olağanüstülük yaşanmazsa politikalarımızın etkisini daha net göreceğiz.

    FIRSATÇILARA UYARI

    Çeşitli bahanelerle milletimizin çoluk çocuğunun rızkına kastedenlere kesinlikle fırsat vermeyeceğiz. Enflasyon meselesini vatandaşımızın gündelik hayatından çıkaracağız. Dün şiddetli bir depremle sarsılan Japonya’ya ülkem ve milletim adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Asrın felaketi denilen felaketin ardından üretim başta olmak üzere hızla toparlandık. Küresel ekonomide  sarsıntılar halen devam ediyor. Bunlara rağmen dış ticaretimizi geliştirmeye verdiğimiz emeğin önemini ihracatta topluyoruz. 

    DEPREMİN İHRACATA ETKİSİ -6 MİLYAR DOLAR

    2023 senesi ülkemiz açısından zorluklar, sıkıntılarla, deprem başta olmak üzere pek çok imtihanla geçen sancılı bir yıl oldu. Ülkemiz ekonomisine 104 milyar dolarlık ilave fatura yükleyen depremlerin olumsuz sonuçlarıyla da mücadele ettik. Depremin yaralarını sarma konusunda devleti ve milletiyle Türkiye’nin elde ettiği başarıyı dünyada başka hiçbir ülke gösteremezdi. Asrın felaketi olarak gördüğümüz olayda, şiddetli depremle sarsılan Japonya’ya ülkem ve milletim adına geçmiş olsun dileklerimi ilettim iletiyorum. Depremin ihracatımıza etkisi -6 milyar doları buluyor.

    2023 YILI İHRACAT RAKAMLARI

    2023 yılı ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. 255 milyar dolar ihracat hedefimizi de aştık. 

    İSTANBUL BİRİNCİ KOCAELİ İKİNCİ 

    Geçtiğimiz sene ihracat yapmayan ilimiz kalmadı. 2023 yılında en fazla ihracat yapan 5 ilimiz sırasıyla; toplam 59,4 milyar dolarlık ihracatla İstanbul birinci oldu. İstanbul’u Kocaeli takip ediyor. İzmir 3’üncü, Bursa 4’üncü ve Tekirdağ 5’inci sırada yer aldı. Yola çıktığımız 2002 yılında aylık ortalama 3 milyar dolar ihracat yaparken bugün aylık ortalama 21,3 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyoruz.

    DIŞ TİCARET AÇIĞINDA GERİLEME

    Ülkemizin dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 2,3 oranında geriledi. Yılın son 7 ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre azaldı. Son 5 aydır dış ticaret açığı ve cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmeye başladığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde iyileşmenin süreceğine inanıyoruz.

    Cari işlemler açığında düşüş yaşandı. Cari işlemler açığında 2 milyar dolar fazla verildi. Cari işlemler açığındaki kapanmanın devam etmesini bekliyoruz. Cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmesini bekliyoruz. TİM çatısında yer alan 61 ihracatçı birliği ve 120 binden fazla ihracatçımız başta olmak üzere bu rekora ulaşılmasında emeği olan herkesi tebrik ediyorum. Belirsiz ekonomik şartlarda ihracat yapan, ülke ekonomisine katkı sağlayan tüm ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz.

    2024 HEDEFİ 375 MİLYAR DOLAR

    İhracatta değer bazında öne çıkan 3 ülke BAE, Rusya ve Suudi Arabistan’dır. İhracatta en büyük ortağımız 104,3 milyar dolarla Avrupa Birliği’dir. 2024’te mal ve hizmet ihracatımızı 375 milyar doların üstüne çıkarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye bunu başaracak güce fazlasıyla sahiptir.

    2023’de mal ve hizmet ihracatçılarımıza 11,6 milyar lira destek sağladık. İhracat desteklerine tahsis ettiğimiz bütçeyi 2024’te iki katına çıkartıyoruz. Amacımız, Türk ürünlerinin tanınmadığı, ihracatçımızın ayak basmadığı ülke bırakmamaktır.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/erdogan-2023-ihracat-rakamlarini-acikladi-cumhuriyet-tarihimizin-rekoru/feed/ 0
    Bakan Tekin’den atama açıklaması https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-atama-aciklamasi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-atama-aciklamasi/#respond Sun, 31 Dec 2023 22:00:19 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1805 Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, bu hafta Başkent Kulisi programında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ağırladı. 

    Bakan Tekin’in açıklamalarından satır başları:

    2024’ün 2023’ten çok daha iyi geçmesini temenni ediyorum. 2023 maalesef kötü bir olay ile başladı, malum 6 Şubat depremleri. Depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Deprem yaralarını sarmak üzere sürece başladık. Eğitim öğretim sürecinde ciddi bir sıkıntı yaşamadık. Büyük problemlerle karşılaşmadan 2023’ü tamamladık. Ukrayna-Rusya savaşından sonra başka bir savaş daha başladık. İsrail’in Gazze’deki zulmü inşallah 2024 yılında biter. 

    Aslında yılın muhasebesini yapacağız, AK Parti iktidarının 21 yıllık muhasebesini de görmüş olacağız. 2002 yılında PTT bir kampanya başlattı. Çok sayıda mektup var. O dönemin ruhunu yansıtan mektuplar seçtik. 

    7 Haziran 2002 tarihinde bir mektup yazılmış, 28 Şubat’ın dayattığı kat sayı meselesini anlatmış. Meslek liselerinin resmen çökertildi. Bir öğretmenimiz diyor ki “Farelerle ve soğukla savaşarak sınıfımızda ders işledik”.

    Bu tür sorunları artık yaşamıyoruz, bu nedenle anlatıyorum. 

    DEPREM BÖLGESİNDE SON DURUM

    Biz Kabine olarak göreve başladığımız ilk gün Sayın Cumhurbaşkanımız “İlk önceliğimiz deprem bölgesi” dedi. Biz de kendi görev alanlarımızla ilgili bölgeye gittik. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak tüm tedbirleri almış, 6 Şubat depreminin yaralarının sarılması için üstümüze düşeni yapmaya çalıştık. “Depremin yaralarını sardık” dediğimiz gün 6 Şubat’tan önceki fiziki koşullara erişmiş olması gerekiyor. Önce Eylül ayının başında eğitim-öğretimin sağlıklı başlayabilmesi için ne yapılması gerektiğine baktık. Hasarlı okullarımızın onarımını yaptık. Sonra hasar durumu itibariyle devam edemeyeceğimiz okullarla ilgili başka kamu binaları varsa bu şekilde bir planlama yaptık. 

    Bir problem olmaksızın tüm öğrenciler eğitim alabildi. 

    2500 civarında derslik yetiştirildi. İkiye böldük iş yükümüzü, önümüzdeki karne tatilinden sonra hızlıca yapabileceğimiz çelik yapılar planladık. 

    Deprem bölgesindeki çocuklarımızın öğrenme kayıplarını yeniden aynı düzeye getirebilmek için kurslar açtık. Bölgedeki çocuklarımızı zorunlu kurslara tabii tuttuk.

    BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDEKİ TARTIŞMA

    DEM Parti Sözcüsü söz aldı ve Güneydoğu’da çocukların okullaşma oranlarından bahsetti. Ben de ona PKK’nın eğitimi aksatacak saldırılarından bahsettim. Okullarımızı kullanılamaz hale getirdiler. “Çocuklar okula gitmesin dağa gitsin” mantığıdır bu. İYİ Parti Sözcüsü de bunu görmezden geliyor, Türk milliyetçiliğiyle ilgili ders veriyor orda. Sonra CHP andımız ile ilgili eleştiri yapıyor. HDP ile ittifak yapıyorsunuz sonra andımızın kaldırılmasıyla ilgili eleştiri yapıyorsunuz. Bir kere hukuk devletinde yaşıyoruz, biz MEB olarak kiminle protokol yapabiliriz. Benim protokol yapabilmem için karşımda gerçek biri olmalı. Herhangi bir cemaatle protokol imzalamamız söz konusu değil. 

    ATAMALAR

    Ben daha önce Şubat döneminde öğretmenlerin göreve başlamasını arzu ettiğimi söylemiştim. Fakat depremin oluşturduğu mali yük nedeniyle 2023 için böyle bir şeyi sunabilecekleri bir ortam oluşmadı. O oluşsaydı süreci başlatacaktık ve Şubat ayında öğretmen arkadaşlarımızı Şubat ayında göreve başlatmış olacaktık. Biz 2023 KPSS puanıyla öğretmen atamasını yapacağız ve tahmin ediyorum önümüzdeki günlerde Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığımızın bize vereceği kadro doğrultusunda takvimimizi oluşturacağız.

    Ben Milli Eğitim Bakanlığı olarak kamu kurumları arasında en yüksek sayıyı alacak kurum olacağını düşünüyorum.

     
    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-atama-aciklamasi/feed/ 0
    Bakan Özhaseki açıkladı: 500’e yakın hareketli fay hattı var https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-500e-yakin-hareketli-fay-hatti-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-500e-yakin-hareketli-fay-hatti-var/#respond Sat, 30 Dec 2023 22:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1784 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kocasinan ilçesi Erkilet Osmangazi Mahallesi’ndeki Celal Aysel Küçükşahin Aile Sağlığı Merkezi açılış törenine katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, “Tabi zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Şöyle bir dikkat ederseniz etrafımızdaki coğrafyada ağzı tatlı, huzurlu bir ülke yok. Bombaların patlamadığı bir ortam yok. Çok şükür bizler adeta huzur adasıyız. Bu fitne odaklarının hepsini toprağa gömdük. PKK’sı, FETÖ’sü, IŞID’i, DHKP-C’si inşallah çıkamayacaklar. Ara ara canımızı yakmak için bu tür eylemleri yapsalar da onların burunlarından fitil fitil getireceğiz. Bir teki bile ayakta kalmayıncaya kadar savaşa devam edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın. Bunlar yerli değiller” diye konuştu.

    ‘ATEŞKES DİYEMEYEN ÜLKELER VAR’

    Sözlerini sürdüren Bakan Özhaseki, “Bugün Filistin’de katliama göz yumanların kimler olduğunu biliyorsunuz değil mi? Çocuklar, kadınlar öldürülüyor, hastaneler bombalanıyor, ‘ateşkes’ diyemeyen ülkeler var. Başta ABD olmak üzere ateşkesi engelleyen ülkeler var. Bizdeki PKK’ya da FETÖ kahpesine de destek veren emin olun bunlar. Aynı adamlar. Hiç farkları yok. İstekleri tek belli. Bu ülke bölünsün istiyorlar. Bizim bu konudaki savaşımız onlarla devam ediyor. Sonuna kadar da Allah’ın izniyle devam edeceğiz. Sizler bize yetki verdiğiniz sürece biz bu kahpelerle savaşa devam edeceğiz. Hiç endişeniz olmasın. ‘Avrupa Birliği yerel yönetimler özerklik şartını tanıyacağız’ diyerek bunlara asla kapı açmayacağız. Bölücülüğe giden yoldan bu tür teşnelik yapanlara da asla yüz vermeyeceğiz. Hiç merak etmeyin” ifadelerini kullandı.

    ‘İŞİMİZİ SIFIR TÖLERANSLA GÖTÜRMEMİZ LAZIM’

    Deprem konusuna değinen Bakan Özhaseki, “Bir başka zorluğumuz daha var. O da depremsellik. 1900’lü yılların başından itibaren aletli ölçümler başlar. Bu ülkenin denizlerinde ve karalarından 230’dan fazla yıkıcı deprem var. 6’nın üzerinde şiddette. Topraklarımızın yüzde 66’sı, nüfusumuzun da yüzde 70’den fazlası bu birinci ve ikinci derecede deprem bölgesinde yaşıyor. Kayseri’de üçte ve dörtte ayrı bir şey. Çok emin vaziyette değiliz. Türkiye’de 500’e yakın şu anda hareketli fay hattı var. Yani her an, her yerde 4, 5, 6 ve 7’ye kadar yükselen bir deprem olabilir. Bunu niye söylüyorum? Bizim bir an önce kaldığımız konutları depreme dirençli yapmamız lazım. Sağlıklı yapmamız lazım. Rastgele yapmamamız lazım. ‘Bir şey olmaz’ diyerek ‘bir kat daha at, zemin etüdüne de dikkat etme ne olur ki’ diyerek hareket edemeyiz. Her işimizi dikkatli ve sıfır toleransla götürmemiz lazım. Böyle olursa evimiz yüksekte de olsa sallansa bile Allah’ın izniyle yıkılmaz. Emniyetli ve güvenli bir şekilde oturabiliriz” dedi.

    ‘680 BİN EV YIKILDI’

    6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta iki büyük depremin yaşandığını söyleyen Özhaseki, şöyle konuştu:

    “En son aslın afeti olarak nitelendirilen iki tane Kahramanmaraş merkezli bir deprem yaşadık. Orada 18 ilimiz etkilendi. 680 bin ev yıkıldı. 175 bin kadar da dükkan ve iş yeri tahrip oldu. Neredeyse Kayseri gibi 4 veya 5 tane şehir yerle yeksan oldu. Hatay’ın merkezi Antakya’nın yüzde 90’ı yıkıldı. Kolay değil ama bunların altından kalkmak lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde bizler gece, gündüz demeden çalışıyoruz. Şimdi oralarda binlerce ev yapılıyor. En kısa süre içerisinde de zaten teslimlerine başlayacağız. Yaraları sarmak için büyük bir gayret içindeyiz. Bütçemizde sıkıntı vardı, yoktu. Enflasyonu tetikliyordu, tetiklemiyordu. Artık bunlara bakmadan o bölgelerdeki yaraları sarmaya gayret ediyoruz. Çünkü halen evinden dışarıda kalan 1 milyon 900 bin vatandaşımız var. Konteynırda kalıyor, kira yardımı alıyor. Onlar evine oturuncaya kadar biz rahat edemeyiz. İnşallah gece- gündüz çalışacağız.”

    ‘KENTİMİZİ DEPREME HAZIR HALE GETİRECEĞİZ’

    Deprem bölgesi şehirlerin güvenli hale getirilmesi için çalışmaların yürütüldüğünü belirten Özhaseki, “Gerek İstanbul’umuzu, gerekse diğer şehirlerimizi daha güvenli hale getirebilmek için büyük bir çaba içindeyiz. Kentsel dönüşüm başkanlığını kurduk. Meclisten geçirdik. Yasalarını çıkardık. Çok hızlı vaziyette hareket edebileceğimiz bir ortam doğdu. İstanbul’da kötü niyetlilerin özellikle önümüzü kestiği ne kadar madde varsa tek tek ele alıp onları açtık. Şimdi hızlı bir vaziyette birçok kentimizi depreme hazır hale getireceğiz. Bundan başka çaremiz yok bizim zaten. Fakat iyi niyetli insanların dualarını büyük oranda aldığımız gibi ufak tefek de olsa aradaki temelinde örgüt olan fakat vatandaşları tahrik ederek sokağa dökmeye çalışan grupları da görüyoruz. Bunların da farkındayız” diye konuştu.

    ‘ŞEYTAN TAŞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

    Sözlerine devam eden Özhaseki, şöyle konuştu:

    “Çukur eylemleri sırasında benim ilk bakanlığımdı. Teröristlerin yaktığı, yıktığı evleri yapmak için ben ömrümde ilk defa Cizre’ye gittim. Sur, Nusaybin, İdil, Silopi ve Yüksekova’ya gittim. Orada evleri yaparken karşıma çıkanlar o PKK’lılardı. Onların siyasi uzantılarıydı, sivil uzantılarıydı. Orada bizim yaptığımız evlere karşı çıktılar. Evleri bitirdik, vatandaşa dağıttığımıza karşı çıktılar. Bunları hep yaşadım ben zamanında. Şimdi de çıkardığımız yasaya ara ara sağda solda böyle çatlak sesler çıkıyor. Onların da farkındayız. Onlar da sütünün hükmünü işliyorlar. Biz Allah’ın izniyle milletimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz. Çalışacağız, gayret edeceğiz. Gece gündüz demeden uğraşacağız. Onları evlerine oturtacağız. Ülkemizi dönüştürüp güvenli hale getireceğiz. Bir taraftan da eskiden hacdan gelen ağabeylerimize ‘hacda ne yaptın’ derdik. ‘Oğlum ne yapalım ibadet ettik. Biraz da şeytan taşladık, geldik’ derlerdi. Şeytan taşlamaya da devam edeceğiz. O şeytanların da başına inşallah dünyayı yıkacağız, dar edeceğiz. Burada yaşayamayacaklar.”

    KAYNAK: DHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-acikladi-500e-yakin-hareketli-fay-hatti-var/feed/ 0
    DASK, hasar ödemesinin yüzde 96’sını deprem için yaptı https://www.foxtvhaber.com.tr/dask-hasar-odemesinin-yuzde-96sini-deprem-icin-yapti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dask-hasar-odemesinin-yuzde-96sini-deprem-icin-yapti/#respond Thu, 28 Dec 2023 21:00:25 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1674 Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun DASK’a ilişkin TBMM’ye sunduğu verilerden derlenen bilgiye göre, Kasım 2023 itibarıyla Türkiye’de toplam 20 milyon 32 bin konut, 11 milyon 751 milyon 373 yürürlükte olan zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunuyor. Genel sigortalılık oranı, deprem kuşağında bulunan Japonya’da yüzde 30, ABD’nin California eyaletinde yüzde 15 iken Türkiye yüzde 59 ile örnek uygulamalar arasında yer alıyor.

    Türkiye’de özellikle deprem yaşayan illerdeki yüksek sigortalılık oranları dikkati çekiyor. Bu oran, Bolu ve Düzce’de yüzde 92, Yalova’da yüzde 88 olarak kayıtlara geçti. Sigortalılık oranı en düşük iller ise yüzde 29 ile Hakkari, yüzde 33 ile Gümüşhane, yüzde 34 ile Bayburt olarak belirlendi.

    Büyükşehirlerde sigortalılık oranlarına bakıldığında ilk sırayı yüzde 66 (2,7 milyon poliçe) ile İstanbul alırken, bu ili, yüzde 65 ile Kayseri, yüzde 63 ile İzmir ve Mersin izledi. Sigortalılık oranı Ankara’da yüzde 58 olarak gerçekleşti.

    Öte yandan bazı illerde düşük olan sigortalılık oranları yaşanan depremler sonrası önemli oranda artış gösterdi. Bu oran, Van’da yüzde 9’dan yüzde 78’e, Elazığ’da yüzde 35’ten yüzde 69’a, Malatya’da yüzde 38’den yüzde 60’a yükseldi.

    TOPLAM TUTARIN YÜZDE 96’SI ÖDENDİ

    DASK’ın kuruluşundan itibaren yaptığı toplam hasar ödemesi tutarı 6 Kasım 2023 tarihi itibarıyla 35 milyar 906 milyon 326 bin 376 lira olarak gerçekleşti.

    Yıllar bazında yapılan hasar ödemelerinde 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu tahribat nedeniyle 2023 yılı dikkati çekti. Bu kapsamdaki 468 bin 444 hasar dosyası için toplam 34 milyar 440 milyon 530 bin 375 lira ödendi. Buna göre, toplam ödemenin yaklaşık yüzde 96’sı, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu hasar nedeniyle yapıldı.

    DASK tarafından 2000 yılında 23 bin lira, 2001’de 126 bin lira, 2002’de 2,3 milyon lira, 2003’te 5,2 milyon lira, 2004’te 769 bin lira, 2005’te 8,1 milyon lira, 2006’da 1,3 milyon lira, 2007’de 1,5 milyon lira, 2008’de 2,1 milyon lira, 2009’da 525 bin lira, 2010’da 936 bin lira, 2011’de 146 milyon lira, 2012’de 6 milyon lira, 2013’te 964 bin lira, 2014’te 4,8 milyon lira, 2015’te 991 bin lira, 2016’da 894 bin lira, 2017’de 9,2 milyon lira, 2018’de 889 bin lira, 2019’da 84 milyon lira, 2020’de 969 milyon lira, 2021’de 35,5 milyon lira, 2022’de 184 milyon lira ödendi.

    EN YÜKSEK PAY HATAY’IN

    En yüksek ödeme 9 milyar 405 milyon lirayla Hatay’a yapılırken, bu ili 7 milyar 477 milyon lirayla Malatya, 5 milyar 203 milyon lirayla Kahramanmaraş izledi. Bu illeri Adıyaman, Gaziantep, Osmaniye, Adana, Şanlıurfa, Elazığ ve Diyarbakır izledi.

    MARMARA BÖLGESİ SİGORTALILIK ORANINDA ZİRVEDE

    Sigortalılık oranlarının bölgelere göre dağılımında ilk sırayı, 6 milyon 840 bin konutun yüzde 67’sine tekabül eden 4 milyon 569 bin 140 poliçeyle Marmara Bölgesi aldı. Bu bölgeyi, yüzde 60 ile Ege, yüzde 59 ile Doğu Anadolu, yüzde 54 ile İç Anadolu ve Akdeniz, yüzde 51 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 48 ile Karadeniz bölgeleri takip etti.

    Ülke genelinde, kapsamdaki tüm konutların Zorunlu Deprem Sigortasına sahip olması ve böylece yüzde 100 sigortalılık oranı hedefleniyor. Sigortalılık oranını artırmaya yönelik ülke genelinde bilinçlendirme çalışmaları ve üniversitelerle çalışmalar yürütülüyor.

    Gelecek yılın üçüncü çeyreğinde “Zorunlu Deprem Sigortası”nın kapsamı genişletilerek başta sel olmak üzere diğer doğal kaynaklı afetlerin de entegre edilmesiyle “Zorunlu Afet Sigortası”na dönüştürülmesi planlanıyor.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/dask-hasar-odemesinin-yuzde-96sini-deprem-icin-yapti/feed/ 0
    Ekonomide 2023 böyle geçti https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomide-2023-boyle-gecti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomide-2023-boyle-gecti/#respond Wed, 27 Dec 2023 22:00:15 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1638 Türkiye ekonomisi için 2023 oldukça hareketli ve dalgalı geçti.

    Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 11 ili vuran 6 Şubat depremi, ekonomi üzerinde de belirleyici oldu.

    Depremin etkilediği iller toplam gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 10’una denk geliyor. Depremin yol açtığı hasar nedeniyle oluşan faturanın ise 120 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

    DEPREM BÜYÜMEYİ ETKİLEDİ

    Depremin en önemli etkisi ise büyüme üzerinde görüldü. Depremin etkisinin hissedildiği 2. çeyrekte büyüme zayıfladı, 3. çeyrekte ise beklentilerin altında gerçekleşti.

    ENFLASYON YÜZDE 62’YE YAKLAŞTI

    Kasım ayına gelindiğinde aylık enflasyon yüzde 3,28 seviyelerine kadar gerilese de yıllık TÜFE artışı yüzde 61,98 ile yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor

    EKONOMİ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİM

    14 Mayıs seçimleri ise Türkiye ekonomisinde yeni gelişmeleri beraberinde getirdi. Ekonomi yönetiminde görev değişimi gerçekleşti.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini Mehmet Şimşek devralırken, Merkez Bankası başkanlığına Hafize Gaye Erkan atandı.

    PARA POLİTİKASINDA SIKILAŞMA

    Yeni görevler ile birlikte para politikasında sıkılaşma döngüsüne girildi. Mayıs ayındaki seçimler öncesi Türkiye’de yüzde 8,50 olan politika faizi, 22 Haziran toplantısı itibarıyla başlayan faiz artış serisi ile yüzde 42,50’ye kadar yükseldi.

    YENİ OVP AÇIKLANDI

    Eylül ayında ekonomide 3 yıllık yol haritasını ortaya koyan Orta Vadeli Program takip edildi. Programda 2023 için büyüme tahmini yüzde 4,4 olarak açıklandı. Bu beklenti 2024 için yüzde 4, 2025 için yüzde 4,5 ve 2026 için yüzde 5 olarak belirlendi. enflasyonda yıl sonu tahmini ise yüzde 65 olarak duyuruldu.

    İŞSİZLİK TEK HANE

    Bu yıl düşüş ivmesi izlenen makro verilerin başında işsizlik oranı geldi. Temmuz’da yüzde 9,3 seviyesindeki işsizlik oranı ekim ayına gelindiğinde yüzde 8,5’e kadar geriledi.

    EKONOMİDEKİ ADIMLARIN OLUMLU ETKİLERİ

    Yeni ekonomi yönetiminin adımları küresel tarafta da olumlu karşılandı. Türkiye’nin kredi risk primi mayıstaki 700 baz puan seviyelerinden 290 baz puana kadar geriledi.

    CDS’teki bu düşüş not görünümlerinde pozitif değişimleri de beraberinde getirdi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Türkiye’nin kredi notunu teyit etti, not görünümünü yükseltti. Standard & Poor’s, Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit ederken kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirdi.

    REZERVLERDE REKOR

    Rezervlerde ise tüm zamanların rekoru kırıldı. Merkez Bankası toplam rezervleri, 142 milyar doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

    2023’ün ikinci yarısında ekonomi politikalarındaki sıkılaşmanın etkisiyle kredi kanalları daraldı. Hem mevduat hem de kredi faizleri yükseldi. Yılın başında hem talebin hem de fiyatın arttığı konut ve otomobil piyasası ise durgunlaştı.

    FAHİŞ FİYATLA MÜCADELE

    Fahiş fiyatla mücadele ise ekonomi yönetiminin en önem verdiği alanlardan oldu. Otomobilde sıfır araçlar için geçerli “6 ay 6 bin kilometre sınırı” ayrıca 2. el aracın sıfırdan pahalı satılamaması, konutta “tek sitede tek ilan zorunluluğu” gibi düzenlemeler ile fahiş yükselişlerin önüne geçilmeye çalışıldı.

    Konut ve kira fiyatlarındaki artışın önüne geçmek için ise yüzde 25 sınırı ve arabuluculuk sistemi devreye alındı. yüzde 25 sınırı son düzenleme ile 2024 yılının Temmuz ayında sona erecek. Arabuluculuk sistemine ise 80 bine yakın başvuru yapıldı.

    BORSADA HALKA ARZLAR YILI

    Makro ekonomideki hareketli gündem piyasalara da yansıdı. Borsa İstanbul’da 8 bin 562 puan ile tüm zamanların en yüksek seviyesi görüldü.

    Öte yandan 2023, halka arzların yılı oldu. Bu yıl ilk kez işlem görmeye başlayan 55 şirketin halka arz toplam büyüklüğü 73,3 milyar TL’ye ulaştı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/ekonomide-2023-boyle-gecti/feed/ 0
    Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş: Türkiye’nin kırılmayacak hiçbir yeri yok https://www.foxtvhaber.com.tr/jeoloji-muhendisi-prof-dr-osman-bektas-turkiyenin-kirilmayacak-hicbir-yeri-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/jeoloji-muhendisi-prof-dr-osman-bektas-turkiyenin-kirilmayacak-hicbir-yeri-yok/#respond Sun, 24 Dec 2023 11:12:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1436 Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğuna dikkat çekerek “Kuzey’de Avrasya levhası, Güney’de Arap levhası arasında sıkışan bir Türkiye’nin kırılmayacak hiçbir yeri yoktur. Her taraf kırılır. Bu yüzden Türkiye bir deprem bölgesi. Biz şuanda deprem bilim olarak depremin nerede ne zaman olacağını kesin bilmediğimize göre her yerde deprem tehlikesi vardır” dedi.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, vatandaşların deprem yönetmeliğini dikkate alması gerektiğini belirterek deprem tehlikesini öğrenmek isteyen vatandaşların 2019 yılında yayınlanan deprem tehlikesi haritasına bakması gerektiğini söyledi.

     

    Trabzon’da yapı stokunun oldukça kötü olduğunu kaydeden Bektaş, “Bir yerin depremden etkilenmesi için illa orada bir fayın olması gerekmiyor. Trabzon, Kahramanmaraş ve Elazığ depremlerinden etkilendi. Şimdi de Gümüşhane’deki 4 büyüklüğündeki depremden etkilendi. 5 büyüklüğünde bir deprem olsaydı bunun 10 katını hissedecekti. 6 büyüklüğünde bir deprem olsaydı Trabzon 100 katı daha sallanacaktı. Trabzon’un kuzeyinde Karadeniz fayı var. Bu fay Trabzon veya Karadeniz sahili tehdit ediyor. Ama bu Karadeniz Fay Hattı’nda da bilgilerimiz çok az. Fayın hızını, deprem tekrarlama süresini bilmiyoruz. Deprem enerji üretimini bilmiyoruz. Bilmediğimiz aktif deprem üreten fay esas tehlikelidir. Karadeniz sahilinde Trabzon, Rize, Ordu benim korktuğum 3 konu var. Trabzon’da yapı stoku. Bu son derece zayıf. İkincisi Trabzon sahil plajı üzerinde ve heyelanlı yamaç üzerinde kurulmuştur. Orta büyüklükteki bir deprem her an bu heyelanlı sahaları hareketlendirebilir. Bunun ötesinde zemin çok kötü olduğu için gevşek bir zemin olduğu için biz uzaktaki küçük depremleri dahi burada hissedebiliyoruz. Bölgenin jeolojik özelliğinden dolayı bir deprem büyütmesi söz konusu. Üçüncü en korktuğum konu yerel yöneticilerin deprem algısını hala önemsememiş olması. Trabzon deprem bölgesi değildir algısı maalesef hala yıkılmış değil. Yerel yöneticiler maalesef bu konuda duyarlı değil. Yerel yöneticilerin duyarsızlığı, zeminin zayıf olması ve yapı stokunun zayıf olması bölgenin en önemli deprem tehlikesi ve riskidir. Nüfus ve şehirleşme artıyor depremden görebileceğimiz zarar ile can ve mal kaybı buna göre artıyor. Gerekli önlemi almamız lazım. Depremden korkmayalım, depreme karşı önlem anmayan yöneticilerden veya deprem algısını oluşturmayan toplumdan korkalım” diye konuştu.

    “DEPREMİN YERİ VE ZAMANINI BUGÜNKÜ BİLİM BİLMİYOR”

    “Bilim insanları görüşlerini açıklayabilir ancak burası tehlikelidir, burası tehlikeli değildir demek doğru değil” diyen Bektaş, “Bugüne kadar Trabzon’da deprem olmaz, burası deprem bölgesi değil deniliyor bu bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Geçen ay Karadeniz’de bir deprem oldu. İnsanlar sallandı. Demek oluyor ki, bilim insanının söyleminden daha çok doğanın kendi hareketi, titretişimi oluşturduğu deprem insanlar üzerinde daha fazla etki yapabiliyor. Şimdi Trabzon’da olabiliyor diyorlar. Bir yerde depremden etkilenmek için illa orada bir fayın olması gerekmiyor. Trabzon’da 300-400 kilometre güneydeki bir faydan etkileniyorsa, kuzeydeki 15-20 kilometre Karadeniz fayının ne yapacağını, ne zaman harekete geçeceğini bilmiyoruz. Bu fayın 1968 yılında 6.6 büyüklüğündeki deprem ile Bartın’ı yıktı. O zaman Bartın bir kasabaydı şimdi ise bir il. 2012 yılında Batum açıklarında fay 5.6 büyüklüğünde deprem üretti. Bu depremin artçıları Trabzon’a kadar geldi. Bunlar insanları harekete geçirebiliyor. Bilim insanlarının söylemlerinden çok doğanın oluşturduğu tepki çok daha önemli oluyor. Bilim insanları görüşlerini açıklayabilir ancak burası tehlikelidir, burası tehlikeli değildir demek doğru değil. İstanbul’da deprem beklerken Trabzon’da da, Gümüşhane’de de, Konya’da da deprem olur. Depremin yeri ve zamanını bugünkü bilim bilmiyor” ifadelerini kullandı.

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/jeoloji-muhendisi-prof-dr-osman-bektas-turkiyenin-kirilmayacak-hicbir-yeri-yok/feed/ 0
    Bakan Özhaseki: “1 milyona yakın konut inşa edeceğiz. https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-milyona-yakin-konut-insa-edecegiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-milyona-yakin-konut-insa-edecegiz/#respond Sat, 23 Dec 2023 15:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1403 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul” programına katıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu programda konuşan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve deprem için tedbir alınması gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin yapı stokunun risk altında olduğunu aktaran Bakan Özhaseki, bu anlamda kentsel dönüşüm çalışmalarının son derece önemli olduğunu kaydederek, 1 milyona yakın depreme dayanıklı konut inşa edileceğini belirtti. Özhaseki, deprem bölgesinde devam eden çalışmalarla ilgili olarak ise, betonarme yapıların 1 yıl, köy evlerinin ise 8 ay içerisinde teslim edileceğini ifade etti.

    ”ŞU AN BİLE TÜRKİYE’DE 485 CİVARINDA FAY HATTI BULUNUYOR”

    Konuşmasına Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini hatırlatarak başlayan Özhaseki, ”Malumunuz Türkiye Himalayalardan başlayıp Alplere doğru devam eden çizgide deprem riski taşıyan 5. ülkeden birisi olarak kabul ediliyor. Ülkemizde aletli ölçümün başladığı 1920 yılından itibaren, son yüzyılda gerek karalarımızda, gerekse denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli deprem sayısı 230’dan fazla. Sadece ana karamızda meydan gelen deprem ise 60 civarında. Ölen insanlarımızın sayısı 130 bin. Topraklarımızın %61’i ve nüfusumuzun da %70’den fazlası bu bölgelerde yaşıyor. Şu an bile Türkiye’de 485 civarında fay hattı bulunuyor. Maddi hasar tabii çok fazla ama manevi zararın ise telafi edilebilir, ölçülebilir bir tarafı yok” dedi.

    ”BETONARME YAPILARI 1 YIL İÇİNDE, KÖY EVLERİNİ DE 8 AY İÇERİSİNDE TESLİM EDECEĞİZ”

    Özhaseki 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan çalışmalar hakkında ise ”Kahramanmaraş ikiz depremlerinde karşılaştığımız manzara ise korkunç. Şehirler yerle bir olmuş, adeta yeni bir kıyamet senaryosu gibi. 11 ilimizde 680 bin konut, 170 bin civarında da iş yeri yıkıldı. 50 bin kardeşimizi de toprağa verdik. Kahramanmaraş depreminden sonra yaptığımıza gelince; bugüne kadar 210 bine yakın ihaleler yaptık. Konutlar ve iş yerlerinin inşaatı devam ediyor. 50 bin köy evimizi çelik karkastan inşa etmeye başladık. Bunlar da inşallah 6-8 ay sonra bitmiş olacak. Bir yandan da şehirlerimizin merkezlerinde hem meydanları yeniden inşa ediyoruz hem de meydana açılan tüm caddeleri de ayağa kaldırmak, şehrin özgün mimarisini öne çıkaracak şekilde inşaatlara başlıyoruz. Yerinde dönüşüm için müracaat eden vatandaşlarımızın sayısı 251 bin. İnşallah betonarme yapıları 1 yıl içinde, köy evlerini de 8 ay içerisinde teslim edeceğiz” diye konuştu.

    ”ÜLKEMİZİN YAPI STOKUNUN ÇOĞU RİSK ALTINDA”

    Bakan Özhaseki, Türkiye’nin yapı stokunun birçoğunun risk altında olduğunu ifade ederek, ”Deprem bir doğa gerçekliği. Hayat alameti aslında. Onun olmadığı ortam ölü ortamlardır. Ona mani olamayız, gücümüz yetmez. Onunla savaşamayız, yeniliriz. Ancak onu anlayıp, ona uygun tedbirlerle hayatımızı idame ettirebiliriz. Evlerimizi, işyerlerimizi sağlam yapabiliriz. Fay hatlarından ve sıvılaşmış zeminlerden uzaklaşmış kendimize emin konutlar inşa edebiliriz. Tedbir alabiliriz. Tedbirli olabiliriz. Kadim şehirlere sahibiz. Yüzlerce yıllık tarihi eserlerimiz var. Ülkemizin yapı stokunun çoğu, üzülerek söylüyorum; 1950 yılından sonra göçlerle birlikte büyük şehirlere gelen insanlarımızın kaçak evlerinden oluşuyor. Bu binaların çoğu da risk altında. Bu işin bir tek yolu var, Kentsel Dönüşüm Yasası” şeklinde konuştu.

    ”KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI ÇIKANLARIN TÜRKİYE DİYE BİR DERDİ YOK”

    Riskli yapıların dönüşümünün tek yolunun Kentsel Dönüşüm olduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, ”Sizin talimatlarınızla yasa 2012 yılında çıktı. Bu yasa kapsamında ülkemizin genelinde 2 milyon 200 bin civarında konut ve iş yeri yenilendi. Bu kapsamda 400 binin civarında inşaat devam ediyor. Ayırdığımız bütçe 480 milyar TL. İstanbul’da, 6 milyon konut, 1,5 milyon kadar da işyeri var. 600 bin konutun en riskli konumda olduğunu söylememiz gerekiyor. Bir an önce yenilenmesi gerekiyor. İstanbul bizim gözbebeğimiz. Ticaretin, sanayinin, turizmin, finansın merkezi. Onu her türlü tehlikeden ve tehditten azade tutmamız lazım. 2012’de çıkan yasayla 800 bin yapı yenilendi, 171 bin de devam ediyor. Ancak bu 11 yıllık süreçte gördük ki; çok hızlı hareket edemiyoruz. Önümüzü kesen engeller var. Yasal bir takım tedbirlerin alınması lazım. Özellikle yapılan her iyi şeye engel olmaya çalışan odalarımız, derneklerimiz, bazı ideolojik gruplar var. Buna engel olan insanların İstanbul diye bir dertleri yok, Türkiye diye bir dertleri yok” dedi.

    ”1 MİLYONA YAKIN DEPREME DAYANIKLI KONUTLARI VE İŞ YERLERİNİ İNŞA EDECEĞİZ”

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki konuşmasını, ”Önce Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızı kurduk. Marmara bölgesi ile ilgilenecek özel bir birim, tüm Türkiye ile ilgilenecek ikinci bir özel birim, bir de kaynak oluşturacak üçüncü bir birim kurduk. Sonra da bize engel teşkil eden insanların hoşuna giden o yasaları bir an önce değiştirdik. Gerek deprem bölgesi için, gerekse İstanbul için, ‘Bütçeyi dert etmeyin, devam edin’ dediniz. Bunun için çok büyük bir pay ayırdınız. Bunun için teşekkür ediyorum. Bize 3 yıl içinde orta vadeli bütçede 479 milyar TL pay ayırdınız. Kentsel dönüşümün önündeki tüm engeller kaldırıldı. Bu kampanya ile en az 350 – 400 bin konut yenilemiş olacağız. Yüzde yüz anlaşma sağlayan daire sahibi bağımsız birim olarak 70 binin üzerinde. Tespit ettiğimiz rezerv alanlarda en az 400 bin konut daha yapacağız. Nereden baksanız 1 milyona yakın yepyeni, sağlam, depreme dayanıklı konutları ve iş yerlerini inşa edeceğiz. Bugün Pendik’ten bağlantı yaparak temsilen 17 yapıda 261 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştireceğiz. Bağcılar’da temsilen tören yapacağız, 3 bin 37 konutun temellerini atıyoruz. Ayrıca yüzde yüz anlaşma sağlayan 100 binada oturan 500’den fazla hak sahibimizle de sözleşme imzalayacağız, onlar da Üsküdar’da hazır olacaklar” ifadeleriyle sonlandırdı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-1-milyona-yakin-konut-insa-edecegiz/feed/ 0
    Yüzyılın kentsel dönüşüm yol haritasını Başkan Erdoğan açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzyilin-kentsel-donusum-yol-haritasini-baskan-erdogan-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzyilin-kentsel-donusum-yol-haritasini-baskan-erdogan-acikladi/#respond Sat, 23 Dec 2023 12:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1382 Milyonların merakla beklediği yüzyılın kentsel dönüşüm projesinde detaylar belli oldu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı”nda konuştu.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    KUZEY IRAK’TA 6 ASKER ŞEHİT

    Sözlerimin hemen başında dün Irak’ın kuzeyinde bölücü hainler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda şehit olan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. 

    ”MEHMETÇİKLERİMİZİN KANI YERDE KALMAMIŞTIR”

    Mehmetçiklerimizin kanı yerde kalmamış, bölücü alçaklardan kanın hesabı misliyle sorulmuştur ve sorulmaktadır. Pençe Harekatı bölgesi ile Suriye’nin kuzeyinde şimdiye kadar 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

    KAMPANYAYA 1 MİLYONUN ÜZERİNDE BAŞVURU

    Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan Çevre Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine, ilgili tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün İstanbul’umuzu depreme hazırlama noktasında tarihi nitelikte adımları eş zamanlı olarak atmanın gururunu yaşıyoruz. Hatırlarsanız nisan ayında şehrimizin en acil ihtiyaçlarından olan kentsel dönüşüm ile ilgili özgün bir projeyi kamuoyumuz ile paylaşmıştık. Kentsel dönüşümde yarısı bizden adını verdiğimiz kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz çok yoğun teveccüh gösterdi. Kampanyaya bugüne kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı.

    1.5 MİLYON LİRALIK DESTEK

    Yarısı bizden kampanyası ile toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir. Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir. Kalan yıllarda kredi maliyet oranı TÜFE’nin yarısı kadar olacak. Vatandaşımız alacağı bu 1,5 milyon liralık destekle inşallah evini yapacak, yeni yuvasında güvenli, huzurlu, mutlu bir şekilde oturacaktır.

    İLK İMZAYI BUGÜN ATIYORUZ

    Kampanyamıza başvurup yüzde 100 anlaşmaya varan bağımsız bölüm sayısı 71 bini aştı. Yine başvuru yapıp yüzde 50 ve üzerinde mutabakat oluşan bağımsız bölüm sayısı ise 158 bine ulaştı. Bu insanlarımızla aralarındaki pürüzleri giderip anlaşma sağlayabilirse kampanyadan faydalanma imkanına kavuşacaklardır. Marmara Kentsel Dönüşüm Hizmet Ofisi’ne canlı bağlanarak 100 binadaki 500 insanımızla ilk sözleşmelerini imzalayacağız.

    ”350 BİN KONUTU DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

    Böylelikle toplamda 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan yarısı bizden kampanyasını bismillah diyerek fiilen başlatmış olacağız. Kampanyamızın İstanbul’umuza ve İstanbullu kardeşlerimize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

    İstanbul kentsel dönüşüm yıkım programını da bugün başlatıyoruz.

    Bugün ayrıca, 3 binin üzerinde konutun temellerini atıyoruz. Bugünkü programımızda imza, yıkım, yapım olmak üzere, yüzyılın dönüşümüne start veriyoruz.

    Buradan özellikle, yüzde 50 oranlarında anlaşma sağlamış vatandaşlarımı, diğer komşularını da ikna ederek yarısı bizden kampanyasına katılmaya davet ediyorum.

    50 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz böyle büyük bir afetten sonra, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olması düşünülemez. Deprem konusunu önceliklerimizin en başına almamız gerekiyor. Burada bir hususa özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim. Depreme karşı hazırlık yapmak tercihten ziyade zorunluluktur. Biz deprem ülkesiyiz.

    Sorunla yüzleşmek, kabullenmek çözümün ilk adımıdır. Deprem değil, çürük, sağlıksız bina öldürür fikrini özümsemeden hiçbir yere varamayız. Bu sebeple başta İstanbul olmak üzere 81 ilimize yapacağımız en büyük iyiliğin kentsel dönüşüm hamleleri olacağına inanıyoruz. Bu hamleyi dinamitleyen ülkeye ihanet ediyor.

    Türkiye genelinde 31 milyon konuttan oluşan 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunlardan 6 milyonu risk altında, 2 milyonunun ise acilen dönüşmesi lazım.

    Kentsel dönüşüm çalışmaları için 480 milyar liralık kaynak açıkladık.

    YEREL SEÇİM MESAJI

    İstanbul’un hizmet ve eser hasretinin dinmesi için 31 Mart çok önemli. 31 Mart’ta İstanbul’un fetret devri sona erecek. İstanbul’a kendini vakfedecek, İstanbul’dan başka bir şeyi gözü görmeyecek, İstanbul’u emanet bilip ona sahip çıkacak adayımızı yakında açıklayacağız.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/yuzyilin-kentsel-donusum-yol-haritasini-baskan-erdogan-acikladi/feed/ 0