Divan – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 19 Jul 2024 09:01:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Uluslararası Adalet Divanı israil kararını açıklayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-aciklayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-aciklayacak/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:01:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15942 Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail’in, işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin danışma görüşünü bugün duyuracak.

Divan, yarın açıklayacağı danışma görüşünde İsrail’in Filistin’i işgali, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki ilhak uygulamaları, Doğu Kudüs’ün statüsünü değiştirme çabaları, apartheid ve ayrımcı uygulamaların hukuka aykırılığı, bunların başta İsrail olmak üzere tüm devletler ve uluslararası kuruluşlar açısından doğuracağı sonuçlar hakkında kanaatini açıklayacak.

Divan Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam tarafından halka açık oturumda okunacak danışma görüşünde, İsrail’in Filistin’i işgalinin hukuka aykırı olduğu, İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal ettiği, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu, Filistinlilere yönelik ayrımcı ve ırkçı uygulamaların hak ihlali teşkil ettiğinin teyit edilmesi bekleniyor.

49 ÜLKE BEYANDA BULUNDU

Hollanda’nın idari başkenti Lahey’deki Barış Sarayı’nda faaliyetlerini sürdüren Divan’da, 19-26 Şubat 2024 tarihlerinde yapılan duruşmalarda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 49 ülke, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Afrika Birliği, İsrail’in Filistin topraklarını işgal ve ilhakına ilişkin kendi görüşlerini sözlü olarak Divan’a sunmuştu.

Bunun öncesinde de yine aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 54 devlet ve 3 uluslararası kuruluş Ağustos 2023’e kadar yazılı beyanlarını Divana ulaştırmıştı.

Türkiye, İsrail’in Filistin’i işgali, Batı Şeria’daki ilhakı ve özellikle Doğu Kudüs’ün statüsünün korunmasına ilişkin olarak Divan’a yazılı beyanını ilk ulaştıran ülke olmuştu.

Divan önünde, danışma görüşünde ilk defa bu kadar çok sayıda devletin yazılı ve sözlü beyanda bulunduğu görülürken, yazılı beyanda bulunan İsrail’in sözlü duruşmalarda yer almaması dikkati çekmişti.

UYGULAMALAR HUKUKA AYKIRI

Duruşmalara katılan devletlerin büyük çoğunluğu, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin ve Filistinlilere yönelik uygulamalarının hukuka aykırı olduğunu savunmuştu.

Belçika, İsviçre, İrlanda, İspanya ve Norveç gibi batılı ülkeler dahil çoğunluğu Orta Doğu’dan olan ülkelerin yer aldığı, 19-26 Şubat 2024 tarihinde gerçekleşen duruşmalarda, “İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenlik hakkının bulunmadığı”, “İlhak yoluyla toprak edinmenin hukuka aykırı olduğu”, “Filistin topraklarındaki ilhak ve yerleşimci uygulamalarının demografik yapıyı zorla değiştirmek anlamına geldiği”, “Diğer devletlerin, İsrail’in Filistin’deki işgalini tanımama yükümlülüğü olduğu” ve “İsrail’in Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellediği” savunulmuştu.

TÜRKİYE FİLİSTİN İŞGALİNE KARŞI ÇIKTI

Türkiye, UAD’nin danışma görüşü oluşturulması sürecinde 26 Şubat 2024’te yaptığı sunumda, İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellediğini ve bu sebeple işgali “derhal ve koşulsuz olarak” sona erdirmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Sunumunda, İsrail’in Filistin’deki işgaline son vermesi ve 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören kalıcı ve sürekli bir çözüme ulaşılması çağrısını yineleyen Türkiye, uluslararası toplumu ve kuruluşları, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet etmişti.

Türkiye, özellikle Doğu Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesinin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına aykırılık teşkil ettiğini belirtmişti.

– ABD ve İngiltere, İsrail’in tezlerini savundu

ABD ve İngiltere ise İsrail’in tezlerini savunarak, Divan’dan herhangi bir danışma görüşü vermemesini istemişti.

İngiltere, İsrail-Filistin uyuşmazlığının ikili müzakereler yoluyla çözülmesi ve Divan önüne getirilmemesi gerektiğini savunurken, ABD tarafı ise İsrail’in Filistin’i işgalini “güvenlik endişeleri” gerekçesiyle meşru göstermeye çalışmıştı.

BM Genel Kurulu, UAD’den görüş istemişti

BM Genel Kurulu 30 Aralık 2022 tarihli kararında UAD’den, Divan Statüsü’nün 65. maddesine dayanarak 1967’deki savaştan bu yana İsrail’in Filistin’deki işgalinin hukuki neticelerine ilişkin iki soru yöneltti.

BM Genel Kurulunun Divana sunduğu sorular, şu şekilde:

“1- İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal etmesinin, işgali sürdürmesinin, 1967’den bu yana Filistin topraklarındaki yerleşim ve ilhak faaliyetlerinin, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin ve ilgili ayrımcı mevzuat ve tedbirleri kabul etmesinin hukuki sonuçları nelerdir?

2- İsrail’in, ilk soruda belirtilen uygulamaları, işgalin hukuki statüsünü nasıl etkilemektedir ve bu durumun tüm devletler ve Birleşmiş Milletler için doğurduğu hukuki sonuçlar nelerdir?”

Danışma görüşü talebi 17 Ocak 2023’te BM Genel Sekreteri tarafından UAD’ye ulaştırılırken Divan, BM üyesi devletlere ve Filistin’e, danışma görüşü istenen sorular hakkında yazılı ve sözlü beyanda bulunma haklarına ilişkin bildirim yaptı.

Danışma görüşü nedir?

Birleşmiş Milletlerin temel yargı organı Divan’ın görevleri arasında ilk olarak, devletler arasında ortaya çıkan hukuki ihtilafları uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek, ikinci olarak da kendisine yönlendirilen hukuki konularda danışma görüşü bildirmek bulunuyor.

BM organları ve faaliyet alanlarıyla ilgili olması şartıyla BM yetkili kuruşları uluslararası hukuka ilişkin konu hakkında UAD’den danışma görüşü isteyebilir. Devletler, Divan’dan danışma görüşü isteyemez.

UAD bu meselede İsrail’in, işgal ettiği Filistin’deki politikaları ve uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin bağlayıcı olmayan danışma görüşünü açıklayacak.

Danışma görüşünün etkisi nedir?

UAD’nin verdiği danışma görüşleri her ne kadar bağlayıcı olmasa da birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alındığı ve verilen görüşe uygun hareket edildiği belirtiliyor.

Danışma görüşleri, ileride açılabilecek benzer konulardaki davalarda Divan’ın ne yönde karar verebileceğini de gösterirken, danışma görüşü aleyhine hareket eden devletler açısından politik baskı aracı olarak kullanılabiliyor.

Divan’ın, İsrail’in Filistin topraklarında inşa ettiği duvara dair 2004’te verdiği danışma görüşünde, duvarın hukuka aykırı olduğunu tespit etmesinin ardından birçok devlet ve şirketin, söz konusu duvarın inşasına katkı sunmaktan imtina etmesi, İsrail’e sattıkları inşaat malzemelerinin duvarın yapımında kullanılmaması şartı koyması dikkati çekiyor.

Yine UAD’nin 22 Temmuz 2010’da, uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmenin yasaklanmadığı yönünde verdiği danışma görüşünün ardından, Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyeti arttı ve bağımsızlığını tanıyan devlet sayısı çoğaldı.

UAD’nin görüşünün, işgalin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde olması durumunda, bunun İsrail ve diğer ülkeler açısından getirdiği sonuçları da tespit etmesiyle, İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında uyguladığı ihlallerin sonlandırılması yönündeki baskının artması bekleniyor.

Buna ek olarak, İsrail’e askeri, siyasi ve mali destek veren ülkelerin de uluslararası toplum tarafından bu desteklerini sonlandırmaları yönünde gelecek çağrıları yanıtlamak zorunda kalmaları öngörülüyor.

 Danışma görüşü, İsrail’in Adalet Divanında yargılandığı davadan farklı

Güney Afrika’nın, İsrail aleyhine, Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali sebebiyle Uluslararası Adalet Divanında açtığı dava, iki ülke arasında çekişmeli yargılama anlamına gelirken, yarın başlayacak danışma görüşü, iki devletin karşı karşıya geldiği bir dava niteliği taşımıyor.

Danışma görüşünde, davalı-davacı şeklinde ayrım bulunmuyor ve UAD, BM organları ya da kuruluşlarının faaliyet alanlarına ilişkin yönelttiği sorular hakkındaki görüşünü açıklıyor.

Divan Statüsü’nün 66. maddesi gereği, BM üyesi ülkeler, danışma görüşü istenen konular üzerine yazılı ve sözlü beyanda bulunma hakkına sahip.

Çekişmeli davalardan farklı olarak herhangi bir ad-hoc hakim atanmadığından, danışma görüşü kararını UAD’nin daimi 15 hakimi verecek.

Buna ek olarak soykırım davası sadece Gazze’de işlenen soykırım suçlarını ve ihlalleri ele alırken, yarın açıklanacak danışma görüşünün kapsamında, Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere tüm Filistin topraklarındaki başta işgal ve ilhak olmak üzere birçok uluslararası hukuk kuralının ihlali yer alıyor.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-aciklayacak/feed/ 0
Uluslararası Adalet Divanı israil kararını yarın açıklayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-yarin-aciklayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-yarin-aciklayacak/#respond Thu, 18 Jul 2024 23:24:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15854 Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail’in, işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin danışma görüşünü yarın duyuracak.

Divan, yarın açıklayacağı danışma görüşünde İsrail’in Filistin’i işgali, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki ilhak uygulamaları, Doğu Kudüs’ün statüsünü değiştirme çabaları, apartheid ve ayrımcı uygulamaların hukuka aykırılığı, bunların başta İsrail olmak üzere tüm devletler ve uluslararası kuruluşlar açısından doğuracağı sonuçlar hakkında kanaatini açıklayacak.

Divan Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam tarafından halka açık oturumda okunacak danışma görüşünde, İsrail’in Filistin’i işgalinin hukuka aykırı olduğu, İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal ettiği, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu, Filistinlilere yönelik ayrımcı ve ırkçı uygulamaların hak ihlali teşkil ettiğinin teyit edilmesi bekleniyor.

49 ÜLKE BEYANDA BULUNDU

Hollanda’nın idari başkenti Lahey’deki Barış Sarayı’nda faaliyetlerini sürdüren Divan’da, 19-26 Şubat 2024 tarihlerinde yapılan duruşmalarda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 49 ülke, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Afrika Birliği, İsrail’in Filistin topraklarını işgal ve ilhakına ilişkin kendi görüşlerini sözlü olarak Divan’a sunmuştu.

Bunun öncesinde de yine aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 54 devlet ve 3 uluslararası kuruluş Ağustos 2023’e kadar yazılı beyanlarını Divana ulaştırmıştı.

Türkiye, İsrail’in Filistin’i işgali, Batı Şeria’daki ilhakı ve özellikle Doğu Kudüs’ün statüsünün korunmasına ilişkin olarak Divan’a yazılı beyanını ilk ulaştıran ülke olmuştu.

Divan önünde, danışma görüşünde ilk defa bu kadar çok sayıda devletin yazılı ve sözlü beyanda bulunduğu görülürken, yazılı beyanda bulunan İsrail’in sözlü duruşmalarda yer almaması dikkati çekmişti.

UYGULAMALAR HUKUKA AYKIRI

Duruşmalara katılan devletlerin büyük çoğunluğu, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin ve Filistinlilere yönelik uygulamalarının hukuka aykırı olduğunu savunmuştu.

Belçika, İsviçre, İrlanda, İspanya ve Norveç gibi batılı ülkeler dahil çoğunluğu Orta Doğu’dan olan ülkelerin yer aldığı, 19-26 Şubat 2024 tarihinde gerçekleşen duruşmalarda, “İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenlik hakkının bulunmadığı”, “İlhak yoluyla toprak edinmenin hukuka aykırı olduğu”, “Filistin topraklarındaki ilhak ve yerleşimci uygulamalarının demografik yapıyı zorla değiştirmek anlamına geldiği”, “Diğer devletlerin, İsrail’in Filistin’deki işgalini tanımama yükümlülüğü olduğu” ve “İsrail’in Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellediği” savunulmuştu.

TÜRKİYE FİLİSTİN İŞGALİNE KARŞI ÇIKTI

Türkiye, UAD’nin danışma görüşü oluşturulması sürecinde 26 Şubat 2024’te yaptığı sunumda, İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellediğini ve bu sebeple işgali “derhal ve koşulsuz olarak” sona erdirmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Sunumunda, İsrail’in Filistin’deki işgaline son vermesi ve 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören kalıcı ve sürekli bir çözüme ulaşılması çağrısını yineleyen Türkiye, uluslararası toplumu ve kuruluşları, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet etmişti.

Türkiye, özellikle Doğu Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesinin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına aykırılık teşkil ettiğini belirtmişti.

– ABD ve İngiltere, İsrail’in tezlerini savundu

ABD ve İngiltere ise İsrail’in tezlerini savunarak, Divan’dan herhangi bir danışma görüşü vermemesini istemişti.

İngiltere, İsrail-Filistin uyuşmazlığının ikili müzakereler yoluyla çözülmesi ve Divan önüne getirilmemesi gerektiğini savunurken, ABD tarafı ise İsrail’in Filistin’i işgalini “güvenlik endişeleri” gerekçesiyle meşru göstermeye çalışmıştı.

BM Genel Kurulu, UAD’den görüş istemişti

BM Genel Kurulu 30 Aralık 2022 tarihli kararında UAD’den, Divan Statüsü’nün 65. maddesine dayanarak 1967’deki savaştan bu yana İsrail’in Filistin’deki işgalinin hukuki neticelerine ilişkin iki soru yöneltti.

BM Genel Kurulunun Divana sunduğu sorular, şu şekilde:

“1- İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal etmesinin, işgali sürdürmesinin, 1967’den bu yana Filistin topraklarındaki yerleşim ve ilhak faaliyetlerinin, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin ve ilgili ayrımcı mevzuat ve tedbirleri kabul etmesinin hukuki sonuçları nelerdir?

2- İsrail’in, ilk soruda belirtilen uygulamaları, işgalin hukuki statüsünü nasıl etkilemektedir ve bu durumun tüm devletler ve Birleşmiş Milletler için doğurduğu hukuki sonuçlar nelerdir?”

Danışma görüşü talebi 17 Ocak 2023’te BM Genel Sekreteri tarafından UAD’ye ulaştırılırken Divan, BM üyesi devletlere ve Filistin’e, danışma görüşü istenen sorular hakkında yazılı ve sözlü beyanda bulunma haklarına ilişkin bildirim yaptı.

Danışma görüşü nedir?

Birleşmiş Milletlerin temel yargı organı Divan’ın görevleri arasında ilk olarak, devletler arasında ortaya çıkan hukuki ihtilafları uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek, ikinci olarak da kendisine yönlendirilen hukuki konularda danışma görüşü bildirmek bulunuyor.

BM organları ve faaliyet alanlarıyla ilgili olması şartıyla BM yetkili kuruşları uluslararası hukuka ilişkin konu hakkında UAD’den danışma görüşü isteyebilir. Devletler, Divan’dan danışma görüşü isteyemez.

UAD bu meselede İsrail’in, işgal ettiği Filistin’deki politikaları ve uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin bağlayıcı olmayan danışma görüşünü açıklayacak.

Danışma görüşünün etkisi nedir?

UAD’nin verdiği danışma görüşleri her ne kadar bağlayıcı olmasa da birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alındığı ve verilen görüşe uygun hareket edildiği belirtiliyor.

Danışma görüşleri, ileride açılabilecek benzer konulardaki davalarda Divan’ın ne yönde karar verebileceğini de gösterirken, danışma görüşü aleyhine hareket eden devletler açısından politik baskı aracı olarak kullanılabiliyor.

Divan’ın, İsrail’in Filistin topraklarında inşa ettiği duvara dair 2004’te verdiği danışma görüşünde, duvarın hukuka aykırı olduğunu tespit etmesinin ardından birçok devlet ve şirketin, söz konusu duvarın inşasına katkı sunmaktan imtina etmesi, İsrail’e sattıkları inşaat malzemelerinin duvarın yapımında kullanılmaması şartı koyması dikkati çekiyor.

Yine UAD’nin 22 Temmuz 2010’da, uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmenin yasaklanmadığı yönünde verdiği danışma görüşünün ardından, Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyeti arttı ve bağımsızlığını tanıyan devlet sayısı çoğaldı.

UAD’nin görüşünün, işgalin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönünde olması durumunda, bunun İsrail ve diğer ülkeler açısından getirdiği sonuçları da tespit etmesiyle, İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında uyguladığı ihlallerin sonlandırılması yönündeki baskının artması bekleniyor.

Buna ek olarak, İsrail’e askeri, siyasi ve mali destek veren ülkelerin de uluslararası toplum tarafından bu desteklerini sonlandırmaları yönünde gelecek çağrıları yanıtlamak zorunda kalmaları öngörülüyor.

 Danışma görüşü, İsrail’in Adalet Divanında yargılandığı davadan farklı

Güney Afrika’nın, İsrail aleyhine, Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali sebebiyle Uluslararası Adalet Divanında açtığı dava, iki ülke arasında çekişmeli yargılama anlamına gelirken, yarın başlayacak danışma görüşü, iki devletin karşı karşıya geldiği bir dava niteliği taşımıyor.

Danışma görüşünde, davalı-davacı şeklinde ayrım bulunmuyor ve UAD, BM organları ya da kuruluşlarının faaliyet alanlarına ilişkin yönelttiği sorular hakkındaki görüşünü açıklıyor.

Divan Statüsü’nün 66. maddesi gereği, BM üyesi ülkeler, danışma görüşü istenen konular üzerine yazılı ve sözlü beyanda bulunma hakkına sahip.

Çekişmeli davalardan farklı olarak herhangi bir ad-hoc hakim atanmadığından, danışma görüşü kararını UAD’nin daimi 15 hakimi verecek.

Buna ek olarak soykırım davası sadece Gazze’de işlenen soykırım suçlarını ve ihlalleri ele alırken, yarın açıklanacak danışma görüşünün kapsamında, Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere tüm Filistin topraklarındaki başta işgal ve ilhak olmak üzere birçok uluslararası hukuk kuralının ihlali yer alıyor.

 

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israil-kararini-yarin-aciklayacak/feed/ 0
Almanya’nın İsrail’e desteği sonlandırması için UAD’de açılan davanın kararı açıklanacak https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyanin-israile-destegi-sonlandirmasi-icin-uadde-acilan-davanin-karari-aciklanacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyanin-israile-destegi-sonlandirmasi-icin-uadde-acilan-davanin-karari-aciklanacak/#respond Wed, 01 May 2024 00:48:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9801 Uluslararası Adalet Divanı’ndan (UAD) yapılan yazılı açıklamada, Nikaragua’nın Almanya aleyhine 1 Mart’ta açtığı davada, ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararın Türkiye saati 16.00’da ilan edileceği duyuruldu.

SUÇLAMA VE SAVUNMA AYNI ANDA

Nikaragua, UAD’de Almanya’yı soykırım riskini bilmesine rağmen İsrail’e silah satmakla suçladı. Almanya ise İsrail’e silah ihracatının uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu.

ALMANYA’NIN SİLAH SEVKİYATI 

Divan Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam tarafından okunacak kararda, davanın esasına ilişkin kesin hüküm verilinceye kadar geçecek sürede, Almanya’nın İsrail’e yaptığı silah sevkiyatını durdurmasını isteyen Nikaragua’nın geçici tedbir talepleri hükme bağlanacak.

NİKARAGUA’NIN İDDİALARI



BEKLENEN HÜKÜM

Nikaragua, dava sonucunda Divan’dan, Almanya’nın “uluslararası yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini tespit etmesine, bu eylemlerine son vermesine, bu ihlallerin tekrarlanmayacağına dair güvence vermesine ve bu ihlallerin mağdurlarının zararını tazmin etmesine” hükmetmesini istedi.

ALMANYA’NIN SAVUNMASI

Almanya’nın avukatları, 9 Nisan’daki duruşmalarda, Berlin yönetiminin “İsrail’in Gazze’deki soykırımını desteklediği” yönündeki iddialarını reddederken, silah ihracatının uluslararası hukuk kurallarına uygun yapıldığını öne sürdü.

‘HUKUKA UYGUN’

Avukatlar ayrıca İsrail’e gönderilen silahların, ciddi bir ihracat lisansı incelemesine tabi tutulduğunu ve İsrail’e silah göndererek hukuka aykırı hareket edilmediğini savundu.



‘ANLAŞMALAR 7 EKİM ÖNCESİNDEN’

7 Ekim’den sonra İsrail’e silah ihracatı için yeni lisans sayısının ciddi derecede azaldığını savunan Almanya, bu tarihten sonra İsrail’e silah sevkiyatının büyük çoğunluğunun, 7 Ekim’den önce verilen ihracat izinlerine bağlı olarak yapıldığını iler sürdü.

GEÇİCİ TEDBİRLER

İşgal altındaki Batı Şeria, Ürdün ve diğer yerlerdeki Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) operasyonları için fon sağlamayı ve UNWRA dışındaki insani yardım kuruluşlarını desteklemeyi sürdürdüklerini belirten Almanya, Nikaragua’nın talep ettiği geçici tedbirlere hükmetmesini gerektirecek derecede ciddi ve telafisi mümkün olmayan bir riskin bulunmadığını savundu.

ALMANYA ALEYHİNE İSTENEN TEDBİRLER

Nikaragua’nın, İsrail’in Gazze’deki soykırımına destek olmakla suçladığı Almanya aleyhine açtığı davada talep ettiği 5 ihtiyati tedbir şöyle:

1. Almanya, Soykırım Sözleşmesi, uluslararası insancıl hukuk veya Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı gibi genel uluslararası hukukun diğer emredici normlarının ihlalinde ve Filistinlilerin apartheid rejimine tabi olmasında kullanılabilecek, özellikle de askeri teçhizat dahil olmak üzere İsrail’e yaptığı askeri yardımları derhal askıya almalıdır.

2. Almanya, İsrail’e teslim edilmiş olan silahların soykırım işlemek için kullanılmaması, soykırım eylemlerine katkıda bulunmaması veya uluslararası insancıl hukuku ihlal edecek şekilde kullanılmaması için derhal her türlü çabayı göstermelidir.

3. Almanya, insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için mümkün olan her şeyi derhal yapmalıdır.

4. Almanya, soykırım, soykırım eylemlerini ve Filistin halkının insani haklarının ihlalini önleme yükümlülüklerine uymanın bir parçası olarak Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) finansmanını askıya alma kararını geri almalıdır; bu karar, insani yardımın Filistin halkına, özellikle de Gazze’ye ulaşmasını sağlamak için mümkün olan her şeyi yapma yükümlülüğüne uymalıdır.

5. Almanya, uluslararası hukuktaki suçların ihlallerinde kullanılabilecek askeri teçhizatın İsrail’e tedariki de dahil olmak üzere desteğini keserek ve bu kuruluşun faaliyetlerini dayandırdığı UNRWA’ya desteğini sürdürerek uluslararası hukukun emredici nitelikteki kurallarının ağır ihlallerinin sona erdirilmesi için işbirliği yapmalıdır.”

İHTİYATİ KARARIN ÖNEMİ

Nikaragua, Divan Statüsü’nün 41. maddesi ve Divan İç Tüzüğü’nün 73, 74 ve 75. maddeleri uyarınca Almanya aleyhine ihtiyati tedbirlerin belirlenmesini talep etti.

Divan, ihtiyati tedbir talebi olan durumlarda, söz konusu davadaki iddiaların makuliyetini, durumun aciliyetini, istenilen tedbirlerin gerekliliğini, muhtemel zararların oluşmasını önlemesi amacının varlığını ve davanın konu ve amaç bakımından yargı yetkisine girip girmediğini inceleyerek veriyor.

KARARLAR BAĞLAYICIDIR

İhtiyati tedbir kararları BM Şartının 94. maddesi uyarınca, Divan’ın diğer tüm kararları gibi davanın tarafı olan devletler açısından bağlayıcıdır.

Yine aynı madde uyarınca, davanın taraflarından biri, Divan’ın kararına uymazsa, diğer taraf BM Güvenlik Konseyi’ne başvurabilir ve Konsey gerekli görürse, karara işlerlik kazandırmak için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemleri kararlaştırabilir.

Divan, Nikaragua’nın talep ettiği tedbirlerin tamamını ya da bir kısmını kabul edebileceği gibi, bunların hepsini reddedebilir.

Divan, ihtiyati tedbirlere hükmedilmemesine ilişkin Almanya’nın talebini kabul etse dahi dava, Nikaragua’nın esas iddiaları kesin hükme bağlanıncaya kadar devam etmiş olacak.

TEDBİR KARARININ ETKİSİ

Nikaragua’nın tedbirlerinin en azından bir kısmını kabul etmesi ihtimalinde Divan’ın kararı, İsrail’e askeri, ekonomik ve siyasi destek veren üçüncü ülkelerin de İsrail’in ihlallerinden sorumlu olduğu anlamına gelmesi bakımından önem taşıyor.

  • İhtiyati tedbirlere hükmedilmesi durumunda bunun en önemli sonucu, Divan’ın kullanacağı ifadelere bağlı olmakla birlikte, Almanya’nın İsrail’e verdiği askeri desteği gözden geçirmesi, azaltması, durdurması hatta bu zamana kadar gönderdiği mühimmatın kullanımını sınırlaması anlamına dahi gelmesi mümkün olabilir.
     
  • İkinci olarak İsrail’in, Filistinlilere yönelik ihlallerinde önemli rol oynayan füze, mermi, bomba ve benzeri mühimmatı desteği veren Almanya dışındaki diğer ülkelerin de benzer davalar etkisiyle söz konusu yardımları azaltması ya da sonlandırması muhtemel.
     
  • Üçüncü olarak, İsrail’in işlediği suçları destekleyen Almanya’nın “yardım eden” sıfatıyla uluslararası sorumluluğu doğuyor ve Filistin lehine tazminat davası açılmasına giden süreç başlayabilir.
     
  • Dördüncü olarak İsrail, askeri ve siyasi açıdan yalnızlaşacak ve uzun yıllar sürecek bu dava kesin karara bağlanana kadar, diğer ülkelerin de İsrail’e destek vermekten çekinmesi bekleniyor.



NİKARAGUA DAVASI VE GÜNEY AFRİKA DAVASI BENZERLİKLERİ

Her iki dava da UAD’de görülürken, Nikaragua’nın davası, konu ve kapsamı bakımından daha geniş iddiaları ve suçlamaları kapsıyor.

Güney Afrika’nın açtığı dava sadece Gazze’deki soykırım suçunu incelerken, Nikaragua’nın davası Almanya’nın, İsrail’in tüm Filistin topraklarındaki soykırım, savaş suçu, apartheid uygulamaları ve diğer tüm uluslararası hukuk ihlallerine verdiği desteği ele alıyor.

Nikaragua, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı soykırım davasında Divan tarafından 26 Ocak’ta verilen tedbir kararına sıklıkla atıf yaparken, soykırım davasında tespit edilen İsrail’in ihlalleri hem Nikaragua’nın Almanya’ya karşı açtığı davaya zemin teşkil ediyor hem de Nikaragua’nın Filistin’de işlenen suçların varlığı ispatlamasını kolaylaştırıyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/almanyanin-israile-destegi-sonlandirmasi-icin-uadde-acilan-davanin-karari-aciklanacak/feed/ 0
Bir ülkeden daha İsrail kararı! Soykırım davasına ‘müdahil’ olma talebi https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ulkeden-daha-israil-karari-soykirim-davasina-mudahil-olma-talebi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ulkeden-daha-israil-karari-soykirim-davasina-mudahil-olma-talebi/#respond Sat, 06 Apr 2024 01:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8425 UAD’den yapılan yazılı açıklamada, Kolombiya’nın, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde İsrail’e açtığı davaya katılma talebinde bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, Kolombiya’nın müdahillik talebinin, UAD’deki bir uyuşmazlığın, üçüncü bir devletin “uyuşmazlık konusu sözleşmenin yorumuna ilişkin beyanda bulunma” hakkı veren Divan Statüsü’nün 63. Maddesi’ne dayandığı belirtildi.

Kolombiya’nın, “Soykırım Sözleşmesi’ne taraf Devletlerin soykırımın önlenmesi, engellenmesi ve cezalandırılmasına katkıda bulunmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaları gerektiği inancıyla ve bu nedenle, Sözleşme’ye Taraf herhangi bir Devletin, Sözleşme’de yer alan yükümlülüklere uymaması nedeniyle sorumluluğunun tespit edilmesinde Mahkeme’ye yardımcı olmak” gerekçesiyle başvuruda bulunduğu ifade edildi.

Divan, İç Tüzüğü’nün 83. Maddesi uyarınca, Güney Afrika ve İsrail’i, Kolombiya’nın müdahale beyanına ilişkin yazılı görüşlerini sunmaya davet ettiğini aktardı.

Daha önce Nikaragua’nın, Divan Şartı’nın 62. Maddesi uyarınca müdahillik talebinde bulunduğu açıkanmıştı.

DAVALARA MÜDAHİLLİK

Devletler, UAD nezdinde açılmış bir davaya, 2 madde üzerinden müdahil olabiliyor.

Bunların birincisi; Divan Şartı’nın 62. Maddesi uyarınca “Bir devlet, davadaki karardan etkilenebilecek hukuki nitelikte bir çıkarı olduğunu düşünürse Mahkemeden müdahil olmasına izin verilmesini talep edebilir.” hükmüne dayanıyor.

UAD, 62. Madde kapsamındaki müdahilliklerde, müdahil devletlere uyuşmazlığın esasına ilişkin somut olayla ilgili yorumda bulunma, duruşmalara katılma, yazılı beyanlarda ve taleplerde bulunma gibi yetkiler vermektedir.

İkinci olarak; Divan Şartı’nın 63. Maddesi uyarınca yapılacak müdahillik talebinde de uyuşmazlık konusu somut olaydan ziyade, uyuşmazlık konusu olan sözleşmenin nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin genel beyanda bulunma imkanı getiriliyor.

UAD Statüsü uyarınca eğer bir devlet müdahillik hakkını kullanırsa, Divan’ın o davanın kararında yaptığı yorum bu Devlet için de aynı derecede bağlayıcı olacaktır.

– Ukrayna ve Gambiya’nın açtığı soykırım davalarına “müdahillik”

Divan, Ukrayna-Rusya arasındaki soykırım davasında, 63. Madde kapsamında “müdahillik” başvurusu yapan 33 devletten, ABD hariç, 32’sinin başvurusunu kabul etmişti.

Divan, Gambiya-Myanmar arasındaki benzer davada, 63. Madde kapsamında “müdahillik” talep eden 7 devletin talebi üzerindeki incelemesini sürdürüyor.

– Uluslararası Adalet Divanında, İsrail aleyhine açılan soykırım davası

Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023’te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında dava açtı.

Güney Afrika, Gazze’deki durumun aciliyet teşkil etmesi nedeniyle UAD’den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini istedi ve tedbir talebine ilişkin duruşmalar, 11-12 Ocak’ta Lahey’deki Barış Sarayı’nda yapıldı.

Divan, 26 Ocak’ta açıkladığı tedbir kararlarında, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri almasına, İsrail ordusunun Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesindeki fiilleri işlemesini engelleyecek önlemleri ivedilikle almasına, Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım çağrısı yapanları önlemek, engellemek ve cezalandırmak için gereken tüm adımları atmasına, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri almasına, Gazze’deki Filistinlilere karşı Soykırım Sözleşmesi’nin ihlalini gösteren delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için etkili tedbirler almasına, kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 1 ayda alınan tüm tedbirler hakkında Mahkemeye bir rapor sunmasına hükmetti.

Divan, Güney Afrika’nın 6 Mart’ta yaptığı ek tedbir talebi üzerine 28 Mart’ta açıkladığı ek tedbir kararında, İsrail’den Gazze’ye acilen ihtiyaç duyulan insani yardımların ulaştırılmasını sağlamasını, Filistinlilerin haklarını ihlal etmemesi gerektiğini ve ek tedbirlere ilişkin aldığı önlemleri 1 ay içerisinde Mahkemeye bir rapor sunmasına hükmetti.

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bir-ulkeden-daha-israil-karari-soykirim-davasina-mudahil-olma-talebi/feed/ 0