“EKONOMİMİZDE OLUMSUZLUKLAR OLSA DA ÇEŞME TURİZMİNDE YİNE DOLULUKLARI GÖRÜYORUZ”
Çeşme olarak Haziran ayını yüzde 50-60 dolulukla geçirdiklerini ifade eden Demir, “Ama Temmuz’un ilk haftası ile birlikte bu doluluk yüzde 70-80’e ilerledi. Bu hafta sonuna baktığımızda, otellerimizde neredeyse yer kalmadı. Restoran ve beachlerdeki rezervasyonlar dolma noktasına geldi. Her ne kadar turizmde, iç turizmde ve ekonomimizde olumsuzluklar olsa da Çeşme turizminde yine dolulukları görüyoruz. Önümüzdeki günlerde de dolulukları yaşıyor olacağız” diye belirtti.
“AĞUSTOS’UN SONUNA KADAR ÇEŞME TURİZMİNDE CİDDİ BİR HAREKETLİLİK BEKLİYORUZ”
EURO 2024 nedeniyle, özellikle Orta Avrupa’dan gelecek misafirlerin tatillerini ertelediklerini vurgulayan Demir, “Ama özellikle Edirne gümrük kapısından güzel haberler alıyoruz. Giriş kapısında ciddi kuyrukların oluştuğu, 2-3 gündür çok sayıda Türk misafirin Türkiye’ye giriş yapmakta olduğu ile ilgili fotoğraflar geldi. Temmuz’un 12′!sinden itibaren Ağustos’un sonuna kadar Çeşme turizminde ciddi bir hareketlilik bekliyoruz. Yüzde 100 olmasa da yüzde 80-90 doluluklarla Ağustos’un sonuna kadar gidebileceğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.
“ÇEŞME, ALAÇATI BOMBOŞ DEĞİL, BOMBOŞ OLMADI, OLMAYACAK”
Son günlerde sosyal medya sayfalarında ‘Alaçatı sokakları bomboş, plajlar bomboş’ diye paylaşımlar gördüklerini söyleyen ÇEŞTOB Başkanı Demir, “Bunu yadırgıyoruz. Bomboş değiliz. Evet, sakin olabilir. Geçmiş yıllara göre daha az misafirimiz olabilir, ama kesinlikle hiçbir şekilde Alaçatı sokakları boş değil. Özellikle akşam saatlerinde dopdolu. Geçtiğimiz günlerde Alaçatı’yı ziyaret edeyim dedim. Hacı Memiş’e gidemeden geri döndüm. Çünkü adım atacak yer yoktu. Ama öğle saatlerinde Alaçatı’yı gezmeye kalkarsanız, zaten taş binalar, sıcaklık 36 derece, o saatlerde Alaçatı sokaklarının dolu olmasını hiçbirimiz beklemeyiz. Plajların dolu olmasını bekleriz. Dolayısıyla Çeşme, Alaçatı bomboş değil, bomboş olmadı, inşallah olmayacak. Biz, Çeşme’de turizmi en güzel şekilde yaşatmak için uğraş veriyoruz”
“TURİZM DESTİNASYONLARINI LEKELEMEMEK LAZIM, PAHALILIĞIN NEDENİ HERKESÇE MALUM”
” ‘Çeşme çok pahalı’ deniyor. Bu algı hızlı bir şekilde yayıldı. Özellikle son haftalarda, bazı sosyal medya platformlarında bunu sıklıkla görmeye başladık” diye belirten ÇEŞTOB Başkanı Demir, “Çeşme turizmine, Bodrum’a ve kıyılardaki tüm turizm destinasyonlarına leke atılıyor. Böyle olmasını istemiyoruz. Bu beldeler, hem iç turizmin, hem dış turizmin en güzel tatil beldeleridir. Buraları lekelememiz lazım. Buraları yaşatmamız lazım. Turizm destinasyonlarında, şehir destinasyonlarının bir tık üzerinde fiyatlandırmalar olabilir. Ama turizm beldelerine, ‘Çok kazık, her şey çok pahalı’ demek yanlış olur. Bir top dondurmanın 40 lira, 100 lira olduğu konuşuluyor. Gelen misafirlerimiz 40 liralık dondurmayı da, 100 liralık dondurmayı da görüyor. Serbest piyasa şartlarında, daha uygun fiyatlı yerlerden alışveriş yapılabilir. Zaten ÇEŞTOB olarak, enflasyona rağmen fiyatların makul seviyelere gelmesi için uğraş veriyoruz. Bu pahalılığın nedenleri herkesçe malum. Türkiye’de, özellikle enflasyon, gizli enflasyonu üst üste koyduğumuzda ciddi bir fiyat aralığı görüyoruz. Bu fiyat aralıkları da ister istemez fiyatlara yansıyor. Fırsatçılar yok mu? Tabii ki var. Biz de tüketici olarak fırsatçılarla mücadele ediyoruz” diye konuştu.
“TÜRKİYE TURİZMİ DE, ÇEŞME’DE TURİZM HAREKETLİLİĞİ DE BİTMEYECEK”
Türkiye turizminin de, Çeşme’deki turizm hareketliliğinin de bitmeyeceğini ifade eden ÇEŞTOB Başkanı Demir, “Sonsuz kadar devam edecek. Biz de bu turizm hareketinde, en iyi standartlarda misafirlerimize hizmet etmek için Çeşme’nin mavi sularında onları ağırlamak için ve lezzet dolu Alaçatı sokaklarında gezinmelerine katkı sağlamak için elimizden geleni yapacağız” dedi.
“YUNAN ADALARI DA NEREDEYSE ÇEŞME’NİN, BODRUM’UN FİYATLARINA YAKLAŞMIŞ”
Yunan adalarının bu sene çok moda olduğuna dikkat çeken Demir, “Biz de sık sık gidip geliyoruz. Yunan adalarının kültür yapısı ve kanunları Türkiye ile aynı değil. Yunanistan küçük bir ülke olduğu için bazı standartlar farklı uygulanıyor. Evet, plajları ücretsiz. Yeme içme konusunda geçtiğimiz aylarda daha uygunluk görüyorduk, ama daha geçtiğimiz günlerde Yunan adasındaydım. Üzülerek ifade ediyorum; artık Yunan adaları da uyanmış demeyeceğim, onlar da ayaklarına sıkıyorlar, fiyatlarını güncellemişler. 40-50 Euro’ya araba kiralarken, 100 Euro’ya çıkmış. 8-9 Euro’ya kalamar fiyatlandırılırken, 13 Euro’ya yükselmiş. Yani Yunan adaları da neredeyse Çeşme’nin, Bodrum’un fiyatlarına yaklaşmış. Yunan adaları, alkoldeki vergiler açısından Türkiye şartlarına göre çok daha avantajlı olmasına rağmen, neredeyse bizdeki fiyatlara yaklaşmış durumda. Bunun analizlerinin yapılması lazım. Hepimizin seyahat özgürlüğü var. Gelen konuklarımız, Türkiye’de yaşayan insanların kapı vizesi alarak bu adalarda tatil yapması güzel bir şey. Bunu destekliyoruz. Ama onların Çeşme’den geçerken Çeşme’ye de katkılarının olduğunu, en azından bir gece konakladıklarını, yemek yediklerini, kahvaltı yaptıklarını unutmayalım. Geçiş noktası olmamıza rağmen bu adalara gidenlerden yararlandığımızı sevinerek ifade etmek isterim” diyerek açıklamalarını tamamladı.
Türkiye genelinde sıcaklığın artması ve yağış ortalamasının düşmesi barajları da etkiledi. Türkiye’nin 3. büyük şehri İzmir’in barajlarında da tehlike çanları çalmaya başladı. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı’nda su seviyesi yüzde 28 seviyelerine geriledi. Aynı barajda 2023 yılında doluluk oranı yüzde 39.87 olarak kayıtlara geçerken, bölgede suların çekildiği görüntüler ise görenleri üzdü. Yerleşim yerlerinin iyice ortaya çıktığı barajdaki görüntüler, su tasarrufunu da her zamanki gibi yeniden gündeme getirdi.
Deniz Bilimci Prof. Dr. Doğan Yaşar, geçen sene yağışların daha fazla olduğunu söyledi. 2020’den sonra ciddi bir kuraklık dönemine girildiğini ifade ederek, “Geçtiğimiz sene 2023 yılında, Türkiye genelinde yüzde 12 gibi fazla yağdı. Çok güzel bir yağış aldık; ama Güneybatı Ege yağış almadı maalesef. İşte bu nedenden dolayı su açısından hem tarım hem kullanma suyu açısından biraz zorluk çekiyoruz” dedi.
SON YILLARIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ
Tahtalı Barajı’nın son verilerine değinerek dikkatli olunması çağrısını yapan Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Kullanma suyu olarak İzmir’de bizim ana barajımız Tahtalı Barajı’dır. 2020’den sonra beklediğimiz gibi ciddi bir kuraklık döneme girdik zaten. 2020 yılında yüzde 12 eksik yağdı, 2021’de yüzde 9 eksik yağdı, 2022’de tekrar yüzde 12 eksik yağdı; yani barajlar çok düştü. Şu anda yüzde 28 gibi çok ciddi düşük, son yılların en düşük seviyesindeyiz” diye konuştu.
İZMİR ÇOK DİKKATLİ OLMAK ZORUNDA
Doğan Yaşar, “Yüzde 28, 80 milyon metreküp şu anda Tahtalı’da kullanabilir su var; yani o da iyi bir rakam aslında. Nüfusun artması nedeniyle fakirlik sınırına doğru yanaşıyoruz; ama İzmir 600 metreküple fakirin de fakiri. Bu nedenle İzmir, çok dikkatli olmak zorunda su kullanımında; ama biz bunu maalesef pek bu hassasiyeti belediyede görmüyoruz. Yüzde 70’lerde dolu olan bir Tahtalı Barajı’ndan, 2021’lerde dahi biz hala ısrarla yer altından su çektik. Hep yer altından, hep kuyulardan çektik ki İzmir’in suyunun yüzde 55’i zaten hep yer altından geliyor. Gerek yoktu. Biz bunları yüzde 70 doluyken Tahtalı’dan çekebilirdik; çünkü yüzde 70 doluluk demek bütün suyu Tahtalı’dan çekseniz belki 1,5 yıl boyunca size yetecek su var. Çok devasa bir oran bu” ifadelerine yer verdi.
NE KADAR SU KALDI?
İzmir için yüzde 28 oranı değerlendiren Prof. Dr. Doğan Yaşar, tamamen Tahtalı’dan kullanılırsa 4 ay, diğer kaynaklarla birlikte 8 aya kadar su kullanılabileceğini aktardı.
Doğan Yaşar, “Yüzde 28, 80 milyon metreküp. Şu anda İzmir, yaklaşık 700 bin metreküp kullanıyor günde, o civarlarda. Bazen 600, bazen 750-700 bin olarak hesaplasak şöyle tamamen Tahtalı’dan kullanmak şartıyla en azından 4 ay gider; ama zaten diğer kaynaklarda var. 7-8 ay rahat suyumuz var. Burada suyu bugün için konuşmayalım; çünkü nüfusumuz çok daha artacak. Biz Tahtalı Barajı’nın dibini gördük 2007-2008 yılında. Yüzde 2’ye düştü. O günden bugüne İzmir nüfusu 750 bin daha arttı; yani çok ciddi rakam bunlar. Önümüzdeki 15 yıl sonra doğal olarak tekrar bir kurak dönem gelecektir. O zaman çok daha fakirleşeceğiz” şeklinde konuştu.
‘GERÇEK TEHLİKE BEKLİYOR’
Alınması gereken önlemlere de değinen Prof. Dr. Doğan Yaşar, şöyle devam etti:
“İzmir Büyükşehir Belediyesinin planlar yapması lazım; A, B ve C planları. Hiçbir şekilde hazırlığımız yok. Bir anda ne yağış kalacak 6-7 yıl içinde, hiçbir şey kalmayacak. Bu nedenle belediyenin bütün bunları hesaplaması lazım; yani biz şu anda doğal süreçte kurak dönemdeyiz. Benim hep önerim şudur; ihtiyacımız yok; ama mutlaka bir deniz suyu arıtma projesini yapmamız lazım ve rafta durması lazım. Su da tasarruf olmaz, verimli kullanırsınız. Su demek; devlet demektir. Suyun bittiği gün devlet biter. Dünyadaki bütün medeniyetlerin bitiş nedeni; yani sonların geliş nedeni kuraklıktık, soğumadır, susuzluktur ve tabi gıdasızlıktır. Bu nedenle bizim su da çok çok dikkat etmemiz lazım. Şuanda İzmir’i gerçekten tehlike bekliyor. Geçtiğimiz sene Süper El Nino başladı. İşte bu sıcaklığın nedeni o. Bunun arkasından La Nina gelir. El Nino dediğimiz, yaramaz oğlan çocuğudur İspanyolca’da. La Nina ortamı soğutur. Soğuduğu zaman da kuraklık başlar. İşte o zaman yağmurlar kesilince işimiz çok çok zor.”
Diğer barajların ise doluluk oranları şöyle; Balçova Barajı yüzde 68,3, Gördes Barajı yüzde 11,3, Ürkmez Barajı 41,15, Güzelhisar Barajı 81,61, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı 34,31.
]]>Yaz ayları geldi derken mayıs ayında çok sayıda ataşehir escort kentte yaşanan şiddetli yağışla birlikte vatandaşlar neye uğradığını şaşırdı. Etkili olan sağanak ve dolu nedeniyle çok sayıda tarım arazisinde hasar oluştu. Her biri ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri görenleri şaşkına çevirdi.
Ankara Polatlı'da öğle saatlerinde etkili olan dolu yağışı nedeniyle ekili tarım arazilerinde hasar oluştu. İlçedeki sağanak nedeniyle de bazı mahallerde sel meydana geldi. Taşkın ve ataşehir escort su baskınları nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ankara Valiliği, Meteoroloji'nin uyarısının ardından vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Yapılan açıklamada, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı hazırlıklı olması gerektiği belirtildi.
Eskişehir'in Çifteler ilçesinde şiddetli yağmur ve dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. Ceviz büyüklüğündeki dolu tanelerinin isabet ettiği bir otomobilin arka camı kırıldı
Bilecik'te öğleden sonra başlaya yağış kısa sürerken, ilçelerinde adeta hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış, arkasını doluya bırakınca vatandaşlar neye uğradığı şaşırdı. Yer yer ceviz büyüklüğünde dolu yağdığı görülürken, Söğüt Kapalı Pazar çatısına düşen dolu parçacıklarının çıkardığı sesin şiddeti yaşananları gözler önüne serdi. İlçe bağlı Çaltı ve Yakacık dolu şiddetli olurken, bazı seralarda hasarlar oluştu.
Kars'ta sabah erken saatlerde başlayan sağanak, yerini fındık büyüklüğünde doluya bıraktı. Yaklaşık 5 dakika süren dolu, kent merkezini beyaza bürüdü. Doluya şerifali escort hazırlıksız yakalananlar, şemsiyelerle korunmaya çalışırken, bazı kişiler ise iş yerlerine sığındı. Yağışın ardından vatandaşlar ev ve iş yerlerine biriken dolu ve dökülen yaprakları temizledi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı son tahmin raporunda Bursa için "Sarı" kodlu uyarı verildi. Sağanak beklenen Bursa'nın Yenişehir ilçesinde başlayan dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. İlçe merkezindeki halkın otobüs durakları ile iş yerlerine sığındığı dolu yağışı bir süre sonra yerini yağmura bıraktı. Dolu ve sağanak özellikle ekili arazilerde zarara yol açtı.
Bursa Valiliği'nin 'sarı kodlu uyarıda bulunduğu yağışların, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik, Gürsu, Kestel, Harmancık, Orhaneli, Büyükorhan, Keles, Yenişehir, İznik, Orhangazi ve İnegöl'de de etkili olması bekleniyor. Yağışların 24 Mayıs saat 06.00'ya kadar devam edeceği, metrekareye de 21-50 kilogram yağış düşmesinin beklendiği belirtildi.
Manisa'da 14.30 sıralarında ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Yaklaşık 10 dakika süren yağışın ardından ilçenin birçok noktası beyaza büründü. Dolu, tarım arazilerinde zarara yol açtı. Doluya yakalananlar kapalı alanlar ve saçak altlarına sığındı. İlçede bazı ev ve iş yerlerinin çatıları zarar görürken, araçlarda hasar meydana geldi.
İşte Türkiye'nin çeşitli noktalarında dolu yağışından geriye kalan manzaralar.
]]>