Doluluk Oranı – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sat, 20 Jul 2024 23:36:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 La Nina tehlikesi İzmir’in kapısına dayandı!! https://www.foxtvhaber.com.tr/la-nina-tehlikesi-izmirin-kapisina-dayandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/la-nina-tehlikesi-izmirin-kapisina-dayandi/#respond Sat, 20 Jul 2024 23:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16035 İzmir’in büyük oranda su ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı’nda doluluk geçtiğimiz yıl temmuz ayında yüzde 37,55 iken bu yıl aynı dönemde yüzde 24,65a düştü. Bu oranın 2008 yılından sonraki en düşük seviye olduğuna dikkati çeken Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Daha temmuzun ortasındayız. Ekim ve kasım ayında doluluk yüzde 12’lere kadar düşecek bu da tehlike çanları demek” dedi.

İzmir’de sıcaklık artarken, yağışların düşmesi baraj doluluk oranlarını olumsuz etkiliyor. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verilerine göre, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı’nda geçtiğimiz yılın temmuz ayında 37,55 olan su doluluk oranı bu yıl aynı dönemde yüzde 24,65’e düştü. Tahtalı Barajı’nın su doluluk oranındaki düşüşü değerlendiren Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, Tahtalı Barajı’nda doluluk 2021 yılında yüzde 60 iken, 2021’de yüzde 50, ve 2023’te yüzde 37’ye, bugün ise yüzde 24,65’e düştü. Bu oran 2008 sonrasının en düşük seviyesi ve daha temmuzun ortasındayız. Ekim ve kasım ayında doluluk yüzde 12’lere kadar düşecek bu da tehlike çanları demek” diye konuştu.

‘YAĞMURUN YAĞMADIĞI YILLARA HAZIR OLABİLMEK LAZIM’

Bu yıl Süper El-Nino ile Türkiye genelinin yüzde 12 daha fazla yağış aldığını ama bu yağışların Ege kıyılarına gelmediğini aktaran Prof. Dr. Yaşar, “Ege kıyıları çok kurak geçti. La-Nina beklediğimiz kadar sert geçerse işimiz çok zor. Çünkü La-Nina demek soğuma, soğuma demek kuraklık demek. Biz henüz kuraklık yaşamadık. 5-6 yıl yağmurun yağmadığı yıllara hazır olabilmek lazım. Hazır olmak için de yer altı sularını çok iyi kullanmak, rezerv olarak tutmak lazım. Biz 2020’de barajlarımız yüzde 70 doluyken dahi yeraltı rezervini kullandık. Şu anda Manisa’da Gölmarmara kurudu, altında obruklar başladı. İzmir’in suyunun yaklaşık yüzde 35’i Manisa’daki yeraltı kuyularından sağlanıyordu. Ama orada da 40 metrelerden 400 metrelere düştü” diye konuştu.

‘SU KONUSUNDA B VE C PLANLARININ YAPILMASI LAZIM’

Suyun bilinçli kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, “Tarımsal sulama için Çiğli Arıtma Tesisi’nden çıkan, gri su dediğimiz arıtılmış suyun doğrudan Menemen Ovası’na kazandırılması gerekir. Menemen’de ayrı kuyu açılmaması, başka bir su kaynağı aranmaması lazım. Yeraltı suları rezervdir ve dünyadaki büyük kurak dönemler için saklanır. Şu anda ihtiyacımız yok ama çok uzun bir kuraklık dönemi için hazır olmamız lazım. Mesela deniz suyunu kullanmak için raporların hazırlanması lazım. Herhangi bir büyük kurak dönemde İzmir’in deniz suyunun nereden alınacağı, nasıl getireceği bütün bunların hesaplarının yapılması lazım. Su konusunda B ve C planlarının yapılması lazım” dedi.

‘İZMİR’DE SU YERALTINDAN KULLANILDIĞI İÇİN PAHALI’

Israrla yer altına suyunun kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, şöyle devam etti: “İzmir suyun yüzde 55’ini yakın zamana kadar yer altından çekiyordu. Şu anda azaldı, iyice derinden başladı çekmeye. Derinden çektikçe su paramız artıyor, İzmir ve Manisa, Türkiye’de en çok suya para veren şehirler. Suyun yüzde 55’i yeraltından çekilirken, enerji harcanıyor. Derine indikçe sudaki ağır metal de artıyor, ağır metallerin temizlenmesine de ayrı enerji harcıyorsunuz. Belediyeye kuyuların bulunduğu yere güneş enerjisi, rüzgar panelleri koyup elektrikten tasarrufu önermiştim. Çünkü belediyenin bütçesinin 4’te 1’i elektriğe gidiyor. Suyu çok iyi planlamamız lazım.”

İZMİR’İN 3 BARAJINDA DOLULUK DÜŞTÜ

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verilerine göre, Tahtalı Barajı’nda doluluk geçtiğimiz yıl temmuz ayında yüzde 37,55 iken bu yıl aynı dönemde yüzde 24,65 oldu. Balçova Barajı’nda ise aktif su doluluk oranı geçtiğimiz yıl yüzde 45,58 iken, bu yıl yüzde 55,33 oldu. Gördes Barajı’ndaki doluluk oranı geçtiğimiz yıl temmuz ayında yüzde 7,04 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 8,97 olarak kaydedildi. Ürkmez Barajı’nda doluluk oranı geçtiğimiz yıl yüzde 39,02 iken, bu yıl yüzde 33,20 olarak kayıtlara geçti. Güzelhisar Barajı’nda doluluk geçtiğimiz yılın temmuz ayında 69,02 iken bu yıl yüzde 77,02’ye çıktı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise aktif su doluluk oranı yüzde 43,13 iken, bu yıl yüzde 26,07 oldu.(DHA)

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/la-nina-tehlikesi-izmirin-kapisina-dayandi/feed/ 0
İstanbul’un barajlarında son durum! Son 10 yılın doluluk oranları… https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulun-barajlarinda-son-durum-son-10-yilin-doluluk-oranlari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulun-barajlarinda-son-durum-son-10-yilin-doluluk-oranlari/#respond Mon, 15 Apr 2024 09:00:56 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8817 İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki su doluluk oranı yaklaşık bir aydır aynı seviyelerde seyrediyor.

Bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 81,29 ölçüldü.

Su miktarı; Istrancalar’da yüzde 42,89, Terkos’ta yüzde 86,19, Sazlıdere’de yüzde 60,27, Alibey’de yüzde 66,63, Büyükçekmece’de yüzde 76,03, Ömerli’de yüzde 92,15, Darlık’ta yüzde 86,35, Elmalı’da yüzde 88,46, Pabuçdere’de yüzde 73,51 ve Kazandere’de yüzde 74,52 olarak kaydedildi.

Melen ve Yeşilçay’dan bu yıl 189,32 milyon metreküp su alındı. İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 310 milyon 96 bin metreküp olarak hesaplandı.

Bu yılın ilk 4 ayında barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 248,89 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı bugün itibarıyla 706,18 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul’da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 3 milyon 92 bin metreküp olarak ölçüldü.

SON 10 YILIN DOLULUK ORANLARI

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Nisan tarihli baraj doluluk oranları 2014’te yüzde 32,95, 2015’te yüzde 97,32, 2016’da yüzde 86,69, 2017’de yüzde 87,38, 2018’de yüzde 91,21, 2019’da yüzde 92,93, 2020’de yüzde 70,07, 2021’de yüzde 80,48, 2022’de yüzde 87,91, 2023’te yüzde 45,18 iken, bugünkü oran yüzde 81,29 olarak kayıtlara geçti.

“YER ALTINDAKİ SU, BARAJLARI BESLEMEYE DEVAM EDİYOR”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’un barajlarının doluluk oranının arzu edilen seviyede olmadığını söyledi.

Oranların geçen yıla göre yüksek olmasını sevindirici bir durum olarak niteleyen Toros, “İstanbul barajlarındaki doluluk oranı uzun zamandır yüzde 80 civarında seyrediyor. Sonbaharda yağmur yağdığı zaman yağmur suyunun birçoğu buharlaşır, birçoğu da akıp gider ama ilkbaharda genellikle sağanak şeklindeki hafif yağışlar olduğu zaman bu yağış toprak tarafından emilir. Yer altındaki su, bilhassa nisan ve mayıs aylarında barajı beslemeye devam eder. Onun için barajlardaki doluluk seviyesi dikkat ederseniz hep yüzde 80 civarında seyrediyor.” dedi.

İstanbul’un genelde en fazla yağışı aralıkta aldığını aktaran Toros, ekim, kasım, aralık, ocak, şubat ve mart ayının yağışların en çok görüldüğü dönemler olduğunu, nisandan itibaren eylüle kadarki dönemin yağışın son derece az olduğu aylar olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Toros, şu anda biriktirilen suyun yazın haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında çok iyi şekilde kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, “Bir sonraki yıl veya 2024 yılının eylül, ekim, kasım ve aralık ayları geldiği zaman susuzluk çekmeyelim. ‘Acaba İstanbul’un suyu bitecek mi, bitmeyecek mi?’ diye böyle bir yapıya girmememiz için nisan ayına kadar barajdaki doluluk oranı bizim geleceğe bakmamız anlamında son derece anlam ifade ediyor. Dolayısıyla şu an için barajlardaki doluluk oranı idare edecek seviyede diyebiliriz.” diye konuştu.

Kentte 2013 yılında günlük su tüketiminin ortalama 2,5 milyon, 2023 yılında ise ortalama 3 milyon metreküpü geçtiğini aktaran Toros, su tüketimi artışının bu şekilde devam etmesi durumunda barajların yüzde 100 dolu olması durumunda bile suyun yetersiz hale geleceğini kaydetti.

“Yağmur hasadı” konusunun önemli olduğunu vurgulayan Toros, fabrikanın, sitelerin ve parkların kullanım suyunun yerinde biriktirilmesi durumunda sorunun çözüleceğini belirtti.

Prof. Dr. Toros, “İstanbul’un suyu bitecek mi, bitmeyecek mi?” tartışmasına girilmemesi için şu önerilerde bulundu:

“Yağmur hasadı yapmak ve evimizdeki, iş yerimizdeki suyu daha verimli kullanmak. Yağmur hasadı yaptığımız takdirde hem maliyet anlamında hem de İstanbul’un var olan su kaynağını uzun süre kullanabilme anlamında iyi bir çözüm olacağını düşünüyorum.”

İstanbul’un barajlardaki en yüksek su seviyelerine, nisan ve mayıs aylarında, çok nadir olarak haziran ayında ulaşıldığını anlatan Toros, “Dolayısıyla barajların doluluk oranının artık bu yüzde 80’ler civarından daha fazla artacağını tahmin etmiyorum. Bundan sonraki süreçte var olan suyu, bu yüzde 81’lik doluluğu yıl boyu daha verimli nasıl kullanabiliriz, bunu tartışmak lazım. Büyük ihtimalle daha yüksek seviyelere ulaşmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Toros, evlerde suyun en fazla sifonda kullanıldığını, bu sistemde bir kerede 4 litre su harcamak yerine kademeli sifon sisteminin oluşturulabileceğini söyledi.

Mutfakta meyve ve sebzelerin yıkandığı suyun, çiçekleri sulamada veya lavaboda da kullanılabileceğini aktaran Toros, diş fırçalarken muslukların açık kalmaması gerektiğini vurguladı.

Muslukların başlarına tasarruf başlıkları takılmasını tavsiye eden Toros, “Biz evimizde, iş yerimizde ‘Bir damla suyu daha verimli nasıl kullanabiliriz? Bir damla suyu nasıl israf etmeyebiliriz’, bunun çalışmalarını yapmamız gerekiyor, düşünmemiz gerekiyor. Su tasarrufu yaptığımız zaman hem bütün su ihtiyacımız giderilmiş olacak hem de su giderimiz daha az olacağı için ekonomik olarak cebimize katkı sağlamış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Toros, “Eğer Melen ve Yeşilçay olmasaydı 2023 yılında İstanbul susuz kalacaktı. 2023 yılında kente 1 milyar 117 milyon metreküp su verildi. Bunun 748 milyon metreküpü Melen ve Yeşilçay’dan geldi. Dolayısıyla artık Melen ve Yeşilçay’a can simidi gözüyle bakıyoruz. O barajlar olmazsa İstanbul susuz kalır.” dedi.

“ATALARIMIZ ‘SU HAYATTIR’ DEMİŞLER”

Bu çağda en önemli varlığın su olduğunun altını çizen Toros, şu ifadeleri kullandı:

“Atalarımız ‘Su hayattır’ demişler. Dolayısıyla suyu daha verimli nasıl kullanabiliriz? Sudan daha fazla daha farklı nasıl istifa edebiliriz? Bunu her kurum, kuruluş, kişi kendi çapında öneriler üretmesi ile güzel çözümler ortaya çıkabilir. Bizim benim önereceğim bir çözüm sizin önereceğiniz çözümün yanında çok basit kalabilir. Onun için her bir vatandaşımızın kendi çapında çözüm üretmesi son derece değerlidir.”

Prof. Dr. Toros, tüketilen suyun yüzde 75’inin tarımda kullanıldığını, bu nedenle tarımda sulamanın sızma ve damlama gibi sistemlerle planlanması gerektiğini kaydetti.

Tarımda, soğuk ve rüzgarsız zamanlarda sulamanın yapılması gerektiğini anlatan Toros, her ürünün su ihtiyacının farklı olduğunu, bunun belirlenerek ona göre bir sulama yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/istanbulun-barajlarinda-son-durum-son-10-yilin-doluluk-oranlari/feed/ 0