Diyanet İşleri Başkanlığının “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” çağrısı üzerine gerçekleştirilen programlarda cemaattekiler, katledilen Müslümanlar için edilen dualara iştirak etti.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Hacı Bayram-ı Veli Camisi’nde sabah namazını kıldırdı ve Kur’an-ı Kerim okudu.
Tesbihatlar ve getirilen salavatların ardından cemaate hitap eden Erbaş, “Şanlı ordumuzun kahraman askerleri, cennet karşılığında canlarını ve mallarını Rabbimizin satın aldığı kimselerdir.” diyerek, tüm şehitlere rahmet diledi.

Cennet karşılığında canları satın alınan nice insanın şu an Gazze’de de şehit olduğunu belirten Erbaş, “Bazen toplu katliamlara maruz kalıyorlar. Soykırıma maruz kalıyorlar. Zalim işgalcilerin hiç merhameti yok, ahlakı yok, hukuku yok, insanlığı yok. Karşı tarafta insanlıktan tamamen çıkmış varlıklar, yukarıdan attıkları bombalarla çadırlarda kalan masum yavruları yakarak katlediyorlar.” dedi.

“ZALİMLERE YARDIM EDENLER BUNUN HESABINI VERECEK”
Erbaş, İsrail’e yardım edenlerin büyük bir haram ve günah işlediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bunu buradan açıkça haykırıyorum. Zalimlere yardım eden, dolaylı yollardan dahi olsa yardım edenler bunun hesabını verecek. Bunun hesabını hem dünyada hem ahirette verecek. Ahirette vereceği kesin, dünyada da bunun mutlaka zararını görür. O yüzden hala boykota karşı duyarsız olanlar varsa dikkatli olsunlar. Dünya fanidir. Bu dünyadan bir şekilde asıl dünyaya, ahirete göç edeceğiz. Kimse baki değil Allah’tan başka bu dünyada. Malımız, mülkümüz, evimiz, barkımız, hanlarımız, apartmanlarımız, altınlarımız, paralarımız bizimle ahirete gitmeyecek ama Allah yolunda harcarsak bizimle gidecek. Bunu da unutmayalım. O yüzden mazlumların yanında yer alalım.”

Dünyada Filistin bayraklarıyla gösteriler yapan vicdanlı insanların olduğunu aktaran Erbaş, “İnancı ne olursa olsun mazlumun yanında olmak, zalimin karşısında olmak her insanın vazifesidir.” diye konuştu.
Konuşmasının ardından Erbaş, şehit Mehmetçik ve Filistinliler için dua etti.

81 İLDE DUALAR EDİLDİ
Öte yandan Erbaş, dün sosyal medya hesabından “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” paylaşımında bulunarak, sabah namazında tüm camilerde şehit olan Mehmetçik ve Filistinler için dua edileceğini bildirmişti.
Bu kapsamda, 81 ildeki tüm camilerde sabah namazında dua edildi.
Büyük Çamlıca Camisi’nde cemaat, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından sabah namazı için saf tuttu.
Namazın ardından başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde zulüm gören ve katledilen Müslümanlar için dua edildi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün akşam sosyal medya hesabından “Filistin’e destek, Gazze’ye dua” paylaşımında bulunmuştu.
Erbaş, paylaşımında, “Gazze’de soykırıma uğrayan Filistinli kardeşlerimiz ve vatan müdafaasında şehadete kavuşan aziz şehitlerimiz için 31 Mayıs Cuma günü sabah namazında tüm camilerimizde dua edeceğiz.” ifadesini kullanmıştı.
İzmit ilçesindeki tarihi Fevziye Camisi’ne gelen vatandaşlar namazda saf tuttu.

Namazın ardından Kur’an-ı Kerim okundu. İsrail’in saldırıları sonucu Filistin’de hayatını kaybedenler için eller semaya açılırken dua edildi.

İsrail son olarak Refah’ta yerlerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı çadır kente saldırı düzenlemiş, onlarca kişi ölmüştü.
EVDEN ÇIKARKEN OKUNACAK DUA
En az 3 defa:

Arapça okunuşu:
Allahümme innî e’ûzü bike en edille ev üdalle, ev ezille ev üzelle ev ezlime ev uzleme ev echele ev yüchele ‘aleyye. Ebû Dâvûd (Edeb 112)
Türkçe Anlamı:
Allah’ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım.
EVDEN ÇIKARKEN BU DUAYI OKUYANDAN ŞEYTAN UZAKLAŞIR!

Enes b. Mâlik (r.a.) ‘dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle demiştir: “Kim evinden çıkarken: ‘Bismillahi tevekkeltu alallah velâ havle velâ kuvvete illa billâh’ (Allah’ın adıyla başlarım, Allah’a tevekkül ettim, güç ve kuvvet ancak Allah’ındır) derse, kendisine bu sana yeter, korundun ve doğru yolu buldun, denir ve şeytan ondan uzaklaşır.”
Ebu Davud’un rivayetinde, Şeytan, bir başka şeytana şöyle der: “Allah’ın kendisine hidayet ettiği ve kötülükten korunan bir adama ne yapabilirsin!”. (Sahih Hadis – Tirmizî)
PEYGAMBER EFENDİMİZİN EVDEN ÇIKARKEN OKUDUĞU DUA!
Nebiyy-i Ekrem Efendimiz: “Evinden çıkarken iki rekat namaz kıl, seni kötü bir yere gitmekten muhafaza eder, evine girdiğin zaman iki rekat namaz kıl, seni kötü bir yere girmekten muhafaza eder” buyurmuştur. (krş. Nevevî, el-Ezkâr, 24 vd.)

Bu duayı güne başlarken ve bitirirken üç defa okuyan kimseye zarar gelmez:
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa bu duayı okursa ona hiçbir şey zarar vermez.”
Arapça Okunuşu: Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.
Türkçe Anlamı: İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)

EVE GİRERKEN OKUNACAK DUA!
Eve girerken okunacak dualar konusunda Süleyman bin Cezâ hazretleri, Eyyühel-veled kitabında buyuruyor ki:
“Evine Besmele ile gir! Eğer zamanın müsait ise, İhlâs suresini oku! Peygamberimiz aleyhisselam buyurdu ki: (Eve girerken İhlâs-ı şerifi okuyan, yoksulluk görmez!) Eshâbdan Süheyl radıyallahü anh, Peygamberimizin aleyhisselâm bu tavsiyesi üzerine zengin olmuştur. Eve girerken sağ ayağınla içeriye gir ve selam ver! Evde kimse yoksa, şu şekilde selam verebilirsin: ‘Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn.’
Bununla beraber, bir kere Kulhüvallâhü sûresini ve bir kere de Âyetelkürsîyi okursan evine şeytan giremez. Her neye başlarsan Besmele ile başla! İşe ve yemeğe sağ elinle başla! Yemeğe hep beraber otur. Yemekten sonra, dua ve Kulhüvallâhü sûresini oku! Yemekten sonra bir saat geçmeyince su içme, vücuda iyi değildir.”
]]>Darülaceze’nin ecdattan kalan en önemli kurumlardan biri olduğunu belirten Kurtulmuş, insanlara yaşlılıklarında hürmetin, onlara ikram göstermenin, toplumsal yapının en temel unsurlarından olduğunu söyledi.
Osmanlı döneminden bugüne kalan; sosyal dayanışmayı, yardımlaşmayı teşvik eden, kuvvetlendiren iki önemli kurumun bulunduğunu, bunlardan birisinin Darülaceze, diğerinin de yetim çocukları barındırmak için kurulan Darüleytam olduğunu anlatan Kurtulmuş, “Toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, toplumun daha zayıf olan kesimlerine karşı ilgi göstermeyi bu iki kurum üzerinden ecdadımız bize öğretmiştir.” diye konuştu.

Kurtulmuş, yetimlerin başını okşamanın, onlara yardım etmenin, sevgi ve şefkat göstermenin, aslında toplumun geleceğine yapılan bir yatırım gibi görülmesi gerektiğini vurguladı.
Aynı şekilde toplumun sevgi, merhamet bakımından ihtiyaç içerisinde olan en önemli kesimlerinin başında yaşlıların geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, Darülaceze’nin, yaşlı, bakıma muhtaç kişilere karşı toplumun ödevini hatırlatmak bakımından örnek olsun diye kurulduğunu ifade etti.
Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığına ve bununla birlikte postmodern dünyada yaşlıların bu kalabalık hayatın içerisinde yalnız kaldığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Yaşlıların tek başına kalmaktan kurtarılması, onlara bir şekilde destek, şefkat ve merhamet elinin uzatılması hayati bir önem arz ediyor. Bu anlamda bu tür kurumların giderek artması, giderek daha çok fonksiyon görmesini temenni ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Darülaceze’nin, yeni yeriyle de dört dörtlük bir hizmet müessesesi haline geleceğini, uzun yıllar, sadece Türkiye için değil, bütün dünyada Türkiye’nin örnek kurumlarından birisi haline geleceğini kaydetti.
“Bizim toplumsal dokumuzda gencin, yaşlının, annenin, babanın, dedelerin, büyüklerin, küçüklerin bir şekilde birbirinden ayrı ayrı noktalarda durması yoktur.” diyen Kurtulmuş, toplumun belli zamanlarda değerlerini hatırladığı, onlara merhametle ve şefkatle yaklaştığı bir geleneğin de sürdüğünü dile getirdi.
Hayatın akışı içerisinde daha çok bakımevlerine, daha çok yaşlılarla ilgili çalışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğuna da işaret eden Kurtulmuş, “Ümit ederiz ki bu çalışmalar çok daha güzel bir şekilde ileriye doğru gider.” şeklinde konuştu.
“İSRAİL’İN SİYONİST REJİMİNİN DURDURULABİLMESİ İÇİN DE SOFRALARIMIZDA DUA EDİYORUZ”
Bu ramazanda, iftar sofralarında yiyecek bir lokma ekmeği, temiz suyu olmayan milyonlarca Müslüman’ın bulunduğunu anımsatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zulüm içerisinde, baskı, yokluk, yoksulluk içerisinde milyonlarca Müslümanın ramazanın diriltici ruhundan istifade etmek için bir araya geldiklerini, hatta toplu sofralarda da olsa oruçlarını açmak için gayret sarf ettiklerini görüyoruz. Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de bu akşam hemen hemen bizimle aynı saatlerde oruçlarını açan Gazzeli Müslümanların inanın ki büyük bir kısmının böylesine bir sofraya sahip olmadığını biliyoruz.
Yiyecek ekmeklerinin, içecek sularının olmadığı bir ortamda dünyadan kendilerine gelecek herhangi bir yardıma muhtaç hale gelmiş olan yaklaşık 1,5 milyon insandan bahsediyoruz. Her sofrada Gazzeli dostlarımızı, kardeşlerimizi hatırlıyor, onlar için dua ediyoruz. Onları insanlık tarihinin görmediği büyük bir vahşetle, büyük bir hırsla öldüren, onları öldürmekten zevk alan, bilerek isteyerek öldüren İsrail’in siyonist rejiminin durdurulabilmesi için de sofralarımızda dua ediyoruz.”
Milletin yardımlaşma duygularını da takdirle karşıladıklarını ifade eden Kurtulmuş, “Hemen hemen gittiğimiz her yerde insanlarımızın, dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlara da yardım ulaştırabilmek için önemli gayretler içerisinde olduğunu, özellikle Gazzeli kardeşlerimize bu ramazan gününde yardımın ulaştırılabilmesi için önemli bir şekilde gayret sarf edildiğini görüyoruz. Ümit ederiz ki, dua ederiz ki yeryüzünü kana bulayan bu çetenin, insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük soykırımı, en büyük katliamı gerçekleştiren bu yapının bir an evvel durdurulması ve bu yapının ortaya koymuş olduğu bu zararların da bir an evvel giderilmesi gerekir. Önce acilen ateşkes ve buna eş zamanlı olarak da insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması sadece bizim değil, bütün insanlığın ortak sorumluluğudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, Türkiye olarak İsrail’in saldırılarının bir an evvel durdurulması için gayret sarf ettiklerinin altını çizerek şunları kaydetti:
“Netanyahu ve çetesi arkasına aldıkları güçle, Birleşmiş Milletlerde her türlü desteği de sağladılar. Şimdi çok şükür son kararda çekimser kalarak Amerika, hiç olmazsa bu ekipten artık sıkıldığını, bu ekibin yükünü taşıyamayacağını, bu büyük vebalin altında ezildiğini dünyaya göstermiş oldu. Ama bir taraftan da bu kararı aldık ama bu kararın bağlayıcı bir tarafı yok diyerek de maalesef yine zulmün devamı yönünde işaret verdiklerini görüyoruz.
Bizim milletimizin temel özelliklerinden birisi, zalime zalim demeyi başarabilmesi, zalimi durdurabilecek güç ve kudreti ortaya koyabilmesi ve her şart altında, nasıl olursa olsun mazlumun yanında durabilmeyi başarmasıdır. Edilen her bir duanın, Rabbimiz katında kabul olmaya en yakın olduğu bu ramazan sofralarında, Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua ediyoruz. Sadece Gazze’de değil, dünyanın dört bir tarafında mazlum, mağdur, çaresiz ve gerçekten yokluk ve yoksulluk içerisinde olan nice Müslüman kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan yardım diliyoruz. İnşallah bu ramazan, Müslümanların ümmet olarak yaşadıkları bu sıkıntılarla karşılaştığı son ramazan olur. Bunun için de ayrıca dua etmemiz lazım. Çalışıyoruz, gayret ediyoruz.”
Konuşmaların ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci tarafından TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim edildi.
Kurtulmuş, daha sonra Darülaceze sakinleriyle sohbet etti.