Duruşma – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 11 Jul 2024 08:24:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bolu’da cinayet: Akıl almaz savunma! https://www.foxtvhaber.com.tr/boluda-cinayet-akil-almaz-savunma/ https://www.foxtvhaber.com.tr/boluda-cinayet-akil-almaz-savunma/#respond Thu, 11 Jul 2024 08:24:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15060 Bolu’da olay, 19 Nisan’da saat 00.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Songül Sokak’ta meydana geldi. Bolu’da bir fabrikada işçi olarak çalışan 2 çocuk annesi Meltem Zengin (35) ile 16 yıldır evli olduğu Serkan Zengin (36) arasında ‘kıskançlık’ nedeniyle sorunlar başladı.

KIZINI ALIP EVİNE GÖTÜRDÜ

DHA’da yer alan habere göre genç kadının eşiyle yaşadığı anlaşmazlıkları ailesine anlatması üzerine babası Turgut Doğanyiğit (63), çalıştığı fabrikanın gece vardiyasından çıkan kızını alarak evine götürdü.

CANİ DAMAT, EŞİNİ VE KAYINPEDERİNİ ÖLDÜRDÜ

Serkan Zengin de eşi ve onun ailesi ile konuşmak için gece saatlerinde kayınpederinin evine gitti. Zengin, burada boşanmak istediğini söyleyen eşiyle tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Serkan Zengin, Meltem Zengin ile kayınpederi Turgut Doğanyiğit’i bıçaklayarak öldürdü, kayınvalidesi Emine Doğanyiğit’i de kolundan bıçakladı.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet ve ‘Kadına karşı silahla yaralama’ suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan Serkan Zengin, ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuklu sanık ve Emine Doğanyiğit ile yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

“BIÇAK KAYINPEDERİMİN SIRTINA SAPLANDI”

Kütahya T Tipi Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Serkan Zengin, olay gecesi yaşananları anlatırken ağladı. Eşinin kendisini aldattığını iddia eden Zengin, “Olayın olduğu gece kayınpederim ile kayınvalidem eşimi çalıştığı fabrikadan almaya gittiler. Sonrasında konuşmak için kayınpederimin evine gittik. O sırada eşim bana tokat attı. Ben de kendisine ‘Yapma, iyi değilim’ dedim. Bana tekme attı. Sonrasında bıçağı buldum ve salladım. Kayınpederimin de sırtına saplandı.

“ÖLDÜRME AMACIYLA YAPMADIM”

Kayınvalidemi görmedim o an. Kendimden geçtim, isteyerek öldürme amacıyla yapmadım. Eğer planlayarak yapmış olsaydım silahım vardı, onun beni aldattığına dair mesajları şubat ayında yakaladım, o zaman yapardım. Sonrasında onu affettim ve mesajların ekran fotoğraflarını da sildim. Ben kızlarının yaptıklarını söylemek için kayınpederimin evine gitmiştim. Çok pişmanım, çocuklarım mahvoldu” dedi.

HAYATTA KALAN KAYINVALİDE KONUŞTU

Gözü önünde eşi ve kızı damadı tarafından öldürülen Emine Doğanyiğit ise o gece yaşadığı korku dolu anlatarak şöyle konuştu:

“KOLUNDAN BIÇAĞI ÇIKARIP SAPLADI”

“Evde konuşurken kızım Meltem, eşine ‘Artık boşanalım dayanacak gücüm kalmadı’ dedi. Sonrasında kolundan bıçağı çıkartarak direk Meltem’e saldırdı. Kızım ‘Anne beni kurtar’ diyerek kaçmaya çalıştı, sonrasında yere yığıldı. Eşim de kızını korumak için üzerine kapandı. Sonrasında onu da sırtından bıçaklayarak öldürdü.

“KOMŞULAR YETİŞMESE BENİ DE ÖLDÜRECEKTİ”

Bana bıçakla saldırdı, kolumdan yaralandım. Kızım her zaman eve gözü mor geliyordu. Aldatmayla ilgili bir bilgim yok. Eğer varsa gidip boşansaydı. Benim bağırmamla komşular geldi. Eğer komşular yetişmeseydi beni de öldürecekti” ifadelerini kullandı.

DURUŞMA İLERİ TARİHE ERTELENDİ

Duruşmada, olay anında sesleri duyarak alt kattaki Doğanyiğit ailesinin kapısına giden komşuları da tanık olarak dinlendi. Mahkeme, Zengin’in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/boluda-cinayet-akil-almaz-savunma/feed/ 0
Depremde 44 kişiye mezar olan sitenin müteahhidinden skandal sözler https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-44-kisiye-mezar-olan-sitenin-muteahhidinden-skandal-sozler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-44-kisiye-mezar-olan-sitenin-muteahhidinden-skandal-sozler/#respond Wed, 10 Jul 2024 05:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14953 Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde 44 kişinin hayatını kaybettiği Said Bey Sitesi’nin yıkılmasıyla ilgili 3’ü tutuklu, 6 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22,5’ar yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın 4’üncü duruşması görüldü.

4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuksuz sanıklar şantiye şefleri Murat Kaş (39), Halil İbrahim Us (34), tutuklu yapı denetim şirketi sahibi Halil Yıldız (55) ile ölenlerin yakınları ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Müteahhit Hasan Çam (53) ile statik proje ve uygulama denetim görevlisi Yavuz Kaygısız (55), duruşmaya tutuklu bulundukları cezaevlerinden, tutuksuz yapı denetim şirketi kontrol elemanı Melike Yıldız (33) ise yaşadığı şehirdeki adliyeden SEGBİS ile katıldı.

“KAROTLAR BİLİRKİŞİLİK KILAVUZUNA GÖRE ALINMAMIŞ”

Duruşmada ilk savunmasını yapan yapı denetim şirketi sahibi Halil Yıldız oldu. Suçlamaları kabul etmeyen Yıldız, karot örneklerin yönetmeliklere uygun alınmadığını öne sürerek, “Karot örneği alan bilirkişilerin duruşmada dinlenmesini talep ediyorum. Çünkü karotlar bilirkişilik kılavuzuna göre alınmamış. Daha az hasar görmüş 2 bodrum kat varken özellikle hasar görmüş, iş makinelerinin çalışmalar sırasında bir taraftan alıp diğer tarafa attığı yerlerden karot alınmış. Ben kasıt arıyorum. Ayrıca bizler yapı denetim olarak her kontrolümüzü belediyenin onayına sunarız ve onlar da gelip inceleyerek onaylar. Onay mercileri belediyelerdir, tahliyemi talep ediyorum” dedi.

“TUTUKLU OLMAMIN HİÇ KİMSEYE FAYDASI YOKTUR”

Sitenin müteahhidi ve zemin kattaki marketin de sahibi olan Hasan Çam da suçlamaları reddederek tahliyesini talep etti. İnşattan anlamadığını, ilkokul mezunu olduğunu belirten Çam, kendisini şöyle savundu:

“Benim mesleğim gıda marketçiliği, inşaatın ‘i’sinden anlamam, ilkokul mezunuyum. Ben inşaatı, işi bilen mimar, mühendis ve yapı denetim firmalarına verdim. Hasan Çam olarak sadece binanın finansörlüğünü yaptım. Maddi, manevi çok büyük kayıplarım oldu. Sahibi olduğum marketlerde yüzlerce çalışanım var. Tutuklu olmamın hiç kimseye faydası yoktur. Yargılama elbette devam edecek ve tutuksuz yargılanmak istiyorum. Kaçma şüphem yok, işimin başında olmak zorundayım. 17 aydır tutukluyum ve mağduriyetim had safhaya geldi. Tahliyemi talep ediyorum.”

Diğer sanıklar da suçlamaları reddedip, önceki duruşmalarda verdikleri savunmalarını yinelediklerini söyledi.

Mahkeme heyeti, geçen duruşma alınan kararla yeni rapor için bilirkişiye gönderilen dosya gelmediği için tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip duruşmayı 27 Eylül’e erteledi.

“BİZİM TEK DERDİMİZ ADALET, ADALETTEN BAŞKA BİR BEKLENTİMİZ YOK”

Yıkılan apartmanda annesi, babası, kardeşi ve dedesini kaybeden Tuba Erdemoğlu, adliye önünde adalet nöbeti tuttuklarını belirterek adaletin yerini bulmasını istediklerini söyledi.

Depremin üzerinden 17 ay geçmesine rağmen adalet arayışı içinde olduklarını ve acılarını yaşayamadıklarını ifade eden Erdemoğlu, şöyle devam etti:

“Biz artık suçluların hak ettiği cezayı almasını ve bir an önce yargılanmasını, cezalarını almasını istiyoruz. Bizim tek derdimiz adalet, adaletten başka bir beklentimiz yok. 17 ay geçmesine rağmen Sait Bey Sitesi davasında tek bir kamu personeli hala yargılanmıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. İçişleri Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin bir an önce çıkmasını, soruşturmalara dahil edilmesini istiyoruz. Ben depremde ailemden 4 kişiyi kaybettim, beton yığınlarının arasından alıp toprağa verdim fakat suçlular hak ettikleri cezaları almıyorlar, taksirle yargılanıyorlar. Bizim davamız taksirle görülecek bir dava değil, Said Bey Sitesi olası kasta görülecek bir dava. Olayda ihmali olan kamu personellerinin bir an önce dosyaya dahil edilmesini istiyoruz.”

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/depremde-44-kisiye-mezar-olan-sitenin-muteahhidinden-skandal-sozler/feed/ 0
Sinan Ateş davasında ikinci gün: Mahkeme başkanı ‘yeter’ diyerek bağırdı https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasinda-ikinci-gun-mahkeme-baskani-yeter-diyerek-bagirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasinda-ikinci-gun-mahkeme-baskani-yeter-diyerek-bagirdi/#respond Sat, 06 Jul 2024 02:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14210 Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada sanıklar hazır edilirken, müşteki Ayşe Ateş ve yakınları da duruşmayı takip ediyor.

22 sanıklı davanın dün yapılan ilk duruşmasında, 8 sanığın savunması alındı. Duruşmaya, sanık savunmalarının alınmasıyla devam edildi. 

SAVUNMALAR YAPILDI

Duruşma, tetikçi Eray Özyağci’yi araçla İstanbul’dan Ankara’ya getirdiği belirtilen tutuklu polis memuru Murat Can Çolak’ın savunmasıyla başladı. Murat Can Çolak, savunmasında suçlamaları kabul etmedi.

Sanıklardan Aşkın Mert Gelenbey’in, “ağabeyinin sorunları olduğunu ve otoparktan alacağı bir araçla Ankara’ya gideceğini” söylediğini anlatan Çolak, bunun üzerine Ankara’da biraz eğlendikten sonra dönmek üzere yola çıktıklarını söyledi.

Ankara’ya, diğer sanıklar Gelenbey ve tetikçi sanık Eray Özyağci ile aynı araçta gittiklerini ifade eden Çolak, Özyağci’yi daha önce hiç görmediğini, Ankara’da bir süre bulunduktan sonra İstanbul’a döndüklerini anlattı.

“ÖZYAĞCI’YI TANIMIYORUM”

Cinayetin azmettiricisi olduğu belirtilen sanık Doğukan Çep’i tanımadığını ileri süren Çolak, bir soru üzerine, Özyağci’nin adını bile bilmediğini, yakalaması olduğundan haberdar olmadığını öne sürdü.

CEZAEVİNDE TANIŞMIŞLAR

Savunma yapan Ufuk Köktürk, sanık Çep ile 2013’te cezaevinde tanıştıklarını, Çep’in, Ateş cinayeti öncesi kendisini arayarak borç istediğini, bir arkadaşından aldığı parayı eşinin hesabından Çep’e gönderdiğini ifade etti.

Ateş cinayetinden haberdar olmadığını savunan Köktürk, haberdar olması halinde o tarihlerde hamile olan eşinin hesabından para göndermeyeceğini savundu.

Köktürk, emniyette kendisine MHP İstanbul İl Başkanlığı önünde çekilen fotoğrafının sorulduğunu, atılı suçla bir ilişkisinin bulunmadığını iddia etti.

Sanık tutuklu özel harekat polisi Murat Can Çolak da hakkındaki suçlamaları reddetti. Ateş cinayetinden bir gün sonra, avukat olan sanıklardan Serdar Öktem ile aralarındaki Facetime görüşmelerinin içeriğine ilişkin soru yöneltilen sanık Çolak, Öktem’in 2013’teki dava sürecince avukatlığını üstlendiğini, görüşmelerinin içeriğinin bu yönde olduğunu ileri sürdü.

“DOĞUKAN ÇEP’TEN ŞİKAYETÇİYİM”

Tetikçi Özyağci’yi Ankara’ya getiren aracı kiralayan sanık Mustafa Uzunlar da sanık Çep’in, Ankara’ya gidip gelmek için kendisinden araç kiralamak istediğini anlattı. Uzunlar, Çep’in, “Polis arkadaşlarla düğün tebriğine gideceğiz.” demesi üzerine ücrette 500 lira indirim yaparak aracını kiraladığını söyledi.

Olayın ardından iş yerinin kamera kayıtlarını polislere kendisinin teslim ettiğini aktaran Uzunlar, aracın kim tarafından geri getirildiğini de bilmediğini savundu. Mustafa Uzunlar, “Beni kandırarak böyle bir olayın içerisine çekmesinden dolayı Doğukan Çep’ten şikayetçiyim.” ifadelerini kullandı.

Çep’in telefon rehberinde neden “Sedat Güner” olarak kayıtlı olduğu sorulan Uzunlar, “Korktuğumdan dolayı.” cevabını verdi.

Uzunlar, araç kiraladığında normalde kiralama sözleşmesi düzenlediğini ancak Doğukan’ı daha önceden tanıdığı ve yanında polislerle yolculuk yapacağını söylediği için sözleşme yapmadığını öne sürdü. Müşteki avukatlarının sorusu üzerine Uzunlar, kiralanan araçta takip cihazının bulunmadığını kaydetti.

“SUÇUN İÇERİSİNDE OLSAM KENDİ AYAĞIMLA ORAYA GİTMEM”

Sanık Osman Bayraktar, sanık Uzunlar ile otopark işlettiklerini, işletmede resmi ortaklığının bulunmadığını belirtti.

Cinayetin ardından kendisini arayan bir arkadaşının Uzunlar’ın evinin önünde kalabalık bir grubun olduğunu söylediğini, bunun üzerine bu eve gittiğini anlatan Bayraktar, “Böyle bir suçun içinde olsam kendi ayağımla oraya gitmem.” savunmasını yaptı.

Sanıklardan Uzunlar’ı ortağı olduğu için tanıdığını aktaran Bayraktar, “Onun dışında bir bilgim yok.” iddiasında bulundu.

Sanık Levent Yüce, olay öncesi taksi durağı işlettiğini ve motosiklet alım satımı işleriyle uğraştığını dile getirdi.

Satışa çıkardığı motosikletlerden birine, tetikçi Özyağci’yi Ankara’da olay mahalline götüren sanık Vedat Balkaya’nın müşteri olduğunu anlatan Yüce, peşinat almasının ardından Balkaya’nın motosikleti alarak gittiğini, cinayetin ardından da tutuklandığını ifade etti.

Sanık Çağlar Zorlu da yaşanan olayla hiçbir bağının olmadığını ileri sürerek, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Zorlu, sanık eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’la aralarında geçtiği belirtilen, “Bir program var, kişi bilgilerini girince adresini tespit ediyor.” şeklindeki konuşmayla ilgili “Böyle bir program olmadığı için uydurma iki tane adres verdim.” savunmasını yaptı.

Zorlu, Demirbaş’ın kendisine, “Haylaz bir arkadaşımız var, kulağını çekeceğiz.” diye bir ifade kullanmadığını da öne sürdü.

Sanık Aytaç Ataç, ticaretle uğraştığını, Tolgahan Demirbaş’ı müşterisi, Çağlar Zorlu’yu ise çocukluk arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını söyledi.

Demirbaş ile Zorlu’nun, kişinin adresinin tespit edilmesi şeklindeki konuşmalarına şahit olduğunu, kafede otururken yanındaki kişinin bir telefon görüşmesi yaptığını, ardından Ateş’in öldürüldüğünü söylediğini aktaran Ataç, “Tolgahan’ı aradım, sordum. ‘Yok abi bilmiyorum, öğrenirsem dönerim.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

TELEFON ŞİFRESİNİ HATIRLAMIYOR İDDİASI

Davanın tutuklu sanıklarından avukat Serdar Öktem, soruşturmanın usulsüz olduğunu ileri sürerek, “Bu soruşturma bir camiaya yöneltilmek istendi.” savunmasını yaptı.

Soruşturma aşamasında kendisine “MHP üyesi misin?” diye sorulduğunu aktaran Öktem, “Evet, bundan da şeref duyarım. Ama ‘bunun soruşturmayla ne alakası var’ diye bunu soran savcıya söylediğimde savcı, ‘Tamam o soruyu çıkartalım’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Cinayetin ardından FETÖ firarisi bazı kişilerin “hakkında gözaltı kararı verildiği” yönündeki paylaşımları üzerine Ankara’ya doğru yola çıktığını anlatan Öktem, emniyete ifade vermeye geldiğini, hakkında gözaltı kararı olmadığının söylenmesi üzerine buradan ayrıldığını dile getirdi.

Soruşturma aşamasındaki sorgusunda, telefonunun şifresinin sorulması üzerine, “Kovid-19 geçirmesi nedeniyle şifreyi hatırlamadığını” beyan ettiğini anımsatan Öktem, şifreyi bir kağıda yazdığını, izin verilirse bu kağıda bakabileceğini emniyet görevlilerine söylediğini ancak bunun istenmediğini iddia etti. Öktem, mahkeme başkanının, “Şimdi hatırlıyor musun?” sorusuna “Hayır.” cevabını verdi.

Atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığını savunan Öktem, “16 yıllık hukukçuyum, herhangi bir kaçma şüphem yok. Yargılama sonunda beraat edeceğime inancım tamdır. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Sanık Çep’in, “Sinan Ateş’ten Yargıtay’daki dosyası için yardım istediği” yönündeki savunması hatırlatılan Öktem’e, bu dosyanın olay tarihinde ne aşamada olduğu soruldu. Çep’in müvekkili olduğunu belirten Öktem, Çep hakkındaki dosyanın temyiz incelemesi aşamasında olduğunu aktardı.

Ateş ile Ülkü Ocakları’nda aynı dönemde görev almadığını belirten Öktem, herhangi bir husumetlerinin de bulunmadığını iddia etti.

Müşteki avukatlarının, “Hatırlaman halinde telefonun şifresini verir miydin?” sorusu üzerine Öktem, Avukatlık Kanunu’nun “sır saklama” başlıklı 36. maddesi gereği vermeyeceğini söyledi.

DURUŞMA SALONUNDA GERGİNLİK

Müşteki avukatlarından birinin, Öktem’in 6 ayrı telefon numarası olduğuna dair sorusuna, sanık avukatları itirazda bulundu. Avukatlar arasındaki diyaloğun uzaması üzerine duruşma salonunda kısa süreli gerginlik yaşandı.

Mahkeme başkanı, avukatların tartışmayı sonlandırmasını istedi ancak sürmesi üzerine mahkeme başkanı ile müşteki avukatları arasında sözlü tartışma yaşandı.

MAHKEME BAŞKANI ‘YETER’ DİYEREK BAĞIRDI

Avukatın, “Telefonda yalnızca müvekkillerinizle mi görüşüyorsunuz?” diye sorunca sanık müdafileri itiraz etti. Gerginlik çıkması üzerine mahkeme başkanı ‘Yeter’ diye bağırdı. Başkan, Ateş ailesinin avukatına dönerek, “Zaten bu sorunuz hayatın olağan akışına aykırı, bu konuda yetki de takdir de mahkemenin” diye tepki gösterdi.

Daha sonra, başkanın talimatıyla bir avukat ile Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır salondan çıkarıldı.

Kısa süren gerginliğin ardından mahkeme başkanı, yargılamayı yürüttüğünü, duruşmanın düzeninin bozulmasının kimseye faydası olmayacağını söyledi. Başkan, “Sorduğunuz soruların bu davaya çok büyük katkısı olduğunu düşünebilirsiniz ama nihai kararı veren biziz. Şov yapmaya gerek yok. Müvekkillerinize bir şeyi ispat edeceksiniz diye savunma hakkını aşmanıza müsaade etmem. Sabrımız da bir yere kadar.” diye konuştu.

AVUKAT DIŞARI ÇIKARTILDI

Sanık avukatları ile Ateş ailesinin avukatları arasında gerginlik devam edince mahkeme başkanı, Ateş ailesinin avukatının dışarı çıkarılması talimatı verdi. Mahkeme başkanı, verdiği talimatı yerine geç getiren polisler hakkında işlem yapılacağını belirtti. 

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, salondan çıkarıldıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Duruşmayı iki gündür takip ettiğini belirten Çayır, duruşmada yaşanan tartışma sırasında müşteki avukatlarından birinin dışarı çıkarılmasına tepki gösterdiğini söyledi. Remzi Çayır, “Sözlü tartışma sırasında mahkeme başkanının sadece bir tarafa ‘siz çıkın’ demesi yakışık olmadı. Burada bulunmamın sebebi, milliyetçi, ülkücü bir kişiyim ve Milli Yol Partisi’nin genel başkanıyım ama sonuçta bir insanım. İnsanların kendini mutlu hissettiği bir Türkiye’de yaşamalarına katkı sağlamak istiyorum.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasinda-ikinci-gun-mahkeme-baskani-yeter-diyerek-bagirdi/feed/ 0
Sinan Ateş davası başladı! Tetikçi ifadesini verdi! Mahkeme salonu buz kesti! https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ifadesini-verdi-mahkeme-salonu-buz-kesti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ifadesini-verdi-mahkeme-salonu-buz-kesti/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:00:53 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14064 Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin dava başladı. Siyasilerin de takip ettiği davada 22 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmayı takip eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) avukatları, davaya katılma talebinde bulundu.

MHP’NİN TALEBİNE RET

Cinayete ilişkin ilk duruşma Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülüyor.

Duruşmanın başında MHP avukatları davaya katılma talebinde bulundu.

Savcı, MHP’nin suçtan zarar görmediğini beyan ederek, katılma talebinin reddini istedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN TARAFLARA UYARI

Özgür Özel, duruşma salonunda, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte oturdu. Duruşma öncesi, sanıklardan Doğukan Çep, müşteki sıralarında oturanlara yönelik sözleri nedeniyle kolluk personeli tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşmanın başında mahkeme başkanı, taraflara, “Herhangi bir sataşma, laf atma olmasın. Gerek sanıklar gerek müşteki tarafından. Bunlara gerek yok. Bırakın işimizi yapalım. Tahrik etmeye çalışanlar olabilir. Meseli şahsileştirmeyin. Aşağıda bir sanığımız varmış. salona gelmeden önce bazı sözleri olmuş, olabilir. Sabırlı olacaksınız, sakin olacaksınız, tahriklere kapılmayın.” uyarısında bulundu.

TETİKÇİ ERAY ÖZYAĞCİ’NİN İFADESİ

“ADI GEÇEN SİYASİLERİ BİLMİYORUM”

Duruşmada ilk savunması alınan tutuklu sanık tetikçi Eray Özyağci, dosyanın sanıklarından Doğukan Çep’in, kendisine, “Sinan Ateş bir dava dosyası için bana söz verdi. Benden para istedi, gönderdim ama sözünü tutmadı.” dediğini öne sürdü.

Çep’in, dolandırıldığı için öfkelendiğini söylediğini iddia eden Özyağci, “Ona, ‘Abi, sen beni biliyorsun. Sen ayarla ben ayaklarından vururum’ dedim. Daha sonra Suat Kurt’u aradım. Ona ‘Ankara’da bir hasmım var ayaklarından vuracağım yardım eder misin?’ dedim. O da kabul etti.” ifadesini kullandı.

TETİKÇİ: ‘REİSİ VURDUK’ DİYE BİR SES DUYDUM

Ankara’ya gitmesinin ardından cinayet anında motosikleti kullanan sanık Vedat Balkaya’yla buluştuğunu söyleyen Özyağci, olay gününü şu sözlerle anlattı:

“Vedat’a, Doğukan abinin alacak meselesi için biriyle görüşeceğimi, silah sesi duyması halinde korkmayıp beklemesini söyledim. Sonra kafeye oturup Doğukan abimden haber bekledim. Beni arayıp ‘Sinan Ateş’in yanında iki kişi var. Ayaklarından vur uzaklaş, diğerleriyle uğraşma’ dedi. Yukarıdan aşağıya üç kişinin geldiğini gördüm. Sinan Ateş’in ayaklarına sağlı, sollu ateş ettim ve sonra kaçmaya başladım. Bir kişi, hedef gözetmeksizin ateş etmeye başladı. Ben de onlara ateş ettim. Daha sonra ‘reisi vurduk, reisi vurduk’ diye bir ses duydum.”

Özyağci, kendisini bekleyen motosiklete binerek, Çep’in daha önce kendisine gönderdiği Gölbaşı’ndaki konuma gittiklerini kaydetti.

Araçta daha önceden tanıdığı “Mustafa Kemal” isimli kişinin olduğunu söyleyen Özyağci, araca binmesinin ardından Çep’i aradığını belirterek, “Ona, ‘Abi ben ayaklarına doğru sıktım ama ‘reisi vurduk’ diye bağırdılar. Bunda başka bir iş olmasın’ dedim. Bana, ‘Mustafa Kemal’le Gölbaşı’ndaki yere gidin, kafanıza göre iş yapmayın’ dedi. Kimin olduğunu bilmediğim bir eve gittik. Doğukan abi, 1 saat sonra yine aradı ve ‘Sinan Ateş ölmüş. Sana sadece ayaklarına sık demedim mi? dedi. Ben de adamı öldürmediğimi, ayaklarına sıktığımı söyledim. Bana kızıp telefonu kapattı. Akşam bir daha aradı ve ‘Vedat yakalandı İstanbul’a gitmeyin. Birkaç gün misafir kalın’ dedi. 4 güne yakın Gölbaşı’ndaki evde kaldık.” savunmasını yaptı.

BOTLA YUNANİSTAN’A KAÇTI

Sanık Eray Özyağci, cinayetten 4 gün sonra Mustafa Kemal ismindeki arkadaşının yardımıyla araç bagajında İzmir’e götürüldüğünü anlattı.

Bir villada yaklaşık 1 ay saklandığını anlatan Özyağci, şunları söyledi:

“Mustafa Kemal, ‘botu ayarladım, seni Edirne’den yurt dışına çıkaracağız’ dedi. Sonra beni bagaja soktular ve Edirne’ye bu şekilde gittim. Bagajdan indirdiklerinde ‘biz yoldayken deprem oldu, o yüzden yol boştu’ dedi. Beni bekleyen kişilerle botla nehre indim. Orada, bizim askerlerimiz ateş etti. Herkes panik oldu ben de direk suya atladım. Yüzerek Yunanistan’a çıktım. Birkaç saat yürümemin ardından Yunanistan askerleri yakaladı. Türk olduğumu, terörist olmadığımı söyledim. Beni kelepçeleyip dövmeye başladılar. Sonra beni botla sınır hattımıza attılar. Orada teslim oldum.”

Daha sonra Ankara Emniyetine teslim edildiğini, emniyet sorgusunun ardından savcılığa sevk edildiğini belirten Özyağci, şu iddialarda bulundu:

“Orada üç savcıya ifade verdim. Savcı Durmuş Ali Kaya, ‘Bize hikaye anlatma. Bu işin siyasi olduğunu düşünüyoruz. Devlet Bey’den talimat aldıysan bizi uğraştırma. MHP’den iki, üç yöneticinin ismini ver seni kurtaralım. Seni içeride de dışarıda da koruyacağız. Sana insan ve araç fotoğrafları göstereceğiz. Bunları onayla yeter’ dedi. Ben bunları duyunca şok oldum. ‘Böyle iftiralara alet olmam. Beni neden böyle bir şeye alet etmeye çalışıyorsunuz? dedim. Ondan sonra iyice öfkelendi. Yanıma geldi ve fotoğraflar göstermeye başladı. Tanımadığımı söyledim. Sonra araçlar gösterdi. ‘Bunlara binmedim’ dedim. Bana, ‘Öldürülmekten korkmuyor musun?’ dedi. Ben de ‘Ölüm kalım triplerim olsa bu işi yapmazdım’ dedim. ‘Ben bu dosyanın kalemşoruyum. Her türlü müdahaleyi yapacağım. Seçimden sonra herkes görecek’ dedi. Bana gösterilen fotoğraflar ve araçları sonradan medyadan gördüm.”

ÇAPRAZ SORGU

Sanık Eray Özyağci’nin savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Özyağci, İstanbul’dan ayrılmadan önce sanık Çep’in wi-fi cihazı verip vermediği sorusu üzerine, “Hatırlamıyorum.” dedi.

Olay gününden önce Ateş’in ofisinin olduğu bölgeye gittiği hatırlatılarak, adresi kimden aldığı sorulan Özyağci, “Abim bana ne diyorsa onu yaptım.” ifadesini kullandı. Sanık Özyağci, olayda kullanılan silahı nereden temin ettiğine ilişkin soruya, “Benim yıllardır tabancam var zaten, parasını verip temin etmiştim.” cevabını verdi.

MOTOSİKLETİ KULLANAN VEDAT BALKAYA’NIN İFADESİ

Özyağcı’nın ardından motosikleti kullanan Vedat Balkaya’nın savunmasına geçildi.

“Bana, ‘Silah sesi duyarsan korkma’ dedi”

Duruşmada savunma yapan ikinci sanık, cinayette kullanılan motosikleti süren kişi olan Vedat Balkaya oldu.

Olay tarihinden bir süre önce cezaevinden çıktığını, iş bulma konusunda zorluk çektiğini anlatan Balkaya, sanıklardan Doğukan Çep’in “uyuşturucudan uzak durması” şartıyla motor alabileceğini söylediğini, kendisine verdiği sözü tuttuğunu belirtti.

Çep’in kendisine bir miktar para ve 2-3 tane de motosiklet ilanı attığını ifade eden Balkaya, bir süre sonra motoru aldığını, motoru aldıktan bir gün sonra sanık Çep’in kendisini aradığını anlattı. Sanık Balkaya, “Ataşehir’de buluştuk. ‘Ankara’da birinden alacağım var, Eray’ı Ankara’ya götürecek araba var ama getirecek kişi yok.’ dedi. Bunun üzerine yardım amaçlı sabah 6 suları Ankara’ya vardım.” sözlerini sarf etti.

Sanık Vedat Balkaya, olay gününe ilişkin şunları anlattı:

“Ayın 30’unda öğlen 12.30 sularında Eray beni uyandırdı. ‘Alacağımız olan kişi gelmiş, almaya gidiyoruz acele et’ dedi. Eray arkama bindi, beni yönlendirdi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi üzerinde indirdim. Bana, ‘Silah sesi duyarsan korkma.’ dedi. Bunun üzerine Doğukan’ı aradım, bir sıkıntı olup olmadığını sordum. Bir süre orada bekledim, sonra Eray bir hışımla geldi. Eray’ın yönlendirmesiyle yaklaşık yarım saat gittikten sonra bir petrol ofisine gittik. Eray iner inmez kaskı fırlattı. ‘Benimle İstanbul’a gelmeyecek misin?’ dedim. ‘Gelmeme gerek kalmadı, sen devam et, İstanbul’da görüşürüz.’ dedi. Kendisini bekleyen arabaya bindi ve gitti.”

‘BİRİNİN ÖLDÜRÜLECEĞİNİ BİLMİYORDUM’

Sanık Balkaya, olay tarihinden önce Ateş’i tanımadığını, öldürülmesinden de haberdar olmadığını ileri sürdü.

Balkaya, “Bana alacak verecek meselesi dediler. Vurulma olayı deselerdi cezaevinden yeni çıkmış biri olarak asla yardım etmezdim. Doğukan’ı aradım, Eray tedirgindi, bir şey olduysa bana söyleyin dedim. Ben bu olayın aslını Kocaeli Emniyet Müdürlüğünde öğrendim. Eray’ın birini vurduğunu orada öğrendim. Beni buraya kandırarak getirdiler. Ben Sinan Ateş’i tanımıyorum, sosyal statüsünü bilmiyorum. Burada birinin vurulacağını, öldürüleceğini bilmiyordum.” savunmasını yaptı.

Sanık Balkaya, suçsuz olduğunu iddia ederek, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

AYŞE ATEŞ: AYRILAN DOSYADAKİ 17 ŞÜPHELİ DOSYAYA EKLENMELİ

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ise duruşma öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

“Bizim buradan beklentimiz ve isteğimiz, ayrılan dosyadaki 17 kişi hakkında gerekli işlemlerin hızlı bir şekilde yapılması ve dosyamıza eklenmesidir.” diyen Ayşe Ateş, “İddianamedeki boşlukların tamamlanarak yeni ve doğru bir iddianamenin yazılması ve yargılamanın hızlı bir şekilde yapılmasıdır. Hedefimize sadece suçlular var, sadece suçluların adil bir şekilde yargılanmasından başka hiçbir talebimiz bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Ateş, tehditler üzerine yaklaşık bir buçuk aydır koruma talebinde bulunduğunu ve yoğun güvenlik altında yaşadığını dile getirdi.

SİYASİLER DE TAKİP EDİYOR

Sanıklar ve müştekilerin hazır bulunduğu duruşmayı bazı siyasiler de takip ediyor.

Duruşma salonunda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da izleyici olarak yer aldı. Duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve bazı il baro başkanları da izliyor.

NE OLMUŞTU?

Akademisyen ve Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonrasında yaşamını yitirmişti.

Aralarında tetikçi ve azmettiricilerin de olduğu iddia edilen isimler hakkında soruşturma başlatılmış, dönemin Ankara Emniyeti Cinayet Büro Amiri de bu isimlerle birlikte tutuklanmıştı.

Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, tetikçi Eray Özyağci’nın de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Diğer Şüpheliler için istenen hapis cezası ise 15 yıldan 20 yıla kadar değişiyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ifadesini-verdi-mahkeme-salonu-buz-kesti/feed/ 0
Sinan Ateş davası başladı! Tetikçi ve motosikleti kullanan sanığın ifadesi https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ve-motosikleti-kullanan-sanigin-ifadesi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ve-motosikleti-kullanan-sanigin-ifadesi/#respond Fri, 05 Jul 2024 08:24:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14055 Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin dava başladı. Siyasilerin de takip ettiği davada 22 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmayı takip eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) avukatları, davaya katılma talebinde bulundu.

MHP’NİN TALEBİNE RET

Cinayete ilişkin ilk duruşma Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülüyor.

Duruşmanın başında MHP avukatları davaya katılma talebinde bulundu.

Savcı, MHP’nin suçtan zarar görmediğini beyan ederek, katılma talebinin reddini istedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN TARAFLARA UYARI

Özgür Özel, duruşma salonunda, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte oturdu. Duruşma öncesi, sanıklardan Doğukan Çep, müşteki sıralarında oturanlara yönelik sözleri nedeniyle kolluk personeli tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşmanın başında mahkeme başkanı, taraflara, “Herhangi bir sataşma, laf atma olmasın. Gerek sanıklar gerek müşteki tarafından. Bunlara gerek yok. Bırakın işimizi yapalım. Tahrik etmeye çalışanlar olabilir. Meseli şahsileştirmeyin. Aşağıda bir sanığımız varmış. salona gelmeden önce bazı sözleri olmuş, olabilir. Sabırlı olacaksınız, sakin olacaksınız, tahriklere kapılmayın.” uyarısında bulundu.

TETİKÇİ ERAY ÖZYAĞCİ’NİN İFADESİ

“ADI GEÇEN SİYASİLERİ BİLMİYORUM”

Duruşmada ilk savunması alınan tutuklu sanık tetikçi Eray Özyağci, dosyanın sanıklarından Doğukan Çep’in, kendisine, “Sinan Ateş bir dava dosyası için bana söz verdi. Benden para istedi, gönderdim ama sözünü tutmadı.” dediğini öne sürdü.

Çep’in, dolandırıldığı için öfkelendiğini söylediğini iddia eden Özyağci, “Ona, ‘Abi, sen beni biliyorsun. Sen ayarla ben ayaklarından vururum’ dedim. Daha sonra Suat Kurt’u aradım. Ona ‘Ankara’da bir hasmım var ayaklarından vuracağım yardım eder misin?’ dedim. O da kabul etti.” ifadesini kullandı.

Ankara’ya gitmesinin ardından cinayet anında motosikleti kullanan sanık Vedat Balkaya’yla buluştuğunu söyleyen Özyağci, olay gününü şu sözlerle anlattı:

“Vedat’a, Doğukan abinin alacak meselesi için biriyle görüşeceğimi, silah sesi duyması halinde korkmayıp beklemesini söyledim. Sonra kafeye oturup Doğukan abimden haber bekledim. Beni arayıp ‘Sinan Ateş’in yanında iki kişi var. Ayaklarından vur uzaklaş, diğerleriyle uğraşma’ dedi. Yukarıdan aşağıya üç kişinin geldiğini gördüm. Sinan Ateş’in ayaklarına sağlı, sollu ateş ettim ve sonra kaçmaya başladım. Bir kişi, hedef gözetmeksizin ateş etmeye başladı. Ben de onlara ateş ettim. Daha sonra ‘reisi vurduk, reisi vurduk’ diye bir ses duydum.”

Özyağci, kendisini bekleyen motosiklete binerek, Çep’in daha önce kendisine gönderdiği Gölbaşı’ndaki konuma gittiklerini kaydetti.

Araçta daha önceden tanıdığı “Mustafa Kemal” isimli kişinin olduğunu söyleyen Özyağci, araca binmesinin ardından Çep’i aradığını belirterek, “Ona, ‘Abi ben ayaklarına doğru sıktım ama ‘reisi vurduk’ diye bağırdılar. Bunda başka bir iş olmasın’ dedim. Bana, ‘Mustafa Kemal’le Gölbaşı’ndaki yere gidin, kafanıza göre iş yapmayın’ dedi. Kimin olduğunu bilmediğim bir eve gittik. Doğukan abi, 1 saat sonra yine aradı ve ‘Sinan Ateş ölmüş. Sana sadece ayaklarına sık demedim mi? dedi. Ben de adamı öldürmediğimi, ayaklarına sıktığımı söyledim. Bana kızıp telefonu kapattı. Akşam bir daha aradı ve ‘Vedat yakalandı İstanbul’a gitmeyin. Birkaç gün misafir kalın’ dedi. 4 güne yakın Gölbaşı’ndaki evde kaldık.” savunmasını yaptı.

BOTLA YUNANİSTAN’A KAÇTI

Sanık Eray Özyağci, cinayetten 4 gün sonra Mustafa Kemal ismindeki arkadaşının yardımıyla araç bagajında İzmir’e götürüldüğünü anlattı.

Bir villada yaklaşık 1 ay saklandığını anlatan Özyağci, şunları söyledi:

“Mustafa Kemal, ‘botu ayarladım, seni Edirne’den yurt dışına çıkaracağız’ dedi. Sonra beni bagaja soktular ve Edirne’ye bu şekilde gittim. Bagajdan indirdiklerinde ‘biz yoldayken deprem oldu, o yüzden yol boştu’ dedi. Beni bekleyen kişilerle botla nehre indim. Orada, bizim askerlerimiz ateş etti. Herkes panik oldu ben de direk suya atladım. Yüzerek Yunanistan’a çıktım. Birkaç saat yürümemin ardından Yunanistan askerleri yakaladı. Türk olduğumu, terörist olmadığımı söyledim. Beni kelepçeleyip dövmeye başladılar. Sonra beni botla sınır hattımıza attılar. Orada teslim oldum.”

Daha sonra Ankara Emniyetine teslim edildiğini, emniyet sorgusunun ardından savcılığa sevk edildiğini belirten Özyağci, şu iddialarda bulundu:

“Orada üç savcıya ifade verdim. Savcı Durmuş Ali Kaya, ‘Bize hikaye anlatma. Bu işin siyasi olduğunu düşünüyoruz. Devlet Bey’den talimat aldıysan bizi uğraştırma. MHP’den iki, üç yöneticinin ismini ver seni kurtaralım. Seni içeride de dışarıda da koruyacağız. Sana insan ve araç fotoğrafları göstereceğiz. Bunları onayla yeter’ dedi. Ben bunları duyunca şok oldum. ‘Böyle iftiralara alet olmam. Beni neden böyle bir şeye alet etmeye çalışıyorsunuz? dedim. Ondan sonra iyice öfkelendi. Yanıma geldi ve fotoğraflar göstermeye başladı. Tanımadığımı söyledim. Sonra araçlar gösterdi. ‘Bunlara binmedim’ dedim. Bana, ‘Öldürülmekten korkmuyor musun?’ dedi. Ben de ‘Ölüm kalım triplerim olsa bu işi yapmazdım’ dedim. ‘Ben bu dosyanın kalemşoruyum. Her türlü müdahaleyi yapacağım. Seçimden sonra herkes görecek’ dedi. Bana gösterilen fotoğraflar ve araçları sonradan medyadan gördüm.”

ÇAPRAZ SORGU

Sanık Eray Özyağci’nin savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Özyağci, İstanbul’dan ayrılmadan önce sanık Çep’in wi-fi cihazı verip vermediği sorusu üzerine, “Hatırlamıyorum.” dedi.

Olay gününden önce Ateş’in ofisinin olduğu bölgeye gittiği hatırlatılarak, adresi kimden aldığı sorulan Özyağci, “Abim bana ne diyorsa onu yaptım.” ifadesini kullandı. Sanık Özyağci, olayda kullanılan silahı nereden temin ettiğine ilişkin soruya, “Benim yıllardır tabancam var zaten, parasını verip temin etmiştim.” cevabını verdi.

MOTOSİKLETİ KULLANAN VEDAT BALKAYA’NIN İFADESİ

Özyağcı’nın ardından motosikleti kullanan Vedat Balkaya’nın savunmasına geçildi.

“Bana, ‘Silah sesi duyarsan korkma’ dedi”

Duruşmada savunma yapan ikinci sanık, cinayette kullanılan motosikleti süren kişi olan Vedat Balkaya oldu.

Olay tarihinden bir süre önce cezaevinden çıktığını, iş bulma konusunda zorluk çektiğini anlatan Balkaya, sanıklardan Doğukan Çep’in “uyuşturucudan uzak durması” şartıyla motor alabileceğini söylediğini, kendisine verdiği sözü tuttuğunu belirtti.

Çep’in kendisine bir miktar para ve 2-3 tane de motosiklet ilanı attığını ifade eden Balkaya, bir süre sonra motoru aldığını, motoru aldıktan bir gün sonra sanık Çep’in kendisini aradığını anlattı. Sanık Balkaya, “Ataşehir’de buluştuk. ‘Ankara’da birinden alacağım var, Eray’ı Ankara’ya götürecek araba var ama getirecek kişi yok.’ dedi. Bunun üzerine yardım amaçlı sabah 6 suları Ankara’ya vardım.” sözlerini sarf etti.

Sanık Vedat Balkaya, olay gününe ilişkin şunları anlattı:

“Ayın 30’unda öğlen 12.30 sularında Eray beni uyandırdı. ‘Alacağımız olan kişi gelmiş, almaya gidiyoruz acele et’ dedi. Eray arkama bindi, beni yönlendirdi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi üzerinde indirdim. Bana, ‘Silah sesi duyarsan korkma.’ dedi. Bunun üzerine Doğukan’ı aradım, bir sıkıntı olup olmadığını sordum. Bir süre orada bekledim, sonra Eray bir hışımla geldi. Eray’ın yönlendirmesiyle yaklaşık yarım saat gittikten sonra bir petrol ofisine gittik. Eray iner inmez kaskı fırlattı. ‘Benimle İstanbul’a gelmeyecek misin?’ dedim. ‘Gelmeme gerek kalmadı, sen devam et, İstanbul’da görüşürüz.’ dedi. Kendisini bekleyen arabaya bindi ve gitti.”

‘BİRİNİN ÖLDÜRÜLECEĞİNİ BİLMİYORDUM’

Sanık Balkaya, olay tarihinden önce Ateş’i tanımadığını, öldürülmesinden de haberdar olmadığını ileri sürdü.

Balkaya, “Bana alacak verecek meselesi dediler. Vurulma olayı deselerdi cezaevinden yeni çıkmış biri olarak asla yardım etmezdim. Doğukan’ı aradım, Eray tedirgindi, bir şey olduysa bana söyleyin dedim. Ben bu olayın aslını Kocaeli Emniyet Müdürlüğünde öğrendim. Eray’ın birini vurduğunu orada öğrendim. Beni buraya kandırarak getirdiler. Ben Sinan Ateş’i tanımıyorum, sosyal statüsünü bilmiyorum. Burada birinin vurulacağını, öldürüleceğini bilmiyordum.” savunmasını yaptı.

Sanık Balkaya, suçsuz olduğunu iddia ederek, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

AYŞE ATEŞ: AYRILAN DOSYADAKİ 17 ŞÜPHELİ DOSYAYA EKLENMELİ

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ise duruşma öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

“Bizim buradan beklentimiz ve isteğimiz, ayrılan dosyadaki 17 kişi hakkında gerekli işlemlerin hızlı bir şekilde yapılması ve dosyamıza eklenmesidir.” diyen Ayşe Ateş, “İddianamedeki boşlukların tamamlanarak yeni ve doğru bir iddianamenin yazılması ve yargılamanın hızlı bir şekilde yapılmasıdır. Hedefimize sadece suçlular var, sadece suçluların adil bir şekilde yargılanmasından başka hiçbir talebimiz bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Ateş, tehditler üzerine yaklaşık bir buçuk aydır koruma talebinde bulunduğunu ve yoğun güvenlik altında yaşadığını dile getirdi.

SİYASİLER DE TAKİP EDİYOR

Sanıklar ve müştekilerin hazır bulunduğu duruşmayı bazı siyasiler de takip ediyor.

Duruşma salonunda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da izleyici olarak yer aldı. Duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve bazı il baro başkanları da izliyor.

NE OLMUŞTU?

Akademisyen ve Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonrasında yaşamını yitirmişti.

Aralarında tetikçi ve azmettiricilerin de olduğu iddia edilen isimler hakkında soruşturma başlatılmış, dönemin Ankara Emniyeti Cinayet Büro Amiri de bu isimlerle birlikte tutuklanmıştı.

Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, tetikçi Eray Özyağci’nın de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Diğer Şüpheliler için istenen hapis cezası ise 15 yıldan 20 yıla kadar değişiyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-tetikci-ve-motosikleti-kullanan-sanigin-ifadesi/feed/ 0
Sinan Ateş davası başladı! İşte ilk ifadeler https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-iste-ilk-ifadeler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-iste-ilk-ifadeler/#respond Fri, 05 Jul 2024 08:00:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14048 Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin dava başladı. Siyasilerin de takip ettiği davada 22 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmayı takip eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) avukatları, davaya katılma talebinde bulundu.

MHP’NİN TALEBİNE RET

Cinayete ilişkin ilk duruşma Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülüyor.

Duruşmanın başında MHP avukatları davaya katılma talebinde bulundu.

Savcı, MHP’nin suçtan zarar görmediğini beyan ederek, katılma talebinin reddini istedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN TARAFLARA UYARI

Özgür Özel, duruşma salonunda, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte oturdu. Duruşma öncesi, sanıklardan Doğukan Çep, müşteki sıralarında oturanlara yönelik sözleri nedeniyle kolluk personeli tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşmanın başında mahkeme başkanı, taraflara, “Herhangi bir sataşma, laf atma olmasın. Gerek sanıklar gerek müşteki tarafından. Bunlara gerek yok. Bırakın işimizi yapalım. Tahrik etmeye çalışanlar olabilir. Meseli şahsileştirmeyin. Aşağıda bir sanığımız varmış. salona gelmeden önce bazı sözleri olmuş, olabilir. Sabırlı olacaksınız, sakin olacaksınız, tahriklere kapılmayın.” uyarısında bulundu.

“ADI GEÇEN SİYASİLERİ BİLMİYORUM”

Ardından tetikçi Eray Özyağci’nın savunmasına geçildi.

Özyağcı savunmasına, iddianamede adı geçen siyasi isimleri bilmediğini söyledi.

“Beni Ankara Gölbaşı’ndan Mustafa Kemal diye bir arkadaşım, olaydan dört gün sonra İzmir’e sonra Edirne’ye götürdü.” diyen tetikçi Özyağcı, “Sınırdan geçerken Yunan askerleri beni dövdü, sonra Türkiye sınırına attı.” ifadelerini kullandı.

Özyağcı’nın ardından motosikleti kullanan Vefat Balkaya’nın savunmasına geçildi.

AYŞE ATEŞ: AYRILAN DOSYADAKİ 17 ŞÜPHELİ DOSYAYA EKLENMELİ

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ise duruşma öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

“Bizim buradan beklentimiz ve isteğimiz, ayrılan dosyadaki 17 kişi hakkında gerekli işlemlerin hızlı bir şekilde yapılması ve dosyamıza eklenmesidir.” diyen Ayşe Ateş, “İddianamedeki boşlukların tamamlanarak yeni ve doğru bir iddianamenin yazılması ve yargılamanın hızlı bir şekilde yapılmasıdır. Hedefimize sadece suçlular var, sadece suçluların adil bir şekilde yargılanmasından başka hiçbir talebimiz bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Ateş, tehditler üzerine yaklaşık bir buçuk aydır koruma talebinde bulunduğunu ve yoğun güvenlik altında yaşadığını dile getirdi.

SİYASİLER DE TAKİP EDİYOR

Sanıklar ve müştekilerin hazır bulunduğu duruşmayı bazı siyasiler de takip ediyor.

Duruşma salonunda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da izleyici olarak yer aldı. Duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve bazı il baro başkanları da izliyor.

NE OLMUŞTU?

Akademisyen ve Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonrasında yaşamını yitirmişti.

Aralarında tetikçi ve azmettiricilerin de olduğu iddia edilen isimler hakkında soruşturma başlatılmış, dönemin Ankara Emniyeti Cinayet Büro Amiri de bu isimlerle birlikte tutuklanmıştı.

Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, tetikçi Eray Özyağci’nın de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Diğer Şüpheliler için istenen hapis cezası ise 15 yıldan 20 yıla kadar değişiyor.

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/sinan-ates-davasi-basladi-iste-ilk-ifadeler/feed/ 0
Eylem Tok duruşmaya turuncu mahkum kıyafetiyle getirilmiş: Fotoğraftaki halinden eser yok https://www.foxtvhaber.com.tr/eylem-tok-durusmaya-turuncu-mahkum-kiyafetiyle-getirilmis-fotograftaki-halinden-eser-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/eylem-tok-durusmaya-turuncu-mahkum-kiyafetiyle-getirilmis-fotograftaki-halinden-eser-yok/#respond Wed, 19 Jun 2024 22:48:14 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13190 İstanbul Kemerburgaz’da Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olduğu kaza sonrası yurt dışına kaçan Eylem Tok ve oğlu Timur Cihantimur ABD’de hakim karşısına çıktı. Türkiye iki ayrı iade talebinde bulunduğu için ilk olarak anne Eylem Tok’un duruşması görüldü. Tok’un tutukluluk halinin devamına karar verildi. Davanın ertelenmesine karar verilirken; İkinci duruşma 27 Haziran’da Türkiye saatiyle 16.00’da yapılacak. 

TURUNCU MAHKUM KIYAFETİYLE DURUŞMAYA KATILDI

İkilinin yargılandığı duruşmaya ilişkin detaylar gelmeye başladı. 

Boston’daki John Joseph Moakley Adliyesi’nde Türkiye’ye iadesinin görüşüldüğü duruşmaya Tok, turuncu tutuklu kıyafeti ile getirildi. Tok’un avukatı Brendan Kelly, davanın düşmesi ve Tok’un tutuksuz yargılanmasını talep etti.

AVUKATINI DEĞİŞTİRİYOR

Yargıç, Tok’un avukatının ve savcının açıklamalarının ardından Tok’un tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 27 Haziran’da yapılmasına karar verdi. Tok’un bir sonraki duruşmaya farklı bir avukatla katılması beklenirken, mevcut avukatı Kelly duruşma sonrası sorulara cevap vermeden adliyeden hızla uzaklaştı.

Timur Cihantimur’un annesinden 2 buçuk saat sonra hakim karşısına çıktığı ve üzerinde annesinden farklı olarak gri bir tulum bulunduğu belirtiliyor. 

HAYATINI KAYBEDEN ACİ’NİN AİLESİ DE DURUŞMAYA KATILDI

Aci’nin aile üyeleri duruşmaya katılarak, duruşma sonrası basına açıklamalarda bulundu. Aci’nin aile üyelerinden bazıları ise ellerinde “Oğuz Murat Aci için adalet” yazılı pankart açtı. Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci’nin kuzeni Lütfiye Çiçek, davanın ilk duruşması olması nedeniyle heyecanlı olduklarını dile getirerek, davanın ertelendiğini ifade etti. Çiçek, “Ben ABD’nin adaletine sonsuz güveniyorum. Gerçekten doğru kararı vereceklerine inanıyorum” dedi.


“ÇOCUĞUNA DA HATA YAPIYOR”

Eylem Tok’a seslenen Çiçek, “Aslında ona söylemek istediğimiz birkaç şey vardı ama maalesef söylemedik. O sadece bizim kuzenimin çocuğuna değil, aslında kendi çocuğuna da çok büyük bir yanlış yapıyor ve çok büyük bir zarar veriyor. Çünkü çocuğunu bu şekilde oradan oraya kaçırmakla hiçbir şekilde iyilik yapmış olmuyor. Eğer Türkiye’deyken hiç bunlar yaşanmadan ailenin yanında olsaydı ve çocuğunu teslim etmiş olsaydı şimdi hiçbir şekilde kendi de bu sıkıntıları çekmeyecekti” ifadelerini kullandı. 

“BU NASIL ANNELİK”

Eylem Tok’un kendisini anne olduğunu söyleyerek savunduğunu belirten Çiçek, “Sadece şunu söylüyorum ona anneyim diyor. Nasıl bir annelik bu? Bir anne evlatsız kaldı, bir çocuk babasız kaldı. Yani bu mu annelik adaleti? Ben gerçekten bunu çok merak ediyorum” dedi.

“FOTOĞRAFTAKİ GÜLÜMSEYEN YÜZDEN ESER YOKTU”

Aci’nin annesi Pervin Aci’nin Eylem Tok’un yüz ifadesini çok merak ettiğini dile getiren Çiçek, “Eylem Tok’un yüzünü çok merak ediyordu. New York’ta resim çekildiklerinde gülümseyen yüz onun içinde o kadar büyük bir ukde olarak kalmıştı ki. Ama bugün Pervin Abla, bugün emin ol o yüzden hiçbir eser yoktu. Çünkü bütün salon sadece sizin için oradaydı. Onları destekleyen hiç kimse yoktu” ifadelerini kullanarak, Eylem Tok’un yüzünde sadece korku olduğunu açıkladı.

Eylem Tok’un bir sonraki duruşmaya kadar düşünerek bir karar vermesi çağrısında bulunan Çiçek, “Diğer mahkemeye kadar olan zamanda düşünüp gerçekten doğru olan kararı alır ve çocuğunu da bu zorluktan kurtarır” dedi.

EYLEM TOK’A SORDU: “Katil annesi olmak nasıl bir duygu?”

Turks in Boston Derneği’nin kurucusu Esat Gök, “Adaletin başladığı ilk gün bu. Tabii ki ilk duruşma ile biteceğini zannetmiyoruz. Tabii ki uzayacak ama içeride gerek hakimin tavrı olsun gördüğümüz konu bizim lehimize olacak hissi ve kanaati oluştu bizlerde. Mahkeme sonucunda da ben Eylem Hanım’a şey sordum. ‘Katil annesi olmak nasıl bir duygu?’ diye sordum. Kendisi de Allahu ekber dedi. Başka hiçbir şey söylemedi. Yani orada belki biraz alaycı bir tavırla yaklaşmış oldu ama biz kesinlikle bu süreçte kendisinin bu alaycı tavrını ağır bir şekilde ödeyeceğine eminiz” dedi.

“RAHAT UYKU UYUMADIKLARINA EMİNİZ”

Eylem Tok’un duruşmada çok tedirgin ve gergin olduğunu aktaran Gök, “Kendisine nefret dolu bakan kalabalığın etkisinden bayağı bir rahatsız oldu. Şu an içerisindeki korkunun ben katlanarak arttığı kanaatindeyim. Ama kendisinin ve oğlunun rahat uyku uymadığından yüzde yüz eminiz” dedi.

Öte yandan Cihantimur’un “taksirle öldürme ve yaralama”, 44 yaşındaki annesi Eylem Tok’un ise “suçluyu koruma” suçundan Türkiye’ye iadesi isteniyor.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/eylem-tok-durusmaya-turuncu-mahkum-kiyafetiyle-getirilmis-fotograftaki-halinden-eser-yok/feed/ 0
Erzurum’daki Rus sevgili cinayetinde yeni gelişme https://www.foxtvhaber.com.tr/erzurumdaki-rus-sevgili-cinayetinde-yeni-gelisme/ https://www.foxtvhaber.com.tr/erzurumdaki-rus-sevgili-cinayetinde-yeni-gelisme/#respond Fri, 31 May 2024 06:48:30 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11520 Olay, Yakutiye ilçesi Ömer Nasuhi Bilmen Mahallesi Cengiz Topel Caddesi’ndeki 4 katlı bir apartmanda meydana geldi. Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye gelip Erzurum’a yerleşen Anastasia Emelianova, bir iş yerinde bilgi işlem personeli olarak çalışmaya başladı. Emelianova, yaklaşık 8 ay önce sosyal medya üzerinden bir kafede baristalık yapan Suriye uyruklu Mohammad Nizar Arnabeh ile tanıştı. İkili arkadaş olup, sık sık görüşmeye başladı.

İddiaya göre, geçen yıl 20 Eylül’de saat 23.00 sıralarında ikili arasında tartışma çıktı. Apartmanda oturanların da duyduğu tartışmadan birkaç saat sonra Mohammad Nizar Arnabeh, alt kat komşusuna giderek Anastasia Emelianova’nın yaralandığını söyleyip yardım istedi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine apartmana polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Ekipler, Anastasia Emelianova’ın kan kaybından öldüğünü belirledi. Kadının cenazesi Erzurum Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, Mohammad Nizar Arnabeh ise İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet ve Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kadına karşı kasten öldürme’ iddiasıyla açılan davada tutuklu yargılanan Mohammad Nizar Arnabeh, suçlamaları kabul etmedi.

Anastasia Emelianova ile internette bir arkadaş bulma uygulamasıyla tanıştıklarını söyleyen Arnabeh, olayla ilgili şu ifadeyi verdi:

“Olay gecesi, saat 01.15’te işten çıktım 01.35 gibi eve geldim. Bunlar güvenlik kamerası görüntülerinde de mevcut. Mutfaktaki ocakta tencere içinde yanmış çorba vardı ve ocağın altı da yanıyordu. Anastasia’yı oturma odasında yüz üstü yatmış vaziyette gördüm. Yüzü soluk, göz altlarında karartılar olduğunu tespit ettim. Nabzını kontrol ettim. Ölmüş olabileceğini düşündüm. Kalp masajı yaptım. Sonra yardım çağırdım polisler gelip beni gözaltına aldı.”

KARAR DURUŞMASI

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanan Mohammad Nizar Arnabeh, karar duruşmasında bir kez daha hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Arnabeh, “Önceki ifadelerimi tekrar ederim. Ben böyle bir olaya karışmadım. Böyle bir suç işlemedim” dedi.

Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, Arnabeh’in delil yetersizliğinden beraati ve tahliyesine karar verdi. Arnabeh’in duruşmasını takip eden yakınları kararı büyük bir sevinçle karşıladı.

Mahkeme heyeti, bu arada bir önceki duruşmada mahkeme salonunun fotoğrafını çekerek sosyal medyada paylaştıkları belirlenen kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

GEREKÇESİNE KATILMIYORUZ

Mohammad Nizar Arnabeh’in avukatları Yılmaz Çelik ve Osman Öztaş, mahkemenin adil bir karar verdiğini söyledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Yılmaz Çelik, “Bir senedir süren bir davaydı. Bu davada başta yalan yanlış haberler çok kez yapıldı ve yayıldı. Müvekkilin suçsuz olduğuna en baştan beri inandık. Bu şekilde dosyaya dahil olduk. Mahkeme geç de olsa adil bir karar verdi ama gerekçesine biz katılmıyoruz. Suçun sabit olmadığı kanaatindeyiz. Bu sebeple istinaf etmeyi düşünüyoruz. Çünkü delil yetersizliğinden beraat aldı. Bizim kanaatimiz suçun sabit olmadığı. Adalet geç de tecelli etti, gecikmiş adalet, adalet değildir” diye konuştu.

HİÇ BEKLEMEDİĞİMİZ BİR SONUÇ

Rusya vatandaşı Anastasia Emelianova’ın avukatı Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği gönüllü avukatlarından Begüm Osma ise açıklamasında şunları söyledi:

“Bugün dosyamız karara çıktı ancak hiç beklemediğimiz bir sonuçla karşı karşıyayız aslında. Eril yargının bir tezahürü ile karşı karşıya olduğumuz söylemek çok doğru ve yerinde olacaktır. Çünkü aslında sanık başından beri yalnızca bir ifadesinde değil, üç farklı ifadesinde de farklı beyanlarda bulunmuştu. Her defasında suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarda bulunmuştu. Akabinde yargılamanın geçen celsesinde üçüncü celsesinde dosyanın en başından bu yana hiç olmayan bir uçak bileti bakma hadisesi dosyaya girdi. Buna ilişkin geçen celse sanık tarafınca ilk kez bu hususta bazı açıklamalar yapıldı. Yapılan açıklamalar çok çelişkiliydi. Çünkü sanığın bakmış olduğu bilet Erzurum’dan İstanbul’a olacak şekilde olmasına rağmen sanık tarafı tam aksine sanki İstanbul’dan Erzurum’a bakılmış gibi bir ifade verdi. Bunun üzerine mahkeme başkanına da izah etti. Tüm şüpheli hadiseler, evet, bizler biliyoruz ki şüpheden sanık yararlanır. Ancak bu kadar lehimize şüphe varken başka hiçbir fail yokken adeta sanığın mükafatlandırıldığı bir yargılamaya şahit olduk. Bu verilen kararın henüz gerekçesini bilmiyoruz biz şerh var mı, bunu bilmiyoruz. 15 gün içinde yasal süresi var. Buna ilişkin gerekçeli kararı göreceğiz. İstinaf hakkımızı kullanacağız tabii ki. Bu ülkede haklar verilmiyor. Bizler direne direne bu hakları alıyoruz. Üzgünüz, ancak umutluyuz ve güçlüyüz. Mücadelemiz hep birlikte güçlü. Şüpheden sanık yararlanır, ilkesinin bu kadar geniş yorumlandığı kararlardan biri olabilir. Davanın takipçisi olacağız. Hiç beklemediğimiz bir beraat kararı ile karşı karşıyayız. Bu bir son değil. Verilen karar kesin değil. İstinaf hakkımızı kullanacağız. Bu net bir sonuç değil. Maddi gerçeğin ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız.”

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/erzurumdaki-rus-sevgili-cinayetinde-yeni-gelisme/feed/ 0
Babasını 28 yerinden bıçaklayıp öldüren sanığın cezası belli oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/babasini-28-yerinden-bicaklayip-olduren-sanigin-cezasi-belli-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/babasini-28-yerinden-bicaklayip-olduren-sanigin-cezasi-belli-oldu/#respond Tue, 28 May 2024 22:48:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11346 Haşmet Gürkan’ın annesi Gülümser Gürkan, “24 aydan beri bugünü bekliyordum. Bu süreçte tabii ki ben çok yara aldım. Sevdiğim oğlumu kaybettim. Çok acı çektim, adalet yerini buldu” dedi.

Olay, 15 Nisan 2022’de, Güzelbahçe ilçesindeki ‘Ayfer Abla’ isimli balık restoranında meydana geldi. Devrim Gürkan, babası Haşmet Gürkan’ı sahibi olduğu balık restoranında 28 yerinden bıçakladı. Daha sonra polis merkezine gidip teslim olan Devrim Gürkan, çocukluğundan beri babasının kendisine şiddet uyguladığını iddia ederek cinayeti anlattı.

Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Devrim Gürkan, tutuklandı. Cinayetten sonra cesedin altından ikinci bir bıçak çıktı. Adli Tıp’a gönderilen ikinci bıçağın üzerindeki DNA örneklerinin de Haşmet Gürkan ile eşleştiği ve cinayette kullanıldığı belirlendi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütülen soruşturmanın ardından sanık Gürkan hakkında ‘üst soydan akrabayı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Sanık Devrim Gürkan, davanın 22 Mart’taki duruşmasında verdiği ifadesinde, “Çocukluğumdan beri şiddet gördüm. Günde 16 saat çalıştırıldım. Eğitim hayatımla, çocukluğumla oynadılar. Başarılı bir öğrenciydim. Yüksek not almama rağmen okuldan alındım. Beni karaladılar. Böyle bir olay yaşandığı için pişmanım” dedi.

SAVCI MÜTALAASINI VERDİ

4 Mayıs’ta görülen 7’nci duruşmada, savcı esasla ilgili mütalaasını açıklayıp iddianamede de istenilen ‘ağırlaştırılmış hapis’ cezası talebini tekrarladı.

Bugün İzmir 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde, davanın karar duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Devrim Gürkan ile taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan Haşmet Gürkan’ın kardeşi Selçuk Gürkan, “Masum bir insan, canice öldürüldü. Boynu kesildi. Annem böyle bir acıyla yaşamak zorunda kaldı. İndirim için pişman olduğunu söylüyor. Yalan. En ağır ceza verilmeli” diye konuştu.

Haşmet Gürkan’ın kız kardeşi Songül Gürkan da “Ailesi için çalıştığı iş yerinde öldürüldü. Olay günü cebinde babasının verdiği para vardı. Böyle şeytan kılığındaki insanlar dışarı çıkmamalı” ifadelerini kullandı.

Haşmet Gürkan’ın annesi Gülümser Gürkan ise “Ben o günden beri uyumadım. Defalarca bıçaklamış. Polisteki ifadesinde babasının başını kopartmaya çalıştığını söylüyor. Böyle bir insan olabilir mi?” dedi.

Haşmet Gürkan’ın ağabeyi Mustafa Gürkan da “Sanık olayı planlamıştır. Pişman değil. Sadece öldürmedi, eziyet de çektirdi. Bunun gibi canavarca hisse sahip kimsenin bir daha böyle bir suçu işlememesi için en ağır ceza verilmeli” diye konuştu.

Haşmet Gürkan’ın ailesinin avukatları son beyanlarında sanığın indirim alabilmek için yalan söylediğini, adli tıp raporuna göre akıl sağlığının yerinde olduğunun ortada olduğunu ve en ağır cezanın verilmesini talep etti. Duruşma savcısı, esas hakkında verdiği mütalaasını yineledi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

“ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ KÖTÜ DAVRANILDI”

Son savunmasını yapan Devrim Gürkan, “Çocukluğumdan beri kötü davranıldı. Aşağılandım. Başarılı olmama rağmen okula gönderilmedim. Bu olayların yaşanmamasını istedim. Çok pişmanım” dedi. Ardından karar için 10 dakika ara verildi.

Mahkeme heyeti, sanık Devrim Gürkan’ı ‘üst soydan akrabayı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapse çarptırdı, cezada indirim uygulamadı.

Duruşmanın ardından konuşan Haşmet Gürkan’ın annesi Gülümser Gürkan, “24 aydan beri bugünü bekliyordum. Bu süreçte tabii ki ben çok yara aldım. Sevdiğim oğlumu kaybettim. Çok acı çektim, adalet yerini buldu. Mahkeme gereğini yerine getirdi. Çok teşekkür ediyorum” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/babasini-28-yerinden-bicaklayip-olduren-sanigin-cezasi-belli-oldu/feed/ 0
Ölmeden önceki sözleri kahretti! ‘Yapma, vazgeçtim’ demesine rağmen katletmiş https://www.foxtvhaber.com.tr/olmeden-onceki-sozleri-kahretti-yapma-vazgectim-demesine-ragmen-katletmis/ https://www.foxtvhaber.com.tr/olmeden-onceki-sozleri-kahretti-yapma-vazgectim-demesine-ragmen-katletmis/#respond Mon, 13 May 2024 08:36:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10536 Adana’da boşanma aşamasındaki eşi Burcu Cöddü’yü (31) öldürüp 2 kayınbiraderini ise silahla öldürmeye teşebbüs ettiği öne sürülen Uğur Cöddü’nün (38) ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle açılan davada yargılanmasına başlandı. 2 çocuk annesi Burcu Cöddü’nün ölmeden önce son sözlerinin, “Dur yapma, boşanmaktan vazgeçtim” olduğu belirtildi.

Burcu Cöddü, iddiaya göre eşi Uğur Cöddü ile geçimsizlik yaşadığı gerekçesiyle sık sık çocuklarını da alıp babasının evine gitti. Her seferinde aile büyüklerinin araya girmesi üzerine Burcu Cöddü, çocuklarıyla eşi Uğur’un yanına döndü. İddiaya göre, Uğur Cöddü’nün eşinin üzerine kredi çekmesi ve son olarak da mevlide göndermemesi üzerine araları yeniden bozuldu. Burcu Cöddü babası Metin Şimşek’i telefonla arayarak kendisini alıp evlerine götürmesini istedi. Baba Metin ve anne Medine Şimşek kızlarını ve 2 torunlarını alıp evlerine götürdü. Burcu Cöddü, eşinden boşanmak için karar vererek ailesinin yanına yerleşti. Burcu Cöddü, kardeşleri Süleyman, Harun ve yengeleri ile 15 Mayıs 2023’te çocuklarının kitapları ve okul kıyafetlerini almak için eşi Uğur Cöddü’nün kaldığı eve gitti. Sarıçam Mahallesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Uğur Cöddü, çocuklarının kıyafetlerini vermeyince tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Uğur Cöddü silahla eşi Burcu’yu öldürdü, kayınbiraderleri Harun ve Süleyman’ı da öldürmeye teşebbüs etti.

DAVA AÇILDI

Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Uğur Cöddü hakkındaki soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcısı, Cöddü hakkında ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından, ölümlü olayda çıkan kavgaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün babası Osman Cöddü, kardeşi Ünal Cöddü ile öldürülen Burcu Cöddü’nün kardeşleri Harun ve Süleyman Şimşek, babası Metin ve annesi Medine hakkında da ‘Kasten yaralama, silahla basit yaralama’ suçlarından iddianame hazırladı. Savcı, Uğur Cöddü’nün ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca 30 yıla kadar, diğer sanıkların ise 6 yıla kadar hapis cezaları ile cezalandırılmalarını talep etti.

DURUŞMA GÜNÜ HASTANEYE KALDIRILDI

Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen ve yapılan inceleme sonucunda iddianame kabul edilirken davanın ilk duruşması da yapıldı. Duruşmaya, Adana Cezaevi’nde tutuklu bulunan Uğur Cöddü, rahatsızlığı nedeniyle Şehir Hastanesi’ne sevk edildiği için katılamadı. Duruşmada öldürülen Burcu Cöddü’nün sanık konumundaki babası Metin, annesi Medine, müşteki sanık kardeşleri Harun ve Süleyman ile avukatları katıldı. Baba Metin Şimşek ve anne Medine Şimşek, kızları ile damatlarının uzun süredir geçinemediğini kızının devamlı eve geldiğini, araya büyüklerin girmesiyle barıştıklarını söyledi.

Olay günü Burcu’nun kendilerini arayarak “Gelin beni alın” dediğini ifade eden baba Şimşek, “Kızımı ve 2 torunumu alıp evime getirdim. Daha sonra eşim ile Uğur’un babasının evine gittik. Uğur’u çağırıp konuştuk. Uğur’a ‘Kızımla seni boşatacağım, gerekirse mahkemeden uzaklaştırma çıkartacağım’ diye kızdım. Kendisine küfür etmedim” dedi.

‘TORUNLARIMIN KIYAFETLERİNİ VE KİTAPLARINI ALMAYA GİTTİLER’

Torunlarının “Büyükbaba yarın okul var tüm kıyafetlerimiz ve çantamız evde kaldı” demesi üzerine kızı ve oğulları ile gelinlerinin eve gittiğini belirten baba Metin Şimşek, “Ben ve eşim de tartışma yaşanmasın diye peşlerinden gittik. Tartışma yaşanıyordu. Gelinlerim ‘Burcu’yu dövüyor’ diye çığlık attı. Uğur’un kızıma vurduğunu gördüm. Kavga sırasında Ünal aracından silahı çıkartıp Uğur’a verdi. Uğur havaya iki el sıktı, sonra Burcu’ya sıktı. Araları 2-3 metreydi. Burcu ‘Yapma’ diyerek silahı bırakmasını istiyordu. Burcu vurulduktan sonra eşimin kucağına düştü. Uğur, daha sonra oğullarıma ateş etti” ifadelerini kullandı.

‘ABLAM ELİNDEN SİLAHI ALMAK İSTEDİ’

Süleyman Şimşek de savunmasında, eniştesi Uğur’un elinden silahı almaya çalışan ablası Burcu’ya ateş ettiğini söyledi. Harun Şimşek de ablasının eniştesi tarafından nasıl öldürüldüğünü şöyle anlattı:

‘SENİNLE GELİYORUM’

Tanık olarak dinlenen, öldürülen Burcu Cöddü’nün yengesi Melis Şeyma Şimşek tanık olarak ifade verdi. Burcu’nun öldürülme anını gören Şimşek, “Silah Uğur’un elindeydi. Burcu önüne geçerek ‘Dur yapma. Boşanmaktan vazgeçtim. Ben seninle geliyorum’ dedi. Uğur, Burcu ona doğru yönelince önce Burcu’ya sıktı, sonra eşime ve ardından kaynıma sıktı” dedi.

GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜLERİ İZLENDİ

Daha sonra duruşmada olayın güvenlik kamera görüntüleri ayrıntılarıyla izlenip tutanağa geçirildi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Uğur Cöddü’nün tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki duruşmada hazır edilmesine karar verdi. Duruşma, olaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün davada müşteki sanık konumundaki tutuksuz babası Osman ve Ünal Cöddü ile müşteki Müzeyyen Çırak’ın dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi. 

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/olmeden-onceki-sozleri-kahretti-yapma-vazgectim-demesine-ragmen-katletmis/feed/ 0
Ses yalıtımlı odada cinsel istismar davası: Sucu Metin Şenay’ın yargılanması başladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/ses-yalitimli-odada-cinsel-istismar-davasi-sucu-metin-senayin-yargilanmasi-basladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ses-yalitimli-odada-cinsel-istismar-davasi-sucu-metin-senayin-yargilanmasi-basladi/#respond Wed, 08 May 2024 00:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10235 İstanbul Bağcılar’da 4 kız çocuğuna sahibi olduğu sucu dükkanındaki ses yalıtımlı özel odada cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Metin Şenay için beklenen gün geldi.

Şenay’ın davasında ilk duruşma Bakırköy 24. Ağır Ceza mahkemesinde görülmeye başlandı.

331 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli Metin Şenay hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, Metin Şenay’ın, 4 çocuğa karşı “cebir tehdit ve hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma”, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan toplam 128 yıl 9 aydan 331 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.

Bakırköy 24. Ağır Ceza mahkemesinde ilk duruşması görülmeye başlandı. Duruşmaya sanık Metin Şenay tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Mağdur çocuklardan birinin ailesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları katıldı.

AVUKATLAR DURUŞMA SALONUNA ALINMADI

Yetki belgesi bulunan avukatlar ile izleyiciler ise salona alınmadı. Avukatlar, salona alınmadıkları için tutanak tutarken, duruşmayı takip etmek için gelen izleyiciler “Çocuklar vatandır vatanına sahip çık”, “Çocuklar susmaz, sen de susma” sloganları atarak karara tepki gösterdi. Duruşma kapalı şekilde görülmeye başlandı.

“SANIĞIN HAK ETTİĞİ CEZAYI ALMASI VE KAMU VİCDANININ RAHATLATILMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

Duruşma öncesi adliye önünde Kadın ve Demokrasi Derneği basın açıklaması yaptı. Dernek adına açıklama yapan KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Canan Sarı, “Bugün 4 küçük çocuğun dünyasını karartan ve hepimizi derinden yaralayan bir suçlunun ‘Bağcılar sapığı’ olarak bilinen sanığın adalet önünde hesap vermesi talebiyle buradayız. Kamuoyunun yakından takip ettiği gibi İstanbul Bağcılar’da okuldan çıkan 11 yaşındaki kız çocuğu mahallelerinde su bayisi işleten sanığın cinsel istismarına uğramış ailesinin başvurduğu güvenlik güçleri pedofil sapığı suçüstü yakalamıştı. Sanığın tek kurbanının bu çocuk olmadığı, dükkanında süngerle ses yalıtımı sağladığı bir odada başka çocuklara da cinsel istismarda bulunduğu ve sapık eylemlerini kayıt altına aldığı anlaşılmıştı. Sanığın çocuklara yaşattığı dehşet Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede detaylı bir şekilde yer almaktadır. Başsavcılık sanığın cebir, tehdit ve hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcen yayınların üretiminde çocukların kullanılması suçlarından her mağdur için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 128 yıl 9 aydan 331 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birazdan davanın ilk duruşması görülecek. Bizler KADEM hukuk kurulu olarak toplumun tüm fertlerinin vicdanını derinden yaralayan bu davayı takip edecek sanığın hak ettiği cezayı alması ve kamu vicdanının rahatlatılması için elimizden geleni yapacağız. Nihai amacımız ise kadın, çocuk demeden herkesin güven içinde yaşayacağı bir toplum inşa etmektir” dedi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ses-yalitimli-odada-cinsel-istismar-davasi-sucu-metin-senayin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Taksim’deki terör saldırısının faili Ahlam Albashır: Söyleyecek birşeyim yok https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/ https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/#respond Tue, 16 Apr 2024 00:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8846 İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım 2022’de 6 kişinin öldüğü, 99 kişinin yaralandığı bombalı terör saldırısında bomba düzeneğini bırakan Ahlam Albashır’ın de aralarında bulunduğu 36 sanıklı davada, bazı avukatların mazeret bildirerek duruşmaya katılmamaları nedeniyle karar çıkmadı. Duruşma, Ahlam Albashır’ın da aralarında bulunduğu 10 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek 26 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Ahlam Albashır’ın de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Bazı sanıklar ise, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.Savcının sanık Ahlam Albashır dahil 20 sanığın da cezalandırılmasını talep ettiği mütalaasına karşı savunma yapan sanıklar, terör örgütüyle herhangibir bağlantılarının olmadığını öne sürerek beraatlarını talep etti. Sanık Ahlam Albashır savunması sorulduğunda ise söyleyecek birşeyinin olmadığını belirtti.

26 NİSAN’A ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahlam Albashır, Ahmad Alhaj Mwas, Ahmad Haj Hasan, Ahmed Carkes, Ammar Jarkas, Fatma Berkel, Ferhat Habeş, Hasan Ali, Hazni Gölge ve Hüseyin Güneş’in tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Heyet firari sanıklar Cemil Bayık, Bilal Elhacmos, Velid Halil, Fehman Hüseyin, Saliha Bişkin, Sabri Ok, Hülya Oran, Ferhat Abdi Şahin, Layika Gültekin ve Khalil Manja Hüseyin’in ise yakalama kararlarının infazının beklenmesine karar verdi. Duruşma 26 Nisan 2024 tarihine ertelendi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, 13 Kasım 2022 tarihinde Taksim İstiklal Caddesi üzerinde gerçekleşen bombalı saldırının PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye uzantısı YPG/PYD/SDG tarafından planlanıp gerçekleştirildiği belirtiliyor. Saldırı sonucu olay yerinde bulunan çocuk yaştaki Ecrin Meydan, babası Yusuf Meydan, Adem Topkara ile eşi Mukaddes Elif Topkara, Arzu Özsoy ile kızı Yağmur Uçar’ın vefat ettikleri, 99 kişinin yaralandığı ve birçok işyerinin maddi hasara uğradığı anlatılıyor.

El yapımı bomba bulunan çantayı bırakan Suriye uyruklu Ahlam Albashır’ın 14 Kasım 2022 tarihinde yakalanıp gözaltına alındığı, YPG/PYD terör örgütünün özel istihbarat elemanı olduğu ileri sürülen sanıklar Ahlam Albashır ve Bilal Elhacmaos’un kamu düzenini bozmak, otoriteyi zayıflatmak, kaos ve kargaşa yaratmak ve böylece devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma amacına ulaşmak maksadı ile örgüt tarafından özel eğitime tabi tutularak talimatlandırılıp patlayıcı malzeme eşliğinde Türkiye’ye gönderildikleri belirtiliyor.

CEZA İSTEMLERİ

İddianamede, bombayı yerleştiren şüpheli Ahlam Albashır’ın 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 949 yıl 6 aydan 3 bin 9 yıla kadar hapsi isteniyor. Firari sanık örgüt elebaşlarından Cemil Bayık’ın da aralarında bulunduğu diğer şüphelilerin ise 7’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 16 yıl 6 aya kadar hapisleri talep ediliyor. İddianamede eylemi gerçekleştiren 36 sanık hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Çocuğa Karşı Adam Öldürme, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Adam Öldürme, Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Adam Öldürmeye Teşebbüs Etme, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme, Göçmen Kaçakçılığı” suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde 12 Şubat’ta görülen duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı Ahlam Albashır için iddianamedeki gibi cezalandırılmasını, 5 sanık için beraat ve 20 sanık için cezalandırılma talep etmişti.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/taksimdeki-teror-saldirisinin-faili-ahlam-albashir-soyleyecek-birseyim-yok/feed/ 0
Kardeşler ihbar etmişti: 15 aylık bebeği öldüren babayla ilgili flaş gelişme! https://www.foxtvhaber.com.tr/kardesler-ihbar-etmisti-15-aylik-bebegi-olduren-babayla-ilgili-flas-gelisme/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kardesler-ihbar-etmisti-15-aylik-bebegi-olduren-babayla-ilgili-flas-gelisme/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6564 İstanbul’da 3 kardeşin babaları hakkındaki ihbarı, adeta dehşete düşürdü. 

İddiaya göre; olay, 20 yıl önce İstanbul’da yaşandı. 14 Temmuz 2016 tarihinde V.K. (25) ile adlarını daha sonra değiştiren Ö.K. (23) ve M.K. (21) adlı kardeşler, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne babalarının 2003 tarihinde o sırada 15 aylık olan kardeşleri Armağan’ı öldürdüğünü ve gömdüğünü ihbar etti.

İHBARIN ARDINDAN MEZAR YERİ AÇILDI

Korkunç iddianın ardından Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Savcılıkça, 9 Haziran 2022 tarihinde sanık babanın gösterdiği yerde fethi kabir işlemi yapıldı. Açılan mezarda iki farklı bebek cesedi bulundu, yapılan DNA incelemesinde bulunan bebek kemiklerinden birinin sanık babanın DNA’sıyla uyumlu olduğu saptandı.

İŞKENCE İDDİASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına fezlekeyle gönderilen soruşturma sonucunda 27 Ekim 2023’te iddianame hazırlandı. İddianamede, İlahiyat Fakültesi mezunu baba Hüseyin K.’nin İslam dininin gereği üzerine cenaze merasimi düzenlemeden bebeğini erken saatlerde arkadaşıyla defnetmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına dikkat çekildi. İddianamede, 2003 yılının kış aylarında, kesin olarak tespit edilemeyen bir tarihte öz oğlu olan 2001 doğumlu Armağan’ı kabloyla başına vurarak, tekme ve yumrukla, eşarpla boğazını sıkarak ve duvara fırlatıp darbederek bebeğin ölümüne neden olduğu belirtildi. Sanığın “Olası kastla nitelikli kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Baba Hüseyin K. 13 Şubat’taki ikinci duruşmada tutuklanmıştı.

DAVA GÖRÜLDÜ

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Hüseyin K. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Şikayetçiler E.E. ve V.K. de duruşmada hazır bulundu. Aile Bakanlığı adına Abdullah Yılmaz da davaya katılma talebinde bulundu.

TEYZE TANIK OLARAK DİNLENDİ

Duruşmada tanık olarak dinlenen çocukların teyzeleri Dudu Kadın A., 2012 yılından beri Hüseyin K.’nin evinden ayrı olduğunu ifade ederek “Ölmeden önce çocuğun merdivenden düşüp düşmediği konusunda bilgim yoktur. Bir rahatsızlığı yoktu, ara sıra mevsimsel grip olurdu. O gece çocukla ben Sanığın, diğer çocuklarla arası iyiydi, darp etmezdi. Ölüm kaydının neden nüfusa bildirilmediğini bilmiyorum” dedi.

Şikayetçi E.E. bu ifadeye karşı çıkarak “1996 yılından 2012 yılına kadar bizimle yaşamıştır. Çocuklara o bakıyordu. O gelip çocuk öldü demiştir” derken, V.K. ise “Tanık, sanığı sadece korumaya çalışıyor. Teyzem babamdan da şiddet görmüştür. Oğlu neden 16 yaşına kadar eğitime başlamamış? Bizim gördüğümüz şiddetin mislisiyle fazlasını gördü. Nasıl şiddet gördüğünü defalarca anlattı” dedi. Çocuğunu sanığı okula gönderip görmediği sorulan tanık Dudu Kadın, “Eşimden ayrılınca hiç maddi gelirim yoktu, bu nedenle gönderemedim. Hüseyin gönderebilirsin dedi. Orada kaldığım sürece Hüseyin geçimime yardımcı oldu” diye konuştu.

KUZEN DE DİNLENDİ

Duruşmada Dudu Kadın’ın oğlu Hakan Y. tanık olarak dinlendi. Hakan Y. “Ölen çocuğu hayal meyal hatırlıyorum. 7 yaşındaydım. Sanığın çocuklara vurduğunu görmedim ama bağırdığını hatırlıyorum. Annemi darbettiğini görmedim. Beni darbetmedi” dedi. Hakan Y. okulu dışarıdan okuduğunu belirtti.Bu ifadeye karşı söz alan şikayetçiler, “Yalan söylüyor. 15 yıl yaşadıkları evde hiçbirşeyi hatırlamıyorlar. Hakan annesini korumaya çalışıyor” dedi. Şikayetçilerin avukatı ise, “Tanıkların her ikisi de sanığa sığınmışlardır. Sanığın her türlü psikolojik şiddetine maruz kalmışlardır. Sanığın nasıl bir psikopat olduğunu bilmektedirler” diye konuştu.

TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Tanık ifadelerinin ardından ifadesi sorulan sanık Hüseyin K. çocuklarının 2016 yılında sebepsiz olarak evden ayrıldıklarını ifade ederek “Kötü insanların ellerine düştüler. Yeryüzünde bir tek doğru bunlar sanki. Bunun bir kumpas, kirli bir oyun olduğu ortada. Tahliyemi isterim” dedi.

SAVCIDAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ

Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın beyanlarının ve tanık olarak dinlenen eşinin beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın çocuğun ölümünü yetkililere haber vermeden hayatın olağan akışına aykırı şekilde gizlediği, sanığın suç delillerinin ortaya çıkmaması için bebeği bir başka bebeğin gömülü olduğu yere gömdüğünü ifade etti. Savcı, sanığın “Kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı söz verilen şikayetçiler, mütalaaya katıldıklarını belirtti. Şikayetçileri avukatları “Savcının eksiği var, fazlası yok” diyerek mütalaaya karşı ayrıntılı beyanda bulunmak için süre talep etti.Sanık Hüseyin K. ise “Benim savunmalarım hiçe sayılıyor. Benim kendimi savunmam için tahliye edilmem gerekiyor. Üzerimde çok yönlü kumpas vardır. Söyledikleri gibi vahim bir durum varsa 2016’ya kadar neyi beklediler? İnsanın evlatları tarafından linç edilmeye çalışılması insanlık tarihinde görülmemiştir. İlk fırsatta gazetelerde, sosyal medyada fenomen olmaya çalışıyorlar. Ailelerini zıplama tahtası olarak kullanıyorlar. Tutuklanmam kaldırılsın” dedi.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı son savunmalar için ileri bir tarihe erteledi.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kardesler-ihbar-etmisti-15-aylik-bebegi-olduren-babayla-ilgili-flas-gelisme/feed/ 0
Vahşice öldürülen kedi Eros davası bugün yeniden başlıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/vahsice-oldurulen-kedi-eros-davasi-bugun-yeniden-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/vahsice-oldurulen-kedi-eros-davasi-bugun-yeniden-basliyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6370 Başakşehir’de bir sitede Eros isimli kediyi dakikalarca tekmeleyerek öldüren İbrahim Keloğlan Türkiye’yi dehşete düşürdü. 1 Ocak’ta meydana gelen olayda, Keloğlan hakkında Küçükçekmece 16. Asliye Mahkemesi tarafından 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Verilen ceza iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 3 aya düşürülüp hükmün açıklanması geri bırakıldı.

6 yaşında olan ve doğduğu sitede feci şekilde öldürülen kedi Eros ile ilgili mahkeme kararı büyük yankı uyandırdı. Keloğlan hakkında verilen ceza ise büyük tepki çekti. Sosyal medyadaki tepkilerin yanı sıra ‘change.org.tr’ üzerinden başlatılan kampanyada, 250 bine yakın imza toplandı. Verilen karara İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi de itiraz etti.

“KAÇMAYA ÇALIŞAN KEDİYİ ISRARLI ŞEKİLDE TEKMELEDİ”

Dosyayı inceleyen Küçükçekmece 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık İbrahim Keloğlan’ın “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan yapılan yargılama sonucunda Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirtti. Olaya ilişkin incelenen görüntülerde Keloğlan’ın site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediyi asansörde görmesi üzerine saldırıp tekme vurduğu, kedi asansörden kaçtıktan sonra peşinden giderek koridora sıkıştırdığı, kapıları kapatıp kedinin kaçmasını engelleyerek defalarca tekme attığı, kedinin kaçmaya çalışmasına rağmen sanığın eylemini ısrarlı bir şekilde devam ettirip yaklaşık 5 dakika boyunca kediyi kovalayıp tekmeleyerek ve üzerine basıp ezerek öldürdüğü kaydedildi.

“ACIMASIZCA VE ZALİMCE…”

Sanığın ısrarlı takip ederek yaklaşık beş dakika boyunca acımasızca ve zalimce gerçekleştirdiği öldürme olayında kusurunun ağırlığı, suçun işleniş biçimi, ortaya çıkan kastının yoğunluğu göz önüne alınarak temel cezanın üst hadde yakın olacak şekilde belirlenmesi gerektiği kararda kaydedildi.

“BU TÜR FİİLLERE EĞİLİMİ OLANLARI CESARETLENDİREBİLİR”

Kararda “İşlenen suç ile verilen cezalar arasında orantısızlık olması ya da hiç ceza verilmemesi durumunda bu tür eylemlerin önlenmesini sağlayabilecek caydırıcı bir etki ortaya koymaktan oldukça uzak kalınacağı” ifadelerine yer verildi. Sanığın gerçekleştirdiği eylemin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, cezadan muaf tutulması sonucunu doğurabileceği belirtildi. Kararda “Ulaşılan bu sonucun bu tür olaylara karışan kişilere hoşgörü ile yaklaşıldığı izlenimi uyandıracağı ve bu tür fiillere eğilimi olan kişileri cesaretlendirebileceği gibi bireylerin bu kapsamda devlete ve adalet mekanizmalarına olan güvenlerini de zedeleyeceği açıktır” diye belirtildi.

KARAR KALDIRILDI

Sanığın gerçekleştirdiği eylemin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi cezadan muaf tutulması sonucunu doğuracağından usul ve yasaya aykırı görülerek itirazın kabulüne karar verildi. Küçükçekmece 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına hükmetti. Buna göre yeniden yargılanacak Keloğlan bugün hakim karşısına çıkacak.

DURUŞMA KONFERANS SALONUNDA YAPILACAK

İHA’da yer alan habere göre duruşmaya katılmak isteyenlerin izdiham oluşturması nedeniyle mahkeme başkanı duruşmanın konferans salonunda yapılmasına karar verdi.

Seyirciye açık gerçekleştirilen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları ve hayvan severler yoğunluk oluşturdu. Duruşmaya katılmak isteyenlerin izdiham oluşturması nedeniyle mahkeme başkanı duruşmanın konferans salonunda yapılmasına karar verdi.

BAKAN TUNÇ: HER CANLININ YAŞAM HAKKI KUTSALDIR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, ‘Eros’ isimli kediyi vahşice öldüren İbrahim Keloğlan’ın Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz sonucu yeninden yargılanacağını açıkladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul Başakşehir’de Eros isimli kedinin canice öldürülmesi nedeniyle açılan kamu davasında sanık hakkında verilen hapis cezası hükmünün açıklanmasının geriye bırakılması kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek karar kaldırılmıştır. Dava mahkemesince yeniden görülecektir. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır. Can dostlarımıza yönelik her türlü kötü davranışın karşısında olmaya devam edeceğiz” İfadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA, DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/vahsice-oldurulen-kedi-eros-davasi-bugun-yeniden-basliyor/feed/ 0